İpekyolu ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de yaşayan bir çocuk annesi 32 yaşındaki Kaya, İstanbul ve İran’daki sanat atölyelerinde öğrendiği çini satıyla ilgili iş kurmak, aile bütçesine katkı sunmak için atölye açmaya karar verdi.
Doğu Kültür Sanat Merkezi Derneğine de başkanlık yapan Kaya, hazırladığı “Geleneksel Çini Sanatı Eğitimi” projesiyle DAKA’ya başvurdu.
Bu sayede aldığı destekle atölye açarak kadınlara çini eğitimi veren, Van ve Urartularla ilgili sembol ve figürleri hediyelik eşyalara işlemeyi öğreten Kaya, hem yeni çini ustaları yetiştiriyor hem de kadınların aile bütçelerine destek vermelerini sağlıyor.
Yaptıkları çini tabakları, tablo, kupa ve vazo gibi ürünleri satarak el emeğini kazanca dönüştüren Kaya, girişimcilik ruhuyla çevresindeki kadınlara da örnek oluyor.
“Urartu medeniyetini yaymak ve canlandırmak istiyoruz”
Kaya, AA muhabirine, 2023’te DAKA’nın teknik destek programına başvuru yaparak atölyeyi açtığını söyledi.
Kadınlara çini eğitimi verdiğini anlatan Kaya, “Yaklaşık üç ayda 200’e yakın ürün üreterek kentin ilk çini sergisini açtık. Seramiği farklı alanlarda kullanan Urartu medeniyetinin geleneğini canlandırmak istiyoruz. Urartu desenlerini ve temel figürleri hediyelik eşyalara uyguluyoruz. Yaklaşık 15 kadın haftanın 3 günü atölyeye gelerek ücretsiz eğitim alıyor.” dedi.
Atölyede keyifli vakit geçirdiklerini belirten Kaya, eğitim alan kadınların düzenli olarak üretim yaptığını dile getirdi.
Ürünler ortaya çıktıkça hem sergileme hem de satma imkanına kavuştuklarını ifade eden Kaya, “Satışların belirli bir kısmını kadınlarımıza vererek, onlara destek oluyoruz. İşe başlarken talep konusunda tereddütlerim vardı. Kentte sanata yönelik yoğun ilgi var. Kadınlarımız üretim konusunda oldukça hamaratlar. Belirli bir sanat dalında gelişmek, üretmek ve para kazanmak istiyorlar. Biz de onların önünü açmak ve farklı projeler yapmak için gayret gösteriyoruz.” diye konuştu.
“Ürettiklerimizi satışa sunup gelir elde edebiliyoruz”
Kursiyerlerden Sevil Karabulut ise atölyede sosyalleşme ve meslek edinme imkanı bulduklarını belirtti.
Kaya’nın her konuda kendilerine destek olduğunu söyleyen Karabulut, “Urartuların önemli figürlerini, Van’ın sembollerini çiziyoruz, bu da bizi heyecanlandırıyor. Arkadaşlarımızla keyifli zaman geçiriyoruz. Ortamımız da değişmiş oluyor. Bir yandan da ürettiklerimizin satışını yaparak aile ekonomimize katkıda bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Levize Aydın da “Vakit buldukça eğitim alıp sanatsal işler çıkarmaya çalışıyoruz. Urartularla ilgili desenler çiziyoruz. Zamanımız güzel geçiyor. Her gün 2 saat burada eğitim alıyorum. Usta öğreticimiz sayesinde ürettiklerimizi satışa sunup gelir elde edebiliyoruz.” dedi.
Kültür SanatGüncelSanatKadınÖzalpvan
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ardahan-Kars sınırları içinde yer alan Çıldır Gölü’nde, soğuk hava nedeniyle yüzeydeki buz tabakası kıyı kesiminde 10 santimetreye kadar ulaştı.
Gölün, Çıldır ilçesine bağlı Akçakale köyü mevkisinde, atlı kızaklarla buzda antrenmanlara başlandı.
Atlı kızakçı Kurtuluş Kılıç da türkü söyleyerek atını buza alıştırmaya çalıştı.
Kılıç, AA muhabirine, Çıldır Gölü’nün Ardahan tarafının büyük bölümünün buzla kaplandığını söyledi.
Atına buzda 3 gündür antrenman yaptırdığını dile getiren Kılıç, “Buz kalınlığı atlı kızağı taşıyacak seviyeye geldi. Atlarımızı kaygan ve cam gibi buzun üstünde yürümesini kolaylaştırmak için antrenmanla buza alıştırıyoruz. İlk anlarda hayvanlarda tedirginlik oluşuyor. Turistlerimizin tedirgin olmamaları için atlarımızı alıştırıyoruz. İnsanlarımız rahatlıkla atlar ile fotoğraf çeksin, rahatlıkla atlı kızağa binsinler.” ifadelerini kullandı.
Yerel HaberlerKültür SanatÇıldır GölüHayvanlarardahanÇıldırKültürTurizmYaşamDoğaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜŞLER BAHÇESİ FİLMİ KONUSU NEDİR?
Düşler Bahçesi filmi, bir ailenin hayatlarına yeni bir başlangıç yaparken karşılaştıkları sıra dışı macerayı anlatıyor. Eşini kaybettikten sonra iki çocuğuyla birlikte doğaya yakın bir yaşam arayan Benjamin, hayalleriyle uyumlu bir ev bulur.
Ancak bu evin bir hayvanat bahçesi olduğunu öğrenince işler karışır. İlk şaşkınlığın ardından aile, terk edilmiş hayvanat bahçesini yeniden canlandırmaya karar verir. Onları maddi ve manevi açıdan zorlu, fakat umut ve tutkuyla dolu bir serüven beklemektedir.
DÜŞLER BAHÇESİ FİLMİ OYUNCULARI VE KADROSU
Tür : Komedi, Dram, Aile
Yönetmen : Cameron Crowe
Oyuncular :
Matt Damon
Scarlett Johansson
Thomas Haden Church
Patrick Fugit
Colin Ford
Elle Fanning
Maggie Elizabeth Jones
John Michael Higgins
Angus Macfadyen
Peter Riegert
Osman DEMİRHaberler.com – GündemKültür SanatSoğuk HaberEğitimSinema
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ” Mehmet Akif Ersoy‘u Fikir Dünyası” konulu konferansta, milli şairin zorluklarla dolu hayatını, okul yıllarını, milli mücadele için üstlendiği rolü ve İstiklal Marşı’nı yazdığı şartları anlattı.
Mehmet Akif Ersoy‘un memleketçi edebiyatın öncüsü olduğunu belirten Eronat, şunları kaydetti:
“Sanatçı, seçtiği kelimeleri önemli bir şekilde tahlil etmiştir. Mehmet Akif Ersoy hem din tarihini hem de mitolojiyi iyi bilen biridir. Sanat gerginliğin olduğu yerde vardır. Mutlulukta huzurda, sanat olmaz. Akif de şiirlerini bu ortamda yazmıştır. Akif, taş ustası gibidir. Taşa nereden vurulacağını çok iyi bilir. Kelimelerle samimidir. Realist bir sanatçıdır. Şiir devrinin değil, şuur devrinin sanatçısıdır.”
???????Konferansa, Genel Sekreter Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Dicle ÜniversitesiMehmet Akif ErsoyKültür SanatKonferansEdebiyatKültürEğitimGüncelRektörSanat
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SETA Vakfı’nın salonunda düzenlenen programda, TRT World ve TRT Arabi kanallarında da yayınlanan belgesel gösterildi.
Gösterimin ardından belgeselin yönetmeni Mücahit Emre Sever ve yönetici-yapımcı Bilal Alemdaroğlu’nun katıldığı söyleşi gerçekleştirildi.
Söyleşide, Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından İsrail’e yönelik Uluslararası Adalet Divanı’nda başlatılan hukuki sürecin işlendiği belgesele ilişkin bilgiler katılımcılarla paylaşıldı.
Ayrıca, 8 aylık hazırlanış sürecinde 6 ülkeden 17 kişiyle röportaj gerçekleştirildiği, özel grafikler ve arşiv görüntülerine de belgeselde yer verildiği aktarıldı.
Yönetmen Sever, belgeselde, Filistin’deki süreci yakından takip eden hukukçu, akademisyen, gazeteci, raportör ve bürokratların değerlendirmelerini dile getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Yönetici-yapımcı Alemdaroğlu da Güney Afrika ve Filistin halkları arasında, Apartheid rejimlerle mücadele etmeleri açısından bir ortaklık olduğunu, belgeselde de Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bu davayı açmaktaki motivasyonuna odaklandıklarını dile getirdi.
Uluslararası İlişkilerKültür SanatGüney AfrikaYönetmenBelgeselGüncelİsrailEğitimHukukMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’in tarım zenginliklerini ve geleneksel hasat yöntemlerini yansıtan “Gaziantep’te Hasat Mevsim” fotoğraf yarışmasında birincilik ödülünü Gaziantep’ten Kureyş Göçmen, ikincilik ödülünü Gaziantep’ten Barış Kartpak, üçüncülük ödülünü ise yine Gaziantep’ten İhsan Üçtaş kazandı.
Yarışmanın hasat mevsimi kategorisine gönderilen 304 eser jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirilerek sonuçlar belirlendi. Bu sene ilki düzenlenen Gaziantep’in tarihi dokusunu, el sanatlarını ve kültürel zenginliklerini objektiflere taşıyan “Kadim Şehir Gaziantep” fotoğraf yarışması da Türkiye genelinden fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini gördü.
Yarışmada Giresun’dan Erhan Aydın birincilik ödülüne layık görülürken, Niğde’den Fatih Yılmaz ikincilik ödülünü, Mersin’den Ali Tuzcu ise üçüncülük ödülünü almaya hak kazandı.
235 eserin değerlendirmeye alındığı bu kategoride katılımcılar, Gaziantep’in hem tarihi hem de kültürel mirasını farklı bakış açılarıyla ortaya koydu. Yarışmalarda ayrıca, Erhan Aydın, Fikriye Er, Metin Burak Kınacılar, Kureyş Göçmen, Cemal Siyah, Ali Tuzcu, Yılmaz Topçu, Said Nuri, Mehmet Akif Parlak, Emrullah Akgün, Ufuk Turpcan ve Hanifi Koç’un eserleri ise sergilemeye değer görüldü.
Jüri değerlendirmesi ve sergileme
Her iki yarışmanın sonuçları, seçici kurulun titiz değerlendirmeleri sonucu belirlendi. Dört aşamada yapılan değerlendirmelerde jüri üyeliklerini Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Kenan Uygur, Gaziantep Ticaret Borsası Genel Sekreteri Özgür Bayram, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Şimşek, Gaziantep İpekyolu Fotoğraf Sanatı Derneği Başkanı Ümit Doğan ve Görsel Sanat Yönetmeni Burçin Erden Dündar yaptı.
Fotoğraf yarışmasında dereceye giren yarışmacıların ödülleri ve sergilemeye hak kazanan eser sahiplerinin başarı plaketleri, önümüzdeki günlerde düzenlenecek törenle takdim edilecek. – GAZİANTEP
Gaziantep Ticaret BorsasıKültür SanatgaziantepEtkinlikKültürSanatYerelYaşamTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehir Tiyatrolarından yapılan açıklamaya göre, Ocak 2025’te Yaşar Kemal’den Mikhail Bulgakov’a, Henrik Ibsen’den William Shakespeare’e, klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu bir repertuvar seyirciyle buluşacak.
“Köpek Kalbi”, “Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi”, “Gök Kubbe”, “Yaftalı Tabut”, “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin”, “Ben Medea Değilim”, “Hayat Der Gülümserim”, “İkinci Perdenin Başı”, “Maviydi Bisikletim”, “Savaş ve Barış”, “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım”, “Oscar”, “Ağrı Dağı Efsanesi”, “Yenilmez”, “Sivrisinekler”, “Ay, Carmela!”, “Hamlet”, “Tartuffe”, “Bir Halk Düşmanı”, “Godot Geldi”, “İfigenya”, “Çingene Boksör”, “Fosforlu Cevriye”, “Uçurtmanın Kuyruğu”, “Kuğunun Şarkısı”, “Gidiş Dönüş Moskova”, “Cadı Kazanı”, “Çöpsüz Dünya”, “Bir Gece Masalı”, “Masal”, “Rüya”, “Bekçi ile Postacı”, “Karagöz Çiftlik Bekçisi”, “Benim Küçük Yıldızım” ve “Herkes Sihirbaz Olacak” adlı oyunlar, Şehir Tiyatroları sahnelerinde izlenebilecek.
“İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti”
İBB Şehir Tiyatroları, “İstanbul Şiirle Buluşuyor” başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan yeni bir anlatıyı seyircisine sunacak.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği “Oteller Kenti”nde, Güldağ’ın yanı sıra oyuncular Hüseyin Köroğlu ve Aslı Şahin rol alıyor. Eserde, piyanist Orçun Tekelioğlu ve solist Berfu Aydoğan da sahnede olacak. Etkinlik 12 Ocak 2025’te Müze Gazhane Meydan Sahne’de izleyenlerle buluşacak.
Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği “Ben Nergisten Sorumluydum” etkinliği ise 26 Ocak 2025’te Müze Gazhane Meydan Sahne’de izlenebilecek.
Eserde Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş ve Elvan Boran rol alıyor.
İstanbul Büyükşehir BelediyesiKültür SanatEtkinlikleristanbulGüncelKültürSanatYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dikmen ilçesinde dünyaya gelen ve ahşap sanatına ilgisi nedeniyle ilk ve ortaokulun ardından Gerze Meslek Lisesi Mobilya ve Dekorasyon Bölümü’ne kaydolan Tuzcuoğlu, liseyi okul birincisi olarak tamamladı.
Girdiği üniversite sınavında Hacettepe Üniversitesi Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü kazanan Tuzcuoğlu, maddi sıkıntılar nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
Askerliğini yapmasının ardından Karayollarında memur olarak işe başlayan Tuzcuoğlu, 28 yıl çalıştığı kurumundan 2018’de emekliye ayrıldı.
Emekliliğinin ardından küçüklüğünden bu yana merak duyduğu ahşap üzerine çalışma yapabilmek için atölye açan Tuzcuoğlu, günlerini atıl ağaç ve keresteden masa, sehpa, abajur, ayna, beşik gibi ürünler ve dekoratif eşyalar yaparak geçiriyor.
Mithat Tuzcuoğlu, AA muhabirine, ahşap işçiliğine küçük yaşlardan beri ilgisinin olduğunu söyledi.
Üniversite eğitiminin yarım kalması nedeniyle bu alanda profesyonel eğitim alamadığına işaret eden Tuzcuoğlu, kendisini boş zamanlarında yaptığı çalışmalarla geliştirdiğini belirtti.
Amacı, ahşap el sanatlarının yaygınlaşmasına katkıda bulunmak
Ahşap sanatına merakının yaşamı boyunca devam ettiğini vurgulayan Tuzcuoğlu, “1984’te okul birincisi olarak üniversiteye gittim ancak maddi yetersizlikten dolayı devam edemedik. 1,5 yıl kadar Hacettepe Üniversitesine gittim. Hayat bizi başka mesleklere yönlendirdi.” dedi.
Daha sonra 1990’da Karayollarına girdiğini ve devlet memuru olduğunu anlatan Tuzcuoğlu, “28 yıl boyunca burada çalıştım. Bu süre içinde ahşap işleriyle hep ilgilendim. Bulunduğum şehirlerde ahşap el sanatları atölyelerini ziyaret ettim, onlarla hep irtibat içinde oldum. Ahşaba, doğadaki malzemeye bakmayı öğrendim.” ifadesini kullandı.
Tuzcuoğlu, Gerze’de atölye açtığında bu işi yapan çok kişi bulunmadığına dikkati çekerek, “Ahşap ürünlerde önce kendi tasarımlarımı yaptım. Kişiye özel tasarımlar da yapıyorum. Zaman zaman bunları sergiliyorum, zaman zaman satış tezgahları açıyorum.” diye konuştu.
Yaptığı tüm ürünlerin el emeği göz nuru olduğunun altını çizen Tuzcuoğlu, şöyle devam etti:
“Aslında amacım, ahşap el sanatlarının yaygınlaşmasına biraz da olsa katkıda bulunmak. Yapmak isteyenlere elimden geldiğince yardımcı oluyorum. Köylere gittiğimizde yanmakta olan bir ahşabı geri dönüştürdüğümüz oluyor çünkü hep ahşabın bir hikayesi var. Doğadan, kereste fabrikalarından aldığım keresteden ayna, sehpa, raf, dolap gibi ürünler yapıyorum. Bazen kendim tasarım yapıyorum, bazen de kişiler fotoğraf atarak, ‘Böyle bir şey olabilir mi?’ diyor. Bizde ‘yok’ diye bir kelime yok. Yalnızca emekli işi, yavaş yavaş ama iyisini yapıyoruz.”
Tuzcuoğlu, atölyesinde ağaç sanatına ilgisini gidermenin yanında yaptığı eşyaları satarak bütçesine de katkı sunduğunu sözlerine ekledi.
Yerel HaberlerKültür SanatGüncelKültürSanatYaşamsinop
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhsangazi Belediyesi tarafından Merkez Camisi’nde cuma namazı sonrası halka ekşili pilav ikram edildi.
Belediye Başkanı Hayati Sağlık, “Kurucu Belediye Başkanımız merhum Numan Omuzluoğlu’nun ölüm yıldönümü dolayısıyla kabir ziyareti gerçekleştirdik. Camide dua okuttuk. Belediye Başkanlığımızca hazırladığımız coğrafi işaretli ekşili pilavımızı ruhuna itafen halkımıza dağıtıyoruz. Allah kabul etsin.” dedi.
Numan OmuzluoğluKültür SanatGastronomiBelediyeGüncelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün her yıl geleneksel olarak düzenlediği Anadolu imam hatip liseleri erkek öğrencileri arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma, Hafızlık ve Ezan Okuma Yarışmaları Zonguldak il finalleri Çaycuma Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu koordinesinde gerçekleştirildi.
Zonguldak il geneli kendi okullarında birinci olan 21 öğrencinin katıldığı yarışmalarda Zonguldak Anadolu İmam hatip lisesi öğrencileri 3 kategoride 3 birincilik alarak büyük başarı elde etti. Yarışma Sonuçlarına göre,
Hafızlık Yarışmasının birincisi Zonguldak Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Kaan Cin, Ezan Okuma Yarışması birinci Zonguldak Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Furkan Halid Gençtürk, Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması birincisi Zonguldak Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Enes Haktan Arı oldu.
Birinci olan öğrenciler 11-25 Şubat 2025 tarihleri arasında yapılacak olan Bölge yarışmalarında Zonguldak’ı temsil edecekler. – ZONGULDAK
Yerel HaberlerKültür SanatzonguldakEğitimYerel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lakatos Ensemble ile Türkmen şef Rustam Rahmedov yönetimindeki orkestra, “Yeni Yıl Konseri”nde, yaklaşık iki sanat sahnede kaldı.
Georges Bizet’nin “Carmen” operasından “Üvertür” ile başlayan konserin ilk bölümünde, Rus halk ezgilerinden “İki Gitar”, Georges Boulanger’in “Avant de Mourir” ve Jerry Bock’ın “Damdaki Kemancı” eserleri icra edildi.
Grup, konserin ikinci yarısında ise Arturo Marquez’in “Danzon No: 2”, Darius Blasband’in “TicTac”, Roby Lakatos’un “Budapesti Symphonia”, Astor Piazzolla’nın “Chiquilin de Bachin” ve Vladimir Cosma’nın “Grand Blond” eserlerini izleyenlerin beğenisine sundu.
Vittorio Monti’nin “Csardas” eseriyle son bulan konserde sanatçılar, Türk valslerinden “Pervane” ile bis yaptı.
Kültür SanatistanbulEtkinlikGüncelKültürSanatMüzikYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Edirne Valiliğince kentin merkez caddesi olan Saraçlar Caddesi’nde yürütülen proje kapsamında belirlenen iki örnek yapının yenilenmesi tamamlandı.
Cadde girişinde yer alan iki dükkanın cepheleri tarihi dokuya uygun olarak yenilendi.
Dükkanlarda projeye uygun olmayan klima, anten ve tente gibi eklemeler söküldü, pencere ve kapı doğramaları yenilenip cephe bütünlüğünü sağlayacak çalışmalar gerçekleştirildi.
Çalışma kapsamında yaklaşık 750 metre uzunluğundaki caddenin iki kanadında bulunan 129’u tescilli toplam 233 yapı tarihi dokuya uygun olarak düzenlenecek.
Çalışmalar kente değer katıyor
Vali Yunus Sezer, yaptığı açıklamada, kentin güzelleşmesine katkı sağlamak için pek çok çalışma yapıldığını söyledi.
Kentin tarihi alanlarında önemli projeler yürüttüklerini belirten Sezer, Saraçlar Caddesi’nde başlatılan çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Edirne’ye değer katacak bir çalışma yapıldığını anlatan Sezer, şöyle konuştu:
“Edirne’nin önünde 5 yıl olduğunu düşünüyorum. 5 yıl sonra Edirne inşallah başka bir Edirne olacak. Zaten güzel ama üzerindeki toz ve yıkık görüntüsünü attığımız zaman Avrupa’da parlayan bir inci haline gelecek. Eski Edirne diye tanımladığımız Saraçlar ve Kaleiçi bölgesinde dokunmadığımız yer ve tarihi yapı kalmayacak.”
Çalışma hakkında
Tarihi dokunun korunması amacıyla Edirne Valisi Sezer’in talimatıyla ekim ayında başlatılan sağlıklaştırma projesi kapsamında İl Özel İdaresince detaylı bir proje hazırlatıldı.
Proje kapsamında, yapıların cephelerine sonradan eklenen kaplamalar kaldırılacak, pencere doğramaları yenilenecek ve eski dükkan doğramaları ahşapla değiştirilecek. Tabelalar belli bir düzende asılacak. Sokakta görsel kirlilik oluşturan klima, anten ve elektrik kabloları gibi unsurlar, çatıya veya arka cepheye taşınacak.
Caddenin bağlantısı konumundaki Çilingirler ve Balıkpazarı caddelerinin de elden geçeceği projenin iki yıl içinde tamamlanması öngörülüyor.
Saraçlar Caddesiedirne
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kitabesinde inşa tarihi olarak 1915 yazan Muradiye Mahallesi Nazım Sav Caddesi üzerindeki İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez Camii’nin tadilat, tamirat işlemi, halı değişimi için gerekli çalışmalara başlandı. Muratlı Merkez Camii İmam Hatibi Kıyasettin Kaptan gözetiminde gerçekleştirilen çalışmalarda, ilk olarak caminin dış cephesi temizlenerek hasar gören bölümleri yenilendi. Ardından caminin iç onarımına geçildi. Tesisatları yenilenen camide, iç boya işlemleri sürüyor.
Cami imamı Kıyasettin Kaptan, başta cami cemaati olmak üzere hayırseverlerin destekleriyle başlatılan tadilat çalışmalarının sürdüğüne işaret ederek, yardım yapmak isteyen hayırseverleri Müftülüğe yönlendirdi. – TEKİRDAĞ
Yerel HaberlerKültür SanatMuratlıYerelYaşamCami
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarımsağın içerisinde bulunan vitamin ve mineraller saç sağlığında önemli bir rol oynar. Örneğin bol miktarda kalsiyum barındıran sarımsak saça uygulandığında saçın kusurlu bir şekilde uzamasını önleyerek, saç büyümesinde etkilidir.
Sarımsak saç sağlığı için oldukça faydalı olan sülfür açısından son derece zengindir. Sülfür, saç üretimi için gerekli olan keratin dahil birçok proteinin yapısal bir parçasıdır. Sarımsakta bulunan selenyum saç sağlığını iyileştirmek için E vitamini ile birlikte çalışır. Selenyum vitamini hücrelere hasar veren serbest radikallere karşı mücadele ederek E vitaminin vücuttaki gücünü artırmaktadır. E vitaminini az olan kişilerde genelde saçı kaybı, saç kuruluğu ve saç matlığı yaşamaktadır. Sarımsak ile kısa sürede tüm bu sorunlara çözüm olabilirsiniz.

Sarımsak, saç sağlığı için önemli olan B-6 ve B-1 (tiamin), C vitamini açısından iyi bir kaynaktır. C vitamini saçları kırılmalardan korumakta ve kolajen üretimini artırmaya yardımcı olmaktadır. Vitamin B-6 eksikliği saçların koparak dökülmesine neden oluyor.
Saç dökülmesi hem kadınlarda hem de erkeklerde görülen bir problemdir. Ancak erkeklerde kadınlara oranla bu problem daha fazladır. Yaşanan sağlık sorunları nedeniyle saç dökülmesi meydana gelebilir. Bu durumu çözmenin en kolay yolu sarımsaktır. Dökülme yaşanan bölgelere uygulanan sarımsak kürleri saçların yeniden çıkmasına yardımcı olarak, Selenyum ve sülfür içerdiği için saçı yapısal olarak güçlendirmektedir.
Saçlarında kepekle baş etmeye çalışanlar için muhteşem bir haberimiz var. Sarımsakta bulunan alisin maddesi kepek ile adeta savaşıyor. Kısa sürede kepeklerinizden kurtulmak istiyorsanız sarımsak kürünü uygulayabilirsiniz.

SARIMSAK SAÇA NASIL UYGULANIR?
Eczanelerde, marketlerde ya da kozmetik satan mağazalarda sarımsaklı şampuanları görebilirsiniz.Eğer sarımsaklı şampuan bulamadıysanız sorun değil gündelik olarak kullandığınız şampuanın içine sarımsak suyu ya da özü ekleyerek kendi şampuanınızı hazırlayabilirsiniz. Diğer bir seçeneğiniz ise sarımsağı direk olarak saç derinizde kullanmak. 3-4 diş sarımsağı iyice ezerek saçlarınızın döküldüğü veya zayıfladığı bölgelerde saç derinize sürün ve yaklaşık 1 saat kadar bekletin. Daha sonra aynı bölgeye zeytinyağı ile masaj yapın ve bone takarak ya da havlu sararak bir gece bekletin. Sabah kalkınca saçınızı normal bir şampuanla yıkayabilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yurt dışında oldukça tüketilen alabaş sebzesi ülkemizde yeni yeni popüler olmaya başladı. Lahana ailesine ait olan bu sebze görüntü olarak turpa benzer. İlkbahardan itibaren tezgahlardan yer almaya başlayan alabaş, lahana ve kereviz gibi tüketilir. Yeşil ve pembe gibi iki farklı renge sahip olan alabaş, vücudun günlük ihtiyacı olan lifin yüzde 52’sini karşılar. “Cennet topuzu” olarak da bilinen alabaş, A, C, B vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir gibi mineraller bakımından oldukça zengindir. Yapılan bazı araştırmalarda alabaş sebzesinin kanser hücrelerini yok etmede etkili olduğu tespit edilmiştir. Yıl boyunca yetişme özelliğine sahip olan alabaş insan sağlığına birçok fayda sağlar.

ALABAŞIN FAYDALARI NELERDİR?
– C vitamini bakımından zengin olan alabaş, güçlü bir antioksidan görevi görür. Bu özelliği sayesinde vücutta mutasyona uğrayıp tümör olmaya meyilli hücrelerin sağlıklarını korur. Kanser oluşumunu engeller. Özellikle akciğer ve bağırsakları temizleyerek buradaki kanser ihtimalini sıfırlar.
– Göz sağlığında en yaygın olan rahatsızlık kataraktır. Katarak oluşumuna neden olan durum ise göz içerisindeki A vitaminin azalmasıdır. A vitamini bakımından zengin olan alabaş bu durumun yaşanmasını önler.
– Vücuttaki potasyum dengesi tansiyon rahatsızlığı için önemli bir mineraldir. Bu mineral azalınca hormon bozukluğu ve yüksek tansiyon hatta felç gibi riskli hastalıkların yaşanmasına neden olur. Ancak alabaş içerdiği yüksek potasyum sayesinde vücuttaki oranı dengeler.
– Turp gibi alabaşta kuru öksürük ve solunum hastalıklarında olumlu etkiye sahiptir. Kaynatılıp suyu tüketildiğinde özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan enfeksiyona bağlı gelişen göğüs ağrısı ve kuru öksürüğü keser.
– Kilo aldırmadan demir oranını yükselten nadir besinlerdendir. Çünkü alabaş lif bakımından zengin olduğundan kilo vermede yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırır. Aynı zamanda ise demir oranını artırarak kansızlık gibi ciddi hastalıkların önüne geçer.
– Zeka gelişiminde etkili olan selenyum minerali bakımından zengin olduğundan beyin sağlığını da olumlu etkiler. Uzmanlar gelişim çağındaki çocukların ve anne adaylarının tüketmesini tavsiye eder. Ayrıca anne sütünü artıran özelliğe sahiptir.
– Sinir hücrelerini sakinleştirerek kişinin rahat bir uyku çekmesini sağlar. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun özellikle sıklıkla uyku problemi çeken hastalarına tavsiye ettiği besinler arasında yer alır. Kronik uykusuzluk için beyaz alabaşı öneren Saraçoğlu, uykudan yarım saat önce çiğ tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
– Kalsiyum minerali kas ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu sayede ileri yaşlarda görülme ihtimali olan romatizma ve kemik erimesi gibi hastalıklar önlenmiş olur. Doğada düt kalsiyum bakımından en zengin besin olmasına rağmen, alabaşta süt kadar zengindir.
– Bağışıklığı güçlendiren alabaş, vücutta biriken toksinleri atarak adete vücudu yeniler. Bu faydası da en çok cilde yarar. Hem dış etmenlerden hem de iç rahatsızlıklardan sıklıkla etkilenen cilt alabaş sayesinde yağ dengesini düzenleyerek akne ve sivilce oluşumunu engeller.
ALABAŞIN OLUMSUZ ETKİSİ NEDİR?
Vücuttaki iyotu kısa sürede tüketebilen alabaş tiroid gibi hormon sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden tüketimine dikkat edilmelidir. En azından bir uzmana başvurularak günlük ne kadar tüketilmesi öğrenilmelidir. Bazı uzmanlar haftada en fazla iki defa tüketilmesini tavsiye ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm?
Sırtım çok ağrıyor neden olabilir?
Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir?
Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi?
SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Sırt ağrısı günümüzde en çok yaşanan sağlık sorunlarından biridir. İş ve özel hayatımızı da etkileyen bu ağrılar genellikle geçici olsa da, bazı durumlarda haftalarca, aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Böyle durumlarda doktora görünmek dışında, evde yapabileceğiniz pratik yöntemler ile ağrılarınızı hafifletebilirsiniz. Peki, sırt ağrısının nedenleri nelerdir? Sırt ağrısına ne iyi gelir?
SIRT AĞRISININ NEDENLERİ
Sırt ağrısının nedenleri daha çok hareketsizlikten ve masa başı çalışmaktan kaynaklanır. Genellikle ağrılar hafif ağrı şekilde olabileceği gibi, yanma, uyuşma, boyun tutulması, bel ve kalçalara kadar yayınlan sızı şeklinde görülebilir.
İŞTE SIRT AĞRISININ NEDENLERİ:
-Hareketsizlik ve masa başında çalışma
-Ani hareket etme
-Soğuk algınlığı ve kas spazmı geçirme
-Ağır yük kaldırmak
-Duygusal stres
-Fazla kilolar
-Yanlış pozisyonda oturma
-Soğuğa maruz kalma
-Kalp hastalıkları
-Sindirim sistemi hastalıkları
-Kemik erimesi
-Böbrek enfeksiyonu
-Sırt bölgesindeki fıtıklar
-Hamilelik
-Ağır sırt çantaları taşımak (Özellikle gençlerde bu durum çok görülmekte.)

SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Kronik sırt ağrıları çekiyorsanız mutlaka doktora başvurmayı unutmayın. Bunun dışında, çok şiddetli olmayan sırt ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olacak yöntemleri evinizde hazırlayabilir ve deneyebilirsiniz. İşte sırt ağrılarının tedavisinde uygulayabileceğiniz doğal tedavi yöntemleri…
SARIMSAK
Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz.
EPSOM TUZU
İngiliz tuzu olarak bilinen epsom tuzunun bilimsek adı magnezyum sülfattır. Çok geniş kullanım
alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu tuz sayesinde,
strese ve gerginliğe bağlı sırt ağrılarından kurtulabilirsiniz. Duş aldıktan sonra, bir kovaya banyo sıcaklığında su doldurun ve içine 2 su bardağı epsom tuzu ekleyin ve karıştırarak erimesini sağlayın. Bu suyu ensenizden aşağı yavaş yavaş akıtın. Bunu haftada 2 defa tekrarlayın. Diğer yöntem ise; 2 litre sıcak suyun içine 1 yemek kaşığı epsom tuzu ekleyin ve karıştırın. Bu karışımın içine temiz bir havlu koyun ve sıkarak ağrıyan sırtınıza yerleştirin. Soğudukça bu işlemi tekrarlayın.
SOĞUK KOMPRESS
Buzluktan çıkaracağınız buz küplerini, temiz bir beze sararak sırt ağrılarınıza kurtulabilirsiniz.
Burada dikkat etmeniz gereken 10-15 dakikadan fazla tutmamak ve ara vererek işlemi gerçekleştirmeniz gerekir.

SIVI TÜKETİMİ
Vücutta oluşan sıvı kaybı, ağrıların sebebi olabilir. Bunun için günde 8-10 bardak su içmeliyiz.
ZERDEÇAL
Hindistan mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan zerdeçal, vücuttaki iltihaplanma ve ödemin
atılmasında en etkili yardımcılardan biridir. İçerisindeki etkin madde olan curcumin iltihap
önleyici olan doğal bir antioksidandır. 2 yemek kaşığı toz zerdeçal, 1 yemek kaşığı doğal süzme bal ile 2 yemek kaşığı ısınmış sütü karıştırıp bir macun hale getirin. Bu macunu sırt ağrılarınıza 8-10 dakikalık masaj uygulayın.
PAPATYA ÇAYI
Papatya çayı da sırt ağrılarınızdan kurtulmanızda etkili bir bitkidir. Günde 1 bardak papatya çayı
içerek vücudunuzdaki genel ağrı, bitkinlik ve yorgunmluk hissini atabilirsiniz.

KULLANICILARIN MERAK ETTİĞİ DİĞER SORULAR
Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm? Papatya, anason ve fesleğen çayları bu konuda etkili seçeneklerdir. Bitki çayları içerisindeki iltihaplanmaları azaltan içerikleri ve stresi de yok eden etkileri sayesinde farklı nedenlere bağlı olan sırt ağrılarına iyi gelir.
Sırtım çok ağrıyor neden olabilir? Sırt ağrısı, sırtımızda bulunan omurganın iki yanındaki kasların gerilmesi ile oluşur. Sırt ağrısına yol açan bu gerilmenin en büyük nedeni strestir. Normalde ”C” harfine benzeyen boyun omurgası düzleşir, omuz ve sırta giden sinirlerin çıkışları daralır ve sinirler baskı altında kalır.
Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir? Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz. alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.
Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi? Geçmeyen Sırt Ağrısı Sırt ağrıları kimi zaman kas incinmesi gibi basit bir nedenle oluşabilir. Kimi zaman ise fibromiyaljiden osteoporoza kadar pek çok ciddi hastalığın habercisi olabilir. Bu nedenle, özellikle sabit bir bölgede ve sürekli devam eden sırt ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu karar, kart sahiplerini daha güvenli şifreler kullanmaya teşvik ederken, dolandırıcıların tahmin etmesi kolay olan şifre kombinasyonlarını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
ATM’LER GÜVENLİK DUVARINI GÜÇLENDİRECEK
Yeni düzenleme, ATM’lerde kullanılan şifre güvenliğini artıracak. Kullanıcılar yasaklanan şifre kombinasyonlarını girdiğinde, sistem otomatik olarak bir güvenlik uyarısı verecek. Eski şifresini değiştirmek istemeyen kullanıcılar, ATM’lerde kartlarının bloke edilmesi riskiyle karşılaşacak. Bloke edilen kartlar, bankalar tarafından yeniden düzenlenecek ve kullanıcılara gönderilecek. Yeni kartla birlikte, tarihlerden bağımsız ve daha güvenli şifre seçenekleri sunulacak.
NEDEN BU DÜZENLEME GEREKLİ?
BDDK, son yıllarda artan kredi kartı dolandırıcılıklarına dikkat çekerek, bu tür kombinasyonların kolay tahmin edilebilir olduğunu vurguladı. Özellikle futbol takımlarının kuruluş yılları, doğum tarihleri ve plaka kodları, kötü niyetli kişiler tarafından kolayca tahmin ediliyor. Bu adımla, kullanıcıların finansal güvenliğini sağlamayı ve daha karmaşık şifre alışkanlıkları geliştirmelerini amaçlıyor.
ESKİ ŞİFREDE ISRAR EDENLER DİKKAT: ATM KARTINIZI GERİ VERMEYECEK
Eski şifresinde ısrar eden kullanıcılar için sistemin çeşitli yaptırımları devreye girecek. ATM’den işlem yaparken, kullanıcılar yeni bir şifre belirleme konusunda uyarılacak. Uyarıları dikkate almayan ve yasaklanan kombinasyonları kullanmaya devam edenlerin kartları, güvenlik amacıyla bloke edilecek. Bloke edilen kartlar, bankanın güvencesiyle yeniden düzenlenip kullanıcıya ulaştırılacak.
YENİ DÖNEMDE DAHA GÜVENLİ ŞİFRELER
Bu düzenleme, kredi kartı kullanıcılarının şifre oluşturma alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik önemli bir adım. Uzmanlar, kullanıcıları tarihsel veriler yerine harf ve sayı kombinasyonları içeren, tahmini zor şifreler oluşturmaya teşvik ediyor. Örneğin, “A1bC3d!” gibi daha karmaşık şifrelerin, dolandırıcılık riskini önemli ölçüde azalttığı belirtiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dijital medyada faaliyet gösteren ve Instagram, Twitter, Tiktok gibi mecralarda oldukça yüksek takipçi sayılarıyla Ankara’daki hemen herkes tarafından tanınan 17 içerik üreticisinin bir araya gelmesiyle kurulan Ankara Dijital Medya İçerik Üreticileri Platformu ilk görüşmeyi Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Prof. Dr. Hasan Doğan ile gerçekleştiren Platform yöneticileri, 2025 yılı itibariyle birçok yeni etkinlik, eğitim ve buluşma planladıklarını belirtti.
“Bu birliktelik çok değerli”
Hasan Doğan, yaklaşık iki saat süren görüşmede platforma desteklerini dile getirerek “Bu birliktelik çok değerli ve Ankara için önemli bir kazanım” dedi. Toplantıdaki her içerik üreticisinin hesaplarını tek tek inceleyip takip eden Doğan, faaliyet alanları hakkında bilgi aldı.
Platform Başkanı ve aynı zamanda Ankara Beyfendisi sosyal medya hesaplarının kurucusu ve yöneticisi olan Yunus Emin Atak, ilk buluşmanın kendileri için onur verici olduğunu aktararak “Henüz oldukça yeni olan platformumuzla ilk görüşmeyi Prof. Dr. Hasan Doğan Beyefendi ile yapmak ve takdirlerini duymak bizi onore etti. Hem kendimizden hem sosyal medya hesaplarımızdan bahsettik. Oldukça kıymetli fikirlerini dinledik, yol haritamızı beraber değerlendirdik. Biz bu görüşmeden son derece memnun ayrıldık ve ilerleyen zamanda tekrar bir araya gelme sözü aldık. Bu çok mutluluk verici” dedi.
“Biz Ankara’yı dijitalin de Başkenti haline getirmek istiyoruz.”
Temel olarak Başkent’i dijital medyada doğru temsil etme gayesi taşıyan içerik üreticileriyle bir araya gelindiğine dikkat çeken Atak, “Günümüzde her konuda dijital medya en büyük güç kaynağı haline geldi. Biz de her birimiz yıllarımızı bu alana vermişken birlikten güç doğar ilkesiyle şehrimizi nasıl daha iyi temsil edebiliriz diyerek bir araya geldik. Ankara, Cumhuriyetin Başkenti ve en güzel şekilde temsil edilmesi gerekiyor. Bizi, bu platform çatısı altında toplayan temel konu da budur. Biz Ankara’yı dijitalin de Başkenti haline getirmek istiyoruz” diye konuştu.
Yönetim kadrosunun sosyal medyada Ankara Beyfendisi, Ankara’da Bir Bebek, 365 Gün Ankara, Doğanay Vural, Ankara Etkinlikleri, Mehmet Daldal, Ayı Yemeği, Ailece Ankara, Onur Burak Elaldı, Biz Ankaralıyız, Okur Gezer Ailem, Ankara Mizah, Gezen Adam gibi öne çıkan isimlerden oluştuğu platforma yeni üyeliklerin kısa bir süre daha açık olduğu bildirilirken şu an yoğun bir üyelik talebi aldıkları da belirtildi.
Halihazırda birçok kamu kurumu ve özel sektör yöneticisinden görüşme daveti aldığı belirtilen platformun, 2025 yılı itibariyle birçok yeni etkinlik, eğitim ve buluşma düzenleneceği ifade edildi.
Platforma üye olmak isteyenlerin Twitter ve Instagram üzerinden @AnkaraDijitalMP adresi üzerinden başvuruda bulunabileceği ve etkinliklere katılım için de bu hesabın takip edilebileceği kaydedildi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilir bir gelecek için teknoloji alanındaki birikimini hayatın tüm alanlarına yansıtan Türk Telekom, çevresel ve sosyal alanlarda öncü adımlar atıyor. Stratejik yatırım planları ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda şirket, karbon ayak izini azaltma, iklim riski yönetimine katkı sağlama ve finansal değer yaratma amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ediyor.
Bu kapsamda, Sivas Zara GES kurulumu için TEİAŞ ile elektrik iletim bağlantı anlaşması imzalayan Türk Telekom, buranın temelini 2025’in ilk aylarında atmaya hazırlanıyor. Yenilikçi teknoloji ve çevre dostu yaklaşımıyla öne çıkan bu GES yatırımı, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli lisanssız tesislerinden biri olacak.
2025 içerisinde tamamlanması beklenen Sivas Zara GES, yıllık 200 milyon kilowatt saate yakın enerji üretimi ile Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak öne çıkacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarına, hayatın her alanında ve memleketin dört bir yanında devam ettiklerini belirtti.
Yarının dünyasını tasarlayan teknolojilere odaklanırken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerine işaret eden Önal, birçok kentte sundukları dijital dönüşüm çözümleriyle ulaşım, enerji, çevre, yaşam, sağlık ve güvenlik gibi alanlarda, trafikten kamu güvenliğine, sulamadan aydınlatmaya kadar geniş bir çerçevede enerji tasarrufu sağlanmasına destek olduklarını aktardı.
Yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz”
Önal, “5G, yapay zeka ve IoT teknolojileriyle akıllı yaşama dair sunduğumuz çözümler sayesinde kaynakların verimli kullanılmasına olanak sağlarken, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek, yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
GES yatırımlarıyla karbon ayak izini azaltmayı ve iklim değişiminin sebep olduğu risklerin yönetimine katkıda bulunmayı amaçladıklarına değinen Önal, bu doğrultuda, şirketleri için tahsis edilen toplam 405,8 megawatt elektrik (MWe) GES kurulum kapasitesinin 96 MWe’lik bölümünü kapsayan ölçekte bir tesisi, Sivas Zara’da hayata geçirmeye hazırlandıklarını vurguladı.
Türk Telekom’un mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip bu projenin, karbon ayak izini azaltarak çevresel sorumluluğa katkı sağlayacağını aktaran Önal, şunları kaydetti:
“Tarafımıza tahsis edilen 405,8 MWe’lik GES kurulum kapasitesinin kalan bölümünü ise önümüzdeki dönemde iki farklı şehirde yapacağımız yatırımlarla tamamlamayı planlıyoruz. Farklı şehirlerde gerçekleştireceğimiz GES yatırımlarımız, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye-MentorX’in kurucusu ve e-ticaret uzmanı Emre Koca, Denizli Ticaret Odası’nda düzenlenen konferansta, Türkiye e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firmaların sürdürülebilir büyüme ve karlılık mücadelelerini ele aldı. Koca, firmaların rekabetçi kalmalarını sağlamak ve pazar rekabeti ile tüketici tercihleri hakkında daha iyi bilgi sahibi olmalarını teşvik etmek adına detaylı satış stratejileri ve trend analizlerinin önemine dikkat çekti. Firmaların, ürünlerini çevrimiçi pazaryerlerinde daha çekici hale getirmek, reklam ve promosyon araçlarını etkili bir şekilde kullanmak, satış performansını sürekli izleyerek optimize etmek gibi konulara da değinen Koca, yasal ve lojistik süreçlerin etkin yönetiminin yanı sıra rekabetçi fiyatlandırma stratejilerinin belirlenmesinin ve marka bilinirliğinin artırılmasının müşteri memnuniyetini sağlamada kritik rol oynayacağını belirtti.
Yurt dışı pazarlarda başarılı olabilmek için sektörde neyin satıldığını ve tüketici tercihlerinin ne yönde olduğunu anlamaya yönelik stratejik pazar araştırmalarının önemine dikkat çeken Koca, Türk e-ticaret firmalarının global pazarlara entegrasyonunu kolaylaştıracak altyapı yatırımları ve teknolojik dönüşümlerle desteklenmesi gerektiğini söyleyerek, “Firmalarımızın karşılaştığı zorlukları aşarak uluslararası arenada rekabet edebilir hale gelmeleri için gerekli her türlü desteği sağlamaya hazırız” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBD Genel Başkan Yardımcısı Ali Yazıcı, Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Salonu’ndaki programda, derneklerinin 1971’de bilişim teknolojileriyle toplumun kalkınması hedefiyle kurulduğunu söyledi.
Derneğin eğitim ve bilişim alanlarında birçok çalışma yaptığını ifade eden Yazıcı, şöyle konuştu:
“Toplumda sayısal okuryazarlığı artırma ve dijital becerilerin gelişmesi için çalışmalarımızı yürütmeye devam ediyoruz. Eğitim konusunda bir diğer hedef kitlemiz gençler. Hedefimiz, bilişim teknolojileriyle dijital çağı yakalayarak gençlerin dijital yeteneklerini artırmak. Savunma sanayisindeki başarıyı bilişime de yaymak istiyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında 300’e yakın dijital dönüşüm ofisinde siber güvenlik eğitimleri verdik. Yapay zeka konusunda farklı mühendislik dallarından gelen arkadaşlarımıza 172 saat eğitim vererek, onları iş olanağını garanti ederek sertifikalandırıyoruz.”
TBD Erzurum Şube Başkanı Nermin Çakmak da programın düzenlenmesinde katkı sağlayan paydaş kurumlara teşekkür etti.
Açılış konuşmalarının ardından Yazıcı’nın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü proje görevlisi Halil Emre Seçgin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Akademi Koordinatörü Rıza Budak ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Özel, teknolojideki gelişmelerin eğitim modelleriyle entegrasyonu konusunda görüşlerini paylaştı.
Valilik, Atatürk Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle düzenlenen programa, Vali Yardımcısı Ahmet Özdemir, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DRONLAR KUZEY KORE ASKERLERİNİ AVLADI
Görüntülerde, kamikaze dronlarla hedef alınan Kurshchina bölgesindeki Kuzey Koreli askerlerin açık bir alanda kaçmaya çalıştığı anlar yer aldı. Askerlerin dronları ateş açarak etkisiz hale getirmeye çalıştığı da görüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yangın, Ata Mahallesi 716 sokak üzerinde bulunan iş yerinde gece saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, güvenlik sistemleri üzerine faaliyet gösteren bir iş yerinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede büyürken, iş yerinde bulunan yangın ihbar sistemden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar düştü. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen Aydın Büyükşehir Belediyesiİtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. Yangında iş yerinde maddi hasar meydana geldi.
Yangının çıkış anı anbean kaydedildi
İş yeri sahibi Erdal Çomak sosyal medya hesabı üzerinden yangının çıkış anına ait güvenlik kamera görüntüsü ile birlikte yaptığı paylaşımla Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerine hızlı müdahaleleri için teşekkür ederek, “İşyerimizde çıkan yangın, yangın ihbar sistemimiz ve Aydın İtfaiyesi’nin hızlı müdahalesiyle binayı sarmadan söndürülmüştür. Rabbim beterinden korusun” ifadelerine yer verdi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRK Telekom, Sivas’ın Zara ilçesinde Güneş Enerjisi Santrali’nin (GES) kurulumu için Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) ile bağlantı anlaşması imzaladığını duyurdu. Türk Telekom Grubu’nun mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip GES’in temelleri 2025’in ilk aylarında atılacak.
Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarımıza devam ederken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Ülkemizin birçok noktasında akıllı yaşama dair sunduğumuz dijital dönüşüm çözümleriyle enerji tasarrufuna katkı sağlarken, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması yönünde öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Türk Telekom Grubu’nun mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip GES projemiz ile yeşil dönüşüme liderlik etmekten gurur duyuyoruz. Farklı şehirlerde hayata geçireceğimiz GES projelerimiz, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi.
‘GES YATIRIMLARIMIZ ÜLKEMİZİN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK ADINA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR2
Önal, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarımıza hayatın her alanında ve memleketin dört bir yanında devam ediyoruz. Yarının dünyasını tasarlayan teknolojilere odaklanırken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Birçok kentte sunduğumuz dijital dönüşüm çözümleriyle; ulaşım, enerji, çevre, yaşam, sağlık ve güvenlik gibi alanlarda, trafikten kamu güvenliğine, sulamadan aydınlatmaya kadar geniş bir çerçevede enerji tasarrufu sağlanmasına destek oluyoruz. 5G, yapay zeka ve IoT teknolojileriyle akıllı yaşama dair sunduğumuz çözümler sayesinde kaynakların verimli kullanılmasına olanak sağlarken, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. GES yatırımlarımız ile karbon ayak izini azaltmayı ve iklim değişiminin sebep olduğu risklerin yönetimine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda; şirketimiz için tahsis edilen toplam 405,8 megawattlık (MW) GES kurulum kapasitesinin 96 MWe’lık bölümünü kapsayan ölçekte bir tesisi Sivas Zara’da hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Yeni yılın ilk ayında temelini atacağımız santralin kurulumunu yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Şirketimizin mevcut yıllık elektrik tüketiminin %15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip projemiz aynı zamanda karbon ayak izini azaltarak çevresel sorumluluğumuza katkı sağlayacak. Tarafımıza tahsis edilen 405,8 MWe’lık GES kurulum kapasitesinin kalan bölümünü ise önümüzdeki dönemde iki farklı şehirde yapacağımız yatırımlarla tamamlamayı planlıyoruz. Farklı şehirlerde gerçekleştireceğimiz GES yatırımlarımız, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
2025’in ilk aylarında temelleri atılarak yıl içerisinde tamamlanması beklenen GES, yıllık 200 milyon Kilowatt saate (kWh) yakın enerji üretimi ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji tesislerinden biri olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“GİBTÜ dünya çapında bir üniversite”
GAZİANTEP – Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversite Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, basın mensupları ile bir araya geldi. Demir, “Üniveriste olarak, her alanda, sağlık, teknoloji, sosyal, kültürel, eğitim hizmetlerini başta bölgemiz olmak üzere ulusal ve uluslararası boyuta taşımayı hedeflemekteyiz” dedi. Demir, GİBTÜ’nün, öğrencileri, akademik ve idari kadrosu ile büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, kurum içindeki iş birliği ve ekip ruhu anlayışının elde edilen başarılarda önemli bir rol oynadığını ifade etti.
GİBTÜ, 2024 yılı itibarıyla sunduğu eğitim imkanları ve bilimsel çalışmalarıyla uluslararası alanda adından söz ettiriyor. Bünyesindeki 8 aktif fakülte ve çok sayıda yüksekokul ile geniş bir eğitim yelpazesi sunan GİBTÜ, uluslararası öğrenci sayısını artırarak 39 farklı ülkeden 675 öğrenciye eğitim veriyor. Üniversite, üç dilde eğitim sunarak küresel standartlara uyum sağlıyor.
Araştırma ve Yenilikte İlerleme GİBTÜ, 2023-2024 döneminde 52 projesi ile dikkat çekerken, toplamda 10 milyon 197 bin TL bütçe ile önemli bir başarıya imza attı. AB destekli projelerde artış gösteren üniversite, bilimsel yayın sayısını da sürekli artırıyor. 2024 yılında yayınlanan 130’dan fazla makale ile akademik katkısını sürdürüyor.
“Kalite odaklı çalışıyoruz”
Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, gazetecilerle bir araya gelerek üniversite hakkında bilgiler verdi. Rektör Demir, üniversite olarak amaçlarının nicelik olarak değil, nitelik olarak büyümek olduğunu ifade etti. Demir kalitenin öncelikleri olduğunu belirterek, “Biz büyümeyi öğrenci sayısıyla kıyaslamıyoruz. Büyümeyi kalite ile kıyaslıyoruz. Tam bir özel üniversite gibi çalışıyoruz. Bizde asla iç çekişme, çatışma yok. Birlik içerisinde hummalı bir çalışma var. Bu şekilde kalitemizi ne kadar artırırsak o kadar büyümüş sayarız. Göreve geldiğimiz günden bu yana yapmaya çalıştığımız, kurumsallaşmanın tüm yönleriyle sağlanması” ifadelerini kullandı.
“Güçlü iş birliklerimiz var”
Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda bir yönetim anlayışını benimsediklerini kaydederek sözlerine devam eden Rektör Prof. Dr. Şehmus Demir, “Kurumumuz tüm paydaşlarla, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmayı hedefliyor. Akademik ve bilimsel başarılarımızı daha da ileriye taşımayı, topluma faydalı hizmetler sunmayı, yenilikçi projeler geliştirmeyi, öğrencilerimize yüksek standarda öğretim sağlamayı ve toplumda etkili bir şekilde yer alma hedefindeyiz. Paydaşlarımızla her alanda güçlü bir iş birliği oluşturarak, sürdürülebilir projeler geliştirmeyi hedeflemekteyiz. Bu anlamda üniversitemizin görünürlüğünün artırılması, üretmiş olduğumuz bilgi, hizmet ve faaliyetlerin topluma sağlıklı, şeffaf ve tarafsız duyurulması bizim için önem arz etmektedir. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak her alanda, sağlık, teknoloji, sosyal, kültürel, eğitim hizmetlerini, başta bölgemiz olmak üzere ulusal ve uluslararası boyuta taşımayı hedeflemekteyiz” ifadelerine yer verdi.
İki yılda neler yapıldı
Demir, “GİBTÜ, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik üniversite, çevre dostu politikalarıyla da öne çıkıyor. 2024 yılında aldığı Sıfır Atık Belgesi ve Engelsiz Üniversite Bayrağı ödülleri, GİBTÜ’nün sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını gösteriyor. Yeni imkanlar ve protokoller GİBTÜ’de, Sanal Gerçeklik Laboratuvarı, Elektromekanik Kumanda Laboratuvarı gibi modern tesisler hizmete açılırken, ulusal ve uluslararası protokollerle iş birliği ağını genişletiyor. Malezya, İspanya, Kuveyt gibi ülkelerle yapılan anlaşmalar, üniversitenin küresel vizyonunu destekliyor. Öğrenciler için yeni yaklaşımlar üniversite, yeni eğitim öğretim yılında bin 63 öğrenciye üniversite ortak seçmeli ders havuzu sunarak disiplinler arası bir öğrenme deneyimi sağlıyor. GİBTÜ, eğitim müfredatını güncelleyerek yenilikçi yaklaşımları benimsemeye devam ediyor” şeklinde konuştu.
“Yapay zeka önceliğimiz”
Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak yapay zekayı çok önemsediklerinin altını çizen Rektör Demir, “Biz yapay zeka ile anılan bir üniversite olmak istiyoruz. Çalışmalarımızı bu konuya odaklıyoruz. Öğrencilerimizin teknik anlamda gelişimlerini sağlarken günümüz gelişmeleri ile de uyumlu olarak sektör dinamiklerine aşina bir biçimde mezun olmalarını önemsiyoruz. Bu sebeple güncel gelişmeler ile uyumlu dersleri de öğrencilerimize vermeye gayret ediyoruz. Yapay zekayı kullanabilen, onu süreçlerine dahil edebilen daha önemlisi yapay zeka geliştirebilen öğrencilerimizin olması adına çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eskişehir’in havacılıkta lider şehir olabilmesi için el birliğiyle kollar sıvandı. Bu meyanda çabalarını sürdüren AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, geçtiğimiz günlerde Eskişehir heyeti olarak THY Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat’ı İstanbul’da ziyaret etmeleri ile ilgili önemli detaylar paylaştı. Eskişehir’in geleceği için hayalleri olduğunu belirten ve bu kapsamda atılacak her adımın siyaset üstü olduğunu vurgulayan İl Başkanı Gürhan Albayrak, “Eskişehir için hayallerimiz var bizim. Birlikte olduğumuzda her yol açılır. İlerleyen günlerde bu birliktelik inşallah daha da güçlenecek. Eskişehir’in geleceği adına; Valimiz, Milletvekillerimiz, TEI Genel Müdürümüz, ESTÜ Rektörümüz, ESO ve ETO Başkanlarımız ile birlikte THY Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat’ı ve THY Genel Müdür Yardımcısı Levent Konukçu’yu ziyaret ettik. Eskişehir için güç birliği oluşturduğumuz ziyarette, başkanımıza Eskişehir’in havacılık potansiyeli bakımından öneminden bahsettik. Akabinde, kıymetli hazirün ile birlikte Eskişehir’in THY’nin gelecek vizyonuna nasıl doğrudan katkı sağlayabileceğine dair görüş alışverişinde bulunduk” dedi.
“Pilotların yetişmesi adına THY ile ESTÜ iş birliğinde uçuş okulu kazandırılması için çalışmalar başlıyor”
Türk Hava Yolları’nın Eskişehir’de yatırım yapacağı projelerin detaylandırılacağı çalışma gruplarının kurulduğunu belirten Albayrak, “Toplantı neticesinde THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, Eskişehir’in kendileri için önemli olduğunu ve yatırım yapmak için değerlendireceklerini ifade etti. Türk Hava Yolları’nın Eskişehir yatırımlarını şekillendirmek ve projeleri detaylandırmak için ivedi şekilde çalışma grupları oluşturulmasına karar verildi. Ayrıca, şehrimizde THY’nin ihtiyacı olan pilotların yetişmesi adına THY ile ESTÜ iş birliğinde uçuş okulu kazandırılması için de çalışmalar başlıyor. Şehrimiz adına ne mutlu. Güzel Eskişehir’imiz havacılık alanında parmakla gösterilen bir il olacak inşallah” diye konuştu.
“TEI, yatırımlar hususunda kilit rol oynayacak”
Şehir için yapılacak önemli projelerde TEI’nin de büyük rol oynadığını belirten İl Başkanı Albayrak, “Şehrimizin güzide değeri TEI, yatırımlar hususunda kilit rol oynayacak. TEI, 1’inci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, diğer havacılık firmaları ve Eskişehir Havacılık Kümelenmesi gibi güçlü kurumlarla Türkiye’nin en kapsamlı uçak motor bakım altyapısına ve ekosistemine şehrimizden erişim sağlanacak. TEI’nin sahip olduğu turbofan motor test, üretim ve tamir kabiliyetleri ve modern altyapısı Türk Hava Yolları’nın yatırım maliyetlerini düşürecek ve operasyonlarını kolaylaştıracak. TEI’nin test altyapısının yanında, uçak motorları için mevcut imalat, montaj, bakım, tamir kabiliyetleri ve sahip olduğu sivil havacılık sertifikaları ile THY’nin diğer ihtiyaçları da rahatlıkla karşılanabilecek” dedi.
“Hasan Polatkan Havalimanı için yeni bir dönem başlıyor”
Türk Hava Yolları’nın seferlerinde Eskişehir’in de önemli bir konumda yer aldığını belirten AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, “Ziyarette, Eskişehir’e Türk Hava Yolları seferlerinin de ileride artırılması gerektiğini kıymetli hazirün ile birlikte belirttik. Halihazırda THY, Eskişehir- Brüksel arasında charter uçuşları gerçekleştiriyor. Bunun yanında diğer firmaların da aynı güzergahta seferler düzenlediği ve artan talep nedeniyle uçuş seferlerinin arttırıldığı ifade edildi. Bununla birlikte THY’nin hali hazırda yayınladığı Frig vadisine yönelik reklam kampanyalarında da Eskişehir tanıtılıyor. Bu kampanyalar ve yeni uçuş güzergahları hem turizm hem de ticaret açısından şehre büyük bir ivme kazandıracağı düşünülüyor. Şehrimizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına önemli bir katkı sağlayacak bu gelişmeler, Eskişehir halkımız için tarihi bir dönüm noktası olacaktır. Eskişehir için hayallerimiz var bizim. Durmak yok, Eskişehir için gayret göstermeye devam” ifadelerini kullandı.
Gerçekleştirilen ziyaret; Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, THY Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat ve ekibi, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, ETO Başkanı Metin Güler ve Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş’ın günün anısına çektirdikleri fotoğrafla sona erdi. – ESKİŞEHİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANKON Genel Sekreteri Koray Eken, Suriye’de yıllardır devam eden iç savaşın sona ermesini ve Beşar Esad rejiminin yıkılmasını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, “Suriye halkının gerçekleştirdiği devrimi ve başarısını en güçlü duygularımızla destekliyoruz.” dedi.
SANKON’un Türkiye’de 81 il ve Birleşmiş Milletlere üye 193 devletin başkentlerinde temsilcilikleri bulunan önemli bir STK olduğunu ifade eden Genel Sekreter Eken, her sektörde faaliyet gösteren ve dünya genelinde 25 binden fazla üyelerinin bulunduğunu söyledi.
Eken, SANKON’a üye şirketlerin girişimleriyle Suriye’nin yeni yöneticileriyle birlikte modern, çağdaş ve özgür bir Suriye inşa etmek için hazır olduklarını ifade etti. Eken, inşaat, altyapı, enerji, teknoloji ve sağlık gibi öncelikli projeler için SANKON üyelerinin proje çalışmalarına başladığını aktardı.
SANKON Genel Sekreteri Eken, Genel Başkan Ferudun Cevahiroğlu’nun öncülüğünde, 2025 Ocak ayında Türkiye ile Suriye arasında ekonomik ticaret ilişkilerini geliştirmek amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bilgisi dahilinde bir grup iş insanıyla Şam’a ziyaret gerçekleştireceklerini açıkladı. Eken, bu ziyaretin, iki ülke arasındaki ithalat ve ihracat ilişkilerine önemli katkı sağlaması beklediklerini söyledi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞENAY GÜRLER
Senaryoyu okuyunca çok etkilendim hikâyeden. Farklı bir rol olacaktı benim için. Özer hocayla bir araya gelince enerjimiz de uyuştu. Naif ama son derece güçlü bir kadın Lale. Severek keyifle oynadım.
Özer hocanın varlığı çok güven verdi. Bizi çok motive etti. Kerem ile enerjimiz çok tuttu, su gibi aktı gitti. Ben kalpten yanayım ama akılcı olmak da gerekiyor.
Farklı karakterleri oynamak iyi geliyor. Tiyatroda seçebiliyorsun ama dizide hep aynı roller geliyor. Belli kalıpların dışında bir şeyle oynamak da çok keyifli. Yoksa aynı yerde sayarsın, farklı bir rol geldiğinde heyecanlanıyorum. Kadın karakterlerin güçlü olduğu senaryolar tercihim.
İzleyenler, filmden sonra çok şey düşünecek. Çünkü yaşarken elimizde olan çoğu şeyin kıymetini bilmiyoruz. Hayat bir şekilde akıp gidiyor ve o anın kıymetini bilemiyoruz. Değer bilmek üzerine çok düşündüm açıkçası. Kaybettikten sonra anlıyorum bazı şeylerin değerini.

NAİF AMA İNATÇIYIM
Anne ve babamı çok erken kaybettiğim için uzun süre aile hayatım olmadı. Ama olduğu kadar aile çok önemli. Çünkü bir sürü şeyi hep ailede öğreniyorsun. Paylaşmak da travmaları da yaşatıyor insana. Böyle böyle büyüyor insan. Kan bağını taşıdığın biriyle aile gibi olabilirsin. Ben şu anda Semih’le (Saygıner) birlikte bir aile olduğumuzu biliyorum. Onun akrabaları, benim akrabalarımla birlikte biz bir aile oluşturmayı başarabildik. Belli bir yaştan sonra bunu başarabilmek çok önemli.
Naif bir insanım aslında ama mücadeleci inatçı yanım var. Yaşadıklarımdan çok şey öğrendim. Her sert olaydan ders çıkarıyorsun. Acı yaşamak insanın içini acıtmamalı, çocuksu yanını koruyarak hâlâ kendini lezzetlendirerek hayata devam etmek gerekiyor. Herkesin yaşadığı kendine ağır geliyor. Ama çok şey öğretiyor hayat. Yaşadıklarımız eğer lezzetlendiriyorsa doğru yoldasın, ama seni ekşitiyorsa, sertleştiriyorsa yanlış yoldasın. İnsanın yaşadıkları şeyler benzer olunca birbirlerini daha çok görebiliyor galiba.

Çocuksu yanını korumak ve eğlenmek lazım. Hayat bir tane ve kısa. Gelip geçiyor. O yüzden hayatı anlamlı ve değerli kılmak lazım. Değişim ve dönüşüm yaşınız kaç olursa olsun, olması gereken bir şey. İnsan kendini hep yenilemeli. Beslenmeme dikkat ediyorum. Spor yapıyorum cildime iyi bakıyorum. Çalışırken insan ışıldıyor. Severek yapıyorsan sana güç ve enerji getiriyor.
Avrupa Yakası’nı yaptığım için çok mutluyum. 5.5 yıl sürdü. Uzun sürdüğü için hafızalarda kaldı. O dönem için biricik bir işti. Zekice yazılmış güzel oynanmış bir işti. Daha sonrasında hep aynı tip roller geldi. Alternatif işlerde de oynadım ama bir şekilde insanların kafasında Fatoş olarak kaldım. Kült bir karakter. Ben de çok seviyorum Fatoş’u, hâlâ izleniyor. 12 yaşındaki çocuklar ‘izliyorum’ diyor. İyi ki o işte yer almışım.
HANDE SORAL
‘TEK DERDİM AİLEMDEKİ HUZUR’
Senaryoyu okumadan görüşmeye gittim. ‘Özer hocayla tanışmanı istiyoruz. Şu an görüşebilir misiniz hemen gelebilir misiniz?’ dediler. Aradıklarının akşamında görüştüm Özer hocayla. Ondan hikâyeyi dinlediğimde çok heyecanlandım. Filmi değil nasıl çekeceğini anlattı. Ondan çok etkilendim ve sonra eve gelince hemen okudum. Anlattığı hikâye kafamda çok iyi oturdu. Hiç tanımadığım bir yönetmen veya isimsiz bir senaryo olarak gelseydi, bunu nasıl anlatırlar ki diye emin olamayıp kabul etmeyebilirdim. Çok iyi bir yönetmen ve rejiyle çekilebilirdi anca.
Akıldan Kalbe’ filminde o kadar çok insanın hayatındaki bir şeyi anlatıyoruz ki, sadece duyguların olduğu, karakterin mesleğin kişilerin çok da önemi yok. Duygular önemli.
Baba deyip ağladığım sahne beni çok etkiledi. O karakterin üstündeki bordo kazak hazırladı beni. O kazak bütün sahneye hizmet etti benim için.
En büyük yükü Kerem abi taşıyordu. Bizi de taşıyan oydu açıkçası. Oynadığımız sahnelerin onun ruh haline göre şekillendiği bir film oldu.

ALİ EL ÜSTÜNDE TUTULUYOR
Aklımla karar verdim dediğim birçok şeyi kalbimle seçiyorum. O yüzden kalp daha baskın.
Biz büyük bir aileyiz. Hayattaki tek motivasyonum, tek derdim ailemdeki huzur. Her şeyin başladığı yer. Ben büyük bir ailede büyüdüm. Babaannem bizimle yaşıyordu, amcam alt kattaydı, halamlar yan komşumuzdu. Kapılar hiç kapanmazdı. Oğlum Ali’nin de teyzesi, dayısı, dede ve büyük anneleriyle büyümesini istiyorum. Ailenin tek torunu olunca el üstünde tutuluyor, şımartılıyor. 2.5 yaşında şu an.
Benim işlerim hep duygusal. Önemli olan yer aldığım projenin totali ve oynadığım karakterin bütüne nasıl hizmet ettiği. O yüzden yine ağlıyorum diye takılmıyorum. Güzelse ağlamaya devam. İsmail’le bir TV dizisi tercih etmem. Sette, evde bir arada olmanın sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Sinema olabilir ama dizide bir arada olmayı istemem.

BATUHAN BAYAR
‘KALBİMİ DİNLEMEYE GAYRET EDİYORUM’
Yazın başka bir dizi çekiyordum. Üçüncü sezonuna başlamak için bir aylık bir arası vardı ve dinlenirim derken, bu iş geldi. “Senaryoyu oku, hemen cevap ver” dediler. Hemen okudum, okuduktan sonra başka biri oldum. Ertesi gün hocayla görüştük. Nasıl çekileceği çok önemliydi. Kurgu da çok önemliydi. Özer hoca anlattığı zaman çok güvendim. İyi ki varım dediğim bir iş oldu. Şimdiye dek verdiğim kararlara baktığımda mantığımla aklımla ilerlediğimi gördüm. Yaş almaya başladıktan sonra kalbimle kendimi dinleyerek verdiğim kararların bana iyi geldiğini fark ettim. Artık kalbimi daha fazla dinlemeye gayret ediyorum.
Uzun zamandır iyileşmeye gittiğim yer ailem değildi. Şimdi eskisinden daha fazla ailemle paylaşmaya başladım. Sevincimi de üzüntümü de ailemle paylaşıyorum. Aile benim için şifa niteliği taşıyor. İkiz kız kardeşlerim var. Ailem Rize’de. Çocukluğumda Neşet Ertaş türküleriyle büyüdüm. Babam çok dinlerdi. Yaşıtlarım Tarkan söylerken ben ‘Ahirim Sensin’ söylüyordum. O yüzden bağlama ve müzik merakım var.
PERİHAN SAVAŞ
HAYATIMDAN NEGATİF OLAN HER ŞEYİ ÇIKARDIM
Oğlumun şef olması çok güzel bir duygu. “Gastronomi okuyacağım” dediğinde bu kadar başarılı olacağını bilmiyordum. Hakikaten şaşırıyorum. Sürekli araştırıyor, yeni şeyler deniyor. Çocukken de meraklıydı. Babasında da ilgi vardı, o da soslar yapardı yemek hazırlamayı severdi. Biraz genetik.
Oyunculuğu seçer diye düşünmüştüm. Oynadı da ama ben çok istemiyordum açıkçası. Lezzetli yemekler yapıyor. Ailede bir şef olması güzel. Okulunu okuduğu için her şeye farklı bakıyor. Her şeye hâkim. Türk mutfağını daha yenilikçi hale getirip dünyaya tanıtmak amacıyla hareket ediyor. Sunum, süsleme başka bir şey. Evde yapmıyor ama. Karı koca çalışıyorlar. Zaten uzun süre restoranda kalıyor.

Çalışmayı, kendimi yenilemeyi çok seviyorum. Tiyatro geçmişim olduğu için ezber konusunda sıkıntı yaşamıyorum. 1971’de Yeşilçam’ın keyfini yakaladım. Duayenler çok güzel bir şey bıraktılar. Devam ettirmek hoştu ama ne yazık ki sektör kendini döndüremedi. Ama sinemanın yeri başka. Gençlerle çalışırken onlardan çok şey öğreniyorum. İşine saygı gösteren herkese bayılıyorum. Gençlerle çalışmayı çok seviyorum, arkadaş gibiyiz hepsiyle.
İspanya’da yayınlanan bir dizimden dolayı bana telif geldi. Kendi ülkemden alamıyorum. İspanya’dan telif geliyor. Ne kadar güzel. İnşallah bizde de bu sorunlar çözülür.
Eskiden karavanımız yoktu, kendi saçımızı makyajımızı kendimiz yapardık. Elbiselerimizi kendimiz bulup getirdik. Minibüsün içinde hepimiz bir arada sete giderdik. Zordu, sıkıntılar çektik ama o günleri özlüyorum. Parayı düşünmeden sadece yaptığımız iş en iyisi olsun diye düşünen insanlardık. Samimiyet ve özveri vardı.
Üç torunum var. Torunlarımla çocuklarımda yaşayamadığım keyfi yaşıyorum. Müthiş mutluyum onlarla vakit geçirmekten. Kızım çok iyi anne oldu, üç çocuğuna da kendisi baktı, büyüttü. Anneanne oldum, babaanne olmak istiyorum şimdi.
Benim içimde çocuk var. Hiç kaybetmedim o çocuğu. Hâlâ çizgi film seyrederim. O yüzden pozitifim. Negatif bir yerde duramam. Negatifleri çıkardım hayatımdan. Rahatladım. Eskiden hayır demesini bilmiyordum, hayır demeyi öğrendim. Ayıp olur mu diye içime atardım, içime atmıyorum şimdi.

‘ÇOCUKLARIMI MEDYADAN UZAK TUTTUM’
Ortalıkta büyütmedim çocuklarımı. Şimdi sosyal medyada sürekli çocuklarını çekip kullanıyorlar, yanlış buluyorum. Ben korudum çocuklarımı. Medyanın önüne çıkarmak, reklamını yapmak çok kolaydı ama ben tercih etmedim. Mümkün olduğu kadar sakladım, uzak tuttum medyadan. Onlara da anlattım. Üzülmesinler, yıpranırlar diye böyle bir karar almıştım.
Hatta askere gittiğinde bana “Sakın gelme, senin annem olduğunu bilmesinler” dedi. Görüş zamanında gittim, fotoğraf çekildik. Sonra ben sosyal medyada paylaştım. Komutanları görmüş, “Seni yazıcı yapalım” demişler. “İstemiyorum” demiş. Dolayısıyla hiç istemezdi bilinmesini. Bunu kullanmadı hiç.
SAVAŞ ZAFER
‘TÜRK MUTFAĞINI DÜNYAYATANITMAK İSTİYORUM’
Küçükken oyuncu olmak istiyordum. Adnan Menderes’in hayatını anlatan ‘Ben Onu Çok Sevdim’ adlı dizide oynadım. Adnan Menderes’in ortanca oğlunu canlandırdım. Ama sonra devam etmedim. İlgim vardı aslında. Sete gidiyordum annemle sürekli. Sette büyüdüm diyebilirim. O, “Bir mesleğin olsun, sonra oyuncu yine olursun” diyordu. Öyle deyince gastronomi okumaya karar verdim.
Sevdiğim şey yemek yapmak olduğu için bu bölümü okumak istedim. Endüstriyel mutfağın ne demek olduğunu bilmiyordum üniversiteye kadar. Mekân açmaya kadar geldi iş.
Hem çalışıyordum hem okuyordum son 2 senedir. Bir fırsat geçti elime, işletmecilik de yapmaya başladım. Kendi mekânımızda kendi yemeklerimizi yapmaya başladım. Hamur kızartması gibi bir şey yapardı anneannem. Lalanga derdi. Ben de onu şimdi onun tarifiyle menüye koydum, çok beğeniliyor.
İstanbul usulü domates lapası dediğimiz bir ürünümüz var. Türk mutfağını temsil etmek bir sorumluluk. Kendi mutfağımızı geliştirmek dünyaya yaymak bizim elimizde. İtalyan restoranı, Fransız, Uzak Doğu görüyoruz ama Türklerin haricinde Türk mutfağını görmek pek mümkün değil. O yüzden Türk mutfağını ne kadar geliştirip yayabilirsek mutlu olurum.
İşletmecilik zor. Mutfaktan servisten hep sen sorumlusun. Daha kapsamlı. Bu işin sonu yok. Her şeyi biliyorum demiyorum. Öğrenmenin sonu yok. Bazen geceleri uyuyamıyorum yeni bir ürün çıkaracağım zaman.
Evde olduğumuz zaman çok kısıtlı. Eşim de çalışıyor o da yemek yapmıyor. Henüz anne-baba olmayı düşünmüyoruz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’ye ekonomik değer katan yatırımların yanı sıra sosyal fayda sağlayan projeleri dikkat çeken Kalyoncu, “Türkiye’nin en büyük havalimanını yapmaktan, KKTC’ye denizaltı hatlarıyla su götürmekten, aşılamaz denilen yolları tünellerle viyadüklerle aşmaktan, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük güneş enerjisi santralini kurmaktan, ülkemizin yıllık elektrik ihtiyacının neredeyse yüzde 2’sini karşılamaktan, güneş paneli üretimini tek çatı altında toplayarak Avrupa’da bir ilke daha imza atmaktan büyük heyecan duyuyorum.

Ama yavrularımıza parlak bir eğitim hayatı sunmaktan veya depremzede insanlarımıza kol kanat germekten ya da yok olmaya yüz tutan bir tarihi eseri ihya etmekten de çok büyük heyecan ve mutluluk duyuyorum. Biz Kalyon Holding olarak kültür-sanattan eğitime, biyoçeşitlilikten yeşil enerjiye, hayvanların korunmasından ağaç dikme seferberliğine kadar çok geniş bir yelpazede ‘sosyal sorumluluk’ düşüncesiyle hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YETKİSİZ VE BİLGİSİZ İNSANLAR
ACILI eş sözlerine şöyle devam etti: “190 bin lira gibi bir ücret vardı, eşime indirim yaptılar ve 135 bin liraya anlaştık. Kasıtlı yapılmıştır demiyorum ama eşimin yetersiz ekipmanlar, yetkisiz, bilgisiz insanlar tarafından öldürüldüğünü düşünüyorum. Mücadelemde, hak arayışımda bu hastanenin ve estetik firmasının hak ettiği cezayı almasını istiyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu yılın 100 en pahalı eseri örneğin toplamda yaklaşık 1,8 milyar dolara alıcı buldu. 2023 yılında bu rakam 2,4 milyar dolardı; 2022’de ise 4,1 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaşmıştı. Sadece bir eser-René Magritte’in L’empire des lumières( 1954)-100 milyon dolar eşiğini aşmayı başardı. Geçtiğimiz yıl iki, 2022’de ise altı eser bu eşiği aşmıştı.

Mayıs ayında New York’ta düzenlenen açık artırmalar, Christie’s web sitesine yapılan siber saldırıya rağmen 1,4 milyar dolarlık bir satış gerçekleştirdi. Ancak Haziran ayında Londra’daki açık artırmalar zayıf bir performans sergiledi ve Kasım ayındaki New York müzayedeleri ise temkinli bir hava içinde geçti. Sotheby’s, Christie’s ve Phillips toplamda 1,3 milyar dolar değerinde sanat eseri sattıbu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40’lık bir düşüş.

HONG KONG’UN YÜKSELİŞİ
Hong Kong pazarı bu yıl yeniden öne çıktı. Yılın en pahalı 10 eserinden üçü bu pazardan geldi. Ayrıca Christie’s ve Bonhams Hong Kong’da yeni merkezler açarken, Sotheby de yeni bir ‘Maison’ başlattı. Bu yıl, kadın sanatçıların eserleri de önemli satışlarla dikkat çekti. İlk 50’ye giren dört eser Leonora Carrington, Georgia O’Keeffe ve Joan Mitchell’e aitti. Carrington’ın Les Distractions de Dagobert (1945) eseri, Mayıs ayında Sotheby’s New York’ta 28,5 milyon dolara alıcı bularak sanatçının müzayede rekorunu kırdı.
2024’ÜNEN PAHALIESERLERİ
René Magritte, L’empire des lumières (1954) satış fiyatı: 121,16 milyon dolar. Bu eser, Magritte’in ünlü ‘Empire of Light’ serisinin en büyük tablolarından biri olup, gece ve gündüz imgelerini yan yana getiren rüya gibi bir sahne sunuyor.
2. Ed Ruscha, Standard Station, Ten-Cent Western Being Torn in Half (1964) satış fiyatı: 68,26 milyon dolar. Amerikan tüketim kültürüne ironik bir yorum getiren bu eser, sanatçının en pahalı tablosu olarak kayıtlara geçti.

3. Claude Monet, Nymphéas (1914–17) satış fiyatı: 65,5 milyon dolar. Monet’nin Giverny bahçesinden esinlenerek yaptığı bu tablo, 17 dakikalık yoğun bir açık artırmanın ardından satıldı.
4. Jean-Michel Basquiat, Untitled (ELMAR) (1982) satış fiyatı: 46,48 milyon dolar. Mitoloji ve insan mücadelesini ele alan bu eser, Basquiat’ın en ikonik yapıtlarından biri olarak dikkat çekti.
2024 yılı, müzayede dünyasında belirsizliklerle dolu olsa da Sürrealizm’den modern sanata kadar pek çok kategori yeni rekorlarla taçlandı. Bu trendlerin önümüzdeki yıl nasıl şekilleneceği ise merak konusu. 2025’te sanat dünyasının yeniden yükselişe geçmesini beklemek hayalperestlik mi olur? Bekleyip göreceğiz.
YILIN İKONU AÇIKLADI
50 yıllık müzik kariyerine son verme kararı alan ve görme kaybı yaşayan Grammy ödüllü şarkıcı Elton John, yılın İkonu seçildi. 77 yaşındaki efsane sanatçı, inancı, özel hayatı ve merhum annesiyle ilişkisi hakkında birçok açıklamada bulundu.

“Yeni bir plak, yeni bir kitap, yeni bir fotoğraf almanın heyecanını hiç kaybetmedim” diyen Elton John, bir daha asla müzik yapmamak ile bir daha asla müzik dinlememek arasında seçim yapmak zorunda kalsaydı, dinlemeye devam etmeyi seçeceğini belirtti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çalışmayan engelli asansörleri, bozuk yürüyen merdivenler, rampası olmayan üst geçitler ve geçit vermeyen yüksek kaldırımlardan sonra İBB şimdi de sonu aydınlatma direğine çıkan sarı kabartmalı görme engelli yolunu hizmete (!) açtı.

Şişli Büyükdere Caddesi’ndeki kaldırım ve yol yenileme çalışmaları sonunda ortaya akıllara durgunluk veren bir manzara çıktı. Yenilenen kaldırımlara görme engelliler için sarı kabartmalı bant çekildi. Ancak çalışma yapılan bir noktada sarı bandın sonu aydınlatma direğine çıktı…
Yani bastonunu kullanarak bandı takip eden bir görme engellinin kazaya uğraması için adeta bir tuzak kuruldu.
Ne diyeyim; Allah akıl, fikir ve bolca vicdan versin…
Gel de gıpta etme…
ABD’nin Oklahoma eyaletinde 2006 senesinde 10 yaşındaki bir çocuğu katleden ve ölüm cezasına çarptırılan mahkum, zehirli iğneyle idam edildi.
Katar’da trafiğe açık yolda drift yapan adamın son model süper lüks otomobili trafikten men edildikten sonra hurdacıdaki araç ezme makinasında paramparça edilip “balya” haline getirildi. Katar polisi ibret olsun diye işlemi resmi internet sitesinde yayınladı.
Brezilya’da öğrencilerin okullara cep telefonu getirmesi tamamen yasaklandı.
İnsanın içinden “Keşke” ile başlayan ne kadar çok cümle geçiyor değil mi?
Futbolun vahşi yüzü
Futbol aslında bir oyun, bir eğlencelik, temaşa sanatı. Ama vahşi kapitalizm bu spor dalını ekonomik bir sektöre dönüştürdüğünden bu yana futbolcuların birbirine acıması kalmadı. Öyle ki, yeşil sahalar modern çağın yeni gladyatör arenalarına döndü. (Yeni statlara “Arena” adının verilmesi boşuna değil)

Fransa Ligi’nde oynanan Monaco-PSG maçındaki bir pozisyon ise futbolun vahşi yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Wilfried Singo’nun kaleci Donnarumma’ya yaptığı sert müdahale sonrası yıldız kalecinin suratı adeta parçalandı. Yüzüne 10 dikiş atılan ünlü file bekçisi maça devam edemedi.
İşin daha da vahim tarafı, karşılaşmanın hakeminin bu pozisyona kart bile çıkarmamasıydı.
Ben olsam, hakemi önce göz muayenesine gönderir, sonra lisansını iptal eder, hareketi yapan Singo’yu ise cinayete tam teşebbüsten tutuklardım.
Gaf’let kürsüsü
Eskişehir Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nde imam olarak görev yapan ve Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine giren Eşref Yıldırım, sosyal medya hesabından masasına silah koyduğu bir fotoğrafı paylaştı.

Zap’tiye
Eskiden anne babalar, çocuklarını eve sokmak için uğraşırlardı. Şimdi ise evlerinden hatta odalarından çıkarmak için ter döküyorlar.
Ne demiş?
“İmkansız diye bir şey yoktur. Çünkü imkansız kelimesinin içinde bile ‘imkan’ vardır.” (Audrey Hepburn)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ BAKLAVA NASIL ANLAŞILIR?
Gerçek baklava, çıtırdama sesinden, renginin parlaklığından ve içerisindeki fıstığın dolgunluğundan anlaşılır. Kesinlikle boğazda ya da midede yanma hissi bırakmamalı ve burnunuza tereyağı kokusu gelmeli. Sağlıksız ve kalitesiz malzemelerle yapılan sahte baklavadan uzak durulmalı. Şerbetin kıvamını doğru vermezseniz yine gerçek baklava olmaz. Üzerinden şerbet akan bir baklava iyi baklava değildir.

BAKLAVA KELİMESİ NEREDEN GELİR?
Türkçe kökenli bir kelime olan ‘baklava’nın eski Türkçede ‘baklağu’ veya ‘baklağı’ olarak da anıldığı bilinmektedir. Bununla birlikte oklavanın yine Eski Türkçede ‘oklağa’, ‘oklağu’ gibi kavramlarla ifade ediliyor olması; baklavanın Türk kültürüne ait bir lezzet olduğunun ilk ve en önemli kanıtları arasında yer almaktadır.
Göçebe bir yaşam süren Türklerin yufka ile yaptıkları çeşitli yiyeceklerin, baklavanın doğumuna ortam hazırladığını söylemek yanlış olmaz. Geçmiş dönemlerde yufkalar, tek tek açılıp pişirildikten sonra içerisine ilave edilen tatlı harçlar ile katmerli hamur işleri oluşturmuş; böylece ortaya baklavaya benzer lezzetler çıkmıştır.
Bununla birlikte Azerbaycan’da Bakı pahlavası olarak anılan ve sekiz kat yufkanın arasında fındık ya da fıstık ilave edilerek hazırlanan geleneksel tatlı, Orta Asya’da sac üzerinde pişirilen yufkalı hamurlardan farklı olarak klasik baklavaya en yakın lezzet olarak bilinmektedir.
Osmanlı’dan sonra ülkemizde de baklavanın hatırı sayılır bir yere sahip olduğu konusunda zannediyoruz ki 7’den 70’e herkes hemfikirdir. Türkiye’nin baklavası ile ünlü şehri ise elbette ki Gaziantep.
Günümüzde hazırlanan orijinal Gaziantep baklavasının ise tarihte ilk kez üretilen baklavadan çok daha farklı olduğu bir gerçek. Bunun temel sebebi ise ustadan çırağa öğretilen baklava tarihinin her elde farklı bir lezzete sahip hale gelmesidir. Bununla birlikte baklava hamurunun yapımında kullanılan malzemelerin bölgelere göre farklılıklar taşıması ise baklavanın lezzetini bölgesel olarak değiştirmiştir.
BAKLAVA DENİLİNCE GAZİANTEP
Bugün baklava farklı malzemeler kullanılarak ve farklı pişirme teknikleri ile de hazırlandığından klasik baklava çeşitlendirilmiş ve Türk mutfağına kazandırılmıştır.
Baklava denilince ilk akla gelen hiç şüphesiz Gaziantep’tir. Yaş ve kuru çeşitleriyle ünlü olan Gaziantep’in Antep fıstığıyla yapılmış baklavaları en ünlü olan çeşididir. Yöresel olarak içerisine konanlar farklıdır. Güney Doğu Anadolu’da Antep fıstığı, Karadeniz’de yapılan baklavalarda fındık, İç Anadolu’da ise çoğunlukla ceviz kullanılır. Ege’de yapılan baklavalar bademli hazırlanır, Trakya’da ise daha çok susam kullanılmaktadır. En çok rağbet göreni Antep fıstıklı olan olsa da ekonomik nedenlerden ötürü cevizli olanlarına sıklıkla rastlanır.

OSMANLI’DA BAKLAVA
Osmanlı’nın geniş bir coğrafyaya yayılmasının bir sonucu olarak pek çok farklı kültürle etkileşim halinde olmuş olan bir tatlı çeşidi olan baklava, farklı malzemeler ve farklı tekniklerle pişirilmiştir.
Fatih Sultan Mehmet dönemine ait mutfak defterlerinde kayıtlı olan bir bilgiye göre baklava ilk kez 1473 yılının Şaban ayında Topkapı Sarayı’nda pişirilmiştir. Baklavanın tarihine ait bir başka kayıt ise 17. yüzyılın ortalarında Evliya Çelebi tarafından kaleme alınmıştır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Bitlis Beylerinden birinin konağında hazırlanan baklavadan tattığını yazmıştır.
Bununla birlikte III. Ahmed döneminin şair ve yazarlarından biri olan Seyyid Vehbi tarafından hazırlanan Surname’de, padişahın dört şehzadesine yapılan sünnet töreninde tüm konuklara baklava ikram edildiği kayda geçirilmiştir.
Bunlar ve buna benzer daha başka kayıtlardan, Osmanlı’da hemen herkes tarafından bilinen bir lezzet olsa da baklavanın daha çok saray ve konaklarda yaşayan yüksek sınıf tarafından tüketilen bir tatlı çeşidi olduğunu görmek mümkün.
Öyle ki baklava pişirilen mutfaklarda ustalar tecrübeli kişiler arasından seçilmiş, baklavanın incelikle hazırlanması; pişirilmesi ve sofralara sunulması sağlanmıştır.
Örnek verecek olursak bir aşçı; saray ya da konak mutfağına alınmadan önce kendisine pilav ve baklava yaptırılmakta, yufka hamurunu ne kadar ince açtığı ise işe alınıp alınmamasında önemli bir kriter olmuştur.
Osmanlı’da baklava tarihine dair bilinmesi gereken bir diğer ayrıntı da hazırlanan pek çok farklı baklava çeşidi olduğudur.
Osmanlı tarihinde basılı ilk yemek kitabı olarak bilinen Melceü’t-Tabbahi’de yazılı olan kaymak baklavası, pirinç baklavası ve âdi baklava ise bunlardan bir kısmıdır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Atlantik Okyanusu’nda 21 gün altı acemi denizci ile hayatta kalma mücadelesi veren Kerkhofs, “İnanılmaz bir deneyim yaşadım. Artık benim için karada yaşam daha güzelleşti” dedi.

Proje için teklif geldiğinde oğlu Ciro ve ailesini düşünen Kerkhofs, yapım ekibine ‘Ölmeyeceğime dair bana söz veriyor musunuz?’ diye bir e-posta gönderdi. Daha sonra ekip, ünlü yıldızı ikna etti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Acemi sevgili, 10 dakika otomobili hareket ettiremeyince Özer, zor anlar yaşadı. Kahkaha atmaya başlayan genç kız, en sonunda aracın kontrolünü sağladı ve oradan uzaklaştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Listenin en gözdesi, art arda ikinci kez ‘Yılın Tasarımcısı’ seçilen Jonathan Anderson oldu. Loewe markasının kreatif direktörü olarak ortaya koyduğu yenilikçi yaklaşım, Anderson’ı sektördeki rakiplerinden bir adım öne geçiriyor. Onu takip eden isim ise Matthieu Blazy oldu. Yıl boyunca Bottega Veneta markasının kreatif direktörü olarak büyük yankı uyandıran ve çok yakın zamanda Chanel markasının kreatif direktörü olarak seçilen Blazy, endüstrideki etkisini ve gücünü giderek artırıyor.

Anketin bir başka sonucu, Yılın Favori Koleksiyonu seçilen John Galliano’nun Maison Margiela 2024 İlkbahar Artisanal koleksiyonu oldu. Maison Margiela markasının kreatif direktörü olan Galliano, sadece favori olarak değerlendirilmekle kalmadı, aynı zamanda “en çok izlenmek istenen defile” unvanını da kazandı. Yenilikçi detaylarla zenginleştirilmiş tasarımları, Galliano’nun dehasını bir kez daha kanıtladı. Geldiği markayı en iyi haline taşımak her tasarımcı için ulaşılması zor hedeflerden biridir. Böylelikle çok yakın geçmişte markadaki görevinden ayrılan Galliano görevini bir kez daha zirvede bırakmış oldu.

Kariyerindeki yeni destinasyonunun yıllar sonra ‘yeniden’ Dior yönünde olacağı söylense de bir sonraki adımı her zamanki gibi merakla bekleniyor. Vogue’un bu yılın trendlerini araştırdığı çalışmasından en ilgimi çeken sonuç, ‘Trendsizlik’ oldu. 2024’ün en çok benimsenen akımlarından biri olan trendsizlik, bilinçli tüketici oranının arttığına ve sürdürülebilirliğin daha da değer kazandığına işaret ediyor. Yılın en iyi aksesuarı ise Alaïa markasının Le Teckel çantası seçilmiş.

TAHTIN ARANAN SAHİBİ BELLİ
Moda dünyasından aylardır beklenen müjde en sonunda geldi! İspanyol moda markası Bottega Veneta’nın harikalar yaratan kreatif direktörü Matthieu Blazy, önümüzdeki Ocak ayından itibaren Fransız moda markası Chanel’in yeni kreatif direktörü olarak göreve başlayacak! Eski kreatif direktör Virginie Viard’ın Haziran ayında görevinden ayrılmasıyla boşalan koltuk, Blazy ile yepyeni bir vizyon kazanacak gibi görünüyor. Bu atama, markanın köklü zarafet anlayışını Blazy’nin modern estetiğiyle buluşturma potansiyeli taşıyor. Fransız markasında başlayan bu yeni dönem, moda dünyasında büyük bir heyecan yaratmış oldu. Blazy’nin markadaki ilk koleksiyonu 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu olacak. Bu da yaklaşık bir yıl daha köklü değişimi görmek için bekleyeceğiz demek oluyor. Ben günleri geri saymaya başladım bile!

STİLİYLE DE GÖZ DOLDURUYOR
Son yılların yıldız sanatçılarından Melike Şahin, müziğinin yanı sıra stiliyle de göz doldurmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta beş gece üst üste verdiği konser serisi, sadece bir müzisyen olmadığını, aynı zamanda bir sahne sanatçısı ve stil öncüsü olduğunu da kanıtlar nitelikteydi. Bu konserler, Şahin’in yeni albümü ‘Akkor’ ile müzik sahnesinde ulaştığı zirvenin adeta bir kutlamasıydı diyebilirim. Grammy Ödülleri’nin sosyal medya hesaplarında yer alan ilk Türk sanatçı olması da işine duyduğu profesyonellik seviyesini daha artırmış ve bunu son konserlerinde kostüm seçimlerine yansıtmayı da başarmış. Şarkılarından ilham alınarak tasarlanan kostümlerin bir hikayesinin olması ülkemiz sahnelerinde pek de alışık olmadığımız bir durum. Umarım bu tarz örnekleri daha da sık görürüz.

AURASI BİTTİ AMA KARİYERİ ZİRVEDE
Hollywood’un genç yeteneklerinden Timothée Chalamet, yalnızca oyunculuğuyla değil, stil seçimleriyle de adından söz ettiren bir isim. Ancak son dönemde ünlü aktörün kırmızı halıdaki görüntüsü ve moda tercihleri, eski hallerini aratmıyor değil. Efsane şarkıcı Bob Dylan’ın hayatını konu alan ‘A Complete Unknown’ filmindeki rolü için benimsediği tarz, özellikle son prömiyerlerinde yoğun bir şekilde hissediliyor. Önce bıyıkla çıktı ilk şoku yaşattı. Yetmedi üzerine bir de sarışın peruklar taktı.

Aslında yaratmaya çalıştığı bu görüntü, Bob Dylan’ın 2003 yılına ait maskeli ve anonim görünümlerinden biri. Ancak eskiden çöp giyse bile beğendiğim, her haliyle yürek hoplatan Timothée, yeni tarzı ile zorlama bir enerji yayıyor. Bu enerjiyle bağlantılı olarak çok bilindik bir teoriyi tekrar hatırlatmak isterim. Kardashianların elini değdirdiği erkek çöker! Chalamet de neredeyse 2 yıldır Kylie Jenner ile ilişki yaşıyor. Süreç içerisinde Kylie parlarken, Timothée’nin günden güne aurasının bitişine şahit oluyoruz.

TREND ALERT!
Karşınızda moda severlerin alışveriş listesine en tepeden girmeyi başaran Saint Laurent Y Tote çanta! Zoë Kravitz ve Angelina Jolie’den Sofia Richie ve Bella Hadid’e kadar pek çok ünlü ismin elinde görülen bu çanta, şimdiden son dönemin en popüler aksesuarları arasında yerini aldı. Marka, Icare modelinden sonra kayda değer popüler bir model çıkarmayı başaramamıştı. Y Tote ile bunu başaracağa benziyor. Moda evinin arşivlerinden ilham alınarak tasarlanan Y Tote, zarif ancak belirgin ‘Y’ şekilli yapısıyla dikkat çekiyor. Günlük kullanıma ve günümüz trendlerine uygun tasarımıyla şıklık ve pratikliği bir araya getiren çanta, iki farklı silüette ve renkte sunuluyor: Fiyat etiketi ise bu özel tasarımın lüks segmentteki yerini doğrular nitelikte: Yaklaşık 128 bin TL.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarihi Kapalıçarşı girişinde yaptığı el emeği göz nuru ürünleri satarak huzur bulduğunu söyleyen 47 yaşındaki Sevda Gök, “Engelime rağmen boş durmayıp çalışıyorum. Allah izin verirse çalışmaya da devam edeceğim. 20 yıldır bu işi yapıyorum” ifadesini kullandı. Gök, “Ben eklem romatizma hastalığına yakalandım. 4 yaşından itibaren bu hastalıkla mücadele ediyorum. Hastalıktan sonra yürüme kabiliyetimi kaybettim. Tedavi için birçok hastaneye gittik ama çare olmadı. Ben bu durumdan dolayı kendimi eve kapatmadım. Hep bir şeyler için mücadele ettim. Halen de mücadele ediyorum. Her sabah buraya gelerek evde yaptığım el işlerini satıyorum. Evde oturmak istemiyorum. İnsanlara faydalı olmak, beni mutlu ediyor. Bir şeyler için mücadele etmek bana huzur veriyor. Buradan benim gibi olan engelli bireylere seslenmek istiyorum. Pes etmeyin. Mücadele edin. Elinizden gelen en iyisini yapmaya devam edin. Ben gücümün yettiği kadar çalışmaya devam edeceğim” dedi. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seferihisar Belediyesi tarafından kadınların kendi öz savunmalarını sağlaması için açılan kurs haftada 2 gün, eski Türkiye ve Avrupa Tekvando Şampiyonu antrenör Saba Vural ve Şerife Eyüpoğlu Temese eşliğinde veriliyor.
Taekwondo Antrenörü Saba Vural, “Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmamız çok önemli. Yaşadığımız şiddet olayları günden güne artmakta. Kadın olarak sokakta yürümeye dahi korkar olduğumuz bu zamanlarda tüm hemcinslerimin kendini savunmayı öğrenmesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum” dedi.
“Artık özgür olmak istiyoruz”
Kursa katılan kadınlar ise “Savunma Sanatları Atölyesine hem spor yapmak hem de kendimizi özgür hissedebilmek için başladık. Artık özgür olmak istiyoruz. Şiddete karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Şiddet toplumsal bir meseledir”
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, “Seferihisar Belediyesi olarak kadınları eğitim, sanat, spor gibi alanlarda daha fazla yer almaya teşvik etmek için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Kadınların karşılaşabileceği herhangi bir tehlikeye karşı öz savunma eğitimlerine de 4 yıldır devam ediyoruz. Şiddet toplumsal bir meseledir ve buna dur demek bizim elimizde. Kadına şiddet son bulana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yüksekova’da kadın eliyle yapılan yöresel yemekler yoğun ilgi görüyor. İlçenin faklı noktalarında kadınlar tarafından işletilen restoranlarda, özellikle yöresel yemekler müşterilere sunuluyor. Özellikle şehir dışından gelen müşterilerin ‘keledoş’ başta olmak üzere yöresel yemeklere talebi yüksek oluyor.
Yöresel yemeklerle birlikte müşteri sayılarının arttığını ifade eden Yıldız Dayan isimli işletmeci, “Biz kafede 6 kadın çalışıyoruz. Burada yöresel ev yemeklerini yapıyoruz. Vatandaşların yöresel yemeklere daha çok ilgi gösterdiğini belirteyim. Çünkü insanlar artık standart yemeklerden çıkmak istedi. Biz de kadınların eliyle buna yön verdik ve başardık” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esenyurtlu kadınlar birlikte öğreniyor, birlikte üretiyor, birlikte kazanıyor
İSTANBUL – Esenyurtlu kadınlar, belediyenin, Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde verdiği eğitimlerle sosyal, kültürel ve ekonomik alanda kendilerini geliştirme fırsatı buluyor.
Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik alanda gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Esenyurt Belediyesi Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi, birçok farklı branşta eğitim vermeye başladı. Merkezde, kadınların kabiliyetlerini gerçekleştirebilmelerine yardımcı olmak amacıyla el sanatları kursları, aile danışmanlığı hizmeti, evlilik okulu, anne-çocuk destek programları, kadın sağlığı eğitimleri, ilk yardım eğitimleri, çocuk terapileri ile iletişim ve motivasyon seminerleri düzenleniyor. Vatandaşların haftanın beş günü faydalanabildiği merkezde, çocuklar için oyun alanı da bulunuyor. Bu sayede küçük yaştaki çocukları nedeniyle çalışamayan kadınların öğrenerek üretim yapmaları ve iş yaşamına katılmaları sağlanıyor.
El emeği ürünler kazanca dönüşüyor
Sosyal yaşam merkezinde moda tasarımı, punch, dikiş nakış, el nakışı, takı tasarımı gibi 6 farklı branşta el sanatları eğitimi veriliyor. Burada eğitimlerini tamamlayan kadınlar, kazanç sağlamak amacıyla üretim aşamasına geçiyor. Üretilen el emeği göz nuru ürünler, belediyenin açtığı stantlarda ve düzenlenen sergilerde satışa sunuluyor.
Güçlü aile için danışmanlık hizmeti
Merkezde ayrıca mutlu ve sağlıklı aile yapısının oluşmasına destek olmak amacıyla uzman sosyologlar tarafından danışmanlık hizmeti veriliyor. Sosyologlar, bireylere aile içi ilişkileri, toplumsal yaşamla uyumları ve aile içinde yaşanan sorunları çözmeleri noktasında yardımcı oluyor.
Anneler atölyede çocuklar oyun alanında
Kadınların eğitim alarak üretim yapması için her ayrıntının düşünüldüğü Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocuklar, onlar için hazırlanan oyun alanında eğlenceli vakit geçiriyor. Psikolog ve çocuk gelişim uzmanları tarafından hazırlanan eğitici aktivitelerden yararlanan minikler, gelişim düzeylerine uygun oyunlar oynuyor.
“Hem sosyalleşiyor hem de kazanç sağlıyorum”
El sanatları kurslarının kendisi için çok faydalı olduğunu söyleyen kursiyer Fatma Doğan, “Buraya çocuğumla geliyorum. O kreşte eğlenirken ben de bir şeyler öğrenebiliyorum. O yüzden bu kursları tercih ettim. Kursumuzda bir şeyler üretmeye başladık. Bu bizi çok mutlu ediyor. Burada hem sosyalleşiyor hem de ürünlerimizi satarak kazanç sağlayabiliyoruz. Hocalarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kurslar terapi gibi geldi”
Kursiyer Elif Şen ise şöyle konuştu:
“Dikiş kursuna geliyorum. Bu kursta bir kıyafeti dikmenin bütün inceliklerini ve dikiş makinelerinin tamirini öğrendik. Arkadaşlarımızla birlikte birçok ürün ortaya çıkardık. Ayrıca biz kurstayken çocuklarımız da oyun alanında eğlenebiliyor. Ben, bütün kadınlara, evde oturmak yerine kurslara katılmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü burası bana terapi gibi geldi. Esenyurt Belediyesine sağladığı imkanlardan dolayı çok teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konyaaltı ilçesinde yaşayan sınıf öğretmeni Seval Aydın, eşi Cabir Aydın ile gece yürüyüş yaptıkları sırada parkta babasıyla kalan 1,5 yaşındaki bebeğin sürekli ağladığını fark etti.
Üşüdüğü ve aç olduğunu öğrendiği Güneş adlı bebeğe anne şefkatiyle yaklaşan Aydın, bebeğin karnını doyurup ve ısıttıktan sonra durumu polise bildirdi.
Polis ekiplerinin irtibata geçmesiyle aile ilgili araştırma başlatan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, minik Güneş’i çocuk yuvasına götürdü.
Minik bebeğin o gece kucağında huzurlu bir şekilde uyumasından etkilenen Seval öğretmen, eşiyle bebeğin koruyucu ailesi olmak için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurdu.
Çiftin başvurusunun uygun görülmesi ve gerekli prosedürün tamamlanmasının ardından bebek, aileye teslim edildi.
Eşiyle yuvalarını açtıkları Güneş’i sevgiyle bağrına basan Seval Aydın, bebeğe gözü gibi bakmaya başladı.
Bir süre sonra davranışlarında farklılık hissedilen ve otizm teşhisi konmasına rağmen Güneş’in elini bir an olsun bırakmayan Aydın, “O bizim insanlığımızın, merhametimizin, iyiliğimizin aynası ve biz onun gözlerinde kendimizi görüyoruz.” dediği çocuğun eğitimiyle de yakından ilgileniyor.
Güneş, ağır otizmli olmasına rağmen koruyucu ailesinin ilgisi ve desteğiyle eğitimini başarıyla sürdürüyor, resim ve müzik eğitimi alıyor.
Şimdi 16 yaşında olan Güneş, 14 yıldır mutlu, huzurlu bir aile ortamında yaşıyor.
“Duyduğu ses ve ritimleri zihnine çok güzel kaydediyor”
Seval Aydın, AA muhabirine, Güneş’i ilk gördüklerinde çok kötü bir durumda olduğunu belirtti.
Bebeği görmemezlikten gelemediklerini ifade eden Aydın, “Parkta bebeği kötü durumda gördüğümde arkamı dönüp gitseydim kendime hep ‘O çocuk ne oldu?’ diye soracaktım. Annelik iç güdüsüyle kucaklayıp bağrıma bastığımda, gözlerine baktığımda o çocuğun bir koruyucusu olması gerektiğini hissettim. Bana ilk baktığındaki o güven dolu bakışları yıkamazdım. O da minik avcunun ortasında parmağımı sıkıca tutuyor ve bırakmıyordu. O an da anne ve oğul bağı kuruldu.” dedi.
Koruyucu aileliğin çok ciddi bir sorumluluk ve cesaret olduğunu anlatan Aydın, şöyle devam etti:
“Bu sorumluluğu hiç tereddütsüz aldık. Çünkü korunmaya muhtaç çaresiz bir bebek vardı karşımızda. Güneş ile yeni bir hikayemiz, yeni bir hayatımız başladı. 3 yaşındayken hafif zihinsel engel tanısı kondu. Okula başlayınca zihinsel geriliği daha da arttı. Rehabilitasyon merkezlerinden ve özel eğitim öğretmenlerinden özel ders almaya başladık. Yaş ilerledikçe otizm belirtileri arttı, ergenlik sürecinde ise ağır otizm spektrum bozukluğunun tipik özellikleri belirdi.”
“Önemli bir ressam olacağına inanıyorum”
Güneş’in hayatını kolaylaştırmak için düzenli psikolog ve psikiyatrist desteği aldıklarını vurgulayan Aydın, “Gözümüz hep üzerinde oldu. Özel gereksinimli bireylerin ebeveynleri bedensel, duygusal ve ruhsal olarak çok sabırlı, anlayışlı, dirençli ve uyanık olmak zorunda. Farkındalığımızı hep yüksek seviyede tuttuk.” diye konuştu.
Otizmli bir bireyle yaşamanın zorlukları olduğunu anlatan Aydın, şöyle konuştu:
“Sabır ve merhamet bu işin ilacı. Onun gelişimi için eğitimi kadar, sosyal yaşamına da önem verdik. Arkadaşlarıyla beraber düzenli olarak sosyal aktiviteler yaptık. Birlikte 20’den fazla ülkeyi gezdik. Küçük yaşta müzik terapisi yapmaya başladık ve müzik kulağı çok güzel gelişti. Duyduğu ses ve ritimleri zihnine hatasız kaydediyor. İyi bir müzik kulağı var. Sözel ifadeyle anlatamadığı her şeyi resmetmesini sağladık. Çizgiler onun cümlesi haline geldi, çizgileri konuşturdu. Resim konusunda inanılmaz yeteneği var. Önemli bir ressam olacağına inanıyorum.”
“Elimizi bir an olsun üzerinden çekmiyoruz”
Cabir Aydın da Güneş’in hayatına dokunmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
Güneş’in de kendi hayatlarına çok şey kattığını belirten Aydın, şunları kaydetti:
“Güneş bizim yaşamımızın merkezi oldu. Günlük yaşamımızı onun ihtiyaçları doğrultusunda düzenliyoruz. Çok özel bir çocuk. Anne ve baba sevgisine her zaman ihtiyacı var. Elimizi bir an olsun üzerinden çekmiyoruz. İnsanlar ‘Emekli olmuştunuz. Konforlu bir hayatınız var. Neden böyle bir sıkıntıya girdiniz?’ diye sordular ama biz bir an olsun pişman olmadık. Güneş’i emanet edeceğimiz kızımızdan başka kimse yok. Onun geleceği için gerekli tedbirleri alıyoruz. Bütün hayatımızı ona göre kurguluyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – Seferihisar Belediyesi, kadınların şiddete karşı kendilerini savunmaları için ücretsiz savunma sanatları kursu veriyor. Eğitimlere ilk etapta 35 kadın kayıt yaptırırken, şiddet olaylarının artması nedeniyle kursa talep büyük oranda arttı.
Seferihisar Belediyesi, kadınların için ücretsiz savunma sanatları kursu düzenledi. Kurs haftada 2 gün, Türkiye ve Avrupa eski Tekvando Şampiyonu, Antrenör Saba Vural ile Şerife Eyüpoğlu Temese eşliğinde veriliyor. Eğitimlere ilk etapta 35 kadın kayıt yaptırırken, şiddet olaylarının artması nedeniyle kursa talep büyük oranda artış gösterdi.
Antrenörü Saba Vural, “Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmamız çok önemli. Yaşadığımız şiddet olayları günden güne artmakta. Kadın olarak sokakta yürümeye dahi korkar olduğumuz bu zamanlarda, tüm hemcinslerimin kendini savunmayı öğrenmesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı. Kursa katılan birçok kadın ise şiddete karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de, ” Seferihisar Belediyesi olarak kadınları; eğitim, sanat, spor gibi alanlarda daha fazla yer almaya teşvik etmek için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Kadınların karşılaşabileceği herhangi bir tehlikeye karşı öz savunma eğitimlerine de 4 yıldır devam ediyoruz. Şiddet toplumsal bir meseledir ve buna dur demek bizim elimizde. Kadına şiddet son bulana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun Cerrahi El Aletleri ve Sağlık Müzesi’nde düzenlenen şenlikte çeşitli firmalardan alınan ve kadınların hazırladığı ürünlerin tanıtımı ve satışı yapıldı.
Şenlikten elde edilecek gelir, kırsal kesimdeki ihtiyaç sahibi çocukların yanı sıra lösemili, down sendromlu ve engelli çocuklar yararına kullanılacak.
Dernek Başkanı Burcu Keskin, AA muhabirine, şenliğe 40 firmanın katıldığını, güzel bir dayanışma örneği sergilendiğini söyledi.
Bağışlarla bir köy okulundaki çocuklara bot ve mont alarak yılbaşı etkinliği gerçekleştirmek istediklerini belirten Keskin, “Çocuklar için kurulmuş bir derneğiz, amacımız çocuklara dokunmak. Bu etkinlik sonunda da çocuklara dokunacağız.” dedi.
Kentteki firmanın sahibi Beyhan Çakır da şenlikten elde edecekleri tüm geliri ihtiyaç sahibi çocuklara bağışlayacaklarını dile getirerek, arkadaşlarıyla çeşitli yiyecekler hazırlayıp satışa sunduklarını kaydetti.
Şenlik, 22 AralıkPazar günü sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADINLAR Voleybol 1’inci Ligi A Grubu’nda oynadığı 12 maçı da kazanarak zirveyi kaptırmayan lider Papara Göztepe yarın evinde Bodrum Belediyesi Bodrumspor’la karşılaşacak. Bornova Belediyesi Atatürk Spor Kompleksi’nde oynanacak 13’üncü hafta mücadelesi saat 14.00’te başlayacak. Sarı-kırmızılı takım üst üste 13’üncü galibiyetini almayı hedefliyor. Geçen hafta deplasmanda Bodrum’u 3-0 yenerek yeniden 2’nci sıraya yükselen İnfo Yatırım Karşıyaka ise evinde 16.00’da 4’üncü basamakta yer alan Bozüyük Belediyesi Eğitimspor’la karşı karşıya gelecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maltepe Belediyesi Kadın Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nce düzenlenen kutlama programına kursiyerler ve aileleri katıldı. Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut yaklaşan yeni yıl öncesi kursiyerler ve aileleri ile bir araya geldi. Maltepe Belediyesi’nin engellilere ve kadınlara yönelik destekleyici çalışmalara devam edeceklerini belirten Karabulut 2025 yılının barış, mutluluk ve sağlık getirmesini diledi. Üreten Engelliler Merkezi’ndeki kutlamada çocuklara hediyeler verilerek müzik, dans ve ikramlar eşliğinde yeni yıl coşkusu yaşandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik alanda gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Esenyurt Belediyesi Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi, birçok farklı branşta eğitim vermeye başladı. Merkezde, kadınların kabiliyetlerini gerçekleştirebilmelerine yardımcı olmak amacıyla el sanatları kursları, aile danışmanlığı hizmeti, evlilik okulu, anne-çocuk destek programları, kadın sağlığı eğitimleri, ilk yardım eğitimleri, çocuk terapileri ile iletişim ve motivasyon seminerleri düzenleniyor. Vatandaşların haftanın beş günü faydalanabildiği merkezde, çocuklar için oyun alanı da bulunuyor. Bu sayede küçük yaştaki çocukları nedeniyle çalışamayan kadınların öğrenerek üretim yapmaları ve iş yaşamına katılmaları sağlanıyor.
El emeği ürünler kazanca dönüşüyor
Sosyal yaşam merkezinde moda tasarımı, punch, dikiş nakış, el nakışı, takı tasarımı gibi 6 farklı branşta el sanatları eğitimi veriliyor. Burada eğitimlerini tamamlayan kadınlar, kazanç sağlamak amacıyla üretim aşamasına geçiyor. Üretilen el emeği göz nuru ürünler, belediyenin açtığı stantlarda ve düzenlenen sergilerde satışa sunuluyor.
Güçlü aile için danışmanlık hizmeti
Merkezde ayrıca mutlu ve sağlıklı aile yapısının oluşmasına destek olmak amacıyla uzman sosyologlar tarafından danışmanlık hizmeti veriliyor. Sosyologlar, bireylere aile içi ilişkileri, toplumsal yaşamla uyumları ve aile içinde yaşanan sorunları çözmeleri noktasında yardımcı oluyor.
Anneler atölyede çocuklar oyun alanında
Kadınların eğitim alarak üretim yapması için her ayrıntının düşünüldüğü Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocuklar, onlar için hazırlanan oyun alanında eğlenceli vakit geçiriyor. Psikolog ve çocuk gelişim uzmanları tarafından hazırlanan eğitici aktivitelerden yararlanan minikler, gelişim düzeylerine uygun oyunlar oynuyor.
“Hem sosyalleşiyor hem de kazanç sağlıyorum”
El sanatları kurslarının kendisi için çok faydalı olduğunu söyleyen kursiyer Fatma Doğan, “Buraya çocuğumla geliyorum. O kreşte eğlenirken ben de bir şeyler öğrenebiliyorum. O yüzden bu kursları tercih ettim. Kursumuzda bir şeyler üretmeye başladık. Bu bizi çok mutlu ediyor. Burada hem sosyalleşiyor hem de ürünlerimizi satarak kazanç sağlayabiliyoruz. Hocalarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kurslar terapi gibi geldi”
Kursiyer Elif Şen ise şöyle konuştu:
“Dikiş kursuna geliyorum. Bu kursta bir kıyafeti dikmenin bütün inceliklerini ve dikiş makinelerinin tamirini öğrendik. Arkadaşlarımızla birlikte birçok ürün ortaya çıkardık. Ayrıca biz kurstayken çocuklarımız da oyun alanında eğlenebiliyor. Ben, bütün kadınlara, evde oturmak yerine kurslara katılmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü burası bana terapi gibi geldi. Esenyurt Belediyesine sağladığı imkanlardan dolayı çok teşekkür ediyorum.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, saat 16.00 sıralarında Fatih Eminönü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 2 grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartışma çıktı.

TARTIŞMA BÜYÜYEREK KAVGAYA DÖNÜŞTÜ
Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar birbirlerine yumruk ve sopalarla saldırdı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Tekmelerin havada uçtuğu kavga çevredeki vatandaşların araya girmesiyle güçlükle sakinleştirildi.

O ANLAR KAMERADA
Dakikalarca süren o anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerası ile kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakuplu Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’nde, kaldırımda el bombası gören vatandaşlar durumu polise bildirdi.

BÖLGEYE ÇOK SAYIDA EKİP SEVK EDİLDİ
Adrese çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Ekipler, güvenlik şeridi çekerek caddeyi araç ve yaya trafiğine kapattı. Bölgeye çağırılan bomba imha uzmanları bir süre inceleme yaptı.
Ekipler tarafından bulunduğu yerden alınan el bombası, incelenmek üzere Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından cadde araç ve yaya trafiğine açıldı.
SÜS OBJESİ OLARAK KULLANILMMIŞ OLABİLİR
Yapılan incelemede el bombasının içindeki patlayıcı kısmın söküldüğü belirlenirken, süs objesi olarak kullanıldığının değerlendirildiği öğrenildi.


Polisin, işlevsiz haldeki el bombasını kaldırıma bırakan kişinin yakalanması için başlattığı çalışma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yunusemre Belediyesi’nde çalışan Gökhan Eller ile güzellik salonu işletmecisi Selda Eller, anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdi. Mahkemeden duruşma tarihi beklenirken, 23 Eylül’de Selda Eller, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek şiddet gördüğünü belirterek, eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Karar polis tarafından Gökhan Eller’e bildirilirken, iddiaya göre, Selda Eller eşini arayarak eve gelip eşyalarını almasını söyledi. Güzelyurt Mahallesi’ndeki eve giden Gökhan Eller, çıkan tartışma sonrası iki çocuğunun annesi Selda Eller’i eline geçirdiği bir bez parçasıyla boğarak öldürdü. Gökhan Eller, ardından polis merkezine giderek eşini öldürdüğünü itiraf edip, teslim oldu.

“2018 YILINDA PROTOKAOL YAPTIK VE BOŞANDIK”
Gökhan Eller, emniyetteki işlemlerin ardından 24 Eylül’de tutuklandı.Gökhan Eller için Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanması istendi. Davanın ilk duruşması Manisa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Duruşmaya öldürülen Selda Eller’in babası Mustafa Ferhat Durmaz (66), anne Zehra Can Şahin (62), ağabeyi Kemal Durmaz (42) ve ailenin avukatı Ali Arslan katıldı. Sanık Gökhan Eller de duruşma salonunda hazır bulundu.

Duruşmadaki ifadesinde, eşinin kendisinin istemediği kişilerle sık sık görüşmesinden dolayı 2018 yılında daha önce protokol yaparak boşandıklarını anlatan Gökhan Eller, “2001’de tanıştık, 2002’de evlendik. Güzel bir evliliğimiz vardı. 2004 yılında eşime bir telefon geldi. ‘Alo aşkım’ diyerek telefonu açtı. İlk kavgamız orada başladı. 2009 yılında mesajlaşmasını yakaladım. Gelen mesaj ve telefonlar yüzünden sık sık kavga ediyorduk. Görüşmesini istemediğim kişilerle arkadaşlık yapıyordu. 2018 yılında boşanma kararı aldık, protokol yaptık ve boşandık” diye konuştu.

“YENİDEN EVLENME KARARI ALDIK”
2019 yılında eşiyle barıştığını ve tekrar evlendiğini belirten Gökhan Eller, “2019 yılında Güzelyurt Mahallesi’nde daire almıştık. Daha sonra eski eşim Selda aradı ‘Çocuklar seni soruyor, seni istiyor gel’ dedi. Bu şekilde yeniden görüşmeye başladık. Yeniden evlenme kararı aldık. Evlilik şartı olarak Güzelyurt Mahallesi’nden aldığım evin kendi üzerine yapılmasını istedi. Kabul ettim ve evi Selda’nın üzerine yaptım. Sonra eşimin beni yine aldattığını öğrendim. Arzu adında bir kadın ‘Senin eşin, seni benim eşimle aldatıyor’ dedi ve kocasıyla eşim arasındaki mesajlaşmaları gösterdi. Aldatmalara göz yumdum çocuklarım için. Ağustos 2022 yılında ayında boşanma kararı aldık ve protokol yaptık. Güzelyurt Mahallesi’ndeki evin yüzde 20’sini vereceğimi söyledim. Daha sonra bu pay yüzde 40’a çıktı. Protokolü eşimin önüne koydum ve imzaladık. Bütün eşyaları aldı. ‘Çocukları istemiyorum, çocuklar sende kalsın’ dedi. Boşanma sürecini başlattık ve gün verildi” dedi.

“OĞLUMUN PANTOLONUYLA BOĞAZINI SIKTIM, 3-4 SANİYE SÜRDÜ…”
Daha sonra eşinin kendisi hakkında uzaklaşma kararı aldırdığını öğrendiğini belirten Eller, “Ortada bir sorun yokken neden uzaklaştırma kararı aldırdığını merak ettim. Sonrasında Selda beni aradı ve ‘gel çabuk eşyalarını al’ dedi. Eve geldiğimde ‘geldin mi Allah’ın belası’ diyerek karşıladı. ‘Eşyalarını al ve defol git’ dedi. Eşyalarımı toplarken bana laf atıyordu. ‘Donuna kadar alacağım senin. Seninle aynı havayı solumak istemiyorum’ diyordu. ‘Ben bu evde Taner’le yatacağım’ dedi. Çocuk odasına gittim. Kamil adındaki arkadaşımla olan fotoğrafımı göstererek ‘Kamil ile senin yatağında birlikte olacağım’ diyordu. Aldatılmama rağmen eşimi ve çocuklarımı sevdiğim için yeniden evlendim. Oğlumun pantolonuyla Selda’nın boğazını sıkmaya başladım. 3- 4 saniye sürdü. Sonra yere düştü. Selda yere düştüğünde burnu ve ağzından kan gelmişti. Arkadaşım polis memuru A.K.’yı aradım. ‘Abi Selda’nın boğazını sıktım. Ben evden çıkarken yaşıyordu. Çabuk ambulans gönder ben Barbaros Karakolu’na gidiyorum’ dedim. A.K. ile beraber karakola gittik” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mucur Belediyesi işçilerinin altyapı çalışmaları sırasında yol çöktü.

Bu sırada yolda ilerleyen kamyon, oluşan çukura düştü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine kurtarma ekipleri sevk edildi.

Çukura saplanan kamyon, iş makinesiyle çıkarıldı.

Ekipler, çöken alanda 4 tarihi boş küp olduğunu belirledi. Çevredekiler ve çalışanlar tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yoğunluk Edirne istikametinde Cevizlibağ-Bakırköy ile Bahçelievler-Avcılar arasında, TEM Otoyolu’nda Mahmutbey Gişeleri Edirne istikametinde ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü çıkışından Gaziosmanpaşa’ya kadar trafik yoğunluğu oluştu. Avrasya Tüneli ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde Avrupa Yakası’ndan Anadolu Yakası’na geçişte Anadolu Yakası’nda ise Ankara istikametinde Avrasya Tüneli çıkışından Kartal’a, Edirne istikametinde ise Maltepe’den Göztepe’ye kadar çoğu bölgede trafik sıkışık seyretti. TEM Otoyolu’nda sürücüler Edirne istikametinde Tuzla ve Ataşehir arasında güçlükle ilerledi.

İş çıkış saatinde birçok toplu ulaşım durağında da yoğunluk gözlendi. Özellikle Cevizlibağ, Altunizade ve Zeytinburnu gibi ulaşımın aktarma merkezlerinde yolcu yoğunluğu göze çarparken yoğunluk haritasına göre trafik yoğunluğu yüzde 78’e ulaşırken, yoğunluk Avrupa Yakası’nda yüzde 76, Anadolu Yakası’nda ise yüzde 80 olarak ölçüldü.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Araştırmada, L. T.’nin, 2021’de tanışmış olduğu Cezayirli Eliz S.(24) ve kardeşleri Elis T.(27), İbtisseme T.’nin (26) yönlendirmesi ile yeni yapılacak konut projesinde uygun fiyatlı daireler almak ve kendisine belirtilen şirketlere para yatırması halinde yapılacak ticaretten kar payı verileceği vaadiyle 578 bin 810 dolar dolandırıldığı tespit edildi.

Yapılan çalışmalarda Eliz S., Elis T., İbtisseme T. ve Semih Ç.(25) isimli zanlılar yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Vahşetin adresi Kocaeli’nin Gölcük ilçesiydi. 18 Mayıs gecesi bir kamyonetin uçurumdan yuvarlandığına dair ihbar geldi. Bunun üzerine adrese çok sayıda ekip gönderildi. Trafik polisleri, yuvarlanan 34 VM 9246 plakalı kamyonetin yanında Rümeysa Meriç Özcan’ın hareketsiz yattığını fark etti.

OTOPSİDE KESİKLER GÖZLENDİ
Genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Özcan’ın boynunda ip tespit edilince Kocaeli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayet şüphesiyle harekete geçti. Otopside, Özcan’ın vücudunda darp izleri ve boynunda bulunan ipin neden olduğu kesikler gözlendi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Polis ekipleri, Rümeysa Meriç Özcan’ın olay günü Tunay Aydın, C.Ş. (20), Eşref K. (20), Y.A.A. (20) ve K.N.K. (17) isimli arkadaşlarıyla buluştuğunu tespit etti. Adresleri tespit edilen şüpheliler, gözaltına alındı. Yapılan araştırmada Tunay Aydın ile Rümeysa Meriç Özcan’ın sevgili oldukları ve gün boyunca birlikte dolaştıkları, diğer şüphelilerden akşam saatlerinde ayrılarak olay yerine doğru gittikleri tespit edildi.

Bunun üzerine ekipler genç kızın sevgilisi olan Aydın’a yoğunlaştı. İlk ifadesinde olayın kaza olduğunu söyleyen Tunay Aydın, olay yerindeki incelemenin ardından alınan ifadesinde, cinsel ilişki teklifini reddettiği gerekçesiyle sevgilisini öldürdüğünü itiraf etti. Emniyetteki işlemlerinin ardından Aydın sevk edildiği Gölcük Adliyesi’nde çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Şüpheliler C.Ş., Eşref K. Y.A.A. ve K.N.K. ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI TALEP EDİLDİ
Cinayetle ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede tutuklu sanık Tunay Aydın’ın hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, ‘Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundansa 7 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Savcı ayrıca şüpheliler K.N.K. ve Y.A.A hakkında ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan, Eşref K. ve C.Ç. hakkında ‘Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bunun üzerine harekete geçen JASAT ve Honaz İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, adrese operasyon düzenledi. Jandarma ekiplerinin kendisini aradığını öğrenen Serdar Ç., çalıştığı iş yerindeki TIR’ın kabinine girerek kapıyı kilitledi. Ekipler, dakikalarca süren uyarılarla Serdar Ç.’yi ikna etmeye çalıştı. Kapının çilingire açtırılacağını öğrenen Serdar Ç., bir süre sonra teslim oldu.

Serdar Ç.’nin dolandırıcılıktan 7, hırsızlıktan 7, uyuşturucu madde kullanmaktan 2 ve Askeri Ceza Kanunu’na muhalefetten 1 olmak üzere toplam 17 suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Serdar Ç., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Filmlere bile konu olacak ilginç olay, Karabağlar ilçesinde yaşandı. Bir eğlence mekanında alkolün dozunu fazla kaçıran İrfan Kayın, sabaha karşı evine gitmek için mekandan ayrıldı. Evine geldiğini sanan Kayın, bir yatak mağazasının önünde durdu, iş yerinin kapısını dakikalarca anahtarıyla zorladı. İddialara göre ne yaptığını dahi hatırlayamayan Kayın, tekme darbeleriyle camı kırıp içeri girdi.

ÜSTÜNÜ ÇARŞAFLA ÖRTTÜ, YATAKLARIN BİRİNDE SIZIP KALDI
Mağazanın içerisine girdiğinde bir çarşaf ve yastık bulan adam, daha sonrada üzerini örttü, yatağın birine kıvrılıp yattı. Sabah mağazaya gelen çalışan, camın kırıldığını görünce önce hırsız girdi sandı. Komşularıyla içeri doğru bakan genç kız, yatakta bir kişinin yattığını görünce şoka girdi. İhbarla iş yerine gelen ve içeri giren polisler, sızıp kalan ve adeta kendinden geçen adamı güçlükle uyandırdı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

POLİSLER UYANDIRDI: “SİZİN NE İŞİNİZ VAR EVİMDE?”
Uyanıp etrafa bakan ve polisleri gören İrfan Kayın, “Hayırdır neden geldiniz? Sizin ne işiniz var evimde?” diye yanıt verdi. Tüm bu ilginç anlar ise iş yerinin güvenlik kameraları tarafından da saniye saniye kaydedildi.
İş yeri sahibi Eren Çağlar Niron, olayın hırsızlık olmadığını öğrenince İrfan Kayın’dan şikayetçi olmadı. Eren Çağlar Niron, “Ben olaydan sabah saat 09.30 sıralarında haberdar oldum.

Aradılar, ‘dükkana girilmiş, vitrin kırılmış’ diye. İçeride biri olduğunu başta bilmiyorduk. Onların hepsini sonradan öğrendik. Videoyu izleyince, arkadaşın gerçekten bizim yataklarda yatmak için girdiğini, hiçbir şeye ellemediğini görünce şikayetçi olmaktan vazgeçtik. Sabaha karşı girmiş, videolarda da sabit yatağa yatmış. Polisler gelene kadarda kalkmamış, polisler uyandırmış. Yattığı yatağı da kendisine hediye ettik. Polisler ilk geldiğinde, ‘ne yapıyorsun burada?’ deyince, o da ‘siz ne yapıyorsunuz burada’ diye karşılık vermiş. Kendi evinde olduğunuzu zannediyordu herhalde” dedi.

“ÇOK MAHCUBUM. UYUDUĞUM YATAĞI BANA HEDİYE ETTİ”
Çok mahcup olduğunu anlatan İrfan Kayın, hiçbir şey hatırlamadığını söyledi. Kayın, olayı şöyle anlattı:
“Ben sabaha karşı buraya gelmişim; fakat ben hiç hatırlamıyorum. Ben kendi evime geldim zannediyorum. Hatta; kapıyı açmaya çalışıyorum, anahtarımı çıkartıyorum. Kapıyı açamadığım içinde tekmeliyorum. Çarşaf alıyorum, yastık alıyorum; yatakta konforluydu olunca uyumuşum. Sabah bir baktım polisler var başımda. Bana dediler, ‘ne yapıyorsunuz burada?’ Bende, ‘siz ne yapıyorsunuz?’ dedim. Ben kendimi evimde zannediyorum. Abi çok anlayışlı bir insan çıktı. Şikayetçi olmadı benden. Yattığım yatağı da sağolsun hediye etti bana. Daha sonra evime gönderecek.” İş yeri çalışanı Coşku Kayalarlıoğulları da, sabah geldiğinde camın kırık olduğunu görünce iş yeri sahibini aradığını, içeride birisinin uyuduğunu sonradan gördüklerini söyledi. Kayalarlıoğulları, “Polisleri aradım. Daha sonrada polisler gelince uyandı” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küresel turizm sektörüne yön veren bu prestijli etkinlik, dünya genelinden 700’ü aşkın seçkin turizm profesyonelini bir araya getirerek iş birliği ve yeniliklerin paylaşılmasını sağladı. Bu yılki konferans, Kuzey Amerika turizm pazarındaki en son trendlerin tartışıldığı, inovasyon ve sürdürülebilirliğin öne çıktığı bir platform oldu.
Seyahatte yenilikçi adımlar ve ekonomik göstergeler
USTOA üyelerinin 2024 ekonomik etki araştırmasına göre, yıl boyunca tüm ana ölçütlerde büyüme kaydedildi. 2024 sonunda toplam 24,4 milyar dolara ulaşması beklenen seyahat paket satışları, bir önceki yıla göre yüzde 8,1 oranında artış gösterdi. Ayrıca, hizmet verilen toplam yolcu sayısı yüzde 6,7 artarak 8,4 milyon müşteriye ulaştı. Bu olumlu trendlerin 2025’te de devam edeceği, üyelerin yüzde 73’ünün yüzde 7 ile 10 arasında bir büyüme öngördüğü açıklandı.
Etkinlikte, Türk turizm sektörünü temsil eden ve Türkiye’nin kültürel ve turistik zenginliklerini uluslararası alanda tanıtma misyonunu sürdüren Saladino Travel Genel Müdürü Selahaddin Eyyubi Tezel, bu yıl USTOA konferansına katılan tek Türk tur operatörü olarak dikkat çekti. Tezel, hem Türk turizmini global arenada temsil etmenin gururunu yaşadı hem de sektöre yön veren isimlerle iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Tezel, etkinlik boyunca Kuzey Amerika’nın üst gelir düzeyine sahip turistlerini Türkiye’ye çekmek için geliştirdiği yenilikçi projeleri ve stratejileri paylaştı. Tezel, “USTOA gibi büyük ve etkili bir organizasyonda yer almak, yalnızca Türkiye’nin değil, Türk turizminin geleceği için de büyük bir adımdır. Bu platformda, Türk turizminin global cazibesini artıracak önemli iş birlikleri kurma fırsatı bulduk” dedi.
USTOA 2024 kapsamında Saladino Travel, yeni yapay zeka destekli rezervasyon sistemini ilk kez duyurdu. Sistem, kullanıcıların seyahatlerini daha hızlı, kolay ve kişiselleştirilmiş bir şekilde planlamalarına olanak tanıyor. Selahaddin Eyyubi Tezel, bu sistemin turizmde çığır açacağını belirterek “Seyahat sektörü yapay zeka ile yeni bir döneme giriyor. Bu teknoloji, müşterilerimize benzersiz bir deneyim sunmanın yanı sıra operasyonel verimliliğimizi artıracak. USTOA gibi bir platformda bu projeyi duyurmak, hem Türk turizmi hem de Saladino Travel için önemli bir adımdır” diye konuştu.
Türk turizmine global katkı
USTOA Annual Conference ve Marketplace, yalnızca yeni iş birlikleri kurma açısından değil, aynı zamanda Türk turizminin dünya çapındaki prestijini artırmak için de önemli bir platform oldu. Tezel’in liderliği ve Saladino Travel’ın inovatif projeleri, Türkiye’yi global turizm pazarında daha güçlü bir konuma taşımaya yönelik önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Tezel, Türkiye’nin Kuzey Amerika ve Avrupa pazarlarında daha geniş bir yer edinmesi için uluslararası etkinliklerde yer almanın önemine dikkat çekerek, “2 milyon Amerikalı turist hedefini destekliyoruz. USTOA gibi organizasyonlar, bu hedefi gerçekleştirmek için önemli platformlar sunuyor. Türkiye’nin, turistlerin hem kültürel hem de lüks segmentteki taleplerine cevap veren bir destinasyon olduğunu burada bir kez daha vurgulama fırsatı bulduk” şeklinde konuştu.
Konferansta açıklanan raporlarda, kişiselleştirilmiş seyahat paketlerine olan talebin son iki yılda yüzde 16’ya yükseldiği belirtildi. Bu trendin, Türk turizminin premium segmentteki payını artırmak için önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çeken Tezel, “Türkiye, üst gelir grubu turistler için bir cazibe merkezi. Ancak, bu potansiyeli harekete geçirmek için daha yenilikçi ve müşteri odaklı hizmet standartları geliştirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilirlik teması, konferansın ana başlıklarından biri olarak öne çıktı. USTOA Başkanı Terry Dale, üyelerin yüzde 56’sının sürdürülebilirlik stratejisi oluşturduğunu belirterek, bu çabanın iklim değişikliğiyle mücadelede büyük bir adım olduğunu ifade etti. Tezel ise Türkiye’de turistlerin günlük harcamalarının ortalamasını 6 kat artıran hizmet modelleri geliştirdiklerini belirterek, “Bu sadece Türk turizminin prestijini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ülkenin dış ticaret açığının kapanmasına da büyük katkı sağlıyor” dedi. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, sosyal medya platformları üzerinden satışa çıkardıkları elektronik ürünlerin fotoğraf ve videolarını paylaşıp talep ettikleri ön ödemeleri aldıktan sonra ürün göndermeyerek 30’dan fazla kişiyi dolandırdığı belirlenen M.T.A, T.B, Ö.E.Ç., A.G.K., T.Ö., B.Ö. isimli 6 şüpheliye yönelik, Amasya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından Amasya merkezli, İstanbul ve Samsun illerini de kapsayan operasyon düzenlendi.
Operasyon sonucunda gözaltına alınan şahısların dijital materyallerine el konuldu. Şahıslar gerekli iş ve işlemler için adliyeye sevk edildi. – AMASYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ (İZTEKNOLOJİ) yurttaşların hayatını teknolojiyle kolaylaştırmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı ESHOT, İZULAŞ, İZDENİZ, İZTAŞIT, İzmir Metro ve tramvay araçları ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TCDD ortaklığıyla işletilen İZBAN’da yolculuk yapmak için QR kodla biniş sağlayan Dijital İzmirim Kart uygulaması memnuniyetle karşılandı. Özellikle şehir dışından gelen ve fiziksel kartı bulunmayanların yanı sıra İzmirliler de cep telefonlarına indirdikleri uygulamaya para yükleyerek QR okutup gişelerden geçebiliyor. Yolcular dijital olarak bakiye yükleyebiliyor, bakiye sorgulaması yapabiliyor ve QR kod ile geçiş yaparak toplu ulaşım araçlarını kullanabiliyor. İadeler için de fiziki İzmirim Kart’ın okutulduğu cihazlardan yararlanılıyor. Mobil İzmirim Kart’taki QR kod, cihaza okutularak iadeler alınabiliyor.
“QR kod ile tüm İzmir’i gezebiliyorum”
Uygulamayı kullanan vatandaşlar da hizmetten dolayı mutlu olduklarını belirtiyor. İZBAN’da yolculuk yapan Ali Kaya, “QR okutmak çok iyi oldu, ulaşım daha da kolaylaştı. Kart almaktansa okutmak daha iyi oluyor. QR kod ile tüm İzmir’i gezebiliyorum. Tüm toplu ulaşım araçlarına binebiliyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Çok işime yarıyor”
Antalya’dan İzmir’e gelen Can Umutoğlu, “En azından kartımı kaybetme riski ya da kartımı nereye koydum endişesi yaşamıyorum. Genellikle İZBAN ve metroda kullanıyorum. Çok işime yarıyor” şeklinde konuştu.
“Aşırı kolaylık sağlıyor”
İstanbul’dan ailesini ziyarete gelen Elif Durmuş, “Bu hizmet bana aşırı kolaylık sağlıyor. Fiziksel kartı taşımak çok büyük bir yük. Sürekli çanta değiştiriyorum, cüzdanın içinde kalıyor ya da bir yerlerde unutuyordum. Sürekli kaybediyordum. Ama uygulamada olunca içine bakiye yükleyerek çok daha rahat geçebiliyoruz. Tramvay, vapur, metro, İZBAN gibi her yerde kullanabiliyoruz. Çok büyük rahatlık” diye konuştu.
“Hızlı bir şekilde uygulama üzerinden yaptım”
Muğla’dan kente gelen Armağan Ekelik, “Hızlı bir şekilde uygulama üzerinden işlem yaptım. Karta fazla ücret ödemeden öğrenci indirimleriyle geçtim. Güzel, gezeceğim. Öğrenci olduğum için sağlanan imkanları kullanacağım” dedi.
“Kart derdinden kurtuluyoruz”
Çağlar Elbi ise, “Çok güzel bir uygulama. Kartım vardı kaybolmuştu, telefondan indirip yaptım. Çok güzel büyük bir hizmet. Kart derdinden kurtuluyoruz, hem de teknolojiye uyum sağlamış oluyoruz” şeklinde konuştu.
Dijital İzmirim Kart (QR ile Biniş) Hakkında
Yurttaşlar, telefonlarına indirdikleri İzmirim Kart Mobil uygulaması ile birlikte sahip oldukları tüm indirimler ve Gittiğin Kadar Öde avantajlarını kullanarak İzmirim Kart kullandıkları tüm noktalarda OR Kod teknolojisiyle geçişlerini yapabiliyor. Dijital İzmirim Kartı ücretsiz ve telefona uygulama indirilerek hızlıca kullanılabiliyor.
Beş farklı biniş tipinde Dijital İzmirim Kart oluşturulabiliyor
Tüm kişiselleştirilmiş kart sahipleri Dijital İzmirim Kart oluşturabiliyor. Bunun için İzmirim Kart mobil uygulaması telefona indiriliyor. Buradan dijital kart oluşturuluyor. Banka hesabı üzerinden ya da kredi kartından bakiye yükleniyor. Telefon ekranındaki QR kod, turnike ekranına okutularak geçiş yapılıyor. İZBAN’da ise inilen istasyonda QR kod Artı Para makinesine gösterilerek iade alınıyor. Dijital İzmirim Kart kullanıcıları aktarma, indirimli biniş, ‘Gittiğin Kadar Öde’, Halk Taşıt gibi fiziki kart avantajlarından yararlanabiliyor. Tam, öğrenci, öğretmen, 60 yaş, 65 yaş olmak üzere beş farklı biniş tipinde Dijital İzmirim Kart oluşturulabiliyor.
Dijital İzmirim Kart’ta neler var?
Yolcular, otobüs, vapur, metro, arabalı vapur seyahatlerinin yanı sıra Doğal Yaşam Parkı’ndan Buz Pistine kadar İzmirim Kart’ın geçerli olduğu tüm noktalarda mobil uygulamadaki QR kod uygulamasını kullanabiliyor. İzmirim Kart uygulaması ile ayrıca fiziksel kartlara bakiye yükleme, harcama geçmişi görüntüleme, ulaşım araçları görüntüleme, yol tarifi alma, hat, hareket saatleri ve durak bilgisine ulaşım bilgisi gibi birçok kolaylık yer alıyor. Banka kartları ve kredi kartları bir süre önce toplu ulaşım araçlarında kullanılmaya başlanmıştı. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın X hesabından yaptığı paylaşıma göre, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 54 ilde düzenlenen “Siberağ-12” operasyonu sonucu 5 adet ruhsatsız tabanca, çok miktarda döviz ve kripto varlık ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.
Yerlikaya’nın paylaşımı şöyle:
“54 ilde ‘Yasa Dışı Bahis’ suçuna yönelik düzenlenen ‘Siberağ-12’ operasyonlarında; 319 şüpheli yakalandı.
Yasa dışı bahis huzurumuzu bozan bir tuzaktır. Hem kişilerin hayatını hem de toplumsal yapıyı zedeleyerek ekonomik, ahlaki ve sosyal problemlere yol açan yasa dışı bahisle mücadelemiz aralıksız devam ediyor.
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel MüdürlüğüSiber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinasyonunda; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince İstanbul, İzmir, Adana, Ankara, Antalya, Hatay, Aydın, Bursa, Batman, Muğla, Van, Kocaeli, Sakarya, Trabzon, Diyarbakır, Konya, Kütahya, Şanlıurfa, Niğde, Denizli, Mardin, Ağrı, Karabük, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Rize, Tekirdağ, Adıyaman, Afyonkarahisar, Burdur, Edirne, Gaziantep, Iğdır, Kayseri, Kırıkkale, Malatya, Ordu, Yalova, Aksaray, Amasya, Bartın, Bingöl, Çorum, Düzce, Giresun, Hakkari, Kars, Kırşehir, Manisa, Nevşehir, Samsun, Sivas ve Şırnak’ta düzenlenen ‘Siberağ-12’ operasyonlarında şüphelilerin; Yurt dışı merkezli bahis ve sanal kumar alt yapısı sağlayan şirketler üzerinden, ülkemizde faaliyet yürüten kripto varlık hizmet sağlayıcılarıyla; yasa dışı bahis sitesi için alt yapı hizmeti satın almak amacıyla “kripto varlık transferi yapmak” suçundan Savcılıklarımızca haklarında soruşturma başlatıldı.
Operasyonlar sonucu; 5 adet ruhsatsız tabanca, çok miktarda döviz ve kripto varlık ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı Mahallesinde 4 genç elektrikli scootere binerek cadde üzerinde ilerledi. Direksiyon başındaki kişinin kontrolünü kaybetmesiyle gençler cadde ortasında yere savruldu. O anlar bir işyerinin güvenlik kamerasına yansırken, kaza esnasında araçların geçmemesi muhtemel bir facianın önüne geçti. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AMASYA – Sosyal medya üzerinden satışa çıkardıkları elektronik ürünler için ön ödeme aldıktan sonra ürün göndermeyerek 30’dan fazla kişiyi dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik polisin Amasya merkezli 3 ilde düzenlediği operasyonda 6 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, sosyal medya platformları üzerinden satışa çıkardıkları elektronik ürünlerin fotoğraf ve videolarını paylaşıp talep ettikleri ön ödemeleri aldıktan sonra ürün göndermeyerek 30’dan fazla kişiyi dolandırdığı belirlenen M.T.A, T.B, Ö.E.Ç., A.G.K., T.Ö., B.Ö. isimli 6 şüpheliye yönelik, Amasya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından Amasya merkezli, İstanbul ve Samsun illerini de kapsayan operasyon düzenlendi.
Operasyon sonucunda gözaltına alınan şahısların dijital materyallerine el konuldu. Şahıslar gerekli iş ve işlemler için adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocuklarının annesi Wanda Nara’nın ihanetiyle zor günler geçiren bir de üzerine sakatlık yaşayan Galatasaray’ın yıldız golcüsü Mauro Icardi, şu sıralar ülkesi Arjantin’de tedavi görüyor.
Yıldız golcünün boşanma arefesinde olduğu eşi Wanda Nara ise yaptığı paylaşımllarıyla neredeyse her gün gündem oluyor.
ESKİ EŞİYLE YENİ SEVGİLİSİNİ TANIŞTIRDI
Arjantinli rapçi L-Gante ile yeni bir aşk yaşayan Nara, eski eşi Maxi Lopez’le de bağlarını güçlendiriyor.
Nara, bu kez sevgilisi ve eski eşiyle birlikte sabah kahvaltısı yaptı.
Nara bu görüntüleri Instagram hesabından paylaşırken, sarı-kırmızılı taraftarlar tarafından tepki gördü.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu Ceyda Düvenci,Bülent Şakrak ile 8 yıllık evliliğini geçtiğimiz yıl sonlandırmıştı. İhanet iddialarının gündeme geldiği boşanma sürecinde diyete başlayan Düvenci, 1.5 ayda 6 kilo vererek adeta iğne ipliğe dönmüştü.
En son Sakla Beni dizisinde ‘Filiz’ karakterine hayat veren Ceyda Düvenci şimdilerde verdiği kilolar ve özel hayatıyla gündemden düşmüyor.
Boşanmanın ardından ünlü radyocu Güçlü Mete ile yeni bir aşka yelken açan Düvenci’nin artık taş evi var.
Düvenci, Çanakkale’ye bağlı Ahmetçe Köyü’ndeki taş eviyle gündem oldu. Ünlü isim bir sene önce yaptırdığı evi yeni dekore ettirdi.
“HAYALLERİM DEĞİŞTİ”
Düvenci, ‘Bu evle ilgili başlangıçtan bugüne, o kadar çok hayallerim değişti, yaşayacağım şekil, biçim değişti ki… Kitlenmiştim. 5 aydır netleşmişti hayalim…’ ifadelerini kullandı.





Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir dönemin popüler şarkıcılarından Pınar Dilşeker, uzun zaman sonra magazin gündeminde kendisine yer buldu.
Artık sosyal medya paylaşımlarıyla konuşulan Dilşeker, annesi 75 yaşındaki Ayşe Dilşeker hastaneye kaldırdığını duyurdu.
52 yaşındaki şarkıcı Pınar Dilşeker, hastaneye kaldırılan annesi için sosyal medyadan sevenlerinden dua istedi.
“DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN”
Şarkıcı, sosyal medya hesabından annesinin hastanede olduğu bir fotoğrafı paylaşarak, ‘Sabah 06.30’da hastaneye yatıyoruz. Kan işlemlerimizde şükürler olsun tamamlandı. Dualarınızı eksik etmeyin dostlar’ mesajını yazdı.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenomen dizilerden ‘Aşk-ı Memnu’da rol alan Batuhan Karacakaya, ‘Bülent’ karakteriyle adını geniş kitlelere duyurdu.
SÜRPRİZ AŞK
Hem oyunculuk kariyerine devam eden hem de mimarlık yapan Batuhan Karacakaya’nın Survivor 2025 kadrosunda yer alacağı iddia ediliyor. Instagram hesabından sık sık antrenman videosu paylaşan Karacakaya’dan bu kez sürpriz bir kare geldi.
Karacakaya, sevgilisi Sinem Akar ile birlikte olduğu fotoğrafı ilk kez Instagram hesabından takipçileriyle paylaştı.
Aynı kareyi Sinem Akar’ın da kendi hesabından paylaştığı görüldü.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski eşi Marko Jaric ile olan evliliğinden iki kız çocuk annesi olan 43 yaşndaki eski model Adriana Lima, iki yıl önce sevgilisi Andre Lemmers’ten bir erkek bebek dünyaya getirmişti.
Bir süredir Abu Dhabi’den sosyal medya paylaşımları yapan Lima, çöl ya da kumsal benzeri bir yerde çekilen bir fotoğrafı paylaştı.
EVLENDİLER
Lima, 2021’den beri birlikte olduğu film yapımcısı sevgilisi Andre Lemmers ile evlendiğini duyurdu.
Dünyaca ünlü model, Lemmers ile el ele tutuştuğu ve parmağında tek taş yüzükle poz verdi. Ancak karede Lemmers’ın yüzüğü görünmedi.
Ünlü isim paylaşımına “Resmi olarak Bayan Lima Lemmers” notunu iliştirdi.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son olarak Güzel Aşklar Diyarı projesiyle izleyicisinin karşısına çıkan ancak dizisi beklenmedik şekilde final yapan Özgü Kaya, sosyal medya paylaşımlarıyla dikkat çekiyor.
Kaya’nın son pozlarına beğeni yağdı.
KENDALL SANDILAR
Dubai’de düzenlenen bir etkinliğe katılan Özgü Kaya, kırmızı elbisesiyle beğeni topladı. Oyuncuyu görenler ünlü model Kendall Jenner’a benzetti. Kaya’nın paylaşımına beğeni ve yorum yağdı.





Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahnelere uzun bir ara veren ve artık moda ve kozmetik sektöründe ilerleyen dünyaca ünlü isim Rihanna, gündem yaratmaya devam ediyor.
İki çocuk annesi Rihanna en son meslektaşı ve hayranı olduğu Mariah Carey konserinde görüntülendi.
GÖĞSÜNÜ İMZALADI
Mariah Carey, Salı günü Brooklyn’deki Barclays Center’da verdiği konserde Rihanna için çok özel bir imza atmak üzere seyircilerin arasına indi. 55 yaşındaki şarkıcı, Rihanna’nın isteğini kırmadı ve göğsünü imzaladı.
“İKONİK BİR AN”
O sırada mikrofonu eline alan Rihanna ise konseri izlemeye gelen kalabalığa seslenerek “Hey, Mariah Carey şu anda m**melerimi imzalıyor. Gerçekten ikonik bir an yaşanıyor” anonsu yaptı. Mariah işini bitirdikten sonra, Rihanna gururla kalabalığa nihai sonucu gösterdi ve şöyle dediği duyuluyor: “Şuna bakın”
O anlar sosyal medyada yayımlandıktan kısa süre sonra viral oldu.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEPRESYON VE DEMANSTAN KORUYOR
Bilim insanları yayımladıkları makalede, “Düzenli kahve tüketimi, kas, kardiyovasküler, zihinsel ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarının korunmasıyla ilişkili görünüyor. Ve yaşlıları etkileyen en yaygın hastalıklardan bazıları olan kardiyovasküler ve solunum hastalıkları, felç, bazı kanser türleri, diyabet, demans, majör depresyon veya kırılganlık gibi durumlarla ters bir ilişki sergiliyor” diye yazdı. Araştırma, Ageing Research Reviews adlı dergide yayımlandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
10 KİŞİDEN 9’U DİŞİ AĞRIMADAN GİTMİYOR
Ağız ve diş sağlığı hastanelerine en çok başvurunun, diş ağrısı nedeniyle olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oflezer, şunları söyledi: “10 kişiden 9’u diş hekimine şikayeti olduğunda gidiyor ve genellikle bunu da diş, dişeti veya ağızla ilgili ağrı veya sorun olarak tanımlamakta. Oysa, koruyucu diş hekimliği ile diş ağrımadan hekime gitmeliyiz ki erken ve yaygın koruyucu önlemleri alabilelim.”

3.5 MİLYAR İNSANIN DİŞLERİ KÖTÜ DURUMDA
DSÖ tarafından yayınlanan raporda, Türkiye’nin de yer aldığı 194 ülkenin ağız hastalıklarının kapsamlı bir portresinin oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu çarpıcı rakamları paylaştı: “Raporda yaklaşık 3,5 milyar insanın ağız hastalıklarıyla yaşadığı ortaya konuldu. Bu rakam dünya nüfusunun neredeyse yarısıdır. En sık görülen ağız hastalıkları diş çürüğü, şiddetli diş eti hastalıkları, diş kaybı ve ağız kanserleri olarak sıralanıyor. Tedavi edilmeyen diş çürükleri tahminen 2,5 milyar insanı etkileyen, dünya çapında en yaygın tek hastalık olarak öne çıkıyor. Verilere göre, dünya nüfusunun üçte birinden fazlası diş çürüğüyle yaşıyor.”

1 MİLYAR KİŞİDE DİŞ ETİ HASTALIĞI VAR
DİŞ kaybının başlıca nedenlerinden biri olan şiddetli diş eti hastalığının, dünyada 1 milyar insanı etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Oflezer “Her yıl 380 bin ağız kanseri vakası teşhis ediliyor. Rapor, küresel halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
DİŞ FIRÇALAMA ORANLARIMIZ YETERSİZ
GÜNDE en az 2 kere düzenli olarak dişlerin fırçalama oranının Türkiye’de her yaş grubu için yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu uyarılarda bulundu: “Düzenli diş fırçalama alışkanlığının sınırlı olmasının yanında diş fırçasına ek olarak çeşitli hijyen ürünlerinin (diş ipi, ara yüz fırçası, gargara, ağız spreyleri vb.) kullanımı da yetersiz. Diş fırçalama alışkanlığı çocuklara yürüme ve yeme alışkanlığı gibi erken yaşlarda kazandırılmalı. Bunun içinde rol model anne ve babalardır.”
KORUYUCU DİŞ SAĞLIĞI ÖNEMLİ
SAĞLIK Bakanlığı’nın yaptığı Türkiye Ağız ve Diş Sağlığı Profili (TADSAP-2018) araştırmasına göre, diş çürüğünün, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ağız sağlığı problemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflezer, “Koruyucu ağız ve diş sağlığı programlarını güçlendirmemiz gerekli” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BU 11 MARKADAN UZAK DURUN
Yayımlanan listeler incelendiğinde zeytinyağları, peynirler, köfteler ve birçok ürün yer alırken İstanbul, Ankara ve İzmir’deki kebapçılar dikkatleri üzerine çekti. Kebapçılarda kırmızı et yerine tek tırnaklı et, kanatlı eti ve sakatat kullanıldığı tespit edildi.
Bakanlık, ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ ve ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ başlıkları altında yayımladığı listeye yeni firmalar ekledi. Listede, çeşitli kebapçıların ürünlerinde tek tırnaklı et, kanatlı eti ve sakatat kullanıldığına dair tespitler yer aldı.
LİSTEDE YER ALAN KEBAPÇILAR
Erzurum Çağ Kebap Özgür Bekmezci: Kanatlı eti kullanımı (11 Kasım 2023, Antalya)
Kazım Usta Pide Kebap: Kanatlı eti kullanımı (28 Mart 2024, İzmir Çiğli)
Kebap Gıda İnşaat, Kebapçı Murat: Kuzu eti yerine kanatlı eti kullanımı (30 Mart 2024, İzmir Karabağlar)
Yeni Kebap 9-Salih Pektaş: Kanatlı eti ve sakatat (Taşlık) kullanımı (15 Şubat 2024, Ankara Mamak)
Antep Dürüm Evi-Osman Kehyaoğlu: Kanatlı eti kullanımı (2 Aralık 2021, Ankara Keçiören)
Kasap Yusuf-Ufuk Saygı: Kanatlı eti kullanımı (15 Nisan 2024, İzmir Çiğli)
Ankara Köfte- Nuh Tosun: Deri dokusu tespiti (07 Kasım 2024, Ankara Akyurt)
İsott Kebap Dürüm Evi: Kanatlı eti tespiti (02 Aralık 2024 İstanbul Bakırköy)
BAHARATA BOYA CİNSEL ÜRÜNE İLAÇ
Büyük market zincirlerinin raflarında vatandaşa satışa sunulan Arifoğlu markasının sumak baharatında “Gıdada Kullanımına İzin Verilmeyen Boya Tespiti” yapıldı. Cinsel güç artırıcı Diblong markasının içeceği, macunu, cezeryesi ve çikolatasında ise “İlaç Etken Maddesi Tespiti” yapıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına Akşehir Şehit İsmail Cem Yakınlar Mesleki ve Teknik Anadolu LisesiTarım Alanı Şefi Tayfur Ünal tarafından yürütülüyor.
Proje kapsamında, Akşehir Şehit İsmail Cem Yakınlar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrenim gören tarım alanı öğrencileri ve mezunları öncelikli olarak seçildi. Katılımcılar, İHA-1 Ticari Pilot teorik ve uygulamalı eğitimleri alarak, zirai dron uygulamalarında gübreleme, pestisit uygulaması ve görüntü alma gibi teknikleri deneyimleyecek.
Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar, Ticari İHA-1 pilotluk ehliyeti almaya hak kazanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AFET ve Acil Durum Yönetimi için Dijitalleşme Dünya İttifakı (WADDEM) Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Akşit, afet acil müdahale sistemlerinde yapay zekayı kullanarak yeni bir yazılım geliştirdiklerini belirtip, saniyenin binde biri anlamına gelen milisaniye içinde afete müdahalenin mümkün olduğunu kaydetti. Akşit, “Şu anda afet olma durumunda zararı ve insanlarla canlıların nerede olduğunu milisaniye içinde tespit ediyoruz. Bu sanayiyi de tetikleyecek bir gelişme. Böyle bir sistem dünyada yok ve bu sistemin nasıl yapılacağını biliyoruz” dedi.
HollandaTwente Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölüm Başkanı olarak 21 yıl çalıştıktan sonra Türkiye’ye geri dönüş programıyla gelen ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde (TOBB ETU) yeni dijital afet yönetim sistemleri üzerine çalışmaya başlayan Prof. Dr. Mehmet Akşit, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) konuşmacı olarak katıldığı ‘Çözülemeyen Sorunlar ve Yapay Zeka’ konulu seminerin ardından DHA’ya açıklamalarda bulundu. Afet acil müdahale sistemlerinde yapay zekayı kullanarak yeni bir yazılım geliştirdiklerini kaydeden Akşit, Türkiye’ye dönmeden deprem erken uyarı ve acil müdahale sistemlerinde yapay zekanın etkisi konusunda çok kez saha araştırması yaptığını belirtti.
‘İNSANLAR YÜZDEN FAZLA OLAYI TAKİP EDEMİYOR’
Araştırmalarının ardından dünyada olmayan bir teknoloji geliştirdiklerini anlatarak, afet acil müdahale sistemlerinde yapay zekayı kullanarak yeni bir yazılım geliştirdiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Akşit, “Bu teknolojiler, şu anda afet yönetiminde olmayan teknolojiler. Bütün dünyada durum tespiti yapılıyor. O da tam olarak yapılamıyor. Afet olduğu zaman bir şekilde müdahale etmeniz lazım. Toplanan ve kameralardan alınan bilgiler büyük ekranlarda gösteriliyor. Uzmanlar buna bakarak, hangi bölgeye kaç arama kurtarma ekibi gönderileceğine karar veriyor. Geçen depremde de gördük ki yaşanan afet yüz binlerce kişiyi ilgilendiriyorsa bunun tespiti mümkün değil. Zaten insanlar yüzden fazla olayı takip edemiyor” dedi.
MİLİSANİYELER İÇİNDE AFETİN ETKİSİ TESPİT EDİLECEK
Yatırım yapılması halinde afetin etkisinin milisaniyeler içinde tespit edilebileceğini kaydeden Akşit, kaç binanın yıkılıp yıkılmadığını, canlıların nerede olduğunu bulmanın mümkün olduğunu açıkladı. Prof. Dr. Akşit, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tespitler yapıldıktan sonra bilgisayarlar otomatik olarak hangi kaynakların gerektiğini hesap ediyor, hatta o kaynakları optimal bir şekilde yönlendiriyorlar. İhtiyaca göre kaynakların yönlendirilmesini sağlamış oluyoruz. Günümüzde şu an bir afet olduğunda uzmanlar ekipleri yönlendiriyor. Afetin büyüklüğüne göre ekiplerin sayısı değişebiliyor. Dünyanın her yerinde bu manuel olarak yapılıyor”
‘BUNUN DEVLET POLİTİKASI OLMASI LAZIM’
WADDEM ittifakının da bu icat üzerine kurulduğunu anlatan Prof. Dr. Mehmet Akşit, yapay zekanın veri toplayarak bir sonuç verebileceğini dile getirip, tasarladıkları yazılımla ilgili Türkiye’de bazı görüşmeler yaptıklarını ifade etti. Prof. Dr. Akşit, “AFAD bir dijitalleşme grubu kurdu. Yeni teknolojinin gelişmesi lazım. Cumhurbaşkanlığı Ofisi bilgi istedi. Bilgileri gönderdim. Bunun devlet politikası olması lazım. Afet dijitalleşme stratejik raporunu yazdık. Bu dijitalleşme stratejik raporunu uygulamamız lazım. Bundan hiç şüphe duymuyoruz, eğer desteklenirse dünyada yepyeni bir sanayinin öncüsü olmuş oluruz” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE ÖNCÜ OLSUN’
WADDEM ittifakına 17 ülkeden çeşitli bilim insanlarının da üye olduğunu hatırlatarak, Türkiye’den çok sayıda bilgisayar uzmanının AFAD’a mektup yazıp yazılıma destek verdiğini vurgulayan Akşit, “Şu anda afet olma durumunda zararı ve insanlarla canlıların nerede olduğunu milisaniye içinde tespit ediyoruz. Yazılım sayesinde ekiplerin yönlendirmesi de yapılıyor. Bu yeni teknolojiyle binanın altında canlıyı çıkarmak için özel makine de yapabilirsiniz. Bu sanayiyi de tetikleyecek bir gelişme. Böyle bir sistem dünyada yok ve bu sistemin nasıl yapılacağını biliyoruz. Dünyada olmayan bir şeyi Türkiye yaparsa öncü olmuş olur. Ayrıca afet öncesiyle de ilgili çalışıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜLEYMAN Demirel Üniversitesi (SDÜ) Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ndeki Protetik Diş Tedavisi Laboratuvarı’nda yapay zekayla tasarlanıp, yerli malzeme kullanılarak 3 boyutlu yazıcı aracılığıyla hazırlanan diş protezi ile hastaların 2 haftalık tedavi süreci, 48 saate düştü.
SDÜ Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ndeki Protetik Diş Tedavisi Laboratuvarı’nda yapay zeka aracılığıyla yerli malzeme kullanılarak protez yapımına başlandı. SDÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Maden, 14 ay önce başlattıkları 2 aşamalı projenin 3 ay önce hayata geçirildiğini belirterek, hastanede kurulan laboratuvarda diş protezi hazırlayıp, kısa sürede hastaların tedavi edildiğini söyledi.
DİJİTAL DİŞ HEKİMLİĞİ DERSİ
Prof. Dr. Maden, “Öğrencilerimiz klinikte dijital diş hekimliği yöntemlerini uygulayabilecek. Çağımızın gereği olan eğitim metotlarımızı değiştirdik. Türkiye’deki birçok fakültede olmayan periodontoloji stajı ile öğrencilerimize, yaşlanmakta olan halkımıza yönelik diş ve ağız sağlığı tedavilerini nasıl gerçekleştireceklerini öğrendikleri bir ders ilave ettik. Dijital diş hekimliği dersini müfredata ekleyen ilk fakülte olduk” dedi.
1000 HASTAYA 2 BİN 500 TEDAVİ
SDÜ Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bulem Üreyen Kaya ise protetik diş kliniğindeki dijital laboratuvar sayesinde 1000 hastaya 2 bin 500’ün üzerinde tedavi uygulandığını söyledi. Prof. Dr. Kaya, “Protetik diş tedavisi kliniğinde, dijital diş laboratuvarımız var. 3 aydır hizmet veriyor. İçerisinde son teknoloji cihazlarımız bulunuyor. Türkiye’deki diş hekimliği fakültelerinin çok azında böyle bir laboratuvar var. Hastanemiz protetik diş tedavi kliniğine 1 ayda 1000 hasta başvuru yaptı. Isparta’nın yanı sıra Akdeniz bölgesinin çeşitli illerinden hastalarımıza hizmet veriyoruz” diye konuştu.
EL DEĞMEDEN 48 SAATTE PROTEZ
Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eroğlu da klinikteki dijital laboratuvar sayesinde diş protezi tasarımı ve hastalara tedavi sürecinin kısaldığına dikkati çekti. Prof. Dr. Eroğlu, “2 haftayı bulan tedavi, 48 saate kadar azaldı. Kliniğimizde hastalarımıza daha kısa sürede protezlerini teslim ediyor ve daha kaliteli yaşam sürmelerine olanak sağlıyoruz. Hastamız geldiği zaman, ağız içi tarama ile elde ettiğimiz görseli yapay zeka yardımıyla bilgisayarda en uygun hale getiriyoruz. Diş hekimimizin onayı alındıktan sonra hiç el değmeden tamamen standartlara uygun ve yerli malzeme kullanarak, laboratuvardaki 3 boyutlu yazıcıyla kısa sürede protez hazır hale getiriliyor. Hastaya protezin takılması 48 ila 72 saatte tamamlanıyor. Bu teknoloji kullanılmadan 1-2 haftada hastaya protez uygulanıyordu. Hastanın ağız taraması verileri kaydedildiği için ileride uygulanacak tedavilerde hekimlere fikir oluşturacak. Laboratuvarın hastane içerisinde olması öğrencilerimiz için büyük önem taşıyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada, “1966 yılında, yaklaşık 80 bin metrekarelik alanda ülkemizin ilk çelik konstrüksiyon atölyesi olarak kurulan KARÇEL AŞ., yurdumuzun farklı bölgelerinde endüstriyel tesisler, binalar, demiryolu ve karayolu köprüleri, demiryolu vagonları, çimento fabrikaları, liman ve tersane vinçleri gibi büyük projelere imza atmıştır” denildi.
Şirketin, Eskipazar Organize Sanayi Bölgesinde satın alınan 41 bin 249 metrekarelik arazinin 23 bin 479 metrekaresini üretim sahası alanı olarak kullanacağını ve ileri teknolojiye sahip katma değerli çelik konstrüksiyon ile vinç ve teknolojik ekipman ürünleri imalatı gerçekleştireceği belirtildi.
“KARÇEL AŞ., yeni yatırımıyla birlikte hali hazırda ithal edilen teknolojik ekipman ürünlerinin yurt içinde imalatını gerçekleştirerek cari açığın azalmasına da büyük katkı sağlayacaktır” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: ” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yerel kalkınma hamlesi ile başlatmış olduğu istihdama ve üretime katkı sağlayacak vizyon projelerini desteklemekte olan KARÇEL, ileri teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge temelli yeni yatırım kararıyla hem bölgenin kalkınmasını hem de sürdürülebilir bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir.” – KARABÜK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) bünyesinde raylı sistem araçlarının geliştirilmesi ve mevcut üretim kapasitelerinin artırılması amacıyla 3 yeni fabrika kuracaklarını belirterek, ” Eskişehir’de Milli Elektrikli Lokomotif İmalat ve Elektrik Sistemleri Fabrikası, Sakarya’da Milli Elektrikli Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası, Sivas’ta ise Milli Raylı Sistem Araçları Parça İmalat Fabrikası’nın temelini 2025 yılında atacağız” dedi.
Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, 2025-2027 yılı yatırım programı kapsamında TÜRASAŞ bünyesinde yerli ve milli lokomotif ve tren setleri üretim projelerinin geliştirilmesine ağırlık vereceklerini bildirdi. Uraloğlu, “Raylı sistem araçlarımız ile ilgili planlamalarımızı hazırlarken tasarım, proje ve üretim faaliyetlerinde teknik bilgi ve altyapıyı da geliştirerek yerlilik ve milliliği ön planda tutuyoruz. Bu sayede demir yollarında dışa bağımlılığı azaltmayı amaçlıyoruz” dedi.
‘MODERN VE YERLİ ARAÇLARIMIZI ÇOĞALTIYORUZ’
Türkiye’nin raylı sistemler imalat sektöründe 100 yılı aşan tecrübe ve bilgi birikimiyle en büyük temsilcisinin TÜRASAŞ olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Türkiye’nin üreten gücü olmak için kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz milli yük vagonu, milli elektrikli tren setimiz ile çalışmaları devam eden Eskişehir-5000 Elektrikli Anahat Lokomotifi ve Milli Elektrikli Hızlı Trenimiz gibi projelerimizle demir yollarında modern ve yerli araçlarımızı çoğaltıyoruz. Bu atılımların kalıcı olması ise en büyük hedefimiz. 2025-2027 yılı yatırım programı kapsamında TÜRASAŞ bünyesinde raylı sistem araçlarının geliştirilmesi ve mevcut üretim kapasitesinin artırılması için 3 yeni fabrika kuracağız. Eskişehir’de Milli Elektrikli Lokomotif İmalat ve Elektrik Sistemleri Fabrikası, Sakarya’da Milli Elektrikli Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası, Sivas’ta ise Milli Raylı Sistem Araçları Parça İmalat Fabrikası’nın temelini 2025 yılında atacağız” açıklamasında bulundu.
‘TÜRASAŞ GÜNEŞ ENERJİSİ SANTRALİ KURULACAK’
TÜRASAŞ bünyesinde yerli ve milli raylı sistem araç üretimlerinin hızla devam ettiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Üretim sırasında enerji verimliliğine ve ülkemizin enerji yoğunluğunu azaltma politikasına uygun şekilde çalışmaya dikkat ediyoruz. Bu kapsamda Sivas Bölge Müdürlüğümüzde bulunan fabrikalarımızın çatılarına güneş enerji santrali kurmak için bir proje hazırladık. Bu sayede fabrika çatılarına kurulan güneş enerji santralleri ile kendi elektriğini üreten, çevreye duyarlı ve rekabetçi üretim için büyük bir adım atacağız” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şirketten yapılan açıklamaya göre, mimari projesi hazırlanan Eskipazar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 41 bin 249 metrekarelik arazinin 23 bin 479 metrekaresini üretim sahası alanı olarak kullanacak ve ileri teknolojiye sahip katma değerli çelik konstrüksiyon, vinç ve teknolojik ekipman ürünleri imalatı gerçekleştirecek.
KARÇEL, yeni yatırımıyla hali hazırda ithal edilen teknolojik ekipman ürünlerinin yurt içinde imalatını gerçekleştirerek cari açığın azalmasına da büyük katkı sağlayacağını belirtti. Şirket, inovasyon ve Ar-Ge temelli yeni yatırım kararıyla hem bölgenin kalkınmasını hem de sürdürülebilir bir sanayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, genellikle “yaşlılık hastalığı” olarak tanımlanan omurga sorunları, uzun süreli ekran kullanımı nedeniyle dijital çağın gençlerinde de sıklıkla görülüyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Özcan Kaya, uzun süre bilgisayar ve cep telefonu kullanımının omurgada deformasyona yol açtığını, gençlerin duruş (postür) bozuklukları ve omurga eğrilikleriyle karşılaşmamak için daha fazla hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.
Kaya, “Z kuşağında sıkça karşılaşılan uzun süreli ekran kullanımı, boyun bölgesinde ciddi eğilmeler ve bazı durumlarda başın tabanında dış oksipital çıkıntı (EOP) adı verilen kemik büyümelerine yol açabiliyor. Gençlerin postürlerini düzeltmek için ekran kullanımını sınırlaması ve fiziksel aktivitelerini artırması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“Fiziksel aktivite, kas ve eklem sağlığını destekliyor”
Uzun süreli hareketsizlik nedeniyle skolyoz ve diğer omurga eğriliklerinin ortaya çıkabileceğine değinen Kaya, fiziksel aktivitenin, kas ve eklem sağlığını desteklemenin yanı sıra omurganın sağlıklı bir şekilde hizalanmasına yardımcı olarak duruşu düzeltebileceğini bildirdi.
Okulda ve evde uzun süreli oturmalarda doğru oturuş pozisyonlarının büyük önem taşıdığına işaret eden Kaya, “Gençler, ekran başında geçirdikleri uzun saatlerin ardından mutlaka egzersiz yapmalı ve doğru postür alışkanlıkları edinmeli. Gençlerin omurga sağlığını koruyabilmesi için ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bilgisayar veya telefon kullanırken sık sık ara verme, omurgaları doğru hizalama ve düzenli spor yapmayı gençlere tavsiye eden Kaya, toplumda omurga sağlığına ilişkin bir farkındalık oluşturulması ve bu yolla fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi gerektiğini aktardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ristic, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, “İletişimde Yapay Zeka: Eğilimler, Tuzaklar ve Dönüşüm” temasıyla bu yıl İstanbul’da dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Forumu’nda (Stratcom Summit 24) AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
İki ülkenin dostane, açık ve gizli gündemi bulunmayan ilişkilere sahip olduğunu kaydeden Ristic, “İlişkiler, bu yıllarda önceki on yıllara kıyasla çok daha hızlı gelişiyor ve biz bundan dolayı çok mutluyuz. Türkiye’yi Sırbistan’ın gerçek bir dostu olarak görüyoruz.” dedi.
Ristic, Türkiye’nin Sırbistan’ı ve Balkanlar’daki durumu anladığını belirterek, “Türkiye, uluslararası siyasi ve aynı zamanda ekonomik ve güvenlik sahnesinin kilit aktörlerinden biridir. Bu nedenle Türkiye’deki dostlarımız ve ortaklarımızla kendimizi iyi işbirliğine adadık.” diye konuştu.
İki ülke liderlerinin ikili ilişkilerin daha da gelişmesine büyük katkı sağladıklarını vurgulayan Ristic, “Türkiye’nin Sırbistan’da ekonomi, kültür, ticaret, turizm, enformasyon ve diğer pek çok alanda her zamankinden daha fazla var olduğunu söyleyebilirim.” ifadesini kullandı.
Ristic, Sırbistan’ın da özellikle Türkiye ile siyasi ve ekonomik işbirliği, turizm ve kültürel değişim alanlarında ilişkileri geliştirmeye çalıştığına işaret etti.
Öte yandan Sırbistan’ın Belgrad-Priştine Diyalog Süreci kapsamında ilişkilerin normalleşmesi için yapıcı olduğunu belirten Ristic, bu meseleye adil çözüm bulunmasını diledi.
“Sırbistan’a en çok gelen turistlerin arasında Türk vatandaşları yer alıyor”
Türk dizilerinin Sırbistan’daki popülerliğine ilişkin soru üzerine Ristic, Türkiye ile pek çok ortak noktalarıın bulunduğunu, kültürü, geleneği, değerleri ve yaşam biçimini paylaştıklarını söyledi.
Ristic, bu nedenle Sırbistan’daki Türk varlığının çok olumlu etki yarattığını belirterek, “Sırbistan’a en çok gelen turistlerin arasında Türk vatandaşları yer alıyor ve bunun tersi de aynı şekilde geçerli. Türkiye’ye tatil ya da iş için gelen Sırp vatandaşlarının sayısı da oldukça fazla. Dolayısıyla bu şekilde hem ülkelerimiz hem de toplumlarımız, iki ülke ve iki ulus arasında işbirliğini ilerletmek için çok çeşitli olanaklara sahip ve her iki taraf da bunu yapıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
İki ülke ilişkilerinin geleceği için çok iyimser ve çok olumlu düşündüğünü vurgulayan Ristic, “İki ülke arasındaki işbirliğinin daha da ilerlemesini dört gözle bekliyoruz. Heyetimizin bu konferansa katılıyor olması da burada dostlar arasında olduğumuzun ve Ankara ile işbirliğimizi daha da geliştirmeye devam etmek istediğimizin işaretlerinden biridir.” dedi.
“Sırbistan’ın medya sektörü çok zengin”
Ristic, Sırbistan’ın medya sektörü ya da yapay zeka gibi konularda Türkiye ile işbirliği yapıp yapmadığına ilişkin soru üzerine, ülkesinin medya sektörünün çok zengin olduğunu, 2 bin 200’den fazla medya kuruluşu ile 76 profesyonel medya derneğinin bulunduğunu dile getirdi.
Sırbistan’daki medya ortamının çoğulcu olduğuna ancak medya sektörünün kapasitesini geliştirmelerinin gerektiğine işaret eden Ristic, daha profesyonel ve daha etik olmaları ve yasal statüye bağlı kalmalarının gerektiğini söyledi.
Ristic, medya ve ifade özgürlüğünü teşvik etmeye ve el üstünde tutmaya çalıştıklarını belirterek, medya çalışanlarının daha profesyonel, daha sorumlu, daha güvenilir ve daha objektif olmalarına yardımcı olmaya çalıştıklarını vurguladı.
“Sırbistan’da Yapay Zeka Yasası taslağını hazırlıyoruz”
Sırbistan’ın yapay zekanın kullanımı konusunda Türkiye ile işbirliği yapıp yapmadığına ilişkin Ristic, ülkesinin yapay zekaya hızlı adapte olduğunu, bir enstitü kurduğunu ve yapay zekayı ekonomide, günlük yaşamda ve medya sektöründe uyguladıklarını dile getirdi.
Ristic, “Her zaman bir icadın iyeye ve kötüye kullanımı söz konusudur. Bu bağlamda yapay zekanın sorumlu kullanımını teşvik ediyoruz ve sahte haberler, dezenformasyon ve dünyadaki tüm ülkelerde mevcut olan diğer birçok fenomen aracılığıyla bu yanlış kullanım örnekleriyle mücadele etmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sırbistan’ın 2020’de yapay zekanın uygulanmasına ilişkin ulusal stratejiyi ve etik kılavuzları kabul ettiğini söyleyen Ristic, “Yapay zekayı, katkı sağlamak, bir şeyi teşvik etmek, bir değeri daha da arttırmak için mi kullanacağız yoksa olumsuz ya da yıkıcı bir şekilde mi kullanacağız? Bu, her zaman sizin, benim ve hepimizin sorumluluğundadır.” dedi.
Ristic, yapay zekanın kullanımına ilişkin yasal çerçeveyi tamamlamak üzere olduklarını belirterek, “Yapay zekanın kullanımına ilişkin etik kılavuzlarımız var, şu anda Sırbistan’da Yapay Zeka Yasası taslağını hazırlıyoruz.” bilgisini paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Likhachev yaptığı yazılı açıklamada, Akkuyu NGS sahasında çalışmaların 4 ünitede aktif olarak devam ettiğini kaydetti.
Projede ilk ve en önemli hedefin 1’inci ünitede nükleer enerjiden elde edilecek ilk kilovatsaat elektriği üretmek olduğunu ve bu yolda istikrarlı bir ilerleme kaydettiklerini aktaran Likhachev, şu bilgileri paylaştı:
“1’inci ünitedeki genel inşaat çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, tüm hızımızla üniteyi devreye alma sürecine giriyoruz. Bu kapsamda, önemli bir aşamayı tamamladık ve ilk ünitedeki türbinin şaft döndürme işlemini gerçekleştirdik. Bu, türbinin işletmeye hazır olduğu anlamına geliyor. Bir nükleer santrali insan vücuduna benzetecek olursak kasları simgeleyen ve şebekeye elektrik verecek olan türbin test edilerek ince ayarları yapıldı. Şimdi de santralin kalbi olan nükleer reaktörden gelecek buhar bekleniyor.”
Likhachev, 2’nci ünitede ana büyük ekipmanların monte edildiğini vurgulayarak, “Bu ünitede şimdi de güvenlik sistemlerinin kurulumuna geçiyoruz. Bu yıl 3’üncü ünitede de reaktör basınç kabının montajını gerçekleştireceğiz. Böylece 3’üncü ünite de kalbine kavuşmuş bir nükleer enerji tesisi haline gelecek.” ifadelerini kullandı.
Son ve 4’üncü ünitede de genel inşaat işlerinin yapılacağını kaydeden Likhachev, “4’üncü ünite de özel bir önem taşıyor çünkü nihai sonuç, en son elde edilen göstergelerden belli olur. Hükümetler arası anlaşmalarımızda öngörüldüğü ve Türk hükümeti tarafından da ifade edildiği gibi 2028 yılını hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Türk uzmanlarla ve Çinli ortaklarımızla birlikte çalışarak gaz yalıtımlı şalt tesisimizin kurulum süresini kısaltacağız”
Likhachev, Akkuyu NGS projesinin Kovid-19 salgınından küresel lojistiğin çöküşüne kadar birçok zorlukla karşı karşıya kaldığını belirterek, “Buna ek olarak projeye karşı uygulanan yaptırımlarla karşılaşıldı. Bunlar arasında Alman şirketi Siemens’in, önemli bir ekipman olan güç dağıtım sistemi için gaz yalıtımlı şalt tesisini zaten ürettiği halde tedarik etmeyi reddetmesi gibi olaylar da yer aldı.” dedi.
Bu zorluklara karşı atılan adımlara değinen Likhachev, “İlk olarak Rosatom’un üretim sistemini kullanarak ve ek rezervleri dahil ederek harekete geçtik. İkinci olarak, rekabet konusundaki avantajımızı kullandık.” bilgisini paylaştı.
Likhachev, uluslararası bir proje olmasının Akkuyu NGS’nin en büyük avantajı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Burada çalışan, yaptığı işte başarılı ve bilgi sahibi çok sayıda Türk şirketi var. Akkuyu NGS projesinde toplamda yaklaşık 35 bin kişi çalışıyor. Bu kişiler arasında çok sayıda Rus, Belarus, Kazak ve Türkmen uzman da bulunuyor. Avrupa’dan uzmanlar çalışıyor. Bu arada türbin Avrupa’da imal edildi. Fransa menşeli, ancak içinde çok fazla Rus yapımı parçalar kullanılarak üretildi. Bu arada Sırbistan’dan uzmanlar da var. Siemens ile bu sorunu yaşadığımızı anladığımız anda Çinli dostlarımıza başvurduk ve onlar bize yardım ellerini uzattı. Çinli uzmanlar geldi ve ekipmanın yarısından fazlası kuruldu. Alman tedarikçilerimizin bizi zorladığı açığı şimdi kapatıyoruz. Eminim ki böyle bir ittifakta, Türk uzmanlarla ve Çinli ortaklarımızla birlikte çalışarak gaz yalıtımlı şalt tesisimizin kurulum süresini kısaltacağız.”
“Bu yıl yurt dışı inşaat projelerimizin hiçbiri durdurulmadı”
Üstesinden gelmek zorunda kaldıkları işlerden ciddi sonuçlar çıkardıklarını ve yeni projelerini dost ülkelerin, Avrupa’daki “iyi niyetli” ortakların daha fazla katılımıyla hayata geçireceklerini dile getiren Likhachev, “Sadece uluslararası ihracat açısından değil aynı zamanda nükleer teknoloji geliştirme derinliği açısından da dünyada ilk ve tek şirket olmaktan gurur duyduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Avrupa’nın en iyi uygulamalarını, Çin’in en iyi uygulamalarını ve tüm Avrasya Birliği’nin inşaat faaliyetlerini kullanarak uluslararası projeleri nasıl bir araya getireceğimizi kimse bizim kadar bilmiyor.” ifadelerini kullandı.
Likhachev, bu yıl yurt dışı inşaat projelerinin hiçbirinin durdurulmadığını, yapılan anlaşmalara göre hayata geçirilmekte olduğunu kaydederek, Mısır, Macaristan, Çin ve Hindistan’daki projelerin aktif olarak devam ettiğini bildirdi.
Özbekistan’da küçük nükleer enerji santrallerinin ihracatı için ilk sözleşmeyi imzaladıklarını aktaran Likhachev, farklı ülkelerde nükleer tıp merkezleri ve araştırma reaktörleri inşa ettiklerini, rüzgar santralleri kurduklarını belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Şamlar Mahallesi’nde dağlık alanda ava giden M.O.K., yediği mantardan zehirlendiği şüphesiyle Beyşehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Beytepe Mahallesi’nde de aynı aileden 4 kişinin yedikleri gıdadan rahatsızlandığı ihbarı üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Yedikleri mantardan zehirlendikleri şüphesiyle Y.Ö., A.Ö., N.Ö. ve B.G.Ö., Beyşehir Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Minimal fiziksel aktivitelerde bile nefes almakta zorluk çekmek.
Yatarken ortaya çıkan nefes darlığı.
Bacaklarda şişlik.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Bağırsak sağlığını iyileştirir.
Sindirimi düzeltir.
İltihabı azaltır.
Ruh sağlığını iyileştirir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VAKALAR NEDEN ARTTI?
‘Yürüyen zatürre’ vakalarının neden artığını ise Prof. Dr. Dağlı, şöyle açıkladı: “Yürüyen zatürrenin artması 4-8 yılda bir salgın yapan bir mikroorganizmanın yeniden kendini göstermesine bağlı. Ancak hijyen kurallarına dikkat etmeden kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmanın da etkisi var.”

MİKROPLAZMA MİKROBU TEHLİKESİ
Prof. Dr. Dağlı, mikroplazma mikrobu ile temastan 15-25 gün sonra belirtilerin başladığına dikkat çekerek, “2-4 gün içinde ağırlaşır. Derin nefes almayla artan göğüs ağrısı, öksürük nöbetleri, ateş, titreme, boğaz ağrısı, baş ağrısı, yorgunluk, diğer belirtiler kaybolduktan sonra bile devam eden halsizlik olur” dedi.

AKCİĞERDE YAMA GÖRÜNTÜSÜ
Hastalık tanısının, fizik muayene ve akciğer röntgeni ile konulduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, “Zatürrede röntgen filminde tek bir etkilenmiş alan görünürken, bunda akciğerde yama tarzında dağılmış birçok etkilenmiş alan vardır. Zatürrede ateş yüksektir, balgamlı öksürük vardır, bunda ateş düşüktür, kuru öksürük vardır. ‘Yürüyen zatürre’ yüzde 5 – 10 oranında zafürreye dönebilir” dedi.
ENFEKSİYONLARI TAKLİT EDİYOR
‘YÜRÜYEN zatürre’nin en sık okul çocuklarında görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “Ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kuru öksürük ,kulak ve sinüs enfeksiyonu, boğaz ağrısı, krup, cilt döküntüsü gibi belirtiler gösterir. Hastalık 1 ila 4 hafta sürebilir. Bronş aşırı duyarlılığı veya astımı olan çocuklarda vizing dediğimiz hırıltılı nefes alma başlayabilir. 5-15 yaş grubu çocuklarda ve 40 yaş altı erişkinlerde daha sık görülür. Hastalığın belirtileri diğer solunum yolu enfeksiyonlarını taklit ettiği için çoğu kişi hastalığı ayakta fark etmeden geçirir” diye konuştu.
BU HASTALIĞI ZATÜRREDEN AYIRAN NEDİR?
ÇOK çeşitli zatürre tipleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dağlı, “Yürüyen zatürre’ en hafif olanıdır, yatak istirahati veya hastane yatışı gerektirmez. Okullarda, yatakhanelerde, askeri kışlalar, hasta bakım evleri gibi kalabalık yaşanan ortamlarda sık görülür” dedi.
UZUN SÜRELİ YAKIN TEMASLA BULAŞIYOR
HASTALIĞIN öksürük ve hapşırık ile yayıldığını belirten Prof. Dr. Dağlı, şu uyarılarda bulundu: “Bu kişiler, hastalandıklarının farkında olmadan 10 güne kadar bulaştırırlar. Araştırmalar ancak çok yakın ve uzun süreli temasın bulaşa neden olduğunu göstermiştir. Uzun süreli yakın temastan kaçınmak ve hijyene dikkat etmek önemlidir. Hastalık, uzun süreli yakın temasla bulaşsa da toplu taşıt, okul gibi yerlerde bulaşın çok olabileceği unutulmamalıdır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NANE, REFLÜYÜ TETİKLEYEBİLİR
Mide ve sindirim sistemi sorunu olanlarda özellikle bazı bitkilerin aşırı tüketimi mideyi tahriş edebilir. Kış çayları içinde bulunabilen nane, mide ekşimesi ve asidik reflüyü tetikleyebilir. Kekik bazı mide problemlerini kötüleştirebilir. Mide ülseri veya gastrit gibi rahatsızlıkları olan kişilerin zencefilden kaçınması tavsiye edilir.

EKİNEZYA ALERJİYİ ARTIRABİLİR
Soğuk algınlığına karşı sıklıkla kullanılan ve bağışıklık destekleyici bir bitki olan ekinezya, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara veya yan etkilere yol açabilir. Otoimmün hastalıklar (örneğin lupus, romatoid artrit gibi) bulunan bireylerde ekinezya, bağışıklık sistemini daha da aktive edebilir ve bu durum hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Çiçek polenlerine duyarlı bireyler için alerjik reaksiyon riski bulunmaktadır.

MEYAN KÖKÜ HİPERTANSİYON HASTALARINA İYİ GELMİYOR
MEYAN kökü, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir. Ekinezya ve mürver gibi bazı bitkiler, bağışıklık sistemini uyararak, bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla etkileşime girerek, tedavi etkinliğini azaltabilir.
KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR PAPATYAYA DİKKAT!
ANTİVİRAL, antiinflamatuar ve sakinleştirici özelliği ile bilinen papatya ise hormonları etkileyebilecek bazı bileşikler içerebilir, hormona duyarlı kanser öyküsü olan bireyler dikkatli kullanmalıdır.
ZENCEFİL HAMİLELERDE DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRIYOR
Hamilelik ve emzirme dönemi anne ve bebek sağlığı açısından çok hassas bir dönem. Hamilelikte mide bulantıları için yaygın kullanımı olan zencefilin fazla tüketimi, düşük riski veya erken doğum gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilebiliyor. Ayrıca kanama riskini artırabileceğinden zencefilin aşırı (günlük 1 gramdan fazla) kullanımı tavsiye edilmez.
ANTİDEPRESAN İÇİYORSAN TARÇIN KULLANMA
Bazı bitkiler özellikle tarçın ve kekik, serotonin seviyelerini etkileyebiliyor. Bu nedenle antidepresan ilaçlarla birlikte kullanımına dikkat edilmesi gerekir.
TARÇIN, KARACİĞERİ ZORLAYABİLİR
TARÇIN antidiyabetik ilaçlarla etkileşime girerek, kan şekerinin aşırı düşmesine neden olabilir. Bu yüzden şeker hastalığı olan kişilerin tarçın kullanımına dikkat etmeleri ve kan şekeri düzeylerini takip etmeleri önemlidir. Yüksek miktarda tarçın tüketimi karaciğer üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
FAZLA IHLAMUR BAŞ DÖNMESİ YAPIYOR
YATIŞTIRICI ve rahatlatıcı özellikleriyle bilinen ıhlamur fazla tüketildiğinde uyuşukluk ve baş dönmesine yol açabiliyor. Bu durum dikkat gerektiren işlerde riskli olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VAKALAR ARTTI
Son dönemde, Kovid-19, grip, rinovirüs, soğuk algınlığı ve nezle etkenlerinin arttığının görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Demir, şunlara dikkat çekti: “Özellikle influenza virüsü, artış gösteriyor. Mevsimsel olarak en belirgin şikayetleri gösteren virüslerden birisidir. Aralık ayıyla birlikte vakalarda artış görülüyor.”
GRİP Mİ KOVİD Mİ?
Test yapmadan gribal şikayetleri Kovid-19’dan ayırt etmenin oldukça zor olduğunu belirten Uzm. Dr. Demir, “Çünkü gribal belirtilerin çoğu, Kovid-19’da da görülebiliyor. Ancak, yeni görülen alt varyantların hastalık yapma potansiyeli eskisi kadar yüksek değil. Bu varyantlarda genellikle hafif burun akıntısı, hapşırık, öksürük, hafif ateş ve kas-eklem ağrıları gibi belirtiler görülüyor. Influenza ise daha yüksek ateşle ve daha belirgin şikayetlerle seyrediyor. Kovid-19’un hastalık yapma potansiyeli giderek azalmış durumda” dedi.

KOKU KAYBI NEYİN HABERCİSİ?
Tat ve koku kaybının, genellikle Kovid-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilen bir belirti olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Demir, şunlara dikkat çekti: “Çünkü bu virüs bu belirtiyi sıkça yapar. Ancak, diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüsler de tat ve koku kaybına neden olabilir. Örneğin, enterovirüsler, rinovirüsler hatta influenza da tat ve koku kaybı yaratabilir. Ancak bu durum Kovid-19 kadar yaygın değildir. Eğer viral bir enfeksiyon söz konusuysa, tat ve koku kaybı yalnızca bu belirtilerle sınırlı kalmaz. Burun akıntısı, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve ateş gibi diğer belirtiler de görülür. Bu belirtiler, yalnızca Kovid-19 değil, diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla da ilişkilidir. Kesin bir tanı koyabilmek için antijen testleri ya da PCR testleri gibi testlerin yapılması gereklidir.”
HASTANEYE YATIŞLAR ARTTI
Son dönemlerde artan vakalar nedeniyle hastanede yatan hasta sayısının da arttığına dikkat çeken Uzm. Dr. Demir, “Sadece üst solunum yolu değil, zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları vakalarında da artış var. Burada önemli olan hastalığın viral mi bakteriyel mi olduğunun ayrımını yapmaktır. Viral olan grip hastalığı için antiviral tedavi uygulanır. Fakat diğer gribal hastalıklarda destekleyici tedavi kullanılmaktadır. Ancak bakteriyel bir alt solunum yolu enfeksiyonu varsa o zaman antibiyotik tedavisine başvurulur” dedi.
KORUNMAK İÇİN KURALLARA UYUN
Bağışıklığı güçlü kişilerin bile, her kış gribe yakalandığını belirten Uzm. Dr. Demir, şu uyarılarda bulundu: “Sonuçta, grip gibi solunum yolu enfeksiyonları, konuşma, hapşırma sırasında havada yayılan damlacıklarla bir insandan diğerine kolayca bulaşır. Vitaminlerden mucizevi bir etki beklemesek de C vitamini ve D vitamini almak faydalı olabilir. Ancak ne olursa olsun, virüslü bir kişi tarafından enfekte olma riski her zaman vardır. El hijyenine dikkat etmek, kalabalık ortamlarda bulunmak zorunda kalındığında cerrahi maske takmak faydalı olabilir. Grip, sanıldığının aksine ağır bir hastalıktır. Influenza, zatürre gibi ciddi komplikasyonlara ve solunum yetmezliğine yol açabilir. Ancak yine de önlenebilir bir hastalıktır.”

GRİP AŞISI OLUN
Her yıl eylülekim aylarında henüz grip toplum içinde çok yayılmadan grip aşılarının yaptırılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Demir, “Eğer, yüksek ateş, kas eklem ağrısı gibi gribal belirtiler içeren bir hastalık geçirilmediyse aralık, ocak ve şubat ayında da grip aşısı yaptırılabilir” dedi.
RİSKLİ GRUPTAKİLER DİKKAT ETMELİ!
Kimlerin risk altında olduğunu ise Uzm. Dr. Demir, şöyle sıraladı: “Kronik hastalığı olanlar, 65 yaş üstü kişiler, astım, koah gibi akciğer ve metabolik hastalığı olanlar, hipertansiyon, şeker ve kalp hastaları, böbrek yetmezliği olanlar, romatizmal hastalığı ve kanser olanlar. Bağışıklık sistemini zayıflatacak ilaçlar kullanan kişilerin mutlaka grip aşısı yaptırması gerekir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UZAK GÖRÜŞTE BÜYÜK TEHLİKE
Doç. Dr .Tanrıverdi, miyopinin neden arttığını şöyle açıkladı: “İnsanların kapalı ofis ortamlarında daha fazla zaman geçirmesi, dış ortam aktivitesinin azalması, artan ekranlı araç kullanımı ve yakın aktivite sayılabilir. İnsan evrimi gereği dış ortamda yaşayan ve aralıklı olarak uzak ve yakına bakan bir canlıdır. İnsanlar kapalı mekanlarda yaşamaya başladıkça uzağa bakış oldukça azalmakta ve uzak görüş buna paralel olarak evrimsel zaman içinde zayıflamaktadır. Bu da gözün kırma kusurlarını artırmaktadır.”

TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Günümüzde kırma kusuru olan hastalarda 4 tip güncel tedavi yöntemi olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tanrıverdi, şunları söyledi: “Bunlar gözlük, kontak lens, göz içi mercekler ve lazer tedavisi seçenekleridir. 18 yaşın altında bu problemi olan hastalara en sıklıkla gözlük ve kontak lens kullanımı önerilmektedir. Daha büyük hastalarda ise göz içi mercek ve lazer ameliyatı seçeneği de gündeme gelmektedir. Bu hasta grubunda hastanın yaşı, kaç diyoptri kırma kusurunun olduğu, mesleği, günlük aktivitesi, göz kornea tabakasının kalınlığı ve anatomisi, gözyaşı eksikliğinin olup olmaması, başka sistemik ya da göz hastalığının varlığı gibi etkenler hastalara hangi tedavi yönteminin en uygun olacağı hakkında bize yol haritası oluşturur. Her hastada tedavi öncesinde bu faktörlerin mutlaka dikkate alınması ve yapılacak tedavinin bu etkenlere göre planlanması gereklidir.”

SMILE PRO İLE 10 SANİYEDE OPERASYON
SON dönemde SMILE cihazı ve tekniği daha da gelişerek SMILE Pro olarak isimlendirilen daha hassas ve hızlı, robotik bir cerrahi olarak karşımıza çıktığını belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, “Yeni nesil SMILE Pro cihazı ile ana cihaz gövdesinden hareket eden robotik kollar yardımı ile ameliyat yapılmakta, böylelikle hastalar herhangi bir tünel ya da cihazın içine girmemektedirler. Bu yöntem sayesinde kapalı alan korkusu olan hastalarda dahi SMILE Pro lazer ameliyatı kolaylıkla uygulanabilmektedir. Ayrıca ameliyatın kritik aşaması olan lazer işlemi 10 saniye kadar kısa sürede tamamlanmakta ve bu durum hastaların ameliyata uyumunu önemli derecede artırmaktadır. Tüm bu güncel lazer tedavilerini ele aldığımızda, SMILE Pro yöntemi ile göz kırma kusurlarının düzeltilmesi oldukça hızlı, hassas, güvenli ve etkili bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde hastaların ve hekimlerin lazer tedavisi sonrasındaki endişeleri en aza inmiştir” diye konuştu.
SMILE LAZER İLE NE DEĞİŞTİ?
GÖZÜN kırma kusurlarının tedavisinde son dönemde kullanımı giderek artan ve popüler olan güncel başka bir yöntemin ise SMILE lazer tedavisi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tanrıverdi, bu yöntemi şöyle açıkladı: “SMILE lazer kullanımı son 10 yılda giderek artmaktadır. SMILE lazer tedavisi diğer iki yöntemden oldukça farklıdır. Bu yöntemde lazer ile korneanın orta tabakasından çok hassas bir lentikül kesisi yapılarak (disk benzeri bir yapı) sadece 2 mm’lik yan kesiden bu lentikül dışarı çıkarılıp hastanın kırma kusuru düzeltilmektedir. SMILE tedavisini eşsiz kılan en önemli özellik bu hastalarda kornea ön yüzeyine geniş bir kesi ve lazer işlemi yapılmaması ve ameliyat sonrası dönemde ilave bir göz kuruluğunun olmamasıdır. Bu durum göz kırma kusurlarının tedavisinde uygulanan lazer yöntemleri için çığır açabilecek bir özelliktir. Çünkü diğer hiçbir yöntemde bu avantaj yoktur. Ayrıca bu yöntemde yara iyileşmesi çok hızlıdır, ameliyat esnasında ağrı olmaz, sonrasında ise gözlerde çok kısa süreli batma yanma görülür. Görsel rehabilitasyon hızla gerçekleşir. Hastalar ameliyat sonrası dönemde oldukça konforludur. Bu ameliyatın ikinci en büyük avantajı ise korneanın biyomekanik direncinin ameliyattan oldukça az etkilenmesidir. Bu nedenle özellikle sporculara, polis ve asker gibi travma riski olan meslek gruplarına, çok ekran kullanan ve kurugöz semptomları olan kişilere uygulanmasında sakınca yoktur.”
EN ESKİ LAZER YÖNTEMİ
PRK lazerin yaklaşık 30 yıla yakındır kullanıldığını söyleyen Doç. Dr. Tanrıverdi, “PRK lazerde korneanın en önünde yer alan epitel dokusu mekanik olarak kaldırılarak, ardından kornea ön yüzeyine lazer uygulanmaktadır. Bu yöntemin en büyük dezavantajı hastaların ameliyattan sonra 2-3 gün süren ağrı ve bulanık görmesinin olmasıdır. Bu hastalarda refraktif sonuçlar genellikle bir ay içinde stabil olmaktadır. Bu nedenle hızlı iyileşme istenilen durumlar için genellikle uygun değildir. Ayrıca çok yüksek kırma kusurlarında uygulandığında kornea ön yüzeyinde görmeyi bozan haze olarak bilinen bulutlanmaya yol açabilmektedir. İlaveten bu hastalarda ameliyat sonrası dönemde göz kuruluğu görülebilmektedir. En büyük avantajı ince korneası olan hastalarda yapılabiliyor olmasıdır. Bu nedenle günümüzde bu yöntem hastanın korneası için diğer iki yöntemin uygun olmadığı durumlarda tercih edilmektedir” dedi.
LASIK LAZER İLE HIZLI İYİLEŞME
DİĞER popüler bir tedavi yönteminin ise kornea ön tabakasından lazer yardımı ile bir flep (tabaka) kaldırılarak korneanın orta tabakasına lazer tedavisinin yapıldığı ve flebin geri kapatıldığı LASIK yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, şöyle dedi: “Günümüzde en çok kullanılan refraktif lazer tedavi yöntemlerinden birisi LASIK tir. LASIK ameliyatları 20 yıla yakındır yapılmaktadır. Refraktif sonuçları oldukça başarılıdır. Ameliyat sonrası dönemde hastalar oldukça konforludur, hızlı bir yara iyileşmesi görülür ve hastalar bir gün sonra bile net görmeye başlarlar. Güvenli ve etkili olduğu yeterince kanıtlanmış bir yöntemdir. En büyük dezavantajı ise göz kuruluğunu bu yöntemde biraz daha sık görmemizdir. Ayrıca korneanın biyomekanik direncini az da olsa etkilediği için ince ve düzensiz kornealarda yapılması çok uygun değildir. Özellikle ekran kullanımı fazla olan meslek gruplarında göz kuruluğu açısından dikkatli olunmalıdır. Bu grup hastaların ameliyat sonrası dönemde 3-6 ay kadar suni gözyaşı preparatları ile desteklenmesinde fayda olacaktır.”
TEDAVİDE 3 TİP LAZER
GÜNÜMÜZDE göz kırma kusurlarının tedavisinde 3 tip lazer kullanıldığını belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, ” Bunlar SMILE (Small Incision Lenticule Extraction), LASIK (Laser-Assisted in Situ Keratomileusis) ve PRK (Photorefractive Keratectomy) lazer tedavileridir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ZENGİN HASTALIĞI OLDU
Eskiden obezitenin fakir hastalığı olduğunu, günümüzde ise zengin hastalığına dönüştüğünün altını çizen Prof. Dr. Cindoruk, “Örneğin Amerika’da fast food ağırlıklı bir beslenme var. Hazır gıdalarla besleniyorlar. Amerikalılar da bizim gibi çok TV seyrediyor ve TV karşısında yemek yiyor. Bu da hareketsizlik ve aşırı yemek yemeye neden oluyor” dedi.

EGE USULÜ BESLENİN
Prof. Dr. Cindoruk, “Ege usülü ve Akdeniz tipi beslenin” diyerek, şu önerilerde bulundu: “Ömür boyu diyet öneriyoruz. Zeytinyağı ve sebze ağırlıklı diyetler bunlar. Kesinlikle spor yapılmalı. Düzenli yürüyüş şart. Uyku kalitesi de önemli. Stresle baş etmek çok önemli. Obezite, toplumsal bir olay. Kanser kadar önemli.”

DOĞUDA MİDE KANSERLERİ BATIDA KARACİĞER YAĞLANMASI
BUyıl UGH Kongresi’nde ‘Doğu-Batı Sentezi’ konsepti ile Asya, Avrupa, Amerika görüşlerinin karşılaştırılarak, gastroenterolojide ‘Doğu-Batı Buluşması’nın sağlanması amaçlandı. Bu kapsamda Prof. Dr. Cindoruk’a ülkemizin batı ve doğusunda görülen sindirim sistemi hastalıklarının farklılık gösterip, göstermediği soruldu. Bakın, Prof. Dr. Cindoruk, bu soruya ne yanıt verdi: “Doğu Anadolu’da sindirim sistemi kanserlerini daha çok görüyoruz. Mide kanseri, yemek borusu kanserleri daha fazla. Çünkü sıcak çay içimi çok yaygın. Tütsülü gıda tüketimi çok yaygın. Sıcak çay yemek borusu mukozosunu yakıyor. Güneydoğu’da ise hepatitler yaygın. Batıda ise karaciğer yağlanması daha fazla.”
AMELİYATSIZ OBEZİTE TEDAVİSİ
PROF. Dr. Cindoruk, gastroenteroloji uzmanlarının ameliyatsız, endoskopik yöntemlerle obezite tedavisi yaptıklarını da belirterek “Tabii bu konsey ile oluyor. Her branştan doktor muayenesinin ardından multidisipliner bir yaklaşımla yapılıyor. Biz endoskopi ile mide balonu yapıyoruz. 6 ay veya 1 yıl süreyle bu balon midede kalıyor. Sonra çıkarıyoruz. Mide bütünlüğünü bozmuyor. Hasta beslenme alışkanlığını düzene soktuğunda kilosunu da veriyor. Ayrıca, endoskopi ile girip, mide içine dikiş atıp, çeperini küçültüyoruz. Böylece yeme miktarı azalıyor. Mide botoksunu ise biz dernek olarak çok önermiyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OBEZİTE SALGINI
TGD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, obezitenin toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek, şöyle dedi: “Obezite dünya genelinde hızla artıyor ve salgın boyutuna geldi. Obezite kilo sorunu değil bir hastalıktır. Dünyada gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler dahil hepsinde büyük bir sorundur.”

KIRMIZI ALARM VERİYORUZ
Türkiye’nin obezite sıklığı konusunda Amerika ile yarışır hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Cindoruk, “Oranlar neredeyse birbirine yakın. Obezite riskini gösteren haritalandırmaya göre, Amerika da biz de kırmızı işaretliyiz. Verilere göre, toplumumuzun yüzde 30’u obez” dedi. Prof. Dr. Cindoruk, obezitenin sadece fiziksel görünümle ilgili değil sağlık üzerinde de çok ciddi etkileri olan bir hastalık olduğunu belirterek, “Obezite kolon kanseri, meme kanseri, rahim ağzı kanseri gibi kanser türlerinin yanı sıra kalp hastalıkları, diyabet, eklem problemleri, depresyon ve sosyal izolasyon gibi pek çok olumsuz duruma neden olabiliyor” dedi.
AĞLATAN HASTALIK
Prof. Dr. Cindoruk, Irritabl Bağırsak Sendromuyla (IBS) ilgili de “Kovid pandeminde bağırsak hastalıkları çok arttı. Özelikle de Irritabl Bağırsak Sendromu (IBS). Buna ‘Ağlayan bağırsak hastalığı’ diyoruz. Çünkü, yaşam kalitesini bozuyor” dedi.

STRES SİNDİRİM SİSTEMİNİ BOZUYOR
IRRİTABL Bağırsak Sendromu’yla (IBS) ilgili Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin şunları söyledi: “IBS, hayatı tehdit eden bir hastalık değildir, ancak kişilerin günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Özellikle tekrarlayan karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal veya kabızlık gibi semptomlar bireylerin sosyal ve iş hayatını zorlaştırabilir. Bu nedenle, hastalığı küçümsememek ve semptomları kontrol altına almak için profesyonel yardım almak son derece önemlidir.” IBS’nin temelinde beyin ve bağırsak arasındaki iletişimdeki hassasiyetin yattığını vurgulayan Prof. Dr. Çekin, “Stres, bu hassasiyeti artırarak bağırsak hareketlerini hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir. Bu da ishal, kabızlık, şişkinlik gibi semptomlara yol açabilir. Bu nedenle stres yönetimi, IBS tedavisinin önemli bir parçasıdır” dedi.

MİKRO PLASTİKLER BAĞIRSAKLARI SARDI
“Batı tarzı beslenme, bağışıklık sisteminin dengesini bozuyor” diyen UGH Kongre Başkanı Prof. Dr. Aykut Ferhat Çelik, inflamatuar bağırsak hastalıklarının (İBH) arttığına dikkat çekerek, şöyle dedi: “Mikro plastikler dünyanın her tarafına yayılmış durumda. İster istemez her şeyiyle bunları alıyorsunuz ve vücut bunları farklı bir antijen olarak gördüğü için, onlara karşı reaktif bir davranış içerisine giriyor. Aynı zamanda bu toksinlerin, bağırsaktaki yararlı floraya da zararlı etkileri oluyor. Flora değiştiğinde immün sistem, kendisiyle barışık bir flora görmediğinde ve devamlı tehdit algıladığında aktive oluyor. Bu da immün sistemde, özellikle bağırsakta olmak üzere ülserlere, kanamaya, darlıklara ve korkunç sonuçlara yol açabiliyor.” İBH’nın Türkiye’de görülme sıklığında ciddi bir artış gözlemlendiğinin altını çizen Prof. Dr. Çelik, “Modern yaşam tarzı, hastalığın genetik yatkınlığı olan bireylerde tetiklenmesine neden olan önemli risk faktörlerini beraberinde getirdi. Batı tarzı beslenme, yüksek oranda işlenmiş gıdalar, endüstriyel kirlilik ve toksinlere maruz kalma, sigara, kronik stres gibi çevresel faktörler bağışıklık sisteminin dengesini bozarak, hem hastalığın ortaya çıkmasında hem de şiddetinde etkili olabilmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnternet, yapay zekâ ve quantum bilgisayarların artık hayatımızın her alanına girdiği günümüzde internetin, teknolojinin ve bilginin çocuklarımıza, ailemize ve toplumumuza vereceği zararı, uğratacağı tahribat ve yıkımı da konuşmamız ve önlemler almamız gerekiyor. Bu doğrultuda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, önemli bir yasal düzenleme üzerinde çalışıyor. Türkiye’nin ihtiyacı olan bu önemli çalışmanın detayları şöyle:
REKLAMBÜYÜK VE GELİŞMİŞ ÜLKELER DE YAPIYOR
Birçok gelişmiş batı ülkesi, internetin zararlı içeriklerinden çocukları ve toplumu korumaya dönük sınırlayıcı, engelleyici ve zorlayıcı tedbirler alıyor. Örneğin ABD’de, Apple firmasına çocukların cinsel taciz ve istismara açık olmasına yol açan Icloud uygulamasında yapay zekâyı kullanmadığı için dava açıldı. Dünyanın birçok ülkesinde sosyal medya kullanımıyla ilgili sınırlama, erişimi kısıtlamaya yönelik tedbirler alınıyor. Birçok ülke yasal düzenleme yapıyor. Bazı ülkeler, kendi haberleşme ve mesajlaşma sistemlerini, programlarını kurarak başka sistemlerin kullanılmasına izin vermiyor. Rusya, Çin gibi ülkeler bu yolu tercih ederken, kendi ülkelerinin bir operasyon, uygulama sahası olarak kullanılmasına da izin vermiyor.
TÜRKİYE’NİN YÜRÜTTÜĞÜ ÇALIŞMA
Hükümetin yürüttüğü çalışma şu çerçevede yürüyor:
– Zararlı içeriklere erişimin kontrolü veya sınırlanması yaşı 16 olsun. Lise çağları olarak da adlandırılan 16 yaş, ergenlikten olgunluğa geçiş döneminde en kritik yaş olarak görülüyor.
– 16 yaşın aşağı düşürülmesi tartışılmasın ancak yukarı çıkarılması tartışılabilir. Tek cümleyle, “15 olmaz ama 17 olabilir.”
– Hiçbir uyarıya gerek kalmadan sosyal medya platformları veya oyun siteleri, yapay zekâ sistemlerini kullanarak yaş sınırını 16 yaşa çıkarsın. Bu platformlar, yapay zekâyı kullanarak istedikleri zaman bunu yapabilirler. Bunun için yeterli teknoloji kapasiteleri ve altyapıları var.
– Yapay zekâ ile her şeyi yapabiliyorsan, her detayına, bilgilerine hâkim olduğun birinin hangi yaşta kullanıcı olduğunu da biliyorsun demektir. Çocuklarımız senin pazar alanın veya uygulama sahan değildir.
REKLAM
– Yurt dışına gittiğiniz zaman; örneğin bir Avrupa ülkesinde elektronik bir ürün satın aldığın zaman kutunun içinde çeşitli dillerde kullanım kılavuzları var. Ancak Türkçe yok. Nepal dili, Vietnam dili var ama Türkçe yok. Bu ürünü Türkiye’de satamazsın. Ya da bilinçli bir Türk tüketicinin onu olmaması lazım.
– Oyun sitelerinin içine gizlenmiş şekilde yapay zekâyla kurgulanmış örtülü, subliminal mesajlar veremezsin, farklı farklı kanallara yönlendiren mekanizma kuramazsın.
– Burada açık ve şeffaf olmalısın. “Ben bunu uluslararası kullanım için yaptım” diyorsan o zaman Türkiye pazarı için Türkiye’ye özgü yapmalısın. Bunu yapmazsan Türkiye’de ürünü satamazsın.
– Nasıl ki bir Vietnamlıya Türk mutfağı satamazsan bana da Vietnam yemeklerini satamazsın.
– Amaçlanan, tüm bunlardan sosyal medya platformlarını bizatihi sorumlu tutmak. Gençleri, toplumu, gelişmiş-modern ülkeler gibi, milli ve manevi değerleri korumaya teşvik etmek. Amaç, hiçbir şekilde interneti ve içeriklerini yasaklamak değil. Yaş sınırının altındaki çocukların internete girişleri ve internet kullanımları bir ebeveyn kontrolünde olacak.
REKLAMBİLGİ SAVAŞI
Bu çalışmanın dayandığı bilimsel veriler ve tespitler bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden hangi amaçla yürütülürse yürütülsün ve hedefi kim olursa olsun bu operasyonların ulusal güvenlikle doğrudan ilgisi bulunuyor.
Türkiye’nin ulusal güvenliğinin anayasası olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB)’nde, “Bilgi Savaşı” başlığı altında ulusal güvenlik tehditlerine dikkat çekiliyor. Günümüzde bilgi savaşları, daha hızlı ve ucuz olan internet siteleri ve sosyal medya platformları gibi yeni medya mecraları üzerinden yapılıyor. Hasım devlet, grup veya kişiler üzerinde baskı oluşturmak amacıyla medya unsurları vasıtasıyla gerçekleştirilen bilgi savaşına en önemli örnek, 2016’da ABD’de Donald Trump ile Hillary Clinton arasında geçen başkanlık seçiminde Facebook kullanıcılarının verilerinin özel bir veri analiz şirketi tarafından analiz edilerek Trump lehine kullanılması olmuştur.
Bilgi savaşının kullanıldığı bir başka örnek ise 2022’de Rusya’nın askeri harekata başlamadan önce gerek medya aracılığı ile gerekse sosyal medya hesaplarıyla Ukrayna aleyhine haberler yaymaya başlaması ve elektronik saldırı sonucunda ele geçirilen Ukraynalı askerlerin telefon numaralarına onların motivasyonunu bozan mesajlar gönderilmesidir. Bilgi savaşının kullanımını Türkiye özelinde incelediğimizde ise genellikle ülkemiz aleyhine faaliyetlerin gerçekleştirildiği görülüyor. Örneğin son yıllarda gerçekleştirilen sınır ötesi operasyonlarla sahada elde edilen başarılara yalan haberler ile gölge düşürülmek istenmiştir.
REKLAM
Genellikle sosyal medya hesaplarının kullanıldığı bu uygulamalarda kamuoyunun hassasiyetinin istismarı maksadıyla farklı yer ve zamanlarda kaydedilmiş videolar veya görseller söz konusu operasyonlar esnasında vuku bulmuş gibi yayıldı.
Aktif bir tehdit olan bilgi harekâtının bir parçası olarak bilgi teknolojileri halihazırda özellikle terör örgütleri tarafından propaganda, psikolojik savaş, elde etme, eleman temini ve eğitimi, bilgi toplama ve planlama, ağ oluşturma amaçlarıyla kullanılıyor. Bu faaliyetlere karşı koymak için; ilk etkiye neden olan, olabilecek paylaşımların kaynağında tespit edilerek ortadan kaldırılması, bilgi kirliliğinin önlenmesi ve düzenli olarak bilgi kirliliği yayan hesapların ortaya çıkarılması, doğru bilginin sosyal medya platformlarının yapısına uygun şekilde hazırlanarak kullanıcılara ulaştırılması, devşirme ihtimali olan bireylere terör örgütlerinden önce ulaşılarak bu kişilerin mukavemetlerinin artırılması gerekir.
Bu kapsamda devlet kurumlarınca bir yandan yanlış bilgi yayanlarla mücadele ederken, diğer taraftan da doğru bilginin devletin ilgili kurumları tarafından sağlanması, buna katkı sağlamak amacıyla da sosyal medyanın devlet tarafından aktif olarak kullanılması önem arz ediyor. Ne zaman, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla başlatıldığı belli olmayan bilgi savaşlarına karşı önlem almanın oldukça güç olduğu değerlendiriliyor.
REKLAM
Bununla birlikte toplumda medya okuryazarlığı arttırıcı faaliyetlerin artırılmasının ve kişilerin sosyal medya mecraları başta olmak üzere karşılaştıkları bilgilerin kaynağına şüphe ile yaklaşmalarının bilgi savaşının olumsuz etkilerini azaltacak yönde önlemler olabileceği düşünülüyor.
SİBER TEHDİTLER
Dijital okuryazarlığın ve siber güvenlik bakış açısının tüm vatandaşlarımıza kazandırılması için gerekli planlamanın yapılarak faaliyetlerin uygulamaya konulması ülkemizin siber dayanıklılığının artmasına katkı sağlar. Temel önlemlerin alınmasını müteakip, yetkili devlet birimlerince, saldırganların kullandığı teknikleri kullanarak, zafiyetli alanların tespit edilmesi ise yüksek düzeyde savunma imkânı doğurur. Günümüzde loT güvenliği, network güvenliği ve web uygulama güvenliği gibi daha nice alanlarda barındıran siber güvenlik mevzusu çok derinleşip kendi başına bir ana dal haline geldi. Bir kişinin bütün bu alanların hepsinde yetkin olması beklenemeyeceği için siber güvenlik alanında uzmanlığın son derece önemli olduğu söylenebilir.
Güncel antivirüs programları sanal tehditlerden korunmak için önem arz etse de daha ziyade tanınan ve bilinen eski virüslere karşı etkili oluyor. Bu nedenle ilave tedbirler alınması büyük önem taşıyor. Bu kapsamda yerli bulut uygulamaları, sosyal medya ve internet tarayıcıların yaygınlaştırılması, kurumlardaki önemli bilgilerin izole networklu sistemler üzerinde tutulması önem arz ediyor. Ayrıca dışa açık uygulamaları şifreli olarak paylaşılması ve sadece ihtiyaç duyulan verilerin dışa açılması ayrıca uzaktan müdahale yapılacak sistemler için ilave güvenlik önlemlerin alınması önem taşıyor. İlaveten kurumsal e-mail hesaplarının alışveriş, forum siteleri vb sitelerde üyelik için kabul edilmemesinin sağlanması, kamu kurumlarında bulunan bilgisayarlarda internet erişiminin sınırlandırılması, USB bellek kullanımında özellikle dikkat edilmesi diğer önemli hususlar olarak öne çıkıyor.
REKLAMTROL GRUPLARI
Trol grupları, siyasi gruplar, çıkar odakları veya sosyal medya ekipleri tarafından yönetilen, çevrim içi ortamlarda kışkırtıcı mesajlar gönderen organizasyonlardır. Trol gruplarının temel amacı, yaptıkları paylaşımlar ile insanların algılarını manipüle ederek onların duygusal tepkiler vermelerini sağlamaktır. Söz konusu gruplar, eylemlerini sosyal medya platformları, forum sayfaları veya sitelerin yorum kısımlarına yazdıkları mesajlar vasıtasıyla gerçekleştiriyorlar.
HACKER GRUPLARI
Hacker grupları, bilgisayar sistemlerinde keşfettikleri zaafları kullanarak bu sistemleri kendi istedikleri şekilde yönlendiren kişilerdir. Hacker gruplarının genellikle siyaset, din, çevre, özgürlükler gibi konularda özellikle toplumsal olayları bahane ederek eylemlerini gerçekleştirdikleri görülüyor. Dünya çapında en çok bilinen hacker grubu Anonymous’tur. Grup, devlet veya devlet bağlantılı sitelere yaptıkları saldırılar ile popülerliğini artırmıştır. Bahse konu hacker grubunun yanı sıra son yıllarda Lazarus grubu eylemleri ile gündeme gelmektedir. Özellikle Güney Kore bağlantılı sistemlere saldırmaları nedeniyle Kuzey Kore Hükümeti tarafından desteklendiği düşünülüyor.
Türkiye’de de milli veya uluslararası olaylara cevap niteliğinde eylemler gerçekleştiren hacker grupları bulunuyor. Bunlar arasında yer alan Ayyıldız grubu genellikle Türkiye ile husumeti olan ülkelerin sistemlerini hedefliyor. Bu kapsamda adı geçen grup tarafından ABD, İsrail Ermenistan gibi devletlerin sistemlerine saldırılar gerçekleştirildi. Marksist ve sosyalist ideolojiyi benimsemiş üyelere sahip RadHack grubu ise 2002 yılında Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün internet sitesini çökerterek adını duyurdu. Bir başka hacker grubu ise CyberWarrior’dur.
SERVİS SAĞLAYICILARI VE SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI
İnternet servis sağlayıcılarının temel amacının kâr elde etmek olduğu düşünüldüğünde servis sağlayıcısının altyapısını ve ağ topolojisini tasarlarken ana hedefi en az maliyetle müşterinin asgari beklentilerini karşılayacak veri güvenliği seviyesine ulaşmak olacaktır. Rekabete dayalı serbest piyasanın beklentilerine yönelik hizmet sunan internet servis sağlayıcılarının temel gayesinin kârlarını artırmak olduğu göz önüne alındığında ülke için önem derecesi yüksek verilere sahip kurumların böyle bir amaç doğrultusunda tasarlanmış servis alt yapısını ve ağ topolojisini doğrudan kullanması uygun olmayacaktır. Abonelerin veri güvenliği konusundaki hassasiyetleri değişebiliyor. Bu çerçevede ülkenin geneli için veri güvenliğini odak kabul eden bir servis alt yapısı ve ağ topolojisi tasarlamanın mümkün, anlamlı ve ekonomik olmayacağı düşünülmekle birlikte ülke için önem derecesi yüksek verilere sahip kurumların aldıkları servis alt yapıları ve ağ topolojilerinin (internet ve intranet) incelenip tasarımın veri güvenliği açısından uygunluğuna ilişkin raporların hazırlanması ve uygun bulunmayanlar için (altyapı ve ağ topolojisi ölçeğinin elverdiği ölçüde) gerekli çalışmaların yapılması önem arz ediyor.
HİBRİT YAPILARIN TESİSİ
Kurumların sayısına, verilerin önem derecesine ve aralarındaki veri trafiğine göre ayrı bir altyapı ve ağ oluşturulması veya veri trafiğinin hibrit bir yapı üzerinden daha güvenli bir şekilde sağlanmasının da mümkün olabileceği düşünülüyor. Konular ile kurumlar tarafından ifa edilen görev ve sorumluluklara atfedilen değerin yıllara sari biçimde değiştiği göz önünde bulundurulduğunda veriler ve bunların kritiklik seviyesine ilişkin olarak belirli aralıklarla değerlendirmelerin yapılmasının faydalı olabileceği değerlendiriliyor. Bu kapsamda Ulaştırma Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde Türkiye’de halihazırda kamu kurum ve kuruluşlarının kamuya özel güvenli bir ağ üzerinden haberleşmesi amacıyla kurulan KamuNet (Kamu Sanal Ağı) büyük önem taşıyor. KamuNet kapsamında yürütülecek çalışmalarda ihtiyaç duyulacak her türlü destek ve yardımın bütün kamu kurum ve kuruluşlarınca titizlikle sağlanması ve siber güvenliğin sağlanması adına önem verilen bu projenin yaygınlaşması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından gerekli hassasiyetin gösterilerek KamuNet projesi ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından içerik güvenliği sağlanan veri iletişiminin, kurumlar arası internete kapalı, fiziksel ve siber saldırılara karşı daha güvenli sanal bir ağ üzerinden yapılarak siber güvenlik risklerinin minimize edilmesi amaçlanıyor. Bunların yanı sıra, önemli kurumlar arasındaki önemli verilerin aktarımının, verilerin otomatize edilmesi suretiyle birden çok hat vasıtasıyla sağlanmasının da faydalı bir hareket tarzı olacağı düşünülüyor. Böylece bahse konu ağ trafiğine sızan kişilerin anlamlı bir bütünden ziyade anlamsız ve şifrelenmiş olabileceği düşünülen verilere erişmesi gayretlerinin boşa çıkarılmasının mümkün olabileceği değerlendiriliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu şirketler arasında Meta, Google, Alphabet ve ByteDance yer alıyor.
Hükümetin yeni vergisi, Avustralyalı medya kuruluşlarına ödenen parayla dengelenecek. Verginin boyutu henüz net değil.
Hazine Müsteşar Yardımcısı Jones, yaptığı açıklamada, “Asıl amaç gelir elde etmek değil. Umarız hiç gelir elde etmeyiz. Asıl amaç, Avustralya’daki platformlar ve haber medyası işletmeleri arasında anlaşma yapılmasını teşvik etmektir” dedi.
ANLAŞMA YENİLEMEME KARARI ALDILAR
Bu hamle Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın sahibi olan Meta’nın Avustralyalı haber yayıncılarına içerikleri için ödeme yapmak üzere üç yıllık anlaşmaları yenilemeyeceğini açıklamasının ardından geldi.
Bir önceki hükümet 2021’de, teknoloji devlerini Avustralyalı medya şirketleriyle gelir paylaşımı anlaşmaları yapmaya ya da Avustralya’daki gelirlerinin yüzde 10’u kadar para cezasına çarptırılmaya zorlayan bazı yasaları yürürlüğe koymuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Soruşturma sonucunda Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.ten oluşan ekonomik bütünlüğün yayıncı reklam sunucusu hizmetleri pazarında hâkim durumda olduğuna karar verildi.
Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.ten oluşan ekonomik bütünlüğün yayıncı reklam sunucusu hizmetleri pazarındaki hakimiyetine dayanarak kendi arz tarafı platform (SSP) hizmetine haksız avantaj sağladığı, söz konusu kendini kayırma eyleminin rakiplerin faaliyetlerini zorlaştırıcı nitelikte olduğu ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği tespit edildi.
Bu nedenle, Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc. Inc.ten oluşan ekonomik bütünlüğe 2 milyar 607 milyon 564 bin TL idari para cezası verildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
16 yaş altı için sosyal medya düzenlemesi gelecek mi? Haberi Görüntüle İNTERNETTE GÜNDE 6 SAAT 51 DAKİKA
Raporda yer alan bilgilere göre dünya genelinde sosyal medya kullanıcılarının sayısının 5,22 milyar olduğunu ve bu sayının nüfusa oranının yüzde 63,8 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, “Türkiye’de ise aktif sosyal medya kullanıcıları nüfusumuzun yüzde 65,7’sine denk geliyor. Bu kişilerin yüzde 86,5’inin interneti benimsediğini, ülkemizde internette geçirilen zamanın ise 6 saat 51 dakika; yaklaşık 7 saat olduğunu görüyoruz. Sosyal medya platformlarındaki aktif hesap sayımız ise 303 milyon 97 bin” dedi.
REKLAM
Dünya’da internet kullanıcılarının 2 saat 19 dakika, Türkiye’de ise günlük ortalama 2 Saat 37 dakikayı sosyal medyada geçirdiğini belirten Bakan Uraloğlu, “Dünya çapındaki sosyal medya kullanıcıları aylık olarak ortalama 6,8 sosyal medya platformu kullanıyorken bu oran ülkemizde 7,5’tir. Raporda yer alan verilere göre dünya genelinde en çok kullanıcısı bulunan sosyal medya platformunun ise 3,07 milyar ile Facebook olduğunu görüyoruz. Dünya genelinde ilk çeyrekte en fazla zaman geçirilen uygulama da 34 saat 15 dakika ile TikTok iken bu süre Türkiye’de 30 saat 39 dakikadır” açıklamasında bulundu.
EN BÜYÜK DÜŞÜŞ X’TE
Dünyadaki popüler sosyal medya uygulamalarının Türkiye’deki kullanıcı sayısının önceki yıla oranla düşüş gösterdiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, en büyük düşüşün X platformunda olduğunu ifade etti. Şu bilgileri paylaştı:
“2023 yılında 22,7 milyon üyesi olan X platformunun Türkiye’deki kullanıcı sayısı yüzde 14,2 azalarak 19,5 milyona geriledi. Benzer bir şekilde Instagram kullanıcı sayısı da önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 53,8 milyona, Facebook kullanıcı sayısı ise yüzde 1,3 azalarak 34,3 milyona düştü. Buna karşın Tiktok’taki kullanıcı sayısı ise önceki yıla göre yüzde 9,3 artış göstererek 39 milyona ulaştı.”
Raporda yer alan sosyal medya reklam istatistikleri ile ilgili bilgi veren Bakan Uraloğlu, “Instagram reklamları ile ulaşılabilen 18 yaş üzeri Instagram kullanıcılarının toplam 18 yaş ve üzeri nüfusa oranı dünya genelinde yüzde 28,1 iken Türkiye’de bu oran yüzde 82,8’e ulaşarak bu konuda en yüksek orana sahip ülke olmuştur.” dedi. Rapora göre dünyada mobil telefon kullanıcılarının sayısının 5,75 milyar olduğunu kaydeden Uraloğlu, “Dünya’da aylık ortalama akıllı telefon hücresel veri trafiği 20,3 GB’tır” dedi.
KULLANICILARIN YÜZDE 57.9’U ÇEVRİMİÇİ ALIŞVERİŞ YAPIYOR
Bakan Uraloğlu, dünyada en çok ziyaret edilen internet sitesinin Google olduğunu belirterek, “İnternet üzerinde satın alma alışkanlıklarına baktığımızda ise dünya genelinde çevrimiçi olarak her hafta bir şeyler satın alan 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının oranı yüzde 55,2 iken, bu oran Türkiye’de yüzde 57,9’dur. Dijital içerik satın almalarına baktığımızda ise bu kullanıcıların her ay yaptığı satın alımlarının oranı dünyada yüzde 65,9 iken Türkiye’de bu oran yüzde 65,4’tür.” ifadelerini kullandı.
YÜZDE 12.1 MOBİL ÖDEME KULLANIYOR
Finansal istatistiklere bakıldığında ise her ay bankacılık, yatırım, sigorta web sitesi veya uygulaması kullanan 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının yüzdesinin dünya genelinde yüzde 38,1 iken bu oran Türkiye’de yüzde 36,1 olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, “Her ay dünya genelinde mobil ödeme servislerini kullanan 16 yaş ve üzeri internet kullanıcılarının oranı yüzde 23,7 iken bu oran Türkiye’de yüzde 12,1’dir.” dedi. Dijital pazarlama verilerinde ise çevrimiçi marka araştırması için kullanılan birincil kanalın yüzde 32,9 ile arama motorları olduğunu ve bunu yüzde 32,8 ile TV reklamlarının takip ettiğini kaydeden Uraloğlu, “Dünya genelinde internet kullanıcılarının yüzde 32,3’ü reklam engelleyici uygulamalar kullanırken Türkiye’de ise bu oran yüzde 30,9’dur” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 110. yıl etkinlikleri kapsamında Japonya’nın geleneksel davulu Wadaiko’nun temsilcilerinden Sai Grubu‘nu seyircisiyle buluşturuyor.
İstanbul’da ilk kez sahne alacak Japonya’nın geleneksel davul grubu “Sai”nin gösterisi, 9 Aralık 2024 Pazartesi günü saat 15.30 ve 19.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde geleneksel Japon kültürü meraklılarının beğenisine sunulacak.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)
İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekân ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik 15 Aralık 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)
Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 29 Aralık 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
REKLAM
Aralık 2024 Programı
BANK BAN (Macar Devlet Tiyatrosu-Konuk Oyun)
József Katona’nın eseri Bánk Bán, Macar ulusal drama literatürünün en önemli eserlerinden birisidir. Bir eserin klasik olabilmesinde ve zamana direnmesinde, içeriğinin daima canlı ve her dönemde geçerli olan mesajlar içermesi, sahneye uyarlayan sanatçıların bunun sayesinde kendi gündemindeki önemli sorunları ve konuları, bunun aracılığıyla işleyebilmesi büyük rol oynar. Bánk Bán tam da böyle bir eserdir. Neticede József Katona, bu tarihi hikâyede tıpkı böylesi, genel insani konulara değinir. Katona seyircilere, eylemleriyle tarihe yön veren insanların, değişim isteyen fakat tarihin ve talihin, kendi gerçeğini savunan bireyi ezip yok edebileceğini ya da diğer taraftan, göklere kadar çıkartabileceğini gösteriyor. József Katona’nın yazdığı oyunu Attila Vidnyánszky yönetti. Oyun, 17 Aralık 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
HEDDA GABLER (Adana Şehir Tiyatrosu-Konuk Oyun)
Çağdaş Tragedya’nın en iyi örneklerinden olan Hedda Gabler’de insan ruhunun derinliklerine inerken onun dünyadaki yalnızlığına tanık oluruz. Jörgen’in Hedda için büyük zorluklarla aldığı villalarında geçen trajedi… Balayından yeni dönen Hedda ve Jorgen Tesman… Süreç içinde anlaşılır ki Hedda aslında, akademisyen olan ve işinden kafasını kaldırmayan Jörgen’i hiç sevmemiştir. Hedda’nın da bir zamanlar arkadaşlık yaptığı ortak tanıdıkları Eiler tLovborg’un gelişi hayatlarını altüst eder… Henrik Ibsen’in yazdığı, Volkan Sarıöz’ün yönettiği oyunda Olca Hayal Çetin, Cevher Hikmet Güzey, Yağmur Özcan, Önder Özcan, Uğur İzgi, Dilek Polat, Kurtuluş Bilgilioğul, Ahmethan Çelebi rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
REKLAM
GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM
Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın”
Haldun Taner’in yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu, Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar, Yiğit Ali Uslu rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
REKLAM
KUĞUNUN ŞARKISI
Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.
Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ
REKLAM
1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.
Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
BİR HALK DÜŞMANI
Kentin yegâne gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.
Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
HAYAT DER GÜLÜMSERİM
REKLAM
Yıllarca olağanüstü kadın karakterlere hayat vermiş bir oyuncu, AVM yapılmak üzere yıkılacak bir sahneye veda eder. Anlatılmaya değer bulunmayan farklı sınıflardan kadınların sıcak ve aşina hayat hikâyeleri, ilk kez aktarılır.
Özen Yula’nın yazıp yönettiği oyunda Sema Keçik, Serkan Bacak rol alıyor. Oyun,4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
SİVRİSİNEKLER
Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir.
Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
ZEHİR
Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.
Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 7 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
SAVAŞ VE BARIŞ
1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.
Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Yağmur Topçu, Ali Rıza Kubilay, Ahmet Kahvecioğlu, Boran Bağcı, Cem Eyüpoğlu rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
AĞRI DAĞI EFSANESİ
Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet’le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han’ın kızı Gülbahar’ın hikâyesi, Yaşar Kemal’in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi’ne dönüşmüştür.
Yaşar Kemal’in yazdığı Yiğit Sertdemir’in uyarlayıp yönettiği oyunda Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
TARTUFFE
Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.
Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
REKLAM
YENİLMEZ
Ekonomik kriz sebebiyle Londra’da yaşamaları imkânsız hale gelen Oliver ve Emily çifti, Londra’dan İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasabaya taşınırlar ve burada “gerçek” insanlarla tanışmaya karar verirler. Taşralı komşuları Alan ve Dawn’ı evlerine davet ederler. Farklı sınıflara ait insanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan ve giderek tuhaflaşan ilişkiler trajik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.
Torben Betts’in yazdığı, Nazlı Gözde Yolcu’nun çevirdiği, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gizem Akkuş, Gökçer Genç, Nurdan Kalınağa, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun,11-14 Aralık, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
YAFTALI TABUT
Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.
Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 28 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
GÖK KUBBE
Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.
Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
REKLAM
İKİNCİ PERDENİN BAŞI
Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.
Alp Tuğhan Taş’ın yazıp yönettiği oyunda Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de, 21 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)
Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.
Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 14 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
İFİGENYA
Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgâra ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgârını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..
Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
HAMLET
Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.
William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
REKLAM
FOSFORLU CEVRİYE
Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.
Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
REKLAM
MAVİYDİ BİSİKLETİM
İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor.
Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ÇİNGENE BOKSÖR
1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahkûm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…
Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
REKLAM
BEN MEDEA DEĞİLİM
“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.
Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
CADI KAZANI
Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.
Arthur Miller‘ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar,Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
REKLAM
BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)
Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.
Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
RÜYA(5+Yaş)
Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır.
Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
REKLAM
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)
İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.
Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 8, 15, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.
REKLAM
MASAL (5+Yaş)
Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür.
Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 8, 22 Aralık 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)
Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir.
B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 8, 15, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
FINDIKKIRAN (7+ Yaş)
Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.
E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak,Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.
William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)
Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.
Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 15, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
Oyun biletleri, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden temin edilebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Paco de Lucía’nın ölümsüz eserleri “EntredosAguas” ve “Zyryab”, ChickCorea’nın efsane parçası “Spain” gibi unutulmaz eserler, bu konserin en önemli parçaları arasında yer alıyor.

Ayrıca, Michael Jackson Medley’si de gecenin sürprizi olacak. “Billie Jean” performanslarıyla tüm dünyada tanınan Barcelona Guitar Trio, Pop’un Kralı’nın unutulmaz şarkılarını muhteşem bir gitar ustalığıyla harmanlayarak katılımcılara eşsiz bir müzik ziyafeti sunacak.
Barcelona Guitar Trio & Dance, 17 Aralık Saat 20.00’de Türk Telekom Opera Salonu’nda müzikseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belgeselden kurmacaya uzanan yapımlarla, hikâye anlatımından görsel dile kadar sinemaya dair taze fikirler ve yeni bakış açıları sunuyor. Kadın meselelerinden toplumsal bunalıma, Türkiye’nin farklı coğrafyalarına uzanan bu insan hikâyeleri, genellikle vizyonda hak ettiği yeri bulamayan filmlerden oluşuyor.
Festival heyecanı gibi
‘Mukadderat’REKLAM
İstanbul Modern Film Küratörü Müge Turan, bu yılki “Biz de Varız!” programıyla ilgili “Sinemanın farklı türlerine ve zengin anlatı biçimlerine odaklanarak, belgeselden kurmacaya, keşif niteliği taşıyan filmlerden vizyonda yeterince yer bulamamış yapımlara kadar geniş bir yelpazede gösterimler sunuyoruz. Her bir gösterim, yalnızca bir film izleme deneyimi değil, aynı zamanda film yapımcılarının ve ekiplerinin katılımıyla gerçekleştirilecek etkileşimli bir festival heyecanı yaratıyor. İstanbul Modern’deki bu özel buluşmalar, izleyicilere sinemanın gücünü ve çeşitliliğini bir arada deneyimleme fırsatı sunacak” dedi.
Ödüllü filmler, ilham verici belgeseller
‘Gecenin Kıyısı’
Bu yılın programında, Adana Altın Koza ve Ankara Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü kazanan Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri ile 81. Venedik Film Festivali’nde prömiyer yapan ve ardından Adana Altın Koza’da “Yılmaz Güney Ödülü”ne layık görülen Gecenin Kıyısı yer alıyor. Vizyona girmeden önce İstanbul Modern’de izleyiciyle buluşacak bu filmler, Altın Portakal’da “En İyi Film” ödülünü kazanan Mukadderat gibi önemli yapımların da bulunduğu bir seçki sunuyor.
‘Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri’
Biz de Varız! belgeselleri arasında ise, İstanbul Film Festivali’nde “En İyi Belgesel” ödülünü kazanan Dargeçit ile birlikte, sinema ile diğer sanat disiplinlerini bir araya getiren yapımlar da dikkat çekiyor. Bunlar arasında, Didem Pekün’ün Çıplak Ayaklar Kumpanyası üzerine çektiği Bazen Hep Birlikte ve İstanbul Modern Koleksiyonu’nda yer alan İsviçreli sanatçı Renée Levi’ye odaklanan Bir İsim ve Bir Yer gibi filmler de bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bolşoy Tiyatrosu solisti Gediminas Taranda tarafından 1994 yılında kurulan dünya çapında ünlü dansçılarla iş birliği yaparak büyük başarılar elde eden ve The Imperial Russian Ballet Company tarafından sahneye konan ‘Kuğu Gölü Balesi’, muhteşem koreografisi, büyüleyici kostümleri ve Çaykovski’nin unutulmaz müziği ile her yaştan izleyiciye eşsiz bir deneyim sunuyor.

Rus klasik balesinin doğuşu sayılan, Çaykovski’nin unutulmaz başyapıtı “Kuğu Gölü Balesi’” nde kötü bir güç tarafından kuşa dönüştürülen Odette’in, masalsı bir atmosferde, aşk, ihanet ve dönüşüm temalarını işleyen hikayesi anlatılıyor. Genç prens, kuğu prensesine sonsuz aşkına yemin eder, ancak kötü büyücü Odile’e aldanarak bu sözüne ihanet eder. Sonunda, balenin kasvetli sonu değişir ve prens ile kuğu, kötü büyüyü bozarak parlak bir apoteoz ile sonlanır. Gösterinin biletleri Biletinial’da satışa çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>21 Aralık Cumartesi günü saat 15.00’te Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleştirilecek “Matbaacının Notu” başlıklı açık derste Alparslan Baloğlu, kitabın oluşumunda matbaanın rolünü ele alacak. Matbaacılık alanında yıllara yayılan tecrübesi ve somut örnekler ışığında kitap üretiminin inceliklerine ve matbaacı-tasarımcı ilişkisinin önemine değinecek. Herkesin katılımına açık ve ücretsiz program hakkında ayrıntılı bilgi için: saltonline.org.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ağız yaraları (aft, pamukçuk, yara) genellikle rahatsızlık verici olabilir ve yemek yeme, konuşma gibi günlük aktiviteleri etkileyebilir.
Doğal çözümler, genellikle hafif vakalarda etkili olabilir.
İşte ağız yaraları için bazı doğal çözümler:
1. TUZLU SU GARGARASI
Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleyip karıştırın. Bu karışımla günde birkaç kez ağzınızı çalkalayın.
Antibakteriyel özellikleriyle enfeksiyonu azaltabilir ve yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olabilir.
2. KARBONAT
Bir miktar karbonatı biraz suyla macun kıvamına getirip yaranın üzerine sürün. Birkaç dakika beklettikten sonra ağzınızı durulayın.
İyileşmeyi hızlandırabilir ve enfeksiyonu önleyebilir.

3. BAL
Saf balı yaranın üzerine ince bir tabaka halinde sürün. Günde 2-3 kez tekrarlayın.
Antibakteriyel ve nemlendirici özellikleri sayesinde ağrıyı hafifletebilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir.
4. HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI
Yaralı bölgeye temiz bir pamuklu çubuk yardımıyla Hindistan cevizi yağı sürün. Günde birkaç kez tekrarlayın.
Antibakteriyel ve antifungal özellikleri ile enfeksiyonu önlemeye yardımcı olabilir.
5. ALOE VERA
Taze aloe vera yaprağından çıkan jeli yaranın üzerine sürün. Günde 2-3 kez uygulayın.
Yatıştırıcı etkisiyle ağrıyı hafifletebilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir.
6. PAPATYA ÇAYI
Bir fincan sıcak suya papatya çayı poşeti koyup demleyin, ılık hale geldiğinde gargara yapın.
Papatya anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve yara üzerindeki ağrıyı hafifletebilir.
7. YOĞURT
Günlük olarak sade yoğurt tüketin.
Probiyotikler ağızda sağlıklı bir bakteri dengesi oluşturarak iyileşmeye katkıda bulunabilir.

8. ELMA SİRKESİ
Bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi ekleyip karıştırın. Bu karışımla gargara yapın.
Doğal bir dezenfektan gibi çalışarak yaraların temizlenmesine yardımcı olabilir.
9. SARI KANTARON YAĞI
Küçük bir miktarı yaranın üzerine direkt olarak sürün.
Doğal bir yara iyileştirici olarak bilinir ve ağrıyı azaltabilir.

10. BOL SU İÇMEK
Dehidrasyonu önleyerek ağız mukozasının sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
EDİTÖR NOTU
Eğer ağız yaralarınız sık sık tekrarlıyor, büyük boyutlardaysa ya da uzun süre geçmiyorsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ayağı vuran bir ayakkabı oldukça rahatsız edici…
Bu durumu hafifletmek ve daha rahat bir kullanım sağlamak için denenebilecek bazı öneriler var.
Ancak bu önerilere rağmen ayakkabının ayağınıza oturma sorunu hallolmadıysa, yeni bir ayakkabı tercih etmek daha doğru olacaktır.
AYAĞI KORUYUCU ÇÖZÜMLER
Bant kullanımı:
Ayakkabının vurduğu yerlere yara bandı ya da özel blister (su toplaması) önleyici bantlar yapıştırın.
Jel pedler veya silikon koruyucular:
Özellikle topuk ve parmak bölgeleri için jel pedler veya silikon koruyucular kullanın.
Ayakkabıyı yumuşatma teknikleri
Kalıba koyma:
Ayakkabıyı genişletmek için ayakkabı kalıbı kullanabilirsiniz.
Kalın çorap ve ısıtma yöntemi:
Kalın çorap giyip ayakkabıyı giyerek saç kurutma makinesiyle sorunlu bölgeleri biraz ısıtıp esnemesini sağlayabilirsiniz.
Nemlendirme:
Deri ayakkabılar için deri nemlendirici krem veya vazelin kullanarak ayakkabıyı yumuşatabilirsiniz.

Ayakkabı içine dolgu koyma
Ayakkabı tabanlıkları:
Ayakkabıyı daha rahat hale getirmek ve vurmayı azaltmak için yumuşak tabanlıklar kullanabilirsiniz.
Pamuk veya silikon tıkaçlar:
Ayakkabının vurduğu yere küçük bir pamuk parçası ya da silikon tıkaç yerleştirebilirsiniz.
Ayakkabıyı bir kunduracıya götürüp genişletmesini veya sorunlu bölgeleri yumuşatmasını isteyebilirsiniz.
ÖNLEYİCİ ÖNLEMLER
Doğru numara seçimi:
Ayakkabı alırken ayağınıza tam oturan, sıkmayan ve çok bol olmayan bir numara seçmeye özen gösterin.
Ayakkabıyı denemek:
Ayakkabıyı mutlaka alırken deneyin ve günün ilerleyen saatlerinde (ayaklarınız biraz şişmişken) satın almayı tercih edin.
Ayakkabının iç malzemesi:
Ayakkabının yumuşak iç malzemeye sahip olmasına dikkat edin.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da yaşayan avukat Hüseyin Önal, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü şikayetiyle başvurduğu Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümünde, 3’üncü evre ‘gırtlak kanseri’ tanısı aldı.
Aldığı haberle sarsılan Önal, tümörün alınması için ameliyat geçirdi.
Başarılı geçen operasyonun ardından Önal’ın yutma sorunu çözüldü; ancak sesini kaybetti.
“KULLANIRKEN ÖZGÜRLÜK SANDIM, BENİ ESİR ALMIŞ”
Yazarak iletişim kurabilen Hüseyin Önal, 35 yıl boyunca günde 2 paket sigara içtiğini ifade etti. Önal, “Sigarayı kullanırken keyif ve özgürlük sanırdım. Oysa o beni esir aldı. Sigarayı 2 yıl önce bıraktığımda artık çok geç kalmıştım.
Aslında 2017 yılında tansiyon nedeniyle ölümden döndüm. Sigara beni uyardı, aldırmadım. Çok iyi bir sporcuyken ve çok konuşkan bir insanken şu an yaşam mücadelesi veriyorum” ifadelerini kullandı.

“GIRTLAK KANSERİNDEN EN ÖNEMLİ NEDEN SİGARA”
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Prof. Dr. Aydın Acar, gırtlak kanserinin ses kısıklığı ile beraber bazen boyunda kitlelerle, bazen yutma problemleriyle, bazen kilo kaybıyla kendini gösterilebildiğini söyleyerek, “Gırtlak kanseri, kıkırdak yapısıyla korunduğu için erken evrede teşhis edilebilir. Erken evrede son derece yüz güldürücü sonuçlar elde ettiğimiz bir kanser şekli. Hüseyin Bey bize biraz maalesef geç geldi. 3’üncü evrede yakaladık kanseri; ama yine de ameliyatını gerçekleştirdik.
Yaptığımız operasyonla tümörü temizledik, yutma problemini hallettik. Konuşma problemi için 1,5 ay sonra protez uygulaması yapacağız. Hastamızın en kötü özelliği çok sigara içmesi. Gırtlak kanserinde özellikle sigarayı vurgulamak çok önem arz ediyor. Sigara gırtlak kanserinde en önemli neden. Bu hastalığa yüzde yüz oranında sigara neden oluyor” diye konuştu.

“PROTEZLE SESİNİ DUYURABİLECEK”
Prof. Dr. Aydın Acar, Önal’ın protez sürecine ilişkin de konuşarak, “Hastamızın mesleği avukatlık olduğu için sese ihtiyacı var. Yani sesinden profesyonel olarak para kazanması gerekiyor. Protezle sesini karşıya duyurabilecek, derdini anlatabilecek. Şimdi patoloji sonucunu bekleyeceğiz. Patoloji sonucundaki sonuca göre belki ilave ek doz radyoterapi ihtiyacımız olacak.
Sonrasında da bu hastanede biz yaklaşık 5 yıl akraba gibi olacağız. 5 yıl içerisinde belli dönemlerde takiplerimiz olacak. 2 hafta üzeri ses kısıklığı olanlar mutlaka bir KBB doktoruna başvursunlar ve ilaveten sigaradan mutlaka uzak dursunlar. Bu tür kanserlerin tedavisi var ve tedaviler sonucunda teknolojiler geliştikçe son derece başarılı sonuçlar almaktayız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık alanında çığır açan bir keşif gerçekleştirildi.
İngiltere Nottingham Üniversitesi’nden bilim insanları, insan vücudunun doğal iyileşme yeteneklerinden ilham alarak, hastaların kendi kanını kullanarak kırık kemikleri tedavi edebilecek yenilikçi bir implant geliştirdi.
Bu çığır açıcı çalışmadan elde edilen sonuçlar, ileri malzeme bilimi alanında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
İnsan vücudu küçük yaralanmaları, kan pıhtılaşması gibi doğal süreçlerle hızla onarabiliyor. Ancak daha büyük hasarlarda bu mekanizma yetersiz kalıyor.
ONARIM SÜRECİNİ HIZLANDIRACAK
Nottingham Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu sorunu çözmek için vücudun doğal onarım sürecini geliştiren özel bir malzeme geliştirdi.
Bu malzeme, “rejeneratif hematom” (RH) adı verilen ve yaralanmalarda dokuyu onarmak için oluşan yapıları destekliyor.
Araştırmacılar, laboratuvarda geliştirdikleri “peptit amfifil” adı verilen proteinleri insan kanına ekleyerek RH’nin daha güçlü ve etkili bir şekilde oluşmasını sağladı.

DAHA GÜVENLİ VE HIZLI
Araştırma ekibine göre, yeni malzeme kanla kolayca birleşebiliyor ve istenildiğinde üç boyutlu yazıcıyla üretilebiliyor.
Çalışmanın ortak yazarı Dr. Cosimo Ligorio, bu yaklaşımın büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:
İnsan kanını, son derece rejeneratif implantlara dönüştürmek hem güvenli hem de kolay bir süreç. Kan ücretsiz bir kaynak ve hastalardan yeterli miktarda elde edilebiliyor”

TESTLER BAŞARILI OLDU
Ekip, yöntemi sıçanlar üzerinde test etti. Araştırmacılar, sıçanların kanına peptitler ekleyerek güçlü RH yapıları oluşturdu ve bu yapıları hayvanların kafatasındaki boşluklara yerleştirdi.
Sonuçlar oldukça çarpıcıydı:
Yeni implant kullanılan sıçanlarda kemik oluşumu oranı 6 hafta içinde yüzde 62’ye ulaştı.
Hiç tedavi edilmeyen sıçanlarda bu oran sadece yüzde 30’du.
Hâlihazırda kullanılan yapay kemikle tedavi edilenlerde ise iyileşme oranı yaklaşık yüzde 50 olarak kaydedildi.
UMUT VERİCİ BİR KEŞİF
Araştırmacılar, yeni yöntemin insanlarda kullanılması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Ancak ilk bulgular, bu yaklaşımın rejeneratif tıp alanında büyük bir fark yaratabileceğini gösteriyor.
Bu yeni tedavi yöntemi, gelecekte kemik kırıklarını tedavi etmek için hastaların kendi kanını kullanarak daha doğal ve etkili bir çözüm sunabilir.
Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kalp krizi genellikle kalbi besleyen damarların tıkanması sonucunda meydana gelir.
Erken teşhis hayat kurtarıcıdır.
Kalp krizinin yaygın belirtileri şunlardır:
1. Göğüs ağrısı (En önemli belirti)
Göğüsün orta kısmında sıkışma, baskı, doluluk ya da yanma hissi.
Ağrı birkaç dakika sürebilir veya gelip geçebilir.
2. Vücudun diğer bölgelerine yayılan ağrı
Ağrı genellikle sol kola, omuza, sırta, boyuna, çeneye veya mide bölgesine yayılabilir.
3. Nefes darlığı
Fiziksel aktivite yapmadan bile nefes alıp vermede zorluk hissedilebilir.
Göğüs ağrısı ile birlikte ya da bağımsız olarak görülebilir.
4. Terleme
Soğuk soğuk terleme yaşanabilir.
Bu genellikle ani ve yoğun bir şekilde olur.

5. Halsizlik ve baygınlık
Aşırı yorgunluk, ani güç kaybı veya baş dönmesi hissi.
6. Bulantı ve kusma
Özellikle kadınlarda veya diyabetli hastalarda bu belirti daha yaygın görülebilir.
7. Hızlı veya düzensiz kalp atışı
Çarpıntı ya da düzensiz nabız hissi eşlik edebilir.
KADINLARDA BELİRTİLER DAHA FARKLI OLABİLİR
Kadınlarda kalp krizi belirtileri, klasik göğüs ağrısının yanı sıra:
Mide bulantısı,
Hazımsızlık,
Ani halsizlik,
Çene veya sırt ağrısı gibi farklı şekillerde de kendini gösterebilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HÜKÜMET GÖZETİMİ İÇİN ARKA KAPI OLABİLİR”
Apple, 2021 yılında Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi (NCMEC) ve diğer gruplardan toplanan dijital imzalar sonrasında kullanıcıların iCloud kütüphanelerindeki bilinen CSAM içeriğini tespit edecek bir sistem duyurmuştu. Ancak, güvenlik ve gizlilik savunucularının bu teknolojinin hükümet gözetimi için bir arka kapı oluşturabileceği endişeleri nedeniyle bu planları rafa kaldırdı.
2,680 MAĞDUR OLDUĞU BELİRTİLİYOR
Dava, bir akrabası tarafından bebekken istismara uğrayan ve görüntüleri çevrimiçi olarak paylaşılan 27 yaşındaki bir kadın tarafından açıldı. Kadın, hala neredeyse her gün bu görüntülere sahip olan birinin suçlandığına dair kolluk kuvvetlerinden bildirimler aldığını belirtti. Avukat James Marsh, bu davada tazminat almaya hak kazanabilecek potansiyel 2.680 mağdur olduğunu söyledi.
Apple, TechCrunch’a yaptığı açıklamada, bu suçlarla mücadele etmek için güvenlik ve gizlilikten ödün vermeden yenilikler yapmaya devam ettiklerini belirtti. Ağustos ayında, 9 yaşındaki bir kız çocuğu ve vasisi, Apple’ı iCloud’da CSAM’ı ele almamakla suçlayarak dava açmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FİYATLAR YÜKSELECEK DİYEREK 6 AY ÖNCEDEN TARİFE DEĞİŞTİRME TEKLİFİ
Tepkiler büyüdükçe operatörlerin taktiği de değişmeye başladı. Son günlerde yeni bir yöntem gündeme oturmuş durumda. Kullanıcılar bu kez, henüz taahhüt süreleri bitmeden aranarak, sözleşme bitiminde çok yüksek fiyatlarla karşılaşabilecekleri konusunda uyarılıyor. Başta çok masum gibi gözüken bu yöntemle, örneğin 6 ay sözleşmesi bulunan ve düşük ücret ödeyen kullanıcıya bugünden zamlı tarifeyi indirimli diyerek satabiliyorlar. Yani tabiri yerindeyse 6 ay sonra gelecek zammı işaret ederek, kullanıcılara “Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar”.
REKLAM
Böyle olunca kullanıcı aslında kendi yararına olduğunu sanarak zamlı tarifeye henüz sözleşmesi varken geçmiş oluyor.
SOSYAL MEDYADAN AÇIK ÇAĞRI
Uzun bir zamandır bu şekilde bir yönteme başvuran operatörlerin bu kullandığı yöntem, fiyatların çok yüksek şekilde artması ve kullanıcıların farkındalığı ile sosyal medyada da büyük yer edindi.
Gazeteci Alaattin Aktaş da sosyal medya hesabı üzeriden bu duruma dikkat çeken bir gönderi yayınladı. Aktaş gönderisinde, “Üç operatör de taahhüt süresi bitmeden abonelerini arayıp güya onların lehine olacak şekilde yeni sözleşme öneriyor. Bu yıllardan beri böyle. Sözleşme bitiminde ücretin çok artacağı, şimdiden yapılacak yenilemeyle avantaj sağlanacağı ileri sürülüyor. Böylece sözleşme süresi on iki aydan fiilen altı-yedi aya düşürülüyor. Eğer yönetilen-yönlendirilen fiyatlar enflasyonla uyumlu artırılacaksa kamuya ait iki operatörden başlanmalı ve bunların abonelerini aramasının önüne geçilmeli. Zamanı geldiğinde yapılacak zammın oranı da öyle uçuk kaçık düzeyde olmamalı” ifadelerini kullandı.
Açık çağrı!
Türkiye’de üç telefon operatörü var.
Bunlardan ikisi Varlık Fonu bünyesinde, birinde Maliye Bakanlığı da yüzde 25 hisse sahibi.
Üç operatör de taahhüt süresi bitmeden abonelerini arayıp güya onların lehine olacak şekilde yeni sözleşme öneriyor. Bu yıllardan beri…
— Alaattin Aktaş (@Alaattin_Aktas) December 10, 2024



Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bugün bazı basın ve yayın organlarında yer alan “Esnafa Konum Vergisi” başlıklı haberin gerçeği yansıtmadığını duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun”un; esnafı değil, Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi’nde yer alan coğrafi verileri üreterek gelir elde eden gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri kapsadığının altı çizildi.
ESNAFI KAPSAMIYOR
Konum paylaşımı yapan esnaftan vergi alınacağı bilgisinin kesinlikle doğru olmadığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Bugün bazı medya organlarında “Esnafa Konum Vergisi” başlığıyla yer alan haberlere ilişkin açıklama zorunluluğu doğmuştur. Söz konusu kanun Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisinde yer alan coğrafi verileri üreterek gelir elde eden gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerini kapsamaktadır, sosyal medya hesapları üzerinden konum paylaşımı yapan esnafı ilgilendirmemektedir. Dolayısıyla konum paylaşımı yapan esnaftan vergi alınacağı bilgisi kesinlikle doğru değildir.
KAMUOYU BİLGİLENDİRMESİ pic.twitter.com/TX7SHwFEG5
— T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı (@csbgovtr) December 5, 2024
SON DAKİKA HABERLERİ için ayrıca HABERTURK.COM uygulamasını,
App Store
Google Play
https://x.com/Haberturk hesabımızı takip edebilirsiniz.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM
Etkinlik kapsamında Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu ve tarihçi ve yazar Saffet Emre Tonguç’un katılımıyla oyuncu Yetkin Dikinciler’in moderatörlüğünde “Arçelik Telve’nin 20 Yıllık Yolculuğu: Türk Kahvesi ve Kültürü” isimli bir panel de düzenlendi. Türk kahvesinin kültürel önemi, geleceği ve Arçelik Telve’nin bu kültüre katkısı üzerine bir sohbet gerçekleşti.
KÜLTÜREL MİRAS TEKNOLOJİ İLE BULUŞTU
Dünya çapında Türk kahvesine olan ilgi ve talebin her geçen gün arttığını belirten Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, “Geleneksel Türk kahve kültürünü dünyaya tanıtmayı sürdürüyoruz. Bundan yirmi yıl önce Arçelik mühendisleri Türk kahve kültürünü gelecek nesillere en doğru şekilde taşıyan Telve’yi geliştirdi. Kültürel bir mirası teknoloji ve inovasyonla buluşturarak bir içecekten öte kültürel bir mirası dünyanın beğenisine sundu. Dostluğun, paylaşmanın ve misafirperverliğin simgesi olarak köklü bir geleneği temsil eden Türk kahvesini uluslararası pazarlara taşıyarak öncü bir adım attık. Bu süreçte 88 patent ile sürekli geliştirdiğimiz Telve, zamanla Türk kahvesi geleneğini dünyanın dört bir yanına taşıyan bir kültür elçisi haline geldi. Şimdiye kadar dünya çapında 5 milyondan fazla Telve’yi kahve severlerle buluşturduk. Bugün 32 ülkede milyonlarca kahveseverin, Türk kahvesinin eşsiz lezzetini Arçelik Telve ile deneyimlemesinden mutluluk duyuyoruz” dedi.
Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu, “Bu yıl Türk kahvesinin dünya gayri maddi kültür varlıkları listesine eklenmesinin 10. yılını kutluyoruz. On yıl önce arkadaşlarımız ve Kültür Bakanlığı’ndan yetkililer Bakü’de yapılan toplantıya katılıp, delegelere kendi elleriyle yaptıkları kahveleri ikram ederek bu kararın çıkması için önemli gayret göstermişlerdi. Burada buna katkıda bulunanları anma selamlamak ve teşekkür etmek isterim” dedi.
Tarihçi ve yazar Saffet Emre Tonguç ise “Türk kahvesi bu topraklar için kadim bir miras; kültürümüzün en nadide geleneklerinden biri. Tarih boyunca çeşitli yasaklarla karşı karşıya kalmasına rağmen toplumumuzun dayanışma ve paylaşıma verdiği önemin bir sembolü olarak varlığını koruyan bu değerimiz, bugün kız isteme törenlerinden gündelik sohbetlere hayatımızın her anında bize eşlik ediyor. Hiç kuşkusuz, bundan yıllar sonra da kültürel kimliğimizin önemli bir taşıyıcısı, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam edecek” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu tasarı, ABD’nin ulusal güvenlik endişelerini gidermeyi ve kırsal bölgelerdeki tüketicilerin bağlantısını güvence altına almayı amaçlıyor. FCC Başkanı Jessica Rosenworcel, bu programın yetersiz fonlanmasının ulusal güvenliği tehlikeye atabileceği ve kırsal ağlarda kapanmalara neden olabileceği konusunda uyardı.
Washington, ABD’nin Temsilciler Meclisi, yıllık savunma tasarısı (National Defense Authorization Act) ile birlikte, Çinli telekom şirketleri Huawei ve ZTE’nin ekipmanlarının ABD kablosuz ağlarından çıkarılması için 3 milyar dolar ayırmayı planlıyor. 1.800 sayfalık tasarı metni, Çin’in ABD ulusal güvenlik düzenlemelerinden kaçış çabaları ve biyoteknoloji kapasitelerinin mevcut durumu hakkında rapor taleplerini de içeriyor.
REKLAMFCC’NİN UYARILARI VE FON EKSİKLİ
Federal Communications Commission (FCC), bu ekipmanların çıkarılması için 4.98 milyar dolar gerektiğini belirtti, ancak Kongre daha önce yalnızca 1.9 milyar dolarlık fon onayladı. FCC Başkanı Jessica Rosenworcel, programın yetersiz fon nedeniyle 3.08 milyar dolar açık verdiğini ve bunun kırsal ağlarda kapanmalara neden olabileceğini uyararak, “Bu durum ulusal güvenliğimizi ve kırsal bölgelerdeki tüketicilerin bağlantısını tehlikeye atıyor” dedi. Rosenworcel ayrıca, bazı bölgelerde tek sağlayıcı olan ağların kapanmasının 911 hizmetlerini tehdit edebileceğini belirtti.

Competitive Carriers Association CEO’su Tim Donovan, bu fonun acilen gerekli olduğunu vurgulayarak, “Ekipman ve hizmetlerin çıkarılması ve değiştirilmesi için fonlama hayati önem taşıyor. Bağlantının sürdürülmesi için bu fondan yararlanmalıyız” dedi.
2019 yılında Kongre, FCC’ye federal teşvik alan ABD telekom şirketlerinin Çinli telekom ekipmanlarını ağlarından temizlemelerini emretti. 2023 yılında Beyaz Saray, bu program için 3.1 milyar dolar talep etti.
SPEKTRUM AÇIK ARTIRMASI İLE FON SAĞLANACAK
Senato Ticaret Komitesi Başkanı Maria Cantwell, bu program ve bölgesel teknoloji merkezleri için toplamda 500 milyon doların, FCC’nin AWS-3 bant spektrum açık artırmasından sağlanacağını duyurdu. Bu açık artırma, kablosuz tüketicilerin artan spektrum taleplerini karşılamak amacıyla gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanuni düzenleme ile müşterilerine konum bilgisi paylaşan esnafın da bundan böyle vergi ödeyeceğine ilişkin haberler üzerine tepkiler yükseldi. Hem Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, hem Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hem de ilgililerden gelen açıklamalarla, esnafın konum vergisi ödeyeceğine ilişkin haberler yalanlandı.
İşin aslı şuydu: Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği kanunla ilgili bazı teknik düzenlemeler yapılırken, konum bilgileri paylaşma konusu düzenlenmişti. Aslında bu madde daha önce de kanun maddesinde vardı ancak izin-ruhsat alma süreçleri ve vergilendirmeyle ilgili daha açık ve net ifadeler yazıldı. Kanun Meclis’ten geçtikten sonra yasa maddesi okunmadan yazılan haberlerle bir anda yaygara koptu. AK Parti TBMM grubu bu düzenlemeyi yaparken güvenlik ve ticari gelir hususlarını göz önünde bulundurdu. Konum bilgileri paylaşılırken, ilgili bölgelerde fotoğraflama veya görüntü alma süreçleri işletilirken bunların idari iznine tabi olması ve ticari faaliyetler sonucu buradan sağlanacak gelirlerden vergi alınması gerektiği düşünüldü. Google ve Yandex gibi arama motoru şirketleri de kullandıkları konum bilgileri, uydu fotoğrafları-yerden çekilmiş fotoğraflar, görüntüler ve haritalandırma işlemleri nedeniyle aldıkları bu hizmet karşılığında harç ve vergi ödemek zorundalar. Ticari faaliyette bulunan firmalar, coğrafi bölgelerde yaptıkları çalışmalar, fotoğraflama, haritalandırma, görüntüleme ve veri işleme konusunda da izin ve ruhsat almak zorundalar.
REKLAMHANGİ TİCARİ FAALİYETLER
Kanun kapsamına giren faaliyetler şunlar:
– Ulaşım ağları ve adres verilerini toplayarak araç takip sistemleri geliştiren navigasyon firmaları
– Coğrafi yer adları, adres uydu görüntüsü ve ulaşım ağları verilerini toplayarak otel benzeri turizm tesislerine ait satış ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştiren seyahat acentaları ve tur operatörleri
– Harita ve adres verilerini toplayarak dijital ortamda satış ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştiren e-ticaret firmaları
KANUN MADDESİ
Tartışmalara yol açan ve tepki çeken kanun maddesi şöyle: “Gerçek kişilerin ve özel hukuk tüzel kişilerinin Türkiye’ye ait Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluk Matrisi kapsamındaki coğrafi verileri toplaması, üretmesi, paylaşması veya satması; fikrî, sınai ve ticari haklara ilişkin mevzuat hükümleri ile Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla ve ticari faaliyetleri gerçekleştirmek için gerekli belgelere sahip olması şartı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın iznine tabidir. İzin belgesinin geçerlilik süresi bir yıldan az beş yıldan fazla olmayacak şekilde izin isteklisinin talebi üzerine yıl bazında Bakanlığın onayı ile belirlenir. İznin başlangıç tarihi başvurunun Bakanlıkça onaylandığı tarihtir. İzin bedeli Türk vatandaşı gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileri için; coğrafi veri tema sayısı, çalışma alanı, izin süresi ve talep sahibinin başvuru tarihi itibarıyla en son hesap dönemine ait gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan gelir tablosundaki net satış tutarı veya işletme hesabı özetindeki satış hasılat tutarı esas alınarak bu Kanun ekinde yer alan cetvellerde belirtilen ilgili dilimlere ait katsayıların izin katsayısı bedeli ile çarpımıyla hesaplanır.
İzin bedeli yabancı gerçek veya tüzel kişiler için bir izin katsayısı bedelinin 1250 (bin iki yüz elli) katının süre katsayısı ile çarpımıyla hesaplanır. Bir izin katsayısı bedeli 1750 (bin yedi yüz elli) TL’dir. İzin bedelinin hesaplanmasında başvuru evraklarının tam ve eksiksiz olması şartıyla başvuru tarihi esas alınır. İzin katsayısı bedeli ile bu Kanunun ekinde yer alan Net Satış Tutarı/Satış Hasılat Tutarı Cetvelinde belirtilen en az ve en çok miktarlar takvim yılı başından geçerli olmak üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin…
”Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tartışmalardan sonra yaptığı açıklamada, konum bilgisi paylaşımı yapan esnaftan vergi alınacağı bilgisinin doğru olmadığı belirtilerek, “Söz konusu kanun Ulusal Coğrafi Veri Sorumluluğu Matrisinde yer alan coğrafi verileri üreterek gelir elde eden gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerini kapsamaktadır. Sosyal medya hesapları üzerinden konum paylaşımı yapan esnafı ilgilendirmemektedir. Dolayısıyla konum paylaşımı yapan esnaftan vergi alınacağı bilgisi kesinlikle doğru değildir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un açılış konuşmalarıyla başlayacak foruma Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da katılacak.
Forumda Birleşmiş Milletler Küresel İletişim Başkanı Melissa Fleming’in video mesajı katılımcılarla paylaşılacak.
Ayrıca forumda Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, Libya İletişim ve Siyasal İşlerden Sorumlu Devlet Bakanı Walid Ammar Ellafi, Lübnan Enformasyon Bakanı Zaid Makary, Sırbistan Enformasyon ve Telekomünikasyon Bakanı Dejan Ristic, Pakistan Enformasyon ve Yayıncılık, Ulusal Miras ve Kültür Bakanı Attaullah Tarar, Filistin Telekomünikasyon ve Dijital Ekonomi Bakanı Dr. Abed-Alrazzaq Natsheh, Gabon İletişim ve Medya Bakanı Laurence Ndong, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, NATO Kamu Diplomasisi Genel Sekreter Yardımcısı Marie-Doha Besancenot, Birleşik Krallık Başbakanlık Devlet İletişim Hizmetleri, Ticaret ve Refah Uygulamaları Başkanı Emma Turner başta olmak üzere çok sayıda ülkenin bakan ve iletişim kurumlarının başkanları panellerde konuşma yapacak.
REKLAMYAPAY ZEKAYLA YAŞANAN DEĞİŞİMLER MASAYA YATIRILACAK
Türkiye’nin en büyük iletişim zirvesi olma özelliğini taşıyan Stratcom Summit 24, uluslararası iletişimin öncü isimlerini bir araya getirerek yapay zekayla iletişim alanında yaşanan değişimleri tartışmaya sunacak, yeni teknolojilerin sunduğu fırsatlar ve zorluklar irdelenecek.
Stratcom Summit 24’de yapay zekanın iletişimdeki dönüştürücü etkisini merkeze alarak kamu iletişimi, yeni iletişim stratejileri, habercilik, dijital medya ve diplomasi, dezenformasyonla mücadele ve kriz yönetimi, dijital etik ve siber güvenlik gibi pek çok güncel konu ele alınacak.
Forumda 30 ülkenin önde gelen kamu, özel sektör, sivil toplum, medya, akademi ve düşünce kuruluşlarından 64 yerli ve yabancı uzman, konuşmacı olarak yer alacak. 8 panel, 4 konuşma ve 6 bire bir oturumdan oluşan forum, 3 binden fazla yerli ve yabancı misafiri ağırlayacak.
Etkinliğe kamu kurumlarından özel teşebbüslere, sivil toplumdan düşünce kuruluşlarına çeşitli sektörlerden iletişim uzmanlarının yanı sıra akademisyen ve üniversite öğrencilerinin yoğun katılımı bekleniyor.
Programın ilk gününde “Ulusal Stratejide Yapay Zeka: Dijital Dönüşüm ve Stratejik”, “Yapay Zeka Çağında Dijital Şeffaflık: Veri Güvenliği ile Kamu Yararını Sağlamak”, “Uluslararası Stratejik İletişimde Yapay Zeka: Küresel İş Birlikleri ve Yasal Düzenlemeler” ve “Dezenformasyonla Mücadelede Yapay Zeka: Kamu Kurumları için Stratejik Araçlar” panelleri düzenlenecek.
REKLAM
Bunun yanı sıra aynı gün 3 ayrı bire bir oturum gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, “Yapay Zeka Çağında Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Perspektifi”, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, “Yapay Zeka ve Stratejik İlerleme: Azerbaycan’ın Geleceği için Bir Vizyon”, Filistin Telekomünikasyon ve Dijital Ekonomi Bakanı Dr. Abed-Alrazzaq Natsheh de “Dijital Dönüşümü Şekillendirmek: Filistin’in Telekomünikasyon Vizyonu” başlıklı konuşma yapacak.
İkinci gününde ise “Yapay Zeka Destekli Kriz İletişimi: Kamu Güvenliği için Stratejiler”, “İletişimde Yapay Zeka Destekli Siber Güvenlik: Güvenliğin Sağlanması”, “Yapay Zekanın Gazetecilik Üzerine Etkisi: Deepfake Tehdidi Karşısında Tarafsızlığı ve Doğruluğu Koruyabilme” ile “Yapay Zeka ve İletişim Etiği: Şeffaflığı ve Hesap Verebilirliği Yönetmek” başlıkları altında uzmanlar değerlendirmelerini sunacak.
“Bilgi Çağında Tehditlere Karşı Caydırıcılık ve Savunma: NATO ile Bir Söyleşi”, “Yapay Zekanın Nöroteknolojiyi Dönüştürmedeki Rolü”, “Sanat Teknolojisinde Yeni Ufuklar”, “Yapay Zeka ve Diplomasi: Türkiye’nin Teknoloji Odaklı Gelecek Vizyon Stratejisi”, “Kamu İletişiminin Etkinliği için Küresel Stratejiler”, “Yapay Zeka ve Dijital Medyanın Gelişimi”, “Barışın İnşasında Dijital Diplomasinin Rolü” başlıklı konuşma ve bire bir oturumlarda da yapay zekanın dış politika ve iletişim faaliyetlerini devletler ve uluslararası kuruluşlar açısından nasıl şekillendirdiğine odaklanılacak.
REKLAM
Etkinlik alanında ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, TRT, Anadolu Ajansı, Basın İlan Kurumu, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, TOBB, İTÜ ve Yıldız Teknik Üniversitesi stantları katılımcılarla buluşacak. Ayrıca etkinliğe özel tasarlanmış yapay zeka deneyim alanları katılımcıların ilgisine sunulacak.
“ÖNCÜ ETKİLEŞİM MERKEZİ HALİNE GELMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “2021 yılında Stratcom Summit’i düzenlemeye karar verdiğimizde zirvemizin stratejik iletişim alanında çalışan ve bu alana ilgi duyan herkes için uluslararası bir etkileşim ortamı ve küresel bir platform olmasını amaçlamıştık. Geride bıraktığımız süre zarfında Stratcom’un bugün küresel bir marka ve öncü bir etkileşim merkezi haline gelmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Stratcom’un ve bu çatı altında düzenlenen Hackathon, StratcomYouth, Afet İletişimi, Stratcom Akademi gibi yan etkinliklerle, Türkiye’nin en büyük ve en kapsayıcı uluslararası iletişim zirvesi olduğunu kaydeden Altun, bu yıl da dünyanın dört bir yanından bakan, iletişim profesyoneli ve alanında uzman akademisyenleri İstanbul’da bir araya getirecek olmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Altun, forumun bu yılki temasının çağın en çarpıcı gelişmelerinden birini odağına aldığını vurgulayarak, şunları ifade etti:
“Yapay zekanın ve gelişen teknolojilerin, iletişim alanında devrim niteliğinde fırsatlar sunduğunu hepimiz görüyoruz ancak bu dönüşüm sadece olumlu taraflarıyla gelmiyor. Bu dönüşümün aynı zamanda dikkate alınması gereken çok önemli riskleri de mevcut. Stratcom 24’te bu fırsat ve riskleri, yapay zeka teknolojilerini insanlığa fayda getirecek şekilde nasıl kurgulamamız gerektiği, geleceğimizi insanlık olarak birlikte nasıl planlayacağımız gibi konuları dünyanın dört bir yanından gelerek İstanbul’da bizlerle buluşacak katılımcılarla değerlendireceğiz. Bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz Stratcom Summit 24’ün uluslararası işbirliğini güçlendirecek, bilgi paylaşımını artıracak ve çözüm odaklı yaklaşımları hayata geçirecek önemli bir adım olacağına inanıyorum.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elektrik şebekeleri büyüyen enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere genişlerken, temiz enerjinin geliştirilmesini desteklemenin bir öncelik olmaya devam etmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, “Meta’da, nükleer enerjinin daha temiz, daha güvenilir ve çeşitlendirilmiş bir elektrik şebekesine geçişte önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” ifadesine yer verildi.
AA’nın haberine göre; açıklamada, bu nedenle yapay zeka ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaya yardımcı olması için nükleer enerji geliştiricilerini belirlemek üzere bir teklif talebi yayımlanacağı belirtildi.
REKLAM
Amacın, 2030’ların başından itibaren teslim edilmek üzere ABD’de 1-4 gigawatt yeni nükleer üretim kapasitesi eklemek olduğunun altı çizilen açıklamada, yeni nükleer jeneratörlerin geliştirilmesini hızlandırmak, ölçeklendirme yoluyla maliyet azaltmak ve endüstrinin karbonsuzlaşmasını ilerletirken Meta’nın enerji ihtiyaçlarını desteklemek için geliştiriciler arandığı aktarıldı.
Açıklamada, bu santrallere izin verecek, tasarlayacak, mühendislik yapacak, finanse edecek, inşa edecek ve işletecek ortaklarla çalışmanın, nükleer teknolojiyi hızlandırmak için gerekli uzun vadeli görüşü sağlayacağına inanıldığı kaydedildi.
TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ ARTAN ENERJİ TALEBİYLE NÜKLEERE YÖNELİYOR
Meta’nın nükleer enerji geliştiricileri aradığını duyurması, veri merkezlerinden gelen artan enerji talebini karşılamak için nükleere yönelen şirketlere yeni bir örnek oldu.
Microsoft eylül ayında, Three Mile Island enerji santralinde operasyonları tekrar başlatmak için anlaşma imzalamıştı.
Ekim ayında Google, küçük modüler reaktör (SMR) geliştiricisi Kairos Power’dan güç satın alacağını duyurmuştu.
Aynı ay Amazon, karbonsuz enerjiye geçiş planının bir parçası olarak SMR anlaşmaları yapmıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 15. haftasında Beşiktaş evinde Fenerbahçe’yi 1-0 mağlup etti.
İki takım arasında oynanan derbide siyah-beyazlı tribünlerin tepki gösterdiği Cenk Tosun, açıklamalarda bulundu.
Derbinin ardından Kartal Yiğit’e konuşan 33 yaşındaki futbolcu şunları söyledi:
Üzüldüm, beklemiyordum. Böyle bir tepkiyi beklemiyordum. Ben bu kulübe 30 milyon euro’ya yakın para kazandırdım. Hiçbir zaman para konuşmadım. Günü geldi sakat sakat oynadım, karşılığı bu olmamalıydı. Yine de canları sağ olsun. Beşiktaş taraftarına hiçbir kırgınlığım yok. Hiçbir kırgınlığım, kızgınlığım da olamaz. Ben buranın ekmeğini yedim. Kalkıp da aleyhte bir şey konuşursam bana yakışmaz. İleride Beşiktaşlılar beni anlayacak.

FENERBAHÇE’YE GİTMESİNE KIZDILAR
Cenk Tosun, Beşiktaş ile sözleşmesinin sona ermesinin ardından Fenerbahçe’ye imza atmıştı.
Fenerbahçe’de bu sezon 9 resmi maçta 97 dakika süre bulan Cenk Tosun, gol sevinci yaşayamadı.
Deneyimli futbolcu, sarı-lacivertlilerdeki tek golünü özel maçta Zenit’e atmıştı.

Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hoffenheim’ın geçen sezon Augsburg’tan kadrosuna kattığı Mergim Berisha, Alman ekibinde beklentilerin oldukça altında kaldı.
Geçen sezon kasım ayında çapraz bağ yırtığı sakatlığı yaşamasının ardından sezonu kapatan 26 yaşındaki futbolcu, yeni sezona da kötü başladı.
16 MAÇTA TEK GOL
Geçen sezon 7 maçta suskun kalmasının ardından sakatlanan Berisha, Hoffenheim forması altında bu sezon 16 maçta süre buldu ve 1 gol sevinci yaşayabildi. 16 maçın dört tanesine ilk 11’de başlayan Berisha, tek golünü eylül ayında oynanan ve 4-1 kaybedilen Bayer Leverkusen karşılaşmasında attı.
HOFFENHEIM 14 MİLYON ÖDEDİ
Alman ekibi Augsburg, Berisha’yı 2022-2023 sezonunda Fenerbahçe’den satın alma opsiyonuyla kiralamıştı. Augsburg, daha sonra sezonun bitmesiyle Alman oyuncunun sözleşmesinde yer alan 4 milyon euro’luk opsiyonu kullanmış ve Berisha’yı kalıcı olarak kadrosuna katmıştı.
Hoffenheim ise Augsburg’a transferinden yaklaşık iki ay sonra, 2023 yazında 26 yaşındaki futbolcuyu 14 milyon euro bonsevisle renklerine bağlamıştı.
PİYASA DEĞERİ 10 MİLYON EURO
Güncel piyasa değeri 10 milyon euro olarak gösterilen Berisha’nın Hoffenheim ile sözleşmesi 2027 yılına kadar devam ediyor.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’de 10 yıldır şampiyon olamayan Fenerbahçe, bu sezon da lider Galatasaray’ın 6 puan gerisine düştü.
Ankara’da yaşayan Fenerbahçeli bir taraftar, nazar değdiğini düşündüğü takımı için kurşun döktürdü.
Kızılcahamam ilçesinde yaşayan Fenerbahçe taraftarı Akif Burhan, halk arasında kötü durumlardan korunmak, nazarı engellemek ve bahtı açmak gibi çeşitli nedenlerle uygulanan kurşun döktürme ritüelini sarı-lacivertli kulüp için gerçekleştirdi.
KURŞUN DÖKTÜRDÜ
Burhan, kurşun döktürdükten sonra Fenerbahçeli futbolcuların ismini tek tek söyleyerek Fenerbahçe logosunun bulunduğu battaniyenin üzerine su döktü ve sarı-lacivertlilerin daha iyi sonuçlar alması için dilekte bulundu.
Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İngiltere Premier Ligi ekibi Liverpool ile sözleşmesinin son yılında olan Mohamed Salah’ın geleceği merak konusuydu.
Geçtiğimiz günlerde Liverpool’dan teklif almadığını dile getiren yıldız isim, sitem dolu ifadeler kullanmıştı.
Adı Fransız takımı Paris Saint-Germain dahil birçok kulüple anılan Salah’ta çarpıcı bir gelişme yaşandı.

ANLAŞMA SAĞLANDI
İngiliz basınından Mirror, Liverpool’un Mohamed Salah ile 2 yıllık yeni sözleşme konusunda anlaştığını duyurdu.
32 yaşındaki futbolcu için kısa süre içinde resmi duyurunun geleceği belirtildi.

LIVERPOOL FORMASINI 370 KEZ GİYDİ
7.5 yıldır Liverpool forması giyen hücum oyuncusu, İngiliz deviyle çıktığı toplam 370 maçta 226 gol, 101 asistlik skor katkısı verdi.
Son oynanan Newcastle United maçında 2 gol, 1 asistle oynayan Salah, İngiltere Premier Lig’de çıktığı son 37 maçta da skor katkısı vererek Wayne Rooney’in rekorunu kırmıştı.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İspanya LaLiga’nın 16. haftasında Real Madrid’in deplasmanda Girona’yı 3-0 mağlup ettiği maçta milli oyuncu Arda Güler, bu sezon ilk golünü attı.
Arda’nın başarılı performansı sonrası İspanyol basınında milli futbolcu için övgü dolu yorumlar yapıldı.

İSPANYOL MEDYASINDAKİ ARDA GÜLER YORUMLARI
AS
Arda Güler ne kadar çılgın bir oyuncusun. Sen sadece seçilmişlerin erişebileceği harika bir gol attın. Türk futbolcu, Bellingham’ın harika asistinden yararlanarak mükemmel bir sol ayak vuruşunun ardından topu ağlara gönderdi.
MUNDO DEPORTIVO
Arda Güler, Carlo Ancelotti’nin ilk 11 oyuncusu olarak kendisini seçerek verdiği güvene golle cevap verdi. Jude Bellingham’ın harika pasının ardından kaleci Gazzaniga’nın önünde tek başına duran Türk, sol ayağıyla vuruşunu yaparak sezonun ilk golünü attı.
MARCA
Ancelotti, takıma oyun ve yaratıcılık kazandırmak için orta sahada Arda Güler’i tercih etti. Türk oyuncu ikinci yarıda çok büyük bir performans sergileyerek Miguel Gutierrez’le mücadeleye girdi, iyi tutundu ve takımının ikinci golünü attı. Sahip olduğu bireysel kaliteyi göstermesi harika. Güler’in bu sezonki ilk golü.
DEFENSA CENTRAL
İtalyan teknik adam, Arda Güler’e olan güvenini bir kez daha gösterdi ancak takımın içinde bulunduğu durum hiç de iyi olmadığı için her maça başlaması kolay değil. Önemli sayıdaki sakatlıklar ve zorlu fikstür Carlo Ancelotti’nin, üzerinde zaten çok fazla baskı bulunan Türk’ün gelişimi açısından ters etki yaratabileceğini düşünmesine neden oluyor.
RELEVO
Arda Güler, ilk 11’de başlama fırsatını en iyi şekilde değerlendirdi Harika bir gol attı ve eğer Endrick pası ona verseydi bir gol daha atabilirdi. Ancak o, takım arkadaşını suçlamak şöyle dursun, onu destekledi. Aynı zamanda bu konuda da gelişiyor, savunmada çok daha kararlı, hücumda her zaman çok net.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Süper Lig’in 15’inci haftasında Beşiktaş, derbi maçta sahasında Fenerbahçe’yle karşılaştı.
Siyah-beyazlılar, ezeli rakibini Alex Oxlade-Chamberlain’in 73’üncü dakikadaki golüyle 1-0 mağlup etti.
Derbinin ardından Sergen Yalçın, önemli açıklamalara imza attı.
İsmi son dönemde Beşiktaş’la anılan Yalçın, Ekol TV’de katıldığı yayında siyah-beyazlıların başındaki Serdar Topraktepe hakkında konuştu.
“SERDAR’I ORAYA BEN KOYDUM”
Yalçın, Topraktepe hakkında övgü dolu ifadelerde bulundu ve şunları dedi:
Serdar hocanın çıkardığı kadro ve yaptığı hamleler bana göre çok doğruydu. Serdar Hoca o takımı bilen bir hoca. Serdar’ı da oraya ben koydum biliyorsun. Takımı tanıyor, oyuncuları tanıyor. Bugün çok güzel bir galibiyet aldı. Bana göre teknik direktörlük dersi verdi.

“SERDAR TOPRAKTEPE İLE DEVAM ETMEK EN DOĞRU KARAR”
Sergen Yalçın, Serdar Topraktepe ile yola devam edilmesi gerektiğini belirtirken, şöyle konuştu:
Serdar Topraktepe ile devam etmek en doğru karar, hiç maceraya ve riske girmeye gerek yok.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2022 yılında İngiltere Championship ekibi Hull City’yi satın alan ve 3 sezondur takımı yöneten Acun Ilıcalı’nın bu sezon yüzü gülmüyor.
Geride kalan 2 sezonda turuncu-siyahlılar ile başarılı sonuçlar alan ve Premier Lig’in kıyısından dönen Ilıcalı, bu kez alt sıralarda mücadele ediyor.

TEKNİK DİREKTÖR DEĞİŞTİ
Sezona Alman çalıştırıcı Tim Walter’la başlayan Hull City, alınan istikrarsız sonuçların ardından teknik direktörlük görevine İspanyol Ruben Selles’i getirdi.
HULL CITY, SON SIRADA
Selles yönetiminde henüz maça çıkmayan Hull City, ligde zor günler geçiriyor. İngiliz ekibi, bu sezon çıktığı 19 maç sonunda 3 galibiyet 6 beraberlik ve 10 mağlubiyet oldu.
Fenerbahçe’de asbaşkanlık görevini de yürüten Ilıcalı’nın takımı aldığı bu sonuçlarla 15 puan topladı ve 24 puanlı ligde son sırada yer aldı.
ABDÜLKADİR VE PEDRO OYNUYOR
76.3 milyon euro piyasa değeri bulunan Hull City’nin kadrosunda milli futbolcu Abdülkadir Ömür ve Fenerbahçe’nin eski oyuncusu Joao Pedro da yer alıyor.
PUAN DURUMU


Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Suriye’de 61 yıllık Baas rejiminin çökmesinin ardından Suriye Futbol Federasyonu da logosunu değiştirdi.
Suriye Futbol Federasyonu, resmi internet sitesi ile Instagram ve Facebook sayfalarından yaptığı paylaşımlarda yeni logoyu kullandı.
BİRDEN FAZLA DEĞİŞİKLİK YAPILDI
Eski logodaki yeşil renkte iki yıldız ve kırmızı rengi içeren kartal simgesi yerine yeni logoda kırmızı renkte 3 yıldız ve yeşil renk içeren kartal simgesi bulunuyor.

Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 15. hafta mücadelesinde Sivasspor ile Galatasaray karşı karşıya geldi.
Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda oynanan müsabakanın ilk yarısında tartışmalı bir pozisyon yaşandı.
GALATASARAY, 10 KİŞİ KALDI
Maçın 12. dakikasında Rey Manaj’ın topu kurtarmak isterken Metehan’ın elle müdahale etmesi gerekçesiyle hakem Turgut Doman sarı kartına başvurdu.
Daha sonra VAR hakemi Alper Çetin’in uyarısıyla pozisyonu VAR’da inceleyen Doman, Metehan’ın son adam olduğu gerekçesiyle kırmızı kartına başvurdu ve Galatasaray 10 kişi kaldı.
Sivassporlu oyuncular pozisyonun içeride olduğu gerekçesiyle penaltı itirazlarında bulundu ancak hakem kırmızı kart kararında kaldı.



GALATASARAY TARAFTARI TEPKİLİ
Öte yandan sosyal medyada Galatasaraylı futbolseverler, Metehan’ın elinden önce Rey Manaj’ın topu eliyle kontrol ettiğini ve kırmızı kart kararının haksız olduğu görüşünde birleşti.

(Görüntüler BeIN Sports’tan alınmıştır.)
Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1. Lig’n 15. hafta mücadelesinde Ankara Keçiörengücü ile İstanbulspor karşı karşıya geldi.
Aktepe Stadyumu’nda oynanan maçta kazanan 2-1’lik skorla ev sahibi ekip Keçiörengücü oldu.
ANKARA KEÇİÖRENGÜCÜ, EVİNDE KAZANDI
Ankara Keçiörengücü’ne galibiyeti getiren golleri 21. dakikada Erkan Develi ve 35. dakikada kendi kalesine Fatih Tultak attı. İstanbulspor’un tek golü 61. dakikada Fatih Tultak’tan geldi.
İSTANBULSPOR, 20 PUANDA KALDI
Bu sonucun ardından ligde üst üste üçüncü galibiyetini alan Keçiörengücü, 24 puana yükseldi. İstanbulspor, 20 puanda kaldı.
Ankara Keçiörengücü, gelecek hafta Ümraniyespor deplasmanına gidecek. İstanbulspor, sahasında Erzurumspor’u ağırlayacak.


Emre Çalışkan
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, İznik Müze Müdürlüğünün başkanlığında Dokuz Eylül Üniversitesinden bir ekip tarafından 2018’de başlayan kazı çalışmaları sürdürülüyor.
Daha önce zeytinlik olan 10 dönüm alanda yapılan arkeolojik kazıda kabartmalı ve gösterişli lahitler, İznik’e özgü fresklerle süslenmiş terrakota (kırmızı pişmiş topraktan yapılmış) plaka çatılı oda mezarları, hipojeler (yer altında tonozlu yapıyla inşa edilmiş mezar odası), mezar hediyeleri, iskeletler ve mozaikli zemin döşemesi olan bir bazilika bulundu.
Bölgeden çıkarılan iskeletler, antropolog tarafından incelenip belgeleniyor. Kazılarda bulunan diğer eserler ise İznik Müzesi’ndeki Hisardere Salonu’nda sergileniyor.
Kazıların tamamlanmasının ardından alan, dönemin mezar tipolojisinin, ölü gömme geleneğinin anlaşılabileceği nekropark olarak düzenlenip ziyarete açılacak.
“Tamamen buraya özgü bir mezar tipi”
Kazının bilimsel koordinatörü Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç, AA muhabirine, bölgede 1989’dan itibaren yapılan kaçak kazılarda lahitler ortaya çıktığını, alanın 2017’de kamulaştırıldığını ve 2019’da bilimsel kazıların başladığını söyledi.
Nekropol (mezarlık) alanında “Gregorios”, “Tanrılar”, “Antigonos”, “Nigrenie ve kızı Astyrist” adı verilen lahitler ile Eros kabartmalı iki lahit bulunduğunu, 3. yüzyıla tarihlenen terrakota plaka çatılı oda mezarlara rastladıklarını belirten Meriç, “Altı adet içbükey terrakota plakalarla kapatılmış ve tabanı tuğla plakalarla döşeli, yan duvarlarında cennet bahçesi tasvirlerinden freskler olan dörtgen mezarlarla karşılaştık. Bunların 14 kişiye kadar çıkan aile mezarları olduklarını keşfettik. Böyle bir yapıda bir mezar geleneği İznik dışında hiçbir yerde yok. Tamamen buraya özgü bir mezar tipi.” dedi.
Meriç, lahit ve mezarlardan çıkarılan iskeletlerin pamuk ve keten içeren bir kumaşla sarıldığını, bu durumun kendilerine kemikleri araştırma fırsatı sunduğunu dile getirdi.
Ayrıca bölgede tespit edilen mozaik tabanın 5. yüzyıla tarihlenen bir bazilika yapısına ait olduğunu tespit ettiklerini bildiren Meriç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu bazilika yapısının İznik’in en büyük bazilikası olduğunu anladık. Çok büyük ölçekli bir bazilika ve bu nekropolün üzerine inşa edilmiş. Fakat lahitlere hiçbir şekilde zarar vermemişler. Bazilika yapısının sonraki dönemlerde mezarlık kilisesi olarak kullanıldığını gördük. Bu alanın 2. yüzyıldan 5. yüzyılın sonlarına kadar bir nekropol alanı olduğunu tespit ettik. Bu mozaiği şu anda kapattık, üzerini kumla örttük. Doğuya ve batıya doğru mozaiğin de devam ettiğini görüyoruz. Şartlar el verdiği ölçüde biz bunların hepsini ortaya çıkarmayı düşünüyoruz.”
Mezar tipolojisi hiç bozulmadan ortaya çıkarıldı
Prof. Dr. Meriç, alanda basamakla inilen, düzenli, birkaç ölünün gömülü olduğu hipojelere de rastladıklarını, bunun dışında daha basit çatkı, taş plaka mezarların bulunduğunu belirtti.
Dönemin mezar tipolojisini hiç bozulmadan bilimsel olarak ortaya çıkardıklarını dile getiren Meriç, “Özgün mezar yapıları barındırması bakımından Bithynia Bölgesi’nde yer alan önemli bir nekropol örneği. Biz buradaki nekropol alanını ortaya çıkarıyoruz. Bu sene itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığının başlattığı Geleceğe Miras Projesi kapsamında, daha uzun soluklu ve daha sağlam bütçelerle çalışmalara başladık. Çok daha hızlı ve seri bir şekilde hem kazı yapacağız hem de korumaya yönelik çalışmalar yapacağız.” diye konuştu.
Meriç, söz konusu 10 dönüm alanda kazının tamamını bir an önce bitirip açık hava nekropark olarak ziyarete açmayı hedeflediklerini anlattı.
???????Nekropol alanında mezar geleneğinin insanların maddi durumuna göre şekillendiğini bildiren Meriç, şu bilgileri paylaştı:
“Burası gerçekten çok büyük bir cazibe merkezi olacak. İnsanlar buraya geldiklerinde buranın mezar geleneğini görebilecek. En fakiri de zengin olanı da bu nekropol alanında. Çok basit çatkılar da daha özel oda mezarlar, freskli mezarlar, mermer lahitler de göreceksiniz. Bu lahitlerin içinde çok kabartmalı olanlar, daha basit kabartmalı olanlar var. Burada Roma İmparatorluk Dönemi ve Erken Bizans Dönemi’nde yaşamış insanların bütün mezar geleneğini görebiliyoruz. Lahitlerin hepsinin mulajlarını alacağız. Mulajları, bulundukları yerlerde sergileyeceğiz. İçlerinden çıkan kişilerle ilgili bilgiler de olacak. Burada kaç kişi yatmış, kaç yaşında ölmüşler, neyle gömülmüşler? Bütün bu verilerin sunulduğu bir nekropark yapmak istiyoruz. İznik’e böyle bir nekropol alanı hediye etmeyi hayal ediyoruz.”
İznik Müze Müdürü Tolga Koparal da bölgede önemli buluntuların çıktığına dikkati çekerek, “Kazı çalışmaları tamamlandıktan sonra yapılacak bir çevre düzenleme çalışmasıyla buranın ziyaretçilere açılması düşünülüyor. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.” ifadesini kullandı.
Yerel HaberlerKültür SanatArkeolojiKültürİznikbursaRoma
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Konya Valisi İbrahim Akın, Mevlana‘nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, merkez ilçe belediye başkanları, protokol üyeleri ve vatandaşlar, Şems-i Tebrizi Türbesi’nde bir araya geldi.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından, “Dua Merasimi” yapıldı.
Protokol üyeleriyle vatandaşlar, daha sonra “Muhabbet Vakti” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Mevlana Caddesi’nden Mevlana Meydanı’na yürüdü.
Mevlana Müzesi’ni ziyaret eden katılımcılar, Mevlevi geleneği olan “Gülbang duası”nı, ardından “Nevbe Merasimi”ni dinledi.
Mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin vefatının 751. yılı dolayısıyla 7-17 Aralık’ta düzenlenecek törenler, sema programları, sergiler ve söyleşilerle devam edecek.
Kültür SanatEtkinliklerEdebiyatMevlanaGüncelKültürYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akçakoca ilçesinde genç yaşlarında kayıklara olan merakı ile kayık yapımını öğrenen Dursun Usta tam 35 yıldır ahşaba hayat vererek kayık yapıyor. Karadenizli ustanın yanında yetişen ve 2 yıl aldığı kayık yapımı eğitimiyle yola çıkan Dursun Usta, önce kendi tezgahını yaptı. Ardından da kayık yaptıkça kendisini geliştirerek 35 yıldır kayık yapmaya devam etti. Şimdilerde hobi olarak yaptığı kayıkçılıkta bugüne kadar sayısını bile unuttuğu kayıklarıyla deniz sevdalılarına yardımcı oldu.
Dursun Usta, bugünlerde gençlerin meraklı olmasına rağmen yapmaya yaklaşmadıkları kayık ustalığı macerasını ile ilgili şunları söyledi, “Hobi olarak 35 senedir kayık yapıyorum. Karadenizli bir ustam vardı. Onun yanında başladım. Onun yanından öğrendim sonrasında yapa yapa yaptığım iş bana öğretti bu mesleği. Bilgi aldım 2 sene yanında yetiştim. Sonrasında kurduğum tezgahlarda buy mesleği iyice pekiştirdim. Yaptığım teknelerin sayısını söylemem zor. 50-70 civarında olmuştur. Başka mesleklerim var benim. Denize gidiyorum, inşaatlarda çalışıyorum. Kaynak işinden tut birçok işi yaptım. Şu an yaptığım tekne ise 4 metre 95 santimetrelik bir tekne. Bu tekne bütün malzemelerini tedarik ettiysem 1 buçuk-2 ayda biter. Gençlerin bazıları bu mesleği öğrenmek istiyor. Merakı olan gençlerde var. Bizim mesleğimiz el işçiliği ister, hüner ister. Mesleğimi tavsiye ederim. Çok iyi bir meslek el emeği mesleğidir. Çekirdekten yetişince de bambaşka oluyor. Bende o şekilde yetiştim. Çocuklarıma öğretmek istedim ama onlar mesleklerini kendileri seçiyor. Benim yaptığım mesleğe meraklı değiller. Her gencim bir işe yatkınlığı, hevesi vardır. Bende yanıma gelenlere bakıyorum. Merakları varsa yanımda mesleği öğretiyorum. Yoksa yanımdan gönderiyorum.”
Dursun Usta, imkanları el verdiği sürece de kayık yapımına devam edeceğini söylüyor. – DÜZCE
Yerel HaberlerKültür SanatDenizcilikAkçakocaYerelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dulkadiroğlu ilçesi Namık Kemal Mahallesinde esnaflık yapan 22 yaşındaki İbrahim Balıkçı, ihtiyaç sahiplerine yönelik çalışma yaptı. Başlatılan uygulamayla, müşteriler alışveriş yaparken bütçelerine uygun miktarda meyve ve sebzeyi askıya bırakabiliyor. Daha sonra ihtiyaç sahipleri, manava uğrayarak bu ürünlerden ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyor.
Balıkçı, uygulamanın toplumda büyük ilgi gördüğünü ve halkın dayanışma konusunda duyarlı davrandığını belirterek, “Depremden sonra insanlar büyük sıkıntılar yaşadı. Elimizden geldiğince bir nebze olsun destek olmak istedik. Askıya bırakılan her meyve ve sebze, bir ailenin yüzünü güldürüyor. Deprem bölgesi olduğumuzdan ihtiyaç sahiplerinden isteyen olursa veriyoruz” dedi. – KAHRAMANMARAŞ
Kültür SanatAlışverişEkonomiDepremYerelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ay’ın Dünya’dan görülmeyen uzak yüzü, her zaman gizemini korumuştur. Çin’in Chang’e 6 görevi kapsamında bu bölgeden toplanan örnekler, Ay’ın karanlık yüzünde milyarlarca yıl önce volkanik patlamalar yaşandığını gösteriyor.
Bu keşif, Ay’ın jeolojik tarihine ve evrimine yeni bir bakış açısı getiriyor.
AY’IN İKİ YÜZÜ ARASINDAKİ FARKLILIKLAR
Ay, Dünya ile gelgitsel olarak kilitli olduğu için hep aynı yüzünü görürüz. Uzak yüzü ise yakın yüzüne göre daha az keşfedilmiştir.
Chang’e 6 iniş aracı, Ay’ın uzak yüzünden Dünya’ya getirilen ilk örnekleri topladı. Bu örneklerin analizi, Ay’ın iki yüzü arasındaki ilginç farklılıkları ortaya koydu.
2,8 MİLYAR YIL ÖNCEKİ VOLKANİK PATLAMALAR
Araştırmacılar, Chang’e 6 tarafından getirilen kaya örneklerini analiz ederek yaşlarını ve kaynaklarını belirledi.
Analizler, bu kayaların 2,8 milyar yaşında olduğunu ve bazalt adı verilen sertleşmiş lavdan oluştuğunu gösterdi.
Bu bulgu, Ay’ın uzak yüzünde milyarlarca yıl önce volkanik patlamaların meydana geldiğini kanıtlıyor.

AY’IN UZAK YÜZÜNDEKİ VOLKANİZMA
Daha önceki araştırmalar, Ay’ın yakın yüzünde en az 2 milyar yıl öncesine kadar volkanizma olduğunu göstermişti.
Yeni bulgular ise Ay’ın uzak yüzünde de volkanik aktivite olduğunu ortaya koyuyor. Bu keşif, Ay’ın jeolojik tarihine ve evrimine dair bilgilerimizi güncelliyor.
Araştırmacılar, Ay’ın uzak yüzündeki lavların potasyum, nadir toprak elementleri ve fosfor bakımından düşük olduğunu tespit etti.
Bu elementler ise Ay’ın yakın yüzündeki lavlarda yaygın olarak bulunuyor. Bu dengesizliğin, Güney Kutbu-Aitken havzasını oluşturan çarpma kraterinden kaynaklanmış olabileceği düşünülüyor.
MARE BAZALTLARININ DAĞILIMI
Ay’ın iki yüzü arasındaki bir diğer fark ise mare bazaltlarının dağılımı. Mare bazaltları adı verilen dev lav akıntıları, yakın yüzün yüzde 30’unu kaplarken uzak yüzün sadece yüzde 2’sini kaplıyor. Bu durumun, uzak taraftaki bazı elementlerin eksikliğinden kaynaklanabileceği düşünülüyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Akıllı telefon satın alırken kullanıcılar için en önemli faktörlerden biri de güncelleme desteği.
Xiaomi, genellikle cihazları için 3-4 yıl arası yazılım güncellemesi sağlıyor. Bu süreden sonra cihazlar, şirketin Ömrünün Sonu (EOL) listesine ekleniyor ve artık güncelleme almıyor.
BU MODELLER ARTIK GÜNCELLEME ALMAYACAK
Xiaomi, güvenlik açıkları durumunda EOL cihazlar için de güncelleme yayınlayabiliyor. Ancak bu durum, kuraldan ziyade bir istisna olarak değerlendiriliyor.
İşte artık güncelleme almayacak Xiaomi modelleri:
Mi Serisi:
Mi 1, Mi 2, Mi 2A, Mi 3
Mi 4, Mi 4S, Mi 4C
Mi 5, Mi 5S, Mi 5S Plus, Mi 5C, Mi 5X
Mi 6, Mi 6X
Mi 8, Mi 8 Lite, Mi 8 SE, Mi 8 Pro, Mi 8 UD, Mi 8 Explore Edition
Mi 9, Mi 9 Lite, Mi 9 SE, Mi 9 Pro 5G, Mi 9T Pro
Mi Mix 2, Mi Max serisi, Mi Note 10 ve önceki Mi Note modelleri, Mi Pad 1’den Mi Pad 5 Pro’ya kadar tüm Mi Pad tabletleri

Redmi Serisi:
Redmi 1, Redmi 1S, Redmi 2, Redmi 3, Redmi 3S, Redmi 4, Redmi 4X
Note 1’den Note 9T’ye kadar tüm varyantlar
K20, K30 ve alt versiyonları
Redmi 9, Redmi 9A, Redmi 9C, Redmi 9T
Redmi Pro, Redmi S2, Redmi Go, erken Y serisi modelleri
POCO Serisi
POCO F1, POCO F2 Pro
POCO X2, POCO X3, POCO X3 NFC
POCO M2, POCO M3
POCO C31

EOL listesine giren Xiaomi cihazları hala çalışmaya devam edecek, ancak yeni güncellemeler almayacaklar. Bu durum, zamanla güvenlik risklerine ve uyumluluk sorunlarına yol açabilir.
Xiaomi cihaz satın almayı düşünenler, güncelleme desteği süresini göz önünde bulundurmalı. Daha yeni modeller, daha uzun süre güncelleme alacak ve daha güvenli bir kullanım deneyimi sunacak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alzheimer hastalığı, günümüzde milyonlarca insanı etkileyen ve henüz kesin bir tedavisi olmayan ciddi bir nörolojik rahatsızlık.
Erken teşhis, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini korumak için büyük önem taşıyor.
Boston Üniversitesi’ndeki bilim insanları, yapay zeka teknolojisi kullanarak Alzheimer riskini tahmin etmede çığır açan bir adım attılar.
Geliştirdikleri algoritma, hafif bilişsel bozukluğu (MCI) olan kişilerin konuşma kalıplarını analiz ederek Alzheimer’a dönüşme ihtimalini yüzde 78,5 doğrulukla tahmin edebiliyor.
KONUŞMA KALIPLARI ALZHEIMER’IN HABERCİSİ OLABİLİR
Araştırmacılar, 1.000’den fazla kişiden alınan ses kayıtlarını kullanarak bir yapay zeka modeli eğitti. Bu model, 63-97 yaş aralığındaki 166 MCI hastasının ses kayıtlarının yazıya dökülmesiyle daha da geliştirildi.
Yapay zeka, bilişsel işlevleri azalan 90 kişinin Alzheimer hastalığına yakalanmasını sağlayacak işaretleri tespit etmeyi başardı.

ALGORİTMA NASIL ÇALIŞIYOR?
Eğitilen algoritma, daha önce hiç karşılaşmadığı konuşma örneklerinin transkriptlerinden Alzheimer riskini tahmin etmek için kullanılıyor.
Yaş ve cinsiyet gibi faktörler de hesaba katılarak nihai bir risk puanı oluşturuluyor. Bu puan, kişinin Alzheimer’a yakalanma olasılığını gösteriyor.
ERKEN TEŞHİS NEDEN ÖNEMLİ
Alzheimer’ın henüz kesin bir tedavisi olmasa da erken teşhis hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini korumak için önemli.
Erken teşhis sayesinde hastalar, Alzheimer’ı bir dereceye kadar yönetmeye yardımcı olabilecek tedavilere daha erken başlayabilirler.
Ayrıca, erken teşhis edilen hastalar klinik çalışmalara katılarak yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunabilirler.
UCUZ VE KOLAY UYGULANABİLİR BİR TEST
Bu yeni yaklaşımın en büyük avantajlarından biri, hızlı, ucuz ve kolay uygulanabilir olması.
Herhangi bir özel ekipmana ihtiyaç duyulmadan, sadece ses kaydı alınarak Alzheimer riski tahmin edilebiliyor. Gelecekte, bu teknoloji akıllı telefon uygulamaları aracılığıyla bile kullanılabilir hale gelebilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şifreler, tarih boyunca insanların ilgisini çekmiş ve gizemli dünyalarına davet etmiştir.
Bazı şifreler ise, ne kadar uğraşılsa da sırlarını korumaya devam ediyor. İşte, yüzyıllardır çözülemeyen ve hala gizemini koruyan 6 şifre:
1. PHAİSTOS DİSKİ

Girit adasında bulunan ve MÖ 1700 yılına tarihlenen bu kil tablet, üzerinde bilinmeyen sembollerden oluşan bir halka içeriyor.
Phaistos Diski, 45 farklı sembolü gösteren 241 baskıya sahip. Bu sembollerin ne anlama geldiği hala bir sır.
2. ROHONC KODEKSİ

1838 yılında Macaristan’da bulunan bu 448 sayfalık resimli kitap, bilinmeyen bir alfabeyle yazılmış ve 87 tane kaba dini illüstrasyon içeriyor.
Rohonc Kodeksi’nde yaklaşık 800 sembol bulunuyor ve bunların çoğu bilinen hiçbir alfabeyle uyuşmuyor.
3. SHUGBOURGH YAZITI

İngiltere’deki Shugborough Hall’un arazisinde bulunan 18. yüzyıldan kalma bir anıt, 10 harfli bir şifre içeriyor: OUOSVAV V.
Bu harflerin ne anlama geldiği ve anıtın sembolik anlamı hala bilinmiyor.
4. BEALE BELGELERİ

1885 yılında yayınlanan bir broşürde ortaya çıkan Beale Belgeleri, 60 milyon dolardan fazla değere sahip olduğu düşünülen bir hazineye dair ipuçları içeriyor.
Belgelerdeki şifrelerin çoğu çözülmüş olsa da hazinenin yerini gösteren son iki mektubun şifresi hala çözülemedi.
5. TAMAM SHUD KODU

1948 yılında Avustralya’da ölü bulunan bir adamın cebinde, üzerinde “Tamam Shud” yazan bir kağıt parçası bulundu.
Bu kelime, Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ı adlı şiir kitabının son dizesiydi. Kitabın son sayfasında ise çözülemeyen bir şifre yer alıyordu.
6. KRYPTOS

1990 yılında CIA’in Washington’daki karargah binasına yerleştirilen Kryptos heykeli, dört şifreli mesaj içeriyor. İlk üç mesaj çözülmüş olsa da son 97 karakterlik bölüm hala çözülemedi.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÖZBEK, LA GAZETTA DELLO SPORT’A MANŞET OLDU
İtalya’nın köklü spor gazetelerinden La Gazzetta dello Sport, Başkan Dursun Özbek’in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaları okuyucularına duyurdu. Dursun Özbek’in ‘Galatasaray’a dokunanın elini kırarım’ sözünü başlığa çıkan gazete, Özbek’in şu açıklamalarını paylaştı;
“Galatasaray’ın hakkına, başarısına, puanlarına göz dikenlerin gözünü çıkarırım! El sürenlerin, elini kırarım! Herkes verilen emeğe saygı duysun.”

DURSUN ÖZBEK’İN AÇIKLAMALARININ TAMAMI
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’in İtalyan basınına manşet olan açıklamalarının tamamı şu şekilde;
“Sayın Hacıosmanoğlu’na seçimlerde destek verdik. Bizde bir memnuniyetsizlik vardı. Rakiplerimiz de yapıdan bahsederek, Sayın Büyükekşi’nin bizim lehimize olduğundan bahsederek kendisini yıprattı. Sayın Hacıosmanoğlu’na bize verdiği, futbola verdiği vaatler çerçevesinde destek verme kararı verdik. Bugüne geldiğimizde Galatasaray Kulübü’ne karşı alınan tavırdan hiç memnun değiliz. Bu çok net.
“TFF BİZE O SPONSOR İÇİN İZİN VERDİ”
Galatasaray formasına aldığımız haber portalı reklamı için TFF’ye yazı yazdık. Onlara sormak zorundayız, prosedür böyle. Yazılı olarak sorduk, onlar da ‘İzin veriyoruz, maça çıkabilirsiniz ama sorumluluk size ait’ dediler. Çıktıktan sonra birinci günden itibaren Türkiye’de yankılanması oldu. Konu ile ilgili tenkitler, eleştiriler oldu. Sonra TFF, bize ikinci yazıyı yazdı ve ‘Böyle maça çıkamazsınız’ dediler. Sayın Başkan ‘İlk mektupta tavır gösterdik’ dedi. İlk mektuptan çıkamazsınız dediklerini anladıysa, ikinci mektubu neden yazdı? Rakiplerin ve kamuoyunun baskısıyla mı fikri değişti? Bizi eleştiren rakiplerimizden etkilendi.

“TFF, FENERBAHÇE’NİN AĞZIYLA KONUŞUYOR”
Rakiplerimizin şikayetiyle konu yargıya gitti. Biz de gittik, ifadelerimizi verdik. Konu ile ilgili yargı takipsizlik kararı verdi. Peki sonra ne oldu? Sayın Başkan bir programda ‘Ne hikmetse yargı takipsizlik kararı verdi’ dedi. Ne hikmetse ne demek? Bu kelimeden ne anlıyorsunuz? Sayın Başkan’a bu sözlerle yargı ve kulübü töhmet altında bırakmak yakışıyor mu? Bu aynı rakibimizin ağzı! Biz bunu kabul etmiyoruz! Rakibimizin ağzıyla konuşmaları, bizde soru işareti oluşturuyor.
“SENİN MUHATTABIN OKAN HOCA DEĞİL”
Okan Hoca, bir hakeme ‘bir daha burada maç yönetemezsin’ demiş ve sevk edilmiş. Neticesinde para cezası vermişler, onu da Tahkim Kurulu kaldırmış. Suçsuz olduğu ortaya çıkmış. Devamında Sayın TFF Başkanı ‘Sen hakeme bu lafı ettin, bak sen göreceksin’ O hakemi bir daha senin maçına gönderiyor muyum, göndermiyor muyum!’ diyor. Bir TFF Başkanı, böyle intikamcı, rövanşist yaklaşımda olabilir mi? Okan Hoca senin zaten muhatabına değil! Evet verdin, Eyüpspor maçına verdin! VAR hakemini de ona göre ayarladın!
“BÜTÜN BUNLARA NE GEREK VAR?”
Perşembe günü bir Avrupa maçı oynadık uzaktan deplasmanda geldik. TFF’ye yazı yazdık, perşembe oynayan rakiplerimizin pazartesi oynadığı gibi biz de bunu talep ettik. Özellikle futbolcu sağlığını dikkate aldık. ‘Pazartesi valilik iki önemli maçı İstanbul’da oynatmak istemiyor. Pazartesi olmaz’ dediler. O zaman ‘Eyüpspor’a sorun ve salı gününe alın’ dedik. Orada da yayıncı kuruluşun istemediğini söylediler. Yayıncı kuruluş ise böyle bir müracaatın olmadığını söyledi. Bütün bunlara ne gerek var?

“TRABZON’U TRABZON’DA KATLEDEN HAKEMİ VERDİLER”
Eyüpspor maçına verilen hakem, Okan Hoca’ya inadına… Maç ve VAR hakemini öyle bir hakem seçiyor ki! Trabzonspor’da Trabzonspor’u katletmiş! Bizim Kasımpaşa maçına gelmiş, orada da iyi değil! Belli bir sıkıntı var. Pazar günü açıkladım, maç hakemini suçlamadım. Birileri onu formatlayarak gönderdi ve görevini yaptı.
“TFF VE MHK, GALATASARAY’A KARŞI”
Bir takımı doğramanın çeşitli yolları var! İnce ince de doğrayabilirsiniz, kafadan da doğrayabilirsiniz! Neticede TFF’den memnun değiliz. TFF, MHK ile birlikte Galatasaray’ın başarısını, sahadaki performansını etkilemek için tavır takınmıştır. Galatasaray Başkanı olarak, emeğimize kimsenin el sürmesine müsaade etmem! Emeğe büyük saygım var, kimse bu emeği gasp edemez! Müsaade etmem! Öyle bir yapım var!
“EL SÜRENİN ELİNİ KIRARIM”
1950’li doğumluyum, fakir bir ilçe olan Şebinkarahisar’da doğdum. Sonra İstanbul’da okudum, erken yaşta babamı kaybettim. 13 yaşında aile reisi oldum, 22 yaşında ticarete başladım. Hayatın bütün zorluklarını gördüm. Ticaret hayatımın büyük bir bölümü otobüs sırtında, Anadolu yollarında geçti. Emeğin ne olduğunu, hayat kurmanın ne olduğunu bilen birisiyim. Kimsenin hakkına, kuruşuna göz dikmedim. Kimsenin hakkımı gasp etmesine müsaade etmem. Galatasaray’ın hakkına, başarısına, puanlarına göz dikenlerin gözünü çıkarırım! El sürenlerin, elini kırarım! Herkes verilen emeğe saygı duysun!

TFF İSTİFA ETMELİ Mİ?
Kimseden ayrıcalık istemiyoruz. Galatasaray’a ayrıcalık bir ayrıcalık tanımasını istemiyoruz. Seçimde söz verdikleri gibi Türk futboluna adalet getirmeleri lazım. Sayın Başkan bundan sapmadan, Türk futboluna adaleti getirmek zorundadır. Söz verdiğinin yapmayan kişinin artık orada oturmasına gerek yok! Adalet arayışı dışında bir talebimiz yok. Sözlerini yerine getiremeyecekler, bu TFF’ye de ihtiyaç yok!
“ALLAH AKIL FİKİR VERSİN”
(“Diğer rakip ‘Yapıyı yıkacağız’ diyor. Siz de ‘Bize karşı yapı var’ diyorsunuz” ifadelerine yanıt olarak)
Yapı söylemleri Büyükekşi döneminde de vardı. Sayın Büyükekşi gitti, yine benzer şekilde yapı hikayesi. Allah akıl fikir versin.
“BU YAPI KİME ÇALIŞIYOR?”
Bu nasıl bir yapı? Hafta sonu oynadığımız maçlarda bu yapı kime çalışıyor? Yapının nasıl olduğunu, kim olduğunu, nerede olduğunu söyleyen yok! Fenerbahçe maçından sonra asbaşkanları ‘Bir yapı var, şöyle böyle’ diyor. Sonra 5-6 dakika Galatasaray konuşması ve soru almadı.

“YAPI İLE YALI KARIŞIYOR”
Başkanları geçen sene TFF Başkanı’nın içinden geçiyordu, sonra güzelleme yapıyordu. Şimdi aynı şeyi İbrahim Hacıosmanoğlu için yapıyor. Demek ki bu bir usul haline gelmiş. Aynı filmin tekrarı, konuşanlar değişti. Aynı filmi çevire çevire kamuoyunun önüne koyuyorlar. Arkadaş yapı varsa açıkla! Çok kişi şimdi yapı ile yalı kelimesini de karıştırıyor! Yapı varsa, net bir şekilde ortaya koyarsınız. Cesaretli olun kardeşim, açıklayın bu yapıyı.
İbrahim Ethem HacıosmanoğluTürkiye Futbol FederasyonuLa Gazzetta dello SportDursun ÖzbekGalatasarayFutbolİtalyaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GALATASARAY GÖRÜŞMELERE BAŞLADI
Galatasaray‘da 14 yıllık Fernando Muslera devri sona eriyor. Uruguaylı eldivenin sezon sonunda sözleşmesinin bitmesiyle birlikte ülkesine dönmesi bekleniyor. Kaleci arayışlarına şimdiden başlayan sarı-kırmızılılar, Altay Bayındır’ı ara transfer döneminde bonservisiyle kadrosuna katmak adına Manchester United ile görüşmelere başladı.
ALTAY SICAK BAKIYOR
Haberde İngiliz ekibinde ikinci sezonunu geçiren ve yalnızca 3 maçta forma giyebilen 26 yaşındaki file bekçisinin yedek kalmaktan bıktığı belirtilirken Süper Lig’e dönmeye de sıcak baktığı aktarıldı.
FENERBAHÇE’YE PARA KAZANDIRACAK
Öte yandan Altay’ın transferi eski takımı Fenerbahçe’yi de yakından ilgilendiriyor. Sarı-lacivertlilerin milli kalecinin sonraki satışından yüzde 20 payı bulunuyor. Ayrıca bonservis bedelinin 10 milyon euroyu geçmesi halinde Kanarya, 1 milyon euro daha kazanıyor. Altay Bayındır, 4 yıl formasını giydiği Fenerbahçe ile 145 maça çıktı.

Manchester United FCManchester UnitedAltay BayındırGalatasarayFenerbahçeMusleraFutbolAltaySpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BAŞKA TEKLİFLER DE ALDIM”
Soru: Transfer sürecinden başlayalım. Fenerbahçe transferi için çok uğraştı, seni buraya getiren ana faktör neydi?
Cevap: Fenerbahçe harika bir kulüp, çok büyük bir camia. Transferim kolay olmadı. Uzun süre Acun Bey ile kontakta olduk. Neredeyse 2 ay kendisiyle görüşmelerimiz oldu. Hocamız Jose Mourinho’yla bir konuşmam oldu. Kendimi bu konuşmalar esnasında iyi hissettim. İsmim anıldıktan sonra taraftarlarımız .ok güzel mesajlar gönderildi. Kalbimle seçimlerimi yapmaya çalışırım, bu transferde de aynısı oldu. Kolay bir transfer süreci değildi ama sonunda gönül rahatlığıyla burayı seçtim. Başka takımlardan da teklif almıştım ama buraya gelerek iyi bir seçim yaptım.
“KARAR VERMEM KOLAYLAŞTI”
Soru: Acun Ilıcalı bu transfer için çok çabaladı. Transfer sürecinde özel bir ilişkiniz ya da anınız oldu mu?
Cevap: Onunla yaptığımız telefon görüşmelerinde genelde Acun Bey uçak yolculuğundaydı. Fenerbahçe’nin büyük bir aile olduğunu kendisiyle konuşmalarım sırasında anladım. Kendisiyle 3-4 günde bir konuşuyorduk. Konuşmalar ilerledikçe buraya gelme konusunda daha istekli oldum. İnsanların sizin için uğraşması önemli faktörlerdir. Taraftarlarımız da beni çok istedi. Taraftarlarımız için buraya gelmemin güzel bir his olacağını düşündüm. Mario Branco, Sayın Başkan Ali Koç ve hocamız da beni çok istedi. Gün sonunda da karar vermem kolaylaştı, gördüğüm sevgi karşısında.
“GALATASARAY İLE GÖRÜŞTÜK”
Soru:Galatasaray‘dan ve Avrupa’dan başka takımlardan teklif aldın mı?
Cevap: Açıkçası çok fazla teklif almıştım. Galatasaray ile bir görüşmem oldu. Ama Fenerbahçe’ye geldiğim için çok çok mutluyum. Galatasaray ile bir görüşmem oldu diğer takımların ismini vermek istemiyorum.
“AĞABEYİMLE SÜREKLİ İRTİBATTAYIM”
Soru: Ağabeyin Galatasaray’da forma giydi 2012-2015 arası ve şampiyonlukta yaşadı. Fenerbahçe’ye gelmene ne söyledi?
Cevap: Ağabeyimle sürekli irtibattayım. Her şeyden konuşuyoruz. Kendisi bana Türkiye, İstanbul, lig ve Fenerbahçe’yle alakalı bilgiler verdi. Karar verirken kalbinin sesini dinle dedi ve ben de öyle yaptım.
“MOURINHO ÖZEL BİRİ”
Soru: Mourinho ile her futbolcu çalışmak ister. Portekizli teknik adamla çalışmak nasıl bir duygu? Daha önce kendisine karşı rakip olmuştun?
Cevap: Mourinho özel birisi. Onunla aramda güzel bir iletişim söz konusu. Böyle bir hocanın sizi istemesi çok özel duygular. Gelme sebeplerimden birisi buydu. Kazanmak isteyen bir oyuncuyum kendisi de öyle. Beraber başarılı olacağımızı umuyorum. Kendisi harika bir teknik adam. Onunla olduğumuz için çok mutluyuz. Harika bir teknik direktör. Herkesle iletişimi güçlü. Oyuncuları, atmosferi nasıl yönetmesi gerektiğini biliyor. Oynamayan oyuncular kendilerini iyi hissetmez ama Mourinho herkesi hazır ve zinde tutuyor. Herkes takıma yardım etmeye hazır bu da aile olduğumuzu gösteriyor.
ŞAMPİYONLUK SÖZLERİ
Soru: Eğer şampiyon olursanız yapmak istediğin çılgın bir şey var mı?
Cevap: Saçlarımı kestiririm (Gülerek). Hayal ediyorum şampiyonluğu hem de çok. Taraftarlarımızla şampiyonluk kutlama hayali beni çok heyecanlandırıyor. Bu kutlama çılgınca kelimesinden daha fazla olur. Ama ben çok çılgın değil sakin birisiyim.
MBAPPE İLE OLAN POZİSYONU
Soru: Son olarak Kylian Mbappe. Fransa maçında dünyanın en hızlı oyuncusunu geriden gelerek yakaladığın bir an. Dünyada en çok izlenen seninle ilgili videolardan birisi. O onu anlatır mısın?
Cevap: 1-0 gerideydik. Maç bitmek üzereydi. Mbappe çok süratli bir oyuncu. Ona yetişebilmek için çok çaba harcadım. Yüz ifademden de anlamışsınızdır. Top oyunda kaldı ayağa kalkıp mükemmel bir zamanlama yakaladım. Taraftarlar gol olmuşcasına bağırdılar. Maçtan sonra bu kadar konuşulacağını beklemiyordum. Kötü olan taraf maçı kaybetmiştik.
TAKIMIN ENLERİ
Takımın en komiği: Masörümüz Özkan
En çalışkanı: Bartuğ Elmaz, Yusuf ve Levent Mercan. Çok çalışıyorlar, büyük saygı duyuyorum.
En kötü giyineni: Becao
En iyi giyineni: Tadic. Ama çılgınca. Sürekli takım elbise giyiyor.
En çok yemek yiyeni: Mert Müldür.
En cömerti: Oğuz Aydın.
En cimrisi: Söylemesi zor, daha yeni geldim, daha sonra söylerim.

Sofyan AmrabatJose MourinhoKylian MbappeAcun IlıcalıGalatasarayFenerbahçeFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YUSU ERDOĞAN-ADANA DEMİRSPOR TRANSFERİ
61 Saat’in haberine göre; Trabzonspor, Yusuf Erdoğan’ın Adana Demirspor’a transferi kapsamında 118 bin euroluk şarta bağlı bir ödeme alması gerekiyordu. 16 Ocak 2023’te Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, söz konusu anlaşmada şu detaylar paylaşılmıştı;
Bonus Ödemesi: 100 bin Euro artı KDV
Sonraki Transfer Geliri Paylaşımı: Adana Demirspor’un oyuncuyu başka bir kulübe transfer etmesi durumunda elde edeceği gelirin yüzde 50’sinin Trabzonspor‘a ödenmesi. Ancak bu ödemelerin yapılmaması üzerine Trabzonspor, UÇK’ya başvurdu.
Yusuf Erdoğan
BEHLÜL AYDIN-KASTAMONUSPOR
Behlül Aydın’ın GMG Kastamonuspor’a transferi sonrası Trabzonspor‘un alması gereken 6 milyon 480 bin TL’lik bedel de ödenmedi. Bu konuyla ilgili Trabzonspor tarafından KAP’a herhangi bir açıklama yapılmamış olsa da alacakların tahsili için hukuki süreç başlatıldığı öğrenildi.
Behlül Aydın
İNCELEMELER SÜRÜYOR
Öte yandan Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nda her iki dava için de incelemeler devam ediyor. Trabzonspor, hak ettiği bedellerin ödenmesini talep ederken, süreci de yakından takip ediyor.
GMG KastamonusporAdana DemirsporYusuf ErdoğanTrabzonspor3-sayfaFinansAydınAdanaHukukSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SUUDİ ARABİSTAN KULÜBÜ ALMAYA HAZIR
Osimhen’in sezonu Galatasaray‘da tamamlamak istediğini aktaran Gianluca Di Marzio, sarı-kırmızılıların Nijeryalı forvetin bonservisini almak istediğini aktardı. ” Galatasaray‘ın onu satın alma ihtimali için küçük bir yüzde bırakacağım” diyen İtalyan gazeteci, Suudi Arabistan’dan bir kulübün Osimhen’i almaya hazır olduğunu söyledi. Suudi ekibinin adını bilmediğini belirten Di Marzio, “Sorun şu ki onu hemen transfer etmek istiyorlar fakat Osimhen sezonu Galatasaray‘da tamamlamak istiyor” dedi.
PSG DEVRE ARASINDA HAMLE YAPACAK
Öte yandan Di Marzio, Osimhen’e bu yaz teklif yapan tek kulübün PSG olduğunu belirtti. Ünlü gazeteci, Fransız devi için “Osimhen ve Kvaratskhelia için 220 milyon euro teklif ettiler. Belki ikisini de tekrar almaya çalışacaklar” sözlerini sarf etti. Fransız basınından RMC Sport’ta yer alan habere göre; PSG, Victor Osimhen için ocakta hamle yapacak.
ENRIQUE PİŞMAN OLDU
Haberde teknik direktör Luis Enrique’nin sezon başında Nijeryalı golcüyü veto ettiği ancak Osimhen’in performansı sonrası bu kararından pişamanlık duyduğu yazıldı. Yıldız futbolcunun serbest kalma maddesinin 75 milyon euro olması, Fransız devinin iştahını artırdığı aktarıldı. Öte yandan Victor Osimhen, sarı kaırmızılı takımda mutlu olduğu ve sezonu Türkiye’de tamamlamak istediği ifade edildi.
DURSUN ÖZBEK’İN OSİMHEN AÇIKLAMASI
Dursun Özbek, yıldız futbolcu için “Victor Osimhen, 100 yıllık Galatasaray gibi geldi ve uyum gösteriyor. Florya’daki tavırlarını görseniz! Burada bizim de payımız olduğunu düşünüyorum ve çok memnunum. Zaten bu atmosfere uyamayanlar, Galatasaray’da duramıyor. Bu sezon bizim futbolcumuz. Devre arası ayrılması için çok zor bir madde var. Bizim anlaşmamıza göre sezon sonuna kadar bizde oynayacak. Kimse eğip, bükmesin. Sezon sonunda kendi kararını verecek. Galatasaray’da devam etmek isterse, devam eder. Ayrılacağı yönündeki algılara kapılmayın. Türkiye’de ve Galatasaray’da olmaktan dolayı çok memnun. Kimseyle Victor Osimhen’in bonservisi için rakam konuşmadım. Rakamla ilgili cevap vermek durumunda değilim” açıklamasını yapmıştı.
GALATASARAY PERFORMANSI
Sarı-kırmızılı formayla bu sezon 12 resmi maça çıkan Victor Osimhen, 9 gol, 5 asistle müthiş bir grafik yakaladı. 14 gole direkt etki eden Nijeryalı forvet, her maç katkı yaptı. Süper Lig’de 8 maçta 6 gol, 3 asistlik performans gösteren Osimhen; Avrupa Ligi’nde ise 4 maçta 3 gol, 2 asistle ciddi bir katkı sundu. 25 yaşındaki golcü, Galatasaray’da sadece RFS ve Gaziantep maçlarını kaçırdı.

Suudi Arabistan Pro LigSuudi ArabistanVictor OsimhenGalatasarayFutbolSporPSG
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
FENERBAHÇE, TÜRKİYE KUPASI’NDA YOK
Sarı-lacivertlilerin 29 Kasım 2024 tarihinde federasyona yaptığı bildirimde “2024/25 futbol sezonunda oynanacak Ziraat Türkiye Kupası müsabakalarına katılım sağlanmayacağını bildiririz.” ifadeleri kullanıldı.
TFF söz konusu bildirimle ilgili federasyonun ilgili kurullarının gerekli değerlendirmeleri yapacağını duyurdu.

Türkiye Futbol FederasyonuTürkiye KupasıFenerbahçeTürkiye3-sayfaFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“MUÇİ İÇİN BİZDEN 4 MİLYON EURO İSTEDİLER”
beIN Sports’a konuşan Erol Bulut, yaptığı açıklamada “Ernes Muçi benim Cardiff City’ye düşündüğüm bir transferdi. Muçi’yi geçen sene sorduğumuzda 4 milyon euro istendi. Bizim alma şansımız olmadığı için alamadık. Ben Beşiktaş‘a 10 milyona geldiğinde şaşırdım. Geçen sene devre arasında istemiştik biz. Bu maliyetle transferi yapma şansımız yoktu” dedi.
“BU YENİ BİR ŞEY DEĞİL”
Türkiye’deki takımlardan yüksek paralar istendiğini söyleyen Bulut, “Bu yeni bir şey değil. Başka ülkelere farklı rakamlar söyleniyor. Türkiye olunca yurt dışındaki takımlar rakamı artırıyor. Anadolu takımında da öyle. Büyük takımlardan daha yüksek paralar isteniyor” diye konuştu.
OĞUZ AYDIN AÇIKLAMASI
Fenerbahçe’nin transfer ettiği Oğuz Aydın için ise başarılı çalıştırıcı, “Oğuz Aydın’ı Alanyaspor’da oynarken Cardiff’e götürmek için uğraştım ama mümkün olmadı. Jose Mourinho ona şans verince neler yapabileceğini gösterdi. Bence çok kaliteli bir futbolcu. Fenerbahçe’ye uzun yıllar katkı sağlayacağını düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
MUÇİ’NİN BEŞİKTAŞ RAKAMLARI
Beşiktaş‘a geçen sezonun devre arasında Polonya’nın Legia Varşova takımından 10 milyon euroya transfer olan Ernest Muçi, siyah-beyazlı formayı bu zamana kadar 31 maçta giydi. Muçi, bu karşılaşmalarda 8 gol atarken 2 de asist yaptı. Güncel piyasa değeri 12 milyon euro olarak gösterilen 23 yaşındaki Arnavut futbolcunun Beşiktaş ile 2027 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor

Legia VarşovaCardiff CityErol BulutBeşiktaşFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yayınlanan yönetmelikte “Özel gün, hafta ve kutlamalarda ders içi ve ders dışı faaliyetlerde kullanılmak üzere veliye mali yük getirecek özel kıyafet aldırılamaz” maddesi ise artık özel günler için kıyafet alınamayacağını, okulların böyle bir talepte bulunamayacağını gösteriyor.
İşte yayınlanan yönetmelikteki diğer başlıklar ve maddeler:
“Okul kıyafeti değiştirildiğinde ara sınıflardaki öğrenciler bir üst öğrenim kademesine geçinceye kadar mevcut okul kıyafetini giymeye devam edebilir.
Belirlenen okul kıyafeti 1739 sayılı Kanunda yer alan genel ve özel amaçlar ile temel ilkeler doğrultusunda ekonomik, sade, kullanışlı, kolay temin edilebilir ve pedagojik esaslara uygun olmalıdır.
Okul öncesi eğitim kurumları ve özel eğitim okullarındaki öğrenciler, yaş grubu özelliklerine uygun, temiz ve düzenli bir kıyafet giyer.
Öğrenciler, öğrenim gördükleri programın özelliğine göre atölye, işlik, laboratuvar ve işyerlerinde okul yönetiminin onayı ile önlük, tulum veya yapılan işin özelliğine uygun kıyafet giyer.
Sağlık özrü bulunan ve bu durumu belgelendiren öğrencilerin özürlerinin gerektirdiği şekilde giyinmelerine izin verilir.
Okul kıyafeti temin edilmesine yönelik olarak okul-aile birliklerince kıyafet satışı ve serbest rekabet şartlarını ihlal eden yaklaşım ve yönlendirmeler yapılamaz.
Bu maddenin uygulanmasına dair ve okul kıyafeti ile ilgili diğer hususları içerir usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenir.
MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden; ortaokul öğrencilerine 26/7/2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, lise öğrencilerine 7/9/2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri uygulanır.”
MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 6- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7- Bu Yönetmelik hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.”
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Harun Kıv, 18 yaşındayken tanıştığı Sevda Kıv ile dünyaevine girdi. Çiftin evlendikten hemen sonra Koray (25) adını verdikleri çocukları dünyaya geldi. Ardından askerlik için Isparta’ya giden Kıv’ın hamile olan eşi yine bir erkek bebek dünyaya getirdi. Aile bebeğe Osman Can (24) adını verdi.

Askerlik sonrasında eşi ve çocuklarıyla önce İstanbul’a, daha sonra Ordu’nun Kumru ilçesine, ardından da Fatsa ilçesine taşınan ailenin Ramazan (21), Muhammet (20), Gizem (18), Çiğdem (17), Fazılcan (16), Kader (14), Yeşim (13), Mertcan (12), Bahar (11), Bora (10), Nisa Nur (9) ve Serdar Polat (6) adını verdikleri çocukları oldu. Eşi, 14 çocuğu, 2 gelini ve 2 torunuyla aynı evde 20 kişi yaşayan Harun Kıv, en büyük oğlundan bir torun daha bekliyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Harun Kıv, kalabalık bir aile olduklarını söyleyerek, “18 yaşında evlendim, askere gitmeden önce büyük oğlum 3 aylıktı. Askerdeyken bir çocuğum daha dünyaya geldi. Öyle böyle derken bugün 14 çocuğum oldu. Çok şükür, çalıştım ve bir şekilde çocuklarımı bu duruma getirdim.”

“En büyük oğlum 25 yaşında, ondan küçüğüyse 24 yaşına girmek üzere. Her çocuğumun arasında 1,5-2 yaş fark var. Evin içinde şaka, şamata, gırgır eksik olmaz. Canımız hiç sıkılmıyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. Şu an yanımda iki torunum var, büyük oğlumdan bir torunum daha dünyaya gelecek, gelinim şu an hamile. Bu evde 20 kişi yaşıyoruz” dedi.

‘3 EV DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALDIK’
Kıv, insanların 14 çocuğa şaşırdıklarını söyleyerek, “Çoğu insan bu duruma çok şaşırıyor. Bazıları, ‘Kalabalıktan zarar gelmez’ diyor. Sokakta biri, bir arkadaşım ya da dostum büyük oğlumu görüp, ‘Bu senin kardeşin mi’ diye sorunca bir tuhaf oluyorum. Böyle anlarda hislerim değişiyor. Kalabalık olduğumuz için ev sahipleriyle anlaşamıyoruz ve 3 ev değiştirmek zorunda kaldık. Bir süre önce evden çıkarıldık, kalabalık olduğumuz için.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay saat 11.00 sıralarında Pendik’te meydana geldi. Yokuştan inen tanker virajı alamayarak yol kenarındaki demir bariyerlere çarptı.

Kazada yaralanan kimse olmazken, çarpmanın şiddetiyle tankerin kenarındaki borunun yerinden çıkması üzerine kimyasal madde yola döküldü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve AFAD ekipleriyle, kimyasal madde müdahale ekibi (KBRN) sevk edildi.

Ekiplerin çalışmaları sonucu yola dökülen maddenin tuz ruhu olarak bilinen hidroklorik asit olduğu belirlendi.

Ekipler kazanın meydana geldiği sokakta temizlik çalışması başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Henüz 4 yaşındayken ekranlarla tanışan ve başarılı bir oyunculuk deneyimi yaşayan Beren Gökyıldız, artık genç bir kız.

Genç yaşına rağmen birçok ünlü isimle oynama fırsatı bulan ve yeteneğiyle hayran bırakan Beren Gökyıldız son olarak mezuniyet paylaşımı ile adından söz ettirmişti.

Sektöre 4 yaşında, “Kocamın Ailesi” dizisi ile adım atan ardı ardına çektiği dizi ve filmlerle şöhreti yakalayan çocuk oyuncu Beren Gökyıldız, yıllar içindeki değişimi ile gündem olmuştu.

Mezuniyet balosu fotoğrafları ile sosyal medyayı ikiye bölen Beren Gökyıldız adından söz ettirmişti.

13 yaşındaki Beren Gökyıldız’ın mezuniyet balosunda giydiği derin yırtmaçlı elbisesi ve ağır makyajı abartılı bulunmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2010 yılında evlenen Volkan Demirel ve Zeynep Demirel, 8 Şubat 2014 tarihinde Yade adında, 31 Ağustos 2017 tarihinde ise Yeda adında bir kız çocuğu oldu.

İDDİALARI YALANLAMIŞLARDI
Mutlu evliliği olan çiftin birkaç ay önce boşanacağı iddia edilse de çift, basının karşısına çıkarak iddiaları yalanladı.

ÜÇÜNCÜ BEBEK MÜJDESİ VERDİLER
İddiaların yalanlanmasının ardından ise çiftin üçüncü bebeklerinin heyecanını yaşadığı öğrenildi.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
Ünlü çiftten Zeynep Sever Demirel, bugün bir etkinliğe katıldı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Volkan Demirel’in eşi Zeynep Demirel hamilelik sürecini anlattı: Biraz daha zorlanıyorum!

SAMİMİ AÇIKLAMALAR
Gazetecilerin ‘hamilelik nasıl gidiyor?’ sorusuna Zeynep Demirel samimi bir açıklamalarda bulundu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“DOKUZ CANLI ŞEYTAN! SENİ YAŞADIĞINA PİŞMAN EDECEĞİM SOFİA!”
Yıllar sonra Osman Bey’in, Sofia yüzleşmesi gerilimi artırırken Osman Bey, Sofia’ya olan öfkesini şu sözlerle haykırdı: “Dokuz canlı şeytan! Seni yaşadığına pişman edeceğim Sofia! Toprak seni geri kusmuş amma ben seni cehennemin yedi kat altına göndermesini bilirim! Ben ailemin önünde dağ gibi dururum. Önce beni geçmen gerek. Gel soysuz! Sen benim pusatımın tadını çok iyi bilirsin!”
Yapımcılığını Mehmet Bozdağ’ın; yönetmenliğini Ahmet Yılmaz’ın ve başrolünü Osman Bey karakteriyle Burak Özçivit’in üstlendiği ‘Kuruluş Osman’ın 173. bölümü seyirciden yoğun ilgi görürken, sosyal medyada da en çok konuşulanlar arasında yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Arzum Onan ile sevgilisi Orkan ÖzkanHawaii’de tatil yaptı. Sevgilisine bol bol poz verdi.

Instagram hesabından paylaşım yapan Arzum Onan, paylaşımına “Cadılar bayramında doğmuş biri olarak yüzüme yansıyan ışığı bir işaret kabul edip, her şeyin çok güzel olacağına inanıyor ve 51. yaşımı karşılıyorum!

Kutlayan ve iyi dileklerini esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim” notunu yazdı.

51 yaşına giren Arzum Onan “Yaş sadece bir sayıdır” demeyi de ihmal etmedi.

ARZUM ONAN SEVGİLİSİ ORKAN ÖZKAN’A HAWAİİ’DE BÖYLE POZ VERDİ!
Arzum Onan’ın peş peşe yaptığı paylaşımlar sosyal medyada ilgi odağı oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Kaçak’, ‘Uzak Şehrin Masalı’, ‘Vurgun’, ‘Ömre Bedel’ gibi dizilerde boy gösteren oyuncu Begüm Birgören, sosyal medya hesabından annesi için yardım istedi.

Birgören, operasyona girecek annesi için A RH+ kan bağışına ihtiyaç olduğunu söyledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“HASSASİYETİNİZ İÇİN MİNNETTARIM”
Ardından aranan kanın bulunduğunu açıklayan Begüm Birgören; “Hassasiyetiniz için sonsuz minnettarım. Annem adına ihtiyacımız kalmadı. Ancak genel olarak kan stokları ciddi seviyelere düşmüş. Uygun olanlar kan bağışında bulunarak umut olabilirler” sözlerini kullandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Dikkat bebek var” dizisiyle iyi bir çıkış yakalayan Ceyda Düvenci, başarıları ile adından söz ettirmeye devam ediyor.

Son olarak Güçlü Mete ile yaşadığı aşkla magazine bomba gibi düşen Düvenci, şimdi de verdiği kilolarla dikkat çekiyor.

Instagram hesabında paylaştığı fotoğraflarla iltifat yağmuruna tutulan güzel oyuncu, son zamanlarda ünlüler arasında en çok konuşulan isim haline geldi.

Fiziğinin yanı sıra Düvenci kıyafetleriyle de oldukça beğeni topluyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Serpil Çakmaklı’nın gerçek adını biliyor musunuz?

Ünlü sanatçı sayısız sinema filminde yer aldı… Güzel oyuncu Serpil Çakmaklı ilki 16 yaşında olmak üzere üç kez dünyaevine girdi. Sahnelerde solistlik de yapan Serpil Çakmaklı 4 albüm çıkardı. Eskişehir’de doğdu. Sinemadan önce mankenlik yaptı. 1980’li yılların başında TRT televizyonunda yayınlanan Alçaktan Uçan Güvercin adlı mini dizi filmle üne kavuştu. Serpil Çakmaklı’nın gerçek adını biliyor musunuz? İşte merak edenler için gerçek ismi…
SERPİL ÇAKMAKLI KİMDİR?
Yeşilçam’ın bir dönem en popüler isimlerinden olan ve aşk hayatıyla da sık sık gündeme gelen Serpil Çakmaklı 1962 yılında Eskişehir’de dünyaya geldi.

Oyunculuk kariyerinden önce mankenlik yapan Serpil Çakmaklı, TRT ekranlarında yayınlanan Alçaktan Uçan Güvercin adlı dizi filmle ünlüler dünyasına adımını attı. İlk evliliğini henüz 16 yaşındayken yapan Serpil Çakmaklı, pek çok sinema filminde rol aldı.

Serpil Çakmaklı, 1980’li yıllarda ekrana gelen cesur sahneler ile adından söz ettirirken oyunculuğa başladığında Mert Çakmaklı ile evliydi.

Çiftin evliliği 6 ay sürdü ve daha sonra ayrıldılar. Ancak, ayrılığa rağmen ünlü oyuncu ‘Çakmaklı’ soyadını kullanmaya devam etti. Güzel yıldız, sonraki dönemlerde iki evlilik daha yaptı ancak soyadını hiç değiştirmedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKAN BÜYÜK SIR
Sahnede yıllar önce Bala Hatun’un Ülgen Hatun’a emanet ettiği sahnede; Küçük Halime dere kenarında oynarken Sofia’nın gözetimi altındaydı. Planını kusursuz bir şekilde hazırlayan Sofia, fırsatı yakalar yakalamaz Halime’yi kaçırdı. Dere kenarında yemek hazırlayan Ülgen Hatun, küçük Halime’nin yokluğunu çok geç fark etti. Telaşla çevreyi ararken, Bala Hatun kervan baskınını atlatarak döndüğünde büyük bir dehşetle karşılaştı. Halime’nin hiçbir izine rastlayamayan Bala Hatun, kızını kaybetmenin acısıyla adeta yıkıldı.
Yapımcılığını Mehmet Bozdağ’ın; yönetmenliğini Ahmet Yılmaz’ın ve başrolünü Osman Bey karakteriyle Burak Özçivit’in üstlendiği ‘Kuruluş Osman’ın 173. Bölümü seyirciden yoğun ilgi görürken, sosyal medyada da en çok konuşulanlar arasında yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Herkes erkek sanıyordu… Yeşilçam’ın efsane filmleri arasında yer alan Selvi Boylum Al Yazmalım filminde Samet karakterine hayat veren oyuncunun kim olduğunu duyanlar kulaklarına inanamıyor.

Selvi Boylum Al Yazmalım filmi, Yeşilçam efsanelerinden. Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’in başrollerinde yer aldığı film Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran eserlerden.

1977 yapımı Selvi Boylum Al Yazmalım, ‘Sevgi neydi?’ repliği ile hafızalara kazındı.

Asya’nın büyük aşkı İlyas yerine Cemşit’i seçmesi bizi çok üzse de yıllar geçtikçe Asya’nın doğru bir karar verdiğini bir nesil yaşayarak öğrendi.

Selvi Boylum Al Yazmalım sosyal medyanın en çok konuşulanlarından oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydan Şener, bir döneme damga vurmuş isimlerin başımda geliyor. Hem oyunculuğu ile hem de güzelliğiyle her zaman dikkat çeken isimlerden biri…

1963 yılında Kilis’de doğan ünlü sanatçı, 1981 yılında Türkiye Güzeli seçildi.

Aynı yıl Türkiye’yi Miss World güzellik yarışmasında temsil etti.

Yeşilçam’ın tescilli güzeli Aydan Şener’in kızı da çok ünlü çıktı.

Aydan Şener’in kızı meğer Medcezir dizisinin yıldızıymış.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, “10 Numara Kente, 10 Numara Kahve” projesiyle biri Toplu Taşıma Merkezi’nde (TTM) ve diğeri Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) olmak üzere On On Kafe’nin iki yeni şubesini daha görkemli bir törenle hizmete açtı. Sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde vatandaşları kaliteli ve ucuz kahve ile buluşturmaya devam eden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve ilçelerde toplamda 15 şube sayısına ulaştı. İki noktada gerçekleşen açılışlarda Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a; CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Nazmi Yarış, BALOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Bekki, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları da eşlik etti. Partizanlık yapmadan her ilçeye eşit hizmet götürdüklerini ve götürmeye de devam edeceklerini vurgulayan Akın, insanların sosyalleşebileceği ve güzel zaman geçirebileceği On On Kafeleri şehrin her noktasına ulaştıracaklarını söyledi.
“Mahalle mutfakları da açacağız”
Balıkesir’de yaşayan herkesin hayatlarını rahat bir şekilde sürdürülebilmesi için çalışmaların artarak devam ettiğini belirten Akın, “Planlı ve programlı bir şekilde hareket ediyoruz. On On kafelerimizin sayısı giderek artacak. Bunun yanında Mahalle Mutfaklarımız sırasıyla açılacak. Balıkesir’in geniş coğrafyasına hizmet etmek için ekip arkadaşlarımla birlikte gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ni de On On Kafe ile buluşturan Başkan Akın, işvereninden işçisine kadar bölgede yaşayan herkesin sosyalleşebileceği veya misafirlerini ağırlayabileceği bir mekanı hizmete açtıklarını ifade ederken şunları söyledi: “OSB bölgesi bizim için çok önemli. İş insanlarının, emekçilerin hep birlikte Balıkesir için mücadele ettiği bir bölgemiz. Balıkesir’in geleceği için de çok önemli bir nokta. Güzel bir restoran açmamız lazım. Bütün OSB’lerde var.” – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’Lİ BELEDİYEYE ‘BOZKURT’ TEPKİSİ
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milliyetçi Hareket Partisi’nden istifa ettikten sonra Zafer Partisi’ne geçen Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’ü ziyaret etti. Belediye Başkanı Alagöz ile görüşen Özdağ, daha sonra belediye binasının balkonundan partililere seslendi. Alanya Belediyesi tarafından ilçenin girişinde yer alan Türk bayrağı ile ‘Bozkurt’ heykelinden ‘Bozkurt’un kaldırılmasına tepki gösterdi. Özdağ, “CHP’li belediye başkanının Alanya’da o heykeli ‘buranın çok kültürlü ruhuna uymuyor’ diye kaldırdığını geçen hafta içimiz acıyarak, hep birlikte izledik. O belediye başkanına hatırlatıyorum. Tefenni nasıl Yörük ise, nasıl Türkmen ise, nasıl Türk ise, Alanya da öyle Yörük’tür, Türkmen’dir, Türk’tür” dedi.
‘ÖCALAN, İMRALI’DA KALMAYA DEVAM EDECEK’
Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhur İttifakı’nın iki paydaşı CHP’nin de desteğini alarak şimdi Abdullah Öcalan’a af getirmekten, onu konuşturmaktan, Kürtlere devlet hediye etmekten bahsediyorlar. Anayasamızı değiştirme mücadelesi veriyorlar. Zafer Partisi olarak size söz veriyoruz. Öcalan, İmralı’da kalmaya devam edecek ve orada ölecek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük ve güçlü bir devlettir. Bir terör örgütünün liderini, elebaşısını gazi Meclisimize, Cumhuriyeti kuran, İstiklal Harbi’ni veren Meclis’e sokmayız. Onun kirli ayakları, o Meclis’e giremez. Hiçbir terör örgütünü arkasında hangi yabancı güç olursa olsun anayasamızdan Türk milleti ibaresini çıkarttırmayız. Türklüğü çıkarttırmayız. Türk milletinin elinden devletinin alınmasına müsaade etmeyiz. Bundan sonra sizden Zafer Partisi’nin sığınmacıların ve kaçakların vatanlarına dönmesi için verdiği mücadeleye destek olmanızı bekliyorum. Uyuşturucuya, sanal kumara, yasa dışı bahse karşı açtığımız mücadeleye, çocuklarımızı uyuşturucu belasından kurtarmak için verdiğimiz mücadeleye, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terör örgütleri önünde diz çökmeden bir Türk devleti olarak devam etmesi için vermiş olduğumuz mücadeleye destek olmanızı istiyorum.”
Özdağ, daha sonra Zafer Partisi Tefenni İlçe Başkanlığı binasının açılışını yaptı. Halk pazarını ziyaret eden Özdağ, esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyah blazerları her zaman siyah parçalarla kombinlemek oldukça kolaydır. Altınıza beyaz bir spor ayakkabı giydiğinizde, bu iş tamam.

Biraz renklendirmek için açık renkte bir üst ve açık renkte bir kot giymek görünümünüzü daha canlı bir hale getirir.

Son zamanların belki de en çok kullanılan zebra deseni, siyah pantolon ve siyah blazerlar ile giyilmek için oldukça ideal.

Sadece siyah değil, taba rengi deri blazerlar da oldukça havalı bir görünümün anahtarlarından biri.

Ekose deseni kuşkusuz her şeyde olduğu gibi pantolonlarda da görüyoruz. Giyilmesi zor gibi görünse de deri blazerlara oldukça yakışacaktır…

İşte diğer kombin önerilerimiz…










Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KÜÇÜK KIZIN BAĞIRSAĞINDAN 38 ADET MIKNATIS ÇIKARILDI
Bursa’da yaşanan bir olayda 5 yaşındaki kız çocuğu, evde oyun oynadığı mıknatıslı boncuk bilekliği yuttu. Durumu hemen fark eden aile, çocuğuyla birlikte Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Kaan Demirören tarafından yapılan tetkikte çocuğun bağırsaklarındaki mıknatıslar tespit edildi. Vakit kaybetmeden yapılan operasyonla çocuğun bağırsağından 38 adet mıknatıs çıkartıldı Bu tarz vakalarda mide ve bağırsak delinmesi yaşanmaması için erken müdahalenin önemine değinen Doç. Dr. Kaan Demirören, takı ve oyuncakların özellikle 5 yaşından küçük çocuklara verilmemesi gerektiği konusunda aileleri uyardı.

Günümüzde yabancı cisim yutmalarının önemli bir problem olduğunun altını çizen Demirören, son zamanlarda mıknatısların, lityum iyon pillerin ve yüksek düzeyde emici cisimlerin önemli bir problem haline geldiğine dikkat çekti. Bu cisimlerle alakalı çok sayıda olguyla karşılaştıklarını vurgulayan Demirören, “Hastamız da boncuk şeklinde, ufak da olsa kuvvetli çekim gücüne sahip neodimin dediğimiz maddelerden oluşan mıknatısları yutmuş. Bu mıknatıslar değişik sebeplerle toplumumuzda yaygın olarak bulunuyor. Bunların önemli bir kısmı oyuncak olarak bulunuyor ve bu oyuncaklar da maalesef küçük çocukların ellerine rahatlıkla geçebiliyor. Özellikle 5 yaşından küçük çocuklara bu tarz küçük cisimlerin verilmesini ve üzerinde takı olarak kullanılmasını bırakın etrafında bile olmaması gerekiyor” dedi.

“HEMEN MÜDAHALE EDİLMELİ”
Birden fazla mıknatıs yutulması durumunda mide ya da bağırsaklarda araya doku alıp bir süre sonra o bölgeyi delmeye başladığını belirten Demirören, “Genelde ilk 24 saat içerisinde mide ya da bağırsakları delmiş bir şekilde bu vakalarla karşılaşıyoruz. Hastamızın şansı bağırsaklarda yakalamamıza rağmen bu mıknatısları endoskopi ile çıkarabilmemiz oldu. 38 adet boncuk şeklinde bir mıknatıs olduğunu gördük. Hastamızda delinme durumu olmadı. Şu anda sağlığına kavuştu. Ama bu durum genellikle bu şekilde olmuyor. Maalesef bu mıknatıslar çok sayıda yutulduğu zaman bağırsaklarda delinmeye yol açıp ameliyatla çıkarılması gerekiyor. Ameliyatta yine hem karın duvarının kesilmesi, bağırsakların kesilmesi gibi zor ve komplikasyonlu işlemler şeklinde sonuçlara varıyor” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Demirören son olarak mıknatıs, su maymuncuğu, saat pili gibi çocukların ilgisini çeken ve yutma riski barındıran nesnelerin ortalıkta bırakılmaması ve çocuklardan uzak tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Hastane3-sayfaSağlıkÇocukBursaOlay
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ELEKTRONİK SİGARADA 6 YILA KADAR HAPİS CEZASI
Buna göre elektronik sigara ve elektronik nargile dahil her türlü mamul ve bu mamullerin tüketiminde kullanılan elektronik cihaz, aksam, yedek parça ve solüsyonlarını yurt içerisinde ticari amaçla; üreten, satan, satışa arz eden, bulunduran ve nakledenler üç yıldan altı yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
MAKARON VE SİGARA KAĞIDINDA DA UYARICI YAZILAR YER ALACAK
Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, makaronda da tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi yüzde 85 oranında resimli ve Türkçe yazılı uyarılar yer alması zorunlu olacak. Bu rakam sigara kağıdı ve filtresi için yüzde 65 olarak belirlendi. Söz konusu kuralları ihlal edenlere 50 bin lira para cezası kesilecek.
18 YAŞ ALTINA SATIŞ YAPANLARA AĞIR YAPTIRIM
18 yaş altına tütün ve nargile satıp, aynı suçu 5 yıl içinde 3 kez işleyenlerin tütün satış belgesi veya nargile sunum belgesi iptal edilecek. İş yerleri iki yıl kapatılacak. Etil alkolü amacı dışında ticaret için kullananlara 100 bin liraya kadar para cezası kesilecek. Ayrıca etil alkole aroma karıştıranlar için de 1 milyon lira para cezası düşünülüyor. Şahsi tüketim için bile olsa, izinsiz damıtarak alkolün seviyesine artıranlara 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.
ELEKTRONİK SİSTEMİ KURMAYAN İŞLETMELERE 10 MİLYON LİRA PARA CEZASI
Alkol ve alkollü içki tesislerinde kullanma zorunluluğu getirilen elektronik sistemleri kurmayanlara, sistem kapsamında uygulanan mühürleri bozanlara, sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek iletilmesi gereken verinin iletilmesini önleyenlere veya bunları gerçeğe uygun olmayan şekilde iletenlere, alkol ve alkollü içki ticaretinin Tarım Bakanlığı tarafından sağlanacak elektronik sistem üzerinden yürütmeyenlere 10 milyon lira idari para cezası verilecek. Fiilin beş yıl içinde tekrarlanması hâlinde üretim ve ithalat faaliyetlerine dair belgeler iptal edilecek.
Hükümet3-sayfaSağlıkHukukYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Kilimli Kaymakamı Necdet Özdemir, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Devrim Dural, Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu, Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Hüseyin Şirin ve vatandaşlar katıldı.
Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından işaret diliyle İstiklal Marşı okundu. Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin, “Ülkemizde engelliler sıkıntı yaşamakta. Sağlık kurulunda alınan raporlar gibi bu konuları genel merkezimiz yetkili bakanlığa dosya halinde veriliyor. Ümit ediyoruz ki bu konularda daha iyi gelişme olurda engelliler yaşamda yaşadıkları sıkıntıyı aşmış olurlar. Yerelde kamu yararına dernek olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şuanda derneğimizde 80’nin üzerinde talep var. Derneğimiz şehir merkezimizde güzel yerde. Önümüzde ki aylarda şehrimizde yapılacak çalışmalarla kaldırımlarda da gerekli çalışmaların yapılmasını bekliyoruzr”dedi.
Programın şiirlerinin okunmasının ardından sona erdi. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, modern tıbbın sunduğu teknolojik imkanlar ile robotik rehabilitasyon tedavisiyle yılda 2 bin 400 hasta tedavi ediyor.
Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde kullanılan yürüme robotu ile yürüme yeteneğini kısmen veya tamamen kaybetmiş hastalar, robotik yürüme sistemi ile tekrar yürüme yeteneği kazanıyor. Hastanede, nörolojik rehabilitasyon, ortopedik rehabilitasyon, elektroterapi, lenf ödem, duyu bütünleme, denge rehabilitasyonu, robotik yürüme rehabilitasyonu, robotik el rehabilitasyonu, eswt, uzay terapisi, dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, klinik çamur tedavisi gibi hizmetler verilerek yılda binlerce hasta tedavi ediliyor. Robotik rehabilitasyon tedavisi sayesinde hastalar, daha kısa sürede eski sağlıklarına kavuşabiliyor. Robotik cihazların sağladığı doğru hareket desteği sayesinde hastalar tedaviye daha kolay uyum sağlıyor.
Robot yardımlı yürüme tedavisi
Robot yardımlı yürüme tedavisinde inme, omurilik yaralanması, beyin hasarı gibi nörolojik hastalar, kalça-diz protez, ön çaprazbağ yaralanması gibi ortopedik nedenler ve Serebral Palsili çocuklar gibi yürüme yeteneğini tamamen ya da kısmen kaybetmiş hastalar, robotik cihaz yardımıyla yürüme yeteneğini yeniden kazanıyor.
“Yılda yaklaşık 2 bin 400 seans robotik rehabilitasyon tedavisi veriyoruz”
Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bilir Kaya, “Hastanemiz Anadolu Yakası’nda 25 yılı aşkın bir süredir hizmet veren tek rehabilitasyon hastanesi. Yılda yaklaşık 2 bin 400 seans robotik rehabilitasyon tedavisi veriyoruz. Aynı zamanda ayaktan tedavilerimiz 200 bin seansı buluyor. Anadolu yakasında bu düzeyde rehabilitasyon tedavisi veren tek devlet hastanesiyiz. Bütün tedavilerimiz ücretsiz. Hastalarımız bizlere başvurarak Sağlık Bakanlığı marifetiyle bütün bu tedavilerden yararlanabilirler” dedi.
“Bayağı bir ilerleme oldu”
4 aydır fizik tedavisi alan Coşkun Oral, “Buraya 4 ay önce geldim, sol elim ve sol ayağımda kontrolsüzlük vardı. Dahası hiç kullanamıyordum. Buraya geldiğimde el ve ayak için fizik tedavi aldım. Onların düzelmesinin akabinde el içi ergo bölümüne gelmiş olduk. Bunlarda bayağı bir ilerleme oldu. Şu anda 1-2 ay içerisinde normal hayata döneceğim diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, sabah saatlerine Aksaray – Konya Karayolu Cezaevi Kavşağı Aksaray istikametine yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan Aksaray istikametine 20 H 6109 plakalı kamyon ile seyreden Hüseyin G. (43), cezaevi kavşağında kırmızı ışıkta bekleyen Mehmet T. (60) idaresindeki 68 HZ 909 plakalı kamyonu yoğun sis nedeniyle fark etmeden arkadan çarptı. Kazada çarpan kamyonun kabini adeta hurdaya dönerken, sürücü Hüseyin G. kabin içinde sıkıştı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler hemen kurtarma çalışmasına başlarken, polis ekipleri karayolunda güvenlik önlemleri alarak trafiği kontrol altına aldı. İtfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri kabinde sıkışan sürücüye ilk müdahaleyi kabin içinde yaptı. Ardından kurtarma çalışması başlarken, adeta can pazarının yaşandığı kabin içinde sürücünün “Ayağım” feryadı yürekleri dağladı. Sıkışan sürücü itfaiye, AFAD ve UMKE ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılırken, sedyeyle ambulansa ve daha sonra da Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan sürücünün sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilirken, İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri kaza mahallinde inceleme yaptı. Diğer kamyon sürücüsü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken kazayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Sağlık Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü işbirliğinde huzurevi sakinlerine yönelik geriatri hizmeti veriliyor.
Edirne Sultan 1. Murat Devlet HastanesiGeriatri Uzmanı Dr. Kübra Altunkalem Seydi ve hemşireler, huzurevinde kalan yaşlıları muayene edip tetkiklerini değerlendiriyor ve kullandığı ilaçları gözden geçiriyor.
Huzurevinde kalan 110 yaşlının kronik hastalıklarını ve mevcut tedavilerini gözden geçiren ekip, huzurevi sakinlerinin uygunsuz ilaçlar kullanmasını engelliyor.
“Yaşlıların kolaylıkla hizmete ulaşması hedefleniyor”
İl Sağlık Müdürü Mustafa İshak Yıldırım, AA muhabirine, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi koordinesinde sağlık ekiplerinin huzurevinde hizmet verdiğini söyledi.
Özelleştirilmiş birtakım ölçekleri uygulayarak yaşlıların muayenelerini ve klinik değerlendirmelerini gerçekleştiren, hastaların bilişsel durumlarını değerlendiren ekibin huzurevi sakinlerinin kullandığı ilaçları da gözden geçirdiğini belirten Yıldırım, “Yıllardır ilaç kullanan yaşlılarımızda bazı yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Doktor arkadaşlarımız bir ekip halinde bunları değerlendiriyor. Tetkik gerekiyorsa tetkik, birtakım görüntüleme yapılması gerekiyorsa görüntüleme, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanemizden gerekli randevular alınarak yapılıyor. Yaşlıların kolaylıkla hizmete ulaşması hedefleniyor. Özellikle kronik hastalıkların takibi açısından da değerli bir çalışma yapılıyor.” diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, huzurevi sakinlerinin ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamaya çalıştıklarını dile getirdi.
Yaşlıların artan rahatsızlıklarıyla birlikte daha fazla ilaç kullanmaya yönelik taleplerinin olabildiğini ifade eden Tohumcu, “Huzurevinde verilen bu hizmetle yaşlıların fazla ilaç kullanmasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Böylece gereksiz ilaçları kullanmamaları sağlanıyor. Bu da yaşlının daha az ilaç kullanarak daha fazla sağlıklı olmasını sağlıyor.” dedi.
“Çoklu ilaç kullanımı önemli geriatrik sendrom”
Geriatri uzmanı Dr. Seydi ise huzurevi sakinlerinin kronik hastalıkları ve çoklu ilaç kullanımının olduğunu anlattı.
Huzurevi sakinlerini tek tek değerlendirdiklerini belirten Seydi, şunları kaydetti:
“Biz hastalıkların takibine hız kazandırmak hem de kolaylaştırmak adına buradayız. Ayrıntılı ve bütüncül bir yaklaşımla hastaların klinik ve ilaç değerlendirmelerini gerçekleştiriyoruz. Huzurevi sakinlerinin bir kısmı takipli hasta, bir kısmının ise uzun zamandır laboratuvar tetkikleri görülmemiş ve uzun yıllardır devam eden ilaç kullanımları var. Endikasyonları (ilacın kullanılması için geçerli neden) ortadan kalkan ilaçların tekrar düzenlenmesi gereken hastalar var. Geriatrik sendromlar açısından değerlendirdiğimiz durumlar söz konusu. Çoklu ilaç kullanımı önemli geriatrik sendromlardan biridir. Bizim de mücadele ettiğimiz konulardan bir tanesi.”
Yaşlılar memnun
Huzurevi sakini 74 yaşındaki Mehmet Yılmaz, muayene ve testlerin ardından doktor kontrolünde fazla kullandığı ilaçları bıraktığını, yapılan uygulamadan memnun olduğunu belirtti.
Huzurevinin 91 yaşındaki sakini Sabriye Pelvan da doktor ve hemşirelerin huzurevinde kalanlarla bire bir ilgilendiğini ve ilaç kullanımlarını kontrol ettiklerini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi, hayalleri gerçekleştirerek gönüllere dokunmaya devam ediyor. En büyük hayali itfaiye eri olmak olan 28 yaşındaki hafif derece Serebral Palsi hastası Durmuş Bozdağ’ın hayali, Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından gerçeğe dönüştürüldü. Ata Eğitim Merkezine davet edilen Bozdağ, önce temel itfaiye eğitimi aldı. Tam donanımlı itfaiye kıyafetleri giyen Durmuş için araç yangını tatbikatı gerçekleştirildi. Telsizle ihbar alan ve itfaiye aracına binerek olay yerine ulaşan Durmuş Bozdağ, araç yangınına müdahale etti. Bozdağ, daha sonra senaryo gereği intihar etmek üzere olan bir vatandaşı kurtarmak için tırmanma kulesine çıktı. Telsiz kullanırken, yangın döndürürken ve kuleye tırmanırken oldukça heyecanlı olduğu gözlenen Bozdağ, en büyük hayalinin gerçeğe dönüşmesinin mutluluğunu yaşadı. Ata Eğitim Merkezinde düzenlenen etkinlik, Bozdağ için anlamlı biri gün olurken, anne Lemiye Bozdağ da oğlunun hayalinin gerçek oluşunu mutluluk gözyaşlarıyla izledi.
“Mutluyum, neşeliyim”
İtfaiye eri olarak hayalindeki gibi bir gün geçiren Durmuş Bozdağ, mutluluğunu, “Yangın söndürdüm. Kuleye tırmandım. En büyük hayalim itfaiyeci olmaktı. Kendimi iyi hissediyorum, mutluyum, neşeliyim” cümleleriyle anlattı.
“Bugün, bize çok güzel bir gün yaşattılar”
Anne Lemiye Bozdağ da oğlunun hayalinin gerçek olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Oğlunu mutluluk gözyaşlarıyla izleyen anne Bozdağ, “Bugün bize çok güzel bir gün yaşattılar. Durmuş bugün yangın söndürdü, itfaiye arabasına bindi, kuleye tırmandı. Çok güzel gün geçirdik, çok mutluyuz. Hayaliydi, gerçekleşti. Gurur duydum, çok mutlu oldum. Bize gösterdikleri emek ve özen için herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Bir gencimizin hayalini gerçekleştirdik”
İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürü Abdil Duru ise gelen talep üzerine harekete geçtiklerini belirterek, “Bugün bir gencimizin hayalini gerçekleştirdik. Bize böyle bir talep geldi. Biz de ‘bu hayali en güzel, ne şekilde gerçekleştiririz’ diye gencimizle görüştük. İtfaiye kıyafeti giydirdik. Profesyonel itfaiyecinin kullandığı tüm ekipmanları vererek, araç yangınına müdahale tatbikatı gerçekleştirdik. 112’nin ihbarı üzerine Durmuş arkadaşımız itfaiye aracına bindi ve itfaiyeci arkadaşlarla müdahale ederek başarıyla yangını söndürdü. ikinci safhada iple erişim vardı. Oluşturduğumuz tatbikata göre, tamamen güvenlik önlemleri alınarak intihar girişiminde bulunan bir vatandaşımızı kurtarmak için tırmanma kulesine çıktı. Sonra geri indi” diye konuştu.
Bozdağ’ın çok mutlu olduğunu ifade eden Duru, “Böyle bir güne, böyle bir anıya eşlik ettiğimiz için biz de mutlu olduk, gurur duyduk” dedi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre T.G. (58) idaresindeki tır, Cumhuriyet Mahallesi’nde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek Süleyman Korkmaz’ın (49) kullandığı kamyonete çarptı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Korkmaz’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.
Yaralanan eşi Şirin Korkmaz (47) ile T.G. ise PamukkaleDevlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnanlı yetkililer, cumartesi günü itibarıyla yerinden edilmiş kişilerin yaklaşık yüzde 90’ının toplu barınaklardan ayrıldığını, yaklaşık 400 noktada 22.000’den fazla kişinin ise kalmaya devam ettiğini bildirdi.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, 3 Aralık (Xinhua) — Birleşmiş Milletler insani yardım kuruluşları, çalışanları ve ortaklarının İsrail-Hizbullah arasındaki ateşkesin ardından evlerine dönen ve dönmeyen yerinden edilmiş insanlara yardım ettiklerini açıkladı.
Uluslararası Göç Örgütü’ne göre ateşkesten sonraki ilk 24 saat içinde yaklaşık 580.000 kişi topluluklarına dönmeye başladı.
Lübnanlı yetkililer, cumartesi günü itibarıyla yerinden edilmiş kişilerin yaklaşık yüzde 90’ının toplu barınaklardan ayrıldığını, yaklaşık 400 noktada 22.000’den fazla kişinin ise kalmaya devam ettiğini bildirdi.
Suriye’deki BM Mülteci Ajansı’na göre çarşamba gününden bu yana 28.000’den fazla kişi Suriye’den Lübnan’a geri döndü. Eylül sonundan bu yana 560.000’den fazla kişi Lübnan’dan Suriye’ye geçmişti.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, evlerine dönen kişilerin hasarlı altyapı, sınırlı hizmetler, güvenlik endişeleri ve patlamamış mühimmat tehdidi gibi birtakım zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü, 14 hastanenin onarımına öncelik verildiğini ve salgın hastalık riskinin önlenmeye çalıştığını açıkladı.
BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) de su tedarik sistemlerine odaklanarak eylül ayından bu yana yaklaşık 1,5 milyon kişinin yararlandığı 95 altyapı onarımı gerçekleştirdi. UNICEF ayrıca 500.000 kişiye acil su, hijyen ve sanitasyon desteği sağlıyor.
Bugüne kadar 14 insani yardım konvoyunun, ulaşılması zor bölgelerde 49.000’den fazla kişiye ulaştığını belirten UNICEF, bu türden daha fazla konvoyun planlandığını açıkladı.
Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı ve ortakları, Güney Lübnan ile Nebatiye vilayetlerinde 15.000’den fazla binanın kısmen ya da tamamen yıkıldığını tahmin ederken, Dünya Bankası da İsrail hava saldırılarının başladığı eylül sonundan bu yana yaklaşık 100.000 konutun kısmen ya da tamamen hasar gördüğünü belirtiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA – Isparta’nın Yalvaç ilçesinde ahşap evde çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından hızla söndürüldü.
Yangın, saat 21.25 sıralarında Yalvaç ilçesi Görgü Bayram Mahallesi Petek Çeşme Sokak’ta bulunan ahşap bir evin üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aziz D.’ye ait ahşap bir evin üst katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Mahalleli, yükselen alevleri fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, hızlı müdahale sayesinde yangını kontrol altına aldı. Evde küçük çaplı zararın oluştuğu yangında, yanan bazı eşyalar pencereden sokağa atılarak kepçe yardımıyla alındı.
Yangında herhangi bir yaralanma ya da dumandan etkilenme yaşanmadı. İlk incelemelere göre yangının çıkış nedeninin elektrik panosundaki bir arızadan kaynaklandığı değerlendiriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, 1000 ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.
“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”
Yürütülen çalışmalar ile ilgili bilgiler aktaran MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahallemizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.
Enerjiden tasarruf edilecek
MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise, “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.
“Sağlıklı suya kavuşacağız”
Mahalle sakinlerden Gönül Başbuğ, “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkanımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” derken, bir diğer mahalle sakini Meriç Semerci ise şunları söyledi: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkanımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.” – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEİS Başkanı Nurten Saydan, yaptığı yazılı açıklamada, marketlerden, benzinlikten, pazarlardan, internetten ilaç alınmaması gerektiğini belirterek, vatandaşları bu konuda uyardı. Eczanelerde ilaç olarak satılması gereken ürünlerin internette, sosyal medya ya da merdiven altı gibi yerlerde kontrolsüzce satıldığının altını çizen Saydan, konuya ilişkin şunları kaydetti:
“İnternet gibi ortamlarda kontrolsüz satışı yapılan ürünler hakkında nerede ise her gün çıkan haberler, eczanelerimizdeki ilaç ve ürünlerin ne kadar güvenli olduğunu ortaya koyuyor. Sağlığınızdan olmak istemiyorsanız ister bitkisel olsun ister kimyasal olsun ilaçlarınızı eczanelerden alın. Sahte ilaçlar, içerikleri bilinmediği için ciddi ölçüde sağlık riski oluşturuyor. Bu tür ilaçları kullanmak doğru tedaviyi alamamanıza sebep olabileceği gibi, sağlığınız ve güvenliğiniz için tehlikeli sonuçlar doğurma potansiyeline de sahiptir.
“Eczanelerde asla sahte ve kaçak ilaç bulunmaz”
Eczanelerde ilaç olarak satılması gereken bu ürünler internet ortamında, sosyal medya ya da merdiven altı gibi yerlerde kontrolsüzce satılıyor. Özellikle internet sitelerinden yapılan özendirici ve süslü söylemlere aldanılmaması ve asla internet üzerinden ilaç alınmaması gerekiyor. Çünkü, sahte ve kaçak ilaçlar en çok internet üzerinden satış imkanı buluyor. Kaynağı, üreticisi, saklama şartları bilinmeyen ve gerekli inceleme ve analizleri yapılmamış bu ürünlerin satılması, halk sağlığı için büyük risk taşıyor. Eczanelerimiz, Sağlık Bakanlığı kontrolünde ve denetiminde çalışmaktadır. Bu yüzden vatandaşlarımız ilaçlarını eczanelerimizden güvenle alabilirler, çünkü eczanelerimizde asla sahte ve kaçak ilaç bulunmaz.”
“Eczaneler, vatandaşa en yakın sağlık danışma merkezleridir”
Eczacıların meslek hakkı sorunlarına da değinen Saydan, açıklamasında şunlara yer verdi:
“Ülkemizdeki ‘geleneksel eczacılık’ modelinde eczacılar eczanelerinin hem sahibi hem de mesul müdürüdür. Her eczacının tek bir eczanesi bulunmaktadır ve vatandaşlarımıza 7 gün 24 saat hizmet veriyoruz. Eczaneler, vatandaşa en yakın sağlık danışma merkezleridir.
“2006 yılına kadar yüzde 10 olan meslek hakkımız kaldırıldığından itibaren ekonomik sıkıntılarla boğuşuyoruz”
Ülkemizde ilaç fiyatlandırma sistemi ‘regresif-kademeli’ yani fiyata bağlı olarak azalan sistem kullanılıyor. AB ülkeleri örnek alınarak 2006 yılından beri uygulanan bu sistemde maalesef bizler ekonomik olarak zorlanıyoruz. Nedeni bu ülkelerde eczacıların ayrıca ‘eczacı meslek hakkı’ bulunuyor. Bu bazen kutu başı, bazen de reçete başına oluyor. Bizlerin de 2006 yılına kadar yüzde 10 olan meslek hakkımız kaldırılmıştır. Bizler o günden bugüne kadar ekonomik sıkıntılarla boğuşuyoruz.
“Nöbet ücretimizi göz ardı ediliyor”
Ayrıca nöbetlerimizde 36 saat süre ile eczanelerimizi kapatmadan hizmet verdiğimiz halde nöbet ücretimiz yoktur. Ülkemizde her nöbet tutana ücret verildiği halde SGK nöbetlerimizde sigortalılarına hizmet verdiğimiz halde nöbet ücretimizi göz ardı ediyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOPLUMDA engelli bireylerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 3 Aralık, Dünya Engelliler Günü olarak değerlendirildiğini ve bu özel günün yalnızca bir farkındalık oluşturmakla sınırlı kalmayıp sürdürülebilir çözümlerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Feryal Subaşı, günümüzde yapay zekanın özellikle görme engelli öğrencilerin öğrenmelerine destek olacak uygulamaları da sunduğunu belirterek bu uygulamalardan yararlanmanın önemine işaret etti. Prof. Dr. Subaşı, “Eğitimde kapsayıcılık ve katılımın artmasının önemi büyük. Görme engeli olan öğrencilerin matematik ve fizik bölüm derslerini daha rahat takip etmeleri için yapay zekayı aktif bir şekilde kullanmaya başladık” dedi.
Yeditepe Üniversitesi Engeli Olan Öğrenci Danışma ve Koordinasyon Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Feryal Subaşı, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. İstihdam edilebilirlik durumunun bireylerin, sosyal yaşama eşit katılımını gösteren önemli bir gösterge olarak kabul edildiğini ifade eden Subaşı, “Çünkü, engeli olan birey bir işe sahip olduğunda, sosyal yaşama tam katılma, sosyal haklara ve daha aktif bir yaşam tarzına sahip olma olanaklarına sahip olur. İstihdam, erişilebilirlik, katılım, eğitim alanındaki sonuçlar toplumlarda kapsayıcılığın ve erişilebilirliğin temel göstergeleri olarak tanımlanmaktadır” dedi.
‘TÜRKİYE’DE ENGELLİ BİREYLERİN İSTİHDAM ORANI YÜZDE 22 CİVARINDA’
İstatistiklere ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Subaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Engelli bireylerin istihdam oranı Avrupa Birliği üye ülkelerinde, ülkeden ülkeye kısmen farklılık göstermekle birlikte, yüzde 50 civarında iken Türkiye’de bu oran yüzde 22,1 olarak verilmiştir. İstihdamın arttırılabilmesi için ve dezavantajlı durumda olan kişilerin, engellilerin de eşit koşullarda istihdama katılabilirliklerinin geliştirilebilmesi amacıyla tüm ülkeler gibi ülkemizde de yönetmelikler, kanunlar çerçevesinde düzenlemeler yapılmaktadır. Ancak istihdam oranı daha ağır engel ve zihinsel engel durumlarında yüzde 10’lara kadar düşmektedir. Hak temelli yaklaşım kapsamında istihdam alanında engelli bireylerin erişebildikleri imkanlar hem arttırılmalı ve hem de çeşitlendirilmelidir. Aslında günümüzde, bilgiye ve teknolojiye erişim ve teknolojik çözümlerin baş döndürücü bir hızla gelişiyor olması, engeli olan bireylerin eğitim yaşamlarına ve istihdam olanaklarına çok önemli fırsatlar ve avantajlar sunabilir. Böylece engeli olan bireyler kendileri için erişilebilir olmayan birçok materyale ve kaynağa engelsiz bireylerle eşit koşullarda ulaşma imkanına sahip olabilir.”
‘ERİŞİLEBİLİR MATERYALLER VE TEKNOLOJİK DESTEKLE BU ENGELLER AŞILABİLİR’
Üniversitede engeli olan öğrencilere yönelik yapılan çalışmalara ve geliştirilen inovatif çözümlere de değinen Prof. Dr. Subaşı, “Matematik ve fizik, şekiller ve grafiklerle dolu bazen zor ve farklı beceriler gerektiren disiplinler. Görme engelli öğrencilerin genellikle tercih etmedikleri bir alan olmakla birlikte, erişilebilir materyaller ve teknolojik destekle bu engeller aşılabilir. Yeditepe Üniversitesi olarak, uzman görüşlerine başvurup üniversitelerle bilgi alışverişi yaparak ve öğrencilerin ihtiyaçları doğrultusunda bir mentorluk sistemi oluşturduk. Matematik Bölümü ve Fizik Bölümü öğretim üyelerinin yaptıkları ihtiyaç analizleri ile öğrencilerin derslere özgü ihtiyaçlarını ayrıntılı bir şekilde ele aldık. Üniversitemiz Bilgisayar Mühendisliği bölümünün sunduğu çözümler ile yapay zeka sayesinde matematikte öğrenmeyi ve öğretmeyi zorlaştıran birçok konuyu analitik olarak çözme fırsatı yakaladık. Böylece görme engeli olan öğrencilerin matematik ve fizik bölüm derslerini daha rahat takip etmeleri için yapay zekayı aktif bir şekilde kullanmaya başladık. Görme engeli olan öğrencilere yönelik özel inovatif çözümleri içeren materyalleri de eğitim ve öğretim süreçlerini desteklemek için öğrencilerimize sunduk” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKSARAY – Aksaray’da kırmızı ışıkta bekleyen kamyona arkadan çarpan kamyonun sürücüsü kabinde sıkıştı. Kabin içinde yaşanan can pazarında yaralı sürücünün “Ayağım” feryadı yürekleri dağladı. Ayaklarından sıkışan sürücü yarım saat süren çalışmayla kurtarılırken ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Kaza, sabah saatlerine Aksaray – Konya Karayolu Cezaevi Kavşağı Aksaray istikametine yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan Aksaray istikametine 20 H 6109 plakalı kamyon ile seyreden Hüseyin G. (43), cezaevi kavşağında kırmızı ışıkta bekleyen Mehmet T. idaresindeki 68 HZ 909 plakalı kamyonu yoğun sis nedeniyle fark etmeden arkadan çarptı. Kazada çarpan kamyonun kabini adeta hurdaya dönerken, sürücü Hüseyin G. kabin içinde sıkıştı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve Ulusal Medikal Kurtarma ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler hemen kurtarma çalışmasına başlarken, polis ekipleri karayolunda güvenlik önlemleri alarak trafiği kontrol altına aldı. İtfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri kabinde sıkışan sürücüye ilk müdahaleyi kabin içinde yaptı. Ardından kurtarma çalışması başlarken, adeta can pazarının yaşandığı kabin içinde sürücünün “Ayağım” feryadı yürekleri dağladı. Sıkışan sürücü itfaiye, AFAD ve UMKE ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılırken, sedyeyle ambulansa ve daha sonra da Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan sürücünün sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilirken, İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri kaza mahallinde inceleme yaptı. Diğer kamyon sürücüsü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken kazayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, körfez genelindeki altyapı çalışmalarına öncelik verileceğini duyurmuştu. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürlüğü, Edremit’in 20 yıllık su sorununu çözdü. Merkez mahallelere içme suyu sağlayan Koçero Deresi’nde yıllardır ihmal edilen kaptajı yenileyen BASKİ ekipleri, yağışlar nedeniyle yaşanan tıkanmalara ve su kesintilerine neden olan isale hattında meydana gelen sorunları giderdi. Yapılan çalışmalar sonucunda, 300 litre/sn suyun dağdan gelmesi sağlanarak hem içme suyunda tasarruf sağlandı hem de daha kaliteli, içilebilir su Edremit halkına kazandırıldı.
“Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk”
Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, il genelinde sondajdan öte doğal su kaynaklarını bulup depolara yönlendirmek adına birçok çalışma yaptıklarını söyledi. Bu kapsamda Edremit’te bulunan Koçero Deresi’ndeki çalışmalarla ilgili bilgi veren Öztürk, “Edremit’teki Koçero Deresi’nde yıllardır boşa akan inanılmaz kaliteli bir su kaynağıydı. Bizler bu su kaynağını Edremit geneline hizmet eden, öncelikle Darsofa-1, Darsofa-2 ve Ülkü Tepe depolarımıza yönlendirmek adına kaptaj çalışmamızı yaptık dere üzerinde ve bu suyu depolarımıza ulaştırabildik. Bunun bize faydası ne oldu? Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk. Daha önce suların iletilmesi için kullanılan 8 adet pompa sayımız şu an 2’ye düştü ve 15-20 yıla yetecek. Direkt halkımızın hizmetine sunduk” dedi.
Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor
Yapılan çalışma ile Edremit’teki bin 400 metreküp ve 2 bin metreküp kapasiteli Merkez Ülkü Tepe su depoları, 500 metreküp kapasiteli Darsofa Mahallesi deposu ve 400 metreküp kapasiteli TOKİ deposunun su ihtiyacı karşılandı. Toplamda 31 bin aboneye hizmet veren bu depolar, tamamen dağ suyuyla doluyor. Koçero Deresi’nin yıllardır kullanılmayan potansiyelini açığa çıkaran bu proje, bölgeye ekonomik fayda sağlamasının yanı sıra Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor. Çalışmalar kapsamında yenilenen kaptaj ve isale hattı, uzun vadede sürdürülebilir bir su yönetimi hedeflenerek tasarlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, bin ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.
“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”
Yürütülen çalışmalara ilişkin MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahalle’mizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.
Enerjiden tasarruf edilecek
MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.
Vatandaşlar ise projeye ilişkin şunları söyledi:
–Gönül Başbuğ: “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkan’ımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum”.
–Meriç Semerci: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkan’ımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Tıp Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz, görme engelli bireylerin hareket kabiliyetini artırma ve sosyal hayata katılımını güçlendirme hedefiyle “Görme Engellilere Yönelik Giyilebilir Rehber” projesi hazırladı.
Yenilikçi teknolojiye dayanan proje, görme engellilerin günlük yaşamlarını bağımsız sürdürebilmesine destek olmayı amaçlıyor.
Temelleri 2019’da Yılmaz ile öğrencileri Nadi Doğan, Bahadır Bektaş Doğmuş ve Recep Tayyip Çitil tarafından atılan proje, 2021’de Türk Patent ve Marka Kurumundan “Faydalı Model Belgesi” aldı.
Yapay zeka teknolojisinin entegrasyonuyla daha da geliştirilerek yeni boyut kazanan proje, 3 AralıkDünya Engelliler Günü kapsamında tanıtıldı.
Proje kapsamında geliştirilen cihaz, kullanıcıların çevresindeki engelleri algılayarak sesli uyarılar ve geri bildirimlerle yönlendirme sağlıyor.
Hafif ve ergonomik yapısıyla günlük kullanıma uygun tasarlanan cihaz, yapay zeka ve sensör teknolojilerini bir araya getirerek kullanıcıların çevrelerini güvenli ve etkili keşfetmelerine imkan tanıyor.
“Ürünün patentini almış durumdayız”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Yılmaz, dünya genelinde yaklaşık 45 milyon, Türkiye’de ise 1,1 milyon görme engelli bulunduğunu belirtti.
Görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırabilmek için çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yılmaz, “Hem teknolojiden faydalanalım hem yapay zekayı kullanalım hem de yerli bir üretim ve yerli bir çözüm olsun diye ‘rehber göz’ isimli projemizi geliştirdik. Ürünün patentini de almış durumdayız. İlerleyen süreçte hızlıca seri üretime geçirerek çalışmalara devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, ürünün kullanıcı dostu ve taşınabilir teknoloji sunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Ürünümüz giyilebilir bir ürün. Birey doğrudan üzerine giyebiliyor. Göğüs bölgesinde bulunan mini bir bilgisayarımız var. Yine değiştirilebilir bataryalarımızla kesintisiz cihazı kullanabiliyor. Cihazın ön tarafında bulunan kamerayla nesnelerin tanınması, kızıl ötesi ve ultrasonik sensörlerle çeşitli nesnelerin de algılanabilmesi sağlanıyor. Özellikle yalnız yaşayan ya da yalnız yaşamak zorunda kalan bireylere çevresinin tanıtılmasında, çevresindeki eşyaların bulunmasında ya da önündeki engellerin bulunması gibi durumlarda oldukça işe yarayacağını düşünüyoruz.”
Cihazın günlük yaşamda birçok farklı alanda kullanılabileceğine işaret eden Yılmaz, “Görme engelli bir birey, evinde yalnız kalmak zorunda kalıyor. Klimanın kumandasını bulacak. Böyle bir durumda etrafında yavaş bir tur atması sonucunda, uygulamamız ve geliştirdiğimiz sistem klimanın kumandasını tanıyor ve yerini tespit ediyor. Yerini de bluetooth kulaklık aracılığıyla sesli olarak kişiye tarif ediyor. Kişi de kumandayı alıp daha konforlu bir yaşam sürmeye devam edebiliyor. Bunun gibi özellikler var.” bilgisini verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin en zeki şehirleri listesine o ilimiz damga vurdu. Geçtiğimiz günlerde açıklanan listede illerin IQ sıralamasına da yer verildi. İşte il il IQ seviyeleri ve listenin detayları…

TÜRKİYE’NİN EN ZEKİ ŞEHRİ HANGİSİ? İŞTE O LİSTE
81- Bingöl
94.19
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

80- Siirt
94.52

79- Hakkari
95.16

78- Artvin
95.36
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan haberlerde, Nazım Hikmet Ran’ın “Kuvayi Milliye” adlı eserinin yasaklandığına dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu vesileyle kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir.
Haberlere konu olan eser Nazım Hikmet Ran’ın “Kuvayi Milliye” adlı eseri değil; Nazım Hikmet’in “Kuvayi Milliye Destanı” şiirini çizgilerle anlatan Nuri Kurtcebe’ye ait bir çizgi roman versiyonudur.
Söz konusu kitapta cinsel içerikli tasvirlerin yer aldığı sayfalar bulunmaktadır. Bu nedenle kitabın her yaş grubundan vatandaşlarımızın faydalandığı kütüphanelerimizin genel erişim alanında bulundurulması uygun görülmemiştir.
Eser, çocukların erişim sağlamayacağı bir şekilde kütüphanelerimizde yer almaya edilmeye devam etmektedir. Nazım Hikmet’in şiirlerinin yer aldığı “Kuvayi Milliye” veya “Kuvayi Milliye Destanı” başlıklı eserlerin farklı baskıları başta olmak üzere Nazım Hikmet’e ait onlarca eserin binlerce nüshası kütüphanelerimizde herkes tarafından erişilebilir ve ödünç alınabilir durumdadır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gerçeğine birebir uygun imal edilmiş olan sahte dövizleri para (Döviz) sayma makinelerinden geçirerek test ettikleri ve ardından piyasaya sürdükleri iddia edilen üç kişi yakalanarak gözaltına alındı. O anlar ve operasyon polis kameralarına yansıdı.

Sahte dövizlere ve para sayma makinelerine polisler tarafından el konulurken, üç suç ortağı da yasal işlemleri için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın önde gelen süperkapasitör teknolojisi şirketlerinden Enercap Energy ile iş ortaklığı yapan Supracap Enerji, enerjinin daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde depolanması için süperkapasitör depolama sistemini Türkiye’ye getirdi.
Bu kapsamda Supracap Enerji, 23 Eylül’de Aliağa ilçesi Yalı Mahallesi’nde bir firmaya ait rüzgar enerji santraline 2 megavatlık süperkapasitör enerji depolama sistemini kurdu.
Supracap Enerji, süperkapasitör enerji depolama sistemini ve testlerdeki performansını düzenlediği toplantıyla kamuoyuyla paylaştı.
Supracap Enerji Kurucu Ortağı Bihter Koçum, toplantıdaki konuşmasında, enerji depolama alanında Türkiye’de olmayan süperkapasitör teknolojisini geliştirip üretme hedefiyle yola çıktıklarını söyledi.
Depolama teknolojilerinin geliştirilmesinin rekabetçi piyasa oluşturulması açısından kritik rolü bulunduğunu belirten Koçum, “Ülkemizin küresel enerji merkezi olma misyonunda biz de varız. Enerji depolamada Türkiye’de daha önce olmayan süperkapasitör teknolojisini ülkemize getirdik, Aliağa’da deniyoruz. Ülkemiz bu alanda güçlü bir potansiyele sahip. Biz de Supracap Enerji olarak bu güçlü potansiyele önemli katkıda bulunmak istiyoruz.” dedi.
Yerli süperkapasitör teknolojisine 90 milyon dolar yatırım
Koçum, Türkiye’nin ilk süperkapasitör batarya tesisinin inşasına, gelecek yılın sonlarında ise hücre üretimi dahil 1500 megavat kapasite hedefiyle seri üretime başlayacaklarını dile getirdi.
Sektördeki fırsatları değerlendirerek 3 yıla kadar 5 bin megavat üretim kapasitesine ulaşmaya çalışacaklarını anlatan Koçum, şunları kaydetti:
“2028 yılına kadar 90 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz. İlk olarak yenilenebilir enerji kaynaklarında şebeke ölçekli enerji depolama bataryaları üretimine başlayacağız. Sadece bir üretim tesisi kurmakla yetinmeyeceğiz. AR-GE merkezi de kurarak mevcut teknolojilerin geliştirilmesine ve yeni ürünlerin araştırılmasına ağırlık vereceğiz. Ülkemizde başarılı olmak ve kendimizi ispat etmek istiyoruz. 2027 yılında ‘Made in Türkiye’ etiketli süperkapasitör bataryalarımızı ihraç etmeyi hedefliyoruz.”
“Sınırları olmayan batarya”
Supracap Enerji Kurucu Ortağı Hikmet İp ise Türkiye’de enerji ekosistemine sunacakları süperkapasitör bataryaları “sınırları olmayan batarya” olarak nitelendirdiklerini belirtti.
Süperkapasitör bataryalarda ömür, sıcaklık ve hız sınırının ortadan kalktığını aktaran İp, şu bilgileri paylaştı:
“Süperkapasitör bataryalar kimyasal reaksiyon içermedikleri için sınırsız ömre sahip. Bu bataryaların hız sınırı neredeyse yok. Elektriği hızlıca depolayarak şebekeye verebiliyor. Bunu yaparken kapasite kaybı yaşamıyor, ısınma ve soğuma oluşmadığından enerji kaybı yaşanmıyor. Aşırı ısınma, yanma veya patlama riski taşımıyor. Yüksek ve düşük sıcaklıklarda sorunsuz çalışabiliyor. Aliağa’daki rüzgar enerjisi santraline entegre ettiğimiz sistemle batarya teknolojisini iki ay boyunca test ettik. Süperkapasitör batarya sistemimiz tesiste kusursuz çalıştı.”
Enercap Energy Pazarlama Direktörü Bilal Sheikh de Supracap Enerji ile inovasyon odaklı ortaklığı ileriye taşıyarak batarya ekosisteminin geleceğini birlikte şekillendirmeye kararlı olduklarını kaydetti.
Bakan Yardımcısı Tancan da katıldı
Toplantıya katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da RES ve GES’lerde koşullara bağlı üretim dengesizliği bulunduğunu, bunun şebekede olumsuzluklara neden olabildiğini söyledi.
Depolama sistemlerinin şebekedeki dengesizliği azalttığına değinen Tancan, “Depolamayla ilgili birçok teknoloji var. Süperkapasitör teknolojisiyle ilgili bir şirketin depolama kabiliyetine yönelik sunumlarını dinledik. Önümüzdeki yıllarda değişik teknolojilere sahip depolama tesislerinin hızla artmasını bekliyoruz ve bunun gerekli olduğunu belirtmek istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaza, saat 01.00 sıralarında Öğretmenler Bulvarı’nda meydana geldi. İstanbul-Çukurova uçuşu sonrası mürettebatı otele taşıyan minibüs, kavşakta Emirhan Özçelik yönetimindeki 31 APL 081 plakalı otomobille çarpıştı.

Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, servisteki kaptan pilotHasan Eren’in kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Sağlık ekipleri, serviste yaralanan Murat Koç, Stephane Paillotte, Alankus Demir, Burak Öner, Nazlı Zehra Soytürk, Beyza Karaağaç ile otomobildeki Emirhan, Selda ve Bedirhan Özçelik’i ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırdı.

Yaralıların durumlarının iyi olduğu belirtildi. Eren’in cenazesi morga kaldırılırken, kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün paylaştığı hava durumu raporuna göre; aralarında İstanbul’un da bulunduğu birçok ilde 3 gün boyunca sağanak yağışın etkili olması bekleniyor. İşte detaylar…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son tahminlere göre; yurdun kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz ile Eskişehir çevrelerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Yağışların; yağmur ve sağanak kıyı kesimlerde yer yer gök gürültülü sağanak, Kütahya ve Afyonkarahisar çevrelerinin yükseklerinde karla karışık yağmur şeklinde olması bekleniyor.

Yağışların Antalya ve Muğla çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Ülkemizin iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Rüzgarın Marmara’nın batısında Kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40 – 60 km / saat) eseceği tahmin ediliyor.

HAVA SICAKLIĞI VE RÜZGAR
Sıcaklıklarda önemli bir değişiklik olmayacağı, İç Anadolu’nun güneyinde mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üstünde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sektörün öncü firmalarının oluşturduğu fiber altyapılardan sadece söz konusu firmaların abonelerin kullanması ise sorunlar yaşanmasına neden oluyor.
BAKANLIK ADIM ATTI
Ekim ayında yaptığı açıklamada fiber altyapının yetersizliğinden bahseden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu.
ALTYAPILAR TEK BİR ŞİRKET ÇATISINDA BİRLEŞTİRİLECEK
Reuters’ın haberine göre hükümetin firma ayrımı yapmadan tüm operatörlerin altyapılarını tek bir şirket altında birleştirmeyi planladığı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hastanede tedavisi devam eden M.B. ise yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Yakalanan şüpheli B.S. ‘Taksirle Öldürme’ suçundan sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir süre camı kapatmayı deneyen ve kamerayı fark eden vatandaş, ne olduğunu anlamak için defalarca dikkatle baktı. Kamerayı yerinden oynatan yolcu, düşürme korkusuyla oldukça tedirgin oldu. Kısa süre sonra içerik üreticileri kameranın yanına geldiğinde durumu anlayan vatandaş, olan biteni öğrendi.
Kendi görüntülerini izleyen yolcu, yaşadığı hayret ve komik durumu fark edince kahkahalara boğuldu. O anlar trende bulunan diğer yolculara da keyifli anlar yaşattı.
Erzurum Ekspresi’ndeki bu gülümseten anlar, 360 derece kameraların içerik üretiminde ne denli dikkat çekici olduğunu bir kez daha gösterdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde siber dolandırıcılık olaylarının önlenmesine yönelik çalışma yapıldı. Çalışmalar kapsamında, internet sitelerinde beyaz eşya satış ilanları vermek suretiyle vatandaşları dolandıran S.G. ve M.S.İ. isimli 2 şüpheli şahıs operasyonla yakalandı. Şüphelilerin adreslerinde ele geçen dijital materyallere ise el konuldu.
Yakalanan şüpheli şahıslardan M.S.İ. isimli şahıs sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderilirken S.G. isimli şahıs hakkında ise adli kontrol kararı verildi. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EKİM ENFLASYONU YÜZDE KAÇ OLDU?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ekim ayı enflasyon verileri açıklandı.
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %48,58, aylık %2,88 arttı
TÜFE’deki (2003=100) değişim 2024 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %2,88, bir önceki yılın Aralık ayına göre %39,77, bir önceki yılın aynı ayına göre %48,58 ve on iki aylık ortalamalara göre %62,02 olarak gerçekleşti.

KASIM ENFLASYONU NE ZAMAN AÇIKLANACAK?
Kasım ayı enflasyon oranı 3 Aralık Salı günü açıklanacak. Saat 10.00 itibarıyla veriler https://www.tuik.gov.tr/ adresinden öğrenilebilecek.


ENFLASYON BEKLENTİSİ BELLİ OLDU
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi ile beklenti ortaya çıktı. Buna göre, geçen ay yüzde 1,96 olan kasım ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 2,01’e çıktı.

Cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi de yüzde 43,11’den yüzde 44,81’e yükseldi.
TÜFE’de artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 27,44’ten yüzde 27,20 gerilerken, 24 ay sonrası için yüzde 18,08’den yüzde 18,33’e çıktı.

MEMUR VE EMEKLİ ZAMMINDA 5. VERİ OLACAK
6 aylık enflasyon oranı ile ortaya çıkan memur ve emekli zammı için 5. veri kasım oranı olacak. 2025 Ocak ayında alınacak artışta veriler birikmeye devam ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bağışçılığı ve gönüllülüğü teşvik eden Paylaşma Günü, bu sene dünya çapında 3 Aralık’ta kutlanıyor. Trendyol, bu özel gün kapsamında herkesi Sepette İyilik programı aracılığıyla sivil toplum kuruluşlarına (STK) destek olarak paylaşma kültürünü güçlendirmeye davet ediyor.
Trendyol’un 2020 yılında başlattığı Sepette İyilik, STK’lara e-ticaret platformunda özel bir alan açıp görünürlük sağlamak ve kaynaklarını artırmalarına destek olmak üzere hayata geçirildi. Böylelikle, Türkiye genelinde pek çok farklı alanda faaliyet gösteren STK’lar, ürün veya dijital destek kartları aracılığıyla daha fazla bireysel destekçiye ulaşabiliyor. Elde edilen gelirin tamamı, hiçbir kesinti olmaksızın STK’lara aktarılıyor. Türkiye’de ilk kez bir e-ticaret platformu üzerinden STK’lara destek olmayı sağlayan Sepette İyilik programı, sivil toplum-özel sektör iş birliği alanında benzersiz bir model sunuyor. Program kapsamında e-ticaret platformu, STK’lara aynı zamanda e-ticaret alanında eğitim, teknoloji ve operasyon desteği veriyor.
STK’lara 4 yılda 220 milyon TL ek kaynak
Yapılan açıklamaya göre, e-ticaret platformunun Sepette İyilik programı, 3 bin 500’den fazla farklı ürün ve dijital destek kartı ile sivil toplum kuruluşlarını e-ticaret dünyasına dahil ediyor. 100’e yakın STK’nın yer aldığı program, sivil toplum kuruluşlarına 4 yılda 220 milyon TL’yi aşkın kaynak sağladı. Sepette İyilik, toplumsal cinsiyet eşitliğinden girişimciliğe uzanan geniş bir yelpazede sosyal fayda sunan STK’ları milyonlarca platformun kullanıcısıyla buluşturdu. 2024 yılında farklı sivil toplum kuruluşlarına ait 60 binin üzerinde ürün ve dijital kart, toplumsal dayanışmanın göstergesi olarak platformun kullanıcıları tarafından satın alındı.
STK’lara uluslararası destek
E-ticaret platformu, Sepette İyilik programını yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da etkili bir model haline getirdi. Program kapsamında, STK’ların ürünleri Azerbaycan’a ulaştırılmaya başlandı. E-ticaret platformu, önümüzdeki dönemde Sepette İyilik’i faaliyet gösterdiği diğer ülkelere de taşıyarak, STK’ların uluslararası görünürlüklerini artırmayı ve yurt dışından daha fazla destek almalarını sağlamayı hedefliyor. Bu çalışmalarla, sivil toplum kuruluşlarına sağlanan faydanın ve programın pozitif etki alanının genişletilmesi amaçlanıyor.
Ödüllü bir sosyal fayda programı
Trendyol’un Sepette İyilik programı, toplumsal dayanışma alanındaki etkisiyle 2023 yılında Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri’nde ve Toplumsal Fayda Ödülleri’nde 2024’te ise The Hammers Awards’da Altın ödüle layık görüldü. Programda toplumsal cinsiyet eşitliğinden girişimciliğe uzanan kapsamlı bir yelpazede sosyal fayda sunan Türk Eğitim Vakfı, Tohum Otizm, Yeşilay, TOÇEV, Sosyalben, AHBAP, AKUT, Mor Çatı gibi pek çok STK bulunuyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yakalanan şüpheli B.S. ‘Taksirle öldürme’ suçundan sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SPOTİFY YILLIK ÖZET 2024 ÇIKTI MI, NE ZAMAN ÇIKACAK?
Spotify Wrapped 2024 özetleri geliyor. Geçtiğimiz dönemlere bakıldığında aralık ayının ilk haftası özetlerin paylaşılması bekleniyor.
Spotify özeti henüz açıklanmadı.

SPOTİFY ÖZETİNE NASIL BAKILIR?
Spotify’da yayımlanmış geçmiş özetlerinize bakmak için arama kısmına yıl bilgisini, yıllık özet veya wrapped kelimelerini yazabilirsiniz.


SPOTİFY WRAPPED NEDİR?
Spotify Wrapped, Spotify’ın viral bir pazarlama kampanyasıdır. 2016’dan bu yana her yıl Aralık ayı başında yayınlanan özetler, Spotify kullanıcılarının geçtiğimiz yıl boyunca platformdaki faaliyetlerine ilişkin verileri derlemesini sağlıyor.

Belirlenen siteler özel efektlerle kullanıcıların sosyal medya paylaşımlarına uygun hazırlanıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İl olmaya aday ilçeler 2024 güncel liste açıklandı. Antalya’da Coğrafi Bilgi Sistemleri aracılığıyla hazırlanan Konuşan Haritalar, il olma potansiyeli en yüksek ilçeleri belirledi. İşte il olmaya aday ilçeler…
İL OLMAYA ADAY İLÇELER 2024 GÜNCEL LİSTE
LÜLEBURGAZ

ÇERKEZKÖY
SİLİVRİ

ÇORLU
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“KALKAN-33” operasyonlarında; 115 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı | Video
15’i hakkında adli kontrol kararı verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 ÖLÜ, 9 YARALI
Kazada, minibüste bulunan Hasan Eren hayatını kaybetti. Yaralanan 9 kişi, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.
Hasan Eren’in cenazesi Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, Yenikent Mahallesi 670 Sokak’ta dün saat 23.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne giden 15 yaşındaki Y.K.O. yanındaki arkadaşının bir kişi tarafından alıkonulduğunu ihbar etti. Ekiplerin, ihbarda verilen 5 katlı binanın en üst katındaki daireye operasyon düzenlediği sırada içerideki şüpheli 22 yaşındaki Murat Ö. tarafından silahla ateş açıldı. Açılan ateş sonucu polis memuru N.Y. ağır yaralandı. Adreste bulunan ekipler olay yerine takviye ekip çağırırken, durumu da sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı polis N.Y.’ye ilk müdahaleyi yaparak, hastaneye kaldırdı. Hastanede tedavi altına alınan polis memurunun durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

ŞÜPHELİDE ÇOCUKTA YARALI ELE GEÇİRİLDİ
Bu sırada olay yerine gelen takviye polisler sokakta geniş güvenlik önlemi alırken, özel harekat polisleri de daireye operasyon düzenledi. Eve giren özel harekat polis, polise ateş açan Murat Ö. ile adreste tuttuğu İ.S.Y.’yi (14) yaralı halde buldu. Olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekipleri, şüpheli Murat Ö. ile evde tutulan İ.S.Y.’ye ilk müdahalede bulunarak hastaneye kaldırdı. Tedavileri süren şüpheli ile çocuğun hayati tehlikelerinin bulunduğu öğrenildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

KORKUNÇ İDDİALAR ORTAYA ÇIKTI
Polis ekipleri olayın yaşandığı dairede ve sokakta detaylı inceleme yaptı. Çevredeki vatandaşlardan olayla ilgili bilgi alan polis, güvenlik kamera görüntülerini de inceleme altına aldı. Ekiplerin yaptığı araştırmada daire içinde alıkonulan İ.S.Y. ile polise ihbara giden Y.K.O. isimli çocuğun, Sultangazi’den plakası alınamayan bir otomobil ile Esenyurt’a getirildiği, otomobilin kaza yapması dolayısı ile kaçmayı başaran Y.K.O.’nun durumu polis ekiplerine bildirdiği öğrenildi.

EMNİYETTEN OLAYLA İLGİLİ AÇIKLAMA
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden Esenyurt’ta meydana gelen olayla ilgili açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada; “İstanbul Emniyet Müdürlüğünce, 01.12.2024 tarihinde Esenyurt İlçesi Yenikent Mahallesi’nde bulunan bir adreste cinsel istismar şüphelisi bir kişinin bulunduğu tespit edilmiştir. Kişinin yakalanması amacıyla adrese geçildiğinde, şüpheli M.Ö.(22) isimli kişi tarafından görevli polislere ateş açılmış, N.Y. isimli polis memuru açılan ateş sonucu yaralanmış, yaralı olarak hastaneye intikali sağlanmış, özel harekat unsurlarınca M.Ö. isimli şüphelinin yakalanmasına yönelik adrese operasyon gerçekleştirilmiştir. Özel harekat unsurlarınca adrese girildiği esnada, İ.S.Y.(14) isimli erkek çocuğun kafasına şüpheli kişi tarafından ateş edilerek çocuk yaralanmış, ardından şüpheli kişi kendi kafasına da ateş ederek intihara teşebbüs etmiş, görevlilerce durum kontrol altına alınarak şüpheli kişi ile erkek çocuğun hastaneye intikali sağlanmış, hayati tehlikelerinin devam ettiği anlaşılmıştır. Şüpheli M.Ö. isimli kişinin kayıtları incelendiğinde, 1 adet ruh ve sinir hastalıkları hastane kaydı olduğu tespit edilmiş, adreste yapılan aramada 1 adet ruhsatsız tabanca ile 1 adet kurusıkı tabanca ele geçirilmiştir. Konu ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam etmektedir” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geliri hasta çocuklara bağışlanmak üzere başkent Lefkoşa’da düzenlenen maratonda 6 farklı yaş kategorisinde 72 koşu gerçekleştirildi.
Maratonun halk koşusu kategorisine, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Yasin Ekrem Serim, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri ve yabancı misyon şefleri de katıldı.
LTB’den yapılan açıklamaya göre, 12. Ülker Lefkoşa Maratonu’nun halk koşusu kategorisine 14 bin kişi katıldı.
LTB Başkanı Mehmet Harmancı, halk koşusu öncesi yaptığı konuşmada, yoğun katılımdan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, tüm katılımcılara teşekkür etti.
Belediye önündeki koşu başlangıç alanında katılımcılara ikramlarda bulunularak çocuklar için bazı faaliyetler yapıldı.
12. Ülker Lefkoşa Maratonu için düzenlenen program, çeşitli dallarda dereceye giren sporculara madalya ve ödüllerin verilmesi ile son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Kütahyaspor Başkanı Osman Altınkaya’ya verdiği söz doğrultusunda Kütahya’yı ziyaret eden TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Belediye Kütahyaspor – Bornova 1877 maçını tribünden izledi. Karşılaşmayı seyretmeye gelenler arasında Kütahya Valisi Musa Işın, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, AK Parti Kütahya Milletvekiliİsmail Çağlar Bayırcı ve Belediye Kütahyaspor Başkanı Osman Altınkaya’da yer aldı. Kütahyaspor, 3-0 öne geçtiği mücadelede 48. dakikadan itibaren 10 kişi oynayan rakibine karşı üstünlüğünü koruyamadı ve karşılaşma 3-3 sona erdi. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Galatasaray ile İkas Eyüpspor karşı karşıya geldi. Saat 19.00’da Rams Park Stadyumu’nda başlayan karşılaşmada hakem Oğuzhan Çakır düdük çaldı.
Emre Akbaba’nın 13. dakikada attığı golle Eyüpspor, Galatasaray karşısından 1-0 öne geçti. 45 artı 5’te Barış Alper Yılmaz’ın golüyle Galatasaray durumu 1-1’e getirdi. 47. dakikada Roland Sallai’nin golüyle Galatasaray skoru 2-1 yaptı. 71. dakikada Prince Obeng Ampem’in golüyle Eyüpspor beraberliği yakaladı ve durumu 2-2 yaptı. Maçın kalan dakikalarında başka gol olmadı ve Galatasaray sahasında Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“SEN ANCAK 1. LİG’DE MAÇ YÖNETİRSİN”
Okan Buruk’un sarı-kırmızılı tribünlerin de kararlarına tepki gösterdiği Oğuzhan Çakır’a maç içerisinde “Hocam, sen ancak 1. Lig’de maç yönetirsin” dediği öne sürüldü. Öte yandan Buruk’un karşılaşmanın ardından hakeme olan sitemine devam ettiği ve tribünlere işarette bulunduğu görüldü.
DAHA ÖNCE DE BENZER BİR OLAY YAŞANDI
Daha önce 3-3 biten Galatasaray – Kasımpaşa maçında düdük çalan Oğuzhan Çakır’a konuk ekip lehine çaldığı düdük sonrası Okan Buruk’un “Hocam bu penaltıyı verirsen burada maç yönetemezsin” dediği iddia edilmişti.
TFF BAŞKANI, “O HAKEM GALATASARAY MAÇINA GİDECEK” DEMİŞTİ
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, canlı yayında “Bakalım o hakem ne zaman Galatasaray maçına gidecek, bana göre en büyük ceza o, Okan Buruk’un onu çiçekle karşılaması lazım” demişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜPER Lig ekiplerinden Hatayspor, yarın Mersin Stadyumu’nda Beşiktaş’ı ağırlayacağı maçın hazırlıklarını tamamladı.
Bordo-beyazlılar, Macit Özcan Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla Beşiktaş maçının çalışmalarını tamamladı. Teknik direktör Rıza Çalımbay yönetiminde 1 saat 15 dakika süren antrenmanda taktik ve dar alan çalışması yapıldı. Hatayspor, kampa girerek maç saatini bekleyecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Galatasaray’ın Eyüpspor ile oynadığı maçta sakatlanan milli futbolcu Abdülkerim Bardakcı, koltuk değnekleriyle stattan ayrıldı.
Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Galatasaray’ın evinde Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldığı maçta sarı-kırmızılıların savunma oyuncusu Abdülkerim Bardakcı sakatlığından dolayı oyuna devam edemedi. Müsabakanın 34. dakikasında taç çizgisinde Halil Akbunar ile girdiği ikili mücadele sonrasında yerde kalan Abdülkerim bir süre kendini denedi. Maçın 36. dakikasında kendini yere bırakan 30 yaşındaki futbolcuya ilk olarak saha kenarında sağlık ekibi müdahale etti. Sol ayak bileğinden sakatlanan Abdülkerim daha sonra oyuna devam edemedi. Abdülkerim Bardakcı’nın yerine 39. dakikada Berkan Kutlu dahil oldu.
Müsabaka sonunda da milli futbolcu koltuk değnekleriyle stattan ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu ile mücadeleye yönelik çalışmalar hız kesmiyor. Bu çerçevede Çine ve Didim İlçe Jandarma Komutanlıklarınca uyuşturucu madde satıcısı ve kullanıcılarına yönelik çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre çalışmalarda G.S., G.A., A.K., D.A., R.T., E.P. ve T.K. isimli şüphelilerin uyuşturucu madde kullandıkları tespit edildi. Ayrıca Çine ilçesinde yakalanan T.K. isimli şüpheli şahıs ile birlikte uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Yakalanarak gözaltına alınan şüpheli şahıslar hakkında başlatılan adli süreç devam ediyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, 15 yaşında beyin kanserine yakalanan, 3 yıllık tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Bilge Uçar (22), verdiği yaşam mücadelesini yazıya döktü. ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazan Uçar, “Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabı okuyan her hastaya umut olsun istiyorum, onlar da benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler” dedi.
İzmir’de yaşayan lise mezunu Bilge Uçar, 2017 yılında şiddetli baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede beynindeki 5 odacığın ortasında tümör olduğunu öğrendi. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirilen Uçar, 2 yıl kemoterapi ve ışın tedavisi gördü, 2020 yılında kanseri yendi. Uçar, hastalığını yenmek için verdiği mücadeleyi yazıya dökerek ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazdı. Uçar, ailesi ve öğretmenlerinin gönüllü olup bastırdığı 66 sayfalık kitabını, hastalıkla mücadele eden kişilerin kendilerini yalnız hissetmemeleri için yazdığını söyledi. Uçar, “Hastayken, yemek yiyemiyordum, çok fazla kilo verdim. Tedavi sürecinde en çok saçlarımın dökülmesine üzüldüm. Sonra yavaş yavaş kendimi toparlamaya başladım. Kendime ‘herkes hastalıkları yeniyor sen de yapabilirsin’ dedim. Bu süreçten sonra kendimle ilgili bir kitap yazmaya karar verdim. Bebekliğimden itibaren yaşadığım süreçleri anlattım. Yaşadıklarımı hatırlamadığım yerde annem destek oldu. Kitaptan gelir elde edebilirsem SMA’lı bebeklere yardım etmek istiyorum. Kitaplarımı yazarken öğretmelerim de çok destek oldu, basıldıktan sonra onlara da hediye ettim” dedi.
‘KİTABIM OKUYAN HER HASTAYA UMUT OLSUN İSTİYORUM’
Hastanede, hayatını kaybeden çok sayıda hastaya tanık olduğunu belirten Uçar, “Onları görünce ayrı bir mücadeleye girdim. Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabım, okuyan her hastaya umut olsun istiyorum. Onlarda benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler. Bu kitabım yayıldıktan sonra tekrar kitap yazmak istiyorum. Ayrıca evde 4 kedim var. Şimdi bir şeye üzüldüğümde onları kucağıma alınca motive oluyorum. Bir hareketleri ile gülebiliyorum ve moral bulabiliyorum. Derdimi hep onlarla paylaşıyorum” diye konuştu.
‘MÜCADELESİNİ KALEME ALDI’
Bilge dışında ‘Ece’ isminde 16 yaşında bir kızı daha olan Huriye Uçar (43), “2017 yılında baş ağrısı şikayeti ile hastaneye gittik ve 4 günün sonunda Ege Üniversitesi’ne yönlendirdiler. Beyindeki 5 odacığın ortasında tümörün olduğu tespit edildi. Ameliyat yapılamıyor bu nedenle biyopsi ile teşhis konuldu. 2020’de kanseri atlattı ancak halen devam eden tedavileri var. 3 ayda bir MR’ye giriyor, takipleri yapılıyor. Bilge en başta hastalığını bilmedi ya da biliyordu ama bize söylemiyordu. Biz hastaneye gidip, tedavi olup çıkıyorduk. Hiç aramızda bu konuyu konuşmadık. Hala da çok konuşmayız. Hep rutin hayatımıza olduğumuz gibi devam etmeye çalıştık” dedi
Kızının tedavisi sırasında en büyük destekçilerinden birinin de eşi Alpaslan Uçar (49) olduğunu belirten Uçar, “İşini bırakarak kızımızın tedavisiyle çok ilgilendi. Zaman zaman alternatif tıptan faydalanarak hep kızımız için bir şeyler yapmaya çalıştık. Bilge bir kitap yazmak istediğini söyledi. Biz de destek olduk. Aslında kendisiyle ilgili bir şeyler yazmak istediğini tahmin etmedik. Ancak kendi hayatını anlatan kitap olsun istedi. Daha önce bilmediği doğum anını, bebeklik hikayelerini anlattık. O da bunları ve mücadelesini kaleme aldı. Öğretmenlerinin de desteği ile kitabı bastırdık. Şu an çok mutlu, biz de çok mutluyuz ve her zaman arkasındayız” dedi.
Haber: Yağmur ÖNGÜN – Kamera CAN ÇUBUKÇUOĞLU/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Şambayat Beldesi’nde yapımı devam eden köy evlerinde çalışan Emirhan G., inşaatın çatısında dengesini kaybederek düştü. Yüksekten düşen inşaat işçisi yaralandı. Yaralanan işçi olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yaşayan iki çocuk annesi 43 yaşındaki Hanife Ceviz ile 80 yaşındaki annesi Fatma Aslantürk, göğüs bölgesinde elle tespit ettikleri kitle nedeniyle Elbistan Devlet Hastanesine başvurdu.
Hastanede yapılan tetkiklerin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen anne ile kızına meme kanseri teşhisi konuldu.
Anne ve kızı aynı gün yapılan ameliyatla sağlıklarına kavuştu.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söğütlü, AA muhabirine, yaklaşık bir ay önce kendilerine başvuran anne ve kızında yapılan incelemelerde kansere rastladıklarını anlattı.
Tanının konulması ve vücut taramasının ardından anne ve kızını ameliyata aldıklarını, operasyonun başarılı geçtiğini dile getiren Söğütlü, “Ameliyatları Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, Doktor Öğretim Üyesi Bahadır Öndeş ve Doktor Öğretim Üyesi Osman Gökhan Gökdere ile yaptık. Ameliyatlar aynı gün başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Sağlık durumları şu an gayet iyi. Ameliyatlar yaklaşık 1,5 saat sürdü, anne kız bir arada yatıyor. Anne yaşından dolayı bir gün yoğun bakımda tutuldu. Her ikisinin genel durumu iyi.” diye konuştu.
Patolojik tanının önemli olduğuna dikkati çeken Söğütlü, şöyle devam etti:
“Her ikisinde de yaklaşık 2-3 santimetre kitle tespit edildi, tabii patolojik tanı ve sonrasındaki vücut taraması önemli. Her ikisinde de vücut yayılımı yok bu çok önemli iyi bir şey. Genetik çalışmaları ise şu an yapılıyor. Birtakım genetik testlerle hastalığın genetik olup olmadığı ile genetik yatkınlık ortaya konuyor. Genetik testlerin sonuçları alındığında aile taraması ya da bundan sonraki takip planımızı ortaya koyacağız.”
Meme kanserinde erken teşhisin önemi
Genel Cerrah Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat ise meme kanserinin kadınların korkulu rüyası olduğunu ve dünyada her 8 kadından 1’inde bu hastalığın görüldüğünü belirtti.
Erken teşhisin çok önemli olduğunu, hastaların birçoğunun ele gelen kitle nedeniyle hastanelere başvurduğunu dile getiren Kanat, “Hastalığı daha öncesinde saptayabilecek tetkiklerimiz var. Bunun için 40 yaşından sonra tüm kadınlara mamografi öneriyoruz. Ülkemizde Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezleri (KETEM) aracılığıyla tarama programı yapıyoruz. KETEM’de ücretsiz yapılan mamografi ile birçok hastaya erken teşhis koyabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Anne soyunda meme kanseri olanlarda taramanın daha önce başlaması gerektiğini belirten Kanat, “Bunlara genetik danışmanlık vermek istiyoruz. Eğer anne tarafında birinci derece akrabanızda meme kanseri varsa maalesef riskiniz normal popülasyona göre 2 kat artıyor. Birinci derece akrabalarınızda 2 kişide meme kanseri varsa bu defa riskiniz 3 kat artıyor. Anne, teyze, kız kardeş ile kızında meme kanseri olanların 40 yaşını beklemeden hekimlere ya da KETEM’e başvurmasını öneriyoruz ve onlar için tarama programı başlatıyoruz. Kliniğimizde haftada ortalama 5 meme kanseri ameliyatı gerçekleştiriyoruz.” diye konuştu.
“Ele gelen kitle dolayısıyla hastaneye başvurmuştum”
İki çocuk annesi ev hanımı 43 yaşındaki Hanife Ceviz ise Elbistan Devlet Hastanesinde ultrason ile mamografi sonuçlarının ardından Malatya’ya sevk edildiklerini hatırlatarak, “Çok şükür erken tanıyla geldik, bir buçuk aylık tetkiklerin ardından hastalığım netleşti. Ele gelen kitle dolayısıyla hastaneye başvurmuştum. Buraya geldik, doktorların vesilesiyle tanı çabuk kondu.” ifadelerini kullandı.
Annesi Fatma Arslantürk’ün 80 yaşında olduğunu ve ameliyatlarının iyi geçmesinin kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Ceviz, “İyileşme sürecinin vücuda sıçramadan ve dağılmadan olması da çok iyi. Ameliyatımız güzel geçti, sorun yok, çok şükür iyiyiz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yüksek miktarda şeker, asit ve katkı maddesi içeren paket gıdalar dişleri çürütüyor
GAZİANTEP – Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Gürsel Sürmelioğlu, paket gıdaların diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek diş fırçalama teknikleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Gürsel Sürmelioğlu, paket gıdaların yüksek miktarda şeker, asit ve katkı maddesi içerdiğini, bu maddelerin diş çürüklerine neden olduğunu belirtti. Son dönemlerde sağlıksız beslenme alışkanlıklarının arttığını ifade eden Sürmelioğlu, bireylerin şekerli ve asitli yiyeceklerden uzak durması gerektiğini söyledi.
“Sağlıklı olarak piyasaya sürülen paket gıdalar son derece sakıncalı”
Dr. Sürmelioğlu, “Her şeyden önce dengeli beslenme ve su tüketimini öneriyoruz. Günlük yaşamımızda şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Bunun yerine yoğurt, peynir gibi kalsiyum kaynakları, yeşil yapraklı sebzeler tüketilmesi diş sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Ayrıca ara öğünlerde sağlıklı olarak piyasaya sürülen paket gıdaların tüketilmesinde son derece sakıncalıdır” dedi.
“Ağız ve diş sağlığını korumak, yalnızca estetik kaygılar için değil, genel sağlık için de gereklidir”
Diş hastalıklarının ciddi rahatsızlıklara yol açacağına değinen Dr. Sürmelioğlu, “Ağız ve diş sağlığı, genel sağlık üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sindirim ağızda başlar ve burada meydana gelen bir problem genel sağlık üzerinde olumsuz etki oluşturur. Örneğin diş eksikliğinde yeterli öğütme işlemi sağlanamaz ve sindirim sisteminde bozukluklar meydana gelebilir yada diş çürükleri ve diş eti hastalıklarındaki mevcut mikropların kan dolaşımına karışması ile kalp hastalıkları, inme ve damar tıkanıklığı riskini artırabileceğini, aynı zamanda mevcut enfeksiyon sebebiyle dahası bağışıklık sistemi zayıf bireylerde genel bir inflamatuar yanıtı tetikleyebileceği bilinmektedir. Bu sebeple, ağız ve diş sağlığını korumak, yalnızca estetik kaygılar için değil, genel sağlık için de gereklidir. Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı, dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarındandır. Bu bağlantıyı anlayarak bireylerin ağız sağlığına daha fazla özen göstermesi teşvik edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Diş fırçalama tekniklerine dikkat
Diş fırçalama alışkanlıklarının yanlış şekilde uygulandığına dikkat çeken Dr. Sürmelioğlu, “Bir diğer önemli unsur diş fırçalama alışkanlığıdır. Ne yazık ki toplumumuzda bu alışkanlık edinilemediği gibi, edinildiğinde de yanlış şekilde uygulanmaktadır. Yetişkinlerde orta sertlikte kıllara sahip kuru bir diş fırçasının üzerine bezelye büyüklüğünde diş macunu uygulanarak günde en az iki kez diş etinden dişe doğru süpürme şeklinde fırçalanması önerilmektedir. Fırçalamanın yetersiz kaldığı diş ara yüz bölgelerine diş ipi kullanımı her fırçalamada önerilmektedir. Dil temizleyiciler ile dil yüzeyinin yumuşak birikintilerden arındırılması için gönde en az bir kez kullanılması özellikle ağız kokusu için tavsiye edilmektedir. Ağız gargaraları ağız bakımındaki son uygulamalardır. Gargaraların içerikleri farklı olduğundan hekim önerileri üzerine kullanılmalıdır. Ancak genel olarak diş Fırçalamadan yarım saat sonra yapılması önerilebilir” şeklinde konuştu.
Düzenli bakım genel sağlığı etkiliyor
Diş sağlığının genel vücut sağlığı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurgulayan Sürmelioğlu, düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve dengeli beslenmenin sağlıklı bir yaşamın temel taşları olduğunu belirtti. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Bayır ve ekibi tarafından Karadeniz alabalığının mutantı üretildi. 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen ‘DNA üzerinde ekleme, çıkarma yapmalarına ya da DNA dizilimini değiştirmelerine olanak tanıyan özgün bir teknoloji’ olarak bilinen ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle üretilen mutant balıklar, normal balıklara göre daha hızlı büyüyüp gelişiyor. Prof. Dr. Bayır, üretilen mutant balıkları gıda güvenliği açısından da ayrıntı olarak inceleyeceklerini söylerdi.
Önemli bir gen kaynağı olmasının yanı sıra 26 kilograma kadar büyüme özelliği bulunan Karadeniz alabalığının kısa sürede büyüyüp pazara sunulur hale getirilmesi amacıyla Prof. Dr. Abdulkadir Bayır liderliğinde TÜBİTAK destekli çalışma başlatıldı. Karadeniz’den getirilen alabalık yumurtaları laboratuvar ortamında mikroenjeksiyona tabi tutuldu. 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle laboratuvarda mutant Karadeniz balığı üretildi. Bu teknikle, büyümeyi olumsuz olarak etkileyen myostatin geninin susturulmasıyla balıkların büyüme ve gelişmesi hızlandırıldı. Laboratuvar ortamına alınan normal balıklarla birlikte takibe alınan mutant balıkların 10,5 aylık sürede yüzde 82 daha hızlı büyüdükleri belirlendi.
Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle bakterilerin kendilerini virüslerin zararlı etkilerinden korumak için geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasını laboratuvar ortamında kullandıklarını belirtti. Bayır, kontrol grubu balıkların 10,5 ayda 45 gram ağırlığına ulaşırken mutant balıklarınsa yaklaşık 84 gram ağırlığa ulaştıklarını bildirdi. Su ürünleri yetiştiriciliğinde toplam maliyetin yaklaşık yüzde 70’ni yemin oluşturduğunu belirten Abdulkadir Bayır, myostatin geni susturulan balıkların kardeşlerine nazaran çok daha hızlı büyümeleri sebebiyle balık çiftliklerine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.
‘GIDA ÜRETİMİNDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK İÇİN ÖNEMLİ’
Uzun vadeli hedeflerinin myostatin geni susturulmuş bir Karadeniz alabalığı damızlık stoku oluşturmak olduğunu ifade eden Bayır, “Mutant balıkların bu aşamada pazarlanması yasal olarak mümkün değil. Ancak artan dünya nüfusu, küresel iklim değişikliği, pandemiler ve Rusya- Ukrayna savaşı gibi coğrafi riskler nedeniyle ülkelerin gıda üretiminde dışa bağımlılıklarını azaltmaları son derece önemli. Ülkelerin gıda üretiminde bu riskleri en aza indirmek için önümüzdeki yüzyılda genetik mühendisliği gibi bilimlere çokça başvurmak durumunda kalacağı ve bu nedenle bilim adamlarının önceden aksiyon alarak bu tür tekniklerde uzmanlaşmasının ülkelerin bağımsızlığı için son derece önemlidir” dedi.
‘3 YILDIR YOĞUN OLARAK ÇALIŞIYORUZ’
‘CRISPR/Cas9’ tekniğinin genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO) karıştırılmaması gerektiğini, bu teknikle doğada zaten var olan mutasyonların insan eliyle oluşturulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, “Hiçbir teknik mükemmel değildir. Biz bu tekniği hayata geçirebilmek için yaklaşık 3 yıldır yoğun olarak çalışıyoruz. Hedeflerimizden birisi ürettiğimiz mutant balıkları gıda güvenliği açısından da ayrıntı olarak incelemek. ‘CRISPR/Cas9’ tekniğini uygulama konusunda önümüzdeki tüm engelleri aştık. Bu aşamadan sonra ilk olarak ülkemizin en önemli kültür türü olan gökkuşağı alabalığında CRISPR/Cas9 tekniğini kullanarak üreticilerin karşılaştıkları hastalıklar, pigmentasyon, düşük yem değerlendirme oranı gibi problemlerin çözümünü arayacağız. Üretilen mutant balıkları gıda güvenliği açısından inceleyerek çalışmamızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal anksiyetenin toplumda görülme sıklığı yüzde 20’lere kadar ulaştı
KONYA – Günümüzde artan sosyal anksiyete gençlerde olumsuz etkilere neden olabiliyor. Uzmanlar, kişilerin bu sorunu çözmek için korktukları, çekindikleri olayların üzerine giderek bunlara maruz bırakılması gerektiğini belirtiyor.
Son zamanlarda artan sosyal anksiyete bir tip kaygı bozukluğu olarak ifade ediliyor. Kişi hata yapmaktan, yanlış yapmaktan ve etiketlenmekten korkuyor. Sosyal anksiyetenin ergenlik döneminde başladığını belirten uzmanlar, bunun en başlıca sebeplerinden bir tanesinin ebeveyn tutumları olduğunu söylüyor. Ailenin korumacı, mükemmeliyetçi olması bireyin sosyal hayatını etkileyen nedenler arasında yer alırken, uzmanlar, toplumda görülme sıklığı yüzde 20’ye kadar ulaşan sosyal fobiyi yenmek için bol bol sosyal faaliyetlere katılınması gerektiğini ifade ediyor.
“Etrafındaki insanların onu sürekli yargılayacağı düşüncesi mevcut”
Sosyal anksiyete bir başka deyimle sosyal fobinin bir tip kaygı bozukluğu olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi’nden Psikolog Rabia Bağcı, “Kaygı bozuklukları şemsiyesinde değerlendirilebilir. Burada kişi temel olarak utanacağı, rezil olacağı, mahcup olacağı durumlardan kaçınmak, kaçma davranışları içerisindedir. Etrafındaki insanların onu sürekli yargılayacağı düşüncesi mevcuttur. Hata yapmaktan korkarlar. Toplumda görülme sıklığı da yüzde 20’lere kadar ulaştı. Klinik başvuruda ne kadar erkeklerde daha fazla görülüyor olsa da genel popülasyona baktığımızda kadınlarda daha fazla. Bu kişiler etkileşimden kaçınırlar, göz kontağı kuramaz, bir eylemi başkalarının yanında gerçekleştiremezler. Dikkat odağı olmaktan ve damgalanmaktan korkarlar. Sebeplerine gelecek olursak; bunun en başlıca sebeplerinden bir tanesi ebeveyn tutumları yani aile yapılarımız korumacı, mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklarında anksiyetik semptomlar görülebilir. Biyolojik olarak beyindeki serotonin dengesizliğinden gitmektedir. Aile bireylerinden genetik bir aktarım da söz konusudur ve geçmişte utanç duyulan bir olay öyküsüne sık rastlanılır” ifadelerini kullandı.
“Tedavi edilmezse yaşam boyu süren bir rahatsızlık olduğunu söyleyebiliriz”
Sosyal anksiyetenin ergenlik döneminde başladığını belirten Psikolog Rabia Bağcı, “Bu dönem biraz karmaşık ve zorlayıcıdır. Hormonal ve fiziksel değişimde gençlerin duygu durumunda da ani ve yoğun değişimlere yol açabiliyor. Arkadaş gruplarına uyum sağlamak, sosyal kabul görmek, bağımsızlıklarını kazanma, sosyal ilişkilerini geliştirme sürecinde oldukları için bu gibi durumlar gençlerde bazen onları zorlayan sosyal kaygılar ve stresler oluşturabiliyor. Okul performansı, kariyer hedefleri de gençlerde önemli bir baskı oluşturabiliyor. Tedavi edilmezse yaşam boyu süren bir rahatsızlık olduğunu söyleyebiliriz. Kişinin yaşam kalitesini bozan ve birlikte buna eşlik eden rahatsızlıkların oluşmasına sebebiyet verir. Depresyon gibi duygu durum bozuklukları, alkol ve madde kullanımı da eşlik edenler arasındadır. Kişi farkındalık sağladığında, bu durumu değiştirmeye amaçladığında olabildiğince kendine küçük hedefler koyarak kendini maruz bırakabilir. Kaçındığı durumları sık sık deneyimleyebilir. Örneğin sunum yapmaktan korkuyorsa bol bol sunum yapmayı kendine hedef göstermelidir. Toplum içerisinde yemek yemekten çekiniyorsa bu onun için artık kaçınma davranışı sergilemesine sebep oluyorsa ve hayat imkanlarını engelleyecek durumdaysa, örneğin tamamen okulda kalacağı bir süreç olabilir ve bu süreç içerisinde yurtta kalacağı durumlar olabilir. Bu durumlarda arkadaşlarının yanında yemek yemekten kaçınabilir. Bu durum onu kötü etkileyebilir. Bu yüzden kişiler küçük hedefler koyarak kendilerini maruz bırakmalı. Aynı zamanda ruhsal destek alabilirler. Bireylerin duygusal ve zihinsel sağlığını desteklemeyi amaçlayan bir dizi teknik ve yöntem mevcuttur. Kişilerin kendilerini ve duygusal tepkilerini daha iyi anlamalarına, stresle başa çıkabilme becerilerini geliştirmelerine, genel yaşam kalitelerini iyileştirmelerine yardımcı olur. Alınan bu ruhsal destek de gençlerin kendilerine olan güvenlerini artırmalarına ve kendi değerlerini fark etmelerine yardımcı olur” diye konuştu.
“Bol faaliyetli ortamlarda öğrencileri etkinliklere katabilirler”
Okullarda çocukların bildiği sorulara parmak kaldırmaktan çekinebildiğini ifade eden Bağcı, “Yanlış yapmaktan, hata yapmaktan korkuyorlar. Aynı zamanda arkadaşları tarafından damgalanmaktan, etiketlenmekten çekinceleri olabiliyor. Bu durum onları çok zorluyor ve özgüvenlerinde ayrıca bir düşüş yaşanır. Bu düşüşü öğretmenler fark ettiğinde çocuklardaki, gençlerdeki bu durumları, bu değişiklikleri fark ettiklerinde onlara yardımcı olabilmek adına maruz bırakmaları gerekmektedir. Tabii ki öncelikle fark etmelerini sağlamaktır. Bunu nasıl yapabilirler, örneğin öğrenciler sunum yapmaktan çekiniyorlar, korkuyorlar, geri planda kalıyorlar, erteliyorlar, bildiği sorulara parmak kaldırırken öğrenci sıkıntı yaşıyor, bu durum onu kötü etkiliyor. Bunlara maruz bırakabilirler. Bol faaliyetli ortamlarda öğrencileri etkinliklere katabilirler. Bunun gibi durumların gençlerin gelişiminde iyi bir örnek olacağını düşünüyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, gece saatlerinde Ereğli ilçesi Karaman çevre yolu üzeri Barbaros Mahallesi 92875 Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.Y. idaresindeki seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak bariyerlere çarptı. Kazada otomobil sürücü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücüye sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili tahkikat sürüyor. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde karın ve kol germe ameliyatı sonrası vücudunda izler kaldığını belirten Y.Ş. (62), estetik merkezi sahibi Doktor H.A. (63) ve 4 çalışanından şikayetçi oldu. Y.Ş. ifadesinde, “Merkezin sahibi Doktor H.A. ile görüştüm. Kendisi bana komplikasyon oluştuğunu, ameliyatın başarısız olduğunu, paramı da iade edeceklerini söyledi. Bana 200 bin liramı verdiler ama 100 bin liramı vermediler” dedi. Doktor H.A. ise ifadesinde, “Maddi sıkıntılarının olduğunu söyleyince, ameliyatta hata yok ama karın germe parasını geri alabilirsin dedim” diye konuştu.
Atakum ilçesinde Y.Ş., 30 Eylül’de özel bir estetik merkezinde kol ve karın germe ameliyatı oldu. Tedavi gördükten sonra ameliyat olduğu bölgede dikiş izi kalan Y.Ş., 20 Kasım’da tekrar estetik merkezine gitti. Buradan da bir sonuç alamayan Y.Ş., son olarak polise şikayette bulundu. Y.Ş. verdiği ifadede, “Ameliyattan önce 300 bin liralık parayı elden muhasebeciye verdim. Bana 10 bin liralık fiş kestiler. Ameliyat sonrası 15 gün burada kaldım. Yarayı beslemek için bir alet koydular ve çıkarttılar. Her gün pansuman yaptım, yaram açıktı. Sonrasında merkezin sahibi Doktor H.A. ile görüştüm. ‘Karnımda yamuk bir dikiş var, aynı zamanda iz kaldı’ dedim. Kendisi bana komplikasyon oluştuğunu, ameliyatın başarısız olduğunu, paramı da iade edeceklerini söyledi. Muhasebeye gittim, kendilerinin hazırladığı ibraname ve feragatnameyi imzalamam gerektiğini söylendi. Paramı almadan imzalamayacağımı söyleyince, ‘İmzalamazsan hiç alamazsın 200 bin liranı vereceğiz’ dediler. İmzaladım, bana 200 bin liramı verdiler ama 100 bin liramı vermediler” diyerek estetik merkezinin sahibi Doktor H.A. ile çalışan 4 kişi hakkında şikayette bulundu.
‘200 BİN LİRAYI GERİ ALABİLİRSİN DEDİM’
H.A. ise verdiği ifadede, “Ameliyattan sonra yarada açılma oldu. Pansumanlar yapıp, takip ettik. Buna devam ederken Y.Ş., İstanbul’a gitmesi gerektiğini söyleyip, gitti. 15 gün sonra ise tekrar geldi. Yarasına küçük bir operasyon yaptım sonra da yarasını kapattım. Aradan 1 yıl geçtikten sonra yarada izler olursa gerekeni yapacağımı söyledim. Maddi sıkıntılarının olduğunu söyleyince, ameliyatta hata yok ama karın germe parasını geri alabilirsin dedim. Muhasebecim 200 bin lirayı ona teslim etti. Y.Ş., 300 bin lira istemiş. Kol germe ameliyatıyla ilgili sorun olmadığından 100 bin lirayı ödememiş. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
Soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre kaza, Atatürk Bulvarı Kent Meydanı yakınlarında meydana geldi. Karşıdan karşıya geçmem isteyen H.Y.’ye sürücüsü öğrenilemeyen 34 YR 7493 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere savrulan H.Y. isimli yaya yaralandı. Yaralı, olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAMAN – Karaman’da Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezi kansere karşı taramalarını sürdürürken, vatandaşlar da bilinçlendiriyor.
İl Sağlık Müdürlüğü, Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ve Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi iş birliğiyle kurulan KETEM, temas noktaları ile ayakta tedavi gören hastalar, yatan hastalar, hasta refakatçileri, hastane çalışanları ve hastane ziyaretçileri başta olmak üzere başvuru nedeni ne olursa olsun, ilgili yaş grubundaki vatandaşlara kanser taramaları yapıyor.
Kadın hastalıkları ve doğum poliklinikleri içerisinde yer alan KETEM temas noktası odasında 30-65 yaş aralığındaki kadınlara HPV-DNA testi, radyolojik görüntüleme bölümünde de 40-69 yaş aralığındaki kadınlara mamografi çekimleri yapılıyor. Ayrıca servislerde yatan hastalar ziyaret edilerek, hem hastalara hem de hasta yakınlarına GGK testi bilgilendirilmesi yapılarak uygun kişilere test uygulanıyor. KETEM temas noktası ile kanser taramaları daha ulaşılabilir hale gelmesi ve Karaman’daki tarama oranlarında önemli bir artış sağlanması hedefleniyor.
“Amacımız kanserle mücadele bilincini artırmak”
Karaman İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Serkan Yurdakul, KETEM’in önemine değinerek, “KETEM temas noktamız, toplumun kanserle mücadele bilincini artırmak ve erken tanıyı mümkün kılmak amacıyla hizmet vermektedir” dedi.
“Taramalar randevusuz ve ücretsiz yapılıyor”
Karaman Toplum Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Beyzanur Korkmaz Karaman, “Hastanemizdeki KETEM temas noktasında, hastalarımızın taramalarını daha hızlı ve daha etkin bir şekilde gerçekleştirmek için hizmet sunuyoruz. Burada, vatandaşlarımızı ücretsiz ve randevusuz bir şekilde kanser taramalarına yönlendirmek amacıyla çalışıyoruz” diye konuştu.
KETEM hizmetinden faydalanan 60 yaşındaki Suzan Sapan ise memnuniyetini dile getirirken, “Ben yengemin yanında refakatçi olarak bulunmak için Karaman’a geldim. Bizi gelip bilgilendirdiler, ben de hemen taramalarımı yaptırdım. Çok memnun kaldım. Herkesin Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelip bu hizmetten faydalanmasını tavsiye ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bursa’nın 17 ilçesini güçlü bir altyapıya kavuşturacak olan yatırımlarına ara vermeden devam eden Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ Genel Müdürlüğü ile İnegöl ilçesinde bir yandan ekonomik ömrünü doldurmuş şebeke hatlarını yeniliyor diğer yandan da vatandaşlara daha sağlıklı içme suyu ulaştırmak için yoğun mesai harcıyor. Altyapı çalışmalarına devam eden BUSKİ ekipleri, üst kaplamaları da sağlıklı bir şekilde yaparak vatandaşların rahat ulaşım sağlamaları için aralıksız çalışmalarını sürdürüyor.
“İnegöl’ün sağlıklı içme suyu tüketebilmesi için çaba harcıyoruz”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey İnegöl’de devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek, son durum hakkında BUSKİ ekiplerinden bilgi aldı. CHP İlçe Başkanı Zemci Şahin ile birlikte esnafı ziyaret ederek sohbet eden ve İnegöl’de iki tane önemli çalışma yürüttüklerini anlatan Başkan Bozbey, “İnegöl’ün altyapısı çok eski ve asbestli borulardan oluşuyor. Yüzde 55’in üzerinde kayıp kaçak oranı var. Bu sistemi değiştirmemiz gerekiyordu. Bizler göreve gelir gelmez halkımızın sağlığını düşünerek İnegöl’ü besleyecek isale hattının yapılması ve içme suyu şebekesinin iyileştirilmesi noktasında çalışmaya başladık. Aslında her ikisinin de önceki yıllarda yapılması ve tamamlanması gerekiyordu. Bizler tüm İnegöl’de içme suyunun sağlıklı bir şekilde tüketilebilmesi için çaba harcıyoruz” dedi.
“Çalışmaya hız verdik”
Çalışmaların bölge bölge sürdürüldüğünü dile getiren Başkan Bozbey, her bölgenin kayıp kaçak noktasında test edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu yüzden asfalt çalışmalarının biraz arkadan geldiğini söyleyen Başkan Bozbey, “Zaman uzadıkça da İnegöllülerin sıkıntı çekmesine sebebiyet veriyor. Halkımızı anlıyoruz ama sağlıklı su tüketebilmelerini istiyoruz. Bunun için çalışmalarımıza hız verdik. Bir an önce İnegöl’de içme suyu sorununu ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. İnegöllüler hiç merak etmesin, asfalt veya parke taşı çalışmaları hızla devam edecek. İnegöl ile ilgili farklı projelerimizi de yaşama geçireceğiz. Çalışmalar bitince hep beraber gülümseyeceğiz” diye konuştu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, 15 yaşında beyin kanserine yakalanan, 3 yıllık tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Bilge Uçar (22), verdiği yaşam mücadelesini yazıya döktü. ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazan Uçar, “Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabı okuyan her hastaya umut olsun istiyorum, onlar da benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler” dedi.
İzmir’de yaşayan lise mezunu Bilge Uçar, 2017 yılında şiddetli baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede beynindeki 5 odacığın ortasında tümör olduğunu öğrendi. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirilen Uçar, 2 yıl kemoterapi ve ışın tedavisi gördü, 2020 yılında kanseri yendi. Uçar, hastalığını yenmek için verdiği mücadeleyi yazıya dökerek ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazdı. Uçar, ailesi ve öğretmenlerinin gönüllü olup bastırdığı 66 sayfalık kitabını, hastalıkla mücadele eden kişilerin kendilerini yalnız hissetmemeleri için yazdığını söyledi. Uçar, “Hastayken, yemek yiyemiyordum, çok fazla kilo verdim. Tedavi sürecinde en çok saçlarımın dökülmesine üzüldüm. Sonra yavaş yavaş kendimi toparlamaya başladım. Kendime ‘herkes hastalıkları yeniyor sen de yapabilirsin’ dedim. Bu süreçten sonra kendimle ilgili bir kitap yazmaya karar verdim. Bebekliğimden itibaren yaşadığım süreçleri anlattım. Yaşadıklarımı hatırlamadığım yerde annem destek oldu. Kitaptan gelir elde edebilirsem SMA’lı bebeklere yardım etmek istiyorum. Kitaplarımı yazarken öğretmelerim de çok destek oldu, basıldıktan sonra onlara da hediye ettim” dedi.
‘KİTABIM OKUYAN HER HASTAYA UMUT OLSUN İSTİYORUM’
Hastanede, hayatını kaybeden çok sayıda hastaya tanık olduğunu belirten Uçar, “Onları görünce ayrı bir mücadeleye girdim. Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabım, okuyan her hastaya umut olsun istiyorum. Onlarda benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler. Bu kitabım yayıldıktan sonra tekrar kitap yazmak istiyorum. Ayrıca evde 4 kedim var. Şimdi bir şeye üzüldüğümde onları kucağıma alınca motive oluyorum. Bir hareketleri ile gülebiliyorum ve moral bulabiliyorum. Derdimi hep onlarla paylaşıyorum” diye konuştu.
‘MÜCADELESİNİ KALEME ALDI’
Bilge dışında ‘Ece’ isminde 16 yaşında bir kızı daha olan Huriye Uçar (43), “2017 yılında baş ağrısı şikayeti ile hastaneye gittik ve 4 günün sonunda Ege Üniversitesi’ne yönlendirdiler. Beyindeki 5 odacığın ortasında tümörün olduğu tespit edildi. Ameliyat yapılamıyor bu nedenle biyopsi ile teşhis konuldu. 2020’de kanseri atlattı ancak halen devam eden tedavileri var. 3 ayda bir MR’ye giriyor, takipleri yapılıyor. Bilge en başta hastalığını bilmedi ya da biliyordu ama bize söylemiyordu. Biz hastaneye gidip, tedavi olup çıkıyorduk. Hiç aramızda bu konuyu konuşmadık. Hala da çok konuşmayız. Hep rutin hayatımıza olduğumuz gibi devam etmeye çalıştık” dedi
Kızının tedavisi sırasında en büyük destekçilerinden birinin de eşi Alpaslan Uçar (49) olduğunu belirten Uçar, “İşini bırakarak kızımızın tedavisiyle çok ilgilendi. Zaman zaman alternatif tıptan faydalanarak hep kızımız için bir şeyler yapmaya çalıştık. Bilge bir kitap yazmak istediğini söyledi. Biz de destek olduk. Aslında kendisiyle ilgili bir şeyler yazmak istediğini tahmin etmedik. Ancak kendi hayatını anlatan kitap olsun istedi. Daha önce bilmediği doğum anını, bebeklik hikayelerini anlattık. O da bunları ve mücadelesini kaleme aldı. Öğretmenlerinin de desteği ile kitabı bastırdık. Şu an çok mutlu, biz de çok mutluyuz ve her zaman arkasındayız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’te kış mevsiminin vazgeçilmezlerinden biri haline gelen kelle paça, yalnızca enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliğiyle değil, aynı zamanda yoğun lezzetiyle de dikkat çekiyor. Soğuk günlerde sıcak kelle paça, hem sağlık hem de lezzet arayanların tercihi olmaya devam ediyor. Şehirdeki kelle paça salonları, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Vatandaşlar, hasta olduklarında hastane yerine kelle paçacıya giderek şifa bulmaya çalışıyor. Kelle paça fiyatları ise 225 TL.
“Doğal şifa deposu”
“Kelle paça, gribal enfeksiyonlara karşı doğal bir antibiyotik” diyen kelle paça ustası Uğur Dertli, bu lezzetli çorbanın faydalarını ve yapım sürecini anlattı. Dertli, kelle paçanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve vücuda enerji verdiğini belirterek, özellikle soğuk havalarda tüketilmesini tavsiye etti. Uğur Dertli, kelle paçanın yapımında kullanılan malzemelerin tamamen doğal olduğunu vurgulayarak, “Kelle paça, özellikle kelle eti ve paça suyuyla yapılır. Bu ikisi hem zengin protein hem de kolajen içerir. Bu maddeler vücuda hem enerji verir hem de bağışıklığı güçlendirir” dedi.
Dertli, kelle paçanın hazırlanma sürecine de değinerek, “Kellenin ve paçaların özenle temizlenmesi, uzun saatler kaynatılması gerekiyor. Biz burada doğal yöntemlerle hiçbir katkı maddesi kullanmadan çorbamızı hazırlıyoruz. Müşterilerimiz hem lezzeti hem de şifayı aynı anda buluyor” ifadelerini kullandı.
“Vatandaş hastaneye değil, kelle paçacıya geliyor”
Kelle paçayı sevdiğini söyleyen Orhan Savcılı isimli vatandaş ise “Bizim bağışıklığı güçlendirmek için paça önemli. Haftada bir mutlaka tüketmeye çalışıyoruz. Paça bizim doğal antibiyotiğimiz. Nezle veya grip alan vatandaşlara paçayı öneriyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bebek devlet koruması altına alındı
İSTANBUL – İstanbulAvcılar’da yabancı uyruklu bir kadının evlilik dışı ilişkisinden olan bebeğini madde kullanmak için girdiği metruk binada bakımsız bırakması polis ekiplerini harekete geçirdi. Kadın ve çocuğun babası olduğu söylenen bir kişiyi yakalandı. Anne ve baba tutuklanırken, bitkin halde olduğu öğrenilen bebek ise devlet korumasına alındı.
Olay, geçtiğimiz hafta Avcılar Denizköşkler Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, 25 gün önce Bahar K. ve Çetin G.’nin evlilik dışı bebekleri oldu. Madde bağımlısı olduğu söylenen 2 kişi bebekle gittikleri metruk binada uyuşturucu kullanmaya devam etti. Olayı gören çevredeki vatandaşlar polise haber verdi.
Bebek baygın halde bulundu
Olay yerine giden polis ekipleri bina içerisinde 2 şahıs ve bebeği buldu. Baygın halde bulunan bebek için ambulans çağrıldı. Ambulans ile hastaneye kaldırılan bebek devlet korumasına alındı. Polis ekiplerince gözaltına alınan anne ve baba emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 11.00 sıralarında Etiler’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Amerikan Hastanesi Başhekimi ve Mesul Müdürü Dr. İsmail Bozkurt sabah saatlerinde yürüyüşe çıktı. Bozkurt, evinin yakınlarında yolda yürürken aniden yere düştü ve olay yerinde hayatını kaybetti. Bilinen herhangi bir rahatsızlığı olmadığı öğrenilen Bozkurt, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Kalp krizinden öldüğü değerlendirilen İsmail Bozkurt’un kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için otopsi sonucu bekleniyor.
İsmail Bozkurt’un son anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, başhekimin kaldırımda yürüdüğü daha sonra da evinin sokağına döndüğü anlar yer alıyor.
HASTANEDEN AÇIKLAMA
Amerikan Hastanesi’nden yapılan açıklamada, “Acı kaybımız, 2001 yılında aramıza katılan, 2014 yılından bu yana Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşları Amerikan Hastanesi’nde Başhekimlik görevini yürüten değerli meslektaşımız Dr. İsmail Bozkurt’u ani kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Tükenmek bilmeyen enerjisi, insan sevgisiyle dolu olan yüreği ile her sabah hastalarına şifa dağıtan ve kendini mesleğine adamış güzel insanı sonsuzluğa uğurluyoruz. Sevgili İsmail’imize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, dostlarına ve Koç Sağlık Grubu çalışanlarına baş sağlığı dileriz. 2 Aralık 2024 Pazartesi günü Amerikan Hastanesi A Salonu’nda düzenlenecek anma töreni sonrasında, cenazesi aynı gün Teşvikiye Camii’nde öğle namazını müteakip, Hereke’deki aile kabristanına defnedilecektir” denildi.
DR. İSMAİL BOZKURT KİMDİR?
1965 Almanya Esslingen doğumlu olan İsmail Bozkurt orta ve lise eğitimini İstanbul Sankt Georg Avusturya Lisesi’nde tamamlamış, ardından Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yükseköğrenimine başlamıştı. 1983’teki mezuniyetinden sonra uzman doktorluk eğitimini İstanbul Şişli Etfal Hastanesi’nde aile hekimliği alanında tamamladı. Bozkurt 2015’te Berlin Üniversitesi’nden hastane yöneticiliği ve sağlıkta kalite dalında yüksek lisans derecesi aldı.
2001 yılında aile hekimliği uzmanı olarak Amerikan Hastanesi’nde çalışmaya başlayan Dr. Bozkurt 2011’de Mesul Müdür Yardımcılığı’na getirildi. 2013’te Sürekli Kalite Geliştirme Müdürü oldu. Dr. Bozkurt 2014 yılından itibaren Amerikan Hastanesi Başhekimi ve Mesul Müdürü olarak görevini sürdürüyordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kişiye özel ölçülere göre protez saç tasarlamanın önemini belirten Pehlivan, “Protez saçlar, günlük yaşamda rahatlıkla kullanılabilmesi ve doğal görünümüyle dikkat çekiyor. Protez saç sektöründe kalite ve yenilik arayanların adresiyiz. Almanya ve Amerika’dan ithal ettiğimiz premium ürünlerimizle, sektörde modern ve kurumsal hizmet sunuyoruz. En iyi saçlandırma çözümlerini sunarken farkımızı her adımda hissettiriyoruz” diye konuştu.
‘PROTEZ SAÇ, AĞRISIZ VE KONFORLU BİR YÖNTEM’
Protez saç uygulamasının saç dökülmesi, seyrekleşme ya da farklı nedenlerle saç kaybı yaşayan herkes için ideal bir çözüm olduğunu söyleyen Pehlivan, “Protez saç, cerrahi bir işlem gerektirmediği için ağrısız ve konforlu bir yöntem olarak öne çıkıyor. Kişinin yüz şekline, yaşam tarzına ve saç yapısına uygun şekilde tasarlanarak tamamen doğal bir görünüm oluşturuluyor. Ancak, bu uygulamanın kaliteli malzemelerle ve profesyonel bir merkezde yapılması son derece önemli. Biz de, Avrupa ve Amerika’dan getirdiğimiz kaliteli ve modern malzemelerle çalışarak, müşterilerimizin sağlığını ve memnuniyetini önceliklendiriyoruz. Hizmetlerimizde kişiye özel çözümler sunuyor, her detayı titizlikle planlıyoruz. Ünlülerin, sinema ve dizi sektörünün de tercihi olmamız, verdiğimiz premium hizmet kalitesinin bir göstergesidir. Doğru yerden alınan profesyonel bir hizmetle protez saç, sadece görünümü değil, özgüveni de yeniliyor. Bu süreçte güvenilir ve kurumsal hizmetin adresi olmaktan mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DÜZENLİ TEMİZLİK VE BAKIM, PROTEZ SAÇIN ÖMRÜNÜ UZATIYOR’
Protez saçların, günlük hayatta rahatlıkla kullanıldığına değinen Pehlivan, “Protez saç uygulaması, kişinin saç yapısına, yüz hatlarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak özel ölçülerle hazırlanıyor. Öncelikle, saçsız alan üzerinden alınan kalıplar ve bireysel özellikler (Saçın rengi, yoğunluğu, uzunluğu vb. gibi) doğrultusunda protez tasarlanıyor. Uygulama esnasında, saç derisine zarar vermeyen özel yapıştırıcılar ve bantlar kullanılarak protez saç sabitleniyor ve hemen kullanıma hazır hale getiriliyor. Protez saçlar, günlük hayatta rahatlıkla kullanılabiliyor ve doğal görünümüyle dikkat çekiyor. Protez saç da bakım süreci de oldukça önemli. Düzenli temizleme ve bakım işlemleriyle protez saçın ömrü uzatılabiliyor ve her zaman ilk günkü gibi estetik görünmesi sağlanabiliyor. Örneğin saç derisinde yeterli donör saç olmaması gibi saç ekimi yapılamayan durumlarda, protez saç ideal bir alternatif sunuyor. Bu yöntem, cerrahi bir müdahale gerektirmediği için risk barındırmıyor. Protez saçların yapımından bakımına kadar her aşamada kaliteli malzemeler ve profesyonel bir ekip ile hizmet veriyoruz. Müşterilerimize sunduğumuz çözümler, konforlu kullanım ve uzun vadeli memnuniyet garantisiyle öne çıkıyor” dedi.
‘KANSER HASTALARI İÇİN SAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’
Geniş bir müşteri kitlesine hizmet verdiklerini anlatan Pehlivan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Markamız, sektördeki 19 yıllık tecrübesini alanında uzman bir ekiple birleştirerek Türkiye’de protez saç denildiğinde ilk akla gelen isim olmayı başardı. Ünlülerden, geniş bir müşteri kitlesine kadar herkese hizmet veriyoruz. Aktif olarak 3 binden fazla müşterimizle sektörde fark yaratıyoruz. 25 kişilik profesyonel kadrosu, 2 işlem merkezi ve 8 özel işlem odasıyla, kişiye özel çözümler sunan markamız, yalnızca Avrupa ve Amerika’dan ithal edilen premium ürünler kullanıyor. Markamız Türkiye’nin en ünlü dizilerinde, film yapımları ve benzeri projelerde yer alarak kalitesini uluslararası platformlara taşıyor. Her zaman daha iyiyi hedefliyor, kalite standartlarımızı yükseltmek için en iyi ve son teknoloji ürünleri takip ediyoruz. Bunun yanı sıra, sosyal sorumluluk projelerine büyük önem veriyoruz. Alopesi ve kemoterapi alan kanser hastaları için de saçlandırma çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Yangın mağduru ve maddi durumu yetersiz kişilere ücretsiz hizmetler sunarak onların hayatlarına dokunuyoruz. Hem sektördeki lider konumumuzu hem de toplumsal sorumluluk bilincimizi koruyarak, güzellik ve estetikten çok daha fazlasını sunmaya devam ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Yüksekova- Esendere karayolunda Kısıklı köyü yakınlarında, sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen ticari araç, kontrolden çıkarak bariyere çarptı. Kazada araçtaki 3 kişi yaralandı.
Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar, Yüksekova Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kısa süreliğine kapanan yol yeniden trafiğe açıldı. Jandarma kazayla ilgili inceleme başlattı. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göçük altından çıkarılan 1 işçi hastaneye kaldırıldı
İSTANBUL – Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binada kısmen çökme meydana geldi. Çökme sonrasında 2 işçi göçük altında kalırken, olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri tarafından 1 kişinin çıkarıldığı öğrenildi. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binanın üst kısmında çökme meydana geldi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çökme sonrasında 2 kişi göçük altında kaldı. İtfaiye ekiplerinin kurtarma çalışmalarının ardından 1 kişi göçük altından çıkarıldı. Çöken binadan çıkarılan Ümit Kurt isimli işçi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Bakırköy Sadi KonukEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin göçük altında kalan diğer işçiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ – Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bir fabrikada yere dökülen kimyasal madde nedeniyle 2 işçi hastaneye kaldırıldı.
Sarımeşe Mahallesi Suadiye Caddesi’nde bulunan bir fabrikada yere kimyasal madde döküldü. Dökülen maddeye basarak dengesini yitiren bir işçi yere düşerek yaralandı, bir işçi de kimyasal tepkimeden etkilendi. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese sağlık, UMKE, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. İşçiler, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yere dökülen madde ise temizlendi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Güneysu ilçesi Ulucami köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet Can S. idaresindeki 53 ADF 795 plakalı öğrenci servisi ile Soner Ç. (35) idaresindeki 53 BB 947 plakalı cip çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle cip, yoldan çıkarak dereye düştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, AFAD ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada dereye düşen cipin içerisinde sıkışan Soner Ç. için kurtarma çalışması yapıldı. İplerle dere yatağına inen ekipler Soner Ç.’yi bulunduğu yerden çıkararak sedyeye yerleştirdi. Sonrasında yaralının içerisinde bulunduğu sedye iplerle yaklaşık 10 metre boyunca yukarıya çekildi. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Soner Ç., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazada yaralanan servisteki Eyma Y., Ereva E., İbrahim T., Umut Ö., Elif Su T., Ömer Faruk V., Esma Y., Feyza T., Emin Y. isimli öğrenciler çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Kaza sonrası yapılan incelemelerde servis sürücüsü Ahmet Can S.’nin ehliyetinin olmadığı öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son 3 yılın tek seferdeki en yüksek yakalaması
AMASYA – Amasya’da polisin durduğu bir yolcu otobüsünde açılan iki valizin içinde 57 binden fazla uyuşturucu hap ele geçirildi. Çantaların ait olduğu 2 şahıs tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, Amasya Emniyet Müdürlüğü ekipleri durdurulan bir yolcu otobüsünde arama yaptı. İki valizin içinde toplam 57 bin 690 adet uyuşturucu hap tespit edildi. Ayrıca 63 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Çantaların ait olduğu 2 şahıs gözaltına alındı. İfadelerinin ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.
Uyuşturucu madde türünde son 3 yılın tek seferdeki en yüksek yakalaması olduğu bildirildi. Amasya Valiliği operasyonun görüntülerini, “Valiliğimizin yönetiminde Amasya’nın huzuru Türkiye’nin huzuru anlayışıyla suç ve suçlularla mücadelemiz aralıksız devam edecektir” notuyla paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Senaryo gereği Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 3.katında yangın meydana geldi. Tatbikat kapsamında bölgeye, itfaiye, AFAD, UMKE ve ambulans sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangından etkilenen yaralıları 3.kattan başarılı şekilde kurtardı. Bölgede kurulan triaj alanından yangından etkilenen vatandaşlara ambulans ve UMKE ekipleri tedavileri gerçekleştirdi.
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr.Turhan Togan, tatbikatlar sayesinde muhtemel afetlere karşı hazır olduklarını belirterek, “Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak UMKE, AFAD ve İtfaiye ekipleriyle gerçekleştirdiğimiz olduğumuz tatbikat başarıyla sonlandırıldı. Yangın tatbikatında, 3.kattan hastalarımızı başarılı şekilde tahliye edip, yangın söndürme ekiplerimiz gerekli müdahalelerde bulundu. Allah herhangi bir felaket yaşatmasın fakat muhtemel bir deprem, yangın ya da doğal afet karşısında tüm paydaşlarımızla birlikte bilgilerimizi tazeleyerek tatbikatı başarıyla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler, yeni yağmur suyu hattı imalatları ile mazgal temizlik ve bakımlarını yapıyor. Son 15 gün içerisinde Yalıkavak Mahallesi Görmezoğlu Sokak, Çamlık Mahallesi Köyiçi Mevkii, Dirmil Mahallesi Öğretmen Yusuf Caddesi, Akyarlar Şükrü Çürük Sokak, Yahşi Mahallesi 2648 Sokak, Müskebi Mahallesi Cumhuriyet Caddesi, Kumbahçe Mahallesi 2440 Sokak ve Gümbet Mahallesi 3144 Sokak’ta yeni yağmur suyu hattı çalışması yaptı.
Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri ayrıca Gündoğan Mahallesi Nafiz Ilıcak İlkokulu, Bahçelievler Mahallesi Zeyyat Mandalinci ve 7025 Sokak, Turgutreis Mahallesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Kumbahçe Mahallesi 2440 Sokak’ta mazgal imalat çalışması yaptı. Ekipler; Bodrum ilçe merkezi ve Pınarlıbelen Mahallesi genelinde, Gündoğan Mahallesi Kızılburun Caddesi, Türkbükü Mahallesi Çamtepe Caddesi, Karabağ Mahallesi 7612 ve 7528 sokaklar, Gümüşlük Mahallesi Poyraz Sokak, Dereköy Mahallesi Kavakderesi Caddesi, Yahşi Mahallesi 2867 Sokak, Yaka Mahallesi Cenap Tezer Caddesi, Cumhuriyet Mahallesi Severcan Caddesi ve 1615 Sokak, Kumbahçe Mahallesi Güvercin Sokak’ta yağmur suyu hatlarında, mazgallarda ve şarampollerde temizlik ile yağmur suyu hatlarında güçlendirme, bakım ve onarım çalışması gerçekleştirdi.
Kanal açma aracı ile mazgal ve yağmur suyu hatları temizlik çalışmaları kapsamında da Geriş, Dirmil ve Turgutreis mahalleleri genelinde, Gündoğan Mahallesi Atatürk ve Kızılburun caddeleri genelinde çalışmalar gerçekleştirildi.
İlçe genelinde meydana gelecek yağışlardan vatandaşların en az şekilde etkilenmesi için çalışmalar aralıksız sürdürülecek. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarımeşe Mahallesi Suadiye Caddesi üzerindeki bir fabrikada zemine dökülen kimyasal madde 2 işçiyi hastanelik etti. Bir işçi madde nedeniyle kaygan zeminde düşerek yaralanırken diğeri de kimyasal tepkimeden etkilendi. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese sağlık, UMKE, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. 2 işçi ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yere dökülen madde ise temizlendi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tavşanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen ortak operasyonda,
Bursa’dan Tavşanlı’ya uyuşturucu sevkiyatı yaptığı tespit edilen B.C. ve uyuşturucu maddeleri saklayan İ.Ö. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Şüphelilerin sakladıkları bölgede yapılan aramalarda: 1 kilo 118 gram bonzai, 9,33 gram metamfetamin ve 6,86 gram skunk ele geçirildi. Yakalanan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tavşanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, yılbaşından bu yana Kütahya genelinde uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan tutuklanan kişi sayısının 173, Tavşanlı ilçesinde ise 26 olduğu bildirildi. Ekiplerin uyuşturucu ile mücadele çalışmalarına kararlılıkla devam edeceği vurgulandı. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göçük altından çıkarılan 1 işçi hastaneye kaldırıldı
İSTANBUL – Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binada kısmen çökme meydana geldi. Çökme sonrasında 2 işçi göçük altında kalırken, olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri tarafından 1 kişinin çıkarıldığı öğrenildi. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binanın üst kısmında çökme meydana geldi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çökme sonrasında 2 kişi göçük altında kaldı. İtfaiye ekiplerinin kurtarma çalışmalarının ardından 1 kişi göçük altından çıkarıldı. Çöken binadan çıkarılan Ümit Kurt isimli işçi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından BakırköySadi KonukEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin göçük altında kalan diğer işçiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törende; Altın Terazi ödüllerinin yanı sıra Habertürk Seyirci Ödülü, SİYAD ve Öğrenci Jürisi ödülleri, sahiplerine takdim edilecek.
‘Herkes için adalet’ Haberi Görüntüle
Festivalde Dün
Elina Psykou imzasını taşıyan Selanik, Prizren ve Kopenhag film festivallerinde ödüller kazanan hibrit belgesel Boşluktaki Bedenler / Stray Bodies gösterimi sonrasında filmin yapımcısı Ivan Madeo izleyicilerle bir araya geldi. AB üyesi devletlerin kürtaj, tüp bebek ve ötanazi yasalarındaki tutarsızlıklar nedeniyle bir ülkeden diğerine giden kadınları takip eden filme dair Madeo “Yönetmen Elina Psykou’nun 2017’de yazdığı bir proje aslında film. Yunan yapımcısı yoktu, bulamamıştı. Ben projeyi okuduğumda çok beğendim. Çok önemli ve üzerine konuşmamız gereken bir konuydu. Filmde izlediğiniz karakterlerin yüzde doksanı gerçek. Hem bu insanların gerçek hikâyesini takip ettiğimiz için hem de araya pandemi girdiği için çekimler uzun sürdü. Çünkü tüp bebek ya da kürtaj için yola çıkan bu karakterleri uzun bir süre takip etmek gerekiyor. Filmin kürtaj ve tüp bebek ile ilgili başlamasına sonunda ise ötenazi olmasına en baştan karar vermiştik. Hem siyasi hem de hukuki sistemimizin bir günden diğerine ne kadar hızlı değişebildiğini biliyoruz. İşte bu yüzden haklarınız için mücadele etmeyi bırakmayın. Sizin olan şeyler için, bedeniniz, sağlığınız, zihniniz için savaşmaktan vazgeçmeyin; kimse bunları sizden almamalı” dedi.
REKLAM
Ivan Madeo yapımcısı olduğu ve festivalde Türkiye prömiyerini yapan bir diğer film olan Michael Krummenacher imzalı Hain / The Traitor gösterimi sonrasında da salondaydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında idam edilen ilk İsviçre vatandaşı Ernst Schrämli’nin gerçek yaşam öyküsünü anlatan film, prensipte tarafsız olan İsviçre’nin tarihinden az bilinen bir kesiti izleyiciyle buluşturuyor. Madeo “Yönetmenin yedi yıl önceki filminin yapımcısı da bendim. O filmden sonra geldi ve dedi ki, İkinci Dünya Savaşı’nda İsviçre hakkında yeni bir film fikrim var. İsviçre’nin Almanya’daki Nazilerle çok güçlü bir işbirliği yaptığını ve o dönemde Nazilere yardım etmek için çok fazla Yahudi kabul etmediğini zaten biliyoruz. Ama benim bilmediğim şey, İsviçre’nin aslında Nazilerle ve Almanlarla yıllar boyu milyarlarca dolarlık silah anlaşmaları yapmış olduğuydu. Ve bu yıllarca devam etti, ta ki savaş değişene ve Almanya aniden savaşı kaybetmek üzere olana kadar. O zaman İsviçre dünyaya tarihin doğru sayfasında durduğunu göstermek için sıradan bir insanı idam etti. Bu hikâyeyi bilmiyordum. İşte bu yüzden düşündüm ve tamam Michael, bu anlatmamız gereken bir şey, çünkü bence kimse bilmiyor dedim” dedi.
Filistinli yönetmen Rashid Masharawi’nin Gazze’deki filmler ve film yapımcıları için kurduğu Masharawi Fonu’nun projesi olan Sıfır Noktasından – Gazze’nin Anlatılmamış Öyküleri festival kapsamında beyazperdedeydi. Filistinle Dayanışma bölümünde yer alan süreleri üç ila altı dakika arasında değişen farklı türlerde 22 kısa filmin gösterimi sonrası, projenin sanat danışmanı aynı zamanda festivalin kısa metraj jüri üyesi Ala Abou Ghoush, bu çarpıcı yapımlara dair merak edilenleri cevapladı. Ala Abou Ghoush “Bu proje savaşın başlamasından iki ay sonra oluştu. Herkes gibi biz de düşünüyorduk ne yapabiliriz diye. Haberleri izliyorduk, ailelerimizi arıyorduk. Rashid Masharawi de Gazzeli’dir. Kendisi gidip bir film yapmaktansa oradakilere anlatılmayan öykülerini anlatmak için bir fırsat vermek istedi ve bu fonu kurdu. Çünkü haberlerde her şey çok hızlı geçiyor. Bu kolay olan kısmıydı, zor olan kısmı iletişim kurmaktı. Savaş zamanı, elektrik yok, internet yok, su yok. İnsanlarla temas kurmayı nasıl başaracağız diye düşündük. Bir de bu ortamda öykülerini anlatmak isteyecek kişileri nasıl bulacağız? Telefonları şarj etmek, kamera bulmak, bütün bunlar büyük bir mesele. Bu gerçekten çılgınca bir çabaydı. İzlediğiniz filmleri yapanların yüzde sekseni sinemacı değil, ancak birkaç tanesinin bu işlerle ilişkili olduğunu söyleyebilirim. Çok karmaşık bir süreç oldu bu. Bir yandan da duygusal açıdan çok yıpratıcıydı. Her şey bittiğinde de bu filmleri göstermek çok önemliydi bizim için. Çünkü Gazzelilerin istediği de bu” dedi.
REKLAM
Lotfi Achour Locarno Film Festivali Bugünün Sinemacıları bölümünde dünya prömiyerini yapan ve Vancouver FF’de İzleyici Ödülü kazanan Kırmızı Çocuklar / Red Path filminin ikinci gösteriminde Kadıköy Sineması’nda izleyicilerle buluştu. Festivalde dün aynı zamanda Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması heyecanı yaşayan on film ikinci gösterimleri için bir kez daha beyazperdedeydi. Film gösterimleri sonrasında yönetmenler Cansu Baydar, Atakan Yılmaz, Yakup Tekintangaç, Elnaz Ghaderpour ve Reza Gamini filmlerine dair merak edilenleri yanıtladılar.

Festivalde Bugün – 28 Kasım
Festivalin son gününde dokuz film beyazperdede olacak. İBB Beyoğlu Sineması’nda 14.00 seansında Filistin ile Dayanışma bölümü kapsamındaki Sıfır Noktasından – Gazze’nin Anlatılmamış Öyküleri gösterimi yapılacak. Filistinli yönetmen Rashid Masharawi’nin Gazze’deki filmler ve film yapımcıları için kurduğu Masharawi Fonu’nun Gazze halkının sesini duyurmak ve çoğu zaman duyulmayan deneyimlerini belgelemek için tasarlanan projesi olan Sıfır Noktasından – Gazze’nin Anlatılmamış Öyküleri, süreleri üç ila altı dakika arasında değişen farklı türlerde 22 kısa filmden oluşuyor. Projenin ekip üyelerinden, aynı zamanda festivalin kısa metraj film yarışması jürisi olan Ala Abou Ghoush filmin gösterimine katılacak.
Dördüncü günü geride bıraktı Haberi Görüntüle
CineWAM Nişantaşı City’s’de saat 14.00’da Liliana Torres’in “Anne olmak istememek bir tercih ve hak olamaz mı, anne olmamak için illa bir sebep mi gerekiyor?” sorusu ile ataerkil mutluluk formülüne farklı bir bakış açısı getirdiği filmi Memeli / Mamifera izleyiciyle buluşacak. Bu yıl Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümünün dikkat çeken yapımlarından, Somali sineması için cesur bir yeni ses olan Mo Harawe imzalı Cennetin Yanındaki Köy / The Village Next to Paradise 16.30 seansında gösterilecek. Yönetmenin memleketi Somali’ye Batı’nın önyargılı bakışının tam tersi bir portre çizdiği Cennetin Yanındaki Köy, Cannes’a seçilen ilk Somali filmi olarak tarihe geçti. Mara Tamkovich izleyiciyle ilk kez New York Tribeca Film Festivali’nde buluşan Polonya yapımı Kurşuni Gökyüzü Altında / Under The Grey Sky ile ilkeli ve cesur gazetecilik yapmanın bedellerini ödeyen Belarus gazeteci Katsiaryna Andreyeva ve eşi Igor Ilyash’ın gerçek öyküsünü anlatıyor. Kurşuni Gökyüzü Altında 19.00’da izleyiciyle buluşacak. 2020’de ilk filmi Namo ile Altın Terazi kazanan, 2022’de Sonu Yok ile yeniden yarışmaya seçilen Nader Saeivar imzalı, Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Şahit / The Witness 21.30’da gösterilecek. Nader Saeivar ve Cafer Penahi’nin senaryosunu birlikte yazdıkları film, İran’da geçen adli bir meseleyi beyazperdeye taşıyor.
İzleyicilerin sorularını cevapladı Haberi Görüntüle
Türkiye prömiyerini festivalde yapan Michael Krummenacher imzalı Hain / The Traitor 14.00’te Kadıköy Sineması’nda gösterilecek. İkinci Dünya Savaşı sırasında idam edilen ilk İsviçre vatandaşı Ernst Schrämli’nin gerçek yaşam öyküsünü temel alarak sunan film, İsviçre’nin tarihinden az bilinen bir kesit ile geçmişle de hesaplaşıyor. Yönetmenin önceki filmleri gibi Yunanistan’ın Tuhaf Dalga akımından izler taşıyan Elina Psykou imzalı Boşluktaki Bedenler / Stray Bodies 16.30 seansında beyazperdede olacak. Film, AB üyesi devletlerin kürtaj, tüp bebek ve ötanazi yasalarındaki tutarsızlıklar nedeniyle bir ülkeden diğerine giden kadınları takip ediyor. Her iki filmin de yapımcısı olan Ivan Madeo da izleyicilerle buluşacak.
İlgiyle devam ediyor Haberi Görüntüle
José Giovanni’nin yönettiği unutulmaz klasik Şehirde İki Adam / Deux Hommes Dans La Ville 19.00’da beyazperdede olacak. Polis soruşturmasından, mahkemelerden, infaz kurumlarına kadar adalet sisteminin içinde geçen ve birçok tartışma açan filmin başrollerini geçen yaz kaybettiğimiz Alain Delon ve Fransız sinemasının usta oyuncusu Jean Gabin paylaşıyor. Festival Anadolu yakasındaki izleyicilerine 21.30 seansında gösterilecek Brezilya Cinema Novo akımının ustası Glauber Rocha’nın toplumsal adaletsizliğe isyanı anlattığı filmlerinin en çarpıcı olanı Kara Tanrı, Beyaz Şeytan / Black God, White Devil ile veda edecek. İlk gösteriminden 60 yıl sonra yenilenen 4K kopyasıyla izleyiciyle buluşacak unutulmaz bir klasik olan film, kırsal kesimden yoksulluk, eşitsizlik, öfke, başkaldırı, cinayet ve intikam içeren, iki bölümden oluşan bir öykü anlatıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şişli Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen BASE’in 8. edisyonu, Habertürk ve Bloomberg HT’nin medya sponsorluğunda, Trendyol Sanat ana sponsorluğunda, Bilgili Holding ana mekan sponsorluğunda, Bilgili Sanat iş birliğinde The Ritz-Carlton Residences Istanbul B Blok’ta sanatseverlere kapılarını açtı.

Bu yıl 33 şehirde, 40 üniversiteden, yeni mezun 132 sanatçıyı ağırlayan fuarda, resim, fotoğraf, seramik, cam, heykel, video, yeni medya, grafik tasarım ve geleneksel Türk sanatları gibi farklı disiplinlerde üretilmiş yaklaşık 150 eser yer alıyor.
BASE Kurucu Ortağı İdil Bilge, sanat okumaya cesaret eden, emek veren, yaratım gücünü sanat alanında gösteren gençlere mezun olduklarında hayatlarını kolaylaştıracak, sanatsal anlamda kariyerlerini devam ettirebilmelerine yardımcı olacak bir platform sunmak istediklerini söyledi.
REKLAM
KARİYERLERİNDE BİR BASAMAK OLMAYI MİSYON EDİNDİK
Bilge “BASE’i 2017 yılında hayata geçirdik. Zaman içerisinde dünyamız aslında buraya kaydı. Yurt dışına gittiğimizde mezuniyet sergilerinin yapıldığını görüyorduk. O sene Türkiye’de okuyan lisans, yüksek lisans ve hatta doktora mezunları da başvurdu. Mezun olanlara böyle bir platform yapmak istedik. Doğru kontaklarla onları bir araya getirip aslında kariyerlerinde doğru yerlere gelmelerinde bir basamak olmayı misyon edindik. Galeriler, alıcılar, küratörler, sanat tarihçileri bazen kendilerinden daha kıdemli sanatçılarla da fikir alışverişi yapabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

Büyük şehirler dışında okumuş ve sanatçı olmaya baş koymuş kişilere de ortam sağlandığını dile getiren Bilge, şunları kaydetti:
REKLAM
“Türkiye’deki mesafeleri kaldırarak herkese eşit görünürlük vermek, nerede okumuş olursa olsun dönemdaşlarıyla eşit fırsat sunabilmek için aslında BASE’i hayata geçirdik. Yaklaşık 2 bine yakın yeni mezun oluyor. Tek kriterimiz yeni mezun olması. Yaşı ya da hangi temada hangi pratikte çalıştığının önemi yok. Çok serbest bırakıyoruz bu konuda. Bizim her sene 15 kişilik bir jürimiz oluyor. Çok fazla değişik gözün olmasını çok önemsiyoruz. Çünkü amacımız kişisel zevki yansıtmak ya da estetik olarak çok güzel bir sergi yapmak değil. Kimin yeteneği varsa kaçırmamak için her disiplinden bir göz koyuyoruz jüriye. Yani ressam, heykeltıraş, fotoğraf sanatçıları, galericiler, küratörler, koleksiyoner ve sanat tarihçileri var. Potansiyeli olan kim varsa gözden kaçırmamak için ince eleyip sık dokuyarak bir seçki yapıyorlar.”

ÜCRETSİZ OLARAK ZİYARETE AÇIK
Ücretsiz olarak ziyarete açık olacak BASE, yeni mezun sanatçıların yaratıcılıklarını ve üretme motivasyonlarını desteklemek, onların sanat profesyonelleri ve sanat izleyicileri ile diyaloglarını geliştirmek misyonuyla 8 yıldır düzenleniyor.
Ayrıca BASE ve Trendyol Sanat iş birliğinde gerçekleşecek Konuk Ülke Azerbaycan: Genç sanat üretimine bakış sergisinde Azerbaycan’dan yeni mezun ve son yıllarda mezun olmuş 14 genç sanatçının yaklaşık 30 eseri yer alacak. Sergi Azerbaycan’ın çeşitli sanatsal ifadelerini sergileyerek her iki ülkedeki paralel sanat üretimini gözler önüne seriyor.

BASE’in 2024 yılı başvurularını Ari Meşulam, Bahar Kızgut, Coşar Kulaksız, Daryo Beskinazi, Derya Yücel, Ergin Çavuşoğlu, Esra Aliçavuşoğlu, Gülay Semercioğlu, Nermin Er, Oya Delahaye, Serkan Özkaya, Sinan Demirtaş, Yaşam Şaşmazer ve Yekhan Pınarlıgil’den oluşan seçici kurul değerlendirdi.
Küratörlüğünü Derya Yücel’in üstlendiği programa ilişkin detaylı bilgiye base.ist adresinden ulaşılabiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sibel Can, Tuluğ Tırpan yönetimindeki senfoni orkestrası eşliğinde Ankara CSO Ada’da sevenleriyle buluştu.
Amor Gariboviç imzalı siyah elbisesiyle dile düşen Sibel Can, sahnede zor anlar yaşadı.
KIYAFETİNİN AZİZLİĞİNE UĞRADI
Sahne kıyafetiyle günlerdir gündemde olan ünlü şarkıcı Sibel Can, sahnede talihsiz bir kaza yaşadı.
Ünlü şarkıcı, performans sırasında dengesini kaybederek düştü.
İKİ KİŞİNİN YARDIMIYLA KALKABİLDİ
Bir süre yerden kalkamayan ünlü sanatçı, 2 kişinin yardımıyla zor bir şekilde ayağa kalkabildi.
Sibel Can daha sonra hiçbir şey olmamış gibi şarkısına devam etti.

MORAL VERDİLER
Müzikseverler Can’a moral olmak için alkış tuttu.
ELBİSESİNİN FİYATI DUDAK UÇUKLATTI
Sibel Can’ın sahneye çıktığı elbisenin tasarımcısının ünlü modacı Amor Garibovic olduğu ve bu elbisenin Sibel Can’a hediye olarak verildiği ortaya çıktı.
Ancak, bu elbisenin fiyatı dudak uçuklatacak kadar yüksek.
Sosyal medyada gündem olan bu kıyafetin fiyatı tam olarak 150 bin TL.


Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Melisa Aslı Pamuk ve Yusuf Yazıcı, gizli saklı ilerledikleri ilişkilerini nikah masasında taçlandırdı.
Trabzon’a gelin giden Melisa Aslı Pamuk, ilk bebeğine hamile olduğunu ise geçtiğimiz günlerde açıkladı.
Bir erkek bebek bekleyen Melisa Aslı Pamuk, son olarak sosyal medyadan nişan fotoğraflarını hayranlarının beğenisine sundu.
NİŞAN KARELERİ GÖRÜCÜYE ÇIKTI
İkili hem nişanı hem de düğünü gözlerden uzak yaptı. Melisa Aslı Pamuk ise beyazın ağırlıklı kullanıldığı nişan karelerini yayınladı.
“Film rulomu karıştırıyorum” notunu düştüğü kareleri yayınlayan Pamuk, zarif tercihleriyle de beğenildi.
Melisa Aslı Pamuk’un gül detaylı bir elbise giydiği, Yusuf Yazıcı’nın ise kocaman güllerle jest yaptığı görüldü.




Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADINLARIN en sık yakalandığı kanser türlerinin başında gelen meme kanserinin teşhisiyle ilgili Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hamza Feza Carlak, ABD, Avrupa ve Türkiye’den patent aldığı bir yöntem geliştirdi. Yapay zeka ve yüksek çözünürlüklü termal kameralar kullanılan sistemde; kanser şüphesi bulunan dokuya verilen elektrik akımıyla ısınan hücreler arasında sağlıklı hücreyle kanserli hücre cildin 9 milimetre altından tespit edilebiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC) son yayımladığı ve 2022 yılı verilerini paylaşan raporda yaklaşık 19,97 milyon yeni kanser vakasının kaydedildiği dikkati çekti. 10,31 milyonu erkeklerde, 9,66 milyonu kadınlarda görülen kanser vakalarında erkeklerde en fazla akciğer, prostat, kolorektal, mide ve karaciğer kanseri tespit edilirken, kadınlarda en çok meme kanseri ve rahim kanseri vakaları görüldü. 2018- 2022 döneminde 53,5 milyon kanser vakası kaydedilirken, 2022’de 9,7 milyondan fazla kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi. Kadınlarda meme kanserinin erken teşhisle tedavisinin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhis yöntemleri üzerine çalışmalar geliştiriyor.
‘TÜMÖRÜ CİLDİN 9 MİLİMETRE ALTINDAN TESPİT EDEBİLİYORUZ’
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hamza Feza Carlak, tıp alanında mühendislik çalışmalarına ağırlık veriyor. Doç. Dr. Carlak, özellikle meme kanserinin teşhis ve tedavisi için geliştirdiği yöntemle kanserli hücreyi termal kamerayla cilt altından tespit edebiliyor. Yapay zekadan da destek alınan çalışma için yüksek çözünürlüklü özel yazılımlı termal kamera kullanıldı. Patenti de alınan çalışmanın temelde kanserli hücrenin bulunduğu düşünülen bölgeye verilen elektrik akımıyla kanserli hücre ile sağlıklı hücre arasındaki ısı farkını tespit etmeye yönelik olduğunu anlatan Doç. Dr. Carlak, “Vücudun elektrik iletkenliğini de kullanarak kanserli ve sağlıklı dokuları birbirinden ayırabiliyoruz. Kanserli dokunun meme üzerinde oluşturduğu sıcaklık farkı sağlıklı dokuya göre daha yüksek olacağından 3 milimetreküplük tümörü cildin 9 milimetre altından tespit edebiliyoruz. Tümör dokunun daha büyük olması halinde de daha derinlerden tespit edebiliyoruz” diye konuştu.
‘VÜCUDA OLUMSUZ BİR ETKİSİ YOK’
Mamografinin şu an en yaygın yöntem olarak kullanıldığını ancak bu yöntemde vücuda zararlı x-Ray ışınlarının uygulandığını kaydeden Doç. Dr. Carlak, kendi geliştirdiği cihazla ilgili şu bilgiyi verdi: “Vücuda olumsuz bir etkisi yok. Çok mobil bir cihaz. Hızlı şekilde görüntü veren bir sistem. Kısa sürede bizim bu görüntülemeyi yapmamız mümkün. Maliyeti de düşük. Hastaların daha erken evrelerde tümör tespiti yapılabiliyor” dedi.Cihazın ABD, Avrupa ve Türkiye’den patenlerinin de alındığını anlatan Doç. Dr. Hamza Feza Carlak, “Artık ticarileşme aşamasına geçtik. Çeşitli firma ve yatırımcılarla görüşmelerimiz sürüyor” diye konuştu.
Haber-Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir vakıf üniversitesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Başar Cander ve Doç. Dr. Bahadır Taşlıdere, Roma’da bu yıl 10’uncusu yapılan kongrede, “Acil Serviste Akciğer Ödemi Olan Hastalarda Diüretik Tedavi Yanıtının Ters-FALLS Protokolü Kullanılarak Değerlendirilmesi” başlıklı çalışmayla öne çıktı.
Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Cander, her iki dalda Türkiye’ye ödül verilmesinin tıp alanında dünyaya öncü rolünü göstermesi açısından önemi oluğunu söyledi.
Tüm gelişmiş ülkeler arasında bu bilimsel çalışmaların ödül almasının Türkiye’nin acil tıpta dünyada lider rolünü perçinlediğini ifade eden Cander, “Birçok branştan farklı olarak Türkiye’de Acil tıp hizmetlerinin dünyada bulunduğu konum birçok ülkeye örnek olacak durumda. Bir taraftan her gün afet düzeyinde hasta bakarken, bir taraftan da dünya acil tıbbına katkı sunacak çalışmaların yapılması ve bunların ödül alması büyük fedakarlıkla birlikte önemli bir tecrübeyi yansıtıyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince bir eve düzenlenen operasyonda 52 kilo 700 gram skunk ele geçirildi. Operasyonda 1 kişi gözaltına alındı. Şüpheli, emniyetteki ifadesinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’da yenidoğan bebekleri anlaşmalı özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek, haksız kazanç sağlayan ve kusurlu davranışlarda bulunarak ölümlerine neden olan Fırat Sarı ve İlker Gönen’in de aralarında bulunduğu 22’si tutuklu 47 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşmanın sekizinci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı.
Bakırköy Adliyesi 22. Ağır Ceza Mahkemesi Salonu’nun kapasitesinin yetersiz olması sebebiyle duruşma konferans salonunda görülüyor. Fırat Sarı ve İlker Gönen’in de aralarında bulunduğu 22’si tutuklu 47 sanıklı davada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır edilirken, bazı tutuksuz sanıklar da bulundukları şehirlerdeki adliyelerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Duruşma saat 10.15’te kimlik tespitinin ardından tutuksuz sanık Ceren Hatice Kırım’ın savunmasıyla başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EROZYONLA Mücadele Haftası kapsamında TEMA Manavgat İlçe Temsilciliği tarafından ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştirildi.
Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında Manavgat TEMA İlçe Temsilciliği üyeleri, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nden bando eşliğinde hareket eden grup yürüyüşünü Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde tamamladı. Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan törende konuşan Manavgat TEMA Temsilcisi Şenay Malbora, bu yıl ‘Sağlıklı Toprak Sağlıklı Yaşam’ sloganı ile hareket ederek yürüyüş gerçekleştirdiklerini söyledi.
Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprağın erozyona uğradığını vurgulayan Malbora, “Topraklarımızın sağlığını korumak tercih değil, hepimizin sorumluluğu. Tükettiğimiz gıdanın yüzde 95’ini topraktan sağlıyoruz. Ne yazık ki erozyon ormansızlaşma, yanlış arazi kullanımı, kirlilik gibi faktörlerle toprak sağlığını tehdit ederek verimliğini ve yetiştirilen tarım ürünlerinin besin değerini azaltıyor. Her yıl yaklaşık 12 milyon hektar tarım toprağı bozuma uğrayarak sağlığını ve üretkenliğini kaybediyor” diye konuştu.
Haber-Kamera: Ömer KARÇA/MANAVGAT,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da yaşayan Övünç Şan, iş çıkışında ailesiyle birlikte bir şırdancıya gitti. Burada şırdan yiyen Övünç Şan’ın nefes borusuna yediği yemeğin parçası kaçtı. Aynı restoranda yemek yiyen matematik öğretmeni Kadir Bardakçı, Şan’ın yardımına koştu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından daha önceden verilen ilk yardım eğitimlerinde “Heimlich manevrası”nı öğrenen Bardakçı, bu yöntemle Şan’ın nefes borusuna kaçan şırdan parçasının çıkmasını sağladı. Yaşananlar ise güvenlik kameralarına yansıdı.
“ŞIRDANI HIZLI YEDİM BOĞAZIMA TAKILDI”
Övünç Şan, “İşten çıktıktan sonra eşim ve çocuğumu evden alıp şırdan yemeye geldik. Şırdanlar o kadar güzel görünüyordu ki, ben de günün vermiş olduğu açıklıkla beraber birden hızlıca yemeye başladım. İlk aldığım lokmayı o kadar büyük ısırdım ki ilk başta öksürük oldu. Sonra lokmamı yutmaya çalıştıkça boğazıma takıldı” dedi.
“CAN BORCUM VAR”
Kendisini kurtaran kişiye minnet duyduğunu belirten Şan, “Nefes alamadığımı anladım. Herkes bir telaş içerisinde, eşim ve buradaki insanlar bana yardım etmeye koşturdu. Burada az önce tanıştığım Kadir Bey, o benim kahramanım. Beni hayata döndürdü, kendisine can borcum var. Yapmış olduğu Heimlich manevrası ile boğazımda kalan lokmayı çıkardı. Nefes almaya başladım, kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kadir Bardakçı ise, “Yemek yerken bağırtıya çıktım. Olayın ne olduğunu anlamaya çalıştım, sonra arkadaşımızın yediği yemeğin nefes borusuna kaçtığını fark ettim. Daha önce de Milli Eğitimin düzenlemiş olduğu eğitimlerle Heimlich manevrasını öğrenmiştim. Aldığımız eğitimler haricinde hiç denememiştim, ilk defa başımıza geldi. O da çok şükür işe yaradı, arkadaşımız nefes almaya başladı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Trafik Jandarması Timlerince; 26 Kasım tarihinde, “Emniyet Kemeri Kullanımına” yönelik özel trafik denetimi gerçekleştirildi. Yapılan denetim sonucunda 1.364 araç ve sürücü kontrol edilerek, 58 araç ve sürücüsüne trafik idari para cezası düzenlendi. 9 aracın trafikten men edildiği uygulamada aranan 2 şahıs ve 2 yakalamalı aracın da yakalandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekim 2023’te glioblastoma teşhisi konan Miller, ameliyat sonrası yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ameliyatta uyanık kalmayı ben seçtim. Doktorlar sol tarafımı nasıl kullandığımı sorduğunda gitar çaldığımı söyledim. Ameliyat sırasında beni uyandırıp gitar çalmamı istediler. Bildiğim şarkıları çalamadım ama akorları çalabildim.”
Miller, hastalığına rağmen kilise korosundaki çalışmalarına devam ediyor. “İlginç bir durum yaşıyorum. Konuşurken zorlanıyorum ama şarkı söylerken hiç sorun yaşamıyorum” diyen Miller, üç ayda bir kontrole gidiyor.
Ameliyatının yıldönümünde anlamlı bir kampanya başlatan Miller, beyin tümörü araştırmalarına destek için bir ayda 159 kilometre yürümeyi hedefliyor. Şimdiye kadar 27 bin TL değerinde bağış toplayan Miller, “Ehliyetimi bırakmak zorunda kaldım ama yürüyebiliyorum. Bu kampanyayla umut olmak istiyorum” dedi.



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gıda güvenliği ve hijyen standartlarının artırılmasını hedeflediklerini belirten Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, bu tür çalışmaların, bölgedeki yemek sektörünün gelişimine ve tüketici sağlığının korunmasına katkı sağlamayacağını söyledi.
Esra Uzun tarafından hem işletme sahipleri hem de çalışanlar tarafından büyük bir ilgiyle takip edilen eğitimin sürdürülebilir bir gıda güvenliği sistemi oluşturulması adına büyük önem taşıdığı vurguladı.
Eğitimde, Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol ekiplerinin sahada karşılaştığı problemler detaylı bir şekilde ele alındı. Bu sorunların nedenlerine ve çözüm yollarına dair derinlemesine değerlendirmeler yapılarak, sektör temsilcilerinin konuya dair bilinç seviyesinin artırılması hedeflendi. Aynı zamanda, gıda hijyeni konusunda temel ilkeler ve ilgili mevzuat hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yapıldı. Katılımcılara, mevzuat gerekliliklerine uyumun işletmelerin hem tüketici güvenini sağlamada hem de yasal sorumluluklarını yerine getirmede ne kadar kritik bir rol oynadığı aktarıldı.
Eğitim, sadece teorik bilgilerle sınırlı kalmayarak, işletmelerin günlük faaliyetlerinde uygulayabileceği pratik önerilerle zenginleştirildi. İşletmelere, hijyen yönetimi, risk analizi ve güvenilir gıda üretimi konularında daha etkili yaklaşımlar benimsemeleri için rehberlik edildi. Bu çalışmaların, işletmelerin sektördeki rekabet gücünü artırmasına ve tüketicilere daha güvenilir hizmet sunmasına katkı sağlaması bekleniyor. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş:
“Bugün Trabzon’daki heyelan sahalarında çok katlı binalar var”
TRABZON – Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan nüfusun yoğun olduğu Beşirli ve Akyazı mahallerinin heyelan sahaları nedeniyle tehlikeli olduğunu söyledi.
Trabzon’da bir dönem tütün tarlası olarak kullanılan arazilere yapılan yüksek katlı binalar tehlikeye de beraberinde getirdi. Yaklaşık 50 yıl önce Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmanın ardından heyelan sahası olması nedeniyle yapılaşmaya kapatılan Beşirli ve Akyazı mahalleri günümüzde en yoğun yapılaşmanın ve nüfusun olduğu mahalleler arasında yer aldı.
3 riskli fay ortasında bulunan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde uzmanlar özellikle dolgu ve heyelanlı alanlara yapılan yüksek katlı binalara karşı uyarılarda bulundu. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un kuzeye bakan yamaçlarının çok faylı, kırıklı bloklar halinde ve heyelanlı bir saha olduğunu söyledi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün 1970’li yıllarda Beşirli ve Akyazı mahallerinde metropol adı altında bir haritalama yaptığını kaydeden Bektaş, “Gelecekteki şehirleşmeye ışık tutabilmek için bu amaçlanmıştı. Orada heyelan sahaları tespit edildi. 50 yıl önce o heyelan sahalarında risk sıfırdı. Oralar tamamen tütün tarlasıydı. Ama bugün o heyelan sahalarında çok katlı binalar var. O heyelan sahalarının önünde artı olarak Akyazı, Beşirli gibi dolgu alanları oluşturduk. Şehir Hastanesi ve stat var. Bu iki stratejik yapı dolgu alanı üzerinde duruyor. Burada iki tehlikenin olduğunu bilmemiz gerekiyor. Orası Akyazı heyelan sahasının ön cephesinde yer alıyor. Kuzeyde olabilecek bir kitle hareketi doğrudan dolguyu etkileyecek. Beşirli’de de aynı sorun var. Bunlar için uydudan kitle hareketlerini incelememiz lazım. Bunun masrafı yok. Pahalı bir şey değil. Üniversitedeki harita bölümü bunu rahatlıkla yapabilir. Ancak ilk önce tehlikenin bilincine varmamız lazım. Biz bilimi kullanmazsak bu doğal olaylar afete dönüşmeye devam edecektir” dedi.
“Uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım”
Tehlikeye rağmen Beşirli ve Akyazı mahallelerindeki şehirleşmenin büyüdüğünü dile getiren Bektaş, “Doğal afetin olmasının en büyük nedeni bizleriz. Bilimi kullanmıyoruz. Bütün dünya kitle hareketlerini uydudan takip edebilir. Milimetre cinsinden hareketini takip ediyor. Beşirli ve Akyazı’daki yerleşim yerlerinden hala nüfus büyüyor. Şehirleşme artıyor. Bu insanların can ve mal güvenliği için oraların belediyece şehirleşme açısından ivedilikle uydudan sürekli olarak gözlemlenmesi lazım. Yerden yapılan jeolojik etütlerle bu tehlike bertaraf edilemez. Beşirli eskiden beri kayıyor. Daha önce Beşirli heyelan sahası olduğu için imara kapanmıştı. Ama daha sonra siyasi kararlarla Beşirli ve Akyazı’yı imara açtılar. Hatta bazı binalar kaydığı için yapılaşmayı durdurdular. Politik kararlar bilimin önüne geçerek her taraf yerleşime açıldı. Ancak Beşirli ve Akyazı heyelan sahası basamaklar halindedir. Bu basamaklar üzerinde yerleşim alanları, çok katlı binalar sürekli gelişiyor. Akçaabat ilçesindeki Yıldızlı mahallesinde de aynı şekilde tehlike var. Ama bu tehlikeleri uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım. Yer deformasyonu olduktan sonra binaya yansıyorsa çok geç kalmış oluyoruz. Binada deformasyon olduğu zaman bina zaten çökmüş demektir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN – Mersin’de jandarma ekiplerinin 3 ilçede düzenlediği operasyonda uyuşturucu ticareti yapan 4 şüpheli yakalandı.
Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucuyla mücadele çerçevesinde çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında Tarsus, Silifke ve Çamlıyayla ilçelerinde 4 şüphelinin uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edildi. Bunun üzerine şüphelileri takibe alan ekipler operasyon düzenledi. Operasyonda 4 şüpheli de yakalanarak gözaltına aldı. Yapılan aramalarda ise 1 kilo 648 gram bonzai, 607 gram kubar esrar, 107 gram metamfetamin, 108 adet uyuşturucu hap, 1 adet hassas terazi, 5 adet uyuşturucu madde kullanma aparatı ile 1’er adet tabanca, av tüfeği, bıçak ile bir miktar nakit para ele geçirildi.
Yakalanan şüpheliler adli işlemleri yapılması için jandarmaya götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>U.K’nin (25) kullandığı motosiklet, İnönü Caddesi’nde bir aracın yan aynasına çarparak devrildi.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Yaralı sürücü o sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURDUR’da kaldırımda hareketsiz halde bulunan Ahmet Ç.’nin (55) hayatını kaybettiği belirledi.
Burdur’da saat 06.30 sıralarında İnönü Caddesi’ndeki bir otelin önünde kaldırımda hareketsiz yatan kişiyi görenler polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Ahmet Ç.’nin yaşamını yitirdiğini belirledi. İncelemede Ahmet Ç.’nin bulunduğu yerdeki otelin 3’üncü katında yer alan odada konakladığı tespit edildi. İntihar ettiği değerlendirilen Ahmet Ç.’nin cenazesi savcı incelemesinin ardından otopsi yapılmak için Burdur Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MESKİ Genel Müdürlüğü, açıkta bulunan su boruları ve sayaçlarının korunması için vatandaşlara önerilerde bulunarak, donma tehlikesine karşı uygun yöntemler hakkında bilgilendirme yaptı. Mersin’in yüksek kesimlerinde yaşayan vatandaşların kış aylarına hazırlıklı girmesi için gerekli adımları atmalarını tavsiye eden MESKİ’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Kış aylarında açıkta bulunan su sayaçları ve borularının uygun yöntemlerle soğuğa karşı korunması gerekmektedir. Sayaçların donmaması için alınan önlemler arasında; su borularının bez, boru kılıfı, izocam veya yün ile kaplanması, sayaçların bulunduğu yerlerde demir, ahşap veya beton malzemeden muhafaza sandıkları yapılması, vana koruyucu ceketleri kullanılması yer almaktadır.”
“Donan sayaca kesinlikle ateş veya sıcak su ile müdahale edilmemeli”
Soğuk hava şartlarında sayaçların donması durumunda, donan sayaca kesinlikle ateş veya sıcak su ile müdahale edilmemesi gerektiği vurgulanan açıklamada “Bu tür müdahalelerin, su borularında patlamalara ve su kaybına yol açabileceği unutulmamalıdır. Sayaçların donması veya patlaması halinde Alo 185 Çağrı Merkezi ya da şubelerimize başvuru yapan vatandaşlarımızın sayaç değişim işlemleri kısa sürede gerçekleştirilmektedir. Kurumumuz, sorunları kısa süre içinde çözerek, vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermeyi hedeflemektedir. Özellikle sıcaklığı sıfır derecenin altına düşen yaylalarda, müstakil evlerde ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızı, bu önemli konuda hassas davranmaya ve gerekli önlemleri dikkate almaya davet ediyoruz” ifadeleri kullanıldı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Toroslar Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, Çocuk Gelişim Merkezleri Genel Koordinatörü Özlem Tanışık tarafından verilen seminer, interaktif şekilde gerçekleştirildi. Ekran kullanımı konusunda kritik yaş seviyesinin 7 yaşa kadar olan süre olduğuna dikkat çeken Tanışık, günümüzde ekran kullanımının erken çocukluktaki olumsuz etkilerini bilimsel veriler eşliğinde anlattı. Seminerde, 7 yaşa kadar olan sürenin altın yaş olduğunu vurgulayan Tanışık, “7 yaşa kadar olan dönem, çocukların birçok davranış kalıplarının oturduğu kritik bir dönemdir. Bu kritik dönem ve altın çağda, ebeveynler olarak mümkün olduğunca onların bu yolculuğunu gelişimsel alanlarına teşvik edecek oyunlarla rehberlik etmemiz gerekiyor” dedi.
“Daha sağlıklı bireyleri ekrandan uzak tutarak yetiştirebiliriz”
Seminerde; dil ve konuşma, obezite, uyku sorunlarının yanı sıra şiddet eğilimi ve sosyalleşmede ciddi problemler yaşandığını başlıklar halinde açıklayan Tanışık, “Günümüz çocuklarında okullarda yaşanan uyum problemi, sosyal hayatta yaşanan temel uyum problemleri, ekrana fazla maruz kalmaktan ortaya çıkabiliyor. Çocukların normal gelişim evrelerini tamamlamakta zorlanmaları, fazla ekran kullanımı ile birlikte tüm bu süreçte çocuklarda duygusal etkiler oluşturduğu gibi, onların fizyolojik yapılarında bozulmalara yol açarak ‘dijital demans’ kavramını doğurmaktadır” diye konuştu. Ekran kullanımının kısıtlanması amacıyla tercih edilecek etkinlik ve aktiviteler konusunda da ebeveynlere öneriler veren Tanışık, “Çocuklarımızın geleceğine ışık tutmak için geç değildir. Bugün alacağımız kararlarla ve onlara oluşturacağımız rutinlerle, daha sağlıklı bireyleri ekrandan uzak tutarak yetiştirebiliriz” ifadelerini kullandı.
“Ailelerin, önce kendi ekran bağımlılığını gözden geçirmesi gerekiyor”
Seminere katılan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da gerçekleştirdikleri etkinliklerle çocukların ekrandan biraz da olsa uzak kalmalarını sağlamayı amaçladıklarını belirtti. Dokucu, “TarsusGençlik Kampı’nda, doğa içinde yaşına uygun etkinliklere katılan çocukların telefon veya tablet taşımadıklarını görüyoruz. Çünkü dikkatlerini yönlendiren çalışmalar yapılıyor” diye konuştu.
Çocukların sağlıklı gelişmesine darbe vuran ekran bağımlılığının ekran manipülasyonu olduğuna dikkat çeken Dokucu, “Ailelerin sağlıklı aile bütünlüğü için de önce kendi ekran bağımlılığını, sonra da çocuğunun ekran bağımlılığını gözden geçirmesi ve üstüne düşen görevi yapması gerekiyor” dedi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 23 Kasım günü saat 20.00 sıralarında Halil Rıfat Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Erol Ancu akşam saatlerinde iş yerinden çıkarak evine doğru gitmeye başladı. Kaldırımda yürüyen Ancu, elektrik için kazı çalışmasının yapıldığı noktadan geçtiği sırada patlama meydana geldi. Olay sonucunda yere savrulan Ancu, ağır şekilde yaralandı. O sırada kaldırımda bekleyenlerde panik yaşadı. Patlama anı ve sonrasında yaşananlar ise kameralara yansıdı.
KALDIRIMDA YÜRÜRKEN PATLAMADA YARALANDI
Çevredekilerin müdahale ettiği Ancu, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla TaksimEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ameliyata alınan Ancu’nun dalağının alındığı, kaburgasının kırıldığı ve iç kanama geçirdiği öğrenildi. Ancu’nun ailesinin şikayetçi olduğu olayla ilgili polis çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, La Nina dönemine girildiğini belirtip, sert bir kış yaşanacağını söyledi. Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor” dedi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava sıcaklıklarının cumartesi gününden itibaren batı kesimlerden başlayarak yurt genelinde 10 ila 15 derece, Karadeniz Bölgesi’nde yer yer 18 derece azalarak mevsim normalleri altına ineceğini duyurdu. Beklenen soğuk hava dalgası, hafta boyunca etkili oldu. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
‘İNANILMAZ BİR SOĞUK VAR’
Bu sene sert kışın erken geldiğini belirten Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Kış bu yıl oldukça erken geldi. Özellikle İzmir’de bugün itibarıyla havalar oldukça soğuk. İzmir’in kasım ayı sıcaklığı ortalama 14 derece. Bugünlerde 7,5- 8 derecelere kadar düştü. İnanılmaz bir soğuk var. Bütün Türkiye çok soğuk. Tüm Türkiye’ye kar çok erken geldi. Ankara ve Van gibi çok erken kar yağdı. Bu sürpriz değil. Bu yıl kışın sert geçeceğini ABD’nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) açıkladı. 2024 yılının başından itibaren mayıs dışındaki bütün aylar, ortalamanın üzerine geçti” dedi.
‘DOĞA, MUTLAKA KENDİNİ DENGELER’
Prof. Dr. Yaşar, “Doğa kendini dengeliyor. Eğer çok sıcak bir dönemden geçtiysek, onun arkasından soğuk bir dönem gelir ya da tam tersi. Doğa, mutlaka kendini dengeler. Sıcaklık veya soğuk hava alıp başını gidemez. 2020’den sonra 2021 ve 2022’de çok nadir görülen bir olay oldu. 3 yıl boyunca çok kurak geçti. 2020’de yüzde 12, 2021’de yüzde 9 ve 2022’de yüzde 12 eksik yağış yağdı. Bütün barajlarımız boşaldı. Barajlarımız halen daha dolmadı. Ardından Süper El Nino patladı. Doğa, o 3 yıllık açığı Süper El Nino ile kapatmaya çalıştı. Dubai’de, Sahra’da, Brezilya’da, Avrupa’da seller oldu” diye konuştu.
‘YAĞIŞLI BİR YIL GEÇİRECEĞİMİZE İNANIYORUM’
La Nina’yla soğukların etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor. Öte yandan barajlarımız çok boşaldı. Bugün Tahtalı Barajı yüzde 11’lere düştü. Ciddi bir düşüş. Bu soğumanın ardından şubattan sonra tekrar yağışların normale döneceğine inanıyorum. Sonrasında şahane yağışlı bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Şu an kar yağışı var. Bu da çok güzel. Bizi rahatsız ediyor ama en azından yer altındaki suyu besleyecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akalın’ın fotoğrafına yorum yazan takipçisi şu ifadeleri kullandı: Yıllardır spor yapan Ebru Şallı’da bu kadar kas yok. Helal olsun. İki ayda kas yaptı, ey para nelere kadirsin.
“ÖLÜMDEN DÖNDÜM BİR DAHA TÖVBE”
Demet Akalın, takipçisinin mesajına yaptığı açıklama ile gündem oldu: Akalın, “Yok aşkım 2 hafta yemek yiyemedim kusmaktan. Zayıflama iğnesi oldum. Sus, ölümden döndüm. Bir daha tövbe” dedi.

Kültür SanatDemet AkalınMagazinEğitimSağlıkYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu modeller arasında iPhone ve Samsung markalarının modelleri de yer alıyor. Uygulama artık Android 5.0 ve üzeri sürümler ve iOS 12 ve üzeri sürümler ile çalışabileceğini açıkladı.
İşte WhatsApp’ın desteğini çekeceği telefon modelleri;
APPLE
SAMSUNG
HUAWEİ
LG
MOTOROLA
LENOVO
SONY
AYRICA
Erdem AksoyHaberler.com – TeknolojiTeknolojiWhatsappMobil
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SADECE PİLOTLARIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLACAKLAR”
Paylaşımda, ABD’li savunma şirketi Lockheed Martin tarafından üretilen F-35’in tasarımının “ihtiyaç ve hedeflerin yanlış belirlenmesi” sonucu hatalı bir temele dayandığını belirten Musk, “Bu da uçağı, pahalı ve karmaşık, her telden çalan ama hiçbirinde uzman olmayan bir araç haline getirdi.” ifadesini kullandı.
Musk, “İnsanlı savaş uçakları dron çağında zaten demode. Sadece pilotların ölümüne neden olacaklar.” değerlendirmesinde bulundu. Musk’ın bu yorumu “Elon Musk Amerikan silah sanayiine savaş açtı” yorumlarına neden oldu.
GÜVENİLİRLİK VE BAKIM SORUNLARI
ABD Operasyonel Test ve Değerlendirme Müdürlüğü tarafından yayınlanan yıllık rapora göre, F-35 savaş uçakları 2023’te güvenilirlik, bakım ve kullanılabilirlik konularında bazı zorluklarla karşılaştı ve hedeflenen yüzde 65’lik göreve hazır olma oranının altında kalarak sadece yüzde 51 performans gösterdi.Ocak ayı sonunda yayınlanan raporda, F-35’in, Operasyonel Gereksinimler Belgesi’nde sunulan güvenilirlik ve idame edilebilirlik kriterlerinin altında kalmaya devam ettiği belirtildi.
Benzer şekilde, nisanda yayınlanan ABD Hükümeti Hesap Verebilirlik Ofisi raporunda, “F-35 filosunu ayakta tutmanın maliyeti artmaya devam ediyor. Maliyet 2018’de 1,1 trilyon dolarken 2023’te 1,58 trilyon dolara yükseldi.” ifadesi yer aldı.
Elon MuskTeknolojiPolitikaSavunmaEkonomiSpacex
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKYO – Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı’nın geliştirdiği Epsilon S roketinin motor testi sırasında yangın çıkmasının ardından patlama meydana geldi.
Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı’nın geliştirdiği Epsilon S roketinin motor testi bir kez daha korku dolu anlar yaşanmasına neden oldu. JAXA’dan yapılan açıklamaya göre, yerel saat ile 08.30’da Kagoshima eyaletindeki Tanegashima Uzay Merkezi’nde yapılan ikinci kademe motoru yer testinin 49’uncu saniyesinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangının hemen ardından patlama meydana gelirken, şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı.
Daha önce de patlama meydana gelmişti
Geçtiğimiz yıl 14 Temmuz’da Akita eyaletindeki Noshiro Roket Test Merkezi’nde yapılan Epsilon S roketi ikinci kademe motor testi sırasında patlama meydana gelmiş ve yangın çıkmıştı. Olayda ölen ya da yaralanan olmamıştı.
Rekabet gücünü artıracağı öngörülüyor
JAXA tarafından fırlatma roketi olarak 2007’de geliştirilmeye başlanan Epsilon serisi roketlerin, teknoloji yardımıyla işçilik ve fırlatma maliyetlerini azaltmak üzere tasarlandığı belirtiliyor. Katı yakıttan güç alan Epsilon serisi roketlerin, bilimsel araştırma amaçlı uyduları fırlatmak üzere daha önce Japonya tarafından tasarlanan M-V serisinin yerini aldığı biliniyor. Önceki Epsilon serisi roketlerin halefi olarak geliştirilen Epsilon S’in ise uydu fırlatma konusunda ülkenin rekabet gücünü artıracağı öngörülüyor.

TeknolojiHavacılıkGüvenlikJaponyaOlaylarGüncelDünyaUzay
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NAVİGASYON TAMAMLANMAMIŞ KÖPRÜYE YÖNLENDİRDİ
Polis soruşturmasında, aracın içinde hayatını kaybedenlerin düğünden eve dönmek için GPS kullandığı ve navigasyonun onları tamamlanmamış bir köprüye yönlendirdiği ortaya çıktı. yüksek hızda olduğu için duramayan otomobil 7,5 metre yükseklikten Ramganga nehir yatağındaki çukura düştü. Aracın içinde bulunan güvenlik görevlisi Kaushal Kumai, Vivek Kumar ve Amit Kumar hayatını kaybetti. Cansız bedenler ailelerine verilen bilgilerin ardından otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı.
HALK ARASINDA “ÖLÜM TUZAĞI” DENİYOR
Kazaya neden olan köprünün 2022’deki şiddetli sel felaketinde yıkıldığı ve halk arasında “ölüm tuzağı” olarak bilindiği öğrenildi. Yıkılan köprüde seyahate izin verilmemesine rağmen yeterli uyarı levhasının olmaması ve sürücülerin güncel olmayan dijital haritalara güvenmesi bölgeyi büyük bir tehlike haline getiriyor.

HindistanTeknolojiGüvenliktrafikDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PAKET SATIN ALDIKTAN SONRA SORGULAMA YAPILIYOR
Karabat’ın paylaştığı videoda 200, 500 ve 1200 lira değer biçilen paketlerden birisi satın alındıktan sonra kişisel verilerine ulaşılmak istenen kişinin adı-soyadı, telefon numarası veya Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının yazılmasının ardından yapılan sorgulama yapılabiliyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat.
BAKAN YERLİKAYA’YI ETİKETLEDİ
Karabat, İçişleri Bakanlığı ve bakan Ali Yerlikaya’yı etiketleyerek açıklama beklediklerini belirtti ve ekledi: “200 TL’ye tüm kimlik bilgileriniz satılık! Vatandaşının gizli bilgilerini koruyamayanlar normal bir ülkede istifa edip bağımsız yargıya hesap verir!”

Erdem AksoyHaberler.com – Politikaİçişleri BakanlığıÖzgür KarabatTeknolojiPolitikaGüvenlik3-sayfaHukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ONS ALTINDA %3’LÜK DÜŞÜŞ
Küresel piyasalarda ons altın fiyatı 26 Kasım işlemlerinde 2625 dolara yakın denge arayışını sürdürüyor. Ons altında geçen hafta kapanışına göre %3’ün de üzerinde bir değer kaybı dikkat çekiyor. Ons fiyatlaması için kritik öneme sahip dolar endeksinde 107,00 üzerinde güçlü görünüm korunuyor. ABD 10 yıllık tahvil faizleri de bir miktar gerileyerek %4,28 seviyelerine çekildi.
GRAM ALTIN 2925’DEN, ÇEYREK ALTIN 5 BİN 38 LİRADAN SATILIYOR
İç piyasada ise serbest piyasada işlem gören gram altın fiyatı 2925 TL’den güne başladı. Gram altın da cuma kapanışına göre %3 civarında geriledi. Kapalıçarşı’daki kuyumcularda ise işlemler 3028 TL-3078 TL alım ve satım aralığında seyrediyor. Çeyrek altın sabah saatlerinde 5 bin 38 TL, yarım altın 10 bin 77 TL ve tam altın da 20 bin 30 TL’den satılıyor.
ALTINDA GÖZLER ABD’Lİ BAKANDA
Analistler; ABD’de Hazine Bakanı olması beklenen Scott Bessent’e dikkat çekerek, “Bessent, doların küresel arenada rezerv para olma statüsünün korunması için çaba göstereceğini vurguladı. Gelecek dönemde daha güçlü dolar bir dolar göreceksek, altın fiyatları da yükselse bile bunun daha sınırlı olması beklenebilir, altın yatırımcısı buna hazır olmalı” değerlendirmesinde bulunuyor.
FAİZ KARARI İÇ PİYASADAKİ ALTIN FİYATI ÜZERİNDE ETKİLİ OLACAK
Öte yandan içeride faiz indirimi sürecinin yakından takip edildiğini belirten Altın ve Para Piyasaları Uzmanı M. Ali Yıldırıtürk ise “Ons altın bir süre 2600-2750 dolar bandında dalgalanabilir. Ancak içeride TCMB’nin faiz indirimi süreci kurlarda hafif hareketliliğe sebep olabilir, bu da gram altına destek olabilir. Fiziki gram fiyatında 3050 TL desteği üzerinde hareketlilik devam edebilir” diye konuştu.
Abdurrahman YazıcıHaberler.com – TeknolojiAmerika Birleşik DevletleriMerkez BankasıOns AltınTeknolojiEkonomiFinans
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IPHONE’LARDA ARTIK SIM KARTI YUVASI OLMAYACAK
T24’ün The Information’da yayınlanan “iPhone 17 Air” raporundan aktardığı bilgilere göre; Apple, ABD’de ürettiği telefonlarda iPhone 14’ten iPhone 16’ya kadar olan modellerde SIM kartı yerine eSIM teknolojisine geçti. Rapora göre, önümüzdeki eylül ayında piyasaya çıkması beklenen iPhone 17 serisiyle birlikte diğer ülkelerde satışa sunulacak telefonlarda da SIM kart yuvası olmayacak.
eSIM TEKNOLOJİSİ NEDİR?
eSIM, fiziksel bir SIM kartı yerine dijital olarak saklanan ve mobil ağlara bağlanmak için kullanılan bir teknoloji. Böylelikle kullanıcılar telefon operatörünü değiştirmeden farklı taşıyıcılarla aboneliklerini yönetebiliyor ve birden fazla hattı aynı cihazda kullanabiliyor. eSIM kartlar normal SIM kartlarla bir arada da kullanılabiliyor. eSIM teknolojisini birkaç yıldır iPhone gibi bazı telefon markaları desteklese de Türkiye’de bu teknolojiyi destekleyen telefon sayısı sınırlı.
TeknolojiMobilDünyaApple
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eski kilolu halinden eser kalmayan ünlü şarkıcı Demet Akalın, bu yaz verdiği mayolu ve bikinili fotoğraflarla şaşırtmıştı.
İSTEDİĞİ KİLOYA ULAŞAMADI
Akalın, 11 kilo vermesine rağmen, istediği ideal kiloya ulaşamadığını düşündü ve fazla kilolarından kurtulmaya devam etmek istedi.
ZAYIFLAMA İĞNESİ YÜZÜNDEN ÖLECEKTİ
Demet Akalın, daha fazla kilo vermek için, son zamanlarda popüler hale gelen zayıflama iğnesi oldu.
İğne sonrası ciddi sağlık sorunları yaşamaya başlayan Akalın, bir anda ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.
Zayıflama sonrası cesur seçimleriyle dikkat çeken Akalın, bir takipçisine şu yanıtı verdi:
“Yok aşkım 2 hafta yemek yiyemedim kusmaktan zayıflama iğnesi oldum sus ölümlerden döndüm bir daha tövbe.”

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son zamanlarda yaptığı açıklamalar ile en fazla konuşulan isimlerden birisi de İbrahim Tatlıses oldu.
Hem dost kazığı yediğini söyleyen hem de kızı Dilan Çıtak ile sorunlar yaşayan Tatlıses, sağlığı için yeni bir adım attı.
14 Mart 2011 gecesi Maslak’ta uzun namlulu silahla saldırıya uğrayan ve uzun süre tedavi gördükten sonra sağlığına kavuşan ancak kısmi felç kalan 72 yaşındaki türkücü, yürümekte zorluk çekiyordu.
Tatlıses bunun üzerine fizyoterapist eşliğinde çalışmalara başladı.
İLGİLİ HABERİbrahim Tatlıses: Bilenler bilir, bugün ben yeniden doğdum
DUA İSTEDİ, TEDAVİYE BAŞLADIĞINI DUYURDU
İbrahim Tatlıses bu kez sevenlerinden dua istedi. Uğradığı silahlı saldırı sonrası felç kalan ünlü sanatçı yeni tedaviye başladığını duyurdu.

“BENİ YÜRÜTECEĞİNE İNANIYORUM”
Instagram hesabından paylaşım yapan Tatlıses, “Hocamla seanslara tekrar başladık. Allah herkese acil şifalar versin beni yürüteceğine inanıyorum. Dularınızı eksik etmeyin” dedi.

YAŞADIKLARINI ANLATTI
Uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan İbrahim Tatlıses, o dönem yaşadıklarını anlattı ve “Ben hissettim. Baktım kafamdan bir şeyler damlıyor, doktora ‘Nedir bu hocam?’ dedim. ‘Oradan damlayan kan’ dedi. Kafamı yan dönmesem tam orta kısma gelecekmiş.” açıklamasını yaptı.

“AĞZIMDAN SULAR AKIYORDU”
Tatlıses, “Lavaboya gidemiyordum, ağzımdan sular akıyordu. O halden bu hale geldim Allah’ıma şükürler olsun. İyileşme sürecimde umudumu kaybettiğim hiç olmadı.” diye konuştu.
NELER OLDU?
Tatlıses, 14 Mart 2011 yılında uğradığı silahlı saldırıdan sonra altı saat süren bir operasyon geçirmiş ve iki hafta yoğun bakım ünitesinde kalmıştı.
6 Nisan 2011’de tedavi için uçakla Almanya’ya götürülen usta sanatçıya, sonraki yıllarda ABD’de beyin operasyonu yapılmıştı.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk pop müziğinin unutulmaz usta isimlerinden Çelik Erişçi, Galata Kulesi’nin önünde ‘Bu Kalp Seni Unutur Mu?’ şarkısını akustik versiyonuyla seslendirdi.
O anları sosyal medya hesabından yayınlayan ünlü şarkıcı, gündem oldu. Takipçileri, şarkıcının performansını değil, onun görüntüsünü konuştu.
Deri kıyafetlerle dikkat çeken Çelik, önce gelen yorumlara sözünü sakınmadan yanıtlar verdi. Ardından ise gelen yorumlar üzerine şu açıklamayı yaptı:
“BACAK ARAMA İLGİ DAHA FAZLA”
‘Neredeyse 1 milyon izlenmiş… İTÜ’de yüksek lisans ve doktora yapmış, 500’den fazla şarkı yazmış ve sunmuş bir sanatçı olarak, sanatıma değil bacak arama gösterdiğiniz bu ilgi çok enteresan. Neyse, aslan yattığı yerden belli olur.’
Şarkıcı Çelik, yıllar önce çıplak biçimde çello çaldığı fotoğrafla adından söz ettirmişti.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Edirne Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce kadın muhtarların katılımıyla program düzenlendi.
Nostaljik tramvay görünümlü “gezi treni” ile kenti gezen muhtarlar tur esnasında “Şiddete Son Sevgiye Yol Ver” ve “Kadına Yönelik Şiddet İnsanlığa İhanettir” yazılı dövizler taşıdı.
Muhtarlar Meriç Nehri’nde kancabaş tipi kayıkla gezi yaptığı sırada da “Kadına Şiddete Hayır” yazılı pankart açtı.
Yerel HaberlerEtkinliklerGünceledirneKadınYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Çerçioğlu mesajında şunları kaydetti:
“Kadına yönelik şiddet, toplumumuzun vicdanını derinden yaralayan bir sorun olmaya devam ediyor. Şiddetin hiçbir türüne tahammülümüz olmadığını bir kez daha haykırıyor; çözüm için hep birlikte harekete geçme çağrımızı yineliyoruz. Kadınlarımız, hayatın her alanında eşit haklara ve özgürlüklere sahip olmayı hak ediyor.
Kadınlarımızın ekonomik bağımsızlıklarını desteklemek, eğitim ve istihdam olanaklarını artırmak bizlerin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Ancak bunlar da yeterli değildir; aynı zamanda yasaların, şiddetin önlenmesinde caydırıcı bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Kadınlarımızın güçlü ve özgür bireyler olabildiği bir toplumda şiddetin köklerinin kuruyacağına olan inancımız tam. Adaletin sağlanması için hiçbir bahaneye, hiçbir ‘iyi hal’ indiriminin arkasına sığınılmamalıdır. Kadınların haklarını ve yaşamlarını güvence altına almak, ulusal ve uluslararası sözleşmelere sadık kalarak mümkün hale gelecektir. Bizler; bu kapsamda, ‘İstanbul Sözleşmesi’ gibi kadınlara pozitif ayrımcılık sağlayan hukuki düzenlemelerin önemine bir kez daha dikkat çekiyoruz.
Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak, şiddet mağduru kadınlarımıza her türlü desteği sağlamaya devam ediyoruz. Ancak biliyoruz ki, şiddetin sosyolojik altyapısının çözümü için toplumsal dönüşüm zaruridir. Bu dönüşüm, kadınıyla erkeğiyle herkesin zihninde ve kalbinde başlamalıdır. Bu noktada hepimize büyük görevler düşmektedir. Güçlü kadınlar, güçlü toplumların temelidir. Bu vesileyle, şiddete maruz kalmış tüm kadınlarımızı saygıyla anıyor, kadın erkek demeden herkesin bu mücadelede sesini yükseltmesini diliyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Edirne Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce kadın muhtarların katılımıyla program düzenlendi.
Nostaljik tramvay görünümlü “gezi treni” ile kenti gezen muhtarlar tur esnasında “Şiddete Son Sevgiye Yol Ver” ve “Kadına Yönelik Şiddet İnsanlığa İhanettir” yazılı dövizler taşıdı.
Muhtarlar Meriç Nehri’nde kancabaş tipi kayıkla gezi yaptığı sırada da “Kadına Şiddete Hayır” yazılı pankart açtı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’nin Keşan ilçesinde, otomobile çarpan motosikletin ehliyetsiz ve kasksız sürücüsü A.E.Ö. (17) ve arkasındaki kız arkadaşı N.S.D. (16) yaralandı. Yaralı sürücü, sağlık ekiplerinin kız arkadaşına müdahalesi sırasında polis memuruna sarılarak, gözyaşı döktü.
Kaza, saat 17.30 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi, Nazmi Başar Caddesi’nde meydana geldi. Cadde üzerinde seyreden ehliyetsiz ve kasksız sürücü A.E.Ö. yönetimindeki 17 ADU 338 plakalı motosiklet, Sancar Sokak’tan caddeye çıkan G.A.T. (63) yönetimindeki 45 U 1441 plakalı otomobile çarptı. Yoldan çıkan motosiklet bir apartmanın bahçesine devrildi. Kazada, motosiklet sürücüsü A.E.Ö. ve arkasındaki kız arkadaşı N.S.D., yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. A.E.Ö., sağlık ekiplerinin kız arkadaşına müdahalesi sırasında polis memuruna sarılarak, gözyaşı döktü. Polis, yaralı sürücüyü sakinleştirmeye çalıştı. Yaralılar, sağlık ekiplerince Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedaviye alındı. Polis, otomobil sürücüsü G.A.T.’yi ifadesini almak üzere emniyete götürdü. Kazayla ilgili inceleme sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gülnar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, inceleme yaptıkları iş yerlerinin belgeleri ile hijyen kurallarına uygunluğunu kontrol etti.
Denetimde bir ekmek fabrikasındaki 228 teneke pamuk yağının son kullanma tarihinin geçtiği belirlendi.
İşletme hakkında yasal işlem başlatan ekipler, ürünleri imha etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP’te 2 katlı evin alt katında elektrik kontağında çıkan yangında, anne ile 3 yaşındaki oğlu dumandan etkilendi.
Nurdağı ilçesi Kurudere Mahallesi’ndeki 2 katlı evin alt katında, öğle saatlerinde elektrik kontağında yangın çıktı. Evden yükselen dumanı görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri alevleri söndürürken, dumandan etkilenen Arzu Kuş (31) ile oğlu Abidin Kuş, sağlık ekipleri tarafından Nurdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Abidin Kuş ilk müdahale sonrası GaziantepŞehir Hastanesi’ne sevk edilirken, yangın ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Manisa merkez ve ilçeleri için verilen gök gürültülü sağanak yağış uyarısının ardından sahaya indi. Ekipler, bugün öğle saatlerinde başlayan fırtına ve sağanak yağış nedeniyle yurttaşların mağduriyet yaşamamaları için yoğun mesai harcadı.
Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, merkez ve Turgutlu ilçesinde iş yeri bacası devrilmesi, çatı uçması, duvar çökmesi gibi yaşanan olumsuzluklara hızlı bir şekilde müdahale etti. Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı ekipleri, merkez ve ilçelerde devrilen ağaçları kaldırırken, dalları kırılan ağaçlara da budama işlemi yaparak güvenli hale getirdi.
MASKİ Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı ekipleri ise merkez ve ilçelerde şiddetli yağış sırasında ve sonrasında bazı bölgelerde yaşanan su baskınlarına müdahalede bulundu. Yağışla yağmur suyu ızgaralarına dolan ağaç yaprakları ve malzemeleri temizlendi. MASKİ ekipleri kanalizasyon hatlarının temizliğini de yaparak su akışını sağlıklı hale getirdi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, merkez ve ilçelerde 24 saat esası ile sahadaki çalışmalarına devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>U.K. idaresindeki 54 LC 291 plakalı traktör, Saraçlı Mahallesi mevkisinde yağış nedeniyle kayganlaşan köy yolunda devrildi.
Kazada sürücü U.K. ile Ülkiye K. (40), İ.K ve Emine U. yaralandı.
İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık personelince Geyve İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan Ülkiye K. müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Öte yandan kazada ağır yaralanan İ.K’nin Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp askere gitmeyi hayal ediyor
KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta depremden sağ kurtulan ancak omurilik felci teşhisi konulup yürüyemeyen 22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp vatani görevini yapmak istiyor.
Kahramanmaraş’ta yaşayan 22 yaşındaki Mehmet Fatih Güngör, 6 Şubat depremleri sırasında bir tekstil fabrikasında çalışırken enkaz altında kalarak ağır yaralandı. Çeşitli hastanelerde tedavi gören Mehmet’e, omurilik felci teşhisi konuldu. Belinden aşağısı tutmadığı için yürüyemeyen gencin birçok hayalide yarım kaldı.
Askerlik ve evlilik hayali yarım kaldı
Hayatı boyunca vatani görevini yapmayı, otomobil kullanmayı ve evlenip yuva kurmayı hayal eden Mehmet, şimdi ise yeniden ayağa kalkabilmek için hayırseverlerin ve yetkililerin desteklerini bekliyor.
“Ameliyattan sonra ayaklarımı hissetmedim”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Mehmet Fatih Güngör, depremden sonra enkazda kaldığını ve 15 dakika içerisinde kurtulduğunu anlatarak, “Deprem sırasında iş yerinde çalışıyordum ve o anda duvar üzerime düştü. 15 dakika sonra beni kurtardılar, hastanelere gittim, çevre illerdeki hastanelere de gittim. Şuanda gelişmeler var. Enkaz altındayken kaburgam akciğerime batmış ve delik oluşmuş. Ankara’da onun tedavisi yapıldı, omurilik ve ortopedi ameliyatı oldum. Bir gün sonra kendime geldiğimde ayaklarımı hissetmediğimin farkına vardım” dedi.
“Hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum”
Adana’da bir doktorun tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini belirten Güngör, “Adana’da bir doktor bulduk ancak seans başı 70 bin lira ücreti var. Omuriliğe kök hücre tedavisi yapıyormuş. En az 2 iğne vurulmam lazımmış ve daha sonra gelişim görebilecekmişim. Gelişim sonrası daha farklı bir tedavi uygulayacağını söyledi. Eski sağlığıma tam kavuşmayabilirim ama kendi işlerimi halledebileceğimi öğrendim. Hayallerim var. Askere gitmek istiyorum, hayat kurmak ve tekrardan çalışmak istiyorum. Araba sürmek istiyorum. Cumhurbaşkanımıza ve yetkililer hayırseverlerin yardım etmesini bekliyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA’nın Serdivan ilçesinde rampa aşağı inerken yağmur nedeniyle kontrolden çıkan kamyon eve girdi. Kazada kamyon sürücüsü yaralanırken ev sahibinin eşi büyük korku yaşadı.
Kaza, saat 14.00 sıralarında Serdivan ilçesi Beşköprü Mahallesi Nezih Sokak’ta meydana geldi. İ.T. idaresindeki 42 ASF 934 plakalı kamyon rampa aşağı inerken yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak bariyerleri aştıktan sonra Sefer Doğan’a ait 2 katlı evin duvarına çarptı. Kazanın ardından olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi.
Kaza sırasında diğer odada bulunan Sefer Doğan’ın eşi büyük korku yaşadı. Kazada yaralanan kamyon sürücüsü İ.T. olay yerine gelen sağlık ekibi tarafından sevk edildiği SakaryaEğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin uyuşturucu madde kullanan ve satan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaları devam ediyor. Bu çerçevede, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tespit ettikleri bir şahsın ikametinde ve aracında arama yaptı. Şahsa ait araçta yapılan arama neticesinde, vites kılıfı ile teyp bölgesinin arka kısmına zulalanmış halde 6.13 gram metamfetamin, 9 adet uyuşturucu hap, 1 adet uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 26 bin 175 TL nakit para ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan Ö.F.B. tutuklandı.
Öte yandan, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin aranan şahıslara yönelik çalışmaları neticesinde, ‘kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ suçundan 5 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla araması bulunan B.B. yakalandı. Yakalanan şahıs emniyetteki işlemlerinin ardından Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi. – KASTAMONU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu kullanan ve satanlara yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda tespit edilen Ö.F.B’nin evi, üzeri ve aracında arama yapıldı. Zanlının aracının farklı yerlerine gizlenmiş bir miktar sentetik ecza hapı, uyuşturucu hap, uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenekle uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 26 bin 175 lira para bulundu.
Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldız santrfor, 32 yaşındaki şarkıcı ile sohbet edip sosyal medya hesabından birlikte çekildikleri bu fotoğrafı paylaştı. Greeicy de bu paylaşıma, “Zamanın için teşekkürler” notu ile yanıt verdi. Arjantin medyasına göre bu hareketi ile Wanda Nara’yı çılgına çeviren İcardi, eski eşinin aramalarına geri dönmedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SEMİH KILIÇSOY’U FORVETTE DÜŞÜNÜYORDU
Siyah-beyazlılar yarın Göztepe’yi sahasında ağırlayacak. Hollandalı hoca, Semih Kılıçsoy’u santrfor, Ernest Muçi’yi ise sol kanat olarak düşünüyordu. Ancak Muçi’nin de Arnavutluk Milli Takımı’ndan sakat dönmesi deneyimli çalıştırıcının planlarını altüst etti. Van Bronckhorst’un kafasında şimdi iki ayrı plan var.
MUSTAFA HEKİMOĞLU YA DA JOAO MARİO
Giovanni van Bronckhorst’un denklemindeki planlardan biri, Mustafa Erhan Hekimoğlu’nun santrfor bölgesinde görev alması ve Semih Kılıçsoy’un sol kanada geçmesi üzerine kurulu. Diğer plan ise Joao Mario’nun sol kanat, Semih’in de santrfor oynamasına göre yapıldı. 49 yaşındaki hocanın, bu iki seçenekten birini bugünkü taktik antrenman sonrası karara bağlayacağı kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hafif sakatlığı bulunan Maximin’i kadroya almayan Mourinho, ilk etapta sol bek olarak planladığı Kostic’i, Maximin’in bölgesine çekme kararı aldı. İleri uçta En Nesyri, Dzeko’nun bir adım önünde yer alırken stoperde Djiku-Becao oynayacak.
KAYSERİSPOR – FENERBAHÇE MUHTEMEL 11’LERİ
Kayserispor: Bilal, Gökhan, Arif, Kolovetsios, Carole, Hasan Ali, Kartal, Bourabia, Baran Ali, Bahoken, Cardoso
Fenerbahçe: Livakovic, Osayi, Becao, Djiku, Mert Müldür, Amrabat, Fred, Tadic, Szymanski, Kostic, En-Nesyri
GÜRCAN BİLGİÇ – MOURINHO SONUNDA FARKI ANLADI
Klasik yorumla başlayalım. Milli maç dönüşleri büyük takımlar için hep sıkıntılı olur. Üstelik maç deplasmandaysa bir de buna konsantrasyon problemi de eklenir. O yüzden Fenerbahçe için maçın kolay olması, oyuncuların ekstra performansına bağlı. Bu noktada arayı İstanbul’da geçiren Fred ve Tadic’in altını çizelim. Sezon başından beri ilk kez Fenerbahçe’nin öyle bir maçta nasıl oynayacağı konusunda endişemiz yok. Trabzonspor galibiyeti sonrasında Sivas ve Zenit karşılaşmalarındaki ‘Coşkulu’ oyunun devamını bekliyoruz.
Mourinho, sonunda Süper Lig ile Premier Lig arasındaki farkı anladı. Buradaki rakipler içeride veya dışarıda farklı oynamıyorlar. Ve Fenerbahçe’nin ‘Büken’ futboluna devam edip seriyi sürdürmesi gerekiyor. Bu maç sadece 27 günde oynanacak 7 karşılaşma için bir başlangıç olacak. İlk yarı biterken hem Avrupa Ligi’nde hem de Türkiye’de güçlerini ortaya koyma ve endişelere son verme imkânına da sahipler. 7’de 7 ile çıkarlarsa da şaşırmam. Transferdeki Talisca dedikoduları da kadrodaki 3-4 oyuncuda artı performans sağlayabilir. Szymanski, Fred, En-Nesyri forma savaşında ciddi bir rakiple karşılaşacak. Eğer “Biz buradayız” diyorlarsa önlerinde kendilerini gösterecekleri 7 maç var.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trendyol Süper Lig’de 2025 yazında birçok yıldız oyuncunun kulüpleriyle olan sözleşmesi sona erecek. İşte önümüzdeki sezonda sözleşmesi bitecek ve piyasa değeri en yüksek olan oyuncular…

Fredrik Midtsjø – Eyüpspor
Piyasa değeri: 2 milyon euro
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Dorukhan Toköz – Eyüpspor
Piyasa değeri: 1.5 milyon euro

Ahmet Kutucu – Eyüpspor
Piyasa değeri: 2.4 milyon euro

Berke Özer – Eyüpspor
Piyasa değeri: 2 milyon euro
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trabzonspor da 31 Ekim 2024 tarihi itibarıyla borç miktarının 3 milyar 940 milyon TL olduğunu belirtti. Fenerbahçe kulübü ise kasım ayında yapılan yüksek divan kurulunda borcunun 12 milyar 571 milyon lira olduğu bilgisini vermişti. G.Saray’ın zirvede olduğu acı tabloda açıklanan rakamlar toplandığında 4 takımın toplam borcunun 41.1 milyar TL’yi aştığı görülüyor (Yaklaşık 1.14 milyar Euro)…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MAÇ KADROSUNA ALINMADI
Tüm bunların yanı sıra Talisca da yeniden Türkiye’de forma giymeyi çok istiyor. Daha önce Beşiktaş’ta oynayan yıldız futbolcunun kendini kanıtlamayı çok istediği ve Avrupa kupalarında da sahne alma şansı nedeniyle heyecanlı olduğu kaydedildi. Fenerbahçe’nin stadındaki atmosferi de iyi bilen 30 yaşındaki oyuncunun, kulübüne de ayrılmak istediğini kesin şekilde bildirdiği gelen haberler arasında. Bu arada tecrübeli hücum oyuncusu, ağrıları olduğu gerekçesiyle Al-Nassr’ın dün Al-Qadsiah ile oynadığı maçın kadrosuna da dahil edilmedi. Son hamlenin yapılmasının ardından Talisca, ocak ayında Türkiye’ye gelerek resmi sözleşmeyi imzalayacak.

‘YOKLUĞUNU ÇOK ARADIK’
Talisca’nın sakatlığı gerekçesiyle kadroda olmadığı maçta Al-Nassr, ligde Al-Qadsiah’a 2-1 mağlup oldu ve bu sezonki ilk yenilgisini yaşadı. Al-Nassr Teknik Direktörü Stefano Pioli, müsabakanın ardından şu açıklamayı yaptı:
“Bu mağlubiyette, hücumda Talisca’nın yokluğu bizi çok etkiledi. Onu çok aradık. Ama biz bütün halinde bir takımız. Sorunu bölüşmüyoruz. Birlikte kazanıyor, birlikte kaybediyoruz. Kayıplardan dolayı belirli bir kişiyi suçlamıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KALECİLERE ÖZEL ALAN İSTEDİ
A Takım’ın antrenman yapacağı nizami ölçüde iki futbol sahası tamamen hazır hale getirildi ve hibrit çimle kaplı zemin hem Florya hem de RAMS Park’tan daha iyi durumda. Okan Buruk ayrıca kalecilere özel bir antrenman sahası daha istedi.
MOBİLYALAR GELİYOR
Kemerburgaz’ın içindeki inşaat da sona erdi. Teknik heyet ve futbolcuların kullanacağı tesise mobilya siparişi verildi. Sağlık ekibi için tedavi ve sakat oyuncuların rehabilitasyon sürecini geçireceği özel odalar hazırlanıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz günlerde Trabzonspor Teknik Direktörü Şenol Güneş bir açıklama yaparak, futbolcu izleme ve karar verme konusundaki yetkileri İhsan Gündüz Derelioğlu’na verdiğini bildirmişti. Bu gelişmenin ardından Eren Mert, kendi üzerine bir sorumlunun getirilmesini kabul etmeyerek istifa etti.
YENİ TANDEM: BATAGOV & HÜSEYİN
Bu arada ligde oynadığı son üç maçı kaybeden ve Adana Demirspor karşılamasını çıkış olarak gören Trabzonspor’da teknik direktör Şenol Güneş’in, savunmada kimlere şans tanıyacağı merakla bekleniyor.
Sakatlığından dolayı tedirginlik yaşayan Savic ve antrenmanlara yeni başlayan Serdar Saatçı, bu mücadelede de forma giyemeyecek. İki ismin yanı sıra Denswil’in kadro dışı bırakılması, teknik heyetin alternatiflerini sınırladı. Güneş’in, Hüseyin Türkmen ve Batagov tandemi üzerinde durduğu öğrenildi. Bu arada kart cezalısı Pedro Malheiro’nun yerine ise sağ bekte Ozan Tufan’ın görev yapması bekleniyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İngiltere’ye dönmeyi arzu eden tecrübeli futbolcu, arayışlarını sürdürüyor. Sezon başında Sheffield United ve Southampton ile ismi anılan 31 yaşındaki futbolcunun ayrılığı için Beşiktaş yönetimi de yabancı kontenjanında yer açma adına bekleyiş içinde.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Demirer, 47 yılın ardından ???????emekliye ayrılan tarih öğretmeni Hanlıoğlu ile bir araya geldi.
Hanlıoğlu’nun Öğretmenler Günü’nü kutlayan Demirer, “Hocamızın engin tecrübelerini dinleme fırsatı bulduk. Ülkemizin eğitimine neredeyse yarım asır hizmet vermiş ve hala hizmet verme arzusu içinde olan İmamettin hocamız, Of ilçemiz için bir değer. Her zaman yanında olduğumuzu ve tecrübelerinden faydalanmak istediğimizi belirtmek istiyorum.” dedi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Hanlıoğlu ise “Ben hala kendimi göreve hazır hissediyorum. Görev verildiğinde ülkem ve milletim için tecrübelerimi, bildiklerimi anlatmak isterim. Nazik ziyaretlerinize teşekkür ediyorum ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), arşivinde yer alan tarihi fotoğrafları internet sitesinde ‘Özel Koleksiyon’ albümünde yayınladı.
MİT’in internet sitesinde ‘Özel Koleksiyon’ bölümü içinde ‘100 Yıllık’ adı altında, teşkilat tarihinde alıntıların yer aldığı çalışma yayınlandı. Tarihi fotoğrafların yer aldığı albümde, İtalyanların 1911’de Türk toprağı olan Trablusgarp’ı (Libya) işgalini önlemek için gizlice bölgeye giden Enver Paşa, Süleyman Askeri Bey, Yakup Cemil, Kuşcubaşı Eşref, Fethi Okyar, Mustafa Kemal Paşa’nın toplu fotoğraf yer aldı. Ayrıca, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın arkadaşı Nuri Conker ile Trablusgarp’ta çekindiği fotoğraf ile Birinci Dünya Savaşı’nda katıldığı cephelerdeki çeşitli fotoğrafları yayınlandı.
SÜLEYMAN ASKERİ BEY
Teşkilat-ı Mahsusa’nın ilk başkanı Süleyman Askeri Bey’in Trablusgarp’a Molla Cemil adında sahte kimlikle giderek bölgede faaliyet yürüttüğü aktarıldı. Albümde, Süleyman Askeri Bey ile ilgili, “Birinci Dünya Savaşı öncesinde, 1911 yılında İtalya’nın Trablusgarp’a saldırması üzerine İtalyan işgaline karşı Trablusgarp’ın müdafaasında görev aldı. Jön Türkler kılık değiştirerek Mısır üzerinden, Trablusgarp’a geçerek müthiş bir direniş örgütlediler. Süleyman Askeri imam kılığında Trablusgarp’a Mısır üzerinden gizlice geçti. Enver Paşa, Mustafa Kemal Paşa (Atatürk), Ali Fethi Okyar, Eşref Sencer Kuşçubaşı, Yakub Cemil, Süleyman Askeri hep birlikte Bingazi’deki savaşlara katıldı. Süleyman Askeri, 21 Ağustos 1912’de Bingazi ve Havalisi Komutanlığı Kurmay Başkanlığına atandı. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın safında katılması üzerine Teşkilat-ı Mahsusa Başkanlığı görevinin yanında 20 Aralık 1914 tarihinde Irak ve Havalisi Genel Komutanı olarak atandı. Irak Cephesi’nde Osmancık Taburu ile Rota Muharebesi’nde İngilizleri durdurdu ama ayağından yaralandı ve Bağdat’a hastaneye kaldırıldı, burada yaralı halde Basra’yı geri almak için planlar yaptı ve harekete geçti. Şuaybiye Muharebesi’nde komutası altındaki birliklerin 14 Nisan 1915 tarihinde İngiliz Ordusu’na mağlup olması üzerine tabancasıyla intihar etti” ifadelerine yer verildi.
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ VE HALİL KUT PAŞA
Birinci Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde İngilizlere karşı kazanılan Kut’ül Amare Muharebelerine ilişkin, “Osmanlı tarihinin en büyük zaferlerinden biri 29 Nisan 1916’da elde edildi. Türk ordusu, Birinci Dünya Savaşı içerisindeki ikinci zaferini İngilizlere karşı kazandı. Zaferde son derece önemli olan Teşkilat-ı Mahsusa, istihbari anlamdaki başarılar arasında tarihi bir önem taşır” denildi.
Ayrıca, Kut’ül Amare Muharebesi’nin muzaffer komutanı Halil Paşa’nın Soyadı Kanunu sonrası ‘Kut’ soyadını aldığı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakam Vehbi Bakır, Yıldırım Beyazıt Mahallesi Karakuş Sokak’ta inşa edilecek caminin temel atma töreninde, ibadethanenin Çubuk’a, Türkiye’ye ve İslam alemine hayırlı olmasını diledi.
Caminin altında yapılacak gençlik merkezinin önemine de işaret eden Bakır, caminin yapımında emeği geçen ve destek olan herkese teşekkür etti.
Belediye Başkanı Baki Demirbaş ise Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nin hızla geliştiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Burası, ilçemizin önemli merkezi yerlerinden birisi oldu. Altında gençlik merkeziyle daha büyük bir cami yapmak için buradayız. Camilerimiz ibadet ettiğimiz, İslam’ın nişanelerinden çok önemli merkezlerimizdir. Gençlerimiz burada hem dinlerini öğrenecekler hem de ibadetlerini yapacaklar. Cami ve gençlik merkezimizin ilçemize kazandırılması son derece önemlidir.”
Ömürdede Camisi Yaptırma, Yaşatma ve Güzelleştirme Dernek Başkanı Abdulkadir Karakuş’un konuşmasının ardından, caminin temeli atıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Yardımcısı Fatih Kızıltoprak, Yenimahalle Fuar Alanı’nda 72 yayınevi ve 129 yazarın katılımıyla organize edilen etkinlikte, Trabzon’un birçok yazar ve şairin yetiştiği kadim bir şehir olduğunu söyledi.
Trabzon’un, farklı düşüncelerin konuşulduğu bir şehir olduğunun altını çizen Kızıltoprak, bu gibi kültürel etkinliklerin artmasının ülkeye katkı sağlayacağını aktardı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon MilletvekiliMustafa Şen ise etkinliğe milletvekilliğinin yanı sıra yazar olarak da katıldığını belirtti.
Kitabın ve okumanın önemine işaret eden Şen, Meydan’daki tarihi okul binasının Büyükşehir Belediyesince kitap kafeye dönüştürülerek vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de kültür ve sanat şehri Trabzon’un fikir dünyasına hitap edecek, ilim irfan hayatına katkı sağlayacak etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Şehrin kültür hayatına 48 eserin basımıyla katkı sunmaya çalıştıklarını aktaran Genç, “Yazarlarımızla, gençlerimizin buluşmaları olacak. Hem fiili olarak buluşma olacak hem de onların eserleriyle fikir dünyalarına ulaşacaklar. Bu vesileyle gençlerimizin fikir dünyalarında ciddi ufuk açacağını düşünüyoruz.” dedi.
Genç, 1 Aralık’a kadar sürecek etkinliğe herkesi davet et
Gençlerle söyleşide bir araya gelen Genç, kitabını imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmancık’a 1994’te getirilerek D-100 kara yolu kenarında sergilenmeye başlanan uçak, zamanla ilçenin simgesi haline geldi.
Karayolları Bölge Müdürlüğünce D-100 kara yolundaki genişletme çalışmaları nedeniyle taşınmasına karar verilen savaş uçağının yeni yerine alınması için Osmancık Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince çalışma yapıldı.
Vinç yardımıyla bulunduğu yerden alınan uçak, yaklaşık 15 metre ilerideki alana yerleştirildi.
Uçağın çevresinde düzenleme yapılacağı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN – Aydın Kitap Fuarı, çevre illerden ve Aydın’ın tüm ilçelerinden gelen binlerce ziyaretçinin katılımıyla devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Fuar Aydın alanında düzenlenen fuarı 7’den 70’e her yaştan vatandaş ziyaret ediyor.
İlk ve ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri de fuara yoğun ilgi gösteriyor. Aydın Kitap Fuarı’na katılan öğrenciler, severek okudukları yazarlar ile tanışma şansına erişiyor, kitaplarını imzalatarak unutulmaz hatıralara sahip oluyor. Aydın Kitap Fuarı’na katılarak söyleşiler düzenleyen yazar, sanatçı ve bilim insanlarının sunumları da vatandaşlar tarafından beğeniyle karşılanıyor.
“Özlem Hanıma çok teşekkür ederim”
Öğrencileri ile birlikte Aydın Kitap Fuarı’nı ziyaret eden sınıf öğretmeni Gamze Güngördü, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Güngördü, “Çok güzeldi, beklediğimin çok üstündeydi. Yazarların burada olması muhteşem bir şey. Çocuklar kitapları okuyorlar mutlaka ama yazarlarını pek bilmiyorlar. Bizzat yazarlardan kitapları alıp imzalatmaları muhteşem bir şeydi, en değerlisi buydu bence. Kesinlikle okumayı özendirmek adına ve farkındalık oluşturmak adına muhteşem oldu, çocuklar 1’inci sınıf olmasına rağmen getirdim. Gerçekten güzel bir fırsattı, kaçırmalarını istemedim. Çok güzeldi, ben Özlem Hanıma da çok teşekkür ediyorum. En güzeli de bizleri ücretsiz bir şekilde okulumuzdan aldı, buraya kadar getirdi, fuarımızı gezdik. Bu hizmet için de ben Özlem Hanıma çok teşekkür ediyorum” dedi.
Yerel yazarlar Aydın Kitap Fuarı’nda
Birçok yerel yazar da Aydın Kitap Fuarı’na katılarak okurları ile buluştu. Efeler ilçesinde yaşayan ve serebral palsi hastalığı nedeniyle ellerini ve ayaklarını kullanamadığı için burnuyla yazdığı eseri ‘Herkes Beni Engelli Sanıyo!’ için imza günü düzenleyen Mustafa Erol, “Fuar çok güzel, çok beğendik fuarı. Özlem Başkanımıza çok teşekkür ederim, her yıl olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VALİ YİĞİTBAŞI: 1 VATANDAŞIMIZI KAYBETTİK
Afyonkarahisar’da iki katlı ahşap restoranın kül olduğu yangın sonrası bölgeye giden Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, olay yerinde incelemelerde bulundu. Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, yangın ihbarının saat 18.20’de alındığını ve ekiplerin hızla alevlere müdahale ettiğini belirterek, “Olay yerine ilk ambulansımız 18.25’te ulaştı. Afyonkarahisar Belediyesi’ne ait 6 itfaiye aracı, Erkmen Belediyesi’nden 1 itfaiye aracı, Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait 12 tonluk bir su ikmal aracı ve Emniyet Müdürlüğümüze ait TOMA aracıyla yangına müdahale edilmiştir. Ambulans ekiplerimiz de toplam 6 araçla olay yerindeydiö dedi.
İÇERİNE KALANLARDAN BİR ÇALIŞAN YAŞAMINI YİTİRDİ
Restorandaki 17 kişinin yangından etkilendiğini aktaran Vali Yiğitbaşı, “Vatandaşlarımızdan 8’i devlet hastanemize hafif yaralı olarak dumandan etkilendikleri için intikal ettiriliyor. Yine 3 vatandaşımız buradaki hemen yakın olan özel hastanemize ve yine 3 vatandaşımız da üniversite hastanemize intikal ettiriliyor. İtfaiye ekiplerimizin verdiği bilgiye göre ne yazık ki içeride bir hayatını kaybeden vatandaşımız varmış. Onun da içeride çalışanlardan birisi, bir kadın olduğundan şüpheleniliyor. Ancak şu an için kimlik bilgileri tespit edilmediği için net olarak bunu ifade edemiyoruz” diye konuştu.
‘YARALILARIMIZIN TABURCU İŞLEMLERİ GERÇEKLEŞTİ’
Cenazenin içerinden çıkarılıp çıkarılmadığına dair sorulan soruya Vali Yiğitbaşı, “İçeride ekip arkadaşlarımız çalışma yapıyor. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Takdir edersiniz bina ahşap olduğu için gerçekten çok hızlı şekilde alev aldı. Yayılmasını engellemek için rüzgar da çok kuvvetli, bölgede 7 tane itfaiye ayrı ayrı çalıştı alanda. Bir vatandaşımız, sadece restorandan faydalanan bir kişi, müşteri olduğu bilgisi var. O da camı kırıp çıkmak için elini cam kesiği nedeniyle yaralanıyor. Dolayısıyla diğer vatandaşlarımızda ve içerideki çalışanlarımızda hiçbir sıkıntı yok. Hatta devlet hastanesindeki o 8 yaralımızın da taburcu işlemleri de şu an gerçekleşti. Ancak bir can kaybımız var, bununla ilgili de gerçekten üzgünüz. Şu anda arkamda gördüğünüz bu olay yerimizde Cumhuriyet Savcımız zaten olayla ilgili soruşturmayı yapmak üzere çalışmalarına başlamış durumda” dedi.
Diğer yandan yangından etkilenen 2 kişinin ise hastaneye gitmeyi reddettiği öğrenildi.
HABER- KAMERA: Ali Fuat GÜÇLÜER
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT – Tokat’ta millet bahçesinde “yan baktın” meselesi yüzünden çıkan bıçaklı kavgada 3 kişi yaralandı.
Tokat millet bahçesinde iki Azerbaycan uyruklu grup arasında çıkan “yan baktın” tartışması kısa sürede kavgaya dönüştü. Akşam saatlerinde meydana gelen olayda A.R., belindeki bıçakla S.G., N.H. ve N.A.’yı çeşitli yerlerinden yaraladı. Kavgaya millet bahçesi güvenlik görevlileri müdahale etti. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Tokat’taki hastanelere kaldırıldı. Şüpheli A.R. ise polis ekiplerince gözaltına alındı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ – Tekirdağ Kapaklı ilçesinde otomobil ile tırın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobil sürücüsü yaralandı.
Yaşanan kaza, Kapaklı ilçesi Yeni Sanayi ile Karaağaç Mahallesini bağlayan yolda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.Ç. idaresindeki 48 HN 780 plakalı otomobil ile Ç.S. kontrolündeki 34 JJ 1622 plakalı tır çapmıştı.
Yaşanan kaza nedeniyle tarlaya uçan otomobilin sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafından ambulans ile Kapaklı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan otomobil sürücüsü tedavi altına alınırken polis ekipleri olay ile ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğüne bağlı çöp kamyonunun haznesinde, Tabaklar Mahallesi Anadolu Sokağı’nda çöp toplama esnasında meydana gelen küçük çaplı patlama sonrasında yangın çıktı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Temizlik işçilerinin kendi imkanlarıyla söndürdüğü yangında, itfaiye ekipleri soğutma çalışması yaptı.
Kamyondan sokağa dökülen çöplerde yapılan incelemede, çok sayıda potasyum nitrat, potasyum bromür, bakır nitrat ve çinko nitrat yazılı plastik şişeler bulundu.
Patlama ve yangının, çöp kamyonunda sıkışan şişelerden birinin patlaması sonucu meydana geldiği belirlendi.
Sokağa dökülen çöpler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin incelemesinin ardından iş makinesiyle farklı bir kamyona yüklenerek çöp toplama alanına götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN – Van Büyükşehir Belediyesi’nin 2 personeli, telsiz frekansı onarmak için çıktıkları itfaiye aracının merdiveninden düştü. Olay sonrası 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de yararlandı.
Edinilen bilgiye göre kaza, akşam saatlerinde Tuşba ilçesi sınırları içerisinde bulunan Toprakkale’de meydana geldi. Van Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı personeli Servet Bilicier ile meslektaşı Taha İlbay, telsiz frekans ayarlaması için İtfaiye Daire Başkanlığına ait itfaiye aracının merdivenli sepetinde çıktı. Çalışma sırasında merdivenin hidroliğinin boşalması neticesinde yere düşen Bilicier ve İllbay ise ağır yaralandı. Ekip arkadaşlarının haber vermesiyle bölgeye 2 ambulans sevk edildi. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından SBÜ Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.Durumu ağır olan Bilicier’e hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken, İlbay’ın tedavisi devam ediyor. Polis, kazayla ilgili tahkikat başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Afyonkarahisar İzmir karayolu Kadayıfçıoğlu Kavşağındaki bir akaryakıt istasyonu yerleşkesinde bulunan restoranda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, restoranda müşterilerin ısınması için yakılan elektrik sobası, bir anda içerideki perdeleri tutuşturdu. Perdeden çıkan alevler kısa sürede iş yerine yayıldı. Yangına ilk önce restoran çalışanları müdahale etti. Ardından çevredekilerin ihbarı ile bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler hızlı bir şekilde alevlere müdahale ederken, rüzgarın da etkisiyle yangın iki katlı restoranın her yerini sardı. Yangın itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesinin ardından kontrol altına alındı.
“Büyük bir facia olmuş oldu”
Olay sonrası bölgeye gelen Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, yetkililerden bilgi aldıktan sonra açıklama yaptı. Vali Yiğitbaşı, “Toplamda 17 kişinin yangından etkilendiğini biliyoruz. İtfaiye ekiplerimizim verdiği bilgiye gören ne yazık ki içeride hayatını kaybeden birisi var ve bunun da içerde çalışanlardan birisi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla büyük bir facia olmuş oldu. Bu anlamda çok üzgünüz. Soğutma çalışmaları sürüyor, bina ahşap olduğu için çok hızlı ilerledi. Yangının yanındaki benzinliğe de yayılmaması için büyük uğraş verildi. 7 itfaiye ekibi ayrı ayrı çalıştı alanda. Bizi üzen mal kaybı dışında bir can kaybı olması. Yangından etkilenenlerin büyük çoğunluğu çalışanlar, sadece bir müşteri var olayda. Müşteri içeriden çıkmak için camı kırmış, elinde kesik var. Devlet Hastanemizdeki 8 yaralının taburcu işlemleri gerçekleşti. Ancak bir can kaybımız var, çok üzgünüz. Olayla ilgili cumhuriyet savcımız çalışmalarına başladı” dedi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, akşam saatlerinde Merkez Aydınpınar yolu Otluoğlu köyü sapağında meydana geldi. Aydınpınar köyü istikametinden Düzce kent merkezi istikametine gitmekte olan T.A. idaresindeki 54 AKL 602 plakalı Fiat marka otomobil, Otluoğlu Sapağı mevkiinde karşı yönden gelen L.S.’nin kullandığı 81 FR 611 plakalı Toyota marka otomobille çarpıştı. Aydınpınar köyü istikametinden Düzce şehir merkezine giden F.T. idaresindeki 14 AAJ 220 plakalı otomobil de kaza yapan otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle otomobiller yol kenarlarına savruldu. Kazayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine yaptığı ihbar ile bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada M.S., L.S., G.S. yaralandı. Yaralılar Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazaya karışan sürücülerden F.T., “İki araba kaza yaptı. Bende arkalarından yavaş yavaş geliyordum. Arabalar savrulunca bende kaçamadım. Bende çarptım” dedi.
Kaza nedeniyle kapanan yol araçların kaldırılmasıyla tekrar trafiğe açıldı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İl Emniyet Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıda bağımlılıkla mücadelede muhtarlarla iş birliği vurgusu yapıldı. Toplantıda konuşma yapan Vali Tavlı, ” Kamu hizmetinin sunulmasında, vatandaşlarımızın problemlerinin hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulmasında da siz muhtarlarımızla diğer kurumlarımızın el birliğiyle çalışması önemli. Bugünkü toplantımızın gündemi kötü alışkanlıklarla mücadele. İyi şeyler de bağımlılık yapabilir, onda sıkıntı yok. Ama kötü alışkanlıklarda bağımlılık oluyorsa orada sıkıntı var. O nedenle bağımlılıkla mücadele diyoruz, kötü alışkanlıklarla mücadele diyoruz. Jandarmamız, emniyetimiz, sahil güvenliğimiz operasyonel faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Suç ve suçlularla sahada etkin bir mücadele yürütüyorlar. Tabii burada sizlerin verdiği destekle yapılan mücadele de çok önemlidir. Onu özellikle ifade etmek istiyorum. Kolluk birimlerimizin suç ve suçlularla yaptığı mücadeleye verdiğiniz desteklerden dolayı sizlere şükranlarımı, teşekkürlerimi ifade ediyorum. Suç ve suçlularla mücadele ederken topyekün, tam bir dayanışma anlayışı içerisinde hep beraber çalışmamız gerekiyor. Samsunlu hemşehrilerimizle beraber suç ve suçlularla yapacağımız mücadelede hep birlikte, topyekün mücadele etmenin önemini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Polisimizin, jandarmamızın, sahil güvenliğimizin 7/24 sizlerin, bizlerin, Samsun’un huzuru için mücadele edip görev yaptığı gibi biz de onlara 7/24 destek olursak, suç ve suçluların sahada gençlerimizi ve çocuklarımızı zehirlemesine fırsat vermemiş oluruz. Samsun’umuzun, mahallelerimizin huzuru için çalışan kolluk birimlerimize teşekkürlerimi ifade ediyorum. Suç ve suçlularla mücadele eden kolluk birimlerimizin, bizlerin yanında olan siz muhtarlarımıza ve hemşehrilerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum” diye konuştu.
Uzmanlardan bilgilendirici sunumlar
Toplantıda; OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Figen Çavuşoğlu, bağımlılık ve bağımlılık tedavisi konularında bir sunum yaptı. Dr. Öğr. Üyesi Figen Çavuşoğlu, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerini detaylı bir şekilde anlatarak, bu konuda yapılabilecek önleme çalışmaları hakkında muhtarları bilgilendirdi. Ayrıca, toplumun bağımlılıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesinde muhtarlara düşen rolü vurguladı.
Kolluk birimleri tarafından yapılan sunumlarda ise Samsun İl Emniyet MüdürlüğüNarkotik Şube Müdürlüğü, uyuşturucuyla mücadelede yürütülen çalışmalar ve mahalle düzeyindeki önleme faaliyetlerini paylaştı. Narkotik ekipleri, bağımlılık tehdidine karşı ailelerin ve muhtarların dikkatli olmasının önemine işaret etti. Asayiş Şube Müdürlüğü yetkilileri ise suçla mücadele ve güvenlik önlemleriyle ilgili bilgi vererek, Kadın Destek Uygulaması (KADES) ve dolandırıcılık hakkında muhtarları bilgilendirdi.
Toplantı topyekün mücadele çağrısıyla sona erdi. Toplantıya ayrıca Vali Yardımcısı Vekili Canik Kaymakamı Şeref Aydın, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Sahil GüvenlikKaradeniz Bölge Komutan Vekili/Grup Komutanı SG Binbaşı Barış Kaya, protokol üyeleri, kolluk kuvvetleri ve mahalle muhtarları katıldı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA – Sakarya’nın Hendek ilçesinde çocukların evde yakmaya çalıştığı soba parladı. 1 kişinin yaralandığı yangında evde büyük çapta maddi hasar oluştu.
Yangın, Rasimpaşa Mahallesi Fiskobirlik Caddesi üzerinde bulunan evin 2’nci katında çıktı. Edinilen bilgiye göre, çocuklar evde bulunan sobayı yakmak istediği esnada yangın çıktı. Evden çıkan alevleri gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Konunun haber verilmesi üzerine adrese sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan itfaiye ekiplerince yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Sobanın parlaması neticesinde yüzünde yanık oluşan bir çocuk ise sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan müdahalesinin ardından Hendek Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Büyük çapta maddi hasarın meydana geldiği yangına ilişkin inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’nın Alanya ilçesinde muz taşımada kullanılan raylı sistemin halatının kopması sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 2 kişinin yaralandığı iş kazasıyla ilgili gözaltına alınan depo sahibi Haşim Kaçmar (53) ve raylı sistemin operatörü Mustafa Değerli (42), tutuklandı.
Olay, dün saat 16.00 sıralarında İmamlı Mahallesi’nde bulunan muz serasında meydana geldi. Serada çalışan Suriye uyruklu Muhammed El Çeker (35), Yusuf El Yusuf (25) ile Mevlüt Tokaç (39) ve Ahmet Okyanus (57) seranın içinde taşıma için kullanılan raylı sistemin kasasına muzları yükledikten sonra kendileri de kasaya bindi. Muzları seranın dışındaki alana götürmek isteyen 4 işçinin bulunduğu kasa hareket ettiği sırada bağlı olduğu halat koptu. Hızla hareket eden kasa aşağı doğru inerek, beton zemine çarptıktan sonra durabildi. Kasada bulunan 4 işçi çevreye savruldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Muhammed El Çeker’in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Çeker’in cenazesi yapılan incelemelerin ardından morga götürüldü. Mevlüt Tokaç, Ahmet Okyanus ve Yusuf El Yusuf ise ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Mevlüt Tokaç tedaviye alındığı GazipaşaDevlet Hastanesi’nde kurtarılamadı. Ağır yaralanan Ahmet Okyanus ve Yusuf El Yusuf’un ise Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
2 KİŞİ TUTUKLANDI
Kazanın ardından işçilere seradaki muzu kestiren deponun sahibi Haşim Kaçmar ve raylı sistemin operatörü Mustafa Değerli gözaltına alındı. Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Haşim Kaçmar ve Mustafa Değerli çıkarıldıkları Alanya Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. Mevlüt Tokaç’ın cenazesinin ikindi vakti Özvadi Çamlı Mezarlığı’nda toprağa verildiği öğrenildi.
HABER- KAMERA: Alkın BİRİCİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, AK PartiKahramanmaraşMilletvekili Vahit Kirişçi başkanlığında toplandı. Köy Kanunu ve Bazı Kanunlarda Düzenlemeler Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, yaklaşık 6 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildi.
Teklifle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine Gecekondu Kanunu’nun 18’inci maddesinde yapılan düzenleme ile yıkım kararının hangi makamlar tarafından alınacağı, hangi sürede ve nasıl ilgililere tebliğ edileceği, yıkım işleminin tebliğden ne kadar süre sonra ve nasıl tesis edileceği düzenleniyor. Böylece idari işleme karşı yargı yoluna başvuru imkanı sağlanacak.
Teklifle imar hakkı aktarımı uygulamalarına yasal bir zemin oluşturulmak amaçlanıyor
Mevcut mülkiyet problemlerinin daha hızlı çözüme kavuşturulmasını sağlamak ve dönüşüm uygulamalarına hız kazandırmak amacıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimlerinin katma değer vergisinden muaf tutulması öngörülüyor.
Teklifle, “İmar Hakkı Aktarımı” tanımı getiriliyor. Bu çerçevede idareler tarafından plan hükümlerine istinaden yapılan imar hakkı aktarımı uygulamalarına yasal bir zemin oluşturulması amaçlanıyor.
Kişilerin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazların imar hakkı aktarımının yapılarak kamu mülkiyetine geçirilmesi öngörülüyor.
Değer artış payı oranı yeniden düzenlenecek
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, değer artış payı oranı ile ilgili düzenleme yapılan teklifte, bu payın dağıtımı, indirimler ve değer artış payından muaf olacak hususlar hüküm altına alınıyor.
Komisyon görüşmelerinde doğal yaşam ve insan sağlığına zarar verebileceği eleştirilerine neden olan teklifin 11’inci maddesiyle güneş ve rüzgar enerji santrallerinin yatırımcılara teşvik edilmesi amacıyla yapı denetiminin dışında bırakılıyor. Bu imalatlara ilişkin inşa sürecinin hızlandırılması ve söz konusu yapıların bu alanda uzmanlaşmış kişiler eliyle denetlenmesine imkan sağlanması için denetim kanun kapsamı dışına çıkarılıyor.
Yapı denetim kuruluşlarının seçim müteahhitlerin inisiyatifine bırakılıyor
12, 13 ve 14. maddelerle yapı denetim kuruluşlarının görevlendirme ve çalışmaları düzenlenirken, yapı denetim kuruluşlarının seçimini müteahhitlerin inisiyatifine bırakılmasının önü açılıyor.
Teklifte, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın görev ve yetkileri ile TürkiyeÇevre Ajansı’nın faaliyetlerine, organ ve birimlerine, personelin istihdamı, statüsü ve mali haklarına ilişkin düzenlemeler yer alıyor.
Komisyonda kabul edilen teklifin, 25 Kasım Pazartesi gününe kadar verilecek olan muhalefet şerhlerinin eklenmesinin ardından önümüzdeki hafta Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobilin otobüs durağına daldığı kazada, duraktaki üniversite öğrencisi 3 kız arkadaş yaralandı.
Kaza, saat 21.00 sıralarında Atakum ilçesi Güzelyalı Mahallesi, Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Emirhan Köse (19) yönetimindeki 55 APF 142 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu otobüs durağına çarptı. Bu sırada otobüs durağında bekleyen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğrencileri Bengüsu Y. (23), Özgenur A. (23) ve Sümeyye Şevval Y. (22), yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı 3 öğrenci, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Emirhan Köse ise ifadesi için emniyete götürüldü.
Kazaya ilgili başlatılan inceleme sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobilin otobüs durağına daldığı kazada, duraktaki üniversite öğrencisi 3 kız arkadaş yaralandı.
Kaza, saat 21.00 sıralarında Atakum ilçesi Güzelyalı Mahallesi, Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Emirhan Köse (19) yönetimindeki 55 APF 142 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu otobüs durağına çarptı. Bu sırada otobüs durağında bekleyen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğrencileri Bengüsu Y. (23), Özgenur A. (23) ve Sümeyye Şevval Y. (22), yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı 3 öğrenci, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Emirhan Köse ise ifadesi için emniyete götürüldü.
Kazaya ilgili başlatılan inceleme sürdürülüyor.
Haber-Kamera: Emre ÖNCEL/SAMSUN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN – Aydın’ın Kuşadası ilçesinde Sanayi Sitesi’nde bulunan bir marangoz atölyesinde sobayı tutuşturmak için kullanılan tiner ve mazot sonrası çıkan yangında 2 kişi yaralandı.
Olay, Değirmendere Mahallesi Sanayi Sitesi 7. Sokakta saat 19.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orhan K. isimli marangoz ısınmak için sobayı yakmak istedi. Soba içine tiner ve mazot döktüğü sırada soba bir anda alev aldı. Alevleri gören vatandaşlar durumu 112 acil çağrı merkezine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek soğutma çalışmalarını tamamladı. Alevlerin sıçramasından dolayı Orhan K., yüzünden ve kollarından, bir kadın ise elleri yanarak yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulansla Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Yangının neden olduğu maddi hasar ile ilgili incelemeler devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ediniden bilgiye göre ilk kaza, Malatya istikametinden Adıyaman istikametine gitmekte olan Fatih T. idaresindeki 06 AU 4778 plakalı otomobil, Doğanşehir yol kavşağında kontrolden çıkarak şarampole uçtu. Kazada sürücü yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı sürücü ambulansla Doğanşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Bölgedeki diğer kazada ise, Adıyaman istikametinden Malatya yönüne giden Mehmet T. idaresindeki 33 ES 435 plakalı kamyonet, Savaklı mevkiinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bulunan su kanalına düştü. Kazada sürücü Mehmet T. yaralandı. Yaralı, ambulansla Doğanşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
He iki kazayla ilgili inceleme sürüyor. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer alanlarda çalışan paydaşları bir araya getirerek güncel tehditlere karşı yeni yaklaşımların tartışılması amacıyla düzenlenen Üçüncü Uluslararası KBRN Kongresi başladı.
KBRN alanındaki tehdit ve tehlikelerin yanı sıra güncel teknolojik gelişmeler ve bilimsel çalışmalar hakkında oturumların yer aldığı kongrede; akademik çalışmalara da yer verildi.
İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, yaptığı konuşmasında, kongrenin gelişen KBRN tehditlerine karşı sürekli ilerleme ve yenilikçi çözümler mottosu çerçevesinde bilgi paylaşımı ve iş birliğinin güçlendirmesini temenni ettiğini söyledi.
KBRN tehditlerine Karşı AFAD bünyesinde bütüncül ve yenilikçi yaklaşımla çalışmaların sürdüğünü dile getiren Karaloğlu, “Bu yıl Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz kongremiz, geçmişte elde ettiğimiz tecrübeler üzerine yenilerini eklemek ve ülkemizin bu alandaki kapasitesini daha da ileriye taşıma açısından büyük bir önem arz etmektedir. KBRN tehditlerinin sürekli değişen ve gelişen doğası karşısında ulusal sınırları aşan iş birliği hayatı önem taşımaktadır. Bu kongre, dünya genelinde artan KBRN risklerine karşı ortak bir bakış açısı geliştirmemize olanak sağlayacaktır” dedi.
AFAD Başkanı Okay Memiş ise KBRN alanlarında çalışan paydaşları kongre sayesinde bir araya getirdiklerini kaydederek, “Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer alanlarda çalışan paydaşları bir araya getiriyor. Organizasyonumuz güncel tehditlere karşı yeni yaklaşımların tartışılması için bir platform işlemi görecek. KBRN tehditlerine ilişkin yeni yaklaşımların önemini dünyamızın güncel durumuna baktığımızda görebiliyoruz. Yaşanan güncel, siyasi ve askeri gelişmeler KBRN yayılım önlemlerinin ve müdahale kapasitesinin kıymetini bir kez daha hatırlatıyor. Güncel dönem dışına çıkıp dünyanın son 100 yılına baktığımızda KBRN olaylarının birçok kez gerçekleştiğini görüyoruz. Öyle ki son 100 yılda insanlığa en büyük acıları yaşatan olaylar arasında KBRN önemli bir yer tutuyor” ifadelerini kullandı.
Programa, BM, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü gibi uluslararası örgütler, uzmanlar, akademisyenler ve özel sektör temsilcileri katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UKRAYNA Hava Kuvvetleri, Rusya’nın ilk kez kıtalar arası balistik füzeyle (ICBM) saldırdığını açıkladı.
Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın sabah saatlerinde ilk kez kıtalar arası balistik füzeyle (ICBM) saldırdığını duyurdu. Hava Kuvvetleri, füzenin Dnipro kentindeki altyapıyı hedef aldığını belirtti. Açıklamada, Ukrayna topraklarının ayrıca ‘MiG-31K’ savaş uçağından fırlatılan ‘Kh-47M2 Kinjal’ hipersonik füzesiyle ‘Tu-95MS’ stratejik bombardımandan uçağından atılan ‘KH-101’ seyir füzeleriyle hedef alındığı ifade edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN – Van’ın Özalp ilçesinde, sağlık alanında önemli bir yenilik olarak kabul edilen ‘Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi’ hizmete girdi.
Van’da ilk kez Özalp Devlet Hastanesi’nde uygulanmaya başlayan bu sistem sayesinde hastalar, yüz yüze muayeneye gerek kalmadan uzman doktorlarla çevrim içi görüşme imkanı buluyor. Sistem, özellikle kış aylarında ulaşım zorluğu çeken ve hareket kısıtlılığı yaşayan vatandaşlar için büyük bir kolaylık sunuyor. Böylece hastalar, sağlık hizmetine daha hızlı ve kolay bir şekilde erişebiliyor.
Hastane yetkilileri, sistemin ilk aşamada belirli branşlarda hizmet verdiğini ve ilerleyen süreçte daha fazla branşı kapsayacak şekilde genişletileceğini belirtti. Sistemi kullanmak isteyen vatandaşlar, Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden kolayca randevu oluşturabiliyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Özalp Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Feyyaz Kaya, sistemin hem doktor hem de hastalar için zaman tasarrufu sağladığını belirtti. Başhekim Dr. Kaya, “Sistem, MHRS altyapısı gibi çalışıyor. Doktor ve hasta çevrim içi olarak sesli görüşebiliyor, mesajlaşabiliyor. Bu uygulama ile evde bakım hizmeti alanlar, hastaneye gelme imkanı olmayanlar veya raporlu ilaçlarını yenilemek isteyen hastalar büyük kolaylık yaşayacak. Ayrıca, sistemin hastane üzerindeki yoğunluğu da azaltacağını düşünüyoruz. Herkese sağlıklı günler dilerim” dedi.
“Şu ana kadar 17 hastamız randevu aldı”
Sistemin işleyişine ilişkin bilgi veren İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Berat Furkan Çayır, uzaktan değerlendirme sürecinin hasta ve doktor için büyük kolaylık sağladığını belirterek, “Hastanın şikayetlerini çevrim içi ortamda dinliyoruz. E-reçete sistemiyle ilaçlarını doğrudan yazıyoruz ve hasta, eczaneden ilaçlarını kolayca temin edebiliyor. Gerekli durumlarda hastayı hastaneye davet ediyoruz. Özalp gibi ulaşımı zor olan bölgelerde bu sistem büyük kolaylık sağlayacaktır. Sistemimiz, 15 Ağustos 2024 tarihinde aktif hale geldi ve şu ana kadar 17 hastamız randevu aldı” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 10’ncu Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde konuştu. Kacır, “Yakın dönemde detaylarını kamuoyuyla paylaşacağımız Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla da, gelecek nesillerin yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya erişimini sağlayacak, yerel tarımsal ürünlerimizi değer zincirinde katma değeri yüksek gıda sanayi yatırımlarına dönüştürecek ve refaha katkı sunacak projeleri destekleyeceğiz” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Beşiktaş’ta düzenlenen 10’uncu Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’ne katıldı. Zirvede Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat SungurBursa, Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sanayi temsilcileri, yatırımcılar ve sektör paydaşları da hazır bulundu.
Burada bir konuşma yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Gıda sanayimizin üretimini; çevreci, sürdürülebilir ve altyapısı tamamlanmış yatırım sahalarında gerçekleştirmesi için attığımız adımların neticesinde; 11’i Gıda İhtisas organize sanayi bölgesi olmak üzere toplam 203 organize sanayi bölgemizde müteşebbislerimiz gıda ürünleri imalatını sürdürüyor. gerçekleştiriyor. OSB’lerimizde faaliyet gösteren bu işletmeler 187 bin kişiye istihdam sağlıyor.Gelinen noktada, gıda sanayimizin yalnızca iç talebi karşılamakla kalmadığını aynı zamanda son yıllarda ihracatta kaydedilen gurur tablosunda da büyük pay sahibi olduğunu memnuniyetle ifade etmek isterim. Geçtiğimiz yıl 18,9 milyar dolar ihracata ulaşan sektörümüzün, önümüzdeki dönemde de yeni başarı hikayeleri yazacağına inancım tam. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuz doğrultusunda, gıda sektöründe Ar-Ge odaklı üretimi önceliklendirerek sektörümüzün yenilikçi ve rekabetçi üretim altyapısını adım adım daha ileriye taşımak öncelikli hedeflerimiz. Gıda sektörümüzün teknoloji ve inovasyon odaklı dönüşümüne öncülük eden 61 Ar-Ge merkezine ve teknoparklarımız bünyesinde bulunan 174 teknoloji girişimine destek sunuyoruz” dedi.
‘BİN 653 TESCİLLİ COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLE BÜYÜK BİR HAZİNEYE SAHİBİZ’
Bakan Kacır, coğrafi işaretli ürünlerin önemine değiinerek, “Coğrafyamızın önemli değerlerini gün yüzüne çıkaran ‘Anadoludakiler’ projemizle de derinlerde saklı hazinemizi hem ülkemiz ve dünyayla buluşturuyoruz. Topraklarımızın bereketini, mutfak kültürümüzün birikimini, çeşitliliğini ve zenginliğini hak ettiği değere ulaştırıyoruz. Yakın dönemde detaylarını kamuoyuyla paylaşacağımız Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla da gelecek nesillerin yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya erişimini sağlayacak, yerel tarım ürünlerini değer zincirinde katma değeri yüksek gıda sanayi yatırımlarına dönüştürecek ve refaha katkı sunacak projeleri destekleyeceğiz. Yerel değerlerimiz ve yöresel ürünlerimizin, üretildikleri bölge ya da şehirlerle özdeşleşerek o yerin simgesi haline gelmesini amaçlıyoruz. Bin 653 tescilli coğrafi işaretli ürünle büyük bir hazineye sahibiz. Önümüzdeki dönemdeki önceliklerimizden biri de özellikle Avrupa Birliği (AB) nezdinde de tescillenen coğrafi işaretli ürünlerimizin, ülkemiz üreticileri ve sanayicileri için daha yüksek katma değer oluşturmasını sağlamaktır. Bunun için kalite zincirini uçtan uca takip edeceğimiz bir mekanizmayı birlikte kurmalıyız. Yapılan araştırmalar gıda kaybı ve israfının toplam maliyetinin küresel ekonomi için 1 trilyon dolara ulaştığını ortaya koyuyor. Bu adaletsiz tabloyu değiştirmek adına seferberlik ruhuyla hareket ederek ‘Gıdada sıfır kayıp’ hedefimiz doğrultusunda gerek ülkemiz sınırları içinde gerekse de uluslararası arenada inisiyatif almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘GIDADA SIFIR ATIK SIFIR İSRAF HEDEFİYLE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ’
Bakan Kacır gıdada sıfır atık vurgusu da yaparak, “Gıda sanayi girdileri olan gıda katkı maddeleri, yardımcı maddeler ve ambalajlarda yerli üretim kapasitemizi artırmak, dışa bağımlılığı azaltılmak; tedarik zincirinde lisanslı depoculuk gibi faaliyetleri desteklemek, hedef odaklı tarım ve gıda Ar-Ge yenilik programları oluştulmak; tarım ve gıda sektöründe geleceğin gıdalarına geçiş sürecine katkı sağlamak, yenilikçi gıda ürünlerinin geliştirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmalarında bulunmak üzere, endüstriyel ölçekte prototipleme amaçlı ortak kullanıma açık Ür-Ge merkezlerinin oluşturulmasını tetikleyecek araştırma altyapıları kurmak; depolama ve lojistik altyapısını güçlendirmek; tarım ve gıda sanayi makinalarını kaliteli ve yüksek standartlarda yerli imkanlarla üretmek; akıllı tarım, hassas tarım ve tarımda dijital uygulamalarla ileri teknolojileri yaygınlaştırmak; ve nihayetinde katma değeri yüksek, tanıtım faaliyetleriyle piyasa çeşitliliği ve büyüklüğü sağlanmış, kalite standartları yüksek, pazar altyapısı iyi, devamlılığı sağlanabilen, daha rekabetçi, mukayeseli üstünlüğü olan ürünlerle ihracatımızı artırmak için hep birlikte daha çok çalışmalıyız. Gıda zayiatlarının azaltılması; birincil üretimde şekillenen üretim kayıplarının minimize edilmesi; üretim kapasitesinin kullanılmamasına bağlı kayıplarla depolama ve lojistik aşamalarındaki kayıpların azaltılması; gıda üretim aşamalarında ortaya çıkan yan ürün ve artıkların değerlendirilmesi anlayışıyla; gıdada sıfır atık, sıfır israf hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Ticaret Odası’nın medya meslek komitesi organizasyonuyla gerçekleştirdiği toplantıda, sosyal medyanın iş dünyasına etkileri, dijital platformların ticari faaliyetlerdeki rolü, güvenli içerik üretimi ve paylaşımı, KOBİ’lerin sosyal medya araçlarıyla büyüme imkanları gibi konular ele alındı. Ankara Ticaret Odası’nın 14 No’lu Medya Meslek Komitesi’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen “Kamu Politikaları ve Dijital Platformların Ticaret Hayatına Etkileri Sektörel İstişare Toplantısı” ATO’nun Duatepe Salonu’nda yapıldı.
“Sosyal medya, günümüzde ticaret platformları haline geldi”
21 Kasım 2024- Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, sosyal medya platformlarının işlerini büyütmek ve geliştirmek isteyen işletmeler için cazibe merkezi haline geldiğini belirterek, “Sosyal medya, günümüzün ticaret platformları haline geldi. Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya araçları arasında yer alan TikTok’taki işletme sayısının 10 bini aştığı ve bu işletmelerin yaklaşık yüzde 96’sını KOBİ’lerin oluşturduğu ifade ediliyor” diye konuştu.
ATO Başkanı Gürsel Baran, ByteDance/TikTok Devletlerle İlişkiler ve Kamu Politikaları Türkiye Bölge Başkanı M. Fatih Kafadar, TikTok Türkiye, Orta ve Güney Asya Küresel İş Çözümleri Lideri Barış Aldanmaz, ATO Komite ve Meclis üyeleri ile sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, sosyal medyanın iş dünyasına etkileri, dijital platformların ticari faaliyetlerdeki rolü, güvenli içerik üretimi ve paylaşımı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ) sosyal medya araçlarıyla büyüme imkanları gibi konular ele alındı.
ATO Başkanı Gürsel Baran, toplantıda yaptığı konuşmada sosyal medya ve dijitalleşme sürecinin sosyal ve ekonomik gelişmelere zemin hazırladığını belirterek, ticaret, satış ve pazarlama açısından da fırsatları beraberinde getirdiğini söyledi. Baran, “İnsanlar için vakit geçirme ve eğlence kaynağı olan sosyal medya son birkaç yılda, işlerini büyütmek isteyen işletmeler için bir cazibe merkezi. Sosyal medya, günümüzün ticaret platformları haline geldi. Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya araçları arasında yer alan TikTok’taki işletme sayısının 10 bini aştığı ve bu işletmelerin yaklaşık yüzde 96’sını KOBİ’lerin oluşturduğu ifade ediliyor” açıklamasında bulundu.
“Dünya nüfusunun yarısından fazlası sosyal medya kullanıyor”
Sosyal medya platformlarının artık hayatın önemli bir parçası durumuna geldiğini kaydeden Baran, “8 milyarlık dünya nüfusunun, yaklaşık 5 milyarı, yani yarısından fazlası sosyal medya kullanıyor. Bugün yetkililerini konuk ettiğimiz TikTok ise Facebook, Youtube ve Instagram’dan sonra en çok kullanılan sosyal medya platformu. Ülkemizde TikTok’a duyulan ilgi ve kullanım çok daha fazla. TikTok, Youtube ve Instagram’ın ardından en çok kullanılan üçüncü platform durumunda. Türkiye’de yaklaşık 38 milyon kişinin TikTok kullanıcısı olduğu belirtiliyor. İstatistiklere göre, sosyal medya kullanıcılarının, günlük yaklaşık 2 saat 23 dakikası sosyal medyada geçiyor. Bu veri, bizim ülkemizde biraz daha yüksek” ifadelerini kullandı. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Dijitalleşen dünyada, gençlerimizin kendilerine yapay bir hayat inşa ederek, kendi kişiliklerinden tavizler verdiğine, sanal ve sahte kimliklere büründüklerine şahit oluyoruz. Bugün sosyal medyanın etkileri ve dijital riskler, aileler için büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Ayrıca gördük ki, dijital çağ, ebeveyn-çocuk ilişkilerini değiştirerek roller arasındaki sınırları belirsizleştiriyor ve kuşaklar arası iletişim sorunlarını artırıyor” dedi.
Bakan Göktaş, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile Yapay Zeka Politikalar Derneği (AIPA) iş birliğinde, Ankara’daki bir otelde düzenlenen ‘Uluslararası Yapay Zeka Çağında Medya Zirvesi’ programına katıldı. Programda Bakan Göktaş’ın yanı sıra RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ve AIPA Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu da yer aldı. Burada konuşan Göktaş, yapay zeka ile desteklenen medyanın kadın ve çocuk başta olmak üzere tüm aileyi nasıl etkilediği ve ne yönde dönüştürdüğünün düşünülmesi gerektiğini belirterek, “Yapay zekanın sunduğu faydalar gerçekten önemli. Gelişmeyi desteklerken, verimliliği artırma ve devam eden zorlukları çözme konusunda büyük bir potansiyel barındırıyor. Bu dönüşüm bilgiye erişimi ve tüm iletişim süreçlerini kolaylaştırırken, güvenilirlik ve etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu anlamda karşı karşıya kalabileceğimiz risklerin tüm boyutlarıyla ele alınmasını oldukça kıymetli buluyoruz. Bu risklerin bertaraf edilmesi için, yapay zeka teknolojilerinin şeffaf, adil ve erişilebilir bir şekilde geliştirilmesi büyük bir önem taşıyor” diye konuştu.
‘YAPAY ZEKA, İLETİŞİM SORUNLARINI ARTIRABİLİR’
Bakan Göktaş, yapay zekanın en büyük risklerinden birinin, ön yargıların veri setlerine yansıması sonucunda kadınlara karşı ayrımcılığın artması olduğunu işaret ederek, “Bunun yanı sıra çocuklar özelinde yapay zeka destekli eğitim platformları, kişiselleştirilmiş öğrenme fırsatları sunarken, yanlış algoritmalar öğrenme eşitsizliklerini derinleştirebilir. Çevrim içi içeriklerin yetersiz denetimi çocukların psikolojik gelişimini olumsuz etkilerken, etik tasarıma uygun olmayan sistemler mahremiyetlerini riske atabilir. Ayrıca yapay zeka tabanlı dijital araçlar, bir taraftan aile içi iletişimi desteklerken; diğer taraftan yanlış kullanım, aile bağlarını zayıflatıp iletişim sorunlarını artırabilir. Aşırı dijitalleşme, çocuklar ve ebeveynler arasında duygusal kopukluğa yol açabilir. Ayrıca, yapay zeka destekli sosyal ve finansal destek süreçlerindeki önyargılar, ihtiyaç sahibi ailelerin hizmetlere erişiminde adaletsizliklere neden olabilir. Yaşlılar için dijital okuryazarlıklarına uygun tasarlanmadığında yalnızlık ve izolasyonu artırabilir. Bu anlamda yapay zeka sistemlerinin tasarım ve kullanım süreçlerinde, her yaş grubunun, çocukların, kadınların, yaşlıların ve ailelerin ihtiyaçlarını merkeze alan, etik ve kapsayıcı yaklaşımlar benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Aksi takdirde, bu teknolojilerin fırsatlar sunmaktan çok, toplumdaki eşitsizlikleri ve kırılganlıkları derinleştiren bir araç haline gelmesi kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüzde duruyor” dedi.
‘DİJİTAL ÇAĞ, KUŞAKLAR ARASI İLETİŞİM SORUNLARINI ARTIRIYOR’
Medyanın toplum üzerindeki etkisini ve ikna edici gücünün çok iyi bilindiğini ifade eden Bakan Göktaş, medyanın insanların duygu ve düşüncelerini etkilediği, tutum ve davranışlara yön verdiğinin birçok araştırma ile ortaya konulduğunu belirtti. Geleneksel ve yeni medya kanallarında kadınların basmakalıp rollerle temsil edildiğini belirten Göktaş, “Kadın bedeninin metalaştırıldığını ve bu temsil biçimleri nedeniyle kadınlara karşı ayrımcılığın daha da pekiştiğini üzülerek görüyoruz. Dijitalleşen dünyada, gençlerimizin kendilerine yapay bir hayat inşa ederek, kendi kişiliklerinden tavizler verdiğine, sanal ve sahte kimliklere büründüklerine şahit oluyoruz. Bugün sosyal medyanın etkileri ve dijital riskler, aileler için büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Ayrıca gördük ki, dijital çağ, ebeveyn-çocuk ilişkilerini değiştirerek roller arasındaki sınırları belirsizleştiriyor ve kuşaklar arası iletişim sorunlarını artırıyor. Gerek haberler gerek gündüz kuşakları gerek dizi ve filmlerde kadına, çocuğa yönelik şiddetin sunuluş biçiminin, var olan şiddeti yeniden ürettiği ve şiddeti normalleştirdiği yönünde bulgular elde ettik. Tüm bu hususlara dikkat çekmek için yıl içinde dizi yapımcılarıyla, medya ve sosyal medya temsilcileriyle bir araya geldik. Tüm taraflara hassasiyetlerimizi aktararak, yayın ve içeriklerin bu hassasiyetler çevresinde desteklenmesine yönelik görüşlerimizi dile getirdik” diye konuştu.
‘MEDYA, İNSANİ DEĞERLERİ YÜCELTEN VE YAŞATAN BİR ARAÇ OLMALI’
Mart ayında RTÜK Başkanlığı ile iş birliği içinde hazırlanan ‘Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeleri’ni yayımladıklarını hatırlatan Göktaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Yayımlanan bu etik ilkelerin medya kuruluşları için önemli bir rehber niteliği taşıdığını düşünüyorum. Medyanın bu ilkeleri benimsemesinin, kadına yönelik şiddetin toplumda normalleştirilmesinin önüne geçilmesine, mağdurların daha fazla zarar görmesinin engellenmesine katkı sunacağına inanıyorum. Sonuç olarak yapay zeka çağındaki medyanın ürettiği yanlış ve yıkıcı etkilerle değil, ürettiği ve yaydığı bilgiyle, kültürle bütünleşmek istiyoruz. Medya, insani değerleri yücelten ve yaşatan bir araç olmalı. Söz konusu aile, kadın, çocuk ve gençlik olduğunda herkesin büyük bir hassasiyetle meselelere yaklaşması gerekiyor. Toplumsal farkındalığı artıracak yayınlar, toplumsal sorunların aşılmasına da katkı sunacaktır.”
Program sonunda Bakan Göktaş ve RTÜK Başkanı Şahin’e yapay zeka ile oluşturulmuş resimler hediye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Pehlivan, Valilik toplantı salonunda düzenlenen imza töreninde, dezenformasyon kelimesinin ‘bilginin çarpıtılması’ anlamına geldiğini söyledi. Bu konunun özellikle dijitalleşme çağında teknolojinin artık yapay zeka boyutuna geldiği bir ortamda giderek çok daha fazla önem kazandığını ve karşı mücadeleyi gerektiren bir alan haline geldiğini belirten Pehlivan, günümüzde çok hızlı bir bilgi akışı olduğuna işaret ederek, “Bu bilgi akışının yoğunluğu, fazlalığı, bilginin güvenilirliğini de sorgulamamıza neden oluyor. Bu konuda yapılan ölçümlemelerde, yanlış veya yalan bilginin, doğru bilgiden 6 kat daha hızlı bir şekilde yayıldığı görülmektedir. Bu tespit dezenformasyon karşısında doğru bilginin yayılması ve yaygınlaştırılmasıyla ilgili ne kadar yoğun bir mücadele verilmesinin gerektiğini ortaya koyuyor” dedi. Bu konuda İletişim Başkanlığı bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Merkezi kurulduğunu hatırlatan Pehlivan, “Bizlerin de bulunduğumuz yerde, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın katılımıyla bu süreçte doğru bilginin yerinde ve zamanında ilgililerine, kamuoyuna ulaşması konusunda gayret sarf etmemiz gerekmektedir. Bu çalışmaları da bütüncül bir anlayışla iş birliği ve koordinasyon içerisinde hayata geçirmemiz icap etmektedir” diye konuştu.
“Dezenformasyonla her seviyede mücadele etmek gerekmektedir”
Dezenformasyon konusunun, bilginin deforme edilip kullanılmasıyla maddi çıkar elde edilmesi, ‘tık avcılığı’ denilen beğenilerin çoğaltılması ve bu anlamda birtakım kazanımlar elde edilmesinin ötesinde, ulusal ve uluslararası bir güvenlik sorunu haline de gelmeye başladığın dikkat çeken Pehlivan, şöyle devam etti: “Neticede dijital platformlarda yayılan yanlış bilgi ülkelerin adeta huzurunu, güvenliğini ve sistemlerini dahi etkiler vaziyete ve seviyeye ulaşmıştır. Bu durum, konunun ne kadar kritik olduğunu da ortaya koymaktadır. Buna her seviyede karşı bir duruş sergilemek ve dezenformasyonla her seviyede mücadele etmek gerekmektedir. Biz de ilimizde, bu protokole imza atan kurum ve kuruluşlarımızla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü ile iletişim ve iş birliği içerisinde eğitimler düzenlemek suretiyle bu çalışmaları devam ettireceğiz. İmzalanan protokol ile dezenformasyona karşı daha az dirençli olan ve sosyal medyaya en fazla maruz kalan gençleri, farklı öğrenme yöntemlerini bir arada kullanarak bilgilendirmek ve toplumun genelinde nasıl daha ‘sorumlu’ medya okuryazarı ve sosyal medya kullanıcısı olunacağı konusunda farkındalık uyandırmak, dijital mecrada dezenformasyonla mücadele etmek amaçlanmaktadır.”
Dezenformasyonla Mücadele Kurumlar Arası İş Birliği Protokolü imza törenine, Vali Pehlivan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürü Mustafa Yalınız, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, TRT Çukurova Müdürü Fatih Doğru, Gençlik ve Spor İl Müdürü Göksun Öz, İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş ve Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Uzmanı Ümmühan Yücel katıldı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin en geniş kapsamlı haber platformu Haberler.com, bir kez daha başarısını tescilleyerek “Yılın Haber Portalı” ödülünü kazandı. Bu yıl 11’incisi düzenlenen Golden Palm Awards & Altın Palmiye Ödül Töreni’nde ödüller, halk oylaması ile sahiplerini buldu. Zorlu Center’daki Raffles Hotel’de gerçekleşen törene, kültür-sanat, televizyon, iş, müzik ve medya dünyasından ünlü isimler katıldı.

Haberler.com, Halil Ergün’e Ödülünü Takdim Etti
Zorlu Center’da Altın Palmiye Ödülleri’nin 11’incisi düzenlendi. Gecenin en özel anlarından biri, Türk sinema ve televizyonunun usta ismi Halil Ergün’ün Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülmesiydi. Sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Halil Ergün’ün ödülünü, onun adına oyuncu Levent Sülün teslim aldı. Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, bu anlamlı ödülü sahnede takdim ederek geceye damgasını vurdu.
2 Milyon 309 Bin Oy Kullanıldı
Halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen oylamada, 2 milyon 309 bin kişi oy kullandı. Hem halkın tercihleri hem de jüri özel ödülleriyle kazananlar belirlendi.

Haberler.com, Yılın Haber Portalı Ödülünü Aldı
Türkiye’deki dijital medya dünyasının öncülerinden olan Haberler.com, “Yılın Haber Portalı” ödülüne layık görüldü. Tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla tanınan platform, aldığı bu ödülle güvenilirliğini ve sektördeki lider konumunu bir kez daha pekiştirdi. Ödülü, Haberler.com adına Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur kabul etti.
Bayhan ve Norm Ender Gecenin Ritmini Yükseltti
Gecede, ünlü sanatçılar Bayhan ve Norm Ender performanslarıyla davetlilere unutulmaz anlar yaşattı. Bayhan, son dönemin popüler şarkısı “Tiryakinim”i seslendirirken; Norm Ender, “Parla” isimli şarkısıyla sahne aldı. Yaklaşık 500 davetlinin katıldığı etkinlikte, konuklar renkli ve keyifli anlar yaşadı.

Nedim Delibaş: “Sosyal Sorumluluğu Öne Çıkaran Bir Organizasyon”
Etkinliğin organizatörü iş insanı Nedim Delibaş, 11 yıldır düzenlenen Altın Palmiye Ödülleri’nin toplumsal mesajlar verdiğini belirtti. Bu yılın temasının “Çocuğa ve Kadına Dokunma” olduğunu vurgulayan Delibaş, ödül sürecinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü ve halk oylamasıyla ödüllerin belirlendiğini ifade etti.
Gecede Ödül Alan İsimler
Yılın Yarışma Programı: Oktay Kaynarca – “Kim Milyoner Olmak İster”
En İyi Kadın Dram Oyuncusu: Gonca Vuslateri
En İyi Dram Erkek Oyuncusu: Aras Bulut İynemli
En İyi Çıkış Yapan Oyuncu: Barış Baktaş
Yılın Reklam Filmi: Fuzul Ev – Murat Yıldırım
Yılın İş Kadını: Görkem Kiremitçi

Yılın Kadın Dizi Oyuncusu: Yağmur Yüksel
Yılın Şarkısı: Bayhan – “Tiryakinim”
Yılın Yazarı: Celal Şengör
Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Halil Ergün
Yılın Erkek Rap Sanatçısı: Norm Ender
Yaşam Boyu Onur Ödülü: Özkan Uğur
Yılın CEO’su: Enes Örer
Yılın Kurumsal Markası: Üstün Teknik A.Ş.
Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi: “Çocuklar Gülsün Diye”
Yılın Tekstil Markası: Giotelli
Yılın Haber Portalı: Haberler.com
Yılın Genç İş İnsanı: Faruk Koç
Yılın Kozmetik Markası: Bioterra
Yılın Gayrimenkul Markası: Arsey Investment
En İyi Residence Operatör Ödülü: Uğur Talayhan – “Rotana Hotels”
Yılın Tasarım Ödülü: Royal Forklift
Yılın Teknoloji Ödülü: Royal Forklift
Performans ve Dayanıklılık Ödülü: Royal Forklift
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de jandarma trafik ekipleri tarafın, otoyolda cayrokopter hava aracının desteği ile trafik denetimi gerçekleştirildi.
Mersin İl Jandarma Komutanlığı Otoyol Jandarma Timleri, siren sistemi bulunan, görüntü kaydedebilen ve yaklaşık 4 saat havada kalabilme özelliğine sahip, pervaneli döner kanatlı bir hava aracı olan cayrokopter ile Tarsus-Adana- Gaziantep otoyolu üzerinde trafik denetimi gerçekleştirdi.
Otoyolda; emniyet şeridi ihlali, banketler üzerinde duraklama, park etme, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymayan araçların ihlallerine yönelik havadan denetimler yapıldı. Cayrokopterin yanı sıra 4 Otoyol Jandarma Timi, 1 Otoyol Jandarma Adli Timi ve 1 Otoyol Jandarma Motosiklet Timi ile gerçekleştirilen denetimde 113 araç ile 215 şahsın sorgusu yapıldı.
Jandarma tarafından kullanılan cayrokopterlerin hava denetiminin yanı sıra emniyet ve asayiş olayları ile orman yangınları gibi olaylarda da kullanıldığı bu sayede daha az maliyet ve iş gücüyle daha fazla alanın kontrol edilerek yer ekiplerine önemli destek sağladığı bildirildi.
Haber-Kamera: MERSİN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen “Uzaktan Hasta Değerlendirme” hizmeti, Van’daki devlet hastanelerinde de veriliyor.
MHRS üzerinden randevu alanlar, hastaneye gitmelerine gerek kalmadan doktorlarla görüntülü görüşerek şikayetlerini dile getiriyor.
ÖzalpDevlet Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Feyyaz Kaya, gazetecilere, uygulamanın ulaşım imkanı olmayan ve raporlu ilaçlarını yeniletmek isteyen hastalar için kolaylık sağlayacağını söyledi.
İlk etapta belirli polikliniklerin hizmet verdiğini ilerleyen süreçte daha fazla branşın uygulamaya dahil edileceğini belirten Kaya, “Doktor ve hasta çevrim içi olarak görüşüp mesajlaşabiliyor. Bu uygulama ile evde bakım hizmeti alanlar ve raporlu ilaçlarını yenilemek isteyenler büyük kolaylık yaşayacak. Uygulamanın hastane üzerindeki yoğunluğu da azaltacağını düşünüyoruz.” dedi.
Dahiliye uzmanı doktor Berat Furkan Çayır ise uygulamaya 15 Ağustos’ta başladıklarını ve şu ana kadar 17 hastanın muayene edildiğini dile getirdi.
Hastanın şikayetlerini çevrim içi ortamda dinlediklerini anlatan Çayır, “E-reçete sistemiyle ilaçlarını doğrudan yazıyoruz ve hasta eczaneden ilaçlarını kolayca temin edebiliyor. Gerekli durumlarda hastayı hastaneye davet ediyoruz. Özalp gibi ulaşımı zor olan yerleşim yerlerinde bu sistem büyük kolaylık sağlayacaktır.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultandağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden eğitim çalışmasıyla ilgili yapılan açıklamada, “Kırsal alanda yaşayan ve tarım sektörünün her alanında aktif olarak rol alan kadın çiftçilerimizin bilgi ve teknik donanımlarına katkıda bulunmak için eğitim çalışması yapıldı. Sultandağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve İlçe Müftülüğü ile işbirliği çerçevesinde konusunda uzman kadın personellerimiz tarafından Sultandağı Merkez Kadın Kur’an kursundaki kadın çiftçilere yönelik çiftçi toplantısı düzenlenmiştir” ifadelerine yer verildi. – AFYONKARAHİSAR
Yerel HaberlerSultandağıEğitimKadınYerelTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akbelen Mahallesi’ndeki müstakil evde Aybeniz Top (24) ile dini nikahlı eşi Hasan F. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Hasan F, tartışmanın büyümesi üzerine bir çocuk annesi Aybeniz Top’u tülbentle boğup kaçtı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan incelemede, kadının yaşamını yitirdiği belirlendi. Cenaze, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayın ardından kaçan Hasan F, polis ekiplerince Mersin Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde gözaltına alındı.
Televizyon programında “kaçırıldı” iddiasında bulunmuş
Hasan F’nin, ağustos ayında katıldığı bir televizyon programında Aybeniz Top’un kaçırılarak zorla tutulduğunu iddia ettiği, birkaç gün sonra programa katılan kadının ise kaçırıldığı iddiasını yalanlayarak, dini nikahlı Hasan F’den şiddet gördüğü gerekçesiyle evden ayrıldığını söylediği öğrenildi.
Top’un, programdan sonra tekrar bir araya gelme kararı aldığı Hasan F. ile babasına ait Akbelen Mahallesi’ndeki evde yaşamaya başladıkları belirtildi.
Yerel HaberlerToroslarGüvenlikCinayet3-sayfamersinGüncelHukukKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekonomik değeri nedeniyle avcılık baskısına maruz kalan “Homarus gammarus” türü ıstakozların doğadaki popülasyonunu artırmak ve azalan balıkçılık kaynaklarına dikkati çekmek amacıyla 4 yıl önce ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinde başlatılan ıstakoz stoklarını destekleme programı devam ediyor.
ÇOMÜ, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, üniversitenin Dardanos’taki Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinde 1 yıl bakılıp büyütülen ıstakoz yavrularının denizle buluşturulması amacıyla dalgıçlar, Seddülbahir’deki Mehmetçik Feneri’nden Bilim-1 teknesiyle açıldı.
Her biri ayrı tüpler ve kutular içinde bulunan 400 ıstakoz, 20 metre derinlikteki “HMS Majestic” batığına dalgıçlar tarafından bırakıldı.
“Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız”
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Gelibolu Sualtı Parkı’nda dünyanın en önemli batıklarının yer aldığını söyledi.
Burada aynı zamanda çok önemli bir biyoçeşitliliğin bulunduğunu ve canlı varlığını artırmak için çalışma içine girdiklerini ifade eden Kaşdemir, “Atık Gelibolu Sualtı Parkı’na gelen dalgıçlar sadece zaman tünelinde tarihi bir yolculuk yapmayacaklar, altta savaştan kalma izleri görmeyecekler. Bununla birlikte ıstakozları, rengarenk balıkları ve suyun altındaki envaiçeşit canlıları görme imkanı bulacaklar. Bu da Gelibolu Sualtı Parkı’na olan ilgiyi artıracak. İnşallah yavru ıstakozlar zaman içinde buradaki HMS Majestic batığı etrafında yuvalarını bulacaklar, çoğalacaklar. Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız.” diye konuştu.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu da Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinin 4 yıldır ıstakoz yetiştirme noktasında yürüttüğü faaliyetlerin 6’ncı demonstrasyonunu (göstererek öğretme) yaptıklarını belirtti.
Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında, denizel ekosistemin korunması ve sonraki nesillere aktarılması amacıyla 400 ıstakozu suya saldıklarını anlatan Erenoğlu, şöyle devam etti:
“İnsan eliyle yapılan faaliyetler, sanayi faaliyetleri, kontrolsüz avcılık sonucunda ıstakozun nesli tükenme riskinde. Üniversite olarak hocalarımızın çalışmalarını destekliyoruz. Bugünkü faaliyetin, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının ev sahipliğinde dünya savaş tarihinde önemli bir yeri olan HMS Majestic batığında olması çalışmalarımızın hem ulusal hem de uluslararası ölçekte duyurulabilmesi ve sonraki çalışmalara ev sahipliği yapabilmesi açısından önemli. Bu çalışmayı diğer batıklara da aktarmayı düşünüyoruz. Istakozlar 40-50 yıl yaşayabilen canlılar. Burada 3-5 sene sonra dalış yapan doğaseverlere denizel bir ekosistem sunup, ıstakoz gözlemciliği alanında katma değer oluşturmayı düşünüyoruz.”
Tarım ve Orman İl Müdürü Nazan Türkarslan da Çanakkale’nin Muğla’dan sonra en büyük kıyı şeridine sahip il olduğunu hatırlatarak, hayvansal ve bitkisel üretimin yanı sıra su ürünlerinde de üretim planlaması ve destekleme modeli ile kota uygulamasının yürütüldüğünü kaydetti.
Bu tür projelerle deniz ürünlerinin artışı için de çalışmaların devam ettiğini aktaran Türkarslan, “Istakoz Veriminin Artırılması Projesi’ni ÇOMÜ ile birlikte yapmaktayız. 2021 yılından bu yana 2 bin adet ıstakozun, 2024 yılında da 1000 adet ıstakoz yavrusunun denize salımını gerçekleştirmekteyiz. Ağustosta 600 adet bırakılan yavrularını, bugün 400 adet yavruyla beraber tamamlama çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.
Etkinliğe ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yiğit, Su Ürünleri Yetiştiriciliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umur Önal, Su Ürünleri Temel Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, ÇOMÜ ile Çanakkale Balıkadamlar Dalış ve Eğitim Merkezinin dalgıçları katıldı.
Çanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiDenizcilikBalıkçılıkTeknolojiSağlıkÇevreYaşamTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ancak Musk’ın yaptığı değişiklikler ve sosyal medya dünyasındaki etkisi tüm kullanıcıların beğenisini kazanmadı. Özellikle kripto dünyasını yakından etkileyen manipülatif sosyal medya kullanımı, Twitter’ın da tarafsızlığını ortadan kaldırdı.
REKLAMELON MUSK’IN SATIN ALMASI SONRASI TWİTTER GERİLEDİ
X üzerinden etkileşim alınarak para kazanılma yolunun açılması da kullanıcıların sırf bu paraları kazanabilmek için tepki alacak yanlış ve yalan bilgileri sosyal medya üzerinden daha çok paylaşmasına sebep olmaya başladı. Tüm bunlar Twitter’dan X’e dönen platformun kan kaybetmesine sebep olmuştu ki, son gelişme daha da çok kullanıcı kaybına sebep oldu.
Musk’ın tepetaklak Twitter macerası Haberi Görüntüle
Elon Musk’ın ABD seçimlerinde bir taraf olarak yeniden başkan seçilen Donald Trump’ı destekleyişi ve X’i de bu seçimlerde bir manipülasyon aracı olarak kullandığı göz önüne alındığında sosyal medya kullanıcılarının yeni alternatifler arayışına girmesine yol açtı.
Daha önceleri X’e rakip olarak Meta’nın sahini (Facebook – Instagram) Mark Zuckerberg Threads’i kurmuş ve ilk kurulduğu günde rekor kırarak aslında Elon Musk’ın ne kadar tepki çektiğini de ortaya koymuştu. Ancak sonrasında bu etki uygulamanın yetersiz kalmasıyla bekleneni veremedi.
Şimdi ise kullanıcılar eski Twitter CEO’su Jack Dorsey’nin kurduğu Bluesky uygulamasına yöneliyorlar.
Musk ve X’ten kaçanlar Bluesky’a geçti Haberi Görüntüle
Bluesky ve Threads gibi yeni platformlar dikkat çekmeye devam ederken, bu platformlar ne sunuyor, kullanıcı sayıları nedir ve teknik altyapıları nasıl? İşte bu sorulara kapsamlı bir yanıt arayalım dedik…
KARŞILAŞTIRMALI ANALİZPlatformÖzelliklerKuruluş TarihiKullanıcı SayısıTeknik AltyapıTwitter (X)Tweet, Retweet, Beğeni, Direkt Mesaj, Hashtag, Trend Konular, Canlı Yayın2006400 milyonApache Kafka, CassandraBlueskyAçık kaynaklı, kullanıcı kontrolüne sahip, merkezi olmayan yapı2019/202216 milyonActivityPub, SolidThreadsText-based, Instagram entegrasyonu, kullanıcı dostu arayüz, anonimlik seçenekleri2023100 milyonMatrix, EthereumTWITTER (x)
Hepimizin en yakından tanıdığı bu uygulama 2006 yalında kuruldu ve kurulduğunda neredeyse rakipsiz bir uygulama olarak dikkatleri üzerine çekti.
Platform, Tweet, retweet, beğeni, direkt mesaj, hashtag, trend konular, canlı yayın, video paylaşımı ve en çok dikkat çekeni etkileşim üzerinden para kazanma gibi özellikleri barındırıyor.
Kullanıcı Sayısı şu anda yaklaşık olarak 400 milyon olarak belirtilse de özellikle son dönemde ciddi bir kayıp yaşadı ve bunun sürmesi de bekleniyor.
Elon Musk tarafından 2022 yılında satın alınarak “X” olarak yeniden markalanan ve bir ‘Super App’ yani her ihtiyacın tek bir yerde toplantığı bir ugyulama hedefi ile yola çıktığı platformun teknik altyapısına baktığımız zaman platformun veri akışlarını işlemek için Apache Kafka ve büyük ölçekli veri depolama için Cassandra gibi teknolojiler kullandığını görüyoruz.
THREADS
Kullanıcı dostu basit kullanıma sahip bir arayüzü olması, basit mesajlaşma, grup iletişimi, anonimlik seçeneklerinin varlığı ilk etapta kullanıcıların çok ilgisini çekmişti. Para kazanmaya yönelik bir yapısının olmaması içerik kalitesini de daha yüksek tutuyordu.
5 GÜNDE 100 MİLYON ABONE KAZANDI
5 Temmuz 2023 tarihinde kurulan Threads, ilk beş gününde 100 milyon kullanıcıya ulaştı ve tarihin en hızlı büyüyen tüketici yazılım uygulamalarından birisi olarak gözleri üzerine çekti. Daha sonra kendisini geliştirmeyen uygulama bekleneni veremeyerek bu kullanıcıların bir kısmını kaybetse de halen Zuckerberg – Musk çekişmesinin önemli maddelerinden bir tanesi olarak yerini koruyor.
Threads, güvenli ve şeffaf bir iletişim ortamı sağlamak için Matrix ve Ethereum gibi teknolojiler kullanıyor.
BLUESKY
Bluesky ise Twitter’ın kurucularından Jack Dorsey tarafından 2019 yılında başlatılan bu proje, merkezi olmayan bir sosyal ağ olarak tasarlandı ve kullanıcıların verilerini ve gizliliğini daha iyi kontrol altında tutmayı hedefliyen bir uygulama olarak dikkat çekiyor. Merkezi olmayan bir protokol kullanarak, kullanıcıların kendi kurallarını ve algoritmalarını oluşturmasına olanak tanıyan uygulamanın bu özelliğinin ona şeffaflık kattığı açıklanıyor.
Uygulama açık kaynak kodlu bir protokol olarak geliştiriliyor. Bu da, herkesin kodunu incelemesini ve katkıda bulunmasını mümkün kılarak, topluluk temelli bir yaklaşımı desteklediğini gösteriyor.
Başlangıçta davet kodu gerektiren bir sistem olarak lanse edilen Bluesky, şu anda herkese açık hale geldi. Bu, daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasına olanak tanıdı.
Bluesky, kullanıcı dostu bir arayüz sunarak, kısa metin ve fotoğraf paylaşımını destekler. Platform, basitliği ve erişilebilirliği ile dikkat çekiyor.
SEÇİM SONRASI CİDDİ BİR KİTLE KAZANDI
Bluesky, Twitter’ın eski kullanıcıları arasında hızla popülerlik kazandı ve geniş bir kullanıcı kitlesine sahip oldu. Ancak esas popülaritesini ABD seçimleri sonrasında artırdığını söylemek yanlış olmaz.
Bluesky, Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından, Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformundan kaçan kullanıcılarla birlikte milyonlarca yeni kullanıcı kazandı. Bluesky, geçtiğimiz hafta yaklaşık 2.5 milyon yeni kullanıcı kazandı ve toplam kullanıcı sayısını 16 milyonun üzerine çıkardı. Platform, Musk’ın Twitter’ı devralmasından sonra Twitter’ın yerini almayı hedefleyen birçok uygulama arasında yer alıyor. Bluesky, “Beğeniler, takipler, yeni hesaplar gibi tüm etkileşim türlerinde rekor seviyelerde aktivite görüyoruz ve tek bir günde 1 milyon yeni kullanıcı eklemeye doğru ilerliyoruz” dedi. Bluesky Perşembe akşamı yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde 1 milyondan fazla kişinin platforma kaydolduğunu ve bunun şirket için en yoğun günlerden biri olduğunu söyledi. Bu aynı zamanda sosyal ağın genel olarak 16 milyon kullanıcı sınırını aştığı anlamına geliyordu.
Platform, Apple App Store listesinde de birinci sırada yer alıyor, bu da mobil uygulama kullanıcıları arasında büyük ilgi gördüğünü gösteriyor.
Bluesky, kullanıcı verilerinin sahipliğini ve kontrolünü önemseyen ActivityPub ve Solid gibi teknolojiler ve teknik altyapı kullanıyor.
ELON MUSK NASIL KARŞILIK VERECEK?
Sosyal medya platformları arasındaki rekabet her geçen gün artıyor. Twitter (X), Bluesky ve Threads, farklı özellikleri ve altyapıları ile kullanıcılarına çeşitli seçenekler sunuyor.
Elon Musk’ın etkisi altında son dönemde kan kaybeden X platformunun gelecekte nasıl evrileceği merak konusu. Aynı şekilde, Bluesky ve Threads’in kullanıcı tabanlarını nasıl büyüteceği ve sosyal medya dünyasında nasıl bir yer edinecekleri de ilgiyle takip ediliyor.
Bakalım son dönemde giderek kızışan rekabette köklü bir geçmişe sahip olan ve Musk’ın gücünü arkasında tutan X mi, yoksa yenilikçi ve daha basit özellikleriyle dikkat çeken Threads ve Bluesky mı kazanan olacak…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özellikle otomasyon iş kolunda zorluklar devam ederken elektrifikasyon, ulaşım ve endüstriyel yazılım ürünlerine yönelik güçlü talebin sürmesinden faydalandıklarını aktaran Busch, “Bazen yeniden mühendislik yapmak zorunda kalıyoruz çünkü gelişmeler beklediğimiz kadar olumlu olmadı. Dünya çapında bir veya iki ayarlama yapmamız gerekecek” ifadesini kullandı.
70 BİNDEN FAZLA KİŞİYİ İSTİHDAM EDİYOR
İstihdam daralmasının dört haneli rakamların altında veya ortasında olacağını belirten Busch, henüz kesin bir rakam belirlenmediğini söyledi.
REKLAM
Öte yandan, Siemens dünya çapında, dijital endüstriler bölümünde 70 binden fazla kişiyi istihdam ediyor.
Bu arada, Siemens AG’nın 30 Eylül’de sona eren 2024 mali yılında gelirleri önceki yıla göre yüzde 3 artarak 75,9 milyar avroya ulaştı.
Şirketin net karı da yüzde 5 artışla 9 milyar avroya yükseldi. Böylece Alman şirket, şimdiye kadarki en yüksek net karını kaydetti. Bu dönemde hisse başına önerilen temettü 4,20 avrodan 5,20 avro seviyesine yükseldi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dr. Kadir TopbaşKültür Sanat Merkezi’ndeki sergi açılışında, “Fotoğrafın Renkli Yüzü” Güler Ertan, “Objektifin Bilgesi” Ozan Sağdıç ve “Fotoğrafın Sessiz Şairi” İbrahim Zaman başlıklarıyla, sanatçıların evlerindeki en doğal hallerini konu alan belgesel gösterimi yapıldı.
Esenler Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirilen ve 41 fotoğrafın yer aldığı serginin açılışına, üç usta sanatçının yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.
“Belki hayatım boyunca yaşayamayacağım anlar oldu”
Kalaycı, AA muhabirine, Türkiye’nin fotoğraf tarihine ışık tutan Prof. Dr. Güler Ertan, İbrahim Zaman, Ozan Sağdıç’ın hayatlarını, fotoğrafa olan tutkularını, eşleriyle olan iletişimlerini, aşklarını, sevgilerini ve şiirlerini fotoğraflara yansıtmaya çalıştığını söyledi.
Kalaycı, projenin farklı bir çalışma olduğuna işaret ederek, “Bugüne kadar hep hocalarımızın yaptığı çalışmalar sergileniyordu. Ben onların o deklanşörün arkasında kalan tutkularını fotoğraflarımda yansıtmaya çalıştım. Aynı zamanda belgesel çalışmasını kısa röportajlar halinde hazırladım. Belgeseli hazırlarken inanılmaz mutlu oldum. İnanılmaz tecrübeler yaşadım. Belki hayatım boyunca yaşayamayacağım anlar oldu.” dedi.
Fotoğraflarda insan hikayeleri anlatmayı sevdiğini belirten Kalaycı, “Hocalarımın da söyleşilerine katıldığımda onların hayatlarını merak ettim. Nasıl yaşadılar? Nasıl bu noktaya geldiler? Nasıl bu kadar iyi pozisyonlarda olabildiler? Nasıl Türkiye tarihine fotoğraf alanında ışık tutabildiler? Bunu merak ettiğim için araştırmalara başladım. Sonra ilk Güler hocamla başladım. Sonra İbrahim Hocamı ve Oğuz Hocamı çektim.” diye konuştu.
Ozan Sağdıç ile proje başındaki diyaloglarını aktaran Kalaycı, şunları kaydetti:
“Projemizden bahsettiğimde, ‘ben Ankara’da oturuyorum gelebilir misin’ dedi. Ben de ona ‘hocam siz Van’da da olsanız, ben sizi çekerim’ dedim. Birlikte çok keyifli, çok güzel anlar yaşadık. Aynı zamanda hocaların eşlerini de çektiğim için inanılmaz derecede farklı ve güzel bir çalışma oldu. Tamamen günlük akış içerisinde yemek yemelerinden, Güler Hoca’nın kendi kıyafetlerini kendi tasarlayıp dikmesinden, İbrahim Hoca’nın o heyecanından, evdeki rutininden, yine aynı şekilde Ozan Hocamız eşiyle, çocuğuyla olan ilişkisini fotoğraf karelerine yansıtmaya çalıştım.”
“Bu sürprizi çok beğendim”
Ozan Sağdıç da sergi için Ankara’dan geldiğini dile getirerek, “Sergiyi herkes gibi ben de ilk defa görüyorum. Deniz Hanım’ın bir süre önce gelip Ankara’da tespit ettiği hayatımla ilgili fotoğraflar var burada. Benim için de sürpriz oldu. Bu sürprizi çok beğendim. Gayet güzel fotoğraflar var. Kendisini tebrik ediyorum. Benim için de çok değerli şey oldu.” ifadelerini kullandı.
Sergiyi ziyaret edenlerin, hakkında fikir sahibi olacağını aktaran Sağdıç, şöyle devam etti:
“‘Duayenler’ diye bir laf vardır. Uydurulmuş o laf. Çünkü duayen bir tek kişiye denir. Yani bir mesleğin en büyüğüne denir. Şu anda yaş bakımından ve müktesebat bakımından ben gerçek bir duayenim Türkiye’de. Çünkü yaşım 90. 70 yıllık bir fotoğraf tecrübem var. Cumhuriyet’in 101. yılında böyle bir manzara arz ediyoruz. Görenlere, bakanlara, seyredenlere mutluluklar diliyorum. Güzel bir sergi olmuş.”
“Sevgi olduğu zaman her şey bir bütün olarak ortaya çıkar”
Güler Ertan ise Deniz Kalaycı’nın sergiyle sanat dilini ortaya koyduğunu söyleyerek, “Sevgi olduğu zaman her şey bir bütün olarak ortaya çıkar. Deniz Hanım’ı 15 senedir tanırım. Fotoğraf sanatını nereden nereye getirdiğini, bunun da sevgiyle olduğunu, her işi sevgiyle yaptığına inanıyorum. Kendini canı gönülden kutluyorum.” şeklinde konuştu.
İbrahim Zaman da fotoğrafın, dijital sanatın ve yapay zekanın gelişimini anlatarak, fotoğrafın sadece sanat olmadığını bir araya gelmenin de önem kazandığını dile getirdi.
“Görsel Şahitler: Zamanı Durduran Ustalar” sergisi, 28 Kasım’a kadar görülebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinop Kent Konseyi ile Sinop Korunmaya Muhtaç Çocukları Koruma ve Destekleme Derneği işbirliğiyle Kültür Merkezi’nde düzenlenen konsere, Belediye Başkanı Metin Gürbüz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel, davetliler ile korunmaya muhtaç çocuklar katıldı.
Çeşitli müzik türlerinden eserlerin seslendirildiği konserden elde edilen gelir, korunmaya muhtaç çocuklar yararına değerlendirilecek.
Sinop Kent Konseyi Başkanı Handan Yılmazer Turan, burada yaptığı konuşmada, konserden sağlanacak gelirin çocuk evlerine ulaştırılacağını söyledi.
Amaçlarının gelirden daha çok çocukların mutluluklarına katkı sağlamak olduğunu vurgulayan Turan, şunları kaydetti:
“Devletimiz, çocuklarımızın tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Biz böyle bir etkinlik yaparak onların mutluluğuna katkı sağlamak istedik. Etkinliğimize destek veren sanatçılarımıza ve davetlilerimize çok teşekkür ediyorum. Bizleri bu anlamlı gecede yalnız bırakmadılar. Çocuklarımıza daha güzel bir gelecek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ala, Barış Manço Kültür Merkezi’nde sanatçı Yücel Arzen’in konser verdiği, kum sanatçısı Veysel Çelikdemir’in gösterisine yer verilen Yıldırım Belediyesi 2024-2025 Kültür Sanat Sezonu Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.
Sanatçılara ödenen meblağların tartışıldığı son günlerde kültür ve sanatın bu tartışmaların gölgesinde kaldığını belirten Ala, söz konusu alanlarla ilgili yapılacak her şeyin dünyaya her dilden mesaj ulaştırmak için en iyi yol olduğunu anlattı.
Ala, etkinlik kapsamında sanatçı Yücel Arzen’i dinlediğini dile getirerek, “Onların ortaya koyduğu performans veya onun gibi sanatla, kültürle mesaj vermek isteyenlerin dünyada hangi dilden konuştukları önemli değil. Onlar aynı dilden itiraz ederler meselelere. Onlar aynı dilden kabulleri ortaya koyarlar. Onlar aynı dilden haksızlıklara karşı çıkarlar. O bakımdan birçok alanda birçok maddi imkanın yapamayacağı etkiyi, kültür sanat alanında yerli yerinde değerlendirilirse kelimeyle yapabilirsiniz.” ifadesini kullandı.
“Elimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız ki iyiliği ve itirazı çoğaltalım”
Efkan Ala, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de yaşanan insanlık dramına değindi.
Filistin’de insanlığın enkaz altında kaldığını vurgulayan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası kuruluşların mezarı oldu Gazze. Orada insanlığın vicdanının mezarı haline getirildi Gazze ama oraya gömülecek olan siyonizmin kendisidir. Yeryüzü insanlık tarihi zulümle abat olmuş bir devleti yazmaz ama zulüm yaptığı için tarihte toprağın altına gömülmüş çok medeniyeti, zamanında kendisine ‘uygarlık’ denilen çok devleti anar, çok devleti bilir, çok anlayışı bilir. Bugün oradaki siyonizm ve oradaki İsrail’deki Netanyahu hükümetinin yaptığı soykırım dönüp dolaşıp kendilerini eninde sonunda vuracaktır ama biz ne yapıyoruz; bunun çabası içerisinde olmalıyız. Sizlerden aldığımız iradenin etkisiyle ve yetkisiyle gerçekten başta Cumhurbaşkanı’mız, devlet başkanı olarak dünyada her platformda en yüksek sesle itirazımızı ve bu yanlışları dile getiriyoruz. Yapılacak ne varsa yapıyoruz, gayret ediyoruz.”
Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 12 günde 13 devlet başkanıyla görüşüp bu meseleleri dile getirdiğini belirtti.
Kendilerinin ise gerek büyükelçilerle gerekse yurt dışındaki temaslarıyla, diplomatik yollarla bütün bu sorunları, bu zulmü insanlığa unutturmamak için insanlığın alacağı tedbir ne varsa yerine getirmelerini sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Ala, “Bütün insanlığın gözü önünde böyle bir zulmün işleniyor olmasına tanıklık etmek de gerçekten bizi inanılmaz derecede üzüyor. Kelimenin, çabanın gücüne inanmalıyız. Biz mücadelede sabredenlerden olmalıyız, seyredenlerden değil. Elimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız ki iyiliği ve itirazı çoğaltalım ve bu zulüm eninde sonunda kendilerine dönsün ve orada vicdanı, insanlığı gömmek istedikleri yere kendi gelecekleri gömülsün.” diye konuştu.
“Yıl boyu etkinliklerimizi ‘insanlık adına’ düzenleyeceğiz”
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Osmanlı payitahtı Bursa’nın kültür ve sanat bakımından köklü bir geleneğe sahip olduğunu ifade etti.
Her kesime erişen, değer yargıları ve hassasiyetleri gözeten kültür sanat anlayışıyla Yıldırım’ı ve Bursa’yı Türkiye’nin örnek gösterdiği bir yer haline getirmek için çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, “Barışın egemen olduğu, gözyaşının dindiği bir dünya hayaliyle yıl boyu etkinliklerimizi ‘insanlık adına’ düzenleyeceğiz. Filistin davasına dikkati çekmek, Filistin’deki soykırımı durdurmak bütün insanlığın vazifesidir.” değerlendirmesini yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Londra Yunus Emre Enstitüsü’ndeki (YEE) serginin açılışına, Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, KKTC’nin Londra Temsilcisi Çimen Keskin, Londra YEE Direktörü Mehmet Karakuş, sergiyi hazırlayan Mine Kar ve Cem Kar ile davetliler katıldı.
Büyükelçi Ertaş, buradaki konuşmasında,”Burada büyük bir emek var ve bu emek, sadece bir hayatı değil bir davanın hikayesini anlatıyor. Biz burada kendisini ülkesine adamış bir liderin hayatını görmüyoruz, aynı zamanda zarif bir beyefendinin hayatını, bir barış insanının hayatını, insanı merkeze koyan, duygu yönü güçlü bir bireyin hayatını görüyoruz.” dedi.
Denktaş’ın ülkesi için her türlü mücadeleyi veren kararlı bir isim olduğunu dile getiren Ertaş, Denktaş’ın 1983’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmanın Türk diplomatlar için de bir ders niteliğinde olduğunu söyledi.
Ertaş, Denktaş’ın sadece Kıbrıs Türkleri için değil milyonlarca Türk için de ilham kaynağı olduğunu belirtti.
KKTC’nin Londra Temsilcisi Keskin de Denktaş’ın Kıbrıs Türk tarihinde önemli bir iz bıraktığını vurgulayarak, “Denktaş bir hukukçu, bir politikacı ve bir diplomat olarak tüm hayatını Kıbrıs Türk halkının hak, eşitlik ve özgürlük davasına adadı.” diye konuştu.
Denktaş’ın herkesin saygısını kazanmış bir şahsiyet olduğunu belirten Keskin, “Bu sergi, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini de anlatmış oluyor.” dedi.
Keskin, Denktaş’ın oğlu ve eski KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş’ın gönderdiği mesajı okudu.
Londra YEE Direktörü Karakuş, serginin Denktaş’ın sanatçı yönünü de anlattığına dikkati çekerek, “Bu anlamda, Türk kültürünü, sanatını ve tarihini tanıtan bir kurum olarak böyle bir sergiye ev sahipliği yapıyoruz.” ifadesini kullandı.
Sergiyi hazırlayan Cem ve Mine Kar da serginin Denktaş’ın fotoğraf arşivindeki 50 bine yakın fotoğraf arasından seçilen 250 fotoğraftan oluştuğunu söyledi.
İkili, fotoğrafların yanında o anlara ilişkin Denktaş’ın sözlerinin de yer aldığını belirtti, serginin internet ortamında da gezilebileceğini ifade etti.
Kıbrıs tarihini de anlatan sergide, Denktaş’ın kendi kamerasıyla çektiği fotoğraflar da yer alıyor.
Londra YEE’de 30 Kasım’a kadar açık kalacak sergi, hafta içi 10.00 ile 16.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOGÜ’den yapılan açıklamaya göre, 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda düzenlenen konferansa gazeteci yazar Hakan Erdem konuşmacı olarak katıldı.
Konferansın ardından Erdem’e katılımından dolayı TOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mücahit Eğri tarafından teşekkür plaketi verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş Belediyesi, komşularının hayatını kolaylaştıran projelere bir yenisini daha ekliyor. Beşiktaş’ta ikamet eden ve ihtiyaç sahibi olan anne adaylarına destek olmak amacıyla sunulan “Lohusa Paketi” hizmeti, doğum yapacak kadınların ihtiyaç duyabileceği pek çok malzemeyi içeriyor. Ayrıca, doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra olmak üzere iki kez yapılacak doğal içerikli ev temizliğiyle annelerin evleri hijyenik ve güvenli hale getirilecek.
Bu süreçte, lohusa annelere 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı ve lezzetli yemekler ulaştırılacak. Ayrıca, annelere ve ailelerine yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler düzenlenerek yalnız olmadıklarını hissetmeleri sağlanacak. Beşiktaş’ta yaşayan anne adayları, Beşiktaş Belediyesi Çözüm Merkezi üzerinden bu hizmet için başvuruda bulunabilirler.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, projeye dair şu ifadeleri kullandı:
“Değerli Komşularım, Beşiktaş Belediyesi olarak, kadınların annelik yolculuklarına destek olmak amacıyla Lohusa Destek Paketi projemizi hayata geçiriyoruz. Bu paketle, kadınların doğum sonrası en hassas döneminde yanlarında olmayı, bu süreci huzur ve sağlıkla atlatmalarına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Uzman doktorlarımızın önerileriyle hazırlanan Lohusa Destek Paketimiz, annelik sürecinde ihtiyaç duyulabilecek her detayı içeriyor. Doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra toplam iki kez sağlanacak doğal içerikli ev temizliği hizmetimizle annelerin evlerini hijyenik ve güvenli hale getiriyoruz. Ayrıca, Aşevi ekibimiz lohusa annelerimize 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı ve lezzetli yemekler de ulaştıracak. Bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettirmek için, annelere ve ailelerine yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler de düzenleyeceğiz.
Beşiktaş’ta yaşayan anne adaylarımız Çözüm Merkezimiz üzerinden bu hizmetimiz için başvurularını yapabilir. Beşiktaş Belediyesi olarak, ihtiyaç duyduğunuz her an yanınızdayız. Kadınların, ailelerimizin ve toplumumuzun gücünü birlikte büyüteceğiz. Bu özel dönemde, Lohusa Destek Paketi ile Beşiktaş’ta annelere destek olmaktan mutluluk duyuyoruz.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Müftülüğünden yapılan açıklamaya göre, Kolombiya’da iş güvenliği ve sağlığı üzerine eğitim alan Paola, 2 yıl önce internette tanıştığı Bolulu Fatih Kıldır ile evlenme kararı aldı. Üniversite eğitiminin ardından Türkiye’ye gelerek Kıldır ile evlilik hazırlıkları yapan Paola, İl Müftülüğüne Müslüman olma isteğini iletti.
İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş ve şahitlerin huzurunda düzenlenen ihtida töreninde kelimeişehadet getiren Paola Andrea, Meryem ismini aldı.
Demirtaş, ihtida belgesini verdiği Paola’ya İngilizce mealli Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgileri içeren yayınlar hediye etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Paola, İslam’a ilgisinin İslamiyet’i seçen vaftiz babasından kaynaklandığını, Kıldır ile tanıştıktan sonra da iki yıl boyunca İslam ve Türkiye hakkında araştırma yaptığını anlattı. Paola, İslam’ın tek tanrılı din anlayışından etkilendiğini ve Hristiyanlıktaki teslis inancını hiçbir zaman içselleştiremediğini kaydetti.
Demirtaş da “İnsanlığın atası Hazreti Adem aleyhisselam ile insanlıkta kardeş idik, şimdi de barış ve kardeşlik dini İslam’la dinde de kardeş olduk, kardeşliğimizi pekiştirdik. İhtida törenlerinde kelimeişehadet getirirken kişilerin gözlerinde parlama ve sevinç görürüm. Bu kardeşimizde de aynı göz aydınlığı ve sevincini gördüm.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PAUL, TYSON’IN ÖNÜNDE EĞİLDİ
Tarihi mücadeleyi kazanan Paul, 8. raundun son saniyelerinde beklenmedik bir şekilde Tyson’ın önünde eğilerek saygı gösterisinde bulundu. Raund sonunda iki isim sarılarak kafa kafaya bir süre konuştu.
GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADI
O anları anlatan maçın sunucusu Bilgehan Demir, Paul’un 8. raundun son saniyelerinde Tyson’ın önünde eğilerek saygı gösterisinde bulunması karşısında duygu dolu anlar yaşadı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>WANDA NARA’DAN “EŞÇİNSEL İDDİASI”
Icardi’nin 3-2 galip geldikleri Tottenham maçında sakatlandıktan sonra İstanbul’u terk edip Arjantin’e giderek rapçi L-Gante ile aşk yaşayan Wanda Nara’ya boşanma davası açtığı öne sürülmüştü.
“3 YIL ÖNCE BENİ BİR ADAMLA ALDATTI”
Tüm bu olaylar devam ederken L-Gante ile dudak dudağa görüntüleri çok konuşulan Nara, Icardi hakkında şoke eden bir iddiada daha bulundu. Arjantin basınında yer alan habere göre, Wanda Nara, Icardi hakkında, “Icardi, bir eşcinsel. 3 yıl önce beni bir adamla aldattı” dedi. Nara’nın bu iddiası çok konuşuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Şiddetle mücadele, yalnızca bireylerin değil, bir devletin temel görevidir. Ancak bu devlet, kadınını, çocuğunu, yaşlısını, engellisini koruyamıyorsa, ne kadar güçlü olduğunu iddia ederse etsin, vicdanlarda asla meşruiyet kazanamaz” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanlığı tarafından otelde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan ‘Şiddet ve Şiddetle Mücadele Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Dervişoğlu, şiddetin derin ve yakıcı bir toplumsal sorun olduğuna dikkat çekti. Çalıştayı düzenleme nedenlerine değinen Dervişoğlu, “Çünkü şiddet artık bireylerin değil, toplumun vicdanını kanatan bir yara haline gelmiştir. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve tüm canlılar bu şiddet sarmalının mağdurları olmaktadır. Hükümet yıllardır bu konuda kalıcı bir çözüm üretmemiştir. Mevcut yasalar uygulanmamış, caydırıcı tedbirler alınmamıştır. Kadınlar, tedbir kararlarına rağmen korunamamış; çocuklar istismar ve ihmale açık hale getirilmiştir. Bu ilgisizlik ve yetersizlik, bugün toplumda şiddeti neredeyse kanıksanır hale getirmiştir. Ancak biz bunu kabul etmiyoruz. Şiddet, bir kader değildir ve çözümsüz değildir. Bu nedenle, şiddeti bilimsel bir yaklaşımla ele almak, toplumun tüm kesimlerini etkileyen bu sorunun kök nedenlerini tespit ederek, çözüm yolları geliştirmek için bu çalıştayı düzenledik” diye konuştu.
‘ŞİDDETSİZ TÜRKİYE’Yİ BİRLİKTE KURACAĞIZ’
Dervişoğlu, Türk milletinin kadim kültüründe kadının, çocuğun ve tüm canlıların yaşam hakkının kutsal emanet olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Bu topraklar, yalnızca insanın değil, doğanın, hayvanların ve tüm canlıların güvenle yaşadığı bir hoşgörü medeniyetini binlerce yıl boyunca taşımıştır. Şiddet, bu topraklara yabancıdır. Çünkü bizim kültürümüz, zayıfı koruyan, mazluma sahip çıkan, hak ve adaleti her şeyin üstünde gören bir anlayışın eseridir. Türk milleti, tarih boyunca güçlü olanın değil, haklı olanın yanında durmuştur. Kadınına, çocuğuna ve doğasına verdiği değerle medeniyetlerin yükselmesine öncülük etmiştir. Bugün bu ruhu yeniden canlandırmak, bu toprakların insanlarına ve tüm canlılarına hak ettiği güven ortamını sağlamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. İYİ Parti olarak, biz bu kadim değerlerden aldığımız ilhamla hareket ediyoruz. Şiddeti yalnızca bir bireysel sorun olarak değil, toplumsal bir mesele olarak ele alıyoruz. Eğitimle, caydırıcı yasalarla ve toplumsal farkındalıkla şiddetin köklerini kurutmayı hedefliyoruz. Çocukların gülerek büyüdüğü, kadınların korkusuzca yaşadığı, doğanın korunduğu bir Türkiye için çalışıyoruz. Bu çalıştay, sadece bir başlangıçtır. Çalıştaydan çıkacak sonuç raporu ve öneriler, Türk milletinin bu kara lekeden kurtulması için bir yol haritası olacaktır. Şiddetle mücadele, yalnızca bireylerin değil, bir devletin temel görevidir. Ancak bu devlet, kadınını, çocuğunu, yaşlısını, engellisini koruyamıyorsa, ne kadar güçlü olduğunu iddia ederse etsin, vicdanlarda asla meşruiyet kazanamaz. Biz İYİ Parti olarak, bu sessiz çığlıkların sesi olmaya, çözüm üretmeye ve vicdanı savunmaya devam edeceğiz. Bu çabalar, sadece bugünü değil, yarınları da inşa edecek. Şiddetsiz, güvenli ve adil bir Türkiye’yi birlikte kuracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaman merkeze bağlı Kızık köyünde yaşayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği Bölümünden mezun olduktan sonra Uzman Eller Projesi kapsamında devletten aldığı 250 bin liralık hibe ile 51 koyun ve 2 koçla çiftlik kurdu ve 51 koyunu 1 yıl içerisinde 70’e çıkardı. 3 yaşındaki oğlu ile birlikte hayvancılık yapan Teber hayalindeki işi yapmanın mutluluğunu yaşıyor.
“Aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım”
Üniversiteden mezun olduktan sonra hayvancılıkla uğraşmaya başlayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, “Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği mezunuyum. Karaman’ın Kızık köyünde yaşıyorum ve hayvancılık yapıyorum. Karaman, hayvancılık ve tarımın ön planda olduğu bir şehrimiz. Hayvancılığa uzaktan da olsa aşinalığım vardı. Üniversitede, hayvancılığın ileride daha verimli olacağını düşündüğüm için bu bölümü seçtim. Mezun olduktan sonra, imkanlar el verdikçe bu işe başladım. Şu an geliştirme aşamasındayım. 2023 yılında Uzman Eller Projesi kapsamında aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım. Şu an 70’e çıkardım, yaklaşık 2-3 yıl içerisinde mevcut sayıyı iki katına çıkararak devam etmek istiyorum. Hayalim her zaman kendi işimi yapmaktı, kendi işimin başında olmaktı. İmkanlar el verdiği için bu işe başlayabildim. Devlet projesi ile hibe almak büyük bir avantaj oldu, bu sayede kendimi geliştirebildim. Şu an yaklaşık 70 tane dişi hayvanımız var ve bunu minimum 250 kapasiteye çıkarmayı hedefliyoruz. Şu anda hem yavru verimi hem de süt verimi açısından iyi sonuçlar alıyoruz. İleride bu sütü işleyerek satmak, yani yoğurt ve peynir gibi ürünler üreterek satışa sunmayı planlıyorum” dedi.
“Çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel”
Devletin çeşitli hibe ve kredileri olduğunu belirten Teber, “Bunları araştırabilirler, ben de yaklaşık bir yıl araştırdıktan sonra Uzman Eller Projesi’ne denk geldim, benim için büyük bir şanstı. Hibe dışında genç çiftçi kredileri, hayvancılık kredileri, hayvan alımından sonra yem kredileri gibi imkanlar var. Eğer ailelerinden destek alıyorlarsa ve mevcut bir yerleri varsa, bu kredilerle işe başlayabilirler. Elbette her işte olduğu gibi ilk 2-3 yıl biraz zorlanacaklardır ama daha sonra kendi işlerini yapmak ve bu konuda uzmanlaşıp kaliteli bir seviyeye ulaşmak, bu işe ayrı bir değer katacaktır. Sabit olarak 8-5 bir işte çalışsalar, başka insanlarla muhatap olacaklar, o işin zorluklarını yaşayacaklar ve kariyer sahibi olmak için en azından 1-2 yıl çabalayacaklar. Hayvancılıkta da aynı. Krediyi alıp işe başladıklarında, hatta bir veteriner bile olsalar, ilk başlarda zorlanabilirler, ‘yapamıyorum’ diyebilirler ama bence bir kadın bir evi çekip çeviriyorsa, bir çocuğu büyütebiliyorsa yani bu dünyaya bir insan yetiştirebiliyorsa, kolaylıkla hayvan da yetiştirip bu işi de başarabilir. Ben hayvancılığa 51 koyun ile başladım, şu an 70 tane var ve hepsi gebe. Bu gelen kuzularla sayıyı en az 100’e tamamlayacağım. Başta zorlanacağımı düşündüm ama işin göründüğünden daha kolay olduğunu fark ettim. Türk kadınları cephede bile kendini göstermiştir; böyle bir atalara sahipken, biz de gayet başarılı bir şekilde hayvancılığı yapabiliriz. Deneyen herkesin bu konuda başarılı olabileceğini düşünüyorum. Hayvanlarla ilgileniyoruz, onların kuzularını bekliyoruz ama kendi kuzuma da vakit ayırıyorum. Evet, biraz zorluğu olabiliyor ama üstesinden gelebiliyorum çünkü oğlum da benim gibi hayvanları severek büyüdü. Beraber bile çıkıp bu işleri yapabiliyoruz. O yüzden, çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel” diye konuştu. – KARAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bozyaka Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen açılışta yerel üreticiler, el yapımı gıda ürünlerinden tekstil ürünlerine kadar geniş bir yelpazede ürünlerini sergilerken, vatandaşlar da kadınların emeğiyle hazırlanan ürünleri satın alma fırsatı buldu. Başkan Kınay, kadın girişimcileri daha fazla desteklemek için benzer etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve ekonomik bağımsızlıklarının sağlanması amacıyla böyle bir pazarın hayata geçirilmesinin önemine değinen Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek için yapılan bu tür organizasyonların, hem üretici kadınların hem de yerel ekonominin gelişimine büyük katkı sağlayacağını söyledi.
Ayda iki kez düzenlenecek
Bozyaka Pazaryerinin ardından 27 Kasım’da Kibar Pazaryeri’nde ikincisi düzenlenecek Kadın Emeği Pazarı’na da tüm üretici kadınları ve vatandaşları davet eden Kınay, “Kadınlarımızın emekleri bizler için çok değerli. Karabağlar’da kadınların her alanda daha güçlü olmasını sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Onur Demircan’ın yazdığı, Tuluğ Tırpan’ın müziğiyle zenginleştirilen ve Zeynep Anacan’ın şarkı sözlerine imza attığı bu eğlenceli ve düşündürücü oyun, sürekli ders çalışıp test çözmek zorunda hisseden Leyla’nın, anne babası gibi mühendis olma hayalini gerçekleştirmek isterken ilham perisi Thalia ile tanışmasını ve hayatında yeni ufuklar açılmasını konu alıyor.
5 yaş ve üzeri çocuklara yönelik “Ne Olacağım Ben” oyunu, sezon boyunca Akbank Sanat’ta sahnelenecek. Oyunun biletleri Biletix’ta satışa çıktı.

Program Takvimi:
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Selçuk Yöntem ile Biraz Şiir Biraz Şarkı” Londra’daki dünya prömiyerinin ardından 21 Kasım’da İstanbul’da. ‘Ben Çoktan Gidersiniz Sanmıştım’ 17 Kasım’da Kartal Sanat Tiyatro Salonu’nda, Müfit Can Saçıntı ‘İtiraz Ediyorum’ 19 Kasım’da Torium Sahnede. 28.Uluslararası Ankara Caz Festivali, 20–30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Birsen Tezer, 20 Kasım’da ENKA Sanat’ta konser verecek. Bu haftanın bir diğer sahne şovu da Peaky Blinders: The Redemption of Thomas Shelby 22-23-24 Kasım’da Zorlu PSM’de. Ramazan Can & Cem Sonel’in All The Good Memories Are Stored sergisi 12 Ocak’a kadar Anna Laudel İstanbul’da, Memo Akten’in “Dağıtılmış Bilinç” sergisi Hope Alkazar’da. Haftanın kültür sanat ajandasını Haberturk.com Yazı İşleri Koordinatörü Kadir Kaymakçı, HT Mikrofon’da Helin Genç’e değerlendirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Göçün acısını Batılılaşmanın coşkusuyla harmanlayan “Batı Ekspresi”, bir yandan batının bolluk ve tüketim toplumu cazibesine kapılırken diğer yandan kendi kültürlerini cebine doldurup türlü sebeplerle gurbet yollarına düşen ve Şark Ekspresi’ne binenlerin hikâyesi…
REKLAM
Özgürlüğün, batılılaşmanın ve kapitalizmin çarpıcı etkilerini işlerken öte yandan göç edenlerin, doğdukları topraklara duyduğu özlemi ironik ve düşündürücü bir yaklaşımla ele alan oyun, kültürel değerlerin Batı’nın sunduğu “vaha” ile çatışmasını gözler önüne seriyor. “Batı Ekspresi”, yolculuğun sadece gidişini değil, aynı zamanda dönüşünü de sorgulatan bir tecrübe sunuyor.

Matéi Visniec’in kaleme aldığı, Elvin Beşikçioğlu’nun yönettiği oyun “Batı Ekspresi”nde sahneyi Adem Aydil, Derin Beşikçioğlu, Fatih Sönmez, Selin Tekman, Selin Zafertepe ve Ünsal Coşar paylaşıyor. Oyunun etkileyici dekor tasarımı Barış Dinçel’in, kostümleri Başak Özdoğan’ın, müzikleri Utar Dündar Artun’un imzasını taşıyor.

25 Kasım 2024 Pazartesi ve 26 Kasım 2024 Salı akşamları saat 20.30’da Ses 1885 – Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda sahnelenecek tek perdelik “Batı Ekspresi”nin biletleri Biletix’ten ve gişeden temin edilebilir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALÂN
Her sene olduğu gibi, bu yıl da programa seçilen gruplar İstanbul Caz Festivali’nin Parklarda Caz konserlerinde sahne aldı. Seçilen gruplardan Mojo 5 ayrıca festivalin ödül gecesinde, Saint Privat konseri öncesinde sahneye çıktı. Gruplar eylül ayında stüdyoya girip, müzik tarzlarına göre eşleştirildikleri deneyimli müzisyenlerin prodüktörlüğünde Genç Caz+ 24 albümü için kendi bestelerini kaydettiler.
Blue Kiss Collective
Bu süreçte Boba Quartet’e Kıvılcım Konca, Zozeï’ye Çağıl Kaya, ALÂN’a Volkan Öktem, Mojo 5’e Selen Gülün, Blue Kiss Collective’e Kamucan Yalçın ve Zekeriya Şahiner Quartet’e Korhan Futacı prodüktör olarak destek oldu. Albümün kayıt, miks ve masteringini Sinan Sakızlı yaptı; grup fotoğrafları ise Muhsin Akgün’e emanet edildi.
Boba Quartet
Hayyam Stüdyoları’nda gerçekleştirilen kayıtlarda, gençliğin tutku ve heyecanının ustalığın bilgeliğiyle dengelendiği, özgür ve dinamik bir albüm ortaya çıktı. Albümün tanıtım konseri, 19 Kasım 2024’te, saat 21.00’de Pera 77’de düzenlenecek.
Mojo 5
Genç Caz+’nın bu seneki Seçici Kurulu’nda müzisyen Ayşe Tütüncü, müzisyen Selen Gülün, müzisyen Volkan Öktem, radyo programcısı Dr. Hakan Rauf Tüfekçi, yazar Yekta Kopan, müzisyen Okan Kaya, Sony Music Türkiye Genel Müdürü Özden Bora, Akra Caz Festivali Direktörü Kadir Dursun, müzisyen Çağıl Kaya, Pozitif ve Babylon’un kurucularından Ahmet Uluğ ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer yer aldı.
Zekeriya Şahiner Quartet
Genç Caz+ 24,15 Kasım’da Spotify, Apple Music, Deezer, YouTube Music, Fizy ve Muud gibi çeşitli platformlarda yerini alacak.
ZOZEÏ
Genç Caz+ 24 Albüm Şarkıları
BOBA Quartet / “güneş kaçta doğuyor”
ZOZEÏ /“Bir Oda”
ALÂN/ “DUDUDA”
MOJO 5 / “SIMPLE LIFE”
BLUE KISS COLLECTIVE / “Answers”
ZEKERİYA ŞAHİNER QUARTET / “intricate-bop”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İnsan ve makine arasındaki sınırları bulanıklaştıran, duyularınızı harekete geçiren ve algınızı yeniden şekillendiren”Dağıtılmış Bilinç, Somutlaştırılmış Simülasyon ve Derin Meditasyonlar”, Memo Akten’in yapay zeka ve derin öğrenme algoritmalarını yenilikçi kullanımı, teknolojinin geleceği ve toplum üzerindeki etkilerini derinlemesine sorgulayan bir deneyim yaratıyor. Bu deneyimlerde doğanın bilişsel süreçlerinden esinlenen ve yapay zeka yazılımlarıyla oluşturulan görsellerle insan-makine ilişkisi üzerine düşünmeye davet ediliyorsunuz.
Yeni sezonda, Akten’in deneyiminin yanı sıra birçok farklı sanatçının projelerini de içeren kapsamlı bir program yer alacak. Paralel etkinlikler kapsamında Live AV, performanslar, lecture performanslar ve workshoplar gibi çeşitli yan etkinliklerle program zenginleşecek.
“Dağıtılmış Bilinç (Distributed Consciousness)” 23 Ekim – 15 Aralık tarihleri arasında HOPE Alkazar’da!

Bu deneyim, Memo Akten’in Tezos blokzinciri üzerinde oluşturduğu bir NFT koleksiyonuna dayanmaktadır. “Dağıtılmış Bilinç (Distributed Consciousness)” insanın merkezde olmadığı spekülatif bir mitolojiyi yeniden yorumlayarak, insan ve doğa arasındaki sınırları sorgulayan bir dünya sunuyor. Ahtapotların bilişsel süreçlerinden ve internette toplanan kolektif bilinçten esinlenen bu proje, doğa ve teknoloji arasındaki bağlantıları keşfetmeye yönelik bir davet niteliğinde.
Bu sürükleyici görsel-işitsel deneyimde, yapay zeka tarafından üretilen ahtapotların dünyasına adım atacaksınız. Her bir görsel, daha büyük bir şiir ve manifestonun parçası olarak, insanlığın değerleri üzerine derinlemesine düşündüren bir yolculuğa çıkaracak. Ahtapotların dış sesleri eşliğinde, bilinç, özgür irade, yaşam, sanat, teknoloji ve sürdürülebilirlik gibi konular üzerinde insan-makine iş birliği ile yaratılan bir meditasyona tanık olacaksınız.
Her ziyaretçi, yapay zekanın oluşturduğu ahtapotların dünyasına adım atarak, insanlık değerleri üzerine derinlemesine düşündüren bir yolculuğa çıkacak. Dokunaçlı yaratıkların eşlik ettiği bu görsel-işitsel deneyimde, bilinç, özgür irade, yaşam ve sürdürülebilirlik gibi kavramlarla yeniden karşılaşacaksınız. Ziyaretçiler, bu deneyimle sadece pasif gözlemci değil, bilinçle ilgili yeni düşünce yollarını keşfederek, yaratıcı süreçlerin bir parçası olacaklar.

Yeni sezon boyunca programda yer alacak “Derin Meditasyonlar (Deep Meditations) ” deneyimi içerisinde gerçekleştirilecek Yoga, Ses Meditasyonu, Koro Performansı ve benzer etkinlikler de HOPE Alkazar takviminde takip edilebilecek..
●Suzin Maçoro – Ses Meditasyonu (Sound Healing)
REKLAM
●Cihangir Yoga – Herkes için Yoga
●Orphe Çok Sesli Koro
Derin Meditasyonlar (Deep Meditations)
“Derin Meditasyonlar”da Akten, yapay zekayı ruhani deneyimler ve makine bilinci konularıyla buluşturarak benzersiz bir keşfe çıkıyor. Bu yaratıcı çalışma, dini ve manevi görüntülerden oluşan kapsamlı veri setlerini derin öğrenme algoritmalarıyla işleyerek sürekli değişen, etkileyici görsel meditasyonlar üretiyor. Akten, insan bilincinin doğası, makinelerin ruhani deneyimleri yaşayabilme veya taklit etme potansiyeli ve teknolojiyle anlam arayışımızın kesişim noktalarını sorgulayarak izleyiciyi düşünmeye davet ediyor. Ana programa paralel olarak takip edilebilecek Derin Meditasyonlar, aşağıdaki paralel etkinlikler boyunca, yalnızca Xtopia Immersive Journey programlaması kapsamında yer alacak çok özel deneyimler olarak katılımcılara sunulacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pandemi döneminde yapılan araştırmalara göre sanat galerilerinin dünya çapında yüzde 70’in üzerinde gelir kaybına uğramasıyla birlikte sanat alanına olan destekler arttı.
UNESCO verilerine göre bu dönemde kültür-sanat sektöründe 10 milyona yakın insan da işsiz kaldı. Anadolu Efes Art Space platformu da bu bağlamda pandemi döneminin ardından Kazakistan’da genç yeteneklere ve dezavantajlı sanatçılara destek olmak amacıyla kuruldu.

Platform Kazakistan’da 2.5 yıl içinde 21 sergiye ev sahipliği yaptı. Genç yeteneklerin ve dezavantajlı sanatçıların sergilerinin yer aldığı platform, İstanbul’da Kazakistanlı dört sanatçı, Sh. Guliyev, G. Askarova, A. Amirkhanova ve A. Malaeva’nın eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Kazakistan’ın mistik ve zengin kültürünü yansıtan eserlerin yer aldığı sergi ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Giuseppe Verdi’nin unutulmaz eseri Requiem’in seslendirileceği konser, yarın müzikseverlerle buluşacak.
Andrea Francesco Solinas yönetimindeki İDOB Orkestrası ile Paolo Villa yönetimindeki İDOB Korosuna, İtalyan opera sanatçısı Ferruccio Furlanetto eşlik edecek.
Konserde, soprano Mine Kurtoğlu, mezzosoprano Ezgi Karakaya ve tenor Efe Kışlalı da solo seslendirecek.
“BU PARÇAYI SESLENDİRMEK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR AYRICALIK”
İtalyan opera sanatçısı Furlanetto, 1990’lı yıllarda İstanbul’da konser verdiğini ve bu muhteşem şehre geri dönmüş olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
REKLAM
Giuseppe Verdi’nin sansasyonel eseriyle AKM’de sahne alacaklarını belirten Furlanetto, şunları kaydetti:
“Böylesine etkileyici bir eserle burada olmak benim için çok anlamlı. Verdi, benim yüreğime hitap eden bir besteci. Kendisi çok dindar bir insan olmasa da böylesine saf insan sesi için, başka hiçbir şeyle daha iyi ifade edilemeyecek bir eser yaratmayı başarmış. Bu eseri hissedebilmek için öncelikle onu kendi bedeninizde, sözlerde ve seslerde yaşamalısınız. Bu parçayı uzun zamandır seslendirme şansına sahip oldum ve bu benim için büyük bir ayrıcalık. Bu ayrıcalığı burada bir kez daha yaşamaktan dolayı çok mutluyum.”
“ÖNCELİKLE KENDİNİZE DÜRÜST OLMANIZ GEREKİYOR”
Furlanetto, insanların kalbine ulaşmayı ve onlara sevgi, saflık, dostluk mesajı iletmeyi çok önemsediğinin altını çizerek, “Öncelikle kendinize dürüst olmanız gerekiyor. Bir şey söylediğinizde, sözleri güzel bir müzikle birleştiriyorsanız, bunu gerçekten içinizde hissetmelisiniz. Bunu yaparsanız, besteciye ve dinleyiciye tamamen dürüst bir şekilde yaklaşmış olursunuz. Bu insanların kalbine ulaşmanın tek yoludur” dedi.
REKLAM
İDOB Orkestrası ve Korosu hakkında da yorum yapan usta sanatçı, “Bu harika bir topluluk ve burada muazzam bir akustik bekliyorum. Sahnede duyduğumuz tınılar mükemmel olacak ve bu yeni opera salonu gerçekten muhteşem. İstanbul’daki insanların bu yeni opera salonunu çok beğeneceğine eminim. Çünkü gerçekten harika bir atmosfer sunuyor” diye konuştu.
“SANATSEVERLERİ BAŞKA BİR DÜNYAYA GÖTÜRECEĞİZ”
İDOB Korosu şefi Paolo Villa ise müzikseverleri çok güzel bir konserin beklediğine dikkati çekerek, “Requiem, Verdi’nin çok büyük bir eseri ve benim için çok önemli. Çünkü koro burada önemli bir role sahip. Hepimiz için çok zor bir eser, çok uzun ve konsantrasyon gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Villa, bas solist Ferruccio Furlanetto’yu kendi çocukluğundan beri tanıdığını belirterek, “Teatro alla Scala’da çok defa izledim. Bir konserde onunla çalışmak benim için bir hayaldi. Umarım çok seversiniz. Çok güzel ve derin bir eseri seslendirecek. Verdi, bu eseri meşhur yazar Alessandro Manzoni için yazmış. Sanatseverleri başka bir dünyaya götüreceğiz. Bu müzik başka bir dünyadan geliyor” değerlendirmesini yaptı.
Giuseppe Verdi’nin ‘Requiem’i, klasik müzik otoritelerince yalnızca bir ağıt değil, aynı zamanda varoluşun derinliklerine inen destansı bir yolculuk olarak tanımlanıyor. Eserin melodileri ve güçlü orkestrasyonu, dinleyicileri ölüm ve ötesi üzerine düşünmeye davet ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rosinante filmi, 19 Kasım Salı günü, ekip katılımlı özel gösterimiyle Atlas 1948 Sineması’nda izleyicilerle buluşuyor.
Salih ve Ayşe, altı yaşındaki hiç konuşmayan oğulları Emre ile İstanbul’un kentsel dönüşüme girmek üzere olan bir semtinde yaşamaktadır. Salih’in beyaz yakalı hayatı, işten çıkarılmasıyla sekteye uğramış; Ayşe ise evden çalışarak telefonla sigorta satışı yapmaktadır. Bir yandan da, oturdukları evin kirasını ödeyemedikleri için bütçelerine uygun yeni bir ev arayışındadırlar.

Bir gün, motosikletle yolcu taşıyabileceği yeni bir iş modelinden haberdar olan çift, Salih’in adına sisteme kaydolur. Ayşe, kimliğini gizleyerek ve hiç konuşmadan, eşine dönüşümlü şekilde yardımcı olmaya başlar. Rosinante adını verdikleri motosikletleriyle İstanbul’un farklı yüzleriyle tanışırken, yaşamlarına hiç beklemedikleri bir dönüşüm gelir. Ancak her şey, motosikletlerinin çalınmasıyla değişir.
Baran Gündüzalp’in yönettiği ve başrollerinde Nilay Erdönmez, Fatih Sönmez ve Can Demir’in yer aldığı Rosinante, 19 Kasım Salı günü saat 20.00’da Atlas 1948 Sineması’nda.
TEREDDÜT ÇİZGİSİ
80. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan ve ödüllü Tereddüt Çizgisi filmi, yönetmen Selman Nacar ve oyuncu kadrosunun katılımıyla Atlas 1948 Sineması’nda özel bir gösterimle seyircilerle buluşuyor.

Filmin başrolünde, idealist bir ceza avukatı olan Canan’ı canlandıran Tülin Özen’in güçlü performansı dikkat çekiyor. Canan’ın gündüzleri adliyede, geceleri ise annesinin hastanede solunum cihazına bağlı olarak geçirdiği zorlayıcı yaşamı, film boyunca izleyiciye derin bir duygusal yolculuk sunuyor. Uzun süredir üzerinde çalıştığı bir cinayet davasının karar duruşması günü, Canan, annesi, hâkim ve sanık arasında ahlaki bir tercih yapmak zorunda kalacaktır.
Selman Nacar’ın yönetmenliğini üstlendiği film, zengin bir oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Fimde; Tülin Özen, Oğulcan Arman Uslu, Gülçin Kültür Şahin, Vedat Erincin, ve Erdem Şenocak gibi başarılı oyuncular yer alıyor.
Tereddüt Çizgisi 20 Kasım Çarşamba günü saat 20.00’da Atlas 1948 Sineması’nda.
REKLAM
OTHON CİNEMA – BRAKHAGE GÖSTERİMİ
Sinema tarihinin en önemli deneysel film üreticilerinden Stan Brakhage, 8 filmini kapsayan özel bir seçkiyle Othon Cinema’da İstanbul’da seyirciyle buluşuyor. Brakhage, sinemayı “görsel şiirler” aracılığıyla şekillendirirken, filmlerini “görsel düşünce” olarak tanımlamış ve sinemayı, şiiri ve görselliği tek bir formda aşkın bir deneyime dönüştürmüştür.

Bu özel gösterimde, Brakhage’ın eserleri, insan gözünün şiirle olan derin bağını ve sessizliğin ahengini izleyicisine sunuyor. Sinema ve şiir arasındaki sınırları bulanıklaştıran bu filmler, hem görsel hem de duygusal anlamda çarpıcı bir deneyim vadediyor.
Othon Cinema – Brakhage Gösterimi, 22 Kasım Cuma günü saat 20:30’da Atlas 1948 Sineması’nda seyirciyle buluşuyor.
EAT YOUR CATFISH
REKLAM
45. Haber ve Belgesel Emmy Ödülleri’nde “En İyi Sosyal Temalı Belgesel” ödülünü kazanan Eat Your Catfish, yönetmen Senem Tüzen’in katılımıyla ve Yeşim Burul’un moderatörlüğünde Atlas 1948 Sineması’nda özel bir gösterimle izleyicilerle buluşuyor.

Eat Your Catfish, ALS hastalığına yakalanan Kathryn’in hayatına odaklanıyor. Felçli ve 24 saat bakıma muhtaç bir durumda olan Kathryn’in zihni tamamen sağlıklı kalmış, fakat ömrü boyunca solunum cihazına bağlı yaşamak zorundadır. Kocası Saïd, bu zorlu duruma daha fazla katlanamamaktadır. Oğlu Noah, annesinin bakımı ile akademik sorumlulukları arasında sıkışıp kalmıştır. Kathryn, bir yandan yaşam mücadelesini sürdürürken, diğer yandan kızının yaklaşan düğününü görmek için sabretmeye çalışmaktadır.
Bir ailenin kırılma noktasındaki son derece mahrem ve alaycı portresi olan Eat Your Catfish, Kathryn’in tamamen bakış açısından çekilmiş ve 930 saatlik görüntüden kurgulanarak sinemaya aktarılmıştır.
Eat Your Catfish, 24 Kasım Pazar günü saat 18.00’da Atlas 1948 Sineması’nda.
TEZGAH
.png
Bir yazar, bir aktrist, bir müzisyen ve bir mutfak tezgahı üzerinde kurgulanan Tezgah; Sanatlarının, oynadıkları oyunların, yalanlarının birbirlerinin ve sevenlerini aldatmalarının; eski bir anne halısının üzerine döküldüğü kanlı bir gecede, evden çıkmak isteyeceğiniz ama kanalı bir türlü değiştiremeyeceğiniz bir ”sevgisizlik” çağı hikayesini seyirciyle buluşturuyor. Yönetmen koltuğunda, Erkan Kolçak Köstendil ve Kadir Çermik’in olduğu filmde, Damla Sönmez, Rıza Kocaoğlu, Erkan Kolçak Köstendil, Şinasi Yurtsever gibi başarılı oyuncular yer alıyor.
Tezgah, 21 Kasım Perşembe saat 20:00’de Ekip Katılımlı Özel Gösterimi ve 22-27 Kasım 2024 tarihlerinde Atlas 1948 Sineması’nda.
PSİKE İSTANBUL SİNEMA AKŞAMLARI: KAYGI

Psike İstanbul, Sinema Akşamlarının on üçüncü yılında, Atlas 1948 sinemasıyla anlamlı bir buluşma gerçekleştiriyor. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, Ceylan Özgün Özçelik’in ödüllü filmi Kaygı, izleyicilerle buluşacak. Gösterimin ardından, yönetmen Ceylan Özgün Özçelik ve Psike İstanbul Derneği üyesi psikanalist Banu Büyükkal ile yapılacak söyleşide, film ve karakterler psikanalitik bir bakış açısıyla derinlemesine incelenecek.
Kaygı, 27 Kasım Çarşamba saat 20:00’de Özel Gösterimi ve Söyleşi programı ile Atlas 1948 Sineması’nda.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nâzım Hikmet, Özdemir Asaf, Ümit Yaşar Oğuzcan ve daha birçok şairin eserlerini özgün caz besteleriyle buluşturan proje, Selçuk Yöntem’in yorumu ve quartet’in müzikalitesini bir araya getiriyor.

Tiyatro, dizi, sinemadaki başarılı oyunculuğuyla dikkat çeken Selçuk Yöntem’e sahnede Viyana’da yaşayan Türk kemancı Efe Turumtay, Çek basçı Tomáš Liška’nın lirik sesi ve Macar perküsyoncu András Dés’in eğlenceli ritimleri eşlik ediyor.
Uluslararası üne sahip Türk perdesiz gitar virtüözü Cenk Erdoğan da melodilerini quartet’e taşıyor.
Selçuk Yöntem’in güçlü yorumuyla seslendireceği şiirler, caz müziğinin ritmiyle birleşerek dinleyenlere farklı bir deneyim sunacak.
Sezon boyunca sahnelenmeye devam edecek Biletler Biletix, Bubilet, Biletinial ve Passo’da satışta.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amerikalı sosyal medya fenomeni ve poker oyuncusu Dan Bilzerian,katıldığı bir televizyon programında İsrail’in vahşi yüzünü cesurca dile getirdi.
Hamas’ı bir “direniş örgütü” olarak nitelendirilen Bilzerian, geçtiğimiz ay İsrail saldırısında öldürülen Hamas lideri Yahya Sinvar’ı da “kahraman” ilan etti.
Bilzerian, Hamas’ın rehinelere yönelik cinsel şiddet uyguladığına ilişkin iddiaların da çürütüldüğünü söyledi.
İSRAİL’İN ARKA PLANDA KALAN SUÇLARI
1963 yılında ABD Başkanı John F. Kennedy suikastının İsrail’in Mossad tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Bilzerian, Muammer Kaddafi’nin ölümünün ve Jeffrey Epstein’ın adasında yaşanan olayların da İsrail tarafından düzenlendiğini açıkladı.
“BAHSE GİRERİM, HOLOKOST’TA 6 MİLYONDAN AZ ÖLDÜRÜLDÜ!”YAHUDİ
Holokost sırasında öldürülen Yahudilerin sayısının abartıldığını söyleyen Bilzerian, 6 milyon rakamının gerçekte altında olduğunu savunarak tüm servetini bu iddiası üzerine bahis olarak koyabileceğini belirterek, Yahudilerin 6 milyondan fazla Hristiyan öldürdüğünü ve Yahudilerin soykırımı “icat ettiklerini” söyledi.
Programda Bilzerian “Nazi” olarak suçlanarak, “Söyledikleriniz Nazilerin II. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere yönelik nefretlerini ifade etmek için kullandıkları sözlere benziyor.” suçlamaları yapıldı.
Bilzerian ise suçlamalara yanıt olarak, Yahudiliği “üstünlüğü ve tecavüzü teşvik eden” bir inanç olarak tanımladı ve İsrail’in de bunun bir örneği olduğunu savundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havadan yapılan denetimlerde 127 sürücüye ceza
ANTALYA – Antalya’da jandarma trafik ekipleri tarafından Cayrokopter ve drone destekli denetimlerde 127 sürücüye toplam 155 bin TL idari yaptırım para cezası uygulandı.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından planlanan özel denetim kapsamında meydana gelen trafik kazalarında ölüm ve yaralanmaları önlemek ve sürücülerde algılanan yakalanma riskini artırmak amacıyla, drone ve Cayrokopter destekli denetim yapıldı. Yapılan denetimlerde 350 araç kontrol edilirken, emniyet kemeri ve kask takmayan 88 sürücünün yanı sıra 25 sürücüye, seyir halinde telefon kullanmaktan, 13 sürücüye kırmızı ışık ihlali, 1 sürücüye ise makas atarak trafiği tehlikeye sokmaktan cezai işlem uygulandı. Denetimlerde kural ihlali yaptıkları tespit edilen 127 sürücüye toplam 155 bin TL idare yaptırım para cezası kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TED Üniversitesi, uluslararası stratejik ortaklıklarla hayata geçirdiği yabancı dil öğrenme uygulaması olan OPTIMIST için, 3 yıl süreyle AB’den 250 bin Euro proje fonu aldığını duyurdu. TED Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu projeye dair, “Öğrencilerimize küresel bir vatandaşlık bilinci kazandırırken, dijitalin olanaklarına da eşit şekilde erişmelerinin önünü açıyoruz” dedi.
TED Üniversitesi’nin (TEDÜ) eğitimde kalite ve eşitliği teşvik etmek hedefiyle hayata geçirdiği OPTIMIST (Optimizing Digital Task Implementation in School Teaching) Projesi, Avrupa Birliği’nden 2027’ye kadar geçerli 250 bin Euro fon almaya hak kazandı.
TEDÜ İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Balaman’ın koordinatörlüğündeki proje kapsamında tasarlanan DigiTask uygulamasının, ortaokul seviyesindeki İngilizce sınıflarında öğrencilerin dil seviyelerini geliştirmelerine yardımcı olmak, öğretmenlerin de eğitim araçları için ihtiyaçlarını karşılamak üzere optimize edilmesi planlanıyor.
? ‘DİJİTALİN OLANAKLARINDAN FAYDALANMALARINI SAĞLIYORUZ’
? Projeye dair şu açıklamada bulunan TED Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu “Öğrencilerimizin ve eğitimcilerimizin gelişimini her daim önceliğimiz olarak kabul ediyoruz. Bu yüzden, Doç. Dr. Ufuk Balaman ve Dr. Öğr. Üyesi Semih Ekin koordinatörlüğünde hazırladığımız projemizle birlikte her birinin global bir dil kabul edilen İngilizcelerini geliştirmeleri için gerekli dijital araçların tahsisini tek uygulamada topladık. Böylece, öğrencilerimize küresel bir vatandaşlık bilinci kazandırırken hem teknolojiden optimum seviyede faydalanmalarını sağlıyoruz hem de dijitalin olanaklarına eşit şekilde erişmelerinin önünü açıyoruz” diye konuştu.
? PROJE ULUSLARARASI ÇAPTA KULLANILACAK
? TEDÜ ile TED Ankara Koleji Vakfı Özel Ortaokulu katkılarıyla hazırlanan proje ile görev temelli İngilizce öğretimi yaklaşımı sadece Türkiye’de değil, birçok ülkede hayata geçirilecek. Avusturya’daki Innsbruck University ve Hall Tirol Ortaokulu’nun yanı sıra, İtalya’daki Rome Tre University ortaklığıyla ortaokul seviyesinde İngilizce sınıflarında dijital uygulamalar gerçekleştirilecek. Proje sonucunda ortaya çıkacak model görevler, online etkinlik havuzları, açık erişim materyal bütüncesi ve tüm araştırma çıktıları, veri yönelimli bir öğretmen yetiştirme uygulamasına dönüştürülecek. Bu sayede, İngilizce eğitimine, dünya çapında erişilebilirliğe sahip bir dijital çözüm kazandırılacak.
? TEDÜ’nün hem ulusal hem de uluslararası stratejik ortaklıklarla hayata geçirdiği uygulama kapsamında öğrencilere ve eğitimcilere en az bin 674 görev ve 3 bin 81 özgün materyal sunulacak. Bu doğrultuda,? yabancı dillerin eğitimine dair uygulamaların ve görev tabanlı öğretim yaklaşımlarının yenilenmesi ve dijital ortamlar yaygınlaştırılması planlanıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kemalpaşa Belediyesi’nin yenilenen web sitesinde oluşturulan “CV Havuzu” ile vatandaşların iş bulma süreçlerine katkı sağlanıyor. Web sitesinde oluşturulan CV Havuzu ile vatandaşlar belediyeye gelmeden bilgilerini veri tabanına aktarıyor. Kemalpaşa Belediyesi İş ve İstihdam birimi mevcut bilgiler ışığından vatandaşlara potansiyel işlerle ilgili geri dönüş sağlıyor. Firma ve işletmelerin farklı pozisyonlardaki personel ihtiyaçlarına göre ise “CV Havuzu”ndan yönlendirmeler gerçekleştirilecek sistemde. Veri havuzunda, mühendisinden öğretmenine, kasiyerinden hemşiresine, satış elemanından sekreterine kadar, vasıflı ya da vasıfsız iş arayan vatandaşların bilgilerinin sisteme kayıt edilmesi. Kayıt sonrasında, işverenlere iş arayan kişilerin bilgileri sunularak görüşme ayarlanması planlanıyor.
6 ayda 472 vatandaş iş sahibi oldu
Kemalpaşa Belediyesi İş İstihdam Bürosu, işverenleri ve iş arayan vatandaşları bir araya getirerek istihdama katkı sunmaya devam ediyor. Son 6 ay içerisinde çeşitli pozisyonlara 916 yönlendirme yapan İş İstihdam Bürosu aracılığıyla 472 kişi iş başı yaptı. 2024 Nisan Ayı’ndan günümüze kadar geçen sürede istihdama katkı koyma hedefine yaklaşan Kemalpaşa Belediyesi, her yıl 1000 kişiyi iş sahibi yapmayı hedefliyor.
“İstihdam sorununa son vereceğiz”
Hayata geçirilen “CV Havuzu” projesi ile Kemalpaşa’da istihdam sorununa çözüm getirmeyi amaçladıklarını ifade eden Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen yaptığı açıklama da, “Ülkemizin en büyük sorunlarından ne yazık ki işsizlik sorunu. Kemalpaşa Belediyesi olarak, üzerinde titizlikle çalıştığımız ve ilçemizdeki istihdam sorununa son vereceğini düşündüğümüz “CV Havuzu” projesini hayata geçirdik. Özellikle bölgedeki fabrikalarla iş birliği içerisinde iş arayan vatandaşlarımıza yardımcı olacağız. Amacımız hem istihdam sorununa çözüm üretmek hem de ilçemizin üretim kapasitesini arttırmaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>15. Çin Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı, (CIAAE) Çin’in Guangdong eyaletinde başladı.
15. Çin Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı, (CIAAE) Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletine bağlı Zhuhai şehrinde başladı. Fuara, Rusya, Fransa, ABD, Suudi Arabistan ve İtalya gibi ülkelerden heyetler katıldı. Fuarın düzenlendiği Zhuhai Uluslararası Hava Gösterisi Merkezi’nde, toplam 13 sergi salonu hizmete girdi.
Fuarda alçak irtifa ekonomisi, ticari uçak endüstrisi, sivil havacılık endüstrisi, ticari havacılık ve uzay, yeni malzemeler ile uygulamalar, bilimsel araştırma başarıları dönüşümü, eyalet ve şehir olmak üzere 7 tematik sergi alanı bulunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
(ANKARA) – Ortaokul ve lise çağındaki gençler arasında artan sanal bahis bağımlılığına dikkat çeken Öğrenci Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz, “Yoksulluğun derinleşmesi bağımlılığı etkileyen en önemli faktörlerden biri. Kumar alışkanlığı, gençlerin gelişiminde ciddi bağımlılık yapan patolojik bir süreç. Çocukları geleceksiz, umutsuz bırakan bu eğitim sisteminde çocukların mutluluğu bahis oyunlarında araması geleceksizlik, parasızlık, işsizliklerini de kısa yoldan para kazanma arzusu ile bastırmalarının kaçınılmaz sonucu. Gençler; zaman yönetimi, güne odaklanma gibi temel ve basit şeyleri yerine getirmekte zorluk yaşıyor. Bahis bağımlılığı, gerçeklik algılarını yok etmeye yol açıyor. Sanal bahis siteleri, çocukları taciz ve istismara açık hale getiriyor” dedi.
Türkiye’de özellikle ortaokul ve lise çağındaki gençler arasında sanal bahis oyunlarına olan ilgi giderek artıyor. Bahis sitelerinin reklamları, sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve arkadaş gruplarındaki etkileşimler, gençlerin bu oyunlara yönelmesinde önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Ekonomik kaygılar, sosyal çevrenin etkisi, internetin yaygın kullanımı ve teknolojiye olan aşinalık gibi faktörler, gençlerin bahis sitelerine yönelmesinde rol oynuyor.
Ortaokul ve lise çağındaki öğrenciler arasında artan sanal bahis bağımlılığına ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Öğrenci Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz, sanal bahis oyunlarının gençlerde sadece maddi değil, psikolojik anlamda da zararlara yol açabileceğine dikkat çekti.
Bağımlılık, zaman kaybı, ailevi sorunlar ve akademik başarıda düşüş gibi olumsuz etkilerin gençlerin yaşam kalitesini ciddi bir şekilde etkileyebileceğinin altını çizen Yılmaz, “Gerçek dünyadan uzaklaşan çocuklarımız ve gençlerimiz, sanal dünyadaki gerçek olmayan faaliyetler içerisine girerek toplumdan da soyutlanıyor. Genel anlamda toplumun, teknolojik bir olgu olarak bilgisayar ve internete olumlu bakıyor olması, bağımlılık sorununun ve tehlikesinin göz ardı edilmesine neden oluyor” dedi.
“Sanal bahis 11-20 yaş arası gençlerde yaygınlaşmış durumda”
Gençlerin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolün kaybolması ve teknolojinin ölçüsüz, amaçsız ve sınırsız kullanılmasının ciddi zararları da beraberinde getireceğini söyleyen Yılmaz, “Teknoloji bağımlılığı, her yaşta görülebilecek bir bağımlılık türü olmakla birlikte çocuklarımız ve ergenlerimiz en önemli risk gruplarından birisi. Bağımlılığı meydana getiren ise bilgisayar, internet ve sanal dünyanın karşı konulmaz çekiciliği. Sanal bahis oyunları birçok ülkede 11 -20 yaş arası gençlerde yaygınlaşmış durumda. Bunun getirdiği sorunlar sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde gençleri bağımlı yapmasının yanında, stres ve anksiyete bozukluğu, finansal sorunlar, bağımlılık, okulda başarısız olmak, aile sorunları gibi birçok soruna da sebep oluyor. Gençler genelde internette her yerde karşılarına çıkan kumar reklamları ile bu tuzağa düştükleri belirtiliyor” diye konuştu.
“Veliler kontrol sağlayamıyor”
Artan sanal bahis bağımlılığına ilişkin “Gençler, okuyarak geleceklerine dair bir kurguları olmadıkları için kısa yoldan para kazanmanın arzusuyla sanal bahis ve benzeri oyunları oynamayı daha cazip görüyor” diyen Yılmaz, velilerin kimi zaman çocukları üzerinde kontrolü sağlayamadığını söyledi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yoksulluğun derinleşmesi de bunu etkileyen en önemli faktörlerden biri. Kumar alışkanlığı, gençlerin gelişiminde ciddi bağımlılık yapan patolojik bir süreç. Çocukları geleceksiz, umutsuz bırakan bu eğitim sisteminde çocukların mutluluğu bahis oyunlarında araması geleceksizlik, parasızlık, işsizliklerini de kısa yoldan para kazanma arzusu ile bastırmalarının kaçınılmaz sonucu. Gençler; zaman yönetimi, güne odaklanma gibi temel ve basit şeyleri yerine getirmekte zorluk yaşıyor. Bahis bağımlılığı, gerçeklik algılarını yok etmeye yol açıyor. Sanal bahis siteleri, çocukları taciz ve istismara açık hale getiriyor.”
“Ebeveynler denetimi elden bırakmamalı, seçici ve kararlı davranmalı”
Öğrenci Veli Derneği olarak velilere önerilerini de sıralayan Yılmaz, teknolojik araçların ödül veya ceza aracı olarak kullanılmaması gerektiğini hatırlattı. Ebeveynlerin, çocukları için etkinlik ve hobi edinmeleri için yardımcı olmaları gerektiğini söyleyen Yılmaz, “Ebeveynler çocuklarına nazaran teknoloji kullanımı bilgisi ve alışkanlıkları bakımından çok daha geri seviyelerde olabilirler ancak ebeveynler, çocuklar için uygun olmayan programları/oyunları, çocuklara izletmeme/oynatmama hususunda denetimi elden bırakmamalı, seçici ve kararlı davranmalı. Teknolojinin ailece birlikte geçirilen zamanların ya da oyun saatlerinin yerini almasına izin verilmemeli” diye konuştu.
“Gençlerin rol model gördüğü sosyal medya fenomenlerinin hesaplarında bahis reklamı var”
Gençler arasında rol model olarak görülen bazı sosyal medya fenomenlerinin hesaplarında bahis reklamlarına yer verildiğini, gerçek hayatta ise bahis reklamlarının sokaklarda, reklam panolarında yer aldığını söyleyen Ömer Yılmaz, “Elinde telefon olan çocuklar artık oyun oynamıyorlar, kısa yoldan para kazanmak için kötücül yollara giriyorlar. Bugünkü iktidarın elinde her türlü yetki var. İstediği anda bu oyunların oynanmasını engelleyecek araçlara da sahip. Asıl buradaki sorumsuzluk hali bugünkü durumun özeti. Yetkililer bir an önce gerekli önlemleri alarak harekete geçmeli” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahta Belediyesi, kendi bünyesinde yer alan akaryakıt istasyonunu modernize ederek eski tip yakıt pompalarını yeniledi. Taşıt tanıma sistemi ve full otomasyon sistemi entegrasyonu sayesinde istasyon, artık çok daha verimli ve güvenli bir şekilde hizmet verebilecek. Ayrıca, yakıt tanklarındaki seviyeleri anlık olarak takip edebilme özelliği de sisteme dahil edilerek, yakıt yönetimi ve stok kontrolleri daha etkin hale getirildi. Yeni taşıt tanıma sistemi ile belediyeye ait araçların km bazlı takip edilebilmesi ve yakıt tüketimlerinin anlık izlenmesi mümkün hale geldi. Bu sayede, araçların yakıt tüketim analizleri yapılabilecek ve gerekli optimizasyonlar gerçekleştirilebilecek. Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, kademe bölgesinde incelemelerde bulunarak kurulumu tamamlanan Tam Otomasyon Akaryakıt sistemi hakkında bilgiler aldı.
Başkan Hallaç, “Akaryakıt otomasyon sistemimiz ile Belediyeye ait olmayan hiçbir araca akaryakıt tankından yakıt verilemeyen sisteme geçilmiştir. Kurulan bu sistem ile Belediyemizdeki tüm araçlara verilen yakıtlar online sistem üzerinde sürekli takibi sağlanarak kontrol altına alınmıştır” dedi.
Bu modernizasyon ile Kahta Belediyesi, kaynaklarını daha verimli kullanarak halkına daha iyi hizmet sunmayı hedefliyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarım sektörünün en büyük buluşma noktalarından biri olan GROWTECH.ANTALYA, 20-23 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Her yıl on binlerce sektör profesyoneli ve ziyaretçisini ağırlayan fuar, küresel ağıyla sektörün gelişimine ve iş birliğine katkı sağlamayı hedefliyor.
Yaklaşık 24 yıldır devam eden GROWTECH.ANTALYA’ya uluslararası katılımcı ve ziyaretçi ilgisinin katlanarak devam ettiğini belirten GROWTECH.ANTALYA Fuar Direktörü Engin Er, “Sektörünün en etkili iş birliği platformu olan GROWTECH.ANTALYA olarak, katılımcılarımıza benzersiz iş birliği, yeni iş olanakları, ortaklıklar oluşturarak tarım sektörünün büyümesine katkıda bulunuyoruz. Bu yıl toplam katılımcı firma sayımız 684, uluslararası katılımcı sayımız ise 285. Toplam katılımcı sayımızın yüzde 40’ı yurtdışından. Ayrıca, 161 ülkeden de ziyaretçi bekliyoruz. Her yıl olduğu gibi, Almanya, Hollanda, İspanya ve Kore gibi tarımda öncü ülkeler, pavilyonlarıyla fuarda yer alarak, global tarım teknolojileri ve yeniliklerini tanıtacak. Çin, bu yıl en yüksek katılımıyla, 97 firmasıyla fuarda bulunacak. Hindistan Pavilyonu ise bu yıl ilk kez katılım sağlayacak. İş hacmi hedeflerimizi her geçen yıl daha da güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Sektöre değer katan etkinlikler fuarda
Er, “Bu sene oldukça verimli ve yol gösterici bir etkinlik programı hazırladık. Farklı disiplinlerdeki sektör liderleri, deneyimlerini paylaşarak yeni fırsatlar ve sektörün geleceği hakkında bilgiler verecek. Sektörümüzde yenilikçi, çözüm odaklı ve verimli sonuçlar elde edilmesi için bu alandaki yaklaşımları sahnemizde sunmayı hedefliyoruz” dedi.
Yapılan açıklamaya göre, 3 gün boyunca birbirinden zengin temalarla ziyaretçilerine bilgi vermeye hazırlanan fuarın etkinlik programı, 20 Kasım Çarşamba günü, ‘Türk Devletlerinde Tarım Ticareti ve Fırsatlar’ başlıklı konferansla, TV programcısı Taner Öztürk’ün moderatörlüğünde, Türk Dünyası Tarım Birliği Başkanı Doğan Başaran, Özbekistan ve Azerbaycan Tarım Bakanlığı temsilcilerinin katılımıyla başlayacak. Program, Sera-Bir Danışma Kurulu Üyesi Mesut Nar’ın moderatörlüğünde, Sera-Bir Yönetim Kurulu Başkanı Onur Girdap, Başkan Yardımcısı C. Cenk Özgür, Rusya Ulusal Meyve ve Sebze Üreticileri Birliği Hukuk Direktörü Elena Samoshchenko ve Rusya Ulusal Meyve ve Sebze Üreticileri Birliği Başkanı Danışmanı Alexander Kalyagin katılımıyla, ‘Türkiye ve Rusya’da Seracılık’ başlıklı oturumla devam edecek. Programın hemen ardından iki ülkenin bu alandaki potansiyel fırsatlarına ışık tutacak olan ‘Seracılıkta Rusya & Türkiye İş Birliği’ başlıklı oturumda ise SERKONDER Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Öztürk’ün moderatörlüğünde, SERKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaylalı ve RUSTEPLICA – Rusya Sera Birliği Genel Müdür Yardımcısı Tatyana Kulik ağırlanacak.
Fuar üç gün boyunca, 30’u aşkın fikir önderini tematik konferanslarda bir araya getirerek, sektöre dair yeni eğilimler, sürdürülebilir çözümler, teknolojik gelişmeler ve geleceğe dair yol gösterici vizyonları sahneye taşımaya devam edecek.
21 Kasım Perşembe günü, ‘Tarım Muhabirliği’, ‘Tarımda Kadın Eli ve Sürdürülebilirlik’, ‘Gen Düzenleme ile Toplumsal Devrim’ oturumlarıyla, alanında öncü isimler, tarım sektöründe farklı disiplinleri ve yaklaşımları ele alarak, toplumsal etkileri tartışacak. ‘GROWTECH.ANTALYA Tarım Sohbetleri’ ise 22 Kasım Cuma Günü, Tarım Yazarı Mine Ataman iş birliğiyle ‘Sürdürülebilir Yaşam Hakkı için Tarım’ temasıyla düzenlenecek. Konferanslarda, ‘Yaşamı Onaran Tarım Bilimi’, ‘Sürdürülebilir Yaşam Hakkı İçin Tarım’, ‘Yeşil İletişim’, ‘Tarım Diplomasisi’ ve ‘Gıda İçin Bilim’ başlıkları altında, alanında uzman isimler konuşmacı olacak.
ATSO GROWTECH.ANTALYA Tarım İnovasyon Ödülleri
Fuar 21 Kasım’da, en önemli etkinlikleri arasında yer alan “ATSO GROWTECH Tarım İnovasyon Ödülleri” ile sektördeki yenilikçi firmaların Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını ödüllendirecek. Bu sene düzenlenecek törende ödülleri, ünlü sanatçı Tuğba Özay takdim edecek. Bu alandaki çalışmalarıyla kadının tarım sektöründe güçlendirilmesi konusunda da farkındalık üstlenen Özay ayrıca, 21 Kasım’da gerçekleşecek konferans programında ‘Tarımda Kadın Eli ve Sürdürülebilirlik’ oturumunun moderatörlüğünü de üstlenecek.
Her adımda sürdürülebilir çözümler
Uluslararası konferanslarla tarımda sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekecek olan fuar, faaliyetlerinin her adımında sorumlu bir rol üstleniyor. Fuar kapsamında bir dizi yaklaşımı hayata geçirdiklerini belirten Engin Er, “Katılımcılarımızın stantlarının çevre dostu ve tekrar kullanılabilir tasarımlarda olmasına önem veriyoruz. Ayrıca, enerji tasarruflu aydınlatma seçeneklerine ve elektrikli ürünlerin kullanımında sorumlu yaklaşımlara da teşvik ediyoruz. Kağıt broşürlerin kullanımını azaltmak amacıyla da dijital platformlarda varlığımızı güçlendirdik. Baskı gerektiğinde ise geri dönüşümlü ve sürdürülebilir sertifikalı kağıtlar kullanılmasını öneriyor; promosyon ürünlerinde ise çevre dostu, uzun ömürlü ve yerel tedarikçilerden temin edilen ürünleri tercih etmeleri için katılımcıları teşvik ediyoruz” diye konuştu.
‘Paylaşalım Birlik Büyüyelim’ kampanyasını da duyuran Er, “Bu yıl sosyal sorumluluk projelerimize bir yenisini daha ekledik. Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) ve Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü (Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü) ile yaptığımız iş birliği kapsamında kıymetli bir bağış programına imza attık. Katılımcılarımızın fuar sonunda bağışlayabileceği çeşitli malzemeleri bağış odamızda toplayacak hem geri dönüşüme katkı sunacak hem de çocuklarımıza ulaştıracağız” dedi. – ANTALYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İznik ilçesindeki ipone motosiklet takası gündem oldu. İlçede yaşayan Mehmet Bozkurt ve Ertuğrul Temiz adlı iki arkadaş, teknolojinin geldiği noktada ilginç bir pazarlıkla dikkat çekti. Mehmet Bozkurt, arkadaşının motosikletini almak için Ip olduğu iPhone 13 ve bisikleti takas etmeyi önerdi. Ancak işin ilginç kısmı burada bitmedi. Bozkurt, bu teklife ek olarak 10 gün boyunca ekmek arası kavurma taahhüt etti.
Motosikletine karşı Iphone 13, bisiklet ve 10 gün ekmek arası kavurma teklifini kabul eden Ertuğrul Temiz, bu sıra dışı anlaşmanın ardından motosikletini arkadaşına devretti. Şahit olanların gülümsemelerine neden olan bu anlaşma, teknoloji merakının neler yaptırabileceğini gösteren ilginç bir örnek oldu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antalya İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, meydana gelebilecek kazalarda ölüm ve yaralanmaları önlemek ve sürücülerde algılanan yakalanma riski duygusunu artırmak amacıyla cayrokopter ve dron destekli trafik denetimi gerçekleştirdi.
Denetimlerde, trafik kuralı ihlali yapan 127 sürücüye toplamda 155 bin lira para cezası uygulandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİLİM insanları, yapay zeka ile uçak türbülansını engelleyeceklerini duyurdu.
Bilim insanları, uçak yolculuklarında yolcuları sarsarak korkmalarına neden olan türbülans sorununa çare bulduklarını duyurdu.
KaliforniyaTeknoloji Üniversitesi araştırmacıları, yapay zeka sistemini uçağın kontrollerine dahil edeceklerini bildirdi. Yeni sistemde yapay zekanın pilottan önce hava basıncı, sıcaklık ve hız gibi verileri hesaplayarak olası türbülansa karşı uçağın konumunu milisaniyeler içinde ayarlayacağı kaydedildi. Yüzde 90 oranında doğruluk sağlanan sistemin yakında uçaklara ekleneceği belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yenişehir ilçesi Eyüp Aygar Fen Lisesi ve Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Mezitli ilçesinde bulunan Tece Cumhuriyet Ortaokulu ve Mersin Üniversitesi Kız Yurdunda öğrencilerine yönelik yapılan etkinliklerde, KADES uygulaması, siber güvenlik, dolandırıcılık yöntemleri, akran zorbalığı ve trafik güvenliği konusunda bilgiler verilirken, polislik mesleğinin tanıtımı ve genel asayiş ile sosyal medya kullanımı konusunda broşür dağıtıldı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’in İnhisar ilçesinde ayda bir yapılan doğa yürüyüşleri bu ay Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 86’ncı yılı anma programı kapsamında ‘Atamıza Saygı’ sloganıyla gerçekleşti. Gerçekleştirilen yürüyüşe İnhisar Kaymakamı İrem Ayşegül Çetin, Belediye Başkanı Nihal Arslan, Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan ve çok sayıda doğasever katıldı.
Sonbaharın pastel tonlarının hakim olduğu doğa manzaraları ile bezenmiş 3,5 kilometrelik yürüyüş rotasını tamamlayan katılımcılar ardından belediye mesire alanındaki Atatürk fotoğrafları sergisini ziyaret ettiler.
Katılımcılara ikramlarda bulunulması ardından program sona erdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta bağlama ustası ve halk ozanı Şentürk İyidoğan’ın (55) ürettiği sazlar, dünyanın birçok yerinde kullanılıyor. İyidoğan, çocukken yıldırım çarpması sonucu yaşadığı dil tutukluğunun ardından ailesi tarafından sazla tanıştırıldığını belirterek, “Hıdır isimli komşumuz bana saz yapmanın tarifini verdi. İlk sazımı o zaman yaptım. Sonra hayatım saz yapmakla geçti. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı yaklaşık 11 bini geçti. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim” dedi.
Halk ozanı Şentürk İyidoğan, Sivas’ta 4 Eylül Sanayi Sitesi içerisinde bulunan atölyesinde bağlama üretimi yapıyor. 2,5 yaşındayken yaşadığı Zara ilçesine bağlı Beypınar köyünde yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu yaşayan, İyidoğan, bağlama eşliğinde seslendirdiği türkülerle yeniden konuşmaya başladı. 5 yaşındayken bir komşusunun kendisine saz yapmasını tarif etmesiyle bağlama üretimine ilgi duyan ve bunu geliştiren İyidoğan, köyde amatör olarak bağlama üretimi yaptıktan sonra 1993 yılında bir atölyeye ortak olarak, üretimini devam ettirdi. Bulduğu uygun ağaçları oyarak, bağlamaya dönüştüren ve meslekte kendini geliştirerek, kişiye ve sanatçıya göre özel ürün üreten İyidoğan, bugüne kadar 11 binden fazla bağlama üretti. İyidoğan’ın ürettiği sipariş üzeri satılan bağlamalar, Türkiye’nin yanı sıra başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde de kullanılıyor.
‘HAYATIM SAZ YAPMAKLA GEÇTİ’
Mesleğini çok sevdiğini ve ömrü yettiği sürece de üretime devam edeceğini belirten Şentürk İyidoğan, “Ben 2,5 yaşındayken yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu oluştu. Ben o anları hatırlıyorum. Babam beni çok severdi ve gezdirirdi. Dilim açılsın diye çok uğraştı. Dilim bir türlü açılmadı. Ben 5-6 yaşındayken Muhlis Akarsu bize gelirdi ve bana türkü söyletirdi. O zaman türküye eşlik ettiğimde dilim normale döndüğü için babam bana saz aldı. Ben küçükken köyde komşumuz ‘Hıdır Amca’ diye biri vardı. Hayatı boyunca saz yapmaya çalışmıştı ama yapamamıştı. Onun yanına gittim ve ‘Saz nasıl çalınıyor’ diye sordum. O da yatağından kalkıp sazın akordunu yaptı ve bana ‘Saz çalmayı ne yapacaksın, saz yapsana’ dedi. Bana saz yapmanın tarifini söyledi. Ondan sonra hayatım saz yapmakla geçti. Profesyonel olarak değil ama kendi köyümde uygun bulduğumuz ağacı oyarak saz yapardık. 1993 yılında atölyeye ortak oldum. Daha sonra ise tamamını aldım. Toplamda 50 yıla yakındır bu işle uğraşıyorum” dedi.
‘YAPTIĞIM SAZ SAYISI 11 BİNİ GEÇTİ’
Şimdiye kadar ürettiği el yapımı bağlama sayısının 11 bini geçtiğini ifade eden İyidoğan, “Bazen kendi kendime hesaplıyorum. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı 11 bini geçti. Askere kadar, köyde yaptıklarım, Zara ilçesine geldikten sonra aylık 15-20 tane yapıyordum. Sivas merkeze gelince de belli bir zamandan sonra seri imalat yapmaya başladım. 2004’e kadar aylık 100 tane yapıyorduk. Sonrasında biraz daha rakamlar düştü” diye konuştu.
‘KİŞİYE ÖZEL SAZ YAPIYORUZ’
Bugüne kadar ürettikleri sazlardan bozulan ya da geri dönen olmadığını ifade eden İyidoğan, “Sazlarımıza garanti veriyorduk ve bu zamana kadar hiçbiri geri dönmedi. Bugüne kadar da ürettiklerimizden hiçbiri bozulmamıştır. Her sazı, herkese vermiyoruz. Kişiye özel saz yapıyoruz. Türkiye’de satılan bağlamaların yüzde 90’ı yanlış ve sese göre üretilmediği için belirli sıkıntılar yaşanıyor. Ben mümkün olduğu kadar, bize gelen arkadaşların seslerine ve tonlamalarına bakarak, sesine göre saz yapıyorum. Ayrıca hiç yapıştırıcı kullanmadan saz yapan tek ustayım. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim. Yurt dışına, yurt içine, her yere gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2013 yılında açılan Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutukluların yaptıkları el emeği ürünler sergilenerek, konser düzenlendi. Güzel Sanatlar Fakültesinden 25 öğrencinin verdiği konserde konuşan cezaevi savcılarından Deniz Şahin, bu tür etkinliklerin bundan sonra da devam edeceğini söyledi.
Konser sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Serkan Kengil, “Ceza İnfaz Kurumumuzda tutuklu ve hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması faaliyetleri kapsamında etkinlik oluşturduk. Üniversite öğrencileri burada bize konser verme konusunda destek vereceklerini bildirdi. Bizler de Cezaevleri Tevkif Genel Müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yaparak, izinlerimizi aldık. Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri bize güzel bir müzik dinletisi oluşturdu. Aynı zamanda hükümlü ve tutuklularımızın bireyselleşmesi ve gerek atölyelerde, gerekse koğuşlarda oluşturmuş oldukları el sanatları sergimiz vardı. Tutuklu ve hükümlüler hem kendi geçimlerini sağlamış olacaklar hem de kendi el emeklerini sergilemiş olacaklar” dedi.
Konser programı, Şırnak Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Alpaslan, Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Hayrullah Şahin, Cumhuriyet Savcısı Deniz Şahin ve Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Serkan Kengil’in müzik grubuna teşekkür belgesi vermesi ile son buldu. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>13 Kasım Tekirdağ’ın kurtuluşunun 102. yılı dolayısıyla Tekirdağ Valiliği önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Çelenklerin sunulmasının ardından Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Törenin devamında Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, şeref defterini imzaladı. Şeref defterinin imzalanmasının ardından Süleymanpaşa Belediyesi Halk Oyunları ekibi, halk oyunları gösterisi sundu.
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında, kurtuluş mücadelesinin önemine vurgu yaparak şehrin 2 yıl süren işgalden kurtuluşunu ve ordunun şehre girişiyle işgalin sona erdiğini belirtti. “Kara günler, kahraman ordumuzun şehre girişiyle sona erdi. İşgalciler, tam da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi geldikleri gibi, bir daha dönmemek üzere gittiler” dedi.
Etkinlikler kapsamında Tarihi Halk Eğitim Merkezi Binası’nda düzenlenen Eski Tekirdağ Fotoğrafları Sergisi, şehrin geçmişi ve bugünü arasındaki bağı fotoğraflarla vatandaşlara sundu.
Törene Valinin yanı sıra Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Garnizon Komutanı TuğgeneralAhmet Uğurlu, asker jandarma polis ve vatandaşlar katıldı. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yolalan beldesi kara yolu Panor Dağı mevkisinde sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 25 AU 932 plakalı otomobil ile 13 AC 566 plakalı pikap çarpıştı.
Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kaza yerine giderken kontrolden çıkan 13 AT 804 plakalı ambulans, Yolalan beldesi yakınlarında şarampole devrildi.
Kazada otomobil ve pikaptaki 2’si çocuk 8 kişi ile ambulansta bulunan 3 sağlık personeli yaralandı.
Yaralılar, ambulanslarla Hizan ve Tatvan’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Gölbaşı Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği olarak Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli yapılan çalışmalarda durdurularak kontrol edilen şüpheli araçta 15 parça halinde toplamda 16 kilogram 815 gram skunk maddesi ele geçirildi. Uyuşturucu maddeleri muhafaza altına alınırken araçta bulunan A.S. ile R.E., gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan her iki şahıstan A.S., çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken R.E., ise serbest bırakıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ’da anestezi doktoru Sinan Bulut (36) yanında boş anestezi ilacıyla evinde ölü bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Üniversite Mahallesi Kenar Sokak’ta meydana geldi. İşe gitmeyen anestezi doktoru Sinan Bulut’un mesai arkadaşları kendisine ulaşamayınca 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Bunun üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, girdikleri evde Bulut’u hareketsiz yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Sinan Bulut’un hayatını kaybettiği belirlendi. İlk incelemede Bulut’un yanında bulunan anestezi ilacının boş olduğu görüldü. Sinan Bulut’un cenazesi kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla morga kaldırıldı.
2 YIL ÖNCE KIZ ARKADAŞINI BIÇAKLAMIŞTI
2 yıl önce kız arkadaşı Dilan T.’yi darbedip 5 yerinden bıçakladığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan Sinan Bulut’un, kadının şikayetini geri çekmesi üzerine tahliye edildiği belirtildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber-Kamera: Tekin Yalçınkaya/ Elazığ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Denizli Sanayi Odası (DSO)’da örnek bir çalışma olan ve tüm gün boyunca 18 farklı meslek grubunun temsiliyetiyle 11 Haziran 2024 tarihinde gerçekleştirilen Verimlilik Çalıştayı’nın kapanış toplantısı yoğun bir katılımla yapıldı. Denizli Sanayi Odası Verimlilik Komisyonu öncülüğünde, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyelerinin katkılarıyla şekillenen projede çalıştay sonrasında elde edilen veriler değerlendirilerek, bir sonuç raporu oluşturuldu. Hem bu rapor hem de hazırlanan yol haritası, kamuoyu ve Denizli sanayisiyle paylaşıldı.
Yapılan kapanış toplantısına, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Başkan Yardımcıları Osman Uğurlu, Mehmet Serter, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan gelen temsilciler, Kayseri Model Fabrika’nın yetkilileri ve Manisa TSO misafirleri, Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis Üyeleri, Verimlilik Komisyonu Üyeleri, STK Başkanları ve temsilcileri ile çok sayıda katılımcı yer aldı.
“Denizli Sanayisi adına tarihi bir güne tanıklık ediyoruz”
Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu gerçekleştirdiği açılış konuşmasında, “Denizli ve Denizli sanayisi adına tarihi bir güne tanıklık ediyoruz. Denizli Sanayi Odası olarak, verimliliği gündemimize aldık. ve başlattığımız bu çalışmayla, Denizli sanayisine bir yol, bir rota belirlediğimizi düşünüyorum. Bundan sonra yapacağımız işlerde verimlilik her zaman ana gündem maddemiz olacak. Ekonomik faktörlerden kaynaklı zorlu süreçte sanayicilerimiz üretmekte, maliyetlerini kontrol etmekte ve dışarıyla rekabet etmekte zorlanıyorlar. Biz sanayiciler, ihracatçılar bundan sonraki süreçte rekabet gücümüzü korumak istiyorsak artık verimliliğimizi tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla böyle sıkıntılı bir süreçten geçtiğimiz bu dönemde verimliliğin ülkenin en önemli gündem maddesi olduğunu düşünüyoruz. İnandığımız değerler ve inandığımız işler uğruna kendi safımızda mücadele etmemizin kıymetli olduğuna inanıyorum. Bugün bu sadece odalar için, şirketler için değil hepimiz için geçerli. Bu sıkıntılı günler öyle ya da böyle geçecektir. Ülke kendine yeni bir motivasyon oluşturacak ve bu motivasyonda da biz sanayiciler en önde bayrağı taşıyan olacağız. Dolayısıyla bugün yapılan verimlilik çalışmalarının önümüzdeki süreçte bizlere ışık ve rehber olacağına inanıyorum” dedi.
“Türkiye’nin 11. Model Fabrikası Denizli’de kuruluyor”
Başkan Kasapoğlu, Denizli Sanayi Odası’nın yürütücülüğünü üstlendiği Denizli Model Fabrika’nın verimlilik ve yalın üretim konularında sanayicilere önemli katkılar sağlayacağına dikkat çekti. Model Fabrika’nın 2025 yılının ilk çeyreğinde faaliyete geçmesini hedeflediklerini belirten Kasapoğlu, “Bugün bir kapanış toplantısı gibi gözükse de aslında yaptığımız çalışmalarımızın bir başlangıcı. Model Fabrika ile birlikte Denizli sanayisine hizmet vermeye başlayacağız. Model Fabrika verimlilik ve yalın üretim konularında sanayici, üreticiyi yönlendiren eğitim merkezimiz olacak. Türkiye’deki 11. Model Fabrika’yı şehrimize kazandırıyoruz. Tabelamızı astık. İnşaatımızın büyük bir kısmını tamamladık. Bakanlığımızın desteğiyle makine ve ekipmanlar da inşallah kısa bir süre içinde tamamlanacaktır. 2025 yılının ilk çeyreğinde Model Fabrika’yı sanayicimizin hizmetine açmayı düşünüyoruz. Bu çalışmalarla ülkenin sürdürülebilir refahına katkı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Çalıştay sürecine katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür eden ve Denizli sanayisinin verimliliğinin artması için Sanayi Odasının her zaman hazır olduğunu belirten Kasapoğlu, “Çalıştay sürecine emek veren kıymetli akademisyenlerimize, verimlilik komisyonumuza, çalışmaya katkı sağlayan tüm kurumlara ve projeyi başarıyla yöneten Denizli Sanayi Odası ekibimize burada sizlerin huzurunda tekrar teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca bu projede bizleri yalnız bırakmayan 150 yöneticimize, profesyonelimize, verimlilik konusunda o gün bizlere bilgiler vererek Denizli’nin verimlilik röntgenini çıkarmamızda bizlere destek olan sanayici dostlarımıza da tekrar sizlerin huzurunda teşekkür ediyorum” dedi.
“Denizli Sanayi Odası’nın oldukça iyi ve güçlü bir ekibi var”
Programa davet aldıklarında oldukça heyecanlandıklarını ve yoğun katılımın olduğunu görünce mutlu olduğunu belirten T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Uygulamaları Dairesi Başkanı Dr. Yücel Özkara, “Genel Müdürlük olarak bu programa davet aldığımızda oldukça heyecanlandık. Genellikle kurumlarımız bu çalıştayları yaparlar ve ardından sonuçları resmi yazıyla bizlere bildirilir ve sonrasında değerlendirmelerimizi, uygunsa da gerekenleri yaparız. Ama bugün burada geniş bir katılımla tekrar çalıştay sonuçlarının ele alınması ve büyük bir lansman yapılması bizi memnun etti. Denizli’de verimliliği dert edinen paydaşlarımızın olması, farkındalığın yüksek olması bizleri gururlandırıyor. Çünkü maalesef bunu her yerde göremiyoruz. Sanayimizin elbette sorunları var, bütün işletmeler kendi sorunlarını madde madde yazacaktır. Bu listeye verimliliğin eklenmesi ve önceliklendirilmesi önemli. Denizli Sanayi Odası’nın oldukça iyi ve güçlü bir ekibi var. Paydaşların yakaladığı sinerjiyi görüyoruz. Burada sunulacak rapor ve yol haritasının, diğer illerimizde de benzer sorunlar varsa eğer, aynı çözümleri onlarla da paylaşmak, onların da fikirlerini almak adına Denizli’nin bu girişiminin iyi bir model olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Denizli Model Fabrika’nın kurulum çalışmalarına başlıyoruz”
Denizli Sanayi Odası’nın büyük bir girişimi olan Model Fabrika’nın kurulum çalışmalarına başlandığını belirten Özkara, “Bundan sonraki sürecimizde Konya Model Fabrika’nın mentörlüğünde Denizli Model Fabrikanı’nın kurulum çalışmalarına başlıyoruz. Biz model fabrikaları aslında böyle kuruyoruz. Yani bir usta-çırak ilişkisi diye tarif edeceğimiz, geçmişte deneyimli, oldukça konuya hakim, yalın üretim tekniklerini işletmelerle başarıyla uygulayan, işletmeleri tanıyan, işletmelere yaklaşımlarını geliştiren model fabrikalarımızı bir mentör olarak belirleyip yeni kurulumlara eklemek. Önce bir direktör ve tam zamanlı eğitmen sistemini yaptıktan sonra makine ekipmanlarımızı temin edip, ardından model fabrikanın çekirdek yapısı oluşuyor. Burası aslında yalın üretim tekniklerinin, verimlilik arttırıcı bütün tekniklerin know-how’unun transfer edildiği bir aşama olacak. Sonra da kısmet olursa 2025’in ortalarında Denizli Model Fabrika artık kendi kendine faaliyet gösterebilen ve Denizli’ye, çevre illere verimliliği, verimlilik artışını aşılayan, dağıtan bir yapıya kavuşmuş olacak” sözlerine yer verdi.
“Sanayicilerimize katma değer sağlayacak bir dönüşümü hedefliyoruz”
Gerçekleştirilen çalıştayın güzel bir çalışma olduğunu ve asıl hedeflerinin Denizli sanayicilerinin rekabet gücünü arttıracak çözümler üretmeyi hedeflediklerini belirten Denizli Sanayi Odası Verimlilik Komisyonu Başkanı Ayhan Doğrar, “Sizlerin ve tüm paydaşlarımızın desteğiyle güzel bir çalıştay yaptık. Biz Komisyon olarak, esas bundan sonrasının daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Bizim için önemli olan ortak fikirlerimiz ve bu fikirlerle Denizli sanayisine kazandıracaklarımız, verimlilik artışına sağlayacağımız etki. Bugün açıklayacağımız yol haritası ile bu vizyonun temelini, ilk adımını atmış olacağız. Komisyon olarak sanayicilerimize ve bölgemize katma değer sağlayacak bir dönüşüm gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Amacımız sanayicilerimizi globaldeki en yeni teknolojilere erişimini kolaylaştırmak, iş süreçlerini daha verimli hale getirmek ve sektörde inovasyonu güçlü bir şekilde desteklemek. Her bir adımda Denizli sanayicilerinin rekabet gücünü arttıracak çözümler üretmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından PAÜ Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aşkıner Güngör, Verimlilik Çalıştayı Sonuç Raporunun sunumunu gerçekleştirdi. Prof. Dr. Olcay Polat ve Dr. Öğretim Üyesi Ozan Çapraz’ın katkılarıyla toplamda 477 sayfalık bir rapor hazırlandığını belirten Güngör, bazı temel konuları paylaşacaklarını söyledi. Verimlilik algısı ve uygulamalar, şeffaflık ve iş birliği, sürekli gelişim ve model fabrika projesi olmak üzere 4 başlık üzerinde duran Prof. Dr. Güngör, “Verimliliğin anahtarı insanlardır. Çalışanların eğitimi, katılımı ve motivasyonu büyük önem taşır. Şirketlerde şeffaflık ve iş birliği kültürünün oluşturulması, verimliliği artırmada kritik bir rol oynar. Verimlilik, sürekli bir gelişim sürecidir. Şirketler, değişen şartlara uyum sağlamak ve rekabet güçlerini artırmak için sürekli olarak kendilerini geliştirmelidir. Denizli’de kurulacak olan model fabrika, sanayicilere verimlilik konusunda önemli bir kaynak sağlayacaktır” dedi.
Çalıştayda, firmaların verimlilik konusunda farklı algılara sahip olduğu ve bazı temel kavramlarda eksiklikleri olduğu ortaya çıktı. Özellikle zaman ve metot etüdü, 5S yönetimi ve sürekli geliştirme gibi konularda yetersizlikler tespit edildi. Firmaların geneli verimliliği düzenli olarak ölçmediği veya yetersiz ölçüm göstergeleri kullandığı belirlendi. İşgücü verimliliğine odaklanırken, toplam ekipman etkinliği gibi diğer önemli göstergelerin göz ardı edildiğine dikkat çekildi. Denizli Sanayi Odası Verimlilik Komisyonu Üyesi İbrahim Onur Yıldırım, gerçekleştirilen kapsamlı bir çalıştayın ardından oluşturulan verimlilik yol haritasını detaylı bir şekilde açıkladı. Yıldırım, yol haritasının eğitim, model fabrika, etkinlikler ve destek-danışmanlık olmak üzere dört ana başlıktan oluştuğunu belirtti.
Bu kapsamda, yönetici geliştirme programları, sektörel eğitimler, verimlilik odaklı eğitim modülleri ve teknik eleman eğitimleri gibi çeşitli eğitim programları düzenlenecek. Denizli’de kurulan model fabrika, yalın üretim ve dijital dönüşüm konularında örnek uygulamalar sunacak ve sanayicilere eğitim verilecek. Ulusal ve uluslararası teknik geziler, verimlilik seminerleri, kaizen paylaşım etkinlikleri ve verimlilik fuarları düzenlenecek. Mentörlük programları, sektör uzman danışman havuzunun oluşturulması ve verimlilik danışmanlığı hizmetleri sunulacak. Yol haritası, kısa, orta ve uzun vadeli hedefler içermektedir. Kısa vadede verimlilik seminerleri, model fabrikanın etkinleştirilmesi ve dijital kütüphanenin kurulması gibi çalışmalar gerçekleştirilecek. Orta ve uzun vadede ise mentörlük programları, dijitalleşme ve endüstri 4.0 çözümleri gibi daha kapsamlı projeler hayata geçirileceği belirtildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği yaparak teknik eleman yetiştirilmesi hedefleniyor. Tüm sanayicilerin erişimine açık bir dijital kütüphane oluşturulacak. Yalın üretim ve dijital dönüşümün uygulandığı bir merkez olarak hizmet verecek. Sanayiciler, akademi ve kamu kurumları arasında iş birliği güçlendirileceği belirtildi.
Kayseri Model Fabrika Genel Müdürü Salih Yalçın’ın, iyi uygulama paylaşımlarının ve verimliliği artırmak için kullanılan yöntemlerin paylaşımını içeren sunumunun ardından toplantımızın finali, “Farklı Sektörlerde Verimlilik Artırıcı Uygulamalar ve Gelecek Adımları” başlıklı panelimiz ile gerçekleştirildi. Kayseri Model Fabrika Genel Müdürü Salih Yalçın, M Grup A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Turan Tahtasakal ve Uzman Destek Danışmanlık Kurucusu Gülşah Aynekin, bilgi paylaşımında bulundu, iyi uygulama örneklerini anlatıldı. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Her şeyin mümkün olduğuna inanırlar
Mutlu insanlar yapılabilir olduğunu düşündükleri şeyler için kendilerine sınırlar koyma hatasına düşmezler. Duygusal bariyerler kurmak insanın hayal etme ya da davranma becerilerini köreltir. İstenilenin elde edilebileceği inancı ise amaç edinmeyi ve bu amaç uğrunda zorluklarla yüzleşip, üstesinden gelmeyi sağlar. Bu sadece pozitif düşünmek değildir, hayalleri sınırlamamak, bastırmamaktır.
2- Mutluluğun parasal değere sahip olmadığının farkındadırlar
Günümüzde mutluluğu maddiyatla ölçmek çok daha yaygın bir yanılgıdır. Halbuki mutlu insanlar mutluluğun farklı şekillerde değerlendirilmesi gerektiğini bilir.
3- Küçük problemleri büyütmezler
Günlük yaşamın bir parçası olan önemsiz argüman ve olayların mutluluklarına gölge düşürmesine izin vermezler. Büyük resme bakmak ve gerçekten önemli olan şeylere ve kişilere odaklanmak gerekli perspektifi elde etmek için önemli bir araçtır. Yüzeysel sorunların sizi etkilemesine izin vermeniz, hayal kırıklığı yaratır. Mutlu insanlar bunu bilir ve küçük meseleleri büyütmezler.
4- Hayatta tesadüfler olmadığına inanırlar
Evrenle bir bağları olduğuna inanırlar ve yaşanan her şeyin bir sebebi olduğunu düşünürler. Kader, karma ya da başka şekilde adlandırılsın, her karşılaşma, her etkileşimin bir amaç uğruna gerçekleştiğine inanmak kaotik zamanlarda da sakin kalmayı başarabilmeyi sağlar. Ama mutlu insanlar kendilerini geliştirerek, değiştirerek kader kurbanı olmak yerine, geleceği arayan cesur bir maceraperest olmaya yönelir. Hayat da böylece duygusal bir zorlanma yerine, keşif için neşeli bir yolculuğa dönüşür.
5- Geçmişi inkar etmezler ama saplanıp kalmazlar da
Mutlu insanlar geleceği şekillendirmek için geçmişteki iyi kötü deneyimlerden beslenmeleri gerektiğini bilir. Geçmişi unutmaya ya da inkar etmeye çalışmak o kadar çok zaman alır ki bugünü yaşayamazsınız. Üstelik yaşadıklarınızı yaşamadığınızı varsayamazsınız. Bu yüzden ne kadar kötü deneyime sahip olursanız olun, bunları tekrarlamamak için çalışmalı ve bugünün keyfini kaçırmasına izin vermemelisiniz.
6- Negatif duyguların kendilerini ele geçirmesine izin vermezler
Günümüzde daha rahat ve hızlı yayılan gündem haberleri ve global enformasyonla gelen korkunç haberler bireylerin pozitif kalmasını zorluyor. Ama bu mutlu insanların kendilerine çizdiği yolda önemli bir karşı duruştur. Dış dünya kontrol edilebilir bir şey değildir ama ondan gelen negatif enerji etkisi yönetilebilir bir şeydir. Seçim sizin. Dışarıdan gelen bu negatif enerjinin kişisel hedeflerinizi, ilişkilerinizi ve hayallerinizi etkilemesine izin verecek misiniz? Mutlu insanlar için bu sorunun cevabı ‘hayır!’dır.
7- İyilik yap, iyilik bul
Verici olmak derin duygusal ve ruhsal güçlendirici olabilir. Evrene pozitif enerji vermek her zaman aynı şekilde size geri dönecektir. Mutlu insanlar iyilik yapmayı, etrafındaki insanlara yardım etmeyi ve karşılık beklemeden vermeyi tercih ederler. Ve karşılarına kendileri gibi insanlar daha çok çıkar. Sevgi de iyilik de mutluluk da paylaştıkça büyür.
8- Kimsenin mükemmel olmadığı gerçeğini kabul ederler
Birinden belirli beklentileriniz varsa ve bunları karşılamasını beklerseniz, büyük ihtimalle hayal ve kalp kırıklığı yaşarsınız. İnsanlar doğaları gereği kusursuz değildirler, öyle olmalarını beklemek saflık olur ve stres doğurur. Mutlu insanlar bu gerçeğin farkındadırlar. Uyumlu bir ora yol bulmak için birlikte çalışmayı tercih eder ve kendilerini mutsuzluğa itmezler.
9- Zamanın kıymetini bilirler
Zaman akıp gidiyor. Mutlu insanlar onun kıymetli olduğunu ve harcanmaması gerektiğini bilirler. ‘Verimli geçirilen zaman’ onlar için önemlidir, geriye dönüş olmadıklarını bilir, sonradan pişmanlık duymamak için iyi değerlendirirler.
10- Korkusuz severler
Çekinmeden, korkmadan severler! Reddedilme korkusu, ilişkide başarısız olma korkusu, hatta aşkı hak edip etmediklerine dair şüpheler barındırmazlar. Bunlar bir insanın mutluluğu önündeki en büyük engeller olabilir. Mutlu insanlar riske girmeyi seve seve kabul ederler. Unutulmaz zaferler ve evet unutulmaz yenilgiler, hepsi onların ruhsal varlığını besleyen, geliştiren yaşanmışlıklardır.
Kendiniz ve çocuğunuz için yapacağınız 10 iyilik
11- Kıskançlık yapmazlar
Mutluluğu kıskançlık kadar negatif etkileyen çok az duygu vardır. Başkalarının başarılarını kıskanmakla geçen zaman insanı kendi hedef ve hayallerine giden yolda yavaşlatır. Mutlu insanlar kıskançlığın ruhunu ve kalbini yiyen duygusal bir kanser olduğunu bilir. Bu duyguyu reddetmek mutlu bir gerçekliği bulma yolunda destekleyici bir adım olacaktır.
12- Kendilerini oldukları gibi kabul ederler
Sıklıkla söylenir: Mutluluğa giden en kestirme yol, insanın kendisini olduğu gibi sevmesi ve kabul etmesidir. Mutlu insanlar bunu çoktan yapmış ve kişiliklerinin eşsiz olduğuna inanmaktadırlar. Ve bu yüzden de daha iyi bir gelecek için çalışmak onlar için asla ulaşamayacakları bir hayalden çok keyifli bir görev halini alır.
13- Herkesi mutlu edemeyeceklerini bilirler, bu yüzden de kendilerini mutlu ettiklerine emin olurlar
Hayatta herkesi mutlu etmek imkansızdır. Her bireyin kendi fikirleri ve standardı olduğu için birini mutlu eden şey diğerine mutsuzluk verebilir. Gerçekten mutlu olan insanlar için bu problem değildir çünkü bilincindedirler ve öncelikle kendilerini tatmin etmeye odaklanırlar. Bu demek değildir ki başkalarını önemsemezler, önce kendilerini mutlu ederler ki etraflarındaki insanlara da yayabilsinler.
14- Büyümek için değişimin gerekliliğini takdir ederler
Durgun kalıp, çabalamayarak günlük hayatta memnuniyeti ve mutluluğu yakalamanın insan doğasında olmadığını bilirler. İleriye bakmaya ihtiyaç duyar ve yeni ufuklar keşfetmek için değişiklik yapmaya gönüllüdürler. Halbuki çoğu insan değişikliklere açık değildir. Mutlu olmak isteyen insan değişimin yaşamın önemli bir parçası olduğunu kabul etmesi gerekir.
15- Asla durup anın tadını çıkartamayacak kadar meşgul değildirler
Gündelik yoğunluk içinde doğanın ve yaşamın güzelliğini takdir etmek ihmal edilen bir olgudur. Ajanda ve inşa edilen yapay hedefler için hummalı bir şekilde çalışmak insanların durup anın tadını çıkarmasını engelliyor. Mutlu insanlarsa asla durup, dünyanın hazinelerinden keyif alamayacak kadar meşgul değiller.
16- Durgun kalmayı becerebilirler
Bazen insan tüm düşünce ve duygu bombardımanına rağmen sükunetini korumayı başarmak zorundadır. Zihin ve kalbi dış kaynaklı basınçtan korumayı öğrenmek, mutlu insanların rutinidir. Zihinsel olarak duraksamak, derin bir nefes almak ve gülümsemek günün sonunda her şeyin iyi olacağına inanmayı da beraberinde getirir.
17- Mutluluğun her şey olmadığını kavramışlardır
Mutlu olmak gerçekten önemliyken, mutlu insanlar bunun puzzle’ın sadece bir parçası olduğunu da bilirler. Bazı sorumluluklar ya da koşullar sizi belirsiz duygulara itebilir. Aslında tam da bu anlarda öğrenilen dersler insanı hayatın depoladığı hediyelere yaklaştırırlar.
18- Minnettardırlar
Yaşama sevincini kabullenmek ve deneyimleri için minnettar olmak mutlu insanların en büyük özelliklerinden birisidir. Bu durum sadece lafta kalmaz, onlar bu muhteşem, karmaşık ve bazen de rahatsız edici hayatta olmanın memnuniyetini manevi şükranla karşılarlar.
19- Yanlış giden yerine doğru gidene odaklanırlar
Madalyonun her zaman iki tarafı vardır. Bir şey olduğu zaman kötü tarafından bakmak ve yenilgiyi kabullenmek insana mutsuzluktan başka bir şey vermez. Ama tam tersini yapabildiğinizde mutluluğa biraz daha yaklaşırsınız.
20- Her zaman başlangıç noktasında olduklarına inanırlar
Mutlu insanlar ruhsal ve duygusal açıdan hep başlangıç noktasında olduklarını bilirler. Bir geçiş veya başarısızlık olduğunda bile, bu yeni bir başlangıç noktasını işaretler.
Daha fazla enerji için 6 adım!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocuklarımızın risk almalarına izin vermiyoruz
Her köşede bir tehlike işaretinin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz. Çocuklarımızı korumak adına elimizden geleni yapıyoruz; sonuçta işimiz bu. Ancak bu şekilde hareket ederek, çocuklarımızın sağlıklı risk alma davranışlarını öğrenmelerini engelliyor, ciddi yan etkilerle karşılaşmalarına sebep oluyoruz. Yapılan araştırmalar dışarıda oyun oynamayan, dizlerinden yaralanmayan çocukların yetişkinlik dönemlerinde genelde fobiler geliştirdiklerini gösteriyor. Normal olduğunu öğrenebilmeleri için çocukların düşmeleri gerekiyor; uzun süreli ilişkilerin gerektirdiği duygusal olgunluğu görebilmeleri için gençlerin sevgililerinden ayrılmaları gerekiyor. Ebeveynler, çocuklarının hayatlarından riskleri kaldırdıklarında, kibirli ve özgüvensiz olmalarına sebep oluyorlar.
Çok hızlı bir şekilde kurtarıyoruz
Bugünün genç nesli, 30 yıl önce yaşamış çocukların geliştirdikleri bazı becerilere sahip olamıyorlar; çünkü yetişkinler birçok şeye müdahale edip sorunları onlar için hallediyorlar. Kurtarmada fazla hızlı davrandığımızda ve çocuklarımızı yardıma boğduğumuzda, güçlüklerle kendi kendilerine baş etmeye ve sorunlarını çözmeye dair ihtiyaçlarını ortadan kaldırmış oluyoruz. Bu, kısa vadede ebeveynliktir ve liderliğin temel noktalarını atlamaktır – çocuklarımızı yardımsız yaşayabilecek şekilde donatmak gibi noktaları. Er ya da geç, çocuklar birilerinin onları kurtarmasına alışıyorlar. Gerçek hayatta ise bu durum, dünyanın işleyişi ile hiçbir şekilde alakalı değil; dolayısıyla çocuklarımızın etkili birer yetişkin olmaları önünde engel teşkil ediyoruz.
Ebeveynliğe dair 5 yeni bakış açısı
Çok kolay bir şekilde övüyoruz
Okullar arası düzenlenen bir futbol maçına gidin; herkesin kazanan olduğunu göreceksiniz. Bu “herkese bir madalya” zihniyeti, çocuklarımızın kendilerini özel hissetmelerini sağlıyor olabilir; ancak yapılan araştırmalar, bu metodun istenmeyen sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Çocuklar nihayetinde yalnızca anne ve babalarının onları müthiş olarak gördüklerini gözlemliyorlar. Ebeveynlerinin objektifliğinden şüphe etmeye başlıyorlar; an içerisinde iyi hissettiriyor, ancak gerçeklikle bağlantı kurulamıyor. Çocuklarımızı göklere çıkarmaya bahane aradığımızda ve kötü davranışları görmezden geldiğimizde, zor gerçeklikten kaçınmak adına hile yapmayı, abartmayı ve yalan söylemeyi öğreniyorlar. Çünkü bu güçlüklerle yüzleşmeye şartlanmamış oluyorlar.
Suçluluk duygusunun, iyi yönlendirmenin önüne geçmesine izin veriyoruz
Çocuğunuz, sizi her saniye sevmek zorunda değil. Çocuğunuz, hayal kırıklığını atlatabilir; ama fazla şımartılmanın etkilerini aşamaz. Bu yüzden “hayır” ya da “şimdi değil” diyebilin ve gerçekten değer verdikleri, gerçekten ihtiyaç duydukları şeyler için savaşmalarına izin verin. Ebeveynler olarak, çocuklarımızı ödüllendirirken, onlara istediklerini verme eğilimi gösteriyoruz – özellikle de birkaç çocuk olduğunda. Biri, bir konuda başarılı olduğunda, onu ödüllendirirken diğerini es geçmenin adil olmadığını düşünüyoruz. Ama bu şekilde gerçekçi davranmamış oluyoruz. Çocuklarımıza, başarının kişinin kendi davranışlarına ve özelliklerine bağlı olduğunu gösterme fırsatını kaçırıyoruz.
Başarılı ebeveynliğin ufak sırları
Geçmiş hatalarımızı onlarla paylaşmıyoruz
Sağlıklı gençler, kendi kanatları ile uçmayı isterler ve bir şeyleri kendi kendilerine denemeye ihtiyaç duyarlar. Bizler, yetişkinler olarak, buna izin vermemiz gerekiyor; ama bu durum, onlara yön bulmada yardımcı olamayacağımız anlamına da gelmiyor. Onların yaşındayken yaptığınız konuyla ilgili hataları paylaşarak iyi seçimler yapmayı öğrenmelerine yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca çocuklar, hatalar yapmaya ve kararlarının sonuçları ile yüzleşmeye hazırlıklı olmalıdırlar. Benzer bir tecrübe yaşadığınızda neler hissettiğinizi, davranışlarınızın sebeplerini ve öğrendiğiniz dersleri çocuklarınızla paylaşın. Çünkü biz, çocuklarımız üzerindeki tek etki sahibi değil, en iyi etkinin sahibi kişiler olmalıyız.
Zekâyı, yetenekliliği ve etkiyi, olgunlukla karıştırıyoruz
Zekâ, sıklıkla çocuğun olgunluğu açısından bir ölçü olarak kullanılıyor ve sonuç olarak ebeveynler, zeki bir çocuğun dünya için hazır olduğunu farz ediyorlar. Hayır, durum bu değil. Çocuğunuzun hayatının bir kısmında belirli yeteneklerin var olması, tüm alanlarda becerikli olduğu anlamına gelmiyor. “Sorumluluk yaşı” gibi bir sihirli sayı ya da çocuğa belirli özgürlüklerin ne zaman verilmesi gerektiğine dair kanıtlanmış bir rehber yok ne yazık ki. Ama sizinki ile aynı yaştaki çocukları gözlemlemek, doğru bir yöntem olabilir. Diğer çocukların sizinkinden daha fazlasını yaptıklarını fark ettiyseniz eğer, çocuğunuzun bağımsızlığını erteliyor olabilirsiniz.
Verdiğimiz nasihatleri kendimiz uygulamıyoruz
Ebeveynler olarak, çocuğumuzun yaşamasını istediğimiz hayatı biçimlendirmek, bizim sorumluluğumuzda. Karakterli, güvenilir ve sözünün eri bir kişilik geliştirmeleri, bizim rehberliğimize bağlı. Evlerimizdeki liderler olarak, işe dürüst bir şekilde konuşarak başlayabiliriz. Diğer insanların fark edebilecekleri küçük, etik seçimler konusunda dikkatli olun; çünkü emin olun, bunları çocuğunuz da fark edecektir. Tasarruf yapmazsanız mesela, bunun kendileri içinde kabul edilebilir olduğunu düşüneceklerdir. Bir hayır işine gönüllü olarak, özverili bir şekilde kendini bir şeye adamanın ne demek olduğunu gösterin onlara. İnsanları ve mekânları, bulduğunuzdan daha iyi bir durumda bırakın; çocuklarınız bu hareketleri fark edecek ve aynı şekilde davranacaktır.
Çocuğunuzun güvenliği için bunlara dikkat edin!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Banyosu küçük olanlar için öneriler…
Küçük banyolarda duvarın bir tanesinde özellikle lavabonun arkasında duvarı komple ayna ile kaplamak algıyı değiştirebiliyor.

Birçok malzeme kullanmak yerine tek bir malzeme kullanmak önemli.

Duş kabinlerin camları desenli değil, cam, şeffaf, desensiz olması yine mekana derinlik katmaktadır.

Fayansta mermer dokusu hoş olabilir.

Boy dolapları gibi büyük dolapları kullanmamaktansa daha estetik mobilyalar tercih edilmelidir.

Mutfağı küçük olanlar için öneriler…
Mutfak dolapları içindeki aparatlar çok önemli 360 derece kapak kullanımı çok önemli alanda büyük etki yaratıyor.

Mekanın kör noktalarını matematiksel olarak değerlendirmek lazım. O kör noktaları harekete geçirecek aparatlar lazım.

Bol ışık kullanmak çok önemli.

Tezgah ve ara tezgah çok farklı malzemelerden olmamalı.

Oturma odası küçük alanlar için öneriler…
Mekanına göre L koltuk çözüm olabilir ama burada mekanın ihtiyacına uygun olması çok önemli.

Çok büyük mobilyalar kullanılmamalı.

Kendinden fonksiyonlu mobilyalar olmalı mesela içinden masa çıkan sehpalar tercih edilebilir.

Arka koltuğu yatabilen mekanizmalar kullanabiliriz.

Çok büyük bir televizyon ünitesindense duvara monte bir ürün tercih edebiliriz.

Yatak odası küçük olanlar için öneriler
Yatak odalarında yer varsa yatak başının hemen arkasında yaklaşık bir 3-4 metre gibi odanın içerisinde yeni bir duvar örülerek gizli bir kıyafet odası oluşturulabilir. Böylece odanız çok daha konforlu hale gelir.

Dolaplarda bütün kör noktalara teknolojik aparatlarla çözüm üretebiliriz.

Kişinin kendi ihtiyaçları çok önemli dolaplar buna göre dizayn edilmeli.

Geçmişten günümüze kadar alışkanlıklarını gözden geçirilmeli, uzun elbisesi az olan insanların dolaplarında uzun elbise asacakmış gibi boş alanlar olmamalı.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KERİMCAN DURMAZ İLE ÇAĞLA ÇETİN DOLANDIRMA OLAYI NEDİR?
2016’da tesadüfen Kerimcan Durmaz ile tanıştığını ifade eden Çağla Çetin, Kerimcan Durmaz için ‘Benim yanımda eril gibiydi’ demesi dikkat çekti. Çetin, yaşadıklarını şöyle anlattı:
Ben böyle tanındım ama bende bu durumdan sıkıldım diyordu bana. Benim yanımda eril gibiydi. 2016 yılında Instagram’dan tesadüfen tanıştım. Kim olduğunu bilmiyordum. Profilinde Almanya’ya geleceğini, sahnesi olduğunu gördüm. Hayranı değildim ama görünce beğendim. Sahnesine gitmek istediğimi yazdım. Yüz yüze görüşme şansımız var mı? dedim. Gel dedi. Kuliste sarıldık, konuştuk. Her hafta Almanya’ya gelmeye başladı. Öyle başladık. Bana çok iyiydi. Sanki 10 yıldır tanışıyor gibiydik. Samimiydi, iyiydi. Ben ona 180 bin Euro verdim. Dekontları var, nakit verdiğim paralar da var.

Kerimcan DurmazSosyal MedyaKültür SanatSoğuk HaberEvlilikMagazinYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
4 SANIK DURUŞMADA HAZIR BULUNDU
Tutuklu bulundukları cezaevlerinden getirilen Nevzat Bahtiyar, amca Salim Güran, ağabey Enes Güran ve anne Yüksel Güran, duruşma salonunda hazır bulundu.
GÜLBEN ERGEN SALONA ALINDI
Dava öncesinde yaşanan bir olay ise gündeme bomba gibi düştü. Ünlü şarkıcı Gülben Ergen uzun süredir takip ettiği ve paylaşımlarıyla gündemde tuttuğu Narin Güran davasının ilk duruşması için salona alındı.
ADLİYE KORİDORLARI SLOGANLARLA İNLEDİ
Polis barikatı nedeniyle çok sayıda gazeteci ve STK ile birlikte salona alınmayan avukatlar ise bu duruma tepki göstererek “Gülben dışarı, avukatlar içeri” sloganları attı. Adliye koridorlarında yaşanan gerginliğe ilişkin o anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

Cep TelefonuGülben ErgenKültür SanatNarin Güran3-sayfaMagazinYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığınca Edirne Valiliği ev sahipliğinde Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Edirne’de Osmanlı Kimliği ve Selimiye Sempozyumu”na katılan Özgen, Sezer’e ziyarette bulundu.
Ziyarette, Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Zeki Eraslan da yer aldı.
Özgen ve Eraslan, Valilikteki görüşmenin ardından Vali Sezer’e kurumlarının kitaplarını hediye etti.
Türk Tarih KurumuYerel HaberlerKültür SanatYüksel ÖzgenYunus SezerOsmanlıKültürEğitimGünceledirne
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe’de Jose Mourinho, Edin Dzeko, Acun Ilıcalı, Salvatore Foti ve Sandro Zufic PFDK’ye sevk edildi. Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho 3 farklı maddeden sevk edildi.
Trabzonspor’da Başkan Ertuğrul Doğan sevk edilenler arasında yer aldı. İşte Trabzonspor-Fenerbahçe maçının PFDK sevkleri:
“TRABZONSPOR A.Ş. Kulübü’nün 03.11.2024 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig Şamil Ekinci Sezonu müsabakasındaki “çirkin ve kötü tezahüratı” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, “saha olayları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve “7 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine,
REKLAM
ERTUĞRUL DOĞAN’ın (Trabzonspor A.Ş. Kulübü Başkanı) müsabaka sonrası basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarında yer alan “sportmenliğe aykırı açıklamaları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca ve ” hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 05.11.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü teknik sorumlusu JOSE MARIO DOS SANTOS MOURINHO FELIX’in 03.11.2024 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig Şamil Ekinci Sezonu müsabakasındaki “sportmenliğe aykırı hareketleri” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca, ” hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca ve müsabaka sonrası flaş röportajda ve basın röportajında yapmış olduğu açıklamalarında yer alan “sportmenliğe aykırı açıklamaları” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca 05.11.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü kaleci antrenörü SANDRO ZUFIC’in aynı müsabakadaki “tedbire uymaması” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 50. maddesi uyarınca 04.11.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü antrenörü SALVATORE FOTI’nin aynı müsabakadaki “hakareti” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 05.11.2024 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü idarecisi ALİ ACUN ILICALI’nın müsabaka sonrası kulüp resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamalarında yer alan “sportmenliğe aykırı açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38.maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine,
FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü futbolcusu EDIN DZEKO’nun müsabaka sonrası flaş röportajda yapmış olduğu açıklamalarında yar alan “sportmenliğe aykırı açıklamalar” nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38.maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ’den Kamuyu Aydınlatma Platformu’na gönderilen açıklamada, “Şirketimiz ve Pasifik Gayrimenkul Yatırım İnşaat AŞ arasında, Galatasaray Futbol A Takımımızın forma sırtı reklamında Pasifik Holding markasının kullanılması konusunda, 2024-2025 sezonu için yeni sponsorluk sözleşmesi imzalanmıştır. 2024-2025 sezonu için toplam sponsorluk bedeli 125.000.000TL+KDV olarak belirlenmiştir.” denildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İŞTE SAMSUNSPOR’UN AÇIKLAMASI:
“Kulübümüz ve Kulüp Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım hakkında kamuoyunda yapılan açıklamaları şaşkınlıkla takip ediyoruz.
Cüzi bir kadro değeriyle, her biri çok kıymetli sporculardan oluşan ekibimiz, Süper Lig’de henüz ikinci sezonunda ligin 2. sırasına yerleşmiş ve birçok planı altüst etmiştir. Bu başarı, bazı kesimleri rahatsız etmiş görünmektedir.
Kulübümüz başarılı sonuçlar aldıkça niyetleri açıkça iyi olmayan kişilerce hedef alınmıştır. Yapılan bu fütursuz açıklamalar, yalnızca bazı kesimlerin kendi başarısızlıklarını gölgelemek için sergilediği nafile çabalardır. Ancak, kullanılan çirkin dilin ve takınılan tavrın Türk futbolunun gelişimine hiçbir katkısı bulunmamaktadır.
Kim ne konuşursa konuşsun, Atatürklü Armalı Kulübümüz belirlediği kısa ve uzun vadeli hedeflerine koşmaya; adil, eşit ve temiz futbolun yılmaz savunucusu olmaya devam edecektir.
Kulübümüz ve Kulüp Başkanımız Sayın Yüksel Yıldırım hakkında eleştiri sınırını fazlasıyla aşan, hakarete varan ifadeleri sahiplerine iade ediyor; kendileri hakkında savcılık ve mahkemeler nezdinde gereken adımları atacağımızı bilmelerini istiyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kış aylarında beslenme, soğuk havalara ve hastalık riskine karşı vücudunuzu güçlendirmek için önemlidir. İşte kış aylarında dikkat etmeniz gereken bazı beslenme önerileri:
1. MEVSİM SEBZE VE MEYVELERİ TÜKETİN
Kışın çıkan sebzeler (lahana, brokoli, karnabahar, ıspanak, pırasa gibi) ve meyveler (portakal, mandalina, elma, nar, greyfurt) vitamin ve mineral bakımından zengindir. Özellikle C vitamini bağışıklık sisteminizi destekler.
2. BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ GIDALARA AĞIRLIK VERİN
Soğan, sarımsak, zencefil, zerdeçal gibi doğal antibiyotik etkili gıdaları düzenli olarak tüketin. Bu gıdalar antioksidan özellikleri ile kış hastalıklarına karşı direnç sağlar.
3. PROTEİN ALIMINI İHMAL ETMEYİN
Vücudun enerjisini koruyabilmesi için protein önemlidir. Yumurta, balık, tavuk, kırmızı et ve baklagiller gibi protein kaynaklarına öğünlerde yer verin. Ayrıca omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan balık, bağışıklığa destek olur.

4. DENGELİ KARBONHİDRAT ALIMI
Kışın enerji ihtiyacı arttığından, kompleks karbonhidratları (tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf gibi) tercih edin. Bu gıdalar yavaş sindirilir ve uzun süre tok tutarak enerji sağlar.
5. SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN
Kışın daha az susama hissi olabilir, ancak vücudun sıvıya ihtiyacı devam eder. Gün içinde 1.5-2 litre su içmeye özen gösterin. Ayrıca, bitki çayları (ıhlamur, adaçayı, kuşburnu) da sıvı ihtiyacını karşılamada yardımcı olur.
6.PROBİYOTİK GIDALAR TÜKETİN
Yoğurt, kefir gibi probiyotik içeren besinler, bağırsak sağlığını koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirir.
7. VİTAMİN VE MİNERAL DESTEĞİ
Kış aylarında D vitamini alımı azaldığı için, gerekiyorsa bir doktora danışarak takviye alabilirsiniz. Ayrıca çinko ve demir içeren besinler (kabak çekirdeği, ceviz, fındık gibi) bağışıklık desteği sağlar.
8. ŞEKER TÜKETİMİNİ AZALTIN
Fazla şeker tüketimi bağışıklık sistemini zayıflatır. Şekerli atıştırmalıklar yerine meyveleri tercih etmek daha sağlıklıdır.
9. DÜZENLİ ÖĞÜNLER VE SIK ARALIKLARLA BESLENME
Vücut sıcaklığınızı korumak için düzenli öğünlere ve sık aralıklarla beslenmeye özen gösterin. Açlık, vücut direncini düşürebilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’da yaşayan üç çocuk annesi Remziye Koyun, yaklaşık bir buçuk yıl önce yumuşak doku kanseri tedavisi gördü. Sağlığına kavuştuğunu düşünerek gündelik yaşamına devam eden Koyun, son zamanlarda yoğun karın ağrısı, yürüme ve nefes almakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başladı.
Bu belirtilere rağmen hastaneye gitmekten kaçınan Koyun, kanserinin ileri evreye ulaştığı ve tedavi şansı kalmadığı düşüncesiyle umutlarını yitirdi. Ancak, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanları Doç. Dr. Salim İlksen Başçeken ve Op. Dr. Abit Yaman, daha önce tedavisini üstlendikleri Koyun’un kontrollerini aksattığını fark ederek kendisiyle iletişime geçti.
20 KİLOLUK DEVASA KİTLE ÇIKARILDI
Doktorlarının ısrarıyla yeniden hastaneye gelen Koyun’un yapılan tetkiklerinde, karnında 50 santimetre çapında bir kitle tespit edildi. Riskli bir operasyon olsa da cerrahi müdahaleyle tedavi şansı bulunduğunu belirten Dr. Başçeken ve Dr. Yaman’ın güven verici açıklamaları üzerine Koyun, ameliyat olmaya karar verdi.
Altı saat süren zorlu operasyonun ardından Koyun’un karnından 50 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 20 kilogram ağırlığında devasa bir kitle başarıyla çıkarıldı.

“ÜZERİMDEKİ AĞIRLIK KALKTI”
Remziye Koyun, yürümekte zorluk çektiği için doktora gittiği belirterek,
Ameliyatla üzerimdeki ağırlık kalktı. Ameliyattan sonra 3 gün yoğun bakımda kaldım. Şimdi iyiyim. Kuş gibi hafifledim. Daha önce çok az yemek yiyebiliyordum. İnşallah bundan sonra yemek yiyebileceğim.
dedi.
“BU KADAR BÜYÜK KİTLELER NADİR SAPTANIYOR”
Doç. Dr. Başçeken, Remziye Koyun’un geçmişte de kanser tedavisi gördüğünü belirtti. Hastanın düzenli kontrollerine gelmemesi üzerine iletişim kurduklarını aktaran Başçeken, yapılan incelemelerde Koyun’da tümör oluşumunun yeniden meydana geldiğini tespit ettiklerini söyledi.
Başçeken,
Kitlenin büyüklüğü o kadar fazlaydı ki hasta neredeyse yataktan kalkamayacak durumdaydı. Daha önce biraz daha iyi olan durumu kötüleşmiş. Kitlenin tüm karın boşluğunu sardığı ve birçok organı sıkıştırdığı görülüyordu. Bu kadar büyük kitleler oldukça nadir karşılaşılan bir durum. Hasta, yaşadığı şikayetlere rağmen kendini umutsuz hissetmiş, çünkü son evrede olduğunu düşünüyordu. Ancak bu tür tümörlerde cerrahi müdahale şansı olabiliyor. Ameliyat edilebileceğini, fakat bunun riskli olduğunu kendisine açıkladık. Hasta ve ailesi tüm riskleri kabul ederek ameliyat olmayı kararlaştırdılar.
ifadelerini kullandı.

“ZOR BİR AMELİYATTI”
Op. Dr. Abit Yaman, hastada tespit ettikleri organlara yapışık kitleyi altı saat süren bir operasyonla başarıyla çıkardıklarını açıkladı. Bu ikinci ameliyat olması nedeniyle hem hastayı hem de kendilerini zorlayan bir süreç olduğunu belirten Yaman,
Hastamız daha önce yemek yiyemediğini ve düzgün nefes alamadığını ifade ediyordu. Ameliyatla bu sorunların çoğunu ortadan kaldırmayı başardık. Operasyon oldukça başarılı geçti ve şu an hastamızın sağlık durumu oldukça iyi. Kendimizi, hastamızı tedavi edebildiğimiz için çok mutlu hissediyoruz.
şeklinde konuştu.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BİZDE İKİNCİ CİHAZ”
Törende konuşan Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Zafer Ergül, “Sağlık Bakanlığı’nın verdiği yetkiyle ihaleye çıktık. Yapay zeka destekli MR cihazı daha önce Çanakkale’de kuruldu, bizdeki ikinci cihaz. Normalden iki katı hasta bakacağız. 15 gün içerisinde MR çekme randevusunu aynı güne indireceğiz. Sessiz MR çekme özelliği olan bu cihaz, özellikle klostrofobisi olan hastalar için büyük bir avantaj sağlayacak. Esnek, hafif ve yüksek kanal kapasiteli Air Coil sistemi var. Hastanın üzerini örttüğümüz anten kısmı artık hastanın bütün vücudunu kaplayacak şekilde ve hiçbir ağırlık sağlamadan bunu temin edecek. Yüksek homojen magnet sayesinde kaliteli bir imaj elde edeceğiz. 3 tesilalık görüntü alabilen cihazlar gibi bu 1,5 tesilalık cihaz aynı görüntüyü bize sağlamış olacak. Kemik görüntüleme teknolojisi var. Özellikle çocuklarda ve hamilelerde kemik densitesini ölçmede, kemik patolojilerini tespit etmek gibi bize yol gösterecek. Multidrive RF teknolojisi ile derin dokudan sinyal sağlayacak. Karaciğer yağ oranını hesaplayacak. Focus teknolojisi ile küçük alanlarda difüzyon yapma yeteneğine sahip. Yüksek gradiyent gücü sayesinde ince kesitli görüntüler alabileceğiz. Gözümüzden bir şey kaçmayacak inşallah artık. Aynı zamanda hasta cihaza girdiğinde istersek aynı anda tüm vücut MR’ını çekmiş olacağız” dedi.
REKLAM“LÜTFEN ÖNCE AİLE HEKİMİNİZE MUAYENE OLUN”
Vali Meftun Dallı da, “Türkiye’de aile hekimliği sistemini kurduk. Şu an itibarıyla çok da iyi çalışıyor ama genel olarak insanımız, uzman doktora ya da profesöre muayene olayım gibi bir yaklaşımımız var. Fakat sistemin çalışabilmesi için en alt kademeden başlayarak ihtiyaç duyuldukça yukarıya doğru gitmek gerekiyor. Sistem böyle planlanmış ve böyle çalışırsa başarılı olur. Hepimiz buna riayet ederek, lütfen önce aile hekiminize bir gidin. Bir görsün sizi aile hekiminiz. Eğer kendisinin çözemeyeceği bir sorun varsa zaten sizi sevk edecektir. Aile hekimi sevk ettiği zaman buradaki arkadaşlarımıza muayene olursunuz. Onlar da çözemezse Ankara’ya, İstanbul’a sizi gönderiyorlar. Buna riayet edersek sağlıkta geldiğimiz bu güzel seviyeyi daha ileri noktalara taşıyarak bunu sürdürme imkanımız olur. Ama hepimiz, Eğitim Araştırma Hastanesine yığılırsak, ihtiyacı olanların hakkına da giriyoruz. Bir anlamda kul hakkı hem de sistem zor çalışır. Yani zorluyoruz, buna gerek yok. Bundan sonra teşhislerin konulabilmesine bu cihaz mutlaka çok büyük katkı verecektir. Hastalarımız çok daha güzel bir hizmeti almış olacaklar” diye konuştu.
Kastamonu’nun 11 ilçesinde diyaliz ünitesi kurduklarını söyleyen Vali Dallı, “İnşallah bunu 12 yapacağız, hatta 15’e çıkaracağız. Pınarbaşı’nda diyaliz kurulmadan başka yerlere gitmek zorunda kalan diyaliz hastası için gerçekten çok büyük bir sorun. Bu sorun yerinde çözülmüş oluyor. Şimdi peşinde olduğumuz diğer bir konu da yataklı bir alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezi (AMATEM) kazandırmak. Çok gerek olmadığı düşünülebilir ama kamuoyunda çok büyük bir beklenti var. İnşallah hep birlikte şehrimize yataklı AMATEM kazandırırsak sadece ilimiz için değil, etrafımızdaki birkaç ilin de o noktada sorunlarına çare oluruz. Ailelerin bu konudaki ıstıraplarını, sıkıntılarını biliyoruz, görüyoruz. İnşallah onda da muvaffak oluruz” şeklinde konuştu.
“HEDEFİMİZ BİR GÜNDE MR RANDEVUSU VERMEK”
Kastamonu İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Çağdaş Derdiyok ise, “11 ay boyunca sürekli olarak neler yapabiliriz çalışmasında bulunduk. Daha fazla muayene ettikçe, daha fazla hekim kazandıkça yanında gereken yeni işlemler olduğunu gördük. Bununla birlikte daha fazla laboratuvar tahlili ihtiyacı, daha fazla görüntüleme ihtiyacı oldu. Bunlardan ultrason sorunumuzu daha önceden çözdük. Bir haftanın altında ultrason randevusu veren bir iliz. Bununla birlikte tomografiyi aynı gün içinde veriyorduk. Fakat gördüğümüz bir problem vardı. Ne kadar muayene etsek de MR muayenelerimizin bir aya kadar yükseldiğini gördük. Ne kadar çalışsak da tek MR cihazıyla bu kapasiteyi açıkçası aşamıyorduk. Bu konuda sağ olsun gerekli görüşmeleri hem vekillerimizle hem valimizle hem bakanlığımızla yaptığımızda ikinci bir MR cihazının hem de üniversite hastanesine yakışacak bir MR cihazının ihtiyacı hasıl oldu. Bu konuda aldığımız destekle bugünden itibaren ikinci akıllı MR cihazına sahip olduk. Kişi muayene olduktan sonra bir gün içinde hedefimiz MR randevusunu vermek, raporlamasını da 3 gün içinde bitirip hastamızı muayene edip göndermek. Bu konuda sözümüzü tutacağız. MR cihazı, hastanenin değil, Kastamonu’nundur. İlçelerimizde ihtiyaç olan MR randevuları için kişileri hastaneye gelmeden sadece telefonla Tosya’daki hastamıza, İnebolu’daki hastamıza, Cide’deki hastamıza da MR randevusu vereceğiz. Bu yüzden hastaneye randevu için gelmelerinin önüne geçeceğiz” ifadelerini kullandı.
“KASTAMONU, SAĞLIKTA YILDIZ İLLERDEN BİRİ OLACAK”
Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de, “Kastamonu, şehir merkezimizin yanı sıra 19 ilçemiz ve komşu illerin ve ilçelerinin de teşhis ve tedavi yükünü taşıyan sağlıktaki amiral gemimiz. İlçelerimizdeki sağlık kuruluşlarını ve şehrimizdeki ilk basamak sağlık birimlerini donanım ve halkımızdaki farkındalık düzeyinde güçlendirdikçe Eğitim ve Araştırma Hastanemizin omzundaki yük peyderpey azalacak. Hastanemizde yeni bir MR cihazını daha hizmete alıyoruz. Üstelik bu yeni cihazımız yapay zeka destekli olup, teşhis yanı sıra çekim anındaki konforu ile son derece teknolojik bir cihaz. Bu cihazdan ülkemizde ancak birkaç adet var. İkinci MR cihazı sayesinde randevular gün aşırı verilecek. MR randevusundaki sıkıntı, il tarihimizden artık bugün itibarıyla siliniyor. İlimizin en az 5 yılını tanımlayacak sağlık master planı da diyebileceğimiz bir vizyon ve öngörü üzerinde çalışıyoruz. Günübirlik, popülist adımlar atmıyoruz. Kastamonu, sağlıkta yıldız illerden biri olacak” dedi.
Konuşmaların ardından yapılan dua sonrasında MR ünitesinin açılış kurdelesi kesildi. Ardından heyet, MR cihazı hakkında bilgiler aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Etkinlikler, Sakarya Caddesi Lonca Kapı’dan başlayarak Atatürk Caddesi üzerinden Uğur Mumcu Meydanı’na kadar süren “Fetih Yürüyüşü” ile başladı. Mehteran takımı eşliğindeki “Fetih Yürüyüşü”ne Sinop Valisi Mustafa Özarslan ve eşi Reva Beray Özarslan, Belediye Başkan Yardımcısı Hikmet Karaduman, Cumhuriyet Başsavcısı Mesut Pektaş, Adalet Komisyonu Başkanı İbrahim Hatipoğlu, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, Vali Yardımcısı Ali Osman Bulat, İl Jandarma Komutanı Hakan Başaklıgil, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Atlı askerlerin de eşlik ettiği yürüyüşe vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla destek verdi. Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen kutlama programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programda konuşan Vali Özarslan, “Anadolu Selçuklu Sultanı 1. İzzeddin Keykavus’un kararlılığı ve onun ordusunun kahramanlığıyla gerçekleşen Sinop’un fethinin 810’uncu yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu anlamlı günde sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Tarih milletler için hafızadır. Tarihimizi de öğrenmek için bizlerin bazı soruların cevaplarını bilmemiz, bulmamız gerekir. Biz Türkler bu coğrafya yani Sinop’a ne zaman sahip olduk? Nelerin karşılığında, nasıl fedakarlıklar ile sahip olduk? Eğer kendi tarihimizi bilmezsek, kendi tarihimizi öğrenmezsek başkalarının tarihine, onların kahramanlarına, onların coğrafyasına aşık olursunuz. Başkalarının hayali kahramanlarını değil, kendi gerçek kahramanlarımızı, kendi tarihi şahsiyetlerimizi öğrenmeliyiz. Kendi tarihimize, kendi kahramanlarımıza ve vatanımıza, coğrafyamıza, memleketimize daha yakın olmalıyız. Tarihi bilmezsek Sinop, Konya, Sivas, Amasya, Alanya, Antalya arasındaki tarihi kültürel bağlantıyı kuramayız. Karadeniz’in bağrında inci gibi duran Sinop da 810 yıl önce Kızılelma idealiyle Sultan I. İzzeddin Keykavus’un rüyasını süslemiştir. Türk milletinin Karadeniz kıyısında denizle buluşup, Karadeniz kıyısında ev yaptığı ilk yer Sinop’tur. 810 yıldır biz Türklerin evidir ve vatanıdır. Bundan dolayı bu kutlamayı hak eden bir tarihtir. Bizler de bunun hakkını vermeye çalışıyoruz” dedi.
Program, Sinop’un fethi konulu şiir yarışmasında dereceye girenlere ödüllerin verilmesi, temsili olarak sporcuların halatla kale burçlarına tırmanması ve geleneksel okçuluk gösterisi ile devam etti. Etkinlikler kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği’nin meydanda sergilediği etkileyici konser, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gösteriye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Program katılımcılara dağıtılan ikramla sona erdi. – SİNOP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaklaşık 42 bin hektar alandan oluşan Munzur Vadisi Milli Parkı, el değmemiş doğasıyla birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor.
Koruma altında ve avlanması yasak olan yaban keçileri de yılın her döneminde milli parkın belirli noktalarını mesken tutuyor.
Mevsime bağlı zirvelerden alçak kesimlere inen keçiler, milli parkın Venk Köprüsü mevkisindeki meşe ormanlarında görüntülendi.
Bir süre bazı bitkileri yiyerek beslenen keçiler, izlenildiklerini fark edince kayalıklara doğru tırmandı.
Yaban keçileri, DünyaDoğa Koruma Birliğinin yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YILIN ‘Türkiye Ahisi’ seçilen Hataylı fanus ve tenekecilik ustası Mustafa Gürler (78), 69 yıldır makine ve lehim kullanmadan kromdan bakliyat ve kuruyemiş küreği üretiyor.
Kahramanmaraş depremlerinde çocukları ve çok sayıda yakınını kaybeden Uzun Çarşı esnafı Mustafa Gürler, 2024 yılının hem il hem de Türkiye Ahisi seçildi. Eylül ayında Türkiye Ahisi ödülünü Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin’den alan Gürler, 69 yıldır mesleğini aralıksız sürdürüyor. Türkiye’nin el yapımı zanaatkarlık geleneğini sürdüren ender ustalardan Mustafa Gürler, ülkenin tek el yapımı krom kuruyemiş ve bakliyat küreğini üretiyor. Gürler, modern teknolojinin yaygınlaştığı dünyada, tamamen el işçiliğine dayanan bu geleneksel zanaatı, iş yerinde yaşatmaya devam ediyor. Kromdan ürettiği kürekler, dayanıklılığı ve kalitesiyle özellikle kuruyemişçiler, bakliyatçılar ve baharatçılar tarafından tercih ediliyor.
Krom levhayı, sanatı ile kürek haline dönüştüren Mustafa Gürler, yaptığı her bir ürünün uzun yıllar kullanılabilecek dayanıklılıkta olmasını sağlamak için büyük özen gösterdiğini söyledi. Gürler, “Bu meslek baba mesleği, hatta o da babasından öğrenmiş. 1955 yılından bu yana babamın yanındayım. Çocukluğumdan beri babamın yanında çalışıyorum. Çıraklığım, ustalığım, bugüne gelişim babamın sayesinde oldu. Yani, babam babasından, o da babasından öğrendi, yani bizim ecdadımız tenekeci” dedi.
ATADAN, DEDEDEN GELEN ZANAAT
İlerleyen yaşına rağmen her gün işinin başında olan Mustafa Gürler, “Dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Antakya’daki Kurtuluş Caddesi’nin ilk aydınlatılma döneminden bu yana ecdadımızla beraber bugünlere geliyoruz. O dönemler yapılan aydınlatma fanuslarını hala üretiyoruz. Kürekler ise tamamen el emeğiyle üretiliyor. Makine yok, işe sıfırdan başlıyoruz. Yaprak sac geliyor, sıfırdan yapıyoruz. Makine ve lehim kullanmıyorum. Tamamlanıncaya kadar hepsi kendi el emeğimizle oluyor. Paslanmasına imkan yok, kopma yok, kullanma süresi 10 senedir” diye konuştu.
ÖĞRETECEK ÇIRAK BULAMIYOR
Yaptığı ürünleri Türkiye’nin her köşesine gönderdiğini ancak mesleği öğretecek çırak da bulamadığını belirten Gürler, “Oldukça meşakkatli bir iş. Ama vatandaşın mutlu olması beni de memnun ediyor, her şey para kazanmak değil. Yaptığım küreğin tanesi 100 lira. Çok para kazanmak gibi bir niyetim yok. Kanaat olmadığı için kimse gelip öğrenmiyor. Gelenler de önce ne kazanacağını soruyor. Bu mesleği yurt genelinde yapan yok. Erbabı yok, yetişen de yok. Herkes bol para kazanmak istiyor”
Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU-Samim SELÇUK/REYHANLI,(Hatay),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı ve çevresinde sarı, kahverengi ve yeşilin tonlarına bürünen ağaçlar, göl manzarası eşliğinde misafirlerini karşılıyor.
Soğuk havaya rağmen hafta sonunda parka yoğun ilgi gösteren ziyaretçiler, göl çevresinde yürüyüş yaptı, bisiklet sürdü ve hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karacadağ Kalkınma Ajansı ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı işbirliğiyle ildeki kültürel değerleri turizme kazandırmak, turizmi kırsal alan ile bütün yıla yaymak amacıyla “Diyarbakır Kral Yolu Rotası Oluşturma Projesi” hayata geçirildi.
Proje kapsamında, milattan önce 7. yüzyılda Lidya Kralı Gyges tarafından inşa edilen ve İzmir’deki antik Efes kentinden başlayarak İran’ın antik Persepolis kentine kadar uzanan “Kral Yolu”nun Diyarbakır sınırları içinde kalan yaklaşık 240 kilometrelik kısmı için rota hazırlanıyor.
Çalışma yürüten 8 kişilik ekip, Çınar, Çermik, Eğil, Ergani, Çüngüş, Dicle ve merkez ilçelerden geçen “Kral Yolu”nun rotasını oluşturmanın yanı sıra yol güzergahında bulunan karavan park yerlerini, doğa yürüyüşü yapma, bisiklet sürme ve kamp alanlarını da belirliyor.
Çalışmanın sonunda görselleriyle birlikte hazırlanacak rotaya, Wikiloc (Dünya genelinde güvenilir ve ayrıntılı rotaları keşfetmek isteyen doğa tutkunlarından oluşan bir topluluk) gibi farklı GPS datalarının indirilebileceği web sitelerinden ulaşılacak.
Yaklaşık 8 ayda oluşturması hedeflenin Kral Yolu rotasının bölge turizmini canlandırması bekleniyor.
“Diyarbakır, çok kültürlülüğü görebileceğimiz bir hata sahip”
Proje yöneticisi Asuman Ataç, AA muhabirine, projenin tarih, kültür, doğa ve insanın yer aldığı çok kapsamlı bir çalışma olduğunu söyledi.
“Kral Yolu”nun geçmişte aktif olarak kullanıldığını anlatan Ataç, “Bu yol bugünkü asfalt yollar gibi değil, dağlardaki keçi patikalarından oluşuyor. Bu keçi patikalarını tarihi alanlara, kalelere, hanlara, hamamlara, yani eskiden olduğu hatta ne varsa, o hattan geçirmeyi hedefliyoruz.” dedi.
Diyarbakır’ın 33 medeniyete ev sahipliği yapmış çok zengin kültüre sahip bir kent olduğunu ifade eden Ataç, kentte çok fazla tarihi değerin bulunduğunu belirtti. Ataç, şöyle konuştu:
“Kaleler, çok eski zamanlarda insanların yaşadığı mağaralar, köprüler, hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, yatırlar ve ziyaret yerleri var. Diyarbakır, çok kültürlülüğü görebileceğimiz bir hata sahip. Hedefimiz, Diyarbakır’ı Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak. Farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşamış olduğu bir şehir. Çok farklı dinden ve inançtan insanın bir arada olması aslında dünya turizmini buraya çekecek. Doğal güzelliklerle birlikte çok etkili bir detay. Dolayısıyla yabancı turistlerin buraya geleceğini öngörmekteyiz.”
Yaklaşık 2 aylık bir literatür çalışmasının ardından tespit ettikleri noktaları haritalara aktardıklarını aktaran Ataç, şimdi de arazi çalışması yürüttüklerini, çalışmanın yaklaşık 40 gün süreceğini aktardı.
Arazi çalışmasında rotanın başlangıcı ve bitişi, varsa su kaynakları, kamp alanları, panorama noktaları ve tarihi alanlar gibi birçok yeri işaretlediklerini belirten Ataç, daha sonra GPS datasının içindeki verileri haritaya yüklediklerini aktardı.
Kral Yolu’nun Diyarbakır sınırları içinde kalan kısmının yaklaşık 240 kilometre olduğunu ifade eden Ataç, arazi çalışmalarında coğrafyanın durumuna göre bu mesafenin kısalıp ya da uzayabileceğini dile getirdi. Ataç, şunları kaydetti:
“Bu projenin en önemli amaçlarından biri kırsal kalkınmayı sağlamak. Ayşe teyze bahçesinde yetiştirdiği bademi, üzümü ya da tarlasında yetiştirdiği mahsulünü gelen turiste satacak. Evinde yaptığı aşını, sofrasında turistlere verecek. Dolayısıyla bu güzel bir kalkınma, güzel bir gelir kaynağıdır. Bu projenin de yerel halka büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”
“Her gün değişik bir şey karşımıza çıkıyor”
Ekipte yer alan mihmandar İlkşen Yıldırım da uzun yıllardır Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde bulunduğunu söyledi.
Gezdiği kentler arasında Diyarbakır’ı çok farklı bulduğunu aktaran Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Diyarbakır benim için çok ilginç bir bölge oldu. Her gün değişik bir şey karşımıza çıkıyor. Projeyi tamamladığımız zaman çok güzel bir şey ortaya çıkacak. İnsanlar, ‘Ben bugün burayı yürüdüm, yarınki rotayı yürümeyeyim çünkü aynısı.’ diyemeyecek. Öyle bir şey olmayacak. Ben rotaya her gün girerken çok heyecanlı yürüyorum. Bugün ne gelecek? Bunu merak ediyorum. Eminim gelen insanlar da en az benim kadar bunu merak edecekler. Güzel bir bölge.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatuniye Mahallesi’ndeki bir sitenin bahçesindeki kermeste çocuklar, ailelerinin yaptığı pasta ve yemek çeşitlerini satışa sundu.
Vatandaşların ilgi gösterdiği kermesten elde edilecek gelirin, Filistin halkına ulaştırılacağı bildirildi.
Kermese katılan Fatma Şık, çocuklara yardımlaşma duygusunu aşılamak istediklerini söyledi.
İsrail’in saldırıları altındaki Filistin halkına destek olmak istediklerini belirten Şık, “Çocuklarımızla kermes düzenledik. Herkes canla başla çalışıyor. Kermesten elde edeceğimiz kazancı mazlum Filistinli kardeşlerimize göndereceğiz. Destek veren herkesten Allah razı olsun.” diye konuştu.
Ailesiyle kermese gelen 5 yaşındaki Zeynep Kaplan ise “Kermese getirdiğim mısır ve meyve sularını sattım. Kazandığım parayı Filistin’deki kardeşlerimize göndereceğim.” dedi
11 Yaşındaki Elif Açıkkol da evinde hazırladığı pastaları satışa sunduğunu, elde ettiği geliri Filistin’e bağışladığını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkeze bağlı Taşkale köyünde Vali Mehmet Fatih Çiçekli ve 52 AFAD gönüllüsünün katıldığı etkinlikte, tarihi Taşkale tahıl ambarları gezildi, dart ve okçuluk yarışmaları düzenledi.
Etkinliğe katılan Vali Çiçekli, AFAD gönüllülük sisteminin, temel gönüllüler, destek AFAD gönüllüleri ve uzman gönüllüler olmak üzere 3 kategoride yapılandığını söyledi.
Bu ayrımın afet anında hızlı ve etkin müdahale için önemli olduğunu belirten Çiçekli, “Karaman’da 395 destek AFAD gönüllüsü ve 4 bin 970 temel AFAD gönüllümüz var. Afet durumlarında bu gönüllü desteği oldukça kritik rol oynuyor. Ülkemizde geçmiş afetlerde gönüllülerin katkısının çok değerli olduğunu hep birlikte gördük. Karaman’da da gönüllü sayımızı artırmayı ve kamu kurumları ve gönüllülerle iş birliği içinde güçlü bir afet müdahale kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’nin Yeşilhisar ilçesinde Yakup Eren (58), 13 yaşında başladığı baba mesleği olan kalaycılığı 45 senedir yapıyor. İlçenin tek kalaycısı olan Eren, “Babam 50 yıl boyunca kalaycı ustası olarak çalıştı. Ben de babamın yanında yaklaşık 25 yıl çalıştım. Babam vefat ettikten sonra da ihtiyaç ve talepten dolayı ben mesleğe devam ediyorum. Burada yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Dolayısıyla meslekte son aşamalardayız. Bu işin son nesliyiz” dedi.
Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde yaşayan Yakup Eren, 13 yaşında kalaycılık mesleğine ilgi duymaya başladı. Babası Mehmet Eren’in yanında kalaycılık mesleğini öğrenen Eren, 20 yıl önce babasının hayatını kaybetmesi sonrası babasından miras kalan kalaycılık mesleğini devam ettiriyor. 3 çocuk babası olan Yakup Eren, ailesinin geçimini sağladığı mesleğin ilçedeki son temsilcisi olduğunu ve çırak bulmakta zorlandıkları için kalaycılık mesleğinin yok olma tehlikesi geçirdiğini söylüyor.
Babasının kalay ustası olduğunu söyleyen Yakup Eren, “Babam 50 yıl boyunca kalaycı ustası olarak çalıştı. Bende babamın yanında yaklaşık 25 yıl çalıştım. Bu mesleğe babamın vefat ettiği 2004 yılından bu yana ihtiyaç ve talepten dolayı ben devam ediyorum. Yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Dolayısıyla meslekte son aşamalardayız. Bu işin son nesliyiz” dedi.
‘GELECEK NESİLLERE AKTARILMASI LAZIM’
Kalaycılık mesleğinin yok olma tehlikesi altında olduğunu da sözlerine ekleyen Eren, “Bakır kapların kalaylanmasında talep oluyor. Ama, yeni üretilen alüminyum ürünlerinden dolayı kalaycılık bitme safhasına geldi. Memleketimize özgü yemek ve içeceklerin kalaylı kaplarda tüketilmesi daha ayrıcalıklı oluyor. Sağlık açısından da iyidir. Hem bakır malzemelerindeki pahalılıktan hem de talebin azalmasından işlerimiz azalıyor. İşimiz ölmez mesleklerdendir. Eskilere bir şekilde tekrar döneceğiz. Pekmez ve salça kurutma zamanlarında talep yoğunluğu oluyor. Bu gibi zanaatlara ihtiyacımız var ve gelecek nesillere aktarılması lazım” diye konuştu.
Haber-Kamera: Metin DEĞİRMENCİ/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAÇİ, 3 Kasım (Xinhua) — Pakistan’ın güneyindeki Sindh eyaletinde halk, ışık ve refah festivali Diwali’yi kutlamak üzere kandil ve fenerler yakıp havai fişekler attı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki bir alışveriş merkezinde, gönüllülerin el emeğiyle yaptığı bileklik, yiyecek ve takılardan oluşan kermese vatandaşlar ilgi gösterdi.
Kermesten elde edilen gelir ile alınacak olan ürünler ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak.
Türk Kızılay Kastamonu Şubesi Kadın Kolları Başkanı Ümran Cabbar, AA muhabirine, gönüllülük esasına dayalı olarak alışveriş merkezinde kermes düzenlediklerini söyledi.
Emek sarf edilerek ortaya güzel ürünlerin çıktığını ifade eden Cabbar, “Gönüllülerimizle birlikte el emeği göz nuru ürünler hazırladık. Bu ürünlerimizden gelen gelir ile ihtiyaç sahibi çocuklarımıza yardımda bulunacağız. Tüm Kastamonu’yu standımıza bekliyoruz. Gıda ürünlerimiz var kek, poğaça, börek. El emeğiyle hazırlanan bilekliklerimiz var. Tokalarımız, takılarımız var.” dedi.
Vatandaşları davet eden Cabbar, dün başlayan kermesin bugün akşam saatlerinde sona ereceğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesince, Türkiye’nin genç yeteneklerine ilham vermek amacıyla organize edilen etkinlik, Atmosfer Bosna Gençlik Merkezi’nde düzenlendi.
Müziğe gönül veren gençlerin bir araya geldiği etkinlikte, en iyi söz ödülü “Mofongolar” en iyi beste ödülü “Karanfil”, en iyi grup performansı ödülü ise “Kadavra” grubuna verildi.
Jüri özel aranje ödülü ise “Ludovico” ve “Dementia Band” grupları arasında paylaştırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sonbaharın gelmesiyle ilçede vatandaşlar kışlık patates ve soğan alarak depolamaya başladı. İlçenin Esenyurt Mahallesi’nde yaşayan Turan Baran, kışlık için çarşıdan patates ve soğan aldı. Baran, aldığı patatesleri ve soğanları eve getirerek eşiyle beraber kurutmak ve temizlemek için bez üzerine serdi ancak patateslerin arasındaki farklı patatesi gördü. Baran, farklı olan patatesi diğer patateslerin arasından alarak araştırdıktan sonra patatesi tamamen bir ördeğe benzettiğini belirtti.
Baran, patatesi her şekilde muhafaza edeceğini ve evinde süs olarak kullanacağını belirti.
Hem mutlu olduğunu hem de şaşırdığını belirten Baran Turan, “Malum kış sezonu başladı ve biz de kışlık ihtiyaçlarımızı almaya başladık. Çarşıda satılan patates ve soğanı alarak eve getirdim. Eşimle beraber bezin üzerine döktüğümüz sırada bir tanesinin çok farklı olduğunu gördük. Biraz baktım araştırdım hakikaten tamamen bir ördeğe benziyor diyebilirim. Bu duruma aslında hem sevindim hem de şaşırdım. Bunu muhafaza edip evimde sergileyeceğim” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç’taki tarihi tren garında devam eden festivalde şefler katılımcılarla buluştu.
Rumeli, Balkanlar ve Anadolu mutfağından lezzetler şefler tarafından yapılarak vatandaşlara ikram edildi.
Şef Ceyda Özdemirli, AA muhabirine, Edirne Valisi Yunus Sezer’in eşi Canan Sezer öncülüğünde hazırlanan Topraktan Sofraya Edirne kitabının çok önemli olduğunu söyledi.
Festivalde kitapta bulunan lezzetlerin sunumunu atölyelerde yaptıklarını anlatan Özdemirli, “Şef arkadaşlarımla katıldım. Harika bir organizasyon oluyor. Valilik başta olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.” dedi.
Rize’den gelen şef Emine Demirci, yöresel lezzetlerin yemek kültürünün devamı için önemli olduğunu dile getirdi.
Festivalde yöresel yemeklerin de sunulduğunu anlatan Demirci, gastronomi festivalini çok beğendiğini kaydetti.
“Bilgilerin unutulmaması için festivallerin devam etmesi gerekiyor”
İstanbul’dan gelen Alper Kılıç, Edirne Valiliğinin öncülüğünde düzenlenen gastronomi festivalinin çok değerli olduğunu vurguladı.
Topraktan sofraya lezzetlerin katılımcılara tanıtıldığını anlatan Kılıç, “Balkan ve Anadolu mutfağından güzel örnekler sunuluyor, bunlar çok değerli bilgiler. Bilgilerin unutulmaması için festivallerin devam etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Sakarya’dan gelen şef Gonca Elif Gözbakar, festivali çok beğendiğini ve bu tür festivallerin sıklıkla düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
Çeşitli etkinliklerde devam eden festival, yarın sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay tarafından depremzede kadınlara yönelik “İyilikle pişen hayatlar” aşçılık atölyesi düzenlendi.
Kızılay’a ait Gaziantep Aşevi’nde düzenlenen etkinliğe, Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, ünlü şef Somer Sivrioğlu ve depremden etkilenen 6 ilden 34 afetzede kadın katıldı.
Etkinlikte konuşan Türk Kızılay Başkanı Yılmaz, deprem bölgesinin her anlamda toparlandığını belirterek şöyle konuştu:
“Son depremzede evine kavuşup kafasını yastığa koyana kadar çalışmalara devam edeceğiz. Deprem bölgesini iyileştirme fazı bir taraftan sosyokültüreli güçlendirme bir taraftan hayatı normale döndürmektir. Bunun yanında meslek edindirme ihtiyacı varsa bunu yerine getirmektir. ‘İyilikle pişen hayatlar’ projesini hem psikososyal destek hem de meslek edindirme şeklinde düşünebiliriz. Burada deprem bölgesinden gelen kız kardeşlerimiz var. Tabi kadın olunca hepimiz evin mutfağında yemek pişiriyoruz. Profesyonel mutfak daha farklı bir mecra. Bu kurs serimize temel mutfak eğitimiyle başladık.”
Şef Sivrioğlu, katılımcılara kesme-doğrama, yemek pişirme teknikleri, mutfak yönetimi ve gıda güvenliği gibi temel mesleki becerilerini uygulamalı olarak anlattı.
Sivrioğlu ise projede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Başımıza gelen felakette Kızılay’ın ne kadar ihtiyacımız olduğunu gördük. Yemeğin iyileştirici gücünü kullanarak bunu yapmamız çok güzel. Yemek bizim için şifadır. Hayatımızın her anında var.” dedi.
Programın ardından depremzede kursiyerlere sertifika verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Kültür Merkezi Aspendos salonunda gerçekleştirilen konseri orkestra şefi ve besteci Tolga Taviş yönetti.
Piyanist ve eğitimci Gökhan Aybulus, piyano repertuarının başyapıtlarından Franz Lizst’in 1. Piyano Konçertosu’nu seslendirdiği konserde, ADSO keman sanatçısı Olgu Kızılay başkemancı olarak görev aldı.
Konserde, Tolga Taviş’in ADSO’nun 25. kuruluş yılı dolayısıyla orkestraya ithafen bestelediği Ağırlama, Fugherzo, Noktürn ve Bayramyeri isimli 4 bölümden oluşan 1. Senfonisi’nin ilk kez seslendirilişi gerçekleştirildi.
Sanatçıların performansları sanatseverlerin büyük beğenisini topladı. Konserin sonunda Tolga Taviş’e ADSO Müdürü Uğur Deniz tarafından teşekkür plaketi verildi.
ADSO, 8 Kasım Cuma akşamı Saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezinde gerçekleştireceği “Atatürk’ü Anma Konseri”nde sanatseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç’taki tarihi tren garında devam eden festivalde “Ustaların Mutfağı” söyleşişi düzenlendi.
Şef Özlem Mekik ve Akif Budak moderatörlüğündeki programda şefler Cüneyt Asan, Hazer Amani, Bedrettin Aydoğdu ile İzzettin Oral meslek hayatlarını anlattı.
Türkiye’nin önemli bir gastronomi ülkesi olduğunu belirten şefler, aşçı adaylarına tavsiyelerde bulundu.
Şef Hazer Amani, aşçı adaylarının gastronomi eğitimi aldıktan sonra bir süre tecrübeli aşçıların yanında eğitim almasını önerdi.
“Usta-çırak” modelinin sürdürülmesi gerektiğini belirten Amani, şunları kaydetti:
“Genç nesil bu işe emek verip saatlerini harcayıp kendilerini geliştirebilir. Bizim meslekte sosyal hayat yoktur, herkesin eve gittiği saatte biz en çok çalışan grup oluruz. Bol bol çalışıp, yorgunluğa dayanabilirsen iyi bir aşçı olursun. Ben de çok karşıyım okuldan çıkar çıkmaz şef diye tanıtım yapılmasına. Eskiden usta, çırak ilişkisi vardı. O yüzden usta, çırak ilişkisiyle gelişmek önemli.”
Bedrettin Aydoğdu ise saha tecrübesinin başarılı olmak için önemli olduğunu dile getirdi.
Aşçı adaylarına tavsiyelerde bulunan Aydoğdu, “Gastronomi eğitimi alan bütün gençlere sesleniyorum. Okulu bitirince göğsüne hemen şef yazma. Okulu bitirince bir sene alaylı bir şekilde çalış. Hem alaylı hem mektepli olursun.” dedi.
Cüneyt Asan da ustaların çağın gereklerine uygun olarak kendilerini yenileyip aşçı adaylarını eğitmeleri gerektiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay’dan yapılan açıklamaya göre, toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğun oldu.
Yurdun dört bir yanında yapılan etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının desteğiyle yapılan etkinlikte, dün akşam Ankara’da 2. Meclis (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi, Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik, vatandaşlarca ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havza Belediye Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve Nasrettin Hoca’nın hem güldüren hem de düşündüren hikayelerinden oluşan, dayanışma, yardımlaşma, dostluk ve sevgi gibi konuların işlendiği tek perdelik müzikli oyun, çocuklar tarafından ilgiyle izlendi.
Orelet Çocuk Tiyatrosu tarafından iki seans olarak sahneye konulan oyunun sonunda çocuklar, Nasrettin Hoca karakteri ile fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYRUT, 2 Kasım (Xinhua) — Birleşmiş Milletlerİnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi, İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarının siviller üzerindeki ciddi etkilerine ilişkin endişelerini dile getirerek, simgesel önemi olan dini ve kültürel yapılara verilen zarar konusunda uyardı.
BM ajansı Cuma günü yaptığı açıklamada İsrail’in geçtiğimiz Ekim ayından bu yana en az 10 cami ve kiliseyi yok ettiğini ya da büyük hasar uğrattığını belirterek, uluslararası hukuk uyarınca dini mekanlara yönelik saldırıların yasak olduğunu vurguladı.
Baalbek’teki UNESCO listesinde bulunan antik tapınak kompleksi yakınlarındaki saldırılarla ilgili de endişelerin dile getirildiği açıklamada, uluslararası insani hukuka göre askeri güç kullanımın onaylandığı durumlar dışında sivil alanların korunmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Açıklama söz konusu durumlarda bile saldırıların orantılı olması ve ihtiyatlı şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
BM’nin Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Lübnan’ın UNESCO tarafından belirlenen Roma kalıntılarına ev sahipliği yapan Sur ve Baalbek’teki miras alanlarına yönelik riskler konusunda uyarıda bulundu. Koordinatör, “Lübnan’ın kültürel mirası bu yıkıcı çatışmadaki diğer bir kayıp haline gelmemelidir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rize’de 1975 yılında öğretmenlik yaptıktan 2 sene sonra memleketi Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Karaçam köyündeki okula müdür olarak atanan İsmail Kumbuzoğlu, bir yandan da fotoğrafçılık kursuna katılarak eğitim aldı. Edindiği fotoğraf makinesiyle 1985’te arkadaşlarının ve esnafın fotoğraflarını çekmeye başlayan Kumbuzoğlu, daha sonra açtığı küçük işletmede bir yandan ek gelir elde etti, bir yandan da mesleğin inceliklerini öğrendi. Müşterilerinin vesikalık fotoğraflarını biriktirip iş yerinin duvarına asmaya başlayan Kumbuzoğlu, bu merakını 1988’de geldiği Karapürçek’te açtığı dükkanda da sürdürdü. Kumbuzoğlu’nun çektiği vesikalık fotoğraflar arasında zaman içinde hayatını kaybeden müşterileri de yer alıyor.
“Bu kadar güzel şeylerle karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim”
Kumbuzoğlu, “1986 yılında ilçesinde bir dükkan açtım ve 40 yıla yakındır burada fotoğrafçılık yapıyorum. Aklıma nereden düştü bilmiyorum ama her çektiğim fotoğraflardan, müşterilerden birer tane rica ediyordum istek üzere. Kendileri de bunu memnuniyetle kabul ediyorlardı, birer tane fotoğraf kenara koydum ve albümü düzenlemeye karar verdim.
Fakat bu albümü düzenlerken de bu kadar ilgi ya da ileride bu kadar güzel şeylerle karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim. Biraz meraktan başladı. Yakınlarını kaybedenleri de fotoğrafları var bu albümlerde onların sayesinde bu albümün ne kadar değerli olduğunu da anladım. Fotoğraf çekilmeye geldikleri esnada fotoğraflara bakıyorlar ve hayatını kaybeden yakınlarını gördükleri zaman cep telefonları ile o fotoğrafları çekiyorlar. Hatta bazı çocuklar geliyor, ‘amca fotoğraflara bakabilir miyiz, izleyebilir miyiz diye soruyorlar’ ve ben de memnuniyetle karşılıyorum. ve 40 yılın sonunda oluşturduğum bu manzarayı izlemek bana haz veriyor” diye konuştu. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kağıthane Belediyesi ve BİLKON Bitlis Konfederasyonu iş birliğiyle düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri, 1-3 Kasım 2024 tarihleri arasında Hasbahçe Etkinlik Alanı’nda İstanbullularla buluşuyor. Bitlis’in eşsiz kültürünü tanıtmayı amaçlayan etkinlikte ziyaretçiler Bitlis’in halk oyunları, geleneksel lezzetleri ve müzikleriyle dolu dolu bir kültür yolculuğuna çıkacak.
İstanbul’daki Bitlisli vatandaşların yanı sıra kültür ve sanat meraklılarının da ilgisini çekecek bu etkinlik, farklı kültürleri bir araya getirme fırsatı sunuyor. Ayrıca Bitlis’in ünlü sanatçılarının sahne alacağı programla ziyaretçilere keyifli anlar yaşatılacak.
“Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor”
Etkinlikle ilgili şu açıklamalarda bulunan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, “Bitlis Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Bitlisli vatandaşlarımızı bir araya getirmenin yanı sıra Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor. Kağıthane Belediyesi olarak kültürler arası diyaloğu güçlendiren, dostluğu ve kardeşliği pekiştiren bu tür etkinliklere destek olmaktan gurur duyuyoruz. İstanbulluları Bitlis’in geleneksel kültürünü ve güzelliklerini keşfetmek üzere Hasbahçe Etkinlik Alanı’na davet ediyoruz” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada, Aralık ayından itibaren kullanıcılardan yüzde 20 oranında KDV’nin tahsil edilmeye başlanacağı kaydedildi.
Şirketten kullanıcılarına gönderilen bilgilendirme mailinde, “1 Aralık’tan itibaren faturanıza katma değer vergisi getirileceği konusunda sizi bilgilendirmek istiyoruz. Geçerli bir vergi kimlik numarası eklemek için OpenAI hesabınızı güncellemeniz gerekecektir” denildi.
Yapılan açıklamada, vergi kimlik numarası olan kullanıcıların bunu şirket ile paylaşmaları istendi.
Açıklamada. “Türkiye’de KDV kaydınız varsa ve geçerli bir vergi kimlik numaranız varsa, lütfen bunu OpenAI hesabınızın vergi durumu ve kimlik bölümüne ekleyin. 1 Aralık tarihine kadar geçerli bir vergi kimlik numarası sağlamazsanız, faturanızdan yüzde 20 oranında KDV tahsil etmemiz gerekecek” uyarısı yapıldı.
OpenAI kullanıcılarına bu uyarı ve güncellemeyi yeni geçse de aslında mevcut yasa kapsamında halihazırda tüm dijital hizmetlerde söz konusu vergi alınıyor. Kullanıcılar X gibi platformlarda premium üyelik de alsa, Netflix gibi yayıncılara da abone olsa ödenen ücretlerin içerisinde mevzuata uygun vergiler yer alıyor. Dolayısıyla yapılan bu bildirim OpenAI veya genel olarak yapay zeka uygulamalarına özel bir yönetmelik getirildiği anlamına gelmiyor.
OpenAI Ekim ayı başında 157 milyar dolarlık değerlemeyle 6.6 milyar dolarlık yeni fon sağlamıştı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAĞITHANE Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri başladı. 3 Kasım’a kadar sürecek olan etkinlik, Bitlis’in kültürel mirasını tanıtmayı amaçlıyor.
Kağıthane Belediyesi ve BİLKON Bitlis Konfederasyonu iş birliğiyle düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri Hasbahçe Etkinlik Alanı’nda başladı. Bitlis’in eşsiz kültürünü tanıtmayı amaçlayan etkinlikte ziyaretçiler Bitlis’in halk oyunları, geleneksel lezzetleri ve müzikleriyle kültür yolculuğuna çıkacak.
İstanbul’daki Bitlisli vatandaşların yanı sıra kültür ve sanat meraklılarının da ilgisini çekecek etkinlik, farklı kültürleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Porgramda Bitlis’in ünlü sanatçıları da sahne alacak.
Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin etkinlikle ilgili şunları söyledi:
“Bitlis Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Bitlisli vatandaşlarımızı bir araya getirmenin yanı sıra Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor. Kağıthane Belediyesi olarak kültürler arası diyaloğu güçlendiren, dostluğu ve kardeşliği pekiştiren bu tür etkinliklere destek olmaktan gurur duyuyoruz. İstanbulluları Bitlis’in geleneksel kültürünü ve güzelliklerini keşfetmek üzere Hasbahçe Etkinlik Alanı’na davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TELEFON KAYIT ÖZELLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR
iOS 18.1 ile birlikte gelen telefon konuşmalarını kayıt özelliği, kullanıcıların arama ekranında bulunan dalga çizgisi simgesine tıklayarak kayıt işlemini başlatmalarını sağlıyor. Bu özellik, hem gelen hem de giden aramalar için kullanılabilir ve kullanıcıların FaceTime sesli aramalarını da kaydetmelerine olanak tanıyor. Yalnızca kayıt değil, sesli konuşmaları notlar şeklinde yazıya dökebilme imkanı da sunan yeni özellik ile kullanıcıların not almalarının çok daha kolaylaşacağı bir gerçek olarak ortaya çıkıyor.
REKLAM
Ancak bu yenilikçi özellik, çeşitli güvenlik ve gizlilik sorunlarını ve sorularını da beraberinde getiriyor.
Telefon konuşmalarını kayıt özelliği, kullanıcıların gizliliğini ihlal etme riski taşıyor. Kayıtların güvenli bir şekilde saklanması ve erişim kontrolü gerekiyor. Marka ise bu konuyu oldukça ciddiye aldığını ve kullanıcıların gizlilik haklarını korumak için önemli güvenlik geliştirmelerini de beraberinde getirdiğini belirtiyor.
TELEFON KONUŞMALARINI KAYDETMEK YASAL MI?
Özellikle biz gazeteciler, bir röportaj esnasında, telefonda görüş alınması gerekliliği olduğunda veya bir toplantı sırasında yenilikçi teknolojileri de kullanarak ses kaydı alıyoruz. Ancak elbette bunun için öncelikle karşımızdakinden bir izin almamız gerekiyor.
Konu ile ilgili Habertürk Teknoloji Editörü Cem Özenen’e önemli bilgiler aktaran Avukat Arda Demircioğlu, “Gelişen teknoloji ile zaman zaman hukuk alanlarının sınırları belirginsizleşebiliyor. Bu nedenle hem mevzuata gelecek yenilikler hem de güncel mevzuatın uygulanması neticesinde oluşacak içtihatlar önem kazanıyor. Hukukun teknolojiye yetişmesi ve uygulanması ne yazık ki aynı hızda olmuyor. Bir konuşmayı teorikte elinizle not alma imkanınız var. Ancak telefon bunu kendiliğinden yapıp önümüze koyduğu zaman ve bu veriyi paylaşılabilir nitelikte hafızasında tuttuğunda veri gizliliği ve güvenliği sorunlarının başlayabileceği noktalara yaklaşmış oluyoruz. Bu verinin nerede ve nasıl kullanıldığı önemlidir” bilgisini verdi.
“ÜÇÜNCÜ KİŞİLERLE PAYLAŞMAK HAK İHLALİ!”
Demircioğlu konuşmaların akıllı telefon tarafından not olarak kaydedilip saklanmasından ziyade paylaşım ve erişim konularında ‘hukuki sorunların’ ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, “Kayıt altına alınan verilerin karşı tarafın rızası olmadan, 3. Kişilere veya erişim yetkisi verilen uygulamalara sunulması hak ihlali oluşturacaktır” ifadelerini kullandı.
“NOT ALINMASINDA PROBLEM YOK”
Kişisel kullanım için paylaşımsız olarak sesli ifadelerin metin haline getirilmesinin problem teşkil etmeyeceğine değinen Avukat Arda Demircioğlu, “Bu noktada örneğin iphone uygulamalarının bu verilere erişimi olacak mı? Arkaplanda bazı uygulamalar onay halinde bazı verilere ulaşabiliyorlar. Hukuki problemler bu noktada doğabilir” şeklinde konuştu.
“BAZI KOŞULLARDA DELİL OLARAK KULLANILABİLİR”
Bu kayıtların ve notların dava süreçlerinde delil olarak kullanılması ile ilgili problemler olabileceğine değinen Avukat, “Birincisi verinin kime ait olduğunun tespitinde çıkabilecek problemler. Tespiti net bir şekilde yapılıyorsa ve resmi mercii nezdinde kabul görüyorsa ikinci noktaya da bakmak lazım. Kanuna aykırı şekilde elde edilen bulgular delil olarak kabul edilmez. Kanunlar bu konuda açık. Ama yargıtayın belirli kriterler sağlandığında, boşanma gibi davalarda ‘istisnai’ kararları mevcut. Örneğin ortak konutta gizli elde edilen ses kaydını ihlal olarak görmediği kararlar bulunmaktadır” dedi.
REKLAMMARKADAN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Yeni güncellemeyi yayınlarken Apple
Apple, iOS 18.1 ile gelen telefon konuşmalarını kayıt özelliğinde kullanıcıların gizliliğini korumak için bir dizi önlem aldığını belirtti. İşte bu önlemlerden bazıları:
OTOMATİK KAYIT BİLDİRİMİ
Kayıt işlemi başladığında, hem konuşan taraf hem de arayan taraf otomatik bir ses bildirimi ile bilgilendirilir. Bu bildirim, her iki tarafın da konuşmanın kaydedildiğinden haberdar olmasını sağlar ve gizlilik ihlallerini önler.
ŞİFRELEME VE GÜVENLİ SAKLAMA
Apple, konuşma kayıtlarının şifrelenmiş biçimde saklanmasını sağlar. Bu sayede, yalnızca yetkili kullanıcılar bu kayıtları dinleyebilir ve kayıtların güvenliğini artırır. Kayıtlar, Notlar uygulamasında saklanır ve cihazın güvenlik protokolleri ile korunur.
ERİŞİM KONTROLÜ
Kayıtların saklandığı Notlar uygulaması, Face ID, Touch ID veya parola gibi kimlik doğrulama yöntemleri ile korunur. Bu yöntemler, kayıtların yetkisiz erişime karşı güvenliğini sağlar.
Kullanıcılar, hangi aramaların kaydedileceğini ve bu kayıtların ne kadar süreyle saklanacağını kontrol edebilirler. Ayrıca, kullanıcılar istedikleri zaman bu kayıtları silme hakkına sahiptir.
CİHAZ İÇİ İŞLEME
Mümkün olduğunda, kayıt ve analiz işlemleri cihaz üzerinde gerçekleştirilir. Bu sayede, kullanıcı verilerinin uzak sunuculara gönderilmesi en aza indirilir ve verilerin güvenliği artırılır.
Apple, kullanıcıların gizliliğini ve güvenliğini korumak amacıyla bu tür önlemler alarak, telefon konuşmalarını kayıt özelliğini güvenli bir şekilde sunmayı hedefliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARALARINDA 2’nci Meclis ve Galata Kulesi’nin de bulunduğu Ankara ve İstanbul’daki sembol yapılar 29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası’na özel Kızılay bayrağındaki hilalin rengi olan kırmızıya büründü.
Toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve Kızılay’ın insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl geniş kitlelerce kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğundu. Yurdun dört bir yanında gerçekleşen etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın desteği alınarak yapılan ışıklandırma ile başkent Ankara’da; 2’nci TBMM (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da; Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi 1 Kasım akşamı Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel bir şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zara
Mont
1.890,00 TL

H&M
Ceket
2.399,00 TL

Stradivarius
Etek
1.090,00 TL

Beymen Collection
Gömlek
11.950 TL

Balmain
Elbise
44.995 TL

Emporio Armani
Hırka
22.450 TL

Sorbe
Yelek
5.795 TL

Mier
Palto
12.500 TL

Prada
Ceket
106.000 TL

Palm Angels
Puff Mont
75.950 TL

Mango
Pilili etek
999,99 TL

Pull&Bear
Pantolon
1.190,00 TL

Yargıcı
Şal
749,95 TL

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Derin kırmızı
Klasik ve zamansız bir seçim olan derin kırmızı, sonbahar/kış aylarında sofistike bir görünüm sunar. Özellikle mat ve parlak tonlarıyla, her türlü kıyafetle uyum sağlar.
2- Zümrüt yeşili
Doğanın ilham verdiği bu zengin yeşil tonu, kışın soğuk günlerinde bile sıcak bir his uyandırır. Hem günlük hem de özel günlerde tercih edilebilecek şık bir renktir.
3- Kahverengi ve karamel tonları
Sıcak ve toprak tonları, bu sezonun vazgeçilmezleri arasında. Koyu kahverengi ve karamel tonları, hem doğal hem de şık bir görünüm sağlar. Özellikle mat bitişlerle daha da göz alıcı hale geliyor.
4- Gri ve antrasit
Modern ve minimalist bir hava katmak için gri ve antrasit tonları ideal. Bu renkler, hem günlük hem de gece kombinleriyle harika uyum sağlar. Parlak ya da mat finish ile farklı stiller yaratabilirsiniz.
5- Şarap rengi
Kırmızı ve mor arasında bir ton olan şarap rengi, kış aylarının sıcaklığını yansıtır. Derinliği sayesinde her elbise ile uyum sağlayarak dikkat çekici bir görünüm sunar.
6- Pastel tonlar
Kış aylarında pastel tonlar, özellikle açık mavi, lavanta ve pudra pembe gibi renkler, soğuk havaların aksine sıcak ve ferah bir his verir. Bu renkler, kışın karamsar havasını kırmak için harika bir seçenek.
7- Metallic ve parlak renkler
Parlak metalik ojeler, kış akşamlarına ışıltı katmak için mükemmel. Altın, gümüş veya bakır tonları, tırnaklarınıza şık bir dokunuş yapar. Özel günlerde tercih edebileceğiniz bu renkler, göz alıcı bir etki yaratır.
Dünden bugüne manikür trendleri
Manikür ve tırnak bakımı tarih boyunca çeşitli trendler ve stillerle evrim geçirmiştir. Geçmişteki bazı manikür trendleri bugün hala ilham kaynağı olmaya devam ediyor. İşte geçmişten günümüze popüler olmuş bazı manikür trendleri…
11
1920’ler – Ay manikürü 1920’lerde popüler olan “ay manikürü” (moon manicure), tırnak yatağının beyaz bırakılarak sadece tırnak uçlarının boyanmasıyla yapılan bir tarzdır. Bu dönemde koyu kırmızı, bordo ve siyah gibi renkler sıkça kullanılırdı. Ay manikürü, özellikle Flapper kültürünün yaygın olduğu bu dönemde, kadınlar arasında oldukça modaydı.
1930’lar – Fransız manikürü Fransız manikürü, 1930’larda popülerlik kazandı ve hala klasik bir manikür stili olarak tercih edilmektedir. Bu stil, doğal tırnak renginin korunarak tırnak uçlarının beyaz ojeyle boyanmasıyla elde edilir. Temiz ve zarif bir görünüm sunar ve her türlü kıyafetle uyum sağlar.
1940’lar – Klasik kırmızı İkinci Dünya Savaşı dönemi boyunca, kırmızı tırnaklar büyük bir trend haline geldi. Kadınlar, feminenliklerini ve güçlerini ifade etmek için parlak kırmızı ojeleri tercih ediyordu. Bu dönem, Revlon gibi markaların kırmızı oje lansmanlarıyla da öne çıktı.
1950’ler – Yumuşak tonlar 1950’ler, pastel tonların ve yumuşak renklerin hakim olduğu bir dönemdi. Bebek pembesi, açık mavi ve nane yeşili gibi tonlar, kadınların manikür seçimlerinde ön plandaydı. Bu dönemde, tırnak bakımı ve güzellik salonları da oldukça popüler hale geldi.
1960’lar – Cesur ve renkli 1960’lar, moda ve güzellikte renk patlamasının yaşandığı bir dönemdi. Bu dönemde, parlak turuncu, yeşil ve sarı gibi cesur renkler manikürde sıkça kullanıldı. Ayrıca, çiçek desenleri ve soyut desenler de tırnak sanatında trend haline geldi.
1970’ler – Doğal görünüm 1970’lerde, doğal güzellik ve sadelik ön plandaydı. Kadınlar, tırnaklarını doğal renklerde tutarak sade ve bakımlı bir görünüm elde etmeye çalıştılar. Parlatıcı ojeler ve hafif pembe tonlar, bu dönemde popüler olan manikür tercihleriydi.
1980’ler – Neon ve metalik 1980’ler, moda dünyasında olduğu gibi manikürde de cesur ve iddialı renklerin öne çıktığı bir dönemdi. Neon renkler, parlak metalik ojeler ve desenli tırnaklar bu dönemin manikür trendlerini oluşturuyordu. Ayrıca, tırnak uzunluğu da bu dönemde oldukça önemli bir trend haline geldi.
1990’lar – Grunge ve minimalizm 1990’lar, grunge akımının etkisiyle koyu renklerin ve minimalist tarzların öne çıktığı bir dönemdi. Siyah, bordo ve koyu mavi gibi renkler, manikürde sıkça tercih edilirdi. Ayrıca, tırnak süslemeleri ve desenler daha az kullanılır, daha sade ve minimal tasarımlar tercih edilirdi.
2000’ler – Nailart ve swarovski taşlar 2000’ler, tırnak sanatının (nail art) yükselişe geçtiği bir dönemdi. Tırnaklara yapılan çeşitli desenler, Swarovski taşlar ve 3D süslemeler oldukça popülerdi. Bu dönemde, kişisel tarzı ve yaratıcılığı ifade etmek için tırnak süslemeleri sıkça kullanılırdı.
2010’lar – Mat ve holografik ojeler 2010’lar, mat ojelerin ve holografik tırnak trendlerinin öne çıktığı bir dönemdi. Mat ojeler, sofistike ve modern bir görünüm sunarken, holografik ojeler ise tırnaklara futuristik bir hava katıyordu. Ayrıca, ombre ve degrade tasarımlar da bu dönemde oldukça popülerdi.
2020’ler – Kalıcı ojeler ve jel tırnaklar Uzun süre dayanıklılığı sebebiyle ve oldukça çeşitli renk ve desen yelpazesi nedeniyle tercih edilen kalıcı, jel ojeler günümüzde oldukça trend! Manikür trendleri, her dönem moda ve güzellik anlayışının bir yansıması olmuştur. Geçmişteki bu trendler, günümüzde de ilham kaynağı olmaya devam ediyor ve modern tırnak tasarımlarında sıkça karşımıza çıkıyor.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Fırça türü ve amaç
Farklı makyaj ürünleri için farklı fırça türleri kullanılır. İşte temel fırça türleri ve kullanım alanları:
Fondöten fırçaları
Yassı fırça: Sıvı fondötenlerin pürüzsüz bir şekilde uygulanması için idealdir.
Kabuki fırça: Kabarık kıllarıyla hem sıvı hem de toz ürünlerle rahatça kullanılabilir.
İlginizi çekebilir: Fondöten nasıl sürülür?
Kapatıcı fırçaları
Düz uçlu fırça: Göz altındaki morluklar ve lekeleri kapatmak için kullanılır.
Allık ve bronzlaştırıcı fırçaları
Yuvarlak uçlu fırça: Allık ve bronzlaştırıcıyı yanaklara doğal bir şekilde uygulamak için uygundur.
Göz fırçaları
Karıştırma fırçası: Göz farlarını karıştırarak yumuşak geçişler sağlar.
Düz fırça: Göz kapağına far uygulamak için kullanılır.
2- Kılların kalitesi
Doğal kıllar: Genellikle hayvan tüyünden yapılır ve toz ürünler için idealdir. Daha pürüzsüz bir uygulama sağlar.
Sentetik kıllar: Vegan dostu ve sıvı ürünlerle daha iyi sonuç verir. Temizliği kolaydır ve alerjik reaksiyon riskini azaltır.
Allık fırçası alırken…
3- Fırça boyutu
Fırça boyutu, uygulama yapacağınız alanla orantılı olmalıdır. Küçük fırçalar detaylı işler için, büyük fırçalar ise geniş alanlar için idealdir.
4- Sapın tasarımı
Fırçanın sapı, elinizde rahatça tutabileceğiniz bir yapıda olmalıdır. Ergonomik bir tasarım, uygulama sırasında konfor sağlar.
5- Fiyat ve kalite
Kaliteli fırçalar genellikle daha pahalıdır, ancak daha iyi sonuçlar ve uzun ömür sunar. Bütçenize uygun fakat kaliteli seçenekleri değerlendirmek önemlidir.
6- Fırça bakımı
Fırçalarınızı düzenli olarak temizlemek, hem sağlığınız hem de makyaj kaliteniz için kritik öneme sahiptir. Doğru bakım, fırçaların kıllarının sağlıklı kalmasını ve makyajın daha düzgün uygulanmasını sağlar.


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Rahatınıza özen gösterin
Olduğunuz yerde uzanıp uyumaya çalışmakla uykuya hazırlanarak uyumak arasında ciddi bir fark vardır. Uyumak için sadece 1 saat zamanınız olduğunda bile kendinizi hızlıca uykuya hazırlayabilirsiniz. Sizi rahatsız edebilecek tüm kıyafetlerinizi –sütyeniniz de dahil- çıkarı ve en rahat pijamalarınızı giyin. Tamamen rahat edebileceğiniz şekilde yatağınıza uzanın. Gece-gündüz fark etmez, uykuya hazırlanarak yatağa gittiğinizde beyninize ‘şimdi uyku zamanı’ sinyali göndermiş olursunuz ve bu da uykuya geçişinizi kolaylaştırır.
2- Lavanta kokusundan yararlanın
Lavanta, en sık kullanılan ve en etkili aromaterapik bitkiler arasında. İçi lavanta dolu bir göz yastığı kullanabilir, yastığınıza lavanta yağı damlatabilir ya da başınıza hafifçe, birkaç damla lavanta yağı ile masaj yapabilirsiniz. Lavanta kokusu, tüm bedeninizin ve zihninizin gevşemesini kolaylaştıracak.
Lohusalık dönemini kolaylaştıran 11 öneri
3- Bitki çayı için
Papatya, melisa ve kantaron gibi bitki çayları, vücudunuzun gevşemesine yardımcı olarak kaliteli bir uykuyu destekler. Örneğin bebeğinizin emzirmeden sonra uyuyacağını biliyorsanız, emzirirken siz de bir bardak sıcak bitki çayı içebilir, bebeğiniz uyuduktan sonra daha rahat bir şekilde uykuya dalabilirsiniz.
4- İş listesi yapın
Yapılacak işler asla bitmez, özellikle lohusaysanız! Bu noktada bir iş listesi yapmak çok faydalı olabilir. Gerçekten önemli olan ve öncelikli olarak yapılması gerektiğini düşündüğünüz işleri sıraya koyun ve elinizde bir liste bulundurun. Böylelikle uykuya dalmak istediğiniz zamanlarda kafanızda karmakarışık bir yapılacaklar listesi ile rahatsız olmazsınız. Unutmayın, kısa bir uyku yerine birkaç işinizi halletmeyi seçerseniz o işler hiç bitmeyecek, üstelik daha da yorgun olacaksınız. O yüzden önce mutlaka uykunuzu ve dinlenmenizi önceliklendirin, daha sonra işlerinizi planlayın.
5- Işıkları söndürün
Uyku için en uygun ortam, karanlık bir ortamdır. Bedenimizin tamamen kendini bırakıp uykuya geçebilmesi için gevşemeye ve herhangi bir uyaran olmadan uykuya dalabilmeye ihtiyacımız var. Gündüz vakti uyuyacaksanız, mümkün olduğunca perdeleri çekin ya da bir göz bandı kullanın. Gece olduğunda ise tüm ışıkları söndürdüğünüzden emin olun, ihtiyacınız olduğunda sadece loş bir ışık kullanın.
Doğum sonrası yorgunluk sendromu
Referanslar:
Beccy Hands, Alexis Stickland. “Rest Is Essential Postpartum: Here Are 5 Tips To Fall Asleep Quickly”. Şuradan alındı: https://www.mindbodygreen.com/articles/why-its-so-import-to-carve-out-time-for-rest-postpartum-especially-now (24.04.2020)
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kahreden olay, dün Kırıkkale’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kübra K., 7 aylık oğlu Yusuf K.’nın yatak ile baza arasında sıkıştığını fark etti.

Anne can havliyle minik bebeğini düştüğü yerden çıkarmasının ardından hemen yardım istedi.

İlk müdahalesi evde yapılan talihsiz yavru, ambulansla kaldırıldığı Yüksek İhtisas Hastanesi’nde doktorların tüm çabasına rağmen hayata gözlerini yumdu.

GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI
Miraç Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından, Yusuf bebeğin tabutuna battaniyesi serildi.

Baba Serdar K., oğlunun tabutunu kucağına alarak cenaze aracına götürdü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit-tağşiş yapılan ve sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalar listesini güncellemeye devam ediyor.
Bakanlık, “guvenilirgida.tarimorman.gov.tr” adresindeki bilgilere ekleme yaptı.

Buna göre, “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş ve değiştirilmiş ürün” sayısı 113’e, taklit-tağşiş yapıldığı kesinleşmiş ürün sayısı 721’e yükseldi.
Bitkisel yağın bulunmaması gereken ürünlerde bitkisel yağ yer alması ile bazı ürünlere kanatlı eti, sakatat ve domuz eti karıştırılması gibi birçok uygunsuzluk listede yer aldı.

Listeye eklenen ürünlerde gıdada kullanımına izin verilmeyen boya tespiti, tereyağında yağ oranının düşük, nem oranının yüksek olması, zeytinyağına tohum yağları karıştırılması ve bazı ürünlerde yabancı madde ile gıda boyası tespiti gibi çeşitli uygunsuzluklar belirlendi.

Pide harcından sakatat (kalp) çıktı
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş ve değiştirilmişler listesindeki ürün sayısı 113’e, taklit-tağşiş yapıldığı kesinleşmişler listesindeki ürün sayısı 721’e çıkarken yapılan denetimlerde pide harcında sakatat (kalp) tespit edildi.

İşte o liste…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KURŞUN YAĞDIRDI
Ramazan Uçar husumetlisi Hüseyin Mete’ye 6 el ateş ederek olay yerinden kaçtı. Olayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine restorana çok sayıda polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptığı kontrollerde Hüseyin Mete’nin hayatını kaybettiğini belirledi.Acı haberi alan Mete’nin yakınları sinir krizi geçirdi. Burdur Devlet Hastanesi morgunda yapılan otopsini ardından Hüseyin Mete, Askeriye Köyü mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.
TUTUKLANDI
Polis cinayetin ardından kaçan saldırgan Ramazan Uçar’ıyakalamak için çalışma başlattı. Cinayet masası ekipleri kısa sürede Ramazan Uçar’ı saklandığı evde yakalayarak gözaltına aldı. Emniyette sorgusu tamamlanan Ramazan Uçar çıkarıldığı adli makamlar tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolduktan sonra arama çalışmalarının 19’uncu gününde dere yatağında çuval içerisinde ve üstü taşlarla kapatılarak çalılıklarla gizlenmiş cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetiyle ilgili davanın ilk duruşması 7 Kasım’da, 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Soruşturma kapsamında, tutuklu 12 şüpheliden 4’ü hakkında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile gözaltına alındıktan sonra cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar’ın HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre, olay anında aynı evde olduğunun tespit edildiği belirtilerek, ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Hazırlanan iddianamede, şüphelilerin tümünün alınan HTS ve baz kayıtlarının ayrıntılı tetkikiyle jandarma personeli tarafından analiz raporu hazırlandığı, alınan HTS kayıtlarının baz istasyonlarından faydalanılarak tam olarak yerlerinin tespiti edilebilmesi amacıyla bilirkişi olarak görevlendirme yapılması sonucunda ilgili bilirkişinin olayın gerçekleştiği Tavşantepe Mahallesi’ne geldiği, jandarma personeliyle birlikte olayın gerçekleştiği yerlerde fiili olarak ölçüm yaparak servis sağlayan ana ve ara bazların belirlendiği, yapılan ölçümler ve baz istasyonu tespiti sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna yer verildi.

Bilirkişi raporunda, olayın gerçekleştiği tarih olarak 21 Ağustos’ta 15.13 ile 15.20 saatleri arası belirtilerek, şüpheliler Salim, Enes ve Yüksel Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın HTS kayıtlarının alındığı, olayın olduğu Arif Güran’ın ikameti çevresi, Salim Güran’ın ikameti ve çevresi ve ara yollar, okul, Kur’an kursu, Salim Güran’ın Uzunbahçe tarafından bulunan tarlası ile ara yolları, Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yer ve çevresinde, köyün giriş çıkış istikametlerinde titiz bir şekilde 3 GSM operatörünün ana baz ve yan bazlarının tespitinin yapıldığı, daha sonra bu bölgelerde ekip olarak dar alan baz çalışması yapıldığı kaydedildi.

DAKİKA DAKİKA TESPİT EDİLDİ
Raporda GSM hatlarıyla yapılan görüşmelerde sinyal alınan baz istasyonunun yoğun olması halinde görüşme yapılan yere en yakın baz istasyonundan sinyal alındığı, yer değişikliği olduğunda bulunulan kapsama alanından çıkıp, başka bir baz istasyonunun kapsama alanına girildiği, Tavşantepe Mahallesi’nde çalışma yapılan alanlarda 1 GSM operatörünün çekim gücünün iyi olduğu, çalışma yapılan alanlarda görüşme internet bazlarının yeterince iyi olduğu, telefonların çalışma yapılan bölgelerde çekmeme ya da sinyal kesintisi durumunun olmadığı, sinyal gücünün yeterli olduğu hususları çerçevesinde HTS kayıtlarının incelenerek rapor hazırlandığı kaydedilerek, şüphelilerin dakika dakika hareketlerine yer verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, dans gösterisinde kullanılan şarkıda uygun olmayan sözlerin bulunduğuna dair haberlerin sosyal medya ve haber sitelerinde yer aldığı belirtildi.
Konuyla ilgili okul idarecileri, tören komitesi ve öğretmen C.A. hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Değerli eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek ücretsiz atölyelere katılmak için https://www.kalyonkultur.org/tr/etkinlikler/ adresinden kayıt yaptırmak yeterli.

Kalyon Kültür Kasım Ayı Programı
2 Kasım Cumartesi / 14.00 Tasarım İstanbul (6-10 yaş)
Eğitmen: Pınar Bora
3 Kasım Pazar / 13.00 Naturalist Üslûpta Çiçekler (Yetişkin)
Eğitmen: Hasan Çıkmış
3 Kasım Pazar / 15.00 Müzikli Yaratıcı Hikaye Okumaları (7-11 yaş)
Eğitmen: Betül Taşçı
5 Kasım Salı / 17.00 Yetişkinler için Yaratıcı Hikaye Okumaları
Eğitmen: Betül Taşçı
9 Kasım Cumartesi / 15.00 Heykel Atölyesi (Yetişkin)
Eğitmen: Tolga Turan
9 Kasım Cumartesi / 17.00 Hakan Cingöz ile Suluboya Atölyesi (Yetişkin)
9 Kasım Cumartesi / 18.00 Sanat Buluşmaları Konuşmacılar: Attilla Dur & Cüneyt Işık & Orçun Beslen
Moderatör: Aslı Bora
10 Kasım Pazar / 14.00 Karakalem Teknikleri Atölyesi (6-12 yaş)
Eğitmen: Ümit Dizdar
10 Kasım Pazar / 15.00 Sevimli Hayvanlar Seramik Atölyesi (5-12 yaş)
Eğitmen: Pınar Bora
12 Kasım Salı / 18.00 Yetişkinler için Karakalem Teknikleri Atölyesi Çizgi ve Obje
Eğitmen: Ümit Dizdar
15 Kasım Cuma / 17:00 Çocuklar için Ebru Atölyesi
Eğitmen: Pınar Bora
15 Kasım Cuma / 18.00 Sanat ve Kamusal Alan: Türkiye’de Kültür Sanat Ekosistemi
Moderatör: Özgenur Reyhan Güler
Konuşmacı: Tuna Ortaylı Kazıcı
16 Kasım Cumartesi / 13.00 Yaratıcı Drama (7-12 yaş)
Eğitmen: Ezgi Bikbay Şafak
16 Kasım Cumartesi / 14.00 Kukla Atölyesi (6-12 yaş)
Eğitmen: Buket Ada Kılıç
16 Kasım Cumartesi / 16.00 Minyatür Atölyesi (Yetişkinler için)
Eğitmen: İsmihan Züleyha Dedeler
17 Kasım Pazar / 14.00 Moda Tasarım Atölyesi (Yetişkinler için)
Eğitmen: Ümit Dizdar
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DAKİKALAR İÇİNDE ÖLÇÜ
Dijital görüntüleme, yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlarken, ağız içi tarayıcılar hastaların konforunu artırarak ölçülerin dakikalar içinde alınmasına olanak tanıyor. Bu sayede, restoratif ve protez materyalleri aynı gün içinde üretilebiliyor. ModeImplant’ın geliştirdiği yapay zeka teknolojili Rapideye ağız içi tarayıcı, hastanın ağzını 3 boyutlu olarak tarayıp bilgisayara aktarıyor. Böylece daha önce silikon malzemeyle alınan diş ölçüleri tamamen dijital olanaklarla dakikalar içinde alınıp işlem tamamlanıyor. Diş ile yumuşak dokuyu tanıyan cihaz, hastaların ağız yapısını en doğru şekilde alıp doğru diş modelinin çıkarılmasına imkan tanıyor.

3 GÜNDE İMPLANT
Türkiye implant sektörünün öncü şirketlerinden Mode’nin geliştirdiği ‘ProvoImplant’ normal şartlarda 2.5-3 ay süren implant diş tedavisini 72 saate indiriyor. Her kemik yapısına uygun boy ve çapta üretilen provo dişler monoblok ve agresif tasarımla üretildiği için çene kemiğine sıkıca tutunuyor ve 3 günde tedavi olanağı sağlıyor. Bugün 54 ülkeye ihraç edilen ürün, özellikle sağlık turizmi yapan sağlık kuruluşlarının ve diş tedavisi için gelen hastaların hayatını kolaylaştırıyor.
ARAÇTA YOLDA DİŞ ÜRETİMİ
Redon Teknoloji; diş hekimleri, diş teknisyenleri ve laboratuvarlar için geliştirdiği 3 boyutlu yazılımlar ile dişçilik alanındaki cam kazıma makinelerinin yerli üretimini yapıyor. Ayrıca zirkon blokları, tarama cihazları, sinterleme fırını gibi ürünler üreten firma, geliştirdiği ürünler sayesinde diş hekimine giden hastaların tedavilerinin aynı gün içerisinde tamamlanabilmesine imkân sağlıyor. Ürünlerini başta Amerika ve Avrupa olmak üzere 17 ülkeye ihraç eden Redon Teknoloji, 30’dan fazla bayiliği ile de müşterilerine çözümler sunuyor.Evde, arabada, yolda elektriğin olduğu her yerde üretim olanağı sağlayan kompakt Redon R-One yazıcılar hekimlere ve hastalara büyük konfor sağlıyor.

3D DİŞ ÜRETİMİ
Arma Dental distribütörlüğünde Türkiye’ye getirilen Asiga Max2 ve Asiga Mx Ultra 3D yazıcılar, zircon ve seramik tozu katkılı reçineyle geçici veya 6 aylık geçici diş yapıyor. Gece plağı ve cerrahi kılavuz da üreten üç boyutlu bu yazıcılar hiç dişi olmayan veya kemik kaybı sorunu yaşayan hastalara deneme yanılma yapmadan diş protezi üretmeye yardımcı oluyor. Hastanın dijital tasarımdaki ölçülerini veri kaybı olmadan alıp model basabilen bu yazıcılar hem hastaların hem de diş kliniği ve laboratuvarların hayatını kolaylaştırıyor.
DİJİTAL DİŞ HEKİMİ
Ayrıca diş hekimliğinin Microsoft’u olarak bilinen EcocadExoplan ve ExocadChairside dijital yazılımları, hasta kayıtlarının dijital ortamda saklanmasını sağlayarak, arşivleme ve laboratuvar süreçlerini hızlandırıyor. Böylece tedavi süreçleri daha verimli hale geliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BEUN Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Roman Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdem Dirimeşe ile Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Namal da yer aldı. Ziyarette Üniversite ile Zonguldak’ta faaliyet gösteren roman dernekleri arasında yürütülebilecek akademik ve sosyal çalışmalar çerçevesindeki ikili iş birlikleri değerlendirildi. 2024-2025 Akademik Yılı içerisinde gerçekleştirilecek ortak projeler üzerine misafirleriyle bir süre sohbet eden BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, nazik ziyaretlerinden dolayı konuklarına teşekkür etti. Zonguldak Romanlar Valilik İl Koordinatörü ile dernek başkanları da BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e misafirperverliğinden dolayı teşekkürlerini sunarak yeni akademik dönemde kendilerine ve üniversite ailesine başarılar diledi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Roman Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdem Dirimeşe ve Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Namal, 2024 Mart ayında BEUN’da geçekleştirilen “Romanları Anlamak Çalıştayı II” etkinliği kapsamında sunulan bilimsel yayınların değerlendirilmesi sonucu “II. Romanları Anlamak Çalıştay Raporu ve Sonuç Bildirgesi” adlı kitabı Rektör Özölçer’e takdim etti.
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, çalıştay sonrası ortaya konulan eserin üniversite, Roman vatandaşlar, Zonguldak ve ülke açısından hayırlı uğurlu olmasını dileyerek eserin bilim camiasına kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik etti. Roman kültürünün anlaşılması ve bu alandaki çalışmaların desteklenmesinin önemini Rektör Özölçer, “Bu tür çalıştaylar, toplumun farklı kesimleri arasında köprüler kurarak kültürel çeşitliliği anlamamıza vesile oluyor. Elde edilen sonuçların, Roman vatandaşlarımıza ve genel olarak tüm topluma katkı sağlamasını umuyorum” şeklinde belirtti.
Ziyaret karşılıklı iyi niyet temennileri ile günün anısına binaen hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan’ın Prodivers Ayvalık Dalış Okulu ve Kuzey Mavi Dalış Merkezi ekipleriyle yaptığı dalışlarda bölgenin fauna ve florası görüntülendi.
Bölgede “Kerbela” adı verilen noktadan yapılan dalışta, bir dönem sünger avcılığının da yapıldığı yerlerdeki canlı yaşamı kaydedildi.
Dalış ekibi, Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğinin (IUCN) kırmızı listesinde yer alan, nesli tehlike altındaki kırmızı ve sarı mercanlar ile deniz çayırlarını yakından görüntüledi.
Omurgasız ve orfozlar dahil birçok balık türünü de kayıt altına alan Tahsin Ceylan ve beraberindekiler ayrıca Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında sünger avcılığı yapan Selam Süngerci adına yıllar sonra Bodrum’un efsane süngercisi “Aksona” lakaplı Mehmet Baş tarafından 30 metre derinliğe bırakılan mermer plaketin de videosunu çekti.
Tahsin Ceylan, AA muhabirine, Ayvalık bölgesinin “Türkiye’nin Kızıldeniz”i olarak adlandırılabileceğini söyledi.
Bölgedeki canlı yaşamına şahitlik ettiklerini belirten Ceylan, “Bölgede nesli tehlike altında bulunan kırmızı mercanlar, sarı mercanlar var. Birleşmiş Milletler de bunları takip ediyor. Trol tekneleri ve üzerlerine çapa atılması bunlar için en büyük tehdit.” dedi.
Ceylan, dalış yaptıkları bölgede Cumhuriyet’in ilk yıllarında Selam Süngerci’nin de sünger avcılığı yaptığını hatırlatarak, “Selam Süngerci kardeşleriyle birlikte Girit’te süngerciliği öğrenmiş. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ayvalık’a yerleşmiş. Bu Ayvalık’taki noktaların çoğunu bulanlar süngerciler. Tabii onlar 30-40-50 metre yerlere ‘sığlık’ demişler. Tabii onların ‘sığlık’ dedikleri bizim için sığlık değil, derin sular.” ifadesini kullandı.
Ayvalık’ta dalış yapılabilen İlyosta, Melina, Yelken ve İncirli adalarının bulunduğunu belirten Ceylan, “2 yıl önce bu dört adadan ikisi dalışa yasaklandı. Yani dalış merkezlerinin gidebileceği diğer ada da dalış güvenliği açısından sıkıntı yaratıyor. Yakın tarihte ben Kültür ve Turizm Bakanı’yla da dalış yaptım. Kültür ve Turizm Bakanı’mız dalışa yasak yerlerin daraltılması ve dalış turizminin daha çok artırılmasına yönelik de pozitif görüşlere hakim.” dedi.
Ceylan, Ayvalık’ta dalış turizminin artırılması ve desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sanata, sanatçıya ve kültürel etkinliklere büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Oda Orkestrası Klasik Esintiler konseri düzenledi. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen konseri dinleyenler keman, yan flüt ve çello, seslerinin yankılandığı muhteşem bir konsere şahit oldu.
Dinleyenlerin ruhunu dinlendiren eserlerin yankılandığı konserde, müzik severler unutulmaz bir gece yaşadı. Kemanda Rasim Yokuşlu, yan flütte Ceyda Su Erciyas ve Çello da Erdinç Çandar, klasik müzik tarihinin unutulmaz eserlerini sergiledi. Her Çarşamba günü Osmangazili sanat severlere buluşan Oda Orkestrası, her hafta olduğu gibi bu hafta da büyük beğeniyle dinlendi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amatör ve profesyonel tüm fotoğraf tutkunlarına kapılarını açık tutan yarışmalara, 25 Kasım 2024 tarihine kadar GTB’nin resmi web sitesi www.gtb.org.tr üzerinden başvuruda bulunulabilecek.
GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, fotoğraf yarışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, her iki yarışmanın farklı kategorilerde değerlendirilerek dereceye girenlere çeşitli altın ödülleri verileceğini söyledi.
Gaziantep’te hasat mevsimi
Gaziantep’te Hasat Mevsimi fotoğraf yarışmasını 4 senedir geleneksel olarak sürdürdüklerini kaydeden Akıncı, yarışmaya her yıl Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda fotoğraf severin yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.
Yarışmayı düzenlemekteki tek amaçlarının Gaziantep’in zengin tarım ürünlerini tanıtmak, hasat coşkusuna ortak olmak ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünleri fotoğraf kareleriyle geleceğe taşımak olduğunu aktaran Akıncı, sanatın doğayla buluştuğu yarışmada en temel kuralın ise fotoğrafların Gaziantep il sınırları içinde çekilmiş olması olduğunu vurguladı.
Akıncı, Gaziantep sınırları dışında çekilen fotoğrafların jüri tarafından yapılan değerlendirmede derece almış olsa bile yarışmadan diskalifiye edileceğini belirtti.
Kadim şehir Gaziantep
Bu yıl ilkini düzenledikleri “Kadim Şehir Gaziantep” yarışması ile şehrin tarihi dokusunu ve kültürel mirasını fotoğraf sanatıyla ölümsüzleştirmeyi hedeflediklerini aktaran Akıncı, kentin tarihi sokaklarından doğal güzelliğine ve eşsiz mimarisine kadar her detayın yarışma kapsamında değerlendirileceğini söyledi.
Başvuru süreci ve ödüller
Eser kabullerine 24 Haziran 2024 tarihinden itibaren başlanılan her iki fotoğraf yarışmasına, son başvurular 25 Kasım 2024 tarihine kadar GTB’nin resmi web sitesi üzerinden yapılabilecek.
Posta yoluyla başvurular kabul edilmeyecek. Seçici kurulun belirleyeceği dereceye giren eserler, iki farklı kategoride tam, yarım ve çeyrek altınla ödüllendirilerek, sergilemeye hak kazanan eser sahiplerine ise plaket verilecek. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldız Sarayı Şale Köşkü içerisindeki yer alan atölyede restoratörler, eskimiş, zarar görmüş veya tahrip olmuş eserleri yeniden envantere kazandırmak adına, özgünlük ve en az müdahale gibi evrensel ilkelerle yeniden sergilenebilir hale getiriyor.
Milli Saraylar Sedef Atölyesi Sorumlusu Cemalettin Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atölyede Topkapı Sarayı’ndan gelen Harem Kapısı, Yıldız Sarayı’ndan gelen Abdülhamid Han’a ait olan tuğralı bir taht üzerine çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Tamamen Milli Saraylar Başkanlığına ait piyano, kanepe, koltuk, kapı ve bunlar üzerindeki tüm süslemelerin restorasyonunu yapıyoruz. Genelde barok tarzında eserleri çalışıyoruz. Fakat üzerinde çalıştığımız piyano gibi boulle tarzında eserlerin de restorasyonunu gerçekleştiriyoruz.” dedi.
Çalışmalarda organik malzemeler kullanılıyor
Ünal, şu ana kadar en çok Küçüksu Kasrı’ndaki altı adet şamdanın restorasyonunda zorlanıldığına işaret ederek, “En sevdiğim eser ise Dolmabahçe Sarayı’na ait Sedefli Oda’daki masaydı. 16 sütun süslemeli, tamamen sedeften yapılma güzel bir masaydı. Çok severek yaptım. Malzeme olarak sedef, pelesenk, abanoz, şimşir gibi organik ahşap malzemelerimiz var. Bunların dışında metal olarak gümüş süslemeleri de yapıyoruz. Fil dişi, bağ ve sedefi üzerindeki orijinal desenine göre kesiyoruz, biçiyoruz ve şekillendirerek yerine oluşturuyoruz.” diye konuştu.
Plato marküterinin atölyenin alanına girdiğini aktaran Ünal, şunları kaydetti:
“Malzemelerimiz organiktir. Kimyasal ya da suni malzeme kullanılmamaktadır. 45 yıldır bu işi yapmaktayım. 32 yıldır Milli Saraylar’da görev yapıyorum. 5 yıl Topkapı Sarayı’nda çeşitli restorasyon alanlarında görev yaptım. Bu atölyede de dört kişi çalışıyoruz ve şu anda çalıştığımız üç tane eser var. Ortada Topkapı Sarayı’nın harem girişini girişinde bulunan kapı var. Yaklaşık olarak 400 yıllık bir kapıdır. Dönemin bütün özelliklerini taşımaktadır. Tabii ki üzerindeki sedef, fil dişi, bağ ve metal olarak gümüş süslemeler var.”
“Malzeme hem doğal hem de çok değerli olduğu için israfa kesinlikle yer yok”
Cemalettin Ünal, restorasyon çalışmalarının odak isteyen bir iş olduğunu vurgulayarak, “Öncelikle severek yapmanız gerekiyor. Tabii ki biraz da tecrübe gerekiyor. Malzeme hem doğal hem de çok değerli olduğu için burada israfa kesinlikle yer yok. Ona göre her şey planlanıyor, ölçülüyor, biçiliyor.” ifadelerini kullandı.
Tarihle direkt temas eden bir işte çalıştığı için çok şanslı hissettiğini söyleyen Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çoğu kişinin yapamayacağı hatta çok nadir eserlerin elimizden geçmesi ve sarayda çalışmamız bizi onore ediyor ve mutlu oluyoruz. Bu sebeple çok şanslı hissediyorum. Eserlerin sergilenmesi de ayrı bir mutluluk veriyor. Benden sonra gelenler, ailemden insanlar onları görünce ayrı bir mutluluk yaşıyorum. 32 yıl az bir süre değil. Köşk ve kasırlardaki hemen hemen bütün sedefli işlere elimizi sürdük. Bundan sonra da inşallah devam edecek.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Program kapsamında şiirler okunurken, karate gösterileri ve öğrenci performansları katılımcılardan tam not aldı. Etkinliğe Söke Kaymakamı Ali Akça, Garnizon Komutanı Mesut Kılınç, Belediye Başkan Yardımcıları Vural Tosun ve Yağız Pullukçu, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Demiralp, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Türk Kızılay Söke Şube Başkanı Funda Öztürk, konuşmasında, “Kızılay Haftası, Türk Kızılay’ının insanlık için yaptığı özverili çalışmaları hatırlamak ve bu bilinci yaymak adına önemli bir fırsattır” dedi.
Kızılay’ın köklü tarihinden de bahseden Öztürk, “1868’de kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyeti, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle ‘Kızılay’ adını aldı. Bugün ise Türkiye ve dünyadaki ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Kızılay’ın dayanışma, şefkat, hoşgörü ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde çalıştığını belirten Öztürk, Türkiye genelinde yürütülen kan bağışı kampanyalarına dikkat çekerek, yılda yaklaşık 3 milyon ünite kana ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Konuşmasını, Kızılay’ın misyonu ve vizyonuyla sonlandıran Öztürk, “Kızılay, iyiliğin gücüyle birey ve toplumun direncini artırmayı, insan onurunu koruyarak acıları dindirmeyi amaçlıyor. Vizyonumuz ise herkes için güvenli bir yaşam sağlamak” dedi.
Program’da Kızılay tarafından çocuklara çeşitli hediyeler ve broşürler dağıtılırken; izci grubu ve karate grubunun gösterisi yer aldı. Öğrenciler Kızılay’ı anlatan şiir ve özlü sözleri de okudu.
İlçe Kaymakamı Ali Akça, Türk Kızılay’ı Söke Şubesi yönetici ve gönüllülerinin haftasını kutladı, çalışmalarında başarılar diledi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlı restorasyon ve konservasyon atölyeleri, kültürel mirası geleceğe taşımaya devam ediyor. Başkanlık’a bağlı 32 atölyeden biri olan Sedef Atölyesi, başta İstanbul sarayları olmak üzere Milli Saraylar çatısı altındaki kasır, köşk ve müzelerin sanat harikası eserlerini ustalıkla eski ışıltısına kavuşturuyor. Atölye şu sıralar Sultan 2. Abdülhamid Han tuğralı bir taht, Topkapı Sarayı Mecidiye Köşkü’nde sergilenen bir kuyruklu piyano ve Topkapı Sarayı’nın Harem Dairesi’ne ait kapı üzerinde çalışıyor.
Beşiktaş’taki Yıldız Şale Köşkü yerleşkesinde yer alan Sedef Atölyesi’nde çalışan uzman restoratörler, zamanın yıpratıcı etkisine yenik düşen tarihi eserleri, özgünlük ve en az müdahale gibi evrensel ilkelerle yeniden sergilenebilir hale getiriyor. Atölyede restorasyonu tamamlanmak üzere olan eserlerden biri Sultan 2. Abdülhamid Han tuğralı taht. Üzeri sedef ve fildişi süslemelerle bezeli tahtın taç ve ayak kısmı sedefle geometrik bölümlere ayrılırken ve bu bölümlerin içleri fildişi kakmalarla süslendi. Oturma yeri ve yanları ise ince çizgili pembe renk ipekli kumaşla kaplanan tahtın üst tarafında yine sedefle işli Sultan 2. Abdülhamid Han tuğrası, en üstünde de sedef kakma bir taç yer alıyor.
Atölyede dikkat çeken bir diğer eser ise ‘boulle’ stilinde tasarlanmış kuyruklu bir piyano. Fransız ‘Erard’ marka piyanonun kapağının iç yüzeyinde Abdülmecid tuğrasının işlendiği bir madalyon bulunuyor. Kahverengi maun iskeletin üzeri bağa kaplama ile birlikte stilize edilmiş çiçekler, yapraklar ve dallar ile süslü piyano, döneminin tüm zarafetini yansıtıyor. Milli Saraylar Sedef Atölyesi’nin üzerinde çalıştığı bir diğer eser ise Topkapı Sarayı’nın Harem Dairesi’ne ait sedef işlemeli bir kapı. Dönemin saray ustaları tarafından sanat eseri inceliğinde süslenen el yapımı ahşap kapının restorasyonunda sona yaklaşıldı. Alanında uzman isimler tarafından restore edilen eserler, atölyedeki işlemlerinin ardından ait oldukları yerde sanatseverlerle buluşturulacak.
“Restorasyon çok aşamalı ve çok ince bir sanattır”
Sedef Atölyesi olarak çalışmalarını en kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini söyleyen Milli Saraylar Sedef Atölyesi Sorumlusu Cemalettin Ünal, “Atölyemize Milli Saraylara ait kısır ve köşklerdeki bütün eserleri sedefli olan süslemelerini biz yapmaktayız. Atölyemizde şu anda bulunan piyano Mecidiye Köşkü Topkapı Sarayı’ndan gelmiştir. Bir adet kapımız vardır o da Halim Sultan giriş kapısıdır. Bir de Yıldız Sarayı’ndan Abdülhamid Han’ın kullandığı ve İran’dan hediye olarak gelen tahtımız vardır. Bu tahtımızın sedef, fil dişi ve bütün süslemelerini Sedef Atölyesi olarak yapmaktayız. Restorasyon çok aşamalı ve çok ince bir sanattır. Restorasyon zor ve zaman alan bir iştir. Ama bunun yanında Sedef Atölyesi olarak biz elimizden gelen gayretleri göstererek en kısa zamanda bitirmeye gayret ediyoruz. Tahmini olarak aralık ayında kapıyı bitirmeyi, kasım ayı sonunda da tahtımızı bitirmeyi hedefliyoruz. Piyanonun çok detaylı işleri olduğu için onun yaklaşık 1 yıllık bir süresi var. Bu eserler bir arada yapıldığı için hepsinin aşamalarını farklı zamana yaymaktayız” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kartal, Akçaabat ilçesinin Söğütlü Mahallesi’ndeki bir kitabevinde düzenlenen etkinlikte, yazarlık yolculuğunu anlattı, kaleme aldığı eserlere ilişkin bilgi verdi.
Katılımcılarla sohbet eden ve sorularını yanıtlayan Kartal, aralarında şiir kitaplarının da yer aldığı eserlerini imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Torku Şekersporlu milli bisikletçi Haktan Ramazan Sayan, Bulgaristan’ın Plovdiv Velodromunda 25-27 Ekim 2024 tarihlerinde düzenlenen Balkan Pist Şampiyonasında Balkan şampiyonu oldu. İlk gün yarışlarında Scratch kategorisinde Balkan Şampiyonu olan Sayan, Türkiye’ye bir altın madalya kazandırdı. Şampiyonanın ikinci gününde de üstün performans sergileyen başarılı sporcu, diğer yarışlarda da dereceye girerek başarısını taçlandırdı ve toplam dört madalya ile organizasyonu tamamladı. Sayan, Scratch kategorisinde altın madalyanın yanı sıra, Omnium Balkan Bronz Madalyası, Madison Balkan Gümüş Madalyası ve Takım Sprint Balkan Bronz Madalyası kazandı.
“Tarihi başarılara yenilerini ekleyeceğiz”
Torku Şekerspor Onursal Başkanı Ramazan Erkoyuncu, spora ve sporcuya verdikleri önem ve desteği yineleyerek, “Sporcumuzun Balkan Şampiyonluğu bizleri çok mutlu etti. Bizlere bu gururu yaşatan şampiyonumuzu ve antrenörümüzü canı gönülden tebrik ediyorum. Bilindiği üzere Türk bisikleti tarihinde Avrupa’da alınan üç derece de kulübümüz sporcularına ait. Alınan tarihi başarılara yenilerini eklemek için bu coğrafyanın evlatlarına desteklerimiz artarak devam edecek” dedi.
“Emeklerimizin karşılığını görmek bizleri mutlu ediyor”
Torku Şeker Bisiklet Takımı Milli Antrenörü İsmail Uğurlu da yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Bugüne kadar güçlü bir altyapıyla yetiştirdiğimiz sporcularımızın ulusal ve uluslararası arenada derece alması ve emeklerimizin karşılığını görmek bizleri mutlu ediyor. Başarılarımız artarak devam edecektir. Bizlere her şartta desteklerini esirgemeyen Torku Şekerspor Onursal Başkanı Ramazan Erkoyuncu’ya teşekkür ederiz.” – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRABZON – Trabzon’un Sürmene ilçesinde düğüne gelen damadın arkadaşları evliliğe adım atan arkadaşları için mezar taşı yaptırdılar, evlenmeden önceki hayatı için helallik aldılar.
Sürmene ilçesinde Cevat Can ve Elif Çilingir çiftinin düğününe katılanlar damadın arkadaşlarının ilginç süprizine tanık oldular. Düğüne üzerinde damadın isminin yazılı olduğu ve ölüm tarihi 26.10.2024 ile ölüm nedeni “Evlilik” yazılı olduğu mezar taşı ile gelen damadın arkadaşları, düğüne katılanları tebessüm ettirdi. Cenazelere gönderilen “Acı kaybımız” yazılı çelenk ile mezar taşını taşıyan arkadaşları kendi aralarından seçtikleri bir hocadan da tıpkı bir cenazedeki gibi evlenen arkadaşları için helallik aldılar.
Renkli anların yaşandığı düğünde “Bekar dünyasından evlilik hayatına intikal eden Cevat kardeşimizi nasıl bilirdiniz?” ve “Bekar zamanlarından kalma haklarınızı helal ediyor musunuz?” gibi sorularla helallik istemesinin ardından arkadaşları damada haklarını helal ederken, düğün hediyesi takı olarak emzik, mutfak önlüğü ve mutfak eldiveni hediye ederek hediyelerini damadın boynuna astılar.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürmene ilçesinde Cevat Can ve Elif Çilingir çiftinin düğününe katılanlar damadın arkadaşlarının ilginç süprizine tanık oldular. Düğüne üzerinde damadın isminin yazılı olduğu ve ölüm tarihi 26.10.2024 ile ölüm nedeni “Evlilik” yazılı olduğu mezar taşı ile gelen damadın arkadaşları, düğüne katılanları tebessüm ettirdi. Cenazelere gönderilen “Acı kaybımız” yazılı çelenk ile mezar taşını taşıyan arkadaşları kendi aralarından seçtikleri bir hocadan da tıpkı bir cenazedeki gibi evlenen arkadaşları için helallik aldılar.
Renkli anların yaşandığı düğünde “Bekar dünyasından evlilik hayatına intikal eden Cevat kardeşimizi nasıl bilirdiniz?” ve “Bekar zamanlarından kalma haklarınızı helal ediyor musunuz?” gibi sorularla helallik istemesinin ardından arkadaşları damada haklarını helal ederken, düğün hediyesi takı olarak emzik, mutfak önlüğü ve mutfak eldiveni hediye ederek hediyelerini damadın boynuna astılar. – TRABZON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de 29 EkimCumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Gündoğdu Meydanı’nda gösteri yapacak Türk Yıldızları, prova uçuşu yaptı.
İzmir’de, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yılında gün boyu etkinlikler düzenlenecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Türk Hava Kuvvetleri’nin gururu Türk Yıldızları, 500’üncü yurt içi gösterisini İzmir’de yapacak. İzmirliler, prova uçuşu yapan Türk Yıldızları’nı hayranlıkla izledi.
Türk Yıldızları’nın Cumhuriyet Bayramı Gösterisi, 29 Ekim Salı günü saat 17.30’da Gündoğdu Meydanı’ndan izlenebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURİYET’in 101’inci yılı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahne aldı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahneye çıktı. Berkay, Bursa Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi’ndeki konserde, DJ Uğur Başaran’ın gösterisinin ardından çıktığı sahnede, kendisini bekleyen hayranlarıyla birlikte şarkılarını seslendirdi. ‘İnanırım’ şarkısıyla konserine başlayan Berkay, ‘Gel gel’ ve ‘İki Hece’ adlı şarkılarıyla coşturdu. Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi de gecede 1’inci yılını kutlarken, Atış Grup Yönetim Kurulu Üyesi Metin Atış, Berkay’a gecenin anısına çiçek verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANAL D’nin iddialı projesi Annem Ankara’nın ilk tanıtımı Cannes’da yayınlandı. Yakında ekranlara gelecek dizinin ilk görüntüleri, içerik endüstrisinin en önemli buluşma noktası olan MIPCOM’da dünya devleri ile buluştu. Annem Ankara’da başrolü paylaşan Bergüzar Korel ile Mehmet Günsür, evrensel bir hikayeyi ekranlara getireceklerini söyledi.
GÜÇLÜ YAPIMLAR
Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenen MIPCOM 2024, medya yöneticileriyle dünya profesyonellerini bir araya getirdi. Fuara katılan Kanal D International; Annem Ankara ve İnci Taneleri gibi son dönemin güçlü yapımlarını uluslararası medya gruplarına tanıttı.
FUARIN GÖZDESİ
1990’lı yıllarda bir kadının üç çocuğuyla verdiği mücadelenin anlatılacağı Annem Ankara, fuarın gözde yapımları arasında yer aldı. Türkiye’de merakla beklenen dizinin ilk görüntüleri fuar kapsamında dünya devleri ile buluştu. Dizinin başrol oyuncuları Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür Meet Our Stars (Yıldızlarla Buluşmalar) etkinliğine katıldı.
VAZGEÇMEYEN BİR KADIN
Bergüzar Korel, duyguların evrensel olduğuna dikkat çekerek “Türk dizilerinin dünyada bu kadar çok sevilmesinin sebebi evrensel olması. Çünkü duyguların dili yok. Annem Ankara’nın da konusu bu noktada çok evrensel. Umutla hayata tutunan ve hiçbir şekilde bırakmayan, vazgeçmeyen bir kadın hikayesi” dedi.
EVRENSEL BİR HİKAYE
Mehmet Günsür da “Anlattığımız hikaye o kadar evrensel ki; ne kadar çok insanın kalbine dokunabilirsek o kadar heyecan verici olacak bizim için. Ne kadar fazla ülkeye dokunursak içimizi okşayacak bir his bu” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yusufeli Belediyesi tarafından Güreş Meydanı’nda ata sporu karakucak güreşlerini yaşatmak ve genç nesillere sevdirmek amacıyla organize edilen güreşlere İran ve Türkiye’nin farklı illerinden 493 sporcu katıldı.
Minikler, yıldızlar ve büyükler kategorisinde 18 sıklette gerçekleştirilen güreşlerde, dereceye giren sporculara toplamda 350 bin lira para ödülü dağıtıldı.
Zorlu eşleşmelere sahne olan 74. Yusufeli Geleneksek Karakucak Güreşleri’nin başpehlivanı Alperen Tokgöz oldu.
Minikler kategorisinde 30 kiloda Samet Seçkin, 35 kiloda Utku Söğütlü, 40 kiloda Hamza Çetin, 45 kiloda Ali Dinç, 50 kiloda ise Tunahan Polat birinciliğe ulaştı.
Yıldızlar kategorisinde 55 kiloda Mertcan Çiçek, 60 kiloda Harun Kaplan, 65 kiloda Hamza Yerlikaya, 70 kiloda Furkan Kara, 75 kiloda İsmail Binici, 80 kiloda ise Gökhan Yıldırım, rakiplerine üstünlük kurarak birincilik kürsüsüne çıktı.
Büyükler kategorisinde ise 60 kiloda Yusuf Demir, 65 kiloda Emrah Osmanoğlu, 70 kiloda Rahman Rahimpur, 75 kiloda Ferhat Kılıç, 80 kiloda İsa Demir, 90 kiloda da Osman Göçen birinciliği elde etti.
Yusufeli Belediye Başkanı Barış Demirci, basın mensuplarına, Yusufeli’nin pehlivanlar diyarı olduğunu söyledi.
İlçede çok sayıda pehlivan yetiştiğine vurgu yapan Demirci, şöyle konuştu:
“74. Yusufeli Geleneksek Karakucak Güreşleri’ne 500’e yakın sporcu katıldı. Bu sporcularımızın arasında Asya, dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonu ile olimpiyatlarda bizleri temsil etmiş güreşçilerimiz var. Türkiye’nin dört bir yanından ve İran’dan sporcular var. Bugün Yusufeli’ne yakışır şekilde güzel bir festival düzenledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Geleneğimizi yaşatmış olduk.”
Güreşlerin başpehlivanı Alperen Tokgöz de Yusufeli’nde doğup büyüdüğünü ve küçük yaştan beri güreşle ilgilendiğini söyledi.
İlk defa Yusufeli’nde şampiyon olduğunu aktaran Alperen Tokgöz, “Burada hep başpehlivanlık hayali kuruyordum. Allah nasip etti. Çok mutluyum. Herkes bana destek oldu. Birbirinden zorlu güreşler yaptım. Allah’a şükür alnımın akıyla çıktım.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Hava Kuvvetleri Komutanlığı F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul gösteri uçuşu yapacak.
Dünyanın en iyi pilotları arasında yer alan Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 gösteri ekibi SOLOTÜRK 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İstanbul Maltepe Sahil Parkı’nda uçuş yapacak. Ay yıldızı gövdesinde gururla taşıyan SOLOTÜRK 28 Ekim 2024 saat 16.00’da selamlama uçuşu yapacak. Daha sonra da 16.00’da gösteri uçuşu gerçekleştirecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alanyaspor Teknik Direktörü Fatih Tekke:
“Ekibimi ve kendimi ilk periyotta başarısız buluyorum”
ANTALYA – Alanyaspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Antalyaspor mağlubiyetinin ardından yaptığı açıklamada, “Son 15 dakikada taraftarımızın istifa çağrıları oldu ve açıkçası ben de onların yerinde olsam aynı tepkiyi verirdim” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında Antalyaspor’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında karşılaşmayı değerlendiren Alanyaspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, “Derbi maçında herkes galibiyet bekliyordu. Maç boyunca birkaç net fırsat yakaladık ve maçı bitirebileceğimiz fırsatlardı. Ancak bu fırsatları değerlendiremedik. Bu nedenle oyuncularıma teşekkür etsem de, çok üzgün olduğumu belirtmeliyim. Yayında da söyledim; özellikle son 2 haftadır içeride oynadığımız maçlarda oyunun üstün tarafı olmamıza rağmen sonuç anlamında beklediğimizi alamadık. Bu iki beklenmedik mağlubiyetin sorumluluğunu alıyorum. Oyuncularıma herhangi bir şey söyleme şansım yok. Ancak oyunun son bölümündeki dağınıklık beni çok üzdü” diye konuştu.
“Taraftarların istifa çağrıları oldu ve onlara hak veriyorum”
Bu mağlubiyetin Alanyaspor’a ve ekibe yakışmadığını dile getiren Tekke, “Son 15 dakikada taraftarımızın istifa çağrıları oldu ve açıkçası ben de onların yerinde olsam aynı tepkiyi verirdim. Bu maçı bu duyguyla oynamamalıydık, oysa bir haftadır hep aynı konu üzerinde duruyorduk. Bu yüzden belki de şu değerlendirmeyi yapmam gerekiyor, geçen sezon çok başarılı bir performans sergiledik; şimdi ise sezon başından beri üçüncü bölgede yaşadığımız sorunların devam ettiğini görüyoruz. Devre arasına kadar toparlamamız gereken puanları toplamalıyız. Aslında geçen seneki puan tablosundan çok geride değiliz, kötü durumda değiliz ama bir başarısızlık söz konusu. Oyuncularımla ilgili herhangi bir olumsuz düşüncem yok, ancak maçın son bölümündeki duygu beni rahatsız etti” ifadelerini kullandı.
“Ekibimi ve kendimi başarısız buluyorum”
Tekke, yönetim kurulunun vereceği karara saygı duyacağını ve kendi adıma olumsuz bir durum olduğunu dile getirerek, “Kulübe zarar vermek ya da bir tıkanıklık oluşturmak istemiyorum. Ekibimi ve kendimi ilk periyotta başarısız buluyorum. Özellikle son iki haftada en az dört puan almamız gerekiyordu ama sıfır puanla ayrıldık. Bu bizim için başarısızlıktır ve bununla yüzleşmemiz gerekiyor. Her maçta rakiplerden daha iyi oynuyoruz. Yediğimiz goller, değerlendiremediğimiz anlar ortada. Bu sonuçların, insanların kafasında soru işaretleri oluşturmasına gerek yok. Son 15 dakikadaki kaos dışında, performansı düşük bazı oyuncular dışında genel anlamda oyuna hakimdik. Ancak yedek kulübesinde genç oyuncularımız var ve onları bu kaosa dahil etmek istemedim. Rakibimizin bize, taç ve geçiş dışında ciddi bir pozisyonlar olduğunu düşünmüyorum. Maçın son bölümünde bazı eksiklikler yaşadık ve bu duruma “geç kaldık” diyebilirim.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’DA EV BAKIYOR
Ocak ayında takımdan ayrılacağına yönelik iddialar ortaya atılsa da Nijeryalı santrforun İstanbul’da ev baktığı ortaya çıktı. 25 yaşındaki futbolcu, ilk etapta takım arkadaşları Dries Mertens ve Hakim Ziyech’in de konakladığı rezidansa yerleşmişti.
ICARDI’YE KOMŞU OLACAK
Galatasaray’da çok mutlu olduğunu söyleyen ve devre arasında transferi düşünmeyen Victor Osimhen, Kemerburgaz Tesisleri’ne de yakın olması sebebiyle Göktürk tarafından ev bakıyor. Yıldız isim, forvetteki partneri Mauro Icardi’yle de komşu olacak.
SEZON PERFORMANSI
Victor Osimhen, şu ana kadar Galatasaray formasıyla 6 maça çıktı. Yıldız golcü, bu karşılaşmalarda 3 gol 5 de asistlik performans sergiledi. Nijeryalı forvet, attığı goller ve karakteriyle kısa sürede sarı-kırmızılı taraftarların gönlünde taht kurmuş durumda.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBULSPOR, 1’inci Lig’in 10’uncu haftasında sahasında konuk ettiği Boluspor’a 2-1 mağlup oldu.
1’inci Lig’in 10’uncu haftasında İstanbulspor, evinde Boluspor ile karşı karşıya geldi. EsenyurtNecmi Kadıoğlu Stadyumu’nda oynanan mücadelede Furkan Aksuoğlu düdük çaldı. Aksuoğlu’nun yardımcılıklarını ise Cem Özbay ile Hüseyin Kıvanç Durmaz üstlendi. Çekişmeli geçen karşılaşmayı konuk ekip Boluspor 2-1 kazandı. Boluspor’a galibiyeti getiren golleri 14 ve 16’ncı dakikalarda Daniel Avramovski kaydetti. İstanbulspor’un tek golü ise 29’uncu dakikada Muammer Sarıkaya’dan geldi. Bu sonucun ardından Boluspor, ligdeki 4’üncü galibiyetini elde ederek puanını 15 yaptı. İstanbulspor ise 5’inci mağlubiyetini aldı ve 13 puanda kaldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hakemler: Kerem Baki, Kaan Büyükçil, Halil Erkoç
Mersin Spor: Cobbs 14, Pineiro 4, Emre Tanışan 2, Cruz 24, Kairys 5, Olaseni 21, Berkay Sinirlioğlu 5, Simmons 9, Canberk Kuş 13, Tevfik Akdamar
Manisa Basket: Brown 20, Echodas 9, Besson 17, White 15, Yunus Emre Sonsırma 20, Pickett 3, Mehmet Yağmur 2, Leon Apaydın, Ahmet Safa Yılmaz 2
1. Periyot: 29-28
Devre: 53-45
3. Periyot: 73-72
TürkiyeSigortaBasketbol Süper Ligi’nin dördüncü haftasında Mersin Spor, sahasında Manisa Basket’i 97-88 yendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karşılaşmada çok atak yaptıklarını fakat sonuçlandıramadıklarını ifade eden Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Ersun Yanal, “Oyunun başında rakibin tek tük yaptığı ataklardan birinde yediğimiz golü çıkaramadık. Belki de ligin en çok atak yapıldığı oyununu oynadık. Bunu oynamak ve bu oyunu devam ettirmek oldukça zor. Kapalı savunmayı açmanın yolları biraz da beceriden geçiyor. Bugün takım istemesine rağmen, oynama iştahını herkese kabul ettirmesine rağmen bunu beceriyle noktalayamadılar ve aldığımız sonuç ortada” diye konuştu.
Ersun Yanal: “Bu organizasyonsuzluk bizi biraz yordu”
Organizasyonsuzluğun kendilerini yorduğunu belirten Yanal, şunları söyledi:
“Çok enteresan bir lig izliyoruz, herkes birbirini yenebiliyor. Umarım en kısa zamanda organizasyonu tamamlayacak bir takım olur ve bu yolda önemli adımlar atmış oluruz. Maalesef bu organizasyonsuzluk bizi biraz yordu. Bunun sonuçlarını umarım farklı bedellerle ödemeyiz.”
Evrim Esendemir: “Üst sıralara doğru ivme kazanmak istiyorduk”
Pendikspor Teknik Sorumlusu Evrim Esendemir ise, “Ligde üst sıralara doğru bir ivme kazanmak istiyorduk, müsabakadan önce de bununla ilgili hafta içi çok verimli bir çalışma dönemi geçirdik, bunu da sahada yansıtıp iyi bir oyunla 3 puanı kazanma düşüncemize ulaştık. Burada Amedspor’un üzerimize kalabalık bir şekilde yoğunluk oluşturacağını, özellikle son hattımızın önünde 4-5 oyuncuyla bir yoğunluk oluşturacağını biliyorduk, birinci bölgeden çapraz toplarla oyuna gireceklerini de biliyorduk. Hafta içi bütün bu senaryolara yönelik çalışmalarımız, ana planımız bugün oyunda tuttu. Bir geçiş ya da bir fırsat golüyle skoru lehimize çevirme düşüncemiz de tuttu. Ondan sonraki mücadelemiz tamamen Amedspor’un yaptığı oyuncu değişikliklerine cevap şeklinde. Skoru elimizde tutup bulabiliyorsak ikinci golü bularak oyunun tamamen lehimize dönmesi için bir mücadele vardı” şeklinde konuştu. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FENERBAHÇE’DE SİSTEM DEĞİŞTİ
Fenerbahçe’de teknik direktör Jose Mourinho, Bodrum FK karşısında forvette Edin Dzeko-Youssef En-Nesyri ikilisini tercih etti. Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Göztepe ile deplasmanda oynanan müsabakada takımı çift forvet olarak sahaya süren Mourinho, 6’sı lig, 3’ü UEFA Avrupa Ligi karşılaşması olmak üzere 9 maç aradan sonra çift forvetli sisteme döndü.

İLK 11’DE BÜYÜK DEĞİŞİM
Mourinho, son oynanan Manchester United maçının kadrosuna göre 5 değişiklik yaptı. Portekizli çalıştırıcı, Manchester United müsabakasında ilk 11’de sahaya sürdüğü isimlerden Çağlar Söyüncü, Mert Müldür, Dusan Tadic ve Sebastian Szymanski’yi Bodrum FK maçında yedek soyundururken, bu isimlerin yerine Rodrigo Becao, Filip Kostic, İrfan Can Kahveci ve Edin Dzeko’ya şans verdi. Mourinho, cezalı olan Fred’in yerine de İsmail Yüksek’i oynattı.

PERDEYİ EN-NESYRİ AÇTI
Fenerbahçe, karşılaşmanın 15. dakikasında golü buldu. İrfan Can’ın ortasında kaleci Diogo Sousa topu sektirdi. Seken topu takip eden Youssef En-Nesyri kafayla topu filelere gönderdi ve takımını 1-0 üstünlüğe taşıdı. Bu gol aynı zamanda ilk yarının skorunu da belirledi.

FASLI YILDIZIN GOLLERİNİN HEPSİ KAFAYLA
En-Nesyri, bu golüyle birlikte Fenerbahçe’de 3. kez gol sevinci yaşamış oldu. Youssef En-Nesyri’nin sarı-lacivertlilerdeki tüm golleri kafayla geldi. 27 yaşındaki futbolcu, Göztepe, Manchester United ve Bodrum FK ağlarını kafayla havalandırdı.

İRFAN CAN’DAN HARİKA VOLE
Youssef En-Neysri’nin golünde ortayı yapan isim olan İrfan Can, 19. dakikada takımının ikinci golünü atmaya çok yaklaştı. Milli futbolcu, Maximin’in sol kanattan açtığı ortaya akrobatik bir vuruş yaptı. Yıldız, ismin harika yükselerek vurduğu volenin filelere gitmesine konuk takımın kalecisi Sousa izin vermedi.

OSAYI-SAMUEL FIRSATLARI KAÇIRDI
Maçın ilk yarısında yaşanan iki ayrı pozisyonda İrfan Can’dan aldığı paslarla sağ kanattan ceza alanına giren Osayi-Samuel, bu iki pozisyonda da pas vermek yerine şuta gitti ve iki pozisyonda da kaleci Sousa başarılı oldu.

DZEKO FARKI 2’YE ÇIKARDI
İkinci yarıda etkili olan Fenerbahçe, ilk golde olduğu gibi kaleci Sousa’nın hatasında farkı 2’ye çıkardı. 26 yaşındaki eldivenin hatalı pasında topla buluşan Amrabat, Dzeko’yu topla buluşturdu. Boşnak golcü, kaleciyle karşı karşıya güzel bir vuruşla topu ağlara yolladı ve skoru 2-0 yaptı. Tecrübeli golcü, böylelikle bu sezon 10. golünü atmış oldu.

MOURINHO’DAN AYNI ANDA 4 DEĞİŞİKLİK BİRDEN
Maçın 70. dakikasında Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho aynı anda tam değişiklik yaptı. Fenerbahçe’de; Oğuz Aydın, Dusan Tadic, Cenk Tosun ve Szymanski oyuna dahil oldu. En-Nesyri, İrfan Can Kahveci, İsmail Yüksek ve Maximin kenara geldi.

FENERBAHÇE PUANINI 20 YAPTI
Kalan dakikalarda başka gol olmayınca sahadan 2-0’lık skorla galip ayrılan taraf Fenerbahçe oldu. Bu sonuçla ligdeki 6. galibiyetini alan sarı-lacivertliler, puanını 20’ye yükseltti. Üst üste ikinci mağlubiyetini alan Bodrum FK ise 10 puanda kaldı. Fenerbahçe, 11. haftada Trabzonspor’a konuk olacak. Akdeniz temsilcisi ise Alanyaspor’u ağırlayacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Bodrum FK ile karşılaştı. Ülker Stadyumu’ndaki karşılaşma saat 19.00’da başladı ve mücadeleyi Mehmet Türkmen yönetti.
Fenerbahçe karşılaşmanın 15. dakikasında Youssef En Nesyri’nin attığı golle 1-0 öne geçti. Sarı lacivertliler bu golle maçın ilk yarısını 1-0 önde kapattı. Mücadelenin ikinci yarısında gol arayışlarını sürdüren Fenerbahçe Edin Dzeko ile 55. dakikada ikinci golü buldu. Karşılaşma sarı-lacivertlilerin 2-0’lık üstünlüğü ile tamamlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>IĞDIR – Trendyol 1. Lig’in 10. haftasında Amedspor, Iğdır’da konuk ettiği Pendikspor’a 1-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından teknik direktörler basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.
Karşılaşmada çok atak yaptıklarını fakat sonuçlandıramadıklarını ifade eden Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Ersun Yanal, “Oyunun başında rakibin tek tük yaptığı ataklardan birinde yediğimiz golü çıkaramadık. Belki de ligin en çok atak yapıldığı oyununu oynadık. Bunu oynamak ve bu oyunu devam ettirmek oldukça zor. Kapalı savunmayı açmanın yolları biraz da beceriden geçiyor. Bugün takım istemesine rağmen, oynama iştahını herkese kabul ettirmesine rağmen bunu beceriyle noktalayamadılar ve aldığımız sonuç ortada” diye konuştu.
Ersun Yanal: “Bu organizasyonsuzluk bizi biraz yordu”
Organizasyonsuzluğun kendilerini yorduğunu belirten Yanal, şunları söyledi:
“Çok enteresan bir lig izliyoruz, herkes birbirini yenebiliyor. Umarım en kısa zamanda organizasyonu tamamlayacak bir takım olur ve bu yolda önemli adımlar atmış oluruz. Maalesef bu organizasyonsuzluk bizi biraz yordu. Bunun sonuçlarını umarım farklı bedellerle ödemeyiz.”
Evrim Esendemir: “Üst sıralara doğru ivme kazanmak istiyorduk”
Pendikspor Teknik Sorumlusu Evrim Esendemir ise, “Ligde üst sıralara doğru bir ivme kazanmak istiyorduk, müsabakadan önce de bununla ilgili hafta içi çok verimli bir çalışma dönemi geçirdik, bunu da sahada yansıtıp iyi bir oyunla 3 puanı kazanma düşüncemize ulaştık. Burada Amedspor’un üzerimize kalabalık bir şekilde yoğunluk oluşturacağını, özellikle son hattımızın önünde 4-5 oyuncuyla bir yoğunluk oluşturacağını biliyorduk, birinci bölgeden çapraz toplarla oyuna gireceklerini de biliyorduk. Hafta içi bütün bu senaryolara yönelik çalışmalarımız, ana planımız bugün oyunda tuttu. Bir geçiş ya da bir fırsat golüyle skoru lehimize çevirme düşüncemiz de tuttu. Ondan sonraki mücadelemiz tamamen Amedspor’un yaptığı oyuncu değişikliklerine cevap şeklinde. Skoru elimizde tutup bulabiliyorsak ikinci golü bularak oyunun tamamen lehimize dönmesi için bir mücadele vardı” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İlk Türk Operası olma özelliği taşıyan Özsoy Operası, sanatseverleri Anadolu’nun derinliklerinden gelen efsanevi bir yolculuğa çıkartıyor. Özsoy, ünlü Türk besteci Ahmed Adnan Saygun tarafından bestelenmiş ve hem müzikal hem de dramatik açıdan zengin bir şölen sunuyor.
Özsoy’un hikâyesi Bir Cumhuriyet Şarkısı filmiyle bu cuma perdeye gelmeye hazırlanırken konser versiyonu ise AKM’de Cumhuriyet’in 101. kuruluş yıl dönümüne özel olarak 29 ve 31 Ekim’de seslendirilecek.
ANADOLU’NUN GELENEKSEL MOTİFLERİ
Bu opera, Anadolu’nun geleneksel motifleriyle harmanlanmış etkileyici bir hikaye ile sanatseverleri adeta tarih ve mitoloji arasında bir köprü kurarak zaman ve mekân ötesine taşıyor.
Özsoy’un öyküsü, yalnızca bir aşk hikayesi değil; aynı zamanda cesaret, onur ve kahramanlığın destanı olmanın yanı sıra, izleyicilere destansı bir drama sunarak, sahnede muazzam bir işitsel deneyim yaşatıyor.

İLK DEFA 1934’TE SAHNELENDİ
Eserin ortaya çıkışı 1934 yılında İran Şah’ı Rıza Pehlevi’nin yapacağı Türkiye ziyaretine dayanmaktadır. Bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle çok kısa bir sürede hazırlanmış ve 19 Haziran 1934 tarihinde ilk defa Ankara Halkevi’nde sahnelendi.
İran Şahı’nın çağdaş ve Batılı bir ülke olmak yolunda reformlara girişmesi ve bu yolda Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’de yaptığı değişiklikleri kendine model aldığı bilinmekte, Mustafa Kemal Atatürk’ün de Batı ile olduğu kadar komşu ülkeler, Balkanlar, Arap ülkeleri ve İran ile sağlam dostluk ilişkileri kurmak istemesi göz önüne alındığında Özsoy operası, iki ülke arasındaki bu yakınlaşma ve ittifakı onurlandırmak üzere sahnelenmiş bir eserdir.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyaca ünlü film aktristi Cameron Diaz, 10 sene sonra sinemaya dönmeye karar verdi. En son Annie adlı yapımda rol alan ve bir daha ekranlarda görünmeyen ünlü oyuncu, orucunu bozdu ve tekrar ekranlarda olacağını ilan etti. Oyuncunun aldığı bu karar, sinema dünyasında ani karar olarak yorumlandı. Öte yandan oyuncunun sinemaya geri dönmesi sevenlerini mutlu etti.
“Kimsenin fikri ve teklifi, gerçekten sahip olmak istediğim hayatı kurma kararımı değiştiremezdi” diyen Diaz, 10 sene ayrılıktan sonra Jamie Foxx ile birlikte rol alacağı Back in Action filmiyle önümüzdeki sene sevenleriyle buluşacak.
CAMERON DIAZ
30 Ağustos 1972 Kaliforniya doğumlu gerçek adı Cameron Michelle Diaz olan Cameron Diaz, 16 yaşındayken bir partide tanıştığı fotoğrafçı sayesinde Elite Model Ajansı ile anlaşma sağladı.
Modellikteki başarısıyla tüm dünyaya ün salan Cameron Diaz, büyük şirketlerin reklam filmlerinde rol alarak oyunculuk hayatına girmiş oldu.
Sinema kariyerine 1994 yılında The Mask filmiyle başlayan Cameron Diaz, hemen ardından The Last Supper’da rol aldı.
Geleceğin yıldızları arasında gösterilmesini sağlayan yapım ise Head Above Water filmi oldu. İyi projelerde yer alan Cameron Diaz, artık üst sıralarda bir sinema oyuncusu olarak sektörde yer edindi.

BÜYÜK BAŞARI…
Martin Scosese’nin yönettiği Gangs of New York”da, Jenny Everdeane rolünde, The Sweetest Thing’de ise Christina Walters rolünde izleyici karşısına çıkan Cameron Diaz, Charlies Angels serisinde ise beklentileri fazlaca karşıladı. Shrek filmi serisinde Prenses Fiona seslendirmesini yaptı. Film Amerika’da 6 haftada 300 milyon dolar gelirin üzerine çıkarak, gişede büyük bir başarıya imza attı.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Bitlis Kalesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Ahlat Müzesi başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarının bu yılki etabı tamamlandı.
Bitlis Eren Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre Karasu’nun bilimsel danışmanlığını yürüttüğü kazılarda, önemli buluntulara ulaşıldı.
Geçen ay Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait pişirilmiş topraktan yapılmış künklerden (su borusu) oluşan ve kalede yaşayanların su ihtiyacının karşılandığı su dağıtım sistemine ulaşılan kalede, saray olarak kullanılan alanda da mimari yapılar, sikkeler, lüle taşları, küpler, kandiller, seramik parçaları, cam, metal ve kemik objeler bulundu.
DEMİR APARATLAR
Kazının son günlerinde de kazı ekibince yürütülen çalışmada, nöbetçi kulübesinin bulunduğu yerde sarayın kapısına ait olduğu değerlendirilen anahtar ile kapının kilitlenmesini sağlayan demir aparatlar ortaya çıkarıldı.



KORUMA ALTINA ALINACAK
Yıllarca toprak altında kalarak oksitlenen anahtar ve demir aparatlar, konservasyon (Bir eserin, kazılarda ortaya çıkarılan buluntuların nesiller boyu özelliklerini kaybetmeyecek şekilde korunması) işlemlerinin yapılması için laboratuvara götürüldü.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hollandalı büyük ressam Van Gogh’un ünlü tablosu olan Yıldızlı Gece, Bosna Hersek’te farklı biçimde yeniden hayat buldu. Bosna Hersek’in Visoko kasabası yakınlarında, girişimci Halim Zukic tarafından hayata geçirilen sıra dışı bir proje, sanatseverleri büyülemeye hazırlanıyor.
Zukic, 20 yıl önce satın aldığı 10 hektarlık arazisini, Vincent van Gogh’un ünlü eseri Yıldızlı Gece tablosunu andıran bir parka dönüştürdü.
Ağaçlar, göller ve farklı renklerdeki lavantalarla tabloyu üç boyutlu olarak canlandıran Zukic, altı yıllık bir çalışmanın ve 20 kişilik bir ekibin emeğiyle bu benzersiz projeyi tamamladığını söylüyor.

SANATSEVERLERDEN BÜYÜK İLGİ
Girişimcinin yaptığı bu çalışma sanatseverlerin ilgisini çekti. Uzun zamandır ve bir ekip olarak hazırlanan projede sona gelindi.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Devlet Tiyatrosu Mecidiyeköy Büyük Sahne’de 21-27 Ekim’de Nereye, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde Acaibül Temaşa oyunları, 22-26 Ekim’de Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de Bir Picasso, Üsküdar Stüdyo Sahne’de Kendi Gök Kubbemiz, Küçükçekmece CKSM Sahnesi’nde Frankenstein oyunları izleyiciyle buluşacak.
Şehir Tiyatroları’nda 23-26 Ekim’de Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde İfigenya, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde Gök Kubbe, Müze Gazhane Meydan Sahne’de Çingene Boksör, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Fosforlu Cevriye, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde Zehir, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde Oscar, Ümraniye Sahnesi’nde ise Yaftalı Tabut oyunları sahnelenecek.
Atatürk Kültür Merkezi’nde 23 Ekim’de La Bayadere bale gösterisi, 26 Ekim’de Tutar Mısın Elimi dans gösterisi sanatseverlere sunulacak.
Zorlu PSM’de bugün ve yarın Kel Diva, 23 Ekim’de Muskat, 24-25 Ekim’de de Utsushi tiyatro oyunları tiyatroseverlere sunulacak. Maximum Uniq Açıkhava’da 22-23 Ekim’de Müfettişler, 25 Ekim’de Zengin Mutfağı oyunları sahnelenecek.

KONSERLER
AKM’de bugün Konstantin Emelyanov ve Festival Ensemble, 23 Ekim’de Pierre Hantai J. S. Bach Goldberg Varyasyonları, 24 Ekim’de ise Yeşilçam Şarkıları 2 konserleri müzikseverlerle buluşacak.
Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde bugün ve yarın Mabel Matiz, 23 Ekim’de Levent Yüksel, 24 Ekim’de Melek Mosso, 25 Ekim’de Sıla ve 27 Ekim’de Buray konser verecek. Maximum Uniq Açıkhava’da 24 Ekim’de “MFÖ”, 26 Ekim’de Emre Fel, 27 Ekim’de Duman sahne alacak.

SERGİLER
Hayat Holding ve Hayat Finans’ın desteğiyle İva Sanat tarafından düzenlenen “Sanatta Hayat Var” karma sergisi, Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatseverleri ağırlıyor.
Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun kişisel günlüklerinden esinlenerek hazırlanan fiziksel ve dijital sergi, 26 Ekim’e kadar Grand Pera’da görülebilecek.
Dünyanın ünlü isimlerini fotoğraflayan ödüllü fotoğraf sanatçısı Pari Dukovic’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “İstanbul’dan New York’a: Bir Fotoğrafçının Yolculuğu”, Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nun Sismanoglio Megaro binasında 22 Kasım’a kadar ziyarete açık olacak.
FİLİSTİNLİLERİN HİKAYESİNİ ANLATAN SERGİ
Sanatçı Rahşan Düren’in pentür ve duvar resmi çalışmalarından oluşan, Verwegenheit adlı sergisi, 15 Ekim’de Beyoğlu’nun tarihi mekanlarından Tarhan Han’da ziyaretçileri ağırlıyor.
Birlik Vakfı Genel Merkezi’nde açılan ve İsrail’in saldırıları sonucu hayatını kaybeden Filistinlilerin hikayelerini konu alan Ben Bir Sayı Değilim sergisi, 7 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.
Beyoğlu Belediyesi ev sahipliğinde, Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen Franz Kafka 1883 -1924 sergisi sanatseverlere sunuluyor.
İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında açılan “Pablo Picasso-Resimden Seramiğe Bir Serüven ve Warhol’un Dünyası-Pop Art’ın İkonu sergileri AKM’de görülebilecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yönetmen Todd Phillips tarafından çekilen Joker: İkili Delilik filmi, istenilen hasılatı elde edemedi. Buna göre; film beklenenin aksine 37 milyon 678 bin dolar hasılat elde etti. İstenilen hasılat hedefine ulaşılmayan film, 25 gün vizyonda kaldıktan sonra dijital platforma geçecek. Filmin hangi platforma yayınlanacağı ise henüz belirsiz.
Amerikalı yönetmen Todd Phillips tarafından çekimleri uzun zamandır devam eden ve nihayet 2024 yılında vizyona giren film, hasılat olarak sınıfta kaldı.
Tüm dünyada merakla beklenen film vizyona girdiğinde sinemaseverleri çok heyecanlandırdı. Büyük hasılat elde etmesi beklenen Joker: İkili Delilik, şu ana kadar istenilen hasılatı yakalayamadı.
TÜRKİYE SEYİRCİSİ 128 BİN
Filmin dünya çapındaki hasılatı ise 114 milyon dolar. Tüm dünyada toplam 1 milyar 78 milyon dolar hasılat elde eden ilk filmin 2019’da vizyona girdiği ilk hafta sonundaki hasılatı ise 96 milyon dolar yani ikinci filmin neredeyse üç katıydı. Joker: İkili Delilik, ülkemizde 591 salonda gösterilirken seyirci sayısı 128 bine ulaştı.

200 MİLYON DOLAR BÜTÇELİ FİLM
200 milyon dolar bütçeli Joker: İkili Delilik, ABD’de vizyona girdiği ilk hafta sonunda 37 milyon 678 bin dolar hasılat elde etti.
Joker: İkili Delilik, akıl hastane kaldırılan Arthur Fleck namı diğer Joker’in hikayesini konu ediyor. Arthur Fleck, kendini en kötü suçluların kaldığı bir psikiyatri kurumu olan Arkham Asylum’da bulur. Arthur, burada Joker olarak işlediği suçlardan dolayı yargılanmayı beklemektedir.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk arabesk müziğinin usta ismi İbrahim Tatlıses, memleketi Şanlıurfa’da bir dizi etkinliğe katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Tatlıses, “Müzik denilince herkesin aklına Şanlıurfa gelir.” dedi.
Şanlıurfa Müzik Şehri lansmanı için memleketine gelen İbrahim Tatlıses, yoğun sevgi gösterisiyle karşılandı.
Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Tatlıses’i Şanlıurfa’da ağırlamanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, “Dünyanın parasını da harcasanız, İbrahim Tatlıses’in Şanlıurfa için yaptığı tanıtımı yapamazsınız.” dedi.
“GURUR DUYDUM”
Tatlıses de uzun bir aradan sonra tekrar Şanlıurfa’ya geldiğini belirterek, “Urfalıların davetinden dolayı çok gurur duydum, iftihar ettim.” diye konuştu.

TARTIŞMA YARATI
İbrahim Tatlıses’in bu çıkışından sonra diğer illerde de kendi sanatçılarını, müziklerini daha ön planda tutmak için gayret içerisinde olacaklar. Sadece Şanlıurfa değil, pek çok kadim kent kültürüyle, müzik geçmişiyle biliniyor.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>5. kez nikah masasına oturan Yavuz Bingöl, Nilşah Ağaoğlu ile hayatını birleştirdi. Çiftin nikah töreni TUSAŞ saldırısı nedeniyle sade bir şekilde aile arasında gerçekleşti. Kıyılan nikah sonrasında Yavuz Bingöl’e babası Yılmaz Bingöl tarafından, dedesi Çolak Hüseyin’in İstiklal Madalyası nikah hediyesi olarak takıldı.
Dedesinin İstiklal Madalyası’nın kendisine takılmasından büyük gurur ve mutluluk duyduğunu ifade eden Bingöl, “Bu dedemden kalma. Biliyorsunuz bu İstiklal Savaşı gazilerine ailenin en büyüğüne verilir. Dedem Yemen’de 4 yıl askerlikten sonra savaştıktan sonra köye dönüyor Kars’a. Yürüyerek 30 gün 20 gün gidiyorlar. Sonra, 5-6 ay sonra Mustafa Kemal Atatürk çağırıyor ve Dumlupınar’a gidiyorlar. Orada savaşıyorlar. Orada yaralanıyor, gazi oluyor. Bu madalyayı alıyor. Madalya aile büyüklerine verilir biliyorsunuz. Dedem Çolak Hüseyin, kollarından yiyor kurşunları. Elleri böyle kalınca, lakabı da Çolak Hüseyin’dir. Deden rahmetli oldu 1974’te. Madalya ailenin büyüğüne, babama kaldı. Babam da bugün bana nikahta çok büyük bir sürpriz yaptı. Ailenin büyüğü olarak bana hediye etti. Ben de bunu onurla gururla taşıyacağım” dedi. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“TESİSE SOKMAZLAR”
Real Madrid’de hiçbir futbolcunun vazgeçilmez olmadığını aktaran Nihat Kahveci, “Koskoca Real Madrid Arda Güler’e mi muhtaç? Arda Güler vazgeçilmez mi? Mbappe vazgeçilmez değil, Vinicius vazgeçilmez değil. Böyle bir takımdan bahsediyoruz. Vinicius yokken Cristiano Ronaldo vardı. Kimse vazgeçilmez değil bu takımda. Ancelotti de vazgeçilmez değil. Böyle bir takımda Arda Güler bunu bilmiyor mu? Arda’nın sorun oluşturduğunu görseler şu an tesise sokmazlar. Sorun çıkaran oyuncuyu buralar yok ediyor çünkü oyuncuyu vazgeçilmez yapmıyor hiçbir zaman” dedi.
“İSPANYOLLAR, ARDA’YI SEVİYOR”
Söz konusu haberler için İspanya basınını işaret eden Kahveci, “Herkes gidiyor geliyor, Real Madrid hep şampiyon oluyor. Real Madrid, Şampiyonlar Ligi’ni hep kazanıyor. Ancelotti tecrübeli, senin aldığın nefesten, mimiğinden bilir sorun çıkarıp çıkarmadığını. Bence biraz İspanya basını da işin içine girerek çıkıyor bu haberler. Arda Güler’i seviyorlar, sempatik oyuncu. Bir de geçen sene az aldığı sürede 6 pozisyonda 6 gol atmış Arda’nın daha çok süre alması gerektiğini söylüyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçirdiği estetik operasyonlarla zamanın izlerini silen ve kendini yenileyen Oral, 45 yaşında olmasına rağmen genç ve enerjik bir görünüme sahip. Şimdilerde 45 yaşında olan ünlü oyuncu, estetik operasyonların ardından bambaşka biri olarak karşımıza çıktı.
İşte ünlü oyuncunun son hali;



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanal D’nin yeni dizisi ‘Uzak Şehir’in teaser afişi yayınlandı. Ozan Akbaba ve Sinem Ünsal’ı başrollerinde buluşturan dizi yayınlanan afişi ile beğeni topladı.
Gülizar Irmak’ın senaryosunu yazdığı, Ahmet Katıksız’ın yönetmenliğini yaptığı yeni dizi Uzak Şehir, çok yakında Kanal D’de izleyici buluşacak. Teaser afişi paylaşılan dizinin oyuncu kadrosunda Ozan Akbaba, Sinem Ünsal, Gonca Cilasun, Müfit Kayacan, Alper Çankaya, Ferit Kaya, Sahra Şaş, Dilin Döğer, Atakan Özkaya, İlkay Kayku, Nazmi Kırık, Mine Kılıç, Sinan Demirer, Zeynep Kankonde, Muttalip Müjdeci, Barış Yalçın, Burak Şafak, Mehmet Polat, Yunus Eski, Yaren Güldiken, Kuzey Gezer gibi önemli isimler yer alıyor.
DİZİNİN HİKAYESİ
Merakla beklenen dizide Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora ailesinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.
YAKINDA KANAL D’DE
Albora fertlerinin kıyasıya iktidar savaşına sahne olacak dizi ‘Uzak Şehir’ çok yakında Kanal D’de yayınlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HANGİ AMERİKALI…”
Seyirci joker hakkını kullandıktan sonra doğru cevabı veren yarışmacıya çıkışan Oktay Kaynarca, “Hamza, ‘sen olasan gülüstan’ Meksika’da geçebilir mi? Hangi Amerikalı ‘sen olasan gülüstan’ der” diyerek yarışmacıyı azarladı.
“OKTAY ABİ SİNİRLENME”
Oktay Kaynarca’nın sinirlendiği gören yarışmacı ise “Oktay abi sinirlenme” diyerek durumu kurtarmaya çalıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Lig ve Avrupa’da 6 gole imzasını koyan İcardi, 12 kez daha ağları sarsması halinde kulüp efsanesi Hagi’yi geride bırakacak. Galatasaray’daformayı 85 kez giyenArjantinli süperstar,toplam 61 gole ulaştıve Baros’u yakaladı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]> TÜRKİYE’DE BULAMAZSIN!
MOURİNHO şöyle devam etti: “Takımı ve taraftarı tebrik ediyorum. Çocuklarım harika bir maç oynadı. Onana harika kurtarışlar yaptı. Biz iyi bir yolda gidiyoruz. Türkiye ligindeOnana’nın yaptığı kurtarışları yapacakkaleci yok. Osayi’yi kaybettik. Djiku’yu sağa çekmek zorunda kaldık. Maçı sağ bekte oynayan bir stoper ve sol bekte oynayan bir sağ bekle bitirdik. Performansımız olağanüstüydü.”
PENALTI İSTEDİ KIRMIZI GÖRDÜ
Fenerbahçe’nin Portekizli hocası, 56. dakikada Osayi’nin ceza sahasında yerde kaldığı pozisyona uzun süre penaltı itirazı yapınca Fransız hakem Turpin tarafından kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Kalan bölümü kulübenin arkasından taraftarların arasından takip eden Mourinho, Alkmaar maçında takımın başında olamayacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ragbi branşında sezonun son turnuvası olan Kayseri’de düzenlenecek 21 Yaş Altı Türkiye Şampiyonasında, finalde yarışmak için sahaya çıkacak.
Takımlar, Kayseri Erciyes Yüksek İrtifa kamp merkezinde düzenlenecek 4 müsabakadan galibiyetle ayrılırsa finalde yarışma şansı elde edecek.
Antrenör Meryem Şavk, takımların günde çift antrenmanla çalışarak şampiyonaya hazırlandıklarını belirtti.
Şavk, Antalya’ya kupalar ile dönmek istediklerini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NİĞDE – NiğdeÖmer HalisdemirEğitim ve Araştırma HastanesiKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Geçkil; anne adaylarına normal doğumun çoğu durumda güvenli ve doğal bir seçenek olduğunu söyledi.
Normal doğumun doğal ve birçok avantajı olduğunu ifade eden Geçkil; “Normal doğum, bebeğin doğal ve spontane bir şekilde doğal yoldan dünyaya gelmesini ifade eder. Bu doğum yöntemi, bebeğin anne rahminden doğal yolla geçerek annenin doğal doğum sürecini deneyimlemesini sağlar. Normal doğum, çoğu durumda güvenli ve doğal bir seçenektir ve birçok avantajı da vardır. Normal doğum, bebeğin ve annenin doğal fizyolojik süreçlerine dayanır. Bu süreçte bebeğin doğal yolla dünyaya gelmesi ve anne adayının doğal doğum deneyimini yaşaması hedeflenir. Bu, doğal bir bağ kurmayı ve duygusal bağlantıyı güçlendirebilir” diye konuştu.
“Doğal olan normal doğumdur”
Gebelik öncesi, doktorla birlikte doğum planlaması yapmanın önemini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Geçkil normal doğum sonrası iyileşme sürecinin genellikle sezaryen doğuma kıyasla daha hızlı olabildiğini belirtti. Geçkil; “Normal doğum, anne adayının vücudunun doğal şekilde iyileşmesine izin verir. Anne, daha çabuk günlük aktivitelere dönebilir ve normal yaşantısına adapte olabilir. Normal doğum, komplikasyon riskini azaltabilir. Sezaryen doğuma kıyasla enfeksiyon riskini, kanama riskini ve ameliyatla ilişkili riskleri azaltabilir. Normal doğum, bebeğin ve annenin doğal sürecine dayanan bir doğum yöntemidir. Ancak, her gebelik farklıdır ve bazı durumlarda normal doğum mümkün olmayabilir. Gebelik öncesi, doktorla birlikte doğum planlaması yapmak ve doğum seçenekleri hakkında bilgi almak önemlidir. Her durumda, doğum sürecinin en güvenli ve en uygun şekilde yönetilmesi amacıyla sağlık uzmanlarının yönlendirmesi ve takibi önemlidir. Mümkün olan her durumda normal doğumu tavsiye ediyoruz, çünkü doğal olan normal doğumdur” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sayyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, kaybolduktan 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’le ilgili yürütülen soruşturmayı değerlendirdi.
Rojin’in ailesiyle bağı ve kaybolduğu günkü davranışları incelendiğinde şüpheli bir durumun göze çarpmadığını dile getiren Sayyiğit, “Böyle bir vakada aslında saatler değil dakikalar bile kritikken, ailesine bir gün sonra haber veriliyor; kolluk güçlerine geç bilgi aktarılıyor; havanın kararmasıyla arama çalışmaları durduruluyor. Olayın başından sonuna kadar söz konusu vaka intihar ön kabulüyle ele alınıyor. Kamuoyuna da sıradan bir intihar vakası olarak yansıtılmaya çalışıldı.” diye konuştu.
Olaya yönelik şüphelilerin üzerine gidilmediğini, arama kurtarma çalışmalarının etkin bir şekilde gerçekleştirilmediğini ileri süren Sayyiğit, genç kızın bedeninde darp izlerinin olduğunun bilindiğini belirterek, “Rojin Kabaiş dosyası ‘intihar’ denilerek kapatılamaz. Biz kadınlar, buna asla izin vermeyeceğiz.” dedi.
“Ömer Öcalanİmralı ziyareti gerçekleştirirken olması manidar”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TUSAŞ’ın Kahramankazan’daki yerleşkesini hedef alan terör saldırısını lanetlediğini belirterek, “Sivil siyaset alanında demokratik çalışmalar yapmaya çalışan bizler için kabul edilemez bir saldırı. Kürt meselesinin çözümü noktasında adımlar atılırken, milletvekili arkadaşımız Ömer Öcalan, İmralı ziyareti gerçekleştirirken bu tür hadiselerin olması, son derece manidar ve üzücü. Meselenin silahla halledilemeyeceği apaçık ortadayken, halen bu tür saldırıların olması kabul edilemez.” değerlendirmesinde bulundu.
Bölgenin barıştan başka bir çaresinin olmadığını ifade eden Gergerlioğlu, “Sıkıntılar, çatışmalar, çıkmaz yollar olabilir fakat bunları bir şekilde siyaset içinde konuşarak, birlikte tartışarak, çözümler bulmaya çalışarak aşacağız. Başka bir çaremiz yok.” diye konuştu.
“Yenidoğan çetesi” soruşturmasına da değinen Gergerlioğlu, “Biz performans sistemini hep eleştirdik, kabul etmedik. Sayıya değil, kaliteye bakılması gerektiğinin altını hep çizdik.” dedi.
Bu konularda Sağlık Bakanlığına ilettiği yazılı soru önergelerine yanıt alamadığını anlatan Gergerlioğlu, “Onlardan birine cevap verilseydi, yüzlerce bebek ölmemiş olabilirdi.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kur’an Kursu öğreticisi Asiye Çalışkan, kursa gelen kursiyer kadınlar ile Adıyaman Kadın Girişimciler Kooperatifini kurarak oluşturduğu serayı gezen Vali Osman Varol, burada incelemelerde bulundu.
Seradaki ürünleri tek tek inceleyen Vali Osman Varol’a, Adıyaman Tarım ve Orman İl Müdürü Nurettin Kıyas ve bazı kurum amirleri eşlik etti. Kadınlara kolaylıklar dileyen Vali Osman Varol, bu tür çalışmaları oldukça desteklediklerini ve ilin ekonomisine büyük katkı sağladığını söyledi. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum’un Pasinler ilçesi Altınbaşak köyünde yaşayan kadınlara meme kanseri konusunda bilinçlendirme çalışması ve erken tanı muayenesi yapıldı.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müfide Nuran Akçay ile kırsala giden Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri, hemcinslerine meme kanserinde erken tanının önemini anlatıyor.
Altınbaşak Sağlık Evinde toplanan kadınlar, erken tanı konusunda bilinçlendirilerek, kanser taramasından geçirildi.
Programda yaklaşık 100 kadın muayene edildi, Bazı kadınlar ise ileri tetkik için hastaneye yönlendirildi.
Ayrıca kadınlar eğitim alırken, çocukları da palyaçolar eşliğinde eğlenceli zaman geçirdi.
Prof. Dr. Akçay, gazetecilere yaptığı açıklamada kadınlara, kendilerini muayene etme yöntemlerini öğretip onları kanser hakkında bilgilendirdiklerini söyledi.
Erken tanı ile kadınların tedavilerinin kolaylaştığını ifade eden Akçay, “Bu toplantılarla 40 yaşından sonra her kadın yılda 1 defa mamografi çekilmesi gerektiğini öğreniyor. Çok erken tanılarımız var, yani kanser hiç ele gelmeden, şişlik yapmadan mamografiyle çok çok erken dönemde tanı koyulan hasta oranları artıyor. Kadınlardaki kanserlerin yüzde 30’nu yani 3’te birini meme kanseri oluşturuyor. Dünyada 8 kadından biri bu hastalığa yakalanıyor. Erken teşhis ve uygun tedaviyle tamamen kadınlarımızın meme kanserinden kurtulma şansı var” dedi.
Dünyada her yıl 1 milyon kadına meme kanseri tanısı konulduğunu, Türkiye’de ise bu sayının her yıl 17 ila 25 bin şeklinde görüldüğünü aktaran Akçay, “Ölüm oranları açısından ise akciğer kanserinden sonra meme kanseri ikinci sırada. 20 yaşından sonra her kadının adet döneminin bitimindeki günlerde memelerini muayene etmelerini, 20-40 yaş arası 3 yılda 1, 40 yaşından sonra ise her yıl meme muayenesi ve mamografi öneriyoruz.” diye konuştu.
Akçay, kadınların memelerinde sertlik, meme başının içeri çekilmesi, meme başı akıntısı gibi durumlarda mutlaka genel cerraha başvurmalarını istedi.
Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu ise hizmeti kadınların ayaklarına götürdüklerini belirterek, “Daha önce Tortum’un Pehlivanlı Beldesinde çalışma gerçekleştirdik. Meme kanseri günümüzdeki en büyük problem, o nedenle hastaneye gidemeyen hanımlara özenle muayene ve erken tanı imkanı sağlıyoruz. Bize bu imkanı sağlayan Sekmen başkanımıza ve Müfide hocamıza teşekkür ederiz.” diye konuştu.
Muayene ve taraması yapılan kadınlar, meme kanserine yönelik gerekli bilgiyi edindiklerini ifade ederek, hizmeti ayaklarına kadar getirenlere teşekkür etti.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akçay ve Kadın Meclisi üyeleri Pasinler Belediye Başkan Yardımcısı Birol Çelik’i ziyaret ederek, yapılan tarama hakkında bilgi verdiler.
Öte Sağlık Şube Müdürü Funda Filiz Kocamangil’in yönetimindeki sağlık ekipleri, Altınbaşak Köyünde bulunan 160 öğrenciye ağız ve diş sağlığı taraması yaptı. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kadın ve Aile Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Zübeyde Hanım Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten tarafından, Belediye Meclis Salonu’ndaki eğitim toplantısında meme kanserinin nedenleri, belirtileri, tedavi yöntemleri ve erken teşhisin önemine ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı. Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten; içinde bulunduğumuz ayın ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olduğunu belirterek, meme kanseri hastalığının kadınlarda en sık görülen kanser hastalığı olduğunu vurguladı. Buna rağmen meme kanserinin teşhis ve tedavisinin diğer pek çok kanser türlerine göre daha kolay yapılıyor olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten, tedavide erken tanının önemine vurgu yaptı. Meme kanserinin teşhisinde düzenli kontroller ve kendi kendine meme muayenesinin önemli olduğuna değinen Gökçe Aslan Tekten, eğitim toplantısında katılımcıların sorularını da yanıtladı.
Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, Niğde Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünce organize edilen eğitim toplantısına ilişkin yaptığı değerlendirmede toplum sağlığı konusunda duyarlılığı artırmak adına eğitim toplantıları düzenlediklerini belirterek; “Değerli katkılarında dolayı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten’e teşekkür ediyorum. Hem belediye personelimize hem de vatandaşlarımıza yönelik farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum” şeklinde konuştu. – NİĞDE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’da yaşayan Kütahyalı Fikret Hamurcu ile bir süre önce evlenen Alman vatandaşı 34 yaşındaki Stammer, eşi ve ailesinin yaşantısından etkilenerek Müslüman olmaya karar verdi.
Eşi ile Kütahya Müftülüğüne başvuran Stammer için İl Müftüsü İrfan Açık başkanlığında müftülükte ihtida töreni düzenlendi.
Açık’ın, İslam’ın temel esaslarıyla ilgili verdiği bilgilerin ardından şahitler huzurunda kelimeişahadet getiren Stammer, Müslüman oldu.
Nur ismini alan Stammer’i tebrik eden Açık, ihtida belgesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından hediye ederek bundan sonraki yaşantılarında sağlıklı, sıhhatli, başarılı ve huzurlu bir ömür geçirmeleri temennisinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GSO Meclis BaşkanıAdil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis Üyeleri ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu (TOBB KGK) üyelerinin yer aldığı ziyarette; kadınların iş dünyasında ve yönetim kurullarında daha fazla temsil edilmesi, bu amaçla yürütülen çalışmalar ve iş birliği süreçleri istişare edildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan YKKD Yönetim Kurulu Eş Başkanı Burçak Güven, kadınların üst yönetimde yer alması ve topluma örnek olarak tüm şirketlerdeki yerlerinin çoğalmasını hedeflediklerini belirtti.
Dernek olarak eğitim ve mentorluk programına başladıklarından bugüne kadınların yönetim kurullarında yer alma oranlarında önemli mesafeler kat ettiklerinin altını çizen Burçak Güven, “13 yıl önce bu programa başladığımız zaman Türkiye’de borsaya kote edilmiş şirketlerde kadınların üst yönetimde yer alma oranı yüzde 11 iken günümüze baktığımızda bu oran yüzde 17,9 seviyesine yükselmiştir. Yapılan tüm araştırmalar göz önünde bulundurulduğu zaman şirket yönetimlerinde çeşitliliğin olduğu ve kararların birlikte alındığı yerlerde sonuçlar ve finansal çıktılar çok daha başarılı oluyor. Bu nedenle yönetim kurulunda kadınların sayısının daha da artmasını istiyor, bu oranı çok daha yüksek noktalara çıkarmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ziyaretlerimize tarih, kültür, sanat, gastronomi gibi her alanda gelişmiş, mükemmel bir sanayiye ve ticaret sahip olan Gaziantep’ten başlamaktan ve bugün burada sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduk. Nazik ev sahipliği için Gaziantep Sanayi Odası ailesine ve yönetim kuruluna çok teşekkür ediyoruz” dedi.
İş dünyasında ve tüm kurumlarda kadınların karar alma mekanizmalarında yer almalarının önemine vurgu yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Sanayi Odamızda göreve ilk başladığımız zamanlarda, neden kadın meclis üyemiz yok, diye kendi aramızda hep konuşuyorduk ve bu durumu değiştirmek için çok çaba sarfettik. Bugün geldiğimiz noktada çabalarımız sonuç vermeye başladı ve meclisimizde 5 kadın meclis üyemiz var. Bu sayıyı daha da artırmak için gayret ediyoruz. Şirketlerimizde kadın temsilini artırma hedefimizi büyük ölçüde gerçekleştirdik, bundan sonrasında ise yönetimlerimizde daha etkin bir şekilde görmek istiyoruz. Bu konuda yapmış olduğunuz çalışmaları çok kıymetli buluyor ve Gaziantep Sanayi Odası olarak iş birliklerine de hazırız” şeklinde konuştu.
Kadınların iş konusundaki bakış açısı ve ciddiyetini çok önemli ve her alanda kadın temsilinin artması gerektiğinin altını çizen GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin çok önemli bir inisiyatif olduğunu, kendileri ile aynı düşüncede olduklarını ve misafir etmekten mutluluk duyduklarını söyledi.
Ülkemizin aydınlık yarınlarının geçlerin ve kadınların katılımcılığıyla inşa edileceğini aktaran Ünverdi, “Bu nedenle yönetim kurulumuzda birisi başkan yardımcısı olmak üzere iki iş kadınımız bulunuyor. Bu ülke bizim ve gelişmesi için gençlerimize ve kadınlarımıza çok daha fazla fırsat tanımamız gerekiyor. Gaziantep Sanayi Odası olarak bu anlamda kurmuş olduğumuz Yeni Nesil Sanayici Platformunu ile düzenlemiş olduğumuz eğitim ve programlarla genç iş insanlarımızın şirket yönetimlerinde yer almaları ve nesiller arası geçişin sağlanmasına imkan sağlıyoruz. Kurmuş olduğumuz Kadın Girişimci Destek Merkezi (KAGİDEM) ile kadınlarımıza sunduğumuz imkanlar ile girişimciliğe ve kendi işlerini kurmaları noktasında yol gösteriyoruz. TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu’muz da kadınlarımızın iş dünyasında daha fazla yer lamları için çok önemli projeler gerçekleştiriyorlar. Ben emek veren, bu amaçla çaba gösteren tüm arkadaşlarıma, kıymetli derneğinize ve kadın girişimciliğine katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum. Ziyaretiniz için teşekkür ediyor, iş birlikleri ile bu sürecin gelişmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahi de, “TKKD olarak Türkiye geneli gerçekleştirmeye başladığınız bu programın ilkini Gaziantep’te yapıyor olmanız bizim için çok değerli. Gaziantep’in kadınların iş hayatında yer almaları noktasında rüştünü ispat ettiğini düşünüyorum. Biz TOBB Gaziantep KGK olarak geçmişte başlattığımız hareketi bugün, 2. ve 3. kuşak olarak devam eden hanımlarımızla birlikte yürütüyoruz. Gaziantep KGK’da yer alan 140 meclis üyemizin 70’i işletmelerde aktif rol oynayan kişilerden oluşuyor” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından program, soru-cevap kısmı ve katılımcıların görüşlerini paylaşmalarının ardından sona erdi. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kadın ve Aile Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Zübeyde Hanım Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten, Belediye Meclis Salonu’ndaki eğitimde, meme kanserinin nedenleri, belirtileri, tedavi yöntemleri ve erken teşhisin önemine dair sunum yaptı.
Tekten, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirterek, meme kanserinin teşhis ve tedavisinin diğer pek çok kanser türlerine göre daha kolay yapıldığını vurgulayarak, tedavide erken tanının önemine dikkati çekti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Belediye Başkanı Emrah Özdemir, belediye personeline ve vatandaşlara yönelik farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam edeceklerini bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETSO Toplantı Salonu’nda buluşan kadınlar “Sanayide, Tarım ve Turizmde Kadın Eli” programının detaylarını masaya yatırdı. TOBB Erzurum İl KGK Başkanı M. Kübra Alioğulları, bölge kadınlarının her türlü zorluğun üzerinden gelecek güce ve deneyime sahip olduğunu belirterek, “Sanayide, tarım ve turizmde yapılacak olan kadın odaklı girişimler artarak devam edecektir. Ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine katkı için hep birlikte omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Katlanabilir telefon pazarında Çinli markaların yükselişiyle rekabet kızışırken Samsung, Galaxy Z Fold Special Edition ile iddiasını ortaya koyuyor. B
Bu özel sürüm, Samsung’un teknolojik yeteneklerini ve inovasyon gücünü sergileyen bir vitrin niteliğinde.
İNCE VE HAFİF TASARIM
Galaxy Z Fold Special Edition, Samsung’un bugüne kadar ürettiği en ince ve en hafif katlanabilir telefon olma özelliğini taşıyor.
Katlandığında sadece 10.6 mm, açıldığında ise 4.9 mm inceliğinde olan cihaz, 236 gram ağırlığıyla Galaxy Z Fold 6’dan 3 gram daha hafif.
8 inçlik Dinamik AMOLED 2x Infinity Flex Ekran, QXGA+ çözünürlük ve HDR10+ desteğiyle etkileyici bir görüntü deneyimi sunuyor.
21:9 en boy oranına sahip 6.5 inçlik kapak ekranı ise telefonu kapalıyken normal bir akıllı telefon gibi kullanma imkanı veriyor.

GÜÇLÜ KAMERA SİSTEMİ
Samsung, bu özel sürümde kamera sistemini de yeniledi. 200 MP ana kamera, 12 MP ultra geniş kamera ve 3x optik yakınlaştırmalı 10 MP telefoto kamera, Galaxy S24 Ultra’daki kamera kurulumuna benzer bir yapı sunuyor.
Cihazda ayrıca 10 MP dış ve 4 MP iç olmak üzere iki adet selfie kamerası bulunuyor.
Galaxy Z Fold Special Edition, Snapdragon 8 Gen 3 For Galaxy işlemci, 16 GB RAM ve 512 GB dahili depolama ile geliyor.
Android 14 tabanlı One UI 6.1.1 arayüzüyle çalışan telefon, 7 büyük Android işletim sistemi güncellemesi alacak.
SINIRLI SAYIDA ÜRETİLECEK
Galaxy Z Fold Özel Sürümü, şimdilik sadece Güney Kore’de satışa sunulacak. Daha sonra Samsung W25 adıyla Çin’de de piyasaya sürülecek. Samsung, cihazın diğer pazarlarda satılıp satılmayacağı konusunda henüz bir açıklama yapmadı.

TÜM ÖZELLİKLER
Ana ekran: 8 inç, QXGA+, 20:18, Dynamic AMOLED 2x Infinity Flex
Kapak ekranı: 6.5 inç, 21:9, Dynamic AMOLED 2x
İşlemci: Snapdragon 8 Gen 3 “For Galaxy”
RAM: 16 GB
Depolama: 512 GB
Kamera: 200MP (birincil) + 12MP (ultra geniş) + 10MP telefoto (3x optik zoom)
Ön kamera: 4MP (iç), 10MP (dış)
Batarya: 4.400 mAh, 25W hızlı kablolu şarj, 15W hızlı kablosuz şarj, 4.5W ters kablosuz şarj
Bağlantı: Bluetooth 5.3, WiFi 7, NFC, 5G, GPS, USB 3.2 Type-C
İşletim sistemi: Android 14, One UI 6.1.1
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Foursquare’in kurucusu Dennis Crowley, şirketin check-in uygulaması Swarm’a odaklanmak için City Guide’ı sonlandıracağını duyurdu.
Crowley, Foursquare City Guide’ın kapanışıyla ilgili duygularını bir blog yazısında paylaştı. Uygulamanın kapanmasının kendisini üzgün hissettirdiğini belirten Crowley, şirketin Swarm’a odaklanma kararının arkasındaki nedenleri açıkladı.
SOSYAL MEDYA DEVRİMİNİN ÖNCÜSÜ
Foursquare, 2009 yılında piyasaya sürüldüğünde, sosyal medya ve konum tabanlı hizmetlerin yükselişine öncülük etmişti.
Kullanıcılar, gittikleri mekanlarda “check-in” yaparak arkadaşlarıyla paylaşımlarda bulunuyor ve “belediye başkanı” olmak için yarışıyordu.
Ancak, zamanla Foursquare’in popülerliği azaldı ve diğer sosyal medya platformlarının gerisinde kaldı.

ŞEHİR REHBERİ TARİHE KARIŞIYOR
Foursquare City Guide, kullanıcıların şehirleri keşfetmesine ve yeni mekanlar bulmasına olanak tanıyordu.
Uygulama, milyonlarca kullanıcının yaptığı değerlendirmeler ve önerilerle zengin bir veri tabanına sahipti. Ancak, bu veri tabanı artık kullanıcılar için erişilebilir olmayacak.
SWARM’A YATIRIM YAPILACAK
Foursquare, City Guide’ı kapatarak tüm enerjisini Swarm’a odaklayacak. Swarm, kullanıcıların konumlarını paylaşarak arkadaşlarıyla buluşmasını sağlayan bir check-in uygulaması. Şirket, Swarm’ı geliştirerek daha fazla kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avrupa, Afrika, Orta Doğu, Asya ve Avustralya’daki kullanıcılara hizmet veren Intelsat 33e, ekvator çevresindeki jeostasyoner yörüngede, Hint Okyanusu’nun yaklaşık 35.000 km üzerinde konumlanmıştı.
20 Ekim’de ani bir güç kaybı yaşayan uydu, kısa süre sonra parçalandı. ABD Uzay Kuvvetleri, uydunun en az 20 parçaya ayrıldığını doğruladı.
NEDEN PARÇALANDI?
Intelsat 33e’nin parçalanmasına neyin sebep olduğu henüz netlik kazanmadı. Ancak, geçmişte güneş aktiviteleri, kasıtlı imhalar ve kazara çarpışmalar gibi nedenlerle uyduların kaybedildiği biliniyor.
Intelsat 33e’nin de yörüngede sorunlu bir geçmişi var. 2017 yılında iticilerinde bir sorun yaşayan uydu, hedeflenen yörüngesine öngörülenden üç ay gecikmeli ulaşmıştı.
Ayrıca, uydu beklenenden daha fazla yakıt tüketiyordu ve görev süresinin 2027’de sona ereceği tahmin ediliyordu.

UZAY ÇÖPÜ TEHLİKESİ
Intelsat 33e’nin parçalanması, Dünya yörüngesindeki uzay çöpü miktarını daha da artırdı. Avrupa Uzay Ajansı’nın tahminlerine göre, yörüngede 10 cm’den büyük 40.000’den fazla parça ve 1 cm’den küçük 130 milyondan fazla parça bulunuyor. Bu parçalar, aktif uydular ve uzay araçları için büyük bir tehdit oluşturuyor.
Uzay çöpü oluştuğunda, onu temizlemek veya izlemek kimin sorumluluğunda? 1972 Uzay Nesnelerinin Neden Olduğu Zararlar İçin Uluslararası Sorumluluk Sözleşmesi’ne göre, nesneyi uzaya fırlatan ülke sorumlu tutuluyor. Ancak, uygulamada hesap verilebilirlik sıklıkla sağlanamıyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google Mesajlar, kullanıcı güvenliğini ve gizliliğini artırmak için bir dizi yeni özellik sunuyor. Bu özellikler arasında gelişmiş spam koruması, hassas içerik uyarıları ve dolandırıcılık tespiti yer alıyor.
Google, bu önlemlerle Android kullanıcılarını ayda 2 milyar şüpheli mesajdan korumayı amaçlıyor.
GELİŞMİŞ SPAM KORUMASI VE DOLANDIRICILIK TESPİTİ
Google Mesajlar’a eklenen “gelişmiş dolandırıcılık tespiti” özelliği, “ilk bakışta zararsız görünebilen ancak sonunda dolandırıcılığa yol açabilen dolandırıcılık mesajlarına karşı” koruma sağlıyor.
Bu gelişmiş analiz, mesajı otomatik olarak spam klasörüne taşımak veya kullanıcıyı uyarmak için cihaz üzerinde bir makine öğrenimi modeli kullanıyor.
Bu özellik, Mesajlar beta programına kayıtlı kullanıcılar için kullanıma sunulmaya başlandı.

ORTAK ANAHTAR DOĞRULAMASI İLE KİMLİK DOĞRULAMA
Google, kişilerinizden birini taklit etmeye çalışan “karmaşık mesajlaşma tehditleriyle” mücadele etmek için “farklı [mesajlaşma] uygulamaları arasında ortak anahtar doğrulaması için birleşik bir sistem” oluşturuyor.
Doğrulama süreci QR kodu taraması veya sayı karşılaştırması yoluyla gerçekleşecek. Bu yeni özellik, mesaj göndermek istediğiniz kişiyle iletişim kurduğunuzu doğrulayabilmeniz için kişilerinizin genel anahtarlarını doğrulamanıza olanak tanıyacak.
Google, bu özelliği “gelecek yıl Android 9+ cihazlar için” kullanıma sunmayı planlıyor.
HASSAS İÇERİK UYARILARI
Son olarak, Google Mesajlar alınan resimlerdeki çıplaklığı tanımlayan ve bulanıklaştıran cihaz içi “Hassas İçerik Uyarıları” ekliyor.
Bu, yetişkinler için “Android Ayarları üzerinden yönetilecek” bir katılım özelliğiyken, “18 yaş altı kullanıcılar için katılımdan vazgeçme” seçeneği bulunmuyor.
Hassas İçerik Uyarıları önümüzdeki aylarda “Android Go dahil Android 9+ cihazlara” sunulacak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Galaxy Z Fold serisinin daha uygun fiyatlı bir versiyonunu piyasaya sürmeyi planlamadığını duyurdu.
Güney Koreli şirket, mevcut fiyatlandırma politikasının, Galaxy Z Fold’u premium bir ürün olarak konumlandırdığına ve marka değerini artırdığına inanıyor.
YÜKSEK FİYATI ELEŞTİRİLİYOR
Galaxy Z Fold serisinin fiyatı, uzun zamandır tüketiciler için bir engel olarak görülüyor. Geçtiğimiz birkaç nesil boyunca, Galaxy Z Fold amiral gemisinin fiyatı inişli çıkışlı oldu ve Galaxy Z Fold 6’da 1.899 dolara çıkmadan önce birkaç nesil boyunca 1.799 dolarda kaldı.
Galaxy Z Fold “Special Edition” modelinin standart Fold 6’ya göre daha pahalı olduğu dikkat çekiyor.
Fold 6’nın fiyatı 2.388.100 won iken, “Özel Sürüm” modelinin fiyatı 2.789.600 won. Aradaki fiyat farkı ise yaklaşık 300 dolar.
İLGİLİ HABER200MP kameralı Galaxy Z Fold Special Edition tanıtıldı
PAHALI FİYAT STRATEJİSİ, BÜYÜMEYİ ENGELLEYEBİLİR
Samsung’un kitap tarzı katlanabilir cihazının büyümesi için daha uygun fiyatlı bir katlanabilir cihaz hayati önem taşıyor.
Özellikle de Galaxy Z Flip’in 1.000 doların altındaki bir fiyata yerleştikten sonra hızlı bir büyüme kaydettiği düşünüldüğünde, bu Samsung için iyi bir seçenek olabilir. Ancak Samsung’un bu çözümden neden kaçınmaya devam ettiği belirsiz.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Rusya’ya bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da düzenlenen BRICS Liderler Zirvesi sırasında, Rusya Dışişleri Bakanlığının resmi internet sitesi geniş çaplı bir siber saldırıya maruz kaldı. Bu saldırı nedeniyle Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova’nın haftalık basın toplantısı da gecikmeli olarak gerçekleştirildi.
“SİBER SALDIRI, BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ SEVİYEDE”
Basın toplantısında açıklamalarda bulunan Zaharova, şunları söyledi:
Rusya Dışişleri Bakanlığının internet sitesine yurt dışından büyük ölçekli bir siber saldırı başlatıldı. Saldırılar halen devam etmekte ve durumu kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor. Saldırıların giderek yoğunlaştığını gözlemliyoruz. Web sitemize yapılan bu saldırı, şimdiye kadar eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Bu nedenle basın toplantısının görüntülerini internet sitemize yüklememeye karar verdik ve toplantıyı ertelemek zorunda kaldık. Teknik ekiplerimiz, yetkili makamlar ve erişim sağlayıcılarıyla birlikte saatlerdir saldırıları püskürtmek için çalışıyor.
Zaharova ayrıca, duyuru ve basın toplantılarını sosyal medya hesapları üzerinden yayınlamaya devam edeceklerini belirtti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AnTuTu, eylül ayı iOS cihaz performans listesini paylaştı. Listede ilk üç sırayı iPad Pro modelleri aldı.
Listenin ilk üç sırasında masaüstü seviyesindeki M serisi işlemcilere sahip iPad Pro modelleri yer aldı.
Ancak, iPhone 16 Pro Max ve iPhone 16 Pro, A18 Pro çipleri sayesinde listede sırasıyla dokuzuncu ve onuncu sırada kendilerine yer buldu.
iPhone 16 Pro Max, 1.669.791 ortalama puan alırken, iPhone 16 Pro ise 1.665.128 puan elde etti.
A18 PRO, M1’E YAKLAŞIYOR
A18 Pro çipinin performansı, M1 masaüstü işlemcisine yakın bir seviyede. Elbette, mobil cihazların güç tüketimi ve pil ömrü gibi kısıtlamalar nedeniyle masaüstü işlemcilerle aynı performansı göstermesi beklenmiyor.
Ancak, A18 Pro’nun M1’e bu kadar yaklaşması bile büyük bir başarı olarak değerlendiriliyor.

Bu gelişme hızıyla, gelecek yıl çıkması beklenen A19 Pro çipinin M1’in performansını geçebileceği tahmin ediliyor. Bu durum, mobil cihazların masaüstü bilgisayarların performans seviyesine ulaşması anlamına gelebilir.
EN İYİ iOS CİHAZLARI
iPad Pro 11 2024
iPad Pro 13
iPad Pro 6
iPad Air 13
iPad Pro 4
iPad Air 11
iPad Pro 5 12.9 inç
iPad Pro 3 11
iPhone 16 Pro Max
iPhone 16 Pro
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
REKLAM
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelerin etkisiyle karayolu ulaşımındaki trafiğin yönetiminde nesnelerin interneti (IoT) ağları ve karar destek yazılımlarının kullanımının kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Tüm bu sistemlerin ortak bir merkezinin çatı yazılımı ile kontrol edileceği entegre bir AUS yapısını hayata geçirmek için çalışmalarımıza hız verdik. Bu projeler, yollarda zaman ve enerji tasarrufu sağlamanın yanı sıra trafik güvenliğini ve sürdürülebilirliği de artıracak.” diye konuştu.
Akıllı Ulaşım Sistemleri kapsamında kurulacak olan sistemlerin birbirleriyle ve diğer ulaşım modlarıyla haberleşmesini sağlayacak olan etkin bir haberleşme altyapısı kurduklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yolları akıllı hale getirmek için otoyol, devlet ve il yollarındaki ağ uzunluğunu 15 bin kilometreye çıkarmayı planladıklarının da altını çizdi. 15 bin kilometre fiber kablo ağı içerisinde yer alan 6 bin 973 kilometrelik yolu; yıllık ortalama günlük trafik değerleri, AUS Merkezleri’nin tesis edilmesi ve bütçe olanakları doğrultusunda önceliklendirdiklerini de belirten Uraloğlu, bunu da 5 aşamada gerçekleştireceklerini açıkladı.
Birinci aşamada, pilot bölge olan Tekirova-Antalya-Gazipaşa ile Antalya-Sandıklı bölgesinde 520 kilometrelik kesime fiber optik haberleşme altyapısı yapımının tamamlandığını bildiren Bakan Uraloğlu, “İkinci aşamada, Ankara-Bursa-Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü Sınırı, Ankara-İzmir, İzmir-Denizli-Karayolları 13.Bölge Müdürlüğü sınırı güzergâhındaki bin 452 kilometrelik karayolu ağına daha fiber optik kablo haberleşme altyapısının yapımını tamamladık. Üçüncü aşamada ise Ankara-İstanbul-Edirne Kapıkule Sınır Kapısı, İstanbul-Karayolları Bursa 14. Bölge Müdürlüğü sınırı, İstanbul-İpsala güzergahlarında Karayolları İstanbul 1. ve Ankara 4. Bölge Müdürlüğü sorumluluk ağındaki muhtelif kesimlerde Fiber Optik Kablo Haberleşme Altyapısı Tesis Edilmesi kapsamında çalışmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, dördüncü aşamada, İstanbul, Ankara, Samsun, Trabzon, Bursa ve Kastamonu Bölge Müdürlüklerinin sorumluluk alanında yer alan yaklaşık bin 733 kilometrelik karayolu kesimine fiber optik kablo haberleşme altyapısı tesis edilmesi için ihale çalışmalarının devam ettiği bilgini de verirken, 2025 yılı içerisinde bu ihaleleri gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi.
Otoyol ağındaki çalışmalara da değinen Uraloğlu, ülke genelindeki mevcut 3 bin 726 kilometrelik otoyol ağında toplam 4 bin 629 kilometrelik haberleşme altyapısı bulunduğunu aktardı. Bugüne kadar devlet ve il yollarında toplam 3 bin 47 kilometrelik haberleşme altyapısını tamamladıkları belirten Bakan Uraloğlu, otoyol ağı ile birlikte fiber ağ altyapısı uzunluğunun 7 bin 676 kilometreye ulaştığını kaydetti. “Diğer ulaşım modlarıyla etkin bir haberleşme altyapısı kurmak için devlet ve il yollarına 3 bin 47 kilometre fiber kablo inşa ettik. Devlet ve il yollarına 12 bin kilometre daha yapmayı planlıyoruz. Böylece tüm karayolu ağımızdaki fiber ağımızı yaklaşık 20 bin kilometreye ulaştıracağız. Gelecek projeksiyonunda bu ağı daha da uzatacağız.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇİP ÜRETİCİSİNİN YÜKSELİŞİ
Nvidia, Pazartesi günü hisse değerini rekor seviyeye çıkararak dikkatleri üzerine çekti. Şirketin hisseleri %2,4 artışla günü 138,07 dolardan kapattı. Bu artış, şirketin piyasa değerini 3.39 trilyon dolara yükseltti.
REKLAMAPPLE VE MICROSOFT KAFA KAFAYA
Haziran ayında kısa bir süre için dünyanın en değerli şirketi olan Nvidia, o zamandan beri Microsoft tarafından geçildi ve son birkaç aydır Apple, Microsoft ve Nvidia’nın piyasa değerleri başa baş ilerliyor. Nvidia’nın son kazançları, piyasa değerini Apple’ın 3.52 trilyon dolarlık ve Microsoft’un 3.12 trilyon dolarlık değerine yaklaştırdı.
YAPAY ZEKA TEKNOLOJİLERİNDEKİ REKABET
Nvidia, Alphabet, Microsoft, Amazon ve diğer büyük teknoloji şirketleri arasındaki yapay zeka teknolojilerini domine etme yarışında Wall Street’in en büyük kazananı oldu. TD Cowen analistlerine göre, bu büyük AI şirketleri, “Mahkûmun Dilemması” olarak tanımlanabilecek bir yatırım ortamıyla karşı karşıya. Her biri, yatırım yapmaya devam etmek için bireysel olarak teşvik ediliyor; aksi halde ortaya çıkacak maliyetler (potansiyel olarak) yıkıcı olabilir.
GELECEK PROJEKSİYONLAR VE PİYASA BEKLENTİLERİ
TD Cowen, Nvidia’yı “Top Pick” olarak nitelendirerek 165 dolarlık fiyat hedefini yineledi ve şirketin mevcut AI çiplerine olan talebin güçlü kaldığını belirtti. Nvidia, ağustos ayında Blackwell çiplerinin üretimindeki artışın dördüncü çeyreğe kadar ertelendiğini doğrulasa da, mevcut çiplerin hala hızla satıldığını vurguladı.
Apple ve Microsoft, çeyrek dönem raporlama sezonuna girerken sırasıyla %2 ve %0,7’lik artış gösterdi. Bu yükseliş, S&P 500 endeksinin de %0,8 artışla rekor seviyede kapanmasını sağladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eutelsat (ETL.PA), gelir bakımından dünyanın üçüncü büyük uydu operatörü olarak, iletişim ağı için 20 uydu fırlattı. Bu fırlatma, geçen yıl Fransa’nın Eutelsat ve İngiltere’nin OneWeb şirketlerinin birleşmesinden bu yana ilk büyük adım olarak kaydedildi. SpaceX Falcon 9 roketi, Pazar günü Kaliforniya’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden GMT 05:13’te Eutelsat uydularıyla havalandı.
BİRLEŞME SONRASI İLK UYDULAR
Eutelsat CEO’su Eva Berneke, “Bu, birleşmeden bu yana OneWeb uydularının ilk fırlatılışı,” diyerek, önümüzdeki yıllarda daha fazla uydu fırlatacaklarını belirtti. Paris merkezli grup, Eutelsat ve İngiltere’nin OneWeb şirketlerinin geçen yıl Eylül ayında birleşmesiyle kurulan yeni bir yapıya sahip. Şirket, yayıncılar, telekomünikasyon şirketleri ve radyo istasyonlarına hizmet veren 600’den fazla düşük yörüngeli uyduya sahip.
TELEKOM EKOSİSTEMİNE ENTEGRASYON
Eva Berneke, “Telekom ekosistemine entegre olmak istiyoruz. Uydular, genel bağlantı ekosistemlerinde ilginç bir niş oluşturuyor, ancak uydu her zaman küçük bir parça olarak kalacak,” dedi. Eutelsat, Fransa’nın Orange ve Avustralya’nın Telstra gibi telekom operatörlerini müşterileri arasında saymakta ve ABD’deki AT&T gibi diğer büyük şirketlerle de görüşmeler yürütmektedir.
Şirketin 4 milyar dolarlık sipariş birikimi bulunmakta olup, Hindistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin açılmasını beklemektedir. Hindistan pazarı, 2030 yılına kadar yılda %36 büyüyerek 1,9 milyar dolara ulaşacak şekilde öngörülmektedir. Hindistan, uydu hizmetlerine izin verme sürecindedir ve yerel oyuncular ile Starlink gibi şirketler arasında bazı sürtüşmeler yaşanmıştır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AATG Holding bünyesindeki Quadrobotics ve TS Tech firmaları tarafından geliştirilen insanlı ve insansız araçlar ile bunların bir arada görev yaptığı kullanım konsepti ilk kez tanıtılacak.
Savunma sanayisindeki güncel ihtiyaçlar ve teknoloji dünyasındaki gelişimi dikkate alan TS Tech, hem insanlı hem de insansız olarak kullanılabilen çok hafif taktik tekerlekli araç ailesi geliştirdi.
TS Tech, ürün ailesinin ilk 4 üyesi ile ilgili çalışmalarını tamamladı. Bunlar, faydalı yük taşıma kapasitesine göre 1400, 1000, 600 ve 200 kilogramlık araçlardan oluşuyor.
REKLAM
Otonom hareket de edebilen araçlar, insanız kullanımda, metaverse teknolojilerini de içeren yeni nesil bir komuta kontrol uygulaması üzerinden yönetilebiliyor. Araçlar, IoBT (Internet of Battlefield Things / Muharebe Sahası Nesnelerinin İnterneti) altyapısı ile yeni nesil komuta kontrol ağlarına entegre olabiliyor, NATO Genel Araç Mimarisi ile uyumlu altyapıya sahip bulunuyor.
Araçlar, eklem bacaklı robotları, küçük boyutlu insansız kara araçlarını ve dronları taşıyan, onlarla birlikte görev yapabilen bir platformlar olarak geliştirildi. Böylece bu robot, araç ve dronlar, araçların doğal birer parçası olarak kullanılabilecek.
İHTİYAÇ DUYULAN NOKTAYA HAVADAN DA GİDEBİLECEK
Çok hafif taktik tekerlekli araç ailesi; C-130 uçağının ve CH-47 helikopterinin kabinine sığma, nakliye uçağından paraşütle atılabilme ve amfibi araçlarla nakledilebilme ya da nakliye helikopterleri tarafından askıda taşınabilme gibi avantajlara da sahip bulunuyor.
Araçlara; tanksavar silahlar, uzaktan komutalı silah istasyonları, kapı makineli tüfeği, mast üzerinde faydalı yükler ve benzeri sistemler entegre edilebiliyor. TS Tech, araçlarını; dizel yakıtlı, elektrikli ya da hibrit konfigürasyonlarda teslim edebilecek.
REKLAM
Araçların özel kuvvetler, komandolar, deniz piyadeleri, havadan indirme birlikleri gibi taktik ve stratejik seviyede hareket ihtiyacı olan birliklerin, muharebe etkinliklerini önemli ölçüde arttırması bekleniyor.
Robotlarla desteklenen araç konsepti için Holding bünyesinde diğer şirketlerin yeteneklerinden yararlanıldı. Bu kapsamda araçlarının tasarım aşamasındaki mühendislik faaliyetlerinde EDA Tasarım, insansızlaştırılmasında ise Oguzkagan Savunma’dan destek alındı. Araçlardaki eklem bacaklı robotlar ise Quadrobotics imzasını taşıyor. Kontrol birimi ise AATG Holding’in karma ve arttırılmış gerçeklik teknolojileri alanında çalışan iştiraki XRTG tarafından geliştiriliyor.
“SAVAŞ ORTAMININ TESLA’SI”
TS Tech Üst Yöneticisi Uğur Coşkun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüz muharebe şartlarını inceleyip ihtiyaçları dikkate aldıklarını, robotların koordinasyonunu da içeren bir konsepti Türk savunma sanayisindeki yeteneklerle birlikte hayata geçirdiklerini söyledi.
Bu yapının merkezinde çok hafif taktik tekerlekli araçların yer aldığını ifade eden Coşkun, helikopterle taşınan, paraşütle atılabilen araçların özel kuvvetler veya ileri noktalardaki operasyon ihtiyaçları için hızla ulaştırılabileceğini belirtti.
REKLAM
Savaş alanında teknolojik üstünlük sağlayacak ürün ailesindeki araçların otonom kabiliyetine dikkati çeken Coşkun, şöyle konuştu:
“Aslında bakarsanız savaş ortamının Tesla’sı gibi düşünebilirsiniz. Savaş alanındaki bu araçlar düşman hattında veya düşmana yakın bir bölgede personeli bıraktıktan sonra evine geri dönebiliyorlar ya da savaş bölgesindeki insanları almak için bölgeye girebiliyorlar. Aynı zamanda mühimmat taşıyabiliyorlar. Tanksavar sistemlerini, roketleri, silah sistemlerini, büyük kalibreli silah platformlarını taşıyarak düşman hattına hızlı şekilde intikal edebiliyorlar. Böyle bir araçla bir tank sistemini devre dışı bırakabiliyorsunuz. Bu çevik bir üstünlük sağlıyor. Hızlı şekilde intikal yeteneği sağlıyor. Hava yoluyla bırakılabildiği için hızlı şekilde bölgeye intikal edebilmiş oluyorsunuz.
Quadrobotics markamız eklem bacaklı robotlara yoğunlaşmış durumda. 4 bacaklı robotlar, ilerleyen dönemde ise insansı robotlar ve 6-8 bacaklı örümcek robotlarla ilgili de çalışmalarımız olacak. Robokol ismini verdiğimiz bir Robot Karakol konseptimiz var. Onunla da bütünleşik bir sistem. Savaş alanındaki robotları yönettiğimiz bir yazılımla çalışıyoruz. Bu yazılım geliştirdiğimiz araçlarla entegre olacak. Bu yazılımla tüm robotları ve araçları bir filo halinde takip edebiliyoruz.”
REKLAMARAÇLAR İHTİYACA UYGUN OLARAK ŞEKİLLENECEK
Coşkun, robotlarla konuşabilen, onlarla görev yapabilen araçlar sayesinde belli bir noktaya kadar insanlı olarak kullanılan araçların, tehlikeli bölgeye gelindiğinde otonom olarak kullanılmaya devam edilebileceğini anlattı.
Aracın elektrik motorlu versiyonuyla ısı izi bırakmadan görevini icra edebileceğini vurgulayan Coşkun, motor seçeneği dahil araçların modüler olarak tasarlandığını ve ihtiyaca uygun her türlü değişikliğin, ekipman uygulamasının yapılabildiğini söyledi.
Kolay erişilebilir, maliyet etkin, yerli, isteklere göre şekillendirilebilir bir altyapı oluşturduklarını dile getiren Coşkun, şunları kaydetti:
“İnsan ve robotun takım halinde çalışacağı yazılım altyapısıyla sistemi ürettik. Dünyada kabul görmüş, kendini ispatlamış konseptleri bir araya getirdik. Bize uygun olarak modifiye ettik ve bunu Türk mühendisleriyle, Türk savunma sanayinin etkin şirketleriyle birlikte yaptık. En büyük hedeflerimizden bir tanesi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, gözbebeğimiz, ona bir an önce ürünlerimizi teslim etmek, arkasından da dünya pazarlarına açılmak ve Baykar’ın yaptığı gibi Türk sistemlerinin bir an önce yurt dışındaki orduların envanterine girmesini sağlamak. SAHA EXPO’da ürünlerimizi ilk defa sergileyeceğiz, çok heyecanlıyız.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün “İHA Sistemleri Talimatı” kapsamında İHA’lara özel kayıt sistemi oluşturduğunu anımsatan Bakan Uraloğlu, bu sayede söz konusu araçların izin, uçuş ve kayıtlarında büyük kolaylık sağlandığını söyledi. İHA kayıt sistemine her sene yaklaşık 5 bin ile 8 bin arası yeni İHA’nın kayıt olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, İHA’ların zirai ilaçlama, fotoğrafçılık, sinema, haritalama, trafik, güvenlik, kargolama ve sağlık gibi farklı sektörlerde kullanımının oldukça arttığını ifade etti.
SHGM TARAFINDAN YÖNETİLECEK
Uraloğlu ayrıca, İHA Takip ve Trafik Yönetim Sistemi (İHATTYS) Projesi ile erişilebilir, karşılanabilir, verimli, emniyetli, çevre dostu ve dijital bir yaklaşım ile İHA’ların mevcut hava sahasına entegrasyonunu sağlayacaklarını belirterek, “Böylece İHA’ların yarattığı emniyet ve güvenlik sorunları ortadan kaldıracağız. İHATTYS Projesi, ülkemizdeki tüm İHA operasyonlarının İHA’lara herhangi bir donanım takılmaksızın SHGM tarafından güvenli ve emniyetli şekilde yönetilebilmesini amaçlıyor.” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buna göre, şirketin geliri, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15 artarak 9,8 milyar dolara yükseldi. Firmanın geliri, geçen yılın aynı döneminde 8,5 milyar dolar olarak hesaplanmıştı.
Şirketin net karı da üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 41 artışla 2,4 milyar dolara çıktı. Netflix’in net karı, geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1,7 milyar dolar olarak kaydedilmişti.
Firmanın hisse başına karı da aynı dönemde 3,73 dolardan 5,4 dolara çıktı.
REKLAM
Netflix’in abone sayısı ise yılın üçüncü çeyreğinde 5,07 milyon arttı.
Şirketin dünya genelindeki abone sayısı yıllık yüzde 14,4 artarak 282,72 milyona yükseldi.
Bu yılın son çeyreğine dair tahminlerini de açıklayan Netflix, gelirinin 10,3 milyar dolar, net karının da yaklaşık 1,8 milyar dolar olmasını beklediğini bildirdi.
Netflix’in geliri, net karı ve abone sayısı, bu yılın üçüncü çeyreğinde piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.
*Haberin görselleri AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakında başlayacak güncelleme ile engellediğiniz hesaplar, hesabınız ‘herkese açık’ olarak ayarlandıysa tüm gönderilerinizi görebilecek, ancak hiçbir şekilde etkileşime giremeyecek.

Önceki uygulamada engelleme özelliği ile kişiler istemedikleri kişilerin paylaşımlarını görmesini ve onlarla etkileşimde bulunmasını engelleyebiliyordu.
Ancak yeni güncelleme ile engellenen hesaplar artık kişinin paylaşımlarını görüntüleyebilecek. Yalnızca beğenme, yorum veya doğrudan mesaj atma gibi etkileşimlerde bulunamayacaklar.

X’ten güncellemeye ilişkin yapılan açıklamada “Bugün, yeni güncelleme ile kullanıcılar engelledikleri kişilerle ilgili zararlı veya özel bilgileri paylaşmak ve gizlemek için engellemeyi kullanabilir. Kullanıcılar bu güncellemeyle böyle bir davranışın gerçekleşip gerçekleşmediğini görebilecek ve bu da daha fazla şeffaflık sağlayacak” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açıklamada görüşlerine yer verilen Yandex Search Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Alexander Popovskiy, Türkiye’nin dijital potansiyeline çok inandıklarını belirterek, “Önümüzdeki üç yıl içinde Türkiye’de bilgi teknolojisi ürünleri geliştirmek için 400 milyon doların üzerinde yatırım yapmayı ve yüzlerce kişiye istihdam sağlamayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.
REKLAMTÜRKİYE’YLE KALICI İLİŞKİLER
Popovskiy, Yandex’in Türkiye’de kalıcı iş ilişkileri kurmaya kararlı olduğunu ve Türkiye için özel olarak tasarlanmış bir dizi ürünün yakında piyasaya sürüleceğini belirtti.
Popovskiy, “Amacımız Türkiye’ye bir bütün olarak değer katmak ve önceki yıllarda yerel pazarda elde ettiğimiz başarıların üzerine yenilerini eklemek. Bu yaklaşımla, Türkiye’deki kullanıcıların özel ihtiyaçlarını karşılayan hiper yerelleştirilmiş ürünler geliştirmeye odaklandık. Kısa bir süre içinde Türkiye için özel olarak tasarlanmış yapay zeka destekli arama ürünümüzü ve tamamen yerelleştirilen diğer hizmetlerimizin de tanıtımını yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Yandex’in küresel oyuncularla rekabet yaklaşımının yerel dil, kültür ve yerel kullanıcıların ihtiyaçlarına güçlü bir vurgu içerdiğini kaydeden Popovskiy, birçok küresel şirketin “herkese uyan tek beden” yaklaşımına bağlı kaldığını, kendilerinin ise “yerel ol” anlayışını benimsediğini aktardı.
“TÜRKİYE EKONOMİSİ GELİŞMEYE DEVAM EDİYOR”
Türkiye’nin teknoloji sektöründe daha fazla rekabeti teşvik etme yönünde kaydettiği ilerlemeden heyecan duyduğunun altını çizen Popovskiy, “Türkiye ekonomisi zorluklara rağmen büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Dünyanın en iyi 10 internet kullanım oranından birine sahip Türkiye, inovasyon için verimli bir zemin sunuyor ve biz de Türkiye’nin dijital ortamına katkıda bulunmak hedefindeyiz” şeklinde görüş belirtti.
Alexander Popovskiy, teknoloji pazarı ve dijital ekonomi, işletmeler, daha iyi ve yenilikçi ürünler elde eden son kullanıcılar için faydalı “sağlıklı rekabeti” teşvik etme konusunda Türk hükümetinin gösterdiği kararlılıktan memnuniyet duyduklarını bildirdi.
Popovskiy, navigasyon hizmetlerine, yerel şehirlere özgü bilgiler dahil olmak üzere yeni özellikler ekleyerek Türkiye’deki kullanıcı deneyimini daha çok geliştirmeyi planladıklarını kaydetti.
Popovskiy, Yandex’in Türk işletmelerini desteklemede rollerine ilişkin “B2B çözümlerimizin yerel işletmelerin büyümesine yardımcı olduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz. Buna, halihazırda iyi bilinen dijital reklamcılık ürünlerimizin yanı sıra kısa süre önce tanıtımı yapılan Yandex Haritalar API dahil bütün bu servisler, 300’den fazla Türk şirketine hizmet veriyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’li teknoloji firması, hisse senedi fiyatında tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 237,23 dolara ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Bu rekor, şirketin geçen yıl boyunca %32,41 oranında değer kazanmasının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Apple’ın güçlü finansal performansı, yenilikçi ürün yelpazesi ve sağlam tüketici talebi, bu artışın temel nedenleri arasında yer alıyor.
IPAD MINI TANITIMI ROL OYNADI
Apple’ın yakın zamanda duyurduğu yeni iPad mini, daha hızlı A17 Pro çipi, genişletilmiş Apple Pencil Pro uyumluluğu ve yeni renk seçenekleri ile dikkat çekiyor. Cihazın geliştirilmiş performansı, Wi-Fi 6E ve hücresel modellerde 5G desteği ile tamamlanıyor. Ayrıca, Apple’ın çevreye olan bağlılığı doğrultusunda, yeni iPad mini %100 geri dönüştürülmüş alüminyum ve diğer sürdürülebilir malzemelerle üretilmiş.
NVIDIA, APPLE’IN ENSESİNDE
Nvidia Corporation (NASDAQ:NVDA), teknoloji ve yapay zeka sektöründeki önemli rolü sayesinde Apple Inc.’in rekor piyasa değerine yaklaşmakta. TD Cowen analistleri, şirketin hisse senedi için fiyat hedefini koruyarak, Nvidia’yı önemli bir yatırım olarak değerlendiriyor.
APPLE’IN GELECEK ÖNGÖRÜLERİ
Apple Inc., performansını sürdürmeye devam ederken, Evercore ISI şirket için “Outperform” notunu koruyor. Firma, Apple’ın mevcut konsensüs tahminlerini karşılayacağını öngörüyor ve bunun hisse senedine olumlu yansıyacağını belirtiyor. Yeni iPhone 16 ve 16 Pro modellerine olan istikrarlı talep, bu olumlu görünümü güçlendiriyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aynı zamanda üretime dayalı AR-GE faaliyetleri de yürütülen Büyütech Kamera Teknolojileri Üretim Merkezi’nde haftalık 6 bine yakın kamera üretiliyor. Merkezle birlikte üretimi yüzde 95 büyüyen Büyütech, Ankara ve Gebze yerleşkelerinde yaklaşık 100 kişiye istihdam sağlıyor.
“Araçların dünyayı insanlar gibi algılamasını sağlayan teknolojiler” üzerinde çalışan Büyütech’in üretim merkezinde tüm süreçler uluslararası otomotiv standartlarına uygun olarak gerçekleştiriliyor ve her bir kamera, üretim tesisinden çıkmadan önce kapsamlı kalibrasyon ve kontrol süreçlerine tabi tutuluyor.
REKLAM
Yıllık 800 bin kamera üretim kapasitesine sahip şirket, 2026 yılına kadar üretim kapasitesini 3 milyonun üzerine çıkarmayı hedefliyor.
YERLİ ÜRETİCİLER KÜRESEL PAZARLARIN KAPILARINI AÇTI
Büyütech Kurucu Ortağı ve Üst Yöneticisi Ömer Orkun Düztaş, merkezin açılışının üzerinden geçen sürede üretimde ciddi sıçrama sağladıklarını söyledi.
Trafikte sıfır kaza, sıfır yaralanma ve sıfır ölüm vizyonu olan “Vision Zero” hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüklerini dile getiren Düztaş, şöyle konuştu:
“Yaptığımız yeni yatırım ve üretim merkeziyle üretimimiz yüzde 95,24 arttı. Teknoloji işbirliklerimiz sayesinde dünya çapındaki otomotiv üreticileriyle çalışarak gelişim sağladık. Togg, Ford Otosan, Tofaş ve Hidromek gibi firmalarla kurduğumuz iş ilişkileri, ürünlerimizin küresel pazarda kabul görmesine katkı sundu. Üretimlerimizdeki artışı devam ettirip, uluslararası seviyede yatırımlarımızı ve ABD, Avrupa başta olmak üzere yeni hedef pazarlarda da olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Büyütech Kurucu Ortağı ve Baş İşletme Yöneticisi Alparslan Işıklı da “Bir üretim tesisini kurmanın sadece makineler ve altyapıyla ilgili olmadığını bu süreçte gördük; ekosistemin bir parçası olmak, teknolojiyi anlamak ve sürekli iyileştirmek de bir o kadar önemli. Üretim merkezini kurduktan sonra geçen kısa sürede hem üretim kapasitemizi artırdık hem de verimliliğimizi sürekli iyileştirdik. Büyütech olarak güçlü bir takım ruhu ve ortak hedeflerle daha büyük projelere odaklanmış durumdayız” dedi.
BAŞARILAR YENİ YATIRIMLARI GETİRDİ
2013 yılında Türkiye’nin endüstriyel alanda ilk akıllı kamerasını yapan Büyütech, 2016 yılında savunma sanayisi ve son kullanıcı ürünleri alanında firmalara teknoloji sağlayıcı olarak kamera geliştirme çalışmalarına başladı. 2020’de otomotiv sektörüne odaklanan Büyütech, 2023’te yeni üretim merkezinin devreye alınmasıyla 200 bininci kamerasının üretimini gerçekleştirmişti.
Türkiye’nin ilk yerli ve milli akıllı kamerasını geliştiren Büyütech, 2021 yılında 2,5 milyon avro yatırım aldı. 2023 yılının ağustos ayındaki yeni yatırım turunu 4 milyon 230 bin dolar yatırım ve 28 milyon 230 bin dolar yatırım sonrası değerleme ile kapatan Büyütech’in, 2025 yılına doğru yeni yatırımlar alması öngörülüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lojistik altyapılar üzerindeki yükü azaltmak, tüketici şikayetlerine ve gecikmelere sebep olmamak için bu yolun izleneceğini vurgulayan Çevikoğlu, belirli saatlerde yapılacak özel indirimlerle tüketicilerin en iyi fırsatları yakalamalarının sağlanacağını bildirdi.
Çevikoğlu, Türkiye’de e-ticarette adeta “kasım ayı çılgınlığı” yaşanacağına işaret ederek, “11 Kasım Bekarlar Günü, 22 Kasım Alışveriş Cuması, 24 Kasım Öğretmenler Günü ve 25 Kasım Siber Pazartesi dolayısıyla e-ticaret sitelerinde alışveriş oranları artacak. Böylece yapılacak indirimler sonrasında Türkiye’de kasımda 500 milyar liralık rekor alışveriş yapılacağını tahmin ediyoruz.” diye konuştu.
REKLAMYIL SONUNDA CİRONUN 3 TRİLYON TL’Yİ GEÇMESİ BEKLENİYOR
Çevikoğlu, yıl sonu beklentilerine de değinerek, “Bu yıl geçen yılın kampanya dönemine göre yüzde 110’un üzerinde toplam hacim artışı öngörülüyor. Türkiye’de beklenen toplam kampanya hacmi ise 500 milyar liranın üzerinde. e-Ticaret sektörünün, 29 Aralık’ta yapılacak ‘Yılın Son Pazarı’ kampanyasının da etkisiyle yılı 3 trilyon lirayı aşkın ciroyla kapatmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
e-Ticaret sitelerinin farklı indirim kampanyaları düzenleyeceklerine dikkati çeken Çevikoğlu, teknolojiden modaya, anne-bebek ürünlerinden süpermarkete, ev dekorasyonundan yapı marketine kadar birçok kategoride saat başı indirimlerin yanı sıra sepet indirimlerinin planlandığını dile getirdi.
“SADECE RESMİ PAZAR YERLERİ ARACILIĞIYLA ALIŞVERİŞ YAPIN”
Tüketicileri dolandırıcılara karşı uyaran Çevikoğlu, alışverişin en ideal olduğu zamanlarda spam ve kimlik avı uygulamalarının arttığını bildirdi.
Çevikoğlu, e-posta aracılığıyla iyi bir teklif veya indirim alındığında, gömülü bağlantının mutlaka incelenmesi gerektiğini, bazen görünen bağlantının yönlendirilen adresten farklı olabildiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Böyle bir durumla karşılaşırsanız, teklif sayfasına resmi internet sitesi aracılığıyla doğrudan erişin. Sadece resmi pazar yerleri aracılığıyla alışveriş yapın ve farklı açılış sayfalarına yönlendiriliyorsanız internet adreslerine dikkat edin. Adres satıcının resmi adresinden farklıysa yönlendirildiğiniz sitedeki teklifin gerçek olup olmadığını resmi internet sayfasında arayarak kontrol edin.”
SİTELERİN GÜVEN DAMGASI KONTROL EDİLMELİ
Alışveriş yapılacak siteler için mutlaka SSL sertifikasının kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Çevikoğlu, söz konusu sertifikanın güvenli alışveriş için önemli bir gösterge olduğunu ifade etti.
Çevikoğlu, alışveriş yapılacak internet sitesinin Ticaret Bakanlığınca oluşturulan ve güvenilir e-ticaret sitelerine verilen güven damgasına sahip olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SPOR YAPIYORUZ”
Birlikte sohbet ederek keyifli bir şekilde yürüyen ikili, basın mensuplarının ilişki sorularıyla karşılaştı. Fakat Çağla Boz ile Mehmet Dinçerler, aşk sorularına yanıt vermek yerine “Spor yapıyoruz” demekle yetindi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TUTUKLANDI
20 yaşındaki Haktan Y. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında Terör örgütü propagandası yapmak, Cumhurbaşkanına hakaret, 5816 sayılı yasaya muhalefet suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Edward Ashton’ın Mickey 7 adlı romanından uyarlanan filmin konusu ise şöyle: “Beklenmedik kahraman Mickey Barnes (Robert Pattinson) kendini, işine en üst düzeyde bağlılık isteyen bir işverene çalışmak gibi olağanüstü bir durumda bulmuştur: Geçinebilmek için ölmek.”
Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği Mickey 17, 31 Ocak 2025’te sinemalarda olacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM
“KAFKA’NIN AÇTIĞI DERİN DÜNYAYI BEYOĞLU’NA TAŞIMAK BİZLER İÇİN GURUR VERİCİ”
Serginin açılışında konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, “Bireyin toplum ve sistem içindeki yalnızlığını, yabancılaşmasını ve güçsüzlüğünü Franz Kafka kadar güçlü anlatan çok az yazar vardır. Onun gözlem gücü ve tasvir yeteneği, insanlık hallerini evrensel bir düzeyde ele alması bugün dahi hayranlık uyandırmaktadır. Eserlerinde hepimiz kendimizden bir parça buluyoruz. Kafka’nın eserleri sadece Çekya’nın değil tüm dünyanın mirasıdır. Bu eserler sadece edebi değil yönetim anlayışımızı ve toplumla kurduğumuz ilişkiyi de sorgulatıyor. Örneğin biz yöneticiler için Kafka’nın bürokrasi eleştirisi oldukça yol göstericidir. Bürokratik labirentlerde kaybolan insanların anlatısı bizleri daha iyi sistemler kurmaya zorlamaktadır. Kafka’nın keskin tespitlerinden sadece edebiyatseverlerin değil yöneticilerin de faydalanması insanlığı muhakkak daha da ileriye taşıyacaktır. Bir dünya yazarı ve düşünürü olan Kafka’nın açtığı bu derin dünyayı bu sergi ile Beyoğlu’na taşımak bizler için gurur verici olmuştur. Dünyanın giderek parçalandığı, kamplaştığı ve şiddetin tırmandığı bu günlerde insanlığın ortak evrensel değerleri üzerinde buluşmasının çok daha önemli olduğuna inanıyorum. Kafka’nın dünyasında yapacağınız bu yolculukta keyifli ve bol sorgulamalı anlar diliyorum” dedi.
REKLAM
“KAFKA’NIN MİRASI ÇOK ETKİLEYİCİDİR”
Çekya İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerova ise, “Bu geleneksel sergi önceki etkinliklerimize kıyasla daha az eğlenceli görülebilir ancak size Kafka ve onun hayatı hakkında yeni bilgiler, ilham ve düşünce devri sunabileceğini düşünüyorum. Bu sergiyi, hemen hemen her gün Türkiye’de karşılaştığımız Kafka’ya olan güçlü talebi ve ilgiyi karşılamak için hazırladık. Kafka’nın mirası çok etkileyicidir. Yurt dışındaki insanlar, Kafka’nın kendi memleketindeki insanlardan bile daha fazla ona hayrandır. Franz Kafka’nın eserleri basit veya hafif değil, çok zengin ve derin olmakla birlikte zor varoluşsal konuları ortaya koyar. Bu nedenle bu sergiyi, burada ışık, hava ve umutla dolu bu güzel modern salonda düzenleme olanağına sahip olduğumuz için minnettarım” ifadelerini kullandı.

AÇILIŞA ÇOK SAYIDA DAVETLİ KATILDI
Serginin açılış törenine; Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Çekya İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerova, İsveç Krallığı İstanbul Başkonsolosu Johanna Strömquist, Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde, Gürcistan İstanbul Başkonsolosu Aleksandre Jishkariani, Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Toplum İlişkilerinden Sorumlu Konsolos Uzeyir Ghumman, Belçika İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Martin Duruisseau, Endonezya İstanbul Başkonsolosluğu Sosyal ve Kültürel İlişkiler Konsolosu Marisa Wiedha Christyanti, Endonezya İstanbul Başkonsolosluğu Sosyal ve Kültürel İlişkiler Ofisinden Wira Hadikusuma Maskardi, Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu’ndan Konsolos Kyungchan Park, Çekya İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Rene Danek, Çekya İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Asistanı Jakub Dluhosch, Çekya İstanbul Başkonsolosluğu Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik ile sanatseverler katıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Filmin senaryosu gazeteci Gabriel Sherman’a ait. Projeyi de o geliştirdi. Sherman, 2016 başkanlık seçimleri nedeniyle Donald Trump’ın yaşam öyküsü üzerine çalışırken Avukat Roy Cohn ile geçmişteki yakınlığını keşfetti ve araştırmalarını derinleştirdi. Donald Trump’ı 1970’li yıllardan beri tanıyan çoğu kişi Sherman’a, Cohn’un Trump’ın siyasi görüşleri üzerindeki etkisinden söz etti. Sherman da araştırma sürecinde öğrendiklerinden yola çıkarak Cohn – Trump ilişkisinden yola çıkan bir senaryo yazmaya karar verdi.
2- YAPIMCILARI KİM?
Film, Kanada, Danimarka, İrlanda ve ABD ortak yapımı… Künyeye baktığımızda yapımcı başlığı altında 4 ülkeden 40’ı aşkın isim görüyoruz. Ana yapımcı olarak yönetmen Ali Abbasi dahil 6 kişi öne çıkıyor. Yapımcıların film için kaynak aradığı günlerde Dan Snyder, Trump’ın olumlu şekilde gösterileceğine inanarak filme yatırım yaptı. 2016 yılında Trump’ın kampanyasına destek veren Snyder, geçtiğimiz şubat ayında filmin ilk kurgusunu seyrettiğinde çok öfkelendi ve avukatlarıyla birlikte filmin gösterilmesini engellemek için harekete geçti. Snyder’ın filmdeki hisseleri daha sonra 500 bin dolar karşılığında James Shani’nin Rich Spirit şirketi tarafından satın alındı.
3- YÖNETMEN OLARAK ÖNCE KİMLERE TEKLİF GİTTİ?
Proje ilk olarak 2018’de duyuruldu. İlk gelen haber, Gabriel Sherman’ın senaryo üzerinde çalıştığıydı. 2023’ünün ekim ayında Ali Abbasi yönetmen ve ortak yazar olarak projeye dahil oldu. Ama daha sonra Gabriel Sherman’ın, filmin künyesinde senaryonun tek yazarı olarak yer almasına karar verildi. Abbasi, kendisinden önce Paul Thomas Anderson ve Clint Eastwood gibi birçok sinemacıya teklif götürüldüğünü ama hiçbirinin kabul etmediğini ve Hollywood’un projeyi finansal açıdan riskli bulduğunu söyledi.
4- YÖNETMEN ALİ ABBASİ KİMDİR?
Filmi yöneten Ali Abbasi, 1981 yılında İran’da Tahran şehrinde doğdu. 2002 yılında TahraN Politeknik üniversitesindeki eğitimini bırakarak İsveç’e göç etti; Stockholm’de mimarlık eğitimi almaya başladı. Eğitimini tamamlamasının ardından 2007’de Danimarka’ya giderek Ulusal Film Okulu’na kaydını yaptırdı. Sinema okulundan mezun olduktan sonra 2016’da ilk uzun filmi “Shelley”yi çekti. 2018’de yönettiği “Sınır” (Border) Cannes Film Festivali’nin Resmi Seçkisi’nde yer aldı; En İyi Makyaj ve Saç kategorisinde Oscar’a aday oldu. Ürdün’de çektiği “Kutsal Örümcek” (Holy Spider – 2022) filminde İran’da 16 kadını öldüren gerçek bir seri katilin hikâyesini anlattı.
5- FİLM İLK NEREDE GÖSTERİLDİ?
“Trump’ın Hikâyesi”, dünya prömiyerini geçtiğimiz mayıs ayında Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasında gerçekleştirdi. Altın Palmiye adayı 18 filmden biriydi ve seyircilerin karşısına 20 Mayıs 2024 tarihinde çıktı. Filmin Birleşik Krallık ve İrlanda dağıtım hakları, festival sırasında StudioCanal tarafından satın alındı. İlk gösterimini takip eden günlerde herhangi bir şirket filmin ABD hakları için yapımcılarla temas kurmadı. O günlerde dağıtımcılar arasında Trump’ın avukatlarının filmin ABD gösterimini engelleyebileceğine dair bir görüş vardı.
6- FİLM ABD’DE NE ZAMAN GÖSTERİME GİRDİ?
2024’ün haziran ayında Tom Ortenberg’in sahip olduğu Briarcliff Entertainment adlı şirketin ABD haklarını satın almak için girişimde bulunduğu ve filmi sonbaharda gösterime gireceği haberi geldi. Haber ağustos ayında doğrulandı. Filmin ABD’deki ilk gösterimi ise 31 Ağustos’ta Telluride Film Festivali’nde gerçekleştirildi. 3 Eylül’de Kickstarter’da filmin ABD’deki sinema salonlarında gösterilebilmesi için bir kampanya başlatıldı. İlk fragman 10 Eylül’de Trump ve Kamala Harris’in canlı yayında karşı karşıya geldikleri gün yayınlandı. Minimum pazarlama bütçesiyle tanıtılan film, 10 Ekim’de ABD’de sınırlı sayıda sinema salonunda gösterime girdi.
7- FİLM GİŞELERDE İLGİ GÖRDÜ MÜ?
Film, ABD ve Kanada’da geçtiğimiz hafta 1740 salonda vizyona girdi. Beklentiler filmin ilk 3 gününde 1 – 3 milyon dolar arasında hasılat yapmasıydı. İlk gün gişelerde 590 bin dolarlık bilet satışı gerçekleşti. 150 bin dolar da perşembe gecesi yapılan ön gösterimlerden geldi. “Trump’ın Hikâyesi” ilk 3 günü beklentilerin altına düşmeyerek 1.6 milyon dolar hasılatla kapattı. ABD ve Kanada’da filmin tanıtımının çok yetersiz olması nedeniyle sonuç genel olarak olumlu karşılandı. Box Office Mojo’daki son verilere göre film dünya genelinde 3 milyon 224 bin 661 dolar hasılat getirdi.
8- FİLM NE ANLATIYOR?
Film, genç Donald Trump’ın (Sebastian Stan), Rosenbergleri idam ettirmekle övünen sağ görüşlü Avukat Roy Cohn (Jeremy Strong) ile 1973 yılında tanışmasıyla başlıyor. Kısa sürede genç Trump’ın akıl hocası haline gelen Cohn, Trump ailesinin hukuki sorunlarını kendine özgü yasa dışı yöntemlerle çözüyor. Cohn’un yardımlarıyla Donald Trump’ın emlak dünyasındaki büyük yatırımları hız kazanıyor. Film, bu hızlı yükseliş sürecinde Trump’ın Çek model Ivana (Maria Bakalova) ile olan evliliğini, hayata tutunamayan alkolik abisi Freddy Trump (Charlie Carrick), babası (Martin Donovan) ve annesi (Catherine McNally) ile ilişkilerini de ele alıyor.
9- FİLMDE ANLATILANLAR DOĞRU MU?
Film gösterime girdikten sonra çevrimiçi haber sitelerinde hangi olayların gerçek hangi olayların kurmaca olduğuna dair birçok yazı çıktı. Eldeki veriler, senaryonun Cohn ve Trump hakkında yakın çevrelerinde bilinen ve konuşulan gerçeklerden yola çıktığını gösteriyor. En çok konuşulan, tartışılan ve merak edilen konu ise Trump’ın ilk eşi Ivana Trump ile arasındaki sorunların filmde ne kadar doğru yansıtıldığı… Gabriel Sherman, senaryoyu boşanma sürecinde mahkeme tutanaklarına geçen iddiaları temel alarak yazdığını söylüyor. Ancak 2022 yılında hayatını kaybeden Ivana Trump, boşanma sürecindeki gerilim nedeniyle bazı iddiaların maksadını aştığını, “tecavüz” kelimesinin de yanlış anlaşıldığını açıklamıştı. Birçok sitede filmde anlatılan başka birçok olayın gerçek olduğu öne sürülüyor.
10- DAVA AÇILDI MI?
Trump’ın 2024 başkanlık kampanyasının sözcüsü Steven Cheung, filmin ortaya çıktığı ilk günlerde yapımcılara dava açacaklarını ve ABD’deki gösterimine kesinlikle engel olacaklarını söyledi. Variety’de 24 Mayıs’ta çıkan haberde Trump’ın avukatlarının filmin pazarlaması, dağıtımı ve gösteriminin engellemesi yönünde yapımcılara bildirimde bulunduğu açıklandı. Yapımcılar ise filmde eski başkan Trump’ın dürüst ve dengelenmiş bir portresine yer verildiğini belirterek “Herkesin seyredip kendi kararını vermesini istiyoruz” diye bir açıklama yaptı. Yönetmen Ali Abbasi ise filmi Trump’a göstermek istediğini ve Trump’ın filmi onaylayabileceğini iddia etti. Ancak Trump filmi gördü ve “Sahte ve seviyesiz” olarak niteledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gürcistan’ın geleneksel folklor öğelerini modern bir koreografiyle bir araya getiren gösteri, izleyenlere görsel bir şölen yaşatacak. Gürcü halkının mücadelesini, acılarını ve kahramanlığını anlatan gösteri, muhteşem kostümler ve etkileyici koreografiyle dikkat çekiyor. 2 Erkekler hem savaşçı hem de asil doğalarını sergileyen bir coşkuyla dans ederken, sahnede süzülen kadınlar zarif danslarıyla izleyicileri büyülüyor.
.png
Gürcistan Ulusal Balesi “Sukhishvili” 1945 yılında Iliko Sukhishvili ve Nino Ramishvili tarafından resmi olarak kuruldu. Gürcistan Ulusal Balesi, 500’den fazla turnede beş kıtada, 90’dan fazla ülkede sahne aldı, 10.000’den fazla konser gerçekleştirdi ve 50 milyondan fazla seyirciye ulaştı. Gürcistan Ulusal Balesi’nin yaklaşık 100 dansçısı ve kendi orkestrası bulunuyor. Gösterinin biletleri Biletinial’da satışa çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM
Oylum Öktem’in beşinci kişisel sergisi “Bir Çağın Kapanışı; Yeniden Doğuş” ise sanatçının 25’i aşkın heykel, fotoğraf ve video çalışmasından oluşuyor. Öktem’in, yaratım sürecinde imgenin bilinçdışında eyleme geçmesi ile bu kendinden kopup “Yeni Kendine” kanat açma; içkinliğin dünyasını aşkınlığa kavuşturduğu bilgisi eserleri aracılığıyla açığa çıkıyor. ‘‘Sanatçı heykelleri aracılığıyla tüm zamanları ve insanlığın yaşantısını kuşatan öz benliğimizle karşılaşmamızı istiyor. Bu eylem yıkıcı ve yapıcıdır. Bu aktif imgelemin asıl işlevi özgürleşmektir. Bu son bulma yeniden doğum ve yaratıdır.”

Öktem iki sergi arasındaki bağı ise şöyle aktarıyor: ‘’Atalarıma geleceğe aktardıkları bilinçlerine bir bağ olarak her daim minnet duydum. Benim de yüzlerini görmeyeceğim gelecek kuşaklara aktarım çabamda sevincim kendimden öte, sonsuz akışa inançtan. Bu süreç, sanatın ve bilincin yüksek varlığını sürdürdüğünü gösterdi. Sergi ve kitabın var olması, bizim yaşam zamanımıza emanet edilmiş olan Işığın ve temel bilinçte var olan değerlerin ikinci yüzyılın şafağında gün yüzüne çıkma vakitleri gelmişti. Bu yüksek kanıtı saklayan arşiv kutuları 100 yıldır her kuşakta bir kişinin mutlak ilgisiyle saklanmış, barışa ulaşılacak savaş zamanlarını da aşmıştı. Kuşaktan kuşağa bugüne, bana, geleceğe ulaştı. Ne mutlu bize, hepimize…’’
23 Ekim’de Yapı Kredi bomontiada GALERi’de ziyarete açılacak olan ‘‘Cumhuriyetin Sanatçı Ailesi: “Işık Senfonisi’’ sergisi ile 4.Kat’ta yer alacak “Bir Çağın Kapanışı; Yeniden Doğuş” sergisi 30 Kasım’a kadar her gün saat 11.00-19.00 arasında ücretsiz gezilebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuşmaların ardından Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum ve Adana Kadın Kooperatifleri Birliği Başkanı Zeynep Kırılmış Bakan Kacır’a hediye takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesini müteakip Sanayi Kampüsündeki merkezleri ziyaret eden Kacır, personelden bilgi aldı. Sanayi Kampüsü önünde günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile program sona erdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yabancı yatırımcıları çekmek için önemli
Entertech Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu; Gamenter oyun kümelenmesinin, Türkiye’yi küresel oyun endüstrisinin önde gelen bir oyuncusu haline getirmek için gerekli altyapıları sağlayan ve iş birliğine teşvik eden ağları oluşturarak sektördeki tüm paydaşları bir araya getiren bir platform olduğunu belirtti. Gamenter’da yürütülen Uluslararası Hızlandırıcı Programlarının önemine dikkat çeken Kasapoğlu, bu programların yabancı yatırımcıları ülkemize çekme konusunda çok önemli olduğuna dikkat çekti.
Avrupa’nın önde gelen oyun ekosistemi sağlayıcılarından Spielfabrique iş birliği ile yürütülen Gamenter Uluslararası Hızlandırıcı Programında Türk oyun stüdyolarına, kapsamlı eğitim, mentorluk ve danışmanlıklar verilerek iş ağı oluşturma etkinliklerine katılım imkanı sağlanıyor.
Programa katılan Türk oyun stüdyoları
Tiplay Studio: Denizli merkezli Tiplay, küresel olarak sürdürülebilir bir oyun ekosistemi oluşturma vizyonu ve sektör tecrübesine sahip kurucuları ile daha ilk yılında 20 Milyon indirme gibi etkileyici bir rakama ulaşmıştır.
Umuro Game: Çanakkale merkezli Umuro Game, Türk ve Avrupa tarihinden karakterleri baz alan oyunlar başta olmak üzere her türden oyun yayınlama kapasitesine sahip olup oyunları 22 Milyon’dan fazla tekil kullanıcıya ulaşmıştır.
NoExit Games: Ankara merkezli NoExit Games, yapay zekayı oyun mekaniğinin merkezine yerleştiren yenilikçi ve yaptığı oyunlar ile insanların kalplerine dokunarak günlerini güzelleştirmeyi hedefleyen bir mobil oyun stüdyosudur.
Negentra: Eskişehir merkezli Negentra, VR, blockchain ve yapay zeka teknolojilerini kullanan, son derece etkileşimli ve rekabetçi oyunlarda uzmanlaşmış uçtan uça bir stüdyodur.
Core Game: İstanbul merkezli Core Game, verilere, kullanıcı deneyimine ve sektör trendlerine dayalı, güçlü bir ekip ile desteklenen yenilikçi mobil oyunlar geliştiren özel bir oyun stüdyosudur.
Compactive: İstanbul merkezli Compactive, hayal gücünü gerçeğe dönüştürme misyonuyla sanatsal detaylara önem veren mobil oyunlar ve oyun teknolojileri geliştirmektedir.
Çeşitli etkinlikler sergilenecek
30 Ekim’den 3 Aralık’a kadar sürmesi planlanan program, Almanya’nın Köln kentindeki ESL ofisinde oryantasyon eğitimleri ile başladı. Oyun içi reklam, oyunda büyüme stratejileri, Avrupa’da girişimcilik, şirketleşme ve yatırım ortamı gibi eğitimlerin yanı sıra 3 Kasım Cuma günü Hollanda Rotterdam’daki Cambridge Innovation Center (CiC) ziyaret edilerek iş ağları genişletildi. Katılımcılar ayrıca Ubisoft ve EA Games gibi sektör devlerini ziyaret etme fırsatına da sahip olacak. Ayrıca, Türk oyun ekosistemi, Game Zone Dortmund, NRW Games Developer Meet Up ve Deutsche Entwickler Preis gibi çeşitli etkinliklerde sergilenecek. Program, Türk oyun stüdyolarının eserlerini Avrupalı yatırımcılara, yayıncılara ve müşterilere sunacağı ve 7 Aralık 2023’te düzenlenmesi planlanan Demoday etkinliği ile taçlanacak.
Armağan YILMAZ-SABAH
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
GÖREV AFETZEDEYE PARAŞÜTLE YARDIM KİTİ ULAŞTIRMAK
Şehzadeler Belediyesi’nin Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesi’nde yarışma için son hazırlıklarını yapan Şehzadeler Ventus Takımı üyeleri, kendilerini bugüne getiren yolculuğu şu sözlerle dile getirdi; “Takımımız Sosyal Bilimler Lisesi 10 Sınıfta okuyan dört kişiden oluşuyor. Bayraktar TB2’den etkilenerek ‘Neden biz de kendi iHA’mızı yapmayalım ki’ diyerek kendi İHA’mızı yapmayı hedefledik. Bu hedefimizden de ilk olarak Danışman Öğretmenimiz Leyla Sınay Altaylı ‘ya bahsettik ve onun da desteğini aldık. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile bağlantıya geçerek geçen yıl TEKNOFEST’te yarışan Şehzade İHA Takımı üyelerine danıştık ve onlarla birlikte çalıştık. Sonunda da Latince rüzgar anlamına gelen Şehzade Ventus adını verdiğimiz İHA’mız ortaya çıktı. Bu sene ilk kez TEKNOFEST’e katılıyoruz. Aracımız Serbest Kanat Kategorisinde serbest görev dalında yarışacak. Görevimiz afetzedelere acil durum kitinin paraşütle ulaştırılması olacak. Aracımızın yapım aşamasında bize destek olan Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik’e bize güvendiği ve destek verdiği için teşekkür ederiz. Katılacağımız yarışmada iyi bir derece alarak okulumuza ve ilimize büyük bir gurur yaşatmak istiyoruz.”

ŞEHZADE İHA TAKIMI YARIŞMA TECRÜBESİNİ LİSELİ GENÇLERE AKTARDI
Şehzadeler Ventus Takımı’na bir önceki yıl katıldıkları yarışmada edindikleri tecrübeleri aktaran ve danışmanlık yapan CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü Başkanı Emirhan Yıldırım ise duygularını şöyle dile getirdi; “Şehzade İHA Takımı olarak bu sene Manisa’daki lise takımlarına yardımcı olduk. Arkadaşlarımız 5 ay önce geldiklerinde bize projelerinden bahsettiler. İlk aşamada düşündükleri vitol projenin zorluğundan bahsederek toplantılar yaptık. Tecrübelerimize dayanarak sabit kanat dalında yarışmalarının daha uygun olacağını aktardık ve bu dalda yarışmaya katılmalarını kararlaştırdık. Elektronik aksam, yazılım noktasında öğrenci kardeşlerimize gereken her türlü desteği verdik.”

BİR HAYAL GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ
Manisa Sosyal Bilimler Lisesi Başmüdür Yardımcısı Adem Kurt öğrencilerinin kendilerine İHA yapma fikriyle geldiklerinde önce bir tereddüt yaşadıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Öğrencilerimiz bize geldiğinde çok ciddi bir heyecan duyan ve bir hedefe kilitlenmiş öğrencilerimiz ile karşı karşıya olduğumuzu gördük. Bize İHA’dan söz ettiklerinde şöyle bir tereddüt yaşadık. Biz sosyal bilimler lisesinde daha çok psikoloji, kamu yönetimi, işletme, iktisat alanında eğitim verirken enerjilerini teknik bir alana vermelerinin ne kadar doğru olacağını düşündük. Öğrencilerimizde gördüğümüz İHA aşkı bizleri de heyecanlandırdı ve daha sonra okul müdürümüzle de toplantılar yaptık ve ekibimiz bugünlere geldi. CBÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü ile protokol yapıldı ve öğrencilerimiz orada gerekli eğitimleri aldılar. Sonuçta Şehzade Ventus’un yapımı başladı. Sosyal Bilimler Lisesi olarak biz bu yola çıkarken en büyük destekçimiz CBÜ ve Şehzadeler Belediyesi oldu. Şehzadeler Belediyesi bize Fatih Gençlik Merkezi’ndeki İHA Yapım Atölyesini açtı. Tam herşey bitti dediğimiz noktada Şehzadeler Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik maddi manevi arkanızdayız dedi. Belediye Başkanımız Ömer Faruk Çelik’e teşekkür ediyoruz. Bu heyecan bu destek Şehzadeler Ventus’u ortaya çıkardı. Finallerde alacağımız güzel bir sonuç Manisa Celal Bayar Üniversitesine, Mühendislik Fakültesi Havacılık Uzay ve Teknoloji Kulübü’ne ve Şehzadeler Belediyesi’ne güzel bir armağan olacak. “

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Programa; 2018- 2023 yılları arasında TEKNOFEST yarışmalarında finalist olmuş takım üyeleri ve projesini şirketleştirmiş girişimler başvurabilir. Başvurular 20 Mart 2024 saat 23:59:59 tarihine kadar https://t3gm.t3vakfi.org/tr/basvuru/teknofest-girisim-programi/ adresinden yapılabilecek.
TEKNOFEST Girişim Programının 3. Dönem İçeriği
TEKNOFEST Girişim Programı 3. dönem sürecini başarıyla tamamlayan ön kuluçka girişimlerine 250 bin TL, hızlandırma girişimlerine ise 500 bin TL’ye kadar maddi destek sağlayacak. Seçilen ekiplere maddi desteğin yanı sıra girişimcilik eğitimleri, alanında uzman ve yönetici mentor görüşmeleri, ofis ve patent desteği, yatırımcı ve işbirliği görüşmeleri desteği verilecek.
TEKNOFEST Girişim Programı 1. ve 2. Dönem
2022 yılında başlayan TEKNOFEST Girişim Programı, ilk döneminde 24 girişime 3 Milyon TL, ikinci döneminde ise 16 girişime 3.6 Milyon TL maddi destek sağladı. İlk iki döneminde mezun olan 40 girişime toplam 6.6 Milyon TL maddi destek sağlanırken 5 girişim son 1 yıl içerisinde yatırım aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ATIŞ TESTİ BAŞARILI
Baykar tarafından geliştirilen yüksek teknoloji ürünü insansız sistemler, testleri başarıyla geçmeye devam ediyor. Bayraktar TB2 SİHA’ya entegre edilen KEMANKEŞ Mini Akıllı Seyir Füzesi de KEŞAN’da icra edilen motorlu ilk atış testini başarıyla tamamladı. Atış testini gerçekleştirmek üzere 14 Haziran Çarşamba, Keşan’da bulunan Baykar Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanarak test için belirlenen hedefe yol alan Bayraktar TB2, 20 kilometre mesafeden KEMANKEŞ’i ateşledi. Milli olarak geliştirilen jet motoruyla yüksek süratte 33 kilometre yol alan mini akıllı seyir füzesi belirlenen hedef bölgeye ulaşarak görevi gerçekleştirdi.
İLK KEZ TEKNOFEST’TE SERGİLENDİ
Stratejik hedeflere karşı kullanılmak üzere Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen mini akıllı seyir füzesi KEMANKEŞ, 27 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda TEKNOFEST 2023 kapsamında ilk kez halka açık bir şekilde sergilendi. KEMANKEŞ, adını attığı okla en zorlu şartta dahi hedefi tam isabetle vuran tarihimizdeki okçulardan alıyor.
MİLLİ İHA’LARIN YENİ VURUCU GÜCÜ
KEMANKEŞ, Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA, Bayraktar TB2 SİHA ve Bayraktar TB3 SİHA’ya entegre edilerek görev yapabilecek. Yaklaşık 1 saat havada kalabilen mini akıllı seyir füzesi, sahip olduğu jet motoru sayesinde süratle yol alarak düşman hattı gerisindeki en riskli hedeflere karşı etkinlik gösterebilecek. 200+ kilometre görev menziline sahip KEMANKEŞ, yapay zekâ destekli optik güdüm sistemi sayesinde hedefini tanıyarak zorlu hava şartlarında dahi tam isabetle imha kabiliyetine sahip olacak.
MUHARABE SAHASINDA DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK
Yapay zekâ destekli oto pilot sistemi ile otonom uçuş gerçekleştirip stratejik hedefleri yüksek hassasiyetle etkisiz hale getirerek muharebe sahasında dengeleri değiştirecek. Gece ve gündüz şartlarında kullanılabilecek KEMANKEŞ, barındırdığı anti-jamming teknolojisi sayesinde elektronik karıştırmalardan etkilenmeden görev yapabilecek. Bağlı olduğu platform ile tüm görüş hattı haberleşmesi gerçekleştiren KEMANKEŞ, elde ettiği tüm veri ve görüntüleri platform üzerinden yer kontrol istasyonuna ileterek kullanıcıya veri takibi konusunda destek sağlayacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2 ARAÇ İLE KATILDILAR
Teknik Tasarım raporlarında başarılı bulunan 60 üniversite takımının katıldığı Uluslararası Efficiency Challenge (EC) Elektrikli Araç Yarışları’na Çukurova Üniversitesi 1.5 Adana Elektromobil Takımı, bu yıl Elektromobil ve Hidromobil kategorileri olmak üzere 2 araç ile katıldı.

Elektromobil kategorisinde yarışlara katılan 1.5 Adana T8 adlı araç Kurul Özel Ödülü kazanarak 30.000 TL ödülün sahibi oldu. Bu sene Hidromobil kategorisinde ilk defa piste çıkmaya hak kazanan 1.5 Adana H2 adlı araç, Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları’nda Türkiye Şampiyonu olarak 100.000 TL’lik ödülün sahibi oldu.

ÖDÜLLERİNİ SELÇUK BAYRAKTAR’DAN ALDILAR
Ödül kazanan her iki araç da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde sergilendi. Rektör Prof. Dr. Meryem Tuncel, şampiyonluk ödülünü TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’dan alan Çukurova Üniversitesi 1.5 Adana Elektromobil Takımı’nı tebrik etti. Rektörlükte şampiyonlarla bir araya gelip sohbet eden Prof. Dr. Tuncel, gençlerin bilime olan ilgilerinin, başarılarının çok mutluluk ve gurur verici olduğunu ifade ederek desteklerinin artarak devam edeceğini söyledi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEKNOLOJİNİN SINIRLARI ZORLANACAK
Bu yarışmalar, katılımcılara teknolojiyle yakından ilgilenme ve uygulama fırsatı sunar. Yarışmaların bitiminde ödüller verilerek katılımcıların başarıları ödüllendirilecek. Drone yarışları, robot yarışmaları, yapay zeka yarışmaları, insansız hava araçları yarışmaları gibi birçok farklı yarışma düzenlenecek. TEKNOFEST’in yanı sıra, teknoloji fuarı, konferanslar, atölye çalışmaları, seminerler ve paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak. Bu etkinlikler, katılımcıların teknoloji dünyasındaki son yenilikleri yakından takip etmelerine ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, etkinliklerde yer alan paneller ve konferanslar sayesinde, teknolojinin geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak, sektördeki uzmanlarla tanışmak ve yeni iş fırsatları yaratmak mümkün.

BAŞVURULAR AÇIK
Cumhuriyetimizin 100. yılında, İstanbul’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2023’ün Teknoloji Yarışmaları için başvurular açıldı. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturarak Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’te bu sene tamamı geleceğin teknolojileri üzerine kurgulanmış, Türkiye tarihinin en büyük ödüllü 41 farklı teknoloji yarışması olacak.

HERKESE ÜCRESTSİZ
Teknofest Havacılık ve Uzay Festivali’ne yaş ya da meslek grubu ayrımı olmaksızın herkes ücretsiz şekilde ziyaretçi olarak katılabilecek. 13 yaşından küçük ziyaretçiler etkinlik alanına ebeveynleri ya da öğretmenleri ile girebilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PLANLAMA ALANI 12 HEKTAR
Urla ilçesi, Gülbahçe Mahallesi sınırları içinde, İzmir – Çeşme Yolu üzerinde yer alan ve Haziran 2022’de İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Güney Yerleşkesi Ek Alanı’ olarak ilan edilen bölgede planlama alanının toplam büyüklüğü ise yaklaşık 12 hektar olarak belirlendi. Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve girişimcilik üssü olma yolunda hızla ilerleyen bölgeye olan talepleri Teknopark İzmir’in karşılayamaması nedeni ile ek bölgeye ihtiyaç duyuldu öğrenildi. Projenin hayata geçmesi ile birlikte Türkiye’nin dördüncü, Ege Bölgesi’nin ise ilk teknoloji geliştirme bölgesi Urla’da hizmete girmiş olacak.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaya Sabancı, sitenin en büyüklerinden olan 710 metrekarelik villasını, 12 milyon Euro’ya satmış! Eğer rakam doğruysa; sitedeki villaların en küçükleri bile 10-11 milyon Euro’lara el değiştirdiği için, Kaya Sabancı’nın villası çok ucuza gitmiş!

Çünkü bu tip en büyük villalar için istenen rakam 18-20 milyon Euro bandındaydı. Olayın ardından evine bir daha ayak basmayan, denize girmek için bile Bodrum’un başka beach’lerine giden Kaya Sabancı, dayak yediği siteyle irtibatı koparmak için üçe beşe bakmamış gibi gözüküyor!
BİRLİKTEİLK PAYLAŞIM
İşadamı Metin Şen, temmuz başında Bodrum’da tanıştığı Ankaralı Zeynep Özbulut ile yeni bir aşka yelken açmıştı. Doğrusu; Zeynep Hanım Ankara’da, Metin Bey de İstanbul’da yaşadığı için ilişkilerinin yaz aşkı olarak kalabileceğini düşünmüştüm! Yanılmışım… Hatta Metin Bey, ilişkilerini bir adım öteye taşıyıp, sevgilisini ailesiyle de tanıştırdı.

Önceki akşam da, sosyal medyasında ilk kez sevgilisi Zeynep Hanım ile birlikte çekilmiş fotoğrafını paylaştı. Çok mutlu olduklarını duyduğum çiftin ilişkisi ciddi bir gelecek vaat ediyor gibi. Hadi hayırlısı…
IŞILTILI DAVET
Özgün tasarımlarıyla öne çıkan ünlü mücevher markası Molu, İstinye- Park’taki yenilenen butiğinde, Şamdan Plus iş birliğiyle bir davet verdi.

İş, cemiyet ve sanat dünyasından ünlü isimlerin akın ettiği davet çok ışıltılıydı. Ünlü konuklar, yeni konseptini ve dekorasyonunu çok beğendikleri butikte, markanın yeni koleksiyonlarını yakından inceleme fırsatı da buldu.

Bu ışıltılı davette dostlarıyla sosyalleşip keyifli saatler geçiren mücevher tutkunlarından bazıları beğendikleri mücevherleri satın almayı da ihmal etmedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alkolü araç kullanmak ve sürücü belgesini yanında bulundurmamak suçlarından para cezası kesilen gurbetçinin aracı da otoparka çekildi.
Yazılan cezalara itiraz eden alkollü sürücü, “Bu ülkenin kaç paraya ihtiyacı var?” dedi, iyi mi?
Sürekli gülüp, dalga geçen gurbetçinin olay anı videosunu izlerken memur beyin sabrına hayran kaldım.
Ne yazık ki, bazı gurbetçilerde bir kendini beğenmişlik ve Türkiye’yi küçümseme duygusu var!
Bu bazı sonradan görmeler, yurtdışında en vasat işlerde çalışıp, ucuza aldıkları ya da kiraladıkları lüks araçlarıyla Türkiye’ye gelince kendilerini bir şey sanıyorlar!
Siz kimsiniz de “Bu ülkenin kaç paraya ihtiyacı var?” diye sorabiliyorsunuz? Cebinizdeki dövize mi güveniyorsunuz?
ABD’de yapsa bu hareketleri alkollü araç kullanmaktan tutuklanabilir ve belli bir süre kamu hizmetinde çalıştırılırdı.
Türkiye’de trafik ışıklarına ve kurallara uymayan birçok yabancı plakalı araç var.
Sanki yurt dışından gelince onlara kural işlemez havasındalar.
Cebindeki dövize güvenen böyle tiplere mümkün olan en ağır ceza verilmeli.
***
CANSU’YU DA DOLANDIRDILAR
Dolandırıcıların son kurbanı ünlü sunucu Cansu Canan Özgen oldu.
Kendilerini banka görevlisi olarak tanıtan kişiler, Özgen’i ikna edip hesabına erişerek 450.000 lirasını başka bir hesaba aktardı.
Profesörler, hakimler, savcılar, ünlü iş insanları vs. kimler kimler dolandırıldı!

Cansu’nun da dolandırılmasına şaşırmamak mı lazım?
Ama Cansu yıllardır birçok dolandırıcılık haberi sunmuştu.
Telefon ve internet dolandırıcılığında birçok kimsede olmayan bir farkındalığa sahipti.
Demek ki, farkındalık da yeterli olmuyormuş.
Telefonun ucundaki ses ne kadar güven dolu olursa olsun kimseye kod ve şifre vs. paylaşmamalıyız.
***
TÜRKİYE’DE FAUL ÇALINIRDI
İzlanda-Türkiye maçında Kerem’in İzlandalı kaleciye kayarak yaptığı müdahalesi sonrası Arda’nın gol attığı pozisyonun aynısı Süper Lig’de olsaydı kalecilerin çoğu sakatlık numarası yapardı. Sonra rakibe kart çıkartması için hakemin üzerine yürürlerdi.
Hakemi geçtim, VAR’dan bile faul kararı çıkardı.
Ama İzlandalı kaleci ne sakatlanma numarası yaptı ne de hakeme yoğun itirazda bulundu.
Merih’in kale çizgisi üstünde topu omzuyla çıkardığı pozisyonun benzeri dört büyüklere karşı yapılsaydı penaltı çalınırdı.

Dikkat ettiniz mi; hakem birçok kez VAR kamerasına gitti ve her seferinde 30-40 saniyede kararını verdi. Bizde hakemler önce VAR merkeziyle uzun uzun konuşuyor, sonra hakem ekrandan pozisyona iki-üç dakika bakıyor.
Tartışmalı pozisyonlarda ise 6-7 dakikada karar veriliyor.
Böyle üç dört pozisyonda VAR’a gidilse bile maçlar genelde 5-6 dakika uzatılıyor.
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu yanlış kararlarda VAR’den hesap soracağını söylemişti.
Daha ligin başında birçok skandal hakem hataları yapıldı ama yanlış yapanlardan henüz hesap sorulmadı.
Ben TFF’nin başında olsam İzlanda-Türkiye maçında hakem kararlarının özetini tüm hakemlere ders niyetine izlettirirdim.
Gerçi yine bir şey değişmezdi.
Dün bir kez daha Süper Lig maçlarını yabancı hakemler yönettiğinde futbolda adaletin sağlanacağı ortaya çıktı.
En azından hatalar minimuma iner!
***
GENÇLERDE KANSER NEDEN ARTIYOR?
Amerikan Kanser Derneği ile Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın 50 ülkeyi kapsayan araştırmasının Eylül ayında açıklanan ilk sonuçlarında bu ülkelerden 14’ünde kanser artış eğilimi yalnızca genç yetişkinlerde görülürken, daha yaşlılarda artış oranı sabit kaldı. Bu sıra dışı bir durum.
BBC Türkçe’nin haberine göre İngiltere, ABD, Fransa dahil 24 ülkede yapılan başka bir araştırmada, 25-49 yaş aralığındaki kolon kanseri hastalarının oranında son 10 yılda önemli bir artış oldu.
ABD’de özellikle X kuşağı (1965-1980 arasında doğanlar) ile Y kuşağı (1981-1996 doğumlular) arasında yapılan araştırmada 17 farklı kanser türünde düzenli bir artış kayda geçti. 1990-2019 arasında genç yaşta baş gösteren kanser vakalarındaki artış yüzde 79 olarak belirlendi.
Yani kanser daha çok yaşlanınca yakalanılan bir hastalık değil!

Peki, kanser vakalarının genç yaşlarda artışının nedenleri neler?
Haberde henüz bu konuda net, kesin bir sonuca varılamadığı belirtiliyor ama bazı olağan şüpheliler var! Sigara kanserin en büyük nedenlerinden biri ama gençlerdeki bu olağan dışı artışın başka nedenleri olduğu düşünülüyor. Çünkü tütün ürünü tüketenlerin oranı 2000’de üç yetişkinden biri iken, son istatistiklere göre beş kişiden biri.
Olağan şüpheliler ise şöyle sıralanıyor; dünya genelinde uyku süresinin 60 dakika azalması!
Vücut saatinin bozulması ile meme, kolon, yumurtalık ve prostat kanseri arasında bağlantı olduğu belirtiliyor.
Mikroplastiklerin de erken yaşta başlayan kolorektal kansere yol açabileceğinden şüphe ediliyor. Ufak plastik parçacıklarının kalın bağırsakta gıdalardan alınan çeşitli zararlı unsurlar ve hastalık yapan mikroplardan bizi koruyan mukus tabakasına nüfuz ettiğini söyleniyor!
Küresel verilere göre kişi başına tüm yaş gruplarında antibiyotik tüketiminin 2000-2015 yılları arasında artmasının da bağırsaklara zarar verdiği ve bunun da kanser vakalarında artışa neden olduğundan da şüpheleniliyor.
Ayrıca işlenmiş gıdalara dayanan beslenme şeklinin de gençlerde kanser vakalarını artırmış olabileceği tartışılıyor.
Özetle sigara içmemenin dışında uyku düzenine dikkat etmek, çok gerekmedikçe antibiyotik almamak, işlenmiş gıdalardan uzak durmak ve plastik şişelerdeki suları mümkün oldukça tüketmemek kansere karşı önlemler olabilir.
***
Altyazı
“Hiç bilmesen de şu berbat hayatının en mutlu anını çoktan yaşamış olabilirsin ve geleceğinde hastalık ve acılardan başka bir şey olmayabilir.” (Naked)

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Deneyimli manken Ebru Şallı’nın eski eşi Harun Tan ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Beren Tan’ın son hali sosyal medyaya damga vurdu.

İLGİ ÇEKTİ
Ünlü mankenin son olarak yaptığı anne-oğul paylaşımları kısa sürede sosyal medyayı salladı.

Ebru Şallı’nın oğlu Beren Tan, şimdilerde yakışıklılığıyla adeta mankenlere taş çıkarıyor.

YAKIŞIKLILIĞINA YORUM YAĞDI!
Mankenin “Berom” diye seslendiği oğlu, yakışıklılığıyla sosyal medyada en çok konuşulanlar arasında yer aldı.

Son olarak oğlu Beren ile Barselona’ya giden Ebru Şallı, sosyal medyada yaptığı paylaşımla büyük ilgi gördü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyanın ünlü moda markaları bu yeni akıma katkı sunarlar mı bilmiyorum. Mesela Burberry’s o ünlü ekose deseninden bir silah kılıfı yapar mı, Gucci kamuflaj desenli stiletto üretir mi, Bvlgari taşlarla bezeli silah askısı tasarlar mı, Chanel barut kokulu parfüm çıkarır mı?..
İroni bir yana, bize dayattıkları yeni yaşam tarzı bu. Savaş, silah, dehşet, vahşet, terör hep yanı başımızda olmalı. Olmalı ki, silah baronları ürettikleri ölüm makinelerine yeni pazarlar bulup, cüzdanlarını kalınlaştırabilsinler.
Savaş, terör, cinayet, suikast ne kadar olağan ve sıradan hale gelirse o kadar semirecekler.
Bu oyunu bozmak zorundayız.
Eskiden zihinlerimizbu kadar kirli değildi
Gıdadaki mide bulandırıcı taklit ve tağşiş listelerinin uzayıp gittiği ve milletin artık sadece serumla beslenmeyi düşündüğü şu günlerin, toplumdaki dehşet ve vahşet günlerine denk gelmesi tesadüf mü? Değil tabii…

Benim gibi düşünen Atv Hafta Sonu Kahvaltı Haberleri’nin sunucusu değerli dostum İbrahim Sadri bu çakışmayı pazar günü ekranda öyle güzel yorumladı ki, bana söyleyecek söz bırakmadı:
“Benim neslim doğal yiyecek ve içeceklerle beslenirdi. Bu kadar hileli ve bozuk gıda yoktu. Bu nedenle eskiden zihinlerimiz bu kadar bulanık değildi.”
Nokta.
Yılın en kötü rejisi
Bazı ülkelerden yapılan maç yayınlarını izlediğimde bizim maç yönetmenlerimizin ve canlı yayın ekiplerimizin değerini daha iyi anlıyorum.
Bu kez de İzlanda rejisine “Ya sabır” çektim. Uzun tekrarlar yüzünden pek çok pozisyonu kaçırdılar. Kamera açıları, resim seçimleri amatörceydi. Buna bir de kötü zemin ve yetersiz ışıklandırma eklenince keyifli futbol mücadelesi işkenceye dönüştü.
Acaba diyorum, UEFA bir yayın gözlemcisi görevlendirilip, tıpkı hakem gözlemcisi gibi yayıncıya puan veremez mi? Kötü maç yayını yapan ülke rejileri yerine bir sonraki maçta UEFA’nın görevlendireceği yayın kuruluşları işi üstlenemez mi?
Bu arada spiker Alp Özgen de formsuz bir günündeydi. Sürekli isimleri karıştırdı. Ayrıca Hakan’ın vururken ikilettiği penaltı atışının neden çift vuruşla cezalandırıldığını uzun süre anlayamadı.
Neyse ki millilerimiz iyiydi de ekran başından mutlu ayrıldık.
Şeref kürsüsü
Bir bankadan reklam filmi için seslendirme teklifi alan Nejat İşler, para istemediğini, bunun yerine bankanın öğrencilere burs vermesini istedi. Bankanın bin öğrenciye burs vermeyi önermesine karşılık, Nejat İşler “Koca banka bu kadar mı öğrenciyi okutur?” diyerek sayının beş bine çıkarılmasını istedi. Banka, isteğini kabul etti.
Zap’tiye
Meğer otobüs koltuklarındaki kılıflar bu işe yarıyormuş…

Ne demiş?
“İtle dalaşacağına, yolu dolaş…” (Bir asker arkadaşının Hakan Ural’a söylediği bu ibretlik söz, bugünlerde evden çıkarken aklınızda bulunsun)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aralarında Bir Demet Tiyatro, Avrupa Yakası, Yahşi Cazibe, Seksenler ve Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım gibi yapımlarında bulunduğu birçok yapımda rol alan oyuncu Vural Çelik (51) hayatını kaybetti.

“ÇOK ÜZGÜNÜM”
Çelik’in hayatını kaybettiğini Birol Güven, sosyal medya hesabından duyurdu, Güven paylaşımında, “Vural’ı kaybettik. Çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

ESKİ AÇIKLAMALARI SOSYAL MEDYAYA DAMGA VURDU
Vural Çelik’in eski açıklamaları sosyal medyada gündem oldu.

ÖLMEDEN 2 GÜN ÖNCE PAYLAŞIM YAPMIŞ!
Ünlü oyuncunun özellikle tedavi gördüğü hastaneden 2 gün önce sosyal medya hesabından paylaşımı dikkat çekti.

“HASTANEYE GELDİĞİM KADAR…”
Vural Çelik hastanedeki paylaşımında, “Hastaneye geldiğim kadar dizi bölümü çekseydim, şimdiye kadar yatım, villam olurdu” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
On sekiz dile çevrilen ve ‘En İyi İlk Roman’ dalında 2006 International Thriller Writers Ödülü’nü kazanan Olasılıksız’ın ardından yazdığı ‘Empati’ ve ‘OZ’ adlı romanlarıyla dünya çapında okur kitlesini genişleten Fawer, bu kez April Yayıncılıktan çıkan yeni kitabı ‘Mobius’u imzalayacak. Fawer, 19-29 Ekim tarihleri arasında D&R’ın Akasya, İstinyepark, Bağdat Caddesi, Ankara Tunalı ve Bilkent mağazalarında hayranları ile buluşacak. Bu 5 imza gününden birine denk gelmeye çalışın derim.
Müzeler ödülleredoymuyor
İstanbul’un gözde sanat mekânları olan müzeler ödüle doymuyor. Daha açılalı bir yıl bile olmayan Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, iş ve sanat dünyasından iki önemli ödülün sahibi oldu. Bu yıl 62 ülke ve bölgeden 3 bin 600’ün üzerinde adayın değerlendirildiği yarışmada Kurumsal Sosyal Sorumluluk Alanında Başarı kategorisinde Stevie Ödülü’nü kazanan müze,

Dünya Sanat Günü Wallace Hartley Ödülleri’nde de 2024 Sanat Kurumu Ödülü’nü kazandı. ‘Türk sanatçılarına ve sanat ortamına yıllardır sunduğu imkânların yanı sıra, koleksiyonunu kalıcı bir müzeye dönüştürerek kitaplaştırması ve Türk iş ortamına sunduğu kalıcı güzel örnek’ şeklinde açıklanan ödülün gerekçesi ise neredeyse ödül kadar güzel… Müzede şu sıralar Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun küratörlüğünde hazrılanan ‘Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler’ isimli sergiyi görebilmek mümkün. Öte yandan Renzo Piano imzalı yapısıyla açıldığı günden beri uluslararası arenada adından sıkça bahsettiren İstanbul Modern de ödül koleksiyonuna bir yenisini daha ekledi.

National Geographic’in ‘Dünyanın En İyileri’ sıralamasında yer alan, Architectural Digest’in ‘2024’ün Harika Yapıları’ listesine seçilen ve dünyanın önde gelen mimarlık platformlarından ArchDaily’nin kültürel mimari kategorisinde ‘Yılın Binası’ ödülünü kazanan İstanbul Modern, şimdi de dünyanın önde gelen mimarlık ödüllerinden Architecture MasterPrize’ın Kültürel Mimarlık kategorisinde ödüle layık görüldü. İstanbul Modern, ödülünü 18 Kasım 2024’te Bilbao’daki Guggenheim Müzesi’nde düzenlenecek törende alacak.
Sürdürülebilir yapımcı
2020 yılında gösterime giren ‘Nasipse Olur’ filmiyle sinema sektörüne adım atan yapımcı Vahdet Erdoğan, her yıl üstüne koyarak ilerliyor. Bazı yapımcıların sinemadaki genel ortamdan etkilenerek uzak durmayı tercih ettiği sektörde Erdoğan, yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği filmleri seyirciyle buluşturmaya devam ediyor.

Sil Baştan Kaynanam’ın ardından film serisine dönüşmesini hedeflediği ‘C Takımı’yla gişede büyük başarı elde ederek sektördeki yerini sağlamlaştıran yapımcı Erdoğan, 2024 yılında ‘Veda Partisi’ ve ‘C Takımı 2’ filmleriyle bir yıla 3 film sığdırdı. Erdoğan’ın bu başarısı kayıtsız kalmadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Dairesi Başkanlığı tarafından desteklenen Bodrum’daki festivalde Erdoğan’a Sürdürülebilir Başarı ödülü verildi.
Her Günaydın Bir Umut
Çocukların içinde olduğu ve çocuklar için yapılan her işi önemsiyorum. Savaşlarda yetim kalan çocuklara adadığı Aurora şarkısı ile dikkat çeken Ermeni şarkıcı Sibil, ‘Günaydın’ anlamına gelen ‘Pari Luys’ adlı yeni şarkısını Hrant Dink Çocuk Korosu’yla birlikte seslendirdi.

Her ‘Günaydın’ın bir umut, iyimserlik ve barış için yalvaran çocuklar için nimet olduğunu da hatırlatan şarkı, klibiyle de dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>





