İpekyolu ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de yaşayan bir çocuk annesi 32 yaşındaki Kaya, İstanbul ve İran’daki sanat atölyelerinde öğrendiği çini satıyla ilgili iş kurmak, aile bütçesine katkı sunmak için atölye açmaya karar verdi.
Doğu Kültür Sanat Merkezi Derneğine de başkanlık yapan Kaya, hazırladığı “Geleneksel Çini Sanatı Eğitimi” projesiyle DAKA’ya başvurdu.
Bu sayede aldığı destekle atölye açarak kadınlara çini eğitimi veren, Van ve Urartularla ilgili sembol ve figürleri hediyelik eşyalara işlemeyi öğreten Kaya, hem yeni çini ustaları yetiştiriyor hem de kadınların aile bütçelerine destek vermelerini sağlıyor.
Yaptıkları çini tabakları, tablo, kupa ve vazo gibi ürünleri satarak el emeğini kazanca dönüştüren Kaya, girişimcilik ruhuyla çevresindeki kadınlara da örnek oluyor.
“Urartu medeniyetini yaymak ve canlandırmak istiyoruz”
Kaya, AA muhabirine, 2023’te DAKA’nın teknik destek programına başvuru yaparak atölyeyi açtığını söyledi.
Kadınlara çini eğitimi verdiğini anlatan Kaya, “Yaklaşık üç ayda 200’e yakın ürün üreterek kentin ilk çini sergisini açtık. Seramiği farklı alanlarda kullanan Urartu medeniyetinin geleneğini canlandırmak istiyoruz. Urartu desenlerini ve temel figürleri hediyelik eşyalara uyguluyoruz. Yaklaşık 15 kadın haftanın 3 günü atölyeye gelerek ücretsiz eğitim alıyor.” dedi.
Atölyede keyifli vakit geçirdiklerini belirten Kaya, eğitim alan kadınların düzenli olarak üretim yaptığını dile getirdi.
Ürünler ortaya çıktıkça hem sergileme hem de satma imkanına kavuştuklarını ifade eden Kaya, “Satışların belirli bir kısmını kadınlarımıza vererek, onlara destek oluyoruz. İşe başlarken talep konusunda tereddütlerim vardı. Kentte sanata yönelik yoğun ilgi var. Kadınlarımız üretim konusunda oldukça hamaratlar. Belirli bir sanat dalında gelişmek, üretmek ve para kazanmak istiyorlar. Biz de onların önünü açmak ve farklı projeler yapmak için gayret gösteriyoruz.” diye konuştu.
“Ürettiklerimizi satışa sunup gelir elde edebiliyoruz”
Kursiyerlerden Sevil Karabulut ise atölyede sosyalleşme ve meslek edinme imkanı bulduklarını belirtti.
Kaya’nın her konuda kendilerine destek olduğunu söyleyen Karabulut, “Urartuların önemli figürlerini, Van’ın sembollerini çiziyoruz, bu da bizi heyecanlandırıyor. Arkadaşlarımızla keyifli zaman geçiriyoruz. Ortamımız da değişmiş oluyor. Bir yandan da ürettiklerimizin satışını yaparak aile ekonomimize katkıda bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Levize Aydın da “Vakit buldukça eğitim alıp sanatsal işler çıkarmaya çalışıyoruz. Urartularla ilgili desenler çiziyoruz. Zamanımız güzel geçiyor. Her gün 2 saat burada eğitim alıyorum. Usta öğreticimiz sayesinde ürettiklerimizi satışa sunup gelir elde edebiliyoruz.” dedi.
Kültür SanatGüncelSanatKadınÖzalpvan
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ardahan-Kars sınırları içinde yer alan Çıldır Gölü’nde, soğuk hava nedeniyle yüzeydeki buz tabakası kıyı kesiminde 10 santimetreye kadar ulaştı.
Gölün, Çıldır ilçesine bağlı Akçakale köyü mevkisinde, atlı kızaklarla buzda antrenmanlara başlandı.
Atlı kızakçı Kurtuluş Kılıç da türkü söyleyerek atını buza alıştırmaya çalıştı.
Kılıç, AA muhabirine, Çıldır Gölü’nün Ardahan tarafının büyük bölümünün buzla kaplandığını söyledi.
Atına buzda 3 gündür antrenman yaptırdığını dile getiren Kılıç, “Buz kalınlığı atlı kızağı taşıyacak seviyeye geldi. Atlarımızı kaygan ve cam gibi buzun üstünde yürümesini kolaylaştırmak için antrenmanla buza alıştırıyoruz. İlk anlarda hayvanlarda tedirginlik oluşuyor. Turistlerimizin tedirgin olmamaları için atlarımızı alıştırıyoruz. İnsanlarımız rahatlıkla atlar ile fotoğraf çeksin, rahatlıkla atlı kızağa binsinler.” ifadelerini kullandı.
Yerel HaberlerKültür SanatÇıldır GölüHayvanlarardahanÇıldırKültürTurizmYaşamDoğaSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜŞLER BAHÇESİ FİLMİ KONUSU NEDİR?
Düşler Bahçesi filmi, bir ailenin hayatlarına yeni bir başlangıç yaparken karşılaştıkları sıra dışı macerayı anlatıyor. Eşini kaybettikten sonra iki çocuğuyla birlikte doğaya yakın bir yaşam arayan Benjamin, hayalleriyle uyumlu bir ev bulur.
Ancak bu evin bir hayvanat bahçesi olduğunu öğrenince işler karışır. İlk şaşkınlığın ardından aile, terk edilmiş hayvanat bahçesini yeniden canlandırmaya karar verir. Onları maddi ve manevi açıdan zorlu, fakat umut ve tutkuyla dolu bir serüven beklemektedir.
DÜŞLER BAHÇESİ FİLMİ OYUNCULARI VE KADROSU
Tür : Komedi, Dram, Aile
Yönetmen : Cameron Crowe
Oyuncular :
Matt Damon
Scarlett Johansson
Thomas Haden Church
Patrick Fugit
Colin Ford
Elle Fanning
Maggie Elizabeth Jones
John Michael Higgins
Angus Macfadyen
Peter Riegert
Osman DEMİRHaberler.com – GündemKültür SanatSoğuk HaberEğitimSinema
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ” Mehmet Akif Ersoy‘u Fikir Dünyası” konulu konferansta, milli şairin zorluklarla dolu hayatını, okul yıllarını, milli mücadele için üstlendiği rolü ve İstiklal Marşı’nı yazdığı şartları anlattı.
Mehmet Akif Ersoy‘un memleketçi edebiyatın öncüsü olduğunu belirten Eronat, şunları kaydetti:
“Sanatçı, seçtiği kelimeleri önemli bir şekilde tahlil etmiştir. Mehmet Akif Ersoy hem din tarihini hem de mitolojiyi iyi bilen biridir. Sanat gerginliğin olduğu yerde vardır. Mutlulukta huzurda, sanat olmaz. Akif de şiirlerini bu ortamda yazmıştır. Akif, taş ustası gibidir. Taşa nereden vurulacağını çok iyi bilir. Kelimelerle samimidir. Realist bir sanatçıdır. Şiir devrinin değil, şuur devrinin sanatçısıdır.”
???????Konferansa, Genel Sekreter Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Dicle ÜniversitesiMehmet Akif ErsoyKültür SanatKonferansEdebiyatKültürEğitimGüncelRektörSanat
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SETA Vakfı’nın salonunda düzenlenen programda, TRT World ve TRT Arabi kanallarında da yayınlanan belgesel gösterildi.
Gösterimin ardından belgeselin yönetmeni Mücahit Emre Sever ve yönetici-yapımcı Bilal Alemdaroğlu’nun katıldığı söyleşi gerçekleştirildi.
Söyleşide, Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından İsrail’e yönelik Uluslararası Adalet Divanı’nda başlatılan hukuki sürecin işlendiği belgesele ilişkin bilgiler katılımcılarla paylaşıldı.
Ayrıca, 8 aylık hazırlanış sürecinde 6 ülkeden 17 kişiyle röportaj gerçekleştirildiği, özel grafikler ve arşiv görüntülerine de belgeselde yer verildiği aktarıldı.
Yönetmen Sever, belgeselde, Filistin’deki süreci yakından takip eden hukukçu, akademisyen, gazeteci, raportör ve bürokratların değerlendirmelerini dile getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Yönetici-yapımcı Alemdaroğlu da Güney Afrika ve Filistin halkları arasında, Apartheid rejimlerle mücadele etmeleri açısından bir ortaklık olduğunu, belgeselde de Güney Afrika Cumhuriyeti’nin bu davayı açmaktaki motivasyonuna odaklandıklarını dile getirdi.
Uluslararası İlişkilerKültür SanatGüney AfrikaYönetmenBelgeselGüncelİsrailEğitimHukukMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’in tarım zenginliklerini ve geleneksel hasat yöntemlerini yansıtan “Gaziantep’te Hasat Mevsim” fotoğraf yarışmasında birincilik ödülünü Gaziantep’ten Kureyş Göçmen, ikincilik ödülünü Gaziantep’ten Barış Kartpak, üçüncülük ödülünü ise yine Gaziantep’ten İhsan Üçtaş kazandı.
Yarışmanın hasat mevsimi kategorisine gönderilen 304 eser jüri üyeleri tarafından titizlikle değerlendirilerek sonuçlar belirlendi. Bu sene ilki düzenlenen Gaziantep’in tarihi dokusunu, el sanatlarını ve kültürel zenginliklerini objektiflere taşıyan “Kadim Şehir Gaziantep” fotoğraf yarışması da Türkiye genelinden fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini gördü.
Yarışmada Giresun’dan Erhan Aydın birincilik ödülüne layık görülürken, Niğde’den Fatih Yılmaz ikincilik ödülünü, Mersin’den Ali Tuzcu ise üçüncülük ödülünü almaya hak kazandı.
235 eserin değerlendirmeye alındığı bu kategoride katılımcılar, Gaziantep’in hem tarihi hem de kültürel mirasını farklı bakış açılarıyla ortaya koydu. Yarışmalarda ayrıca, Erhan Aydın, Fikriye Er, Metin Burak Kınacılar, Kureyş Göçmen, Cemal Siyah, Ali Tuzcu, Yılmaz Topçu, Said Nuri, Mehmet Akif Parlak, Emrullah Akgün, Ufuk Turpcan ve Hanifi Koç’un eserleri ise sergilemeye değer görüldü.
Jüri değerlendirmesi ve sergileme
Her iki yarışmanın sonuçları, seçici kurulun titiz değerlendirmeleri sonucu belirlendi. Dört aşamada yapılan değerlendirmelerde jüri üyeliklerini Gaziantep Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Kenan Uygur, Gaziantep Ticaret Borsası Genel Sekreteri Özgür Bayram, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Şimşek, Gaziantep İpekyolu Fotoğraf Sanatı Derneği Başkanı Ümit Doğan ve Görsel Sanat Yönetmeni Burçin Erden Dündar yaptı.
Fotoğraf yarışmasında dereceye giren yarışmacıların ödülleri ve sergilemeye hak kazanan eser sahiplerinin başarı plaketleri, önümüzdeki günlerde düzenlenecek törenle takdim edilecek. – GAZİANTEP
Gaziantep Ticaret BorsasıKültür SanatgaziantepEtkinlikKültürSanatYerelYaşamTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehir Tiyatrolarından yapılan açıklamaya göre, Ocak 2025’te Yaşar Kemal’den Mikhail Bulgakov’a, Henrik Ibsen’den William Shakespeare’e, klasik ve çağdaş yazarların eserlerinin ön planda olduğu bir repertuvar seyirciyle buluşacak.
“Köpek Kalbi”, “Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi”, “Gök Kubbe”, “Yaftalı Tabut”, “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin”, “Ben Medea Değilim”, “Hayat Der Gülümserim”, “İkinci Perdenin Başı”, “Maviydi Bisikletim”, “Savaş ve Barış”, “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım”, “Oscar”, “Ağrı Dağı Efsanesi”, “Yenilmez”, “Sivrisinekler”, “Ay, Carmela!”, “Hamlet”, “Tartuffe”, “Bir Halk Düşmanı”, “Godot Geldi”, “İfigenya”, “Çingene Boksör”, “Fosforlu Cevriye”, “Uçurtmanın Kuyruğu”, “Kuğunun Şarkısı”, “Gidiş Dönüş Moskova”, “Cadı Kazanı”, “Çöpsüz Dünya”, “Bir Gece Masalı”, “Masal”, “Rüya”, “Bekçi ile Postacı”, “Karagöz Çiftlik Bekçisi”, “Benim Küçük Yıldızım” ve “Herkes Sihirbaz Olacak” adlı oyunlar, Şehir Tiyatroları sahnelerinde izlenebilecek.
“İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti”
İBB Şehir Tiyatroları, “İstanbul Şiirle Buluşuyor” başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan yeni bir anlatıyı seyircisine sunacak.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği “Oteller Kenti”nde, Güldağ’ın yanı sıra oyuncular Hüseyin Köroğlu ve Aslı Şahin rol alıyor. Eserde, piyanist Orçun Tekelioğlu ve solist Berfu Aydoğan da sahnede olacak. Etkinlik 12 Ocak 2025’te Müze Gazhane Meydan Sahne’de izleyenlerle buluşacak.
Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği “Ben Nergisten Sorumluydum” etkinliği ise 26 Ocak 2025’te Müze Gazhane Meydan Sahne’de izlenebilecek.
Eserde Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş ve Elvan Boran rol alıyor.
İstanbul Büyükşehir BelediyesiKültür SanatEtkinlikleristanbulGüncelKültürSanatYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dikmen ilçesinde dünyaya gelen ve ahşap sanatına ilgisi nedeniyle ilk ve ortaokulun ardından Gerze Meslek Lisesi Mobilya ve Dekorasyon Bölümü’ne kaydolan Tuzcuoğlu, liseyi okul birincisi olarak tamamladı.
Girdiği üniversite sınavında Hacettepe Üniversitesi Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü kazanan Tuzcuoğlu, maddi sıkıntılar nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
Askerliğini yapmasının ardından Karayollarında memur olarak işe başlayan Tuzcuoğlu, 28 yıl çalıştığı kurumundan 2018’de emekliye ayrıldı.
Emekliliğinin ardından küçüklüğünden bu yana merak duyduğu ahşap üzerine çalışma yapabilmek için atölye açan Tuzcuoğlu, günlerini atıl ağaç ve keresteden masa, sehpa, abajur, ayna, beşik gibi ürünler ve dekoratif eşyalar yaparak geçiriyor.
Mithat Tuzcuoğlu, AA muhabirine, ahşap işçiliğine küçük yaşlardan beri ilgisinin olduğunu söyledi.
Üniversite eğitiminin yarım kalması nedeniyle bu alanda profesyonel eğitim alamadığına işaret eden Tuzcuoğlu, kendisini boş zamanlarında yaptığı çalışmalarla geliştirdiğini belirtti.
Amacı, ahşap el sanatlarının yaygınlaşmasına katkıda bulunmak
Ahşap sanatına merakının yaşamı boyunca devam ettiğini vurgulayan Tuzcuoğlu, “1984’te okul birincisi olarak üniversiteye gittim ancak maddi yetersizlikten dolayı devam edemedik. 1,5 yıl kadar Hacettepe Üniversitesine gittim. Hayat bizi başka mesleklere yönlendirdi.” dedi.
Daha sonra 1990’da Karayollarına girdiğini ve devlet memuru olduğunu anlatan Tuzcuoğlu, “28 yıl boyunca burada çalıştım. Bu süre içinde ahşap işleriyle hep ilgilendim. Bulunduğum şehirlerde ahşap el sanatları atölyelerini ziyaret ettim, onlarla hep irtibat içinde oldum. Ahşaba, doğadaki malzemeye bakmayı öğrendim.” ifadesini kullandı.
Tuzcuoğlu, Gerze’de atölye açtığında bu işi yapan çok kişi bulunmadığına dikkati çekerek, “Ahşap ürünlerde önce kendi tasarımlarımı yaptım. Kişiye özel tasarımlar da yapıyorum. Zaman zaman bunları sergiliyorum, zaman zaman satış tezgahları açıyorum.” diye konuştu.
Yaptığı tüm ürünlerin el emeği göz nuru olduğunun altını çizen Tuzcuoğlu, şöyle devam etti:
“Aslında amacım, ahşap el sanatlarının yaygınlaşmasına biraz da olsa katkıda bulunmak. Yapmak isteyenlere elimden geldiğince yardımcı oluyorum. Köylere gittiğimizde yanmakta olan bir ahşabı geri dönüştürdüğümüz oluyor çünkü hep ahşabın bir hikayesi var. Doğadan, kereste fabrikalarından aldığım keresteden ayna, sehpa, raf, dolap gibi ürünler yapıyorum. Bazen kendim tasarım yapıyorum, bazen de kişiler fotoğraf atarak, ‘Böyle bir şey olabilir mi?’ diyor. Bizde ‘yok’ diye bir kelime yok. Yalnızca emekli işi, yavaş yavaş ama iyisini yapıyoruz.”
Tuzcuoğlu, atölyesinde ağaç sanatına ilgisini gidermenin yanında yaptığı eşyaları satarak bütçesine de katkı sunduğunu sözlerine ekledi.
Yerel HaberlerKültür SanatGüncelKültürSanatYaşamsinop
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhsangazi Belediyesi tarafından Merkez Camisi’nde cuma namazı sonrası halka ekşili pilav ikram edildi.
Belediye Başkanı Hayati Sağlık, “Kurucu Belediye Başkanımız merhum Numan Omuzluoğlu’nun ölüm yıldönümü dolayısıyla kabir ziyareti gerçekleştirdik. Camide dua okuttuk. Belediye Başkanlığımızca hazırladığımız coğrafi işaretli ekşili pilavımızı ruhuna itafen halkımıza dağıtıyoruz. Allah kabul etsin.” dedi.
Numan OmuzluoğluKültür SanatGastronomiBelediyeGüncelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün her yıl geleneksel olarak düzenlediği Anadolu imam hatip liseleri erkek öğrencileri arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma, Hafızlık ve Ezan Okuma Yarışmaları Zonguldak il finalleri Çaycuma Anadolu İmam Hatip Lisesi Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu koordinesinde gerçekleştirildi.
Zonguldak il geneli kendi okullarında birinci olan 21 öğrencinin katıldığı yarışmalarda Zonguldak Anadolu İmam hatip lisesi öğrencileri 3 kategoride 3 birincilik alarak büyük başarı elde etti. Yarışma Sonuçlarına göre,
Hafızlık Yarışmasının birincisi Zonguldak Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Kaan Cin, Ezan Okuma Yarışması birinci Zonguldak Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Furkan Halid Gençtürk, Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması birincisi Zonguldak Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Enes Haktan Arı oldu.
Birinci olan öğrenciler 11-25 Şubat 2025 tarihleri arasında yapılacak olan Bölge yarışmalarında Zonguldak’ı temsil edecekler. – ZONGULDAK
Yerel HaberlerKültür SanatzonguldakEğitimYerel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lakatos Ensemble ile Türkmen şef Rustam Rahmedov yönetimindeki orkestra, “Yeni Yıl Konseri”nde, yaklaşık iki sanat sahnede kaldı.
Georges Bizet’nin “Carmen” operasından “Üvertür” ile başlayan konserin ilk bölümünde, Rus halk ezgilerinden “İki Gitar”, Georges Boulanger’in “Avant de Mourir” ve Jerry Bock’ın “Damdaki Kemancı” eserleri icra edildi.
Grup, konserin ikinci yarısında ise Arturo Marquez’in “Danzon No: 2”, Darius Blasband’in “TicTac”, Roby Lakatos’un “Budapesti Symphonia”, Astor Piazzolla’nın “Chiquilin de Bachin” ve Vladimir Cosma’nın “Grand Blond” eserlerini izleyenlerin beğenisine sundu.
Vittorio Monti’nin “Csardas” eseriyle son bulan konserde sanatçılar, Türk valslerinden “Pervane” ile bis yaptı.
Kültür SanatistanbulEtkinlikGüncelKültürSanatMüzikYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Edirne Valiliğince kentin merkez caddesi olan Saraçlar Caddesi’nde yürütülen proje kapsamında belirlenen iki örnek yapının yenilenmesi tamamlandı.
Cadde girişinde yer alan iki dükkanın cepheleri tarihi dokuya uygun olarak yenilendi.
Dükkanlarda projeye uygun olmayan klima, anten ve tente gibi eklemeler söküldü, pencere ve kapı doğramaları yenilenip cephe bütünlüğünü sağlayacak çalışmalar gerçekleştirildi.
Çalışma kapsamında yaklaşık 750 metre uzunluğundaki caddenin iki kanadında bulunan 129’u tescilli toplam 233 yapı tarihi dokuya uygun olarak düzenlenecek.
Çalışmalar kente değer katıyor
Vali Yunus Sezer, yaptığı açıklamada, kentin güzelleşmesine katkı sağlamak için pek çok çalışma yapıldığını söyledi.
Kentin tarihi alanlarında önemli projeler yürüttüklerini belirten Sezer, Saraçlar Caddesi’nde başlatılan çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Edirne’ye değer katacak bir çalışma yapıldığını anlatan Sezer, şöyle konuştu:
“Edirne’nin önünde 5 yıl olduğunu düşünüyorum. 5 yıl sonra Edirne inşallah başka bir Edirne olacak. Zaten güzel ama üzerindeki toz ve yıkık görüntüsünü attığımız zaman Avrupa’da parlayan bir inci haline gelecek. Eski Edirne diye tanımladığımız Saraçlar ve Kaleiçi bölgesinde dokunmadığımız yer ve tarihi yapı kalmayacak.”
Çalışma hakkında
Tarihi dokunun korunması amacıyla Edirne Valisi Sezer’in talimatıyla ekim ayında başlatılan sağlıklaştırma projesi kapsamında İl Özel İdaresince detaylı bir proje hazırlatıldı.
Proje kapsamında, yapıların cephelerine sonradan eklenen kaplamalar kaldırılacak, pencere doğramaları yenilenecek ve eski dükkan doğramaları ahşapla değiştirilecek. Tabelalar belli bir düzende asılacak. Sokakta görsel kirlilik oluşturan klima, anten ve elektrik kabloları gibi unsurlar, çatıya veya arka cepheye taşınacak.
Caddenin bağlantısı konumundaki Çilingirler ve Balıkpazarı caddelerinin de elden geçeceği projenin iki yıl içinde tamamlanması öngörülüyor.
Saraçlar Caddesiedirne
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kitabesinde inşa tarihi olarak 1915 yazan Muradiye Mahallesi Nazım Sav Caddesi üzerindeki İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez Camii’nin tadilat, tamirat işlemi, halı değişimi için gerekli çalışmalara başlandı. Muratlı Merkez Camii İmam Hatibi Kıyasettin Kaptan gözetiminde gerçekleştirilen çalışmalarda, ilk olarak caminin dış cephesi temizlenerek hasar gören bölümleri yenilendi. Ardından caminin iç onarımına geçildi. Tesisatları yenilenen camide, iç boya işlemleri sürüyor.
Cami imamı Kıyasettin Kaptan, başta cami cemaati olmak üzere hayırseverlerin destekleriyle başlatılan tadilat çalışmalarının sürdüğüne işaret ederek, yardım yapmak isteyen hayırseverleri Müftülüğe yönlendirdi. – TEKİRDAĞ
Yerel HaberlerKültür SanatMuratlıYerelYaşamCami
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarımsağın içerisinde bulunan vitamin ve mineraller saç sağlığında önemli bir rol oynar. Örneğin bol miktarda kalsiyum barındıran sarımsak saça uygulandığında saçın kusurlu bir şekilde uzamasını önleyerek, saç büyümesinde etkilidir.
Sarımsak saç sağlığı için oldukça faydalı olan sülfür açısından son derece zengindir. Sülfür, saç üretimi için gerekli olan keratin dahil birçok proteinin yapısal bir parçasıdır. Sarımsakta bulunan selenyum saç sağlığını iyileştirmek için E vitamini ile birlikte çalışır. Selenyum vitamini hücrelere hasar veren serbest radikallere karşı mücadele ederek E vitaminin vücuttaki gücünü artırmaktadır. E vitaminini az olan kişilerde genelde saçı kaybı, saç kuruluğu ve saç matlığı yaşamaktadır. Sarımsak ile kısa sürede tüm bu sorunlara çözüm olabilirsiniz.

Sarımsak, saç sağlığı için önemli olan B-6 ve B-1 (tiamin), C vitamini açısından iyi bir kaynaktır. C vitamini saçları kırılmalardan korumakta ve kolajen üretimini artırmaya yardımcı olmaktadır. Vitamin B-6 eksikliği saçların koparak dökülmesine neden oluyor.
Saç dökülmesi hem kadınlarda hem de erkeklerde görülen bir problemdir. Ancak erkeklerde kadınlara oranla bu problem daha fazladır. Yaşanan sağlık sorunları nedeniyle saç dökülmesi meydana gelebilir. Bu durumu çözmenin en kolay yolu sarımsaktır. Dökülme yaşanan bölgelere uygulanan sarımsak kürleri saçların yeniden çıkmasına yardımcı olarak, Selenyum ve sülfür içerdiği için saçı yapısal olarak güçlendirmektedir.
Saçlarında kepekle baş etmeye çalışanlar için muhteşem bir haberimiz var. Sarımsakta bulunan alisin maddesi kepek ile adeta savaşıyor. Kısa sürede kepeklerinizden kurtulmak istiyorsanız sarımsak kürünü uygulayabilirsiniz.

SARIMSAK SAÇA NASIL UYGULANIR?
Eczanelerde, marketlerde ya da kozmetik satan mağazalarda sarımsaklı şampuanları görebilirsiniz.Eğer sarımsaklı şampuan bulamadıysanız sorun değil gündelik olarak kullandığınız şampuanın içine sarımsak suyu ya da özü ekleyerek kendi şampuanınızı hazırlayabilirsiniz. Diğer bir seçeneğiniz ise sarımsağı direk olarak saç derinizde kullanmak. 3-4 diş sarımsağı iyice ezerek saçlarınızın döküldüğü veya zayıfladığı bölgelerde saç derinize sürün ve yaklaşık 1 saat kadar bekletin. Daha sonra aynı bölgeye zeytinyağı ile masaj yapın ve bone takarak ya da havlu sararak bir gece bekletin. Sabah kalkınca saçınızı normal bir şampuanla yıkayabilirsiniz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yurt dışında oldukça tüketilen alabaş sebzesi ülkemizde yeni yeni popüler olmaya başladı. Lahana ailesine ait olan bu sebze görüntü olarak turpa benzer. İlkbahardan itibaren tezgahlardan yer almaya başlayan alabaş, lahana ve kereviz gibi tüketilir. Yeşil ve pembe gibi iki farklı renge sahip olan alabaş, vücudun günlük ihtiyacı olan lifin yüzde 52’sini karşılar. “Cennet topuzu” olarak da bilinen alabaş, A, C, B vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir gibi mineraller bakımından oldukça zengindir. Yapılan bazı araştırmalarda alabaş sebzesinin kanser hücrelerini yok etmede etkili olduğu tespit edilmiştir. Yıl boyunca yetişme özelliğine sahip olan alabaş insan sağlığına birçok fayda sağlar.

ALABAŞIN FAYDALARI NELERDİR?
– C vitamini bakımından zengin olan alabaş, güçlü bir antioksidan görevi görür. Bu özelliği sayesinde vücutta mutasyona uğrayıp tümör olmaya meyilli hücrelerin sağlıklarını korur. Kanser oluşumunu engeller. Özellikle akciğer ve bağırsakları temizleyerek buradaki kanser ihtimalini sıfırlar.
– Göz sağlığında en yaygın olan rahatsızlık kataraktır. Katarak oluşumuna neden olan durum ise göz içerisindeki A vitaminin azalmasıdır. A vitamini bakımından zengin olan alabaş bu durumun yaşanmasını önler.
– Vücuttaki potasyum dengesi tansiyon rahatsızlığı için önemli bir mineraldir. Bu mineral azalınca hormon bozukluğu ve yüksek tansiyon hatta felç gibi riskli hastalıkların yaşanmasına neden olur. Ancak alabaş içerdiği yüksek potasyum sayesinde vücuttaki oranı dengeler.
– Turp gibi alabaşta kuru öksürük ve solunum hastalıklarında olumlu etkiye sahiptir. Kaynatılıp suyu tüketildiğinde özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan enfeksiyona bağlı gelişen göğüs ağrısı ve kuru öksürüğü keser.
– Kilo aldırmadan demir oranını yükselten nadir besinlerdendir. Çünkü alabaş lif bakımından zengin olduğundan kilo vermede yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırır. Aynı zamanda ise demir oranını artırarak kansızlık gibi ciddi hastalıkların önüne geçer.
– Zeka gelişiminde etkili olan selenyum minerali bakımından zengin olduğundan beyin sağlığını da olumlu etkiler. Uzmanlar gelişim çağındaki çocukların ve anne adaylarının tüketmesini tavsiye eder. Ayrıca anne sütünü artıran özelliğe sahiptir.
– Sinir hücrelerini sakinleştirerek kişinin rahat bir uyku çekmesini sağlar. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun özellikle sıklıkla uyku problemi çeken hastalarına tavsiye ettiği besinler arasında yer alır. Kronik uykusuzluk için beyaz alabaşı öneren Saraçoğlu, uykudan yarım saat önce çiğ tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
– Kalsiyum minerali kas ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu sayede ileri yaşlarda görülme ihtimali olan romatizma ve kemik erimesi gibi hastalıklar önlenmiş olur. Doğada düt kalsiyum bakımından en zengin besin olmasına rağmen, alabaşta süt kadar zengindir.
– Bağışıklığı güçlendiren alabaş, vücutta biriken toksinleri atarak adete vücudu yeniler. Bu faydası da en çok cilde yarar. Hem dış etmenlerden hem de iç rahatsızlıklardan sıklıkla etkilenen cilt alabaş sayesinde yağ dengesini düzenleyerek akne ve sivilce oluşumunu engeller.
ALABAŞIN OLUMSUZ ETKİSİ NEDİR?
Vücuttaki iyotu kısa sürede tüketebilen alabaş tiroid gibi hormon sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden tüketimine dikkat edilmelidir. En azından bir uzmana başvurularak günlük ne kadar tüketilmesi öğrenilmelidir. Bazı uzmanlar haftada en fazla iki defa tüketilmesini tavsiye ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm?
Sırtım çok ağrıyor neden olabilir?
Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir?
Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi?
SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Sırt ağrısı günümüzde en çok yaşanan sağlık sorunlarından biridir. İş ve özel hayatımızı da etkileyen bu ağrılar genellikle geçici olsa da, bazı durumlarda haftalarca, aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Böyle durumlarda doktora görünmek dışında, evde yapabileceğiniz pratik yöntemler ile ağrılarınızı hafifletebilirsiniz. Peki, sırt ağrısının nedenleri nelerdir? Sırt ağrısına ne iyi gelir?
SIRT AĞRISININ NEDENLERİ
Sırt ağrısının nedenleri daha çok hareketsizlikten ve masa başı çalışmaktan kaynaklanır. Genellikle ağrılar hafif ağrı şekilde olabileceği gibi, yanma, uyuşma, boyun tutulması, bel ve kalçalara kadar yayınlan sızı şeklinde görülebilir.
İŞTE SIRT AĞRISININ NEDENLERİ:
-Hareketsizlik ve masa başında çalışma
-Ani hareket etme
-Soğuk algınlığı ve kas spazmı geçirme
-Ağır yük kaldırmak
-Duygusal stres
-Fazla kilolar
-Yanlış pozisyonda oturma
-Soğuğa maruz kalma
-Kalp hastalıkları
-Sindirim sistemi hastalıkları
-Kemik erimesi
-Böbrek enfeksiyonu
-Sırt bölgesindeki fıtıklar
-Hamilelik
-Ağır sırt çantaları taşımak (Özellikle gençlerde bu durum çok görülmekte.)

SIRT AĞRISINA NE İYİ GELİR?
Kronik sırt ağrıları çekiyorsanız mutlaka doktora başvurmayı unutmayın. Bunun dışında, çok şiddetli olmayan sırt ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olacak yöntemleri evinizde hazırlayabilir ve deneyebilirsiniz. İşte sırt ağrılarının tedavisinde uygulayabileceğiniz doğal tedavi yöntemleri…
SARIMSAK
Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz.
EPSOM TUZU
İngiliz tuzu olarak bilinen epsom tuzunun bilimsek adı magnezyum sülfattır. Çok geniş kullanım
alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu tuz sayesinde,
strese ve gerginliğe bağlı sırt ağrılarından kurtulabilirsiniz. Duş aldıktan sonra, bir kovaya banyo sıcaklığında su doldurun ve içine 2 su bardağı epsom tuzu ekleyin ve karıştırarak erimesini sağlayın. Bu suyu ensenizden aşağı yavaş yavaş akıtın. Bunu haftada 2 defa tekrarlayın. Diğer yöntem ise; 2 litre sıcak suyun içine 1 yemek kaşığı epsom tuzu ekleyin ve karıştırın. Bu karışımın içine temiz bir havlu koyun ve sıkarak ağrıyan sırtınıza yerleştirin. Soğudukça bu işlemi tekrarlayın.
SOĞUK KOMPRESS
Buzluktan çıkaracağınız buz küplerini, temiz bir beze sararak sırt ağrılarınıza kurtulabilirsiniz.
Burada dikkat etmeniz gereken 10-15 dakikadan fazla tutmamak ve ara vererek işlemi gerçekleştirmeniz gerekir.

SIVI TÜKETİMİ
Vücutta oluşan sıvı kaybı, ağrıların sebebi olabilir. Bunun için günde 8-10 bardak su içmeliyiz.
ZERDEÇAL
Hindistan mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan zerdeçal, vücuttaki iltihaplanma ve ödemin
atılmasında en etkili yardımcılardan biridir. İçerisindeki etkin madde olan curcumin iltihap
önleyici olan doğal bir antioksidandır. 2 yemek kaşığı toz zerdeçal, 1 yemek kaşığı doğal süzme bal ile 2 yemek kaşığı ısınmış sütü karıştırıp bir macun hale getirin. Bu macunu sırt ağrılarınıza 8-10 dakikalık masaj uygulayın.
PAPATYA ÇAYI
Papatya çayı da sırt ağrılarınızdan kurtulmanızda etkili bir bitkidir. Günde 1 bardak papatya çayı
içerek vücudunuzdaki genel ağrı, bitkinlik ve yorgunmluk hissini atabilirsiniz.

KULLANICILARIN MERAK ETTİĞİ DİĞER SORULAR
Sırt ağrısına ne iyi gelir evde çözüm? Papatya, anason ve fesleğen çayları bu konuda etkili seçeneklerdir. Bitki çayları içerisindeki iltihaplanmaları azaltan içerikleri ve stresi de yok eden etkileri sayesinde farklı nedenlere bağlı olan sırt ağrılarına iyi gelir.
Sırtım çok ağrıyor neden olabilir? Sırt ağrısı, sırtımızda bulunan omurganın iki yanındaki kasların gerilmesi ile oluşur. Sırt ağrısına yol açan bu gerilmenin en büyük nedeni strestir. Normalde ”C” harfine benzeyen boyun omurgası düzleşir, omuz ve sırta giden sinirlerin çıkışları daralır ve sinirler baskı altında kalır.
Şiddetli sırt ağrısına ne iyi gelir? Sarımsak sırt ağrılarından kurtulmanıza yardımcı olacak en yararlı bitkidir. Her sabah aç karnına 2-3 diş sarımsak yiyerek ya da küçük hap şeklinde doğrayarak çiğnemeden su ile de yutabilirsiniz. alanı olan epsom tuzunun sırt ağrıları tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.
Geçmeyen sırt ağrısı neyin belirtisi? Geçmeyen Sırt Ağrısı Sırt ağrıları kimi zaman kas incinmesi gibi basit bir nedenle oluşabilir. Kimi zaman ise fibromiyaljiden osteoporoza kadar pek çok ciddi hastalığın habercisi olabilir. Bu nedenle, özellikle sabit bir bölgede ve sürekli devam eden sırt ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞENAY GÜRLER
Senaryoyu okuyunca çok etkilendim hikâyeden. Farklı bir rol olacaktı benim için. Özer hocayla bir araya gelince enerjimiz de uyuştu. Naif ama son derece güçlü bir kadın Lale. Severek keyifle oynadım.
Özer hocanın varlığı çok güven verdi. Bizi çok motive etti. Kerem ile enerjimiz çok tuttu, su gibi aktı gitti. Ben kalpten yanayım ama akılcı olmak da gerekiyor.
Farklı karakterleri oynamak iyi geliyor. Tiyatroda seçebiliyorsun ama dizide hep aynı roller geliyor. Belli kalıpların dışında bir şeyle oynamak da çok keyifli. Yoksa aynı yerde sayarsın, farklı bir rol geldiğinde heyecanlanıyorum. Kadın karakterlerin güçlü olduğu senaryolar tercihim.
İzleyenler, filmden sonra çok şey düşünecek. Çünkü yaşarken elimizde olan çoğu şeyin kıymetini bilmiyoruz. Hayat bir şekilde akıp gidiyor ve o anın kıymetini bilemiyoruz. Değer bilmek üzerine çok düşündüm açıkçası. Kaybettikten sonra anlıyorum bazı şeylerin değerini.

NAİF AMA İNATÇIYIM
Anne ve babamı çok erken kaybettiğim için uzun süre aile hayatım olmadı. Ama olduğu kadar aile çok önemli. Çünkü bir sürü şeyi hep ailede öğreniyorsun. Paylaşmak da travmaları da yaşatıyor insana. Böyle böyle büyüyor insan. Kan bağını taşıdığın biriyle aile gibi olabilirsin. Ben şu anda Semih’le (Saygıner) birlikte bir aile olduğumuzu biliyorum. Onun akrabaları, benim akrabalarımla birlikte biz bir aile oluşturmayı başarabildik. Belli bir yaştan sonra bunu başarabilmek çok önemli.
Naif bir insanım aslında ama mücadeleci inatçı yanım var. Yaşadıklarımdan çok şey öğrendim. Her sert olaydan ders çıkarıyorsun. Acı yaşamak insanın içini acıtmamalı, çocuksu yanını koruyarak hâlâ kendini lezzetlendirerek hayata devam etmek gerekiyor. Herkesin yaşadığı kendine ağır geliyor. Ama çok şey öğretiyor hayat. Yaşadıklarımız eğer lezzetlendiriyorsa doğru yoldasın, ama seni ekşitiyorsa, sertleştiriyorsa yanlış yoldasın. İnsanın yaşadıkları şeyler benzer olunca birbirlerini daha çok görebiliyor galiba.

Çocuksu yanını korumak ve eğlenmek lazım. Hayat bir tane ve kısa. Gelip geçiyor. O yüzden hayatı anlamlı ve değerli kılmak lazım. Değişim ve dönüşüm yaşınız kaç olursa olsun, olması gereken bir şey. İnsan kendini hep yenilemeli. Beslenmeme dikkat ediyorum. Spor yapıyorum cildime iyi bakıyorum. Çalışırken insan ışıldıyor. Severek yapıyorsan sana güç ve enerji getiriyor.
Avrupa Yakası’nı yaptığım için çok mutluyum. 5.5 yıl sürdü. Uzun sürdüğü için hafızalarda kaldı. O dönem için biricik bir işti. Zekice yazılmış güzel oynanmış bir işti. Daha sonrasında hep aynı tip roller geldi. Alternatif işlerde de oynadım ama bir şekilde insanların kafasında Fatoş olarak kaldım. Kült bir karakter. Ben de çok seviyorum Fatoş’u, hâlâ izleniyor. 12 yaşındaki çocuklar ‘izliyorum’ diyor. İyi ki o işte yer almışım.
HANDE SORAL
‘TEK DERDİM AİLEMDEKİ HUZUR’
Senaryoyu okumadan görüşmeye gittim. ‘Özer hocayla tanışmanı istiyoruz. Şu an görüşebilir misiniz hemen gelebilir misiniz?’ dediler. Aradıklarının akşamında görüştüm Özer hocayla. Ondan hikâyeyi dinlediğimde çok heyecanlandım. Filmi değil nasıl çekeceğini anlattı. Ondan çok etkilendim ve sonra eve gelince hemen okudum. Anlattığı hikâye kafamda çok iyi oturdu. Hiç tanımadığım bir yönetmen veya isimsiz bir senaryo olarak gelseydi, bunu nasıl anlatırlar ki diye emin olamayıp kabul etmeyebilirdim. Çok iyi bir yönetmen ve rejiyle çekilebilirdi anca.
Akıldan Kalbe’ filminde o kadar çok insanın hayatındaki bir şeyi anlatıyoruz ki, sadece duyguların olduğu, karakterin mesleğin kişilerin çok da önemi yok. Duygular önemli.
Baba deyip ağladığım sahne beni çok etkiledi. O karakterin üstündeki bordo kazak hazırladı beni. O kazak bütün sahneye hizmet etti benim için.
En büyük yükü Kerem abi taşıyordu. Bizi de taşıyan oydu açıkçası. Oynadığımız sahnelerin onun ruh haline göre şekillendiği bir film oldu.

ALİ EL ÜSTÜNDE TUTULUYOR
Aklımla karar verdim dediğim birçok şeyi kalbimle seçiyorum. O yüzden kalp daha baskın.
Biz büyük bir aileyiz. Hayattaki tek motivasyonum, tek derdim ailemdeki huzur. Her şeyin başladığı yer. Ben büyük bir ailede büyüdüm. Babaannem bizimle yaşıyordu, amcam alt kattaydı, halamlar yan komşumuzdu. Kapılar hiç kapanmazdı. Oğlum Ali’nin de teyzesi, dayısı, dede ve büyük anneleriyle büyümesini istiyorum. Ailenin tek torunu olunca el üstünde tutuluyor, şımartılıyor. 2.5 yaşında şu an.
Benim işlerim hep duygusal. Önemli olan yer aldığım projenin totali ve oynadığım karakterin bütüne nasıl hizmet ettiği. O yüzden yine ağlıyorum diye takılmıyorum. Güzelse ağlamaya devam. İsmail’le bir TV dizisi tercih etmem. Sette, evde bir arada olmanın sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Sinema olabilir ama dizide bir arada olmayı istemem.

BATUHAN BAYAR
‘KALBİMİ DİNLEMEYE GAYRET EDİYORUM’
Yazın başka bir dizi çekiyordum. Üçüncü sezonuna başlamak için bir aylık bir arası vardı ve dinlenirim derken, bu iş geldi. “Senaryoyu oku, hemen cevap ver” dediler. Hemen okudum, okuduktan sonra başka biri oldum. Ertesi gün hocayla görüştük. Nasıl çekileceği çok önemliydi. Kurgu da çok önemliydi. Özer hoca anlattığı zaman çok güvendim. İyi ki varım dediğim bir iş oldu. Şimdiye dek verdiğim kararlara baktığımda mantığımla aklımla ilerlediğimi gördüm. Yaş almaya başladıktan sonra kalbimle kendimi dinleyerek verdiğim kararların bana iyi geldiğini fark ettim. Artık kalbimi daha fazla dinlemeye gayret ediyorum.
Uzun zamandır iyileşmeye gittiğim yer ailem değildi. Şimdi eskisinden daha fazla ailemle paylaşmaya başladım. Sevincimi de üzüntümü de ailemle paylaşıyorum. Aile benim için şifa niteliği taşıyor. İkiz kız kardeşlerim var. Ailem Rize’de. Çocukluğumda Neşet Ertaş türküleriyle büyüdüm. Babam çok dinlerdi. Yaşıtlarım Tarkan söylerken ben ‘Ahirim Sensin’ söylüyordum. O yüzden bağlama ve müzik merakım var.
PERİHAN SAVAŞ
HAYATIMDAN NEGATİF OLAN HER ŞEYİ ÇIKARDIM
Oğlumun şef olması çok güzel bir duygu. “Gastronomi okuyacağım” dediğinde bu kadar başarılı olacağını bilmiyordum. Hakikaten şaşırıyorum. Sürekli araştırıyor, yeni şeyler deniyor. Çocukken de meraklıydı. Babasında da ilgi vardı, o da soslar yapardı yemek hazırlamayı severdi. Biraz genetik.
Oyunculuğu seçer diye düşünmüştüm. Oynadı da ama ben çok istemiyordum açıkçası. Lezzetli yemekler yapıyor. Ailede bir şef olması güzel. Okulunu okuduğu için her şeye farklı bakıyor. Her şeye hâkim. Türk mutfağını daha yenilikçi hale getirip dünyaya tanıtmak amacıyla hareket ediyor. Sunum, süsleme başka bir şey. Evde yapmıyor ama. Karı koca çalışıyorlar. Zaten uzun süre restoranda kalıyor.

Çalışmayı, kendimi yenilemeyi çok seviyorum. Tiyatro geçmişim olduğu için ezber konusunda sıkıntı yaşamıyorum. 1971’de Yeşilçam’ın keyfini yakaladım. Duayenler çok güzel bir şey bıraktılar. Devam ettirmek hoştu ama ne yazık ki sektör kendini döndüremedi. Ama sinemanın yeri başka. Gençlerle çalışırken onlardan çok şey öğreniyorum. İşine saygı gösteren herkese bayılıyorum. Gençlerle çalışmayı çok seviyorum, arkadaş gibiyiz hepsiyle.
İspanya’da yayınlanan bir dizimden dolayı bana telif geldi. Kendi ülkemden alamıyorum. İspanya’dan telif geliyor. Ne kadar güzel. İnşallah bizde de bu sorunlar çözülür.
Eskiden karavanımız yoktu, kendi saçımızı makyajımızı kendimiz yapardık. Elbiselerimizi kendimiz bulup getirdik. Minibüsün içinde hepimiz bir arada sete giderdik. Zordu, sıkıntılar çektik ama o günleri özlüyorum. Parayı düşünmeden sadece yaptığımız iş en iyisi olsun diye düşünen insanlardık. Samimiyet ve özveri vardı.
Üç torunum var. Torunlarımla çocuklarımda yaşayamadığım keyfi yaşıyorum. Müthiş mutluyum onlarla vakit geçirmekten. Kızım çok iyi anne oldu, üç çocuğuna da kendisi baktı, büyüttü. Anneanne oldum, babaanne olmak istiyorum şimdi.
Benim içimde çocuk var. Hiç kaybetmedim o çocuğu. Hâlâ çizgi film seyrederim. O yüzden pozitifim. Negatif bir yerde duramam. Negatifleri çıkardım hayatımdan. Rahatladım. Eskiden hayır demesini bilmiyordum, hayır demeyi öğrendim. Ayıp olur mu diye içime atardım, içime atmıyorum şimdi.

‘ÇOCUKLARIMI MEDYADAN UZAK TUTTUM’
Ortalıkta büyütmedim çocuklarımı. Şimdi sosyal medyada sürekli çocuklarını çekip kullanıyorlar, yanlış buluyorum. Ben korudum çocuklarımı. Medyanın önüne çıkarmak, reklamını yapmak çok kolaydı ama ben tercih etmedim. Mümkün olduğu kadar sakladım, uzak tuttum medyadan. Onlara da anlattım. Üzülmesinler, yıpranırlar diye böyle bir karar almıştım.
Hatta askere gittiğinde bana “Sakın gelme, senin annem olduğunu bilmesinler” dedi. Görüş zamanında gittim, fotoğraf çekildik. Sonra ben sosyal medyada paylaştım. Komutanları görmüş, “Seni yazıcı yapalım” demişler. “İstemiyorum” demiş. Dolayısıyla hiç istemezdi bilinmesini. Bunu kullanmadı hiç.
SAVAŞ ZAFER
‘TÜRK MUTFAĞINI DÜNYAYATANITMAK İSTİYORUM’
Küçükken oyuncu olmak istiyordum. Adnan Menderes’in hayatını anlatan ‘Ben Onu Çok Sevdim’ adlı dizide oynadım. Adnan Menderes’in ortanca oğlunu canlandırdım. Ama sonra devam etmedim. İlgim vardı aslında. Sete gidiyordum annemle sürekli. Sette büyüdüm diyebilirim. O, “Bir mesleğin olsun, sonra oyuncu yine olursun” diyordu. Öyle deyince gastronomi okumaya karar verdim.
Sevdiğim şey yemek yapmak olduğu için bu bölümü okumak istedim. Endüstriyel mutfağın ne demek olduğunu bilmiyordum üniversiteye kadar. Mekân açmaya kadar geldi iş.
Hem çalışıyordum hem okuyordum son 2 senedir. Bir fırsat geçti elime, işletmecilik de yapmaya başladım. Kendi mekânımızda kendi yemeklerimizi yapmaya başladım. Hamur kızartması gibi bir şey yapardı anneannem. Lalanga derdi. Ben de onu şimdi onun tarifiyle menüye koydum, çok beğeniliyor.
İstanbul usulü domates lapası dediğimiz bir ürünümüz var. Türk mutfağını temsil etmek bir sorumluluk. Kendi mutfağımızı geliştirmek dünyaya yaymak bizim elimizde. İtalyan restoranı, Fransız, Uzak Doğu görüyoruz ama Türklerin haricinde Türk mutfağını görmek pek mümkün değil. O yüzden Türk mutfağını ne kadar geliştirip yayabilirsek mutlu olurum.
İşletmecilik zor. Mutfaktan servisten hep sen sorumlusun. Daha kapsamlı. Bu işin sonu yok. Her şeyi biliyorum demiyorum. Öğrenmenin sonu yok. Bazen geceleri uyuyamıyorum yeni bir ürün çıkaracağım zaman.
Evde olduğumuz zaman çok kısıtlı. Eşim de çalışıyor o da yemek yapmıyor. Henüz anne-baba olmayı düşünmüyoruz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’ye ekonomik değer katan yatırımların yanı sıra sosyal fayda sağlayan projeleri dikkat çeken Kalyoncu, “Türkiye’nin en büyük havalimanını yapmaktan, KKTC’ye denizaltı hatlarıyla su götürmekten, aşılamaz denilen yolları tünellerle viyadüklerle aşmaktan, Türkiye ve Avrupa’nın en büyük güneş enerjisi santralini kurmaktan, ülkemizin yıllık elektrik ihtiyacının neredeyse yüzde 2’sini karşılamaktan, güneş paneli üretimini tek çatı altında toplayarak Avrupa’da bir ilke daha imza atmaktan büyük heyecan duyuyorum.

Ama yavrularımıza parlak bir eğitim hayatı sunmaktan veya depremzede insanlarımıza kol kanat germekten ya da yok olmaya yüz tutan bir tarihi eseri ihya etmekten de çok büyük heyecan ve mutluluk duyuyorum. Biz Kalyon Holding olarak kültür-sanattan eğitime, biyoçeşitlilikten yeşil enerjiye, hayvanların korunmasından ağaç dikme seferberliğine kadar çok geniş bir yelpazede ‘sosyal sorumluluk’ düşüncesiyle hareket ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YETKİSİZ VE BİLGİSİZ İNSANLAR
ACILI eş sözlerine şöyle devam etti: “190 bin lira gibi bir ücret vardı, eşime indirim yaptılar ve 135 bin liraya anlaştık. Kasıtlı yapılmıştır demiyorum ama eşimin yetersiz ekipmanlar, yetkisiz, bilgisiz insanlar tarafından öldürüldüğünü düşünüyorum. Mücadelemde, hak arayışımda bu hastanenin ve estetik firmasının hak ettiği cezayı almasını istiyorum.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu yılın 100 en pahalı eseri örneğin toplamda yaklaşık 1,8 milyar dolara alıcı buldu. 2023 yılında bu rakam 2,4 milyar dolardı; 2022’de ise 4,1 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaşmıştı. Sadece bir eser-René Magritte’in L’empire des lumières( 1954)-100 milyon dolar eşiğini aşmayı başardı. Geçtiğimiz yıl iki, 2022’de ise altı eser bu eşiği aşmıştı.

Mayıs ayında New York’ta düzenlenen açık artırmalar, Christie’s web sitesine yapılan siber saldırıya rağmen 1,4 milyar dolarlık bir satış gerçekleştirdi. Ancak Haziran ayında Londra’daki açık artırmalar zayıf bir performans sergiledi ve Kasım ayındaki New York müzayedeleri ise temkinli bir hava içinde geçti. Sotheby’s, Christie’s ve Phillips toplamda 1,3 milyar dolar değerinde sanat eseri sattıbu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40’lık bir düşüş.

HONG KONG’UN YÜKSELİŞİ
Hong Kong pazarı bu yıl yeniden öne çıktı. Yılın en pahalı 10 eserinden üçü bu pazardan geldi. Ayrıca Christie’s ve Bonhams Hong Kong’da yeni merkezler açarken, Sotheby de yeni bir ‘Maison’ başlattı. Bu yıl, kadın sanatçıların eserleri de önemli satışlarla dikkat çekti. İlk 50’ye giren dört eser Leonora Carrington, Georgia O’Keeffe ve Joan Mitchell’e aitti. Carrington’ın Les Distractions de Dagobert (1945) eseri, Mayıs ayında Sotheby’s New York’ta 28,5 milyon dolara alıcı bularak sanatçının müzayede rekorunu kırdı.
2024’ÜNEN PAHALIESERLERİ
René Magritte, L’empire des lumières (1954) satış fiyatı: 121,16 milyon dolar. Bu eser, Magritte’in ünlü ‘Empire of Light’ serisinin en büyük tablolarından biri olup, gece ve gündüz imgelerini yan yana getiren rüya gibi bir sahne sunuyor.
2. Ed Ruscha, Standard Station, Ten-Cent Western Being Torn in Half (1964) satış fiyatı: 68,26 milyon dolar. Amerikan tüketim kültürüne ironik bir yorum getiren bu eser, sanatçının en pahalı tablosu olarak kayıtlara geçti.

3. Claude Monet, Nymphéas (1914–17) satış fiyatı: 65,5 milyon dolar. Monet’nin Giverny bahçesinden esinlenerek yaptığı bu tablo, 17 dakikalık yoğun bir açık artırmanın ardından satıldı.
4. Jean-Michel Basquiat, Untitled (ELMAR) (1982) satış fiyatı: 46,48 milyon dolar. Mitoloji ve insan mücadelesini ele alan bu eser, Basquiat’ın en ikonik yapıtlarından biri olarak dikkat çekti.
2024 yılı, müzayede dünyasında belirsizliklerle dolu olsa da Sürrealizm’den modern sanata kadar pek çok kategori yeni rekorlarla taçlandı. Bu trendlerin önümüzdeki yıl nasıl şekilleneceği ise merak konusu. 2025’te sanat dünyasının yeniden yükselişe geçmesini beklemek hayalperestlik mi olur? Bekleyip göreceğiz.
YILIN İKONU AÇIKLADI
50 yıllık müzik kariyerine son verme kararı alan ve görme kaybı yaşayan Grammy ödüllü şarkıcı Elton John, yılın İkonu seçildi. 77 yaşındaki efsane sanatçı, inancı, özel hayatı ve merhum annesiyle ilişkisi hakkında birçok açıklamada bulundu.

“Yeni bir plak, yeni bir kitap, yeni bir fotoğraf almanın heyecanını hiç kaybetmedim” diyen Elton John, bir daha asla müzik yapmamak ile bir daha asla müzik dinlememek arasında seçim yapmak zorunda kalsaydı, dinlemeye devam etmeyi seçeceğini belirtti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çalışmayan engelli asansörleri, bozuk yürüyen merdivenler, rampası olmayan üst geçitler ve geçit vermeyen yüksek kaldırımlardan sonra İBB şimdi de sonu aydınlatma direğine çıkan sarı kabartmalı görme engelli yolunu hizmete (!) açtı.

Şişli Büyükdere Caddesi’ndeki kaldırım ve yol yenileme çalışmaları sonunda ortaya akıllara durgunluk veren bir manzara çıktı. Yenilenen kaldırımlara görme engelliler için sarı kabartmalı bant çekildi. Ancak çalışma yapılan bir noktada sarı bandın sonu aydınlatma direğine çıktı…
Yani bastonunu kullanarak bandı takip eden bir görme engellinin kazaya uğraması için adeta bir tuzak kuruldu.
Ne diyeyim; Allah akıl, fikir ve bolca vicdan versin…
Gel de gıpta etme…
ABD’nin Oklahoma eyaletinde 2006 senesinde 10 yaşındaki bir çocuğu katleden ve ölüm cezasına çarptırılan mahkum, zehirli iğneyle idam edildi.
Katar’da trafiğe açık yolda drift yapan adamın son model süper lüks otomobili trafikten men edildikten sonra hurdacıdaki araç ezme makinasında paramparça edilip “balya” haline getirildi. Katar polisi ibret olsun diye işlemi resmi internet sitesinde yayınladı.
Brezilya’da öğrencilerin okullara cep telefonu getirmesi tamamen yasaklandı.
İnsanın içinden “Keşke” ile başlayan ne kadar çok cümle geçiyor değil mi?
Futbolun vahşi yüzü
Futbol aslında bir oyun, bir eğlencelik, temaşa sanatı. Ama vahşi kapitalizm bu spor dalını ekonomik bir sektöre dönüştürdüğünden bu yana futbolcuların birbirine acıması kalmadı. Öyle ki, yeşil sahalar modern çağın yeni gladyatör arenalarına döndü. (Yeni statlara “Arena” adının verilmesi boşuna değil)

Fransa Ligi’nde oynanan Monaco-PSG maçındaki bir pozisyon ise futbolun vahşi yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Wilfried Singo’nun kaleci Donnarumma’ya yaptığı sert müdahale sonrası yıldız kalecinin suratı adeta parçalandı. Yüzüne 10 dikiş atılan ünlü file bekçisi maça devam edemedi.
İşin daha da vahim tarafı, karşılaşmanın hakeminin bu pozisyona kart bile çıkarmamasıydı.
Ben olsam, hakemi önce göz muayenesine gönderir, sonra lisansını iptal eder, hareketi yapan Singo’yu ise cinayete tam teşebbüsten tutuklardım.
Gaf’let kürsüsü
Eskişehir Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nde imam olarak görev yapan ve Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine giren Eşref Yıldırım, sosyal medya hesabından masasına silah koyduğu bir fotoğrafı paylaştı.

Zap’tiye
Eskiden anne babalar, çocuklarını eve sokmak için uğraşırlardı. Şimdi ise evlerinden hatta odalarından çıkarmak için ter döküyorlar.
Ne demiş?
“İmkansız diye bir şey yoktur. Çünkü imkansız kelimesinin içinde bile ‘imkan’ vardır.” (Audrey Hepburn)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ BAKLAVA NASIL ANLAŞILIR?
Gerçek baklava, çıtırdama sesinden, renginin parlaklığından ve içerisindeki fıstığın dolgunluğundan anlaşılır. Kesinlikle boğazda ya da midede yanma hissi bırakmamalı ve burnunuza tereyağı kokusu gelmeli. Sağlıksız ve kalitesiz malzemelerle yapılan sahte baklavadan uzak durulmalı. Şerbetin kıvamını doğru vermezseniz yine gerçek baklava olmaz. Üzerinden şerbet akan bir baklava iyi baklava değildir.

BAKLAVA KELİMESİ NEREDEN GELİR?
Türkçe kökenli bir kelime olan ‘baklava’nın eski Türkçede ‘baklağu’ veya ‘baklağı’ olarak da anıldığı bilinmektedir. Bununla birlikte oklavanın yine Eski Türkçede ‘oklağa’, ‘oklağu’ gibi kavramlarla ifade ediliyor olması; baklavanın Türk kültürüne ait bir lezzet olduğunun ilk ve en önemli kanıtları arasında yer almaktadır.
Göçebe bir yaşam süren Türklerin yufka ile yaptıkları çeşitli yiyeceklerin, baklavanın doğumuna ortam hazırladığını söylemek yanlış olmaz. Geçmiş dönemlerde yufkalar, tek tek açılıp pişirildikten sonra içerisine ilave edilen tatlı harçlar ile katmerli hamur işleri oluşturmuş; böylece ortaya baklavaya benzer lezzetler çıkmıştır.
Bununla birlikte Azerbaycan’da Bakı pahlavası olarak anılan ve sekiz kat yufkanın arasında fındık ya da fıstık ilave edilerek hazırlanan geleneksel tatlı, Orta Asya’da sac üzerinde pişirilen yufkalı hamurlardan farklı olarak klasik baklavaya en yakın lezzet olarak bilinmektedir.
Osmanlı’dan sonra ülkemizde de baklavanın hatırı sayılır bir yere sahip olduğu konusunda zannediyoruz ki 7’den 70’e herkes hemfikirdir. Türkiye’nin baklavası ile ünlü şehri ise elbette ki Gaziantep.
Günümüzde hazırlanan orijinal Gaziantep baklavasının ise tarihte ilk kez üretilen baklavadan çok daha farklı olduğu bir gerçek. Bunun temel sebebi ise ustadan çırağa öğretilen baklava tarihinin her elde farklı bir lezzete sahip hale gelmesidir. Bununla birlikte baklava hamurunun yapımında kullanılan malzemelerin bölgelere göre farklılıklar taşıması ise baklavanın lezzetini bölgesel olarak değiştirmiştir.
BAKLAVA DENİLİNCE GAZİANTEP
Bugün baklava farklı malzemeler kullanılarak ve farklı pişirme teknikleri ile de hazırlandığından klasik baklava çeşitlendirilmiş ve Türk mutfağına kazandırılmıştır.
Baklava denilince ilk akla gelen hiç şüphesiz Gaziantep’tir. Yaş ve kuru çeşitleriyle ünlü olan Gaziantep’in Antep fıstığıyla yapılmış baklavaları en ünlü olan çeşididir. Yöresel olarak içerisine konanlar farklıdır. Güney Doğu Anadolu’da Antep fıstığı, Karadeniz’de yapılan baklavalarda fındık, İç Anadolu’da ise çoğunlukla ceviz kullanılır. Ege’de yapılan baklavalar bademli hazırlanır, Trakya’da ise daha çok susam kullanılmaktadır. En çok rağbet göreni Antep fıstıklı olan olsa da ekonomik nedenlerden ötürü cevizli olanlarına sıklıkla rastlanır.

OSMANLI’DA BAKLAVA
Osmanlı’nın geniş bir coğrafyaya yayılmasının bir sonucu olarak pek çok farklı kültürle etkileşim halinde olmuş olan bir tatlı çeşidi olan baklava, farklı malzemeler ve farklı tekniklerle pişirilmiştir.
Fatih Sultan Mehmet dönemine ait mutfak defterlerinde kayıtlı olan bir bilgiye göre baklava ilk kez 1473 yılının Şaban ayında Topkapı Sarayı’nda pişirilmiştir. Baklavanın tarihine ait bir başka kayıt ise 17. yüzyılın ortalarında Evliya Çelebi tarafından kaleme alınmıştır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Bitlis Beylerinden birinin konağında hazırlanan baklavadan tattığını yazmıştır.
Bununla birlikte III. Ahmed döneminin şair ve yazarlarından biri olan Seyyid Vehbi tarafından hazırlanan Surname’de, padişahın dört şehzadesine yapılan sünnet töreninde tüm konuklara baklava ikram edildiği kayda geçirilmiştir.
Bunlar ve buna benzer daha başka kayıtlardan, Osmanlı’da hemen herkes tarafından bilinen bir lezzet olsa da baklavanın daha çok saray ve konaklarda yaşayan yüksek sınıf tarafından tüketilen bir tatlı çeşidi olduğunu görmek mümkün.
Öyle ki baklava pişirilen mutfaklarda ustalar tecrübeli kişiler arasından seçilmiş, baklavanın incelikle hazırlanması; pişirilmesi ve sofralara sunulması sağlanmıştır.
Örnek verecek olursak bir aşçı; saray ya da konak mutfağına alınmadan önce kendisine pilav ve baklava yaptırılmakta, yufka hamurunu ne kadar ince açtığı ise işe alınıp alınmamasında önemli bir kriter olmuştur.
Osmanlı’da baklava tarihine dair bilinmesi gereken bir diğer ayrıntı da hazırlanan pek çok farklı baklava çeşidi olduğudur.
Osmanlı tarihinde basılı ilk yemek kitabı olarak bilinen Melceü’t-Tabbahi’de yazılı olan kaymak baklavası, pirinç baklavası ve âdi baklava ise bunlardan bir kısmıdır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Atlantik Okyanusu’nda 21 gün altı acemi denizci ile hayatta kalma mücadelesi veren Kerkhofs, “İnanılmaz bir deneyim yaşadım. Artık benim için karada yaşam daha güzelleşti” dedi.

Proje için teklif geldiğinde oğlu Ciro ve ailesini düşünen Kerkhofs, yapım ekibine ‘Ölmeyeceğime dair bana söz veriyor musunuz?’ diye bir e-posta gönderdi. Daha sonra ekip, ünlü yıldızı ikna etti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Acemi sevgili, 10 dakika otomobili hareket ettiremeyince Özer, zor anlar yaşadı. Kahkaha atmaya başlayan genç kız, en sonunda aracın kontrolünü sağladı ve oradan uzaklaştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Listenin en gözdesi, art arda ikinci kez ‘Yılın Tasarımcısı’ seçilen Jonathan Anderson oldu. Loewe markasının kreatif direktörü olarak ortaya koyduğu yenilikçi yaklaşım, Anderson’ı sektördeki rakiplerinden bir adım öne geçiriyor. Onu takip eden isim ise Matthieu Blazy oldu. Yıl boyunca Bottega Veneta markasının kreatif direktörü olarak büyük yankı uyandıran ve çok yakın zamanda Chanel markasının kreatif direktörü olarak seçilen Blazy, endüstrideki etkisini ve gücünü giderek artırıyor.

Anketin bir başka sonucu, Yılın Favori Koleksiyonu seçilen John Galliano’nun Maison Margiela 2024 İlkbahar Artisanal koleksiyonu oldu. Maison Margiela markasının kreatif direktörü olan Galliano, sadece favori olarak değerlendirilmekle kalmadı, aynı zamanda “en çok izlenmek istenen defile” unvanını da kazandı. Yenilikçi detaylarla zenginleştirilmiş tasarımları, Galliano’nun dehasını bir kez daha kanıtladı. Geldiği markayı en iyi haline taşımak her tasarımcı için ulaşılması zor hedeflerden biridir. Böylelikle çok yakın geçmişte markadaki görevinden ayrılan Galliano görevini bir kez daha zirvede bırakmış oldu.

Kariyerindeki yeni destinasyonunun yıllar sonra ‘yeniden’ Dior yönünde olacağı söylense de bir sonraki adımı her zamanki gibi merakla bekleniyor. Vogue’un bu yılın trendlerini araştırdığı çalışmasından en ilgimi çeken sonuç, ‘Trendsizlik’ oldu. 2024’ün en çok benimsenen akımlarından biri olan trendsizlik, bilinçli tüketici oranının arttığına ve sürdürülebilirliğin daha da değer kazandığına işaret ediyor. Yılın en iyi aksesuarı ise Alaïa markasının Le Teckel çantası seçilmiş.

TAHTIN ARANAN SAHİBİ BELLİ
Moda dünyasından aylardır beklenen müjde en sonunda geldi! İspanyol moda markası Bottega Veneta’nın harikalar yaratan kreatif direktörü Matthieu Blazy, önümüzdeki Ocak ayından itibaren Fransız moda markası Chanel’in yeni kreatif direktörü olarak göreve başlayacak! Eski kreatif direktör Virginie Viard’ın Haziran ayında görevinden ayrılmasıyla boşalan koltuk, Blazy ile yepyeni bir vizyon kazanacak gibi görünüyor. Bu atama, markanın köklü zarafet anlayışını Blazy’nin modern estetiğiyle buluşturma potansiyeli taşıyor. Fransız markasında başlayan bu yeni dönem, moda dünyasında büyük bir heyecan yaratmış oldu. Blazy’nin markadaki ilk koleksiyonu 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu olacak. Bu da yaklaşık bir yıl daha köklü değişimi görmek için bekleyeceğiz demek oluyor. Ben günleri geri saymaya başladım bile!

STİLİYLE DE GÖZ DOLDURUYOR
Son yılların yıldız sanatçılarından Melike Şahin, müziğinin yanı sıra stiliyle de göz doldurmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta beş gece üst üste verdiği konser serisi, sadece bir müzisyen olmadığını, aynı zamanda bir sahne sanatçısı ve stil öncüsü olduğunu da kanıtlar nitelikteydi. Bu konserler, Şahin’in yeni albümü ‘Akkor’ ile müzik sahnesinde ulaştığı zirvenin adeta bir kutlamasıydı diyebilirim. Grammy Ödülleri’nin sosyal medya hesaplarında yer alan ilk Türk sanatçı olması da işine duyduğu profesyonellik seviyesini daha artırmış ve bunu son konserlerinde kostüm seçimlerine yansıtmayı da başarmış. Şarkılarından ilham alınarak tasarlanan kostümlerin bir hikayesinin olması ülkemiz sahnelerinde pek de alışık olmadığımız bir durum. Umarım bu tarz örnekleri daha da sık görürüz.

AURASI BİTTİ AMA KARİYERİ ZİRVEDE
Hollywood’un genç yeteneklerinden Timothée Chalamet, yalnızca oyunculuğuyla değil, stil seçimleriyle de adından söz ettiren bir isim. Ancak son dönemde ünlü aktörün kırmızı halıdaki görüntüsü ve moda tercihleri, eski hallerini aratmıyor değil. Efsane şarkıcı Bob Dylan’ın hayatını konu alan ‘A Complete Unknown’ filmindeki rolü için benimsediği tarz, özellikle son prömiyerlerinde yoğun bir şekilde hissediliyor. Önce bıyıkla çıktı ilk şoku yaşattı. Yetmedi üzerine bir de sarışın peruklar taktı.

Aslında yaratmaya çalıştığı bu görüntü, Bob Dylan’ın 2003 yılına ait maskeli ve anonim görünümlerinden biri. Ancak eskiden çöp giyse bile beğendiğim, her haliyle yürek hoplatan Timothée, yeni tarzı ile zorlama bir enerji yayıyor. Bu enerjiyle bağlantılı olarak çok bilindik bir teoriyi tekrar hatırlatmak isterim. Kardashianların elini değdirdiği erkek çöker! Chalamet de neredeyse 2 yıldır Kylie Jenner ile ilişki yaşıyor. Süreç içerisinde Kylie parlarken, Timothée’nin günden güne aurasının bitişine şahit oluyoruz.

TREND ALERT!
Karşınızda moda severlerin alışveriş listesine en tepeden girmeyi başaran Saint Laurent Y Tote çanta! Zoë Kravitz ve Angelina Jolie’den Sofia Richie ve Bella Hadid’e kadar pek çok ünlü ismin elinde görülen bu çanta, şimdiden son dönemin en popüler aksesuarları arasında yerini aldı. Marka, Icare modelinden sonra kayda değer popüler bir model çıkarmayı başaramamıştı. Y Tote ile bunu başaracağa benziyor. Moda evinin arşivlerinden ilham alınarak tasarlanan Y Tote, zarif ancak belirgin ‘Y’ şekilli yapısıyla dikkat çekiyor. Günlük kullanıma ve günümüz trendlerine uygun tasarımıyla şıklık ve pratikliği bir araya getiren çanta, iki farklı silüette ve renkte sunuluyor: Fiyat etiketi ise bu özel tasarımın lüks segmentteki yerini doğrular nitelikte: Yaklaşık 128 bin TL.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarihi Kapalıçarşı girişinde yaptığı el emeği göz nuru ürünleri satarak huzur bulduğunu söyleyen 47 yaşındaki Sevda Gök, “Engelime rağmen boş durmayıp çalışıyorum. Allah izin verirse çalışmaya da devam edeceğim. 20 yıldır bu işi yapıyorum” ifadesini kullandı. Gök, “Ben eklem romatizma hastalığına yakalandım. 4 yaşından itibaren bu hastalıkla mücadele ediyorum. Hastalıktan sonra yürüme kabiliyetimi kaybettim. Tedavi için birçok hastaneye gittik ama çare olmadı. Ben bu durumdan dolayı kendimi eve kapatmadım. Hep bir şeyler için mücadele ettim. Halen de mücadele ediyorum. Her sabah buraya gelerek evde yaptığım el işlerini satıyorum. Evde oturmak istemiyorum. İnsanlara faydalı olmak, beni mutlu ediyor. Bir şeyler için mücadele etmek bana huzur veriyor. Buradan benim gibi olan engelli bireylere seslenmek istiyorum. Pes etmeyin. Mücadele edin. Elinizden gelen en iyisini yapmaya devam edin. Ben gücümün yettiği kadar çalışmaya devam edeceğim” dedi. – KAHRAMANMARAŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Seferihisar Belediyesi tarafından kadınların kendi öz savunmalarını sağlaması için açılan kurs haftada 2 gün, eski Türkiye ve Avrupa Tekvando Şampiyonu antrenör Saba Vural ve Şerife Eyüpoğlu Temese eşliğinde veriliyor.
Taekwondo Antrenörü Saba Vural, “Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmamız çok önemli. Yaşadığımız şiddet olayları günden güne artmakta. Kadın olarak sokakta yürümeye dahi korkar olduğumuz bu zamanlarda tüm hemcinslerimin kendini savunmayı öğrenmesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum” dedi.
“Artık özgür olmak istiyoruz”
Kursa katılan kadınlar ise “Savunma Sanatları Atölyesine hem spor yapmak hem de kendimizi özgür hissedebilmek için başladık. Artık özgür olmak istiyoruz. Şiddete karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Şiddet toplumsal bir meseledir”
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, “Seferihisar Belediyesi olarak kadınları eğitim, sanat, spor gibi alanlarda daha fazla yer almaya teşvik etmek için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Kadınların karşılaşabileceği herhangi bir tehlikeye karşı öz savunma eğitimlerine de 4 yıldır devam ediyoruz. Şiddet toplumsal bir meseledir ve buna dur demek bizim elimizde. Kadına şiddet son bulana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yüksekova’da kadın eliyle yapılan yöresel yemekler yoğun ilgi görüyor. İlçenin faklı noktalarında kadınlar tarafından işletilen restoranlarda, özellikle yöresel yemekler müşterilere sunuluyor. Özellikle şehir dışından gelen müşterilerin ‘keledoş’ başta olmak üzere yöresel yemeklere talebi yüksek oluyor.
Yöresel yemeklerle birlikte müşteri sayılarının arttığını ifade eden Yıldız Dayan isimli işletmeci, “Biz kafede 6 kadın çalışıyoruz. Burada yöresel ev yemeklerini yapıyoruz. Vatandaşların yöresel yemeklere daha çok ilgi gösterdiğini belirteyim. Çünkü insanlar artık standart yemeklerden çıkmak istedi. Biz de kadınların eliyle buna yön verdik ve başardık” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esenyurtlu kadınlar birlikte öğreniyor, birlikte üretiyor, birlikte kazanıyor
İSTANBUL – Esenyurtlu kadınlar, belediyenin, Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde verdiği eğitimlerle sosyal, kültürel ve ekonomik alanda kendilerini geliştirme fırsatı buluyor.
Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik alanda gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Esenyurt Belediyesi Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi, birçok farklı branşta eğitim vermeye başladı. Merkezde, kadınların kabiliyetlerini gerçekleştirebilmelerine yardımcı olmak amacıyla el sanatları kursları, aile danışmanlığı hizmeti, evlilik okulu, anne-çocuk destek programları, kadın sağlığı eğitimleri, ilk yardım eğitimleri, çocuk terapileri ile iletişim ve motivasyon seminerleri düzenleniyor. Vatandaşların haftanın beş günü faydalanabildiği merkezde, çocuklar için oyun alanı da bulunuyor. Bu sayede küçük yaştaki çocukları nedeniyle çalışamayan kadınların öğrenerek üretim yapmaları ve iş yaşamına katılmaları sağlanıyor.
El emeği ürünler kazanca dönüşüyor
Sosyal yaşam merkezinde moda tasarımı, punch, dikiş nakış, el nakışı, takı tasarımı gibi 6 farklı branşta el sanatları eğitimi veriliyor. Burada eğitimlerini tamamlayan kadınlar, kazanç sağlamak amacıyla üretim aşamasına geçiyor. Üretilen el emeği göz nuru ürünler, belediyenin açtığı stantlarda ve düzenlenen sergilerde satışa sunuluyor.
Güçlü aile için danışmanlık hizmeti
Merkezde ayrıca mutlu ve sağlıklı aile yapısının oluşmasına destek olmak amacıyla uzman sosyologlar tarafından danışmanlık hizmeti veriliyor. Sosyologlar, bireylere aile içi ilişkileri, toplumsal yaşamla uyumları ve aile içinde yaşanan sorunları çözmeleri noktasında yardımcı oluyor.
Anneler atölyede çocuklar oyun alanında
Kadınların eğitim alarak üretim yapması için her ayrıntının düşünüldüğü Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocuklar, onlar için hazırlanan oyun alanında eğlenceli vakit geçiriyor. Psikolog ve çocuk gelişim uzmanları tarafından hazırlanan eğitici aktivitelerden yararlanan minikler, gelişim düzeylerine uygun oyunlar oynuyor.
“Hem sosyalleşiyor hem de kazanç sağlıyorum”
El sanatları kurslarının kendisi için çok faydalı olduğunu söyleyen kursiyer Fatma Doğan, “Buraya çocuğumla geliyorum. O kreşte eğlenirken ben de bir şeyler öğrenebiliyorum. O yüzden bu kursları tercih ettim. Kursumuzda bir şeyler üretmeye başladık. Bu bizi çok mutlu ediyor. Burada hem sosyalleşiyor hem de ürünlerimizi satarak kazanç sağlayabiliyoruz. Hocalarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kurslar terapi gibi geldi”
Kursiyer Elif Şen ise şöyle konuştu:
“Dikiş kursuna geliyorum. Bu kursta bir kıyafeti dikmenin bütün inceliklerini ve dikiş makinelerinin tamirini öğrendik. Arkadaşlarımızla birlikte birçok ürün ortaya çıkardık. Ayrıca biz kurstayken çocuklarımız da oyun alanında eğlenebiliyor. Ben, bütün kadınlara, evde oturmak yerine kurslara katılmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü burası bana terapi gibi geldi. Esenyurt Belediyesine sağladığı imkanlardan dolayı çok teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konyaaltı ilçesinde yaşayan sınıf öğretmeni Seval Aydın, eşi Cabir Aydın ile gece yürüyüş yaptıkları sırada parkta babasıyla kalan 1,5 yaşındaki bebeğin sürekli ağladığını fark etti.
Üşüdüğü ve aç olduğunu öğrendiği Güneş adlı bebeğe anne şefkatiyle yaklaşan Aydın, bebeğin karnını doyurup ve ısıttıktan sonra durumu polise bildirdi.
Polis ekiplerinin irtibata geçmesiyle aile ilgili araştırma başlatan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, minik Güneş’i çocuk yuvasına götürdü.
Minik bebeğin o gece kucağında huzurlu bir şekilde uyumasından etkilenen Seval öğretmen, eşiyle bebeğin koruyucu ailesi olmak için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurdu.
Çiftin başvurusunun uygun görülmesi ve gerekli prosedürün tamamlanmasının ardından bebek, aileye teslim edildi.
Eşiyle yuvalarını açtıkları Güneş’i sevgiyle bağrına basan Seval Aydın, bebeğe gözü gibi bakmaya başladı.
Bir süre sonra davranışlarında farklılık hissedilen ve otizm teşhisi konmasına rağmen Güneş’in elini bir an olsun bırakmayan Aydın, “O bizim insanlığımızın, merhametimizin, iyiliğimizin aynası ve biz onun gözlerinde kendimizi görüyoruz.” dediği çocuğun eğitimiyle de yakından ilgileniyor.
Güneş, ağır otizmli olmasına rağmen koruyucu ailesinin ilgisi ve desteğiyle eğitimini başarıyla sürdürüyor, resim ve müzik eğitimi alıyor.
Şimdi 16 yaşında olan Güneş, 14 yıldır mutlu, huzurlu bir aile ortamında yaşıyor.
“Duyduğu ses ve ritimleri zihnine çok güzel kaydediyor”
Seval Aydın, AA muhabirine, Güneş’i ilk gördüklerinde çok kötü bir durumda olduğunu belirtti.
Bebeği görmemezlikten gelemediklerini ifade eden Aydın, “Parkta bebeği kötü durumda gördüğümde arkamı dönüp gitseydim kendime hep ‘O çocuk ne oldu?’ diye soracaktım. Annelik iç güdüsüyle kucaklayıp bağrıma bastığımda, gözlerine baktığımda o çocuğun bir koruyucusu olması gerektiğini hissettim. Bana ilk baktığındaki o güven dolu bakışları yıkamazdım. O da minik avcunun ortasında parmağımı sıkıca tutuyor ve bırakmıyordu. O an da anne ve oğul bağı kuruldu.” dedi.
Koruyucu aileliğin çok ciddi bir sorumluluk ve cesaret olduğunu anlatan Aydın, şöyle devam etti:
“Bu sorumluluğu hiç tereddütsüz aldık. Çünkü korunmaya muhtaç çaresiz bir bebek vardı karşımızda. Güneş ile yeni bir hikayemiz, yeni bir hayatımız başladı. 3 yaşındayken hafif zihinsel engel tanısı kondu. Okula başlayınca zihinsel geriliği daha da arttı. Rehabilitasyon merkezlerinden ve özel eğitim öğretmenlerinden özel ders almaya başladık. Yaş ilerledikçe otizm belirtileri arttı, ergenlik sürecinde ise ağır otizm spektrum bozukluğunun tipik özellikleri belirdi.”
“Önemli bir ressam olacağına inanıyorum”
Güneş’in hayatını kolaylaştırmak için düzenli psikolog ve psikiyatrist desteği aldıklarını vurgulayan Aydın, “Gözümüz hep üzerinde oldu. Özel gereksinimli bireylerin ebeveynleri bedensel, duygusal ve ruhsal olarak çok sabırlı, anlayışlı, dirençli ve uyanık olmak zorunda. Farkındalığımızı hep yüksek seviyede tuttuk.” diye konuştu.
Otizmli bir bireyle yaşamanın zorlukları olduğunu anlatan Aydın, şöyle konuştu:
“Sabır ve merhamet bu işin ilacı. Onun gelişimi için eğitimi kadar, sosyal yaşamına da önem verdik. Arkadaşlarıyla beraber düzenli olarak sosyal aktiviteler yaptık. Birlikte 20’den fazla ülkeyi gezdik. Küçük yaşta müzik terapisi yapmaya başladık ve müzik kulağı çok güzel gelişti. Duyduğu ses ve ritimleri zihnine hatasız kaydediyor. İyi bir müzik kulağı var. Sözel ifadeyle anlatamadığı her şeyi resmetmesini sağladık. Çizgiler onun cümlesi haline geldi, çizgileri konuşturdu. Resim konusunda inanılmaz yeteneği var. Önemli bir ressam olacağına inanıyorum.”
“Elimizi bir an olsun üzerinden çekmiyoruz”
Cabir Aydın da Güneş’in hayatına dokunmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
Güneş’in de kendi hayatlarına çok şey kattığını belirten Aydın, şunları kaydetti:
“Güneş bizim yaşamımızın merkezi oldu. Günlük yaşamımızı onun ihtiyaçları doğrultusunda düzenliyoruz. Çok özel bir çocuk. Anne ve baba sevgisine her zaman ihtiyacı var. Elimizi bir an olsun üzerinden çekmiyoruz. İnsanlar ‘Emekli olmuştunuz. Konforlu bir hayatınız var. Neden böyle bir sıkıntıya girdiniz?’ diye sordular ama biz bir an olsun pişman olmadık. Güneş’i emanet edeceğimiz kızımızdan başka kimse yok. Onun geleceği için gerekli tedbirleri alıyoruz. Bütün hayatımızı ona göre kurguluyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR – Seferihisar Belediyesi, kadınların şiddete karşı kendilerini savunmaları için ücretsiz savunma sanatları kursu veriyor. Eğitimlere ilk etapta 35 kadın kayıt yaptırırken, şiddet olaylarının artması nedeniyle kursa talep büyük oranda arttı.
Seferihisar Belediyesi, kadınların için ücretsiz savunma sanatları kursu düzenledi. Kurs haftada 2 gün, Türkiye ve Avrupa eski Tekvando Şampiyonu, Antrenör Saba Vural ile Şerife Eyüpoğlu Temese eşliğinde veriliyor. Eğitimlere ilk etapta 35 kadın kayıt yaptırırken, şiddet olaylarının artması nedeniyle kursa talep büyük oranda artış gösterdi.
Antrenörü Saba Vural, “Kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmamız çok önemli. Yaşadığımız şiddet olayları günden güne artmakta. Kadın olarak sokakta yürümeye dahi korkar olduğumuz bu zamanlarda, tüm hemcinslerimin kendini savunmayı öğrenmesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı. Kursa katılan birçok kadın ise şiddete karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de, ” Seferihisar Belediyesi olarak kadınları; eğitim, sanat, spor gibi alanlarda daha fazla yer almaya teşvik etmek için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Kadınların karşılaşabileceği herhangi bir tehlikeye karşı öz savunma eğitimlerine de 4 yıldır devam ediyoruz. Şiddet toplumsal bir meseledir ve buna dur demek bizim elimizde. Kadına şiddet son bulana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Samsun Cerrahi El Aletleri ve Sağlık Müzesi’nde düzenlenen şenlikte çeşitli firmalardan alınan ve kadınların hazırladığı ürünlerin tanıtımı ve satışı yapıldı.
Şenlikten elde edilecek gelir, kırsal kesimdeki ihtiyaç sahibi çocukların yanı sıra lösemili, down sendromlu ve engelli çocuklar yararına kullanılacak.
Dernek Başkanı Burcu Keskin, AA muhabirine, şenliğe 40 firmanın katıldığını, güzel bir dayanışma örneği sergilendiğini söyledi.
Bağışlarla bir köy okulundaki çocuklara bot ve mont alarak yılbaşı etkinliği gerçekleştirmek istediklerini belirten Keskin, “Çocuklar için kurulmuş bir derneğiz, amacımız çocuklara dokunmak. Bu etkinlik sonunda da çocuklara dokunacağız.” dedi.
Kentteki firmanın sahibi Beyhan Çakır da şenlikten elde edecekleri tüm geliri ihtiyaç sahibi çocuklara bağışlayacaklarını dile getirerek, arkadaşlarıyla çeşitli yiyecekler hazırlayıp satışa sunduklarını kaydetti.
Şenlik, 22 AralıkPazar günü sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADINLAR Voleybol 1’inci Ligi A Grubu’nda oynadığı 12 maçı da kazanarak zirveyi kaptırmayan lider Papara Göztepe yarın evinde Bodrum Belediyesi Bodrumspor’la karşılaşacak. Bornova Belediyesi Atatürk Spor Kompleksi’nde oynanacak 13’üncü hafta mücadelesi saat 14.00’te başlayacak. Sarı-kırmızılı takım üst üste 13’üncü galibiyetini almayı hedefliyor. Geçen hafta deplasmanda Bodrum’u 3-0 yenerek yeniden 2’nci sıraya yükselen İnfo Yatırım Karşıyaka ise evinde 16.00’da 4’üncü basamakta yer alan Bozüyük Belediyesi Eğitimspor’la karşı karşıya gelecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maltepe Belediyesi Kadın Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nce düzenlenen kutlama programına kursiyerler ve aileleri katıldı. Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Karabulut yaklaşan yeni yıl öncesi kursiyerler ve aileleri ile bir araya geldi. Maltepe Belediyesi’nin engellilere ve kadınlara yönelik destekleyici çalışmalara devam edeceklerini belirten Karabulut 2025 yılının barış, mutluluk ve sağlık getirmesini diledi. Üreten Engelliler Merkezi’ndeki kutlamada çocuklara hediyeler verilerek müzik, dans ve ikramlar eşliğinde yeni yıl coşkusu yaşandı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik alanda gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Esenyurt Belediyesi Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi, birçok farklı branşta eğitim vermeye başladı. Merkezde, kadınların kabiliyetlerini gerçekleştirebilmelerine yardımcı olmak amacıyla el sanatları kursları, aile danışmanlığı hizmeti, evlilik okulu, anne-çocuk destek programları, kadın sağlığı eğitimleri, ilk yardım eğitimleri, çocuk terapileri ile iletişim ve motivasyon seminerleri düzenleniyor. Vatandaşların haftanın beş günü faydalanabildiği merkezde, çocuklar için oyun alanı da bulunuyor. Bu sayede küçük yaştaki çocukları nedeniyle çalışamayan kadınların öğrenerek üretim yapmaları ve iş yaşamına katılmaları sağlanıyor.
El emeği ürünler kazanca dönüşüyor
Sosyal yaşam merkezinde moda tasarımı, punch, dikiş nakış, el nakışı, takı tasarımı gibi 6 farklı branşta el sanatları eğitimi veriliyor. Burada eğitimlerini tamamlayan kadınlar, kazanç sağlamak amacıyla üretim aşamasına geçiyor. Üretilen el emeği göz nuru ürünler, belediyenin açtığı stantlarda ve düzenlenen sergilerde satışa sunuluyor.
Güçlü aile için danışmanlık hizmeti
Merkezde ayrıca mutlu ve sağlıklı aile yapısının oluşmasına destek olmak amacıyla uzman sosyologlar tarafından danışmanlık hizmeti veriliyor. Sosyologlar, bireylere aile içi ilişkileri, toplumsal yaşamla uyumları ve aile içinde yaşanan sorunları çözmeleri noktasında yardımcı oluyor.
Anneler atölyede çocuklar oyun alanında
Kadınların eğitim alarak üretim yapması için her ayrıntının düşünüldüğü Ulu Çınar Sosyal Yaşam Merkezi’nde çocuklar, onlar için hazırlanan oyun alanında eğlenceli vakit geçiriyor. Psikolog ve çocuk gelişim uzmanları tarafından hazırlanan eğitici aktivitelerden yararlanan minikler, gelişim düzeylerine uygun oyunlar oynuyor.
“Hem sosyalleşiyor hem de kazanç sağlıyorum”
El sanatları kurslarının kendisi için çok faydalı olduğunu söyleyen kursiyer Fatma Doğan, “Buraya çocuğumla geliyorum. O kreşte eğlenirken ben de bir şeyler öğrenebiliyorum. O yüzden bu kursları tercih ettim. Kursumuzda bir şeyler üretmeye başladık. Bu bizi çok mutlu ediyor. Burada hem sosyalleşiyor hem de ürünlerimizi satarak kazanç sağlayabiliyoruz. Hocalarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kurslar terapi gibi geldi”
Kursiyer Elif Şen ise şöyle konuştu:
“Dikiş kursuna geliyorum. Bu kursta bir kıyafeti dikmenin bütün inceliklerini ve dikiş makinelerinin tamirini öğrendik. Arkadaşlarımızla birlikte birçok ürün ortaya çıkardık. Ayrıca biz kurstayken çocuklarımız da oyun alanında eğlenebiliyor. Ben, bütün kadınlara, evde oturmak yerine kurslara katılmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü burası bana terapi gibi geldi. Esenyurt Belediyesine sağladığı imkanlardan dolayı çok teşekkür ediyorum.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, saat 16.00 sıralarında Fatih Eminönü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 2 grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle sözlü tartışma çıktı.

TARTIŞMA BÜYÜYEREK KAVGAYA DÖNÜŞTÜ
Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar birbirlerine yumruk ve sopalarla saldırdı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Tekmelerin havada uçtuğu kavga çevredeki vatandaşların araya girmesiyle güçlükle sakinleştirildi.

O ANLAR KAMERADA
Dakikalarca süren o anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerası ile kaydedildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yakuplu Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’nde, kaldırımda el bombası gören vatandaşlar durumu polise bildirdi.

BÖLGEYE ÇOK SAYIDA EKİP SEVK EDİLDİ
Adrese çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Ekipler, güvenlik şeridi çekerek caddeyi araç ve yaya trafiğine kapattı. Bölgeye çağırılan bomba imha uzmanları bir süre inceleme yaptı.
Ekipler tarafından bulunduğu yerden alınan el bombası, incelenmek üzere Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından cadde araç ve yaya trafiğine açıldı.
SÜS OBJESİ OLARAK KULLANILMMIŞ OLABİLİR
Yapılan incelemede el bombasının içindeki patlayıcı kısmın söküldüğü belirlenirken, süs objesi olarak kullanıldığının değerlendirildiği öğrenildi.


Polisin, işlevsiz haldeki el bombasını kaldırıma bırakan kişinin yakalanması için başlattığı çalışma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yunusemre Belediyesi’nde çalışan Gökhan Eller ile güzellik salonu işletmecisi Selda Eller, anlaşmalı olarak boşanmaya karar verdi. Mahkemeden duruşma tarihi beklenirken, 23 Eylül’de Selda Eller, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek şiddet gördüğünü belirterek, eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Karar polis tarafından Gökhan Eller’e bildirilirken, iddiaya göre, Selda Eller eşini arayarak eve gelip eşyalarını almasını söyledi. Güzelyurt Mahallesi’ndeki eve giden Gökhan Eller, çıkan tartışma sonrası iki çocuğunun annesi Selda Eller’i eline geçirdiği bir bez parçasıyla boğarak öldürdü. Gökhan Eller, ardından polis merkezine giderek eşini öldürdüğünü itiraf edip, teslim oldu.

“2018 YILINDA PROTOKAOL YAPTIK VE BOŞANDIK”
Gökhan Eller, emniyetteki işlemlerin ardından 24 Eylül’de tutuklandı.Gökhan Eller için Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanması istendi. Davanın ilk duruşması Manisa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Duruşmaya öldürülen Selda Eller’in babası Mustafa Ferhat Durmaz (66), anne Zehra Can Şahin (62), ağabeyi Kemal Durmaz (42) ve ailenin avukatı Ali Arslan katıldı. Sanık Gökhan Eller de duruşma salonunda hazır bulundu.

Duruşmadaki ifadesinde, eşinin kendisinin istemediği kişilerle sık sık görüşmesinden dolayı 2018 yılında daha önce protokol yaparak boşandıklarını anlatan Gökhan Eller, “2001’de tanıştık, 2002’de evlendik. Güzel bir evliliğimiz vardı. 2004 yılında eşime bir telefon geldi. ‘Alo aşkım’ diyerek telefonu açtı. İlk kavgamız orada başladı. 2009 yılında mesajlaşmasını yakaladım. Gelen mesaj ve telefonlar yüzünden sık sık kavga ediyorduk. Görüşmesini istemediğim kişilerle arkadaşlık yapıyordu. 2018 yılında boşanma kararı aldık, protokol yaptık ve boşandık” diye konuştu.

“YENİDEN EVLENME KARARI ALDIK”
2019 yılında eşiyle barıştığını ve tekrar evlendiğini belirten Gökhan Eller, “2019 yılında Güzelyurt Mahallesi’nde daire almıştık. Daha sonra eski eşim Selda aradı ‘Çocuklar seni soruyor, seni istiyor gel’ dedi. Bu şekilde yeniden görüşmeye başladık. Yeniden evlenme kararı aldık. Evlilik şartı olarak Güzelyurt Mahallesi’nden aldığım evin kendi üzerine yapılmasını istedi. Kabul ettim ve evi Selda’nın üzerine yaptım. Sonra eşimin beni yine aldattığını öğrendim. Arzu adında bir kadın ‘Senin eşin, seni benim eşimle aldatıyor’ dedi ve kocasıyla eşim arasındaki mesajlaşmaları gösterdi. Aldatmalara göz yumdum çocuklarım için. Ağustos 2022 yılında ayında boşanma kararı aldık ve protokol yaptık. Güzelyurt Mahallesi’ndeki evin yüzde 20’sini vereceğimi söyledim. Daha sonra bu pay yüzde 40’a çıktı. Protokolü eşimin önüne koydum ve imzaladık. Bütün eşyaları aldı. ‘Çocukları istemiyorum, çocuklar sende kalsın’ dedi. Boşanma sürecini başlattık ve gün verildi” dedi.

“OĞLUMUN PANTOLONUYLA BOĞAZINI SIKTIM, 3-4 SANİYE SÜRDÜ…”
Daha sonra eşinin kendisi hakkında uzaklaşma kararı aldırdığını öğrendiğini belirten Eller, “Ortada bir sorun yokken neden uzaklaştırma kararı aldırdığını merak ettim. Sonrasında Selda beni aradı ve ‘gel çabuk eşyalarını al’ dedi. Eve geldiğimde ‘geldin mi Allah’ın belası’ diyerek karşıladı. ‘Eşyalarını al ve defol git’ dedi. Eşyalarımı toplarken bana laf atıyordu. ‘Donuna kadar alacağım senin. Seninle aynı havayı solumak istemiyorum’ diyordu. ‘Ben bu evde Taner’le yatacağım’ dedi. Çocuk odasına gittim. Kamil adındaki arkadaşımla olan fotoğrafımı göstererek ‘Kamil ile senin yatağında birlikte olacağım’ diyordu. Aldatılmama rağmen eşimi ve çocuklarımı sevdiğim için yeniden evlendim. Oğlumun pantolonuyla Selda’nın boğazını sıkmaya başladım. 3- 4 saniye sürdü. Sonra yere düştü. Selda yere düştüğünde burnu ve ağzından kan gelmişti. Arkadaşım polis memuru A.K.’yı aradım. ‘Abi Selda’nın boğazını sıktım. Ben evden çıkarken yaşıyordu. Çabuk ambulans gönder ben Barbaros Karakolu’na gidiyorum’ dedim. A.K. ile beraber karakola gittik” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mucur Belediyesi işçilerinin altyapı çalışmaları sırasında yol çöktü.

Bu sırada yolda ilerleyen kamyon, oluşan çukura düştü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine kurtarma ekipleri sevk edildi.

Çukura saplanan kamyon, iş makinesiyle çıkarıldı.

Ekipler, çöken alanda 4 tarihi boş küp olduğunu belirledi. Çevredekiler ve çalışanlar tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yoğunluk Edirne istikametinde Cevizlibağ-Bakırköy ile Bahçelievler-Avcılar arasında, TEM Otoyolu’nda Mahmutbey Gişeleri Edirne istikametinde ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü çıkışından Gaziosmanpaşa’ya kadar trafik yoğunluğu oluştu. Avrasya Tüneli ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde Avrupa Yakası’ndan Anadolu Yakası’na geçişte Anadolu Yakası’nda ise Ankara istikametinde Avrasya Tüneli çıkışından Kartal’a, Edirne istikametinde ise Maltepe’den Göztepe’ye kadar çoğu bölgede trafik sıkışık seyretti. TEM Otoyolu’nda sürücüler Edirne istikametinde Tuzla ve Ataşehir arasında güçlükle ilerledi.

İş çıkış saatinde birçok toplu ulaşım durağında da yoğunluk gözlendi. Özellikle Cevizlibağ, Altunizade ve Zeytinburnu gibi ulaşımın aktarma merkezlerinde yolcu yoğunluğu göze çarparken yoğunluk haritasına göre trafik yoğunluğu yüzde 78’e ulaşırken, yoğunluk Avrupa Yakası’nda yüzde 76, Anadolu Yakası’nda ise yüzde 80 olarak ölçüldü.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Araştırmada, L. T.’nin, 2021’de tanışmış olduğu Cezayirli Eliz S.(24) ve kardeşleri Elis T.(27), İbtisseme T.’nin (26) yönlendirmesi ile yeni yapılacak konut projesinde uygun fiyatlı daireler almak ve kendisine belirtilen şirketlere para yatırması halinde yapılacak ticaretten kar payı verileceği vaadiyle 578 bin 810 dolar dolandırıldığı tespit edildi.

Yapılan çalışmalarda Eliz S., Elis T., İbtisseme T. ve Semih Ç.(25) isimli zanlılar yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Vahşetin adresi Kocaeli’nin Gölcük ilçesiydi. 18 Mayıs gecesi bir kamyonetin uçurumdan yuvarlandığına dair ihbar geldi. Bunun üzerine adrese çok sayıda ekip gönderildi. Trafik polisleri, yuvarlanan 34 VM 9246 plakalı kamyonetin yanında Rümeysa Meriç Özcan’ın hareketsiz yattığını fark etti.

OTOPSİDE KESİKLER GÖZLENDİ
Genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Özcan’ın boynunda ip tespit edilince Kocaeli Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayet şüphesiyle harekete geçti. Otopside, Özcan’ın vücudunda darp izleri ve boynunda bulunan ipin neden olduğu kesikler gözlendi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Polis ekipleri, Rümeysa Meriç Özcan’ın olay günü Tunay Aydın, C.Ş. (20), Eşref K. (20), Y.A.A. (20) ve K.N.K. (17) isimli arkadaşlarıyla buluştuğunu tespit etti. Adresleri tespit edilen şüpheliler, gözaltına alındı. Yapılan araştırmada Tunay Aydın ile Rümeysa Meriç Özcan’ın sevgili oldukları ve gün boyunca birlikte dolaştıkları, diğer şüphelilerden akşam saatlerinde ayrılarak olay yerine doğru gittikleri tespit edildi.

Bunun üzerine ekipler genç kızın sevgilisi olan Aydın’a yoğunlaştı. İlk ifadesinde olayın kaza olduğunu söyleyen Tunay Aydın, olay yerindeki incelemenin ardından alınan ifadesinde, cinsel ilişki teklifini reddettiği gerekçesiyle sevgilisini öldürdüğünü itiraf etti. Emniyetteki işlemlerinin ardından Aydın sevk edildiği Gölcük Adliyesi’nde çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Şüpheliler C.Ş., Eşref K. Y.A.A. ve K.N.K. ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI TALEP EDİLDİ
Cinayetle ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede tutuklu sanık Tunay Aydın’ın hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, ‘Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ suçundansa 7 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Savcı ayrıca şüpheliler K.N.K. ve Y.A.A hakkında ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan, Eşref K. ve C.Ç. hakkında ‘Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bunun üzerine harekete geçen JASAT ve Honaz İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, adrese operasyon düzenledi. Jandarma ekiplerinin kendisini aradığını öğrenen Serdar Ç., çalıştığı iş yerindeki TIR’ın kabinine girerek kapıyı kilitledi. Ekipler, dakikalarca süren uyarılarla Serdar Ç.’yi ikna etmeye çalıştı. Kapının çilingire açtırılacağını öğrenen Serdar Ç., bir süre sonra teslim oldu.

Serdar Ç.’nin dolandırıcılıktan 7, hırsızlıktan 7, uyuşturucu madde kullanmaktan 2 ve Askeri Ceza Kanunu’na muhalefetten 1 olmak üzere toplam 17 suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Serdar Ç., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Filmlere bile konu olacak ilginç olay, Karabağlar ilçesinde yaşandı. Bir eğlence mekanında alkolün dozunu fazla kaçıran İrfan Kayın, sabaha karşı evine gitmek için mekandan ayrıldı. Evine geldiğini sanan Kayın, bir yatak mağazasının önünde durdu, iş yerinin kapısını dakikalarca anahtarıyla zorladı. İddialara göre ne yaptığını dahi hatırlayamayan Kayın, tekme darbeleriyle camı kırıp içeri girdi.

ÜSTÜNÜ ÇARŞAFLA ÖRTTÜ, YATAKLARIN BİRİNDE SIZIP KALDI
Mağazanın içerisine girdiğinde bir çarşaf ve yastık bulan adam, daha sonrada üzerini örttü, yatağın birine kıvrılıp yattı. Sabah mağazaya gelen çalışan, camın kırıldığını görünce önce hırsız girdi sandı. Komşularıyla içeri doğru bakan genç kız, yatakta bir kişinin yattığını görünce şoka girdi. İhbarla iş yerine gelen ve içeri giren polisler, sızıp kalan ve adeta kendinden geçen adamı güçlükle uyandırdı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

POLİSLER UYANDIRDI: “SİZİN NE İŞİNİZ VAR EVİMDE?”
Uyanıp etrafa bakan ve polisleri gören İrfan Kayın, “Hayırdır neden geldiniz? Sizin ne işiniz var evimde?” diye yanıt verdi. Tüm bu ilginç anlar ise iş yerinin güvenlik kameraları tarafından da saniye saniye kaydedildi.
İş yeri sahibi Eren Çağlar Niron, olayın hırsızlık olmadığını öğrenince İrfan Kayın’dan şikayetçi olmadı. Eren Çağlar Niron, “Ben olaydan sabah saat 09.30 sıralarında haberdar oldum.

Aradılar, ‘dükkana girilmiş, vitrin kırılmış’ diye. İçeride biri olduğunu başta bilmiyorduk. Onların hepsini sonradan öğrendik. Videoyu izleyince, arkadaşın gerçekten bizim yataklarda yatmak için girdiğini, hiçbir şeye ellemediğini görünce şikayetçi olmaktan vazgeçtik. Sabaha karşı girmiş, videolarda da sabit yatağa yatmış. Polisler gelene kadarda kalkmamış, polisler uyandırmış. Yattığı yatağı da kendisine hediye ettik. Polisler ilk geldiğinde, ‘ne yapıyorsun burada?’ deyince, o da ‘siz ne yapıyorsunuz burada’ diye karşılık vermiş. Kendi evinde olduğunuzu zannediyordu herhalde” dedi.

“ÇOK MAHCUBUM. UYUDUĞUM YATAĞI BANA HEDİYE ETTİ”
Çok mahcup olduğunu anlatan İrfan Kayın, hiçbir şey hatırlamadığını söyledi. Kayın, olayı şöyle anlattı:
“Ben sabaha karşı buraya gelmişim; fakat ben hiç hatırlamıyorum. Ben kendi evime geldim zannediyorum. Hatta; kapıyı açmaya çalışıyorum, anahtarımı çıkartıyorum. Kapıyı açamadığım içinde tekmeliyorum. Çarşaf alıyorum, yastık alıyorum; yatakta konforluydu olunca uyumuşum. Sabah bir baktım polisler var başımda. Bana dediler, ‘ne yapıyorsunuz burada?’ Bende, ‘siz ne yapıyorsunuz?’ dedim. Ben kendimi evimde zannediyorum. Abi çok anlayışlı bir insan çıktı. Şikayetçi olmadı benden. Yattığım yatağı da sağolsun hediye etti bana. Daha sonra evime gönderecek.” İş yeri çalışanı Coşku Kayalarlıoğulları da, sabah geldiğinde camın kırık olduğunu görünce iş yeri sahibini aradığını, içeride birisinin uyuduğunu sonradan gördüklerini söyledi. Kayalarlıoğulları, “Polisleri aradım. Daha sonrada polisler gelince uyandı” ifadelerine yer verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocuklarının annesi Wanda Nara’nın ihanetiyle zor günler geçiren bir de üzerine sakatlık yaşayan Galatasaray’ın yıldız golcüsü Mauro Icardi, şu sıralar ülkesi Arjantin’de tedavi görüyor.
Yıldız golcünün boşanma arefesinde olduğu eşi Wanda Nara ise yaptığı paylaşımllarıyla neredeyse her gün gündem oluyor.
ESKİ EŞİYLE YENİ SEVGİLİSİNİ TANIŞTIRDI
Arjantinli rapçi L-Gante ile yeni bir aşk yaşayan Nara, eski eşi Maxi Lopez’le de bağlarını güçlendiriyor.
Nara, bu kez sevgilisi ve eski eşiyle birlikte sabah kahvaltısı yaptı.
Nara bu görüntüleri Instagram hesabından paylaşırken, sarı-kırmızılı taraftarlar tarafından tepki gördü.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu Ceyda Düvenci,Bülent Şakrak ile 8 yıllık evliliğini geçtiğimiz yıl sonlandırmıştı. İhanet iddialarının gündeme geldiği boşanma sürecinde diyete başlayan Düvenci, 1.5 ayda 6 kilo vererek adeta iğne ipliğe dönmüştü.
En son Sakla Beni dizisinde ‘Filiz’ karakterine hayat veren Ceyda Düvenci şimdilerde verdiği kilolar ve özel hayatıyla gündemden düşmüyor.
Boşanmanın ardından ünlü radyocu Güçlü Mete ile yeni bir aşka yelken açan Düvenci’nin artık taş evi var.
Düvenci, Çanakkale’ye bağlı Ahmetçe Köyü’ndeki taş eviyle gündem oldu. Ünlü isim bir sene önce yaptırdığı evi yeni dekore ettirdi.
“HAYALLERİM DEĞİŞTİ”
Düvenci, ‘Bu evle ilgili başlangıçtan bugüne, o kadar çok hayallerim değişti, yaşayacağım şekil, biçim değişti ki… Kitlenmiştim. 5 aydır netleşmişti hayalim…’ ifadelerini kullandı.





Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bir dönemin popüler şarkıcılarından Pınar Dilşeker, uzun zaman sonra magazin gündeminde kendisine yer buldu.
Artık sosyal medya paylaşımlarıyla konuşulan Dilşeker, annesi 75 yaşındaki Ayşe Dilşeker hastaneye kaldırdığını duyurdu.
52 yaşındaki şarkıcı Pınar Dilşeker, hastaneye kaldırılan annesi için sosyal medyadan sevenlerinden dua istedi.
“DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN”
Şarkıcı, sosyal medya hesabından annesinin hastanede olduğu bir fotoğrafı paylaşarak, ‘Sabah 06.30’da hastaneye yatıyoruz. Kan işlemlerimizde şükürler olsun tamamlandı. Dualarınızı eksik etmeyin dostlar’ mesajını yazdı.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenomen dizilerden ‘Aşk-ı Memnu’da rol alan Batuhan Karacakaya, ‘Bülent’ karakteriyle adını geniş kitlelere duyurdu.
SÜRPRİZ AŞK
Hem oyunculuk kariyerine devam eden hem de mimarlık yapan Batuhan Karacakaya’nın Survivor 2025 kadrosunda yer alacağı iddia ediliyor. Instagram hesabından sık sık antrenman videosu paylaşan Karacakaya’dan bu kez sürpriz bir kare geldi.
Karacakaya, sevgilisi Sinem Akar ile birlikte olduğu fotoğrafı ilk kez Instagram hesabından takipçileriyle paylaştı.
Aynı kareyi Sinem Akar’ın da kendi hesabından paylaştığı görüldü.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski eşi Marko Jaric ile olan evliliğinden iki kız çocuk annesi olan 43 yaşndaki eski model Adriana Lima, iki yıl önce sevgilisi Andre Lemmers’ten bir erkek bebek dünyaya getirmişti.
Bir süredir Abu Dhabi’den sosyal medya paylaşımları yapan Lima, çöl ya da kumsal benzeri bir yerde çekilen bir fotoğrafı paylaştı.
EVLENDİLER
Lima, 2021’den beri birlikte olduğu film yapımcısı sevgilisi Andre Lemmers ile evlendiğini duyurdu.
Dünyaca ünlü model, Lemmers ile el ele tutuştuğu ve parmağında tek taş yüzükle poz verdi. Ancak karede Lemmers’ın yüzüğü görünmedi.
Ünlü isim paylaşımına “Resmi olarak Bayan Lima Lemmers” notunu iliştirdi.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son olarak Güzel Aşklar Diyarı projesiyle izleyicisinin karşısına çıkan ancak dizisi beklenmedik şekilde final yapan Özgü Kaya, sosyal medya paylaşımlarıyla dikkat çekiyor.
Kaya’nın son pozlarına beğeni yağdı.
KENDALL SANDILAR
Dubai’de düzenlenen bir etkinliğe katılan Özgü Kaya, kırmızı elbisesiyle beğeni topladı. Oyuncuyu görenler ünlü model Kendall Jenner’a benzetti. Kaya’nın paylaşımına beğeni ve yorum yağdı.





Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sahnelere uzun bir ara veren ve artık moda ve kozmetik sektöründe ilerleyen dünyaca ünlü isim Rihanna, gündem yaratmaya devam ediyor.
İki çocuk annesi Rihanna en son meslektaşı ve hayranı olduğu Mariah Carey konserinde görüntülendi.
GÖĞSÜNÜ İMZALADI
Mariah Carey, Salı günü Brooklyn’deki Barclays Center’da verdiği konserde Rihanna için çok özel bir imza atmak üzere seyircilerin arasına indi. 55 yaşındaki şarkıcı, Rihanna’nın isteğini kırmadı ve göğsünü imzaladı.
“İKONİK BİR AN”
O sırada mikrofonu eline alan Rihanna ise konseri izlemeye gelen kalabalığa seslenerek “Hey, Mariah Carey şu anda m**melerimi imzalıyor. Gerçekten ikonik bir an yaşanıyor” anonsu yaptı. Mariah işini bitirdikten sonra, Rihanna gururla kalabalığa nihai sonucu gösterdi ve şöyle dediği duyuluyor: “Şuna bakın”
O anlar sosyal medyada yayımlandıktan kısa süre sonra viral oldu.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DEPRESYON VE DEMANSTAN KORUYOR
Bilim insanları yayımladıkları makalede, “Düzenli kahve tüketimi, kas, kardiyovasküler, zihinsel ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarının korunmasıyla ilişkili görünüyor. Ve yaşlıları etkileyen en yaygın hastalıklardan bazıları olan kardiyovasküler ve solunum hastalıkları, felç, bazı kanser türleri, diyabet, demans, majör depresyon veya kırılganlık gibi durumlarla ters bir ilişki sergiliyor” diye yazdı. Araştırma, Ageing Research Reviews adlı dergide yayımlandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
10 KİŞİDEN 9’U DİŞİ AĞRIMADAN GİTMİYOR
Ağız ve diş sağlığı hastanelerine en çok başvurunun, diş ağrısı nedeniyle olduğunun altını çizen Prof. Dr. Oflezer, şunları söyledi: “10 kişiden 9’u diş hekimine şikayeti olduğunda gidiyor ve genellikle bunu da diş, dişeti veya ağızla ilgili ağrı veya sorun olarak tanımlamakta. Oysa, koruyucu diş hekimliği ile diş ağrımadan hekime gitmeliyiz ki erken ve yaygın koruyucu önlemleri alabilelim.”

3.5 MİLYAR İNSANIN DİŞLERİ KÖTÜ DURUMDA
DSÖ tarafından yayınlanan raporda, Türkiye’nin de yer aldığı 194 ülkenin ağız hastalıklarının kapsamlı bir portresinin oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu çarpıcı rakamları paylaştı: “Raporda yaklaşık 3,5 milyar insanın ağız hastalıklarıyla yaşadığı ortaya konuldu. Bu rakam dünya nüfusunun neredeyse yarısıdır. En sık görülen ağız hastalıkları diş çürüğü, şiddetli diş eti hastalıkları, diş kaybı ve ağız kanserleri olarak sıralanıyor. Tedavi edilmeyen diş çürükleri tahminen 2,5 milyar insanı etkileyen, dünya çapında en yaygın tek hastalık olarak öne çıkıyor. Verilere göre, dünya nüfusunun üçte birinden fazlası diş çürüğüyle yaşıyor.”

1 MİLYAR KİŞİDE DİŞ ETİ HASTALIĞI VAR
DİŞ kaybının başlıca nedenlerinden biri olan şiddetli diş eti hastalığının, dünyada 1 milyar insanı etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Oflezer “Her yıl 380 bin ağız kanseri vakası teşhis ediliyor. Rapor, küresel halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
DİŞ FIRÇALAMA ORANLARIMIZ YETERSİZ
GÜNDE en az 2 kere düzenli olarak dişlerin fırçalama oranının Türkiye’de her yaş grubu için yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Oflezer, şu uyarılarda bulundu: “Düzenli diş fırçalama alışkanlığının sınırlı olmasının yanında diş fırçasına ek olarak çeşitli hijyen ürünlerinin (diş ipi, ara yüz fırçası, gargara, ağız spreyleri vb.) kullanımı da yetersiz. Diş fırçalama alışkanlığı çocuklara yürüme ve yeme alışkanlığı gibi erken yaşlarda kazandırılmalı. Bunun içinde rol model anne ve babalardır.”
KORUYUCU DİŞ SAĞLIĞI ÖNEMLİ
SAĞLIK Bakanlığı’nın yaptığı Türkiye Ağız ve Diş Sağlığı Profili (TADSAP-2018) araştırmasına göre, diş çürüğünün, dünyada olduğu gibi ülkemizde de en yaygın ağız sağlığı problemi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oflezer, “Koruyucu ağız ve diş sağlığı programlarını güçlendirmemiz gerekli” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Şamlar Mahallesi’nde dağlık alanda ava giden M.O.K., yediği mantardan zehirlendiği şüphesiyle Beyşehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Beytepe Mahallesi’nde de aynı aileden 4 kişinin yedikleri gıdadan rahatsızlandığı ihbarı üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Yedikleri mantardan zehirlendikleri şüphesiyle Y.Ö., A.Ö., N.Ö. ve B.G.Ö., Beyşehir Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Minimal fiziksel aktivitelerde bile nefes almakta zorluk çekmek.
Yatarken ortaya çıkan nefes darlığı.
Bacaklarda şişlik.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Bağırsak sağlığını iyileştirir.
Sindirimi düzeltir.
İltihabı azaltır.
Ruh sağlığını iyileştirir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VAKALAR NEDEN ARTTI?
‘Yürüyen zatürre’ vakalarının neden artığını ise Prof. Dr. Dağlı, şöyle açıkladı: “Yürüyen zatürrenin artması 4-8 yılda bir salgın yapan bir mikroorganizmanın yeniden kendini göstermesine bağlı. Ancak hijyen kurallarına dikkat etmeden kalabalık ortamlarda uzun süre bulunmanın da etkisi var.”

MİKROPLAZMA MİKROBU TEHLİKESİ
Prof. Dr. Dağlı, mikroplazma mikrobu ile temastan 15-25 gün sonra belirtilerin başladığına dikkat çekerek, “2-4 gün içinde ağırlaşır. Derin nefes almayla artan göğüs ağrısı, öksürük nöbetleri, ateş, titreme, boğaz ağrısı, baş ağrısı, yorgunluk, diğer belirtiler kaybolduktan sonra bile devam eden halsizlik olur” dedi.

AKCİĞERDE YAMA GÖRÜNTÜSÜ
Hastalık tanısının, fizik muayene ve akciğer röntgeni ile konulduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, “Zatürrede röntgen filminde tek bir etkilenmiş alan görünürken, bunda akciğerde yama tarzında dağılmış birçok etkilenmiş alan vardır. Zatürrede ateş yüksektir, balgamlı öksürük vardır, bunda ateş düşüktür, kuru öksürük vardır. ‘Yürüyen zatürre’ yüzde 5 – 10 oranında zafürreye dönebilir” dedi.
ENFEKSİYONLARI TAKLİT EDİYOR
‘YÜRÜYEN zatürre’nin en sık okul çocuklarında görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Dağlı, “Ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kuru öksürük ,kulak ve sinüs enfeksiyonu, boğaz ağrısı, krup, cilt döküntüsü gibi belirtiler gösterir. Hastalık 1 ila 4 hafta sürebilir. Bronş aşırı duyarlılığı veya astımı olan çocuklarda vizing dediğimiz hırıltılı nefes alma başlayabilir. 5-15 yaş grubu çocuklarda ve 40 yaş altı erişkinlerde daha sık görülür. Hastalığın belirtileri diğer solunum yolu enfeksiyonlarını taklit ettiği için çoğu kişi hastalığı ayakta fark etmeden geçirir” diye konuştu.
BU HASTALIĞI ZATÜRREDEN AYIRAN NEDİR?
ÇOK çeşitli zatürre tipleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dağlı, “Yürüyen zatürre’ en hafif olanıdır, yatak istirahati veya hastane yatışı gerektirmez. Okullarda, yatakhanelerde, askeri kışlalar, hasta bakım evleri gibi kalabalık yaşanan ortamlarda sık görülür” dedi.
UZUN SÜRELİ YAKIN TEMASLA BULAŞIYOR
HASTALIĞIN öksürük ve hapşırık ile yayıldığını belirten Prof. Dr. Dağlı, şu uyarılarda bulundu: “Bu kişiler, hastalandıklarının farkında olmadan 10 güne kadar bulaştırırlar. Araştırmalar ancak çok yakın ve uzun süreli temasın bulaşa neden olduğunu göstermiştir. Uzun süreli yakın temastan kaçınmak ve hijyene dikkat etmek önemlidir. Hastalık, uzun süreli yakın temasla bulaşsa da toplu taşıt, okul gibi yerlerde bulaşın çok olabileceği unutulmamalıdır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
NANE, REFLÜYÜ TETİKLEYEBİLİR
Mide ve sindirim sistemi sorunu olanlarda özellikle bazı bitkilerin aşırı tüketimi mideyi tahriş edebilir. Kış çayları içinde bulunabilen nane, mide ekşimesi ve asidik reflüyü tetikleyebilir. Kekik bazı mide problemlerini kötüleştirebilir. Mide ülseri veya gastrit gibi rahatsızlıkları olan kişilerin zencefilden kaçınması tavsiye edilir.

EKİNEZYA ALERJİYİ ARTIRABİLİR
Soğuk algınlığına karşı sıklıkla kullanılan ve bağışıklık destekleyici bir bitki olan ekinezya, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara veya yan etkilere yol açabilir. Otoimmün hastalıklar (örneğin lupus, romatoid artrit gibi) bulunan bireylerde ekinezya, bağışıklık sistemini daha da aktive edebilir ve bu durum hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Çiçek polenlerine duyarlı bireyler için alerjik reaksiyon riski bulunmaktadır.

MEYAN KÖKÜ HİPERTANSİYON HASTALARINA İYİ GELMİYOR
MEYAN kökü, hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir. Ekinezya ve mürver gibi bazı bitkiler, bağışıklık sistemini uyararak, bağışıklık baskılayıcı ilaçlarla etkileşime girerek, tedavi etkinliğini azaltabilir.
KANSER ÖYKÜSÜ OLANLAR PAPATYAYA DİKKAT!
ANTİVİRAL, antiinflamatuar ve sakinleştirici özelliği ile bilinen papatya ise hormonları etkileyebilecek bazı bileşikler içerebilir, hormona duyarlı kanser öyküsü olan bireyler dikkatli kullanmalıdır.
ZENCEFİL HAMİLELERDE DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRIYOR
Hamilelik ve emzirme dönemi anne ve bebek sağlığı açısından çok hassas bir dönem. Hamilelikte mide bulantıları için yaygın kullanımı olan zencefilin fazla tüketimi, düşük riski veya erken doğum gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilebiliyor. Ayrıca kanama riskini artırabileceğinden zencefilin aşırı (günlük 1 gramdan fazla) kullanımı tavsiye edilmez.
ANTİDEPRESAN İÇİYORSAN TARÇIN KULLANMA
Bazı bitkiler özellikle tarçın ve kekik, serotonin seviyelerini etkileyebiliyor. Bu nedenle antidepresan ilaçlarla birlikte kullanımına dikkat edilmesi gerekir.
TARÇIN, KARACİĞERİ ZORLAYABİLİR
TARÇIN antidiyabetik ilaçlarla etkileşime girerek, kan şekerinin aşırı düşmesine neden olabilir. Bu yüzden şeker hastalığı olan kişilerin tarçın kullanımına dikkat etmeleri ve kan şekeri düzeylerini takip etmeleri önemlidir. Yüksek miktarda tarçın tüketimi karaciğer üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
FAZLA IHLAMUR BAŞ DÖNMESİ YAPIYOR
YATIŞTIRICI ve rahatlatıcı özellikleriyle bilinen ıhlamur fazla tüketildiğinde uyuşukluk ve baş dönmesine yol açabiliyor. Bu durum dikkat gerektiren işlerde riskli olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
VAKALAR ARTTI
Son dönemde, Kovid-19, grip, rinovirüs, soğuk algınlığı ve nezle etkenlerinin arttığının görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Demir, şunlara dikkat çekti: “Özellikle influenza virüsü, artış gösteriyor. Mevsimsel olarak en belirgin şikayetleri gösteren virüslerden birisidir. Aralık ayıyla birlikte vakalarda artış görülüyor.”
GRİP Mİ KOVİD Mİ?
Test yapmadan gribal şikayetleri Kovid-19’dan ayırt etmenin oldukça zor olduğunu belirten Uzm. Dr. Demir, “Çünkü gribal belirtilerin çoğu, Kovid-19’da da görülebiliyor. Ancak, yeni görülen alt varyantların hastalık yapma potansiyeli eskisi kadar yüksek değil. Bu varyantlarda genellikle hafif burun akıntısı, hapşırık, öksürük, hafif ateş ve kas-eklem ağrıları gibi belirtiler görülüyor. Influenza ise daha yüksek ateşle ve daha belirgin şikayetlerle seyrediyor. Kovid-19’un hastalık yapma potansiyeli giderek azalmış durumda” dedi.

KOKU KAYBI NEYİN HABERCİSİ?
Tat ve koku kaybının, genellikle Kovid-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilen bir belirti olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Demir, şunlara dikkat çekti: “Çünkü bu virüs bu belirtiyi sıkça yapar. Ancak, diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüsler de tat ve koku kaybına neden olabilir. Örneğin, enterovirüsler, rinovirüsler hatta influenza da tat ve koku kaybı yaratabilir. Ancak bu durum Kovid-19 kadar yaygın değildir. Eğer viral bir enfeksiyon söz konusuysa, tat ve koku kaybı yalnızca bu belirtilerle sınırlı kalmaz. Burun akıntısı, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve ateş gibi diğer belirtiler de görülür. Bu belirtiler, yalnızca Kovid-19 değil, diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla da ilişkilidir. Kesin bir tanı koyabilmek için antijen testleri ya da PCR testleri gibi testlerin yapılması gereklidir.”
HASTANEYE YATIŞLAR ARTTI
Son dönemlerde artan vakalar nedeniyle hastanede yatan hasta sayısının da arttığına dikkat çeken Uzm. Dr. Demir, “Sadece üst solunum yolu değil, zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları vakalarında da artış var. Burada önemli olan hastalığın viral mi bakteriyel mi olduğunun ayrımını yapmaktır. Viral olan grip hastalığı için antiviral tedavi uygulanır. Fakat diğer gribal hastalıklarda destekleyici tedavi kullanılmaktadır. Ancak bakteriyel bir alt solunum yolu enfeksiyonu varsa o zaman antibiyotik tedavisine başvurulur” dedi.
KORUNMAK İÇİN KURALLARA UYUN
Bağışıklığı güçlü kişilerin bile, her kış gribe yakalandığını belirten Uzm. Dr. Demir, şu uyarılarda bulundu: “Sonuçta, grip gibi solunum yolu enfeksiyonları, konuşma, hapşırma sırasında havada yayılan damlacıklarla bir insandan diğerine kolayca bulaşır. Vitaminlerden mucizevi bir etki beklemesek de C vitamini ve D vitamini almak faydalı olabilir. Ancak ne olursa olsun, virüslü bir kişi tarafından enfekte olma riski her zaman vardır. El hijyenine dikkat etmek, kalabalık ortamlarda bulunmak zorunda kalındığında cerrahi maske takmak faydalı olabilir. Grip, sanıldığının aksine ağır bir hastalıktır. Influenza, zatürre gibi ciddi komplikasyonlara ve solunum yetmezliğine yol açabilir. Ancak yine de önlenebilir bir hastalıktır.”

GRİP AŞISI OLUN
Her yıl eylülekim aylarında henüz grip toplum içinde çok yayılmadan grip aşılarının yaptırılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Demir, “Eğer, yüksek ateş, kas eklem ağrısı gibi gribal belirtiler içeren bir hastalık geçirilmediyse aralık, ocak ve şubat ayında da grip aşısı yaptırılabilir” dedi.
RİSKLİ GRUPTAKİLER DİKKAT ETMELİ!
Kimlerin risk altında olduğunu ise Uzm. Dr. Demir, şöyle sıraladı: “Kronik hastalığı olanlar, 65 yaş üstü kişiler, astım, koah gibi akciğer ve metabolik hastalığı olanlar, hipertansiyon, şeker ve kalp hastaları, böbrek yetmezliği olanlar, romatizmal hastalığı ve kanser olanlar. Bağışıklık sistemini zayıflatacak ilaçlar kullanan kişilerin mutlaka grip aşısı yaptırması gerekir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UZAK GÖRÜŞTE BÜYÜK TEHLİKE
Doç. Dr .Tanrıverdi, miyopinin neden arttığını şöyle açıkladı: “İnsanların kapalı ofis ortamlarında daha fazla zaman geçirmesi, dış ortam aktivitesinin azalması, artan ekranlı araç kullanımı ve yakın aktivite sayılabilir. İnsan evrimi gereği dış ortamda yaşayan ve aralıklı olarak uzak ve yakına bakan bir canlıdır. İnsanlar kapalı mekanlarda yaşamaya başladıkça uzağa bakış oldukça azalmakta ve uzak görüş buna paralel olarak evrimsel zaman içinde zayıflamaktadır. Bu da gözün kırma kusurlarını artırmaktadır.”

TEDAVİ SEÇENEKLERİ
Günümüzde kırma kusuru olan hastalarda 4 tip güncel tedavi yöntemi olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tanrıverdi, şunları söyledi: “Bunlar gözlük, kontak lens, göz içi mercekler ve lazer tedavisi seçenekleridir. 18 yaşın altında bu problemi olan hastalara en sıklıkla gözlük ve kontak lens kullanımı önerilmektedir. Daha büyük hastalarda ise göz içi mercek ve lazer ameliyatı seçeneği de gündeme gelmektedir. Bu hasta grubunda hastanın yaşı, kaç diyoptri kırma kusurunun olduğu, mesleği, günlük aktivitesi, göz kornea tabakasının kalınlığı ve anatomisi, gözyaşı eksikliğinin olup olmaması, başka sistemik ya da göz hastalığının varlığı gibi etkenler hastalara hangi tedavi yönteminin en uygun olacağı hakkında bize yol haritası oluşturur. Her hastada tedavi öncesinde bu faktörlerin mutlaka dikkate alınması ve yapılacak tedavinin bu etkenlere göre planlanması gereklidir.”

SMILE PRO İLE 10 SANİYEDE OPERASYON
SON dönemde SMILE cihazı ve tekniği daha da gelişerek SMILE Pro olarak isimlendirilen daha hassas ve hızlı, robotik bir cerrahi olarak karşımıza çıktığını belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, “Yeni nesil SMILE Pro cihazı ile ana cihaz gövdesinden hareket eden robotik kollar yardımı ile ameliyat yapılmakta, böylelikle hastalar herhangi bir tünel ya da cihazın içine girmemektedirler. Bu yöntem sayesinde kapalı alan korkusu olan hastalarda dahi SMILE Pro lazer ameliyatı kolaylıkla uygulanabilmektedir. Ayrıca ameliyatın kritik aşaması olan lazer işlemi 10 saniye kadar kısa sürede tamamlanmakta ve bu durum hastaların ameliyata uyumunu önemli derecede artırmaktadır. Tüm bu güncel lazer tedavilerini ele aldığımızda, SMILE Pro yöntemi ile göz kırma kusurlarının düzeltilmesi oldukça hızlı, hassas, güvenli ve etkili bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde hastaların ve hekimlerin lazer tedavisi sonrasındaki endişeleri en aza inmiştir” diye konuştu.
SMILE LAZER İLE NE DEĞİŞTİ?
GÖZÜN kırma kusurlarının tedavisinde son dönemde kullanımı giderek artan ve popüler olan güncel başka bir yöntemin ise SMILE lazer tedavisi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tanrıverdi, bu yöntemi şöyle açıkladı: “SMILE lazer kullanımı son 10 yılda giderek artmaktadır. SMILE lazer tedavisi diğer iki yöntemden oldukça farklıdır. Bu yöntemde lazer ile korneanın orta tabakasından çok hassas bir lentikül kesisi yapılarak (disk benzeri bir yapı) sadece 2 mm’lik yan kesiden bu lentikül dışarı çıkarılıp hastanın kırma kusuru düzeltilmektedir. SMILE tedavisini eşsiz kılan en önemli özellik bu hastalarda kornea ön yüzeyine geniş bir kesi ve lazer işlemi yapılmaması ve ameliyat sonrası dönemde ilave bir göz kuruluğunun olmamasıdır. Bu durum göz kırma kusurlarının tedavisinde uygulanan lazer yöntemleri için çığır açabilecek bir özelliktir. Çünkü diğer hiçbir yöntemde bu avantaj yoktur. Ayrıca bu yöntemde yara iyileşmesi çok hızlıdır, ameliyat esnasında ağrı olmaz, sonrasında ise gözlerde çok kısa süreli batma yanma görülür. Görsel rehabilitasyon hızla gerçekleşir. Hastalar ameliyat sonrası dönemde oldukça konforludur. Bu ameliyatın ikinci en büyük avantajı ise korneanın biyomekanik direncinin ameliyattan oldukça az etkilenmesidir. Bu nedenle özellikle sporculara, polis ve asker gibi travma riski olan meslek gruplarına, çok ekran kullanan ve kurugöz semptomları olan kişilere uygulanmasında sakınca yoktur.”
EN ESKİ LAZER YÖNTEMİ
PRK lazerin yaklaşık 30 yıla yakındır kullanıldığını söyleyen Doç. Dr. Tanrıverdi, “PRK lazerde korneanın en önünde yer alan epitel dokusu mekanik olarak kaldırılarak, ardından kornea ön yüzeyine lazer uygulanmaktadır. Bu yöntemin en büyük dezavantajı hastaların ameliyattan sonra 2-3 gün süren ağrı ve bulanık görmesinin olmasıdır. Bu hastalarda refraktif sonuçlar genellikle bir ay içinde stabil olmaktadır. Bu nedenle hızlı iyileşme istenilen durumlar için genellikle uygun değildir. Ayrıca çok yüksek kırma kusurlarında uygulandığında kornea ön yüzeyinde görmeyi bozan haze olarak bilinen bulutlanmaya yol açabilmektedir. İlaveten bu hastalarda ameliyat sonrası dönemde göz kuruluğu görülebilmektedir. En büyük avantajı ince korneası olan hastalarda yapılabiliyor olmasıdır. Bu nedenle günümüzde bu yöntem hastanın korneası için diğer iki yöntemin uygun olmadığı durumlarda tercih edilmektedir” dedi.
LASIK LAZER İLE HIZLI İYİLEŞME
DİĞER popüler bir tedavi yönteminin ise kornea ön tabakasından lazer yardımı ile bir flep (tabaka) kaldırılarak korneanın orta tabakasına lazer tedavisinin yapıldığı ve flebin geri kapatıldığı LASIK yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, şöyle dedi: “Günümüzde en çok kullanılan refraktif lazer tedavi yöntemlerinden birisi LASIK tir. LASIK ameliyatları 20 yıla yakındır yapılmaktadır. Refraktif sonuçları oldukça başarılıdır. Ameliyat sonrası dönemde hastalar oldukça konforludur, hızlı bir yara iyileşmesi görülür ve hastalar bir gün sonra bile net görmeye başlarlar. Güvenli ve etkili olduğu yeterince kanıtlanmış bir yöntemdir. En büyük dezavantajı ise göz kuruluğunu bu yöntemde biraz daha sık görmemizdir. Ayrıca korneanın biyomekanik direncini az da olsa etkilediği için ince ve düzensiz kornealarda yapılması çok uygun değildir. Özellikle ekran kullanımı fazla olan meslek gruplarında göz kuruluğu açısından dikkatli olunmalıdır. Bu grup hastaların ameliyat sonrası dönemde 3-6 ay kadar suni gözyaşı preparatları ile desteklenmesinde fayda olacaktır.”
TEDAVİDE 3 TİP LAZER
GÜNÜMÜZDE göz kırma kusurlarının tedavisinde 3 tip lazer kullanıldığını belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, ” Bunlar SMILE (Small Incision Lenticule Extraction), LASIK (Laser-Assisted in Situ Keratomileusis) ve PRK (Photorefractive Keratectomy) lazer tedavileridir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ZENGİN HASTALIĞI OLDU
Eskiden obezitenin fakir hastalığı olduğunu, günümüzde ise zengin hastalığına dönüştüğünün altını çizen Prof. Dr. Cindoruk, “Örneğin Amerika’da fast food ağırlıklı bir beslenme var. Hazır gıdalarla besleniyorlar. Amerikalılar da bizim gibi çok TV seyrediyor ve TV karşısında yemek yiyor. Bu da hareketsizlik ve aşırı yemek yemeye neden oluyor” dedi.

EGE USULÜ BESLENİN
Prof. Dr. Cindoruk, “Ege usülü ve Akdeniz tipi beslenin” diyerek, şu önerilerde bulundu: “Ömür boyu diyet öneriyoruz. Zeytinyağı ve sebze ağırlıklı diyetler bunlar. Kesinlikle spor yapılmalı. Düzenli yürüyüş şart. Uyku kalitesi de önemli. Stresle baş etmek çok önemli. Obezite, toplumsal bir olay. Kanser kadar önemli.”

DOĞUDA MİDE KANSERLERİ BATIDA KARACİĞER YAĞLANMASI
BUyıl UGH Kongresi’nde ‘Doğu-Batı Sentezi’ konsepti ile Asya, Avrupa, Amerika görüşlerinin karşılaştırılarak, gastroenterolojide ‘Doğu-Batı Buluşması’nın sağlanması amaçlandı. Bu kapsamda Prof. Dr. Cindoruk’a ülkemizin batı ve doğusunda görülen sindirim sistemi hastalıklarının farklılık gösterip, göstermediği soruldu. Bakın, Prof. Dr. Cindoruk, bu soruya ne yanıt verdi: “Doğu Anadolu’da sindirim sistemi kanserlerini daha çok görüyoruz. Mide kanseri, yemek borusu kanserleri daha fazla. Çünkü sıcak çay içimi çok yaygın. Tütsülü gıda tüketimi çok yaygın. Sıcak çay yemek borusu mukozosunu yakıyor. Güneydoğu’da ise hepatitler yaygın. Batıda ise karaciğer yağlanması daha fazla.”
AMELİYATSIZ OBEZİTE TEDAVİSİ
PROF. Dr. Cindoruk, gastroenteroloji uzmanlarının ameliyatsız, endoskopik yöntemlerle obezite tedavisi yaptıklarını da belirterek “Tabii bu konsey ile oluyor. Her branştan doktor muayenesinin ardından multidisipliner bir yaklaşımla yapılıyor. Biz endoskopi ile mide balonu yapıyoruz. 6 ay veya 1 yıl süreyle bu balon midede kalıyor. Sonra çıkarıyoruz. Mide bütünlüğünü bozmuyor. Hasta beslenme alışkanlığını düzene soktuğunda kilosunu da veriyor. Ayrıca, endoskopi ile girip, mide içine dikiş atıp, çeperini küçültüyoruz. Böylece yeme miktarı azalıyor. Mide botoksunu ise biz dernek olarak çok önermiyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OBEZİTE SALGINI
TGD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, obezitenin toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek, şöyle dedi: “Obezite dünya genelinde hızla artıyor ve salgın boyutuna geldi. Obezite kilo sorunu değil bir hastalıktır. Dünyada gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler dahil hepsinde büyük bir sorundur.”

KIRMIZI ALARM VERİYORUZ
Türkiye’nin obezite sıklığı konusunda Amerika ile yarışır hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Cindoruk, “Oranlar neredeyse birbirine yakın. Obezite riskini gösteren haritalandırmaya göre, Amerika da biz de kırmızı işaretliyiz. Verilere göre, toplumumuzun yüzde 30’u obez” dedi. Prof. Dr. Cindoruk, obezitenin sadece fiziksel görünümle ilgili değil sağlık üzerinde de çok ciddi etkileri olan bir hastalık olduğunu belirterek, “Obezite kolon kanseri, meme kanseri, rahim ağzı kanseri gibi kanser türlerinin yanı sıra kalp hastalıkları, diyabet, eklem problemleri, depresyon ve sosyal izolasyon gibi pek çok olumsuz duruma neden olabiliyor” dedi.
AĞLATAN HASTALIK
Prof. Dr. Cindoruk, Irritabl Bağırsak Sendromuyla (IBS) ilgili de “Kovid pandeminde bağırsak hastalıkları çok arttı. Özelikle de Irritabl Bağırsak Sendromu (IBS). Buna ‘Ağlayan bağırsak hastalığı’ diyoruz. Çünkü, yaşam kalitesini bozuyor” dedi.

STRES SİNDİRİM SİSTEMİNİ BOZUYOR
IRRİTABL Bağırsak Sendromu’yla (IBS) ilgili Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin şunları söyledi: “IBS, hayatı tehdit eden bir hastalık değildir, ancak kişilerin günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Özellikle tekrarlayan karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal veya kabızlık gibi semptomlar bireylerin sosyal ve iş hayatını zorlaştırabilir. Bu nedenle, hastalığı küçümsememek ve semptomları kontrol altına almak için profesyonel yardım almak son derece önemlidir.” IBS’nin temelinde beyin ve bağırsak arasındaki iletişimdeki hassasiyetin yattığını vurgulayan Prof. Dr. Çekin, “Stres, bu hassasiyeti artırarak bağırsak hareketlerini hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir. Bu da ishal, kabızlık, şişkinlik gibi semptomlara yol açabilir. Bu nedenle stres yönetimi, IBS tedavisinin önemli bir parçasıdır” dedi.

MİKRO PLASTİKLER BAĞIRSAKLARI SARDI
“Batı tarzı beslenme, bağışıklık sisteminin dengesini bozuyor” diyen UGH Kongre Başkanı Prof. Dr. Aykut Ferhat Çelik, inflamatuar bağırsak hastalıklarının (İBH) arttığına dikkat çekerek, şöyle dedi: “Mikro plastikler dünyanın her tarafına yayılmış durumda. İster istemez her şeyiyle bunları alıyorsunuz ve vücut bunları farklı bir antijen olarak gördüğü için, onlara karşı reaktif bir davranış içerisine giriyor. Aynı zamanda bu toksinlerin, bağırsaktaki yararlı floraya da zararlı etkileri oluyor. Flora değiştiğinde immün sistem, kendisiyle barışık bir flora görmediğinde ve devamlı tehdit algıladığında aktive oluyor. Bu da immün sistemde, özellikle bağırsakta olmak üzere ülserlere, kanamaya, darlıklara ve korkunç sonuçlara yol açabiliyor.” İBH’nın Türkiye’de görülme sıklığında ciddi bir artış gözlemlendiğinin altını çizen Prof. Dr. Çelik, “Modern yaşam tarzı, hastalığın genetik yatkınlığı olan bireylerde tetiklenmesine neden olan önemli risk faktörlerini beraberinde getirdi. Batı tarzı beslenme, yüksek oranda işlenmiş gıdalar, endüstriyel kirlilik ve toksinlere maruz kalma, sigara, kronik stres gibi çevresel faktörler bağışıklık sisteminin dengesini bozarak, hem hastalığın ortaya çıkmasında hem de şiddetinde etkili olabilmektedir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 110. yıl etkinlikleri kapsamında Japonya’nın geleneksel davulu Wadaiko’nun temsilcilerinden Sai Grubu‘nu seyircisiyle buluşturuyor.
İstanbul’da ilk kez sahne alacak Japonya’nın geleneksel davul grubu “Sai”nin gösterisi, 9 Aralık 2024 Pazartesi günü saat 15.30 ve 19.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde geleneksel Japon kültürü meraklılarının beğenisine sunulacak.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: Oteller Kenti (Edip Cansever)
İBB Şehir Tiyatroları, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığı altında, şairler ve şiirleri üzerinden oluşturulan özel mekân ve ses evreninde yeni bir “anlatı”yı seyircisine sunuyor.
Hümay Güldağ’ın uyarlayıp yönettiği Oteller Kenti’nde müzik tasarımı Hüseyin Tuncel’e, dekor tasarımı Cihan Aşar’a, kostüm tasarımı Ahsen Nur Doğan’a, efekt tasarımı Metin Küçükyılmaz’a, ışık tasarımı Uğur Yıldız’a, görsel tasarım Yakup Altay’a ve koreografi Arda Alpkıray’a ait. Oteller Kenti’nin oyuncuları Hüseyin Köroğlu, Hümay Güldağ ve Aslı Şahin. Piyanoda Orçun Tekelioğlu, solist olarak Berfu Aydoğan etkinliğin müzikleri için sahnede yerini alıyor. Etkinlik 15 Aralık 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
İstanbul Şiirle Buluşuyor: “Ben Nergisten Sorumluydum” (Gülten Akın)
Gülten Akın’ın yazdığı şiirlerin evreninde, Emre Koyuncuoğlu’nun uyarlayıp yönettiği etkinlikte Radife Baltaoğlu, Sevil Akı, Yeşim Koçak, Işıl Zeynep Karaalp, Şirin Asutay, Ebru Üstüntaş, Elvan Boran rol alıyor. Etkinlik, 29 Aralık 2024 tarihinde Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
REKLAM
Aralık 2024 Programı
BANK BAN (Macar Devlet Tiyatrosu-Konuk Oyun)
József Katona’nın eseri Bánk Bán, Macar ulusal drama literatürünün en önemli eserlerinden birisidir. Bir eserin klasik olabilmesinde ve zamana direnmesinde, içeriğinin daima canlı ve her dönemde geçerli olan mesajlar içermesi, sahneye uyarlayan sanatçıların bunun sayesinde kendi gündemindeki önemli sorunları ve konuları, bunun aracılığıyla işleyebilmesi büyük rol oynar. Bánk Bán tam da böyle bir eserdir. Neticede József Katona, bu tarihi hikâyede tıpkı böylesi, genel insani konulara değinir. Katona seyircilere, eylemleriyle tarihe yön veren insanların, değişim isteyen fakat tarihin ve talihin, kendi gerçeğini savunan bireyi ezip yok edebileceğini ya da diğer taraftan, göklere kadar çıkartabileceğini gösteriyor. József Katona’nın yazdığı oyunu Attila Vidnyánszky yönetti. Oyun, 17 Aralık 2024 tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
HEDDA GABLER (Adana Şehir Tiyatrosu-Konuk Oyun)
Çağdaş Tragedya’nın en iyi örneklerinden olan Hedda Gabler’de insan ruhunun derinliklerine inerken onun dünyadaki yalnızlığına tanık oluruz. Jörgen’in Hedda için büyük zorluklarla aldığı villalarında geçen trajedi… Balayından yeni dönen Hedda ve Jorgen Tesman… Süreç içinde anlaşılır ki Hedda aslında, akademisyen olan ve işinden kafasını kaldırmayan Jörgen’i hiç sevmemiştir. Hedda’nın da bir zamanlar arkadaşlık yaptığı ortak tanıdıkları Eiler tLovborg’un gelişi hayatlarını altüst eder… Henrik Ibsen’in yazdığı, Volkan Sarıöz’ün yönettiği oyunda Olca Hayal Çetin, Cevher Hikmet Güzey, Yağmur Özcan, Önder Özcan, Uğur İzgi, Dilek Polat, Kurtuluş Bilgilioğul, Ahmethan Çelebi rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
REKLAM
GÖZLERİMİ KAPARIM VAZİFEMİ YAPARIM
Epik Tiyatro’nun büyük ustası Haldun Taner, bu kült eserinde 31 Mart Vakası’ndan 71 Muhtırası’na kadar bireysel ve toplumsal anlamda yaşanan dönüşümlerin yanı sıra hiç değişmeyen şeylerin taşlamasını yapıyor. Oyunda yoksul bir aileden gelen, hayatı sorgulamadan yaşayan “dürüst” Vicdani ile varlıklı bir ailede doğan, servetine servet katarak yükselebilmek için her yolu mubah gören Efruz isimli iki zıt karakterin hayat hikâyesi aktarılıyor. Hiciv, mizah ve yer yer hazin hikâyelerle ilerleyen oyun, sınıfsal farklılıkların birey ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri, insan tabiatı, vatan sevgisi, iyilik-kötülük gibi konulara dair sorular sorduruyor. Vicdani kendi gibi olanlara şöyle sesleniyor: “Ey benim kardeşlerim/ İbret olsun hayatım/ Açın ne olur gözünüzü,/ Sakın siz de benim gibi/ Safçasına/ Plak olmayın”
Haldun Taner’in yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Aybar Taştekin, Cafer Alpsolay, Can Alibeyoğlu, Doğan Şirin, Emrecan Karakurum, Özgür Atkın, Özgür Dağ, Seda Çavdar, Yiğit Ali Uslu rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
REKLAM
KUĞUNUN ŞARKISI
Anton Çehov’un tek perdelik kısa oyunlarından biri olan Kuğunun Şarkısı’nda, yaşlı ve yalnız bir aktörün geçmişiyle yüzleşmesine, hayatını sorgulamasına, pişmanlıklarına ve aradan geçen onca yıla rağmen, hala, hayatta en iyi yaptığı şeye, aktörlüğe tutunmaya çalışmasına tanık oluyoruz.
Oyunda, insan doğasının gizli özlemlerini, öfkelerini ve tutkularını yansıtan önemli bir Çehov karakteri olarak karşımızda duran Svetlevidov’un anılarında yeniden canlanan Shakespeare’nin seçme tiradları, izleyenleri de oyuncunun geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Bora Seçkin, Ertan Kılıç, Naşit Özcan, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
YAŞAMAK MI, YOKSA ÖLMEK Mİ
REKLAM
1939 yılı, Polonya’nın Nazi birliklerince işgalinin hemen öncesi. Varşova’da bir tiyatroda Hitler karşıtı bir oyunun provaları sürmektedir. Oyun siyasi sebeplerle yasaklanarak yerine Hamlet konulur. Almanların Polonya’yı işgali üzerine tiyatro kapanır. İşsiz kalan oyuncular, bir Alman casusunun engellenmesi için çalışırlar. Provasını yaptıkları oyun sayesinde, Nazilerin kılığına girer ve zaman zaman umutsuzlaşan ve gitgide çetrefilleşen bir savaşı sürdürürler.
Nick Whitby’nin yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği, Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği oyunda Şenay Saçbüker, Hüseyin Köroğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Bahtiyar Engin, Vildan Türkbaş, İrem Arslan, Emre Narcı, Volkan Ayhan, Emre Şen, Ümit Bülent Dinçer, Tarık Köksal, Deniz Yeşil Mavi, Erkan Akkoyunlu, Özge Kırdı, Orçun Tekelioğlu, Rüzgar Aşıkoğlu, Özgür Ali Kuruçay rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
BİR HALK DÜŞMANI
Kentin yegâne gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.
Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
HAYAT DER GÜLÜMSERİM
REKLAM
Yıllarca olağanüstü kadın karakterlere hayat vermiş bir oyuncu, AVM yapılmak üzere yıkılacak bir sahneye veda eder. Anlatılmaya değer bulunmayan farklı sınıflardan kadınların sıcak ve aşina hayat hikâyeleri, ilk kez aktarılır.
Özen Yula’nın yazıp yönettiği oyunda Sema Keçik, Serkan Bacak rol alıyor. Oyun,4-7 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
SİVRİSİNEKLER
Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir.
Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 4-7 Aralık, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
ZEHİR
Geçmişte yaşadıkları trajik kaybın ardından ayrılan çift, yıllar sonra bir araya gelmek zorunda kalır. Bu buluşma, acılı bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşür. Karşı tarafın da neler hissettiğine dair eksik bırakılan taşlar yerine oturur. Kadın ve erkek dünyasının bakış açısına odaklanan eser Hollanda prömiyerinin ardından birçok dile çevrilmiştir.
Lot Vekemans’ın yazdığı Şaban Ol’un çevirip yönettiği oyunda Sevinç Erbulak, Ahmet Saraçoğlu, Aslıhan Kandemir, Eraslan Sağlam rol alıyor. Oyun, 7 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
SAVAŞ VE BARIŞ
1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.
Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Yağmur Topçu, Ali Rıza Kubilay, Ahmet Kahvecioğlu, Boran Bağcı, Cem Eyüpoğlu rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
AĞRI DAĞI EFSANESİ
Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet’le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han’ın kızı Gülbahar’ın hikâyesi, Yaşar Kemal’in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi’ne dönüşmüştür.
Yaşar Kemal’in yazdığı Yiğit Sertdemir’in uyarlayıp yönettiği oyunda Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
TARTUFFE
Zengin mi zengin bir adamın, ailesindeki ve çevresindeki kimseyi dinlemeden evine yerleştirdiği sahtekar bir sofu ile hem kendi hem de çevresindekilerin hayatını beter etmesini anlatan bu ölümsüz eserde; inancı, aileyi, aşkı, erkek-kadın farklarını, dünümüzü, bugünümüzü, mizahı, müziği, acıyı, hüznü, rahatsız edici türlü anları iç içe ve olanca dinamiğiyle seyircinin karşısına çıkarıyoruz. Orhan Veli’nin olağanüstü çevirisine, şiirlerinden bestelenen şarkıların da eşlik ettiği seyirliğimizle, hayata dair bu acayip bilmeceyi bir kez daha kahkahalarla selamlıyoruz.
Molière’in yazdığı, Orhan Veli Kanık’ın çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Bennu Yıldırımlar, Emre Şen, Gürkan Başbuğ, Mehmet Soner Dinç, Murat Garipağaoğlu, Naci Taşdöğen, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Semah Tuğsel, Tolga Yeter, Yeşim Koçak, Zeynep Göktay Dilbaz rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
REKLAM
YENİLMEZ
Ekonomik kriz sebebiyle Londra’da yaşamaları imkânsız hale gelen Oliver ve Emily çifti, Londra’dan İngiltere’nin kuzeyindeki küçük bir kasabaya taşınırlar ve burada “gerçek” insanlarla tanışmaya karar verirler. Taşralı komşuları Alan ve Dawn’ı evlerine davet ederler. Farklı sınıflara ait insanlar arasında büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan ve giderek tuhaflaşan ilişkiler trajik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olur.
Torben Betts’in yazdığı, Nazlı Gözde Yolcu’nun çevirdiği, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Gizem Akkuş, Gökçer Genç, Nurdan Kalınağa, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun,11-14 Aralık, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
YAFTALI TABUT
Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.
Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde, 28 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
GÖK KUBBE
Dört ay önce tanımadığı bir adamın atının sırtında evinden ayrılmış olan Sally, biriktirdiği parasını alıp kaçmak üzere evine döndüğünde kocasıyla karşılaşır. Bölgenin güçlü ve zengin ailesi Wax’lerin çocuğu öldürülmüştür. Cinayeti işleyen adam asılmış, ancak o sırada onunla birlikte olan Sally, hamile olduğunu söylediği için asılması ertelenmiştir. Mübaşir olarak görevlendirilen Coombes, hem çamaşırcılık hem de bölgede ebelik yapan Elizabeth’e, Sally’nin gebe olup olmadığını anlamak için bir araya getirilen jüriye katılması gerektiğini söylemek üzere evine gelir. Mahkeme 12 kadından, Sally’nin gebe olup olmadığı hakkında görüşlerini bildirmeleri istemiştir. Dönemin yasalarına göre, Sally şayet hamileyse, asılmaktan kurtulup Amerika’ya sürgün edilecektir. Bir karar çıkana kadar mum, ateş ve yiyecek bulunmayan bir odada tutulan kadınlar, Sally hakkında bir yargıya varmaya çalışırken, kendi geçmişlerine, bağlarına ve kadın olmaya dair gerçekler de açığa çıkacak, başka bir kadının hayatı üzerine adil bir karar vermek, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.
Lucy Kirkwood’un yazdığı, Özden Gököz’ün çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ada Alize Ertem, Aslıhan Kandemir, Betül Kızılok Bavli, Canan Kübra Birinci, Çağlar Polat, Demet Bozkaya Şalt, Eraslan Sağlam, Eylül Soğukçay, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Gözde İpek Köse, Işıl Zeynep Karaalp, Serap Öztürk, Yağmur Ulusoy Göktürk, Zeliha Güney rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
REKLAM
İKİNCİ PERDENİN BAŞI
Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.
Alp Tuğhan Taş’ın yazıp yönettiği oyunda Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor. Oyun, 11-14 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de, 21 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)
Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.
Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 14 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
İFİGENYA
Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgâra ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgârını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..
Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Yağmur Topçu, Elvan Boran, Yıldıray Şahinler rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
HAMLET
Usta yönetmen Engin Alkan, Shakespeare’in dünya klasikleri arasında haklı bir yere sahip bu oyununu, farklı bir yorumla seyirciyle buluşturuyor. Yaşam ve ölüm arasında, iktidar ve intikam arasında, düşüncesi ile eylemi arasında insanın tüm zamanlara özgü çelişkilerini sahneye taşıyan, tiyatro tarihinin en ünlü eseri Hamlet, Engin Alkan’ın rejisinde çağdaş bir okumayla şimdiki zamandan bakılan çarpıcı bir hatırlamaya dönüşüyor.
William Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Engin Alkan’ın yönettiği oyunda Müslüm Tamer, Doğan Altınel, Seda Çavdar, Elçin Atamgüç, Zeliha Bahar Çebi, Zafer Kırşan, Hira Ogeday Erkut, Ersin Bağcıoğlu, Göksel Arslan, Destan Batmaz, Osman Kaba, Emre Ertunç, Cihat Faruk Sevindik, Doğan Şirin, Oğuzhan Oğuz, Hüseyin Emre Şen, Deran Özgen rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
REKLAM
FOSFORLU CEVRİYE
Anne babasını tanımadığı için gökteki yıldızlardan doğduğuna inanan, denizin kucağında bir sokak çocuğu olarak büyüyen, Galata mevkiinde karnını doyurabilmek için “icra-i sanat” eyleyen Cevriye, sıradan bir sokak kızı değil aslında İstanbul sokaklarının ta kendisidir. Hastalık ve soğuktan ölüme yaklaştığı o gece, karşısına çıkan esrarengiz bir Adam sayesinde hayata ve kara sevdaya tutunur. Cevriye’nin daha önce tanıdığı erkeklere hiç benzemeyen ve ona “siz” diye hitap eden bu Adam aslında gizli yaşayan bir idam mahkûmudur. Cevriye onu tanıdığı günden sonra artık bambaşka bir “insan” olmuştur. Hapis, sürgün, aradan geçen zaman ve türlü belalara rağmen bu aşktan vazgeçmeyen Cevriye, sevdiği için her şeyi göze alacaktır.
Suat Derviş’in yazdığı, Gülriz Sururi’nin uyarladığı, Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Binnur Şerbetçioğlu, Direnç Dedeoğlu, Esra Ede, Çağatay Palabıyık, Elif Verit, Emre Yılmaz, Hakan Örge, Irmak Örnek, Nur Saçbüker Otan, Samet Silme, Tuğrul Arsever, Yağmur Damcıoğlu Namak, Yunus Erman Çağlar, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
REKLAM
MAVİYDİ BİSİKLETİM
İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmir’e duyduğu özlemin ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950’lerin İzmir’inden günümüze taşıyor.
Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Çağrı Büyüksayar rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ÇİNGENE BOKSÖR
1920’lerin boks yıldızı Johann Wilhelm Trollmann’ın trajik yaşantısından yola çıkılarak yazılan oyun, kurgusal bir karakter olan Hans’ın tanıklığıyla seyirciye aktarılıyor. Çocukluk dönemlerinde tanışan ikili, güçlü bir arkadaşlık bağıyla yılları geride bırakır. Kendine has stiliyle yıldızlaşan çingene boksör Ruki, Nazi Almanya’sının faşizan politikalarına ve ayrımcılığa maruz kalır. Almanya Şampiyonu olsa da bu unvan kendisine verilmez ve hep kaybetmeye mahkûm edilir. Yoksul mahallelerde başlayıp toplama kamplarına kadar süren, ölümüne dostluğun çarpıcı öyküsü…
Rike Reiniger’in yazdığı Cafer Alpsolay’ın yönettiği oyunda Ercan Demirhan rol alıyor. Oyun, 18-21 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
REKLAM
BEN MEDEA DEĞİLİM
“Ben Medea Değilim” oyununda yakın geçmişte “katil” sıfatı yakıştırılan bir Kadın’ın, tiyatro sahnesinde gösteriyi ve seyirciyi manipüle ederek kendi hikâyesine ve aslında her kadının kendi gerçeğine yönlendirdiğini görüyoruz.
Allison Gregory’nin yazdığı, Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda Şirin Asutay, Berrin Koper, Kamer Karabektaş, Ozan Akif Serman rol alıyor. Oyun, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
CADI KAZANI
Yıl 1692… ABD’de Salem kasabası…Cadılıkla suçlanan insanlar… Büyük tartışmalara, ardından işkencelere, nihayetinde de idamlara varan mahkemeler… Çıkarları için ‘liste’lerce insanları ölüme sürükleyen ‘insan’lar… İnancı kullanarak; önce toplumsal yaşamı, sonra hukuku, nihayetinde onuru yok etmeye çalışan ‘baştakiler’ ve buna sebep olmayı yahut seyirci kalmayı seçen halk… Tiyatro yazınının en önemli isimlerinden Arthur Miller’ın, 1952’de gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı bu ölümsüz eser; ilk kez Şehir Tiyatrosu’ndan seyircilerini selamlıyor.
Arthur Miller‘ın yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu-Vedat Günyol’un çevirdiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği oyunda Berfu Aydoğan, Berna Adıgüzel, Burak Davutoğlu, Canan Kübra Birinci, Seda Yılmaz, Emre Çağrı Akbaba, Eraslan Sağlam, Ersin Sanver, Ezgim Kılınç, Fatma İnan, Engin Akpınar,Mehmet Bulduk, Nilay Yazıcıoğlu, Onur Demircan, Ozan Gözel, Rozet Hubeş, Selçuk Yüksel, Selen Nur Sarıyar, Zeki Yıldırım rol alıyor. Oyun, 25-28 Aralık 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
REKLAM
BENİM KÜÇÜK YILDIZIM (3+ Yaş)
Bir gün bir yıldız kayar… Gökyüzünden… Küçük kız onun peşine düşer… Belki gözündeki yıldıza ulaşamaz; ama bir yıldız şarkıcı kargaya, tavuklar için bir Yıldız gibi pırıl pırıl parlayan bir mısır tanesine, her nefes aldıkça bir yıldız parıldayan ateş böceğine rastlar… Hepsiyle arkadaş olur… Sonunda gerçek yıldızın içinde olduğunu sevgi kardeşlik dostluk olduğunu anlar.
Cengiz Özek’in yazıp yönettiği oyunda Ayşe Günyüz Demirci, Buğra Can Ildırışık, Yunus Erman Çağlar, Kamer Karabektaş, Mana Alkoy, Özge Kırdı, Pınar Pamuk, Aslı Menaz rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
RÜYA(5+Yaş)
Hayvanat bahçesini ziyaret eden Özgür, doğal yaşam alanlarından kopartılıp kafese konan hayvan dostlarını rüyasında görür. Artık harekete geçme zamanıdır ve Özgür onları kurtarmakta kararlıdır.
Özge Midilli-Ertan Kılıç’ın yazdığı Özge Midilli’nin yönettiği oyunda Alp Tuğhan Taş, Esen Koçer, Pınar Aygün, Direnç Dedeoğlu, Gülce Çakır, Mehtap Gündoğdu Akbulut, Nilay Bağ, Nilay Yazıcıoğlu rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
REKLAM
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 8, 15 Aralık 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)
İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.
Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 8, 15, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde.
REKLAM
MASAL (5+Yaş)
Hakkından ve ihtiyacından fazla yiyeceği çalarak açlığa sebep olan yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı üç çocuk fantastik bir yolculuğa çıkar. Birçok engelin aşıldığı yolculuk sürecinde bireysellikten birlikte hareket etmeye, yardımlaşma ve adaletli paylaşıma kadar çocukların düşünce ve eylemleri değişir. Açlığın tüm çocuklar için yaşamsal bir sorun olduğunu fark eden çocuklar, açgözlü yemek hırsızı ve işbirlikçisine karşı mücadeleyi büyütür.
Eftal Gülbudak’ın yazıp yönettiği oyunda Ceren Hacımuratoğlu, Ercan Demirhan, Yeliz Şatıroğlu, Onur Şirin, Serkan Bozkurt rol alıyor. Oyun, 8, 22 Aralık 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
ELMA KURDU KIRTIK (4-7 Yaş)
Elma Kurdu Kırtık 7 yaş altı çocuklara yönelik, kuklaların kullanıldığı, canlı müzik eşliğinde oynanan eğlenceli bir çocuk oyunudur. Haylaz bir elma kurdunun mükemmel elmayı bulmak için çıktığı yolculuğu anlatır. Sahip olduklarına değer vermeyen, çevresindekileri hor gören Kırtık bu yolculukta aradığı mükemmel elmaya ulaşmak yerine çok daha kıymetli bir şeyin farkına varır. Çocukların sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine dikkat çeken oyun somut nesnelerle soyut kavramları ilişkilendirerek çocuğun algısını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çocuğun günlük yaşamında yaşadığı çelişkileri renkli bir hayal dünyasında yeniden yaratan oyun çocuğa kendi gerçekliğine dışarıdan bakabilme şansı verir.
B. Çağatay Çakıroğlu ve Ö. Barış Bakova’nın yazıp B. Çağatay Çakıroğlu’nun yönettiği oyunda; Elyesa Çağlar Evkaya ve Seda Çavdar rol alıyor. Oyun, 8, 15, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
REKLAM
FINDIKKIRAN (7+ Yaş)
Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.
E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak,Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.
William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 22, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)
Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.
Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 15, 29 Aralık 2024 tarihlerinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
Oyun biletleri, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden temin edilebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Paco de Lucía’nın ölümsüz eserleri “EntredosAguas” ve “Zyryab”, ChickCorea’nın efsane parçası “Spain” gibi unutulmaz eserler, bu konserin en önemli parçaları arasında yer alıyor.

Ayrıca, Michael Jackson Medley’si de gecenin sürprizi olacak. “Billie Jean” performanslarıyla tüm dünyada tanınan Barcelona Guitar Trio, Pop’un Kralı’nın unutulmaz şarkılarını muhteşem bir gitar ustalığıyla harmanlayarak katılımcılara eşsiz bir müzik ziyafeti sunacak.
Barcelona Guitar Trio & Dance, 17 Aralık Saat 20.00’de Türk Telekom Opera Salonu’nda müzikseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belgeselden kurmacaya uzanan yapımlarla, hikâye anlatımından görsel dile kadar sinemaya dair taze fikirler ve yeni bakış açıları sunuyor. Kadın meselelerinden toplumsal bunalıma, Türkiye’nin farklı coğrafyalarına uzanan bu insan hikâyeleri, genellikle vizyonda hak ettiği yeri bulamayan filmlerden oluşuyor.
Festival heyecanı gibi
‘Mukadderat’REKLAM
İstanbul Modern Film Küratörü Müge Turan, bu yılki “Biz de Varız!” programıyla ilgili “Sinemanın farklı türlerine ve zengin anlatı biçimlerine odaklanarak, belgeselden kurmacaya, keşif niteliği taşıyan filmlerden vizyonda yeterince yer bulamamış yapımlara kadar geniş bir yelpazede gösterimler sunuyoruz. Her bir gösterim, yalnızca bir film izleme deneyimi değil, aynı zamanda film yapımcılarının ve ekiplerinin katılımıyla gerçekleştirilecek etkileşimli bir festival heyecanı yaratıyor. İstanbul Modern’deki bu özel buluşmalar, izleyicilere sinemanın gücünü ve çeşitliliğini bir arada deneyimleme fırsatı sunacak” dedi.
Ödüllü filmler, ilham verici belgeseller
‘Gecenin Kıyısı’
Bu yılın programında, Adana Altın Koza ve Ankara Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü kazanan Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri ile 81. Venedik Film Festivali’nde prömiyer yapan ve ardından Adana Altın Koza’da “Yılmaz Güney Ödülü”ne layık görülen Gecenin Kıyısı yer alıyor. Vizyona girmeden önce İstanbul Modern’de izleyiciyle buluşacak bu filmler, Altın Portakal’da “En İyi Film” ödülünü kazanan Mukadderat gibi önemli yapımların da bulunduğu bir seçki sunuyor.
‘Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri’
Biz de Varız! belgeselleri arasında ise, İstanbul Film Festivali’nde “En İyi Belgesel” ödülünü kazanan Dargeçit ile birlikte, sinema ile diğer sanat disiplinlerini bir araya getiren yapımlar da dikkat çekiyor. Bunlar arasında, Didem Pekün’ün Çıplak Ayaklar Kumpanyası üzerine çektiği Bazen Hep Birlikte ve İstanbul Modern Koleksiyonu’nda yer alan İsviçreli sanatçı Renée Levi’ye odaklanan Bir İsim ve Bir Yer gibi filmler de bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bolşoy Tiyatrosu solisti Gediminas Taranda tarafından 1994 yılında kurulan dünya çapında ünlü dansçılarla iş birliği yaparak büyük başarılar elde eden ve The Imperial Russian Ballet Company tarafından sahneye konan ‘Kuğu Gölü Balesi’, muhteşem koreografisi, büyüleyici kostümleri ve Çaykovski’nin unutulmaz müziği ile her yaştan izleyiciye eşsiz bir deneyim sunuyor.

Rus klasik balesinin doğuşu sayılan, Çaykovski’nin unutulmaz başyapıtı “Kuğu Gölü Balesi’” nde kötü bir güç tarafından kuşa dönüştürülen Odette’in, masalsı bir atmosferde, aşk, ihanet ve dönüşüm temalarını işleyen hikayesi anlatılıyor. Genç prens, kuğu prensesine sonsuz aşkına yemin eder, ancak kötü büyücü Odile’e aldanarak bu sözüne ihanet eder. Sonunda, balenin kasvetli sonu değişir ve prens ile kuğu, kötü büyüyü bozarak parlak bir apoteoz ile sonlanır. Gösterinin biletleri Biletinial’da satışa çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>21 Aralık Cumartesi günü saat 15.00’te Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gerçekleştirilecek “Matbaacının Notu” başlıklı açık derste Alparslan Baloğlu, kitabın oluşumunda matbaanın rolünü ele alacak. Matbaacılık alanında yıllara yayılan tecrübesi ve somut örnekler ışığında kitap üretiminin inceliklerine ve matbaacı-tasarımcı ilişkisinin önemine değinecek. Herkesin katılımına açık ve ücretsiz program hakkında ayrıntılı bilgi için: saltonline.org.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ağız yaraları (aft, pamukçuk, yara) genellikle rahatsızlık verici olabilir ve yemek yeme, konuşma gibi günlük aktiviteleri etkileyebilir.
Doğal çözümler, genellikle hafif vakalarda etkili olabilir.
İşte ağız yaraları için bazı doğal çözümler:
1. TUZLU SU GARGARASI
Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleyip karıştırın. Bu karışımla günde birkaç kez ağzınızı çalkalayın.
Antibakteriyel özellikleriyle enfeksiyonu azaltabilir ve yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olabilir.
2. KARBONAT
Bir miktar karbonatı biraz suyla macun kıvamına getirip yaranın üzerine sürün. Birkaç dakika beklettikten sonra ağzınızı durulayın.
İyileşmeyi hızlandırabilir ve enfeksiyonu önleyebilir.

3. BAL
Saf balı yaranın üzerine ince bir tabaka halinde sürün. Günde 2-3 kez tekrarlayın.
Antibakteriyel ve nemlendirici özellikleri sayesinde ağrıyı hafifletebilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir.
4. HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI
Yaralı bölgeye temiz bir pamuklu çubuk yardımıyla Hindistan cevizi yağı sürün. Günde birkaç kez tekrarlayın.
Antibakteriyel ve antifungal özellikleri ile enfeksiyonu önlemeye yardımcı olabilir.
5. ALOE VERA
Taze aloe vera yaprağından çıkan jeli yaranın üzerine sürün. Günde 2-3 kez uygulayın.
Yatıştırıcı etkisiyle ağrıyı hafifletebilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir.
6. PAPATYA ÇAYI
Bir fincan sıcak suya papatya çayı poşeti koyup demleyin, ılık hale geldiğinde gargara yapın.
Papatya anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve yara üzerindeki ağrıyı hafifletebilir.
7. YOĞURT
Günlük olarak sade yoğurt tüketin.
Probiyotikler ağızda sağlıklı bir bakteri dengesi oluşturarak iyileşmeye katkıda bulunabilir.

8. ELMA SİRKESİ
Bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi ekleyip karıştırın. Bu karışımla gargara yapın.
Doğal bir dezenfektan gibi çalışarak yaraların temizlenmesine yardımcı olabilir.
9. SARI KANTARON YAĞI
Küçük bir miktarı yaranın üzerine direkt olarak sürün.
Doğal bir yara iyileştirici olarak bilinir ve ağrıyı azaltabilir.

10. BOL SU İÇMEK
Dehidrasyonu önleyerek ağız mukozasının sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
EDİTÖR NOTU
Eğer ağız yaralarınız sık sık tekrarlıyor, büyük boyutlardaysa ya da uzun süre geçmiyorsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ayağı vuran bir ayakkabı oldukça rahatsız edici…
Bu durumu hafifletmek ve daha rahat bir kullanım sağlamak için denenebilecek bazı öneriler var.
Ancak bu önerilere rağmen ayakkabının ayağınıza oturma sorunu hallolmadıysa, yeni bir ayakkabı tercih etmek daha doğru olacaktır.
AYAĞI KORUYUCU ÇÖZÜMLER
Bant kullanımı:
Ayakkabının vurduğu yerlere yara bandı ya da özel blister (su toplaması) önleyici bantlar yapıştırın.
Jel pedler veya silikon koruyucular:
Özellikle topuk ve parmak bölgeleri için jel pedler veya silikon koruyucular kullanın.
Ayakkabıyı yumuşatma teknikleri
Kalıba koyma:
Ayakkabıyı genişletmek için ayakkabı kalıbı kullanabilirsiniz.
Kalın çorap ve ısıtma yöntemi:
Kalın çorap giyip ayakkabıyı giyerek saç kurutma makinesiyle sorunlu bölgeleri biraz ısıtıp esnemesini sağlayabilirsiniz.
Nemlendirme:
Deri ayakkabılar için deri nemlendirici krem veya vazelin kullanarak ayakkabıyı yumuşatabilirsiniz.

Ayakkabı içine dolgu koyma
Ayakkabı tabanlıkları:
Ayakkabıyı daha rahat hale getirmek ve vurmayı azaltmak için yumuşak tabanlıklar kullanabilirsiniz.
Pamuk veya silikon tıkaçlar:
Ayakkabının vurduğu yere küçük bir pamuk parçası ya da silikon tıkaç yerleştirebilirsiniz.
Ayakkabıyı bir kunduracıya götürüp genişletmesini veya sorunlu bölgeleri yumuşatmasını isteyebilirsiniz.
ÖNLEYİCİ ÖNLEMLER
Doğru numara seçimi:
Ayakkabı alırken ayağınıza tam oturan, sıkmayan ve çok bol olmayan bir numara seçmeye özen gösterin.
Ayakkabıyı denemek:
Ayakkabıyı mutlaka alırken deneyin ve günün ilerleyen saatlerinde (ayaklarınız biraz şişmişken) satın almayı tercih edin.
Ayakkabının iç malzemesi:
Ayakkabının yumuşak iç malzemeye sahip olmasına dikkat edin.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da yaşayan avukat Hüseyin Önal, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü şikayetiyle başvurduğu Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümünde, 3’üncü evre ‘gırtlak kanseri’ tanısı aldı.
Aldığı haberle sarsılan Önal, tümörün alınması için ameliyat geçirdi.
Başarılı geçen operasyonun ardından Önal’ın yutma sorunu çözüldü; ancak sesini kaybetti.
“KULLANIRKEN ÖZGÜRLÜK SANDIM, BENİ ESİR ALMIŞ”
Yazarak iletişim kurabilen Hüseyin Önal, 35 yıl boyunca günde 2 paket sigara içtiğini ifade etti. Önal, “Sigarayı kullanırken keyif ve özgürlük sanırdım. Oysa o beni esir aldı. Sigarayı 2 yıl önce bıraktığımda artık çok geç kalmıştım.
Aslında 2017 yılında tansiyon nedeniyle ölümden döndüm. Sigara beni uyardı, aldırmadım. Çok iyi bir sporcuyken ve çok konuşkan bir insanken şu an yaşam mücadelesi veriyorum” ifadelerini kullandı.

“GIRTLAK KANSERİNDEN EN ÖNEMLİ NEDEN SİGARA”
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Prof. Dr. Aydın Acar, gırtlak kanserinin ses kısıklığı ile beraber bazen boyunda kitlelerle, bazen yutma problemleriyle, bazen kilo kaybıyla kendini gösterilebildiğini söyleyerek, “Gırtlak kanseri, kıkırdak yapısıyla korunduğu için erken evrede teşhis edilebilir. Erken evrede son derece yüz güldürücü sonuçlar elde ettiğimiz bir kanser şekli. Hüseyin Bey bize biraz maalesef geç geldi. 3’üncü evrede yakaladık kanseri; ama yine de ameliyatını gerçekleştirdik.
Yaptığımız operasyonla tümörü temizledik, yutma problemini hallettik. Konuşma problemi için 1,5 ay sonra protez uygulaması yapacağız. Hastamızın en kötü özelliği çok sigara içmesi. Gırtlak kanserinde özellikle sigarayı vurgulamak çok önem arz ediyor. Sigara gırtlak kanserinde en önemli neden. Bu hastalığa yüzde yüz oranında sigara neden oluyor” diye konuştu.

“PROTEZLE SESİNİ DUYURABİLECEK”
Prof. Dr. Aydın Acar, Önal’ın protez sürecine ilişkin de konuşarak, “Hastamızın mesleği avukatlık olduğu için sese ihtiyacı var. Yani sesinden profesyonel olarak para kazanması gerekiyor. Protezle sesini karşıya duyurabilecek, derdini anlatabilecek. Şimdi patoloji sonucunu bekleyeceğiz. Patoloji sonucundaki sonuca göre belki ilave ek doz radyoterapi ihtiyacımız olacak.
Sonrasında da bu hastanede biz yaklaşık 5 yıl akraba gibi olacağız. 5 yıl içerisinde belli dönemlerde takiplerimiz olacak. 2 hafta üzeri ses kısıklığı olanlar mutlaka bir KBB doktoruna başvursunlar ve ilaveten sigaradan mutlaka uzak dursunlar. Bu tür kanserlerin tedavisi var ve tedaviler sonucunda teknolojiler geliştikçe son derece başarılı sonuçlar almaktayız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık alanında çığır açan bir keşif gerçekleştirildi.
İngiltere Nottingham Üniversitesi’nden bilim insanları, insan vücudunun doğal iyileşme yeteneklerinden ilham alarak, hastaların kendi kanını kullanarak kırık kemikleri tedavi edebilecek yenilikçi bir implant geliştirdi.
Bu çığır açıcı çalışmadan elde edilen sonuçlar, ileri malzeme bilimi alanında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
İnsan vücudu küçük yaralanmaları, kan pıhtılaşması gibi doğal süreçlerle hızla onarabiliyor. Ancak daha büyük hasarlarda bu mekanizma yetersiz kalıyor.
ONARIM SÜRECİNİ HIZLANDIRACAK
Nottingham Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu sorunu çözmek için vücudun doğal onarım sürecini geliştiren özel bir malzeme geliştirdi.
Bu malzeme, “rejeneratif hematom” (RH) adı verilen ve yaralanmalarda dokuyu onarmak için oluşan yapıları destekliyor.
Araştırmacılar, laboratuvarda geliştirdikleri “peptit amfifil” adı verilen proteinleri insan kanına ekleyerek RH’nin daha güçlü ve etkili bir şekilde oluşmasını sağladı.

DAHA GÜVENLİ VE HIZLI
Araştırma ekibine göre, yeni malzeme kanla kolayca birleşebiliyor ve istenildiğinde üç boyutlu yazıcıyla üretilebiliyor.
Çalışmanın ortak yazarı Dr. Cosimo Ligorio, bu yaklaşımın büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:
İnsan kanını, son derece rejeneratif implantlara dönüştürmek hem güvenli hem de kolay bir süreç. Kan ücretsiz bir kaynak ve hastalardan yeterli miktarda elde edilebiliyor”

TESTLER BAŞARILI OLDU
Ekip, yöntemi sıçanlar üzerinde test etti. Araştırmacılar, sıçanların kanına peptitler ekleyerek güçlü RH yapıları oluşturdu ve bu yapıları hayvanların kafatasındaki boşluklara yerleştirdi.
Sonuçlar oldukça çarpıcıydı:
Yeni implant kullanılan sıçanlarda kemik oluşumu oranı 6 hafta içinde yüzde 62’ye ulaştı.
Hiç tedavi edilmeyen sıçanlarda bu oran sadece yüzde 30’du.
Hâlihazırda kullanılan yapay kemikle tedavi edilenlerde ise iyileşme oranı yaklaşık yüzde 50 olarak kaydedildi.
UMUT VERİCİ BİR KEŞİF
Araştırmacılar, yeni yöntemin insanlarda kullanılması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Ancak ilk bulgular, bu yaklaşımın rejeneratif tıp alanında büyük bir fark yaratabileceğini gösteriyor.
Bu yeni tedavi yöntemi, gelecekte kemik kırıklarını tedavi etmek için hastaların kendi kanını kullanarak daha doğal ve etkili bir çözüm sunabilir.
Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kalp krizi genellikle kalbi besleyen damarların tıkanması sonucunda meydana gelir.
Erken teşhis hayat kurtarıcıdır.
Kalp krizinin yaygın belirtileri şunlardır:
1. Göğüs ağrısı (En önemli belirti)
Göğüsün orta kısmında sıkışma, baskı, doluluk ya da yanma hissi.
Ağrı birkaç dakika sürebilir veya gelip geçebilir.
2. Vücudun diğer bölgelerine yayılan ağrı
Ağrı genellikle sol kola, omuza, sırta, boyuna, çeneye veya mide bölgesine yayılabilir.
3. Nefes darlığı
Fiziksel aktivite yapmadan bile nefes alıp vermede zorluk hissedilebilir.
Göğüs ağrısı ile birlikte ya da bağımsız olarak görülebilir.
4. Terleme
Soğuk soğuk terleme yaşanabilir.
Bu genellikle ani ve yoğun bir şekilde olur.

5. Halsizlik ve baygınlık
Aşırı yorgunluk, ani güç kaybı veya baş dönmesi hissi.
6. Bulantı ve kusma
Özellikle kadınlarda veya diyabetli hastalarda bu belirti daha yaygın görülebilir.
7. Hızlı veya düzensiz kalp atışı
Çarpıntı ya da düzensiz nabız hissi eşlik edebilir.
KADINLARDA BELİRTİLER DAHA FARKLI OLABİLİR
Kadınlarda kalp krizi belirtileri, klasik göğüs ağrısının yanı sıra:
Mide bulantısı,
Hazımsızlık,
Ani halsizlik,
Çene veya sırt ağrısı gibi farklı şekillerde de kendini gösterebilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, İznik Müze Müdürlüğünün başkanlığında Dokuz Eylül Üniversitesinden bir ekip tarafından 2018’de başlayan kazı çalışmaları sürdürülüyor.
Daha önce zeytinlik olan 10 dönüm alanda yapılan arkeolojik kazıda kabartmalı ve gösterişli lahitler, İznik’e özgü fresklerle süslenmiş terrakota (kırmızı pişmiş topraktan yapılmış) plaka çatılı oda mezarları, hipojeler (yer altında tonozlu yapıyla inşa edilmiş mezar odası), mezar hediyeleri, iskeletler ve mozaikli zemin döşemesi olan bir bazilika bulundu.
Bölgeden çıkarılan iskeletler, antropolog tarafından incelenip belgeleniyor. Kazılarda bulunan diğer eserler ise İznik Müzesi’ndeki Hisardere Salonu’nda sergileniyor.
Kazıların tamamlanmasının ardından alan, dönemin mezar tipolojisinin, ölü gömme geleneğinin anlaşılabileceği nekropark olarak düzenlenip ziyarete açılacak.
“Tamamen buraya özgü bir mezar tipi”
Kazının bilimsel koordinatörü Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç, AA muhabirine, bölgede 1989’dan itibaren yapılan kaçak kazılarda lahitler ortaya çıktığını, alanın 2017’de kamulaştırıldığını ve 2019’da bilimsel kazıların başladığını söyledi.
Nekropol (mezarlık) alanında “Gregorios”, “Tanrılar”, “Antigonos”, “Nigrenie ve kızı Astyrist” adı verilen lahitler ile Eros kabartmalı iki lahit bulunduğunu, 3. yüzyıla tarihlenen terrakota plaka çatılı oda mezarlara rastladıklarını belirten Meriç, “Altı adet içbükey terrakota plakalarla kapatılmış ve tabanı tuğla plakalarla döşeli, yan duvarlarında cennet bahçesi tasvirlerinden freskler olan dörtgen mezarlarla karşılaştık. Bunların 14 kişiye kadar çıkan aile mezarları olduklarını keşfettik. Böyle bir yapıda bir mezar geleneği İznik dışında hiçbir yerde yok. Tamamen buraya özgü bir mezar tipi.” dedi.
Meriç, lahit ve mezarlardan çıkarılan iskeletlerin pamuk ve keten içeren bir kumaşla sarıldığını, bu durumun kendilerine kemikleri araştırma fırsatı sunduğunu dile getirdi.
Ayrıca bölgede tespit edilen mozaik tabanın 5. yüzyıla tarihlenen bir bazilika yapısına ait olduğunu tespit ettiklerini bildiren Meriç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu bazilika yapısının İznik’in en büyük bazilikası olduğunu anladık. Çok büyük ölçekli bir bazilika ve bu nekropolün üzerine inşa edilmiş. Fakat lahitlere hiçbir şekilde zarar vermemişler. Bazilika yapısının sonraki dönemlerde mezarlık kilisesi olarak kullanıldığını gördük. Bu alanın 2. yüzyıldan 5. yüzyılın sonlarına kadar bir nekropol alanı olduğunu tespit ettik. Bu mozaiği şu anda kapattık, üzerini kumla örttük. Doğuya ve batıya doğru mozaiğin de devam ettiğini görüyoruz. Şartlar el verdiği ölçüde biz bunların hepsini ortaya çıkarmayı düşünüyoruz.”
Mezar tipolojisi hiç bozulmadan ortaya çıkarıldı
Prof. Dr. Meriç, alanda basamakla inilen, düzenli, birkaç ölünün gömülü olduğu hipojelere de rastladıklarını, bunun dışında daha basit çatkı, taş plaka mezarların bulunduğunu belirtti.
Dönemin mezar tipolojisini hiç bozulmadan bilimsel olarak ortaya çıkardıklarını dile getiren Meriç, “Özgün mezar yapıları barındırması bakımından Bithynia Bölgesi’nde yer alan önemli bir nekropol örneği. Biz buradaki nekropol alanını ortaya çıkarıyoruz. Bu sene itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığının başlattığı Geleceğe Miras Projesi kapsamında, daha uzun soluklu ve daha sağlam bütçelerle çalışmalara başladık. Çok daha hızlı ve seri bir şekilde hem kazı yapacağız hem de korumaya yönelik çalışmalar yapacağız.” diye konuştu.
Meriç, söz konusu 10 dönüm alanda kazının tamamını bir an önce bitirip açık hava nekropark olarak ziyarete açmayı hedeflediklerini anlattı.
???????Nekropol alanında mezar geleneğinin insanların maddi durumuna göre şekillendiğini bildiren Meriç, şu bilgileri paylaştı:
“Burası gerçekten çok büyük bir cazibe merkezi olacak. İnsanlar buraya geldiklerinde buranın mezar geleneğini görebilecek. En fakiri de zengin olanı da bu nekropol alanında. Çok basit çatkılar da daha özel oda mezarlar, freskli mezarlar, mermer lahitler de göreceksiniz. Bu lahitlerin içinde çok kabartmalı olanlar, daha basit kabartmalı olanlar var. Burada Roma İmparatorluk Dönemi ve Erken Bizans Dönemi’nde yaşamış insanların bütün mezar geleneğini görebiliyoruz. Lahitlerin hepsinin mulajlarını alacağız. Mulajları, bulundukları yerlerde sergileyeceğiz. İçlerinden çıkan kişilerle ilgili bilgiler de olacak. Burada kaç kişi yatmış, kaç yaşında ölmüşler, neyle gömülmüşler? Bütün bu verilerin sunulduğu bir nekropark yapmak istiyoruz. İznik’e böyle bir nekropol alanı hediye etmeyi hayal ediyoruz.”
İznik Müze Müdürü Tolga Koparal da bölgede önemli buluntuların çıktığına dikkati çekerek, “Kazı çalışmaları tamamlandıktan sonra yapılacak bir çevre düzenleme çalışmasıyla buranın ziyaretçilere açılması düşünülüyor. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor.” ifadesini kullandı.
Yerel HaberlerKültür SanatArkeolojiKültürİznikbursaRoma
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Konya Valisi İbrahim Akın, Mevlana‘nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru, AK Parti İl Başkanı Hasan Angı, merkez ilçe belediye başkanları, protokol üyeleri ve vatandaşlar, Şems-i Tebrizi Türbesi’nde bir araya geldi.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından, “Dua Merasimi” yapıldı.
Protokol üyeleriyle vatandaşlar, daha sonra “Muhabbet Vakti” temasıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Mevlana Caddesi’nden Mevlana Meydanı’na yürüdü.
Mevlana Müzesi’ni ziyaret eden katılımcılar, Mevlevi geleneği olan “Gülbang duası”nı, ardından “Nevbe Merasimi”ni dinledi.
Mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin vefatının 751. yılı dolayısıyla 7-17 Aralık’ta düzenlenecek törenler, sema programları, sergiler ve söyleşilerle devam edecek.
Kültür SanatEtkinliklerEdebiyatMevlanaGüncelKültürYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akçakoca ilçesinde genç yaşlarında kayıklara olan merakı ile kayık yapımını öğrenen Dursun Usta tam 35 yıldır ahşaba hayat vererek kayık yapıyor. Karadenizli ustanın yanında yetişen ve 2 yıl aldığı kayık yapımı eğitimiyle yola çıkan Dursun Usta, önce kendi tezgahını yaptı. Ardından da kayık yaptıkça kendisini geliştirerek 35 yıldır kayık yapmaya devam etti. Şimdilerde hobi olarak yaptığı kayıkçılıkta bugüne kadar sayısını bile unuttuğu kayıklarıyla deniz sevdalılarına yardımcı oldu.
Dursun Usta, bugünlerde gençlerin meraklı olmasına rağmen yapmaya yaklaşmadıkları kayık ustalığı macerasını ile ilgili şunları söyledi, “Hobi olarak 35 senedir kayık yapıyorum. Karadenizli bir ustam vardı. Onun yanında başladım. Onun yanından öğrendim sonrasında yapa yapa yaptığım iş bana öğretti bu mesleği. Bilgi aldım 2 sene yanında yetiştim. Sonrasında kurduğum tezgahlarda buy mesleği iyice pekiştirdim. Yaptığım teknelerin sayısını söylemem zor. 50-70 civarında olmuştur. Başka mesleklerim var benim. Denize gidiyorum, inşaatlarda çalışıyorum. Kaynak işinden tut birçok işi yaptım. Şu an yaptığım tekne ise 4 metre 95 santimetrelik bir tekne. Bu tekne bütün malzemelerini tedarik ettiysem 1 buçuk-2 ayda biter. Gençlerin bazıları bu mesleği öğrenmek istiyor. Merakı olan gençlerde var. Bizim mesleğimiz el işçiliği ister, hüner ister. Mesleğimi tavsiye ederim. Çok iyi bir meslek el emeği mesleğidir. Çekirdekten yetişince de bambaşka oluyor. Bende o şekilde yetiştim. Çocuklarıma öğretmek istedim ama onlar mesleklerini kendileri seçiyor. Benim yaptığım mesleğe meraklı değiller. Her gencim bir işe yatkınlığı, hevesi vardır. Bende yanıma gelenlere bakıyorum. Merakları varsa yanımda mesleği öğretiyorum. Yoksa yanımdan gönderiyorum.”
Dursun Usta, imkanları el verdiği sürece de kayık yapımına devam edeceğini söylüyor. – DÜZCE
Yerel HaberlerKültür SanatDenizcilikAkçakocaYerelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dulkadiroğlu ilçesi Namık Kemal Mahallesinde esnaflık yapan 22 yaşındaki İbrahim Balıkçı, ihtiyaç sahiplerine yönelik çalışma yaptı. Başlatılan uygulamayla, müşteriler alışveriş yaparken bütçelerine uygun miktarda meyve ve sebzeyi askıya bırakabiliyor. Daha sonra ihtiyaç sahipleri, manava uğrayarak bu ürünlerden ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyor.
Balıkçı, uygulamanın toplumda büyük ilgi gördüğünü ve halkın dayanışma konusunda duyarlı davrandığını belirterek, “Depremden sonra insanlar büyük sıkıntılar yaşadı. Elimizden geldiğince bir nebze olsun destek olmak istedik. Askıya bırakılan her meyve ve sebze, bir ailenin yüzünü güldürüyor. Deprem bölgesi olduğumuzdan ihtiyaç sahiplerinden isteyen olursa veriyoruz” dedi. – KAHRAMANMARAŞ
Kültür SanatAlışverişEkonomiDepremYerelYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yayınlanan yönetmelikte “Özel gün, hafta ve kutlamalarda ders içi ve ders dışı faaliyetlerde kullanılmak üzere veliye mali yük getirecek özel kıyafet aldırılamaz” maddesi ise artık özel günler için kıyafet alınamayacağını, okulların böyle bir talepte bulunamayacağını gösteriyor.
İşte yayınlanan yönetmelikteki diğer başlıklar ve maddeler:
“Okul kıyafeti değiştirildiğinde ara sınıflardaki öğrenciler bir üst öğrenim kademesine geçinceye kadar mevcut okul kıyafetini giymeye devam edebilir.
Belirlenen okul kıyafeti 1739 sayılı Kanunda yer alan genel ve özel amaçlar ile temel ilkeler doğrultusunda ekonomik, sade, kullanışlı, kolay temin edilebilir ve pedagojik esaslara uygun olmalıdır.
Okul öncesi eğitim kurumları ve özel eğitim okullarındaki öğrenciler, yaş grubu özelliklerine uygun, temiz ve düzenli bir kıyafet giyer.
Öğrenciler, öğrenim gördükleri programın özelliğine göre atölye, işlik, laboratuvar ve işyerlerinde okul yönetiminin onayı ile önlük, tulum veya yapılan işin özelliğine uygun kıyafet giyer.
Sağlık özrü bulunan ve bu durumu belgelendiren öğrencilerin özürlerinin gerektirdiği şekilde giyinmelerine izin verilir.
Okul kıyafeti temin edilmesine yönelik olarak okul-aile birliklerince kıyafet satışı ve serbest rekabet şartlarını ihlal eden yaklaşım ve yönlendirmeler yapılamaz.
Bu maddenin uygulanmasına dair ve okul kıyafeti ile ilgili diğer hususları içerir usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenir.
MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden; ortaokul öğrencilerine 26/7/2014 tarihli ve 29072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, lise öğrencilerine 7/9/2013 tarihli ve 28758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri uygulanır.”
MADDE 5- Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 6- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7- Bu Yönetmelik hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.”
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Harun Kıv, 18 yaşındayken tanıştığı Sevda Kıv ile dünyaevine girdi. Çiftin evlendikten hemen sonra Koray (25) adını verdikleri çocukları dünyaya geldi. Ardından askerlik için Isparta’ya giden Kıv’ın hamile olan eşi yine bir erkek bebek dünyaya getirdi. Aile bebeğe Osman Can (24) adını verdi.

Askerlik sonrasında eşi ve çocuklarıyla önce İstanbul’a, daha sonra Ordu’nun Kumru ilçesine, ardından da Fatsa ilçesine taşınan ailenin Ramazan (21), Muhammet (20), Gizem (18), Çiğdem (17), Fazılcan (16), Kader (14), Yeşim (13), Mertcan (12), Bahar (11), Bora (10), Nisa Nur (9) ve Serdar Polat (6) adını verdikleri çocukları oldu. Eşi, 14 çocuğu, 2 gelini ve 2 torunuyla aynı evde 20 kişi yaşayan Harun Kıv, en büyük oğlundan bir torun daha bekliyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Harun Kıv, kalabalık bir aile olduklarını söyleyerek, “18 yaşında evlendim, askere gitmeden önce büyük oğlum 3 aylıktı. Askerdeyken bir çocuğum daha dünyaya geldi. Öyle böyle derken bugün 14 çocuğum oldu. Çok şükür, çalıştım ve bir şekilde çocuklarımı bu duruma getirdim.”

“En büyük oğlum 25 yaşında, ondan küçüğüyse 24 yaşına girmek üzere. Her çocuğumun arasında 1,5-2 yaş fark var. Evin içinde şaka, şamata, gırgır eksik olmaz. Canımız hiç sıkılmıyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. Şu an yanımda iki torunum var, büyük oğlumdan bir torunum daha dünyaya gelecek, gelinim şu an hamile. Bu evde 20 kişi yaşıyoruz” dedi.

‘3 EV DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALDIK’
Kıv, insanların 14 çocuğa şaşırdıklarını söyleyerek, “Çoğu insan bu duruma çok şaşırıyor. Bazıları, ‘Kalabalıktan zarar gelmez’ diyor. Sokakta biri, bir arkadaşım ya da dostum büyük oğlumu görüp, ‘Bu senin kardeşin mi’ diye sorunca bir tuhaf oluyorum. Böyle anlarda hislerim değişiyor. Kalabalık olduğumuz için ev sahipleriyle anlaşamıyoruz ve 3 ev değiştirmek zorunda kaldık. Bir süre önce evden çıkarıldık, kalabalık olduğumuz için.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay saat 11.00 sıralarında Pendik’te meydana geldi. Yokuştan inen tanker virajı alamayarak yol kenarındaki demir bariyerlere çarptı.

Kazada yaralanan kimse olmazken, çarpmanın şiddetiyle tankerin kenarındaki borunun yerinden çıkması üzerine kimyasal madde yola döküldü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve AFAD ekipleriyle, kimyasal madde müdahale ekibi (KBRN) sevk edildi.

Ekiplerin çalışmaları sonucu yola dökülen maddenin tuz ruhu olarak bilinen hidroklorik asit olduğu belirlendi.

Ekipler kazanın meydana geldiği sokakta temizlik çalışması başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Henüz 4 yaşındayken ekranlarla tanışan ve başarılı bir oyunculuk deneyimi yaşayan Beren Gökyıldız, artık genç bir kız.

Genç yaşına rağmen birçok ünlü isimle oynama fırsatı bulan ve yeteneğiyle hayran bırakan Beren Gökyıldız son olarak mezuniyet paylaşımı ile adından söz ettirmişti.

Sektöre 4 yaşında, “Kocamın Ailesi” dizisi ile adım atan ardı ardına çektiği dizi ve filmlerle şöhreti yakalayan çocuk oyuncu Beren Gökyıldız, yıllar içindeki değişimi ile gündem olmuştu.

Mezuniyet balosu fotoğrafları ile sosyal medyayı ikiye bölen Beren Gökyıldız adından söz ettirmişti.

13 yaşındaki Beren Gökyıldız’ın mezuniyet balosunda giydiği derin yırtmaçlı elbisesi ve ağır makyajı abartılı bulunmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
2010 yılında evlenen Volkan Demirel ve Zeynep Demirel, 8 Şubat 2014 tarihinde Yade adında, 31 Ağustos 2017 tarihinde ise Yeda adında bir kız çocuğu oldu.

İDDİALARI YALANLAMIŞLARDI
Mutlu evliliği olan çiftin birkaç ay önce boşanacağı iddia edilse de çift, basının karşısına çıkarak iddiaları yalanladı.

ÜÇÜNCÜ BEBEK MÜJDESİ VERDİLER
İddiaların yalanlanmasının ardından ise çiftin üçüncü bebeklerinin heyecanını yaşadığı öğrenildi.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
Ünlü çiftten Zeynep Sever Demirel, bugün bir etkinliğe katıldı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Volkan Demirel’in eşi Zeynep Demirel hamilelik sürecini anlattı: Biraz daha zorlanıyorum!

SAMİMİ AÇIKLAMALAR
Gazetecilerin ‘hamilelik nasıl gidiyor?’ sorusuna Zeynep Demirel samimi bir açıklamalarda bulundu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“DOKUZ CANLI ŞEYTAN! SENİ YAŞADIĞINA PİŞMAN EDECEĞİM SOFİA!”
Yıllar sonra Osman Bey’in, Sofia yüzleşmesi gerilimi artırırken Osman Bey, Sofia’ya olan öfkesini şu sözlerle haykırdı: “Dokuz canlı şeytan! Seni yaşadığına pişman edeceğim Sofia! Toprak seni geri kusmuş amma ben seni cehennemin yedi kat altına göndermesini bilirim! Ben ailemin önünde dağ gibi dururum. Önce beni geçmen gerek. Gel soysuz! Sen benim pusatımın tadını çok iyi bilirsin!”
Yapımcılığını Mehmet Bozdağ’ın; yönetmenliğini Ahmet Yılmaz’ın ve başrolünü Osman Bey karakteriyle Burak Özçivit’in üstlendiği ‘Kuruluş Osman’ın 173. bölümü seyirciden yoğun ilgi görürken, sosyal medyada da en çok konuşulanlar arasında yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Arzum Onan ile sevgilisi Orkan ÖzkanHawaii’de tatil yaptı. Sevgilisine bol bol poz verdi.

Instagram hesabından paylaşım yapan Arzum Onan, paylaşımına “Cadılar bayramında doğmuş biri olarak yüzüme yansıyan ışığı bir işaret kabul edip, her şeyin çok güzel olacağına inanıyor ve 51. yaşımı karşılıyorum!

Kutlayan ve iyi dileklerini esirgemeyen herkese çok teşekkür ederim” notunu yazdı.

51 yaşına giren Arzum Onan “Yaş sadece bir sayıdır” demeyi de ihmal etmedi.

ARZUM ONAN SEVGİLİSİ ORKAN ÖZKAN’A HAWAİİ’DE BÖYLE POZ VERDİ!
Arzum Onan’ın peş peşe yaptığı paylaşımlar sosyal medyada ilgi odağı oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Kaçak’, ‘Uzak Şehrin Masalı’, ‘Vurgun’, ‘Ömre Bedel’ gibi dizilerde boy gösteren oyuncu Begüm Birgören, sosyal medya hesabından annesi için yardım istedi.

Birgören, operasyona girecek annesi için A RH+ kan bağışına ihtiyaç olduğunu söyledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

“HASSASİYETİNİZ İÇİN MİNNETTARIM”
Ardından aranan kanın bulunduğunu açıklayan Begüm Birgören; “Hassasiyetiniz için sonsuz minnettarım. Annem adına ihtiyacımız kalmadı. Ancak genel olarak kan stokları ciddi seviyelere düşmüş. Uygun olanlar kan bağışında bulunarak umut olabilirler” sözlerini kullandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Dikkat bebek var” dizisiyle iyi bir çıkış yakalayan Ceyda Düvenci, başarıları ile adından söz ettirmeye devam ediyor.

Son olarak Güçlü Mete ile yaşadığı aşkla magazine bomba gibi düşen Düvenci, şimdi de verdiği kilolarla dikkat çekiyor.

Instagram hesabında paylaştığı fotoğraflarla iltifat yağmuruna tutulan güzel oyuncu, son zamanlarda ünlüler arasında en çok konuşulan isim haline geldi.

Fiziğinin yanı sıra Düvenci kıyafetleriyle de oldukça beğeni topluyor.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Serpil Çakmaklı’nın gerçek adını biliyor musunuz?

Ünlü sanatçı sayısız sinema filminde yer aldı… Güzel oyuncu Serpil Çakmaklı ilki 16 yaşında olmak üzere üç kez dünyaevine girdi. Sahnelerde solistlik de yapan Serpil Çakmaklı 4 albüm çıkardı. Eskişehir’de doğdu. Sinemadan önce mankenlik yaptı. 1980’li yılların başında TRT televizyonunda yayınlanan Alçaktan Uçan Güvercin adlı mini dizi filmle üne kavuştu. Serpil Çakmaklı’nın gerçek adını biliyor musunuz? İşte merak edenler için gerçek ismi…
SERPİL ÇAKMAKLI KİMDİR?
Yeşilçam’ın bir dönem en popüler isimlerinden olan ve aşk hayatıyla da sık sık gündeme gelen Serpil Çakmaklı 1962 yılında Eskişehir’de dünyaya geldi.

Oyunculuk kariyerinden önce mankenlik yapan Serpil Çakmaklı, TRT ekranlarında yayınlanan Alçaktan Uçan Güvercin adlı dizi filmle ünlüler dünyasına adımını attı. İlk evliliğini henüz 16 yaşındayken yapan Serpil Çakmaklı, pek çok sinema filminde rol aldı.

Serpil Çakmaklı, 1980’li yıllarda ekrana gelen cesur sahneler ile adından söz ettirirken oyunculuğa başladığında Mert Çakmaklı ile evliydi.

Çiftin evliliği 6 ay sürdü ve daha sonra ayrıldılar. Ancak, ayrılığa rağmen ünlü oyuncu ‘Çakmaklı’ soyadını kullanmaya devam etti. Güzel yıldız, sonraki dönemlerde iki evlilik daha yaptı ancak soyadını hiç değiştirmedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKAN BÜYÜK SIR
Sahnede yıllar önce Bala Hatun’un Ülgen Hatun’a emanet ettiği sahnede; Küçük Halime dere kenarında oynarken Sofia’nın gözetimi altındaydı. Planını kusursuz bir şekilde hazırlayan Sofia, fırsatı yakalar yakalamaz Halime’yi kaçırdı. Dere kenarında yemek hazırlayan Ülgen Hatun, küçük Halime’nin yokluğunu çok geç fark etti. Telaşla çevreyi ararken, Bala Hatun kervan baskınını atlatarak döndüğünde büyük bir dehşetle karşılaştı. Halime’nin hiçbir izine rastlayamayan Bala Hatun, kızını kaybetmenin acısıyla adeta yıkıldı.
Yapımcılığını Mehmet Bozdağ’ın; yönetmenliğini Ahmet Yılmaz’ın ve başrolünü Osman Bey karakteriyle Burak Özçivit’in üstlendiği ‘Kuruluş Osman’ın 173. Bölümü seyirciden yoğun ilgi görürken, sosyal medyada da en çok konuşulanlar arasında yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Herkes erkek sanıyordu… Yeşilçam’ın efsane filmleri arasında yer alan Selvi Boylum Al Yazmalım filminde Samet karakterine hayat veren oyuncunun kim olduğunu duyanlar kulaklarına inanamıyor.

Selvi Boylum Al Yazmalım filmi, Yeşilçam efsanelerinden. Türkan Şoray, Kadir İnanır ve Ahmet Mekin’in başrollerinde yer aldığı film Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran eserlerden.

1977 yapımı Selvi Boylum Al Yazmalım, ‘Sevgi neydi?’ repliği ile hafızalara kazındı.

Asya’nın büyük aşkı İlyas yerine Cemşit’i seçmesi bizi çok üzse de yıllar geçtikçe Asya’nın doğru bir karar verdiğini bir nesil yaşayarak öğrendi.

Selvi Boylum Al Yazmalım sosyal medyanın en çok konuşulanlarından oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydan Şener, bir döneme damga vurmuş isimlerin başımda geliyor. Hem oyunculuğu ile hem de güzelliğiyle her zaman dikkat çeken isimlerden biri…

1963 yılında Kilis’de doğan ünlü sanatçı, 1981 yılında Türkiye Güzeli seçildi.

Aynı yıl Türkiye’yi Miss World güzellik yarışmasında temsil etti.

Yeşilçam’ın tescilli güzeli Aydan Şener’in kızı da çok ünlü çıktı.

Aydan Şener’in kızı meğer Medcezir dizisinin yıldızıymış.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, “10 Numara Kente, 10 Numara Kahve” projesiyle biri Toplu Taşıma Merkezi’nde (TTM) ve diğeri Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) olmak üzere On On Kafe’nin iki yeni şubesini daha görkemli bir törenle hizmete açtı. Sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde vatandaşları kaliteli ve ucuz kahve ile buluşturmaya devam eden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve ilçelerde toplamda 15 şube sayısına ulaştı. İki noktada gerçekleşen açılışlarda Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a; CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Nazmi Yarış, BALOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Bekki, genel sekreter yardımcıları, daire başkanları da eşlik etti. Partizanlık yapmadan her ilçeye eşit hizmet götürdüklerini ve götürmeye de devam edeceklerini vurgulayan Akın, insanların sosyalleşebileceği ve güzel zaman geçirebileceği On On Kafeleri şehrin her noktasına ulaştıracaklarını söyledi.
“Mahalle mutfakları da açacağız”
Balıkesir’de yaşayan herkesin hayatlarını rahat bir şekilde sürdürülebilmesi için çalışmaların artarak devam ettiğini belirten Akın, “Planlı ve programlı bir şekilde hareket ediyoruz. On On kafelerimizin sayısı giderek artacak. Bunun yanında Mahalle Mutfaklarımız sırasıyla açılacak. Balıkesir’in geniş coğrafyasına hizmet etmek için ekip arkadaşlarımla birlikte gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ni de On On Kafe ile buluşturan Başkan Akın, işvereninden işçisine kadar bölgede yaşayan herkesin sosyalleşebileceği veya misafirlerini ağırlayabileceği bir mekanı hizmete açtıklarını ifade ederken şunları söyledi: “OSB bölgesi bizim için çok önemli. İş insanlarının, emekçilerin hep birlikte Balıkesir için mücadele ettiği bir bölgemiz. Balıkesir’in geleceği için de çok önemli bir nokta. Güzel bir restoran açmamız lazım. Bütün OSB’lerde var.” – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’Lİ BELEDİYEYE ‘BOZKURT’ TEPKİSİ
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milliyetçi Hareket Partisi’nden istifa ettikten sonra Zafer Partisi’ne geçen Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’ü ziyaret etti. Belediye Başkanı Alagöz ile görüşen Özdağ, daha sonra belediye binasının balkonundan partililere seslendi. Alanya Belediyesi tarafından ilçenin girişinde yer alan Türk bayrağı ile ‘Bozkurt’ heykelinden ‘Bozkurt’un kaldırılmasına tepki gösterdi. Özdağ, “CHP’li belediye başkanının Alanya’da o heykeli ‘buranın çok kültürlü ruhuna uymuyor’ diye kaldırdığını geçen hafta içimiz acıyarak, hep birlikte izledik. O belediye başkanına hatırlatıyorum. Tefenni nasıl Yörük ise, nasıl Türkmen ise, nasıl Türk ise, Alanya da öyle Yörük’tür, Türkmen’dir, Türk’tür” dedi.
‘ÖCALAN, İMRALI’DA KALMAYA DEVAM EDECEK’
Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhur İttifakı’nın iki paydaşı CHP’nin de desteğini alarak şimdi Abdullah Öcalan’a af getirmekten, onu konuşturmaktan, Kürtlere devlet hediye etmekten bahsediyorlar. Anayasamızı değiştirme mücadelesi veriyorlar. Zafer Partisi olarak size söz veriyoruz. Öcalan, İmralı’da kalmaya devam edecek ve orada ölecek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük ve güçlü bir devlettir. Bir terör örgütünün liderini, elebaşısını gazi Meclisimize, Cumhuriyeti kuran, İstiklal Harbi’ni veren Meclis’e sokmayız. Onun kirli ayakları, o Meclis’e giremez. Hiçbir terör örgütünü arkasında hangi yabancı güç olursa olsun anayasamızdan Türk milleti ibaresini çıkarttırmayız. Türklüğü çıkarttırmayız. Türk milletinin elinden devletinin alınmasına müsaade etmeyiz. Bundan sonra sizden Zafer Partisi’nin sığınmacıların ve kaçakların vatanlarına dönmesi için verdiği mücadeleye destek olmanızı bekliyorum. Uyuşturucuya, sanal kumara, yasa dışı bahse karşı açtığımız mücadeleye, çocuklarımızı uyuşturucu belasından kurtarmak için verdiğimiz mücadeleye, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terör örgütleri önünde diz çökmeden bir Türk devleti olarak devam etmesi için vermiş olduğumuz mücadeleye destek olmanızı istiyorum.”
Özdağ, daha sonra Zafer Partisi Tefenni İlçe Başkanlığı binasının açılışını yaptı. Halk pazarını ziyaret eden Özdağ, esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siyah blazerları her zaman siyah parçalarla kombinlemek oldukça kolaydır. Altınıza beyaz bir spor ayakkabı giydiğinizde, bu iş tamam.

Biraz renklendirmek için açık renkte bir üst ve açık renkte bir kot giymek görünümünüzü daha canlı bir hale getirir.

Son zamanların belki de en çok kullanılan zebra deseni, siyah pantolon ve siyah blazerlar ile giyilmek için oldukça ideal.

Sadece siyah değil, taba rengi deri blazerlar da oldukça havalı bir görünümün anahtarlarından biri.

Ekose deseni kuşkusuz her şeyde olduğu gibi pantolonlarda da görüyoruz. Giyilmesi zor gibi görünse de deri blazerlara oldukça yakışacaktır…

İşte diğer kombin önerilerimiz…










Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KÜÇÜK KIZIN BAĞIRSAĞINDAN 38 ADET MIKNATIS ÇIKARILDI
Bursa’da yaşanan bir olayda 5 yaşındaki kız çocuğu, evde oyun oynadığı mıknatıslı boncuk bilekliği yuttu. Durumu hemen fark eden aile, çocuğuyla birlikte Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Kaan Demirören tarafından yapılan tetkikte çocuğun bağırsaklarındaki mıknatıslar tespit edildi. Vakit kaybetmeden yapılan operasyonla çocuğun bağırsağından 38 adet mıknatıs çıkartıldı Bu tarz vakalarda mide ve bağırsak delinmesi yaşanmaması için erken müdahalenin önemine değinen Doç. Dr. Kaan Demirören, takı ve oyuncakların özellikle 5 yaşından küçük çocuklara verilmemesi gerektiği konusunda aileleri uyardı.

Günümüzde yabancı cisim yutmalarının önemli bir problem olduğunun altını çizen Demirören, son zamanlarda mıknatısların, lityum iyon pillerin ve yüksek düzeyde emici cisimlerin önemli bir problem haline geldiğine dikkat çekti. Bu cisimlerle alakalı çok sayıda olguyla karşılaştıklarını vurgulayan Demirören, “Hastamız da boncuk şeklinde, ufak da olsa kuvvetli çekim gücüne sahip neodimin dediğimiz maddelerden oluşan mıknatısları yutmuş. Bu mıknatıslar değişik sebeplerle toplumumuzda yaygın olarak bulunuyor. Bunların önemli bir kısmı oyuncak olarak bulunuyor ve bu oyuncaklar da maalesef küçük çocukların ellerine rahatlıkla geçebiliyor. Özellikle 5 yaşından küçük çocuklara bu tarz küçük cisimlerin verilmesini ve üzerinde takı olarak kullanılmasını bırakın etrafında bile olmaması gerekiyor” dedi.

“HEMEN MÜDAHALE EDİLMELİ”
Birden fazla mıknatıs yutulması durumunda mide ya da bağırsaklarda araya doku alıp bir süre sonra o bölgeyi delmeye başladığını belirten Demirören, “Genelde ilk 24 saat içerisinde mide ya da bağırsakları delmiş bir şekilde bu vakalarla karşılaşıyoruz. Hastamızın şansı bağırsaklarda yakalamamıza rağmen bu mıknatısları endoskopi ile çıkarabilmemiz oldu. 38 adet boncuk şeklinde bir mıknatıs olduğunu gördük. Hastamızda delinme durumu olmadı. Şu anda sağlığına kavuştu. Ama bu durum genellikle bu şekilde olmuyor. Maalesef bu mıknatıslar çok sayıda yutulduğu zaman bağırsaklarda delinmeye yol açıp ameliyatla çıkarılması gerekiyor. Ameliyatta yine hem karın duvarının kesilmesi, bağırsakların kesilmesi gibi zor ve komplikasyonlu işlemler şeklinde sonuçlara varıyor” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Demirören son olarak mıknatıs, su maymuncuğu, saat pili gibi çocukların ilgisini çeken ve yutma riski barındıran nesnelerin ortalıkta bırakılmaması ve çocuklardan uzak tutulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Hastane3-sayfaSağlıkÇocukBursaOlay
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ELEKTRONİK SİGARADA 6 YILA KADAR HAPİS CEZASI
Buna göre elektronik sigara ve elektronik nargile dahil her türlü mamul ve bu mamullerin tüketiminde kullanılan elektronik cihaz, aksam, yedek parça ve solüsyonlarını yurt içerisinde ticari amaçla; üreten, satan, satışa arz eden, bulunduran ve nakledenler üç yıldan altı yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
MAKARON VE SİGARA KAĞIDINDA DA UYARICI YAZILAR YER ALACAK
Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, makaronda da tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi yüzde 85 oranında resimli ve Türkçe yazılı uyarılar yer alması zorunlu olacak. Bu rakam sigara kağıdı ve filtresi için yüzde 65 olarak belirlendi. Söz konusu kuralları ihlal edenlere 50 bin lira para cezası kesilecek.
18 YAŞ ALTINA SATIŞ YAPANLARA AĞIR YAPTIRIM
18 yaş altına tütün ve nargile satıp, aynı suçu 5 yıl içinde 3 kez işleyenlerin tütün satış belgesi veya nargile sunum belgesi iptal edilecek. İş yerleri iki yıl kapatılacak. Etil alkolü amacı dışında ticaret için kullananlara 100 bin liraya kadar para cezası kesilecek. Ayrıca etil alkole aroma karıştıranlar için de 1 milyon lira para cezası düşünülüyor. Şahsi tüketim için bile olsa, izinsiz damıtarak alkolün seviyesine artıranlara 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.
ELEKTRONİK SİSTEMİ KURMAYAN İŞLETMELERE 10 MİLYON LİRA PARA CEZASI
Alkol ve alkollü içki tesislerinde kullanma zorunluluğu getirilen elektronik sistemleri kurmayanlara, sistem kapsamında uygulanan mühürleri bozanlara, sisteme fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek iletilmesi gereken verinin iletilmesini önleyenlere veya bunları gerçeğe uygun olmayan şekilde iletenlere, alkol ve alkollü içki ticaretinin Tarım Bakanlığı tarafından sağlanacak elektronik sistem üzerinden yürütmeyenlere 10 milyon lira idari para cezası verilecek. Fiilin beş yıl içinde tekrarlanması hâlinde üretim ve ithalat faaliyetlerine dair belgeler iptal edilecek.
Hükümet3-sayfaSağlıkHukukYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törene, Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Kilimli Kaymakamı Necdet Özdemir, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Devrim Dural, Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu, Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Hüseyin Şirin ve vatandaşlar katıldı.
Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından işaret diliyle İstiklal Marşı okundu. Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin, “Ülkemizde engelliler sıkıntı yaşamakta. Sağlık kurulunda alınan raporlar gibi bu konuları genel merkezimiz yetkili bakanlığa dosya halinde veriliyor. Ümit ediyoruz ki bu konularda daha iyi gelişme olurda engelliler yaşamda yaşadıkları sıkıntıyı aşmış olurlar. Yerelde kamu yararına dernek olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şuanda derneğimizde 80’nin üzerinde talep var. Derneğimiz şehir merkezimizde güzel yerde. Önümüzde ki aylarda şehrimizde yapılacak çalışmalarla kaldırımlarda da gerekli çalışmaların yapılmasını bekliyoruzr”dedi.
Programın şiirlerinin okunmasının ardından sona erdi. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, modern tıbbın sunduğu teknolojik imkanlar ile robotik rehabilitasyon tedavisiyle yılda 2 bin 400 hasta tedavi ediyor.
Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde kullanılan yürüme robotu ile yürüme yeteneğini kısmen veya tamamen kaybetmiş hastalar, robotik yürüme sistemi ile tekrar yürüme yeteneği kazanıyor. Hastanede, nörolojik rehabilitasyon, ortopedik rehabilitasyon, elektroterapi, lenf ödem, duyu bütünleme, denge rehabilitasyonu, robotik yürüme rehabilitasyonu, robotik el rehabilitasyonu, eswt, uzay terapisi, dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, klinik çamur tedavisi gibi hizmetler verilerek yılda binlerce hasta tedavi ediliyor. Robotik rehabilitasyon tedavisi sayesinde hastalar, daha kısa sürede eski sağlıklarına kavuşabiliyor. Robotik cihazların sağladığı doğru hareket desteği sayesinde hastalar tedaviye daha kolay uyum sağlıyor.
Robot yardımlı yürüme tedavisi
Robot yardımlı yürüme tedavisinde inme, omurilik yaralanması, beyin hasarı gibi nörolojik hastalar, kalça-diz protez, ön çaprazbağ yaralanması gibi ortopedik nedenler ve Serebral Palsili çocuklar gibi yürüme yeteneğini tamamen ya da kısmen kaybetmiş hastalar, robotik cihaz yardımıyla yürüme yeteneğini yeniden kazanıyor.
“Yılda yaklaşık 2 bin 400 seans robotik rehabilitasyon tedavisi veriyoruz”
Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bilir Kaya, “Hastanemiz Anadolu Yakası’nda 25 yılı aşkın bir süredir hizmet veren tek rehabilitasyon hastanesi. Yılda yaklaşık 2 bin 400 seans robotik rehabilitasyon tedavisi veriyoruz. Aynı zamanda ayaktan tedavilerimiz 200 bin seansı buluyor. Anadolu yakasında bu düzeyde rehabilitasyon tedavisi veren tek devlet hastanesiyiz. Bütün tedavilerimiz ücretsiz. Hastalarımız bizlere başvurarak Sağlık Bakanlığı marifetiyle bütün bu tedavilerden yararlanabilirler” dedi.
“Bayağı bir ilerleme oldu”
4 aydır fizik tedavisi alan Coşkun Oral, “Buraya 4 ay önce geldim, sol elim ve sol ayağımda kontrolsüzlük vardı. Dahası hiç kullanamıyordum. Buraya geldiğimde el ve ayak için fizik tedavi aldım. Onların düzelmesinin akabinde el içi ergo bölümüne gelmiş olduk. Bunlarda bayağı bir ilerleme oldu. Şu anda 1-2 ay içerisinde normal hayata döneceğim diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, sabah saatlerine Aksaray – Konya Karayolu Cezaevi Kavşağı Aksaray istikametine yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan Aksaray istikametine 20 H 6109 plakalı kamyon ile seyreden Hüseyin G. (43), cezaevi kavşağında kırmızı ışıkta bekleyen Mehmet T. (60) idaresindeki 68 HZ 909 plakalı kamyonu yoğun sis nedeniyle fark etmeden arkadan çarptı. Kazada çarpan kamyonun kabini adeta hurdaya dönerken, sürücü Hüseyin G. kabin içinde sıkıştı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler hemen kurtarma çalışmasına başlarken, polis ekipleri karayolunda güvenlik önlemleri alarak trafiği kontrol altına aldı. İtfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri kabinde sıkışan sürücüye ilk müdahaleyi kabin içinde yaptı. Ardından kurtarma çalışması başlarken, adeta can pazarının yaşandığı kabin içinde sürücünün “Ayağım” feryadı yürekleri dağladı. Sıkışan sürücü itfaiye, AFAD ve UMKE ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılırken, sedyeyle ambulansa ve daha sonra da Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan sürücünün sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilirken, İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri kaza mahallinde inceleme yaptı. Diğer kamyon sürücüsü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken kazayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı. – AKSARAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Sağlık Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü işbirliğinde huzurevi sakinlerine yönelik geriatri hizmeti veriliyor.
Edirne Sultan 1. Murat Devlet HastanesiGeriatri Uzmanı Dr. Kübra Altunkalem Seydi ve hemşireler, huzurevinde kalan yaşlıları muayene edip tetkiklerini değerlendiriyor ve kullandığı ilaçları gözden geçiriyor.
Huzurevinde kalan 110 yaşlının kronik hastalıklarını ve mevcut tedavilerini gözden geçiren ekip, huzurevi sakinlerinin uygunsuz ilaçlar kullanmasını engelliyor.
“Yaşlıların kolaylıkla hizmete ulaşması hedefleniyor”
İl Sağlık Müdürü Mustafa İshak Yıldırım, AA muhabirine, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi koordinesinde sağlık ekiplerinin huzurevinde hizmet verdiğini söyledi.
Özelleştirilmiş birtakım ölçekleri uygulayarak yaşlıların muayenelerini ve klinik değerlendirmelerini gerçekleştiren, hastaların bilişsel durumlarını değerlendiren ekibin huzurevi sakinlerinin kullandığı ilaçları da gözden geçirdiğini belirten Yıldırım, “Yıllardır ilaç kullanan yaşlılarımızda bazı yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Doktor arkadaşlarımız bir ekip halinde bunları değerlendiriyor. Tetkik gerekiyorsa tetkik, birtakım görüntüleme yapılması gerekiyorsa görüntüleme, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanemizden gerekli randevular alınarak yapılıyor. Yaşlıların kolaylıkla hizmete ulaşması hedefleniyor. Özellikle kronik hastalıkların takibi açısından da değerli bir çalışma yapılıyor.” diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, huzurevi sakinlerinin ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamaya çalıştıklarını dile getirdi.
Yaşlıların artan rahatsızlıklarıyla birlikte daha fazla ilaç kullanmaya yönelik taleplerinin olabildiğini ifade eden Tohumcu, “Huzurevinde verilen bu hizmetle yaşlıların fazla ilaç kullanmasının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Böylece gereksiz ilaçları kullanmamaları sağlanıyor. Bu da yaşlının daha az ilaç kullanarak daha fazla sağlıklı olmasını sağlıyor.” dedi.
“Çoklu ilaç kullanımı önemli geriatrik sendrom”
Geriatri uzmanı Dr. Seydi ise huzurevi sakinlerinin kronik hastalıkları ve çoklu ilaç kullanımının olduğunu anlattı.
Huzurevi sakinlerini tek tek değerlendirdiklerini belirten Seydi, şunları kaydetti:
“Biz hastalıkların takibine hız kazandırmak hem de kolaylaştırmak adına buradayız. Ayrıntılı ve bütüncül bir yaklaşımla hastaların klinik ve ilaç değerlendirmelerini gerçekleştiriyoruz. Huzurevi sakinlerinin bir kısmı takipli hasta, bir kısmının ise uzun zamandır laboratuvar tetkikleri görülmemiş ve uzun yıllardır devam eden ilaç kullanımları var. Endikasyonları (ilacın kullanılması için geçerli neden) ortadan kalkan ilaçların tekrar düzenlenmesi gereken hastalar var. Geriatrik sendromlar açısından değerlendirdiğimiz durumlar söz konusu. Çoklu ilaç kullanımı önemli geriatrik sendromlardan biridir. Bizim de mücadele ettiğimiz konulardan bir tanesi.”
Yaşlılar memnun
Huzurevi sakini 74 yaşındaki Mehmet Yılmaz, muayene ve testlerin ardından doktor kontrolünde fazla kullandığı ilaçları bıraktığını, yapılan uygulamadan memnun olduğunu belirtti.
Huzurevinin 91 yaşındaki sakini Sabriye Pelvan da doktor ve hemşirelerin huzurevinde kalanlarla bire bir ilgilendiğini ve ilaç kullanımlarını kontrol ettiklerini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi, hayalleri gerçekleştirerek gönüllere dokunmaya devam ediyor. En büyük hayali itfaiye eri olmak olan 28 yaşındaki hafif derece Serebral Palsi hastası Durmuş Bozdağ’ın hayali, Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından gerçeğe dönüştürüldü. Ata Eğitim Merkezine davet edilen Bozdağ, önce temel itfaiye eğitimi aldı. Tam donanımlı itfaiye kıyafetleri giyen Durmuş için araç yangını tatbikatı gerçekleştirildi. Telsizle ihbar alan ve itfaiye aracına binerek olay yerine ulaşan Durmuş Bozdağ, araç yangınına müdahale etti. Bozdağ, daha sonra senaryo gereği intihar etmek üzere olan bir vatandaşı kurtarmak için tırmanma kulesine çıktı. Telsiz kullanırken, yangın döndürürken ve kuleye tırmanırken oldukça heyecanlı olduğu gözlenen Bozdağ, en büyük hayalinin gerçeğe dönüşmesinin mutluluğunu yaşadı. Ata Eğitim Merkezinde düzenlenen etkinlik, Bozdağ için anlamlı biri gün olurken, anne Lemiye Bozdağ da oğlunun hayalinin gerçek oluşunu mutluluk gözyaşlarıyla izledi.
“Mutluyum, neşeliyim”
İtfaiye eri olarak hayalindeki gibi bir gün geçiren Durmuş Bozdağ, mutluluğunu, “Yangın söndürdüm. Kuleye tırmandım. En büyük hayalim itfaiyeci olmaktı. Kendimi iyi hissediyorum, mutluyum, neşeliyim” cümleleriyle anlattı.
“Bugün, bize çok güzel bir gün yaşattılar”
Anne Lemiye Bozdağ da oğlunun hayalinin gerçek olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Oğlunu mutluluk gözyaşlarıyla izleyen anne Bozdağ, “Bugün bize çok güzel bir gün yaşattılar. Durmuş bugün yangın söndürdü, itfaiye arabasına bindi, kuleye tırmandı. Çok güzel gün geçirdik, çok mutluyuz. Hayaliydi, gerçekleşti. Gurur duydum, çok mutlu oldum. Bize gösterdikleri emek ve özen için herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Bir gencimizin hayalini gerçekleştirdik”
İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürü Abdil Duru ise gelen talep üzerine harekete geçtiklerini belirterek, “Bugün bir gencimizin hayalini gerçekleştirdik. Bize böyle bir talep geldi. Biz de ‘bu hayali en güzel, ne şekilde gerçekleştiririz’ diye gencimizle görüştük. İtfaiye kıyafeti giydirdik. Profesyonel itfaiyecinin kullandığı tüm ekipmanları vererek, araç yangınına müdahale tatbikatı gerçekleştirdik. 112’nin ihbarı üzerine Durmuş arkadaşımız itfaiye aracına bindi ve itfaiyeci arkadaşlarla müdahale ederek başarıyla yangını söndürdü. ikinci safhada iple erişim vardı. Oluşturduğumuz tatbikata göre, tamamen güvenlik önlemleri alınarak intihar girişiminde bulunan bir vatandaşımızı kurtarmak için tırmanma kulesine çıktı. Sonra geri indi” diye konuştu.
Bozdağ’ın çok mutlu olduğunu ifade eden Duru, “Böyle bir güne, böyle bir anıya eşlik ettiğimiz için biz de mutlu olduk, gurur duyduk” dedi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre T.G. (58) idaresindeki tır, Cumhuriyet Mahallesi’nde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek Süleyman Korkmaz’ın (49) kullandığı kamyonete çarptı.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Korkmaz’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.
Yaralanan eşi Şirin Korkmaz (47) ile T.G. ise PamukkaleDevlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lübnanlı yetkililer, cumartesi günü itibarıyla yerinden edilmiş kişilerin yaklaşık yüzde 90’ının toplu barınaklardan ayrıldığını, yaklaşık 400 noktada 22.000’den fazla kişinin ise kalmaya devam ettiğini bildirdi.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER, 3 Aralık (Xinhua) — Birleşmiş Milletler insani yardım kuruluşları, çalışanları ve ortaklarının İsrail-Hizbullah arasındaki ateşkesin ardından evlerine dönen ve dönmeyen yerinden edilmiş insanlara yardım ettiklerini açıkladı.
Uluslararası Göç Örgütü’ne göre ateşkesten sonraki ilk 24 saat içinde yaklaşık 580.000 kişi topluluklarına dönmeye başladı.
Lübnanlı yetkililer, cumartesi günü itibarıyla yerinden edilmiş kişilerin yaklaşık yüzde 90’ının toplu barınaklardan ayrıldığını, yaklaşık 400 noktada 22.000’den fazla kişinin ise kalmaya devam ettiğini bildirdi.
Suriye’deki BM Mülteci Ajansı’na göre çarşamba gününden bu yana 28.000’den fazla kişi Suriye’den Lübnan’a geri döndü. Eylül sonundan bu yana 560.000’den fazla kişi Lübnan’dan Suriye’ye geçmişti.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, evlerine dönen kişilerin hasarlı altyapı, sınırlı hizmetler, güvenlik endişeleri ve patlamamış mühimmat tehdidi gibi birtakım zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü, 14 hastanenin onarımına öncelik verildiğini ve salgın hastalık riskinin önlenmeye çalıştığını açıkladı.
BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) de su tedarik sistemlerine odaklanarak eylül ayından bu yana yaklaşık 1,5 milyon kişinin yararlandığı 95 altyapı onarımı gerçekleştirdi. UNICEF ayrıca 500.000 kişiye acil su, hijyen ve sanitasyon desteği sağlıyor.
Bugüne kadar 14 insani yardım konvoyunun, ulaşılması zor bölgelerde 49.000’den fazla kişiye ulaştığını belirten UNICEF, bu türden daha fazla konvoyun planlandığını açıkladı.
Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı ve ortakları, Güney Lübnan ile Nebatiye vilayetlerinde 15.000’den fazla binanın kısmen ya da tamamen yıkıldığını tahmin ederken, Dünya Bankası da İsrail hava saldırılarının başladığı eylül sonundan bu yana yaklaşık 100.000 konutun kısmen ya da tamamen hasar gördüğünü belirtiyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ISPARTA – Isparta’nın Yalvaç ilçesinde ahşap evde çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından hızla söndürüldü.
Yangın, saat 21.25 sıralarında Yalvaç ilçesi Görgü Bayram Mahallesi Petek Çeşme Sokak’ta bulunan ahşap bir evin üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aziz D.’ye ait ahşap bir evin üst katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Mahalleli, yükselen alevleri fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, hızlı müdahale sayesinde yangını kontrol altına aldı. Evde küçük çaplı zararın oluştuğu yangında, yanan bazı eşyalar pencereden sokağa atılarak kepçe yardımıyla alındı.
Yangında herhangi bir yaralanma ya da dumandan etkilenme yaşanmadı. İlk incelemelere göre yangının çıkış nedeninin elektrik panosundaki bir arızadan kaynaklandığı değerlendiriliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, 1000 ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.
“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”
Yürütülen çalışmalar ile ilgili bilgiler aktaran MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahallemizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.
Enerjiden tasarruf edilecek
MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise, “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.
“Sağlıklı suya kavuşacağız”
Mahalle sakinlerden Gönül Başbuğ, “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkanımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” derken, bir diğer mahalle sakini Meriç Semerci ise şunları söyledi: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkanımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.” – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEİS Başkanı Nurten Saydan, yaptığı yazılı açıklamada, marketlerden, benzinlikten, pazarlardan, internetten ilaç alınmaması gerektiğini belirterek, vatandaşları bu konuda uyardı. Eczanelerde ilaç olarak satılması gereken ürünlerin internette, sosyal medya ya da merdiven altı gibi yerlerde kontrolsüzce satıldığının altını çizen Saydan, konuya ilişkin şunları kaydetti:
“İnternet gibi ortamlarda kontrolsüz satışı yapılan ürünler hakkında nerede ise her gün çıkan haberler, eczanelerimizdeki ilaç ve ürünlerin ne kadar güvenli olduğunu ortaya koyuyor. Sağlığınızdan olmak istemiyorsanız ister bitkisel olsun ister kimyasal olsun ilaçlarınızı eczanelerden alın. Sahte ilaçlar, içerikleri bilinmediği için ciddi ölçüde sağlık riski oluşturuyor. Bu tür ilaçları kullanmak doğru tedaviyi alamamanıza sebep olabileceği gibi, sağlığınız ve güvenliğiniz için tehlikeli sonuçlar doğurma potansiyeline de sahiptir.
“Eczanelerde asla sahte ve kaçak ilaç bulunmaz”
Eczanelerde ilaç olarak satılması gereken bu ürünler internet ortamında, sosyal medya ya da merdiven altı gibi yerlerde kontrolsüzce satılıyor. Özellikle internet sitelerinden yapılan özendirici ve süslü söylemlere aldanılmaması ve asla internet üzerinden ilaç alınmaması gerekiyor. Çünkü, sahte ve kaçak ilaçlar en çok internet üzerinden satış imkanı buluyor. Kaynağı, üreticisi, saklama şartları bilinmeyen ve gerekli inceleme ve analizleri yapılmamış bu ürünlerin satılması, halk sağlığı için büyük risk taşıyor. Eczanelerimiz, Sağlık Bakanlığı kontrolünde ve denetiminde çalışmaktadır. Bu yüzden vatandaşlarımız ilaçlarını eczanelerimizden güvenle alabilirler, çünkü eczanelerimizde asla sahte ve kaçak ilaç bulunmaz.”
“Eczaneler, vatandaşa en yakın sağlık danışma merkezleridir”
Eczacıların meslek hakkı sorunlarına da değinen Saydan, açıklamasında şunlara yer verdi:
“Ülkemizdeki ‘geleneksel eczacılık’ modelinde eczacılar eczanelerinin hem sahibi hem de mesul müdürüdür. Her eczacının tek bir eczanesi bulunmaktadır ve vatandaşlarımıza 7 gün 24 saat hizmet veriyoruz. Eczaneler, vatandaşa en yakın sağlık danışma merkezleridir.
“2006 yılına kadar yüzde 10 olan meslek hakkımız kaldırıldığından itibaren ekonomik sıkıntılarla boğuşuyoruz”
Ülkemizde ilaç fiyatlandırma sistemi ‘regresif-kademeli’ yani fiyata bağlı olarak azalan sistem kullanılıyor. AB ülkeleri örnek alınarak 2006 yılından beri uygulanan bu sistemde maalesef bizler ekonomik olarak zorlanıyoruz. Nedeni bu ülkelerde eczacıların ayrıca ‘eczacı meslek hakkı’ bulunuyor. Bu bazen kutu başı, bazen de reçete başına oluyor. Bizlerin de 2006 yılına kadar yüzde 10 olan meslek hakkımız kaldırılmıştır. Bizler o günden bugüne kadar ekonomik sıkıntılarla boğuşuyoruz.
“Nöbet ücretimizi göz ardı ediliyor”
Ayrıca nöbetlerimizde 36 saat süre ile eczanelerimizi kapatmadan hizmet verdiğimiz halde nöbet ücretimiz yoktur. Ülkemizde her nöbet tutana ücret verildiği halde SGK nöbetlerimizde sigortalılarına hizmet verdiğimiz halde nöbet ücretimizi göz ardı ediyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOPLUMDA engelli bireylerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla her yıl 3 Aralık, Dünya Engelliler Günü olarak değerlendirildiğini ve bu özel günün yalnızca bir farkındalık oluşturmakla sınırlı kalmayıp sürdürülebilir çözümlerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Feryal Subaşı, günümüzde yapay zekanın özellikle görme engelli öğrencilerin öğrenmelerine destek olacak uygulamaları da sunduğunu belirterek bu uygulamalardan yararlanmanın önemine işaret etti. Prof. Dr. Subaşı, “Eğitimde kapsayıcılık ve katılımın artmasının önemi büyük. Görme engeli olan öğrencilerin matematik ve fizik bölüm derslerini daha rahat takip etmeleri için yapay zekayı aktif bir şekilde kullanmaya başladık” dedi.
Yeditepe Üniversitesi Engeli Olan Öğrenci Danışma ve Koordinasyon Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Feryal Subaşı, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. İstihdam edilebilirlik durumunun bireylerin, sosyal yaşama eşit katılımını gösteren önemli bir gösterge olarak kabul edildiğini ifade eden Subaşı, “Çünkü, engeli olan birey bir işe sahip olduğunda, sosyal yaşama tam katılma, sosyal haklara ve daha aktif bir yaşam tarzına sahip olma olanaklarına sahip olur. İstihdam, erişilebilirlik, katılım, eğitim alanındaki sonuçlar toplumlarda kapsayıcılığın ve erişilebilirliğin temel göstergeleri olarak tanımlanmaktadır” dedi.
‘TÜRKİYE’DE ENGELLİ BİREYLERİN İSTİHDAM ORANI YÜZDE 22 CİVARINDA’
İstatistiklere ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Subaşı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Engelli bireylerin istihdam oranı Avrupa Birliği üye ülkelerinde, ülkeden ülkeye kısmen farklılık göstermekle birlikte, yüzde 50 civarında iken Türkiye’de bu oran yüzde 22,1 olarak verilmiştir. İstihdamın arttırılabilmesi için ve dezavantajlı durumda olan kişilerin, engellilerin de eşit koşullarda istihdama katılabilirliklerinin geliştirilebilmesi amacıyla tüm ülkeler gibi ülkemizde de yönetmelikler, kanunlar çerçevesinde düzenlemeler yapılmaktadır. Ancak istihdam oranı daha ağır engel ve zihinsel engel durumlarında yüzde 10’lara kadar düşmektedir. Hak temelli yaklaşım kapsamında istihdam alanında engelli bireylerin erişebildikleri imkanlar hem arttırılmalı ve hem de çeşitlendirilmelidir. Aslında günümüzde, bilgiye ve teknolojiye erişim ve teknolojik çözümlerin baş döndürücü bir hızla gelişiyor olması, engeli olan bireylerin eğitim yaşamlarına ve istihdam olanaklarına çok önemli fırsatlar ve avantajlar sunabilir. Böylece engeli olan bireyler kendileri için erişilebilir olmayan birçok materyale ve kaynağa engelsiz bireylerle eşit koşullarda ulaşma imkanına sahip olabilir.”
‘ERİŞİLEBİLİR MATERYALLER VE TEKNOLOJİK DESTEKLE BU ENGELLER AŞILABİLİR’
Üniversitede engeli olan öğrencilere yönelik yapılan çalışmalara ve geliştirilen inovatif çözümlere de değinen Prof. Dr. Subaşı, “Matematik ve fizik, şekiller ve grafiklerle dolu bazen zor ve farklı beceriler gerektiren disiplinler. Görme engelli öğrencilerin genellikle tercih etmedikleri bir alan olmakla birlikte, erişilebilir materyaller ve teknolojik destekle bu engeller aşılabilir. Yeditepe Üniversitesi olarak, uzman görüşlerine başvurup üniversitelerle bilgi alışverişi yaparak ve öğrencilerin ihtiyaçları doğrultusunda bir mentorluk sistemi oluşturduk. Matematik Bölümü ve Fizik Bölümü öğretim üyelerinin yaptıkları ihtiyaç analizleri ile öğrencilerin derslere özgü ihtiyaçlarını ayrıntılı bir şekilde ele aldık. Üniversitemiz Bilgisayar Mühendisliği bölümünün sunduğu çözümler ile yapay zeka sayesinde matematikte öğrenmeyi ve öğretmeyi zorlaştıran birçok konuyu analitik olarak çözme fırsatı yakaladık. Böylece görme engeli olan öğrencilerin matematik ve fizik bölüm derslerini daha rahat takip etmeleri için yapay zekayı aktif bir şekilde kullanmaya başladık. Görme engeli olan öğrencilere yönelik özel inovatif çözümleri içeren materyalleri de eğitim ve öğretim süreçlerini desteklemek için öğrencilerimize sunduk” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKSARAY – Aksaray’da kırmızı ışıkta bekleyen kamyona arkadan çarpan kamyonun sürücüsü kabinde sıkıştı. Kabin içinde yaşanan can pazarında yaralı sürücünün “Ayağım” feryadı yürekleri dağladı. Ayaklarından sıkışan sürücü yarım saat süren çalışmayla kurtarılırken ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Kaza, sabah saatlerine Aksaray – Konya Karayolu Cezaevi Kavşağı Aksaray istikametine yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan Aksaray istikametine 20 H 6109 plakalı kamyon ile seyreden Hüseyin G. (43), cezaevi kavşağında kırmızı ışıkta bekleyen Mehmet T. idaresindeki 68 HZ 909 plakalı kamyonu yoğun sis nedeniyle fark etmeden arkadan çarptı. Kazada çarpan kamyonun kabini adeta hurdaya dönerken, sürücü Hüseyin G. kabin içinde sıkıştı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve Ulusal Medikal Kurtarma ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler hemen kurtarma çalışmasına başlarken, polis ekipleri karayolunda güvenlik önlemleri alarak trafiği kontrol altına aldı. İtfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri kabinde sıkışan sürücüye ilk müdahaleyi kabin içinde yaptı. Ardından kurtarma çalışması başlarken, adeta can pazarının yaşandığı kabin içinde sürücünün “Ayağım” feryadı yürekleri dağladı. Sıkışan sürücü itfaiye, AFAD ve UMKE ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılırken, sedyeyle ambulansa ve daha sonra da Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan sürücünün sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilirken, İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri kaza mahallinde inceleme yaptı. Diğer kamyon sürücüsü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken kazayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, körfez genelindeki altyapı çalışmalarına öncelik verileceğini duyurmuştu. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürlüğü, Edremit’in 20 yıllık su sorununu çözdü. Merkez mahallelere içme suyu sağlayan Koçero Deresi’nde yıllardır ihmal edilen kaptajı yenileyen BASKİ ekipleri, yağışlar nedeniyle yaşanan tıkanmalara ve su kesintilerine neden olan isale hattında meydana gelen sorunları giderdi. Yapılan çalışmalar sonucunda, 300 litre/sn suyun dağdan gelmesi sağlanarak hem içme suyunda tasarruf sağlandı hem de daha kaliteli, içilebilir su Edremit halkına kazandırıldı.
“Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk”
Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, il genelinde sondajdan öte doğal su kaynaklarını bulup depolara yönlendirmek adına birçok çalışma yaptıklarını söyledi. Bu kapsamda Edremit’te bulunan Koçero Deresi’ndeki çalışmalarla ilgili bilgi veren Öztürk, “Edremit’teki Koçero Deresi’nde yıllardır boşa akan inanılmaz kaliteli bir su kaynağıydı. Bizler bu su kaynağını Edremit geneline hizmet eden, öncelikle Darsofa-1, Darsofa-2 ve Ülkü Tepe depolarımıza yönlendirmek adına kaptaj çalışmamızı yaptık dere üzerinde ve bu suyu depolarımıza ulaştırabildik. Bunun bize faydası ne oldu? Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk. Daha önce suların iletilmesi için kullanılan 8 adet pompa sayımız şu an 2’ye düştü ve 15-20 yıla yetecek. Direkt halkımızın hizmetine sunduk” dedi.
Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor
Yapılan çalışma ile Edremit’teki bin 400 metreküp ve 2 bin metreküp kapasiteli Merkez Ülkü Tepe su depoları, 500 metreküp kapasiteli Darsofa Mahallesi deposu ve 400 metreküp kapasiteli TOKİ deposunun su ihtiyacı karşılandı. Toplamda 31 bin aboneye hizmet veren bu depolar, tamamen dağ suyuyla doluyor. Koçero Deresi’nin yıllardır kullanılmayan potansiyelini açığa çıkaran bu proje, bölgeye ekonomik fayda sağlamasının yanı sıra Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor. Çalışmalar kapsamında yenilenen kaptaj ve isale hattı, uzun vadede sürdürülebilir bir su yönetimi hedeflenerek tasarlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, bin ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.
“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”
Yürütülen çalışmalara ilişkin MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahalle’mizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.
Enerjiden tasarruf edilecek
MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.
Vatandaşlar ise projeye ilişkin şunları söyledi:
–Gönül Başbuğ: “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkan’ımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum”.
–Meriç Semerci: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkan’ımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Tıp Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yılmaz, görme engelli bireylerin hareket kabiliyetini artırma ve sosyal hayata katılımını güçlendirme hedefiyle “Görme Engellilere Yönelik Giyilebilir Rehber” projesi hazırladı.
Yenilikçi teknolojiye dayanan proje, görme engellilerin günlük yaşamlarını bağımsız sürdürebilmesine destek olmayı amaçlıyor.
Temelleri 2019’da Yılmaz ile öğrencileri Nadi Doğan, Bahadır Bektaş Doğmuş ve Recep Tayyip Çitil tarafından atılan proje, 2021’de Türk Patent ve Marka Kurumundan “Faydalı Model Belgesi” aldı.
Yapay zeka teknolojisinin entegrasyonuyla daha da geliştirilerek yeni boyut kazanan proje, 3 AralıkDünya Engelliler Günü kapsamında tanıtıldı.
Proje kapsamında geliştirilen cihaz, kullanıcıların çevresindeki engelleri algılayarak sesli uyarılar ve geri bildirimlerle yönlendirme sağlıyor.
Hafif ve ergonomik yapısıyla günlük kullanıma uygun tasarlanan cihaz, yapay zeka ve sensör teknolojilerini bir araya getirerek kullanıcıların çevrelerini güvenli ve etkili keşfetmelerine imkan tanıyor.
“Ürünün patentini almış durumdayız”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Yılmaz, dünya genelinde yaklaşık 45 milyon, Türkiye’de ise 1,1 milyon görme engelli bulunduğunu belirtti.
Görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırabilmek için çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Yılmaz, “Hem teknolojiden faydalanalım hem yapay zekayı kullanalım hem de yerli bir üretim ve yerli bir çözüm olsun diye ‘rehber göz’ isimli projemizi geliştirdik. Ürünün patentini de almış durumdayız. İlerleyen süreçte hızlıca seri üretime geçirerek çalışmalara devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, ürünün kullanıcı dostu ve taşınabilir teknoloji sunduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Ürünümüz giyilebilir bir ürün. Birey doğrudan üzerine giyebiliyor. Göğüs bölgesinde bulunan mini bir bilgisayarımız var. Yine değiştirilebilir bataryalarımızla kesintisiz cihazı kullanabiliyor. Cihazın ön tarafında bulunan kamerayla nesnelerin tanınması, kızıl ötesi ve ultrasonik sensörlerle çeşitli nesnelerin de algılanabilmesi sağlanıyor. Özellikle yalnız yaşayan ya da yalnız yaşamak zorunda kalan bireylere çevresinin tanıtılmasında, çevresindeki eşyaların bulunmasında ya da önündeki engellerin bulunması gibi durumlarda oldukça işe yarayacağını düşünüyoruz.”
Cihazın günlük yaşamda birçok farklı alanda kullanılabileceğine işaret eden Yılmaz, “Görme engelli bir birey, evinde yalnız kalmak zorunda kalıyor. Klimanın kumandasını bulacak. Böyle bir durumda etrafında yavaş bir tur atması sonucunda, uygulamamız ve geliştirdiğimiz sistem klimanın kumandasını tanıyor ve yerini tespit ediyor. Yerini de bluetooth kulaklık aracılığıyla sesli olarak kişiye tarif ediyor. Kişi de kumandayı alıp daha konforlu bir yaşam sürmeye devam edebiliyor. Bunun gibi özellikler var.” bilgisini verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin en zeki şehirleri listesine o ilimiz damga vurdu. Geçtiğimiz günlerde açıklanan listede illerin IQ sıralamasına da yer verildi. İşte il il IQ seviyeleri ve listenin detayları…

TÜRKİYE’NİN EN ZEKİ ŞEHRİ HANGİSİ? İŞTE O LİSTE
81- Bingöl
94.19
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

80- Siirt
94.52

79- Hakkari
95.16

78- Artvin
95.36
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan haberlerde, Nazım Hikmet Ran’ın “Kuvayi Milliye” adlı eserinin yasaklandığına dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu vesileyle kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir.
Haberlere konu olan eser Nazım Hikmet Ran’ın “Kuvayi Milliye” adlı eseri değil; Nazım Hikmet’in “Kuvayi Milliye Destanı” şiirini çizgilerle anlatan Nuri Kurtcebe’ye ait bir çizgi roman versiyonudur.
Söz konusu kitapta cinsel içerikli tasvirlerin yer aldığı sayfalar bulunmaktadır. Bu nedenle kitabın her yaş grubundan vatandaşlarımızın faydalandığı kütüphanelerimizin genel erişim alanında bulundurulması uygun görülmemiştir.
Eser, çocukların erişim sağlamayacağı bir şekilde kütüphanelerimizde yer almaya edilmeye devam etmektedir. Nazım Hikmet’in şiirlerinin yer aldığı “Kuvayi Milliye” veya “Kuvayi Milliye Destanı” başlıklı eserlerin farklı baskıları başta olmak üzere Nazım Hikmet’e ait onlarca eserin binlerce nüshası kütüphanelerimizde herkes tarafından erişilebilir ve ödünç alınabilir durumdadır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gerçeğine birebir uygun imal edilmiş olan sahte dövizleri para (Döviz) sayma makinelerinden geçirerek test ettikleri ve ardından piyasaya sürdükleri iddia edilen üç kişi yakalanarak gözaltına alındı. O anlar ve operasyon polis kameralarına yansıdı.

Sahte dövizlere ve para sayma makinelerine polisler tarafından el konulurken, üç suç ortağı da yasal işlemleri için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaza, saat 01.00 sıralarında Öğretmenler Bulvarı’nda meydana geldi. İstanbul-Çukurova uçuşu sonrası mürettebatı otele taşıyan minibüs, kavşakta Emirhan Özçelik yönetimindeki 31 APL 081 plakalı otomobille çarpıştı.

Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, servisteki kaptan pilotHasan Eren’in kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Sağlık ekipleri, serviste yaralanan Murat Koç, Stephane Paillotte, Alankus Demir, Burak Öner, Nazlı Zehra Soytürk, Beyza Karaağaç ile otomobildeki Emirhan, Selda ve Bedirhan Özçelik’i ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırdı.

Yaralıların durumlarının iyi olduğu belirtildi. Eren’in cenazesi morga kaldırılırken, kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün paylaştığı hava durumu raporuna göre; aralarında İstanbul’un da bulunduğu birçok ilde 3 gün boyunca sağanak yağışın etkili olması bekleniyor. İşte detaylar…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son tahminlere göre; yurdun kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz ile Eskişehir çevrelerinin yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Yağışların; yağmur ve sağanak kıyı kesimlerde yer yer gök gürültülü sağanak, Kütahya ve Afyonkarahisar çevrelerinin yükseklerinde karla karışık yağmur şeklinde olması bekleniyor.

Yağışların Antalya ve Muğla çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Ülkemizin iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor. Rüzgarın Marmara’nın batısında Kuzeyli yönlerden kuvvetli olarak (40 – 60 km / saat) eseceği tahmin ediliyor.

HAVA SICAKLIĞI VE RÜZGAR
Sıcaklıklarda önemli bir değişiklik olmayacağı, İç Anadolu’nun güneyinde mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üstünde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hastanede tedavisi devam eden M.B. ise yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Yakalanan şüpheli B.S. ‘Taksirle Öldürme’ suçundan sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
EKİM ENFLASYONU YÜZDE KAÇ OLDU?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ekim ayı enflasyon verileri açıklandı.
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %48,58, aylık %2,88 arttı
TÜFE’deki (2003=100) değişim 2024 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %2,88, bir önceki yılın Aralık ayına göre %39,77, bir önceki yılın aynı ayına göre %48,58 ve on iki aylık ortalamalara göre %62,02 olarak gerçekleşti.

KASIM ENFLASYONU NE ZAMAN AÇIKLANACAK?
Kasım ayı enflasyon oranı 3 Aralık Salı günü açıklanacak. Saat 10.00 itibarıyla veriler https://www.tuik.gov.tr/ adresinden öğrenilebilecek.


ENFLASYON BEKLENTİSİ BELLİ OLDU
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi ile beklenti ortaya çıktı. Buna göre, geçen ay yüzde 1,96 olan kasım ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 2,01’e çıktı.

Cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi de yüzde 43,11’den yüzde 44,81’e yükseldi.
TÜFE’de artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 27,44’ten yüzde 27,20 gerilerken, 24 ay sonrası için yüzde 18,08’den yüzde 18,33’e çıktı.

MEMUR VE EMEKLİ ZAMMINDA 5. VERİ OLACAK
6 aylık enflasyon oranı ile ortaya çıkan memur ve emekli zammı için 5. veri kasım oranı olacak. 2025 Ocak ayında alınacak artışta veriler birikmeye devam ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yakalanan şüpheli B.S. ‘Taksirle öldürme’ suçundan sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SPOTİFY YILLIK ÖZET 2024 ÇIKTI MI, NE ZAMAN ÇIKACAK?
Spotify Wrapped 2024 özetleri geliyor. Geçtiğimiz dönemlere bakıldığında aralık ayının ilk haftası özetlerin paylaşılması bekleniyor.
Spotify özeti henüz açıklanmadı.

SPOTİFY ÖZETİNE NASIL BAKILIR?
Spotify’da yayımlanmış geçmiş özetlerinize bakmak için arama kısmına yıl bilgisini, yıllık özet veya wrapped kelimelerini yazabilirsiniz.


SPOTİFY WRAPPED NEDİR?
Spotify Wrapped, Spotify’ın viral bir pazarlama kampanyasıdır. 2016’dan bu yana her yıl Aralık ayı başında yayınlanan özetler, Spotify kullanıcılarının geçtiğimiz yıl boyunca platformdaki faaliyetlerine ilişkin verileri derlemesini sağlıyor.

Belirlenen siteler özel efektlerle kullanıcıların sosyal medya paylaşımlarına uygun hazırlanıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İl olmaya aday ilçeler 2024 güncel liste açıklandı. Antalya’da Coğrafi Bilgi Sistemleri aracılığıyla hazırlanan Konuşan Haritalar, il olma potansiyeli en yüksek ilçeleri belirledi. İşte il olmaya aday ilçeler…
İL OLMAYA ADAY İLÇELER 2024 GÜNCEL LİSTE
LÜLEBURGAZ

ÇERKEZKÖY
SİLİVRİ

ÇORLU
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“KALKAN-33” operasyonlarında; 115 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı | Video
15’i hakkında adli kontrol kararı verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 ÖLÜ, 9 YARALI
Kazada, minibüste bulunan Hasan Eren hayatını kaybetti. Yaralanan 9 kişi, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.
Hasan Eren’in cenazesi Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, Yenikent Mahallesi 670 Sokak’ta dün saat 23.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne giden 15 yaşındaki Y.K.O. yanındaki arkadaşının bir kişi tarafından alıkonulduğunu ihbar etti. Ekiplerin, ihbarda verilen 5 katlı binanın en üst katındaki daireye operasyon düzenlediği sırada içerideki şüpheli 22 yaşındaki Murat Ö. tarafından silahla ateş açıldı. Açılan ateş sonucu polis memuru N.Y. ağır yaralandı. Adreste bulunan ekipler olay yerine takviye ekip çağırırken, durumu da sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı polis N.Y.’ye ilk müdahaleyi yaparak, hastaneye kaldırdı. Hastanede tedavi altına alınan polis memurunun durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

ŞÜPHELİDE ÇOCUKTA YARALI ELE GEÇİRİLDİ
Bu sırada olay yerine gelen takviye polisler sokakta geniş güvenlik önlemi alırken, özel harekat polisleri de daireye operasyon düzenledi. Eve giren özel harekat polis, polise ateş açan Murat Ö. ile adreste tuttuğu İ.S.Y.’yi (14) yaralı halde buldu. Olay yerinde hazır bekleyen sağlık ekipleri, şüpheli Murat Ö. ile evde tutulan İ.S.Y.’ye ilk müdahalede bulunarak hastaneye kaldırdı. Tedavileri süren şüpheli ile çocuğun hayati tehlikelerinin bulunduğu öğrenildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

KORKUNÇ İDDİALAR ORTAYA ÇIKTI
Polis ekipleri olayın yaşandığı dairede ve sokakta detaylı inceleme yaptı. Çevredeki vatandaşlardan olayla ilgili bilgi alan polis, güvenlik kamera görüntülerini de inceleme altına aldı. Ekiplerin yaptığı araştırmada daire içinde alıkonulan İ.S.Y. ile polise ihbara giden Y.K.O. isimli çocuğun, Sultangazi’den plakası alınamayan bir otomobil ile Esenyurt’a getirildiği, otomobilin kaza yapması dolayısı ile kaçmayı başaran Y.K.O.’nun durumu polis ekiplerine bildirdiği öğrenildi.

EMNİYETTEN OLAYLA İLGİLİ AÇIKLAMA
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden Esenyurt’ta meydana gelen olayla ilgili açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada; “İstanbul Emniyet Müdürlüğünce, 01.12.2024 tarihinde Esenyurt İlçesi Yenikent Mahallesi’nde bulunan bir adreste cinsel istismar şüphelisi bir kişinin bulunduğu tespit edilmiştir. Kişinin yakalanması amacıyla adrese geçildiğinde, şüpheli M.Ö.(22) isimli kişi tarafından görevli polislere ateş açılmış, N.Y. isimli polis memuru açılan ateş sonucu yaralanmış, yaralı olarak hastaneye intikali sağlanmış, özel harekat unsurlarınca M.Ö. isimli şüphelinin yakalanmasına yönelik adrese operasyon gerçekleştirilmiştir. Özel harekat unsurlarınca adrese girildiği esnada, İ.S.Y.(14) isimli erkek çocuğun kafasına şüpheli kişi tarafından ateş edilerek çocuk yaralanmış, ardından şüpheli kişi kendi kafasına da ateş ederek intihara teşebbüs etmiş, görevlilerce durum kontrol altına alınarak şüpheli kişi ile erkek çocuğun hastaneye intikali sağlanmış, hayati tehlikelerinin devam ettiği anlaşılmıştır. Şüpheli M.Ö. isimli kişinin kayıtları incelendiğinde, 1 adet ruh ve sinir hastalıkları hastane kaydı olduğu tespit edilmiş, adreste yapılan aramada 1 adet ruhsatsız tabanca ile 1 adet kurusıkı tabanca ele geçirilmiştir. Konu ile ilgili yürütülen tahkikat işlemleri devam etmektedir” ifadeleri yer aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu ile mücadeleye yönelik çalışmalar hız kesmiyor. Bu çerçevede Çine ve Didim İlçe Jandarma Komutanlıklarınca uyuşturucu madde satıcısı ve kullanıcılarına yönelik çalışma gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre çalışmalarda G.S., G.A., A.K., D.A., R.T., E.P. ve T.K. isimli şüphelilerin uyuşturucu madde kullandıkları tespit edildi. Ayrıca Çine ilçesinde yakalanan T.K. isimli şüpheli şahıs ile birlikte uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Yakalanarak gözaltına alınan şüpheli şahıslar hakkında başlatılan adli süreç devam ediyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, 15 yaşında beyin kanserine yakalanan, 3 yıllık tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Bilge Uçar (22), verdiği yaşam mücadelesini yazıya döktü. ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazan Uçar, “Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabı okuyan her hastaya umut olsun istiyorum, onlar da benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler” dedi.
İzmir’de yaşayan lise mezunu Bilge Uçar, 2017 yılında şiddetli baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede beynindeki 5 odacığın ortasında tümör olduğunu öğrendi. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirilen Uçar, 2 yıl kemoterapi ve ışın tedavisi gördü, 2020 yılında kanseri yendi. Uçar, hastalığını yenmek için verdiği mücadeleyi yazıya dökerek ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazdı. Uçar, ailesi ve öğretmenlerinin gönüllü olup bastırdığı 66 sayfalık kitabını, hastalıkla mücadele eden kişilerin kendilerini yalnız hissetmemeleri için yazdığını söyledi. Uçar, “Hastayken, yemek yiyemiyordum, çok fazla kilo verdim. Tedavi sürecinde en çok saçlarımın dökülmesine üzüldüm. Sonra yavaş yavaş kendimi toparlamaya başladım. Kendime ‘herkes hastalıkları yeniyor sen de yapabilirsin’ dedim. Bu süreçten sonra kendimle ilgili bir kitap yazmaya karar verdim. Bebekliğimden itibaren yaşadığım süreçleri anlattım. Yaşadıklarımı hatırlamadığım yerde annem destek oldu. Kitaptan gelir elde edebilirsem SMA’lı bebeklere yardım etmek istiyorum. Kitaplarımı yazarken öğretmelerim de çok destek oldu, basıldıktan sonra onlara da hediye ettim” dedi.
‘KİTABIM OKUYAN HER HASTAYA UMUT OLSUN İSTİYORUM’
Hastanede, hayatını kaybeden çok sayıda hastaya tanık olduğunu belirten Uçar, “Onları görünce ayrı bir mücadeleye girdim. Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabım, okuyan her hastaya umut olsun istiyorum. Onlarda benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler. Bu kitabım yayıldıktan sonra tekrar kitap yazmak istiyorum. Ayrıca evde 4 kedim var. Şimdi bir şeye üzüldüğümde onları kucağıma alınca motive oluyorum. Bir hareketleri ile gülebiliyorum ve moral bulabiliyorum. Derdimi hep onlarla paylaşıyorum” diye konuştu.
‘MÜCADELESİNİ KALEME ALDI’
Bilge dışında ‘Ece’ isminde 16 yaşında bir kızı daha olan Huriye Uçar (43), “2017 yılında baş ağrısı şikayeti ile hastaneye gittik ve 4 günün sonunda Ege Üniversitesi’ne yönlendirdiler. Beyindeki 5 odacığın ortasında tümörün olduğu tespit edildi. Ameliyat yapılamıyor bu nedenle biyopsi ile teşhis konuldu. 2020’de kanseri atlattı ancak halen devam eden tedavileri var. 3 ayda bir MR’ye giriyor, takipleri yapılıyor. Bilge en başta hastalığını bilmedi ya da biliyordu ama bize söylemiyordu. Biz hastaneye gidip, tedavi olup çıkıyorduk. Hiç aramızda bu konuyu konuşmadık. Hala da çok konuşmayız. Hep rutin hayatımıza olduğumuz gibi devam etmeye çalıştık” dedi
Kızının tedavisi sırasında en büyük destekçilerinden birinin de eşi Alpaslan Uçar (49) olduğunu belirten Uçar, “İşini bırakarak kızımızın tedavisiyle çok ilgilendi. Zaman zaman alternatif tıptan faydalanarak hep kızımız için bir şeyler yapmaya çalıştık. Bilge bir kitap yazmak istediğini söyledi. Biz de destek olduk. Aslında kendisiyle ilgili bir şeyler yazmak istediğini tahmin etmedik. Ancak kendi hayatını anlatan kitap olsun istedi. Daha önce bilmediği doğum anını, bebeklik hikayelerini anlattık. O da bunları ve mücadelesini kaleme aldı. Öğretmenlerinin de desteği ile kitabı bastırdık. Şu an çok mutlu, biz de çok mutluyuz ve her zaman arkasındayız” dedi.
Haber: Yağmur ÖNGÜN – Kamera CAN ÇUBUKÇUOĞLU/ İZMİR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Şambayat Beldesi’nde yapımı devam eden köy evlerinde çalışan Emirhan G., inşaatın çatısında dengesini kaybederek düştü. Yüksekten düşen inşaat işçisi yaralandı. Yaralanan işçi olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yaşayan iki çocuk annesi 43 yaşındaki Hanife Ceviz ile 80 yaşındaki annesi Fatma Aslantürk, göğüs bölgesinde elle tespit ettikleri kitle nedeniyle Elbistan Devlet Hastanesine başvurdu.
Hastanede yapılan tetkiklerin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen anne ile kızına meme kanseri teşhisi konuldu.
Anne ve kızı aynı gün yapılan ameliyatla sağlıklarına kavuştu.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söğütlü, AA muhabirine, yaklaşık bir ay önce kendilerine başvuran anne ve kızında yapılan incelemelerde kansere rastladıklarını anlattı.
Tanının konulması ve vücut taramasının ardından anne ve kızını ameliyata aldıklarını, operasyonun başarılı geçtiğini dile getiren Söğütlü, “Ameliyatları Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, Doktor Öğretim Üyesi Bahadır Öndeş ve Doktor Öğretim Üyesi Osman Gökhan Gökdere ile yaptık. Ameliyatlar aynı gün başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Sağlık durumları şu an gayet iyi. Ameliyatlar yaklaşık 1,5 saat sürdü, anne kız bir arada yatıyor. Anne yaşından dolayı bir gün yoğun bakımda tutuldu. Her ikisinin genel durumu iyi.” diye konuştu.
Patolojik tanının önemli olduğuna dikkati çeken Söğütlü, şöyle devam etti:
“Her ikisinde de yaklaşık 2-3 santimetre kitle tespit edildi, tabii patolojik tanı ve sonrasındaki vücut taraması önemli. Her ikisinde de vücut yayılımı yok bu çok önemli iyi bir şey. Genetik çalışmaları ise şu an yapılıyor. Birtakım genetik testlerle hastalığın genetik olup olmadığı ile genetik yatkınlık ortaya konuyor. Genetik testlerin sonuçları alındığında aile taraması ya da bundan sonraki takip planımızı ortaya koyacağız.”
Meme kanserinde erken teşhisin önemi
Genel Cerrah Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat ise meme kanserinin kadınların korkulu rüyası olduğunu ve dünyada her 8 kadından 1’inde bu hastalığın görüldüğünü belirtti.
Erken teşhisin çok önemli olduğunu, hastaların birçoğunun ele gelen kitle nedeniyle hastanelere başvurduğunu dile getiren Kanat, “Hastalığı daha öncesinde saptayabilecek tetkiklerimiz var. Bunun için 40 yaşından sonra tüm kadınlara mamografi öneriyoruz. Ülkemizde Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezleri (KETEM) aracılığıyla tarama programı yapıyoruz. KETEM’de ücretsiz yapılan mamografi ile birçok hastaya erken teşhis koyabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Anne soyunda meme kanseri olanlarda taramanın daha önce başlaması gerektiğini belirten Kanat, “Bunlara genetik danışmanlık vermek istiyoruz. Eğer anne tarafında birinci derece akrabanızda meme kanseri varsa maalesef riskiniz normal popülasyona göre 2 kat artıyor. Birinci derece akrabalarınızda 2 kişide meme kanseri varsa bu defa riskiniz 3 kat artıyor. Anne, teyze, kız kardeş ile kızında meme kanseri olanların 40 yaşını beklemeden hekimlere ya da KETEM’e başvurmasını öneriyoruz ve onlar için tarama programı başlatıyoruz. Kliniğimizde haftada ortalama 5 meme kanseri ameliyatı gerçekleştiriyoruz.” diye konuştu.
“Ele gelen kitle dolayısıyla hastaneye başvurmuştum”
İki çocuk annesi ev hanımı 43 yaşındaki Hanife Ceviz ise Elbistan Devlet Hastanesinde ultrason ile mamografi sonuçlarının ardından Malatya’ya sevk edildiklerini hatırlatarak, “Çok şükür erken tanıyla geldik, bir buçuk aylık tetkiklerin ardından hastalığım netleşti. Ele gelen kitle dolayısıyla hastaneye başvurmuştum. Buraya geldik, doktorların vesilesiyle tanı çabuk kondu.” ifadelerini kullandı.
Annesi Fatma Arslantürk’ün 80 yaşında olduğunu ve ameliyatlarının iyi geçmesinin kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Ceviz, “İyileşme sürecinin vücuda sıçramadan ve dağılmadan olması da çok iyi. Ameliyatımız güzel geçti, sorun yok, çok şükür iyiyiz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yüksek miktarda şeker, asit ve katkı maddesi içeren paket gıdalar dişleri çürütüyor
GAZİANTEP – Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Gürsel Sürmelioğlu, paket gıdaların diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek diş fırçalama teknikleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Gürsel Sürmelioğlu, paket gıdaların yüksek miktarda şeker, asit ve katkı maddesi içerdiğini, bu maddelerin diş çürüklerine neden olduğunu belirtti. Son dönemlerde sağlıksız beslenme alışkanlıklarının arttığını ifade eden Sürmelioğlu, bireylerin şekerli ve asitli yiyeceklerden uzak durması gerektiğini söyledi.
“Sağlıklı olarak piyasaya sürülen paket gıdalar son derece sakıncalı”
Dr. Sürmelioğlu, “Her şeyden önce dengeli beslenme ve su tüketimini öneriyoruz. Günlük yaşamımızda şekerli ve asitli yiyecek ve içeceklerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Bunun yerine yoğurt, peynir gibi kalsiyum kaynakları, yeşil yapraklı sebzeler tüketilmesi diş sağlığımızı olumlu yönde etkiler. Ayrıca ara öğünlerde sağlıklı olarak piyasaya sürülen paket gıdaların tüketilmesinde son derece sakıncalıdır” dedi.
“Ağız ve diş sağlığını korumak, yalnızca estetik kaygılar için değil, genel sağlık için de gereklidir”
Diş hastalıklarının ciddi rahatsızlıklara yol açacağına değinen Dr. Sürmelioğlu, “Ağız ve diş sağlığı, genel sağlık üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sindirim ağızda başlar ve burada meydana gelen bir problem genel sağlık üzerinde olumsuz etki oluşturur. Örneğin diş eksikliğinde yeterli öğütme işlemi sağlanamaz ve sindirim sisteminde bozukluklar meydana gelebilir yada diş çürükleri ve diş eti hastalıklarındaki mevcut mikropların kan dolaşımına karışması ile kalp hastalıkları, inme ve damar tıkanıklığı riskini artırabileceğini, aynı zamanda mevcut enfeksiyon sebebiyle dahası bağışıklık sistemi zayıf bireylerde genel bir inflamatuar yanıtı tetikleyebileceği bilinmektedir. Bu sebeple, ağız ve diş sağlığını korumak, yalnızca estetik kaygılar için değil, genel sağlık için de gereklidir. Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı, dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarındandır. Bu bağlantıyı anlayarak bireylerin ağız sağlığına daha fazla özen göstermesi teşvik edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Diş fırçalama tekniklerine dikkat
Diş fırçalama alışkanlıklarının yanlış şekilde uygulandığına dikkat çeken Dr. Sürmelioğlu, “Bir diğer önemli unsur diş fırçalama alışkanlığıdır. Ne yazık ki toplumumuzda bu alışkanlık edinilemediği gibi, edinildiğinde de yanlış şekilde uygulanmaktadır. Yetişkinlerde orta sertlikte kıllara sahip kuru bir diş fırçasının üzerine bezelye büyüklüğünde diş macunu uygulanarak günde en az iki kez diş etinden dişe doğru süpürme şeklinde fırçalanması önerilmektedir. Fırçalamanın yetersiz kaldığı diş ara yüz bölgelerine diş ipi kullanımı her fırçalamada önerilmektedir. Dil temizleyiciler ile dil yüzeyinin yumuşak birikintilerden arındırılması için gönde en az bir kez kullanılması özellikle ağız kokusu için tavsiye edilmektedir. Ağız gargaraları ağız bakımındaki son uygulamalardır. Gargaraların içerikleri farklı olduğundan hekim önerileri üzerine kullanılmalıdır. Ancak genel olarak diş Fırçalamadan yarım saat sonra yapılması önerilebilir” şeklinde konuştu.
Düzenli bakım genel sağlığı etkiliyor
Diş sağlığının genel vücut sağlığı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurgulayan Sürmelioğlu, düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve dengeli beslenmenin sağlıklı bir yaşamın temel taşları olduğunu belirtti. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Bayır ve ekibi tarafından Karadeniz alabalığının mutantı üretildi. 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen ‘DNA üzerinde ekleme, çıkarma yapmalarına ya da DNA dizilimini değiştirmelerine olanak tanıyan özgün bir teknoloji’ olarak bilinen ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle üretilen mutant balıklar, normal balıklara göre daha hızlı büyüyüp gelişiyor. Prof. Dr. Bayır, üretilen mutant balıkları gıda güvenliği açısından da ayrıntı olarak inceleyeceklerini söylerdi.
Önemli bir gen kaynağı olmasının yanı sıra 26 kilograma kadar büyüme özelliği bulunan Karadeniz alabalığının kısa sürede büyüyüp pazara sunulur hale getirilmesi amacıyla Prof. Dr. Abdulkadir Bayır liderliğinde TÜBİTAK destekli çalışma başlatıldı. Karadeniz’den getirilen alabalık yumurtaları laboratuvar ortamında mikroenjeksiyona tabi tutuldu. 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle laboratuvarda mutant Karadeniz balığı üretildi. Bu teknikle, büyümeyi olumsuz olarak etkileyen myostatin geninin susturulmasıyla balıkların büyüme ve gelişmesi hızlandırıldı. Laboratuvar ortamına alınan normal balıklarla birlikte takibe alınan mutant balıkların 10,5 aylık sürede yüzde 82 daha hızlı büyüdükleri belirlendi.
Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle bakterilerin kendilerini virüslerin zararlı etkilerinden korumak için geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasını laboratuvar ortamında kullandıklarını belirtti. Bayır, kontrol grubu balıkların 10,5 ayda 45 gram ağırlığına ulaşırken mutant balıklarınsa yaklaşık 84 gram ağırlığa ulaştıklarını bildirdi. Su ürünleri yetiştiriciliğinde toplam maliyetin yaklaşık yüzde 70’ni yemin oluşturduğunu belirten Abdulkadir Bayır, myostatin geni susturulan balıkların kardeşlerine nazaran çok daha hızlı büyümeleri sebebiyle balık çiftliklerine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.
‘GIDA ÜRETİMİNDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK İÇİN ÖNEMLİ’
Uzun vadeli hedeflerinin myostatin geni susturulmuş bir Karadeniz alabalığı damızlık stoku oluşturmak olduğunu ifade eden Bayır, “Mutant balıkların bu aşamada pazarlanması yasal olarak mümkün değil. Ancak artan dünya nüfusu, küresel iklim değişikliği, pandemiler ve Rusya- Ukrayna savaşı gibi coğrafi riskler nedeniyle ülkelerin gıda üretiminde dışa bağımlılıklarını azaltmaları son derece önemli. Ülkelerin gıda üretiminde bu riskleri en aza indirmek için önümüzdeki yüzyılda genetik mühendisliği gibi bilimlere çokça başvurmak durumunda kalacağı ve bu nedenle bilim adamlarının önceden aksiyon alarak bu tür tekniklerde uzmanlaşmasının ülkelerin bağımsızlığı için son derece önemlidir” dedi.
‘3 YILDIR YOĞUN OLARAK ÇALIŞIYORUZ’
‘CRISPR/Cas9’ tekniğinin genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO) karıştırılmaması gerektiğini, bu teknikle doğada zaten var olan mutasyonların insan eliyle oluşturulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, “Hiçbir teknik mükemmel değildir. Biz bu tekniği hayata geçirebilmek için yaklaşık 3 yıldır yoğun olarak çalışıyoruz. Hedeflerimizden birisi ürettiğimiz mutant balıkları gıda güvenliği açısından da ayrıntı olarak incelemek. ‘CRISPR/Cas9’ tekniğini uygulama konusunda önümüzdeki tüm engelleri aştık. Bu aşamadan sonra ilk olarak ülkemizin en önemli kültür türü olan gökkuşağı alabalığında CRISPR/Cas9 tekniğini kullanarak üreticilerin karşılaştıkları hastalıklar, pigmentasyon, düşük yem değerlendirme oranı gibi problemlerin çözümünü arayacağız. Üretilen mutant balıkları gıda güvenliği açısından inceleyerek çalışmamızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sosyal anksiyetenin toplumda görülme sıklığı yüzde 20’lere kadar ulaştı
KONYA – Günümüzde artan sosyal anksiyete gençlerde olumsuz etkilere neden olabiliyor. Uzmanlar, kişilerin bu sorunu çözmek için korktukları, çekindikleri olayların üzerine giderek bunlara maruz bırakılması gerektiğini belirtiyor.
Son zamanlarda artan sosyal anksiyete bir tip kaygı bozukluğu olarak ifade ediliyor. Kişi hata yapmaktan, yanlış yapmaktan ve etiketlenmekten korkuyor. Sosyal anksiyetenin ergenlik döneminde başladığını belirten uzmanlar, bunun en başlıca sebeplerinden bir tanesinin ebeveyn tutumları olduğunu söylüyor. Ailenin korumacı, mükemmeliyetçi olması bireyin sosyal hayatını etkileyen nedenler arasında yer alırken, uzmanlar, toplumda görülme sıklığı yüzde 20’ye kadar ulaşan sosyal fobiyi yenmek için bol bol sosyal faaliyetlere katılınması gerektiğini ifade ediyor.
“Etrafındaki insanların onu sürekli yargılayacağı düşüncesi mevcut”
Sosyal anksiyete bir başka deyimle sosyal fobinin bir tip kaygı bozukluğu olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi’nden Psikolog Rabia Bağcı, “Kaygı bozuklukları şemsiyesinde değerlendirilebilir. Burada kişi temel olarak utanacağı, rezil olacağı, mahcup olacağı durumlardan kaçınmak, kaçma davranışları içerisindedir. Etrafındaki insanların onu sürekli yargılayacağı düşüncesi mevcuttur. Hata yapmaktan korkarlar. Toplumda görülme sıklığı da yüzde 20’lere kadar ulaştı. Klinik başvuruda ne kadar erkeklerde daha fazla görülüyor olsa da genel popülasyona baktığımızda kadınlarda daha fazla. Bu kişiler etkileşimden kaçınırlar, göz kontağı kuramaz, bir eylemi başkalarının yanında gerçekleştiremezler. Dikkat odağı olmaktan ve damgalanmaktan korkarlar. Sebeplerine gelecek olursak; bunun en başlıca sebeplerinden bir tanesi ebeveyn tutumları yani aile yapılarımız korumacı, mükemmeliyetçi ebeveynlerin çocuklarında anksiyetik semptomlar görülebilir. Biyolojik olarak beyindeki serotonin dengesizliğinden gitmektedir. Aile bireylerinden genetik bir aktarım da söz konusudur ve geçmişte utanç duyulan bir olay öyküsüne sık rastlanılır” ifadelerini kullandı.
“Tedavi edilmezse yaşam boyu süren bir rahatsızlık olduğunu söyleyebiliriz”
Sosyal anksiyetenin ergenlik döneminde başladığını belirten Psikolog Rabia Bağcı, “Bu dönem biraz karmaşık ve zorlayıcıdır. Hormonal ve fiziksel değişimde gençlerin duygu durumunda da ani ve yoğun değişimlere yol açabiliyor. Arkadaş gruplarına uyum sağlamak, sosyal kabul görmek, bağımsızlıklarını kazanma, sosyal ilişkilerini geliştirme sürecinde oldukları için bu gibi durumlar gençlerde bazen onları zorlayan sosyal kaygılar ve stresler oluşturabiliyor. Okul performansı, kariyer hedefleri de gençlerde önemli bir baskı oluşturabiliyor. Tedavi edilmezse yaşam boyu süren bir rahatsızlık olduğunu söyleyebiliriz. Kişinin yaşam kalitesini bozan ve birlikte buna eşlik eden rahatsızlıkların oluşmasına sebebiyet verir. Depresyon gibi duygu durum bozuklukları, alkol ve madde kullanımı da eşlik edenler arasındadır. Kişi farkındalık sağladığında, bu durumu değiştirmeye amaçladığında olabildiğince kendine küçük hedefler koyarak kendini maruz bırakabilir. Kaçındığı durumları sık sık deneyimleyebilir. Örneğin sunum yapmaktan korkuyorsa bol bol sunum yapmayı kendine hedef göstermelidir. Toplum içerisinde yemek yemekten çekiniyorsa bu onun için artık kaçınma davranışı sergilemesine sebep oluyorsa ve hayat imkanlarını engelleyecek durumdaysa, örneğin tamamen okulda kalacağı bir süreç olabilir ve bu süreç içerisinde yurtta kalacağı durumlar olabilir. Bu durumlarda arkadaşlarının yanında yemek yemekten kaçınabilir. Bu durum onu kötü etkileyebilir. Bu yüzden kişiler küçük hedefler koyarak kendilerini maruz bırakmalı. Aynı zamanda ruhsal destek alabilirler. Bireylerin duygusal ve zihinsel sağlığını desteklemeyi amaçlayan bir dizi teknik ve yöntem mevcuttur. Kişilerin kendilerini ve duygusal tepkilerini daha iyi anlamalarına, stresle başa çıkabilme becerilerini geliştirmelerine, genel yaşam kalitelerini iyileştirmelerine yardımcı olur. Alınan bu ruhsal destek de gençlerin kendilerine olan güvenlerini artırmalarına ve kendi değerlerini fark etmelerine yardımcı olur” diye konuştu.
“Bol faaliyetli ortamlarda öğrencileri etkinliklere katabilirler”
Okullarda çocukların bildiği sorulara parmak kaldırmaktan çekinebildiğini ifade eden Bağcı, “Yanlış yapmaktan, hata yapmaktan korkuyorlar. Aynı zamanda arkadaşları tarafından damgalanmaktan, etiketlenmekten çekinceleri olabiliyor. Bu durum onları çok zorluyor ve özgüvenlerinde ayrıca bir düşüş yaşanır. Bu düşüşü öğretmenler fark ettiğinde çocuklardaki, gençlerdeki bu durumları, bu değişiklikleri fark ettiklerinde onlara yardımcı olabilmek adına maruz bırakmaları gerekmektedir. Tabii ki öncelikle fark etmelerini sağlamaktır. Bunu nasıl yapabilirler, örneğin öğrenciler sunum yapmaktan çekiniyorlar, korkuyorlar, geri planda kalıyorlar, erteliyorlar, bildiği sorulara parmak kaldırırken öğrenci sıkıntı yaşıyor, bu durum onu kötü etkiliyor. Bunlara maruz bırakabilirler. Bol faaliyetli ortamlarda öğrencileri etkinliklere katabilirler. Bunun gibi durumların gençlerin gelişiminde iyi bir örnek olacağını düşünüyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, gece saatlerinde Ereğli ilçesi Karaman çevre yolu üzeri Barbaros Mahallesi 92875 Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.Y. idaresindeki seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak bariyerlere çarptı. Kazada otomobil sürücü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücüye sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili tahkikat sürüyor. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde karın ve kol germe ameliyatı sonrası vücudunda izler kaldığını belirten Y.Ş. (62), estetik merkezi sahibi Doktor H.A. (63) ve 4 çalışanından şikayetçi oldu. Y.Ş. ifadesinde, “Merkezin sahibi Doktor H.A. ile görüştüm. Kendisi bana komplikasyon oluştuğunu, ameliyatın başarısız olduğunu, paramı da iade edeceklerini söyledi. Bana 200 bin liramı verdiler ama 100 bin liramı vermediler” dedi. Doktor H.A. ise ifadesinde, “Maddi sıkıntılarının olduğunu söyleyince, ameliyatta hata yok ama karın germe parasını geri alabilirsin dedim” diye konuştu.
Atakum ilçesinde Y.Ş., 30 Eylül’de özel bir estetik merkezinde kol ve karın germe ameliyatı oldu. Tedavi gördükten sonra ameliyat olduğu bölgede dikiş izi kalan Y.Ş., 20 Kasım’da tekrar estetik merkezine gitti. Buradan da bir sonuç alamayan Y.Ş., son olarak polise şikayette bulundu. Y.Ş. verdiği ifadede, “Ameliyattan önce 300 bin liralık parayı elden muhasebeciye verdim. Bana 10 bin liralık fiş kestiler. Ameliyat sonrası 15 gün burada kaldım. Yarayı beslemek için bir alet koydular ve çıkarttılar. Her gün pansuman yaptım, yaram açıktı. Sonrasında merkezin sahibi Doktor H.A. ile görüştüm. ‘Karnımda yamuk bir dikiş var, aynı zamanda iz kaldı’ dedim. Kendisi bana komplikasyon oluştuğunu, ameliyatın başarısız olduğunu, paramı da iade edeceklerini söyledi. Muhasebeye gittim, kendilerinin hazırladığı ibraname ve feragatnameyi imzalamam gerektiğini söylendi. Paramı almadan imzalamayacağımı söyleyince, ‘İmzalamazsan hiç alamazsın 200 bin liranı vereceğiz’ dediler. İmzaladım, bana 200 bin liramı verdiler ama 100 bin liramı vermediler” diyerek estetik merkezinin sahibi Doktor H.A. ile çalışan 4 kişi hakkında şikayette bulundu.
‘200 BİN LİRAYI GERİ ALABİLİRSİN DEDİM’
H.A. ise verdiği ifadede, “Ameliyattan sonra yarada açılma oldu. Pansumanlar yapıp, takip ettik. Buna devam ederken Y.Ş., İstanbul’a gitmesi gerektiğini söyleyip, gitti. 15 gün sonra ise tekrar geldi. Yarasına küçük bir operasyon yaptım sonra da yarasını kapattım. Aradan 1 yıl geçtikten sonra yarada izler olursa gerekeni yapacağımı söyledim. Maddi sıkıntılarının olduğunu söyleyince, ameliyatta hata yok ama karın germe parasını geri alabilirsin dedim. Muhasebecim 200 bin lirayı ona teslim etti. Y.Ş., 300 bin lira istemiş. Kol germe ameliyatıyla ilgili sorun olmadığından 100 bin lirayı ödememiş. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.
Soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre kaza, Atatürk Bulvarı Kent Meydanı yakınlarında meydana geldi. Karşıdan karşıya geçmem isteyen H.Y.’ye sürücüsü öğrenilemeyen 34 YR 7493 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle yere savrulan H.Y. isimli yaya yaralandı. Yaralı, olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAMAN – Karaman’da Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezi kansere karşı taramalarını sürdürürken, vatandaşlar da bilinçlendiriyor.
İl Sağlık Müdürlüğü, Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ve Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi iş birliğiyle kurulan KETEM, temas noktaları ile ayakta tedavi gören hastalar, yatan hastalar, hasta refakatçileri, hastane çalışanları ve hastane ziyaretçileri başta olmak üzere başvuru nedeni ne olursa olsun, ilgili yaş grubundaki vatandaşlara kanser taramaları yapıyor.
Kadın hastalıkları ve doğum poliklinikleri içerisinde yer alan KETEM temas noktası odasında 30-65 yaş aralığındaki kadınlara HPV-DNA testi, radyolojik görüntüleme bölümünde de 40-69 yaş aralığındaki kadınlara mamografi çekimleri yapılıyor. Ayrıca servislerde yatan hastalar ziyaret edilerek, hem hastalara hem de hasta yakınlarına GGK testi bilgilendirilmesi yapılarak uygun kişilere test uygulanıyor. KETEM temas noktası ile kanser taramaları daha ulaşılabilir hale gelmesi ve Karaman’daki tarama oranlarında önemli bir artış sağlanması hedefleniyor.
“Amacımız kanserle mücadele bilincini artırmak”
Karaman İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Serkan Yurdakul, KETEM’in önemine değinerek, “KETEM temas noktamız, toplumun kanserle mücadele bilincini artırmak ve erken tanıyı mümkün kılmak amacıyla hizmet vermektedir” dedi.
“Taramalar randevusuz ve ücretsiz yapılıyor”
Karaman Toplum Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Beyzanur Korkmaz Karaman, “Hastanemizdeki KETEM temas noktasında, hastalarımızın taramalarını daha hızlı ve daha etkin bir şekilde gerçekleştirmek için hizmet sunuyoruz. Burada, vatandaşlarımızı ücretsiz ve randevusuz bir şekilde kanser taramalarına yönlendirmek amacıyla çalışıyoruz” diye konuştu.
KETEM hizmetinden faydalanan 60 yaşındaki Suzan Sapan ise memnuniyetini dile getirirken, “Ben yengemin yanında refakatçi olarak bulunmak için Karaman’a geldim. Bizi gelip bilgilendirdiler, ben de hemen taramalarımı yaptırdım. Çok memnun kaldım. Herkesin Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine gelip bu hizmetten faydalanmasını tavsiye ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bursa’nın 17 ilçesini güçlü bir altyapıya kavuşturacak olan yatırımlarına ara vermeden devam eden Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ Genel Müdürlüğü ile İnegöl ilçesinde bir yandan ekonomik ömrünü doldurmuş şebeke hatlarını yeniliyor diğer yandan da vatandaşlara daha sağlıklı içme suyu ulaştırmak için yoğun mesai harcıyor. Altyapı çalışmalarına devam eden BUSKİ ekipleri, üst kaplamaları da sağlıklı bir şekilde yaparak vatandaşların rahat ulaşım sağlamaları için aralıksız çalışmalarını sürdürüyor.
“İnegöl’ün sağlıklı içme suyu tüketebilmesi için çaba harcıyoruz”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey İnegöl’de devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek, son durum hakkında BUSKİ ekiplerinden bilgi aldı. CHP İlçe Başkanı Zemci Şahin ile birlikte esnafı ziyaret ederek sohbet eden ve İnegöl’de iki tane önemli çalışma yürüttüklerini anlatan Başkan Bozbey, “İnegöl’ün altyapısı çok eski ve asbestli borulardan oluşuyor. Yüzde 55’in üzerinde kayıp kaçak oranı var. Bu sistemi değiştirmemiz gerekiyordu. Bizler göreve gelir gelmez halkımızın sağlığını düşünerek İnegöl’ü besleyecek isale hattının yapılması ve içme suyu şebekesinin iyileştirilmesi noktasında çalışmaya başladık. Aslında her ikisinin de önceki yıllarda yapılması ve tamamlanması gerekiyordu. Bizler tüm İnegöl’de içme suyunun sağlıklı bir şekilde tüketilebilmesi için çaba harcıyoruz” dedi.
“Çalışmaya hız verdik”
Çalışmaların bölge bölge sürdürüldüğünü dile getiren Başkan Bozbey, her bölgenin kayıp kaçak noktasında test edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu yüzden asfalt çalışmalarının biraz arkadan geldiğini söyleyen Başkan Bozbey, “Zaman uzadıkça da İnegöllülerin sıkıntı çekmesine sebebiyet veriyor. Halkımızı anlıyoruz ama sağlıklı su tüketebilmelerini istiyoruz. Bunun için çalışmalarımıza hız verdik. Bir an önce İnegöl’de içme suyu sorununu ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. İnegöllüler hiç merak etmesin, asfalt veya parke taşı çalışmaları hızla devam edecek. İnegöl ile ilgili farklı projelerimizi de yaşama geçireceğiz. Çalışmalar bitince hep beraber gülümseyeceğiz” diye konuştu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, 15 yaşında beyin kanserine yakalanan, 3 yıllık tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Bilge Uçar (22), verdiği yaşam mücadelesini yazıya döktü. ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazan Uçar, “Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabı okuyan her hastaya umut olsun istiyorum, onlar da benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler” dedi.
İzmir’de yaşayan lise mezunu Bilge Uçar, 2017 yılında şiddetli baş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede beynindeki 5 odacığın ortasında tümör olduğunu öğrendi. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne yönlendirilen Uçar, 2 yıl kemoterapi ve ışın tedavisi gördü, 2020 yılında kanseri yendi. Uçar, hastalığını yenmek için verdiği mücadeleyi yazıya dökerek ‘Ben Bilge’ adını verdiği kitap yazdı. Uçar, ailesi ve öğretmenlerinin gönüllü olup bastırdığı 66 sayfalık kitabını, hastalıkla mücadele eden kişilerin kendilerini yalnız hissetmemeleri için yazdığını söyledi. Uçar, “Hastayken, yemek yiyemiyordum, çok fazla kilo verdim. Tedavi sürecinde en çok saçlarımın dökülmesine üzüldüm. Sonra yavaş yavaş kendimi toparlamaya başladım. Kendime ‘herkes hastalıkları yeniyor sen de yapabilirsin’ dedim. Bu süreçten sonra kendimle ilgili bir kitap yazmaya karar verdim. Bebekliğimden itibaren yaşadığım süreçleri anlattım. Yaşadıklarımı hatırlamadığım yerde annem destek oldu. Kitaptan gelir elde edebilirsem SMA’lı bebeklere yardım etmek istiyorum. Kitaplarımı yazarken öğretmelerim de çok destek oldu, basıldıktan sonra onlara da hediye ettim” dedi.
‘KİTABIM OKUYAN HER HASTAYA UMUT OLSUN İSTİYORUM’
Hastanede, hayatını kaybeden çok sayıda hastaya tanık olduğunu belirten Uçar, “Onları görünce ayrı bir mücadeleye girdim. Hep bu hastalığı yenmek için savaştım. Bu kitabım, okuyan her hastaya umut olsun istiyorum. Onlarda benim gibi bu hastalığı yenebilirler, üzülmesinler. Bu kitabım yayıldıktan sonra tekrar kitap yazmak istiyorum. Ayrıca evde 4 kedim var. Şimdi bir şeye üzüldüğümde onları kucağıma alınca motive oluyorum. Bir hareketleri ile gülebiliyorum ve moral bulabiliyorum. Derdimi hep onlarla paylaşıyorum” diye konuştu.
‘MÜCADELESİNİ KALEME ALDI’
Bilge dışında ‘Ece’ isminde 16 yaşında bir kızı daha olan Huriye Uçar (43), “2017 yılında baş ağrısı şikayeti ile hastaneye gittik ve 4 günün sonunda Ege Üniversitesi’ne yönlendirdiler. Beyindeki 5 odacığın ortasında tümörün olduğu tespit edildi. Ameliyat yapılamıyor bu nedenle biyopsi ile teşhis konuldu. 2020’de kanseri atlattı ancak halen devam eden tedavileri var. 3 ayda bir MR’ye giriyor, takipleri yapılıyor. Bilge en başta hastalığını bilmedi ya da biliyordu ama bize söylemiyordu. Biz hastaneye gidip, tedavi olup çıkıyorduk. Hiç aramızda bu konuyu konuşmadık. Hala da çok konuşmayız. Hep rutin hayatımıza olduğumuz gibi devam etmeye çalıştık” dedi
Kızının tedavisi sırasında en büyük destekçilerinden birinin de eşi Alpaslan Uçar (49) olduğunu belirten Uçar, “İşini bırakarak kızımızın tedavisiyle çok ilgilendi. Zaman zaman alternatif tıptan faydalanarak hep kızımız için bir şeyler yapmaya çalıştık. Bilge bir kitap yazmak istediğini söyledi. Biz de destek olduk. Aslında kendisiyle ilgili bir şeyler yazmak istediğini tahmin etmedik. Ancak kendi hayatını anlatan kitap olsun istedi. Daha önce bilmediği doğum anını, bebeklik hikayelerini anlattık. O da bunları ve mücadelesini kaleme aldı. Öğretmenlerinin de desteği ile kitabı bastırdık. Şu an çok mutlu, biz de çok mutluyuz ve her zaman arkasındayız” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’te kış mevsiminin vazgeçilmezlerinden biri haline gelen kelle paça, yalnızca enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliğiyle değil, aynı zamanda yoğun lezzetiyle de dikkat çekiyor. Soğuk günlerde sıcak kelle paça, hem sağlık hem de lezzet arayanların tercihi olmaya devam ediyor. Şehirdeki kelle paça salonları, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Vatandaşlar, hasta olduklarında hastane yerine kelle paçacıya giderek şifa bulmaya çalışıyor. Kelle paça fiyatları ise 225 TL.
“Doğal şifa deposu”
“Kelle paça, gribal enfeksiyonlara karşı doğal bir antibiyotik” diyen kelle paça ustası Uğur Dertli, bu lezzetli çorbanın faydalarını ve yapım sürecini anlattı. Dertli, kelle paçanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve vücuda enerji verdiğini belirterek, özellikle soğuk havalarda tüketilmesini tavsiye etti. Uğur Dertli, kelle paçanın yapımında kullanılan malzemelerin tamamen doğal olduğunu vurgulayarak, “Kelle paça, özellikle kelle eti ve paça suyuyla yapılır. Bu ikisi hem zengin protein hem de kolajen içerir. Bu maddeler vücuda hem enerji verir hem de bağışıklığı güçlendirir” dedi.
Dertli, kelle paçanın hazırlanma sürecine de değinerek, “Kellenin ve paçaların özenle temizlenmesi, uzun saatler kaynatılması gerekiyor. Biz burada doğal yöntemlerle hiçbir katkı maddesi kullanmadan çorbamızı hazırlıyoruz. Müşterilerimiz hem lezzeti hem de şifayı aynı anda buluyor” ifadelerini kullandı.
“Vatandaş hastaneye değil, kelle paçacıya geliyor”
Kelle paçayı sevdiğini söyleyen Orhan Savcılı isimli vatandaş ise “Bizim bağışıklığı güçlendirmek için paça önemli. Haftada bir mutlaka tüketmeye çalışıyoruz. Paça bizim doğal antibiyotiğimiz. Nezle veya grip alan vatandaşlara paçayı öneriyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bebek devlet koruması altına alındı
İSTANBUL – İstanbulAvcılar’da yabancı uyruklu bir kadının evlilik dışı ilişkisinden olan bebeğini madde kullanmak için girdiği metruk binada bakımsız bırakması polis ekiplerini harekete geçirdi. Kadın ve çocuğun babası olduğu söylenen bir kişiyi yakalandı. Anne ve baba tutuklanırken, bitkin halde olduğu öğrenilen bebek ise devlet korumasına alındı.
Olay, geçtiğimiz hafta Avcılar Denizköşkler Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, 25 gün önce Bahar K. ve Çetin G.’nin evlilik dışı bebekleri oldu. Madde bağımlısı olduğu söylenen 2 kişi bebekle gittikleri metruk binada uyuşturucu kullanmaya devam etti. Olayı gören çevredeki vatandaşlar polise haber verdi.
Bebek baygın halde bulundu
Olay yerine giden polis ekipleri bina içerisinde 2 şahıs ve bebeği buldu. Baygın halde bulunan bebek için ambulans çağrıldı. Ambulans ile hastaneye kaldırılan bebek devlet korumasına alındı. Polis ekiplerince gözaltına alınan anne ve baba emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, saat 11.00 sıralarında Etiler’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Amerikan Hastanesi Başhekimi ve Mesul Müdürü Dr. İsmail Bozkurt sabah saatlerinde yürüyüşe çıktı. Bozkurt, evinin yakınlarında yolda yürürken aniden yere düştü ve olay yerinde hayatını kaybetti. Bilinen herhangi bir rahatsızlığı olmadığı öğrenilen Bozkurt, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Kalp krizinden öldüğü değerlendirilen İsmail Bozkurt’un kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için otopsi sonucu bekleniyor.
İsmail Bozkurt’un son anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, başhekimin kaldırımda yürüdüğü daha sonra da evinin sokağına döndüğü anlar yer alıyor.
HASTANEDEN AÇIKLAMA
Amerikan Hastanesi’nden yapılan açıklamada, “Acı kaybımız, 2001 yılında aramıza katılan, 2014 yılından bu yana Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşları Amerikan Hastanesi’nde Başhekimlik görevini yürüten değerli meslektaşımız Dr. İsmail Bozkurt’u ani kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Tükenmek bilmeyen enerjisi, insan sevgisiyle dolu olan yüreği ile her sabah hastalarına şifa dağıtan ve kendini mesleğine adamış güzel insanı sonsuzluğa uğurluyoruz. Sevgili İsmail’imize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, dostlarına ve Koç Sağlık Grubu çalışanlarına baş sağlığı dileriz. 2 Aralık 2024 Pazartesi günü Amerikan Hastanesi A Salonu’nda düzenlenecek anma töreni sonrasında, cenazesi aynı gün Teşvikiye Camii’nde öğle namazını müteakip, Hereke’deki aile kabristanına defnedilecektir” denildi.
DR. İSMAİL BOZKURT KİMDİR?
1965 Almanya Esslingen doğumlu olan İsmail Bozkurt orta ve lise eğitimini İstanbul Sankt Georg Avusturya Lisesi’nde tamamlamış, ardından Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yükseköğrenimine başlamıştı. 1983’teki mezuniyetinden sonra uzman doktorluk eğitimini İstanbul Şişli Etfal Hastanesi’nde aile hekimliği alanında tamamladı. Bozkurt 2015’te Berlin Üniversitesi’nden hastane yöneticiliği ve sağlıkta kalite dalında yüksek lisans derecesi aldı.
2001 yılında aile hekimliği uzmanı olarak Amerikan Hastanesi’nde çalışmaya başlayan Dr. Bozkurt 2011’de Mesul Müdür Yardımcılığı’na getirildi. 2013’te Sürekli Kalite Geliştirme Müdürü oldu. Dr. Bozkurt 2014 yılından itibaren Amerikan Hastanesi Başhekimi ve Mesul Müdürü olarak görevini sürdürüyordu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kişiye özel ölçülere göre protez saç tasarlamanın önemini belirten Pehlivan, “Protez saçlar, günlük yaşamda rahatlıkla kullanılabilmesi ve doğal görünümüyle dikkat çekiyor. Protez saç sektöründe kalite ve yenilik arayanların adresiyiz. Almanya ve Amerika’dan ithal ettiğimiz premium ürünlerimizle, sektörde modern ve kurumsal hizmet sunuyoruz. En iyi saçlandırma çözümlerini sunarken farkımızı her adımda hissettiriyoruz” diye konuştu.
‘PROTEZ SAÇ, AĞRISIZ VE KONFORLU BİR YÖNTEM’
Protez saç uygulamasının saç dökülmesi, seyrekleşme ya da farklı nedenlerle saç kaybı yaşayan herkes için ideal bir çözüm olduğunu söyleyen Pehlivan, “Protez saç, cerrahi bir işlem gerektirmediği için ağrısız ve konforlu bir yöntem olarak öne çıkıyor. Kişinin yüz şekline, yaşam tarzına ve saç yapısına uygun şekilde tasarlanarak tamamen doğal bir görünüm oluşturuluyor. Ancak, bu uygulamanın kaliteli malzemelerle ve profesyonel bir merkezde yapılması son derece önemli. Biz de, Avrupa ve Amerika’dan getirdiğimiz kaliteli ve modern malzemelerle çalışarak, müşterilerimizin sağlığını ve memnuniyetini önceliklendiriyoruz. Hizmetlerimizde kişiye özel çözümler sunuyor, her detayı titizlikle planlıyoruz. Ünlülerin, sinema ve dizi sektörünün de tercihi olmamız, verdiğimiz premium hizmet kalitesinin bir göstergesidir. Doğru yerden alınan profesyonel bir hizmetle protez saç, sadece görünümü değil, özgüveni de yeniliyor. Bu süreçte güvenilir ve kurumsal hizmetin adresi olmaktan mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DÜZENLİ TEMİZLİK VE BAKIM, PROTEZ SAÇIN ÖMRÜNÜ UZATIYOR’
Protez saçların, günlük hayatta rahatlıkla kullanıldığına değinen Pehlivan, “Protez saç uygulaması, kişinin saç yapısına, yüz hatlarına ve ihtiyaçlarına uygun olarak özel ölçülerle hazırlanıyor. Öncelikle, saçsız alan üzerinden alınan kalıplar ve bireysel özellikler (Saçın rengi, yoğunluğu, uzunluğu vb. gibi) doğrultusunda protez tasarlanıyor. Uygulama esnasında, saç derisine zarar vermeyen özel yapıştırıcılar ve bantlar kullanılarak protez saç sabitleniyor ve hemen kullanıma hazır hale getiriliyor. Protez saçlar, günlük hayatta rahatlıkla kullanılabiliyor ve doğal görünümüyle dikkat çekiyor. Protez saç da bakım süreci de oldukça önemli. Düzenli temizleme ve bakım işlemleriyle protez saçın ömrü uzatılabiliyor ve her zaman ilk günkü gibi estetik görünmesi sağlanabiliyor. Örneğin saç derisinde yeterli donör saç olmaması gibi saç ekimi yapılamayan durumlarda, protez saç ideal bir alternatif sunuyor. Bu yöntem, cerrahi bir müdahale gerektirmediği için risk barındırmıyor. Protez saçların yapımından bakımına kadar her aşamada kaliteli malzemeler ve profesyonel bir ekip ile hizmet veriyoruz. Müşterilerimize sunduğumuz çözümler, konforlu kullanım ve uzun vadeli memnuniyet garantisiyle öne çıkıyor” dedi.
‘KANSER HASTALARI İÇİN SAÇLANDIRMA ÇALIŞMALARI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ’
Geniş bir müşteri kitlesine hizmet verdiklerini anlatan Pehlivan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Markamız, sektördeki 19 yıllık tecrübesini alanında uzman bir ekiple birleştirerek Türkiye’de protez saç denildiğinde ilk akla gelen isim olmayı başardı. Ünlülerden, geniş bir müşteri kitlesine kadar herkese hizmet veriyoruz. Aktif olarak 3 binden fazla müşterimizle sektörde fark yaratıyoruz. 25 kişilik profesyonel kadrosu, 2 işlem merkezi ve 8 özel işlem odasıyla, kişiye özel çözümler sunan markamız, yalnızca Avrupa ve Amerika’dan ithal edilen premium ürünler kullanıyor. Markamız Türkiye’nin en ünlü dizilerinde, film yapımları ve benzeri projelerde yer alarak kalitesini uluslararası platformlara taşıyor. Her zaman daha iyiyi hedefliyor, kalite standartlarımızı yükseltmek için en iyi ve son teknoloji ürünleri takip ediyoruz. Bunun yanı sıra, sosyal sorumluluk projelerine büyük önem veriyoruz. Alopesi ve kemoterapi alan kanser hastaları için de saçlandırma çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Yangın mağduru ve maddi durumu yetersiz kişilere ücretsiz hizmetler sunarak onların hayatlarına dokunuyoruz. Hem sektördeki lider konumumuzu hem de toplumsal sorumluluk bilincimizi koruyarak, güzellik ve estetikten çok daha fazlasını sunmaya devam ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Yüksekova- Esendere karayolunda Kısıklı köyü yakınlarında, sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen ticari araç, kontrolden çıkarak bariyere çarptı. Kazada araçtaki 3 kişi yaralandı.
Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar, Yüksekova Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kısa süreliğine kapanan yol yeniden trafiğe açıldı. Jandarma kazayla ilgili inceleme başlattı. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göçük altından çıkarılan 1 işçi hastaneye kaldırıldı
İSTANBUL – Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binada kısmen çökme meydana geldi. Çökme sonrasında 2 işçi göçük altında kalırken, olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri tarafından 1 kişinin çıkarıldığı öğrenildi. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binanın üst kısmında çökme meydana geldi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çökme sonrasında 2 kişi göçük altında kaldı. İtfaiye ekiplerinin kurtarma çalışmalarının ardından 1 kişi göçük altından çıkarıldı. Çöken binadan çıkarılan Ümit Kurt isimli işçi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Bakırköy Sadi KonukEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin göçük altında kalan diğer işçiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KOCAELİ – Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bir fabrikada yere dökülen kimyasal madde nedeniyle 2 işçi hastaneye kaldırıldı.
Sarımeşe Mahallesi Suadiye Caddesi’nde bulunan bir fabrikada yere kimyasal madde döküldü. Dökülen maddeye basarak dengesini yitiren bir işçi yere düşerek yaralandı, bir işçi de kimyasal tepkimeden etkilendi. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese sağlık, UMKE, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. İşçiler, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yere dökülen madde ise temizlendi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, Güneysu ilçesi Ulucami köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet Can S. idaresindeki 53 ADF 795 plakalı öğrenci servisi ile Soner Ç. (35) idaresindeki 53 BB 947 plakalı cip çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle cip, yoldan çıkarak dereye düştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, AFAD ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada dereye düşen cipin içerisinde sıkışan Soner Ç. için kurtarma çalışması yapıldı. İplerle dere yatağına inen ekipler Soner Ç.’yi bulunduğu yerden çıkararak sedyeye yerleştirdi. Sonrasında yaralının içerisinde bulunduğu sedye iplerle yaklaşık 10 metre boyunca yukarıya çekildi. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Soner Ç., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazada yaralanan servisteki Eyma Y., Ereva E., İbrahim T., Umut Ö., Elif Su T., Ömer Faruk V., Esma Y., Feyza T., Emin Y. isimli öğrenciler çevredeki hastanelere kaldırıldı.
Kaza sonrası yapılan incelemelerde servis sürücüsü Ahmet Can S.’nin ehliyetinin olmadığı öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. – RİZE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son 3 yılın tek seferdeki en yüksek yakalaması
AMASYA – Amasya’da polisin durduğu bir yolcu otobüsünde açılan iki valizin içinde 57 binden fazla uyuşturucu hap ele geçirildi. Çantaların ait olduğu 2 şahıs tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, Amasya Emniyet Müdürlüğü ekipleri durdurulan bir yolcu otobüsünde arama yaptı. İki valizin içinde toplam 57 bin 690 adet uyuşturucu hap tespit edildi. Ayrıca 63 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Çantaların ait olduğu 2 şahıs gözaltına alındı. İfadelerinin ardından çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.
Uyuşturucu madde türünde son 3 yılın tek seferdeki en yüksek yakalaması olduğu bildirildi. Amasya Valiliği operasyonun görüntülerini, “Valiliğimizin yönetiminde Amasya’nın huzuru Türkiye’nin huzuru anlayışıyla suç ve suçlularla mücadelemiz aralıksız devam edecektir” notuyla paylaştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Senaryo gereği Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 3.katında yangın meydana geldi. Tatbikat kapsamında bölgeye, itfaiye, AFAD, UMKE ve ambulans sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangından etkilenen yaralıları 3.kattan başarılı şekilde kurtardı. Bölgede kurulan triaj alanından yangından etkilenen vatandaşlara ambulans ve UMKE ekipleri tedavileri gerçekleştirdi.
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr.Turhan Togan, tatbikatlar sayesinde muhtemel afetlere karşı hazır olduklarını belirterek, “Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak UMKE, AFAD ve İtfaiye ekipleriyle gerçekleştirdiğimiz olduğumuz tatbikat başarıyla sonlandırıldı. Yangın tatbikatında, 3.kattan hastalarımızı başarılı şekilde tahliye edip, yangın söndürme ekiplerimiz gerekli müdahalelerde bulundu. Allah herhangi bir felaket yaşatmasın fakat muhtemel bir deprem, yangın ya da doğal afet karşısında tüm paydaşlarımızla birlikte bilgilerimizi tazeleyerek tatbikatı başarıyla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bodrum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı ekipler, yeni yağmur suyu hattı imalatları ile mazgal temizlik ve bakımlarını yapıyor. Son 15 gün içerisinde Yalıkavak Mahallesi Görmezoğlu Sokak, Çamlık Mahallesi Köyiçi Mevkii, Dirmil Mahallesi Öğretmen Yusuf Caddesi, Akyarlar Şükrü Çürük Sokak, Yahşi Mahallesi 2648 Sokak, Müskebi Mahallesi Cumhuriyet Caddesi, Kumbahçe Mahallesi 2440 Sokak ve Gümbet Mahallesi 3144 Sokak’ta yeni yağmur suyu hattı çalışması yaptı.
Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri ayrıca Gündoğan Mahallesi Nafiz Ilıcak İlkokulu, Bahçelievler Mahallesi Zeyyat Mandalinci ve 7025 Sokak, Turgutreis Mahallesi Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Kumbahçe Mahallesi 2440 Sokak’ta mazgal imalat çalışması yaptı. Ekipler; Bodrum ilçe merkezi ve Pınarlıbelen Mahallesi genelinde, Gündoğan Mahallesi Kızılburun Caddesi, Türkbükü Mahallesi Çamtepe Caddesi, Karabağ Mahallesi 7612 ve 7528 sokaklar, Gümüşlük Mahallesi Poyraz Sokak, Dereköy Mahallesi Kavakderesi Caddesi, Yahşi Mahallesi 2867 Sokak, Yaka Mahallesi Cenap Tezer Caddesi, Cumhuriyet Mahallesi Severcan Caddesi ve 1615 Sokak, Kumbahçe Mahallesi Güvercin Sokak’ta yağmur suyu hatlarında, mazgallarda ve şarampollerde temizlik ile yağmur suyu hatlarında güçlendirme, bakım ve onarım çalışması gerçekleştirdi.
Kanal açma aracı ile mazgal ve yağmur suyu hatları temizlik çalışmaları kapsamında da Geriş, Dirmil ve Turgutreis mahalleleri genelinde, Gündoğan Mahallesi Atatürk ve Kızılburun caddeleri genelinde çalışmalar gerçekleştirildi.
İlçe genelinde meydana gelecek yağışlardan vatandaşların en az şekilde etkilenmesi için çalışmalar aralıksız sürdürülecek. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarımeşe Mahallesi Suadiye Caddesi üzerindeki bir fabrikada zemine dökülen kimyasal madde 2 işçiyi hastanelik etti. Bir işçi madde nedeniyle kaygan zeminde düşerek yaralanırken diğeri de kimyasal tepkimeden etkilendi. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese sağlık, UMKE, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. 2 işçi ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yere dökülen madde ise temizlendi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tavşanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen ortak operasyonda,
Bursa’dan Tavşanlı’ya uyuşturucu sevkiyatı yaptığı tespit edilen B.C. ve uyuşturucu maddeleri saklayan İ.Ö. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Şüphelilerin sakladıkları bölgede yapılan aramalarda: 1 kilo 118 gram bonzai, 9,33 gram metamfetamin ve 6,86 gram skunk ele geçirildi. Yakalanan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tavşanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, yılbaşından bu yana Kütahya genelinde uyuşturucu madde imal ve ticareti suçundan tutuklanan kişi sayısının 173, Tavşanlı ilçesinde ise 26 olduğu bildirildi. Ekiplerin uyuşturucu ile mücadele çalışmalarına kararlılıkla devam edeceği vurgulandı. – KÜTAHYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göçük altından çıkarılan 1 işçi hastaneye kaldırıldı
İSTANBUL – Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binada kısmen çökme meydana geldi. Çökme sonrasında 2 işçi göçük altında kalırken, olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri tarafından 1 kişinin çıkarıldığı öğrenildi. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Güngören’de kentsel dönüşüm çerçevesinde yıkımı devam eden binanın üst kısmında çökme meydana geldi. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çökme sonrasında 2 kişi göçük altında kaldı. İtfaiye ekiplerinin kurtarma çalışmalarının ardından 1 kişi göçük altından çıkarıldı. Çöken binadan çıkarılan Ümit Kurt isimli işçi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından BakırköySadi KonukEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. İtfaiye ekiplerinin göçük altında kalan diğer işçiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor. Öte yandan, çöken bina havadan görüntülendi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Törende; Altın Terazi ödüllerinin yanı sıra Habertürk Seyirci Ödülü, SİYAD ve Öğrenci Jürisi ödülleri, sahiplerine takdim edilecek.
‘Herkes için adalet’ Haberi Görüntüle
Festivalde Dün
Elina Psykou imzasını taşıyan Selanik, Prizren ve Kopenhag film festivallerinde ödüller kazanan hibrit belgesel Boşluktaki Bedenler / Stray Bodies gösterimi sonrasında filmin yapımcısı Ivan Madeo izleyicilerle bir araya geldi. AB üyesi devletlerin kürtaj, tüp bebek ve ötanazi yasalarındaki tutarsızlıklar nedeniyle bir ülkeden diğerine giden kadınları takip eden filme dair Madeo “Yönetmen Elina Psykou’nun 2017’de yazdığı bir proje aslında film. Yunan yapımcısı yoktu, bulamamıştı. Ben projeyi okuduğumda çok beğendim. Çok önemli ve üzerine konuşmamız gereken bir konuydu. Filmde izlediğiniz karakterlerin yüzde doksanı gerçek. Hem bu insanların gerçek hikâyesini takip ettiğimiz için hem de araya pandemi girdiği için çekimler uzun sürdü. Çünkü tüp bebek ya da kürtaj için yola çıkan bu karakterleri uzun bir süre takip etmek gerekiyor. Filmin kürtaj ve tüp bebek ile ilgili başlamasına sonunda ise ötenazi olmasına en baştan karar vermiştik. Hem siyasi hem de hukuki sistemimizin bir günden diğerine ne kadar hızlı değişebildiğini biliyoruz. İşte bu yüzden haklarınız için mücadele etmeyi bırakmayın. Sizin olan şeyler için, bedeniniz, sağlığınız, zihniniz için savaşmaktan vazgeçmeyin; kimse bunları sizden almamalı” dedi.
REKLAM
Ivan Madeo yapımcısı olduğu ve festivalde Türkiye prömiyerini yapan bir diğer film olan Michael Krummenacher imzalı Hain / The Traitor gösterimi sonrasında da salondaydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında idam edilen ilk İsviçre vatandaşı Ernst Schrämli’nin gerçek yaşam öyküsünü anlatan film, prensipte tarafsız olan İsviçre’nin tarihinden az bilinen bir kesiti izleyiciyle buluşturuyor. Madeo “Yönetmenin yedi yıl önceki filminin yapımcısı da bendim. O filmden sonra geldi ve dedi ki, İkinci Dünya Savaşı’nda İsviçre hakkında yeni bir film fikrim var. İsviçre’nin Almanya’daki Nazilerle çok güçlü bir işbirliği yaptığını ve o dönemde Nazilere yardım etmek için çok fazla Yahudi kabul etmediğini zaten biliyoruz. Ama benim bilmediğim şey, İsviçre’nin aslında Nazilerle ve Almanlarla yıllar boyu milyarlarca dolarlık silah anlaşmaları yapmış olduğuydu. Ve bu yıllarca devam etti, ta ki savaş değişene ve Almanya aniden savaşı kaybetmek üzere olana kadar. O zaman İsviçre dünyaya tarihin doğru sayfasında durduğunu göstermek için sıradan bir insanı idam etti. Bu hikâyeyi bilmiyordum. İşte bu yüzden düşündüm ve tamam Michael, bu anlatmamız gereken bir şey, çünkü bence kimse bilmiyor dedim” dedi.
Filistinli yönetmen Rashid Masharawi’nin Gazze’deki filmler ve film yapımcıları için kurduğu Masharawi Fonu’nun projesi olan Sıfır Noktasından – Gazze’nin Anlatılmamış Öyküleri festival kapsamında beyazperdedeydi. Filistinle Dayanışma bölümünde yer alan süreleri üç ila altı dakika arasında değişen farklı türlerde 22 kısa filmin gösterimi sonrası, projenin sanat danışmanı aynı zamanda festivalin kısa metraj jüri üyesi Ala Abou Ghoush, bu çarpıcı yapımlara dair merak edilenleri cevapladı. Ala Abou Ghoush “Bu proje savaşın başlamasından iki ay sonra oluştu. Herkes gibi biz de düşünüyorduk ne yapabiliriz diye. Haberleri izliyorduk, ailelerimizi arıyorduk. Rashid Masharawi de Gazzeli’dir. Kendisi gidip bir film yapmaktansa oradakilere anlatılmayan öykülerini anlatmak için bir fırsat vermek istedi ve bu fonu kurdu. Çünkü haberlerde her şey çok hızlı geçiyor. Bu kolay olan kısmıydı, zor olan kısmı iletişim kurmaktı. Savaş zamanı, elektrik yok, internet yok, su yok. İnsanlarla temas kurmayı nasıl başaracağız diye düşündük. Bir de bu ortamda öykülerini anlatmak isteyecek kişileri nasıl bulacağız? Telefonları şarj etmek, kamera bulmak, bütün bunlar büyük bir mesele. Bu gerçekten çılgınca bir çabaydı. İzlediğiniz filmleri yapanların yüzde sekseni sinemacı değil, ancak birkaç tanesinin bu işlerle ilişkili olduğunu söyleyebilirim. Çok karmaşık bir süreç oldu bu. Bir yandan da duygusal açıdan çok yıpratıcıydı. Her şey bittiğinde de bu filmleri göstermek çok önemliydi bizim için. Çünkü Gazzelilerin istediği de bu” dedi.
REKLAM
Lotfi Achour Locarno Film Festivali Bugünün Sinemacıları bölümünde dünya prömiyerini yapan ve Vancouver FF’de İzleyici Ödülü kazanan Kırmızı Çocuklar / Red Path filminin ikinci gösteriminde Kadıköy Sineması’nda izleyicilerle buluştu. Festivalde dün aynı zamanda Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması heyecanı yaşayan on film ikinci gösterimleri için bir kez daha beyazperdedeydi. Film gösterimleri sonrasında yönetmenler Cansu Baydar, Atakan Yılmaz, Yakup Tekintangaç, Elnaz Ghaderpour ve Reza Gamini filmlerine dair merak edilenleri yanıtladılar.

Festivalde Bugün – 28 Kasım
Festivalin son gününde dokuz film beyazperdede olacak. İBB Beyoğlu Sineması’nda 14.00 seansında Filistin ile Dayanışma bölümü kapsamındaki Sıfır Noktasından – Gazze’nin Anlatılmamış Öyküleri gösterimi yapılacak. Filistinli yönetmen Rashid Masharawi’nin Gazze’deki filmler ve film yapımcıları için kurduğu Masharawi Fonu’nun Gazze halkının sesini duyurmak ve çoğu zaman duyulmayan deneyimlerini belgelemek için tasarlanan projesi olan Sıfır Noktasından – Gazze’nin Anlatılmamış Öyküleri, süreleri üç ila altı dakika arasında değişen farklı türlerde 22 kısa filmden oluşuyor. Projenin ekip üyelerinden, aynı zamanda festivalin kısa metraj film yarışması jürisi olan Ala Abou Ghoush filmin gösterimine katılacak.
Dördüncü günü geride bıraktı Haberi Görüntüle
CineWAM Nişantaşı City’s’de saat 14.00’da Liliana Torres’in “Anne olmak istememek bir tercih ve hak olamaz mı, anne olmamak için illa bir sebep mi gerekiyor?” sorusu ile ataerkil mutluluk formülüne farklı bir bakış açısı getirdiği filmi Memeli / Mamifera izleyiciyle buluşacak. Bu yıl Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümünün dikkat çeken yapımlarından, Somali sineması için cesur bir yeni ses olan Mo Harawe imzalı Cennetin Yanındaki Köy / The Village Next to Paradise 16.30 seansında gösterilecek. Yönetmenin memleketi Somali’ye Batı’nın önyargılı bakışının tam tersi bir portre çizdiği Cennetin Yanındaki Köy, Cannes’a seçilen ilk Somali filmi olarak tarihe geçti. Mara Tamkovich izleyiciyle ilk kez New York Tribeca Film Festivali’nde buluşan Polonya yapımı Kurşuni Gökyüzü Altında / Under The Grey Sky ile ilkeli ve cesur gazetecilik yapmanın bedellerini ödeyen Belarus gazeteci Katsiaryna Andreyeva ve eşi Igor Ilyash’ın gerçek öyküsünü anlatıyor. Kurşuni Gökyüzü Altında 19.00’da izleyiciyle buluşacak. 2020’de ilk filmi Namo ile Altın Terazi kazanan, 2022’de Sonu Yok ile yeniden yarışmaya seçilen Nader Saeivar imzalı, Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Şahit / The Witness 21.30’da gösterilecek. Nader Saeivar ve Cafer Penahi’nin senaryosunu birlikte yazdıkları film, İran’da geçen adli bir meseleyi beyazperdeye taşıyor.
İzleyicilerin sorularını cevapladı Haberi Görüntüle
Türkiye prömiyerini festivalde yapan Michael Krummenacher imzalı Hain / The Traitor 14.00’te Kadıköy Sineması’nda gösterilecek. İkinci Dünya Savaşı sırasında idam edilen ilk İsviçre vatandaşı Ernst Schrämli’nin gerçek yaşam öyküsünü temel alarak sunan film, İsviçre’nin tarihinden az bilinen bir kesit ile geçmişle de hesaplaşıyor. Yönetmenin önceki filmleri gibi Yunanistan’ın Tuhaf Dalga akımından izler taşıyan Elina Psykou imzalı Boşluktaki Bedenler / Stray Bodies 16.30 seansında beyazperdede olacak. Film, AB üyesi devletlerin kürtaj, tüp bebek ve ötanazi yasalarındaki tutarsızlıklar nedeniyle bir ülkeden diğerine giden kadınları takip ediyor. Her iki filmin de yapımcısı olan Ivan Madeo da izleyicilerle buluşacak.
İlgiyle devam ediyor Haberi Görüntüle
José Giovanni’nin yönettiği unutulmaz klasik Şehirde İki Adam / Deux Hommes Dans La Ville 19.00’da beyazperdede olacak. Polis soruşturmasından, mahkemelerden, infaz kurumlarına kadar adalet sisteminin içinde geçen ve birçok tartışma açan filmin başrollerini geçen yaz kaybettiğimiz Alain Delon ve Fransız sinemasının usta oyuncusu Jean Gabin paylaşıyor. Festival Anadolu yakasındaki izleyicilerine 21.30 seansında gösterilecek Brezilya Cinema Novo akımının ustası Glauber Rocha’nın toplumsal adaletsizliğe isyanı anlattığı filmlerinin en çarpıcı olanı Kara Tanrı, Beyaz Şeytan / Black God, White Devil ile veda edecek. İlk gösteriminden 60 yıl sonra yenilenen 4K kopyasıyla izleyiciyle buluşacak unutulmaz bir klasik olan film, kırsal kesimden yoksulluk, eşitsizlik, öfke, başkaldırı, cinayet ve intikam içeren, iki bölümden oluşan bir öykü anlatıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şişli Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen BASE’in 8. edisyonu, Habertürk ve Bloomberg HT’nin medya sponsorluğunda, Trendyol Sanat ana sponsorluğunda, Bilgili Holding ana mekan sponsorluğunda, Bilgili Sanat iş birliğinde The Ritz-Carlton Residences Istanbul B Blok’ta sanatseverlere kapılarını açtı.

Bu yıl 33 şehirde, 40 üniversiteden, yeni mezun 132 sanatçıyı ağırlayan fuarda, resim, fotoğraf, seramik, cam, heykel, video, yeni medya, grafik tasarım ve geleneksel Türk sanatları gibi farklı disiplinlerde üretilmiş yaklaşık 150 eser yer alıyor.
BASE Kurucu Ortağı İdil Bilge, sanat okumaya cesaret eden, emek veren, yaratım gücünü sanat alanında gösteren gençlere mezun olduklarında hayatlarını kolaylaştıracak, sanatsal anlamda kariyerlerini devam ettirebilmelerine yardımcı olacak bir platform sunmak istediklerini söyledi.
REKLAM
KARİYERLERİNDE BİR BASAMAK OLMAYI MİSYON EDİNDİK
Bilge “BASE’i 2017 yılında hayata geçirdik. Zaman içerisinde dünyamız aslında buraya kaydı. Yurt dışına gittiğimizde mezuniyet sergilerinin yapıldığını görüyorduk. O sene Türkiye’de okuyan lisans, yüksek lisans ve hatta doktora mezunları da başvurdu. Mezun olanlara böyle bir platform yapmak istedik. Doğru kontaklarla onları bir araya getirip aslında kariyerlerinde doğru yerlere gelmelerinde bir basamak olmayı misyon edindik. Galeriler, alıcılar, küratörler, sanat tarihçileri bazen kendilerinden daha kıdemli sanatçılarla da fikir alışverişi yapabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

Büyük şehirler dışında okumuş ve sanatçı olmaya baş koymuş kişilere de ortam sağlandığını dile getiren Bilge, şunları kaydetti:
REKLAM
“Türkiye’deki mesafeleri kaldırarak herkese eşit görünürlük vermek, nerede okumuş olursa olsun dönemdaşlarıyla eşit fırsat sunabilmek için aslında BASE’i hayata geçirdik. Yaklaşık 2 bine yakın yeni mezun oluyor. Tek kriterimiz yeni mezun olması. Yaşı ya da hangi temada hangi pratikte çalıştığının önemi yok. Çok serbest bırakıyoruz bu konuda. Bizim her sene 15 kişilik bir jürimiz oluyor. Çok fazla değişik gözün olmasını çok önemsiyoruz. Çünkü amacımız kişisel zevki yansıtmak ya da estetik olarak çok güzel bir sergi yapmak değil. Kimin yeteneği varsa kaçırmamak için her disiplinden bir göz koyuyoruz jüriye. Yani ressam, heykeltıraş, fotoğraf sanatçıları, galericiler, küratörler, koleksiyoner ve sanat tarihçileri var. Potansiyeli olan kim varsa gözden kaçırmamak için ince eleyip sık dokuyarak bir seçki yapıyorlar.”

ÜCRETSİZ OLARAK ZİYARETE AÇIK
Ücretsiz olarak ziyarete açık olacak BASE, yeni mezun sanatçıların yaratıcılıklarını ve üretme motivasyonlarını desteklemek, onların sanat profesyonelleri ve sanat izleyicileri ile diyaloglarını geliştirmek misyonuyla 8 yıldır düzenleniyor.
Ayrıca BASE ve Trendyol Sanat iş birliğinde gerçekleşecek Konuk Ülke Azerbaycan: Genç sanat üretimine bakış sergisinde Azerbaycan’dan yeni mezun ve son yıllarda mezun olmuş 14 genç sanatçının yaklaşık 30 eseri yer alacak. Sergi Azerbaycan’ın çeşitli sanatsal ifadelerini sergileyerek her iki ülkedeki paralel sanat üretimini gözler önüne seriyor.

BASE’in 2024 yılı başvurularını Ari Meşulam, Bahar Kızgut, Coşar Kulaksız, Daryo Beskinazi, Derya Yücel, Ergin Çavuşoğlu, Esra Aliçavuşoğlu, Gülay Semercioğlu, Nermin Er, Oya Delahaye, Serkan Özkaya, Sinan Demirtaş, Yaşam Şaşmazer ve Yekhan Pınarlıgil’den oluşan seçici kurul değerlendirdi.
Küratörlüğünü Derya Yücel’in üstlendiği programa ilişkin detaylı bilgiye base.ist adresinden ulaşılabiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sibel Can, Tuluğ Tırpan yönetimindeki senfoni orkestrası eşliğinde Ankara CSO Ada’da sevenleriyle buluştu.
Amor Gariboviç imzalı siyah elbisesiyle dile düşen Sibel Can, sahnede zor anlar yaşadı.
KIYAFETİNİN AZİZLİĞİNE UĞRADI
Sahne kıyafetiyle günlerdir gündemde olan ünlü şarkıcı Sibel Can, sahnede talihsiz bir kaza yaşadı.
Ünlü şarkıcı, performans sırasında dengesini kaybederek düştü.
İKİ KİŞİNİN YARDIMIYLA KALKABİLDİ
Bir süre yerden kalkamayan ünlü sanatçı, 2 kişinin yardımıyla zor bir şekilde ayağa kalkabildi.
Sibel Can daha sonra hiçbir şey olmamış gibi şarkısına devam etti.

MORAL VERDİLER
Müzikseverler Can’a moral olmak için alkış tuttu.
ELBİSESİNİN FİYATI DUDAK UÇUKLATTI
Sibel Can’ın sahneye çıktığı elbisenin tasarımcısının ünlü modacı Amor Garibovic olduğu ve bu elbisenin Sibel Can’a hediye olarak verildiği ortaya çıktı.
Ancak, bu elbisenin fiyatı dudak uçuklatacak kadar yüksek.
Sosyal medyada gündem olan bu kıyafetin fiyatı tam olarak 150 bin TL.


Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Melisa Aslı Pamuk ve Yusuf Yazıcı, gizli saklı ilerledikleri ilişkilerini nikah masasında taçlandırdı.
Trabzon’a gelin giden Melisa Aslı Pamuk, ilk bebeğine hamile olduğunu ise geçtiğimiz günlerde açıkladı.
Bir erkek bebek bekleyen Melisa Aslı Pamuk, son olarak sosyal medyadan nişan fotoğraflarını hayranlarının beğenisine sundu.
NİŞAN KARELERİ GÖRÜCÜYE ÇIKTI
İkili hem nişanı hem de düğünü gözlerden uzak yaptı. Melisa Aslı Pamuk ise beyazın ağırlıklı kullanıldığı nişan karelerini yayınladı.
“Film rulomu karıştırıyorum” notunu düştüğü kareleri yayınlayan Pamuk, zarif tercihleriyle de beğenildi.
Melisa Aslı Pamuk’un gül detaylı bir elbise giydiği, Yusuf Yazıcı’nın ise kocaman güllerle jest yaptığı görüldü.




Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADINLARIN en sık yakalandığı kanser türlerinin başında gelen meme kanserinin teşhisiyle ilgili Akdeniz Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hamza Feza Carlak, ABD, Avrupa ve Türkiye’den patent aldığı bir yöntem geliştirdi. Yapay zeka ve yüksek çözünürlüklü termal kameralar kullanılan sistemde; kanser şüphesi bulunan dokuya verilen elektrik akımıyla ısınan hücreler arasında sağlıklı hücreyle kanserli hücre cildin 9 milimetre altından tespit edilebiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC) son yayımladığı ve 2022 yılı verilerini paylaşan raporda yaklaşık 19,97 milyon yeni kanser vakasının kaydedildiği dikkati çekti. 10,31 milyonu erkeklerde, 9,66 milyonu kadınlarda görülen kanser vakalarında erkeklerde en fazla akciğer, prostat, kolorektal, mide ve karaciğer kanseri tespit edilirken, kadınlarda en çok meme kanseri ve rahim kanseri vakaları görüldü. 2018- 2022 döneminde 53,5 milyon kanser vakası kaydedilirken, 2022’de 9,7 milyondan fazla kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi. Kadınlarda meme kanserinin erken teşhisle tedavisinin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, erken teşhis yöntemleri üzerine çalışmalar geliştiriyor.
‘TÜMÖRÜ CİLDİN 9 MİLİMETRE ALTINDAN TESPİT EDEBİLİYORUZ’
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hamza Feza Carlak, tıp alanında mühendislik çalışmalarına ağırlık veriyor. Doç. Dr. Carlak, özellikle meme kanserinin teşhis ve tedavisi için geliştirdiği yöntemle kanserli hücreyi termal kamerayla cilt altından tespit edebiliyor. Yapay zekadan da destek alınan çalışma için yüksek çözünürlüklü özel yazılımlı termal kamera kullanıldı. Patenti de alınan çalışmanın temelde kanserli hücrenin bulunduğu düşünülen bölgeye verilen elektrik akımıyla kanserli hücre ile sağlıklı hücre arasındaki ısı farkını tespit etmeye yönelik olduğunu anlatan Doç. Dr. Carlak, “Vücudun elektrik iletkenliğini de kullanarak kanserli ve sağlıklı dokuları birbirinden ayırabiliyoruz. Kanserli dokunun meme üzerinde oluşturduğu sıcaklık farkı sağlıklı dokuya göre daha yüksek olacağından 3 milimetreküplük tümörü cildin 9 milimetre altından tespit edebiliyoruz. Tümör dokunun daha büyük olması halinde de daha derinlerden tespit edebiliyoruz” diye konuştu.
‘VÜCUDA OLUMSUZ BİR ETKİSİ YOK’
Mamografinin şu an en yaygın yöntem olarak kullanıldığını ancak bu yöntemde vücuda zararlı x-Ray ışınlarının uygulandığını kaydeden Doç. Dr. Carlak, kendi geliştirdiği cihazla ilgili şu bilgiyi verdi: “Vücuda olumsuz bir etkisi yok. Çok mobil bir cihaz. Hızlı şekilde görüntü veren bir sistem. Kısa sürede bizim bu görüntülemeyi yapmamız mümkün. Maliyeti de düşük. Hastaların daha erken evrelerde tümör tespiti yapılabiliyor” dedi.Cihazın ABD, Avrupa ve Türkiye’den patenlerinin de alındığını anlatan Doç. Dr. Hamza Feza Carlak, “Artık ticarileşme aşamasına geçtik. Çeşitli firma ve yatırımcılarla görüşmelerimiz sürüyor” diye konuştu.
Haber-Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir vakıf üniversitesinde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Başar Cander ve Doç. Dr. Bahadır Taşlıdere, Roma’da bu yıl 10’uncusu yapılan kongrede, “Acil Serviste Akciğer Ödemi Olan Hastalarda Diüretik Tedavi Yanıtının Ters-FALLS Protokolü Kullanılarak Değerlendirilmesi” başlıklı çalışmayla öne çıktı.
Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Cander, her iki dalda Türkiye’ye ödül verilmesinin tıp alanında dünyaya öncü rolünü göstermesi açısından önemi oluğunu söyledi.
Tüm gelişmiş ülkeler arasında bu bilimsel çalışmaların ödül almasının Türkiye’nin acil tıpta dünyada lider rolünü perçinlediğini ifade eden Cander, “Birçok branştan farklı olarak Türkiye’de Acil tıp hizmetlerinin dünyada bulunduğu konum birçok ülkeye örnek olacak durumda. Bir taraftan her gün afet düzeyinde hasta bakarken, bir taraftan da dünya acil tıbbına katkı sunacak çalışmaların yapılması ve bunların ödül alması büyük fedakarlıkla birlikte önemli bir tecrübeyi yansıtıyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince bir eve düzenlenen operasyonda 52 kilo 700 gram skunk ele geçirildi. Operasyonda 1 kişi gözaltına alındı. Şüpheli, emniyetteki ifadesinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL’da yenidoğan bebekleri anlaşmalı özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek, haksız kazanç sağlayan ve kusurlu davranışlarda bulunarak ölümlerine neden olan Fırat Sarı ve İlker Gönen’in de aralarında bulunduğu 22’si tutuklu 47 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşmanın sekizinci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı.
Bakırköy Adliyesi 22. Ağır Ceza Mahkemesi Salonu’nun kapasitesinin yetersiz olması sebebiyle duruşma konferans salonunda görülüyor. Fırat Sarı ve İlker Gönen’in de aralarında bulunduğu 22’si tutuklu 47 sanıklı davada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları salonda hazır edilirken, bazı tutuksuz sanıklar da bulundukları şehirlerdeki adliyelerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Duruşma saat 10.15’te kimlik tespitinin ardından tutuksuz sanık Ceren Hatice Kırım’ın savunmasıyla başladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EROZYONLA Mücadele Haftası kapsamında TEMA Manavgat İlçe Temsilciliği tarafından ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştirildi.
Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında Manavgat TEMA İlçe Temsilciliği üyeleri, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nden bando eşliğinde hareket eden grup yürüyüşünü Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde tamamladı. Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan törende konuşan Manavgat TEMA Temsilcisi Şenay Malbora, bu yıl ‘Sağlıklı Toprak Sağlıklı Yaşam’ sloganı ile hareket ederek yürüyüş gerçekleştirdiklerini söyledi.
Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprağın erozyona uğradığını vurgulayan Malbora, “Topraklarımızın sağlığını korumak tercih değil, hepimizin sorumluluğu. Tükettiğimiz gıdanın yüzde 95’ini topraktan sağlıyoruz. Ne yazık ki erozyon ormansızlaşma, yanlış arazi kullanımı, kirlilik gibi faktörlerle toprak sağlığını tehdit ederek verimliğini ve yetiştirilen tarım ürünlerinin besin değerini azaltıyor. Her yıl yaklaşık 12 milyon hektar tarım toprağı bozuma uğrayarak sağlığını ve üretkenliğini kaybediyor” diye konuştu.
Haber-Kamera: Ömer KARÇA/MANAVGAT,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da yaşayan Övünç Şan, iş çıkışında ailesiyle birlikte bir şırdancıya gitti. Burada şırdan yiyen Övünç Şan’ın nefes borusuna yediği yemeğin parçası kaçtı. Aynı restoranda yemek yiyen matematik öğretmeni Kadir Bardakçı, Şan’ın yardımına koştu. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından daha önceden verilen ilk yardım eğitimlerinde “Heimlich manevrası”nı öğrenen Bardakçı, bu yöntemle Şan’ın nefes borusuna kaçan şırdan parçasının çıkmasını sağladı. Yaşananlar ise güvenlik kameralarına yansıdı.
“ŞIRDANI HIZLI YEDİM BOĞAZIMA TAKILDI”
Övünç Şan, “İşten çıktıktan sonra eşim ve çocuğumu evden alıp şırdan yemeye geldik. Şırdanlar o kadar güzel görünüyordu ki, ben de günün vermiş olduğu açıklıkla beraber birden hızlıca yemeye başladım. İlk aldığım lokmayı o kadar büyük ısırdım ki ilk başta öksürük oldu. Sonra lokmamı yutmaya çalıştıkça boğazıma takıldı” dedi.
“CAN BORCUM VAR”
Kendisini kurtaran kişiye minnet duyduğunu belirten Şan, “Nefes alamadığımı anladım. Herkes bir telaş içerisinde, eşim ve buradaki insanlar bana yardım etmeye koşturdu. Burada az önce tanıştığım Kadir Bey, o benim kahramanım. Beni hayata döndürdü, kendisine can borcum var. Yapmış olduğu Heimlich manevrası ile boğazımda kalan lokmayı çıkardı. Nefes almaya başladım, kendisine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kadir Bardakçı ise, “Yemek yerken bağırtıya çıktım. Olayın ne olduğunu anlamaya çalıştım, sonra arkadaşımızın yediği yemeğin nefes borusuna kaçtığını fark ettim. Daha önce de Milli Eğitimin düzenlemiş olduğu eğitimlerle Heimlich manevrasını öğrenmiştim. Aldığımız eğitimler haricinde hiç denememiştim, ilk defa başımıza geldi. O da çok şükür işe yaradı, arkadaşımız nefes almaya başladı” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Trafik Jandarması Timlerince; 26 Kasım tarihinde, “Emniyet Kemeri Kullanımına” yönelik özel trafik denetimi gerçekleştirildi. Yapılan denetim sonucunda 1.364 araç ve sürücü kontrol edilerek, 58 araç ve sürücüsüne trafik idari para cezası düzenlendi. 9 aracın trafikten men edildiği uygulamada aranan 2 şahıs ve 2 yakalamalı aracın da yakalandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekim 2023’te glioblastoma teşhisi konan Miller, ameliyat sonrası yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ameliyatta uyanık kalmayı ben seçtim. Doktorlar sol tarafımı nasıl kullandığımı sorduğunda gitar çaldığımı söyledim. Ameliyat sırasında beni uyandırıp gitar çalmamı istediler. Bildiğim şarkıları çalamadım ama akorları çalabildim.”
Miller, hastalığına rağmen kilise korosundaki çalışmalarına devam ediyor. “İlginç bir durum yaşıyorum. Konuşurken zorlanıyorum ama şarkı söylerken hiç sorun yaşamıyorum” diyen Miller, üç ayda bir kontrole gidiyor.
Ameliyatının yıldönümünde anlamlı bir kampanya başlatan Miller, beyin tümörü araştırmalarına destek için bir ayda 159 kilometre yürümeyi hedefliyor. Şimdiye kadar 27 bin TL değerinde bağış toplayan Miller, “Ehliyetimi bırakmak zorunda kaldım ama yürüyebiliyorum. Bu kampanyayla umut olmak istiyorum” dedi.



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gıda güvenliği ve hijyen standartlarının artırılmasını hedeflediklerini belirten Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, bu tür çalışmaların, bölgedeki yemek sektörünün gelişimine ve tüketici sağlığının korunmasına katkı sağlamayacağını söyledi.
Esra Uzun tarafından hem işletme sahipleri hem de çalışanlar tarafından büyük bir ilgiyle takip edilen eğitimin sürdürülebilir bir gıda güvenliği sistemi oluşturulması adına büyük önem taşıdığı vurguladı.
Eğitimde, Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrol ekiplerinin sahada karşılaştığı problemler detaylı bir şekilde ele alındı. Bu sorunların nedenlerine ve çözüm yollarına dair derinlemesine değerlendirmeler yapılarak, sektör temsilcilerinin konuya dair bilinç seviyesinin artırılması hedeflendi. Aynı zamanda, gıda hijyeni konusunda temel ilkeler ve ilgili mevzuat hakkında kapsamlı bir bilgilendirme yapıldı. Katılımcılara, mevzuat gerekliliklerine uyumun işletmelerin hem tüketici güvenini sağlamada hem de yasal sorumluluklarını yerine getirmede ne kadar kritik bir rol oynadığı aktarıldı.
Eğitim, sadece teorik bilgilerle sınırlı kalmayarak, işletmelerin günlük faaliyetlerinde uygulayabileceği pratik önerilerle zenginleştirildi. İşletmelere, hijyen yönetimi, risk analizi ve güvenilir gıda üretimi konularında daha etkili yaklaşımlar benimsemeleri için rehberlik edildi. Bu çalışmaların, işletmelerin sektördeki rekabet gücünü artırmasına ve tüketicilere daha güvenilir hizmet sunmasına katkı sağlaması bekleniyor. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş:
“Bugün Trabzon’daki heyelan sahalarında çok katlı binalar var”
TRABZON – Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan nüfusun yoğun olduğu Beşirli ve Akyazı mahallerinin heyelan sahaları nedeniyle tehlikeli olduğunu söyledi.
Trabzon’da bir dönem tütün tarlası olarak kullanılan arazilere yapılan yüksek katlı binalar tehlikeye de beraberinde getirdi. Yaklaşık 50 yıl önce Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmanın ardından heyelan sahası olması nedeniyle yapılaşmaya kapatılan Beşirli ve Akyazı mahalleri günümüzde en yoğun yapılaşmanın ve nüfusun olduğu mahalleler arasında yer aldı.
3 riskli fay ortasında bulunan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde uzmanlar özellikle dolgu ve heyelanlı alanlara yapılan yüksek katlı binalara karşı uyarılarda bulundu. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un kuzeye bakan yamaçlarının çok faylı, kırıklı bloklar halinde ve heyelanlı bir saha olduğunu söyledi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün 1970’li yıllarda Beşirli ve Akyazı mahallerinde metropol adı altında bir haritalama yaptığını kaydeden Bektaş, “Gelecekteki şehirleşmeye ışık tutabilmek için bu amaçlanmıştı. Orada heyelan sahaları tespit edildi. 50 yıl önce o heyelan sahalarında risk sıfırdı. Oralar tamamen tütün tarlasıydı. Ama bugün o heyelan sahalarında çok katlı binalar var. O heyelan sahalarının önünde artı olarak Akyazı, Beşirli gibi dolgu alanları oluşturduk. Şehir Hastanesi ve stat var. Bu iki stratejik yapı dolgu alanı üzerinde duruyor. Burada iki tehlikenin olduğunu bilmemiz gerekiyor. Orası Akyazı heyelan sahasının ön cephesinde yer alıyor. Kuzeyde olabilecek bir kitle hareketi doğrudan dolguyu etkileyecek. Beşirli’de de aynı sorun var. Bunlar için uydudan kitle hareketlerini incelememiz lazım. Bunun masrafı yok. Pahalı bir şey değil. Üniversitedeki harita bölümü bunu rahatlıkla yapabilir. Ancak ilk önce tehlikenin bilincine varmamız lazım. Biz bilimi kullanmazsak bu doğal olaylar afete dönüşmeye devam edecektir” dedi.
“Uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım”
Tehlikeye rağmen Beşirli ve Akyazı mahallelerindeki şehirleşmenin büyüdüğünü dile getiren Bektaş, “Doğal afetin olmasının en büyük nedeni bizleriz. Bilimi kullanmıyoruz. Bütün dünya kitle hareketlerini uydudan takip edebilir. Milimetre cinsinden hareketini takip ediyor. Beşirli ve Akyazı’daki yerleşim yerlerinden hala nüfus büyüyor. Şehirleşme artıyor. Bu insanların can ve mal güvenliği için oraların belediyece şehirleşme açısından ivedilikle uydudan sürekli olarak gözlemlenmesi lazım. Yerden yapılan jeolojik etütlerle bu tehlike bertaraf edilemez. Beşirli eskiden beri kayıyor. Daha önce Beşirli heyelan sahası olduğu için imara kapanmıştı. Ama daha sonra siyasi kararlarla Beşirli ve Akyazı’yı imara açtılar. Hatta bazı binalar kaydığı için yapılaşmayı durdurdular. Politik kararlar bilimin önüne geçerek her taraf yerleşime açıldı. Ancak Beşirli ve Akyazı heyelan sahası basamaklar halindedir. Bu basamaklar üzerinde yerleşim alanları, çok katlı binalar sürekli gelişiyor. Akçaabat ilçesindeki Yıldızlı mahallesinde de aynı şekilde tehlike var. Ama bu tehlikeleri uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım. Yer deformasyonu olduktan sonra binaya yansıyorsa çok geç kalmış oluyoruz. Binada deformasyon olduğu zaman bina zaten çökmüş demektir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN – Mersin’de jandarma ekiplerinin 3 ilçede düzenlediği operasyonda uyuşturucu ticareti yapan 4 şüpheli yakalandı.
Alınan bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucuyla mücadele çerçevesinde çalışma yaptı. Ekiplerin çalışmasında Tarsus, Silifke ve Çamlıyayla ilçelerinde 4 şüphelinin uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edildi. Bunun üzerine şüphelileri takibe alan ekipler operasyon düzenledi. Operasyonda 4 şüpheli de yakalanarak gözaltına aldı. Yapılan aramalarda ise 1 kilo 648 gram bonzai, 607 gram kubar esrar, 107 gram metamfetamin, 108 adet uyuşturucu hap, 1 adet hassas terazi, 5 adet uyuşturucu madde kullanma aparatı ile 1’er adet tabanca, av tüfeği, bıçak ile bir miktar nakit para ele geçirildi.
Yakalanan şüpheliler adli işlemleri yapılması için jandarmaya götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>U.K’nin (25) kullandığı motosiklet, İnönü Caddesi’nde bir aracın yan aynasına çarparak devrildi.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
Yaralı sürücü o sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURDUR’da kaldırımda hareketsiz halde bulunan Ahmet Ç.’nin (55) hayatını kaybettiği belirledi.
Burdur’da saat 06.30 sıralarında İnönü Caddesi’ndeki bir otelin önünde kaldırımda hareketsiz yatan kişiyi görenler polise haber verdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Ahmet Ç.’nin yaşamını yitirdiğini belirledi. İncelemede Ahmet Ç.’nin bulunduğu yerdeki otelin 3’üncü katında yer alan odada konakladığı tespit edildi. İntihar ettiği değerlendirilen Ahmet Ç.’nin cenazesi savcı incelemesinin ardından otopsi yapılmak için Burdur Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MESKİ Genel Müdürlüğü, açıkta bulunan su boruları ve sayaçlarının korunması için vatandaşlara önerilerde bulunarak, donma tehlikesine karşı uygun yöntemler hakkında bilgilendirme yaptı. Mersin’in yüksek kesimlerinde yaşayan vatandaşların kış aylarına hazırlıklı girmesi için gerekli adımları atmalarını tavsiye eden MESKİ’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Kış aylarında açıkta bulunan su sayaçları ve borularının uygun yöntemlerle soğuğa karşı korunması gerekmektedir. Sayaçların donmaması için alınan önlemler arasında; su borularının bez, boru kılıfı, izocam veya yün ile kaplanması, sayaçların bulunduğu yerlerde demir, ahşap veya beton malzemeden muhafaza sandıkları yapılması, vana koruyucu ceketleri kullanılması yer almaktadır.”
“Donan sayaca kesinlikle ateş veya sıcak su ile müdahale edilmemeli”
Soğuk hava şartlarında sayaçların donması durumunda, donan sayaca kesinlikle ateş veya sıcak su ile müdahale edilmemesi gerektiği vurgulanan açıklamada “Bu tür müdahalelerin, su borularında patlamalara ve su kaybına yol açabileceği unutulmamalıdır. Sayaçların donması veya patlaması halinde Alo 185 Çağrı Merkezi ya da şubelerimize başvuru yapan vatandaşlarımızın sayaç değişim işlemleri kısa sürede gerçekleştirilmektedir. Kurumumuz, sorunları kısa süre içinde çözerek, vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermeyi hedeflemektedir. Özellikle sıcaklığı sıfır derecenin altına düşen yaylalarda, müstakil evlerde ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızı, bu önemli konuda hassas davranmaya ve gerekli önlemleri dikkate almaya davet ediyoruz” ifadeleri kullanıldı. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Toroslar Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, Çocuk Gelişim Merkezleri Genel Koordinatörü Özlem Tanışık tarafından verilen seminer, interaktif şekilde gerçekleştirildi. Ekran kullanımı konusunda kritik yaş seviyesinin 7 yaşa kadar olan süre olduğuna dikkat çeken Tanışık, günümüzde ekran kullanımının erken çocukluktaki olumsuz etkilerini bilimsel veriler eşliğinde anlattı. Seminerde, 7 yaşa kadar olan sürenin altın yaş olduğunu vurgulayan Tanışık, “7 yaşa kadar olan dönem, çocukların birçok davranış kalıplarının oturduğu kritik bir dönemdir. Bu kritik dönem ve altın çağda, ebeveynler olarak mümkün olduğunca onların bu yolculuğunu gelişimsel alanlarına teşvik edecek oyunlarla rehberlik etmemiz gerekiyor” dedi.
“Daha sağlıklı bireyleri ekrandan uzak tutarak yetiştirebiliriz”
Seminerde; dil ve konuşma, obezite, uyku sorunlarının yanı sıra şiddet eğilimi ve sosyalleşmede ciddi problemler yaşandığını başlıklar halinde açıklayan Tanışık, “Günümüz çocuklarında okullarda yaşanan uyum problemi, sosyal hayatta yaşanan temel uyum problemleri, ekrana fazla maruz kalmaktan ortaya çıkabiliyor. Çocukların normal gelişim evrelerini tamamlamakta zorlanmaları, fazla ekran kullanımı ile birlikte tüm bu süreçte çocuklarda duygusal etkiler oluşturduğu gibi, onların fizyolojik yapılarında bozulmalara yol açarak ‘dijital demans’ kavramını doğurmaktadır” diye konuştu. Ekran kullanımının kısıtlanması amacıyla tercih edilecek etkinlik ve aktiviteler konusunda da ebeveynlere öneriler veren Tanışık, “Çocuklarımızın geleceğine ışık tutmak için geç değildir. Bugün alacağımız kararlarla ve onlara oluşturacağımız rutinlerle, daha sağlıklı bireyleri ekrandan uzak tutarak yetiştirebiliriz” ifadelerini kullandı.
“Ailelerin, önce kendi ekran bağımlılığını gözden geçirmesi gerekiyor”
Seminere katılan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da gerçekleştirdikleri etkinliklerle çocukların ekrandan biraz da olsa uzak kalmalarını sağlamayı amaçladıklarını belirtti. Dokucu, “TarsusGençlik Kampı’nda, doğa içinde yaşına uygun etkinliklere katılan çocukların telefon veya tablet taşımadıklarını görüyoruz. Çünkü dikkatlerini yönlendiren çalışmalar yapılıyor” diye konuştu.
Çocukların sağlıklı gelişmesine darbe vuran ekran bağımlılığının ekran manipülasyonu olduğuna dikkat çeken Dokucu, “Ailelerin sağlıklı aile bütünlüğü için de önce kendi ekran bağımlılığını, sonra da çocuğunun ekran bağımlılığını gözden geçirmesi ve üstüne düşen görevi yapması gerekiyor” dedi. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, 23 Kasım günü saat 20.00 sıralarında Halil Rıfat Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Erol Ancu akşam saatlerinde iş yerinden çıkarak evine doğru gitmeye başladı. Kaldırımda yürüyen Ancu, elektrik için kazı çalışmasının yapıldığı noktadan geçtiği sırada patlama meydana geldi. Olay sonucunda yere savrulan Ancu, ağır şekilde yaralandı. O sırada kaldırımda bekleyenlerde panik yaşadı. Patlama anı ve sonrasında yaşananlar ise kameralara yansıdı.
KALDIRIMDA YÜRÜRKEN PATLAMADA YARALANDI
Çevredekilerin müdahale ettiği Ancu, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla TaksimEğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ameliyata alınan Ancu’nun dalağının alındığı, kaburgasının kırıldığı ve iç kanama geçirdiği öğrenildi. Ancu’nun ailesinin şikayetçi olduğu olayla ilgili polis çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, La Nina dönemine girildiğini belirtip, sert bir kış yaşanacağını söyledi. Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor” dedi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava sıcaklıklarının cumartesi gününden itibaren batı kesimlerden başlayarak yurt genelinde 10 ila 15 derece, Karadeniz Bölgesi’nde yer yer 18 derece azalarak mevsim normalleri altına ineceğini duyurdu. Beklenen soğuk hava dalgası, hafta boyunca etkili oldu. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
‘İNANILMAZ BİR SOĞUK VAR’
Bu sene sert kışın erken geldiğini belirten Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Kış bu yıl oldukça erken geldi. Özellikle İzmir’de bugün itibarıyla havalar oldukça soğuk. İzmir’in kasım ayı sıcaklığı ortalama 14 derece. Bugünlerde 7,5- 8 derecelere kadar düştü. İnanılmaz bir soğuk var. Bütün Türkiye çok soğuk. Tüm Türkiye’ye kar çok erken geldi. Ankara ve Van gibi çok erken kar yağdı. Bu sürpriz değil. Bu yıl kışın sert geçeceğini ABD’nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) açıkladı. 2024 yılının başından itibaren mayıs dışındaki bütün aylar, ortalamanın üzerine geçti” dedi.
‘DOĞA, MUTLAKA KENDİNİ DENGELER’
Prof. Dr. Yaşar, “Doğa kendini dengeliyor. Eğer çok sıcak bir dönemden geçtiysek, onun arkasından soğuk bir dönem gelir ya da tam tersi. Doğa, mutlaka kendini dengeler. Sıcaklık veya soğuk hava alıp başını gidemez. 2020’den sonra 2021 ve 2022’de çok nadir görülen bir olay oldu. 3 yıl boyunca çok kurak geçti. 2020’de yüzde 12, 2021’de yüzde 9 ve 2022’de yüzde 12 eksik yağış yağdı. Bütün barajlarımız boşaldı. Barajlarımız halen daha dolmadı. Ardından Süper El Nino patladı. Doğa, o 3 yıllık açığı Süper El Nino ile kapatmaya çalıştı. Dubai’de, Sahra’da, Brezilya’da, Avrupa’da seller oldu” diye konuştu.
‘YAĞIŞLI BİR YIL GEÇİRECEĞİMİZE İNANIYORUM’
La Nina’yla soğukların etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor. Öte yandan barajlarımız çok boşaldı. Bugün Tahtalı Barajı yüzde 11’lere düştü. Ciddi bir düşüş. Bu soğumanın ardından şubattan sonra tekrar yağışların normale döneceğine inanıyorum. Sonrasında şahane yağışlı bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Şu an kar yağışı var. Bu da çok güzel. Bizi rahatsız ediyor ama en azından yer altındaki suyu besleyecek” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akalın’ın fotoğrafına yorum yazan takipçisi şu ifadeleri kullandı: Yıllardır spor yapan Ebru Şallı’da bu kadar kas yok. Helal olsun. İki ayda kas yaptı, ey para nelere kadirsin.
“ÖLÜMDEN DÖNDÜM BİR DAHA TÖVBE”
Demet Akalın, takipçisinin mesajına yaptığı açıklama ile gündem oldu: Akalın, “Yok aşkım 2 hafta yemek yiyemedim kusmaktan. Zayıflama iğnesi oldum. Sus, ölümden döndüm. Bir daha tövbe” dedi.

Kültür SanatDemet AkalınMagazinEğitimSağlıkYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eski kilolu halinden eser kalmayan ünlü şarkıcı Demet Akalın, bu yaz verdiği mayolu ve bikinili fotoğraflarla şaşırtmıştı.
İSTEDİĞİ KİLOYA ULAŞAMADI
Akalın, 11 kilo vermesine rağmen, istediği ideal kiloya ulaşamadığını düşündü ve fazla kilolarından kurtulmaya devam etmek istedi.
ZAYIFLAMA İĞNESİ YÜZÜNDEN ÖLECEKTİ
Demet Akalın, daha fazla kilo vermek için, son zamanlarda popüler hale gelen zayıflama iğnesi oldu.
İğne sonrası ciddi sağlık sorunları yaşamaya başlayan Akalın, bir anda ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.
Zayıflama sonrası cesur seçimleriyle dikkat çeken Akalın, bir takipçisine şu yanıtı verdi:
“Yok aşkım 2 hafta yemek yiyemedim kusmaktan zayıflama iğnesi oldum sus ölümlerden döndüm bir daha tövbe.”

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son zamanlarda yaptığı açıklamalar ile en fazla konuşulan isimlerden birisi de İbrahim Tatlıses oldu.
Hem dost kazığı yediğini söyleyen hem de kızı Dilan Çıtak ile sorunlar yaşayan Tatlıses, sağlığı için yeni bir adım attı.
14 Mart 2011 gecesi Maslak’ta uzun namlulu silahla saldırıya uğrayan ve uzun süre tedavi gördükten sonra sağlığına kavuşan ancak kısmi felç kalan 72 yaşındaki türkücü, yürümekte zorluk çekiyordu.
Tatlıses bunun üzerine fizyoterapist eşliğinde çalışmalara başladı.
İLGİLİ HABERİbrahim Tatlıses: Bilenler bilir, bugün ben yeniden doğdum
DUA İSTEDİ, TEDAVİYE BAŞLADIĞINI DUYURDU
İbrahim Tatlıses bu kez sevenlerinden dua istedi. Uğradığı silahlı saldırı sonrası felç kalan ünlü sanatçı yeni tedaviye başladığını duyurdu.

“BENİ YÜRÜTECEĞİNE İNANIYORUM”
Instagram hesabından paylaşım yapan Tatlıses, “Hocamla seanslara tekrar başladık. Allah herkese acil şifalar versin beni yürüteceğine inanıyorum. Dularınızı eksik etmeyin” dedi.

YAŞADIKLARINI ANLATTI
Uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralanan İbrahim Tatlıses, o dönem yaşadıklarını anlattı ve “Ben hissettim. Baktım kafamdan bir şeyler damlıyor, doktora ‘Nedir bu hocam?’ dedim. ‘Oradan damlayan kan’ dedi. Kafamı yan dönmesem tam orta kısma gelecekmiş.” açıklamasını yaptı.

“AĞZIMDAN SULAR AKIYORDU”
Tatlıses, “Lavaboya gidemiyordum, ağzımdan sular akıyordu. O halden bu hale geldim Allah’ıma şükürler olsun. İyileşme sürecimde umudumu kaybettiğim hiç olmadı.” diye konuştu.
NELER OLDU?
Tatlıses, 14 Mart 2011 yılında uğradığı silahlı saldırıdan sonra altı saat süren bir operasyon geçirmiş ve iki hafta yoğun bakım ünitesinde kalmıştı.
6 Nisan 2011’de tedavi için uçakla Almanya’ya götürülen usta sanatçıya, sonraki yıllarda ABD’de beyin operasyonu yapılmıştı.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk pop müziğinin unutulmaz usta isimlerinden Çelik Erişçi, Galata Kulesi’nin önünde ‘Bu Kalp Seni Unutur Mu?’ şarkısını akustik versiyonuyla seslendirdi.
O anları sosyal medya hesabından yayınlayan ünlü şarkıcı, gündem oldu. Takipçileri, şarkıcının performansını değil, onun görüntüsünü konuştu.
Deri kıyafetlerle dikkat çeken Çelik, önce gelen yorumlara sözünü sakınmadan yanıtlar verdi. Ardından ise gelen yorumlar üzerine şu açıklamayı yaptı:
“BACAK ARAMA İLGİ DAHA FAZLA”
‘Neredeyse 1 milyon izlenmiş… İTÜ’de yüksek lisans ve doktora yapmış, 500’den fazla şarkı yazmış ve sunmuş bir sanatçı olarak, sanatıma değil bacak arama gösterdiğiniz bu ilgi çok enteresan. Neyse, aslan yattığı yerden belli olur.’
Şarkıcı Çelik, yıllar önce çıplak biçimde çello çaldığı fotoğrafla adından söz ettirmişti.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Edirne Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce kadın muhtarların katılımıyla program düzenlendi.
Nostaljik tramvay görünümlü “gezi treni” ile kenti gezen muhtarlar tur esnasında “Şiddete Son Sevgiye Yol Ver” ve “Kadına Yönelik Şiddet İnsanlığa İhanettir” yazılı dövizler taşıdı.
Muhtarlar Meriç Nehri’nde kancabaş tipi kayıkla gezi yaptığı sırada da “Kadına Şiddete Hayır” yazılı pankart açtı.
Yerel HaberlerEtkinliklerGünceledirneKadınYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Çerçioğlu mesajında şunları kaydetti:
“Kadına yönelik şiddet, toplumumuzun vicdanını derinden yaralayan bir sorun olmaya devam ediyor. Şiddetin hiçbir türüne tahammülümüz olmadığını bir kez daha haykırıyor; çözüm için hep birlikte harekete geçme çağrımızı yineliyoruz. Kadınlarımız, hayatın her alanında eşit haklara ve özgürlüklere sahip olmayı hak ediyor.
Kadınlarımızın ekonomik bağımsızlıklarını desteklemek, eğitim ve istihdam olanaklarını artırmak bizlerin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Ancak bunlar da yeterli değildir; aynı zamanda yasaların, şiddetin önlenmesinde caydırıcı bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Kadınlarımızın güçlü ve özgür bireyler olabildiği bir toplumda şiddetin köklerinin kuruyacağına olan inancımız tam. Adaletin sağlanması için hiçbir bahaneye, hiçbir ‘iyi hal’ indiriminin arkasına sığınılmamalıdır. Kadınların haklarını ve yaşamlarını güvence altına almak, ulusal ve uluslararası sözleşmelere sadık kalarak mümkün hale gelecektir. Bizler; bu kapsamda, ‘İstanbul Sözleşmesi’ gibi kadınlara pozitif ayrımcılık sağlayan hukuki düzenlemelerin önemine bir kez daha dikkat çekiyoruz.
Aydın Büyükşehir Belediyesi olarak, şiddet mağduru kadınlarımıza her türlü desteği sağlamaya devam ediyoruz. Ancak biliyoruz ki, şiddetin sosyolojik altyapısının çözümü için toplumsal dönüşüm zaruridir. Bu dönüşüm, kadınıyla erkeğiyle herkesin zihninde ve kalbinde başlamalıdır. Bu noktada hepimize büyük görevler düşmektedir. Güçlü kadınlar, güçlü toplumların temelidir. Bu vesileyle, şiddete maruz kalmış tüm kadınlarımızı saygıyla anıyor, kadın erkek demeden herkesin bu mücadelede sesini yükseltmesini diliyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Edirne Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce kadın muhtarların katılımıyla program düzenlendi.
Nostaljik tramvay görünümlü “gezi treni” ile kenti gezen muhtarlar tur esnasında “Şiddete Son Sevgiye Yol Ver” ve “Kadına Yönelik Şiddet İnsanlığa İhanettir” yazılı dövizler taşıdı.
Muhtarlar Meriç Nehri’nde kancabaş tipi kayıkla gezi yaptığı sırada da “Kadına Şiddete Hayır” yazılı pankart açtı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EDİRNE’nin Keşan ilçesinde, otomobile çarpan motosikletin ehliyetsiz ve kasksız sürücüsü A.E.Ö. (17) ve arkasındaki kız arkadaşı N.S.D. (16) yaralandı. Yaralı sürücü, sağlık ekiplerinin kız arkadaşına müdahalesi sırasında polis memuruna sarılarak, gözyaşı döktü.
Kaza, saat 17.30 sıralarında Cumhuriyet Mahallesi, Nazmi Başar Caddesi’nde meydana geldi. Cadde üzerinde seyreden ehliyetsiz ve kasksız sürücü A.E.Ö. yönetimindeki 17 ADU 338 plakalı motosiklet, Sancar Sokak’tan caddeye çıkan G.A.T. (63) yönetimindeki 45 U 1441 plakalı otomobile çarptı. Yoldan çıkan motosiklet bir apartmanın bahçesine devrildi. Kazada, motosiklet sürücüsü A.E.Ö. ve arkasındaki kız arkadaşı N.S.D., yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. A.E.Ö., sağlık ekiplerinin kız arkadaşına müdahalesi sırasında polis memuruna sarılarak, gözyaşı döktü. Polis, yaralı sürücüyü sakinleştirmeye çalıştı. Yaralılar, sağlık ekiplerince Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedaviye alındı. Polis, otomobil sürücüsü G.A.T.’yi ifadesini almak üzere emniyete götürdü. Kazayla ilgili inceleme sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gülnar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, inceleme yaptıkları iş yerlerinin belgeleri ile hijyen kurallarına uygunluğunu kontrol etti.
Denetimde bir ekmek fabrikasındaki 228 teneke pamuk yağının son kullanma tarihinin geçtiği belirlendi.
İşletme hakkında yasal işlem başlatan ekipler, ürünleri imha etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP’te 2 katlı evin alt katında elektrik kontağında çıkan yangında, anne ile 3 yaşındaki oğlu dumandan etkilendi.
Nurdağı ilçesi Kurudere Mahallesi’ndeki 2 katlı evin alt katında, öğle saatlerinde elektrik kontağında yangın çıktı. Evden yükselen dumanı görenler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri alevleri söndürürken, dumandan etkilenen Arzu Kuş (31) ile oğlu Abidin Kuş, sağlık ekipleri tarafından Nurdağı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Abidin Kuş ilk müdahale sonrası GaziantepŞehir Hastanesi’ne sevk edilirken, yangın ile ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Manisa merkez ve ilçeleri için verilen gök gürültülü sağanak yağış uyarısının ardından sahaya indi. Ekipler, bugün öğle saatlerinde başlayan fırtına ve sağanak yağış nedeniyle yurttaşların mağduriyet yaşamamaları için yoğun mesai harcadı.
Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, merkez ve Turgutlu ilçesinde iş yeri bacası devrilmesi, çatı uçması, duvar çökmesi gibi yaşanan olumsuzluklara hızlı bir şekilde müdahale etti. Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı ekipleri, merkez ve ilçelerde devrilen ağaçları kaldırırken, dalları kırılan ağaçlara da budama işlemi yaparak güvenli hale getirdi.
MASKİ Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı ekipleri ise merkez ve ilçelerde şiddetli yağış sırasında ve sonrasında bazı bölgelerde yaşanan su baskınlarına müdahalede bulundu. Yağışla yağmur suyu ızgaralarına dolan ağaç yaprakları ve malzemeleri temizlendi. MASKİ ekipleri kanalizasyon hatlarının temizliğini de yaparak su akışını sağlıklı hale getirdi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, merkez ve ilçelerde 24 saat esası ile sahadaki çalışmalarına devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>U.K. idaresindeki 54 LC 291 plakalı traktör, Saraçlı Mahallesi mevkisinde yağış nedeniyle kayganlaşan köy yolunda devrildi.
Kazada sürücü U.K. ile Ülkiye K. (40), İ.K ve Emine U. yaralandı.
İhbar üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık personelince Geyve İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan Ülkiye K. müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Öte yandan kazada ağır yaralanan İ.K’nin Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp askere gitmeyi hayal ediyor
KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta depremden sağ kurtulan ancak omurilik felci teşhisi konulup yürüyemeyen 22 yaşındaki Mehmet, yeniden ayağa kalkıp vatani görevini yapmak istiyor.
Kahramanmaraş’ta yaşayan 22 yaşındaki Mehmet Fatih Güngör, 6 Şubat depremleri sırasında bir tekstil fabrikasında çalışırken enkaz altında kalarak ağır yaralandı. Çeşitli hastanelerde tedavi gören Mehmet’e, omurilik felci teşhisi konuldu. Belinden aşağısı tutmadığı için yürüyemeyen gencin birçok hayalide yarım kaldı.
Askerlik ve evlilik hayali yarım kaldı
Hayatı boyunca vatani görevini yapmayı, otomobil kullanmayı ve evlenip yuva kurmayı hayal eden Mehmet, şimdi ise yeniden ayağa kalkabilmek için hayırseverlerin ve yetkililerin desteklerini bekliyor.
“Ameliyattan sonra ayaklarımı hissetmedim”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Mehmet Fatih Güngör, depremden sonra enkazda kaldığını ve 15 dakika içerisinde kurtulduğunu anlatarak, “Deprem sırasında iş yerinde çalışıyordum ve o anda duvar üzerime düştü. 15 dakika sonra beni kurtardılar, hastanelere gittim, çevre illerdeki hastanelere de gittim. Şuanda gelişmeler var. Enkaz altındayken kaburgam akciğerime batmış ve delik oluşmuş. Ankara’da onun tedavisi yapıldı, omurilik ve ortopedi ameliyatı oldum. Bir gün sonra kendime geldiğimde ayaklarımı hissetmediğimin farkına vardım” dedi.
“Hayallerimi gerçekleştirmek istiyorum”
Adana’da bir doktorun tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini belirten Güngör, “Adana’da bir doktor bulduk ancak seans başı 70 bin lira ücreti var. Omuriliğe kök hücre tedavisi yapıyormuş. En az 2 iğne vurulmam lazımmış ve daha sonra gelişim görebilecekmişim. Gelişim sonrası daha farklı bir tedavi uygulayacağını söyledi. Eski sağlığıma tam kavuşmayabilirim ama kendi işlerimi halledebileceğimi öğrendim. Hayallerim var. Askere gitmek istiyorum, hayat kurmak ve tekrardan çalışmak istiyorum. Araba sürmek istiyorum. Cumhurbaşkanımıza ve yetkililer hayırseverlerin yardım etmesini bekliyorum” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA’nın Serdivan ilçesinde rampa aşağı inerken yağmur nedeniyle kontrolden çıkan kamyon eve girdi. Kazada kamyon sürücüsü yaralanırken ev sahibinin eşi büyük korku yaşadı.
Kaza, saat 14.00 sıralarında Serdivan ilçesi Beşköprü Mahallesi Nezih Sokak’ta meydana geldi. İ.T. idaresindeki 42 ASF 934 plakalı kamyon rampa aşağı inerken yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak bariyerleri aştıktan sonra Sefer Doğan’a ait 2 katlı evin duvarına çarptı. Kazanın ardından olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi.
Kaza sırasında diğer odada bulunan Sefer Doğan’ın eşi büyük korku yaşadı. Kazada yaralanan kamyon sürücüsü İ.T. olay yerine gelen sağlık ekibi tarafından sevk edildiği SakaryaEğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin uyuşturucu madde kullanan ve satan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaları devam ediyor. Bu çerçevede, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tespit ettikleri bir şahsın ikametinde ve aracında arama yaptı. Şahsa ait araçta yapılan arama neticesinde, vites kılıfı ile teyp bölgesinin arka kısmına zulalanmış halde 6.13 gram metamfetamin, 9 adet uyuşturucu hap, 1 adet uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 26 bin 175 TL nakit para ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan Ö.F.B. tutuklandı.
Öte yandan, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin aranan şahıslara yönelik çalışmaları neticesinde, ‘kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ suçundan 5 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla araması bulunan B.B. yakalandı. Yakalanan şahıs emniyetteki işlemlerinin ardından Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi. – KASTAMONU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu kullanan ve satanlara yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda tespit edilen Ö.F.B’nin evi, üzeri ve aracında arama yapıldı. Zanlının aracının farklı yerlerine gizlenmiş bir miktar sentetik ecza hapı, uyuşturucu hap, uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenekle uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 26 bin 175 lira para bulundu.
Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Demirer, 47 yılın ardından ???????emekliye ayrılan tarih öğretmeni Hanlıoğlu ile bir araya geldi.
Hanlıoğlu’nun Öğretmenler Günü’nü kutlayan Demirer, “Hocamızın engin tecrübelerini dinleme fırsatı bulduk. Ülkemizin eğitimine neredeyse yarım asır hizmet vermiş ve hala hizmet verme arzusu içinde olan İmamettin hocamız, Of ilçemiz için bir değer. Her zaman yanında olduğumuzu ve tecrübelerinden faydalanmak istediğimizi belirtmek istiyorum.” dedi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Hanlıoğlu ise “Ben hala kendimi göreve hazır hissediyorum. Görev verildiğinde ülkem ve milletim için tecrübelerimi, bildiklerimi anlatmak isterim. Nazik ziyaretlerinize teşekkür ediyorum ve tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT), arşivinde yer alan tarihi fotoğrafları internet sitesinde ‘Özel Koleksiyon’ albümünde yayınladı.
MİT’in internet sitesinde ‘Özel Koleksiyon’ bölümü içinde ‘100 Yıllık’ adı altında, teşkilat tarihinde alıntıların yer aldığı çalışma yayınlandı. Tarihi fotoğrafların yer aldığı albümde, İtalyanların 1911’de Türk toprağı olan Trablusgarp’ı (Libya) işgalini önlemek için gizlice bölgeye giden Enver Paşa, Süleyman Askeri Bey, Yakup Cemil, Kuşcubaşı Eşref, Fethi Okyar, Mustafa Kemal Paşa’nın toplu fotoğraf yer aldı. Ayrıca, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın arkadaşı Nuri Conker ile Trablusgarp’ta çekindiği fotoğraf ile Birinci Dünya Savaşı’nda katıldığı cephelerdeki çeşitli fotoğrafları yayınlandı.
SÜLEYMAN ASKERİ BEY
Teşkilat-ı Mahsusa’nın ilk başkanı Süleyman Askeri Bey’in Trablusgarp’a Molla Cemil adında sahte kimlikle giderek bölgede faaliyet yürüttüğü aktarıldı. Albümde, Süleyman Askeri Bey ile ilgili, “Birinci Dünya Savaşı öncesinde, 1911 yılında İtalya’nın Trablusgarp’a saldırması üzerine İtalyan işgaline karşı Trablusgarp’ın müdafaasında görev aldı. Jön Türkler kılık değiştirerek Mısır üzerinden, Trablusgarp’a geçerek müthiş bir direniş örgütlediler. Süleyman Askeri imam kılığında Trablusgarp’a Mısır üzerinden gizlice geçti. Enver Paşa, Mustafa Kemal Paşa (Atatürk), Ali Fethi Okyar, Eşref Sencer Kuşçubaşı, Yakub Cemil, Süleyman Askeri hep birlikte Bingazi’deki savaşlara katıldı. Süleyman Askeri, 21 Ağustos 1912’de Bingazi ve Havalisi Komutanlığı Kurmay Başkanlığına atandı. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın safında katılması üzerine Teşkilat-ı Mahsusa Başkanlığı görevinin yanında 20 Aralık 1914 tarihinde Irak ve Havalisi Genel Komutanı olarak atandı. Irak Cephesi’nde Osmancık Taburu ile Rota Muharebesi’nde İngilizleri durdurdu ama ayağından yaralandı ve Bağdat’a hastaneye kaldırıldı, burada yaralı halde Basra’yı geri almak için planlar yaptı ve harekete geçti. Şuaybiye Muharebesi’nde komutası altındaki birliklerin 14 Nisan 1915 tarihinde İngiliz Ordusu’na mağlup olması üzerine tabancasıyla intihar etti” ifadelerine yer verildi.
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ VE HALİL KUT PAŞA
Birinci Dünya Savaşı’nın Irak cephesinde İngilizlere karşı kazanılan Kut’ül Amare Muharebelerine ilişkin, “Osmanlı tarihinin en büyük zaferlerinden biri 29 Nisan 1916’da elde edildi. Türk ordusu, Birinci Dünya Savaşı içerisindeki ikinci zaferini İngilizlere karşı kazandı. Zaferde son derece önemli olan Teşkilat-ı Mahsusa, istihbari anlamdaki başarılar arasında tarihi bir önem taşır” denildi.
Ayrıca, Kut’ül Amare Muharebesi’nin muzaffer komutanı Halil Paşa’nın Soyadı Kanunu sonrası ‘Kut’ soyadını aldığı belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaymakam Vehbi Bakır, Yıldırım Beyazıt Mahallesi Karakuş Sokak’ta inşa edilecek caminin temel atma töreninde, ibadethanenin Çubuk’a, Türkiye’ye ve İslam alemine hayırlı olmasını diledi.
Caminin altında yapılacak gençlik merkezinin önemine de işaret eden Bakır, caminin yapımında emeği geçen ve destek olan herkese teşekkür etti.
Belediye Başkanı Baki Demirbaş ise Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nin hızla geliştiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Burası, ilçemizin önemli merkezi yerlerinden birisi oldu. Altında gençlik merkeziyle daha büyük bir cami yapmak için buradayız. Camilerimiz ibadet ettiğimiz, İslam’ın nişanelerinden çok önemli merkezlerimizdir. Gençlerimiz burada hem dinlerini öğrenecekler hem de ibadetlerini yapacaklar. Cami ve gençlik merkezimizin ilçemize kazandırılması son derece önemlidir.”
Ömürdede Camisi Yaptırma, Yaşatma ve Güzelleştirme Dernek Başkanı Abdulkadir Karakuş’un konuşmasının ardından, caminin temeli atıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Yardımcısı Fatih Kızıltoprak, Yenimahalle Fuar Alanı’nda 72 yayınevi ve 129 yazarın katılımıyla organize edilen etkinlikte, Trabzon’un birçok yazar ve şairin yetiştiği kadim bir şehir olduğunu söyledi.
Trabzon’un, farklı düşüncelerin konuşulduğu bir şehir olduğunun altını çizen Kızıltoprak, bu gibi kültürel etkinliklerin artmasının ülkeye katkı sağlayacağını aktardı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon MilletvekiliMustafa Şen ise etkinliğe milletvekilliğinin yanı sıra yazar olarak da katıldığını belirtti.
Kitabın ve okumanın önemine işaret eden Şen, Meydan’daki tarihi okul binasının Büyükşehir Belediyesince kitap kafeye dönüştürülerek vatandaşların hizmetine sunulacağını kaydetti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de kültür ve sanat şehri Trabzon’un fikir dünyasına hitap edecek, ilim irfan hayatına katkı sağlayacak etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Şehrin kültür hayatına 48 eserin basımıyla katkı sunmaya çalıştıklarını aktaran Genç, “Yazarlarımızla, gençlerimizin buluşmaları olacak. Hem fiili olarak buluşma olacak hem de onların eserleriyle fikir dünyalarına ulaşacaklar. Bu vesileyle gençlerimizin fikir dünyalarında ciddi ufuk açacağını düşünüyoruz.” dedi.
Genç, 1 Aralık’a kadar sürecek etkinliğe herkesi davet et
Gençlerle söyleşide bir araya gelen Genç, kitabını imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmancık’a 1994’te getirilerek D-100 kara yolu kenarında sergilenmeye başlanan uçak, zamanla ilçenin simgesi haline geldi.
Karayolları Bölge Müdürlüğünce D-100 kara yolundaki genişletme çalışmaları nedeniyle taşınmasına karar verilen savaş uçağının yeni yerine alınması için Osmancık Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince çalışma yapıldı.
Vinç yardımıyla bulunduğu yerden alınan uçak, yaklaşık 15 metre ilerideki alana yerleştirildi.
Uçağın çevresinde düzenleme yapılacağı bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN – Aydın Kitap Fuarı, çevre illerden ve Aydın’ın tüm ilçelerinden gelen binlerce ziyaretçinin katılımıyla devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Fuar Aydın alanında düzenlenen fuarı 7’den 70’e her yaştan vatandaş ziyaret ediyor.
İlk ve ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri de fuara yoğun ilgi gösteriyor. Aydın Kitap Fuarı’na katılan öğrenciler, severek okudukları yazarlar ile tanışma şansına erişiyor, kitaplarını imzalatarak unutulmaz hatıralara sahip oluyor. Aydın Kitap Fuarı’na katılarak söyleşiler düzenleyen yazar, sanatçı ve bilim insanlarının sunumları da vatandaşlar tarafından beğeniyle karşılanıyor.
“Özlem Hanıma çok teşekkür ederim”
Öğrencileri ile birlikte Aydın Kitap Fuarı’nı ziyaret eden sınıf öğretmeni Gamze Güngördü, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Güngördü, “Çok güzeldi, beklediğimin çok üstündeydi. Yazarların burada olması muhteşem bir şey. Çocuklar kitapları okuyorlar mutlaka ama yazarlarını pek bilmiyorlar. Bizzat yazarlardan kitapları alıp imzalatmaları muhteşem bir şeydi, en değerlisi buydu bence. Kesinlikle okumayı özendirmek adına ve farkındalık oluşturmak adına muhteşem oldu, çocuklar 1’inci sınıf olmasına rağmen getirdim. Gerçekten güzel bir fırsattı, kaçırmalarını istemedim. Çok güzeldi, ben Özlem Hanıma da çok teşekkür ediyorum. En güzeli de bizleri ücretsiz bir şekilde okulumuzdan aldı, buraya kadar getirdi, fuarımızı gezdik. Bu hizmet için de ben Özlem Hanıma çok teşekkür ediyorum” dedi.
Yerel yazarlar Aydın Kitap Fuarı’nda
Birçok yerel yazar da Aydın Kitap Fuarı’na katılarak okurları ile buluştu. Efeler ilçesinde yaşayan ve serebral palsi hastalığı nedeniyle ellerini ve ayaklarını kullanamadığı için burnuyla yazdığı eseri ‘Herkes Beni Engelli Sanıyo!’ için imza günü düzenleyen Mustafa Erol, “Fuar çok güzel, çok beğendik fuarı. Özlem Başkanımıza çok teşekkür ederim, her yıl olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VALİ YİĞİTBAŞI: 1 VATANDAŞIMIZI KAYBETTİK
Afyonkarahisar’da iki katlı ahşap restoranın kül olduğu yangın sonrası bölgeye giden Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, olay yerinde incelemelerde bulundu. Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, yangın ihbarının saat 18.20’de alındığını ve ekiplerin hızla alevlere müdahale ettiğini belirterek, “Olay yerine ilk ambulansımız 18.25’te ulaştı. Afyonkarahisar Belediyesi’ne ait 6 itfaiye aracı, Erkmen Belediyesi’nden 1 itfaiye aracı, Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait 12 tonluk bir su ikmal aracı ve Emniyet Müdürlüğümüze ait TOMA aracıyla yangına müdahale edilmiştir. Ambulans ekiplerimiz de toplam 6 araçla olay yerindeydiö dedi.
İÇERİNE KALANLARDAN BİR ÇALIŞAN YAŞAMINI YİTİRDİ
Restorandaki 17 kişinin yangından etkilendiğini aktaran Vali Yiğitbaşı, “Vatandaşlarımızdan 8’i devlet hastanemize hafif yaralı olarak dumandan etkilendikleri için intikal ettiriliyor. Yine 3 vatandaşımız buradaki hemen yakın olan özel hastanemize ve yine 3 vatandaşımız da üniversite hastanemize intikal ettiriliyor. İtfaiye ekiplerimizin verdiği bilgiye göre ne yazık ki içeride bir hayatını kaybeden vatandaşımız varmış. Onun da içeride çalışanlardan birisi, bir kadın olduğundan şüpheleniliyor. Ancak şu an için kimlik bilgileri tespit edilmediği için net olarak bunu ifade edemiyoruz” diye konuştu.
‘YARALILARIMIZIN TABURCU İŞLEMLERİ GERÇEKLEŞTİ’
Cenazenin içerinden çıkarılıp çıkarılmadığına dair sorulan soruya Vali Yiğitbaşı, “İçeride ekip arkadaşlarımız çalışma yapıyor. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Takdir edersiniz bina ahşap olduğu için gerçekten çok hızlı şekilde alev aldı. Yayılmasını engellemek için rüzgar da çok kuvvetli, bölgede 7 tane itfaiye ayrı ayrı çalıştı alanda. Bir vatandaşımız, sadece restorandan faydalanan bir kişi, müşteri olduğu bilgisi var. O da camı kırıp çıkmak için elini cam kesiği nedeniyle yaralanıyor. Dolayısıyla diğer vatandaşlarımızda ve içerideki çalışanlarımızda hiçbir sıkıntı yok. Hatta devlet hastanesindeki o 8 yaralımızın da taburcu işlemleri de şu an gerçekleşti. Ancak bir can kaybımız var, bununla ilgili de gerçekten üzgünüz. Şu anda arkamda gördüğünüz bu olay yerimizde Cumhuriyet Savcımız zaten olayla ilgili soruşturmayı yapmak üzere çalışmalarına başlamış durumda” dedi.
Diğer yandan yangından etkilenen 2 kişinin ise hastaneye gitmeyi reddettiği öğrenildi.
HABER- KAMERA: Ali Fuat GÜÇLÜER
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT – Tokat’ta millet bahçesinde “yan baktın” meselesi yüzünden çıkan bıçaklı kavgada 3 kişi yaralandı.
Tokat millet bahçesinde iki Azerbaycan uyruklu grup arasında çıkan “yan baktın” tartışması kısa sürede kavgaya dönüştü. Akşam saatlerinde meydana gelen olayda A.R., belindeki bıçakla S.G., N.H. ve N.A.’yı çeşitli yerlerinden yaraladı. Kavgaya millet bahçesi güvenlik görevlileri müdahale etti. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulanslarla Tokat’taki hastanelere kaldırıldı. Şüpheli A.R. ise polis ekiplerince gözaltına alındı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKİRDAĞ – Tekirdağ Kapaklı ilçesinde otomobil ile tırın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobil sürücüsü yaralandı.
Yaşanan kaza, Kapaklı ilçesi Yeni Sanayi ile Karaağaç Mahallesini bağlayan yolda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.Ç. idaresindeki 48 HN 780 plakalı otomobil ile Ç.S. kontrolündeki 34 JJ 1622 plakalı tır çapmıştı.
Yaşanan kaza nedeniyle tarlaya uçan otomobilin sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafından ambulans ile Kapaklı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan otomobil sürücüsü tedavi altına alınırken polis ekipleri olay ile ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğüne bağlı çöp kamyonunun haznesinde, Tabaklar Mahallesi Anadolu Sokağı’nda çöp toplama esnasında meydana gelen küçük çaplı patlama sonrasında yangın çıktı.
İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Temizlik işçilerinin kendi imkanlarıyla söndürdüğü yangında, itfaiye ekipleri soğutma çalışması yaptı.
Kamyondan sokağa dökülen çöplerde yapılan incelemede, çok sayıda potasyum nitrat, potasyum bromür, bakır nitrat ve çinko nitrat yazılı plastik şişeler bulundu.
Patlama ve yangının, çöp kamyonunda sıkışan şişelerden birinin patlaması sonucu meydana geldiği belirlendi.
Sokağa dökülen çöpler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin incelemesinin ardından iş makinesiyle farklı bir kamyona yüklenerek çöp toplama alanına götürüldü.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VAN – Van Büyükşehir Belediyesi’nin 2 personeli, telsiz frekansı onarmak için çıktıkları itfaiye aracının merdiveninden düştü. Olay sonrası 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de yararlandı.
Edinilen bilgiye göre kaza, akşam saatlerinde Tuşba ilçesi sınırları içerisinde bulunan Toprakkale’de meydana geldi. Van Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı personeli Servet Bilicier ile meslektaşı Taha İlbay, telsiz frekans ayarlaması için İtfaiye Daire Başkanlığına ait itfaiye aracının merdivenli sepetinde çıktı. Çalışma sırasında merdivenin hidroliğinin boşalması neticesinde yere düşen Bilicier ve İllbay ise ağır yaralandı. Ekip arkadaşlarının haber vermesiyle bölgeye 2 ambulans sevk edildi. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından SBÜ Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı.Durumu ağır olan Bilicier’e hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken, İlbay’ın tedavisi devam ediyor. Polis, kazayla ilgili tahkikat başlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, Afyonkarahisar İzmir karayolu Kadayıfçıoğlu Kavşağındaki bir akaryakıt istasyonu yerleşkesinde bulunan restoranda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, restoranda müşterilerin ısınması için yakılan elektrik sobası, bir anda içerideki perdeleri tutuşturdu. Perdeden çıkan alevler kısa sürede iş yerine yayıldı. Yangına ilk önce restoran çalışanları müdahale etti. Ardından çevredekilerin ihbarı ile bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler hızlı bir şekilde alevlere müdahale ederken, rüzgarın da etkisiyle yangın iki katlı restoranın her yerini sardı. Yangın itfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesinin ardından kontrol altına alındı.
“Büyük bir facia olmuş oldu”
Olay sonrası bölgeye gelen Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, yetkililerden bilgi aldıktan sonra açıklama yaptı. Vali Yiğitbaşı, “Toplamda 17 kişinin yangından etkilendiğini biliyoruz. İtfaiye ekiplerimizim verdiği bilgiye gören ne yazık ki içeride hayatını kaybeden birisi var ve bunun da içerde çalışanlardan birisi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla büyük bir facia olmuş oldu. Bu anlamda çok üzgünüz. Soğutma çalışmaları sürüyor, bina ahşap olduğu için çok hızlı ilerledi. Yangının yanındaki benzinliğe de yayılmaması için büyük uğraş verildi. 7 itfaiye ekibi ayrı ayrı çalıştı alanda. Bizi üzen mal kaybı dışında bir can kaybı olması. Yangından etkilenenlerin büyük çoğunluğu çalışanlar, sadece bir müşteri var olayda. Müşteri içeriden çıkmak için camı kırmış, elinde kesik var. Devlet Hastanemizdeki 8 yaralının taburcu işlemleri gerçekleşti. Ancak bir can kaybımız var, çok üzgünüz. Olayla ilgili cumhuriyet savcımız çalışmalarına başladı” dedi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, akşam saatlerinde Merkez Aydınpınar yolu Otluoğlu köyü sapağında meydana geldi. Aydınpınar köyü istikametinden Düzce kent merkezi istikametine gitmekte olan T.A. idaresindeki 54 AKL 602 plakalı Fiat marka otomobil, Otluoğlu Sapağı mevkiinde karşı yönden gelen L.S.’nin kullandığı 81 FR 611 plakalı Toyota marka otomobille çarpıştı. Aydınpınar köyü istikametinden Düzce şehir merkezine giden F.T. idaresindeki 14 AAJ 220 plakalı otomobil de kaza yapan otomobile çarptı. Çarpışmanın etkisiyle otomobiller yol kenarlarına savruldu. Kazayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine yaptığı ihbar ile bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada M.S., L.S., G.S. yaralandı. Yaralılar Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazaya karışan sürücülerden F.T., “İki araba kaza yaptı. Bende arkalarından yavaş yavaş geliyordum. Arabalar savrulunca bende kaçamadım. Bende çarptım” dedi.
Kaza nedeniyle kapanan yol araçların kaldırılmasıyla tekrar trafiğe açıldı. – DÜZCE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İl Emniyet Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıda bağımlılıkla mücadelede muhtarlarla iş birliği vurgusu yapıldı. Toplantıda konuşma yapan Vali Tavlı, ” Kamu hizmetinin sunulmasında, vatandaşlarımızın problemlerinin hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulmasında da siz muhtarlarımızla diğer kurumlarımızın el birliğiyle çalışması önemli. Bugünkü toplantımızın gündemi kötü alışkanlıklarla mücadele. İyi şeyler de bağımlılık yapabilir, onda sıkıntı yok. Ama kötü alışkanlıklarda bağımlılık oluyorsa orada sıkıntı var. O nedenle bağımlılıkla mücadele diyoruz, kötü alışkanlıklarla mücadele diyoruz. Jandarmamız, emniyetimiz, sahil güvenliğimiz operasyonel faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Suç ve suçlularla sahada etkin bir mücadele yürütüyorlar. Tabii burada sizlerin verdiği destekle yapılan mücadele de çok önemlidir. Onu özellikle ifade etmek istiyorum. Kolluk birimlerimizin suç ve suçlularla yaptığı mücadeleye verdiğiniz desteklerden dolayı sizlere şükranlarımı, teşekkürlerimi ifade ediyorum. Suç ve suçlularla mücadele ederken topyekün, tam bir dayanışma anlayışı içerisinde hep beraber çalışmamız gerekiyor. Samsunlu hemşehrilerimizle beraber suç ve suçlularla yapacağımız mücadelede hep birlikte, topyekün mücadele etmenin önemini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Polisimizin, jandarmamızın, sahil güvenliğimizin 7/24 sizlerin, bizlerin, Samsun’un huzuru için mücadele edip görev yaptığı gibi biz de onlara 7/24 destek olursak, suç ve suçluların sahada gençlerimizi ve çocuklarımızı zehirlemesine fırsat vermemiş oluruz. Samsun’umuzun, mahallelerimizin huzuru için çalışan kolluk birimlerimize teşekkürlerimi ifade ediyorum. Suç ve suçlularla mücadele eden kolluk birimlerimizin, bizlerin yanında olan siz muhtarlarımıza ve hemşehrilerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum” diye konuştu.
Uzmanlardan bilgilendirici sunumlar
Toplantıda; OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Figen Çavuşoğlu, bağımlılık ve bağımlılık tedavisi konularında bir sunum yaptı. Dr. Öğr. Üyesi Figen Çavuşoğlu, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerini detaylı bir şekilde anlatarak, bu konuda yapılabilecek önleme çalışmaları hakkında muhtarları bilgilendirdi. Ayrıca, toplumun bağımlılıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesinde muhtarlara düşen rolü vurguladı.
Kolluk birimleri tarafından yapılan sunumlarda ise Samsun İl Emniyet MüdürlüğüNarkotik Şube Müdürlüğü, uyuşturucuyla mücadelede yürütülen çalışmalar ve mahalle düzeyindeki önleme faaliyetlerini paylaştı. Narkotik ekipleri, bağımlılık tehdidine karşı ailelerin ve muhtarların dikkatli olmasının önemine işaret etti. Asayiş Şube Müdürlüğü yetkilileri ise suçla mücadele ve güvenlik önlemleriyle ilgili bilgi vererek, Kadın Destek Uygulaması (KADES) ve dolandırıcılık hakkında muhtarları bilgilendirdi.
Toplantı topyekün mücadele çağrısıyla sona erdi. Toplantıya ayrıca Vali Yardımcısı Vekili Canik Kaymakamı Şeref Aydın, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Sahil GüvenlikKaradeniz Bölge Komutan Vekili/Grup Komutanı SG Binbaşı Barış Kaya, protokol üyeleri, kolluk kuvvetleri ve mahalle muhtarları katıldı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAKARYA – Sakarya’nın Hendek ilçesinde çocukların evde yakmaya çalıştığı soba parladı. 1 kişinin yaralandığı yangında evde büyük çapta maddi hasar oluştu.
Yangın, Rasimpaşa Mahallesi Fiskobirlik Caddesi üzerinde bulunan evin 2’nci katında çıktı. Edinilen bilgiye göre, çocuklar evde bulunan sobayı yakmak istediği esnada yangın çıktı. Evden çıkan alevleri gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Konunun haber verilmesi üzerine adrese sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan itfaiye ekiplerince yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Sobanın parlaması neticesinde yüzünde yanık oluşan bir çocuk ise sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan müdahalesinin ardından Hendek Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Büyük çapta maddi hasarın meydana geldiği yangına ilişkin inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANTALYA’nın Alanya ilçesinde muz taşımada kullanılan raylı sistemin halatının kopması sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 2 kişinin yaralandığı iş kazasıyla ilgili gözaltına alınan depo sahibi Haşim Kaçmar (53) ve raylı sistemin operatörü Mustafa Değerli (42), tutuklandı.
Olay, dün saat 16.00 sıralarında İmamlı Mahallesi’nde bulunan muz serasında meydana geldi. Serada çalışan Suriye uyruklu Muhammed El Çeker (35), Yusuf El Yusuf (25) ile Mevlüt Tokaç (39) ve Ahmet Okyanus (57) seranın içinde taşıma için kullanılan raylı sistemin kasasına muzları yükledikten sonra kendileri de kasaya bindi. Muzları seranın dışındaki alana götürmek isteyen 4 işçinin bulunduğu kasa hareket ettiği sırada bağlı olduğu halat koptu. Hızla hareket eden kasa aşağı doğru inerek, beton zemine çarptıktan sonra durabildi. Kasada bulunan 4 işçi çevreye savruldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri Muhammed El Çeker’in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Çeker’in cenazesi yapılan incelemelerin ardından morga götürüldü. Mevlüt Tokaç, Ahmet Okyanus ve Yusuf El Yusuf ise ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Mevlüt Tokaç tedaviye alındığı GazipaşaDevlet Hastanesi’nde kurtarılamadı. Ağır yaralanan Ahmet Okyanus ve Yusuf El Yusuf’un ise Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü.
2 KİŞİ TUTUKLANDI
Kazanın ardından işçilere seradaki muzu kestiren deponun sahibi Haşim Kaçmar ve raylı sistemin operatörü Mustafa Değerli gözaltına alındı. Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Haşim Kaçmar ve Mustafa Değerli çıkarıldıkları Alanya Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. Mevlüt Tokaç’ın cenazesinin ikindi vakti Özvadi Çamlı Mezarlığı’nda toprağa verildiği öğrenildi.
HABER- KAMERA: Alkın BİRİCİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, AK PartiKahramanmaraşMilletvekili Vahit Kirişçi başkanlığında toplandı. Köy Kanunu ve Bazı Kanunlarda Düzenlemeler Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, yaklaşık 6 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildi.
Teklifle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine Gecekondu Kanunu’nun 18’inci maddesinde yapılan düzenleme ile yıkım kararının hangi makamlar tarafından alınacağı, hangi sürede ve nasıl ilgililere tebliğ edileceği, yıkım işleminin tebliğden ne kadar süre sonra ve nasıl tesis edileceği düzenleniyor. Böylece idari işleme karşı yargı yoluna başvuru imkanı sağlanacak.
Teklifle imar hakkı aktarımı uygulamalarına yasal bir zemin oluşturulmak amaçlanıyor
Mevcut mülkiyet problemlerinin daha hızlı çözüme kavuşturulmasını sağlamak ve dönüşüm uygulamalarına hız kazandırmak amacıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimlerinin katma değer vergisinden muaf tutulması öngörülüyor.
Teklifle, “İmar Hakkı Aktarımı” tanımı getiriliyor. Bu çerçevede idareler tarafından plan hükümlerine istinaden yapılan imar hakkı aktarımı uygulamalarına yasal bir zemin oluşturulması amaçlanıyor.
Kişilerin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazların imar hakkı aktarımının yapılarak kamu mülkiyetine geçirilmesi öngörülüyor.
Değer artış payı oranı yeniden düzenlenecek
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, değer artış payı oranı ile ilgili düzenleme yapılan teklifte, bu payın dağıtımı, indirimler ve değer artış payından muaf olacak hususlar hüküm altına alınıyor.
Komisyon görüşmelerinde doğal yaşam ve insan sağlığına zarar verebileceği eleştirilerine neden olan teklifin 11’inci maddesiyle güneş ve rüzgar enerji santrallerinin yatırımcılara teşvik edilmesi amacıyla yapı denetiminin dışında bırakılıyor. Bu imalatlara ilişkin inşa sürecinin hızlandırılması ve söz konusu yapıların bu alanda uzmanlaşmış kişiler eliyle denetlenmesine imkan sağlanması için denetim kanun kapsamı dışına çıkarılıyor.
Yapı denetim kuruluşlarının seçim müteahhitlerin inisiyatifine bırakılıyor
12, 13 ve 14. maddelerle yapı denetim kuruluşlarının görevlendirme ve çalışmaları düzenlenirken, yapı denetim kuruluşlarının seçimini müteahhitlerin inisiyatifine bırakılmasının önü açılıyor.
Teklifte, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın görev ve yetkileri ile TürkiyeÇevre Ajansı’nın faaliyetlerine, organ ve birimlerine, personelin istihdamı, statüsü ve mali haklarına ilişkin düzenlemeler yer alıyor.
Komisyonda kabul edilen teklifin, 25 Kasım Pazartesi gününe kadar verilecek olan muhalefet şerhlerinin eklenmesinin ardından önümüzdeki hafta Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobilin otobüs durağına daldığı kazada, duraktaki üniversite öğrencisi 3 kız arkadaş yaralandı.
Kaza, saat 21.00 sıralarında Atakum ilçesi Güzelyalı Mahallesi, Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Emirhan Köse (19) yönetimindeki 55 APF 142 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu otobüs durağına çarptı. Bu sırada otobüs durağında bekleyen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğrencileri Bengüsu Y. (23), Özgenur A. (23) ve Sümeyye Şevval Y. (22), yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı 3 öğrenci, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Emirhan Köse ise ifadesi için emniyete götürüldü.
Kazaya ilgili başlatılan inceleme sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN’un Atakum ilçesinde, sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobilin otobüs durağına daldığı kazada, duraktaki üniversite öğrencisi 3 kız arkadaş yaralandı.
Kaza, saat 21.00 sıralarında Atakum ilçesi Güzelyalı Mahallesi, Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Emirhan Köse (19) yönetimindeki 55 APF 142 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu otobüs durağına çarptı. Bu sırada otobüs durağında bekleyen Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğrencileri Bengüsu Y. (23), Özgenur A. (23) ve Sümeyye Şevval Y. (22), yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı 3 öğrenci, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Emirhan Köse ise ifadesi için emniyete götürüldü.
Kazaya ilgili başlatılan inceleme sürdürülüyor.
Haber-Kamera: Emre ÖNCEL/SAMSUN,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AYDIN – Aydın’ın Kuşadası ilçesinde Sanayi Sitesi’nde bulunan bir marangoz atölyesinde sobayı tutuşturmak için kullanılan tiner ve mazot sonrası çıkan yangında 2 kişi yaralandı.
Olay, Değirmendere Mahallesi Sanayi Sitesi 7. Sokakta saat 19.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orhan K. isimli marangoz ısınmak için sobayı yakmak istedi. Soba içine tiner ve mazot döktüğü sırada soba bir anda alev aldı. Alevleri gören vatandaşlar durumu 112 acil çağrı merkezine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek soğutma çalışmalarını tamamladı. Alevlerin sıçramasından dolayı Orhan K., yüzünden ve kollarından, bir kadın ise elleri yanarak yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulansla Kuşadası Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan yaralıların durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Yangının neden olduğu maddi hasar ile ilgili incelemeler devam ediyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ediniden bilgiye göre ilk kaza, Malatya istikametinden Adıyaman istikametine gitmekte olan Fatih T. idaresindeki 06 AU 4778 plakalı otomobil, Doğanşehir yol kavşağında kontrolden çıkarak şarampole uçtu. Kazada sürücü yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı sürücü ambulansla Doğanşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Bölgedeki diğer kazada ise, Adıyaman istikametinden Malatya yönüne giden Mehmet T. idaresindeki 33 ES 435 plakalı kamyonet, Savaklı mevkiinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bulunan su kanalına düştü. Kazada sürücü Mehmet T. yaralandı. Yaralı, ambulansla Doğanşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
He iki kazayla ilgili inceleme sürüyor. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sultandağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden eğitim çalışmasıyla ilgili yapılan açıklamada, “Kırsal alanda yaşayan ve tarım sektörünün her alanında aktif olarak rol alan kadın çiftçilerimizin bilgi ve teknik donanımlarına katkıda bulunmak için eğitim çalışması yapıldı. Sultandağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve İlçe Müftülüğü ile işbirliği çerçevesinde konusunda uzman kadın personellerimiz tarafından Sultandağı Merkez Kadın Kur’an kursundaki kadın çiftçilere yönelik çiftçi toplantısı düzenlenmiştir” ifadelerine yer verildi. – AFYONKARAHİSAR
Yerel HaberlerSultandağıEğitimKadınYerelTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akbelen Mahallesi’ndeki müstakil evde Aybeniz Top (24) ile dini nikahlı eşi Hasan F. arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Hasan F, tartışmanın büyümesi üzerine bir çocuk annesi Aybeniz Top’u tülbentle boğup kaçtı.
İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerince yapılan incelemede, kadının yaşamını yitirdiği belirlendi. Cenaze, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayın ardından kaçan Hasan F, polis ekiplerince Mersin Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde gözaltına alındı.
Televizyon programında “kaçırıldı” iddiasında bulunmuş
Hasan F’nin, ağustos ayında katıldığı bir televizyon programında Aybeniz Top’un kaçırılarak zorla tutulduğunu iddia ettiği, birkaç gün sonra programa katılan kadının ise kaçırıldığı iddiasını yalanlayarak, dini nikahlı Hasan F’den şiddet gördüğü gerekçesiyle evden ayrıldığını söylediği öğrenildi.
Top’un, programdan sonra tekrar bir araya gelme kararı aldığı Hasan F. ile babasına ait Akbelen Mahallesi’ndeki evde yaşamaya başladıkları belirtildi.
Yerel HaberlerToroslarGüvenlikCinayet3-sayfamersinGüncelHukukKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dr. Kadir TopbaşKültür Sanat Merkezi’ndeki sergi açılışında, “Fotoğrafın Renkli Yüzü” Güler Ertan, “Objektifin Bilgesi” Ozan Sağdıç ve “Fotoğrafın Sessiz Şairi” İbrahim Zaman başlıklarıyla, sanatçıların evlerindeki en doğal hallerini konu alan belgesel gösterimi yapıldı.
Esenler Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirilen ve 41 fotoğrafın yer aldığı serginin açılışına, üç usta sanatçının yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.
“Belki hayatım boyunca yaşayamayacağım anlar oldu”
Kalaycı, AA muhabirine, Türkiye’nin fotoğraf tarihine ışık tutan Prof. Dr. Güler Ertan, İbrahim Zaman, Ozan Sağdıç’ın hayatlarını, fotoğrafa olan tutkularını, eşleriyle olan iletişimlerini, aşklarını, sevgilerini ve şiirlerini fotoğraflara yansıtmaya çalıştığını söyledi.
Kalaycı, projenin farklı bir çalışma olduğuna işaret ederek, “Bugüne kadar hep hocalarımızın yaptığı çalışmalar sergileniyordu. Ben onların o deklanşörün arkasında kalan tutkularını fotoğraflarımda yansıtmaya çalıştım. Aynı zamanda belgesel çalışmasını kısa röportajlar halinde hazırladım. Belgeseli hazırlarken inanılmaz mutlu oldum. İnanılmaz tecrübeler yaşadım. Belki hayatım boyunca yaşayamayacağım anlar oldu.” dedi.
Fotoğraflarda insan hikayeleri anlatmayı sevdiğini belirten Kalaycı, “Hocalarımın da söyleşilerine katıldığımda onların hayatlarını merak ettim. Nasıl yaşadılar? Nasıl bu noktaya geldiler? Nasıl bu kadar iyi pozisyonlarda olabildiler? Nasıl Türkiye tarihine fotoğraf alanında ışık tutabildiler? Bunu merak ettiğim için araştırmalara başladım. Sonra ilk Güler hocamla başladım. Sonra İbrahim Hocamı ve Oğuz Hocamı çektim.” diye konuştu.
Ozan Sağdıç ile proje başındaki diyaloglarını aktaran Kalaycı, şunları kaydetti:
“Projemizden bahsettiğimde, ‘ben Ankara’da oturuyorum gelebilir misin’ dedi. Ben de ona ‘hocam siz Van’da da olsanız, ben sizi çekerim’ dedim. Birlikte çok keyifli, çok güzel anlar yaşadık. Aynı zamanda hocaların eşlerini de çektiğim için inanılmaz derecede farklı ve güzel bir çalışma oldu. Tamamen günlük akış içerisinde yemek yemelerinden, Güler Hoca’nın kendi kıyafetlerini kendi tasarlayıp dikmesinden, İbrahim Hoca’nın o heyecanından, evdeki rutininden, yine aynı şekilde Ozan Hocamız eşiyle, çocuğuyla olan ilişkisini fotoğraf karelerine yansıtmaya çalıştım.”
“Bu sürprizi çok beğendim”
Ozan Sağdıç da sergi için Ankara’dan geldiğini dile getirerek, “Sergiyi herkes gibi ben de ilk defa görüyorum. Deniz Hanım’ın bir süre önce gelip Ankara’da tespit ettiği hayatımla ilgili fotoğraflar var burada. Benim için de sürpriz oldu. Bu sürprizi çok beğendim. Gayet güzel fotoğraflar var. Kendisini tebrik ediyorum. Benim için de çok değerli şey oldu.” ifadelerini kullandı.
Sergiyi ziyaret edenlerin, hakkında fikir sahibi olacağını aktaran Sağdıç, şöyle devam etti:
“‘Duayenler’ diye bir laf vardır. Uydurulmuş o laf. Çünkü duayen bir tek kişiye denir. Yani bir mesleğin en büyüğüne denir. Şu anda yaş bakımından ve müktesebat bakımından ben gerçek bir duayenim Türkiye’de. Çünkü yaşım 90. 70 yıllık bir fotoğraf tecrübem var. Cumhuriyet’in 101. yılında böyle bir manzara arz ediyoruz. Görenlere, bakanlara, seyredenlere mutluluklar diliyorum. Güzel bir sergi olmuş.”
“Sevgi olduğu zaman her şey bir bütün olarak ortaya çıkar”
Güler Ertan ise Deniz Kalaycı’nın sergiyle sanat dilini ortaya koyduğunu söyleyerek, “Sevgi olduğu zaman her şey bir bütün olarak ortaya çıkar. Deniz Hanım’ı 15 senedir tanırım. Fotoğraf sanatını nereden nereye getirdiğini, bunun da sevgiyle olduğunu, her işi sevgiyle yaptığına inanıyorum. Kendini canı gönülden kutluyorum.” şeklinde konuştu.
İbrahim Zaman da fotoğrafın, dijital sanatın ve yapay zekanın gelişimini anlatarak, fotoğrafın sadece sanat olmadığını bir araya gelmenin de önem kazandığını dile getirdi.
“Görsel Şahitler: Zamanı Durduran Ustalar” sergisi, 28 Kasım’a kadar görülebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sinop Kent Konseyi ile Sinop Korunmaya Muhtaç Çocukları Koruma ve Destekleme Derneği işbirliğiyle Kültür Merkezi’nde düzenlenen konsere, Belediye Başkanı Metin Gürbüz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel, davetliler ile korunmaya muhtaç çocuklar katıldı.
Çeşitli müzik türlerinden eserlerin seslendirildiği konserden elde edilen gelir, korunmaya muhtaç çocuklar yararına değerlendirilecek.
Sinop Kent Konseyi Başkanı Handan Yılmazer Turan, burada yaptığı konuşmada, konserden sağlanacak gelirin çocuk evlerine ulaştırılacağını söyledi.
Amaçlarının gelirden daha çok çocukların mutluluklarına katkı sağlamak olduğunu vurgulayan Turan, şunları kaydetti:
“Devletimiz, çocuklarımızın tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Biz böyle bir etkinlik yaparak onların mutluluğuna katkı sağlamak istedik. Etkinliğimize destek veren sanatçılarımıza ve davetlilerimize çok teşekkür ediyorum. Bizleri bu anlamlı gecede yalnız bırakmadılar. Çocuklarımıza daha güzel bir gelecek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ala, Barış Manço Kültür Merkezi’nde sanatçı Yücel Arzen’in konser verdiği, kum sanatçısı Veysel Çelikdemir’in gösterisine yer verilen Yıldırım Belediyesi 2024-2025 Kültür Sanat Sezonu Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.
Sanatçılara ödenen meblağların tartışıldığı son günlerde kültür ve sanatın bu tartışmaların gölgesinde kaldığını belirten Ala, söz konusu alanlarla ilgili yapılacak her şeyin dünyaya her dilden mesaj ulaştırmak için en iyi yol olduğunu anlattı.
Ala, etkinlik kapsamında sanatçı Yücel Arzen’i dinlediğini dile getirerek, “Onların ortaya koyduğu performans veya onun gibi sanatla, kültürle mesaj vermek isteyenlerin dünyada hangi dilden konuştukları önemli değil. Onlar aynı dilden itiraz ederler meselelere. Onlar aynı dilden kabulleri ortaya koyarlar. Onlar aynı dilden haksızlıklara karşı çıkarlar. O bakımdan birçok alanda birçok maddi imkanın yapamayacağı etkiyi, kültür sanat alanında yerli yerinde değerlendirilirse kelimeyle yapabilirsiniz.” ifadesini kullandı.
“Elimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız ki iyiliği ve itirazı çoğaltalım”
Efkan Ala, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de yaşanan insanlık dramına değindi.
Filistin’de insanlığın enkaz altında kaldığını vurgulayan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası kuruluşların mezarı oldu Gazze. Orada insanlığın vicdanının mezarı haline getirildi Gazze ama oraya gömülecek olan siyonizmin kendisidir. Yeryüzü insanlık tarihi zulümle abat olmuş bir devleti yazmaz ama zulüm yaptığı için tarihte toprağın altına gömülmüş çok medeniyeti, zamanında kendisine ‘uygarlık’ denilen çok devleti anar, çok devleti bilir, çok anlayışı bilir. Bugün oradaki siyonizm ve oradaki İsrail’deki Netanyahu hükümetinin yaptığı soykırım dönüp dolaşıp kendilerini eninde sonunda vuracaktır ama biz ne yapıyoruz; bunun çabası içerisinde olmalıyız. Sizlerden aldığımız iradenin etkisiyle ve yetkisiyle gerçekten başta Cumhurbaşkanı’mız, devlet başkanı olarak dünyada her platformda en yüksek sesle itirazımızı ve bu yanlışları dile getiriyoruz. Yapılacak ne varsa yapıyoruz, gayret ediyoruz.”
Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 12 günde 13 devlet başkanıyla görüşüp bu meseleleri dile getirdiğini belirtti.
Kendilerinin ise gerek büyükelçilerle gerekse yurt dışındaki temaslarıyla, diplomatik yollarla bütün bu sorunları, bu zulmü insanlığa unutturmamak için insanlığın alacağı tedbir ne varsa yerine getirmelerini sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Ala, “Bütün insanlığın gözü önünde böyle bir zulmün işleniyor olmasına tanıklık etmek de gerçekten bizi inanılmaz derecede üzüyor. Kelimenin, çabanın gücüne inanmalıyız. Biz mücadelede sabredenlerden olmalıyız, seyredenlerden değil. Elimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız ki iyiliği ve itirazı çoğaltalım ve bu zulüm eninde sonunda kendilerine dönsün ve orada vicdanı, insanlığı gömmek istedikleri yere kendi gelecekleri gömülsün.” diye konuştu.
“Yıl boyu etkinliklerimizi ‘insanlık adına’ düzenleyeceğiz”
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Osmanlı payitahtı Bursa’nın kültür ve sanat bakımından köklü bir geleneğe sahip olduğunu ifade etti.
Her kesime erişen, değer yargıları ve hassasiyetleri gözeten kültür sanat anlayışıyla Yıldırım’ı ve Bursa’yı Türkiye’nin örnek gösterdiği bir yer haline getirmek için çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, “Barışın egemen olduğu, gözyaşının dindiği bir dünya hayaliyle yıl boyu etkinliklerimizi ‘insanlık adına’ düzenleyeceğiz. Filistin davasına dikkati çekmek, Filistin’deki soykırımı durdurmak bütün insanlığın vazifesidir.” değerlendirmesini yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Londra Yunus Emre Enstitüsü’ndeki (YEE) serginin açılışına, Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, KKTC’nin Londra Temsilcisi Çimen Keskin, Londra YEE Direktörü Mehmet Karakuş, sergiyi hazırlayan Mine Kar ve Cem Kar ile davetliler katıldı.
Büyükelçi Ertaş, buradaki konuşmasında,”Burada büyük bir emek var ve bu emek, sadece bir hayatı değil bir davanın hikayesini anlatıyor. Biz burada kendisini ülkesine adamış bir liderin hayatını görmüyoruz, aynı zamanda zarif bir beyefendinin hayatını, bir barış insanının hayatını, insanı merkeze koyan, duygu yönü güçlü bir bireyin hayatını görüyoruz.” dedi.
Denktaş’ın ülkesi için her türlü mücadeleyi veren kararlı bir isim olduğunu dile getiren Ertaş, Denktaş’ın 1983’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmanın Türk diplomatlar için de bir ders niteliğinde olduğunu söyledi.
Ertaş, Denktaş’ın sadece Kıbrıs Türkleri için değil milyonlarca Türk için de ilham kaynağı olduğunu belirtti.
KKTC’nin Londra Temsilcisi Keskin de Denktaş’ın Kıbrıs Türk tarihinde önemli bir iz bıraktığını vurgulayarak, “Denktaş bir hukukçu, bir politikacı ve bir diplomat olarak tüm hayatını Kıbrıs Türk halkının hak, eşitlik ve özgürlük davasına adadı.” diye konuştu.
Denktaş’ın herkesin saygısını kazanmış bir şahsiyet olduğunu belirten Keskin, “Bu sergi, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini de anlatmış oluyor.” dedi.
Keskin, Denktaş’ın oğlu ve eski KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş’ın gönderdiği mesajı okudu.
Londra YEE Direktörü Karakuş, serginin Denktaş’ın sanatçı yönünü de anlattığına dikkati çekerek, “Bu anlamda, Türk kültürünü, sanatını ve tarihini tanıtan bir kurum olarak böyle bir sergiye ev sahipliği yapıyoruz.” ifadesini kullandı.
Sergiyi hazırlayan Cem ve Mine Kar da serginin Denktaş’ın fotoğraf arşivindeki 50 bine yakın fotoğraf arasından seçilen 250 fotoğraftan oluştuğunu söyledi.
İkili, fotoğrafların yanında o anlara ilişkin Denktaş’ın sözlerinin de yer aldığını belirtti, serginin internet ortamında da gezilebileceğini ifade etti.
Kıbrıs tarihini de anlatan sergide, Denktaş’ın kendi kamerasıyla çektiği fotoğraflar da yer alıyor.
Londra YEE’de 30 Kasım’a kadar açık kalacak sergi, hafta içi 10.00 ile 16.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOGÜ’den yapılan açıklamaya göre, 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda düzenlenen konferansa gazeteci yazar Hakan Erdem konuşmacı olarak katıldı.
Konferansın ardından Erdem’e katılımından dolayı TOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mücahit Eğri tarafından teşekkür plaketi verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş Belediyesi, komşularının hayatını kolaylaştıran projelere bir yenisini daha ekliyor. Beşiktaş’ta ikamet eden ve ihtiyaç sahibi olan anne adaylarına destek olmak amacıyla sunulan “Lohusa Paketi” hizmeti, doğum yapacak kadınların ihtiyaç duyabileceği pek çok malzemeyi içeriyor. Ayrıca, doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra olmak üzere iki kez yapılacak doğal içerikli ev temizliğiyle annelerin evleri hijyenik ve güvenli hale getirilecek.
Bu süreçte, lohusa annelere 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı ve lezzetli yemekler ulaştırılacak. Ayrıca, annelere ve ailelerine yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler düzenlenerek yalnız olmadıklarını hissetmeleri sağlanacak. Beşiktaş’ta yaşayan anne adayları, Beşiktaş Belediyesi Çözüm Merkezi üzerinden bu hizmet için başvuruda bulunabilirler.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, projeye dair şu ifadeleri kullandı:
“Değerli Komşularım, Beşiktaş Belediyesi olarak, kadınların annelik yolculuklarına destek olmak amacıyla Lohusa Destek Paketi projemizi hayata geçiriyoruz. Bu paketle, kadınların doğum sonrası en hassas döneminde yanlarında olmayı, bu süreci huzur ve sağlıkla atlatmalarına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Uzman doktorlarımızın önerileriyle hazırlanan Lohusa Destek Paketimiz, annelik sürecinde ihtiyaç duyulabilecek her detayı içeriyor. Doğumdan 15 gün önce ve 15 gün sonra toplam iki kez sağlanacak doğal içerikli ev temizliği hizmetimizle annelerin evlerini hijyenik ve güvenli hale getiriyoruz. Ayrıca, Aşevi ekibimiz lohusa annelerimize 20 gün boyunca günde iki öğün sağlıklı ve lezzetli yemekler de ulaştıracak. Bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettirmek için, annelere ve ailelerine yönelik grup terapileri, atölye çalışmaları ve eğitimler de düzenleyeceğiz.
Beşiktaş’ta yaşayan anne adaylarımız Çözüm Merkezimiz üzerinden bu hizmetimiz için başvurularını yapabilir. Beşiktaş Belediyesi olarak, ihtiyaç duyduğunuz her an yanınızdayız. Kadınların, ailelerimizin ve toplumumuzun gücünü birlikte büyüteceğiz. Bu özel dönemde, Lohusa Destek Paketi ile Beşiktaş’ta annelere destek olmaktan mutluluk duyuyoruz.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Müftülüğünden yapılan açıklamaya göre, Kolombiya’da iş güvenliği ve sağlığı üzerine eğitim alan Paola, 2 yıl önce internette tanıştığı Bolulu Fatih Kıldır ile evlenme kararı aldı. Üniversite eğitiminin ardından Türkiye’ye gelerek Kıldır ile evlilik hazırlıkları yapan Paola, İl Müftülüğüne Müslüman olma isteğini iletti.
İl Müftüsü Hüseyin Demirtaş ve şahitlerin huzurunda düzenlenen ihtida töreninde kelimeişehadet getiren Paola Andrea, Meryem ismini aldı.
Demirtaş, ihtida belgesini verdiği Paola’ya İngilizce mealli Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgileri içeren yayınlar hediye etti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Paola, İslam’a ilgisinin İslamiyet’i seçen vaftiz babasından kaynaklandığını, Kıldır ile tanıştıktan sonra da iki yıl boyunca İslam ve Türkiye hakkında araştırma yaptığını anlattı. Paola, İslam’ın tek tanrılı din anlayışından etkilendiğini ve Hristiyanlıktaki teslis inancını hiçbir zaman içselleştiremediğini kaydetti.
Demirtaş da “İnsanlığın atası Hazreti Adem aleyhisselam ile insanlıkta kardeş idik, şimdi de barış ve kardeşlik dini İslam’la dinde de kardeş olduk, kardeşliğimizi pekiştirdik. İhtida törenlerinde kelimeişehadet getirirken kişilerin gözlerinde parlama ve sevinç görürüm. Bu kardeşimizde de aynı göz aydınlığı ve sevincini gördüm.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Şiddetle mücadele, yalnızca bireylerin değil, bir devletin temel görevidir. Ancak bu devlet, kadınını, çocuğunu, yaşlısını, engellisini koruyamıyorsa, ne kadar güçlü olduğunu iddia ederse etsin, vicdanlarda asla meşruiyet kazanamaz” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanlığı tarafından otelde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan ‘Şiddet ve Şiddetle Mücadele Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Dervişoğlu, şiddetin derin ve yakıcı bir toplumsal sorun olduğuna dikkat çekti. Çalıştayı düzenleme nedenlerine değinen Dervişoğlu, “Çünkü şiddet artık bireylerin değil, toplumun vicdanını kanatan bir yara haline gelmiştir. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve tüm canlılar bu şiddet sarmalının mağdurları olmaktadır. Hükümet yıllardır bu konuda kalıcı bir çözüm üretmemiştir. Mevcut yasalar uygulanmamış, caydırıcı tedbirler alınmamıştır. Kadınlar, tedbir kararlarına rağmen korunamamış; çocuklar istismar ve ihmale açık hale getirilmiştir. Bu ilgisizlik ve yetersizlik, bugün toplumda şiddeti neredeyse kanıksanır hale getirmiştir. Ancak biz bunu kabul etmiyoruz. Şiddet, bir kader değildir ve çözümsüz değildir. Bu nedenle, şiddeti bilimsel bir yaklaşımla ele almak, toplumun tüm kesimlerini etkileyen bu sorunun kök nedenlerini tespit ederek, çözüm yolları geliştirmek için bu çalıştayı düzenledik” diye konuştu.
‘ŞİDDETSİZ TÜRKİYE’Yİ BİRLİKTE KURACAĞIZ’
Dervişoğlu, Türk milletinin kadim kültüründe kadının, çocuğun ve tüm canlıların yaşam hakkının kutsal emanet olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Bu topraklar, yalnızca insanın değil, doğanın, hayvanların ve tüm canlıların güvenle yaşadığı bir hoşgörü medeniyetini binlerce yıl boyunca taşımıştır. Şiddet, bu topraklara yabancıdır. Çünkü bizim kültürümüz, zayıfı koruyan, mazluma sahip çıkan, hak ve adaleti her şeyin üstünde gören bir anlayışın eseridir. Türk milleti, tarih boyunca güçlü olanın değil, haklı olanın yanında durmuştur. Kadınına, çocuğuna ve doğasına verdiği değerle medeniyetlerin yükselmesine öncülük etmiştir. Bugün bu ruhu yeniden canlandırmak, bu toprakların insanlarına ve tüm canlılarına hak ettiği güven ortamını sağlamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. İYİ Parti olarak, biz bu kadim değerlerden aldığımız ilhamla hareket ediyoruz. Şiddeti yalnızca bir bireysel sorun olarak değil, toplumsal bir mesele olarak ele alıyoruz. Eğitimle, caydırıcı yasalarla ve toplumsal farkındalıkla şiddetin köklerini kurutmayı hedefliyoruz. Çocukların gülerek büyüdüğü, kadınların korkusuzca yaşadığı, doğanın korunduğu bir Türkiye için çalışıyoruz. Bu çalıştay, sadece bir başlangıçtır. Çalıştaydan çıkacak sonuç raporu ve öneriler, Türk milletinin bu kara lekeden kurtulması için bir yol haritası olacaktır. Şiddetle mücadele, yalnızca bireylerin değil, bir devletin temel görevidir. Ancak bu devlet, kadınını, çocuğunu, yaşlısını, engellisini koruyamıyorsa, ne kadar güçlü olduğunu iddia ederse etsin, vicdanlarda asla meşruiyet kazanamaz. Biz İYİ Parti olarak, bu sessiz çığlıkların sesi olmaya, çözüm üretmeye ve vicdanı savunmaya devam edeceğiz. Bu çabalar, sadece bugünü değil, yarınları da inşa edecek. Şiddetsiz, güvenli ve adil bir Türkiye’yi birlikte kuracağız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaman merkeze bağlı Kızık köyünde yaşayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği Bölümünden mezun olduktan sonra Uzman Eller Projesi kapsamında devletten aldığı 250 bin liralık hibe ile 51 koyun ve 2 koçla çiftlik kurdu ve 51 koyunu 1 yıl içerisinde 70’e çıkardı. 3 yaşındaki oğlu ile birlikte hayvancılık yapan Teber hayalindeki işi yapmanın mutluluğunu yaşıyor.
“Aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım”
Üniversiteden mezun olduktan sonra hayvancılıkla uğraşmaya başlayan 30 yaşındaki Sümeyye Teber, “Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği mezunuyum. Karaman’ın Kızık köyünde yaşıyorum ve hayvancılık yapıyorum. Karaman, hayvancılık ve tarımın ön planda olduğu bir şehrimiz. Hayvancılığa uzaktan da olsa aşinalığım vardı. Üniversitede, hayvancılığın ileride daha verimli olacağını düşündüğüm için bu bölümü seçtim. Mezun olduktan sonra, imkanlar el verdikçe bu işe başladım. Şu an geliştirme aşamasındayım. 2023 yılında Uzman Eller Projesi kapsamında aldığım 250 bin liralık hibe ile 51 adet koyun ve 2 koç alarak işe başladım. Şu an 70’e çıkardım, yaklaşık 2-3 yıl içerisinde mevcut sayıyı iki katına çıkararak devam etmek istiyorum. Hayalim her zaman kendi işimi yapmaktı, kendi işimin başında olmaktı. İmkanlar el verdiği için bu işe başlayabildim. Devlet projesi ile hibe almak büyük bir avantaj oldu, bu sayede kendimi geliştirebildim. Şu an yaklaşık 70 tane dişi hayvanımız var ve bunu minimum 250 kapasiteye çıkarmayı hedefliyoruz. Şu anda hem yavru verimi hem de süt verimi açısından iyi sonuçlar alıyoruz. İleride bu sütü işleyerek satmak, yani yoğurt ve peynir gibi ürünler üreterek satışa sunmayı planlıyorum” dedi.
“Çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel”
Devletin çeşitli hibe ve kredileri olduğunu belirten Teber, “Bunları araştırabilirler, ben de yaklaşık bir yıl araştırdıktan sonra Uzman Eller Projesi’ne denk geldim, benim için büyük bir şanstı. Hibe dışında genç çiftçi kredileri, hayvancılık kredileri, hayvan alımından sonra yem kredileri gibi imkanlar var. Eğer ailelerinden destek alıyorlarsa ve mevcut bir yerleri varsa, bu kredilerle işe başlayabilirler. Elbette her işte olduğu gibi ilk 2-3 yıl biraz zorlanacaklardır ama daha sonra kendi işlerini yapmak ve bu konuda uzmanlaşıp kaliteli bir seviyeye ulaşmak, bu işe ayrı bir değer katacaktır. Sabit olarak 8-5 bir işte çalışsalar, başka insanlarla muhatap olacaklar, o işin zorluklarını yaşayacaklar ve kariyer sahibi olmak için en azından 1-2 yıl çabalayacaklar. Hayvancılıkta da aynı. Krediyi alıp işe başladıklarında, hatta bir veteriner bile olsalar, ilk başlarda zorlanabilirler, ‘yapamıyorum’ diyebilirler ama bence bir kadın bir evi çekip çeviriyorsa, bir çocuğu büyütebiliyorsa yani bu dünyaya bir insan yetiştirebiliyorsa, kolaylıkla hayvan da yetiştirip bu işi de başarabilir. Ben hayvancılığa 51 koyun ile başladım, şu an 70 tane var ve hepsi gebe. Bu gelen kuzularla sayıyı en az 100’e tamamlayacağım. Başta zorlanacağımı düşündüm ama işin göründüğünden daha kolay olduğunu fark ettim. Türk kadınları cephede bile kendini göstermiştir; böyle bir atalara sahipken, biz de gayet başarılı bir şekilde hayvancılığı yapabiliriz. Deneyen herkesin bu konuda başarılı olabileceğini düşünüyorum. Hayvanlarla ilgileniyoruz, onların kuzularını bekliyoruz ama kendi kuzuma da vakit ayırıyorum. Evet, biraz zorluğu olabiliyor ama üstesinden gelebiliyorum çünkü oğlum da benim gibi hayvanları severek büyüdü. Beraber bile çıkıp bu işleri yapabiliyoruz. O yüzden, çocuğumla birlikte bu işi yapabilmek çok güzel” diye konuştu. – KARAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bozyaka Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen açılışta yerel üreticiler, el yapımı gıda ürünlerinden tekstil ürünlerine kadar geniş bir yelpazede ürünlerini sergilerken, vatandaşlar da kadınların emeğiyle hazırlanan ürünleri satın alma fırsatı buldu. Başkan Kınay, kadın girişimcileri daha fazla desteklemek için benzer etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve ekonomik bağımsızlıklarının sağlanması amacıyla böyle bir pazarın hayata geçirilmesinin önemine değinen Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek için yapılan bu tür organizasyonların, hem üretici kadınların hem de yerel ekonominin gelişimine büyük katkı sağlayacağını söyledi.
Ayda iki kez düzenlenecek
Bozyaka Pazaryerinin ardından 27 Kasım’da Kibar Pazaryeri’nde ikincisi düzenlenecek Kadın Emeği Pazarı’na da tüm üretici kadınları ve vatandaşları davet eden Kınay, “Kadınlarımızın emekleri bizler için çok değerli. Karabağlar’da kadınların her alanda daha güçlü olmasını sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Onur Demircan’ın yazdığı, Tuluğ Tırpan’ın müziğiyle zenginleştirilen ve Zeynep Anacan’ın şarkı sözlerine imza attığı bu eğlenceli ve düşündürücü oyun, sürekli ders çalışıp test çözmek zorunda hisseden Leyla’nın, anne babası gibi mühendis olma hayalini gerçekleştirmek isterken ilham perisi Thalia ile tanışmasını ve hayatında yeni ufuklar açılmasını konu alıyor.
5 yaş ve üzeri çocuklara yönelik “Ne Olacağım Ben” oyunu, sezon boyunca Akbank Sanat’ta sahnelenecek. Oyunun biletleri Biletix’ta satışa çıktı.

Program Takvimi:
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Selçuk Yöntem ile Biraz Şiir Biraz Şarkı” Londra’daki dünya prömiyerinin ardından 21 Kasım’da İstanbul’da. ‘Ben Çoktan Gidersiniz Sanmıştım’ 17 Kasım’da Kartal Sanat Tiyatro Salonu’nda, Müfit Can Saçıntı ‘İtiraz Ediyorum’ 19 Kasım’da Torium Sahnede. 28.Uluslararası Ankara Caz Festivali, 20–30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Birsen Tezer, 20 Kasım’da ENKA Sanat’ta konser verecek. Bu haftanın bir diğer sahne şovu da Peaky Blinders: The Redemption of Thomas Shelby 22-23-24 Kasım’da Zorlu PSM’de. Ramazan Can & Cem Sonel’in All The Good Memories Are Stored sergisi 12 Ocak’a kadar Anna Laudel İstanbul’da, Memo Akten’in “Dağıtılmış Bilinç” sergisi Hope Alkazar’da. Haftanın kültür sanat ajandasını Haberturk.com Yazı İşleri Koordinatörü Kadir Kaymakçı, HT Mikrofon’da Helin Genç’e değerlendirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Göçün acısını Batılılaşmanın coşkusuyla harmanlayan “Batı Ekspresi”, bir yandan batının bolluk ve tüketim toplumu cazibesine kapılırken diğer yandan kendi kültürlerini cebine doldurup türlü sebeplerle gurbet yollarına düşen ve Şark Ekspresi’ne binenlerin hikâyesi…
REKLAM
Özgürlüğün, batılılaşmanın ve kapitalizmin çarpıcı etkilerini işlerken öte yandan göç edenlerin, doğdukları topraklara duyduğu özlemi ironik ve düşündürücü bir yaklaşımla ele alan oyun, kültürel değerlerin Batı’nın sunduğu “vaha” ile çatışmasını gözler önüne seriyor. “Batı Ekspresi”, yolculuğun sadece gidişini değil, aynı zamanda dönüşünü de sorgulatan bir tecrübe sunuyor.

Matéi Visniec’in kaleme aldığı, Elvin Beşikçioğlu’nun yönettiği oyun “Batı Ekspresi”nde sahneyi Adem Aydil, Derin Beşikçioğlu, Fatih Sönmez, Selin Tekman, Selin Zafertepe ve Ünsal Coşar paylaşıyor. Oyunun etkileyici dekor tasarımı Barış Dinçel’in, kostümleri Başak Özdoğan’ın, müzikleri Utar Dündar Artun’un imzasını taşıyor.

25 Kasım 2024 Pazartesi ve 26 Kasım 2024 Salı akşamları saat 20.30’da Ses 1885 – Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda sahnelenecek tek perdelik “Batı Ekspresi”nin biletleri Biletix’ten ve gişeden temin edilebilir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALÂN
Her sene olduğu gibi, bu yıl da programa seçilen gruplar İstanbul Caz Festivali’nin Parklarda Caz konserlerinde sahne aldı. Seçilen gruplardan Mojo 5 ayrıca festivalin ödül gecesinde, Saint Privat konseri öncesinde sahneye çıktı. Gruplar eylül ayında stüdyoya girip, müzik tarzlarına göre eşleştirildikleri deneyimli müzisyenlerin prodüktörlüğünde Genç Caz+ 24 albümü için kendi bestelerini kaydettiler.
Blue Kiss Collective
Bu süreçte Boba Quartet’e Kıvılcım Konca, Zozeï’ye Çağıl Kaya, ALÂN’a Volkan Öktem, Mojo 5’e Selen Gülün, Blue Kiss Collective’e Kamucan Yalçın ve Zekeriya Şahiner Quartet’e Korhan Futacı prodüktör olarak destek oldu. Albümün kayıt, miks ve masteringini Sinan Sakızlı yaptı; grup fotoğrafları ise Muhsin Akgün’e emanet edildi.
Boba Quartet
Hayyam Stüdyoları’nda gerçekleştirilen kayıtlarda, gençliğin tutku ve heyecanının ustalığın bilgeliğiyle dengelendiği, özgür ve dinamik bir albüm ortaya çıktı. Albümün tanıtım konseri, 19 Kasım 2024’te, saat 21.00’de Pera 77’de düzenlenecek.
Mojo 5
Genç Caz+’nın bu seneki Seçici Kurulu’nda müzisyen Ayşe Tütüncü, müzisyen Selen Gülün, müzisyen Volkan Öktem, radyo programcısı Dr. Hakan Rauf Tüfekçi, yazar Yekta Kopan, müzisyen Okan Kaya, Sony Music Türkiye Genel Müdürü Özden Bora, Akra Caz Festivali Direktörü Kadir Dursun, müzisyen Çağıl Kaya, Pozitif ve Babylon’un kurucularından Ahmet Uluğ ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer yer aldı.
Zekeriya Şahiner Quartet
Genç Caz+ 24,15 Kasım’da Spotify, Apple Music, Deezer, YouTube Music, Fizy ve Muud gibi çeşitli platformlarda yerini alacak.
ZOZEÏ
Genç Caz+ 24 Albüm Şarkıları
BOBA Quartet / “güneş kaçta doğuyor”
ZOZEÏ /“Bir Oda”
ALÂN/ “DUDUDA”
MOJO 5 / “SIMPLE LIFE”
BLUE KISS COLLECTIVE / “Answers”
ZEKERİYA ŞAHİNER QUARTET / “intricate-bop”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İnsan ve makine arasındaki sınırları bulanıklaştıran, duyularınızı harekete geçiren ve algınızı yeniden şekillendiren”Dağıtılmış Bilinç, Somutlaştırılmış Simülasyon ve Derin Meditasyonlar”, Memo Akten’in yapay zeka ve derin öğrenme algoritmalarını yenilikçi kullanımı, teknolojinin geleceği ve toplum üzerindeki etkilerini derinlemesine sorgulayan bir deneyim yaratıyor. Bu deneyimlerde doğanın bilişsel süreçlerinden esinlenen ve yapay zeka yazılımlarıyla oluşturulan görsellerle insan-makine ilişkisi üzerine düşünmeye davet ediliyorsunuz.
Yeni sezonda, Akten’in deneyiminin yanı sıra birçok farklı sanatçının projelerini de içeren kapsamlı bir program yer alacak. Paralel etkinlikler kapsamında Live AV, performanslar, lecture performanslar ve workshoplar gibi çeşitli yan etkinliklerle program zenginleşecek.
“Dağıtılmış Bilinç (Distributed Consciousness)” 23 Ekim – 15 Aralık tarihleri arasında HOPE Alkazar’da!

Bu deneyim, Memo Akten’in Tezos blokzinciri üzerinde oluşturduğu bir NFT koleksiyonuna dayanmaktadır. “Dağıtılmış Bilinç (Distributed Consciousness)” insanın merkezde olmadığı spekülatif bir mitolojiyi yeniden yorumlayarak, insan ve doğa arasındaki sınırları sorgulayan bir dünya sunuyor. Ahtapotların bilişsel süreçlerinden ve internette toplanan kolektif bilinçten esinlenen bu proje, doğa ve teknoloji arasındaki bağlantıları keşfetmeye yönelik bir davet niteliğinde.
Bu sürükleyici görsel-işitsel deneyimde, yapay zeka tarafından üretilen ahtapotların dünyasına adım atacaksınız. Her bir görsel, daha büyük bir şiir ve manifestonun parçası olarak, insanlığın değerleri üzerine derinlemesine düşündüren bir yolculuğa çıkaracak. Ahtapotların dış sesleri eşliğinde, bilinç, özgür irade, yaşam, sanat, teknoloji ve sürdürülebilirlik gibi konular üzerinde insan-makine iş birliği ile yaratılan bir meditasyona tanık olacaksınız.
Her ziyaretçi, yapay zekanın oluşturduğu ahtapotların dünyasına adım atarak, insanlık değerleri üzerine derinlemesine düşündüren bir yolculuğa çıkacak. Dokunaçlı yaratıkların eşlik ettiği bu görsel-işitsel deneyimde, bilinç, özgür irade, yaşam ve sürdürülebilirlik gibi kavramlarla yeniden karşılaşacaksınız. Ziyaretçiler, bu deneyimle sadece pasif gözlemci değil, bilinçle ilgili yeni düşünce yollarını keşfederek, yaratıcı süreçlerin bir parçası olacaklar.

Yeni sezon boyunca programda yer alacak “Derin Meditasyonlar (Deep Meditations) ” deneyimi içerisinde gerçekleştirilecek Yoga, Ses Meditasyonu, Koro Performansı ve benzer etkinlikler de HOPE Alkazar takviminde takip edilebilecek..
●Suzin Maçoro – Ses Meditasyonu (Sound Healing)
REKLAM
●Cihangir Yoga – Herkes için Yoga
●Orphe Çok Sesli Koro
Derin Meditasyonlar (Deep Meditations)
“Derin Meditasyonlar”da Akten, yapay zekayı ruhani deneyimler ve makine bilinci konularıyla buluşturarak benzersiz bir keşfe çıkıyor. Bu yaratıcı çalışma, dini ve manevi görüntülerden oluşan kapsamlı veri setlerini derin öğrenme algoritmalarıyla işleyerek sürekli değişen, etkileyici görsel meditasyonlar üretiyor. Akten, insan bilincinin doğası, makinelerin ruhani deneyimleri yaşayabilme veya taklit etme potansiyeli ve teknolojiyle anlam arayışımızın kesişim noktalarını sorgulayarak izleyiciyi düşünmeye davet ediyor. Ana programa paralel olarak takip edilebilecek Derin Meditasyonlar, aşağıdaki paralel etkinlikler boyunca, yalnızca Xtopia Immersive Journey programlaması kapsamında yer alacak çok özel deneyimler olarak katılımcılara sunulacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pandemi döneminde yapılan araştırmalara göre sanat galerilerinin dünya çapında yüzde 70’in üzerinde gelir kaybına uğramasıyla birlikte sanat alanına olan destekler arttı.
UNESCO verilerine göre bu dönemde kültür-sanat sektöründe 10 milyona yakın insan da işsiz kaldı. Anadolu Efes Art Space platformu da bu bağlamda pandemi döneminin ardından Kazakistan’da genç yeteneklere ve dezavantajlı sanatçılara destek olmak amacıyla kuruldu.

Platform Kazakistan’da 2.5 yıl içinde 21 sergiye ev sahipliği yaptı. Genç yeteneklerin ve dezavantajlı sanatçıların sergilerinin yer aldığı platform, İstanbul’da Kazakistanlı dört sanatçı, Sh. Guliyev, G. Askarova, A. Amirkhanova ve A. Malaeva’nın eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Kazakistan’ın mistik ve zengin kültürünü yansıtan eserlerin yer aldığı sergi ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Giuseppe Verdi’nin unutulmaz eseri Requiem’in seslendirileceği konser, yarın müzikseverlerle buluşacak.
Andrea Francesco Solinas yönetimindeki İDOB Orkestrası ile Paolo Villa yönetimindeki İDOB Korosuna, İtalyan opera sanatçısı Ferruccio Furlanetto eşlik edecek.
Konserde, soprano Mine Kurtoğlu, mezzosoprano Ezgi Karakaya ve tenor Efe Kışlalı da solo seslendirecek.
“BU PARÇAYI SESLENDİRMEK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR AYRICALIK”
İtalyan opera sanatçısı Furlanetto, 1990’lı yıllarda İstanbul’da konser verdiğini ve bu muhteşem şehre geri dönmüş olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
REKLAM
Giuseppe Verdi’nin sansasyonel eseriyle AKM’de sahne alacaklarını belirten Furlanetto, şunları kaydetti:
“Böylesine etkileyici bir eserle burada olmak benim için çok anlamlı. Verdi, benim yüreğime hitap eden bir besteci. Kendisi çok dindar bir insan olmasa da böylesine saf insan sesi için, başka hiçbir şeyle daha iyi ifade edilemeyecek bir eser yaratmayı başarmış. Bu eseri hissedebilmek için öncelikle onu kendi bedeninizde, sözlerde ve seslerde yaşamalısınız. Bu parçayı uzun zamandır seslendirme şansına sahip oldum ve bu benim için büyük bir ayrıcalık. Bu ayrıcalığı burada bir kez daha yaşamaktan dolayı çok mutluyum.”
“ÖNCELİKLE KENDİNİZE DÜRÜST OLMANIZ GEREKİYOR”
Furlanetto, insanların kalbine ulaşmayı ve onlara sevgi, saflık, dostluk mesajı iletmeyi çok önemsediğinin altını çizerek, “Öncelikle kendinize dürüst olmanız gerekiyor. Bir şey söylediğinizde, sözleri güzel bir müzikle birleştiriyorsanız, bunu gerçekten içinizde hissetmelisiniz. Bunu yaparsanız, besteciye ve dinleyiciye tamamen dürüst bir şekilde yaklaşmış olursunuz. Bu insanların kalbine ulaşmanın tek yoludur” dedi.
REKLAM
İDOB Orkestrası ve Korosu hakkında da yorum yapan usta sanatçı, “Bu harika bir topluluk ve burada muazzam bir akustik bekliyorum. Sahnede duyduğumuz tınılar mükemmel olacak ve bu yeni opera salonu gerçekten muhteşem. İstanbul’daki insanların bu yeni opera salonunu çok beğeneceğine eminim. Çünkü gerçekten harika bir atmosfer sunuyor” diye konuştu.
“SANATSEVERLERİ BAŞKA BİR DÜNYAYA GÖTÜRECEĞİZ”
İDOB Korosu şefi Paolo Villa ise müzikseverleri çok güzel bir konserin beklediğine dikkati çekerek, “Requiem, Verdi’nin çok büyük bir eseri ve benim için çok önemli. Çünkü koro burada önemli bir role sahip. Hepimiz için çok zor bir eser, çok uzun ve konsantrasyon gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Villa, bas solist Ferruccio Furlanetto’yu kendi çocukluğundan beri tanıdığını belirterek, “Teatro alla Scala’da çok defa izledim. Bir konserde onunla çalışmak benim için bir hayaldi. Umarım çok seversiniz. Çok güzel ve derin bir eseri seslendirecek. Verdi, bu eseri meşhur yazar Alessandro Manzoni için yazmış. Sanatseverleri başka bir dünyaya götüreceğiz. Bu müzik başka bir dünyadan geliyor” değerlendirmesini yaptı.
Giuseppe Verdi’nin ‘Requiem’i, klasik müzik otoritelerince yalnızca bir ağıt değil, aynı zamanda varoluşun derinliklerine inen destansı bir yolculuk olarak tanımlanıyor. Eserin melodileri ve güçlü orkestrasyonu, dinleyicileri ölüm ve ötesi üzerine düşünmeye davet ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rosinante filmi, 19 Kasım Salı günü, ekip katılımlı özel gösterimiyle Atlas 1948 Sineması’nda izleyicilerle buluşuyor.
Salih ve Ayşe, altı yaşındaki hiç konuşmayan oğulları Emre ile İstanbul’un kentsel dönüşüme girmek üzere olan bir semtinde yaşamaktadır. Salih’in beyaz yakalı hayatı, işten çıkarılmasıyla sekteye uğramış; Ayşe ise evden çalışarak telefonla sigorta satışı yapmaktadır. Bir yandan da, oturdukları evin kirasını ödeyemedikleri için bütçelerine uygun yeni bir ev arayışındadırlar.

Bir gün, motosikletle yolcu taşıyabileceği yeni bir iş modelinden haberdar olan çift, Salih’in adına sisteme kaydolur. Ayşe, kimliğini gizleyerek ve hiç konuşmadan, eşine dönüşümlü şekilde yardımcı olmaya başlar. Rosinante adını verdikleri motosikletleriyle İstanbul’un farklı yüzleriyle tanışırken, yaşamlarına hiç beklemedikleri bir dönüşüm gelir. Ancak her şey, motosikletlerinin çalınmasıyla değişir.
Baran Gündüzalp’in yönettiği ve başrollerinde Nilay Erdönmez, Fatih Sönmez ve Can Demir’in yer aldığı Rosinante, 19 Kasım Salı günü saat 20.00’da Atlas 1948 Sineması’nda.
TEREDDÜT ÇİZGİSİ
80. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan ve ödüllü Tereddüt Çizgisi filmi, yönetmen Selman Nacar ve oyuncu kadrosunun katılımıyla Atlas 1948 Sineması’nda özel bir gösterimle seyircilerle buluşuyor.

Filmin başrolünde, idealist bir ceza avukatı olan Canan’ı canlandıran Tülin Özen’in güçlü performansı dikkat çekiyor. Canan’ın gündüzleri adliyede, geceleri ise annesinin hastanede solunum cihazına bağlı olarak geçirdiği zorlayıcı yaşamı, film boyunca izleyiciye derin bir duygusal yolculuk sunuyor. Uzun süredir üzerinde çalıştığı bir cinayet davasının karar duruşması günü, Canan, annesi, hâkim ve sanık arasında ahlaki bir tercih yapmak zorunda kalacaktır.
Selman Nacar’ın yönetmenliğini üstlendiği film, zengin bir oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Fimde; Tülin Özen, Oğulcan Arman Uslu, Gülçin Kültür Şahin, Vedat Erincin, ve Erdem Şenocak gibi başarılı oyuncular yer alıyor.
Tereddüt Çizgisi 20 Kasım Çarşamba günü saat 20.00’da Atlas 1948 Sineması’nda.
REKLAM
OTHON CİNEMA – BRAKHAGE GÖSTERİMİ
Sinema tarihinin en önemli deneysel film üreticilerinden Stan Brakhage, 8 filmini kapsayan özel bir seçkiyle Othon Cinema’da İstanbul’da seyirciyle buluşuyor. Brakhage, sinemayı “görsel şiirler” aracılığıyla şekillendirirken, filmlerini “görsel düşünce” olarak tanımlamış ve sinemayı, şiiri ve görselliği tek bir formda aşkın bir deneyime dönüştürmüştür.

Bu özel gösterimde, Brakhage’ın eserleri, insan gözünün şiirle olan derin bağını ve sessizliğin ahengini izleyicisine sunuyor. Sinema ve şiir arasındaki sınırları bulanıklaştıran bu filmler, hem görsel hem de duygusal anlamda çarpıcı bir deneyim vadediyor.
Othon Cinema – Brakhage Gösterimi, 22 Kasım Cuma günü saat 20:30’da Atlas 1948 Sineması’nda seyirciyle buluşuyor.
EAT YOUR CATFISH
REKLAM
45. Haber ve Belgesel Emmy Ödülleri’nde “En İyi Sosyal Temalı Belgesel” ödülünü kazanan Eat Your Catfish, yönetmen Senem Tüzen’in katılımıyla ve Yeşim Burul’un moderatörlüğünde Atlas 1948 Sineması’nda özel bir gösterimle izleyicilerle buluşuyor.

Eat Your Catfish, ALS hastalığına yakalanan Kathryn’in hayatına odaklanıyor. Felçli ve 24 saat bakıma muhtaç bir durumda olan Kathryn’in zihni tamamen sağlıklı kalmış, fakat ömrü boyunca solunum cihazına bağlı yaşamak zorundadır. Kocası Saïd, bu zorlu duruma daha fazla katlanamamaktadır. Oğlu Noah, annesinin bakımı ile akademik sorumlulukları arasında sıkışıp kalmıştır. Kathryn, bir yandan yaşam mücadelesini sürdürürken, diğer yandan kızının yaklaşan düğününü görmek için sabretmeye çalışmaktadır.
Bir ailenin kırılma noktasındaki son derece mahrem ve alaycı portresi olan Eat Your Catfish, Kathryn’in tamamen bakış açısından çekilmiş ve 930 saatlik görüntüden kurgulanarak sinemaya aktarılmıştır.
Eat Your Catfish, 24 Kasım Pazar günü saat 18.00’da Atlas 1948 Sineması’nda.
TEZGAH
.png
Bir yazar, bir aktrist, bir müzisyen ve bir mutfak tezgahı üzerinde kurgulanan Tezgah; Sanatlarının, oynadıkları oyunların, yalanlarının birbirlerinin ve sevenlerini aldatmalarının; eski bir anne halısının üzerine döküldüğü kanlı bir gecede, evden çıkmak isteyeceğiniz ama kanalı bir türlü değiştiremeyeceğiniz bir ”sevgisizlik” çağı hikayesini seyirciyle buluşturuyor. Yönetmen koltuğunda, Erkan Kolçak Köstendil ve Kadir Çermik’in olduğu filmde, Damla Sönmez, Rıza Kocaoğlu, Erkan Kolçak Köstendil, Şinasi Yurtsever gibi başarılı oyuncular yer alıyor.
Tezgah, 21 Kasım Perşembe saat 20:00’de Ekip Katılımlı Özel Gösterimi ve 22-27 Kasım 2024 tarihlerinde Atlas 1948 Sineması’nda.
PSİKE İSTANBUL SİNEMA AKŞAMLARI: KAYGI

Psike İstanbul, Sinema Akşamlarının on üçüncü yılında, Atlas 1948 sinemasıyla anlamlı bir buluşma gerçekleştiriyor. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, Ceylan Özgün Özçelik’in ödüllü filmi Kaygı, izleyicilerle buluşacak. Gösterimin ardından, yönetmen Ceylan Özgün Özçelik ve Psike İstanbul Derneği üyesi psikanalist Banu Büyükkal ile yapılacak söyleşide, film ve karakterler psikanalitik bir bakış açısıyla derinlemesine incelenecek.
Kaygı, 27 Kasım Çarşamba saat 20:00’de Özel Gösterimi ve Söyleşi programı ile Atlas 1948 Sineması’nda.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nâzım Hikmet, Özdemir Asaf, Ümit Yaşar Oğuzcan ve daha birçok şairin eserlerini özgün caz besteleriyle buluşturan proje, Selçuk Yöntem’in yorumu ve quartet’in müzikalitesini bir araya getiriyor.

Tiyatro, dizi, sinemadaki başarılı oyunculuğuyla dikkat çeken Selçuk Yöntem’e sahnede Viyana’da yaşayan Türk kemancı Efe Turumtay, Çek basçı Tomáš Liška’nın lirik sesi ve Macar perküsyoncu András Dés’in eğlenceli ritimleri eşlik ediyor.
Uluslararası üne sahip Türk perdesiz gitar virtüözü Cenk Erdoğan da melodilerini quartet’e taşıyor.
Selçuk Yöntem’in güçlü yorumuyla seslendireceği şiirler, caz müziğinin ritmiyle birleşerek dinleyenlere farklı bir deneyim sunacak.
Sezon boyunca sahnelenmeye devam edecek Biletler Biletix, Bubilet, Biletinial ve Passo’da satışta.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amerikalı sosyal medya fenomeni ve poker oyuncusu Dan Bilzerian,katıldığı bir televizyon programında İsrail’in vahşi yüzünü cesurca dile getirdi.
Hamas’ı bir “direniş örgütü” olarak nitelendirilen Bilzerian, geçtiğimiz ay İsrail saldırısında öldürülen Hamas lideri Yahya Sinvar’ı da “kahraman” ilan etti.
Bilzerian, Hamas’ın rehinelere yönelik cinsel şiddet uyguladığına ilişkin iddiaların da çürütüldüğünü söyledi.
İSRAİL’İN ARKA PLANDA KALAN SUÇLARI
1963 yılında ABD Başkanı John F. Kennedy suikastının İsrail’in Mossad tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Bilzerian, Muammer Kaddafi’nin ölümünün ve Jeffrey Epstein’ın adasında yaşanan olayların da İsrail tarafından düzenlendiğini açıkladı.
“BAHSE GİRERİM, HOLOKOST’TA 6 MİLYONDAN AZ ÖLDÜRÜLDÜ!”YAHUDİ
Holokost sırasında öldürülen Yahudilerin sayısının abartıldığını söyleyen Bilzerian, 6 milyon rakamının gerçekte altında olduğunu savunarak tüm servetini bu iddiası üzerine bahis olarak koyabileceğini belirterek, Yahudilerin 6 milyondan fazla Hristiyan öldürdüğünü ve Yahudilerin soykırımı “icat ettiklerini” söyledi.
Programda Bilzerian “Nazi” olarak suçlanarak, “Söyledikleriniz Nazilerin II. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere yönelik nefretlerini ifade etmek için kullandıkları sözlere benziyor.” suçlamaları yapıldı.
Bilzerian ise suçlamalara yanıt olarak, Yahudiliği “üstünlüğü ve tecavüzü teşvik eden” bir inanç olarak tanımladı ve İsrail’in de bunun bir örneği olduğunu savundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’in İnhisar ilçesinde ayda bir yapılan doğa yürüyüşleri bu ay Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 86’ncı yılı anma programı kapsamında ‘Atamıza Saygı’ sloganıyla gerçekleşti. Gerçekleştirilen yürüyüşe İnhisar Kaymakamı İrem Ayşegül Çetin, Belediye Başkanı Nihal Arslan, Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan ve çok sayıda doğasever katıldı.
Sonbaharın pastel tonlarının hakim olduğu doğa manzaraları ile bezenmiş 3,5 kilometrelik yürüyüş rotasını tamamlayan katılımcılar ardından belediye mesire alanındaki Atatürk fotoğrafları sergisini ziyaret ettiler.
Katılımcılara ikramlarda bulunulması ardından program sona erdi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİVAS’ta bağlama ustası ve halk ozanı Şentürk İyidoğan’ın (55) ürettiği sazlar, dünyanın birçok yerinde kullanılıyor. İyidoğan, çocukken yıldırım çarpması sonucu yaşadığı dil tutukluğunun ardından ailesi tarafından sazla tanıştırıldığını belirterek, “Hıdır isimli komşumuz bana saz yapmanın tarifini verdi. İlk sazımı o zaman yaptım. Sonra hayatım saz yapmakla geçti. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı yaklaşık 11 bini geçti. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim” dedi.
Halk ozanı Şentürk İyidoğan, Sivas’ta 4 Eylül Sanayi Sitesi içerisinde bulunan atölyesinde bağlama üretimi yapıyor. 2,5 yaşındayken yaşadığı Zara ilçesine bağlı Beypınar köyünde yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu yaşayan, İyidoğan, bağlama eşliğinde seslendirdiği türkülerle yeniden konuşmaya başladı. 5 yaşındayken bir komşusunun kendisine saz yapmasını tarif etmesiyle bağlama üretimine ilgi duyan ve bunu geliştiren İyidoğan, köyde amatör olarak bağlama üretimi yaptıktan sonra 1993 yılında bir atölyeye ortak olarak, üretimini devam ettirdi. Bulduğu uygun ağaçları oyarak, bağlamaya dönüştüren ve meslekte kendini geliştirerek, kişiye ve sanatçıya göre özel ürün üreten İyidoğan, bugüne kadar 11 binden fazla bağlama üretti. İyidoğan’ın ürettiği sipariş üzeri satılan bağlamalar, Türkiye’nin yanı sıra başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde de kullanılıyor.
‘HAYATIM SAZ YAPMAKLA GEÇTİ’
Mesleğini çok sevdiğini ve ömrü yettiği sürece de üretime devam edeceğini belirten Şentürk İyidoğan, “Ben 2,5 yaşındayken yıldırım çarpması sonucu dil tutukluğu oluştu. Ben o anları hatırlıyorum. Babam beni çok severdi ve gezdirirdi. Dilim açılsın diye çok uğraştı. Dilim bir türlü açılmadı. Ben 5-6 yaşındayken Muhlis Akarsu bize gelirdi ve bana türkü söyletirdi. O zaman türküye eşlik ettiğimde dilim normale döndüğü için babam bana saz aldı. Ben küçükken köyde komşumuz ‘Hıdır Amca’ diye biri vardı. Hayatı boyunca saz yapmaya çalışmıştı ama yapamamıştı. Onun yanına gittim ve ‘Saz nasıl çalınıyor’ diye sordum. O da yatağından kalkıp sazın akordunu yaptı ve bana ‘Saz çalmayı ne yapacaksın, saz yapsana’ dedi. Bana saz yapmanın tarifini söyledi. Ondan sonra hayatım saz yapmakla geçti. Profesyonel olarak değil ama kendi köyümde uygun bulduğumuz ağacı oyarak saz yapardık. 1993 yılında atölyeye ortak oldum. Daha sonra ise tamamını aldım. Toplamda 50 yıla yakındır bu işle uğraşıyorum” dedi.
‘YAPTIĞIM SAZ SAYISI 11 BİNİ GEÇTİ’
Şimdiye kadar ürettiği el yapımı bağlama sayısının 11 bini geçtiğini ifade eden İyidoğan, “Bazen kendi kendime hesaplıyorum. Bu zamana kadar yaptığım saz sayısı 11 bini geçti. Askere kadar, köyde yaptıklarım, Zara ilçesine geldikten sonra aylık 15-20 tane yapıyordum. Sivas merkeze gelince de belli bir zamandan sonra seri imalat yapmaya başladım. 2004’e kadar aylık 100 tane yapıyorduk. Sonrasında biraz daha rakamlar düştü” diye konuştu.
‘KİŞİYE ÖZEL SAZ YAPIYORUZ’
Bugüne kadar ürettikleri sazlardan bozulan ya da geri dönen olmadığını ifade eden İyidoğan, “Sazlarımıza garanti veriyorduk ve bu zamana kadar hiçbiri geri dönmedi. Bugüne kadar da ürettiklerimizden hiçbiri bozulmamıştır. Her sazı, herkese vermiyoruz. Kişiye özel saz yapıyoruz. Türkiye’de satılan bağlamaların yüzde 90’ı yanlış ve sese göre üretilmediği için belirli sıkıntılar yaşanıyor. Ben mümkün olduğu kadar, bize gelen arkadaşların seslerine ve tonlamalarına bakarak, sesine göre saz yapıyorum. Ayrıca hiç yapıştırıcı kullanmadan saz yapan tek ustayım. Türkiye’nin her yerine, hatta dünyanın birçok yerine bu sazlardan gönderdim. Yurt dışına, yurt içine, her yere gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2013 yılında açılan Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutukluların yaptıkları el emeği ürünler sergilenerek, konser düzenlendi. Güzel Sanatlar Fakültesinden 25 öğrencinin verdiği konserde konuşan cezaevi savcılarından Deniz Şahin, bu tür etkinliklerin bundan sonra da devam edeceğini söyledi.
Konser sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Serkan Kengil, “Ceza İnfaz Kurumumuzda tutuklu ve hükümlülerin iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması faaliyetleri kapsamında etkinlik oluşturduk. Üniversite öğrencileri burada bize konser verme konusunda destek vereceklerini bildirdi. Bizler de Cezaevleri Tevkif Genel Müdürlüğü ile gerekli yazışmaları yaparak, izinlerimizi aldık. Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri bize güzel bir müzik dinletisi oluşturdu. Aynı zamanda hükümlü ve tutuklularımızın bireyselleşmesi ve gerek atölyelerde, gerekse koğuşlarda oluşturmuş oldukları el sanatları sergimiz vardı. Tutuklu ve hükümlüler hem kendi geçimlerini sağlamış olacaklar hem de kendi el emeklerini sergilemiş olacaklar” dedi.
Konser programı, Şırnak Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Alpaslan, Şırnak Cumhuriyet Başsavcısı Hayrullah Şahin, Cumhuriyet Savcısı Deniz Şahin ve Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Serkan Kengil’in müzik grubuna teşekkür belgesi vermesi ile son buldu. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>13 Kasım Tekirdağ’ın kurtuluşunun 102. yılı dolayısıyla Tekirdağ Valiliği önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Çelenklerin sunulmasının ardından Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Törenin devamında Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, şeref defterini imzaladı. Şeref defterinin imzalanmasının ardından Süleymanpaşa Belediyesi Halk Oyunları ekibi, halk oyunları gösterisi sundu.
Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında, kurtuluş mücadelesinin önemine vurgu yaparak şehrin 2 yıl süren işgalden kurtuluşunu ve ordunun şehre girişiyle işgalin sona erdiğini belirtti. “Kara günler, kahraman ordumuzun şehre girişiyle sona erdi. İşgalciler, tam da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi geldikleri gibi, bir daha dönmemek üzere gittiler” dedi.
Etkinlikler kapsamında Tarihi Halk Eğitim Merkezi Binası’nda düzenlenen Eski Tekirdağ Fotoğrafları Sergisi, şehrin geçmişi ve bugünü arasındaki bağı fotoğraflarla vatandaşlara sundu.
Törene Valinin yanı sıra Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Garnizon Komutanı TuğgeneralAhmet Uğurlu, asker jandarma polis ve vatandaşlar katıldı. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yolalan beldesi kara yolu Panor Dağı mevkisinde sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 25 AU 932 plakalı otomobil ile 13 AC 566 plakalı pikap çarpıştı.
Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kaza yerine giderken kontrolden çıkan 13 AT 804 plakalı ambulans, Yolalan beldesi yakınlarında şarampole devrildi.
Kazada otomobil ve pikaptaki 2’si çocuk 8 kişi ile ambulansta bulunan 3 sağlık personeli yaralandı.
Yaralılar, ambulanslarla Hizan ve Tatvan’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgilere göre, Gölbaşı Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği olarak Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli yapılan çalışmalarda durdurularak kontrol edilen şüpheli araçta 15 parça halinde toplamda 16 kilogram 815 gram skunk maddesi ele geçirildi. Uyuşturucu maddeleri muhafaza altına alınırken araçta bulunan A.S. ile R.E., gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan her iki şahıstan A.S., çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken R.E., ise serbest bırakıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELAZIĞ’da anestezi doktoru Sinan Bulut (36) yanında boş anestezi ilacıyla evinde ölü bulundu.
Olay, sabah saatlerinde Üniversite Mahallesi Kenar Sokak’ta meydana geldi. İşe gitmeyen anestezi doktoru Sinan Bulut’un mesai arkadaşları kendisine ulaşamayınca 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Bunun üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, girdikleri evde Bulut’u hareketsiz yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Sinan Bulut’un hayatını kaybettiği belirlendi. İlk incelemede Bulut’un yanında bulunan anestezi ilacının boş olduğu görüldü. Sinan Bulut’un cenazesi kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla morga kaldırıldı.
2 YIL ÖNCE KIZ ARKADAŞINI BIÇAKLAMIŞTI
2 yıl önce kız arkadaşı Dilan T.’yi darbedip 5 yerinden bıçakladığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan Sinan Bulut’un, kadının şikayetini geri çekmesi üzerine tahliye edildiği belirtildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber-Kamera: Tekin Yalçınkaya/ Elazığ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Her şeyin mümkün olduğuna inanırlar
Mutlu insanlar yapılabilir olduğunu düşündükleri şeyler için kendilerine sınırlar koyma hatasına düşmezler. Duygusal bariyerler kurmak insanın hayal etme ya da davranma becerilerini köreltir. İstenilenin elde edilebileceği inancı ise amaç edinmeyi ve bu amaç uğrunda zorluklarla yüzleşip, üstesinden gelmeyi sağlar. Bu sadece pozitif düşünmek değildir, hayalleri sınırlamamak, bastırmamaktır.
2- Mutluluğun parasal değere sahip olmadığının farkındadırlar
Günümüzde mutluluğu maddiyatla ölçmek çok daha yaygın bir yanılgıdır. Halbuki mutlu insanlar mutluluğun farklı şekillerde değerlendirilmesi gerektiğini bilir.
3- Küçük problemleri büyütmezler
Günlük yaşamın bir parçası olan önemsiz argüman ve olayların mutluluklarına gölge düşürmesine izin vermezler. Büyük resme bakmak ve gerçekten önemli olan şeylere ve kişilere odaklanmak gerekli perspektifi elde etmek için önemli bir araçtır. Yüzeysel sorunların sizi etkilemesine izin vermeniz, hayal kırıklığı yaratır. Mutlu insanlar bunu bilir ve küçük meseleleri büyütmezler.
4- Hayatta tesadüfler olmadığına inanırlar
Evrenle bir bağları olduğuna inanırlar ve yaşanan her şeyin bir sebebi olduğunu düşünürler. Kader, karma ya da başka şekilde adlandırılsın, her karşılaşma, her etkileşimin bir amaç uğruna gerçekleştiğine inanmak kaotik zamanlarda da sakin kalmayı başarabilmeyi sağlar. Ama mutlu insanlar kendilerini geliştirerek, değiştirerek kader kurbanı olmak yerine, geleceği arayan cesur bir maceraperest olmaya yönelir. Hayat da böylece duygusal bir zorlanma yerine, keşif için neşeli bir yolculuğa dönüşür.
5- Geçmişi inkar etmezler ama saplanıp kalmazlar da
Mutlu insanlar geleceği şekillendirmek için geçmişteki iyi kötü deneyimlerden beslenmeleri gerektiğini bilir. Geçmişi unutmaya ya da inkar etmeye çalışmak o kadar çok zaman alır ki bugünü yaşayamazsınız. Üstelik yaşadıklarınızı yaşamadığınızı varsayamazsınız. Bu yüzden ne kadar kötü deneyime sahip olursanız olun, bunları tekrarlamamak için çalışmalı ve bugünün keyfini kaçırmasına izin vermemelisiniz.
6- Negatif duyguların kendilerini ele geçirmesine izin vermezler
Günümüzde daha rahat ve hızlı yayılan gündem haberleri ve global enformasyonla gelen korkunç haberler bireylerin pozitif kalmasını zorluyor. Ama bu mutlu insanların kendilerine çizdiği yolda önemli bir karşı duruştur. Dış dünya kontrol edilebilir bir şey değildir ama ondan gelen negatif enerji etkisi yönetilebilir bir şeydir. Seçim sizin. Dışarıdan gelen bu negatif enerjinin kişisel hedeflerinizi, ilişkilerinizi ve hayallerinizi etkilemesine izin verecek misiniz? Mutlu insanlar için bu sorunun cevabı ‘hayır!’dır.
7- İyilik yap, iyilik bul
Verici olmak derin duygusal ve ruhsal güçlendirici olabilir. Evrene pozitif enerji vermek her zaman aynı şekilde size geri dönecektir. Mutlu insanlar iyilik yapmayı, etrafındaki insanlara yardım etmeyi ve karşılık beklemeden vermeyi tercih ederler. Ve karşılarına kendileri gibi insanlar daha çok çıkar. Sevgi de iyilik de mutluluk da paylaştıkça büyür.
8- Kimsenin mükemmel olmadığı gerçeğini kabul ederler
Birinden belirli beklentileriniz varsa ve bunları karşılamasını beklerseniz, büyük ihtimalle hayal ve kalp kırıklığı yaşarsınız. İnsanlar doğaları gereği kusursuz değildirler, öyle olmalarını beklemek saflık olur ve stres doğurur. Mutlu insanlar bu gerçeğin farkındadırlar. Uyumlu bir ora yol bulmak için birlikte çalışmayı tercih eder ve kendilerini mutsuzluğa itmezler.
9- Zamanın kıymetini bilirler
Zaman akıp gidiyor. Mutlu insanlar onun kıymetli olduğunu ve harcanmaması gerektiğini bilirler. ‘Verimli geçirilen zaman’ onlar için önemlidir, geriye dönüş olmadıklarını bilir, sonradan pişmanlık duymamak için iyi değerlendirirler.
10- Korkusuz severler
Çekinmeden, korkmadan severler! Reddedilme korkusu, ilişkide başarısız olma korkusu, hatta aşkı hak edip etmediklerine dair şüpheler barındırmazlar. Bunlar bir insanın mutluluğu önündeki en büyük engeller olabilir. Mutlu insanlar riske girmeyi seve seve kabul ederler. Unutulmaz zaferler ve evet unutulmaz yenilgiler, hepsi onların ruhsal varlığını besleyen, geliştiren yaşanmışlıklardır.
Kendiniz ve çocuğunuz için yapacağınız 10 iyilik
11- Kıskançlık yapmazlar
Mutluluğu kıskançlık kadar negatif etkileyen çok az duygu vardır. Başkalarının başarılarını kıskanmakla geçen zaman insanı kendi hedef ve hayallerine giden yolda yavaşlatır. Mutlu insanlar kıskançlığın ruhunu ve kalbini yiyen duygusal bir kanser olduğunu bilir. Bu duyguyu reddetmek mutlu bir gerçekliği bulma yolunda destekleyici bir adım olacaktır.
12- Kendilerini oldukları gibi kabul ederler
Sıklıkla söylenir: Mutluluğa giden en kestirme yol, insanın kendisini olduğu gibi sevmesi ve kabul etmesidir. Mutlu insanlar bunu çoktan yapmış ve kişiliklerinin eşsiz olduğuna inanmaktadırlar. Ve bu yüzden de daha iyi bir gelecek için çalışmak onlar için asla ulaşamayacakları bir hayalden çok keyifli bir görev halini alır.
13- Herkesi mutlu edemeyeceklerini bilirler, bu yüzden de kendilerini mutlu ettiklerine emin olurlar
Hayatta herkesi mutlu etmek imkansızdır. Her bireyin kendi fikirleri ve standardı olduğu için birini mutlu eden şey diğerine mutsuzluk verebilir. Gerçekten mutlu olan insanlar için bu problem değildir çünkü bilincindedirler ve öncelikle kendilerini tatmin etmeye odaklanırlar. Bu demek değildir ki başkalarını önemsemezler, önce kendilerini mutlu ederler ki etraflarındaki insanlara da yayabilsinler.
14- Büyümek için değişimin gerekliliğini takdir ederler
Durgun kalıp, çabalamayarak günlük hayatta memnuniyeti ve mutluluğu yakalamanın insan doğasında olmadığını bilirler. İleriye bakmaya ihtiyaç duyar ve yeni ufuklar keşfetmek için değişiklik yapmaya gönüllüdürler. Halbuki çoğu insan değişikliklere açık değildir. Mutlu olmak isteyen insan değişimin yaşamın önemli bir parçası olduğunu kabul etmesi gerekir.
15- Asla durup anın tadını çıkartamayacak kadar meşgul değildirler
Gündelik yoğunluk içinde doğanın ve yaşamın güzelliğini takdir etmek ihmal edilen bir olgudur. Ajanda ve inşa edilen yapay hedefler için hummalı bir şekilde çalışmak insanların durup anın tadını çıkarmasını engelliyor. Mutlu insanlarsa asla durup, dünyanın hazinelerinden keyif alamayacak kadar meşgul değiller.
16- Durgun kalmayı becerebilirler
Bazen insan tüm düşünce ve duygu bombardımanına rağmen sükunetini korumayı başarmak zorundadır. Zihin ve kalbi dış kaynaklı basınçtan korumayı öğrenmek, mutlu insanların rutinidir. Zihinsel olarak duraksamak, derin bir nefes almak ve gülümsemek günün sonunda her şeyin iyi olacağına inanmayı da beraberinde getirir.
17- Mutluluğun her şey olmadığını kavramışlardır
Mutlu olmak gerçekten önemliyken, mutlu insanlar bunun puzzle’ın sadece bir parçası olduğunu da bilirler. Bazı sorumluluklar ya da koşullar sizi belirsiz duygulara itebilir. Aslında tam da bu anlarda öğrenilen dersler insanı hayatın depoladığı hediyelere yaklaştırırlar.
18- Minnettardırlar
Yaşama sevincini kabullenmek ve deneyimleri için minnettar olmak mutlu insanların en büyük özelliklerinden birisidir. Bu durum sadece lafta kalmaz, onlar bu muhteşem, karmaşık ve bazen de rahatsız edici hayatta olmanın memnuniyetini manevi şükranla karşılarlar.
19- Yanlış giden yerine doğru gidene odaklanırlar
Madalyonun her zaman iki tarafı vardır. Bir şey olduğu zaman kötü tarafından bakmak ve yenilgiyi kabullenmek insana mutsuzluktan başka bir şey vermez. Ama tam tersini yapabildiğinizde mutluluğa biraz daha yaklaşırsınız.
20- Her zaman başlangıç noktasında olduklarına inanırlar
Mutlu insanlar ruhsal ve duygusal açıdan hep başlangıç noktasında olduklarını bilirler. Bir geçiş veya başarısızlık olduğunda bile, bu yeni bir başlangıç noktasını işaretler.
Daha fazla enerji için 6 adım!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocuklarımızın risk almalarına izin vermiyoruz
Her köşede bir tehlike işaretinin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz. Çocuklarımızı korumak adına elimizden geleni yapıyoruz; sonuçta işimiz bu. Ancak bu şekilde hareket ederek, çocuklarımızın sağlıklı risk alma davranışlarını öğrenmelerini engelliyor, ciddi yan etkilerle karşılaşmalarına sebep oluyoruz. Yapılan araştırmalar dışarıda oyun oynamayan, dizlerinden yaralanmayan çocukların yetişkinlik dönemlerinde genelde fobiler geliştirdiklerini gösteriyor. Normal olduğunu öğrenebilmeleri için çocukların düşmeleri gerekiyor; uzun süreli ilişkilerin gerektirdiği duygusal olgunluğu görebilmeleri için gençlerin sevgililerinden ayrılmaları gerekiyor. Ebeveynler, çocuklarının hayatlarından riskleri kaldırdıklarında, kibirli ve özgüvensiz olmalarına sebep oluyorlar.
Çok hızlı bir şekilde kurtarıyoruz
Bugünün genç nesli, 30 yıl önce yaşamış çocukların geliştirdikleri bazı becerilere sahip olamıyorlar; çünkü yetişkinler birçok şeye müdahale edip sorunları onlar için hallediyorlar. Kurtarmada fazla hızlı davrandığımızda ve çocuklarımızı yardıma boğduğumuzda, güçlüklerle kendi kendilerine baş etmeye ve sorunlarını çözmeye dair ihtiyaçlarını ortadan kaldırmış oluyoruz. Bu, kısa vadede ebeveynliktir ve liderliğin temel noktalarını atlamaktır – çocuklarımızı yardımsız yaşayabilecek şekilde donatmak gibi noktaları. Er ya da geç, çocuklar birilerinin onları kurtarmasına alışıyorlar. Gerçek hayatta ise bu durum, dünyanın işleyişi ile hiçbir şekilde alakalı değil; dolayısıyla çocuklarımızın etkili birer yetişkin olmaları önünde engel teşkil ediyoruz.
Ebeveynliğe dair 5 yeni bakış açısı
Çok kolay bir şekilde övüyoruz
Okullar arası düzenlenen bir futbol maçına gidin; herkesin kazanan olduğunu göreceksiniz. Bu “herkese bir madalya” zihniyeti, çocuklarımızın kendilerini özel hissetmelerini sağlıyor olabilir; ancak yapılan araştırmalar, bu metodun istenmeyen sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Çocuklar nihayetinde yalnızca anne ve babalarının onları müthiş olarak gördüklerini gözlemliyorlar. Ebeveynlerinin objektifliğinden şüphe etmeye başlıyorlar; an içerisinde iyi hissettiriyor, ancak gerçeklikle bağlantı kurulamıyor. Çocuklarımızı göklere çıkarmaya bahane aradığımızda ve kötü davranışları görmezden geldiğimizde, zor gerçeklikten kaçınmak adına hile yapmayı, abartmayı ve yalan söylemeyi öğreniyorlar. Çünkü bu güçlüklerle yüzleşmeye şartlanmamış oluyorlar.
Suçluluk duygusunun, iyi yönlendirmenin önüne geçmesine izin veriyoruz
Çocuğunuz, sizi her saniye sevmek zorunda değil. Çocuğunuz, hayal kırıklığını atlatabilir; ama fazla şımartılmanın etkilerini aşamaz. Bu yüzden “hayır” ya da “şimdi değil” diyebilin ve gerçekten değer verdikleri, gerçekten ihtiyaç duydukları şeyler için savaşmalarına izin verin. Ebeveynler olarak, çocuklarımızı ödüllendirirken, onlara istediklerini verme eğilimi gösteriyoruz – özellikle de birkaç çocuk olduğunda. Biri, bir konuda başarılı olduğunda, onu ödüllendirirken diğerini es geçmenin adil olmadığını düşünüyoruz. Ama bu şekilde gerçekçi davranmamış oluyoruz. Çocuklarımıza, başarının kişinin kendi davranışlarına ve özelliklerine bağlı olduğunu gösterme fırsatını kaçırıyoruz.
Başarılı ebeveynliğin ufak sırları
Geçmiş hatalarımızı onlarla paylaşmıyoruz
Sağlıklı gençler, kendi kanatları ile uçmayı isterler ve bir şeyleri kendi kendilerine denemeye ihtiyaç duyarlar. Bizler, yetişkinler olarak, buna izin vermemiz gerekiyor; ama bu durum, onlara yön bulmada yardımcı olamayacağımız anlamına da gelmiyor. Onların yaşındayken yaptığınız konuyla ilgili hataları paylaşarak iyi seçimler yapmayı öğrenmelerine yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca çocuklar, hatalar yapmaya ve kararlarının sonuçları ile yüzleşmeye hazırlıklı olmalıdırlar. Benzer bir tecrübe yaşadığınızda neler hissettiğinizi, davranışlarınızın sebeplerini ve öğrendiğiniz dersleri çocuklarınızla paylaşın. Çünkü biz, çocuklarımız üzerindeki tek etki sahibi değil, en iyi etkinin sahibi kişiler olmalıyız.
Zekâyı, yetenekliliği ve etkiyi, olgunlukla karıştırıyoruz
Zekâ, sıklıkla çocuğun olgunluğu açısından bir ölçü olarak kullanılıyor ve sonuç olarak ebeveynler, zeki bir çocuğun dünya için hazır olduğunu farz ediyorlar. Hayır, durum bu değil. Çocuğunuzun hayatının bir kısmında belirli yeteneklerin var olması, tüm alanlarda becerikli olduğu anlamına gelmiyor. “Sorumluluk yaşı” gibi bir sihirli sayı ya da çocuğa belirli özgürlüklerin ne zaman verilmesi gerektiğine dair kanıtlanmış bir rehber yok ne yazık ki. Ama sizinki ile aynı yaştaki çocukları gözlemlemek, doğru bir yöntem olabilir. Diğer çocukların sizinkinden daha fazlasını yaptıklarını fark ettiyseniz eğer, çocuğunuzun bağımsızlığını erteliyor olabilirsiniz.
Verdiğimiz nasihatleri kendimiz uygulamıyoruz
Ebeveynler olarak, çocuğumuzun yaşamasını istediğimiz hayatı biçimlendirmek, bizim sorumluluğumuzda. Karakterli, güvenilir ve sözünün eri bir kişilik geliştirmeleri, bizim rehberliğimize bağlı. Evlerimizdeki liderler olarak, işe dürüst bir şekilde konuşarak başlayabiliriz. Diğer insanların fark edebilecekleri küçük, etik seçimler konusunda dikkatli olun; çünkü emin olun, bunları çocuğunuz da fark edecektir. Tasarruf yapmazsanız mesela, bunun kendileri içinde kabul edilebilir olduğunu düşüneceklerdir. Bir hayır işine gönüllü olarak, özverili bir şekilde kendini bir şeye adamanın ne demek olduğunu gösterin onlara. İnsanları ve mekânları, bulduğunuzdan daha iyi bir durumda bırakın; çocuklarınız bu hareketleri fark edecek ve aynı şekilde davranacaktır.
Çocuğunuzun güvenliği için bunlara dikkat edin!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Banyosu küçük olanlar için öneriler…
Küçük banyolarda duvarın bir tanesinde özellikle lavabonun arkasında duvarı komple ayna ile kaplamak algıyı değiştirebiliyor.

Birçok malzeme kullanmak yerine tek bir malzeme kullanmak önemli.

Duş kabinlerin camları desenli değil, cam, şeffaf, desensiz olması yine mekana derinlik katmaktadır.

Fayansta mermer dokusu hoş olabilir.

Boy dolapları gibi büyük dolapları kullanmamaktansa daha estetik mobilyalar tercih edilmelidir.

Mutfağı küçük olanlar için öneriler…
Mutfak dolapları içindeki aparatlar çok önemli 360 derece kapak kullanımı çok önemli alanda büyük etki yaratıyor.

Mekanın kör noktalarını matematiksel olarak değerlendirmek lazım. O kör noktaları harekete geçirecek aparatlar lazım.

Bol ışık kullanmak çok önemli.

Tezgah ve ara tezgah çok farklı malzemelerden olmamalı.

Oturma odası küçük alanlar için öneriler…
Mekanına göre L koltuk çözüm olabilir ama burada mekanın ihtiyacına uygun olması çok önemli.

Çok büyük mobilyalar kullanılmamalı.

Kendinden fonksiyonlu mobilyalar olmalı mesela içinden masa çıkan sehpalar tercih edilebilir.

Arka koltuğu yatabilen mekanizmalar kullanabiliriz.

Çok büyük bir televizyon ünitesindense duvara monte bir ürün tercih edebiliriz.

Yatak odası küçük olanlar için öneriler
Yatak odalarında yer varsa yatak başının hemen arkasında yaklaşık bir 3-4 metre gibi odanın içerisinde yeni bir duvar örülerek gizli bir kıyafet odası oluşturulabilir. Böylece odanız çok daha konforlu hale gelir.

Dolaplarda bütün kör noktalara teknolojik aparatlarla çözüm üretebiliriz.

Kişinin kendi ihtiyaçları çok önemli dolaplar buna göre dizayn edilmeli.

Geçmişten günümüze kadar alışkanlıklarını gözden geçirilmeli, uzun elbisesi az olan insanların dolaplarında uzun elbise asacakmış gibi boş alanlar olmamalı.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KERİMCAN DURMAZ İLE ÇAĞLA ÇETİN DOLANDIRMA OLAYI NEDİR?
2016’da tesadüfen Kerimcan Durmaz ile tanıştığını ifade eden Çağla Çetin, Kerimcan Durmaz için ‘Benim yanımda eril gibiydi’ demesi dikkat çekti. Çetin, yaşadıklarını şöyle anlattı:
Ben böyle tanındım ama bende bu durumdan sıkıldım diyordu bana. Benim yanımda eril gibiydi. 2016 yılında Instagram’dan tesadüfen tanıştım. Kim olduğunu bilmiyordum. Profilinde Almanya’ya geleceğini, sahnesi olduğunu gördüm. Hayranı değildim ama görünce beğendim. Sahnesine gitmek istediğimi yazdım. Yüz yüze görüşme şansımız var mı? dedim. Gel dedi. Kuliste sarıldık, konuştuk. Her hafta Almanya’ya gelmeye başladı. Öyle başladık. Bana çok iyiydi. Sanki 10 yıldır tanışıyor gibiydik. Samimiydi, iyiydi. Ben ona 180 bin Euro verdim. Dekontları var, nakit verdiğim paralar da var.

Kerimcan DurmazSosyal MedyaKültür SanatSoğuk HaberEvlilikMagazinYaşamMedya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
4 SANIK DURUŞMADA HAZIR BULUNDU
Tutuklu bulundukları cezaevlerinden getirilen Nevzat Bahtiyar, amca Salim Güran, ağabey Enes Güran ve anne Yüksel Güran, duruşma salonunda hazır bulundu.
GÜLBEN ERGEN SALONA ALINDI
Dava öncesinde yaşanan bir olay ise gündeme bomba gibi düştü. Ünlü şarkıcı Gülben Ergen uzun süredir takip ettiği ve paylaşımlarıyla gündemde tuttuğu Narin Güran davasının ilk duruşması için salona alındı.
ADLİYE KORİDORLARI SLOGANLARLA İNLEDİ
Polis barikatı nedeniyle çok sayıda gazeteci ve STK ile birlikte salona alınmayan avukatlar ise bu duruma tepki göstererek “Gülben dışarı, avukatlar içeri” sloganları attı. Adliye koridorlarında yaşanan gerginliğe ilişkin o anlar ise cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.

Cep TelefonuGülben ErgenKültür SanatNarin Güran3-sayfaMagazinYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığınca Edirne Valiliği ev sahipliğinde Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Edirne’de Osmanlı Kimliği ve Selimiye Sempozyumu”na katılan Özgen, Sezer’e ziyarette bulundu.
Ziyarette, Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Zeki Eraslan da yer aldı.
Özgen ve Eraslan, Valilikteki görüşmenin ardından Vali Sezer’e kurumlarının kitaplarını hediye etti.
Türk Tarih KurumuYerel HaberlerKültür SanatYüksel ÖzgenYunus SezerOsmanlıKültürEğitimGünceledirne
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kış aylarında beslenme, soğuk havalara ve hastalık riskine karşı vücudunuzu güçlendirmek için önemlidir. İşte kış aylarında dikkat etmeniz gereken bazı beslenme önerileri:
1. MEVSİM SEBZE VE MEYVELERİ TÜKETİN
Kışın çıkan sebzeler (lahana, brokoli, karnabahar, ıspanak, pırasa gibi) ve meyveler (portakal, mandalina, elma, nar, greyfurt) vitamin ve mineral bakımından zengindir. Özellikle C vitamini bağışıklık sisteminizi destekler.
2. BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ GIDALARA AĞIRLIK VERİN
Soğan, sarımsak, zencefil, zerdeçal gibi doğal antibiyotik etkili gıdaları düzenli olarak tüketin. Bu gıdalar antioksidan özellikleri ile kış hastalıklarına karşı direnç sağlar.
3. PROTEİN ALIMINI İHMAL ETMEYİN
Vücudun enerjisini koruyabilmesi için protein önemlidir. Yumurta, balık, tavuk, kırmızı et ve baklagiller gibi protein kaynaklarına öğünlerde yer verin. Ayrıca omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan balık, bağışıklığa destek olur.

4. DENGELİ KARBONHİDRAT ALIMI
Kışın enerji ihtiyacı arttığından, kompleks karbonhidratları (tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf gibi) tercih edin. Bu gıdalar yavaş sindirilir ve uzun süre tok tutarak enerji sağlar.
5. SIVI TÜKETİMİNE DİKKAT EDİN
Kışın daha az susama hissi olabilir, ancak vücudun sıvıya ihtiyacı devam eder. Gün içinde 1.5-2 litre su içmeye özen gösterin. Ayrıca, bitki çayları (ıhlamur, adaçayı, kuşburnu) da sıvı ihtiyacını karşılamada yardımcı olur.
6.PROBİYOTİK GIDALAR TÜKETİN
Yoğurt, kefir gibi probiyotik içeren besinler, bağırsak sağlığını koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirir.
7. VİTAMİN VE MİNERAL DESTEĞİ
Kış aylarında D vitamini alımı azaldığı için, gerekiyorsa bir doktora danışarak takviye alabilirsiniz. Ayrıca çinko ve demir içeren besinler (kabak çekirdeği, ceviz, fındık gibi) bağışıklık desteği sağlar.
8. ŞEKER TÜKETİMİNİ AZALTIN
Fazla şeker tüketimi bağışıklık sistemini zayıflatır. Şekerli atıştırmalıklar yerine meyveleri tercih etmek daha sağlıklıdır.
9. DÜZENLİ ÖĞÜNLER VE SIK ARALIKLARLA BESLENME
Vücut sıcaklığınızı korumak için düzenli öğünlere ve sık aralıklarla beslenmeye özen gösterin. Açlık, vücut direncini düşürebilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’da yaşayan üç çocuk annesi Remziye Koyun, yaklaşık bir buçuk yıl önce yumuşak doku kanseri tedavisi gördü. Sağlığına kavuştuğunu düşünerek gündelik yaşamına devam eden Koyun, son zamanlarda yoğun karın ağrısı, yürüme ve nefes almakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başladı.
Bu belirtilere rağmen hastaneye gitmekten kaçınan Koyun, kanserinin ileri evreye ulaştığı ve tedavi şansı kalmadığı düşüncesiyle umutlarını yitirdi. Ancak, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanları Doç. Dr. Salim İlksen Başçeken ve Op. Dr. Abit Yaman, daha önce tedavisini üstlendikleri Koyun’un kontrollerini aksattığını fark ederek kendisiyle iletişime geçti.
20 KİLOLUK DEVASA KİTLE ÇIKARILDI
Doktorlarının ısrarıyla yeniden hastaneye gelen Koyun’un yapılan tetkiklerinde, karnında 50 santimetre çapında bir kitle tespit edildi. Riskli bir operasyon olsa da cerrahi müdahaleyle tedavi şansı bulunduğunu belirten Dr. Başçeken ve Dr. Yaman’ın güven verici açıklamaları üzerine Koyun, ameliyat olmaya karar verdi.
Altı saat süren zorlu operasyonun ardından Koyun’un karnından 50 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 20 kilogram ağırlığında devasa bir kitle başarıyla çıkarıldı.

“ÜZERİMDEKİ AĞIRLIK KALKTI”
Remziye Koyun, yürümekte zorluk çektiği için doktora gittiği belirterek,
Ameliyatla üzerimdeki ağırlık kalktı. Ameliyattan sonra 3 gün yoğun bakımda kaldım. Şimdi iyiyim. Kuş gibi hafifledim. Daha önce çok az yemek yiyebiliyordum. İnşallah bundan sonra yemek yiyebileceğim.
dedi.
“BU KADAR BÜYÜK KİTLELER NADİR SAPTANIYOR”
Doç. Dr. Başçeken, Remziye Koyun’un geçmişte de kanser tedavisi gördüğünü belirtti. Hastanın düzenli kontrollerine gelmemesi üzerine iletişim kurduklarını aktaran Başçeken, yapılan incelemelerde Koyun’da tümör oluşumunun yeniden meydana geldiğini tespit ettiklerini söyledi.
Başçeken,
Kitlenin büyüklüğü o kadar fazlaydı ki hasta neredeyse yataktan kalkamayacak durumdaydı. Daha önce biraz daha iyi olan durumu kötüleşmiş. Kitlenin tüm karın boşluğunu sardığı ve birçok organı sıkıştırdığı görülüyordu. Bu kadar büyük kitleler oldukça nadir karşılaşılan bir durum. Hasta, yaşadığı şikayetlere rağmen kendini umutsuz hissetmiş, çünkü son evrede olduğunu düşünüyordu. Ancak bu tür tümörlerde cerrahi müdahale şansı olabiliyor. Ameliyat edilebileceğini, fakat bunun riskli olduğunu kendisine açıkladık. Hasta ve ailesi tüm riskleri kabul ederek ameliyat olmayı kararlaştırdılar.
ifadelerini kullandı.

“ZOR BİR AMELİYATTI”
Op. Dr. Abit Yaman, hastada tespit ettikleri organlara yapışık kitleyi altı saat süren bir operasyonla başarıyla çıkardıklarını açıkladı. Bu ikinci ameliyat olması nedeniyle hem hastayı hem de kendilerini zorlayan bir süreç olduğunu belirten Yaman,
Hastamız daha önce yemek yiyemediğini ve düzgün nefes alamadığını ifade ediyordu. Ameliyatla bu sorunların çoğunu ortadan kaldırmayı başardık. Operasyon oldukça başarılı geçti ve şu an hastamızın sağlık durumu oldukça iyi. Kendimizi, hastamızı tedavi edebildiğimiz için çok mutlu hissediyoruz.
şeklinde konuştu.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BİZDE İKİNCİ CİHAZ”
Törende konuşan Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Zafer Ergül, “Sağlık Bakanlığı’nın verdiği yetkiyle ihaleye çıktık. Yapay zeka destekli MR cihazı daha önce Çanakkale’de kuruldu, bizdeki ikinci cihaz. Normalden iki katı hasta bakacağız. 15 gün içerisinde MR çekme randevusunu aynı güne indireceğiz. Sessiz MR çekme özelliği olan bu cihaz, özellikle klostrofobisi olan hastalar için büyük bir avantaj sağlayacak. Esnek, hafif ve yüksek kanal kapasiteli Air Coil sistemi var. Hastanın üzerini örttüğümüz anten kısmı artık hastanın bütün vücudunu kaplayacak şekilde ve hiçbir ağırlık sağlamadan bunu temin edecek. Yüksek homojen magnet sayesinde kaliteli bir imaj elde edeceğiz. 3 tesilalık görüntü alabilen cihazlar gibi bu 1,5 tesilalık cihaz aynı görüntüyü bize sağlamış olacak. Kemik görüntüleme teknolojisi var. Özellikle çocuklarda ve hamilelerde kemik densitesini ölçmede, kemik patolojilerini tespit etmek gibi bize yol gösterecek. Multidrive RF teknolojisi ile derin dokudan sinyal sağlayacak. Karaciğer yağ oranını hesaplayacak. Focus teknolojisi ile küçük alanlarda difüzyon yapma yeteneğine sahip. Yüksek gradiyent gücü sayesinde ince kesitli görüntüler alabileceğiz. Gözümüzden bir şey kaçmayacak inşallah artık. Aynı zamanda hasta cihaza girdiğinde istersek aynı anda tüm vücut MR’ını çekmiş olacağız” dedi.
REKLAM“LÜTFEN ÖNCE AİLE HEKİMİNİZE MUAYENE OLUN”
Vali Meftun Dallı da, “Türkiye’de aile hekimliği sistemini kurduk. Şu an itibarıyla çok da iyi çalışıyor ama genel olarak insanımız, uzman doktora ya da profesöre muayene olayım gibi bir yaklaşımımız var. Fakat sistemin çalışabilmesi için en alt kademeden başlayarak ihtiyaç duyuldukça yukarıya doğru gitmek gerekiyor. Sistem böyle planlanmış ve böyle çalışırsa başarılı olur. Hepimiz buna riayet ederek, lütfen önce aile hekiminize bir gidin. Bir görsün sizi aile hekiminiz. Eğer kendisinin çözemeyeceği bir sorun varsa zaten sizi sevk edecektir. Aile hekimi sevk ettiği zaman buradaki arkadaşlarımıza muayene olursunuz. Onlar da çözemezse Ankara’ya, İstanbul’a sizi gönderiyorlar. Buna riayet edersek sağlıkta geldiğimiz bu güzel seviyeyi daha ileri noktalara taşıyarak bunu sürdürme imkanımız olur. Ama hepimiz, Eğitim Araştırma Hastanesine yığılırsak, ihtiyacı olanların hakkına da giriyoruz. Bir anlamda kul hakkı hem de sistem zor çalışır. Yani zorluyoruz, buna gerek yok. Bundan sonra teşhislerin konulabilmesine bu cihaz mutlaka çok büyük katkı verecektir. Hastalarımız çok daha güzel bir hizmeti almış olacaklar” diye konuştu.
Kastamonu’nun 11 ilçesinde diyaliz ünitesi kurduklarını söyleyen Vali Dallı, “İnşallah bunu 12 yapacağız, hatta 15’e çıkaracağız. Pınarbaşı’nda diyaliz kurulmadan başka yerlere gitmek zorunda kalan diyaliz hastası için gerçekten çok büyük bir sorun. Bu sorun yerinde çözülmüş oluyor. Şimdi peşinde olduğumuz diğer bir konu da yataklı bir alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezi (AMATEM) kazandırmak. Çok gerek olmadığı düşünülebilir ama kamuoyunda çok büyük bir beklenti var. İnşallah hep birlikte şehrimize yataklı AMATEM kazandırırsak sadece ilimiz için değil, etrafımızdaki birkaç ilin de o noktada sorunlarına çare oluruz. Ailelerin bu konudaki ıstıraplarını, sıkıntılarını biliyoruz, görüyoruz. İnşallah onda da muvaffak oluruz” şeklinde konuştu.
“HEDEFİMİZ BİR GÜNDE MR RANDEVUSU VERMEK”
Kastamonu İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Çağdaş Derdiyok ise, “11 ay boyunca sürekli olarak neler yapabiliriz çalışmasında bulunduk. Daha fazla muayene ettikçe, daha fazla hekim kazandıkça yanında gereken yeni işlemler olduğunu gördük. Bununla birlikte daha fazla laboratuvar tahlili ihtiyacı, daha fazla görüntüleme ihtiyacı oldu. Bunlardan ultrason sorunumuzu daha önceden çözdük. Bir haftanın altında ultrason randevusu veren bir iliz. Bununla birlikte tomografiyi aynı gün içinde veriyorduk. Fakat gördüğümüz bir problem vardı. Ne kadar muayene etsek de MR muayenelerimizin bir aya kadar yükseldiğini gördük. Ne kadar çalışsak da tek MR cihazıyla bu kapasiteyi açıkçası aşamıyorduk. Bu konuda sağ olsun gerekli görüşmeleri hem vekillerimizle hem valimizle hem bakanlığımızla yaptığımızda ikinci bir MR cihazının hem de üniversite hastanesine yakışacak bir MR cihazının ihtiyacı hasıl oldu. Bu konuda aldığımız destekle bugünden itibaren ikinci akıllı MR cihazına sahip olduk. Kişi muayene olduktan sonra bir gün içinde hedefimiz MR randevusunu vermek, raporlamasını da 3 gün içinde bitirip hastamızı muayene edip göndermek. Bu konuda sözümüzü tutacağız. MR cihazı, hastanenin değil, Kastamonu’nundur. İlçelerimizde ihtiyaç olan MR randevuları için kişileri hastaneye gelmeden sadece telefonla Tosya’daki hastamıza, İnebolu’daki hastamıza, Cide’deki hastamıza da MR randevusu vereceğiz. Bu yüzden hastaneye randevu için gelmelerinin önüne geçeceğiz” ifadelerini kullandı.
“KASTAMONU, SAĞLIKTA YILDIZ İLLERDEN BİRİ OLACAK”
Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de, “Kastamonu, şehir merkezimizin yanı sıra 19 ilçemiz ve komşu illerin ve ilçelerinin de teşhis ve tedavi yükünü taşıyan sağlıktaki amiral gemimiz. İlçelerimizdeki sağlık kuruluşlarını ve şehrimizdeki ilk basamak sağlık birimlerini donanım ve halkımızdaki farkındalık düzeyinde güçlendirdikçe Eğitim ve Araştırma Hastanemizin omzundaki yük peyderpey azalacak. Hastanemizde yeni bir MR cihazını daha hizmete alıyoruz. Üstelik bu yeni cihazımız yapay zeka destekli olup, teşhis yanı sıra çekim anındaki konforu ile son derece teknolojik bir cihaz. Bu cihazdan ülkemizde ancak birkaç adet var. İkinci MR cihazı sayesinde randevular gün aşırı verilecek. MR randevusundaki sıkıntı, il tarihimizden artık bugün itibarıyla siliniyor. İlimizin en az 5 yılını tanımlayacak sağlık master planı da diyebileceğimiz bir vizyon ve öngörü üzerinde çalışıyoruz. Günübirlik, popülist adımlar atmıyoruz. Kastamonu, sağlıkta yıldız illerden biri olacak” dedi.
Konuşmaların ardından yapılan dua sonrasında MR ünitesinin açılış kurdelesi kesildi. Ardından heyet, MR cihazı hakkında bilgiler aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Etkinlikler, Sakarya Caddesi Lonca Kapı’dan başlayarak Atatürk Caddesi üzerinden Uğur Mumcu Meydanı’na kadar süren “Fetih Yürüyüşü” ile başladı. Mehteran takımı eşliğindeki “Fetih Yürüyüşü”ne Sinop Valisi Mustafa Özarslan ve eşi Reva Beray Özarslan, Belediye Başkan Yardımcısı Hikmet Karaduman, Cumhuriyet Başsavcısı Mesut Pektaş, Adalet Komisyonu Başkanı İbrahim Hatipoğlu, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, Vali Yardımcısı Ali Osman Bulat, İl Jandarma Komutanı Hakan Başaklıgil, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Atlı askerlerin de eşlik ettiği yürüyüşe vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla destek verdi. Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen kutlama programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programda konuşan Vali Özarslan, “Anadolu Selçuklu Sultanı 1. İzzeddin Keykavus’un kararlılığı ve onun ordusunun kahramanlığıyla gerçekleşen Sinop’un fethinin 810’uncu yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu anlamlı günde sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Tarih milletler için hafızadır. Tarihimizi de öğrenmek için bizlerin bazı soruların cevaplarını bilmemiz, bulmamız gerekir. Biz Türkler bu coğrafya yani Sinop’a ne zaman sahip olduk? Nelerin karşılığında, nasıl fedakarlıklar ile sahip olduk? Eğer kendi tarihimizi bilmezsek, kendi tarihimizi öğrenmezsek başkalarının tarihine, onların kahramanlarına, onların coğrafyasına aşık olursunuz. Başkalarının hayali kahramanlarını değil, kendi gerçek kahramanlarımızı, kendi tarihi şahsiyetlerimizi öğrenmeliyiz. Kendi tarihimize, kendi kahramanlarımıza ve vatanımıza, coğrafyamıza, memleketimize daha yakın olmalıyız. Tarihi bilmezsek Sinop, Konya, Sivas, Amasya, Alanya, Antalya arasındaki tarihi kültürel bağlantıyı kuramayız. Karadeniz’in bağrında inci gibi duran Sinop da 810 yıl önce Kızılelma idealiyle Sultan I. İzzeddin Keykavus’un rüyasını süslemiştir. Türk milletinin Karadeniz kıyısında denizle buluşup, Karadeniz kıyısında ev yaptığı ilk yer Sinop’tur. 810 yıldır biz Türklerin evidir ve vatanıdır. Bundan dolayı bu kutlamayı hak eden bir tarihtir. Bizler de bunun hakkını vermeye çalışıyoruz” dedi.
Program, Sinop’un fethi konulu şiir yarışmasında dereceye girenlere ödüllerin verilmesi, temsili olarak sporcuların halatla kale burçlarına tırmanması ve geleneksel okçuluk gösterisi ile devam etti. Etkinlikler kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği’nin meydanda sergilediği etkileyici konser, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gösteriye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Program katılımcılara dağıtılan ikramla sona erdi. – SİNOP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaklaşık 42 bin hektar alandan oluşan Munzur Vadisi Milli Parkı, el değmemiş doğasıyla birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor.
Koruma altında ve avlanması yasak olan yaban keçileri de yılın her döneminde milli parkın belirli noktalarını mesken tutuyor.
Mevsime bağlı zirvelerden alçak kesimlere inen keçiler, milli parkın Venk Köprüsü mevkisindeki meşe ormanlarında görüntülendi.
Bir süre bazı bitkileri yiyerek beslenen keçiler, izlenildiklerini fark edince kayalıklara doğru tırmandı.
Yaban keçileri, DünyaDoğa Koruma Birliğinin yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YILIN ‘Türkiye Ahisi’ seçilen Hataylı fanus ve tenekecilik ustası Mustafa Gürler (78), 69 yıldır makine ve lehim kullanmadan kromdan bakliyat ve kuruyemiş küreği üretiyor.
Kahramanmaraş depremlerinde çocukları ve çok sayıda yakınını kaybeden Uzun Çarşı esnafı Mustafa Gürler, 2024 yılının hem il hem de Türkiye Ahisi seçildi. Eylül ayında Türkiye Ahisi ödülünü Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin’den alan Gürler, 69 yıldır mesleğini aralıksız sürdürüyor. Türkiye’nin el yapımı zanaatkarlık geleneğini sürdüren ender ustalardan Mustafa Gürler, ülkenin tek el yapımı krom kuruyemiş ve bakliyat küreğini üretiyor. Gürler, modern teknolojinin yaygınlaştığı dünyada, tamamen el işçiliğine dayanan bu geleneksel zanaatı, iş yerinde yaşatmaya devam ediyor. Kromdan ürettiği kürekler, dayanıklılığı ve kalitesiyle özellikle kuruyemişçiler, bakliyatçılar ve baharatçılar tarafından tercih ediliyor.
Krom levhayı, sanatı ile kürek haline dönüştüren Mustafa Gürler, yaptığı her bir ürünün uzun yıllar kullanılabilecek dayanıklılıkta olmasını sağlamak için büyük özen gösterdiğini söyledi. Gürler, “Bu meslek baba mesleği, hatta o da babasından öğrenmiş. 1955 yılından bu yana babamın yanındayım. Çocukluğumdan beri babamın yanında çalışıyorum. Çıraklığım, ustalığım, bugüne gelişim babamın sayesinde oldu. Yani, babam babasından, o da babasından öğrendi, yani bizim ecdadımız tenekeci” dedi.
ATADAN, DEDEDEN GELEN ZANAAT
İlerleyen yaşına rağmen her gün işinin başında olan Mustafa Gürler, “Dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olarak bilinen Antakya’daki Kurtuluş Caddesi’nin ilk aydınlatılma döneminden bu yana ecdadımızla beraber bugünlere geliyoruz. O dönemler yapılan aydınlatma fanuslarını hala üretiyoruz. Kürekler ise tamamen el emeğiyle üretiliyor. Makine yok, işe sıfırdan başlıyoruz. Yaprak sac geliyor, sıfırdan yapıyoruz. Makine ve lehim kullanmıyorum. Tamamlanıncaya kadar hepsi kendi el emeğimizle oluyor. Paslanmasına imkan yok, kopma yok, kullanma süresi 10 senedir” diye konuştu.
ÖĞRETECEK ÇIRAK BULAMIYOR
Yaptığı ürünleri Türkiye’nin her köşesine gönderdiğini ancak mesleği öğretecek çırak da bulamadığını belirten Gürler, “Oldukça meşakkatli bir iş. Ama vatandaşın mutlu olması beni de memnun ediyor, her şey para kazanmak değil. Yaptığım küreğin tanesi 100 lira. Çok para kazanmak gibi bir niyetim yok. Kanaat olmadığı için kimse gelip öğrenmiyor. Gelenler de önce ne kazanacağını soruyor. Bu mesleği yurt genelinde yapan yok. Erbabı yok, yetişen de yok. Herkes bol para kazanmak istiyor”
Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU-Samim SELÇUK/REYHANLI,(Hatay),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezine 13 kilometre uzaklıktaki tabiat parkı ve çevresinde sarı, kahverengi ve yeşilin tonlarına bürünen ağaçlar, göl manzarası eşliğinde misafirlerini karşılıyor.
Soğuk havaya rağmen hafta sonunda parka yoğun ilgi gösteren ziyaretçiler, göl çevresinde yürüyüş yaptı, bisiklet sürdü ve hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karacadağ Kalkınma Ajansı ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı işbirliğiyle ildeki kültürel değerleri turizme kazandırmak, turizmi kırsal alan ile bütün yıla yaymak amacıyla “Diyarbakır Kral Yolu Rotası Oluşturma Projesi” hayata geçirildi.
Proje kapsamında, milattan önce 7. yüzyılda Lidya Kralı Gyges tarafından inşa edilen ve İzmir’deki antik Efes kentinden başlayarak İran’ın antik Persepolis kentine kadar uzanan “Kral Yolu”nun Diyarbakır sınırları içinde kalan yaklaşık 240 kilometrelik kısmı için rota hazırlanıyor.
Çalışma yürüten 8 kişilik ekip, Çınar, Çermik, Eğil, Ergani, Çüngüş, Dicle ve merkez ilçelerden geçen “Kral Yolu”nun rotasını oluşturmanın yanı sıra yol güzergahında bulunan karavan park yerlerini, doğa yürüyüşü yapma, bisiklet sürme ve kamp alanlarını da belirliyor.
Çalışmanın sonunda görselleriyle birlikte hazırlanacak rotaya, Wikiloc (Dünya genelinde güvenilir ve ayrıntılı rotaları keşfetmek isteyen doğa tutkunlarından oluşan bir topluluk) gibi farklı GPS datalarının indirilebileceği web sitelerinden ulaşılacak.
Yaklaşık 8 ayda oluşturması hedeflenin Kral Yolu rotasının bölge turizmini canlandırması bekleniyor.
“Diyarbakır, çok kültürlülüğü görebileceğimiz bir hata sahip”
Proje yöneticisi Asuman Ataç, AA muhabirine, projenin tarih, kültür, doğa ve insanın yer aldığı çok kapsamlı bir çalışma olduğunu söyledi.
“Kral Yolu”nun geçmişte aktif olarak kullanıldığını anlatan Ataç, “Bu yol bugünkü asfalt yollar gibi değil, dağlardaki keçi patikalarından oluşuyor. Bu keçi patikalarını tarihi alanlara, kalelere, hanlara, hamamlara, yani eskiden olduğu hatta ne varsa, o hattan geçirmeyi hedefliyoruz.” dedi.
Diyarbakır’ın 33 medeniyete ev sahipliği yapmış çok zengin kültüre sahip bir kent olduğunu ifade eden Ataç, kentte çok fazla tarihi değerin bulunduğunu belirtti. Ataç, şöyle konuştu:
“Kaleler, çok eski zamanlarda insanların yaşadığı mağaralar, köprüler, hanlar, hamamlar, camiler, kiliseler, yatırlar ve ziyaret yerleri var. Diyarbakır, çok kültürlülüğü görebileceğimiz bir hata sahip. Hedefimiz, Diyarbakır’ı Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak. Farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşamış olduğu bir şehir. Çok farklı dinden ve inançtan insanın bir arada olması aslında dünya turizmini buraya çekecek. Doğal güzelliklerle birlikte çok etkili bir detay. Dolayısıyla yabancı turistlerin buraya geleceğini öngörmekteyiz.”
Yaklaşık 2 aylık bir literatür çalışmasının ardından tespit ettikleri noktaları haritalara aktardıklarını aktaran Ataç, şimdi de arazi çalışması yürüttüklerini, çalışmanın yaklaşık 40 gün süreceğini aktardı.
Arazi çalışmasında rotanın başlangıcı ve bitişi, varsa su kaynakları, kamp alanları, panorama noktaları ve tarihi alanlar gibi birçok yeri işaretlediklerini belirten Ataç, daha sonra GPS datasının içindeki verileri haritaya yüklediklerini aktardı.
Kral Yolu’nun Diyarbakır sınırları içinde kalan kısmının yaklaşık 240 kilometre olduğunu ifade eden Ataç, arazi çalışmalarında coğrafyanın durumuna göre bu mesafenin kısalıp ya da uzayabileceğini dile getirdi. Ataç, şunları kaydetti:
“Bu projenin en önemli amaçlarından biri kırsal kalkınmayı sağlamak. Ayşe teyze bahçesinde yetiştirdiği bademi, üzümü ya da tarlasında yetiştirdiği mahsulünü gelen turiste satacak. Evinde yaptığı aşını, sofrasında turistlere verecek. Dolayısıyla bu güzel bir kalkınma, güzel bir gelir kaynağıdır. Bu projenin de yerel halka büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz.”
“Her gün değişik bir şey karşımıza çıkıyor”
Ekipte yer alan mihmandar İlkşen Yıldırım da uzun yıllardır Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde bulunduğunu söyledi.
Gezdiği kentler arasında Diyarbakır’ı çok farklı bulduğunu aktaran Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Diyarbakır benim için çok ilginç bir bölge oldu. Her gün değişik bir şey karşımıza çıkıyor. Projeyi tamamladığımız zaman çok güzel bir şey ortaya çıkacak. İnsanlar, ‘Ben bugün burayı yürüdüm, yarınki rotayı yürümeyeyim çünkü aynısı.’ diyemeyecek. Öyle bir şey olmayacak. Ben rotaya her gün girerken çok heyecanlı yürüyorum. Bugün ne gelecek? Bunu merak ediyorum. Eminim gelen insanlar da en az benim kadar bunu merak edecekler. Güzel bir bölge.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatuniye Mahallesi’ndeki bir sitenin bahçesindeki kermeste çocuklar, ailelerinin yaptığı pasta ve yemek çeşitlerini satışa sundu.
Vatandaşların ilgi gösterdiği kermesten elde edilecek gelirin, Filistin halkına ulaştırılacağı bildirildi.
Kermese katılan Fatma Şık, çocuklara yardımlaşma duygusunu aşılamak istediklerini söyledi.
İsrail’in saldırıları altındaki Filistin halkına destek olmak istediklerini belirten Şık, “Çocuklarımızla kermes düzenledik. Herkes canla başla çalışıyor. Kermesten elde edeceğimiz kazancı mazlum Filistinli kardeşlerimize göndereceğiz. Destek veren herkesten Allah razı olsun.” diye konuştu.
Ailesiyle kermese gelen 5 yaşındaki Zeynep Kaplan ise “Kermese getirdiğim mısır ve meyve sularını sattım. Kazandığım parayı Filistin’deki kardeşlerimize göndereceğim.” dedi
11 Yaşındaki Elif Açıkkol da evinde hazırladığı pastaları satışa sunduğunu, elde ettiği geliri Filistin’e bağışladığını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkeze bağlı Taşkale köyünde Vali Mehmet Fatih Çiçekli ve 52 AFAD gönüllüsünün katıldığı etkinlikte, tarihi Taşkale tahıl ambarları gezildi, dart ve okçuluk yarışmaları düzenledi.
Etkinliğe katılan Vali Çiçekli, AFAD gönüllülük sisteminin, temel gönüllüler, destek AFAD gönüllüleri ve uzman gönüllüler olmak üzere 3 kategoride yapılandığını söyledi.
Bu ayrımın afet anında hızlı ve etkin müdahale için önemli olduğunu belirten Çiçekli, “Karaman’da 395 destek AFAD gönüllüsü ve 4 bin 970 temel AFAD gönüllümüz var. Afet durumlarında bu gönüllü desteği oldukça kritik rol oynuyor. Ülkemizde geçmiş afetlerde gönüllülerin katkısının çok değerli olduğunu hep birlikte gördük. Karaman’da da gönüllü sayımızı artırmayı ve kamu kurumları ve gönüllülerle iş birliği içinde güçlü bir afet müdahale kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’nin Yeşilhisar ilçesinde Yakup Eren (58), 13 yaşında başladığı baba mesleği olan kalaycılığı 45 senedir yapıyor. İlçenin tek kalaycısı olan Eren, “Babam 50 yıl boyunca kalaycı ustası olarak çalıştı. Ben de babamın yanında yaklaşık 25 yıl çalıştım. Babam vefat ettikten sonra da ihtiyaç ve talepten dolayı ben mesleğe devam ediyorum. Burada yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Dolayısıyla meslekte son aşamalardayız. Bu işin son nesliyiz” dedi.
Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde yaşayan Yakup Eren, 13 yaşında kalaycılık mesleğine ilgi duymaya başladı. Babası Mehmet Eren’in yanında kalaycılık mesleğini öğrenen Eren, 20 yıl önce babasının hayatını kaybetmesi sonrası babasından miras kalan kalaycılık mesleğini devam ettiriyor. 3 çocuk babası olan Yakup Eren, ailesinin geçimini sağladığı mesleğin ilçedeki son temsilcisi olduğunu ve çırak bulmakta zorlandıkları için kalaycılık mesleğinin yok olma tehlikesi geçirdiğini söylüyor.
Babasının kalay ustası olduğunu söyleyen Yakup Eren, “Babam 50 yıl boyunca kalaycı ustası olarak çalıştı. Bende babamın yanında yaklaşık 25 yıl çalıştım. Bu mesleğe babamın vefat ettiği 2004 yılından bu yana ihtiyaç ve talepten dolayı ben devam ediyorum. Yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Dolayısıyla meslekte son aşamalardayız. Bu işin son nesliyiz” dedi.
‘GELECEK NESİLLERE AKTARILMASI LAZIM’
Kalaycılık mesleğinin yok olma tehlikesi altında olduğunu da sözlerine ekleyen Eren, “Bakır kapların kalaylanmasında talep oluyor. Ama, yeni üretilen alüminyum ürünlerinden dolayı kalaycılık bitme safhasına geldi. Memleketimize özgü yemek ve içeceklerin kalaylı kaplarda tüketilmesi daha ayrıcalıklı oluyor. Sağlık açısından da iyidir. Hem bakır malzemelerindeki pahalılıktan hem de talebin azalmasından işlerimiz azalıyor. İşimiz ölmez mesleklerdendir. Eskilere bir şekilde tekrar döneceğiz. Pekmez ve salça kurutma zamanlarında talep yoğunluğu oluyor. Bu gibi zanaatlara ihtiyacımız var ve gelecek nesillere aktarılması lazım” diye konuştu.
Haber-Kamera: Metin DEĞİRMENCİ/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KARAÇİ, 3 Kasım (Xinhua) — Pakistan’ın güneyindeki Sindh eyaletinde halk, ışık ve refah festivali Diwali’yi kutlamak üzere kandil ve fenerler yakıp havai fişekler attı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kentteki bir alışveriş merkezinde, gönüllülerin el emeğiyle yaptığı bileklik, yiyecek ve takılardan oluşan kermese vatandaşlar ilgi gösterdi.
Kermesten elde edilen gelir ile alınacak olan ürünler ihtiyaç sahibi çocuklara ulaştırılacak.
Türk Kızılay Kastamonu Şubesi Kadın Kolları Başkanı Ümran Cabbar, AA muhabirine, gönüllülük esasına dayalı olarak alışveriş merkezinde kermes düzenlediklerini söyledi.
Emek sarf edilerek ortaya güzel ürünlerin çıktığını ifade eden Cabbar, “Gönüllülerimizle birlikte el emeği göz nuru ürünler hazırladık. Bu ürünlerimizden gelen gelir ile ihtiyaç sahibi çocuklarımıza yardımda bulunacağız. Tüm Kastamonu’yu standımıza bekliyoruz. Gıda ürünlerimiz var kek, poğaça, börek. El emeğiyle hazırlanan bilekliklerimiz var. Tokalarımız, takılarımız var.” dedi.
Vatandaşları davet eden Cabbar, dün başlayan kermesin bugün akşam saatlerinde sona ereceğini kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Büyükşehir Belediyesince, Türkiye’nin genç yeteneklerine ilham vermek amacıyla organize edilen etkinlik, Atmosfer Bosna Gençlik Merkezi’nde düzenlendi.
Müziğe gönül veren gençlerin bir araya geldiği etkinlikte, en iyi söz ödülü “Mofongolar” en iyi beste ödülü “Karanfil”, en iyi grup performansı ödülü ise “Kadavra” grubuna verildi.
Jüri özel aranje ödülü ise “Ludovico” ve “Dementia Band” grupları arasında paylaştırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sonbaharın gelmesiyle ilçede vatandaşlar kışlık patates ve soğan alarak depolamaya başladı. İlçenin Esenyurt Mahallesi’nde yaşayan Turan Baran, kışlık için çarşıdan patates ve soğan aldı. Baran, aldığı patatesleri ve soğanları eve getirerek eşiyle beraber kurutmak ve temizlemek için bez üzerine serdi ancak patateslerin arasındaki farklı patatesi gördü. Baran, farklı olan patatesi diğer patateslerin arasından alarak araştırdıktan sonra patatesi tamamen bir ördeğe benzettiğini belirtti.
Baran, patatesi her şekilde muhafaza edeceğini ve evinde süs olarak kullanacağını belirti.
Hem mutlu olduğunu hem de şaşırdığını belirten Baran Turan, “Malum kış sezonu başladı ve biz de kışlık ihtiyaçlarımızı almaya başladık. Çarşıda satılan patates ve soğanı alarak eve getirdim. Eşimle beraber bezin üzerine döktüğümüz sırada bir tanesinin çok farklı olduğunu gördük. Biraz baktım araştırdım hakikaten tamamen bir ördeğe benziyor diyebilirim. Bu duruma aslında hem sevindim hem de şaşırdım. Bunu muhafaza edip evimde sergileyeceğim” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç’taki tarihi tren garında devam eden festivalde şefler katılımcılarla buluştu.
Rumeli, Balkanlar ve Anadolu mutfağından lezzetler şefler tarafından yapılarak vatandaşlara ikram edildi.
Şef Ceyda Özdemirli, AA muhabirine, Edirne Valisi Yunus Sezer’in eşi Canan Sezer öncülüğünde hazırlanan Topraktan Sofraya Edirne kitabının çok önemli olduğunu söyledi.
Festivalde kitapta bulunan lezzetlerin sunumunu atölyelerde yaptıklarını anlatan Özdemirli, “Şef arkadaşlarımla katıldım. Harika bir organizasyon oluyor. Valilik başta olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.” dedi.
Rize’den gelen şef Emine Demirci, yöresel lezzetlerin yemek kültürünün devamı için önemli olduğunu dile getirdi.
Festivalde yöresel yemeklerin de sunulduğunu anlatan Demirci, gastronomi festivalini çok beğendiğini kaydetti.
“Bilgilerin unutulmaması için festivallerin devam etmesi gerekiyor”
İstanbul’dan gelen Alper Kılıç, Edirne Valiliğinin öncülüğünde düzenlenen gastronomi festivalinin çok değerli olduğunu vurguladı.
Topraktan sofraya lezzetlerin katılımcılara tanıtıldığını anlatan Kılıç, “Balkan ve Anadolu mutfağından güzel örnekler sunuluyor, bunlar çok değerli bilgiler. Bilgilerin unutulmaması için festivallerin devam etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Sakarya’dan gelen şef Gonca Elif Gözbakar, festivali çok beğendiğini ve bu tür festivallerin sıklıkla düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.
Çeşitli etkinliklerde devam eden festival, yarın sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay tarafından depremzede kadınlara yönelik “İyilikle pişen hayatlar” aşçılık atölyesi düzenlendi.
Kızılay’a ait Gaziantep Aşevi’nde düzenlenen etkinliğe, Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, ünlü şef Somer Sivrioğlu ve depremden etkilenen 6 ilden 34 afetzede kadın katıldı.
Etkinlikte konuşan Türk Kızılay Başkanı Yılmaz, deprem bölgesinin her anlamda toparlandığını belirterek şöyle konuştu:
“Son depremzede evine kavuşup kafasını yastığa koyana kadar çalışmalara devam edeceğiz. Deprem bölgesini iyileştirme fazı bir taraftan sosyokültüreli güçlendirme bir taraftan hayatı normale döndürmektir. Bunun yanında meslek edindirme ihtiyacı varsa bunu yerine getirmektir. ‘İyilikle pişen hayatlar’ projesini hem psikososyal destek hem de meslek edindirme şeklinde düşünebiliriz. Burada deprem bölgesinden gelen kız kardeşlerimiz var. Tabi kadın olunca hepimiz evin mutfağında yemek pişiriyoruz. Profesyonel mutfak daha farklı bir mecra. Bu kurs serimize temel mutfak eğitimiyle başladık.”
Şef Sivrioğlu, katılımcılara kesme-doğrama, yemek pişirme teknikleri, mutfak yönetimi ve gıda güvenliği gibi temel mesleki becerilerini uygulamalı olarak anlattı.
Sivrioğlu ise projede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Başımıza gelen felakette Kızılay’ın ne kadar ihtiyacımız olduğunu gördük. Yemeğin iyileştirici gücünü kullanarak bunu yapmamız çok güzel. Yemek bizim için şifadır. Hayatımızın her anında var.” dedi.
Programın ardından depremzede kursiyerlere sertifika verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atatürk Kültür Merkezi Aspendos salonunda gerçekleştirilen konseri orkestra şefi ve besteci Tolga Taviş yönetti.
Piyanist ve eğitimci Gökhan Aybulus, piyano repertuarının başyapıtlarından Franz Lizst’in 1. Piyano Konçertosu’nu seslendirdiği konserde, ADSO keman sanatçısı Olgu Kızılay başkemancı olarak görev aldı.
Konserde, Tolga Taviş’in ADSO’nun 25. kuruluş yılı dolayısıyla orkestraya ithafen bestelediği Ağırlama, Fugherzo, Noktürn ve Bayramyeri isimli 4 bölümden oluşan 1. Senfonisi’nin ilk kez seslendirilişi gerçekleştirildi.
Sanatçıların performansları sanatseverlerin büyük beğenisini topladı. Konserin sonunda Tolga Taviş’e ADSO Müdürü Uğur Deniz tarafından teşekkür plaketi verildi.
ADSO, 8 Kasım Cuma akşamı Saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezinde gerçekleştireceği “Atatürk’ü Anma Konseri”nde sanatseverlerle buluşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karaağaç’taki tarihi tren garında devam eden festivalde “Ustaların Mutfağı” söyleşişi düzenlendi.
Şef Özlem Mekik ve Akif Budak moderatörlüğündeki programda şefler Cüneyt Asan, Hazer Amani, Bedrettin Aydoğdu ile İzzettin Oral meslek hayatlarını anlattı.
Türkiye’nin önemli bir gastronomi ülkesi olduğunu belirten şefler, aşçı adaylarına tavsiyelerde bulundu.
Şef Hazer Amani, aşçı adaylarının gastronomi eğitimi aldıktan sonra bir süre tecrübeli aşçıların yanında eğitim almasını önerdi.
“Usta-çırak” modelinin sürdürülmesi gerektiğini belirten Amani, şunları kaydetti:
“Genç nesil bu işe emek verip saatlerini harcayıp kendilerini geliştirebilir. Bizim meslekte sosyal hayat yoktur, herkesin eve gittiği saatte biz en çok çalışan grup oluruz. Bol bol çalışıp, yorgunluğa dayanabilirsen iyi bir aşçı olursun. Ben de çok karşıyım okuldan çıkar çıkmaz şef diye tanıtım yapılmasına. Eskiden usta, çırak ilişkisi vardı. O yüzden usta, çırak ilişkisiyle gelişmek önemli.”
Bedrettin Aydoğdu ise saha tecrübesinin başarılı olmak için önemli olduğunu dile getirdi.
Aşçı adaylarına tavsiyelerde bulunan Aydoğdu, “Gastronomi eğitimi alan bütün gençlere sesleniyorum. Okulu bitirince göğsüne hemen şef yazma. Okulu bitirince bir sene alaylı bir şekilde çalış. Hem alaylı hem mektepli olursun.” dedi.
Cüneyt Asan da ustaların çağın gereklerine uygun olarak kendilerini yenileyip aşçı adaylarını eğitmeleri gerektiğini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk Kızılay’dan yapılan açıklamaya göre, toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğun oldu.
Yurdun dört bir yanında yapılan etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının desteğiyle yapılan etkinlikte, dün akşam Ankara’da 2. Meclis (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi, Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik, vatandaşlarca ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havza Belediye Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve Nasrettin Hoca’nın hem güldüren hem de düşündüren hikayelerinden oluşan, dayanışma, yardımlaşma, dostluk ve sevgi gibi konuların işlendiği tek perdelik müzikli oyun, çocuklar tarafından ilgiyle izlendi.
Orelet Çocuk Tiyatrosu tarafından iki seans olarak sahneye konulan oyunun sonunda çocuklar, Nasrettin Hoca karakteri ile fotoğraf çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEYRUT, 2 Kasım (Xinhua) — Birleşmiş Milletlerİnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi, İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarının siviller üzerindeki ciddi etkilerine ilişkin endişelerini dile getirerek, simgesel önemi olan dini ve kültürel yapılara verilen zarar konusunda uyardı.
BM ajansı Cuma günü yaptığı açıklamada İsrail’in geçtiğimiz Ekim ayından bu yana en az 10 cami ve kiliseyi yok ettiğini ya da büyük hasar uğrattığını belirterek, uluslararası hukuk uyarınca dini mekanlara yönelik saldırıların yasak olduğunu vurguladı.
Baalbek’teki UNESCO listesinde bulunan antik tapınak kompleksi yakınlarındaki saldırılarla ilgili de endişelerin dile getirildiği açıklamada, uluslararası insani hukuka göre askeri güç kullanımın onaylandığı durumlar dışında sivil alanların korunmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Açıklama söz konusu durumlarda bile saldırıların orantılı olması ve ihtiyatlı şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
BM’nin Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Lübnan’ın UNESCO tarafından belirlenen Roma kalıntılarına ev sahipliği yapan Sur ve Baalbek’teki miras alanlarına yönelik riskler konusunda uyarıda bulundu. Koordinatör, “Lübnan’ın kültürel mirası bu yıkıcı çatışmadaki diğer bir kayıp haline gelmemelidir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Rize’de 1975 yılında öğretmenlik yaptıktan 2 sene sonra memleketi Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Karaçam köyündeki okula müdür olarak atanan İsmail Kumbuzoğlu, bir yandan da fotoğrafçılık kursuna katılarak eğitim aldı. Edindiği fotoğraf makinesiyle 1985’te arkadaşlarının ve esnafın fotoğraflarını çekmeye başlayan Kumbuzoğlu, daha sonra açtığı küçük işletmede bir yandan ek gelir elde etti, bir yandan da mesleğin inceliklerini öğrendi. Müşterilerinin vesikalık fotoğraflarını biriktirip iş yerinin duvarına asmaya başlayan Kumbuzoğlu, bu merakını 1988’de geldiği Karapürçek’te açtığı dükkanda da sürdürdü. Kumbuzoğlu’nun çektiği vesikalık fotoğraflar arasında zaman içinde hayatını kaybeden müşterileri de yer alıyor.
“Bu kadar güzel şeylerle karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim”
Kumbuzoğlu, “1986 yılında ilçesinde bir dükkan açtım ve 40 yıla yakındır burada fotoğrafçılık yapıyorum. Aklıma nereden düştü bilmiyorum ama her çektiğim fotoğraflardan, müşterilerden birer tane rica ediyordum istek üzere. Kendileri de bunu memnuniyetle kabul ediyorlardı, birer tane fotoğraf kenara koydum ve albümü düzenlemeye karar verdim.
Fakat bu albümü düzenlerken de bu kadar ilgi ya da ileride bu kadar güzel şeylerle karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim. Biraz meraktan başladı. Yakınlarını kaybedenleri de fotoğrafları var bu albümlerde onların sayesinde bu albümün ne kadar değerli olduğunu da anladım. Fotoğraf çekilmeye geldikleri esnada fotoğraflara bakıyorlar ve hayatını kaybeden yakınlarını gördükleri zaman cep telefonları ile o fotoğrafları çekiyorlar. Hatta bazı çocuklar geliyor, ‘amca fotoğraflara bakabilir miyiz, izleyebilir miyiz diye soruyorlar’ ve ben de memnuniyetle karşılıyorum. ve 40 yılın sonunda oluşturduğum bu manzarayı izlemek bana haz veriyor” diye konuştu. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kağıthane Belediyesi ve BİLKON Bitlis Konfederasyonu iş birliğiyle düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri, 1-3 Kasım 2024 tarihleri arasında Hasbahçe Etkinlik Alanı’nda İstanbullularla buluşuyor. Bitlis’in eşsiz kültürünü tanıtmayı amaçlayan etkinlikte ziyaretçiler Bitlis’in halk oyunları, geleneksel lezzetleri ve müzikleriyle dolu dolu bir kültür yolculuğuna çıkacak.
İstanbul’daki Bitlisli vatandaşların yanı sıra kültür ve sanat meraklılarının da ilgisini çekecek bu etkinlik, farklı kültürleri bir araya getirme fırsatı sunuyor. Ayrıca Bitlis’in ünlü sanatçılarının sahne alacağı programla ziyaretçilere keyifli anlar yaşatılacak.
“Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor”
Etkinlikle ilgili şu açıklamalarda bulunan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, “Bitlis Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Bitlisli vatandaşlarımızı bir araya getirmenin yanı sıra Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor. Kağıthane Belediyesi olarak kültürler arası diyaloğu güçlendiren, dostluğu ve kardeşliği pekiştiren bu tür etkinliklere destek olmaktan gurur duyuyoruz. İstanbulluları Bitlis’in geleneksel kültürünü ve güzelliklerini keşfetmek üzere Hasbahçe Etkinlik Alanı’na davet ediyoruz” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAĞITHANE Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri başladı. 3 Kasım’a kadar sürecek olan etkinlik, Bitlis’in kültürel mirasını tanıtmayı amaçlıyor.
Kağıthane Belediyesi ve BİLKON Bitlis Konfederasyonu iş birliğiyle düzenlenen Bitlis Tanıtım Günleri Hasbahçe Etkinlik Alanı’nda başladı. Bitlis’in eşsiz kültürünü tanıtmayı amaçlayan etkinlikte ziyaretçiler Bitlis’in halk oyunları, geleneksel lezzetleri ve müzikleriyle kültür yolculuğuna çıkacak.
İstanbul’daki Bitlisli vatandaşların yanı sıra kültür ve sanat meraklılarının da ilgisini çekecek etkinlik, farklı kültürleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Porgramda Bitlis’in ünlü sanatçıları da sahne alacak.
Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin etkinlikle ilgili şunları söyledi:
“Bitlis Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Bitlisli vatandaşlarımızı bir araya getirmenin yanı sıra Bitlis’in zengin kültürel mirasını daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlıyor. Kağıthane Belediyesi olarak kültürler arası diyaloğu güçlendiren, dostluğu ve kardeşliği pekiştiren bu tür etkinliklere destek olmaktan gurur duyuyoruz. İstanbulluları Bitlis’in geleneksel kültürünü ve güzelliklerini keşfetmek üzere Hasbahçe Etkinlik Alanı’na davet ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ARALARINDA 2’nci Meclis ve Galata Kulesi’nin de bulunduğu Ankara ve İstanbul’daki sembol yapılar 29 Ekim – 4 Kasım Kızılay Haftası’na özel Kızılay bayrağındaki hilalin rengi olan kırmızıya büründü.
Toplumun dayanışma ruhunu güçlendirmek, gönüllülüğü teşvik etmek ve Kızılay’ın insani yardım çalışmalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl geniş kitlelerce kutlanan Kızılay Haftası’na bu sene de ilgi yoğundu. Yurdun dört bir yanında gerçekleşen etkinliklerin yanı sıra ülkenin sembol yapıları da Kızılay Haftası kapsamında kırmızı ışıkla aydınlatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın desteği alınarak yapılan ışıklandırma ile başkent Ankara’da; 2’nci TBMM (Cumhuriyet Müzesi), Atakule ve TOBB İkiz Kuleler ile İstanbul’da; Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Galata Kulesi 1 Kasım akşamı Kızılay’ın kırmızısı ile ışıklandırıldı.
Sembol yapıları görsel bir şölene dönüştüren ve Türk Kızılay’ın iyilik hareketiyle ilgili toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlik vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zara
Mont
1.890,00 TL

H&M
Ceket
2.399,00 TL

Stradivarius
Etek
1.090,00 TL

Beymen Collection
Gömlek
11.950 TL

Balmain
Elbise
44.995 TL

Emporio Armani
Hırka
22.450 TL

Sorbe
Yelek
5.795 TL

Mier
Palto
12.500 TL

Prada
Ceket
106.000 TL

Palm Angels
Puff Mont
75.950 TL

Mango
Pilili etek
999,99 TL

Pull&Bear
Pantolon
1.190,00 TL

Yargıcı
Şal
749,95 TL

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Derin kırmızı
Klasik ve zamansız bir seçim olan derin kırmızı, sonbahar/kış aylarında sofistike bir görünüm sunar. Özellikle mat ve parlak tonlarıyla, her türlü kıyafetle uyum sağlar.
2- Zümrüt yeşili
Doğanın ilham verdiği bu zengin yeşil tonu, kışın soğuk günlerinde bile sıcak bir his uyandırır. Hem günlük hem de özel günlerde tercih edilebilecek şık bir renktir.
3- Kahverengi ve karamel tonları
Sıcak ve toprak tonları, bu sezonun vazgeçilmezleri arasında. Koyu kahverengi ve karamel tonları, hem doğal hem de şık bir görünüm sağlar. Özellikle mat bitişlerle daha da göz alıcı hale geliyor.
4- Gri ve antrasit
Modern ve minimalist bir hava katmak için gri ve antrasit tonları ideal. Bu renkler, hem günlük hem de gece kombinleriyle harika uyum sağlar. Parlak ya da mat finish ile farklı stiller yaratabilirsiniz.
5- Şarap rengi
Kırmızı ve mor arasında bir ton olan şarap rengi, kış aylarının sıcaklığını yansıtır. Derinliği sayesinde her elbise ile uyum sağlayarak dikkat çekici bir görünüm sunar.
6- Pastel tonlar
Kış aylarında pastel tonlar, özellikle açık mavi, lavanta ve pudra pembe gibi renkler, soğuk havaların aksine sıcak ve ferah bir his verir. Bu renkler, kışın karamsar havasını kırmak için harika bir seçenek.
7- Metallic ve parlak renkler
Parlak metalik ojeler, kış akşamlarına ışıltı katmak için mükemmel. Altın, gümüş veya bakır tonları, tırnaklarınıza şık bir dokunuş yapar. Özel günlerde tercih edebileceğiniz bu renkler, göz alıcı bir etki yaratır.
Dünden bugüne manikür trendleri
Manikür ve tırnak bakımı tarih boyunca çeşitli trendler ve stillerle evrim geçirmiştir. Geçmişteki bazı manikür trendleri bugün hala ilham kaynağı olmaya devam ediyor. İşte geçmişten günümüze popüler olmuş bazı manikür trendleri…
11
1920’ler – Ay manikürü 1920’lerde popüler olan “ay manikürü” (moon manicure), tırnak yatağının beyaz bırakılarak sadece tırnak uçlarının boyanmasıyla yapılan bir tarzdır. Bu dönemde koyu kırmızı, bordo ve siyah gibi renkler sıkça kullanılırdı. Ay manikürü, özellikle Flapper kültürünün yaygın olduğu bu dönemde, kadınlar arasında oldukça modaydı.
1930’lar – Fransız manikürü Fransız manikürü, 1930’larda popülerlik kazandı ve hala klasik bir manikür stili olarak tercih edilmektedir. Bu stil, doğal tırnak renginin korunarak tırnak uçlarının beyaz ojeyle boyanmasıyla elde edilir. Temiz ve zarif bir görünüm sunar ve her türlü kıyafetle uyum sağlar.
1940’lar – Klasik kırmızı İkinci Dünya Savaşı dönemi boyunca, kırmızı tırnaklar büyük bir trend haline geldi. Kadınlar, feminenliklerini ve güçlerini ifade etmek için parlak kırmızı ojeleri tercih ediyordu. Bu dönem, Revlon gibi markaların kırmızı oje lansmanlarıyla da öne çıktı.
1950’ler – Yumuşak tonlar 1950’ler, pastel tonların ve yumuşak renklerin hakim olduğu bir dönemdi. Bebek pembesi, açık mavi ve nane yeşili gibi tonlar, kadınların manikür seçimlerinde ön plandaydı. Bu dönemde, tırnak bakımı ve güzellik salonları da oldukça popüler hale geldi.
1960’lar – Cesur ve renkli 1960’lar, moda ve güzellikte renk patlamasının yaşandığı bir dönemdi. Bu dönemde, parlak turuncu, yeşil ve sarı gibi cesur renkler manikürde sıkça kullanıldı. Ayrıca, çiçek desenleri ve soyut desenler de tırnak sanatında trend haline geldi.
1970’ler – Doğal görünüm 1970’lerde, doğal güzellik ve sadelik ön plandaydı. Kadınlar, tırnaklarını doğal renklerde tutarak sade ve bakımlı bir görünüm elde etmeye çalıştılar. Parlatıcı ojeler ve hafif pembe tonlar, bu dönemde popüler olan manikür tercihleriydi.
1980’ler – Neon ve metalik 1980’ler, moda dünyasında olduğu gibi manikürde de cesur ve iddialı renklerin öne çıktığı bir dönemdi. Neon renkler, parlak metalik ojeler ve desenli tırnaklar bu dönemin manikür trendlerini oluşturuyordu. Ayrıca, tırnak uzunluğu da bu dönemde oldukça önemli bir trend haline geldi.
1990’lar – Grunge ve minimalizm 1990’lar, grunge akımının etkisiyle koyu renklerin ve minimalist tarzların öne çıktığı bir dönemdi. Siyah, bordo ve koyu mavi gibi renkler, manikürde sıkça tercih edilirdi. Ayrıca, tırnak süslemeleri ve desenler daha az kullanılır, daha sade ve minimal tasarımlar tercih edilirdi.
2000’ler – Nailart ve swarovski taşlar 2000’ler, tırnak sanatının (nail art) yükselişe geçtiği bir dönemdi. Tırnaklara yapılan çeşitli desenler, Swarovski taşlar ve 3D süslemeler oldukça popülerdi. Bu dönemde, kişisel tarzı ve yaratıcılığı ifade etmek için tırnak süslemeleri sıkça kullanılırdı.
2010’lar – Mat ve holografik ojeler 2010’lar, mat ojelerin ve holografik tırnak trendlerinin öne çıktığı bir dönemdi. Mat ojeler, sofistike ve modern bir görünüm sunarken, holografik ojeler ise tırnaklara futuristik bir hava katıyordu. Ayrıca, ombre ve degrade tasarımlar da bu dönemde oldukça popülerdi.
2020’ler – Kalıcı ojeler ve jel tırnaklar Uzun süre dayanıklılığı sebebiyle ve oldukça çeşitli renk ve desen yelpazesi nedeniyle tercih edilen kalıcı, jel ojeler günümüzde oldukça trend! Manikür trendleri, her dönem moda ve güzellik anlayışının bir yansıması olmuştur. Geçmişteki bu trendler, günümüzde de ilham kaynağı olmaya devam ediyor ve modern tırnak tasarımlarında sıkça karşımıza çıkıyor.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Fırça türü ve amaç
Farklı makyaj ürünleri için farklı fırça türleri kullanılır. İşte temel fırça türleri ve kullanım alanları:
Fondöten fırçaları
Yassı fırça: Sıvı fondötenlerin pürüzsüz bir şekilde uygulanması için idealdir.
Kabuki fırça: Kabarık kıllarıyla hem sıvı hem de toz ürünlerle rahatça kullanılabilir.
İlginizi çekebilir: Fondöten nasıl sürülür?
Kapatıcı fırçaları
Düz uçlu fırça: Göz altındaki morluklar ve lekeleri kapatmak için kullanılır.
Allık ve bronzlaştırıcı fırçaları
Yuvarlak uçlu fırça: Allık ve bronzlaştırıcıyı yanaklara doğal bir şekilde uygulamak için uygundur.
Göz fırçaları
Karıştırma fırçası: Göz farlarını karıştırarak yumuşak geçişler sağlar.
Düz fırça: Göz kapağına far uygulamak için kullanılır.
2- Kılların kalitesi
Doğal kıllar: Genellikle hayvan tüyünden yapılır ve toz ürünler için idealdir. Daha pürüzsüz bir uygulama sağlar.
Sentetik kıllar: Vegan dostu ve sıvı ürünlerle daha iyi sonuç verir. Temizliği kolaydır ve alerjik reaksiyon riskini azaltır.
Allık fırçası alırken…
3- Fırça boyutu
Fırça boyutu, uygulama yapacağınız alanla orantılı olmalıdır. Küçük fırçalar detaylı işler için, büyük fırçalar ise geniş alanlar için idealdir.
4- Sapın tasarımı
Fırçanın sapı, elinizde rahatça tutabileceğiniz bir yapıda olmalıdır. Ergonomik bir tasarım, uygulama sırasında konfor sağlar.
5- Fiyat ve kalite
Kaliteli fırçalar genellikle daha pahalıdır, ancak daha iyi sonuçlar ve uzun ömür sunar. Bütçenize uygun fakat kaliteli seçenekleri değerlendirmek önemlidir.
6- Fırça bakımı
Fırçalarınızı düzenli olarak temizlemek, hem sağlığınız hem de makyaj kaliteniz için kritik öneme sahiptir. Doğru bakım, fırçaların kıllarının sağlıklı kalmasını ve makyajın daha düzgün uygulanmasını sağlar.


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Rahatınıza özen gösterin
Olduğunuz yerde uzanıp uyumaya çalışmakla uykuya hazırlanarak uyumak arasında ciddi bir fark vardır. Uyumak için sadece 1 saat zamanınız olduğunda bile kendinizi hızlıca uykuya hazırlayabilirsiniz. Sizi rahatsız edebilecek tüm kıyafetlerinizi –sütyeniniz de dahil- çıkarı ve en rahat pijamalarınızı giyin. Tamamen rahat edebileceğiniz şekilde yatağınıza uzanın. Gece-gündüz fark etmez, uykuya hazırlanarak yatağa gittiğinizde beyninize ‘şimdi uyku zamanı’ sinyali göndermiş olursunuz ve bu da uykuya geçişinizi kolaylaştırır.
2- Lavanta kokusundan yararlanın
Lavanta, en sık kullanılan ve en etkili aromaterapik bitkiler arasında. İçi lavanta dolu bir göz yastığı kullanabilir, yastığınıza lavanta yağı damlatabilir ya da başınıza hafifçe, birkaç damla lavanta yağı ile masaj yapabilirsiniz. Lavanta kokusu, tüm bedeninizin ve zihninizin gevşemesini kolaylaştıracak.
Lohusalık dönemini kolaylaştıran 11 öneri
3- Bitki çayı için
Papatya, melisa ve kantaron gibi bitki çayları, vücudunuzun gevşemesine yardımcı olarak kaliteli bir uykuyu destekler. Örneğin bebeğinizin emzirmeden sonra uyuyacağını biliyorsanız, emzirirken siz de bir bardak sıcak bitki çayı içebilir, bebeğiniz uyuduktan sonra daha rahat bir şekilde uykuya dalabilirsiniz.
4- İş listesi yapın
Yapılacak işler asla bitmez, özellikle lohusaysanız! Bu noktada bir iş listesi yapmak çok faydalı olabilir. Gerçekten önemli olan ve öncelikli olarak yapılması gerektiğini düşündüğünüz işleri sıraya koyun ve elinizde bir liste bulundurun. Böylelikle uykuya dalmak istediğiniz zamanlarda kafanızda karmakarışık bir yapılacaklar listesi ile rahatsız olmazsınız. Unutmayın, kısa bir uyku yerine birkaç işinizi halletmeyi seçerseniz o işler hiç bitmeyecek, üstelik daha da yorgun olacaksınız. O yüzden önce mutlaka uykunuzu ve dinlenmenizi önceliklendirin, daha sonra işlerinizi planlayın.
5- Işıkları söndürün
Uyku için en uygun ortam, karanlık bir ortamdır. Bedenimizin tamamen kendini bırakıp uykuya geçebilmesi için gevşemeye ve herhangi bir uyaran olmadan uykuya dalabilmeye ihtiyacımız var. Gündüz vakti uyuyacaksanız, mümkün olduğunca perdeleri çekin ya da bir göz bandı kullanın. Gece olduğunda ise tüm ışıkları söndürdüğünüzden emin olun, ihtiyacınız olduğunda sadece loş bir ışık kullanın.
Doğum sonrası yorgunluk sendromu
Referanslar:
Beccy Hands, Alexis Stickland. “Rest Is Essential Postpartum: Here Are 5 Tips To Fall Asleep Quickly”. Şuradan alındı: https://www.mindbodygreen.com/articles/why-its-so-import-to-carve-out-time-for-rest-postpartum-especially-now (24.04.2020)
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kahreden olay, dün Kırıkkale’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kübra K., 7 aylık oğlu Yusuf K.’nın yatak ile baza arasında sıkıştığını fark etti.

Anne can havliyle minik bebeğini düştüğü yerden çıkarmasının ardından hemen yardım istedi.

İlk müdahalesi evde yapılan talihsiz yavru, ambulansla kaldırıldığı Yüksek İhtisas Hastanesi’nde doktorların tüm çabasına rağmen hayata gözlerini yumdu.

GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI
Miraç Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından, Yusuf bebeğin tabutuna battaniyesi serildi.

Baba Serdar K., oğlunun tabutunu kucağına alarak cenaze aracına götürdü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit-tağşiş yapılan ve sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalar listesini güncellemeye devam ediyor.
Bakanlık, “guvenilirgida.tarimorman.gov.tr” adresindeki bilgilere ekleme yaptı.

Buna göre, “kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş ve değiştirilmiş ürün” sayısı 113’e, taklit-tağşiş yapıldığı kesinleşmiş ürün sayısı 721’e yükseldi.
Bitkisel yağın bulunmaması gereken ürünlerde bitkisel yağ yer alması ile bazı ürünlere kanatlı eti, sakatat ve domuz eti karıştırılması gibi birçok uygunsuzluk listede yer aldı.

Listeye eklenen ürünlerde gıdada kullanımına izin verilmeyen boya tespiti, tereyağında yağ oranının düşük, nem oranının yüksek olması, zeytinyağına tohum yağları karıştırılması ve bazı ürünlerde yabancı madde ile gıda boyası tespiti gibi çeşitli uygunsuzluklar belirlendi.

Pide harcından sakatat (kalp) çıktı
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş ve değiştirilmişler listesindeki ürün sayısı 113’e, taklit-tağşiş yapıldığı kesinleşmişler listesindeki ürün sayısı 721’e çıkarken yapılan denetimlerde pide harcında sakatat (kalp) tespit edildi.

İşte o liste…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KURŞUN YAĞDIRDI
Ramazan Uçar husumetlisi Hüseyin Mete’ye 6 el ateş ederek olay yerinden kaçtı. Olayı görenlerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine restorana çok sayıda polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptığı kontrollerde Hüseyin Mete’nin hayatını kaybettiğini belirledi.Acı haberi alan Mete’nin yakınları sinir krizi geçirdi. Burdur Devlet Hastanesi morgunda yapılan otopsini ardından Hüseyin Mete, Askeriye Köyü mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi.
TUTUKLANDI
Polis cinayetin ardından kaçan saldırgan Ramazan Uçar’ıyakalamak için çalışma başlattı. Cinayet masası ekipleri kısa sürede Ramazan Uçar’ı saklandığı evde yakalayarak gözaltına aldı. Emniyette sorgusu tamamlanan Ramazan Uçar çıkarıldığı adli makamlar tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolduktan sonra arama çalışmalarının 19’uncu gününde dere yatağında çuval içerisinde ve üstü taşlarla kapatılarak çalılıklarla gizlenmiş cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetiyle ilgili davanın ilk duruşması 7 Kasım’da, 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Soruşturma kapsamında, tutuklu 12 şüpheliden 4’ü hakkında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile gözaltına alındıktan sonra cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar’ın HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre, olay anında aynı evde olduğunun tespit edildiği belirtilerek, ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Hazırlanan iddianamede, şüphelilerin tümünün alınan HTS ve baz kayıtlarının ayrıntılı tetkikiyle jandarma personeli tarafından analiz raporu hazırlandığı, alınan HTS kayıtlarının baz istasyonlarından faydalanılarak tam olarak yerlerinin tespiti edilebilmesi amacıyla bilirkişi olarak görevlendirme yapılması sonucunda ilgili bilirkişinin olayın gerçekleştiği Tavşantepe Mahallesi’ne geldiği, jandarma personeliyle birlikte olayın gerçekleştiği yerlerde fiili olarak ölçüm yaparak servis sağlayan ana ve ara bazların belirlendiği, yapılan ölçümler ve baz istasyonu tespiti sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna yer verildi.

Bilirkişi raporunda, olayın gerçekleştiği tarih olarak 21 Ağustos’ta 15.13 ile 15.20 saatleri arası belirtilerek, şüpheliler Salim, Enes ve Yüksel Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın HTS kayıtlarının alındığı, olayın olduğu Arif Güran’ın ikameti çevresi, Salim Güran’ın ikameti ve çevresi ve ara yollar, okul, Kur’an kursu, Salim Güran’ın Uzunbahçe tarafından bulunan tarlası ile ara yolları, Narin Güran’ın cesedinin bulunduğu yer ve çevresinde, köyün giriş çıkış istikametlerinde titiz bir şekilde 3 GSM operatörünün ana baz ve yan bazlarının tespitinin yapıldığı, daha sonra bu bölgelerde ekip olarak dar alan baz çalışması yapıldığı kaydedildi.

DAKİKA DAKİKA TESPİT EDİLDİ
Raporda GSM hatlarıyla yapılan görüşmelerde sinyal alınan baz istasyonunun yoğun olması halinde görüşme yapılan yere en yakın baz istasyonundan sinyal alındığı, yer değişikliği olduğunda bulunulan kapsama alanından çıkıp, başka bir baz istasyonunun kapsama alanına girildiği, Tavşantepe Mahallesi’nde çalışma yapılan alanlarda 1 GSM operatörünün çekim gücünün iyi olduğu, çalışma yapılan alanlarda görüşme internet bazlarının yeterince iyi olduğu, telefonların çalışma yapılan bölgelerde çekmeme ya da sinyal kesintisi durumunun olmadığı, sinyal gücünün yeterli olduğu hususları çerçevesinde HTS kayıtlarının incelenerek rapor hazırlandığı kaydedilerek, şüphelilerin dakika dakika hareketlerine yer verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, dans gösterisinde kullanılan şarkıda uygun olmayan sözlerin bulunduğuna dair haberlerin sosyal medya ve haber sitelerinde yer aldığı belirtildi.
Konuyla ilgili okul idarecileri, tören komitesi ve öğretmen C.A. hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Değerli eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek ücretsiz atölyelere katılmak için https://www.kalyonkultur.org/tr/etkinlikler/ adresinden kayıt yaptırmak yeterli.

Kalyon Kültür Kasım Ayı Programı
2 Kasım Cumartesi / 14.00 Tasarım İstanbul (6-10 yaş)
Eğitmen: Pınar Bora
3 Kasım Pazar / 13.00 Naturalist Üslûpta Çiçekler (Yetişkin)
Eğitmen: Hasan Çıkmış
3 Kasım Pazar / 15.00 Müzikli Yaratıcı Hikaye Okumaları (7-11 yaş)
Eğitmen: Betül Taşçı
5 Kasım Salı / 17.00 Yetişkinler için Yaratıcı Hikaye Okumaları
Eğitmen: Betül Taşçı
9 Kasım Cumartesi / 15.00 Heykel Atölyesi (Yetişkin)
Eğitmen: Tolga Turan
9 Kasım Cumartesi / 17.00 Hakan Cingöz ile Suluboya Atölyesi (Yetişkin)
9 Kasım Cumartesi / 18.00 Sanat Buluşmaları Konuşmacılar: Attilla Dur & Cüneyt Işık & Orçun Beslen
Moderatör: Aslı Bora
10 Kasım Pazar / 14.00 Karakalem Teknikleri Atölyesi (6-12 yaş)
Eğitmen: Ümit Dizdar
10 Kasım Pazar / 15.00 Sevimli Hayvanlar Seramik Atölyesi (5-12 yaş)
Eğitmen: Pınar Bora
12 Kasım Salı / 18.00 Yetişkinler için Karakalem Teknikleri Atölyesi Çizgi ve Obje
Eğitmen: Ümit Dizdar
15 Kasım Cuma / 17:00 Çocuklar için Ebru Atölyesi
Eğitmen: Pınar Bora
15 Kasım Cuma / 18.00 Sanat ve Kamusal Alan: Türkiye’de Kültür Sanat Ekosistemi
Moderatör: Özgenur Reyhan Güler
Konuşmacı: Tuna Ortaylı Kazıcı
16 Kasım Cumartesi / 13.00 Yaratıcı Drama (7-12 yaş)
Eğitmen: Ezgi Bikbay Şafak
16 Kasım Cumartesi / 14.00 Kukla Atölyesi (6-12 yaş)
Eğitmen: Buket Ada Kılıç
16 Kasım Cumartesi / 16.00 Minyatür Atölyesi (Yetişkinler için)
Eğitmen: İsmihan Züleyha Dedeler
17 Kasım Pazar / 14.00 Moda Tasarım Atölyesi (Yetişkinler için)
Eğitmen: Ümit Dizdar
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
DAKİKALAR İÇİNDE ÖLÇÜ
Dijital görüntüleme, yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlarken, ağız içi tarayıcılar hastaların konforunu artırarak ölçülerin dakikalar içinde alınmasına olanak tanıyor. Bu sayede, restoratif ve protez materyalleri aynı gün içinde üretilebiliyor. ModeImplant’ın geliştirdiği yapay zeka teknolojili Rapideye ağız içi tarayıcı, hastanın ağzını 3 boyutlu olarak tarayıp bilgisayara aktarıyor. Böylece daha önce silikon malzemeyle alınan diş ölçüleri tamamen dijital olanaklarla dakikalar içinde alınıp işlem tamamlanıyor. Diş ile yumuşak dokuyu tanıyan cihaz, hastaların ağız yapısını en doğru şekilde alıp doğru diş modelinin çıkarılmasına imkan tanıyor.

3 GÜNDE İMPLANT
Türkiye implant sektörünün öncü şirketlerinden Mode’nin geliştirdiği ‘ProvoImplant’ normal şartlarda 2.5-3 ay süren implant diş tedavisini 72 saate indiriyor. Her kemik yapısına uygun boy ve çapta üretilen provo dişler monoblok ve agresif tasarımla üretildiği için çene kemiğine sıkıca tutunuyor ve 3 günde tedavi olanağı sağlıyor. Bugün 54 ülkeye ihraç edilen ürün, özellikle sağlık turizmi yapan sağlık kuruluşlarının ve diş tedavisi için gelen hastaların hayatını kolaylaştırıyor.
ARAÇTA YOLDA DİŞ ÜRETİMİ
Redon Teknoloji; diş hekimleri, diş teknisyenleri ve laboratuvarlar için geliştirdiği 3 boyutlu yazılımlar ile dişçilik alanındaki cam kazıma makinelerinin yerli üretimini yapıyor. Ayrıca zirkon blokları, tarama cihazları, sinterleme fırını gibi ürünler üreten firma, geliştirdiği ürünler sayesinde diş hekimine giden hastaların tedavilerinin aynı gün içerisinde tamamlanabilmesine imkân sağlıyor. Ürünlerini başta Amerika ve Avrupa olmak üzere 17 ülkeye ihraç eden Redon Teknoloji, 30’dan fazla bayiliği ile de müşterilerine çözümler sunuyor.Evde, arabada, yolda elektriğin olduğu her yerde üretim olanağı sağlayan kompakt Redon R-One yazıcılar hekimlere ve hastalara büyük konfor sağlıyor.

3D DİŞ ÜRETİMİ
Arma Dental distribütörlüğünde Türkiye’ye getirilen Asiga Max2 ve Asiga Mx Ultra 3D yazıcılar, zircon ve seramik tozu katkılı reçineyle geçici veya 6 aylık geçici diş yapıyor. Gece plağı ve cerrahi kılavuz da üreten üç boyutlu bu yazıcılar hiç dişi olmayan veya kemik kaybı sorunu yaşayan hastalara deneme yanılma yapmadan diş protezi üretmeye yardımcı oluyor. Hastanın dijital tasarımdaki ölçülerini veri kaybı olmadan alıp model basabilen bu yazıcılar hem hastaların hem de diş kliniği ve laboratuvarların hayatını kolaylaştırıyor.
DİJİTAL DİŞ HEKİMİ
Ayrıca diş hekimliğinin Microsoft’u olarak bilinen EcocadExoplan ve ExocadChairside dijital yazılımları, hasta kayıtlarının dijital ortamda saklanmasını sağlayarak, arşivleme ve laboratuvar süreçlerini hızlandırıyor. Böylece tedavi süreçleri daha verimli hale geliyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BEUN Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Roman Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdem Dirimeşe ile Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Namal da yer aldı. Ziyarette Üniversite ile Zonguldak’ta faaliyet gösteren roman dernekleri arasında yürütülebilecek akademik ve sosyal çalışmalar çerçevesindeki ikili iş birlikleri değerlendirildi. 2024-2025 Akademik Yılı içerisinde gerçekleştirilecek ortak projeler üzerine misafirleriyle bir süre sohbet eden BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, nazik ziyaretlerinden dolayı konuklarına teşekkür etti. Zonguldak Romanlar Valilik İl Koordinatörü ile dernek başkanları da BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e misafirperverliğinden dolayı teşekkürlerini sunarak yeni akademik dönemde kendilerine ve üniversite ailesine başarılar diledi.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Roman Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdem Dirimeşe ve Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Yücel Namal, 2024 Mart ayında BEUN’da geçekleştirilen “Romanları Anlamak Çalıştayı II” etkinliği kapsamında sunulan bilimsel yayınların değerlendirilmesi sonucu “II. Romanları Anlamak Çalıştay Raporu ve Sonuç Bildirgesi” adlı kitabı Rektör Özölçer’e takdim etti.
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, çalıştay sonrası ortaya konulan eserin üniversite, Roman vatandaşlar, Zonguldak ve ülke açısından hayırlı uğurlu olmasını dileyerek eserin bilim camiasına kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik etti. Roman kültürünün anlaşılması ve bu alandaki çalışmaların desteklenmesinin önemini Rektör Özölçer, “Bu tür çalıştaylar, toplumun farklı kesimleri arasında köprüler kurarak kültürel çeşitliliği anlamamıza vesile oluyor. Elde edilen sonuçların, Roman vatandaşlarımıza ve genel olarak tüm topluma katkı sağlamasını umuyorum” şeklinde belirtti.
Ziyaret karşılıklı iyi niyet temennileri ile günün anısına binaen hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan’ın Prodivers Ayvalık Dalış Okulu ve Kuzey Mavi Dalış Merkezi ekipleriyle yaptığı dalışlarda bölgenin fauna ve florası görüntülendi.
Bölgede “Kerbela” adı verilen noktadan yapılan dalışta, bir dönem sünger avcılığının da yapıldığı yerlerdeki canlı yaşamı kaydedildi.
Dalış ekibi, Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğinin (IUCN) kırmızı listesinde yer alan, nesli tehlike altındaki kırmızı ve sarı mercanlar ile deniz çayırlarını yakından görüntüledi.
Omurgasız ve orfozlar dahil birçok balık türünü de kayıt altına alan Tahsin Ceylan ve beraberindekiler ayrıca Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında sünger avcılığı yapan Selam Süngerci adına yıllar sonra Bodrum’un efsane süngercisi “Aksona” lakaplı Mehmet Baş tarafından 30 metre derinliğe bırakılan mermer plaketin de videosunu çekti.
Tahsin Ceylan, AA muhabirine, Ayvalık bölgesinin “Türkiye’nin Kızıldeniz”i olarak adlandırılabileceğini söyledi.
Bölgedeki canlı yaşamına şahitlik ettiklerini belirten Ceylan, “Bölgede nesli tehlike altında bulunan kırmızı mercanlar, sarı mercanlar var. Birleşmiş Milletler de bunları takip ediyor. Trol tekneleri ve üzerlerine çapa atılması bunlar için en büyük tehdit.” dedi.
Ceylan, dalış yaptıkları bölgede Cumhuriyet’in ilk yıllarında Selam Süngerci’nin de sünger avcılığı yaptığını hatırlatarak, “Selam Süngerci kardeşleriyle birlikte Girit’te süngerciliği öğrenmiş. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ayvalık’a yerleşmiş. Bu Ayvalık’taki noktaların çoğunu bulanlar süngerciler. Tabii onlar 30-40-50 metre yerlere ‘sığlık’ demişler. Tabii onların ‘sığlık’ dedikleri bizim için sığlık değil, derin sular.” ifadesini kullandı.
Ayvalık’ta dalış yapılabilen İlyosta, Melina, Yelken ve İncirli adalarının bulunduğunu belirten Ceylan, “2 yıl önce bu dört adadan ikisi dalışa yasaklandı. Yani dalış merkezlerinin gidebileceği diğer ada da dalış güvenliği açısından sıkıntı yaratıyor. Yakın tarihte ben Kültür ve Turizm Bakanı’yla da dalış yaptım. Kültür ve Turizm Bakanı’mız dalışa yasak yerlerin daraltılması ve dalış turizminin daha çok artırılmasına yönelik de pozitif görüşlere hakim.” dedi.
Ceylan, Ayvalık’ta dalış turizminin artırılması ve desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sanata, sanatçıya ve kültürel etkinliklere büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Oda Orkestrası Klasik Esintiler konseri düzenledi. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen konseri dinleyenler keman, yan flüt ve çello, seslerinin yankılandığı muhteşem bir konsere şahit oldu.
Dinleyenlerin ruhunu dinlendiren eserlerin yankılandığı konserde, müzik severler unutulmaz bir gece yaşadı. Kemanda Rasim Yokuşlu, yan flütte Ceyda Su Erciyas ve Çello da Erdinç Çandar, klasik müzik tarihinin unutulmaz eserlerini sergiledi. Her Çarşamba günü Osmangazili sanat severlere buluşan Oda Orkestrası, her hafta olduğu gibi bu hafta da büyük beğeniyle dinlendi. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amatör ve profesyonel tüm fotoğraf tutkunlarına kapılarını açık tutan yarışmalara, 25 Kasım 2024 tarihine kadar GTB’nin resmi web sitesi www.gtb.org.tr üzerinden başvuruda bulunulabilecek.
GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, fotoğraf yarışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, her iki yarışmanın farklı kategorilerde değerlendirilerek dereceye girenlere çeşitli altın ödülleri verileceğini söyledi.
Gaziantep’te hasat mevsimi
Gaziantep’te Hasat Mevsimi fotoğraf yarışmasını 4 senedir geleneksel olarak sürdürdüklerini kaydeden Akıncı, yarışmaya her yıl Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda fotoğraf severin yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.
Yarışmayı düzenlemekteki tek amaçlarının Gaziantep’in zengin tarım ürünlerini tanıtmak, hasat coşkusuna ortak olmak ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünleri fotoğraf kareleriyle geleceğe taşımak olduğunu aktaran Akıncı, sanatın doğayla buluştuğu yarışmada en temel kuralın ise fotoğrafların Gaziantep il sınırları içinde çekilmiş olması olduğunu vurguladı.
Akıncı, Gaziantep sınırları dışında çekilen fotoğrafların jüri tarafından yapılan değerlendirmede derece almış olsa bile yarışmadan diskalifiye edileceğini belirtti.
Kadim şehir Gaziantep
Bu yıl ilkini düzenledikleri “Kadim Şehir Gaziantep” yarışması ile şehrin tarihi dokusunu ve kültürel mirasını fotoğraf sanatıyla ölümsüzleştirmeyi hedeflediklerini aktaran Akıncı, kentin tarihi sokaklarından doğal güzelliğine ve eşsiz mimarisine kadar her detayın yarışma kapsamında değerlendirileceğini söyledi.
Başvuru süreci ve ödüller
Eser kabullerine 24 Haziran 2024 tarihinden itibaren başlanılan her iki fotoğraf yarışmasına, son başvurular 25 Kasım 2024 tarihine kadar GTB’nin resmi web sitesi üzerinden yapılabilecek.
Posta yoluyla başvurular kabul edilmeyecek. Seçici kurulun belirleyeceği dereceye giren eserler, iki farklı kategoride tam, yarım ve çeyrek altınla ödüllendirilerek, sergilemeye hak kazanan eser sahiplerine ise plaket verilecek. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yıldız Sarayı Şale Köşkü içerisindeki yer alan atölyede restoratörler, eskimiş, zarar görmüş veya tahrip olmuş eserleri yeniden envantere kazandırmak adına, özgünlük ve en az müdahale gibi evrensel ilkelerle yeniden sergilenebilir hale getiriyor.
Milli Saraylar Sedef Atölyesi Sorumlusu Cemalettin Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, atölyede Topkapı Sarayı’ndan gelen Harem Kapısı, Yıldız Sarayı’ndan gelen Abdülhamid Han’a ait olan tuğralı bir taht üzerine çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Tamamen Milli Saraylar Başkanlığına ait piyano, kanepe, koltuk, kapı ve bunlar üzerindeki tüm süslemelerin restorasyonunu yapıyoruz. Genelde barok tarzında eserleri çalışıyoruz. Fakat üzerinde çalıştığımız piyano gibi boulle tarzında eserlerin de restorasyonunu gerçekleştiriyoruz.” dedi.
Çalışmalarda organik malzemeler kullanılıyor
Ünal, şu ana kadar en çok Küçüksu Kasrı’ndaki altı adet şamdanın restorasyonunda zorlanıldığına işaret ederek, “En sevdiğim eser ise Dolmabahçe Sarayı’na ait Sedefli Oda’daki masaydı. 16 sütun süslemeli, tamamen sedeften yapılma güzel bir masaydı. Çok severek yaptım. Malzeme olarak sedef, pelesenk, abanoz, şimşir gibi organik ahşap malzemelerimiz var. Bunların dışında metal olarak gümüş süslemeleri de yapıyoruz. Fil dişi, bağ ve sedefi üzerindeki orijinal desenine göre kesiyoruz, biçiyoruz ve şekillendirerek yerine oluşturuyoruz.” diye konuştu.
Plato marküterinin atölyenin alanına girdiğini aktaran Ünal, şunları kaydetti:
“Malzemelerimiz organiktir. Kimyasal ya da suni malzeme kullanılmamaktadır. 45 yıldır bu işi yapmaktayım. 32 yıldır Milli Saraylar’da görev yapıyorum. 5 yıl Topkapı Sarayı’nda çeşitli restorasyon alanlarında görev yaptım. Bu atölyede de dört kişi çalışıyoruz ve şu anda çalıştığımız üç tane eser var. Ortada Topkapı Sarayı’nın harem girişini girişinde bulunan kapı var. Yaklaşık olarak 400 yıllık bir kapıdır. Dönemin bütün özelliklerini taşımaktadır. Tabii ki üzerindeki sedef, fil dişi, bağ ve metal olarak gümüş süslemeler var.”
“Malzeme hem doğal hem de çok değerli olduğu için israfa kesinlikle yer yok”
Cemalettin Ünal, restorasyon çalışmalarının odak isteyen bir iş olduğunu vurgulayarak, “Öncelikle severek yapmanız gerekiyor. Tabii ki biraz da tecrübe gerekiyor. Malzeme hem doğal hem de çok değerli olduğu için burada israfa kesinlikle yer yok. Ona göre her şey planlanıyor, ölçülüyor, biçiliyor.” ifadelerini kullandı.
Tarihle direkt temas eden bir işte çalıştığı için çok şanslı hissettiğini söyleyen Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çoğu kişinin yapamayacağı hatta çok nadir eserlerin elimizden geçmesi ve sarayda çalışmamız bizi onore ediyor ve mutlu oluyoruz. Bu sebeple çok şanslı hissediyorum. Eserlerin sergilenmesi de ayrı bir mutluluk veriyor. Benden sonra gelenler, ailemden insanlar onları görünce ayrı bir mutluluk yaşıyorum. 32 yıl az bir süre değil. Köşk ve kasırlardaki hemen hemen bütün sedefli işlere elimizi sürdük. Bundan sonra da inşallah devam edecek.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Program kapsamında şiirler okunurken, karate gösterileri ve öğrenci performansları katılımcılardan tam not aldı. Etkinliğe Söke Kaymakamı Ali Akça, Garnizon Komutanı Mesut Kılınç, Belediye Başkan Yardımcıları Vural Tosun ve Yağız Pullukçu, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Demiralp, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Türk Kızılay Söke Şube Başkanı Funda Öztürk, konuşmasında, “Kızılay Haftası, Türk Kızılay’ının insanlık için yaptığı özverili çalışmaları hatırlamak ve bu bilinci yaymak adına önemli bir fırsattır” dedi.
Kızılay’ın köklü tarihinden de bahseden Öztürk, “1868’de kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyeti, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle ‘Kızılay’ adını aldı. Bugün ise Türkiye ve dünyadaki ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Kızılay’ın dayanışma, şefkat, hoşgörü ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde çalıştığını belirten Öztürk, Türkiye genelinde yürütülen kan bağışı kampanyalarına dikkat çekerek, yılda yaklaşık 3 milyon ünite kana ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Konuşmasını, Kızılay’ın misyonu ve vizyonuyla sonlandıran Öztürk, “Kızılay, iyiliğin gücüyle birey ve toplumun direncini artırmayı, insan onurunu koruyarak acıları dindirmeyi amaçlıyor. Vizyonumuz ise herkes için güvenli bir yaşam sağlamak” dedi.
Program’da Kızılay tarafından çocuklara çeşitli hediyeler ve broşürler dağıtılırken; izci grubu ve karate grubunun gösterisi yer aldı. Öğrenciler Kızılay’ı anlatan şiir ve özlü sözleri de okudu.
İlçe Kaymakamı Ali Akça, Türk Kızılay’ı Söke Şubesi yönetici ve gönüllülerinin haftasını kutladı, çalışmalarında başarılar diledi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlı restorasyon ve konservasyon atölyeleri, kültürel mirası geleceğe taşımaya devam ediyor. Başkanlık’a bağlı 32 atölyeden biri olan Sedef Atölyesi, başta İstanbul sarayları olmak üzere Milli Saraylar çatısı altındaki kasır, köşk ve müzelerin sanat harikası eserlerini ustalıkla eski ışıltısına kavuşturuyor. Atölye şu sıralar Sultan 2. Abdülhamid Han tuğralı bir taht, Topkapı Sarayı Mecidiye Köşkü’nde sergilenen bir kuyruklu piyano ve Topkapı Sarayı’nın Harem Dairesi’ne ait kapı üzerinde çalışıyor.
Beşiktaş’taki Yıldız Şale Köşkü yerleşkesinde yer alan Sedef Atölyesi’nde çalışan uzman restoratörler, zamanın yıpratıcı etkisine yenik düşen tarihi eserleri, özgünlük ve en az müdahale gibi evrensel ilkelerle yeniden sergilenebilir hale getiriyor. Atölyede restorasyonu tamamlanmak üzere olan eserlerden biri Sultan 2. Abdülhamid Han tuğralı taht. Üzeri sedef ve fildişi süslemelerle bezeli tahtın taç ve ayak kısmı sedefle geometrik bölümlere ayrılırken ve bu bölümlerin içleri fildişi kakmalarla süslendi. Oturma yeri ve yanları ise ince çizgili pembe renk ipekli kumaşla kaplanan tahtın üst tarafında yine sedefle işli Sultan 2. Abdülhamid Han tuğrası, en üstünde de sedef kakma bir taç yer alıyor.
Atölyede dikkat çeken bir diğer eser ise ‘boulle’ stilinde tasarlanmış kuyruklu bir piyano. Fransız ‘Erard’ marka piyanonun kapağının iç yüzeyinde Abdülmecid tuğrasının işlendiği bir madalyon bulunuyor. Kahverengi maun iskeletin üzeri bağa kaplama ile birlikte stilize edilmiş çiçekler, yapraklar ve dallar ile süslü piyano, döneminin tüm zarafetini yansıtıyor. Milli Saraylar Sedef Atölyesi’nin üzerinde çalıştığı bir diğer eser ise Topkapı Sarayı’nın Harem Dairesi’ne ait sedef işlemeli bir kapı. Dönemin saray ustaları tarafından sanat eseri inceliğinde süslenen el yapımı ahşap kapının restorasyonunda sona yaklaşıldı. Alanında uzman isimler tarafından restore edilen eserler, atölyedeki işlemlerinin ardından ait oldukları yerde sanatseverlerle buluşturulacak.
“Restorasyon çok aşamalı ve çok ince bir sanattır”
Sedef Atölyesi olarak çalışmalarını en kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini söyleyen Milli Saraylar Sedef Atölyesi Sorumlusu Cemalettin Ünal, “Atölyemize Milli Saraylara ait kısır ve köşklerdeki bütün eserleri sedefli olan süslemelerini biz yapmaktayız. Atölyemizde şu anda bulunan piyano Mecidiye Köşkü Topkapı Sarayı’ndan gelmiştir. Bir adet kapımız vardır o da Halim Sultan giriş kapısıdır. Bir de Yıldız Sarayı’ndan Abdülhamid Han’ın kullandığı ve İran’dan hediye olarak gelen tahtımız vardır. Bu tahtımızın sedef, fil dişi ve bütün süslemelerini Sedef Atölyesi olarak yapmaktayız. Restorasyon çok aşamalı ve çok ince bir sanattır. Restorasyon zor ve zaman alan bir iştir. Ama bunun yanında Sedef Atölyesi olarak biz elimizden gelen gayretleri göstererek en kısa zamanda bitirmeye gayret ediyoruz. Tahmini olarak aralık ayında kapıyı bitirmeyi, kasım ayı sonunda da tahtımızı bitirmeyi hedefliyoruz. Piyanonun çok detaylı işleri olduğu için onun yaklaşık 1 yıllık bir süresi var. Bu eserler bir arada yapıldığı için hepsinin aşamalarını farklı zamana yaymaktayız” diye konuştu. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kartal, Akçaabat ilçesinin Söğütlü Mahallesi’ndeki bir kitabevinde düzenlenen etkinlikte, yazarlık yolculuğunu anlattı, kaleme aldığı eserlere ilişkin bilgi verdi.
Katılımcılarla sohbet eden ve sorularını yanıtlayan Kartal, aralarında şiir kitaplarının da yer aldığı eserlerini imzaladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Torku Şekersporlu milli bisikletçi Haktan Ramazan Sayan, Bulgaristan’ın Plovdiv Velodromunda 25-27 Ekim 2024 tarihlerinde düzenlenen Balkan Pist Şampiyonasında Balkan şampiyonu oldu. İlk gün yarışlarında Scratch kategorisinde Balkan Şampiyonu olan Sayan, Türkiye’ye bir altın madalya kazandırdı. Şampiyonanın ikinci gününde de üstün performans sergileyen başarılı sporcu, diğer yarışlarda da dereceye girerek başarısını taçlandırdı ve toplam dört madalya ile organizasyonu tamamladı. Sayan, Scratch kategorisinde altın madalyanın yanı sıra, Omnium Balkan Bronz Madalyası, Madison Balkan Gümüş Madalyası ve Takım Sprint Balkan Bronz Madalyası kazandı.
“Tarihi başarılara yenilerini ekleyeceğiz”
Torku Şekerspor Onursal Başkanı Ramazan Erkoyuncu, spora ve sporcuya verdikleri önem ve desteği yineleyerek, “Sporcumuzun Balkan Şampiyonluğu bizleri çok mutlu etti. Bizlere bu gururu yaşatan şampiyonumuzu ve antrenörümüzü canı gönülden tebrik ediyorum. Bilindiği üzere Türk bisikleti tarihinde Avrupa’da alınan üç derece de kulübümüz sporcularına ait. Alınan tarihi başarılara yenilerini eklemek için bu coğrafyanın evlatlarına desteklerimiz artarak devam edecek” dedi.
“Emeklerimizin karşılığını görmek bizleri mutlu ediyor”
Torku Şeker Bisiklet Takımı Milli Antrenörü İsmail Uğurlu da yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Bugüne kadar güçlü bir altyapıyla yetiştirdiğimiz sporcularımızın ulusal ve uluslararası arenada derece alması ve emeklerimizin karşılığını görmek bizleri mutlu ediyor. Başarılarımız artarak devam edecektir. Bizlere her şartta desteklerini esirgemeyen Torku Şekerspor Onursal Başkanı Ramazan Erkoyuncu’ya teşekkür ederiz.” – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRABZON – Trabzon’un Sürmene ilçesinde düğüne gelen damadın arkadaşları evliliğe adım atan arkadaşları için mezar taşı yaptırdılar, evlenmeden önceki hayatı için helallik aldılar.
Sürmene ilçesinde Cevat Can ve Elif Çilingir çiftinin düğününe katılanlar damadın arkadaşlarının ilginç süprizine tanık oldular. Düğüne üzerinde damadın isminin yazılı olduğu ve ölüm tarihi 26.10.2024 ile ölüm nedeni “Evlilik” yazılı olduğu mezar taşı ile gelen damadın arkadaşları, düğüne katılanları tebessüm ettirdi. Cenazelere gönderilen “Acı kaybımız” yazılı çelenk ile mezar taşını taşıyan arkadaşları kendi aralarından seçtikleri bir hocadan da tıpkı bir cenazedeki gibi evlenen arkadaşları için helallik aldılar.
Renkli anların yaşandığı düğünde “Bekar dünyasından evlilik hayatına intikal eden Cevat kardeşimizi nasıl bilirdiniz?” ve “Bekar zamanlarından kalma haklarınızı helal ediyor musunuz?” gibi sorularla helallik istemesinin ardından arkadaşları damada haklarını helal ederken, düğün hediyesi takı olarak emzik, mutfak önlüğü ve mutfak eldiveni hediye ederek hediyelerini damadın boynuna astılar.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürmene ilçesinde Cevat Can ve Elif Çilingir çiftinin düğününe katılanlar damadın arkadaşlarının ilginç süprizine tanık oldular. Düğüne üzerinde damadın isminin yazılı olduğu ve ölüm tarihi 26.10.2024 ile ölüm nedeni “Evlilik” yazılı olduğu mezar taşı ile gelen damadın arkadaşları, düğüne katılanları tebessüm ettirdi. Cenazelere gönderilen “Acı kaybımız” yazılı çelenk ile mezar taşını taşıyan arkadaşları kendi aralarından seçtikleri bir hocadan da tıpkı bir cenazedeki gibi evlenen arkadaşları için helallik aldılar.
Renkli anların yaşandığı düğünde “Bekar dünyasından evlilik hayatına intikal eden Cevat kardeşimizi nasıl bilirdiniz?” ve “Bekar zamanlarından kalma haklarınızı helal ediyor musunuz?” gibi sorularla helallik istemesinin ardından arkadaşları damada haklarını helal ederken, düğün hediyesi takı olarak emzik, mutfak önlüğü ve mutfak eldiveni hediye ederek hediyelerini damadın boynuna astılar. – TRABZON
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de 29 EkimCumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Gündoğdu Meydanı’nda gösteri yapacak Türk Yıldızları, prova uçuşu yaptı.
İzmir’de, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 101’inci yılında gün boyu etkinlikler düzenlenecek. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Türk Hava Kuvvetleri’nin gururu Türk Yıldızları, 500’üncü yurt içi gösterisini İzmir’de yapacak. İzmirliler, prova uçuşu yapan Türk Yıldızları’nı hayranlıkla izledi.
Türk Yıldızları’nın Cumhuriyet Bayramı Gösterisi, 29 Ekim Salı günü saat 17.30’da Gündoğdu Meydanı’ndan izlenebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURİYET’in 101’inci yılı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahne aldı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında şarkıcı Berkay, Bursa’da sahneye çıktı. Berkay, Bursa Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi’ndeki konserde, DJ Uğur Başaran’ın gösterisinin ardından çıktığı sahnede, kendisini bekleyen hayranlarıyla birlikte şarkılarını seslendirdi. ‘İnanırım’ şarkısıyla konserine başlayan Berkay, ‘Gel gel’ ve ‘İki Hece’ adlı şarkılarıyla coşturdu. Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi de gecede 1’inci yılını kutlarken, Atış Grup Yönetim Kurulu Üyesi Metin Atış, Berkay’a gecenin anısına çiçek verdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANAL D’nin iddialı projesi Annem Ankara’nın ilk tanıtımı Cannes’da yayınlandı. Yakında ekranlara gelecek dizinin ilk görüntüleri, içerik endüstrisinin en önemli buluşma noktası olan MIPCOM’da dünya devleri ile buluştu. Annem Ankara’da başrolü paylaşan Bergüzar Korel ile Mehmet Günsür, evrensel bir hikayeyi ekranlara getireceklerini söyledi.
GÜÇLÜ YAPIMLAR
Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenen MIPCOM 2024, medya yöneticileriyle dünya profesyonellerini bir araya getirdi. Fuara katılan Kanal D International; Annem Ankara ve İnci Taneleri gibi son dönemin güçlü yapımlarını uluslararası medya gruplarına tanıttı.
FUARIN GÖZDESİ
1990’lı yıllarda bir kadının üç çocuğuyla verdiği mücadelenin anlatılacağı Annem Ankara, fuarın gözde yapımları arasında yer aldı. Türkiye’de merakla beklenen dizinin ilk görüntüleri fuar kapsamında dünya devleri ile buluştu. Dizinin başrol oyuncuları Bergüzar Korel ve Mehmet Günsür Meet Our Stars (Yıldızlarla Buluşmalar) etkinliğine katıldı.
VAZGEÇMEYEN BİR KADIN
Bergüzar Korel, duyguların evrensel olduğuna dikkat çekerek “Türk dizilerinin dünyada bu kadar çok sevilmesinin sebebi evrensel olması. Çünkü duyguların dili yok. Annem Ankara’nın da konusu bu noktada çok evrensel. Umutla hayata tutunan ve hiçbir şekilde bırakmayan, vazgeçmeyen bir kadın hikayesi” dedi.
EVRENSEL BİR HİKAYE
Mehmet Günsür da “Anlattığımız hikaye o kadar evrensel ki; ne kadar çok insanın kalbine dokunabilirsek o kadar heyecan verici olacak bizim için. Ne kadar fazla ülkeye dokunursak içimizi okşayacak bir his bu” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İlk Türk Operası olma özelliği taşıyan Özsoy Operası, sanatseverleri Anadolu’nun derinliklerinden gelen efsanevi bir yolculuğa çıkartıyor. Özsoy, ünlü Türk besteci Ahmed Adnan Saygun tarafından bestelenmiş ve hem müzikal hem de dramatik açıdan zengin bir şölen sunuyor.
Özsoy’un hikâyesi Bir Cumhuriyet Şarkısı filmiyle bu cuma perdeye gelmeye hazırlanırken konser versiyonu ise AKM’de Cumhuriyet’in 101. kuruluş yıl dönümüne özel olarak 29 ve 31 Ekim’de seslendirilecek.
ANADOLU’NUN GELENEKSEL MOTİFLERİ
Bu opera, Anadolu’nun geleneksel motifleriyle harmanlanmış etkileyici bir hikaye ile sanatseverleri adeta tarih ve mitoloji arasında bir köprü kurarak zaman ve mekân ötesine taşıyor.
Özsoy’un öyküsü, yalnızca bir aşk hikayesi değil; aynı zamanda cesaret, onur ve kahramanlığın destanı olmanın yanı sıra, izleyicilere destansı bir drama sunarak, sahnede muazzam bir işitsel deneyim yaşatıyor.

İLK DEFA 1934’TE SAHNELENDİ
Eserin ortaya çıkışı 1934 yılında İran Şah’ı Rıza Pehlevi’nin yapacağı Türkiye ziyaretine dayanmaktadır. Bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle çok kısa bir sürede hazırlanmış ve 19 Haziran 1934 tarihinde ilk defa Ankara Halkevi’nde sahnelendi.
İran Şahı’nın çağdaş ve Batılı bir ülke olmak yolunda reformlara girişmesi ve bu yolda Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’de yaptığı değişiklikleri kendine model aldığı bilinmekte, Mustafa Kemal Atatürk’ün de Batı ile olduğu kadar komşu ülkeler, Balkanlar, Arap ülkeleri ve İran ile sağlam dostluk ilişkileri kurmak istemesi göz önüne alındığında Özsoy operası, iki ülke arasındaki bu yakınlaşma ve ittifakı onurlandırmak üzere sahnelenmiş bir eserdir.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyaca ünlü film aktristi Cameron Diaz, 10 sene sonra sinemaya dönmeye karar verdi. En son Annie adlı yapımda rol alan ve bir daha ekranlarda görünmeyen ünlü oyuncu, orucunu bozdu ve tekrar ekranlarda olacağını ilan etti. Oyuncunun aldığı bu karar, sinema dünyasında ani karar olarak yorumlandı. Öte yandan oyuncunun sinemaya geri dönmesi sevenlerini mutlu etti.
“Kimsenin fikri ve teklifi, gerçekten sahip olmak istediğim hayatı kurma kararımı değiştiremezdi” diyen Diaz, 10 sene ayrılıktan sonra Jamie Foxx ile birlikte rol alacağı Back in Action filmiyle önümüzdeki sene sevenleriyle buluşacak.
CAMERON DIAZ
30 Ağustos 1972 Kaliforniya doğumlu gerçek adı Cameron Michelle Diaz olan Cameron Diaz, 16 yaşındayken bir partide tanıştığı fotoğrafçı sayesinde Elite Model Ajansı ile anlaşma sağladı.
Modellikteki başarısıyla tüm dünyaya ün salan Cameron Diaz, büyük şirketlerin reklam filmlerinde rol alarak oyunculuk hayatına girmiş oldu.
Sinema kariyerine 1994 yılında The Mask filmiyle başlayan Cameron Diaz, hemen ardından The Last Supper’da rol aldı.
Geleceğin yıldızları arasında gösterilmesini sağlayan yapım ise Head Above Water filmi oldu. İyi projelerde yer alan Cameron Diaz, artık üst sıralarda bir sinema oyuncusu olarak sektörde yer edindi.

BÜYÜK BAŞARI…
Martin Scosese’nin yönettiği Gangs of New York”da, Jenny Everdeane rolünde, The Sweetest Thing’de ise Christina Walters rolünde izleyici karşısına çıkan Cameron Diaz, Charlies Angels serisinde ise beklentileri fazlaca karşıladı. Shrek filmi serisinde Prenses Fiona seslendirmesini yaptı. Film Amerika’da 6 haftada 300 milyon dolar gelirin üzerine çıkarak, gişede büyük bir başarıya imza attı.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Bitlis Kalesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Ahlat Müzesi başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarının bu yılki etabı tamamlandı.
Bitlis Eren Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Emre Karasu’nun bilimsel danışmanlığını yürüttüğü kazılarda, önemli buluntulara ulaşıldı.
Geçen ay Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait pişirilmiş topraktan yapılmış künklerden (su borusu) oluşan ve kalede yaşayanların su ihtiyacının karşılandığı su dağıtım sistemine ulaşılan kalede, saray olarak kullanılan alanda da mimari yapılar, sikkeler, lüle taşları, küpler, kandiller, seramik parçaları, cam, metal ve kemik objeler bulundu.
DEMİR APARATLAR
Kazının son günlerinde de kazı ekibince yürütülen çalışmada, nöbetçi kulübesinin bulunduğu yerde sarayın kapısına ait olduğu değerlendirilen anahtar ile kapının kilitlenmesini sağlayan demir aparatlar ortaya çıkarıldı.



KORUMA ALTINA ALINACAK
Yıllarca toprak altında kalarak oksitlenen anahtar ve demir aparatlar, konservasyon (Bir eserin, kazılarda ortaya çıkarılan buluntuların nesiller boyu özelliklerini kaybetmeyecek şekilde korunması) işlemlerinin yapılması için laboratuvara götürüldü.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hollandalı büyük ressam Van Gogh’un ünlü tablosu olan Yıldızlı Gece, Bosna Hersek’te farklı biçimde yeniden hayat buldu. Bosna Hersek’in Visoko kasabası yakınlarında, girişimci Halim Zukic tarafından hayata geçirilen sıra dışı bir proje, sanatseverleri büyülemeye hazırlanıyor.
Zukic, 20 yıl önce satın aldığı 10 hektarlık arazisini, Vincent van Gogh’un ünlü eseri Yıldızlı Gece tablosunu andıran bir parka dönüştürdü.
Ağaçlar, göller ve farklı renklerdeki lavantalarla tabloyu üç boyutlu olarak canlandıran Zukic, altı yıllık bir çalışmanın ve 20 kişilik bir ekibin emeğiyle bu benzersiz projeyi tamamladığını söylüyor.

SANATSEVERLERDEN BÜYÜK İLGİ
Girişimcinin yaptığı bu çalışma sanatseverlerin ilgisini çekti. Uzun zamandır ve bir ekip olarak hazırlanan projede sona gelindi.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Devlet Tiyatrosu Mecidiyeköy Büyük Sahne’de 21-27 Ekim’de Nereye, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde Acaibül Temaşa oyunları, 22-26 Ekim’de Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de Bir Picasso, Üsküdar Stüdyo Sahne’de Kendi Gök Kubbemiz, Küçükçekmece CKSM Sahnesi’nde Frankenstein oyunları izleyiciyle buluşacak.
Şehir Tiyatroları’nda 23-26 Ekim’de Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde İfigenya, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde Gök Kubbe, Müze Gazhane Meydan Sahne’de Çingene Boksör, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Fosforlu Cevriye, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde Zehir, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde Oscar, Ümraniye Sahnesi’nde ise Yaftalı Tabut oyunları sahnelenecek.
Atatürk Kültür Merkezi’nde 23 Ekim’de La Bayadere bale gösterisi, 26 Ekim’de Tutar Mısın Elimi dans gösterisi sanatseverlere sunulacak.
Zorlu PSM’de bugün ve yarın Kel Diva, 23 Ekim’de Muskat, 24-25 Ekim’de de Utsushi tiyatro oyunları tiyatroseverlere sunulacak. Maximum Uniq Açıkhava’da 22-23 Ekim’de Müfettişler, 25 Ekim’de Zengin Mutfağı oyunları sahnelenecek.

KONSERLER
AKM’de bugün Konstantin Emelyanov ve Festival Ensemble, 23 Ekim’de Pierre Hantai J. S. Bach Goldberg Varyasyonları, 24 Ekim’de ise Yeşilçam Şarkıları 2 konserleri müzikseverlerle buluşacak.
Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde bugün ve yarın Mabel Matiz, 23 Ekim’de Levent Yüksel, 24 Ekim’de Melek Mosso, 25 Ekim’de Sıla ve 27 Ekim’de Buray konser verecek. Maximum Uniq Açıkhava’da 24 Ekim’de “MFÖ”, 26 Ekim’de Emre Fel, 27 Ekim’de Duman sahne alacak.

SERGİLER
Hayat Holding ve Hayat Finans’ın desteğiyle İva Sanat tarafından düzenlenen “Sanatta Hayat Var” karma sergisi, Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatseverleri ağırlıyor.
Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun kişisel günlüklerinden esinlenerek hazırlanan fiziksel ve dijital sergi, 26 Ekim’e kadar Grand Pera’da görülebilecek.
Dünyanın ünlü isimlerini fotoğraflayan ödüllü fotoğraf sanatçısı Pari Dukovic’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “İstanbul’dan New York’a: Bir Fotoğrafçının Yolculuğu”, Yunanistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nun Sismanoglio Megaro binasında 22 Kasım’a kadar ziyarete açık olacak.
FİLİSTİNLİLERİN HİKAYESİNİ ANLATAN SERGİ
Sanatçı Rahşan Düren’in pentür ve duvar resmi çalışmalarından oluşan, Verwegenheit adlı sergisi, 15 Ekim’de Beyoğlu’nun tarihi mekanlarından Tarhan Han’da ziyaretçileri ağırlıyor.
Birlik Vakfı Genel Merkezi’nde açılan ve İsrail’in saldırıları sonucu hayatını kaybeden Filistinlilerin hikayelerini konu alan Ben Bir Sayı Değilim sergisi, 7 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.
Beyoğlu Belediyesi ev sahipliğinde, Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen Franz Kafka 1883 -1924 sergisi sanatseverlere sunuluyor.
İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında açılan “Pablo Picasso-Resimden Seramiğe Bir Serüven ve Warhol’un Dünyası-Pop Art’ın İkonu sergileri AKM’de görülebilecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yönetmen Todd Phillips tarafından çekilen Joker: İkili Delilik filmi, istenilen hasılatı elde edemedi. Buna göre; film beklenenin aksine 37 milyon 678 bin dolar hasılat elde etti. İstenilen hasılat hedefine ulaşılmayan film, 25 gün vizyonda kaldıktan sonra dijital platforma geçecek. Filmin hangi platforma yayınlanacağı ise henüz belirsiz.
Amerikalı yönetmen Todd Phillips tarafından çekimleri uzun zamandır devam eden ve nihayet 2024 yılında vizyona giren film, hasılat olarak sınıfta kaldı.
Tüm dünyada merakla beklenen film vizyona girdiğinde sinemaseverleri çok heyecanlandırdı. Büyük hasılat elde etmesi beklenen Joker: İkili Delilik, şu ana kadar istenilen hasılatı yakalayamadı.
TÜRKİYE SEYİRCİSİ 128 BİN
Filmin dünya çapındaki hasılatı ise 114 milyon dolar. Tüm dünyada toplam 1 milyar 78 milyon dolar hasılat elde eden ilk filmin 2019’da vizyona girdiği ilk hafta sonundaki hasılatı ise 96 milyon dolar yani ikinci filmin neredeyse üç katıydı. Joker: İkili Delilik, ülkemizde 591 salonda gösterilirken seyirci sayısı 128 bine ulaştı.

200 MİLYON DOLAR BÜTÇELİ FİLM
200 milyon dolar bütçeli Joker: İkili Delilik, ABD’de vizyona girdiği ilk hafta sonunda 37 milyon 678 bin dolar hasılat elde etti.
Joker: İkili Delilik, akıl hastane kaldırılan Arthur Fleck namı diğer Joker’in hikayesini konu ediyor. Arthur Fleck, kendini en kötü suçluların kaldığı bir psikiyatri kurumu olan Arkham Asylum’da bulur. Arthur, burada Joker olarak işlediği suçlardan dolayı yargılanmayı beklemektedir.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk arabesk müziğinin usta ismi İbrahim Tatlıses, memleketi Şanlıurfa’da bir dizi etkinliğe katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Tatlıses, “Müzik denilince herkesin aklına Şanlıurfa gelir.” dedi.
Şanlıurfa Müzik Şehri lansmanı için memleketine gelen İbrahim Tatlıses, yoğun sevgi gösterisiyle karşılandı.
Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Tatlıses’i Şanlıurfa’da ağırlamanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, “Dünyanın parasını da harcasanız, İbrahim Tatlıses’in Şanlıurfa için yaptığı tanıtımı yapamazsınız.” dedi.
“GURUR DUYDUM”
Tatlıses de uzun bir aradan sonra tekrar Şanlıurfa’ya geldiğini belirterek, “Urfalıların davetinden dolayı çok gurur duydum, iftihar ettim.” diye konuştu.

TARTIŞMA YARATI
İbrahim Tatlıses’in bu çıkışından sonra diğer illerde de kendi sanatçılarını, müziklerini daha ön planda tutmak için gayret içerisinde olacaklar. Sadece Şanlıurfa değil, pek çok kadim kent kültürüyle, müzik geçmişiyle biliniyor.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>5. kez nikah masasına oturan Yavuz Bingöl, Nilşah Ağaoğlu ile hayatını birleştirdi. Çiftin nikah töreni TUSAŞ saldırısı nedeniyle sade bir şekilde aile arasında gerçekleşti. Kıyılan nikah sonrasında Yavuz Bingöl’e babası Yılmaz Bingöl tarafından, dedesi Çolak Hüseyin’in İstiklal Madalyası nikah hediyesi olarak takıldı.
Dedesinin İstiklal Madalyası’nın kendisine takılmasından büyük gurur ve mutluluk duyduğunu ifade eden Bingöl, “Bu dedemden kalma. Biliyorsunuz bu İstiklal Savaşı gazilerine ailenin en büyüğüne verilir. Dedem Yemen’de 4 yıl askerlikten sonra savaştıktan sonra köye dönüyor Kars’a. Yürüyerek 30 gün 20 gün gidiyorlar. Sonra, 5-6 ay sonra Mustafa Kemal Atatürk çağırıyor ve Dumlupınar’a gidiyorlar. Orada savaşıyorlar. Orada yaralanıyor, gazi oluyor. Bu madalyayı alıyor. Madalya aile büyüklerine verilir biliyorsunuz. Dedem Çolak Hüseyin, kollarından yiyor kurşunları. Elleri böyle kalınca, lakabı da Çolak Hüseyin’dir. Deden rahmetli oldu 1974’te. Madalya ailenin büyüğüne, babama kaldı. Babam da bugün bana nikahta çok büyük bir sürpriz yaptı. Ailenin büyüğü olarak bana hediye etti. Ben de bunu onurla gururla taşıyacağım” dedi. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“TESİSE SOKMAZLAR”
Real Madrid’de hiçbir futbolcunun vazgeçilmez olmadığını aktaran Nihat Kahveci, “Koskoca Real Madrid Arda Güler’e mi muhtaç? Arda Güler vazgeçilmez mi? Mbappe vazgeçilmez değil, Vinicius vazgeçilmez değil. Böyle bir takımdan bahsediyoruz. Vinicius yokken Cristiano Ronaldo vardı. Kimse vazgeçilmez değil bu takımda. Ancelotti de vazgeçilmez değil. Böyle bir takımda Arda Güler bunu bilmiyor mu? Arda’nın sorun oluşturduğunu görseler şu an tesise sokmazlar. Sorun çıkaran oyuncuyu buralar yok ediyor çünkü oyuncuyu vazgeçilmez yapmıyor hiçbir zaman” dedi.
“İSPANYOLLAR, ARDA’YI SEVİYOR”
Söz konusu haberler için İspanya basınını işaret eden Kahveci, “Herkes gidiyor geliyor, Real Madrid hep şampiyon oluyor. Real Madrid, Şampiyonlar Ligi’ni hep kazanıyor. Ancelotti tecrübeli, senin aldığın nefesten, mimiğinden bilir sorun çıkarıp çıkarmadığını. Bence biraz İspanya basını da işin içine girerek çıkıyor bu haberler. Arda Güler’i seviyorlar, sempatik oyuncu. Bir de geçen sene az aldığı sürede 6 pozisyonda 6 gol atmış Arda’nın daha çok süre alması gerektiğini söylüyorlar” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçirdiği estetik operasyonlarla zamanın izlerini silen ve kendini yenileyen Oral, 45 yaşında olmasına rağmen genç ve enerjik bir görünüme sahip. Şimdilerde 45 yaşında olan ünlü oyuncu, estetik operasyonların ardından bambaşka biri olarak karşımıza çıktı.
İşte ünlü oyuncunun son hali;



Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kanal D’nin yeni dizisi ‘Uzak Şehir’in teaser afişi yayınlandı. Ozan Akbaba ve Sinem Ünsal’ı başrollerinde buluşturan dizi yayınlanan afişi ile beğeni topladı.
Gülizar Irmak’ın senaryosunu yazdığı, Ahmet Katıksız’ın yönetmenliğini yaptığı yeni dizi Uzak Şehir, çok yakında Kanal D’de izleyici buluşacak. Teaser afişi paylaşılan dizinin oyuncu kadrosunda Ozan Akbaba, Sinem Ünsal, Gonca Cilasun, Müfit Kayacan, Alper Çankaya, Ferit Kaya, Sahra Şaş, Dilin Döğer, Atakan Özkaya, İlkay Kayku, Nazmi Kırık, Mine Kılıç, Sinan Demirer, Zeynep Kankonde, Muttalip Müjdeci, Barış Yalçın, Burak Şafak, Mehmet Polat, Yunus Eski, Yaren Güldiken, Kuzey Gezer gibi önemli isimler yer alıyor.
DİZİNİN HİKAYESİ
Merakla beklenen dizide Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora ailesinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.
YAKINDA KANAL D’DE
Albora fertlerinin kıyasıya iktidar savaşına sahne olacak dizi ‘Uzak Şehir’ çok yakında Kanal D’de yayınlanacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“HANGİ AMERİKALI…”
Seyirci joker hakkını kullandıktan sonra doğru cevabı veren yarışmacıya çıkışan Oktay Kaynarca, “Hamza, ‘sen olasan gülüstan’ Meksika’da geçebilir mi? Hangi Amerikalı ‘sen olasan gülüstan’ der” diyerek yarışmacıyı azarladı.
“OKTAY ABİ SİNİRLENME”
Oktay Kaynarca’nın sinirlendiği gören yarışmacı ise “Oktay abi sinirlenme” diyerek durumu kurtarmaya çalıştı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ragbi branşında sezonun son turnuvası olan Kayseri’de düzenlenecek 21 Yaş Altı Türkiye Şampiyonasında, finalde yarışmak için sahaya çıkacak.
Takımlar, Kayseri Erciyes Yüksek İrtifa kamp merkezinde düzenlenecek 4 müsabakadan galibiyetle ayrılırsa finalde yarışma şansı elde edecek.
Antrenör Meryem Şavk, takımların günde çift antrenmanla çalışarak şampiyonaya hazırlandıklarını belirtti.
Şavk, Antalya’ya kupalar ile dönmek istediklerini söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NİĞDE – NiğdeÖmer HalisdemirEğitim ve Araştırma HastanesiKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Geçkil; anne adaylarına normal doğumun çoğu durumda güvenli ve doğal bir seçenek olduğunu söyledi.
Normal doğumun doğal ve birçok avantajı olduğunu ifade eden Geçkil; “Normal doğum, bebeğin doğal ve spontane bir şekilde doğal yoldan dünyaya gelmesini ifade eder. Bu doğum yöntemi, bebeğin anne rahminden doğal yolla geçerek annenin doğal doğum sürecini deneyimlemesini sağlar. Normal doğum, çoğu durumda güvenli ve doğal bir seçenektir ve birçok avantajı da vardır. Normal doğum, bebeğin ve annenin doğal fizyolojik süreçlerine dayanır. Bu süreçte bebeğin doğal yolla dünyaya gelmesi ve anne adayının doğal doğum deneyimini yaşaması hedeflenir. Bu, doğal bir bağ kurmayı ve duygusal bağlantıyı güçlendirebilir” diye konuştu.
“Doğal olan normal doğumdur”
Gebelik öncesi, doktorla birlikte doğum planlaması yapmanın önemini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Geçkil normal doğum sonrası iyileşme sürecinin genellikle sezaryen doğuma kıyasla daha hızlı olabildiğini belirtti. Geçkil; “Normal doğum, anne adayının vücudunun doğal şekilde iyileşmesine izin verir. Anne, daha çabuk günlük aktivitelere dönebilir ve normal yaşantısına adapte olabilir. Normal doğum, komplikasyon riskini azaltabilir. Sezaryen doğuma kıyasla enfeksiyon riskini, kanama riskini ve ameliyatla ilişkili riskleri azaltabilir. Normal doğum, bebeğin ve annenin doğal sürecine dayanan bir doğum yöntemidir. Ancak, her gebelik farklıdır ve bazı durumlarda normal doğum mümkün olmayabilir. Gebelik öncesi, doktorla birlikte doğum planlaması yapmak ve doğum seçenekleri hakkında bilgi almak önemlidir. Her durumda, doğum sürecinin en güvenli ve en uygun şekilde yönetilmesi amacıyla sağlık uzmanlarının yönlendirmesi ve takibi önemlidir. Mümkün olan her durumda normal doğumu tavsiye ediyoruz, çünkü doğal olan normal doğumdur” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sayyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, kaybolduktan 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’le ilgili yürütülen soruşturmayı değerlendirdi.
Rojin’in ailesiyle bağı ve kaybolduğu günkü davranışları incelendiğinde şüpheli bir durumun göze çarpmadığını dile getiren Sayyiğit, “Böyle bir vakada aslında saatler değil dakikalar bile kritikken, ailesine bir gün sonra haber veriliyor; kolluk güçlerine geç bilgi aktarılıyor; havanın kararmasıyla arama çalışmaları durduruluyor. Olayın başından sonuna kadar söz konusu vaka intihar ön kabulüyle ele alınıyor. Kamuoyuna da sıradan bir intihar vakası olarak yansıtılmaya çalışıldı.” diye konuştu.
Olaya yönelik şüphelilerin üzerine gidilmediğini, arama kurtarma çalışmalarının etkin bir şekilde gerçekleştirilmediğini ileri süren Sayyiğit, genç kızın bedeninde darp izlerinin olduğunun bilindiğini belirterek, “Rojin Kabaiş dosyası ‘intihar’ denilerek kapatılamaz. Biz kadınlar, buna asla izin vermeyeceğiz.” dedi.
“Ömer Öcalanİmralı ziyareti gerçekleştirirken olması manidar”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TUSAŞ’ın Kahramankazan’daki yerleşkesini hedef alan terör saldırısını lanetlediğini belirterek, “Sivil siyaset alanında demokratik çalışmalar yapmaya çalışan bizler için kabul edilemez bir saldırı. Kürt meselesinin çözümü noktasında adımlar atılırken, milletvekili arkadaşımız Ömer Öcalan, İmralı ziyareti gerçekleştirirken bu tür hadiselerin olması, son derece manidar ve üzücü. Meselenin silahla halledilemeyeceği apaçık ortadayken, halen bu tür saldırıların olması kabul edilemez.” değerlendirmesinde bulundu.
Bölgenin barıştan başka bir çaresinin olmadığını ifade eden Gergerlioğlu, “Sıkıntılar, çatışmalar, çıkmaz yollar olabilir fakat bunları bir şekilde siyaset içinde konuşarak, birlikte tartışarak, çözümler bulmaya çalışarak aşacağız. Başka bir çaremiz yok.” diye konuştu.
“Yenidoğan çetesi” soruşturmasına da değinen Gergerlioğlu, “Biz performans sistemini hep eleştirdik, kabul etmedik. Sayıya değil, kaliteye bakılması gerektiğinin altını hep çizdik.” dedi.
Bu konularda Sağlık Bakanlığına ilettiği yazılı soru önergelerine yanıt alamadığını anlatan Gergerlioğlu, “Onlardan birine cevap verilseydi, yüzlerce bebek ölmemiş olabilirdi.” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kur’an Kursu öğreticisi Asiye Çalışkan, kursa gelen kursiyer kadınlar ile Adıyaman Kadın Girişimciler Kooperatifini kurarak oluşturduğu serayı gezen Vali Osman Varol, burada incelemelerde bulundu.
Seradaki ürünleri tek tek inceleyen Vali Osman Varol’a, Adıyaman Tarım ve Orman İl Müdürü Nurettin Kıyas ve bazı kurum amirleri eşlik etti. Kadınlara kolaylıklar dileyen Vali Osman Varol, bu tür çalışmaları oldukça desteklediklerini ve ilin ekonomisine büyük katkı sağladığını söyledi. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Erzurum’un Pasinler ilçesi Altınbaşak köyünde yaşayan kadınlara meme kanseri konusunda bilinçlendirme çalışması ve erken tanı muayenesi yapıldı.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müfide Nuran Akçay ile kırsala giden Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri, hemcinslerine meme kanserinde erken tanının önemini anlatıyor.
Altınbaşak Sağlık Evinde toplanan kadınlar, erken tanı konusunda bilinçlendirilerek, kanser taramasından geçirildi.
Programda yaklaşık 100 kadın muayene edildi, Bazı kadınlar ise ileri tetkik için hastaneye yönlendirildi.
Ayrıca kadınlar eğitim alırken, çocukları da palyaçolar eşliğinde eğlenceli zaman geçirdi.
Prof. Dr. Akçay, gazetecilere yaptığı açıklamada kadınlara, kendilerini muayene etme yöntemlerini öğretip onları kanser hakkında bilgilendirdiklerini söyledi.
Erken tanı ile kadınların tedavilerinin kolaylaştığını ifade eden Akçay, “Bu toplantılarla 40 yaşından sonra her kadın yılda 1 defa mamografi çekilmesi gerektiğini öğreniyor. Çok erken tanılarımız var, yani kanser hiç ele gelmeden, şişlik yapmadan mamografiyle çok çok erken dönemde tanı koyulan hasta oranları artıyor. Kadınlardaki kanserlerin yüzde 30’nu yani 3’te birini meme kanseri oluşturuyor. Dünyada 8 kadından biri bu hastalığa yakalanıyor. Erken teşhis ve uygun tedaviyle tamamen kadınlarımızın meme kanserinden kurtulma şansı var” dedi.
Dünyada her yıl 1 milyon kadına meme kanseri tanısı konulduğunu, Türkiye’de ise bu sayının her yıl 17 ila 25 bin şeklinde görüldüğünü aktaran Akçay, “Ölüm oranları açısından ise akciğer kanserinden sonra meme kanseri ikinci sırada. 20 yaşından sonra her kadının adet döneminin bitimindeki günlerde memelerini muayene etmelerini, 20-40 yaş arası 3 yılda 1, 40 yaşından sonra ise her yıl meme muayenesi ve mamografi öneriyoruz.” diye konuştu.
Akçay, kadınların memelerinde sertlik, meme başının içeri çekilmesi, meme başı akıntısı gibi durumlarda mutlaka genel cerraha başvurmalarını istedi.
Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu ise hizmeti kadınların ayaklarına götürdüklerini belirterek, “Daha önce Tortum’un Pehlivanlı Beldesinde çalışma gerçekleştirdik. Meme kanseri günümüzdeki en büyük problem, o nedenle hastaneye gidemeyen hanımlara özenle muayene ve erken tanı imkanı sağlıyoruz. Bize bu imkanı sağlayan Sekmen başkanımıza ve Müfide hocamıza teşekkür ederiz.” diye konuştu.
Muayene ve taraması yapılan kadınlar, meme kanserine yönelik gerekli bilgiyi edindiklerini ifade ederek, hizmeti ayaklarına kadar getirenlere teşekkür etti.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akçay ve Kadın Meclisi üyeleri Pasinler Belediye Başkan Yardımcısı Birol Çelik’i ziyaret ederek, yapılan tarama hakkında bilgi verdiler.
Öte Sağlık Şube Müdürü Funda Filiz Kocamangil’in yönetimindeki sağlık ekipleri, Altınbaşak Köyünde bulunan 160 öğrenciye ağız ve diş sağlığı taraması yaptı. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kadın ve Aile Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Zübeyde Hanım Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten tarafından, Belediye Meclis Salonu’ndaki eğitim toplantısında meme kanserinin nedenleri, belirtileri, tedavi yöntemleri ve erken teşhisin önemine ilişkin kapsamlı bir sunum yapıldı. Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten; içinde bulunduğumuz ayın ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olduğunu belirterek, meme kanseri hastalığının kadınlarda en sık görülen kanser hastalığı olduğunu vurguladı. Buna rağmen meme kanserinin teşhis ve tedavisinin diğer pek çok kanser türlerine göre daha kolay yapılıyor olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten, tedavide erken tanının önemine vurgu yaptı. Meme kanserinin teşhisinde düzenli kontroller ve kendi kendine meme muayenesinin önemli olduğuna değinen Gökçe Aslan Tekten, eğitim toplantısında katılımcıların sorularını da yanıtladı.
Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, Niğde Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünce organize edilen eğitim toplantısına ilişkin yaptığı değerlendirmede toplum sağlığı konusunda duyarlılığı artırmak adına eğitim toplantıları düzenlediklerini belirterek; “Değerli katkılarında dolayı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten’e teşekkür ediyorum. Hem belediye personelimize hem de vatandaşlarımıza yönelik farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum” şeklinde konuştu. – NİĞDE
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Almanya’da yaşayan Kütahyalı Fikret Hamurcu ile bir süre önce evlenen Alman vatandaşı 34 yaşındaki Stammer, eşi ve ailesinin yaşantısından etkilenerek Müslüman olmaya karar verdi.
Eşi ile Kütahya Müftülüğüne başvuran Stammer için İl Müftüsü İrfan Açık başkanlığında müftülükte ihtida töreni düzenlendi.
Açık’ın, İslam’ın temel esaslarıyla ilgili verdiği bilgilerin ardından şahitler huzurunda kelimeişahadet getiren Stammer, Müslüman oldu.
Nur ismini alan Stammer’i tebrik eden Açık, ihtida belgesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından hediye ederek bundan sonraki yaşantılarında sağlıklı, sıhhatli, başarılı ve huzurlu bir ömür geçirmeleri temennisinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GSO Meclis BaşkanıAdil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis Üyeleri ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu (TOBB KGK) üyelerinin yer aldığı ziyarette; kadınların iş dünyasında ve yönetim kurullarında daha fazla temsil edilmesi, bu amaçla yürütülen çalışmalar ve iş birliği süreçleri istişare edildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan YKKD Yönetim Kurulu Eş Başkanı Burçak Güven, kadınların üst yönetimde yer alması ve topluma örnek olarak tüm şirketlerdeki yerlerinin çoğalmasını hedeflediklerini belirtti.
Dernek olarak eğitim ve mentorluk programına başladıklarından bugüne kadınların yönetim kurullarında yer alma oranlarında önemli mesafeler kat ettiklerinin altını çizen Burçak Güven, “13 yıl önce bu programa başladığımız zaman Türkiye’de borsaya kote edilmiş şirketlerde kadınların üst yönetimde yer alma oranı yüzde 11 iken günümüze baktığımızda bu oran yüzde 17,9 seviyesine yükselmiştir. Yapılan tüm araştırmalar göz önünde bulundurulduğu zaman şirket yönetimlerinde çeşitliliğin olduğu ve kararların birlikte alındığı yerlerde sonuçlar ve finansal çıktılar çok daha başarılı oluyor. Bu nedenle yönetim kurulunda kadınların sayısının daha da artmasını istiyor, bu oranı çok daha yüksek noktalara çıkarmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ziyaretlerimize tarih, kültür, sanat, gastronomi gibi her alanda gelişmiş, mükemmel bir sanayiye ve ticaret sahip olan Gaziantep’ten başlamaktan ve bugün burada sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduk. Nazik ev sahipliği için Gaziantep Sanayi Odası ailesine ve yönetim kuruluna çok teşekkür ediyoruz” dedi.
İş dünyasında ve tüm kurumlarda kadınların karar alma mekanizmalarında yer almalarının önemine vurgu yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Sanayi Odamızda göreve ilk başladığımız zamanlarda, neden kadın meclis üyemiz yok, diye kendi aramızda hep konuşuyorduk ve bu durumu değiştirmek için çok çaba sarfettik. Bugün geldiğimiz noktada çabalarımız sonuç vermeye başladı ve meclisimizde 5 kadın meclis üyemiz var. Bu sayıyı daha da artırmak için gayret ediyoruz. Şirketlerimizde kadın temsilini artırma hedefimizi büyük ölçüde gerçekleştirdik, bundan sonrasında ise yönetimlerimizde daha etkin bir şekilde görmek istiyoruz. Bu konuda yapmış olduğunuz çalışmaları çok kıymetli buluyor ve Gaziantep Sanayi Odası olarak iş birliklerine de hazırız” şeklinde konuştu.
Kadınların iş konusundaki bakış açısı ve ciddiyetini çok önemli ve her alanda kadın temsilinin artması gerektiğinin altını çizen GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin çok önemli bir inisiyatif olduğunu, kendileri ile aynı düşüncede olduklarını ve misafir etmekten mutluluk duyduklarını söyledi.
Ülkemizin aydınlık yarınlarının geçlerin ve kadınların katılımcılığıyla inşa edileceğini aktaran Ünverdi, “Bu nedenle yönetim kurulumuzda birisi başkan yardımcısı olmak üzere iki iş kadınımız bulunuyor. Bu ülke bizim ve gelişmesi için gençlerimize ve kadınlarımıza çok daha fazla fırsat tanımamız gerekiyor. Gaziantep Sanayi Odası olarak bu anlamda kurmuş olduğumuz Yeni Nesil Sanayici Platformunu ile düzenlemiş olduğumuz eğitim ve programlarla genç iş insanlarımızın şirket yönetimlerinde yer almaları ve nesiller arası geçişin sağlanmasına imkan sağlıyoruz. Kurmuş olduğumuz Kadın Girişimci Destek Merkezi (KAGİDEM) ile kadınlarımıza sunduğumuz imkanlar ile girişimciliğe ve kendi işlerini kurmaları noktasında yol gösteriyoruz. TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu’muz da kadınlarımızın iş dünyasında daha fazla yer lamları için çok önemli projeler gerçekleştiriyorlar. Ben emek veren, bu amaçla çaba gösteren tüm arkadaşlarıma, kıymetli derneğinize ve kadın girişimciliğine katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum. Ziyaretiniz için teşekkür ediyor, iş birlikleri ile bu sürecin gelişmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahi de, “TKKD olarak Türkiye geneli gerçekleştirmeye başladığınız bu programın ilkini Gaziantep’te yapıyor olmanız bizim için çok değerli. Gaziantep’in kadınların iş hayatında yer almaları noktasında rüştünü ispat ettiğini düşünüyorum. Biz TOBB Gaziantep KGK olarak geçmişte başlattığımız hareketi bugün, 2. ve 3. kuşak olarak devam eden hanımlarımızla birlikte yürütüyoruz. Gaziantep KGK’da yer alan 140 meclis üyemizin 70’i işletmelerde aktif rol oynayan kişilerden oluşuyor” diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından program, soru-cevap kısmı ve katılımcıların görüşlerini paylaşmalarının ardından sona erdi. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kadın ve Aile Sosyal Politikalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Zübeyde Hanım Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Aslan Tekten, Belediye Meclis Salonu’ndaki eğitimde, meme kanserinin nedenleri, belirtileri, tedavi yöntemleri ve erken teşhisin önemine dair sunum yaptı.
Tekten, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirterek, meme kanserinin teşhis ve tedavisinin diğer pek çok kanser türlerine göre daha kolay yapıldığını vurgulayarak, tedavide erken tanının önemine dikkati çekti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Belediye Başkanı Emrah Özdemir, belediye personeline ve vatandaşlara yönelik farkındalık eğitimleri düzenlemeye devam edeceklerini bildirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ETSO Toplantı Salonu’nda buluşan kadınlar “Sanayide, Tarım ve Turizmde Kadın Eli” programının detaylarını masaya yatırdı. TOBB Erzurum İl KGK Başkanı M. Kübra Alioğulları, bölge kadınlarının her türlü zorluğun üzerinden gelecek güce ve deneyime sahip olduğunu belirterek, “Sanayide, tarım ve turizmde yapılacak olan kadın odaklı girişimler artarak devam edecektir. Ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine katkı için hep birlikte omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“SPOR YAPIYORUZ”
Birlikte sohbet ederek keyifli bir şekilde yürüyen ikili, basın mensuplarının ilişki sorularıyla karşılaştı. Fakat Çağla Boz ile Mehmet Dinçerler, aşk sorularına yanıt vermek yerine “Spor yapıyoruz” demekle yetindi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TUTUKLANDI
20 yaşındaki Haktan Y. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında Terör örgütü propagandası yapmak, Cumhurbaşkanına hakaret, 5816 sayılı yasaya muhalefet suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Edward Ashton’ın Mickey 7 adlı romanından uyarlanan filmin konusu ise şöyle: “Beklenmedik kahraman Mickey Barnes (Robert Pattinson) kendini, işine en üst düzeyde bağlılık isteyen bir işverene çalışmak gibi olağanüstü bir durumda bulmuştur: Geçinebilmek için ölmek.”
Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği Mickey 17, 31 Ocak 2025’te sinemalarda olacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM
“KAFKA’NIN AÇTIĞI DERİN DÜNYAYI BEYOĞLU’NA TAŞIMAK BİZLER İÇİN GURUR VERİCİ”
Serginin açılışında konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, “Bireyin toplum ve sistem içindeki yalnızlığını, yabancılaşmasını ve güçsüzlüğünü Franz Kafka kadar güçlü anlatan çok az yazar vardır. Onun gözlem gücü ve tasvir yeteneği, insanlık hallerini evrensel bir düzeyde ele alması bugün dahi hayranlık uyandırmaktadır. Eserlerinde hepimiz kendimizden bir parça buluyoruz. Kafka’nın eserleri sadece Çekya’nın değil tüm dünyanın mirasıdır. Bu eserler sadece edebi değil yönetim anlayışımızı ve toplumla kurduğumuz ilişkiyi de sorgulatıyor. Örneğin biz yöneticiler için Kafka’nın bürokrasi eleştirisi oldukça yol göstericidir. Bürokratik labirentlerde kaybolan insanların anlatısı bizleri daha iyi sistemler kurmaya zorlamaktadır. Kafka’nın keskin tespitlerinden sadece edebiyatseverlerin değil yöneticilerin de faydalanması insanlığı muhakkak daha da ileriye taşıyacaktır. Bir dünya yazarı ve düşünürü olan Kafka’nın açtığı bu derin dünyayı bu sergi ile Beyoğlu’na taşımak bizler için gurur verici olmuştur. Dünyanın giderek parçalandığı, kamplaştığı ve şiddetin tırmandığı bu günlerde insanlığın ortak evrensel değerleri üzerinde buluşmasının çok daha önemli olduğuna inanıyorum. Kafka’nın dünyasında yapacağınız bu yolculukta keyifli ve bol sorgulamalı anlar diliyorum” dedi.
REKLAM
“KAFKA’NIN MİRASI ÇOK ETKİLEYİCİDİR”
Çekya İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerova ise, “Bu geleneksel sergi önceki etkinliklerimize kıyasla daha az eğlenceli görülebilir ancak size Kafka ve onun hayatı hakkında yeni bilgiler, ilham ve düşünce devri sunabileceğini düşünüyorum. Bu sergiyi, hemen hemen her gün Türkiye’de karşılaştığımız Kafka’ya olan güçlü talebi ve ilgiyi karşılamak için hazırladık. Kafka’nın mirası çok etkileyicidir. Yurt dışındaki insanlar, Kafka’nın kendi memleketindeki insanlardan bile daha fazla ona hayrandır. Franz Kafka’nın eserleri basit veya hafif değil, çok zengin ve derin olmakla birlikte zor varoluşsal konuları ortaya koyar. Bu nedenle bu sergiyi, burada ışık, hava ve umutla dolu bu güzel modern salonda düzenleme olanağına sahip olduğumuz için minnettarım” ifadelerini kullandı.

AÇILIŞA ÇOK SAYIDA DAVETLİ KATILDI
Serginin açılış törenine; Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Çekya İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerova, İsveç Krallığı İstanbul Başkonsolosu Johanna Strömquist, Hollanda Krallığı İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde, Gürcistan İstanbul Başkonsolosu Aleksandre Jishkariani, Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Toplum İlişkilerinden Sorumlu Konsolos Uzeyir Ghumman, Belçika İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Martin Duruisseau, Endonezya İstanbul Başkonsolosluğu Sosyal ve Kültürel İlişkiler Konsolosu Marisa Wiedha Christyanti, Endonezya İstanbul Başkonsolosluğu Sosyal ve Kültürel İlişkiler Ofisinden Wira Hadikusuma Maskardi, Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu’ndan Konsolos Kyungchan Park, Çekya İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Rene Danek, Çekya İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Asistanı Jakub Dluhosch, Çekya İstanbul Başkonsolosluğu Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik ile sanatseverler katıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Filmin senaryosu gazeteci Gabriel Sherman’a ait. Projeyi de o geliştirdi. Sherman, 2016 başkanlık seçimleri nedeniyle Donald Trump’ın yaşam öyküsü üzerine çalışırken Avukat Roy Cohn ile geçmişteki yakınlığını keşfetti ve araştırmalarını derinleştirdi. Donald Trump’ı 1970’li yıllardan beri tanıyan çoğu kişi Sherman’a, Cohn’un Trump’ın siyasi görüşleri üzerindeki etkisinden söz etti. Sherman da araştırma sürecinde öğrendiklerinden yola çıkarak Cohn – Trump ilişkisinden yola çıkan bir senaryo yazmaya karar verdi.
2- YAPIMCILARI KİM?
Film, Kanada, Danimarka, İrlanda ve ABD ortak yapımı… Künyeye baktığımızda yapımcı başlığı altında 4 ülkeden 40’ı aşkın isim görüyoruz. Ana yapımcı olarak yönetmen Ali Abbasi dahil 6 kişi öne çıkıyor. Yapımcıların film için kaynak aradığı günlerde Dan Snyder, Trump’ın olumlu şekilde gösterileceğine inanarak filme yatırım yaptı. 2016 yılında Trump’ın kampanyasına destek veren Snyder, geçtiğimiz şubat ayında filmin ilk kurgusunu seyrettiğinde çok öfkelendi ve avukatlarıyla birlikte filmin gösterilmesini engellemek için harekete geçti. Snyder’ın filmdeki hisseleri daha sonra 500 bin dolar karşılığında James Shani’nin Rich Spirit şirketi tarafından satın alındı.
3- YÖNETMEN OLARAK ÖNCE KİMLERE TEKLİF GİTTİ?
Proje ilk olarak 2018’de duyuruldu. İlk gelen haber, Gabriel Sherman’ın senaryo üzerinde çalıştığıydı. 2023’ünün ekim ayında Ali Abbasi yönetmen ve ortak yazar olarak projeye dahil oldu. Ama daha sonra Gabriel Sherman’ın, filmin künyesinde senaryonun tek yazarı olarak yer almasına karar verildi. Abbasi, kendisinden önce Paul Thomas Anderson ve Clint Eastwood gibi birçok sinemacıya teklif götürüldüğünü ama hiçbirinin kabul etmediğini ve Hollywood’un projeyi finansal açıdan riskli bulduğunu söyledi.
4- YÖNETMEN ALİ ABBASİ KİMDİR?
Filmi yöneten Ali Abbasi, 1981 yılında İran’da Tahran şehrinde doğdu. 2002 yılında TahraN Politeknik üniversitesindeki eğitimini bırakarak İsveç’e göç etti; Stockholm’de mimarlık eğitimi almaya başladı. Eğitimini tamamlamasının ardından 2007’de Danimarka’ya giderek Ulusal Film Okulu’na kaydını yaptırdı. Sinema okulundan mezun olduktan sonra 2016’da ilk uzun filmi “Shelley”yi çekti. 2018’de yönettiği “Sınır” (Border) Cannes Film Festivali’nin Resmi Seçkisi’nde yer aldı; En İyi Makyaj ve Saç kategorisinde Oscar’a aday oldu. Ürdün’de çektiği “Kutsal Örümcek” (Holy Spider – 2022) filminde İran’da 16 kadını öldüren gerçek bir seri katilin hikâyesini anlattı.
5- FİLM İLK NEREDE GÖSTERİLDİ?
“Trump’ın Hikâyesi”, dünya prömiyerini geçtiğimiz mayıs ayında Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasında gerçekleştirdi. Altın Palmiye adayı 18 filmden biriydi ve seyircilerin karşısına 20 Mayıs 2024 tarihinde çıktı. Filmin Birleşik Krallık ve İrlanda dağıtım hakları, festival sırasında StudioCanal tarafından satın alındı. İlk gösterimini takip eden günlerde herhangi bir şirket filmin ABD hakları için yapımcılarla temas kurmadı. O günlerde dağıtımcılar arasında Trump’ın avukatlarının filmin ABD gösterimini engelleyebileceğine dair bir görüş vardı.
6- FİLM ABD’DE NE ZAMAN GÖSTERİME GİRDİ?
2024’ün haziran ayında Tom Ortenberg’in sahip olduğu Briarcliff Entertainment adlı şirketin ABD haklarını satın almak için girişimde bulunduğu ve filmi sonbaharda gösterime gireceği haberi geldi. Haber ağustos ayında doğrulandı. Filmin ABD’deki ilk gösterimi ise 31 Ağustos’ta Telluride Film Festivali’nde gerçekleştirildi. 3 Eylül’de Kickstarter’da filmin ABD’deki sinema salonlarında gösterilebilmesi için bir kampanya başlatıldı. İlk fragman 10 Eylül’de Trump ve Kamala Harris’in canlı yayında karşı karşıya geldikleri gün yayınlandı. Minimum pazarlama bütçesiyle tanıtılan film, 10 Ekim’de ABD’de sınırlı sayıda sinema salonunda gösterime girdi.
7- FİLM GİŞELERDE İLGİ GÖRDÜ MÜ?
Film, ABD ve Kanada’da geçtiğimiz hafta 1740 salonda vizyona girdi. Beklentiler filmin ilk 3 gününde 1 – 3 milyon dolar arasında hasılat yapmasıydı. İlk gün gişelerde 590 bin dolarlık bilet satışı gerçekleşti. 150 bin dolar da perşembe gecesi yapılan ön gösterimlerden geldi. “Trump’ın Hikâyesi” ilk 3 günü beklentilerin altına düşmeyerek 1.6 milyon dolar hasılatla kapattı. ABD ve Kanada’da filmin tanıtımının çok yetersiz olması nedeniyle sonuç genel olarak olumlu karşılandı. Box Office Mojo’daki son verilere göre film dünya genelinde 3 milyon 224 bin 661 dolar hasılat getirdi.
8- FİLM NE ANLATIYOR?
Film, genç Donald Trump’ın (Sebastian Stan), Rosenbergleri idam ettirmekle övünen sağ görüşlü Avukat Roy Cohn (Jeremy Strong) ile 1973 yılında tanışmasıyla başlıyor. Kısa sürede genç Trump’ın akıl hocası haline gelen Cohn, Trump ailesinin hukuki sorunlarını kendine özgü yasa dışı yöntemlerle çözüyor. Cohn’un yardımlarıyla Donald Trump’ın emlak dünyasındaki büyük yatırımları hız kazanıyor. Film, bu hızlı yükseliş sürecinde Trump’ın Çek model Ivana (Maria Bakalova) ile olan evliliğini, hayata tutunamayan alkolik abisi Freddy Trump (Charlie Carrick), babası (Martin Donovan) ve annesi (Catherine McNally) ile ilişkilerini de ele alıyor.
9- FİLMDE ANLATILANLAR DOĞRU MU?
Film gösterime girdikten sonra çevrimiçi haber sitelerinde hangi olayların gerçek hangi olayların kurmaca olduğuna dair birçok yazı çıktı. Eldeki veriler, senaryonun Cohn ve Trump hakkında yakın çevrelerinde bilinen ve konuşulan gerçeklerden yola çıktığını gösteriyor. En çok konuşulan, tartışılan ve merak edilen konu ise Trump’ın ilk eşi Ivana Trump ile arasındaki sorunların filmde ne kadar doğru yansıtıldığı… Gabriel Sherman, senaryoyu boşanma sürecinde mahkeme tutanaklarına geçen iddiaları temel alarak yazdığını söylüyor. Ancak 2022 yılında hayatını kaybeden Ivana Trump, boşanma sürecindeki gerilim nedeniyle bazı iddiaların maksadını aştığını, “tecavüz” kelimesinin de yanlış anlaşıldığını açıklamıştı. Birçok sitede filmde anlatılan başka birçok olayın gerçek olduğu öne sürülüyor.
10- DAVA AÇILDI MI?
Trump’ın 2024 başkanlık kampanyasının sözcüsü Steven Cheung, filmin ortaya çıktığı ilk günlerde yapımcılara dava açacaklarını ve ABD’deki gösterimine kesinlikle engel olacaklarını söyledi. Variety’de 24 Mayıs’ta çıkan haberde Trump’ın avukatlarının filmin pazarlaması, dağıtımı ve gösteriminin engellemesi yönünde yapımcılara bildirimde bulunduğu açıklandı. Yapımcılar ise filmde eski başkan Trump’ın dürüst ve dengelenmiş bir portresine yer verildiğini belirterek “Herkesin seyredip kendi kararını vermesini istiyoruz” diye bir açıklama yaptı. Yönetmen Ali Abbasi ise filmi Trump’a göstermek istediğini ve Trump’ın filmi onaylayabileceğini iddia etti. Ancak Trump filmi gördü ve “Sahte ve seviyesiz” olarak niteledi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gürcistan’ın geleneksel folklor öğelerini modern bir koreografiyle bir araya getiren gösteri, izleyenlere görsel bir şölen yaşatacak. Gürcü halkının mücadelesini, acılarını ve kahramanlığını anlatan gösteri, muhteşem kostümler ve etkileyici koreografiyle dikkat çekiyor. 2 Erkekler hem savaşçı hem de asil doğalarını sergileyen bir coşkuyla dans ederken, sahnede süzülen kadınlar zarif danslarıyla izleyicileri büyülüyor.
.png
Gürcistan Ulusal Balesi “Sukhishvili” 1945 yılında Iliko Sukhishvili ve Nino Ramishvili tarafından resmi olarak kuruldu. Gürcistan Ulusal Balesi, 500’den fazla turnede beş kıtada, 90’dan fazla ülkede sahne aldı, 10.000’den fazla konser gerçekleştirdi ve 50 milyondan fazla seyirciye ulaştı. Gürcistan Ulusal Balesi’nin yaklaşık 100 dansçısı ve kendi orkestrası bulunuyor. Gösterinin biletleri Biletinial’da satışa çıktı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM
Oylum Öktem’in beşinci kişisel sergisi “Bir Çağın Kapanışı; Yeniden Doğuş” ise sanatçının 25’i aşkın heykel, fotoğraf ve video çalışmasından oluşuyor. Öktem’in, yaratım sürecinde imgenin bilinçdışında eyleme geçmesi ile bu kendinden kopup “Yeni Kendine” kanat açma; içkinliğin dünyasını aşkınlığa kavuşturduğu bilgisi eserleri aracılığıyla açığa çıkıyor. ‘‘Sanatçı heykelleri aracılığıyla tüm zamanları ve insanlığın yaşantısını kuşatan öz benliğimizle karşılaşmamızı istiyor. Bu eylem yıkıcı ve yapıcıdır. Bu aktif imgelemin asıl işlevi özgürleşmektir. Bu son bulma yeniden doğum ve yaratıdır.”

Öktem iki sergi arasındaki bağı ise şöyle aktarıyor: ‘’Atalarıma geleceğe aktardıkları bilinçlerine bir bağ olarak her daim minnet duydum. Benim de yüzlerini görmeyeceğim gelecek kuşaklara aktarım çabamda sevincim kendimden öte, sonsuz akışa inançtan. Bu süreç, sanatın ve bilincin yüksek varlığını sürdürdüğünü gösterdi. Sergi ve kitabın var olması, bizim yaşam zamanımıza emanet edilmiş olan Işığın ve temel bilinçte var olan değerlerin ikinci yüzyılın şafağında gün yüzüne çıkma vakitleri gelmişti. Bu yüksek kanıtı saklayan arşiv kutuları 100 yıldır her kuşakta bir kişinin mutlak ilgisiyle saklanmış, barışa ulaşılacak savaş zamanlarını da aşmıştı. Kuşaktan kuşağa bugüne, bana, geleceğe ulaştı. Ne mutlu bize, hepimize…’’
23 Ekim’de Yapı Kredi bomontiada GALERi’de ziyarete açılacak olan ‘‘Cumhuriyetin Sanatçı Ailesi: “Işık Senfonisi’’ sergisi ile 4.Kat’ta yer alacak “Bir Çağın Kapanışı; Yeniden Doğuş” sergisi 30 Kasım’a kadar her gün saat 11.00-19.00 arasında ücretsiz gezilebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaya Sabancı, sitenin en büyüklerinden olan 710 metrekarelik villasını, 12 milyon Euro’ya satmış! Eğer rakam doğruysa; sitedeki villaların en küçükleri bile 10-11 milyon Euro’lara el değiştirdiği için, Kaya Sabancı’nın villası çok ucuza gitmiş!

Çünkü bu tip en büyük villalar için istenen rakam 18-20 milyon Euro bandındaydı. Olayın ardından evine bir daha ayak basmayan, denize girmek için bile Bodrum’un başka beach’lerine giden Kaya Sabancı, dayak yediği siteyle irtibatı koparmak için üçe beşe bakmamış gibi gözüküyor!
BİRLİKTEİLK PAYLAŞIM
İşadamı Metin Şen, temmuz başında Bodrum’da tanıştığı Ankaralı Zeynep Özbulut ile yeni bir aşka yelken açmıştı. Doğrusu; Zeynep Hanım Ankara’da, Metin Bey de İstanbul’da yaşadığı için ilişkilerinin yaz aşkı olarak kalabileceğini düşünmüştüm! Yanılmışım… Hatta Metin Bey, ilişkilerini bir adım öteye taşıyıp, sevgilisini ailesiyle de tanıştırdı.

Önceki akşam da, sosyal medyasında ilk kez sevgilisi Zeynep Hanım ile birlikte çekilmiş fotoğrafını paylaştı. Çok mutlu olduklarını duyduğum çiftin ilişkisi ciddi bir gelecek vaat ediyor gibi. Hadi hayırlısı…
IŞILTILI DAVET
Özgün tasarımlarıyla öne çıkan ünlü mücevher markası Molu, İstinye- Park’taki yenilenen butiğinde, Şamdan Plus iş birliğiyle bir davet verdi.

İş, cemiyet ve sanat dünyasından ünlü isimlerin akın ettiği davet çok ışıltılıydı. Ünlü konuklar, yeni konseptini ve dekorasyonunu çok beğendikleri butikte, markanın yeni koleksiyonlarını yakından inceleme fırsatı da buldu.

Bu ışıltılı davette dostlarıyla sosyalleşip keyifli saatler geçiren mücevher tutkunlarından bazıları beğendikleri mücevherleri satın almayı da ihmal etmedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Alkolü araç kullanmak ve sürücü belgesini yanında bulundurmamak suçlarından para cezası kesilen gurbetçinin aracı da otoparka çekildi.
Yazılan cezalara itiraz eden alkollü sürücü, “Bu ülkenin kaç paraya ihtiyacı var?” dedi, iyi mi?
Sürekli gülüp, dalga geçen gurbetçinin olay anı videosunu izlerken memur beyin sabrına hayran kaldım.
Ne yazık ki, bazı gurbetçilerde bir kendini beğenmişlik ve Türkiye’yi küçümseme duygusu var!
Bu bazı sonradan görmeler, yurtdışında en vasat işlerde çalışıp, ucuza aldıkları ya da kiraladıkları lüks araçlarıyla Türkiye’ye gelince kendilerini bir şey sanıyorlar!
Siz kimsiniz de “Bu ülkenin kaç paraya ihtiyacı var?” diye sorabiliyorsunuz? Cebinizdeki dövize mi güveniyorsunuz?
ABD’de yapsa bu hareketleri alkollü araç kullanmaktan tutuklanabilir ve belli bir süre kamu hizmetinde çalıştırılırdı.
Türkiye’de trafik ışıklarına ve kurallara uymayan birçok yabancı plakalı araç var.
Sanki yurt dışından gelince onlara kural işlemez havasındalar.
Cebindeki dövize güvenen böyle tiplere mümkün olan en ağır ceza verilmeli.
***
CANSU’YU DA DOLANDIRDILAR
Dolandırıcıların son kurbanı ünlü sunucu Cansu Canan Özgen oldu.
Kendilerini banka görevlisi olarak tanıtan kişiler, Özgen’i ikna edip hesabına erişerek 450.000 lirasını başka bir hesaba aktardı.
Profesörler, hakimler, savcılar, ünlü iş insanları vs. kimler kimler dolandırıldı!

Cansu’nun da dolandırılmasına şaşırmamak mı lazım?
Ama Cansu yıllardır birçok dolandırıcılık haberi sunmuştu.
Telefon ve internet dolandırıcılığında birçok kimsede olmayan bir farkındalığa sahipti.
Demek ki, farkındalık da yeterli olmuyormuş.
Telefonun ucundaki ses ne kadar güven dolu olursa olsun kimseye kod ve şifre vs. paylaşmamalıyız.
***
TÜRKİYE’DE FAUL ÇALINIRDI
İzlanda-Türkiye maçında Kerem’in İzlandalı kaleciye kayarak yaptığı müdahalesi sonrası Arda’nın gol attığı pozisyonun aynısı Süper Lig’de olsaydı kalecilerin çoğu sakatlık numarası yapardı. Sonra rakibe kart çıkartması için hakemin üzerine yürürlerdi.
Hakemi geçtim, VAR’dan bile faul kararı çıkardı.
Ama İzlandalı kaleci ne sakatlanma numarası yaptı ne de hakeme yoğun itirazda bulundu.
Merih’in kale çizgisi üstünde topu omzuyla çıkardığı pozisyonun benzeri dört büyüklere karşı yapılsaydı penaltı çalınırdı.

Dikkat ettiniz mi; hakem birçok kez VAR kamerasına gitti ve her seferinde 30-40 saniyede kararını verdi. Bizde hakemler önce VAR merkeziyle uzun uzun konuşuyor, sonra hakem ekrandan pozisyona iki-üç dakika bakıyor.
Tartışmalı pozisyonlarda ise 6-7 dakikada karar veriliyor.
Böyle üç dört pozisyonda VAR’a gidilse bile maçlar genelde 5-6 dakika uzatılıyor.
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu yanlış kararlarda VAR’den hesap soracağını söylemişti.
Daha ligin başında birçok skandal hakem hataları yapıldı ama yanlış yapanlardan henüz hesap sorulmadı.
Ben TFF’nin başında olsam İzlanda-Türkiye maçında hakem kararlarının özetini tüm hakemlere ders niyetine izlettirirdim.
Gerçi yine bir şey değişmezdi.
Dün bir kez daha Süper Lig maçlarını yabancı hakemler yönettiğinde futbolda adaletin sağlanacağı ortaya çıktı.
En azından hatalar minimuma iner!
***
GENÇLERDE KANSER NEDEN ARTIYOR?
Amerikan Kanser Derneği ile Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın 50 ülkeyi kapsayan araştırmasının Eylül ayında açıklanan ilk sonuçlarında bu ülkelerden 14’ünde kanser artış eğilimi yalnızca genç yetişkinlerde görülürken, daha yaşlılarda artış oranı sabit kaldı. Bu sıra dışı bir durum.
BBC Türkçe’nin haberine göre İngiltere, ABD, Fransa dahil 24 ülkede yapılan başka bir araştırmada, 25-49 yaş aralığındaki kolon kanseri hastalarının oranında son 10 yılda önemli bir artış oldu.
ABD’de özellikle X kuşağı (1965-1980 arasında doğanlar) ile Y kuşağı (1981-1996 doğumlular) arasında yapılan araştırmada 17 farklı kanser türünde düzenli bir artış kayda geçti. 1990-2019 arasında genç yaşta baş gösteren kanser vakalarındaki artış yüzde 79 olarak belirlendi.
Yani kanser daha çok yaşlanınca yakalanılan bir hastalık değil!

Peki, kanser vakalarının genç yaşlarda artışının nedenleri neler?
Haberde henüz bu konuda net, kesin bir sonuca varılamadığı belirtiliyor ama bazı olağan şüpheliler var! Sigara kanserin en büyük nedenlerinden biri ama gençlerdeki bu olağan dışı artışın başka nedenleri olduğu düşünülüyor. Çünkü tütün ürünü tüketenlerin oranı 2000’de üç yetişkinden biri iken, son istatistiklere göre beş kişiden biri.
Olağan şüpheliler ise şöyle sıralanıyor; dünya genelinde uyku süresinin 60 dakika azalması!
Vücut saatinin bozulması ile meme, kolon, yumurtalık ve prostat kanseri arasında bağlantı olduğu belirtiliyor.
Mikroplastiklerin de erken yaşta başlayan kolorektal kansere yol açabileceğinden şüphe ediliyor. Ufak plastik parçacıklarının kalın bağırsakta gıdalardan alınan çeşitli zararlı unsurlar ve hastalık yapan mikroplardan bizi koruyan mukus tabakasına nüfuz ettiğini söyleniyor!
Küresel verilere göre kişi başına tüm yaş gruplarında antibiyotik tüketiminin 2000-2015 yılları arasında artmasının da bağırsaklara zarar verdiği ve bunun da kanser vakalarında artışa neden olduğundan da şüpheleniliyor.
Ayrıca işlenmiş gıdalara dayanan beslenme şeklinin de gençlerde kanser vakalarını artırmış olabileceği tartışılıyor.
Özetle sigara içmemenin dışında uyku düzenine dikkat etmek, çok gerekmedikçe antibiyotik almamak, işlenmiş gıdalardan uzak durmak ve plastik şişelerdeki suları mümkün oldukça tüketmemek kansere karşı önlemler olabilir.
***
Altyazı
“Hiç bilmesen de şu berbat hayatının en mutlu anını çoktan yaşamış olabilirsin ve geleceğinde hastalık ve acılardan başka bir şey olmayabilir.” (Naked)

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Deneyimli manken Ebru Şallı’nın eski eşi Harun Tan ile evliliğinden dünyaya gelen oğlu Beren Tan’ın son hali sosyal medyaya damga vurdu.

İLGİ ÇEKTİ
Ünlü mankenin son olarak yaptığı anne-oğul paylaşımları kısa sürede sosyal medyayı salladı.

Ebru Şallı’nın oğlu Beren Tan, şimdilerde yakışıklılığıyla adeta mankenlere taş çıkarıyor.

YAKIŞIKLILIĞINA YORUM YAĞDI!
Mankenin “Berom” diye seslendiği oğlu, yakışıklılığıyla sosyal medyada en çok konuşulanlar arasında yer aldı.

Son olarak oğlu Beren ile Barselona’ya giden Ebru Şallı, sosyal medyada yaptığı paylaşımla büyük ilgi gördü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünyanın ünlü moda markaları bu yeni akıma katkı sunarlar mı bilmiyorum. Mesela Burberry’s o ünlü ekose deseninden bir silah kılıfı yapar mı, Gucci kamuflaj desenli stiletto üretir mi, Bvlgari taşlarla bezeli silah askısı tasarlar mı, Chanel barut kokulu parfüm çıkarır mı?..
İroni bir yana, bize dayattıkları yeni yaşam tarzı bu. Savaş, silah, dehşet, vahşet, terör hep yanı başımızda olmalı. Olmalı ki, silah baronları ürettikleri ölüm makinelerine yeni pazarlar bulup, cüzdanlarını kalınlaştırabilsinler.
Savaş, terör, cinayet, suikast ne kadar olağan ve sıradan hale gelirse o kadar semirecekler.
Bu oyunu bozmak zorundayız.
Eskiden zihinlerimizbu kadar kirli değildi
Gıdadaki mide bulandırıcı taklit ve tağşiş listelerinin uzayıp gittiği ve milletin artık sadece serumla beslenmeyi düşündüğü şu günlerin, toplumdaki dehşet ve vahşet günlerine denk gelmesi tesadüf mü? Değil tabii…

Benim gibi düşünen Atv Hafta Sonu Kahvaltı Haberleri’nin sunucusu değerli dostum İbrahim Sadri bu çakışmayı pazar günü ekranda öyle güzel yorumladı ki, bana söyleyecek söz bırakmadı:
“Benim neslim doğal yiyecek ve içeceklerle beslenirdi. Bu kadar hileli ve bozuk gıda yoktu. Bu nedenle eskiden zihinlerimiz bu kadar bulanık değildi.”
Nokta.
Yılın en kötü rejisi
Bazı ülkelerden yapılan maç yayınlarını izlediğimde bizim maç yönetmenlerimizin ve canlı yayın ekiplerimizin değerini daha iyi anlıyorum.
Bu kez de İzlanda rejisine “Ya sabır” çektim. Uzun tekrarlar yüzünden pek çok pozisyonu kaçırdılar. Kamera açıları, resim seçimleri amatörceydi. Buna bir de kötü zemin ve yetersiz ışıklandırma eklenince keyifli futbol mücadelesi işkenceye dönüştü.
Acaba diyorum, UEFA bir yayın gözlemcisi görevlendirilip, tıpkı hakem gözlemcisi gibi yayıncıya puan veremez mi? Kötü maç yayını yapan ülke rejileri yerine bir sonraki maçta UEFA’nın görevlendireceği yayın kuruluşları işi üstlenemez mi?
Bu arada spiker Alp Özgen de formsuz bir günündeydi. Sürekli isimleri karıştırdı. Ayrıca Hakan’ın vururken ikilettiği penaltı atışının neden çift vuruşla cezalandırıldığını uzun süre anlayamadı.
Neyse ki millilerimiz iyiydi de ekran başından mutlu ayrıldık.
Şeref kürsüsü
Bir bankadan reklam filmi için seslendirme teklifi alan Nejat İşler, para istemediğini, bunun yerine bankanın öğrencilere burs vermesini istedi. Bankanın bin öğrenciye burs vermeyi önermesine karşılık, Nejat İşler “Koca banka bu kadar mı öğrenciyi okutur?” diyerek sayının beş bine çıkarılmasını istedi. Banka, isteğini kabul etti.
Zap’tiye
Meğer otobüs koltuklarındaki kılıflar bu işe yarıyormuş…

Ne demiş?
“İtle dalaşacağına, yolu dolaş…” (Bir asker arkadaşının Hakan Ural’a söylediği bu ibretlik söz, bugünlerde evden çıkarken aklınızda bulunsun)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aralarında Bir Demet Tiyatro, Avrupa Yakası, Yahşi Cazibe, Seksenler ve Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım gibi yapımlarında bulunduğu birçok yapımda rol alan oyuncu Vural Çelik (51) hayatını kaybetti.

“ÇOK ÜZGÜNÜM”
Çelik’in hayatını kaybettiğini Birol Güven, sosyal medya hesabından duyurdu, Güven paylaşımında, “Vural’ı kaybettik. Çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

ESKİ AÇIKLAMALARI SOSYAL MEDYAYA DAMGA VURDU
Vural Çelik’in eski açıklamaları sosyal medyada gündem oldu.

ÖLMEDEN 2 GÜN ÖNCE PAYLAŞIM YAPMIŞ!
Ünlü oyuncunun özellikle tedavi gördüğü hastaneden 2 gün önce sosyal medya hesabından paylaşımı dikkat çekti.

“HASTANEYE GELDİĞİM KADAR…”
Vural Çelik hastanedeki paylaşımında, “Hastaneye geldiğim kadar dizi bölümü çekseydim, şimdiye kadar yatım, villam olurdu” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
On sekiz dile çevrilen ve ‘En İyi İlk Roman’ dalında 2006 International Thriller Writers Ödülü’nü kazanan Olasılıksız’ın ardından yazdığı ‘Empati’ ve ‘OZ’ adlı romanlarıyla dünya çapında okur kitlesini genişleten Fawer, bu kez April Yayıncılıktan çıkan yeni kitabı ‘Mobius’u imzalayacak. Fawer, 19-29 Ekim tarihleri arasında D&R’ın Akasya, İstinyepark, Bağdat Caddesi, Ankara Tunalı ve Bilkent mağazalarında hayranları ile buluşacak. Bu 5 imza gününden birine denk gelmeye çalışın derim.
Müzeler ödülleredoymuyor
İstanbul’un gözde sanat mekânları olan müzeler ödüle doymuyor. Daha açılalı bir yıl bile olmayan Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, iş ve sanat dünyasından iki önemli ödülün sahibi oldu. Bu yıl 62 ülke ve bölgeden 3 bin 600’ün üzerinde adayın değerlendirildiği yarışmada Kurumsal Sosyal Sorumluluk Alanında Başarı kategorisinde Stevie Ödülü’nü kazanan müze,

Dünya Sanat Günü Wallace Hartley Ödülleri’nde de 2024 Sanat Kurumu Ödülü’nü kazandı. ‘Türk sanatçılarına ve sanat ortamına yıllardır sunduğu imkânların yanı sıra, koleksiyonunu kalıcı bir müzeye dönüştürerek kitaplaştırması ve Türk iş ortamına sunduğu kalıcı güzel örnek’ şeklinde açıklanan ödülün gerekçesi ise neredeyse ödül kadar güzel… Müzede şu sıralar Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun küratörlüğünde hazrılanan ‘Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler’ isimli sergiyi görebilmek mümkün. Öte yandan Renzo Piano imzalı yapısıyla açıldığı günden beri uluslararası arenada adından sıkça bahsettiren İstanbul Modern de ödül koleksiyonuna bir yenisini daha ekledi.

National Geographic’in ‘Dünyanın En İyileri’ sıralamasında yer alan, Architectural Digest’in ‘2024’ün Harika Yapıları’ listesine seçilen ve dünyanın önde gelen mimarlık platformlarından ArchDaily’nin kültürel mimari kategorisinde ‘Yılın Binası’ ödülünü kazanan İstanbul Modern, şimdi de dünyanın önde gelen mimarlık ödüllerinden Architecture MasterPrize’ın Kültürel Mimarlık kategorisinde ödüle layık görüldü. İstanbul Modern, ödülünü 18 Kasım 2024’te Bilbao’daki Guggenheim Müzesi’nde düzenlenecek törende alacak.
Sürdürülebilir yapımcı
2020 yılında gösterime giren ‘Nasipse Olur’ filmiyle sinema sektörüne adım atan yapımcı Vahdet Erdoğan, her yıl üstüne koyarak ilerliyor. Bazı yapımcıların sinemadaki genel ortamdan etkilenerek uzak durmayı tercih ettiği sektörde Erdoğan, yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği filmleri seyirciyle buluşturmaya devam ediyor.

Sil Baştan Kaynanam’ın ardından film serisine dönüşmesini hedeflediği ‘C Takımı’yla gişede büyük başarı elde ederek sektördeki yerini sağlamlaştıran yapımcı Erdoğan, 2024 yılında ‘Veda Partisi’ ve ‘C Takımı 2’ filmleriyle bir yıla 3 film sığdırdı. Erdoğan’ın bu başarısı kayıtsız kalmadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Dairesi Başkanlığı tarafından desteklenen Bodrum’daki festivalde Erdoğan’a Sürdürülebilir Başarı ödülü verildi.
Her Günaydın Bir Umut
Çocukların içinde olduğu ve çocuklar için yapılan her işi önemsiyorum. Savaşlarda yetim kalan çocuklara adadığı Aurora şarkısı ile dikkat çeken Ermeni şarkıcı Sibil, ‘Günaydın’ anlamına gelen ‘Pari Luys’ adlı yeni şarkısını Hrant Dink Çocuk Korosu’yla birlikte seslendirdi.

Her ‘Günaydın’ın bir umut, iyimserlik ve barış için yalvaran çocuklar için nimet olduğunu da hatırlatan şarkı, klibiyle de dikkat çekiyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz ayalrda boşanacakları iddia edilen Volkan Demirel ve eşi Zeynep Demirel çiftinden üçüncü çocuk müjdesi geldi.

DOKTOR KONTROLÜNDE BEBEKLERİNİN CİNSİYETİNİ ÖĞRENDİLER
Üçüncü kez anne- baba olmaya hazırlanan ünlü çift, bugün resmi olarak bebeklerinin cinsiyetini öğrendi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

BEBEĞİNİN CİNSİYETİNİ SOSYAL MEDYADAN AÇIKLADILAR
Sosyal medyadan bir paylaşım yapan Zeynep Demirel, gittiği doktor kontrolü sonrası bebeğinin cinsiyetini açıkladı.

KIZLARI OLACAK: TESTİ YAPTIĞIM ANDAN İTİBAREN…
Ünlü çiftin bir kızları olacak. Paylaşımın altına yorumunu yazan Zeynep Demirel, “Evde aynen şu şekil dolaşıyorum. Ben testi yaptığım andan itibaren kız olduğundan emindin ve kız olsun istiyordum, ama yanlış anlaşılmasın tabi ki erkek olsaydı da asla üzülmezdim. Önemli olan sağlıkla dünyaya gelmesi, bu işin esprisi. Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederiz hepinize. Üç kızla ev bayağa şenlikli olacak orası kesin” ifadelerini kullandı.

Eski milli kaleci, teknik direktör Volkan Demirel, üçüncü kez aynı heyecanı yaşıyor! Ünlü teknik adam üçüncü kez baba oluyor!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Usta oyuncu Dinçer Çekmez, özellikle Kemal Sunal’la birlikte oynadığı Şark Bülbülü, Tarzan Rıfkı, İnek Şaban, Şaban Askerde, Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Atla Gel Şaban gibi film ve TV dizilerinde aldığı rollerle, filmlerde kullandığı “O kadar!” ve “Mazlum’u getirin bana!” gibi kültleşmiş replikleriyle tanınmıştı.

Yeşilçam’ın sayısız filminde rol alan ve bir çok tiyatro oyununda sahne alan Dinçer Çekmez, 12 Mart 2013’te hayata gözlerini yummuştu. Lösemi hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 70 yaşında yaşamını yitirmişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kariyer hayatı boyunca birçok farklı projeyle kamera önüne geçen usta oyuncu Dinçer Çekmez’in kardeşi de, ağabeyi kadar ünlü bir isim çıktı.

Usta oyuncu Dinçer Çekmez’in kardeşi, ilgiyle izlenen Adını Feriha Koydum dizisinin yıldız ismi…

Dinçer Çekmez’in kardeşi Metin Çekmez, 14 Ocak 2011 – 29 Haziran 2012 tarihleri arasında yayınlanan ve başrollerinde Hazal Kaya, Vahide Perçin, Çağatay Ulusoy, Ceyda Ateş gibi başarılı oyuncuların yer aldığı “Adını Feriha Koydum” dizisin Feriha’nın (Hazal Kaya) babası “Rıza Yılmaz” karakterine hayat verdi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇÖREK OTLU TUZLU KURABİYE
MALZEMELER
125 gr. tereyağı
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı mahlep
1/2 çay bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı acı kırmızı toz biber
1 tatlı kaşığı sirke
1 paket kabartma tozu
1 adet yumurta akı
1/2 çay bardağı çörek otu
3 su bardağı un

ÜZERİ İÇİN:
Yumurta sarısı
YAPILIŞI: Derin bir kaba 125 gr. tereyağı koyuyoruz. Üzerine yarım su bardağı sıvı yağ, bir adet yumurta akı, bir tatlı kaşığı sirke, bir tatlı kaşığı mahlep, yarım çay bardağı toz şeker, bir tatlı kaşığı tuz, bir çay kaşığı kırmızı toz biber ve yarım çay bardağı çörek otu ekliyoruz. Tüm malzemeyi elimizle iyice karıştırıyoruz. Daha sonra bir paket kabartma tozu ve azar azar üç su bardağı un ekliyoruz. Ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. Yoğurduğumuz hamuru yaklaşık 20 dakika dinlendiriyoruz. Ardından hamurdan minik parçalar alıp elimizle yuvarlıyoruz. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz. Fırın tepsisine dizdiğimiz çörek otlu tuzlu kurabiyelerin üzerine yumurta sarısı sürüyoruz. Önceden ısıtılmış 160 derece fırında 40 dakika pişiriyoruz.
ÇÖREK OTLU REZENE ÇAYI
MALZEMELER
Yarım tatlı kaşığı çörek otu tohumu
1 yemek kaşığı rezene tohumu
1 su bardağı su
YAPILIŞI: Öncelikle çörek otu tohumlarımızı demliğimizin içine koyuyoruz. Ardından rezenelerimizi içine atıyoruz ve üzerine kaynar su ekliyoruz. Demliğimizin ağzı kapalı şekilde 8-10 dakika kadar çayımızı demlenmeye bırakıyoruz. Ardından süzerek fincanımızda servis ediyoruz.
ÇÖREK OTLU KEK
MALZEMELER
3 adet yumurta
Yarım su bardağı süt
1 su bardağı zeytinyağı
1.5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı ezilmiş tulum peyniri
2 yemek kaşığı ince kıyılmış dereotu
2 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
Tuz
1 tatlı kaşığı çörek otu
YAPILIŞI: Yumurtaları ve sütü birlikte birkaç dakika çırpıyoruz. Karışımın üzerine zeytinyağını ekleyerek bir-iki dakika daha çırptıktan sonra unu ve kabartma tozunu ilave ediyoruz. Daha sonra hamura, tulum peyniri, dereotu, maydanoz, tuz ve çörek otunu da katarak iyice karıştırıyoruz. Karışımı, yağladığımız muffin kalıplarına paylaştırıyoruz. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 20-25 dakika pişiriyoruz.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin konuştuğu kaza 1 Mart tarihinde İstanbul Eyüpsultan’da yaşandı. Seyir halindeki 3 ATV aracından biri arızalandı. Yol kenarına çekilen arızalı araç tamir edilmeye çalışılırken aynı yönde ilerleyen iki araçtan birisi buradaki 3 ATV’ye çarptı. Kazada yaralanan 5 kişiden Oğuz Murat Acı hayatını kaybetti.

Kazaya sonrası 17 yaşındaki sürücü Timur Cihantimur, annesi Eylem Tok ile önce Mısır’a, buradan da ABD’ye kaçtı. Şüphelilerin iadesi için geçici tutuklama talep evrakı, Adalet Bakanlığınca ABD yetkili makamlarına iletildi, Florida federal mahkemenin kararı üzerine Cihantimur ve Tok, 14 Haziran’da Boston’da polis tarafından yakalandı.

18 Haziran’da ayrı saatlerde ilk kez mahkemeye çıkarılan anne oğulun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Katil Timur Cihantimur hakkında ise bugün çarpıcı bir gelişme yaşandı.

Oğuz Murat Aci’nin ölümüne neden olan Timur Cihantimur’un Türkiye’ye iadesine ilişkin davada tutukluluğunun devamına karar verilerek, karar duruşması ileri bir tarihe ertelendi.

Son olarak geçtiğimiz günlerde ses kayıtlarında Cihantimur’un Adem isimli bir kişiyi arayarak, “Adem ağabey yolda çok kötü kaza yaptım. Lütfen gel, lütfen gel.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Korkunç olay İstanbul’da yaşandı. Bebekleri anlaşmalı hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak kasten ölmelerine neden olan çete hakkında yürütülen soruşturma tamamlanarak fezleke hazırlanmıştı. Hazırlanan fezlekede yer alan telefon görüşmeleri ortaya çıktı.

“ÖLDÜRSEM DE DERT BİLİYORSUN YANİ…”
Fezlekede adı geçen özel hastanelerden birinde hemşire olarak görev yapan şüpheli Mehtap S. ile örgüt üyesi şüpheli Hasan Basri G. arasında yapılan görüşmede, bebek hastanın tedavisini uygun olmayan şartlarda yaptıkları ve konuşma içeriklerinde “Mehtap çocuğu öldür elli satürasyonlu çocuk mu olur” “öldüreceğim de öldürsem de bir dert biliyorsun yani” şeklinde kayıtların olduğu tespit edildi.

“28 HASTAM VAR…”
Örgüt lideri olan doktor Fırat S. ile şüpheli Ceren Hatice K. arasında yapılan görüşmede ise İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden denetime gelindiği bir gün yapılan telefon konuşmaları fezlekede açıklandı. Konuşmada Ceren Hatice K.’nın “Hocam bakanlıktan denetime geldiler. Bastılar öyle bildiğiniz şu an basamakları masamakları her şeyi kontrol ediyorlar ve benim 28 hastam var. Yani 23 normalde ya buranın hasta sayısı o yüzden” dediği Fırat S.’nin ise “Tamam taburcuların var zaten bugün taburcu edeceğin 3 hastan yok mu? Taburculukları ayarla” dediği belirtildi.

“BU SEFER HAKİKATEN ALACAKLAR BİZİ!”
Soruşturma kapsamında adı geçen 11 hastanenin hasta takip işini yapan hemşire Hakan Doğukan T. ile Hasan Basri G. arasında yapılan telefon görüşmeleri de fezlekede yer aldı. Konuşmalarda Hakan Doğukan T.’nin “Haberlere çıkacağız vesikalık fotoğraflarımızla gözlerimize şerit çekecekler siyah” dediği Hasan Basri G.’nin ise “Bu sefer hakikaten alacaklar bizi” şeklinde cevap verdiği belirtildi.

BEBEKLERE BİLE HAKARET ETMİŞLER: EN SON DOĞAN MAYMUN GİBİYDİ
Hemşire Hasan Basri G.’nin Funda S. isimli kişiyle yaptığı görüşmede ise “O kadar dün bebek yattı Funda onların hepsi b.. gibiydi nasıl topladı o çocuk ben anlamadım. Onların kan sonuçları gerçekten temiz mi?” dediği, Funda S.’nin “Gerçekten temiz” demesi üzerine Hasan Basri G.’nin “Funda hepsi çekiliyordu inliyordu o en son doğan maymun gibi” dediği belirtildi. Funda S.’nin ise “Hasan bizim laboratuvardaki kanların sonucuna güvenmeyin illa ki onu mu söyleyeyim ortalıkta” dediği belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ORGANİK BOSTAN UYUŞTURUCU TARLASI ÇIKTI
Yapılan operasyonda, uzunlukları yaklaşık 2 metreyi bulan 8 hint keneviri kökü ele geçirildi. Ele geçirilen hint kenevirinin yaklaşık 13 kilo olduğu öğrenildi. Operasyonda ayrıca, çok sayıda uyuşturucu bitki tohumu, satışa hazır uyuşturucu madde ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği düşünülen 2 bin euro para ele geçirildi. Polis ekipleri tarafından yapılan çalışmada, bostanın, kamuoyunda ‘Bostan baba’ olarak bilinen ve birçok ünlü ismin ziyaret ederek destek verdiği Ali Tarık A.’ya ait olduğu öğrenildi. Olayla ilgili Ali Tarık A.’nın yanı sıra bostanda çalıştıkları belirlenen Türkmenistan uyruklu Ruslan Umbarov, Jabrial Najbudinov ve Rahmatulina Mariyam yakalanarak gözaltına alındı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl tüm dünyada 500.000 yeni rahim ağzı kanseri olgusu tanı alıyor ve 250.000 kadın rahim ağzı kanserinden ölüyor. Rahim ağzı kanseri özellikle geri kalmış ülkelerde görülen bir sağlık sorunudur. Genellikle 30-50 yaş civarında ortaya çıkan rahim ağzı kanseri son yıllarda genç kadınlarda da görülmeye başlamıştır. Kadınlarda en çok görülen kanser sıralamasında meme kanseri ilk sırada yer almasına rağmen, yaşamı tehdit edici özelliği nedeniyle rahim ağzı kanseri, meme kanserinin önüne geçmektedir.

HPV VE SİGARA KULLANIMI ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ
Serviks kanserinin gelişimimdeki en önemli risk faktörü HPV’dir. 100 den fazla tipi olan bu virüsün bazı tiplerinin kanser gelişiminde rol oynadığı tespit edilmiştir. HPV cinsel yolla bulaşır. Genital siğillere yol açtığı gibi hiçbir bulgu da vermeyebilir. Ayrıca sigara kullanımı da tüm kanserlerde olduğu gibi rahim ağzı kanseri için önemli bir nedendir.
RAHİM AĞZI KANSERİ BELİRTİLERİ:
1.Cinsel ilişki sonrası kanama
2.Adet dışı kanama
3.Kanlı akıntı
4.Pis ve kötü kokulu akıntı
5.Bel ve kasık ağrısı
PAPSMEAR TESTİ HASTALIĞIN KONTROLÜNDE ETKİLİ
Rahim ağzı kanseri, düzenli muayene ve tarama programları ile kontrol altına alınabilen, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Günümüzde bu kanserin taramasında kullanılan en yaygın yöntem PAPsmear testidir. Aktif cinsel yaşamı olan her kadının yılda bir kez düzenli olarak yaptırması gereken smear testi ile rahim ağzında henüz kanseri dönüşmemiş ancak kanserin ön lezyonları olan anormal yapılar tespit edilerek, hasta tam olarak sağlığına kavuşturulmaktadır. Ayrıca smear testine ek olarak yapılan HPV tarama testi de kanser gelişiminin önlenmesi acısından büyük öneme sahiptir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAVUNUN FAYDALARI
Kavun, vücudu soğutucu ve yatıştırıcı etkisinin yanında sağlık açısından da birçok faydası bulunmaktadır. Gelin kavunun faydalarını hep birlikte inceleyelim. İşte sizler için araştırıp bir araya getirmiş olduğumuz kavunun faydaları…
1. Anti-Kanser Özellikleri
Kavun meyvesindeki yüksek karotenoid içeriği, kanseri önleyebilir ve akciğer kanseri riskini azaltabilir. Bu meyvenin düzenli tüketimi, vücudunuzu istila eden kanser hücrelerinin önlenmesinde ve öldürülmesinde etkilidir. Bu yüzden bu ölümcül hastalığı önlemek için diyetinize kavun ekleyin.

2. Kalp Sağlığı
Kavun meyvesinde bulunan adenosin adı verilen bir antikoagülan, inme veya kalp hastalığına neden olan kan hücrelerinin pıhtılaşmasını durdurabilir. Kavunlar vücuttaki kanı düzleştirerek kalp hastalığı riskini azaltır. Ayrıca, kavun içindeki yüksek su içeriği, mide ekşimesini hafifletmeye yardımcı olan rahatlatıcı bir etki sağlar.
3. Böbrek hastalığını tedavi eder
Kavunun mükemmel diüretik özellikleri, böbrek hastalığını iyileştirmede yararlıdır. Kavun ve limonun kombinasyonu gut hastalığının iyileştirilmesinde etkilidir. Böylece, sabahları her gün düzenli olarak kavun tüketimi böbrek sağlığının korunmasına yardımcı olur.
4. Sindirim Sağlığı
Sindirim problemleriniz varsa, yumuşak ve kolay bağırsak hareketini kolaylaştırmak için kavun yemeyi deneyebilirsiniz. Kavunlardaki yüksek su içeriği, özellikle mide de sindirimde zorluğa neden olan asitliği ortadan kaldırırken, sindirimi başlatmak için sindirim açısından harikadır.
5. Enerji Artırıcı
Çoğu kavun vücudunuzun enerji üretiminin çoğunu oluşturan B vitaminleri içerir. Vücudunuz tarafından şekeri ve karbonhidratı işlemek için B vitaminleri gereklidir. Böylece, kavun tüketimi size önemli miktarda enerji sağlayabilir.
6. Kilo Verme
Diğer birçok meyve gibi, kavunlar da kilo kaybı için idealdir. Bu meyveler, sodyum ve kalorilerin yanı sıra yağ ve kolesterol içermez. Doğal tatlılık, şekerli yiyecekler ve yüksek kalorili tatlılar için isteklerinizi sınırlandırırken, yüksek su içeriği sizi daha uzun süre tok tutabilir.
KAVUNUN CİLDE FAYDALARI
Kavunlar sadece sağlığınız için değil; kavunun besin değeri de onları cilt için faydalı hale getirir. Cilt bakımı için kavunun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Sağlıklı Cilt Bakımı
Kavunun inanılmaz faydalarından biri, cilt dahil tüm bağ dokularında hücre yapısının bütünlüğünü koruyan kolajen içermesidir. Aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandırır ve cildin sıkılığını korur. Düzenli kavun tüketimi, sert ve kuru cilde sahip olanlar için faydalıdır.
2. Yaşlanma Karşıtı Yararları
Kavunlar cildinizi tonlayabilir ve A, B ve C vitaminleri sayesinde yaşlanma karşıtı faydalar sağlar. Taze kavun ince dilimlerini keserek yaşlanma karşıtı bir yüz maskesi hazırlayabilirsiniz. Bu dilimleri yüzünüze ve boynunuza yerleştirin. 15 ila 20 dakika bekletin. Soğuk su ile durulayın. Bunu yapmak cildinizi tazeler ve genç bir ışıltı sağlar.
KAVUN SAÇ SAĞLIĞINA FAYDALARI
Sağlıklı saçlar, görünümünüzü büyük ölçüde değiştirecektir. Vücudun geri kalanı gibi, saç sağlığı da saç köklerimize ürettiğimiz besinlere bağlı olarak gelişir. Vitamin ve mineral bakımından zengin meyve tüketmek saçların büyümesini teşvik edebilir ve saç problemlerini önleyebilir. Kavunlar aşağıdaki saydığımız şekillerde saçlarınız için faydalı olabilir.
1. Saç Büyümesini Teşvik Ediyor
Kavunlar, özellikle, vücutta A vitaminine dönüşen iyi bir beta karoten kaynağıdır. Bu A vitamini sağlıklı saçlar ve normal saç büyümesi için hayati öneme sahiptir.
2. Saç Dökülmesini Önler
B vitaminlerindeki eksiklikler saç dökülmesine neden olmaktan da sorumludur. Kavunlar gibi kavunlar folik asit ve inositol gibi B vitaminleri bakımından zengindir ve bu da saç dökülmesini önlemeye ve saç büyümesini teşvik etmeye yardımcı olur.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamuru için:
Dolgusu için:
Üzeri için:
YAPILIŞI
Tart hamuru için tüm malzemeyi geniş bir kaba alıp yoğurun ve sert bir hamur elde edin. Hamuru streç filme sarıp buzdolabında 15 dakika dinlendirin. Hamuru tart kalıbınızın içini kaplayacak büyüklükte açın. Kenarlarını da kaplayacak şekilde içine yerleştirin. Dolgusu için zeytinyağını geniş bir tavaya alın. Üzerine soğan ekleyip kısık ateşte 15-20 dakika karıştırarak pişirin. Kekik, pul biber, kakule, balzamik sirke ve şekeri ekleyin. Karışım parlak olana dek, yaklaşık 10 dakika daha pişirin ve ocaktan alın. Soğuduktan sonra tartın üzerine yerleştirin. Krema, süt ve yumurtayı çırpın. Üzerine muskat ekleyin. Karışımı tartın üzerine gezdirin. Dilimlenmiş keçi peynirini koyun. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında üzeri pembeleşene dek pişirin. Dilimleyip biberiye ile süsledikten sonra servis yapın.
Aşçı Şefika Günyel
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 AY BOYUNCA AÇ KARNINA…
Antiseptik ve tıbbı etkileri olan ılık limonlu suyun sağlık açısından çeşitli faydaları bulunuyor. 1 ay boyunca aç karnına ılık içilen limonlu suyun sağlığınıza olan etkilerini merak ediyorsanız işte cevapları…

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Enfeksiyon ve hastalıklara neden olan patojenik bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin yükselmesine yardımcı olur. Böylece grip gibi enfeksiyon hastalıklarından korunmanızı sağlar.
ROMATİZMAYI ÖNLER
Limonlu su ürik asidi eritmeye yardımcı olur. Böylece düzenli tüketildiğinde romatizma gibi hastalıklarının önlenmesine ve tedavi edilmesine yardımcı olur..
KARACİĞERE ENERJİ VERİR
Mide ekşimesi durumunda abir bardak içilen limonlu su rahatlamanıza yardımcı olur. Aynı zamanda limonlu su karaciğerdeki kalsiyum ve oksijen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Karaciğere enerji vererek kuvvetlendirir.
KANSER RİSKİNİ AZALTIR
Limonlu su içmek, kanseri önlemede faydalıdır. Araştırmalar, limonun tümör önleyici özellikleri ile kanser riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösteriyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALOE VERA NASIL KULLANILIR?
Aloe Vera bitkisi iki şekilde kullanılır. Bunlardan biri ağız yolu ile diğeri ise cilde uygulanan şekildedir. Ağız yolu ile tüketilmesi vücudun sindirim, boşaltım ve sinir sistemine fayda sağlar, cilde uygulanarak tüketildiğinde ise cilt için şifa olmaktadır.
Aloe Vera bitkisinin dibinden bir yaprağını alın ve kökten uca doğru küçük küçük kırıklarla bitkiyi ayırın. İçerisinde bulunan jeli, ağız yolu ile veya cilde temas ile tüketebilirsiniz.

ALOE VERA BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?

ALOE VERA NASIL YETİŞTİRİLİR?
Bahçe de yetiştirildiği gibi evde saksı içerisinde de kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir bitkidir Aloe Vera. Saksı dibinden sürekli yeni filizler verir. Bu filizleri kesip başka saksıya ekebilirsiniz. Bu çoğalmasını sağlayacaktır.
Aloe Vera bitkisi bol güneş ve hafif esinti alan yerleri sever. Özellikle akşam rüzgarını seven bu bitkinin en sevdiği mevsim İlkbahar mevsimidir. Hava sıcaklığı 10 derecenin altına düştüğünde dışarıya çıkarılmaması gerekir. Soğuk havadan çok kolay etkilenen bir bitkidir. Yaprakları ve kök kısmında ani donmalar ve bunun sonucu çürümeler görülebilir.
Aloe Vera çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kere sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayında yapılmalıdır. Humuslu ve mineral bakımından zengin toprakları seven aloe vera bitkisine, muhakkak gübre ve torf da ilave edilmelidir. Zengin ve besleyici toprak bitkinin kolaylıkla kendine gelmesini sağlayacaktır. Bitkinin saksısının en fazla bir numara büyük olması gerekir.
ALOE VERA YETİŞTİRİLİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR…

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maydanozun yağsız oluşu ve çok düşük sodyum içermesi ile kalp dostu, kolesterol ve kan basıncının kontrol altında olduğu diyetlerde kullanımının uygun olduğunu belirten Yıldırım, şu bilgileri verdi:

Kan pıhtılaşması ve kemik sağlığı: Yüksek K vitamini içeriği ile vücutta kan pıhtılaşmasını düzenler ve güçlü kemiklerin devamlılığında rol oynar. 2 yemek kaşığı maydanozda 125 mikrogram K vitamini vardır, erkekler en az günlük 120 mikrogram ve kadınlarda en az 90 mikrogram K vitamini almalıdır. Sağlıklı bir diyetin parçası olarak maydanoz yemek günlük alınması gereken A vitamini, C vitamini, folik asit, kalsiyum, demir ve potasyumu karşılamaya yardımcı olacaktır. Düşük K vitamini alımı yüksek kemik kırıklıkları ile ilişkilidir. K vitamini kalsiyum emilimini arttırıp, idrarla kalsiyum atımını azaltır. Bu sayede kemik sağlığını iyileştirir.
Mesane/böbrek/üriner sistem problemlerini azaltır: Maydanozdaki myristicin ve apiole adlı 2 iyileştirici bileşik idrar akışını arttırmaya ve idrar yolları enfeksiyonlarını oluşturan bakterileri ortadan kaldırmaya yardımcı olur ve vücutta toksinleri zararsız hale getirir. Diüretik etkisi ile böbrek taşı ve çeşitli idrar yolu sorunlarını önlemeye yardımcıdır.
İyi bir görüş sağlar:Maydanoz lutein ve zeaksantin olmak üzere 2 çeşit karotenoid içerir. Bu iki antioksidan ışığın zararlı dalga boylarından gözün retina kısmını korur, bu sayede hem katarakt başlangıcını azaltmaya yardımcı olur hem de makula dejenerasyonu ( sarı nokta) oluşum riskini azaltır.
Kanser riskini azaltır:Maydanoz yemek meme, sindirim sistemi, deri ve prostat gibi kanserlerin oluşum riskini azaltır. Maydanoz yüksek seviyede klorofil ve bir flavonoid olan apigenini içerir. Apigenin anti kanser özellikte olmasının yanı sıra anti inflamatuar ( iltihap karşıtı) ve antioksidandır.
Bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcıdır: Maydanoz içerdiği esansiyel yağ ile aşırı uyarılmış bağışıklık yanıtını baskılar. Alerjilere, oto immün (MS, Behçet hastalığı, çölyak, romatoid artirit..) ve kronik inflamatuar bozukluklara karşı savaşır.
İnflamasyonu önler: Artirite bağlı oluşan ağrı ve şişlikleri azaltmada yardımcıdır. Maydanoz eugenol denilen uçucu bir yağ içerir, bu yağın güçlü anti inflamatuar ve aynı zamanda anti romatizmal özellikleri vardır, eklemlerdeki şişlikleri önemli ölçüde engeller.
Hastalıklara karşı savaşır: Atoresklerozdan diyabete, kolon kanserinden astıma kadar çeşitli hastalıklar için maydanoz koruma sağlar. Mükemmel bir C vitamini kaynağıdır, hastalıkların oluşmasında rol oynayan serbest radikalleri nötralize etmeye yardımcıdır.
Menstruasyon bozuklukları: Maydanozdaki apiole yağının varlığı aylık periodların düzenlenmesinde etkilidir, çünkü apiole aynı zamanda kadın seks hormonu östrojeninde bir bileşenidir. Adet öncesi günlerde maydanoz çiğnemek idrara çıkmayı arttırarak şişliğe ve su tutulumuna neden olan fazla sıvıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
Kan damarlarını korur: Maydanoz en önemli B vitaminlerinden biri olan folik asitin iyi bir kaynağıdır. Folik asit homosisteinin azalmasına yardımcı olur. Homosistein doğal olarak oluşan bir amino asittir ancak kanda yüksek seviyede olması kan damarlarına hasar verip kalp krizi ve felç riskini arttırır.
Sağlık Riskleri:Maydanoz suyu çok güçlüdür, tek başına tüketilmemesi gerektiği gibi içiliyorsa günlük 30 ml’yi geçmemelidir. Daha önce hiç detox yapmamış bireyler özellikle dikkat etmelidir. Hamile kadınlar kesinlikle maydanoz suyu içmemelidir. Maydanoz oksalit asitten yüksektir, böbrek taşı olanlar kullanmamalıdır.
Maydanoz yüksek kalsiyum içeren besinlerle birlikte kullanılmamalıdır, içerdiği oksalik asit kalsiyumu bağlayarak inorganik hale getirir, vücutta kullanılmasını engeller.
Kan sulandırıcı ilaç kullananlar K vitamini içeriğinden ötürü maydanoz tüketmemelidir. Diüretik ilaç kullananlarda fazla miktarda maydanoz almamalıdır. Vücuttan fazla miktarda su kaybetmek baş dönmesi ve kan basıncı düşüklüğüne neden olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENÇLİK ETKİSİ SAĞLIYOR, KANSERDEN KORUYOR
* Dut, hem çözünür hem de çözünmez lif için ideal bir kaynaktır. Çözünür lif, kan şekerini kontrol etmeye ve zararlı kolesterol seviyelerini azaltmaya yardımcı olurken, çözünmeyen lif sağlıklı bir sindirim sistemi için gereklidir.
* 1 porsiyon dutta günlük lif ihtiyacının yüzde 20’si bulunmaktadır.
* Dut antosiyaninden zengin iyi bir antioksidan kaynağıdır. Antosiyanin anti-inflamatuar etkisi ile ağrıyı azaltıcı ve iyileştiricidir.

* İçeriğindeki resveratrol ile anti-aging kaynağıdır. Yapılan çalışmalar, resveratrolün kan basıncını düşürdüğünü ve kalp hastalığı riskini azaltabildiğini göstermektedir.
* Antioksidandan bu kadar zengin bir meyve aynı zamanda serbest radikallerle savaşan kansere ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkiye de sahiptir.
* Dut meyvesi çok yüksek oranda C vitamini kaynağıdır. C vitamini bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek ve hasarlı dokuları onarmak için çok önemlidir.
* Özelikle kuru dut demir için günlük değerin yüzde 30’unu içerir ve bu sayede kansızlık yaşayanlar için harika bir kaynaktır.
* Demir içeriği sayesinde, vücudun oksijenden zengin kan hücrelerini taşımaya yardımcı olarak yorgunlukla da savaşmaktadır.
* Yine içeriğindeki kalsiyum; kemik ve diş sağlığı için faydalıdır.
DUT SEÇERKEN BUNLARA DİKKAT EDİN
Beyaz dut; kırmızı ve karaduttan meyve olarak farklıdır. Yaprakları, tomurcuğu ve hatta lezzetleri de farklılık göstermektedir. Dut meyvesinin 20 ‘ye yakın türü vardır ve en bilinenleri, kırmızı ve beyaz duttur. Besin değeri açısından benzer olmakla birlikte içeriklerindeki etkin maddeler farklılık gösterebilmektedir. Özellikle beyaz dutun kanda yüksek mikrop oranının düşürülmesine yardımcı olduğu bilinmektedir. Kırmızı dutun ise yorgunluğa iyi gelen özelliği öne çıkmaktadır. Dut seçerken ezilmiş ve çürümüş olanlar tercih edilmemelidir. Mutlaka lezzetine bakıp, aşırı yumuşamamış dutlar seçilmelidir.
DONDURUCUDA SAKLAYABİLİR, KURUTARAK KIŞIN DA TÜKETEBİLİRSİNİZ
Dut, çok narin bir meyve olduğu için ezilmesini engellemek amacıyla sert bir saklama kabında muhafaza edilmelidir. Taze dut meyvesi yıkanmadan, buzdolabında 1-2 gün bekleyebilmektedir. Daha uzun süreli saklamak için derin dondurucu tercih edilmelidir. Çözünmesi için yemeden 4-5 saat önce dondurucudan çıkarmak gerekmektedir. Dut meyvesi daha uzun ömürlü olması amacıyla kurutarak, kuru dut haliyle serin bir yerde veya tercihen buzdolabında 1 yıla kadar muhafaza edilebilmektedir. Fazla ısı ve güneş ışığından uzak tutmak ömrünü uzatacaktır. Dutu yıkarken de akan musluk altında ezilmeyecek şekilde bir kabın içinde yıkamakta fayda vardır.
DİYABET VE BÖBREK HASTALARI İÇİN PORSİYON SINIRLAMASI OLMALI
Dut meyvesi C, A ve K vitamini, beta karoten, alfa karoten, lif, magnezyum, kalsiyum, potasyum ve yüksek antioksidan içeriğine sahiptir.Aynı zamanda diğer meyvelere oranla demir içeriği daha yüksektir. Taze dutun 1 porsiyonu ortalama yarım su bardağı, kuru dutun 1 porsiyonu ise 1 çorba kaşığı kadardır. Herhangi bir hastalık ve kilo problemi olmayanlar günde 1 su bardağı taze dut veya 1 avuç kuru dut tüketebilir.
Dut meyvesinin glisemik indeksi yüksektir. Yani kan şekerini hızlı yükseltici etkisi vardır. Bu nedenle özellikle şeker hastalarının kontrollü tüketmesi gerekmektedir. Yanında kuruyemiş ya da süt ürünleri ile birlikte de tüketilmesi faydalıdır. Miktarı fazla kaçırıldığında özellikle karın bölgesinde yağlanma problemi yaratabilmektedir.Böbrek hastaları da özellikle kuru dutu potasyum içeriğinden ötürü kontrollü tüketmelidir.
BUNALTICI SICAKLARA SERİNLETİCİ TARİFLER
Taze veya kuru dut müslilerde tercih edilebilmektedir. Aynı zamanda meyve haliyle ya da dut reçeli olarak yoğurda karıştırıp tatlı ihtiyacı karşılanabilmektedir. Karadut suyu da tatlı ihtiyacını kesecek doğal, şifa deposu bir içecektir. Smoothie tariflerinde de tatlandırma amacıyla kullanılabilmektedir.
Yaz sıcaklarında serinlemek isteyenlere dut ile hazırlanabilecek lezzetli ve pratik bir smoothie tarifi;
MALZEMELER
1 bardak dondurulmuş veya taze karadut
2 avuç baby ıspanak ya da semizotu
1 yemek kaşığı ay çekirdeği
5 çiğ badem
Birkaç yaprak taze nane
200-250 ml. süt ya da badem sütü
Tüm malzemeler blenderdan geçirilerek sağlıklı ve lezzetli bir smoothie hazırlanabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>-Anti bakteriyel özelliği ile mikroplara karşı iyi bir doğal tedavi seçeneğidir.
-Kulaklarda meydana gelen enfeksiyonların tedavisinde kullanılabilir.
-Derinin kollajen üretimini arttırarak daha sıkı bir cilde kavuşulmasına olanak verir.
-Boğazlarda oluşan ağrılarda ilaç tedavisine destek olabilir.
-Vücutta meydana gelen toksinleri atıcı özelliği ile bilinir.
-Ağız içerisindeki iltihaplarda iltihap sökücü olarak kullanılabilir.
-Mide kanserinde mide çeperini koruyucudur.
-Mide ülseri ve gastrit problemlerinde ilaç tedavisini destekleyici olarak tercih edilebilir.
-Yüksek antioksidan içeriği ile kanserli hücrelere karşı savaş açar.
-Sindirimi kolaylaştırıcı etkileri ile bilinir.
-Safra kesesi rahatsızlıkları için tercih edilebilir.
-Kalp ve damar hastalıklarında ilaç tedavisinin yanı sıra doğal bir terapi seçeneği olarak kullanılabilir.
-Menopozun etkilerini en aza indirir.
-Deri iltihabı tedavisinde etkili bir terapi yöntemidir.
-Mide kramplarına iyi gelir.
-Hem bedeni hem de ruhu sakinleştirici olarak tüketilebilir.
-Merhem şeklinde hazırlanarak ciltte meydana gelen yara, kesik ve yanıkların tedavisinde uygulanabilir.
-Basurun iyileşmesini sağlar.
-Meme kanseri yüzünden radyoterapi gören kişilerde olası cilt iltihaplarını engelleme özelliğine sahiptir.
AYNISEFA BİTKİSİ NASIL TÜKETİLEBİLİR?
Aynısefa bitkisinin en sık kullanım şekillerinden birisinin çay şeklinde demlenerek tüketilmesi olduğu söylenebilir. Sarı ya da turuncu renkli aynısefa çiçeklerinin kurutulması ve çay şeklinde demlenmesi ile tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi faydalarını içilmeye başlandığı ilk andan itibaren gösterebilmektedir. Aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla hazırlanacak olan çayın tavsiye edilen karışım oranı da bir bardak çay için bir çay kaşığı ölçüsünde kurutulmuş aynısefa çiçekleridir. Çayı hazırlama yöntemi olarak ise kurutulan yaprakların suya atılması ve yaklaşık olarak 15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra ocaktan alınarak demlenmeye bırakılması olduğu söylenebilir. Demleme işleminin ardından doğrudan tüketilebilecek olan aynısefa bitkisi çayı arzuya göre bal ya da limon ile tatlandırılabilir. Tüm bunların yanı sıra dileyen kişiler aynısefa bitkisinin faydalarını görebilmek amacıyla bu bitkinin çiçeklerini salatalarında da kullanabilmektedir.

AYNISEFA BİTKİSİNİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?
Aynısefa bitkisinin faydalarını görmek isteyen kişilere bu bitkiyi çocuklar üzerinde kullanacaklarsa muhakkak haricen kullanmaları önerilmektedir. Cilt yaralanmaları konusunda açık yaraların üzerine doktor tavsiyesi olmadan sürülmemesi gereken aynısefa bitkisi papatya ailesinden olan bitkilere karşı herhangi bir alerjisi bulunan kişiler tarafından da tercih edilmemelidir. Aynısefa bitkisinin olası yan etkileri ise cilt yüzeyinde döküntü ve kızarıklık olarak kendisini göstermektedir.
AYNISEFA BİTKİSİNİ HAMİLELER KULLANABİLİR Mİ?
Hamilelerde ve emziren annelerde aynısefa bitkisinin kullanımı tavsiye edilmemektedir. Hamile kalma konusunda çaba gösteren kişilerde de yine aynısefa bitkisinin tüketilmesinin riskli olduğu söylenebilmektedir. Aynısefa bitkisi ile ilgili yapılan araştırmalar, diğer ilaçlar ya da diğer bitkiler ile etkileşimi konusunda net bir sonuç vermemektedir. Ancak diyabet hastası olanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda bu tür hastalarda çeşitli yan etkilere neden olabileceğinden ötürü diyabet sorunu ile mücadele eden kişilerin aynısefa bitkisini kullanmaya başlamadan önce doktorlarına danışmaları önerilmektedir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamuru için:
Üzeri için:
YAPILIŞI
Derin bir kapta tozşeker ve sütü çırpın. Tereyağı, kabartma tozu, vanilya, un ve ayçekirdeğini ilave edin. Tüm malzemeyi iyice yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Hamur parçalarını iki avucunuzun içinde ovalayarak, 10 cm uzunluğunda uzun şeritler hazırlayın. 3 adet şeridi yan yana koyarak, saç örgüsü şekli verin ve diğer hamurları da aynı şekilde hazırlayın. Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin ve üzerine yumurta akı sürüp, ayçekirdeği serpin. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından bölgeye giderek çocuklara gösteriler sunan Koç, “Örümcek Adam” kostümüyle yaptığı gezilere devam ediyor.
Kütahya’da tarihi Germiyan Sokağı ile Hisar Kalesi’ni gezen Koç, Belediyenin işlettiği Döner Gazino’da soluklandı.
Kale alanında ailesiyle piknik yapan ve isminin Hatice olduğu öğrenilen yaşlı kadın, Koç’a yiyecek ikram etmek istedi.
Koç’tan maskesini çıkarmasını isteyen Hatice Teyze’nin yerel ağızla “Ekmek yemen için ağzını açıver oğlum. Dur bi ağzını açalım len.” demesi çevredekileri gülümsetti.
Hatice Teyze, daha sonra Koç’a poşet içinde ekmek, peynir ve üzüm verdi.
Çocuklarla bir araya gelerek fotoğraf çektiren Salih Ayaz Koç, AA muhabirine, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Türkiye‘yi gezdiğini söyledi.
Kütahya’yı, tarihi ve turistik bölgelerini çok beğendiğini dile getiren Koç, “Depremleri gördükten sonra evde duramadım. Aileme ‘Örümcek Adam’ kıyafeti aldırıp yola çıktım. Deprem bölgesinde çadır kentlerde çocuklarla bir araya geldim, onlara moral verdim. Daha sonra Türkiye turu yapmak istedim. Gezdiğim şehirlerde tarihi yerleri, kültürel mekanları ziyaret ediyorum ve vatandaşlarla buluşuyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Gölbaşı- Kahramanmaraş Karayolu Yeni Sanayi Sitesi Yol Kavşağında yolun karşısına geçmeye çalışan Hatice Bağcı’ya (51) Kahramanmaraş istikametinden gelen Üçler Dönmez idaresindeki 06 HBP 01 plakalı tır çarptı. Çarpmanın etkisiyle karayoluna düşen kadın olay yerinde hayatını kaybetti. Kazadan sonra tır sürücüsünün ilçe emniyet müdürlüğüne giderek teslim olduğu öğrenildi.
Olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk muayenede kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri polis tarafından güvenlik önlemi alındı. Cumhuriyet savcısının olay yerinde yaptığı incelemelerin ardından cenaze Gölbaşı Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı Trafik Daire Başkanlığı koordinesinde, Finike İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince, emniyet kemeri takma konusunda farkındalık yaratmak için program gerçekleştirildi.
Kaymakam Musa Kazım Çelik, Başsavcısı Vahdet Gebeş, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Murat Kemal Karayaka ile protokol üyeleri, simülasyon tırındaki eğitimi izledi.
Yaklaşık 400 öğrenci ve 300 vatandaşın katıldığı etkinliklerde, emniyet kemerinin önemi önce teorik olarak anlatıldı, sonra vatandaşlara simülasyon araçlarında uygulamalı gösterildi.
Jandarma ekipleri, etkinliğe katılan öğrencilere bisiklet kaskı, hikaye ve boyama kitapları hediye etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Zorlu hastalıkların tedavisi için çalışan sağlık personeline koruyucu ruh sağlık hizmeti vermek için ocak ayında kurulan KLP biriminde psikiyatri hekimi, 2 konsültan asistan hekim, 2 uzman psikiyatri hemşiresi, 1 psikolog ve 1 sosyal hizmet uzmanı bulunuyor.
Gündelik hayatta stres, kaygı, öfke gibi zorlu duygularla başa çıkabilmek için farklı bakış açıları kazandırmayı hedefleyen yaklaşım olan “Farkındalık Temelli Stres Azaltma Programı”nın kullanıldığı çalışmayla, sağlık çalışanlarında tükenmişliği önlemeye yönelik grup terapileri gerçekleştiriliyor.
“Bakım verenin bakımı” olarak nitelendirilen terapilerle uzmanlar, otomatik davranış kalıplarını fark etme, bireysel stres kaynaklarını anlama, baş etme, problem çözme ve karar verme becerileri, zor duygularla baş etme, kriz durumlarından sonra hızlı toparlanabilme, iş ile yaşam dengesi, mesleki doyum, psikolojik dayanıklılık ve esneklik gibi konulara odaklanıyor.
İş yükü fazla olan anestezi, kadın doğum, onkoloji, yoğun bakım gibi bölümlerdeki hekim ve hemşirelere grup terapisi uygulanırken çalışma diğer bölümlerin de katılımıyla sürecek.
KOÜ Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aslıhan Polat, AA muhabirine, farklı alanlarda hizmet verdiklerini ancak önceledikleri konulardan birisinin koruyucu ruh sağlığı hizmetlerini olduğunu söyledi.
Bu kapsamda KLP birimini kurduklarını ifade eden Polat, bu yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün ana temasının da iş yerinde ruh sağlığı öncelik verilmesi olarak belirlendiğini kaydetti.
Polat, KLP’nin Türkiye’de uzun yıllardır bilindiğini ancak hizmetin genellikle hastalığı olanlara psikiyatri desteği sağlanarak gerçekleştirildiğini dile getirerek, bu anlamda sağlık çalışanlarına yönelik, onları destekleyici koruyucu ruh sağlığı hizmeti vermek için çalıştıklarını bildirdi.
“Grup terapilerindeki amaç, kişilerin zorlandığı noktaları paylaşabilmesi”
KOÜ Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve KLP Birimi Sorumlusu Prof. Dr. Elif Tatlıdil, birimlerinin ocak ayından beri çalışmalar yürüttüğünü aktararak, diğer bölümlerdeki hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının ruhsal sorunlarına yardımcı olduklarını bildirdi.
Ruhsal sorunlar ortaya çıkmadan polikliniklerdeki doktor ve hemşirelere destek vermek için adım attıklarını belirten Tatlıdil, çalışma şartları daha yoğun olan kadın doğum, anestezi, yoğun bakım ve onkoloji gibi bölümlerden birimlerine talep geldiğini söyledi.
Tatlıdil, bu bölümlerdeki hekim, asistan hekim ve hemşireleriyle grup terapilerine başladıklarını aktararak, “Grup terapilerindeki amaç, kişilerin zorlandığı noktaları paylaşabilmesi, her zaman çalışanlar zorlandıkları konuları amirleri ve birbirleriyle paylaşamayabiliyorlar ama burada biz dış göz olarak onların günlük hayatlarında, iş yerinde yaşadıkları zorlanmaları, birbiriyle yaşadıkları güçlükleri paylaşmalarını sağlıyoruz. Bazen ‘Bunu kendi aramızda konuşamamıştık, ilk kez burada konuşuyoruz’ gibi geri dönüşler oldu. Çalışmaya devam edeceğiz. Sırada anestezi, acil tıp gibi öncelikli yoğun bölümler ve sonrasında da cerrahi dahili bölümler olarak devam edecek.” dedi.
“Yöntem ve tecrübelerimizi paylaşmamız için davetler oluyor”
Grup terapilerinin sağlık çalışanlarına pek çok fayda sağladığını dile getiren Tatlıdil, en önemli faydalardan birinin ekibin kendi arasındaki, hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanları arasındaki iletişimi güçlendirmek olduğunu kaydetti.
Sağlık hizmeti verilen alanlarda gerginliklerin yaşanabildiğine dikkati çeken Tatlıdil, “Karşımızda hasta olan, yardıma ihtiyacı olan insanlar var. Onlara yardımcı olmaya çalışan hasta yakını var. Bir tarafta iyi niyetle çalışan ama ağır iş yükü olan sağlık çalışanları var. Yer yer gerginlikler olabiliyor ama iletişim becerilerinin arttırılmasıyla hasta ve hasta yakınlarıyla gerilimlerin azaltılabileceğini, bunların minimuma indirilebileceğini gözlemliyoruz. Bir başka şey de ekibin içindeki iletişim sorunları. İş yoğunluğu nedeniyle iletişimde aksaklıklar olabiliyor. Birbirinden haberdar olmayabiliyor. Onları da burada çözümleyebiliyoruz.” şeklinde konuştu.
Tatlıdil, sağlık çalışanlarının durumlarına göre çeşitli önerilerde bulunduklarını ve koruyucu ruh sağlığına önem verdiklerini dile getirdi.
Böylece hastalık ve ruh sağlığı sorunu gelişmeden kişilerin ruhsal sağlığını güçlendirme ve hastalık gelişmeden onların daha güçlü şekilde hayatlarına devam edebilmesini sağlamanın, çalışmanın önemli başarılarından olduğunu vurgulayan Tatlıdil, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu anlamda üniversitemizde KLP birimleri var ama onlar daha çok poliklinik hizmeti veriyor. Sağlık çalışanlarında psikolojik sıkıntı varsa ona tedavi vermek şeklinde çalışıyor. Bu bizim verdiğimiz koruyucu ruh sağlığına yönelik daha hastalık gelişmeden onun engellenmesine yönelik hizmeti ülkemizde başka örneği yok. Birçok kongre ve sempozyumda bize bu konuda yöntem ve tecrübelerimizi paylaşmamız için davetler oluyor. Dolayısıyla böyle bir ihtiyaç olduğunu, diğerlerinin de böyle adımlar atacağını düşünüyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BBC’nin haberine göre; ‘Diddy’nin annesi Janice Small Combs, oğluna yöneltilen cinsel saldırı suçlamalarına ilişkin açıklama yaptı.
Janice Combs, oğlunun herkes gibi “geçmişte hatalar yapmış” olmasına rağmen onun “resmettikleri gibi bir canavar olmadığını” belirtti.
Anne Combs, “Oğlumun gerçekler için değil, yalanlardan oluşan bir anlatı için yargılandığını görmek yürek parçalayıcı” ifadesini kullandı.
Sean Combs, hakkındaki cinsel saldırı ve istismar gerekçeleriyle açılan dava kapsamında 9 Ekim’de duruşmaya çıkacak.
Avukatları ise bu duruşmada, mahkemeden müvekkillerinin kefaletle serbest bırakılmasını talep edecek.
120 KİŞİ DAVACI OLDU
ABD’de 120 kişinin, “Diddy” lakaplı Amerikalı yapımcı ve rapçi Sean Combs tarafından cinsel saldırı ve istismara uğradıkları gerekçesiyle davacı olacağı bildirilmişti.
Combs tarafından cinsel saldırı ve istismara uğradığını belirten 120 kişiyi temsilen açıklama yapan avukat Tony Buzbee, 120 kişiden 25’inin, “cinsel istismara uğradığı dönemde reşit olmadığını” aktararak suçlamalara ilişkin fotoğraf, video ve mesajların ellerinde olduğunu belirtmişti.
Buzbee, Combs’a “şiddetli cinsel saldırı, tecavüz, video kayıtlarının dağıtımı, reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar” gibi suçlamalar yöneltileceğini ifade ederek, “3 bini aşkın kişinin Combs’a yönelik suçlamalarla ofisine geldiğini ve çeşitli eyaletlerde 30 gün içinde davaların açılacağını” iddia etmişti.
Öte yandan, Combs’un avukatlarından Erica Wolff, yaptığı açıklamada “her iddiaya yanıt veremeyeceklerini” belirterek, müvekkilinin suçlamaları reddettiğini kaydetmişti. Wolff, müvekkilinin “mahkemede masumiyetini kanıtlamaya istekli olduğunu” ifade etti.
Combs, “seks ticareti, zorla çalıştırma, adam kaçırma, alıkoyma, kundaklama, uyuşturucu bulundurma, rüşvet ve adaleti engelleme” suçlamalarıyla 16 Eylül’de gözaltına alınmıştı.
‘DIDDY’ HAKKINDAKİ SKANDAL İDDİALAR
Mahkemece 17 Eylül’de kamuoyuyla paylaşılan 14 sayfalık iddianamede, Combs’un, bazen günlerce süren, genellikle kayıt altına alınan “Freak Offs” adlı partileri çoğunlukla evlerinde düzenlediği ve bu partilere katılmaya mecbur kıldığı kişileri cinsel ilişkiye girmeye zorladığı belirtilmişti.
Combs’un, mağdurlara “nüfuzunu kullanarak kariyerlerini kontrol etmekle tehdit etme, ekonomik, psikolojik, sözlü ve fiziksel şiddette bulunma” gibi yöntemlere başvurduğu belirtilen iddianamede, ünlü rapçinin evlerinde yapılan aramalarda, “uyuşturucu maddelerin” ele geçirildiği aktarılmıştı.
İddianamede Combs’un, tanık ve mağdurlara sessiz kalmaları veya yalancı şahitlik yapmaları için rüşvet teklif ettiği de kaydedilmişti.
Combs, Manhattan’da çıkarıldığı federal mahkemede hakkındaki suçlamaların tamamını reddetmişti.
Suçlu bulunması halinde Combs, en az 15 yıl, en fazla da ömür boyu hapis cezasına çarptırılabilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İki oturum halinde gerçekleşecek olan ‘Filistin Mücadelesinde Türkiye’nin Kamu Diplomasisi’ konulu panelin moderatörlüğünü Munzur Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Serkan Gündoğdu ve Bayburt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Savaş Keskin yapacak. Panele konuşmacı olarak katılacak isimler ise Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav-İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Doç. Dr. Oğuzhan Bilgin- Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Dr. Mehmet Rakipoğlu- Mardin Artuklu Üniversitesi, Doç. Dr. Sezai Öztop-İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Doç. Dr. İdil Tunçer Kılavuz-İstanbul Medeniyet Üniversitesi ve Aslında Gazetesi Haber Müdürü Furkan Erten olarak belirlendi.
Fuat SezginKonferans salonunda gerçekleşecek olan panelin ilk oturumu 16.00’da, 2’inci oturumu ise 16.30’da başlayacak. Panel sonrasında saat 19.30’da Grup Yürüyüş sahne alarak, parçalarını seslendirecek. – BAYBURT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Selçuk Belediyesi tarafından Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde tarımın geçmişten günümüze gelen yolculuğunu kayıt altına almak ve gelecek nesillere aktarmak için kurulan, Köy Enstitüleri’nin mimarı İsmail Hakkı Tonguç’un adı verilen tarım müzesi İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün onayı ile resmi olarak açık hava müzesi unvanını aldı.
Selçuklular’ın bağışladığı tarım aletlerinin bulunduğu müze, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün Köy Enstitüleri ruhunu yaşatmayı amaç edinen felsefesi gereğince ziyaretçilerin yıllar içinde tarımın değişen yöntemlerine tanıklık etmesine olanak tanıyor.
Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün her detayıyla üretimin topraktan başlayan hikayesini anlatan bir felsefeye değindiğinin altını çizen Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “Biz Efes Tarlası Yaşam Köyü ile tohumun toprak ile buluşmasından başlayan bir hikaye yazıyoruz. Bu hikayenin içinde atalık tohumlarımıza sahip çıkıyor, üreticilere eğitim veriyor ve çocuklarımızı toprakla buluşturuyoruz. Efes Tarlası Köy Enstitüleri’nden ilham alan bir proje. Köy Enstitüleri nasıl her alanda üretimi esas kılmayı hedeflediyse biz de üretimi anlatmak, sadece geçmişi yad ettiğimiz değil geleceğe de köprü attığımız bir hikaye yazıyoruz. Bu hikayede tarımın yolculuğuna İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzesi ile tanıklık ediyoruz. Dolayısıyla Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde bulunan İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzemizin resmi olarak da bir müze statüsüne kavuşması bizleri çok mutlu etti” dedi.
Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde bulunan İsmail Hakkı Tonguç Tarım Müzesi Pazartesi- Cumartesi günleri arasında 08.30- 17.30 saatlerini kapsayan dilimde ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Safranbolu Belediyesi, ilçenin 2024 Mart ayında Cittaslow ağına katılımının ardından “Cittaslow Sunday” etkinlikleri düzenledi. Etkinlikler sabah saatlerinde Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’nda, yaklaşık 200 kişi ve Leyla Dizdar Kültür Merkezi önünde yaklaşık 100 bisikletlinin katılımıyla başladı. Katılımcılar, Tarihi Çarşı Han Arkası mevkisine kadar uzanan ve yaklaşık 5 kilometre süren parkurda yürüyerek ve bisikletlerini sürerek şehrin tarihi dokusunu keşfetme fırsatı buldu.
Yürüyüşe, Belediye Başkanı Elif Köse de katıldı. Başkan Köse, Kültürel Miras Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, doğa tutkunu ve fotoğraf sanatçısı Cemil Belder’in rehberliğinde vatandaşlarla birlikte parkuru tamamladı.
Leyla Dizdar Kültür Merkezi önünde buluşan yaklaşık 100 kişilik bisikletli grup, sokaklarda pedal çevirdi. Karabük Bisiklet Derneği’nin rehberlik ettiği tur, şehrin sokaklarını bisikletle keşfetmek isteyen katılımcılara farklı bir deneyim sundu. Bisiklet turu da yürüyüş etkinliği gibi Han Arkası mevkisinde son buldu.
Belediye tarafından Han Arkası bölgesinde kurulan Yöresel Ürünler Pazarı ile yerel esnafın kalkınması, yerel lezzetlerin korunması ve tanıtılması amaçlandı.
Etkinlikler sonunda, Belediye’nin Yazıköy Uygulama ve Üretim Merkezi’nde yetiştirilen organik maniye tohumları katılımcılara hediye edildi.
Ayrıca Belediye Başkanı Elif Köse, etkinliğe katılanlara ve destek verenlere teşekkür etti. Köse, ilçenin Cittaslow felsefesiyle uyumlu bir şekilde gelişmeye ve büyümeye devam edeceğini belirterek, bu önemli adımın sürdürülebilir yaşam ve yerel kültürün korunması adına büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çukurova Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından, Dünya Havyan Hakları Günü dolayısıyla hayvan barınağında etkinlik düzenlendi. Vatandaşların ve gönüllülerin katıldığı etkinlikte Belediye semt kreşlerinde eğitim gören çocuklar da hazır bulundu. Miniklere hayvan sevgisinin aşılandığı etkinlikte Belediye Başkanı Emrah Kozay’ın eşi Tuğba Kozay ve Başkan Yardımcısı Cihan İldem kreş çocuklarına “Hayvansever” rozeti takıp ve onlara hayvan sevgisi ile ilgili öğütler verdi. Etkinlikte yurttaşlar ve çocuklar barınağı gezdi ve çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Belediye Başkanı Emrah Kozay, sokak hayvanlarına sahip çıkmanın bir günle geçiştirilecek bir olay olmadığını belirterek, “Sadece bugün değil her gün sokakta yaşayan can dostlarımıza sahip çıkmak zorundayız. O bilinçle görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Her gün onların yanındayız ve onlar bize emanet. Hayvanseverlerimize de çok teşekkür ediyorum. Tüm çalışmalarımızda yanımızdalar, bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyorlar” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’nin en uzun soluklu film festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 61’inci kez düzenleniyor. Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması da Necmi Sancak’ın ‘Ayşe’ filminin gösterimi ile başladı. Atatürk Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda yapılan gösterime vatandaşlar, yoğun ilgi gösterdi. Gösterimi izlemek isteyen sinemaseverler, kapıda kuyruk oluşturdu. Filmin yapımcıları Necmi ve Ahmet Sancak’ın kuzenleri down sendromlu Rıdvan ile ona bakan ablası Fatma’nın yaşadıklarını konu alan filmin oyuncuları arasında Binnur Kaya, Rıdvan Sancak, Menderes Samancılar ve Nazlıcan Demir bulunuyor. Filmin gösterimine, yarışma jürisi Ferzan Özpetek, Deniz Göktürk Kobanbay, İlker Kaleli, Melis Behlil, Melisa Önel ve Mercan Dede de katıldı.
‘RİSKLİ İŞLERİN İÇİNDE OLMAYI SEVİYORUM’
Film sonrasında gerçekleştirilen söyleşide konuşan Binnur Kaya, seyredilmesinin zor bir film olduğunu, bu nedenle katılan izleyicilere teşekkür etti. Kaya, “Sadece iyi bir senaryo okumuştum. Bu, çok cesur bir iş. Riskli işlerin içinde olmayı seviyorum. Daha önce kendilerinin de denemediği bir şey denediler. Zor ve riskli bir işti. Rıdvan, harika bir partnerdi; işi hiç aksatmadı. Rıdvan’ın ablası Fatma, benim oynadığım karakterin gerçek hayattaki hali. Hayatından büyük bir sevgiyle vazgeçmiş bir kadının hayatından anca bir kesit olabilir. Çok büyük bir fedakarlık. Harika bir abla olduğu için Fatma Sancak’a çok teşekkür ederim. Onun yaşadıklarının çok küçük bir kısmını gösterebildik” diye konuştu.
‘FATMA ABLA VE RIDVAN’DAN ETKİLENEREK BİR HİKAYE YAZDIK’
Filmin senaristlerinden Ahmet Sancak, “Ben, Necmi, Rıdvan ve Fatma ablayla kuzeniz ve birlikte büyüdük. Bu fikir, 10 yıl önce Rıdvan- Fatma’nın hikayesinden esinlenerek ortaya çıktı. Bugün burada olmak, çok büyük bir heyecan” dedi. Filmin senarist ve yönetmeni Necmi Sancak da “Ahmet’le beraber kuzenimiz Fatma abla ve Rıdvan’dan etkilenerek bir hikaye yazdık. Fatma abla evlilik teklifi alsaydı nasıl olurdu gibi sorular sorarak böyle bir senaryo ortaya çıktı. 2-3 yıl boyunca bunu hayata geçirmek için çalıştık. Ben, Ahmet ve Binnur Kaya, senaryoyu geliştirmeye başladık. Sonra Menderes abiye sorduk; o da bizi kırmadı. Oynamasını istediğimiz karaktere kendisi de bir şeyler ekleyerek, çok güzel bir karakter oluşturdu. Ardından Ali Seçkiner Alıcı abiye gittik, ‘Binnur hanıma aşık olmak isteyen kişi olur musun?’ dedik, o da ‘Seve seve’ dedi. Uzun bir sürecin sonunda izleyiciyle buluşmasını sağladık” dedi.
‘ROLÜN BÜYÜĞÜ, KÜÇÜĞÜ YOK’
Bu tür filmlerde rol almayı seve seve kabul ettiğini belirten Menderes Samancılar, “Necmi ile film için buluştuk ve Ayşe’yi Binnur’un oynayacağını söyledi. Senaryoyu okuduğumda ‘Tamam’ dedim. Rolün büyüğü, küçüğü yok. Önemli olan projenin neye hizmet ettiği. Senaryoyu okudum derdi var, sıkıntısı var ve çözüm istiyor. Hepimizin çözüme ihtiyacı var. Sıkıntıları çözmek için bu tür projelerin içerisinde seve seve yer almak boynumuzun borcu” diye konuştu.
ABLAYA UZUN SÜRE ALKIŞ
Filmin başrolü down sendromlu Rıdvan Sancak ise filmin güzel olduğunu belirtip, ablasına dönerek “Seni seviyorum” dedi. Filmi kardeşiyle birlikte izlemeye gelen Rıdvan’ın ablası Fatma Sancak da seyirciler tarafından uzun süre alkışlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Müftülüğünde göreve devam eden ve emekli ola din görevlileri ile bir araya gelen Kaymakam Kahraman, din görevlilerinin taleplerini dinledi, ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı kutladı. Kaymakam Kahraman, ilçede din görevlilerinin toplumun manevi değerlerini güçlendirme adına yaptıkları hizmetler için teşekkür etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BU yıl 61’incisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda yarışan ‘Galata’ filminin gösterimi yapıldı. Gösterim sonrası yapılan söyleşide konuşan filmin başrol oyuncusu Sarp Bozkurt, “Bütün çekim süresi boyunca ‘İstanbul’dan sakin bir yere taşınıyoruz’ dedik. Bir şeye konsantre olduğunuzda İstanbul’un ne kadar yaşanmaz bir yer haline geldiğini tekrar anlıyorsunuz” dedi.
Türkiye’nin en uzun soluklu film festivali olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 61’inci kez başladı. Festivalin ilk gününde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın ikinci filmi Kenan Mansur Doğru ve Umut Osman Demirkol’un yönettiği ‘Galata’ filminin gösterimi yapıldı. Gösterime sinemaseverlerin ilgisi yüksek oldu.
Toplumda kendilerini dışlanmış hisseden iki karakterin, hikaye ilerledikçe aralarında oluşan ilişkinin konu edildiği filmin gösterimine oyuncular Suyumbige Dadalı, Sarp Bozkurt, Eda Nur Hancı, Barış Kolik, Emiralp Arslan, yönetmenler Kenan Mansur Doğru ve Umut Osman Demirkol katıldı. Gösterim sonrasında film ekibi, aynı salonda düzenlenen söyleşide izleyicilerle buluştu.
Yönetmen Kenan Mansur Doğru, “Enteresan ve zor bir filmdi. Hem oyunculuk, hem sanat olarak bir şey denemeye çalıştık. Kendimize bir dünya yaratmaya çalıştık. Burada olmak bizim için çok kıymetli. 2,5 ay boyunca her gün prova yaparak hazırlandık. Çok zor sahneler oldu ancak yarattığımız dünyadan mutluyum. Prova zamanında zor bir işin altına gireceğimizi söyledim. Bizim için zor olan şeyi biz avantaja çevirdik. Bu hikayede olabildiğince gerçeği yansıtmaya çalıştık” dedi.
Filmin diğer yönetmeni Umut Osman Demirkol, projeye inandıkları için ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Demirkol, “Aykırı bulunabilecek, zor olduğu düşünülecek, herkesin kabul edemeyeceği şeyleri tartışan, bu yüzden değerli olduğunu düşünüyorum. Şehirle ilgili göstermek istediğimiz de çok şey vardı. Bunun için de çok çalıştık. Demek ki bir şeyler yolunda gitmiş ki bugün buradayız. Senaryonun bir tek çıkış noktası yoktu. En önemlisi bazı kalıplara sığmayan insanların dışlanmasından duyduğumuz rahatsızlık. Bununla ilgili senaryo yazmış olmama rağmen ben bile insanları belli kalıplar içerisine sokuyorum” diye konuştu.
İstanbul’un sokaklarında çekilen film sırasında neler yaşandığına dair gelen soruya cevap veren filmin başrol oyuncusu Sarp Bozkurt, “İnanılmaz zordu. Bütün çekim süresi boyunca ‘İstanbul’dan sakin bir yere taşınıyoruz’ dedik. Bir şeye konsantre olduğunuzda İstanbul’un ne kadar yaşanmaz bir yer haline geldiğini tekrar anlıyorsunuz. Bizim rahat etmemiz için herkes elinden geleni yaptı ama İstanbul şartlarında bu imkansız olabilecek bir şey. Başımıza bunların geleceğini biliyorduk. En başında da bunları konuşurken, görüntüyü kesmeyeceğimizi ve bu anların da filmde olmasını istediğimizi konuştuk” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küçükçekmece Belediyesi’nin edebiyatseverleri ve kitap tutkunlarını buluşturduğu 2. Kitap Günleri sona erdi. Sefaköy Atatürk Parkı’nda gerçekleşen ve festival havasında geçen Kitap Günleri, Türk edebiyatının ve yazın dünyasının 70’e yakın kalemini ağırladı. Yayıncılar Birliği (YAYKOOP) iş birliği ile düzenlenen ve binlerce kişinin geçit noktası haline gelen fuarda, “Askıda Kitap” kampanyası da büyük ilgi gördü.
Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, “Bu etkinliği, kültürel zenginliğimizi büyütmek ve paylaşmak adına çok önemsiyorum. Burada 9 gün boyunca birbirinden değerli yazarlar, fikir insanları ve yayınevleri ile buluşma şansına sahip olduk. Onların kaleminden çıkan eserler, bizlere yeni Dünyaların kapılarını araladı. Küçükçekmecelilerin büyük ilgisi bizleri çok mutlu etti. Etkinliğimizin düzenlenmesinde emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma, katılımcı yayınevlerine, değerli yazarlarımıza ve kitapseverlerimize teşekkür ediyorum. İkincisini düzenlediğimiz Kitap Günleri’ni geleneksel hale getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
‘Askıda Kitap’ büyük ilgi gördü
Kitap Fuarı’nın son gününde usta kalemler Adnan Özyalçıner, C.Hakkı Zariç ve Güney Özkılınç edebiyat söyleşileriyle okurlarıyla buluştu. 9 gün boyunca süren fuara; İlber Ortaylı, Merdan Yanardağ, Serhan Kansu, Murat Menteş, Tansu Özcan, Serhan Asker, Barış İnce, Adnan Özyalçıner, Şeyhmus Diken, Mehmet Erte, Betül Kanbolat, Zülal Kalkandelen gibi ünlü yazarlar katıldı. Fuarda; çocuklar için birbirinden farklı ve eğlenceli ‘Çocuk Atölye Etkinlikleri’ ve imza günü etkinlikleri düzenlendi.
‘Küçükçekmece’de Kitap, Kitapta Hayat Var’ sloganıyla düzenlenen ikinci Kitap Günleri’nde kitaplar; sadece fuar alanında değil metrobüste, parklarda ve ağaçlarda vatandaşlar için yerini aldı. Vatandaşlardan büyük ilgi gören ‘Askıda Kitap’ projesiyle, hiçbir okurun kitapsız kalmaması hedeflendi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın, tedavi için yetkililerden yardım istedi.
Kadının görümcesi Yasemin Aydın, gazetecilere yaptığı açıklamada, yengesinin 13 gündür hapşırık nöbeti geçirdiğini söyledi.
Her gün hastaneye başvurmalarına rağmen çözüm bulamadıklarını anlatan Aydın, 2 çocuk annesi yengesinin perişan olduğunu belirtti.
Yengesinin yaşadığı soruna çözüm bulunmasını istediklerini bildiren Aydın, şöyle konuştu:
“Biz de korkmaya başladık. Yengem sürekli hapşırdığı için yemek yiyemiyor, su içemiyor. Biz bir çözüm bulamıyoruz. Yetkililerden yardım istiyoruz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadınların yüz ve bedenlerine göre değerlendirilmelerinin çok uzun geçmişi olduğunu dile getiren Peiss, ABD’de modern anlamda ilk güzellik yarışmasının, 1921’de New Jersey’nin Atlantic City şehrinde turistik sezonu uzatmak amacıyla düzenlenen “Miss America” olduğunu belirtti. Peiss, “Birinci Dünya Savaşı’nın sonuydu. Yeni bir yüzyıla giriyorduk ve genç kadınların Amerika’yı dünyada temsil edebileceği fikri ortaya çıkmıştı. Fikir, Amerika’yı çok çekici, genç ve bekar bir kadının temsil etmesiydi” dedi.
REKLAM
Yarışmaya mayo ile katılımın zorunlu olduğunu aktaran Peiss, Amerikan toplumunda o dönem için bunun radikal bir adım olarak kabul edildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Vücudunuzun bu kadar büyük bir kısmını halka gösterme fikri Amerikalılar için kabul edilebilir değildi. 1910’larda mayo kıyafetlerine bakacak olursanız, adeta normal kıyafet gibiydiler. Uzun eteklerdi ve etek giyiyorsanız, bacaklarınızı kapatacak küçük pantolonlar da giyerdiniz. Ancak 1920’lere gelindiğinde bu teşhir süreci başladı. Vücudunuzu sergileme fikri, her yerde yaygınlaşan bir şeydi. Kadınlar her türlü ürünün reklamını yapıyordu. Sinema endüstrisi de bu teşhirin kabul edilebilir, hatta arzu edilir olduğu algısına büyük katkı sağladı.”
“SİYAHİ KADINLAR YARIŞMAYA KATILAMAZDI”
Peiss, yarışmaya katılacak kadınların mayo giymek dışında, uymaları gereken genel görünüm kuralları da olduğunu belirterek, “1920’lerde bu görünüme ‘flapper’ tarzı deniliyordu yani çok genç, enerjik, ince hatta oldukça ince, balık etli olmayan, evlenmemiş ve hiç çocuk sahibi olmamış bir kadın. Bu aslında yetişkinliğe, olgunluğa adım atmak üzere olan bir kadındı ve ABD’de çok etkili olan bir vizyondu” ifadesini kullandı.
Siyahi kadınların yarışmaya başvurmasının yasak olduğuna vurgu yapan Peiss, “Miss America yarışmasının bir boyutu da kökeninden itibaren tarih boyunca, kabul edilebilir olanın kim olduğunu, normal Amerikan kadınının kim olduğunu tanımlamaya çalışmasıdır. Uzun yıllar boyunca, siyahi kadınlar bu yarışmadan dışlandı. Üstelik bu gelişigüzel bir kural da değildi, yazılıydı. Bu çok net bir kuraldı. Siyahi kadınların yarışmaya kabul edilmemesi, tıpkı evli kadınların yarışmaya kabul edilmemesi gibi net bir kuraldı” diye konuştu.
REKLAM
ABD’deki sivil haklar hareketine kadar siyahilerin yarışmaya dahil edilmediğini belirten Peiss, siyahilerin 1980’lere kadar Amerikan güzeli seçilemediğini söyledi.
“Güzelliğin kadınlar üzerinde baskı biçimi olduğu eleştirisinin yerleşmesi epey zaman aldı”
Güzellik yarışmalarını sunan bazı erkek sunucuların yarışma hakkında “hayvan pazarları” gibi ifadeler kullandığını kaydeden Peiss, şu görüşleri dile getirdi:
“Bu, mizahi amaçla kullanılan terimlerden biri ancak mizahın altında gerçeklik payı da vardı. Bu da kadınların fiziksel özellikleri nedeniyle bir inek, bir koyun ya da pazarda satın alabileceğiniz başka bir hayvan gibi değer gördüğü. Yani kadınların akılları, entelektüel yetenekleri, becerileri ya da atletik kabiliyetleri hiçbir şekilde değer görmüyordu.”
Peiss, 1960’lı yıllarda feminist grupların güzellik yarışmalarına karşı başlattığı protestoların yoğunlaştığının altını çizerek, şunları aktardı: “Atlantik City’de sahil kenarındaki kaldırıma gidip pankartlar taşıyarak ‘Kadınlar sığır değildir. Kadınlar et değildir.’ mesajı verdiler. Bu protestolarda inek resmi de olurdu, böylece kadınların bu olmadığı vurgulanıyordu ama kimse protestoların nedenini anlayamıyordu. Güzel kadınları kutlamanın nesi yanlıştı ki? Güzelliğin kadınlar üzerinde bir baskı biçimi olduğu eleştirisinin yerleşmesi epey zaman aldı, hala herkes benimsemiş değil. Başlangıçta, bu kadınlar tuhaf bulunuyordu. Güzellik yarışmasına katılacak kadar güzel olmadıkları için protesto ettikleri düşünülüyordu.”
REKLAM“DİJİTAL MEDYANIN YÜKSELİŞİYLE FARKLI BEDEN VE GÖRÜNÜMLER KENDİLERİNİ ÖNE ÇIKARABİLİYOR”
Gelen tepkiler üzerine “Miss America” yarışmasının, kadınları yalnızca fiziksel özelliklerine göre değil, entelektüel birikimleri ve yetenekleri üzerinden de değerlendirmeye yönelik bir kural değişikliğine gitmiş olmasına rağmen popülaritesini kaybettiğini belirten Peiss, “Miss America’nın geçirdiği bu kapsayıcı dönüşüm, günümüz dünyasında artık geçerli değil gibi görünüyor. Uluslararası yarışma olan Miss Universe’ün hala çok popüler olduğunu bilsem de bu tür yapıların günümüz için modası geçmiş olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Peiss, bugünlerde sosyal medya platformlarının artan kullanımına dikkati çekerek, “Özellikle son birkaç on yılda dijital medyanın yükselişiyle sıradan kadın ve erkeklerin YouTube’da, TikTok’ta kendi medya içeriklerini oluşturabilme yetenekleriyle birlikte farklı seslerin, farklı bedenlerin ve görünümlerin kendilerini öne çıkarabildiğini, farklı güzellik imajları yaratabildiğini düşünüyorum.” görüşünü paylaştı.
“SOSYAL MEDYA ÇEŞİTLİ GÜZELLİK TÜRLERİNİN GÖRÜLMESİ VE KUCAKLANMASI İÇİN FIRSAT YARATIYOR”
ABD’li sosyolog Friedman ise toplumun alışkanlıklarının değişmesiyle güzellik yarışmalarının da şekil değiştirdiğini dile getirerek, “Pek çok reality televizyon programı kendini güzellik yarışması olarak adlandırmıyor ancak bu televizyon yapımlarında güzellik yarışmasının pek çok unsuru yer alıyor. Sosyal medyada da birçok unsuru var. Güzellik yarışmalarına katılmayan kadınlar, Instagram’da poz vererek kendilerini kamuya sunuyor ve bu, geçmişte kadınların güzellik yarışmalarında rekabet etme şekline benzer şekilde yapılıyor” ifadesini kullandı.
Friedman, bu rekabette özellikle yapay zeka destekli yüz değiştirme uygulamalarının kullanımına dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Sosyal medyada gördüklerimizin çoğu bir şekilde filtreleniyor ya da düzenleniyor. Bence bunun tüm gençler üzerinde büyük etkisi var ama özellikle de değişim sürecinden geçen ve bu görüntülere bakıp onun güzelleştirilmiş ya da bir şekilde oynanmış olduğunu anlayacak donanıma sahip olmayan genç kadınlar üzerinde. Çünkü bu şekilde görünmenin ya da her zaman böyle görünmenin gerçekçi bir şey olabileceğini düşünüyorlar. Bu da özellikle güzellik idealleri söz konusu olduğunda zarar verici olabiliyor.”
Her şeye rağmen, sosyal medyanın farklı güzellikleri görünür kılma konusunda daha geniş bir platform sunduğunu savunan Friedman, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Beden olumlamaya önem veren ve her kiloda sağlıklı olabileceğinizi söyleyen birçok insan var. Zayıf olup olmamanızın önemli olmadığını savunuyorlar. Diğerleri ise aşırı kaslı olmaya odaklanıyor ki bu sağlıklı olabileceği gibi sağlıksız da olabilir. Sosyal medya o kadar geniş ki, hem sağlıksız hem de sağlıklı güzellik versiyonlarını teşvik eden farklı niş alanlar var. Bence sosyal medya, daha çeşitli güzellik türlerinin görülmesi ve kucaklanması için fırsat yaratıyor.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen Hatay’da 25 bine yakın insan vefat ederken binlerce bina yerle bir oldu. Asrın felaketi olarak bilinen depreme İskenderun ilçesinde yakalanan Senem Ece Mazı; 41 yaşındaki eşi Doğan Mazı’yı, 5 yaşındaki kızı Derin Mazı’yı ve 72 yaşındaki kayınvalidesi Naz Mazı’yı birlikte yaşadıkları evin enkazında kaybetti. Aynı binanın enkazından kendisi de 7 saat sonra kurtarılan Mazı’nın sağ ayağı ampüte edildi ve sağ kolunu kullanamaz hale geldi. Tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan kadının ampüte edilen bacağının yerine de hayırsever bir vatandaşın desteğiyle 650 bin TL’ye protez bacak takıldı. Hastanede tanıştığı ve kendilerini medikal şirketi personeli olarak tanıtan şahıslardan 650 bin TL bedelle aldığı protez bacakla ilgili gerçeğiyse protezin zarar görmesi ve tamire göndermek istemesiyle yaşadı. Hayata tutunmasında kendisine yoldaşlık yapan ve deprem sonrası sağ kolu ampüte olan kızıyla yaşam mücadelesi veren Mazı, protezin kendisine ikinci el olarak sıfır fiyatına satıldığını medikal şirketi yetkililerinden öğrendiğini iddia ederek uğradığı haksızlığı ispatlamak için mücadele edeceğini dile getirdi.
“Ben de bir yıl bile kullanmadığım protezin neden garantisi yok diye araştırmaya başlarken ikinci el olduğunu öğrendim”
Enkaz altında 7 saat kalan ve sağ bacağını kaybeden depremzede Mazı, “6 Şubat depreminde 7 saat sonra enkazdan çıkarıldım. Enkazdan çıktığımda ayağımı orada kaybettim ve kolumda iki parça çıkmıştı. İleriki zamanda çok uzun bir hastane sürecim oldu. Depreme eşimi, 5 yaşındaki kızımı ve evimde misafir olan kayınvalidemi kaybettim. Bu protezi aldığım insanlarla hastanede karşılaştık. Bana yardımcı olacaklarını düşünüyordum ve o zamanda fiyat araştırması yapıyorduk. En uygun fiyatı veren yer burasıydı. Biz o yüzden buraya başvuru yaptık ve konuştuk. Protez takılıyken düştüm ve bu yüzden bozuldu. Bozulduğundan dolayı aldığım yeri aradım ama ulaşamadım. Ben de bir yıl bile kullanmadığım protezin neden garantisi yok diye araştırmaya başlarken ikinci el olduğunu öğrendim” dedi.
“Bana 80-90 bin TL’ye aldıkları protezi 650 bin liraya sattılar”
Piyasa değeri yaklaşık 90 bin TL olan protezin kendisine sıfır fiyatına 650 bin TL’ye satıldığını iddia eden Mazı, “Bağışçımı öncesinde aradım ve garantisi olmadığını söyledi bana. Nedenini araştırdığımda bana, ‘Düştüğünüz için garanti kapsamına girmez’ dediler. Onlar bana sonra da, ‘2015 yılında bu protezin bir kişi tarafından kullanılmış ve kullanıldığından dolayı bu protezin garantisi bitmiş’ dendi. Ayrıca 2015 yılında da üretimden kaldırıldığı için bu kadar zorluk çekiyorsunuz’ dediler bana. Bana 80-90 bin TL’ye aldığı bir protezi 650 bin liraya satmış oldu. İmza atamadığım için hiçbir şeyi ispatlayamayacağımı düşündükleri için onlar da buna güveniyorlar sanırım ama bağışçımın gönderdiği parada; adımın, soyadımın ve protez paramın olduğu görünüyor. Ben de buradan yola çıkarak bir şekilde bir şeyleri başarabilmeye çalışıyorum. Çünkü benim kızımın da kolu ampüte olduğu için ilerleyen zamanlarda kızım için de böyle protezler almak zorunda kalacağım” ifadelerini kullandı. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yangın, Karacabey ilçesi Harmanlı Mahallesi Bursa- Balıkesir Yolu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, palet fabrikasında çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Alevlerin geceyi aydınlattığı yangına çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri 4 saatin ardından yangını kontrol altına aldı. Öte yandan, yangına müdahale sırasında 2 itfaiye eri dumandan etkilendi.
Yaralı tavşana sağlık ekipleri müdahale etti
Palet fabrikasının yönetim kısmında bakıldığı öğrenilen tavşan, ölmek üzereyken yangına müdahale eden ekipler tarafından fark edilerek kurtarıldı. Dumandan etkilenen ve panikten bayılan tavşana sağlık ekipleri oksijen ve su vererek müdahale etti. Kısa sürede kendine gelen tavşanı kurtaran sağlık ekipleri, hemen tavşanı Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesinene teslim etti. Yaralı tavşan, tedavi altına alındı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇİŞLERİ Bakanı Ali Yerlikaya, okul/yaya geçitlerinde ve kavşaklarda yapılan trafik denetimlerinde 535 bin 705 araca/sürücüye işlem yapıldığını açıkladı.
Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yayaların güvenliği için sürücülerin ışıklı trafik işareti bulunmayan okul/yaya geçitleri ile kavşaklarda hızını düşürmesi ve yayalara ilk geçiş hakkını vermesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Bu kapsamda, 2 milyon 823 bin 859 aracın emniyet ve jandarma trafik ekiplerince 26 Eylül- 3 Ekim 2024 tarihleri arasında denetlendiğini aktaran Yerlikaya, “Işıklı ya da sesli uyarı işareti bulunan cihazları (çakar) mevzuatta izin verilmeyen araçlara takarak kullanan 259 sürücüye işlem yapıldı. Hız ihlalinde bulunan 139 bin 98, periyodik muayenesi yaptırılmamış 28 bin 470, emniyet kemeri kullanmayan 34 bin 267, sürücü belgesiz araç kullanan 2 bin 836 ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 10 bin 925 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte toplam 535 bin 705 araca/sürücüye işlem yapıldı” ifadelerini kullandı.
‘Trafikte yaya önceliği’ konusunda okul/yaya geçitlerinde ve kavşaklarda hem sürücülere hem de yayalara yönelik denetimlerin devam edeceğini aktaran Yerlikaya, “Lütfen trafik kurallarına harfiyen uyalım, aşırı hız yapmayalım. Araçlarımızda da otobüslerde de emniyet kemeri takmayı ihmal etmeyelim. Yolculuklar sizleri sevdiklerinize kavuşturmak için vardır, ayırmak için değil” dedi.
Haber: ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halk sağlığının korunması ve tüketicilerin güvenli gıda tüketimini sağlamak amacıyla Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları aralıksız sürüyor. Ekipler, semt pazarında zeytinyağı başta olmak üzere çeşitli gıda ürünlerinin ilgili mevzuata uygun olup olmadığını kontrol etti. Denetim sırasında, satılan ürünlerin hijyen şartlarını ve etiket bilgileri titizlikle incelendi. Ekipler, denetimlerin aralıksız olarak devam edeceğini ve tüketicilerin her zaman güvenilir ürünler satın alabilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek denetimlerin gıda güvenliğinin sağlanmasında büyük önem taşıdığını vurguladı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) verilerine göre, Marmara’nın kuzey ve batısı ile İzmir’in kuzey kesimleri ve Düzce çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Kırklareli çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Meteoroloji, hava sıcaklıklarının batı bölgelerde 1-3 derece azalacağını, diğer yerlerde ise mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini bildirdi.
MGM, kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşlara dikkatli ve tedbirli olmaları uyarısı yaptı.
Hava sıcaklıkları Ankara’da en yüksek 29, en düşük 12; İstanbul’da en yüksek 26, en düşük 19; İzmir’de en yüksek 30, en düşük 19 derece olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kars’ın Sarıkamış ilçesinde, her yıl olduğu gibi bu yılda kuşburnu toplama sezonu başladı. Doğanın sunduğu bu doğal ürün, hem sağlığa faydaları ile dikkat çekiyor. Kuşburnu, özellikle yüksek C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemini güçlendirirken, çeşitli hastalıklara karşı koruma sağlıyor. Sarıkamış’ın doğasında yetişen kuşburnunu, bölge halkı marmelat ve kaynatarak çay olarak kullanıyor.
Kuşburnu toplanmanın çok zor bir iş olduğunu ifade eden Furkan Turut, “Kuşburnu sezonu başladı. Kuşburnu topluyoruz. Bu sene baya bereketli, kuşburnunu topladıktan sonra evde güzelce marmelat yapıyoruz. Kurutuyorlar çay için, ayrı yeten hoşaf olarak ta kullanıyoruz. Gerçekten baya zor meşakkatli bir iş, ellerim param parça oldu” dedi.
Kuşburnu toplamak için sabahın erken saatlerinde ormanlık alanlara giden vatandaşlar, gün boyunca yoğun bir tempoyla çalışarak kuşburnu topluyor. Toplanan kuşburnular, marmelat, çay ve çeşitli doğal ürünler haline dönüştürülerek kullanılıyor.
Sarıkamış’ta kuşburnu toplama sezonu, aile bütçesine katkı sağlarken, hem de doğanın tadını çıkarmak isteyenler için harika bir fırsat sunuyor. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Yağcı Mahallesinde köyde yaşayanlar 50 yıllık şırahanede ortak bir şekilde pekmez kaynatmaya devam ediyor. İmeceyle yapılan bu pekmezler daha sonra kış aylarında tüketilmek ve satılmak için hazırlanıyor. Köydeki komşularıyla birlikte yardımlaşarak köye ait alanda pekmez kaynattıklarını belirten Mehmet Karaman, “Tahminen bir tona yakın üzümden 200 kilo pekmez durur, yani beşte bir civarında üretim oluyor. Emek yoğun çalışıyoruz” dedi.
“Pekmezimiz geleneksel metotlarla bin bir emekle üretiyoruz”
Yağcı Mahalle Muhtarı Mehmet Buğdaycı ise “Köyümüz tarıma ve üretime dayalı bir köydür. Köyümüzde üretilen yöreye has üzümlerimiz köyümüze özgü yöntemlerle gölge kurusu üzümü ve pekmez yapılıyor. Köyümüze ait ortalama 50 yıllık şırahane ve ocağımızda köyümüz sakinleri birbirleriyle de yardımlaşarak sezon boyunca üzümlerini ezerek kazanlarda kaynatarak pekmez haline getiriyor. Pekmez kaynatamı sonrasında soğumaya bırakılan pekmezlerin yüzünden alınan köpükler pekmez kaynatamın da yardımcı olan komşulara ve köyün çocuklarına ikram edilir. Bu lezzet ekonomik olarak kullanılmasa da üreticinin üretim sırasında tükettiği eşsiz bir lezzettir. Köyümüze özel gölge kurusu üzümü ve pekmezimiz geleneksel metotlarla bin bir emekle üretilerek son tüketiciye ulaştırılmaktadır” şeklinde konuştu. – KONYA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Savunma Bakanlığı tarafından askeri depo olarak kullanılan 160 yıllık tarihi yapı, protokolle Büyükşehir Belediyesine devredildi.
Yakutiye ilçesindeki tarihi yapıda restorasyon çalışmalarına başlayan Büyükşehir Belediyesi, Taş Ambarlar’da kapalı çarşı şeklinde 66 dükkan, 6 müze salonu, konferans salonu, restoran ve kafe yapacak.
2025 yılının sonunda, tamamlanması bekleniyor
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AA muhabirine, Taş Ambarlar’ın, çok önemli bir yapı olduğunu ve yapılan anlaşmalarla Büyükşehir Belediyesi bünyesine geçtiğini söyledi.
Tarihi yapının Osmanlı Devleti’nin zor bir döneminde inşa edildiğini ifade eden Sekmen, şunları kaydetti:
“Zamanın Valisi Fosforlu Mustafa döneminde, Erzurum’dan Anadolu’ya düşmanların girmesini engellemek üzere şehrin muhtelif yerlerine tabyalar inşa edildi. Bu eser de o dönemde inşa edilmiş. Burayı günümüz kültürüne kavuşturmak için devraldık. Restorasyon yaparak günümüze kazandırmak istiyoruz. Çok önemli restorasyon çalışmaları söz konusu. 2025 yılının sonuna yetiştirmeye gayret ediyoruz. Buranın üçte ikisinde geleneksel bir çarşı olarak 66 dükkan yapılacak. Geri kalan üçte bir kısmında ise diorama müzesi yapılacak.”
Müzede kentin tarihi olayları ziyaretçilere izlettirilecek
Sekmen, müzede Allahuekber Harekatı, Aziziye Destanı, Erzurum Kongresi, tarihi şahsiyetler gibi tarihi olayları, şehre gelen yerli yabancı turistlere izlettireceklerini dile getirdi.
Projenin tamamlanmasıyla Taş Ambarlar’ın kent için önemli bir merkez olacağını belirten Sekmen, ambarda yapılan ilave yapılarda aslına uygun olarak söküm işlerine başlandığını anlattı.
Sekmen, çalışmaları çok titizlikle yürüttüklerini vurgulayarak “Anıtlar Kurulu ile yapılıyor. Onların gözetimi ve denetimi ile ilerleniyor. Çalışmalar, Bakanlık tarafından özel yetkilendirilmiş firmalar tarafından yapılıyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GAZİANTEP – Genç tasarımcıları Türk tekstil sektörüne kazandırmak için Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen toplam1.9 milyon TL ödüllü “Doku Kumaş Tasarım Yarışması”nın finali Gaziantep’te gerçekleştirildi.
Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonu ve Ticaret Bakanlığı desteğiylekatma değerli tekstil ihracatına katkı sağlamak amacıyla bu yıl dördüncüsüdüzenlenen “Doku Kumaş Tasarım Yarışması” ödülleri Gaziantep’te sahiplerini buldu. GAİB Hizmet Binası’ndaki törene Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci,milletvekilleri, çok sayıda Birlik, Oda Başkanı, Bakanlık ve Kamu Kurumu temsilcileri katıldı.
Dokuma, örme ve baskı olmak üzere 3 kategoride düzenlenen ve toplam 1.9 milyon TL para ödülü dağıtılan törende konuşan GAİB Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, “Türkiye’de tekstil bizim için en önemli ve lokomotif sektörlerden biri. İçinde bulunduğumuz konjonktürde işler maalesef hiç iyiye gitmiyor. Burada yapmamız gereken çok akıllıca işler var. Eski yaptıklarımızdan vazgeçip yeni şeyler yapmamız lazım. Bunun da bir numaralı yolu tasarımdan geçiyor. Sürdürülebilirlikten ve dijitalleşmeden geçiyor. Dolayısıyla ben bu yarışmaları çok önemsiyorum. Değişen dünya düzenine ayak uydurmamız gerekiyor. Biz artık üçüncü dünya ülkesi değiliz, olmamalıyız da. Burada bir üst sınıfa geçebilmemiz için bu yenilikleri yapmamız gerekiyor. Minimum zararla bu işten çıkıp yeni sisteme dönüşebilmemiz lazım. Bugün belli bedelleri ödemezsek yarın çok geç olabilir” dedi.
Yurt dışında eğitim fırsatı
Tekstil ve moda tasarımı öğrenci ve mezunlarının özgün tasarımları ile katılabildiği Doku Kumaş Tasarım Yarışması, önceki yıllarda olduğu gibi dokuma, örme ve baskı olmak üzere 3 ayrı kategoride düzenlendi. 30 tasarımcının katıldığı ve 120 tasarımın finalde yarıştığı Doku Kumaş Tasarım Yarışması’nda Sürdürülebilirlik Özel Ödülü de yer aldı. Dokuma’da Emir Nur Sakar, Örme’de Gizem Akyol, Baskı’da Sümeyye Bulut birinci olarak 300 bin TL’lik para ödülü almaya hak kazandılar. İkincilere 200 bin TL ve üçüncülere de 100 bin TL para ödülünün verildiği yarışmada 150 bin TLtutarındaki “Sürdürülebilirlik Özel Ödülü” ise Tuğçe Kelemci’nin oldu. Her kategorinin birincileri Ticaret Bakanlığı tarafından yapılacak olan değerlendirme sonunda uygun görülmeleri halinde 1 yıl süre ile uluslararası düzeyde kabul görmüş yurtdışındaki tasarım okullarında eğitim görme imkanına sahip olacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Volkswagen Fun Club ve Ankara Türkchopper Motor Kulübü üyeleri, Özel MİA Yaşam Merkezi’nin düzenlediği “Vos-Dostlarla Yaza Veda” etkinliğinde, yaşlı ve engelli bireylerle bir araya geldi.
Çeşitli sanatçıların konser verdiği etkinlikte, yaşlı ve engelliler şarkılar eşliğinde dans ederek eğlendi.
Konserin ardından nostaljik vosvos araçlara binen yaşlı ve engelliler, Ankara sokaklarında dolaşarak keyifli anlar yaşadı.
Düzenlenen etkinlikten dolayı mutlu olduklarını ifade eden yaşam merkezi sakinleri, bu tür etkinliklerde eğlenme fırsatı bulduklarını dile getirdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son günlerde gündemden düşmeyen rap yıldızı Diddy’nin çıplak bir kadın ile çekilmiş görüntüsü yeniden gündem oldu…
54 yaşındaki Combs, geçtiğimiz günlerde çete suçu, seks ticareti ve fuhuş amaçlı taşımacılık suçlamalarıyla Manhattan’da bir otelde tutuklandı.
SERBEST BIRAKILMA TALEBİ REDDEDİLDİ
Tüm suçlamaları reddeden ünlü rapçinin, kefaletle serbest bırakılma talebi reddedildi.
Kamuoyunun yakından ilgilendiği olayda, Leonardo DiCaprio gibi bazı ünlü isimlerin Diddy ile olan ilişkilerini kestikleri yönündeki açıklamalar da dikkat çekti.

BELGESEL DİZİ HAZIRLANACAK
Rap yıldızı 50 Cent, Diddy’nin davası hakkında Netflix için bir belgesel dizi hazırlayacağını duyurarak, bu projenin “önemli insani etkileri olan karmaşık bir hikaye” olduğunu belirtti.
Ayrıca, soruşturmanın devam ettiği olayda, Combs’un avukatı, müvekkilinin ırkçılık nedeniyle hedef alındığını öne sürdü.
ÇIPLAK BİR KADIN İLE OLAN GÖRÜNTÜSÜ YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Geçmişte düzenlediği tartışmalı partiler ve son zamanlarda karşılaştığı ciddi suçlamalarla gündemden düşmeyen Combs’un, 2004 yılında Miami’de düzenlenen bir partide, çıplak bir kadının üzerinden çikolatalı çilek yediği görüntüler yeniden ortaya çıktı.
Öte yandan, bu partiye Will Smith ve Bruce Willis gibi ünlülerin de katılması dikkat çekerken, hiçbir konuk herhangi bir suçla itham edilmedi.

Öznur Kaya
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Doktor Ela olarak tanıdığımız Yasemin Ergene (Yasemin Özilhan) şarkıcı Kutsi ile başrollerini paylaştığı Doktorlar dizisi ile hafızalara kazındı. Yayınlandığı dönemde oldukça popüler olan Doktorlar dizisi birçok ismin yıldızını parlatmıştı.

2011’de İzzet Özilhan’la evlenen güzel oyuncu Yasemin Ergene, Özilhan soyadını aldı. Oyunculuğa ara veren Yasemin Özilhan sosyetenin önemli isimlerinden oldu. Hayatı bir anda değişen Yasemin Özilhan’ın hayatı kadar kendi de değişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

YENİ PAYLAŞIMIYLA İLGİ ODAĞI OLDU
Her paylaşımıyla ilgi odağı olan Yasemin Özilhan, dünkü paylaşımıyla yine gündeme geldi.

FİT HALİ VE GÜZELLİĞİNE YORUM VE BEĞENİ YAĞDI
Ünlü oyuncu, paylaşımı sonrası güzelliğiyle takipçilerinden tam not aldı.

Özilhan’ın fit haline ve güzelliğine yorum ve beğeni yağdı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mehmet Aslantuğ ile Arzum Onan 27 yıllık evliliklerine geçtiğimiz yıl mayıs ayında nokta koymuştu.

Boşanma sonrası Mehmet Aslantuğ’un adı aşk haberlerinde geçse de asıl bombayı Arzum Onan patlattı. Orkan Özkan ile yeni bir ilişkiye yelken açan Arzum Onan şu sıralar adeta aşk sarhoşu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Son olarak Arzum Onan’dan ev paylaşımı geldi. Kedisi ile huzur bulan Arzum Onan’ın paylaşımına ise makyajsız hali damga vurdu.

İşte 50 yaşındaki Arzum Onan’ın sıfır makyaj hali…

Arzum Onan ile Mehmet Aslantuğ’un yakışıklı oğlu Can Aslantuğ’un sevgilisi, Aslantuğ ailesinin müstakbel gelini Lal Gümüşçüoğlu güzelliğiyle hayran bıraktı…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Avanak Apti’nin Barut Osman’ı Ünal Gürel hakkındaki gerçekle hayranlarını şaşırttı! Hayat verdiği karakterler Yeşilçam’ın unutulmazlarından olan Ünal Gürel’in oğlu da oyuncu çıktı…

Apti arkadaşı Nuri ile birlikte afiş asmaktadır ve afişini astığı ses sanatçısı Nevin Şenses’e aşıktır. Apti parası olmadığı için Nevin’in onunla ilgilenmediğini düşünür. Bir gün Apti Nevin’i dinlemek için gazinoya gelir. Ufak bir karışıklık sonucu Apti’yi Urfalı Apti sanırlar ve hürmet gösterirler. Apti gazinoda Nevin’e âşık olan gangster Barut Osman’ı bir güzel rezil eder. Osman komiserin tehdidinden dolayı Apti’ye elini bile süremez.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Gardrop Fuat, Karbonat Erol, Karamürselli Deli Hamdi, Barut Osman ve Kerpeten Hüsnü gibi karakterler ile hafızalara kazınan Yeşilçam oyuncusu Ünal Gürel, Kemal Sunal ile yer aldığı filmlerin yeniden ekrana gelmesiyle izleyiciyi kahkahaya boğmaya devam ediyor.

Bu filmlerden biri de hiç kuşkusuz Avanak Apti… Kemal Sunal’ın efsane filmlerinden Avanak Apti’nin Barut Osman’ı Ünal Gürel iri cüssesi, sinirli halleri ve pala bıyığıyla akıllarda yer edinmiş, sanatçı 2002 yılında aramızdan ayrılmıştı.

Peki Avanak Apti’nin Barut Osman’ı Ünal Gürel’in oğlunun da ünlü olduğunu biliyor muydunuz? İşte Ünal Gürel’in oğlu ve öğrendiğinizde çok şaşıracağınız akraba olan ünlü isimler…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİRASÇI: MEHMET MUZAFFER OGAN(OSMAN KEMALETTİN ve EMİNE DİLBER OĞLU, 290****316 T.C.KİMLİK NUMARALI)
42772460002 T.C.kimlik numaralı Hüseyin Rahmi ÖNBERK’in 01/01/1990 tarihinde vefatı üzerine 04/07/1986 tarihli El Yazısı Vasiyetname açılıp okunmak üzere mahkememize gönderilmiştir.
Murisin mirasçısı olup yukarıda kimlik numarası, anne ve baba adı belirtilen Mehmet Muzaffer OGAN’ın yapılan tüm araştırmalara rağmen tebligata elverişli adresinin belirlenemediği, bu nedenle muris tarafından düzenlenen vasiyetname ve duruşma gününün kendisine tebliğ edilemediği anlaşılmakla, adı geçen mirasçıya Tebligat Kanunu’nun 28. Maddesi uyarınca ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
Buna göre; Muris tarafından el yazısı ile düzenlenerek 01/01/1990 tarihli, “….1986 yılı Temmuz ayının 4.üncü gününde Ankara Emek Mahallesi 60.ıncı Sokak No: 88/4’deki dairemde ikamet etmekte iken son arzularımı muhtevi olan iş bu vasiyetnamemi kendi el yazımla düzenledim. 1-Ankara Emek Mahallesi 60.ıncı Sokak No: 88/4’de ve imarın 5296 ada, 13 parseldeki dairenin 1/2 hissemin vefatım halinde eşim Fatma Nevin ÖNBERK’e kalmasını ve onun adına tescili ile tasarrufunu arz ediyorum. 2-Vefatımdan sonra eşim tarafından tasarruf edilecek olan apartman dairesini kendisi hayatta iken arzusuna göre kullanmasını ve ileride arzu ettiği şekilde hayır kurumlarına bağış yapmakta serbest olduğunu açıklıyorum. 3-Vefatım tarihinde mevcut bulunan nakit ile diğer menkul malların ve ev eşyalarını da keza eşime bırakıyorum. Son arzularım bundan ibaret olup vasiyetnamemin eşim tarafından aynen uygulanacağını bildiğim için müsterihim…” içerikli vasiyetnameyi kabul edip etmediğiniz hususunda beyanda bulunmak üzere Ankara Adliye Sarayı Dışkapı Ek Hizmet Binasında bulunan Mahkememize ait duruşma salonunda 28/11/2024 günü saat 11:13’de yapılacak olan duruşmaya bizzat gelmeniz, duruşmaya gelip beyanda bulunmadığınız takdirde vasiyetnameyi kabul etmediğiniz ve vasiyetnameye karşı BİR AY içerisinde dava açıp Mahkememize bildirmediğiniz takdirde vasiyetnameyi aynen kabul etmiş sayılacağınız hususu, muris tarafından düzenlenen ve dava konusu edilen vasiyetname ve duruşma günü yerine geçerli olmak üzere ilanen tebliğ olunur.
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02096757
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esas No : 2024/36 Esas
İLANEN TEBLİGAT
Bakırköy 9 Aile Mahkemesi,
Davalı İBRAHİM BARRİ, Suriye Arap Cumhuriyeti uyruklu, Mahmoud ve Fakhrie oğlu, 20/12/1996 doğumlu, Kotek Mah. Nusaybin Cad. No:123/4 Artuklu /MARDİN adresinde iken ikametgahı meçhul.
Davacı FİKRİYE BARRİ tarafından davalı İBRAHİM BARRI aleyhine mahkememize açılan boşanma davasının açık yargılaması sırasında;davalıya tahkikata geçildiğine ilişkin duruşma gününün ilanen tebliğine, ilanın gazetede yayınlanmasından itibaren “Tahkikata geçildiğinden belirlenen gün ve saatte duruşmaya gelmediğiniz ve geçerli bir özrünüz olmadan mahkemede hazır bulunmadığınız takdirde duruşmaya yokluğunuzda devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyeceğiniz, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluğunuzda hüküm verileceği hususu ve yargılamanın yargılamanın 05/12/2024 günü saat 10.10’a bırakılmasına karar verildiği”nin adresi meçhul olan davalı İBRAHİM BARRİ’ye ilandan itibaren 7 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağı ilanen tebliğ olunur. 19/09/2024
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02097289
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğünden:
Aşağıda vasıfları yazılı olan vakıf taşınmaz, İhale dosyasında mevcut Şartname ve Eklerinde belirtilen esaslar dahilinde, yapılarak kullanılmak-işletilmek üzere, belirlenen kira bedelleri üzerinden artış yapılmak suretiyle “2886 sayılı Devlet İhale Kanunu” kapsamında uzun süreli olarak (Yapım veya Onarım Karşılığı Kiralama) ihalesine çıkarılmıştır.
İhaleye Konu Vakıf Taşınmazın;
İliHatayİlçesiArsuzMahallesiFahuraCadde-Sk.-
Mevkii-Ada-Parsel3940 Ada 1 ParselYüzölçümü5761,00 m2Hisse MiktarıTamCinsiArsaVakfıHacı Yusuf Ağa Bin Abdullah Ağa Vakfı
İhaleye Konu İş’in;
Adı-NiteliğiHatay İli, Arsuz İlçesi, Fahura Mahallesi, 3940/1 Parsel kayıtlı taşınmazın, 30 yıl süreli Yapım veya Onarım Karşılığı Kiralama İşiMevcut İmar Durumu-FonksiyonuÖzel Sosyal Tesis(Huzurevi)İhale UsulüKapalı Teklif (2886 sayılı Kanunun 35-a maddesi)
Süresi30 Yıldır. (Proje ve İnşaat: 2 Yıl + Kullanma-İşletme: 28
Yıl) İşin süresi ve kira ödemelerinin yer teslim tarihi itibariyle başlatılması
Asgari Aylık Kira BedeliSözleşme tarihinden itibaren ödenmek üzere kira bedelinin;
– Yer teslim tarihinden itibaren;1.yıl için aylık 10.000,00 TL/Ay kira bedeli alınması,2.yıl aylık kira bedelinin bir önceki yılın aylık kira bedeline yıllık TÜFE oranında (bir önceki yılın kira bedelinin TÜFE On iki Aylık Ortalamalara Göre Değişim (%) Oranı esas alınarak ) artış yapılarak belirlenmesi,
– 3.yıl 150.000,00TL + önceki 2 yılın TÜFE artışı yapılarak belirlenmesi,
-4.yıldan 19.yılın sonuna kadar kira bedelinin bir önceki yılın aylık kira bedeline yıllık TÜFE oranında (bir önceki yılın kira bedelinin TÜFE On iki Aylık Ortalamalara Göre Değişim (%) Oranı esas alınarak) artış yapılarak belirlenmesi,
-20.yılın aylık kira bedelinin bir önceki yılın aylık kira bedeline %30 kira artışı yapılarak oluşacak bedelin TÜİK tarafından yayımlanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) nin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranında artış yapılmasıyla hesap edilecek bedelin alınması
– Müteakip yılların kira bedellerinin sözleşme süresi sonuna kadar her yıl yıllık TÜFE oranında arttırılarak (bir önceki yılın kira bedelinin TÜFE On iki Aylık Ortalamalara Göre Değişim (%) Oranı esas alınarak belirlenmesi,Tahmin Edilen Bedel
(Bu bedel inşaat süresince (İlk 2 vıl) belirlenen Aylık kira bedelleri ile birlikte inşaat maliyetinin toplamıdır.)
: 135.581.525,37 TL
(YüzotuzbeşmilyonbeşyüzseksenbirbinbeşyüzyirmibeşTürkLirasıotuzyedikuruş)
Geçici Teminat: 4.067.445,76 TL
(DörtmilyonaltmışyedibindörtyüzkırkbeşTürkLirasıyetmişaltıkuruş)
İhale Dokümanlarının Görüleceği- Satın alınacağı ve Teslim Edileceği) AdresHatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası (Cumhuriyet Mahallesi, Şehit Mustafa Sevgi Caddesi, No:2-Antakya/HATAY
Telefon. (0326)2161048
e-mail: hatay@vgm.gov.tr
İnternet Adresi: www.vgm.gov.trİhale Doküman Bedeli1.000,00.-TL
İhalenin Yapılacağı AdresHatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası (Cumhuriyet Mahallesi, Şehit Mustafa Sevgi Caddesi, No:2-Antakya/HATAYİhale Tarih ve Saati24.10.2024 / 14:30
İhaleye Katılabilmek İçin Gereken Belgeler ve İsteklilerde Aranan Şartlar:
ı) Vergi Borcu Olmadığına Dair Belge; İlk ilan tarihinden sonra ilgili vergi dairesinden alınmış vergi borcu olmadığına dair belgenin aslı ya da noter tasdikli sureti veya aslının İdareye ibraz edilmesi şartıyla İdarece tasdikli sureti ya da Gelirler İdaresi Başkanlığının internet vergi dairesi adresi üzerinden alınacak vergi borcu olmadığına dair belge,
uygun Yer Görme Formu (Ek:7)
2-) Ortak girişimlerde her bir ortak ayrı ayrı (b), (c), (d), (ı), (i), (j) ve (m) bentlerindeki belgeleri temin etmekle mükelleftir.
3-) İstekliler, yukarıda sayılan belgelerin aslını/uygunluğu noterce onaylanmış örneklerini veya aslının İdareye ibraz edilmesi şartıyla İdarece onaylanan suretini vermek zorundadır.
4-) İhaleye katılmak üzere, kendi adına asaleten ve/veya başkaları adına vekaleten sadece tek bir başvuruda bulunulabilir. Aksi halde yapılacak başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.
5-) Telgraf veya Faxla yapılan müracaatlar kabul edilmez. Posta yoluyla müracaatta bulunulması durumunda postada meydana gelebilecek gecikmeler kabul edilmez.
6-) İdareye verilen veya ulaşan teklifler, herhangi bir sebeple geri alınamaz ve değişiklik yapılamaz.
7-) Her türlü vergi, resim, harç ve ilan bedelleri yükleniciye aittir.
İşbu ilan metni, mevzuatı gereği ilanda bulunması gerekli zorunlu özet bilgileri içermekte olup, ihaleye katılımla ilgili hususlarda ihale şartnamesi ve eklerinin görülmesi/incelenmesi ve katılım için satın alınması gerekmektedir.
9-) Şartnameler, (bedeli ödenmek suretiyle) istekli adaylarının yetkilisi veya resmi vekiline imza karşılığında teslim edilir
10-) İdare gerekçesini göstermek kaydıyla ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir.
İLAN OLUNUR
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02096927
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sayı : E.17297182-2022/371-Ceza Dava Dosyası 24.09.2024
Konu :
İ L A N
İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesince;Muhammed ve Vahide oğlu 15/05/1995 Halep d.lu sanık HASAN SEYAH hakkında Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan kamu davasında mahkememizin 2022/371 Esas, 2023/44 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında aynı suç maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve sanık hakkında Beraat kararı verildiği,
Gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesi gerektiği, ancak sanığın adreslerinin meçhul olduğundan mahkememizin bu ilamı yönünden İLANEN TEBLİĞAT YAPILMASINA KARAR VERİLMİŞTİR.
İşbu kararın son ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde sanığa tebliğ edilmiş sayılacağı ve sanığın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya bulunduğu yer Asliye Ceza mahkemesine dilekçe verilmesi veya bu yöndeki beyanın zabıt katibince tutanağa geçilerek ilgili mahkeme hakimliğince onaylanması suretiyle yargılamaya konu karara karşı Adana Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere ihtar olunur.
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02094664
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESAS NO : 2024/5 Tereke
TEREKENİN TASFİYESİNİN AÇILMASI İLANI
MÜTEVEFFA : MUSTAFA DÜZGÜN (T.C. 32806881040)
En yakın kanuni mirasçılarının mirası reddetmesi sebebiyle müteveffanın terekesinin TMK’nun 612.maddesi gereği iflas hükümlerine göre tasfiyesine, tasfiye işlemlerinin Av. Onur Yeşilgöz tarafından yerine getirilmesine karar verilmiş olup işbu ilandan itibaren BİR AY içinde müteveffadan alacaklı olanların İİK 195.maddesine göre vefat tarihine kadar (12/12/2023 ) işlemiş faizleriyle birlikte toplam alacaklarını dayanakları belgelerle birlikte tereke dosyasına kaydettirmeleri, istihkak iddiasında bulunanların istihkaklarını kaydettirmeleri, müteveffaya borçlu olanların aynı süre içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri, aksine davranışın İİK 356.maddesi uyarınca cezai sorumluluk gerektireceği, yine müteveffanın mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o mallar üzerindeki hakları mahfuz kalmak şartıyla bunları aynı müddet içinde tereke dosyası emrine tevdi etmeleri, etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai sorumluluklarının olduğu, ayrıca rüçhan haklarından mahrum kalacakları İİK 166.maddesi gereği ilan ve tebliğ olunur.
#ilan.gov.tr Basın No:ILN02097211
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa’da otomobil tahliye kanalına uçtu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri araç içerisinde sıkışan yaralıları bulundurdukları yerde kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Yaralılar sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından ambulanslarla Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Acil serviste tedavi altına alınan yaralılardan Ömer A. burada doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Ömer A.’nın cenazesi otopsi işlemleri için Şanlıurfa adli tıp kurumuna kaldırıldı. Jandarma kaza ile ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belek polis karakolunda görevli polis memuru Özkan Çakmak (31), sabah mesaisine gelmeyince arkadaşları tarafından telefonla ulaşılmaya çalışıldı. Kendisinden haber alınamayınca evine kontrole giden arkadaşları, Çakmak’ın yatağında hareketsiz şekilde yattığını gördü. Ekipler, durumu 112 acil merkezine haber verdi. Yapılan incelemede, polis memuru Çakmak’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Bekar olduğu öğrenilen Çakmak’ın kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği değerlendirirken, cenazesi kesin ölüm nedeni belirlenmek üzere Antalya Adli Tıp Kurumu Morguna sevk edildi. – ANTALYA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapılan açıklamada, taramadan geçen kişilerin doğrudan online eczaneden sipariş edebileceği burun spreyini doktor muayenehanesine gitmeden kendi kendilerine uygulayabilecekleri belirtildi.
Ancak hastalar yine de bir doktor muayenehanesinden reçete almak zorunda. Burun spreyinin önümüzdeki yıl satışa sunulması bekleniyor.
Aşının yeni olmadığı belirtilirken, canlı zayıflatılmış grip aşısının 20 yıldan fazla bir süredir FDA onayına sahip olduğu; ancak yetişkinlerin aşıyı evde 2 ila 49 yaş arasındaki kişilere uygulamak üzere sipariş edebilmesi, kolaylık ve önleyici bakıma erişim açısından bir atılım olduğu kaydedildi.
FDA Biyolojik Değerlendirme ve Araştırma Merkezi Direktörü Peter Marks, “Her yıl aşı olmak, her yıl ABD nüfusunun önemli bir bölümünde hastalığa neden olan ve hastaneye yatış ve ölüm de dahil olmak üzere ciddi komplikasyonlarla sonuçlanabilen gribi önlemenin en iyi yoludur” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocuklarda bu dönemde özellikle solunum yoluyla bulaşan virüs salgınları gördüklerini belirten Torun, “Bunlardan en önemlisi influenza A ve B, sonra respiratuvar sinsityal virüs başta olmak üzere bütün solunum yollarından bulaşan virüslerin riski yüksektir” dedi.
Aynı zamanda öğrencilerin birbirleriyle teması nedeniyle bulaşan hastalık riskinin de arttığını dile getiren Torun, “Bu dönemde, el, ayak ve ağızı da sık görüyoruz. Su çiçeği gibi döküntülü viral bir hastalıktır. O da salgın şeklinde” diye konuştu.
REKLAM
Prof. Dr. Torun, okulların açılmasının ikinci haftasından itibaren polikliniklerde enfeksiyonlara bağlı hastalıklara ilişkin başvuru sayısının arttığını vurguladı.
“EKSİK AŞILAR TAMAMLANMALI”
Ailelere, çocukların varsa eksik aşılarını tamamlamaları konusunda uyarılarda bulunan Torun, şunları kaydetti: “Eğer çocuğun kronik akciğer hastalığı veya astım, alerji gibi sorunu varsa mutlaka influenza aşısını yaptırmalarını öneririm. Onun dışında bulaşıcı hastalık, ateşlenme riski veya bulguları olan çocukları okula göndermez, izole ederlerse hastalıkların yayılmasını bir miktar önleyebiliriz. Yani hafif ateş kırgınlığı, boğazda yanması olan çocuğu izole edip, okula göndermezlerse okullarda diğer çocuklara bulaşıcılık ihtimali biraz azalır. İzolasyona, temizliğe dikkat etmek, aşıları tamamlamak çocuklara vitamin takviyeleri yapmak, doğru beslenmelerini, iyi uyumalarını sağlamak, bakım koşulları tavsiye edebileceğim şeyler.”
Torun, çocukların ise el temizliğine dikkat etmeleri ve mümkün olduğunca ortak eşya kullanmamaları gerektiğini vurguladı.
Okulların ise öğrenci sayısını kısıtlı tutması ve sınıf gruplarını kalabalık yapmaması gerektiğini kaydeden Torun, sözlerini şöyle tamamladı: “Okulların tuvalet ve çevre temizliğine, hijyen koşullarına dikkat edilmesine, özellikle okulda dağıtılan yemeklerin doğru depolama ve saklama koşullarına uygun saklandığından emin olunmasına, çevre temizliğine ve iyi havalandırmaya dikkat etmeleri gerekiyor. Kalabalık ortam, aşırı kalabalık sınıflar, çocukların iç içe bir arada olduğu sınıflarda enfeksiyon riski her zaman için daha fazladır.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buna göre, 40 yaşın altı yaklaşık 4 bin kadına, farklı dönemlerde prematür ovaryen yetmezliği teşhisi konulduğunu belirleyen araştırmacılar, bu kişilerde tip 1 diyabet, tiroid bezinin normalden fazla çalışması, lupus, inflamatuvar bağırsak hastalığı gibi otoimmün hastalıkları riskine ilişkin verileri ele aldı.
Araştırmacılar, en az 1 otoimmün hastalığı görülen kadınların oranının, erken menopoz teşhisi öncesi yüzde 5,6 olduğunu fakat teşhis sonrası bu oranın yüzde 12,7’ye çıktığını tespit etti.
Erken menopoz teşhisi konulan kadınların, standart gruba göre otoimmun hastalıklara 2,6 kat eğilimi olduğunu ifade eden araştırmacılar, daha önce otoimmun hastalığı olmayan kadınlarda, erken menopoz sonrası 3 yılda bu hastalıkların görülmesinin neredeyse 3 katı olası olduğunu kaydetti.
The Guardian’ın haberine göre, araştırma yazarlarından jinekolog Dr. Susanna Savukoski yaptığı açıklamada erken menopoz teşhisi konulan kadınların çoğunda otoimmun hastalıkların görülmediğini fakat doktorların artan riskin farkında olması gerektiğini ifade etti.
Prematür ovaryen yetmezlik, 40 yaşına altındaki kadınlarda düşük östrojen seviyesinin eşlik ettiği, yumurtalıklarda erken fonksiyon kaybıdır.
Araştırmanın sonuçları İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nin “Human Reproduction” adlı dergisinde yayımlandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kalp sorunlarının herkeste farklı şekilde ortaya çıkma eğiliminde olduğunu söyleyen Ramlawi, “Kalp krizi geçiren biri gerçekten de göğsünü tutabilirken, diğerleri; özellikle de ağrı hissetmelerini engelleyen sinir hasarına sahip olan kadınlar ve diyabetli kişiler göğsünde herhangi bir rahatsızlık hissetmeyebilir. Diğer kalp rahatsızlıkları da aynı şekilde farklı şekillerde ortaya çıkabilir” dedi.
Dr. Ramlawi, “Kalbiniz tüm vücudunuzun can damarıdır. Vücuttaki diğer tüm organlara kan sağlayan pompadır ve iyi çalışmazsa, vücudun geri kalanını besleyen yakıt olması gereken yere ulaşamaz” ifadelerini kullandı. Bu sebeple kardiyologlardan hastaların genellikle geçiştirdiği ama aslında ciddi bir kalp sorununa işaret edebilecek ilginç semptomları paylaşmaları istendi. İşte o yanıtlar…
Göğüste batma hissi
New York’taki White Plains Hastanesi’nden kardiyolog Dr. Edo Paz, kalp çarpıntısı yaşayan kişilerin semptomlarını ilginç ve geniş kapsamlı şekillerde tanımladıklarını söyledi. Paz, “Bazıları göğüslerinde bir Japon balığı dönüyormuş gibi hissettiklerini söylüyor. Bazı hastalar ise batma hissi yaşadıklarını belirtiyor. Bir asansördeyken asansörün hızla alçalmaya başladığını ve her şeyin düştüğünü hayal edin” ifadelerini kullandı.
Doktorunuza bu konuyu açmanız önemli. Atriyal fibrilasyon gibi bir kalp ritmi bozukluğunuz olabilir. Paz, “Çarpıntıları değerlendirmeye çalışırken, altında gerçek bir aritmi olup olmadığını belirlemek istiyoruz. Aritmi bir semptom değildir. Bu bir tanıdır. Çarpıntı yaşadığınız zamanların ve bunları neyin tetiklemiş olabileceğinin kaydını tutmanız öneriliyor. Eşinizle kavga mı ettiniz yoksa egzersiz mi yaptınız?” dedi.
Kulakta uğultu
Pulsatil tinnitus rahatsızlığınız varsa, bir veya iki kulağınızda vınlama veya gümbürtü gibi ritmik sesler duyarsınız. Case Western Reserve Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden kardiyolog ve vasküler tıp uzmanı Dr. Heather Gornik, bunun aynı zamanda atipik bir kalp semptomu olduğunu söyleyerek, “Bazen kardiyovasküler olduğu hiç düşünülmeyen periferik semptomlar vardır ve bunlar kardiyovasküler hastalığın bir belirtisi olabilir ve en çok gördüğüm, genellikle kalp atışlarıyla uyumlu olarak kulakta titreşen bir sese sahip olan hastalar” ifadelerini kullandı.
Gornik, “Bu ses kalpten beyne kan taşıyan damarların daralması ya da nadir görülen vasküler hastalık fibromüsküler displaziye işaret ediyor olabilir” dedi. Dr. Gornik, bu hastalığın yüzde 90’dan fazla oranda kadınları etkilediğini ve arter tıkanıklıkları ve yırtılmalarının yanı sıra anevrizmalarla da ilişkili olabileceğini söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlar bu zonklama sesini duyuyor ve hiçbir şey düşünmüyor. Ancak bu oldukça ciddiye alınması gereken bir şey. Kulağınızda aniden yeni ve sürekli bir uğultu hissediyorsanız, doktora başvurmalısınız.”
Yürürken bacaklarda ağrı veya yorgunluk
Artık eskisi kadar yürüyemediğinizi ya da ilerlerken bacaklarınızın yorgun veya ağrılı olduğunu mu fark ettiniz? Uzmanlara göre bunu görmezden gelmeyin. Gornik, “Bacaklarda kardiyovasküler sistem hakkında pek çok ipucu vardır. Örneğin, periferik arter hastalığı (PAD) adı verilen bir durum, kalpten bacaklara kan taşıyan arterler tıkandığında ortaya çıkar; kalp krizi, felç ve erken ölüm riskinin artmasıyla ilişkilidir. Bu durum yürürken bacak ağrısı veya sadece bacakta yorgunluk ile kendini gösterebilir ve durumu tespit etmek önemlidir” dedi.
Gornik, belirtiler bir veya iki hafta boyunca devam ederse doktora görünülmes gerektiğini söyledi. Gornik, “PAD, ampütasyona yol açabilecek ciddi bir durum olabilir; ama aynı zamanda eğer bu hastalığa sahipseniz, muhtemelen kalp arter tıkanıklıklarınız da var demektir, dolayısıyla kalbinizin de uygun şekilde yönetilmesi gerekir” dedi.
Ayaklarda veya bacaklarda değişiklikler
Şişmiş ayaklar, bacaklar ve ayak bilekleri, genellikle periferik ödem olarak adlandırılır ve konjestif kalp yetmezliğinin habercisi olabilir. Dr. Ramlawi, “Kalp çok zayıf olduğu için kanı etkili bir şekilde pompalayamadığında, kan vücudun en alt kısmına düşüyor ve orada sıkışıp kalıyor. Peki ne zaman bir doktora görünmelisiniz? “Sadece bir ayağınızda değil, her iki ayağınızda da varsa ve ertesi gün ya da bir gün sonra geri geliyorsa, buna neyin sebep olduğunu araştırmanın zamanı gelmiş demektir” dedi.
Gornik ayrıca “ani renk değişikliklerine” dikkat etmenin de akıllıca olduğunu belirterek, “Kan pıhtıları bacağınızın veya bacaklarınızın şişmesine neden olmanın yanı sıra, onları mora veya bazı durumlarda “tamamen soluk ve beyaza” dönüştürebilir. Kan pıhtıları başlı başına tıbbi bir acil durumdur ve kalp krizi ve felce yol açabilir; bu nedenle bu değişiklikleri fark ederseniz hemen tedavi olun” ifadelerini kullandı.
Eforla birlikte çene veya boyun ağrısı
Göğüste sıkışma hissinin teknik adı olan anjina çeneye veya boyuna yayılabilir. Houston Methodist’te kardiyoloji bölüm başkanı olan Dr. William Zoghbi, tipik olarak yokuş yukarı yürümek gibi eforla veya duygusal stresle tetiklendiğini söyledi.
Zoghbi, “Yayılır, en sık üst ekstremitelerde görülür. İnsanlar kolu düşünür ama çeneyi veya boynu o kadar sık düşünmezler. Ağrınız veya rahatsızlığınız eforla tetikleniyor ve dinlenmeyle hafifliyorsa veya gelip gidiyorsa, kontrol ettirmeniz gereklidir. Doktorunuz muhtemelen bir stres testi yapacak ve sizi kalp krizi veya inme riskine sokan bir durumunuz olup olmadığını anlamak için görüntüleme yapacaktır” diye konuştu.
Dr. Paz, mide bulantısına da çok dikkat etmek gerektiğini söyleyerek, “Hem erkekler hem de kadınlar için en yaygın kalp krizi belirtileri göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Ancak kadınların atipik semptomlar dediğimiz semptomlarla başvurma olasılığı erkeklere göre çok daha yüksektir. Bu belirtiler arasında mide bulantısı da yer alır; çene veya sırt ağrısı, baş dönmesi veya olağandışı yorgunluk da yaşıyorsanız bunu özellikle ciddiye almalısınız” dedi.
Nefes darlığı ile birlikte karpal tünel rahatsızlığı
Karpal tünel semptomları yaşıyorsanız, iş bilgisayarınızda yazı yazdıktan sonra bileğinizin ağrıdığını fark edebilirsiniz; belki parmaklarınızda “karıncalanma” hissi ya da köpeğinizin tasmasını kavramanızı zorlaştıran el güçsüzlüğü yaşıyorsunuzdur.
Dr. Zoghbi, özellikle nefes darlığı eşlik ettiğinde, bu semptomların kardiyak amiloidoza işaret edebileceğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Bu bir protein yanlış katlanma bozukluğudur. Amiloid adı verilen protein vücudun farklı bölgelerinde birikmeye başlar. Kalpte, nörolojik bölgelerde ve karpal tünel bölgesinde birikebilir. İyi haber şu ki; bu durum için artık etkili bir tedavi var; 10 yıl önce durum böyle değildi.”
Bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı
Klasik göğüs ağrısı tipik olarak basınç, dolgunluk veya sıkışma hissi verir ve genellikle eforla kötüleşir ve daha sonra tekrar gelmeden önce gider. Aort diseksiyonu (vücudun ana arterlerinden birinde yırtılma) yaşayan kişiler ise göğüslerinin ortasında sırtlarına doğru yayılan ani, bıçak saplanır gibi bir ağrı tarif ederler. Dr. Ramlawi, zamanında yakalanmazsa ölümcül olabileceğini vurguladı.
Ramlawi, “Bu durum sadece bir gün fark edilmezse, insanların yüzde 25 ila 50’si ölmüş olacaktır. Onları genellikle bir helikoptere bindirip büyük bir acil durum merkezine naklediyoruz ve burada derhal açık kalp ameliyatı geçiriyorlar. Hızlı bir şekilde tespit edilirse, hayatta kalma oranı iyi. Sorun şu ki, hastalar çoğu zaman bunu fark etmiyor. Başka bir şeymiş gibi geçiştiriyorlar ve evde kalıp hastaneye gelmiyorlar. Bu tür bir ‘bıçak saplanır’ gibi ağrı yaşarsanız, bunu acil bir durum olarak değerlendirin” dedi.
Günlük aktivitelerde sorun
Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi’nde klinik işler başkan yardımcısı olan girişimsel kardiyolog Dr. Charles Davidson, kapak hastalığının kalp hastalıklarının tanı ve tedavisinde giderek daha fazla odaklanılan bir alan olduğunu söyledi.
Davidson, “Koroner kalp hastalığı, kalbi besleyen arterler tıkandığında ortaya çıkarken; kapak hastalığı kalp kapakçıklarının iyi çalışmadığını gösterir. Kalp krizi gibi ani bir kalp olayının aksine kapak hastalığı beş ila 10 yıl içinde yavaş yavaş gelişir. Birçok hasta hastalığın ilerleyen dönemlerine kadar semptom yaşamadığını söyler” diye konuştu.
Davidson, “Bir şeylerin ters gittiğini fark edenler genellikle kendilerini biraz daha yaşlı ya da biraz daha yorgun hissettiklerini bildiriyor. Bunun üzerinde pek düşünmüyorlar. Yine de, belki de farkına bile varmadan, aktivitelerini azaltıyor ya da günlük rutinlerine yaklaşımlarında ince ayarlar yapıyorlar. Bir doktor iki kat merdiven çıkıp çıkamayacaklarını sorduğunda, kapak hastalığı olan biri şöyle cevap verebilir: ‘Tabii ki. Ama ilk basamaktan sonra durmam gerekiyor.’ Ya da belki de soru tüm evi temizleyip temizleyemeyecekleri hakkındadır. Genellikle insanlar olumlu cevap verir; ancak hepsini bir kerede yapıp yapamayacakları sorulduğunda ‘hayır’ derler; çünkü mola vermeleri gerekir” dedi.
Günlük becerilerdeki bu değişikliklere dikkat etmenin önemli olduğunu aktaran Davidson, “Çünkü doktorlar bir sorun olduğunu ne kadar erken anlarsa, o kadar hızlı tedavi edebilirler. Kendinizi kötü hissedene kadar beklemeyin. Erken davranın; başka hiçbir şey olmasa bile, tarama testi güven verici olacaktır. Tedaviler son yıllarda önemli ölçüde gelişti yani yaş gibi faktörler artık kalp sorununun üstesinden gelmek için otomatik bir caydırıcı unsur değil” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Havalar soğumaya başladıkça yazlık kıyafetler yerini kışlıklara bırakıyor olsa da bu zorunlu değil. Bazı ufak eklemelerle yazlık kıyafetlerinizi kışın da giyerek kullanım ömrünü uzatabilirsiniz. Yazlık kıyafetlerinizi kışın da kullanmak, satın alacığınız kıyafet sayısını azaltarak hem bütçenizi hem de çevreyi korur. Tek parça kalın bir kıyafet giymektense kat kat giyinmek hem daha çok ısınmanızı hem de sıcaklığın değiştiği ortamlarda daha rahat etmenizi sağlar. İşte bu nedenlerle yazlıklarınızı dolabın derinliklerine kaldırmadan önce kışın değerlendirmenin yollarına göz atın.

Saten elbise
Dokusu, tenden kayan yapısıyla saten elbiselerle yazın sıkça karşılaştık fakat ömürleri daha dolmadı. Özellikle siyah ve beyaz renklerinin oldukça yakıştığı saten elbiselerin içine dar bir boğazlı triko giyebilir veya üzerine salaş bir kazakla tamamlayabilirsiniz. Uzun çoraplar ve botlarla da desteklendiğinde harika bir kış kombini!

Yırtık kotlar
İster asi bir genç kız olun ister onun annesi, yırtık detaylı kot pantolonlar herkesin gözdesi. Soğuyan havalarda olduğu gibi giymek biraz zor olsa da, kazağınıza uygun bir renkte veya desenli olarak giyeceğiniz külotlu çoraplarla her türlü kış kombinine uyum sağlayabilirler.

Çiçekli elbiseler
Yazın giymeye doyamadığınız çiçekli elbiseleriniz varsa uzun bir bot veya çizmeyle ve onu aşan çoraplarla giyip, uzunca bir kabanla da tamamladığınız kombininizle kışı da beraber geçirebilirsiniz.

Etekler ve tişörtler
Yazın en kolay ve bir o kadar da şık kombinini, tişörtün içine uzun kollu bir tişört giyerek ve kalın çoraplarla destekleyerek nostaljik bir şekilde devam ettirmek mümkün.

Oversize gömlek
Minicik cropların üzerine aldığınız efil efil gömlekler kışın da kazak ve süveterlerinizin içinde kendilerine yer bularak tahtlarını koruyabilir.

Midi etekler
Bu kış biraz cadılık yapmaya ne dersiniz? Yüksek botlarınız bittiği yerde başlayan midi etekler, aralıktan gözüken çoraplar ve görünümü tamamlayan salaş kazaklarla isterseniz şehrin debdebesinden isterseniz ise ortaçağdan kaçıyor gibi görünebilirsiniz.

Croplar
İster inanın ister inanmayın özellikle son zamanlarda revaçta olan şekli örgü haliyle croplar kışın kalın kıyafetlerine siluet ekleyerek harika görüntüler oluşturabilir.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ay, günü ateşli Aslan burcunda geçiriyor ve biz de enerjik, yaratıcı ve harekete geçmeye hazırız. Yine de anlamlı veya ruhsal bağlantılar arıyoruz ve bu sabah şefkat ve hayal gücü depolarımıza kolayca ulaşabiliyoruz. Aslında, ilham verici bir şeye tutunma ihtiyacımızı fark edene kadar belirsiz bir memnuniyetsizlik hissedebiliriz. Venüs-Jüpiter arasındaki küçük kare açı, günün ilerleyen saatlerindeki astrolojiye bir miktar huzursuzluk ekliyor. Bu geçişle birlikte, zevklerimizden, paramızdan veya ilişkilerimizden daha fazlasını arıyoruz. İyi yönlendirildiğinde, bu etki durumumuzu iyileştirmeye teşvik edebilir, aksi takdirde aşırıya kaçmaya, ölçüsüzlüğe veya abartıya yol açabilir. Yüksek beklentiler, iniş çıkışlara karşı bizi savunmasız bırakabilir.

KOÇ GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Koç, bugün dikkatinizi dağıtmak kolay. Genel olarak ruh haliniz oldukça pozitif ancak Venüs-Jüpiter açısının etkisiyle, bir şeyleri kaçırma korkusunun artması, memnuniyetsizliğin daha belirgin olmasına yol açabilir. Özellikle insanları memnun etme eğiliminize dikkat edin çünkü şu anda verilen sözlerin, daha sonra yerine getirilmesi zor olabilir. Sorunlu alanlara geçici çözümler uygulama eğiliminiz var, bu da gelecekte geri dönecek bir problemi geçici olarak örtbas etmek anlamına gelir ve belki de daha büyük bir şekilde size geri dönebilir. Zorlukları göz ardı etmekten kaçının ancak nerede bir ara vermeniz gerektiğini de fark edin. Bugün hafif mi, yoksa derin mi gitmek istediğinizi bilmek zor olabilir ve belki de her ikisinden de biraz yapmak en iyisidir! Venüs, şu sıralar güneş haritanızın sekizinci evinde, bu da birine yakın olma isteğinizi veya önümüzdeki haftalarda sevdiğiniz bir projeye ya da girişime, fazladan zaman ayırma arzusunu teşvik ediyor.

BOĞA GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Boğa, bugün fazla harcama ya da aşırıya kaçma eğilimi sizi cezbedebilir çünkü Venüs-Jüpiter açısı, gerçek ihtiyaçlarınızı anlamanızı geçici olarak bulanıklaştırabilir. Gündeminizdeki en önemli şeyin dışında, her şeye odaklanma eğilimine dikkat edin. Yine de, gerçekten bir molaya ihtiyacınız varsa, bunu gerçekleştirmek için bir yol bulun. Ertelemek, stres seviyenizi artırabilir; bu yüzden buna değip değmediğini düşünün! Bugünün enerjileri ilişkileri de etkileyebilir çünkü sadece kendinizi değil, çevrenizdekileri de memnun etmek zor olabilir. Yine de, odaklanmak için fırsat bulduğunuzda, konuşmalar verimli olabilir ve yaratıcı bir proje için iyi bir zaman yakalayabilirsiniz. Venüs şu anda ortaklık evinizde ilerliyor ve önümüzdeki haftalarda, ilişkilerinize keyifli bir odaklanmayı teşvik ediyor. Ayrıca, başka birinin gözünden kendinizle ilgili ilham verici bir şey öğrenmek için harika bir dönem.

İKİZLER GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili İkizler, Ay bugün iletişim evinizde seyrediyor, merakınızı ve hafif, rahat konuşmalar yapma ihtiyacınızı harekete geçiriyor. Ancak Venüs-Jüpiter geçişi, enerjinizi nereye yönlendireceğiniz ve dikkatinizi nereye vereceğiniz konusunda sizi kararsız bırakabilir ve bu belirsizlikle çok az şey başarabilirsiniz. Bu nedenle, verimlilik açısından en iyi gün değil çünkü duygular, sizi biraz yorgun hissettirebilir. Şu an kendinizi bunalmış hissetmeniz ve bu durumun kaçınmaya veya ertelemeye yol açması olası olduğundan, her şeyi adım adım ele almak daha iyi olacaktır. Venüs şu anda iş ve sağlık evinizde ilerliyor ve 17 Ekim’e kadar bu konumda kalacak. Önümüzdeki haftalar, günlük yaşamınıza ve çalışma ortamınıza daha fazla uyum, keyif ve hatta estetik cazibe getirmeniz açısından güçlü bir dönem olacak. Çalışma ilişkilerinde dengeyi yeniden sağlamak ön planda olabilir ve belki de işiniz ya da günlük rutinleriniz aracılığıyla bazı sosyal fırsatlar ortaya çıkabilir.

YENGEÇ GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Yengeç, Ay bugün kaynaklar evinizde dolaşıyor, ve istikrar arıyorsunuz. Bir başka yanınız bugün yaratıcı, keyifli veya romantik bir girişim için heyecan duyabilir ancak beklentileriniz o kadar yüksek olabilir ki dünya şu anda size bunu sunamaz. Bugün verilen sözleri tutmak zor olabilir çünkü Venüs-Jüpiter çatışmasının etkisiyle, insanlar kendi yeteneklerini net bir şekilde göremeyebilir. Başkaları sınırlarınızı aşabilir ya da karışık mesajlar alabilirsiniz ve hayal gücünüz geçici olarak size destek olmaktan çok, yanıltıcı olabilir. Önemli işler yapmanız gerekiyorsa, mümkün olduğunca belirsizlikleri göz ardı etmeye çalışın. Venüs şu anda güneş haritanızın beşinci evinde ilerliyor ve 17 Ekim’e kadar orada kalacak. Bu geçiş, keyif alma, çekicilik ve kişisel popülerlik için harika bir dönem. Venüs, kendinizi ifade etme, yaratıcılık, romantizm, çocuklar, eğlence ve oyun, takdir ve alkış arayışınızı ifade ettiğiniz diğer kanallarda zarafet, çekicilik gücü ve etkileşim dürtüsü getiriyor.

ASLAN GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Aslan, Ay tüm gün burcunuzda ilerlerken, duygusal ihtiyaçlarınıza daha fazla güç veriyorsunuz. Bu Ay geçişi, hislerinizi tatmin edici yollarla ifade etmek için uygundur. Ancak, bugünün enerjileri bir miktar huzursuzluk da getiriyor. Venüs ve Jüpiter’in ufak bir zorlu açı oluşturmasıyla, aşırıya kaçma ya da sorunları göz ardı etme eğilimi olabilir. Sorunları hafifletmek ya da kendinize bir mola vermek için kestirme yollar kullanmak cazip gelebilir ancak bu, uzun vadede daha pahalıya mal olabilir. Şu anda sorunlarla başa çıkmaya hazır olmadığınızı fark ederseniz, daha az duygusal ve daha mantıklı bir günde sorunlara geri dönmeye karar verin. Venüs, 17 Ekim’e kadar kalacağı aile evinizde ilerliyor. Bu dönem, evinize ve ailenize olumlu enerji yönlendirmek için harika bir zaman. Ev içi dünyanızda daha fazla uyum yaratmakla ilgileniyorsunuz.

BAŞAK GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Başak, Venüs 17 Ekim’e kadar güneş haritanızın üçüncü evinde ilerlerken; bu geçiş birçok kişisel ilgi alanınızı uyandırıyor. Ancak şu anda sorumluluklarınız ve görevleriniz sizi çağırıyor, tam da bu nedenle kendinizi oldukça kararsız hissedebilirsiniz. Önemli işleri halletmek isteseniz de, kalbiniz tam anlamıyla bu işlerde olmadığı için bunu yapmak zor olabilir. Bugün bir durumu, hak ettiğinden daha olumlu ya da olumsuz bir ışıkta görebileceğinizi unutmayın. Ayrıca, başkalarının verdiği sözlere fazla güvenmemeye dikkat edin çünkü yargılar şu anda yanıltıcı olabilir. Bugün en üretken gün olmayabilir ancak projeleriniz konusunda oldukça heyecanlısınız. Venüs, önümüzdeki haftalarda kişisel ilgi alanlarınıza, zihninize, öğrenmeye ve bağlantı kurmaya çok dikkat çekiyor ve bu konularda keyif faktörünü artırıyor! Kendinizi ifade etmek, sosyal merak, öğrenme ve başkalarıyla fikir paylaşımı konusunda, çok iyi bir dönemde olduğunuzu sık sık fark edeceksiniz.

TERAZİ GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Terazi, Ay bugün sosyal evinizde ilerleyerek arkadaşlıklarınıza veya mutluluk ve keyif ile ilgili hedeflerinize odaklanmanızı teşvik ediyor. Ancak, bugünün enerjileri bir başka düzeyde sizi, sorumluluklarınız ve hedeflerinizle ilgili daha fazla endişelendirebilir. Ayrıca, Venüs-Jüpiter’in küçük etkisi, içinizdeki gizli huzursuzluğu ortaya çıkararak, kararsızlığa yol açabilir. Şu anda birçok farklı fikriniz olabilir ancak bu geçişle birlikte odaklanmak, kolay gelmeyebilir. Venüs, 17 Ekim’e kadar değerler, para ve mülkiyetlerle ilgili ikinci evinizde ilerliyor ve Jüpiter’in etkisi, uzun vadede sizin için gerçek değeri olmayan şeylere yönelik arzularınızı abartabilir. Bunları anlık hevesler olarak görmeye çalışın. Ayrıca, birinin görüşleri sizi rahatsız ediyorsa, bir değerler çatışması sinirinize dokunabilir. Bu durumda, rahatlamaya çalışın ve beklentilerinize fazla sıkı sarılmamaya gayret edin. Ancak, bu zorluğu aştıktan sonra, bu yeni Venüs geçişi ile özellikle kendinizi yavaşlatmaya, kaynaklarınızı geliştirmeye ve haftalar boyunca sakinleşmeye ilgi duyacaksınız. Bu döngüde duygusal ilişkiler daha istikrarlı hale gelir.

AKREP GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Akrep, Venüs 17 Ekim’e kadar burcunuzda ilerlerken; ihtiyaçlarınıza, arzularınıza ve isteklerinize daha güçlü bir odaklanma gerçekleşebilir. Aynı zamanda sadece bir şeyler özlemiyor, bunlar için çalışmaya da hazırlanıyorsunuz. İyi bir enerji yayıyorsunuz ve olumlu geri bildirimler çekiyorsunuz. Venüs Akrep burcundayken sıcaklığınızı, cazibenizi ve kişisel çekiciliğinizi artırıyor, ancak aynı zamanda kendinizi kabul etme sürecini geliştirmek için de harika bir zaman. Yine de, bugün kişisel planlarınızı takip etme konusunda kararsız olabilirsiniz çünkü biraz, ekstra dinlenmeye ihtiyacınız olabilir. Bir yanınız tanıdık konforları özlüyor. Mantığınıza mümkün olduğunca başvurun ve başka bir yerde her şeyin daha iyi olduğunu düşünme tuzağına düşmeyin. Çok yüksek beklentiler şu anda size fayda sağlamayabilir. Bugün cesur veya büyük adımlar atmaktan kaçının.

YAY GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Yay, bugünün Ay’ı, sıradan olmayan deneyimlere duyduğunuz ihtiyacı vurguluyor ve bu ihtiyacı tatmin etmek için aşırıya kaçmanıza gerek yok. Ancak, bugün büyük resme odaklanırken, belki de mevcut detayları kaçırdığınız anlar olabilir. Şu anda zorlayıcı bir şeyle uğraşmaya hazır hissetmeyebilirsiniz. Venüs-Jüpiter geçişiyle birlikte, kolay yolu seçmek daha cazip gelebilir. Örneğin, başkalarına karşı fazla hoşgörülü olabilirsiniz veya yalnız kalma ile, birine yakın olma isteği arasında kararsızlık yaşayabilirsiniz. Bir mola vermenin, tekrar yola koyulmadan önce ihtiyacınız olan şey olabileceğini göz önünde bulundurun. Venüs, 17 Ekim’e kadar güneş haritanızın on ikinci evinde ilerliyor ve bu, duygularınızla daha fazla temas kurmak için harika bir zaman. Sosyal hayatınız daha sessiz ve özel bir dönemden geçebilir. Önümüzdeki haftalarda olayları kafanızda değerlendirme veya içsel bir arayış içinde olma eğilimindesiniz.

OĞLAK GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Oğlak, Venüs 17 Ekim’e kadar sosyal evinizde konakladığı için, bu geçişle birlikte Venüs hayatınızda destekleyici bir rol oynuyor. Önümüzdeki haftalarda hislerinizi ifade etmek ve istediğinizi hayatınıza çekmek, sizin için doğal olacak. Arkadaşlıklarınızı veya ağ kurma faaliyetlerinizi genel olarak oldukça tatmin edici bulsanız da, ev işlerinizi veya işinizi yoluna koyma arzunuz da güçlü olabilir. Bu durum, sizi kararsız bırakabilir veya bir seçim yapmanın eğlenceli olmayacağı hissini yaratabilir. Bugün, Venüs ve Jüpiter’in küçük bir çatışma açısı oluşturmasıyla birlikte, olaylardan kaçış veya kaçınma eğilimi olabilir. Rutinlerinizle huzursuz hissedebilir ve dram yaratabilecek ya da talepkar durumlar için hazır hissetmeyebilirsiniz. Şu anda yükünüzü hafifletmek için elinizden geleni yapın ve bir şey seçip onunla ilerlemeyi düşünün; böylece memnuniyetsizlik veya belirsizlik durumunda sıkışıp kalmaktan kaçınmış olursunuz.

KOVA GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Kova, önümüzdeki haftalarda, Venüs’ün 17 Ekim’e kadar güneş haritanızın onuncu evinde bulunması sayesinde, özellikle kamuya açık veya profesyonel ortamlarda, başkalarıyla işbirliği yapmanın ve onları etkilemenin daha kolay olduğunu göreceksiniz. Hayat, yeteneklerinizi daha belirgin bir şekilde sergilemenize destek oluyor. İtibarınızı artırmak veya sorumluluklarınızı daha dolu dolu yaşamak için, genel olarak güçlü bir dönemdesiniz. bugün zamanınız ve enerjiniz konusunda çok cömert olabilirsiniz fakat özellikle pratik olmayabilirsiniz; çünkü Venüs ve Jüpiter bir küçük zorluk açısı oluşturuyor. Kişisel ihtiyaçlar, sorumluluklarınızın önüne geçiyor, bu durumda işleri halletmek isteseniz de genel olarak bunu yapmaktan keyif alıyorsunuz. Sorun şu ki, kararsızsınız ve birini seçmek zor olabilir. Bugün en iyi seçeneğiniz, merkezde kalmaya çalışmak olmalı.

BALIK GÜNLÜK BURÇ YORUMU
Sevgili Balık, dinlenmek için iyi bir gün olabilir ancak özellikle iyimser hissettiğinizde, büyük vaatler vermekten kaçınmak en iyisi olabilir. Gerçek şu ki, beklentilerinizi aşabilirsiniz. Bunun yerine, elinizden geleni yapmaya karar verebilir ve bugün hedefe ulaşamasanız bile fazla heyecanlanmamaya çalışabilirsiniz. Bugün yaşanan Venüs-Jüpiter küçük zorlu açısı, beklentilerinizi o kadar yükseltebilir ki, önemli detayları kaçırabilirsiniz. Bu geçici bir durumdur ancak dengeli bir bakış açısıyla görmediğiniz sürece, büyük kararlar almaktan kaçınmak en iyisidir. Neyse ki, Venüs şimdi güneş haritanızın beşinci evinde ilerliyor ve 17 Ekim’e kadar harika ilham kaynakları bulabilirsiniz. Tek yapmanız gereken buna biraz zaman tanımak. Bu geçiş, daha fazla kişinin görüp, keyfini çıkarması için, doğal cazibenizi ön plana çıkarıyor. Önümüzdeki haftalar, sevinçlerinizi paylaşmak için harika bir dönem olabilir.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başarılı geçen operasyonun ardından hastanedeki tedavisi süren Çatalkaş, gelişen komplikasyon sonucu yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Genç hakem, 14 günlük yaşam mücadelesini kaybederek, bu sabah hayatını kaybetti.

Bekar olduğu öğrenilen ve 14 yıldır hakemlik yapan Çatalkaş, Erikli Bilal Habeşi Cami’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DEV İDDİANAME
İddianamede örgüt lideri Barış Boyun hakkında, “Suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “Tasarlayarak kasten öldürme”, “Yağma”, “Kasten yaralama”, “Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme”, “Mala zarar verme”, “Ateşli silahlar kanununa muhalefet” gibi suçlardan bir kez ağırlaştırılmış müebbet, 3 kez müebbet ve 147 yıl 10 aydan 304 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
BİRLEŞTİRİLME TALEP EDİLDİ
Düzenlenen iddianame, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. 16. Ağır Ceza Mahkemesi, yaptığı inceleme doğrultusunda İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde suç örgütünün devam eden bir yargılamasının olduğunu belirterek, birleştirme talebiyle iddianameyi 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
DEĞERLENDİRME AŞAMASINDA
İddianame gönderildiği İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından değerlendirildikten sonra mevcut dosyalarla birleştirilip birleştirilmeyeceğine karar verilecek…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polis ekipleri, 7 zanlıyı yakaladı.
Yapılan aramalarda, örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kapı, bahçede oyun oynayan Ela Y. (5) ve Ada Y. (3) isimli kardeşler ile anneanneleri Aysel A.’nın üzerine devrildi. Çevredekilerin yardımıyla anneanne ve torunları kurtarılırken, ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralı anneanne ve torunları çevredeki hastanelere kaldırıldı. Sürücü, Z.Ç. ise ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şaşkına çeviren olayın adresi Diyarbakır’dı. Kentte, A.T., sevgilisi Ö.Ç.’nin evinde zaman geçirmeye başladı. Bu sırada daha önce eve girip odada saklanan Ö.Ç.’nin arkadaşı M.P., fırsatını bulup A.T.’nin telefonunu ele geçirdi. M.P., A.T.’nin kripto hesabına giriş yapıp hesabındaki 54 Ethereum’u başka hesaba tranfer etti.

Hesabın boşaltılmasının ardından bu kez Ö.Ç.’nin bir başka arkadaşı U.R.A., apartmanın girişindeki zile bastı. Ö.Ç., kuzeninin geldiğini belirterek A.T.’den gitmesini istedi. Evden ayrılan A.T., bir süre sonra hesabını kontrol ettiğinde sıfırlanmış olduğunu fark etti. Polis merkezine giden A.T.’nin şikayetiyle polis çalışma başlattı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kamera kayıtlarını inceleyen polis, şüphelilerin apartmanın ziline bastığını gördü ve parmak izlerini aldı. Tespit edilen şüpheliler Ö.Ç. ve M.P., düzenlenen operasyonla yakalanıp gözaltına alındı.

U.R.A.’nın cezaevinden izinli çıktığı, olayın ardından tekrar cezaevine gittiği öğrenildi. Ö.Ç. ve M.P., işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

A.T.’nin çalınan parasının 550 bin TL’sinin harcandığı belirlendi, geriye kalan 3 milyon 700 bin TL’ye ise bloke konuldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Kaçan Onur Altan, polisin operasyonunda suç aleti tüfek ile birlikte saklandığı evde yakalandı. Olayla ilgili yapılan soruşturmada suç delillerinin gizlenmesi ve Onur Altan’ın saklanmasına yardım ettiği belirlenen eşi Şerife Altan, babası Y.A. (47), arkadaşları B.T. ve E.A. da gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından dün Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanma istemiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Onur Altan ve eşi Şerife Altan tutuklanırken, Y.A., B.T. ve E.A. adli kontrol şartıyla bırakıldı.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Onur Altan ve eşi, Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Onur Altan’ın, polis merkezindeki ilk ifadesinde, kuzeni Beytullah Soylu ile aralarında husumet bulunduğunu, birkaç kez kavga ettiklerini, birbirlerini sürekli tehdit ettiklerini ve bu yüzden öldürdüğünü söylediği öğrenildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olayın ardından kaçarak otelden uzaklaşan Özgür G., jandarmanın dedektifleri JASAT timi tarafından, Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşayan akrabalarına ait metruk evde saklanırken yakalandı. Pişman olduğunu ifade ederek “Asit dökmedim. Sadece kireç çözücü attım” diyen Özgür G., ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
38 GÜN YAŞAMA TUTUNABİLDİ
Yaşanan asitli saldırıda yaralanan Sojida Kalandarova ve Sarvinoz K. ise, sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından Denizli Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Sarvinoz K. tedavisinin ardından taburcu edilirken, saldırganın asıl hedefi olan ve vücudunun büyük bölümünde üçüncü derece yanıklar oluşan Sojida Kalandarova ise İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Doktorların hayatta tutabilmek için büyük mücadele verdiği genç kadın, 38 gün sonra tedavisinin devam ettiği yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybetti.

19 YIL İSTENDİ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VERİLDİ
Denizli Cumhuriyet Savcılığı tarafından tamamlanan soruşturmanın ardından iddianame hazırlandı. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede Özgür G. hakkında “Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma” suçundan 16 yıl, “Kasten yaralamadan” ise 3 yıla kadar olmak üzere toplam 19 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Davanın dün görülen karar duruşmasında, Cumhuriyet Savcısı tarafından mütalaada sanığın “Canavarca hisle kasten öldürme” suçundan iyi hal indirimi olmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.
Sevgilisiyle kendisi ve ailesine hakaret etmesinden dolayı tartıştıklarını savunan Özgür G. ise mütalaaya karşı yaptığı savunmasında, “Bilinçli yapılan bir olay değildi. Markette satılan temizlik ürününün bu kadar tehlikeli olduğunu bilmiyordum. Sevdiğim insanı kaybettiğim için üzgün ve pişmanım. Gözümde görme kaybı oluştu. Beraatımı talep ederim” dedi.
Son sözleri dinleyen mahkeme heyeti asit dökerek bir kişinin ölümü ve bir kişinin de yaralanmasına neden olan sanığa “Canavarca hisle kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Özgür G.’nin ailesinin, 19 yılla açılan davada verilen karara itiraz etmeye hazırlandıkları öğrenildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ekipler, kayıp çocuk için arama çalışması başlatırken, kederli aile çocuklarını görenlerin durumu 112 Acil Servis Hattı’nı aramalarını istedi.
Ayrıca, 11 yaşındaki Fazıl Uğuz’un 1.45 boylarında olduğu ve üzerinde beyaz tişört ile oduncu gömleği olduğu belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İHBAR GELDİ
Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Belediye Evleri Mahallesi’ndeki bir tekel bayisinde çok sayıda ruhsatsız silah ve mermi olduğu yönünde ihbar aldı. Ekipler, çeşitli suçlardan 6 kaydı bulunan H.S.’nin iş yerine operasyon düzenledi. İş yerinde arama yapan ekipler, içki raflarının arkasında ruhsatsız av tüfeği ve 150 mermi ele geçirdi. Aramayı sürdüren polis, tavan arasındaki cips paketinin ağırlığından şüphelendi. Açılan paketin içinden beze sarılmış ruhsatsız tabanca ve 9 mermi çıktı. H.S., gözaltına alındı.

“SAKLADIĞIM YERLERİ DE UNUTMUŞTUM”
Yüzüncüyıl Polis Merkezi’ne götürülen H.S. sorgusunda, “Tüfek ve tabancanın arızalı olduğunu zannediyordum. Sakladığım yerleri de unutmuştum” dedi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen H.S., çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ele geçirilen silahlar, incelenmek için Adana Kriminal Polis Laboratuvarı’na gönderildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yurtdışında bulunan 1 şüpheli hakkında aranma kaydı oluşturulurken, 4 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlendi. Cezaevindeki şüphelilerin ifadeleri SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla alınarak işlemleri sürdürülmektedir.

Bingöl’deki operasyon kapsamında toplam 10 kişiye adli işlem uygulanırken, yurtdışında olan 1 şüpheli için aranma kaydı oluşturulmuştur. Yetkililer, şüphelilerle ilgili adli tahkikatların devam ettiğini ve suçla mücadele çalışmalarının kararlılıkla süreceğini belirtti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lenfoma’nın Belirtileri
Lenfoma türleri ve belirtileri hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Hasan Göze, “İki ana lenfoma türü vardır: Hodgkin lenfoma (%10-15) ve Non-Hodgkin lenfoma (%85-90). Bu türlerin hem tedavi yöntemleri, hem de klinik seyirleri farklılık gösterir. Lenfomanın en yaygın belirtisi; genellikle boyun, koltuk altı veya kasıkta ortaya çıkan ağrısız ve hareketsiz lenf düğümü büyümeleridir. Ayrıca, istem dışı kilo kaybı (6 ay içinde vücut ağırlığının %10’u), uzun süreli ve enfeksiyonla ilişkili olmayan ateş yüksekliği, aşırı gece terlemeleri (çamaşır ve çarşaf değiştirmeyi gerektiren), halsizlik, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler de gözlemlenebilir” dedi.
Risk Faktörleri ve Teşhisi
Lenfoma gelişimi açısından risk faktörleri hakkında bilgi veren Öğretim Üyesi, “Lenfoma gelişimi için risk faktörleri arasında ileri yaş, erkek cinsiyet, bağışıklık sisteminin zayıflaması (organ nakli veya HIV), Epstein-Barr virüsü gibi enfeksiyonlar, ailede lenfoma öyküsü, tarım ilaçları ve kimyasallara maruz kalma, radyasyon, otoimmün hastalıklar, obezite ve önceki lenfoma tedavileri yer alır. Lenfoma teşhisi genellikle fizik muayene, kan testleri, PET ve BT taramaları gibi görüntüleme yöntemleri ve biyopsi ile konur. Biyopsi, lenf düğümünden alınan örneğin mikroskop altında incelenmesini içerir ve kesin tanı sağlar” ifadelerini kullandı.
Tedavi Yöntemleri
Tüm dünyada bir milyondan fazla insan lenfoma ile yaşadığını ve her gün ortalama bin kişinin lenfoma tanısı aldığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Hasan Göze, “Tedavi, lenfomanın türü ve evresine göre değişiklik gösterir. En sık uygulanan tedaviler arasında kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler yer alır. Tedavi planı, hastanın genel sağlık durumu ve hastalığın yayılma derecesi göz önünde bulundurularak belirlenir. Özellikle erken evrelerde teşhis edilen lenfoma, tedaviye iyi yanıt verir. Hodgkin lenfoma vakalarının çoğu modern tedavilerle tamamen iyileşebilirken, daha sık görülen Non-Hodgkin lenfomaların başarı oranları türüne ve evresine göre değişiklik gösterir” dedi.
“Erken Tanı Hayat Kurtarır”
15 Eylül Dünya Farkındalık Günü’nün önemine de değinen Üniversitemiz Tıp Fakültesi İç Hastalıkları-Hematoloji Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Göze, “Dünya Lenfoma Farkındalık Günü, bu hastalığa dair bilinç düzeyini artırmak için önemli bir fırsattır. Erken teşhis, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır ve bu farkındalık toplumun erken teşhis ve doğru tedaviye erişimini kolaylaştırır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ‘erken tanı ve tedavi hayat kurtarır’ prensibinden hareketle her yıl 15 Eylül gününü hastalığa yönelik dikkat çekmek, bilgilendirmek ve hastalık tedavisine ilişkin güncel durumu gözden geçirmek üzere kutluyoruz” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RECEP İVEDİK 7 FİLMİ KONUSU NEDİR?
Recep İvedik, şehirdeki hayat pahalılığından dolayı yaşam şartlarının ağırlaşması üzerine İstanbul’u terk edip babaannesinin köyündeki evinde yaşamaya karar verir. Köye vardığı zaman köyün tam üstüne yapılacak ve doğaya bir o kadar da zarar verecek bir projenin planlandığını öğrenir. Arkadaşı Nurullah ve komşusu Büşra ile projeyi engelleyip köyü kurtarmak üzere çalışmalara başlarlar.
RECEP İVEDİK 7 FİLMİ OYUNCULARI VE KADROSU
Şahan Gökbakar – Recep İvedik
Öznur Serçeler – Avukat Büşra Altın
Nurullah Çelebi – Nurullah Sağlam
İrfan Kangı – Erdem Çökelek
Eray Türk – Öğretmen Kemal
Murat Ergür – Muhtar Asım Civan
Murat Dalkılıç – Kendisi
Mehmet İlhami Adsal – Enver Çökelek
Yeşim Sarı – Murat Dalkılıç’ın menajeri
Turgut Çalhan – Salih Abi
Fatih Batı – Martı Bıyık Fatih
Barış Ali Çeliker – Bilya Cemal
Gönen Fatih Yemez – Jan Klod Adnan
Murat Bölücek – Biberli Hasan
Şahabettin Karabulut – Zıp Zıp Orhan
Cennet Uğurlu – Baltalı Sultan
RECEP İVEDİK 7 NEREDE ÇEKİLDİ?
Recep İvedik 7 film sahnelerinin büyük çoğunluğu İzmir’in Bergama ilçesindeki Kozak yaylasında gerçekleştirilmiştir. Köy sakinleri de Recep İvedik 7’nin çekimlerinde görev almıştır.
Osman DEMİRHaberler.com – Gündem
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında açılan ‘Tutkulu İki Yürek: Bedri Rahmi‘ sergisini ziyaret etti.
Bakan Ersoy, Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında, Çankaya ilçesindeki Mustafa Ayaz Müzesi’nde açılan resim sergisini ziyaret etti. Bakan Ersoy, Türk resim sanatının 2 önemli çifti Bedri Rahmi ve eşi Eren Eyüboğlu’na ait eserleri inceledi. Ersoy, Eyüpoğlu ailesine ait fotoğrafları ve belgelerin de yer aldığı bölümü gezdikten sonra, müzeye ismini veren ve 5 gün önce vefat eden Sanatçı Mustafa Ayaz’ın anısına imzalanan deftere duygu ve düşüncelerini yazdı. Bakan Ersoy, deftere “Bu çatı; eserleri, verdiği ilham, açtığı yol ve yetiştirdiği insanlarla çağdaş Türk resim sanatının dünü kadar yarınlarına da izini ve ismini nakşeden bir büyük ustanın, bir öncünün ve öğretmenin derin hatırasını barındırmakta. Merhum Mustafa Ayaz’ı saygıyla anarken büyük ustanın mirasının sanatı ve sanatçıyı desteklemeye devam ettiğini görmekten büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Ruhu şad olsun” ifadelerini yazdı. 79 eserin yer aldığı sergi, 1 Eylül-17 Kasım tarihleri arasında sanatseverleri ağırlayacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirmek üzere gittiği Rusya’nın başkenti Moskova’da Yunus Emre Enstitüsünü ziyaret etti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada, “Resmi ziyaret dolayısıyla bulunduğumuz Moskova’da, Türkiye’nin uluslararası alanda en önemli diplomasi kuruluşlarından biri olan Yunus Emre Enstitüsünü ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldık. Moskova’da 2018’de açılışını gerçekleştirdiğimiz; dilimizi, köklü tarihimizi, Anadolu’muzun zengin ve kadim kültür mirasını en iyi şekilde tanıtan bu güzide kurumumuzun tüm çalışanlarına başarılar diliyorum” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğince, Konak Meydanı’nda gerçekleştirilen programa katılan İzmir Valisi Süleyman Elban, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması konusunda ahilik teşkilatının önemli bir yeri olduğunu söyledi.
Ahiliğin sıradan bir esnaf teşkilatı olarak görülmesinin eksik ve hatalı olacağını kaydeden Elban, “Bu milletin biriktirdiği, çok özel ve önemli geleneklerin birikimleri sonucu oluşan bu özel kültür, İslam ile buluştuktan sonra İslam’ın özel ilkeleriyle birlikte dünyaya çok özel bir model ve ekonomik anlamda farklı bir anlayış getirmiştir. Ahilik, aynı zamanda bir toplumsal yaşam biçimi, bir toplum düzeni de vadeder.” diye konuştu.
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya da ahilik kültürünün Anadolu’nun iktisadi ve sosyal kalkınmasında öncülük ettiğini anlattı.
Hayata geçirmeye çalıştıkları Çeşme Turizm Planı’nın durdurulduğunu belirten Kaya, “Bugün üzülerek ifade ediyorum, bu projeyi durdurduk diye nara atanlar, sevinç çığlıkları atanlar var. İzmir’de bu mantaliteyle ne turizmi geliştirebiliriz ne İzmir’in kalkınmasını sağlayabiliriz ne de esnafımızı daha güçlü hale getirebilecek yaklaşım ortaya koyabiliriz.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ile İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata da birer konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından “ilin ahisi” Doğan Karasakal’a özel kıyafetleri giydirildi, şed kuşandırıldı.
Programa İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, MHP İl Başkanı Veysel Şahin, meslek odası temsilcileri, kurumu müdürleri, esnaflar ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 18 Eylül’de hayatını kaybeden ressam Mustafa Ayaz’ın müzesinde yer alan ‘Tutkulu İki Yürek’ sergisini ziyaret etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ankara’da 21 Eylül tarihinde açılan ‘Tutkulu İki Yürek’ sergisini ziyaret etti. Bakan Ersoy ziyaret çerçevesinde, Türk resim sanatının iki unutulmaz ismi olan Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Eren Eyüboğlu’nun eserlerini inceledi. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun 49’uncu ölüm yıl dönümünde gerçekleştirilen ve Eyüboğlu ailesinin izlerini günümüze taşıyan koleksiyon sunan sergide Bakan Ersoy’a küratör Siret Uyanık eşlik etti.
“Çağdaş Türk Resim Sanatının dünü kadar yarınlarına da izini ve ismini nakşeden bir büyük ustanın hatırasını barındırmakta”
Ziyaretin ardından Bakan Ersoy, 18 Eylül tarihinde hayatını kaybeden ressam Mustafa Ayaz’ın anı defterini imzaladı. Ersoy anı defterinde, “Bu çatı; eserleri, verdiği ilham, açtığı yol ve yetiştirdiği insanlarla Çağdaş Türk Resim Sanatının dünü kadar yarınlarına da izini ve ismini nakşeden bir büyük ustanın, bir öncünün ve öğretmenin derin hatırasını barındırmakta. Merhum Mustafa Ayaz’ı saygıyla anarken, büyük ustanın mirasının sanatı ve sanatçıyı desteklemeye devam ettiğini görmekten büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim. Ruhu şad olsun” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ilk katıldığı bienal olan 1957 Sao Paulo Bienali’nde ödül aldığı, nonfigüratif tarzdaki ‘Meyveler’ adlı eser başta olmak üzere birçok eserin görülebileceği sergide, Eren Eyüboğlu’ndan 30, Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan ise 49 eser yer alıyor.
Mustafa Ayaz’ın kurduğu Mustafa Ayaz Müzesi’nde sanatseverlere buluşan sergi 17 Kasım tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Besteci, Arnavut folkloru araştırmacısı ve müzikolog Luli’nin koleksiyonunda bazıları ahşap, pirinç alaşımı, deri, kemik, kamış ve hayvan boynuzundan yapılmış, yüzyıllardır Arnavutlar tarafından kullanılan 128 enstrüman bulunuyor.
Enstrümanların bir kısmı bugün aktif olmasa da bazıları Arnavut zanaatkarlarca üretilip çeşitli etkinliklerde kullanılıyor.
Yüzyıllar boyunca aile törenlerine, düğünlere ve bayramlara eşlik eden geleneksel Arnavut enstrümanları, kültür ve sanatın ayrılmaz parçası konumunda.
Luli, koleksiyonunu oluşturan enstrümanlarla çevrili çalışma stüdyosunda AA muhabirine, çalgıları Arnavutların yaşadığı ve Arnavutçanın konuşulduğu bölgelerden topladığını söyledi.
40 yılı aşkın süredir enstrüman topladığını anlatan Luli, “Arnavutluk’un bütün köylerine gittim, 10’dan fazla kez ziyaret ettiğim köyler olabilir. Bunların dışında da Karadağ’dan Kosova’ya, Kuzey Makedonya’dan Patra’ya, Preveze’ye ve Yanya’ya kadar gidip topladım.” ifadelerini kullandı.
“Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir”
Koleksiyonundaki en eski enstrümanın hayvan boynuzundan yapıldığını dile getiren Luli, Avusturyalı araştırmacıların, Arnavutluk’taki Mat Nehri’nde bulunan bu enstrümanın 400 yılı aşkın süredir kullanıldığını tespit ettiklerini söyledi.
Koleksiyonunun Balkanlar’da bu açıdan en eksiksiz ve büyüğü olduğuna dikkati çeken Luli, “Koleksiyonda toplamda tam olarak 128 enstrüman var. Arnavutça konuşulan bölgelerde kullanılan tüm enstrümanlar burada yer almakta.” dedi.
Luli, Arnavutların “lahut” olarak adlandırdığı, “gusle” diye de bilinen yaklaşık 300 yıllık enstrümanın da koleksiyonunun özel parçalarından olduğunu ifade etti.
Enstrümanlarının çoğunu koleksiyon oluşturma tutkusuyla satın aldığını söyleyen Luli, “Tutku seni araştırmaya, keşfetmeye ve çalışmaya yönlendirir. Genellikle Arnavutluk’un kuzeyinde çok zenginlik var, çok fazla enstrüman bulunur. Kuzeyde gayda, davul, zurna, kaval, düdük, çifteli var. Güneyde ise daha az enstrüman var, kaval, çift borulu zurna ve tef bulunur.” bilgisini paylaştı.
Enstrümanların bakımlarını orijinal unsurlarla kendisinin yaptığını anlatan Luli, çalgıların tanımları, kökenleri, özellikleri ve yaşlarına dikkat ederek yayınlar ve çalışmalar yaptığını dile getirdi.
Luli, geleneksel Arnavut enstrümanlarını toplamayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL – Galatasaraylı futbolcular ve teknik ekip, Fenerbahçe galibiyetinin ardından stattan mutlu ayrıldı.
Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Galatasaray, konuk olduğu Fenerbahçe’yi 3-1 mağlup etti. Maçın son düdüğünün çalmasının ardından sahada büyük sevinç yaşayan sarı-kırmızılı futbolcular bunu soyunma koridorlarında da devam ettirdi. Süper Lig’de 6’da 6 yapan sarı-kırmızılılarda, yönetim, futbolcular ve teknik ekip mutlu bir şekilde Ülker Stadyumu’ndan ayrıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>METİN AROLAT SAHNEDE ŞARKI SÖYLERKEN YAŞAMINI YİTİRDİ
Kadıköy’de sahne aldığı otelde şarkı söylediği sırada fenalaşan 52 yaşındaki Metin Arolat, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Şarkıcı Metin Arolat, Kozyatağı’nda bir otelde şarkı söylemek için sahneye çıktı. Bir süre sonra fenalaşarak bayılan Arolat, buradaki ilk müdahalenin ardından özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Arolat, buradaki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
SON ANLARI ORTAYA ÇIKTI
Arolat’ın son anları ortaya çıktı. Metin Arolat’ın sahnede gülümseyerek şarkı söylediği, rahatsız görünmediği anlar videoda yer aldı.

METİN AROLAT KİMDİR?
8 Mayıs 1972 tarihinde İzmir’de dünyaya gelen Metin Arolat, Mevlana’nın 23. kuşak torunudur. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Arolat, mezun olduktan sonra İstanbul’a taşındı. Bir reklam ajansında işe başlayan Metin Arolat, ardından Amerika’ya gidip reklamcılık eğitimi almıştır.

1995 yılında Ayrılık Olmaz isimli albüm ile müzik piyasasına giriş yapan Metin Arolat, hem yönetmenlik hem şarkıcılık kariyerini birlikte yürüttü. “Ayrılık Olmaz”, “Yine Bir Başıma”, “Kabul Et”, “Lütfen Yaz Gelsin”, “Çok Daha Ötesi”, “Karavan” gibi albüm ve single çalışmalarına imza atan Arolat, birçok markanın reklam filmlerinde yönetmenlik yaptı.

Müzik kariyeri boyunca pop müziğin sevilen isimlerinden biri haline gelmiş, kendine has tarzı ve enerjik sahne performanslarıyla dikkat çekmiştir.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Menteşeli Cengiz söyledi, Osmangazililer eşlik etti
Osmangazi Belediyesi’nin ‘Güz Konseri’ne büyük ilgi
BURSA – Osmangazi Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ‘Güz Konseri’ kapsamında sahneye çıkan dağ yöresinin sevilen sanatçısı Menteşeli Cengiz, türküleriyle sanatseverleri doyasıya eğlendirdi.
Osmangazi Belediyesi, Alemdar Mahallesi’nde düzenlediği ‘Güz Konseri’ ile Bursa’nın sevilen ses sanatçılarından biri olan usta sanatçı Menteşeli Cengiz’i sevenleriyle buluşturdu. Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles gibi dağ ilçelerindeki yurttaşlar tarafından beğeniyle takip edilen, Osmangazi’de yaşayan dağ yöresi vatandaşlarının da severek dinlediği usta sanatçı, Türk Halk Müziği’nin nadide eserlerini hayranlarıyla birlikte seslendirdi. Dağ yöresinden yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Alemdar Mahallesi’ndeki pazar alanında gerçekleşen konsere, sanat severlerin ilgisi büyük oldu. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının hareketli türkülerine dans ederek eşlik etti. Menteşeli Cengiz, konser sonunda hayranları tarafından ayakta alkışlandı. Konsere, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, belediye meclis üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı.
“Yaşamda tutunmak için sanat da bir ihtiyaç”
Sanata ve sanatçıya her zaman destek verdiklerini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bu tür etkinlikler, özellikle yöre insanımızın yoğun yaşadığı yerlerde karşılık buluyor. İnsanoğlu sadece karnını doyurmakla yaşamına devam edemiyor. Ruhunu da doyurması gerekiyor. Yaşamda tutunmak için bu da bir ihtiyaç. Osmangazi Belediyesi olarak, her biri birbirinden güzel ve özel kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinliklerimizi mahallelerimize de taşıyoruz. İnşallah bundan sonra da bu etkinliklerimize devam edeceğiz. Bu etkinliklerin düzenlenmesinde büyük emeği olan Kültür İşleri Müdürlüğü’müzden sorumlu Başkan Yardımcımız Mutlu Esendemir’e teşekkürlerimi sunuyorum. Emeği geçen personelimize de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hep birlikte daha güzel işlere imza atacağız” dedi.
Gecenin sonunda Başkan Aydın, usta sanatçı Menteşeli Cengiz’e çiçek takdim etti. Ayrıca Başkan Aydın’a üzerinde isminin yazılı olduğu Fatihgücü Spor forması hediye edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Eski Foça’da yaşayan emekli Mehmet Oktay Özçelebi, iskele civarında oturduğu sırada denizde sırt üstü yüzen bir kişinin göbeğine martı konduğunu fark etti.
Cep telefonuyla bu anları kaydeden Özçelebi’nin sosyal medyada paylaştığı görüntü, çok sayıda kullanıcı tarafından beğenildi.
Özçelebi, AA muhabirine, iskelede arkadaşlarıyla oturduğu sırada martının denizdeki bir kişinin göbeğine konduğunu gördüğünü belirterek, “Çok ilgimi çekti hemen videoya aldım. İnanılmaz güzel bir hadiseydi.” dedi.
Martının İstanbul’dan Foça’ya tatile gelen bir aile tarafından getirildiğini, ailenin evlerine dönerken martıyı burada bıraktığını öğrendiğini anlatan Özçelebi, “Yuvadan düştüğü için İstanbul’daki aile bakıyormuş. Buraya getirmişler. Dönerken komşularına emanet etmişler. Martı artık kendi imkanlarıyla beslenmeye başlamış. Martıyı buralarda görüyoruz ancak herhangi bir insanla yakınlaştığını görmemiştik.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KüçükÇiftlik Park’ta konser veren ikili, Türkiye milli takım formalarıyla sahne alarak, performanslarını sergiledi.
Epifoni organizasyonu ile gerçekleştirilen konser öncesi, çalışmalarını Türkiye’de sürdüren ses mühendisi, Brezilya asıllı DJ ve prodüktör Fred Lenix sahne aldı.
Etkinliğin açılışını ise Türkiye’nin üretken prodüktörlerinden biri olarak gösterilen Sezer Uysal yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sarı saçlar hiçbir zaman modası geçmeyen bir şey olsa da son zamanlarda daha da popüler olduğunu görebilirsiniz. İster doğal sarışın olun isterse kuaförünüz sihrini konuştursun, saçlarınızın sarısını göze en güzel şekilde sunacak bazı sarışın dostu renkler var. İşte bunlardan birkaçı:

Kırmızı
Kırmızı kime yakışmaz ki? Yine de çarpıcı kırmızıların sarı saçları vurguladığı reddedilemez bir gerçek.

Düz saçlar veya kabarık bukleler ile kırmızı tonlar, parlak saçları daha da canlı hale getirecektir.

Kobalt mavi
Yine oldukça çarpıcı bir renk olan kobalt mavisi, sarı saçlarla çerçevelendiğinde son derece iddialı bir görünüm sunuyor.

Sarı saçların özellikle parlak kumaşlarla harika bir görüntü yarattığını fark etmişsiniz.

Metalik renkler
Bir renk olmanın ötesinde materyalleriyle öne çıkan metal kıyafetler, yarattıkları yansımalarla cildinizin alt tonlarını ortaya çıkarır.

Altın, dore veya gümüş gibi metalik kumaşlar, sadece güzel durmaz, adeta cildinize iltifat ederler.

Zümrüt
Altına benzeyen saçlarınızın bir tamamlayıcısı olarak bir başka mücevherden yararlanabilirsiniz.

Bu renk, saçlarınızın öne çıkması için harika bir kontrast oluşturur.

Beyaz
Herkes beyazda kendinden bir şey bulabilir ancak daha yumuşak ve ferahlatıcı bir görünüm için bembeyaz bir kombin ve sarı saçlar elbette öne çıkar.

Daha homojen, yumuşak geçişli bir görünüm için beyazın yakın dostlarından yardım alabilirsiniz. Saçlarınız kendini oldukça doğal ancak bir o kadar da uyumlu hissedecek.

Toz pembe
O beklenen Barbie görünümünü yaratmak zorunda değilsiniz ancak güneşin öpücüğünü taşıyan saçlarınız pembeyle oldukça iyi anlaşabilir.

Bu renk seçimi size yumuşacık bir görünüm sağlayacaktır.

Referans: Hannah Almassi. “6 Colours That Always Look Incredible on Blondes”. Şuradan alındı: https://www.whowhatwear.co.uk/colors-for-blondes (27.07.2022).

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Lavanta yağı
Lavanta yağının saç büyümesini hızlandırabildiği bulunmuştur. Araştırmacılar, lavanta yağının hücrelerin büyümesini sağlayan ve stresi azaltabilen özelliklere sahip olduğunu bildiriyor. Lavanta yağı ayrıca, kafa derisi sağlığını iyileştirebilen antimikrobiyal ve antibakteriyel özelliklere sahiptir.
Lavanta yağı nasıl kullanılır?
Birkaç damla lavanta yağını zeytinyağı veya eritilmiş hindistancevizi yağı gibi 3 yemek kaşığı taşıyıcı yağa karıştırın ve doğrudan saç derinize uygulayın. Yıkamadan ve normalde yaptığınız gibi şampuanlamadan önce en az 10 dakika bekletin. Bunu haftada birkaç kez yapabilirsiniz.
Biberiye yağı
Hem saç kalınlığını hem de saç büyümesini iyileştirmek istiyorsanız, biberiye yağı hücresel üretimi iyileştirme yeteneği sayesinde harika bir seçimdir. Bir araştırmada, biberiye yağının saç büyüme tedavisinde yaygın bir yan etki olarak görülen kafa derisi kaşıntısına daha az yol açtığı tespit edilmiştir.
Biberiye yağının kullanımı
Birkaç damla biberiye yağını zeytinyağı veya hindistancevizi yağı ile karıştırın ve saç derinize uygulayın. Şampuanla yıkamadan önce en az 10 dakika bekletin. Bu uygulamayı haftada 2 kere yapabilirsiniz.
Sedir ağacı yağı
Sedir ağacı esansiyel yağının saç derisindeki yağ üreten bezleri dengeleyerek saç büyümesini desteklediği ve saç dökülmesini azalttığı düşünülmektedir. “Sedir ağacı yağı ne işe yarar?” sorusunun bir diğer cevabı olarak ayrıca kepek veya saç dökülmesine katkıda bulunabilecek farklı durumları tedavi edebilen antifungal ve antibakteriyel özelliklerinin olmasıdır. Lavanta ve biberiye içeren bir karışıma dahil edilen sedir ağacı özünün, saçkıran hastalarında saç dökülmesini azalttığı da bulunmuştur.
Sedir ağacı yağı nasıl kullanılır?
Birkaç damla sedir ağacı esansiyel yağını 2 yemek kaşığı seçtiğiniz bir taşıyıcı yağ ile karıştırarak kullanabilirsiniz. Saç derinize masaj yapın ve yıkamadan önce 10 dakika bekletin.
Ylang Ylang yağı
Kuru saç derisine sahip olanlar için ylang-ylang yağı uygun bir uçucu yağ çeşidi olarak gösterilir. Ciltte yeterli ölçüde yağ olmaması ve sebum eksikliği saçın kurumasına ve kırılgan olmasına neden olduğundan, sebum üretimini destekleyen ylang-ylang yağı, saç dokusunu iyileştirme ve saç kırılmasını azaltmada etkili olabilmektedir.
Ylang-ylang yağı kullanımı
5 damla esansiyel ylang-ylang yağını hazırlayın. 2 yemek kaşığı başka bir yağı ılıtın ve bu ılık yağı ylang ylang yağı ile karıştırın. Saç derinize masaj yapın ve başınızı ılık bir havluyla sarın. Yıkamadan önce 30 dakika bekletin. Ylang-ylang ayrıca şampuan veya saç kremi gibi ürünlerin içinde de bulunur.
Limon otu yağı
Kepek, saç derisinde yaygın olarak görülen rahatsızlıklardan biridir. Sağlıklı ve kepeksiz bir saç derisine sahip olmak, saç sağlığının önemli bir parçasıdır. Limon otu yağının kepek üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Kepek için limon otu yağının günlük kullanım ile 1 hafta sonucunda etkili olabildiği bulunmuştur.
Limon otu yağı ne sıklıkta kullanılır?
Limonotu yağını şampuanınıza her gün birkaç damla karıştırarak kullanabilirsiniz. Saç derinize masaj yaparak uygulandığından emin olun.
Çay ağacı yağı
Çay ağacı yağı, güçlü temizleme işlevinin yanı sıra antibakteriyel ve antimikrobiyal, ayrıca kepek önleyici özelliklere de sahiptir. Cilt yüzeyine uygulandığında saç köklerinin uyarılmasına ve saç büyümesinin artmasına yardımcı olabileceği söylenir. Çağ ağacı yağları çeşitli yoğunluklarda üretilir. Bu nedenle üretici talimatlarına dikkat etmek önemlidir. Çağ ağacı yağı gibi bazı uçucu yağlar oldukça konsantre formdadır ve diğer ürünlerle, krem ve yağlarla karıştırıldıkları görülür. Tek başına kullanmak için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğu da ayrıca belirtiliyor.
Çay ağacı yağının kullanımı
10 damla çay ağacı esansiyel yağını şampuanınıza karıştırıp günlük olarak kullanabilir ya da 3 damlayı 2 yemek kaşığı taşıyıcı yağla karıştırıp 15 dakika saçınızda bekletebilir, ardından durulayabilirsiniz.


Adaçayı yağı
Adaçayı yağı, lavanta yağında bulunan ve saç büyümesini artırmaya yardımcı olan linalil asetat isimli fitokimyasal bileşen içerir. Saç büyümesini ve saçın gücünü artırmasının yanı sıra saçın kırılmasını zorlaştırır.
Adaçayı yağının kullanım şekli
Kullanım için 3 damla misk adaçayı yağını en sevdiğiniz saç kremiyle veya 1 yemek kaşığı taşıyıcı yağla karıştırın. Günlük olarak kullanıyorsanız, 2 dakika sonra durulayın. Haftada bir veya iki kez kullanıyorsanız, 10 dakika bekleyebilirsiniz.
Kekik yağı
Kekik, hem kafa derisini uyararak hem de saç dökülmesini aktif olarak önleyerek saç büyümesini desteklemeye yardımcı olabiliyor. Sedir ağacı yağı gibi, kekik yağının da saçkıran tedavisinde destekleyici olabildiği bulunmuştur. Kekik yağı, güçlü bir uçucu yağ çeşidi olarak gösterilir.
Kekik yağı nasıl kullanılır?
Saç derinize uygulamadan önce 2 yemek kaşığı taşıyıcı yağa sadece 2 küçük damla kekik yağı damlatın. Yaklaşık 10 dakika beklettikten sonra saçlarınızı yıkayın.
Nane yağı
Nane yağı, uygulandığı bölgedeki dolaşımı artırdığında serinlik ve karıncalanma hislerine neden olabilir. Bu hislerin, saçların büyüme aşamasında desteklenmesinin işaretleri arasında sayılabildiği söyleniyor. Nane yağının saç köklerinin derinliğini ve genel saç büyümesini arttırdığını bulan bazı çalışmalar vardır.
Nane yağının uygulanışı
Seçtiğiniz bir diğer yağ ile 2 damla esansiyel nane yağını karıştırın. Saç derinize masaj yapın. Şampuanlamadan önce 5 dakika bekletin.
Referanslar:
“Essential oils for hair growth” Şuradan alındı: https://www.healthline.com/health/essential-oils-for-hair-growth#other-oils


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ailede zaman yönetimi konusu ele alındığında farklı önerilerin ortak bir noktası dikkat çekiyor; zaman algısı. Minimalist ebeveynlik konusunda aile yaşamını düzenleme konusunda birçok başlıkta öneriler sunan “Minimalist Ebeveynlik” kitabının yazarları Christine Koh ve Asha Dornfest, zaman yönetimi konusunda da işe yarar tüyolar veriyor. Bunlardan biri, anne ve babanın kişisel zaman algıları üzerinde düşünmeleri…
Gün boyunca birçok şeyle meşgul olurken, evde kalmamız gereken ucu belirsiz bir zamanın içine girince günlük hayatı yürütmek iyice zorlaştı. Evde çok zaman geçirme gereği bazıları için hem fiziksel hem de ruhsal bahar temizliği fırsatı oldu. Ne var ki çocuklu aileler için işler o kadar da kolay değil. Aileler özellikle zamanı yönetmek, 24 saate sığmayan gün içindeki birçok işi yetiştirme konusunda epeyce zorlanıyor. Minimalist Ebeveynlik adıyla Türkçe’ye çevrilen Minimalist Parenting kitabının yazarları da “Hiçbir şeye yetişemiyorum” diyen anne babalara yalnız olmadıklarını hatırlatıyor. İşte bazı tespitlerinden kısa kısa notlar;
“Hiçbir şeye yetişemiyorum”
Minimalist Ebeveynlik kitabının yazarları Koh ve Dornfest, ailenin zamanını verimli geçirmesi ve günlük işlere yetişebilmesi için ortaya koydukları yaklaşımda öncelikle işleri önem sırasına koymayı tavsiye ediyor. Bu noktada ailenin farklı yaş, cinsiyet ve eğitim seviyesindeki kişilerin bir arada yaşadığı bir yapı olduğu akla geliyor.
Zamanı ve özellikle dikkatimizi bölüp parçalarına ayırmak için aslında birçok yol olduğu söyleniyor. Yetersiz ve suçlu hissetmek ebeveynliğin doğasında varmış gibi görünse de iyi bir zaman yönetimi çok şey değiştirebilir. Pratik çözüm önerilerine göz atmadan önce, zamanın nasıl hissedildiğini gözden geçirmekte fayda var.
Zamanı nasıl algıladığımız konusuna kafa yoran bilim insanı Marc Wittman, “Hissedilen Zaman” adlı kitabında zaman algısı konusunda ilginç tespitlerde bulunuyor. Bilişsel ve duygusal durumların bir göstergesi olarak zaman algısı üzerinde çalışan Wittman, “Zamanım yok”, “Yetişemiyorum”, “Bir Vakit Bulabilsem” diyenler için zamanı nasıl algıladığını fark etmeye davet ediyor;
“Takvimlerdeki her olaya titizlikle dikkat eden ve genel olarak gelecek perspektifinde kısılıp kalmış kişiler -daima bir hedef doğrultusunda çalışanlar- deneyim edinme fırsatını kaçırırlar. Hissedilen ve yaşanan zaman, yani pozitif deneyimlerle dolu bir hayat, genellikle iyi arkadaşların ya da sevilen bir partnerin yanında geçirilen doyurucu anlardan oluşur. Dolayısıyla anı mı yaşayacağımıza yoksa uzun vadedeki kazancın peşinden mi koşacağımıza karar verebilmek için duygusal zekamızı kullanmamız ve seçenekleri teraziye koymamız gerekir. Özgür ve hayat dolu biri tatmini her zaman ertelemez; daha ziyade ne zaman eğleneceği ve ne zaman bekleyeceği konusunda akıllıca davranır.”
Minimalist ebeveynlikte zaman yönetimi nasıl yapılır?
Minimalizm akımını aile yaşamına taşımayı ele alan Minimalist Ebeveynlik kitabının yazarları, öncelikle her anne ve babanın kendi zamanı yaşama tarzını fark etmesini öneriyor. Bireyin zamanı yönetirken en rahat hissettiği yol, kendi zaman yönetim tarzı anlamına geliyor. Bunu anlamak içinse “Tek başına bir birey olarak yaşasaydım zamanımı nasıl yönetirdim?” sorusunu sormak öneriliyor. Kendi tarzının ne olduğunu anlamak için yardımcı olacak bazı sorular soruluyor;
Bu cevapları şimdiki yaşam koşullarınızdan bağımsız olarak verin. “Zamanım yok” demeden önce kendi yapınızı fark etmeye çalışın. Vereceğiniz cevaplar; plansız, doldurulmamış ve insansız geçirilecek zamanları temel alarak oluşturacağınız ideal programınıza ışık tutar. Başka bir deyişle, kimisi için oldukça yoğun olan bir program kimisine hafif gelebilir ve bir aile için idealize edilen bir yaşam tarzı kimileri için çok yorucu olabilir. Bu noktada akla birçok örnek geliyor. Kimi aileler sabah kahvaltısı için dışarı çıkıp, ardından sinemaya, alışverişe veya doğa yürüyüşüne giderek günü bitirmekten memnun olurken kimileri öğleye doğru pijamalarını çıkaran bir tempoya sahip olabilir. Kendi zaman yönetim tarzınızı tanımak, ailenizin günlük planını inşa etmek için önemli bir adımdır. İkinci adım ise, beden-zihin ve ruhsal dengenizin doğal ritmini bilmektir.


“Bu rutini sürekli tekrar etmeye gerçekten ihtiyaç var mı?”
Bireysel zaman yönetiminin önemi ve aile yaşamına etkisi konusunda; Uzman İlişkiler, Kurum, Yönetici ve Yaşam Koçu Ebru Erşin ise şöyle söylüyor: “Kendi yaşantımızda Zaman Yönetimi uygularken ilk keşfedeceğiniz şey, ihtiyacımız olan ne kadar çok şeyi sürekli ötelediğimiz ve hayatımızın dışına attığımızı fark etmektir. Bunun yerine belli rutinleri sürekli tekrarlamaya gerçekten ihtiyaç olup olmadığını yeterince sorgulamayı bıraktığımızı fark edebiliriz. Örneğin evi sürekli temizlemekle her gün uzun saatler uğraştığımızı, bunun karşısında çok sevdiğimiz spordan tamamen uzaklaştığımızı ve buna benzer durumları keşfedebiliriz. Doğru bir planlama ile aslında elimizde günde 24 saatten fazlası olmayan zamanımızın her işe kararınca dağıtılması ile sadece kendi ruhsal ve bedensel dengemiz düzene girmeyecek, aynı zamanda ailemiz ve çevremizle ilişkilerimiz de daha kaliteli bir hale gelecektir.”
Minimalist Ebeveynlik yazarları ise bireysel farkındalık için ayrı bir kilit özellikte tavsiyede bulunuyor. Gün boyunca enerjimizin yukarı veya aşağı doğru dalgalı biçimde seyrettiği hatırlatılıyor. Günlük program gözden geçirilerek ne zaman yoğunluk yaşanacağını tahmin etmek öneriliyor. Temponun yoğun olduğu saatler için zihni önceden hazırlayacak ruhsal ve zihinsel esneme çalışmaları, örneğin kısa bir meditasyon yapmakiçin bir hedef konabileceği söyleniyor. Buna zaman ayırmanın, yoğun geçen süre boyunca zihinsel gerginlik yaşamayı önleyeceği aşikâr.
Minimalist ebeveynlik yaklaşımı temelde “Her şeye nasıl yetişeceğim?” yerine “Yetiştirilmesi gereken ve uyulması gereken en önemli şey nedir?” sorusunu sormayı öneriyor. Bu soruyu önceliğe alarak bir gün geçirmek, en önemli şeyleri yapmış olarak bitirme hediyesini getiriyor. “Evde minimalizm nasıl uygulanır?” sorusuna cevap olarak elimizdeki süreye ve değerlerimize, önceliklerimize bakarak dengeyi bulmak olarak gösteriliyor.


Çocuğunuz teknoloji bağımlısı mı?
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çıkan tartışma kısa sürece büyüyerek kavgaya dönüştü. Güvenlik korucusu Menderes Demirtaş, yanında bulunduğu uzun namlulu silahla amcasının oğlu Yasin Demirtaş’a ateş açtı. Demirtaş daha sonra kanlar içerisinde yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan Yasin Demirtaş’a olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Ceylanpınar Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı yasın Demirtaş, burada doktorların yaptığı tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yasin Demirtaş’ın cenazesi otopsi işlemleri için Şanlıurfa adli tıp kurumuna getirildi. Olayın ardından güvenlik korucusu Menderes Demirtaş, jandarma ekiplerine teslim oldu.Ceylanpınar İlçe Jandarma Komutanlığında adli işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen güvenlik korucusu Menderes Demirtaş tutuklanarak cezaevine konuldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Medcezir dizisi ile yıldızı parlayan Meriç Aral ile Leyla ile Mecnun’un unutulmaz ismi Serkan Keskin uzun süredir aşk yaşıyordu.

İlişkilerinin ilk yıllarını gözlerden uzak geçirmeyi tercih eden Serkan Keskin ile Meriç Aral çifti, daha önce tarihini iki kez değiştirdiği düğünü yine ertelemişti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

ÜNLÜ ÇİFT BUGÜN EVLENDİ
Ünlü çiftten bugün sonunda sevindiren haber geldi. Ünlü çift bugün evlendi.
Meriç Aral ve Serkan Keskin evlendi! Ünlü çiftten ilk açıklama böyle geldi!

“SEVGİLİM BANA EVLİLİK TEKLİF ETTİ”
Serkan Keskin, “Yarım saat sonra nazar değmezse evleneceğiz. Sevgilim bana evlilik teklif etti. Hemen kabul ettim. Çok acayip bir duyguydu. Balayı yapamayacağız, hemen işe başlayacağız” İfadelerini kullandı

İşte Meriç Aral ve Serkan Keskin’in düğününden ilk kareler!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yürüyüşün ardından Bahçelievler Kamu Binaları Meydanı’nda Gaziler Günü için düzenlenen resmi törenle program devam etti. Törene katılan vatandaşlar, gazilere duydukları minnettarlığı dile getirerek, gazilerin vatanımız için verdikleri emekleri bir kez daha hatırladılar. Bahçelievler Belediyesi tarafından organize edilen Gaziler Günü etkinlikleri, gazilerimiz ve ailelerine Akif Emre Kültür Merkezi’nde verilen özel yemek daveti ile son buldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ankara’nın Kalecik ilçesi İstasyon Caddesi’nde çarşamba günü akşamı fırıncılık yapan iki akraba aile arasında iş anlaşmazlığı nedeniyle tartışma çıktı.

Kısa sürede büyüyen tartışma, kavgaya dönüştü. Kavga sırasında aile fertlerinden Fatih Çekirdek ve yeğeni Mücahit Çekirdek bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olayda 4 kişi de yaralandı.
Fotoğraf: Fatih Çekirdek
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

YARALILAR HASTANEYE KALDIRILDI
Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kavgaya karışan kişiler gözaltına alınırken, hayatını kaybeden Fatih ve Mücahit Çekirdek bugün toprağa verildi.

SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Olayla ilgili soruşturma devam ederken, polis ekipleri bölgede yeniden gerginlik çıkmaması için güvenlik önlemleri aldı.
Fotoğraf: Mücahit Çekirdek
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
26 Aralık 2023’te saat 16.00 sıralarında Çanakkale’nin Merkez ilçesi İsmetpaşa Mahallesi’ndeki masaj salonunda meydana gelen olayda, iddiaya göre Ramazan Akarsu (41) aralarında husumet bulunan masaj salonu çalışanı Buket Arıyel’in (24) yüzüne kezzap attı. Çevredeki vatandaşlar, Arıyel’in çığlıklarını duyarak 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu.

ZANLI ÇIKARILDIĞI MAHKEMECE TUTUKLANDI
Yaralanan Arıyel, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, şüpheli Ramazan Akarsu’yu Ezine ilçesinde yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şahsın 3 Aralık 2023’te sosyal medya hesabından ‘Sevdiğinin yüzüne kezzap attı’ başlıklı bir video paylaştığı belirlendi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Tutuklanan Ramazan Akarsu hakkında Arıyel’e karşı ‘canavarca hisle kasten silahla yaralama’ suçundan ve olay günü tarafları ayırmaya çalışan Tuğçe Yavuz’a karşı ise ‘basit yaralama’ suçundan 2’nci Asliye Ceza Hakimliği’nde dava açıldı. Davanın bugün görülen 3’ncü duruşmasında tutuklu sanık Ramazan Akarsu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya katıldı. Davacı Buket Arıyel ise duruşma salonunda hazır bulundu.

PES DEDİRTEN SAVUNMA: ÇOK SARHOŞTUM
Ramazan Akarsu duruşmada, “Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Ben Buket’e ihtiyacı olduğu zaman para gönderiyordum. Faturalarını da ödüyordum. Ben hep mahkeme heyetine doğruları söyledim. Kanundan kaçacak bir adam değilim. 3 Aralık’ta Instagram üzerinden ‘Sevdiğinin yüzüne kezzap attı’ başlıklı videoyu ben paylaştım.

O gün sarhoştum. Videoyu izledim paylaştım. Ancak videoyu paylaşmamda özel bir durum yok. Buket Hanım’ın mahkemeye sunduğu 239 bin 600 TL’lik ilaç ve tıbbı malzeme giderlerini karşılamak istiyorum. Suçlu benim, Buket’in zararını karşılamak istiyorum” şeklinde savunma yaptı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küresel şöhrete sahip sanatçıların eserleri, İstanbul’da sergilenecek.
Pablo Picasso, Leonardo Da Vinci, Sebastião Salgado, Frida Kahlo, Andy Warhol ve Refik Anadol…
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin marka değerine katkıda bulunmak üzere bu yıl, 16 şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 13’üncü durağı İstanbul olacak. 28 Eylül – 6 Ekim arasında gerçekleştirilecek olan İstanbul Kültür Yolu Festivali, birbirinden etkileyici sergilere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

PABLO PICASSO RESİMDEN SERAMİĞE BİR SERÜVEN
Dünyanın en ünlü ressamlarından Pablo Picasso’nun eserleri, İstanbul Kültür Festivali kapsamında 28 Eylül – 31 Aralık arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde görülebilecek. Sergi, Pablo Picasso’nun gravürleri, çizimleri, posterleri, litografileri ve fotoğraflarından oluşan, tamamı orijinal ve mirasçıları tarafından onaylanmış 170 parçayı bir araya getiriyor.
REKLAM
Pablo Picasso’nun kendisine eşlik eden kadınları konu alan eserlerinin yanı sıra, Françoise Gilot ve Dora Maar gibi kadınların sanatsal çalışmalarını da bir arada sunuyor. Sergide, bu 20’nci yüzyıl dehasının samimiyetine işaret eden ve kadınlarla olan ilişkilerine tanıklık eden çok sayıda fotoğraf ilk defa gün yüzüne çıkıyor.

LEONARDO DA VINCI – RÖNESANS DEHASI
Festival kapsamında, tarihin en büyük dâhilerinden ‘Leonardo Da Vinci – Rönesans Dehası’ sergisi, 28 Eylül – 15 Ocak arasında Lale Müzesi’nde görülebilecek.
Sergide sunulan 100’den fazla icat modeli, Da Vinci’nin zihninin derinliklerindeki mucizeleri ortaya koyuyor. Rönesans döneminin önde gelen dehasının çizimlerinden esinlenen bu icatlar, ziyaretçilere insanlık tarihindeki teknolojik ve estetik devrimin bir yolculuğuna çıkmalarını sağlıyor. Liège’de sergilenen bu modeller, sadece Da Vinci’nin mucit kimliğini değil, aynı zamanda sanatının ve bilimlerinin kesişimindeki eşsiz yaratıcılığını da vurguluyor. Sergiye eşlik eden 110’dan fazla belge, kod ve reprodüksiyon ise ziyaretçilere, bu dâhinin eserlerinin ve icatlarının derinliklerine inme fırsatı sunuyor.
230 parçalık bu koleksiyon, Leonardo da Vinci’nin hayatının ve çalışmalarının modern dünyadaki etkisini gözler önüne seriyor ve onun, sadece bir sanatçı değil, aynı zamanda bir bilim insanı ve mucit olarak nasıl evrensel bir miras bıraktığını kutluyor. Sergi, geçmişi modern bilgiyle birleştirerek, ziyaretçilere Da Vinci’nin mirasının güncel ve etkileyici bir anlayışını sunmayı amaçlıyor.
REKLAM
SEBASTIÃO SALGADO ‘GENESIS’
İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında; dünyaca ünlü fotoğrafçı Sebastião Salgado, kariyerinin en uzun soluklu ve önemli projelerinden ‘Genesis’ sergisi ile ilk defa İstanbul’da seyircisiyle buluşacak.
Sergi, 28 Eylül’den itibaren Aralık sonuna kadar MSGSÜ Tophane-i Amire’de 3 ay boyunca ziyarete açık olacak.
Çağımızın en önemli belgesel fotoğrafçılarından ve aktivistlerinden biri olan Sebastião Salgado, daha çok dünyanın az gelişmiş ülkelerindeki zorlu yaşam ve çalışma koşullarını, yoksulluğu, açlığı ve göçleri yansıtan, etkileyici siyah-beyaz kareleriyle tanınıyor. İstanbul’da 3 ay boyunca sergilenecek olan 245 siyah-beyaz fotoğraftan oluşan ‘Genesis’ projesi ise, Salgado’nun 2004-2011 yılları arasında üzerinde çalıştığı dev bir proje; sanatçının deyimiyle “dünyamıza ithaf ettiği bir aşk mektubu” niteliğinde. Salgado’nun iklim krizi ile yok olan coğrafyalar ve yok olmaya yüz tutmuş hayvan türlerine odaklandığı proje, Kuzeyde ve Güneyde, Amazonlarda, Galapagos adalarında, modern toplumun yıkıcı etkisine rağmen değişmeyen manzaraları ve insanları belgeliyor. İzleyicisini Galápagos’un hayvan türlerinden, Antartika ve Güney Atlantik’teki penguenlere, Amazonlardaki kabilelere kadar farklı coğrafya ve kültürleri keşfe çıkarıyor.
REKLAM
FRIDA KAHLO’NUN GÜNLÜKLERİ
Ölümünden neredeyse 68 yıl sonra bile, ikonik bir figür olarak ışıldayan Frida Kahlo’nun yaşamına bir yolculuk niteliğinde olan “Frida Kahlo’nun Günlükleri Sergisi” festival kapsamında Grand Pera’da 28 Eylül – 26 Ekim arasında görülebilecek. Global arenada büyük ilgi gören bu eşsiz sergi, ilk defa Türkiye’de, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında sergilenecek. Tutkunun, acının ve sanatın derin izlerini keşfetme fırsatı sunan sergide ziyaretçiler, unutulmaz bir deneyim yaşayacaklar. Frida Kahlo’nun kişisel günlüklerinden esinlenerek hazırlanan bu sergi, onun içsel dünyasına ve sanatsal yolculuğuna derin bir bakış sunuyor. Günlüklerinde yer alan düşünceler, duygular ve ilham kaynakları ziyaretçiyle bütünleşerek benzersiz bir deneyim yaşatacak.

WARHOL’UN DÜNYASI – POP ART’IN İKONU
Pop Art sanatının önemli temsilcilerinden biri olan dünya sanatına damga vurmuş, 1960’lardan günümüze kadar değişen tüm paradigmaları öngörmüş Andy Warhol’un ‘Warhol’un Dünyası – Pop Art’in İkonu’ sergisi, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 28 Eylül – 31 Aralık arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.
Sanat yaşamını, popüler kültürün esasları ve toplum etkilerini inceleyerek şekillendiren Pop Art sanatının en önemli isimlerinden Andy Warhol; dünya sanatı için devrim niteliğinde eserler miras bıraktı. “Andy Warhol Warhol’un Dünyası-Pop Art’ın İkonu” sergisi, sanatın sınırlarını zorlayan bir vizyonun izlerini takip etmek isteyen herkes için unutulmaz bir deneyim sunacak.

REFİK ANADOL’DAN ‘YERYÜZÜ RÜYALARI: ANADOLU’
Eserlerinde al ve dataları piksellere işleyen ve muazzam sanat eserleri ortaya koyan yeni medya sanatçısı Refik Anadol’un yeni projesi ‘Yeryüzü Rüyaları: Anadolu’ da İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında ilk kez İstanbullu sanatseverler ile buluşacak.
Anadolu’nun kalbinde, kadim geçmiş ile teknolojinin geleceği arasında köprü kuran bir yapay zekâ veri heykeli olan ‘Yeryüzü Rüyaları: Anadolu’, arşivlerde titizlikle korunan zengin arkeolojik koleksiyonları veri tabanı olarak kullanan bir araştırmanın başlangıcını yansıtıyor. 28 Eylül-6 Ekim tarihleri arasında AKM’de görülebilecek olan eser, izleyicileri arkeolojik bilgi ile ileri teknoloji arasındaki dinamik ve yeni ilişkiyi keşfetmeye davet ediyor. Anadol’un algoritmaları, antik Anadolu’nun zengin ayrıntılarını işleyerek bunları hem derin geçmişimizi hem de geleceğin sınırsız olanaklarını yansıtan canlı, sürükleyici bir deneyime dönüştürüyor.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Antibiyotiklere direnç kazanarak tedavileri zorlaştıran bakteri veya patojen türleri olan süper bakteriler, küresel sağlık için artan bir tehdit olarak kabul ediliyor.
“The Lancet” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 1990-2021 yılları arasında dünya genelinde antimikrobiyal direnç (AMR) olarak da adlandırılan süper bakteriler nedeniyle yılda bir milyondan fazla insan öldü.
YAŞLILAR SAVUNMASIZ
Çalışmada, süper bakterilerden kaynaklanan 5 yaş altı çocuk ölümlerinin son 30 yılda yüzde 50 azaldığı, bunun bebeklerde enfeksiyonları önleme ve kontrol etme önlemlerinin iyileştirilmesiyle gerçekleştiği belirtildi.
Ancak artık çocuklar süper bakterilere yakalandıklarında enfeksiyonların tedavisi çok daha zorlaşıyor.
Yaşlanan nüfusun enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelmesiyle ise aynı dönemde 70 yaş üstü ölümlerde yüzde 80’den fazla artış görüldü.

39 MİLYON KİŞİNİN ÖLÜMÜNE YOL AÇABİLİR
Çalışmada, birçok antibiyotiğe dirençli hale gelen bir stafilokok türü olan MRSA enfeksiyonlarından kaynaklanan ölümlerin 2021’de, 30 yıl öncesine göre iki katına çıkarak 130 bine çıktığı belirtildi.
Yeni araştırmada, ilaca dayanıklı süper bakteriler nedeniyle 2050 yılına kadar dünyada 39 milyon insanın öleceği, özellikle yaşlıların risk altında olacağı tahmin edilirken bu kasvetli senaryonun önlenmesi için harekete geçilmesi çağrısı yapıldı.
“TEHDİT BÜYÜYOR”
ABD merkezli Sağlık Ölçümleri Enstitüsü’nden çalışmanın ortak yazarı Mohsen Naghavi, AFP’ye yaptığı açıklamada “Bu bulgular, antimikrobiyal direncin onlarca yıldır bir küresel sağlık tehdidi olduğunu ve bu tehdidin giderek arttığını ortaya koyuyor.” dedi.
Çalışmanın 204 ülke ve bölgedeki 520 milyon kişinin sağlık verilerini içerdiği bildirilirken “Antimikrobiyal direnç doğal bir olgu olmakla birlikte antibiyotiklerin aşırı ve yanlış kullanımı sorunu kötüleştirdi.” denildi.

PROBLEMİN ADI: ANTİMİKROBİYAL DİRENÇ
Araştırmacılar, antimikrobiyal dirençten kaynaklanan ölümlerin 2050’ye kadar yılda yaklaşık iki milyona ulaşarak yüzde 67 artacağını tahmin etmek için modelleme kullandı.
Modellemeye göre, bu durum yıllık yaklaşık yüzde 75’lik bir artışla 8.2 milyon ölüme daha yol açacak.
Senaryoya göre, antimikrobiyal direncin önümüzdeki çeyrek yüzyılda doğrudan 39 milyon insanı öldüreceği belirtildi.
ÖLÜMLER YÜZDE 146 ARTACAK
70 yaş üstü kişilerde ölümlerin yüzde 146 oranında artacağı tahmin edildi.
Modellemede, dünya ciddi enfeksiyonlara yönelik bakımı ve antimikrobiyal ilaçlara erişimi iyileştirmek için çalışırsa, 2050’ye kadar 92 milyon insanın hayatının kurtarılabileceği belirtildi.

Furkan Can
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Her sabah, kabarmış veya toplanmış saç kümelerini yönetmek sizi çileden mi çıkarıyor? Görünüşe göre buklelerin kendi akılları var. Kıvırcık saçlı biriyseniz, mükemmel bir kıvırcık saçlı kafayla uyumakla, ancak düzleştirilmiş bir dağınıklıkla uyanmakla ilgili aşınız hep dertte olacak.
Kıvırcık saçla uyumanın tek yolu yok. Her şey, ertesi sabah sizi ezik, kabarma veya düzleşmiş buklelerle bırakmayacak şekilde uyumak için saçınızı kullanmanın bir yolunu bulmakla ilgilidir. Ancak spirallerinizin vahşi ve asi olmasını önlemenin bazı kanıtlanmış yolları yardımcı olabilir. İşte, buklelerinizi mahvetmeden kıvırcık saçlarla uyumak için birkaç ipucu;

1. SAÇLARINIZI ÖRÜN
Bu hızlı ve kolay teknik, sabahları bukle yenileme rutinini bir saç maşası ile değiştirebilir. Dalgalı saçlarınız varsa, iki telli basit bir örgü, o kadar da basit olmayan kumsal dokusunu elde etmenize yardımcı olacaktır. Saçınızı gevşek bir şekilde örün ve bükün ve sertleşmesine yardımcı olmak için bir dalga spreyi uygulayın. Uyandığınızda, örgüleri açın ve saçınızdaki doğal kıvrımların keyfini çıkarın.
2. ATKUYRUĞU YAPIN
Saçınızı en tepeden bağlayın. Bunun için kuru saçlarınızı tamamen ters çevirmeniz ve en üst noktadan gevşek bir atkuyruğu yapmanız gerekir. Saçın kırılmasını veya çökmesini önlemek için saten toka veya kumaş kaplı saç tokası kullanmanızı önerir. Uyandığınızda, atkuyruğunu yarısı başınızın her iki yanında olacak şekilde ayırın. Hızlı bir su spreyi veya bukle canlandırıcı spreyden de yardım alabilirsiniz.
3. BUKLELERİNİZİ SABİTLEYİN
Daha yumuşak bir saç dokusuna sahipseniz buklelerinizi sabitlemek size yardımcı olabilir. Alttan işaret parmağınızın etrafındaki her bir lüleyi toplayın, yukarı doğru yuvarlayın ve saç derinize yaslayın. Saçınızı gece boyunca bir tel tokayla sabitleyin ve sabahları büyük ve kabarık bukleler için her birini nazikçe serbest bırakın.
4. SATEN BİR YASTIK KILIFI TERCİH EDİN
Uyurken saçın sürtünmesini önlemek için ipek veya saten bir yastık kılıfı kullanın. Saç, kıvrım oluşturmadan yastık kılıfının üzerinde pürüzsüzce kayar. Hem saten bir bone takarak hem de saten bir yastık kılıfı üzerinde uyuyarak saç bakımınızı ikiye katlayabilirsiniz. Bone, dışarı kayan spiral saçların formda kalmasını sağlayacaktır.
5. GEVŞEK TOPUZ YAPIN
Kıvırcık ama tembel bir kızsanız, kabarmayı azaltmak için her zaman gevşek topuzlara güvenebilirsiniz. Topuzunuzu oldukça gevşek bağladığınızdan emin olun, böylece bukleleriniz çok fazla uzamaz. Topuzunuzu çok gevşek bir şekilde bükerek ve sıkıştırarak ve bir toka ile sabitleyerek buklelerinizde bir göçük oluşmasını önleyin. Bu yöntem, buklelerinizi sağlam tutarak birçok sabah şekillendirme seçeneği sunar.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sağlık Bakanı Yardımcısı Halim Özçevik, Anadolu Otoyolu Hendek gişeleri mevkiinde faaliyet gösteren Oba Makarna fabrikasında meydana gelen patlamanın ardından hastaneye kaldırılan yaralıları ziyaret etti. Burada yaralıların son durumu hakkında bilgi veren Özçevik, “Toplamda 30 yaralımıza ulaşıldı, rakam biraz yükseldi. Bu yaralılarımızdan 5 tanesi halihazırda taburcu edilmiş durumda. Bu yaralılardan 3 tanesi itfaiye erimiz. 5 taburcu edilenden biri itfaiye erimiz. Yaralılarımızdan 2’si entübe. Biri entübe şekilde daha iyi şartlarda ve hastane yoğunluğunu da düşünerek İstanbul’a nakledildi. İstanbul’a sevk edilen yaralımızın genel durumu kritik. Bir tanesi de Kocaeli Şehir Hastanesi’nde entübe olarak takip edilmekte. Genellikle yanık vakaları, solunum sistemindeki yanık vakaları. Onun için diğer 3 hastamız da yine Kocaeli Şehir Hastanesi yoğun bakımda entübe olmayan şekilde takip edilmekte. Orada yaralılarımızdan biri 12 yaşında bir çocuk. Babası ile iş yerine geldiği ve patlama esnasında orada olduğu için yaralandığını tespit ettik ve genel durumu iyi. İstanbul’a giden vakamız büyük bir ihtimalle operasyona alınacak, çünkü durumu kritik” dedi.
“Isı belli bir seviyenin altına çekildiğinde risk o zaman tam anlamıyla bitmiş diyebileceğiz”
Fabrikada muhtemel bir patlama riski olduğunu ve kolluk kuvvetlerinin güvenlik önlemlerini arttırdığını belirten Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz ise, “Neticede silonun içinde devam eden bir ısı var ve bu enerjinin risk oluşturmasından dolayı bir güvenlik önlemi alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Isı düşürülünceye kadar burada bir risk var ve bu hususta alınmış olan tedbirler devam ediyor. Soğutma çalışmalarıyla ısı belli bir seviyenin altına çekildiğinde risk o zaman tam anlamıyla bitmiş diyebileceğiz” diye konuştu. – SAKARYA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GÖĞÜS Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, sonbahar ve kış mevsimlerinde akciğer rahatsızlıkları bulunan kişilere uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Özlü, “Mevsim itibarıyla artık güz mevsimine girmiş olduk. Güz ve kış mevsimi aslında bizim kronik akciğer hastalarımız için büyük riskler taşıyor. Astım, KOAH, akciğer sertleşmesi gibi kronik bir akciğer hastalığı olanların bu mevsimde çok daha dikkatli olmaları gerekiyor” dedi.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, sonbahar ve kış mevsimlerine girerken akciğer hastalarının dikkatli olması gerektiğini belirtti. Özellikle yaşlıların ve kronik akciğer hastalarının ekstra korunması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Özlü, “En çok hastalık bulaştıranlar en yakınlarınız. Genelde torun, evlat, komşu, arkadaş, akraba. Yani hapşıran, öksüren, ateşi olan, gribal enfeksiyon ya da solunum yolu enfeksiyonu bulguları olan kişilerle görüşmek, onlarla temas, hastalığı almak için en sık gördüğümüz yollardan bir tanesi oluyor. Riskli kişilerin kendilerini korumaları lazım” diye konuştu.
‘ÖZELLİKLE YAŞLI VE KRONİK HASTALAR KENDİLERİNİ KORUMALI’
Hastalıkların en çok insanların yakınlarında bulunan kişilerden bulaştığını belirten Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Mevsim itibarıyla artık güz mevsimine girmiş olduk. Güz ve kış mevsimi aslında bizim kronik akciğer hastalarımız için büyük riskler taşıyor. Genelde eylül ayından itibaren başlayarak mayısa kadar solunum yolu enfeksiyonlarının sık görüldüğü bir mevsime girmiş olduk. O açıdan akciğer hastalığı olanlar, astım gibi, KOAH gibi, akciğer sertleşmesi gibi kronik bir akciğer hastalığı olanların bu mevsimde çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle enfeksiyonlara karşı kendilerini korumaları lazım. Bu tabii daha önce geçirdiğimiz pandemiden kalan bazı güzel alışkanlıklarımız oluştu, diye düşünüyorum. Önemli bu. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan kişilerin bulaşmayı engellemek için kendilerini korumaları lazım. En çok hastalık bulaştıranlar en yakınlarınız. Genelde torun, evlat, komşu, arkadaş, akraba. Yani hapşıran, öksüren, ateşi olan, gribal enfeksiyon ya da solunum yolu enfeksiyonu bulguları olan kişilerle görüşmek, onlarla temas, hastalığı almak için en sık gördüğümüz yollardan bir tanesi oluyor. Riskli kişilerin kendilerini korumaları lazım. Yani bizim de onları korumamız lazım. En sevdiğimiz, en yakınımız bile olsa hasta olduğumuzda onun yanına girmememiz gerekiyor, onu korumak açısından. ya da girmemiz gerekiyorsa hasta olan kişinin maske takması lazım. Sağlam kişiden ziyade hasta olan kişinin maske kullanmasını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.
‘AŞILAR ÖNEM KAZANIYOR’
Kışa hazırlanmak için grip ve zatürre aşısı olunması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Özlü, “Bir de el hijyeni çok önemli. Yani dokunduğumuz yerlerde virüsler olabilir. Bunun için böyle başkalarının kullandığı ortak alanları kullanıyorsanız elinizi dezenfekte etmeniz lazım. Bir de havalandırma çok önemli. Yani sosyal alanlarda, kalabalık alanlarda yeterli hava sirkülasyonu yoksa dış ortam havası ve iç ortam havası değişmiyorsa oralarda çok kalmamak gerekiyor. İnsanlarla da mesafeyi de olabildiğince korumamız lazım. Bunun yanında da aşılar çok önem kazanıyor. Özellikle şu anda grip aşısı sezonu başlamış oldu. Biliyorsunuz grip aşıları her yıl yeniden yapılan aşılar. O açıdan geçen yıl yaptırmış olsanız bile yine bu yıl yeni çıkan aşıyla aşılanmanız lazım. Bir de zatürre aşısı eğer daha önce yaptırmamışsanız onu da yaptırmanızda fayda var. Yani kışa hazırlanmak lazım akciğerinizi korumak için. 65 yaşın üzerine rutin olarak öneriyoruz. Bir de kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlara öneriyoruz. Bağışlılığı baskılayan bir durumu olan kişilere öneriyoruz. Bunlara yapılması lazım” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İÇ Hastalıkları Uzmanı Dr. Müslüm Süngü, grip şikayetiyle gelen 5 hastanın 4’ünün Covid- 19 testinin pozitif çıktığını belirterek “Covid vakalarının hızla yayılıyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda maske takılmalı. Şikayetleri bulunan hastalar en yakın sağlık kuruluşuna giderek test yaptırmalıdır” dedi.
Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Müslüm Süngü, Covid-19 vakalarında artış yaşandığını söyledi. 2019 yılından bu yana Covid hastalığıyla mücadele edildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Süngü, “Ciddi bir süreçten geçtik. Maalesef insanlarımız bu hastalık yokmuş gibi davransa da Covid halen devam etmektedir. 15 Ağustos’tan bu yana girip vakalarında ciddi artışlar görülüyor. Grip şikayetiyle gelen 5 hastanın 4’ünün Covid testi pozitif. Hasta sonucunu almaya geldiğinde Covid olduğunu kendisine söylüyoruz. Bunu bilmesine rağmen hala maske takmıyor” diye konuştu.
‘TOPLU ÇALIŞILAN, TOPLU YAŞANILAN ORTAMLARDA MASKE KULLANIMINI TAVSİYE EDİYORUM’
Özellikle okulların başlamasıyla birlikte mevsimsel grip sezonunun da açıldığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Süngü, “Çocuklarımız okulda kalabalık bir ortamda vakit geçiriyor. Bir arkadaşının grip olması tüm okulun grip olmasını da tetikliyor. Okulda başlayan grip taşıyıcılar yoluyla evlere, oradan iş yerlerine taşınıyor. Bu döngü toplumun her kesimine sirayet ediyor. Bu dönemde toplu çalışılan, toplu yaşanılan ortamlarda maske kullanımını tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.
‘YAŞI İLERLEMİŞ, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DÜŞÜK VE KRONİK RAHATSIZLIKLARI BULUNAN HASTALARDA TEHLİKE DEVAM EDİYOR’
Grip olan, burun akıntısı ve boğaz ağrısı bulunan kişilerin mutlaka maske takmasını öneren Dr. Süngü, “Bu şikayetleri bulunan hastalar en yakın sağlık kuruluşuna giderek test yaptırmalıdır. Covid’in yıllar içerisinde öldürücü etkileri ilk zamanlarına göre oldukça azaldı. Hastaların şikayetleri kısmen daha masum. Ancak, yaşı ilerlemiş, bağışıklık sistemi düşük ve kronik rahatsızlıkları bulunan hastalarda yine tehlike devam ediyor” diye belirtti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 21 Ağustos’ta kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedeni, 19 gün sonra köye 1.3 kilometre mesafede olan dere yatağında bir çuval içinde bulundu.

24 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, aracında Narin’in DNA’sı bulunan Salim Güran, kasten öldürme suçundan tutuklandı. Cesedi Salim Güran’dan aldığını söyleyen itirafçı Nevzat Bahtiyar’ın ardından Narin’in annesi Yüksel Güran, babası Arif Güran ve ağabeyi Enes Güran da başta olmak üzere 24 şüpheli gözaltına alındı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

11 KİŞİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında, adliyedeki ifade işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 9 şüpheliden anne Yüksel Güran (44) ve ağabeyi Enes Güran (18), amcası Fuat Güran (42), kuzeni Muhammed Kaya, yengesi Maşallah Güran (46) ile kızı Birsen Güran, (19), halasının eşi Mehmet Şevket Kaya, tutuklu amca Salim Güran’ın işçileri Mehmet Selim Atasoy (40), Ramazan Atasoy tutuklandı.

Narin’in annesi ve ağabeyi ‘kasten öldürme suçuna iştirak’, diğer aile üyeleri ise ‘delilleri yok etme ve suçluyu kayırma’ suçlarından tutuklandı.

Tutuklanan 9 kişi yoğun güvenlik önlemleri altında Diyarbakır D Tipi Cezaevi’ne konuldu. Narin Güran’ın katledilmesi olayıyla ilgili sürdürülen soruşturmada 2 Eylül’de gözaltına alınan amca Salim Güran ile Narin’in cansız bedeninin bulunmasının ardından gözaltına alınan itirafçı Nevzat Bahtiyar, 11 Eylül’de tutuklanmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜĞÜNE KATILANLAR PANİK YAŞADI
Patlamanın ardından iki katlı düğün salonunun üst katında düğüne katılanlar panikle salonu terk etti. Patlamanın salonun boş olan katında gerçekleşmesi nedeniyle şans eseri yaralanan olmazken, adrese çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.
Olay yerine gelen Terörle Mücadele Şube’ye bağlı ekipler ve bomba uzmanları patlayıcı maddenin türü ile ilgili inceleme yaparken, diğer ekipler de çevreye geniş güvenlik önlemi aldı. Uzun süre düğün salonunda inceleme yapan polis ekipleri, saldırıyı gerçekleştiren şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CESET EMEKLİ PROFESÖRE AİT ÇIKTI
Çöpte bidon içerisinde ayakları bağlı ve çıplak halde bulunan cesedin kimliğini belirmek için yoğun çaba harcayan Mersin polisi, ölen kişinin Anamur ilçesi İskele Mahallesi’nde oğlu O. Doludeniz ile birlikte yaşayan Konya Selçuk Üniversitesi’nden emekli öğretim görevlisi Selahattin Doludeniz olduğunu belirledi.

TİCARİ TAKSİ İLE ÇÖP ALANINA GÖTÜRMÜŞ
Ölen şahsın kimliğinin belirlenmesinin ardından oğluna ulaşan ekipler, çelişkili ifadelerinden dolayı O.Doludeniz’i gözaltına aldı. Şüphelinin polisteki ilk ifadesinde, babası ile aralarının bir süredir bozuk olduğunu, bu nedenle kısa süreliğine evden ayrıldığını, döndüğünde ise babasını evde ölmüş vaziyette bulunca cesedini bir bidona koyup ticari taksi ile Bozyazı’daki çöp alanına bıraktığını söylediği öğrenildi.
Öte yandan, ceset üzerinde yapılan ilk incelemede delici veya kesici alet izine rastlanmazken, ölüm nedeninin adli tıp incelemesinin ardından kesinlik kazanacağı belirtildi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OĞLU GÖZALTINDA
Emekli profesörün oğluna ulaşan ekipler, çelişkili ifadelerinden dolayı O. Doludeniz’i gözaltına aldı. Şüphelinin polisteki ilk ifadesinde, babası ile aralarının bir süredir bozuk olduğunu, bu nedenle kısa süreliğine evden ayrıldığını, döndüğünde ise babasını evde ölmüş vaziyette bulunca cesedini bir bidona koyup taksi ile Bozyazı’daki çöp alanına bıraktığını söylediği öğrenildi.

DARP İZİ YOK
Ceset üzerinde yapılan ilk incelemede delici veya kesici alet izine rastlanmazken ölüm nedeninin adli tıptaki otopsi sonucu kesinlik kazanacağı belirtildi. Gürlevik Mahallesi’ndeki belediyenin çöp dökme alanında önceki gün mavi renkli plastik bidon içerisinde ceset olduğunu gören vatandaşların ihbarıyla ortaya çıkan olaydan sonra polis çok yönlü soruşturma başlatmıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Turistin durumu otel yetkililerine bildirmesi üzerine yetkililer 112’yi arayarak, sağlık ekibi talebinde bulundu. Otele gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Tayvanlı turistin hayatını kaybettiği belirlendi. 112 yetkililerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. H.S.C’nin cansız bendeni, otopsi yapılmak üzere Ürgüp Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirak şirketlerinden Metro İstanbul, istasyonlarda bulunan müzisyenleri yeniden seçiyor. Akademisyenler, uzman eğitmenler ve İBB Kültür Daire Başkanlığı yetkililerinin seçilecek yeni isimler 235 istasyonda belirlenen 55 noktada İstanbullulara hizmet verecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden Metro İstanbul, istasyonlarda bulunan müzisyenleri yeniden seçiyor. Bu yıl yeniden düzenlenecek ‘ Metro İstanbul Müzisyen Seçmeleri’ ile akademisyenler, müzik konusunda uzman eğitmenler ve İBB Kültür Dairesi Başkanlığı yetkilileri kentteki yetenekleri keşfedecek. 3 milyonu aşkın İstanbullunun kullandığı 55 farklı noktada İBB Kültür Dairesi Başkanlığı ve Kültür AŞ iş birliğiyle metrolarda performans sergileyecek 160 asil, 80 yedek; toplam 240 metro müzisyeni yeniden seçilecek. Seçmeler Pop-Rock, Dünya Müzikleri, Türk Halk Müziği-Türk Sanat Müziği ve Enstrümantal olmak üzere dört farklı kategoride gerçekleştirilecek. Sonuçlar 7-13 Ekim tarihleri arasında açıklanacak. Yeni seçilen Metro İstanbul Müzisyenleri, görevlerine 26 Ekim Cumartesi günü başlayacak.
BAŞVURU ŞARTLARI AÇIKLANDI
İstanbul‘da ikamet eden ya da öğrenim gören ve en az bir enstrümanı yetkin bir şekilde çalabilen tüm müzisyenler, 14-23 Eylül 2024 tarihleri arasında, belirlenen 4 kategoriden birinde çekecekleri 1 dakikalık performans videoları ile seçmelere katılabilecek. Başvurular, ‘Kültür İstanbul‘ internet sitesinden, Radar Türkiye ve İstanbul Senin uygulamaları üzerinden yapılabilecek.
20 KİŞİLİK JÜRİ SEÇİMİ YAPACAK
Başvurular her kategori için akademisyenler, müzik profesyonelleri ve İBB Kültür Dairesi Başkanlığı yetkililerinden oluşan toplam 20 kişilik jüri tarafından çevrim içi ortamda değerlendirilecek. En yüksek puanı alan 160 kişi/grup 1 yıl boyunca metro müzisyeni olmaya hak kazanacak. Asil olarak belirlenen metro müzisyenlerinin haklarından feragat etmesi durumunda, belirlenen 80 kişi/grup yedek metro müzisyeni puan sıralamasına göre görevlendirilecek.
İLK 3’E GİRENLERE ÖDÜLLER HAZIRLANDI
İBB yöneticilerinden oluşan müzik komisyonu; ödül süreci için akademisyenler ve müzik dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan bir de ödül jürisi belirledi. Jüri ilk etapta, 16 Ekim’de Müze Gazhane’de her bir kategorinin ilk 10’unu dinleyecek ve tüm kategorilerde ilk 3’ü belirleyecek. 17 Ekim’de ise; elemeler sonucunda her kategoriden en yüksek puanı alan ilk 3 kişi/grup, toplam 12 finalist, Müze Gazhane sahnesinde İstanbul halkına performans sergileyecek. Düzenlenecek final konserinde; ödül jürisinin ve etkinliğe katılan İstanbulluların Radar Türkiye uygulaması üzerinden verdiği oylar, en iyi 3 metro müzisyenini/grubunu belirleyecek ve ödüller sahibini bulacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baba mesleği olan antika restorasyonu işine yarım asır önce çırak olarak başlayan ve gönlünü antika eşyalar ile onların hikayelerine kaptıran 58 yaşındaki Ahmet Zihni Marangozoğlu, maddi değeri binlerce lira, manevi değerine ise paha biçilemeyen eserleri ilk günkü hallerine kavuşturuyor.
Gaziantep’in yanı sıra çevre illerden antika eşyaların geldiği atölyede gramofon, antika cami ve duvar saatleri, radyo, televizyon, karyola ve ayna gibi tahta eserler bulunuyor.
Babasından öğrendiği antika tamircilik mesleğini yıllardır büyük bir aşkla sürdüren Marangozoğlu, farklı dönemlere tanıklık etmiş ve evlerde anı olarak saklanan antika eşyaları tamir ederek eski haline getiriyor.
Tarihi Gaziantep Kalesi civarındaki tarihi Yeni Han’da bulunan 15 metrekarelik dükkanında eski antika eşyaları tamir ederek geçimini sağlayan Marangozoğlu, baba mesleği severek sürdürüyor.
Gaziantep’in yanı sıra bölge illerinden ve Türkiye’nin birçok ilinden gelen antika eşyaları tamir ettiğini belirten Marangozoğlu, yaklaşık bir asırlık cihazları tamir ederek ilk günkü haline getirdiğini ifade etti.
Unutulmaya yüz tutmuş ve insanların anı olarak evlerinde sakladığı antika eşyaları tekrar gün yüzüne çıkardığını belirten Marangozoğlu, atölyesinde bulunan en yeni eserin 70 yıllık olduğunu bildirdi.
“Gaziantep’te yıllardır antika eser tamiri yapıyorum”
Antika eser tamirciliği mesleğine henüz 7 yaşında iken babasının yanında çırak olarak başladığını ifade eden Marangozoğlu, “Gaziantep’te yıllardır antika eser tamiri yapıyorum. Bu küçük atölyemde baba mesleğimi sürdürüyorum. Antika anlamında kim ne getirirse tamir ediyoruz. Saat, gramofon, karyola, dolap, radyo ve ayna gibi eserleri yeniden değerlendiriyoruz. Kullanılmayan, kenara atılmış eserlere yeniden hayat veriyoruz. 7 yaşından beri bu mesleği yapıyorum. Ben daha çok tahta antika eşyaları tamir ediyordum. Fakat son 10 yıldır gramofon tamirciliği de yapıyorum. Antika tamirciliği babam mesleğimdir. Çocukluğumdan beri bu işin içerisindeyiz. Baba mesleği olduğu için mesleğimi severek yapıyorum. Antika cami saatleri başta olmak üzere kim ne getirirse yani antika anlamında ne varsa tamir ediyoruz. Kaybolan hatıraları burada geri getiriyoruz. İnsanlara hatıralarını geri kazandırıyoruz” dedi. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonunun Ankara’da düzenlediği “Paylaştığımız Ortak Kültür ve Değerler” adlı konserde Türk müzisyen Barbaros’la sahne alan Krull, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Krull, “Paylaştığımız Ortak Kültür ve Değerler” adlı konserin Ankara’daki üçüncü konseri olduğunu belirterek, bu konuda kendisini çok mutlu ve heyecanlı hissettiğini söyledi.
Ünlü İspanyol dizisi La Casa de Papel’in jenerik müziği “My Life is Going On”u seslendiren Krull, organizasyonun çok iyi olduğunu vurgulayarak, konser için bolca prova yaptıklarını belirtti.
AB Türkiye Delegasyonunun düzenlediği konserin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Krull, ünlü müzisyen Barbaros’la aynı sahneyi paylaşmaktan çok memnun olduğunun altını çizdi.
Krull, Türkiye’yi “Doğu ve Batı’nın karışımı” şeklinde yorumlayarak, Türk kültürününü çok özel olduğunu belirtti.
Türklerin kendilerine has yemekleri, müziği, dansı olduğunu vurgulayan Krull, “Burası dünyanın çok özel bir yeri.” dedi.
Krull, kariyerine 7 yaşındayken katıldığı Disney İspanya seçmeleriyle başladığını söyleyerek, “Bunun kariyerimin başlangıcı olduğunu bilmiyordum. Mesleği, dil öğrenen bir çocuk gibi çok erken öğrendim. Bu yüzden benim için süreç çok doğal oldu. Bu mesleğe çok erken sahip olduğum için gerçekten minnettarım.” diye konuştu.
Unutamadığı pek çok konser anısının olduğunu söyleyen Krull, en özel anısının İspanya’nın başkenti Madrid’de tüm La Casa de Papel ekibinin ve izleyicilerinin katılımıyla 20 bin kişinin önünde şarkı söyleme imkanı bulduğu konser olduğunu belirtti.
Krull, İspanya’da çok fazla Türk arkadaşı olduğunu ifade ederek, “Umarım bu konserle ilişkilerimiz daha da iyi olacak.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez sorumluğunda bu yıl 9 Ağustos’ta başlayan kazıların ekim ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.
Beş üniversiteden 15 akademisyen ile 15 teknik personelin görev aldığı kazılarda bugüne kadar pek çok çanak, çömlek, takı ve heykel gibi eserlere ulaşıldı.
Prof. Dr. Dönmez, AA muhabirine, Oluz Höyük’te 18 yıldır kazı çalışması yürüttüklerini söyledi.
Oluz Höyük’te bu yıl da kazıları sürdürdüklerini belirten Dönmez, 2007 yılında başlatılan çalışmaların günümüzde olgun kazı seviyesine ulaştığını vurguladı.
Artık tabakalaşmayı çok iyi anlayabildiklerine dikkati çeken Dönmez, 18 yıllık süreçte Amasya’nın tarihini somutlaştırmaya başladıklarını dile getirdi.
Milattan önce 4 bin 500 yılında Kalkolitik Dönem’de (Bakır çağı) başlayan Amasya’nın tarihsel sürecinin erken Türk tarihine kadar Oluz Höyük’te çok rahat izlenebildiğini aktaran Dönmez, “Yerleşim, Helenistik Dönem’de bitiyor. Milattan önce 47’de meşhur Zela Savaşı ile Roma komutanı Jül Sezar’ın ‘Geldim, gördüm, yendim’ dediği savaşla burada Mithritadis’in askeri varlığı da bitiyor ve Oluz Höyük terk ediliyor.” ifadesini kullandı.
Bölgedeki kazıların uzun yıllar sürmesi bekleniyor
Bin yıl sonra Oluz Höyük’e gelen göçebe Türklerin burada mezarlık oluşturduğunu anlatan Dönmez, şunları kaydetti:
“Günümüzden 6 bin 500 yıl öncesine kadar Oluz Höyük’ü ve Amasya’nın tarihini çok rahat şekilde götürebiliyoruz. Oluz Höyük’te, Kalkolitik’ten başlayarak Erken Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Pers, Med, Helenistik dönemleri ile Anadolu’ya ilk gelen Türk toplulukları gibi ana uygarlıkları çok rahat şekilde izleyebiliyoruz. Hepsini kazamadık çünkü çok büyük bir yerleşme. Belli dönemleri daha ulaşılabilir ve daha anıtsal mimari veriyordu. Örneğin Frig dönemi. Daha sonra Med dönemi, Pers dönemi ve erken Türk mezarları. Çalışmalarımızda bu dönemlere ağırlık verdik. Bizim projemiz burada uzun, 50 yıllık, belki sonrasında bir 50 yıllık daha proje olacak. 18 yıllık süreçte 2 binin üzerinde Amasya Müzesi’ne envanterlik eser teslim ettik. Bunların bir kısmı teşhirde, bunlarla ilgili yayın çalışmalarını da yaptık.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Festival Park’taki etkinliklerde yiyecek ve içecek işletmeleri tarafından kurulan stantlar, kentten ve çevre illerden gelen vatandaşlar tarafından ilgi görüyor.
Ünlü şeflerin de bulunduğu ve MasterChef programında yer alan Mehmet Yalçınkaya, festivalde “Geleneksel Lezzetlerin Küresel Pazar ve Trendler Üzerindeki Etkisi” konusunda söyleşi gerçekleştirdi.
Festivalde, workshop ve etkinliklerle de şehrin yöresel lezzetlerinin tanıtımı yapılıyor.
Stant önlerinde yoğunluk oluşturan vatandaşlar, ustaların birbirinden lezzetli yemek, tatlı ve içeceklerini tatma imkanını buluyor.
Katmer ustaları da yaptıkları birbirinden lezzetli tatlıları ziyaretçilere sunma fırsatı buluyor.
“Local chef öğrenciler yarışıyor” adlı yemek yarışmasının moderatörü şef Gürsel Keleş, AA muhabirine, yarışmada üniversite öğrencilerinin performanslarını sergilediğini söyledi.
Yarışmada 6 üniversitedeki gastronomi bölümü öğrencilerinin üç çeşit yemek yaptığını anlatan Keleş, şunları kaydetti:
“Başlangıç, ana yemek ve tatlı olarak devam edilecek. Şu anda öğrencilerimiz ana yemekleri yapıyor. Dört saat süren bir yarışma. Türkiye’nin çeşitli iyi yetişmiş işletmelerinden gelen değerli 13 jüri üyemiz var. Onlar değerlendirme yapıyor. Yarışmanın sonunda dereceye girenlere ödül verilecek. Amaç, ödül vermek değil burada öğrencilerin heyecanlarını yatıştırabilmeleri ve hızlı bir şekilde hareket etmeleri. Aslında bir usta gibi davranabilmeleri.”
Öğrencilerden Mine Başıaçık ise heyecanlı olduğunu belirterek, “İddialı yemeklerimiz var. Kendimize güveniyoruz. Birinciliği almak istiyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Annesi İsviçreli, babası İstanbullu olan Osmanoğlu 1992 yılında Basel’de dünyaya geldi. Osmanoğlu çocukken babasının eski aile fotoğraflarında Osmanlı dönemine ilişkin dedesi ve yanındakilerin fotoğraflarını gördü.
Bu fotoğraflara hayran kalan Osmanoğlu, yaklaşık 1 yıl önce, Osmanlı’nın son dönemlerine ait halkın giyim tarzını benimsemeye karar verdi.
Fes takan, baston kullanan, tespih çeken ve o dönemin kesimlerine benzer takım elbiseler giyen genç, günlük hayatında bu tarzını sürdürmeye devam ediyor.
Kıyafetleriyle İsviçre, Almanya, Belçika ve Çekya sokaklarında dolaşan Osmanoğlu, kendisine gelen pozitif tepkilerden memnun.
“Fotoğraflara baktıkça hoşuma gitmeye başladı”
Osmanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’da da birçok kişinin kendisiyle fotoğraf çektirdiğini, genelde pozitif tepkiler aldığını, yaşamı boyunca bu tarzı sürdürmek istediğini söyledi.
Hayranlığının çocukken baktığı fotoğraflarla başladığını dile getiren Osmanoğlu, “İsviçre’nin Basel kentinde doğdum. Türk eşim var. Birkaç yıldır İstanbul’da yaşıyorum, ticaretle uğraşıyorum. Oxford’da okudum. Çocukluğumdan beri eski fotoğraflara bakıyorum. O fotoğraflara baktıkça hoşuma gitmeye başladı. ‘Biz neden artık fes takmıyoruz?’ diye hep merak etmişimdir. Ben de artık günlük hayatımda fes takmaya karar verdim. İş dolayısıyla hep takım elbise giyiyordum. Baston sonradan geldi, tespihi ise hep kullanıyordum. Baston ve fesi yaklaşık 1 yıl önce dolabıma ekledim.” diye konuştu.
Prag, Üsküp ile Berlin gibi şehirlerde pozitif tepkiler aldığını aktaran Osmanoğlu, şöyle devam etti:
“Farklı farklı tepkiler alıyorum. Çoğunluğu pozitif. Bazen terslemeler de oluyor. Dün Nişantaşı’nda biri bana ‘Bu tripler ne?’ diyerek üzerime yürüdü. Ben de çok muhatap olmadım. Döndüm ve yoluma devam ettim. En yoğun tepkileri de Türkiye’de aldım. Avrupa’da hiç kimse negatif yorum yapmadı. Bazıları fesi merak etti. Benim cevabım da her zaman beğendiğim kıyafetler oldu. Biz, özgür bir ülkedeyiz. Bence kimse kimsenin ne giydiğine karışmamalı. Eşim mesela çok hoşgörülü yaklaşmıyor. Mutlu edemiyoruz maalesef.”
“Amacım Osmanlı padişahları gibi görünmek değil”
Osmanoğlu, ilk başlarda Kapalıçarşı’dan aldığı ucuz fesi kullandığını, sonra bunun üretimini yapan bir kişinin kendisine ulaştığını söyledi.
Bu kişinin başındakinin gerçek bir fes olmadığını kendisine anlattığını ifade eden Osmanoğlu, “Bu hanım bana yeni bir fes dikti. Uzun süredir de bunu takıyorum. İnsanların desteğini ve hoşgörüsünü görerek bu giyim tarzımı devam ettirmek istiyorum. Benim annem Basel, babam İstanbullu Türk. Babamın sayesinde Türk kültürünü biliyorum. Benim amacım Osmanlı padişahları gibi görünmek değil. Ben sevdiğim kıyafetleri giyiyorum.” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mevlid Kandili, tüm Türkiye’de olduğu gibi Yüksekova ilçesinde de idrak edildi. Cengiz Topel Caddesi üzerinde yer alan Esnaflar Camii’nde düzenlenen Mevlit Kandili programında Kur’an-ı Kerim ve ilahilerin ardından Türkçe ve Kürtçe Mevlid-i Şerif okundu.
“Sevgili Peygamberimizi sadece böyle günlerde değil her zaman hatırlayalım” diyen Yüksekova Esnaflar Camii imamı Halil Akdoğan, “Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem yeryüzüne teşrif etti. Bugün vesilesiyle mevlit gecesinde bir arada bulunuyoruz. Tüm Yüksekovalı kardeşlerimizin Mevlid Kandili’ni ve Mevlit-i Nebi’yi tebrik ediyor, ilçemizde, ülkemizde ve tüm İslam aleminde Efendimiz’in sevgi muhabbetinin yaşanmasına vesile kılmasını yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Cami çıkışı vatandaşlarımıza özel yaptığımız şerbeti dağıttık” dedi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>‘ Şişli Plak Festivali’nin 4’üncüsü, Feriköy Organik Pazarı otoparkında başladı. Müzikseverler, ‘ Şişli Plak Festivali’ne ilk günden yoğun ilgi gösterdi. Festival kapsamında gerçekleşen söyleşiler, imza etkinlikleri ve plak mezatları renkli anlara sahne oldu. Festivalin ilk gününde Gaye Su Akyol ve Miskinler sahne aldı.
Festival alanını ziyaret eden Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, plakçılar ve plakseverler ile bir araya geldi. Plak Festivaline ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Şahan, “4’üncüsünü düzenlediğimiz Plak Festivali’nde birlikteyiz. Bu sene farklı olarak Şişli ve Kadıköy Belediyesi ortaklaşa yapıyoruz. ‘İki yaka plakla buluşuyor.’ Yurttaşımızı festivallerle, kültür projeleriyle birleştiren, doğru projelerle bir araya getiren, onları kamusal alana çeken işler üretmeye çabalıyoruz. Burada yaptığımız plak festivali, çok kapsamlı, geniş ve derin bir içeriğe sahip. Sanatçılarıyla, söyleşilerle ve İstanbul’un birçok yerinden gelmiş plakçılarıyla burada buluşuyoruz” dedi. Şişli Plak Festivali’nde, yakın zamanda hayatını kaybeden gazeteci ve müzik yazarı Tolga Akyıldız da anılıyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Tatvan ilçesi Kıyıdüzü köyü Radar mevkiinde 1’nci derece arkeolojik sit alanında izinsiz kazı yapılacağı bilgisi üzerine Tatvan Jandarma Komutanlığı tarafından operasyon düzenlendi. Jandarma ekiplerinin düzenlediği planlı operasyonda, define aramak amacıyla izinsiz kazı yaptıkları tespit edilen 9 şüpheli suçüstü yakalandı. Operasyonda kazıda kullanılan 1 adet keser, 50 metre uzunluğunda dağcı ipi, 3 adet dedektör, 30 cm uzunluğunda murç ve 1 adet el testeresi ele geçirildi. Yakalanan şahıslar gözaltına alınırken, olayla ilgili adli tahkikat başlatıldı.
Yetkililer, izinsiz kazıların tarihi ve kültürel mirası koruma açısından ciddi tehdit oluşturduğunu belirterek, vatandaşları bu tür yasa dışı faaliyetlere karşı duyarlı olmaya ve şüpheli durumları bildirmeye davet etti.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. – BİTLİS
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul‘da, Mevlit Kandili nedeniyle yatsı namazı öncesinde camilerde mevlit okundu. Çamlıca Camii’ne giden vatandaşlar, Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından dua etti.
İstanbul‘da, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (SAV) doğum yıl dönümü nedeniyle Çamlıca Camii’nde mevlit program düzenlendi. Yatsı namazı öncesinde Kuranı-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, Hazreti Peygamberi anlatan kaside ve ilahiler ile devam etti. Kılınan yatsı namazının ardından program dua ile sona erdi. Mevlit Kandili dolayısı ile Çamlıca Camii’nde vatandaşlar yoğunluk oluşturdu. İstanbul’da Ayasofya Camii, Eyüpsultan Camii gibi bilinen çok sayıda camide vatandaşlar Mevlit Kandili’ni idrak etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mevlit Kandili dolayısıyla akşam namazı sonrası vatandaşlar camilere akın etti. Tarihi Haydar Çavuş Camii’nde düzenlenen kandil programına Müftü Vekili Tahsin Güleç katıldı. Kur’an-ı Kerim ve Mevlidi-i Şerif okunan programda konuşan Müftü Vekili Güleç, “Mevlit Kandili’ne hürmet edenler affedilir. Bu gece yapılan dua reddedilmez. Bu gece, Allah-ü Teala’nın ayıdır. Bu mübarek gecede Allah-ü Teala mümin kullarına dünyada ve ahrette ikramlar yapar. Bu gece çok tövbe ve istiğfar etmeliyiz” dedi. Güleç, ardından dua okudu.
Programın ardından cami çıkışında vatandaşlara tatlı ikramı yapıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa’da Mevlid Kandili coşkusu yaşandı. Binlerce kişi, aileleriyle birlikte Hazreti İbrahim’in doğup büyüdüğü ve Nemrut tarafından ateşe atıldığına inanılan Balıklıgöl Platosu’na akın etti. Balıklıgöl’ü gezen vatandaşlar, daha sonra Dergah Camii’nde bir araya geldi. Yatsı ezanının okunmasıyla namaz kılan vatandaşlar, namaz sonrası dua etti. Kentteki tüm camilerde Mevlid Kandili dolayısıyla programlar düzenlendi. – ŞANLIURFA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Marmaris Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre evlendirme dairesi, yılın ilk 8 ayında 500 çiftin nikahını kıydı.
296 Türk vatandaşı nikahı kıyılırken, her ikisi de yabancı uyruklu 76, yabancı kadınla evlilik 124, yabancı erkekle evlilik 4 olarak kayıtlara geçti.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, “Belediye olarak yüzlerce çiftin nikahını kıyıyor, mutluluklarına ortak oluyoruz. Nikah, düğün ve özel gün kutlama turizmi Marmaris’i daha ön plana çıkarıyor. Bizler de turizmcilerimizle birlikte bu konuya dikkat çekmek için görüşmeler yapacağız. İleride hem yurtiçi hem de yurt dışından daha çiftin Marmaris’te aile kurmanın mutluluğunu yaşayacağını düşünüyorum. Dünya evine giren tüm çiftlere mutluluklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bahçelievler Belediyesinin Siyavuşpaşa Köşkü’nde düzenlediği programda cam fanustaki Sakal-ı Şerif vatandaşlara gösterildi. Akşam saatlerinde sıraya giren vatandaşlar içeri girerek Sakal-ı Şerif’i ziyaret etti, fotoğraf çektirip, dua etti.
Ziyaretçilerden Nimet Cesuroğlu, ziyaret sırasında duygulandığını dile getirerek, “Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerifi’ni ziyaret etmek çok güzel bir şey. Her gördüğümde duygulanırım. Her seferinde bu bende oluyor. Çok severiz, o hala bizim yanımızda.” dedi.
Halit Algur ise programı düzenleyen Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’a teşekkür etti.
Sakal-ı Şerifi görünce çok duygulandığını belirten Algur, “Dünyanın son peygamber Hazreti Muhammed’e ihtiyacı var.” diye konuştu.
Sakal-ı Şerif, Siyavuşpaşa Köşkü’nde saat 24.00’e kadar ziyarete açık olacak.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi İmam Hatibi hafız Bünyamin Topçuoğlu’nun Kur’an-ı Kerim okuyacağı program kapsamında Dursun Ali Erzincanlı şiir dinletisi sunacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay yerine gelen iş makinesi yardımıyla, yola saçılan hafriyat başka bir kamyona yüklenerek kaldırıldı. Yol bakım ekipleri, yolda temizleme çalışması yaparak trafiği yeniden açtı. Yaşanan kaza sonrası, TEM otoyolu Ankara istikametinde yoğun araç trafiği oluştu. Kamyonun kaldırılmasının ardından trafik normale döndü. Polis ekipleri, kazayla ilgili inceleme başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yunan turistin ortadan kaybolduğunu fark eden ailesi arama çalışması başlatarak durumu Yunan Başkonsolosluğuna haber verdi. Bunun üzerine çalışmalar derinleştirildi. Aramalar kapsamında kayıp ilanları hazırlanarak sosyal medyadan yayıldı.

Polis ekipleri de kaybolan yunan turisti sokak sokak aradı. 8 gün aradan sonra yaşlı adam Beyoğlu Cihangir’de polis ekipleri tarafından gezerken bulundu. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Yunan turist Dimitrios Papadimitriou Yunan Başkonsolosluğuna götürülerek ailesine teslim edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bakan Işıkhan “Haksız yere işten çıkarmalarla ilgili biz Çalışma ve Sosyal Bakanlıkla ilgili her zaman haktan, hukuktan, emekten ve işçiden yana olduğumuz için, sizinle birlikte davanıza destek vermek için siz kıymetli kardeşlerime uğramak istedim. Davaniz mübarek olur inşallah. İşe geri dönme sürecindede Bakanlık olarak bize düşen ne varsa onları yapacağız. Bugünde Vanda’yız sizlerle birlikteyiz. Bayrakları taşımak onurlu birseydi. Biz inşallah işlerinize kısa sürede dönmeniz noktasında haklı mücadelenize destek vereceğiz” ifadesini kullandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Örgüt lideri Onur Apaydın savunmasında, “Benim ailem ultra zengin değil ancak orta halli aileden iyi durumdayım. Bana bu yerleri ailem açmıştı. 10 yılımı doldurup memurluktan ayrılıp buraları işletecektim. Kiralama yerinde 20’ye yakın araç vardı. Bu aracları emniyet görevlileriyle ilgili derneğe ve çevresine kiralıyordum. O dönemde Zeytinburnu ilçe Emniyet amirliğinin şoförlüğünü yapıyordum. O araçta benim şirketime aitti. Bu aracların yamamı benim aileme ve bana aitti. Başka yerlerden toplama araçlar değildi” dedi.
“ÜMİT SARAL’IN İSTEKLERİ BİTMEDİ”
Apaydın savunmasının devamında, “Ben bu iş yerlerini Ümit Saral’ın bitmek bilmeyen talepleri nedeniyle kapatmak zorunda kaldım. 2021 Mart ayına kadar ben polis maaşımı da almaktaydım. Ben bu hak hukuk tanımayan acımasız yapıyla yolum kesişene kadar. Bu yapı içerisinde yer almaktan dolayı çok pişmanım ve herkesten daha üzgünüm. Ümit Saral organize suç örgütünden bahsediyorum. Kimsenin söyleyemediği. Ben bu sisteme ucuza araba almaya gelir elde etmeye girmedim” diye konuştu.
“BU AYARSIZ KIZIN DURUŞMASINA GELMEYECEĞİM”
Duruşmadan çıkmak isteyen Nihal Candan’a Bahar Candan “Gitme” dedi. Nihal Candan bunun üzerine “Bir daha bu ayarsız kızın duruşmasına gelmeyeceğin” dedikten sonra yerine oturdu. Ayrıca duruşmada üşüyen Nihal Candan çöp poşeti giydi. Duruşmadakiler durumu görünce Nihal Candan’a hırka verdi. Ara kararını açıklayan mahkeme Bahar Candan’ın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ağların yanmaya başladığını gören balıkçılar, bir yandan itfaiye ekiplerine haber verirken bir yandan da yangına müdahale etti. Alevlerin büyümesi üzerine Kıyı Emniyeti yangın söndürme ekiplerine de haber verildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, yangına hem karadan hem denizden müdahale etti. Yangın, teknelere sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Aksoy, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda para yüzmede kadınlar 50 metre sırtüstü S5 sınıfında 4’üncü, 50 metre kelebek S5 sınıfında ise 7’nci olan Boyacı 4’üncü olan Boyacı’yı makamında ağırladı.
Kadınlar 50 metre sırtüstü S5 kategorisinde dünya ve Avrupa şampiyonu Sümeyye’yi tebrik eden Aksoy, başarılı sporcuya gelecekteki yarışmalarında başarı diledi.
Ziyarette, Boyacı’nın antrenörü Mehmet Bayrak, Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürü Osman Ercan ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Şube Müdürü Özkan Çınar da hazır bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında önemli eserlere ulaşıldı.
Doç. Dr. Halil Tekin, kazı çalışma değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, bu yıl ki çalışmalarda silolar, mühürler, çocuk mezarları ve gümüşten yapılmış halka ortaya çıkardıklarını belirtti.
7 bin 600 yıllık gümüş halka
Tekin, 2024 yılı kazılarında çıkarılan buluntular arasında en dikkat çekici eserlerden birinin gümüş halka olduğuna işaret ederek şöyle konuştu:
“Çünkü dünya metalurji tarihinde önemli bir keşif olarak karşımıza çıktı. Gümüşten yapılmış küçük bir halka. Bir çubuğun halka haline getirilmiş olması. Gümüşün arkeolojideki varlığını günümüzden 5500 yıl öncesine kadar bilmiyorduk. Hem Anadolu’da hem İran’daki bulgular bize bunu gösteriyor. Domuztepe’de biz bunu 7 bin 600 yıl yani 2 bin yıl daha önce başladığını görüyoruz. Dünya metalürji tarihinde önemli bir keşif olarak bizi en çok heyecanlandıran buluntu olarak karşımıza çıktı.”
Gümüş halkanın günümüzden 7 bin 600 yıl öncesine ait olduğunu vurgulayan Tekin, “Muhtemelen bu bir bebeğin bileğine takılmış olmalıydı. Bunların analizleri yapılacak ve çok daha değişik sonuçlara da ulaşacağımızı umut ediyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep’in Araban ilçesinde çoğu toprak altında olmakla beraber yer yer sur ve burç yapılarına ait duvar izlerinin görüldüğü bir höyük üzerine yapılan tarihi Raban Kalesi üzerindeki İç Kale Cami, restorasyon çalışması ile onarılmayı bekliyor.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinden etkilenen tarihi caminin ön kısmında göçük meydana gelmesiyle o tarihten bu yana hiçbir onarım çalışması başlatılmazken, Gaziantep’teki depremden etkilenen camii ve minarelerde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona doğru gelindi. İlçe ve bölge halkı ise İç Kale Cami’nin de restorasyon çalışması yapılarak onarılması için yetkililerden destek beklediklerini dile getirdi.
Gaziantep Valiliği YİKOP tarafından Kültür Katkı Payları Fonu’ndan ayrılan kaynakla, 2014 yılında aslına uygun olarak restorasyonuna başlanılan Araban Raban Kalesi İç Kale Cami, 2018 yılında restorasyon çalışması tamamlanmasıyla Gaziantep protokol üyeleri ve bölge halkının katılımı ile bölge halkının hizmetine sunulmuştu. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, 13-17 Eylül tarihlerinde düzenlenecek festivalin bu yılki teması “Adalet?” olarak belirlendi. AJB DOC Direktörü Edhem Foco, festivale ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Foco, festivalde gösterilecek 24 belgeselden 9’unun dünya prömiyerini yapacağını belirterek “Her yıl temamızı etrafımızda yaşananlardan ilham alarak belirliyoruz. Geçen yıl festival eylülde yapıldı ve ekimde Gazze’ye saldırılar başladı. Yaşananların kültür dünyasında yeterince aktarılamaması bizi üzdü.” dedi.
Gazze’de her gün kadın ve çocuk ölümleri ile altyapının yok edilmesine şahit olduklarını aktaran Foco, şunları söyledi:
“Neyin nasıl yapılması gerektiğini başkalarına anlatma alışkanlığı olan gelişmiş ve modern dünyanın tepkilerine de şahit olduk. Hiç düşünmeden saldıran zalim tarafın yanında oldular. İşte tam burada ‘Adalet?’ teması aklımıza geldi. Adalet nerede?”
AA’nın “Kanıt” belgeseli gösterilecek
Foco, festivalde AA’nın İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını tüm açıklığıyla ortaya koyan “Kanıt” belgeselinin de gösterileceğini ifade ederek “Al Jazeera Balkanlar’ın AA ile uzun yıllardır devam eden bir işbirliği var. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da AA, Global İletişim Ortağımız. AA’nın belgeselinin festivalimizde gösterilecek olması bizim için bir onur.” ifadelerini kullandı.
AA’nın muhabir ve foto muhabirlerinin Gazze’de hayatını kaybettiğini anımsatan Foco, “Gazze’de çalışmalarına devam eden ender medya kuruluşlarından biri de AA. ‘Kanıt’ belgeseli oldukça anlamlı ve umuyorum gösterimine çok sayıda izleyici gelecektir. Yaşanan soykırımı kanıtlayacak bir belgeselimiz var.” değerlendirmesini yaptı.
Foco, AJB DOC’un bölgede önemli bir konuma geldiğini, belgesellerin de giderek izleyiciler için daha ilgi çekici ve bilgilendirici olduğunu söyledi. İzleyicilerden, seyrettikleri belgesellerle empati kurmalarını isteyen Foco, “Empati önemli. Biz de festival kapsamında toplumdaki empati duygusunu geri getirmek istiyoruz.” diye konuştu.
Foco, belgeselin yarın akşamki açılış filminin Filistin ve halkının yaşadığı acıları anlatan bir yapım olduğunu sözlerine ekledi.
Festivalin odak noktası Filistin
Saraybosna’daki festival kapsamında AA’nın “Kanıt” belgeseli 14 Eylül’de gösterilecek. Belgesel gösteriminin ardından “Kanıt” belgeseli ekibinden Ömer Faruk Tunç, Saraybosnalı izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.
AJB DOC’ta bu yıl Filistin halkının İsrail’in saldırıları sonucu maruz kaldığı acılar işlenecek. Festivalde İsrail’in Filistinlilere karşı şiddetini konu alan belgesellerin yanı sıra dünya ekonomisi ve siyasi çalkantıların anlatıldığı 24 belgesel film yer alacak.
Festivalin jüri üyeleri Deborah London-Harrington, Namik Kabil, Mila Turajlic, Francesco Montagner ve Myriam Francois olacak.
AJB DOC’un yarışma kısmında “AJB Ana Ödülü”, “AJB Program Ödülü” ve “İzleyici Ödülü” olmak üzere 3 ödül verilecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Selena’ dizisinin eski bölümleri tekrar tekrar izlenirken, Selena’da üç kardeşten biri olan ‘Selin’e hayat veren Cansu Demirci yıllardır yurt dışında gözden uzak bir hayat yaşıyordu.

Yurt dışında eğitimini tamamlayan Selena’nın Selin’i yılar sonra Türkiye’ye döndü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

İLGİ TOPLADI!
32 yaşındaki Cansu Demirci, son haliyle magazin gündeminde ilgi toplarken bugün yepyeni bir haberle gündemde yer aldı.

ÜNLÜ OYUNCUNUN DÜĞÜNÜNDEN O KARE!
Ünlü oyuncu bugün evlendi. İşte Cansu Demirci’nin düğününden merak edilen o kare!

Sinem Kobal’ın başrolünde yer aldığı bir döneme damga vuran dizilerden biri olan ‘Selena’ hala izleyicilerin yakın ilgisini taşıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EŞİNİN ELİNİ ÖPTÜ
Cezaevinden çıkarken eşi Dilan Polat tarafından karşılanan Engin Polat “Çok mutluyuz ailemizle kavuştuk” dedi. Hemen aracının direksiyon koltuğuna geçen Engin Polat, yanına oturan Dilan Polat’ın elini öperek uzaklaştı. Polat, 10 aylık cezaevi sürecinde beslediği kuşu da yanına aldı.

4 TUTUKLU SANIK TAHLİYE
“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlarından haklarında dava açılan Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 28 sanık davanın üçüncü gününde tekrar hakim karşısına çıktı. Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ahmet Gün, tutuksuz sanık Dilan Polat, Sinem Sıla Doğu, Can Doğu ve diğer tutuksuz sanıklar katıldı. Tutuklu sanık Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ise SEGBIS (Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile katıldı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanık Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi.

EMNİYETTEKİ TÜM DİJİTAL MATERYALLER İADE EDİLECEK
Mal varlığı üzerinde bulunan tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verdi. Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, imza atma şeklindeki adli kontrolleri kaldırdı. Başsavcılığa müzekkere yazılarak sanıklar hakkında vergi usul kanununa muhalefet suçundan yürütülen soruşturma bulunup bulunmadığının varsa soruşturmaların akıbetlerinin sorulmasına karar veren mahkeme, adli emniyette bulunan ve imajları alınan cep telefonu, sim kart, bilgisayar gibi dijital materyallerin sahiplerine iadesine karar verdi. Mahkeme ayrıca yasadışı bahis lideri olarak bilinen Derkan Başer’in de aralarında bulunduğu ve İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘yasa dışı bahis organizasyonu’ davası ile bu davanın birleştirilmesi önerisinde bulundu. Soruşturmada tanık olarak ifade veren isimlerin mahkemece dinlenmesine de karar verdi. Duruşma 19 Aralık 2024 tarihine ertelendi.

DİLAN POLAT SEVİNÇ ÇIĞLIKLARI ATTI
Öte yandan tahliye kararını duyan Dilan Polat sevinç çığlıkları atarak gözyaşlarına boğuldu. “Şükürler olsun Allah’ım” diyerek sevinçten zıpladı. Kızı Nilda’yı arayan Dilan Polat, ‘baban tahliye oldu’ dedi. Kardeşi Sıla Doğu’nun ise, “Adalet yerini buldu” dediği duyuldu.

POLAT DAVASI
İstanbul merkezli 6 ilde 1 Kasım 2023 ve devamında düzenlenen operasyonlarda, Dilan Polat ve eşi Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu şüpheliler gözaltına alınmıştı. Mali Suçları Araştırma Kurulunca (MASAK) hazırlanan ön inceleme raporunda tasfiye halindeki 3 firmadan aile bireylerine ait şirketlere sözde ticaret karşılığında sahte fatura kesilmesi yöntemiyle 200 milyon lira para girişi olduğu belirlenmişti. Dilan ve Engin Polat’a ait bir medikal şirketin Ankara’da başka bir firmaya isim hakkını verdiği, bu firmanın hesabındaki 1 milyon 800 bin liranın da ortakların kişisel hesaplarına aktarılmaya çalışıldığı tespit edilmişti.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dilan Polat ve Engin Polat hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ ve ‘Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından toplamda 20’şer yıldan 40’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Diğer şüpheliler hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası talep edilmişti. Soruşturma kapsamında 5 Kasım 2023 tarihinde tutuklanan Dilan Polat 19 Ağustos 2024 tarihinde tahliye edilmişti.


Ecem AltanHaberler.com – Hukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“MAL VARLIKLARINI KULLANMAYA DEVAM EDECEKLER”
Yaşar’ın “Dilan Polat kendi evinde kalıyor. Mal varlıkları kamuya geçti mi?” sorusu üzerine açıklama yapan avukat Orhan Kale şu ifadeleri kullandı: “Mal varlıkları kamuya geçmedi. Mal varlıklarının üzerinde tedbir var. Bu da kişilerin yargılamalarının sıhhatli şekilde devam etmesi için atılı iddia üzerine mal varlıklarının üzerinde tasarrufta bulunmalarının engellenmesi demek. Bu kişiler şu an da mal varlıklarını satamazlar, devredemezler. Şirketlerinden bir kar payı alamazlar ama bu mal varlıklarını taşınmazlar açısından kullanmaya devam etmelerinin önünde bir engel oluşturmuyor. Bu açıdan da tabi ki de evlerinde kalıyorlar zaten gidecek başka bir yerleri de yok. Ancak herhangi bir kesinleşmiş ceza hükmü olmadan malvarlıklarının da bu dosyadan müsaredesi isteniyor. Üzerlerine atılı suç gerçekten cezalandırılma şeklinde hüküm altına alınıp istinaf ve temyiz aşamalarından geçtikten sonra kesinleşirse aynı anda iddianamede zaten müsadere talebi de olduğu için bu mal varlıkları kesinleşmeden sonra kamunun mülkiyetine geçecek. Bu birkaç yıl sürebilir. Kısaca devletin mülkiyetine geçecek. Ancak şu anki tedbir bu mal varlıklarının kaybolmasını, zarar gelmesini, değerlerinin azalmasını ve başkalarına devredilmesinin engellenmesine yönelik konuldu. Şu an devletin mülkiyetine geçen bir mal varlığı bulunmuyor. Bu tedbir korunması amacıyla var.”

4 TUTUKLU SANIK TAHLİYE
“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlarından haklarında dava açılan Dilan ve Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 28 sanık davanın üçüncü gününde tekrar hakim karşısına çıktı. Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Ahmet Gün, tutuksuz sanık Dilan Polat, Sinem Sıla Doğu, Can Doğu ve diğer tutuksuz sanıklar katıldı. Tutuklu sanık Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ise SEGBIS (Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi) ile katıldı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanık Engin Polat, Sezgin Polat, Alper Kürşat Polat ve Ahmet Gün’ün tahliyesine karar verdi.
EMNİYETTEKİ TÜM DİJİTAL MATERYALLER İADE EDİLECEK
Mal varlığı üzerinde bulunan tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verdi. Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına karar veren mahkeme, imza atma şeklindeki adli kontrolleri kaldırdı. Başsavcılığa müzekkere yazılarak sanıklar hakkında vergi usul kanununa muhalefet suçundan yürütülen soruşturma bulunup bulunmadığının varsa soruşturmaların akıbetlerinin sorulmasına karar veren mahkeme, adli emniyette bulunan ve imajları alınan cep telefonu, sim kart, bilgisayar gibi dijital materyallerin sahiplerine iadesine karar verdi. Mahkeme ayrıca yasadışı bahis lideri olarak bilinen Derkan Başer’in de aralarında bulunduğu ve İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘yasa dışı bahis organizasyonu’ davası ile bu davanın birleştirilmesi önerisinde bulundu. Soruşturmada tanık olarak ifade veren isimlerin mahkemece dinlenmesine de karar verdi. Duruşma 19 Aralık 2024 tarihine ertelendi.
DİLAN POLAT SEVİNÇ ÇIĞLIKLARI ATTI
Öte yandan tahliye kararını duyan Dilan Polat sevinç çığlıkları atarak gözyaşlarına boğuldu. “Şükürler olsun Allah’ım” diyerek sevinçten zıpladı. Kızı Nilda’yı arayan Dilan Polat, ‘baban tahliye oldu’ dedi. Kardeşi Sıla Doğu’nun ise, “Adalet yerini buldu” dediği duyuldu.

Ecem AltanHaberler.com – Hukuk
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Güneyimizde oluşturulmak istenen terör koridoruna izin vermedik, vermeyeceğiz!
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı bölgesinde tespit ettiği 8 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hâle getirdi.
Bölgede en son terörist etkisiz hâle getirilinceye… pic.twitter.com/yWa3wjmS5M
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) September 6, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı ile başlattığı, kurtuluş günleriyle de tüm Manisa’ya yaydığı konser etkinlikleri devam ediyor. Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yıl dönümünde Sanatçı Emre Fel sahne aldı. Sarıgöl Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen konseri Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali Kılıç ile Sarıgöllü yurttaşlar takip etti. Sevilen şarkılarını Sarıgöllüler için seslendiren Emre Fel, izleyenlerin beğenisini topladı.
Kurtuluşun 102’nci yılını kutladı
Konserde Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz ile Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç, sanatçıya çiçek ve hediye takdim etti. Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç, “Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yılı kutlu olsun. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in öncülüğünde tüm ilçelerimizde bu coşkuya ortak olarak etkinlikler düzenledik. Sanatçımız Emre Fel’e de katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Başkan Zeyrek’e teşekkür etti
Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz ise konser nedeniyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’e teşekkür etti. Başkan Akdeniz, “Bugün 4 Eylül. Bu topraklar üzerinde kirli hesaplar yapan emperyalist güçlere unutamayacakları bir ders verdiğimiz gündür. Bugün Sarıgöl’ün gurur günüdür, bayramımızdır. Bayramımız kutlu olsun. Bizler, bugün burada sıradan bir kutlama yapmıyoruz. 102 yıl önce bu vatan için nasıl can verildiyse, bugün de aynı kararlılık ve inançta olduğumuzu göstermek için toplandık. Bugün Sarıgöl’ümüzün doğum günüdür” ifadelerini kullandı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Murat Paşa Mahallesi’nde bulunan ve dönemin önde gelen tüccarlarından Hacı Bekir Zade Ağa tarafından yaptırılan tarihi konak, bir asır geçmesine rağmen ilk günkü gibi ayakta duruyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1979 yılında, yansıttığı mimari ve taş süslemeleri nedeniyle tescillenen 112 yıllık konak, taş işlemeciliğinin eşsiz örnekleriyle dikkati çekiyor.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan eserlerin yanı sıra kentin simgeleri Çifte Minareli ve Yakutiye medreseleriyle benzer özellikler taşıyan yapı, taş işlemeciliğinin sivil mimarideki eşsiz örnekleriyle de öne çıkıyor.
Mirasçı ailenin yapıyı satılığa çıkarmasının ardından MHP Erzurum İl Başkanlığınca girişim başlatıldı. Satın alma işleminin ardından tarihi konak, 5 ay süren restorasyon çalışması sonrası il binası olarak kullanılmaya başlandı.
Bahçeli’nin vekaleti ile MHP Genel Merkezine kaydettirildi
Tarihi mekanda basın mensupları ile bir araya gelen MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, 1912 yılında yaptırılan konakta üç kuşağın yaşadığını söyledi.
Konaktaki inşa sürecinin ardından 1915’te Rus Harbinden dolayı ailenin Sivas’a gitmek zorunda kaldığını, burasının yaklaşık 2 yıl Rus Komutanlığı olarak kullanıldığını belirten Yurdagül, ailenin 1917’de geri gelerek konakta yaşamını sürdürdüğünü anlattı.
Anneleri vefat edince çocukların konağın satılmasına karar verdiğini dile getiren Yurdagül, şöyle devam etti:
“Satılığa çıktıktan sonra aile ile irtibata geçtik. Belirlenen meblağı topladık. Parayı teslim ettikten sonra tapu sürecini başlattık. Genel Başkanımıza süreçten önce buranın tarihi ile alakalı durumunu izah ederek, MHP’nin tarihinin şanla şerefle dolu olması hasebiyle böyle bir konağın yakışacağını söyledik. Sayın Genel Başkanımız, mutluluklarını ifade ederek desteklerini belirtti. Kendisinden müsaade alarak aile ile sözleşmeyi imzaladık ve satın alma işlemini bitirdik. Satın aldıktan sonra Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin vekaleti ile tarihi konağı MHP’nin kayıtlarına geçirdik.”
Yurdagül, 700 metrekare alan üzerine kurulu konağın restorasyon işlemlerini mimar olarak kendisinin üstlendiğini, tarihi dokuya uygun ve titizlikle çalışmaların yürütüldüğünü kaydetti.
Alım ve restorasyon 23 milyon liraya gerçekleşti
Konağın, MHP il yöneticileri, meclis üyeleri ve partiye gönül verenlerle birlikte alındığını ifade eden Yurdagül, “16 milyon liraya anlaştık. Eski İl Başkanlığı binamızı 3 milyon liraya, kadın kollarımızın kullandığı yeri de 1 milyon liraya sattık. Geriye kalan 12 milyon lirayı da toparladık. Restorasyon işlemleri ise 7 milyon liraya gerçekleştirilmiş oldu.” diye konuştu.
Katılımcılara konağın restorasyon çalışmalarından önceki ve yeni halini gösteren Yurdagül, daha sonra tarihi mekanı gezdirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adalet Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan protokolle Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne devredilen, 12 Eylül askeri darbe sonrasında insanlık dışı uygulamaların yaşandığı ve 2022 yılında kapatılan Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nin müzeye dönüştürülmesi için çağrılar sürüyor.
Darbe döneminde yaşanan ağır ihlallerin tanıklarının oluşturduğu “5 Nolu Cezaevi Hafıza Müzesi Girişim Grubu”, cezaevi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan grup üyesi Haluk Yıldızhan, şunları söyledi:
“5 Nolu Cezaevi’nin şiddetle beslenen özel bir kişiliksizleştirme laboratuvarı olduğunu ifade ederek, ” Türkiye’de askerler darbeci geleneğini sürdürüp sivil yönetime el koyarak, 12 Eylül 1980’de askeri bir darbe yaptı. Bu darbenin üzerinden 44 yıl geçti, ancak etkisi hala devam etmektedir. Bu askeri darbe sonucunda, yüz binlerce insan soruşturmaya tabi tutuldu, gözaltına alındı, işkencelerden geçirildi, binlercesi tutuklandı. İşkence hanelerde ve cezaevlerinde yüzlerce insan işkence ve kötü muameleden ötürü yaşamını yitirdi, öldürüldü, binlercesi sakat kaldı. Binlerce insan idam cezasından yargılandı, 50 kişi idam edildi. Cezaevleri özel uygulama alanlarına dönüştü, birer işkence merkezi oldu. Ancak bir yer vardı ki, sadece basit bir işkence merkezi olmadı; aynı zamanda siyasal-sosyal bir deney merkezi, insanların kimliklerinin yok edilip, teslim alınmak üzere kurulmuş asimilasyon okulu, şiddetle beslenen özel bir kişiliksizleştirme laboratuvarıydı. Evet, orası Diyarbakır 5 Nolu Cezaeviydi. Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde 1981-84 yılları arasında işkencelerden 34 kişi yaşamını yitirdi ve yüzlerce kişi sakat kaldı. Aileler de, içeride tutsak olan yakınları ile birlikte baskıya, şiddete maruz kaldılar, büyük travmalar yaşadılar. Bu süreç, işkence ve işkenceye karşı direnişler süreci olarak sürdü.”
‘Şu anda projesinin yapılma aşamasında olduğu bilinmektedir’
Binlerce insanın yaşamında derin izler ve acılar bırakan 5 Nolu Cezaevi’nin hükümetin aldığı karar doğrultusunda, 20 Ekim 2022 tarihinde boşaltılarak müze yapılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildiğini aktaran Yıldızhan, “7 Haziran 2023 tarihinde projesi yapılmak üzere ihale edildi. Şu anda projesinin yapılma aşamasında olduğu tarafımızca ve kamuoyunca bilinmektedir. Bizler, 5 Nolu’da 1980-84 yıllarında yaşanan bu işkence ve vahşet döneminin tanıkları olarak, cezaevinin aslının tümüyle korunarak bir hafıza müzesi yapılması ile ilgili tüm aşamalarda yer almak ve tanıklıklarımızı ilgili kurumlar ve uygulayıcılarla paylaşmak amacıyla, bir araya gelerek 5 Nolu Cezaevi Hafıza Müzesi Girişim Grubu’nu oluşturduk” diye konuştu.
‘Bir bütün olarak aslına uygun bir şekilde dizayn edilmeli’
Yıldızhan, 5 Nolu Cezaevi’nin müzeye dönüştürülmesi amacıyla bakanlık yetkilileriyle yaptıkları görüşmede henüz bir sonuç alamadıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Bir cezaevi müze olacaksa, orada yaşananları, orada yaşayanlardan dinleyerek, gelecek kuşaklara aktaracak hafıza müzesi olmalıdır mantığıyla, kamuoyunda farkındalık yaratmak için, bir çok sivil toplum kuruluşu ve ilgili kamu kuruluşlarına yapılan ziyaret ile ilgili bakanlık ve CİMER’e yapılan müracaatlar sonucu, bakanlık yetkilileriyle yaptığımız görüşmede görüşlerimizin dikkate alınacağına dair söz verilmesine karşın bugüne kadar somut bir adım atılmamıştır. Dünya ve Türkiye örneklerinde olduğu gibi, Almanya’daki Nazi kampları, Macaristan’daki Terörevi, Süleymaniye’deki Emna Sor ve Türkiye’de Sinop ve Ulucanlar cezaevlerindeki gibi 5 Nolu Cezaevi binası bir bütün olarak aslına uygun bir şekilde dizayn edilmeli ve cezaevinde yatanların o günleri yaşayanların görüş ve önerileri mutlaka dikkate alınmalıdır cezaevi bir bütün olarak hafıza müzesine dönüşmelidir.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, dünyanın en zengin mutfaklarından biri olan Türk mutfağının uluslararası tanıtımının yapılmasının öncelikli hedefleri olduğunu belirtti.
Bu doğrultudaki titiz çalışmalara yönelik değerlendirmelerde bulunmak üzere bugün şef Zanna ile İstanbulAKM’de bir araya geldiklerini aktaran Bakan Ersoy, Zanna’ya teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Belediye Meclisi’nin eylül ayı toplantısında yaptığı açıklamada, binanın üst katının belediye başkanlarının geçmişte aldıkları hediyeler, değerli eşyalar ve resimlerin sergileneceği bir hatıra mekanına dönüştürüleceğini belirtti. Alt kat ise halkın eğitimi ve kültürel gelişimi için kursların düzenleneceği bir alan olarak kullanılacak.
Kantarcı, binanın 1960’lı yıllardaki haline uygun şekilde restore edildiğini vurgulayarak, “Bu mekan, geçmişimizi yad etmek ve yaşatmak adına önemli bir çalışma olacak. Alt kat ise halkımızın beceri kazanmasına yönelik kurslar için kullanılacak. Hedefimiz, yıl sonuna kadar bu projeyi hayata geçirmek” dedi.
Toplantıda ayrıca Geriş Köyü Çay Mevkii ve Veliköy’ün belediye sınırlarına dahil edilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Belediye, artan araç kiralama maliyetlerine son vermek amacıyla yeni araç alımına karar verdi. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bolu Belediyesi ve İl Halk Eğitim Merkezi tarafından Sıfır Atık Projesi kapsamında Bolu Belediyesi Turizm ve Tanıtım Merkezi’nde açılan kursa katılan kadınlar, mısır koçanı ve sazlıklardan toplanan atıklarla sepet örüyor.
Usta öğreticisi Lale Erdemir, gazetecilere, el sanatlarının unutulmaması için açtıkları kursun, büyük ilgi gördüğünü belirtti.
Kursta özgün tasarımlarla süs eşyası ürettiklerini vurgulayan Erdemir, “Kapı süsleri, nihaleler ve daha birçok ürün ürettik. Hayatın her alanında kullanılabilecek eşyalar yaptık.” dedi.
Erdemir, bu sanatın herkesin ilgisini çektiğini kaydederek, “Üretilen ürünler, özellikle Köroğlu Kadın Emek Pazarı’nda büyük ilgi görüyor ve satışa sunuluyor. Elde edilen gelirle aile ekonomisine katkıda bulunan kursiyerler, bu süreçte hem el becerilerini geliştiriyor hem de geçim kaynağı elde ediyor.” ifadelerini kullandı.
Kursiyerlerden Neşe Alagöz ise yaz döneminde açılan kursun yoğun ilgi gördüğünü belirterek, süs eşyalarını otellerde satışa sunduklarını anlattı.
Alagöz, kursun kadınların üretime katılmasını, kendilerini iyi hissetmelerini sağladığını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ANESTEZİDEN SONRA KALBİ DURMUŞ
NTV’de yer alan habere göre genç kızın ailesi, kızlarının ölümünde ihmaller zinciri olduğunu öne sürdü. Anesteziden sonra kızlarının kalbinin durduğu ancak kendilerine durumunun çok iyi olduğunu söylendiğini ifade eden baba Ferhat Pekgöz, önce tedbir olarak Kurtköy’deki bir hastaneye götürüldüklerini, daha sonra ise 112 kaydı açılmadığı için tekrar başka bir şubeye yönlendirildiklerini anlattı.

BİR GÜNDE HASTANE HASTANE GEZDİLER
Baba Pekgöz, aynı gün içinde 3 hastane değiştirmek zorunda kaldıklarını, ihmal yüzünden kızlarının hayatını kaybettiğini söyledi.
Anne Özlem Pekgöz de kızını yoğun bakımda görmek istediğini ancak izin verilmediğini, gözlerinin sedyedeyken açık olduğunu ve entübe olmadığını anlattı.
30 Ağustos’ta kızlarını kaybeden Pekgöz ailesi, hastane ve sorumlu doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’nın İnegöl ilçesinde ahşap kestiği spiral elinden kayan Ahmet İ. (59), ayağından yaralandı.
Olay, saat 12.30 sıralarında Kemalpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Evinin bahçesinde ahşap kesen Ahmet İ.’nin elindeki spiral, bir anlık dikkatsizlik sonucu elinden kaydı. Ayağı kesilen Ahmet İ., yakınları tarafından özel araçla kaldırıldığı İnegöl Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı. Ahmet İ.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarına aralıksız devam ettiği Gazze Şeridi’nde çocuk felci vakasının görülmesinin ardından aşılama kampanyasına başlanmıştı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan açıklamada, çocuk felci aşı kampanyasının ilk aşamasının tamamlandığı ve 187 bin çocuğa ilk dozların uygulandığı kaydedildi.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada aşı kampanyasında 156 bin çocuk hedefini aştıklarını söyleyerek, “Buna rağmen tüm çocukların aşılanması için sağlık çalışanları aşı kampanyasına Gazze’nin merkezindeki 4 sabit bölgede 3 gün daha devam edecek. Aşı kampanyası şimdi Gazze’nin güneyine taşınacak” dedi.
Ghebreyesus, “Gazze’nin güneyinde yarın başlayacak olan aşı kampanyası için hazırlıklar devam ediyor. Gazze Şeridi’ndeki vahim şartlara rağmen kampanyanın ilk aşamasını başarıya ulaştıran tüm ailelere, sağlık çalışanlarına gösterdikleri özveri için minnettarız. Ateşkes çağrısında bulunmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. – GAZZE
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AKDENİZ Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Doktor Süleyman İbze, özellikle son dönemde acile boğaz ağrısı, öksürük, ateş gibi üst solunum yolu enfeksiyonları şikayetiyle hastalar geldiğini belirterek, “Viral enfeksiyonlardan korunmanın yolu kalabalık ortamlarda çok fazla bulunmamanız. Buralarda maske takmak ve çok yakın temasta bulunmamak bir koruyucu faktördür. Ne yazık ki pandemiden kurtulduğumuzu, artık hiçbir zaman bu kuralların geri gelmeyeceğini düşünerek hareket ediyoruz” dedi.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğr. Gör. Doktor Süleyman İbze, acile başvuran viral üst solunum yolu enfeksiyon ve ishal rahatsızlıklarındaki artışın mevsimsel etkiler nedeniyle beklenilen bir durum olduğunu anlattı. İbze, yaz dönemlerinde özellikle kapalı klimalı ortamlarda bulunma süreleri ile düğün, nişan ve konser gibi toplu organizasyonların artmasının viral üst solunum yolları enfeksiyonlarında ve viral ishallerde artışa neden olduğunu belirtti. Beyaz et gibi soğuk zincirde korunması gereken gıdaların düzenli şekilde muhafaza edilememesinden kaynaklı bakteriyel ishal vakalarının da artmasına neden olduğunu söyleyen doktor İbze, yaz döneminde özellikle viral ishal ve viral üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki artışın salgın gibi değerlendirilmemesine dikkati çekti. Viral enfeksiyonlardan etkilenmemek için uyarılarda bulunan İbze, maske, mesafe ve el hijyeninin önemine vurgu yaptı.
RİSK GRUBUNDAKİ KİŞİLER
Doktor İbze, özellikle 65 yaş üstü, kronik rahatsızlığı olanlar ve 5 yaş altındaki çocuklarda viral üst solunum enfeksiyonları ve viral ishal şikayetleri olanların risk grubunda olduğunu hatırlatarak, “Sıcak havada kişiler sıcaktan korunmak için klima açıp kapalı alanda vakit geçiriyor ve birlikte zaman geçirdikleri süre artıyor. Haliyle bu dönemlerde ortaya çıkan bir viral hastalık, kişilerden kişilere bulaşarak artış gösterebiliyor. Bunun dışında özellikle yaz dönemlerinde bazı virüslerin çocuklar yoluyla bulaştığını ve arttığını biliyoruz. Çocukların yaz döneminde daha çok dışarıda olması, havuz ve deniz kullanımları gibi şeyler bulaşı artıran faktörler. Özellikle fekal-oral yolla bulaşan virüslerin bu dönemde çocuklardan çocuklara, çocuklardan ailelerine taşındığını biliyoruz. Bu durumu yaşayan kişilerde daha çok hafif hastalık şeklinde görüyoruz. Burada kaygılanılacak ciddi sağlık problemleri olarak düşünmemek gerekiyor ama bazı grupları bunların dışında tutmak gerekiyor. Özellikle 65 yaş üstü hastalar, kronik rahatsızlığı olan ya da bağışıklık sistemi zayıf hastaları ayırmamız gerekiyor. 5 yaş altındaki çocuk hasta grubu bizim için önemli. Bu iki grup kırılgan bir grup, bu tarz durumlarda basit geçirebilecek hastalıkları ciddi geçirme ihtimalleri söz konusu. Bu grupların daha dikkatli izlenmesi, destek tedavilerinin daha etkin yapılması ve gerekli hallerde hastane başvurusu ya da yatış gerektiren durumlar varsa ilgili sağlık kuruluşları tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır” dedi.
BOĞAZ AĞRISI, ATEŞ
Bazı belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini aktaran İbze, “Özellikle bu dönemde üst solunum yolu enfeksiyonlarında, boğaz ağrısı, ateş, genel vücut ağrısı, kırgınlık en çok gördüğümüz durumlar. Bu şekilde başlayıp devamında ishal gelişen vakalar da görüyoruz. İshalde kan olmaması, ishal renginin dışkı rengiyle aynı olması, içinde yeşil renk olmaması bize daha çok viral ishal olduğunu düşündüren bulgular. Onun dışında ishalin içerisinde sümüksü yapı olmaması, büyük olasılıkla yine bir viral etken olduğunu bize düşündürür. Yüksek ateş çoğunlukla bakteriyel ishal etkenlerinden kaynaklanır. Viral ishallerde ateş çoğunlukla eşlik etmez ya da çok az düzeydedir” diye konuştu.
SOĞUK ZİNCİR HALKASI KIRILAN GIDA TÜKETİMİNE DİKKAT
Yaz döneminde görülen ishallerin genellikle bozulan gıdaların tüketimi nedeniyle gerçekleştiğini anlatan doktor Süleyman İbze, “Hava sıcaklığı gıdaların korunmasını ve saklanmasını güçleştiriyor. Bu dönemde biz özellikle beyaz et ürünlerinde ya da içerisinde mayonez, krema gibi bozulmaya çok elverişli gıdaların tüketiminde daha çok gıda ilişkili bağırsak enfeksiyonları görüyoruz. Burada en sık gördüğümüz etken ‘E.coli’ dediğimiz bir bakterinin alt türü. Önemli olan mümkün olduğunca soğuk zincir bozulmadan saklanmış gıdaların tüketilmesidir. Özellikle dışarıda tüketilen hazır gıdalarda, paketli ürünlerde soğuk zincir korunmadıysa bu gıdaların bozulmaları çok çabuk gerçekleşiyor ve ortaya çıkan bakteri ve ürettiği toksinde ishal tablosu ortaya çıkarabiliyor. Bu hastalar genellikle şiddetli kusma, bulantı ve kramp şeklinde karın ağrısı, bazen de yüksek ateşle karşımıza gelebiliyor. Midye bu anlamda korkulması gereken gıdalardan biri. Çünkü içerisinde et var. Eğer doğru pişirilmediyse, doğru saklanmadıysa veya soğuk zincir sağlanmadan saklandıysa bozulmanın gerçekleşmesi olası bir durum. O yüzden bu gıdaların tüketilmesi bizim açımızdan risk teşkil ediyor” dedi.
Üst solunum yolu ve ishal rahatsızlıklarından korunmak için uyarıda bulunan İbze, “Viral enfeksiyonlardan korunmanın yolu kalabalık ortamlarda çok fazla bulunmamanız. Özellikle yaz döneminde düğün, konser gibi organizasyonlar arttı. Bu tarz organizasyonlarda yan yana gelmek bir risk. Buralarda maske takmak ve çok yakın temasta bulunmamak bir koruyucu faktördür. El yıkamanın sık sık yapılması gerekiyor. Aslında pandemi döneminde yaşadıklarımızı hatırlamamız gerekiyor. Çünkü biz pandemiden kurtulduğumuzu, artık hiçbir zaman bu kuralların geri gelmeyeceğini düşünerek hareket ediyoruz ama tüm viral enfeksiyonlardan korunmanın temelinde belli bir mesafede bulunmak, yakın teması azaltmak ve el hijyeninin artırılması vardır. Bunun dışında güvenmediğimiz gıdaları tüketmememiz lazım” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Özdemir, maymun çiçeği virüsünün direkt temasla bulaşan bir hastalık olduğunu söyleyerek, çocuklar için de risk taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Özdemir, “Kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilirler” dedi.
Prof. Dr. Halil Özdemir, dünya genelinde maymun çiçeği hastalığında son 2,5 yılda 100 binin üzerinde vaka tespit edildiğini ve 200’ün üzerinde de ölüm görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Özdemir, Türkiye’de şu ana kadar bilinen bir maymun çiçeği hastalığına denk gelinmediğini ifade ederek, “Aslında 2 ila 4 hafta arasında kendi kendini sınırlayan ve iyileşen bir hastalık. Bağışıklık sistemi bozulmuş, bağışıklık sistemini bozan ilaç alan kişilerde ve çocuklarda bir miktar ağır seyretmekte. 2022 Kasım’ından itibaren görülen salgında ülkemizde de çeşitli vakalar görüldü. Ancak 2024 yılında ülkemizde doğrulanmış henüz bir vaka bildirimine sahip değiliz. Bizim de kliniğimizde şu ana kadar şüphelendiğimiz 3 vaka oldu. Ancak yapılan tetkiklerinde virüs saptanmadı. 3 hastamız da çocuktu ve 3 yaş ila 6 yaş arasındalardı. Ancak saptanmadı. Henüz biz de vaka yok. Şu ana kadar da Türkiye’de bilinen bir vaka tespiti yok” diye konuştu.
Prof. Dr. Özdemir, hastalığın Covid-19’daki gibi solunum yoluyla bulaşmadığına dikkat çekerek, şöyle dedi:
“Maymun çiçeği hastalığı direkt temasla bulaşan bir hastalık. Bu açıdan şanslıyız. Hatta çok enfekte bireylerle yakın temas halinde, cinsel temas durumlarında, ortaya çıkan bir tablo, bulaş şekli var. Çocuklarda şöyle bir risk söz konusu; kişi enfekte olduğunu bilmeden çarşaflara, havlulara ya da diğer yüzeylere sekresyonlarını bulaştırırsa ve ortak kullanım gibi durumlarda çocuklar buralardan daha kolay bir şekilde bulaş kaynağına maruz kalabilir. Çünkü oyuncaklarla oynuyorlar, birtakım şeyler de yapıyorlar, bu durumdan dolayı temasları fazla olduğu için de bir miktar artış olabilir. Ama esas olarak cinsel yolla bulaştığı için çok da artmış bir risk söz konusu değil çocuklar açısından. Hastalık esas insandan insana bulaş şeklinde oluşmaktadır. Başka bir bulaş şekli yok. Hastalık şüphesi olan kişilerle yakın temastan kaçınmak gerekiyor. Temas kurallarına uymamız gerekiyor. Ellerimizi sürekli sabunlu suyla yıkamak gerekiyor.”
Haber-Kamera: Kaan ULU-Celal ATALAY/ANKARA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kastamonu’da yaşayan 44 yaşındaki Yücel Çiftçi, hemşire olarak görev yaptığı sırada hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olmak için sınavlara girdi. 23 yıl hemşire olarak görev yapan Yücel Çifci, 37 yaşında girdiği sınavı kazanarak veteriner fakültesine yerleşti. Fakülteyi derece ile bitiren Yücel Çifci, bir süre sonra hemşireliği bırakarak veteriner hekim oldu. Kastamonu’nun Daday ilçesinde klinik açan Çifci, hemşirelik süresince edindiği tıbbi birikimi kullanarak hayvanlara umut oluyor. İşini çok sevdiğini söyleyen Çifci, gençlere çağrıda bulunarak hiçbir şekilde hedeflerinden yılmamalarını ve hayallerinin peşinden koşmaları tavsiyesinde bulundu.
“Özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım”
Fakülteden derece ile mezun olduğunu belirten Yücel Çifci (44), “23 yıl Sağlık Bakanlığında hemşire olarak görev yaptım. Görevim sırasında gerek hayvanlara olan tutkumuz, gerek doğaya olan tutkumuz, gerek vatanımıza, milletimize bir hizmet olsun diye bir yola çıktık ve veteriner fakültesine girdik. Veteriner fakültesinden derece ile mezun olduktan sonra belli bir süre daha memuriyetime devam ettim. Daha sonra da memuriyetten ayrıldım ve özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım. Çalışmalarımız, çiftlik ortamlarında, aile işletmelerinde ve kliniğimizde devam etmektedir” dedi.
“Bir cana hizmet aşkıydı”
Hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olduğunu söyleyen Çifci, “İnsanın içerisinde sevgi olmadan bu işi yapması mümkün değildir. İster istemez bende Anadolu’dan bir insan olarak her ne kadar annem ve babam memur olsa da yaz aylarında sürekli köydeydik, köyde yetişip büyüdük. Bu aslında bir cana hizmet aşkıydı. Bunu insanda da yıllar boyunca yaşadım. Şu an da veteriner olarak yine canlara hizmet ediyoruz. Istırabı hafifletebiliyorsak ne mutlu bizlere” diye konuştu.
“İnsanlık için veteriner olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”
Hemşirelikte edindiği tecrübeleri veteriner hekim olduktan sonra birlikte kullanmaya başladığını anlatan Çifci, “Belli bir bilgi birikimine ister istemez beşeri sektörde sahip oluyorsunuz, bunu veteriner fakültesinde bir hekim olarak taçlandırıyoruz. Bizler de bu iki bilgiyi birleştirip bir armoni oluşturduk. Bunun da faydalarını gördük. Korona virüs döneminde ben hemşire olarak görev yaptım. Türkiye’de ilk korona nöbetini tutan hemşirelerdenim. Beşeri hekimlik bizlere çok şeyler kattı, bizler de bu bilgileri veteriner hekimlikle birlikte süsledik ve insanlara bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Hasta hayvanımı tedavi etti ve ondan olan buzağısına Yücel ismini verdim”
Daday ilçesine bağlı Görük köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan Seher Çakal ise, “Hayvancılıkla uğraşıyorum. Hayvan yetiştirirken hayvan hastalıklarıyla da karşılaşıyoruz. Yakın bir tarihte hayvanımın bir tanesinde rahim çıkması hastalığı yaşandı. Sağ olsun Yücel Bey bizlere çok yardımcı oldu. Çok bilinçliler. 10 günlük bir tedavinin ardından hayvanımı normal hale getirdi. Tedaviden önce hayvanım yerinden kalkmaz durumdaydı. Yücel Bey yaptığı tedavi sonrasında hayvanı ayağa kaldırabileceğini ve kendisine 3-4 gün müsaade etmesi gerektiğini söyledi. Dediği gibi tedavinin dördüncü günü ineğim ayağa kalktı, toparladı ve şu anda normal bir hayvan haline döndü. Benden bütün randımanı aldım. Ben Yücel Beye ve diğer emekleri geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Hasta hayvanının buzağısına “Yücel” ismini verdiğini söyleyen Çakal, “Rahim çıkması hastalığını yaşan ineğimizin durumu çok sıkıntılıydı ve buzağısını Yücel Bey kurtardı. Ben de, sağlıklı bir şekilde buzağısı doğunca “Yücel” adını koydum” dedi. – KASTAMONU
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, eğitim aldığı okulda darp edilen otizmli gence şiddet uygulayan kişininin gözaltına alındığını duyurdu. Bakanlığın resmi X hesabından yapılan açıklamada otizmli genç ve ailesine yönelik uzman ekipler tarafından psikososyal destek sürecinin başlatıldığı ve şiddet uygulayan kişinin en ağır cezayı almasının yakın takipçisi olacağı belirtildi.
Bakanlık’tan yapılan açıklama şöyle:
“İstanbul’da bir Otizm Spor Kulübünde gerçekleştiği tespit edilen görüntülerin ardından İstanbul İl Müdürlüğü ekiplerimiz emniyet birimleri ile koordineli bir şekilde harekete geçmiştir. Şiddet uygulayan şahıs ifadesinin alınmasının ardından gözaltına alınmıştır. Otizmli gencimiz ve ailesine yönelik uzman ekiplerimiz tarafından psikososyal destek süreci başlatılmıştır. Bakanlık olarak yargı sürecine müdahil olarak şiddet uygulayan şahsın en ağır cezayı almasının yakın takipçisi olacağız.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Van’da 9 yıl önce otobüs şoförü olarak Van Büyükşehir Belediyesinde göreve başlayan 4 kadından biri olan Betül Sayın, arkadaşlarının geçen sürede farklı sebeplerden ötürü bıraktığı şoförlüğü tüm zorluklara rağmen sürdürüyor. Kayyum sürecinde görevinden alınan, 31 Mart seçimleri sonrası yeni yönetimle tekrar işinin başına dönen Betül Sayın, işine kavuşmanın sevincini yaşıyor.
Sabahın erken saatlerinde direksiyon başına geçerek sefere başlayan Betül Sayın, erkek meslektaşları ile aynı zorluklara göğüs geriyor. Belediye bünyesinde farklı zamanlarda birçok büyük araçta direksiyon sallayan Sayın’ın en sevdiği iş ise otobüs şoförlüğü. Sayın, yolcuların ilk gördüğünde şaşırdığını ancak güvenli bir yolculuğun ardından kendisine daha çok sempati duyduğunu anlattı.
“Babama özentim küçüklüğümden başladı”
Trafikte diğer şoförlerle zaman zaman zorluk yaşadığını anlatan Betül Sayın, severek yürüttüğü mesleğin zorluklarına da katlandığını vurguladı. Betül Sayın, “Babam Başkale-Van arası minibüs şoförlüğü yapıyordu. Ona çok özeniyordum. Otobüs şoförlüğü sevgim oradan geliyor. Meslekte kadın şoför sayısının artması gerektiğini düşünüyorum. Kadın her toplumda olduğu gibi şoförlükte de daha merhametli ve işine daha sadıktır. Kadınlar daha dikkatli oluyor. Bunu yolcularımdan da duyuyorum. Bu beni daha çok mutlu ediyor. Bu nedenle kadın şoförlerin artmasını temenni ediyorum” dedi.
“Tüm kadınlara örnek olmasını istiyoruz”
Otobüse binip şoför koltuğunda kadın görünce şaşırdığını ifade eden Leyla Töre isimli yolcu ise kadının direksiyon başında olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi. Leyla Töre, “Kadın şoförü görünce ‘siz mi süreceksiniz’ diye şaşırdık. Sohbet edince çok memnun oldum. Kendisini tebrik ediyorum. İnşallah biz kadınlara örnek olur ve kadın şoför sayısı da artar” diye konuştu. – VAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Her ayın 1. ve 3. pazarı gerçekleşen organizasyon, 1 Eylül Pazar günü el emeği ürün meraklılarının buluşmasına imkan sağlayacak. Talas Belediyesi ile Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatifi iş birliğiyle yürütülen Maharetli Eller Kadın Üretici Pazarı’nın bu pazar günü de yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Ev hanımları tarafından hazırlanan birbirinden değerli el emeği işlerin sergilendiği pazarda el işi tekstil ürünlerinden kışlık yiyeceklere, ev yemeklerinden süs eşyalarına kadar pek çok ürün, satışa sunuluyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çankırı’da el yapımı çikolatalar üreten kadın girişimci Eda Kıyısin, Çankırı’nın meşhur kaya tuzu ile yaptığı tuzlu çikolata çok beğenilince ekşi bir çikolata yapmaya karar verdi. Kıyısin, yörede yetişen kızılcıklardan kızılcık ekşili çikolata üretti. Ekşi ve tatlının buluştuğu lezzet, vatandaşlardan yoğun talep görüyor. Çankırı’nın yöresel lezzetleri ile çikolatalar üretmeye çalıştığını ifade eden Eda Kıyısin, vatandaşlardan gelen talepler üzerine çeşitli lezzetleri çikolata ile buluşturduğunu kaydetti.
“Ekşi ve tatlının bir arada olduğu bir tat ortaya çıktı”
Çikolatanın ekşi ile buluşmasının farklı bir tat ortaya çıkardığını belirten Eda Kıyısin, “Çankırı’nın meşhur kaya tuzundan yapmış olduğumuz tuzlu çikolatadan sonra vatandaşlarımız, kızılcık ekşili çikolata içinde talepte bulundular. İçerisindeki şeker ve ekşinin tadını dengeleyecek ayarlamalarda bulunduktan sonra kızılcık ekşili çikolatamızı yaptık. Çikolata sevmeyen, ağız ve diş problemleri yaşayanlar için çikolatanın tatlılığının yanı sıra biraz da kızılcık ekşisiyle ekşi bir tat verdik. Herkesin rahatlıkla tüketebileceği ekşi ve tatlının bir arada olduğu bir tat ortaya çıktı. Kızılcık ekşisinin ekşi tadından dolayı tüketemeyenler çocuklar, çikolata aromasıyla rahatlıkla tüketebilecek ve hem çikolata tadı alacak hem de sağlıklı beslenmiş olacaklar. İçerisine koyduğumuz kızılcık ekşisi ile çikolatanın tercih edilebilir bir formunu ürettim” dedi.
“Herkese tavsiye ederim kesinlikle denenmesi gereken bir tat”
Çikolatayı çok beğendiğini ifade eden Nur Sena Öztürk de, “Daha öncede bu işletmeye çikolata almaya gelmiştim. Bugün tekrar ziyaret ettiğimde kızılcık ekşili çikolatasını tatmak nasip oldu. Gerçekten çok beğendim. Daha öncede tuzlu çikolatasını yemiştik ve onu da çok beğenmiştik. Herkese tavsiye ederim kesinlikle denenmesi gereken bir tat” diye konuştu. – ÇANKIRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı İsa Köyü Eşki mezrasında ikamet eden Gülnaz Alp’e, hayvan yetiştiriciliğindeki başarısı sonrası TOBB Malatya İl Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Abdurrahman Baydemir, TOBB Malatya İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hilal Acı tarafından plaket verildi.
Alp’in başarısını kutlayan TOBB Malatya İl Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Abdurrahman Baydemir, “TOBB genç girişimciler kurulunun kuruluş amacı girişimciliğe özendirmek. Bizde gelip sizi dinleyelim dedik. Gençlerimiz sizi örnek alsın istedik. Gayretiniz takdire şayan” ifadelerine yer verdi.
Yaklaşık 20 yıl önce kaymakamlıktan aldığı destekle hayvan yetiştiriciliğine başlayan Alp, bu başarısının sırrını anlattı.
Yetiştiriciliğe başladığı ilk günleri anlatan Alp, “Küçükbaş hayvancılıkla uğraşıyorum. Kaymakamlığın 10 koyun projesiyle başladım. 10 koyundan başlayıp şimdiye kadar yaklaşık 2 bin koyuna ulaştık. Hem geçimimizi sağladık hem de çocukları bu vesileyle okutmuş olduk. Ev aldık, arabamız var” dedi.
Eşinin çobanlık yaptığını kendisin ise evdeki işleri yürüttüğünü söyleyen Alp, hayvancılığın herkesin yapabileceği bir iş olduğunu söyledi.
Başka bir iş yerinde çalışmak yerine hayvancılığı tercih ettiğini söyleyen Alp, “Çünkü kendi işimi daha çok seviyorum. Gençler, kadınlar ve herkes için yapılması gereken bir iş. Karlı da bir iş. Bu süreçte bir zorluğu olmadı. Ben köyü de şehri de severim. Depremden sonra köyler daha çok tercih edilen bir yer oldu” ifadelerine yer verdi.
Hayvancılığa başlayalı yaklaşık 20 yıl olduğunu ve her doğan kuzunun kendileri için bir bebek olduğunu belirten Alp, “Her doğan bir kuzu bizim için bir bebek. Birisi geliyor, fiyatını soruyor ve alıyor. O duygusal durum kötü oluyor. Her doğan kuzu bizim için bir bebek. Kuzu büyütme mamaları var. Onlardan veriyoruz. Köyler boş kalmasın ve bu işin yapılabilir olduğunu görmeleri için herkesin bu işi yapmasını isterim” şeklinde konuştu. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kartal, İngiltere Parlamento Binası’nda defile gerçekleştiren ilk tasarımcı olarak moda tarihine geçti. Ayrıca, “Make a Wish”, “Boot Out Breast Cancer” ve David Beckham’ın kurduğu “Kirsty Club” gibi önemli derneklerle iş birliklerine imza atarak sosyal sorumluluk projelerinde de aktif rol oynadı. 2019 yılında Türkiye’de yaşayan Suriyeli sığınmacı kadınlarla beraber tasarladığı koleksiyonunu Londra Moda Haftası’nda sundu. Aynı yıl, III. Sultan Selim’in İngiliz Amiral Nelson’a armağan ettiği elmas çelenkten ilham alarak hazırladığı 2019 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu, büyük ilgi gördü.
Kartal, İngiltere’de sağlık profesyonellerini desteklemek için düzenlenen “Styled with Thanks” bağış kampanyasında yer alan tek Türk moda tasarımcısı olarak tanınıyor. Lady Gaga, Kylie Minogue, Bebe Rexha gibi ünlü isimlerle çalışan Kartal, Manchester Moda Festivali’nde ‘İngiltere’nin En İyi Moda Tasarımcısı’ ödülünü kazandı ve Bolton Council tarafından “Onur Ödülü”ne layık görüldü.
Bunun yanı sıra, Birleşik Krallık’ın 15 yardım kuruluşunu çatısı altında toplayan Afetler Acil Durum Komitesi ile iş birliği yaparak Türkiye’deki depremzedeler için özel bir tişört tasarladı ve 100 milyon sterlinlik bağış toplanmasına öncülük etti. 2021 yılında ise The Royal Ascot’un ilk Türk Moda Kurulu Başkanı olarak seçilen Kartal, bu görevini sürdürürken genç moda öğrencilerine de ilham veriyor. Ayrıca, İngiltere Parlamentosu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde seçilen “100 Güçlü Kadın” listesinde yer aldı.
Zeynep Kartal, eşi Hamit Özçelik ile birlikte iki çocuk yetiştiriyor. Oğulları Emre Özçelik, Londra Kings College’da diş hekimliği eğitimi alırken, Berke Özçelik ise Manchester’da elektrik elektronik mühendisliği bölümünde eğitimine devam ediyor.
Türk tasarımcının kariyerindeki başarılar ve sosyal sorumluluk alanındaki katkıları, moda dünyasında iz bırakmaya devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Theresia, toplam 128.000 sterlin harcayarak bir dizi acı verici ameliyat geçirdi. Bu ameliyatlarda bacak kemikleri kesilip metal çubuklarla donatıldı. Sonuç olarak, boyunu 1.70 metreden 1.84 metreye çıkardı.
Ameliyatlar 2016’da başladı ve 2022’de devam etti. Her ameliyatta bacak kemikleri biraz daha uzatıldı. Son olarak Haziran ayında, büyümeyi sağlayan metal çubuklar çıkarıldı.
Theresia şimdi eski sevgilisinden ayrılmış durumda ve yeni partneri Stefan ile mutlu. Eski ilişkisini “küçülme ve boyun eğme” olarak tanımlıyor ve şimdiki ilişkisinin daha sağlıklı olduğunu söylüyor.
Model, yeni uzun bacaklarıyla geçen hafta Hamburg’da bir galada boy gösterdi. Boyunun avantajlarından bahsederken, özellikle yeni partnerinin bundan memnun olduğunu vurguladı.
Theresia, artık eski sevgilisinin isteklerinden kurtulduğunu ve kendi hayatını yaşadığını belirtiyor. Gelecekte modellik kariyerine devam etmeyi ve aile kurmayı planlıyor.




Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sevil Görgülü, eşiyle fotoğrafını paylaşarak, ayrılığı duyurdu.
Sevil Görgülü; “Sevgili arkadaşlarım ve değerli takipçilerim, hayatta her şey planladığımız gibi olmuyor ve belli kararlar almak zorunda kalıyoruz. Ayhan Görgülü ile olan 40 yıllık evlilik akdimizi anlaşmalı olarak sonlandırmış bulunmaktayız. Herkesin yolu açık olsun” dedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Belma Canciğer – Ecesu Müjde – Gani Müjde
Gani Müjde ayrıca; “Bavullar için İzlanda ayazında epey bir bekledikten sonra bir yetkili gelip kızıma ‘siz tek olduğunuz için size tek kişilik oda veremeyiz odanızı paylaşacaksınız biriyle’ demiş. Odasını paylaşmasını istedikleri 40 yaşlarının üstünde kazık kadar bir Meksikalı ve “erkek”… (Burada Cem Karaca’nın namus belası şarkısını dinliyoruz fonda) 20 küsur yaşındaki kızım itiraz etmiş tabi. Bir erkekle aynı odayı paylaşmayacağını söylemiş. Epey bir tartışmadan sonra ‘lanet olsun, sana tek kişilik bir hostel bulduk’ demişler ve yolcuların bir kısmını hostele giden otobüse bindirmişler ve ‘güzel İzlanda’mızı tanıyalım ada turu’ böylece başlayıvermiş” ifadelerini kullandı.
REKLAM
Gani Müjde’nin bu açıklamalarının ardından THY’den yanıt geldi. THY Basın Müşaviri Yahya Üstün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Son birkaç gündür bazı yayın organlarında yer verilen ve bir yolcumuzun New York uçuşu ile ilgili gerçeği yansıtmayan bir takım iddialara yönelik açıklama getirmek isteriz.
İlgili ekiplerimizin gerçekleştirdiği incelemeler sonrası yolcumuzun 28 Ağustos 2024 tarihine bilet satın aldığı uçuşta check-in öncesinde 13 koltuğun overbooked (standartlar içinde) olduğu görülmekte olup, stand by beklenip, yer açıldığında yolcumuza uçması teklif edilmiş ancak kendi rızası ile kabul etmemiştir.

THY Basın Müşaviri Yahya Üstün
Bunun üzerine yetkililerimiz ücretsiz bilet değişikliği sağlayıp, 2 gün sonraki 30 Ağustos uçuşuna yolcumuzun uçuş kaydını gerçekleştirmişlerdir.
Söz konusu uçuş esnasında okyanus üzerindeyken uçağımızda meydana gelen teknik arıza nedeniyle kokpit ekibimiz, Keflavik (İzlanda)’e mecburi iniş gerçekleştirmiştir.
REKLAM
Uçuş ağımızda yer almayan bu istasyonda herhangi bir yerleşik ekibimiz bulunmadığı hâlde, yolcularımızın buradaki mağduriyetini mümkün mertebe minimize etmek adına yetkili ekiplerimiz, Keflavik havalimanındaki yetkili handling firmasıyla hızlıca irtibata geçmişlerdir.
Halihazırda yüksek turizm sezonu görülen bölgede yetkililerimiz koordinasyonunda ilgili handling firmasınca, 9 farklı otelde hızlıca rezervasyon gerçekleştirilip, 349 yolcunun + kabin ve kokpit ekiplerinin transferlerle bu otellere yerleştirilmeleri sağlanmıştır.
Yoğun sezon nedeniyle uzak- yakın tüm alternatif konaklama tesislerinin değerlendirildiği çerçevede ve Schengen vizesi bulunmayan yolcularımızın ülkeye girişlerinin yasak olmasına rağmen bu acil durum nedeniyle özel izin alınarak konaklamaları sağlanmıştır.Yolcumuzun, arkadaşları ile aynı otelde konaklama hususunda ısrarcı olması üzerine, sürece destek sağlayan handling firması yetkilisince söz konusu oteldeki kapasite aşımı nedeniyle bunun mümkün olamayacağı, ancak bir arkadaşı ile aynı odayı paylaşması kaydıyla bunun mümkün olabileceği yolcumuza bildirilmiştir. Bu alternatifi kabul etmeyen yolcumuz farklı bir otele yerleştirilmiş ve uçuştaki diğer yolcularımızla birlikte ertesi güne planlanan ikame uçuşumuz ile varış noktası New York’a ulaştırılmışlardır.
Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla arz ederiz.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz günlerde evlilik hazırlıklarıyla gündeme gelen oyuncu çift Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım’ın merakla beklenen nikâh tarihi nihayet belli olmuştu. Çiftin eylülde evleneceği konuşulurken, bu kararın ardındaki asıl sebebin Pınar Deniz’in bebek bekliyor olması.

Ekranların gözde isimlerinden Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım, hayranlarının ilgisini çeken bir aşk hikâyesi yaşıyor.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Genelde dizi sezonları biter bitmez evlenen oyuncular, yaz tatilinde hem yorgunluklarını atmak hem de uzun bir balayıyla yeni hayatlarına güzel bir başlangıç yapmak için bu dönemi tercih ediyor.
Mehmet Üstündağ’ın haberine göre; Pınar Deniz ve Kaan Yıldırım’ın eylül ayında evleneceklerini duyurması, bende “Neden yaz başında evlenmediler” şüphesini uyandırmıştı. İşin aslını araştırınca ise çok özel bir gelişme ile karşılaştım!
Edindiğim bilgilere göre, çiftin bu kararının arkasında Pınar Deniz’in hamile olduğu gerçeği yatıyor.

Normal şartlarda bu yaz için bir düğün planı yapmayan çift, öğrendikleri bu mutlu haberle birlikte düğün tarihlerini öne çekmeye karar vermişler.
Eylül ayında nikâh masasına oturacak olan çift, bu kararla birlikte bebeklerini kucaklarına almadan önce evliliklerini resmiyete dökmek istemiş.

Geçtiğimiz Temmuz başında beraberliklerinin birinci yıldönümünü kutlayan Pınar Deniz ile Kaan Yıldırımİngiltere tatillerinde evlilik kararı almıştı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yer aldığı filmlerle adını tüm Türkiye’ye duyuran Yeşilçam’ın en güzel kadın oyuncularından Ahu Tuğba 69 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Uzun bir süredir ABD’de kızı Anjelik ile yaşayan Ahu Tuğba, geçtiğimiz nisan ayında büyük bir trafik kazası geçirmiş, 8 saatlik operasyonun ardından 3 hafta yoğun bakımda tedavi görmüştü.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu süreçte bir türlü toparlanamayan Ahu Tuğba ile Miami’deki evinde kızı Anjelik ilgileniyordu.

Ölümü ile sanat camiasını yasa boğan Ahu Tuğba’nın son anlarında da yanında kızı Anjelik vardı

Ahu Tuğba, dün Miami’deki evinde hayata veda etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün KuruçeşmeFatih Mahallesi 32. Sokak’taki 5 katlı binanın 2. katında yaşayan emekli polis memuru H.A.’nın (60) evinde meydana geldi. İddiaya göre, uzun süredir kanser hastalığıyla mücadele eden ve tedavi gören emekli polis memuru H.A., beylik tabancasıyla kafasına ateş etti. Silah sesini duyan eşi odaya girip H.A.’yı kanlar içinde görünce durumu 112 Acil Çağrı merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı şekilde H.A. Kocaeli Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tedavisi devam eden emekli polis memurunun hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.
Öte yandan, H.A’nın 2 gün önce aile üyelerinin evden çıkmalarını istediği ancak ailesinin bunu yapmadığı bildirildi. H.A’nın ağrılarına dayanamadığı için intihara kalkıştığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’de, beyin tümörü nedeniyle görme kaybı yaşayan emekli İngilizce öğretmeni Necla Kara (65), tedavi için gittiği İzmirKatip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde liseden eski öğrencisi olan Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Efecan Erişken’in gerçekleştirdiği operasyonla sağlığına kavuştu.
İzmir’de emekli İngilizce öğretmeni Necla Kara, 1 ay önce görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan kontrollerde görme kaybının nörolojik olduğu tespit edildi. Hekimler, Kara’nın operasyona alınması kararı aldı. Operasyonu ise emekli öğretmen Necla Kara’nın, liseden eski öğrencisi olan, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Efecan Erişken gerçekleştirdi. Başarılı geçen operasyonun ardından Necla Kara, sağlığına kavuştu. 14 yıl sonra öğretmeniyle kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Dr. Erişken, operasyonla ilgili bilgi verip, “Hastamız, İzmir Atatürk Lisesi’nde İngilizce öğretmenimdi. Sosyal medya üzerinden bana ulaştı. Kendisinde görme bozukluğu olduğunu söyledi. Yaklaşık yüzde 81 görme kaybı tespit ettik. Ameliyatını planladık. Beyin tümörü olduğunu ve her iki görme sinirine de baskı uyguladığını gördük. Gerekli tetkiklerin ardından ameliyatını yaptık. Her iki görme sinirinde ve her iki şah damarının arasından bir iyi huylu tümörün tamamını çıkardık. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Atatürk Lisesi her mezun öğrencinin hayatı boyunca ait hissettiği bir kurum. Burada bizi yetiştiren öğretmenlerin böyle bir sağlık sorununda yardımına koştuğumuz için çok mutluyum. Görmeyen gözün tekrar görmesi bizi ayrıca çok mutlu etti” dedi.
‘ÇOCUĞUMA GÜVENDİM’
Sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu belirten Necla Kara ise “Sol gözüm bulanık görüyordu. Birkaç göz doktoruna gittim. Gözümde normalde bir şey olmadığı ortaya çıktı. ‘Nörolojik’ denildi. Beyin MR’ında, kitle ortaya çıktı. Sonra Efecan’a başvurdum. Efecan kabul etti. Tümörün alınması gerektiğini söyledi. Ben de çocuğuma güvendiğim için ameliyatı kendisinin yapmasını istediğimi söyledim. O da kabul etti ve operasyonu gerçekleştirdi. Bu durumdan herkese gururla bahsettim. Çevremdekiler de eski bir öğrencim tarafından ameliyat edilmenin güzel bir şey olduğunu dile getirdi” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meme kanserini atlattıktan sonra beyninde tümor olduğunu öğrenen ve ameliyatı iyi geçirdiğini belirten Şimal, kötü haberi duyurdu. Şarkıcı, hastalığına yine yakalandığını açıkladı.

Şimal, beyin zarına metastaz yaptığını ve tedavilere başlayacağını söyledi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Şimal, sağlık durumunu sosyal medya hesabında takipçileri ile paylaştı.
“Dostlarım çok kararsızdım bu haberi paylaşma konusunda fakat Dm kutusu doldu taştı. Hepiniz, sesim çıkmayınca merak ettiniz haklı olarak. Bana da hak verin tüm aile olarak yıkılmış durumdayız tam toparlandık derken bir daha… Özetle ve maalesef ki yine yakaladı bu hastalık beni. Bu sefer de beyin zarıma metastaz yaptı. Bizi mutlu eden şey ise, erken teşhis etmiş olmamız. Pazartesi günü işin tedavileri başlayacak onkoloğum ilaçları güçlendirecek. İnşallah yine aranıza döneceğim. Her zamanki gibi sizden dua bekliyor olacağım. Arayan soran, mesajlarıyla bana güç veren herkese şimdiden çok teşekkür ederim. Sağlığınıza dikkat edin! “

NE OLMUŞTU?
Ucuz Roman, Ferman ve Ağla Ağla gibi şarkılarıyla bilinen Şimal, 2 yıl önce meme kanserine yakalanmıştı. Şarkıcı uzun bir tedavi sürecinden sonra sağlığına kavuşmuştu.

Ancak ünlü şarkıcı Şimal, sosyal medya paylaşımıyla sevenlerini üzmüştü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kaya Çilingiroğlu ile ev sahibi arasında sular durulmuyor! Çilingiroğlu’nun Etiler’de oturduğu sitede güçlendirme çalışması yapıldığını, ancak ünlü ismin evden çıkmak için ev sahibinden 2 milyon TL istediğini GÜNAYDIN manşete taşımıştı.

Çilingiroğlu’nun ev sahibinin, İstanbul’da 37 kez gayrimenkul vergi rekortmeni olan Numan Ceyhan olduğu ortaya çıktı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

6 YIL ÖNCE KİRALADI
Çilingiroğlu, 6 yıl önce Ceyhan’dan bir evinde oturmak için ricada bulundu ve evi 5 bin liraya kiraladı. Şu anda 10 bin lira kira veren Çilingiroğlu, güçlendirme çalışması yapılacağını öğrenmesine rağmen evi boşaltmak istemedi ve tahliye için 2 milyon talep etti.

Bunun üzerine Ceyhan, mahkemeye başvurdu ve 5 milyonluk tazminat davası açtı.

Çilingiroğlu ise olayla ilgili konuşmak istemedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Parasını ödeyip konsere gelenler bir saat boyunca alandan ayrılmayarak Kadıköy Belediyesi’ni protesto ettiler. Açıklama yapmak için sahneye çıkan başkan yardımcıları da yoğun protesto yüzünden konuşamadı. Oysa Objektif grubu özellikle çevre bilincinin gelişmesi amacıyla mesaj yüklü şarkılarıyla tanınıyordu. Adı gibi siyasi tarafı yoktu ve sadece dertlerini müzikle anlatmayı tercih ediyorlardı. Gelin görün ki müziği “Gürültü” olarak niteleyen bir belediyenin çirkin tavrına muhatap oldular. Oysa etkinliğin daha önceki gecelerinde Moğollar ve Bulutsuzluk Özlemi de aynı sahnede yer almıştı. Meydanlarda “Özgürlük, hak, hukuk” diye bağıranların gerçek yüzü böylelikle bir kez daha afişe oldu.
Çam ağacı dikilmesin
Köşemizin müdavimlerinden Ali Uygur, orman yangınlarının önlenmesi konusunda önemli bir detayı gündeme getirmiş:
“Yüksel Bey’ciğim, önceki salı günü yayınladığınız ‘Ormanlar nasıl kurtulur?’ başlıklı yazınızı okudum. Durumun vahametini sayenizde daha iyi anladım. Yazıda belirtmiş olduğunuz çözümleriniz ve önerilerinize gönülden katılıyorum, keşke sizin kadar duyarlı olabilsek…
Ankara Ulus’ta bulunan YIBA çarşısı yangınında oradaydım. Taşın nasıl cayır cayır yandığını orada gördüm. Düşünün, taş böyle yanarsa ağaç nasıl yanar?
Bu cihetten, ormanlarımızda yanan ağaçların yerine ısıya dayanaklı kara servi, mavi servi, zakkum, akasya, ahlat, kuşburnu gibi ağaçlar dikilmeli, kesinlikle çam ağaçları dikilmemelidir. Gördük işte, çam hem kolay tutuşuyor hem de kozalakların uzak mesafeye bir bomba gibi gitmesiyle yangın daha geniş alanlara yayılabiliyor.”
Anız yakana kredi yasağı
Aynı konuda okurumuz Abdullah Çil’in de bir önerisi var: “20 Ağustos 2024 tarihli yazınızda belirttiğiniz önermeleri ilaveten, anız yakılan parsel/parseller ile ilgili tarım destekleri verilmemeli, ilaveten tarım destekleri faslında anız yakmama desteği verilmesinin iyi sonuç vereceğini, anız yakma hususunda caydırıcı etki yapacağını naçizane bir vatandaş olarak düşünürüm. Köşemizde çok yararlı bilgilere yer veriyorsunuz, yararlanıyoruz. Saygılarımla.”

Ne mutlubana…
Geçen hafta doğum günümde aldığım en anlamlı hediye, değerli okurum Mahpeyker Merve Doğan’dan geldi. Umre ziyaretinde benim ve ailem için dua etmiş. Elindeki notta şöyle yazıyor: “Gönlü güzel beyefendi Yüksel Aytuğ ve ailesine Kabe-i Muazzama’dan selam ve dua ile…”
Bir gazeteci için böylesine kutsal bir mekanda bir okurunun aklında ve dualarında yer bulmak acaba kaç Pulitzer ödülü değerindedir?
HAFTANIN ŞİİRİ
SÖZÜME GEL
Horoz olsan dersin ki;
Ben öttüm diye gün doğdu
Oysa bıçağın ucunda
Her horozun dik boynu
Seni kıyıya döndüren
Yelkeninin direğidir
Kendini rüzgar sanma
Direği kıran kibrindir
Medet umma bedduadan
Döner de seni bulur
Çamur atmadan önce
Kirlenen elin olur
Bir doğrunun uğruna
Sakın üç yanlış yapma
Gel Arifî’nin sözüne
Hak yolundan sapma
Aşık Arifî – 2024
Gaf kürsüsü
Muharrem Akduman dostum sobelemiş: TV 8’deki Yemekteyiz programında iki cahil hatun… Biri, kuzu kulağını et sanıyor. Diğeri, salataya konan ayçiçek içiyle ilgili ‘Ağzında çitleyip mi salataya koydu?’ diyor. Oysa hazır ayçiçek içi var.
Zap’tiye
Kayıp Narin’in babasını arayıp, gülerek dalga geçiyorlarmış. Hâlâ kıyamet alameti arayan var mı?
Ne demiş?
Okurumuz Murat Aydın, Show Haber’deki iş yeri sahibinin hırsızlara isyanını not etmiş: “Gündüzleri ben çalışıyorum, geceleri onlar.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Artistliğe soyunan ünlü iş insanı Metin Şen, Yeşilçam jönleri gibi afiş kavgası çıkardı! Arkadaş hatırı için kamera karşısına geçen ve ‘Leydi Di’ filminde rol alan Metin Şen, filmin afişinde yer almayınca yapımcısına sitem etti! Yeşilçam’da ve günümüz sinemasında birçok kez yaşanan ‘afiş kavgası’na böylece Şen de dahil oldu!

Aslında latife yapıyorum! Evet; Metin Şen, yakın arkadaşı Ercan Saatçi’nin yapımcılığını yaptığı ‘Leydi Di’de rol aldı ve afişinte yer alamadı ancak kavga da çıkarmadı; sadece esprili bir göndermede bulundu. Şen önceki gün yayınlanan filmin afişini sosyal medyada paylaşıp altına da “Sinema dünyasına adım attığım bu filmde her ne kadar afiş de yer almasam da, katkımın bu filmi taşıyacağı seviye, Oscar ödülleri olacağı muhakkak” yazdı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Sonra da yapımcısı Ercan Saatçi’yi tag’leyerek, “Değerimi anlayan yapımcıların kulağına küpe olsun” diye de ekledi. Tabii Metin Şen’i tanıyan ve Ercan Saatçi ile dostluklarını bilenler bu paylaşımları gülerek takip etti. Bu arada Metin Şen’in Oscar’lık rolünü çok merak ediyorum doğrusu!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aslında latife yapıyorum! Evet; Metin Şen, yakın arkadaşı Ercan Saatçi’nin yapımcılığını yaptığı ‘Leydi Di’de rol aldı ve afişinte yer alamadı ancak kavga da çıkarmadı; sadece esprili bir göndermede bulundu. Şen önceki gün yayınlanan filmin afişini sosyal medyada paylaşıp altına da “Sinema dünyasına adım attığım bu filmde her ne kadar afiş de yer almasam da, katkımın bu filmi taşıyacağı seviye, Oscar ödülleri olacağı muhakkak” yazdı.

Sonra da yapımcısı Ercan Saatçi’yi tag’leyerek, “Değerimi anlayan yapımcıların kulağına küpe olsun” diye de ekledi. Tabii Metin Şen’i tanıyan ve Ercan Saatçi ile dostluklarını bilenler bu paylaşımları gülerek takip etti. Bu arada Metin Şen’in Oscar’lık rolünü çok merak ediyorum doğrusu!

EFSANE ŞİRKETİ BİRLİKTE YÖNETECEKLER
İlker İnanoğlu’nun babası Türker İnanoğlu’nun en büyük mirası Erler Film’e sahip çıktığını yazmıştım. Meğer, Amerika’da bir teknoloji devinde üst düzey yöneticilik yapan, Türker Bey’in Gülşen Bubikoğlu’ndan olan kızı Zeynep İnanoğlu Özdemir de taşın altına elini koymuş. İki kardeş aralarında görev dağılımı yaparak, Erler Film ve Türker İnanoğlu Vakfı’nı (TÜRVAK) birlikte yönetecekmiş. İlker İnanoğlu, TÜRVAK Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Erler Film Başkan Vekilliği görevlerini; Zeynep İnanoğlu Özdemir ise, Amerika’daki görevinin yanı sıra Erler Film Yönetim Kurulu Başkanlığı ve TÜRVAK Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiş. İkisine de başarılar dilerim.

BİR LÜKS MARKADAHA GELDİ
Yıldızların makyajcısı olarak tanınan İngiliz girişimci Charlotte Tilbury’nin kurduğu lüks makyaj, parfüm ve cilt bakım markası Türkiye’ye geldi. Pınar Danacı Tunaveli’nin Türkiye pazarlama müdürü olduğu markanın gelişi için önceki gün bir davet verildi. Renkli davete, influencer ve tiktokerlarla birlikte sanat, cemiyet ve moda dünyasından pek ünlü isim katıldı. Konuklar davette, ünlü markanın ürünlerini deneyimle imkanı da buldu. Makyajlarını yaptıran konuklar, daha sonra DJ müziği eşliğinde eğlendi.

MESAJ MIHATA MI?
Haluk Bilginer’in de rol aldığı ‘Maria’ filminin başrol oyuncusu Angelina Jolie, filmin Venedik Film Festivali’ndeki prömiyerinde giydiği kürk etolü ile herkesi şaşırttı! Yazın ortasında kürk kullanarak belki yine birilerine mesaj vermek istedi ama ne yapmaya çalıştığını kimse anlamadı! Hayranları bir anlam veremese de, zamansız etolünün sahte kürk olmasından dolayı Jolie’ye övgüler yağdırdı. Bu etol, zamanlama hatası değilse ve mesaj kaygısı taşıyorsa Angelina Jolie’nin ağustosta Venedik’te mesaj vermeye çalışması çok garip. Zaten mesajı alan da olmadı. Bu arada ünlü oyuncunun elleri ve kollarındaki belirgin damarlar etolünden çok daha fazla konuşuldu.

BU KEZ ŞAŞIRTTI!
Genelde şık tercihleriyle görmeye alıştığımız dünya serbest dalış rekortmeni Şahika Ercümen, bu kez beni şaşırttı! Şahika, geçenlerde katıldığı bir davette giydiği denim pantolonu ve halter yaka bir bluz ile sezonun trendlerini yakalamak istemiş. Ancak ne yazık ki başaramamış! Bir kere denim pantolonu sezonun yazlık havasına hiç uymuyor. Halter yaka bluzu ise bence fazla sıradan. Kombinini tamamladığı siyah topuklu sandaletleri de oluşturmak istediği tarzla çok alakasız olmuş. Uzun lafın kısası; bu kez olmamış Şahika Ercümen…

Bu yazın favori dekoltelerinin başında göbek kısımdaki cut-out’lar geliyor. Cesur olduğu kadar şık duran bu stil, doğru kombinle zarif bir görünüm sağlıyor.

Tek omuzlu helenistik elbiseler bu yazın en feminen tercihlerinden… Zarif ve kolay kombinlenen tek omuz elbiseler yazın favorilerinden oldu.

Gold bileklikler, yaz sezonunda olduğu kadar sonbahar sezonunda da popülerliklerini sürdürecek. Kalın veya geometrik görünümlere sahip bileklikler yeni sezonun en dikkat çeken aksesuarlarından…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
