CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesinin 100’üncü yılı kutlama programına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada; atanamayan öğretmenlere, mülakat mağdurlarına, yeni müfredattan endişe duyanlara 18 Mayıs saat 13.00’de İstanbul’da Saraçhane’de olmaları için çağrıda bulundu.
Özel, şöyle konuştu:
“Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet devriminin kalıcı olabilmesi, aydınlanma devriminin sürmesi, 100 yılları geçmesi ve kendi deyimiyle ilelebet payidar kalabilmesi için demokrasinin güvencesi olan özgür basının olması gerektiğini biliyordu. Bu konuda Cumhuriyet gazetesini önemsiyordu. Cumhuriyet gazetesi o günden bugüne kadar kurucusu bir partinin de kurucusu olduğu halde okurları bir partinin sadık seçmenleri olduğu halde, bu gazete hiçbir zaman bir partinin gazetesi olmadı. Bu gazete pek çok çağcıl ve çağdaşlarının aksine iktidar kimde olursa olsun kamunun haber almak hakkını savunmayı, kamunun üstün çıkarını korumayı, esas sorumluluğu önce hakikate sonra da kendisinin okuyanlarına, takipçilerine karşı duyduğunu hiçbir zaman unutmadı.
“BU GAZETE KAMUNUN ÜSTÜN ÇIKARINI KORUMAYI HİÇBİR ZAMAN UNUTMADI”
Her iki Cumhuriyet’i bugüne kadar ayakta tutan Cumhuriyet okurları, hepinizi CHP adına sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Cumhuriyet gazetesinin 100’üncü yılındayız. Geçtiğimiz yıl hem CHP’nin resmi kuruluşunun hem Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını hep birlikte yaşadık. CHP’nin ve Cumhuriyetimizin kurucusu aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinin kuruluşunun azmettiricilerinden bir tanesi, isim babası, onun misyonunu tarif eden, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başkası değildir. Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet devriminin kalıcı olabilmesi, aydınlanma devriminin sürmesi, 100 yılları geçmesi ve kendi deyimiyle ilelebet payidar kalabilmesi için özgür basının, demokrasinin güvencesi olan özgür basının olması gerektiğini biliyordu. Bu konuda Cumhuriyet gazetesini önemsiyordu. Cumhuriyet gazetesi o günden bugüne kadar kurucusu bir partinin de kurucusu olduğu halde, okurları bir partinin sadık seçmenleri olduğu halde, bu gazete hiçbir zaman bir partinin gazetesi olmadı. Bu gazete pek çok çağcıl ve çağdaşlarının aksine iktidar kimde olursa olsun kamunun haber alma hakkını savunmayı, kamunun üstün çıkarını korumayı, esas sorumluluğu önce hakikate sonra kendisinin okuyanlarına, takipçilerine karşı duyduğunu hiçbir zaman unutmadı.
“GAZETECİLİK MESLEK AHLAKINDAN SAPMAYANLAR BİR ADIM GERİ ATMADILAR”
Gazetecilik meslek ahlakından bir gram sapmayanlar, ne darbecilerin ne işkencecilerin karşısında bir adım geri atmadılar. Bu gazetenin şehitleri var. Ahmet Taner Kışlalı’dan Uğur Mumcu’ya, Cevat Orhan Tütengil’den Ümit Kaftancıoğlu’na, Muammer Aksoy’dan Bahriye Üçok’a, Onat Kutlar’a kadar bu gazetenin şehitleri var. Bu gazetenin zindanlara atılanları, zindanlarda işkencelerde susmayan İlhan Selçuk’ları, Mustafa Balbay’ları var. Bu gazete Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünlere gelmesinde son 20 yılda yaşadığı tahribatlara, ondan önce uğradığı haksızlıklara, darbelere ve tüm olumsuzluklara rağmen Cumhuriyet değerlerinin bugünlere taşınmasında, bugün Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bir kez daha Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına husumet duyanların değil minnet duyanların ülkede söz sahibi olmasının, yönetimde olmasının, umudun yeniden artmasına, toplanan verginin yüzde 86’sının, ekonominin yüzde 80’inin, nüfusun yüzde 65’nin Cumhuriyet’in kurucu kadroları ile aynı yollarda yürüyen yerel yöneticilere emanet olmasına en çok katkısı olan kurumlardan bir tanesi Cumhuriyet gazetesidir
“ÇAĞDAŞ EĞİTİM TALEP EDENLERİ SARAÇHANE MEYDANI’NA BEKLİYORUZ”
Kurucusundan bugüne getirenlerine, bugün en yeni göreve gelmiş ve işe girmiş muhabirine kadar bütün Cumhuriyet ailesine CHP adına yürekten minnetlerimizi, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz. İyi ki varsınız. Bugünlerde bütün Cumhuriyet ailesi ülkede milli eğitimle ilgili, laik ve çağdaş eğitimle ilgili ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı birtakım protokollerle laikliği yok sayan, çağdaşlığı dışlayan, tersine karşı devrim yapılarıyla, protokollerle evlatlarımızın eğitim suretiyle gelecekleri ipotek altına almaya çalışan bir takım çabaları rahatsızlıkla takip ediyorlar. Bunlardan bir tanesi içinde bulunduğumuz müfredat tartışmaları. Yine daha önce rahmetli Bülent Ecevit’in hayata geçirdiği, ilk imzasının sahibi olduğu kanun tasarısının sahibi olduğu, TBMM’nin kanunlaştırdığı, Sayın Ahmet Necdet Sezer’in onaylayarak, artık kamudaki işe alımların tamamen liyakat esasına göre olmasının teminatı olan KPSS sistemi yerine oraya mülakat dayatanların, partizanlık dayatanların, liyakate değil sadakate önem verenlerin, subjektif kriterlerle devlete memur, öğretmen seçenlerin ülkeyi getirdiği nokta ortada. Bugünlerde bir yandan mülakatın kaldırılmasına verilen sözün terk edildiğini, uygulanmayacağını, bir yandan hiçbir kusurları olmadığı halde atanamayan öğretmenler diye adlandırılan atanmayan öğretmenlerin beklediklerinin 4’te biri oranında atama ilan edilmiş olmasının, bir yandan ’10 yıldır çalışıyoruz deyip 7 günde görüş bildirin’ dedikleri müfredatın yarattığı endişeler ortada. Herhalde bunu açıklamak için en doğru kürsü ve en doğru yer burasıdır. CHP olarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’ndan bir gün önce tüm atanmayan öğretmenleri, tüm mülakat mağdurlarını, müfredattan endişe duyanları, laik eğitim isteyenleri, çağdaş Cumhuriyet için çağdaş eğitim talep edenleri İstanbul’da saat 13.00’te Saraçhane Meydanı’na bekliyoruz. Onların sesini duyuracağız. Onları dinleyeceğiz. Onların sesine ses olacağız. Bir büyük mücadelenin ateşini hep birlikte yakacağız. Yaşasın Cumhuriyet’i var eden değerler. Yaşasın Cumhuriyet’in değerini savunanlar. Yaşasın kalemini satmayan özgür gazeteciler. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Cumhuriyet gazetesi.”
“CUMHURİYET GAZETESİ ARTIK ÜLKEMİZİN VE ANKARA’MIZIN TARİHİ KÜLTÜR MİRASI HALİNE GELMİŞTİR”
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş da kutlama programında konuşma yaptı. Yavaş, “Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Genel Başkanım, önceki genel başkanım, çok değerli hazirun hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşuyla yaşıt ve Cumhuriyetimizin kuruluş ilkeleriyle bugüne kadar 100 yıldır devam eden Cumhuriyet gazetemizin 100. yılını kutluyorum. Cumhuriyet gazetesinin bir anlamı daha var. Artık ülkemizin ve Ankara’mızın tarihi kültür mirası haline gelmiştir. 100 yıllık bir çınar. Bizim artık ilelebet korumamız gereken bir kültür mirasıdır. Ben emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. ve nice 100 yıllara diyorum.”
“UĞUR MUMCU’YU, AHMET TANER KIŞLALI’YI, MUAMMER AKSOY’U VE İSMİNİ SAYAMAYACAĞIMIZ CUMHURİYET’E EMEK VERENLERİ ŞÜKRANLA ANIYORUM”
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de şunları söyledi:
“Aydınlanmanın kalesini farklı kılan sadece 100 yıllık köklü bir tarihe sahip olması değil aynı zamanda biraz önce Işık Bey’in de ifade ettiği gibi adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği çok değerli bir basın yayın organı olması ve aynı zamanda bence bugüne kadar 100 yıllık tarih boyunca hiçbir iktidara diz çökmeden aydınlanma değerlerini savunmadaki bu misyondaki en büyük koruyucusu olan patronu olmayan bir gazete olarak bağımsız, özgün bir gazetecilik örneği göstergesidir diye düşünüyorum. Ben bugüne kadar bu tarih boyunca yeri gelip katledilmeyi göze alan, geri gelip sürgün edilip, yeri gelip işkenceyi göze alan ama asla bu çizgiden vazgeçmeyen öncelikle kaybettiğimiz değerlerimize Uğur Mumcu’yu, Ahmet Taner Kışkalı’yı, Muammer Aksoy’u ve ismini sayamayacağımız bugüne kadar Cumhuriyet’e emek veren gazetemizin yaşaması için emek veren tüm kadrolarına burada şükranla anmak istiyorum. ve aynı zamanda bundan sonra da Çankaya’da Cumhuriyet’ti gençlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu mirasına sadece Cumhuriyet kavramı olarak değil, gazetemiz Cumhuriyet olarak da Cumhuriyet değerleri olarak da benimseyeceğimizin huzurunuzda sözlerini vererek bundan sonra da her alanda yanınızda olacağımızı belirtmek istiyorum.”
]]>Her yaş grubundan müşterimiz için özel ayrıcalıklar sunuyoruz. Odaklandığımız bazı müşteri segmentleri var; iletişim ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek, kontrollü harcama yapan Faturalı ve Faturasız “Bütçe Dostu” tarife kullanıcıları; 26 yaş altı gençlerin dahil olduğu “FreeZone” kullanıcıları; 16 yaş altında ilk telefonu ile birlikte hattını alacak “FreeZone-İlk Hattım” kullanıcıları; yüksek internet ihtiyacı olan, dijital müşterilerimiz “Red” tarife kullanıcıları gibi. Bu segmentlerin her birinde müşteri ihtiyaçlarına uygun marka indirimleri ve kampanyalarımız mevcut. Bütçe Dostu tarifelerimizle birlikte müşterilerimizin fatura ödeme veya ulaşım gibi günlük harcamalarına destek olacak Vpay’lerine 6 ay boyunca 100 TL yatırıyoruz. Genç müşterilerimizin sosyalleşmeleri için harcamalarına destek olacak sinema, yeme içme, otobüs bileti indirimleri gibi faydalar sunuyoruz. 16 yaş altında ilk hattını kullanacak müşterilerimiz ve onların ebeveynleri için kırtasiye, çocuk giyim veya çocuk menüsü indirimleri gibi faydalar sunuyoruz.

Özellikle Red ayrıcalıklarınız dikkat çekiyor. Bu ayrıcalıkların arka planını açıklar mısınız? Nasıl yola çıktınız?
Yaptığımız araştırmalara göre, müşteriler kendilerini daha “değerli” hissetmek ve kullandıkları markanın yanlarında olduğunu bilmek istiyor. Özellikle birey ve hanelerin ekonomik anlamda zorluklar yaşadığı bu dönemde “akıllı harcama” yaptığını bilmek müşteriler için çok önemli. Markaların bireylerin günlük ihtiyaç alanlarını adresleyen faydalar ve anlık kazanımlar sunması önem kazanıyor. Bu doğrultuda biz de Vodafone Red olarak, müşterilerimizin uçtan uca iletişim ihtiyaçlarını karşılarken, onlara seyahatten ulaşıma, eğlenceden yeme içmeye kadar pek çok alanda birçok ayrıcalık sunuyoruz. Marketten akaryakıta, restorandan seyahate, hayatı dolu dolu yaşayan müşterilerimizin her anında öncü firmalarla yaptığımız indirim anlaşmaları ve ücretsiz kullanım hakları ile “Red’liler ayrıcalıklıdır” diyoruz. Bununla beraber, dijital içerik servislerinde Premium üyelikleri de Red’lilere ilk 3 ay hediye ediyoruz. Böylece Red’liler, en çok kullanılan platformlardan biri olan YouTube’da reklamsız izleme ve indirme gibi özellikler sunan Premium üyelikten faydalanarak mobil internet kullanımı deneyimlerini iyileştirme imkânı buluyor.
Red çatısı altında bazı yeni ortaklıklarınız oldu. Bunları paylaşır mısınız?
“Red dolu dolu” çatısı altında hem Red’e yeni gelen müşterilerimiz hem de halihazırda Vodafone müşterisi olup tarifesini Red ile yenileyen müşterilerimiz için kendilerini özel ve öncelikli hissedecekleri marka ortaklıkları ve fırsatlar sunuyoruz. Red’e yeni gelen ve mevcutta Vodafone’lu olup tarifesini Red ile yenileyen müşteriler için Migros’ta 500 TL’ye ve üzerine 100 Money hediye, Les Benjamins’te 5.000 TL ve üzerine 1.000 TL indirim, SushiCo’da 800 TL ve üzerine 100 TL indirim, BigChefs’te 1.000 TL ve üzerine 100 TL indirim, Opet’te 750 TL ve üzerine 100 TL Opet Yakıt Puan hediye sunuyoruz. Tüm Red müşterileri için ise İstanbul Havaalanı ve Sabiha Gökçe Havaalanı’na Havaist ile transferde %50 indirim, İSPARK otoparklarında 2-4 saate kadar ücretsiz otopark hakkı, Seyahat Yanımda’da yurtiçi uçak biletinde 300 TL, yurtdışı uçak biletinde 500 TL indirim sunuyoruz.
Bu ayrıcalıklardan kaç müşterinizin faydalanmasını ve ne kadarlık bir fayda sunmayı bekliyorsunuz?
Yeni dönemde, faturalı müşterilerimiz içinde %50’den fazlasının Red’li olmasını ve müşterilerimize toplamda 100 milyon TL’nin üzerinde değer yaratmayı hedefliyoruz.
Red müşterileriniz bu ayrıcalıklardan nasıl yararlanıyor?
Kampanyalarımızdan faydalanmak için, Vodafone Yanımda uygulamamızın içindeki Fırsatlar Dünyası’ndan ilgili kampanya sayfasına girilmesi ve ilgili sayfada “Fırsatı Kullan” butonuna tıklanarak kod alınması yeterli oluyor. Marka ayrıcalıklarında kullanım hakları, sahip olunan tarifeye göre yılda 1 ile yılda 6 arasında değişiyor.
]]>Her yaş grubundan müşterimiz için özel ayrıcalıklar sunuyoruz. Odaklandığımız bazı müşteri segmentleri var; iletişim ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek, kontrollü harcama yapan Faturalı ve Faturasız “Bütçe Dostu” tarife kullanıcıları; 26 yaş altı gençlerin dahil olduğu “FreeZone” kullanıcıları; 16 yaş altında ilk telefonu ile birlikte hattını alacak “FreeZone-İlk Hattım” kullanıcıları; yüksek internet ihtiyacı olan, dijital müşterilerimiz “Red” tarife kullanıcıları gibi. Bu segmentlerin her birinde müşteri ihtiyaçlarına uygun marka indirimleri ve kampanyalarımız mevcut. Bütçe Dostu tarifelerimizle birlikte müşterilerimizin fatura ödeme veya ulaşım gibi günlük harcamalarına destek olacak Vpay’lerine 6 ay boyunca 100 TL yatırıyoruz. Genç müşterilerimizin sosyalleşmeleri için harcamalarına destek olacak sinema, yeme içme, otobüs bileti indirimleri gibi faydalar sunuyoruz. 16 yaş altında ilk hattını kullanacak müşterilerimiz ve onların ebeveynleri için kırtasiye, çocuk giyim veya çocuk menüsü indirimleri gibi faydalar sunuyoruz.

Özellikle Red ayrıcalıklarınız dikkat çekiyor. Bu ayrıcalıkların arka planını açıklar mısınız? Nasıl yola çıktınız?
Yaptığımız araştırmalara göre, müşteriler kendilerini daha “değerli” hissetmek ve kullandıkları markanın yanlarında olduğunu bilmek istiyor. Özellikle birey ve hanelerin ekonomik anlamda zorluklar yaşadığı bu dönemde “akıllı harcama” yaptığını bilmek müşteriler için çok önemli. Markaların bireylerin günlük ihtiyaç alanlarını adresleyen faydalar ve anlık kazanımlar sunması önem kazanıyor. Bu doğrultuda biz de Vodafone Red olarak, müşterilerimizin uçtan uca iletişim ihtiyaçlarını karşılarken, onlara seyahatten ulaşıma, eğlenceden yeme içmeye kadar pek çok alanda birçok ayrıcalık sunuyoruz. Marketten akaryakıta, restorandan seyahate, hayatı dolu dolu yaşayan müşterilerimizin her anında öncü firmalarla yaptığımız indirim anlaşmaları ve ücretsiz kullanım hakları ile “Red’liler ayrıcalıklıdır” diyoruz. Bununla beraber, dijital içerik servislerinde Premium üyelikleri de Red’lilere ilk 3 ay hediye ediyoruz. Böylece Red’liler, en çok kullanılan platformlardan biri olan YouTube’da reklamsız izleme ve indirme gibi özellikler sunan Premium üyelikten faydalanarak mobil internet kullanımı deneyimlerini iyileştirme imkânı buluyor.
Red çatısı altında bazı yeni ortaklıklarınız oldu. Bunları paylaşır mısınız?
“Red dolu dolu” çatısı altında hem Red’e yeni gelen müşterilerimiz hem de halihazırda Vodafone müşterisi olup tarifesini Red ile yenileyen müşterilerimiz için kendilerini özel ve öncelikli hissedecekleri marka ortaklıkları ve fırsatlar sunuyoruz. Red’e yeni gelen ve mevcutta Vodafone’lu olup tarifesini Red ile yenileyen müşteriler için Migros’ta 500 TL’ye ve üzerine 100 Money hediye, Les Benjamins’te 5.000 TL ve üzerine 1.000 TL indirim, SushiCo’da 800 TL ve üzerine 100 TL indirim, BigChefs’te 750 TL ve üzerine 100 TL indirim, Opet’te 750 TL ve üzerine 100 TL Opet Yakıt Puan hediye sunuyoruz. Tüm Red müşterileri için ise İstanbul Havaalanı ve Sabiha Gökçe Havaalanı’na Havaist ile transferde %50 indirim, İSPARK otoparklarında 2-4 saate kadar ücretsiz otopark hakkı, Seyahat Yanımda’da yurtiçi uçak biletinde 300 TL, yurtdışı uçak biletinde 500 TL indirim sunuyoruz.
Bu ayrıcalıklardan kaç müşterinizin faydalanmasını ve ne kadarlık bir fayda sunmayı bekliyorsunuz?
Yeni dönemde, faturalı müşterilerimiz içinde %50’den fazlasının Red’li olmasını ve müşterilerimize toplamda 100 milyon TL’nin üzerinde değer yaratmayı hedefliyoruz.
Red müşterileriniz bu ayrıcalıklardan nasıl yararlanıyor?
Kampanyalarımızdan faydalanmak için, Vodafone Yanımda uygulamamızın içindeki Fırsatlar Dünyası’ndan ilgili kampanya sayfasına girilmesi ve ilgili sayfada “Fırsatı Kullan” butonuna tıklanarak kod alınması yeterli oluyor. Marka ayrıcalıklarında kullanım hakları, sahip olunan tarifeye göre yılda 1 ile yılda 6 arasında değişiyor.
]]>Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, 2-5 Mayıs arasında düzenlenecek festivalin sinema bölümünde, AA Yayınlarının okurla buluşturduğu kitaptan yola çıkılarak yapay zekayla üretilen görsel eserler sergilenecek.
Festivalin küratörlerinden Samed Karagöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kitabın AA tarafından cumhuriyetin 100. yılında gerçekleştirilen “100 Yılın 100 Eseri” projesi kapsamında hazırlandığını söyledi.
Karagöz, toplam 5 ciltlik proje çerçevesinde yayımlanan kitapta filmin afişi, filmden görsel, yönetmenin bilgisi, kısa bir sinopsis ve oyuncu kadrosu gibi bilgilerin yer aldığını dile getirerek, “Anadolu Ajansı Yayınları’ndan çıkan “100 Yılın 100 Sinema Eseri”ni sanatçı Barış Kabalak tarafından yapay zeka yardımıyla dijitalleştirdik ve bunu sergileyeceğiz.” dedi.
“Yapay zekanın küratöryel yaklaşımını göreceğiz”
Festivalin ön gösteriminin Milano’da yapıldığına işaret eden Karagöz, “Sinema alanında başka sanatçılar da olacak. Mesela Azerbaycanlı sanatçı Ayşe Haciyeva, Azerbaycan sinemasındaki bazı klasik filmlerin yeniden canlandırılmasını yapay zekayla yapıyor. Onu da sinema alanında göreceğiz.” ifadesini kullandı.
Bu yıl uluslararası partnerleri de bulunan festivalde farklı kategorilerde eserlerin görülebileceğini aktaran Karagöz, “Oyun alanı var, müzik alanı var, tekstil alanı var, çocuk alanı var. Küratörlerimizden bir tanesinin doğrudan yapay zekanın küratöryel yaklaşımını göreceğiz.” değerlendirmesini yaptı.
Karargöz, çeşitlilik ve interaktif olmayı önemsediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Ziyaretçinin doğrudan etkileşimiyle birtakım şeyleri görebileceğini düşünüyoruz. Çocuk ve yetişkin atölyelerimiz olacak, bunların da izleyicileri yoğun olarak çekeceğini düşünüyoruz. Bir de farklı olarak bu yıl festival diji-fiziksel olarak yapılacak. Yani bu ne demek? Eserleri burada göreceğiz, festival bittikten sonra da bunun metaverse versiyonu olacak ve deneyimlemeye devam edebileceğiz.”
“Türk filmlerini tanıması çok hoşuma gitti”
Sanatçı Barış Kabalak ise kitaptaki 100 filmin afişlerini yapay zeka yardımıyla videolu hale getirmek istediklerini belirterek, “Ben de son 1-2 senedir bu yapay zekanın içindeyim. Her bir eserin kendi sinopsisi ve künyesi vardı. Biz de bu sinopsis ve künyeleri alıp, oyuncuların isimlerinden yönetmenine kadar bunları yapay zekaya verdik. Onun karşılığında da bize animasyon şeklinde videolar çıkarttı.” dedi.
Doğru sonuca ulaşana kadar bazı düzenlemeler yaptıklarını, güzel sonuçlar çıkacağından emin olduğunu ifade eden Kabalak, “Özellikle Türk filmlerini tanıması o kadar çok hoşuma gitti ki, çünkü öyle sonuçlar çıkacağını hiç beklemiyordum. Normalde daha da uzun sürer dedim ama çok rahat bir şekilde tek tek bütün sonuçları ortaya koydu.” şeklinde konuştu.
Eserlerinin sergilenecek olmasından mutluluk duyduğunun altını çizen Kabalak, “Heyecanlıyım da yani çünkü çok güzel bir iş yapıyoruz. Benim bile hiç bilmediğim bazı filmler var, onları gördüm. Onları alıp tekrardan güncel teknolojiyle sanat olarak ortaya çıkarmak çok heyecan verici ve çok güzel bir iş.” görüşünü paylaştı.
Kabalak, her film için 15’er saniyelik videolar hazırladıklarını belirterek, “Daha uzun, daha kısa yapabilirdik ama tam böyle izlenmesi için on beş saniyede karar kıldık. Normalde 100 eser var. Şu an 95 tanesi tamamen bitti. Son beş eser de 1-2 gün içinde bitecektir.” diye konuştu.
Samed Karagöz’ün AA tarafından yayımlanan “100 Yılın 100 Sinema Eseri” kitabında yer alan filmlerin yapay zekayla yeniden oluşturulan afişlerinden üretilen eser, Türk sinemasının panoramasını yansıtacak ve 3 led ekranda sergilenecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, Pasha Bank ana sponsorluğunda, Mezo Dijital tarafından halka açık ve ücretsiz olarak AKM’de gerçekleştirilecek festivalin direktörlüğünü Dr. Nabat Garakhanova üstleniyor.
]]>İklim değişikliği, yağış azlığı ve buharlaşmanın etkisiyle 2022 ve 2023’te kuraklıkla karşı karşıya kalan, ihtiyaç üzerine kimi zaman su takviye edilen içme suyu, enerji ve tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı barajlarda sonbahar ve kış aylarındaki yağışlar sayesinde su seviyesi yükseldi.
Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdürlüğünden alınan verilere göre, Diyarbakır, Mardin ve Batman’daki bazı barajların farklı tarihlerdeki doluluk oranları yüzdelik olarak şöyle gerçekleşti:
| 19 Mart 2023 | 2 Ekim 2023 | 19 Mart 2024 | |
| Karakaya Barajı | 41,4 | 62,8 | 68 |
| Kralkızı Barajı | 38,2 | 33,6 | 60,2 |
| Devegeçidi Barajı | 29,2 | 0 | 87 |
| Çınar Göksu Barajı | 4,6 | 0 | 33,8 |
| Pamukçay Barajı | 9,7 | 0 | 100 |
| Ergani Barajı | 10,9 | 34 | 100 |
| Başlar Barajı | 9,4 | 4 | 100 |
| Mardin-Dumluca Barajı | 4,8 | 0 | 30,6 |
| Batman Barajı | 64,4 | 34,3 | 51,3 |
Batman Barajı’nın yoğun yağışlar sebebiyle taşkın dönemi olduğundan işletme kotu seviyesinde tutulduğu, barajda su seviyesinin 15 Mayıs itibarıyla maksimum kot olan yüzde 100 seviyesine çıkarılacağı belirtildi.
“Suyu korumamız ve biriktirmemiz gerekiyor”
Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılıç, AA muhabirine, yağışlar sayesinde Diyarbakır’da bulunan barajların doluluk oranının arttığını söyledi.
Barajlardaki su seviyesinin yükselmesinin canlı yaşamına olumlu katkı sağladığına işaret eden Kılıç, “Memeli türleri, kuş, böcek ve bitkisel organizmalarda büyük canlılık var. Temennimiz bunun devam etmesi. Su, ‘hayat’, ‘canlılık’, ‘biyoçeşitlilik’ ve ‘üretim’ demek. Su yoksa bunların hiçbiri yok. Bu nedenle barajlarımız çok değerli. Bu yıl yağışların etkisiyle barajlardaki su seviyesi yükseldi. Bu çok sevindirici.” dedi.
Kar yağışının olmaması nedeniyle toprağın suya doymadığını, yer altına suyun ulaşmadığını dile getiren Kılıç, barajlar sayesinde suyun yüzeyde toplanabildiğini belirtti.
Kılıç, bunun Diyarbakır ve bölge için şans olduğunu dile getirerek, “Önümüzdeki dönem genel ortalama için kuraklığa doğru gidiyor. Bu yılı kurtardık görünüyor. Bu sevindirici bir durum. Umarız önümüzdeki yıllara da bu sirayet eder. Bu durumu şansa bırakırsak çok ciddi sorun var. Tarımda, sanayide, yerleşim yerlerinde suya çok ciddi miktarda ihtiyaç olacak.” diye konuştu.
Bu nedenle tedbir alınması gerektiğini belirten Kılıç, bu tedbirleri 3 başlıkta sıralayarak, şunları söyledi:
“Birincisi evlerde, sanayide, tarımda su konusunda tasarruf etmek şart. Bir diğer önemli husus suyu toplamamız lazım. Kırsal ya da şehirlerde yağışları baraj, gölet ya da şehir içinde sarnıçlar şeklinde toplamamız lazım. Üçüncü tedbir de mevcut suların, nehir, göl ve denizlerin kirletilmemesi. Şehir artıkları, lağım ve tarımdan gelen ilaçlı su ve sanayiden gelen atıkların arıtılmadan asla sulara bırakılmaması lazım. Suyu korumamız ve biriktirmemiz gerekiyor.”
Küresel ısınmadan kaynaklı kuraklığın kapıda olduğunu ifade eden Kılıç, buna yönelik kurumlar arası işbirliğiyle tedbir alınması gerektiğini söyledi.
Kılıç, ülke genelinde ağaçlandırma yapılmasının çok değerli olduğunu anlatarak, bunun bitkisel üretimi, toprağın su tutma kapasitesini yüksek tutacağını, yer altı sularına kaynak sağlayarak, bölgede yağışı da destekleyeceğini belirtti.
DSİ 9. Bölge Müdürlüğünün sorumluluk sahasındaki barajlardaki son durum
DSİ 9. Bölge Müdürlüğünden alınan verilere göre, Elazığ, Malatya ve Bingöl’deki bazı barajların doluluk oranları yüzdelik olarak şöyle gerçekleşti:
| 18 Mart 2023 | 18 Mart 2024 | |
| Elazığ-Kalecik Barajı | 62 | 100 |
| Elazığ-Dedeyolu Barajı | 0 | 86,60 |
| Elazığ-Kepektaş Barajı | 0 | 100 |
| Elazığ-Bazlama Barajı (Yeni işletmeye açıldı) | 0 | 100 |
| Elazığ-Hazar Gölü | 42,30 | 49,20 |
| Malatya-Çat Barajı | 3,10 | 21,50 |
| Malatya-Boztepe Recai Kutan Barajı | 41,70 | 97,40 |
| Malatya Beylerderesi Barajı | 0 | 98,80 |
| Malatya-Yaygın Barajı | 0 | 98,10 |
| Bingöl-Gülbahar Barajı | 0 | 100 |
| Bingöl-Aşağı Kaleköy Barajı ve HES | 20,40 | 60,10 |
DSİ 9. Bölge Müdürü Sebahattin Şamcı, yağışların bölgedeki su kaynaklarının seviyesinin yükselmesini sağladığını söyledi.
Sorumluluk alanlarında yer alan 4 ilde baraj ve göletlerdeki su miktarının iyi durumda olduğunu belirten Şamcı, yağışların su kaynaklarına can suyu olduğunu ifade etti.
Şamcı, şöyle konuştu:
“Elazığ’da 12 baraj, gölet ve bir doğal gölün ölçümü yapılmakta. Geçen yıl yüzde 28 seviyesinde olan hacim bu yıl yüzde 50 seviyelerinde. Malatya’da ölçümü yapılan 8 baraj ve gölet bulunuyor. Bunların geçen yıl aktif hacmi yüzde 28 civarındayken bu yıl yüzde 50 seviyelerinde. Bingöl’de ölçümü yapılan 6 baraj ve gölet bulunuyor. Geçen yıl yüzde 33,50 olan aktif hacmimiz bu yıl yüzde 35,50 civarında. Tunceli’de ölçümü yapılan bir enerji barajı bulunuyor. Geçen yıl yüzde 50 seviyesinde olan barajımızın bu yılki doluluk oranı yüzde 27 civarında ancak bunlar enerji barajı olduğu için firmalar tarafından doğal akımın geleceği nisan mayıs aylarından itibaren belli bir seviyeye düşürülerek gelen suyun depolamasını amaçlamakta.”
Yağışların sürmesiyle depolamada artışın devam edeceğini kaydeden Şamcı, barajların çoğunda doluluğun yüzde 100’e ulaşmasını beklediklerini söyledi.
Bölge müdürlüğü sınırlarında yer alan ve ölçümü yapılan baraj ve göletlerin maksimum depolayabileceği suyun 17 milyar 552 milyon metreküp olduğunu belirten Şamcı, “Bu yıl itibarıyla depoladığımız su 8 milyar 652 milyon metreküp. Geçen yıl bu değer 4 milyar 979 milyon metreküptü.” ifadelerini kullandı.??
]]>Cumhuriyet’in 100’üncü yılında 100 yeni projeyi açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz; sadece belediye yatırımlarıyla 10 bin kişilik istihdam oluşturacaklarını, kentsel dönüşüm noktasında her yıl ortalama 10 bin konut üreteceklerini açıkladı.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, 2024-2029 Şehir Yönetim Manifestosu Toplantısında ulaşım, kentsel dönüşüm, üst yapı, tarımsal kalkınma, istihdam, sosyal hizmetlerle ilgili projelerini açıkladı.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Yücel Yılmaz, 2024-2029 Şehir Yönetim Manifestosunu açıkladı. İlmek ilmek işlenen, emek harcanan, akıl teri dökülen ve Balıkesir’i artık tam anlamıyla dirençli ve güçlü bir şehir haline getirecek projeleri 7 başlık altında toplayarak Balıkesirlilere anlatan Başkan Yücel Yılmaz; heyecanlı ve coşkulu kalabalık tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.
Biz, birlikte başardık sözünün altında 7 bin 690 personel var
100. Yılda 100 Proje ile Balıkesir’i, Balıkesirlilerle birlikte yönetmeye devam edeceklerini söyleyen Başkan Yücel Yılmaz “2014’te bir hikaye başladı. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere teşkilatlarımıza ve gönülden bizi destekleyenlere teşekkür ediyorum. Bir taşla duvar olmaz. Hangi makamda olursanız olun ben lafıyla bir şey yapamazsınız. Biz birlikte başardık sözü buradan geliyor. Biz birlikte başardık sözünün altında 7 bin 690 personel var. Hepsini alkışlıyorum. Bu personelin hepsi organik ve Balıkesir’in çocuğu; dışarıdan transfer değil, burada yaşıyor. Biz onlarla birlikte başardık. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Ben Balıkesir’de yaşıyorum, çocuklarım, ailem Balıkesir’de, Balıkesir’de iş yapıyorum. Biz, herkesi dinleyen yapılar kurduk. Kent Konseyi ve Stratejik Plan Ofisleri kurduk, şehrin nabzını tutuyoruz. Aldığımız enerjiyi akıl teriyle yoğuruyoruz. Sonra bu projeler oluşuyor. Hem günü yakalama hem şehri geleceğe hazırlama, gençler için şehri en iyi şekilde hazırlamak gibi dertlerimiz var. Sakin havada gemiyi limana yanaştırmak her kaptanın harcıdır. Ama diğer türlüsü cesaret, özgüven ve çok çalışmak ister. Ben tek başıma hiçbir şey yapmadım. Ayrım yapmadan 20 ilçemizle beraber çalışıyoruz. Bu işler tesadüfen olmaz. Yapacağız demek kolay. İnsan kaynağı, yönetim kaynağı olmadan bu işler olmaz” dedi.
20’de 20 Balıkesir hamlesi
Konuşmasının ardından projelerini sıralayan Başkan Yücel Yılmaz, ilk olarak Varan 1 başlığı altında “20’de 20 Balıkesir Hamlesi”ni anlattı. 20 ilçenin tamamına; Balbucks, Dijital Gençlik Merkezi, gençlik merkezi, NE10, spor kompleksi, Uydu Kuluçka Merkezi ve Sokak Hayvanları Tedavi Merkezi kuracaklarını ifade eden Başkan Yılmaz ayrıca hobilerin ticarete dönüşmesini sağlayacak 100 yeni BALMEK açacaklarını söyledi. Körfez ve Güney Marmara bölgelerinde de birer Çocuk Köyü oluşturacaklarını belirten Başkan Yılmaz; Ayşebacı Mahallesi yakınında bir Fuar ve Kongre Merkezi ve şehrin farklı bir noktasında da Kültür ve Sanat Merkezleri oluşturacaklarını ifade etti.
Şehir ekonomisi ve istihdam
“Şehir Ekonomisi ve İstihdam” projelerini sıraladığı Varan 2 başlığında da Balıkesir’in çocuklarının, Balıkesir’de doyacakları birçok Organize Sanayi Bölgesi ve sanayi siteleri kurulacağını müjdeledi. Bigadiç ve Edremit’te Tarıma Dayalı İhtisas OSB, Gönen Sera İhtisas OSB, Balıkesir OSB Genişleme Etabı, Marmara OSB Genişleme Etabı, Dursunbey OSB, Susurluk Besi İhtisas OSB’leri, Bakanlıkla beraber yapacaklarını söyleyen Yücel Yılmaz, arsa tahsis sözleşmelerini teslim edeceklerini söyledi. Galericiler Sitesi, Gökköy Sanayi Sitesi ve Marmara Sanayi Sitesi ile birlikte toplamda 25 bin kişiye istihdam sağlanacak.
Büyük hizmet hamlesi
Bu güne kadar; Bandırma, Havran ve merkeze asfalt plent tesisi açtıklarını dile getiren Başkan Yücel Yılmaz, BALTOK Parke Taşı Üretim Tesisi açacaklarını belirterek “Kırsalda asfaltsız ve parke taşsız yol kalmayacak. Kırsalda ilk 1500 gün içerisinde parke sorunu kalmayacak. Ayrıca tüm kırsal mahallelerimizi çok amaçlı salonlarla donatacağız.” dedi.
Balıkesir’in 50 yılık beklentisi olan Cumhuriyet Meydanı’na kavuşturacaklarını söyleyen Başkan Yılmaz “Bu inanılmaz bir proje. Karesi-Altıeylül belediyelerinin binasının yıkımına başlandı. Altını otopark yapıp üstüne ‘Sofra Balıkesir’ yapıyoruz. Askeriyenin tescilsiz olan Gazinosu yıkıyoruz. Astsubay Orduevi Balıkesir Sanat Merkezi, Subay Orduevi Atatürk ve Milli Mücadele Müzesi oluyor. Tren Yolu’nu yer altına alıyoruz. Ayrıca yeni otoparklar yapacağız. Bu, ilçe belediye başkan adayımızla istişare ederek yapacağımız bir konu. Yerlerimiz çoğu her yerde hazır. Projeleri hazır, bütçeleri hazır. Yeni çevre yolları ve yeni kavşaklar yapacağız.” dedi.
Su ve arıtma altyapı hamlesi
Zeytinli, Merkez, Güre, Ayvalık ve Avşa’ya İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi yapacaklarını müjdeleyen Başkan yücel Yılmaz “Zeytinli Arıtması ile Edremit’i Edremitli siyasilere rağmen koruyup, denizimizi temiz tutacağız. Merkezin kapasitesi iyi ancak artıracağız, müsait alanımız var, ileri biyolojik arıtma yapıyoruz. Çıkan suyu tarımsal sulama standartlarında arıtarak Halaca ve Ovaköy Ovalarını sulayacağız. Temelini 6 ay içerisinde atarız. Simav Çayı için de seferberlik başlatıyoruz. Çevre Bakanımızla konuştuk. Kirliliğe neden olan ne kadar unsur varsa incelenecek. DSİ tarafından rehabilitasyonu yapılacak. Bir sene içerisinde çözeceğiz” dedi.
Afetlere dirençli ve güvenli şehir
Kentsel yenilenmeyi başlatacaklarını söyleyen Başkan Yücel Yılmaz “Vatandaşlarımıza dayanıklı ve ucuz konutlar sunacağız. Her yıl 10 bin konutu şehrimize kazandırıyoruz. 1 milyon metrekare yer verdi, Bakanlık bize. 20 ilçemizde 1 Nisan’da yapıma başlıyoruz. Bu binaları çelikten yapacak ve kısa sürede tamamlayacağız. Balıkesir geniş bir coğrafya; neden üst üste binalarda oturuyoruz. Toprakla beraber, iç içe yaşayalım. Ayrıca dayanıksız binasını ‘yıkıyorum’ diyenlere avantaj sağlayacağız. Güney Marmara ve Körfez Bölgesi’ne Afet Koordinasyon ve Lojistik Destek Merkezleri kuracağız. Merkezdeki Afet Koordinasyon Merkezini geliştiriyoruz” dedi.
Kırsal kalkınma ve sürdürülebilirlik
Kırsal kalkınma ve sürdürülebilirliğin en çok önemsediği konulardan biri olduğunu vurgulayan Başkan Yücel Yılmaz “Çiftçinin yüzü gülmesi, şehrin yüzünün gülmesi demek. Tarımla gelişmek istiyoruz. Sulama Birlikleri’nin tamamını bünyemize aldık. 2024 yılında tarımsal sulama ücretsiz. Allah bereket versin. Kadın ve girişimcilerimize, yeni iş kuracaklara ve kooperatiflere 100 bin TL teşvik desteği vereceğiz. Helali, hoş olsun. 1000 yetiştiricimize 11 bin damızlık kuzu Büyükşehir olarak biz veriyoruz. Zaten Damızlık Merkezlerimiz var, dağıtıyoruz. Yapageldiğimiz işi yapmaya devam edeceğiz. Üreticilerle birlikte Balıkesir’i bal üretiminde 7’nci sıradan 4’üncü sıraya yükselttik. Desteklerimiz sürecek; BAÇEM kurslarına katılarak sertifikalarını alan tüm arı yetiştiricilerimize kovan ve fondan kek desteği veriyoruz” dedi.
Sosyal belediyecilik
1,5 yıl önce hayata geçirdikleri “Vefa Kart” uygulamasıyla sosyal destek ağını yaygınlaştırıp, güçlendireceklerini söyleyen Başkan Yücel Yılmaz “65 yaş üstü büyüklerimize aylık 2 bin TL destek veriyoruz. Çalışan annelerimize müjde. Büyükşehir olarak kreş desteği veriyoruz. Kadınlarımıza hayırlı, uğurlu olsun. 2028’de Türkiye’de en yaşanılır ve özenilen şehir Balıkesir olacak, söz veriyorum. 20 ilçede sosyal hayatı dengeleyeceğiz. Devlet Tiyatrosu Balıkesir’e gelecek. İlçelere bunun için sahne kuruyoruz. Biz, bu şehre 5 yıldır hizmet etmeye çalışıyoruz. Her kesimle istişareli çalışıyoruz. Biz, Balıkesir’i her yönüyle güçlendirmeye çalışıyoruz. Tarihi binalarımızı gün yüzüne çıkarıyoruz. Spor kulüplerimizin tamamına destek oluyoruz. Atatürk’ün de dediği gibi ‘Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” Bir şeye ihtiyacımız var çalışmak. Biz, çalışmamızla ilham oluyoruz.” – BALIKESİR
]]>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk-Alman Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Dijitalpark Teknokent) Ataşehir Yerleşkesi Açılış Töreni’nde konuşan Kacır, bu açılışla İstanbul’un küresel finans teknolojileri sahnesinde parlayan bir merkez olma yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına imza attıklarını söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile Türk-Alman Üniversitesi işbirliğinde teknoloji ve inovasyon ekosistemlerine değer katan altyapıyı İstanbul’a ve Türkiye’ye kazandırdıklarına dikkati çeken Bakan Kacır, fikirlerin girişimciliğin toprağa ekilen tohumları gibi olduğunu, bu tohumların doğru teknoloji ve inovasyon ikliminde elverişli girişimcilik ekosistemiyle buluştuğunda, can suyu yatırımlarla sulandığında, ekonomik büyümenin ve toplumsal refahın bereketli bahçesine dönüştüğünü anlattı.
Kacır, “İşte bu anlayışla daha güçlü, daha büyük, daha müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye’yi inşa ederken kurduğumuz teknoparklar, kuluçka merkezleri, TEKMER gibi yapılarla yenilikçi iş fikirlerinin ticarileşmesini mümkün kılacak teknoloji ve inovasyon altyapımızı büyütüyor ve güçlendiriyoruz.” diye konuştu.
“22 yılda teknoparkların sayısını 2’den 101’e çıkardık”
Kacır, girişimcileri, üniversiteleri ve yatırımcıları buluşturarak işbirliği imkanları oluşturduklarını vurgulayarak, kurdukları altyapıların bünyesinde teknoloji geliştirme yolculuğuna devam eden firmalara sundukları desteklerle, hızlandırma programlarıyla, girişimcilerin ölçeklenmesinde öncü rol üstlendiklerine işaret etti.
22 yılda gerçekleştirdikleri yatırımlarla girişimciler için girişimcilik ekosisteminin can damarı teknoparkların sayısını 2’den 101’e çıkardıklarını anlatan Kacır, şöyle devam etti:
“Teknoparklarımızı 90 binin üzerinde AR-GE personelinin çalıştığı ve 10 binden fazla teknoloji girişimine ev sahipliği yapan, yapay zekadan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil teknolojilere pek çok alanda ‘Milli Teknoloji Hamlesi’nin vizyon projelerinin yürütüldüğü mekanlara dönüştürdük. Sayıları 1600’ü aşan AR-GE ve tasarım merkezleriyle de firmalarımızın AR-GE ve inovasyonu içselleştirerek katma değer odaklı ürün ve hizmetler sunmalarını destekliyoruz. Bu altyapılar kadar girişimcilik ekosisteminin önemli gündem maddelerinden biri de girişimlerin can suyu finansmana erişimi.
Hayata geçirdiğimiz Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech-InvesTR Programı gibi fonlar ve fonların fonu mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının teknoloji girişimciliği için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz. Bu fonların yanı sıra TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci (BİGG) Programı aracılığıyla, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, yüksek katma değer ve nitelikli istihdam potansiyeline sahip girişimlere dönüştürme sürecinin destekçisi oluyoruz.”
“Milyar dolar değerlemeyi aşan 7 Turcorn’a ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz”
Bakan Kacır, geçen yıl ilkini düzenledikleri TEKNOFEST Girişim yarışmalarıyla da dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinde takımların ortaya çıkardığı iş fikri ve ürünlerin girişime dönüşmelerini gururla ve heyecanla izlediklerini dile getirdi.
Kacır, tüm bu çalışmalarla 2002’de yalnızca 29 bin olan AR-GE personeli sayısını 272 binin üzerine çıkardıklarının altını çizerek, “Aynı dönemde AR-GE harcamalarımız, özel sektörün öncülüğünde 1,2 milyar dolardan yıllık 12 milyar dolara ulaştı yani 10 katına çıktı. 22 yıl önce ülkemizde bir yılda yapılan patent başvuru sayısı ancak 404 iken, bu koca memlekette günde ancak bir patent başvurusu yapılıyorken, bu sayı 8 bin 663’e yükseldi.” şeklinde konuştu.
Teknoloji girişimciliğinde başarı hikayeleri oluşturmanın uzun soluklu çaba sonucunda ortaya çıktığını söyleyen Kacır, son 22 yılda inşa ettikleri altyapının, oluşturdukları yatırım ikliminin ve girişimcilere sundukları finansman kaynaklarının meyvelerini almaya son dönemde başladıklarını ifade etti.
Kacır, “Milyar dolar değerlemeyi aşan 7 teknoloji girişimine, bizim tarifimizle Turcorn’a ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 7 Turcorn’umuzun 6’sının Bakanlığımız destekleriyle bu başarıyı yakalamış olması, oluşturduğumuz hedef odaklı destek mekanizmalarının başarısını, girişimcilik politikalarımızın istikametinin doğru yönde olduğunu teyit ediyor.” diye konuştu.
“Hedef 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi”
Kacır, başarılı girişimcilik politikasının bir ayağını da girişimci dostu mevzuat düzenlemelerinin oluşturduğuna dikkati çekerek, ekosistemle işbirliği ve iletişim içinde, girişimcilerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak hayata geçirdikleri mevzuat düzenlemeleriyle girişimcilerin, çalışanların yanında olmaya devam ettiklerini vurguladı.
Kovid-19’un ilk günlerinde teknoparklarda uzaktan çalışmaya imkan tanıyarak salgının girişimcilere etkisini en aza indirdiklerini dile getiren Kacır, şu ifadeleri kullandı:
“Çalışanlarımıza önemli bir esneklik sağladık. Salgın sonrasında teknoloji dünyasının yerleşik pratiği haline gelen zaman ve mekan kısıtı olmadan nitelikli insan kaynağıyla buluşmasına imkan tanıyan esnek ve uzaktan çalışma modelini mevzuatımıza kalıcı olarak yerleştirdik. Uydu kuluçka merkezleriyle girişimcilerimizin pazara, mentörlük ve yatırım ağlarına erişimini kolaylaştırdık. Terzi usulü desteklerle Turcorn adayı firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlamak üzere hayata geçirdiğimiz Turcorn100 Programı’yla, yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030 yılında Türkiye’den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması yani 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi.”
“İnanıyorum ki bu merkez, Turcorn yolculuklarında yeni bir sıçrama tahtası olacak”
Bakan Kacır, bugüne kadar Bakanlık tarafından 216 milyon lira destek sağlanan İstanbul-Çekmeköy Yerleşkesi Projesi’nin kısa sürede sunduğu altyapı ve hizmetlerle girişimciler için çekim merkezine dönüştüğünü söyledi.
Kacır, “24 bin metrekare kiralanabilir alana sahip bu merkezimizle de girişimlerimize finans sektörüyle yakın işbirliği içerisinde inovatif ürün ve çözümler geliştirme olanağı sağlıyor olacağız. İnanıyorum ki bu merkez, girişimlerimizin doğru ürünü doğru pazarla buluşturma arayışlarına ivme katacak, Turcorn yolculuklarında yeni bir sıçrama tahtası olacak. 2030 yılında 100 Turcorn ve 100 bin teknoloji girişimi hedefimize daha güçlü, daha kararlı yürüyeceğiz.” şeklinde konuştu.
“Üniversitelerin yaptığı her katkı bu şehre değer katıyor”
İstanbul Valisi Davut Gül, bu merkezle Rize ile İstanbul’daki üniversiteler arasındaki mesafenin avantaja çevrildiğini dile getirerek, üniversitelerin yaptığı her katkının bu şehre değer kattığını vurguladı.
Dijitalpark Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Bayraktar da süreçte emeği geçen herkese teşekkür ederek, ilk kez Türkiye’de İstanbul’da bulunan bir üniversiteyle Anadolu’daki bir üniversitenin işbirliğiyle Dijitalpark Teknokent kurulduğuna dikkati çekti.
Bayraktar, “Anadolu’da bir üniversitenin kendi bölgesi dışında faaliyet sürdürmesinin zor olduğunu biliyoruz ama bizim, lokomotif sektörlerin eğitim camiası, siyaset camiası, iş dünyası İstanbul’da olduğuna göre, İstanbul’da bir mutlaka bir bağ kurmanız gerekiyordu.” diye konuştu.
Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin de 100’ü geçen teknoparkların Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkış vizesi olduğunu belirterek, “3 yıl önce İstanbul Çekmeköy’de ve Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi kampüs alanında faaliyete geçirdiğimiz Dijitalpark Teknokent, an itibarıyla yazılım ve bilişim başta olmak üzere toplam 166 teknoloji tabanlı yerli ve yabancı girişime ev sahipliği yapmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Törene Bakan Kacır’ın yanı sıra eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve milletvekilleri de katıldı.
]]>“Dünden Bugüne 100 Japon Tasarımı” sergisi ziyarete açıldı
İSTANBUL – Japonya İstanbul Başkonsolosluğu tarafından oluşturulan “Dünden Bugüne 100 Japon Tasarımı” sergisi, Beyoğlu Belediyesi İstiklal Sanat Galerisi’nde sanatseverlere açıldı. Açılışta konuşan Japonya Başkonsolosu Kasahara Kenichi, “İki ülke arasındaki dostluk ilişkileri hiçbir dönemde değişmemiş ve hatta daha derin ve samimi bir bağa dönüşmüş” dedi.
Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin sağlanmasının 100. yıl dönümünde savaştan sonra ve bu dönemde Japonların günlük hayatta kullandığı araçlar sergilendi. Bu çerçevede yapılan açılışa Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın yanı sıra Japonya İstanbul Başkonsolosu Kasahara Kenichi, Pakistan İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Danish Mehmood ve Polonya İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Dorota Andrzejak katıldı.
“Japonya-Türkiye ilişkilerindeki 100 yıllık süreceğiz değerlendireceğiz”
Açılış bir konuşma yapan Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, “Teknoloji dendiğinde bundan 30 yıl önce herkesin aklına Japonya gelir. Orada üretilen teknolojik ürünler ve teknolojik tasarımlar hepimizin daha sonraki dönemde ise bir basamak olarak bütün dünyanın değerlendirdiği önemli bir aşamaydı. Bugün bu sergide Japonya-Türkiye ilişkilerindeki 100 yıllık bir süreci okuma ve değerlendirme imkanımız olacak” dedi.
“Bundan sonra Japonya ve Türkiye ilişkilerinde daha çok teknoloji konuşacağız”
Başkan Yıldız, “Deprem konusunda Japonya’nın tecrübelerini değerlendirmek için Japonya Başkonsolosluğu ile yakın bir iş birliği içerisindeyiz. Bu konuda çalıştaylar düzenliyoruz, karşılıklı tecrübe paylaşımları yapıyoruz. Heyetlerimiz Japonya’ya gidiyor, Japonya’dan heyetler buraya geliyor. Bundan sonra Japonya ve Türkiye ilişkilerinde daha çok teknoloji konuşacağız. Elbette ki kültürel, ekonomik ve teknolojik anlamda iş birliğini belki önümüzdeki dönemde yine nanoteknolojiyi, yapay zekayı konuşacağız. Hem Japon halkı ve Japonya devletinin hem de Türk halkı ve Türk devletinin bu karşılıklı iş birliğinden güçleneceğine inanıyorum. Birbirimizi daha iyi tanıyacağımıza inanıyorum. Gösterdikleri bu iş birliğine açık tutumlarından dolayı sayın başkonsolosumuza teşekkür ediyorum. Türkiye Japonya ilişkileri bu ortak ilişkilerimizle daha çok güçlenecek. Sergiye bütün İstanbullu hemşehrilerimi davet ediyorum. Hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Ziyaretçilere Japonları tasarımları hakkında bilgi edinme fırsatı olacak”
Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kasahara Kenichi ise, “Sergide Japonya’nın savaş sonrası yaşadığı ekonomik büyüme ve değişimini anlatan araçlara yer verdik. Savaş sonrası Japonya büyük bir ekonomik büyüme yakalamış ve bu hızlı değişim ile birlikte insanların hayatlarında da çeşitli değişiklikler olmuş. Bu sergide, bu değişiklikler arasından ‘tasarımlar’ temasına odaklanarak savaş sonrası dönemde ve günümüzde Japon insanların hayatına renk katan günlük ihtiyaçlar, araçlar, hizmetler ve benzerlerine yer veriyoruz. Japonya’nın teknolojik gücünden sıklıkla övgüyle bahsedilmesinin ötesinde bu serginin aynı zamanda ziyaretçilere Japonların tercih ettiği ‘tasarımlar’ hakkında da bilgi edinme fırsatı sunacağını umuyoruz” diye konuştu.
“İki ülke arasındaki dostluk ilişkileri derin ve samimi bir bağa dönüşmüş”
Kenichi, “Serginin teması olan 100 sayısının Japonya ve Türkiye için bir anlam taşıyor. Bu serginin temasının bir parçası olan 100 sayısı Japonya ve Türkiye için önemli bir anlam taşıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılı kutlandı. Bu yıl ise Japonya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü. Bu serginin teması olan 100 sayısı da bu 100’üncü yıl dönümüne yönelik duygularımızı bünyesinde barındırıyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin başlangıcından bu yana, sadece bu serginin konusu olan ‘tasarımlar’ değil, ayrıca pek çok şey zamanla değişti. Ancak iki ülke arasındaki dostluk ilişkileri hiçbir dönemde değişmemiş ve hatta daha derin ve samimi bir bağa dönüşmüş. Bu dostluğun önümüzdeki 100 yılda da devam etmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından serginin açılışı yapıldı. Serginin 3 Mart’a kadar ziyaret edilebileceği öğrenildi.
]]>Serginin açılışı Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara, Pakistan İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Danish Mehmood ve Polonya İstanbul Başkonsolosu Yardımcısı Dorota Andrzejak’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri ve ziyaretçiler sergiyi gezdi.
YILDIZ: JAPONYA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDEKİ 100 YILLIK BİR SÜRECİ DEĞERLENDİRME İMKANIMIZ OLACAK
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, teknoloji dendiğinde bundan 30 yıl önce herkesin aklına Japonya’nın geldiğini vurgulayarak, “Orada üretilen teknolojik ürünler ve tasarımlar hepimizin daha sonraki dönemde ise bir basamak olarak bütün dünyanın değerlendirdiği önemli bir aşamaydı. Bugün bu sergide Japonya-Türkiye ilişkilerindeki 100 yıllık bir süreci okuma ve değerlendirme imkanımız olacak” dedi.
“BUNDAN SONRA JAPONYA VE TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDE DAHA ÇOK TEKNOLOJİ KONUŞACAĞIZ”
Yıldız, deprem konusunda Japonya’nın tecrübelerini değerlendirmek için Japonya Başkonsolosluğu ile yakın bir iş birliği içerisinde olduklarını ifade ederek, “Bu konuda çalıştaylar düzenliyoruz, karşılıklı tecrübe paylaşımları yapıyoruz. Heyetlerimiz Japonya’ya gidiyor, Japonya’dan heyetler buraya geliyor. Bundan sonra Japonya ve Türkiye ilişkilerinde daha çok teknoloji konuşacağız. Elbette ki kültürel, ekonomik ve teknolojik anlamda iş birliğini belki önümüzdeki dönemde yine nanoteknolojiyi, yapay zekayı konuşacağız. Hem Japon halkı ve Japonya devletinin hem de Türk halkı ve Türk devletinin bu karşılıklı iş birliğinden güçleneceğine inanıyorum. Birbirimizi daha iyi tanıyacağımıza inanıyorum. Gösterdikleri bu iş birliğine açık tutumlarından dolayı sayın başkonsolosumuza teşekkür ediyorum. Türkiye Japonya ilişkileri bu ortak ilişkilerimizle daha çok güçlenecek. Sergiye bütün İstanbullu hemşehrilerimi davet ediyorum. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
KENİCHİ: ZİYARETÇİLERE JAPONLARIN TERCİH ETTİĞİ ‘TASARIMLAR’ HAKKINDA DA BİLGİ EDİNME FIRSATI SUNACAĞINI UMUYORUZ
Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara ise sergide Japonya’nın savaş sonrası yaşadığı ekonomik büyüme ve değişimini anlatan araçlara yer verdiklerini ifade ederek, “Savaş sonrası Japonya büyük bir ekonomik büyüme yakalamış ve bu hızlı değişim ile birlikte insanların hayatlarında da çeşitli değişiklikler olmuş. Bu sergide, bu değişiklikler arasından ‘tasarımlar’ temasına odaklanarak savaş sonrası dönemde ve günümüzde Japon insanların hayatına renk katan günlük ihtiyaçlar, araçlar, hizmetler ve benzerlerine yer veriyoruz. Japonya’nın teknolojik gücünden sıklıkla övgüyle bahsedilmesinin ötesinde bu serginin aynı zamanda ziyaretçilere Japonların tercih ettiği ‘tasarımlar’ hakkında da bilgi edinme fırsatı sunacağını umuyoruz” dedi.
“BU YIL JAPONYA İLE TÜRKİYE ARASINDA DİPLOMATİK İLİŞKİLERİN 100’ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ”
Serginin teması olan 100 sayısının Japonya ve Türkiye için bir anlam taşıdığını ifade eden Kasahara, “Bu serginin temasının bir parçası olan 100 sayısı Japonya ve Türkiye için önemli bir anlam taşıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılı kutlandı. Bu yıl ise Japonya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin 100’üncü yıl dönümü. Bu serginin teması olan 100 sayısı da bu 100’üncü yıl dönümüne yönelik duygularımızı bünyesinde barındırıyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin başlangıcından bu yana, sadece bu serginin konusu olan ‘tasarımlar’ değil, ayrıca pek çok şey zamanla değişti. Ancak iki ülke arasındaki dostluk ilişkileri hiçbir dönemde değişmemiş ve hatta daha derin ve samimi bir bağa dönüşmüş. Bu dostluğun önümüzdeki 100 yılda da devam etmesini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
SERGİ HAKKINDA
Japon üretimi mobilya, elektronik, sofra takımı, tencere seti, giyim aksesuar ve diğer günlük yaşam malzemelerinden örneklerin sunulduğu sergide 1990’lı yıllarda Türkiye’de yaygın olarak kullanılan taşınabilir kasetçalar, gameboy, CD çalar ve atarinin yanı sıra oyuncaklar, kalemler, fotoğraf makinaları ve kırtasiye malzemeleri yer alıyor.
]]>Cumhuriyetin 100’üncü yılında İlknur Güntürkün Kalıpçı yönetiminde hayat hikayeleri tüm zamanlara öncülük edecek “Zamansız Kadınlar” Tiyatral Gösterisi sanatseverlerle buluştu. Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen gösteriye Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, 24. Dönem İstanbul Milletvekili Başkan Danışmanı Süleyman Çelebi, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Sinem Gülenç, katıldı.
“Türk kadının ortaya koymuş olduğu başarıların hikayesini izledik”
Cumhuriyet tarihinin ilklerine imza atan, yaşadıkları çağın ötesindeki kadınların hayat hikayelerinin anlatıldığı “Zamansız Kadınlar” Tiyatral Gösterisi’ne katılan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün Türk kadınının gösterdiği başarıların ve ilklerin hikayesini izlerken gururlandığını belirterek şöyle konuştu: “İlknur Güntürkün Kalıpçı Hocanın tiyatral anlamda ortaya koymuş olduğu bir Cumhuriyet tarihi izledik. Muhteşemdi. Kadınlarımızın neler oluşturduğunu, 1919’lu yıllardan itibaren Türk kadınının nelere imza attığını bir kez daha burada çok veciz şekilde ortaya koydular. Cumhuriyetin 100’üncü yılına yakışan tiyatral bir tarih dersiydi. Dolayısıyla Atatürk’ün ortaya koymuş olduğu fikirler, onun Türk kadını ile ilgili söylemleri ve Türk kadınının ortaya koymuş olduğu muhteşem ilkleri izledik. Türk kadının tarihteki rolü ve tarihin altın sayfalarında yerinin hatırlanması adına çok güzel bir geceydi. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Güzel bir geceydi. Türk kadının ortaya koymuş olduğu başarıların hikayesini izledik. Bu muhteşemdi, takdire şayandı. Atatürk’ün Türk kadını ile ilgili söyledikleri takdire şayandı. Hepsine teşekkür ediyorum.”
“Tarihi yazmış kadınların haklarını nasıl elde ettiğine tanıklık ettik”
Ünlü olmayı, fark edilmeyi, göze girmeyi hiç düşünmeden isimsiz kahramanlar olmayı göze alarak fark oluşturmayı tercih etmiş kadınların hikayesinin yer aldığı tiyatral gösteri sanatseverler tarafından yoğun ilgi gördü. Gösteriye katılan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü 100 yıl öncesi bu topraklarda canını siper ederek mücadele etmiş, cephede ve cephe gerisinde ülke kurtuluşuna katkı koymuş kadınların hikayelerine tanıklık ettiğini belirterek gösteri hakkında şunları söyledi: “Bu akşam Büyükçekmece Belediyesi’nin iş ortaklığında Lionslar ile beraber hakikaten bu tarihi yazmış kadınların haklarını nasıl elde ettiğine tanıklık ettik bir kez daha. Asıl önemlisi bu tanıklığı gerçek hayatta yasal mevzuata çeviren Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğini ve Cumhuriyetin 100’üncü yılını bir kez daha doğru anlamda kutlamadığımızın farkına vardık. Çünkü biz 100 yıl öncesi bu topraklarda canını siper ederek mücadele etmiş, cephede ve cephe gerisinde ülke kurtuluşuna katkı koymuş kadınların Cumhuriyet kurulduğu andan itibaren yasal mevzuat ile eşit birey olmasına imkan sağlamış Mustafa Kemal Atatürk ile beraber Cumhuriyeti beslemiş kadınların aslında 100’üncü yılında ne kadar eksiklik kaldığını fark ediyoruz. Bunun ile beraber gençliğin beyninde ve zihninde olması gereken bu bilgilerin yeterli oranda olmadığını hatta o Cumhuriyet kazanımları dediğimiz kadını birey sayan, anayasamızda var olan eşitlik duygusunun artık uzaklaştırılarak dün itibariyle hatta gazetelere yansıdı. Kadının çalışmasına bile erkeğinin izin vermesi gibi safsataları gündeme taşıyan bir idare noktasındayız. Bu anlamıyla bu geceyi düzenleyen, hayata geçiren, katkı sunan, emek veren herkese teşekkür ediyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalması adına tüm kadınların ve tüm vatandaşların aslında birey olarak sorumluluklarının farkında olması, sadece bireylerin değil yerel yönetimlerde, kurumların başlarındaki yetkililerin de buna destek olmasını arzu ediyorum. ” – İSTANBUL
]]>