Japonya’dan BM Güvenlik Konseyi başkanlığını devralan Malta’nın başkanlığı ve Rusya’nın talebiyle Konsey’de, İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına düzenlenen hava saldırısı görüşüldü.
Burada bir konuşma yapan BM Orta Doğu, Asya ve Pasifik’ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mohamed Khaled Khiari, İran’ın hem BM Genel Sekreteri hem de Güvenlik Konseyi’ne mektup göndererek, İsrail’in, diplomatik tesislerine saldırı düzenlediğini aktardığını bildirdi.
Khiari, basında yer alan haberlerde ise 13 İranlı personel ile 6 Suriyeli sivilin öldüğünün kaydedildiğini anımsatarak, “Genel Sekreter’in ifadelerini tekrar ederek bu saldırıyı kınıyorum.” dedi.
Uluslararası hukuk uyarınca diplomatik tesisler ve personelin korunması gerektiğinin altını çizen Khiari, aynı zamanda üye ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
Mohamed Khaled Khiari, kurallara dayalı uluslararası düzenin uluslararası barış ve güvenlik için kilit öneme sahip olduğunu belirtti.
Suriye’de İran’la bağlantılı hedeflere yönelik saldırıların İsrail tarafından gerçekleştiğinin dile getirildiğine dikkati çeken Khiari, bu yıl başından beri bu çerçevede 12 saldırı gerçekleştiğini aktardı.
İsrail’in olaylara ilişkin sorumluluk üstlenmediğini, ancak Suriye’de askeri operasyon gerçekleştirdiğini kabul ettiğini ifade eden Khiari, “Bugün Konseye tüm ilgili taraflarla irtibata geçmesi ve gerginliğin artmasını engellemesi için çağrıda bulunuyoruz.” diye konuştu.
“Dayanışma göstermezsek, herhangi bir ülkenin diplomatik misyonu bir sonraki hava saldırısının hedefi olabilir”
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise “Batı Kudüs’ün Gazze’deki askeri misyonu BM Güvenlik Konseyi’nin acilen ateşkes talep edilen kararına rağmen devam ediyor.” sözlerini sarf etti.
İsrail’in, ABD’nin suç ortaklığıyla bağlayıcı bir Konsey kararını ihlal etmesinden derin endişe duyduklarını aktaran Nebenzia, İsrail’in Dünya Merkezi Mutfağı (World Central Kitchen-WCK) çalışanlarını öldürmesinin bunun bir örneği olduğunu söyledi.
Nebenzia, İsrail’in bir diğer sorumsuz eyleminin de İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına saldırısı olduğunu kaydederek, diplomatik ve konsolosluk tesislerinin dokunulmaz olduğunu ifade etti.
Söz konusu saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirten Nebenzia, İsrail’in Suriye’de yoğun nüfuslu bir bölgeyi ilk kez hedef almadığına dikkati çekti.
Vassily Nebenzia, uluslararası topluma İsrail’in eylemlerini kınama çağrısında bulunarak, “Konsey üyelerinin dayanışmasına güveniyorum. Eğer dayanışma göstermezsek, herhangi bir ülkenin diplomatik misyonu bir sonraki hava saldırısının hedefi olabilir.” uyarısında bulundu.
“Uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinin kırmızı çizgileri çok kez ihlal edildi”
Çin’in BM Daimi Temsilci Yardımcısı Geng Shuang da Gazze’de çatışma başladığından beri ev, okul, hastane, insani yardım tesisleri, BM ajanslarına yönelik saldırılar gerçekleştiğini, bugün de diplomatik tesisin hedef alındığını hatırlattı.
Geng, “Uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin temel ilkelerinin kırmızı çizgileri çok kez ihlal edildi.” değerlendirmesini yaptı.
Çin’in söz konusu saldırıyı şiddetle kınadığını vurgulayan Geng, İsrail üzerinde etkisi olan ülkelere, yapıcı rol oynayarak Gazze’de ateşkes, Orta Doğu’da ise istikrarı teşvik etmeleri çağrısında bulundu.
“Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail’in bu saldırıyla ne amaç ettiği açık”
Cezayir’in BM Daimi Temsilcisi Amar Bendjama ise işgalci İsrail’in söz konusu saldırısının, uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirtti.
Kışkırtıcı eyleme güçlü bir sesle karşı çıkmak gerektiğinin altını çizen Bendjama, bu eylemin tüm bölgeyi daha büyük bir gerginliğe itebileceği uyarısında bulundu.
Bendjama, “Kendini uluslararası hukukun üstünde gören İsrail’in bu saldırıyla ne amaç ettiği açık” diyerek, uluslararası düzenin bütünlüğünün tehlikede olduğunu söyledi.
Hukuka aykırı bu tür davranışların sonuçları olması gerektiğini vurgulayan Bendjama, “Artık somut adım atma vakti.” dedi.
“İran ve ortakları bölgede gerginliği artırmaktan kaçınmalı”
ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Robert Wood da ABD’nin dün Suriye’de meydana gelen saldırıyla hiçbir alakasının olmadığını, daha önceden de bilgisinin bulunmadığını kaydetti.
Saldırı hakkında bilgi toplamaya devam ettiklerini aktaran Wood, “Ancak açık olan bir şey var ki İran ve ortakları bölgede gerginliği artırmaktan kaçınmalı.” diye konuştu.
Suriye rejimi ve İran’ın, İsrail ile ABD’nin tesis ve personellerine yönelik saldırı düzenlediğini kaydeden Wood, kendilerini korumaktan kaçınmayacaklarını dile getirdi.
Çatışma zamanında da diplomatik misyonların korunması gerektiğinin altını çizen Wood, “Söz konusu tesiste terör örgütü liderleri ve unsurlarının bulunduğuna ilişkin haberlerden endişe duyuyoruz. İran’ın terörist ve aşırıcılarla süregelen koordinasyonunu kınıyoruz.” ifadesini kullandı.
WCK konvoyuna yönelik saldırıyı da üzüntü ve endişeyle karşıladıklarını belirten Wood, “Bu olay İsrail’in Gazze’de insani yardım personeli ve tesislerini korumak için çok daha fazlasını yapması gerektiğini gösteriyor.” vurgusunda bulundu.
Wood, diğer ülkelerle birlikte olayın şeffaf bir şekilde soruşturulmasını talep ettiklerini belirterek, “Bunun tekrarlanmaması lazım.” görüşünü paylaştı.
“ABD, İsrail’in tüm suçlarından sorumlu”
İran’ın BM Daimi Temsilciliği Maslahatgüzarı Zahra Ershadi ise BM Güvenlik Konseyi’ne söz konusu saldırıyı güçlü bir şekilde kınaması için çağrı yaptı.
İsrail’in istikrarsızlaştırıcı ve sorumsuz eylemlerinin bölge ve uluslararası barış ile güvenliği tehdit ettiğini kaydeden Ershadi, “İsrail ceza almadığı için gerginliği artırmaya çalışıyor. Sivilleri öldürmek, açlığı savaş metodu olarak kullanmaktan kaçınmıyor. Gayrimeşru bir şekilde gücünü kullanarak apartheid politikaları, etnik temizlik, soykırım ve askeri hedeflerini her türlü maliyete karşı gerçekleştirmek için uğraşıyor.” sözlerini sarf etti.
Ershadi, ülkesinin itidalli davrandığını ancak bunun da bir sınırının olduğunu belirterek, İran’ın uluslararası hukuk ve BM Şartı uyarınca cevap verme bağlamında meşru haklarını muhafaza ettiğini aktardı.
“ABD’nin İsrail’in Gazze’de soykırım dahil tüm suçlarından sorumlu” olduğunu ifade eden Ershadi, İsrail’in bunu ABD’nin siyasi, mali ve askeri desteği olmadan yapamayacağını dile getirdi.
Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Qusay el-Dahhak da İsrail’in barbarca saldırısını işgal altındaki Golan Tepeleri’nden yaptığını öne sürdü.
Saldırının gerçekleştiği alanın sivillerle dolu olduğuna dikkati çeken Dahhak, İsrail’in, saldırılarını ABD desteği olmadan gerçekleştiremeyeceğini kaydetti.
Dahhak, ABD’nin yıllardır İsrail’e koruyucu şemsiye görevi yaptığını ve sponsorluğunu yürüttüğünü vurgulayarak, bu vesileyle İsrail’in Filistin halkına soykırım yaptığını ifade etti.
]]>GAZZE’DEKİ ATEŞKES ABD’NİN ENGELİNE TAKILDI
BMGK’de Cezayir’in sunduğu Gazze’de acilen ateşkes talep edilen, sivillere yönelik her türlü saldırıyı kınayan ve zorla yerinden edilmeye karşı çıkan karar tasarısı oylamaya sunuldu. 15 üyeli BMGK’de ABD’nin veto ettiği karar tasarısı için İngiltere “çekimser” oy kullanırken, 13 ülke “evet” oyu verdi.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas-GreenfieldABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas-Greenfield, oylama öncesinde yaptığı açıklamada, ABD’nin İsrail, Hamas, Mısır ve Katar’la esirlerin serbest bırakılması için müzakereler yürüttüğünü anımsatarak, bu alanda anlaşma sağlanması halinde çatışmalara da 6 haftalık ara verileceğini bildirdi. Greenfield, diplomasinin zaman aldığını ve sahadaki gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, Cezayir’in karar tasarısının yürütülen müzakereleri olumsuz etkileyeceğini dile getirdi. ABD’nin yeni karar tasarısı sunduğunu bildiren Greenfield, “Doğru zamanda, doğru şekilde hareket edelim.” dedi.
“HER FİLİSTİNLİ ÖLÜM VE SOYKIRIMIN HEDEFİNDE”
Cezayir’in BM Daimi Temsilcisi Amar Bendjama, oylama öncesinde yaptığı açıklamada, “Karar tasarısına karşı çıkmak Filistin halkının maruz bırakıldığı vahşi şiddet ve toplu cezalandırmayı desteklemek anlamına gelir.” ifadesini kullandı. Her Filistinlinin “ölüm ve soykırım”ın hedefinde olduğuna dikkati çeken Bendjama, “Konsey ateşkes çağrısı yapmadan önce daha kaç masum canın kurban edilmesi gerek?” sorusunu yöneltti.

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise ülkesinin 16 Ekim 2023’te ateşkes çağrısı yaptığını ancak kabul edilmediğini anımsatarak, “Eylemsizliğin maliyeti 28 binden fazla can kaybı. Bunun toplu sorumluluğu, BM Güvenlik Konseyi’nin Batılı ülkelerindedir.” diye konuştu.
CEZAYİR’İN KARAR TASARISI
Cezayir tarafından sunulan karar tasarısında, Gazze’de acilen insani ateşkes sağlanması talep ediliyordu. Sivillere yönelik her türlü saldırının kınandığı tasarıda, aynı zamanda Filistin halkının zorla yerinden edilmesine karşı çıkılıyordu. Karar tasarısında, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yapılırken, Gazze’nin tüm bölgelerine engelsiz insani yardım gerçekleşmesi talep ediliyordu. Tüm esirlerin serbest bırakılması talep edilen karar tasarısında, Uluslararası Adalet Divanının İsrail’e yönelik 26 Ocak’ta aldığı ihtiyati tedbir kararlarına da atıfta bulunuluyordu.

ABD’DEN YENİ TASARI GİRİŞİMİ
AA’nın ulaştığı ABD tasarısında, “mevcut koşullarda Refah’a yönelik kara saldırısının, sivillere büyük zarar vereceği ve yerlerinden edilmelerine yol açacağı” konusunda uyarı yapılıyor. Bunun çok ciddi bölgesel ve güvenlik sorunlarına yol açacağı uyarısına yer verilen karar tasarısında, “Mevcut koşullarda bu saldırı gerçekleşmemeli.” ifadesi kullanılıyor. ABD’nin tasarısında ilk kez “ateşkes” ifadesi kullanılarak, “Gazze’de tüm esirlerin serbest bırakılması halinde uygulanabilecek en kısa sürede geçici bir ateşkese destek veriyoruz.” mesajı veriliyor.
ABD DAHA ÖNCE DE ATEŞKES ÇAĞRILARINI VETO ETTİ
ABD daha önce 16, 18 ve 25 Ekim 2023 ile 8 Aralık 2023’te BMGK’de Gazze’ye ilişkin sunulan karar tasarılarını veto etmişti. ABD, BM Genel Kurulu’nda 13 Aralık 2023’te 153 ülkenin “evet” oyu kullandığı Gazze’de acilen insani ateşkes talebinde bulunulan karar tasarısı için de “hayır” oyu kullanan 10 ülkeden biri olmuştu.

İSRAİL’İN GAZZE’Yİ İŞGALİNDE SON DURUM
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı operasyon düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.
GAZZE’DEKİ CAN KAYBI 30 BİNE YAKLAŞTI
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bin 660’ı çocuk, 8 bin 570’i kadın olmak üzere 29 bin 195 Filistinli öldürüldü, 69 bin 170 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

575 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 237’si karadan işgal sürecinde olmak üzere 575 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.
]]>