Acı – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 04 Aug 2024 07:00:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ehliyetsiz sürücünün çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin annesi adalet arıyor https://www.haber28.com.tr/ehliyetsiz-surucunun-carparak-olumune-neden-oldugu-oguz-murat-acinin-annesi-adalet-ariyor/ https://www.haber28.com.tr/ehliyetsiz-surucunun-carparak-olumune-neden-oldugu-oguz-murat-acinin-annesi-adalet-ariyor/#respond Sun, 04 Aug 2024 07:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29324 Haber- GAYE ŞEYMA CAN- Kamera/ MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL) – Annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, sonra ABD’ye kaçırıldığı ortaya çıkan 17 yaşındaki ehliyetsiz T.C.’nin çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin annesi Pervin Aci ANKA’ya konuştu. Gözyaşlarına hakim olamayan Pervin Aci, “60 gündür bize kimse cevap vermedi. Artık gücüm kalmadı seslene seslene… Adalet Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza, Emine hanıma hepsine seslendim… 2 saniye de olsa beni düşünsünler” dedi.

İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde, 17 yaşındaki ihleyitsiz sürücü T.C., 1 Mart gecesi Kemerburgaz yolunda arızalanan ATV motorunu emniyet şeridinde durarak kontrol eden gruba cipiyle çarpmış, çarpma sonucu evli bir çocuk babası 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybetmiş, 4 kişi de yaralanmıştı. Olayın sorumlusu T.C, annesi Eylem Tok tarafından önce Mısır’a, oradan da ABD’ye kaçırılmıştı. Olay, olduğu günden beri Türkiye gündeminden düşmezken, o günden beri adalet arayan Aci ailesi ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

“60 GÜNDÜR KİMSE BİZE CEVAP VERMİYOR”

Anneler günü öncesinde kalbinin kırık olduğunu ve gücü kalmadığını belirten, anne Pervin Aci bütün annelerin anneler gününü kutladığını, ancak olaya karışan 9 çocuğun annesinin anneler gününü kutlamadığını kaydetti. Aci, şöyle konuştu:

“Kendi bilir, gelirse gelir, gelmezse orada yargılansın. 60 gündür bize kimse cevap vermedi. Artık gücüm kalmadı seslene seslene, habire seslendim… Adalet Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza, Emine Hanım’a hepsine seslendim. Herbirini aradım, milletvekillerimizin hepsini aradım. Yalnızca bir milletvekilim cevap verdi, Kürşat Zorlu. Çağrım, 2 saniye de olsa beni düşünsünler, onların da evlatları var.”

“TORUNUMU MUAYENEYE DEDESİ GÖTÜRDÜ”

Cuma günü Murat Aci’nin oğlu, torununu sünnet ettirmek üzere hastaneye götüreceğini söyleyen Pervin Aci, “Dün çocuk servisine götürdük, büyük babası elinden tutup getirdi muayeneye. Volkan gibi kaynadım. Anneler günü hiç gelmesin bana. Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun, yalnızca iyi annelerin. Eylem Tok gibilerinin değil. Çağrıya da gücüm kalmadı. İlaçlarla duruyoruz ayakta” dedi.

“ÜLKESİNE ELLERİ KELEPÇELİ DÖNMESİN, BİNSİN UÇAĞA GELSİN”

Baba Özer Aci ise anne Eylem Tok’a bir kez daha seslendi, “Ülkesine elleri kelepçeli dönmesin, kendi uçağa binip gelsin” dedi. Özer Aci, şöyle konuştu

“Bugün 70. gündeyiz. Adalet arayışımız devam ediyor. Hep hak hukuk dedim adaletten bahsettim. Eninde sonunda Eylem hanım gelip teslim olacak. Çünkü bir insan evladına bu kadar kötülük yapmaması lazım. Her geçen gün kendi aleyhine çalışıyor. Farketmiyor. Farketse de dönüş için kendine zemin hazırlıyor. Kendi ülkesine eli kelepçeli gelmesin, uçağa binsin kendisi gelsin. Ben yalnız değilim. Acımızı acısı deyip paylaşan, göz yaşımızı gözyaşım deyip paylaşan binlerce insan var. Onun için bir nebze huzurluyum bu konuda. Benimle ağlayan binlerce insan var. Ben olmasam da bu davayı yürütecek birileri muhakkak vardır. Gün geçtikçe yara kabuk bağlar ama benim yaram kabuk bağlamıyor. İlk başta basını susturmaya çalıştırlar, haberleri tam yapmamaya başladılar ama sonuç, gerçekler ortaya çıkıyor. Daha sonraki günlerde daha ne gibi gerçekler ortaya çıkacak göreceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ehliyetsiz-surucunun-carparak-olumune-neden-oldugu-oguz-murat-acinin-annesi-adalet-ariyor/feed/ 0
301 Madencinin Yaşamını Yitirdiği Soma Faciasında Kamu Görevlileri Yargılanmaya Başladı. https://www.haber28.com.tr/301-madencinin-yasamini-yitirdigi-soma-faciasinda-kamu-gorevlileri-yargilanmaya-basladi/ https://www.haber28.com.tr/301-madencinin-yasamini-yitirdigi-soma-faciasinda-kamu-gorevlileri-yargilanmaya-basladi/#respond Sat, 03 Aug 2024 03:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29137 HABER: FATİH ÖZKILINÇ-OSMAN BEKAR KAMERA: KERİM UĞUR

(MANİSA)- Soma’da 301 işçinin yaşamanı kaybettiği Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait maden ocağında meydana gelen faciayla ilgili kamu görevlilerinin yargılandığı davanın bugün yapılan ilk duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan madenci aileleri adalet istedi. Madenci yakını Naciye Kaya, “Suçun sahibi yok. Neredeyse ölenler suçlu diyecekler” derken, faciada eşini yitiren Gülfidan Köse ise “Katiller dışarıda, patron dışarıda. Mühendisler dışarıda. Enerji Bakanı dışarıda. İş güvenliği uzmanları dışarıda ama biz hala bunların içeri girmesi ve bir nebze adaletin peşindeyiz. Ama 10 yıldan beri bulamadık. Ülkede adalet yok” dedi. Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona da 10 yıla yaklaşan süreçte adaletin gerçekleşmediğini belirtti.

Soma’da 301 işçinin yaşamanı kaybettiği Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait maden ocağında meydana gelen facianın 10’uncu yılında kamu görevlilerinin yargılanmaya başlandığı davanın ilk duruşmasının ardından adliye önünde Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ve faciada yakınlarını kaybedenlerin aileleri açıklamalarda bulundu.

BAROLARIN KATILMA TALEBİ RET EDİLDİ

Beraberindeki avukatlarla birlikte açıklamada bulunan Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona, “Bugün tam 9 yıl 360 gün sonra, yani 10.yıla beş gün kala maden faciasına sebep olanların ilk ana davası olan özel şirket mensuplarının yargılanmış olduğu bu katliamla ilgili davadan çok sonra bugün faciaya sebep olan kamu görevlileriyle ilgili davanın ilk duruşmasına girdik. Adalete ihtiyaç olduğunda koşa koşa gelmesi gereken adalet, maalesef düşe kalka, seke seke, topallaya topallaya, yerde yata yata, yuvarlana yuvarlana 9 yıl 360 gün sonra ilk duruşmasına sebep olacak şekilde adalet tecelli etmeye çalışmıştır. Ama bugün şunu gördük; katılma taleplerimiz barolarımızın reddedildi ve meslektaşlarımızın madenci yakınlarının katılma talepleri de şu ana kadar kabul edilmiş değil. Değerlendirmeye alındı. Dünya tarihine geçmiş en büyük katliamlardan birisi olan bir işçi, iş kazası olarak değerlendirilemeyecek bir katliam olarak değerlendirilecek Soma davasını, Manisa Barosu Başkanlığı olarak barolarımızla, meslektaşlarımızla birlikte madenci yakınlarımızla birlikte, mağdurlarla birlikte takip ediyoruz” dedi.

“ADALET GERÇEKLEŞİNCEYE KADAR…”

“İsteğimiz adaletin bir kutup yıldızı olduğu ve geri kalan her şeyin onun etrafında döndüğü gerçeğiyle adaleti istemek” diyerek açıklamalarını sürdüren Rona, şunları kaydetti:

“Burada bulunan herkes adalet istiyor. Kimsenin torpil, kayırma derdi de  yok. Ama adalet bu isteğimize geç cevap veriyor. Diğer davada biliyorsunuz ki olası kastın bilinçli taksire döndüğü durumu ve sanıkların tahliye oldukları görülüyor. Ancak bugün geldiğimiz aşamada 10 yıla yaklaşan süreçte adaletin gerçekleşmediği ve halkın vicdanında bırakın madenci yakınlarının çekmiş olduğu acıyı görüyoruz, şahidiz.  Ama onların haricinde halkımızla kamu vicdanı da kesinlikle adaletin gerçekleştiği noktasında tatminkar değil. Adaletin gerçekleşmediğini kamuoyu da halkımızla tabii ki bu işin en çok acısını çeken madenci yakınları da gönülden görüyorlar. Manisa Barosu Başkanlığı olarak, İzmir Barosu olarak, Türkiye Barolar Birliği olarak meslektaşlarımızla, STK’larla siyasi partiler ve temsilcileriyle, halkımızla birlikte bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. 12 Eylül de gerçekleşecek olan ikinci celseye daha güçlü şekilde gelmeye devam edeceğiz. Adalet gerçekleşinceye kadar burada gördüğünüz hiç kimse ve arkasında görülen vicdanını adalet noktasına hassasiyetle taşıyan milyonlarca Türk halkı adaletin gerçekleşmesi noktasında bizim arkamızda olmaya devam edecektir.”

“ZAMAN AŞINA UĞRAMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona, zaman aşımına ilişkin soruya ise “Meslektaşlarımız ve Manisa Barosu baştan itibaren bu konuda şunu çok net olarak ortaya koydular ve büyük mücadele verdiler. Burada uzatılmış bir zaman aşımı söz konusu. Zaman aşımına uğradığı noktasında sanık vekillerin elbette ki bu yönde talepleri oldu ama Türk Ceza Kanunu açık, 66’nci ve 67’nci maddeler açık. Burada zaman aşına uğraması söz konusu değil. Zaman aşımı, uzatılmış zaman aşımı. Yani zaman aşımını kesilmesi ve durması sebebiyle şu an itibarıyla zaman aşımıyla ilgili bir problem yok. Zaten o hususlar sayın mahkemece şu an değerlendirilmedi ileri ki safhada değerlendirecek hüküm mahiyetinde olduğu için. Ama biz zaman aşımı açısından bir sıkıntı görmüyoruz. Burada uzatılmış zaman aşımı var. İddianamede de bu husus yer alıyor” diye yanıt verdi.

“GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR”

Bir basın mensubunun “Davayı engelleyen bürokratlar hakkında suç duyurusunda bulanacak mısınız” sorusu üzerine de Rona, şunları söyledi:

“Böyle bir facia sonrasında 9 yıl 360 gün sonra yani 10’uncu yıla beş gün kala diğer yani kamu görevlileriyle ilgili yargılama başladı. Bu hukuk adına, adalet adına üzerinde cübbe taşıyan, bizler adına bir ayıptır. Halka olan adalet borcu açısından bir ayıptır ve vicdanları yaralayıcıdır. Bu kamu görevlileriyle ilgili meslektaşlarımızın suç duyuruları, Danıştay’a itirazları söz konusu oldu. 2019 yılında ve 2020 yılında Enerji Bakanlığı’yla ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’yla ilgili, bürokratlarla ilgili izinler izin verilmesi gerçekleştirildi. Bu kadar sürüncemede kalan süreçte meslektaşlarım madenci yakınının vekilliğini yapan kıymetli meslektaşlarım bu mücadeleyi sürdürdüler. ve Uzama sebebi Danıştay’ın ve özellikle Danıştay’ın verdiği kararlar neticesinde bozmalar, itirazlar ve yine ilgili kurumların bakanlıkların yapmış olduğu dirençtir. Bakanlıkların bu personelleri koruma noktasında göstermiş olduğu direnç sebebiyle maalesef bugüne kadar bu yargılama uzamıştır. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu yönde talepleri olmuştu. Danıştay en son olarak vermiş olduğu kararları 2019 ve 2020 yılında vermiştir. Yani geç verilmiş bir karardır. Adaletin tecellisi noktasında geciken adalet, adalet değildir.”

“KATİLLİLER SOKAKTA DOLAŞIYORLAR”

CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise “301 ne kadar kolay söylüyoruz değil mi? Havadan, sudan bahseder gibi. 450 çocuk babasız kaldı. 10 yıldır bu davayı takip ediyoruz. İşte Naciye ablam olsun, Gülsüm ablam olsun, yani yeri geldi Akhisar’da ekmeğinizi paylaştık, oturduk hep birlikte ağladık. Bu Türkiye kamu vicdanında inanılmaz, onarılması çok zor bir yaradır. Çünkü Selçuk Kozaçlı, Can Atalay tutuklu iken şu anda 301’in katillileri sokakta dolaşıyorlar. ve kimse suçlu değil gibi. O yüzden biz adalet hep de olsa lütfen yerini bulsun istiyoruz” dedi.

“SUÇUN SAHİBİ YOK”

Madenci yakını Naciye Kaya ise “10 yıldır adalet arayışımız bitmedi ve bitmeyecek. Ama bulmadık bulacağımıza da umudum yok açıkçası. Maden kazasının davası Türkiye’ye kara bir leke olarak kalacaktır. Bizim çektiğimiz acılar cabası biz bu uğraşımız bir daha böyle bir katliam olmasın diye. Caydırıcı cezalar verilsin. Mahkemeye iki sanık gelmiş sanık ‘Ben buraya neden getirildim’ diye soruyor. Birisi iki ay önce denetim yapmış madene ‘Benim suçum yok’ diyor. Kazadan iki ay önce sen denetim yaptığı söyleniyor ama iki ay sonra 301 işçi madende ölüyor. Acaba denetim yapmasa kaç kişi ölecekti? Suçun sahibi yok. Neredeyse ölenler suçlu diyecekler. 5 gün sonra 13 Mayıs benim tek isteyim 13 Mayıs’ta kimse bizi yalnız bırakmasın” dedi.

“DOĞRU DÜRÜST DENETLENSE ŞU ANDA AMASRA, İLİÇ, ERMENEK OLMAZDI”

Faciada yaşamını kaybeden Uğur Çolak’ın annesi Gülsüm Çolak da “Aradan on yıl geçti. Onuncu yılı dolduruyor artık. Acı ne derlerse acı çektikçe pişen bir şeymiş. Çektikçe kendine daha böyle tanımlayan bir şeymiş. Geç gelen adalet, adalet midir? Bizim gözümüzde adalet sistemi insanın cebine göre işlememesi lazım. Adalet herkese eşit olması gerekiyor. Bu saatten sonra yargılanmış, yargılanmamış ne kadar önemli olduğunun hiç önemi yok. Bizim acımız hala acı. Canımız çok acıyor. 301 tane anne, 301 tane baba, kardeş 301 tane eş, 450 çocuk. Kamu görevlilerinin yargılanmasında benim zerre kadar hani umut verici bir şey yok. Adamlar neden geldiğini bile bilmiyorlar. Yani yaptıkları görevin ne olduğunu bile bilmediğini anladık biz burada. Yani eğer bunlar doğru dürüst denetlense şu anda Amasra, İliç, Ermenek olmazdı, herkes işini dört dörtlük yapsaydı. Bunların sistemi ne olmuş biliyor musun? Salla başını, al maaşını. Böyle olmaması gerekiyor. Herkesin sorumluluğunu bilmesi gerekiyor. Bizim çocuklarımız onlara emanetti. Devlete emaneti. Devletin görevi nedir? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Ama devlet halkını öldürüyor” diye konuştu.

“10 YILDIR ACILARIMIZ AYNI”

Faciada eşi Erdoğan Köse’yi yitiren Gülfidan Köse ise “10 yıldır acılarımız aynı. 10 yıldan beri bu acıyla yoğrula yoğrula, bunun yanında da adalet araya araya mücadelesini verdiler. Ama yorulduk artık. 10 yıldan beri istediğimiz adaleti bulamadık. 10 yıl sonra yine 13 Mayıs’ımız geliyor. Tekrar bu davalar çıktı. İyi bir sonuç alamadık. İyi bir ceza alamadık. Katiller dışarıda, patron dışarıda. Mühendisler dışarıda. Enerji Bakanı dışarıda. İş güvenliği uzmanları dışarıda ama biz hala bunların içeri girmesini ve bir nebze adaletin peşindeyiz. Ama 10 yıldan beri bulamadık. Ülkede adalet yok” dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

1.VİDEO

MANİSA BARO BAŞKANI AÇIKLAMA

CHP MANİSA İL BAŞKANI AÇKIKLAMA

2.VİDEO

MADENCİ YAKINI NACİYE KAYA RÖPORTAJ

MADENCİ YAKINI GÜLSÜM ÇOLAK RÖPORTAJ

MADENCİ YAKINI GÜLFİDAN KÖSE RÖPORTAJ

ADLİYE BİNASININ DIŞINDAN DETAY

]]>
https://www.haber28.com.tr/301-madencinin-yasamini-yitirdigi-soma-faciasinda-kamu-gorevlileri-yargilanmaya-basladi/feed/ 0
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Şampiyon Melekler Konteyner Kenti’nde açılış törenine katıldı https://www.haber28.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-sampiyon-melekler-konteyner-kentinde-acilis-torenine-katildi/ https://www.haber28.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-sampiyon-melekler-konteyner-kentinde-acilis-torenine-katildi/#respond Wed, 15 May 2024 02:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18128 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “6 Şubat’ta da beraberdik, depremi birlikte yaşadık, acılarımız o kadar büyük ki bu acıları unutmamız mümkün değil.” dedi.

Tatar, Hatay’ın İskenderun ilçesindeki Kıbrıs Şampiyon Melekler Konteyner Kenti’nde aynı ismi taşıyan ilk ve ortaokulun açılışına katıldı.

Burada konuşan Tatar, 6 Şubat 2023 depremlerinde, voleybol turnuvası için gittikleri Adıyaman’da yıkılan otelde yaşamını yitiren ve ülkelerinde “Şampiyon Melekler” olarak anılan, Gazimağusa Türk Maarif Kolejinin kadın ve erkek voleybol takımı öğrencileri ile öğretmenleri dahil hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

KKTC’nin, büyük Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Tatar, “6 Şubat’ta da beraberdik, depremi birlikte yaşadık. Acılarımız o kadar büyük ki bu acıları unutmamız mümkün değil. Bu acı her zaman yüreğimizde olacaktır çünkü yüreğimiz dağlanmıştır, parçalanmıştır. Böylesine büyük bir acıyı yaşamak elbette çok sancılıydı. Umut ediyoruz ki gelecekte çocuklarımız böyle acıyı yaşamasın. Çünkü bu öyle asrın felaketi değil, bu asırların felaketidir.” diye konuştu.

Tatar, depremlerde yaşanan acılara duyarsız kalmadıklarını ve İskenderun’a şu an içinde bulundukları, 500 konteynerin yer aldığı konteyner kenti kurduklarını söyledi.

Açılışını yaptıkları “Şampiyon Melekler” ismini taşıyan ilk ve ortaokulun hayırlı olmasını dileyen Tatar, bu okulda eğitim görecek çocukların ileride Türk milletine hizmet edeceğini dile getirdi.

Her zaman Türkiye’nin yanında olduklarını ifade eden Tatar, şöyle konuştu:

“Buradan elbette Azerbaycan’a, Türkmenistan’a, Kazakistan’a, Özbekistan’a ve tüm diğer Türk devletlerine de selamlarımı iletmek istiyorum. Çünkü biz bütün bu mücadelemizi elbette başta Türkiye Cumhuriyeti Saygıdeğer Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradeyle, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne göstermekte olduğu yakınlıkla ve diğer Türk devletleriyle yaptığımız yeni birtakım açılımlarla inşallah gelecekte Türk birliğinin, bütün Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Tatar, Türkiye’nin depremler sonrası tüm yaraları saracağına inandıklarını belirtti.

“Pek çok sahada Hatay’ımızı yeniden ihya ve inşa ediyoruz”

Hatay Valisi Mustafa Masatlı da çocukların eğitim hayatına katkı sağlayacak okulun hayırlı olmasını temenni etti.

Depremlerin kentte açtığı derin yaraları sarabilmek adına ilk andan itibaren seferberlik ruhuyla çalışıldığını vurgulayan Masatlı, şu ifadeleri kullandı:

“Eğitimden sağlığa, ticaretten turizme, sosyal hizmetlerden bütün alanlara varana kadar pek çok sahada Hatay’ımızı yeniden ihya ve inşa ediyoruz. Bu ihya ve inşa sürecimizde tabii ki başta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere pek çok yardım ve destekler de aldık. Burada bizim en önemli kayıplarımız tabii ki insanlarımızla ilgili oldu. Şampiyon Melekler de bunlardan birisiydi, Adıyaman’da hayatlarını kaybettiler, onlar da maalesef depremin sonuçlarından bir tanesi oldu. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı’mız hem onları anmak hem de onların adına açacağımız okulumuzun açılışına katılmak üzere ilimize teşrif buyurdular.”

Masatlı, depremlerin kent genelinde okullarda oluşturduğu tahribatlara ilişkin bilgi vererek, bunların giderilmesi için yapılan çalışmaları anlattı.

Konuşmaların ardından, 8 derslikli konteyner okulun açılış kurdelesi kesildi. Tatar ve beraberindekiler, okulu gezerek öğrencilere çeşitli hediyeler verdi.

Daha sonra Kıbrıs Şampiyon Melekler Konteyner Kenti’ni gezerek vatandaşlarla bir süre sohbet eden Tatar, ardından ilçede esnaf ziyaretinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kktc-cumhurbaskani-ersin-tatar-sampiyon-melekler-konteyner-kentinde-acilis-torenine-katildi/feed/ 0
Özer Aci, Oğlunu Kaybeden Baba, Bülent Cihantimur ile Görüşme Detaylarını Anlattı https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/#respond Sat, 11 May 2024 00:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17558 EYÜPSULTAN’da 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Aci, ABD’ye kaçan T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüşmesinin detaylarını anlattı. Aci, “Farklı bir noktada görüştük. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. Ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel” dedim. Baba Aci kan parası iddialarıyla ilgili olarak, “Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum ” diye konuştu.

Eyüpsultan’da 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Aci, aile dostları aracılığıyla T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüştüklerini açıkladı. Cihantimur ile bire bir iletişim kurmadığını vurgulayan Aci, görüşmenin kısa sürede sona erdiğini belirterek detayları anlattı. Aci kan prası iddialarına da yanıt verdi.

“DOLAYLI OLARAK İRTİBATA GEÇTİ; 3-5 DAKİKA KONUŞMAMIZ OLDU”

Özer Aci, “Ben hiçbir zaman, ‘İrtibata geçilmedi, konuşmadık, şöyle yapılmadı, böyle olmadı’ demedim. Bülent Bey, 15. gün ifadeye gittiğinde adliyede, bize taziyeye geldiklerini söylemiş. Burası benim evim, bir de çaprazda oğlumun evi var. Benimle irtibata geçmediler demedim, dolaylı olarak irtibata geçti, 3-5 dakika bir konuşmamız oldu. O zaman zarfında kendisinden şu istekte bulundum, ‘Eski eşini ve çocuğunu getir, adalete teslim et. Ondan sonra da buyur taziyeye gel’ dedim. Geçen 19 gün zarfında ne gelen oldu ne giden oldu. Görüşmede ben sadece bir şey istedim, eşinin ve çocuğunun adalete teslim olmasını istedim. Buraya, evime gelmedi. Gelmişse ispat etsin. Farklı bir noktada görüştük. Onda benim evime gelecek cesaret yok, olsa çoktan gelmişti. Kendisi bazı şeyleri farklı yollarla halledeceğini düşündüğü için böyle bir girişimde bulunmadı, bulunacağını da sanmıyorum. 8. gün Kuran okutuyorduk, o gün avukatımla görüşmüş. Taziyeye geleceklerini söylemiş, avukatım gerekli cevabı vermiş. Şöyle demiş, ‘Bugün Kur’an okutuluyor, acılı aile, bizim söylemimiz hala devam ediyor, eşini ve çocuğunuzu getirin. Ertesi gün taziyeye gelebilirsiniz’ demiş. Ben sözümün arkasındayım, eğer bana taziyeye gelecekse, acımı dindirecekse, önce çocuğunu ve eşini adalete teslim etsin, ertesi gün buyursun gelsin” dedi.

“KENDİSİNE SİTEM ETTİM DOĞRU”

Görüşmeye 5-6 kişi geldikleri için kendilerine sitem ettiğini belirten Aci, “Benim aile dostumla, dolaylı olarak birileri vasıtasıyla iletişime geçildi. Aile dostuma maddi ve manevi yanımda olduğunu söylemiş. Ben de onlara şunu söyledim. ‘Maddi kısmı bir kenara bıraksın, gelsin görüşelim’ dedim. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. ‘Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz?’ diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. İşte telefon alışverişi olduğunu söylemiş. Bende onun telefonu yok, öyle bir insanla görüşmek istemem ama mecburiyetten görüşeceğim, bu ayrı bir olay. Çok kısa bir görüşmede aile dostumun evinde ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel’ dedim. Kendisi herhangi birşey söylemedi. Net bir ‘Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, acınızı paylaşıyoruz’ gibi şeyler söylemedi. Aile dostumuzun evine gelmesiyle bu taziye kabul oluyorsa, ısmarlamayla hac yapmak gibi birşey olur. Benim evim belli, adresim belli. Ona ben sitem ettim doğru. ‘Ben senin birinci gün kim olduğunu buldum, sen benim kim olduğumu, çocuğunun kimi öldürdüğünü niye bulamadın?’ diye sitem ettim. Zengin ve kolun uzun ya. Burada neden bu özelliklerini kullanmadı. Görüştüğümüz süre o kadar. Hiçbirşey söylemedi.” diye konuştu.

“O İNSANIN BİR LOKMASI BOĞAZIMDAN GEÇMEYECEK”

Kan parası iddiasıyla ilgili konuşan baba Aci, “Bazı televizyon kanalları ne yazık ki, iğrenç kelimeyi kullanıyorlar ben kendimden utanıyorum. Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum ” dedi. Aci, Cihantimur ailesinin cenaze yemeği için tekrar aile dostuyla iletişime geçtiklerini anlatarak,” Görüşme yanılmıyorsam Pazartesi ya da Salı 3. veya 4. gün olmuştu. Bundan sonra aile dostumun bana dönmesiyle 9. gün sanırım, yemek söyleneceği söylendi. Ben de, ‘Bir adım atıyorlarsa adım atarım’ diyerek bir noktada buluşuruz diyerek olumlu baktım. Fakat daha sonra aile dostum bana şunu söyledi. ‘Yemeği ben organize edecekmişim, ücretini onlar ödeyecekmiş’ dedi. Aile dostuma bu konu üzerine kendilerine ne dediğini sordum. Kendisi benim adıma reddetmiş. ‘İyi yapmışsın, dedim. Aile dostuma ‘Onlara söyle bu saatten sonra yemek birşey getirirseler, yakında köpek çiftliği var oraya köpeklere yem ederim’ dedim. Geçen yine aynı kanal üzerinden Eylem Tok’un annesi aradı, başsağlığı dilemeye gelecekmiş. Ben de yine aynı söylemimi tekrar ettim. Gitsin annesi önce kızını ve torununu alsın Türkiye’ye getirsin, adalete teslim etsin.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/feed/ 0
Oğuz Murat Aci’nın babası: ‘Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek, son kazanan ben olacağım’ https://www.haber28.com.tr/oguz-murat-acinin-babasi-benim-manevi-gucum-onlarin-maddi-gucunu-yenecek-son-kazanan-ben-olacagim/ https://www.haber28.com.tr/oguz-murat-acinin-babasi-benim-manevi-gucum-onlarin-maddi-gucunu-yenecek-son-kazanan-ben-olacagim/#respond Mon, 29 Apr 2024 02:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16120 Oğuz Murat Aci’nın babası Özer Aci: “Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek, son kazanan ben olacağım”

Oğuz Murat Aci’nın babası Özer Aci, anne ile oğlunun ABD’de gülerek sokakta dolaşmasına tepki gösterdi

“Her şeyden önce insanlık dışı bir davranış, şahsen görünce insan olduğuma üzüldüm”

“Ne yazık ki ilk günlerdeki söylemimize rağmen şu ana kadar ne taziyemize gelen oldu ne de acımızı paylaşan oldu”

İSTANBUL – Eyüpsultan’daki feci kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nın babası Özer Aci, anne Eylem Tok ile oğluT.C’nin ABD’de de sokakta gülerek dolaştığı fotoğraflar üzerine, “”Her şeyden önce insanlık dışı bir davranış. Şahsen görünce insan olduğuma üzüldüm. Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek, son kazanan ben olacağım. Bu davada son gülen ben olacağım” dedi.

Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te yazar Eylem Tok’un 17 yaşındaki oğlu T.C.’nin karıştığı trafik kazası sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybetmesine ve anne-oğlun ABD’ye kaçmasına ilişkin soruşturma sürerken, ABD’ye kaçan 17 yaşındaki T.C ve yazar annesi Eylem Tok New York’ta görüntülenmişti. Eylem Tok ve oğlunun gülerek dolaştığı an tepki çekmişti. Oğuz Murat Aci’nın babası Özer Aci, anne ile oğlunun gülerek sokakta dolaştığı fotoğraflar üzerine açıklama yaptı.

“İnsan olduğuma üzüldüm, son gülen ben olacağım”

Anne ile oğlunun gülerek sokakta dolaştığı anları insanlık dışı bir davranış olarak yorumlayan baba Aci, “Şahsen görünce insan olduğuma üzüldüm. İnsan bir evladı öldürüp, kendisine ait bir başka evladı alıp yanına gülemez. İnsanlık adına, gülmemeli. Sizin de bildiği gibi haklının yanında olan gönüller, orada onu buldu. Özür dileyerek söylüyorum, yüzüne tükürdüler. Bu gidişle o tükürük, onun suratında çok olacak. Son gülen ben olacağım, bundan eminim. 15 gün oldu. 15 gündür niye ifade vermeye gelmedi? Ailenin söylemiş olduğu her şeyin bir gün sonra yalanı ortaya çıkıyor. Bülent Bey, benim haberim yok diyor ama çete başı kendisi. Aileye yardım eden, organize eden, yurtdışına kaçıran, dolaylı olarak elemanlarını ve çalışanlarını seferber eden bence Bülent Bey. Adalet önünde hesabını verecek. Ama neden geç geldiği konusunda bir bilgim yok. Artık onu zaman gösterecek” dedi.

“Gelip adalete teslim olacak, adaletin kestiği cezaya da razı olacaklar, bunun başka bir çıkar yolu yok”

Kamu vicdanını rahatlatmak gerektiğini söyleyen baba Aci, “Bunun için her şeyden önce gelmesi gerekiyor. Ben bugün veya yarın geleceğine inanıyorum. Gelip adalete teslim olacak. Adaletin kestiği cezaya da razı olacaklar. Bunun başka bir çıkar yolu yok. Ondan sonrası için aileye söylüyorum; gelip karakola teslim olduktan sonra taziyeme gelebilirler. Fakat 15 gün sonra ne yüzle gelecekler? Onu da merak ediyorum. Sizin vasıtanızla duyurmak istiyorum. Yazıklar olsun. Bir bakıyorsun, insanlık ölmüş. Ben insan olduğumdan utanıyorum. Her şeyden önce insan, insanlık sergiler. Amerika’ya giderek kimden kaçıyorsun? Eninde sonunda yakalanacaksın. ya orada ya da burada cezanı çekeceksin. Bu 2 artı 2 eşittir 4 gibi bir şey. Zamana yayılabilir ama ben biliyorum ki kamu vicdanı bunu unutmayacaktır. Benim arkamda oldukları müddetçe ben de unutmayacağım. Ömrüm vefa ettikçe bu seslenişi, çağrıyı duyacak” diye konuştu.

“Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek, son kazanan ben olacağım. Bu davada son gülen ben olacağım”

Bülent Cihantimur’un ifadesini okumadığını söyleyen Aci, “Eminim ki, bugün söylediği sözlerin doğru mu, yalan mı olduğu ortaya çıkacaktır. Haberim yoktu, şöyle olmuştu, böyle olmuştu dediyse de az önce dediğim gibi ailenin çete başı o. Bugün 15’inci gün ve ilk günden beri ‘iletişime geçildiğini, irtibat sağlandığını, maddi ve manevi yanımda olduklarını söylediklerini ifade ettim. Ben de kendilerine maddi kısmı bir yana bırakın, buyurun görüşelim demiştim. Onlar görüşecek bir şey olmadığını söylediler. Ben de ‘eski eşini, çocuğunu adalete teslim edersin, ondan sonra taziyeme gelirsin’ dedim. Fakat ne yazık ki ilk günlerdeki söylemimize rağmen şu ana kadar ne taziyemize gelen oldu ne de acımızı paylaşan oldu. Ne manevi olarak yanımızda duran oldu. Maddi kısmı kesinlikle istemiyorum. Bunu dile getirdim. Çok üzücü bir olay, burada 5 aile var. Karşı tarafta 10 aile var. 10 aileden bir tanesi dahi bizi insan yerine koyup ‘acınızı paylaşıyoruz, başınız sağ olsun, geçmiş olsun, yaralılarımız iyi midir’ gibi soran olmadı. Bu ailelerin hepsini kınıyorum. Yazıklar olsun. Hayatta her şey para mı? Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek. Son kazanan ben olacağım. Bu davada son gülen ben olacağım. Elim bir kaza. Tam acımızı yaşamadan, acımızın içinde bir acı daha yaşadık. Derler ya, sözün bittiği yer. Söz bitse de gerçekler acı oluyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/oguz-murat-acinin-babasi-benim-manevi-gucum-onlarin-maddi-gucunu-yenecek-son-kazanan-ben-olacagim/feed/ 0
Eyüpsultan’daki feci kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nın babası: ‘Her şeyden önce insanlık dışı bir davranış’ https://www.haber28.com.tr/eyupsultandaki-feci-kazada-hayatini-kaybeden-oguz-murat-acinin-babasi-her-seyden-once-insanlik-disi-bir-davranis/ https://www.haber28.com.tr/eyupsultandaki-feci-kazada-hayatini-kaybeden-oguz-murat-acinin-babasi-her-seyden-once-insanlik-disi-bir-davranis/#respond Mon, 29 Apr 2024 01:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16108 Eyüpsultan’daki feci kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nın babası Özer Aci, anne Eylem Tok ile oğlu T.C.’nin ABD’de de sokakta gülerek dolaştığı fotoğraflar üzerine, “Her şeyden önce insanlık dışı bir davranış. Şahsen görünce insan olduğuma üzüldüm. Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek, son kazanan ben olacağım. Bu davada son gülen ben olacağım” dedi.

Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te yazar Eylem Tok’un 17 yaşındaki oğlu T.C.’nin karıştığı trafik kazası sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin hayatını kaybetmesine ve anne-oğlun ABD’ye kaçmasına ilişkin soruşturma sürerken, ABD’ye kaçan 17 yaşındaki T.C ve yazar annesi Eylem Tok New York’ta görüntülenmişti. Eylem Tok ve oğlunun gülerek dolaştığı an tepki çekmişti. Oğuz Murat Aci’nın babası Özer Aci, anne ile oğlunun gülerek sokakta dolaştığı fotoğraflar üzerine açıklama yaptı.

“İnsan olduğuma üzüldüm, son gülen ben olacağım”

Anne ile oğlunun gülerek sokakta dolaştığı anları insanlık dışı bir davranış olarak yorumlayan baba Aci, “Şahsen görünce insan olduğuma üzüldüm. İnsan bir evladı öldürüp, kendisine ait bir başka evladı alıp yanına gülemez. İnsanlık adına, gülmemeli. Sizin de bildiği gibi haklının yanında olan gönüller, orada onu buldu. Özür dileyerek söylüyorum, yüzüne tükürdüler. Bu gidişle o tükürük, onun suratında çok olacak. Son gülen ben olacağım, bundan eminim. 15 gün oldu. 15 gündür niye ifade vermeye gelmedi? Ailenin söylemiş olduğu her şeyin bir gün sonra yalanı ortaya çıkıyor. Bülent Bey, benim haberim yok diyor ama çete başı kendisi. Aileye yardım eden, organize eden, yurt dışına kaçıran, dolaylı olarak elemanlarını ve çalışanlarını seferber eden bence Bülent Bey. Adalet önünde hesabını verecek. Ama neden geç geldiği konusunda bir bilgim yok. Artık onu zaman gösterecek” dedi.

“Gelip adalete teslim olacak, adaletin kestiği cezaya da razı olacaklar, bunun başka bir çıkar yolu yok”

Kamu vicdanını rahatlatmak gerektiğini söyleyen baba Aci, “Bunun için her şeyden önce gelmesi gerekiyor. Ben bugün veya yarın geleceğine inanıyorum. Gelip adalete teslim olacak. Adaletin kestiği cezaya da razı olacaklar. Bunun başka bir çıkar yolu yok. Ondan sonrası için aileye söylüyorum; gelip karakola teslim olduktan sonra taziyeme gelebilirler. Fakat 15 gün sonra ne yüzle gelecekler? Onu da merak ediyorum. Sizin vasıtanızla duyurmak istiyorum. Yazıklar olsun. Bir bakıyorsun, insanlık ölmüş. Ben insan olduğumdan utanıyorum. Her şeyden önce insan, insanlık sergiler. Amerika’ya giderek kimden kaçıyorsun? Eninde sonunda yakalanacaksın. ya orada ya da burada cezanı çekeceksin. ya bu iki iki daha dört gibi bir şey. Zamana yayılabilir ama ben biliyorum ki kamu vicdanı bunu unutmayacaktır. Benim arkamda oldukları müddetçe ben de unutmayacağım. Ömrüm vefa ettikçe bu seslenişi, çağrıyı duyacak” diye konuştu.

“Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek, son kazanan ben olacağım. Bu davada son gülen ben olacağım”

Bülent Cihantimur’un ifadesini okumadığını söyleyen Aci, “Eminim ki, bugün söylediği sözlerin doğru mu, yalan mı olduğu ortaya çıkacaktır. Haberim yoktu, şöyle olmuştu, böyle olmuştu dediyse de az önce dediğim gibi ailenin çete başı o. Bugün 15’inci gün ve ilk günden beri ‘iletişime geçildiğini, irtibat sağlandığını, maddi ve manevi yanımda olduklarını söylediklerini ifade ettim. Ben de kendilerine maddi kısmı bir yana bırakın, buyurun görüşelim demiştim. Onlar görüşecek bir şey olmadığını söylediler. Ben de ‘eski eşini, çocuğunu adalete teslim edersin, ondan sonra taziyeme gelirsin’ dedim. Fakat ne yazık ki ilk günlerdeki söylemimize rağmen şu ana kadar ne taziyemize gelen oldu ne de acımızı paylaşan oldu. Ne manevi olarak yanımızda duran oldu. Maddi kısmı kesinlikle istemiyorum. Bunu dile getirdim. Çok üzücü bir olay, burada 5 aile var. Karşı tarafta 10 aile var. 10 aileden bir tanesi dahi bizi insan yerine koyup ‘acınızı paylaşıyoruz, başınız sağ olsun, geçmiş olsun, yaralılarımız iyi midir’ gibi soran olmadı. Bu ailelerin hepsini kınıyorum. Yazıklar olsun. Hayatta her şey para mı? Benim manevi gücüm, onların maddi gücünü yenecek. Son kazanan ben olacağım. Bu davada son gülen ben olacağım. Elim bir kaza. Tam acımızı yaşamadan, acımızın içinde bir acı daha yaşadık. Derler ya, sözün bittiği yer. Söz bitse de gerçekler acı oluyor” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/eyupsultandaki-feci-kazada-hayatini-kaybeden-oguz-murat-acinin-babasi-her-seyden-once-insanlik-disi-bir-davranis/feed/ 0
Edirne’deki Selimiye Camisi 449 yıldır ilgi görüyor https://www.haber28.com.tr/edirnedeki-selimiye-camisi-449-yildir-ilgi-goruyor/ https://www.haber28.com.tr/edirnedeki-selimiye-camisi-449-yildir-ilgi-goruyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 23:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15616 Edirne’de 14 Mart 1575’te ibadete açılan Selimiye Camisi ihtişamı ve mimari detaylarıyla 449 yıldır aynı ilgiyi görüyor.

Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak adlandırdığı Selimiye Camisi, zamanı aşan mimarisi ve görkemiyle Edirne’nin siluetini süsleyen bir inci gibi parlıyor.

UNESCO’nun 2011’de kültürel miras listesine almasıyla dünya çapında daha da tanınan bu eşsiz yapı, Türk-İslam mimarisinin zirvesini temsil ediyor.

Sekiz sütuna dayalı kasnak tekniğiyle inşa edilen cami, tek bir kubbe altında bulunan muazzam bir sanat eseri olarak öne çıkıyor. Camide 85 metrelik minareler, hünkar mahfili, mermer minber ve her yere donatılmış çiniler yer alıyor.

Kente gelenlerin önce küçük bir cami olarak gördüğü Selimiye, yaklaşıldıkça büyüklüğü ve ihtişamıyla gözleri kamaştırıyor. Osmanlı Sultanı II. Selim’in emriyle yapılan yapı, Mimar Sinan’ın ustalığının doruğunu temsil ediyor.

1569 yılında temeli atılan ve 6 yıl süren yapım aşamasının ardından 1575’te ibadete açılan Selimiye Camisi, sadece bir ibadet alanı değil, aynı zamanda insanlığın mimari mirasına değerli bir katkı olarak öne çıkıyor.

Kubbesinden minaresine, akustiğinden süslemelerine kadar her yönüyle her ziyaretçiin büyük beğenisini kazanıyor.

-“Selimiye yaklaşık 5,5 asırlık bir hikayedir”

Sinan ve Selimiye Camisi Vakfı (SİSEV) Genel Müdürü ve Trakya Üniversitesi Serbest Öğretim Görevlisi Yüksek Mimar Mehmet Ali Esmer, AA muhabirine, Selimiye’nin yapıldığı dönemde ibadethane olmasının yanı sıra eğitim merkezi ve şehrin sorunlarının konuşulduğu bir toplanma alanı olarak da hizmet verdiğini söyledi.

O dönem kamu yapılarından birçok amaçla faydalanıldığını belirten Esmer, “Selimiye’ye o açıdan bakarsak en büyük kapalı toplanma alanıdır. Selimiye Camisi Türklerin beş büyük devlet bir büyük millet idealidir, yani Karahanlılar’dan başlayan bir serüvenin son noktasıdır. Yaklaşık 5,5 asırlık bir hikayedir Selimiye Camisi. Türk tarihi açısından bu bakımdan çok önemlidir.” dedi.

Esmer, Selimiye Camisi’nde köşelerde görülen kürsülerin caminin yapıldığı dönemde bilim kürsüsü olarak kullanıldığını, üniversitelerdeki “kürsü”nün buradan geldiğini dile getirdi.

Selimiye Camisi’nin en büyük kubbeye sahip cami olma özelliğiyle, tek mekan algısı yaratan bir görünümünün olduğunu ifade eden Esmer, “Sinan bunu yaparken tabii ki çok büyük matematik hesapları yaparak, çok bilimsel çalışarak akustik hesabını yapıp havalandırmasına kadar deprem hesaplarına kadar mükemmel bir şekilde çözümleyip her sorunu halledip bu yapıyı gerçekleştirmiş.” diye konuştu.

“Yapıdaki bütün oranlar doğal oranlardır”

Esmer, caminin en büyük özelliklerinden birinin de üzerine binen yükü azaltan iskelet sistemi olduğunu vurguladı.

Kubbe yükünün sekiz kolla dağıtıldığını ifade eden Esmer, şunları kaydetti:

“Bunların dört kolu payandalara, yanlardaki o ikişerli payandalara, diğer dört kol da minarelerin altına iner. Minareler aslında sadece gösteriş amaçlı değil aynı zamanda statik amaçlıdır burada. Yapıdaki bütün oranlar doğal oranlardır. Altın oran ölçülerinde çok iyi kullanmıştır. Bir de Mimar Sinan’ın yapılarına baktığımız zaman uzaktan hepsinin yatayda 52 derecelik bir açı çizdiğini yani bu da kum saatinin kumunu döktüğü zaman doğal olarak aldığı açı biçimidir yeryüzünde. Bu da yapının depreme karşı savunma sistemidir. Bunu da çok iyi kullanmış. Çok iyi gözlemlerin neticesinde ortaya çıkmış bir eserdir Selimiye Camisi. İncelense o kadar çok özellikler detaylarında gizli ki Mimar Sinan’ın ustalığı da imzası da bu detayların altında saklı.”

-“Kabe’deki sembolleri kullanılmış”

Esmer, yazdığı kitap için yaptığı araştırmalarda müezzin mahfilinin orijinal olduğunu gördüğünü belirtti.

Müezzin mahfilinin bulunduğu yere statik ve akustik zorunlulukla yerleştirildiğini anlatan Esmer, “Bu zorunluluğun arkasından da bir Kabe benzetmesi yaparak, Kabe’nin 1/2 ölçüsünü kullanarak, Kabe’deki sembolleri kullanarak, Selimiye Camisi’nin namaz kılınan zeminine yeryüzü anlamı katmış. Yani Kuran’da da yeryüzünün temiz olan her yeri mescittir anlamında bir ayet var.” ifadelerini kullandı.

Dünya mimarisinin zirvesi

Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi İsmet Osmanoğlu da Selimiye’nin dünya mimarisinin zirve noktasını temsil eden yapılardan biri olduğunu söyledi.

Mimar Sinan’ın 4 yarım kubbeli merkezi mekan sistemini geliştirerek Selimiye’de merkezi mekanı tek bir kubbe altında topladığını belirten Osmanoğlu, “Selimiye’de hem merkezi mekan tek kubbede toplandı hem de iç ve dış mimari mekan bütünlüğü sağlanmış oldu. Dünya mimarisi için büyük bir yenilik büyük bir ilerlemedir bu aslında.” dedi.

Osmanoğlu, Mimar Sinan’ın örnek gösterilecek birçok cami inşa ettiğini ancak Selimiye Camisi ile ulaştığı yapının Türk ve dünya mimarisi için büyük bir başarı olduğunu, taşıyıcı sistemi, konstrüksiyonu, yapım tekniği, süsleme sanatları ve işçilik açısından Selimiye’nin mimari açıdan ileri bir noktada olduğuna dile getirdi.

Selimiye’nin restorasyonları

Osmanoğlu, Selimiye’nin 1752 Edirne depreminde zarar görmesi nedeniyle 3. Mustafa döneminde ilk kez restorasyona alındığını anlattı.

Yapının 18. yüzyıldaki restorasyonları sonrası pek çok kez elden geçtiğini ifade eden Osmanoğlu, “1760’lı yıllarda esaslı bir onarım görmüştür. Daha sonraki yıllarda da zaman zaman bakım yapılmıştır. Hatta iç süslemelerinde değişiklikler yapılmıştır. 19. yüzyıla gelindiğinde süslemeler barok süslemelerle değiştirilmiştir. En son onarım ise 1980’de yapılmıştır. Kapsamlı bir restorasyona alınmıştır, kubbedeki tezyinatlar kalem işleri o döneme aittir.” dedi.

Osmanoğlu, Selimiye’de yeni bir restorasyon ihtiyacı sonucu 2021 yılında çalışmalar başlatıldığına dikkati çekti.

Ortaya çıkan yapısal sorunlar ve 1980’deki restorasyonun eksikliklerinin tamamlanması açısından yapının restorasyona alındığını anlatan Osmanoğlu, “Türkiye’de restorasyon çalışmaları çok ileri bir noktaya gelmiştir. Türk restorasyonu bulunduğumuz dönemde dünya sıralamasında da ön sıralardadır. Selimiye Camisi’nde yapılan restorasyon oldukça bilimsel bir restorasyondur ve yapıyı bir 100 yıl daha ileriye taşıyacaktır.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/edirnedeki-selimiye-camisi-449-yildir-ilgi-goruyor/feed/ 0
Eyüpsultan’da meydana gelen kazada ölen kişinin babası, oğlunun adalete teslim olmasını istiyor https://www.haber28.com.tr/eyupsultanda-meydana-gelen-kazada-olen-kisinin-babasi-oglunun-adalete-teslim-olmasini-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/eyupsultanda-meydana-gelen-kazada-olen-kisinin-babasi-oglunun-adalete-teslim-olmasini-istiyor/#respond Sat, 06 Apr 2024 05:12:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13219 Eyüpsultan’daki 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Acı, yurt dışına kaçan anne Eylem Tok ile kazaya neden olan oğlunun adalete teslim olmasını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Mithatpaşa Mahallesi Davutpaşa Caddesi’nde 1 Mart’ta gece 23.50’de 17 yaşındaki T.C’nin kullandığı araçla, yol kenarında arıza nedeniyle bekleyen 3 ATV aracına çarparak 1 kişinin ölümüne, 4 kişinin de yaralanmasına neden olduğu kazaya ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

Kazada hayatını kaybeden Oğuz Acı’nın babası Özer Acı, Sarıyer’deki evinde gazetecilere yaptığı açıklamada, olaya şahit olan bir görgü tanığının “Oğuz biraz aşağıdaydı, ben 7-8 kişinin araca bindiğini gördüm, orada bir kadın sesi duydum ama aşağıda olduğum için göremedim.” dediğini anlattı.

Bu beyandan anlaşıldığı gibi Eylem Tok’un kazanın ardından oğlunu gelip aldığını dile getiren Acı, “Bizim çocuklarımızı orada bırakmış. Kendi kamuoyuna bir duyuru yapmış, biz yardım ettik, diye. Ama görgü tanığı arkadaş ‘Bizim yanımızda bir kadın yoktu, ilk Oğuz ağabeyimizi ambulansa bindirdik, sonra diğer yaralıları ambulanslarla sevk ettikten sonra ben olay yerinden ayrıldım.’ diyor. Eğer yardım ettiyse bu görgü tanığı olay yerinde niye görmemiş, bir feryadını, bir sızlamasını, haykırışını. Sadece yaptığı şey, oğlunu aramış, işte 112’yi oğlu aramış veya ona benzer bir şey diyor.” ifadelerini kullandı.

Bazı yaralıların cep telefonlarının kayıp olduğu iddiası

Yaralılardan bazılarının telefonlarının kayıp olduğunu ileri süren Acı, “Oğlumun telefonu kaza yerinden 15 metre ötede bulunmuş, zaten oğlum da 8 metre aşağıdaymış. Fakat iki telefon kayıp. Bu kayıp telefonlardan biri güvenliğe bırakılıyor, daha sonra gelip alınıyor.” diye konuştu.

Acı, Eylem Tok’un avukatı üzerinden yaptığı açıklamaya ilişkin de şunları kaydetti:

“Gerçek bir anne evladını kaçırarak korumaya çalışmaz. Benim evladım ölünce ‘Keşke benim de evladım ölseydi.’ demesi lazım. Ben asla ölmesini istemem ama içgüdülerle hareket etmek değil. Korku veya evladını kim döver. Adalete güvenmiyor mu? Bizim kolluk kuvvetine güvenmiyor mu? Güvensin, ben nasıl güveniyorsam o da güvensin. Onlara güvenmiyorsa koruma tutsun, korusun. Onun beyanların çoğu duygu şeyi… ‘Ben teslim olacağım.’ diyor. Yakalama kararı çıkmadan teslim olsaydı daha iyi değil miydi? O da bir yavrumuz. Yavrumuzun adalete teslim olmasını istiyorum. Buradan sesleniyorum; bir an önce gel teslim ol. Şu an anne olarak hem kendine hem eski eşine hem evladına zarar veriyor. Adaletten kaçılmaz. Muhakkak adalet tecelli edecektir.”

Ailenin avukatı Burak Erden ise kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Acı’nın 1,5 yaşında çocuğu olduğunu söyledi.

Kaza yerinde, bazı telefonların kaybolduğuna yönelik iddialar olduğunu belirten Erden, “Bunları Eylem hanımın alıp almadığı yargılama aşamasında belli olacak. Biz hem anne hem de çocuk hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Annesinin delilleri karartmakla ilgili bir suçunun olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanında yardım ve yataklık, çünkü alıyor yurt dışına kaçırıyor, üç dört saat içerisinde. Bu ileriki günlerde netleşecek.” değerlendirmesini yaptı.

Ne olmuştu?

Eyüpsultan’da 1 Mart’ta seyir halindeki 3 ATV aracından biri arızalanmış, yol kenarına çekilen arızalı araç tamir edilmeye çalışılırken aynı yönde ilerleyen iki araçtan birisi buradaki 3 ATV’ye çarpmıştı.

Kaza sonucu yaralanan Oğuz Murat Acı, İ.G, T.A, S.K. ve H.T. hastaneye kaldırılmıştı. Yaralılardan Oğuz Murat Acı, yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetmiş, T.A’nın ise hayati tehlikesinin bulunduğu bildirilmişti.

Yapılan incelemede, kazaya neden olan 17 yaşındaki sürücü T.C’nin olay yerine gelen annesi Eylem Tok’un aracıyla buradan uzaklaşıp saat 02.00 sıralarında İstanbul Havalimanına gittikleri, 04.30 sıralarında da Mısır’a uçtukları tespit edilmişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/eyupsultanda-meydana-gelen-kazada-olen-kisinin-babasi-oglunun-adalete-teslim-olmasini-istiyor/feed/ 0
Eyüpsultan’da trafik kazasında hayatını kaybeden genç için baba açıklama yaptı https://www.haber28.com.tr/eyupsultanda-trafik-kazasinda-hayatini-kaybeden-genc-icin-baba-aciklama-yapti/ https://www.haber28.com.tr/eyupsultanda-trafik-kazasinda-hayatini-kaybeden-genc-icin-baba-aciklama-yapti/#respond Sat, 06 Apr 2024 02:48:57 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13200 Eyüpsultan’da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Oğuz Murat Acı’nın babası açıklamalarda bulundu. Yazar Eylem Tok ve oğlu için çağrıda bulunan baba Özer Acı, “Bugün yakalama kararı çıktı. Bu çıkmadan teslim olsaydı daha iyi değil miydi? O da bir yavrumuz, yavrumuzun adalete teslim olmasını istiyorum. Buradan sesleniyorum. Bir an önce gel, teslim ol. Şuan anne olarak hem kendine hem eski eşine hem de evladına zarar veriyor. Adaletten kaçılmaz. Muhakkak adalet tecelli edecektir” dedi.

Eyüpsultan’da 1 Mart 2024 günü meydana gelen trafik kazasında

arkadaşları ile ATV ile gittiği esnada arızalanması sonrası yol kenarında bekleyen Oğuz Murat Acı’ya lüks bir araç çarptı. Çarpma sonrası lüks araç sürücüsü Timur C. olay yerine gelen annesi Yazar Eylem Tok ile birlikte Mısır’a kaçmıştı. Kaza sonrası oğlunu kaybeden baba Özer Acı kazadan sonra yaşadıklarını anlattı.

Olayı duyduktan sonra hastaneye koştuğunu ifade eden acılı baba Özer Acı, ” Gece oğlumun dayısının eşi beni aradı oğlun trafik kazası geçirdi diye. Ben Oğuz’u Seyrantepe’deki hastaneye götürmüşler. Öteki 2 yaralıyı Okmeydanı’ndaki hastaneye gönderiyorlar. Ben tabi fırlayarak hastaneye gittim. Oğlumun ölü olarak geldiklerini söylediler. Sonradan görgü tanığından öğrendiğime göre Oğuz abime yardım ettim. Ambulansa ben taşıdım. 112’yi benim arkadaş aradı. Görgü tanığının aracını 500 metre geride geçtiklerini ve kaza anına ilk ulaştığını söyledi. Görgü tanığının söylemesine göre Oğuz abim biraz aşağıdaydı. Ben sadece araçta 7 ya 8 da çocuğun araca bindiğini gördüm. Orada bir bayan sesi duydum. Ama ben aşağıda olduğu için görmedim. Çocuklar 10 kişiymiş. 5’i bir arabada 5’i diğer arabada. Çocuğunu gelmiş almış oradan. Bizim çocuklarımızı orada bırakmış. Kendisi kamuoyuna bir duyuru yapmış işte biz yardım ettik ambulansı aradık şeklinde. Ama görgü tanığı arkadaş bizim yanımızda bir bayan olmadığını söyledi. İlk Oğuz abimi ambulansa koyduk. Sonra diğer yaralıları ambulanslara sevk ettik. Sonra ben olay yerinden ayrıldım. Eğer yardım etmişse bu görgü tanığı o bayanı orada neden görmemiş. Bir feryadını, sızlamasını, bir ağlayışını. Sadece oğlunu aramış. 112’yi oğlum aradı gibi bir şey kullanıyor. Oğlunun 112’yi aradığını paylaşsın. Gerçekler gün yüzüne çıksın. Bizde bilelim, kendileri de bilsin” şeklinde konuştu.

Yazar Eylem Tok’a çağrıda bulunan acılı baba Özer Acı, ” Yaralı evlatlarımızın 2 telefonu kayıp. Bir tanesinin cebindeymiş. Benim oğlumun telefonu kaza yerinden 15 metre ötede bulunmuş. Zaten oğlumda 7-8 metre aşağıdaymış. Olay yerine ben gitmedim, bilmiyorum. Bu kayıp olan 2 telefonların bir tanesi güvenliğe bırakılıyor. 3-5 dakika sonra gelip alınıyor. Çocuğun teyzesi telefonla arayıp siz kimsiniz diyor. Ben teyzesiyim deyince telefon kapanıyor ve o telefondan da başka bir haber alamıyoruz. Gerçek bir anne evladını kaçırarak korumaya çalışmaz. Benim evladım ölünce demesi lazım ki, keşke benim evladımda ölseydi. Ben asla ölmesini istemem. Ama içgüdülerle hareket etmek değil, korkuyla evladımı döverler. Kim döver. Adalete güvenmiyor mu? Bizim kolluk kuvvetlerine güvenmiyor mu, güvensin. Ben nasıl güveniyorsam o da güvensin. Onlara güvenmiyorsa koruma tutsun, korutsun. Hani zengin ya. Onun yaptığı beyanların çoğu ben teslim olacağım diyor. Bugün yakalama kararı çıktı. Bu çıkmadan teslim olsaydı daha iyi değil miydi? O da bir yavrumuz, yavrumuzu adalete teslim olmasını istiyorum. Buradan sesleniyorum. Bir an önce gel, teslim ol. Şuan anne olarak hem kendine hem eski eşine hem de evladına zarar veriyor. Adaletten kaçılmaz. Muhakkak adalet tecelli edecektir” ifadelerine yer verdi.

Şuana kadar aileye ya da bana ulaşan kimsenin olmadığını ve ilerleyen süreçte kırmızı bülten çıkacağını belirten Avukat Burak Erden, “Eylem hanım yazılı bir açıklama yapmış. İkisi hakkında da yakalama kararı çıkartıldı. Geleceklerini ümit ediyoruz. Açıklamayı da çok vicdansızca buluyoruz. Açıklamada bir anne olduğundan bahsediyor. Anne refleksi ile götürdüğünden bahsediyor. Bizim müvekkilimizin 1,5 yaşında bir çocuğu var. Götürmesinin dışında bir de telefonların alındığına dair iddialar var. Bunları Eylem hanımın alıp almadığı yargılama aşamasında belli olacak. Şuan iddianamede net değil. Şuan konu bu durumda. Hukuk süreci ile ilgili biz hem annesi hem de çocuk hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Annesinin delilleri karartmak suçunun olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanında yardım ve yataklık. Çünkü çocuğunu alıyor 3-4 saat içerisinde yurt dışına kaçırıyor. Bu tabi ki ileri ki günlerde belli olacak. Yakalama kararının olduğuna dair savcılık bir açıklama yaptı. İlerde kırmızı bülten göreceğiz. Aile eğer samimiyse zaten gelecek ve yargılanacak” açıklamasında bulundu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/eyupsultanda-trafik-kazasinda-hayatini-kaybeden-genc-icin-baba-aciklama-yapti/feed/ 0
Siyasilerden ‘6 Şubat’ paylaşımları https://www.haber28.com.tr/siyasilerden-6-subat-paylasimlari/ https://www.haber28.com.tr/siyasilerden-6-subat-paylasimlari/#respond Tue, 06 Feb 2024 03:48:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4320

KAHRAMANMARAŞ merkezli 6 Şubat’taki depremlerin yıl dönümünde bakanlar ve siyasi parti liderleri, sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla yaşamını yitirenleri andı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya üzerinden Kahramanmaraş’ta meydana gelen ilk depremin yaşandığı 04.17’de yaptığı paylaşımda, “Bundan tam 1 yıl önce bu dakikada, Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki depremle sarsıldık. Depremin süresi 65 saniyeydi ama sanki bir ömür gibi sürdü. Yaşadıklarımız Asrın Felaketiydi. 120 bin kilometrekarelik alanda 11 ilimiz, 124 ilçemiz, 6 bin 929 köy ve mahallemiz ağır yıkıma uğradı. 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız yaralandı. Koklamaya kıyamadığımız yavrularımızı kaybettik bu depremde; eli öpülesi analarımızı, babalarımızı. Nikah günü alan nişanlılar ayrı düştü” dedi.

Bakan Yerlikaya’nın yaptığı paylaşımda hazırlanan 6 Şubat Belgeseli paylaşılarak, “Ama asrın felaketini hamdolsun asrın dayanışmasına ve birlikteliğine dönüştürdük Hazırladığımız 6 Şubat Belgeseli, dayanışmamızı, birlikteliğimiz, dünyanın en büyük ‘İyileştirme Operasyonu’nun nasıl gerçekleştiğini anlatıyor. 6 Şubat’ın 1’inci yılında depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine, yakınlarına ve Aziz Milletimize başsağlığı diliyorum. Her birinin mekanları cennet olsun” ifadelerine yer verildi.

BAKAN FİDAN: YANIMIZDA OLAN TÜM DOST ÜLKELERE TEŞEKKÜR EDİYORUM

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, deprem döneminde Türkiye’nin yanında olan ülkelere teşekkür ederek, “6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız felaketin sene-i devriyesinde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Devletimiz ve hükümetimiz; milletimizden aldığı güçle, her zaman ve her yerde vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edecek. Zor günümüzde yanımızda olan tüm dost ülkelere de bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ise sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Hafızalarımızdan ve kalbimizden silinmeyecek o acı gecenin birinci yılındayız. Mevlam ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Kaybettiğimiz bütün canlarımızı hasretle, rahmetle yad ediyorum” ifadelerine yer verdi.

BAKAN URALOĞLU: KAYBETTİĞİMİZ TÜM CANLARIMIZIN MEKANI CENNET OLSUN

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise yaptığı paylaşımda, devletin bütün imkanları ile sahaya indiğini belirterek, “Acının tarifi yoktu… Gözler kapandı, sözler tükendi, asrın felaketiyle gözyaşı döktü Türkiye… Gün; bir can bir nefes için durmadan çalışma, bir olma, birlik olma günü dedik ve devlet olarak bütün imkanlarımızla sahaya indik. Tek yürek, tek bilek olduk; asrın birlikteliğini sergiledik, birlikte iyileştik. Kaybettiğimiz tüm canlarımızın mekanı cennet olsun. Rabb’im ülkemize ve milletimize bir daha böyle afetler yaşatmasın! Unutmadık… Unutmayacağız” ifadeleri kullandı.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise depremde yaralanan vatandaşlara şifa dileyerek, “6 Şubat 2023’te meydana gelen Asrın Felaketi’nde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyor; tedavi süreçleri devam eden kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Rabb’im geride kalanlara sabır versin; ülkemizi ve milletimizi her türlü afetlerden ve felaketlerden muhafaza eylesin” dedi.

BAKAN BOLAT: 86 MİLYON VATANDAŞIMIZI DERİNDEN ETKİLEDİ

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, depremin 86 milyon vatandaşı etkilediğini belirterek, “Acısı hala taze olan Asrın Felaketi’nin üzerinden 1 yıl geçti. Tam 1 yıl önce 6 Şubat 2023 tarihinde ülkemizi derinden sarsan, hiçbir zaman yaşanmasını istemediğimiz yüzyılın felaketini yaşadık. Yaşadığımız bu felaket sadece deprem bölgesinde vatandaşlarımızı değil, 86 milyon vatandaşımızı derinden etkiledi. Pazarcık ve Elbistan ilçelerimizde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, yüzlerce kilometrelik bir alanda büyük yıkımlara sebep olurken 56 bin şehidimize ve günlerce, aylarca tutulacak yaslara yıllarca unutulamayacak anlara sebep verdi” ifadelerini kullandı.

BAKAN TUNÇ: DEVLETİMİZİN ŞEFKAT ELİ, HERKESE ULAŞTI

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise paylaşımında, “Hepimizi derin bir üzüntüye boğan 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinin üzerinden tam bir yıl geçti. Dünya tarihinin karada meydana gelen etkisi en yüksek depremi olarak kayıtlara geçen bu büyük afetin ilk anlarından itibaren devlet ve millet olarak yaraları sarmak için seferber olduk. Devletimizin şefkat eli, herkese ulaştı. ‘Biz birlikte Türkiye’yiz’ diyerek zor zamanları aşmak, şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalıştık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde depremin tüm izlerini silmek için azim ve kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz. Depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyorum. Rabb’im, aynı acıları tekrar yaşatmasın, ülkemizi ve milletimizi her türlü felaket ve afetten korusun” ifadelerini kullandı.

BAKAN GÖKTAŞ: RABBİ’M BİZLERİ BİR DAHA BÖYLESİ FELAKETLERLE SINAMASIN

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise “Bir yıl geçti üzerinden. Ne kayıplarımızı unuttuk ne deprem bölgesindeki vatandaşlarımızı ne de kendi acısını bir kenara bırakıp yardıma koşan kahramanlarımızı. İlk anından itibaren depremin etkilerini en aza indirmek için asrın birlikteliğini sergileyerek canla başla çalıştık ve milletimize bir söz verdik: Yaralar tamamen sarılıncaya kadar tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kere daha Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim bizleri bir daha böylesi felaketlerle sınamasın” dedi.

ÖZEL: BİZİM ACIMIZIN AYRISI GAYRISI HİÇ OLMADI

CHP Genel Başkanı Özür Özel de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bir yıl ki bu, dün gibi. Binlerce annemi, binlerce babamı, binlerce dost, evlat ve arkadaşımı kaybetmiş gibiyim. Bizim acımızın ayrısı gayrısı hiç olmadı. Daima birlikte iyileşmeye çalışacağız. Kaybettiğimiz tüm canlarımıza rahmetle” ifadelerini kullandı.

AKŞENER: O DERİN ÇARESİZLİĞİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise “Kahramanmaraş merkezli depremlerin 1. yılında, kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Memleketimizi yasa boğan o büyük acıyı ve o derin çaresizliği unutmadık, unutturmayacağız. İnsanımızı duyan, anlayan ve yaşatan şehirleri hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

ALTUN: TARİFİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ACI BIRAKAN FELAKETİNİN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise yaptığı paylaşımda hayatını kaybedenlere rahmet ve yaralananlara şifa dileyerek, “6 Şubat 2023’te yaşadığımız ve yüreklerimizde tarifi görülmemiş bir acı bırakan deprem felaketinin üzerinden bir yıl geçi. ‘Asrın felaketi’ olarak nitelenen depremlerde kaybettiğimiz 53 bin 537 canımıza Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa ve yakınlarını kaybeden her bir kardeşimize sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah, en zor zamanda bile ‘Asrın Birlikteliği’ni ortaya koyan necip milletimizi ve güzel ülkemizi her türlü afet ve tehlikeden muhafaza buyursun” dedi.

MSB: MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN

Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Milli Savunma Bakanlığı olarak 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz Milletimizin başı sağ olsun” denildi.

AFAD: KAYBETTİĞİMİZ VATANDAŞLARIMIZIN ACISI İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise, “Bundan tam bir yıl önce bugün, 6 Şubat günü saat 04.17’de hepimizi derinden sarsan Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki deprem ile sarsıldık. Bu depremin ardından geniş bir alanda etkili olan çok sayıda deprem yaşadık. Kaybettiğimiz vatandaşlarımızın acısı ilk günkü gibi taze; yüreğimizi yakmaya devam ediyor. İlk andan itibaren Devletimizin tüm imkanları ile Milletimizin yanında olduk; tarihin en büyük arama kurtarma ve iyileştirme çalışmalarını başlattık. Bu süreçte, Devlet-Millet birlikteliği ile dünyada eşine az rastlanır bir dayanışma gösterdik; asrın felaketini asrın birlikteliğine dönüştürdük. Tüm ilgili kurum ve kuruluşlarımız, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve aziz Milletimizin desteği ile gönülden gönüle köprüler kurduk; bir olduk, birlik olduk. Yaralarımızı el birliği ile sardık, afetin izlerini silmek için hep beraber çalıştık. Afetlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı; yaralılarımıza acil şifalar dileriz. Kahramanmaraş merkezli 7.7 büyüklüğündeki depremin 45’inci dakikasında afetin büyüklüğü, etki alanı ve kış mevsiminin zorlu koşulları süratle değerlendirilmiş; Türkiye Afet Müdahale Planı’na (TAMP) göre depremin seviyesi 4 olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda uluslararası çağrıya çıkılmış, 90 ülkeden gelen 11 bin 488 arama kurtarma ekibi hızla deprem bölgesine sevk edilmiştir. Asrın Felaketinden Asrın Birlikteliğine” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/siyasilerden-6-subat-paylasimlari/feed/ 0