Açığı – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 23 Apr 2024 07:12:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Bütçe açığı milli gelire oranı yüzde 5,2 ile kapandı https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-butce-acigi-milli-gelire-orani-yuzde-52-ile-kapandi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-butce-acigi-milli-gelire-orani-yuzde-52-ile-kapandi/#respond Tue, 23 Apr 2024 07:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15453 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Deprem yaşandı, olumsuz birçok hadise var, bir taraftan EYT gibi birtakım yeni uygulamalar, ücret artışlarıyla bütçenin çok aşırı açık vereceğine dair tahminler yapılıyordu. Biz de Orta Vadeli Program’da (OVP) bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6,4 olacak dedik. Gerçekleşme ise bundan da daha iyi oldu; yüzde 5,2 ile kapattık geçen yıl.” dedi.

Yılmaz, beraberinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.

Buradaki konuşmasında OVP’nin çok iyi şekilde uygulandığını ve sonuçlarını da görmeye başladıklarını belirten Yılmaz, özellikle yıl ortasından itibaren enflasyondaki etkilerini de daha belirgin şekilde görmeye başlayacaklarını söyledi.

Hükümetin kurulduğu dönemde, bazı köşe yazarlarının bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 10’un üzerinde olacağını iddia ettiğini anımsatan Yılmaz, “Deprem yaşandı, olumsuz birçok hadise var, bir taraftan EYT gibi birtakım yeni uygulamalar, ücret artışlarıyla bütçenin çok aşırı açık vereceğine dair tahminler yapılıyordu. Biz de Orta Vadeli Program’da, bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6,4 olacak dedik. Gerçekleşme ise bundan da daha iyi oldu; yüzde 5,2 ile kapattık geçen yıl. Bunun da yüzde 3,6’sı deprem harcamasından geliyor. Onu çıkardığınız zaman bütçe açığımızın milli gelire oranı deprem harcamaları hariç yüzde 1,6.” diye konuştu.

Depremin yükü azaldıkça bütçe ve mali disiplinin geldiği noktanın daha iyi görüleceğini anlatan Yılmaz, Türkiye’nin iyi bir performans sergilediğini, 2025’ten başlayarak çok daha iyi noktaya geleceğini kaydetti.

Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak için tüm Türkiye’nin potansiyelinin harekete geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Tüm Türkiye’de belli standartlarda hizmet sunumu bizim temel politikamız oldu. Bunun etkilerinin en iyi görüldüğü illerden bir tanesi de Bingöl diye düşünüyorum. Afetlerden bahsediyoruz. Bingöl de iki fay hattının tam kesiştiği noktada, Kuzey Anadolu fay hattıyla Doğu Anadolu fay hattının. Son 20 yılda Bingöl’deki yapı stokunun yüzde 75’ini dönüştürmüşüz. Şimdi halen yürüyen projelerimiz var. Onlar da gerçekleştiğinde çok daha yükselecek bu rakam.”

“Yıllık etkisi, cari açığı azaltmada 600 milyon dolar”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bir ilde kamu yatırımları özel yatırımlarla bütünlendiğinde asıl istihdam, ihracat ve katma değerin ortaya çıktığına dikkati çekerek, Doğu ve Güneydoğu’da özel yatırımları artırmayı da amaçladıklarının altını çizdi.

OYAK Erdemir’in Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Servi bölgesinde ruhsatlı alanlarının olduğunu, geçen yıllarda demir aramak için sondaj yaptığını anımsatan Yılmaz, bu çalışmalarda 20 milyon olduğu düşünülen demir rezervinin aslında 250-300 milyon ton olduğunun belirlendiğini ve daha da artmasının beklendiğini dile getirdi.

Erdemir’in bu çerçevede ilk aşamada 550 milyon dolarlık yatırım yapma kararı aldığını aktaran Yılmaz, “Devasa bir yatırım gerçekten. Bu daha da artacak. Peletleme tesisi deniyor. Demiri alıp işte böyle bilye gibi küçük küçük hale getirip sonra gönderecekler başka yerlere. Yıllık etkisi, cari açığı azaltmada 600 milyon dolar. Projenin toplam ömrü boyunca 20 milyar dolardan fazla Türkiye’nin ithalatını azaltacak bir proje. Devasa bir şey gerçekten. İnşaatı sırasında 2 bin kişiye iş sağlayacak. Bitince 1000 kişiye sürekli istihdam sağlayacak.” bilgisini paylaştı.

Yılmaz, Bingöl balının Türkiye’nin bu alanda Avrupa’da ilk coğrafi işaret alan ürünü olacağına işaret ederek, kentin balının artık uluslararası bir markaya dönüştüğünü söyledi.

Toplantıda, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya, Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata ile Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay da yer aldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-butce-acigi-milli-gelire-orani-yuzde-52-ile-kapandi/feed/ 0
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten vergi ve ekonomi açıklamaları https://www.haber28.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsekten-vergi-ve-ekonomi-aciklamalari/ https://www.haber28.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsekten-vergi-ve-ekonomi-aciklamalari/#respond Sun, 31 Mar 2024 08:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12425 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacağını belirterek, “Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.” dedi.

Şimşek, BloombergHT ve Habertürk ortak yayınında, ekonomideki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı.

Orta Vadeli Program’da (OVP) fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık hedeflerinin olduğunu dile getiren Şimşek, piyasaları bozmamak için Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) kademeli çıkış öngördüklerini söyledi.

Rezervin önemine de değinen Şimşek, “Bir yıl ve daha kısa vadeli borcumuz kadar rezerv düzeyine ulaşmak istiyoruz.” diye konuştu.

Fiyat istikrarını, mali disiplini, sürdürülebilir dış açığı kalıcı hale getirecek yapısal reformların gündemlerinde olduğunu belirten Şimşek, “Program çalışıyor. Bazı alanlarda öngördüğümüzden daha güçlü şekilde çalışıyor. Önemli olan piyasa aktörlerin programa inanmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, risk primiyle bunun özetlendiği kanısında olduğuna işaret ederek, Türkiye’nin risk priminin 600-700 bandından yaklaşık 300 civarına indiğine dikkati çekti. Bunun Türkiye’nin dış kaynağa makul maliyetlerde erişmesinin önünü açtığını söyleyen Şimşek, “Türkiye’nin ağustosa kadar risk primi, gelişmekte olan ülkelerin çok üzerindeydi. Risk priminin 700’den 300’e inmiş olması bence piyasanın bu programa inandığını gösteriyor.” dedi.

Türkiye’ye finansman girişine de değinen Şimşek, “Geçen senenin ilk 5 ayında net portföy çıkışı 2,9 milyar dolar. Haziran-aralık döneminde ise 11,4 milyar dolar net portföy girişi var. O dönemde reel sektör ve altyapı için proje kredi girişi 8,8 milyar dolar. Türkiye geçen sene piyasalardan tahvil ihracıyla 10 milyar dolar yüksek faizle borçlandı ama artık faizler ciddi şekilde aşağı indi.” ifadelerini kullandı.

“Cari açık, şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına inecek”

Geçen mayıs ayında 98,5 milyar dolara inen rezervlerin şu anda 130 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Şimşek, döviz dönüşümlü mevduatın da dikkate alınması durumunda rezervlerdeki artışın 60 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Kısa dönemde güçlü bir dönüşün çok nadir olduğuna işaret eden Şimşek, programın rezerv, güven ve risk primi boyutunun iyi çalıştığını belirtti.

Bankaların, reel sektörün rollover rasyolarının yükseldiğini anlatan Şimşek, “Büyümede dengelenme, büyümenin kompozisyonunda değişiklik, enflasyonu ve cari açığı kalıcı şekilde aşağı çekmemizi sağlayacak temel koşuldur.” şeklinde konuştu.

Şimşek, yurt içi talebin ve net ihracatın büyümeye etkisine de değinerek, “2023’ün 4’üncü çeyreğinde yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi eksi 0,6 puan. Bu senenin ilk çeyreğinde, elimizde iki aylık rakamlar var, net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim de zaten istediğimiz bu. Net ihracatın etkisi pozitife dönsün, iç talep ılımlı hale gelsin.” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs ayında 12 aylık cari açığın 60 milyar doların üzerinde olduğunu, aralıkta ise açığın 45 milyar dolara gerilediğini söyleyen Şimşek, ilk iki aylık dış ticaret açığında geçen seneye göre 13,2 milyar dolarlık iyileşme olduğuna işaret etti. Şimşek, cari açığın şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına ineceğini bildirdi.

Program çalışmasıyla cari açığın daraldığını, büyümenin kompozisyonun değiştiğini ifade eden Şimşek, “Ana hedefimiz enflasyonun düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayın enflasyon rakamıyla ilişkisi zayıftır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net bir şekilde piyasalar, ‘Biz inanıyoruz. enflasyon düşecek.’ diyor. Ona göre fiyatlama yapıyorlar.” dedi.

“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız”

Şimşek, enflasyon eğiliminin ortaya koydukları hedef patikasıyla uyumlu gittiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“2024’ün ilk yarısı dahil yıllık enflasyon yüksek kalacak dedik. Çünkü, baz etkisi var ve para politikası gecikmeli olarak çalışır. Para politikasının enflasyonu çıpalayacak seviyeye gelmesi daha yeni. 2024’te geçici olarak 2023’ün enflasyonunu besleyen faktörler ortadan kalkacak. Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak herhangi bir değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak, vergilerin etkisi seriden çıkacak. Dolayısıyla enflasyonun ineceğini düşünüyoruz.”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekibine de destek veren Şimşek, “İlave tedbirler olacak mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız. Vatandaşımıza, piyasamıza, iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’de maliye politikasıyla ilgili ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Programda, ‘Vergi istisnalarını gözden geçireceğiz, istisnalarda verimli etkin olmayanlarla ilgili çalışma yapacağız.’ deniliyor. KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik.”

“Bütçe açığını program hedefinin altına çekmek için çaba içindeyiz”

Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele ve bazı istisnaların verimli olup olmadığının gözden geçirilmesi dışında özel bir çalışmaları olmadığını söyledi.

Harcamalarda rasyonelleştirmeyi başlattıklarını dile getiren Şimşek, “Harcamaları gözden geçiriyoruz. İdeal olan sıfır tabanlı bir bütçe sistemi. Vatandaş bizden tasarruf ve kamu harcamalarını kontrol altına alınmasını istiyor, haklı. Biz de vatandaşın bu beklentisiyle uyumlu hareket ediyoruz. Ankara’daki Hazine binamız, Konya’daki depremden sonra kolonları çatladı. 20 kişilik uzman ekip geldi, inceledi ve çok riskli çıktı. Bir metrekare yer kiralamadık. Yaklaşık 2 bin kişi kendi bünyemizde, Maliyenin diğer binalarına yerleştik.” ifadelerini kullandı.

Şimşek, taşıtlar konusunda tasarruf edilmesi için yaptıkları çalışmaları da anlatarak, bu konuda hassas olduklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce çıkarttığı bir tasarruf genelgesi bulunduğunu kaydetti.

Kurumlara dezenflasyon alanında destek olacaklarını belirten Şimşek, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim bir bütçe hedefimiz var, geçen sene tutturduk. Geçen sene bütçe hedefi milli gelire oran olarak yüzde 6,4’lük bir açıktı. Biz yüzde 5,2 ile kapattık. Bu sene de ağırlıklı olarak deprem etkisiyle, açık öngörüsü yine milli gelire oran olarak yüzde 6,4 ama o tür bir rakamı görmek istemiyorum. Gelir İdaresiyle, diğer birimlerle çalışıyoruz. Ortaya güçlü bir performans koyacağız. Bütçe açığını öngördüğümüz program hedefinin çok altına çekmek için yoğun çaba içindeyiz. Gelecek seneden itibaren de bütçe açığını kalıcı şekilde milli gelire oran olarak yüzde 3’ün altına çekeceğiz. Böylece Türkiye’nin afetlere karşı imkanını artıracağız.”

Şimşek, yapısal, dijital, yeşil ve sanayide dönüşüm için “aktivist bir sanayi politikası”na geçiş yaptıklarını ifade ederek, bütün bunlar için kaynağa ihtiyaçları olduğunu dile getirdi. Bu kaynağı da bütçe disiplinini sağlayarak elde edeceklerini vurgulayan Şimşek, “Bu kaynakları biz bundan sonra üretken alanlara daha fazla aktaracağız. Yani sanayide dönüşme, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme… Para politikasına maliye politikası olarak en güçlü desteği geçen seneden itibaren verdik. Bütçe açığının öngörülerinin çok altında olması demek aslında dezenflasyona destek demek.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/hazine-ve-maliye-bakani-mehmet-simsekten-vergi-ve-ekonomi-aciklamalari/feed/ 0