Adli – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Mon, 24 Jun 2024 22:24:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Siirt’te 15 Operasyonda Patlayıcılar İmha Edildi, 8 Kişi Terör Propagandası Yaptığı İçin Yakalandı https://www.haber28.com.tr/siirtte-15-operasyonda-patlayicilar-imha-edildi-8-kisi-teror-propagandasi-yaptigi-icin-yakalandi/ https://www.haber28.com.tr/siirtte-15-operasyonda-patlayicilar-imha-edildi-8-kisi-teror-propagandasi-yaptigi-icin-yakalandi/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22671 Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, kentte geçen ay yürütülen 15 operasyonda 2 el yapımı patlayıcı anahtar düzeneğinin bulunarak imha edildiğini, sosyal medyadan terör propagandası yaptığı tespit edilen 8 kişinin yakalandığını bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Kızılkaya, Pervari Kaymakamlığı Toplantı Salonunda gerçekleştirilen ve Siirt Valiliği sosyal hesabından canlı olarak yayınlanan “Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı”nda değerlendirmelerde bulundu.

Kızılkaya, terör, organize suç örgütleri, uyuşturucu, düzensiz göç, siber suçlarla mücadele ve seçim sonrası güvenlik önlemleri ile ilgili çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.

Hangi büyüklükte olursa olsun halkın huzurunu kaçıran başta terör örgütü olmak üzere suç örgütlerine ve zehir tacirlerine nefes aldırmayacaklarını ifade eden Kızılkaya, bunun için her türlü tedbirin alındığını anlattı.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından mart ayında icra edilen operasyonlara ilişkin bilgi veren Kızılkaya, şunları kaydetti:

“Mart ayında 15 operasyonda 2 el yapımı patlayıcı anahtar düzeneği bulunarak imha edildi. Operasyonlarda AK-47 piyade tüfeği, 2 şarjör ve 367 muhtelif fişek ele geçirildi. Sosyal medyadan terör propagandası yaptığı tespit edilen 8 kişi yakalandı. 2 şahıs hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, 1 şahsın yakalama çalışması devam etmektedir. PKK/KCK’ya yönelik ‘terör örgütüne üye olma’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçlarından aranan 2 şahıs yakalanmış, 1 kişi tutuklanmış, 1 kişi serbest bırakılmıştır. Yardım ve yataklık yaptığı tespit edilen 3 kişi yakalanarak haklarında adli soruşturma başlatılmıştır. ‘DEAŞ terör örgütüne üye olma’ suçundan 1 kişiyi yakalanmış, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.”

Kızılkaya, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin martta 87 şüpheli hakkında adli işlem yaptığını belirterek, çalışmalar neticesinde 4 kilo 28 gram eroin, 1 kilo 874 gram esrar, 34 gram metamfetamin, 17 uyuşturucu nitelikte hap, 3 uyuşturucu kullanımında kullanılan aparat ele geçirildiğini aktardı.

“Mühimmat kaçakçılığı yaptığı tespit edilen bir suç örgütü çökertildi”

Vali Kızılkaya, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin düzenlediği operasyonlara ilişkin de şu bilgileri paylaştı:

“Gümrük kaçağı 10 bin 409 paket sigara, 44 cep telefonu ile 26 tarihi eser, 60 sahte banknot, 4 define aramada kullanılan dedektör, 13 kazı malzemesi, 4 sikke ve kopya düzeneği olarak kullanılan ses ve görüntü kayıt cihazı ele geçirildi, 11 şüpheli gözaltına alındı. Organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda mühimmat kaçakçılığı yaptığı tespit edilen bir suç örgütü çökertildi. 15 bin 610 uzun namlulu silah mühimmatı ele geçirildi, olayla ilgili 5 kişi tutuklandı.

Ayrıca, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerimizce yapılan çalışmalarda, son bir aylık dönemde 42 siber olayı meydana gelmiş, 33 olay aydınlatılmıştır. ‘Terör örgütü propagandası’ suçundan 69 kişi, ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan 14 kişi, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan 83 kişi hakkında adli işlem başlatılmıştır.”

Pervari ilçesinde 1 kişinin yaşamını yitirdiği silahlı kavgaya ilişkin 10 kişinin gözaltına alındığı ve adli soruşturmanın devam ettiği bilgisini paylaşan Kızılkaya, ilçede güvenlik tedbirlerinin üst seviyede devam ettiğini dile getirdi.???????

Toplantıya, Pervari Kaymakamı Ahmet Gülderen, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük de katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/siirtte-15-operasyonda-patlayicilar-imha-edildi-8-kisi-teror-propagandasi-yaptigi-icin-yakalandi/feed/ 0
Odalarda Işıksızım: Kayahan’ın Vefatının Üzerinden 9 Yıl Geçti https://www.haber28.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/ https://www.haber28.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/#respond Thu, 20 Jun 2024 03:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21830 “Odalarda Işıksızım”, “Yemin Ettim”, “Geceler”, “Ben Anadolu Çocuğuyum” ve “Allah’ım Neydi Günahım” adlı unutulmaz eserlere imza atan yorumcu, besteci ve şarkı sözü yazarı Kayahan’ın vefatının üzerinden 9 yıl geçti.

Albay Süleyman Açar ile Firuzan Hanım’ın oğlu Kayahan Açar, 29 Mart 1949’da İzmir’de doğdu. Henüz çocukken müziğe tutkuyla bağlanan sanatçı, ilk ve ortaokulu Kars’ta Fevzi Çakmak Okulunda tamamladı.

Kayahan, babasının askerlik görevi nedeniyle Türkiye’nin birçok ilini dolaştı, gençlik yıllarını ise Ankara’da geçirdi. Sanatçı ilk evliliğini 8 Mart 1973’te Nur Açar ile yaptı. İkilinin çocukları Beste 1974’te dünyaya geldi. Çift, 1991’de ayrıldı.

Vatani görevini İzmir’de tamamlayan sanatçı, daha sonra İstanbul’a gelerek profesyonel müzik çalışmalarına başladı.

Sanatçı, müzik dünyasına 1971’de “Yosun Gözlü Sevgilim-Bir Mektubun Var” adlı 45’liğiyle adım attı.

“İstanbul Hatırası” ile 1978’de Eurovision elemelerine katıldı

Kayahan, 1978’de düzenlenen Türkiye Eurovision elemeleri için bestelediği “İstanbul Hatırası” adlı şarkı ile elemeyi geçemedi.

“Bekle Gülüm – Ateş” adlı 45’liğini 1980’de müzikseverlerin beğenisine sunan sanatçı, seslendirdiği bütün eserleri kendisi yazıp besteledi.

Usta sanatçı, adını ilk olarak Sezen Aksu, Zerrin Özer, Bilgen Bengü ve yakın dostu Nilüfer’e verdiği şarkılarla duyurdu.

Kayahan’ın Nilüfer tarafından yorumlanan “Geceler”, “Kar Taneleri” ve “Esmer Günler” adlı eserleri, Türk pop müziğinin unutulmazları arasına girdi.

Sanatçı, “Geceler” adlı şarkısıyla 1986’da Ayşegül Aldinç ile katıldığı “Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması”nda “Altın Portakal” ödülüne layık görüldü.

TRT Müzik kanalında 1985’te “Cumartesiden Cumartesiye” kuşağı içinde çocuklar için bilim kurgu temalı “Sanmer 2095” adlı programı sunan sanatçı, 1987’de yine çocuklar için “Merhaba Çocuklar” albümünü hazırladı.

“Yemin Ettim” ve “Odalarda Işıksızım” albümleriyle iz bıraktı

Kayahan, ilk albümü “Yemin Ettim”i de 1991’de, ikinci albümü, “Odalarda Işıksızım”ı 30 Nisan 1992’de müzikseverlerle buluşturdu. İkinci albümün ardından büyük bir başarı elde eden sanatçı, aynı yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Ankara Kızılay Meydanı’nda on binlerce kişinin izlediği bir konsere imza attı.

Sanatçının, 1993’te çıkardığı “Son Şarkılarım” albümündeki “Sarı Şekerim”, “Vazgeçmem” ve “Aman” adlı şarkıları müzikseverlerin büyük beğenisini kazanarak, geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.

“Sevenleri ayırmayın, sevenler ayrılmayın” sloganıyla 1995’te “Benim Penceremden” albümünü yayımlayan sanatçının, “Ben Anadolu Çocuğuyum” ve “Allah’ım Neydi Günahım” adlı eserleri, birçok müzisyen tarafından yorumlandı. Sanatçı, “Ben Anadolu Çocuğuyum” şarkısında, kültürel erozyon karşısındaki tepkisini dile getirdi.

Kayahan, hemen her albümünde “sevgi” temasını işlerken, 1996’da “Allah kimseyi sevgisiz bırakmasın” sloganıyla “Canımın Yaprakları” albümünü yayınladı.

“Emrin Olur” albümünü 1997’de müzikseverlerle buluşturan sanatçı, albümdeki “Şampiyon” şarkısını, taraftarı olduğu Galatasaray’ın şampiyonluğu dolayısıyla yeniden yorumlayarak, “Cimbom Şampiyon” adlı tekli çıkardı.

Sanatçı, 15 Ekim 1992’de Lale Yılmaz ile evlendi ancak çift 1993’te ayrıldı. Vokalisti İpek Tüter ile de 1999’da dünya evine giren Kayahan’ın, Aslı Gönül adını verdiği kızı 2000’de dünyaya geldi.

Usta müzisyen, “Beni Azad Et” albümünü 1999’da müzikseverlerle buluşturdu. “Gönül Sayfam” albümünü ise 2000 yılında çıkaran sanatçı, albümde 17 Ağustos 1999 depremi için yazdığı “17 Ağustos” şarkısı ile kızı Aslı Gönül için bestelediği “Ninni” adlı eserlerine yer verdi.

Kayahan, 45 yıllık kariyerinde, 45’likler, long playler ve albümlerin yanında “365 Gün” ve “Mevsim Hala Sen” adlı teklileri de müzikseverlerle buluşturdu.

Doğa ve çevre duyarlılığı ile de bilinen usta sanatçı, yaşamı boyunca birçok yardım konseri verdi ve gönüllü olarak çeşitli çalışmalara katıldı.

“Ölüm bir ceza değil, mezuniyettir”

Sanatçı, 1990’da yumuşak doku kanseri ile mücadele etti. 2004’te kansere yeniden yakalanan usta isim, tekrar iyileşti. Hastalık 2014’te nüksetti. Bir yıl boyunca hastalığıyla mücadele eden Açar, küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle 3 Nisan 2015’te hayatını kaybetti.

Cenazesi Teşvikiye Camisi’nden kaldırılan sanatçı, vasiyeti gereği Kanlıca Mihrimah Sultan Mezarlığı’na defnedildi.

Romantik dizelerinin yanında inançlı yapısıyla da bilinen sanatçı, bir röportajında şunları söylemişti:

“Ölüm bir ceza değil, bana göre bir mezuniyettir. Yani, Cenab-ı Allah’ın katına çıkacaksınız, orada hesap vereceksiniz. Buradaki dünyanın yalan olduğunu, eğer bir düşünürseniz, zaten huzur kendiliğinden gelir. Cenab-ı Allah’ın gönderdiği Kuran-ı Kerim’i okusanız, o kitapta size ticareti nasıl yapacağınız bile anlatılıyor. En kolayını da söyleyeyim; helal ve haram. Bunu bilen bir dünyada, hiçbir problem çıkmaz.”

Tarkan, Sezen Aksu, Funda Arar ve Nilüfer’in de aralarında olduğu birçok ünlü sanatçı, 2014’te bir araya gelerek “Kayahan’ın En İyileri” albümünde yer aldı.

Arkadaşlarının deyimiyle, romantik melodileri iğne oyası gibi eserlerine işleyen ve şarkılarında daima insanları birlik ve sevgiye davet eden usta sanatçının, 45 yıllık sanat hayatında geride bıraktığı eserleri şöyle:

“Canım Sıkılıyor Canım (1981)”, “Merhaba Çocuklar (1987)”, “Benim Şarkılarım (1988)”, “Benim Şarkılarım 2 Siyah Işıklar (1989)”, “Yemin Ettim (1991)”, “Odalarda Işıksızım (1992)”, “Son Şarkılarım (1993)”, “Benim Penceremden (1995)”, “Canımın Yaprakları (1996)”, “Emrin Olur (1997)”, “Beni Azad Et (1999)”, “Gönül Sayfam (2000)”, “Ne Oldu Can? (2002)”, “Kelebeğin Şansı (2004)”, “Biriciğim’e (2007)”, “365 Gün (2011)”

]]>
https://www.haber28.com.tr/odalarda-isiksizim-kayahanin-vefatinin-uzerinden-9-yil-gecti/feed/ 0
Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehadetinin üzerinden 9 yıl geçti https://www.haber28.com.tr/savci-mehmet-selim-kirazin-sehadetinin-uzerinden-9-yil-gecti/ https://www.haber28.com.tr/savci-mehmet-selim-kirazin-sehadetinin-uzerinden-9-yil-gecti/#respond Sun, 16 Jun 2024 03:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21145 Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın İstanbul Adalet Sarayı’ndaki odasında terör örgütü DHKP-C üyelerince şehit edilişinin üzerinden 9 yıl geçti.

AA muhabirlerinin derlediği bilgilere göre, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1994’te mezun olan, evli ve iki çocuk babası Kiraz, 1995’te hakim adayı olarak Mersin’de göreve başladı. Sırasıyla Erzincan, Çayır, Karaman, Kazım Karabekir, Iğdır ve Osmaniye’de savcılık yapan Kiraz, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığına atandıktan 4 yıl sonra, 2010’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu’nda görevlendirildi.

Kiraz, Gezi Parkı odaklı olaylarda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 269 gün sonra 11 Mart 2014’te hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin soruşturma dosyasını 5’inci savcı olarak devraldı.

Dosyada görev yaptığı sürede soruşturmayı tamamlamak için yoğun çaba gösteren Kiraz, Adli Tıp Kurumu ve Ulusal Kriminal Büro raporları aldırarak ilerleme kaydetti.

Kiraz, soruşturmayı sürdürdüğü 31 Mart 2015’te DHKP-C’li teröristler Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol tarafından makam odasında rehin alındı.

Rehin alınma haberinin duyulması üzerine adliyede görevli polisler ve güvenlik personeli Kiraz’ın makam odasına yöneldiği sırada içeriden ateş açıldı.

Teröristlerin tespiti için incelenen güvenlik kamerası görüntülerinde terörist Şafak Yayla’nın elinde bir çanta ve avukat cüppesiyle adliyenin C kapısındaki avukat girişine yöneldiği, çantasını kontrol ettirmeyip sahte ve çipsiz bir avukat kimliği göstererek içeri girdiği belirlendi.

Diğer terörist Bahtiyar Doğruyol’un ise vatandaş girişinden tüm aramaları yapılarak geçişini sağladığı tespit edilirken, teröristlerin savcı Kiraz’ın makam odasının bulunduğu 6. kattaki odasına girişi anbean kayıtlara geçti.

Emniyetin tüm ilgili birimlerinin konuşlandığı adliyede, Kiraz’ın ailesi, sevenleri, çalışma arkadaşları ve gelişmeleri anbean takip eden kamuoyunun uzun süren gergin bekleyişi, duyulan silah sesleriyle yerini endişeye bıraktı.

Saatler süren müzakere sürecinin ardından odadan gelen silah sesleri üzerine operasyon timleri harekete geçti.

Vurulduğu anlaşılan savcı Kiraz ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, iki terörist güvenlik güçlerince etkisiz hale getirilirdi. 46 yaşındaki savcı Kiraz, hastanede yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.

Soruşturma süreci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, rehin alma sırasında teröristlerin, Yunanistan ile yaptıkları telefon görüşmesinde savcının öldürülmesi talimatını aldıkları bilgisine ulaşıldı. 30 Mart 2016’da DHKP-C yöneticisi 9 şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

Yürütülen çalışmalarda, eylemi gerçekleştiren teröristlere silah temin eden ve onları evinde barındırdığı iddia edilen 2 şüpheli gözaltına alınırken, teröristlere saldırıda kullanılan silahı temin ettiği iddiasıyla aranan eski avukat Murat Canım da 27 Mart 2018’de yakalandı.

İddianameden detaylar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 4’ü tutuklu, biri tutuksuz ve 9’u firari 14 kişiyle ilgili yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. İddianamede, savcı Kiraz’ın şehit edilmesi eyleminin, örgütün merkez ve genel komiteleri içinde aktif faaliyet yürüten sanıkların bilgisi, kabulü ve talimatı olmaksızın işlenmesinin mümkün olmadığı kaydedildi.

Teröristler Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol tarafından saldırının, örgütün faaliyeti çerçevesinde önceden planlanıp tasarlanarak işlendiği belirtilen iddianamede, sanık Murat Canım’ın olay öncesi silahı temin ederek olayın asli faillerinden Şafak Yayla’nın kuryesi Mustafa Koçak’a verdiği aktarıldı.

İddianamede, 9 firari sanığın, “anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs” ve “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak kasten öldürme” suçlarından ikişer kez, sanıklar Mustafa Koçak ve Murat Canım’ın ise “anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede diğer sanıkların da “örgüte yardım etmek” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Dava süreci

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesince ilk duruşması 22 Kasım 2018’de yapılan davada mahkeme heyeti, firari 9 sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı ve kırmızı bülten çıkarılmasına karar verdi.

Mahkeme, savcı Kiraz’ın şehit edilmesiyle ilgili davayı 11 Temmuz 2019’da karara bağladı.

Tutuklu sanıklar Mustafa Koçak ve Murat Canım’ı, “Anayasa’yı ihlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandıran mahkeme, bu sanıkları ayrıca Kiraz’ın şehit edilmesiyle ilgili, “kasten öldürmeye yardım” suçundan 27 yıl, “kamu görevlisini silahla hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 12 yıl, “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” suçundan da 3 yıl ve 2 bin 700 lira da adli para cezası olmak üzere toplam 42’şer yıl hapse mahkum etti.

“Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan tutuklu sanıklardan Cengiz Özel’e 11 yıl 3 ay ve Mithat Öztürk’e de 10 yıl hapis cezası veren mahkeme, sanık Deniz Özel’i ise “silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme heyeti, haklarında kırmızı bültenle yakalanma emri çıkarılan firari sanıklar Faruk Ereren, Hüseyin Fevzi Tekin, Mesut Demirel, Musa Aşoğlu, Nuri Eryüksel, Seher Demir, Şadi Naci Özpolat, Şerefettin Gül ve Zerrin Sarı’nın dosyaları ayırdı.

İstinaf ve Yargıtay kararları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince 22 Kasım 2019’da yapılan incelemede, yerel mahkemenin kararı yerinde bulundu.

Süreç devam ederken, sanıklardan Mustafa Koçak, 24 Nisan 2020’de, cezaevinde açlık grevindeyken öldü.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 3 Temmuz 2020’de 4 sanığa verilen hapis cezalarını onarken, cezaevinde açlık grevindeyken ölen sanık Koçak hakkındaki hükmü, vefatı nedeniyle bozdu.

Kiraz’ın odası yılda bir kez ziyarete açılıyor

Saldırının ardından adliye, “Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz Yerleşkesi İstanbul Adalet Sarayı” adını alırken, Kiraz’ın 31 Mart 2015’teki kanlı terör saldırısının izlerini taşıyan makam odası, kapsamlı bir tadilatla onarıldı.

Başsavcılığın kararıyla bir başka savcıya verilmeyen odaya Kiraz’ın fotoğrafı ve kişisel eşyaları konulurken, masasındaki takvim 31 Mart 2015’i gösteriyor.

Savcı Kiraz’ın şehit edildiği 31 Mart tarihinde, her yıl Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde anma töreni düzenleniyor. Programda, Kiraz’ın yılda bir kez ziyarete açılan odasında Kur’an okunup, çelenk bırakılıyor.

Saldırıdan sonra adliyedeki güvenlik önlemleri artırıldı

Saldırının ardından, avukatların turnike sistemine kartlarını okutarak ya da çipsiz kartlarını güvenlik görevlilerine göstererek adliyeye girdikleri bölümde değişikliğe gidildi. Avukatlara, X-Ray cihazından geçme ve çantalarını da bu cihaza koyma zorunluluğu getirildi.

Bu durum, bazı avukatların günlerce süren protestolarına sebep oldu.

Öte yandan, adliyede savcıların görev yaptığı katların çoğunda, daha önce yalnızca terör bürosunda bulunan güvenlik kontrol noktaları oluşturuldu, binanın içinde ve çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.

Adliye 9 yıl sonra yine DHKP-C’nin hedefi oldu

Terör örgütü DHKP-C tarafından bu saldırıdan 9 yıl sonda yine adliyeye yönelik bir saldırı girişimi gerçekleştirildi. İstanbul Adalet Sarayı’nın önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta silahla ateş açan teröristler Pınar Birkoç ve Emrah Yayla etkisiz hale getirildi.

Saldırı sırasında yoldan geçen sivil vatandaş Dilfiraz Karataş hayatını kaybederken, 3’ü polis 6 kişi yaralandı.

Saldırganlardan birinin soyadının, savcı Kiraz’ı rehin alan teröristlerden Şafak Yayla ile aynı olması akrabalık bağı şüphesi oluştururken, teröristlerin üzerlerinde çok sayıda plastik kelepçe, sahte bomba düzeneği, mermi, yedek şarjör, falçata ve biber gazı bulunması dikkati çekti.

Yapılan incelemede aralarında akrabalık bağı tespit edilemeyen teröristlerin aynı örgüte mensup olduğu anlaşıldı.

Soruşturmada, yanlarındaki malzemelerle birlikte örgüt yöneticileri tarafından verilen talimat doğrultusunda adliye binasına girmeye çalışan şüphelilerin, bir duruşma nedeniyle içeride olan diğer şüphelilerin de yardımıyla kamu görevlilerini rehin almayı amaçladığı belirlendi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/savci-mehmet-selim-kirazin-sehadetinin-uzerinden-9-yil-gecti/feed/ 0
Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı Geçici Hizmet Binası Açıldı https://www.haber28.com.tr/samsun-adli-tip-grup-baskanligi-gecici-hizmet-binasi-acildi/ https://www.haber28.com.tr/samsun-adli-tip-grup-baskanligi-gecici-hizmet-binasi-acildi/#respond Mon, 13 May 2024 02:36:43 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17854 Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı Geçici Hizmet Binası düzenlenen törenle açıldı.

Samsun’da geçen yıl Aralık ayında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un katılımıyla Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı Hizmet Binası temeli atılmıştı. O bina tamamlana kadar hizmet verecek olan Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı Geçici Hizmet Binası, İlkadım ilçesi Tepecik Mahallesi’nde düzenlen törenle açıldı. Açılan merkez, çevredeki illere de hizmet verecek. Bütün otopsiler, kan örnekleri, DNA ve doku parçası analizleri, uyuşturucu analizleri, kimyasal tahlillerin hepsi burada yapılacak.

Düzenlenen törende ilk olarak konuşan Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, “Cumhuriyet Başsavcılığımız 1 yıl içerisinde yaklaşık 60 bin soruşturma yürütülmektedir. Adliyemizin ana hizmet binasında faaliyet gösteren Adli Tıp Şube Müdürlüğümüzce 2023 yılında 646 ölü muayene ve otopsi hizmeti gerçekleştirilmiştir. Yine 2023 yılı içerisinde 5 bin 491 adet adli rapor tanzim edilmiştir. Grup başkanlığımız açılınca bütün otopsiler, kan örnekleri, DNA ve doku parçası analizleri, uyuşturucu analizleri, kimyasal tahlillerin hepsi burada yapılacak. Adli Tıp Grup Başkanlığının açılması uzun bir süreçti. Yıllardan beri arzu edilen, çaba sarf edilen bir süreçti. Milletvekillerimizin büyük katkıları oldu. Bizzat şahidim defalarca bakanımızın yanına gittiler. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Cumhuriyet Başsavcılığı olarak 5 yıldır koordineli ve iş birliği ile güzel hizmetler gerçekleştirdik. Yeni hizmet binamız bittiğinde inşallah oraya taşınıp hizmete oradan devam edeceğiz. Adliyemiz Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ve en donanımlı adliyemizdir. Birçok konuda örnek adliyedir. Yakın zamanda inşallah Türkiye’de güneş sistemi santralini uygulayan ilk adliye olarak inşallah örnek bir adliye olacağız. Üretilen elektrik adliyedeki ihtiyacın yüzde 40’ını kendimiz karşılayacağız. 76 daireden oluşan Adliye Lojmanımız 1 yıl içerisinde tamamlanarak Cumhuriyet Başsavcılığımıza teslim edilecek. İstinaf mahkemelerinin hizmet vereceği yerleşkemizin proje ihalesi tamamlandı” dedi.

“28 bin otopsi yaptık”

Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek, “Bugüne kadar yaklaşık 550 adli tıp asistanına adli tıp uzmanlık eğitimi verdik. 2023 yılında Adli Tıp Kurumu olarak yaklaşık 28 bin otopsi, 25 bin ölü muayenesi, 435 bin adli muayene ve 150 bin DNA incelemesi olarak toplam 785 bin 613 adliye dosya incelemesi yapılarak mütalaa ve adli rapor düzenledik. 2002 yılında sadece 25 ilde adli tıp hizmeti verilirken bugün 81 ilimizin tamamında bu hizmeti sunmaktayız. Açılışına yaptığımız Samsun Grup Başkanvekilliği ile birlikte 15 başkanlık olarak hizmet veriyoruz” diye konuştu.

“Taşınınca burayı aile, eğitim ve yaşam merkezine dönüştüreceğiz”

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Adliye Sarayı yaptırdığımızda o zaman Türkiye’nin en büyüğüydü. Şehir büyüdü, yetmedi. Şimdi Türkiye’ye örnek olacak yeni bir proje ile Atakum’da 70 dönüm arazi üzerinde yapılacak yer ile birlikte bütün istinaf oraya taşınacak. Mevcut adliye öteki tarafa taşınacak. İdare mahkemesi de yeni kampüse taşınacak. Türkiye’nin en şık adliye lojmanlarını da adliye camiamıza kavuşturmuş olacağız. Adli tıp, yıllardır beri konuşurduk. Şu an ciddi anlamda başka bir şehre gönderme olmuyor. Yılda 1-2 tane oluyor. Bununla birlikte 3 tane daha yeni adli tıp şube müdürlüğü oluştu. Burası bir anda bölge merkezine dönüşüverdi. Büyükşehir Belediyesi olarak sayın bakanımın seçim kampanyasında ifade ettiği sözü yerine getirmiş olduk. Burada hizmete başlıyoruz ve açılışını yapıyoruz. Diğer tarafa taşınınca burayı belediyenin aile, eğitim ve yaşam merkezi yapacağız. Bu 5 yıl içerisinde hiçbir şeyi rastgele yapmadık. Her şey bir stratejini parçası olarak inşa edildi” şeklinde konuştu.

“Asıl adli tıp binamız yükseliyor”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Dr. Mehmet Muş ise, “Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı bugün nihayete ermiş durumda. Belediye Başkanımız sağ olsun bize burayı buldu ve bunu sıfırdan yaptı. Neden bunu yapıp, başka bir yer daha yapıyoruz? Arada zaman kaybı olması diye bunu yaptık. Asıl adli tıp binamız yükseliyor. Hatta temelleri bitti ve birinci katı döktüler diye biliyorum. Orası bu yılsonuna yetişmiş olacak. Burada bütün birimler satın almalarını, cihazları teşekkül etmiş vaziyettedir. Diğer taraf bitince buradan malzemelerimizi alıp diğer tarafa taşınmış olacağız. Bizim Samsun’un 2 tane daha konusu var. Bir tanesi bölge istinaf, Atakum’da. Onun alan projeleri çizildi. Bir diğer konumuz lojmanlar meselesiydi. Orası da 1 yıl içerisinde biter diye düşünüyorum. Bizim yargı camiası olarak bir eksiğimiz kalmıyor. Sağlık alanında bu şehrin altyapısı iyi. Şehir Hastanesi muhtemelen haziran ayı içerisinde Sağlık İl Müdürlüğüne teslim edilecek diye bekliyoruz. Oranın çalışması yüzde 97’yi geçmiş vaziyette. Orası bittikten sonra Tekkeköy devam ediyor ve Atakum’da bir hastane yapacağız. Bunları bitmesiyle beraber sağlık alanında çok bir ihtiyacımız kalmamış oluyor. Organize sanayi bölgeleri ve serbest bölgeleri Terme’de yaptık. Vezirköprü’de planları yapıldı. Havza’daki genişletildi. Tekkeköy’deki yeni serbest bölgenin ise planları askıya çıkıyor. Tahsisleri bitti” ifadelerini kullandı.

Konuşmalarının ardından dua edilerek adli tıp binasının açılışı yapıldı.

Programa ayrıca AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bakçepınar, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, belediye başkan adayları, bürokratlar, protokol üyeleri, adliye personelleri ve davetliler katıldı. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsun-adli-tip-grup-baskanligi-gecici-hizmet-binasi-acildi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Eyüpsultan’da kaza yapan şüpheliyle ilgili açıklama yaptı https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-eyupsultanda-kaza-yapan-supheliyle-ilgili-aciklama-yapti/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-eyupsultanda-kaza-yapan-supheliyle-ilgili-aciklama-yapti/#respond Sun, 07 Apr 2024 04:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13340 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Eyüpsultan’da kullandığı arabayla yol kenarındaki ATV tipi araçlara çarparak bir kişinin ölümüne, 4 kişinin de yaralanmasına neden olduktan sonra annesiyle Mısır’a kaşan şüpheliye ilişkin, “Cumhuriyet Başsavcılığımız zaten olay anından itibaren soruşturmayı başlatmıştı. Kişinin yakalanması için yakalama kararı çıkartıldı. Mısır adli makamlarından iadesini talep edecek olan süreci başlattık. Bir kırmızı bülten çıkarıyoruz. Bu konudaki süreç başladı.” dedi.

Bakan Tunç, A Haber’de canlı yayında “Melih Altınok ile Sebep Sonuç” programında soruları yanıtladı.

Türkiye’nin son 22 yılda mevzuatın ihtiyaçlara cevap verebilmesi için önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini söyleyen Tunç, temel kanunların tamamını değiştirdiklerini belirterek, “Çağın ihtiyaçlarına uygun hale getirdik. Şunu diyebiliriz, Avrupa’nın en yeni, en çağdaş temel kanunları Türkiye’dedir.” ifadesini kullandı.

Ceza mevzuatının 2005 yılında yenilendiğini hatırlatan Tunç, hem Avrupa Birliği uyum süreci bakımından hem de vatandaşların ihtiyaçları bakımından kanunların yenilendiğini kaydetti.

Teknolojinin yeni imkanlarını kullandıklarını anlatan Tunç, “Hatta şimdi Bilgi İşlem Genel Müdürlüğümüzün, yapay zekanın yargı hizmetlerinde kullanılabilmesiyle ilgili bir çalışması var.” diye konuştu.

Hakim ve savcıların geçmişten bugüne geldiği durumu dile getiren Tunç, 2002’de 9 bin civarında hakim ve savcı varken, bugün 24 bin hakim ve savcının bulunduğu bilgisini verdi.

Eyüpsultan’da, 1 Mart’ta kullandığı arabayla yol kenarındaki ATV tipi araçlara çarparak bir kişinin ölümüne, 4 kişinin de yaralanmasına neden olan ve annesi tarafından yurt dışına kaçırılan 18 yaşından küçük sürücüyle ilgili açıklamalarda bulunan Tunç, şunları paylaştı:

“Cumhuriyet Başsavcılığımız zaten olay anından itibaren soruşturmayı başlatmıştı. Kişinin yakalanması için yakalama kararı çıkartıldı. Mısır adli makamlarından iadesini talep edecek olan süreci başlattık. Bir kırmızı bülten çıkarıyoruz. Bu konudaki süreç başladı. Mısırla bizim suçluların iadesine ilişkin adli yardımlaşma anlaşmamız var. Bu konudaki süreci yakinen takip ediyoruz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürütmekte olduğu bir soruşturma. Tabii, buna benzer artık ülkemizde suçla mücadele noktasında hem mevzuat hem de uygulama anlamında önemli çalışmamız var. Özellikle suçun kaynağında önlenmesi önemli. Suç meydana geldikten sonra, zarar ortaya çıktıktan sonra yargılama süreçleri de elbette önemli ama asıl 18 yaşından küçük, ehliyeti olmayan birisinin trafiğe çıkmış olması ve kazaya sebebiyet vermesi. Tabii ki burada özellikle o çocuğu kaçıran annesi bakımından da şu an bir soruşturma söz konusu.”

Kiralarla ilgili yargıya yansıyan kaç dosya olduğuna ilişkin konuşan Tunç, kiralarla ve tahliyeyle ilgili dava açmadan önce arabulucuya başvurulmak zorunda olunduğunu ve bu durumun yargının yükünün yüzde 25’ini aldığını söyledi.

“Depremde 15 adliyemiz yıkıldı”

Deprem bölgesindeki adliye binalarından bahseden Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Deprem bölgesinde konteynerde duruşma gören illerimiz var. Onların süratle inşaatlarını yapacağız. Depremde 15 adliyemiz yıkıldı. Bunlar eskiden yapılan adliyeler, bizim dönemimizde yapılan adliyelerde çatlak bile yok. Ama eskiden yapılan hükümet konaklarının içerisinde olan ilçe adliyelerimiz vardı. 15 adliyemiz kullanılamaz hale geldi ve geçici yerlerde şu anda. Süratle inşaatlarına başladık.”

Bazı hakim ve savcıların göreve iade edilmesiyle ilgili, “FETÖ ile mücadelede ne durumdayız?” sorusunu yanıtlayan Tunç, şu bilgileri aktardı:

“FETÖ ile mücadelede kararlılığımızdan hiçbir zaman taviz vermememiz gerekir. Bu konudaki kararlılığımız en yüksek seviyede devam ediyor. Terörün her türlüsüyle mücadele eden bir ülkeyiz. 15 Temmuz karanlık gecesini bu ülkeye yaşatmak isteyen FETÖ teröristleriyle mücadele etmeye devam edeceğiz. FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olanlar bakımından kamuda bir arınma süreci hemen başlamıştı, 15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından. Bir olağanüstü hal ilanı söz konusu oldu 20 Temmuz’da. Tabii muhalefet bunu ’20 Temmuz darbesi’ olarak söylemeye devam ediyor. 20 Temmuz darbe değil, darbecilerin özellikle halkın karşısında hesap vermesi sürecinin başladığı tarih. Aslında süreç daha öncesinde 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimi sonrası başlayan bir süreç var. O zamandan itibaren hem emniyette, hem yargımızda hem askeriyede bu konudaki ayıklama ve arınma süreci başlatılmıştı.”

“Bir dönem FETÖ sızmalarını konuştuk, onlar tasfiye edildiler. Şimdi, ‘mesleğe kabul kriterlerinde şeffafız, netiz’ diyor musunuz?” sorusuna Tunç, “Mesleğe kabul kriterlerinde özellikle bizim öncelikli gözeteceğimiz husus, elbette ki liyakat. İyi yetişmiş hukukçulara sahip olmamız lazım. İyi bir hukuk eğitimi almalı. Hukuk fakültelerimizin eğitim kalitesi noktasındaki YÖK ile işbirliği yüksek seviyede devam ediyor.” yanıtını verdi.

Afla ilgili bir gündem olup olmadığı sorusu üzerine Tunç, böyle bir gündemlerinin olmadığını dile getirdi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Tunç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Murat Bey, bakanlık yaparken ben de parlamentoda milletvekiliydim. Murat Bey, Anadolu’nun bütün illerini dolaşırdı. Geldiği zaman, bir ili ziyaret ettiği zaman belediye başkanları, teşkilat mensupları, vatandaşlar, ondan şehirleriyle ilgili bir şey istediğinde ‘bakalım, edelim’ demezdi, hemen bürokratına talimat verirdi, ‘şu belediyemizin şu ihtiyacı varmış bunu hemen şuradan sağlıyorsunuz, şu ödeneğe ihtiyaç’ şeklinde talimatları verirdi.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-eyupsultanda-kaza-yapan-supheliyle-ilgili-aciklama-yapti/feed/ 0
Arabesk müziğin “Baba”sı: Müslüm Gürses https://www.haber28.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/ https://www.haber28.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11765 “Arabeskin Babası” veya “Müslüm Baba” olarak tanınan arabesk ve halk müziği sanatçısı Müslüm Gürses’in vefatının üzerinden 11 yıl geçti.

Gerçek adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, tarım işçileri Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.

Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi olan Gürses’in ailesi, ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisi 3 yaşındayken Adana’ya göç etti. Müslüm Gürses, ilkokuldan sonra eğitime devam edemeyerek, bir süre ayakkabı tamircisi ve terzi dükkanında çalıştı.

14 yaşındayken Adana’da ses yarışmasına katıldı

Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967’de henüz 14 yaşındayken Adana’da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılan sanatçı, birinci olarak dikkati çekti.

Usta sanatçı, yarışmadan sonra “Gürses” soyadını kullanırken, bir yandan da halk eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başladı.

Kendisine yapılan teklifle kısa bir süre çay bahçesinde türkü söyleyen sanatçı, işlerin iyi gitmemesi sebebiyle terziliğe geri dönmek zorunda kaldı.

Gürses, müziğe başladığı ilk yıllarla ilgili yaptığı bir açıklamada, “İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum.” ifadelerini kullanmıştı.

İlk plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” büyük başarı yakaladı

Adana’daki bir gazinoda assolist olarak sahne alan Sadık Altınmeşe’nin rahatsızlanmasının ardından onun yerine sahneye çıkan sanatçı, büyük ilgi gördü ve mikrofonu bir daha elinden bırakmadı.

Müslüm Gürses, bir yandan Adana’da çeşitli mekanlarda konserler verirken, 1967’den itibaren her cumartesi TRT Çukurova Radyosu’nda, canlı olarak türküler söyledi.

İlk plağı “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” adlı 45’liği 1968’de çıkaran sanatçı, kariyer basamaklarında hızla yükselmeye başladı.

Sanatçı, 29 Mayıs 1969’da babasının annesini öldürmesiyle büyük sarsıntı yaşadı. Bir iddiaya göre, aynı gün Gürses’in kız kardeşi Zeyno Akbaş’ı da öldüren babası, cezaevine girdi.

Hayatının bu noktasıyla ilgili hiçbir zaman konuşmak istemeyen ünlü sanatçı, annesinin vefatının ardından geldiği İstanbul’da, “Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin” ve “Gitme Gel Gel/Haram Aşk” adlı iki 45’lik plak doldurdu.

Gürses, “Sevda Yüklü Kervanlar” adlı şarkısıyla geniş kitlelere ulaşmayı başarırken, “Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma” isimli 45’liği 300 bin basılarak dönemin rekorunu kırdı.

Askerliğini Mamak’ta yapan sanatçı, vatani görevini tamamladıktan sonra Burhan Bayar’ın bestelerine yer verdiği çok sayıda plağı hayranlarıyla buluşturdu.

1990’lı yıllarda müzik dünyasında ikinci çıkışını yakaladı

Müslüm Gürses, 1978’de Anadolu turnesi dolayısıyla Tarsus’tan Adana’ya dönerken trafik kazası geçirdi. Sürücünün hayatını kaybettiği kazada, öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı son anda fark edildi ve ameliyata alındı.

Kazada, alnı ciddi biçimde zedelenen sanatçının başına, beynini koruyacak plaka takıldı. Gürses, kazadan dolayı koku alma duyusunu yitirdi. İşitme duyusu da ciddi biçimde zarar gören sanatçı, yavaş konuşmaya başladı.

Usta sanatçı, 1990’lı yılların başında “Özür Diliyorum Senden”, “İsyankar” ve “Ben İnsan Değil miyim?” adlı albümleriyle müzik dünyasında ikinci büyük çıkışını yakaladı.

Yaşadığı acılarla sanatını yoğuran Gürses, şarkılarında kendisini umutsuz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman olmaya çalıştı. Bir röportajında Orhan Gencebay ile arasındaki farkı, “Orhan ağabey bizim pirimizdir. Orhan Gencebay, ‘Böyle gelmiş, böyle gitmez’ diyor. Bizse ‘Böyle gelmiş, böyle gider’ diyoruz” sözleriyle ifade etmişti.

2006’da “Aşk Tesadüfleri Sever” albümünde sınırlarını aştı

Müslüm Gürses, “Gönül Teknem” adlı albümünün yanı sıra yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” adlı albümü 2006’da çıkararak müzikseverlerin beğenisine sundu.

David Bowie, Bjork, Bob Dylan ve Leonard Cohen’in de aralarında olduğu birçok yabancı müzisyenin bestelerine Mungan’ın yazdığı sözleri yorumlayan sanatçı, albümde Haris Alexiou şarkısını Sezen Aksu ile seslendirdi.

Unutulmaz isim, yaşamının son yıllarında bazı pop ve rock tarzındaki şarkıları da repertuvarına katarak, Bülent Ortaçgil’in “Sensiz Olmaz”, Nilüfer’in “Olmadı Yar”, Teoman’ın “Paramparça”, Tarkan’ın “İkimizin Yerine”, Şebnem Ferah’ın “Sigara” ve Kenan Doğulu’nun “Tutamıyorum Zamanı” adlı çalışmalarını da seslendirerek, 2009’da “Sandık”, 2010’da ise “Yalan Dünya” albümlerine imza attı.

Onlarca albüm ve plak yaptı

Gürses’in 1975-1978 yıllarında dört farklı “Müslüm Gürses” adlı albümü yayımlanırken, 1976’da “Öldürdüğün Yetmedi mi”, 1979’da “Gazla Şoför”, “Bağrıyanık”, 1980’de “Umutsuz Hayat”, “Esrarlı Gözler”, 1981’de “Mutlu Ol Yeter”, 1982’de “Müzik Ziyafeti”, “Tanrı İstemezse”, 1983’te “Anlatamadım”, “Dertliler Meyhanesi”, 1984’te “Yaranamadım”, 1985’te “Güldür Yüzümü”, “Gitme”, 1986’da “Sevda Yolu”, “Yıkıla Yıkıla”, “Küskünüm”, “İlk Aşkım Son Sevgilim”, “Hayatımı Sen Mahvettin”, 1987’de “Farketmez”, “Talihsizler”, 1988’de “Aldatılanlar”, “Dertler İnsanı”, “Vefasız Alem”, “Maziden Bir Demet”, 1989’da “Arabeskin Devleri”, “Bir Fırtına Kopacak”, “Bir Kadeh Daha Ver”, “Mahsun Kul”, “Müslüm Gürses Konser albümü”, 1990’da “Meyhaneci/ Kırık Sazım”, “Hüzünlü Günler”, “Arkadaş Kurbanıyım”, “Güle Güle Git”, 1991’de “Bir Bilebilsen/ Zalim”, “Sen Nerdesin Ben Nerdeyim”, “Yüreğimden Vurdun Beni”, “Bir de Benden Dinleyin”, “Her Şey Yalan”, “Yaşamalısın”, 1992’de “Müslümce 92”, 1993’te “Ah Gülüm”, “Dağlarda Kar Olsaydım”, “Kralların Müzik Şöleni”, 1994’te “Senden Vazgeçmem”, “İnsaf – Kahire Resitali”, 1995’te “Benim Meselem”, “Bir Avuç Gözyaşı”, 1996’da “Topraktan Bedene”, “Şiirlerim Şarkılarım”, 1997’de “Sultanım”, “Usta – Ne Yazar”, “Nerelerdesin”, 1998’de “Müslüm Gürses Klasikleri” albümleri yayımlandı.

“Arkadaşım”, “Garipler” ve “Vay Canım” albümleri 1999’da müzikseverlerle buluşan sanatçının ayrıca 2000’de “Biz Babadan Böyle Gördük”, “Zavallım”, 2001’de “Müslümce Türküler”, “Sadece”, “Yanlış Yaptım”, “Dünya Yalan”, 2002’de Açık Hava Konser albümleri- 1, 2, 3, “Müslüm Baba ile Yolculuk”, “Paramparça”, 2003’te “Yanarım”, “İkimizin Yerine”, 2004’te “Uyanma Zamanı”, 2005’te “Ayrılık Acı Bir Şey”, 2005’te “Bakma”, 2006’da “Gönül Teknem”, “Aşk Tesadüfleri Sever”, 2009’da “Sandık”, 2010’da “Yalan Dünya”, 2013’te “Veda – Ervah-ı Ezelde”, 2013 ve 2014’te “Baba Şarkılar 1-2” albümleri çıktı.

38 filmde rol aldı

Müslüm Gürses, arabesk furyasının yükseldiği dönemde Yeşilçam’a da adım attı. Çoğu şarkılı, türkülü olmak üzere 38 filmde rol alan Gürses, ilk kez 1979’da çekilen “İsyankar” filmiyle kamera karşısına geçti.

Genellikle suça sürüklenen, alkolizmin batağına saplanmış gençlerin, acı dolu hayat hikayelerinin işlendiği filmlerde rol alan sanatçı, kariyerinin son döneminde de komedi filmlerinde yardımcı oyuncu olarak göründü.

Sanatçı, 1980’de “Bağrı Yanık”, “İtirazım Var”, “Hasret”, “Kul Sevdası “Zeytin Gözlüm”, 1981’de “Mutlu Ol Yeter”, 1983’te “Anlatamadım”, 1984’te “Ağlattı Kader”, “Bir Yıldız Doğuyor”, “Çare Sende Allah’ım”, “Garibanlar”, “Sev Yeter”, 1985’te “Güldür Yüzümü”, “İkizler”, “Kul Kuldan Beter”, “Yaranamadım”, 1986’da “Beleşçiler”, “Çığlık”, “Seher Vakti”, “Töre”, “Yıkıla Yıkıla”, “Kader Rüzgarı”, “Kısmetin En Güzeli”, “Küskünüm”, 1987’de “Oğlum”, “Talihsizler”, 1988’de “Yalnızlık Korkusu”, 1990’da “Dertler İnsanı”, “Dünya Boştur”, 2000’de “Sevmemeli”, 2002’de “Bir Akıllı Bir Deli”, “Muhabbet Kuşları”, “Ömerçip”, 2005’te “Balans ve Manevra”, 2006’da “Amerikalılar Karadeniz’de 2”, 2008’de “Esrarlı Gözler”, 2011’de “Şov Bizinıs” filmlerinde oynadı.

Muhterem Nur, Müslüm Gürses’in en büyük destekçisi oldu

Sinema oyuncusu Muhterem Nur ile 1982’de Malatya turnesinde ilk kez karşılaşan ve “Sahneye ilk kim çıkacak” kavgası eden sanatçı, bu olaydan sonra Nur’dan ayrılmadı.

Çocukluğunda hiçbir filmini kaçırmadığı ve büyük bir hayranlık duyduğu Muhterem Nur ile 1986’da hayatını birleştiren Gürses’in, “Esrarlı gözler” isimli şarkısını Muhterem Nur için bestelediği söylendi. O dönem Türk sinemasında oldukça popüler bir konumda olan Nur, eşinin isteğiyle sanat yaşamını sonlandırırken, Gürses’in yaşamındaki en büyük destekçisi oldu.

Müslüm Gürses, eşiyle ilgili yaptığı bir açıklamada, “Her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil. Ben bugün bir yerlere gelmişsem bunda yüzde 90 Muhterem Hanım’ın payı vardır.” ifadelerini kullanırken, Muhterem Nur ise “Ondan önce yaşamıyordum. Mutlu olmayı, huzuru anladım. Eğer bir gün gözlerim görmez, ayaklarım tutmaz, kollarım da yukarıya kalkıp ona yardım etmezse, o zaman Müslüm’ü yalnız bırakırım.” açıklamasında bulunmuştu.

44 yıllık kariyerinde 78 albüme imza attı

Yaklaşık 44 yıllık kariyerinin büyük bölümünde, hemen her yıl birkaç albüme imza atan ve toplam 78 albüm çıkaran Gürses, yaşamı boyunca “kenar mahalle” ya da “varoş” müziği yaptığı yönünde eleştirilere maruz kalsa da her türden müzisyenin ve müzikseverin saygısını kazanmayı başardı.

Usta sanatçı, 15 Kasım 2012’de geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı. Dört ay yoğun bakımda kalan sanatçı solunum cihazına bağlandı. Müslüm Gürses, 3 Mart 2013’te tedavi gördüğü İstanbul Memorial Hastanesinde hayatını kaybetti, cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Mütevazı karakteriyle bilinen Gürses’in yaşamını beyaz perdeye aktaran “Müslüm” filmi ise sanatçının Şanlıurfa’daki çocukluğundan başlayıp Adana’da keşfedilmesine ve İstanbul’da yıldızlaşmasına kadar pek çok bilinmeyen yönünü 2018’de sinemaseverlere sunmuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/arabesk-muzigin-babasi-muslum-gurses/feed/ 0
Erzincan’daki maden faciasıyla ilgili soruşturmada gözaltına alınan şirketin Türkiye müdürü yurt dışı yasağı ile serbest bırakıldı https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-faciasiyla-ilgili-sorusturmada-gozaltina-alinan-sirketin-turkiye-muduru-yurt-disi-yasagi-ile-serbest-birakildi/ https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-faciasiyla-ilgili-sorusturmada-gozaltina-alinan-sirketin-turkiye-muduru-yurt-disi-yasagi-ile-serbest-birakildi/#respond Sat, 24 Feb 2024 07:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7005 Erzincan İliç’teki altın madeninde 13 Şubat’ta yaşanan toprak kaymasının ardından haber alınamayan 9 işçiye ulaşılmaya çalışılıyor. Kazayla ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan altın madeni ocağını işleten şirketin “Türkiye Ülke Müdürü” C.D. adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Sabah saatlerinde gözaltına alınan C.D., ifade işlemleri için İliç Adliyesi’ne sevk edildi. Burada ifade veren zanlı, yurt dışına çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında maden ocağını işleten firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İÇİŞLERİ BAKANI: 35 MİLYON METREKÜP TOPRAK VAR

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, liç alanında 35 milyon metroküp toprak olduğunu vurgulayarak toprak kaymasıyla birlikte Sabırlı Dere’ye 5 milyon metroküplük yeni bir kütle geldiği bilgisini paylaştı.

Günlük 1500 kamyonla tahliye yapıldığını da ekleyerek toprak altındaki 9 ailenin yakınlarını ziyaret ettiklerini belirten Yerlikaya, 2 bin 700 insan gücünün yer aldığı 500’ün üzerinde arama kurtarma ekibiyle çalıştıklarını, araç ve insan kaynağı olarak eksik olmadığını açıkladı.

ENERJİ BAKANI: HALK SAĞLIĞINA ZARAR VERECEK BİR ŞEY YOK

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Arkada çok büyük bir kütle var. 3 ayrı noktaya aktığını görüyoruz. Buradaki toprak kütlesinin taşınacağı alanın hazır hale getirilmesi önemliydi. Büyük bir fedakarlık içerisinde çalışmalar devam ediyor. Çevre anlamında her türlü tedbiri almış durumdayız. DSİ alana su girmemesi için ciddi bir çalışma yürütüyor. Yeni bir su hareketini kontrol altına almak için çalışmalar yapılıyor. Şu anda halk sağlığına zarar verecek bir şey olmadığı belirlendi. En kısa zamanda kurtarma ve arama faaliyetiyle ilgili sonuç almayı ümit ediyoruz.”

Bayraktar, toprağın gideceği mermer ocağıyla ilgili hazırlıkların bittiğini belirtip onay sonrası toprak taşınmasına başlandığını söyledi. Bayraktar, radar ve dedektörlerle yapılan çalışmalarda tespit edilen noktalar olduğunu açıklarken “Bölüm bölüm kısım kısım tespit edilen noktalara göre kurtarma çalışmaları devam ediyor. Alınan numunelerin hiçbirisinde herhangi bir risk görünmüyor. İşçilere ulaşıldığında da buradaki tüm toprağı kaldırmak durumundayız.”

BİLİRKİŞİ HEYETİ ÖN RAPORU: ÇATLAKLAR GÖZ ARDI EDİLMİŞ

Maden sahasında incelemelerde bulunan iş güvenliği uzmanı, çevre, jeoloji, inşaat ve ziraat mühendislerinin bulunduğu heyetin hazırladığı bilirkişi ön raporunda, aralarında “yığındaki çatlaklar için vaktinde önlem almayan” proses oksit müdürünün de bulunduğu 5 kişi asli kusurlu bulunmuştu.

Raporda oksit operasyon başmühendisinin de yığın liçinde meydana gelen çatlaklar konusunda iş güvenliği uzmanı tarafından defalarca uyarılmasına rağmen solüsyon verdiği ve yığın liçinde hareketi hızlandırdığı, çatlakların belli aralıklara gelmesini gördüğü halde bunu hiçe saydığı, bu riskli durumu bilmesine rağmen alanın boşaltılması konusunu göz ardı ederek çalışanların can güvenliklerini tehlikeye attığının tespit edildiği vurgulanmış ve kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştı.

6 ZANLI TUTUKLANMIŞTI

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İliç’teki maden ocağında yaşanan toprak kaymasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve İliç Adliyesine çıkarılan J.R.G, A.C, H.Ü, M.B, Ş.D, S.D, M.T. ve A.R.K, savcılıktaki ifadelerinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilmiş, zanlılardan altın madeni ocağını işleten şirketin Kanadalı yöneticisi J.R.G’nin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklanmış, 2 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-faciasiyla-ilgili-sorusturmada-gozaltina-alinan-sirketin-turkiye-muduru-yurt-disi-yasagi-ile-serbest-birakildi/feed/ 0
İstanbul Adalet Sarayı’ndaki terör saldırısında Sabancı suikastinin firari sanığı da şüpheliler arasında https://www.haber28.com.tr/istanbul-adalet-sarayindaki-teror-saldirisinda-sabanci-suikastinin-firari-sanigi-da-supheliler-arasinda/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-adalet-sarayindaki-teror-saldirisinda-sabanci-suikastinin-firari-sanigi-da-supheliler-arasinda/#respond Fri, 16 Feb 2024 01:14:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5554 İstanbul Adalet Sarayı’ndaki polis noktasına düzenlenen terör saldırısına ilişkin soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın şüphelileri arasında Sabancı suikastinin firari sanığı Fehriye Erdal’ın da olduğu öğrenildi. Saldırının talimatını verdikleri öne sürülen ve aralarında Fehriye Erdal’ın da olduğu örgütün sözde merkez komite üyeleri firari 4 şüphelisi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Öte yandan öldürülen saldırganlar Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un adliyeye silahlı bir şekilde girerek bir kısım görevliyi rehin alacağı ve manifesto okuyacakları da öğrenildi.

ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NE TERÖR SALDIRISI

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nın C kapısında bulunan polis kontrol noktasına 6 Şubat tarihinde silahlı terör saldırısı düzenlenmiş, polislerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada DHKP-C’li teröristler Emrah Yayla ve Pınar Birkoç öldürülerek etkisiz hale getirilmişti. Olayda 3’ü polis memuru 6 kişi yaralanırken, Dilfıraz Karataş isimli bir vatandaşın ise hayatını kaybettiği belirtilmişti. Olaya ilişkin yakalanarak gözaltına alınan 96 şüpheliden 48’i tutuklanırken, 48’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

4 ŞÜPHELİYE YAKALAMA KARARI

Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma çerçevesinde, saldırı eyleminin talimatını verdikleri ve DHKP/C silahlı terör örgütünün merkez komite üyesi oldukları öne sürülen firari şüpheliler Fehriye Erdal, Zerrin Sarı, Seher Demir ve Musa Aşoğlu hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

BİR KISIM GÖREVLİLERİ REHİN ALARAK MANİFESTO OKUYACAKLARDI

Öte yandan hakimlik sevk yazısında, örgütün yönetici kadrosu tarafından verilen talimat doğrultusunda Emrah Yayla ve Pınar Birkoç’un adliyeye silahlı bir şekilde girerek yanlarında getirdikleri malzemelerle daha önce duruşma bahanesiyle içeri giren ve eylem için hazır bekleyen Elif Ersoy, Diyar Ersoy, Necla Birkoç ve Ercan Güneş’in yardımıyla bir kısım görevlileri rehin almak amacında oldukları, yakalamamaları için sahte bomba görünümü verilmiş düzeneklerle içeriğinde bir takım hukuksuz talepler içeren manifestoyu okuyacakları da öğrenildi. Ayrıca sevk yazısında, taleplerinin kabul görmemesi durumunda rehin aldıkları kamu görevlilerine sözde cezalandırma eylemi yapacakları da belirtildi.

FAHRİYE ERDAL, SABANCI SUİKASTI DAVASININ FİRARİ SANIĞI OLARAK YER ALMIŞ

Öte yandan, Fehriye Erdal’ın, Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefi’nin 1996’da öldürülmesine ilişkin kamuoyunda ‘Sabancı suikastı davası’ olarak bilinen davada ‘firari sanık’ olarak yer aldığı, 17 Mayıs 2017’de ise dosyasının ayrıldığı öğrenildi.

Öldürülen terörist Pınar Birkoç

NE OLMUŞTU?

İstanbul Adliyesi önündeki polis kontrol noktasına 6 Şubat’ta silahla ateş açan 2 terörist ölü ele geçirilmiş, Dilfiraz Karataş hayatını kaybetmiş, 3’ü polis 6 kişi yaralanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 96 şüpheliden 14’ü “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” ve “nitelikli kasten öldürme”, 33’ü “silahlı terör örgütüne üye olma”, 1 şüpheli ise “örgüte yardım etme” suçundan tutuklanmıştı. 48 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Öldürülen terörist Emrah Yayla

Saldırgan Pınar Birkoç’un, olay günü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmada yargılanan kardeşi Necmiye Birkoç hakkında da eylemle irtibatlı olduğu değerlendirilerek “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan tutuklama kararı verilmişti.

Saldırı sonrasında sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşımlar yaptığı tespit edilenlerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheliden 5’i tutuklanmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-adalet-sarayindaki-teror-saldirisinda-sabanci-suikastinin-firari-sanigi-da-supheliler-arasinda/feed/ 0
İzmir’deki tarihi vurgunda Ocakçı çiftiyle birlikte 27 şüpheli tutuklandı https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-tarihi-vurgunda-ocakci-ciftiyle-birlikte-27-supheli-tutuklandi/ https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-tarihi-vurgunda-ocakci-ciftiyle-birlikte-27-supheli-tutuklandi/#respond Sat, 10 Feb 2024 10:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4752 İzmir’deki tarihi vurgunda Ocakçı çiftiyle birlikte 27 şüpheli tutuklandı

3 bini aşkın kişiden 5 milyar 123 milyon TL toplamışlardı: 27 şüpheli tutuklandı

İZMİR – İzmir’de, yüksek faiz vaadiyle binlerce kişiden 5 milyar 123 milyon TL para topladığı belirtilen ve FETÖ’den ihraç edildiği ortaya çıkan Ocakçı Holding’in sahibi Sedat Ocakçı ile eşi Seçilay Ocakçı’nın da aralarında olduğu toplamda 27 şüpheli tutuklandı.

Yozgat’ta dron fabrikası kurma vaadiyle tanınan Ocakçı Holding ile ilgili operasyonda gözaltı sayısı 32’ye yükselmişti. İzmir’de, hem yüksek faiz vaadiyle hem de İzmir Token ile yaptığı protokol sonucu 15 milyonluk yatırımla gündeme gelen ve 3 bini aşkın kişiden 5 milyar 123 milyon TL para topladığı ortaya çıkan Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı (30), geçtiğimiz çarşamba günü yurt dışına çıkış hazırlığında oldukları esnada Adana’da, İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana KOM Şube Müdürlüğü ekiplerinin de desteğiyle, saklandıkları ikamette İzmir polisi tarafından kıskıvrak yakalanmıştı. Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı’nın yanı sıra yakalanan 2 zanlı da Adana’dan İzmir’e getirilmişlerdi.

Yakalanan 5 şüpheli 3 farklı ilden SEGBİS ile mahkemeye katıldı

Ocakçı çiftinin yanı sıra İzmir’de bulunan 27 şüpheli, İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık” suçundan dün, Karşıyaka Adliyesi’ne sevk edilmişti. Yakalananların arasında Sedat Ocakçı’ya yardım ve yataklık eden 1 kişinin olduğu, Ankara’da bulunan 2 kişinin ise Ocakçı ile iş birliği yaptığı tespit edilmiş, Antalya ve Ankara’da 2, Aksaray’da ise yakalanan 1 kişinin, İzmir’deki şüphelilerle birlikte eş zamanlı olarak adliyeye sevk edildiği ve mahkemeye SEGBİS aracılığıyla katıldıkları belirtildi.

Ocakçı çiftiyle birlikte 27 şüpheli tutuklandı

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden, Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı ile birlikte toplamda 27 şüpheli tutuklandı. 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

“Herkes parasını alacak, paralar Salih’te”

Dün, adliyeye sevk esnasında basın mensuplarının “paralar nerede” sorusuna yanıt veren Sedat Ocakçı, “Herkes parasını alacak, paralar Salih’te” demişti.

3 bin 100 mağdur var: 5 milyarı aşkın vurgun

Ocakçı Holding sahibi Sedat Ocakçı, yeğeni Siber Güvenlik Uzmanı Salih Han’ın holdinge ait 5 milyar 123 milyon TL’lik soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtığını iddia etmişti. Paraları ödeyeceğini söyleyen ve o süreçte kayıplara karışan iş insanı Sedat Ocakçı’nın aylık yüzde 17’lik faiz verileceği vaadiyle paralar toplandığı ve bu şekilde büyük vurgun yaptığı öğrenilmişti.

Mağdurlar çoğalıyor

Geçtiğimiz günlerde ise holding binasının girişindeki levhalar kaldırılınca ve binaya kiralık pankartı asılınca mağdurlar da ortaya çıkmış; evini ve arabasını satıp kredi çeken, elindeki paraları teslim eden mağdurlar ise Çiğli ilçesindeki Hira Danışmanlık Eğitim ve Yazılım önünde toplanmıştı.

Sedat Ocakçı FETÖ’den ihraç edilmiş

Dron fabrikası kurma vaadiyle kısa sürede büyüyen ve Çiğli’de holding binası açan Sedat Ocakçı’nın 2019 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nden ihraç edilen üsteğmen olduğu ortaya çıkmış, adliyeye sevk edilenler arasında holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan da olduğu öğrenilmişti.

Ayrıca Ocakçı, son paylaştığı videolu mesajında da, “O çok sevdiğiniz paralarınız yatacak” demişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-tarihi-vurgunda-ocakci-ciftiyle-birlikte-27-supheli-tutuklandi/feed/ 0
İzmir’de Yüksek Faiz Vaadiyle Para Toplayan Ocakçı Holding’in Sahipleri Tutuklandı https://www.haber28.com.tr/izmirde-yuksek-faiz-vaadiyle-para-toplayan-ocakci-holdingin-sahipleri-tutuklandi/ https://www.haber28.com.tr/izmirde-yuksek-faiz-vaadiyle-para-toplayan-ocakci-holdingin-sahipleri-tutuklandi/#respond Sat, 10 Feb 2024 08:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4728 İzmir’de, yüksek faiz vaadiyle binlerce kişiden 5 milyar 123 milyon TL para topladığı belirtilen ve FETÖ’den ihraç edildiği ortaya çıkan Ocakçı Holding’in sahibi Sedat Ocakçı ile eşi Seçilay Ocakçı’nın da aralarında olduğu toplamda 27 şüpheli tutuklandı.

Yozgat’ta dron fabrikası kurma vaadiyle tanınan Ocakçı Holding ile ilgili operasyonda gözaltı sayısı 32’ye yükselmişti. İzmir’de, hem yüksek faiz vaadiyle hem de İzmir Token ile yaptığı protokol sonucu 15 milyonluk yatırımla gündeme gelen ve 3 bini aşkın kişiden 5 milyar 123 milyon TL para topladığı ortaya çıkan Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı (34) ve eşi Seçilay Ocakçı (30), geçtiğimiz çarşamba günü yurt dışına çıkış hazırlığında oldukları esnada Adana’da, İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Adana KOM Şube Müdürlüğü ekiplerinin de desteğiyle, saklandıkları ikamette İzmir polisi tarafından kıskıvrak yakalanmıştı. Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı’nın yanı sıra yakalanan 2 zanlı da Adana’dan İzmir’e getirilmişlerdi.

Yakalanan 5 şüpheli 3 farklı ilden SEGBİS ile mahkemeye katıldı

Ocakçı çiftinin yanı sıra İzmir’de bulunan 27 şüpheli, İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık” suçundan dün, Karşıyaka Adliyesi’ne sevk edilmişti. Yakalananların arasında Sedat Ocakçı’ya yardım ve yataklık eden 1 kişinin olduğu, Ankara’da bulunan 2 kişinin ise Ocakçı ile iş birliği yaptığı tespit edilmiş, Antalya ve Ankara’da 2, Aksaray’da ise yakalanan 1 kişinin, İzmir’deki şüphelilerle birlikte eş zamanlı olarak adliyeye sevk edildiği ve mahkemeye SEGBİS aracılığıyla katıldıkları belirtildi.

Ocakçı çiftiyle birlikte 27 şüpheli tutuklandı

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden, Ocakçı Holding’in sahibi iş insanı Sedat Ocakçı ve eşi Seçilay Ocakçı ile birlikte toplamda 27 şüpheli tutuklandı. 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

“Herkes parasını alacak, paralar Salih’te”

Dün, adliyeye sevk esnasında basın mensuplarının “paralar nerede” sorusuna yanıt veren Sedat Ocakçı, “Herkes parasını alacak, paralar Salih’te” demişti.

3 bin 100 mağdur var: 5 milyarı aşkın vurgun

Ocakçı Holding sahibi Sedat Ocakçı, yeğeni Siber Güvenlik Uzmanı Salih Han’ın holdinge ait 5 milyar 123 milyon TL’lik soğuk cüzdanla Dubai’ye kaçtığını iddia etmişti. Paraları ödeyeceğini söyleyen ve o süreçte kayıplara karışan iş insanı Sedat Ocakçı’nın aylık yüzde 17’lik faiz verileceği vaadiyle paralar toplandığı ve bu şekilde büyük vurgun yaptığı öğrenilmişti.

Mağdurlar çoğalıyor

Geçtiğimiz günlerde ise holding binasının girişindeki levhalar kaldırılınca ve binaya kiralık pankartı asılınca mağdurlar da ortaya çıkmış; evini ve arabasını satıp kredi çeken, elindeki paraları teslim eden mağdurlar ise Çiğli ilçesindeki Hira Danışmanlık Eğitim ve Yazılım önünde toplanmıştı.

Sedat Ocakçı FETÖ’den ihraç edilmiş

Dron fabrikası kurma vaadiyle kısa sürede büyüyen ve Çiğli’de holding binası açan Sedat Ocakçı’nın 2019 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nden ihraç edilen üsteğmen olduğu ortaya çıkmış, adliyeye sevk edilenler arasında holdinge bağlı şirketlerden Metayıldız Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten emekli Tuğgeneral Mehmet Rıfat Alkan da olduğu öğrenilmişti.

Ayrıca Ocakçı, son paylaştığı videolu mesajında da, “O çok sevdiğiniz paralarınız yatacak” demişti. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirde-yuksek-faiz-vaadiyle-para-toplayan-ocakci-holdingin-sahipleri-tutuklandi/feed/ 0
Bursa’daki kuyumcu fonu sanıkları adliyeye sevk edildi: 6 şüpheliden 3’ü tutuklandı https://www.haber28.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-6-supheliden-3u-tutuklandi/ https://www.haber28.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-6-supheliden-3u-tutuklandi/#respond Sat, 06 Jan 2024 23:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2042 Bursa’daki kuyumcu fonu sanıkları adliyeye sevk edildi: 6 şüpheliden 3’ü tutuklandı

Adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden 3’ü tutuklandı, 2’si ev hapsine çarptırıldı

BURSA – Bursa’daki kuyumcu fonu adı altında toplam 82 kişiden 500 milyon lira değerinde altın toplayıp ortadan kaybolan kuyumcu ve onunla birlikte hareket ettikleri iddia edilen 6 kişi Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgunun ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan şüphelilerden 3’ü tutuklanırken, 2’si ev hapsine çarptırıldı. Bir şüpheliye ise yurtdışı yasağı getirildi. Öte yandan, İstanbul’da yakalanan kuyumcu A.Ö. ile babası S.Ö. ve iş ortağı A.F.Ş.’nin tüm mal varlıklarına el konulduğu belirtildi.

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde kuyumcu A.Ö. önce yakın çevresinden daha sonra ikamet ettiği ilçeden ve yakın ilçelerden kar payı dağıtma vaadiyle altın toplamaya başladı.

Sisteme para üzerinden dahil olanlar verdikleri para oranında aylık ve 3 aylık periyotlarda, çeyrek altın vererek dahil olanlar altın almaya başladı. Kısa sürede 82 kişiden 500 milyon lira değerinde altın toplayan A.Ö. kar payı ödemelerini yapamayınca bir gece ansızın H.Ş. ile birlikte iş yerindeki tüm altınları toplayarak kaçtı. Kuyumcu dükkanı iki gün açılmayınca para ve altın yatıranlar durumdan şüphelenip Orhangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün yolunu tuttu. Yapılan araştırmalar ve şehir kameraları incelendiğinde, 2 kişinin kuyumcu dükkanından altın dolu çantaları arabaya yükleyerek kaçtıkları tespit edildi.

Orhangazi Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında harekete geçen Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri kuyumcu A.Ö.’nün H.Ş. ile birlikte İstanbul’a gittiğini H.Ş.’nin A.Ö.’yü Beyoğlu ilçesinde R.E. isimli bir arkadaşının evine bırakıp döndüğünü belirledi. Önce H.Ş. gözaltına alındı. Ardından Beyoğlu’nda bir eve yapılan baskında kuyumcu A.Ö. ve arkadaşı R.E. gözaltına alındı. Ekipler daha sonra A.Ö.’nün babası S.Ö. ile ortakları A.F.Ş ile kuyumcu dükkanında çalışan S.İ.’yi gözaltına aldı.

Şuçlamaları kabul etmedi

A.Ö. emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddederek, 3 yıl önce işleri bozulduğunda yüksek faizle borç aldığını söyledi. İşleri düzelmeyince başkalarından da borç altın almaya devam ettiğini öne süren A.Ö, “İşlerim iyice zora girdi, ödemeleri yapamaz hale geldim. Bu defa da ödemeleri yapmak için elimdeki altınları ucuza satmaya başladım, yine olmayınca dükkanı kapatıp İstanbul’a gittim” ifadelerini kullandı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan kuyumcu ve olayla ilgisi bulunduğu iddia edilen 5 kişi adliyeye sevk edildi. Bu sabah erken saatlerde geniş güvenlik önlemleri eşliğinde Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nden çıkarılan şüpheliler, Orhangazi Adliyesi’ne götürüldü.

82 kişiden yaklaşık 500 milyon lira değerinde altın aldığı iddia edilen A.Ö. ile babası S.Ö ve ortağı A.F.Ş.’nin tüm mal varlıklarına tedbir konulduğu bildirildi. Mahkemeye çıkarılan 6 şüpheliden, A.Ö, S.Ö, H.Ş tutuklanırken, S.İ. ile A.F.Ş ise ev hapsine çarptırıldı. R.E ise yurtdışı yasağı getirilirken, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan, savcılığın tutuksunuz yargılan 3 kişi hakkında karara itiraz etmesi bekleniyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursadaki-kuyumcu-fonu-saniklari-adliyeye-sevk-edildi-6-supheliden-3u-tutuklandi/feed/ 0
Samsun Adliyesi’nde Soruşturma Dosyaları Yüzde 10 Arttı https://www.haber28.com.tr/samsun-adliyesinde-sorusturma-dosyalari-yuzde-10-artti/ https://www.haber28.com.tr/samsun-adliyesinde-sorusturma-dosyalari-yuzde-10-artti/#respond Fri, 29 Dec 2023 09:00:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1424 SAMSUN (İHA) – Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, 2023’te 57 bin 500 soruşturma dosyası, 2 bin 765 ihbar dosyasına baktıklarını, soruşturma dosyalarının geçen yıla göre yüzde 10 daha fazla olduğunu söyledi.

Karadeniz Bölgesi’nin en büyük adliyesine sahip Samsun Adliyesi’nde 58 Cumhuriyet savcısı, 1 adalet komisyonu başkanı ve 76 hakim hizmet veriyor. Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, dosya, otopsi ve ölü muayene sayıları hakkında bilgi verdi.

Kentte çok güçlü bir adli personel yapısı ile hizmet verdiklerinin altını çizen Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, “Samsun Adliyesi Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ve en donanımlı adliyesidir. Adliyemizde 1 Cumhuriyet başsavcısı, 4 başsavcı vekili, 58 Cumhuriyet savcısı, 1 adalet komisyonu başkanı ve 76 hakim büyük bir özveri ile görev yapmaktadır. Ayrıca adliyemizde 889 adli personel görev yapmakta olup, 54 hakim, savcı adayımız staj yapmaktadır” dedi.

“Soruşturma dosyalarımız geçen yıla nazaran yüzde 10 oranında artış göstermiştir”

Soruşturma dosya sayısında geçen yıla oranla yüzde 10’luk artış yaşandığına değinen Başsavcı Kılıç, “27 Aralık 2023 tarihi itibariyle soruşturma dosya sayımız 57 bin 500 olup, 2 bin 765 ihbar dosyamız bulunmaktadır. Soruşturma dosyalarımız geçen yıla nazaran yüzde 10 oranında artış göstermiştir. Adli tıp şube müdürlüğümüz bu yıl içerisinde toplam 646 ölü muayene ve otopsi işlemi gerçekleştirmiştir. 2023 yılı içerisinde 5 bin 465 adet adli rapor tanzim edildi. Ölü muayene ve otopsi işlemleri bakanlığımızın talimatı doğrultusunda ivedilikle yapılmaktadır. Gerektiğinde gece de yapılmaktadır. Nadiren ve zaruret halinde cenaze otopsi işlemi için adli tıp grup başkanlığına veya adli tıp kurumu başkanlığına gönderilmektedir. Otopsi sırasında cenazeden alınan organ parçaları ile kan ve idrar gibi bazı biyolojik örnekler üzerinde tetkik yapılması için nadiren Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı’na talimat göndermekteyiz. Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı faaliyete geçtiğinde diğer adli tıplara talimat yazma ve cenaze gönderme işlemine gerek kalmayacaktır. Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı sadece Samsun’a değil, bölgeye hizmet edecektir. Böylece soruşturmalarımız hızlanacak, yargılamalar da kısa sürecektir. Zira adli tıp, adalet hizmetinde cumhuriyet savcısının el feneri ve soruşturma dosyalarının da aydınlatıcısıdır” diye konuştu.

Türkiye genelindeki adli tıp rakamları

Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek de ülke genelindeki çalışmalar hakkında bilgi vererek, “Adli Tıp Kurumumuz aynı zamanda bir eğitim merkezidir. Bugüne kadar 550 adli tıp asistanına uzmanlık eğitimi verdik. Hakim ve savcılarımıza, tıp, hukuk ve otopsi teknisyenliği bölümü öğrencilerine adli tıp ile otopsi pratik eğitimi vermeye devam ediyoruz. Atlı Tıp Kurumu olarak 2022 yılında 27 bin otopsi, 25 bin ölü muayenesi, 400 bin adli muayene ve 150 bin DNA incelemesi olarak yaklaşık 750 adli dosyayı inceleyerek mütalaa ve adli rapor düzenledik. 2023’ün ilk 11 ayında toplam 705 bin 741 adli dosya incelemesi yaparak mütalaa ve adli rapor düzenledik” şeklinde konuştu. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsun-adliyesinde-sorusturma-dosyalari-yuzde-10-artti/feed/ 0