Senaryo gereği Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 3.katında yangın meydana geldi. Tatbikat kapsamında bölgeye, itfaiye, AFAD, UMKE ve ambulans sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangından etkilenen yaralıları 3.kattan başarılı şekilde kurtardı. Bölgede kurulan triaj alanından yangından etkilenen vatandaşlara ambulans ve UMKE ekipleri tedavileri gerçekleştirdi.
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr.Turhan Togan, tatbikatlar sayesinde muhtemel afetlere karşı hazır olduklarını belirterek, “Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak UMKE, AFAD ve İtfaiye ekipleriyle gerçekleştirdiğimiz olduğumuz tatbikat başarıyla sonlandırıldı. Yangın tatbikatında, 3.kattan hastalarımızı başarılı şekilde tahliye edip, yangın söndürme ekiplerimiz gerekli müdahalelerde bulundu. Allah herhangi bir felaket yaşatmasın fakat muhtemel bir deprem, yangın ya da doğal afet karşısında tüm paydaşlarımızla birlikte bilgilerimizi tazeleyerek tatbikatı başarıyla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 20.20’de merkez üssü Malatya’nın Doğanşehir ilçesi olan 4,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.
Depremin 9,75 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.
Öte yandan AFAD, ayrıca yaptığı açıklamada, depreme ilişkin gelişmelerin takip edildiğini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkeze bağlı Taşkale köyünde Vali Mehmet Fatih Çiçekli ve 52 AFAD gönüllüsünün katıldığı etkinlikte, tarihi Taşkale tahıl ambarları gezildi, dart ve okçuluk yarışmaları düzenledi.
Etkinliğe katılan Vali Çiçekli, AFAD gönüllülük sisteminin, temel gönüllüler, destek AFAD gönüllüleri ve uzman gönüllüler olmak üzere 3 kategoride yapılandığını söyledi.
Bu ayrımın afet anında hızlı ve etkin müdahale için önemli olduğunu belirten Çiçekli, “Karaman’da 395 destek AFAD gönüllüsü ve 4 bin 970 temel AFAD gönüllümüz var. Afet durumlarında bu gönüllü desteği oldukça kritik rol oynuyor. Ülkemizde geçmiş afetlerde gönüllülerin katkısının çok değerli olduğunu hep birlikte gördük. Karaman’da da gönüllü sayımızı artırmayı ve kamu kurumları ve gönüllülerle iş birliği içinde güçlü bir afet müdahale kapasitesi oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre; henüz plakası ve sürücüsü belli olmayan ve akasında sepet takılı olduğu öğrenilen traktör Dutağaç-Kızılca köyü arasındaki Orman Gölü yakınlarındaki bir yerde henüz bilinmeyen bir nedenle devrildi. Kazada traktör altında kalan 30 yaşındaki Barış Aydın isimli kişi hayatını kaybederken, yaralanan 6 kişi hastaneye kaldırıldı.
Ekiplerin bölgedeki çalışmaları devam ediyor. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye’nin 5 ilinde süren yangınlarda son durumu açıklayan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), ilk andan itibaren yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahale çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydederek yerleşim bölgelerini tehdit eden yangınlar sebebiyle yurttaşları tahliye etmeye devam ettiklerini duyurdu. X hesabından açıklama yapan AFAD yetkilileri İzmir, Aydın, Bolu, Muğla ve Manisa’da devam eden yangınları söndürebilmek için 90 hava aracı, 4.717 personel, 1.218 araçla müdahale edildiğini kaydetti:
“Ülkemizin farklı yerlerinde devam eden yangınları kontrol altına almak için ilgili tüm kurumlarımızın müdahale çalışmaları havadan ve karadan aralıksız devam etmektedir.
İzmir, Aydın, Bolu, Muğla ve Manisa illerimizdeki yangına müdahale çalışmalarında; 90 hava aracı 4.717 personel ve 1.218 araç görev almaktadır. Tedbir amacıyla toplam 3.583 vatandaşımızın güvenli alanlara tahliyesi gerçekleştirilmiştir.
İzmir ilimize; 2.489 personel 258 araç ile 604 iş makinası sevk edilmiştir. Yangının yerleşim yerlerine yakın olması sebebiyle 8 farklı yerleşim yerinde 900 vatandaşımız tedbir amacıyla tahliye edilmiştir.
Bolu Göynük’teki yangına; 986 personel 384 araç ve 371 iş makinası ile müdahale çalışmaları devam etmektedir. 4 farklı yerleşim yerindeki toplam 413 vatandaşımızın tedbir amacıyla güvenli alanlara tahliyesi gerçekleştirilmiştir.
Manisa Gördes’teki yangına; 583 personel 149 araç ve 121 iş makinası ile yangını kontrol altına alma çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir. Manisa ilimizde 1.190 vatandaşımızın güvenli alanlara tahliyesi gerçekleştirilmiştir.
Aydın Bozdoğan yangınına; 35 personel 10 araç ve 12 iş makinası ile müdahale çalışmaları devam etmektedir. Tedbir amaçlı 3 farklı yerleşim yerindeki 550 vatandaşımızın güvenli alanlara tahliyesi gerçekleştirilmiştir.
Devletimizin ilgili tüm birimleri ilk andan itibaren yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahale çalışmalarını aralıksız sürdürmekte olup yerleşim yerlerine yakın yerlerde bulunan vatandaşlarımız ilgili birimlerimiz tarafından güvenli alanlara alınmaktadır.
Yangından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“2024 Orman Yangınlarıyla Mücadele Hazırlık Toplantısı” öncesinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ortak basın toplantısı düzenledi.
“Yeşil vatanımızın yeşiline yeşil katmak için son 22 yıldır, büyük bir gayretle çalışmalarımızı yürütüyoruz” diyen Yumaklı, son 22 yılda 7 milyardan fazla fidan ve tohumu toprakla buluşturduklarını kaydederken orman alanlarını 23,4 milyon hektara çıkardıklarını bildirdi ve “Ülkemiz yüzölçümünün yüzde 30’unu ormanla kaplı hale getirdik. Ormanlarımızı geliştirmek kadar, korumanın da önemli olduğu bir dönemdeyiz. Biz de yangınlarla mücadelede değişen koşulları göz önünde bulunduruyoruz. Her ne kadar iklimsel faktörler, yangınları tetikleyen faktörleri oluştursa da bireysel ve toplumsal olarak da üzerimize düşenleri yapmak zorundayız.” dedi.
“Artık bütün kamuoyu tarafından biliniyor ki, her on yangından dokuzu insan kaynaklı meydana geliyor.” bilgisini paylaşan Yumaklı, şuyel konuştu:
“Bunun için orman yangınlarıyla mücadelemizin büyük ve önemli kısmını yangın öncesi çalışmalarımız oluşturuyor. Ormanlarımızın bakımı, yangın kulelerinin, yangın emniyet şerit ve yollarının, yangın ilk müdahale ekip binalarının yapımı gibi teknik detaylar da yangınlarla mücadelemizin yangın öncesi safhasını oluşturuyor. Bu noktada hava araçlarımızın su almalarında büyük kolaylık olan yangın havuz ve göletlerine ayrı bir parantez açmak isterim. Zira 22 yıl önce hiç olmayan bu imkan, bugün 4 bin 727 adet havuz ve gölet olarak orman teşkilatımızın hizmetinde. Bugün 184’ü akıllı olmak üzere 776 yangın gözetleme kulesi ve 14 insansız hava aracımızla ormanlarımızı 7/24 gözetliyoruz. Yangına ilk müdahale süremizi 40 dakikadan 11 dakikaya kadar düşürdük. Hedefimiz bu yıl 10 dakika.”
“26 UÇAK, 105 HELİKOPTER, 14 İHA, 1649 ARAZÖZ VE SU İKMAL ARACI”
Yumaklı, sözlerini şöyle devam etti:
“Yapay zeka tabanlı yazılım ve uygulamaları bu mücadelemizde aktif olarak kullanıyoruz. Akıllı kulelerimizden ve İHA’lardan aldığımız görüntülerin analizi başta olmak üzere pek çok konuda yapay zekadan faydalanıyoruz. Yapay zekaya sahip “Yangın Karar Destek Sistemi” ile orman yangınlarını simüle edebiliyor, istediğimiz verileri kolayca analiz edip, değerlendirme yapabiliyoruz. Orman yangınlarıyla mücadelede kamu kurumlarımız, belediyeler, STK’lar, özel teşebbüsler üzerlerine düşeni yerine getiriyor. Geride bıraktığımız orman yangınları sırasında bu dayanışma örneğine defalarca şahit olduk. Yalnızca orman yangınları değil, diğer afetlerde de 7’den 70’e tek vücut halinde olduk. Orman yangınlarıyla mücadelede İçişleri Bakanlığımız ile yakın ve ortak hareket ediyoruz. Özellikle AFAD, Jandarma Emniyet ve Sahil Güvenliğin sağladığı destek bizlere güç veriyor. Hava ve kara unsurlarımız, diğer kurumlarımızın sağladığı rezerv güçlerle, daha kuvvetli hale geldiler. Rezerv güçlerle birlikte; 26 uçak, 105 helikopter, 14 İHA, 1.649 arazöz ve su ikmal aracı, 2.453 ilk müdahale aracı ve 821 iş makinesi orman yangınları ile 2024 yılında mücadelemizin temelini oluşturacak.
“25 BİN ORMAN KAHRAMANI YANGIN İŞÇİMİZ VE 122 BİN GÖNÜLLÜMÜZLE YANGINLARA HAZIRIZ”
Biz, tarihimizin en güçlü filosuyla, bütün teknolojik imkanlarımızla, 25 bin orman kahramanı yangın işçimiz ve 122 bin gönüllümüzle yangınlara hazırız. Vatandaşlarımızın da yangının hiç çıkmaması için azami dikkati göstereceklerinden ve Yeşil Vatan’a sahip çıkacaklarından hiç şüphemiz yok. Geçen Cuma günü 81 ilde gerçekleştirdiğimiz “Orman Benim” kampanyasında bunu gösterdiler. Ormanlarımızı yangına sebebiyet veren maddelerden koruyan ve temiz tutan Aziz Milletimize teşekkür ediyorum. Çalışmalarımızda güçlü liderliğini her zaman hissettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Yangınla mücadelede dünyada parmakla gösterilen teşkilatı ve tecrübesiyle bu süreci yürüten ve koordine eden Orman Genel Müdürlüğümüzün bütün çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum. Kışın buz üstünde yazın köz üstünde yeşil vatana canını siper eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Yangını tespit anından sönene kadar bütün süreçlerde işbirliği içinde olduğumuz Sayın Bakanımıza, İçişleri Bakanlığımıza, AFAD’a, bakanlığın ilgili birimlerine, kıymetli valilerimize, yangınlarda hava araçlarıyla bize destek olan Milli Savunma Bakanlığımıza, diğer imkanlarıyla sürece katkı sunan bütün kurumlarımıza da teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.”
YERLİKAYA’NIN SÖZLERİ…
Bakan Yumaklı’nın ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya söz aldı. Son 4 yılda toplam 7 bin 225 orman yangınının meydana geldiğini belirten Bakan Yerlikaya, “Bu yangınlarda toplam 168 bin 194 hektar orman alanı zarar gördü. Bu dönemde, AFAD’ın Jandarma ile birlikte müdahale ettiği yangın sayısı ise 278’di. Üzülerek ifade etmeliyim ki, son 4 yıl içinde meydana gelen yangınlarda maalesef 122 vatandaşımızı kaybettik. Geçtiğimiz yılın rakamlarına bakarsak… Son 1 yılda, meydana gelen 2 bin 272 orman yangınında, 15 bin 891 hektar alan zarar gördü.” dedi. Yerlikaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şunlar:
“7 BAKANLIK İLE 10 KURUM VE KURULUUN GÖREV TANIMLARI YAPILDI”
“Ulusal Orman Yangınları Müdahale Planı”; Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP), Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Orman Kanunu’na dayanılarak; Orman Genel Müdürlüğü ve AFAD Başkanlığı tarafından birlikte hazırlandı ve 4 Mayıs 2022 tarihinde onaylandı. Hazırlanan plan çerçevesinde; orman yangınlarında görev alacak afet gruplarının, 7 bakanlık ile 10 kurum ve kuruluşun görev tanımları yapıldı.
AFAD’IN GÖREV VE SORUMLULUĞU ANLATILDI
Orman yangınları büyüklüklerine göre, ‘Çok Küçük Yangın’, ‘Küçük Yangın’, ‘Orta Büyüklükte Yangın’, ‘Büyük ve Çok Büyük Yangın’ olarak 4 seviyeye ayrıldı. Belirlenen gruplara göre de müdahale organizasyonu tanımlandı. Plana göre orman yangınlarında, “Koordinasyon Kurumu” olarak görev yapan AFAD: Yerleşim yerlerini tehdit eden, orta, büyük ve çok büyük orman yangınlarında, ulusal ve uluslararası destek talebi olduğunda, TAMP kapsamında ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonlarından personel ve araç sevkinden sorumludur. Belediyelere, kamu kurum ve kuruluşlara ait araç ve personel desteğinin sağlanması, gönüllülerin sevklerinin gerçekleştirilmesi de AFAD’ın görev ve sorumluluğundadır.
“AFAD TARAFINDAN KULLANILAN ÖDENEK MİKTARI 81 MİLYONA ULAŞTI”
Kıymetli Katılımcılar, ormanlarımızı, doğal ve beşeri sebeplerden kaynaklı yangınlara karşı korumak için, büyük bir gayret ve mücadele içindeyiz. İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerinin en fazla görüldüğü bölgelerin başında, ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz kuşağı geliyor. Bu kuşakta yer alan ülkelerdeyse maalesef her yıl, orman yangınlarında büyük bir artış yaşanıyor. Son 4 yılda toplam 7 bin 225 orman yangını meydana geldi. Bu yangınlarda toplam 168 bin 194 hektar orman alanı zarar gördü. Bu dönemde, AFAD’ın Jandarma ile birlikte müdahale ettiği yangın sayısı ise 278’di. Üzülerek ifade etmeliyim ki, son 4 yıl içinde meydana gelen yangınlarda maalesef 122 vatandaşımızı kaybettik. Geçtiğimiz yılın rakamlarına bakarsak… Son 1 yılda, meydana gelen 2 bin 272 orman yangınında, 15 bin 891 hektar alan zarar gördü. Bu dönemdeki orman yangınlarında, 71 yerleşim yerini ve 6 bin 587 vatandaşımızı ise başarıyla tahliye ettik. Son 3 yılda ise orman yangınları sonrası, AFAD tarafından kullanılan ödenek miktarı, yaklaşık 81 milyon liraya ulaştı.
“2800 ARKADAŞIMIZ ARAMA KURTARMA TEKNİSYENİ KADROSUNA KATILACAK”
Orman yangını hangi seviyede çıkarsa çıksın, ilgili tüm bakanlıklar, kamu kurumları bir seferberlikle hareket ediyoruz. En küçüğünden en büyüğüne varıncaya kadar müdahale volumelerimizi burada Sayın Bakanımızla birlikte ondan gelen her türlü talepleri biz bütün rutinimizi bütün işimizi bırakıyoruz, yeşil vatanımıza bir halel gelmemesi için bir an önce söndürülmesine gayret gösteriyoruz. Çıkan yangınların doğal sebeple olanlara diyecek birşey yok ancak insana dayanan noktada bizim bilinçlenmemiz ve gözümüz gibi ormanlara bakmamız gerekiyor. 2800 arkadaşımız arama kurtarma teknisyeni kadrosuna katılacak, 6 bin gibi büyük bir sayıya ulaşacağız.”
]]>AFAD, arazi şartları ve yüksekliği nedeniyle müdahalenin zor olduğu teleferiklerde meydana gelebilecek kazalara karşı gerekli ekipmanları envanterinde bulunduruyor. AFAD personeli de zaman zaman teleferiklerden tahliye tatbikatları yapıyor.
Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki Sarısu teleferik hattında 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı kazanın ardından 174 kişinin tahliye operasyonunda, 607’si arama-kurtarma olmak üzere 2 bin 202 personel görev aldı, 304 araç, 11 ambulans, 10 helikopter, gece görüş kabiliyetine sahip dronlar, keşif ve askeri kargo uçağı kullanıldı.
AFAD’ın yanı sıra itfaiye, JAK, UMKE, 112 Acil Servis ve sivil toplum kuruluşu üyelerinin görev aldığı kurtarma operasyonunda Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteriyle 7 sortide 73, Hava Kuvvetleri Komutanlığı helikopteriyle de 3 sortide 24 kişi olmak üzere toplam 97 kazazede havadan kurtarıldı.
Mahsur kalan 77 kişi ise teleferik üzerinde ip hatları, uzun bombul vinç ve itfaiye merdivenleriyle tahliye edilerek sağlık ekiplerine teslim edildi.
-“Ya havadan ya da tellerin üzerinden kayarak müdahale gerekiyor”
AFAD Arama ve Kurtarma Daire Başkanı Kartal Muhcı, AA’ya yaptığı açıklamada, kazanın saat 17.28’de meydana geldiğini, 17.29’da 112 Acil Çağrı Merkezi tarafından Antalya AFAD Müdürlüğüne iletildiğini belirtti.
Antalya’daki AFAD ekiplerinin kaza noktasına kısa sürede ulaştığını anlatan Muhcı, hızlı şekilde kriz masası kurulduğunu, 607 arama kurtarma personeli görevlendirildiğini, Ankara, Erzurum ve Bursa’dan da ekiplerin bölgeye hareket ettiğini aktardı.
Kazada 25 kabinde mahsur kalanlar olduğunu belirten Muhcı, tahliye sırasında özel makara sistemleri kullanıldığını söyledi.
Muhcı, “Teleferik kazalarında ya havadan müdahale edilmesi ya da bizim yaptığımız gibi tellerin üzerinden kayarak kabinlerin üzerine inilmesi gerekiyor. Sonuçta burası sağlam bir yer değil, yıkılmış bir hat ve üzerinde tonlarca ağırlık var. En büyük sıkıntımız oydu.” diye konuştu.
Keçiören ve Bursa teleferiklerindeki tahliyelerde edindikleri tecrübeleri Antalya’da uyguladıklarını anlatan Muhcı, “Teleferik için özel makara sistemleri mevcut. Dağcılık eğitimi almış herhangi birinin gerçekleştiremeyeceği bir olaydı. Personelimizi teleferik kazalarında müdahale için yetiştirip gerekli malzemelerle, ekipmanlarla donattık. Bu sayede 174 vatandaşımızın 97’si hava, 77’si kara unsurlarıyla alındı.” ifadelerini kullandı.
Muhcı, kurtarma operasyonunun ortalama bir gün civarında süreceğini ancak sürenin arazinin durumuna göre uzayabileceğini tahmin ettiklerini ifade ederek, şunları söyledi:
“Gittiğimiz zaman, gördüğümüz olay, arazi gerçekten çok engebeli, dağlık bir alan. Yer yer araçlarla gittiğimiz yerler 70-75 derecelik eğime sahipti. Ulaşım imkanı bulunmuyordu. İlk olayda yaralanan ve vefat eden vatandaşımızı helikopterle bölgeden tahliyesini gerçekleştirdik.”
“Siz geldiğinizde buradan sağ salim kurtulacağımızı anlamıştık”
Kabinlerde mahsur kalanlarla iletişim kurduklarını dile getiren Muhcı, dronlarla halatlarda inceleme yaptıklarını, kabinlerin içerisinde kalanların sayılarını belirlediklerini aktardı.
Muhcı, “Vatandaşların, dronları, helikopterleri ve ekiplerimizi gördüğünde ‘Siz geldiğiniz zaman buradan sağ salim kurtulacağımızı anlamıştık.’ demeleri ekibimize ciddi bir motivasyon kaynağı oldu. Ekiplerimiz teknolojinin bütün imkanlarını kullandı. Dünyada hangi ekipman, hangi donanım var ise bütün ekiplerimiz bu donanımlara sahipti.” diye konuştu.
Operasyonda ayrıca hava raporlarını ve rüzgarın durumunu takip ederek bütün riskleri değerlendirdiklerini anlatan Muhcı, “Bu operasyonda dünyanın en iyi ekibi oradaydı. Ekiplerimiz hiç durmadan, bitmek bilmez bir güçle 22,5 saat içinde operasyonu gerçekleştirdi.” dedi.
Helikopter pilotlarının ise pallerin oluşturduğu rüzgarın bir tehlike oluşturmaması için yüksek seviyede konuşlandığını ifade eden Muhcı, şunları kaydetti:
“Aynı anda onlarca kabinde faaliyet devam etti. Hattın ucundan giren bir personelimiz kayarak kabinlerde faaliyeti gerçekleştiriyor, oradaki vatandaşlarımızı tahliye ediyor ve sonraki kabine hareket ediyor. Sonraki ekip de ondan bir sonrakine geçerek, bu şekilde zincirleme olarak, dağcılık metotlarını kullanarak, iplerle kurtarabileceğimiz bütün kabinlerde bulunan vatandaşları kısa bir zaman içinde tahliye etti.”
]]>Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin acısı 1’inci yıl dönümünde hala tazeliğini korurken, Marmara Bölgesi’nde beklenen olası deprem nedeniyle, arama-kurtarma faaliyetleri her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bursa’da da olası depremde kritik rol oynayacak AFAD ve MAG/AMESAR iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Mahalle Afet Gönüllüleri’ projesi kapsamında teorik ve saha eğitimini tamamlayan gönüllüler, yaşadıkları binaların ve sokaklarının krokilerini çıkarıp güvenli bölgeleri belirledi. Nilüfer ilçesinde Barış, Cumhuriyet, Yüzüncü Yıl, Altınşehir ve 23 Nisan mahallelerinde, ayda 1 kez bir araya gelip teorik eğitim alan ekipler, düzenlenen saha ve masabaşı koordinasyon tatbikatlarıyla da mahallelileri depreme hazırlarken, deprem anına dair olası her senaryoyu değerlendiriyor. Gönüllüler buna göre, hem aile fertlerini hem de komşularını kurtarıp güvenli bölgeye tahliye ettikten sonra, önemli olan ilk 72 saatte kritik rol oynayacak. Mahallenin krokisi ve yıkım meydana gelen binaların planlarını bölgeye gelen ilk arama kurtarma ekibiyle paylaşıp çalışmalara katılacak olan mahalle gönüllüleri, adeta avuçlarının içi gibi bildikleri binaların enkazlarında bulunan komşularının da en hızlı şekilde kurtarılmasını sağlayacak.
‘İLK 72 SAAT ALTIN SAATLER’
Deprem sonrası ilk 72 saati, sağlıklı geçirmek ve paniğe engel olmak için ayda 1 kez tatbikat yapıp depremi tekrar tekrar yaşadıklarını belirten Barış Mahallesi Muhtarı, MAG Bursa Temsilcisi Sevilay Karaca, “Bu projede Barış Mahallesi başta olmak üzere Yüzüncü Yıl, Altınşehir, 23 Nisan, Cumhuriyet mahallelerinden arkadaşlarımız var aramızda. Mahalle Afet Gönüllüleri projesi ile mahallede oturan insanların afet farkındalığını yaratmayı ve onları afetlere hazır halde tutmayı hedefliyoruz. Binalarda ve okullarda çeşitli tatbikatlar yapıyoruz. En başta deprem riskine hazırlıklı olmak için düzenli olarak tatbikatlar yapıyoruz. İlk 72 saat çok kritik, altın saatler. Devlet yetkilileri ve AFAD gelene kadar, o kritik saatlerde insanları panikten uzaklaştırmak ve ne yapmaları gerektiğini öğretmek amacıyla bu faaliyetleri düzenliyoruz. Bütün vatandaşlarımızı Mahalle Afet Gönüllüsü olmaya davet ediyoruz. Hiçbir şey yapamasak bile, paniğe engel olarak, mahalleyi iyi tanıyan insanların nerede ne olduğunu bilmeleri ve kaynaklarımızı doğru değerlendirmek bizim için çok önemli” dedi.
‘MAG, MAHALLESİNİ İYİ TANIYAN İNSANLARDAN OLUŞUYOR’
Olası deprem sonrasında, gönüllülerin sokak ve mahallelerinde ilk belirlemeleri yapacağını ve ardından bölgeye gelen AFAD ekipleriyle koordine olacağını ifade eden Karaca, “Mahalle Afet Gönüllüleri, mahallesini iyi tanıyan insanlardan oluşuyor zaten. Uzun zamandır aynı mahallede yaşayan ya da yaşayacak olanlardan oluşuyor. Yerelde zaten orada bilgi sahibi olan kişiler. Dışarıdan gelen kişiler bu bilgilere sahip değil. Dışarıdan ekipler geldiğinde, o binada kaç kişi var, ya da binanın ön durumu nedir ve öncelikli müdahale edilecek gibi bilgilere sahip olursak, çok kısa sürede doğru yerlere yönlendirmiş olacağız. Kısa süreli müdahale ekibimiz de var. AFAD ile akredite olan arkadaşlarımız da var. Önemli olan o kritik saatlerde vatandaşların yanlış yapmasını önlemek, kolay bir şekilde kurtarılabilecek insanları kurtarmak ve o kritik saatleri atlatmak” ifadelerini kullandı.
‘BİZ DE DEPREMZEDE OLACAĞIZ, BUNUN SENARYOSUNU ÇALIŞIYORUZ’
Mahalle Afet Gönüllüleri’nin depremzede olacağı senaryosu üzerine çalışmalarını yürüttüğünü belirten Karaca, şöyle konuştu:
“Biz Mahalle Afet Gönüllüsü olarak şu an 600 kişiyi aştık. Mahalle Afet Gönüllüsü olabilmek için 18 yaşını aşmış sağlıklı bir birey olmak yetiyor. Arkadaşlarımızı 36 saatlik bir eğitimden geçiriyoruz. Bu eğitimin 12 saati teorik ve bir kısmı da AFAD’ın tatbikat alanında uygulama eğitimi olarak geçiyor. Biz de depremzede olacağız, bunun senaryosunu çalışıyoruz. Deprem olduğunda ben ve ailem, evde belirlediğimiz çök-kapan-tutun alanlarında depremin geçmesini bekliyoruz. Ardından hızlı bir şekilde deprem çantamızı alıp güvenli bir alana bırakıyoruz. Mahalle Afet Gönüllüsü olarak amacımız, en yakın yerlerde bulunan vatandaşları güvenli bölgelere yönlendirmek ve koordinasyon merkezimize ulaşmak. Deprem sonrasını koordinasyon merkezinden yönetmek önemli. O kaosa engel olmak ve derli toplu bir müdahale için bu gerekiyor. Burada AFAD ile iletişim halinde oluyoruz ve arkadaşlarımızı müdahale edebileceğimiz yerlere tespit için gönderiyoruz ve bu tespitler ışığında müdahale ediyoruz. İlk yardım gerekiyorsa ambulans talep ediyoruz, yangın varsa itfaiye talep ediyoruz, bizim olanaklarımızla kurtarılabilecek yerler varsa o vatandaşlarımızı kendi lojistik imkanlarımızla kurtarıyoruz.”
]]>Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem nedeniyle 11 şehirde çok sayıda yapı yıkılırken, binlerce vatandaş hayatını kaybetti. Depremin ilk anından itibaren ekipler AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine sevk edildi. Yıkımın merkez üssü olan Elbistan’a görevlendirilen Aksaray AFAD ekipleri de birçok vatandaşın enkazdan sağ çıkarılmasını sağladı. Aksaray ekibinde gönüllü olarak görev yapan Doktor Nihan Başaran depremin yıldönümünde yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Depremin 84 ve 86. saatlerinde hayata tutunan 53 yaşındaki Serpil teyze ve 9 yaşındaki Muhammed Emin’in kurtarılış hikayelerini anlatan Doktor Başaran, yaşadığı sahneleri hem sevinçle, hem de hüzünle aktardı.
Deprem haberini aldıktan sonra Aksaray AFAD tarafından kurulan ekibe dahil olup, kısa süre sonra yola çıktıklarını belirten Doktor Başaran, “Asrın felaketi 6 Şubat depreminden sonra olayı haber alır almaz biz kendimiz ekip oluşturmaya başladık. Daha sonrasında Aksaray’dan Elbistan’a yola çıktık. Gece saatlerinde vardığımızda tarif edilemez bir olayla karşılaştık. Tamamen yıkıntı bir şehir, insanlar, ölüler hepimiz için travma dolu bir süreçti. Ama biz gece iner inmez ekibimle beraber saha taramasına başladık. Gün aydınlandıktan sonra ekiplere dahil olduk. Orada saha çalışmalarına başladık” dedi.
Herkesin umudunu kestiği enkazdan Serpil teyzeyi tık sesi ile kurtardı
Herkesin umudunu kestiği enkazda elektronik cihazların dahi sesini duyamadığı Serpil teyzenin tık sesini duyan Doktor Başaran ve ekibi 84. saatte yapılan kurtarma çalışmalarını anlattı. Doktor Başaran, “İlk sabah bir enkazın içinde tık sesi duyduk ve ilk başta inanamadık. Çünkü tamamen yıkıntı içindeydi. Daha sonra sesi dikkatle dinleyince arada böyle betona vurur bir ses vardı. Biz yılmadık ve devam ettik. Herkes bize orada ümit olmayacağını söyledi, ses kayıtlarını dinleyince yoktu ama biz devam ettik. Saatlerce uğraştık. En son merdiven boşluğundaki 53 yaşındaki Serpil hanıma ulaştık. Ulaştığımızda bilinci bulanık ve kırıkları vardı. Kontrollü bir şekilde tüm ekiplerle birlikte Serpil teyzeyi hayata kavuşturduk” diye yaşananları anlattı.
“Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık, 9 yaşındaki Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık”
Serpil teyzenin kurtarılmasından hemen sonra başka bir canlı haberi aldıklarını ve AFAD gönüllüleri ile otostop çekerek enkaz alanına gittiklerini ve 9 yaşındaki Muhammed’in kurtarılışını anlatan Doktor Başaran, “Daha sonrasında bir haber daha geldi. 9 yaşında bir çocuk haberiydi. O sırada ben AFAD ekibi ile birlikteydim. Gitme imkanımız yoktu ve yollar tamamen kapalıydı. Yavuz’la birlikte hızlı bir şekilde otostop çekerek diğer enkaza gittik. Gittiğimizde başka doktor yoktu. Biz hızlıca olay yerine tırmandık. Anne ve 2 çocuğu oradaydı ama anne ve çocuklardan birisi vefat etmişti. Samsun ekibi ile birlikte biz orada enkaza girdik. Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık. Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık. Vücudunda çoklu kırığı vardı ve çok susuz kalmıştı. Hızlıca damar yolu açıp Muhammed’i stabilize ettikten sonra ambulansa sevk ettik” diye anlattı.
“Kendi çocuklarının yerine koyduğu çocuğun ilk isteği çay oldu”
Enkazdan çıkardığı Muhammed Emin ile ambulans içinde gözyaşı ile konuşarak onu sakinleştirmek isteyen Doktor Başaran, kendi çocuklarının yerine koyduğu Muhammed ile konuştuklarını anlattı. Başaran, “Benden tek istediği çay içmekti. Hastaneye götürdükten sonra tabii ki çay yasaktı ama sulayarak, vücut dengesini sağlayarak onu rahatlatarak onu sağlığına kavuşturduk. Yani şöyle hala andığımda bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Ambulans içinde Muhammed ile konuşurken kendi çocuklarım aklıma geldi. Ben ikisini de anneme emanet edip çıktım. O an gözlerimin önünden hala gitmiyor. Çünkü bir hayat mücadelesi veriliyor. Kafasında kırıkları var elini tuttum ve ne istiyorsun dedim, benim de 2 çocuğum var. Tek istediği şey çay içmekti. Ailesini sordu ama ona cevap veremedim. Çok şükür Muhammed’i kurtardığımıza seviniyorum. Allah tekrarını yaşatmasın” dedi. – AKSARAY
]]>Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.
Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.
“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”
Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:
“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”
Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.
Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR
]]>