Akar, Meclis’te, Bangladeş Ulusal Savunma Koleji heyetini kabul etti.
Kabulün ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Akar, aralarında generaller, albaylar ve sivil personelin de bulunduğu Bangladeş Ulusal Savunma Koleji üyeleri ile bir araya geldiklerini söyledi.
Akar, heyetle uluslararası konularla alakalı Türkiye’nin görüşlerini paylaştıklarını ve bu konularda mutabık kalmalarını büyük bir memnuniyetle müşahede ettiklerini ifade etti.
Türkiye’nin Bangladeş ile ilişkilerinin tarihi, kültürel anlamda çok içerikli ve kapsamlı olduğunu belirten Akar, Milli Mücadele sırasında gösterdikleri ilgi ve desteğin unutulmayacağını dile getirdi.
Doğal afetlerde de iki ülkenin birbirine destek olduğunu hatırlatan Akar, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, kültürel, siyasi konulardaki işbirliğinin devam ettiğini vurguladı.
Son yıllarda iki ülkenin birlikte çalıştığı projelerle ilişkilerin daha da geliştiğini ifade eden Akar, “Gelişen ilişkiler arasında askeri eğitim işbirliğimiz ve bunun yanı sıra savunma sanayindeki işbirliğimiz önem arz etmekte. Biz, kendimiz için yaptığımız, ürettiğimiz savunma sanayi ürünlerini dost ve kardeş ülkelerle rahatlıkla paylaşıyoruz. Onların haklı davalarını destekledik, destekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu manada ciddi bir ilgi olduğunu dile getiren Akar, “Çeşitli fuarlarla çeşitli tatbikatlarla, kurumlarımızda eğitim-öğretim almalarıyla birlikte bu işbirliği daha artmakta.” dedi.
Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar, 3 bin Bangladeşli askeri personelin Türkiye’de eğitim aldığını belirterek, gelecek dönemde bu ilişkilerin daha da artacağına inandıklarını söyledi.
Başta Filistin, Ukrayna ve Akdeniz’deki gelişmeler olmak üzere uluslararası konularda da misafir heyetle görüştüklerini ve mutabık şekilde ayrıldıklarını aktaran Akar, “Filistin konusuna gelecek olursak Bangladeşliler, çok açık ve net bir şekilde bunun bir ‘genocide’ (soykırım) olduğunu söylediler.” diye konuştu.
Kendisinin de Gazze’de ciddi bir katliam ve insanlara karşı bir zulüm olduğunu, akan kanın bir an önce durması ve ateşkesin sağlanması gerektiğini söylediğini anlatan Akar, Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanındaki çalışmalara çok yoğun şekilde katıldığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda Türkiye’nin tavrını çok açık ve net şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Akar, İsrail ile ticari ilişkilerin kesilmesi dahil alınan tedbirleri anlattı.
Bazı ülke yönetimleri sessiz kalmaya devam ederken, birazcık vicdanı olan herkesin İsrail’in saldırılarına karşı ayakta olduğunu belirten Akar şöyle devam etti:
“Bütün meydanlarda herkes bir an önce ateşkesin sağlanması için feryat ediyor. Niye? Çünkü orada gerçekten bir savaş değil orada bir zulüm var. Çaresiz, silahsız, korumasız, savunmasız insanlar katlediliyor. Bunun bir an önce durması lazım. Maalesef biz bir taraftan ateşkes beklerken, akan kanın durmasını beklerken işte bu sabahtan itibaren çeşitli haberler gelmeye başladı. Dün akşamdan itibaren Refah bölgesine hava saldırısı olduğu, daha sonra da karadan bir harekat olduğu, oradaki sınır kapısının İsrail tarafından Netanyahu ve idaresi tarafından ele geçirildiği ve orada da yirmiden fazla insanın katledildiği şeklinde bilgiler var. Olayları yakından takip ediyoruz. Bizim Türkiye olarak yaklaşımımız çok açık ve net, bir an önce akan kanın durması ve bir an önce ateşkesin sağlanması.”
Bu konularda da Bangladeşli heyet ile mutabık olduklarını memnuniyetle müşahede ettiklerini kaydeden Akar, görüşmenin gayet verimli, sıcak, samimi şekilde gerçekleştiğini, karşılıklı olarak bilgi ve görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.
]]>‘Ülkemizin Savunma ve Güvenlik Meselelerine Bir Bakış’ isimli konferansa konuşmacı olarak katılan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar burada gençlere, Türkiye’nin milli savunma stratejilerini, güvenlik politikaları ve ülkenin savunma alanındaki güçlü yanları hakkında bilgiler aktardı. Hukuk Fakültesi’nin Sabahattin Zaim Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansta Akar, İsrail- Filistin arasındaki savaşa değinerek Türkiye’nin izlediği politikalar hakkında bilgiler verdi. Akar, “Devletlerin iki temel hedefi var biri devletin bekası diğeri insanlarının refahı bunun için büyük ve güçlü ülke diyerek çalışmalarımızı gece gündüz demeden yaptık. Şu anda yaptığımız çalışmalar neticesinde uluslararası alanda özne halinde geldi. Etki alanımız üç kıta, ilgi alanımız ise tüm dünya oldu” dedi.
“Mehmetçik, teröristleri kazdıkları çukurlara gömdü”
Terör hususuna değinen Akar, “Biz terör meselesini ortandan kaldırmak için çözüm süreci başlattık ama gerçek teröristler bunun peşini bırakmamak için azgınlaştılar. Bunun üzerine ise 24 Temmuz 2015 tarihinden itibaren bugünkü yapmakta olduğumuz operasyonlar başladı. Dağlarda hava saldırılarıyla teröristler çukurlara gömüldü, barınaklar yıkıldı. Mehmetçik karşısında dağlarda duramayanlar illerde ve ilçelerde halkı siper ederek çukur kazıp bir yere varacaklarını zannettiler. Mehmetçikler sadece ve sadece teröristleri kazdıkları çukurlara gömdüler. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra artık bu ordu bir şey yapamaz denildiği bir noktada Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekatları gerçekleşti ve en sonda da Bahar Kalkanı yapmak suretiyle göçü engelledik. Teröristlerin hevesleri de kursaklarında kaldı ve onları destekleyenlerin de eylem yapmasına müsaade etmiyoruz. 4 bin 500 DEAŞ’lı Suriye’nin kuzeyinde TSK tarafından etkisiz hale getirildi ve diğer tarafta da PKK ve YPG bunların birbirinden hiçbir farkı yok bunlar tamamen uluslararası oyunlar isimleri değiştirmek suretiyle kendilerine bir alan açmaya çalışıyorlar bunda biz müsaade etmiyoruz. Biz kimseyi dininden, renginden dolayı ayırt etmedik, edemeyiz böyle bir yetkimiz yok bizim inanç olarak. Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar kardeştir, 85 milyon biriz, tek yumruk ve tek yüreğiz. Bunun da en güzel kanıtı biz yüz yıllarca beraber yaşadık, ekmeğimizi bölüştük, kız aldık, kız verdik bu alçaklar ortaya çıkıp aramıza fitne sokuncaya kadar ve en değerli olanı da Cumhuriyeti berber kurduk, teröristlere ve darbelere karşı beraber durduk bununda kanıtı şehitliklerdir” diye konuştu.
“Bu savaş değil; bir tarafta nükleer silah dahil her şey var diğer tarafta sapan taşları var”
İsrail ve Filistin arasındaki savaşa değinen Akar, “Filistin konusu çok konuşuldu ve bu savaş değil bir tarafta nükleer silah dahil her şey var diğer tarafta sapan taşları var. Oradaki insanların direnişini, masum insanların katledildiğini görün. 6 ay geçti orada direniş devam ediyor oradaki vatandaşlar bu yapılan zulme karşı çıkıyor. Bu durum artık katliamı aştı etnik temizliğe, soykırıma doğru gidiyor ve bunu da kimse görmek istemiyor. Rüşvetle, tehdit ve şantajla bazı yönetimler susmakla beraber birazcık aklı ve vicdanı olan bütün insanlar ayakta” şeklinde konuştu.
“Savunma sanayiinde ‘yapamayız’ dediğimiz tek bir şey bile kalmadı”
Savunma sanayi hakkında konuşan Akar, “Savunma sanayiinde yüzde 80’lere geldik. Uçağımız, tankımızı, İHA ve SİHA’mızı yapacak hale geldik. Biz TSK’nın gücüne her zaman muhtacız bunun için savunma sanayi çok önemlidir. Savunma sanayi konusunda üniversitelerimiz, vakıf şirketlerimiz, özel sektör ve kamu büyük bir azimle çalışıyor. Cin şişeden çıktı, artık bizim savunma sanayiinde, “Yapamayız” dediğimiz tek bir şey bile kalmadı. Bunu sadece kendimiz için değil dostlarımız, müttefiklerimiz için onların da haklı davalarını desteklemek için ihtiyacımız var. Nereye giderseniz gidin herkes Türkiye diyor Bunun bir övüncü birde sorumluluğu var bu çerçevede bizim daha çok çalışmamız lazım. Bu memleket bizim kimse kendini ötekileştirmesin tarihte başarılarımız var ilham alacağız, sıkıntılarımız var ibret alacağız. Bu millet, bu vatan, bu bayrak bizim dolayasıyla 85 milyonun tek yumruk olarak bu istikamette çalışmasıyla inşallah başaramayacağımız iş, görev yok” ifadelerini kullandı. – SAKARYA
]]>Meclis’te gerçekleşen görüşmede Akar, ABD’nin Maryland eyaletinde yük gemisinin çarpması sonucu yıkılan Francis Scott Key Köprüsü’nde hayatını kaybedenlerin ailelerine ve ABD halkına başsağlığı diledi.
Rogers ve beraberindekilerin Türkiye’de bulunmasından memnuniyet duyduklarını; ziyaretin, iki tarafında da kendisini yüz yüze ifade etmesi için bir fırsat olduğunu ifade eden Akar, “Bir süre bir araya gelememiştik. Bundan sonra umuyorum ki ülkelerimizin yararı, NATO, bölgesel kurumlar, barış, istikrar ve Türkiye ile ABD arasında bölgemizdeki bazı sorunların çözümü için karşılıklı görüş alışverişine ve ziyaretlere devam edeceğiz. Bu çok faydalı olacak. Umarım ziyaretinizden olumlu ve yararlı sonuçlar elde edersiniz.” değerlendirmesinde bulundu.
ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Rogers da heyet olarak Suudi Arabistan ve Pakistan’dan sonra Türkiye’yi ziyaret ettiklerini söyledi.
Temel olarak güvenlikle ilgili ortaklıklara ilişkin konulara odaklandıklarını anlatan Rogers, “Ancak daha çok ortaklığımızı nasıl geliştirebileceğimize ilişkin sizin düşüncelerinizi de öğrenebiliriz. En çok ilgilendiğim konulardan biri Ukrayna krizinin nasıl sonuca bağlanabileceğine dair sizin görüşleriniz.” diye konuştu.
“Gayet olumlu, yapıcı bir şekilde konuştuk, görüştük”
Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akar, uzun zaman sonra parlamentolar arası görüşmelerin yapılmasının önemli olduğunu vurguladı. Genel ve askeri konulardaki problemleri, görüşleri kendilerine ilettiklerini belirten Akar, şöyle konuştu:
“PKK-YPG konuları da dahil bunlarla alakalı, DEAŞ ile alakalı bugüne kadar bizim yaptığımız mücadelemizi kendilerine ilettik. İsrail konusunda, İsrail’in varlığına karşı bir kastımızın olmadığını fakat diğer taraftan da çocukların, kadınların, masum insanların ölmesinin bir an önce engellenmesi gerektiğini bir kez daha kendilerine ilettik. Yunanistan, Akdeniz konusunda görüşlerimizi, önerilerimizi kendileriyle görüştük. Azerbaycan-Ermenistan konusunda yaptıklarımızı, uzatılan barış elinin Ermenistan tarafından kabul edilmesinin önemli olduğunu ifade ettik. Kendi yorumlarını yaptılar. Gayet olumlu, yapıcı bir şekilde konuştuk, görüştük. Türkiye’de veya ABD’de buluşmak suretiyle görüşmelerin devamı konusunda mutabık kalarak ayrıldık.”
Bir gazetecinin “F-16 tedarik süreci de gündeme geldi mi?” sorusu üzerine Akar, bu konunun da görüşmede gündeme geldiğini, F-16 konusunda herhangi bir sorunun olmadığını vurguladı. Akar, “Burada herhangi bir sorun yok. Gerekli anlaşmalar, sözleşmeler yapıldı. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile yaptığı görüşmeler var. Onun devamında gelen hadiseler var. Bu artık normal şekilde takibi yapılan, kararlaştırılmış bir proje olarak karşımızda duruyor herhangi bir sorun yok.” diye konuştu.
Bir gazetecinin “Stratejik mekanizma toplantısı sonrası ortak açıklama yapılmıştı. ‘Terörle mücadele istişareleri yeniden başlatıldı’ ifadesi kullanılmıştı. Bu da gündeme geldi mi?” sorusu üzerine Akar, konunun görüşmede gündeme geldiğini söyledi. Akar, “PKK’dan, YPG’den rahatsızlığımızı orada tekrar tekrar ifade ettik. Suriye’nin, Irak’ın kuzeyindeki PKK-YPG varlığına karşı, DEAŞ varlığına karşı işbirliği yapmamız gerektiğini, iki müttefik olarak beraber çalışmamız gerektiğini ifade ettik. Diğer konularda da Dışişleri Bakanımız zaten gereğini yapacaktır.” dedi.
]]>Akar, partisince merkez Altıeylül ilçesine bağlı Sütlüce Mahallesi’nde düzenlenen mitingde, Cumhur İttifakı olarak büyük Türkiye için çalıştıklarını söyledi.
Teröre hiçbir şekilde geçit vermeyeceklerini belirten Akar, şöyle konuştu:
“Biz sizler için çalıştıkça bazıları bizim paçamızdan çekmeye çalışıyor, yavaşlatmaya, durdurmaya çalışıyor. Bizi durduramayacaklar, engelleyemeyecekler. Bunun için 15 Temmuz hain darbe girişimine rağmen çok şükür bunları ülkemizden sürdük, gönderdik. İlçelerimizde, illerimizde, dağlarda Mehmetçiğe karşı koyamayanlar, kazdıkları çukurlara gömüldüler. Daha sonra Irak’ın Suriye’nin kuzeyine gittiler. Orada bir terör koridoru yapmaya çalıştılar. Sizlerin duası, Allah’ın yardımıyla Mehmetçik onları kazdıkları çukurlara gömdü ve gömmeye devam ediyor. Irak’ın kuzeyindeki barınakları, sığınakları, korunakları ne varsa başlarına yıkıldı, yıkılmaya devam ediyor. Bunlara kim destek sağlarsa sağlasın, Allah’ın izniyle en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar bu mücadele devam edecek, 40 yıldan beri başımıza musallat olan bu beladan hep birlikte kurtulacağız.”
Akar, Türkiye’nin tek yürek olduğunu dile getirerek “Biz 85 milyon olarak biriz, tek yumruk, tek yüreğiz. Birliğimiz ve beraberliğimiz inşallah daim olacak. Yüzyıllardan beri biz beraber yaşadık, beraber ekmeğimizi, suyumuzu paylaştık, kız aldık, kız verdik. Türkler, Kürtler, Araplar Türkiye’de yaşayan 85 milyondan kim varsa herkes kardeş, herkes birinci sınıf vatandaştır. Bunu herkes böyle bilsin, hiçbir fitneye, fesada fırsat vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Teröristlerin hevesleri kursağında kaldı”
Irak ve Suriye’de yapılan müdahalenin Türkiye’yi büyük belalardan kurtardığını belirten Akar, şöyle devam etti:
“Allah’a çok şükür zamanında Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifiyle başlattığımız operasyonlar başarılı bir şekilde gerçekleşti. Teröristlerin hevesleri kursağında kaldı, kazdıkları çukurlara gömüldüler. Onlara kimlerin yardım ettiğini, destek sağladığını, biliyoruz, görüyoruz, anlıyoruz. Bunların hepsi beyhude gayret. Ne yaparsanız yapın, kim desteklerse desteklesin, bu işin iki yolu var, ya bulundukları yere gömülecekler ya da gelip adalete teslim olacaklar. Artık söz dinleyen Türkiye yok, sözü dinlenen Türkiye var. Türkiye uluslararası ortamda ve üç kıtada şu anda söz sahibi, bütün dünyayla da ilgi sahamız var. Biz sadece kendi ülkemiz için çalışmıyoruz, aynı zamanda dostlarımız ve kardeşlerimizin de haklı davalarını destekledik, destekliyoruz. Kıbrıs bizim milli meselemiz, hiçbir şekilde vazgeçmemiz mümkün değil. Ege’de ve Akdeniz’de dostluk istiyoruz, iyi komşuluk ilişkileri istiyoruz. Hiçbir şekilde bugüne kadar olduğu gibi haklarımızı çiğnetmedik, çiğnetmeyeceğiz. Libya ve Azerbaycan da bizim kardeşimiz, onların da haklarını koruduk ve korumaya devam edeceğiz.”
Akar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde savunma sanayisinde önemli yol katettiklerini vurguladı.
Mitinge AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, MHP Balıkesir İl Başkanı Niyazi Tunç, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan, AK Parti Altıeylül Belediye Başkan Adayı Mesut Eray da katıldı.
]]>Bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında sanayi esnafı ile bir araya gelen Akar, burada yaptığı konuşmada, Balıkesir’de daha çok gelişmeler yaşanacağını belirterek, üst ve yerel düzeyde alınan kararlarla, Balıkesir’in daha üst seviyeye koşar adım ilerlediğini söyledi.
Türk milletinin birlik ve beraberliğinin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Akar, “Cumhur İttifakı çok değerli, çok önemli. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin birlikte yaptıkları çalışmaları desteklemek hepimizin boynunun borcu. 2 bin 500 yıllık büyük Türk Hakanlığı arasında İslam’la şereflenen milletimiz, Cumhuriyet’i kurmak suretiyle bu medeniyet yolunda ilerlemeye devam ediyor. Gideceğimiz yollar var, alacağımız mesafeler var. Bunun için de birlik, beraberlik şart, istikrar şart. Bunun üzerinde durmamız lazım.” diye konuştu.
Akar, sadece Türkiye için çalışmadıklarının altını çizerek, Kıbrıs başta olmak üzere, Libya ve Azerbaycan halklarının da haklı davalarını desteklemeye devam edeceklerini dile getirdi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her zamankinden daha önemli hale geldiğini aktaran Akar, “Silahlı Kuvvetlerimizin de kendisine verilen görevleri yapabilmesi için olmazsa olmaz savunma sanayi. Bu konuda Türkiye sizlerin de yakından takip ettiği gibi büyük mesafeler katetti. Şu anda Allah’a çok şükür Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyacının yüzde 80’ini yerli ve milli olarak harcayabilir hale geldi. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki hassasiyeti, liderliği, desteği gerçekten çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin büyük ve güçlü olmak için gece gündüz demeden çalıştığını vurgulayan Akar, şunları kaydetti:
“İnşallah 85 milyon birlik ve beraberlik içinde bu gayretlerimizi devam ettireceğiz. Bir tarafta ülkemizin bekasını, güvenliğini sağlarken diğer tarafta da halkımızın, milletimizin, 85 milyonun, hiçbir ayrım yapmaksızın rahat, huzur ve refah içinde yaşaması için çalışıyoruz. Bunu yaparken paçalarımızdan çekenler var. Bizi engellemeye çalışanlar var. Bunlara karşı da mücadelemiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Bunların en başında gelen teröristler. Adı ne olursa olsun PKK, YPG, DEAŞ, FETÖ, bunlar bizleri engellemek için çok çabaladılar fakat başaramadılar. Başaramayacaklar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Eninde sonunda inşallah bunlar kazdıkları çukurlara gömüldüler, gömülecekler ve bu 40 yıldan beri asil milletimizin başına bela olan bu terör belasından milletimizi kurtaracağız.”
Hulusi Akar, “Birliğimizi sürdürdüğümüz sürece ve sizlerin sevgisi, güveni ve duası olduğu sürece Allah’ın izniyle yenemeyeceğimiz güçlük, aşamayacağımız engel, yapamayacağımız görev yok. Bundan emin olun ve bu duygularla, bu düşüncelerle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Başta Balıkesir’imiz olmak üzere inşallah diğer taraftan da bütün Türkiye olarak, ülke olarak büyük ve güçlü Türkiye olma yolunda yürüyerek değil, koşarak ilerlemeye devam edeceğiz. Bu memleket bizim. Bu tarih bizim. Bu bayrak bizim ve dolayısıyla birliğimizi, beraberliğimizi en üst düzeyde sürdürmek suretiyle bütün engelleri aşacağız.” şeklinde konuştu.
Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan, AK Parti Altıeylül Belediye Başkan Adayı Mesut Eray da katıldı.
]]>Eyüpsultan Belediyesi organizasyonuyla, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü dolayısıyla Eyüpsultan Kültür Sanat Merkezi’nde şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya gelen Akar, en yüksek rütbe, şan ve şerefin şehitlik olduğunu söyledi.
Bu topraklarda huzur içinde yaşanmasında en büyük payın şehitlere ait olduğunu belirten Akar, “Çanakkale ruhunu sürdürdüğümüz sürece bizim aşamayacağımız engel, yenemeyeceğimiz güçlük yok.” ifadesini kullandı.
Akar, şehitlere ve gazilere verdikleri öneme vurgu yaparak, şöyle konuştu:
“Şehitlerimiz başımızın tacı. Gazilerimizle birlikte şehitlerimiz, bizim buradaki başarılarımızın birinci kahramanı. Onların anneleri, babaları, eşleri, çocukları da bizim başımızın tacı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, gerçekten şehit ailelerimize ve gazilerimize hiçbir ülkenin, hiçbir ordunun yapmadığı kadar, elimizden geldiğince bütün imkanlarımızı seferber edip onların yanında olmaya çalıştık, çalışacağız. Ne yapsak az. Bunun da farkındayız. Fakat burada her şeyin yapılmakta olduğunu da herkesin bilmesi lazım.”
Terör örgütleriyle, Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde, büyük ve güçlü bir ülke olmasının engellenmek istendiğine dikkati çeken Akar, konuşmasına şöyle devam etti:
“Şuna inanın, Mehmetçik için hiçbir şey değişmiyor. Bizim terörle mücadelemizde kim olursa olsun karşımızda onunla mücadeleye devam edeceğiz. Mehmetçik’in nefesi, teröristlerin ensesinde. Allah’ın izniyle, sizlerin sevgisi, güveni ve duasıyla 40 yıldan beri bu asil milletin başına musallat olan bu beladan milletimizi kurtarmakta kararlıyız. Mehmetçik şu anda bunları ülkemizden süpürdü, Irak’ın, Suriye’nin kuzeyinde de onların tepesine bindi, barınaklarını, sığınaklarını, korunaklarını, sözde karargahlarını başlarına yıktılar, yıkmaya devam ediyorlar. Kazdıkları hendeklere gömdüler, gömmeye devam ediyorlar ve gömecekler inşallah.”
“En önemli konu birlik ve beraberliğimiz”
Terör örgütlerinin arkasında kim olursa olsun milleti bu terör belasından kurtarmakta kararlı olduklarını vurgulayan Akar, bazı kesimlerin içeriden ve dışarıdan fitne-fesatla Türkiye’nin terörle mücadelesine gölge düşürmeye çalıştıklarını ifade etti.
Kimsenin dini, etnik ve mezhepsel kökenli ile ilgilenmediklerini, tek hedeflerinin teröristler olduğunu kaydeden Akar, “Bizim için en önemli konu birlik ve beraberliğimiz. 85 milyon tek yürek, tek yumruk olduğu müddetçe bizim yenemeyeceğimiz hedef, aşamayacağımız güçlük, engel yok. Hiçbir şekilde aramıza fitne sokmayacağız. Bu bir zihniyet meselesi. Siyasi düşünceler ayrı fakat diğer taraftan da devletimize sahip çıkma meselesi.” dedi.
Türkiye’nin önceki dönemlerde dışardan parasını ödediği silahı, mühimmatı, aracı alamadığını hatırlatan Akar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olağanüstü desteği, gayreti ve yol göstermesiyle şu anda Silahlı Kuvvetler’in silah, araç-gereç ihtiyacının yüzde 80’ini yerli ve milli olarak karşılayabilir hale geldiğini belirtti.
Milletin bekası, halkın refahı için çalışmayı borç bildiklerini belirten Akar, “Bu beka konusunda, güvenlik konusunda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ‘Ölürsek şehit, kalırsak gazi.’ anlayışıyla yapmamız gerekenleri yaptık, yapacağız.” diye konuştu.
İsrail eleştirisi
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da değinen Akar, orada bir savaş değil, katliam yaşandığını söyledi.
Akar, “Bunlarda ahlak da bitmiş, hukuk da bitmiş, daha da ötesi insanlık bitmiş. Fakat bunlar bir gün bunun hesabını verecekler. Ne kadar kapatırlarsa kapatsınlar, örterlerse örtsünler, Orta Doğu’da, Avrupa’da, Amerika’da yönetimler ne kadar kör ve sağır olurlarsa olsunlar, bütün insanlar, birazcık vicdanı, aklı, duygusu olan herkes Filistin için ayakta.” değerlendirmesini yaptı.
Programda, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken ve Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara da şehit aileleri ve gazilere selamlama konuşması yaptı.
]]>Ege Kariyer Fuarı (EGEKAF) konuklarından Milli Savunma eski Bakanı, AK Parti milletvekili, Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” adlı söyleşi gerçekleştirdi. Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte milletvekili Akar, Irak’ın kuzeyinde gerçekleşen operasyonlarda hudutların ve vatandaşların güvenliğini amaçladıklarını ifade etti. Geçmiş yıllarda teröristlerin toparlandıktan sonra tekrar saldırı girişimlerinde bulunduklarını ifade eden Genelkurmay eski başkanı ve Milli Savunma eski Bakanı Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni konseptinin kaynağında yok etmek olduğunu söyledi. Teröristleri kaynağında yok etmek amacıyla Mehmetçiğin nefesinin teröristlerin ensesinde olduğunu dile getiren Akar, “Nereye kaçarlarsa kaçsınlar barınaklarını, sözde karargahlarını başlarına yıkmakta. Sadece teröristleri oraya gömmekte azimli ve kararlıyız. PKK ve YPG dünya kamuoyunu yanıltmak için her türlü hileyi kullanıyorlar. İsim değişikliği bunlardan biri. PKK ile YPG arasında hiçbir fark yok. Bize NATO’daki toplantılarda biri geldiğinde ‘YPG ayrı demeyin kavga ederiz’ diyoruz. Bu aklımıza hakarettir. Bu kadar istihbarata, görgüye, bilgiyle biz bunları gördükten sonra siz bize ‘Bunlar ayrı’ derseniz aklımıza hakaret olur, kavga ederiz. Siz 10 bin kilometreden kendi menfaat ve çıkarlarınız için geldiğinizi söylüyorsunuz. Bizden de bir şey yapmamızı bekliyorsunuz. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.
“PKK ve YPG hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir”
PKK ve YPG’nin Kürt vatandaşların temsilcisi olmadığını vurgulayan milletvekili Akar, “DEAŞ nasıl Müslümanların temsilcisi değilse, PKK ve YPG de Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil. Kürt kardeşlerimiz de PKK’lı veya YPG’li değil. Bizim operasyonlarımız teröristlere karşı. Kürtler, Türkler, Zazalar, Araplar kim varsa orada hepsi kardeştir. Bunun delili de Çanakkale’de beraber savaştık, Milli Mücadele’yi beraber yaptık. Şehitliklerimizde Türk’ü, Kürt’ü, Zaza’sı yan yana yatıyor” ifadelerini kullandı.
“Etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır”
İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını da değerlendiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iki devletli çözümü öldürmeye çalıştığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti olarak Doğu Kudüs’ün başkent olacağı, egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu söylediklerini vurgulayan Akar, “Bunun için de yapılması gereken her şeyi yapacağız. Burada ‘Ben ne yapabilirim’ demek yok. Birisi sizin ayağınıza bassa, çocuğunuza bir tokat atsa, gelip camınızı kırsa ne yaparsınız? Bir şey yapın. Sosyal medyayla, STK’larla veya bir şey söyleyerek mutlaka bir şey yapmak zorunda olduğumuzu görelim. Biraz rahatsız olun diye en son rakamları söyleyeceğim. 12 bin çocuk, 8 bin 190 kadın öldürüldü. Ne silahı ne tüfeği ne topu var. Bu bir savaş değil. Asla savaş dememeliyiz. Bazıları bilerek İsrail-Filistin savaşı diyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bir tarafta nükleer silah dahil her türlü silahı var, diğer tarafta sapan taşı var. Bu nedenle savaş olması söz konusu değil, bu bir katliam. Etnik temizliğe varan, soykırıma varan bir katliamdır. Toplam 29 bin 62 Filistinli şehit oldu. ‘Burada Hamas var. Biz onlarla çatışıyoruz. Bunlarda o nedenle öldü’ diyorlar. Batı Şeria’da Hamas yok. 334 kişiyi katlettiler. Bir tarafta 29 bin olduğu için 334 az geliyor. 130 basın mensubu öldürüldü. Kendi ülkemizde yaşıyoruz. Bazı sebeplerden dolayı tutuklanan bir basın mensubu için Amerika, Avrupa ayağa kalkıyor. 337 sağlık görevlisi katledildi. 7 bin 700 kayıp var, kayıp demek ölü demek” şeklinde konuştu. – DENİZLİ
]]>Eskişehir Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Türkiye’nin Güvenlik Politikası” konulu konferansta konuşan Akar, bir ülkede en önemli konulardan birinin kültürel değerler sistemi olduğunu belirterek, Eskişehir Birlik Vakfı’nın bu anlamda çok özel yere sahip olduğunu söyledi.
Gazze konusunda kimsenin susmaması gerektiğini belirten Akar, “Gazze konusu başta olmak üzere ‘Nasıl olsa herkes biliyor’ dememeli. Anneler, evladım, kardeşim doğru bildiğiniz ne varsa onu söylemek lazım. Bir çekingenlik var. Siz dirayetli bir şekilde bilgilendirin ve bilinçlendirin. Eğer toplum bilgili ve bilinçli olursa herkesin işi kolaylaşıyor, bunu bilelim.” diye konuştu.
Akar, 85 milyonun belirli konularda bir tutum içinde olması gerektiğine dikkati çekerek, “Duygu ve düşüncelerin bir ve beraber olması lazım. Millet olması lazım. Nasıl ki evlerimiz depreme daha dayanıklı hale gelsin diye tahkim ediyoruz, tedbir alıyoruz. Bizim de önümüzdeki risklere, tehditlere ve tehlikelere karşı milli birlik ve beraberliğimizi tahkim etmemiz lazım. Burada herhangi bir boşluk bırakmamamız lazım. Herhangi bir fitnenin, fesadın girebileceği duruma müsaade etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Bir toplumun millet olabilmesi için din, dil, tarih ve hayat tarzının gerekli olduğunu ifade eden Akar, eğitim sisteminin buna göre kurgulanarak gençlere yol gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin coğrafi konum itibariyle adeta bir ateş çemberinin içinde olduğunu ve dünyadaki sıkıntıların kaynağında gıda ve enerjinin bulunduğuna değinen Akar, “Peki bunun için ne yapalım? Korkalım mı? Hayır, geleceğimizi tanzim etmek bakımından yürüyerek değil koşarak çalışalım.” dedi.
“Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var”
Bütün devletlerin beka ve refah olmak üzere iki temel görevi olduğunu dile getiren Akar, şöyle devam etti:
“Biz büyük ve güçlü Türkiye derken buna çalışıyoruz. Bir taraftan bu terör vesaire onlarla hesaplaşıp işi bitirmek. Diğer taraftan da Sayın Bakanımızın gece gündüz aradığı petrolü, doğal gazı bularak refahımıza katkı sağlamak. Çok şükür başaracağız. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmemiz lazım. Bunlarla ilgili durmak veya duraklamak yok. Bu gelişmelere bağlı olarak bizim etki alanımız 3 kıta oldu. Avrupa, Asya ve Afrika. Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var. Fiili durumlarımız var. Askeri etkimiz var. Bu önemli bir şey. Bunun güçlenmesi lazım. Bütün dünya artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi alanı.”
“Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek”
Terörü bitirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Öyle veya böyle inşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız. 85 milyonun sevgisi, güveni ve duasından aldığımız ilhamla, inşallah milli ve manevi değerlerimizi kullanmak suretiyle bunların en sonuncusunu etkisiz hale getirerek ülkemizin bekasını, güvenliğini, rahatlığını ve huzurunu tam ve mutlak imkanla sağlayacağız. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek. Biz başta Irak ve Suriye olmak üzere hiç kimsenin toprak bütünlüğüne karşı değiliz. Onların toprağında asla bir gözümüz yok. Bizim tek derdimiz, sınırlarımızın ve milletimizin güvenliği.
Bu memleket bizim. Bu tarih acısıyla, tatlısıyla bizim. İbret ve ilham alacağız. Bu bayrak bizim. Bu anlayışla 85 milyon tek yumruk, tek yürek olacağız. Çalışmalarımızı buna göre yapacağız. Sultan Alparslan’dan Atatürk’e kadar ve bugüne kadar bu topraklar, insanlar, nüfus, ülke, beka, refah için katkı sağlayan kim varsa herkesi saygıyla şükranla anıyoruz.”
Akar’a konuşmasının ardından hediyelerin takdim edildiği konferansa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ve diğer ilgililerle vatandaşlar katıldı.
]]>TÜRKİYE’nin ilk ve tek olimpik sürat patencisi Furkan Akar (21), 2022 Kış Olimpiyatları’nda elde ettiği 6’ncılıktan sonra 2023 Avrupa Kısa Kulvar Sürat Pateni Şampiyonası’nda, 1000 metrede 3’üncü oldu. Başarılı bir yılı geride bıraktığını ifade eden Akar, her yarışmada biraz daha mesafe katettiğini belirterek, hedefinin önce Avrupa ve Dünya şampiyonlarında, ardından da 2026 Kış Olimpiyatları’nda madalya olduğunu söyledi.
Erzurum’un ev sahipliğinde 2011 yılında düzenlenen Dünya Üniversite Oyunları’nın (UNIVERSIADE) ardından henüz 10 yaşındayken sürat pateni yapmaya başlayan Furkan Akar, ilk tarihi başarısını Hollanda’da yapılan Short Track (Kısa Mesafe) Dünya Kupası’nda 17’nci olarak elde etti. Bu sonuçla 2022 yılında Çin’de yapılacak Beijing Kış Olimpiyatları’na katılmaya hak kazanan Furkan adını tarihe yazdırdı. Çin’de buz pistine inen Furkan Akar, Türkiye tarihinde ilk kez yarıştığı olimpiyatlarda 6’ncı oldu. Başarısını 2023 yılına da taşıyan Akar, Polonya’nın Gdansk kentindeki 2023 Avrupa Kısa Kulvar Sürat Pateni Şampiyonası’nda, 1000 metre 3’üncü oldu. Katıldığı birçok uluslararası yarışmada ilk 10’a giren Akar, memleketi Erzurum’da yılın sporcusu ödülüne layık görüldü. Düzenlenen törenle ödülünü alan Furkan Akar, DHA muhabirinin sorularını cevaplandırdı.
HER YARIŞ BENİM İÇİN TECRÜBE
Sürat patenine ağabeyinin desteğiyle başladığını ilk yıllarda pist kenarlarındaki minderlere tutunduğunu anlatan Furkan Akar, “Fedakarlık ederek, emek vererek çalıştım. Ailemden uzak kaldım, doğup büyüdüğüm kentimden, ülkemden uzak kaldım. Sadece çalıştım ve istedim. Olimpiyat benim bu alandaki en yüksek yarışımdı. Bayağı heyecanlandım. Tabii antrenörüm psikoloğum oldu, bana her konuda yardım etti. Onun sayesinde biraz daha sakinleyip yarışa odaklandım. Olimpiyatlarda 6’ıncı olarak Türkiye’de bir ilki başardım. 2022’den sonra 2023 yılında da güzel bir ivme yakaladık. Hem takım hem de bireysel olarak güzel sonuçlar almaya başladık. 2023 yılında Avrupa şampiyonasında 3’üncü oldum. Kış branşında Avrupa Şampiyonası’nda ilk madalya getiren tek sporcuyum. Ardından dünya kupalarına katıldık. 2023 yılında aynı zamanda dünya şampiyonası vardı. Dünya şampiyonasında ülkemiz adına sürat pateninde ilk 10’a giren tek sporcuyum. Yaklaşık bir ay önce dünya kupaları yarışlarında mücadele ettim. Orada da 1500 de 15’inci oldum. Tabii ki her yarış tecrübe oluyor benim için. 2023 yılı da 2022 yılı gibi muhteşem geçti. Her yıl, her sezon sonraki sezonda daha ileriye gitmek için sürekli çalışıyoruz” diye konuştu.
SADECE BİREYSEL DEĞİL, TAKIM OLARAK BAŞARI
Sürat pateninde artık bireysel değil takım olarak başarıları hedeflediklerini kaydeden Furkan Akar, Türk Bayrağı’nı göndere çekmek için çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi. 2024’teki Avrupa ve dünya yarışlarında madalya için buza çıkacaklarını söyleyen Akar, 2025 yılından itibaren İtalya’da yapılacak 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’na odaklanacaklarını söyledi.
SÜRAT PATENİNE BAŞLAMAK İSTEYENLER VAR
Olimpiyatlarda elde ettiği başarı sonrası ülkenin dört bir yanından gençlerin kendisini aradığını ve bu spora başlamak istediklerini söyleyen Akar, “İzmir’den, Bursa’dan, Ardahan’dan Türkiye’nin dört bir yanından arayanlar var. Her tarafta bu sporu yapacak imkan yok ama bazıları buz salonlarının olduğu yerlere gidiyorlar. Ben de elimden geldiğine yardımcı olarak onları yönlendiriyorum. Spor gerçekten çok güzel bir şey. Gezip görmediğimiz yerleri görüyor, yeni arkadaşlar ediniyoruz. Şu ana kadar 20’den fazla ülke gezdim. Rusya ve Ukrayna’ya savaş sebebiyle gidemedim” dedi.
]]>