Akbelen – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 04 May 2024 23:12:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Parti Meclis Üyesi Bozoğlu “Akbelen’deki Kamulaştırma Kararı ve Ardından Vazgeçilmesi Akbelenlilerin Yıllardır Verdiği Mücadelenin Sonucu” https://www.haber28.com.tr/chp-parti-meclis-uyesi-bozoglu-akbelendeki-kamulastirma-karari-ve-ardindan-vazgecilmesi-akbelenlilerin-yillardir-verdigi-mucadelenin-sonucu/ https://www.haber28.com.tr/chp-parti-meclis-uyesi-bozoglu-akbelendeki-kamulastirma-karari-ve-ardindan-vazgecilmesi-akbelenlilerin-yillardir-verdigi-mucadelenin-sonucu/#respond Sat, 04 May 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16782 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nı korumak için 5 yıldır mücadele eden İkizköylüler ve yaşam savunucularının ağaçların kesilmesine ve her gün gerçekleştirilen dinamit patlatmalarına karşı düzenlediği “Akbelen’de Büyük Buluşma”ya katılan CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Baran Bozoğlu, “Akbelen’deki bu kamulaştırma kararı ve ardından vazgeçilmesi Akbelenlilerin yıllardır verdiği mücadelenin sonucu” dedi.

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nda, Limak Holding ve IC Holding’in iştiraki YK Enerji tarafından işletilen Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’nin kömür sahasını genişletmek için Temmuz 2023’te ağaç kesimine karşı başlatılan direniş devam ediyor. 740 dönüm ağaç kesilen Akbelen Ormanı’nda İkizköylüler ve yaşam savunucuları, ağaçların katledilmesine ve her gün gerçekleştirilen dinamit patlatmalarına karşı dün Akbelen’de gerçekleştirilen Büyük Buluşma’da tekrar bir araya geldi. İkizköylüler ve yaşam savunucuları buluşma sonrasında, maden alanı olan ilk nöbet alanına giderek incelemede bulundu.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR VATANDAŞ AK PARTİ’NİN ÇEVRE UYGULAMALARINA GÜVENMİYOR”

Büyük Buluşma’ya katılan CHP Parti Meclisi üyesi Baran Bozoğlu, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Akbelen’de verilen mücadelenin Türkiye’deki çevre problemlerine karşı verilen mücadelenin bir toplamı olarak gördüklerini ifade eden Bozoğlu, “Türkiye’de özellikle AK Parti döneminde yirmi iki yıldır büyük bir çevre talanı yaşandığını biliyoruz. Dolayısıyla aslında Akdelen’deki mücadele Türkiye’de yıllardır  AK Parti’nin uyguladığı çevre politikalarına karşı verilen bir somut tepkidir. Artık Türkiye’de hiçbir vatandaş AK Parti’nin çevre konusundaki uygulamalarına, madencilik konusundaki uygulamalarına güvenmemektedir. Erzincan İliç’te yaşanan olay da aslında bunun bir somut göstergesidir. AK Parti şu anda  Türkiye’nin çevresini, havasını, toprağını savunmayan ve bu kapsamda uyguladığımız mevzu, kanunları, yönetmelikleri de hiçe sayan bir bakış açısıyla ciddi şekilde problemler oluşturmuştur” dedi.

“YAPMAMIZ GEREKEN BÜTÜN DOĞAL ALANLARIMIZA DAHA FAZLA SAHİP ÇIKMAK”

Dünyanın en büyük probleminin iklim krizi olduğunu vurgulayan Bozoğlu, Türkiye’nin Akdeniz havzasında iklim krizinden en fazla etkilenecek ülkelerin başında geldiğini söyledi. Bozoğlu, şöyle konuştu:

“Özellikle Ege Bölgesi’nin Muğla başta olmak üzere yapılan araştırmalarda iklim krizi kaynaklı sel felaketleri, deniz suyu yükselmesi gibi meselelerde en çok etkilenecek kentlerin başında geliyor. Dolayısıyla burada yapılacak olan bütün çalışmaları, bütün politikaları, bir iklim krizine karşı mücadele ve toplumumuzun, ülkemizin, insanların, doğanın zarar görmeyeceği çalışmalara odaklamamız gerekiyor. Bunun temel yolu doğaya sahip çıkmaktır, doğanın korunmasıdır. Dolayısıyla bugün Muğla başta olmak üzere farklı bölgelerde ormanlık alanların yok edilmesine yönelik yapılan her tür proje bizim geleceğimizi, bugünümüzü riske atmaktadır. Çocuklarımızın geleceğini riske atmaktadır. Öte yandan yapılan çalışmalar, verilen kararlar ben yaptım oldu hukuku, toplumu, yereldeki insanlığın ihtiyaçlarını göz ardı ederek uygulanmaktadır. Zaten ay sonu yapılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bunu somut bir şekilde gördük. Vatandaşların buradaki tepkileri göz ardı edilerek, toplum kuruluşlarının, bilim insanlarının verdiği bilgi ve bilgi birikimi göz ardı edilerek yirmi birinci yüzyıl dünyasına uygun olmayan bir yaklaşımla acele kamulaşma kararı ortaya konuluyor. ve savaş dönemlerinde alınması gereken acil durumlarda alınması gereken bu karar mevzuata göre ne yazık ki bütün enerji yatırımlarına, madencilik yatırımlarına uygulanmaya başladı. Bu toplumu yok sayan bir bakış açısıdır. Bu doğayı yok sayan bir bakış açısıdır. Bizim şu anda yapmamız gereken şey bütün doğal alanlarımızda çok daha fazla sahip çıkmak vatandaşlarımızın yanında yer almak ve tarımın geliştirilmesi ve bunun yanında da yerel kalkınmanın gelişmesine odaklanmamız gerekiyor.”

“MEVZUAT KARALAMA DEFTERİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

Kamulaştırma kararının iptal edilmesinin Akbelen’de verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade eden Bozoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün Muğla’da açık konuşmak gerekirse doğaya toplu saldırının olduğunu görüyoruz. Belediye başkan adaylarımızla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi olarak dik bir duruş, kararlı bir duruş sergiliyoruz. Doğanın, insanın yanında olduğumuzu bir kez daha buradan Akbelenlilerle beraber yer alıyoruz. Biz Akbelen’in yanında değil, biz Akbelenli’nin içindeyiz. Ne yazık ki ülkemizin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin  mevzuatı bir karalama defteri dönüştürülmüş durumda. Bir gün karar veriliyor. İki gün sonra bu karardan vazgeçiliyor. Plansızlık, programsızlık, insanların geleceğini düşünmeyen bir bakış açısına sahip olmadığını bir kere net bir şekilde göremiyoruz. Devletin liyakatli kadroları ne yazık ki kalmamış durumda. Kamu kurumlarının liyakatli kadroları savrulmuş durumda ve siyasallaştırılmış durumda. Akbelen’deki bu kamulaştırma kararı ve ardından vazgeçilmesi aslında bunun somut bir göstergesidir. Öte yandan Akbelenlerin yıllardır verdiği bir mücadelenin sonucu olduğunu unutmamak gerekir. Bir rica üzerine bu işlerin olması mümkün değil, işte buradan siyasi rant elde edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Ancak biz bunun samimiyetsiz olduğunun çok iyi farkındayız. 1 Nisan’dan sonra, seçimden sonra Cumhuriyet Halk Partisi kadroları, belediye başkanlarıyla birlikte bu meseleyi takip etmeye devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman buradaydı. Burada olmaya devam edecek.”

“MÜCADELE YAPMAK GEREKİYORSA LİDERLİK YAPMAYA HAZIRIM”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olması durumunda Akbelen ve Muğla ormanlarının korunmasına karşı yol haritasını ANKA Haber Ajansı’na açıklayan Bodrum Belediye Başkanı ve CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Muğla’da yapılacak yatırımlar hakkında ilgili inisiyatiflerle, mimarlar odasıyla, TMMOB’la, kent konseyleriyle, köylülerle konuşacaklarını söyledi. Aras, “Muğla’nın aslında yüzde 68’i ormandı. Bu son 2021 yangınlarında yüzde 8’i yandı maalesef. O yüzden  şu anda ormanlarla ilgili yapılan bütün müdahalelere karşı hukuki her türlü  yolu deneyeceğiz. Yargı yolunu, gerektiğinde de işte bu şekilde hep beraber olup birlikte olup bu işe karşı çıkacağız. Turizm tahsisleri oluyor ormanlarda veya maden tahsisleri oluyor. Maden de çıkarılabilir, turizm de tahsis edilebilir ama bu yöntemler doğru yöntemler değil. Yani bunların yapılacak yöntemleri de var. Doğaya, çevreye zarar vermeden yapılacak yatırımlar da tabii ki olacak. Ama bu şekilde değil. Ormanları yok ederek, tarım arazilerini yok ederek, zeytinlikleri yok ederek bunlar yapılmamalı. Bizim itirazımız buna. O yüzden maden çalışmalarıyla ilgili oturacağız. İlgili inisiyatiflerle, mimarlar odasıyla, TMMOB’la, kent konseylerimizle, köylülerimizle, oturup bunları konuşacağız ve nerede, ne mücadele yapmak gerekiyorsa buna ben liderlik yapmaya her zaman hazırım” dedi.

“YÜZ YILLIK BİRİKİMLERİMİZİ SATA SATA BİTİREMEDİLER”

Muğla’da yaşam hakkını savunacağını ve koruyacağını ifade eden Aras, şöyle konuştu:

“Doğru yerde, doğru noktada her zaman olacağım. ve bu tür müdahalelere karşı da akademik çevrelerle, üniversitelerle çalışıp bu bölgenin doğal yapısını, binlerce yıllık kültürünü, endemik türlerini, tarım potansiyelini sonra doğal hayatını, biyoçeşitliliğini, eko sistemini bilimsel raporlarla ortaya koyacağız. İlk önce altlık oluşturacağız. Sonra da yine hukuki mücadeleyle buralara yapılan, yapılmaya çalışılan bu müdahaleyi engelleyeceğiz. Ama emekçinin de hakkını koruyacağız. Ülkenin menfaatlerini de düşüneceğiz. Buradaki halkın yaşam hakkını da savunacağız. Yani bunların hepsi korunarak hepsine belli hassasiyetlerle yaklaşarak da bu tür işler yapılabilir. Ama öyle bir şey var ki bu kamulaştırmalar daha doğrusu özelleştirmelerden sonra yani biliyorsunuz Cumhuriyet’in kazanımlarını yüz yıllık birikimlerimizi sata sata bitiremediler. Şimdi işte normalde enerjinin, eğitimin, sağlığın özellikle, kamusal hizmetlerin devlet eliyle yapılması gerekiyor. Ama bunların hepsini özelleştiriyorlar. Sağlığı özelleştiriyorlar, eğitimi özelleştiriyorlar, Enerjiyi özelleştiriyorlar. Şimdi tabii özelleşince karlılık ön plana çıktığı için böylece bu şirketler ister istemez korumacı davranmıyorlar veya onların tek amacı kar etmek, para kazanmak oluyor. Yani herhangi bir hassasiyet gözetilmiyor. O yüzden tekrar bu termik santrallerin öncelikle kamulaştırılmasını, sonra da Paris İklim Antlaşması’nın imzacısı bir ülke olarak fosil yakıtlardan çıkılmasını biz aslına bakarsanız burada teklif ediyoruz, öneriyoruz ve savunuyoruz. Bizim niyetimiz bu. Tamamen bu. Bunun dışında ne emekçinin işiyle, ne enerji ihtiyacının varlığıyla hiç kimseyle bir problemimiz yok bizim.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-parti-meclis-uyesi-bozoglu-akbelendeki-kamulastirma-karari-ve-ardindan-vazgecilmesi-akbelenlilerin-yillardir-verdigi-mucadelenin-sonucu/feed/ 0
Muğla’da Akbelen Ormanı’ndaki ağaç katliamına karşı büyük buluşma düzenlendi https://www.haber28.com.tr/muglada-akbelen-ormanindaki-agac-katliamina-karsi-buyuk-bulusma-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/muglada-akbelen-ormanindaki-agac-katliamina-karsi-buyuk-bulusma-duzenlendi/#respond Sat, 04 May 2024 00:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16691 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nda ağaçların katledilmesine ve her gün dinamit patlatılmasına karşı İkizköylüler ve yaşam savunucuları, “Akbelen’de Büyük Buluşma” düzenledi. “Buluşma”ya katılan CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Aras “İki yıldır ağaçlara sarılan insanları görmeyenler, seçimlerden hemen önce çevre mücadelecisi kesildiler.” dedi

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nda kurulmak istenen termik santral için geçen yaz başlayan direniş devam ediyor. Limak Holding ve IC Holding’in iştiraki YK Enerji tarafından işletilen Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’nin kömür sahasını genişletmek için Temmuz 2023’te 740 dönümlük ağaç kesilen Akbelen Ormanı’nda bölge halkı ve yaşam savunucuları direnişe başlamıştı. Akbelen Ormanı’nda İkizköylüler ve yaşam savucunuları, ağaçların katledilmesine ve her gün dinamit patlatılmasına karşı “Akbelen’de Büyük Buluşma”da tekrar bir araya geldi.

Akbelen’deki yeni direniş alanında gerçekleştirilen buluşmaya, CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, CHP Muğla milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı.

“SAMİMİYETLERİNİ 1 NİSAN’DAN SONRA GÖRECEĞİZ”

Akbelen Büyük Buluşması’nda konuşmacılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 11 Mart 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Akbelen Ormanı çevresindeki 190 parsel tarım arazisinin acele kamulaştırılması kararının, yine Erdoğan’ın imzasıyla 14 Mart 2024’te yürürlükten kaldırıldığını hatırlatarak, Erdoğan’ın bu kararı yerel seçimler nedeniyle aldığına işaret etti ve hükümetin politikalarına tepki gösterdi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Akbelen’de Büyük Buluşma’da yaptığı konuşmada, buradaki mücadelenin hayat ve gelecek mücadelesi olduğunu vurguladı. Burada hektarlarca orman alanının yok edildiğine işaret eden Aras, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Süren mücadele sadece bir Akbelen, İkizköy ismiyle kısıtlanamaz. Bu mücadele yaşam mücadelesidir. İki yıldır ağaçlara sarılan insanları görmeyenler, seçimlerden hemen önce çevre mücadelecisi kesildiler. Onların samimiyetini 1 Nisan’dan sonra göreceğiz. Burada acele kamulaştırma yapılmaya çalışıldı. Cumhuriyetin tüm kazanımlarını satan anlayış, acele kamulaştırma kararını yine sermaye gruplarının menfaatlerini öne alıyor. Resmi Gazete bir karalama defterine çevrilmiştir. Buradaki mücadele hayat ve gelecek mücadelesidir. Burası korunması gereken bir coğrafyadır. İnsanların yaşam hakları ortadan kaldırılıyor. Burada insanlara ‘Sen yaşama’ diyorlar. Vicdanınıza sesleniyorum. Muğla sadece Okluk Koyu’ndan ibaret değil.”

“KAMULAŞTIRMANIN TEKRAR GÜNDEME GELMESİNİN ÖNÜ AÇIK”

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan da kamulaştırma kararının tekrar gündeme gelebileceğine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Öncelikle hukuki olarak acele kamulaştırma kararı sadece burada geri alındı. Yani işlemin tesisi ve işlemin tamamen durdurulmasıyla ya da işlemin kaldırılmasıyla ilgili herhangi bir irade ortaya konmadı ve bu yüzden tekrar gündeme gelmesinin önü açık. Ancak hukuk devleti bir ülkede bunun olmaması gerekiyor. Yani bir şahıs, bir kişi, bir adayın, kim olursa olsun bir kişiyi arayarak, ‘Ben bunu rica ettim, bu konuda ricacı oldum ve bunu geri aldım’ şeklinde bir usulün olmaması gerekiyor. Burası hukukun üstünlüğüne inanan yurttaşların yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Yasalar ve normlar çerçevesinde yönetilmesi gerekiyor. Hukuk güvenliği açısından da böyle bir usulü son derece tehlikeli buluyoruz. Tabii Akbelen çok önemli bir direnişin simgesi oldu. Burada 4 yılı aşkın süredir devam eden bir mücadele var. Bugün geldiğimiz noktada burada tarım alanlarının kamulaştırılması söz konusu. Su kaynaklarına büyük zarar veriyor. Bunu daha önce defaatle ifade ettik. Biz buradan Akbelen’den bir kez daha ifade edelim, doğanın maliyeti sıfır değil. Yarın baktığımız zaman eğer bir kaynak varsa bu sermayeye aktarılmamalı. Bu buralarda dönüşümü sağlamaya, yeşil dönüşüm konusundaki etkilerin ve taahhütlerin gerçekleştirilmesine ayrılmalı. Burada çalışan, termik santrallerde çalışan işçilerin yaşamını kolaylaştırmak ve onların güvencesini, iş güvencesini sağlamak anlamında harcanması gerekiyor. Burada niyet ve samimiyet çok önemli. Bundan sonraki süreçte, seçimden sonraki süreçte de aynı niyet ve samimiyeti sormasını da elbette ki Muğla yaşayanları ve tüm Türkiye’deki toplum, yurttaşlar sorgulayacaktır.”

“ARTIK AKBELEN’DE DİRENİŞ KALICI BİR DİRENİŞTİR”

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da kamulaştırma kararının iptal edilmesinin seçim için yapılmış bir hamle olduğunun altını çizdi. Termik santral çalışmaya ve enerji üretmeye devam ettiği müddetçe ham maddeye ihtiyaç olduğunu, kömür sahaları artık yetersiz hale geldiğinde de yeni kömür alanları bulunması gerektiğini anlatan Uzun, şunları kaydetti:

“O nedenle burada kömür ihtiyacı bitmediği müddetçe yeni yeniden kamulaştırmalar ve ham madde alanları açılacaktır. Bunun iptal edilmiş olmasının tek sebebi yaklaşan yerel seçimlerdir. Burada çok acil kömür ihtiyacı var demektir. Seçim için vazgeçilmiştir, seçimden sonra bu ihtiyaç ortadan kalkmadığı müddetçe tekrar gündemde olacaktır. Artık Akbelen’de bu sahadaki direniş kalıcı bir direniştir. O nedenle bu direniş burada buna ihtiyaç duyan koşulların tamamen ortadan kalkmasına kadar devam etmek durumundadır.”

“KAMULAŞTIRMANIN DURDURULMASI İNANDIRICI DEĞİL”

Akbelen Büyük Buluşası’nda konuşan CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici de iktidarın Akbelen direnişinde bölge halkına ve yaşam savunucularına karşı yaklaşımını hatırlattı. Öneş, şöyle konuştu:

“Geçen sene protesto hakkını kullanan köylülerimizin üzerine sıkılan gazları, TOMA’larıı ve iktidarın çevre konularına yaklaşımını çok net hatırlıyoruz. Dolayısıyla herhangi bir kamulaştırmanın durdurulması bizim için inandırıcı değil. Olağanüstü durumlarda acil kamulaştırma yapılır. Acilen kamu yararı olması lazım. Ortada böyle bir şey yok. Neden acil kamulaştırma kararı alıyorsun? Neden 48 saat içerisinde kaldırıyorsun? Bizim için samimi değil. Bu seçimin bittiği gün çevre konularına tekrar aynı şekilde yaklaşılacağını biliyoruz. İktidarın samimiyetine inanmıyoruz. Sonuna kadar haklarımızı savunacağız. Bu tür seçim popülisti hareketlerin de ülkemizde olmamasını diliyoruz. İktidarın gerçekten köylüsüne, toprağına, yer altı sularına, ormanlarına destek çıktığı bir yönetim istiyoruz. Bu da AKP-MHP iktidarıyla olmayacak. Bu çerçevede önce yerel seçimlerde halkımız gerekli cevabı verecek. Çünkü halkın iktidarı denetlemesinin en iyi yolu yerel yönetimler. Ondan sonra da genel seçimlerde vatandaşını ve kendi toprağını, yer altı sularını, ormanını düşünmeyen iktidarı göndereceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/muglada-akbelen-ormanindaki-agac-katliamina-karsi-buyuk-bulusma-duzenlendi/feed/ 0
Muğla’da Akbelen Ormanı kamulaştırma kararı iptal edildi https://www.haber28.com.tr/muglada-akbelen-ormani-kamulastirma-karari-iptal-edildi/ https://www.haber28.com.tr/muglada-akbelen-ormani-kamulastirma-karari-iptal-edildi/#respond Fri, 26 Apr 2024 02:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15766

ESMA TURAN

CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin linyit madeni sahası için kamulaştırılması kararını iptal etmesiyle ilgili “Biz Akbelen için 2 yıldır mücadele ediyoruz. Ancak o mücadele esnasında orada olmayanlar şu anda sanki bir zafer kazanılmış edasıyla ‘Biz bu kararı kaldırttık’ naraları atıyorlar. Bu doğru bir şey değil. Aslından seçimden sonra samimiyet testini göreceğiz” dedi. AKP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Aydın Ayaydın ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın taleplerini yerinde görerek kararı kaldırdığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 11 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan 8247 sayılı acele kamulaştırma kararıyla Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nın çevresindeki 190 parsellik tarım arazisi, linyit madeni sahası olarak kullanılmak üzere Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmıştı. Karar, gelen tepkilerin ardından bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla iptal edildi.

“MADEN RUHSATI İPTAL EDİLİRSE SAMİMİYETLERİNE İNANIRIM”

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, şunları söyledi:

“Akbelen ile ilgili bir karar alınmıştı. Bu kararda acele kamulaştırma öngörülüyordu ancak bu karardan geri dönüldü ve karar yürürlükten kaldırıldı. Aslına bakarsanız bir hukuk devletinde kararlar bir gecede alınıp bir gecede vazgeçilmez. Ancak biz bunlara alışkınız. Biz özellikle Akbelen için 2 yıldır mücadele ediyoruz. Akbelen’deki aktivistler, Karacahisar, İkizköy halkı, Milas halkı, Muğla halkı burada mücadele veriyor. Ancak o mücadele esnasında orada olmayanlar şu an da sanki bir zafer kazanılmış edasıyla ‘biz bu kararı kaldırttık’ naraları atıyorlar. Bu doğru bir şey değil. Aslından seçimden sonra samimiyet testini göreceğiz. Seçimden sonra bakalım gerçekten de bu karar bu şekilde devam edecek mi yoksa yeniden bir gece Resmi Gazete’de yayınlanan kararnamelerle yeniden acele kamulaştırma kararı mı alınacak, bunu seçimden sonra hepimiz göreceğiz. Aslında orada arama ruhsatı da devam ediyor. Yani maden ruhsatı devam ediyor. Asıl oradaki sorunun kalıcı bir şekilde çözülmesi için, ormanların kurtulması için yapılması gereken oradaki maden ruhsatını iptal edilmesidir. Eğer maden ruhsatı iptal edilirse biz o zaman bu kararı samimi bir karar olduğuna kanaat getireceğiz. Ben zararın neresinden dönülürse kardır diye düşünüyorum ve Muğla’mızı için Akbelen için bu mücadelenin kısmen de olsa durdurulması bile bir başarıdır.”

“KAMULAŞTIRMA KARARINI CUMHURBAŞKANIMIZLA GÖRÜŞTÜK”

İptal kararının ardından AKP Muğla İl Başkanlığı’nda partililer ile birlikte açıklama yapan AKP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Aydın Ayaydın da şöyle konuştu:

“Kamulaştırma kararının ardından Sayın Cumhurbaşkanımızı telefonla aradım. Aynı günün akşamı iki kez görüştük. Cumhurbaşkanımıza olayı bütün yönleri ile anlattım. Sayın Cumhurbaşkanımız, olayı olduğu gibi anlattığımız vakit, olayı somut olarak ortaya koyduğunuz vakit, kesinlikle doğru neyse o yönde kararını geliştiren bir insan olduğu için bu olaya da sıcak baktığını gördüm. Ertesi gün de Sayın Cumhurbaşkanımız bizim olayı somut olarak bütün yönleri ile önüne koyduğumuz için Sayın Cumhurbaşkanımız tatmin oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız talebimizi yerinde görerek yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararı yayınlayarak bir önceki çıkan kararnameyi yürürlükten kaldırdı. Şu an itibarıyla İkizköy’de Çamköy’de ve Karacahisar köyünde 192 parselin kamulaştırılması konusu gündemden kalkmıştır. Biz her zaman Muğlalı hemşerilerimizin, çiftçilerimizin, köylülerimizin yanındayız, yanında da olmaya devam edeceğiz.”

]]> https://www.haber28.com.tr/muglada-akbelen-ormani-kamulastirma-karari-iptal-edildi/feed/ 0 CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Akbelen Ormanı’nın Maden Sahası Olarak Kullanılmasına Tepki Gösterdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-akbelen-ormaninin-maden-sahasi-olarak-kullanilmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-akbelen-ormaninin-maden-sahasi-olarak-kullanilmasina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 22 Apr 2024 01:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15259 CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Akbelen Ormanı çevresindeki toplam 190 parsellik tarım arazisinin linyit maden sahası olarak kullanılması için acele kamulaştırılmasına tepki gösterdi. Adem, bu kararın doğaya kalıcı zarar vereceğini belirterek, “Cumhurbaşkanı’nın son acele kamulaştırma kararıyla doğa katliamına hukuki kılıf hazırlandı. Bu karar, ekolojik felakete davetiye çıkarmaktadır” dedi.

CHP Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Muğla Milas’taki Akbelen Ormanı’nın çevresindeki İkizköy, Çamköy ve Karacahisar’da bulunan toplam 190 parsellik tarım arazisinin, linyit madeni sahası olarak kullanılmak üzere Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmasına ilişkin açıklama yaptı. Erhan, konuya ilişkin bugün yaptığı yazılı açıklamada geçen yaz Akbelen’deki maden sahası genişletme çalışmalarına karşı köylülerin ve çevrecilerin direnişini hatırlatarak şunları ifade etti:

CUMHURBAŞKANININ SON ACELE KAMULAŞTIRMA KARARIYLA DOĞA KATLİAMINA HUKUKİ KILIF HAZIRLANDI”

“Türkiye’nin akciğerlerinden biri olan Akbelen, yıllardır enerji şirketlerinin ve hükümetlerin iştahını kabartıyor. 2020’de dönemin Tarım Bakanı Pakdemirli tarafından iki termik santralle yapılan anlaşmayla bu nadide orman alanı fiilen talan edilmeye başlandı. Ardından gelen mahkeme kararlarına ve köylülerin direnişine rağmen binlerce ağaç kesildi. Böylece bölgenin ekolojik dengesinin bozulması için ilk adım atılmış oldu. Mart 2022’de Bakanlığın çıkardığı yönetmelik değişikliğiyle Akbelen’de madencilik faaliyetlerine izin verilmesi ise doğa tahribatının önünü tamamen açtı. Geçen yıl Temmuz ayında da binlerce ağaç daha kesildi. Tüm bu gelişmeler yetersiz kalmış olacak ki, Cumhurbaşkanının son acele kamulaştırma kararıyla doğa katliamına hukuki kılıf hazırlandı. Bu karar, ekolojik felakete davetiye çıkarmaktadır.

ARTAN HAVA, SU VE TOPRAK KİRLİLİĞİ BÖLGE HALKININ SAĞLIĞINI VE TARIMSAL-HAYVANSAL ÜRETİMİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

Peki, bu kararın doğaya ve bölge halkına faturası ne olacak? Öncelikle maden sahası haline gelecek orman arazileri, bölgenin eko sistemini derinden sarsacak. Yok, edilen her ağaç ve yeşil alan sayesinde oluşan temiz hava ve su kaynaklarının kaybı, canlı türlerinin yok olması anlamına gelecek. Artan hava, su ve toprak kirliliği bölge halkının sağlığını ve tarımsal-hayvansal üretimi olumsuz etkileyecek. Ayrıca faaliyete geçecek linyit madeni ve çalışacak termik santrallerin havaya saldığı sera gazları, küresel ısınma sorununa katkıda bulunacak. Dünyanın pek çok yerinde yaşanan aşırı hava olayları, seller ve kuraklıklar göz önüne alındığında, yeni bir emisyon kaynağının hayata geçirilmesi son derece vahimdir.

TARIM ARAZİLERİ YOK OLACAK, KÖYLÜLER GEÇİM KAYNAKLARINI KAYBEDECEK”

Bir diğer sorun da bölgedeki tarım arazilerinin yok olması ve köylülerin geçim kaynaklarını kaybetmesidir. Binlerce insanın hayatı altüst olacak, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik sekteye uğrayacaktır. Konunun bir de su kullanımı boyutu var: Kömür madenciliği ve termik santraller yüksek miktarda su tüketiyor. Bu da zaten kuraklıktan muzdarip bölgede su kaynaklarının daha da azalmasına yol açacaktır. Tüm bu olumsuz etkilere rağmen Akbelen’in maden sahası olması geri dönüşü olmayan bir karar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bölge halkının feryadı ile çevreci örgütlerin uyarıları ne yazık ki iktidar tarafından dikkate alınmamaktadır. Kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna ekolojik tahribata hız verilmesi, gelecek nesillerin yaşam hakkına da kastetmektedir.

AKBELEN DİRENİŞİ AYNI ZAMANDA İNSANLIĞIN DOĞAYLA KURDUĞU BAĞIN DİRENİŞİDİR”

Bugün Akbelen’de başlayan doğa katliamı, yarın bir başka yerde devam edecektir. Enerji arzı ve ekonomik kalkınma hedeflerini doğayı gözetmeden sürdürmek, çevresel felaketlere davetiye çıkarmaktan başka bir işe yaramamaktadır. İklim krizi dünyamızı sarsmaya devam ederken, Türkiye hızla bu yıkıma ortak olmaktadır. Akbelen son örnek olmamalı, bu doğa katliamına ortak olmamalıyız. Bölgedeki yurttaşlar, çevreci örgütler ve duyarlı herkes bu hukuksuz, vicdansız karara direnmeye devam etmeli, hukukun ve çevrenin çiğnenmesine izin vermemelidir. Ormanlarımız, iklimleri korumanın da ötesinde insanlığın doğayla kurduğu o kutsal bağı sembolize ediyor. Bu bağı koparmaya hakkımız yoktur. Akbelen direnişi, aynı zamanda insanlığın doğayla kurduğu bağın direnişidir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-akbelen-ormaninin-maden-sahasi-olarak-kullanilmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0