Alanlar – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 17 May 2024 05:48:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Antarktika’daki Buzulların Değişimi ve Hareketleri İnceleniyor https://www.haber28.com.tr/antarktikadaki-buzullarin-degisimi-ve-hareketleri-inceleniyor/ https://www.haber28.com.tr/antarktikadaki-buzullarin-degisimi-ve-hareketleri-inceleniyor/#respond Fri, 17 May 2024 05:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18427 Bilim insanlarının Antarktika’daki buzullarda yaşanan değişimin ve buz tabakasındaki hareketlerin haritalandırılması için yaptığı çalışmalarla dünyanın geleceği için çözüm aranıyor.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştiren, 24 kişilik bilim heyetinin yer aldığı 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, 36 gün süren başarılı çalışmalarla tamamlandı.

Sefere katılan bilim insanları, yıllardır araştırdıkları en önemli konulardan biri olan deniz buzu ve buzul takipleri sonucunda buzların içindeki saklı bilgilere ulaşmayı hedefledi. Dünyanın farklı dönemlerindeki buzul oluşum süreçlerini de inceleyen bilim insanları, buzların içindeki yaşamı çözebilirlerse dünyanın geleceğini daha iyi anlayacaklarını düşünüyor.

Halihazırda büyük kısmı Antarktika ve Grönland’da bulunan buzullar, gezegenin en büyük tatlı su kaynağı olması sebebiyle dünyanın geleceği için önemli rol oynuyor. Yeryüzündeki tatlı su kaynağının yüzde 75’lik kısmının Antarktika’da bulunduğu biliniyor.

Buz dağları, buzullardan kopmuş, yüzer ya da deniz tabanına oturmuş olarak bilinen ve isimlendirilen şekilleriyle 7 ayrı tipte gözlemlenebiliyor. Sivri tepeli, kubbe, aşınmış, havuzlu, eğimli, tabla ve blok buz dağı şeklinde görüntülere sahip buz dağları, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi ve Avrupa Uzay Ajansı gibi kurumlar tarafından izleme programlarıyla da takip ediliyor.

“Kar ve buzul alanlardaki erimelerin yıllara oranla farklılıklarını ortaya koyduk”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yüksek lisans eğitimine başladığı günden beri buzullar ve buz dağlarıyla ilgili uydu verileriyle çalışmalar yaptığını söyledi.

Gidemedikleri veya sürekli gözlemleyemedikleri çok büyük alanların uzun zamanlı verilerle izlenmesinde uzaktan algılama imkanlarını kullandıklarını dile getiren Özsoy, 20 yıl boyunca yürüttüğü çalışmalara son yıllarda hızla eriyen buzulları da eklediğini ifade etti.

Özsoy, kendisi gibi öğrencilerini de kutup alanındaki çalışmalara yönlendirdiğini belirterek, “Bu sene de önceki yılların devamı niteliğindeki çalışmamızla İHA ve uydu tabanlı sistemlerle kar ve buzul alanlardaki erimelerin yıllara oranla farklılıklarını ortaya koyduk. Bu projenin çıktıları, Antarktika’daki kar ve buzul alanlarının sürekli olarak izlenmesi ve iklim modellerinin güncellenmesi, gelecekteki değişikliklerin tahmin edilmesi için çok önemli.” diye konuştu.

“Buz kütlesi, aslında dünyanın bütün verilerini içinde saklıyor”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da buzulların nasıl oluştuğundan, farklı yapılarından, ekosistemi nasıl hareketlendirdiklerinden ve son yıllarda buzullarda yaşanan erimeden bahsetti.

Üzerindeki buz kütlesinin aslında dünyanın bütün verilerini içinde sakladığını ifade eden Başar, “Bunun içinde mineraller, bakteriler, canlılar, farklı ekosistemler sabit olarak kalarak günümüze kadar formlarını koruyabilmişler ve bazı ekosistemler oluşturmuşlar.” dedi.

Başar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buzulun içinde bulunan mineral maddeler, bakteriler, zaman içinde erimeyle birlikte etrafına dökülüyor ve birçok canlı da bunlardan beslenerek bir ekosistemle okyanusa doğru hareket ediyorlar. Bu buz dağlarının farklı tiplerine rastlayabiliyoruz. Buz dağları, buzul oluşumu sırasında hızlı bir şekilde yüksek basınç altında donmuş ise renklerinde farklılıklar görebiliyoruz.”

“Yerküre üzerindeki beyaz alanlar azaldığı için güneşin dünyamızı ısıtması artıyor”

Buz dağına yaklaşıldığında gazoz şişesi açıldığında çıkan köpükler gibi hava kabarcıklarının çıktığının görüldüğüne dikkati çeken Başar, buz oluşumu sırasında havanın sıkışarak kabarcıklar oluşturduğunu, bu kabarcıkların o buzul kaç milyon yıl önce oluşmuşsa o anki atmosferik veriyi gaz olarak dışarıya çıkardığını dile getirdi.

Ersan Başar, “Yerküre üzerindeki beyaz alanlar azaldığı için güneşin dünyamızı ısıtması artıyor ve böylelikle birbirini tetikleyen, domino taşı etkisi yapan bir sürecin içine giriyoruz. Özellikle Antarktika’da bir buz kütlesinin buz dağı olarak okyanusa gelmesi bizim henüz daha bilmediğimiz birçok minerali, bakteriyi, canlıyı sistem içine sokuyor. Aslında biz onları çözebilsek, bir buzul çağından kalan o buz parçasının içindeki hayatı çözebilirsek, içindeki gazları, mineralleri ve yaşamı çözebilirsek hayatın gerçeğini daha iyi anlayabileceğiz.”

“Küresel iklim değişikliğinin etkilerini net bir şekilde gözlemledik”

İstanbul Teknik Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Bölümü de İHA ve uydu tabanlı gözlemlerle kar ve buzul alanlarında önemli miktarda erime tespit etti. Antarktika’da yıllardır uydu izleme programlarıyla projelerini yürüten ekip, Türkiye’nin bilimsel araştırma kampının da bulunduğu Antarktika Horseshoe Adası’ndaki erimeyi gösteren uydu görüntülerini yayınladı.

İTÜ Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu, Horseshoe Adası ve çevresinde yaptıkları araştırmalarda, küresel iklim değişikliğinin etkilerini net bir şekilde gözlemleyebildiklerini söyledi.

Selbesoğlu, “Son 5 yılda yoğunlaşarak devam eden izleme çalışmalarımızdan elde edilen veriler, buzul ve kar alanlarında alarm verici derecede erimelerin yaşandığını ortaya koydu. 2022 ve 2023 yıllarında sadece Horseshoe Adası’nda, özellikle kıyı alanlarda daha fazla olmak üzere yaklaşık yüzde 11 buzul kaybı kaydedilmiştir.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antarktikadaki-buzullarin-degisimi-ve-hareketleri-inceleniyor/feed/ 0
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı: Doğamızı koruma mücadelemize devam edeceğiz https://www.haber28.com.tr/tmmob-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-dogamizi-koruma-mucadelemize-devam-edecegiz/ https://www.haber28.com.tr/tmmob-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-dogamizi-koruma-mucadelemize-devam-edecegiz/#respond Tue, 14 May 2024 21:36:49 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18075

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nü dolayısıyla “Kaz Dağları’ndan Fatsa’ya, İkizdere’den Akbelen’e, Cerattepe’den İliç’e kadar odamızın da açtığı davalarda verilen yargı kararlarına ya uyulmadı ya da yeni düzenlemelerle hukuka karşı hile yöntemi seçildi. Bilinmelidir ki; doğamızı, ormanlarımızı, tarım alanlarımızı, meralarımızı, zeytinliklerimizi, su havzalarımızı koruma mücadelemize devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Suiçmez, şunları kaydetti:

“MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

“Ekosistem bütünü bozularak yapılan orman talanı, toplumsal mücadele ve hukuk mücadelesine karşın maalesef devam etmektedir. 2002 yılından beri sürekli gündeme gelen mevzuat değişiklikleri, doğayı, çevreyi, ormanı ve tarım alanlarını korumaya duyarlı kesimlerin toplumsal mücadelesi ve hukuk mücadelesi ile defalarca yargı tarafından durduruldu. Kaz Dağları’ndan Fatsa’ya, İkizdere’den Akbelen’e, Cerattepe’den İliç’e kadar ODA’mızın da açtığı davalarda verilen yargı kararlarına ya uyulmadı ya da yeni düzenlemelerle hukuka karşı hile yöntemi seçildi. Bilinmelidir ki; doğamızı, ormanlarımızı, tarım alanlarımızı, meralarımızı, zeytinliklerimizi, su havzalarımızı koruma mücadelemize devam edeceğiz.

“ORMANLIK OLARAK GÖSTERİLEN ALANLAR FİLİ OLARAK ORMAN DEĞİL”

Resmi istatistiklere göre; 2002 yılında 20,8 milyon hektar olan orman varlığımız, 2023 yılında 23,3 milyon hektara çıkmıştır. Orman varlığımızın artmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmekle birlikte, ormanlık olarak gösterilen alanların fiili olarak orman olmadığı gerçeği karşısında bu rakamlara ihtiyatla yaklaşıyoruz. 2023 yılına kadar 811 bin hektar orman alanı madencilikten enerjiye, turizm ve imardan ulaştırmaya uzanan geniş bir yelpazedeki uygulamalara tahsis edilmiş iken, fiilen orman olmayan ve ülke toplam ormanların yüzde 3’ünden fazlasına karşılık gelen bu alanlar orman varlığı envanterinde halen orman olarak görünmeye devam etmektedir.

“VERİLEN KARARLARLA ORMANLIK ALANLARIMIZ YOK OLMAKTADIR”

Ülkemizde son yıllarda ‘İnsan için orman, ekonomi için orman’ söylemiyle, ormanın korunması gereken bir ekosistem değil, insan ve ekonomi için bir kaynak olarak görüldüğü bir politika tercihi izlenmektedir. Yaşamsal ve çevresel etkileri göz önünde bulundurulmaksızın hazırlanan projelere verilen resmi izinlerle yasal olarak nitelikli ormanlık alanlarımız yok olmakta, zarar görmektedir. Kitlesel imhaya yol açan amaç dışı kullanım izinleri kadar, özel ormancılık, rehabilitasyon, odun ticareti, tarıma açma uygulamaları da tartışılması gereken diğer ciddi politika tercihleridir.”

“VAHŞİ VE SÖMÜRGECİ MADENCİLİK PROJELERİNE KESİNLİKLE İZİN VERİLMEMELİDİR”

Açıklamada, şu talep ve öneriler sıralandı:

“Ormancılık kamu yönetiminin tek beklentisi ormandan sağlanacak gelir olmamalı, uygulanacak politikaların özü endüstriyel ormancılık değil, orman ekosistemlerinin varlığının sağlıklı bir şekilde bütünsel devamlılığının sağlanması olmalıdır. Artırılan bütçesi ve güçlendirilen personel yapısı ile Orman Bakanlığı yeniden kurulmalıdır. Ormanlarda madencilik, enerji, imar, turizm, tarım, yol, güvenlik gibi amaç dışı faaliyetler sonucu ağaç keserek ya da alan yok ederek orman ekosistemine zarar verilmemelidir. Halkın yaşam hakkını görmezden gelen, doğal yaşamı tehdit eden, denetimsiz, çevreye telafisi imkansız zararlar veren ve orman alanlarını en fazla tehdit eden vahşi ve sömürgeci madencilik projelerine kesinlikle izin verilmemelidir. Orman alanları ekoturizm projeleriyle belli kişi ve şirketlerin rant amaçlı kullanımlarına açılmamalıdır.

Çözüm, belli; ciddi bir siyasi irade, bilime uygun kararlar, sürekli toplumsal ve hukuksal mücadele. Daha fazla gecikmeden, geç olmadan, bilimin sesine, bu çağrımıza kulak verin. Tam da şimdi, Orman Ekonomisi değil, Orman Ekolojisi zamanıdır. Ormanlarımızı koşulsuz koruyalım, kişisel ya da şirketsel çıkar uğruna yok etmeyelim. Ormanlarımızı kamucu politikalarla koşulsuz koruyalım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tmmob-ziraat-muhendisleri-odasi-baskani-dogamizi-koruma-mucadelemize-devam-edecegiz/feed/ 0
Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer’den 41 yeni proje https://www.haber28.com.tr/aksaray-belediye-baskani-evren-dincerden-41-yeni-proje/ https://www.haber28.com.tr/aksaray-belediye-baskani-evren-dincerden-41-yeni-proje/#respond Mon, 15 Apr 2024 07:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14414 Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer yaptığı 2024-2029 Vizyon Projeler toplantısında yeni dönemde yapılacak 41 projeyi anlattı.

Belediye Başkanı Evren Dinçer, Kültür Merkezinde 2024-2029 Vizyon Projeler toplantısı gerçekleştirdi. Vatandaşların ve partililerin katıldığı toplantıda 41 ayrı yeni vizyon projesinin olduğunu belirten Başkan Dinçer, “5 yıl önce sizden aldığımız yetkiyle şehrimize değer katacak, şehrimizi ileriye taşıyacak birçok eser ve projeyi hayata geçirdik. Şimdi sıra önümüzdeki 5 yılda. Aksaray Yüzyılı vizyonumuzla önce gönlünüze sonra da sizlerin takdirine talibiz. Biz yaptık, yine biz yapacağız” dedi.

Projeleri tanıtan Başkan Dinçer, “Aile Yaşam Merkezimiz modern tasarım ve zengin olanaklarla donatılmış merkezimizde ailelerimize sağlık, eğlence ve huzur dolu anlar sunmayı hedefliyoruz. Merkezimizin içerisinde yetişkin ve çocuk yüzme havuzları, spor salonları, her yaşa hitap eden sosyal kültürel alanlar ve kafeteryalar olacak. Akademi Bilgihane projemiz çerçevesinde ilkokul, orta ve lise öğrenimine devam eden öğrencilerimiz için Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun teorik ve uygulama eğitimleri, proje uygulama atölyesi, teknoloji atölyesi, sosyal alanlar, sınavlara hazırlık kurslarının yer aldığı modern merkezler yapacağız. Millet Konağı projemiz de mahalle kültürünün hayat bulması amacıyla tüm hemşerilerimize hizmet verebilecek içerisinde kütüphane, çok amaçlı salon, kafeterya ve taziye evi gibi fonksiyonların yer aldığı sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlenebileceği millet konaklarını yapacağız. Sosyal Yaşam Merkezi projemizle şehrimizin ihtiyaç duyulan mahallelerinde hemşerilerimizin kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla kültürel, eğitsel, sanatsal ve spor faaliyetlerinin yer alacağı bir yaşam merkezi yapacağız. Gastronomi Konağı projemizle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait yemek kültürünün sunulduğu, Aksaray mutfağına ait coğrafi işaretli lezzetlerin yer alacağı yeni bir mekan oluştururken Kreş ve Gündüz Bakım Evi projemizle de çocuklarımızın eğitim hayatlarına ışık tutacağız. Alanında uzman eğitimciler ile çocukların fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişmelerine destek sağlanırken aynı zamanda eğlenecekleri modern mekanlar yapacağız. Kültür, Sanat Merkezleri ve Nikah Salonu projemizde şehrimizin kalbinde modern bir etkinlik ve toplantı merkezi olarak çağdaş tasarımı ve geniş olanaklarıyla içerisinde kültürel ve sanatsal aktivitelerin yapılabileceği, nikah salonlarının da yer aldığı ideal bir mekan yapacağız. Planetaryum projemizle bilim merkezimizde gerçekçi bir uzay yolculuğu hissi verilerek insanlara gökyüzü ve ötesini 360 derece görüntülerle etkileyici bir şekilde sunan sanal bir gökyüzü yapacağız. Tasavvuf Müzesi projemizle kültürel zenginliklerimizi korumak ve yaşatmak için bir alan oluştururken 2. Kılıçaslan Hanı projemizle de şehrimizin kalbinde ve tarihi yapısına uygun olarak fonksiyonel ve modern bir tasarımla Aksaray’ımıza 2. Kılıçaslan Hanını kazandıracağız. İçerisinde kapalı otoparkı bulunan ve geniş avlusuyla yeme içme mekanlarının da yer aldığı bir ortamda alışverişi keyifli bir hale getirmeyi planlıyoruz. Kubbe Kitap Kafe projemizle tarihi dokuya uygun şekilde restore edilen 2. Kılıçaslan Hamamı içerisinde kütüphane, oturma salonları etüt salonları, okuma odaları ve sosyal alanların bulunacağı yeni bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Eski Cezaevi Dönüşümü projemiz de şehrimizin tarihine tanıklık etmiş bu yapıyı kültürel mirası korumak ve yeni bir heyecanla her yaş grubuna hizmet edecek modern bir alana dönüştürüyoruz. Kalanlar Millet Bahçesi 2. Etap ve Geleneksel Spor Merkezi projemiz çerçevesinde şehrimize estetik ve ekolojik değeri yüksek, halkımızı doğa ile buluşturan ve sosyal gereksinimlerini karşılayan bir yeşil alanda okçuluk ve at biniciliği, piknik alanları tenis kortları ve spor alanları, peyzaj alanları ve kameriyelere sahip sosyal alan kazandırılacaktır. Doğal Yaşam Köyü projemizle şehir yaşantısından ve stresinden uzak doğa ile baş başa kalmak isteyen hemşerilerimizin organik sebze ve meyve yetiştirebileceği alanları hizmete sunacağız. Tıbbi ve Aromatik Bitki Dünyası projemizle tıbbi ve aromatik bitkilerin tanınması, yetiştiriciliğinin kavranması ve üretilen bitkisel yağların ekonomiye kazandırılması amacıyla tarım arazileri değerlendirilecektir. Recep Tayyip Erdoğan Parkı 3. Etap projemiz çerçevesinde şehrimize estetik ve ekolojik değeri yüksek, halkımızı doğa ile buluşturan ve sosyal gereksinimlerini karşılayan özgün bir yeşil alanda peyzaj, pump track, buz pateni, kaykay pisti, çocuk oyun grupları ve kameriyelere sahip sosyal alan kazandırılacak. Kent Ormanı projemizle kent iklimini dengeleme, kentteki hava kalitesini artırma ve biyolojik çeşitliliği zenginleştirmemizin dışında halkımıza şehir merkezinde doğa ile iç içe olacağı sosyal ve eğlence alanları oluşturacağız. Modern Hayvan Barınağı projemizle 20 dönümlük arazi üzerine kurulacak olan modern hayvan barınağı içerisinde tedavi ve kısırlaştırma amaçlı klinik, tekli bölümler, karantina ve yasaklı ırk bölümü, atölye, muayene ve ameliyathane gibi alanlar oluşacak. Yenilenebilir Enerji Tesisi projemizle sınırlı enerji kaynakları yerine yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisi kullanılarak çevre dostu enerji üzerimi yapılacak. Kent Restoran projemizde ise vatandaşlarımıza yakışır, içerisinde yeme, içme ve dinlenme alanlarının olduğu modern bir tesis yapacağız. Yüzme Havuzu ve Spor Kompleksi projemizde tüm yaş gruplarının ve aile fertlerinin aynı anda spor yapabileceği bir tesis yapılacaktır. Modern Balık Hali projemizle şehrimizin çeşitli noktalarında faaliyet gösteren balıkçı esnafının daha nezih ve sağlıklı koşullarda hizmet vermesi sağlanacak. Modern Taksi ve Otobüs Durakları projemizle taksici ve halk otobüslerimizin daha ferah ve modern bir yerde beklemesi amacıyla tüm duraklarımızı yenilerken, OSB Köprülü Kavşak projemizle OSB-Yeni Sanayi Yolu ve şehir merkezi hattındaki trafik yoğunluğunun azaltılması, kesintisiz ulaşımın sağlanması amacıyla köprülü kavşak yapılacak. Ankara-Konya-Adana Yeni Bağlantı Bulvarı projemizle de şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla şehirlerarası yolların birbirine bağlanması yapılacak. Adana-Konya Yeni Bağlantı Bulvarı projemizle şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla şehirlerarası yolların birbirine bağlanması sağlanacak. Kırsal Terminal projemizle ilçe, belde ve köylerden gelen toplu ulaşım araçlarının tek noktadan hareketleri sağlanacak. Akıllı Şehir Uygulaması projemizle şehirdeki trafiğin yoğun olduğu yollarda trafik akışını yönlendirecek ve takip edecek akıllı elektronik uygulamalar yapılacak. Nakliyeciler Sitesi ve Tır Parkı projemizle tır ve kamyon gibi ağır vasıtalar için güvenli bir mekan oluşturulurken, Katlı Otopark projemizle trafiği ve parkı rahatlatmak için yer altı ve yer üstü modern yapıda katlı otoparklar yapılacak. Yemek Üretim Merkezi projemizle ihtiyaç sahibi ailelerimize günlük sıcak yemek yapılırken, Aile Sağlığı Merkezi projemizle şehirde yaşayan insanlarımızın daha hızlı sağlık hizmeti alması sağlanacak. Hanımeli Pazarı projemizde kadın istihdamını artırmaya yönelik ve aile ekonomisine katkıda bulunulmasını sağlamak amaçlı Hanımeli Pazarı yapacağız. Sosyal Konut Projesi çerçevesinde ilimizdeki konut stokunun azalması nedeniyle dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik sosyal konutlar yapacağız. ASTİM’e 800 Yeni İşyeri projemizle yeni sanayi alanı içerisindeki iş yerlerine ilave olarak ihtiyaç doğrultusunda 800 yeni iş yeri yapılacak. Kentsel Dönüşüm projemizle şehir merkezinde yer alan mevcut sağlıksız ve riskli yaşam alanlarının yerine estetiğe uygun, modern, sağlam ve sağlıklı yeni konutlar inşa edeceğiz. Geri Dönüşüm Parkı projemizle çevresel sürdürülebilirliğe ve çevre bilincini yaygınlaştırmaya katkı sağlamak amacıyla geri dönüşüm parkı oluşturacağız” dedi. – AKSARAY

]]>
https://www.haber28.com.tr/aksaray-belediye-baskani-evren-dincerden-41-yeni-proje/feed/ 0
Gençler şehirleri tercih ediyor, tarlada yaşlılar çalışıyor https://www.haber28.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/ https://www.haber28.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/#respond Fri, 29 Mar 2024 06:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12100 Gençler şehirleri tercih ediyor, tarlada yaşlılar çalışıyor

Dededen babadan miras kalan tarlalarda çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaş üstündeki kadınlar oluşturuyor

Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan:

“Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor; Önerimiz, uzman eleman tedarik firmaları kurulsun”

TRABZON – Son yıllarda şehirlerde yaşamayı tercih eden yeni nesil dededen babadan kalan tarla işleri ile ilgilenmezken, tarlalarda çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaş üstündeki kadınlar oluşturuyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde havaların sıcak gitmesi ile birlikte tarlalarda mesai bu yıl erken başladı. Yöre halkı güzel havayı da fırsat bilerek köyüne bahçesine giderken, tarla ve bahçelerde ise çalışanların büyük çoğunluğunu 40 yaşın üstündeki kadınlar oluşturuyor.

“Bizden sonra bu bahçelere kimsenin geleceğini zannetmiyorum”

Evinin sebze, meyve, mısır ve patates ihtiyacı için tarla yaptığını belirten Trabzonlu Fatma Sofuoğlu, kendilerinden sonra gençlerin bahçe ve tarlaları sahipsiz bırakacağını ve girmeyeceğini söyledi. Sofuoğlu “Gençler okuyor, okuduktan sonra iş sahibi olunca da artık köylere gelmiyorlar. Eskiden birlik beraberlik vardı, büyüklerimiz ile 8-10 kişi tarlalarda çalışıyorduk. Şimdi ise çocuklar şehirlerden köylere gelmek istemiyorlar. Biz de atalarımızın yadigarını sürdürmek için burada çalışıyoruz. Bizden sonra bu bahçelere kimsenin geleceğini zannetmiyorum, bu topraklar öylece kalacak” ifadelerini kullandı.

Yaza hazırlık yaptıklarını belirten Emine Sofuoğlu ise “Çocuklar tarla ayakkabılarını giyip bahçeye girmeye tiksiniyorlar. Onları eve alıştırdık, şehre alıştırdık. Bu yüzden gelmiyorlar. Bir de çocuklar köy koşullarına alışkın değil” şeklinde konuştu.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, yeni neslin bahçeye inmemesinin sadece Karadeniz Bölgesi’nin değil ülkemizin her yerinde önemli bir sorun oluşturduğuna dikkat çekerek “Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor” dedi.

Son yıllarda yeni neslin bahçeye inmemesine çözüm olarak uzman eleman tedarik firmaları kurulmasını öneren Pehlevan, “Bu büyük bir sorun. Sadece kendi bölgemiz için değil, Türkiye’nin diğer bölgeleri için çok büyük bir sorun. Bu soruna zaman geçirmeden çözüm bulunması gerekiyor. Bizim önerimiz, uzman eleman tedarik firmaları kurulsun. Budama, ayıklama, toplamada maliyetler çok yüksek. Alanlarımız çok küçük şehirdeki bir kişi köyüne gidip fındığını ilaçlayıp, toplayıp, geri döndüğünde maliyet yükseliyor. Tedarik firmalarıyla birlikte bu işi çözebiliriz” dedi.

“Ülkemizin 350 milyon nüfusu besleyecek kapasitesi var”

Herkesin şehirde yaşama tercini tarımsal alanları olumsuz etkilediğine dikkat çeken Pehlevan, “Herkes şehirde yaşamak istiyor dolayısıyla tarımsal alanlar olumsuz etkileniyor. Hayatımızda hava gıda ve su olmazsa olmazımızdır. Bizim bunun bir şekilde çözümünü ortaya koymamız gerekiyor. Ülkemiz şu an dört mevsimi bir anda yaşayan o kadar zengin bir ülke ki, biz bir şekilde bunu harekete geçirmemiz gerekiyor. Türkiye toprakları şu anda 350 milyonu besleyecek kapasitesi var. Ama baktığınız zaman ekonomik kaygılardan kaynaklı üretim alanları terk ediliyor. ya da lüks yaşamak için ya da şehirde yaşamak için müthiş bir göç var. Bunu bir şekilde durdurmamız gerekiyor. Köyde yaşayanları devlet teşvik etmeli teşviklerini artırmalı ve teşvik yöntemimizi değiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/gencler-sehirleri-tercih-ediyor-tarlada-yaslilar-calisiyor/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: 2023’te 11 bin 284 yaban hayvanı tedavi edilip doğal yaşam alanlarına bırakıldı https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-2023te-11-bin-284-yaban-hayvani-tedavi-edilip-dogal-yasam-alanlarina-birakildi/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-2023te-11-bin-284-yaban-hayvani-tedavi-edilip-dogal-yasam-alanlarina-birakildi/#respond Tue, 26 Mar 2024 08:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11707 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “2023’te çeşitli nedenlerle yaralanan 11 bin 284 yaban hayvanını tedavi edip tekrar doğal yaşam alanlarına bıraktık. İlki 2010 yılında tesis edilen Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi sayımızın artırılması için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Bakan Yumaklı, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından yürütülen yaban hayatı geliştirme faaliyetleri hakkında bilgi veren Yumaklı, tür koruma eylem planlarının yanı sıra yaban hayvanı üretim, doğaya yerleştirme ve izleme çalışmaları konularına da değindi.

Türkiye’nin Avrupa’dan orman, Asya’dan step ve Afrika’dan çöl türlerini bir arada barındırdığına dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:

“Dünyadaki 8 ana gen merkezinden biri olan Anadolu toprakları çok sayıda yabani bitki türüne de ev sahipliği yapıyor. Önemli coğrafi konumu dolayısıyla ülkemiz kuş göç yolları konusunda da kilit pozisyona sahip. Bu da ülkemizin biyolojik çeşitlilik açısından önemini bir kat daha artırıyor. Biz de bu zenginliğimizi ve yaban hayatımızı korumak için canla başla çalışıyoruz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüz gerekli çalışmaları aralıksız yürütüyor.”

Yaban hayatı geliştirme sahalarının DKMP Genel Müdürlüğünün en önemli faaliyet alanlarından biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Ülkemizde 154 memeli, 490 kuş, 140 sürüngen türünün yaşadığını biliyoruz. Ayrıca 19 bine yakın omurgasız hayvan ile 11 bine yakın bitki türünün de yaşadığını tespit ettik. Yaban hayatı geliştirme sahaları ile bu türlerin korunup geliştirilmesini sağlıyoruz. Bu bağlamda, ülkemizde 1 milyon 165 bin 447 hektar alana sahip 85 yaban hayatı geliştirme sahası bulunuyor. Farklı türler için ilan edilen bu sahalarda yaban keçisi, Anadolu yaban koyunu, geyik, karaca, alageyik, kelaynak, karaakbaba ve ceylan gibi türlerimiz koruma altına alınmış durumda” ifadelerini kullandı.

Nesli tehlike altındaki türlerin korunup geleceğe taşınması için tür koruma eylem planlarının hazırlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini bildiren Yumaklı, “Ülkemizde doğal ortamlarında korunan alanlar veya tür eylem planları aracılığıyla korunmakta olan yaban hayvanlarını desteklemek amacıyla bazı türler için yaban hayvanı üretme istasyonları kuruyoruz. Bu alanlarda kızıl geyik, alageyik, ceylan, Anadolu yaban koyunu, Hatay dağ ceylanı, kelaynak gibi türlerin üretimini yapıyoruz. Halihazırda toplam 12 memeli yaban hayvanı, 9 kanatlı yaban hayvanı, 3 adet de alabalık üretme istasyonumuzda bu çalışmalarımız sürüyor” ifadelerine yer verdi.

42 milyon Alabalık, 1,4 milyon Keklik ve Sülün doğaya bırakıldı

Bakan Yumaklı, 2023 sonu itibarıyla Bakanlığın üretme istasyonlarında 185 alageyik, 690 yaban koyunu, 142 kızıl geyik, 298 ceylan ve 301 de kelaynak bulunduğunu belirtti. Bu istasyonlarda üretilip doğaya salınan yaban hayvanları ile ilgili de bilgi veren Yumaklı, 2002-2023 yıllarında 4 bin 477 memeli yaban hayvanı üretildiğini bunların 2 bin 41’inin doğaya bırakıldığını söyledi.

Aynı çalışmalar kapsamında, 2002- 2023 yıllarında 42 milyon alabalık ile 1,4 milyon keklik ve sülünün doğal ortamlarına salındığını aktaran Yumaklı, “Yaban hayvanlarını izleme çalışmaları çerçevesinde yaban hayvanı türlerinin ve popülasyon büyüklüklerinin tespit edilmesi amacıyla 54 yaban hayatı geliştirme sahasında her yılın eylül-şubat ayları arasında envanter çalışmaları yürütüyoruz” ifadesini kullandı.

Sulak alanların korunmasına yönelik de kış ortası su kuşu sayımları yaptıklarını hatırlatan Yumaklı, 2023’te 145 alanda, 110 kuş türünden 2 milyon 66 bin 758 su kuşu sayıldığını aktardı.

3 binden fazla fotokapan ile izleniyor

Bakan Yumaklı, doğadaki büyük memeli hayvanların takibinin ise fotokapanlar ile yapıldığına işaret ederek DKMP Genel Müdürlüğünce ülke genelinde 3 binden fazla fotokapanla izleme yapıldığını dile getirdi.

“11 bin 284 yaban hayvanını tedavi edip doğal yaşam alanlarına bıraktık”

Çeşitli nedenlerle yaralanan yaban hayvanlarının DKMP Genel Müdürlüğüne ait Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezlerimizde tedavi ve rehabilite edilerek tekrar doğal yaşam alanlarına bırakıldığını hatırlatan Yumaklı, şunları kaydetti:

“2023’te çeşitli nedenlerle yaralanan 11 bin 284 yaban hayvanını tedavi edip tekrar doğal yaşam alanlarına bıraktık. İlki 2010 yılında tesis edilen Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi sayımızın artırılması için var gücümüzle çalışıyoruz. Unutmayalım ki güzel ülkemizin yaban hayatının ve zengin biyoçeşitliliğinin korunması; havamızın, suyumuzun, toprağımızın korunması ve tarımsal üretimimizin devamı için büyük önem taşıyor. Tüm vatandaşlarımızdan biyoçeşitliliğimizin korunması ve geliştirilmesi yönünde gece gündüz demeden çalışan tüm görevlilerimize destek olmalarını rica ediyorum.” – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-2023te-11-bin-284-yaban-hayvani-tedavi-edilip-dogal-yasam-alanlarina-birakildi/feed/ 0
Ankara’nın Merkezinde Yeni Konut Projesi: Adres Ankara Evleri https://www.haber28.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/ https://www.haber28.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/#respond Mon, 26 Feb 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7286 Ankara’nın en merkezi konumlarından birinde hayata geçirilen “Adres Ankara Evleri”, Etlik Şehir Hastanesi ve İvedik Metro’ya 1 dakikalık yürüme, yeni yapılacak olan Adalet Sarayı’na ise 1 kilometrelik mesafede yer alıyor. “Adres Ankara Evleri”, “yüzde 1,99 kredi oranı 72 ay vade” ile yatırımcılarına kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Daha uzun vade taleplerini de değerlendiren Bayraktar İnşaat,%2,2 Kredi Oranı ile 120 aya kadar uzayan vade seçenekleriyle de yatırımcılarına ev sahibi olmanın kapısını aralıyor.

Prestijli ve kaliteli aile konutları konseptli “Adres Ankara Evleri” toplamda 3 etapta, 3.000 konut ve Açık Çarşı konseptli AVM’den oluşmaktadır… C40-45 dayanım gücüne sahip beton yapısı ve zeminde fore kazık uygulaması ile depreme dayanıklı bir proje olan “Adres Ankara Evleri”, doğa dostu peyzaj alanları, Açık AVM, tematik oyun parkurları, hastaneye ve metroya olan yakınlığı ile başkente yepyeni bir soluk getirecek.

ANKARA’NIN EN ÖZEL PROJELERİNDEN BİRİ

Ankara’nın en değerli yerleşim bölgelerinden biri olan Yenimahalle’de 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri” 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçeneklerinden oluşuyor. Konut ve ticari alanlar arasında geçişin bulunmadığı proje, bu özelliği ile konut alanlarının güvenliğini arttırırken aynı zamanda kullanıcılarına sosyal yaşamın avantajlarını sunuyor. Geniş yol ve caddeleri, düzenli peyzaj alanları, cadde üstü mağaza ve ticari alanları ile yalnızca değerli bir konut projesi değil, aynı zamanda geleceğiniz için iyi bir yatırım imkânı sunuyor.

SAĞLIK, METRO, EĞİTİM VE ALIŞVERİŞ HEMEN YANI BAŞINIZDA

Adres Ankara Evleri; Etlik Şehir Hastanesi, Antares AVM ve İvedik Metroya 1 dakika, İlköğretim, lise ve üniversiteye ise 5 dakikalık yürüme mesafesiyle ihtiyaç duyduğunuz her şeyin yanı başında yer alıyor.

Adres Ankara Evleri, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adalet sarayına 1 kilometrelik yakınlığı ile başkentte yepyeni bir merkezle soluk getirecek.

ANKARA’NIN YENİ CAZİBE VE BULUŞMA MERKEZİ “ADRES ÇARŞI”

Proje içerisinde planlanan “Adres Çarşı” ise bölgenin yeni cazibe ve buluşma merkezi olmaya aday.Son zamanların en yeni trendlerinden olan Açık AVM konseptiyle tasarlanan ticari alanlar birçok önemli markaya hizmet verebilecek şekilde tasarlandı. Her ihtiyacınızı karşılayacak, her zevke hitap edecek olan “Adres Çarşı”, şehrin yeni cazibe merkezlerinden biri olarak Ankara’ya yepyeni bir sosyal yaşam alanı sunuyor.

ADRES ANKARA EVLERİ İLE AYIRICALIKLARI YAŞAYIN

Proje, “Adres Ankara Kulüp” ile sakinlerine ayrıcalıklı bir kulüp atmosferi yaşatmaya hazırlanıyor. Çevreye duyarlı, yeşil dostu olan ve 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri”, toplam 74 bin metrekarelik peyzaj alanı sunuyor. İçerisinde yüzme havuzu, spor salonu, kafe, sauna ve hamamın olacağı, ayrıca basketbol, voleybol, futbol ve tenis kortu olarak kullanılabilen açık sahaların yanı sıra farklı yaş gruplarına göre tasarlanmış çocuk oyun alanları, iki kilometrelik yürüyüş parkuru, aile oturma mekanları ve süs havuzları ile “Adres Ankara Evleri” sakinlerine her türlü aktiviteyi yapabilme imkânı sunuyor.

Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.adresankara.com adresinden ulaşabilirsiniz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankaranin-merkezinde-yeni-konut-projesi-adres-ankara-evleri/feed/ 0
Samsun’da Zeytin Üretimi Artıyor https://www.haber28.com.tr/samsunda-zeytin-uretimi-artiyor/ https://www.haber28.com.tr/samsunda-zeytin-uretimi-artiyor/#respond Fri, 05 Jan 2024 22:36:29 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1973 Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Samsun’da bugün itibarıyla bin dekar alanda zeytin üretiliyor. Yaklaşık 2 bin dönümü aştıktan sonra zeytinin sanayisi de ilimizde artacaktır” dedi.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün ‘2022-2026 Üretim Planlaması’ kapsamında Samsun’un batı ilçelerinde sulama olmayan, insan yerleşiminden uzak, engebeli arazilerde zeytin yetiştirilmesine karar verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Edoğan’ın “Ekilmemiş bir karış toprak kalmasın” direktifi çerçevesinde Samsun’da tarıma uygun olmayan susuz ve engebeli 1 dekar alanda Gemlik ve Ayvalık zeytin çeşitleri dikildi. 2026 yılına kadar daha bin dekar alana daha zeytin bahçeleri kurulup, 2-3 fabrikaya yetecek kadar zeytin üretilmesi hedefleniyor.

İl genelinde tarıma uygun olmayan 60 bin dekar alanı da ekonomiye kazandırmak için çeşitli projeler yürüttüklerinin altını çizen Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Bazı arazilerimiz hem yağış almıyor hem de engebesinden dolayı herhangi bir ürünün üretilemediği alanlar var. Bu alanlar 50-60 bin dekar alandan oluşuyor. Su olmadığı için bu alanlarda ceviz ve badem gibi ürünler yetiştiremiyoruz. 2022-2026 üretim planlaması kapsamında ‘ekilmemiş bir karış toprak kalmasın’ hedefi doğrultusunda Yakakent, Bafra, Alaçam, 19 Mayıs ve Vezirköprü’nün mikro klima olan yerlerde zeytin üretilebileceğini öngördük. Bugün itibarıyla bin dekar alanda zeytin üretiliyor. Yaklaşık 2 bin dönümü aştıktan sonra zeytinin sanayisi de ilimizde artacaktır” diye konuştu.

“Yüzde 85’i Gemlik, yüzde 15’i Ayvalık”

Dikilen zeytin çeşitlerinin Gemlik ve Ayvalık olduğunu, Samsun’a özel zeytin çeşitlerinin de çoğaltıldığını ifade eden Müdür İbrahim Sağlam, şöyle devam etti:

“Zeytincilik Araştırma Enstitüsü yetkilileri hangi zeytin çeşidini kullandığımızı sormuştu. Biz yüzde 85 Gemlik, yüzde 15 de dölleme için Ayvalık çeşidini kullandığımızı söylemiştik. İklim araştırmasına göre bu çeşitlerin Samsun’da yetişebileceğini araştırmıştık. Bizlere bu çeşitlerin Gemlik’ten daha iyi yetişeceği bir yer varsa onun da Samsun olduğunu söylediler. Bunların haricinde Samsun’un kendi çeşitlerinin olduğunu da söylediler. Samsun yağlık, Samsun salamura, Samsun tuzlusu gibi çeşitlerden fide gönderdiler. Biz de bu fideleri özel olarak arttırmaya yönelik çalışma başlattık. Samsun’da çok uzun yıllar önce de zeytin üretiliyormuş hatta bir mahalleye de ismi verilmiş. Zeytinciliğin gelişmesi için projelerimize önem veriyoruz.”

“2 bin dekar alandaki zeytin, 2-3 fabrikanın ihtiyacını karşılar”

Hedeflerinin tutması durumunda Samsun’da 2-3 fabrikaya yetecek kadar zeytin üretimi gerçekleştirebileceklerini kaydeden Sağlam, “Zeytinciliği geliştirirken bunu ovaya, yerleşime yakın olan yerlere ektirmiyoruz. Çünkü 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu var. O kanun kapsamında ileride sıkıntı yaşanmamasını da düşünüyoruz. Bir yere zeytin diktiğinizde kanun kapsamında istediğiniz an sökemiyorsunuz. Bu nedenle zeytini çok marjinal, yerleşim yerlerinden uzak ve herhangi bir yapılaşmanın olmayacağı alanlara yapıyoruz. Sulu ve sulanabilir araziler içerisinde de zeytin yapmıyoruz. Çünkü sulanabilir arazilerde birçok çeşit üretebiliriz. Zeytincilik şu ana kadar istediğimiz düzeyde gitmiyor ama çiftçilerimizi yönlendirmeye devam ediyoruz. Hedefimiz 2026 yılına kadar 2 bin dekar alanda yaklaşık ağaç başı 20 kilo zeytinden bin 200 ton gibi bir rekolte elde ederiz. Bu ürettiğimiz zeytinlerle de rahatlıkla 2-3 adet hem salamura hem de yağlık fabrikanın açılacağını tahmin ediyorum. İnşallah üretimimiz hedefimizin de üstüne çıkar” şeklinde konuştu.

Zeytin ağaçları sökülemez, alanı küçültülemez

3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’nda özetle şu ifadeler yer alıyor:

“Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi bakanlığın iznine bağlıdır. Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi bakanlığın fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, bakanlığa bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu halde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına idari para cezası verilir.” – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsunda-zeytin-uretimi-artiyor/feed/ 0