(TBMM) – CHP NiğdeMilletvekiliÖmer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Meclis olarak yapacak işlerimiz yok mu? Haftaya 24 Kasım Öğretmenler Günü. Öğretmenlerimizin özlük hakları ile düzenleme ihtiyacı var. Öğretmenlere 24 Kasım için önceki bakanın bir ikramiye sözü vardı. Aradan geçen sürede bu müjde hiç gelmedi. Keşke bu kanun teklifinin içinde her yıl öğretmenlere 24 Kasım’da bir maaş ikramiye verilsin müjdesi olsaydı” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Ateşli silahlar ve yetkisiz çakar kullanımına ilişkin ceza hükümleri ile iç güvenlik alanında düzenlemeler içeren 46 maddelik Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü görüşmeleri devam ediyor.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Kanun teklifinin 13 maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından hukuksuz bulunarak iptal edilen maddelerden oluşuyor. Son bir ayda Meclis’e gelen kanun tekliflerinde Anayasa Mahkemesi’nin iptal ederek yeniden görüştüğümüz madde sayısı, kanun teklif sayısı 50’nin üzerinde. Bugün komisyona gittim. Orada da yine 13 tane Anayasa Mahkemesi’nden gelen kanun teklifi yeniden görüşülüyor. Meclis bu tür hukuksuzluğa neden alet ediliyor? Anayasa Mahkemesi iki yıllık sürede iptal ettiği için iki yıl süresince Anayasa Mahkemesi’nin hukuksuz bulduğu kanun ne yazık ki bu ülkede uygulanıyor. Böyle bir durumu içimize nasıl sindiriyoruz? Sonrasında iptal edilen maddelerde küçük değişiklikler yaparak hukuksuzluğun arkasından dolanmaya çalışıyoruz.
“Meclis’in saygınlığına gölge düşürüyoruz”
Bakınız teklif neler içeriyor; kaymakamlık sınavları, ateşsiz sınavlar, Afet Başkanlığı ek göstergesi, lisans mezunu astsubay hakları, araç kiralama, jandarma ve sahil güvenlik düzenlemesi, araç çakarları, özel güvenlik, yabancılara geçici ikamet, dernek lokalleri, mahalle bekçileri… Bu torba teklifini bari temel kanun teklifi olarak arkadaşlarımız getirsin de bir inandırıcılığı olsun. Bakanlık bürokrasisi hazırlıyor, bakan kendi kanun teklifini sahiplenemediği için milletvekili arkadaşlarımızın imzalarıyla da Meclis’e geliyor. Meclis’in saygınlığına gölge düşürüyoruz.
Meclis olarak yapacak işlerimiz yok mu? Haftaya 24 Kasım Öğretmenler Günü. Öğretmenlerimizin özlük hakları ile düzenleme ihtiyacı var. Öğretmenlere 24 Kasım için önceki Bakan’ın bir ikramiye sözü vardı. Aradan geçen sürede bu müjde hiç gelmedi. Keşke bu kanun tekliifnin içinde her yıl öğretmenlere 24 Kasım’da bir maaş ikramiye verilsin müjdesi de olsaydı. Bir nedenle öğrenciliği bırakmak zorunda kalıp okumak isteyen gençlerimize af gelseydi. Bu gençlerimiz yeniden okulda bulunsun. Zaten çoğu mezun oldu mu iş bulamıyor ama en azından evde bir diploması olsun. Anne baba sevinsin. Burslarla ilgili, 2 bin liralık burs öğrencinin ihtiyacını karşılayacak bir tutar değil. Burs artırımıyla ilgili bir kanun teklifi olsaydı da hep birlikte bunu destekleseydik.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya’yı kabul etti.
İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan, AYM Başkanı Özkaya’yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından fotoğraf paylaşıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANAYASA Mahkemesi (AYM), sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilgili CHP’nin iptal başvurusunu esastan inceleme kararı aldı. AYM önünde toplanan hayvanseverler yasanın iptal edilmesini istedi.
CHP, 2 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17 maddelik yasanın 16 maddesinin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle AYM’ye başvurdu. AYM, CHP’nin başvurusuyla ilgili bugün ilk incelemesini yaptı. Yüksek mahkeme dava dosyasının esastan incelenmesine ve yürütmeyi durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına karar verdi.
AYM ÖNÜNDE TOPLANDILAR
Öte yandan AYM önünde toplanan hayvanseverler, söz konusu düzenlemenin iptal edilmesini istedi. Grup adına açıklama yapan Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, “Kanunun ana hedefi kısırlaştırmaydı; ama maalesef ne hükümetin kendi belediyeleri ne de iktidar belediyeleri kısırlaştırma yapmadı. Merkezi hükümetse bu kısırlaştırmayı yaptıramadı. Merkezi hükümet görev yaptıramadığı için bugünkü yasa ile 7527 sayılı ‘katliam yasası’ ile belediyelere tekrar öldürme yetkisini verdi. Resmen belediyelere ‘öldürebilirsiniz’ dediler. Anayasa Mahkemesi mensuplarına diyoruz ki, ülkemize sürülen bu kara lekeyi, ülkemize getirilen bu katliam yasasını asla ve asla onaylamanız mümkün değildir. Onun için bu yasayı insanlık adına, vicdan adına, doğa ve çevre adına ve İslam adına lütfen geri çeviriniz, kabul etmeyiniz, iptal ediniz. Bu yasanın iptal edilmesini yüce Türk adaletinden bekliyoruz” dedi.
‘100’DEN FAZLA HAYVAN ÖLDÜ’
Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu ise “İptali talep edilen 7527 sayılı yasa yürürlüğe girdiği 2 Ağustos 2024 tarihinden itibaren, yasanın gündeme alındığı 5 Eylül 2024 tarihine kadar kamu yararına aykırı olan, telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açmış olup, bu konuda baromuza yapılan ihbarlar ve haricen tespit ettiğimiz vakalar Anayasa Mahkemesi’nin dikkatine sunulmuştur. Bu belgelere göre bu sürede bilinen 100’den fazla hayvan ölmüştür. Yasanın niçin esas yönünden anayasaya aykırı olduğunu tespit ettiğimiz neticeler meydana gelmiş ve yasa yürürlükte kaldığı her geçen gün, bu neticelerin meydana geleceği öngörülmektedir. Yüzlerce hayvanın ölmesi ve eziyete maruz kalmasının önlenmesi, ancak ve ancak Anayasa Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı vermesi ile mümkün olacağından, anayasaya açıkça aykırı olan ve iptali istenen hükmün iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüğünün de durdurulması gerektiği kanaatine vardığımızı saygıyla bildiririz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararını görüşmek için toplanan TBMM Genel Kurulu’nda genel görüşme önergesinin ön görüşmelerinde partilerin grup konuşmaları tamamlandı. Genel Kurul’da yapılan elektronik oylama sonucunda genel görüşme açılması oyçokluğuyla reddedildi.
Olağanüstü toplantı gündeminin tamamlanmasının ardından içtüzüğün 7. maddesinin son fıkrası uyarınca TBMM’nin çalışmalarına devam etme önergesi okundu. Yapılan elektronik oylamada çalışmaların devam etmesine ilişkin önerge reddedildi. Meclis, çalışmalarına 1 Ekim’de devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, CHP’nin iptal talebiyle açılan dava ile Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından sendika üyesi memurlara ödenen ‘toplu sözleşme ikramiyesinin’ iptal edilmesi üzerine basın açıklamasında bulundu. Yalçın, toplu sözleşme ekramiyesini düzenleyen mevzuatın 2022 yılında kanun koyucu tarafından değiştirildiğini, yapılan değişiklikle sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi hedeflenerek, kamu görevlilerinin en az yüzde 2’sini üye kaydeden sendikaların üyelerine miktarı toplu sözleşmeyle belirlenecek tutarda ‘toplu sözleşme ikramiyesi’ ödenmesi hükmü getirildiğini hatırlattı. Kanunda yapılan değişiklik sonucunda 7’inci Dönem Toplu Sözleşme’de toplu sözleşme ikramiyesinin aylık 538 lira olarak ödenmesini yetkili konfederasyon olarak sağladıklarını söyleyen Yalçın, “Aynı kanuni düzenlemede kamu görevlisi sayısının yüzde 2’sini üye kaydedemeyen sendikaların üyelerine ise 3 ayda bir 570 lira tutarında toplu sözleşme desteği ödenmesi hüküm altına alınmıştı. Kamu görevlileri hakem kurulu kararıyla değişikliğe gidilerek, bu kişilere toplu sözleşme desteğinin aylık 190 lira ödenmesi kararlaştırılmıştı” bilgilerini aktardı.
“2 milyondan fazla memurun kazancı CHP eli ve AYM kararıyla ceplerinden çekildi”
Yalçın, CHP’nin ilgili mevzuat hükmünün tamamının iptaline yönelik başvurusu ile Anayasa Mahkemesi tarafından ‘toplu sözleşme ikramiyesi’ne ilişkin fıkranın iptal edildiğini belirterek, yapılan iptal ile toplu sözleşmede kararlaştırılan ilave ödemenin tartışmaya açıldığını ve farklı yorumlar yapılmasına sebebiyet veren bir garabete neden olduğunu ifade etti. Yalçın, AYM’nin kararının sendika üyesi bütün kamu görevlilerinin ‘aylık sadece 190 liralık toplu sözleşme desteği alacağına’ ilişkin yanlış yorumlara neden olduğunu dile getirerek “Bu yorumun anlamı 2 milyon 150 binden fazla memurun CHP eli ve Anayasa Mahkemesi kararıyla kazanımlarının yok edilmesi, paralarına el konulması ve aylık 345 liranın ceplerinden çekilmesidir” ifadelerini kullandı.
“Ana muhalefet partisi, oluşturduğu hak kayıpları ve mağduriyetler ile tahammül sınırlarını aşmıştır”
Yalçın, geçmiş dönemlerde de CHP tarafından yapılan başvurularla memurlara ödenecek sendika ödeneği, din görevlilerine ilişkin İLİTAM uygulaması ve sağlık çalışanlarına yönelik ön lisans programlarından mezun olanlara lisans tamamlama eğitimi gibi düzenlemelerin de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini sözlerine ekledi. CHP’nin yapmış olduğu iptal başvurularının hak kayıplarına neden olduğunu söyleyen Yalçın, “Neye, nasıl iptal davası açacağını bile bilmeyen, ana muhalefet partisi sıfatıyla sahip olduğu yetkiyi etrafı kırıp dökerek zarar vermekte kullanan sorumsuz muhalefetin oluşturduğu hak kayıpları ve mağduriyetler tahammül sınırlarını aşmıştır” dedi.
“Can alıcı sorun Anayasa Mahkemesi’nin memur sendikacılığına bakış açısıdır”
Yalçın, Anayasa Mahkemesi’nin CHP’nin başvurusuyla yanlış bir karar aldığını söyleyerek, “Memurun toplu sözleşme ikramiyesinden mahrum bırakılması çabası yanında bir diğer can alıcı sorun, Anayasa Mahkemesi’nin memura, memur sendikalarına ve memur sendikacılığına bakış açısıdır. Mahkeme, üyelik aidatını, sendika ile üyesi arasındaki bağın bir unsuru olarak değil, üyeye yüklenmiş ‘mali külfet’ olarak görmekte, düğmeyi en baştan yanlış iliklemektedir. Bu hatalı ve çarpık anlayış, ‘kamu görevlilerinin gelirlerinden üyelik ödentisi kesilmesinin sendika hakkının kullanılması bakımından caydırıcı nitelikte olduğu’ tespitinde de kendini göstermektedir” ifadelerine yer verdi.
“Sendikal örgütlenmeyi ödüllendiren düzenleme, CHP’nin başvurusu ve AYM’nin kararıyla ortadan kaldırıldı”
Ayrıca Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararın evrensel normlara, çalışma ilişkilerine ve sendikacılığa karşı ne kadar yabancı kalındığının ispatı olduğunu iddia eden Yalçın, “Toplu pazarlık masasında emekçinin direncini ve pazarlık gücünü artıran, birlik olmaktan kaynaklanan etkiyi kuvvetlendiren ve sendikalaşma oranını yükseltici bir etki oluşturan, aynı zamanda örgütlenmeyi ödüllendiren bir düzenleme, CHP’nin başvurusu ve Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla ortadan kaldırılmış, kamu görevlileri nezdinde olumsuz tartışmalara neden olmuştur. Verilen kararın dikkate değer tek yönü, Anayasa Mahkemesi’nin kamu görevlisine, kamu görevlileri sendikacılığına ve genel olarak sendikacılığa bakış açısındaki bu çarpıklığı, ön yargıları, hatalı varsayımları ortaya koymasıdır” şeklinde konuştu.
“Bakanlık yetkililerinden toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmaya devam edileceğine yönelik açıklama bekliyoruz”
Yalçın, toplu sözleşmelerin ‘özerkliği’ çerçevesinde 7’nci Dönem Toplu Sözleşme hükümlerinin halen yürürlükte olduğunun altını çizerek, “CHP’nin basiretsizliği, Anayasa Mahkemesi’nin mesnetsiz ve yanlış kararı nedeniyle memurların mağduriyetine sebep olacak hatalı yorumlara kapı aralanmamalıdır diyoruz. Başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olmak üzere hükümet yetkililerinden kamu görevlileri arasında an be an artan olumsuz tartışmalara son verecek, halen yürürlükte olan toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmaya devam edileceğine yönelik açıklamayı bir an evvel yapmasını bekliyoruz” dedi.
“Örgütlü gücün ve yetkinin hukukunu koruyan köklü değişiklikler bir an önce hayata geçirilmeli”
Memurların haklarının ve kazançlarının korunması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurgulayan Yalçın, “TBMM ve siyasi irade, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikacılığı Kanunu’nda günün şartlarına, evrensel ilkelere, örgütlenme özgürlüğüne dair eksiklikleri görmeli, sendikal mücadelenin, örgütlü gücün ve yetkinin hukukunu koruyan köklü değişiklikleri hiç zaman kaybı olmadan bir an önce hayata geçirmelidir” açıklamasında bulundu. – ANKARA
]]>AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, teklifin ilk imza sahipleri AK Parti İstanbul Milletvekili Şengül Karslı ve AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin ile Meclis’te gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Kanun teklifinin “8. Yargı Paketi” olarak değerlendirilebileceğini ve 43 maddeden oluştuğunu açıklayan Zengin, amaçlarının yargı hizmetlerinin daha etkin olarak sağlanması olduğunu söyledi.
Yargılamaya dair başvuru sürelerinde karmaşık bir yapılanma olduğunu ve kişilerin haklarıyla alakalı bu süreleri takip etmesinde zorluklar yaşadığını anlatan Zengin, “Bu sebeple, bundan sonraki düzenlemelerimizi ‘hafta’ ve ‘ay’ olarak ifade etmiş olacağız.” dedi.
Bu düzenlemelerin tamamını eşitleyerek “2 hafta” olarak belirlediklerini dile getiren Zengin, sürelerin tebliğle birlikte ve standart olarak 2 haftalık uygulamayla devam edeceğini, bu uygulamanın 1 Haziran’dan itibaren yürürlükte olacağını bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, “Ceza yaptırımlarının etkinliğini artırmak amacıyla adli para cezalarında alt ve üst sınırları yeniden belirliyoruz. Buna göre bir günlük adli para cezasının alt sınırını 20 TL’den 100 TL’ye, üst sınırı ise 100 TL’den 500 TL’ye çıkarılmış olacak. Ayrıca ön ödeme miktarı hesaplanırken de bir gün karşılığı olarak 30 TL’den 100 TL’ye çıkmış olacak. 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren işlenecek olan suçlar için bunlar hayata geçmiş olacak.” bilgisini verdi.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerine ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Zengin, konutu terk etmemek, bağımlılıklardan arınmak amacıyla hastanelerde tedavi altında bulundurmak için adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturulmaya yer olmadığına ya da beraatına karar verilenlerle ilgili olarak kendilerinin tazminat talep etme imkanı getirileceğini belirtti.
“Tazminat Komisyonuna yeni görevler vererek yeni bir tanımlamaya, yeni bir hüviyete kavuşturmuş oluyoruz.” diyen Zengin, Anayasa Mahkemesine uzun yargılamalarla ilgili olarak devam eden birçok bireysel başvuru olduğunu, buraya dair bir ara müessese olarak Adalet Bakanlığı’ndaki Tazminat Komisyonuna farklı görevler yükleneceğini dile getirdi.
Zengin, ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılan manevi tazminat taleplerine ilişkin başvuruların bundan sonra Anayasa Mahkemesi yerine Tazminat Komisyonuna yapılacağını açıkladı.
Ceza Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde bazı koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerinin ağır ceza mahkemeleri yerine, Komisyon tarafından karara bağlanacağını dile getiren Zengin, “Bireysel başvurulardaki yığılmalar artık olmayacak ve 5 heyet halinde Adalet Bakanlığı bünyesinde çalışacak olan Tazminat Komisyonundaki hakimler bu dosyaları hızlıca eritmiş olacaklar. Hem mevcut olan Anayasa Mahkemesi’ndeki (AYM) dosyaları alarak sonuçlandıracaklar hem de yeni başvurular buraya yapılmış olacak. Bunlarla ilgili yine bireysel başvuru hakkını kullanmak mümkün olacak.” dedi.
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararları doğrultusunda yapılan düzenlemeler
Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararları doğrultusunda bazı düzenlemeler yaptıklarını anlatan Zengin, özgürlüğü bağlayıcı cezalar sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma halinin doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarıldığını söyledi. Zengin, ceza yaptırımı uygulanan kişiye otomatik olarak vasi atanması usulünden vazgeçildiğini söyledi.
Zengin, hekim ön raporu üzerine sağlık kuruluşuna yerleştirilen kişinin bu yerleştirme kararına karşı başvurabileceği bir itiraz mekanizması oluşturulduğunu anlatarak, “Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerini dikkate almak suretiyle örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilini, müstakil bir suç olarak tanımlıyoruz, cezasını belirlemiş oluyoruz.” bilgisini verdi.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı da istinaf yoluna başvurulabilmesine imkan tanıdıklarını dile getiren Zengin, müsadere kararı verilmişse, müsadere kararını infaz ettiklerini söyledi. Zengin, buna dair uygulamaların da 1 Haziran’dan itibaren verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları için uygulanacağını dile getirdi.
Kişisel verilerin işlenme şartlarıyla ilgili düzenleme
Kişisel verilerin korunmasıyla alakalı kanunda bir düzenleme yaptıklarını anlatan Zengin, özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları ile kişisel verilerin yurt dışına aktarılması usulünde değişiklik yaparak bu düzenlemeyi Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ile uyumlu hale getirdiklerini söyledi.
Özlem Zengin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyım olarak atanmasına imkan veren kanuni düzenlemenin süresini uzattıklarını belirtti.
Zengin, “Telifimizdeki maddelerden biri de emeklilerin Ramazan ve Kurban bayramlarında alacakları ödemelerle alakalı. Yüzde 50 oranında bir artış yaparak emeklilerimize verdiğimiz bayram ikramiyesini 2 bin TL’den 3 bin TL’ye çıkarmış oluyoruz.” diye konuştu.
Tazminat Komisyonunda görev yapacaklar hakimlerden oluşuyor
Tazminat Komisyonuna ilişkin bir soruya Zengin, “Anayasa Mahkemesinin iptal kararını okuyacak olursanız, Anayasa Mahkemesi, bu konularda birincil başvuru mercii olmak istemediğini söylüyor ve diyor ki ‘Bir ara kurum ihdas etmeniz gerekiyor.’ ya idari ya da adli başka bir kurum oluşturmamız gerektiğini bize tavsiye ediyor. Böyle bakıldığı zaman aslında bu tekrar bir yargılama değil.” yanıtını verdi.
Yapılmak istenen şeyin bu yargılamanın uzun sürmesiyle alakalı olarak sürecin gözden geçirilmesi olduğunu kaydeden Zengin, Komisyonda görev yapacakların da hakimlerden oluştuğunu açıkladı.
Zengin, bu kararlarla ilgili olarak tekrar Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru hakkını kullanabileceğini söyleyerek, Anayasa Mahkemesinden gelenlerle ilgili olarak 9 aylık bir süre içerisinde bu kararlar hızlıca toparlanacağını belirtti.
Tazminat Komisyonuna gelenin, makul sürede yargılanma hakkıyla alakalı bireysel başvurular olduğunu dile getiren Zengin, Komisyona AYM’den gelen başvurular için 9 ve 16 aylık iki süre belirlendiğini, yeni başvurular için bir düzenleme olmadığını söyledi.
Zengin, sorulması üzerine Anayasa Mahkemesinin görevlerinin yeniden düzenlenmesiyle ilgili bir düzenleme olmadığını bildirerek, “Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinde, son yaşanan olaylardan gördüğümüz genel anlamda bir fikir ayrılığı, çatışma var. Bize düşen şey TBMM olarak bu çatışmayı ortadan kaldırmak. Bunların bizim çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.
Teklifte bununla alakalı bir düzenleme olmadığını, Nisan ayında gelmesi beklenen teklifin içerisinde de olmayacağını dile getiren Zengin, daha sonra TBMM’nin bir sorumluluk alarak bunu yapabileceğini ya da yeni anayasada bu görev tanımlarını daha sarih bir hale getirilebileceğini söyledi.
]]>