Antrenör – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 28 Apr 2024 08:24:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Mehmet Ekşi: “Bu kadar değerli bir girişimi ben ilk defa görüyorum” https://www.haber28.com.tr/mehmet-eksi-bu-kadar-degerli-bir-girisimi-ben-ilk-defa-goruyorum/ https://www.haber28.com.tr/mehmet-eksi-bu-kadar-degerli-bir-girisimi-ben-ilk-defa-goruyorum/#respond Sun, 28 Apr 2024 08:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16066 Beşiktaş Futbol Akademisi Gençlik Gelişim Teknik Sorumlusu Mehmet Ekşi, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin genç oyuncu gelişimine verdiği desteğin öneminin altını çizdi. Daha önce TFF’de uzun yıllar antrenör eğitmenliği de yapan Mehmet Ekşi, Double Pass iş birliğiyle yürütülen Akademi Projesi’yle ilgili, “Bu kadar değerli bir girişimi ben ilk defa görüyorum. Tabii bunu el birliğiyle daha yukarılara çekmek lazım. Bir insan değerli bir fikir ortaya attığı zaman ona destek vermek lazım” dedi.

Türk futbolunda birçok oyuncu ve antrenör yetiştiren Beşiktaş Futbol Akademisi Gençlik Gelişim Teknik Sorumlusu Mehmet Ekşi, TFF medya ekibine açıklamalarda bulundu. Futbolcu yetiştirme, altyapıda tesisleşme ve antrenörlük gibi birçok konuda fikirlerini anlatan Ekşi, A Milli Takım’ın, EURO 2024’te başarılı olacağını söyledi.

“Tecrübelerimi Beşiktaşlı gençlere vereyim diye döndüm”

Beşiktaş’ın genç futbolcu yetiştirme felsefesiyle alakalı Mehmet Ekşi, “Ben daha önce de bir 10 yıl Beşiktaş Akademi’de bulundum. Daha önce de Serpil Hamdi Tüzün’ün yardımcılığını yaptım. Ayrıca Serpil Hoca ile A Takımda da birlikteydik Beşiktaş’ın. Dolayısıyla buradan Beşiktaş’ın akademiyle ilgili kodlarına ben de dahil oldum. Bir 10 yıl Beşiktaş’ta yine aynı görevde bulundum; Akademi Direktörlüğü. Sonra ara verdim, bir 10 yıl Türkiye Futbol Federasyonu’nda antrenör eğitmenliği yaptım. Akademilerle ilgili akademi sorumluluğu yaptım. Baktım sona yaklaşıyorum, bu tecrübelerimi Beşiktaşlı gençlere vereyim diye tekrar Beşiktaş’a döndüm. Şimdi de burada uzun yıllar edindiğim tecrübelerimi Türk gençlerine vermeye başladım. Bundan sonra da inşallah daha iyi günler göreceğiz akademilerle ilgili” diye konuştu.

“Önce insan olmayı öğretiyoruz”

Beşiktaş Futbol Akademisi Gençlik Gelişim Teknik Sorumlusu Mehmet Ekşi, Türkiye’de her ligde görev aldığına değinerek, “Şimdi tabii biz 40 yıldır futbolun içindeyiz. En üst kademelerde oynadık, en alt kademelerde bulunduk. Ben, Türkiye’nin her liginde teknik direktörlük yaptım. Avrupa’nın birçok kentinde akademilerle ilgili incelemelerde bulundum. Futbol Federasyonu’na girdikten sonra da Futbol Federasyonu’nun, UEFA ile birlikte düzenlemiş olduğu çalışma programlarına katıldım, en az 20 ülkede. Doğrusu gençlerle ilgili büyük tecrübelere, deneyimlere sahibim. Dolayısıyla biz Beşiktaş olarak zaten söylüyoruz; Serpil Hamdi Tüzün hocamızdan itibaren öz kaynak düzeninden geliyoruz. Sonra akademiyi kullanmaya başladık. Dolayısıyla bu felsefeyi, bizim felsefemiz belli zaten, Serpil hocadan gelen felsefemiz var; iyi insan, iyi öğrenci, iyi futbolcu Biz buna Futbol Federasyonu’nda iyi vatandaşı da kattık. Bu felsefeden, ‘Şerefi’nle oyna, Hakkı’nla kazanı’ öğretiyoruz biz Türk çocuklarına, buradaki çocuklarımıza. Önce onu öğretiyoruz. Önce insan olmayı öğretiyoruz. Daha sonra olabiliyorsa futbolcu oluyor. Burada tabii futbolcu üretiyoruz ama önce insan üretiyoruz. Daha sonra biz futbolcu üretiyoruz, sonraki kriterlerimiz bunlar. Tabii biz Beşiktaş olarak dünya devleriyle savaşıyoruz. Beşiktaş’a kaliteli, komple futbolcu üretmek zorundayız. Ama çağdaş koşullara sahip olmadan artık bugünün futbolunu oyunculara öğretmek çok kolay değil” şeklinde konuştu.

“Double Pass çok vazgeçilmez bir şey, bunu mutlaka sürdürmek lazım”

Double Pass eğitimlerinin öneminden de bahseden Mehmet Ekşi, “Tabii eskiden bilgiye çok fazla ulaşamıyorduk. Daha önceleri internet falan da yoktu. Şimdi artık herkes bilgiye ulaşabiliyor. Mesela bizim JIRA ile ilgili büyük övgülerimiz oldu. Bilgiye çok az ulaşıyorken daha sonra yavaş yavaş geliştik ama JIRA geldikten sonra Türkiye’deki eğitmenlerin bir kişilik kazandığını gördük. Herkese bir özgüven geldi. JIRA’yı biliyorsunuz 54 ülkenin eğitim aldığı bir proje, program. O tarihlerde kim vardı hatırlamıyorum ama onlara da teşekkür etmek lazım. Dolayısıyla ben JIRA programlarının da eğitmenliğini yaptığım için orada ne kadar değerli olduklarını gördüm. Tabii o büyük futbol içinde, antrenörler için yapılmış bir şeydi. Şimdi o deneyimlerden çıkarak bu Double Pass grubunun gençler için, Türkiye’deki akademiler için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gördüm. Tabii ben çok tecrübeli bir hocayım, antrenörüm, eğitmenim, bütün dünyayı neredeyse gezdim fakat her bölümün kendine ait çok değerli gelişimleri var. İşte JIRA’nın ayrı bir gelişimi vardı, çok değerliydi. Şimdi ben Double Pass eğitimlerine katıldım, 1 yıldır. Akademi direktörlerine bir eğitim verildi. Bu arada bizim diğer genç hocalarımız da başka bir eğitim aldılar. Yani bu neredeyse vazgeçilmez bir program diye bakıyorum ben. Bu konuda da yetkililere teşekkür etmeliyim; hem Belçika’daki şirket yetkililerine hem de Türkiye Futbol Federasyonu’na. Gerçekten gençler adına teşekkür ediyorum. Çünkü çok değerli bir program. İnşallah ileride ben yönetim kurulumuza da söyleyeceğim; Double Pass ile bir iş birliği yapma adına. Orada neler yapıyorlar? Kendi şahsımla ilgili söylemeyeyim ama Türkiye’de de artık gerçekten çok değerli antrenörler var. Ama şimdi futbol inanılmaz bir hızla değişiyor. Bizim buralardan oralara yetişmemiz mümkün değil. Dünyanın her tarafında futbol dehaları var. Futbolla ilgili gelişmiş ülkeler var. Bizim oraları, dünyayı gezmemiz mümkün değil. Her tarafı kontrol etmemiz mümkün değil. Ama bizim adımıza Double Pass yapıyor, gidiyor dünyadaki bütün gelişimleri alıyor ve geliyor burada bizimle, kendi ülkemizdeki gelişimlerle ilgili hep birlikte tartışıyoruz, ortaya bir ürün çıkarıyoruz. Bu bence çok değerli bir şey. Çok vazgeçilmez bir şey. Bunu mutlaka sürdürmek lazım” ifadelerini kullandı.

“Bir insan değerli bir fikir ortaya attığı zaman ona destek vermek lazım”

TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin genç sporculara yönelik yatırımlarını desteklediğini söyleyen deneyimli antrenör, “Otorite çok değerli. Otoritenin olmadığı bir yerde, bir yerlere gitmek mümkün değil. Otoriteyi uygulamak da ayrı bir problem tabii ki. Bu nedenle bir işe başlamış olmak, bir yere adım atmak çok önemli, çok değerli. Bu nedenle akademilerle ilgili bir girişimi, ben bu kadar değerli bir girişimi ilk defa görüyorum. Tabii bunu daha yukarılara çekmek lazım. El birliğiyle. Şöyle bir şey söylemeliyim; bir insan değerli bir fikir ortaya attığı zaman ona destek vermek lazım. Aşağıdan çektiğin zaman hiçbir şey olmaz. Biz maalesef bunu biraz az yapıyoruz. Değerleri yukarı taşımayı daha az yapıyoruz. İnşallah daha iyi yapacağız bundan sonra” açıklamalarında bulundu.

Futbol gelişim projelerinin devamlı olması gerektiğini dile getiren Mehmet Ekşi, “Şu anda İstanbul’da yaşıyoruz. İstanbul’un ücra köşelerinden oyuncular geliyor bize. Gelmesi, gitmesi bir yana ama çocuk ne doğru dürüst antrenmanlara katılabiliyor, ne doğru dürüst okula gidebiliyor. Bu gerçekten çok büyük bir problem. Öncelikle böyle bir işe el attıkları için büyüklerimize, Futbol Federasyonuna, Spor Bakanlığımıza gerçekten saygı duyuyorum. Birisi Milli Eğitim, milli değerimiz, diğeri de milli futbolumuz, o da milli değerimiz. Bu ikisini birlikte yürütebilmek, tabii büyüklerimiz bunu daha iyi biliyorlar ama biz işin pratik tarafına baktığımız zaman aklıma şöyle bir şey geliyor mesela; Beşiktaş’ta şu anda bizim genç oyuncularımız var. Her yaşta genç oyuncularımız var. Beşiktaş semtinde şuralarda bir yerlerde bir spor okulu yapabiliriz. Spor sınıfları yapabiliriz. Bu bence problem olmamalı” cümlelerine yer verdi.

“Biz sadece iyi bir profil yetiştirmek istiyoruz”

Milli takımda çok değerli antrenörlerin bulunduğunu söyleyen Antrenör Ekşi, “Türkiye Futbol Federasyonu ile genç milli takımları çalıştıran antrenörlerin neredeyse hepsinin hocasıyım. Diplomalarını ben verdim. Hepsi de çok değerli kişiler gerçekten. Tebrik ediyorum yöneticileri; çok değerli kişiler seçtiler. Şimdi biz tabii ne diyoruz; Beşiktaş’ta biz sonuçları kaldırdık. Sonuç istemiyoruz. Biz sadece iyi bir profil yetiştirmek istiyoruz. Sonuçları işin içine kattığın zaman her şey karışıyor birbirine. Genç milli takımlarımızda da buna çok dikkat etmeliyiz. Sonuçlardan çok oyuncu yetiştirmeyle ilgili yani işte bir tane oyuncu var, çok yetenekli ama yetersiz Diğer tarafta daha güçlü, kuvvetli, sonuç için daha iyi oyuncu var. Ama o olmayacak, bu olacak. Belki öyle bir tercihlerde de biraz daha öne çeksek daha iyi olur diye düşünüyorum. Ama şu anda milli takımlarla ilgili hocalarla ilgili çok değerli diyaloglarımız var. Hepsini çok seviyoruz. Hepsi hem kendi dalında bilgi, kültür, yeteneğe sahip çocuklar. Beşiktaş olarak da onlarla çok değerli ilişkilerimiz var” değerlendirmesinde bulundu.

“EURO 2024’te final oynayacağımızı içimden geçiriyorum”

Mehmet Ekşi, A Milli Takım’ın EURO 2024’te başarılı olacağına inandığını sözlerine ekleyerek, “Şu son dönemde gördüğüm A Milli Takım’ın final oynayacağını içimden geçiriyorum. Niye olmasın? Zaman zaman bunu başarabiliyoruz. Sürdürülebilir yapamıyoruz. Neden? Akademilerle ilgili sorunlarımızı bir an önce çözersek, bence Türkiye’nin Almanya’dan hiçbir eksiği kalmaz” şeklinde konuştu.

“Zorunluluk getirmediğin zaman hiçbir şey yapmıyoruz”

Alt liglerdeki genç oyuncu oynatma kriterlerinin değerli olduğunu dile getiren Ekşi, “Tesisin olmadığı bir ortamda bugünün futbolcusunu üretmek hiç kolay değil. Futbol artık müthiş bir şekilde ilerliyor. Şimdi işte 10 bin saat falan mottosu vardı, şimdi herhalde 12 bine çıktı. Sahada şu an oynanan oyuna bakıyoruz; ne alan var, ne zaman var. Hepsi şey gibi dönüyor, dolaşıyor, bir şeyler yapıyorlar yani. Bu oyuncuları üretmek kolay değil artık. Bu konuda zaten Türkiye Futbol Federasyonu’nun da yazıları geldi, gördük, çok memnun oldum. Buradan da teşekkür etmek istiyoruz. Ben 50 yıldır şunu gördüm; zorunluluk getirmediğin zaman hiçbir şey yapmıyoruz. Mutlaka kriterler olmalı. Zorunluluk getirilmeli. Tesis olmazsa olmaz diyorum zaten. Milli Eğitim ile ilgili kısmını da biraz önce anlattım. Sağ olsun zaten onlar da başlamışlar, onlara da teşekkür ettik. O nedenle kriterler çok önemli. Alt liglerdeki genç oyuncu oynatma kriterleri çok çok değerli bizim için. Maç kadro zorunluluklarını da ben sayın Başkanla da görüştüm, birçok antrenörle de tartışım, bize Double Pass eğitimi veren Belçikalılar, ben Belçika’dan aldım bu kriteri. Belçikalı ne yapıyor? Son 10 yılda dünyada en gençlerle ilgili en fazla atak yapan ülke Belçika. Bir kriter koymuş; yabancıyı serbest bırakmış, son 2 yıl, 7 tane akademi oyuncusunu 21 kişilik kadroda zorunlu hale getirmiş. Biz Beşiktaş olarak şu anda bunu yapıyoruz. Bizim şu anda 7 oyuncumuz var A takımda. Bu oyuncuların 3’ü olsun, yeter. Diğerleri başka yere gitsin, 3’ü de Beşiktaş’ta oynasın, yeter. Bu çok değerli, ben buna çok inanıyorum” dedi.

Sokak futbolu projesi hakkında da konuşan Ekşi, “Şuraya bir bakın; binlerce çocuk var. Nerede oynuyorlar? Hiçbir yerde Yok. Bizim şurada üstte o binaların içinde 3’e 3 oynanacak bir alan var. Orayı çevirdik, başına da bir kişi koyduk. Oradaki hanım çocuğunu gönderiyor oraya. Oradan da bakıyor bizim zaten sorumlu kişimiz var. Eğer bu sistemi Türkiye’nin her tarafına yayarsak, ben bunu birkaç belediye başkanı ile de gittim, görüştüm. Futbol; 1’e 1, 2’ye 2, 3’e 3 öğretiliyor bütün dünyada şu anda. Bütün özellikleri 3’e 3, 3 kişiden fazla yok. Bu 3’e 3 oynanan alanlar da Türkiye’de milyonlarca var. 1’e 1, 2’ye 2, 3’e 3 futbolun hem hücumda hem savunmada temel karakteri. Bunu da işte dediğim gibi orada böyle 5’e 5, 5’e 10, 5’e 20 falan binlerce yer var mahalle aralarında. Bunlar Futbol Federasyonu, Spor Bakanlığı, futbolun paydaşlarında, otorite paydaşlarında bir araya geldiği zaman, eğer bunu yaparsak, şimdi binlerce antrenör de boş geziyor. Burada mesela şu anda evlere bir haber sal, bin tane antrenör çıkar. Onlardan bir ikisini de bu işin içine kat. Büyük bir istihdam olur antrenörler için de. Bu benim aklıma çok yatıyor” açıklamalarını yaptı.

“Milyonlarca çocuk sahaya girmeden ipadle, telefonla bitiyor, lütfen çocuklarımızı sahaya alalım”

Mehmet Ekşi, sporcu eğitimlerinde sürekli müfredatlar olması gerekliliğinden bahsederek, “Burada yazmışım; güncellemek, itici güç, koşul, zorunluluk, denetleme, pedagojik eğitim, müfredatlar Artık sürekli çok değişiyor, sürekli bu müfredatlarla ilgili de yeniden yapılanma içerisine girmek lazım. X bir yerde bir eğitmen çocuklara; onu yapma, bunu yapma O kim acaba? Bunu söylerken yani bu çok problem. Öğrenme çağındaki çocuklarımızı değerli, bu işin gerçekten piri insanlarla buluşturmak lazım. Yoksa orada da büyük bir kayıp oluyor. İşte bu çok değerli ve de verdiğim diğer örnek çok değerli. Burada milyonlarca çocuk var, sahaya girmeden ipadle, telefonla bitiyorlar. Belki oradaki çocuk dünya yıldızı olacak ama biz onu sahaya alamıyoruz henüz. Lütfen çocuklarımızı sahaya alalım” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/mehmet-eksi-bu-kadar-degerli-bir-girisimi-ben-ilk-defa-goruyorum/feed/ 0
Milli Bilek Güreşçisi Rabia Kayahan, Dünya Şampiyonluğu İçin Çalışıyor https://www.haber28.com.tr/milli-bilek-gurescisi-rabia-kayahan-dunya-sampiyonlugu-icin-calisiyor/ https://www.haber28.com.tr/milli-bilek-gurescisi-rabia-kayahan-dunya-sampiyonlugu-icin-calisiyor/#respond Sun, 21 Apr 2024 08:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15193 Ulusal ve uluslararası şampiyonalarda 27 madalya kazanan milli bilek güreşçisi Rabia Kayahan, Avrupa şampiyonluğunun yanına dünya şampiyonluğunu da eklemek istiyor.

Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Tokçam köyünde büyüyen Rabia, manavlık yapan ve köylere meyve-sebze götüren babasının en büyük yardımcısı oldu.

Babasına, araç yüklerken ve boşaltırken yardım eden, ağır sebze, meyve kasaları ile çuvalları zorlanmadan kaldıran Rabia, spora yönelmeye karar verince babasına beden eğitimi ve spor yüksekokulunda okumak istediğini söyledi.

Babası ise durumu akrabası olan, Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde bilek güreşi antrenörü Davut Altuntaş’a iletti.

Altuntaş ile birlikte bilek güreşi antrenmanlarına başlayan Rabia, spora başladığı ilk sene Türkiye ve Avrupa şampiyonluğu elde etti.

Aradan geçen 7 yılda Bayburt Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nu kazanan ve tamamlayan Rabia, bu sürede 10 Türkiye şampiyonluğu, Avrupa’da altın, gümüş ve bronz madalya, dünya şampiyonasında ise gümüş ve bronz madalya kazandı. 24 yaşındaki milli sporcu, ulusal ve uluslararası müsabakalarda toplamda 27 madalya elde etti.

Rabia, şimdilerde Gümüşhane Gençlik Merkezi’nde eğitici antrenör olarak hem kendi gibi sporcular yetiştiriyor hem de kariyerine yeni başarılar eklemek için çaba gösteriyor.

Rabia Kayahan, AA muhabirine, en büyük destekçisinin ailesi ve antrenörü olduğunu söyledi.

Akrabası Altuntaş’ın kendisini bilek güreşine yönlendirdiğini ifade eden Rabia, “2018 senesinde beni Türkiye şampiyonasına getirdi. Aynı sene içerisinde hem Türkiye hem Avrupa şampiyonu, dünya ikincisi ve üçüncüsü oldum.” dedi.

2019 yılında annesini kaybettiğini, ardından Dünya şampiyonasına gittiğini aktaran Rabia, şunları kaydetti:

“İkinci oldum orada. 15 günlük bir ara vardı annemin vefatıyla. Şöyle düşündüm, ben buraya geldim, başarmak için geldim ve annem de bunu isterdi. Oraya çok kişi gidiyor ama hiç kimse derece yapamıyor. İnsan zorlandığında kendindeki gücü fark ediyor. Ailem her zaman bana güvendi. Arkamdaki dağım onlardır ama bana yol gösteren, emek veren Davut hocamın emeği bende çok büyüktür. Beni başarıya ulaştıran ailem ve antrenörümdür.”

Akrabalarından bazılarının “Sen kızsın, yapamazsın” dediğini ama başarıya çabalayarak ulaştığını anlatan Rabia, “Kız kardeşlerime şunu iletmek isterim. Bir şeyleri denemeden hiçbir şekilde yeteneğinin olup olmadığını anlayamazsın. İlk adımı atmak çok önemli. Ben bu ilk adımı Davut Hoca’mla, ailemle attım.” diye konuştu.

Kendi gibi milli sporcular yetiştirdiğini ve bilek güreşini çok sevdiğini aktaran milli sporcu, “Hedefim Avrupa ve Dünya şampiyonu olmak. Güzelce antrenmanlarıma devam ediyorum. Kendimi de başarılı buluyorum ve başaracağıma da inanıyorum.” ifadesini kullandı.

Altuntaş: “Sporcu olarak üzerine düşeni yaptı”

Antrenör Altuntaş ise Slovakya’daki Avrupa Şampiyonası ve Moldova’da düzenlenecek Dünya Şampiyonası’nda Rabia’nın en güzel şekilde Türkiye’yi temsil edeceğine inandığını belirterek, “Rabia bu işe yanımda sporcu olarak başladı. Şu anda hem sporcumuz hem antrenörümüz. Bu bizi ayrı bir gururlandırıyor. Sporcu olarak üzerine düşeni yaptı, antrenör olarak da bütün sporcularımız ile ilgilendi.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/milli-bilek-gurescisi-rabia-kayahan-dunya-sampiyonlugu-icin-calisiyor/feed/ 0
Muş’ta Yetiştirme Yurdundan Spor Kulübü Kurarak Gençleri Kötü Alışkanlıklardan Koruyan Ferzende Emre https://www.haber28.com.tr/musta-yetistirme-yurdundan-spor-kulubu-kurarak-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyan-ferzende-emre/ https://www.haber28.com.tr/musta-yetistirme-yurdundan-spor-kulubu-kurarak-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyan-ferzende-emre/#respond Mon, 19 Feb 2024 04:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6130 Muş’ta babasını kaybettikten sonra 4 kardeşiyle yetiştirme yurdunda kalan Ferzende Emre, gençleri kötü alışkanlardan korumak amacıyla 15 yıl önce kurduğu spor kulübünde yüzlerce sporcu yetiştirdi.

Merkeze bağlı Sütlüce Mahallesi’nde 1973’te dünyaya gelen ve 7 yaşındayken babasını kaybeden Emre, annesinin maddi imkansızlıkları nedeniyle 8 kardeşinden 4’üyle Muş Yetiştirme Yurdu’na alındı.

Yurtta kaldığı sürede derslerine çalışarak 18 yaşındayken açılan sınavla İl Sağlık Müdürlüğüne memur olarak atanan Emre, aynı yıl spor hayatına atıldı.

Kurslara katılarak aldığı belgelerle 13 yıl futbol hakemliği ve 5 yıl Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde gözlemcilik yapan Emre, voleybola da olan ilgisi nedeniyle 15 yıl önce de Muş Lalezar Spor Kulübünü kurarak voleybol takımı oluşturdu.

Mesai saatlerinde tütün mamulü denetmeni olarak görev yapan Emre, mesai saatleri dışında da Türkiye Voleybol Federasyonu 2. Lig 8. Grup’ta mücadele eden takıma antrenman yaptırıyor.

Gençleri kötü alışkanlıklardan korumak için kurduğu kulüpte hem başkanlık hem de antrenörlük yapan Emre, devletin sağladığı desteklerle 134 sporcusunun üniversiteye yerleşerek öğretmen, spor yöneticisi ve antrenör olmalarına öncülük etti.

“Yetiştirdiğimiz sporcular bizde antrenörlük de yapıyor”

Emre, AA muhabirine, babasının vefatından sonra yetiştirme yurdunda büyüdüğünü ve devletin sağladığı desteklerle bugünlere geldiğini söyledi.

Muş İl Sağlık Müdürlüğünde memur olarak göreve başladığını anlatan Emre, şöyle konuştu:

“Göreve başlamamla spor hayatına atıldım. 13 yıl futbol hakemliği ve 5 yıl Türkiye Futbol Federasyonu’nda gözlemci olarak görev yaptım. 15 yıldır Lalezar Spor Kulübü başkanlığı ve antrenörlüğü görevimi de sürdürmekteyim. Amacımız gençleri kötü alışkanlıklardan korumak ve spora yönlendirmek. Bugüne kadar devletimizin verdiği imkan dahilinde 134 gencimizi üniversiteye yerleştirdik. Bunların çoğu öğretmen, spor yöneticisi ve antrenör oldu. Yetiştirdiğim bazı sporcularımız şu anda bizde antrenörlük yapmakta.”

Muş Valisi Avni Çakır’ın destekleriyle takımın daha iyi yerlere geldiğini vurgulayan Emre, “Türkiye Voleybol Federasyonu 2. lig 8 grupta mücadele ediyoruz. Şampiyon olarak takımı daha iyi yerlere getirmeyi amaçlıyoruz. Amacımız gençlere spor sevgisini ve saygıyı aşılamak. Gençleri madde bağımlığından korumak, sigaradan uzak tutmak ve eğitime teşvik etmek. Eğitim ve spor yan yana olunca başarı kaçınılmaz oluyor. 33 yıldır sporun içerisindeyim. Gençleri spora kazandırdığımız için mutluyum. Ligi en iyi şekilde bitirmek istiyoruz. Haftanın 5 günü antrenman yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Takım kaptanı Ahmet Balcı: “Yetiştiğim kulüpte kaptanlık yapıyorum”

Takım kaptanı Ahmet Balcı ise Muş Spor Lisesi’nde beden eğitimi öğretmeni olduğunu belirtti.

Ferzende Emre ile 15 yıl önce tanıştığını ifade eden Balcı, şunları kaydetti:

“15 yıldır beraberiz, yol arkadaşlığı yapıyoruz. Ferzende Emre büyüğümüz ve bize hocalık yapıyor. Geçmişte çıkardığımız lisanslar sayesinde Spor Fakültesi’ni kazandım ve üniversiteyi bitirdim, 7 yıl önce öğretmen oldum. Yetiştiğim kulüpte kaptanlık yapıyorum. Biz üç kardeş aynı takımda yetiştik ve hepimiz de beden eğitim öğretmeni olduk. Ferzende hocamızın üzerimizde emeği çok.”

Sporculardan Ömer Faruk da “2013’ten bu yana Muş Lalezar Spor’un sporcusuyum. Bu formayı giymekten çok mutluyum. Ferzende hocam gerçekten Muş’ta gençler için önemli bir insan. Altyapıdan başlayıp ikinci lige uzanan başarıları var. Biz de takımın başarısı için mücadele ediyoruz.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/musta-yetistirme-yurdundan-spor-kulubu-kurarak-gencleri-kotu-aliskanliklardan-koruyan-ferzende-emre/feed/ 0
İşitme Engelli Güreşçi Atalay Aydemir, 2025 İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nda Altın Madalya Hedefliyor https://www.haber28.com.tr/isitme-engelli-guresci-atalay-aydemir-2025-isitme-engelliler-olimpiyat-oyunlarinda-altin-madalya-hedefliyor/ https://www.haber28.com.tr/isitme-engelli-guresci-atalay-aydemir-2025-isitme-engelliler-olimpiyat-oyunlarinda-altin-madalya-hedefliyor/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2081 Kırgızistan’da düzenlenen 7. İşitme Engelliler Büyükler Dünya Şampiyonası’ndan 2 altın madalyayla dönen milli güreşçi Atalay Aydemir, 2025 İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalya kazanmayı hedefliyor.

Doğuştan işitme engeli olan 21 yaşındaki Atalay Aydemir, yaklaşık 10 yıl önce antrenörlerin okulda yaptıkları tarama sırasında güreşe yönlendirildi.

Ordu Sporcu Eğitim Merkezi’nde eğitim gören ve ulusal organizasyonlarda çeşitli dereceler elde eden Atalay Aydemir, spor hayatına İstanbul Güreş İhtisas Kulübü’nde devam ediyor.

Geçen yıl eylül ayında Kırgızistan’da organize edilen 7. İşitme Engelliler Büyükler Dünya Şampiyonası’na katılan Atalay Aydemir, serbest stilde 125 kiloda, grekoromen stilde ise 130 kiloda altın madalya kazandı.

Atalay Aydemir, başarısının sevincini paylaşmak için ailesinin yanına geldiği memleketi Ordu’da, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç ile Ordu Sporcu Eğitim Merkezi’ndeki antrenörleri Fatih ve Bahattin Keser ile Yüksel Kahraman’ı da ziyaret etti.

“Olimpiyat, bu sporun en üst düzeyi”

Milli sporcu Atalay Aydemir, AA muhabirine, ilkokul 4. sınıftayken öğretmeninin de yönlendirmesiyle antrenör Fatih Keser’le güreşe başladığını söyledi.

Ordu’daki birçok antrenörün kendisinde emeği olduğunu belirten Atalay Aydemir, ulusal anlamda çeşitli dereceleri bulunduğunu aktardı.

Atalay Aydemir, Kırgızistan’da aldığı iki şampiyonluğun duygusunu tarif edemediğini, İstiklal Marşı’nı okutmanın, Türk bayrağını göndere çektirmenin çok büyük bir gurur olduğunu vurguladı.

Dünya şampiyonluğuna ulaştığını, madalya ve kemeri aldığını aktaran Atalay Aydemir, “Önümüzde 2025 yılında olimpiyatlarımız var. 2025 İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nda da altın madalya alabilirsem hedefime ulaşmış olacağım. Olimpiyat, bu sporun en üst düzeyi. Olimpiyat şampiyonluğu zirve. İnşallah başarabiliriz, hedefimiz orası.” diye konuştu.

Atalay Aydemir, uzun zamandır çalışmaları dolayısıyla memleketine gelemediğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Ailem de burada. Bu süreçte onları da göremedim. ‘Şampiyon oldum, şimdi işte uğrayabilirim.’ dedim. Buranın geçmişteki öğrencisi olarak gurur kaynağı olduk. Hocalarım da ailem de çok sevindi. Müdürlerimizi ziyaret ettim, onlar da çok sevindi. Çünkü onların da çok emeği var. Çocuklarla beraber antrenman yaptık, sohbet ettik. Onlara nasihatte bulundum.”

Antrenör Fatih Keser: “Olimpiyat şampiyonu olmasını bekliyorum”

Güreş antrenörü Fatih Keser ise Atalay Aydemir’in şampiyonadaki başarısının kendileri için çok güzel ve farklı bir duygu olduğunu söyledi.

Atalay Aydemir’in çalışmalarına her zaman destek olduklarını dile getiren Keser, “Türk güreşi ve sporu adına, bayrağımızı dalgalandırma açısından çok güzel ve çok mutluluk verici bir şey. Bir sporcumuzun emek verip bu noktalara gelmesi bizim için çok güzel. Sporcu eğitim merkezinde devletimizin destekleriyle çok güzel çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Keser, bu işin en üst düzeyi olan olimpiyatta Atalay’ın başarılı olmasını istediklerini de vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Olimpiyat şampiyonu olmasını bekliyorum. Kendisinin zaten miniklerde, yıldızlarda, gençlerde, 23 yaş altında, büyüklerde dereceleri var. Bu işin en üst basamağı olimpiyattır. Kendisinin olimpiyatta şampiyon olmasını bekliyorum. Onunla ilgili ailesinin de bizlerin de şu anki kulübünün de büyük desteği var.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/isitme-engelli-guresci-atalay-aydemir-2025-isitme-engelliler-olimpiyat-oyunlarinda-altin-madalya-hedefliyor/feed/ 0
İzmir’den Artistik Buz Pateni Milli Takımına 12 Sporcu Katıldı https://www.haber28.com.tr/izmirden-artistik-buz-pateni-milli-takimina-12-sporcu-katildi/ https://www.haber28.com.tr/izmirden-artistik-buz-pateni-milli-takimina-12-sporcu-katildi/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:36:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1797

Artistik buz pateninde İzmir’i temsil eden milli sporcular son dönemde ulusal ve uluslararası turnuvalarda elde ettikleri başarılarla alkış topluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü bünyesinde Bornova’daki Buz Sporları Salonu’nda antrenmanlarını sürdüren çocuk patenciler büyük bir özveri ve disiplinle çalışıp ülkemize yeni başarılar getirmek için kolları sıvadı.

Kulüp ve Milli Takım Antrenörü Gamze Güner, 2011’den bu yana artistik buz pateninde sporcu yetiştirdiklerini belirterek, “Çocuklar çok zor şartlarda çalışıyorlar. Sabah saat 05.45’te buraya geliyorlar, 06.00’da antrenmanları başlıyor. Daha sonra okula gidip akşam tekrar buza geliyorlar. Çocukların neredeyse bütün günü burada geçiyor. Çalışmalar akşam 20.30, 21.00’e kadar sürüyor” dedi.

“İzmir olarak son milli takım kampına en fazla sporcu gönderen il olduk. Yaşları küçük olmasına rağmen ulusal ve uluslararası güzel başarılar elde etmeye başladık. Başarının gelmesi onları mutlu ediyor” diyen Antrenör Güner, şunları kaydetti: “Bu kadar çalıştıktan sonra düzenli ve sistemli başarı kaçınılmaz oluyor. En yakın hedefimiz 22 Şubat-3 Mart’ta Tayvan’da yapılacak Dünya Gençler Şampiyonası. Arkasından uluslararası müsabakalar var ama en önemlisi bu. Bunun için arenada yarışıp, gerekli puanın alınması lazım. Bunu yapabileceklerine inanıyorum. Çalışıyorlar ve başarı geleceğini düşünüyoruz.”

Eski milli sporcu olan antrenör Gamze Güner, Türkiye’de artistik buz pateni branşının hızla geliştiğini söyleyerek, “Çalışma şartlarımız okul açısından yurtdışına göre daha zor ama çok daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum” yorumunu yaptı.

GAMZE GÜNER: SAĞLIK AÇISINDAN DA ÇOK GÜZEL BİR BRANŞ

Artistik buz pateninin ekipman maliyeti açısından aileleri zorlayabileceğini ancak çok keyifli bir branş olduğunu anlatan milli antrenör Güner, “Buzda virüs var ve kanımıza girdiği zaman vazgeçemiyoruz. Görsel olarak da sağlık açısından da çok güzel bir branş. Aileler, ‘Çocuğum üşür, düşer’ diye düşünmesin. Tam dersi astım hastalığına iyi gelen güzel bir spor” diye konuştu.

DENİZ TARIM’DAN İKİ ALTIN GELDİ

Babası Türk, annesi Çinli olan 12 yaşındaki milli sporcu Deniz Tarım, geçen ay Uluslararası Bosphorus Cup’ta Advanced Novice kategorisinde altın madalya kazandı. Deniz, bu yarışmadan sonra Kocaeli’de yapılan Türkiye Şampiyonası’nda da birincilik kürsüsüne çıktı. Buz sporuna bir AVM’de hobi olarak başladığını daha sonra daha büyük bir piste geçmek istediğini dile getiren küçük sporcu, “Çok mutluyum. Antrenörlerime teşekkür ediyorum. Yarışmalara hazırlanırken çok sıkı çalıştım, sonucunu da aldığım için çok mutluyum. İleride uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etmek, başarılar elde etmek istiyorum. Bu sporu çok seviyorum. Okulla sporcu dengelemek zor olabiliyor. Antrenmanlarda zorluklar yaşayabiliyorum. Çok sevdiğim için bu zorlukların üstesinden gelebiliyorum” dedi. Deniz, Çin ve Türk kültürünü birlikte yaşamanın çok keyifli olduğunu sözlerine ekledi.

DERYA TAYGAN: HEDEFİM OLİMPİYATLAR

Annesi Rus olan ve 9 yıldır buz pateni yaptığını belirten 14 yaşındaki milli sporcu Derya Taygan, Türkiye Şampiyonası’nda junior kategorisinde bronz madalya kazandı. Derya, “Annemle gelip bu pistte kayıyordum, antrenörüm beni gördü, seçti ve kulübe girdim. Bir günümüz çok uzun geçiyor. Sabah 04.00’te kalkıp antrenmana geliyorum, okula gidiyorum, sonra tekrar antrenman. Seviyorsan yapabilirsin. En son Türkiye Şampiyonası’nda 3’üncü oldum. Milli takım puanlarının hepsini aldım. Hedefim grandprixlerde, olimpiyatlarda, dünya şampiyonalarında Türkiye’yi temsil etmek” diye konuştu.

DOĞA GÜNER: ANNEMİN KARNINDA BAŞLADIM

Milli antrenör Gamze Güner’in kızı olan 10 yaşındaki Doğa Güner, Denkova Staviski Cup’ta basic kategorisinde birinci oldu. Doğa, “Bu spora annemin karnında başlamış gibiyim. Annem hamileyken buzda kayıyormuş, ben de karnındaymışım. Annem sürekli beni bırakıp yarışmalara gidiyordu, ben de bir gün ‘Anne ben de seninle geleceğim. Bu sporu yapıp seninle vakit geçirmek istiyorum’ dedim. Aslında amacım ilk başladığımda annemle sadece vakit geçirmekti. Çok eğlenip bu sporu kendim için yapmaya başladım. Hedefim iyi bir buz patenci olmak” şeklinde konuştu.

GÖKÇE DOĞA SEZGİ: KÜÇÜK ADIMLARLA İLERLEYECEĞİM

İzmirli 14 yaşındaki milli artistik buz patenci Gökçe Doğa Sezgi, son yapılan Türkiye Şampiyonası’nda intermediate kategorisinde 3’üncü oldu. Gökçe Doğa, “6 yıldır buz pateni yapıyorum. Başlarda zor gelebilecek bir spor, uzun vadede kolay gelecektir. Zaten istiyorsanız bu sporu yapmalısınız. Sevdiğimiz için yapıyoruz. Bırakmayı düşündüğüm dönemler oldu ancak sevdiğim için bırakmadım. Küçük adımlarla ilerleyeceğim. İlk başta Türkiye ve Avrupa şampiyonluğu, daha sonra olimpiyat hedefim var” dedi.

İZMİR’DEN 12 SPORCU MİLLİ TAKIM KAMPINA KATILDI

İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü, 30 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen Artistik Buz Pateni Aday Milli takım kampına 12 sporcu, 3 antrenör yolladı. Sporculardan Defne Günce Kılıç, Derya Taygan, Deniz Tarım, Batu Tasasız, Duru Çimen, Ezgi Özer, Masal Oran, İpek Kara, Atlas Baydurak, Mustafa Emir Çobanel, Batı Güdül, Doğa Güner antrenörlerden ise Gamze Güner, Zeynep Yiğit ve İrina Dalkıran da kampta yer aldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirden-artistik-buz-pateni-milli-takimina-12-sporcu-katildi/feed/ 0