
Takvim yaprakları 27 Kasım’ı gösterdiğinde Suriye’de tarihi bir gün yaşandı. Silahlı muhalif gruplar, rejime başkaldırdı.

Adım adım ilerleyen muhalifler 12 gün içinde tüm ülkeyi kontrol altına aldı. 61 yıllık Baas rejimi sona ererken; devrik lider Esad ülkeden kaçtı.
İşte Esad’ın garajı: Muhalifler lüks otomobilleri kaçırdı!
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Şam’a giren muhalifler ile halk, Esad’ın evini de bastı. Öfkeli kalabalık Esad’ın babası Hafız Esad’ın fotoğraflarını parçaladı.

Muhalifler tarafından; Esad’ın garajında bulunan lüks araçların görüntüleri de paylaşıldı.

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay 31 Mart’ta gece saatlerine Beyoğlu Tarlabaşı’nda meydana geldi. İddiaya göre, Deniz Demirtaş, Peugeot marka otomobilini emanet olarak 2 günlüğüne arkadaşına verdi. Araçla gece saatlerinde Tarlabaşı’nda seyir halinde olan sürücü, sokaktan yola çıkarken hızlı gittiği öne sürülen Porsche marka lüks araçla çarpıştı. Kazanın ardından her iki araç da olay yerinden ayrıldı. Kazadan yaklaşık bir ay sonra, lüks aracın sahibi Bahçelievler Belediyesi’nin CHP’li Meclis üyesi ve Akasya İnşaatın sahibi olduğu iddia edilen Barış Ural ile Deniz Demirtaş telefonda görüştü. Demirtaş hasar gören aracını yaptırmadığını iddia ederken, Barış Ural ise aracını tamir ettirdiğini masrafının 400 bin lira olduğunu öne sürerek parayı istedi. Demirtaş, kaskosunun ve sigortasının olduğunu söyleyerek Ural’a kaza akşamı olay yerinden neden ayrıldığını ve neden polisi aramadığını sordu. 400 bin lira ödeyecek gücü olmadığını söyleyen Demirtaş, iddiaya göre Ural tarafından tehdit edildi. Demirtaş’tan masrafa karşılık aracı istendi. Demirtaş, uzlaşmak istediğini söyledi ancak tehdit telefonları sürdü. Demirtaş’a aracının getirilmesi konusunda saat verildi. Taraflar zaman zaman telefonda görüşmeye devam etti. Barış Ural, bir görüşmede aracı kendisinin kullanmadığını şoförü ayrıca kuzeni olan Çağatay isimli bir şahsın kullandığını öne sürdü. Bu kez Çağatay isimli kişi, aynı tehditleri sürdürerek Demirtaş’a ya aracını getirmesini ya da 600 bin liralık masrafının karşılanmasını söyledi. İddiaya göre tehditlerin ardı arkası kesilmeyince Deniz Demirtaş, avukatıyla görüşecek kendisinden masraflara karşılık aracını isteyen Barış Ural ve Çağatay isimli kişi hakkında suç duyurusunda bulunarak şikayetçi oldu.
Kaza anı kameraya yansıdı
Görüntülerde Deniz Demirtaş’a ait aracın sokaktan çıkarak dönüş yaptığı bu sırada hızla gelen Porsche marka lüks aracın ise otomobille çarpıştığı görülüyor.
“Porsche marka aracın fotoğraflarını gördüm, sadece bir kaç yerinde çizik var”
Otomobilini 2 günlüğüne arkadaşıma verdiğini söyleyen Deniz Demirtaş, “Arkadaşım Taksim Tarlabaşı Bulvarı’nda seyir halindeyken ne olduğunu anlayamıyor. Dönerken oradaki ışıklar yanıp sönüyor. Arkadaşım dönüyor. Sağına soluna bakıyor. Önünde bir tane cip var sağında taksi var. İki şerit de dolu. Solundan devam ediyor. Aynaya aynı zamanda bakıyor. Zaten hız yok arkadaşımda. Dikkatli dönüyor. Porsche marka bir araba hızla geliyor. Süratli geliyor. Zaten Tarlabaşı Bulvarı’nda tabela var. 30-50 hız sınırı var. Bu hız sınırını aşmış zaten gecenin bir saati. Frene basıyor, duramayıp benim aracıma boydan boya çarpıyor. Sürtüp buradan çıkıyor. O anda arkadaşım durmamış. Teybi açık yüksek sesle. Farkına bile varmıyor. Bana sarsıldığını setten geçtiğini zannediyor. Devam ediyor. Ben arabamı yaptırmadım. 1 gün sonra bana geldiğinde ne olduğunu sordum. O da bana farkında olmadığını, masrafı neyse karşılayacağını söyledi. O da çekindi herhalde. ‘Porsche marka araba durmuş. Sözde aks kesmiş. Beyin kendini kilitlemiş. Çekiye koydum Çekiciyle ben götürdüm, tamir ettirdim’ diyor. Porsche marka aracın fotoğraflarını gördüm. Sadece bir kaç yerinde çizik var. Benim aracın oradan gitmiş peki kendisinin neden trafik polisini çağırmadığını sordum. Benim kaskom sigortam var. 25 gündür haber bekliyorum. Kaza haberi gelir diye. Ben aracımı bir aydır yaptırmadım. Gelsin ki tutanak tutarız diye. Bu arkadaş tabi polis çağırmıyor. Trafik polisi çağırmıyor. Arabasını kimin kullandığı belli değil” dedi.
“Bir tefeci gibi beni tehdit ettiler”
Kazanın seçim gecesinde olduğunu söyleyen Demirtaş, “Ben aradım onu. Barış Bey bana Bahçelievler’de Akasya İnşaatın sahibi olduğunu, Bahçelievler’de CHP Belediye Meclis üyesi olduğunu söyledi. ‘Ne gerekirse yapalım’ dedim. İfademi verdiğimi, aracımı yaptırmadığımı, kaskom ve sigortam olduğunu söyledim. Kendisi aracını yaptırdığını, faturasını aldığını söyledi. 400 bin lira hasarı olduğunu, bunu karşılamayacağımı söyledi. Ben ona bu hasarı 400 bin olarak karşılayamayacağımı söyledim. Ona ‘sigortam, kaskom var. Trafik polisi çağırsaydınız. Kameralardan her yerden benim plakamı bulup araç benim üstüme bana bir telefon açsanız. Ben bu arabayı getirirdim. Rapora tutardık. Kaskomdan sigortamdan karşılanırdı. Ben bu parayı kaldıramam’ dedim. Uzlaşmak istediğimi söyledim. Meclis Üyesi dediğimiz kişi Barış Ural, benim bütün bilgilerime ulaştığını söyledi. Beni bu numaralardan arayıp tehdit etti. Beni akşam saat 22.00’de bile aradı. ‘Bu parayı ödemiyorsan. Arabanı alacağız’ dediler. Benim arabam yaklaşık 600 bin lira. Ben arabamın kredi borcu olduğunu söyledim. Arabamı veremeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine araca el koyacaklarını söyledi. ‘Aracını akşam 22.00’ye kadar getireceksin’ dedi. Daha sonra aracı kendisinin kullanmadığını söyledi. ‘Şoförüm aynı zamanda kuzenim olan Çağatay Bey kullanıyor’ dedi. Çağatay Bey de beni aradı. Çağatay Bey aracı kendisinin kullandığını, 600 bin lira harcadığını, faturayı kestiğini, arabanın anahtarını saat 22.00’ye kadar getirmemi söyledi. Getirmezsen evinin adresi bütün bilgilerim onda olduğunu ifade etti. Beni öldürse de benim böyle bir param olmadığını bir kez daha söyledim. ‘Kaskoma dava açarsın, paranı alırsın’ dedim. Bir tefeci gibi beni tehdit ettiler. Suç duyurusunda bulunacağız. Ben sonuna kadar davacıyım. Dağ başında yaşamıyoruz. Önce devletimiz var hukuk var. Ben videoyu izledikten sonra haklı olduğumuzu gördüm. Hızlı geldiğini gördüm. Benim her şeyime bakmışlar” diye konuştu.
“Müvekkilimin can güvenliği yok”
Avukat Ece Canbolat ise, “Müvekkilim arabasını arkadaşına veriyor. Hızla gelip araca vuruyor. Sonra siyasi kimliklerini kullanarak. Bu arabayı bize vereceksin, zararımızı karşılayacaksın diyerek, baskı kuruyorlar ve tehdit ediyorlar. Hem tehdit etme suçu var hem de malını almaya çalışıyorlar. Bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Müvekkilime ait şahsi bilgilerini nasıl ele geçirdiler bilmiyoruz. Bir haftadır tehdit ediliyor. Müvekkilimin can güvenliği yok” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Rus uyruklu kadının kiraladığı aracı çalan hırsız sokak sokak kovalanmıştı
Bir sokağın çıkışında kıstırılan şahıs kadına bıçak çekince imdadına ünlü oyuncu yetişmişti
Rambo Berk olarak bilinen ünlü oyuncu Ferhat Yılmaz hırsızın ellerini bağlamıştı
İSTANBUL – Şişli’de Rus uyruklu bir kadının kiraladığı otomobili çalan hırsızı etkisiz hale getirerek ellerini bağlayan ünlü oyuncu Ferhat Yılmaz o anları anlattı. Yılmaz, “Kadını bıçaklayacaktı. Müdahale etmek zorunda kaldım ve kişiyi etkisiz hale getirdim” dedi.
Şişli Duatepe Mahallesi’nde önceki gün saat 17.30 sıralarında meydana gelen olayda, Rus uyruklu kadın S.B., bir firmadan elektrikli bir otomobil kiralamıştı. Kadın evinin önüne gelip aracından inerek kontak anahtarı içerisinde olan aracı uygulama üzerinden kilitlemişti. Ancak o esnada kadını takip eden bir şahıs, aracın kapılarının kilitlenmediğini fark ederek içine girmişti. Aracı çalıştıran şahıs ardından uzaklaşmaya başlamıştı. Aracın gittiğini gören kadın ise durumu eşine bildirmişti. Eşiyle birlikte motosiklete binen kadın, hırsızı kovalamaya başlamıştı. Sokak sokak kovaladıkları esnada bir otomobil sürücüsünden de yardım isteyen kadın, bir sokağın girişinde şahsı önünü kesip durdurmuştu.
“Rambo Berk” hırsızı etkisiz hale getirip ellerini bağlamıştı
O esnada motosikletten inen kadın şahsın olduğu şoför kapısını açarak indirmeye çalışmıştı. Ancak şahıs kadına bıçak çekerek karşılık vermişti. O esnada kafeteryada oturan efsane Yılan Hikayesi dizisinde “Rambo Berk” karakteriyle tanınan ünlü oyuncu Ferhat Yılmaz, aracın yolcu kapısını açarak şahsın müdahale etmişti. Dakikalarca süren mücadele sonrasında şahıs, çevredeki vatandaşların da yardımıyla aşağıya indirilerek etkisiz hale getirilmişti. Yüzüstü yere yatırılan şahsın boynunu bir vatandaş tutarken, elleri de kaçmasın diye de bağlamıştı. Ardından da polis ekiplerine ihbarda bulunulmuştu.
Ünlü oyuncu hırsıza hayat dersi vermişti
Hırsız yerde bekletildiği esnada oyuncu Ferhat Yılmaz, şahsa adeta hayat dersi verdi. Şahsa “yakışıyor mu sana paşam” diyen Yılmaz ardından onu olay yerine gelen polis ekiplerine teslim etmişti. Yaşananlar ise hem güvenlik hem de cep telefonu kamerasına anbean yansımıştı. Kadın ise arabayı firmaya teslim edip eşiyle kafeteryada bir çay içtikten sonra olay yerinden ayrılmıştı. Gözaltına alınan B.C. ise ifadesi alınmak ve adli işlemleri yapılmak üzere emniyete götürülmüştü.
“Kadını bıçaklayacaktı, müdahale etmek zorunda kaldım”
Yaşanan o olayla ilgili hırsıza müdahale eden ünlü oyuncu Ferhat Yılmaz o anları anlattı. Yılmaz, “Talihsiz bir olay yaşandı ne yazık ki. Üzücü bir olay. Kendi muhitinde çok sevdiğim bir kafe var sanatçı arkadaşlarımla da oturduğum. Orada otururken bir olaya şahit oldum. Sol taraftan bir araba geldi. İçinde bir çocuk vardı ve arkadaş onu takip eden bir BMW marka bir araba ve önünü kesen Vesta marka bir motosiklet vardı. Aşağıya bir kadın indi ve arabadaki kişiye vurmaya başladı ‘arabamı çaldın’ diyerek. O sırada ben senaryo okuyordum. Arabadaki kişi bıçağını çıkardı kadını bıçaklayacaktı ve motosikletle arabanın önünde duran eşini ezecekti. Burası da kalabalık bir yer kafelerin olduğu bir nokta. O yüzden burada çocuklar, kadınlar var. Müdahale etmek zorunda kaldım ve kişiyi etkisiz hale getirdim ne yazık ki. Biraz da sert davranmak zorunda kaldım” dedi.
“Yere yatırıp ters kelepçe yaptım ve üst taramasını yaptım”
Yılmaz, “Yere yatırıp ters kelepçe yaptım ve üst taramasını yaptım. Sonra da polisi çağırdım. Ardından emniyetteki kardeşlerim geldiler sağ olsunlar ve kendisini alıp götürdüler. Olay bundan ibaret. Ama üzücü olan şu tabii, olayı yapan genç bir arkadaşımız ve büyük bir ihtimalle madde kullanmış. Belki de birçok insanın hayatıma mal olacaktı olan olay. Elimden geleni yaptım müdahale ettik arkadaşlarla konuyu kapattık ama genç arkadaşların bu durumda olması bu kadar çaresiz olmaları çok üzücü. Ben çok üzülüyorum. Ülkemde hiçbir arkadaşımın bu durumda olmasını istemiyorum. Kendisine de söyledim zaten ters kelepçe yaptıktan sonra. Üzüldüm o kadar sert müdahale etmek istemezdim ama mecbur kaldım durum bu. İnşallah böyle durumlar yaşamayız. İnşallah böyle tatsız olaylar yaşanmaz. İnşallah bu ülkenin genç arkadaşları, kardeşleri böyle olaylara katılmazlar” diye konuştu.
]]>Şişli Duatepe Mahallesi’nde önceki gün saat 17.30 sıralarında meydana gelen olayda, Rus uyruklu kadın S.B., bir firmadan elektrikli bir otomobil kiralamıştı. Kadın evinin önüne gelip aracından inerek kontak anahtarı içerisinde olan aracı uygulama üzerinden kilitlemişti. Ancak o esnada kadını takip eden bir şahıs, aracın kapılarının kilitlenmediğini fark ederek içine girmişti. Aracı çalıştıran şahıs ardından uzaklaşmaya başlamıştı. Aracın gittiğini gören kadın ise durumu eşine bildirmişti. Eşiyle birlikte motosiklete binen kadın, hırsızı kovalamaya başlamıştı. Sokak sokak kovaladıkları esnada bir otomobil sürücüsünden de yardım isteyen kadın, bir sokağın girişinde şahsı önünü kesip durdurmuştu.
“Rambo Berk” hırsızı etkisiz hale getirip ellerini bağlamıştı
O esnada motosikletten inen kadın şahsın olduğu şoför kapısını açarak indirmeye çalışmıştı. Ancak şahıs kadına bıçak çekerek karşılık vermişti. O esnada kafeteryada oturan efsane Yılan Hikayesi dizisinde “Rambo Berk” karakteriyle tanınan ünlü oyuncu Ferhat Yılmaz, aracın yolcu kapısını açarak şahsın müdahale etmişti. Dakikalarca süren mücadele sonrasında şahıs, çevredeki vatandaşların da yardımıyla aşağıya indirilerek etkisiz hale getirilmişti. Yüzüstü yere yatırılan şahsın boynunu bir vatandaş tutarken, elleri de kaçmasın diye de bağlamıştı. Ardından da polis ekiplerine ihbarda bulunulmuştu.
Ünlü oyuncu hırsıza hayat dersi vermişti
Hırsız yerde bekletildiği esnada oyuncu Ferhat Yılmaz, şahsa adeta hayat dersi verdi. Şahsa “yakışıyor mu sana paşam” diyen Yılmaz ardından onu olay yerine gelen polis ekiplerine teslim etmişti. Yaşananlar ise hem güvenlik hem de cep telefonu kamerasına anbean yansımıştı. Kadın ise arabayı firmaya teslim edip eşiyle kafeteryada bir çay içtikten sonra olay yerinden ayrılmıştı. Gözaltına alınan B.C. ise ifadesi alınmak ve adli işlemleri yapılmak üzere emniyete götürülmüştü.
“Kadını bıçaklayacaktı, müdahale etmek zorunda kaldım”
Yaşanan o olayla ilgili hırsıza müdahale eden ünlü oyuncu Ferhat Yılmaz o anları anlattı. Yılmaz, “Talihsiz bir olay yaşandı ne yazık ki. Üzücü bir olay. Kendi muhitinde çok sevdiğim bir kafe var sanatçı arkadaşlarımla da oturduğum. Orada otururken bir olaya şahit oldum. Sol taraftan bir araba geldi. İçinde bir çocuk vardı ve arkadaş onu takip eden bir BMW marka bir araba ve önünü kesen Vesta marka bir motosiklet vardı. Aşağıya bir kadın indi ve arabadaki kişiye vurmaya başladı ‘arabamı çaldın’ diyerek. O sırada ben senaryo okuyordum. Arabadaki kişi bıçağını çıkardı kadını bıçaklayacaktı ve motosikletle arabanın önünde duran eşini ezecekti. Burası da kalabalık bir yer kafelerin olduğu bir nokta. O yüzden burada çocuklar, kadınlar var. Müdahale etmek zorunda kaldım ve kişiyi etkisiz hale getirdim ne yazık ki. Biraz da sert davranmak zorunda kaldım” dedi.
“Yere yatırıp ters kelepçe yaptım ve üst taramasını yaptım”
Yılmaz, “Yere yatırıp ters kelepçe yaptım ve üst taramasını yaptım. Sonra da polisi çağırdım. Ardından emniyetteki kardeşlerim geldiler sağ olsunlar ve kendisini alıp götürdüler. Olay bundan ibaret. Ama üzücü olan şu tabii, olayı yapan genç bir arkadaşımız ve büyük bir ihtimalle madde kullanmış. Belki de birçok insanın hayatıma mal olacaktı olan olay. Elimden geleni yaptım müdahale ettik arkadaşlarla konuyu kapattık ama genç arkadaşların bu durumda olması bu kadar çaresiz olmaları çok üzücü. Ben çok üzülüyorum. Ülkemde hiçbir arkadaşımın bu durumda olmasını istemiyorum. Kendisine de söyledim zaten ters kelepçe yaptıktan sonra. Üzüldüm o kadar sert müdahale etmek istemezdim ama mecbur kaldım durum bu. İnşallah böyle durumlar yaşamayız. İnşallah böyle tatsız olaylar yaşanmaz. İnşallah bu ülkenin genç arkadaşları, kardeşleri böyle olaylara katılmazlar” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Eskişehir’in ilk kadın taksi sürücüsü olan ve “Şoför Nebahat” olarak anılan 60 yaşındaki Ayşen Şentürk, azmi ve çalışma hırsı ile örnek oluyor. Geçmişte kahvehane işletmeciliği ve kadın kuaförlüğü yapan Şentürk, taksicilik yapması ile tanınmıştı. Son zamanlarda ise sabah taksicilik yapan Eskişehir’in Şoför Nebahat’ı, öğleden sonra da erkek kuaförlüğü yapıyor. Adeta yorulmak bilemeyen kadın, direksiyonu bırakıp makası eline alıyor. Çalışma hayatında bulunmaktan oldukça mutlu olan Şentürk, diğer kadınları da cesaretlendirip iş sahibi yapıyor.
“Erkek saçına da el atalım diye düşündüm”
Çalışma hayatı hakkında bilgi veren Ayşen Şentürk, hem erkek kuaförlüğünü hem de taksiciliği nasıl bir güne sığdırdığını şöyle anlattı:
“Seneler önce kahve çalıştırıyorum. Kahve çalıştırırken şoföre vermiştik arabayı şoförün az para getirmesinden dolayı kendim el atmıştım. O dönem kahvehanede işletiyordum. Hem kahvecilik hem taksiciye yapmıştım. Şimdi hem taksicilik hem beraberliği yapıyorum bir arada yürütüyorum. Seneler önce bayan kuaförlüğü yaptım. Senelerce bayan kuaförlüğü yaptım, şimdi de erkek saçına da el atalım diye düşündüm ve başardım. Çevremdekiler, takdir ediyorlar, ‘abla iyi ki tanıdık seni, iyi ki taksicisisiniz biz size çok özeniyorum’ diyenler oluyor. Hatta durağına gelip, ‘senin arabanda çalışabilir miyim?’ diyenler oluyor. Biz ailece çalışıyoruz. Ben arabamı alamıyorum şoför çünkü torunlarımla beraber çalışıyorum. Sabah çıkıyorum taksiye çıkıyorum öğlene kadar öğleden sonra da dükkanımda müşterim geldiği zaman saç kesiyorum, sakal kesiyorum öyle zaman geçiyor.”
“Hanımlar saç kesimine eşlerini kendileri getiriyorlar”
Kadınların eşlerini dükkana kendilerinin getirdiğinden bahseden Şentürk, “Bazen gelinimin dükkanı kalabalık olduğunda oraya da gitmeye çalışıyorum, bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Yani zamanımı dolduruyorum. Kendime çay keyfi, kahve keyfi ondan sonra yine tempolu bir vaziyette akşam olduğunda da gezmeye gidiyorum. Biraz da tadını çıkarmaya bakıyorum. Dükkanıma gelenler de takdir ediyor. Hanımların çoğu saç kesimine eşlerini kendileri getiriyorlar. Sevdikleri için, güzel kestiğim için, demek ki hani güveniyorlar. Kendileri de kendileri de kestiriyor saçlarını, ‘abla benim saçımı da keser misin?’ diyorlar, ben de kesiyorum. Boş durmayı sevmiyorum bir şeyler üretmeyi, bir şeyler yapmayı seviyorum. Yani değerlendirmeyi seviyorum. Boş zaman benim için yok hep değerlendirmek” dedi.
“Kadınlara, ‘cesaretli olun’ diyorum”
Çevresindeki kadınları da çalışmaya, üretmeye teşvik ettiğinin altını çizen Eskişehir’in Şoför Nebahat’ı, “Çevremdeki kadınlara, ‘cesaretli olun, sadece eşinize güvenmeyin, siz de çalışın bir elin nesi var 2 elin sesi var’ diyorum. Çoğu kişi benim sayemde işe girdi, meslek sahibi oldu, öncü oldum. Yani arabaya özenip araba alanlar bile oldu ve durağına gelip gösterenler oldu. Araba kullanmayı hevesi var ama benim arabamın yanında gelip fotoğraf çekiniyordu. Ben ‘Kızım çalışırsan senin de araban olur’ dedim. ‘Çalışacağım abla. Seni dinleyeceğim bir işe gireceğim. Araba alacağım’ dedi. Parasını biriktirdiği parasına kadar bana söyledi ve en sonunda arabasını aldı. Geldi durağa bana gösterdi ve takdir ettim onu, gurur duydum müşterimizle. Biz kadınlar isteyelim yeter, her şeyi yapabiliriz her işe koşturabiliriz erkek veya bayan işi ayırt etmeden” ifadelerini kullandı. – ESKİŞEHİR
]]>Apple Car ile ilgili yeni ortaya çıkan detaylar
Apple, 2014 yılından beri geliştirdiği söylenen “Titan Project” kod adlı elektrikli arabasını, 2 bin kişilik ekibe açıklama yaparak iptal etti. Çalışmalarda yer alan mühendis ve tasarım ekibinin farklı projelere kaydırıldığı söyleniyorken, bir dizi donanım mühendisi ise ne yazık ki işten çıkarıldı.
Bu elektrikli aracın gelişmiş otonom teknolojiye sahip olmasıyla birlikte kendi kendine gidebileceği söyleniyordu. Bununla beraber 2026’da piyasaya sürülmesi bekleniyordu. Ancak görünen o ki Apple, yıllardır sürdürdüğü Ar-Ge harcamalarında vizyonu sürdürmekte zorlandı.
İptal edilen Apple Car projesinin maliyeti belli oldu! Biraz cep yakıyor
Apple’ın elektrikli araba projesi için çok ciddi yatırımlar yaptığı söyleniyor. Bu doğrultuda bu büyük projenin iptal edilmesi, merakı da beraberinde getirdi. Kısa süre önce ise bazı güvenilir kaynaklar, Apple Car ile ilgili bilinmeyen detayları paylaştı. Bunlara yakından bakalım.
Apple, Mercedes ve Ford ile anlaşmaya çalışmış
Bu detaylar, projenin ilk zamanlarıyla ilgili. Aktarılan bilgilere göre Apple, elektrikli araç üretmek için ilk olarak Mercedes-Benz ile bir iş birliği yapmaya çalışmış. Bunun için masaya oturan şirketler, aylardır süren görüşmelerde ilerleme kaydetmiş ve akabinde çalışmaya başlamışlar.

Mercedes, Apple Car’ı üretecekti. Ancak sadece bununla kalmayıp, aracın otonom sürüş yazılımını kendine ait modellere de entegre edecekti. Böylelikle daha fazla satış yapmayı hedefliyordu. Ancak aradan biraz zaman geçmesinin ardından Apple, bu işi Mercedes olmadan da kendi başlarına yapabileceklerini düşünerek anlaşmadan çekilmiş.
Öte taraftan Apple’ın araç üretimi için Ford ile de görüştüğü ancak bunun için yapılan ilk toplantıdan sonra tarafların bir daha bir araya gelmediği aktarıldı.
McLaren’ı satın alacaktı
Kaynağa göre Apple, Mercedes ve Ford ile anlaşamadıktan sonra bir araç üreticisini satın almayı planlamaya başlamış. Akabinde şirket, Tesla’yı satın almak üzere şirketin CEO’su Elon Musk ile görüşmeler yapmış. Ancak Apple CEO’su Tim Cook istemediği için bu görüşmeler devam ettirilmemiş. Daha sonrasında iki şirketin araç için pil satın almak üzere tekrardan masaya oturduğu belirtiliyor.

Bir diğer detay ise bir hayli dikkat çekiyor. Aktarılan bilgilere göre Apple, Tesla ile anlaşamayınca bu sefer de lüks araba üreticisi McLaren’ı satın almak için masaya oturmuş. Birkaç defa bir araya gelen şirketlerin bu anlaşmayı tamamlamaya çok yakınken son anda vazgeçilmiş. Eğer bu satın alma gerçekleşmiş olsaydı, Apple’ın birçok üründe imzası olan tasarımcısı Jony Ive -şu anda çalışmıyor-, Londra’da bir stüdyo kuracaktı.
Apple Car fikri, Steve Jobs’a ait
Apple Car ile ilgili ilk sızıntı, 2014 yılında gerçekleşti. Ancak otonom sürüşlü elektrikli araba üretme fikrini ilk Steve Jobs’ın ortaya attığı söyleniyor. Hatta Jobs’ın 2008-2012 Küresel Ekonomik Kriz sırasında iflasın eşiğinde olan araç üreticisi General Motors Co. şirketini satın alma düşüncesi varmış. (Bu firma günümüzde halen ayakta.)

Aktarılan bilgilere göre Apple, iPhone’u daha da popüler hale getirme çalışmalarına odaklandığı için Steve Jobs da bir araba projesine başlamanın sırası olmadığını söyleyerek bu planını bir süreliğine askıya almış.
Apple Car çok maliyetliydi
Kaynağa göre Apple, elektrikli arabayı 85 bin dolar maliyetle üretmeyi hedefliyordu. Ancak bunun daha fazla, 120 bin dolara kadar çıktığı belirtiliyor. Kaynağa göre teknoloji devi, bu proje için şimdiye kadar 1 milyar dolardan fazla para harcadı. Bu miktarın, 2.5 trilyon dolardan fazla piyasa değerine sahip bir şirket için ne kadar önemli olduğu tartışılır. Ancak bundan para kazanamadıkları için ciddi bir kayıp olarak görüldüğü kesin.
Apple Car ile ilgili yeni çıkan detaylar bu kadardı. Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
]]>Sultangazi’de yaşayan 112 Acil Sağlık Personeli görevli Emine Tunçel, 6 ay önce 700 bin liraya aldığı 2019 Opel Corsa marka otomobilini sürüş esnasında sağa – sola sarsılması üzerine tamirciye götürdü. Tunçel, aldığı otomobile 30 bin lira masraf yaptı. Aracın sorunlarının bitmemesi üzerine tekrar tamirciye giden Tuncel, hava yastığı ışıklarının yandığını fark etti. Otomobili inceleyen tamirci ustası, aracı yeniden ekspertize gönderdi. Burada yapılan detaylı incelemede aracın torpido bölmesindeki hava yastıklarının olmadığı ortaya çıktı. Tuncel, hem aracı satın aldığı kişiden hem de ilk ekspertizden şikayetçi oldu.
“6 aydan beri ben tamirciden çıkamadım”
Arabayı aldığı andan beri tamirciden çıkamadığını söyleyen Emine Tunçel, “Araba dıştan çok temiz. Aldığım yerde ekspertize götürdüm. Haliyle güvenli geldi. Sitede ne yazdıysa birebir aynısıydı. 4 tane lokal boyası var yazıyordu. Kilometresi güzel, model yüksek haliyle kadınım, temiz araba istiyorum. Ama 6 aydan beri ben tamirciden çıkamadım. İlk etapta arıza ışıkları yanmaya başladı. Araba sürekli sağa ve sola doğru çekmeye başladı. Lastikler kabak dendi, lastikleri değiştirdik. 4 defa rot balans yapıldı, bu araç sorunsuz dendi. Amortisörler değişti, akslar değişti elinden geleni yaptılar, arıza devam etti. Yan kapı sürekli kasıyor, ben bu arabada çocuk taşıyorum, arkada çocuk oturuyor, ustama gösterdim kapının vidasını contası yok” dedi.
“Şimdiki eksperim anladı o zaman ki eksperim anlamadı”
Arabayı aldığı zaman gittiği ekspertizin anlamadığını iddia eden Tunçel, “En son hava yastığı ışığı 6 ay sonra yandı. Işık yanınca hava yastığının açtığını anladık. Şimdiki eksperim anladı o zaman ki eksperim anlamadı. Hava yastıkları açılmış, direnç takılmış arabanın ağır hasarlı olduğunu anladım. Şimdiye kadar 30 bin lira masraf yaptırdım ama daha masraf yaptırmadım. Esas önemli olanları yaptırmadım. Arabanın beyni olan akünün önünde hasar varmış, o tutturulmuş, yapıştırılmış. Arabayı 700 bin liraya aldım. Kredi çektim onun da faizi var. En az 900 bin liraya geldi. İkisine de dava açacağım” şeklinde konuştu.
“Hava yastığı kısmının köpükle doldurulduğunu fark ettik”
Hava yastığının olmadığını fark eden ekspertiz ustası Ferdi Gökçe, “Aracı incelediğimizde hava yastığı kısmının köpükle doldurulduğunu fark ettik. Sonuçta insanlar bu araca hava yastığı koyulurken bizim can güvenliğimiz ön plana alınarak koyuluyor” ifadelerini kullandı.
“Ben akü yerini değiştirirken ön taraftaki ezikleri gördüm”
Aracın geldiğinde hasarlı olduğunu fark eden Mustafa Büyük, “Ben akü yerini değiştirirken ön taraftaki ezikleri gördüm. Ben arabadan şüphelendim. Arabanın kazalı ya da ağır hasarlı olduğunu düşündük. Arabayı kontrol ederken hava yastıklarının patlamış olduğunu tahmin ettim. O şekilde aracın hasarlı olduğunu anladık” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Olay, Buca ilçesine bağlı Kaynaklar Mahallesi 2001 Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 20’li yaşlarında olduğu tahmin edilen bir erkek şahıs, araç içerisinden elinde bulunan zincir ile sokakta gördüğü Kafkas cinsi çoban köpeğini çalmaya çalıştı. Şahıs köpeği çalamayınca, pompalı tüfek ile köpeğe bir el ateş etti. Ağır yaralanan köpek can havliyle sürünerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı. Vurulmanın etkisiyle yaşam mücadelesi veren köpek, yürüme kabiliyetini kaybetti.
“O bizim canımız”
Vurulan köpeğin sahibi 41 yaşındaki otel işletmecisi Serhan Karadağ, “Sabah saat 6: 15 sıralarında komşularımızın fark ettiği şekilde köpeğimiz evin çevresinde dolaşıyor. Eve dönüş vaktinde fark ettikleri bir araç köpeğin peşinde, elinde zincirle köpeği yakalamaya çalışıyor. Köpeği buradan götüremeyince herhalde artık hırs yapıyor. Köpeğe araç içerisinden pompalı tüfekle bir el ateş ediyor. Olayı da burada bulunan bekçimiz görüyor. Kişi çalma niyetiyle geliyor. Köpeğin boynunda tasma var. Sizin olmayan bir köpeğin peşine neden zincirle düşersiniz? Çalmak için düşülür. Bunun hiçbir açıklaması yok. Çalamayınca hırs yapmış ve köpeği vurmuş. Bu hiç hoş bir durum değil. Bu köpek senin değil. Sen bu köpeği çalamazsın. Çalmak, vurmak ne demek? Biz bu köpeği yavruyken aldık. O günden bugüne bakıyoruz. O bizim canımız. Biz köpeğimizi alıp burada zincirlemiyoruz. Ben köpeğime normal şartlarda tasma bile takan bir insan değilim” dedi.
Köpeğin durumuna dair bilgiler aktaran Karadağ, durumunun iyi olmadığını, dünden beri yerde baygın şekilde yattığını belirterek tekrar serum için veterinere götüreceklerini ifade etti.
“Kamera kayıtları var, jandarma olayı araştırıyor”
Bu tarz olaylara kimsenin sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizen Karadağ, “Böyle bir şey gördükleri zaman insanlar araç plakalarını ve şahısların görüntülerini alsınlar. Herkes birbirine yardımcı olsun. Köpeği çalmaya gelen beyaz bir araç. Plakası, kamera kayıtları var. Şu an plaka araştırılıyor. Aracın görüntüleri mevcut. Kesinlikle şikayetçiyim. Olayı yapan köyden biri olabilir. Sonuna kadar şikayetçiyiz. O köpeğe yapılan, o kişiye yapılsa onun ne yaşayacağını merak ediyorum. Yetkililerin de bununla ilgili ellerinden geleni yapacağına inanıyorum. Jandarma olayı araştırıyor” diye konuştu.
“Köpek o an çok bağırdı, çok üzücü bir durum”
Olayı gören 41 yaşındaki bekçi Ali Mesut Türk ise “Ben burada sabaha karşı ateş yakıyordum. Daha sonra beyaz bir araba geldi. İçinde bir genç vardı. Elinde de zincir vardı. Kendisi arabanın içinde, önünden de köpek gidiyordu. Bu da arabayla köpeği takip ediyordu. Ben onu sahibi sandım. Köpeği de kaçırmış ve yakalamaya çalıştığını düşündüm. Sonra şüpheli adam arabayı durdurdu. Ardından bir el ateş sesi duydum. Önce benim köpeğimi vurdu sandım ve ona doğru bakmaya gittim. Sonra adam buradan arabayı aldı gitti. Köpek de kanlar içinde gitti. Genç biri, 23-24 yaşlarında beyaz tişört giyiyordu. Plakayı o anda alamadım” cümlelerini aktardı.
Olay esnasında korktuğunu belirten bekçi Mesut Türk, “Müdahale edersem belki bana da ateş edebilir diye düşündüm. O yüzden biraz tereddüt ettim. Eğer ki adamın köpeğin sahibi olmadığını hissetsem ona kesinlikle müdahale ederdim. Köpek o an çok bağırdı. Çok üzücü bir durum” şeklinde konuştu. – İZMİR
]]>İSTANBUL – Sultangazi’de iddiaya göre market sahibi, otomobilini dükkanının önüne park eden bir kadını aracını biraz geriye alması için uyarınca taraflar arasında tartışma çıktı. Ortalığı birbirine katan kadın, gazete standını devirip kameraya el salladı. Kadın doldurma dolabını yumruklarken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, 20 Şubat Salı günü Sultangazi’de yaşandı. İddiaya göre market sahibi Mahperi Yakacı, dükkanının önüne otomobilini park eden komşusunu, dükkanının önünün kapanacağını belirterek aracını biraz geri almasını istedi. Uyarı sonrası, ikili arasında tartışma çıktı. Kadın tartışma alevlenince ortalığı birbirine kattı. Marketin önündeki gazete standını deviren kadın, yerden aldığı gazeteleri esnaf kadına doğru fırlattı. Kameraya el de sallayan kadın dondurma dolabını yumrukladı. Tartışmaya kadının ailesi de dahil oldu. Taraflar arasındaki tartışma bir süre daha devam etti. Yaşananların sonrasında esnaf Mahperi Yakacı ve eşi Ali Yakacı’nın komşularından şikayetçi olduğu öğrenildi. Kadının ortalığı birbirine kattığı anlar ise kameraya yansıdı.
“Dondurma dolaplarına, gazetelere saldırdı”
Olayı anlatan Mahperi Yakacı, “Arabayı çekmişti kapının önüne çekti gitti. Ben çekerken gördüm. Koşarak gittim. ‘Arabayı çekme mal geliyor biraz geriye çek’ dedim. Bıraktı gitti. Bende peşinden gittim. Tekrar aynı şeyi söyledim. Çekecek yer yok iki arabanın arasından mal geçmez kamyondan çünkü meyve sebze gelecek diye. Akşamları bize meyve sebze geliyor. Bayağı gitti ve pis konuştu. Ben de karşılık verdim sonra o bana saldırdı. Sonra geldi dondurma dolaplarına saldırdı. Gazetelere saldırdı. Gazeteleri yoldan topladım. Yap yap kameralar var görüyor dedim. Gazeteyi aldı içeriye gelip suratıma fırlattı. Hepsi de kameralarda var. Ama yine pislik yapıp gelip arabayı kapıma çekiyor. Şu beyaz araba onun hala da bırakmaya devam ediyor. Bütün millet hep şikayetçi. Herkese bunları yapıyor” dedi.
Eşi Ali Yakacı ise olayın olduğu gün kendisinin orada olmadığını belirterek. “Biz geldiğimizde zaten olay bitme aşamasına gelmişti. Sonradan olayı anladım. Arkadaşlardan dinledim. Olayın olduğu gün bizim hanım dışarıya çıkmış. Bizim yandaki komşu arabasını çekmiş. Arabanı biraz geriye almasını söylemiş. Çünkü ürün gelecek ondan dolayı demiş. Bayan da demiş ki ‘ben geri çekmiyorum’. Ondan sonra biraz küfürlü bir şeyler konuşmuş bizim hanım da öyle olunca mecburen karşılık vermiş. Daha sonra olay büyüyor olay büyüdükten sonra annesi, babası geliyorlar buraya. Bizim dondurma dolabının camlarına vuruyor, gazeteleri falan deviriyor. Ondan sonra olay daha da büyüyor. Bizim komşular yandaki esnaflar olmasaydı belki de bizim hanımı dövebilirlerdi. O yüzden bunlardan bütün esnaflar olarak şikayetçiyiz zaten. O nedenle gerekenin yapılmasını istiyorum. Emniyete şikayette bulunduk, emniyette zaten gerekeni yapacağını söyledi. Bundan sonrası adalete kalmış bir şey” dedi.
“Kadına vurmaya çalıştı dondurma dolabını kırmaya çalıştı”
Camdan sesleri duyduğunu söyleyen Cansu Alkan, “Buradaki bakkalcı ablanın arkadaşı oluyor annem. Sesleri duyunca korkup aşağıya indim. Kadın sadece bu arabayı geriye çekmesini söylemiş. Geri al biraz mal gelecek demiş. Sen nasıl dersin bana böyle diyerek kocası da yoktu ablanın yanında. Kadına saldırdı benim yanımda. Ben de gördüm hatta kamera görüntüleri de var. Kadına vurmaya çalıştı dondurma dolabını kırmaya çalıştı. Kaç kişi o saldıran kadını tutmaya çalıştık ama tutamasaydık dövecekti kadını burada bayağı bir zarar vereceklerdi. Dükkanı bastılar içeriye kadar girdiler. Kadın yalnızdı.” dedi.
]]>Otogardaki taksi durağında bekleyen şoförlerin boş oldukları halde Gaziosmanpaşa’ya gidecek 3 kişilik aileyi araçlarına almadıkları iddia edildi
Otogarda yaşanan tartışma anı kameraya yansıdı
İSTANBUL – Bayrampaşa’daki 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda iddiaya göre, yeğenini askere gönderdikten sonra Gaziosmanpaşa’daki evlerine dönmek isteyen 3 kişilik aileyle kendilerini götürmeyen taksiciler arasında tartışma çıktı. Taksicilerin, “sizi şikayet edeceğim” diyen adama “git kime şikayet edersen et” diyerek azarladığı öne sürüldü. Tartışma anı ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
Olay 2 hafta önce 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda yaşandı. İddiaya göre, eşi ve 2 yaşındaki çocuğu ile birlikte yeğenini askere uğurlayan Mevlüt Polat, ardından evlerine gitmek için otogar içinde bulunan taksi durağına gelerek araç istedi. Durakta bekleyen boş taksileri gören Polat, sıranın hangi takside olduğunu öğrenmek istedi. Bunun üzerine durakta bulunanlardan birisi nereye gideceklerini sordu. İddiaya göre ailenin Gaziosmanpaşa’ya gideceğini öğrenen taksiciler dolu olduklarını, askerler gittiği için trafik olduğunu ve bu yüzden gidemediklerini söyledi. Duruma sinirlenen Polat ile taksi şoförleri arasında tartışma çıktı. Polat, karakola giderek şikayetçi olacağını söyleyince ise tüm taksiciler durakta bekleyen yolcuları alarak duraktan hızla ayrıldı.
Ailesiyle taksiye binmeye çalışan adam o anları anlattı
Yaşanan olayı anlatan Mevlüt Polat, “2 hafta önce ben otogarda yeğenimi yolcu ettim. Eşim ile ben yanımızda da 2 yaşındaki çocuğumuz vardı. Saat 00.30’da çocuğu yolcu ettik ve eşime taksiyle gideceğimizi söyledi. Durağa gittik ve arkadaşa sıranın hangi arabada olduğunu sordum. Durakta 4 tane araba vardı. Yolcular da vardı orada bekliyorlardı. Nereye gideceğimi sorunca Karayollarına gideceğimi söyledim. Beklememi söyledi. ve arkadaşlarına Karayollarına gideceğimi boş olup olmadıklarını sordu. Tüm şoförlerden hayır yanıtını aldı. Halbuki arabalar orada sırada bekliyor. Sonra onlara arabanın boş olduğunu neden götürmediklerini sordum. Bana askerlerin gittiğini trafik olduğu için gidemediklerini söyledi. Ben ‘otoyoldan gideceğim ve zaten askerler otogara geliyor otogardan çıkmıyor ki şuan gittiğimiz yolda trafik yok’ dedim. O zaman bana yürüyerek gitmemi ben bu saatte araba çıkartamayacağını söyledi. Öyle deyince ben de kızdım ve eşim de o esnada video çekiyormuş haberim yok. Ben karakola gideceğimi söyledim. Durakta aile var çoluk çocuk var. Onlar da bekliyorlar ve birşey de demiyorlar. Ben onlara anlaştıklarını havalimanına gitmeleri halinde koşarak götüreceklerini ve yaklaşık 3 bin lira para alacaklarını ama kendimin gideceği yolun 200 lira tuttuğunu söyledim. Ben öyle deyince kızdı ve ‘git nereye istersen şikayet et’ dedi. Biraz ilerledim arkama döndüm ne araba var ne de yolcu var. Adamlar kaçıp gittiler” dedi.
Eve geldiğinde eşinin olayı videoya çektiğini öğrendiğini ifade eden Polat, “Baktım ki adamlar üzerimize gelmişler haberim yok ben orada kızdım ve kendimi kaybetmiştim. Durağın içindeki arkadaşlardan birisi eşime laf söylemiş. Daha sonra adam dışarıya çıktı. Benim üzerime geliyor. Senin eşin niye bizi çekiyor diye. Bizi yanımda ailem olduğu halde neden mağdur bıraktıklarını yabancı olmadığımızı söyledim. Daha sonra konu orada kapandı. Devletimiz buna bir çözüm bulsun. Yani her taksici ve her durak aynı değil. Müşteri seçmenin bir anlamı yok ki. O da insan bu da insan. Turist mi olmamız lazım. Bu ülkede ve bu bayrağın altında yaşıyorsak eğer birbirimize hizmet vermek zorundayız ama maalesef yapmıyorlar” dedi.
Olay anı kamerada
Aile ile birlikte evine gitmek için taksiye binmek isteyen vatandaş ile trafik var bahanesi ile yolcuyu almayan taksiciler arasında çıkan tartışma cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde taksiciler ile vatandaşın arasında tartışma yaşandığı görülüyor.
]]>