Ardıç – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 31 Jul 2024 06:48:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ASO Başkanı: İhracat yerine daha yüksek katma değerli süreçlere odaklanmalıyız https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/ https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/#respond Wed, 31 Jul 2024 06:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28666 Antalya’da gerçekleştirilen Ankara Sanayi Odası (ASO) 2024 Yılı 1’inci Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, “Artık ne pahasına olursa olsun ihracat değil, daha yüksek katma değerli ve daha fazla döviz kazancı sağlayacak süreçlere ve iş birliklerine odaklanmalıyız. 2023 yılında yaklaşık 25 trilyon dolar olan dünya ihracatından yüzde 1’ler civarında olan payımızı artırmanın zamanı gelmiştir” dedi.

Ankara Sanayi Odası (ASO), 2024 yılı 1’inci Meslek Komiteleri Ortak Toplantısını üyelerinin ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Antalya’da bir otelde gerçekleştiren toplantıda, dünyada ve Türkiye’de yaşanan sanayi gelişmelerinin yanı sıra sanayinin dönüşümü girişimcilik ve e-ticaret konuları ele alındı.

Program çerçevesinde bir açılış konuşması gerçekleştiren ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, sanayi sektörünün dijitalleşme ile birlikte 4’üncü Sanayi devrimine girdiğini ve insan merkezli Toplum 5.0’a adım atıldığını belirtti. Yaşanan sanayi devrimlerinin sadece teknolojik bir geçişi değil, aynı zamanda bir zihniyet değişimini temsil ettiğini vurgulayan Ardıç, “Güncel bir araştırmanın sonuçları, ülkemizde firmaların yalnızca yüzde 22’sinin akıllı üretim sistemleri konusunda kapsamlı bilgiye sahip olduğunu gösteriyor. Dijital dönüşüme yatırım yapmayı planlayan firmaların oranı maalesef arzu ettiğimiz düzeylerden çok uzak. Dijitalleşmeyi konuşuyoruz ama konuşmaktan daha fazlasını yapamıyoruz. Ülkemiz, 2023 Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 53’üncü oldu. 2020 yılında 63 ülke arasında 44’üncü sıradaydı. İlerlememiz gereken bir alanda maalesef 3 yılda 9 sıra daha geriye düşmüşüz. Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 kavramlarından sıkça söz ediyoruz. Fakat üretim süreçlerinde kullanamıyoruz. Makineler arası iletişim, yapay zeka, büyük veri, akıllı sensörler, eklemeli imalat ve nesnelerin interneti gibi anahtar teknolojilerin Türkiye’de geliştirilmesi ve kullanımı Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü OECD’deki en düşükler arasında” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay zeka hayatımızın her alanına girmeye başladı”

Dünyada rekabetçiliğin hızla değiştiği bir ortamda Türkiye olarak ikiz dönüşüm ve verimliliğe odaklanmaları ve üretken yapay zeka seferberliğini de ortaya koymaları gerektiğine dikkati çeken Ardıç, “Yapay zeka inanılmaz bir hızla hayatımızın her alanına girmeye başladı. Üretken yapay zeka yatırımları 2022’ye göre neredeyse sekiz kat artarak 25,2 milyar dolara ulaştı. McKinsey anketine göre, katılan kuruluşların yüzde 42’sinin yapay zeka uygulanmasının maliyetleri azalttığını, yüzde 59’unun ise gelir artışı bildirdiğini ortaya koyuyor. Bu veriler yapay zekanın iş verimliliğinde önemli kazanımlar sağladığını gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

Ardıç, yapılan çalışmalar sonucunda yapay zekanın, çalışanları daha üretken hale getirdiğini ve daha kaliteli işlere imkan sağladığını da sözlerine ekledi.

“Verimliliği artırmak, pazara yenilikçi ve rekabetçi ürünler sunmak zorundayız”

Türkiye’deki makroekonomik gelişmelere ve iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Ardıç, 2023 yılı itibarıyla ülke olarak 1 trilyon dolar milli gelire ulaşıldığını ve kişi başına gelirin 13 bin 110 dolara yükseldiğini hatırlattı. Dünya Bankasınca 13 bin 846 dolar ve üzeri olarak tanımlanan yüksek gelirli ülkeler seviyesine çıkmak için ise daha etkin politikalar uygulamanın şart olduğunu söyleyen Ardıç, “Ne üretiyorsak geleneksel veya teknolojik ürün fark etmeksizin verimliliği artırmak, pazara yenilikçi ve rekabetçi ürünler sunmak zorundayız. Artık ne pahasına olursa olsun ihracat değil, daha yüksek katma değerli ve daha fazla döviz kazancı sağlayacak süreçlere ve iş birliklerine odaklanmalıyız. 2023 yılında yaklaşık 25 trilyon dolar olan dünya ihracatından yüzde 1’ler civarında olan payımızı artırmanın zamanı gelmiştir” diye konuştu.

“İlaç ve tıbbi cihaz, biyo-teknoloji gibi yüksek katma değerli ülkemize döviz kazandırabiliriz”

Ardıç, yüksek döviz kazancını sağlayacak sektörlerden birisinin de ilaç, tıbbi cihaz ve biyo-teknolojide yer alan ürünlerin üretimi ve ihracatı olduğunu dile getirerek, “İlaç ve tıbbi cihaz, biyo-teknoloji gibi yüksek katma değerli alanlarda ortaya koyacağımız performansla ülkemize döviz kazandırabilir hem de ithal edeceğimiz ürünleri azaltarak dövizin ülkemizde kalmasını sağlayabiliriz. OECD sınıflamasına göre yüksek teknoloji grubunda yer alan bu ürünlerin gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlarının geliştirilmesinde kamu alımları bir kaldıraç etkisi oluşturabilir” açıklamasında bulundu.

Program, ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın açılış konuşmasının ardından yine Ardıç’ın moderatörlüğünü yaptığı; dünyada ve Türkiye’deki gelişmeler, sanayinin dönüşümü, girişimcilik ve e-ticaret konularının ele alındığı panel ile devam etti. Sanayi sektöründe yapay zekanın kullanımının yeterli olmadığı vurgusu yapılan panelde, yapay zekanın kullanıldığı takdirde sanayilerde üretimin artacağı ve maliyetlerin ise azalacağı dikkati çekildi. Panelde, sanayi ve e-ticaret ilişkisi de ele alınarak e-ticaretin verimliliği arttırabileceği ve müşteriye daha kolay ulaşılması bakımından kolaylık sağlayacağı ifade edildi.

Öte yandan, programda Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru Gülsoy Rojas Atencıo, Bakanlığın sanayi sektöründe sağladığı destekleri anlattığı bir sunum gerçekleştirdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ihracat-yerine-daha-yuksek-katma-degerli-sureclere-odaklanmaliyiz/feed/ 0
ASO Oda Meclisi ve OSB Müteşebbis Heyet Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/aso-oda-meclisi-ve-osb-mutesebbis-heyet-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/aso-oda-meclisi-ve-osb-mutesebbis-heyet-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Sat, 20 Jul 2024 04:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26446 Ankara Sanayi Odası (ASO) Oda Meclisi ile 2’inci ve 3’üncü OSB Müteşebbis Heyet Müşterek Toplantısı gerçekleştirildi.

ASO Oda Meclisi ile 2’inci ve 3’üncü OSB Müteşebbis Heyet Müşterek toplantısı ASO meclis toplantı salonunda gerçekleştirildi. Programda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, faiz oranlarının üretici üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini ve enflasyonun sabit tutulması için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini belirtti. Vergi borçlarının ertelenmesinin sanayii esnafı açısından rahatlatıcı olabileceğini aktaran Ardıç, üretimde sermaye kadar insan kaynağının da önemli olduğunu ve sanayide çalışacak personelin de yetiştirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

ASO Başkanı Ardıç, “Geçtiğimiz ay yapılan yerel seçim sonuçlarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Yeniden seçilen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’ı, İlçe Belediye Başkanlarımızı ve Belediye Meclis Üyelerimizi tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Ankara Sanayi Odası olarak, yerel yönetimlerimizle iş birliğimizi daha da güçlendirerek, Başkentimizin ve ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Belediye Başkanlarımızın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, ‘Başkentin sanayiinden sanayinin ve teknolojinin başkentine’ hedefimize ulaşmada destek olmaya devam edeceklerine gönülden inanıyorum” dedi.

“Yüksek faiz, üretici kesim açısından finansman maliyetlerinin artması anlamına gelmektedir”

Ekonomik yapıda ortaya çıkan belirsizliklerin sanayicinin üretim gücünün azalmasına neden olduğunu belirten Ardıç, “Özellikle yüksek enflasyon, belirsizliği önemli ölçüde arttırmıştır. Diğer taraftan yüksek faiz, üretici kesim açısından finansman maliyetlerinin artması anlamına gelmektedir. Makroekonomik ve finansal belirsizlikten, yüksek finansman maliyetlerinden olumsuz etkilenen üretim kesimi, enflasyonun makul seviyelere indirilmesi ve oynaklığının azaltılması hedefiyle son dönemde politika faizi artırımlarına da razı olmuştu” şeklinde konuştu.

Parasal sıkılaşma politikalarında beklenen sonuçların alınamadığını, ekonominin mevcut durumda aynı anda hem yüksek faiz hem de yüksek enflasyon kıskacında kaldığını savunan Ardıç, “Bu süreç, yurt içinde belirsizliği artırmakta, ara mallardaki yüksek fiyat artışları kanalıyla üretimde aksamalara yol açmakta ve uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzü aşındırmaktadır. Tüm bunlar, reel sektör olarak bizlerin yaşadığı zorlukların derecesini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

“Ticari kredi kartı limitlerinin sınırlandırılması biz sanayicileri daha da zor durumda bırakmıştır”

Başkan Ardıç, “Yüksek faiz koşullarında reel sektörün krediye ulaşma maliyetleri zorlaşırken, diğer taraftan ticari kredi kartı limitlerinin sınırlandırılması biz sanayicileri daha da zor durumda bırakmıştır. Ticari kredi kartları enflasyon arttırıcı bir etkiden daha ziyade arz tarafına katkısı olduğundan enflasyonu düşürücü bir etkiye sahiptir. Limitlerin yeniden gözden geçirilerek revize edilmesi, biz sanayicilerin nakit ihtiyacına bir nebze de olsa katkı sağlayacaktır” dedi.

Başta enflasyon olmak üzere birçok makro değişkenin dengelenmesinde ekonominin arz tarafının canlı kalması gerektiğini ifade eden Ardıç, “Krediye ulaşmanın zor olduğu bu dönemde, vergi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesi, reel sektörün üretime devam edebilmesi ve ayakta kalabilmesi için hayati öneme sahiptir. Ülkemizdeki birçok işletme öz kaynağı yetersiz olduğu için üretimini sürdürebilmek ve yeni yatırımlar için krediye ihtiyaç duymaktadır. Ülkemizin ekonomisine katkıda bulunmaya çalışan sanayicilerimiz, borçlanma suretiyle aktiflerinde gerçekleşen artışlar üzerinden enflasyon vergisi ödemek zorunda bırakılmaktadır. İşletme bilançolarının aktiflerindeki artış üzerinden alınacak enflasyon vergisi, özü itibariyle bir varlık vergisine dönüşecektir. Ticarete konu olmayan ancak aktifte yer alan bir varlığın, enflasyon nedeniyle artan değerinin vergilendirilmesi, biz sanayicilere ilave bir maliyet getirecektir” şeklinde konuştu.

Enflasyon düzeltme işlemlerinin, 31.12.2023 bilançolarına uygulandığı gibi 2024 yılı geçici vergi dönemlerinde de vergisiz olarak uygulanmasının, ülke ekonomisi açısından daha faydalı olacağını aktaran Ardıç, “Diğer taraftan, ülkemize yeni ihracat ve yatırım imkanları sağlamak için uğraş verirken, üretimde liderlik edenler vize kuyruklarında bekletiliyor ve birçoğumuz da maalesef vize alamıyor. Malların serbest dolaşımı için karşılıklı imza atıyoruz, malları serbest dolaştırıyoruz, ancak bunları üreten sanayicilerimiz, sınırda bekletiliyor. Bu uygulama biz sanayiciler için ‘tarife dışı engel’ halini almıştır” ifadelerini kullandı.

İşsiz sayısının 2023 yılında bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin kişi olduğunu, işsizlik oranının ise 1 puan azalarak yüzde 9,4 seviyesinde gerçekleştiğini dile getiren Ardıç, “İşsizliğin tek haneye gelmesi önemli, peki doğru beşeri sermaye yetiştiriyor muyuz? Ürettiğimiz beşeri sermayeyi doğru kullanıyor muyuz?” dedi.

“18 yaşına gelen her vatandaşın mutlaka üniversiteye gitmesi gerektiğine ve gitmediğinde cahil kalacağına inanan tek ülkeyiz”

Son 20 yılda üniversite sayısı 3 kat artarken, öğrenci sayısının 4,5 kat arttığını ve 208 üniversitede 7 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü, her yıl 1 milyona yakın mezun verildiğini aktaran Başkan Ardıç, “Yükseköğretime yönelik artan talep ve hızla yükselen üniversite mezunu sayısı, işgücü piyasasında son 10 yıldır etkileri giderek daha belirgin hale gelen önemli değişimlere neden olmuştur. Enteresandır ki 18 yaşına gelen her vatandaşın mutlaka üniversiteye gitmesi gerektiğine ve gitmediğinde cahil kalacağına inanan tek ülkeyiz. Türkiye’nin nüfusu hayatta hiçbir işkolunda uzmanlaşamamış, 25-30 yaşına kadar ekonomik döngüye girememiş, üretici konumuna geçememiş milyonlarca diplomalı işsizle doludur” şeklinde konuştu.

“Üniversiteye akademik eğitime yatkınlığı olanlar gitmeli”

Her gencin üniversite mezunu olmasının şart olmadığını ama bir meslek sahibi olmasının şart olduğunu dile getiren Ardıç, “Üniversiteye akademik eğitime yatkınlığı olanlar gitmeli. Ama bizim eğitim sistemimizde, akademik hiçbir başarı vaat etmeyen gençlerimiz de üniversite okuyor, bir şekilde mezun da oluyor ve diplomalı işsizler ordusuna katılıyor. Milyonlarca genç, yanlış planlanmış bir eğitim sisteminde hayatlarının en az 4-5 yılını ziyan ediyor ve erken yaşta geçerli bir mesleğin sahibi olup üretici konumuna geçme şansını ne yazık ki kaybediyor” dedi.

“Ülkemizin ihracat katma değerini artıracak vizyon projesi ASO Ankara Teknoloji Üssü için harekete geçtik”

Başkan Ardıç, “Değerli meclis üyeleri, geçen haftalarda basının çok dikkatini çeken ve sizlerin de takdirlerine şayan olacağını düşündüğüm, ülkemizin en büyük teknoloji üssünü kurmak için ilk adımı attık. Ülkemizin ihracat katma değerini artıracak vizyon projesi ASO Ankara Teknoloji Üssü için harekete geçtik. 1,2 milyon metrekare alanda kurulması planlanan Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliği bir araya getirecek. Ankara Teknoloji Üssü’nde Ar-Ge ve inovasyon süreçleri direkt olarak üretime yönelik yapılacak. Türkiye’nin en büyük teknoloji üssü ile ülkemizin yüksek katma değerli bir ekonomiye kavuşması için gerekli dönüşümün hızlanacağına inanıyor ve heyecanlanıyorum” ifadelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-oda-meclisi-ve-osb-mutesebbis-heyet-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
ASO Başkanı Seyit Ardıç: Vize sorunumuz finansman sorununun önüne geçti https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-vize-sorunumuz-finansman-sorununun-onune-gecti/ https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-vize-sorunumuz-finansman-sorununun-onune-gecti/#respond Sat, 20 Jul 2024 03:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26422 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, birçok sanayicinin yurt dışına çıkışta vize alamadığını belirterek, “Artık vize sorunumuz finansman sorununun çok daha önüne geçti. Gerekirse teminat mektubu verelim, devlet garantörlük yapsın, gerekli girişimlerde bulunularak artık bu sorun nihayetlensin.” dedi.

Ardıç, Odanın nisan ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, ara mallarındaki yüksek fiyat artışlarının üretimde aksamalara yol açtığını bildirdi.

Reel sektörün yüksek faiz koşullarında krediye ulaşmada sorun yaşadığını dile getiren Ardıç, “Diğer taraftan ticari kredi kartı limitlerinin sınırlandırılması biz sanayicileri zor durumda bırakmıştır. Limitlerin yeniden gözden geçirilerek revize edilmesi sanayicilerin nakit ihtiyacına bir nebze de olsa katkı sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Vergi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesinin reel sektörün üretime devam edebilmesi için hayati öneme sahip olduğunu belirten Ardıç, yaşadıkları vize sorununa da dikkati çekti.

Sanayicilerin vize kuyruklarında bekletildiğini ve birçoğunun yurt dışına çıkışta vize alamadığını söyleyen Ardıç, şöyle devam etti:

“Malların serbest dolaşımı için karşılıklı imza atıyoruz, mallarımızı serbest dolaştırıyoruz ancak bunları üreten sanayicilerimiz sınırda bekletiliyor. Bu uygulama, biz sanayiciler için ‘tarife dışı engel’ halini almıştır. Orta Vadeli Program’da 2026 yılı için 305 milyar dolar ihracat hedefi ortaya konuldu. Bizler yeni pazarlara açılamazken, fuarlarda ürünleri sergileyip pazarlayamazken bu hedefe nasıl ulaşılması bekleniyor. Artık vize sorunumuz finansman sorununun çok daha önüne geçti. Gerekirse teminat mektubu verelim, devlet garantörlük yapsın, gerekli girişimlerde bulunularak artık bu sorun nihayetlensin.”

Ardıç, özellikle doğrudan yabancı yatırımlar için güven tesisisin önem taşıdığına işaret ederek, mevcut politikanın eş güdümlü ve yapısal reformlarla da desteklenerek uygulanmasıyla Türkiye’ye dış sermaye girişlerinin hızlanacağını dile getirdi.

Üniversite mezunu sayısının ve “mavi yakalı” işçi açığının hızla arttığını belirten Ardıç, istihdam politikasının buna göre şekillendirilmesini istedi.

Ardıç, sağlıklı bir enflasyon patikasına girebilmek için kamu harcamalarının kısılması gerektiğini de ifade etti.

“Ekonomik program ‘çok yönlü’ bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmeli”

Odanın, Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için ilk adımı attığını söyleyen Ardıç, şunları kaydetti:

“Ülkemizin ihracat katma değerini artıracak vizyon projesi ‘ASO Ankara Teknoloji Üssü’ için harekete geçtik, Temelli Sanayi Havzası’nda 1,2 milyon metrekare alanda kurulması planlanan üs, sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliği bir araya getirecek. Burada AR-GE ve inovasyon süreçleri direkt üretime yönelik yapılacak. Türkiye’nin en büyük teknoloji üssüyle ülkemizin yüksek katma değerli bir ekonomiye kavuşması için gerekli dönüşümün hızlanacağına inanıyor ve heyecanlanıyorum.”

Ardıç, Türkiye’nin tasarruf, bütçe ve dış ticaret açığı verdiğini belirterek, “Türkiye’nin ekonomik programı, mevcut ekonomik koşullar, uluslararası faktörler ve sosyal dinamikler ile birçok etkeni dikkate alarak çok yönlü bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmelidir. Ayrıca, bu programın uygulanması sürecinde katılımcı bir yaklaşım benimsenerek, farklı paydaşların görüşleri dikkate alınmalı ve ortak akılla toplumsal uzlaşı sağlanmalıdır.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-vize-sorunumuz-finansman-sorununun-onune-gecti/feed/ 0
ASO Başkanı: İthalatı Azaltacak Önlemler Almalıyız https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ithalati-azaltacak-onlemler-almaliyiz/ https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ithalati-azaltacak-onlemler-almaliyiz/#respond Sat, 08 Jun 2024 00:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19961 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’nin ithal ettiği önemli girdilerin yerli olarak üretilmesi için tedbir alınması gerektiğini belirterek, “Dünyada korumacı tedbirler artarken, bizim de yerli sanayimizi güçlendirecek şekilde ithalatımızı azaltacak ilave önlemleri almamız gerekir.” dedi.

Ardıç, Odanın mart ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere işaret etti.

Seçimin ardından mevcut rasyonel politikaların devam etmesi, gerekli görülmesi durumunda ekonomi yönetiminin daha kapsayıcı tedbirler alması gerektiğini aktaran Ardıç, mevcut durumda önemli dış pazarlarda yaşanan durgunluğun ihracatı baskıladığını bildirdi.

Ardıç, enflasyona ilişkin beklentilerine işaret ederek, “Toplumun tüm kesimlerince desteklenen kredibilitesi yüksek bir para politikasının, enflasyonda düşüş sürecinde önemli çıpa etkisi yaratacağına inanıyoruz. Kamu harcamalarını kısarak mali disiplinin ivedi şekilde sağlanması şart. Para politikasında başlayan sıkılaştırma sürecine mutlaka maliye politikası da eşlik etmeli. Enflasyonla mücadelede temel bileşen olan mali disiplinin uygulamaya konulduğuna işaret eden adımların atılması iş dünyası olarak beklentimiz.” ifadelerini kullandı.

“Sözleşmeli tarım modeline geçilmeli”

Tarım sektörünün bir ‘milli güvenlik meselesi’ olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Ardıç, “Arazi ve ürün planlaması yapılması artık hayati önem taşıyor. Tarımın bütüncül yaklaşımla ele alınması ve bilimsel tarım politikalarına geçilmesi zaruret halini aldı. Üreticiye, sanayiciye ve tüketiciye kazandıran sözleşmeli tarım modeline tamamen geçmemiz gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

“Havza Bazlı Üretim ve Destekleme Modeli”nin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini de vurgulayan Ardıç, bu modelin işlerlik kazanmasının, ülkenin tarım ve ekonomisine önemli avantajlar sağlayacağını bildirdi.

Ardıç, Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 4,5 büyüdüğüne, bu büyümede sanayi tarafında sınırlı artış olduğuna işaret ederek, sanayi sektörüne verilecek desteğin, büyüme hızını artıracağını, ekonomide genel verimlilik ve istihdam artışını destekleyeceğini söyledi.

“Ham madde üretiminde ithal ikamesi bir politika izlemeliyiz”

İnsan kaynağının niteliğinin ve işletmelerin teknoloji seviyesinin artırılması gerektiğini dile getiren Ardıç, şu ifadeleri kullandı:

“Daha çok katma değer üretmemiz gerekiyor. En önemlisi de ham madde üretiminde ithal ikamesi bir politika izlemeliyiz. Türkiye’nin ithal ettiği önemli girdileri yerli olarak üretmek için gerekli tedbirleri almamız şart. Dünyada korumacı tedbirler artarken, bizim de yerli sanayimizi güçlendirecek şekilde ithalatımızı azaltacak ilave önlemleri almamız gerekir.”

Ardıç, endüstriyel robotların kullanımının dünyada hızla yaygınlaştığına da dikkati çekerek, 2022 yılında dünya genelinde ortalama küresel robot yoğunluğunun 10 bin çalışan başına 151 robotla en yüksek seviyeye yükseldiğini belirtti.

Bu oranın Güney Kore’de 1012, Singapur’da 730, Almanya’da ise 415 olduğunu aktaran Ardıç, şunları kaydetti:

“Ülkemiz ise 40 robotla oldukça gerilerde. Dünya çapındaki fabrikalara 2022’de 553 bin endüstriyel robot kuruldu. Bu, yıllık bazda yüzde 5’lik büyümeyi temsil ediyor. Türkiye, endüstriyel robot kullanımında ilk 15 ülke arasında yer almasına rağmen Çin’in yaklaşık 90 kat, Almanya’nın ise 8 kat daha fazla robot kullanımına sahip olması, bizim ne kadar zayıf olduğumuzun göstergesi.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-ithalati-azaltacak-onlemler-almaliyiz/feed/ 0
ASO Genel Başkanı Seyit Ardıç: Politika yapıcılarının tutarlı davranması önemli https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/ https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/#respond Fri, 07 Jun 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19942 Ankara Sanayi Odası (ASO) Genel Başkanı Seyit Ardıç, “Belirsizlik ortamında politika yapıcılarının hedef tutarsızlık sorunu ile karşı karşıya kalmaması oldukça önemlidir. Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesi açısından olumlu olacaktır” dedi.

Ankara Sanayi Odası’nın mart ayı Meclis toplantısı ASO Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’deki güncel ekonomik gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hafta sonu yerel seçim için sandık başına gidileceğini hatırlatan Ardıç, seçimin ardından da mevcut rasyonel politikaların devam etmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomi yönetiminin daha kapsayıcı tedbirler almasının makroekonomik istikrarın sağlanması açısından önemli olacağına işaret eden Ardıç, “Yerel seçimler sonrasında ülkemizde dört yıl boyunca seçim olmayacak. Başta ekonomi olmak üzere sosyal, eğitim ve hukuk alanında yapısal reformların gerçekleşeceği bir dönemin hepimizin ortak temennisi olduğunu düşüyorum. Ülkemizi kalkınma hedeflerine ulaştıracak, uzun vadede ekonominin istikrara kavuşmasına önemli katkı sağlayacak reformların yapılması gerekiyor” dedi.

Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının enflasyonda başlayan iyileşmeye paralel olarak geçen yılın ikinci yarısından itibaren politika faizi artışlarına ara verdiğini ifade eden Ardıç, ülkelerin merkez bankaları faiz oranlarında değişikliğe gitmediğini belirtti. Ardıç, sıkı para politikasının oluşturduğu baskı ile ekonomik büyümenin özellikle gelişmiş ekonomilerde zayıf kalacağına işaret ederek, mevcut durumda önemli dış pazarlarda süregelen durgunluğun ihracatı baskıladığını kaydetti. Ülkelerin en çok kaçındığı problemlerin başında yüksek enflasyonun geldiğini ifade eden Ardıç, yüksek enflasyonu düşürmenin maliyetinin en çok sanayicileri etkilediğini dile getirdi. Ardıç, yüksek enflasyondan kurtulmak için geçici olacağını düşündükleri maliyete katlanmaya razı olduklarını dile getirdi. Enflasyona müdahalenin gecikmesi durumunda katlanılması gereken maliyetin de yükseleceğini belirten Ardıç, “Toplumun tüm kesimlerince desteklenen kredibilitesi yüksek bir para politikasının enflasyonda düşüş sürecinde önemli bir çıpa etkisi oluşturacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu.

“Sanayi sektörü büyümesi, gayri safi yurtiçi hasıla büyümesinin altında kalmıştır”

Ardıç, 2023 yılının son çeyreğinde yüzde 4, tamamında ise yüzde 4,5 büyüme rakamına ulaştıklarını söyleyerek, sıkılaşma politikaları ve yaşanılan deprem felaketine rağmen pozitif bir büyüme performansı ortaya koyulmasının önemine vurgu yaptı. Ardıç, yıllık ve çeyreklik bazda iç tüketim etkisiyle güçlü bir büyüme

ortaya çıktığını söyleyerek, “Büyümeye sınai üretimin değil, özellikle canlı iç talebin kaynaklık ettiğini görüyoruz. Sanayi sınırlı artarken, özel tüketim yüzde 12,8 arttı. Sanayi sektörü büyümesi, gayri safi yurtiçi hasıla büyümesinin oldukça altında kalmıştır. Oysa ülkemizin istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması için sınai üretime büyük önem verilmesi gerekiyor. Diğer taraftan bir önceki çeyreğe göre gayri safi sabit sermaye oluşumunun milli gelir içindeki payının gerilemiş olması, ekonominin üretim tarafındaki yavaşlamaya işaret ediyor” ifadelerine yer verdi.

“Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesinde olumlu olacak”

Rasyonel beklentiler teorisine göre beklentiler hangi yöndeyse, gerçekleşmenin de o yönde olacağına işaret eden Ardıç, beklentileri ne kadar iyi yönlendirirlerse dengelenme sürecinin de bu oranda hızlanacağını aktardı. Bu çerçevede belirsizlik ortamında politika yapıcılarının hedef tutarsızlık sorunu ile karşı karşıya kalmamasının oldukça önemli olduğunu sözlerine ekleyen Ardıç, “Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesi açısından olumlu olacaktır. Aynı zamanda makroekonomik dengelenmenin sağlanmasında, ekonomi politika yapıcılarının tercih ettiği plan ve programların kamuoyunu ikna etmesi, belirsizliğin ve öngörülebilirliğin ortadan kalkmasına katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

“Yeşil dönüşüm, KOBİ’lerin dönüşüme uyum sağlamasına ve süreci içselleştirmesine bağlı”

Sanayi sektöründe yeşil dönüşümün önemine vurgu yapan Ardıç, yeşil dönüşümü ıskalama şanslarının olmadığını ve yeşil dönüşümün bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getirdi. Türkiye’de işletmelerin büyük bir çoğunluğunu KOBİ’lerin oluşturduğunu da belirten Ardıç, “Yeşil dönüşüm, büyük ölçüde KOBİ’lerin dönüşüme uyum sağlamasına ve süreci içselleştirmesine bağlı. Bu nedenle özellikle KOBİ’lerin yeşil finansmana erişiminin kolaylaştırılması, yeşil üretim koşullarına uyum için tüm süreçlerinde yapacakları yatırımlar ve AR-GE harcamalarının desteklenmesi gereklidir” değerlendirmesinde bulundu.

“KOBİ’lerimizin ikiz dönüşüme uyumlarının artırılması amacıyla teknik destek ve danışmanlık hizmeti vereceğiz”

Ankara Sanayi Odası olarak bu bilinçle sanayiciler için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını söyleyen Ardıç, “Başkent sanayiinin ikiz dönüşümüne katkı sağlamak için oda olarak önemli bir adım attık. TÜBİTAK’ın Yeşil İnovasyon Teknoloji Programı’nda çözüm ortağı olarak yer aldık. Çözüm ortağı misyonumuzla KOBİ’lerimizin ikiz dönüşüme uyumlarının artırılması amacıyla teknik destek ve danışmanlık hizmeti vereceğiz. Ayrıca kalkınma ajansı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile büyük işletmelere yönelik ikiz dönüşüme ilişkin bir program da başlattık” şeklinde konuştu.

ASO’ya bağlı sektör temsilcilerinin katıldığı toplantı, Ardıç’ın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/feed/ 0
Ankara Sanayi Odası Başkanı: Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-baskani-baskentimiz-12-milyar-dolari-asan-ihracat-1-milyonu-asan-istihdama-ulasti/ https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-baskani-baskentimiz-12-milyar-dolari-asan-ihracat-1-milyonu-asan-istihdama-ulasti/#respond Tue, 07 May 2024 02:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17078 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı. İhracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünü” dedi.

ASO’nun kuruluşunun 60’ıncı yıldönümü nedeniyle Ankara’da bir otelde ‘ASO 60’ıncı Kuruluş Yılı Ödülleri’ töreni düzenlendi. İftar programının ardından ‘Başkentin sanayiinden sanayinin başkentine’ başlığıyla düzenlenen programda, büyük işletme ve KOBİ ölçeğinde 7 farklı kategoride en başarılı firmalar belirlenerek ödüllendirildi. İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar kategorilerinde 68 ASO üyesine ödülleri takdim edildi. Programın açılış konuşmasını yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç, ödül törenini 14 Şubat tarihinde gerçekleştirmeyi planladıklarını fakat bir gün öncesinde Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kayması nedeniyle ertelediklerini aktardı. Üretme ilkelerinden hiç taviz vermediklerini söyleyen Ardıç, sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin de gelişmesine katkıda bulunma misyonlarından hiç vazgeçmediklerini belirtti.

“Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı”

Hiçbir emeklerinin boşa gitmediğini ifade eden Ardıç, “Bugün 13 organize sanayi bölgesi, 149 Ar-Ge merkezi, 36 tasarım merkezi, 13 teknoloji geliştirme bölgesi, 40 meslek grubu ile 10 bine yakın üyeye ulaştık. Bugün Ankara, üretimde Türkiye’nin en büyükleri arasına girdi. Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı. İhracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünü. Ankara’mız aynı zamanda savunma sanayiinin de başkenti haline gelmiştir. Dünyanın en büyük 250 müteahhidinin yaklaşık yüzde 10’u Ankara’da. Bu nedenledir ki umudumuzu ve hedeflerimizi çok yükseklere çıkarmaktan hiç çekinmiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Teknoparklarda çalışan başına yüksek teknolojili ihracat 30 bin doların üzerine çıkacak”

Ankara’nın beşeri, sosyal, ekonomik ve entelektüel sermayesi ile Türkiye’nin ileri teknoloji ürün ve hizmetlerinin üretilmesini sağladığına dikkati çeken Ardıç, Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapmak amacıyla üretime dayalı teknoloji üssünü hayata geçirmek için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Ardıç, yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik bir alanda Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kuracaklarını da belirterek, “Ankara’mız teknoloji üssünün oluşturacağı ivmeyle 160 bin ilave mühendis ve bilim insanına istihdam sağlayacak. Teknoparklarımızda çalışan başına yüksek teknolojili ihracat 15 bin dolardan 30 bin doların üzerine çıkacaktır” diye konuştu.

“Enflasyonun düşmesi için uygulamakta olan ekonomi politikalarına tam destek vereceğiz”

Enflasyonla mücadele programının taviz vermeden sürdürülmesinin çok büyük önem taşıdığını vurgulayan Ardıç, “Hükümetimizin bu konuda gösterdiği güçlü iradenin yanındayız. Ankaralı sanayiciler olarak bu süreçte her türlü katkı ve fedakarlığa hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Enflasyonun düşmesi, sıkıntıların aşılması ve makroekonomik istikrarın sağlanması için uygulamakta olduğunuz ekonomi politikalarına tam destek vereceğimizi, burada sizlerin huzurunda bir kez daha vurgulamak isterim” şeklinde konuştu.

“7 kategoride 68 ödülümüz sahiplerini bulacak”

Ardıç, 2023 yılında 255 milyar dolar ihracat yaparak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarını hatırlatarak, bu rekora katkı sağlayan Ankaralı firmalara ihracat ödülü verdiklerini dile getirdi. Ödüllerin ‘Başkentin sanayiinden sanayi ve teknolojinin başkentine” hedefi doğrultusunda 7 farklı kategoride en başarılı firmalara verildiğini hatırlatan Ardıç, “İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar’ kategorilerinde 68 ödülümüz sahiplerini bulacak. Ödül alan firmalarımız, yapılan duyuru sonrası toplanan başvurular ile ilgili kurum ve kuruluş verilerinin değerlendirilmesi sonucu belirlenmiştir. Bir firma en fazla iki kategoride ödül almıştır. İlk defa KOBİ ve büyük işletme ayrımı yapılarak ödüllerin kapsayıcı bir şekilde verilmesine özen gösterilmiştir. Ödül alan firmalarımızı yürekten kutlamak istiyorum. Bu ödüllerin asıl sahipleri üretimde alın teri döken emekçi kardeşlerimdir. Huzurlarınızda hepsine teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.

Konuşmaların ardından program, en çok ihracat yapan firmaların temsilcilerine ödüllerin verilmesi ile devam etti. Programa ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ASO’ya bağlı firma yetkilileri katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-baskani-baskentimiz-12-milyar-dolari-asan-ihracat-1-milyonu-asan-istihdama-ulasti/feed/ 0
ASO Başkanı Seyit Ardıç, deprem bölgesindeki kadın girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/ https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/#respond Tue, 02 Apr 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12663 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, “Depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” dedi.

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Girişimci İş Kadınları Derneği (ANGİKAD) tarafından gerçekleştirilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm: Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla’ projesinin açılış lansmanına katıldı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hatay, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Osmaniye’de kadın girişimciliğinin desteklenmesinin amaçlandığı ve iş birlikçi kurumların tanıtıldığı program çerçevesinde Ardıç, kadınların istihdamdaki önemine dikkati çekti.

“Sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici”

Ardıç, burada yaptığı konuşmasında, bir ülkenin sosyoekonomik gelişmesinin en tamamlayıcı unsurlarından birinin de sivil toplum örgütleri olduğuna dikkat çekerek, “Yasama, yürütme yargı erki ve medyadan sonra beşinci güç olarak geleceğimizi şekillendiren hatta kamu ve özel sektörün yanında ‘üçüncü sektör’ olarak tarif edilen sivil toplumun son yıllarda ülkemizin ekosistemine kattığı artı değerler, gurur verici” dedi.

“Proje, deprem bölgesindeki kadınların hayata yeniden başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel”

Sivil toplum örgütlerinin yürütmüş olduğu projelerin çok değerli olduğunu vurgulayan Ardıç, “Bugün bizleri bir araya getiren ‘Girişimcilik Yolu Dönüşüm; Kadın Girişimcilerle Yeniden Başla Projesi’, deprem bölgesindeki kadınlarımızın hayata yeniden ve çok daha güçlü başlamalarını sağlayacağı için çok daha özel, çok daha kıymetli. Artık hepimiz biliyoruz ki, Türkiye’nin deprem kuşağında olması gerçeğini hiçbirimiz değiştiremeyiz. Ancak hem önlem almak hem de yaraları sarmak konusunda yeterli çabayı gösterebiliriz. Her zaman dediğim gibi, ders ve önlem alırsak, depreme gücümüz yeter. 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz canlarımızı hiç unutmadık ve unutmayacağız” ifadelerine yer verdi.

“Depremde işlerini kaybetmiş kadınlarımız için yapacağımız çok şey var”

Deprem bölgesinde çok sayıda insanın işlerini ve iş yerlerini kaybettiğini hatırlatan Ardıç, bunların arasında çok sayıda kadın girişimcinin de bulunduğunu dile getirdi. Kadınların normal şartlarda bile hem fırsat eşitliğine hem de desteğe ihtiyaçları olduğunu aktaran Ardıç, “Bu bağlamda; depremin acılarını ve sonrasındaki sorunları en derinden yaşayan ve iş yerlerini kaybetmiş kadınlarımız için hepimizin yapacağı çok şey var, olmalı” diye konuştu.

“Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak”

ASO yönetiminin ve üyelerinin bölgeye olan hassasiyetlerinin aynı duyarlılıkla devam ettiğini söyleyen Ardıç, Hatay, Osmaniye, Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’taki yatırımcıların, depremden önce hem bölge kalkınmasına hem de ülke kalkınmasına çok değerli katkılarda bulunduklarını ifade etti. Ardıç, bu katkıların devam etmesi için bu tür projelerin oluşturulmasının önemli olduğunu ifade ederek, “Bizim de Ankara Sanayi Odası olarak destek olmaktan mutluluk duyduğumuz Yeniden Başla Projesi ile bölgedeki kadın direnci ve gücü çok daha artacak. Kadınlarımız yeni iş fikirleriyle hayata tutunacak, ekonomik bağımsızlıklarını kazanarak, geleceğe daha emin adımlarla yürümek için güç toplayacaklar. Evet, bölgede yaşananlar kolay değil ama ne zaman umudumuzu kaybedersek, işte o zaman düşeriz. Bu umudu yeşertmek hepimizin görevi olmalı. Kalanların sağlıcakla kalması, dimdik durabilmesi, umutla yolunu seçmesi ve yürümesi için bu tür girişimlere ve projelere her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. O zaman dayanışma ruhunu hep diri tutarak, böyle anlamlı projelere destek vereceğiz, kendi özgün projelerimizi hayata geçireceğiz ve deprem bölgesinde hayatın yanında durmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Programa, ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Şahin, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türköz, ANGİKAD Başkanı Gözde Diker ve sektör temsilcileri katılım sağladı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-seyit-ardic-deprem-bolgesindeki-kadin-girisimcilerin-desteklenmesi-gerektigini-vurguladi/feed/ 0
Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Mon, 18 Mar 2024 07:00:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10408 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, şubat ayı Meclis Toplantısı’nda, “Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz” dedi.

Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda sanayicinin sorunları, Ar-Ge çalışmalarına verilen destekler, dijitalleşme, döviz kuru, kredi kartı limitleri, işgücü sıkıntısı ve Merkez Bankası’nın faiz politikası konuları masaya yatırıldı. ASO Başkanı Ardıç, gündemlerinde Merkez Bankası Başkanı değişikliği sonrası sıkılaştırma politikalarının devam edip etmeyeceği ve yerel seçimler olduğunu söyledi. Kızıldeniz’de yaşanan gerginlikler dolayısıyla tedarik zincirinin kırıldığını belirten Ardıç, gelişmiş ekonomilerde enflasyonun beklentilerin üzerinde kalmasının risk ve belirsizlik algısını yüksek tuttuğunu ifade etti.

“Dünyada makroekonomik değişkenlikler büyümeyi zayıflatmaktadır”

Küresel ekonomide sıkılaştırıcı politikaların da etkisiyle her geçen gün ekonomik yavaşlama sinyalleri ve uluslararası ticarette zayıflamalar olduğuna işaret eden Ardıç, “Dünyada ve ülkemizde makroekonomik değişkenleri olumsuz yönde etkileyerek büyümeyi zayıflatmaktadır. Son gelen büyüme verileri Japonya ve İngiltere’nin teknik olarak resesyona girdiğini gösterirken, Japonya’nın resesyona girmesiyle dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını Almanya aldı” diye konuştu.

Merkez Bankasının geçen hafta faiz artışı döngüsünü sonlandırarak, yüzde 45 seviyesinde bıraktığına dikkati çeken Ardıç, gelecek dönemde de enflasyondaki gelişimin çok yakından takip edilerek, uygun politika seçeneklerinin kararlılıkla uygulanmasını beklediklerini bildirdi.

“Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu”

Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğini dile getiren Ardıç, şunları kaydetti:

“Aksi halde bu zamana kadar katlandığımız maliyetlerin boşa gitme ihtimali bulunmaktadır. Acı tecrübelerimiz göstermiştir ki enflasyonu kontrol altına almadan attığımız adımlar maalesef makroekonomide dengelenmeyi sağlayamıyor. Mevcut durumda parasal aktarım mekanizması iç tüketimi kıramıyor. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları faiz politikası ile bunu rahatça kırıp enflasyonu aşağıya çekebilirken, biz çekemiyoruz. Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu.”

“Maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz”

İç tüketimin söz konusu faiz seviyesine göre görece yüksek seyrettiğini belirten Ardıç, “Hem arz, hem talep kaynaklı enflasyonist etkiler var olmaya devam ediyor. Sıkı para politikasıyla enflasyonun talep tarafıyla mücadele edilmeye çalışılırken, sıkı maliye politikasının da bu sürece eşlik etmesi gerekmektedir. Fakat maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz. Diğer taraftan para politikasında ne kadar sıkılaştığımız da tartışmalı” ifadelerini kullandı.

“Verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir”

Türkiye’nin para arzının yıllık yaklaşık yüzde 65’in üzerinde artışa devam ettiğini söyleyen Ardıç, “Gelir artırıcı vergisel tedbirler yürürlüğe konulurken, harcama azaltıcı tedbirleri maalesef göremediğimizi belirtmek isterim. Kamu harcamalarının rasyonel gerekçelere dayanan, etkinlik ve verimlilik çerçevesinde gözden geçirilmesi ve bir plan dahilinde verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir” ifadesini kullandı.

Enflasyonla mücadelede refah artışı ve sürdürülebilir bir büyüme için tek başına para politikasının yeterli olmadığını belirten Ardıç, bütünsel bir politika tercihinin ortaya konması gerektiğini dile getirdi.

“Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor”

Sanayicilerin mevcut ortamda orta ve uzun vadeli plan yapmakta zorlandığını anlatan Ardıç, yüksek enflasyon ve kredi maliyetlerinin yatırım iştahını azalttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“İş dünyasının uzun ve orta vadeli, dengeli bir strateji belirleyebilmesi için makroekonomik istikrarın ve güvenin sağlanması şarttır. Sıkı para politikasının getirdiği yüksek faiz maliyetleri nedeniyle yatırımlarda problem yaşıyoruz. Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor. Rekabet ettiğimiz ülkelerle karşılaştırdığımız zaman işçilik maliyetlerimiz yukarıda kalıyor. Asgari ücretin işverene maliyeti bin dolar seviyesine geldi. Bu durum yeni ihracat pazarlarına girişimizi zorlaştırıyor. Sanayimiz ağırlıklı olarak ithalata dayalı ihracat yaptığı için önümüzdeki dönemde bilançolarda gerekli döviz pozisyonuna ulaşamayacağız.”

“Kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması zorlamaktadır”

Sanayicilerin karşılaştığı sorunları dile getiren Ardıç, vergi ödeme sistemine dikkati çekerek, “Devletimizin toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplayacağı vergileri ödemek, biz mükelleflerin temel yükümlülüğüdür. Bu görev ve sorumluluktan kaçmıyoruz. Kredi kartının çok yaygın olarak kullanıldığı bu dönemde vergilerimizi kredi kartıyla ödememizden doğal bir durum yoktur. Ancak kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması yüksek enflasyon ortamında biz mükellefleri zorlamaktadır” ifadelerine yer verdi.

“EYT düzenlemesiyle ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor”

Hazine ve Maliye Bakanlığından taleplerinin söz konusu kredi sınırının kaldırılması olduğunu belirten Ardıç, şöyle konuştu:

“Bu yapılamıyorsa da rakamın enflasyona göre güncellenmesi ve banka kartı ile ödemenin de sadece kamu bankaları üzerinden değil tüm bankalara yaygınlaştırılmasıdır. Değinmek istediğim bir başka konu da çalışma saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılacağı yönünde kamuoyuna yansıyan haberler. Sanayide hem beceri uyuşmazlığı nedeniyle hem de EYT düzenlemesiyle zaten ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor. Mesai saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılması durumunda işçisizlik sorunu yaşarken bir de ilave işgücü ihtiyacı ortaya çıkacak. Alınacak kararda bu durumun dikkate alınacağını düşünüyorum.”

“İhracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız”

İhracatta rekabet üstünlüğünü sağlayan tek faktörün kur artışları olmadığına işaret eden Ardıç, “Biz ihracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız. Şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Kur ile bir yere kadar avantaj sağlanırken, rekabetçi bir ihracat yapısına kavuşmak için faktör verimliliği, üretim faktörlerinin kalitesi, doğru ve uygun sanayi politikası, yerli ara ve sermaye malı kullanımı, öngörülebilirlik ve ölçek gibi unsurlarla gerçek anlamda rekabetçi bir yapıya ulaşılır” açıklamalarında bulundu.

Ar-Ge çalışmaları istenilen seviyede değil

Ar-Ge, dijitalleşme, inovasyon ve patent gibi konulara dikkati çeken Ardıç, “Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları açısından uluslararası arenada rekabet edebilir bir konumda olması, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahiptir. Ancak, mevcut veriler Türkiye’nin bu alanda henüz istenilen seviyede olmadığını göstermektedir” diye konuştu.

“Patent ve bilimsel makale sayıları sırlamasında OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız”

Gayrisafi yurt içi hasıla içerisinde Ar-Ge harcaması oranının 2021 yılında yüzde 1.40, 2022 yılında ise yüzde 2.32 seviyesine gerilediğini anlatan Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin Ar-Ge’ye ayırdığı pay ise Avrupa Birliği ortalamasının altında kalıyor. Diğer taraftan kişi başına patent ve bilimsel makale sayıları sıralamasında yine OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız. Avrupa Patent Ofisi 2022 raporuna göre 1 milyon kişi başına düşen patent başvurusunda dünyada ilk sırayı bin 31 ile İsviçre alırken, ülkemiz 6,4 ile 42. sırada. Ülke olarak almamız gereken çok yol var.”

“Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz 39’uncu sıraya düştü”

Dijitalleşmede daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Ardıç, “Ülkemiz Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 2020 yılında 44. sıradayken, geçen yıl 53. sıraya geriledi. İnovasyon, yeni fikirlerin, teknolojilerin ve süreçlerin geliştirilmesini sağlarken, sanayi bu fikirleri hayata geçirerek ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı destekler. Lakin Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz, bir önceki yıla göre 2 basamak gerileyerek 132 ülke içinde 39’uncu sıraya düştü.”

“Çalışanlarımızı her gün şehrin doğusundan batısına taşıyoruz”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile sanayicinin sorunlarını her zaman konuştuklarını dile getiren Ardıç, problemlerini şöyle anlattı:

“Yağmur sularının Ankara Çayı’na deplasesi konusunda destek olacağınızı biliyor ve sizden bugün sözünü almak istiyoruz. Sanayi bölgelerinin oluşmasında yerel idarenin rolü her geçen gün daha büyük önem kazanmaktadır. Özellikle kuruluş, yer seçimi, planlama, kentsel hizmetlere ilişkin önemli süreçlerde belirleyicidir. Yerel yönetimlerin desteği, yeni sanayi bölgelerinin kurulmasına, sanayinin disipline edilmesine ve az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz.”

“Yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise yaptığı konuşmada, tüm organize sanayi bölgelerinin asfaltlarını tamamladıklarını kaydetti. Atatürk Orman Çiftliği’nden akan suyun tüm kapasitesiyle aktığına dikkati çeken Yavaş, “Ankara’nın içerisinden gelen İncesu dereleri karışamadı ve geri tepmeye başladı. Geri tepince Sıhhiye’den su çıkmaya başladı. Bizim Ankara Çayı haricinde yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek” diye konuştu.

“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş”

Çayyolu bölgesinin yüksek binalar ile beton tarlası olduğunu savunan Yavaş, şöyle konuştu:

“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş. İmarını alan dağın tepesine binasını yapıyor ve kendisine alt yapı istiyor. İstediği yere alt yapıyı götürmek binadan daha pahalıya mal oluyor. Bu tür binalar yerleştiği zaman bunların atıkları nereye gidecek? Bu iklim değişikliği nedeniyle büyük tedbirler almamız gerekiyor.”

Yavaş, konuşmasının ardından ASO Meclis Üyelerinin sorularını yanıtladı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankara-sanayi-odasi-subat-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
ASO Başkanı: Yüksek enerji fiyatları sektörü olumsuz etkiliyor https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-yuksek-enerji-fiyatlari-sektoru-olumsuz-etkiliyor/ https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-yuksek-enerji-fiyatlari-sektoru-olumsuz-etkiliyor/#respond Tue, 20 Feb 2024 01:12:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6267 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, yüksek enerji fiyatlarının sektörü olumsuz etkilediğini belirterek, “Sanayinin hane halkını sübvanse ettiği tek ülkeyiz. Konutların kullandığı elektrik fiyatı ile sanayicinin kullandığı elektrik fiyatı arasında üç kat fark var. Şirketlerin enerji maliyetleri düşürülürse, TL’deki reel değerlenmenin ihracat üzerindeki etkisi bir nebze de olsa telafi edilebilir” dedi.

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından Cam Sektörü Çalıştayı düzenlendi. Sektörün ihracatını artıracak stratejilerin ele alındığı çalıştaya ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Kimya, Toprak ve Sağlık Endüstrileri Daire Başkanı Alper Eriten, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Tansu Kumru ve sektörde faaliyet gösteren firmaların temsilcileri katıldı.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada teknolojik gelişmeleri takip eden, yeniliklere odaklanan Türk cam sektörünün uluslararası pazarda kalitesiyle öne çıkarak birçok ülkede tercih edilen bir marka haline geldiğini belirtti. Cam üretiminde enerjinin yoğun kullanıldığına dikkat çeken Ardıç, “Ülkemizdeki enerji fiyatları rakiplerimize göre yüksektir. Adil rekabet koşullarının sağlanması için elektrik fiyatının ucuzlatılması, sektörel bazda teşvik sisteminin uygulanması gerekmektedir” dedi.

Ardıç, konut ve sanayide kullanılan elektrik fiyatı arasında üç kat fark olduğunu belirterek, “Sanayinin hane halkını sübvanse ettiği tek ülkeyiz. Konutların elektrik fiyatı ile sanayicinin kullandığı elektrik fiyatı arasında üç kat fark var. Şirketlerin enerji maliyetleri düşürülürse, TL’deki reel değerlenmenin ihracat üzerindeki etkisi bir nebze de olsa telafi edilebilir. Sektörümüz mevcut makroekonomik gelişmelerden son dönemde olumsuz etkilenmekte, rekabet avantajı zayıflamaktadır. Asgari ücretin işverene maliyetinin bin dolar seviyesine yaklaşması, işçisizlik problemi ve kur baskısı nedeniyle adil değerlenmeyen kur başlıca sorunlarımız” açıklamasında bulundu.

“Teşvik politikaları uygulanmalı”

Cam sektörünün dinamizminin artması için uygun ihracat ya da teşvik politikalarının uygulanması ve üretim maliyetlerini azaltıcı vergi düzenlemelerine gidilmesi gerektiğini söyleyen Ardıç, “Sektörün yüksek enerji fiyatlarından etkilenmemesi için önlemler alınmalıdır. Özellikle son dönemde firmalar için önemli bir sorun olan ara malı ve girdi maliyetleri konusunda kapsamlı politikalar üretilmelidir” diye konuştu.

Mevcut sorunlara rağmen sektörün üretmeye ve ülke ekonomisine katma değer oluşturmaya devam ettiğini vurgulayan Ardıç, güçlü üretim ve ihracat kapasitesiyle stratejik öneminin her geçen gün artığını söyledi. Gelişen üretim teknolojilerine uyum sağlayan ve önemli bir potansiyele sahip olan Türk cam sektörünün ülke ekonomisine katma değer oluşturmaya devam ettiğini belirten Ardıç, “Ankaralı bir firma Türkiye’de ilk defa büyük ölçekli projelerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek, estetik ve fonksiyonellik açısından yeni standartlar belirlemek amacıyla 12 metrelik mimari cephe cam işleme tesisini hizmete açtı. Bunlar sektörümüzün önemli başarılarından sadece bir örnek” dedi.

Ardıç, sektörün daha da güçlenmesi için Ar-Ge çalışmalarına ve inovasyona daha fazla yatırım yapılarak ürün çeşitliliğinin artırılması, daha sürdürülebilir üretim yöntemlerine odaklanılması gerektiğini vurguladı.

“Uluslararası düzeyde rekabet edebilecek marka firmalar oluşturmaya önem vermemiz gerekiyor”

Markalaşma konusuna da değinen Ardıç, “Uluslararası düzeyde rekabet edebilecek, sektöründe marka firmalar oluşturmaya önem vermemiz gerekiyor. Türkiye’nin cam sektöründeki gücünü tüm dünyaya duyurmak ve marka değerini güçlendirmek amacıyla Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği çatısı altında ‘TurkishGlass’ markasının kurulması önemli bir adım” dedi.

Ardıç, görüş ve önerilerin değerlendirileceği çalıştayın cam sektörünün potansiyelini arttırmaya katkı sağlayacağını belirterek, çalıştayın düzenlenmesinde katkısı olanlara teşekkür etti. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-baskani-yuksek-enerji-fiyatlari-sektoru-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0