Hafta boyunca dünya genelinde önemli merkez bankalarının faiz kararları gündemin odağında oldu. Bazı merkez bankaları politika faizini beklentiler doğrultusunda sabit bırakırken, bazıları ise “sürpriz” kararlar aldı.
ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler dahilinde değiştirmeyerek 23 yılın en yüksek seviyesi yüzde 5,25-5,50 aralığında bırakırken, bankanın projeksiyonunda senenin geri kalanında 3 faiz indirimi yapabileceğine yönelik tahminini koruması, pay piyasalarında risk iştahını destekleyen ana etken oldu.
Fed Başkanı Jerome Powell da faiz kararı sonrası düzenlediği basın toplantısında, mevcut sıkılaştırma döngüsünde Fed’in politika faizinin muhtemelen zirvede olduğuna işaret ederek, ekonominin genel olarak beklendiği gibi seyretmesi halinde bu yılın bir noktasında faiz indirimine başlamanın muhtemelen uygun olacağını öngördüklerini yineledi.
Bu gelişmelerle artan risk iştahı, New York borsasında haftalık bazda rekor kapanışa neden olurken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 8 baz puan gerileyerek haftayı yüzde 4,20’den tamamladı.
Öte yandan, Fed’in faizi sabit bırakmasının ardından sert düşen dolar endeksi, İsviçre Merkez Bankasının (SNB) “sürpriz” faiz indirimine gitmesinin ardından, Fed’in diğer büyük merkez bankalarından daha geç faiz indirimlerine başlayabileceği endişesiyle yükselişe geçti. Böylece dolar endeksi haftayı yüzde 0,9 artışla 104,4 seviyesinden kapattı.
Fed’in yıl sonuna kadar 3 faiz indirimi yapabileceğine dair tahminini koruması, altının ons fiyatının 2 bin 222,8 dolarla zirve tazelemesine yol açarken, SNB’nin faiz indiriminin ardından güçlenen dolar talebi altın fiyatını aşağı yönlü baskıladı. Altının ons fiyatı, haftayı yüzde 0,2 artışla 2 bin 160 dolardan tamamladı.
Para piyasalarında, Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayıs toplantısında yüzde 13 ve haziran toplantısında yüzde 75 ile fiyatlanıyor.
Analistler, gelecek hafta ABD’de açıklanacak büyüme verilerinin bu fiyatlamalar üzerinde değişikliğe sebep olabileceğini belirterek, ülkede Gayri Safi Yurt içi Hasılanın (GSYH) 4. çeyrekte yüzde 3,2 artmasının beklendiğini ifade etti.
Öte yandan, jeopolitik riskler petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ederken, hafta başında Ukrayna’nın Rusya’nın petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar, Brent petrolün varil fiyatının 87,1 dolara kadar çıkmasına yol açtı.
Böylece Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini test eden Brent petrolün varil fiyatı, hafta içinde arz endişelerinin hafiflemesi ve doların yeniden değer kazanmasının da etkisiyle haftayı yüzde 0,2 artışla 85 dolardan tamamladı.
New York borsası rekor tazeledi
New York borsasında öne çıkan endeksler, en güçlü haftalık kapanışlarını gerçekleştirirken, aynı zamanda zirve seviyelerini de yeniledi.
ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapabileceği ve beklentilerden güçlü gelen ülke enflasyonuna karşın Fed’in yıl sonuna kadar 3 faiz indirimi yapabileceği tahminini korumasıyla artan risk iştahı, ABD pay piyasalarında etkili oldu.
Geçen hafta ABD’de açıklanan veriler, ülkede ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına işaret etmeyi sürdürüyor.
ABD’de yapımına başlanan yeni konut sayısı, şubatta yüzde 10,7 artışla 1 milyon 521 bine çıkarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Ülkede verilen inşaat izni sayısı da şubatta aylık bazda yüzde 1,9 artarak 1 milyon 518 bine yükseldi.
İmalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), martta aylık 0,3 puan artarak 52,5 ile 21 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen endeks, imalat sektöründeki genişlemeye işaret etti. ABD’de hizmet sektörü PMI ise martta geçen aya göre 0,6 puan azalışla 51,7 değerine indi.
Ülkede Philadelphia Fed İmalat Endeksi, martta 3,2’ye gerilemesine rağmen art arda ikinci ayda pozitif değer alarak sektörde genişlemenin sürdüğünü gösterdi. ABD’de cari işlemler açığı ise geçen yıl yüzde 15,7 azalışla 818,8 milyar dolara geriledi.
ABD’de ikinci el konut satışları, şubatta yüzde 9,5 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, son bir yılın en yüksek artışı kaydedildi.
Öte yandan, yapay zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeler de piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürürken, ABD’li çip üreticisi Nvidia, geçen hafta “Blackwell” adlı yeni nesil çip mimarisiyle yeni yapay zeka çipini tanıttı.
Şirketin GPU Teknoloji Konferansı’nda (GTC) Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang ile Mali İşler Direktörü (CFO) Colette Kress, yatırımcıların sorularını yanıtladı. Kress, şirketin yeni yapay zeka çipinin yıl sonunda piyasaya çıkacağını düşündüğünü dile getirdi. Huang da yaklaşık 250 milyar dolarlık veri merkezi pazarının peşinde olduklarını ifade etti.
Şirketin hisse fiyatı, haftayı yaklaşık yüzde 7,3 artışla 942,9 dolardan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi.
Bu gelişmelerle New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 2,9 artışla 16.429 puandan, S&P 500 endeksi yüzde 2,3 yükselişle 5.234 puandan ve Dow Jones endeksi yüzde 2 değer kazancıyla 39.476 puandan haftayı tamamladı. Endeksler böylece tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışlarını gerçekleştirirken, aynı zamanda da yeni zirvelerini test etmiş oldu.
25 Mart ile başlayan haftada, pazartesi yeni konut satışları, salı dayanıklı mal siparişleri ve CB tüketici güven endeksi, perşembe büyüme ve Michigan Tüketici Güven Endeksi, cuma kişisel gelir ve harcamalar takip edilecek.
Almanya’da DAX 40 endeksinden tarihi kapanış
Avrupa pay piyasalarında, geçen hafta Almanya’da DAX 40 endeksi tarihinin en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirirken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi son bir yılın ve İtalya’da MIB 30 endeksi de Mayıs 2008’den bu yana en iyi haftalık kapanış seviyesini kaydetti.
Geçen hafta, bölge merkez bankalarının faiz kararları yatırımcıların odağında bulunurken, İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 5,25’te sabit tuttu.
Bankadan yapılan açıklamada, Para Politikası Kurulunun geçen sonbahardan beri, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde yerleşik hale gelme riski ortadan kalkana kadar, para politikasının uzun süre boyunca kısıtlayıcı olması gerektiği kanısına vardığı aktarıldı.
BoE Başkanı Andrew Bailey, karara ilişkin değerlendirmesinde, “Henüz faizi indirebilecek bir noktada değiliz ama işler doğru yönde ilerliyor.” ifadesini kullandı.
SNB’nin ise beklenmeyen şekilde politika faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 1,50’ye indirmesi piyasalarda oynaklığın artmasına neden oldu. Beklentiler bankanın politika faizini yüzde 1,75 seviyesinde sabit tutacağı yönündeydi. Böylece sürpriz faiz indirimi, SNB’nin 9 yılda yaptığı ilk faiz indirimi oldu.
SNB, Kovid-19 salgını sonrası enflasyonist baskıya karşı koymak için parasal sıkılaştırmalara giden gelişmiş ülkelerde faizleri düşüren ilk merkez bankası olurken, bankadan yapılan açıklamada, iş gücü piyasasındaki zayıflamanın gelecek dönemde daha da hızlanabileceği vurgulandı.
Bu kararın ardından yüzde 1,6 artışla haftayı 0,8974 seviyesinden tamamlayan dolar/İsviçre frangı paritesi, böylece Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ECB’nin muhtemelen Haziran 2024’te ilk faiz indirimine karar vermek için yeterli güvenceye sahip olacağını aktararak, “İlk faiz indiriminden sonra faizlerin izleyeceği yolu önceden taahhüt edemiyoruz.” dedi.
Analistler, haftaya takip edilecek yoğun veri gündeminin pay piyasalarında oynaklığı artırabileceğini belirterek, merkez bankaları yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında bulunduğunu söyledi.
Ukrayna-Rusya Savaşı’na ilişkin gelişmeler yakından takip edilirken, Rusya Devlet Başkanlığı seçimini, sandık çıkış anketine göre oyların yüzde 87,8’ini alan Vladimir Putin kazandı.
Bu gelişmelerle Almanya’da geçen haftayı DAX 40 endeksi yüzde 1,5 artışla 18.206 puandan tamamlayarak, tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. İngiltere’de FTSE 100 endeksi de yüzde 2,6 değer kazancıyla 7.931 puanla yaklaşık son 1 yılın en güçlü haftalık kapanışını gerçekleştirirken, İtalya’da MIB 30 endeksi, yüzde 1,2 primle 34.344 puandan haftayı tamamlayıp Mayıs 2008’den bu yana en yüksek kapanışını yaptı. Fransa’da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,2 azalış kaydetti.
Gelecek hafta, çarşamba günü Avro Bölgesi’nde tüketici ve ekonomik güven endeksi, perşembe İngiltere’de büyüme ve Almanya’da işsizlik oranı verileri yatırımcıların odağına yerleşti.
BoJ, 17 yıl sonra negatif faiz politikasını sonlandırdı
Asya pay piyasalarında geçen hafta karışık seyir hakim olurken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi Japonya Merkez Bankasının (BoJ) negatif faiz politikasına son verdiği haftayı rekorla kapattı.
BoJ, geçen hafta büyük şirketlerdeki önemli ücret artışlarının ardından 17 yıl sonra ilk kez faiz artırarak, 2016’da başladığı negatif faiz politikasına son verdi. Böylece BoJ, dünyanın önde gelen merkez bankaları arasında negatif faiz politikasını terk eden son banka oldu.
Banka, kısa vadeli faiz oranlarının yüzde eksi 0,1’den yüzde 0 ila yüzde 0,1 aralığına yükseltirken, 10 yıllık Japon devlet tahvillerine ilişkin getiri eğrisi kontrolünü de sona erdirdi. BoJ, tahvil alımlarını sürdüreceğini, şirket tahvili ve benzeri varlıklarda alımların ise 1 yıl içinde sona ereceğini duyurdu.
Japonya’da 33 yılın en yüksek seviyesindeki ücret artışları, BoJ’a negatif faiz politikasını sonlandırmak için hareket alanı sağlayacağına yönelik beklentileri artırmıştı. Ülkede enflasyonun ocakta yıllık yüzde 2,2’ye çıkması da bankanın ultra gevşek para politikasına son verebileceğine ilişkin görüşlerin artmasına neden olmuştu.
Öte yandan, Japonya’da geçen hafta açıklanan verilere göre, ocakta sanayi üretimi yüzde 7,5 ve kapasite kullanımı yüzde 0,1 geriledi. Ülkede dış ticaret açığı 379,4 milyar yen olurken, imalat sanayi PMI 48,2’ye, hizmet sektörü PMI 54,9’a çıktı.
Çin tarafında ise Çin Merkez Bankası (PBoC) hafta içinde kısa dönemli kredi faizlerini yüzde 3,45’te sabit bıraktı.
Öte yandan, dolar/yen paritesinin haftayı yüzde 1,6 artışla 151,4 seviyesinden tamamlayarak zirvesine yakın seyretmesi dikkati çekti.
Analistler, gelecek hafta özellikle Japonya’da açıklanacak makroekonomik verilerin pay piyasalarında oynaklığı artırabileceğini ifade etti.
Bu gelişmelerin ardından Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 5,6 artışla 40.888 puandan haftayı tamamlayarak tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi. Güney Kore’de Kospi endeksi de yüzde 3,1 değer kazancıyla 2.749 puana çıkarak, Ocak 2022’den bu yana en yüksek haftalık kapanışını yaptı.
Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 azalış kaydetti.
25 Mart ile başlayan haftada salı günü Çin’de sanayi karları, cuma günü Japonya’da Tokyo TÜFE, işsizlik oranı, perakende satışlar ve sanayi üretimi verileri takip edilecek.
TCMB’den sürpriz faiz artırım kararı
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,20 değer kazancıyla 9.111,50 puandan tamamlarken, bu yükselişte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 500 baz puanlık faiz artırımının ardından bankacılık sektörlerindeki alışlar etkili oldu.
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 500 baz puan artırarak yüzde 45’ten 50’ye çıkardı.
PPK karar metninde, “Kurul, ayrıca operasyonel çerçevede değişikliğe giderek Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 300 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar vermiştir.” ifadesi kullanılmıştı. Dünkü faiz kararı öncesi gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranları, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 150 baz puanlık bir marjla belirleniyordu.
Uzmanlar ve yabancı yatırım kuruluşları, TCMB’nin aldığı “sürpriz” faiz kararı ve PPK metninin, bankanın enflasyonla mücadelede ne kadar ciddi ve kararlı olduğunu gösterdiğini vurguladı.
ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye’ye ilişkin raporunda, “TCMB’nin söz konusu faiz kararının, bankanın fiyat istikrarını sağlamaya dair kararlılığı ve geleneksel politikalara bütünüyle geçişe yönelik güvenilirliğini artırabileceğini düşünüyoruz. Faiz artırımının yerel seçimlere iki haftadan az bir süre kala yapılması sinyal etkisini daha da güçlendirdi.” değerlendirmesinde bulundu.
TCMB’nin anketinde yıl sonu enflasyon beklentisinde görülen artışın büyük ölçüde geriye dönük bakışı yansıttığı belirtilen raporda, “Enflasyon beklentilerinin yükselmediğini düşünüyoruz. Söz konusu kararın yeni bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olduğunu düşünmüyoruz. Bu adım, TL’de değer kaybı beklentilerinin önüne geçebilmek ve enflasyon beklentilerini düşürmek amacıyla atıldı.” ifadeleri kullanıldı.
Merkezi İngiltere’de bulunan çok uluslu yatırım bankası HSBC de müşterilerine gönderdiği raporda, TCMB’nin beklenmeyen faiz artırım kararıyla ilgili, “Yaklaşan seçimlere rağmen para politikasının kararlılıkla sıkılaştırılması cesaret verici ve olumlu.” değerlendirmesinde bulunuldu.
Alman bankası Deutsche Bank da Türkiye ile ilgili yayımladığı raporda, yaklaşık 10 gün önce uzun TL carry trade pozisyonlarını karla kapattıklarını anımsatarak, TCMB’nin dünkü faiz kararının ardından yeniden TL’de uzun pozisyon almaya ilişkin güvenli hissettiklerini aktardı.
Yapılan son faiz artışının rezervler üzerindeki baskıları gevşeteceği öngörülen raporda, Türkiye’nin dezenflasyon hedeflerinin gitgide daha gerçekçi göründüğünün altı çizildi.
Bu gelişmelerin ardından dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,3 altında 32,0219’dan tamamladı. Böylece dolar kuru, Ağustos 2023’ten bu yana ilk kez haftalık bazda negatif kapanış gerçekleştirmiş oldu.
Gelecek hafta, perşembe PPK toplantı özeti, ekonomik güven endeksi ile haftalık para ve banka istatistikleri, cuma günü de dış ticaret dengesi verileri takip edilecek.
Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.450 seviyelerinin direnç konumda olduğunu, 9.000 ve 8.900 puanın ise destek olarak öne çıktığını kaydetti.
]]>ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para piyasalarındaki fiyatlamalara göre haziranda faiz indirimlerine başlayabileceği öngörülürken, dün İsviçre Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesi varlık fiyatları üzerinde etkili oldu.
Analistler, Fed’in diğer büyük merkez bankalarından daha sonra faiz indirimlerine başlayabileceği endişesinin doların güçlenmesine neden olduğunu ifade etti.
Dolar endeksi, dün İsviçre Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesinin ardından yaklaşık yüzde 1 yükselerek 104 seviyesinin üzerine çıktı.
Öte yandan, ABD’de açıklanan veriler, ülke ekonomisinde aktivitenin güçlü kaldığına işaret etmeye devam ediyor.
Ülkede Philadelphia Fed İmalat Endeksi, martta 3,2’ye gerilemesine rağmen art arda ikinci ayda pozitif değer alarak sektörde genişlemenin sürdüğünü gösterdi. ABD’de cari işlemler açığı ise geçen yıl yüzde 15,7 azalışla 818,8 milyar dolara geriledi.
Ülkede imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), martta aylık 0,3 puan artarak 52,5 ile 21 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen endeks, imalat sektöründeki genişlemeye işaret etti. ABD’de hizmet sektörü PMI ise martta geçen aya göre 0,6 puan azalışla 51,7 değerine indi.
ABD’de ikinci el konut satışları, şubatta yüzde 9,5 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşirken son bir yılın en yüksek artışı kaydedildi.
Söz konusu gelişmeler tahvil piyasalarında alış eğilimini güçlendirirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,25 seviyesine indi.
Güçlenen dolar, dün 2.223 dolarla zirveyi gören altının ons fiyatında satış baskısının güç kazanmasına neden olurken, altının ons fiyatı şu sıralarda 2.181 dolardan alıcı buluyor.
Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan Brent petrolün varil fiyatı da şu sıralarda yüzde 0,5 düşüşle 84,6 dolardan işlem görüyor.
Analistler, bugün Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamalarının takip edileceğini belirterek, açıklamalardan alınacak sinyallerin piyasaların yönü üzerinde etkili olmasının beklendiğini ifade etti.
Dün New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 0,32, Nasdaq endeksi yüzde 0,2, Dow Jones endeksi yüzde 0,68 yükseldi ve 3 endeks de kapanış rekoru kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de alış ağırlıklı bir seyirle başladı.
Avrupa borsaları dün alış ağırlıklı bir seyir izlerken, İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz oranını yüzde 5,25’te sabit bıraktı.
Buna karşın İsviçre Merkez Bankası’nın “sürpriz” şekilde politika faizini yüzde 1,50’ye indirmesi piyasalarda oynaklığın artmasına neden oldu. Bankadan yapılan açıklamada, iş gücü piyasasındaki zayıflamanın gelecek dönemde daha da hızlanabileceği vurgusu yapıldı. Söz konusu kararın ardından dolar/İsviçre frangı paritesi, yaklaşık yüzde 1,1 yükselişle 0,8996 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyeyi test etti.
Dün Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,22, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,88 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,91 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.
ABD’de piyasaların pozitif seyretmesine karşın güçlenen dolar Asya’da pay piyasalarını baskılarken, Japonya’da Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) beklentilere paralel şekilde artması Japonya piyasalarının pozitif ayrışmasında etkili oldu.
Japonya’da TÜFE ve çekirdek TÜFE yıllık yüzde 2,8 artarken, bu durumun ülkede harcamaların hız kazanabileceği ve ülkedeki ekonomik aktiviteyi olumlu etkileyebileceği beklentisi satın alınıyor.
Bununla birlikte dolar/yen paritesi rekor seviyelerde işlem görmeye devam ederken, şu sıralarda 151,5’ten alıcı buluyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 artarken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,5 geriledi.
Yurt içinde dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,07 değer kazancıyla 9.140,70 puandan tamamlarken, söz konusu yükselişte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 500 baz puanlık faiz artırımının ardından bankacılık ve holding sektörlerindeki alışlar etkili oldu.
Dolar/TL dün, önceki kapanışının yüzde 0,6 altında 32,0384’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,1500 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanımı, yurt dışında ise Fed Başkanı Jerome Powell’ın konuşmasının yanı sıra İngiltere’de perakende satışlar ve Almanya’da Ifo iş dünyası güven endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.250 ve 9.400 seviyelerinin direnç, 9.000 ve 8.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, mart ayı reel kesim güven endeksi
10.00 Türkiye, mart ayı kapasite kullanım oranı
10.00 İngiltere, şubat ayı perakende satışlar
12.00 Almanya, mart ayı Ifo iş dünyası güven endeksi
16.00 ABD, Fed Başkanı Powell’ın konuşması
]]>Dünya genelinde bir süredir devam eden enflasyonla mücadelede sona gelinip gelinmediğine ilişkin soru işaretleri artarken, küresel anlamda gelecek dönem atılacak para politikalarına yönelik belirsizlikler de sürüyor.
Analistler, hafta içinde ABD’de açıklanan hem tüketici hem de üretici enflasyonunun tahminleri aşmasıyla Fed’in yılın ilk yarısında faiz indirimlerine başlayabileceğine yönelik ihtimallerin zayıfladığını söyledi.
Para piyasalarında, Fed’in 19-20 Mart’ta gerçekleştireceği para politikası toplantısında, faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın faiz indirimine başlama ihtimali mayısta yüzde 7 ve haziranda yüzde 59 ile fiyatlanıyor.
Gelecek hafta bankanın faiz kararının ardından Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin önemini vurgulayan analistler, bankanın ekonomiye ilişkin projeksiyonları ve politika faizine ilişkin üyelerin beklentilerinin yer aldığı “dot plot” grafiğinin de yatırımcıların odağına yerleştiğini belirtti.
ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, 2021’de enflasyonunun “geçici” olduğunu söylediği için pişmanlık duyduğunu ifade ederek, ülkedeki enflasyona “en büyük katkıyı” sunan kalem olan kira maliyetlerinin bu yıl düşmesini beklediğini ve kira oranlarındaki değişikliklerin TÜFE’ye yansımasının biraz zaman aldığını belirtti.
Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, küresel ekonomiye ilişkin büyüme beklentisini bu yıl için 0,3 puan artırarak yüzde 2,4’e yükseltti.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yaklaşık 20 baz puan artışla 4,30’den tamamladı. Altının ons fiyatı da haftayı yüzde 0,86 azalışla 2 bin 158 dolardan kapattı.
Dolar endeksi ise geçen hafta önceki kapanışının yüzde 0,6 üzerinde 103,4 seviyesine çıktı.
İsrail-Filistin çatışması ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin gelişmeler petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ederken, Brent petrolün varil fiyatı geçen haftayı yüzde 4 artışla 84,8 dolardan tamamladı.
New York borsası negatif seyretti
New York borsası, bu hafta ABD’de açıklanan makroekonomik verilerden gelen karışık sinyallerle negatif seyretti.
ABD’de, Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) şubatta tahminlerin üzerinde artış kaydetmesinin ardından ülkede Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) de öngörüleri aştı.
Ülkede, TÜFE, şubatta aylık bazda beklentiler dahilinde yüzde 0,4 artarken, yıllık bazda yüzde 3,2 yükselişle piyasa tahminlerini aştı.
ÜFE şubatta aylık bazda yüzde 0,6 ve yıllık bazda yüzde 1,6 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Değişken gıda ve enerji fiyatlarını içermeyen çekirdek ÜFE de aynı dönemde aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 2 artarak tahminleri geride bıraktı.
ABD’de geçen hafta açıklanan verilere göre ise sanayi üretimi şubatta yatay seyredeceği yönündeki beklentilerin aksine aylık bazda yüzde 0,1 arttı. Ülkede perakende satışlar ise şubat ayında yüzde 0,6 ile beklentilerin altında artış kaydetti.
New York Fed’in açıkladığı imalat endeksi ise mart ayında eksi 20,9 ile imalat sektöründeki daralmanın devam ettiğini gösterdi. Ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı da 9 Mart ile biten haftada 209 bin ile beklentilerin altında kaldı.
Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi martta aylık bazda değişim göstermeyerek yüzde 3 olurken, uzun vadeli enflasyon beklentisi art arda dördüncü ayda yüzde 2,9 seviyesinde kaldı. Öte yandan, geçen hafta teknoloji hisselerindeki düşüş öne çıkarken, ABD’nin büyük teknoloji şirketlerinden Amazon ve Microsoft’un hisseleri yüzde 2’nin üzerinde değer kaybetti.
Grafik ve medya yazılımları üreten Adobe’nin hisseleri de şirketin gelir tahminlerinin beklentileri karşılamaması sonrası yüzde 14’e yakın düştü. ABD’li çelik üreticisi US Steel’in hisseleri de ABD Başkanı Joe Biden’ın şirketin Japonya’nın en büyük çelik üreticisi Nippon Steel tarafından satın alınmasına karşı çıkması sonrası yüzde 6’nın üzerinde geriledi.
Diğer yandan, yaklaşık 170 milyon kullanıcısı olan TikTok’un, ABD’de yasaklanmasının önünü açan yasa tasarısı Temsilciler Meclisi’nden geçti
Söz konusu gelişmelerle New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,7, S&P 500 endeksi yüzde 0,13, Dow Jones endeksi yüzde 0,02 kayıpla haftayı tamamladı.
18 Mart ile başlayan haftada, salı günü inşaat izinleri ile konut başlangıçları, çarşamba günü Fed’in faiz kararı, Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları ile ikinci el konut satışları verileri, perşembe haftalık işsizlik başvuruları ile imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), takip edilecek.
Avrupa’da gözler enflasyon verilerine çevrildi
Avrupa pay piyasaları geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izlerken, gözler gelecek hafta açıklanacak enflasyon verilerinin yanı sıra İngiltere Merkez Bankasının (BoE) perşembe günü açıklayacağı faiz kararına çevrildi.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinin sözle yönlendirmeleri hafta boyunca takip edilirken, ECB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos, ECB’nin haziranda faizleri düşürüp düşürmeme konusunda karar vermek için yeterli bilgiye sahip olacağını söyledi.
ECB üyesi Klaas Knot da ücretlerin yavaşlayan enflasyon beklentilerini doğrulamaya devam etmesi halinde bankanın bu yıl en az üç kez faiz indirimine gidebileceğini ve ilk hamleyi haziranda yapabileceğini bildirdi.
Banka üyesi Francois Villeroy de Galhau, “Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz Yönetim Konseyi toplantımızdan bu yana ilkbaharda faizleri düşürme konusunda çok geniş bir mutabakat var.” dedi.
ECB Üyesi Martins Kazaks da faiz indirim kararının, önümüzdeki birkaç toplantıda gelebileceğine işaret ederek, söz konusu indirimi fazla geciktirmeye gerek olmadığını kaydetti.
Analistler, para piyasalarında ECB’nin ilk faiz indirimlerine başlama ihtimalinin nisanda yüzde 11 ve haziranda yüzde 88 ile fiyatlandığını belirtti.
Öte yandan, geçen hafta bölgede açıklanan verilere göre, İngiltere ekonomisi ocakta yüzde 0,2 büyüme kaydederken, Kasım 2023-Ocak 2024 dönemini kapsayan 3 aylık dönemde ise önceki 3 aylık döneme göre yüzde 0,1 daraldı.
Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi, ocakta aylık yüzde 3,2, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 6,7 azalışla beklentilerin altında kaldı.
Avrupa Birliği (AB) veri koruma otoritesi, AB Komisyonu’nun Microsoft 365 yazılımını kullanarak Birlik gizlilik kurallarını ihlal ettiğini bildirirken, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, savunma sanayi ile teknoloji tabanını güçlendirmeleri ve üretimi artırmaları gerektiğini belirtti.
Borrell, iki yıl süren yüksek yoğunluklu savaşın ardından mevcut stokların tükendiğini ve çatışmanın stok savaşından üretim savaşına dönüştüğünü ifade ederek, “Yeni Avrupa Savunma Sanayi Stratejisi ile 2030 yılında ortak alımların payının yüzde 40 olmasını hedefliyoruz.” dedi.
Devam eden Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin gelişmeler de yakından takip edilirken, geçen hafta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, rakip olarak nitelendirdiği Rusya’nın savaşı kazanması halinde Avrupa’nın kredibilitesinin sıfıra ineceğini söyledi.
Söz konusu gelişmelerle geçen hafta Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,3, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,9, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,7, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 2,3 değer kazandı.
Gelecek hafta pazartesi günü Avro Bölgesi’nde TÜFE, salı günü Avro Bölgesi’nde ZEW ekonomik güven endeksi, çarşamba günü Avro Bölgesi’nde ekonomik güven endeksi, Perşembe günü BoE’nin faiz kararı, cuma günü Almanya’da IfO iş dünyası güven endeksi verileri takip edilecek.
Piyasalarda, BoE’nin ise mart toplantılarında politika faizini değiştirmeyeceği öngörülüyor.
Asya borsaları karışık seyretti
Asya pay piyasalarında geçen hafta karışık bir seyir hakim olurken, gözler gelecek hafta Japonya Merkez Bankasının (BoJ) açıklayacağı faiz kararına çevrildi.
Analistler, BoJ’un gelecek hafta gerçekleştireceği para politikası toplantısında faizi artırıp artırmayacağına ilişkin belirsizliğin devam ettiğini ifade ederek, bankanın bu toplantıda faiz artırım kararı almasa da yakın dönemde alacağına yönelik beklentilerin güçlü olduğunu belirtti.
BoJ Başkanı Kazuo Ueda geçen hafta yaptığı açıklamalarda, “Yüzde 2’lik enflasyon hedefine istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde ulaşıldığında, negatif faizlerden, getiri eğrisi kontrolünden ve diğer büyük ölçekli parasal genişleme adımlarından çıkış arayacağız.” dedi.
Ueda, çeşitli parasal genişleme araçlarını aşamalı olarak nasıl kaldıracaklarının, o dönemdeki ekonomik, fiyat ve finansal koşullara bağlı olacağını bildirdi.
BoJ yetkilileri, bankanın 2010’da başlattığı, borsada işlem gören fon alımlarına son vermeyi düşündüklerini duyurdu. Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki ise ülkenin artık deflasyonda olmadığını belirterek, ücret artışlarında güçlü bir trendin gerçekleştiğini söyledi.
Japonya’da Toyota’nın, işçi sendikasının ücret artış talebini kabul etmesi, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artırımına yakın olduğuna ilişkin beklentileri destekledi.
Söz konusu durum Japon yeninin dolar karşısında değer kazanmasına neden olurken, pay piyasalarında ise aşağı yönlü baskı oluşturuyor.
Öte yandan, Çin Merkez Bankası (PBoC), bir yıllık orta vadeli borç verme tesisi kredilerinin faiz oranını yüzde 2,50’de sabit tuttu. Böylece banka, yaklaşık son 7 ayda faizlerde değişikliğe gitmemiş oldu.
Söz konusu gelişmelerin ardından haftalık bazda Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,25, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,28 değer kazanırken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,5, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,47 azalış kaydetti.
18 Mart ile başlayan haftada Japonya’da açıklanacak veriler öne çıkıyor. Japonya’da salı günü BoJ’un faiz kararı, cuma günü TÜFE verileri açıklanacak.
Yurt içinde gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi
Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,57 düşüşle 8.828,70 puandan tamamlarken, gelecek hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında açıklayacağı faiz kararı yatırımcıların odağına yerleşti.
Dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,5 üzerinde 32,0749’dan tamamladı.
Geçen hafta açıklanan TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 37,78’den yüzde 36,70’e, 24 ay sonrası için yüzde 23,05’ten yüzde 22,67’ye geriledi. Analistler, TCMB’nin mevcut sıkı para politikasını enflasyonda kayda değer bir yavaşlama olana kadar sürdürebileceğini belirtti.
TCMB, ilave sıkılaşma adımları kapsamında, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarından nakit çekim işlemlerinde faiz oranını ihtiyaç kredisi faiz oranıyla uyumlu seviyeye yükseltirken, bankacılık sisteminde Türk lirası mevduatın payını artırmaya yönelik yeni adımlar attı.
Banka, kredi kartlarından yapılan nakit avans işlemleri ve kredili mevduat hesaplarında uygulanacak aylık azami akdi faiz oranının hesaplama yönteminde değişiklik yaptı. Yeni yönteme göre, hesaplanan aylık azami akdi faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e çıkarıldı.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Erich Arispe Morales, Türkiye’deki otoritelerin ilk hedefinin enflasyonu düşürmek olduğunu belirterek, seçim sonrasında enflasyonun düşürülmesiyle tutarlı politika sıkılaştırmasının sürmesini beklediklerini ifade etti.
Türkiye’nin mevcut ekonomi politika ekseninin daha dayanıklı olduğuna ve politikaların sürdürüleceğine güvenlerinin arttığını vurgulayan Morales, “Fark ettiğimiz bir gelişme var ki politika değişikliği Türkiye’de sadece makroekonomik finansal istikrar riskini azaltmakla kalmadı, aynı zamanda dış finansman koşullarında da iyileşme sağladı ve bu çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
Gelecek hafta pazartesi günü konut fiyat endeksi, çarşamba günü tüketici güven endeksi, perşembe günü TCMB’nin faiz kararı, cuma günü kapasite kullanım oranı ile reel kesim güven endeksi verileri takip edilecek.
AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 45,00’te sabit bırakmasını bekliyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 oldu.
Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.800 ve 8.700 seviyelerinin destek konumda olduğunu, 9.000 ve 9.100 seviyelerinin direnç olarak öne çıktığını kaydetti.
]]>