TİM tarafından açıklanan ihracat rakamlarına göre Türkiye ihracatı yüzde 0,1 artışla 19 milyar 270 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yine TİM verilerine göre Denizli ihracatı yüzde 1 azalışla 306 milyon dolar seviyesinde seyrederken, Denizli İhracatçılar Birliği’nce kayda alınan ihracat yüzde 1,4 artışla 246 milyon dolar oldu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Ocak-Nisan döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 0,6 oranında artışla 1 milyar 380 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Küresel ticarette yaşanan jeopolitik gerilimler ve hala süregelen yüksek enflasyon, ihracatımız üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Ancak geçen senenin aynı dönemine kıyasla başa baş noktasındayız, hatta az da olsa artıdayız” dedi.
“5 Nisan’da Denizli’den günlük 40 milyon dolar değerinde ihracat”
Mart ayında dikkat çeken bir veri ile karşılaştıklarını ifade eden Başkan Memişoğlu, “Mart ayında dikkate değer bir veri karşımıza çıkmıştı. 29 Mart 2024 Cuma günü, Denizli’den 37,6 milyon dolarlık ihracat yapıldığını, bu değerin 2024 yılının en yüksek günlük değeri olduğunu ve 23 Haziran 2023’ten bu yana ulaşılan en yüksek değer olarak kayıtlara geçtiğini ifade etmiştim. Bu defa, 5 Nisan Cuma günü Denizli’den bir günde tam 40 milyon dolarlık ihracata imza atıldı. Nisan ayında Denizli ihracatını sektörel olarak değerlendirdiğimizde; tekstil-konfeksiyon ihracatının yüzde 9,4 azalışla 101 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatının yüzde 3,8 artışla 57 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatının yüzde 8,2 azalışla 44 milyon dolar, tarım ihracatının yüzde 7,4 artışla 28 milyon dolar, madencilik ihracatının ise yüzde 9 azalışla 18 milyon dolar olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Denizli makine ve aksamları sektörü sürdürülebilir ihracat artışıyla Denizli’nin ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Nisan ayında sektör ihracatı yüzde 25 artışla 7 milyon dolar, Ocak-Nisan döneminde ise yüzde 27 artışla 30 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Zirvedeki ülke değişmedi
Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke olan İngiltere’nin değişmediğini ifade eden Memişoğlu, “Denizli’nin nisan ayı ihracatını ülke bazında değerlendirdiğimizde zirvede bulunan İngiltere’ye ihracatımız yüzde 11,5 artışla 40 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen Almanya’ya ihracatımız yüzde 0,1 artışla 30 milyon dolar, ABD’ye ihracatımız yüzde 3,3 azalışla 23 milyon dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında Denizli’den Fas’a yapılan ihracat yüzde 126, İspanya’ya yapılan ihracat yüzde 41 oranında artışla dikkat çekti” şeklinde konuştu.
“21-25 Mayısta Hometex Fuarı’nda yerimizi alacağız”
Hometex Fuarı’nda bu yılda yer alacaklarını vurgulayan Başkan Memişoğlu, “Bilindiği gibi, Hometex Fuarı dünyanın en önemli ev tekstili organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Denizli’den de 100’ün üzerinde firma fuarda katılımcı olarak yer alarak ürünlerini alıcıların beğenisine sunuyor. Biz de Denizli İhracatçılar Birliği olarak Hometex Fuarı’nda 60 metrekarelik stant alanımızla yer alacağız. Üyelerimiz toplantı organizasyonlarını standımızda gerçekleştirebilirler. Ev tekstili sektörünün bütün paydaşlarına şimdiden başarılı ve bereketli bir fuar dönemi diliyorum” dedi.
“Metamorphosis Projesi’nin bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yapacağız”
“Metamorphosis Projesi hakkında bilgiler veren Memişoğlu, “Metamorphosis dijital dönüşüm, uluslararası uygulamalara uyum ve çevre dostu çözümler önererek Türkiye’deki hazır giyim ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı hedefleyen ve 2022 yılından bu yana devam eden önemli bir proje. “Tasarımdan Üretime: Türkiye’de Hazır Giyim Sektöründe Dijital Dönüşüm” temasıyla yürütülen proje kapsamında 9 Mayıs 2024 Perşembe günü Denizli İhracatçılar Birliği Hizmet Binasında bilgilendirme toplantısına ev sahipliği yapacağız. Özellikle dijital dönüşüm konusunun her geçen gün daha da önem kazandığı son dönemde, bu toplantıyı önemli gördüğümüzü ve sektör oyuncularımızı bu toplantıya davet etmek istediğimizi belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı. – DENİZLİ
]]>Türkiye ihracatında yine ilk sırada yer alan endüstrinin payı ise yüzde 14,3 olarak gerçekleşirken, ocak-mart döneminde otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 6 artışla 9 milyar 132 milyon dolara ulaştı. Mart ayında bugüne kadar aylık bazda en yüksek ikinci ihracat rakamına ulaşıldığı açıklanırken, binek otomobildeki ihracat çift haneli geri geldi. İtalya’ya ihracat yüzde 12 arttış sağlanırken, buna karşılık en büyük pazar olan Almanya’ya yüzde 14 düşüş yaşandı.
Türkiye otomotiv endüstrisinin mart ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 1,8 azalarak 3 milyar 225 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında yine ilk sırada yer alan endüstrinin aldığı pay ise yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Yılın ilk üç ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 6 artışla 9 milyar 132 milyon dolara ulaştı.
Martta en büyük ürün grubu Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 297 milyon dolar olurken, Binek Otomobiller ihracatı yüzde 12,5 azalarak 881 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 34 artışla 647 milyon dolar, Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 48 artışla 264 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı ise yüzde 59 azalışla 103 milyon dolar oldu.
Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 13 geriledi. Rusya Federasyonu’na yüzde 21, Romanya’ya yüzde 52, Çekya’ya yüzde 29 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya yüzde 13 düşüş olurken, önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 66, Polonya’ya yüzde 31, Slovenya ve İsrail’e yüzde 16’şar düşüş, İtalya’ya yüzde 12 ve Fas’a yüzde 184 ihracat artışı kaydedildi. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 28, İtalya’ya yüzde 54, Belçika’ya yüzde 144, Hollanda’ya yüzde 214 ihracat artışı, Fransa’ya yüzde 12 ihracat düşüşü görüldü. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ise Fransa’ya 49, İtalya’ya yüzde 23 ve Suudi Arabistan’a da çok yüksek oranlı ihracat artışları yaşandı.
Martta yüzde 14 azalışla 409 milyon dolarlık ihracat yapılan Almanya, en fazla ihracat yapılan ülke konumunu korudu. Fransa 365 milyon dolarlık rakamla ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 16 azaldı. İtalya’ya ihracat yüzde 12 artışla 330 milyon dolar oldu. Martta Belçika ve Rusya Federasyonu’na yüzde 23’er, Romanya’ya yüzde 13, Hollanda’ya yüzde 35, Fas’a yüzde 58 ihracat artışı yaşanırken, İspanya’ya yüzde 39, Polonya’ya yüzde 23, Bulgaristan’a yüzde 29 ihracat düşüşü oldu.
Ülke grubunda yüzde 70 pay ile ilk sırada yer alan Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 8 azalışla 2 milyar 127 milyon dolar ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik ihracat 8 arttı. Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 44 ve Afrika Ülkelerine yüzde 31 ihracat artışı yaşandı. – BURSA
]]>CHP İstanbul Milletvekili Toprak, gündeme ilişkin farklı konularda hazırladığı değerlendirme raporuna ilişkin açıklama yaptı.
İsrail’in Gazze’ye saldırılarında katledilen Filistinli sivillerin sayılarının arttığına işaret eden Toprak, “İsrail ile ticareti kesintisiz sürdüren iktidar, seçim meydanlarında İsrail ile ticaretin kesilmesini isteyen pankartlardan rahatsız. Gazze için buruk bir Ramazan yaşadıklarını söyleyenler, İsrail’in en büyük ticari tedarikçisinin Türkiye olmasını susarak geçiştiriyor. Meydanlarda Netanyahu’ya karşı en ağır ifadeleri kullanan iktidar sözcüleri, İsrail’i sözle kınayıp lanetliyor ama ikili ticareti hız kesmeden sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİK MODELİN ÜLKEYİ UÇURUMA SÜRÜKLEDİĞİ GİZLENEMİYOR”
Şubatta yeni kurulan şirket sayısı yüzde 7,5 azalırken kapanan şirket sayısının yüzde 15,9’a yükselmesinin yaklaşan ekonomik ve sosyal depremin habercisi olduğunu kaydeden Toprak, “Yabancı yatırımcının gelmediği, yerli yatırımcının yurt dışına gittiği, borç-alacak kavgalarının cinayete dönüştüğü bir atmosfer tüm ülkeye yayılıyor. ” değerlendirmesini yaptı.
“KENDİNİ ERDOĞAN’A EKLEMLEYEN BİR SİYASİ PARTİNİN VARLIK NEDENİ ORTADAN KALKMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Bu benim son seçimim’ açıklamasının ardından Erdoğan’ı 4’üncü kez aday yapma arayışlarının başladığına işaret eden Toprak, “Kendisini Erdoğan ve AKP’ye endeksleyip-eklemleyen bir siyasi partinin varlık nedeni ortadan kalkmış, iddiası kalmamış, kendi partisinden umudunu kesmiş demektir. Ülkeyi tek kişiye mecbur etmek demokrasiye inanmamaktır. Türkiye, tek kişiye mahkum değildir, olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.
“NİSAN AYINDAN İTİBAREN HANELER, SOLUK ALAMAZ HALE GELECEK”
Merkez Bankasının politika faizini 5 puan artışla yüzde 50’ye yükselttiğini anımsatan Toprak, şunları kaydetti:
“2018’de faizi yüzde 24’e, 2021’de yüzde 19’a çıkartan MB Başkanlarını görevden alan Cumhurbaşkanı, şimdi suskun. Bu karar, rezerv satıp kuru baskılama çaresizliğinin tıkandığını, enflasyonun dizginlenemediğini, yüksek faize boyun eğildiğini gösteriyor. Tüm faizleri yukarı çekecek bu kararın ardından, parasal sıkılaştırma, krediye erişim ve kredi kartı harcamalarına daha sert kısıtlamalar kaçınılmaz. Ancak çok ciddi mali disiplin, bütçe harcamalarında kısıntı, kamuda kapsamlı bir tasarruf içeren mali önlemler alınmadığı takdirde, tek başına faiz artışının etkisi kısa sürede sonuçsuz kalacak, maliyeti yüksek olacaktır. Yüksek faize rağmen kurların ve enflasyonun kontrolü zorlaşacaktır. Nisan ayından itibaren hanelerin ve işletmelerin soluk alamaz hale getirileceği bir süreç yaklaşıyor.”
“TÜİK VERİLERİ ÜRETİCİNİN CİDDİ BİR DARBOĞAZA GİRDİĞİNİ GÖSTERİYOR”
Tarımda üretici ve girdi fiyat endekslerinde aylık yüzde 7’yi aşan artışların gerçekleşmesinin, önümüzdeki aylarda tüm gıda maddelerinde yeni bir fiyat ve enflasyon artışı dalgasına işaret etiğini vurgulayan Toprak, “İktidar fiyat artışlarını ‘Ramazan fırsatçılığı’ diye nitelendirirken, TÜİK verileri üreticinin ciddi bir darboğaza girdiğini gösteriyor. Daha önce temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarını, soğan ve patatese kadar uzayan ürün kıtlığını ‘gıda teröristlerinin’ yarattığını öne sürerek sorunu para cezalarıyla çözmeye çalışan iktidar, şimdi yaş meyve-sebze ve diğer ürünlerdeki yüksek artışları ‘Ramazan fırsatçılığı’ diye nitelendiriyor. Üreticiye destek sağlamak yerine, fırsatçılıkla suçladığı üreticiyle-tüketiciyi karşı karşıya getirip ağırlaşan gıda ve beslenme sorununu gizliyor.” görüşünü dile getirdi.
“İKTİDAR SAMİMİYSE MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ YASASINI YÜRÜRLÜĞE KOYSUN”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, “AB’ye tam üyelik hedefinin değişmediği, ilişkilerin güçlendirileceği” açıklamasında bulunduğunu anımsatan Toprak, “Şayet iktidar AB ile daha güçlü ilişkilerde samimiyse Medya Özgürlüğü Yasası’nı yürürlüğe koyma yönünde adım atabilir. Son dönemde kaynağı belirsiz sermayedarların sahipliğindeki yeni medya oluşumlarıyla ilgili iddiaların üzerine gidilebilir. Tüm bu adımları atmak için AB’ye tam üye olmayı, ilişkileri güçlendirmeyi beklemeye gerek yok. Demokrasiden, hukuk devletinden, özgür ve sansürsüz medyadan yana bir siyasi iradeyi sahiplenmek yeterlidir.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Geleneksel ticaret ortağımız ve yeşil dönüşümü küresel gündemin merkezine taşıyan Avrupa Birliği’ne ihracatımız 2024’ün ilk iki ayında 1 milyar 380 milyon dolarlık hacme ulaştı. 2024’ün ilk yarısında 16 AB ülkesine ihracatımız artarken, EİB’nin toplam ihracatında AB’nin payı yüzde 45, Avrupa kıtasının ihracatımızdaki payı ise yüzde 51 olarak kayıtlara geçti. İlk iki ayda bölgeler bazında ihracatta en fazla artış yüzde 20 yükselişle 391 milyon dolarla Amerika ülkelerine yaşandı. İhracatımızın güçlü olduğu Avrupa ülkeleri yanında, Ticaret Bakanlığımızın Uzak Ülkeler Stratejisiyle doğru orantılı olarak yönelerek sektörel ticaret heyeti gerçekleştirdiğimiz Kolombiya’ya ihracatımız yüzde 198 artış gösterdi” dedi.
“Asya ve Okyanusya ülkelerine yüzde 31 artışla 230 milyon dolar ihracat”
“Asya ve Okyanusya ülkelerine yüzde 31 artışla 230 milyon dolar ihracat” yaptıklarını açıklayan Başkan Eskinazi, “EİB olarak Uzak Doğu ülkeleriyle ihracatımız incelendiğinde; dünyanın yeşil dönüşümü için motor rolü oynayan Çin’e ilk iki ayda yüzde 58 artışla 70 milyon dolar, Japonya’ya yüzde 85 ivmeyle 31 milyon dolar, Güney Kore’ye 12 milyon dolar, Hong Kong’a 4 milyon dolar, Tayvan’a yüzde 29 artışla 3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Güney Asya’da ihracatımızı Hindistan’a yüzde 2 artırarak 14 milyon dolara, Pakistan’a yüzde 136 artışla 12 milyon dolara, Bangladeş’e yüzde 130 artırarak 7 milyon dolara çıkardık” diye konuştu.
Jak Eskinazi, “Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi Endonezya, araştırmalara göre 2045 yılına kadar dünyanın en büyük 5 ekonomisinden biri haline gelecek. Endonezya’ya ilk iki ayda yüzde 27 artış sağladık. Asya Pasifik bölgesinde ise ihracatımız Malezya’ya 6 milyon dolar oldu. Singapur’a yüzde 32, Tayland’a yüzde 90 arttı. Ortadoğu ülkelerine 355 milyon dolar, Afrika ülkelerine yüzde 8 artışla 239 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Eski Doğu Bloku ülkelerine 149 milyon dolarlık ürün satıldı. Serbest Bölgelerde yüzde 28, Türk Cumhuriyetleri’nde ise yüzde 6 ilerleme kaydettik” ifadelerini kullandı.
Almanya, ABD, İtalya ilk üçte
2024’nin ilk iki ayında Almanya’nın 316 milyon dolarla birinci sıradaki yerini koruduğunu açıklayan Eskinazi, EİB’nin ihracatındaki ilk 10 ülkeye değindi. Eskinazi, şunları söyledi: “ABD yüzde 12 artışla 278 milyon dolarla ikinci sırada, İtalya ise yüzde 3 yükselişle 180 milyon dolarla en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz üçüncü ticaret ortağımız arasında yer alıyor. İspanya’ya 177 milyon dolara, Birleşik Krallık ihracatımızı yüzde 26 artışla 149 milyon dolara, Hollanda’ya yüzde 18 artışla 133 milyon dolara, Fransa’ya yüzde 135 milyon dolara, Irak yüzde 41 artışla 79 milyon dolar, Rusya 70 milyon dolar, Çin yüzde 58 artışla 70 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler arasında yer alıyor.”
Ege Bölgesi’nde mobilya kağıt orman ürünleri ve mamulleri sektörü 9 milyon dolarla Mısır’a, demir çelik sektörü 57 milyon dolarla Almanya’ya, deri ve deri mamulleri sektörü 4 milyon dolarla Almanya’ya, hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü 49 milyon dolarla İspanya’ya, hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü 30 milyon dolarla Cezayir’e, kuru meyve ve mamulleri sektörü 24 milyon dolarla ABD’ye, maden sektörü 38 milyon dolarla Çin’e, yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörü 43 milyon dolarla Almanya’ya, su ürünleri ve hayvancılık mamulleri sektörü 28 milyon dolarla İtalya’ya, tekstil ve hammaddeleri sektörü 14 milyon dolarla Çin’e, tütün sektörü 28 milyon dolarla ABD’ye, zeytin zeytinyağı sektörü 36 milyon dolarla İspanya’ya ihracat gerçekleştirdi.
İzmir ve Manisa’nın ihracatında Almanya, Denizli’nin ihracatında Birleşik Krallık, Aydın’ın ihracatında İspanya, Muğla’nın ihracatında Rusya, Balıkesir’in ihracatında Irak, Kütahya’nın ihracatında İtalya, Uşak ve Afyonkarahisar’ın ihracatında ABD birinci sırada yer aldı. – İZMİR
]]>Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinden (OİB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye otomotiv endüstrisi şubat ihracatı 2023’ün aynı ayına göre yüzde 19,9 artışla 3 milyar 130 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ülke ihracatında ilk sırada bulunan sektörün toplam dış satımdan aldığı pay yüzde 14,8, yılın 2 ayındaki ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artışla 5 milyar 909 milyon dolar oldu.
En büyük ürün grubu tedarik endüstrisinde ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10 artarak 1 milyar 266 milyon dolara, binek otomobillerde yüzde 28 yükselerek 926 milyon dolara, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda yüzde 37 artışla 555 milyon dolara, otobüs-minibüs-midibüste yüzde 79 yükselişle 234 milyon dolara çıktı, çekicilerde ise yüzde 32 azalışla 116 milyon dolar olarak kaydedildi.
Tedarik endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya’ya yüzde 2 düşüş, önemli pazarlardan ABD’ye yüzde 49, Fransa’ya yüzde 20, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Romanya’ya yüzde 66, Polonya’ya yüzde 27 artışlar yaşandı.
Binek otomobillerde en fazla dış satım olan ülke İtalya’ya yüzde 109, Birleşik Krallık’a yüzde 127, İspanya’ya yüzde 41, Almanya’ya yüzde 32, Polonya’ya yüzde 48 ihracat artışı kaydedildi.
Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda Birleşik Krallık’a yüzde 66, İtalya’ya yüzde 13, Slovenya’ya yüzde 9, Fransa’ya yüzde 30, Belçika’ya yüzde 70, Almanya’ya yüzde 261, otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda ise Fransa’ya yüzde 215, Almanya’ya yüzde 211 ihracat artışları dikkati çekti.
“Geçen ay ilk 10 ülkenin 9’unda ihracat artışı yaşandı”
Türk otomotiv endüstrisi geçen senenin aynı ayına göre şubatta en büyük pazar Almanya’ya 439 milyon dolar ihracat yaptı.
İtalya’ya yüzde 31 artışla 360 milyon dolar, Birleşik Krallık’a yüzde 75 artışla 359 milyon dolarlık dış satımlar gerçekleştirildi. İspanya’ya yüzde 29, Polonya’ya yüzde 34, Belçika’ya yüzde 1, ABD’ye yüzde 62, Romanya’ya yüzde 23 ihracat artışları tespit edildi.
Ülke grubunda ilk sırada yer alan ve ihracat payı yüzde 67 olan Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yüzde 14 artışla 2 milyar 107 milyon dolar oldu. Diğer Avrupa ülkeleri yüzde 14 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı, bu ülke grubuna ihracat yüzde 76 arttı. Geçen ay Bağımsız Devletler Topluluğu’na yüzde 14 ihracat düşüşü, Orta Doğu ülkelerine yüzde 40 ve Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi’ne yüzde 61 ihracat artışı kaydedildi.
İhracat rakamlarını değerlendiren OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“Otomotiv sektörümüz bugüne kadar en yüksek şubat ayı ihracatına imza attı. Tedarik endüstrisi, binek otomobiller, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ve otobüs-minibüs-midibüs ihracatımız çift haneli arttı. Geçen ay ilk 10 ülkenin 9’unda ihracat artışı yaşandı. Birleşik Krallık’a yüzde 75 ve ABD’ye yüzde 62 ihracat artışları kaydettik.”
]]>Şubat ayı ihracat verileri açıklandı. Ülkemiz ihracatı şubatta yüzde 13,6 artışla 21 milyar 085 milyon dolar olarak gerçekleşti. TİM tarafından açıklanan Denizli ihracatı yüzde 6,1 artışla 360 milyon dolar seviyesinde seyrederken, Denizli İhracatçılar Birliği’nce kayda alınan ihracat yüzde 1,7 artışla 268 milyon dolar oldu.
Denizli’nin ön plana çıkan sektörlerinde ihracat seyri hakkında değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Ocaktan sonra şubat ayında da ihracat artışının devam etmesinin yılın geri kalanı için umut verici olduğunu ifade edebilirim. Şubat ayında Denizli ihracatını sektörel bazda ele aldığımızda tekstil-konfeksiyon ihracatının yüzde 2,8 artışla 112 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatının yüzde 4,1 azalışla 68 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatının yüzde 0,3 azalışla 56 milyon dolar, tarım ihracatının yüzde 10,8 artışla 28 milyon dolar, madencilik ihracatının ise yüzde 18 artışla 19 milyon dolar olduğunu görüyoruz. Makine ve aksamları sektörü sürdürülebilir ihracatıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Denizli’nin makine ve aksamları sektörü, sürdürülebilir ihracatıyla ilimize katkı sağlamaya devam ediyor. Şubat ayında makine ve aksamları ihracatında yüzde 60 artış yaşandı. Diğer yandan, tarım alt sektörlerinde şubat ayında; fındık ve mamulleri ihracatı yüzde 181 ve kuru meyve ve mamulleri ihracatı yüzde 140 oranında arttı. Önceki ay da belirttiğimiz gibi 2024 yılı tarım sektörü için oldukça bereketli başladı ve şubat ayında da pozitif anlamda ayrıştı” dedi.
Şubat ayında lider ülke İngiltere
Denizli’den en fazla ihracat yapılan ülkelere de değinen Başkan Memişoğlu, “Denizli’nin şubat ayı ihracatını ülke bazında değerlendirdiğimizde zirvede bulunan İngiltere’ye ihracatımız yüzde 4 artışla 48 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen ABD’ye ihracatımız yüzde 11,7 artışla 33 milyon dolar, Almanya’ya ihracatımız yüzde 5,2 azalışla 31 milyon dolar olarak gerçekleşti. Şubat ayında Denizli’den Irak’a yapılan ihracat yüzde 79, Mısır’a yapılan ihracat yüzde 62,3, İspanya’ya yapılan ihracat yüzde 45 arttı. Yine şubat ayında ilimizden Kanada’ya yapılan ihracatta yaşanan artış oldukça dikkat çekti. Verilerin bu seyirde devam etmesi iyileşme beklentimizin karşılığını bulacağının bir işareti olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye İmalat PMI, ocak ayında 49,2 düzeyinde ölçülmüştü. Şubat ayında ise eşik değer olan 50,0’nin üzerinde 50,2’ye yükseldi. Böylelikle 8 ay sonra ilk kez eşik değerin üzerine çıktı. Bu değer bize faaliyet şartlarında iyileşme olduğunu gösteriyor. Müşteri taleplerinde ve üretimde yaşanan artışların devam etmesi halinde yılın geri kalanında da ihracatımıza olumlu yansıyacağına inanıyorum. Yeni siparişlerin de etkisiyle önümüzdeki aylarda yılın başında kazandığımız ivmeyi önümüzdeki aylarda da sürdüreceğiz. Ocak ayı verilerine göre ihracat iklim endeksi bir önceki aya göre 0,9 puan artarak 50,6’ya yükseldi. Son 6 aydır ilk kez eşik değerin üzerinde gerçekleşen ihracat iklim endeksi de talep şartlarında toparlanma olduğuna işaret ediyor. Verilerin bu seyirde devam etmesi iyileşme beklentimizin karşılığını bulacağının bir işareti olarak karşımıza çıkıyor.
Elbette makroekonomik gelişmeler ihracatımızın seyri açısından oldukça önemli. Küresel ticarette ve gelişmiş ülkelerin mali politikalarında yaşanan dalgalanmalara rağmen 2024 yılına iyi başladık. İhracatımız hem ocak hem de şubat ayında pozitif seyretti. Yılın geri kalanında da olumlu ihracat seyrimizin devam etmesi için, Denizli
İhracatçılar Birliği olarak sürdürülebilir ihracat vizyonumuzla çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğimizi belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu. – DENİZLİ
]]>CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “Tüm emekli aylık artışları eşitlenecek” açıklamasıyla ilgili “Bunu müjde olarak sunuyorlar. Ama bu ne bir müjde ne de adalettir. Milyonlarca emekli zaten taban aylık olan 10 bin liraya mahküm edilmiş durumda. Bu sözde müjde denen artış, milyonlarca emekliye hiç uğramayacak çünkü bu ek artışa yapılan ek artışla bile kök aylıkları taban aylığa varamıyor. Emeklilerin bir kısmı yüzde 49,25 artış alırken kök aylığı 6 bin 700 lira ve altında olan emekliler yine yüzde 33,3 artışta kalmış olacak. Adaletsizlik, adaletsizlikle örtülmüyor” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dün TRT Haber özel röportajında, “SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin emekli aylıklarındaki artışı ocak ayı itibarıyla yüzde 49,25’e yükseltiyoruz” dedi. CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Gölge Bakan ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Taşcıer’in açıklamaları şöyle:
“BU MÜJDE DENEN ARTIŞ, MİLYONLARCA EMEKLİYE HİÇ UĞRAMAYACAK ÇÜNKÜ BU EK ARTIŞLA BİLE KÖK AYLIKLARI TABAN AYLIĞA VARAMIYOR”
“AKP Genel Başkanı Erdoğan, 2024’ü ‘Emekliler Yılı’ ilan ettiklerini söylemiş ve açlık sınırının bile fersah fersah uzağında kalan emeklilerin aklıyla alay etmişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan’ın açıklamalarından da görüyoruz ki bu alay eder tavırları devam edecek. Önce 5 bin lira 100’üncü yıl ikramiyesinde, çalışan-çalışmayan emekli diye ayrım yaptılar. Sonra memur emeklisiyle SSK ve Bağ-Kur emeklisi arasında aylık artışlarında ayrım yaptılar. Bakan’ın son açıklamasıyla ‘Tüm emeklilerin aylık artışları eşitlenecek’ deniyor ve bunu da müjde olarak sunuyorlar. Ama bu ne bir müjde ne de adalettir. Milyonlarca emekli zaten taban aylık olan 10 bin liraya mahküm edilmiş durumda. Bu sözde müjde denen artış, milyonlarca emekliye hiç uğramayacak çünkü bu ek artışa yapılan ek artışla bile kök aylıkları taban aylığa varamıyor. Emeklilerin bir kısmı yüzde 49,25 artış alırken kök aylığı 6 bin 700 lira ve altında olan emekliler yine yüzde 33,3 artışta kalmış olacak. Adaletsizlik, adaletsizlikle örtülmüyor.
“BU SİSTEM BAŞTAN AŞAĞI DEĞİŞMEDİĞİ MÜDDETÇE EMEKLİNİN SEFALET HALİ SÜRECEK”
Yüzde 49,25 artış alana da fayda etmiyor. Erdoğan yönetiminin Türkiye’yi bile isteye içine sürüklediği enflasyon ortamında artışlar anlam ifade etmiyor, maaşlar günden güne eriyip gidiyor. Geçtiğimiz ay kök aylığı 7 bin 500 lira olan bir emeklinin bugün alacağı aylık hepi topu 11 bin 194 lira oluyor. Bunun adı mı müjde? AKP iktidarı emeklilik sistemini öylesine bozdu ki yapılan yamanın üzerine yeni yamalar artık tutmuyor. Bu sistem baştan aşağı değişmediği müddetçe emeklinin sefalet hali sürecek. Sistemi bizzat bozanlar, elbette bunu düzeltemezler. Bunu ancak yeni bir iktidar; emekçiden, emekliden, halktan yana olan bir iktidar düzeltebilir, o da CHP’dir.
“VATANDAŞLARIMIZIN HAYATTA KALMAYA ÇALIŞMADIĞI, MUTLULUKLA YAŞADIKLARI BİR TÜRKİYE HAYAL EDİYORUZ”
Biz emeklilik sisteminin topyekün bir değişime ihtiyacı olduğunu söylüyoruz. Emekli aylıklarının ilk aşamada, asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiğini söylüyoruz. Aylık bağlama oranlarının yeniden yükseltilmesini, güncelleme katsayılarının yeniden düzenlenmesini, artışlarda büyümeden de pay verilmesini, 2000 sonrasına intibak düzenlemesinin yapılmasını savunuyoruz. Çok prim ödeyenle az prim ödeyenin en düşük aylıkta buluşturulmadığı adaletli bir sistemi savunuyoruz. CHP olarak biz, yıllarca çalışmış, alın teri dökmüş, bu ülkeye hizmet etmiş insanlarımızın, emekliliklerinde insanca bir yaşam sürebilmelerini, muhtaç olmadan rahat ve huzur içerisinde geçinebilmelerini istiyoruz. Biz vatandaşlarımızın hayatta kalmaya çalışmadığı, mutlulukla yaşadıkları bir Türkiye hayal ediyoruz. Bunu da gerçekleştirmeye son derece kararlıyız.”
]]>