Astsubay – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 01 May 2024 06:48:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Emekli Astsubaylar : Cumhurbaşkanımız ve Genelkurmay Başkanımız Bizi Neden Sokağa Döktünüz? https://www.haber28.com.tr/emekli-astsubaylar-cumhurbaskanimiz-ve-genelkurmay-baskanimiz-bizi-neden-sokaga-doktunuz/ https://www.haber28.com.tr/emekli-astsubaylar-cumhurbaskanimiz-ve-genelkurmay-baskanimiz-bizi-neden-sokaga-doktunuz/#respond Wed, 01 May 2024 06:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16391

HABER: EDDA SÖNMEZ/ KAMERA: HAKAN KAYA

Emekli astsubaylar, İstanbul Maltepe’de, özlük haklarını savunmak ve tazminat taleplerini dile getirmek için iktidara çağrıda bulundular. “Hak, Hukuk, Adalet” sloganı atan emekli astsubaylar, yıllardır özlük hakları için mücadele ettiklerini ve mevcut hükümet tarafından oyalandıklarını belirterek “Cumhurbaşkanımız, Genelkurmay Başkanımız bizi neden sokağa döktünüz?” diye sordu.

Türkiye’nin dört bir yanından emekli astsubaylar, özlük hakları için İstanbul Maltepe’deki miting alanında bir araya geldi. Miting düzenleme komitesinin çağrısı üzerine toplanan binlerce emekli astsubay “Hak, Hukuk, Adalet” sloganı attı. Mitinge Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da destek verdi.

Emekli astsubaylar adına basın açıklamasını yapan Deniz Kuvetleri’nden emekli Kıdemli Başçavuş Avukat Yalçın Tunçbilek, haklarını alıncaya kadar, inanç ve kararlılıkla mücadele edeceklerini belirterek, “Astsubaylar, sadece itibari anlamda değil ücret rejimi noktasında da büyük hak kayıpları ile karşı karşıya bırakılmışlardır” dedi.

Metingte okunan basın açıklaması ise şöyle:

“ORDUMUZ, MEMLEKETİN HER KÖŞESİ, HER BİR HANESİNDEN GELEN İNSAN KAYNAĞIYLA TEŞEKKÜL ETMİŞ, ASİL TÜRK MİLLETİ’NİN ADETA ÇELİKLEŞMİŞ BİR İFADESİDİR: Türk Silahlı Kuvvetlerinin vazgeçilmez unsuru kahraman astsubayların uzun yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını ve haklı taleplerini dile getirmek üzere milletin kürsüsünden sizlere ve kamuoyuna saygıyla sesleniyorum. Mazisi şan, şeref ve zaferlerle dolu Türk Ordusunu daha nice yüzyıllara taşıyacak yenilikçi değişim ve dönüşümlerin, çağın gereklerine uygun olarak zamanında gerçekleştirilmesi önemli bir husustur. Bu bağlamda, Milletimizin bağrından çıkmış ordumuzun, geleceğinin hassasiyetle planlanması ve aidiyet duygusunu pekiştirecek çok yönlü değişim ve dönüşümlerin vakti geldiğinde yapılarak tüm TSK personeline hissettirilmesi de büyük önem arz etmektedir. Ordumuz, memleketin her köşesi, her bir hanesinden gelen insan kaynağıyla teşekkül etmiş, asil Türk Milleti’nin adeta çelikleşmiş bir ifadesidir. Toplumumuzda bu niteliği itibariyle de askerlik bir meslek değil bir yaşam biçimi olarak kabul görmüştür. Halk arasında ‘Peygamber Ocağı’ olarak da ifade edilen bu kurum tüm kamuoyu yoklamalarında halen en güvenilir kurumlarımızdan bir tanesi olarak ön sırada yer almaktadır.Türk Ordusu, milletinin zor günlerinde şefkatle yardıma koşan, yolu gözlenen, en çok güvendiği dayanağı olmuştur. Yakın zamanda yaşanan elim deprem felaketinde de tecrübe edildiği üzere, halkımız böyle durumlarda ilk olarak kendi bağrından çıkan ‘Mehmetçiği’ yanında görmek istemiştir. Sırtında bu kadar önemli manevi yükü taşıyan ordumuzun gücü, takdir edersiniz ki, tüm personelinin sahip olduğu moral ve motivasyonuyla da doğrudan orantılıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin (TSK) yakın tarihi incelediğinde; yeniden yapılanması adına 1950’li yıllardan itibaren uygulamaya geçirilen Amerikan modeli politikalar askeri anlamda modernleşme çabaları olarak görülmüş ve bu yeni yapılanmanın çeşitli sorunları da beraberinde getirebileceği karar alıcılar, kanun koyucular tarafından öngörülememiştir.

EN BAŞTAKİ SORUNLAR BÜYÜYEREK BUGÜNE KADAR SÜREGELMİŞTİR: Amerika Birleşik Devleti (ABD) ordu yapısının Türk ordusuna transfer edilmesi bazı temel yapısal sorunları da beraberinde getirmiştir. Ordumuza ithal edilen bu sistem ile, yeni ara statülerin benimsenip işlevsel hale gelmesinde zorluklar yaşanmıştır ve hala da uyumsuzluğun sorunları yaşanmaya devam etmektedir. Uyumsuzlukları olan bu ithal sistem, rasyonel ve güçlü bir yasal temelde, sorunları çözüme kavuşturulmadığı için, en baştaki sorunlar büyüyerek bugüne kadar süregelmiştir. Mevcut sistemimizdeki astsubaylar ve emeklilerinin karşı karşıya kaldığı sorunlar da bu durumun belirgin bir göstergesidir. TSK’da astsubaylar branşlarında en ihtisaslı personel olmalarının yanında liderlik ve amirlik; Kısım ve Takım Komutanlığı, Bölük Komutanlığı, Bando Komutanlığı, Karakol Komutanlığı, Bot Komutanlığı, Bölük Astsubaylığı, Saymanlık, Kısım Amirliği, Öğretmenlik, Müdürlük, Öğretim görevlisi kadroları dahil birçok sorumlulukları olan etkin vasıflı kadro görevlerinin yanında, çeşitli subay kadro görevlerini de asaleten ve vekaleten yürütmektedirler. Bunlara ek olarak astsubay statüsü kritik konumu itibari ile yıllar içerisinde daha da fazla sorumluluk taşıyan bir hale dönüşmüştür. Ancak tarihi süreç incelendiğinde bu kadar ağır sorumluluklarına karşılık statü haklarının iyileştirilmesi ve uyumu noktasında etkin yenilikler yapılamamıştır.

120 BİN EMEKLİ VE 100 BİN ÇALIŞANI VE AİLELERİYLE BİRLİKTE 1 MİLYONU AŞAN ASTSUBAY CAMİASININ ACİL ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI NE YAZIK Kİ ÇÖZÜMSÜZ KALMIŞTIR: Astsubaylar, geniş sorumlulukları bulunan bu görevleri icra etmelerine karşın sadece itibari anlamda değil ücret rejimi noktasında da büyük hak kayıpları ile karşı karşıya bırakılmışlardır. 120 bin emekli ve 100 bin çalışanı ve aileleriyle birlikte de 1 milyonu aşan astsubay camiasının acil çözüm bekleyen sorunları ne yazık ki çözümsüz kalmıştır. Az önce bahsedilen negatif etkiler altında uzun yıllar görev hayatlarına devam ederek emekli olduktan sonra da çektikleri külfetin nimet dengesi hususunda yeterince tatminkar bir kıymet görememişlerdir. Bahse konu negatif etkiler değerlendirildiğinde; maddi eksiklerin yanında itibari kıymetlendirmeyi de esas alarak astsubaylık statüsünün; ifa etmiş oldukları görevlerin kritik öneminin daha iyi idrak edilerek, bilgi birikim ve tecrübelerinin de göz önünde bulundurularak çağın gereğine uygun bir sisteme kavuşturulması da son derece önem arz etmektedir. Bugünün ve geleceğin harp anlayışı teknoloji-yoğun sistemlerin varlığına bağlı olarak şekillenmektedir. Sadece idari konularda değil aynı zamanda tüm teknik konularda da sorumluluğu üstlenmiş, teknolojik silah, araç gereç ve malzemenin işlerliğini sağlayan ve kritik teknik görevleri icra eden astsubaylarımızın mevcut durumdaki ön lisans olan eğitim seviyelerinin lisans seviyesine çıkartılarak Türk Ordusunun, modern ve güçlü dünya orduları arasındaki yerinin pekiştirilmesi sağlanmalıdır. Siyasi ve askeri karar alma mekanizmaları bu rasyonel tercihi göz ardı etmemelidirler. Astsubayların savaş ve barış koşulları altında, yıllar içerisinde edindikleri tecrübe, bilgi ve birikimleri ile kazandıkları yetkinlik dikkate alınarak yatay nitelikli kadrolardan branşlarında ihtisaslaşmış dikey nitelikli kadrolara açık hale getirilmesi ve potansiyellerinden azami ölçüde fayda sağlanabilmesi de yine çok önemli bir husustur. Astsubaylarımız yaşadığı sorunları uzun yıllar Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ve birçok yazılı ve görsel medya organlarında da gündeme getirmeye çalıştılar.

ASTSUBAYLARA VERİLEN SÖZLER TUTULMAMIŞTIR: Astsubay camiasının bu talepleri ordumuzun komuta kademeleri ve hükümetlerimizce de haklı görülmüş, çözüm sözleri verilmiş ancak sonrasında herhangi bir ilerleme sağlanamamıştır. (Türk Dünyasının ünlü Yazarlarından Cengiz Aymatov ‘un dediği gibi; Bütün duyguları anlatmaya yetecek kadar kelime yoktur. Gerek de yoktur. Kelimeler mi yetersiz kalmıştır? Anlaşılmak mı istenilmemiştir, takdirini siz değerli konuklarımıza ve meslekdaşlarımıza bırakıyorum) Yakın zamanda bahse konu bu haklı talepleri tekrar duyurulabilmek adına emekli astsubaylarımızın öz çabaları ile bilimsel nitelikte bir makale çalışmasıyla önemli bir adım atılmıştır. Bu konuların değerlendirileceği bir ‘Çalıştay’ yapılabilmesi için de hala çalışmalarını azim ve kararlılıkla sürdürmektedirler.

TSK İÇERİSİNDEKİ SUBAYLARA TAHAKKUK ETTİRİLEN TAZMİNATLARIN TEMEL DAYANAK NOKTASI ANILAN PERSONELİN “AMİR” SIFATIYLA TANIMLANMIŞ OLMASIDIR: 20 Eylül 2023 tarihinde “Cumhuriyetin 100. Yılında Astsubaylar” başlığıyla yayınlanan makalede, binlerce emekli astsubayın gönüllü katılımı ile görüşlerine başvurulmuştur. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında çalışmalar yürüten kendisi de emekli bir Asb olan Öğr. Üyesi Dr. Fatih Çam tarafından kaleme alınan ve hakemli ulusal bir dergide yayınlanan çalışmanın bulguları sorunların çözümünde tarafsız ve gerçekçi bir biçimde karar alıcılar, kanun koyucular ve tüm paydaşların dikkatine sunulmuş bilimsel bir kaynak niteliğindedir. Makalede elde edilen bulgular ışığında, TSK personelinin aylık bağlama oranları ve net ele geçen maaşların toplamının tazminat faktörü üzerinden değerlendirildiği görülecektir. Tazminatlar sadece subay statüsüne bağlanan maaşlarda yer almaktadır. Aradaki farkın oluşmasındaki temel belirleyici unsur da tazminatın varlığıdır. Çünkü astsubaylarda tazminata konu bir ödeme kalemi değerlendirmeye alınmamıştır. TSK içerisindeki subaylara tahakkuk ettirilen tazminatların temel dayanak noktası anılan personelin “amir” sıfatıyla tanımlanmış olmasıdır. Astsubayların da ifa etmiş olduğu görev ve almış olduğu sorumluluklar dikkate alındığında “amir” sıfatıyla doğrudan emir-komuta yetki ve sorumlulukları olan makamları işgal ettiği açıkça görülmektedir. Bu nedenle söz konusu amir tanımına karşılık olarak statüler arası bir farklılıktan bahsetmek yeterli bir gerekçe değildir.

ARADAKİ BÜYÜK MALİ UÇURUMUN ORTADAN KALDIRILMASI İÇİN YENİ BİR DÜZENLEME ACİLEN TESİS EDİLMELİDİR: Aradaki büyük mali uçurumun ortadan kaldırılması için yeni bir düzenleme acilen tesis edilmelidir. Bu düzenlemenin en önemli gerekçesi ise 926 Sayılı Kanun hükümlerince TSK içerisinde ‘asker kişi’ olarak tanımlanan astsubayların kamu mali yönetimi çerçevesinde ücretlendirilmesi noktasına gelince 657 Sayılı Kanun’a bağlı ‘büro memuru’ statüsünde gösterilmesidir. Arz ettiğim bu mağduriyetlerin giderilmesi için TSK bünyesindeki tüm personelin sorumluluklarını göz önünde bulunduran, insan odaklı bir ücret politikasının tesis edilmesi gerektiği ortadadır. Kamu idaresi içerisinde istihdam edilmiş tüm çalışan ve emeklileri gibi astsubaylarımızın da yaşam standartlarını yükseltmek askeri ve siyasi karar alıcıların acil çözüm bulması gereken konuların başında gelmelidir. Mali iyileştirme ve düzenlemelerin aynı zamanda astsubaylık statüsünün itibari anlamda da iyileştirilmesine doğrudan katkı sağlayacağı da inkar edilemez bir gerçekliktir. Bu mağduriyetleri giderecek olan en yetkili ve en yüce makam ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Astsubayların gerek maddi, gerek itibari anlamda haklı taleplerinin karşılanması ordumuzun gücüne güç katacaktır”

]]>
https://www.haber28.com.tr/emekli-astsubaylar-cumhurbaskanimiz-ve-genelkurmay-baskanimiz-bizi-neden-sokaga-doktunuz/feed/ 0
Edirne Jandarma Komutanlığı’ndaki kadın astsubaylar köylerde aktif görev yapıyor https://www.haber28.com.tr/edirne-jandarma-komutanligindaki-kadin-astsubaylar-koylerde-aktif-gorev-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/edirne-jandarma-komutanligindaki-kadin-astsubaylar-koylerde-aktif-gorev-yapiyor/#respond Thu, 11 Apr 2024 05:12:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13868 Edirne Jandarma Komutanlığı bünyesindeki Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliğinde çalışan kadın astsubaylar, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak için köylerde aktif şekilde görev yapıyor.

Kadın jandarmalar İçişleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Kadın Destek Uygulaması (KADES), 112 Acil Çağrı Hattı’nın kullanımı ve dolandırıcılık olayları gibi konularda köy sakinlerine yönelik bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştiriyor.

Gece gündüz demeden, her türlü hava koşulunda görevlerini yerine getiren kadın jandarmalar, Edirne ve ilçelerinde 248 köyde halkı bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyor.

Kadın jandarmalar, kilometrelerce yol kat ederek köylerdeki vatandaşlarla birebir iletişim kuruyor. Aile içi şiddetle mücadele, çocuk hakları, Kadın Destek Uygulaması kullanımı, 112 Acil Çağrı Hattı’nın önemi ve dolandırıcılık konularında aktarılan bilgilerle halkın güvenliği ve bilinç düzeyi artırılmaya çalışılıyor.

“Mesleğimizi büyük bir onur ve gururla yapıyoruz”

Edirne Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele Kısım Amiri Astsubay Üstçavuş Canset Dike, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesleğini büyük bir onur ve gururla icra ettiğini vurguladı.

Ziyaret ve denetimlerde bire bir ilgi gösterdiklerini belirten Dike, “Vatandaşlarımıza aile içi şiddetin önlenmesi ve tedbirlere yönelik bilgiler aktarıyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de kadınlarımıza verdiğimiz değerin bir ifadesi olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz.” diye konuştu.

Astsubay Kıdemli Çavuş Yeşim Aykanat da Kadın Destek Uygulaması’nı vatandaşlara anlattıklarını ve telefonlarına uygulamayı kurmayı öğrettiklerini ifade etti.

Sadece kadınlara değil, erkeklere de bilgilendirme yaptıklarını belirten Aykanat, “Vatandaşlarımız bizleri gördüklerinde mutlu oluyor. Ev ziyaretlerinde çay ve kahve ikramlarıyla karşılaşıyoruz. Bizler de vatandaşlarımıza hizmet etmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz.” dedi.

“Görevimizi gururla yapıyoruz”

Astsubay Üstçavuş Alperen Kalkan ise vatandaşları dolandırıcılığa karşı da uyardıklarını anlattı.

Telefon dolandırıcılığına karşı bilgilendirme yaptıklarını dile getiren Kalkan, şunları kaydetti:

“Telefon dolandırıcılığına karşı bilgilendirme yaparak vatandaşlarımızı bu tür dolandırıcılara karşı uyarıyoruz. Kendilerini jandarma, polis veya savcı olarak tanıtan dolandırıcıların, farklı bahanelerle para talebinde bulunduğu durumlarla karşılaşabilirler. Bu noktada, vatandaşlarımızın dikkatli olmalarını ve bilinçli bir şekilde hareket etmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Biz kadın astsubaylar olarak jandarma teşkilatı içinde aktif bir şekilde görev almaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Mesleğimizi icra ederken vatandaşlarımıza hizmet etmek bizim için büyük bir onur ve gurur kaynağıdır.”

Köy okullarında öğrenci ve öğretmenlerle buluşuyorlar

Astsubay Çavuş Ceyma Oğuz ise timin köy ziyaretleri kapsamında okullardaki öğrenci ve öğretmenlerle bir araya geldiğini söyledi.

Öğrencilere 112 Acil Çağrı, yaya geçidi kullanımı, hayvan sevgisi, akran zorbalığının önlenmesi, vatan sevgisi ve jandarma konuları, öğretmenlere ise KADES hakkında bilgiler verdiklerini anlatan Oğuz, şöyle devam etti:

“Bu faaliyetlerimize trafik, çevre doğa koruma timleri ve çocuk kısım amirliği ekipleri olarak gerçekleştiriyoruz. Bugünün çocukları jandarma, hakim, savcı, doktor, öğretmen, hemşire olacaklar.

Ülkemizin geleceği için çocuklarımıza ne kadar çok dokunursak parlak bir nesil yetiştireceğimizin farkındayız. Kadın astsubaylar olarak teşkilatımızda görev almaktan, çocuklarımızla bir araya gelerek onların ne kadar değerli olduklarını göstermek için elimizden geldiğince bu fedakarlığı yapmaktayız.”

Vatandaşlar ziyaretlerden memnuniyet duyuyor

Köyde yaşayan vatandaşlardan Hamide Özdinç, hemcinslerinin jandarma olarak görev yapmasından gurur duyduğunu belirtti.

Kadriye Güven de jandarma ekiplerinin her hafta ziyaretlerine geldiğini ve bu ziyaretlerden memnuniyet duyduklarını söyledi.

Gülten ve Nurten Engin kardeşler de jandarmanın güven ve huzur vermeye devam ettiğini kaydetti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/edirne-jandarma-komutanligindaki-kadin-astsubaylar-koylerde-aktif-gorev-yapiyor/feed/ 0
Geçinemeyen Emekli Astsubaylar Öfkeli. Emekli Astsubay Hüseyin Tunç: “Bizi Dağlarda Teröristler Öldüremedi Ama Açlık Öldürecek. Yeter, Sıkıldık” https://www.haber28.com.tr/gecinemeyen-emekli-astsubaylar-ofkeli-emekli-astsubay-huseyin-tunc-bizi-daglarda-teroristler-olduremedi-ama-aclik-oldurecek-yeter-sikildik/ https://www.haber28.com.tr/gecinemeyen-emekli-astsubaylar-ofkeli-emekli-astsubay-huseyin-tunc-bizi-daglarda-teroristler-olduremedi-ama-aclik-oldurecek-yeter-sikildik/#respond Sun, 28 Jan 2024 09:12:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3776 Haber: CEYLAN SAĞLAM- Kamera: EYLEM LADİN DEĞER

Emekli astsubaylar, 2001 yılında astsubaylara Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile verilen, ancak kararnamenin süresi dolduğu için artık ödenmeyen, bugün yaklaşık 8 bin lira karşılığı olan 10 bin ek göstergenin maaşlarına yansıtılmasını bekliyor. Emekli astsubay Hüseyin Tunç, “Sorunumuz çok, bizi dağlarda teröristler öldüremedi ama açlık öldürecek. Yeter, sıkıldık” dedi. Engelli Komando Astsubay emeklisi Yılmaz Demir Özçelik ise, “Askerler geçinemiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, maaşlarımızı size verelim. Engelli komando astsubayı ve silah arkadaşları geçinemiyor. On yıllarca önce bize tazminat sözü verildi, geçinemiyoruz. Sözler verildi, Meclis’e gönderildi, hala verilmedi. Ne olur maaşlarımızı size verelim, bizim yerlerimize evlerimizi siz geçindirin” dedi.

Emekli Astsubaylar İnisiyatifi Hareketi üyesi emekli astsubaylar, 2001 yılında astsubaylara KHK ile verilen, ancak kararnamenin süresi dolduğu için günümüzde 8 bin liranın karşılığı olan, yansıtılmamış 10 bin puanlık göstergenin sigortalarına yansıtılmasını ve kendilerine vaat edilen tazminatların ödenmesini talep ediyor.

Emekli astsubaylar, taleplerini dile getirmek için Ankara’da Ulus Meydanı’nda dün bir araya geldi. Emekli astsubaylar ANKA Haber Ajansı’na yaşadıkları sorunları şöyle anlattılar:

BİZİ DAĞLARDA TERÖRİSTLER ÖLDÜREMEDİ AMA EMEKLİLİK, AÇLIK ÖLDÜRECEK”

Emekli astsubay Hüseyin Tunç: “26 yıllık astsubayım. Rahatsızlandım, yüzde 70 engelliyim ve personele geçtim. Silahlı kuvvetlerde çalışıp buradaki arkadaşların çoğu bedensel sorunları vardır. Herkes dağlarda, bayırlarda, o karın altında yaşadı, yattı. Ama hakkımız yendi, 23 yıldır astsubaylara bugün yarın söz veriyorlar, sözünde durmuyorlar. Biz, bu sözlerini tutmaları için öl, söz verme/ öl sözünde durma demeye, tazminat hakkımızı almaya geldik. Subaylara bir sürü tazminatlar veriliyor, görev tazminatı, makam tazminatı, kadrosuzluk tazminatı gibi bir sürü tazminat veriliyor. Astsubaylara bir tane verilmiyor. Sorunumuz çok, bizi dağlarda teröristler öldüremedi ama emeklilik, açlık öldürecek. Yeter, sıkıldık. Ne çocuğumuzun okulu ne eşimizin bir yuvası oldu. Oradan oraya gittik, hep ülkemiz için dağlarda, riskli bölgelerde görev yaptık. Yapmayın artık, sözünüzde durun. Artık dayanamıyoruz. Astsubaylar çıldırma noktasına geldi. Benim maaşım çok düşük, ben bunu hak etmiyorum. 14 bin 500- 15 bin 500 lira arasında. Biz bunu hak etmiyoruz. Biz dağlarda, ülkemiz için savaştık. 10 bin puanla 8 bin lira iyileştirme istiyoruz. Gençlerimiz şu anda dağlarda, bizim yerimizde. Bizler de oralardaydık. Oradan geldik. Benim üç tane çocuğum var. Bunları okutmak bir dert, ev bir dert. Ev alamadık.”

ULUFE İSTEMİYORUZ, İCAZET İSTEMİYORUZ”

Emekli jandarma astsubay Necmi Kerimoğlu: “35 yıl bilfiil hizmet ettim ülkeme. Ülkemizin en ücra köşelerinde görev yaptım. 35 yılımın 17 yılını terörle mücadele bölgesinde geçirdim. Birçok meslektaşlarımızı kaybettik. Bizler bu ülke için hayatımızı seve seve veren insanlarız. Ben 3 tane üniversite bitirdim ama aldığım maaş 18 bin lira. 18 bin lira da kira veriyorum ve geçinemiyoruz. Bu mudur adalet? Bizlere yıllardır söz veriliyor, Cumhurbaşkanımız, Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız; ‘vatan size minnettar, hakkınız ödenmez’ deniliyor. Ama biz bunları göremiyoruz. Doğrudur, haklarımızı ödemiyorlar. Biz hakkımızı istiyoruz. Birilerine 6 tazminat, diğerine sıfır tazminat… Külfette varsa nimet de istiyoruz. Başka bir talebimiz yok. Ulufe istemiyoruz, icazet istemiyoruz. Biz çocuklarımıza, torunlarımıza harçlık veremiyoruz. Onun kederi içerisindeyiz, geçinemiyoruz. Bizi duymanızı istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, Anayasal olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanıdır. Bizleri dinleyiniz. Biz her türlü zorlukta, meşakkatte bu ülke için feda ettik, canımızı koyduk. Bizim derdimiz para değil; insanca yaşamak istiyoruz.”

Emekli Hava Astsubay Hüseyin Alkan: “25 yıl hava kuvvetlerinde teknisyen olarak çalıştım. Bize söz verildi, kıdem tazminatlarımız verilmedi. Biz boğazımızdan kısıyoruz, giyimi falan bıraktık. Hele eviniz yoksa perişansınız. Çoğu arkadaşımız Temelli’ye gitti, Polatlı’ya gitti ev tutmak için.”

SUBAYLARA VERİLEN TAZMİNATLAR, BURADAKİ İNSANLARA VERİLMİYOR. BİZ BU TAZMİNATIN PEŞİNDEYİZ”

Murat Demirkıran: “Biz buraya İzmir’den geldik. İki otobüs insan topladık. İstanbul’dan gelenler var, Antalya’dan kendi imkanları ile gelenler var. Bu meydanda gördüğünüz herkes birer kahraman, birer gazi. Arkadaşları şehit bu insanların. Bu insanlar şu anda açlık sınırının altında verilen bir maaş ile yaşıyorlar. Subaylara verilen tazminatlar, buradaki insanlara verilmiyor. Biz bu tazminatın peşindeyiz. Anamızın ak sütü kadar helalimiz bu, geçinemiyoruz. Bu tazminat sözü bize 2001’de veriliyor ama bir türlü gerçekleşmiyor. Bu Ulus eylemi bugün bunun gerçekleşmesinin birinci adımı olacak. Maaşımıza yansıtılması gereken 7 bin liradan 11 bine kadar gidiyor. Bugün yarbaylar tazminatı alıyor, albaylar alıyor, astsubaylara tazminat verilmiyor. Biz onlardan daha ağır görevler yaptık. Şu anda bu tazminatı talep ediyoruz.”

NE OLUR MAAŞLARIMIZI SİZE VERELİM, BİZİM YERLERİMİZE EVLERİMİZİ SİZ GEÇİNDİRİN”

Emekli engelli Komando Astsubay Yılmaz Demir Özçelik: “Memurlara 8 bin 77 lira seyyanen zam verdiler. Biz emekliler bundan mahrum bırakıldık. Neden mahrum bırakıldığımızı bilmiyoruz. 2002 öncesi asgari ücretin üç katı emekli maaşı alırken, bugün itibariyle asgari ücretin altına da düştük. Askerler geçinemiyor Sayın Cumhurbaşkanımız, maaşlarımızı size verelim. Engelli komando astsubayı ve silah arkadaşları geçinemiyor. On yıllarca önce bize tazminat sözü verildi, geçinemiyoruz. Sözler verildi, Meclis’e gönderildi, hala verilmedi. Ne olur maaşlarımızı size verelim, bizim yerlerimize evlerimizi siz geçindirin. Engelli Komando Astsubayı olarak buraya kadar geldim; üç aile bir evde üç odada. Her biri yatak odası, bu şekilde kalıyoruz. Türk askeri bu duruma düşürülmemeliydi.

17 BİN 500 LİRA MAAŞ ALDIM. BÖYLE BİR ŞEY OLMAZ”

Emekli jandarma astsubay Hasan Savaş: “32 sene bu memlekete kelle koltukta hizmet verdim. 10 sene terörle ilgili bölgelerde çalıştım, ben ayıp olmasın diye söylemek istemiyordum ama söyleyeceğim; 17 bin 500 lira maaş aldım. Böyle bir şey olmaz. Bir imama 40 bin lira veriyorsa bu devlet, bir bekçiye 35 bin lira veriyorsa… Şemdinli’nin dağlarında gezdim ben, eşim çocuklarım yanımda yoktu. Yıllarca doğru düzgün okul okuyamadılar; ev bulamadık, lojman yok. Bugün bizi bu hale sokamazlar bu mümkün değil. Çok büyük haksızlık var.”

Türk Silahlı Kuvvetleri bando mızıkasından emekli astsubay Ali Toker: “Evi olmayan, eşi çalışmayanların durumu gerçekten çok zor. Aldığımız en yüksek maaş, 37 yıllık hizmetim var 17 bin lira maaş alıyorum. Asgari ücret kadar bir maaş alıyorum. Çocuğumuz, eşimiz, gerçekten insanca yaşamı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Bizim yaptığımız iş, diğer arkadaşlarımızın işinden aşağıda gibi görülse de bizim de gece gündüz 48 saat görev yaptığımız oldu. Doğudaki arkadaşlarımız o kış şartlarında bandoculuktan başka dağda görev aldılar, çatışmalara girdiler. Hatta Tunceli’de bir bandonun içinde bomba patlamıştı, o arkadaşlarımız da bandocuydu. Bu devlet için canlarını verdiler, tüm askerler gibi biz de hakkımızı hukukumuzu istiyoruz. Biz ekstra bir şey istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Sesimiz duyuluyor. Tek başına sözler veriliyor, siyaset böyle bir şey, unutuluyor. Bu verilen sözlerin yüzde 10’u yapılmış bile olsa, şu anda Türkiye refah bir ülke konumuna gelecekti.

CANI İLE KANI İLE BU ÜLKEYİ KORUYAN İNSANLARA YAPILAN BU EZİYET HAKSIZLIKTIR”

35 yıl boyunca bando astsubayı olarak görev yapan Nejdet Akyüz: “Ülkemizin her tarafında astsubay arkadaşlarımın özlük hakları, siyasi otoritelere söylenmesine rağmen, dosyalar verilmesine rağmen ötelendik. Canı ile kanı ile bu ülkeyi koruyan insanlara yapılan bu eziyet haksızlıktır. Bu haksızlığın giderilmesi için başta iktidarda olan Sayın Cumhurbaşkanımız ve diğer siyasi partilere buradan sesleniyoruz; lütfen bizlere sahip çıkın. Bub ordunun bel kemiğiyiz, emekçileriyiz. Her zaman ordumuzun yanında, elimizi taşın altına koyduk. Bizler artık belirli küçük maaşlar ile geçiniyoruz, torunumuza bir harçlık veremiyoruz. Ailemiz ile gezilere gidemiyoruz. Lütfen bugün bu sokaklara bizi toplamayın, biz bu ülkenin her zaman koruyucusuyuz. Çocukluk yaşlarda, 14 yaşında girmişiz buraya. Silahlı kuvvetlerin terbiyesini almış bir toplumuz biz. Atatürkçü düşünce ile yetişmiş bir toplumuz biz. Bugün Atatürk olmasaydı, biz bugün burada olmayacaktık. Onun için Türk milletinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin, siyasi partilerin bize sahip çıkmasını bekliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/gecinemeyen-emekli-astsubaylar-ofkeli-emekli-astsubay-huseyin-tunc-bizi-daglarda-teroristler-olduremedi-ama-aclik-oldurecek-yeter-sikildik/feed/ 0