Ateş – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 01 Aug 2024 08:36:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Türker Ateş: Eğitimdeki Reformlar İçler Acısı Halde https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-turker-ates-egitimdeki-reformlar-icler-acisi-halde/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-turker-ates-egitimdeki-reformlar-icler-acisi-halde/#respond Thu, 01 Aug 2024 08:36:22 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28883 (ANKARA) – CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, iktidarın eğitim politikaları ve son olarak açıklanan müfredat programını eleştirerek, “Ülkemizde ideolojik yönü ağır basıp, ayakları yere basmayan reformlarla eğitimde geldiğimiz nokta içler acısı halde. 4+4+4 sisteminde okula başlayan kuşağın yüzde 17’sinin 10 yıl sonra ne eğitimine devam ettiği, ne de istihdam içinde yer aldığı görüldü. Hükümetin oldubittiye getirdiği, çağdaşlıktan uzak, değişen dünyanın ihtiyaçlarını dikkate almayan eğitim politikaları ve ekonomideki basiretsizlikle ev genci gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ekonomik krizlerle artan çocuk işçiler de cabası” dedi.

CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, eğitimde uygulanan yanlış politikalar sonucu yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Ateş, OECD’nin 2022 yılı verilerine göre; Türkiye’de ne eğitimde ne istihdamda yer alan 15-19 yaş grubu gençlerin oranının yüzde 16,7 olduğunu belirterek, “Bu oran ile Türkiye, Şili ve Güney Afrika’yı bile geçmiş durumda; OECD sıralamasında 4. sırada. Erkeklerde oran yüzde 12,5 iken kızlarda yüzde 21,3’e ulaşıyor. Türkiye ayrıca, 20-24 yaş grubunda yüzde 33,3 oranıyla sıralamada Güney Afrika’nın ardından ikinci sırada yer alıyor. TÜİK’in 2023 yılı verileri 15-24 yaş grubunda ise bu oranın yüzde 22,5 olduğunu gösteriyor. Sadece bu veriler bile eğitim sistemimizdeki yetersizliklerin önemli bir yansıması” ifadelerini kullandı.

PİSA TESTİ ORTADA; ULUSLARARASI REKABET ŞANSIMIZ DÜŞÜK

Ülkeler arası rekabet için değişen dünyanın ihtiyaç duyduğu yeterlikler bir yana Türkiye’nin yeni kuşaklarına eğitimde temel becerileri bile kazandırmaktan uzak olduğuna dikkat çeken Ateş, “Bu durumu OECD’nin 15 yaş öğrencilerde yeni ekonomide ihtiyaç duyulan becerileri ölçen PİSA test sonuçları somut olarak gösteriyor. İleri seviyedeki öğrencilerimizin oranı matematik alanında yüzde 5, fen alanında yüzde 4 ve okuma alanında yüzde 2 oldu. Öğrencilerin büyük kısmı okuduğunu anlamıyor, problem çözemiyor. Bu göstergelerle uluslararası rekabette şansımız son derece düşük” dedi.

REFORM ÖNCESİNİN GERİSİNE DÜŞÜLDÜ

Ateş, iktidarın uygulamaya koyduğu 4+4+4 sisteminin de başarılı olmadığını vurguladı. Son açıklanan müfredat programını da eleştiren Ateş şunları dile getirdi:

“2015 yılında; 4+4+4 modeline geçiş sonrasında yapılan ilk PİSA testinde 2012 performansına kıyasla Türkiye, keskin bir gerileme yaşamış. 2012’de alınan okuma puanını 2022 yılı itibarıyla bile yakalayamamışız. Ülkemizde ideolojik yönü ağır basıp, ayakları yere basmayan reformlarla eğitimde geldiğimiz nokta içler acısı halde. 4+4+4 sisteminde okula başlayan kuşağın yüzde 17’sinin 10 yıl sonra ne eğitimine devam ettiği, ne de istihdam içinde yer aldığı görüldü. Hükümetin oldubittiye getirdiği, çağdaşlıktan uzak, değişen dünyanın ihtiyaçlarını dikkate almayan eğitim politikaları ve ekonomideki basiretsizlikle ev genci gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ekonomik krizlerle artan çocuk işçiler de cabası. Yeni reform iddiasıyla kimseyi kandırmayın, daha fazla insanın geleceğini çalmayın. Müfredatta radikal değişiklikler geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olacak. Bir an önce genç kuşağa dünya ile rekabete uygun beceriler kazandırmaya başlayın.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-turker-ates-egitimdeki-reformlar-icler-acisi-halde/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu-2/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu-2/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:13:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28706 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkez’de, 30 Aralık 2022’de Ankara Çukurambar’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel,

‘BU İDDİANAME YA GERİ ÇEVRİLECEK YA DA BİZ YENİDEN YAZDIRACAĞIZ’

Özel ile Ateş’in görüşmesi yaklaşık yarım saat sürdü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Ayşe Ateş, gazetecilerin soruları üzerine açıklamalarda bulundu. Ateş, şöyle konuştu; ‘Benim ifademde de siyasi isimler vardı. Benim ifadem iddianamede yok. Başka ifade veren arkadaşların ifadeleri de aynı şekilde iddianameye eklenmemiş. İçi boş, uç uca eklenmiş sanki çok basit bir cinayet, alacak-verecek kavgası gibi bize servis edilen bir iddianame var ortada. İddianame bile diyemeyeceğim, böyle bir iddianame olmaz çünkü. Bu iddianame ya geri çevirilecek ya da biz bu iddianameyi yeniden yazdıracağız. Vereceğimiz dilekçelerle, sunacağımız delillerle… Çünkü var olan şeyleri bile eklememişler, koymamışlar. Bugüne kadar umutla bekledik. Hukukun işleyeceğini, devletimizin bu işi çözeceğine ama maalesef umutlarımız burada tükendi diyebilirim. Mücadele vermeye devam edeceğim. Nereye, ne kadar gücüm yeterse, gücüm yettiği kadar. Hiç kimseynin bundan şüphesi olmasın. Kimsenin de yanına kalmayacak.”

‘GİZLİLİK KARARI KALKTIKTAN SONRA İFADEMİ BASINLA PAYLAŞACAĞIM’

Ateş, siyasi destekçilerin isimlerinin sorulması üzerine, ‘Gizlilik kararı kalktıktan sonra ifademi basınla paylaşacağım. Orada göreceksiniz. O sebeple şimdi bu isimleri zikretmek istemiyorum’ ifadelerini kullandı.

‘ÖZEL HER ANLAMDA BİZE DESTEK VERECEĞİNİ SÖYLEDİ’

Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin olarak da şunları söyledi; ‘Özellikle bunu rica etmek için geldim kendisinden. Durumu daha detaylı bir şekilde onunla görüştüm. Kendisi de sağ olsun bize, uzun bir vakit ayırdı. Çok ilgilendi. Çok teşekkür ediyorum sizin huzurunuzda kendisine. Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi. Teşekkürlerimizi ileterek yanından ayrıldık.’

‘ACIMI KENARA BIRAKTIM AMA KARŞILIĞI BU OLMAMALIYDI”

Ateş, bundan sonraki sürece ilişkin şöyle konuştu; ‘Zor bir süreç var. Onu görüyorum. Çok zor, yorucu. Ama sonuç elde edene kadar, nereye kadar giderse… Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. Acımı bir kenara bıraktım. Çünkü gayet her şey ortadaydı. Ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak, gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım. Ama bu cinayetin failleri önünde sonunda hesap verecek, yargılanacak, yargılanması için de yanımızda duran tüm siyasetçilerle birlikte, sosyal anlamda da diğer anlamda kim varsa yanımızda onlarla birlikte bu yolu yürüyeceğiz.”

‘CUMHURBAŞKANI’NA SESLENDİM, ‘ZAMAN VAR’ DEDİLER. BEKLİYORUM’

Ayşe Ateş, ‘İktidardan herhangi bir destek görebiliyor musunuz” sorusuna, ‘Bekliyorum. Seslendim ve bir cevap bekliyorum, kendisinden hala. İnşallah çağıracağını düşünüyorum. Bekliyoruz. ‘zaman var’ dediler. Henüz net bir şey yok” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu-2/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/#respond Wed, 31 Jul 2024 09:00:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28700 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Ayşe Ateş, “Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım” dedi. Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin de “Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkez’de, 30 Aralık 2022’de Ankara Çukurambar’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Ayşe Ateş’in kendisinden randevu talep ettiğini söylemişti.

Özel ile Ateş’in görüşmesi yaklaşık yarım saat sürdü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Ayşe Ateş, gazetecilerin soruları üzerine açıklamalarda bulundu. Ateş, şöyle konuştu:

“BU İDDİANAME YA GERİ ÇEVRİLECEK YA DA BİZ YENİDEN YAZDIRACAĞIZ”

“Benim ifademde de siyasi isimler vardı. Benim ifadem iddianamede yok. Başka ifade veren arkadaşların ifadeleri de aynı şekilde iddianameye eklenmemiş. İçi boş, uç uca eklenmiş sanki çok basit bir cinayet, alacak-verecek kavgası gibi bize servis edilen bir iddianame var ortada. İddianame bile diyemeyeceğim, böyle bir iddianame olmaz çünkü. Bu iddianame ya geri çevirilecek ya da biz bu iddianameyi yeniden yazdıracağız. Vereceğimiz dilekçelerle, sunacağımız delillerle… Çünkü var olan şeyleri bile eklememişler, koymamışlar. Bugüne kadar umutla bekledik. Hukukun işleyeceğini, devletimizin bu işi çözeceğine ama maalesef umutlarımız burada tükendi diyebilirim. Mücadele vermeye devam edeceğim. Nereye, ne kadar gücüm yeterse, gücüm yettiği kadar. Hiç kimseynin bundan şüphesi olmasın. Kimsenin de yanına kalmayacak.”

“GİZLİLİK KARARI KALKTIKTAN SONRA İFADEMİ BASINLA PAYLAŞACAĞIM”

Ateş, siyasi destekçilerin isimlerinin sorulması üzerine, “Gizlilik kararı kalktıktan sonra ifademi basınla paylaşacağım. Orada göreceksiniz. O sebeple şimdi bu isimleri zikretmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.

“ÖZGÜR ÖZEL, HER ANLAMDA BİZE DESTEK VERECEĞİNİ SÖYLEDİ”

Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin olarak da şunları söyledi:

“Özellikle bunu rica etmek için geldim kendisinden. Durumu daha detaylı bir şekilde onunla görüştüm. Kendisi de sağ olsun bize, uzun bir vakit ayırdı. Çok ilgilendi. Çok teşekkür ediyorum sizin huzurunuzda kendisine. Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi. Teşekkürlerimizi ileterek yanından ayrıldık.”

“ACIMI KENARA BIRAKTIM AMA KARŞILIĞI BU OLMAMALIYDI”

Ateş, bundan sonraki sürece ilişkin şöyle konuştu:

“Zor bir süreç var. Onu görüyorum. Çok zor, yorucu. Ama sonuç elde edene kadar, nereye kadar giderse… Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. Acımı bir kenara bıraktım. Çünkü gayet her şey ortadaydı. ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak, gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım. Ama bu cinayetin failleri önünde sonunda hesap verecek, yargılanacak, yargılanması için de yanımızda duran tüm siyasetçilerle birlikte, sosyal anlamda da diğer anlamda kim varsa yanımızda onlarla birlikte bu yolu yürüyeceğiz.”

CUMHURBAŞKANI’NA SESLENDİM, ‘ZAMAN VAR’ DEDİLER. BEKLİYORUM”

Ayşe Ateş, “İktidardan herhangi bir destek görebiliyor musunuz” sorusuna, “Bekliyorum. Seslendim ve bir cevap bekliyorum, kendisinden hala. İnşallah çağıracağını düşünüyorum. Bekliyoruz. ‘zaman var’ dediler. Henüz net bir şey yok.” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sinan-atesin-esi-ayse-ates-ile-gorustu/feed/ 0
Sinan Ateş İddianamesindeki Tetikçiden “Onlar Beni Öldürmek İçin Ateş Ettiler” Savunması https://www.haber28.com.tr/sinan-ates-iddianamesindeki-tetikciden-onlar-beni-oldurmek-icin-ates-ettiler-savunmasi/ https://www.haber28.com.tr/sinan-ates-iddianamesindeki-tetikciden-onlar-beni-oldurmek-icin-ates-ettiler-savunmasi/#respond Tue, 30 Jul 2024 09:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28498 HABER: ESRA TOKAT – MEHMET OFLAZ

(ANKARA) – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Ateş’i öldürdüğü belirtilen Eray Özyağci’nin, “Toplam 10-11 el ateş ettim. Bu atışlardan 4-5 tanesi kaçarken, hedef gözetmeden yaptığım atışlardır. Onlar bana daha çok ateş etti. Ama vuramadılar. Bence onlar beni öldürmek için ateş etti” şeklinde savunma yaptığı ortaya çıktı.

145 sayfalık iddianamede tetikçi Eray Özyağci ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

CİNAYETİ ORGANİZE ETTİĞİ İDDİA EDİLEN SANIKLAR HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Ayrıca şüphelilerden silahlı eylemi organize ettiği iddia edilen Doğukan Çep ve eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

SİNAN ATEŞ’İN YANINDA OLAN SELMAN BOZKURT: “BENİ DE ÖLDÜREBİLİRDİ”

İddianamede; olayda yaralanan ve olay anında Sinan Ateş’in yanında bulunan Selman Bozkurt’un ifadesi de yer aldı. Bozkurt ifadesinde, “Sinan Ateş benim yaklaşık 2 metre önümde, ben de arkada yürüyorduk. Tam olay yerine geldiğimiz esnada saat 13.30 sıralarında sağda bulunan park halinde aracın önünden bir şahıs Sinan Ateş’in önüne geçerek elinde bulunan siyah renkli tabanca ile art arta ateş etmeye başladı. Sinan Ateş vurularak yere düştü. Ben Sinan’ın yanına gelip müdahale edecekken bana da 2 el ateş etmesiyle ben de yaralanarak hemen kendimi solda bulunan bir aracın arkasına atarak sipere geçtim. Bu esnada bize ateş eden şahıs tekrar ateş ederek yaya vaziyette kaçmaya başladı. Ben de belimde Sinan Ateş’in vermiş olduğu tabanca ile kaçan şahsın arkasından havaya doğru 4-5 el ateş ettim. Bize ateş eden şahıs kısa bir müddet sonra yaya olarak kaçıp gözden kayboldu. Bu şahıs Sinan Ateş’e 7- 8 el ateş ettikten sonra silahın namlusunu bana çevirerek 2-3 el de bana ateş etti. Ben sırtımdan yaralandım. Bu şahıs bana hedef göstererek ateş etmiştir, beni de öldürebilirdi” dedi.

“BİR HAYLAZ ARKADAŞIMIZ VAR UYARACAĞIZ”

Eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’a Sinan Ateş’in konumunu gönderen eski MİT mensubu Çağlar Zorlu’nun ise 2015 yılında hakkında açılan soruşturma nedeniyle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne naklen atamasının yapıldığı ortaya çıktı. Zorlu’nun ifadesinde Tolgahan Demirbaş’ın kendisine hitaben “bir haylaz arkadaşımız var, uyaracağız ama bulamıyoruz, adresine ihtiyacımız var” dediği iddiasında bulundu. Olay olduğu gün ise şüphelilerden Aytaç Ataç’ın kendisine, “Sinan Ateş öldürüldü, sana onunla ilgili bir şeyler sorulmuştu ya, onların hepsini sil” dediğini öne sürdü.

VEDAT BALKAYA: “DOĞUKAN ÇEP VE ERAY ÖZYAĞCI İLE UYUŞTURUCU KULLANIYORDUK”

Şüphelilerden Vedat Balkaya ise savcılık ifadesinde uyuşturucu kullandığını itiraf etti ve “Doğukan Cep ve Eray Özyağcı’yı cezaevine girmeden yaklaşık 1 yıl kadar önce kız arkadaş ortamından tanıyorum, birlikte uyuşturucu alıp kullanıyorduk, bu şekilde de samimiyetimiz oldu” dedi.

OLAYDAN 3 GÜN ÖNCE DE TETİKÇİ SİNAN ATEŞ’İ BEKLEMİŞ

Balkaya ifadesinde olay gününden üç gün öncesine ilişkin şu beyanlarda bulundu:

“Eray kendisinde bir konum olduğunu o konuma gideceğimizi söyledi. Ben bu konumda ne olduğunu sorduğumda ‘husumetli’ olduğu şahsın bu konum civarında ikamet ettiğini söyledi ve o konuma doğru yola çıktık. Konuma yaklaştığımızda Müslüm Kebap isimli lokantanın sokağına girdik, o sokakta bulanan büfenin önünde kendisini indirmemi, ‘sen buralarda dolaş, işim bitince ben seni ararım, beni ana caddeden alırsın’ dedi. Ben de yaklaşık iki saat kadar oralarda dolaştım, bir büfeden abur cubur aldım, onları yedim, iki saatin sonunda Eray beni aradı, ana cadde üzerinde bulunan bir otoparkın hemen yanında cadde üzerinde bekledim, Eray da yanıma geldi, motora bindi, sonra tekrar Aydınlıkevlerdeki eve doğru gittik. Sorduğumda bana hasmı ile karşılaşmadığını, dolayısıyla kafede oturup hasmını beklediğini, gelmeyince de kafeden ayrıldığını söyledi. Ayrıca öğrendiğim kadarıyla hasmım dediği kişi o kafeye takılırmış, o yüzden orada beklemiş.”

Sinan Ateş’in öldürüldüğü güne dair de beyanda bulunan Balkaya, “Yaklaşık 30-40 dakika kadar sonra Eray koşarak bulunduğum yere geldi, motosiklete bindi, acelemizin olduğunu ve hızlıca gitmemiz gerektiğini söyledi ve telefonundan bir konum açtı, konum gördüğüm kadarıyla önüme çıkan ilk sağa dönüp yolun bitiminden tekrar sağa ana artere doğru idi. Ben Eray’ı beklerken herhangi bir silah sesi duymadım, ancak Ankara’ya geldiğim ilk günden itibaren Eray’ın normalinden daha uzun şarjörlü siyah renkli bir tabancasının olduğunu gördüm ve biliyorum” dedi.

SUAT KURT GÜNLERCE SİNAN ATEŞ’İN OFİSİNİN ETRAFINDA KEŞİF YAPMIŞ

Şüphelilerden Suat Kurt savunmasında Doğukan Cep’ten Ankara’ya gitmesini istediğini ve bunu kabul ederek Sinan Ateş’in ofisinin olduğu yerde günlerce keşif yaptığını ve Cep’e Sinan Ateş’in ofise kaçta girip kaçta çıktığını bildirdiğini anlattı ve şu iddialarda bulundu:

“BANA DÖVÜLECEĞİ SÖYLENDİ”

“Ben Eray Özyağcı isimli şahsın kime saldırıda bulunacağını önceden bilmiyordum. Olaydan iki gün önce Doğukan Çep kime yönelik eylem yapılacağını söyleyerek isim verdi. Eray Özyağcı bana şahsın dövüleceğini söyledi. Şahsa ateşli silahla saldırıda bulunacağını bilmiyordum. Kasten adam öldürme suçunu işleme niyet ve kastım olmamıştır. Üzerime atılı suçlamayı anlattığım şekilde kabul ederim.”

DOĞUKAN ÇEP, KEŞİF İDDİASINI KABUL ETMEDİ

Şüpheli Doğukan Çep ise savcılıkta verdiği ifadede bir başka dosyadan 35 yıl hapis cezası olduğu ve bu suçtan dolayı kaçtığını itiraf ederek Vedat Balkaya ile uyuşturucu kullandığını reddetti ve hiçbir görüşmesinin olmadığını öne sürdü.  “Sinan Ateş ve yanında bulunan şahısları tanımam, olayla herhangi bir alakam yoktur, kimseye husumet beslemedim, kimseye de husumetim yoktur. Böyle bir olayın olacağını bilmiyordum” dedi. Çep öte yandan Suat Kurt’un kendisi hakkındaki iddialarını da reddetti ve “Suat Kurt isimli şahsın Ankara’ya gelmesi yönünde herhangi bir telkinim ve ya talebim olmadı, beyan ettiği gibi herhangi bir araba veya ofis tarif etmedim, kendisinden iddia ettiği gibi keşif yapması ve bana bilgi vermesi yönünde bir talebim olmadı, başkasının ismini vermemek için benim ismimi vermiş olabilir, ne yaşadığını bilmiyorum, benim hakkımda neden böyle bir beyanda bulunduğu hususunda bir fikrim yok” iddiasında bulundu.

TOLGAHAN DEMİRBAŞ, OLCAY KILAVUZ’UN EVİNDE YAKALANDIĞI İDDİALARINI KABUL ETMEDİ

Eski MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde yakalandığı belirtilen şüpheli Tolgahan Demirbaş da hakkındaki iddiaları reddederek “Ben Milliyetçi Hareket Partisinin üyesi değilim, partide resmi veya özel hiçbir görevim yoktur. Herhangi bir organik, doğrudan veya dolaylı bağım bulunmamaktadır. Bu süre zarfında sosyal medyada ve bazı görsel basında ifade edildiği gibi bir milletvekilinin evinde de yakalanmadım” dedi.

ERAY ÖZYAĞCI: “VEFA GÖSTERDİM, KARŞILIK GÖRMEDİ. BU YÜZDEN ONA HUSUMET BESLEDİM”

Şüphelilerden Eray Özyağcı da savcılıktaki ifadesinde hakkındaki kesinleşmiş cezalar nedeniyle yakalama kararı bulunduğunu ve yaklaşık 3 yıldır firari olduğunu söyleyerek olayla ilgili “Ben sadece Vedat Balkaya’ya kişisel bir husumetim var, bir hesabım var dedim. Suat Kurt’a hiç bahsetmedim” dedi. Özyağcı, Sinan Ateş ile arasındaki husumetin nedeni hakkında ise “Maktul Ülkü Ocakları Başkanı iken ben kendisini arayarak tanıştım. Birkaç defa telefonla görüştüm. 2020 yılıydı. Ben kendisine bir vefa gösterdim. Karşılık görmedi. Bu yüzden ona husumet besledim” beyanında bulundu.

“ONLAR BANA DAHA ÇOK ATEŞ ETTİLER”

“Amacım Sinan Ateş’i bacaklarından vurmaktı” iddiasını öne süren Özyağcı “İlk önce ben ateş ettim. Sinan ATEŞ tam yere düşmed isallandı. O sırada yanında esmer olan şahıs silahını çekti. Ona da ateş ettim. O da bana ateş etti. Toplam 10-11 el ateş ettim. Bu atışlardan 4-5 tanesi kaçarken, hedef gözetmeden yaptığım atışlardır. Onlar bana daha çok ateş ettiler. Ama vuramadılar. Bence onlar beni öldürmek için ateş ettiler. Ben maktulün bacaklarına ateş ettim. Amacım onu yaralamaktı. Ancak düşerken ve sendelerken önüme doğru düşünce amacımın dışında mermiler bacaklarının dışındaki bölgelere isabet etti” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sinan-ates-iddianamesindeki-tetikciden-onlar-beni-oldurmek-icin-ates-ettiler-savunmasi/feed/ 0
Sinan Ateş cinayeti iddianamesinin detayları ortaya çıktı! Konum bilgisini komiser vermiş https://www.haber28.com.tr/sinan-ates-cinayeti-iddianamesinin-detaylari-ortaya-cikti-konum-bilgisini-komiser-vermis/ https://www.haber28.com.tr/sinan-ates-cinayeti-iddianamesinin-detaylari-ortaya-cikti-konum-bilgisini-komiser-vermis/#respond Tue, 30 Jul 2024 08:48:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28493 Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede cinayetin azmettiricisi olarak yer alan şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan şüpheli Mustafa Ensar Aykal’dan Sinan Ateş’in adres, telefon, konum gibi kişisel bilgilerini alarak, saldırıyı gerçekleştiren Eray Özyağci’ye verdiği belirtildi.

TETİKÇİ ERAY ÖZYAĞCİ, BALKAYA VE KURT İLE ORTAK HAREKET EDEREK EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Doç. Dr. Sinan Ateş’in, 30 Aralık 2022’de silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin 22 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. 145 sayfalık iddianamede tetikçi Eray Özyağci ile Vedat Balkaya ve Suat Kurt’un ortak hareket ederek eylemi gerçekleştirdikleri, Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş’ın ise azmettirici oldukları belirtildi. Diğer şüpheliler Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ise iştirak halinde işlenen suça yardım ettikleri belirtildi. Şüphelilerin tamamının Sinan Ateş’e yönelik eylemde ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan sorumlu oldukları belirtildi.

EYLEMİ RUHSATSIZ TABANCA İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİNİ KABUL ETTİ

Olay sırasında Sinan Ateş’in yanında bulunan ve yaralı kurtulan müşteki Selman Bozkurt’a yönelik olarak ise Eray Özyağci, Vedat Balkaya ve Suat Kurt’un ‘tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan sorumlu oldukları belirtildi. Şüpheli Eray Özyağci’nin olayda kullandığı tabancanın ele geçirilemediği; ancak olay yerinde tabancaya ait boş mermi kovanlarının bulunduğu belirtildi. Şüphelinin savunmasında, üzerine atılı eylemi ruhsatsız tabanca ile gerçekleştirdiğini kabul ettiği ve böylece ‘ruhsatsız tabanca bulundurmak ve taşımak’ suçunu da işlediği belirtildi.

KONUM BİLGİSİNİ KOMİSER VERMİŞ

Şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın olaydan önce maktule ait adres, telefon, konum gibi kişisel bilgileri hukuka aykırı olarak ele geçirmesi nedeniyle ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’ suçundan da ayrıca cezalandırılması gerektiği belirtildi. Olay tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğünde komiser olarak görev yapan şüpheli Mustafa Ensar Aykal’ın görevinin gereklerine aykırı hareket ederek, kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanarak maktule ait kişisel bilgileri hukuka aykırı olarak temin ederek, şüpheli Tolgahan Demirbaş’a verdiği, bu yüzden ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma’ suçunu işlediği belirtildi.

İddianamede; şüpheliler Eray Özyağci, Vedat Balkaya, Suat Kurt için ‘tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi. Şüpheliler Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş’ın da suça azmettiren olarak ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. Şüpheliler Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın da ‘suça yardım eden’ olarak ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmaları talep edildi.

CAMİ ÇIKIŞINDA SALDIRMIŞ

İddianamede; olayda yaralanan Selman Bozkurt’un ifadesi de yer aldı. Bozkurt, silahlı saldırının cuma namazının ardından cami çıkışında Sinan Ateş’in ofisine giderken gerçekleştiğini belirterek, “Sinan Ateş benim yaklaşık 2 metre önümde, ben de arkada yürüyorduk. Tam olay yerine geldiğimiz esnada saat 13.30 sıralarında sağda bulunan park halinde aracın önünden bir şahıs Sinan Ateş’in önüne geçerek elinde bulunan siyah renkli tabanca ile art arta ateş etmeye başladı. Sinan Ateş vurularak yere düştü. Ben Sinan’ın yanına gelip müdahale edecekken bana da 2 el ateş etmesiyle ben de yaralanarak hemen kendimi solda bulunan bir aracın arkasına atarak sipere geçtim. Bu esnada bize ateş eden şahıs tekrar ateş ederek yaya vaziyette kaçmaya başladı. Ben de belimde Sinan Ateş’in vermiş olduğu tabanca ile kaçan şahsın arkasından havaya doğru 4-5 el ateş etti. Bize ateş eden şahıs kısa bir müddet sonra yaya olarak kaçıp gözden kayboldu. Bu şahıs Sinan Ateş’e 7- 8 el ateş ettikten sonra silahın namlusunu bana çevirerek 2-3 elde bana ateş etti. Ben sırtımdan yaralandım. Bu şahıs bana hedef göstererek ateş etmiştir, beni de öldürebilirdi” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sinan-ates-cinayeti-iddianamesinin-detaylari-ortaya-cikti-konum-bilgisini-komiser-vermis/feed/ 0
CHP Milletvekili Türker Ateş, yenilenebilir enerji dolandırıcılığını TBMM gündemine taşıdı https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-turker-ates-yenilenebilir-enerji-dolandiriciligini-tbmm-gundemine-tasidi/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-turker-ates-yenilenebilir-enerji-dolandiriciligini-tbmm-gundemine-tasidi/#respond Thu, 11 Jul 2024 01:24:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24696

CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, yenilenebilir enerji yatırımı vaadiyle dolandırılan vatandaşların yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Ateş, “Dolandırıcılar bu kez de yenilenebilir enerji alanını mesken tuttu. ‘Güneş santralleri kurup, devlete elektrik satıp kar payı dağıtacağız’ dediler, binlerce yurttaşın milyonlarca lirasını toplayıp ortadan yok oldular. Devlet bu insanların zararını karşılamalı ve ihmali olan kamu görevlileri hesap vermeli. Savcılıklar bir an önce harekete geçmeli” dedi.

CHP Bolu Milletvekili TBMM Sanayi ve Enerji Komisyonu Üyesi Türker Ateş, yenilenebilir enerji yatırımı vaadiyle bir çok vatandaşın dolandırıldığını ve mağdur olduklarını belirterek konuyu TBMM gündemine taşıdı. Ateş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Ateş, önergesiyle ilgili yaptığı açıklamada; Kainat Holding, Kainat Elektrik, Elektrik Tarlası adı altında faaliyet gösteren şirketlerden hiç birine ulaşılamadığını belirterek, dolandırılan binlerce yurttaşın CİMER’e defalarca şikayet yazmalarına rağmen sonuç alamadıklarını ve savcılıklara başvurduklarını belirtti.

Ateş, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Söz konusu şirketler, Manisa, Kütahya, Konya, Mersin (2 Etap), Aydın (2 Etap), Kırklareli (2 Etap) olmak üzere en az 6 ilde Güneş Enerji Santralleri kurduktan sonra, üretilen elektriğin gelirinin kar payı olarak dağıtılacağı bir sistem oluşturacaklarını iddia etmişler ve mağdur vatandaşlarımızı da adı geçen illerde kurulan kooperatiflere ortak etmişler. Şimdi mağdur vatandaşlar şirketten hiçbir yetkiliye ulaşamıyor. Savcılıklar hızlı bir biçimde sorumluları bulmalı.

Söz konusu şirket 100 bin lira sermaye ile kurulmuş, ancak iddiaya göre milyarlarca lira yurttaşlarımızdan para toplamış ama hiçbir kurum bu durumu sorgulamamış. Gitmiş, EPDK, 18 Kasım’da basın açıklaması yapmış, ‘dolandırıcılık var’ diyerek vatandaşlarımızı uyarmış ama altı aydır bu saadet zincirinin devam etmesine göz yumulmuş. Hala haklarında işlem yapılan hiçbir şüpheli yok. Bu dolandırıcılıkta hem 6 aydır haberi olmasına rağmen ilgili kurumları harekete geçirmeyen EPDK ve Enerji Bakanlığı’nın, hem yanıltıcı reklamlarla dolandırıcılığa dur demeyen Reklam Kurulu ve Ticaret Bakanlığı’nın, hem de milyonlarca lira kar payı vaadiyle toplanırken olaya müdahil olmayan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ihmali var. Mutlaka yurttaşlarımızın zararları devlet tarafından giderilmeli ve ihmali olan kamu görevlileri hesap vermeli.”

Ateş, Bakan Bayraktar’a yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

“EPDK, LİSANS VERDİĞİ ŞİRKETİ ARAŞTIRDI MI?”

– EPDK’ya “kar ortaklığı modeline dayalı yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretme” iddiasındaki dolandırıcılık amaçlı reklamlara” yönelik şikayetler ilk ne zaman ulaşmıştır?

– Dolandırıcılık iddiaları ile alakalı, EPDK’ya kaç şikayet ulaşmıştır? Kaç farklı şirket hakkında şikayet ulaşmıştır? Şikayet edilen şirketler arasında üretim ya da diğer gerekçelerle daha önce alınmış lisanslar iptal edilen bir şirket var mıdır?

– EPDK kendisine gelen şikayetler üzerine, hangi yasal süreçleri başlatmıştır? Bu yasal süreçler hangi aşamadadır?

– Kar ortaklığı modeline dayalı yenilenebilir enerji kaynaklardan elektrik üretme” iddiasındaki dolandırıcılık amaçlı reklamlara yönelik, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ya da diğer bakanlara bilgi verilmiş midir?

– Vatandaşlarımızı dolandırdığı iddia edilen Kainat Holding ile tedarik lisansı verilen Kainat Toptan ve Perakende Enerji Satış Anonim Şirketi arasındaki ilişki araştırılmış mıdır?

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-turker-ates-yenilenebilir-enerji-dolandiriciligini-tbmm-gundemine-tasidi/feed/ 0 İsrail’de Binlerce Kişi Netanyahu Hükümetinin İstifasını Talep Ediyor https://www.haber28.com.tr/israilde-binlerce-kisi-netanyahu-hukumetinin-istifasini-talep-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/israilde-binlerce-kisi-netanyahu-hukumetinin-istifasini-talep-ediyor/#respond Tue, 18 Jun 2024 06:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21520 İsrail’de binlerce kişi, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin istifası, erken seçim ve Gazze’deki İsrailli esirlerin geri getirilmesi talebiyle Batı Kudüs’teki Meclis’in önünde çadır kent kurdu.

İsrail’de pazar akşamı yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı hükümet karşıtı gösterilerin ardından bazı gruplar Batı Kudüs’teki İsrail Meclisi önünde yüzlerce çadır kurarak burada kalmaya başladı.

Netanyahu hükümetinin istifası, erken seçim ve Gazze’deki İsrailli esirlerin geri getirilmesini talep eden protesto organizatörü gruplar, Batı Kudüs’teki İsrail Meclisi önünde dört gün boyunca çadırlarda kalacaklarını ve gösterilerini sürdüreceklerini açıkladı.

Protesto grupları, İsrail ordusunun Gazze’ye saldırıları 6 aydır devam ederken, Gazze’deki İsrailli esirlerin evlerine dönemediği durumda, Meclis’in ara tatile girmesini eleştirdi.

İsrail Meclisi önündeki Kaplan Caddesi protestocuların kurduğu yüzlerce çadırla doldu. Gece saatlerinde de bazı göstericilerin buraya gelerek çadır kurmaya başladığı görüldü.

Meclis önünde çadır kurmaya başlayan İsrailli Gal Kahoonay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail olarak “çok kötü bir noktada” olduklarını ve 130’dan fazla İsraillinin “Gazze Şeridinde” esir olduğunu söyledi.

Kahoonay, “Hükümetten Gazze’deki İsrailli esirleri buraya getirmesini, bu konuda bir şey yapmalarını istiyoruz. Ama hiçbir şey yapmıyorlar. Bunu protesto etmeye geldik.” dedi.

Bir hafta boyunca çadırda kalmayı planladıklarını belirten Kahoonay, Netanyahu hükümetinin sadece kendi siyasi makamlarını korumaya çalıştığını ve esirlerin durumunu önemsemediğini dile getirdi.

İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti karşıtı ve Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin ailelerine destek olmak için pazar akşamı düzenlenen kitlesel gösterilere yüz binden fazla kişi katılırken, Batı Kudüs’te göstericiler otoyolda trafiği kesmiş, ateş yakmış, polisle karşı karşıya gelmişti.

Netanyahu, sokakta protestolar devam ederken düzenlediği basın toplantısında, erken seçim taleplerinin İsrail’i 8 ay boyunca “felce uğratacağını” ve “bu durumdan en fazla Hamas’ın memnuniyet duyacağını” savunmuştu.

Gazze’deki İsrailli esirlerin yakınları, cumartesi akşamı başkent Tel Aviv’de toplandıkları meydandaki gösterilerini sonlandırarak bundan sonra ülke genelinde sokaklara ineceklerini duyurmuştu. İsrail’de Netanyahu’yu 7 Ekim 2023’te Hamas’ın düzenlediği sürpriz saldırıdan sorumlu tutan hükümet karşıtı gruplar da gösterilere katılma çağrısı yapmıştı.

Hamas ve İsrail arasında Gazze’de ateşkes ve karşılıklı esir takası için dolaylı müzakerelerin yeni turu pazar Kahire’de başlamıştı.

BMGK’nin ateşkes kararı uygulanmıyor

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK) 25 Mart’ta Gazze’de ramazan ayında bir ateşkes kararı çıktı ancak İsrail bu kararı hiçe sayarak saldırılarına devam ediyor.

İsrail ordusunun saldırıları ve işgali gölgesinde, Gazze Şeridi’nde 2,3 milyon Filistinlinin yaklaşık yüzde 90’ının evsiz, açlık, kıtlık karşısında yaşam mücadelesi verdiği insanlık felaketi devam ediyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bugüne kadar Gazze’ye saldırılarında 21 binden fazlası kadın ve çocuk yaklaşık 33 bin Filistinli can verdi. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Hamas ile İsrail arasında en büyük anlaşmazlıkların başında, Hamas’ın “kalıcı ateşkes talebine rağmen” İsrail’in “geçici ateşkes ve savaşa devam etmeyi talep etmesinin” geldiği aktarılıyor.

Hamas’ın, zorla göç ettirilmiş Filistinlilerin İsrail’in kara işgalini sürdürdüğü, çoğu yıkılmış Gazze’nin kuzeyine dönmesini istediği, İsrail’in ise buna karşı çıktığı ifade ediliyor.

İsrail makamlarına göre, Gazze Şeridi’nde, bazıları hayatta bazıları ölü 136 kadar İsrailli esir bulunuyor. Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında öldürülen İsrailli esir sayısının 70’i geçtiğini duyurmuştu.

Netanyahu üzerinde baskı artıyor

Başbakan Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerden dolayı Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de dahil olmak üzere Netanyahu hükümetinin üst düzey isimleri, esirlerin İsrail’in birinci önceliği olmaması gerektiğini ve Hamas’ı yok etmenin daha önemli olduğunu savunuyor.

Sosyal medyada Netanyahu destekçileri tarafından saldırıya uğradıklarını iddia eden bazı esir yakınları, esirlerin salıverilmesi için hükümete çağrıda bulundukları gösterilerde fiziksel saldırıya uğradıklarını da belirtmişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/israilde-binlerce-kisi-netanyahu-hukumetinin-istifasini-talep-ediyor/feed/ 0
Fatih’te Rastgele Açılan Ateş Sonucu Ölen Gencin Davasında Karar Çıktı https://www.haber28.com.tr/fatihte-rastgele-acilan-ates-sonucu-olen-gencin-davasinda-karar-cikti/ https://www.haber28.com.tr/fatihte-rastgele-acilan-ates-sonucu-olen-gencin-davasinda-karar-cikti/#respond Sun, 09 Jun 2024 01:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20108 Fatih’te rastgele açılan ateş sonucu başına kurşun isabet eden 16 yaşındaki Kendal Yıldız’ın ölümüne ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, 1 sanığı müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Fatih’te 19 Kasım 2022’de motosikletli 2 kişiden birinin rastgele açtığı ateş sonucu başına kurşun isabet eden 16 yaşındaki Kendal Yıldız’ın ölümüne ilişkin dava karara bağlandı. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Yunus Emre Aydın, tutuklu sanık Barış Gündüz ve tarafların avukatları hazır bulundu.

Esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan sanık Yunus Emre Aydın, “Mütalaaya katılıyorum. Bir diyeceğim yoktur. Beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Kimseyi öldürmek veya yaralamak gibi bir niyetim yoktu”

Duruşmada pişman olduğunu belirterek savunma yapan sanık Barış Gündüz ise, “Daha önceki savunmalarımı tekrar ederim. Kimseyi öldürmek veya yaralamak gibi bir niyetim yoktu. Sadece korkutmak için ateş ettim. Beraatımı talep ediyorum” şeklinde konuştu.

Sanık avukatı da mütalaaya katılmadıklarını belirterek, “Bir kastın olup olmadığı mütalaada belirtilmemiş. Adli Tıp Kurumu raporuna baktığımızda sonuç kısmına ateşli silahla yaralama olduğu, uzak mesafeden atış yapıldığı yazılmış. Bu durum müvekkilimin kastının ne olduğunu belirtmektedir. Müvekkilim maktul Kendal Yıldız’ı tanımıyor ve aralarında bir husumet yok. Bu davada bir kan davası söz konusu değil. Müvekkilim hakkında ceza indirimi ve tahliyesini talep ediyoruz” dedi.

Duruşmada son sözü sorulan sanık Aydın, “Arkadaşım isteyerek ateş etmedi. Havaya ateş ettiğini ben gördüm. Kazara yaşanmış bir olaydır” derken, sanık Gündüz ise son sözünde takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtti.

Müebbet hapis cezasına çarptırıldı

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Barış Gündüz’ü ‘çocuğu kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırarak, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanığın üzerine atılı 3 kişiye karşı ‘kasten öldürmeye teşebbüs etmek’ suçundan, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatına hükmeden heyet, ‘hakaret’ suçundan müştekilerin şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle bu suç yönünden davanın düşmesine karar verdi. Ayrıca sanık hakkında ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçundan 10 ay hapis cezası verilirken, bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

1 sanığa beraat

Mahkeme ayrıca sanık Yunus Emre Aydın’ı ‘çocuğu kasten öldürmeye yardım etmek’ ve 3 kişiye karşı ‘kasten öldürmeye teşebbüse yardım etmek’ suçlarından ise bu suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatına karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Barış Gündüz’ün arkadaşının kullandığı motosikletle olay günü kaldırımda duran müştekiler Recep Deniz ve Musa Yıldız’a ‘ne bakıyorsun’ diyerek laf attığı, laf atılan müştekilerin ‘sana bakmadım, ağabeyimle konuşuyorum’ cevabı üzerine şüpheli Gündüz’ün, yine ‘ne bakıyorsun’ diye yanıt verdiği, bu kez müşteki Mehmet Yıldız’ın araya girerek ‘senlik bir şey yok, kendi aramızda konuşuyoruz’ diye cevap verdiği, aldığı bu cevaba ‘bekleyin siz, geliyorum’ diyen şüpheli Gündüz’ün küfürler ederek oradan ayrıldığı kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, şüpheli Gündüz’ün bir süre sonra bu kez şüpheli Yunus Emre Aydın’ın kullandığı motosikletle olay yerine geri döndüğü, aynı cadde üzerinde motosikletle geçtikleri sırada şüpheli Gündüz’ün yanında getirdiği ruhsatsız silahıyla müştekilerin bir arada bulunduğu yere doğru bir el ateş ettiği, olay yerinden motosikletle kaçtıkları, Gündüz’ün sıktığı kurşunun ise kendisiyle herhangi bir tartışması olmayan ve olay yerine sonradan gelmiş olduğu anlaşılan 16 yaşındaki Kendal Yıldız’ın başına isabet ederek ölümüne neden olduğu belirtildi.

İddianamede şüpheli Barış Gündüz’ün ‘çocuğu kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, 3 kişiye karşı ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘hakaret’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurmak’ suçlarından da toplam 28 yıl 4 aydan 52 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Gündüz’e yardım ettiği öne sürülen şüpheli Yunus Emre Aydın’ın ise ‘çocuğu kasten öldürmeye yardım etmek’ ve 3 kişiye karşı ‘kasten öldürmeye teşebbüse yardım etmek’ suçundan toplam 28 yıl 6 aydan 42 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/fatihte-rastgele-acilan-ates-sonucu-olen-gencin-davasinda-karar-cikti/feed/ 0
İran’da Zerdüştler inanç ve geleneklerini yaşatmaya devam ediyor https://www.haber28.com.tr/iranda-zerdustler-inanc-ve-geleneklerini-yasatmaya-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/iranda-zerdustler-inanc-ve-geleneklerini-yasatmaya-devam-ediyor/#respond Thu, 30 May 2024 22:36:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19323 İran’ın kadim inançlarından tek tanrılı bir din olan Zerdüştlük, Yezd şehri başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerinde kültürel ve dini varlığını sürdürüyor.

İnançları gereği akbabaların yemesi için cenazelerini bir dağın tepesindeki “dahme” denilen yere bırakan Zerdüştler artık bu geleneği bırakmış gibi görünse de, şimdilerde kendilerine ait mezarlık alanı bulunan ve cenazelerini gömen bu dini topluluktan bazı kimseler yasak olmasına rağmen cenazelerini gizli bir şekilde dahmelere bırakmaya devam ediyor.

Bu binlerce yıllık dinin mensupları “ateşgede” ismi verilen yerlerde yüzyıllardır sönmeden yanan ateşe dönerek ibadet ediyor. Aslolanın ışığa dönerek ibadet etmek olduğuna inanan Zerdüştler, ateşin mecburi olmadığını, aya, güneşe, herhangi bir ışığa dönerek de ibadet yapılabildiğini söylüyor.

Yezd şehrinin merkezinde bulunan ateşgedelerinde dini ritüellerini sürdüren bu topluluk, kurdukları müze ile de ziyaretçilere kültürlerini anlatıyor.

Yüksek duvarlı bir bahçede bulunan ibadethanelerinin bahçesine girer girmez ziyaretçileri taze yanmış odun ile tütsü kokusu karşılıyor.

Düzeni ve temizliği ile dikkatleri çeken bahçenin ortasında bulunan havuzun hemen arkasındaki binada ise bin 500 yıldan uzun süredir sönmesine izin verilmeden sürekli odunla beslenen ateş odası bulunuyor.

Belirli sürelerle ateşi kontrol edip odunla besleyen beyaz elbiseli ateş koruyucusunun elindeki beyaz eldiven ile beyaz peçesi dikkatleri çekiyor. Dinin mensupları, ateş koruyucusu olarak tanımladıkları kişinin ateşi kirletmemek için temizliğin göstergesi olan beyaz elbise ve eldiven giyerek beyaz peçe taktığını söylüyor.

İran’da Zerdüştlüğe geçmeye izin verilmediğinden dolayı bu dine mensup olmak ancak kan bağıyla mümkün oluyor. Bu nedenle sayıları gün geçtikçe azalan Zerdüştler, daha fazla kendi içine kapalı bir topluluk olmaya doğru yol alıyor.

Zerdüşt bir kadının başka dine mensup biriyle evlenmesi ise kabul edilemez bir davranış olarak değerlendiriliyor. Ancak son yıllarda birkaç evliliğe göz yumulduğu da Yezdliler arasında alçak sesle dile getiriliyor.

Başka ülkelerde ise ilmi heyete başvurarak ve heyetin kabul etmesiyle bu dine geçilebileceği belirtiliyor.

“Zerdüştlerin kıblesi ışıktır”

AA muhabirine konuşan Yasemin Genci, günümüzden 3 bin 500 yıl önce Zerdüşt tarafından kurulan, M.S. 7. yüzyıla kadar Pers, Med ve Sasani gibi büyük imparatorlukların dini olan en eski tek tanrılı din olan Zerdüştlüğe ilişkin bilgiler paylaştı.

Ateşgedede yanan ateşin bin 500 yıldan uzun süredir söndürülmeden ateş koruyucuları tarafından yanmasının sağlandığını belirten Genci, daha uzun süre dayandıkları için badem ve kayısı ağacı odunu yaktıklarını aktardı.

Genci, inançlarında ateşin önemli olduğunu dile getirerek, “Biz Zerdüştler için bir inanç var. Ateş hep yukarıya doğru çıkar, ateş kötülüğü yok eder, herkesi ısıtır ve ışık saçar diyoruz.” ifadelerinde bulundu.

Zerdüştlükte kıblenin ışık olduğunu aktaran Genci, “Zerdüştler 5 vakit ışığa doğru; güneş, ay, mum ışığına doğru ibadet ederler. Her vaktin bir ismi var: Haun, Rafton, Eziren, Iveh Sritrem ve Ashen. Zerdüştlükte ışık önemlidir dolayısıyla kıble ışıktır. İbadetlerde Hurde Avesta’dan bölümler okunuyor.” diye konuştu.

Her aya bir bayram

Genci, kendi inançlarına göre her günün bir isminin olduğunu, gün ve ay isminin aynı olduğu günde ise kutlama yapıldığını kaydederek, “Yani her ay bir gün bayram olur. Ferverdin ayının ferverdin günü Ferverdingan bayramı, Tir ayının tir günü Tirgan bayramı, Emordgan bayramı, Şehrivergan bayramı… diye devam eder.” ifadelerinde bulundu.

Zerdüştlerin kendilerine göre bir takvimi de olduğuna değinen Genci, “Sasani döneminde Zerdüşt din adamları 4 yılda 1 günü artırmak yerine 120 yılda 1 ay artırırdılar. Yani 120 yılda bir, yıl 13 ay oluyor ve ülke genelinde 13. ayda tatil, bayram ve eğlence olurdu. O ayı görmek için ‘120 yıl yaşa’ deyiminin kökeni buradan gelmektedir.” diye konuştu.

Zerdüşlerin özel günleri

Genci, inançlarında Nikukar yada hayır bayramı, Nevruz sofrası diğer adıyla heft sin sofrası, Mehrgan bayramı sofrası, Sedre puşi bayramı, Evlilik bayramı, baharın ve sonbaharın başlangıcı gibi özel günler olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Mehrgan bayramında toplanan ürünler ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Tirgan bayramında okçu Areş’in İran-Turan sınırlarını belirlediği günün kutlaması yapılır. Tirin 10. gününde 7 renkli palmiye ağacı Areş’in okunun sembolü olarak tutulur ve rüzgar gününde rüzgara atılır. Aynı şekilde Tirgan bayramında yapılan diğer bir ritüel de suya su katıp kutlama yapılmasıdır.

Ateşin bulunduğu gün için yapılan kutlamalar da Sede bayramında yani ateşin bulunması gününde yapılır. İran padişahı Ruşen Şah zamanında taşlar birbirine değdi ateş bulundu ve 10 Behmen’de (30 Ocak) bu olay kutlanır.”

Zerdüştlerde tek evlilik ve evlilik sofrası

Zerdüştlük dini mensuplarından Simin Dastani de kendi toplumlarındaki evlilik ve düğüne ilişkin açıklamada bulunarak bir nikah anında “govah” adı verilen 7 kişinin merasimde şahit olarak hazır bulunması gerektiğini belirtti.

Tek eşliliğe dayalı bir evlilik anlayışlarının olduğunu aktaran Dastani, evlilik için özel bir sofra kurulduğunu, sofrada bulunan her şeyin bir sembol olduğunu ve farklı anlamlara geldiğini anlatarak şöyle konuştu:

“Yumurta hamilelik ve doğurganlık sembolüdür. İğne ile iplik bağlılık sembolüdür, bir sorun karşısında karı kocayı dikişteki gibi çözülmeden bir arada tutar. Makas sorunla karşılaşan işlerin çözümünde düğüm çözücü sembolüdür ve karı koca makasın iki keskin tarafı gibi beraber ilerlemelidir.

Sofrada sikke (madeni para) ve nar da bulunur. Sikke bereketin ve nar da karı kocanın nar taneleri gibi birbirine bağlı olmasının sembolüdür. Sofranın çoğu yeşildir. Yeşil doğadan geliyor ve yeşil bahtlı (bahtı açık) anlamındadır. Gelin yeşil renkli örtüyü başına örter, damat da yeşil renkli damat şapkası takar. Şeker topları da yeşil örtüyle örtülür bu da yeşil bahtlılığın ve tatlılığın sembolüdür.”

Dastani, evlilik merasiminin gelin ve damada hediyeler verilmesi ile sonlandığını kaydederek sağlığı sembolize eden kekik otu ve pirincin birbirine karıştırıldığını, Zerdüşt din adamının bu karışımı gelinle damadın başına dökerek onlar için uzun yaşam dileklerinde bulunduğunu anlattı.

Zerdüşt din adamının, gelin ve damada evlilik öğütlerini okuduktan sonra onlara tek bir soru sorduğunu aktaran Dastani, “Birbirlerini bedenen, ruhen ve eş olarak kabul ettiler mi yoksa kabul etmediler mi? Evet dediklerinde onlara 9 tane öğüt daha verir.” İfadelerinde bulundu.

Dastani, evlilik merasiminin davetlilere 7 kuru meyvenin karışımından oluşan “lork” adı verilen kuruyemişin dağıtılmasıyla sona erdiğini sözlerine ekledi.

Zerdüşlerin din kitabı Avesta ve bölümleri

Zerdüştlüğün kitabı olan Avesta’nın Yesna, Yeşt, Vispered, Vendidad ve Hurde Avesta (Küçük Avesta) olmak üzere 5 bölümden oluştuğuna değinen Dastani, “Yesna övmek ve dua etmek anlamındadır. Avesta’nın en önemli bölümüdür ve aynı şekilde Avesta’nın ilahileri sayılan gatalar da Yesna bölümünde yer almaktadır.” diye konuştu.

Dastani, ayrıca, “Yeşt ve Vispered bölümlerinde dini merasimler, bayramlar ve tarihi mitler yer alıyor. Vendidad ise sağlık ve hijyen bölümüdür. Günümüzde bilimin ilerlemesinden dolayı bunları kullanmıyoruz. Hurde Avesta da Avesta dilinde yazılmış günlük ibadetlerin olduğu bölümdür.” ifadelerinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/iranda-zerdustler-inanc-ve-geleneklerini-yasatmaya-devam-ediyor/feed/ 0
Kayseri’de Şarkıcı Metin Işık’ın Oğlu Tarafından Vurulan Mağdur: ‘Bir İnsanın Ömründen 3 Sene Çalınır Mı?’ https://www.haber28.com.tr/kayseride-sarkici-metin-isikin-oglu-tarafindan-vurulan-magdur-bir-insanin-omrunden-3-sene-calinir-mi/ https://www.haber28.com.tr/kayseride-sarkici-metin-isikin-oglu-tarafindan-vurulan-magdur-bir-insanin-omrunden-3-sene-calinir-mi/#respond Sat, 11 May 2024 02:12:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17576 2022 yılında şarkıcı Metin Işık ve oğlunun av tüfeğiyle ateş ederek yaraladığı mağdur komşuları ömründen 3 senenin çalındığını söyleyerek isyan etti. Yıllardır çalışamadığı için zor duruma olduğunu belirten 24 yaşındaki komşu, “Vücudumun birçok yerinde hala saçma parçaları duruyor. Geceleri sancılarla uyanıyorum” dedi.

KAYSERİ’de 5 kişinin yaralandığı kavgada şarkıcı Metin Işık’ın (57) oğlu Mustafa Işık tarafından av tüfeği ile vurulan Yusuf Memduh Sarp (24), “Bir insanın ömründen 3 sene çalınır mı? Benden çaldılar. 3 senedir çalışamıyorum. Vücudumun birçok yerinde hala saçma parçaları duruyor. Geceleri sancılarla uyanıyorum. Yolda yürürken sürekli arkama bakıyorum. Çünkü bunu yapan insan, halen dışarıda” dedi.

Olay, 15 Ağustos 2022 akşamı Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde meydana geldi. Şarkıcı Metin Işık ile oğlu Mustafa Işık, husumetli oldukları grupla tartıştı. Bu sırada Metin Işık ile oğlunun bulunduğu noktadan, gruba pompalı tüfekle ateş açıldı. Tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği Naile Dikmen (47), Yusuf Memduh Sarp, Sema A., Kader S. ve Emine A. yaralandı. Şarkıcı Metin Işık, eşi Gülbahar Işık ve oğlu Mustafa Işık, gözaltına alındı. Metin Işık ile oğlu tutuklanırken, Gülbahar Işık adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Metin Işık eylül ayında tahliye edilirken, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı olaya ilişkin iddianame hazırladı.

SAVCI, METİN IŞIK İLE EŞİ İÇİN BERAAT İSTEDİ

Kayseri 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın son duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, Mustafa Işık’ın, ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs etme’ suçundan müebbet hapsini, Metin Işık ile Gülbahar Işık’ın ise ‘kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan beraatini istedi. Savcı, Metin Işık’ın ayrıca ‘silahla tehdit’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.

ATEŞ ETTİKTEN SONRA KANEPEYE SAKLAMIŞ

Öte yandan olaya ilişkin güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. DHA’nın ulaştığı görüntülerde, şarkıcı Metin Işık’ın sokakta oturduğu sırada komşuları Yusuf Memduh Sarp’ın yoldan geçtiği, av tüfeği ile kapıda bekleyen oğlu Mustafa Işık’ın komşularına doğru ateş açtığı, komşulardan birinin sırtından yaralanıp koştuğu, diğerinin vücuduna isabet eden saçmalar ile yere düştüğü görüldü. Mustafa Işık’ın, tüfeği sokağın diğer tarafına çevirip, kendisine müdahale etmek isteyen başka komşusuna doğrultarak ateş ettiği, ardından evin avlusuna girdiği, 2 farklı tüfeği kanepenin altında sakladığı, daha sonra da 2 tüfeği alarak hızla evinin merdivenlerinin çıktığı anlar kaydedildi.

TÜFEĞİ KONTROL EDİP, OĞLUNA VERMİŞ

Yine görüntülere göre; olaydan önce Mustafa Işık’ın evlerinin avlusu içine girerek kapı arkasındaki döner bıçağını kılıfından yarıya kadar çıkartıp, bir süre bakıp, tekrar bıraktığı, bir süre gezindikten sonra av tüfeğini çıkartarak eline aldığı, bir süre kontrol edip, bahçe tuvaletine bıraktıktan sonra babası Metin Işık’ın yanına çıktığı görüldü. Diğer yandan Metin Işık’ın elindeki tüfeği sağa, sola çevirerek baktıktan sonra oğluna verdiği, Mustafa Işık’ın ise aldığı tüfeği koltuk altına bırakıp, yukarı çıktığı anlar ortaya çıktı.

METİN IŞIK: BEN ATEŞ ETMEDİM

Olaydan önce rahatsız edildiklerini öne süren şarkıcı Metin Işık, “Eşim ve oğlum bıçaklandı, evim kurşunlandı. Kızlarıma taş atıldı. Ankara’da sahne alırken değişik tehdit telefonları aldım. Mağdur oldum. 8-9 defa karakola şikayet ettim. Olayın olduğu gün de sanki ben ateş etmişim gibi anlaşıldı, ben ateş etmedim. Hakkımda azmettirmeye yönelik dava açıldı. Duruşma savcısı da bir suçum olmadığını görünce mütalaada beraatimi istedi. Evimin önünde uzaklaştırması olan, değişik yerlerden gidebilme imkanı varken eşim ile otururken, eşimin eteğinin dibinden geçerek ve küfür eden bu kişiyi görünce oğlum da sinirlendi ve olmaması gereken bir olay oldu. 3-5 kişi yaralandı. Ben Metin Işık’ım. Beni Türkiye bilir. Sevilmeyi Türkiye’den, Kayseri’den, İç Anadolu’dan öğrendim. Barışçı bir adamım, aşığım, ozanım. Sevginin, kederini ne demek olduğunu bilirim. Ahlaki, dini ve yaşamsal değerler, edep, adabı iyi bilirim. Bu olayla alakalı itirazlarım var” diye konuştu.

‘BEKLEMEDİĞİM ANDA SIRTIMDA BİR ATEŞ HİSSETTİM’

Metin Işık’ın oğlu Mustafa Işık’ın av tüfeği ile arkasından koşarak ateş etmesi sonucu yaralanan Yusuf Memduh Sarp ise Işık ailesi ile öncesine dayalı bir husumetleri olduğunu söyleyerek, “Sırtımdan vuruldum. Sürekli hakkımda şikayette bulunuyorlardı. İş yerimden çıkıp, evime doğru giderken hiç beklemediğim anda sırtımdan bir ateş hissettim. Gözümün önünde annemin ve halamın saçmalarla yere düştüğünü gördüm. Bir insanın ömründen 3 sene çalınır mı? Benden çaldılar. 3 senedir çalışamıyorum. Vücudumun birçok yerinde hala saçma parçaları duruyor. Geceleri sancılarla uyanıyorum. Yolda yürürken sürekli arkama bakıyorum. Çünkü bunu yapan insan, halen dışarıda. Adalete sığındık, sesimizi duyurmak için çabalıyoruz” dedi.

‘BİR EVLADI ANNESİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE VURDULAR’

Yusuf Memduh Sarp’ın annesi Naile Dikmen ise “Mustafa Işık bize sürekli ateş etmeye başladı. Oğlum vuruldu, ardından ben yere düştüm. Başımı çevirdiğimde kız kardeşlerim yere düşmüştü. Bize karşı bir katliamdı. Bir evladı, annesinin gözü önünde vurdular. Herkes bir tarafa kaçıştı. Bir şey diyemiyorum. Sadece adalet istiyorum. Benim yüzümde hala saçma parçası var. Psikolojim altüst oldu” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseride-sarkici-metin-isikin-oglu-tarafindan-vurulan-magdur-bir-insanin-omrunden-3-sene-calinir-mi/feed/ 0
İsrail, Hamas’ın rehine anlaşmasını reddetti https://www.haber28.com.tr/israil-hamasin-rehine-anlasmasini-reddetti/ https://www.haber28.com.tr/israil-hamasin-rehine-anlasmasini-reddetti/#respond Mon, 29 Apr 2024 00:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16096 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden Cuma günü yapılan açıklamada, Hamas’ın rehine anlaşmasının “gerçekçi” olmadığı, ancak İsrail’in olası bir anlaşma konusundaki tutumunu tartışmak üzere bir heyetin Katar’a gideceği belirtildi.

Reuters’ın yer verdiği açıklamaya göre, Netanyahu’nun bir milyondan fazla insanın barındığı Gazze’nin güneyindeki Refah kentine askeri operasyon planlarını onayladığı, ordunun operasyonel konulara ve sivil nüfusun tahliyesine hazırlandığı belirtiliyor.

YNet adlı İsrail haber sitesi de Netanyahu ofisinin açıklamasını aktararak, operasyona onay verildiğini duyurdu.

Netanyahu’nun ofisi, Gazze’de ateşkes konusunda Hamas’ın arabuluculara sunduğu “kapsamlı vizyon” ardından, Hamas’ın “gerçekçi olmayan taleplerde bulunduğunu” belirtti.

Bir Hamas yetkilisinin Cuma günü AFP’ye yaptığı açıklamaya göre örgüt, Gazze’de altı haftalık yeni bir ateşkes ve Filistinli tutuklular karşılığında 42 İsrailli rehinenin takas edilmesini önerdi.

Haftalardır sonuçsuz kalan arabuluculuk çabalarının ardından “Anlaşma altı haftalık bir ateşkes ve esir değişimi için” diyen yetkili, grubun bunun “(İsrail’in) Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesi ve kalıcı bir ateşkes” ile sonuçlanmasını istediğini de sözlerine ekledi.

Görüşmelerin hassasiyeti nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, İsrail hapishanelerinde tutulan her bir rehine için 20 ila 50 Filistinli mahkûmun serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

Bu rakam, Şubat ayı sonunda Hamas’tan bir kaynağa göre daha önce önerilen yaklaşık 10’a bir oranından daha yüksek.

Yetkili, yeni teklife göre ilk takasın kadın, çocuk, yaşlı ve hasta rehineleri de kapsayabileceğini kaydetti.

Yetkiliye göre Hamas, altı haftalık bir ateşkes süresince İsrail güçlerinin “Gazze Şeridi’ndeki tüm şehirlerden ve nüfusun yoğun olduğu bölgelerden” çekilmesi ve yerlerinden edilen Gazzelilerin “herhangi bir kısıtlama olmaksızın” geri dönmelerine izin verilmesi gerektiğini söylüyor.

Yetkili, Hamas’ın önerisinin insani yardım akışının hızlandırılmasını da öngördüğünü sözlerine ekledi.

Gazze’de ateşkes için Mısır’da düzenlenen müzakerelere katılan Hamas temsilcileri, henüz bir anlaşmaya varılmadan 7 Mart’ta görüşmelerden ayrılmış, ancak İsrail ile dolaylı müzakerelerin bitmediğini söylemişi.

Ramazan’ın başlamasıyla birlikte 40 günlük bir ateşkes sağlanması umulmuş, bu yönde uluslararası baskılar artmıştı.

’20 kişi yardım beklerken öldürüldü’

Gazze’de Hamas tarafından yönetilen sağlık bakanlığı Perşembe gecesi 20 kişinin yardım beklerken öldürüldüğünü, 155 kişinin yaralandığını açıkladı.

İsrail olayla ilgisi olmadığını söyledi ve Filistinlileri kalabalığa ateş açmakla suçladı.

Olay, Gazze’nin kuzeyine ulaşan az miktarda yardımın bırakıldığı Gazze Şehri’nin güneyinde meydana geldi. Birleşmiş Milletler, Gazze’nin kuzeyi için açlık uyarısı yaptı.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada 31 yardım kamyonunun Gazze’nin kuzeyine geçişini kolaylaştırdığını söyledi.

“Konvoyun insani koridora varmasından yaklaşık bir saat önce, Gazzeli siviller yardım konvoyunun gelmesini beklerken silahlı Filistinliler ateş açtı” denildi.

Kalabalığın kamyonları yağmaladığı ve bazı kişilerin ezildiği sırada ateşin devam ettiğini belirten İsrail ordusu, olayı incelemeye devam ettiklerini söyledi.

İspanyol yardım kuruluşuna ait olan ve 200 ton gıda malzemesi ile yüklü bir mavnayı çeken Open Arms adlı kurtarma gemisi de Gazze kıyılarında görüldü.

ABD yardım kuruluşu World Central Kitchen, Gazze’nin işleyen bir limanı olmadığından, kargoyu boşaltmak için burada bir iskele inşa ediyor.

Bölgeye yardım ulaştırmanın en hızlı ve etkili yolu karayolu. Ancak yardım kuruluşları İsrail’in getirdiği kısıtlamalar nedeniyle ihtiyaç duyulan yardımın çok az bir kısmının bölgeye ulaşabildiğini söylüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/israil-hamasin-rehine-anlasmasini-reddetti/feed/ 0
Konut Kredisi Hacmi Reel Bazda Keskin Bir Şekilde Düştü https://www.haber28.com.tr/konut-kredisi-hacmi-reel-bazda-keskin-bir-sekilde-dustu/ https://www.haber28.com.tr/konut-kredisi-hacmi-reel-bazda-keskin-bir-sekilde-dustu/#respond Sat, 27 Apr 2024 06:00:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15923 CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, şubat ayında konut satışları artsa da ipotekli satışlarda gerilemenin sürdüğünü belirterek, “Artan kentsel dönüşüm ihtiyacına rağmen Mart 2024 itibarıyla bankalarca vatandaşlara kullandırılan konut kredisi tutarı reel bazda keskin biçimde düştü. Yıllık gerçekleşen yüzde 29’luk daralma, tarihi gerilemelerden biri oldu. Kredi maliyetleri vatandaşın gücünü çok aşıyor. Ev sahibi olmak orta gelirli için de imkansız hale geliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise konuta erişimin 2026’da enflasyonun tek haneye inmesiyle kolaylaşacağını söyleyerek hayal dağıtıyor” dedi.

CHP Bolu Milletvekili, TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu Üyesi Türkeş Ateş, konut satışı ve konut kredi hacmi verileriyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Toplam konut kredisi büyüklüğünde 2014-2018 döneminde yaşanan artışın ekonomide yaşanan kur şoku ile ağırlaşan sorunlarla birlikte tersine döndüğüne işaret eden Ateş, Bankacılık Denetleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre bu yıl mart ayının ilk haftası itibarıyla 439 milyar liraya ulaşan konut kredi hacminin yıllık bazda yüzde 18,6 oranındaki artışına dikkat çekti. Ateş, şunları kaydetti:

“KONUT KRİZİ ARTIK DAHA DERİN”

“Ancak rakam enflasyondan arındırıldığında yüzde 29 oranında sert bir daralma söz konusu… Mart 2022-2023 döneminde de konut kredilerinin büyüklüğü reel olarak yüzde 20 gerilemişti. Piyasadaki daralmanın sürpriz olmadığı ortada… Bankaların konut kredisine uyguladığı ortalama faiz oranı Haziran 2023’ten bu yana yüzde 18’den yüzde 41’e ulaştı. Bazı kampanyalarla faizin aşağıya çekildiği izleniyor ancak faizin yanı sıra yüksek konut fiyatları ve düşen alım gücü nedeniyle konut krizi artık daha derin.”

Ateş, 2018 yılından bu yana izlenen yanlış politikalar sonucunda ekonomide dikiş tutmadığını ve bozulan dengelerin konuta erişim tarafında yıkıcı olduğunu belirterek, “TÜİK verilerine göre konut sahipliği oranı 2014 yılında %61,1 iken geçen yıl %56,2’ye geriledi. Aynı zamanda devletin sosyal konut üretimi sınırlı kaldı. Merkez Bankası da son Enflasyon Raporu’nda konut sahiplik oranının alt gelir gruplarında düşük seviyelerde olduğuna dikkat çekti” dedi.

“SAĞLIKLI PLANLAMA YAPILMASI İHTİYACI ORTADA”

Ateş, yüksek enflasyon beklentileri çerçevesinde çözüm için umutlanmanın mümkün olmadığını, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bu kapsamda tek haneli enflasyon için 2026’yı göstererek “hayal tacirliği” yaptığını belirtti. Sorunun çok boyutlu olduğuna işaret eden Ateş, şöyle devam etti:

“Konutun yatırım aracı haline gelmesi sıkıntılı iken devletin kısıtlı üretimi kapsamında kiralık ev arzı için bu da gerekli. Öncelikle sağlıklı bir planlama yapılması ihtiyacı ortada. Reel konut fiyatları gibi kiralar da yılık bazda şimdilerde gerilese bile halen çok yüksek. Özellikle büyükşehirlerde memurundan işçisine, emeklisinden öğrencisine mağdur olan vatandaş iktidardan palyatif önlem değil artık kalıcı çözüm bekliyor.”

“KONUT İHTİYACI ARTARKEN SEKTÖR ZORDA”

Ülkenin önemli bir kısmında kentsel dönüşüm ihtiyacı büyük ve acil iken konut kredisine erişimin zorlaşmasının büyük bir darboğaz yarattığını vurgulayan Ateş, bu kapsamda yalnızca İstanbul özelinde hayata geçirilen ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının bir seçim yatırımı olarak gözüktüğünü ve kampanyaya mevcut ekonomik şartlarda başvuru sayısının sınırlı kalmasını beklediklerini belirtti.

Ateş “Konut ihtiyacı artarken sektör de zorda… Geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinden itibaren yapı ruhsatı verilen daire sayısının yeniden artışa geçmesi arzda deprem bölgesi ile sınırlı bir hareketlilik olduğunu teyit ediyor. Nitekim konut piyasasındaki gerilemeyle ülke genelinde çok sayıda yapı müteahhidi iflasın eşiğinde ve sektörün takipteki kredi oranı yükseliyor” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/konut-kredisi-hacmi-reel-bazda-keskin-bir-sekilde-dustu/feed/ 0
Almanya ve Brezilya İsrail’in Gazze saldırısına tepki gösterdi https://www.haber28.com.tr/almanya-ve-brezilya-israilin-gazze-saldirisina-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/almanya-ve-brezilya-israilin-gazze-saldirisina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 25 Mar 2024 14:48:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11488 Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, İsrail askerlerinin Gazze’de yardım bekleyen sivillere ateş açmasına ilişkin, “İsrail ordusu, silahlı saldırının nasıl meydana geldiğini tam olarak açıklamalıdır” dedi. Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne da bağımsız soruşturma yapılması çağrısında bulundu. Brezilya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, “Netanyahu hükümeti, Gazze’deki askeri faaliyetlerinin hiçbir sınırının olmadığını eylem ve açıklamalarıyla bir kez daha gösterdi” ifadeleri kullanıldı.

İsrail ordusunun dün Gazze şehrinde gıda yardımı bekleyen kalabalığa ateş açıp 112 sivili katlettiği saldırıya tepkiler sürüyor. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Aileleri için yardım malzemesi arayan insanlar kendilerini ölü buldu. Gazze’den gelen haberler beni şok ediyor. İsrail ordusu, kitlesel paniğin ve silahlı saldırının nasıl meydana geldiğini tam olarak açıklamalıdır. Gazze’de insanlar yaşamaktan çok ölmeye daha yakın. Daha fazla insani yardımın gelmesi gerekiyor. Derhal” ifadelerini kullandı. Bakan Baerbock, Gazze’deki rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze’de daha fazla insanın ölmemesi için artık ateşkese ihtiyaç olduğunu belirtti.

“Netanyahu hükümeti, Gazze’deki askeri faaliyetlerinin hiçbir sınırının olmadığını eylem ve açıklamalarıyla bir kez daha gösteriyor”

Brezilya’dan da İsrail’in katliamına tepki geldi. Brezilya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İnsani yardım taşıyan tırların etrafındaki kalabalıklar, Gazze Şeridi’ndeki halkın içinde bulunduğu çaresiz durumu ve bölgedeki gıda temininin zorluğunu gösteriyor. Bu, dünkü ölüm ve yaralanmaların sorumluluğunun belirlenmesinin çok ötesine geçen, kabul edilemez bir durumdur. Birleşmiş Milletler yetkilileri ile farklı kurum ve kuruluşlardan uzmanlar, aylardır Gazze sınırlarında kamyonların sistematik bir şekilde bekletilmesini ve halk arasında artan açlık, susuzluk ve çaresizlik durumunu kınamaktadır. Yine de uluslararası toplumun bu insani trajedi karşısında eylemsizliği, Netanyahu hükümetinin masum sivilleri hedef almaya ve uluslararası insancıl hukukun temel kurallarını göz ardı etmeye devam etmesi için üstü kapalı bir teşvik işlevi görmeye devam ediyor. Netanyahu hükümetinden üst düzey bir yetkilinin saatler sonra saldırının mağdurlarına yönelik yaptığı alaycı ve saldırgan açıklamalar, insan hayatının değerine gerçekten inanan herkes için bardağı taşıran son damla olmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Netanyahu hükümeti, Gazze’deki askeri faaliyetlerinin hiçbir etik ve hukuki sınırının olmadığını eylem ve açıklamalarıyla bir kez daha gösterdi. Zulümlere son vermek ve zulümleri önlemek uluslararası topluma düşüyor. İnsanlık Gazze’deki sivilleri yüzüstü bırakıyor. Yeni katliamlardan kaçınmanın zamanı geldi. Brezilya, Filistin halkıyla, özellikle de saldırıda hayatını kaybedenlerin aileleriyle dayanışmasını ifade ederek sivil hedeflere, özellikle de insani ve tıbbi yardım sağlanmasıyla bağlantılı olanlara karşı her türlü askeri eylemi kesinlikle reddettiğini bir kez daha teyit ediyor. Brezilya, ateşkesin aciliyetini, Gazze’ye yeterli miktarda insani yardımın etkin bir şekilde girmesini ve tüm rehinelerin serbest bırakılması yönündeki çağrısını bir kez daha tekrarlıyor” ifadelerine yer verildi.

Bağımsız soruşturma çağrısı

Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, Fransız medyasına yaptığı açıklamada, insani yardım almak için toplanan Filistinlilerin ölümüne yönelik bağımsız bir soruşturma yapılması çağrısında bulundu. Sejourne, “Açıklama isteyeceğiz. Be olduğunu anlamak için bağımsız bir soruşturma yapılması gerekecek” dedi.

Sejourne, ülkesinin “çifte standart” uygulamayacağını söyledi ve soruşturmanın İsrail’in saldırısının “bir savaş suçu olduğu” sonucuna varması durumunda bunun açıkça yargının meselesi haline geleceğini vurguladı.

İsrail ordusunun dün Gazze şehrinin Reşid Caddesi’nde gıda yardımının yapılacağı kamyonları bekleyen kalabalığa ateş açması sonucu 112 kişi hayatını kaybetmiş, 760 kişi yaralanmıştı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yardım için bekleyenlerin çoğunun izdiham sonucu yaşamını yitirdiği iddia edilmişti. Ancak Ordu Sözcüsü Peter Lerner, İsrail askerlerinin kontrol noktasına yaklaştığı öne sürülen bir gruba ateş açtığını belirtmişti. – BERLİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/almanya-ve-brezilya-israilin-gazze-saldirisina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Diyarbakır’da düğün salonunda çocuk yaralayan sanık hakkında dava açıldı https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-dugun-salonunda-cocuk-yaralayan-sanik-hakkinda-dava-acildi/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-dugun-salonunda-cocuk-yaralayan-sanik-hakkinda-dava-acildi/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:24:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7916 Diyarbakır’da bir düğün salonunda damat ile bir çocuğu yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan sanık hakkında üç ayrı suçtan 15 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu sanık S.A. hakkında hazırlanan iddianame, 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

Olay, 5 Eylül 2023 tarihinde merkez Kayapınar ilçesindeki bir düğün salonunda meydana gelmişti. Kına gecesi merasiminde gelin F.A. ile damat A.E. düğün salonuna girdiği esnada sanık S.A. tabancayla ateş etmeye başladı. Olayda damat A.E. ile kına gecesi merasimindeki akrabalarından E.K. yaralanmıştı. Ağır yaralanan damat yakınları tarafından özel bir hastaneye, çocuk ise sağlık ekiplerince Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmıştı. Polis ekiplerince yakalanan S.A. gözaltına alınmış, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

Öte yandan, saldırıda yaralanan damat A.E. (20), tedavisinin ardından F.A. ile 1 Ekim 2023’te Batman’da düzenlenen törenle evlenmişti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu sanık S.A. hakkında hazırlanan iddianame, 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilirken, iddianamede, sanığın yaklaşık 3 yıl önce evlenmek amacıyla F.A.’yı ailesinden istediği ancak ailenin rıza göstermemesi nedeniyle evliliğin gerçekleşmediği kaydedildi. Sanığın olay tarihinden 1 ay önce F.A.’nın müşteki A.E. ile evleneceğini öğrenmesi üzerine bu evliliğe engel olmak amacıyla plan yaptığı belirtilen iddianamede, olay tarihinde yaşadığı köyden kent merkezine tek başına gelerek düğün salonunda beklediği anlatıldı.

İddianamenin devamında sanığın, müşteki A.E. ve F.A.’nın düğün salonuna geldikleri esnada belinden çıkardığı tabancayla damada karşı öldürmek amacıyla yakın mesafeden 5 el ateş ettiği vurgulandı. İddianamede, müştekinin hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ifade edildi. Sanık S.A.’nın, müşteki A.E.’yi öldürmek amacıyla ateş ettiği esnada kurşunlardan birinin mağdur E.K.’ye isabet ettiği ifade edilen iddianamede, yaralı çocuğun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığı aktarıldı.

İddianamenin değerlendirme ve sonuç kısmında, “Her ne kadar şüpheli ifadesinde amacının müştekiyi öldürmek olmadığını ve düğünü bozmak olduğunu belirtse de kullanılan tabancanın öldürmeye elverişli ateşli silah olması, yakın mesafeden 5 el ateş etmesiyle, müşteki A.E.’nin hayati tehlike geçirmesine neden olmuştur. Müştekinin, F.A. ile evlenecek olması nedeniyle şüphelinin kendisine husumet duyması dikkate alındığında, sanığın öldürme amacıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir. Şüpheli olaydan bir ay önce F.A.’nın müşteki ile evleneceğini öğrenmesi üzerine evliliği istemediği için engel olmak amacıyla planlı şekilde ve tasarlayarak hareket ettiği için eyleminin ‘tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın düğün salonunda ve kalabalık bir ortamda ateş ettiği, kurşunların bir kısmının başkasına isabet edebileceğini öngörmesine rağmen ‘olursa olsun’ düşüncesiyle hareket ederek, müşteki E.K.’ye yönelik ise ‘olası kastla kasten yaralama’ suçunu işlemiştir. Olayda kullandığı tabancanın da yasak niteliğe haiz olduğu tespit edilmiştir” denildi.

İddianamede, tutuklu sanık S.A. hakkında “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs”, “olası kastla kasten yaralama” ve “ruhsatsız ateşli silahla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından 15 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası istendiği öğrenildi. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-dugun-salonunda-cocuk-yaralayan-sanik-hakkinda-dava-acildi/feed/ 0
Diyarbakır’da Düğün Salonunda Silahlı Saldırı: Sanık Hakkında 15-26 Yıl Arasında Hapis Cezası İsteniyor https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-dugun-salonunda-silahli-saldiri-sanik-hakkinda-15-26-yil-arasinda-hapis-cezasi-isteniyor/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-dugun-salonunda-silahli-saldiri-sanik-hakkinda-15-26-yil-arasinda-hapis-cezasi-isteniyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 03:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7787 Diyarbakır’da düğün salonunda damat ile bir çocuğu yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan sanık hakkında üç ayrı suçtan 15 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu sanık S.A. hakkında hazırlanan iddianame, 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, 5 Eylül 2023’te damat A.E’nin, F.A. ile merkez Kayapınar ilçesinde bir düğün salonunda kına gecesi merasimi olduğu, sanık S.A’nın gelin F.A’nın amcasının torunu olduğu belirtildi.

Sanığın, yaklaşık 3 yıl önce evlenmek amacıyla F.A’yı ailesinden istediği ancak ailenin rıza göstermemesi nedeniyle evliliğin gerçekleşmediği kaydedilen iddianamede, sanığın olay tarihinden 1 ay önce F.A’nın müşteki A.E. ile evleneceğini öğrenmesi üzerine bu evliliğe engel olmak amacıyla plan yaptığı, olay tarihinde yaşadığı köyden kent merkezine tek başına gelerek düğün salonunda beklediği anlatıldı.

Sanığın, müşteki A.E. ve F.A’nın düğün salonuna geldikleri esnada belinden çıkardığı tabancayla damada karşı öldürmek amacıyla yakın mesafeden 5 el ateş ettiği vurgulanan iddianamede, müştekinin hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ifade edildi.

“Sanığın öldürme amacıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir”

Sanık S.A’nın, müşteki A.E’yi öldürmek amacıyla ateş ettiği esnada kurşunlardan birinin mağdur E.K’ye isabet ettiği ifade edilen iddianamede, yaralı çocuğun basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığı aktarıldı.

İddianamenin, değerlendirme ve sonuç kısmında şu tespitlerde bulunuldu.

“Her ne kadar şüpheli ifadesinde amacının müştekiyi öldürmek olmadığını ve düğünü bozmak olduğunu belirtse de kullanılan tabancanın öldürmeye elverişli ateşli silah olması, yakın mesafeden 5 el ateş etmesiyle, müşteki A.E’nin hayati tehlike geçirmesine neden olmuştur. Müştekinin, F.A. ile evlenecek olması nedeniyle şüphelinin kendisine husumet duyması dikkate alındığında, sanığın öldürme amacıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir. Şüpheli olaydan bir ay önce F.A’nın müşteki ile evleneceğini öğrenmesi üzerine evliliği istemediği için engel olmak amacıyla planlı şekilde ve tasarlayarak hareket ettiği için eyleminin ‘tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın düğün salonunda ve kalabalık bir ortamda ateş ettiği, kurşunların bir kısmının başkasına isabet edebileceğini öngörmesine rağmen ‘olursa olsun’ düşüncesiyle hareket ederek, müşteki E.K’ye yönelik ise ‘olası kastla kasten yaralama’ suçunu işlemiştir. Olayda kullandığı tabancanın da yasak niteliğe haiz olduğu tespit edilmiştir.”

İstenilen ceza

İddianamede, tutuklu sanık S.A. hakkında “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs”, “olası kastla kasten yaralama” ve “ruhsatsız ateşli silahla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından 15 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesindeki bir düğün salonunda 5 Eylül 2023’te damat A.E, gelinle salona girdiği sırada silahlı saldırıya uğramış, saldırıda damat ile seken kurşunların isabet ettiği E.K. isimli çocuk yaralanmıştı.

Ağır yaralanan damat yakınları tarafından özel bir hastaneye, çocuk da sağlık ekiplerince Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış, polis ekiplerince yakalanan S.A. gözaltına alınmış, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.

Saldırıda yaralanan damat A.E. (20), tedavisinin ardından F.A. ile 1 Ekim 2023’te Batman’da düzenlenen törenle evlenmişti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-dugun-salonunda-silahli-saldiri-sanik-hakkinda-15-26-yil-arasinda-hapis-cezasi-isteniyor/feed/ 0
9 kişinin öldüğü katliamda kan donduran detaylar ortaya çıktı https://www.haber28.com.tr/9-kisinin-oldugu-katliamda-kan-donduran-detaylar-ortaya-cikti/ https://www.haber28.com.tr/9-kisinin-oldugu-katliamda-kan-donduran-detaylar-ortaya-cikti/#respond Sat, 24 Feb 2024 05:48:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6987 9 kişinin öldüğü katliamda kan donduran detaylar ortaya çıktı

DİYARBAKIR – Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan arazi anlaşmazlığı olayına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede muhtar Behçet Taş’ın olaydan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları belirtildi.

İlçenin Serçeler Köyünde 15 Haziran 2023 tarihinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle kalaşnikof silahların kullanıldığı, 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili soruşturma tamamlandı. İddianamede, olayı gerçekleştiren Taş ve Alyamaç ailelerine mensup 31 kişi hakkında birden fazla kişiye karşı tasarlayarak kasten öldürme suçunu işledikleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi.

Sanıkların tarlada birbirlerine karşı vahim nitelikli silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç’ın öldürüldükleri belirtildi.

Olay yerine giden jandarma timlerine de yaralılara müdahale etmeyi engellemek için araziye hakim olup silahlı kontrolü sağlayarak güvenlik güçlerine de ateş açtıkları belirlendi.

Yaralılara yardım ve ilk müdahale edildiği sırada arazinin hakim tepelerine yerleşen faillerin jandarma timlerine kesintisiz yoğun yaylım ateşi açtıkları, jandarma timlerinin tüm uyarılarına rağmen siren ve tepe lambalarını açan jandarmaya ait resmi araçlara ve timlere yoğun ateş açmaya devam ettikleri kaydedildi. Yerde yatan ölü ve yaralıların güvenli bir bölgeye taşınmak istediği sırada tepelere yerleşen faillerin seri atışa devam ettikleri belirtildi.

İddianamede, olay yerindeki bir traktör ile pulluğun arkasına siper alan timleri gören saldırganların bu kez yoğun biçimde traktörü yaylım ateşine tuttukları, jandarma timlerinin kafalarının üzerinden birbiri ardına kalaşnikof mermilerinin geçtiği ve timlerin ölü ve yaralılara müdahalesini geciktirdikleri yer aldı.

Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen bir araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi. Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 6 cesedin hastaneye kaldırıldığı, bunlar arasında yaralı olanlardan 3’ünün de daha sonra hayatını kaybettiği belirtildi.

İddianamede, ölü ve yaralılara müdahale etmek için olay yerine giden ve saldırıya uğrayan jandarma timi ile mağdur-sanıkların da ifadelerine ayrıntılı yer verildi. Dehşet anını anlatan timler, kaçan saldırganları da fotoğraflarından teşhis ettiler. Otopsi raporlarında ise katliamın boyutu yer aldı. Ölü muayenesi yapılan cesetlerin topuklarından, kafa ve vücutlarına kadar mermi çekirdeği olduğu bildirildi. Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu belirtildi.

Ambulans kamerasına yakalandılar

İddianamede, sanıkların katliam öncesi ve sonrasında araç içinde ve açık arazide yüzleri poşu ile ellerinde kalaşnikof tüfeklerle biçilmemiş buğday tarlasında yürürken ve güvenlik güçlerinin yaralılara müdahalesini engellemek için araçlara ve jandarma timlerine rastgele ateş açtıklarını gösteren fotoğraflar da delil olarak yer aldı. Bu fotoğrafların bir kısmının sanıklar üzerinde, bir kısmının da ambulansa ve olay yerine giden güvenlik güçlerine ait araçların kamera görüntülerinden alındığı yer aldı.

İddianamede, geçmişte de anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan arazinin büyüklüğü ve maddi değerinin yüksek olması, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı nedeniyle aileler arasında husumet başladığı ve devamında 9 kişinin öldüğü olayın yaşanmasıyla noktalandığı vurgulandı. Taş ailesinden maddi gücü olan ve aynı zamanda eski muhtar olan Behçet Taş’ın, Alyamaç ailesinden ise Mehmet Selim ile Ahmet Alyamaç’ın aile meclisinde söz sahibi oldukları kaydedildi.

Alyamaç ailesini öldürmek için yangın çıkarıp araziye çekmişler

Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi.

Taş ailesinin uzun namlulu silah ve tam teçhizat ekipmanlarla olay yerine çatışma amacıyla gidildiği belirtilen iddianamede, amaçlarının Alyamaç ailesinin mülkiyetinde bulunan araziyi ateşe vererek Alyamaç ailesini araziye çekmeye çalışarak katliamın fitilini ateşledikleri vurgulandı. Çıkan yangını görünce söndürmek amacıyla olay yerine giden Alyamaç ailesinin tarlaya gittiklerini gören Taş ailesi ve akrabalarının daha sonra birbirleriyle yoğun telefon trafiğine girerek olay yerine uzun namlulu silahlarla gitme şeklini planladıkları ifade edildi.

“PALA” yoğun silah kullandı

Yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine mevzi ve siper alarak organize biçimde ateş açtıkları ve karşılıklı çatışmada Alyamaç ailesinden 5, Taş ailesinden 4 olmak üzere 9 kişinin öldüğü kaydedildi. Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından da aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın bizzat traktör üzerinde bulunan Alyamaç ailesine yoğun ateş açıldığı bildirildi.

Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçeler’dekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın da yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi.

Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine de muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin de kendi aralarında karar aldıkları belirtildi.

Behçet Taş’ın gözlerinin görmediği için her yere oğlu Aziz ile birlikte gittiği ve Aziz’in de katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurtdışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı. Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi.

Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen, cenaze ve yaralılara almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları da tespit edilerek bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.

İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi. Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığını vurgulandı.

Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde bir hak edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi. Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde, katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.

Mahkeme nakil istedi

Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi. İddianameyi kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi ise, taraflar arasında husumetin devam etmesi nedeniyle davanın güvenlik gerekçesiyle naklini talep etti. Davanın Diyarbakır’da görülmesinin güvenlik açısından sakıncalı olacağı gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi için Valilikten nakil talebinde bulunuldu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/9-kisinin-oldugu-katliamda-kan-donduran-detaylar-ortaya-cikti/feed/ 0
Diyarbakır’da Arazi Anlaşmazlığı Kavgası: 9 Kişinin Ölümüyle Sonuçlanan Soruşturma Tamamlandı https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-arazi-anlasmazligi-kavgasi-9-kisinin-olumuyle-sonuclanan-sorusturma-tamamlandi/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-arazi-anlasmazligi-kavgasi-9-kisinin-olumuyle-sonuclanan-sorusturma-tamamlandi/#respond Sat, 24 Feb 2024 04:12:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6965 Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan arazi anlaşmazlığı kavgasına ilişkin soruşturma tamamlandı. İddianamede muhtar Behçet Taş’ın olaydan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı belirtildi. Hazırlanan iddianamede şüphelilerin 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İlçenin Serçeler köyünde 15 Haziran 2023 tarihinde kalaşnikof silahlarla açılan ateş sonucu 9 kişinin hayatını kaybettiği arazi anlaşmazlığı kavgasıyla ilgili soruşturma tamamlandı. İddianamede olayı gerçekleştiren Taş ve Alyamaç ailelerine mensup 31 kişi hakkında birden fazla kişiye karşı tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi. Sanıkların tarlada birbirlerine karşı vahim nitelikli silahlarla gerçekleştirdiği saldırıda Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç’ın öldüğü belirtildi. Yaralılara müdahale edildiği sırada arazinin hakim tepelerine yerleşen faillerin yaralılara müdahaleyi engellemek için yoğun yaylım ateşi açtıkları, jandarma timlerinin tüm uyarılarına rağmen ateşe devam ettikleri kaydedildi. Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen bir araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi. Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 6 cesedin hastaneye kaldırıldığı, 3 yaralının daha sonra hayatını kaybettiği belirtildi.
İddianamede, ölü ve yaralılara müdahale etmek için olay yerine giden ve saldırıya uğrayan jandarma timi ile mağdur-sanıkların ifadelerine ayrıntılı yer verildi. Dehşet anını anlatan jandarma personeli, kaçan saldırganları fotoğraflarından teşhis etti. Otopsi raporlarında ise cesetlerin topuklarından kafaların kadar tüm vücutlarında mermi çekirdeği olduğu belirtildi. Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu ifade edildi.
Ambulans kamerasına yakalandılar
İddianamede, sanıkların katliam öncesi ve sonrasında araç içinde ve açık arazide yüzleri poşu ile ellerinde kalaşnikof tüfeklerle biçilmemiş buğday tarlasında yürürken ve güvenlik güçlerinin yaralılara müdahalesini engellemek için araçlara ve jandarma timlerine rastgele ateş açarken fotoğrafları da delil olarak yer aldı. Bu fotoğrafların bir kısmının sanıklar üzerinden, bir kısmının da ambulansa ve olay yerine giden güvenlik güçlerine ait araçların kamera görüntülerinden alındığı belirtildi.
İddianamede, geçmişte de anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan arazinin büyüklüğü ve maddi değerinin yüksek olması, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı nedeniyle aileler arasında husumet başladığı ve devamında 9 kişinin öldüğü olayın yaşanmasıyla noktalandığı vurgulandı. Taş ailesinden maddi gücü olan ve aynı zamanda eski muhtar olan Behçet Taş’ın, Alyamaç ailesinden ise Mehmet Selim ile Ahmet Alyamaç’ın aile meclisinde söz sahibi oldukları kaydedildi.
Alyamaç ailesini öldürmek için yangın çıkarıp araziye çekmişler
Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün. Ölen ölür” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, hatta araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi. Taş ailesinin uzun namlulu silah ve tam teçhizat ekipmanlarla olay yerine çatışma amacıyla gittiği belirtilen iddianamede, Alyamaç ailesinin mülkiyetinde bulunan araziyi ateşe vererek Alyamaç ailesini araziye çekip katliamın fitilini ateşledikleri vurgulandı. Çıkan yangını görünce söndürmek amacıyla olay yerine giden Alyamaç ailesinin tarlaya gittiklerini gören Taş ailesi ve akrabalarının daha sonra birbirleriyle yoğun telefon trafiğine girerek uzun namlulu silahlarla olay yerine gitme şeklini planladıkları ifade edildi.
“Pala” yoğun silah kullandı
Yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine mevzi ve siper alarak organize biçimde ateş açtıkları ve karşılıklı çatışmada Alyamaç ailesinden 5, Taş ailesinden 4 olmak üzere 9 kişinin öldüğü kaydedildi. Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından da aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın bizzat traktör üzerinde bulunan Alyamaç ailesine yoğun ateş açtığı kaydedildi. Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçeler’dekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın da yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi. Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin kendi aralarında karar aldıkları da belirtildi.
Behçet Taş’ın gözlerinin görmediği için her yere oğlu Aziz ile birlikte gittiği ve Aziz’in de katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurt dışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı. Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi. Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen cenaze ve yaralıları almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları tespit edilerek, bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.
İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi. Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığı vurgulandı. Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde hak iddia edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi. Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.
Mahkeme davanın başka bir ilde görülmesi için valilikten talepte bulundu
Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi. İddianameyi kabul eden Ağır Ceza Mahkemesi, taraflar arasında husumetin devam etmesi nedeniyle davanın güvenlik gerekçesiyle naklini talep etti. Davanın Diyarbakır’da görülmesinin güvenlik açısından sakıncalı olacağı gerekçesiyle başka bir ilde görülmesi için Valilikten nakil talebinde bulunuldu. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-arazi-anlasmazligi-kavgasi-9-kisinin-olumuyle-sonuclanan-sorusturma-tamamlandi/feed/ 0
Bursa’da Gece Kulübüne Ateş Açan Şüpheliye Müebbet Hapis Cezası İstendi https://www.haber28.com.tr/bursada-gece-kulubune-ates-acan-supheliye-muebbet-hapis-cezasi-istendi/ https://www.haber28.com.tr/bursada-gece-kulubune-ates-acan-supheliye-muebbet-hapis-cezasi-istendi/#respond Thu, 15 Feb 2024 02:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5384 BURSA’da arkadaş ricası üzerine gece kulübüne tabanca ile ateş edip, eski polis Murat Kayalı’nın (50) ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olan Şükrü Karakaya (26) için müebbet ile 30 yıla kadar hapis cezası istendi. Savcının mütalaasına itiraz eden tutuklu sanık Karakaya, Havaya rastgele ateş ettim. Yakalanınca 1 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaraladığımı öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi.

Olay, 2022 yılının aralık ayında Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi’nde meydana geldi. Şükrü Karakaya, arkadaşları Cuma Toktaş (25), Gaye K. (29) ve Ayhan Aydın’ın (29) da içinde olduğu 34 BZK 339 plakalı otomobille Lefkoşe Caddesi’nde Bülent K.’nin işlettiği kulübün önüne geldi. Otomobili gece kulübünün karşısına park eden Karakaya, yanındaki tabancayla mekana kurşun yağdırdı. Bu sırada güvenlik kulübesinde oturan kulübün şoförü Murat Kayalı, kapıda bekleyen iş yeri çalışanları Mehmet Cengiz (44) ve Zülfü Eren (38), ağır yaralandı. Şüpheliler kaçarken, yaralılar hastanelere kaldırıldı. Göğsüne mermi isabet eden Kayalı, kurtarılamadı. Murat Kayalı’nın eski polis memuru olduğu ve 10 yıl önce görevinden istifa ettiği öğrenildi.

OLAY ANI KAMERADA

Gece kulübünün kurşunlanma anı, mekanın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde; şüphelilerin otomobille önce iş yerinin önünde beklediği, ardından yolun karşı tarafına geçip, araç içinden ateş açtığı görüldü. Öte yandan güvenlik kulübesinde oturan Murat Kayalı’nın vurulma anı da görüntülerde yer aldı.

ESKİ SEVGİLİYE TEHDİT

Çalışma başlatan polis, eski çalışanlarından Gaye K.’nin, iş yeri sahibi Bülent K. ile daha önce ilişki yaşadığını, ardından da Ayhan Aydın ile birlikte olduğunu tespit etti. Bu nedenle Bülent K. ile Ayhan Aydın arasında husumet oluştuğu, Gaye K.’nin daha önce de Bülent K.’yi iş yerini kurşunlamakla tehdit ettiği belirlendi. Gaye K. ile Ayhan Aydın’ın azmettirmesiyle Cuma Toktaş ile Şükrü Karakaya’nın gece kulübüne ateş açtıkları ortaya çıktı.

4 ŞÜPHELİDEN 3’Ü TUTUKLANDI

Polis, Gaye K., Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ile Ayhan Aydın’ı yakalayıp, gözaltına aldı. 3 şüpheli ‘kasten öldürmek’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından tutuklanırken, ‘cinayete azmettirmek’ ile suçlanan Gaye K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sonrası iddianame hazırlandı. İddianamede, Şükrü Karakaya, Cuma Toktaş ve Ayhan Aydın hakkında müebbet, Gaye K. hakkında 25 yıla kadar hapis cezası istendi.

‘ÖNCE ŞAKA YAPIYOR SANDIM’

Bursa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında savunma yapan Şükrü Karakaya, arkadaşının ricasını kıramadığını belirterek, Olay akşamı, Ayhan ve Cuma ile birlikte alkol aldım. Otomobille giderken Ayhan, bana gece kulübünde birileriyle tartıştığını söyleyip, ‘Senden o gece kulübüne ateş etmeni istiyorum’ dedi. Önce şaka yapıyor sandım. Alkolün de etkisiyle onu kıramayıp, gazinoya rastgele ateş ettim. Ardından Ayhan evine giderken ben de Cuma ile bir başka gazinoya eğlenmeye gittim. Burada kurşun yağdırdığım gece kulübünde 1 kişinin ölüp, 2 kişinin yaralandığını duydum. Ardından ben de eve gittim. Daha sonra da polisler gelip, beni evden aldı. Üzgünüm, pişmanım. Tahliyemi istiyorum dedi.

Ayhan Aydın ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddedip, Şükrü Karakaya’nın kendi özel sorunları nedeniyle gazinoya giderek ateş ettiğini söyledi.

TUTUKLU SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Cuma Toktaş da Hakim Bey, benim hiçbir şeyden haberim yok. Birlikte alkol aldık. Otomobilin arkasında uyurken silah seslerini duydum. Çok korktum. Masumum, tahliyemi istiyorum diye konuştu.

Gaye K. ise olay günü başka gazinoda çalıştığını, konuyla ilgisi olmadığını belirterek, Yaşananları daha sonra öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, Cuma Toktaş’ın tahliyesine karar verdi.

‘HAVAYA RASTGELE ATEŞ ETTİM’

Davada son olarak savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Gaye K.’nin üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığını belirtip, beraatini istedi. Şükrü Karakaya için de ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan da 15’er yıldan 30’ar yıla kadar hapis cezası istendi. Cuma Toktaş ile Aydın Ayhan’ın ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 30’ar yıl hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Sanıklar mütalaaya itiraz ederken, Şükrü Karakaya, Havaya rastgele ateş ettim. Yakalanınca 1 kişiyi öldürüp, 2 kişiyi yaraladığımı öğrendim. Beraatimi istiyorum dedi. Karakaya’nın avukatı Hakan Gündoğdu da müvekkilinin ‘bilinçli taksirle öldürme’ ya da ‘olası kasıtla öldürme’ suçundan yargılanması gerektiğini belirterek, Mekanın dış aydınlatmalarının tamamı kapalı. Bu haliyle mekanın o saatte açık olduğunun ve içeride birilerinin olabileceğinin müvekkilim tarafından bilinmesi mümkün değildir diye konuştu.

Mahkeme heyeti, beraat talepleri reddedip, duruşmayı erteledi. (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursada-gece-kulubune-ates-acan-supheliye-muebbet-hapis-cezasi-istendi/feed/ 0
Ak Parti seçim çalışmasındaki saldırıya ilişkin 12 kişi gözaltına alındı https://www.haber28.com.tr/ak-parti-secim-calismasindaki-saldiriya-iliskin-12-kisi-gozaltina-alindi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-secim-calismasindaki-saldiriya-iliskin-12-kisi-gozaltina-alindi/#respond Sun, 11 Feb 2024 16:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5045 AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmasına uzun namlulu silahlarla düzenlenen saldırıyla alakalı olarak 12 şüpheli gözaltına alındı.

KÜÇÜKÇEKMECE’DE AK PARTİ’NİN SEÇİM ÇALIŞMASINA SİLAHLI SALDIRI

AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay’ın seçim çalışmasına dün uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Olayda yoldan geçen 22 yaşındaki E.G.D. isimli kişi başından vurularak ağır yaralandı.

12 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

Saldırının ardından başlatılan soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yaptığı açıklamada gözaltıların olduğunu söyledi. Bakan Tunç açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Küçükçekmece Belediye Başkan Adayımız Aziz Yeniay’ın seçim çalışması yaptığı sırada gerçekleştirilen silahlı saldırı ile ilgili olarak Küçükçekçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında olayla bağlantısı olduğu düşünülen; 12 şüpheli gözaltına alınmış, 7 şüphelinin ise yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir.”

GENİŞ ÇAPLI TAHKİKAT BAŞLATILDI

Saldırıya ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Bugün saat 16.30 sıralarında AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Sayın Aziz Yeniay’ın Kanarya Mahallesindeki aday tanıtım etkinliğinin olduğu yere uzun namlulu silah ve tabanca ile ateş açılmıştır. Saldırıda E. G. D adlı kadın vatandaşımız yaralanmıştır. Saldırıya ilişkin geniş çaplı tahkikat başlatılmıştır. Yaralı vatandaşımıza acil şifalar diliyorum. Seçim sürecine ve demokrasimize yönelik bu tür menfur saldırıları şiddetle kınıyorum.” demişti.

YOĞUN BAKIMDA TEDAVİSİ SÜRÜYOR

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yaralanan vatandaşına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Beyin ameliyatının devam ettiği bilgisini verdiğimiz, İstanbul Küçükçekmece’de silahlı saldırı sonucu başından ağır yaralanan vatandaşımızın operasyonu tamamlanmış olup, kendisi yoğun bakıma alınmıştır. Ameliyat sonrası hastamızın durumu ciddi olup yakından takip edilmektedir. Tekrar acil şifalar diliyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

SALDIRIYA UĞRAYAN BAŞKAN ADAYI OLAY ANINI ANLATTI

Saldırıyla ilgili Aziz Yeniay’dan ilk açıklama geldi. Tv100 canlı yayınına katılan Yeniay şunları söylemişti: “Biz derneğimizde oradaki insanlarla programlı bir toplantı yapıyorduk seçim çalışmaları kapsamında. Sokağa girmeden otomatik silahlarla bulunduğumuz bölgeye ateş edildi. Oradaki hedefim kim olduğu noktasında emniyetimiz bir açıklama yapmadan net bir bilgi vermemiz söz konusu değil. Bir vatandaşımız başından ağır yaralandı. Durumu oldukça kritikti.

“BULUNDUĞUMUZ YERDEN 20 METRE MESAFEDEN ATEŞ EDİLDİ”

Sokağa cephe olan, tamamıyla cam olan bir mekanda sokağa da 2-3 metre mesafede oturduğumuz bir noktada bu sesler geldi. Dolayısıyla ilk etapta bizim duyumumuz, otomatik silahların ateşlendiğiydi. Orada emniyet güçleri vardı. Kuvvetle muhtemel, emniyet güçlerinin varlığı ürküttüğü için muhtemelen sokağa girmediler. O sırada sokaktan geçen bir vatandaşımız ağır şekilde yaralandı. Bulunduğumuz yerden 20 metre mesafeden ateş edildi. Emniyet güçlerimiz takibini yapıyor. Kısa sürede failler yakalanacak. Emniyetimiz olayın aslının ne olduğun açıklayacaktır.”

“Bir aşiret, dernek ve hemşeri kavgası olabileceğine dönükte güvenlik güçlerinin tahminleri var bize gelen bilgilerde” sorusuna Yeniay, “Her şey olabilir, burada vurulan kişinin hedef alınması söz konusu olabilir başka başka kişilerin gerekçeler olabilir. Emniyetimiz açıklama yapmadan bir yorumda bulunmak yanıltıcı bir bilgi olur.” yanıtını verdi.

“SALON AĞZINA KADAR DOLUYDU”

Yeniay sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Arkadaşlarımızın hepsi içerideydi. Salon ağzına kadar doluydu. Konuşma yaparken silahlarını ateşlenmesiyle büyük bir panik yaşandı. İnsanlar siper almaya gayret gösterdi. Gerekli güvenlik tedbirini hemen aldık. Bölge halkına da geçmiş olsun diliyorum.

“HİÇ KİMSE BİRLİĞİMİZE, BERABERLİĞİMİZE GÖLGE DÜŞÜREMEYECEKTİR”

AK Parti İBB Başkan adayı Murat Kurum, Küçükçekmece AK Parti ilçe binasında saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yaralı vatandaşımızı ziyaret ettik, müdahale sürüyor. Hiç kimse bizim birliğimize, beraberliğimize gölge düşüremeyecektir. Milletimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.” ifadelerini kullandı.


]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-secim-calismasindaki-saldiriya-iliskin-12-kisi-gozaltina-alindi/feed/ 0
Kağıthane’de küfürleşme sonucu ölüm: Müebbet ve hapis cezası istendi https://www.haber28.com.tr/kagithanede-kufurlesme-sonucu-olum-muebbet-ve-hapis-cezasi-istendi/ https://www.haber28.com.tr/kagithanede-kufurlesme-sonucu-olum-muebbet-ve-hapis-cezasi-istendi/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:48:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4586

KAĞITHANE’de sosyal medyada küfürleşerek randevulaştığı Fahri Çelik’in ölümüne, 2 kişinin ise yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla devam eden Şehmuz Yamaç hakkındaki soruşturma tamamlandı. İddianamede, Yamaç hakkında 4 suçtan müebbet ve 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Olay yerine Şehmuz Yamaç’ı motosikletiyle getiren Ahmet Kardaş’ın ise, ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 9 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edildi.

YARALI ARKADAŞINA YARDIM ETMEK İSTERKEN ÖLDÜRÜLMÜŞ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Şehmuz Yamaç ile müşteki Cihan Öncü’nün sosyal medya uygulamasından olay tarihinden yaklaşık 9 ay önce mesajlaştıkları, bu konuşmaların birbirlerine hakaret seviyesine ulaştığı anlatıldı. İki tarafın da Ocak 2023 tarihinde buluşmak için sözleştikleri, Cihan Öncü’nün aracılık etmesi için yanında Fahri Çelik ve Doğan İpek’in bulunduğu, şüpheli Şehmuz Yamaç’ın buluşmaya giderken yanına tabanca aldığı aktarıldı. Şüphelilerin olay yerine Ahmet Kardaş’ın sürdüğü motosiklet ile gittikleri, Şehmuz Yamaç’ın Cihan Öncü’yü olay yerinde gördüğü anda motosikletten inerek Öncü’ye ateş ederek yaraladığı, arkadaşına yardım etmek isteyen Fahri Çelik’e de ateş edilmesi üzerine Çelik’in hayatını kaybettiği ifade edildi. Olay yerinde tesadüfen bulunan Cihan Hülagü’nün de etrafa açılan ateş sonucu seken mermiyle yaralandığı, seken mermilerin bazıları ise çevredeki bir iş yerine isabet ettiği belirtilirken, şüpheliler Şehmuz Yamaç’ın olay yerinden Ahmet Karataş’ın kullandığı motosikletle birlikte kaçtıkları anlatıldı.

SOSYAL MEDYADAN KÜFÜRLEŞİP BULUŞMAK İÇİN SÖZLEŞMİŞLER

İddianamede, şüpheli Şehmuz Yamaç’ın olay yerine gelir gelmez Öncü’nün hayati bölgelerine ateş ettiği, daha önce sosyal medya üzerinden küfürleşmeleri nedeniyle aralarında husumet bulunduğu değerlendirildi. Yamaç’ın ATK raporunda olayda yaralanan Cihan Öncü’ye yönelik eyleminin tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu belirtildi. Olayın başında iki tarafın da karşılıklı küfürleşmede bulundukları, bu nedenle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının ve Yamaç’ı motosikletiyle olay yerine getirip götüren Ahmet Kardaş’ın da diğer şüpheli tarafından Öncü’ye yönelik eyleminde fikir ve eylem birliği içerisinde bulunması, ifadeler ve tanık ifadesi gözetilerek Kardaş hakkında ‘öldürmeye teşebbüs’, ‘suçluyu kayırma’ suçlarından ceza verilmesinin mahkemenin takdirine bırakıldığı aktarıldı.

ATK RAPORUNDA ÇELİK’İN ÖLÜM NEDENİNİN SİLAHLA YARALANMA OLDUĞU VURGULANDI

Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nden gelen rapora göre Fahri Çelik’in vücuduna bir mermi girişi olduğu ve onun da öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Raporda Çelik’in ölüm nedeninin ateşli mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu olduğu vurgulandı. ATK raporunda olayda yaralanan Cihan Hülagü’ye gelen kurşunun ise yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olduğu aktarıldı. İddianamede, şüpheli Şehmuz Kaçmaz hakkında ‘Mala zarar verme’ suçundan ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtildi.

“FAHRİ ELİME DOĞRU HAMLE YAPINCA SİLAH ATEŞ ALDI”

İddianamede şüphelilerin ifadelerine de yer verildi. Şehmuz Yamaç ifadesinde, “Cihan Öncü’yü tanırım, kendisiyle sosyal medya üzerinden 5-6 yıldır konuşuruz. Konuşurken aramızda bir gün tartışma çıktı, bu nedenle karşılıklı hakaretleşmelerimiz oldu. Cihan son zamanlarda bana yönelik hakaretleri çok ileri düzeye gitmeye başlamıştı. Benden konum isteyerek buluşmak istedi. Ben de olay günü bulunduğum konumu gönderdim. Ben de olay yerine, beni vuracağını söylediğinde ve tedbiren silahımı da yanıma aldım. Buluşma noktasına yolda kısmen tanıdığım Ahmet Kardaş’ı motosikletle görünce beni mahalleye bırakmasını istedim. O da kabul etti ve motosiklete binerek seyir halindeyken husumetlim olduğunu anlattım ama detaylarını söylemedim. Ahmet yanımda silah olduğunu bilmiyordu. Ahmet’in olayla ilgisi bulunmamaktadır. Motordan inince Cihan Öncü’yü görünce bacaklarına doğru 1 el ateş ettim. Mermi yerden sekip dükkanın camına geldi. Sonra Cihan ile aramızda boğuşma oldu orada. O sırada adını sonradan öğrendiğim Fahri Çelik’in bize doğru koştuğunu gördüm. Arkam dönük olduğu sırada Fahri bana yumruk attı. Önüme doğru dönmeye çalışırken, Fahri elime doğru hamle yapınca silah ateş aldı. Fahri bu şekilde yaralandı. Yoldan geçen ve tanımadığım Cihan Hülagü’nün ise nasıl yaralandığını bilmiyorum” dedi.

ÖLEN ARKADAŞINI ISRARLA BULUŞMA NOKTASINA ÇAĞIRMIŞ

Şikayetçi Cihan Öncü’nün de soruşturma aşamasındaki ifadesi iddianamede yer aldı. Öncü ifadesinde 9 ay önce sosyal medya üzerinden Şehmuz Yamaç ile tartışmaya başladıklarını, tartışmanın olay gününe kadar devam ettiğini anlattı. Öncü, tartışmanın uzaması nedeniyle Şehmuz Yamaç’a buluşma teklifinde bulunduğunu, onun da kabul ederek verdiği adrese gittiğini, adrese geldiğinde aynı uygulama üzerinden daha önce tanıştığı Fahri Çelik’i de buluşma noktasına ısrarla çağırdığını anlattı. Fahri Çelik geldikten 30 dakika sonra Şehmuz Yamaç’ın belirtiği noktaya geldiğini söylemesi üzerine dışarı çıktığı sırada arkasından ateş edildiğini ve sol kasık bölgesinden vurulduğunu söyledi. Cihan Öncü, kendisine ateş eden kişinin Şehmuz Yamaç olduğunu net olarak gördüğünü ifade ederek Yamaç’dan şikayetçi olduğunu ifadesinde anlattı.

ŞÜPHELİYE MÜEBBET VE 22 YIL 6 AYA KADAR HAPİS İSTEMİ

Şüpheli Şehmuz Kaçmaz’ın olay sırasında kendisine hamle yapan Fahri Çelik’e ateş ederek ölümüne neden olması nedeniyle ‘Kasten öldürme’, olay yerinde tesadüfen bulunan ve seken mermiler nedeniyle yaralanan Cihan Hülagü’ye yönelik ise ‘Olası kastla yaralama’ ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma’, Cihan Öncü’ye yönelik ise ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçlarından toplamda müebbet ve 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Diğer şüpheli Ahmet Kardaş’ın ise Cihan Öncü’ye yönelik ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 9 yıldan 15 yıla kadar hapsi istendi. Şüphelilerin ilerleyen günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlanacak. İddianamede, şüpheli Şehmuz Kaçmaz hakkında ‘Mala zarar verme’ suçundan ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirtildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kagithanede-kufurlesme-sonucu-olum-muebbet-ve-hapis-cezasi-istendi/feed/ 0
Depremde eşini ve çocuklarını kaybeden adam, eşinin hayalini gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/#respond Tue, 06 Feb 2024 08:00:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4377 Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde iki evladını ve karısını kaybeden Onur Ateş, eşinin “şiir kitabı” hayalini gerçekleştirdi.

“Asrın felaketi” olarak nitelenen depremlerde Pazarcık’taki Demiryolu Apartmanı’nın 5. katında 24 yaşındaki eşi Betül, 6 yaşındaki oğlu Ezel ve 6 aylık kızı Açelya ile yaşayan Onur Ateş (32), gece saat 04.17’de meydana gelen depremde enkaz altında kaldı.

Yaklaşık 9 saat sonra enkazdan yaralı çıkarılan Ateş, afette eşi ile 2 çocuğunu kaybetti.

İlçede esnaflık yapan ve depremden sonra bir başına kalan Ateş, yaşadığı büyük acılara rağmen yaşama tutunmaya çalışıyor.

Eşinin yazdığı şiirleri “Benim Mucizem” adlı kitapta toplayan Ateş, bastırdığı ancak yanında bulundurmadığı şiir kitabıyla depremde kaybettiği karısının hayalini gerçekleştirdi.

Ateş, kayınpederi ve kayınvalidesinin talebi üzerine şiir kitabında eşinin kızlık soyadını kullandırdı.

“Önce eşimi bir gün sonra oğlumu, öbür gün de kızımı çıkardılar”

Depremzede Onur Ateş, AA muhabirine, deprem gecesi babasının evinde olduğunu ifade ederek, “Babamlar ‘Burada kalın.’ dedi. Eşim, ‘Yok gidelim.’ dedi, gittik. Başımıza 6 Şubat’ta talihsiz bir olay geldi. Eşim ve iki çocuğum vefat etti.” dedi.

Ateş, deprem gecesi yaşadıklarını şöyle anlattı:

“O gece oturma odasında yattım, eşim ve çocuklarım yatak odasındaydı. Binamız depreme fazla dayanmadı, 10. saniyede falan bina yıkıldı. O oturma odasına doğru, ben yatak odasına doğru koşuyorduk. Aramızda sadece bir kapı vardı. Bina direkt çöktü. Koltuk üzerime ters çöktüğü için bana bir yaşam alanı çıktı. Eşimin üzerine sütun düştü. Zaten olduğu yerde vefat etti. Beni yaklaşık 8-9 saat sonra çıkardılar. Önce eşimi, bir gün sonra oğlumu, öbür gün de kızımı çıkardılar.”

Enkaz altında bir süre bilincinin açık olmadığını anlatan Ateş, 5. katta oturmalarına rağmen enkazdan çıktığında binanın yanındaki benzinliğin tabelasıyla aynı hizada olduklarını ve bulundukları katın zemine kadar indiğini söyledi.

Ateş, zorlu bir süreç yaşadıklarını belirterek, “Binamızda 17 kişi vefat etti. Enkaz altında sürekli çocuklarıma isimleriyle haykırdım bir ses alabilir miyim diye, hiçbir ses alamadım. Sadece alt komşumun sesi geliyordu.” ifadelerini kullandı.

“Mezarlarına gittiğimde eski anılarımız aklıma geliyor”

Depremin ardından bir süre tedavi gördüğünü aktaran Ateş, şöyle devam etti:

“Hastaneye götürüldükten bir saat sonra yeniden enkazın başına gittim. Kendime geldiğimde çalışmalara katılabildim hatta işim icabı arabanın arkasında hilti ve bazı malzemeler vardı. AFAD görevlilerine hepsini verdim. Akrabalarla yardımcı olduk. O an sürekli Allah’a yalvardım, ‘Biri sağ çıksın, tutunacak dalım kalsın’ dedim. Allah böyle takdir etti. Depremden sonra iki ay Antalya’ya gittim, sonra geri dönerek işimin başına geçtim. Giden konteynerlerin hepsinin elektrik bağlantısını yaptım. O köyleri gezince benden durumu daha kötü insanları gördüm. Mesela adamın çocukları ölmüş, iki bacağını kesmişler. Bir evden 5-6 tane evladı ölen insanlar vardı. O biraz da bana güç verdi.”

Ailesiyle anılarını hiçbir zaman unutamayacağını vurgulayan Ateş, “Özellikle oğlum çünkü oğlumla çok vakit geçirirdim. Küçük kızım vardı ama oğlumun yeri daha bir ayrıydı. Akşam eve giderdim, ‘babam’ diye sarılırdı. Onu sürekli gezdirir, parka götürürdüm. Şu an bir boşluk içerisindeyim. İlk üç aydaki sıkıntımla şu anki sıkıntım aynı değil ama kalbimden hiçbir zaman silinmeyecek. Hiçbir zaman unutamayacağım bir olay. Mezarlarını yaptırdım, haftada bir gidiyorum. Elimden geldiğince onlar için hayır yapıyorum. Örneğin cuma namazları çıkışlarında tatlı dağıttırıyorum, yemek verdiriyorum. Mezarlarına gittiğimde eski anılarımız aklıma geliyor. Bir boşluktayım.” diye konuştu.

Ateş, eşinin şiir yazdığından bahsederek, “Depremden önce yayınevinden ortak tanıdığımızı evimize çağırıp kahve içtik. ‘Şiir kitabı çıkartacağız.’ diye düşüncelerimizi söyledik, sonra deprem oldu. Hayali şiir kitabı çıkarmaktı. Hayalini eşimin ailesiyle beraber gerçekleştirdik. Onun hayalini yerine getirmek beni mutlu etti.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/depremde-esini-ve-cocuklarini-kaybeden-adam-esinin-hayalini-gerceklestirdi/feed/ 0
Zonguldak’ta düğün sonrası çıkan olayda ölen kişinin babası suçlamaları reddetti https://www.haber28.com.tr/zonguldakta-dugun-sonrasi-cikan-olayda-olen-kisinin-babasi-suclamalari-reddetti/ https://www.haber28.com.tr/zonguldakta-dugun-sonrasi-cikan-olayda-olen-kisinin-babasi-suclamalari-reddetti/#respond Fri, 26 Jan 2024 09:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3650

ZONGULDAK’ta, düğün sonrası eğlencede çıkan, Akın Kaçmak’ın (25) öldüğü, kardeşi Ogün Kaçmak’ın da yaralandığı olaya ilişkin oğlu Mertcan Kaçmaz (20) ile birlikte yargılanan Volkan Kaçmaz (46), duruşmada suçlamaları reddetti. ‘Kasten öldürmeye teşebbüs ile ruhsatsız silah bulundurma’ suçlamasıyla 18 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanan Volkan Kaçmaz, düğünden sonra müzisyenleri bırakmak için şehir dışına çıktığını, döndüğünde de çevreden duyduklarını olay yerindeymiş gibi polise anlattığını belirterek, “Olay yerinde yoktum” dedi.

Olay, 11 Haziran 2023’te Karaelmas Mahallesi Alsancak Caddesi’nde meydana geldi. Bir düğün sonrası düzenlenen eğlence sırasında akrabalar arasında ‘havaya ateş açma’ nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmada, Akın Kaçmak, akrabası Mertcan Kaçmaz’ı sol bacağından silahla vurarak yaraladı. Bunun üzerine Mertcan Kaçmaz da silahla Kaçmak’ı vurdu. 3 mermi isabet eden Kaçmak, kanlar içinde yerde kaldı. Mertcan Kaçmaz’ın babası Volkan Kaçmaz’ın da yerde yatan Akın Kaçmak’a ateş ettiği ancak isabet ettiremediği öne sürüldü. Kardeşi Akın’a yardım etmek için koşan Ogün Kaçmak da Mertcan Kaçmaz tarafından silahla yanağından vuruldu. Akın Kaçmak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Adliyeye çıkarılan Mertcan Kaçmaz tutuklanırken, Volkan Kaçmaz adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tedavisi tamamlanan Ogün Kaçmak ise taburcu edildi.

BOŞ KOVANIN AİT OLDUĞU SİLAH ARACINDA BULUNMUŞ

Volkan Kaçmaz’ın otomobilinde olay yerinde boş kovanları bulunan tabanca ele geçirildi. Volkan Kaçmaz hakkında Akın Kaçmak’a yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlamasıyla 18 yıla kadar, oğlu Mertcan Kaçmaz için ise ‘kasten öldürme’ Ogün Kaçmak’a yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından müebbet hapis ile 18 yıla kadar hapis cezasıyla dava açıldı.

Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mertcan Kaçmaz cezaevinden, tutuksuz sanık Volkan Kaçmaz da can güvenliği sebebiyle taşındığı Ankara’dan SEGBİS aracılığıyla katıldı. Yaralı kurtulan Ogün Kaçmak ile ailesi ve avukatlar ise mahkeme salonunda hazır bulundu. Polis ekipleri de adliye binasında güvenlik önlemi aldı.

OGÜN’Ü DE AKIN’IN VURDUĞUNU İDDİA ETTİ

Sanık Mertcan Kaçmaz, yaşanan tartışma sonrası Akın Kaçmak’ın kendisini ve o sırada olaya müdahale etmeye çalışan Ogün Kaçmak’ı vurduğunu söyledi. Mertcan Kaçmaz, “Ogün, Akın’ı tutuyordu, ‘yapma etme’ gibisinden. Ogün, Akın’ı durdurmaya çalışırken Akın silahı ateşledi. Yanlış hatırlamıyorsam mermi Ogün’ün çenesine geldi. Akın koşarak bana geldi. Sol bacağıma ateş edince belimden silahı çıkararak o korku ve acıyla hedef almaksızın ateş ettim. Pişmanım ama çok korkmuştum” dedi.

‘ORADAYMIŞ GİBİ İFADE VERMEYİ KABUL ETTİM’

Tutuksuz sanık Volkan Kaçmaz ise düğünden sonra müzisyenleri bırakmak için şehir dışına çıktığını, olay yerine geldiğinde de çevreden duyduklarını yaşamış gibi polise anlattığını söyleyerek suçlamaları reddetti. Volkan Kaçmaz, “Olay yerinde kimse ifade vermeyince ben oradaymışım gibi ifade vermeyi kabul ettim. O zaman ne Mertcan’ın ne Akın’ın durumundan haberim vardı. Mahallede olay yerinde olan çoğu kişi ‘musallat olurlar’ korkusuyla ifade vermek istemeyince, ben ifade verdim. Önceki ifadelerim gördüklerim değil, aslında mahallede konuşulanlardan duyduklarımdı. Olay yerinde yoktum” diye kendini savundu.

‘MERTCAN SUÇU ÜSTLENDİ’ İDDİASI

Olayda yaralanan Ogün Kaçmak ise tutuklu sanığın suçu üstlendiğini öne sürerek, “Kardeşimi hedef alıp ateş ettiğini gördüm. Bu şahsın Volkan olduğuna kanaat getirdim. Volkan olay yerindeydi. Kendisi Mertcan’ın arkasındaydı. Bana kurşun sıkanlardan birinin Volkan olduğunu düşünüyorum. Volkan daha sonra Mertcan’a 2 el havaya ateş açtırdı. Mertcan’ın babası yerine suçu üstlendiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Duruşmada ölen Akın Kaçmak’ın eşi, annesi ve babası ile 8 tanığın da ifadesi alındı. Tanıkların olayları birbirinden farklı şekillerde anlattığı görüldü. Mahkeme heyeti, Mertcan Kaçmaz’ın tutukluluğuna, Volkan Kaçmaz’ın ise imza şeklindeki adli kontrolünün devamına karar vererek eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/zonguldakta-dugun-sonrasi-cikan-olayda-olen-kisinin-babasi-suclamalari-reddetti/feed/ 0
Sarıyer’de Müzikholde Silahlı Saldırı: 1 Ölü, 5 Yaralı https://www.haber28.com.tr/sariyerde-muzikholde-silahli-saldiri-1-olu-5-yarali/ https://www.haber28.com.tr/sariyerde-muzikholde-silahli-saldiri-1-olu-5-yarali/#respond Thu, 25 Jan 2024 07:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3516 Sarıyer’de bir müzikholde taşkınlık çıkarttığı için dışarıya atılan grubun, motosikletle düzenlediği silahlı saldırının görüntüleri ortaya çıktı. Taksicinin hayatını kaybettiği ve 2’si polis 5 kişinin yaralandığı olayı, “Mami” lakaplı şahıs ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği öğrenildi. Görüntülerde polislerin, taksicinin ve iki vatandaşın vurularak yere düştükleri, bir polisin ise ateş açtığı net şekilde görülüyor.

Sarıyer Huzur Mahallesi’nde dün saat 04.45 sıralarında meydana gelen olayda müzikhole gelen bir grup, hem silahlı oldukları hem de taşkınlık çıkarttıkları gerekçesiyle çalışanlar ve müzikhol sahibi Ayhan E. tarafından dışarıya çıkarılmıştı. Yaşanan kavga sonrası grup olay yerinden ayrılmış, yaklaşık 15 dakika sonra gelen bir şahıs mekan sahibi Ayhan E. ile tartışıp ayrılmıştı.

CAN PAZARI ORTAYA ÇIKTI

Konuşmadan yaklaşık 1 saat sonra motosikletle gelen kasklı 2 saldırganın müzikholün önündekilere ateş açması sonucu 2’si polis 5 kişi yaralanmış, ağır yaralanan bir kişi ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Yaşanan bu silahlı saldırının en net güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, ilk olayın ardından gelen polis ekipleri çalışanlarla konuştuğu esnada saldırganlar ateş açıyor. Saldırıda iki polis ve 3 kişi yaralanarak yere düşüyor. Bir polis memuru ise saldırganlara ateş açarak karşılık veriyor. Olayda can pazarının yaşandığı görülüyor.

MEKANDAN ÇIKARILDIKTAN 1 SAAT SONRA GERİ DÖNEREK ATEŞ AÇTI

Diğer yandan olayla ilgili geniş çaplı çalışma başlatan polis ekipleri, müzikhol sahibi Ayhan E.’nin ifadesine başvurdu. Ayhan E. ifadesinde, saat 02.50 sıralarında 5 şahsın mekana geldiğini ve masaya oturduğunu, içeride taşkınlık çıkartmaları ve silahları oldukları gerekçesiyle 03.30 sıralarında dışarıya çıkartmak istediklerini, kavga sonucu ise grubu çıkarttıklarını söyledi. Olaydan 15 dakika sonrası ise “Mami” lakaplı bir şahsın geri gelerek kendisiyle konuştuğunu ifade eden Ayhan E., şahsın ayrılmasından yaklaşık 1 saat sonra “Mami” lakaplı şahıs ve arkadaşlarının olduğunu düşündüğü şahısların mekanın önüne gelerek ateş açtığını söylediği öğrenildi.

SALDIRGANLARDAN BİRİ TESPİT EDİLDİ

Olayla ilgili çalışmalarını derinleştiren polis ekipleri, olayı gerçekleştiren şahıslardan birinin Musa Y. olduğunu belirledi. Ayrıca iki saldırganın plakasız motosikletle geldikleri, siyah şapkalı yeşil kıyafetli oldukları tespit edildi. Saldırganları yakalama çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi. Ayrıca yaralılardan Suat T.’nin “ateşli silahlar kanununa muhalefet” ve “genel güvenliği kasten tehlikeye sokma” suçlarından çok sayıda kaydı olduğu ortaya çıktı. Suat T.’nin 26 Temmuz 2022 tarihinde aynı mekana silahlı saldırıda bulunan motosikletli şahısların arkasından silahla karşılık verdiği, kurşunların ise işyerlerine isabet ettiği bilgisine ulaşıldı.

KİMLİKLERİ BELLİ OLDU

Yaşanan saldırıyla ilgili yaralanan ve ölen kişilerin kimlikleri de ortaya çıktı. Saldırıda yaralanan memurların ilk olayın ardından araştırma için müzikholün önüne gelen Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’nde görevli olan memurlar D.T. ve E.A.K. olduğu öğrenildi. Bacaklarından vurulan memurların ambulansla kaldırıldığı Şişli Okmeydanı Prof Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi ve Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördükleri, hayati tehlikelerinin ise bulunmadığı bilgisine ulaşıldı.

TAKSİCİ HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

Diğer yaralılardan Hasan Işık S.’nin de bacağından yaralandığı ve iki vatandaş tarafından Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğü, hayati tehlikesinin olmadığı, Suat T.’nin (30) sağ bacağından yaralandığı ve Maslak’ta özel bir hastaneye kaldırıldığı, hayati tehlikesinin de olmadığı öğrenildi. Saldırı esnasında müzikhol önünde bulunan taksici Mehmet Sabır Şalışlıoğlu’nun da bacağından vurulduğu ancak kaldırdığı Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sariyerde-muzikholde-silahli-saldiri-1-olu-5-yarali/feed/ 0
Ünlü İş Adamı Serdar Sözbir Silahlı Saldırıya Uğradı https://www.haber28.com.tr/unlu-is-adami-serdar-sozbir-silahli-saldiriya-ugradi/ https://www.haber28.com.tr/unlu-is-adami-serdar-sozbir-silahli-saldiriya-ugradi/#respond Mon, 15 Jan 2024 21:48:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2668 Ataşehir’de ünlü iş adamı Serdar Sözbir aracıyla seyir halindeyken yolda el kol hareketi yapıp sağa sola bağıran kişiyi görünce aracını durdurmuş, indiği sırada da silahla vurulmuştu. O saldırıya ait güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Saldırıdan sonra 15 gün yoğun bakımda kalan ünlü iş adamının sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenilirken verdiği ifadesinde olayın bir tesadüften ibaret olmadığını iddia etti.

Ataşehir’de Yunus Emre Caddesi üzerinde geçtiğimiz 7 Aralık günü meydana gelen olayda ünlü iş adamı Serdar Sözbir, cadde üzerinde seyir halindeyken bir kişinin silahla rast gele sağa sola ateş açtığını gördü. Aracının içinden ateş açan kişiye doğru seslenerek iddiaya göre onu uyardı. Ancak bu uyarıya sinirlenen kişi, Sözbir’in aracına yönelerek Sözbir’e 3 el ateş etti. Sözbir, kanlar içinde yola devam ederek Acıbadem’deki Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi’ne gitti. Burada görevli sağlık çalışanları tarafından araç içinden sedye ile alınan Sözbir ameliyata alınmıştı. Ameliyatın ardından yoğun bakım ünitesine götürülen Sözbir 15 gün sonra yoğun bakımdan çıkmıştı. Birkaç defa daha ameliyat olacağı öğrenilen Sözbir’in sağlık durumu iyiye gittiği öğrenildi.

Görenler uyarmak için durdu demişti

Konuyla ilgili polisin çalışması sürerken çevredeki görgü tanıklarının polise, “Sağa sola ateş açan bir kişi vardı. Aracıyla seyir halindeyden ateş eden kişiyi uyardı. Uyardığı kişi de birden araca yönelerek peş peşe ateş açtı” dedikleri iddia edildi. Polis kamera görüntülerini inceleyerek saldırganın Bora S. düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde, “Husumetli olduğum kişiler vardı. Havaya ateş ettim. O sırada aracıyla geçen biri ‘Kim ateş etti.’ diyerek küfretti. Tartışma sırasında ateş ettim” dediği öne sürüldü. Bora S.’nin emniyetteki sorgusunun ardından tutuklandı.

Sağlık durumu iyiye giden ve ifadesi alınan iş adamı Serdar Sözbir ise tüm bunların tesadüften ibaret olmadığını öne sürdü. Öncelikle Sözbir’in olay yerinden geçerken birkaç kişinin kendisine çeşitli şeyler söylemesi ve el kol hareketleri yapması üzerine aracını durdurduğu ve aracına yanaşan kişilerin ne söylendiğini, orada ne olduğunu anlamak için aracından indiği ortaya çıktı.

“Araca binerken sen Sözbir misin? deyip ateş etmiş”

Ardından oradaki kaos ortamını sağlıklı bulmayan Serdar Sözbir, tam aracına dönecekken saldırganın ifadesinin aksine henüz hiç konuşmamış olduğu saldırgan şahısın kendi aracı ile birden Sözbir’in aracının yanında belirdiğini öne sürüldü. Sözbir tam aracına binip yola devam edecekken saldırgan aracından inip yanına gelerek ‘Sen Serdar Sözbir’misin? ‘ dediği, evet cevabını alınca saldırganın elindeki silahı aracın camından içeri soktuğu ve ölüm ile neticelenecek bölgelerine 4-5 kez ateş ettiğini belirtti. Bu durum akıllara organize bir cinayet planı olabileceğini getirdi.

“Benim kimseyle bir husumetim yok”

Sözbir, “kendisinin saygın bir iş insanı olduğu, kendisinin hiç kimse ile bu tarz bir olay yaşayacak bir husumeti olmadığını, sadece daha öncede basında yer aldığı gibi kardeşleri ile ihtilafları olduğunu belirtmiş ve ‘tarafıma gerçekleştirilmiş ölümcül saldırının sorumluları ve varsa azmettiricilerini bulmak kolluk kuvvetlerimizin ve Yüce Türk Adalet mekanizmalarının görevidir. Bu anlamda tarafıma gerçekleştirilen bu hain saldırının tüm boyutlarıyla araştırılarak ortaya çıkartılmasını talep ediyorum” sözleri ile ifadesini bitirdi.

İş adamı Sözbir ailesiyle mahkemelik olmuştu İş adamı Serdar Sözbir, bundan iki yıl önce Üsküdar’daki Sözbir Oteli’nin hisseleri konusunda 2 kardeşiyle mahkemelik olmuştu. Bu süreçte otel kapanmıştı. Kapanan otelde fenomen dizi olan Kurtlar Vadisi başta olmak üzere Binbir Gece masalları, Kızıl Elma, Aşk Kırmızı gibi birçok dizilerinin çekimleri yapılmıştı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/unlu-is-adami-serdar-sozbir-silahli-saldiriya-ugradi/feed/ 0
Bursa’da gece kulübü güvenlik görevlisinin öldürülmesi davasında kuzenin avukatı savunma yaptı https://www.haber28.com.tr/bursada-gece-kulubu-guvenlik-gorevlisinin-oldurulmesi-davasinda-kuzenin-avukati-savunma-yapti/ https://www.haber28.com.tr/bursada-gece-kulubu-guvenlik-gorevlisinin-oldurulmesi-davasinda-kuzenin-avukati-savunma-yapti/#respond Sun, 07 Jan 2024 08:24:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2062 BURSA’da bir gece kulübünde güvenlik görevlisi olarak çalışan Emir Çelik’in (26) bir araçtan açılan ateşle öldürülmesine ilişkin davada müebbet hapis ile yargılanan kuzeni İ.Ç.’nin (34) avukatı Sedat Gülen’in savunması, dosyanın seyrini değiştirdi. Olay yerindeki canlandırma ile atış mesafesine dikkat çeken Gülen, güvenlik kamerası görüntülerine dayandırarak metre ile yaptığı ölçümde, İ.Ç. ile maktul arasında 30 santim olduğunu belirtti. Adli Tıp raporunda da maktulün olay anında üzerinde olan kıyafette barut izi ve atış artığı bulunmadığı ve uzak atış mesafesinden öldürüldüğü tespit edilince mahkeme heyeti, İ.Ç.’nin beraatine karar verdi.

Olay, 9 Ağustos 2022’de saat 04.30 sıralarında Nilüfer ilçesi Barış Mahallesi’nde meydana geldi. Gece kulübüne eğlenmeye gelen Caner Yaşa (29) ile Yusuf A. (38), taşkınlık yaptıkları gerekçesiyle işletmeci M.S. ve güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarıldı. Dışarıda görevlilerle tartışıp, olay yerinden ayrılan Caner Yaşa ve Yusuf A., durumu arkadaşları Veysel Karani Karakaş (27), Aytaç Yaşa (36) ve Güven Yaşa’ya (27) söyledi. Bunun üzerine Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa kendilerine ait otomobile binip, kulübe gitti. Dışarıda bekleyen şüpheliler, mekanın kapanmasının ardından patronunun otomobilini almaya gelen Emir Çelik’e ateş edip, kaçtı. Yaralanan ve özel bir hastaneye kaldırılan Çelik, kurtarılamadı.

İZMİR’DE YAKALANDILAR

Soruşturma kapsamında Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini izleyip, cinayette kullanılan otomobilin sahibinin Caner Yaşa olduğunu tespit etti. Polis, Caner Yaşa ile arkadaşı Yusuf A.’yı gözaltına aldı. Şüphelilerin sorgularında Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’nın arkadaşları oldukları, olayın ardından Yıldırım ilçesinde bir araya geldikleri, yanlarına da Yusuf Çelik (26), D.Ç. (33), H.M. (30), Y.S. (34), A.İ.’yi (38) yardım için çağırdıkları öğrenildi. Ekipler, söz konusu 5 şüpheliyi de gözaltına aldı. Bu kişiler ise ifadelerinde Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa’ya İzmir’e kaçmaları için yardım ettiklerini ve aracı da sakladıklarını itiraf etti. Şüphelilerin İzmir’de S.T.’ye (37) ait bağ evinde saklandığı belirlendi. Ekipler, cinayetten 3 gün sonra 12 Ağustos’ta düzenledikleri operasyon ile Veysel Karani Karakaş, Aytaç Yaşa ve Güven Yaşa ile saklanmalarına yardım ettiği belirlenen S.T.’yi gözaltına alıp, Bursa’ya getirdi. Gözaltına altına alınan 11 şüpheliden 7’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Aytaç Yaşa, Güven Yaşa, Veysel Karani Karakaş ve Yusuf Çelik tutuklandı.

OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA

Öte yandan olay, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin otomobille gelip hareket halinde ateş açtıkları, Emir Çelik’i vurdukları ve olay yerinden kaçtıkları görüldü. Görüntülerde olay yerinde bir de minibüs olduğu tespit edildi. Otomobilden açılan ateşle Emir Çelik’in vurulduğu sırada, minibüsten de ateş açıldığı kamera görüntülerine yansıyınca, ateş açan kişinin Emir Çelik’in amcasının oğlu olan İ.Ç. olduğu belirlendi.

CİNAYETTEN 5 AY SONRA GÖZALTINA ALINDI

Olaydan 2 ay sonra bir yaralama olayına karışan İ.Ç., kuzeni Emir Çelik’in olay günü kullandığı silahtan çıkan kurşunla öldürülmüş olma ihtimali üzerine, cinayetten 5 ay sonra ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. İfadesinin ardından İ.Ç., serbest bırakıldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında 4’ü tutuklu, 12 sanık hakkında Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. 4’ü tutuklu 8 sanığın ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 3 sanığın ‘suçluyu kayırma’, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis, dosyaya sonradan dahil edilen ve iddianamede ‘müşteki şüpheli’ olarak yer alan maktulün kuzeni tutuksuz sanık İ.Ç.’nin ise ‘kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapsi istendi.

AVUKAT, 2 FARKLI GÜVENLİK KAMERASINI BİRLEŞTİRDİ

Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 5’inci celsesinde, tutuksuz sanık İ.Ç.’nin avukatı Sedat Gülen’in yaptığı savunma davanın seyrini değiştirdi. Olay yerinde 2 aracın bulunması ve Emir Çelik’in hangi araçtan açılan ateşle öldüğünün tespiti için cinayet anına ilişkin 2 farklı güvenlik kamerasını birleştiren Gülen, olay yerinde yaptığı canlandırmayı mahkemeye sundu. Ateş açıldığı anda Emir Çelik’in, kuzeni İ.Ç.’nin içinde olduğu minibüse binmeye çalıştığını belirten Gülen, yaptığı canlandırmada aradaki mesafeyi metre ile ölçtü. Emir Çelik ile İ.Ç. arasındaki mesafenin 30 santim olduğuna dikkat çeken Gülen, polis ve dosyayı hazırlayan savcının iddiasının, Emir Çelik’in, İ.Ç.’nin silahından çıkan kurşunla öldüğü yönünde olduğuna, bu durumda Emir Çelik’in yakın atış mesafesinden ölmüş olması gerektiğine dikkat çekti.

MAKTULÜN KIYAFETLERİNİN ADLİ TIP’A GÖNDERİLMESİNİ İSTEDİ

Yakın mesafeden açılan ateşle ölen bir kişinin üzerinde barut izi ve atış artığı olacağını söyleyen avukat Gülen, Emir Çelik’in öldüğü zaman üzerinde olan kıyafetlerin kriminal inceleme için Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini istedi. Gülen’in, atış mesafesinin hesaplanması yönündeki talebi üzerine, Çelik’in öldüğü anda üzerinde olan kıyafetleri kriminal incelemeye gönderildi. İncelemede Emir Çelik’in kıyafetinde atış artığı bulunmadığı ve uzak atış mesafesi ile öldürüldüğü tespit edildi. Bu rapor üzerine savcı, karar duruşmasında mahkemeye sunduğu esas hakkındaki mütalaasında tutuksuz sanık İ.Ç.’nin beraatini istedi.

KARARDA ‘TİŞÖRT’ DETAYI

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü sanıklara 10 ay ile 27 yıl arasında hapis cezası verirken, ‘kasten öldürmek’ suçundan müebbet hapsi istenen İ.Ç.’nin, ‘maktulün tişörtüyle ilgili tanzim edilen Adli Tıp Kurumu raporu ve mahkumiyetini gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği’nden beraatine karar verdi. İ.Ç., ‘ruhsatsız silah taşımak’ ve ‘delilleri yok etmek’ suçundan ise toplam 20 ay hapse çarptırıldı. İ.Ç.’nin bu cezası da ertelendi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursada-gece-kulubu-guvenlik-gorevlisinin-oldurulmesi-davasinda-kuzenin-avukati-savunma-yapti/feed/ 0
Esirlerin öldürülmesiyle ilgili soruşturma sonuçlandı: İsrail askerleri yardım çığlıklarını pusu girişimi sanmış https://www.haber28.com.tr/esirlerin-oldurulmesiyle-ilgili-sorusturma-sonuclandi-israil-askerleri-yardim-cigliklarini-pusu-girisimi-sanmis/ https://www.haber28.com.tr/esirlerin-oldurulmesiyle-ilgili-sorusturma-sonuclandi-israil-askerleri-yardim-cigliklarini-pusu-girisimi-sanmis/#respond Thu, 28 Dec 2023 23:48:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1377 İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İsrail askerlerinin Gazze Şeridi’nde öldürdüğü 3 İsrailli esire ilişkin soruşturmayı tamamladı. İsrail askerlerinin esirlerin yardım çığlıklarını pusu girişimi olarak değerlendirdiği ortaya çıktı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından İsrail askerleri tarafından 15 Aralık’ta Gazze Şeridi’nde öldürülen İsrailli esirler Yotam Haim, Samer Talalka ve Alon Lulu Shamriz hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Yayınlanan raporda, ordunun bölgede esirler olabileceğine dair istihbarata sahip olmasına rağmen sahadaki güçlerin, Hamas’ın elindeki esirlerle karşılaşma ihtimali konusunda “yeterli farkındalığa” sahip olmadığı belirtildi.

İSRAİL ASKERLERİ ESİRLERİN YARDIM ÇIĞLIKLARINI PUSU GİRİŞİMİ OLARAK DEĞERLENDİRDİ

Raporda, olaydan önce 10 Aralık’ta İsrail askerlerinin Şucaiyye’de bir tünel kuyusunun yanında İbranice “Yardım edin” yazılı bir not ile yanında bir Hamas ajanına ait bir kimlik kartı bulunduğu belirtildi. Notun Şucaiyye’de esirlerin varlığıyla bağlantılı olduğuna dair bir bilgi bulunmadığı ve askerlerin bunun Hamas’ın kendilerini pusuya düşürme girişimi olduğunu değerlendirdiği aktarılan raporda, Şucaiyye’de aynı gün Hamas ve İsrail askerleri arasında bir binada çıkan çatışmada askerlerin İbranice “İmdat” ve “Rehineler” diye bağırıldığını duyduğu ancak askerlerin bunu Hamas’ın kendilerini pusuya düşürme girişimi olduğunu değerlendirdiği ifade edildi.

Raporda, askerlerin 18 Aralık’ta çatışmanın yaşandığı binayı taradığı ve çatışmada ölen Oketz adlı köpeğin üzerindeki kameranın üç esirin yardım çığlıklarını kaydettiğini fark ettikleri aktarılarak, çatışmanın ardından esirlerin binadan kaçtıklarının değerlendirildiği ifade edildi.

Raporda, 14 Aralık’ta esirlerin öldürüldüğü yere yaklaşık 200 metre mesafedeki bir binanın yan tarafında İbranice “SOS” ve “Yardım edin, 3 rehine” yazılarının dron görüntülerinde tespit edildiği belirtilerek, “Binanın yakınında, güçlerin Şucaiyye bölgesinde karşılaştığı, genellikle bubi tuzaklı alanlarda bulunan mavi variller görüldü. Bu nedenle bunun bir tuzak olduğundan şüphelenildi” denildi.

Esirlerin bulunduğu her iki bina hakkında da herhangi bir istihbarat olmadığı ifade edilen raporda, “Konuyla ilgili değerlendirmelerin bir parçası olarak, özel kuvvetler tugayları her çatışma bölgesinde, bir kuvvetin içinde esirler bulunan bir bina tespit etmesi halinde müdahale için derhal hazır olacak şekilde hazırlanmıştır” denildi.

Sahadaki güçlerin esirlerle karşılaşabilecekleri konusunda yeterli farkındalığa sahip olmadığı belirtilen raporda, “Olaya karışan IDF askerleri olaydan önceki günlerde karmaşık çatışma durumları yaşamış ve bir tehdide karşı yüksek alarm durumundaydılar. Çatışmalar sırasında düşmanın aldatmacalarıyla ve onları patlayıcılarla donatılmış kuyulara ve binalara çekme girişimleriyle karşılaştılar” denildi.

“İSRAİL ORDUSU BU OLAYDA BAŞARISIZ OLMUŞTUR”

İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi yaptığı açıklamada, “IDF bu olayda esirleri kurtarma görevinde başarısız olmuştur. Tüm komuta zinciri bu zor olaydan kendini sorumlu hissetmekte, bu sonuçtan üzüntü duymakta ve üç esirin ailelerinin acısını paylaşmaktadır” dedi.

İsrailli esirlerin vurulmasının “önlenebileceğini” ancak “olayda kötü niyet olmadığını ve askerlerin o anda olayı en iyi şekilde anlayarak doğru eylemi gerçekleştirdiklerini” söyleyen Halevi, “Esirlere ateş açılmamalıydı, bu ateş risk ve durumla örtüşmüyordu. Bununla birlikte, bu ateş karmaşık koşullar ve uzun süreli bir tehdit altında yoğun çatışma koşullarında gerçekleştirildi” dedi.

Acil bir tehdit veya düşman tanımlamasının yapılmadığı durumlarda ateş etmeden önce inceleme yapılması gerektiğini aktaran Halevi, “Bu eylem, diğer hususların yanı sıra, kuvvetlerimizin kuvvetlerimize ateş açmasını önlemek için gereklidir. Bu olayda, üç esir tehditkar bir şekilde hareket etmemiş ve beyaz bayrak kaldırmışlardır. Baskı ve operasyonel ortam askerlerin bu hususları uygulamasını zorlaştırdı” dedi.

Halevi ayrıca, tüm komutanlara soruşturmayı gözden geçirmeleri ve kuvvetleri arasında esirlerle ilgili farkındalığı artırmaları talimatını verdi.

İSRAİLLİ 3 ESİRİN ÖLDÜRÜLMESİ OLAYI

Gazze Şeridi’nde 15 Aralık’ta Şucaiyye bölgesinde İsrailli bir asker, tehdit olarak tanımladığı İsrailli 3 esire ateş açarak 2’sini öldürmüştü. 3’üncü esir ise yakındaki bir binaya kaçarak saklanmıştı. Olay yerindeki komutanlar, üçüncü kişinin kimliğinin tespit edilebilmesi için askerlere ateşi kesmeleri emrini vermiş, yaklaşık 15 dakika sonra komutanlardan biri binadan İbranice “Yardım edin” ve “Bana ateş ediyorlar” diye bağırdığını duymuştu. Komutan binadaki kişiye de “binadan çıkmasını” söylemiş ancak yakındaki bir tanktan gelen gürültü nedeniyle komutanın emrini duymayan iki asker İsrailli esiri vurarak öldürmüştü.

IDF, açılan ateşin ardından vurulan kişilerin esir olduklarından şüphelenerek, cesetleri kimlik tespiti için İsrail’e nakletmişti. İsrailli esirlerin, olay sırasında yarı çıplak olduğu ve ellerinden beyaz bayrak taşıdığı ortaya çıkmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/esirlerin-oldurulmesiyle-ilgili-sorusturma-sonuclandi-israil-askerleri-yardim-cigliklarini-pusu-girisimi-sanmis/feed/ 0