Atık – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 23 Jul 2024 23:00:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Teknolojik atıklar geri dönüşüm ile giysiye dönüştü https://www.haber28.com.tr/teknolojik-atiklar-geri-donusum-ile-giysiye-donustu/ https://www.haber28.com.tr/teknolojik-atiklar-geri-donusum-ile-giysiye-donustu/#respond Tue, 23 Jul 2024 23:00:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27159 Teknolojik atıklar geri dönüşüm ile giysiye dönüştü

KÜTAHYA – Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi Hayme Ana MTAL Moda Bölümü öğrencileri “Teknomoda” adlı eserleriyle il birincisi oldu.

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünce düzenlenen “Sıfır Atıkla Sanat Yarışması”nda Tavşanlı Hayme Ana MTAL Moda Bölümü öğrencileri “Teknomoda” adlı eserleriyle il birincisi oldu.

Hayme ana mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 12. Sınıf öğrencisi Gülizar Başol, arkadaşları ile yapmış olduğu ve il birinciliği elde ettikleri eserleri ile ilgili şunları söyledi, ” Öğretmenimiz Mücella Taşkıngül, ‘Sıfır Atıkla Sanat’ yarışması’ ndan bizlere bahsettiğinde çok heyecanlanmıştım. Moda Tasarım Alanı olarak sanatla ilgili bir yarışmada bizler de yer almalıydık. Hemen arkadaşım Naime Aşkın ve Reyhan Bozok ile bir ekip olmaya karar verdik ve beyin fırtınasına başladık. Mezun olduktan sonra üretim sektöründe yer alacak bizler için, araştırmalarımızı yaparken; yeşil dönüşümün ne olduğu, çevre bilinci, sürdürülebilirlik ve atık yönetiminin ne kadar önemli bir konu olduğunun farkına vardık. Okulumuz arşivinde atık malzemelerin neler olabileceğini araştırırken hızla gelişen teknoloji ile bilgisayarların ne kadar hızlı bir şekilde atık malzemeye dönüştüğünü fark ettik. Komşu okulumuz Arslanbey Mesleki ve Teknik Anadolu lisesinde Bilişim bölümü vardı. Bölüm atıklarına eriştiğimizde aradığımız atık cennetini bulduğumuza karar verdik ve işe koyulduk. Bilgisayar cd sürücü motorları, dişliler, kablolar, klavye tuşları, pleksi artıkları, büyük ve küçük boy cd’lere tasarım gözüyle baktığımızda büyük bir zevkle “Teknomoda” ismini verdiğimiz giysimizi ürettik. “

Hayme Ana Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi moda tasarım alanı öğretmeni ve alan şefi öğretmen Mücella Taşkıngül ise, ” Seri üretim dediğimizde insan hayatını kolaylaştırdığı düşünülen tüm ürünler akla gelse de, aslında doğanın bir parçası olan insanın, sanat ilhamı olan doğa ile bütünleşerek yaşaması gerekir. Son yıllarda sıklıkla duyduğumuz ‘Yeşil dönüşüm’, bilindiği üzere çevre bilinci ile üretim modellerinde ve iş yönetiminde köklü değişiklikler yapan çevre dostu bir iş modelidir. Bu model; enerji ve kaynakların verimli kullanımı ve atık yönetimini de kapsamaktadır. Bu bilincin farkında lığı ile küresel bir girişime dönüşen “Yeşil dönüşüm” hareketi, gezegenimizi kurtarmak için önemli bir adımdır. Topluma vermek istediği mesajına inandığımız “Sıfır Atıkla Sanat Yarışması” aracılığı ile biz de bu bilince katkıda bulunmak istedik. Gençlerimize bu bilinci aşılamak için sıfır atıkla sanat yarışması güzel bir fırsattı. Hızlı tüketime teşvik eden günümüz hazır giyim sektörü, hızla gelişen bilişim destekli yöntemler, sanatsal ve sürdürülebilir eserlerin değerini düşürmektedir. Tüm Bu sebeplerden dolayı “Yeşil dönüşüm” için doğa dostu “Yavaş Üretimi” destekliyoruz. Sanat gözüyle değerlendirildiğinde her şey sanata dönüşebilir. Atatürk’ün de dediği gibi “sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuş” demektir. ” diyerek elde edilen başarıdan dolayı memnuniyetini ifade etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/teknolojik-atiklar-geri-donusum-ile-giysiye-donustu/feed/ 0
Tepebaşı Belediyesi 2023 Yılında 6 Milyon 395 Bin 694 Kg Atık Topladı https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-2023-yilinda-6-milyon-395-bin-694-kg-atik-topladi/ https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-2023-yilinda-6-milyon-395-bin-694-kg-atik-topladi/#respond Sat, 06 Jul 2024 00:00:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23738 Tepebaşı Belediyesi, 2023 yılında 6 milyon 395 bin 694 kg atık toplayarak geri dönüştürdü. Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Çalışmalarımız ile 2023 yılında tonlarca atığı dönüştürdük. Çevreyi önceleyen atık yönetim sistemimiz sayesinde şehrimizi korurken, ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz” dedi.

Tepebaşı Belediyesi, her yıl binlerce ton atığın geri dönüşümü ile ekonomik kazanım sağlarken çevreyi de koruyor.

Tepebaşı Belediyesi geri kazanım çalışmaları kapsamında 2023 yılında; 6 milyon 181 bin 110 kg ambalaj atığı, 74 bin 767 kg bitkisel atık yağ, 3 bin 301 kg atık pil, 120 bin 16 kg tekstil atığı, 3 bin 553 kg atık ilaç, 9 bin 140 kg ömrünü tamamlamış lastik, bin 215 kg madeni yağ ve 2 bin 592 kg elektronik eşya atığı olmak üzere toplam 6 milyon 395 bin 694 kg atık toplamayı başardı.

2009 yılından bu yana ilçede geri dönüştürülebilir atıkları toplayan Tepebaşı Belediyesi, 2020 yılında Sıfır Atık Yönetim Planı oluşturup Sıfır Atık Belgesi aldı. Ayrıca 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi ile 13 farklı kategorideki atığı ayrıştırarak geri dönüştürmeye başladı. Elektrikli ve elektronik eşya atıkları, atık lastikler, atık ilaçlar, atık pillerin de aralarında bulunduğu atıklar, vatandaşların talepleri doğrultusunda Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü tarafından evlerden alınması sağlandı.

TOPLAYICILAR, GESİKOOP İLE GÜVENLE ÇALIŞIYOR

Tepebaşı Belediyesi, zorlu şartlar altında ve kayıt dışı olarak çalışan sokak toplayıcılarına statü kazandırmak, toplanan atıkları ise kayıt altına almak amacı ile Türkiye’de bir ilke daha öncülük etti.

Tepebaşı Belediyesi’nin teşvikleri ile 15 Ocak 2020’de kurulan ve sosyal işletme kooperatifi olması ile fark yaratan GESİKOOP (Tepebaşı Geri Dönüştürülebilir Atık Toplayıcıları Sosyal İşletme Kooperatifi) 23 Haziran 2020’de Tepebaşı Belediyesi, GESİKOOP ve lisanslı geri dönüşüm firması arasında imzalanan 3’lü protokol ile hayata geçirilmişti. Kooperatif bünyesindeki toplayıcılar, artık yasal olarak ve kayıt altında çalışarak hem ekmek paralarını kazanıyor hem de geri dönüşüme katkı sağlıyor.

Tepebaşı Belediyesi’nin öncülüğünde kurulan kooperatif ile herhangi bir statüsü olmayan, disiplin altına alınamamış sokak toplayıcıları,  başta ambalaj atık toplama sistemi olmak üzere belediyenin kapıdan atık toplama sistemine de entegre edilmiş oldu.

BAŞKAN ATAÇ: “ÜLKE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYORUZ”

Geri dönüşüm çalışmalarının önemine değinen Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, şunları kaydetti:

“Çalışmalarımız ile 2023 yılında tonlarca atığı dönüştürdük. Bu sayede çevreyi korurken ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Atık toplama sisteminin düzenli işleyişi, toplama miktarları açısından verimli bir yılı geride bıraktık. 2009 yılında Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kurmamız ile birlikte Tepebaşı’nda atıkların kaynağında ayrı toplanması için kapıdan kapıya bilgilendirme çalışmaları yapılırken, 2012 yılı itibariyle bütün mahallelerden ambalaj atıkları ve bitkisel atık yağların toplanmasına yönelik sistem kuruldu ve Türkiye’deki en yaygın toplama ağlarından birini oluşturduk. Mahallelerde, okullarda, iş yerlerinde yapılan bilgilendirme çalışmaları ile Tepebaşı halkının duyarlılığı birleşince, atık toplama rakamlarında her yıl artış sağladık. 2020 yılında 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’ni faaliyete geçirdik ve belediye hizmet binamız da Sıfır Atık Belgesi alan Eskişehir’in ilk belediyesi olmayı başardı. Ayrıca Doğal Yaşam Merkezi, Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Su Sporları Merkezi, Alzheimer Konukevi ile Fen İşleri Şantiyesi de Tepebaşı Belediyesi’nin Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanan merkezleri arasında. Ambalaj atıklarını toplamak için mahallelerin yapısına uygun şekilde ambalaj atık toplama aparatları; kutu, sepet, kumbara, kafes, pet şişe ve cam şişe toplama aparatları konumlandırdık. Bitkisel atık yağların toplanması için ise okullar, siteler, muhtarlıklar, Belde Evleri’ne bitkisel atık yağ bidonları yerleştirdik. Böylelikle yaklaşık 300’e yakın toplama noktası oluşturduk. Hem ekonomiye hem de çevrenin korunmasına karşı duyarlılık örneği sergileyen Eskişehir kent halkına ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-2023-yilinda-6-milyon-395-bin-694-kg-atik-topladi/feed/ 0
Bolu’da 7’nci sınıf öğrencisi geri dönüşüm projesiyle Türkiye şampiyonu oldu https://www.haber28.com.tr/boluda-7nci-sinif-ogrencisi-geri-donusum-projesiyle-turkiye-sampiyonu-oldu/ https://www.haber28.com.tr/boluda-7nci-sinif-ogrencisi-geri-donusum-projesiyle-turkiye-sampiyonu-oldu/#respond Fri, 05 Jul 2024 05:48:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23562 Bolu’da 7’nci sınıf öğrencisi Betül Ay, çöpe atılan malzemelerin geri dönüşümünü amaçlayan Türkiye şampiyonluğu kazandığı projesiyle evsel atıklardan çeşitli alanlarda kullanılabilir ürünler elde etmeyi başardı.

BİLSEM Sosyal Sosyal Bilgiler Öğretmeni Seray Altunöz’ün danışmanlığında, “Doğala Dönüyoruz, Atıklarımızı Sıfırlıyoruz” başlıklı proje hazırlayan Ay, yaptığı araştırmalar ve aile büyüklerinin yönlendirmeleriyle atıkların çöpe ya da geri dönüşüme gönderilmeden kullanılabileceğini öğrendi.

Öğretmenlerin ve velilerin de desteğini alan Ay, atık yağlardan sabun ve biodizel, paslı çiviler ile soğan atıklarından kumaş boyaları, portakal ve limon kabuklarından oda kokuları ile temizlik ürünleri ve çocuklar için doğal boya üretmeyi başardı.

Projesi, Milli Eğitim Bakanlığının “Sıfır Atık Proje Yarışması”nda önce Bolu, daha sonra da Türkiye’de birincilik kazanan Ay, atıkların yararlı kullanımına sağladığı katkıdan mutluluk duyuyor.

Anket çalışması yapıp ihtiyaçları analiz ettiler

BİLSEM’de eğitim gören 7’nci sınıf öğrencisi Ay, AA muhabirine, projesini çevredeki atıkları azaltarak dünyayı daha yaşanabilir bir yer yapmak için hazırladığını anlattı.

Ay, proje hazırlık çalışmasında 236 kişiyle anket yapıp ihtiyaçları analiz ettiklerini belirterek, “Projeyi yaparken aslında çevremizdeki atıkları azaltarak sıfır atığa dönmeyi amaçladık. Amacımıza ulaştığımızı da düşünüyoruz.” diye konuştu.

Anketin sonucunda insanların çevreye karşı duyarlı ancak uygulama noktasında yeterli olmadığını görerek çalışmalarını şekillendirdiklerini aktaran Ay, paslı çivilerle kumaşları boyadıklarını, Hibiskus çiçeği, soğan ve dallardan doğal kumaş ve resim boyası elde ettiklerini söyledi.

Ay, atık yağlardan sabun ve biodizel ile temizlik ürünleri yaptıklarını da aktararak, “Portakal ve limon kabuklarından oda kokuları ile temizlik ürünleri yaptık. Gerçekten kokusu çok çok güzel oluyor. Doğal temizlik ürünü olarak da kullanılabiliyor. Aslında sıfır atık çok güzel bir şey.” diye konuştu.

İnsanların geri dönüşüme hevesli ancak ne yapacakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarına dikkat çeken Ay, çevredeki atıkların ayrıştırılmadan çöpe atılmasının çevreye çok zarar verdiğini anlattı.

Ay, çöplerin ayrıştırılıp geri dönüşüme kazandırılmasının dünyayı daha yaşanılabilir yer hale getireceğini düşündüğünü dile getirerek, “Sıfır atık için çok istekliyim. Gerçekten önemli ancak çevremizde çok duyarlılık gösterilmediğini düşünüyorum. Projeyi yaparken çevre duyarlılığını artıracağımızı düşünmüştük, amacımıza da ulaştık.” değerlendirmesinde bulundu.

“Projeyle atık malzemelerin sıfır atık olarak değerlendirilebileceğini gösterdik”

Danışman öğretmen Altunöz de projeyle ekolojik duyarlılık sağlamayı amaçladıklarını aktardı.

Yarışma aracılığıyla projeyi tanıtıp insanların daha duyarlı hale gelebileceğini düşündüklerine işaret eden Altunöz, önce il, daha sonra da Türkiye birincisi seçilmelerinin kendilerini çok gururlandırdığını ifade etti.

Altunöz, projeyi hazırlarken önemli bilgiler edindiklerini, çalışmalarda aile büyüklerinden ve literatür taramasında öğrenilen bilgilerle hareket ettiklerini kaydetti.

Atık yağları ve ürünleri bir araya getirdiklerini, kompost çalışmaları yaptıklarını aktaran Altunöz, çiçek, soğan ve dallardan yapılan boyalarla öğrencilerin kıyafetlerini boyadığını anlattı.

Altunöz, çalışmalara diğer öğrencileri de dahil ettiklerini belirterek, “Kompost ve doğal gübre çalışmalarımızı ana okullarında uygulama olarak yaptık. O öğrenciler de öğrenmiş oldular. Velilerimizi de dahil ettik. Atık derilerden de ürünler yaptık. Çocuklar atık deriden çanta, bileklik, kitap kapağı ve kalemlikler yaptı.” ifadesini kullandı.

İnsanların, geri dönüşüme attıkları malzemeleri sıfır atık olarak değerlendirebileceklerini konusunda bilgi sahibi olmadıklarını vurgulayan Altunöz, projeyle bunun nasıl yapılacağını gösterdiklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/boluda-7nci-sinif-ogrencisi-geri-donusum-projesiyle-turkiye-sampiyonu-oldu/feed/ 0
Fransa’da Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinliği düzenlendi https://www.haber28.com.tr/fransada-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/fransada-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:48:46 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20587 Fransa’nın başkenti Paris’teki Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) binasında “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” etkinliği düzenlendi.

Etkinliğe Türkiye’nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gülnur Aybet, UNESCO’nun 42. Genel Konferansı Başkanı Simona-Mirela Miculescu, UNESCO Yönetim Kurulu Başkanı Vera El Khoury Lacoeuilhe ile UNESCO’nun Ekolojik ve Yer Bilimleri Bölümü Direktörü ve İnsan ve Biyosfer Sekreteri Antonio de Sousa Abreu’nün yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da etkinliğe video mesaj gönderdi. Türkiye’de farklı belediyelerin sıfır atık girişimi kapsamında yaptığı projeleri anlatan videonun gösteriminin yapıldığı etkinlikte, katılımcılar, Emine Erdoğan’ın önderlik ettiği Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanını imzaladı.

Büyükelçi Aybet burada yaptığı konuşmada, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nü kutlamak için bir araya geldiklerini ve bunu ikinci kez UNESCO merkezinde kutladıklarını ifade etti. Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün atık üretim konusunda farkındalık oluşturmayı ve atıkların çevre üzerindeki etkisini en aza indirmeyi amaçladığını kaydeden Aybet, bu önemli günün, sürdürülebilir tüketim ve üretimin tanıtımı için iyi bir fırsat olduğunu vurguladı. Aybet, “Her yıl dünya çapında topraklarımızı, suyumuzu ve havamızı kirleten milyarlarca ton atık üretiliyor” diyerek, sıfır atık konusunda insanların dünya kaynaklarıyla olan bağlarını da tekrar gözden geçirmesi gerektiğine işaret etti. Sıfır atık konusundaki girişimlerin benimsenerek doğal kaynakların muhafaza ve iklim değişikliğiyle mücadele edildiğini belirten Aybet, bunu benimsemenin ayrıca ekonomik bir fırsat olduğunu aktardı. Aybet, Sıfır Atık Projesinin Emine Erdoğan himayesinde 2017’de başlatıldığına dikkati çekti. Sıfır Atık Projesi’nin ana hedefinin, atıkların geri kazanım oranını 2035’e kadar yüzde 60’a taşınması olduğunun söyleyen Aybet, bu projenin, başlangıcından bu yana Türkiye ekonomisine 185 milyar Türk Lirası kazandırdığını ifade etti. Aybet, ayrıca proje sayesinde 490 milyon ağacın kesilmekten kurtarıldığını ve 5,9 milyon ton sera gazı emisyonunun önlendiğini aktardı.

“Sıfır Atık Projesi artık küresel bir hareket haline geldi”

Sıfır Atık konusunda 21 milyon kişiye eğitim verildiğini dile getiren Aybet, “Türkiye’nin başarılı Sıfır Atık Projesi artık küresel bir hareket haline geldi” dedi.

UNESCO’nun 42. Genel Konferansı Başkanı Miculescu da Birleşmiş Milletler (BM) rakamlarına göre, dünyada her yıl 2,24 milyar ton kentsel katı atık, 37 milyon plastik atık üretildiğini, ve 931 milyon ton gıdanın atığa dönüştüğünü belirtti. Miculescu, “Bu plastik atıkların her yıl parçalanarak okyanuslara karışması bekleniyor” diyerek, söz konusu atıkların ekosistemlere zarar verdiğinin altını çizdi. Söz konusu atıkların ekosistemlere zarar verdiğini ifade eden Miculescu, Emine Erdoğan’a, ülkesinin atık ve çevre sorunlarıyla ilgili paradigma değişimine sağladığı katkıdan ötürü hayranlığını dile getirdi.

UNESCO Yönetim Kurulu Başkanı Lacoeuilhe de herkesin satın aldığı ürünlerin nereden geldiğine ve etkilerine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Lacoeuilhe, mümkün oldukça ürünleri yeniden kullanmak ve geri dönüştürmek gerektiğini belirterek, bu bilincin çocuklara da kazandırılmasının önemine dikkati çekti.

Kadınların sürdürülebilir tüketim konusunda önemli bir rolü olduğuna işaret eden Lacoeuilhe, kadınların çevreyi muhafaza etmek konusunda öncü rol oynadığının altını çizdi.

Antonio de Sousa Abreu de dünyada her yıl milyarlarca ton atık üretildiğini vurgulayarak, “Bu nedenle UNESCO, sıfır atığa doğru ilerlemenin hayati önemini vurgulayan bu girişimi üstlenen Türkiye delegasyonuna çok minnettar” ifadesini kullandı.

Sıfır Atık Projesi

Emine Erdoğan’ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2017’de başlatılan Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına alma, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye ile yaşanabilir dünya bırakma amacı taşıyor.

Sıfır Atık Projesi kapsamında sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasına ilişkin genel ilkelerin ve uygulama esaslarının belirlenmesini sağlayarak sıfır atık yaklaşımının ülke genelinde benimsenmesi, uygulanması ve yaygınlaştırılması amacıyla hazırlanan Sıfır Atık Yönetmeliği 12 Temmuz 2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Türkiye 2018’den bu yana çevre ve sürdürülebilirlik alanlarında ulusal ve uluslararası uzman isimlerin, kurum ile kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektör temsilcileri ile bireylerin aynı platformda buluştuğu Sıfır Atık Zirveleri gerçekleştirildi.

BM Genel Kurulunda kabul edilen “sıfır atık” kararı

Eylül 2022’de BM 77. Genel Kurulu görüşmeleri sırasında New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya gelen Emine Erdoğan, ikili iklim kriziyle mücadele kapsamında “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzaladı.

BM Genel Kurulu, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunucusu, 105 ülkenin ise ortak sunucu olduğu “sıfır atık” kararını fikir birliği ile kabul etti.

Genel Kurulun bu kararla 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan etmesinin yanı sıra BM Genel Sekreteri Guterres’ten, yerel ve ulusal sıfır atık girişimlerini teşvik etmek için bilgi, deneyim ve uzmanlığa dayalı, cinsiyet dengesi ve adil coğrafi temsil dikkate alınarak gönüllü ve seçkin kişilerden oluşan 3 yıl görev yapacak bir danışma kurulu kurması istendi.

Sıfır atık girişimleri, çevreye duyarlı atık yönetimi, sürdürülebilir tüketim ve üretim konularının BM bünyesinde ele alınmasına devam edilmesi gerektiği vurgulanan kararla, üye devletler, BM ile diğer uluslararası ve bölgesel örgütler, sıfır atık girişimlerini uygulamaya teşvik edildi. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/fransada-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/feed/ 0
Paris’te Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinliği düzenlendi https://www.haber28.com.tr/pariste-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/pariste-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:37:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20584 Fransa’nın başkenti Paris’teki Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) binasında “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” etkinliği düzenlendi.

Etkinliğe Türkiye’nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gülnur Aybet, UNESCO’nun 42. Genel Konferansı Başkanı Simona-Mirela Miculescu, UNESCO Yönetim Kurulu Başkanı Vera El Khoury Lacoeuilhe, UNESCO’nun Ekolojik ve Yer Bilimleri Bölümü Direktörü, İnsan ve Biyosfer Sekreteri Antonio de Sousa Abreu’nün yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da etkinliğe video mesaj gönderdi.

Türkiye’deki belediyelerin sıfır atık projesi çerçevesindeki çalışmaları anlatan videonun gösteriminin yapıldığı etkinlikte, katılımcılar, Emine Erdoğan’ın önderlik ettiği Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanını imzaladı.

Büyükelçi Aybet, burada yaptığı konuşmada, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nü kutlamak için bir araya geldiklerini ve bunu ikinci kez UNESCO’nun merkezinde kutladıklarını ifade etti.

Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün atık üretim konusunda farkındalık oluşturmayı ve atıkların çevre üzerindeki etkisini en aza indirmeyi amaçladığını kaydeden Aybet, bu önemli günün, sürdürülebilir tüketim ve üretimin tanıtımı için iyi bir fırsat olduğunu vurguladı.

Aybet, “Her yıl dünya çapında topraklarımızı, suyumuzu ve havamızı kirleten milyarlarca ton atık üretiliyor” diyerek, sıfır atık konusunda insanların dünya kaynaklarıyla olan bağlarını da tekrar gözden geçirmesi gerektiğine işaret etti.

Sıfır atık konusundaki girişimlerin benimsenerek doğal kaynakların muhafaza ve iklim değişikliğiyle mücadele edildiğini belirten Aybet, bunu benimsemenin ayrıca ekonomik bir fırsat olduğunu aktardı.

Aybet, Sıfır Atık Projesinin, Emine Erdoğan himayesinde 2017’de başlatıldığına dikkati çekti.

Sıfır Atık Projesi’nin ana hedefinin, atıkların geri kazanım oranını 2035 yılına kadar yüzde 60’a taşınması olduğunu söyleyen Aybet, bu projenin, başlangıcından bu yana Türkiye ekonomisine 185 milyar Türk lirası kazandırdığını ifade etti.

Aybet, ayrıca, proje sayesinde 490 milyon ağacın kesilmekten kurtarıldığını ve 5,9 milyon ton sera gazı emisyonunun önlendiğini aktardı.

“Sıfır Atık Projesi artık küresel bir hareket haline”

Sıfır Atık konusunda 21 milyon kişiye eğitim verildiğini dile getiren Aybet, “Türkiye’nin başarılı Sıfır Atık Projesi artık küresel bir hareket haline geldi.” dedi.

UNESCO’nun 42. Genel Konferansı Başkanı Miculescu da BM rakamlarına göre, dünyada her yıl 2,24 milyar ton kentsel katı atık üretildiğini, 931 milyon ton gıdanın atığa dönüştüğünü ve 37 milyon ton plastik atığın okyanuslara karıştığını anlattı. ???????

Söz konusu atıkların ekosistemlere zarar verdiğini ifade eden Miculescu, Emine Erdoğan’a, ülkesinin atık ve çevre sorunlarıyla ilgili paradigma değişimine sağladığı katkıdan ötürü hayranlığını dile getirdi.

UNESCO Yönetim Kurulu Başkanı Lacoeuilhe de herkesin satın aldığı ürünlerin nereden geldiğine ve etkilerine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.

Lacoeuilhe, mümkün oldukça ürünleri yeniden kullanmak ve geri dönüştürmek gerektiğini, bu bilincin çocuklara da kazandırılmasının önemine dikkati çekti.

Kadınların sürdürülebilir tüketim konusunda önemli bir rolü olduğuna işaret eden Lacoeuilhe, kadınların çevreyi muhafaza etmek konusunda öncü rol oynadığının altını çizdi.

Antonio de Sousa Abreu de dünyada her yıl milyarlarca ton atık üretildiğini vurgulayarak, “Bu nedenle UNESCO, sıfır atığa doğru ilerlemenin hayati önemini vurgulayan bu girişimi üstlenen Türkiye delegasyonuna çok minnettar.” ifadesini kullandı.

Sıfır Atık Projesi

Emine Erdoğan’ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2017’de başlatılan Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına alma, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye ile yaşanabilir dünya bırakma amacı taşıyor.

Sıfır Atık Projesi kapsamında sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasına ilişkin genel ilkelerin ve uygulama esaslarının belirlenmesini sağlayarak sıfır atık yaklaşımının ülke genelinde benimsenmesi, uygulanması ve yaygınlaştırılması amacıyla hazırlanan Sıfır Atık Yönetmeliği 12 Temmuz 2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Türkiye 2018’den bu yana çevre ve sürdürülebilirlik alanlarında ulusal ve uluslararası uzman isimlerin, kurum ile kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektör temsilcileri ile bireylerin aynı platformda buluştuğu Sıfır Atık Zirveleri gerçekleştirildi.

BM Genel Kurulunda kabul edilen “sıfır atık” kararı

Eylül 2022’de BM 77. Genel Kurulu görüşmeleri sırasında New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya gelen Emine Erdoğan, ikili iklim kriziyle mücadele kapsamında “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzaladı.

BM Genel Kurulu, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunucusu, 105 ülkenin ise ortak sunucu olduğu “sıfır atık” kararını oydaşmayla kabul etti.

Genel Kurulun bu kararla 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan etmesinin yanı sıra BM Genel Sekreteri Guterres’ten, yerel ve ulusal sıfır atık girişimlerini teşvik etmek için bilgi, deneyim ve uzmanlığa dayalı, cinsiyet dengesi ve adil coğrafi temsil dikkate alınarak gönüllü ve seçkin kişilerden oluşan 3 yıl görev yapacak bir danışma kurulu kurması istendi.

Sıfır atık girişimleri, çevreye duyarlı atık yönetimi, sürdürülebilir tüketim ve üretim konularının BM bünyesinde ele alınmasına devam edilmesi gerektiği vurgulanan kararla, üye devletler, BM ile diğer uluslararası ve bölgesel örgütler, sıfır atık girişimlerini uygulamaya teşvik edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/pariste-uluslararasi-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/feed/ 0
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, 10 yılda gerçekleştirdikleri hizmetleri anlattı https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskani-dr-osman-gurun-10-yilda-gerceklestirdikleri-hizmetleri-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskani-dr-osman-gurun-10-yilda-gerceklestirdikleri-hizmetleri-anlatti/#respond Wed, 12 Jun 2024 01:00:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20501 Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, 10 yılda gerçekleştirdikleri hizmetleri anlatan ‘Hesap Verme’ toplantısı gerçekleştirdi. Başkan Gürün konuşmasında “Hayatımı bu güzel şehre adamaktan dolayı çok mutlu ve gururluyum. 27 yıl hekim, 25 yıl Belediye Başkanı olarak hizmet verdim. Bana güvenerek oy veren ve birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Hakkınızı helal edin” dedi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı 2 dönemi kapsayan 10 yıllık süreç için hesap verme toplantısı gerçekleştirdi. Başkan Gürün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde gerçekleştirilen toplantıda hizmetlerin yer aldığı bir sunum yaptı.

Başkan Gürün, “Hayatımın sonuna dek bu kente hizmet etmeye devam edeceğim”

Hizmet sunumunun ardından vatandaşlara seslenen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, bu şehirdeki herkesi bir aile olarak gördüğünü ve hayatının sonuna kadar hizmet etmeye devam edeceğini söyledi. Gürün, “Hayatımı bu güzel şehre adamaktan dolayı çok mutluyum. 27 yıl hekim olarak, 25 yıl belediye başkanı olarak Muğla’ya hizmet etme şansı buldum. Bu benim için çok gurur verici bir şey. Öncelikle bana güvenerek oy verene herkese teşekkür ederim. Birlikte çalıştığım tüm çalışma arkadaşlarıma ve Muğlalı hemşerilerime teşekkür ederim. Hepimizin bu kente ve ülkeye bir borcu var. Bu borcu zihinsel ve bedensel olarak bir sorun olmadığı sürece ödemeye devam edeceğim. Ben hakkınız helal etmenizi istiyorum. Hayat devam ediyor. Birlikte aileyiz birlikte mutluyuz” dedi.

Başkan Gürün ayrıca, “Biz her dönemimizin sonunda hesap verme toplantıları yaptık. Bir yöneticinin mutlak hesap vermesi gerektiğini düşündüğümüz için bunu gerçekleştirdik. Genel Başkanımız acil şekilde Muğla’ya gelmeye karar verdi. Maalesef başka gün kalmadığı için bunu gerçekleştirmek sizlere hesap vermek zorundaydık. Bu dönem 2014-2024 yıllarını kapsıyor” diye konuştu.

Gürün, “Muğla’ya en fazla yatırım yapan kurum olduk”

Başkan Gürün sunumda Muğla’ya en fazla yatırım yapan kurum olduklarını vurgulayarak, “10 yılda 7 Milyar 152 Milyon TL yatırım yaptık ve bu kamu kuruluşu olarak en fazla yatırım yapan kurum olduk. Şuan da hala 2 Milyar 289 Milyon TL’lik yatırım devam ediyor ve bunun finansmanı hazır. Hiçbir ihaleye parası hazır olmadan çıkmadık. Paramızı hazırlayıp ihale yaptık. İşler düzgün gittiği taktirde 15 gün içinde işi yapanın ödemeleri yapılmıştır. Paralar düzgün ödendiği için bazı işleri daha ucuz yapabiliyoruz. Marmaris’te yapılan yatırımların da borçlarını devraldığımız için biz ödemesini yaptık. Kasada para var dedik. Neden harcamadın yatırım yapmadın dendi. Ancak o paralar hazırlanan projeler için ayrıldı. Örneğin termal tesis ve Fethiye’de büyük bir spor tesisi yapacaktık. Bu para hazırlayıp ihaleye çıkamadığımız yatırımlar için ayrılmıştı. Bir diğer proje ise izni ve yeri gösterilmeyen Bodrum katı atık tesisiydi. Ancak bu izinler ve ihale süreçleri yetişmediği için o para ayrılmıştı” dedi.

Gürün, “Dev altyapı yatırımları yaptık”

Gürün, “Altyapı ile ilgili çok önemli yatırımlar yaptık. Bu sürçte toz ve çamur olduğu konusunda eleştiriler aldık. Ancak özellikle Bodrum’da büyük yatırımlar yaptık. Altyapıdan yararlanma oranı kıyıda yüzde 46 iken şimdi bunu yüzde 91’e yükselttik. Bodrum’un 20-25 yıl sorun çıkarmayacak şekilde altyapısını yaptık. 5 olan içme suyu arıtma tesisini 15’e çıkardık. 237 Milyon Euro kredi bulduk. Bunun 63,5 Milyon Euro’sunu su altyapısını yenileme ve güneş enerjisi yatırımları yapmak için kullanalım dedik. Ancak Cumhurbaşkanı tarafından imza alamadık. Sorumluluk alnımızda bulunan 2 bin 346 kilometrelik yolda 3 bin 261 kilometre yol çalışması yaptık. Yollarımızın yüzde 98’ini tamamladık”

“Deniz ve Kıyı Temizlikleri En Büyük Önceliklerimizden”

Deniz ve kıyı temizliği konusunda önemli projeler hayata geçirdiklerini söyleyen Gürün, “Seçim nedeniyle Marmaris’e ve Fethiye’ye tekne getirdik gibi söylemler var. Bunlar tamamen illüzyon. Biz Fethiye Körfezi için teknik raporu yaptık. Burada ne kadar temizlik yapılacak çıkan balçık nereye atılacak ne kadar derine inilecek gibi çalışmaları yaptık. Biz Atık alım teknelerimizle denizden atık toplayarak bu çöpleri bertaraf ediyoruz. 8 atık alım teknemizle tüm yaz boyunca atık alımlarınız yapıyoruz ve bugüne kadar 26 bin 286 tekneye hizmet verdik. Hafriyat atıklarının bertarafı için yeni sahalar inşa ettik ve doğaya atılmasını engellemeye çalışıyoruz. Örneğin Datça’da 5 yıl uğraş verdik hafriyat sahası yeri için. 1 olan saha sayısını 9’a yükselttik. Biz buralarda geri atıkların bertarafını sağlıyoruz. Kum ve çakıl üretimi yaparak yollarda kullanıyoruz. Katı atık sahalarımızda elektrik üretiyoruz. 336 Milyon TL değerinde elektrik üretimi gerçekleştirdik” dedi.

Gürün ayrıca “Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi, Cengiz Bektaş Kent Belleği, Kent Meydanı, Turgutreis Yaşam Merkezi, Ortaca Cem ve Kültür Evi, Menteşe Otogar, Bodrum Otogar, Yatağan Hasan Haşmet Işık Yüzme Havuzu, Kızılağaç Akaryakıt İstasyonu, Yağ Hali, Geçici Hayvan Bakımevi, Büyükşehir ve MUSKİ hizmet binaları gibi projeleri hayata geçirdik. Milas Kültür Merkezi ve huzurevi projemiz ise devam ediyor” diye konuştu. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskani-dr-osman-gurun-10-yilda-gerceklestirdikleri-hizmetleri-anlatti/feed/ 0
Erciyes Üniversitesi’nde ’30 Mart Sıfır Atık Günü’ etkinliği düzenlendi https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/#respond Mon, 10 Jun 2024 04:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20277 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Çevre Sorunları ve Temiz Üretim Araştırma ve Uygulama Merkezi (ERÇEVREM) ile Çevre ve Sıfır Atık Kulübü tarafından düzenlenen ’30 Mart Sıfır Atık Günü’ adlı etkinlik, Sabancı Kültür Sitesi’nde gerçekleşti.

Etkinlik, “Ben Anadolu’yum” adlı kısa film gösterimi ile başladı. Dünyada kaynakların sınırsız olmadığına işaret eden Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, bu kaynakların ekonomik kullanımının ve israf edilmemesinin esas olduğunu belirterek, “Bu programlar vesilesiyle çocuklarda sıfır atık bilincinin oluşturulması çok önemli. Çünkü çocuklarımızın bundan sonraki süreçlerde maruz kalacağı şartları hafifletebilmemiz için bu bilinç içerisinde yetişmeleri, bu süreçlerin tanımlanması açısından çok kıymetli olacaktır” dedi.

Programın oluşturulmasında emeği geçenlere teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Altun, “Ülkemizde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortaya koymuş olduğu bu konudaki etkin projeler bu alana çok ciddi dikkati çekmektedir. Biz Erciyes Üniversitesi olarak özellikle GreenMetric değerlendirmesinde gerek dünyada gerekse Ülkemizde ciddi seviyelerde yer alıyoruz. Bu alanda dünyada 85. sırada ve Ülkemizde 3. sırada olmamız, bunun önemli bir göstergesi. Sürdürülebilir olmak, yeşil olmak, atıkların değerlendirilerek yeniden kullanıma kazandırılması bence çok kıymetli detaylardır. Ben bu süreçte dikkat çekici programların daha da artırılmasından yanayım” şeklinde konuştu.

Program, plastik atıklarla ilgili hazırlanan kısa film gösterimi ile devam etti.

Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sibel Livdumlu, 2017 yılında Emine Erdoğan himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan bu anlamlı günün Ülkemizin doğasına ve ekonomisine önemli katkı sağladığına dikkati çekerek, sıfır atığın; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim felsefesi olarak tanımlandığını ifade etti.

ERÇEVREM Müdürü Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, Dünya Sıfır Atık Günü etkinliğine katılımları için misafirlere teşekkür ederek, Erciyes Üniversitesi olarak sıfır atık yolculuğuna 2018 yılında Prof. Dr. Oktay Özkan ile başladıklarını ve bu kapsamda ciddi çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Yolculuğa başladıktan sonra bunun meyvelerini şimdilerde almaya başladıklarını belirten Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, “Kendimizi bu yolda sürekli geliştiriyoruz. Kaynakların etkin kullanımı ve israfın önüne geçilmesi açısından sıfır atık felsefesi oldukça önemli. Dünya Sıfır Atık Günü’nün bu yıl 2.’sinin kutlanmasının en büyük etkenlerinden biri de Ülkemizin Birleşmiş Milletler ile yaptığı yoğun faaliyetler sonucudur. 30 Mart Sıfır Atık Günü’nün ilan edilmesinde Ülkemizin çok büyük katkıları var. Bu düşüncede bizim için daha kıymetli bir gün” dedi.

Daha sonra Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Ülker “Mutfakta Sıfır Atık”, Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Selman Sevindik “Mimarlıkta Döngüsel Ekonomisi”, ERÇEVREM Öğr. Gör. Berna Akın ise “Üniversitemizin Sıfır Atık Yolculuğu” konulu sunum yaptı.

Kadriye San Çocuk Eğitim Merkezi öğrencilerinin atık malzemelerden hazırladığı defile ise katılımcılardan büyük alkış aldı.

Etkinlik; Rektör Prof. Dr. Altun ve Rektör Yardımcısı Oktay Özkan’ın davetlilerle birlikte atıklardan geri dönüşüm temalı sergiyi gezmesinin ardından sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/feed/ 0
Emine Erdoğan’ın liderliğindeki sıfır atık çabaları BM’de övgü aldı https://www.haber28.com.tr/emine-erdoganin-liderligindeki-sifir-atik-cabalari-bmde-ovgu-aldi/ https://www.haber28.com.tr/emine-erdoganin-liderligindeki-sifir-atik-cabalari-bmde-ovgu-aldi/#respond Sun, 09 Jun 2024 06:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20167 NEW New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde düzenlenen “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” etkinliğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın liderliğinde sıfır atık alanında oynadığı öncü rol ve çabaları damga vurdu.

Etkinlik, BM Çevre Programı (UNEP) New York Ofisi Devletlerarası İlişkiler Direktörü Jamil Ahmad moderatörlüğünde, Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği, UNEP ve BM İnsan Yerleşimleri Programı (UN Habitat) tarafından düzenlendi.

BM 78. Genel Kurul Başkanı Dennis Francis’ın yanı sıra çok sayıda büyükelçi, diplomatik temsilci, sivil toplum kuruluşlarının temsilcisi ve gazetecilerin katıldığı etkinlik, sıfır atık konusunda bilinçlendirmeye yönelik video gösterimiyle başladı.

Katılımcılara, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla BM, OECD, UNESCO, Türkiye’nin daimi temsilcilikleri, UNEP ve dış misyonlarda düzenlenecek etkinliklere gönderdiği video mesaj gösterildi.

“Gelin, bugün atığın yıkıcı çarkından kurtulmayı taahhüt edelim”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, etkinlik için gönderdiği video mesajda, “Gelin, bugün atığın yıkıcı çarkından kurtulmayı taahhüt edelim.” çağrısında bulundu.

Türkiye ve Emine Erdoğan’a vizyonu ve liderliği için teşekkürlerini ileten Guterres, “Gezegenimiz her yıl çöplük yığınına boğuluyor.” dedi.

Guterres, bu durumun bilinen etkilerinin yanı sıra hastalık ve ölüme yol açtığına dikkati çekerek, “Aşırı tüketim bizi öldürüyor. İnsanlık için müdahaleye ihtiyaç var.” ifadesini kullandı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan UNEP New York Ofisi Direktörü ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Ligia Noronha, Türkiye’ye öncü rolü için teşekkürlerini iletti.

Atık kirliliğinin iklim krizinin ana tetikleyicilerinden biri olduğunu belirten Noronha, “Tekrar kullanamayacağımız ve geri dönüştüremeyeceğimiz tek bir şey var, o da zaman. Zamanı daha akıllıca kullanmamız gerekiyor.” uyarısında bulundu.

“Sıfır atık ilkelerini benimsemeliyiz”

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sedat Önal, Türkiye’nin Emine Erdoğan’ın liderliğinde 2017’de başlattığı Sıfır Atık Hareketi ile uluslararası alanda sürdürülebilir tüketim ve üretim modellerini destekleme ve sıfır atık girişimleri hakkında farkındalık yaratma konusunda aktif rol aldığını dile getirdi.

BM Genel Kurulunun 2022’de oy birliğiyle kabul ettiği BM Sıfır Atık Kararı’nın çok önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Önal, bunun ardından BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulunun kurulduğunu anımsattı.

Önal, Kurulun ilk toplantısının geçen sene Emine Erdoğan’ın başkanlığında İstanbul’da gerçekleştiğini anımsatarak, Kurulun dünya genelinde başarı hikayeleri ve iyi uygulamalar hakkında bilgi toplayarak farkındalık yaratmaya devam ettiğini dile getirdi.

Büyükelçi Önal, Kurul bünyesinde Küresel Sıfır Atık Ödülleri, Sıfır Atık Yılı ve Küresel Sıfır Atık Fonu kurulmasına ilişkin çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

“Sıfır atık vizyonunu benimsemek, zamanımızın en önemli sosyal, ekonomik ve çevre sorunlarıyla mücadele etmeye katkı sağlar.” diyen Önal, öncelikli olarak atığın çevre ve biyoçeşitlilik üzerinde çok olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekti.

Önal, çevre kirliliği atıklarının iklim değişikliğini tetikleyen temel unsurlardan biri olduğunu kaydetti.

Sıfır atık girişimlerinin çok büyük ekonomik fırsatları da beraberinde getirdiğine işaret eden Önal, sıfır atık yaklaşımının Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni yerine getirmek için kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

Önal, “Gelecek nesillere sorumluluğumuzu yerine getirmek için sıfır atık ilkelerini benimsemeliyiz. Sıfır atık vizyonunun uygulanması için daha fazla vakit kaybedilmemeli.” mesajını verdi.

-“2050’de okyanuslarımızda balıklardan çok plastik olacak”

BM 78. Genel Kurul Başkanı Francis ise Türkiye’nin sıfır atık girişimlerine ilişkin çabalarını takdir ettiklerini belirtti.

Özellikle Emine Erdoğan’ın öncü rolüne dikkati çeken Francis, “Sayın Emine Erdoğan’ın ülkesinde başlattığı Sıfır Atık Hareketi, Genel Kurul’un 30 Mart’ı Uluslararası Atık Günü ilan eden kararı kabul etmeye teşvik etti. ” dedi.

Atık konusunda rakamların endişe verici bir tablo çizdiğine dikkati çeken Francis, her yıl 2,24 milyar ton kentsel katı atık ortaya çıktığını kaydetti.

Francis, aynı zamanda her yıl 931 milyon ton gıdanın atığa dönüştüğünü bildirdi.

Gıda kaybı ve atığının sera gazı emisyonlarının yüzde 10’una tekabül ettiğini vurgulayan Francis, “Eğer değişikliğe gitmeden devam edersek 2050’de okyanuslarımızda balıklardan çok plastik olacak.” uyarısında bulundu.

Sürdürülebilir uygulamalara geçilmesi gerektiğinin altını çizen Francis, hiçbir ülkenin sıfır atığa dönüşümde geride kalmaması gerektiğine işaret etti.

-“Daha iyi bir geleceğe yönelik şansımızı çöpe atıyoruz”

UNEP İcra Direktörü Inger Andersen, gönderdiği video mesajında, “Daha iyi bir geleceğe yönelik şansımızı çöpe atıyoruz.” ifadesini kullandı.

Andersen, doğanın atık yaratmadığını, insanlığın da bunu hatırlayarak atığa son vermesi gerektiğini dile getirdi.

BM Habitat İcra Direktör Vekili Michal Mlynar da Türkiye’nin Genel Kurulda alınan BM Sıfır Atık Kararı bağlamında oynadığı öncü role dikkati çekti.

Emine Erdoğan’ın sıfır atık alanındaki girişiminin öncü bir örnek teşkil ettiğini anlatan Mlynar, “Bu çığır açan girişimi desteklemek bizim için ayrıcalık.” diye konuştu.

Mlynar, sıfır atık hedefini bir ütopya olarak görmemek gerektiğini, insanların kendi eliyle yarattığı atık yaralarını sarmanın mümkün olduğunu belirterek, kendilerinin bu yönde bilinçli şekilde çaba sarf etmeye devam edeceklerini söyledi.

Kimyasallar ve Atıklar Gençlik Platformu Temsilcisi Shannon Lisa, 150’den fazla ülkeden üyesi bulunduğunu, atık yönetme sürecine “genç insanların çözümlerini” katmaya çalıştıklarını ifade etti.

Lisa, sıfır atığın herkesin kaygısı olması gerektiğini dile getirerek, “Gençler ve toplumların yönetmesine izin verilirse, liderler onları takip eder.” dedi.

Konuşmacıların ardından Pakistan, Tacikistan, Azerbaycan, Surinam, Özbekistan, Avrupa Birliği, Singapur, Sierra Leone, ve Katar’ın BM Daimi temsilciliklerinden üst düzey katılımcılar de beyanlarında, Türkiye’nin çabalarına dikkati çekti ve takdirlerini sundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/emine-erdoganin-liderligindeki-sifir-atik-cabalari-bmde-ovgu-aldi/feed/ 0
BM Cenevre Ofisi’nde Uluslararası Sıfır Atık Günü paneli düzenlendi https://www.haber28.com.tr/bm-cenevre-ofisinde-uluslararasi-sifir-atik-gunu-paneli-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/bm-cenevre-ofisinde-uluslararasi-sifir-atik-gunu-paneli-duzenlendi/#respond Sun, 09 Jun 2024 06:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20165 Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilciliği, BM Çevre Programı (UNEP) ve BM İnsan Yerleşimleri Programı (BM-Habitat), Cenevre Çevre Ağı ile diğer kurum ve kuruşların ortaklığıyla BM Cenevre Ofisi’nde “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” başlıklı bir panel düzenlendi.

İsviçre’de BM Cenevre Ofisi’nde yapılan panele, AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç Dora, Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Güven Begeç, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Alpaslan Acarsoy, Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi Medeniyetler İttifakı Özel Temsilcisi Hakan Kıvanç, Cenevre Başkonsolosu İpek Zeytinoğlu Özkan, BM-Habitat Cenevre Ofisi Direktörü Graham Alabaster, UNEP Avrupa Direktörü Arnold Kreilhuber, yabancı misyon temsilcileri, BM yetkilileri, Türkiye’nin Bern İletişim Müşaviri Bayram Altuğ ile çok sayıda kurumdan davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, çok sayıda çevrim içi katılımcının da bulunduğu panele video mesaj gönderdi.

Toplantının moderatörlüğünü de yapan Alabaster, burada yaptığı konuşmada, “Bu çok önemli bir an çünkü Aralık 2022’de Türkiye hükümetinin girişimi ve diğer üye ülkenin katılımıyla BM Genel Kurulu 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan eden bir kararı kabul etti.” dedi.

Alabaster, Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün Cenevre ve dünya genelinde ikinci kez kutlandığını belirtti.

Atıkların hem hava kirliliği, hastalıklar yoluyla insan sağlığına ve çevreye birçok tehdit oluşturduğunu söyleyen Alabaster, “Atıklar aynı zamanda küresel ekonomiye yılda yüz milyarlarca dolara mal oluyor. Atık yönetimini geliştirmek ve özellikle yerel düzeyde daha etkili hale getirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.” diye konuştu.

Alabaster, çevre kirliliği sorununu kısmen çözmek için “Sıfır Atık” yaklaşımının önemine işaret ederek, kurum olarak ortaklarıyla bu konuda adımlar attıklarını ifade etti.

“Geri dönüşüm yoluyla ülke ekonomisine 6 milyar dolar kazandırıldı”

Büyükelçi Begeç, etkinliğe katılan tüm davetlilerin yanı sıra UNEP, BM-Habitat ve Cenevre Çevre Ağı’na teşekkürlerini iletti.

Türkiye’nin Sıfır Atık deneyiminin Emine Erdoğan’ın şahsi kararlılığıyla başladığını belirten Begeç, “Sıfır Atık projesi, artık Emine Erdoğan’ın öncülüğünde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal ve küresel bir politika haline geldi. Hedefi 2017’de yüzde 13 ve 2023’te yüzde 35 olan geri dönüştürülebilir atıkların geri kazanım oranının 2035’te yüzde 60’a çıkarılmasıdır. Sıfır Atık projemizin başlangıcından bu yana yaklaşık 500 milyon ağaç, 2,6 milyar kilovat enerji ve 820 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı. Ayrıca bu sayede 6 milyon ton sera gazı emisyonunu önlendi, geri dönüşüm yoluyla ülke ekonomisine 6 milyar dolar kazandırıldı, 60 milyon ton geri dönüştürülebilir atık işlendi ve yaklaşık 21 milyon kişiye eğitim verildi.” dedi.

Begeç, Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık konusunda şahsi kararlılığının küresel bir kampanyaya dönüştüğünü vurgulayarak, 2022’de BM Genel Kurulu “Sıfır Atık Kararını” kabul ettiğini, aynı yıl bu kapsamda Emine Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in katılımıyla seçkin kişilerden oluşan bir Danışma Kurulu oluşturulduğunu hatırlattı.

Büyükelçi Begeç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2023’te 78. BM Genel Kurulu sırasında BM Genel Sekreteri ile işbirliği içinde, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık İçin Küresel Taahhüt” başlığıyla Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladığını da söyledi.

UNEP Avrupa Direktörü Kreilhuber ise atık kirliliğinin sağlığı tehdit ettiğini ve ekonomik refahı engellediğini söyledi.

Cenevre’nin tehlikeli atıkların küresel yönetimi için önemli merkez olduğunu belirten Kreilhuber, atık kirliliğini sonlandırmak atık oluşumunu önemli ölçüde azaltırken atık yönetiminin de güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tüketim ve üretim kalıplarında değişikliğe gidilmesi gerektiğinin altını çizen Kreilhuber, atık kirliliğini azaltmak için yeni bir yaşam biçiminin gerekli olduğunu dile getirdi.

Kreilhuber, “‘Sıfır Atık’ hareketinin öncülerinden biri olan Türkiye’yi takdir ediyorum. Özellikle Sıfır Atık Danışma Kuruluna da başkanlık yapan Emine Erdoğan’ın öncülüğünde, Türkiye’nin sağladığı güçlü destekten çok memnunuz.” şeklinde konuştu.

Panelde söz alan diğer katılımcılar, Sıfır Atık politikasının önemine ve Türkiye’nin bu konudaki öncü rolüne işaret etti.

Sıfır Atık Projesi

Emine Erdoğan’ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2017’de başlatılan Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına alma, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye ile yaşanabilir dünya bırakma amacı taşıyor.

Sıfır Atık Projesi kapsamında sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasına ilişkin genel ilkelerin ve uygulama esaslarının belirlenmesini sağlayarak sıfır atık yaklaşımının ülke genelinde benimsenmesi, uygulanması ve yaygınlaştırılması amacıyla hazırlanan Sıfır Atık Yönetmeliği 12 Temmuz 2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Türkiye 2018’den bu yana çevre ve sürdürülebilirlik alanlarında ulusal ve uluslararası uzman isimlerin, kurum ile kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektör temsilcileri ile bireylerin aynı platformda buluştuğu Sıfır Atık Zirveleri gerçekleştirildi.

BM Genel Kurulunda kabul edilen “sıfır atık” kararı

Eylül 2022’de BM 77. Genel Kurulu görüşmeleri sırasında New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya gelen Emine Erdoğan, ikili iklim kriziyle mücadele kapsamında “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzaladı.

BM Genel Kurulu, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunucusu, 105 ülkenin ise ortak sunucu olduğu “sıfır atık” kararını oydaşmayla kabul etti.

Genel Kurulun bu kararla 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan etmesinin yanı sıra BM Genel Sekreteri Guterres’ten, yerel ve ulusal sıfır atık girişimlerini teşvik etmek için bilgi, deneyim ve uzmanlığa dayalı, cinsiyet dengesi ve adil coğrafi temsil dikkate alınarak gönüllü ve seçkin kişilerden oluşan 3 yıl görev yapacak bir danışma kurulu kurması istendi.

Sıfır atık girişimleri, çevreye duyarlı atık yönetimi, sürdürülebilir tüketim ve üretim konularının BM bünyesinde ele alınmasına devam edilmesi gerektiği vurgulanan kararla, üye devletler, BM ile diğer uluslararası ve bölgesel örgütler, sıfır atık girişimlerini uygulamaya teşvik edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bm-cenevre-ofisinde-uluslararasi-sifir-atik-gunu-paneli-duzenlendi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay’dan Atık Yönetimi Açıklaması https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugaydan-atik-yonetimi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugaydan-atik-yonetimi-aciklamasi/#respond Mon, 27 May 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19181 CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, atıkların çöp değil milli servet olduğuna dikkat çekerek, plastik, cam, kağıt, metal ve evsel atıkların ayrı ayrı ve ilan edilen saatlerde toplanacağını söyledi. Evsel atıkların organik kompost gübreye dönüştürülerek, tarımsal üretim yapanlara ücretsiz dağıtacağını belirten Tugay, plastik atıklardan da kent mobilyaları elde edileceğini ifade etti.

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, atıklara bakış açısının ‘hammadde ve enerji kaynağı’ ya da ‘çöp’ olarak ikiye ayrıldığını, atığı hammadde olarak görmenin gelişmişlik göstergesi olduğunu vurguladı. Tugay şu ifadelere yer verdi:

“Biz maalesef hala ikinci kategorideki ülkeler arasındayız. Atık yönetimini, ‘plastik poşetlerin fiyatı artacak mı artmayacak mı’ sorunun sığlığına indirgemiş durumdayız. Rakamlar her şeyi anlatıyor aslında, 2022 yılında ülkemizdeki evsel atık miktarı 31 milyon tonu aşarken, bu atığın yüzde 80’i geri dönüştürülebilir atıklardan oluştu. Yani 2022’de ne yazık ki piyasa değeri asgari 75 milyar TL olan 25 milyon ton geri dönüştürülebilir malzemeyi çöpe attık. Türkiye’de atık yönetimi ile ilgili 15’e yakın yönetmelik var ancak bu yönetmelikler Avrupa’daki örneklerine göre çok zayıf. Türkiye’de atık ayrıştırma tesislerinin yeterli olmaması, kaynakta ayrıştırma ve toplamanın uygulanmaması nedeniyle Avrupa Birliği müktesebatına uyum yakalanamıyor.”

“ATIKLAR KAYNAĞINDA AYRIŞACAK”

Başkan Tugay, 1 Nisan’dan itibaren atık yönetimini öncelikli işler arasında alacağını belirterek, “Hedefimiz, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu şekliyle, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve yeniden milli ekonomiye değer yaratmasını sağlayacak mekanizmaları geliştirmek olacak. İzmir’i bu konuda Türkiye’nin örnek kenti haline getirmek için var gücümüz ile çalışacağız. Karşıyaka Belediye Başkanlığım sırasında bu yönde güzel adımlar attık. Şimdi bu adımları tüm kent genelinde uygulamak için kolları sıvayacağız. Pilot mahallelerimizden hızlıca başlayarak plastik, cam, kağıt, metal ve evsel atıklarımızı ayrı ayrı ve ilan edilen saatlerde toplayacağız. Evsel atıklarımızı katma değeri son derece yüksek organik kompost gübreye dönüştürecek, bu gübreleri tarımsal üretim yapan hemşehrilerimize ücretsiz dağıtacağız.”

PLASTİK ATIKTAN KENT MOBİLYASI

Başkan Tugay, ilçelerin kapalı ve açık pazar yerlerinden çıkan sebze ve meyve atıkları ile bahçe budama atıklarının da komposta ve biyokömüre dönüşümünü sağlayacak tesislerin açılacağını dile getirerek, şöyle dedi:

“Plastik atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümü ile yine örneği pek çok Avrupa ülkesinde görülen kent mobilyalarımızı üreteceğiz. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yer alan Atık Yönetimi Daire Başkanlığımızı, bu kapsamda yeniden yapılandıracak ve yetkilendireceğiz. Ege Bölgesi Sanayi Odamız başta olmak üzere iş dünyamızın uzun yıllardır beklentisi olan Geri Dönüşüm Organize Sanayi Bölgesi kurulması çalışmalarına Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü katkı ve desteği sunacağız. Türkiye’nin bu önemli sorununa yerel ölçekte özgün bir sistem kurarak çözüm üreteceğiz. Anaokullarından başlayarak, çocuklarımızın atıklarını kaynağında ayrıştırmaları için eğitim programları düzenleyeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığımız başta olmak üzere sorunun tarafları olan Bakanlıkların da desteğini talep edeceğiz. Unutmayalım, evsel ve endüstriyel atıklarımız gerçekte çöp değil, birer milli servettir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugaydan-atik-yonetimi-aciklamasi/feed/ 0
Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde Kenevir Atıklarından Yakıt Üretildi https://www.haber28.com.tr/karadeniz-tarimsal-arastirma-enstitusunde-kenevir-atiklarindan-yakit-uretildi/ https://www.haber28.com.tr/karadeniz-tarimsal-arastirma-enstitusunde-kenevir-atiklarindan-yakit-uretildi/#respond Tue, 14 May 2024 06:00:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18037 Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde, tarımsal atık olan kenevir sapından pelet ve briket yakıt üretildi.

Enstitüde, tarımsal atıkların yakıt olarak değerlendirilmesi yönünde çalışma yürüten ziraat mühendisi Mahmut Dok, kenevir atıklarından yakacak elde etti.

Dok’un kenevir sapından ürettiği yakıt, ısı değerinin yüksekliği ve az kül bırakmasıyla öne çıkıyor.

Ziraat mühendisi Dok, AA muhabirine, tarımsal atıkların çöp olmadığını söyledi.

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde bu atıkların yakıt olarak değerlendirilebilmesi için çalışmalar yaptıklarını anlatan Dok, bu kapsamda son olarak kenevir saplarını değerlendirdiklerini dile getirdi.

Kenevirin lifi alındıktan sonra kalan kısmını kurutup öğüttükten sonra makinelerde yüksek basınç altında sıkıştırarak bir tür yakacak olan pelet ve brikete dönüştürdüklerini ifade eden Dok, “Bunların ısı değeri, nemi, külü ve diğer baca gazı emisyon değerlerine bakarak, yakıt olarak kullanılabilme imkanlarını araştırmaktayız. Kenevir sapının 4 bin 200 kaloriler civarında ısılı değere sahip olduğunu ve yüzde 3-4 civarında bir küle sahip olduğunu, dolayısıyla tarımsal artıklar yönünden değerlendirdiğimiz zaman kaliteli bir pelet ham maddesi olabileceğini belirlemiş olduk.” dedi.

“Tarımsal artıklar yerli linyit kömüründen daha yüksek ısı değerine sahiptir”

Dok, meyve ağaçlarının budama atıkları ve fındık zurufu üzerinde de çalıştıklarını belirterek şöyle devam etti:

“Bunların da aynı şekilde ısı değerlerini ve diğer yakıt özelliklerini inceledik ve bunların da pelet yakıt olma özellikleri, diğer ağaçlardan yapılan peletlere eş değer olarak olduğunu ve pelet ham maddesi olarak kullanabileceğini belirlemiş olduk. Şu anda tarımsal artıklar yapmış olduğumuz bütün çalışmalarda en düşük dediğimiz çeltik sapı ve çeltik kavuzu bile bizim yerli linyit kömüründen daha yüksek ısı değerine sahiptir. Kaldı ki kenevir, budama artıkları ve fındık zurufu bunlar, yani ısı değeri 4 bin kalorinin üzerindeki ağaç talaşından elde edilen pelete eşdeğerdir. Dolayısıyla bunlar pelet ham maddesi olarak kullanılacak atıklar, rastgele sağa sola atılacak artıklar değillerdir.”

Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Enerji Tarımı Araştırma Merkezi ve Bölüm Başkanı Mustafa Acar da Samsun’un kenevir için önemli illerden biri olduğunu söyledi.

Acar, “2010’lu yıllarda kenevir ekim alanları farklı sebeplerden dolayı ciddi daralış gösterdi ve 2010’lu yıllarda ülkemizde sadece Samsun’da bir köyde bir çiftçi kenevir üretimi yapıyordu. 2019’da Cumhurbaşkanı’mızın kenevirin önemine binaen yaptığı açıklamadan sonra VezirKöprü ilçesi kenevirin merkezi ilan edildi. Kenevir üzerinde çalışmalar daha da hızlandı. Kenevir hem lifi hem tohumu hem kıtık denilen gövde aksamı, literatürde farklı rakamları var ama 50 bine yakın farklı kullanım alanından bahsedilen önemli bir bitkidir.” diye konuştu.

Özellikle kenevir tohumunun hem insan gıdası olarak hem de kozmetik sektöründe farklı birçok alanda kullanımının söz konusu olduğuna işaret eden Acar, “Lif anlamında baktığınız zaman bunun tekstil alanında yoğun olarak kullanımı mevcut. Yine kıtıklarının da otomotiv sektöründen tutun da inşaat sektörüne kadar birçok farklı alanda kullanıldığını görüyoruz.

Biz de Enerji Tarımı Araştırma Merkezi çatısı altında enerji yönüyle ilgili çalışmalarını yürütüyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/karadeniz-tarimsal-arastirma-enstitusunde-kenevir-atiklarindan-yakit-uretildi/feed/ 0
Bursa’da Öğrenciler Turşu Suyuyla Sıvı Gübre Üretti https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrenciler-tursu-suyuyla-sivi-gubre-uretti/ https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrenciler-tursu-suyuyla-sivi-gubre-uretti/#respond Tue, 30 Apr 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16293 Bursa’da organik gıda atıklarını değerlendirmek için öğretmenlerinin desteğiyle çalışma yürüten meslek lisesi öğrencileri, turşu suyu kullanarak bitkilerin gelişiminde yeterli mikroorganizmaya sahip sıvı gübre üretti.

Faik Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde “sıfır atık” temasıyla kurulan Geri Dönüşüm Kulübü tarafından Japon kültüründe “bokashi” olarak adlandırılan toprağın organik maddelerle iyileştirilmesine yönelik uygulamalar ele alındı.

İthal bir maya yardımıyla yapılan sıvı gübreyi yerli imkanlarla üretmek amacıyla öğretmenlerinin desteğiyle AR-GE çalışması yapan öğrenciler, maya yerine turşu suyu kullandı.

Organik gıda atıklarını 120 litrelik varillerin içinde bir miktar turşu suyuyla karıştıran öğrenciler, 7 ila 15 günlük fermantasyon sürecinin ardından elde ettiği sıvı gübreyi laboratuvar ortamında inceledi. Testleri yapılan sıvı gübrenin içinde bitkilerin gelişimi açısından yeterli oranda mikroorganizma bulunduğu tespit edildi.

Elde edilen sıvı gübre, okulun laboratuvarındaki test aşamalarının ardından çiçek ve marullar üzerinde uygulandı. Saksılardaki çiçekler ve okul bahçesinde iki alana ekilen marulların bir bölümüne su, kalanına ise sıvı gübre verildi. Uygulama sonucunda sıvı gübre ile sulanan çiçek ve marulların, su verilenlere göre daha erken büyüdüğü ve iri olduğu gözlemlendi.

Çalışmada yer alan okulun Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Abdullah Taşçı, AA muhabirine, öğrencilerin okul kafeteryasındaki doğal sebze ve meyve atıklarını kullanarak sıvı gübre elde etmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.

Marul ve bazı çiçekler üzerindeki denemeleri başka bitkilerde de yapacaklarını belirten Taşçı, “Olumlu sonuçlar alıyoruz. Sıvı gübre ve suyla sulanan ürünlerin ölçümlerini düzenli yapıyoruz. Aralarında yüzde 100 fark gözlemliyoruz. Okul olarak patent başvurumuzu yaptık, süreç devam ediyor. Başvurumuzun sonuçlanmasının ardından gerekli izinleri alarak ürünümüzün satışını yapıp okul bütçesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Taşçı, sıvı gübreyi mayaya ihtiyaç duymadan organik gıda atıklarını turşu suyuyla fermente ederek ürettiklerini dile getirdi.

Bu ürünün normalde yurt dışında yüksek fiyatlara satılan mayayla elde edildiğini aktaran Taşçı, “Biz maya olarak atık turşu sularını kullanıyoruz. Herhangi bir masrafımız olmuyor. Tamamen sıfır atık mantığıyla hareket ediyoruz.” dedi.

“Baştan bu zamana kadar dallanma, çiçeklenme, büyüme gözlemledik”

Gıda teknolojileri alanı öğretmeni Ayten İnal, bu çalışmanın AR-GE bölümünde görev aldıklarını bildirdi.

Sıvı gübrenin içindeki mikroorganizmaların yeterliliğini tespit ettikten sonra uygulama aşamasına geçtiklerini anlatan İnal, şöyle devam etti:

“Mikroorganizmaların varlığı normalde istenmez ama biz bunların varlığından mutlu olduk. Daha sonra arkadaşlarımızın yaptığı bu çalışmayı sulandırarak 1/100, 1/150, 1/200 gibi oranlarda seyrelterek çiçeklere ve marullara uyguladık. Çok güzel sonuçlar aldık. Tabii tüm bu işlemleri öğrencilerimiz yaptı. Düzenli olarak her hafta ölçümler aldılar. Düzenli olarak sulama ve gübrelemelerini yaptılar. Gayet güzel çalışma oldu. Verimli bir çalışma olduğunu düşünüyoruz. Baştan bu zamana kadar dallanma, çiçeklenme, büyüme gözlemledik. Öğrencilerimizle bizler de bu çalışmanın birer parçası olduk.”

İnal, sıvı gübrede üreyen mikroorganizmaların insan sağlığı için herhangi bir sorun teşkil etmediğini belirtti.

Gıda teknolojileri alanı 10. sınıf öğrencisi Nermin Ümmet, çalışmadaki görevinin marulların hem gübreli hem gübresiz sulanması olduğunu ifade ederek, “5 litrelik bidonların birine gübre ekleyerek ürünlerin sulamasını gerçekleştiriyoruz. Bunu çizelge haline getirip notlar tutuyoruz. Büyük marulların olduğu kısmın sulamasını sıvı gübreyle yaptık, gübrenin etkisini görmüş olduk. Diğer taraftakiler suyla olduğu için daha az büyüdü.” ifadesini kullandı.

Sıvı gübrenin karıştırma ve oluşum aşamasında görev alan yiyecek ve içecek hizmetleri alanı 11. sınıf öğrencisi İrem Erdin ise şunları kaydetti:

“Çıkan sebze kabuklarını turşu sularıyla marine ettikten sonra varillere yerleştiriyoruz. Varillere havasını almak için baskı uygulayıp kapağını kapatıyoruz. Fermantasyon sürecinden sonra iki ürünümüz çıkıyor: Biri üst katmandaki posa, diğeri de sıvı gübre. Sıvı gübreyi alıp uygun ve güvenli bir depoda tutuyoruz. Sıvı gübreyi arkadaşlarımız çiçekler üzerinde deniyor. Arkadaşlarımız aradaki değişimi çizelge olarak not alıyorlar.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrenciler-tursu-suyuyla-sivi-gubre-uretti/feed/ 0
İmamoğlu’ndan ‘Kameralı Kumpas’ Yanıtı: “Zannediyorlar Ki Ekrem Yılacak. Yılmaz. Sizi Süründüre Süründüre Yıldıracak” https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-kamerali-kumpas-yaniti-zannediyorlar-ki-ekrem-yilacak-yilmaz-sizi-surundure-surundure-yildiracak/ https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-kamerali-kumpas-yaniti-zannediyorlar-ki-ekrem-yilacak-yilmaz-sizi-surundure-surundure-yildiracak/#respond Sat, 20 Apr 2024 04:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14991 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İSTAÇ, kentte AB standartlarında kurulan ilk endüstriyel atık yakma tesisini hizmete açtı. ‘İSTAÇ Endüstriyel Atık Termal Bertaraf Tesisi’ açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “5 yıl öncesine döndüğümde, Ramazan’ın ilk günü (6 Mayıs 2019) seçimi iptal eden bir akılla mücadele etmek zorunda kaldık. Yine dün, Ramazan’ın ilk günü de olsa, bazı kötülükler rahat durmuyor. Bir bakıyorsunuz böyle bir, ‘Haydi Ekrem’i nasıl alaşağı ederiz, buradan ne çıkartırız’ diyerek, seçime 20 gün kala, CHP İstanbul İl binasının satın alınması sürecinde, bir hukukçu ofisinde yapılan bir işlem üzerinden fırtına koparmaya çalışan insanların kötülükçü akılları var. Buna, Ramazan’ın ilk gününde seçimi iptal ederek tarihe geçen, o dönemin içinde olan herkes, hani ‘çaldılar’ diyen, ‘hırsız’ diyen, işin en başındaki kişi, Sayın Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere, aday da dahil olmak üzere, o siyasi partinin bütün bakanları, hepsi dahil olmak üzere sebep olmuşlardır. Kumpasla seçim kazanacağını zanneden ve bu uğurda kul hakkı yemekten de imtina etmeyenler zannediyorlar ki Ekrem yılacak. Yılmaz. Sizi süründüre süründüre yıldıracak, o bir avuç insanı; göreceksiniz. Kararlılığımı tarif bile edemem bu kötü ve kötülüklerle mücadelede” dedi.

İBB iştiraki İSTAÇ, kentte AB standartlarında kurulan ilk endüstriyel atık yakma tesisini hizmete açtı. Şile Karakiraz Köyü, “İSTAÇ Entegre Atık Yönetim Tesisleri” yerleşkesinde inşa edilen “İSTAÇ Endüstriyel Atık Termal Bertaraf Tesisi”; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, CHP Şile Belediye Başkan adayı Özgür Kabadayı, CHP Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin ve İSTAÇ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay’ın katılımlarıyla gerçekleştirilen törenle hizmete girdi. Törende konuşan İmamoğlu, Ramazan ayına girildiğini hatırlatarak, “Ben, bütün vatandaşlarımızın, insanlarımızın İslam aleminin ve bütün insanlığın Ramazan ayının güzelliklerinden faydalanmasını, bu güzel ayın bütün bolluk, bereket dualarımızdan, paylaşım dualarımızdan faydalanmasını diliyorum ve istiyorum. Herkesin aklından iyi şeyler geçmesini, kötü şeyler geçmemesinin elbette diliyorum” dedi.

İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

RAMAZANIN İLK GÜNÜ SEÇİMİ İPTAL EDEN BİR AKILLA MÜCADELE ETMEK ZORUNDA KALDIK: Ramazan ayındayız. Açıkçası Ramazan ayında insanın içinde başka bir huzur var oluyor. İyiliklerin böyle iyi düşüncelerin her insana iyi bakabilmenin güzel düşünceler üretebilmenin hatta birine bakarken acaba bir eksiğim var mı? Bunu gidip düzelteyim ya da bir ortamı gözlerken burada yapmamız gereken bir şey var mıydı? Bunu eksik bıraktık mı acaba diye sorgulayan bir kimliğe bürünüyorsunuz? Ben çocukluğumdan beri kendimi bildim bileli Ramazan ayında başka bir sabır diyeyim, başka bir erdem, başka bir bakış açısı, hücrelerime kadar işleyerek, beni etkilemiştir. Böyle bir ruh hali var.  Nasıl oldu, nasıl büyüdü bilmiyorum. Herhalde önce insan ailesinden bu duyguyu alır. Ben bütün vatandaşlarımızın, insanlarımızın İslam aleminin ve hatta bütün insanlığın bu Ramazan ayının güzelliklerinden faydalanmasını bu güzel ayın bütün bolluk bereket paylaşım dualarımızdan faydalanmasını diliyorum ve istiyorum. Herkesin aklından iyi şeyler geçmesini, kötü şeyler geçmemesinin elbette diliyorum.  Her şeyden önce bu duygularla her ne kadar adım atsak da canımızı sıkan, üzen şeyler olmuyor değil. Beş yıl öncesine döndüğümde dün akşam ben yanlış hatırlamıyorsam ilk günü değildi. Ramazan ayının ama annem ısrarla ilk günüydü diyor. Konuşunca hatırıma o geldi tabii. Ramazan’ın ilk günü böyle seçimi iptal eden bir akılla mücadele etmek zorunda kaldık. Yine dün Ramazan’ın ilk günüydü ve ailemle ilk iftar sofrasını paylaşmak arzusunda oldum. İyi de oldu. Böyle güzel dayanışma içerisinde büyüklerimizle, küçüklerimizle birlikte olabilmenin bir sofrada paylaşabilmenin birlikteliğini yaşadık.

BAZI KÖTÜLÜKLER RAHAT DURMUYOR: Ama tabii yine ilk günü de olsa bazı kötülükler rahat durmuyor. Bir bakıyorsunuz böyle bir Haydi Ekrem’i nasıl al aşağı ederiz, buradan ne çıkartırız diyerek seçime 20 gün kala işte İstanbul Cumhuriyet Halk Partisi il binasının satın alması sürecindeki bir hukukçu ofisinde yapılan bir işlemin ki orada benim çok değer verdiğim can bir yol arkadaşım var görüntüde. Yine o dönem siyasi yol arkadaşlarım var görüntüde. O görüntü üzerinden işte fırtına koparmaya çalışan insanların kötülükçü akılları var. Bu yaygara ile servis edilmesi, bunu tabii bir kısım birkaç meczubun ne bulduk hani buradan Ekrem’e ne sıçratırız? Nasıl bir leke bırakırız, iz bırakırız arayışıyla koca koca kanallarda ve hatta buna kısmen de alet olan devletin, hepimizin vergisiyle yayın yapan kanalları da dahil olmak üzere herkes bir yerinden böyle Ekrem’e çamur sıçratma çabası içinde oldular. Tabii bunları alıştığımız şeyler dedim ya Ramazan’ın ilk gününde seçimi iptal ederek tarihe geçen o dönemin içinde olan herkes, hani çaldılar diyen, hırsız diyen, işin en başındaki kişi Sayın Cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere aday da dahil olmak üzere o siyasi partinin bütün bakanları hepsi dahil olmak üzere benim bu anlamda dilimin kemiği yok. Sebep olmuşlardır sonra bu kararı alanlar Türkiye Cumhuriyeti Demokrasi Tarihi’ne kara bir leke olarak kaydolmuşlardır izlerini o şekilde bırakmışlardır. Bu izi silemeyecekler. Ben de Allah’a şükür o akşam hak yemedim. hakkımı yedirmem, hak da yedirmem diyerek tarihe geçmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum.

ZANNEDİYORLAR Kİ EKREM YILACAK. YILMAZ. SİZİ SÜRÜNDÜRE SÜRÜNDÜRE YILDIRACAK: Bunlar tabii kumpasla özellikle seçim kazanacağını zanneden ve bu uğurda kul hakkı yemekten de imtina etmeyen Allah’ım ya Rabb’i deriz ya yani Allah korusun bilerek asla bilmeyerek de bir kul hakkı yememize müsaade etme fırsat verme diye dua ederiz. Tabii bunlar imtina etmiyorlar böyle süreçlerden. İnsanlara iftira atan, bu tarz işlemle işlerine gelince de FETÖ işi oluyor, tukaka oluyor vesaire ama kendileri yapınca da bunu savunan silahşör gibi savunan, kalemini kul hakkı yemi üzerine kullanan, dilini çok affedersiniz ama izlemenin bile yanlış olduğunu düşündüğüm dün babam onlardan birinin ismini verdi ben ismini vermeyeceğim. Yabancı bir kanalın ismini taşıyan bir kanalda yayın yapan bir meczubun ifadelerinden…dedim baba Allah’ını seversen izleme dedim. Hani izleme ben izlemiyorum dedim. O bakımdan aynı o tukaka FETÖ’cü dedikleri taktikle yol yürüyen bu aklı bu memleketin tarihinden, onun izlerini bu şehrin ve bu memleketin hafızalarından milletçe sileceğiz. Bu yolculuk o yolculuktur. 15 yıllık siyasi yaşamımda ve bütün yaşamımda kimsenin hakkında bir iftirada bulunmadım, bulunmam. Kimsenin onuruna, namusuna laf getirmedim, getirmem hayatımı böyle geçirdim. İnşallah anamın güzel duası, Allah seni iyi insanlarla buluştursun duasına karşılık söyleyeyim. Allah böyle insanlardan memleketimizi de bütün insanlarımız da anamın duası gereği beni de korusun ne diyeyim? Allah yolumuzu açık etsin. Allah bunlara akıl versin. Ama zannediyorlar ki Ekrem yılacak yılmaz. Sizi süründüre süründüre yıldıracak. O bir avuç insanı göreceksiniz. Kararlılığımı tarif bile edemem. Bu kötü ve kötülüklerle mücadelede.

MİLLETİMİZ 31 MART’TAN SONRA O İMZAYI TAKIR TAKIR ATTIRACAK: Değerli dostlarım şimdi burada çok değerli bir tesis açacağız. Tesisi açarken şunu söyleyeyim. Dün ve bugün yani şu birkaç günü özetlesek iki üç gününe bile yarışamazlar. Bakınız üç gün önce ben artık o kadar açılış yapıyoruz ki yaptığım açılışları unutuyorum. Yani üç gün önce çok değerli açılışlar yaptık. Sancaktepe Belediye Başkan adayımız Alper Yeğin’de burada. Sancaktepe için önemini biliyorum. Ama Yenidoğan Emek sürecinin oradaki metro başlangıcının çok önemli olduğunu biliyorum. Onu Kadıköy’e Söğütlüçeşme’ye götüren Anadolu yakasının en etkin yoğun ve kalabalık nüfusu birbirine bağlayan muazzam bir başlangıcı yaptık. Hikayesi uzun, o gün anlattım elbet bugün anlatmayacağım. Beykoz’da Çubuklu’da bulunan petrol tanklarının kültür sanat, kütüphane, çöp çerçeve at böyle bir baraka gibi duran yerlerin nasıl bir biblo gibi bir sanata, yaşama, çocuklara, gençlere öğreten eğiten alana dönüştüğünü 65-70 bin metrekarelik alanda gidip görmenizi dilerim ve isterim. Bayrampaşa, Eyüpsultan, alanında yapmış olduğumuz tesisi görmenizi isterim. Tramvayın inşallah bittiğinde hep beraber açtığımızda Eyüpsultan -Bayrampaşa hattında o yoğun nüfusu dört beş tane metro, metrobüs, tramvaya bağladığını yaşayacağız hep birlikte. Dün İSKİ Genel Müdürümüz de bugün burada çok güzel bir tesisi alanı milletimizin kullanımına Terkos’ta karşıda aştığımızı görmenizi isterim. Bakınız sadece burada geçen hep birlikte aştığımız çöp sızıntı suyu ki bugün öğleden sonra da Tuzla’da olacağım. Tuzla’ya bile negatif etkisinin ne kadar derin olduğunu tespit ettiğimiz çöp sızıntı suyunu arıtma tesisini açmıştık. Bakın o tesis, bu tesis, bu ikisi bile bu dönemin çok önemli işleridir. Yani tek başına bu tesisler bile gurur duyulacak, övünülecek işlerdir. Yine atık, katı atık yakma tesisi, ÇED onaylarımız, her şey bitmiş, ihale sürecine gelmiş, hızlıca başlayabileceğimiz ve karşıda oda yerinde açtığımız atık yakma tesisinin aynısını burada da Kömürcü Oda’da da açtığımızda İstanbul’da katı atık yakma tesisleri noktasında güçlü bir seviyeye erişeceğimizin de altını çizmek isterim. Onun da ne yazık ki yatırım planına alınmamasından ötürü, kredisi hazır, imalatı hazır, projesi hazır, yeri hazır. Sadece bir imza hazır. Ama o imzayı da milletimiz 31 Mart’tan sonra böyle takır takır attıracak.

KİMSE, BU YOLCULUKTAN BİZİ GERİ BIRAKAMAZ: Bu eşsiz şehre tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla bize emanet edilmiş paha biçilmez bir hazine olduğunun hepimiz farkında olmalıyız. Onun için ben İstanbul Belediye Başkanlığı’nı İstanbul’un muhafızı olmak şeklinde tarif ediyorum. Kimse, bu yolculuktan bizi geri bırakamaz. İstanbul’un adaletsiz, özgürlükten yoksun, tek renkli, tek seksli bir şehir haline getirilmesine karşı güçlü bir muhafızlık yapıyoruz. İstanbulluların iradesinin yok sayılmasına, hukukun ve demokrasinin askıya alınma girişimlerine karşı, güçlü bir muhafızlık yapıyoruz. Muhafızlık sorumluluğunu ve duygusunu en çok hissettiğim alanlardan birisi de tam da bugün hizmet ettiğimiz ve açılışını yaptığımız çevre konusudur. Rant uğruna çevreyi talan etmeye dayalı projelere asla geçit vermedik, vermeyeceğiz. Kanal İstanbul denen o büyük ihanet projesine karşı, ilk günden bu yana kararlılıkla sergilediğimiz tavır ve ortada olan o güçlü duruşu asla bırakmayacağız. O ihaneti İstanbul’a yaptırtmayacağız, yapamayacaklar.

HERKES KENDİSİNE ŞU SORUYU SORMALIDIR: İstanbul’un doğasını korumayı dert edinen çevre kirliliğinin yol açtığı büyük sağlık sorunlarının farkında olan herkes, kendisine şu soruyu sormalıdır. İstanbul’da 2019 öncesine dönmek istiyor muyum, istemiyor muyum? Yeşil alanların yapılaşmaya açılmasını isteyen, İstanbul’u kent ormanlarıyla, yaşam vadileriyle yemyeşil görmek isteyen herkes, kendisine bunu sormalıdır. Biz, bu dönemde tek bir yeşil alanı bile, tek bir kamusal alanı bile, tek bir kamuya hizmet eden alanı bile imar değişikliği için Meclis’e götürmedik. Tek bir vatandaşa ait bir yerde, imar rantı yakalamak ve yaratmak adına, İBB Meclisi’ni meşgul etmedik. Ama 5 yılda, yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İstanbul’a dair gündemi bu oldu. Onlarca örneğini size sunabiliriz. O bakımdan İstanbul, 2019 öncesine dönerse, rant uğruna çevre katliamları yeniden başlar. Hem de eskisinden daha acımasızca… İstanbul, 2019 öncesine dönerse, bu şehrin başına, her şeyden daha önemlisi Kanal İstanbul gibi, tarihin ve bu coğrafyanın en büyük belası açılır. Çok net.

KANAL İSTANBUL MESELESİNDE, ONLARIN SAMİMİYETSİZLİĞİNİ BİLİYORSUNUZ: 31 Mart seçiminin anlamı budur. Siz, başlarına bela olacak diye, ağızlarına kelimesini bile alamadıkları Kanal İstanbul meselesinde, onların samimiyetsizliğini biliyorsunuz. Asla inanmayın, asla. Bu kadar olmaz. Ben bir şey yapacak olsam, çıkar bunu anlatırım. ‘Yapacağım’ derim yani. ‘Yapmayacağım’ derim. Kanal İstanbul kelimesini ağızlarına alamıyorlar. Birazcık dürüstlük, birazcık mertlik varsa, çık açıkla. Çık o zaman imza ver, de ki milletin huzurunda, ‘Ben buna gidiyorum ve dava açıyorum, yokum.’ Yapamaz. Tek kişi var baktığı… İki dudağının arasından ne çıktığının, onun için hayati bir mesele olduğu, tek kişi var. Oraya bakar; ona göre hareket eder. Oraya bakar; imza atar ya da atmaz. Biz de diyoruz ki, ‘Kardeşim, bu seçim, milletin özgürleştiği seçim olmaya devam edeceği seçimdir. İstanbul, 2019 öncesine dönmeyecek.’ 2019 öncesine dönmek istemiyor musunuz? İstiyor musunuz?  Buna bakacaksınız.

SANDIĞA GİTMEZSENİZ, OYLARI BÖLERSENİZ, İSTANBUL, 2019 ÖNCESİNE DÖNME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALIR: Buradan çok net söylüyorum: Sandığa gitmezseniz, oyları bölerseniz, İstanbul, 2019 öncesine dönme riskiyle karşı karşıya kalır. Hem de her alanda 2019 öncesine dönme riskiyle karşı karşıya kalır. Bir avuç insan, sosyal yardımları eski seviyesine indirir. Metro yapımı yavaşlar ve hatta durur. Deprem toplanma alanları, ranta kurban gider. İmara açılmaya devam eder. Daha da kötüsü, kentsel dönüşüm mağduru yaratmaya devam ederler. Fikirtepe gibi rezil ortamlar yaratırlar. Partizanlığın, rantçılığın kirli elleri, yeniden İstanbul’un bütün kurumlarına, kreşlere, yurtlara kadar uzanmasına sebep olur. İstanbul’u tek renkli, tek sesli bir şehir yapmak için, müdahalelere başlarlar. İstanbul’un çeşitliliğini kaldıramazlar. İstanbul’un her kesimine, her grubuna, her yaşam biçimine saygıyı ortadan kaldırırlar. Onun için ben buradan herkese söylüyorum: Uyanık olun, uyanık olalım ve İstanbul’un 2019 öncesine dönmesine geçit vermeyelim. İstanbul’u çevreye duyarlı, adil, üretken, huzurlu ve mutlu bir şehir yapma hedefi doğrultusunda hep birlikte yürüyelim. Bu anlamda hızımızı düşürmeyelim. Geri dönmeden, daha büyük hedefler, daha güzel yarınlar için hep birlikte üretmeye devam edelim. Eğilmeden, bükülmeden, yalpalamadan dosdoğru yürümeyi milletimize gösterdik, hep birlikte yürümeye devam edelim. Gelin bir avuç insanın kaybetmesi, 16 milyon İstanbullunun kazanmaya devam etmesi için, hep birlikte tam yol ileri diyelim. Yolumuz, böyle bir yol olsun.”

“TESİSİN HİKAYESİ VE ÖZELLİKLERİ”

Sanayi faaliyetlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar ve hastanelerden kaynaklanan tıbbi atıkların yakılarak bertaraf edilmesini sağlayacak tesisin yapımına 4 Nisan 2019 tarihinde başlanıldı. Tesisin yapımında ağırlıklı olarak yerli üretim malzeme kullanıldı. İSTAÇ’a ait Endüstriyel Atık Tesisleri’nden Ara Depolama ve Elleçleme Tesisi’ne alınan atıklar, daha önce, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait Termal Bertaraf Tesisi’ ne gönderilmekte ve bertarafı sağlanmaktaydı. Bu tesis sayesinde İstanbul’un atıkları, yine İstanbul’da bertaraf edilmeye başladı. Böylece, sevk nedeniyle oluşan yüksek nakliye maliyetlerinin, fosil yakıt tüketiminin ve atık taşıma araçlarından kaynaklı emisyonların önüne geçildi. Tesisin bir diğer olumlu katkısı ise, sera gazı emisyonu ve sera etkisi oluşturan fosil kaynaklı yakıtların kullanımı azaltacak olması. Bu şekilde, atıkların nakliyesi esnasında muhtemel çevre kazası riskleri de minimize edilmiş olacak. Tesiste işlem görecek atıkların, hacimsel olarak yüzde 80 oranında azaltımı sağlanacak. 77 bin metrekare alana inşa edilen tesis, yıllık 33.000 ton atık yakma kapasitesine sahip. 7/24 çalışma esası ile işletilecek olan tesis, “döner fırın yakma” prosesi sonrasında yer alan buhar türbini sayesinde elektrik üreterek, yılda yaklaşık 18.000 hanenin enerji ihtiyacını karşılayacak. Tesisin kurulu gücü 5,6 MWatt.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-kamerali-kumpas-yaniti-zannediyorlar-ki-ekrem-yilacak-yilmaz-sizi-surundure-surundure-yildiracak/feed/ 0
Cam Sanatçısı Nermin Taş, Atık Camlardan Yaptığı Takılarla Dünya Markası Oldu https://www.haber28.com.tr/cam-sanatcisi-nermin-tas-atik-camlardan-yaptigi-takilarla-dunya-markasi-oldu/ https://www.haber28.com.tr/cam-sanatcisi-nermin-tas-atik-camlardan-yaptigi-takilarla-dunya-markasi-oldu/#respond Thu, 11 Apr 2024 02:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13837 Cam sanatçısı Nermin Taş, evindeki atölyede atık camlardan yaptığı takılarla 5 yılda dünya markası haline geldi.

Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümünü bitirdikten sonra bir cam fabrikasında çalışmaya başlayan 36 yaşındaki Taş, işini severek yaparken kurumsal hayatın kendisine göre olmadığını anlayıp, hayallerinin peşinden koşmaya karar verdi.

Kız kardeşleri ve annesinin yardımıyla 2018’de kendi şirketini kuran Taş, camdan ürettiği takılarla bir marka yaratarak, sosyal medya, alışveriş siteleri ve büyük mağazalarda satış yapıyor.

Nermin Taş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde tüm kadınlara örnek olacak başarı hikayesini AA muhabiriyle paylaştı.

“Cama olan merakım hayatım boyunca peşimden geldi”

Camla ilk kez 6 yaşında kırdığı bir bardağın elini kesmesiyle tanıştığını ve o gün camın değişik yapısından çok etkilendiğini aktaran Taş, “Cama olan merakım hayatım boyunca peşimden geldi. Bu nedenle Kocaeli Üniversitesi Cam Seramik Bölümünde okumak istedim. Okurken bir taraftan da cam sanatçısı asistanlığı yaptım. Bu sırada cam sanatıyla tanıştım. Okul bittikten sonra bir cam fabrikasında ustabaşı olarak çalışmaya başladım. 8 yıl burada çalıştıktan sonra Güzel Sanatlar Fakültesi’ne girdim. Cam sanatına ilgim orada daha da arttı.” dedi.

İkinci fakülteyi bitirir bitirmez, 2018’de yüzde 90 devlet desteğiyle kendi şirketini kurduğunu vurgulayan Taş, şöyle devam etti:

“Aslında düzenli bir işim ve iyi de bir gelirim vardı. Bu konfor alanından çıkıp bir hayalin peşinden koşmak çok kolay olmadı. Bu arada babam emekli işçiydi. Bizi çok zorluklarla okuttu. Ailem manen hep yanımdaydı ama madden yapabilecekleri çok bir şey yoktu. O da beni biraz korkutuyordu ama ilk adımı attıktan sonra her şey o kadar güzel ilerledi ki şimdi o korkuların boşuna olduğunu anlıyorum. Hayal kurmanın ve hayallerin peşinden koşmanın çok önemli olduğuna inanıyorum.”

Yoldan topladığı atık camla uluslararası ödül aldı

Taş, 2019’da İspanya’da bir katedralin restorasyonuna denk geldiğini ve inşaat atıkları arasındaki renkli camların ilgisini çektiğini anlatarak, “O camları görür görmez, ‘Ne gibi mücevherler yapabilirim?’ fikirleri kafamda uçuşmaya başladı. Zorla da olsa o atıkların içindeki camları alabildim. Sonra bu camları birer mücevher haline getirip, uluslararası bir yarışmaya gönderdim ve ödül aldım.” diye konuştu.

Bu ödülün kendisine birçok kapı açtığına ve eserlerinin müzelerde sergilenmeye başladığına dikkati çeken Taş, Osmanlı motiflerinden esinlenerek yaptığı koleksiyonun Topkapı Sarayı ve Ayasofya’daki müze mağazalarında satışa sunulduğu bilgisini verdi.

“Pandemide 10 yılın tasarımını yaptım”

Özgüveninin arttığı ve marka olma yolunda hızlı adımlarla ilerlediği dönemde dünyada baş gösteren Kovid-19 salgını nedeniyle eve kapanmasını fırsata çevirdiğini kaydeden Taş, “O süreç boyunca tasarımlarıma devam ettim, önümüzdeki 10 yılın tasarımını yaptım diyebilirim. Bu süreci bir inziva ve meditasyon gibi geçirdim. Son derece verimli bir dönemdi.” ifadelerini kullandı.

Cam bölümü öğrencilerine atölyesinde staj yapma imkanı sağladığını ve iş kurma süreciyle ilgili destek verdiğini dile getiren Taş, son yaptığı koleksiyonla ilgili de şunları aktardı:

“Şimdi resifler ve deniz canlılarıyla ilgili bir koleksiyon üzerinde çalışıyorum. Bu koleksiyonla denizlerdeki kirliliğe ve iklim krizine dikkati çekmek istiyorum. Önce resifleri araştırdım. Sonra her şeyi hayal gücüme bıraktım. Her gün an az 4 saat çalışarak, 1200 derece sıcaklıktaki ateşin karşında camlara şekil veriyorum. Hayal ettiğim her şey ateşin sıcaklığında eriyerek şekil almaya başlıyor. Kalpten gelen şey elden çıkıyor. Ruhuma en uygun mesleği seçtiğimi düşünüyorum. O yüzden bu şansın farkındayım ve şükrediyorum.”

“Bana hala pimapenci gözüyle bakan var”

Eserlerinde Osmanlı ve Türk motiflerinden ilham aldığını ve kültürel değerleri çağdaş sanatla birleştirdiğini vurgulayan Taş, girişimci olmak isteyen ama gerekli cesareti gösteremeyen kadınlara, “Hayal kurun, hayallerinize inanın ve peşinden ısrarla koşun, gerisi geliyor. İnanan Türk kadını her şeyi başarır.” diye seslendi.

Cama hak ettiği değeri vermeyi amaçladığına işaret eden Taş, “Oysa cam günümüzde çok değersiz. Hatta, ‘Cam ustasıyım.’ dediğimde bana hala pimapenci gözüyle bakan var. Cama hak ettiği değeri vermek için atık camları eritip şekil vererek, mücevher yapıyorum. Ancak hayal gücümün ürünlerini yapabilmek için ithal cam da kullanıyorum. Çünkü bu ithal camları istediğiniz gibi şekillendirme imkanınız var. Atık camlar hemen kırıldığı için şekil vermek zor oluyor. ” değerlendirmesinde bulundu.

Nermin Taş, cam ustalığının henüz bilinmese de gelecekte hak ettiği değeri göreceğine inandığını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cam-sanatcisi-nermin-tas-atik-camlardan-yaptigi-takilarla-dunya-markasi-oldu/feed/ 0
Bilim İnsanları Elektronik Atıklardan Altın Elde Etmek İçin Peynir Altı Suyunu Kullandı https://www.haber28.com.tr/bilim-insanlari-elektronik-atiklardan-altin-elde-etmek-icin-peynir-alti-suyunu-kullandi/ https://www.haber28.com.tr/bilim-insanlari-elektronik-atiklardan-altin-elde-etmek-icin-peynir-alti-suyunu-kullandi/#respond Wed, 03 Apr 2024 00:01:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12756 Bilim insanları elektronik atıklardan altın elde etmek için peynir altı suyu kullandı. Elektronik aletlerde yer alan devre kartları aynı zamanda altın elde etmenin de yollarından biri. Ancak bu devre kartlarından altın elde etmek oldukça meşakkatli bir süreç. Bilim insanları bu süreci peynir altı suyu ile kolaylaştırmayı başardı.

Devre kartından altın elde etmek için peynir altı suyu çözümü

Ekran kartları, işlemciler, kısacası elektrik yükü taşıyan tüm devre kartları çok azda olsa altın ihtiva ediyor. Bunun sebebi ise altının dünyanın en iyi iletken maddesi olması. Yine çıkarılan bakır madeni de çok az da olsa altın içeriyor.

İşte devre kartı dönüşümü yapan firmalar için bu altını kolay elde edebilmek önemli. Yine elektronik atıklardan altın elde etme süreci, elektronik çöplerin dönüşümü anlamında da çevreye katkı sağlıyor. Bilim insanları bu dönüşümü hızlandıran çözümü çok da beklenmeyen bir yerde buldu.

Dünya nasıl oluştu? ALMA’dan büyük keşif!

Peynir altı suyu beslenme açısından çok kritik öneme sahip. Özellikle vegan beslenenler için bu suda yer alan proteinler çok hayati. Ancak protein açısından çok zengin olan bu su aynı zamanda elektronik atıklardan altın elde etmek içinde önemli hale geliyor.

Peynir altı suyunda yer alan amiloid nanofibriller üretebilen proteinler açısından zengin bir süt ürünü. Nanofibriller, yüksek yüzey/hacim oranı, modüler yüzeyi ve son derece kararlı halleriyle devreden altın elde etmek için kullanılan aerojeller olarak kullanılabiliyor.

Peynir altı suyu ile devre kartından nasıl altın elde ediliyor?

Bilim insanları peynir altı suyunu 90 derece sıcaklığa kadar ısıttı ve asit banyosuna daldırıp amiloid nanofibriller üretmeyi başardı. Bu amiloid nanofibriller daha sonra sıvı içinde dağıtıldı ve dağılım donduruldu. Araştırmacılar böylece hafif gözenekli aerojel oluşturdular.

Bilim insanları bu araştırma için 20 eski ekran kartını parçalarına ayırdı. Araştırmacılar sadece devre kalana kadar yapılan bu ayrışma sonrası bu devre kartlarını küçük parçalara ayırdı. Bu küçük parçalar soy metalleri bile çözebilen aqua regia içinde çözülmeye uğradı.

Bilim insanları elde edilen çözeltiyi elekten geçirdi ve aerojel ile bir gün boyunca etkileşime girmesini sağladı. Daha sonra araştırmacılar aerojele tutunan bu çözeltiyi 1000 derecede yaktı. Geriye ise içinde altın bulunan bir kül yığını kaldı. Araştırmacılar bu yolla 20 anakarttan 403 gram altın elde etmeyi başardı.

Devre kartından altın elde etmek bu anlamda oldukça kolay bir hale geliyor. Aerojel elde etmenin başka yolları olsa da hiçbiri peynir altı suyu kadar kolay elde edilmiyor. Peynir altı suyu, peynir yapımı sırasında ortaya çıkıyor. Buna göre peynir yapılan sütün yüzde 10 gibi bir kısmı peynir yüzde 90 gibi bir kısmı da peynir altı suyu oluyor. Bu yeni çözüm peynir altı suyunun atık olmasına da çözüm olacak.

Elektronik atıklardan altın elde edilebileceğini biliyor muydunuz? Haber hakkında yorum ve görüşlerinizi bekliyoruz.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bilim-insanlari-elektronik-atiklardan-altin-elde-etmek-icin-peynir-alti-suyunu-kullandi/feed/ 0
ÇOMÜ’den çamaşır makinelerinde kirliliği bertaraf eden çok katmanlı filtre https://www.haber28.com.tr/comuden-camasir-makinelerinde-kirliligi-bertaraf-eden-cok-katmanli-filtre/ https://www.haber28.com.tr/comuden-camasir-makinelerinde-kirliligi-bertaraf-eden-cok-katmanli-filtre/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9088 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümünde, çamaşır makinelerinde mikroplastik deterjan dahil tüm kirlilikleri deşarja vermeden yüzde 99 evde bertaraf eden çok katmanlı filtrenin prototipi geliştirildi.

Evlerde kullanılan çamaşır makinelerinden her yıkamada 100 bin ila 900 bin nanofiber, 3 ppm (milyonda bir birim) boyar madde, yüzde 0,5 yağlı bileşen, 200 ppm’e yakın yüzey aktif maddesi atık olarak çıkıyor.

Bu bilimsel verilerden hareketle evsel atık suların çevreye ve belediyelere yarattığı yükü hafifletmek amacıyla ÇOMÜ Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz yürütücülüğünde “Çok Katmanlı Filtre Malzemesi Üretimi, Tasarımı ve Çamaşır Makinesi Atıksuyunun Giderimine Uygulanması” başlıklı proje hazırlandı.

Çamaşır makinesinin atık suyundaki bütün kirliliklerin eş zamanlı giderilmesinin hedeflendiği, geçen yıl ağustos ayından itibaren TÜBİTAK Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı’nca desteklenen proje kapsamında çok katmanlı filtre geliştirildi.

Filtrenin yapımında atık polimerlerden ürettiği polimerler ile zeytin dallarını oksijensiz ortamda yakarak elde ettiği biyokömürden yararlanan Nigiz, Ar-Ge çalışmaları sonucunda çamaşır makinesine entegre edilebilen çok katmanlı filtrelemeyle kirliliği yüzde 99’a kadar arıtmayı başardı.

Patent başvurusunda bulunmaya hazırlandığı projesini AA muhabirine anlatan Doç. Dr. Nigiz, evlerdeki çamaşır makinelerinde yıkanan sularda başta deterjan olmak üzere yağ, boyar madde gibi birçok kirliliğin bulunduğunu söyledi.

Bu kirlilikler doğrudan kanalizasyon hattına deşarj edildiğinde belediyelere çok büyük arıtma yükü bindiğini vurgulayan Nigiz, “Atık su tesislerinin bunları ileri düzeyde arıtması gerekiyor. Bu çok büyük bir maliyet ve çok büyük bir yük. Tasarladığımız çok katmanlı filtrelerle eş zamanlı olarak makinedeki kirlilikleri, boyar maddeleri, yüzey aktif maddelerinin yağlarını büyük oranda arıtmayı planladık. Birçok kirlilikte yüzde 99’un üzerinde ayırım sağladık.” dedi.

Filtre dönüştürülebilir malzemelerden üretildi

Nigiz, bazı beyaz eşya firmalarının, çamaşır makinelerine mikroplastik için entegre filtre geliştirdiklerini duyurduğunu aktardı.

Bunların sadece mikroplastikleri ayırdığını belirten Nigiz, “Bunlar bir makineydi. Peki evlerdeki mevcut makinelerde ne yapacağız? Böyle bir entegrasyonla hem çevreye katkı sağlayıp hem de belediyelerin üzerindeki yükleri bu şekilde alabiliriz.” ifadesini kullandı.

Geliştirdiği çok katmanlı filtreyi tamamen dönüştürülebilir malzemelerden yaptıklarını anlatan Nigiz, filtrenin çalışma sistemine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Filtrenin polimerik kısmında atık polimerler kullandık. Filtrenin iç kartuşundaki biyokömür kısmını, Çanakkale’de çok bulunan zeytin dallarını oksijensiz ortamda yakarak yaptık. Filtre 3 katmanlı. En üst katmanında bir sünger var. Sünger kısmı Ar-Ge çalışması kısmına girmiyor. Onun altında polimer kısmı var. Bu polimer kısmı farklı gözeneklerde üretebiliyoruz. Çamaşır makinesinden su geldiğinde öncelikle süngerde saç gibi büyük partikülleri bırakacak. Ardından polimer kısmından geçerek, polimerde yağları ve boyar maddelerin bir kısmını bırakacak.

Biyokömür kısmında nitrat ve fosfatların giderimini sağlamayı planlıyoruz. Birkaç ön çalışmamız var. Deneysel aşamada suya belirli miktarda kırmızı polyester kullandık ve tamamının filtrede tutunduğunu gördük. Onun dışında renkli şekilde sentetik bir çamaşır makinesi atığı hazırladık. Filtrelerimizde, filtre ettik. Tamamının filtreye tutunduğunu ve çıkan suyumuzu yüzde 99,9 saflıkta elde ettiğimizi gördük. Biz amacımıza şimdilik ulaştık, faydalı olacağını düşünüyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/comuden-camasir-makinelerinde-kirliligi-bertaraf-eden-cok-katmanli-filtre/feed/ 0
Gazze’de İsrail saldırıları sonucu biriken çöp ve atıklar sağlık tehdidi oluşturuyor https://www.haber28.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/ https://www.haber28.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 23:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8471 İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana yoğun saldırı altında tuttuğu Gazze’de imkansızlıklardan ötürü biriken çöp ve atıklar, zor şartlarda hayatta kalmaya çalışan Filistinlilerin sağlığını tehdit ediyor.

Yıllardır İsrail ablukası altında olan ve 4 ayı aşkın süredir de hava, kara ve denizden saldırılara sahne olan Gazze’de, açlık krizi derinleşirken, belediye hizmetlerinin sağlanamaması sonucu çevrede çöp ve çeşitli atıkların neden olduğu kirlilik de artıyor.

Gazze Şehri’nin batısında Filistinli mültecilerin kaldığı Sahil Kampı’nda yaşayan gençlerden Bilal Abdullatif, AA muhabirine yaptığı açıklamada karşılaştıkları sorunları anlattı.

“Acımasız saldırıların devam etmesi belediyenin çalışmalarını sekteye uğrattı ve sokaklarda ve mahallelerde dayanılmaz atık birikmesine neden oldu.” diyen Abdullatif, Gazze şehrinin merkezindeki el-Vahde Caddesi’ndeki geçici Yermuk çöplüğünün yanından olabildiğince çabuk geçmek için aceleyle yürüdüğünü dile getirdi.

Çöp depolama alanının yanından geçerken, büyük miktarlarda katı atığın birikmesi sonucu çevreye yayılan kötü kokular sebebiyle baş ağrısı ve dönmesi hissettiğini aktaran Abdullatif, “Atık her yere yayıldı ve kokusu havaya yayılıyor. Sadece bu da değil, böceklerin, kemirgenlerin ve bulaşıcı hastalıkların da yayılmasına neden oldu.” dedi.

Abdullatif, Gazze Şehri’ndeki çevre ve sağlık felaketinin genişlemesiyle birlikte insani koşulların ve yaşam koşullarının daha da kötüleşmesinden endişe ettiğini vurguladı.

Atıklar Filistinlilerin sağlığını tehdit ediyor

Gazze’nin doğusundaki eş- Şucaiyye Mahallesinde yerinden edilen 45 yaşındaki Siham el-Kıta, yaşananların büyük bir sağlık ve çevre felaketinin habercisi olduğunu ifade ederek, “Saldırılardan önce toplanan, taşınan ve ayrıştırılan atıklar, şimdi Filistinliler arasında birikerek çeşitli hastalıklarla sağlıklarını tehdit ediyor. Atıklar, fiziksel ve psikolojik sağlık sorunlarına ve birçok hastalığa neden oluyor.” diye konuştu.

Gazze’de ilaç yokluğu ve okulların çevresinde atıkların birikmesi nedeniyle küçük çocukların birçok bağırsak ve cilt hastalığına yakalandığına dikkati çeken Kıta, yaşanan atık krizine acil bir çözüm bulunması çağrısında bulundu.

“80 bin ton çöp ve atık birikti”

Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsni Muhenna, belediye ekiplerinin katı atıkları, Cuhr ed-Dik depolama sahasına aktaramaması nedeniyle Yermuk depolama sahası ve çevresinin artık herhangi bir ilave katı atık miktarını alamayacağını belirtti.

Gazze kentindeki koşulları “felaket” olarak niteleyen Muhenna, İsrail saldırılarının başlangıcından bu yana şehrin doğu sınırında bulunan ana atık depolama alanına taşıma işleminin durdurulması nedeniyle yaklaşık 80 bin ton çöp ve atık biriktiğini kaydetti.

Bölgedeki atık krizinin, İsrail’in yoğun saldırıları sebebiyle güvenlik koşulları, atıkları toplamak için kullanılan araç ve kamyonlar için gereken yakıtın tükenmesi ve bu araçların saldırılarda yok edilmesinden kaynaklandığı vurgulayan Muhenna, yıkıcı İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana İsrail ordusunun, Gazze belediyesine ait çeşitli sektörlerde hizmet veren 90 aracı imha ettiğini aktararak, bu durumun temel hizmetlerin neredeyse tamamen aksamasına neden olduğunu vurguladı.

Belediye yetkilisi Muhenna, İsrail’in yıkıcı saldırılarını durdurarak, vatandaşlara temel hizmetleri sunmaya devam etmek için makine, teçhizat ve yakıt sağlanması için uluslararası kurum ve kuruluşlara, acil müdahale çağrısında bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/feed/ 0
Adana’da Sürdürülebilirlik Fuarı ve Konferansı Gerçekleşti https://www.haber28.com.tr/adanada-surdurulebilirlik-fuari-ve-konferansi-gerceklesti/ https://www.haber28.com.tr/adanada-surdurulebilirlik-fuari-ve-konferansi-gerceklesti/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7385 Adana’nın sürdürülebilirlik alanındaki ilk fuarı olma özelliği taşıyan REWA Anatolia-Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuar ve Konferansı etkinliği çerçevesinde, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar’ın başkanlığında, “OSB’de Yeşil Dönüşüm” oturumu gerçekleşti.

Yeşil dönüşüm konusunda birçok öncü ve Türkiye genelinde ilk olma özelliği taşıyan çalışmaların hayata geçirildiği AOSB’nin Bölge Müdürü Ersin Akpınar’ın yönetimindeki oturumda, sektörün önde gelen isimleri döngüsel ekonomi, yeşil mutabakat çalışmaları ve plastik geri dönüşümü gibi kritik konuları hakkında katılımcılarla değerli bilgiler paylaştı.

Oturumun moderatörü AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, kuruluşu 50 yıl öncesine dayanan bölge hakkında genel bilgiler paylaştıktan sonra Yeşil Dönüşüm konusundaki çalışmalarından söz etti.

Akpınar, verimlilik ve sürdürülebilirlik kavramının günümüzün en önemli konuları arasında yer aldığını belirterek, “Değişimi ve sürekli yenilenmeyi destekleyen, yaşanabilir bir çevre, sürdürülebilir ekonomik gelişme ve Türkiye’nin rekabetçi gücüne katkı için AR-GE ve inovasyona önem veriyor, yenilikçi hizmetler ve yeşil dönüşüm konusunda hayata geçirdiğimiz projelerle katılımcılarımıza öncülük ediyoruz” dedi.

Yeşil mutabakat

Akpınar, Türkiye’deki OSB’ler içinde Yeşil Mutabakatın ilk adımlarının Adana Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü’nce atıldığını bildirdi. Akpınar, bu çerçevede, iki çalıştay düzenlendiğini, temiz, döngüsel bir ekonomiye geçerek kaynakların verimli kullanımını artırmayı, biyolojik çeşitliliği eski haline getirmeyi ve kirliliği azaltmayı öngören Yeşil Mutabakata uyum konusunda katılımcılarına öncülük ettiklerini vurguladı.

Arıtma tesisi

Sanayi kuruluşları için arıtmanın en önemli konuların başında geldiğini belirten Akpınar, AOSB’nin dünya standartlarında artıma tesisine sahip olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

“AOSB Evsel ve Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisine bölgemizdeki katılımcıların faaliyetleri sonucu gelen evsel ve endüstriyel tüm atık sular Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Sektör Tablomuz olan Tablo 19 (Karışık Endüstriyel Atıksuların Alıcı Ortama Deşarj Standartları) limit değerlerine uygun olarak arıtılmaktadır. Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi’nde arıtma faaliyeti kaynaklı oluşan 190813 atık kodlu tüm arıtma çamurları (ayda ortalama 3000 ton) Atık Yönetimi Yönetmeliği gereği lisanslı taşıyıcılar ile lisanslı bertaraf firmalarına gönderilmektedir. Arıtma çamurunun kurumumuz içerisinde nihai bertarafının yapılabilmesi için yurtiçi ve yurtdışı kurutma, yakma, piroliz vb. tesisleri ziyaret edilerek ilgili teknolojiler yerinde görülmüştür. Mevcut arıtma tesisi ve projelendirmesi süren yeni atıksu arıtma tesisinin kapasitesi gözetilerek 180 ton/gün kapasiteli çamur bertaraf tesisi yapılması planlanmaktadır.”

Akpınar, sunumunda, bölgedeki GES yatırımları, AOSB tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk kurum bazlı “Sera Gazı Hesaplama Yazılımı”, “Avrupa Yeşil Mutabakatı Çerçevesinde AOSB’nin Eko-Endüstriyel Parka Dönüştürülmesi Amacıyla Döngüsel Ekonomi ve Endüstriyel Simbiyoz’un Geliştirilmesi” isimli TUBİTAK-1005 Projesi, üniversite ve sanayi işbirliği çalışmaları, Dünya Bankası destekli projeleri, sürdürülebilirlik ödülleri ile Sanayi Odaklı Ar-Ge ve İnovasyon Proje Yarışması konusunda da bilgiler verdi.

AOSB’nin vizyonu

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İstemi İstemi Berk, Adana OSB’nin sürdürülebilirlik alanında attığı adımlarla vizyoner olduğunu gösterdiğini belirterek, sözlerine başladı.

Berk, Paris Anlaşması, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi düzenlemelere karşı ülke genelinde farkındalık oluştuğunu belirterek, “Farkındalığın ardından davranış değişikliği noktasına geldik. Bu regülasyonlara uyum sağlamalıyız, aksi takdirde ihracatımız sekteye uğrayacak. Çünkü, ülke olarak ihracatımızın yüzde 40’ını AB ülkelerine yapıyoruz. AB cephesinden baktığımızda ise Türkiye olarak AB pazarının yüzde 3.4’ünü ifade ediyoruz. Bu AB nezdinde önemli değil ve bizi başka ülkelerle ikame edebilir. Ama biz AB pazarında bulunmak zorundayız” dedi.

Berk, ihracat yapan firmalar için bir takım yükümlükler getiren düzenlemelerin şimdilik 6 sektörü kapsadığını ancak, 2026’dan itibaren plastik mamul ve ham maddelerini de kapsayacağını kaydetti.

Oturumda, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ali Küçüker, “Plastik Sektöründe Döngüsel Ekonomi ve Endüstriyel Simbiyoz Uygulamaları” konulu sunumunda, döngüsel ekonominin önemine vurgu yaptı.

Küçüker, bakanlığın yakın zamanda döngüsel ekonomi eylem planı açıklayacağını belirterek, “Döngüsel ekonomi ve simbiyoz sadece atık ve hammadde değişimini değil bilgi değişimini, ekipmanların birlikte kullanımı gibi konuları da kapsadığını vurguladı. Küçüker, gelecekte yaşanması beklenen su krizlerinden de söz ederek, “2050 yılında Dicle ve Fırat Nehirleri dışındaki nehirler debilerinin yüzde 10’unu kullanabilecek” dedi. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/adanada-surdurulebilirlik-fuari-ve-konferansi-gerceklesti/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı Yapıldı https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/#respond Wed, 21 Feb 2024 06:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6518

TUNCAY TÜRKGÜLÜ

Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı ve Konferansı yapıldı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, “Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede” dedi.

Adana’da bugün Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı başladı. Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olan Adana’nın atık yönetimi konusundaki çalışmalarını sergilemeyi amaçlayan etkinlikte, açılış konuşmasını Fuarda Adana Valisi Yavuz Selim Köşger gerçekleştirdi.

Fuar alanında gerçekleştirilen konferansta iş adamlarının katılımıyla geri dönüşümde yaşanan zorluklar ve Avrupa’nın istediği şartlar ele alındı. Adana Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç şöyle konuştu:

“Fuarımızın açılışının ardından Tekrar Sürdürülebilir Bir Ekonomi Sıfır Karbon Ayak İzi ve Geri Dönüşüm Konulu Başlıklı Panelde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Dünya artık eskiden olduğu gibi geri dönüşüm işine çok önem veriyor, bizim artık atıklarımız yok, hepsinin bir hammadde olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Sürdürülebilir bir dünya için ve bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve daha güzel bir dünya bırakmak için iklim değişikliği yeşil dönüşüm altında pek çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de gündem en üst seviyede. Tekstil sektöründe geri dönüştürülmüş hammadde kullanmaz iseniz ürettiğiniz ürünü kesinlikle ve kesinlikle markalar artık almıyor. Avrupa’nın 2030 yılına kadar kararları var, ya geri dönüştürülmüş ürünü, ya da organik hammaddeden yapmanız gerekiyor. Bu bizim için olmazsa olmaz kuralı oldu. Avrupa’da karbon salımını ile ilgili gelişmeler var, önümüzde sanayiciyi çok sıkıntıya düşürecek işler var. Onun için biz bugünden sanayi devrimini atladık. Ama en azından yeşil dönüşü de atlamayalım avantajlı bir duruma geçelim istiyoruz.

“SU TASARRUFUNDA BULUNMAMIZ, SUYUMUZU İYİ KULLANMAMIZ GEREKİYOR”

İklim değişikliğinde aşırı sıcaklıklar kuraklıklar, seller, orman yangınları, gibi çok tabiat olayları gerçekleşiyor, bunların gerçekleşmemesi için bizim iklim değişiminde karbon salınımında biz mümkün olduğunca doğayı ısıtmadan, enerjiyi sarfetmeden, mamul yapmamız gerekiyor. Bunları yapmak içinde bizim öyle veya böyle enerji tasarrufunda bulunmamız, su tasarrufunda bulunmamız, suyumuzu, enerjimizi iyi kullanmamız gerekiyor, hammadde kaynaklarını iyi tüketmemiz gerekiyor, geri dönüştürülmüş hammaddeyi kullanmamız gerekiyor. Bununla ilgili tekstil sektörü 5-6 yıldır çok meidillerle karşılaşarak, tekstil sektöründeki firmalar en hazırlıklı firmalar oluyor, karbon ayak izini ölçtürmüş, karbon salınımını ölçtürmüş, su kullanımını düşürmüş, enerji tüketimini düşürmüş, bir çok yaptırımlara maruz kalmamak için elinden geldiğince bizim sanayicimiz çaba gösteriyor. Bunun aslında tüm sektörlerde olması gerekiyor. Biz diyoriz ki bu bir olmazsa olmaz. Karbon salınımını düşürecez ama aynı zamanda bu müeyyideler ticari alanda Avrupalılar ticari yaptırımlar uyguluyor. Bunların neticesinde siz yapmazsanız Avrupalılar iyi bir vergi koyuyorlar. Bu nedenle başarılı olmak için Avrupa standartlarında imalat yapmak zorundayız.”

Adana’da plastik alanında geri dönüşüm firma yöneticisi Bilal Nadir Gök ise yaptığı açıklamada, ambalaj atıklarını geri dönüştürüp dünya’da 18 ülkeye ihraç ettiklerini belirterek, “Bugün niye buradayız. Türkiye’nin geri dönüşümünün kayıt altına alınan -yüzde 70’i ama kayıt dışı- yüzde 80 olan Adana’da, bu fuarı düzenliyoruz. Biz bu işi üretiyoruz ve burada bu fuarın da Adana’da olmasını istedi. Ana katılımcılardan biriyiz, Adanamızın kalkınması ve Adana’nın dünyaya açılan gelecekte atık savaşlarının olacağı bir dönemde yani endüstrinin ana maddesi olan atıkları  ülkeler birbirine vermek istemiyor, bununla ilgili çalışmanın alt yapısını yapıyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-ve-konferansi-yapildi/feed/ 0
Adana’da Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuarı Başladı https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/ https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:00:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5865 Adana’da düzenlenen “Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi Fuar ve Konferansı” başladı.

Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adana Ticaret Odası, Adana Sanayi Odası ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi destekleriyle gerçekleştirilen etkinlik TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, açılış töreninde, Adana’da önemli bir fuarın ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Sanayi devrimiyle insanların doğayı kirletmeye başladığını belirten Köşger, “Her zaman söylüyorum, bunu da en çok Batılı dostlarımız yaptılar. En gelişmiş ülkeler, en çok doğayı tahrip ederler. En çok doğayı kirletenler, zarar verenler onlar. Şimdi de ceremesini tüm dünyaya, hepimize çektirmeye çalışıyorlar. Batılılar böyle yaptı diye bizler öyle yapacak değiliz. Dünya hepimizin müşterek gezegeni ve başka gideceğimiz bir yerde yok. Dolayısıyla biz burayı korumak, kollamak bu hususta da onlara örnek olmak durumundayız.” diye konuştu.

Adana’nın geri dönüşüm sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Köşger, kentte bu konuda çok sayıda firma bulunduğunu ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye’de geçen yıl 29,4 milyon tonu tehlikeli olmak üzere 109 milyon ton atık üretildiğini belirten Köşger, şöyle devam etti:

“109 milyon ton atık ürettik ama bir taraftan da Adana başta olmak üzere Batı ülkelerinden tırnak içinde söylüyorum ‘çöp’ ithal ediyoruz. Ayrıştırılmış atık ithal ediyoruz. Bu, aslında bizim için bir soru işareti, üzerinde durmamız gereken bir husus. Özellikle yerel yönetimlerimizin üzerinde durması gereken bir husus. Atık aynı zamanda ham madde, aynı zamanda doğal kaynak. Dönüştürmeyi bilirseniz atık dediğimiz şeylerin hepsi plastiği de metali de organik maddesi de faydalı bir şey, dönüştürülmesi lazım. Belediyelerimizin, yerel yönetimlerimizin bu konuda bir an önce aksiyon alması ve bu atıkları ayrıştırarak vahşi depolamadan vazgeçerek bunları ayrıştırıp doğal kaynak haline dönüştürmesi lazım. Bizim de bu ithalatı kesmemiz lazım. Yani 109 milyon ton atık üretiyoruz ülke olarak. Bunları ayrıştırmayı ve ham madde haline getirmeyi becerebilmemiz lazım.”

Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka da Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından tüm dünyanın Türkiye ile dayanışma içinde olduğunu, bu dayanışma duygusunun doğayı korumaya yönelik devam etmesi gerektiğini söyledi.

Buna da gelişmiş ülkelerin öncülük edeceğini aktaran Damka, “Bizim coğrafyamız açısından bize öncülük edecek olan en yakın ülke Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin, hem Türk Cumhuriyetleriyle hem Balkanlarla bu geri dönüşüm konusunda bizlere de öncülük etmesi lazım. İnşallah bugün burada hem özel sektörün hem devletin hem de belediyelerin yapmış olduğu çalışmaları yakından inceleyeceğiz. Kendi ülkelerimize bunun transferinin sağlanması için çaba sarf edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cafer Poyraz da yaptıkları çalışmaları anlatarak, sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem planı raporu çıkardıklarını söyledi.

ÇOİM yararına atıl metal parça sergisi

Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, fuarda yer alan Sema Akbel’in atık metal parçalardan yaptığı “Yarım Kalmasın Koleksiyonu’nun” satışından elde edilecek gelirin Kahramanmaraş merkezli depremlerde uzuvlarını kaybeden çocukların rehabilitasyonu için hayata geçirdikleri Çocuk İyilik Merkezi’nin çalışmalarında kullanılacağını söyledi.

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç da iş dünyasındaki yeşil dönüşüm adımlarını hızlandırmaları gerektiğine dikkati çekti.

REWA Anatolia İcra Komitesi Başkanı Ebru Can da üç gün sürecek fuarda sektörün önde gelen firmalarının yanı sıra Kırgızistan, Kosova, Macaristan, Orta Doğu ve Avrupa’dan ziyaretçilerin bulunacağını bildirdi.

Kırgızistan heyeti başkanı Elvira Borombaeva da fuara iş adamlarının yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanlığına bağlı yatırım ajansı direktör yardımcısı ve ekibinin de yer aldığı bir heyetle katıldıklarını söyledi.

Konuşmaların ardından tasarımcı Zeliha Sunal’ın kağıt, metal, plastik ve tekstil atıkları gibi ham maddeye dönüşen malzemelerden oluşturduğu kıyafetler “Bir İleri Dönüşüm Defilesi”nde sergilendi.

Fuar 17 Şubat’a kadar açık kalacak.

]]>
https://www.haber28.com.tr/adanada-geri-donusum-ve-atik-yonetimi-fuari-basladi/feed/ 0
Doğu Karadeniz’de Küresel Isınmanın Etkisiyle Artan Yağışlar Kirliliğe Neden Oluyor https://www.haber28.com.tr/dogu-karadenizde-kuresel-isinmanin-etkisiyle-artan-yagislar-kirlilige-neden-oluyor/ https://www.haber28.com.tr/dogu-karadenizde-kuresel-isinmanin-etkisiyle-artan-yagislar-kirlilige-neden-oluyor/#respond Sat, 20 Jan 2024 07:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3127

KÜRESEL ısınma kaynaklı yağış rejimindeki ani değişkenlikle son dönemlerde doğal afetlerin arttığı Doğu Karadeniz’de, özellikle yüksek rakımlı alanlara bırakılan atıklar, derelerle sürüklenip, ulaştığı Karadeniz’de kirliliğe neden oluyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, ani ve kararsız yağış artışının, Karadeniz için tehlike olduğunu belirterek, “Karadeniz’e taşınan atık miktarı fazlalaşınca, Karadeniz’deki kirlilik yükü artıyor, daha da artacak” dedi.

Doğu Karadeniz’de, küresel iklim değişikliğinin etkileriyle görülen ani, lokal ve şiddetli yağışlar, sel, taşkın ve heyelanlara neden oluyor. Yağış rejiminin değişmesiyle ani sel ve heyelan riski artan bölgede, son dönemde doğal afetler yaşanıyor. Alt ve üst yapıda hasara yol açan, can ve mal kayıplarına neden olan sellerde, özellikle deniz seviyesinden yüksek kesimlere atılan çöp ve atıklar, debisi artan derelere sürüklenip, ulaştığı Karadeniz kıyılarında birikiyor. Evsel, plastik, metal ve hafriyat gibi atıklar, oluşturduğu kirliliğin yanı sıra deniz ekosistemini de tehdit ediyor.

‘KARARSIZ YAĞIŞLAR KARADENİZ İÇİN TEHLİKE’

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, küresel ısınmanın neden olduğu ani, aşırı ve şiddetli yağışların, katı atık kirliliğini Karadeniz’e taşıdığını belirterek, “Küresel ısınma tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de bir gerçek. Artık her yerde doğal ya da antropojenik değişim söz konusu. Karadeniz’e baktığımız zaman küresel ısınmanın son 20-30 yıl dahil, yaklaşık yarım ile 1 bir derece arasında bir sıcaklık değişimine sebep olduğuna dair veriler var. Bu neye neden oluyor? Örneğin küresel ısınmayla ısınan Karadeniz’de daha çok buharlaşma ve yağışlarda da artış şekline kendini gösterme ihtimali var. Bununla birlikte küresel ısınmanın özellikle ani ve kararsız yağışları artırma özelliği de var. Bu da Karadeniz için çok ciddi bir tehlike. Bu da ‘ani ve şiddetli yağışlara bağlı olarak sel olayların daha sık, daha kararsız şekilde görünmesi’ demek” diye konuştu.

‘KİRLENEN DENİZDE CANLILARIN ZARAR GÖRMESİ KAÇINILMAZ’

Karadeniz’e taşınan atık miktarının artmasının deniz ekosistem üzerinde olumsuz etkiler yarattığını kaydeden Prof. Dr. Erüz “Hemen hemen kıyıdan başlayıp, dağların tepesine kadar her yerde yoğun bir katı atık kirliliği görüyoruz. Şiddetli yağışlar sonrasında bu karalarda birikmiş olan katı atıklar; daha yoğun bir şekilde, daha şiddetli ve fazla miktarda denize taşımaya başlıyor. Bu da Karadeniz’in özellikle deniz turizmi yapılan plajlarında, yılın tamamında atık kirliliğinin oluşmasına, artı denizin içerisinde de balık avcılığı yapılan sahalarda daha çok miktarda plastik atık ve diğer atıkların görülmesine sebep oluyor. Karadeniz’e taşınan atık miktarı fazlalaşınca, Karadeniz’deki kirlilik yükü artıyor, daha da artacak. Kıyılarda en çok plastik ağırlıklı atıklar yer alıyor. Küresel ısınmanın artışıyla daha çok kirlenen denizde, balık ve diğer organizmaların etkilenerek zarar görmesi kaçınılmaz hale geliyor” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dogu-karadenizde-kuresel-isinmanin-etkisiyle-artan-yagislar-kirlilige-neden-oluyor/feed/ 0