Avrupa Birliği – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 17 Dec 2024 18:36:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AB’den TikTok’a soruşturma: Romanya seçimlerine müdahale iddiası ortalığı karıştırdı https://www.haber28.com.tr/abden-tiktoka-sorusturma-romanya-secimlerine-mudahale-iddiasi-ortaligi-karistirdi/ https://www.haber28.com.tr/abden-tiktoka-sorusturma-romanya-secimlerine-mudahale-iddiasi-ortaligi-karistirdi/#respond Tue, 17 Dec 2024 18:36:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/abden-tiktoka-sorusturma-romanya-secimlerine-mudahale-iddiasi-ortaligi-karistirdi/ Avrupa Birliği (AB) yasa düzenleyicileri salı günü, TikTok’un Romanya’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik riskleri ele almada AB’nin dijital yasalarını ihlal edip etmediğini araştırdıklarını açıkladı.

Romanya, usulsüzlük ve Rusya müdahalesi iddiaları nedeniyle karışıklık yaşarken, ülkenin anayasa mahkemesi ilk tur seçim sonuçlarını iptal etti. İddialara göre Moskova, az bilinen aşırı sağcı aday Calin Georgescu’yu desteklemek için TikTok’ta geniş çaplı kampanya düzenledi. TikTok, bunu engelleyemediği gerekçesiyle soruşturulma altına alındı.

Avrupa Komisyonu, iddiaların ardından popüler video paylaşım platformuna yönelik denetimlerini artırma kararı aldı.

DİJİTAL HİZMETLER YASASI NEDİR?

Dijital Hizmetler Yasası, çevrimiçi platformların, dış müdahale gibi risklerle ilgili sorumluluk taşımasını öngörmektedir.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bir basın açıklamasında, “Romanya cumhurbaşkanlığı seçimlerine dış aktörlerin müdahale ettiğine dair ciddi göstergeler var. Bu nedenle, TikTok’un Dijital Hizmetler Yasası’nı ihlal edip etmediğini detaylı bir şekilde araştırıyoruz. Avrupa Birliği’nde (AB), TikTok dahil tüm çevrimiçi platformlar hesap verebilir olmalı.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/abden-tiktoka-sorusturma-romanya-secimlerine-mudahale-iddiasi-ortaligi-karistirdi/feed/ 0
TED Üniversitesi’ne AB’den 250 Bin Euro Fon https://www.haber28.com.tr/ted-universitesine-abden-250-bin-euro-fon/ https://www.haber28.com.tr/ted-universitesine-abden-250-bin-euro-fon/#respond Thu, 14 Nov 2024 09:01:51 +0000 https://www.haber28.com.tr/ted-universitesine-abden-250-bin-euro-fon/

TED Üniversitesi, uluslararası stratejik ortaklıklarla hayata geçirdiği yabancı dil öğrenme uygulaması olan OPTIMIST için, 3 yıl süreyle AB’den 250 bin Euro proje fonu aldığını duyurdu. TED Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu projeye dair, “Öğrencilerimize küresel bir vatandaşlık bilinci kazandırırken, dijitalin olanaklarına da eşit şekilde erişmelerinin önünü açıyoruz” dedi.

TED Üniversitesi’nin (TEDÜ) eğitimde kalite ve eşitliği teşvik etmek hedefiyle hayata geçirdiği OPTIMIST (Optimizing Digital Task Implementation in School Teaching) Projesi, Avrupa Birliği’nden 2027’ye kadar geçerli 250 bin Euro fon almaya hak kazandı.

TEDÜ İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Balaman’ın koordinatörlüğündeki proje kapsamında tasarlanan DigiTask uygulamasının, ortaokul seviyesindeki İngilizce sınıflarında öğrencilerin dil seviyelerini geliştirmelerine yardımcı olmak, öğretmenlerin de eğitim araçları için ihtiyaçlarını karşılamak üzere optimize edilmesi planlanıyor.

? ‘DİJİTALİN OLANAKLARINDAN FAYDALANMALARINI SAĞLIYORUZ’

? Projeye dair şu açıklamada bulunan TED Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu “Öğrencilerimizin ve eğitimcilerimizin gelişimini her daim önceliğimiz olarak kabul ediyoruz. Bu yüzden, Doç. Dr. Ufuk Balaman ve Dr. Öğr. Üyesi Semih Ekin koordinatörlüğünde hazırladığımız projemizle birlikte her birinin global bir dil kabul edilen İngilizcelerini geliştirmeleri için gerekli dijital araçların tahsisini tek uygulamada topladık. Böylece, öğrencilerimize küresel bir vatandaşlık bilinci kazandırırken hem teknolojiden optimum seviyede faydalanmalarını sağlıyoruz hem de dijitalin olanaklarına eşit şekilde erişmelerinin önünü açıyoruz” diye konuştu.

? PROJE ULUSLARARASI ÇAPTA KULLANILACAK

? TEDÜ ile TED Ankara Koleji Vakfı Özel Ortaokulu katkılarıyla hazırlanan proje ile görev temelli İngilizce öğretimi yaklaşımı sadece Türkiye’de değil, birçok ülkede hayata geçirilecek. Avusturya’daki Innsbruck University ve Hall Tirol Ortaokulu’nun yanı sıra, İtalya’daki Rome Tre University ortaklığıyla ortaokul seviyesinde İngilizce sınıflarında dijital uygulamalar gerçekleştirilecek. Proje sonucunda ortaya çıkacak model görevler, online etkinlik havuzları, açık erişim materyal bütüncesi ve tüm araştırma çıktıları, veri yönelimli bir öğretmen yetiştirme uygulamasına dönüştürülecek. Bu sayede, İngilizce eğitimine, dünya çapında erişilebilirliğe sahip bir dijital çözüm kazandırılacak.

? TEDÜ’nün hem ulusal hem de uluslararası stratejik ortaklıklarla hayata geçirdiği uygulama kapsamında öğrencilere ve eğitimcilere en az bin 674 görev ve 3 bin 81 özgün materyal sunulacak. Bu doğrultuda,? yabancı dillerin eğitimine dair uygulamaların ve görev tabanlı öğretim yaklaşımlarının yenilenmesi ve dijital ortamlar yaygınlaştırılması planlanıyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ted-universitesine-abden-250-bin-euro-fon/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar: Gazze’de, Batı Şeria’da ve Lübnan’da ateşkes sağlanmalı https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-gazzede-bati-seriada-ve-lubnanda-ateskes-saglanmali/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-gazzede-bati-seriada-ve-lubnanda-ateskes-saglanmali/#respond Fri, 11 Oct 2024 04:25:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-gazzede-bati-seriada-ve-lubnanda-ateskes-saglanmali/ TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Meclis’te, Fransa Senatosu Dışişleri, Savunma ve Silahlı Kuvvetler Komisyonu heyeti ile bir araya geldi.

Görüşmede Akar, Fransa’nın, Filistin konusunda İsrail’e yönelik aldığı tedbirlerden dolayı mutluluk duyduklarını; Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Gazze’de bir an önce siyasi çözüme geri dönülmesi yönündeki açıklamaları ile İsrail’e silah ambargosu çağrısını takdirle karşıladıklarını belirtti.

Gazze’de akan kanın durması için bir an önce ateşkes görüşmelerinin başlaması gerektiğini, bu konuda Fransa’nın tarihine yaraşır şekilde öncü olmasını beklediklerini ifade eden Akar, “İnsan hakları, evrensel değerler konusunda Fransa’nın ne kadar hassas olduğunu biliyoruz. Bizim için Fransa’nın yeri ayrı ve önemli. Çünkü sizlerle diplomatik, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerimiz 600 yıllık bir geçmişe dayanıyor. NATO içerisinde de müttefik olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Fransa’da 400 bine yakını çifte vatandaş olan yaklaşık 1 milyon Türk var. Yanlı ve olumsuz kararların engellenmesinde ilk şart diyaloğun artırılmasıdır.” diye konuştu.

TERÖRLE MÜCADELE MESAJI

Türkiye’nin uzun süredir birçok terör örgütüyle aynı anda mücadele ettiğini belirten Akar, bu mücadelede hiçbir şekilde uluslararası hukuka aykırı bir durum olmadığının, Birleşmiş Milletler’in ilgili maddeleri çerçevesinde sınırların güvenliğini sağlamakta azimli ve kararlı olduklarının altını çizdi. Akar, “Ülkemize karşı kullanılan PKK, YPG, PYD, DEAŞ gibi örgütlerin hepsine karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz ve son terörist etkisiz hale getirilene kadar bu mücadele devam edecek.” dedi.

Akar, Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırının aynı zamanda Avrupa Birliği ve NATO’nun da sınırı olduğuna dikkati çekerek, “Dolayısıyla bir anlamda AB’nin de NATO’nun da güvenliğini sağlamak için gayret gösteriyoruz. Bu konuda dostlarımızdan, Fransa başta olmak üzere müttefiklerimizden karşılıklı anlayış, işbirliği bekliyoruz. Filistin meselesinde de ateşkesin sağlanması için hep beraber gayret etmeliyiz. Gazze’de, Batı Şeria’da ve Lübnan’da ateşkesin sağlanması, hem kendi geleceğimiz hem de oradaki masum insanlar bakımından büyük öneme haizdir.” değerlendirmelerinde bulundu.

Fransa Senatosu Dışişleri, Savunma ve Silahlı Kuvvetler Komisyonu üyelerinden oluşan heyetin başkanı Christian Cambon da iki ülke arasında tarihten gelen bir işbirliği bulunduğunu; ortak bakış açısıyla pek çok konuyu paylaştıklarını söyledi.

Türkiye ile Fransa arasındaki barış ve güvenlik konularındaki diyaloğun önemli olduğunu dile getiren Cambon, “Türkiye’nin bu bölgede gösterdiği çaba ve üstlendiği rol konusunda hassasız. Biz de Türkiye’nin sağladığı katkılara destek oluyoruz. Türkiye’nin DEAŞ’a karşı mücadele sonucunda milyonlarca sığınmacıyı ağırladığını ve bunu tamamen insani bir bakış açısıyla yürüttüğünü asla unutmuyoruz. Bu sorunun tüm kıta için bir sorun teşkil ettiğinin farkındayız. Hep birlikte bu sorunu çözmek için harekete geçmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-gazzede-bati-seriada-ve-lubnanda-ateskes-saglanmali/feed/ 0
Von der Leyen’ın Yeni Ekibi Tartışma Yarattı https://www.haber28.com.tr/von-der-leyenin-yeni-ekibi-tartisma-yaratti/ https://www.haber28.com.tr/von-der-leyenin-yeni-ekibi-tartisma-yaratti/#respond Tue, 17 Sep 2024 16:26:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/von-der-leyenin-yeni-ekibi-tartisma-yaratti/ Yeniden AB Komisyonu başkanlığına seçilen Von der Leyen, yeni ekibini açıkladı. Yeni komiserler arasında tartışmalı isimler de var.Geçen Temmuz ayında yeniden Avrupa Birliği(AB) Komisyonu başkanlığına seçilen Ursula von der Leyen’ın yeni ekibi belli oldu. Strasbourg’ta önümüzdeki beş yıl boyunca birlikte çalışacağı komiserlerin listesini açıklayan Von der Leyen’in ekibine aldığı bazı isimler tartışma yarattı. Bunlardan biri Von der Leyen’ın yardımcılığı görevini üstlenecek olan İtalyan politikacı Raffaele Fitto. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin post-faşist partisi Fratelli d’Italia’ya (İtalya Kardeşleri) mensup olan Fitto, Komisyon’da bu göreve getirilen ilk aşırı sağcı politikacı oldu. Meloni, X hesabından yaptığı açıklamada daha önce Avrupa Bakanı olarak görev yapan Fitto’nun komiserliğiyle ülkesinin yeniden merkezi bir rol edinebileceğini ifade etti.

Von der Leyen’ın altı yardımcısından biri olacak olan Fitto’nun, AB’nin mevcut bütçesinin yaklaşık üçte birini oluşturan milyarlarca euroluk bölgesel destek fonlarının dağıtımından sorumlu olması bekleniyor. Yardımlardan özellikle İtalya’nın güneyi gibi daha yoksul bölgeler faydalanıyor.

Fitto’nun bu kilit göreve getirilmesi kimi siyasilerin tepkisini çekerken Macaristan Başbakanı Viktor Orban, bu adımdan duyduğu duyduğu memnuniyeti ifade ederek siyasetçiyi “harika bir adam” olarak nitelendirdi.

Parlamento Fitto’ya tepkili

Avrupa Parlamentosu’ndaki merkez-sol grup ise karara tepkili. Liberallerin başkanı Valérie Hayer Fitto’nun bu önemli pozisyona getirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ederken Yeşiller ve Sosyal Demokratlar da eleştirilerini dile getirdi. Yeşiller Eş Başkanı Terry Reintke, Von der Leyen’ın Temmuz’da Yeşiller’in oyları sayesinde yeniden seçildiğini hatırlatan Reintke, İtalya’nın bir AB Komiseri hakkı olduğunu kabul etmekle birlikte, Von der Leyen’in “merkezde kalması ve aniden sağa kaymaması” gerektiğini savundu.

Avrupa Sosyal Demokrat Partisi Başkanı René Repasi ise, Başbakan Meloni’nin Von der Leyen’e karşı oy kullanmasına rağmen bir İtalyan’ı yardımcısı yapmasının, Alman siyasetçinin güvenilirliğini zedelediğini savundu.

Fitto’ya yönelik eleştiriler nedeniyle yeni Komisyon’un göreve başlamasının 1 Aralık’ı bulabileceği belirtiliyor. Karar sürecine dahil olma yetkisi bulunan parlamentodaki milletvekilleri, komisyon üyelerinin yeterliliklerini değerlendirerek ardından yeni komisyonu bütünüyle oylama sürecine tabi tutuyor. Geçmişte parlamenterler birkaç kez istenmeyen adayların listeden çıkarılmasını sağlamıştı.

Macron’un son dakika adayı Séjourné

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yakın müttefiki ve mevcut Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné, Von der Leyen’in birinci derecede yardımcı başkanlarından biri olarak görev yapacak bir diğer isim oldu. Macron, Pazartesi günü yaptığı son dakika değişikliğiyle Séjourné’i aday göstermişti. Avrupa iç pazarından ve AB’nin sanayi politikalarından sorumlu olacak olan siyasetçinin selefi Thierry Breton, Von der Leyen ile yaşadığı anlaşmazlıklar sonucu görevinden ayrılmıştı.

Ribera’nın yeni görevi: Nükleer enerji konusunda çıkmaza girilir mi?

Mevcut İspanyol Çevre Bakanı Teresa Ribera, AB’nin iklim hedeflerinin uygulanmasından sorumlu olacak. Sosyal Demokrat siyasetçi yeni iklim yasalarından sorumlu olan muhafazakar Hollandalı Wopke Hoekstra ile iş birliği yapmak zorunda kalacak. Bu iki isim arasında özellikle nükleer enerji konusunda anlaşmazlık yaşanabileceği belirtiliyor. Ribera ayrıca AB Komisyonu’nun rekabet politikalarını yönetecek.

Orban’a yakınlığıyla bilinen Varhelyi yeniden aynı görevde

Macaristan Cumhurbaşkanı Viktor Orban’a yakın bir isim olan Oliver Varhelyi, son beş yıl içinde Genişlemesinden Sorumlu AB Komiseri olarak bir dizi düşman edinmiş durumda.

Önümüzdeki dönemde de bu görevi üstlenecek olan Varhelyi’ye Ukrayna’nın üyelik çabalarını geciktirdiği yönünde suçlamalar yöneltilmişti. Varhelyi’nin Avrupa Parlamentosu önündeki duruşmasının, AB milletvekillerine açık mikrofonla “aptal” diyerek hakaret etmesi nedeniyle zorlu geçmesi bekleniyor.

Eski Estonya Başbakanı Kallas, Josep Borrell’in halefi oldu

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olarak ise Josep Borrell’den görevi Estonya Başbakanı Kaja Kallas devralacak. AB’ye üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları geçen Temmuz ayında 47 yaşındaki liberal politikacıyı bu görev için aday göstermişti. Birlik içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı en sert tavrı takınan isimlerden biri olan Kallas, aynı zamanda Ukrayna’nın da en büyük destekçilerinden biri olarak tanınıyor.

AFP/ SÖ,ET

DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/von-der-leyenin-yeni-ekibi-tartisma-yaratti/feed/ 0
Apple, “Safari” gibi varsayılan uygulamaların silinmesine izin verecek https://www.haber28.com.tr/apple-safari-gibi-varsayilan-uygulamalarin-silinmesine-izin-verecek/ https://www.haber28.com.tr/apple-safari-gibi-varsayilan-uygulamalarin-silinmesine-izin-verecek/#respond Fri, 23 Aug 2024 09:56:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/apple-safari-gibi-varsayilan-uygulamalarin-silinmesine-izin-verecek/ Apple,

Teknoloji devi Apple, Avrupa Birliği (AB) pazarındaki kullanıcılarına önemli bir esneklik sunmaya hazırlanıyor.

AB’nin dijital pazarlar yasası kapsamında yapılan düzenlemeler doğrultusunda Apple, artık kullanıcıların iPhone ve iPad’lerinde Safari, Mail, Mesajlar gibi varsayılan uygulamaları silmelerine izin verecek.

VARSAYILAN UYGULAMALAR DA DEĞİŞTİRİLEBİLECEK

AB’deki kullanıcıların iOS ve iPadOS 18’de her kullanıcıya sunulan “varsayılan uygulamalar” bölümünü ayarlarda göreceği belirtilen açıklamada, kullanıcıların gelecekteki yazılım güncellemelerinde telefon numaralarını çevirme, mesaj gönderme, metin çevirme, parolaları yönetme, klavyeler ve istenmeyen çağrı filtreleri için yeni varsayılan ayarlara sahip olacağı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, App Store, Mesajlar, Fotoğraflar, Kamera ve Safari uygulamalarının artık AB’deki kullanıcılar için silinebilir olacağı bilgisi yer aldı.

Kullanıcılar, cihazlarında hangi uygulamayı kullanmak istediklerine kendileri karar verebilecekler.

Örneğin, Safari yerine Google Chrome veya başka bir tarayıcıyı varsayılan tarayıcı olarak ayarlayabilecekler.

Apple, bu kararı AB’nin dijital pazarlar yasasına uyum sağlamak amacıyla alıyor. Bu yasa, büyük teknoloji şirketlerinin rekabeti kısıtlayıcı uygulamalarından vazgeçmesini amaçlıyor.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/apple-safari-gibi-varsayilan-uygulamalarin-silinmesine-izin-verecek/feed/ 0
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Büyükelçiler ve Misyon Şefleri İçin Resepsiyon Düzenledi https://www.haber28.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-buyukelciler-ve-misyon-sefleri-icin-resepsiyon-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-buyukelciler-ve-misyon-sefleri-icin-resepsiyon-duzenledi/#respond Sun, 21 Jul 2024 08:36:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26715 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Başkent’teki büyükelçiler ve misyon şefleri için resepsiyon düzenledi. 65 ülkenin büyükelçisi ile misyon şeflerinin katıldığı davette konuşan Yavaş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zor şartlar altında milleti bir araya getirerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığını ve bu günün ulusun geleceğini çocuklara adadığı özel bir gün olduğunu belirterek, “Dünyadaki ilk ve tek çocuk bayramını kutlamanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ankara’da coşkuyla kutlandı. Kutlamalar çerçevesinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Başkent’teki büyükelçiler ve misyon şefleri için resepsiyon düzenledi. Yavaş’ın ev sahipliğinde Mogan Park Konuk Evi’nde gerçekleştirilen 23 Nisan resepsiyonuna Ankara Valisi Vasip Şahin, büyükelçiler ile yabancı misyon temsilcileri, Ankara ilçe belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, basın mensupları, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve çok sayıda davetli katıldı.

Konuşmasına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın anlam ve önemine değinerek başlayan Yavaş, “Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zor şartlar altında milleti bir araya getirerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığı ve ulusun geleceğini çocuklara adadığı özel bir gün. Bu anlamda dünyadaki ilk ve tek çocuk bayramını kutlamanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Başarımızdaki en büyük rol yönetim anlayışımız”

Türkiye’deki son yerel seçimlerden bahseden Yavaş, yüzde 60,4 gibi rekor bir oy oranı ile tekrar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini dile getirerek, “Bu başarıda hiç şüphesiz geçtiğimiz 5 yılda ortaya koyduğumuz adil, tarafsız, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı, insan ve çevre odaklı yönetim anlayışımız önemli rol oynadı. Betona ve ranta değil, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını merkeze alan projelerimiz Ankara halkı tarafından kabul gördü. Bundan dolayı önümüzdeki dönem de aynı anlayışla halkımıza hizmete devam edeceğiz” diye konuştu.

“Halkın refah ve mutluluğunu artırmaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz”

Ankara halkının refah ve mutluluğunu artırmaya yönelik çalışmalarına artan bir azimle devam edeceğinin altını çizen Yavaş, “Akıllı şehir, yeşil dönüşüm, kırsal kalkınma, kent turizmi ve termal turizm gibi alanlarda söz verdiğimiz projeleri gerçekleştirmek için azimle çalışacağız. Tüm bu çalışmaları yaparken dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak sizlerle yakın işbirliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Sizlerin de bir Ankara sakini olarak ülkelerinizdeki tecrübeleri bizimle paylaşmanızdan ve iş birliklerimizi artırmaktan büyük mutluluk duyacağımızı bir kez daha belirtiyoruz” diyerek iş birliği çağrısında bulundu.

“Avrupa Birliği temel hedeflerimiz arasında”

Avrupa Birliği’ne girişi önemsediklerini belirten Yavaş, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin temel hedefleri arasında yer aldığını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda Avrupa Birliği’ne giriş projesine büyük önem verdiklerini, bunun Türkiye için vazgeçilmez olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin son dönemdeki Avrupa Birliği ile olan ilişkilerine de dikkat çeken Yavaş, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin üye statüsü yerine ‘dış ilişkiler’ çerçevesinde yer alması oldukça düşündürücüdür. Benzer şekilde geçtiğimiz hafta Avrupa Konseyi Liderler Zirvesi’nde Türkiye’nin Kıbrıs çözümü çerçevesinde ele alınması da cesaret kırıcıdır. Ne yazık ki, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik adımları geleceğe dair net bir yol göstermiyor ve ciddi bir jeostratejik vizyon veya tutarlı bir eylem planı içermiyor. Avrupa Birliği ve Türkiye’nin stratejik çıkarları, Gümrük Birliği’nin siyasi şartlara bağlı kalmadan ve daha fazla gecikme olmadan yeşil ve dijital politikalar doğrultusunda modernize edilmesini gerektiriyor. Bu, sadece Avrupa Birliği ve Türkiye’nin rekabet gücünü ve stratejik özerkliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda zorlu siyasi ve jeopolitik sorunların üstesinden gelinmesi için gerekli olan karşılıklı güvenin oluşmasına da destek olacak.”

“Milletimiz ‘mülteci tampon bölgesi’ işlevini reddetmektedir”

Yavaş, 18 Mart 2016’da gerçekleşen Türkiye-Avrupa Birliği Zirvesi’nde alınan kararlarla ilgili de şunlara değindi:

“Türkiye’nin üzerindeki sığınmacı yükünü iyice artırdı ve kontrol edilemeyen bir göç akışına yol açtı. Türkiye artık sadece göçmenler için bir geçiş ülkesi olmaktan çıkıp, bir kalış ülkesi haline gelmiştir. Bunun oluşturduğu toplumsal huzursuzluk, demografik baskı, sosyo-kültürel ve ekonomik çatışmalar, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu bakımdan milletimizin endişeleri gözetilmelidir. Türkiye coğrafyasındaki müstesna rolünün bilincindedir. Tam da bu sebeple milletimiz ‘bir mülteci tampon bölgesi’ işlevini reddetmektedir. Ülkemizin üzerine yüklenen bu yük, hakkaniyetle ve rasyonellikle bağdaşmamaktadır. Bu bakımdan mültecilerin kendi ülkelerinde doğru bir planlama ve insan haklarına uygun şekilde yeniden iskan edilmesi konusunu önemsiyorum.”

“Filistin halkının yanındayım”

Atatürk’ün “Yurtta sulh, dünyada sulh” ilkesinin her zaman yol gösterici olduğunu söyleyen Yavaş, çocuk ve sivillere yapılan saldırılarda Filistin halkının yanında olduğunu belirterek, “21. yüzyılda çocukları, sivilleri öldürmek, susuz ve elektriksiz yaşamaya zorlamak sadece savaş değil, insanlık suçudur. Çocuk ve sivillere yapılan bu saldırılarda Filistin halkının yanında olduğumu belirtiyorum. İsrail hükümetini sağduyulu hareket etmeye davet ediyorum. Gazze’de, Filistin ve İsrail’in her yerinde en kısa sürede savaşın sona ermesini ve daha fazla çocuk ve sivilin hayatını kaybetmemesini umuyorum” diye konuştu.

“Uluslararası çatışmaların sebep olduğu insani dram tüm dünyayı etkilemektedir”

Zor zamanlarda belediye başkanları olarak etkilenen bölgelere ve insanlara yardım sağlamak için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Yavaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Uluslararası çatışmaların sebep olduğu insani dram, sadece savaş bölgelerinde yaşayan insanları değil, tüm dünyayı etkilemektedir. Ayrıca Ankara’da yaşayan herkesin seslerinin duyulduğu ve endişelerinin dikkate alındığı bir istişare ortamı oluşturmak için buradayız. Savaşların gölgesinde barışın değerini bir kez daha anlamamız ve içselleştirmemiz gerekmektedir. Barışı korumak ve barışın yeniden tesisini sağlamak, sadece ulusal bir görev değil, aynı zamanda uluslararası bir sorumluluktur. Uluslararası toplumun bir parçası olarak Türkiye’nin barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları, dünya genelindeki barış çabalarını destekleyici bir role sahip olduğunu düşünüyorum. Bizler, belediye başkanları olarak bölgesel çatışmalara insani açıdan, barışçıl açıdan bakmaya devam edeceğiz.” – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-mansur-yavas-buyukelciler-ve-misyon-sefleri-icin-resepsiyon-duzenledi/feed/ 0
Mansur Yavaş: Gümrük Birliği, yeşil ve dijital politikalar doğrultusunda modernize edilmeli https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-gumruk-birligi-yesil-ve-dijital-politikalar-dogrultusunda-modernize-edilmeli/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-gumruk-birligi-yesil-ve-dijital-politikalar-dogrultusunda-modernize-edilmeli/#respond Sun, 21 Jul 2024 03:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26625 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, “Avrupa Birliği ve Türkiye’nin stratejik çıkarları, Gümrük Birliği’nin siyasi şartlara bağlı kalmadan ve daha fazla gecikme olmadan, yeşil ve dijital politikalar doğrultusunda modernize edilmesini gerektiriyor.” dedi.

Yavaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Ankara’daki büyükelçilere ve misyon temsilcilerine Mogan Park Konuk Evi’nde resepsiyon verdi.

Resepsiyonda davetlilere hitap eden Yavaş, 23 Nisan’ın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zor şartlarda milleti bir araya getirerek Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM) açtığı ve ulusun geleceğini çocuklara adadığı özel bir gün olduğunu söyledi.

Demokratik olgunluk içinde 31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimlerde yüzde 60,4 oy oranıyla tekrar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçildiğini anımsatan Yavaş, bu başarıda 5 yılda ortaya koydukları yönetim anlayışının önemli rol oynadığını ifade etti.

Yavaş, bu dönem de aynı anlayışla halka hizmete devam edeceklerini belirterek çalışmalarını yaparken dünyadaki gelişmeleri de dikkate alıp büyükelçilerle yakın işbirliğini devam ettirmek istediklerini anlattı.

“Çocuklarımızı Orta Asya’dan miras kalan değerlerimizle yetiştirme gayretindeyiz”

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin temel hedefleri arasında yer aldığını kaydeden Yavaş, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize hedef olarak gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda Avrupa Birliğine giriş projesine büyük önem veriyor, bunun ülkemiz için vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Bununla birlikte, tarihi ve kültürel köklerimizin yer aldığı Orta Asya’dan bize miras kalan dostluk, misafirperverlik ve paylaşma gibi değerlerimize de sahip çıkarak çocuklarımızı bu değerlerle yetiştirme gayreti içerisindeyiz.” diye konuştu.

Son dönemde Türkiye’nin, AB ile ilişkilerinde üye statüsü yerine dış ilişkiler çerçevesinde yer almasının düşündürücü olduğunu dile getiren Yavaş, şöyle devam etti:

“Ne yazık ki, Avrupa Birliğinin Türkiye’ye yönelik adımları, geleceğe dair net bir yol göstermiyor ve ciddi bir jeostratejik vizyon veya tutarlı bir eylem planı içermiyor. Avrupa Birliği ve Türkiye’nin stratejik çıkarları, Gümrük Birliği’nin siyasi şartlara bağlı kalmadan ve daha fazla gecikme olmadan, yeşil ve dijital politikalar doğrultusunda modernize edilmesini gerektiriyor. Bu, sadece AB ve Türkiye’nin rekabet gücünü ve stratejik özerkliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda zorlu siyasi ve jeopolitik sorunların üstesinden gelinmesi için gerekli olan karşılıklı güvenin oluşmasına da destek olacaktır.”

Yavaş, 18 Mart 2016’da gerçekleşen Türkiye-AB Zirvesi’nde alınan kararların, Türkiye’nin sığınmacı yükünü artırdığına ve kontrol edilemeyen bir göç akışına yol açtığına işaret ederek Türkiye’nin göçmenler için geçiş ülkesi olmaktan çıkıp bir kalış ülkesi haline geldiğini söyledi.

Bunun yarattığı toplumsal huzursuzluk, demografik baskı, sosyo-kültürel ve ekonomik çatışmaların, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu açıkça ortaya koyduğunu kaydeden Yavaş, “Bu bakımdan, milletimizin endişeleri gözetilmelidir. Türkiye, coğrafyasındaki müstesna rolünün bilincindedir. Tam da bu sebeple milletimiz bir mülteci tampon bölgesi işlevini reddetmektedir. Ülkemizin üzerine yüklenen bu yük, hakkaniyetle ve rasyonellikle bağdaşmamaktadır. Bu bakımdan mültecilerin kendi ülkelerinde, doğru bir planlama ve insan haklarına uygun şekilde yeniden iskan edilmesi konusunu önemsiyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ateş çemberiyle çevrili, zorlu bir coğrafyada bulunduğuna dikkati çeken Yavaş, “Türkiye’nin stratejik konumu ve jeopolitik önemi, barış ve istikrar yönünde atacağımız adımların ne kadar hayati ve değerli olduğunu göstermektedir. Çevremizde yaşanan savaşlar ve çatışmalar ülkemizi etkilese de Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, dünyada sulh’ ilkesi her zaman yol göstericimiz olmuştur ve olmaya devam edecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

21. yüzyılda çocukları, sivilleri öldürmenin, susuz ve elektriksiz yaşamaya zorlamanın, savaş ve insanlık suçu olduğunu vurgulayan Yavaş, “Çocuk ve sivillere yapılan bu saldırılarda Filistin halkının yanında olduğumu belirtiyorum. İsrail hükümetini sağduyulu hareket etmeye davet ediyorum. Gazze’de, Filistin ve İsrail’in her yerinde en kısa sürede savaşın sona ermesini ve daha fazla çocuk ve sivilin hayatını kaybetmemesini umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Ankara’nın, barış ve karşılıklı anlayışın simgesi olmaya devam edeceğini belirten Yavaş, Türk milletinin ve tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı, barış dolu bir dünya temennisinde bulundu.

Programda, ABB Fomget Halk Oyunları Ekibi gösteri, ABB Orkestrası da müzik dinletisi sundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-gumruk-birligi-yesil-ve-dijital-politikalar-dogrultusunda-modernize-edilmeli/feed/ 0
Araban Sarımsağı Gaziantep Büyükşehir’in girişimiyle AB coğrafi işaret tescilini aldı https://www.haber28.com.tr/araban-sarimsagi-gaziantep-buyuksehirin-girisimiyle-ab-cografi-isaret-tescilini-aldi/ https://www.haber28.com.tr/araban-sarimsagi-gaziantep-buyuksehirin-girisimiyle-ab-cografi-isaret-tescilini-aldi/#respond Fri, 17 May 2024 21:13:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18474 Araban Sarımsağı Gaziantep Büyükşehir’in girişimiyle AB coğrafi işaret tescilini aldı

GAZİANTEP – Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Araban Ziraat Odası iş birliğinde Araban Sarımsağı, Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilini aldı.

GBB Tarımsal Hizmetler ve Gıda Daire Başkanlığına bağlı Coğrafi İşaret ve Markalaşma Şube Müdürlüğü ve Araban Ziraat Odasının ortak çalışmaları sonucunda Araban Sarımsağı, 21 Mart 2024 tarihinde Araban Ziraat Odası adına Avrupa Birliği’nde tescillendi. 2013 yılında Avrupa Birliği tarafından tescillenen Antep Baklavası’nın ardından Araban Sarımsağı Gaziantep’te tescil alan ikinci ürün oldu.

Türkiye’de toplam üretiminin yüzde 35’i Gaziantep’te olan ve özel lezzet kaynaklarından biri sayılan Araban Sarımsağı, diğer sarımsaklara kıyasla daha fazla aromatik bileşenlere sahip olmasının yanı sıra diş ve kabuk yapısıyla farklılığını belirginleştiriyor.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde başvuruda bekleyen ürün sayısı 44, coğrafi işaretli ürün sayısı ise Araban Sarımsağı ile 21’e ulaştı.

“Sarımsak hem ekonomi hem de şifa”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin konuyla ilgili yaptığı açıklamada tescilin alınmasıyla büyük bir mutluluk ve heyecan yaşadığını dile getirerek, “Bu bir takım iş ama şunu görüyoruz ki çalışınca oluyor, gayret edince başarı geliyor. ‘Yüzüncü yıl, yüz coğrafi işaret’ dedik 105 coğrafi işaret aldık. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak yalnızca bu işlere bakan bir şube müdürlüğümüz var. Benim inandığım şeylerden birisi de önem verdiğini bir alanı belediye olarak ve kurumsal olarak birinci iş olarak yapmazsanız bunlar dilek ve temenni olur. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak ilk başta bu işi bir şube müdürlüğüne dönüştürdük, bütçe ayırdık. Sarımsak denilen şey hem ekonomi hem de şifa. Sarımsak doğal antibiyotik ve dünyanın doğal antibiyotiğe ihtiyacı var. Bu yüzden Araban bizim için çok özel ve güzide bir ilçemiz. Bir taraftan sarımsak var diğer taraftan Habeş Kanyonu’na sahip ve bunun için yatırımlarımız sürüyor. Sarımsak içinde ne kadar çok üretmemiz, tanıtmamız, tüketim ve katma değerinin arttırılmasına baktık” dedi.

“100 Avrupa coğrafi işareti alana kadar durmak yok yola devam diyoruz”

Konuşmasının devamında Gaziantep’in baklavanın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tecili çalışmasına değinerek, “Türkiye’de kendi coğrafi işaretimizi aldık ama artık biz biliyoruz ki ürünlerimiz için Avrupa Birliği Coğrafi İşareti’ni almazsak bize dair ürünlere başka ülkeler sahip çıkıyor. Gaziantep bu bilinçle ilk Avrupa Birliği Coğrafi İşareti’ni sanayi odasının başvurusuyla baklavada aldık. Bugünde Araban Sarımsağı bu sisteme girdi. Bundan sonra soğuk hava deposuyla, sarımsak üreticisinin katma değer elde edeceği, sarımsak tozu ve siyah sarımsak çalışmalarını yapmamız gerek. Siyah sarımsağı çalışarak özellikle hem faydalarını koruyarak kokudan rahatsız olanlar için alternatif bir üretim yapmış olacağız. Bu döngüsel sistemi kurduğumuz ve yaptığımız zaman kazancın sahibi Araban çiftçisi, Araban ekonomisi, Gaziantep’in yeşil ekonomisi olacak. Artık dünya yeşil ve akıllı ekonomiye gidiyor ve bunu inşa etmemiz gerekiyor. Bu sarımsak bize doğru yolda olduğumuzu ve çalışınca bunu nasıl başaracağımızın özgüvenini verdi. 100 Avrupa Coğrafi İşareti alana kadar durmak yok yola devam diyoruz” ifadelerini kullandı.

Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek, “Bu patente başvuru için ilk onlar başladı ve devamını getirdi. Buna ne kadar minnet, teşekkür etsek azdır, bu yaşadığımız sevinci kelimelere sığdıramıyoruz. Başkanımız Fatma Şahin hep ilçemizin sıkıntılarının giderilmesi için yanımıza geliyor, hasatlarda hep bizimle birlikte yan yana oluyor” diye konuştu.

Gaziantep, Türkiye’de en fazla coğrafi işarete sahip olan il konumunda yer alıyor. Şu anda 105 Coğrafi coğrafi işaretli ürün ve 1 adet geleneksel ürün ile en üst sırada yer alan Gaziantep’in mutfağına ait Antep Menengiç Kahvesi, Antep Lahmacunu, Antep Fıstığı, Antep Fıstık Ezmesi, Oğuzeli Nar Ekşisi ve Antep Muskası coğrafi işaret tescili için sıra bekliyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/araban-sarimsagi-gaziantep-buyuksehirin-girisimiyle-ab-cografi-isaret-tescilini-aldi/feed/ 0
Araban Sarımsağı Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilini aldı https://www.haber28.com.tr/araban-sarimsagi-avrupa-birligi-cografi-isaret-tescilini-aldi/ https://www.haber28.com.tr/araban-sarimsagi-avrupa-birligi-cografi-isaret-tescilini-aldi/#respond Fri, 17 May 2024 00:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18352 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi (GBB) ve Araban Ziraat Odası iş birliğinde Araban Sarımsağı, Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilini aldı.

GBB Tarımsal Hizmetler ve Gıda Daire Başkanlığına bağlı Coğrafi İşaret ve Markalaşma Şube Müdürlüğü ve Araban Ziraat Odasının ortak çalışmaları sonucunda Araban Sarımsağı, 21 Mart 2024 tarihinde Araban Ziraat Odası adına Avrupa Birliği’nde tescillendi. 2013 yılında Avrupa Birliği tarafından tescillenen Antep Baklavası’nın ardından Araban Sarımsağı Gaziantep’te tescil alan ikinci ürün oldu.

Türkiye’de toplam üretiminin yüzde 35’i Gaziantep’te olan ve özel lezzet kaynaklarından biri sayılan Araban Sarımsağı, diğer sarımsaklara kıyasla daha fazla aromatik bileşenlere sahip olmasının yanı sıra diş ve kabuk yapısıyla farklılığını belirginleştiriyor.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde başvuruda bekleyen ürün sayısı 44, coğrafi işaretli ürün sayısı ise Araban Sarımsağı ile 21’e ulaştı.

“Sarımsak hem ekonomi hem de şifa”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin konuyla ilgili yaptığı açıklamada tescilin alınmasıyla büyük bir mutluluk ve heyecan yaşadığını dile getirerek, “Bu bir takım iş ama şunu görüyoruz ki çalışınca oluyor, gayret edince başarı geliyor. ‘Yüzüncü yıl, yüz coğrafi işaret’ dedik 105 coğrafi işaret aldık. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak yalnızca bu işlere bakan bir şube müdürlüğümüz var. Benim inandığım şeylerden birisi de önem verdiğini bir alanı belediye olarak ve kurumsal olarak birinci iş olarak yapmazsanız bunlar dilek ve temenni olur. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak ilk başta bu işi bir şube müdürlüğüne dönüştürdük, bütçe ayırdık. Sarımsak denilen şey hem ekonomi hem de şifa. Sarımsak doğal antibiyotik ve dünyanın doğal antibiyotiğe ihtiyacı var. Bu yüzden Araban bizim için çok özel ve güzide bir ilçemiz. Bir taraftan sarımsak var diğer taraftan Habeş Kanyonu’na sahip ve bunun için yatırımlarımız sürüyor. Sarımsak içinde ne kadar çok üretmemiz, tanıtmamız, tüketim ve katma değerinin arttırılmasına baktık” dedi.

“100 Avrupa coğrafi işareti alana kadar durmak yok yola devam diyoruz”

Konuşmasının devamında Gaziantep’in baklavanın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tecili çalışmasına değinerek, “Türkiye’de kendi coğrafi işaretimizi aldık ama artık biz biliyoruz ki ürünlerimiz için Avrupa Birliği Coğrafi İşareti’ni almazsak bize dair ürünlere başka ülkeler sahip çıkıyor. Gaziantep bu bilinçle ilk Avrupa Birliği Coğrafi İşareti’ni sanayi odasının başvurusuyla baklavada aldık. Bugünde Araban Sarımsağı bu sisteme girdi. Bundan sonra soğuk hava deposuyla, sarımsak üreticisinin katma değer elde edeceği, sarımsak tozu ve siyah sarımsak çalışmalarını yapmamız gerek. Siyah sarımsağı çalışarak özellikle hem faydalarını koruyarak kokudan rahatsız olanlar için alternatif bir üretim yapmış olacağız. Bu döngüsel sistemi kurduğumuz ve yaptığımız zaman kazancın sahibi Araban çiftçisi, Araban ekonomisi, Gaziantep’in yeşil ekonomisi olacak. Artık dünya yeşil ve akıllı ekonomiye gidiyor ve bunu inşa etmemiz gerekiyor. Bu sarımsak bize doğru yolda olduğumuzu ve çalışınca bunu nasıl başaracağımızın özgüvenini verdi. 100 Avrupa Coğrafi İşareti alana kadar durmak yok yola devam diyoruz” ifadelerini kullandı.

Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek, “Bu patente başvuru için ilk onlar başladı ve devamını getirdi. Buna ne kadar minnet, teşekkür etsek azdır, bu yaşadığımız sevinci kelimelere sığdıramıyoruz. Başkanımız Fatma Şahin hep ilçemizin sıkıntılarının giderilmesi için yanımıza geliyor, hasatlarda hep bizimle birlikte yan yana oluyor” diye konuştu.

Gaziantep, Türkiye’de en fazla coğrafi işarete sahip olan il konumunda yer alıyor. Şu anda 105 Coğrafi coğrafi işaretli ürün ve 1 adet geleneksel ürün ile en üst sırada yer alan Gaziantep’in mutfağına ait Antep Menengiç Kahvesi, Antep Lahmacunu, Antep Fıstığı, Antep Fıstık Ezmesi, Oğuzeli Nar Ekşisi ve Antep Muskası coğrafi işaret tescili için sıra bekliyor. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/araban-sarimsagi-avrupa-birligi-cografi-isaret-tescilini-aldi/feed/ 0
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Avrupa Birliği’ni işgalci imparatorluklara benzetti https://www.haber28.com.tr/macaristan-basbakani-viktor-orban-avrupa-birligini-isgalci-imparatorluklara-benzetti/ https://www.haber28.com.tr/macaristan-basbakani-viktor-orban-avrupa-birligini-isgalci-imparatorluklara-benzetti/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:24:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16301 Tarık Demirkan / Budapeşte

Macaristan’ın ulusal bayramı nedeniyle 15 Mart Cuma günü Budapeşte’de düzenlenen, ve tüm siyasi partilerin ayrı ayrı etkinliklerle kutladığı törende taraftarları önünde konuşan Macaristan başbakanı Viktor Orban Avrupa Birliği’ni ağır ithamlarla suçladı.

Son zamanlarda Brüksel ve Budapeşte arasında giderek artan siyasi anlaşmazlıkların gerisinde egemenlik sorununun yattığını çok kez vurgulayan Viktor Orban, bu kez daha ileri giderek Avrupa Birliği’ni işgalci imparatorluklara benzetti.

“Brüksel Macaristan’a göz diken ilk imparatorluk değil” diyen Macaristan başbakanı sözlerine şöyle devam etti:

“Geride kalan 500 yılda imparatorluklar bize boyun eğdiremeyeceklerini sonunda anladılar. Önce Hilal’in (Osmanlı İmparatorluğu) gücü tükendi, sonra İki Başlı Kartal (Avusturya Monarşisi), ardından da Kızıl Yıldız (Sovyetler Birliği) pes etti!”

Orban, Macaristan’ın tarihte tüm işgalcilere karşı direndiğini ve sonunda kazandığını vurgulayarak Macarların dayanma gücünün çok yüksek olduğunu, bunun da onunda İstanbul, Viyana ve Moskova tarafından kavrandığını söyledi.

“Şimdi bunu anlama sırası Brüksel’e geldi” dedi Macaristan başbakanı, “ama onlar anlamak istemiyor, ve bu nedenle de eğer Macaristan’ın bağımsızlığını ve egemenliğini korumak istiyorsak, Brüksel’i ele geçirmekten başka çaremiz kalmadı”.

Viktor Orban hedef mi büyüttü?

Macaristan Başbakanı’nın kastettiği elbette Macaristan’ın Brüksel’i fethetmesi, ya da işgal etmesi değil. Viktor Orban Avrupa Birliği’nin idari merkezi olan Brüksel’deki yönetici elitin, Avrupa Birliği’nin şu an uyguladığı idari ilkelerin değişmesini kastediyor bunun yolu ise yaklaşan Avrupa Parlamentosu seçimlerinden geçiyor.

Artık siyasi anlamda merkez sağın da sağ ucunda yer alan Viktor Orban, Haziran ayı başlarında gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, Brüksel’deki dengeleri değiştirebilecek bir seçim sonucu hedefliyor.

Avrupa’da her ne kadar son yıllarda milliyetçi, mülteci karşıtı, tarihsel, dini ve kültürel geleneklere önem veren muhafazakâr hareketler güçleniyor olsa da, siyasi analizciler bu seçimlerde Viktor Orban’ın umduğu ölçüde önemli değişikliklerin meydana gelebileceğine pek ihtimal vermiyorlar.

Viktor Orban Avrupa Birliği içindeki şu anki dengeleri yansıtan Brüksel yönetiminin tümden değişmesinden çok, pazarlıklar bazında küçük ülkelerin egemenlik haklarının daha fazla korunabileceği şartlar yaratmayı hedefliyor olabilir.

Orban, Brüksel ‘muhalifi’ Vişegrad Dörtlüsü’nün desteğini nasıl kaybetti?

Geride kalan yıllarda, Avrupa Birliği sınırlarını mültecilere kapatma ve küçük ülkelerin egemenlik haklarını koruma mücadelesinde Viktor Orban’nın en büyük desteği Vişegrad Dörtlüsü olarak anılan Polonya, Macaristan, Slovakya ve Çekya ittifakıydı.

Bu dört ülke arasında da Macaristan ve Polonya’nın hiç kopmaz gibi görülen sıkı dostluğu, aynı temeller üzerinde yükselen ülke içi siyasi yapılanmaları Brüksel’e karşı etkili bir muhalefet oluşmasını sağlıyordu.

Ancak Polonya’daki son seçimlerde ülke yönetimin muhafazakâr partilerin elinden alınması ve hükümetin sol, sosyal demokrat ve liberallerden oluşan Avrupa Birliği yanlısı bir ittifak tarafından kurulması bölgedeki tüm dengeleri alt üst etti.

Her ne kadar bu süreç içinde İtalya’da görüşleri Viktor Orban’a çok yakın olan Giorgia Meloni’nin başbakanlığında sağ ve aşırı sağ partilerin bir koalisyonu kurulmuş olsa da, Viktor Orban ve Giorgia Meloni arasında Rusya konusunda çok ciddi bir fikir ayrılığının bulunması Brüksel’e karşı Viktor Orban’ın elini güçlendirmedi.

Macaristan ‘işgalci imparatorluk’ olarak gördüğü AB’den neden ayrılmıyor?

On beş yıldır Macaristan başbakanı olan Viktor Orban bir siyasi olarak çok eleştirilse de, siyaset yorumcularının mutabık kaldığı nokta, özellikle uluslararası siyasetin dengelerini izlemede ve bu dengeleri etkilemede usta bir siyasetçi olduğu.

Bir ülkenin başbakanı üyesi olduğu, kendi özgür iradesiyle katıldığı uluslararası birlikteliği neden “işgalci imparatorluk” olmakla suçlar? Kimse Macaristan’ı zorla birlik içinde tutmuyor, dolayısıyla Macaristan istediği an Avrupa Birliği’nden ayrılabilir. Viktor Orban neden ayrılmayı değil de Brüksel’i ele geçirmeyi hedef olarak ilan ediyor?

Bunun iki çok önemli nedeni var: birincisi, Orban’ı destekleyen kesim de dâhil olmak üzere Macar kamuoyunun yüzde seksenlere varan bir kısmı Avrupa Birliği’nden ayrılmayı kesinlikle düşünmüyor. AB’den ayrılmak ancak bir referandumla mümkün olabilir ve bu referandumda çoğunluğun onayını alabilmenin nesnel temeli de şu an Macaristan’da yok.

İkincisi de Macaristan Avrupa Birliği’ne hem maddi fon desteği, yani kaynak aktarımı olarak ve hem de ekonomik ilişkileri bakımından çok sıkı ve güçlü bağlarla zincirlenmiş durumda. Yani Avrupa Birliği’nden ayrılmış, ya da uzaklaşmış bir Macaristan hayal bile edilemez. Bunu Orban da çok iyi biliyor.

Viktor Orban Brüksel’e karşı saldırılarının dozunu neden şimdi arttırdı?

Peki, ama Brüksel’le olan kapışmasında Polonya desteğini de yitirmesinin ardından, yani pozisyon kaybettiği koşullarda Viktor Orban bir uzlaşma arayacağına neden saldırının dozunu arttırmayı tercih etti?

İlk neden Brüksel’den Macaristan’a karşı yine bazı yaptırım paketlerinin hazırlandığına dair gelen haberler.

Brüksel Macaristan’ın iki yıldır ödenmeyen fonlarının musluklarını açmamaya kararlı olduğunu tekrar vurguladı. Avrupa Birliği, Macaristan’ın en başından beri karşı çıktığı ve reddettiği Avrupa Birliği Savcılığı’nın Budapeşte tarafından tanınmasında ısrarlı.

Varşova’nın da bu savcılığı tanıması ve ülkede kabul etmesinin ardından Macaristan bu konuda tamamen yalnız kaldı, ancak Brüksel’e teslim olduğu görüntüsü vermek de istemiyor.

Orban’ın Brüksel’e eleştiri dozunu arttırmasının bir diğer nedeni de yaklaşan yerel seçimler ve Avrupa Parlamentosu seçimleri. Bu seçimler yaklaşırken Macaristan iç siyasetinde de bazı önemli sarsıntılar yaşanıyor. Geçtiğimiz haftalarda devlet başkanının istifasına ve eski adalet bakanının siyaset sahnesinden tamamen ayrılmasına neden olan skandalların ardından merkez sağda yeni bir muhafazakâr çekim merkezi ortaya çıkıyor.

Bayram kutlamaları esnasında ilk gövde gösterisini yapan bu yeni oluşum, aynı tabana hitap ettiği için Orban’ın partisi Fidesz için de tehlikeli olabilir. Bu sarsıntıları milliyetçilik propagandasının dozunu arttırarak aşmaya çalışan Viktor Orban şimdi Brüksel’deki karşıtlarını kızdırmayı da göze alarak iç siyasetteki konumlarını güçlendirmeye çalışıyor.

Yorumcular Haziran ayı seçimlerinde iyi bir sonuç alıncaya kadar Viktor Orban’nın Brüksel’e karşı uzlaşmaz tavrına devam edeceğini ve eğer Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Avrupa’daki dengeleri derinden etkileyecek bir sonuç çıkmazsa, seçimlerden sonra Brüksel’le uzlaşma yolunu arayacağını düşünüyorlar.

]]>
https://www.haber28.com.tr/macaristan-basbakani-viktor-orban-avrupa-birligini-isgalci-imparatorluklara-benzetti/feed/ 0
Avrupa Birliği Büyükelçileri Kayseri’yi Ziyaret Etti https://www.haber28.com.tr/avrupa-birligi-buyukelcileri-kayseriyi-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/avrupa-birligi-buyukelcileri-kayseriyi-ziyaret-etti/#respond Tue, 02 Apr 2024 00:00:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12611 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Dışişleri Bakan Yardımcısı AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve 17 büyükelçinin yer aldığı 21 kişilik heyeti, makamında kabul etti.

Avrupa Birliği-Kayseri İş Forumu 2024 Programı kapsamında kente gelen Dışişleri Bakan Yardımcısı AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ve 17 büyükelçinin yer aldığı 21 kişilik heyet ile AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi Murat Cahid Cıngı, TOBB Başkanı M. Rıfat Hisarcıklıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a nezaket ziyaretinde bulundu.

Başkan Büyükkılıç’ın belediye girişinde karşıladığı Avrupalı büyükelçilere çiçek takdim edildi.

Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Sizleri Kayseri’mizde ağırlamaktan onur duyuyoruz. Kayseri’miz 6 bin yıllık geçmiş, 4 bin yıllık ticari ortamı, yasaları yazan, oluşturan bir yaklaşım içerisinde ticaret ve sanayi şehridir” dedi.

Kayseri’yi sadece ticaret ve sanayi şehri olarak görmekten ziyade tarım ve hayvancılık alanında da ön plana çıkarma yolunda gayret gösterdiklerini anlatan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin, ciddi manada altyapı sorunu olmayan bir şehir olduğunu, yeşil üretimi, yeşil yönetimi, yeşil organize sanayi sürecini önemseyen çalışmalar yaptıklarını ifade etti.

“Şehrimizi Avrupa Birliği Kriterlerine Uyacak Şekilde Yönetmeye Gayret Ediyoruz”

Büyükkılıç, çevreci bir yaklaşım ile yeşili kent ile buluşturma yönünde özen gösterdiklerini belirterek, “İş adamlarımızla, sanayi kuruluşlarımızla iş birliği halinde şehrimizi Avrupa Birliği kriterlerine uyacak şekilde yönetmeye, o sürece dahil olma yönünde gayretlerimizi sürdürüyoruz. 150 civarında ülkeye ihracat yapan, Avrupa ülkeleri ile hem ithalat hem ihracat düşüncesinde ön plana çıkan bir şehir olduğumuzu paylaşmak isterim” diye konuştu.

Akıllı şehir projeleri ile ilgili yerel yönetim, kamu, kurum ve kuruluşları ile iş birliği halinde çalışmaların sürdüğünü, Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığı kuracaklarını hatırlatan Başkan Büyükkılıç, dirençli kentler konusunda da Afet Daire Başkanlığı’nı hayata geçirdiklerini, bu alanda daha disiplinize bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini anlattı.

“Kayseri, Ulaşımı Rahat Bir Şehir”

Büyükkılıç, 30 büyükşehir arasında yatırıma en çok pay ayıran bir belediye olarak anıldıklarını yatırımların yüzde 43’ünü de taşraya kaydırma çabası içerisinde olduklarını söyledi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, havayolu, karayolu ve demiryolu ile kente ulaşımın rahat olduğunu ifade ederek, “Kayseri’miz güvenli bir liman, Orta Anadolu’nun göbeğindeyiz, merkezindeyiz, bu güzel şehrimize ulaşım kolaylığı var. Havayolu ile İstanbul’dan Kayseri’ye 1 saatte, Erciyes Kayak Merkezi’mize de 20 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz” dedi.

Başkan Büyükkılıç, ithalatın iki katı kadar ihracat yapan bir şehirden bahsederek, “Amacımız insanların hem konforunu arttırmak hem de ekonomiye yük olmamaktır. İthalatımızın iki katı kadar ihracat yaptığımız yönünde rakamlar da bizleri keyiflendiriyor” şeklinde konuştu.

Büyükkılıç, 5 üniversitenin kendisinden uluslararası bir ölçekte söz ettirdiğini, Kayseri’de tüm ülkelerden öğrencilerin olduğunu, Kayseri’nin dinamik bir şehir olduğunu anlattı.

AB projeleri ile ilgili Büyükşehir Belediyesi’nin oldukça büyük projeleri olduğunu ve hayata geçtiğini ifade eden Büyükkılıç, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut’a bugüne kadar yaptığı katkılar dolayısıyla teşekkür ederek, daha fazlasını beklediklerini ifade etti.

Büyükelçiler Kayseri Ekonomisinden Övgüyle Bahsettiler

Kendilerini kabul edip misafirperverlik gösterdikleri için teşekkür ederek konuşmasına başlayan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ise Kayseri’ye defalarca geldiğini dile getirerek, Kayseri ekonomisinin çok dinamik, sınai, ticari ve tarımla ilgili faaliyetlerin de ön planda olduğunu öğrendiklerini paylaştı.

Avrupalı diplomatlar ile birlikte Kayseri’de olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu dile getiren Meyer-Landrut, kentin işleyişi ve nitelikleri ile ilgili birebir bilgi alma fırsatı bulduklarını da dile getirdi. Konuşmasında Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki ilişkinin en önemli unsurunun ekonomi ve ticaret olduğunu da sözlerine ekleyen Meyer-Landrut, bu ilişkilerin gelişmesinde sanayici ve iş insanlarının büyük bir etkisinin söz konusu olduğunu vurguladı.

“Kayseri Çok Güzel Bir Dağa Sahip”

Ziyarette konuşan Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, meslektaşlarının ülkesinde kar ve kayak sporunun büyük bir yer önem arz ettiğini dile getirerek, Kayseri’nin de bu anlamda çok güzel bir dağa sahip olduğunu ve önemli olduğunu kaydetti.

“Kayseri Yeniliğe ve Yenilikçiliğe Açık Bir Şehir”

Dumont, iklim değişikliği konusunda yaşanan sıkıntılar düşüncesinde Kayseri özelinde konunun nasıl değerlendirildiğini ve bu konuda iş birliği yapılmasının mümkün olup olmayacağı yönündeki sorusu üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri’nin de iklim değişikliğinden etkilendiğini ve Kayseri’nin bu konuda duyarlılık gösteren bir şehir olduğunu aktardı. Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneldiklerini, suların daha dikkatli kullanılmasına yönelik gayret gösterilmesi ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirildiğini anlattı. Büyükkılıç ayrıca çevre ile ilgili karbon ayak izi konusunda da gerekli duyarlılığın gösterilmesi yönünde gayretleri olduğunu sözlerine ekledi. Büyükkılıç, Erciyes’te de suni karlama ile zaman zaman eksik olan kar ihtiyacının tamamlandığını belirterek, “Kayseri yeniliğe ve yenilikçiliğe açık bir şehir” dedi.

Büyükkılıç, küresel ısınmayı önemseyen bir yaklaşım içerisinde olduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Sulamalarımızı kapalı sulama ve damlama yöntemiyle çalışmalar yaparken aynı zamanda enerji boyutunda GES projelerini hayata geçiriyoruz. GES projelerimiz var. Biyogaz projelerimiz var. Yağmur suyu hasadı diye projelerimiz var. Aynı zamanda pis su kanalına yağmur sularını vermiyoruz. Onları ayrı bir kanal marifetiyle tekrar değerlendirme düşüncesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Doğalgazla ilgili kombi projelerimiz var. İhtiyacı olan ailelere kombi hediye ediyoruz. Dolayısıyla bütçelerine katkı sağlamış oluyoruz. Kömür kullanımını engellemeye çalışıyoruz. 16 ilçemizin hepsine doğalgazı ulaştırmış sayılırız. Hava kirliliği konusunda da epeyce yol aldık. Yaşanacak şehir Kayseri.” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/avrupa-birligi-buyukelcileri-kayseriyi-ziyaret-etti/feed/ 0
Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen AB-Kayseri İş Forumu’nda yeşil dönüşüm ve dijitalleşme vurgusu yapıldı https://www.haber28.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-duzenlenen-ab-kayseri-is-forumunda-yesil-donusum-ve-dijitallesme-vurgusu-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-duzenlenen-ab-kayseri-is-forumunda-yesil-donusum-ve-dijitallesme-vurgusu-yapildi/#respond Mon, 01 Apr 2024 01:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12489 Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Avrupa Birliği-Kayseri İş Forumu 2024 programında konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay, “Kayseri AB’ye uyum noktasında yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile herkesten önce uyumu sağlar” dedi.

KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Kayseri Milletvekili ve Türkiye – AB Karma Karma Parlamento Komisyonu Üyesi Murat Cahid Cıngı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Avrupa Birliği ülkelerinin büyükelçileri, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş adamları katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programın açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinde özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, mevcut jeopolitik konjonktürün ilişkilerin ilerlemesi için önemli bir fırsat penceresi sunduğunu da ifade etmek istiyorum. Avrupa Birliği firmalarımız ile şehrimizdeki firmalarımız arasında ortak yatırım ve iş birliklerimizin artırılması için Kayseri Ticaret Odası olarak her türlü desteği vermeye hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Bu yönde 28 yıldır Avrupa Birliği Bilgi Merkezimiz ve proje ofisimiz yüzlerce panel, toplantı ve etkinliğe imza atmıştır. Bundan sonra yapılacak AB destekli projelere de talibiz. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde son yıllarda müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklığa, Kıbrıs’taki farklı pozisyonların oluşturduğu etkilere, siyasi engellere ve kültürel önyargılara rağmen önemli olmaya devam ediyor. Bu ilişkilerin devamlılığını sağlamak için ilişkilerin temelini oluşturan Gümrük Birliğinin güncellenmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambers’in yapmış olduğu çalışmalar, iş dünyasının gerek Türkiye’de, gerekse AB’de gümrük birliğinin güncellenme sürecini büyük oranda desteklediğini gösteriyor. Gümrük Birliğinin güncellenmesi, ilişkilerdeki sorunların çözülmesi, ticari, ekonomik sorunların derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi anlamına gelecektir. Türk iş dünyası açısından önemli bir sorun AB’nin imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına (STA) Türkiye’nin dahil olması meselesidir. Gümrük Birliği sebebiyle Türkiye’nin de AB’nin STA imzaladığı ülkelerle Serbest Ticaret Anlaşması imzalaması gerekmekte. Ancak bu süreçte gecikmeler ve ticaret sapmaları yaşanmaktadır. Yani gümrük birliğine rağmen, Türkiye ve AB’nin ticaret politikaları arasında uyumsuzluk ortaya çıkıyor” dedi.

“Kayseri anlayış olarak AB bünyesine girmiş bir şehir”

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da, “Kayseri ticaret ve sanayi şehri diye anılır ama en önemlisi değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan zenginliklerini taşıyan bir şehir. Kendi kendine yetmeye çalışan, başkalarına yük olmayı hiçbir zaman düşünmeyen ve her zaman da yardımseverliği ile insanların elinden tutma anlayışıyla ülkesine layık olma anlayışıyla üretici, kreatif özelliklere sahip insanlarla bezenmiş olan bir şehir. Kayseri, aslında ülkemiz 1958 yılından beri Avrupa Birliği kapılarında tutunurken diyelim, Kayseri zaten Avrupa Birliği bünyesine girmiş olan bir şehir. İdari olarak bakmıyoruz biz olaya anlayış olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Gerçek cennet burası”

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de konuşmasında, “Başkanlarımızın ve büyükelçilerimizin hem Türkiye içerisinde birçok yere gittiklerini ve ziyaret ettiklerini birçok şehri görme fırsatları olduğunu biliyorum. Gittikleri yerlerde şehrin yöneticileri onlara şehirleri anlatıyorlar ve burası dünyanın en güzel yeri, dünyanın en güzel cenneti diyorlar. Şimdi ben de bir şey söylüyorum; gerçek cennet burası. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz” ifadelerine yer verdi.

“Vize konusunda AB’yi anlamış değilim”

Açılış konuşmalarının ardından Yeşil Dönüşüm ve Dijitalleşme İçin AB’nin Destekleri AB ve Türkiye Ekonomik İlişkilerimizin Geleceği konulu panelde konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise, “Memleketim Kayseri’de sizleri ağırlamaktan onur duyuyorum. Kayseri, biraz önce sunumlarda da çok güzel ithaf edildi ama ben yine söylemek istiyorum; ticarette, sanayide, turizmde Türkiye’nin marka şehirlerinden bir tanesi Kayseri’miz. Tüm bu başarı hikayelerinde Kayseri’mizi yazarken, kendi emeği ile ortaya çıkan bir şehir. Burada devletin çok büyük bir katkısı yoktur. Kayseri’nin iş adamları hem karda yarışır hem de hayırda yarışır. Kayserili devletten almayı bırakın devlete vermeyi bilen ve bu kapsamda insanlara faydalı olan düsturu ile yapmaktadır. Tüm bu başarılarda da girişimci kardeşlerim bizleri gururlandırmaktadır. Avrupa Birliği Türkiye’nin en önemli ticaret ve yatırım ortağıdır. Türkiye pek çok Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticari ortaklarından birisidir. Bu ortaklık iki taraf için de çok önemlidir. Türkiye ile AB arasında bir konu da vize konusu. Türkiye – AB ilişkilerinde çok ciddi bir sorun haline geldi. Burada ben Avrupa Birliği’ni de çok anlayabilmiş değilim. İş adamlarının önünü açacak vize kolaylığını niye yapmazsın? Biz mal ihracatımızın yüzde 50’den fazlasını AB’den yapıyoruz ama Türkiye aynı zamanda ithalatçı ülke. Avrupa Birliği’ne gidemeyince burada en çok kaybeden Avrupa iş dünyası. Kendine niye böyle bir engel koyar Avrupa Birliği anlamış değilim” dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da, “Benim merakım şu; 15 ülke ile bir demokratik yönetimi sağlayamayan AB, 27 ile nasıl baş ediyor? Bu 30, 31, 32 olduğu zaman karar alma aşamasının halka yansımasını nasıl kontrol edebilecek, bununla nasıl baş edebilecek bunun cevabını gerçekten ben de merak ediyorum. Çünkü benim gördüğüm kadarıyla AB henüz 27 ülkeyi de içselleştirmiş değil. Gittiğimiz zaman yani bir takım uygulamalarla AB ülkesinin uygulamaların çatıştığını görüyoruz. Çok normal çünkü çok büyüdü. Bundan sonraki genişlemeyle ne olacak neden böyle bir genişlemeye ihtiyaç duyuluyor ben de çok merak ediyorum” dedi.

“AB uyumunda Kayseri’nin bir sorunu olmaz”

Programda konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay ise, “Kayseri, dünyanın bu bölgesinde yer alan müthiş bir istikrar unsurudur. Ben Ankara’da görev yapıyorum ama Anadolu’nun göbeği Kayseri’dir. Biz Kayseri’nin kapasitesi ile AB gibi en büyük ticaret partnerimizi nasıl oluştururuz, ileriye nasıl taşırız ona bakıyoruz. İnanın yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile Kayseri herkesten önce uyumu sağlar, gerekli düzenlemeyi yapar. AB uyumunda ve AB partnerliğimiz ne kadar olacak ona birlikte irade koyarız ortaya, birlikte görürüz. Kayseri’nin bu noktada bir sorunu olmaz. Avrupa Birliği ile siyah – beyazlar değil gri alanlar var. Biz bunları beyaza boyamak istiyoruz. Bu beyazı boyarken de Kayseri’nin kapasitesini, Kayseri’nin potansiyelini kullanmak istiyoruz. Burada da büyükelçilerden ricam, ikili düzeyde biz olurundan bakmak, her konunun olurundan çözülmesini istiyoruz. Vize konusundaki isteğimiz de bu yönde. Yapılacaklara birlikte karar verelim. AB’nin açılım yolunda Kayseri önemli bir merkez olsun. Türkiye ve AB arasındaki ilişkinin aslında tabi yeşil dönüşüm, dijitalleşme diyoruz ama çok değişik bir kural temelli uluslararası düzenin aksaklıklarının yenilmesi parçasında birlikte hareket etmek istiyoruz. Çünkü burada doğanın finansallaştırılması var ve doğanın doğru finansallaştırılması lazım. Bir sürü Avrupa ülkesi ile çok büyük ticaretimiz var ve bunları ileriye taşımamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından hediye takdimi gerçekleştirildi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-ticaret-odasinda-duzenlenen-ab-kayseri-is-forumunda-yesil-donusum-ve-dijitallesme-vurgusu-yapildi/feed/ 0
Polonya’ya Avrupa Birliği’nden 137 Milyar Euro Yardım https://www.haber28.com.tr/polonyaya-avrupa-birliginden-137-milyar-euro-yardim/ https://www.haber28.com.tr/polonyaya-avrupa-birliginden-137-milyar-euro-yardim/#respond Mon, 11 Mar 2024 00:00:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9269 Geçtiğimiz Cuma günü Avrupa Birliği Dönem Başkanı Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından gerçekleştirilen bir basın toplantısında dikkat çeken bir açıklama yapıldı.

Ursula von der Leyen tarafından yapılan açıklama, önümüzdeki hafta içinde resmileştirilecek bir kararla, Polonya için geçtiğimiz yıl durdurulan Avrupa Birliği karşılıksız yardım, kredi ve fon aktarımlarının yeniden başlayacağı yönündeydi.

Para musluklarının açılacağı haberi Polonya ve Doğu Avrupa basınında “Polonya’ya Euro yağmuru başlıyor” manşetleriyle yer aldı.

Gerçekten de haber basında büyütüldüğü kadar önemli: Çünkü Polonya, tarihinin en büyük fon aktarımına kavuşuyor. Bu açıklamaya göre, Polonya’ya 2027 yılına kadar toplam 137 Milyar euro girecek.

Bu miktarın 25,3 milyar eurosu karşılıksız, yani geri ödenmemek üzere yardım, 34,5 milyar euro çok elverişli koşullarda kredi ve 2027 yılına kadar ödenmesi gereken 76 milyar euro da kalkınma fonu desteği.

Böylece Polonya üç yıl içinde 137 milyar euro gibi dev ölçekli bir sermaye girişine kavuşacak.

Polonya bunun dışında Avrupa Birliği’nden hali hazırda 22 milyar euroluk tarım desteği de alıyor.

Brüksel Varşova’ya para musluklarını neden açtı?

Avrupa Birliği Polonya’ya yönelik tüm mali yardımları ve fon desteğini ülkede, 2023 yılındaki seçimlere kadar iktidarda olan muhafazakâr hükümetin “hukuk devletine ve temel haklara zarar veren uygulamalarını” gerekçe gösterip durdurmuştu.

Bu uygulamaların başında da mahkemeleri, hükümetin müdahalelerine açık hale getiren yargı reformu ve basının özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırmakla eleştirilen hükümet politikası geliyordu.

Devlet televizyon ve radyoları hükümet çizgisinde yayın yapmaya başlamış, basın üzerinde de yaptırımlar gündeme gelmiş, Polonya ulusal basın sektörü baskı ve teşviklerle hükümet tarafından “yandaş basın” haline getirilmişti.

Avrupa Birliği bu gelişmeler üzerine Polonya’ya verilen AB yardım ve desteklerini tamamen kesmişti.

2023 yılının Ekim ayında yapılan ve rekor oy kullanma oranına ulaşılan seçimlerde ülkeyi sekiz yıldır yöneten Jaroslaw Kaczynski liderliğindeki muhafazakar PIS partisi her ne kadar en çok oy alan parti olma konumunu korumayı başarsa da, Polonya meclisinde çoğunluğu elde edemedi.

Bir zamanlar Avrupa Konseyi başkanlığı da yapan, ancak seçim öncesi Polonya siyasetine geri dönen Sosyal demokrat Donald Tusk’un liderliğinde bir araya gelen muhalefet ise mecliste çoğunluğu sağlayarak hükümeti kurdu.

Donald Tusk hükümeti ülkede bir önceki hükümetin verdiği “ağır zararları” ortadan kaldırmak için çok hızlı bir programla işe başlamıştı.

Bir gecede devlet televizyon ve medyasında ciddi değişiklikler yapılmış, devlet televizyon ve radyolarına “özgür haber yapma olanakları” yaratılmıştı.

Ardından yolsuzluklarla mücadele kapsamında, aralarında eski İçişleri Bakanı ve yardımcısının da bulunduğu bazı siyasetçiler yargı önüne getirilmiş ve tutuklanmışlardı.

Avrupa Birliği’nin Polonya’ya verdiği mali desteklere yeniden başlamasının gerisinde yatan nedenler, işte yeni Polonya hükümetinin attığı bu adımlar.

Ancak Polonya’da muhafazakâr çevreler Avrupa Birliği’nin yardımlara yeniden başlamasının gerisinde siyasi tercihlerin yattığını da öne sürüyorlar.

Eski PIS hükümeti Adalet Bakan yardımcısı Sebastian Kaleta Avrupa Birliği’nin Polonya’ya yardımları keserken gerekçe olarak öne sürdüğü yargı reformu hususunda yeni hükümetin henüz bir şey yapmamasına rağmen para musluklarının açılmış olmasına işaret ederek, Brüksel’in bu kararının siyasi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu iddia ediyor.

AB’nin diğer ‘söz dinlemez üyesi’ Macaristan ne olacak?

Avrupa Birliği’nin yetkili organları geçtiğimiz yıllarda, ülkede hukuk devleti ihlalleri olduğu gerekçesiyle iki ülkeye karşı işlem başlatmış ve bu işlemlerin sonucunda da bu ülkelere yönelik yardımlara ihtiyati tedbirler konulmuştu.

Bu iki ülke, kendi aralarında da yüksek düzey işbirliği içinde bulunan Polonya ve Macaristan’dı.

Polonya lideri Jaroslaw Kaczynski ve Macaristan lideri Vikor Orban pek çok konuda benzer bir ideolojik temel üzerinde oluşturdukları hükümet programlarıyla her iki ülkede benzer adımlarla “otokratik” olmakla eleştirilen bir rejim inşa ediyorlardı.

Mali yardımların kesilmesi her iki ülkeyi de zor durumda bırakmıştı. Ancak Polonya ve Macaristan, Vişegrad Dörtlüleri adı verilen, Çekya ve Slovakya’nın da katılımıyla kurulan yerel işbirliği inisiyatifini de arkalarına alarak Brüksel’in uygulamalarına karşı seslerini yükseltebiliyorlardı.

Elbette Polonya ve Macaristan’ın çoğu kez Brüksel’e karşı etkili de olabilen bu ortak muhalefetinin önemli bir etkeni de ortak kararlara karşı gündeme getirilen veto silahıydı.

Ortak kararlar kâh Varşova ve kâh Budapeşte, tarafından veto ediliyor, Avrupa Birliği’nin faaliyetleri yavaşlatılıyor, hızlı karar alıp uygulama yeteneği budanıyor, Avrupa Birliği hantal bir yapıya dönüştürülüyordu.

41,5 milyon gibi büyük bir nüfusa sahip Polonya’da son seçimlerin ardından Avrupa Birliği yanlısı bir hükümet oluşması ve Polonya’ya para musluklarının açılması bölgedeki dengeleri tamamen değiştirdi.

Şimdi Macaristan Brüksel’e muhalefette tek başına kaldı. Her ne kadar son seçimlerde Slovakya’da Macar lider Orban’la benzer siyasi düşünceye sahip partiler iktidara gelmiş olsalar da, Slovakya 5 milyon nüfusuyla Avrupa’nın kaderini etkileyebilecek ağırlığa sahip bir ülke değil.

Macaristan bir buçuk yıl önce kesilen mali yardımların eksikliğini ağır bir şekilde hissediyor. Avrupa Birliği içinde enflasyonun en yüksek olduğu ülke geçen yıl Macaristan’dı. Sanayi üretimindeki düşüş de ekonomiyi kötü etkiliyor.

Bu koşullarda geçtiğimiz ay Avrupa Birliği’nin Macaristan’a Ukrayna’ya destek kararını veto etmediği için, daha önce tedbir konulan yardımlardan on milyar euroya yeşil ışık yakması bu nedenle de ülkede sevinçle karşılanmıştı.

Ufukta değişim görünüyor mu?

Budapeşte ve Brüksel arasında karşılıklı olarak inşa edilen mevzilerde bir değişim görünmüyor.

Avrupa Birliği yönetimi, AB kurumlarının aldığı kararlar doğrultusunda Macar hükümetinden hukuk devletinin yeniden inşası hususunda ciddi reformlar bekliyor.

Macar hükümeti ise Avrupa Birliği’nin şu an uyguladığı politikaya pek çok konuda karşı olduğunu, ulusal egemenliği korumak adına bu hususlardan taviz vermeyeceğini ilan ediyor.

Viktor Orban Brüksel karşıtlığını dev bilboardlarda devlet bütçesinden yapılan harcamalarla programlanan kampanyalar kapsamında dev afişlerle sürdürüyor. İç siyaseti bu ilke üzerine inşa ediyor.

Macaristan İsveç’in NATO üyeliği konusunda son imza atan ülke olarak ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrasında özenle öne çıkardığı “tarafsız” duruşuyla da doğu ve batı arasında orta yol izlemeye özen gösteriyor.

Uluslararası ilişkiler uzmanları bu noktada Brüksel ve Budapeşte arasında bir yumuşama gündeme gelmesi olasılığının bulunmadığını belirtiyor ve Macaristan’ın manevra imkânlarının daraldığının altını çiziyorlar.

Uzmanlara göre gelinen noktada Macar hükümeti açısından tek ümit önümüzdeki Haziran ayında gerçekleşecek olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde milliyetçi ve mülteci karşıtı olan ve ulusalcılığı en önemli ilke yapan aşırı sağ partilerinden seçilen parlamenterlerin Avrupa Parlamentosu’ndaki oranının artması ve Avrupa Birliği içindeki dengelerin değişmesi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/polonyaya-avrupa-birliginden-137-milyar-euro-yardim/feed/ 0