Avukatlar – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 24 Jul 2024 03:24:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 “Büyük Savunma Mitingi… Erinç Sağkan: “Biz Hukuk Devleti Diye Haykırırken Kanun Devleti Bile Olmaktan Uzaklaşılıyor” https://www.haber28.com.tr/buyuk-savunma-mitingi-erinc-sagkan-biz-hukuk-devleti-diye-haykirirken-kanun-devleti-bile-olmaktan-uzaklasiliyor/ https://www.haber28.com.tr/buyuk-savunma-mitingi-erinc-sagkan-biz-hukuk-devleti-diye-haykirirken-kanun-devleti-bile-olmaktan-uzaklasiliyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 03:24:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27240 (ANKARA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve barolar öncülüğünde avukatlar Anıtpark’ta “Büyük Savunma Mitingi” düzenledi. Binlerce avukatın kaldığı mitingde konuşan TBB Başkanı Erinç Sağkan, “Biz hukuk devleti diye haykırırken kanun devleti bile olmaktan uzaklaşılıyor, anayasasızlaşmaya doğru yol alınıyor. Ülkemizde bağımsız yargının, adil yargılanma hakkının, hukukun üstünlüğünün en güçlü savunucusu her zaman biz avukatlar olduk. Yine bugün de hukuk devleti için, yargı bağımsızlığını savunmak için buradayız” dedi. Mitinge Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Avukat Mansur Yavaş da desteklerini sundu ve “Ülkede en çok ihtiyacımız olan adalete olan inancınız bizi ayakta tutuyor. Sığınacağımız tek şey adalet” ifadelerini kullandı.

TBB ve barolar, “Şiddete ve angaryaya karşı meslek onurunu ve emeği savunmak için” diyerek Ankara’da Anıtpark’ta “Büyük Savunma Mitingi” düzenledi.

TBB’nin Balgat’ta bulunan binası önünde toplanan avukatlar Anıtpark’a yürüdü. Mitingte avukatlar “Savunmayı savunuyoruz”, “Eşit işe eşit ücret”, “Angaryaya hayır, şiddete son”, “Çoklu baroya hayır”, “Avukat güvende değilse yurttaş tehlikede”, “Savunma boyun eğmeyecek”, “Hak aramanın vergisi olmaz”, “Stajyer avukatlara hazineden ücret”, “Bağımsız yargı, bağımsız baro”, “CMK ücretleri AAÜT’ye eşitlensin”, “AYM kararları uygulansın” gibi taleplerin yer aldığı dövizleri taşıdılar.

HATAY BAROSU: “SESİMİZİ DUYUYOR MUSUNUZ?”

Hatay Barosu, miting alanına “Sesimi duyuyor musunuz” diyerek girdi ve “Deprem değil cinayet” sloganlarını attı. Miting alanında Hatay Barosu büyük alkışlarla karşılandı. Öte yandan, Adalet için Hukukçular Derneği  “Can Atalay’a Özgürlük” pankartı ile Çağdaş Hukukçular Derneği ise “Tutuklu Avukatlara Özgürlük” pankartı ile alana giriş yaptı.

GENÇ AVUKATLAR: “SAVUNMA HAKKI KUTSALDIR, GENÇ AVUKATLAR OLARAK SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ”

Genç Avukatlar Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Sonuç bildirgesi Van Barosu’ndan Mehmet Salih Coşkun ve Yozgat Barosu’ndan Sevde Nazlıcan Sargın tarafından açıklandı. “Bizler geç avukatlar olarak mesleğin geleceğiyiz” denilen açıklamada genç avukatlar sorunlarını şu sözlerle anlattı:

“Mesleğimizin ekonomik sıkıntıları için halkımızın refah seviyesinin yükseltilerek savunma hakkının korunması sağlanmalıdır. Temel ofis giderleri ve abonman sözleşmelerinde genç avukatlara indirim sağlanmalı, vergi muafiyeti artırılmalıdır. Tarafımızca hak olan ücretlerin ödenmemesi emeğimizin sömürüsü haline gelmiştir. Kolluk personellerinin keyfi uygulamaları nedeniyle meslek onuruna uygun mesleğimizi icra edemiyoruz. Savunma hakkı kutsaldır, genç avukatlar olarak hiçbir zaman susmadık, susmayacağız.”

“CUMHURİYET HUKUKUNA SAHİP ÇIKMAK GÖREVİNİ RUHUNDA VE VİCDANLARINDA TAŞIYANLARIZ”

Genç Avukatlar Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinin açıklanmasının ardından TBB Başkanı Erinç Sağkan söz aldı. Miting alanındaki kalabalığı işaret eden Sağkan “Bu tablo Cumhuriyet’in neden ilelebet payidar kalacağının göstergesidir” diyerek sözlerine başladı.

“Biz avukatız; mevcudiyeti yüzlerce insan ömrüne tekabül eden, dünyanın en kutsal mesleklerinden birinin düğmesiz bir cübbeyle birbirine eşitlenmiş üyeleriyiz. Biz avukatız; hayatını hak mücadelesine adamış; anayasal düzeni korumak, Cumhuriyet hukukuna ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak görevini ruhunda ve vicdanlarında taşıyanlarız. İnsan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerini temel alan Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatmayı sorumluluğu ve zorunluluğu olarak gören hak savunucularıyız” diyen Sağkan, şöyle konuştu:

“KULA KUL DEĞİL, BİREY OLMA HAKKININ HİÇBİR BASKI DÜZENİNE VAKFETMEMEK ÜZERİNE YEMİN ETMİŞ MESLEK GRUBUYUZ”

“Biz avukatız; savaşların ve hüznün coğrafyasının tam ortasında, Cumhuriyet’in bizlere sağladığı kula kul değil birey olma hakkının, özgürlüğün, eşitliğin, insan onurunun ve hukuk devletinin zerre-i miskal kadarını hiçbir zümreye, kişiye ya da baskı düzenine vakfetmemek üzerine yemin etmiş meslek grubuyuz. Biz avukatız ve tarafız; haksızlığın kimden geldiğine ve kime dönük olduğuna bakmaksızın adalete erişimlerine engel olunanların ve sesi kısılmaya çalışılan kim varsa onun yanındayız.

“BU CÜBBE SADECE ÜLKEMİZDE DEĞİL, İSRAİL’İN GAZZE’DE YAPTIĞI KATLİAMA KARŞI FİLİSTİNLİ SİVİLLERİN DE KALKANI OLDU”

Üzerimizde bizi birbirimize eşitleyen düğmesiz cübbelerimize iyi bakınız. İşte bu cübbe; yağmurda, soğukta, direnişte ama en çok umutta vücut buldu. Bu cübbe, barolarımızın bölünmemesi, mesleğimizin itibarının korunması için omuz omuza direnirken, barınağımız ve çatımız oldu. Bu cübbe, bütün darbe dönemlerinde darbecilere karşı yurttaşlar için kalkan, ortadan kaldırılmaya çalışılan hak ve özgürlükler içinse son sığınak oldu. Bu cübbe sadece ülkemizde değil bugün İsrail’in Gazze’de yaptığı katliama, soykırıma karşı Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde yaptığımız başvuru ile Filistinli sivillerin, kadınların ve çocukların da kalkanı oldu.

“ŞİDDET SARMALINA DUR DEMEK İÇİN BURADAYIZ”

Biz, dünya çapında Tehlikedeki Avukatlar Günü’nün iki kez ve üst üste kendilerine ithaf edildiği bir ülkenin avukatlarıyız. “Avukat” olmanın tarihini baştan yazan, dünyanın geri kalanına avukatların nasıl mücadele etmeleri gerektiğini öğreten meslektaşlarımız ve mesleğimiz fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak ağır tehdit ve tehlike altındadır. Biz bu şiddet sarmalına artık dur demek için, tek bir kayba daha tahammülümüz olmadığı için buradayız!

“MESLEĞİMİZ AĞIR BİR EKONOMİK TEHDİT ALTINDA”

Mesleğimiz ağır bir ekonomik tehdit altındadır! Bu tehdit, stajyer meslektaşımdan genç meslektaşlarıma, kamuda görev yapan meslektaşlarımdan bütünsel olarak tüm avukatlara sirayet etmiş ve mesleğimizin sürdürülebilirliğini tehlikeye sokmuştur. Bugün artık avukatın emeğini ve hakkını savunmak için buradayız. Biz bugün nitelikli hukuk eğitiminin olmazsa olmazlığını haykırmak için buradayız! Her yıl mesleğe katılan 20 bin avukatla bu sistemin sürdürülebilmesinin mümkün olmadığını daha güçlü dile getirmek için buradayız! ‘Bu sorun yalnızca avukatın değil, aynı zamanda senin de sorunun ey yurttaşlarımız’ demek için buradayız! Bu gidişat hiç iyi gidişat değil, uyarmak için buradayız.”

“SEFALET ÜCRETLERİNİN AYIBINI ÜSTLENMEYECEĞİMİZİ GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ”

CMK ücretlerine değinen Sağkan, “Meslektaşımın eline geçen net ücretleri veriyorum: Soruşturma aşamasındaki görevlendirmelerde 1.528 TL, Asliye Ceza görevlendirmesinde 2.640 TL, Ağır Ceza görevlendirmesinde 4.700 TL..! Öyle her ay cebine havadan giren paradan değil, yıllarca sürecek, maddi manevi yükü olan bir dosya için meslektaşımızın emeğinin karşılığı olarak reva görülen miktardan söz ediyoruz. Peki, aylık olarak ödenen en düşük Bağ-Kur primi ne kadar? 6.900 TL! Bugün biz, bu sefalet ücretlerinin ayıbını üstlenmeyeceğimizi göstermek için buradayız! Ailelerimizle, çocuklarımızla, sevdiklerimizle geçireceğimiz zamanlardan feragat ederek adalet adına üstlendiğimiz onurlu görevin karşılığının bu olamayacağını haykırmak için buradayız!” ifadelerine yer verdi ve şöyle devam etti:

“BİZ HUKUK DEVLETİ DİYE HAYKIRIRKEN ANAYASASIZLAŞMAYA DOĞRU YOL ALINIYOR”

“Bugün ülkemizde AİHM kararlarının, AYM kararlarının uygulanmadığı bir dönemi yaşıyoruz. Sayılar ve istatistiki veriler üzerinden bir değerlendirme yapamayız. Çünkü tek bir dosyaya ilişkin kararın uygulanmaması bile yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü bakımından büyük bir kaygı duymak için yeterlidir. Henüz geçtiğimiz Kasım ayında Anayasa Mahkemesi önünde, hukukun ve anayasanın üstünlüğünü savunmak için bir aradaydık. Anayasa Mahkemesinin meslektaşımız Can Atalay hakkında verdiği kararın bağlayıcılığını anlatmaya çalıştık. Ne yazık ki, geldiğimiz noktada meslektaşımız Anayasa Mahkemesinin ihlal kararına rağmen hala cezaevinde tutuluyor. Biz hukuk devleti diye haykırırken kanun devleti bile olmaktan uzaklaşılıyor, anayasasızlaşmaya doğru yol alınıyor.

“HUKUK DEVLETİ İÇİN, YARGI BAĞIMSIZLIĞINI SAVUNMAK İÇİN BURADAYIZ”

Ülkemizde bağımsız yargının, adil yargılanma hakkının, hukukun üstünlüğünün en güçlü savunucusu her zaman biz avukatlar olduk. Yine bugün de hukuk devleti için, yargı bağımsızlığını savunmak için buradayız.”

KÖROĞLU: “İKTİDARIN TESLİM ALAMADIĞI TEK BİR KURUM KALDI O DA SAVUNMA VE SAVUNMANIN ÖRGÜTÜ”

Sağkan’ın ardından konuşan Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu da “Hiçbir zaman hukuk devleti olmadık aslında biz ancak artık yasa devleti bile değiliz. İktidar TBMM’den çıkan yasalara uymuyorsa hukukun üstünlüğü diye bildiğimiz her şeyin değeri iktidarın gözünde çöp kadarsa geride yaşatacağınız bir hayat kaldı mı? Ama biz buradayız işte. Çünkü teslim alamadıkları tek bir kurum kaldı o da savunma ve savunmanın örgütü. Her şeye rağmen biz dara düşen herkesin umudu olduk. İktidarları bu kadar huzursuz eden hukukun üstünlüğünü tanımamız” ifadelerine yer verdi.

MANSUR YAVAŞ: “ADALETE OLAN İNANCINIZ BİZİ AYAKTA TUTUYOR”

Mitinge gelerek avukatlara desteklerini sunan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ülkede en çok ihtiyacımız olan adalete olan inancınız bizi ayakta tutuyor. Sığınacağımız tek şey adalet. Bu mücadelenizi sonuna kadar desteklediğimi ifade etmek isterim”  dedi.

DİYARBAKIR BARO BAŞKANI EREN: “BARIŞIN EGEMEN OLDUĞU, SAVUNMANIN SUSTURULMADIĞI YARINLAR DİLİYORUM”

Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Nahit Eren de Tahir Elçi’yi anarak sözlerine başladı. Hukukun üstünlüğünün rafa kaldırıldığı, adil yargılanma hakkının kullandırtılmadığı bir ülkede savunma hakkının da önemi bilinmiyor. Baskıyla, katlederek ve ekonomik olarak sindirmeye çalıştığınız avukatlar hiçbir zaman boyun eğmeyecek. Barışın egemen olduğu, savunmanın susturulmadığı yarınlar diliyorum. İyi ki avukatlar var, iyi ki bu ülkede barışı, özgürlüğü ve demokrasiyi savunan sizler varsınız” dedi. Avukatlar bunun üzerine “Tahir Elçi ölümsüzdür” sloganını attı.

İSTANBUL BARO BAŞKANI FİLİZ SARAÇ: “ADLİYELER İÇİNDE ADİL YARGILAMALARIN YAPILMADIĞI AVM’LERE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç, ise çoklu baroya dikkati çekti ve şunları söyledi:

“Savunmanın etkisiz kılındığı bir sistemde demokrasiden ve hukuktan bahsedilemez. Avukat mesleğinin güçlendirilmesi yurttaşın savunma hakkının da güçlendirilmesidir. Mesleğimizi yapabilmek için büyük bedeller ödüyoruz ama avukatlar korunmuyor. Ülkemiz hukuk kurallarına uymuyor, Can Atalay hala cezaevinde tutuluyor. Adaleti, eşitliği savunan barolar eşitsiz temsil edilmektedir. Bu yanlıştan biran önce dönülmelidir. Adliyeler büyüdü ama içinde adli yargılamalar yapılmayan AVM’lere dönüştü. Savunmanın etkisiz kılındığı bir sistemde demokrasiden ve hukuktan söz edilemez. Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmak konusundaki mücadelemiz devam edecek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/buyuk-savunma-mitingi-erinc-sagkan-biz-hukuk-devleti-diye-haykirirken-kanun-devleti-bile-olmaktan-uzaklasiliyor/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın 2024’te başlayacağını açıkladı https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-hukuk-mesleklerine-giris-sinavinin-2024te-baslayacagini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-hukuk-mesleklerine-giris-sinavinin-2024te-baslayacagini-acikladi/#respond Sun, 23 Jun 2024 08:12:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22480 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “2024’ün ekim, kasımı gibi Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı gerçekleştireceğiz. Bundan sonra artık avukatlık stajına başlayacak genç kardeşlerimiz öncelikle Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı kazanması gerekecek.” dedi.

Bakan Tunç, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla Ankara 2 Nolu Baro’nun bir otelde düzenlediği iftar programına katıldı.

Burada yaptığı konuşmada Tunç, yarın Avukatlar Günü olduğunu, bugünden itibaren kutlamaya başladıklarını belirtti. Yargı olmazsa demokratik hukuk devletinin olamayacağını ifade eden Tunç, savunmayı temsil edenin avukatlar olduğunu söyledi.

Avukatların yargının kurucu unsurları olduğunu ifade eden Tunç, hukuk devletinin olmazsa olmaz şartlarından birinin de savunma olduğunu belirtti.

Avukatların mesleki hayatını geliştirmeye, onların meslek hayatlarında karşılaştıkları zorlukları ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını hatırlatan Tunç, yapacakları çalışmaların da bulunduğunu anlattı.

Adaletin önemine işaret eden Tunç, adaletin tecellisinin savunma olmadan mümkün olmadığını, adaletin tecellisinde çok önemli katkısı olan avukatların her zaman yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.

22 yıldan bu yana avukatların mevzuatının iyileştirilmesi, görev yaptıkları fiziki kapasitenin artırılması anlamında önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getiren Tunç, Türkiye’nin, dünyanın en çağdaş yeni kanunlarına sahip olduğunu kaydetti.

Avukatlık Kanunu’yla ilgili çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Tunç, bir taslak çalışmalarının bulunduğunu belirtti.

Tunç, “İnşallah yeni Avukatlık Kanunu’yla avukatlarımızın özellikle sorunlarını ortadan kaldıracak temel kanunu, 28. Dönem Parlamentosu’nun takdirlerine, taslağımızı önce kurul başkanlığımıza sonrasında da Meclis Grubumuza ve milletvekillerimizin takdirlerine sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.

“Hakimlik, savcılık sınavına gireceklerin de Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı kazanması gerekecek”

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında özellikle avukatlık mesleğinin kalitesinin artırılmasıyla ilgili önemli düzenlemeler gerçekleştirildiğini aktaran Tunç, 2024’ten itibaren yürürlüğe girecek olan önemli düzenlemeler bulunduğunu kaydetti.

Tunç, şöyle devam etti:

“Bunların en önemlisi, yıllarca tartışılan ‘avukatlıkta da bir sınav olsun hukuk fakültesi bittikten sonra ön elemeye tabi tutulsun’ şeklindeki öneriler yıllarca konuşuldu. Bu, Birinci Yargı Paketi’nde yasalaşmıştı. Yürürlüğe giriş tarihi de 2024 yılıydı. 2024’ün ekim, kasımı gibi Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı gerçekleştireceğiz. Bundan sonra artık avukatlık stajına başlayacak genç kardeşlerimiz öncelikle Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı kazanması gerekecek. Hakimlik, savcılık sınavına girecek olanlar da yine Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı kazanması gerekecek.”

Hukuk fakültelerindeki kontenjanların 190 binlerden 125 binlere düştüğünü gördüklerini ifade eden Tunç, hukuk fakültelerindeki akademisyen kadroların güçlenmesi durumunda gelecek birkaç yıl içinde oralardaki eğitim kalitesinin de arttığının görüleceğini kaydetti.

Avukatların vatandaşların hukuk hizmetlerine erişebilmesi anlamında çok önemli vazifeler yaptığını anlatan Tunç, 2013 yılından bu yana arabuluculuk müessesinde 6 milyon dosyanın yüzde 65’inin anlaşmayla sonuçlandığını, bu başarıda avukatların büyük katkısının olduğunu dile getirdi.

“Yeni Avukatlık Kanunu’nun bir an önce çıkmasını istiyoruz”

Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Sabri Hafif de avukatların şartlarının iyileştirilmesi için yapılması gerekenlere değindi.

Sorunlarının Avukatlık Kanunu’yla kesin olarak çözüleceğini vurgulayan Hafif, Avukatlık Kanunu’yla ilgili çalışmalara her türlü desteği verdiklerini ve vermeye hazır olduklarını söyledi. Hafif, yeni Avukatlık Kanunu’nun bir an önce çıkmasını istediklerini dile getirdi.

Avukatın hakkı üstün tuttuğunu, hakkı sahibine teslim ettiğini, adaletin tecellisi için uğraştığını anlatan Hafif, avukatın vatandaşın adalete erişimine, adil yargılanma hakkına saygı gösterdiğini, adaletin tecellisi için görevini yeminine uygun şekilde yerine getirdiğini kaydetti.

İftara, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-hukuk-mesleklerine-giris-sinavinin-2024te-baslayacagini-acikladi/feed/ 0
Murat Kurum: Oylara sahip çıkmalıyız https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-oylara-sahip-cikmaliyiz/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-oylara-sahip-cikmaliyiz/#respond Thu, 16 May 2024 01:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18263 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, yerel seçimlerinde oylara sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Sizler 31 Mart’ın demokrasi nöbetçilerisiniz. Sizler hukuki bilgi ve tecrübenizle, seçimlerin en güvenilir şekilde yürütülmesinde çok kilit bir rol oynayacaksınız. Adil ve şeffaf bir seçim için sahada olacaksınız ve her vatandaşın oyunun sayılmasını sağlayacaksınız.” dedi.

Kurum, Mehmet Çakır Kültür Merkezi’ndeki “Avukatlar Buluşması” iftar programında yaptığı konuşmada, yeni bir sürecin arifesinde olduklarını, 31 Mart’ta milletin önüne sandık geleceğini söyledi.

Bütün şehirlerde olduğu gibi İstanbul’da da milletin iradesini sandığa yansıtacağını belirten Kurum, “Adaylığımızın açıklandığı günden bu yana, gece gündüz demeden İstanbul’umuzu karış karış geziyoruz. O günden bugüne nerdeyse 80 gün oldu. Bu süre zarfında nezaket içinde, centilmence bir yarış sürdürmeye özen gösterdik, göstermeye devam edeceğiz. Kendi hukukumuz çiğnense de nice haksızlıklara uğrasak da biz hiçbir zaman insan onurunun ve hukukun sınırlarını zorlayan bir tutum içerisinde olmadık, olmayacağız.” diye konuştu.

Kurum, 31 Mart yerel seçimlerinin cumhuriyetin ve demokrasinin seçme ve seçilme hürriyetine uygun bir şekilde tamamlanmasını arzu ettiklerini dile getirerek, “Bu konuda siz değerli kardeşlerimize çok büyük sorumluluklar düşüyor. Sizler 31 Mart’ın demokrasi nöbetçilerisiniz. Sizler hukuki bilgi ve tecrübenizle, seçimlerin en güvenilir şekilde yürütülmesinde çok kilit bir rol oynayacaksınız. Adil ve şeffaf bir seçim için sahada olacaksınız ve her vatandaşın oyunun sayılmasını sağlayacaksınız. Çünkü her bir oy çok değerlidir, İstanbul’umuzun geleceğini şekillendirecek önemdedir. Sizler 22 yıldır olduğu gibi kullanılan her bir oyun emanetçisi, nöbetçisi, koruyucusu arkadaşlarımızsınız.” ifadelerini kullandı.

“Oylarımıza sahip çıkmak, İstanbul’a sahip çıkmaktır” diyen Kurum, şöyle devam etti:

“Bir tek seçmenimizin, tek bir vatandaşımızın hakkının, hukukunun çiğnenmesine müsaade edemeyiz. Geçmişte maalesef birileri demokrasi kültürüne yakışmayan, demokratik olgunluğa yakışmayan açıklamalar yaptı. Daha seçim bitmeden daha oyların tamamı sayılmadan kameralar karşısına geçtiler, basın açıklamaları yaptılar, ‘Kazandık’ diye açıklamalar yaptılar. Hiç utanmadan sıkılmadan kameralar karşısına geçip ‘Laf aramızda kazanıyoruz’ dediler. Manipülasyon için yaptılar ama sonunda kendilerini komik duruma düşürdüler ki demokrasimize gölge düşüren, seçim süreçlerine zarar veren, açıklık ve şeffaflık yerine şüphe ve algıdan beslenen bu türden açıklamaları siz hukuki işlemlerinizle boşa çıkaracaksınız. Yalana, manipülasyona, algıya dayanan her girişimin hukukun üstünlüğüne, hukukun duvarına, hukukun kalkanına çarptığını gördüler.”

“Sandık sonuç tutanaklarının birleştirilmesi aşamasında teyakkuzda olacağız”

1 Nisan’dan itibaren hukukçuların yüzünün güleceğini belirten Kurum, mesleğe yeni başlayan genç avukatlara İBB olarak destek sözü verdiklerini anımsattı.

Bu kapsamda ofisini kuracak genç avukatlara 100 bin lira destek vereceklerini vurgulayan Kurum, “39 ilçede paylaşımlı ofisler açacağız. Burada genç avukatlarımız istifade edecekler. Adliyeler arasındaki servis hizmetini İBB olarak biz karşılayacağız.” dedi.

Kurum, avukatların görev yapacağı okullardaki çalışmaları anlatmasının önemli olduğunu kaydederek, “Sandık kurulu üyelerinin, seçim kurulu üyelerinin tam vaktinde görev yerinde olmaları seçimin kaderi üzerinde etkili olacak. Lütfen görev yerlerimizde tam vaktinde, hatta belirlenen vakitten önce orada olalım. Biliyorsunuz, vaktinde orada olmamamız halinde, hangi partiden olursa olsun, yerinize hemen bir başkası geliyor.” diye konuştu.

Seçimde her okulda bir sorumlu belirlendiğini hatırlatan Kurum, şunları kaydetti:

“Okul sorumlularıyla koordineli bir şekilde sürekli denetleme yapacağız. Oyların sayım-döküm işlemleri açık olarak yapılmalı, buna da özen göstermeliyiz. Sandık sonuç tutanaklarının birleştirilmesi aşamasında teyakkuzda olacağız.”

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, bazı milletvekilleri ve avukatlar katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-oylara-sahip-cikmaliyiz/feed/ 0
İstanbul Adliyesi’nde Adalet Nöbeti Haberi https://www.haber28.com.tr/istanbul-adliyesinde-adalet-nobeti-haberi/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-adliyesinde-adalet-nobeti-haberi/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11028 EDDA SÖNMEZ

İstanbul Adliyesi önünde avukatların tuttuğu Adalet Nöbeti’ni haberleştirmek isteyen basın mensupları engellenerek meydana, merdivenlerin yukarısına, demir kapıların arkasına “süpürüldü”

Can Atalay’ın Arkadaşları/Meslektaşları bugün İstanbul Adliyesi’nde, “İliç Madeni’nin kapatılması, iş cinayetlerinin ve çevre katliamlarının son bulması, hukukun uygulanması ve Can Atalay’ın meclisteki yerini alması için”  açıklama yapmak istedi. Adliyenin C Kapı girişi önündeki merdivenlerde açıklama yapmak isteyen avukatlar, polis engeliyle karşılaştı. Adliye meydanında açıklama yapabilecekleri bildirilen avukatlar, bunu kabul etmeyerek C Kapısı önünde açıklama yaptı. Bu sırada avukatların basın açıklamasını görüntülemek isteyen basın mensupları engellendi ve polislerin tabiriyle adliye dışında demir kapıların arkasına “süpürüldü”. Gazeteciler meydana çıkarıldıktan sonra demir kapı kapatıldı, girişleri engellendi. Basın mensupları, demir kapılar ardından görevlerini yapmaya çalıştı. Bir süre demir kapının ardında tutulan basın mensupları, daha sonra adliyeye alındı. Açıklama yapmalarına izin verilmeyen avukatlar da oturma eylemi gerçekleştirdi. Avukatlar, engellemelere karşın açıklamalarını yapmaya devam etti.

“BURADA SOHBET ETMEMİZ YASAKSA KİME ŞİKAYET EDİYORSANIZ EDİN. AÇSIN BAŞSAVCI ODASI GELELİM ORADA SOHBET EDELİM”

Yasağı tanımayan avukatlar, adliyenin işyerleri olduğunu söyleyerek açıklamalarını yapmakta ısrar etti. Oturma eylemi yapan avukatlardan Kemal Aytaç, polis memurların görevlerini yaptıklarını söyleyerek, “Biz de kendi görevimizi yapalım. Onlar da bizim niye burada olduğumuzu biliyorlar. Yıllardır burada basın açıklaması yaptığımızı biliyorlar. Biz zaten burada barışçıl birşekilde oturup sohbet ediyoruz. Basın açıklaması falan da yapmıyoruz. Eğer burada sohbet etmemiz yasaksa kime şikayet ediyorsanız edin. Açsın Başsavcı odası gelelim orada sohbet edelim. Eğer misafir edecekse söyleyin kalkalım orada anlatalım”

“BÜTÜN BUNLAR BİR AVUÇ YABANCI SERMAYE VE TÜRKİYE’DEKİ İŞBİRLİKÇİLERİNİN CEPLERİNİ DOLDURMASI İÇİN”

İliç’te yaşanan maden katliamı için burada olduklarını kaydeden Aytaç, “İliç’te bir cinayet işlendi, bir katliam yaşandı. İşçiler ‘öldü’ demiyorum, işçiler öldürüldü. Çünkü İliç, son 4-5 yıldır bütün çevre örgütleri, bilim insanları tarafından bin defa uyarıldı. Bunlar niye devam etti: Sermaye! Aç gözlü sermaye. Bildiğimiz kadarıyla 9 insanımız orada öldü. Buna rağmen hala siyanürlü maden aramacılığı devam ediyor. Bu vahşi bir yöntem. Bunu yapan Kanadalılar kendi ülkelerinde bu yöntemle altın aramıyor, çıkaramıyor. Topraklarımızın yüzde 10’undan fazlasına ruhsat verilmiş. Dünyada böyle bir ülke yok. Bütün bunlar bir avuç yabancı sermaye ve Türkiye’deki işbirlikçilerinin ceplerini doldurması için. Buna karşı durmayacağız da ne yapacağız” dedi.

Bir başka avukat Muharrem Özay ise şunları söyledi:

“Bugün biz konuşulduğu her yerde olduğu gibi yine hak arayanlar, avukatlar ve emniyet görevlileri olarak. Emniyet görevlileri arkadaşlarımız bizim mesai arkadaşlarımız. Bunlar da bizim gibi mesailerde karakollarda, emniyetteyiz, çay ortağıyız. Aynı çay paylaşıyoruz. Bir polis memurunun yıllar önce söylediği bir şey hala içimde derttir. Demiş ki “Abi dedi çocuk sahibi olamıyoruz. Bağcılar’da oturuyorum. Güneşim yok, havam yok, rüzgarım yok. Çocuğun oynayacağı beş metrekarem yok. Ben nasıl çocuk doğurayım”. Bizim güneşimizin, bizim havamızı, bizim ağaçlarımızı ve bizim sularımızı çalanlar karşımızda. Siz bizim kardeşlerimizsiniz. Bu ülkenin halkı, güneşini, suyunu, taşını, toprağını yitirmekte. Buradaki hukukçular bir şekilde hakkınızı aramakta hepimizin. İliçli ölen 9 kişi sadece 9 kişi değil. Hepimizden 9 kişi.  Altın maden işleticiliği, altın madeni hiçbir ülkenin ekonomisine, geleceğine bir katkı üretmiyor. Bir kumar işi, kumar oynanıyor. Ülkenin tarımını güçlendirmiyor, eğitimini güçlendirmiyor, sanayisini güçlendirmiyor. Erzincan İliçli’yım. Erzincanlı ve İliçli olanlardan hicap duyuyorum, utanıyorum. Anagold firması Erzincan’da öyle büyük bir baskı kurdu ki, öyle büyük lobi yaptı ki, öyle büyük bağlantılar kurdu ki, sosyal medyada arılarım ölüyor diyen benim akrabalarımı, köylü akrabalarımı soruşturmalara konu ettiler. Arılarım ölüyor diyenler sizlerin kollarında buraya adalet hakimlerin önüne getirildi. Bu hepimiz için bir utançtır. Hepimizin geleceğinin karartılmasına ilişkin bir hamledir. O yüzden yeni İliçler olmasın. Çevreyi, doğayı katlederek o doğacak çocuğun güneşini alarak yapılamaz, yapılmamalıdır”

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-adliyesinde-adalet-nobeti-haberi/feed/ 0