ASKİ Genel Müdürlüğü, yıllardır su sıkıntısı yaşayan Ayaş Bayram Mahallesi’ni içme suyuna kavuşturdu. Bayram Mahallesi’nin 4 kilometre uzağında tespit edilen ve yaklaşık 200 metre derininde sondaj vurularak bulunan kuyudan, saniyede yaklaşık 15 litre içme suyu çıkarılmaya başlandı. Çıkarılan içme suyu; şebeke borusu döşeme çalışmasının ardından 4 kilometre uzaklıktaki Bayram Mahallesi’ne ve 8 kilometre uzaklıktaki Ayaş merkeze ulaştırılıyor.
Bayram Mahallesi’nde açılan kuyunun projelendirme çalışmaları ve bağlantı projeleri tamamlanarak 2023 yılının ikinci yarısında içme suyu ihtiyacının karşılanması amacıyla saniyede 15 litrenin 7,5 litresi Bayram Mahallesi’ne, kalan kısmı ise Ayaş Ilıca Mahallesi’ndeki ana depoya ilave olarak veriliyor. Ilıca Mahallesi’nden ise merkez mahalleler ve Oltan Mahallesi gibi suya ihtiyacı olan mahalleler de içme suyundan yararlanmaya başladı.
Sondaj ve terfi istasyonuna yaklaşık bin 200 metreden 17 adet elektrik direği ile enerji temini yapıldığını söyleyen Ayaş Bayram Mahallesi Muhtarı Cavit Can, şöyle konuştu:
“TEMİZ VE PIRIL PIRIL SUYA KAVUŞTUK”
“Köyümüzde uzun zamandır su sıkıntısı çekiyorduk. Bayram ziyaretinde Mansur Başkan köyümüzü ziyaret etti. Köyde yaşadığımız sıkıntıları kendisine ilettik. Buraya kısa zamanda makineler geldi. Büyükşehir sondajını yaptı ve çalışmayı tamamladı. Yaptıkları çalışmalarda bol miktarda su çıktı. Bir kısmını bizim köye verdiler bir kısmını da Ayaş merkeze verdiler. Suyumuz bollaştı, köyümüz rahat etti. Yaklaşık 200 metre derinliğinde sondaj yapıldı. Kışın 100 hane, yazın 200 hane var köyde. Suyun kalitesi memba kalitesinde, temiz ve pırıl pırıl suya kavuştuk.”
Köy sakinlerinden çiftçi Mustafa Uluışık da şunları söyledi:
“Bayram köyünde 50 senedir yaşıyorum. Hayvancılık ve çiftçilik yapıyorum. 2 sene önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş köyümüze geldi. Muhtarımızın su talebi oldu. Başkan ‘Su kaynağınız varsa ölçtürelim suyunuz varsa işe girelim’ dedi. 10 gün içerisinde ekip geldi suyu tespit ettiler. Arkasından sondaj çalışmalarına başladılar. 4 kilometre şebekeyi döşediler. 6 ay içerisinde suyumuz köye basıldı. Eskiden günde 2 saat suyumuz akardı 10 saat akmazdı şimdi 24 saat suyumuz akmaya başladı hiçbir su sıkıntımız kalmadı. Eskiden tarladan eve gelirken duş bile alamıyorduk. Aynı zamanda yolumuz yenilendi, kanalizasyona ek yapıldı, mazot, tohum, nohut ve gübre gibi tarımsal desteklerde aldık Büyükşehir’den. Bunu bize babamız yapmadı ama sağ olsun Mansur Başkan yaptı.”
SU, SONDAJIN YANINDA BULUNAN TOPLAMALI TERFİ İSTASYONUNA AKTARILIYOR
Ilıca tarafı dahil 6 milyon 243 bin 285 TL ve Ilıca tarafı hariç 4 milyon 701 bin 779 TL toplam maliyeti olan sondajdan çıkan suyun verimli kullanılabilmesi amacıyla grup köy projesi tasarlanarak öncelikle sondajın yanında bulunan toplamalı terfi istasyonuna aktarılıyor. Bu terfi merkezi 2 artı 2 pompa sistemi ile planlanmış 2 pompa aktif halde çalışırken kesintisiz bir hizmet sunabilmek için 2 adet de yedek pompa bulunuyor. Aynı zamanda terfi merkezinin uzaktan kontrolünü sağlayan scada sistemi de tamamlanarak faaliyet gösteriyor.
]]>EDİRNE’de eski ya da kullanılmış eşyaları onarıp, farklı tasarımlar ile hazırlayan Emine Ayas (37), aynı zamanda geri dönüşüme katkı sağlıyor. Önce pazarda ardından açtığı dükkanda kişiye özel tasarımlar yapan Ayas, “Giyilebilir sanat yaratıyorum. Kişinin ürünü eskiyse, lekelenmişse, yırtıksa ve çizime uygunsa üzerine bir şeyler resmedip, satıyorum ya da kişinin kendi ürününü boyuyorum. Kot pantolondan kişiye özel çantalar dikebiliyorum. Hiçbir şey çöpe gitmiyor” dedi.
Trakya Üniversitesi Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gümrük İşletme bölümü mezunu Emine Ayas, bir süre özel sektörde çalıştıktan ortaokulda başladığı tasarım merakını mesleğe dönüştürmek istedi. 2023’te kendi atölyesini kuran Ayas, ilk olarak kullanılmayan eşyaları farklı tasarımlar ile tekrar kullanılabilir hale getirmeye başladı. Dolabın bir köşesinde kalmış, yırtılmış ve lekelenmiş kıyafetleri geri dönüşüme kazandıran Ayas, açtığı dükkanda ürünlerini satışa sundu.
‘BU ARTIK BENİM İŞİM OLDU’
Atölyesine ürettiği tüm ürünlerin geri dönüşüm ile elde edildiğini belirten Emine Ayas, “Özel sektörde, gümrükte çalışıyordum. İşi bırakıp, atölye açmaya karar verdim. Çizdiğim, üzerini boyadığım ürünlerimi ilk olarak pazarda satmaya başladım. Bir gün ceketimi boyadım, bir gün ayakkabımı boyadım, duvar boyadım, çizimleri yapmayı ilerletince bu benim için tamamen işim olmaya başladı. Geçtiğimiz yıllarda dikiş kursuna gittim. Sonrasında yaptığım tasarımları dikiş ile de destekledim. İnsanlardan çok güzel geri dönüşler aldım. Bu atölyede tüm ürünler, kişiye özel olarak üretiliyor. Dolayısıyla insanlar da sevdi” dedi.
‘HİÇBİR ŞEY ÇÖPE GİTMİYOR’
Evde zarar görmüş tüm ürünleri değerlendirip, geri dönüşüme kazandırdığını anlatan Ayas, “Geri dönüşüm yapıyoruz ama sadece zarar görmüş ürünler değil. Evinizde yırtık, lekeli diye kullanmadığımız yatak örtüleri, battaniyelerden montlar dikiyorum. Doğal olarak yatak örtüsü, battaniye çöpe gitmekten ziyade kişinin üzerinde sıcacık bir hırka veya mont oluyor. Annem çeyizime yatak örtüsü almıştı. Anneme bunu monta döndürmek istediğimi söyledim. 9 yıldır evliyim ve 9 yıldır yatağın altında duruyordu. Tamamen kesip, biçip kendime mont yaptım. Annemde şaşırdı, çok mutlu oldu. Yatağın bir köşesinde duruyordu. Ama şu anda üzerimde bir mont olarak kullanabiliyorum. Bu atölyede farklı ve kişiye özel çalışma yapılıyor. Kot pantolondan kişiye özel çantalar dikebiliyorum. Hiçbir şey çöpe gitmiyor” diye konuştu.
‘SANAT İLE ZANAATI BİRLEŞTİRİYORUM’
Ayaz, kişiye özel tasarımlar da yaptığını belirterek, “Giyilebilir sanat yaratıyorum. Kişinin ürünü eskiyse, lekelenmişse, yırtıksa ve çizime uygunsa üzerine bir şeyler resmedip, satıyorum ya da kişinin kendi ürününü boyuyorum. Farklı desenler, figürler nakşederek deformeyi kamufle ediyorum ve insanların beğenisine sunuyorum. Artık ben de hazır ürün almıyorum, ürünlerimi kendim dikiyorum. Atölyede aynı zamanda geri dönüşüm yapıldığı gibi kişiye özel olarak ürünlerde yapıyorum. Tamamen kişinin istediği gibi sıfırdan dikiyorum. Bir şalvar isteniyorsa; kişinin bedenine uygun, isteğine uygun cebi, boyu, tamamen kişinin kendine özgü ürünü ortaya koyuyorum. Sanat ile zanaatı birleştiriyorum” dedi.
‘EDİRNE’DE İLK DEFA BEN YAPIYORUM’
Edirne’de kendi alanında tek olduğunu belirten Ayas, “3 yıl boyunca ürünlerimi pazarda da sattım. Edirne’nin çeşitli festivallerinde yer aldım, stant açtım. Atölyede ilk yılım ancak insanların dönüşleri gerçekten çok iyi. Çünkü Edirne’de tasarım işi yapan yerler yok. Türkiye’de çeşitli yerlerinde, özellikle İstanbul’da var ama Edirne’de ilk defa ben yapıyorum. Bu nedenle çok güzel geri dönüşler alıyorum. Yaptığım işi severek yapıyorum” diye konuştu.
FOTOGRAFLI
]]>