NİSANUR YILDIRIM
(ANKARA) – Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında; “25 m3 bedelsiz doğal gaz kullanımı düzenlemesinin sona ermesi, mayıs ayında aylık enflasyonu 0,7 puan yukarı yönlü etkileyecektir. Bunun yanı sıra, olumsuz baz etkisiyle enflasyon mayıs ayında zirveye ulaşacaktır. Böylece, geçiş döneminin sonuna gelmiş olacağız” dedi. Karahan, “Başta kırmızı et olmak üzere, gıda fiyatlarında süregelen yüksek artışlar da lokanta-otel fiyatlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu doğrultuda, hizmet enflasyonu aylık bazda yavaşlamakla birlikte, yüksek bir seyir izlemektedir” diye konuştu.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın 2. Enflasyon Raporu’nu bugün Ankara’da açıkladı. Buna göre; Merkez Bankası, 2024 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 36’dan yüzde 38’e çıkardı. Merkez Bankası, 2025 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 14, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 9’da sabit tuttu.
Karahan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
“Sıkı para politikamız talebi dengeleyecek, tasarrufları teşvik edecektir. Bunun sonucunda negatif düzeylere düşecek olan çıktı açığı, dezenflasyon sürecinin önemli bir bileşeni olacaktır. 2023 yılının ikinci yarısında reel olarak ihracat artarken, ithalat azalmış, dış ticaret dengesi iyileşmiştir. Bu dengelenmenin 2024 yılının ilk çeyreğinde devam ettiğini ve cari açığın milli gelire oranının yüzde 3’ün altına gerilediğini tahmin ediyoruz. 2024 yılı ikinci yarısında, parasal aktarımın gecikmeli etkisiyle, iç talepte zayıflama olacağını ve bu sayede cari dengedeki iyileşmenin devam edeceğini öngörüyoruz.
“SON ÜÇ AYDA ENFLASYON YÜKSEK BİR SEYİR İZLİYOR”
Tüketici enflasyonu, 2023 yılı son çeyreğinde ve 2024 yılı ocak ayında tahmin aralığının orta noktasına yakın seyretmişti. Yıllık enflasyon, son dönemde yukarı yönlü bir seyir izlemiştir. Enflasyonun, 2024 yılının ilk yarısına kadar artmasını öngördüğümüzü tüm politika metinlerimizde, sunumlarımızda ve Enflasyon Raporlarımızda sizlerle paylaşmıştık. Ancak, son üç ayda, enflasyonun öngörülerimizden de yüksek bir seyir izlediğini görüyoruz. Nitekim, tüketici enflasyonu nisan ayını yüzde 69,8 ile bir önceki Enflasyon Raporu’nda sunduğumuz tahmin aralığının 0,9 puan üzerinde tamamlamıştır. Daha önceki iletişimimizde enflasyon gelişmelerini takip ederken sadece yıllık göstergeleri değil, aylık enflasyonun ana eğilimini de yakından takip ettiğimizi vurgulamıştım.
“SON 3 AYDA GIDA FİYATLARI ARTTI, ÖZELLİKLE KIRMIZI ET”
Son üç aylık dönemde gıda fiyatlarında güçlü artışlar gerçekleşmiş, özellikle kırmızı et fiyatları bu gelişmede öne çıkmıştır. 12 ve 24 ay sonrası enflasyon beklentileri gerilerken, yıl sonu beklentileri, Enflasyon Raporu tahminlerimizin üzerinde seyretmiştir. Öngörülerimizin aksine, yılın ilk çeyreğinde toplam talep koşulları güçlü seyretmiş, kredi kullanımında artış gerçekleşmiştir. Reel ücretlerdeki artış yurt içi talep koşullarını destekleyen bir unsur olmuştur.
“YILLIK ENFLASYON TEMEL MAL GRUBUNDA YÜZDE 97”
Ana gruplar bazında incelediğimizde, son dönemde hizmetler grubundaki fiyat artışlarının, diğer gruplara kıyasla daha güçlü olduğunu görüyoruz. Nisan ayı itibarıyla yıllık enflasyon temel mal grubunda yüzde 57 civarındayken, hizmet grubunda yüzde 97’dir. Hizmet sektörüne ait yayılım endeksi tarihsel eğiliminin üzerinde seyrederek, fiyat artışlarının sektör geneline yayılmaya devam ettiğine işaret etmektedir.
“GIDADAKİ YÜKSEK ARTIŞ LOKANTA-OTEL FİYATLARINI OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Sektörün emek-yoğun yapısı kısmen bu gelişmeyi açıklarken, geçmiş enflasyona endeksleme davranışının etkisi, özellikle yönetilen-yönlendirilen kalemler, kira, sağlık ve eğitim hizmetleri üzerinde hissedilmiştir. Bu hizmet kalemleri, şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir süreye yayılmasına neden olmaktadır. Ayrıca, başta kırmızı et olmak üzere, gıda fiyatlarında süregelen yüksek artışlar da lokanta-otel fiyatlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu doğrultuda, hizmet enflasyonu aylık bazda yavaşlamakla birlikte, yüksek bir seyir izlemektedir.
“KONUT FİYATLARINDAKİ ARTIŞ YAVAŞLADI”
Enflasyondan korunma saiki ile artan talep ve depremin yol açtığı arz-talep dengesizlikleri konut fiyatlarında yüksek oranlı artışlara sebep olmuştu. Söz konusu gelişmelerin etkileri, kiralara gecikmeli ve belirgin bir şekilde yansımaktadır. Parasal sıkılaştırma sonrasında ise, konut fiyatlarındaki artış hızı önemli ölçüde yavaşlamıştır. Konut fiyatlarının artış eğilimi tüketici enflasyonundaki eğilimin altında seyretmektedir. TCMB bünyesinde yapılan çalışmalar, diğer unsurların yanı sıra konut fiyatları değişiminin, kira enflasyonunu aynı yönde etkilediğine işaret etmektedir. Dolayısıyla, konut fiyatlarındaki yavaşlamanın, ilerleyen dönemde gecikmeli olarak kira artışını sınırlayabileceğini değerlendiriyoruz.
“PİYASA BEKLENTİLERİYLE ARA HEDEFLERİMİZ ARASINDAKİ FARK KAPANACAK”
Enflasyonda yaşanan yukarı yönlü sürprizlerin de etkisiyle beklenti eğrisinin şubat ve mart aylarında yukarıya kaydığı gözlenmiştir. Mart ayındaki parasal sıkılaştırma sonrasında ise bu eğilim sona ermiştir. Birinci çeyrekte anket katılımcıları 3,8 puanlık yukarı yönlü enflasyon sürprizi yaşamış, ancak yıl sonu enflasyon beklentilerini 2,1 puan ile daha sınırlı bir oranda güncellemiştir. Mevcut durumda, beklentiler, bir önceki Enflasyon Raporundaki yıl sonu enflasyon tahminimize üç ay gecikmeyle gelineceğine işaret etmektedir. Ayrıca tüketici eğilim anketi mikro verileri, tüketicilerin enflasyon beklentilerinin de seviyesi yüksek olmakla birlikte, son dönemde bir miktar düşüş kaydettiğini göstermektedir. Kararlarımızın enflasyon beklentilerinde iyileşme sağlayacağını ve piyasa beklentileriyle ara hedeflerimiz arasındaki farkın kapanacağını öngörüyoruz.
“PİYASADAN 1 TRİLYON TL’DEN FAZLA LİKİDİTE ÇEKTİK”
KKM kur farkı ödemelerinin ve 2023 son çeyreğinde artan TCMB taraflı swap bakiyesinin yol açtığı likidite fazlasını sterilize ettik. Zorunlu karşılıklarda yaptığımız artışlarla piyasadan 1 trilyon TL’den fazla likidite çektik. Likidite fazlasının sterilizasyonu için aralık ayında TL depo alım ihalelerine başladık. Sistemde ortaya çıkan geçici likidite fazlasını depo alım işlemleriyle sterilize ediyoruz. Likidite gelişmelerini yakından takip ederek, sterilizasyon araçlarını gerektiğinde etkin bir şekilde kullanacağız. Parasal sıkılaştırmamız finansal piyasalara hızlı ve güçlü şekilde yansımaktadır.
“KKM PAYI YÜZDE 26’DAN YÜZDE 14’E GERİLEDİ”
Nisan ayında TL mevduat 539 milyar TL artarken, parite etkisinden arındırılmış yabancı para mevduat ve kur korumalı mevduat, sırasıyla 6,2 milyar dolar ve 19 milyar TL azalmıştır. Böylece, son 8 ayda, Türk lirası mevduat payı yaklaşık yüzde 32’den yüzde 44’e yükselirken, Kur Korumalı Mevduatın payı yüzde 26’dan yüzde 14’e gerilemiştir. Para politikası duruşumuz ve uygulamakta olduğumuz makroihtiyati çerçeve, TL mevduata geçiş eğilimine katkı vermeye devam edecektir.
“GIDA FİYATLARINI 1 PUAN, ENFLASYON TAHMİNİNİ 2 PUAN ARTIRDIK”
Dış talebe ilişkin varsayımlarımızı 2024 yılı için sınırlı bir miktar yukarı yönlü güncelledik, 2025 yılı için ise sabit tuttuk. Petrol ve emtia fiyatlarındaki görünüm çerçevesinde, 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ham petrol ve ithalat fiyatları varsayımımızı yukarı yönlü güncelledik. Son dönemde gıda fiyatlarındaki görünümü göz önünde bulundurarak, gıda fiyatları varsayımımızı 2024 yılı için yaklaşık 1 puan artırdık. Orta vadeli tahminler oluşturulurken, enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar, para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceği ve ekonomi politikalarındaki eşgüdümün korunacağı bir görünüm esas alınmıştır. Bu çerçevede, 2024 yıl sonu enflasyon tahminini 2 puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çektik. 2025 ve 2026 tahminlerini sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde koruduk. Orta vadede ise enflasyonun yüzde 5’te istikrar kazanmasını hedefliyoruz. Tahmin aralıklarının alt ve üst noktaları da 2024 yılı için yüzde 34 ve 42, 2025 yılı için ise yüzde 7 ve 21’e tekabül etmektedir.
“DOĞAL GAZ DÜZENLEMESİ MAYIS ENFLASYONUNU 0,7 PUAN ETKİLEYECEK”
25 m3 bedelsiz doğal gaz kullanımı düzenlemesinin sona ermesi, mayıs ayında aylık enflasyonu 0,7 puan yukarı yönlü etkileyecektir. Bunun yanı sıra, olumsuz baz etkisiyle enflasyon mayıs ayında zirveye ulaşacaktır. Böylece, politika iletişiminde sıklıkla vurguladığımız geçiş döneminin sonuna gelmiş olacağız. Para politikasındaki kararlı duruşumuz, yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerindeki düzelme vasıtasıyla aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecektir. Böylelikle, yılın geri kalanında enflasyonun istikrarlı olarak gerileyeceği dezenflasyon dönemine gireceğiz.
“TALEP KOŞULLARI DİRENÇLİ SEYREDİYOR”
Bu dönemde, olumlu yöndeki baz etkileri ve daha önemlisi enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün devamı etkili olacaktır. Mevsimsellikten arındırılmış ortalama aylık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,5 civarına, son çeyrekte ise yüzde 1,5’in bir miktar altına gerileyeceğini öngörüyoruz. Sıkı parasal duruşun sürdürülmesi ve hizmet enflasyonundaki katılığın zayıflamasıyla, enflasyonun ana eğiliminde gerileme 2025 yılında da devam edecektir. 2024 yılı tahmin güncellemesinin nedenlerine bakacak olursak, yılın ilk çeyreğindeki makroekonomik gelişmelerin belirleyici olduğunu görüyoruz. Dirençli seyreden talep koşulları nedeniyle yılın ilk yarısında çıktı açığının önceki rapor öngörülerine göre daha yukarıda olacağını tahmin ediyoruz. Sıkı para politikası ve maliye politikasının eşgüdümünün katkısıyla, iç talepteki dengelenme süreci devam edecektir. Bu görünüm altında, çıktı açığı tahmini güncellememiz 2024 yılı enflasyon tahminimizi 0,4 puan artırıcı yönde etkilemiştir.
“ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİ ÖNGÖRÜLERİMİZDEN YÜKSEK”
Türk lirası cinsi ithalat fiyatları, gıda enflasyonu ve yönetilen yönlendirilen fiyat varsayımlarımızdan gelen toplam etkiyi -0,2 puan olarak hesaplıyoruz. Son dönemde, enflasyonun ana eğilimi öngörülerimizden daha yüksek gerçekleşmiştir. Sıkı para politikası duruşu ve politika eşgüdümü başlangıç koşullarındaki bu bozulmayı kısmen telafi edecektir. Bu sayede, ana eğilimin yıl sonu enflasyonuna etkisinin 1,8 puan ile sınırlı kalacağını tahmin ediyoruz.
“MART AYINDA ATTIĞIMIZ ADIMLAR TALEBİ ZAYIFLATACAK”
Para politikasındaki sıkı duruşumuzu fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu süreçte iki ana koşul gözeteceğiz. Birincisi, aylık enflasyonun ana eğiliminin, belirgin ve kalıcı bir düşüş göstermesidir. Bu kapsamda, ana eğilim, iç talep, ithalat ve finansal koşullara ilişkin göstergeleri yakından izliyoruz. İkincisi ise, enflasyon beklentilerinin öngörülen tahmin aralığına yakınsamasıdır. Bu çerçevede, geniş kapsamlı enflasyon beklentisi göstergelerini takip ediyoruz. Mart ayında attığımız adımların etkisiyle finansal koşullar önemli ölçüde sıkılaşmıştır. Bu durumun etkisini krediler üzerinde görmekteyiz. Önümüzdeki dönemde bunun talebi zayıflatacağını, fiyatlama davranışlarına olumlu yansıyacağını ve dezenflasyon sürecini güçlendireceğini öngörüyoruz. Bu süreçte, maliye politikalarının katkısı ve yönetilen-yönlendirilen fiyatların eşgüdüm halinde belirlenecek olması, dezenflasyon sürecini destekleyecektir.
“ENFLASYONU DÜŞÜRMEK İÇİN NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ”
Aylık enflasyonun ana eğiliminde, belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri, öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise, para politikası duruşumuzu sıkılaştıracağız. Haziran’dan itibaren yaşayacağımız dezenflasyon sürecinde, enflasyonu, belirlediğimiz ara hedeflerle uyumlu olacak şekilde düşürmek için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz.”
(SÜRECEK)
]]>
Gaziantep Valisi Kemal Çeber, 2024 yılının ilk 4 ayında kentte meydana gelen asayiş olayları ve yapılan operasyonların bilançosu ile ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Vali Çeber, İl Emniyet Müdürü Celal Özcan ve İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen ile birlikte genel asayiş, terör, kaçakçılık ve organize suçlar, uyuşturucu ve madde bağımlılığı, trafik, siber güvenlik ve göçmen kaçaklığına yönelik pek çok alanda yapılan çalışmalara ilişkin rakamları paylaştı.
“2024 yılının ilk 4 ayında 2023 yılının aynı dönemine göre asayiş olaylarında ciddi azalışlar olmuştur”
2024 yılının 4 aylık asayiş bilançosunu açıklayan ve 2023 yılının aynı dönemine göre rakamları kıyaslayan Vali Çeber, “2023 yılı ilk 4 ayında mal varlığına karşı 8 bin 595 olay meydana gelirken 2024 yılı ilk 4 ayında bu sayı 6 bin 425 olarak yüzde 25,2’lik bir düşüş olmuş. Suçları aydınlatma oranı ise yüzde 58’den yüzde 78’e yükselmiştir. Evden hırsızlık olayı 2023 ilk 4 ayında yılında 883 iken, 2024 yılında 555’e düştü, otodan hırsızlık olayları 686 olaydan 358 olaya düştü. Bağ-bahçe hırsızlığı olayları 23’ten 7’ye düştü, kapkaç olaylarında yüzde 59,6’lık azalma, aydınlatma oranlarında ise yüzde 29’luk bir oldu. Yankesicilik olaylarında yüzdeki 38’lik azalma aydınlatma oranlarında yüzde 37,5’lik bir artış oldu. 2023 yılının ilk 4 ayında 640 motosiklet hırsızlığı olayı olurken 2024 yılının aynı döneminde 371 olay oldu ve suçta yüzde 40’lik bir azalma oldu. Kasten öldürme olaylarında yüzde 34’lük bir azalma yaşanırken 2024 yılının ilk 4 ayında meydana gelen 30 kasten öldürme olayının tamamı aydınlatıldı. 2023 yılının ilk 4 ayında il genelinde 4 bin 776 kişi yakalanırken 2024 yılının aynı döneminde yüzde 105’lik artışla 9 bin 792 aranan şahıs yakalandı. Gaziantep emniyet ve jandarma yakalama oranlarında Türkiye’de ilk 5’te yer alıyor. İl geneli genel asayiş suçlarında 2023 yılının ilk 4 ayına göre 2024 yılının ilk 4 ayında yüzde 13 azalma, aydınlatma oranlarını ise yüzde 86’dan yüzde 93’e çıkarıldı” dedi.
“Narkotik operasyonlarında Türkiye ve Avrupa’da birinciyiz”
2023 yılı ilk 4 ayı ile 2024 yılı ilk 4 ayı operasyon rakamları hakkında da bilgi veren Vali Çeber, “Emniyet ve jandarma bölgesinde narkotik suçlarda operasyon sayısı yüzde 138, yakalanan şahıs sayısı da yüzde 127 arttırılarak 3 bin 670’ten 6 bin 771’e yükselmiştir. Tutuklanan şahıs sayısı da yüzde 34’lük artışla 574’ten 768’e çıkarılmıştır. Bu süreçte yapılan operasyonlarda 684 kilogram esrar, 2 kilogram eroin, 1,5 kilogram kokain, 127 kilogram metamfetamin, 35 kilogram bonzai ve 1 milyon 256 bin 933 adet narkotik hap ele geçirildi. İlimiz, emniyet ve jandarmanın bu çalışmaları sonucunda Türkiye birincisi konumundadır. İlimiz bu konuda Avrupa’da da en başarılı il konumundadır. Yapılan başarılı çalışmalar sonucunda biz önümüzdeki süreçte uyuşturucu ticareti güzergahının değişeceğini öngörüyoruz. Narkotik alandaki başarının önümüzdeki süreçte asayiş olaylarındaki genel düşüşü de önümüzdeki dönemde beraberinde getireceğini öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.
“9 organize suç örgütü çökertildi, 504 operasyon yapıldı”
Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadeleye yönelik çalışmalara da değinen Çeber, “2023 yılı ilk 4 ayında 241 operasyon yapılmışken 2024 yılının aynı döneminde yüzde 109’luk artışla 504 operasyon yapılmıştır. 2024 yılında yapılan operasyonlarda yakalan şahıs sayısı yüzde 110’luk artışla 204’ten 427’ye yükselmiş, tutuklanan şahıs sayısı ise yüzde 284’lük artışla 19’dan 73’e yükseldi. 2024 yılında 9 organize suç örgütü çökertilirken yakalan 35 şüphelinin adli makamlara intikali sağlanarak tutuklanmıştır” şeklinde konuştu.
“Terör operasyonlarında 55 şüpheli, kaçak göçmen operasyonlarında 56 şahıs tutuklandı”
Terörle mücadele ve göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlara dair de bilgi veren Vali Kemal Çeber, “2024 yılının ilk 4 ayında yapılan terör operasyonlarında 55 şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır. Göçmen kaçakçılığı organizatörü 56 şahıs yakalanarak tutuklanmıştır” diye konuştu.
Vali’den “düğünlerde ateş etmeyin” çağrısı
Vali Çeber, kentte asayiş olaylarına yönelik gayretli çalışmaların durmaksızın devam edeceğini de vurguladı. Çeber, konuşmasının son kısmında vatandaşlara da seslenerek özellikle düğünlerde havaya ateş açma alışkanlığından vazgeçmeleri çağrısında bulunarak bu konuda da denetimlerin arttırılacağını ve ciddi yaptırımların uygulanacağını aktardı. – GAZİANTEP
]]>Togg, 19 bin 583 T10X üretimi ve dağıtımını tamamladı, övgüleri topladı!
Togg, geçtiğimiz mart ayında ilk elektrikli otomobili T10X modelini almak isteyen kişiler için büyük bir çekiliş yaptı. Ardından mayıs ayında ilk üretilen araçların dağıtımına başladı. Mayıs, haziran ve temmuz aylarında toplam 1.435 aracın teslimatını gerçekleştirdi.

Daha sonra üretim sayısı katlanarak arttı ve ağustos ayında 1.965, eylül ayında 2 bin 204, ekim ayında 3 bin 567, kasım ayında 4 bin 401 ve son olarak aralık ayında 6 bin 8 adet üretim ve teslimat gerçekleştirdi. Toplamda ise 20 bin adetlik sözünün 19 bin 583’ünü yerine getirerek yüzde 97.9 oranında teslimat sağladı.
Buna ek olarak, 2024 yılı içerisinde katlanarak artmaya devam eden üretim ile çok daha fazla aracın satışının ve tesliminin yapılacağını, hatta 2-3’e katlayacağı tahmin ediliyor. Yalnızca bu kadar da değil. Togg T10X, 2024 sonunda Avrupa’da da satışa çıkacak. Ayrıca çift motorlu versiyonunun da geleceğini unutmamak lazım.
Bu başarının ardından Togg CEO’su Gürcan Karakaş, Linkedin hesabı üzerinden bir paylaşım yaptı ve şunları söyledi:
” Türkiye’mize ???? verdiğimiz sözü tutmak için 3.700’ü aşkın ekip arkadaşımız ve tüm paydaşlarımızla gece gündüz çalıştık ve ilk günkü heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. < 19 bin 583 > kullanıcımıza yol arkadaşlıkları için teşekkür ederiz.”

Bu paylaşımın altına ise yukarıdaki görselde görebileceğiniz gibi sektörün önemli ve değerli isimlerinden kutlama mesajları geldi. İçlerinde en çok dikkat çeken ise Prof. Dr. Dr. h.c. Şahin Albayrak’ın “Gürcan harika bir iş çıkarıyorsun. Sizi ve tüm ekibi tebrik ederiz” yanıtı oldu. Peki Şahin Albayrak kimdir?
Prof. Dr. Dr. h.c. Şahin Albayrak kimdir?
Prof. Dr. Dr. h.c. Şahin Albayrak, 1958 yılında Nazımiye’de doğdu. 1982 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1984 yılında Almanya’ya giderek Berlin Teknik Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri alanında yüksek lisans ve doktora yaptı.
1990 yılında Berlin Teknik Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1994 yılında doçent, 2003 yılında profesör oldu. Alman vatandaşlığının yanı sıra, Türkiye’den de Fahri Doktora unvanı aldı.
2002 yılından beri Berlin Teknik Üniversitesi “İş Uygulamaları ve Telekomünikasyonda Temsilci Teknolojileri” bölümü başkanı olarak görev yapmaktadır. Ayrıca, Deutsche Telekom Laboratories (T-Labs) ve Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü (EIT)’nde araştırmacı olarak görev yapıyor.
Albayrak’ın uzmanlık alanları arasında temsilci teknolojileri, insan-bilgisayar etkileşimi, dağıtık yapay zeka ve akıllı yaşam sistemleri yer alıyor. Bu alanlarda yaptığı çalışmalarla uluslararası alanda tanınıyor. Aynı zamanda Almanya-Türkiye bilimsel işbirliğini destekliyor. 2012 yılında da Berlin Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi ortaklığında German-Turkish Advanced Research Centre for ICT (GT-ARC)’i kurdu.
100’den fazla uluslararası dergide yayınlanmış makale, 50’den fazla uluslararası konferansta sunulan bildiri ve 10’dan fazla kitap ve kitap bölümü gibi akademik çalışmaları olan Albayrak, 2008 yılında, Dubai’de düzenlenen Uluslararası IFIP Wireless Days Konferansı’nda “En İyi Makale Ödülü”nü kazandı.
]]>