Temmuz ayında emekli aylıkları için enflasyona endeksli artış beklenirken çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, “Emeklileri temmuzda bekleyen iki önemli tehlike” uyarısında bulundu. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kök aylık nedeniyle, Temmuz ayında emeklilerin bir bölümünün maaşlarında artış olmayacağını kaydetti.
Prof. Dr. Çelik, açıklamasında şunları ifade etti:
“Dört aylık resmi enflasyon yüzde 18,7 olarak açıklandı. 6 aylık resmi enflasyon en az yüzde 25 olacak. Temmuz ayı, emeklinin zam ayı ancak emeklileri bekleyen iki önemli tehlike var. İşçi ve Bağ-Kur emeklileri için kök aylık tehlikesi… İşçi ve Bağ-Kur emeklileri yasa gereği temmuz ayında geçmiş 6 aylık resmi enflasyonu (TÜFE) oranında zam alacaklar ancak zam emeklilerin kök aylıklarına yapılacak. Halen kök aylıkları 10 bin TL’nin altında olan emeklilerin (dosya bazında) aylıkları 10 bin TL’ye tamamlanıyor. Aradaki farkı Hazine ödüyor. Eğer yeni bir yasal düzenleme yapılıp tamamlanan en düşük aylık enflasyon kadar artmazsa emeklilerin önemli bir bölümü ya sıfır zam veya resmi enflasyondan bile düşük zam alacak. Örneğin kök aylığı 8 bin TL olan bir emekli yüzde 25 zam alırsa 10 bin TL alacak. Zaten aylığı 10 bin TL olduğu için sıfır zam alacak. Bu işin kazananı Hazine olacak. Hazine, bu emekli için SGK’ye ödeme yapmayacak ancak emekli sıfır zam alabilecek. İşçi ve Bağ-Kur emeklilerinin önemli bir bölümünün sıfır zam tehlikesi var. Bunu önlemek için temmuz ayından önce yasal düzenleme yapılması ve tamamlanan en düşük aylığın en az enflasyon kadar artması gerekir. Olması gereken en düşük aylığın asgari ücret düzeyine çekilmesi. Bırakın asgari ücreti düzeyini, en düşük aylık enflasyon kadar artar mı? En düşük aylık 12 bin 500 veya 13 bin olur mu? Zor görünüyor. Emekliler yine 10 bin liralık utanç aylığına mahkum edilebilir. Ekonomi yönetimi ve kemer sıkma programı bunun için umut vermiyor ama emeklilerin tepkisi hükümete geri attırabilir.”
“MEMURLAR VE MEMUR EMEKLİLERİ TARTIŞMALI TÜİK ENFLASYONU KADAR BİLE ZAM ALAMAYACAK”
Memur emeklilerini bekleyen tehlikeye de işaret eden Çelik, “Memur emeklileri için enflasyonun altında zam… Memurlar ve memur emeklileri temmuz ayında enflasyonun altında zam alacaklar. Memurlar ve memur emeklileri resmi enflasyona göre değil, toplu sözleşmeye göre zam alıyorlar” dedi.
Çelik uyarılarına şöyle devam etti:
“Hakem Kurulu tarafından bağıtlanan ve Memur-Sen’in ciddi bir itirazının olmadığı 7. dönem toplu sözleşmesine göre memurlar ve memur emeklileri temmuz ayında enflasyon farkı ve yüzde 10 zam alacaklar ancak ocak ayında aldıkları yüzde 15 zam 6 aylık resmi enflasyondan düşülecek. Böylece temmuz ayında resmi enflasyonun (eğer enflasyon yüzde 25 olursa) yaklaşık 5,5 puan altında zam alacaklar. Bu durum sonraki 6 aylarda da devam edecek. Diğer bir ifade ile memurlar ve memur emeklileri tartışmalı TÜİK enflasyonu kadar bile zam alamayacak. Öte yandan memurlara yapılan ilave ödeme memur emekli aylıklarına yansıtılmadığı için memur maaşları ile memur emekli aylıkları arasındaki uçurum daha da artacak.? Bunların çözümü var mı? Elbette var. Hükümet yasal düzenleme yoluyla bunun önüne geçebilir ve memurlar ile memur emeklilerinin resmi enflasyonun altında kalmasını engelleyebilir. İlave ödemeyi emekli aylıklarına yansıtabilir. Yaparlar mı? Sanmam. Kemer sıkma politikası buna pek müsait değil. Erken uyarı yapmış olayım. Kısacası temmuz ayında emekliler iyi haberler beklemiyor.”
]]>
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,18, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,80 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,64 olarak gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 51,20 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 103,86 ile eğitim oldu.
Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,03 ile sağlık oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,56 ile alkollü içecekler ve tütün oldu.
Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Nisan ayı itibarıyla, 13 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 123 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 72,72, aylık yüzde 3,24 oldu
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,24, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 72,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 64,57 olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 55,66 arttı, aylık yüzde 3,60 arttı
2024 yılı Nisan ayında Yİ-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 3,60 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 15,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55,66 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,83 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 60,03 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 74,68 artış, imalatta yüzde 60,03 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 4,79 artış ve su temininde yüzde 66,71 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 54,88 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 65,83 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 66,35 artış, enerjide yüzde 29,84 artış ve sermaye mallarında yüzde 66,33 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,26 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,51 artış, imalatta yüzde 3,26 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,30 artış ve su temininde yüzde 1,93 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,95 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3,63 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,77 artış, enerjide yüzde 5,08 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,98 artış olarak gerçekleşti. – BAYBURT
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,18, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,80 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,64 olarak gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 51,20 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 103,86 ile eğitim oldu.
Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,03 ile sağlık oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,56 ile alkollü içecekler ve tütün oldu.
Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Nisan ayı itibarıyla, 13 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 123 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 72,72, aylık yüzde 3,24 oldu
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,24, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,58, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 72,72 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 64,57 olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 55,66 arttı, aylık yüzde 3,60 arttı
2024 yılı Nisan ayında Yİ-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 3,60 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 15,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55,66 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,83 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 60,03 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 74,68 artış, imalatta yüzde 60,03 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 4,79 artış ve su temininde yüzde 66,71 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 54,88 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 65,83 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 66,35 artış, enerjide yüzde 29,84 artış ve sermaye mallarında yüzde 66,33 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,26 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,51 artış, imalatta yüzde 3,26 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,30 artış ve su temininde yüzde 1,93 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,95 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3,63 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,77 artış, enerjide yüzde 5,08 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,98 artış olarak gerçekleşti. – ERZİNCAN
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) değişim 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,16, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 15,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,50 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,50 olarak gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,10 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,07 ile eğitim oldu.
Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre azalan ana grup yüzde -0,02 ile alkollü içecekler ve tütün oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 13,08 ile eğitim oldu.
Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Mart ayı itibarıyla, 14 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 121 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 71,89, aylık yüzde 3,14 oldu
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,14, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 71,89 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,61 olarak gerçekleşti.
Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE)
2024 yılı Mart ayında Yİ-ÜFE, bir önceki aya göre yüzde 3,29 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11,59 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,47 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,28 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 58,92 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 71,19 artış, imalatta yüzde 58,92 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 18,92 azalış ve su temininde yüzde 66,23 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 53,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 63,73 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 64,44 artış, enerjide yüzde 11,55 artış ve sermaye mallarında yüzde 68,11 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,46 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,35 artış, imalatta yüzde 3,46 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 1,43 artış ve su temininde yüzde 2,64 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 3,45 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3,43 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,31 artış, enerjide yüzde 0,70 artış ve sermaye mallarında yüzde 3,37 artış olarak gerçekleşti. – BAYBURT
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) değişim 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,16, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 15,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,50 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,50 olarak gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,10 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,07 ile eğitim oldu.
Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre azalan ana grup yüzde -0,02 ile alkollü içecekler ve tütün oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 13,08 ile eğitim oldu.
Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2024 yılı Mart ayı itibarıyla, 14 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 121 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 71,89, aylık yüzde 3,14 oldu
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,14, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 71,89 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,61 olarak gerçekleşti.
Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE)
2024 yılı Mart ayında Yİ-ÜFE, bir önceki aya göre yüzde 3,29 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11,59 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,47 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,28 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 58,92 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 71,19 artış, imalatta yüzde 58,92 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 18,92 azalış ve su temininde yüzde 66,23 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 53,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 63,73 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 64,44 artış, enerjide yüzde 11,55 artış ve sermaye mallarında yüzde 68,11 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,46 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,35 artış, imalatta yüzde 3,46 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 1,43 artış ve su temininde yüzde 2,64 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 3,45 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3,43 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,31 artış, enerjide yüzde 0,70 artış ve sermaye mallarında yüzde 3,37 artış olarak gerçekleşti. – ERZİNCAN
]]>Türkiye gündeminde uzun süredir tartışılan emeklilerin düşük maaşlarının kaynağı, AKP iktidarının 2008’de “reform yapıyorum” diye çıkarttığı yasa… Ekonomist Prof. Dr. Aziz Çelik, “Emekli aylığı sefalet aylığı haline geliyor. Emekli aylıklarının bugün gelmiş olduğu durumun temel sorumlusu AKP hükumetleridir. HükÜmetlerin 2008 yılında çıkarmış olduğu 5510 sayılı yasadır” dedi.
Milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Emekliler ve uzmanlar, bu sorunun temel kaynağının 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı yasa olduğuna işaret ediyor. Emekliler, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine çıkarılmasını istiyor.
Ekonomist Prof. Dr. Aziz Çelik, Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel ve DİSK Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender, konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
“EMEKLİ AYLIKLARI SİSTEMİ OLARAK DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR”
Ekonomist Prof. Dr. Aziz Çelik, “Emekli aylıkları Türkiye’nin en önemli problemi durumundadır. Emekli aylıklarının düşüklüğü, sık sık emekli aylıklarının artırılma talebini gündeme getirmektedir. Nitekim seçimler öncesinde de bu talep yeniden yoğunlaşmıştır” dedi.
“Sanılanın aksine emekli aylıklarındaki düşüşün temel sebebi son yıllarda emekli aylıklarına az zam yapılması değildir” diyen Çelik, şöyle konuştu:
“Emekli aylıkları 2008’den bu yana sistemli olarak, bilinçli olarak 2008 yılında gerçekleştirilen bir yasa değişikliği sonucunda düşürülmüştür. Yani bir tesadüfle karşı karşıya değiliz. 2008 yılında yapılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndaki düzenlemeler sonucunda emekli aylıkları sistemli bir biçimde düşmüştür. Bugün yaşadığımız sorunun temelinde 2008 yılında yapılan 5510 sayılı yasa yatmaktadır. Bu yasayla emekliliğe erişim güçleştirilmiştir. Yani emekli olma yaşı yükseltilmiştir. Bu yasayla emekli olduktan sonra bağlanacak emekli aylıklarının düşmesi sağlanmıştır.”
“GÜNCELLEME KATSAYISI, AYLIK BAĞLAMA ORANI DÜŞÜRÜLDÜ”
Emekli aylıklarının hesaplanmasında ve emekli aylıklarının ödenmesinde 4 faktörün önem taşıdığını vurgulayan Çelik, “Birincisi güncelleme katsayısıdır, ikincisi aylık bağlama oranıdır, üçüncüsü aylıkların alt sınırıdır, dördüncüsü de aylıklar bağlandıktan daha sonra nasıl artırılacağına ilişkin yöntemdir” dedi.
2008 yılında çıkan yasayla emekli aylık hesaplamasında güncelleme katsayısının düşürüldüğünü hatırlatan Çelik, “2008 öncesinde güncelleme katsayısında enflasyon+büyüme oranının yüzde 100’ü dikkate alınıyordu. 2008’de yapılan değişiklikle büyümenin sadece yüzde 30’u dikkate alınmaya başlandı. Yani yüzde 70’i dikkate alınmaz duruma geldi” diye konuştu.
Aylık bağlama oranın da düşürüldüğünü dikkat çeken Çelik, “Aylık bağlama oranları 1999 öncesinde yüzde 75’in üzerine çıkabiliyordu. Daha sonra bu yüzde 65’e düşürüldü. 2008’de de yüzde 50’ye düşürüldü. Yani güncellenmiş kazancınızın yüzde 50’si size aylık olarak bağlanacaktır. Dolayısıyla bir güncellenmiş kazancınız düşürülüyor bir yandan, öbür taraftan da aylık bağlama oranı düşürülüyor” ifadelerine yer verdi.
“BU DURUMUN TEMEL SORUMLUSU AKP HÜKÜMETLERİDİR”
Emekli aylıklarının alt sınırının yüzde 70’lerden yüzde 35-40’lara düşürüldüğünü kaydeden Çelik, “Türkiye’de emekli aylıkları bir kez bağlandıktan sonra sadece enflasyon dikkate alınarak artırılır. Yani tüketici fiyatları endeksi dikkate alınır. Büyümeden herhangi bir pay verilmez. Yani emeklinin aylık hesapları hesaplanırken büyümenin sadece yüzde 30’u dikkate alınıyor. Ancak aylık hesaplandıktan sonra büyümeden sıfır pay veriliyor. Emekli aylığı sefalet aylığı haline geliyor. Kısacası emekli aylıklarının bugün gelmiş olduğu durumun temel sorumlusu AKP hükumetleridir ve hükümetlerinİN 2008 yılında çıkarmış olduğu 5510 sayılı yasadır” diye konuştu.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel de “Eğer 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı kanun çıkarılmasaydı bugün en düşük SSK emekli maaşı 25 bin TL olacaktı. Bu rakam her yılın Ocak ve Temmuz’un da enflasyon kadar artırıldığında bugün gelecek rakam yaklaşık 25 bin TL’dir. Şu an taban aylık 10 bin lira ama… Bir kişinin ağzına bakıyor. Ama gerçek yasal olanı şu an 25 bin lira olacaktı” diye konuştu.
“11 MİLYON EMEKLİ VE HAK SAHİBİ 10 BİN LİRANIN ALTINDA MAAŞ ALIYOR”
DİSK Emekli-Sen Genel Sekreteri Fikri Kalender de Türkiye’de 16 milyonun üzerinde emekli ve hak sahibinin olduğunu belirterek, “Yaklaşık 11 milyon emekli ve hak sahibi 10 bin TL’nin altında maaş almaktadır. 2008’den sonra çıkartılan yasa gereği de kök aylık ücreti uydurdular. Ona baktığımızda da şuan en düşük emekli aylığı 6 bin-7 bin 300 lira arasında değişiyor. 10 bin TL’ye de Hazine’den tamamlanıyor” dedi.
Emeklilere milli gelirden pay verilmediğini de vurgulayan Kalender, şöyle devam etti:
“1999 öncesinde 4447 sayılı yasayı 2008’den itibaren değiştirdiler. Bu yasanın içeriğinde ne vardı? Emekli aylıklarının belirlenmesiyle ilgili güncelleme kat sayısı vardı, emekli aylıklarının alt sınırı vardı, emekli aylıklarının alt sınırını belirlerken aylık bağlama oranlarının hesaplanması vardı. 2008’de çıkartılan 5510 sayılı yasayla öncelikle güncelleme kat sayısını düşürdüler, daha sonra aylık bağlama oranlarını düşürdüler. Dolayısıyla emekli aylıkları sürekli sistemli bir şekilde aşağıya doğru düşmeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada da asgari ücretin neredeyse 3’te 1’ne yaklaştı.
“ESKİ SİSTEM OLSAYDI EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 26 BİN 500 LİRA ALACAKTI”
Biz DİSK Emekli-Sen olarak şunu talep ediyoruz; öncellikle güncelleme kat sayısının, aylık bağlama oranlarının, emekli aylıklarının yeniden hesaplanma oranlarının 2008 öncesi seviyeye çekilmesini istiyoruz. Bugün kök aylık denilen o ucube aylık bağlama oranının da en düşüğünün asgari ücret olmasını talep ediyoruz. 2008’den bu tarafa doğru eğer bugün güncelleme kat sayısı düşmemiş olsaydı, aylık bağlama oranları düşmemiş olsaydı, şuanda bir emekli en düşük 26 bin 500 lira para alacaktı.”
Emeklilerin yaşadığı sorunlara ilgili verilen araştırma önergelerini AKP ve MHP’nin reddettiğini hatırlatan Kalender, “Her şeyden önce emekliler insanca yaşam hakkını almak istiyor. Emeklileri devletin üzerinde yük sayanlar, saraylara başka yerlere para buluyorlar, bütçeyi ayırıyorlar ama emekliye gelince kaynak yok diyorlar. En düşük emekli aylığının asgari ücret olmasını istiyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz” dedi.
]]>CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, artan enflasyon ve yaşam pahalılığı nedeniyle engelli ve yaşlı aylıklarının hiçbir şeyi karşılayamaz duruma geldiğini belirterek “Sosyal yaşama kazandırılması ve iyi bir yaşam için desteklenmesi gereken yurttaşlarımız, bu destekler ile eve hapsediliyor. Bakımları dahi zora giriyor. Bu yardım tutarları, artık hiçbir anlam ifade etmiyor. Destek tutarları bir an önce artırılmalı” dedi. Yazgan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Aktaş’a “Engelli ve yaşlı aylıklarının artırılması konusunda çalışma yürütülmekte midir” diye sordu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından son olarak 2023 Ocak’ta yayınlanan Engelli İstatistik Bülteni’ne göre Türkiye’de, 775 bini ağır engelli statüsünde olmak üzere 2,5 milyonu aşkın engelli yurttaş bulunuyor. Bakanlık tarafından günlük yaşamdaki ihtiyaçlarını tek başına karşılamakta zorlanan ya da gereksinimlerini tek başına yerine getiremeyen, ekonomik durumu yetersiz olan engelli yurttaşlara engelli aylığı veriliyor. 2024 Ocak itibarıyla engel oranı yüzde 40 ile 69 arasında olan kişilere aylık 2 bin 797 lira, engel oranı yüzde 70 ve üzerinde olanlara ise 4 bin 196 lira destek sağlanıyor. 65 yaş üzerinde olan ve herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan, maddi durumu yetersiz yurttaşlara da 65 yaş aylığı bağlıyor. Bu desteğin tutarı ise Ocak 2024 itibarıyla 3 bin 504 lira olarak belirlendi.
“DESTEK SIFIR KALIYOR”
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, engelli ve yaşlı aylıklarının yetersizliğini soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Aktaş’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Yazgan, artan enflasyonun yurttaşları gün geçtikçe yoksulluğa sürüklediğini, yaşam pahalılığının giderek arttığını vugrulayarak, engelli ve yaşlı desteklerinin artık hiçbir şeyi karşılayamaz duruma geldiğini belirtti. Yazgan, şunları kaydetti:
“Sosyal devletin görevlerinden biri, dezavantajlı yurttaşları desteklemektedir. Ancak ülkemizi ekonomik olarak çıkmaza sürükleyen iktidar, her şeyi eline, yüzüne bulaştırdı. Düşen alım gücü ve yetersiz kalan engelli ve yaşlı destekleri, bırakın kiraya yetmeyi, mutfak alışverişi için dahi bir şey ifade etmiyor. Sosyal yaşama kazandırılması ve iyi bir yaşam için desteklenmesi gereken yurttaşlarımız, bu destekler ile eve hapsediliyor. Bakımları dahi zora giriyor. Asgari ücret, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun araştırmasına göre açlık sınırının altındayken, engelli ve yurttaşlara sağlanan destek, sıfır kalıyor. Bu yardım tutarları, artık anlamsız kalıyor. Bu desteklerin tutarları bir an önce artırılmalı. Engelli ve yaşlı yurttaşlarımız yaşamlarını daha rahat idame ettirebilmeli.”
“KAÇ KİŞİ FAYDALANIYOR?”
Yazgan, Bakan Göktaş’a şu soruları yöneltti:
“Ülkemizdeki engelli yurttaşların sayısı kaçtır? Engelli ve yaşlı aylıklarından faydalanan kişi sayısı kaçtır? Engelli ve yaşlı destekleri kapsamında yapılan toplam aylık ödeme ne kadardır? Engelli ve yaşlı aylıklarının artırılması konusunda çalışma yürütülmekte midir? Engelli ve yaşlı aylıklarında herhangi bir gerekçe ile kesinti yapılmakta mıdır? Engelli ve yaşlı yurttaşlarımızın sosyal yaşama kazandırılması için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?”
]]>
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “Tüm emekli aylık artışları eşitlenecek” açıklamasıyla ilgili “Bunu müjde olarak sunuyorlar. Ama bu ne bir müjde ne de adalettir. Milyonlarca emekli zaten taban aylık olan 10 bin liraya mahküm edilmiş durumda. Bu sözde müjde denen artış, milyonlarca emekliye hiç uğramayacak çünkü bu ek artışa yapılan ek artışla bile kök aylıkları taban aylığa varamıyor. Emeklilerin bir kısmı yüzde 49,25 artış alırken kök aylığı 6 bin 700 lira ve altında olan emekliler yine yüzde 33,3 artışta kalmış olacak. Adaletsizlik, adaletsizlikle örtülmüyor” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dün TRT Haber özel röportajında, “SSK ve Bağ-Kur emeklilerimizin emekli aylıklarındaki artışı ocak ayı itibarıyla yüzde 49,25’e yükseltiyoruz” dedi. CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Gölge Bakan ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Taşcıer’in açıklamaları şöyle:
“BU MÜJDE DENEN ARTIŞ, MİLYONLARCA EMEKLİYE HİÇ UĞRAMAYACAK ÇÜNKÜ BU EK ARTIŞLA BİLE KÖK AYLIKLARI TABAN AYLIĞA VARAMIYOR”
“AKP Genel Başkanı Erdoğan, 2024’ü ‘Emekliler Yılı’ ilan ettiklerini söylemiş ve açlık sınırının bile fersah fersah uzağında kalan emeklilerin aklıyla alay etmişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan’ın açıklamalarından da görüyoruz ki bu alay eder tavırları devam edecek. Önce 5 bin lira 100’üncü yıl ikramiyesinde, çalışan-çalışmayan emekli diye ayrım yaptılar. Sonra memur emeklisiyle SSK ve Bağ-Kur emeklisi arasında aylık artışlarında ayrım yaptılar. Bakan’ın son açıklamasıyla ‘Tüm emeklilerin aylık artışları eşitlenecek’ deniyor ve bunu da müjde olarak sunuyorlar. Ama bu ne bir müjde ne de adalettir. Milyonlarca emekli zaten taban aylık olan 10 bin liraya mahküm edilmiş durumda. Bu sözde müjde denen artış, milyonlarca emekliye hiç uğramayacak çünkü bu ek artışa yapılan ek artışla bile kök aylıkları taban aylığa varamıyor. Emeklilerin bir kısmı yüzde 49,25 artış alırken kök aylığı 6 bin 700 lira ve altında olan emekliler yine yüzde 33,3 artışta kalmış olacak. Adaletsizlik, adaletsizlikle örtülmüyor.
“BU SİSTEM BAŞTAN AŞAĞI DEĞİŞMEDİĞİ MÜDDETÇE EMEKLİNİN SEFALET HALİ SÜRECEK”
Yüzde 49,25 artış alana da fayda etmiyor. Erdoğan yönetiminin Türkiye’yi bile isteye içine sürüklediği enflasyon ortamında artışlar anlam ifade etmiyor, maaşlar günden güne eriyip gidiyor. Geçtiğimiz ay kök aylığı 7 bin 500 lira olan bir emeklinin bugün alacağı aylık hepi topu 11 bin 194 lira oluyor. Bunun adı mı müjde? AKP iktidarı emeklilik sistemini öylesine bozdu ki yapılan yamanın üzerine yeni yamalar artık tutmuyor. Bu sistem baştan aşağı değişmediği müddetçe emeklinin sefalet hali sürecek. Sistemi bizzat bozanlar, elbette bunu düzeltemezler. Bunu ancak yeni bir iktidar; emekçiden, emekliden, halktan yana olan bir iktidar düzeltebilir, o da CHP’dir.
“VATANDAŞLARIMIZIN HAYATTA KALMAYA ÇALIŞMADIĞI, MUTLULUKLA YAŞADIKLARI BİR TÜRKİYE HAYAL EDİYORUZ”
Biz emeklilik sisteminin topyekün bir değişime ihtiyacı olduğunu söylüyoruz. Emekli aylıklarının ilk aşamada, asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiğini söylüyoruz. Aylık bağlama oranlarının yeniden yükseltilmesini, güncelleme katsayılarının yeniden düzenlenmesini, artışlarda büyümeden de pay verilmesini, 2000 sonrasına intibak düzenlemesinin yapılmasını savunuyoruz. Çok prim ödeyenle az prim ödeyenin en düşük aylıkta buluşturulmadığı adaletli bir sistemi savunuyoruz. CHP olarak biz, yıllarca çalışmış, alın teri dökmüş, bu ülkeye hizmet etmiş insanlarımızın, emekliliklerinde insanca bir yaşam sürebilmelerini, muhtaç olmadan rahat ve huzur içerisinde geçinebilmelerini istiyoruz. Biz vatandaşlarımızın hayatta kalmaya çalışmadığı, mutlulukla yaşadıkları bir Türkiye hayal ediyoruz. Bunu da gerçekleştirmeye son derece kararlıyız.”
]]>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş:
“Sosyal yardım ödemelerinde yapılan artışlarla birlikte yaşlı aylığını 2 bin 348 liradan 3 bin 504 liraya yükseltiyoruz”
“Yüzde 40-69 arası engelli oranına sahip vatandaşlarımızın aylıklarını 1874 liradan 2 bin 797 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli raporu bulunan vatandaşlarımızın aylıklarını 2 bin 811 liradan 4 bin 196 liraya çıkartıyoruz”
“Aylık ortalama 560 bin engelli vatandaşımıza Evde Bakım Yardımı yapıyoruz. Daha önce 5 bin 97 lira olan Evde Bakım Yardımı bu yılın ocak-temmuz dönemi için 7 bin 608 lira olacak”
“SED hizmetinde çocuk başına yapılan ekonomik destek tutarını ortalama 3 bin 571 liradan 5 bin 330 liraya yükselttik”
“Koruyucu ailelere çocuk başına yapılan ödemelerin aylık ortalaması 5 bin 705 liradan 8 bin 895 liraya çıkarıldı”
“Şubat ayından itibaren söz konusu aylık ödemelerini artışlı bir şekilde hak sahiplerinin hesaplarına yatıracağız”
ANKARA – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal hizmet modelleri kapsamındaki yaşlı ve engelli aylıklarıyla birlikte evde bakım yardımı ile sosyal ve ekonomik destek ödemelerinde yüzde 50’ye yakın artışa gidildiğini açıkladı.
Göktaş, yaptığı açıklamada, ocak ayı memur maaş katsayısındaki yeni düzenleme sonrasında sosyal hizmet modelleri kapsamındaki ücretlerde düzenlemeye gidildiğini belirtti.
“Türkiye Yüzyılı”nda tüm toplumu hedefleyen sosyal hizmet ve yardımların kapasitesini ve hizmetlerini iyileştirmeyi hedeflediklerini dile getiren Bakan Göktaş, yeni hizmet modelleri ve alanları geliştirmeye, ortaya çıkacak yeni zorluklara ve risklere çözümler üretmeye devam edeceklerini bildirdi.
Uygulanan sosyal hizmet modelleriyle düşük gelirli birey ve ailelerin ihtiyaçları doğrultusunda desteklendiğini belirten Göktaş, “Sosyal yardım ödemelerinde yapılan artışlarla birlikte yaşlı aylığını 2 bin 348 liradan 3 bin 504 liraya yükseltiyoruz. Buna ek olarak yüzde 40-69 arası engelli oranına sahip vatandaşlarımızın aylıklarını 1874 liradan 2 bin 797 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli raporu bulunan vatandaşlarımızın aylıklarını da 2 bin 811 liradan 4 bin 196 liraya çıkartıyoruz” diye konuştu.
Bakan Göktaş, 18 yaş altı engelli yakını olan vatandaşlara ödenen engelli yakını aylığının da 1.874 liradan 2 bin 797 TL’ye yükseldiğini ifade etti.
Geçen sene 116,2 milyar lira “Evde Bakım Yardımı”
Engellilerin kendi sosyal çevrelerinden ayrılmadan, aileleri ve yakınlarıyla birlikte yaşayarak aile birliğinin korunmasının ve güçlenmesinin önemine vurgu yapan Göktaş, bu kapsamda Evde Bakım Yardımı uygulamasını hayata geçirdiklerini hatırlattı.
Geçen sene toplam 116,2 milyar lira “Evde Bakım Yardımı” yaptıklarını dile getiren Bakan Göktaş, “Aylık ortalama 560 bin engelli vatandaşımıza Evde Bakım Yardımı yapıyoruz. Bu yılın ocak-temmuz dönemi için Evde Bakım Yardımı’nı 5 bin 97 liradan 7 bin 608 liraya çıkardık” dedi.
Çocukların, öncelikle aile yanında desteklenmesi ilkesini esas aldıklarını vurgulayan Göktaş, ihtiyaç sahibi ailelere çocukları için Sosyal ve Ekonomik Destek hizmeti sunduklarını belirtti.
SED’e yönelik ekonomik destek tutarlarında da düzenlemeye gidildiğini vurgulayan Göktaş, “SED hizmetinde çocuk başına yapılan ekonomik destek tutarını ortalama 3 bin 571 liradan 5 bin 330 liraya yükselttik. Ayrıca koruyucu ailelere çocuk başına yapılan ödemelerin aylık ortalaması da 5 bin 705 liradan 8 bin 895 liraya çıkartıyoruz” diye konuştu.
“Hiçbir ayrım yok”
Bireyin, ailenin ve toplumsal değerlerin korunmasına, güçlendirilmesine ve geliştirilmesine yönelik bütüncül ve adil sosyal hizmet modelleri uygulamaya devam edeceklerini dile getiren Göktaş, şunları söyledi:
“Vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yapmadan eşit ve adil hizmet prensibiyle toplumun tüm kesimlerine arz odaklı ve erişilebilir hizmet ağımız ile ulaşıyoruz. Dezavantajlı durumdaki bireyleri çeşitli hizmet ve sosyal yardım modelleri ile destekliyoruz. Yapılan yeni düzenleme sonrasında şubat ayından itibaren sosyal yardım programlarımızın aylık ödemelerini artışlı bir şekilde hak sahiplerinin hesaplarına yatıracağız.”
]]>