Bartın Üniversitesi Ar-Ge proje pazarı kapanış etkinliğine, Bakan Tunç’un yanısıra TAİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, protokol üyeleri ve öğrenciler katıldı.

‘DÜNYANIN GENÇ BEYİNLERE İHTİYACI VAR’
Kapanış etkinliğinde konuşma yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Dördüncü sanayi devrimiyle birlikte dijital teknolojiler, üretim süreçlerinden günlük yaşamımıza kadar neredeyse hayatın her alanında büyük bir dönüşüme sebep olmuştur. Bu dönüşüm, ülkelerin milli güvenliklerini doğrudan etkileyen bir unsur olarak hükümetleri yeni stratejiler geliştirmeye mecbur bırakmıştır. Ülkelerin bağımsızlık ve milli güvenliklerini korumaya yönelik geliştirdikleri bu stratejilerin temelinde savunma sanayi yer almaktadır. Savunma sanayi, bir ülkenin bağımsız hareket etme kabiliyetini ve ulusal çıkarlarını koruması için hayati öneme sahiptir. Dışa bağımlılığı azaltan en önemli etkendir. Günümüzde güçlü ve donanımlı bir savunma sanayi envanterine ve endüstrisine sahip olmayan bir ülkenin küresel arenada söz sahibi olması mümkün değildir. Bölgemizde ve dünyada yaşanan son gelişmeler de bize bu gerçeği çok net bir şekilde göstermektedir.

Türkiye bugün savunma sanayinde hepimizin gurur duyduğu, iftihar ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Bu noktaya ulaşmamız, dünden bugüne kolay olmadı. Ülkemiz bu konuda geçmişte dezavantajlı bir konumdaydı. Bu dezavantaj hem terörle mücadelede hem de ulusal çıkarlarımızın gerektirdiği önemli adımları atma noktasında elimizi, ayağımızı bağlayan bir faktör olarak hep karşımıza çıkmıştır. Ülkemizi savunma sanayinde dışa bağımlı bir ülke olmaktan çıkardık. Kendi savunma sanayi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna yükselttik. Bugün Türkiye, sahip olduğu savunma sanayi kabiliyetleriyle, küresel güç dengesinde aktif rol oynayan, söz sahibi bir ülkedir. Bu bir anda gerçekleşmedi, bu bir süreçti ve bu süreçte ASELSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve ROKETSAN gibi önemli savunma sanayi kuruluşları kuruldu ve desteklendi. 2004 yılında Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısıyla belirlenen yerlilik ve millilik politikası bu sürece çok önemli katkılar sağladı. Tüm bu gelişmeler sayesinde ülkemizin savunma sanayinde sahip olduğu yerlilik oranı yüzde 20’lerden yüzde 80’lere yükseldi. Türkiye bugün kendi savaş gemisini tasarlayıp inşa edebilen 10 ülke arasında yer alıyor. İHA / SİHA üretiminde dünya çapında aranan ülke konumunda. Ülkemizin bu konuma sahip olması elbette bir kararlılığın, bir azmin, bir iradenin eseridir. Bu kararlılığı, bu azmi, bu iradeyi gösteren, ülkemizi “Tam Bağımsız, Güçlü Türkiye” hedefine her geçen gün daha da yaklaştıran lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizi teknolojik atılım ve kalkınma hedeflerine ulaştırmak için 22 yılda çığır açan adımlar attık. Bu mücadelemiz bugün de aynı kararlılıkla devam etmektedir.


Bu mücadelede en çok genç beyinlerimize güveniyoruz. Gençlerimizin, üretici akıllarıyla, yenilikçi fikir ve projeleriyle bu mücadeleyi çok daha ileri noktalara taşıyacaklarına inanıyoruz. Eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma kadar çok geniş bir yelpazede ülkemizin geleceği de teknoloji yolculuğu da gençlerimize emanettir. Gençlerimizin geleceğe dair hayalleri, ufukları, fikirleri ülkemizin teknolojik bağımsızlığının garantisidir. Bugün kod yazan gençlerimiz yarın o kodlarla tarih yazacaklar. Bugün roket tasarımı yapan gençlerimiz, yarın o roketlerle istikbalimizi güvence altına alacaklar, dünyaya yeniden barış getirecekler, acılara son verip, mazlum coğrafyalarda akan gözyaşlarını dindirecekler. Bugün geliştirdikleri yapay zekâ ile gelecekte ülkemizi teknoloji alanında söz sahibi yapacaklar. Teknolojiyi insanlığın huzur ve refahı için kullanacaklar. Dünyamızın, insanlığın, teknolojiyi erdemle, ahlakla, adaletle buluşturacak genç beyinlere ihtiyacı var, işte o beyinler sizlersiniz” dedi.

“TERÖR UZANTILARINA DESTEK VERMEK SUÇTUR”
TUSAŞ saldırısına değinen Bakan Tunç, Türkiye’nin teknolojide tam bağımsız bir ülke olma idealine savunma sanayi alanındaki yükselişine engel olunamayacağının altını çizerek, “Terörle mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Terörün insanımızın huzuruna güvenliğine kastetmesine kimse göz yummamalı, hangi gerekçe olursa olsun, hiç kimse şiddeti teşvik eden unsurlara uzantılarına kesinlikle sıcak bakmamalıdır. Dünyanın hiçbir hukuk devletinde terör, şiddet, şiddete teşvik olması asla kabul edilmez, sineye çekilmez, görmezden gelinemez. Bu bizim Anayasamızda da İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nde de, Birleşmiş Milletler Medeni Haklar Siyasi Haklar Sözleşmesi’nde de böyledir. Terörü hukuk devleti kabul etmez, terörü destekleyeni hukuk devleti kabul etmez. Demokratik bir hukuk devletinde şiddeti teşvik, şiddeti savunma, şiddet yoluyla bir yere gelmeyi demokratik hukuk devleti kabul etmez. Şiddet suçtur, şiddeti teşvik suçtur, terör uzantılarına destek vermek suçtur ve bu bütün dünyadaki demokratik ülkelerde böyledir. Şiddeti destekleyeni yargı önüne çıkarırlar ve yargı onlardan hesap sorar. Bugün de yargımızın şiddeti teşvik edenlerle teröre bulaşanlarla ilgili yaptığı soruşturmaları eleştirmek ve bu konuda yetkili olan yargı mensuplarımızı, Cumhuriyet savcılarımızı adeta tehdit eder vaziyette birtakım konuşmalar yapmak hiç kimseye yakışmaz. Eğer demokratik, hukuk devletine tarafsız ve bağımsız yargıya inanıyoruz derseniz, bunu yapmayacaksınız, o soruşturmaların sonucunu bekleyeceksiniz. O nedenle terörle mücadeledeki kararlılığımızı topyekün birlik ve beraberliğimizi koruyarak, savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Daha sonra Bartın Üniversitesi 7. Uluslararası Ar-Ge proje pazarında derece elde eden projelere ödülleri verildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Denetimde menşei belli olmayan 718 kilo sucuğun satışa sunulduğu tespit edildi.

İşletmeciye 29 bin 235 TL para cezası kesilirken sucuklara el konuldu.

El konulan sucuklar ise imha edilmek üzere zabıta ekiplerine teslim edildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz, seçildikten sonraki bölgede yürütülen çalışma ve gerçekleştirilen hizmetler hakkında değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantının açılış konuşmasını yapan AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan, konuşmasında yerel seçimleri hatırlatarak, seçilen tüm belediye başkanlarına başarı diledi. Arslan, seçim yarışı geride bıraktıklarını hatırlatarak, “Bartın seçmeni, Bartın’ın merkezinde, ilçelerinde ve beldelerinde verdiği kararlarla yeni bir dönem başlattı. Bu dönemin Bartın’ın merkezi, beldeleri, ilçeleri ve tüm Türkiyemiz için hayırlı olsun. Bartın bizim ortak paydamız. Bartın’ımızın menfaati olacak her şeyde, biz teşkilatımız, milletvekilimizle birlikte evet demeye hazırız. Tüm seçilen belediye başkanlarına başarılar diliyorum. Siyasette muhalefet etmek de vardır. Bartın’ın hayrına olacak her işin, projenin yanında olmak istiyoruz. O minvalde hareket edeceğiz” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu’ya tepki göstererek konuşmasını tamamlayan Arslan, kendisinden sonra mikrofonu bırakacağı AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz’ı anons etmek istedi. Dili sürçen Arslan, “Şimdi sözü, sayın milletvekilimiz Yılmaz” diyerek, 27. Dönem Milletvekili ve şu anki Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un ismini anons etti. Hatasının farkına varan ve duraksayan Arslan, salondakilerin kahkaha atması üzerine ise gülmekten kendisini alıkoyamadı. Arslan, “Buraya çıkmadan önce Sayın Bakanımız ile telefonla aradı. Çok selamları var. Onu da ifade edeyim. Şimdi sözü sayın milletvekilim Yusuf Aldatmaz beye veriyorum” dedi.
Milletvekili Yusuf Aldatmaz ise, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 16 yıl boyunca milletvekilliği yaptığını hatırlatarak konuşmasına başladı.
Yapay zeka ile sel simülasyonu oluşturuldu
Aldatmaz, yaklaşık 1 yıl önce milletvekili seçildiğini ifade ederek, tüm bakanlıkların, belediyelerin bölgeye yaptığı, devam eden ve yapacağı yatırım ve hizmetler hakkında bilgiler verdi. Aldatmaz, Bartın Irmağı’nın yol açtığı sel ve taşkınların önüne geçilmesini öngören ıslah projesini anlattı. Aldatmaz, yapımı devam eden ve eleştirilere neden olan cam duvarın da yer aldığı Bartın Irmağı ıslah projesi hakkında sorulara ve eleştirilere de cevap verdi. Bartın’da 500 yılda meydana gelen sel felaketlerinde tespit edilebilen yağış miktarı, su seviyesi, debisi, etkilediği alan, hasar gibi elde edilen verilerin bilgisayara girilmesi ile yapay zeka tarafından 2 boyutlu hidrodinamik model ortaya çıkarıldığını kaydeden Aldatmaz, ortaya çıkan verilerin gerçek, güncel verilerle örtüştüğünü de ifade etti.
Sel kapanları, baraj ve ırmak kenarlarındaki bariyerlerin de yer aldığı projenin hayata geçirilmeden önceki yani ırmağın şuan ki mevcut durumunda sel olması halinde ortaya çıkacak görüntüleri simülasyon ile gazetecilere gösteren Aldatmaz, oluşacak hasarlar ve tespit tahminlerini de anlattı. Aldatmaz, yapımına başlanan bariyerlerin tamamlanmasının ardından ise aşırı yağışlarda ortaya çıkacak simülasyon görüntülerini de izletti. Aldatmaz, hazırlanan model görüntülerine göre projenin tamamlanması ile Bartın’ın selden kurtulacağına dikkat çekerek, proje ile yapılacak çalışmalar hakkında detaylı teknik bilgi ve verileri de paylaştı. Projenin Bartın’da seli önleme projesi olduğuna vurgu yapan Milletvekili Aldatmaz, detaylı sunumun sonunda yaptığı konuşmada ise, “Bu proje Bartın ırmağının 40 metre olan yatağının, sel geldiğinde 90 metreye çıkartma projesidir. Bartın ırmağına zarar vermeden sel sularının şehir içerisine girmesini önleme projesidir. Örnekleri Avrupa’da vardır. Türkiye’de Bartın ırmağının benzeri yoktur, Bartın sellerine özgün başka bir ırmak da yoktur. Belki Türkiye’de ilk olacaktır. Bu proje Bartın için ilk olacaktır” dedi. – BARTIN
]]>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ilk olarak Bartın’ın tarihi, turistik kenti Amasra ilçesinde gerçekleştirilen Sevgi Yürüyüşüne katıldı. AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, AK Parti ve MHP’li yönetici ve vatandaşların da katıldığı yürüyüşte, esnaf ve ilçe halkına karanfil dağıttı. Yürüyüş esnasında ise bir vatandaş tarafından Bakan Tunç’a adının yazılı olduğu bir kemençe hediye edildi. Bir süre kemençeyi inceleyen Tunç, mini bir kemençe konseri vermek istedi. İlk kez kemençe kullanan Tunç, büyük bir gayret ile kemençe çalmaya çalıştı. Yürüyüşe katılanlar ise alkışlayarak Bakan Tunç’a destek verdi.
Milletvekili Aldatmaz ise, “Beraber yürüdük biz yollarda” diyerek kemençe çalmaya çalışan Bakan Tunç’a destek oldu. Amasra’nın tarihi kale bölgesine de çıkan Bakan Tunç ve beraberindekiler burada ise ilçenin eşsiz güzelliklerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Bakan Tunç, “Amasra’yı ne kadar sevdiğinizi bu birlik ve beraberliğinizden anlıyoruz. Biz Amasra’yı çok seviyoruz. Amasra Fatih Sultan Mehmet’in emaneti” dedi.
Başarılı bir seçim dönemi geçmesi temennisinde bulunan Bakan Tunç, 2Seçimler demokrasi şöleni. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi yine yarın da inşallah ülkemiz çok başarılı bir seçimi gerçekleştirecektir’ ifadelerini kullandı.
Seçim yasakları uyarısı
Bakan Tunç, Amasralılara saat 18.00’den sonra seçim propaganda yasaklarının başladığını hatırlatarak, şu uyarılarda bulundu:
“Birazdan biz Bartın’a sevgi yürüyüşüne katılmaya gideceğiz. Sizler saat 18.00’e kadar propaganda yapabilirsiniz. Propaganda serbestisi var. Saat 18.00’e kadar eşinizi, dostunuzu ziyaret edebilirsiniz. Saat 18.00’den sonra da telefon görüşmesi yasak değil. Telefonlarınızla, bütün komşularınızı arayabilirsiniz. Adalet Bakanımız, Amasralı komşumuzun size selamı var, bu kez böyle yapmamız gerekiyor. Bu kez Amasramıza altın çağ yaşatmamız gerekiyor diyeceğiz. ve Amasralı da pişman olmayacak.”
Milletvekili katılımcıları coşturdu
Ardından Bartın’a geçen Bakan Tunç, Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’na destek için düzenlenen Sevgi Yürüyüşü’ne katıldı. Bakan Tunç, Başkan Fırıncıoğlu ile birlikte vatandaşlara ve esnafa karanfil dağıttı.
Belediye Başkanı Fırıncıoğlu, “Ben hayal görmedim. 1 yıldır bu gücü arkamda hissettim. Bir senelik başarılı dönemimden sonra belediye başkanı olsam ne olurdu, olmasam ne olurdu. Ama Bartın kararını verdi. Büyüklerim de aday gösterdi. Bana da bir tek çalışmak düşer” dedi.
Seçim yasakları esprisi güldürdü
Bakan Tunç, konuşması esnasında mikrofon pili bitince seçim yasakları ile ilgili espri yaptı. Tunç’un “Mikrofon bitti, seçim yasakları mı başladı” esprisi alandakileri güldürdü.
Bakan Tunç, Bartın’da tam anlamda ittifakı sağladıklarını belirterek, “Bartın’ımızda Cumhur İttifakı olarak Türkiye’ye örnek bir birlikteliği gerçekleştirdik. Gerçek belediyecilik, proje üretir. Ürettiği projeleri milletvekiline ve bakana ulaştırır ve gerçekleşmesi için çalışır. Bu avantaj, Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’nda var. Milletvekili, bakanı, Cumhurbaşkanı var. Genel Başkanlarımız var. Olmayan ne var. Milletvekili, bakanı, Cumhurbaşkanı, üçü bir arada olsun, Bartın güçlü olsun inşallah. Bartın’ımızda tam ittifak sağladık, tam. Bu birlikteliği seçimden sonra inşallah, eser ve hizmet siyasetine dönüştüreceğiz” şeklinde konuştu
Herkesi oy kullanmaya davet eden Tunç, sandık esprisi de yaptı. Tunç, konuşmasında, “Sandıklar patlasın dediler ama bir dahaki seçimde yeniden kullanırız. Sonuna kadar, tam dolduralım. İnşallah akşam da erken saatte, Türkiye’nin seçim sonuçları belli olan ilk ili Bartın olsun, Belediye Başkanı Fahri Fırıncıoğlu olsun” diye konuştu.
Bakan Tunç ve beraberindekiler, bir süre daha karanfil dağıtarak alandan ayrıldı – BARTIN
]]>Seçime sayılı günler kala çalışmalarına yoğunluk veren adaylardan Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, yürüttüğü seçim çalışmalarında mahalle mahalle, kapı kapı dolaşarak, görev süresindeki 1 yıl içerisinde yaptığı hizmetleri ve seçilmesi halinde hayata geçireceği projeleri anlatıyor. Miting, ev toplantıları ve sokak buluşmalarıyla her anını Bartınlılarla birlikte geçiren Başkan Fırıncıoğlu, seçim propagandasında yer alan sloganları da ile de dikkat çekiyor. Başkan Fırıncıoğlu’nun sık kullandığı sloganlar arasında, “Bartın Bizim, Türkiye Hepimizin”, “Herkes İçin Herkese Göre Belediye”, “Ben Sizinle Seçime Değil Ölüme Giderim”, “Birliğin Gücüyle”, “Birliğin Gücü Fırıncıoğlu Sözü” ve “Birlikte Başaracağız” ifadeleri yer alıyor.
Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, çalışkanlık, samimiyet, mütevazilik ve kibarlık gibi kendine has özellikleri ile de insanların gönlünde taht kuran Başkan Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, her toplantı ve programlardaki konuşmasında yaptığı “Allah cebinizden parayı, yüzünüzden gülücüğü ve evinizden huzuru eksik etmesin” duası da Bartınlılar arasında viral oluyor.
Vaat ettiği projelerde yok yok
Başkan Fırıncıoğlu, son olarak Aladağ Mahallesinde yaptığı konuşmada 7’den 70’e toplumun her kesimini düşünerek, yeni dönem için 35 proje hazırladıklarını kaydetti. Fırıncıoğlu, projelerin arasında Yeni trafik Master Planı, Cumhuriyet Meydanı yenileme, Bartın belediyesi Sosyal tesisi, Yaşam Merkezi, İnkumu Tatil Beldesi yol ve turizm projesi, Seyir terası, yeni mahallere doğalgaz, alt yapı hizmetleri, sokak iyileştirme, kongre ve nikah salonu, spor kompleksi, bilim, teknoloji merkezi, bisiklet ve yürüyüş yolu, dijital turizm tanıtım ofisi, Yalı boyu doğa turizmi proje düzenlemesi, mesire alanı projesi, Küçük ve orta ölçekli sanayi sitesi, ilave revizyon imar planı, çeşme sularını rehabilite etme, su hattı yenileme ve arıtma tesisi, tramvay, bartın kart, sokak havyanları için barınak, evcil hayvanlar için oyun park, öğrencilere, emeklilere ve kiracılara su faturası indirimi, organik ürünler semt pazarı, çamur kurutma tesisi, trafik eğitim parkuru, evde bakım himeti, engelsiz kafe projesi, depreme dirençli şehir planları, amatör spor kulüplerine destek gibi büyük projeleri hayata geçirmek istediklerini ifade etti.
Başkan Adayı Fırıncıoğlu, şu ifadeleri kullandı; “Cumhur İttifakı’nın Bartın Belediye Başkan Adayı olarak burada bulunmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. 24 sene boyunca Belediye Meclis Üyesi olarak bir fiil izledim. Bu sürecin sonunda da 22 Mart 2023 tarihinden bu yana Bartın Belediye Başkanlığı görevini sürdürüyorum. Allah bize bu görevi nasip etti. Biz de elhamdülillah bize inanan, bize güvenen, bizimle beraber yol yürüyen dostlarımızın başını bir gün olsun eğdirmeden çalışmalarımızı sürdürdük.
“Eser Siyaseti Yapacağız”
Şimdi önümüzde yeni bir süreç var. Sizler bir karar vereceksiniz. İnşallah yeni dönemde de teveccüh göstermeniz halinde şehrimizin büyük sorunlarını hükümetimizin de desteğiyle el birliğiyle aşacağız. Yeni dönemde Saygıdeğer Genel Başkanlarımızın, Sayın Adalet Bakanımızın ve Sayın Milletvekilimizin destekleriyle “eser siyaseti” yapacağız. Vizyon projeleri şehrimiz için el birliğiyle hayata geçireceğiz. Bana güvenin. Bu güveninizi boşa çıkarmayacağım. Rabbim bu güzel birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Allah cebinizden parayı, yüzünüzden gülücüğü ve evinizden huzuru eksik etmesin” diye konuştu. – BARTIN
]]>Bartın Belediyesince Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen iftar programına katılan Tunç, burada yaptığı konuşmada, hükümet olarak 22 yıldan bu yana önemli eserler kazandırdıkları kentin üniversite şehri olma yolunda hızla ilerlediğini söyledi.
Bartın’ın tünelleri, barajları, okulları, organize sanayi bölgesindeki yeni fabrikalarıyla gelişmesini, kalkınmasını sürdürdüğünü belirten Tunç, 31 Mart yerel seçimlerinde Bartın’da Cumhur İttifakı olarak seçime girildiğini anımsattı.
Tunç, birliğin gücüyle Bartın’ın kazanmasını hep beraber sağlayacaklarını anlatarak, “Adayımız Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu. Tabii babası Davut Fırıncıoğlu da yıllarca burada belediye başkanlığı yapmış. Bartın’ımızda belediyecilik hizmetleri noktasında onun projelerinin bir bir hayata geçmesi ve Bartın’ın güzel eserlere kavuşması konusunda hep ona destek olacağız. Burada hükümet belediye uyumunu tam şekilde sağladık. Bartın’ımızda Cumhur İttifakı’nın tam bir kardeşliği var. İnşallah bu sinerji Bartın’ımıza değer katacak, yatırımları da beraberinde getirecek.” diye konuştu.
İktidarları döneminde eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adaletten güvenliğe varıncaya kadar her alanda insanı güçlendirmek için çalıştıklarını aktaran Tunç, Türkiye’nin enerjide bağımsız, savunma sanayinde güçlü, teröre ve dış tehditlere karşı dirayetli ülke olarak yoluna devam edeceğini vurguladı.
Bakan Tunç, terörün her türlüsünün kökünü kazıyıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini, çocukları, gençleri huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmaya devam edeceklerine değinerek, “Dünyada da adaleti, hakkaniyeti savunmaya, dengeli dış politikamızla Türkiye eksenini kurmaya devam edeceğiz. Mazlumun hakkını, Filistinli mazlumları savunmaya devam edeceğiz. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ demeye devam edeceğiz. Dünyada insan haklarının savunucusu bir ülke olarak öne çıkmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Temel hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri birer birer kaldırdıklarını ve ülkenin demokrasi standardını yükselttiklerini belirten Tunç, şöyle devam etti:
“Darbelere, muhtıralara karşı daha dirençli olmasının yolunu açtık. Gerçekleştirdiğimiz o büyük reformlarla, Anayasa değişiklikleriyle, sizlerin verdiği ‘evet’ oylarıyla bu reformlar hayata geçti ve bugün Türkiye her zamankinden demokrasisi ve cumhuriyeti daha güçlü bir ülke. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerek de büyük reform yaptık. Krizler üreten, koalisyonlar üreten, siyasi krizlerden ekonomik krizlere, ekonomik krizlerden anarşiye, oradan vesayetçi darbeci anlayışların üretilmesine yol açan, teröre yol açan o darbeci anlayışı yeşerten, doksanlı yıllarda bu ülkeye büyük sıkıntılar çektiren, 1,5 yılda bir hükümetlerin değiştiği o krizler üreten sistemi geride bıraktık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle ‘Türkiye Yüzyılı’nın inşasına başladık, temellerini attık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı inşallah dünyada ‘Türkiye Yüzyılı’ olacak. Bundan hiç şüpheniz olmasın.”
Tunç, Bartın’ın son seçimde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüzde 60’ın üzerinde destek verdiğini anımsatarak, gece gündüz çalışarak eser üstüne eser kazandırmaya devam edeceklerini, 31 Mart’ta seçmenlerin vereceği kararla gerçek belediyecilik hizmetlerinin artarak devam edeceğine inandıklarını dile getirdi.
Daha sonra AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın MHP’den Belediye Başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, AK Parti İl Başkanı Yaşar Arslan, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik, MHP MYK Üyesi Cemal Akın da birer konuşma yaptı.
Bakan Tunç, programın ardından vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
]]>IPA II Çerçeve Anlaşması (katılım öncesi mali yardımlar için imzalanan anlaşma) kapsamında 3 yıl önce hazırlanan “İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri: Bartın’da Taşkın ve Su Kıtlığı Risklerinin Azaltılması Projesi”nin 2023 yılı sonu itibarıyla kabul edilmesinin ardından uygulama çalışmalarına başlandı.
BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ercan Gemici’nin yürütücülüğünü yaptığı proje kapsamında uygulanacak yeni tedbirlerle sel, taşkın ve kuraklık riskinin azaltılması hedefleniyor.
Yaklaşık 18 ayda tamamlanması planlanan projede Bartın Çayı Havzası için erken uyarı sistemi geliştirilecek, iklim değişikliği uyum stratejileri üretmek için haritalama ve planlama çalışmaları yapılacak, taşkın sularının geçici olarak depolanabileceği alanlar haritalanıp su geciktirme planları hazırlanacak.
Haritalandırma işlemlerinde elde edilecek verilere göre havzanın belirli noktalarına kurulacak sensörlerden oluşan istasyon ağı, erken uyarı sistemi kapsamında su seviyesi ile toprağın emme kapasitesini ölçecek.
Bartın Valiliği İl Özel İdaresi ve belediyenin de ortakları arasında yer aldığı projede iklim değişikliği konusunda farkındalık eğitimleri de düzenlenecek.
“Proje iklim değişikliğiyle mücadele stratejilerine yeni bir soluk getirecek”
BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, AA muhabirine, Bartın özelinde bölgenin ve ülkenin iklim değişikliğiyle mücadele stratejilerine yeni soluk getirecek önemli bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
Uluslararası raporlarda, geçmiş yüzyılda sıcaklıkların bir derece civarında arttığına, bu artışın gelecekte de hızlanarak devam edebileceğine dair çeşitli bildirimler ve senaryoların olduğuna işaret eden Uzun, bu açıdan bakıldığında iklim değişikliğine dayanım, uyum ve dirençli şehirler kavramının son dönemde tüm dünyanın gündeminde yer aldığını kaydetti.
Bartın’da özellikle son dönemde iklim değişikliğinin etkisiyle de ilişkilendirilebilecek afet ve taşkınlar ile zaman zaman kuraklık yaşandığına vurgu yapan Uzun, şöyle devam etti:
“Bartın sel, taşkın gibi üzücü olaylarla anılan illerimizden biri. Aslında projenin doğuş sebeplerinden biri de bu. Yani hem dünyadaki gelişmeler hem de Bartın özelinde ‘Bununla ilgili ne yapabilir?’ düşüncesinden hareketle mekatronikten elektroniğe, orman mühendisliğinden peyzaj mimarlığına, inşaat mühendisliğinden bilgisayar mühendisliğine kadar pek çok disiplinden uzman arkadaşlarımızın bir araya gelmesiyle oluşturulan bir proje. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın uhdesinde, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğümüzün destekleri, teşvikleriyle onların uhdesinde yürütülen bir proje. 2023 yılı sonu itibarıyla projenin kabul edildiği haberini almamızla beraber hızlı bir şekilde çalışmalarımıza başladık.”
Küresel iklim değişikliğiyle ülkenin de yakın gelecekte daha sıcak, daha kurak ve yağışlar açısından daha belirsiz bir iklim yapısına sahip olacağını göz önünde bulundurarak olası etkileri azaltacak çalışmalar yürüttüklerini anlatan Uzun, projenin iklim değişikliği konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalara da katkı mahiyetinde olacağını sözlerine ekledi.
“Yağmur suyunu hem kayıp hem de risk olmaktan çıkarıp faydaya dönüştürmeyi hedefliyoruz”
Proje yürütücüsü Ercan Gemici de ülkede iklim değişikliğine bağlı düzensiz yağışlar görüldüğünü, özellikle son yıllarda Bartın’da da taşkın, sel ve kuraklık yaşandığını söyledi.
Bu afetlere karşı önlem alma düşüncesiyle proje hazırladıklarını dile getiren Gemici, şu bilgileri verdi:
“Bu kapsamda 4 aktivite belirledik. Bu 4 aktiviteden en önemlisi taşkın erken uyarı sisteminin geliştirilmesi. Taşkın vakalarına karşı önceden önlem alabilmek amacıyla Bartın Çayı Havzası’na sensörlerden oluşan istasyon ağı donatmayı planlıyoruz. Yine taşkın sularının geçici olarak depolanabileceği alanların haritalanarak su geciktirme planları hazırlanacak. Projemizde su kıtlığının etkilerini azaltabilmek amacıyla yeşil çatı ve yağmur suyu toplama uygulamaları da yer alıyor. Bunun pilot örneği de üniversitemiz yerleşkesinde yer alan yapay göldür.
Binalarımızın çatısından akan yağmur suyunu kanallar yardımıyla gölde topluyoruz. Bunu daha büyük ölçekli düşündüğümüzde yağmur suyunun ırmak yoluyla hem denize karışması önlenecek ki bu gölle ördeklerin yüzdüğü, balıkların yetiştiği rekreasyon alanıyla bir değer elde edilmiş olacak hem de yağışın getirdiği akıntıyı kendi haline bırakmayıp taşkın veya sel riskinin azaltılması sağlanmış olacak. Bununla ilgili Avrupa’da da birçok örnek uygulamalar mevcut. Yağmur suyunu hem kayıp hem de risk olmaktan çıkarıp faydaya da dönüştürmeyi hedefliyoruz.”
Gemici, projede yer alan temel aktiviteler arasında taşkın ve kuraklıktan etkilenmesi muhtemel yöre halkına yönelik farkındalık eğitimleri ve faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin bulunduğunu kaydetti.
]]>Bartın Tarım İl Müdürlüğü yerleşkesinde Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi Tohum ve Sera Örtüsü Temini Programı çerçevesinde aralarında kadınların da bulunduğu 10 çiftçiye ata tohumu ve sera örtüsü dağıtıldı. Programa katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ata tohumu kullanımın yasaklandığı iddialarına cevap verdi. Sertifakalı tohum kullanımı konusundaki ısrarlı tutumun yanlış anlaşıldığını belirten Bakan Yumaklı, “Birçok konuda olduğu gibi gıda arz güvenliğini sağlamak da birinci önceliğimiz olmak durumunda. Çünkü eğer tohumunuz yoksa siz üretimi başlatamazsınız. Savunma sanayiinde, teknolojide ya da diğer sektörlerde olduğu gibi tohumda da istikbalinize dönük taahhütlerinizi yerine getirmek istiyorsanız bağımsız olmak durumundasınız. Türkiye, bu konuda dünyada ilk 10 ülke arasında. Genelde doğru bilinen yanlışlar vardır. Bu da onlardan bir tanesi. Türkiye’de üretilen yerli ve milli tohumlarımız var. Kullanılan tohumların yani yüz birimlik tohumun 97 birimi bu ülkenin topraklarında üretiliyor. Tohumlarla alakalı çok araştırma geliştirme yapan kurumlarımız var. Ama aynı zamanda son dönemde özel sektörün de ciddi bir başarısı var. Tohumlarla ilgili söyleyebileceğimiz diğer önemli şeylerden bir tanesi de bunların sertifikalı tohum olması. Bu konudaki ısrarımız zaman zaman yanlış anlaşılıyor ve ata tohumlarının yasaklandığıyla ilgili zaman zaman tezviratlarda bulunuluyor. Bu doğru değil arkadaşlar” dedi.
Bakan Yumaklı, 37 çeşit tohumun koruma altında bulunduğunu vurgulayarak, “Bizler 37 çeşit ata tohumumuzu gen bankamızda koruma altına aldık. Bunlar sertifikalı tohumlar. Sertifikalı demek, siz hangi ürün olduğunu bilirsiniz. Herhangi bir hastalık taşıyıp taşımadığını bilirsiniz. Ne kadar verim vereceğini bilirsiniz. Dolayısıyla bizim tarımsal üretimimizi garanti altına almanın yollarından bir tanesi de kullanacağımız tohumların sertifikalı olması” ifadelerini kullandı.
Ata tohumları 117 ülkeye ihraç ediliyor
Ata tohumlarının 117 ülkeye ihraç edildiğini ifade eden Bakan Yumaklı, “Türkiye’deki kullanılan sertifikalı tohumların yaklaşık yüzde 40’ı Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğümüzün üretmiş olduğu tohumlardan oluşuyor. Yaklaşık 117 ülkeye de hem bunlar hem de özel sektörümüzün üretmiş olduğu tohumlar ihraç ediliyor. Anadolu kadını değerli kardeşlerim. Tohumdan çatala bu üretimin her tarafında. Yani kimi zaman hepimiz biliriz, böyle bezlere koyup sandıklarda saklanan tohumlar vardı. O dönemin şartlarına göre bizim şimdi gen bankasında yaptığımız o saklamayı, onlar o dönemlerde bu şekilde yaparlardı. Ama şimdi artık bunlar ülkenin kullanımına birer birer çıkmış oluyor. Biz de bunları destekliyoruz bütün ülke çapında. Ata tohumlarımızı sertifikalandırıp, topraklarımızla buluşturuyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin bitki florasına iki yeni bitki katıldı
Yumaklı, Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğine Bartın’da yetişen iki yeni bitki türünün de eklendiğini ifade ederek, “Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğine sahip bir ülke olduğunu biliyoruz. Ulusal biyolojik çeşitlilik, envanter ve izleme projemiz var. Bu kapsamda 12 bin 140 türü kayıt altına almış durumdayız. Avrupa’daki toplam bütün ülkelerin biyoçeşitliliği, bitki çeşitliliği rakamları 12 binler civarında. Sadece bizim ülkemizde ise 12 bin 141 adet. Bu da bizim zenginliğimizi gösteriyor. Buradan Türkiye florasına iki yeni bitki katıldığının da müjdesini vermek istiyorum. Çünkü Bartın gibi yeşilin, doğanın, her türlü zenginliğin olduğu bir yerde biyoçeşitlilik zenginliğinin olmaması düşünülemezdi. Doğa Koruma Milli Parklardaki arkadaşlarımızın izleme çalışması ile ‘büsür otu’ ve ‘boynu altınasa’ bitkilerini biyoçeşitlilik listemize dahil etmiş olduk. Böylece 12 bin 141 adedi 12 bin 143’e çıkarmış olduk. Bartın’dan da bunun müjdesini bütün Türkiye’ye vermiş olalım. Bu çok basit bir konuymuş gibi düşünülebilir. Ancak devam etmesi gereken bir biyoçeşitlilik zenginliğinin ikisinin de Bartın’da olmuş olması en azından bizler açısından son derece mutluluk verici. Ben bu vesileyle tekrar 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Bu tohumları alacak, sera naylonlarını alacak, malzemelerini alacak olan çiftçilerimize bol bereketli ürünler diliyorum” diye konuştu. – BARTIN
]]>Ziyaretler ve incelemelerde bulunmak üzere Bartın’a gelen Yumaklı, Valiliği ziyaret ederek Vali Nurtaç Arslan’dan çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
Daha sonra Bartın Belediyesine geçerek Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile görüşen Yumaklı, ardından Devlet Su İşlerinin Bartın Irmağı ve yan kolları ıslahı çalışma alanında incelemelerde bulundu.
Bakan Yumaklı, her geçen yıl bir önceki yıla göre taşkının etkilerini azaltıcı yapılar inşa ettiklerini belirterek, bunları yerinde incelediklerini söyledi.
Son 22 yılda 5 bin 679 taşkın koruma tesisi yapıldığını, bu yıl da 314 taşkın koruma tesisi yapacaklarını dile getiren Yumaklı, “Bartın’ın sellerle, baskınlarla anılmasını istemiyoruz. Sadece burada değil, Türkiye’nin benzer taşkın ve sel potansiyeline sahip bütün illerinde bu çalışmaları yapıyoruz. Bunlara ciddi bütçeler ayrılmış durumda. Hem bizler hem de vatandaşlarımız sel ve afet durumlarına hazırlıklı olalım. Bunların getireceği olumsuzlukları yaşamayalım.” ifadesini kullandı.
“100 birimlik tohumun 97 birimi bu ülkenin topraklarında üretiliyor”
Daha sonra Bartın Tarım ve Orman Müdürlüğünde düzenlenen “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi Tohum ve Sera Örtüsü Temini Programı”na katılan Yumaklı, birçok konuda olduğu gibi gıda arz ve güvenliğini sağlamanın da birinci öncelik olması gerektiğini belirtti.
Yumaklı, tohum yoksa üretimin başlatılamayacağına işaret ederek, “Bununla ilgili birçok konuda, savunma sanayisi, teknoloji ya da diğer sektörlerde olduğu gibi tohumda da istikbalinize dönük tahayyüllerinizi yerine getirmek istiyorsanız bağımsız olmak durumundasınız. Türkiye bu konuda dünyada ilk 10 ülke arasında.” diye konuştu.
Türkiye’de üretilen yerli ve milli tohumlar olduğunu belirten Yumaklı, şöyle devam etti:
“Kullanılan tohumların, yani 100 birimlik tohumun 97 birimi bu ülkenin topraklarında üretiliyor. Tohumlarla alakalı çok ciddi araştırma, geliştirme yapan kurumlarımız var ama aynı zamanda son dönemde özel sektörün de ciddi başarısı var. Tohumlarla ilgili söyleyebileceğimiz diğer önemli şeylerden biri de bunların sertifikalı olması. Bu konudaki ısrarımız zaman zaman yanlış anlaşılıyor ve ata tohumlarının yasaklandığıyla ilgili zaman zaman tezviratlarda bulunuluyor. Bu doğru değil. 37 çeşit ata tohumumuzu gen bankamızda koruma altına aldık, bunlar sertifikalı tohumlar. Sertifikalı ne demek? Hangi ürün olduğunu, herhangi bir hastalık taşıyıp taşımadığını, ne kadar verim vereceğini bilirsiniz. Dolayısıyla bizim tarımsal üretimimizi garanti altına almanın yollarından biri de kullanacağımız tohumların sertifikalı olması. Türkiye’de kullanılan sertifikalı tohumların yaklaşık yüzde 40’ı Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğü’müzün üretmiş olduğu tohumlardan oluşuyor. Yaklaşık 117 ülkeye de hem bunlar hem de özel sektörümüzün üretmiş olduğu tohumlar ihraç ediliyor.”
Ekilmeyen, kullanılmayan arazilerin kullanımı başta olmak üzere mevcutların da daha iyi verim verebilmesi adına tohum dağıtımı programı yaptıklarını söyleyen Yumaklı, “Bugünün anlamına ve önemine binaen de Bartınlı 10 kadın çiftçimize tohum ve sera örtüsü dağıtımı yapalım. Bunun finansmanı TAKEP Projesi. Bütün illerimizde uyguluyoruz. Bartın’da özellikle son dönemde gelişen seracılığı destekleme adına da çalışmalar var.” dedi.
Yumaklı, Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğe sahip olduğunu, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’nin bulunduğunu, bu kapsamda 12 bin 141 türü kayıt altına aldıklarını belirterek şunları kaydetti:
“Buradan Türkiye florasına iki yeni bitki kaydı yapıldığının da müjdesini vermek istiyorum. Bartın gibi yeşilin, doğanın her türlü zenginliğin olduğu bir yerde biyoçeşitlilik zenginliğinin olmaması da düşünülemezdi elbette. Doğa Koruma ve Milli Parklardaki arkadaşlarımızın izleme çalışmasıyla Bartın’da ‘Püsürotu’ ve ‘Boylu Altınasa’ bitkilerini biyoçeşitlilik listemize dahil etmiş olduk. Böylece 12 bin 141 adedi 12 bin 143’e çıkarmış olduk. Bu çok basit bir konuymuş gibi düşünülebilir ancak nesiller boyu devam etmesi gereken bir biyoçeşitlilik zenginliğin iki tanesinin de Bartın’da olmuş olması, bizler açısından son derece mutluluk verici.”
Konuşmasının ardından kadın çiftçilere tohum ve gül dağıtan Yumaklı, il müdürlüğünde görevli kadın personele de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gül verdi.
Bakan Yumaklı’ya programlarında, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Belediye Başkanı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu ile diğer ilgililer eşlik etti.
]]>Bartın Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın MHP’li Belediye Başkan Adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, Ak Parti İl Başkanı Yaşar Arslan, MHP İl Başkanı Ercüment Özçelik, ittifakın belediye meclis üyeleri ile birlikte şehir merkezindeki esnafı gezdi. Kemerköprü Meydanı’ndan esnafla ve sokaktaki vatandaşlarla tokalaşan Başkan Fırıncıoğlu, hal hatır sorarak, hayırlı ve bereketli kazançlar temennisinde bulundu. Fırıncıoğlu, vatandaşların talep ve önerilerini de dinledi. Başkan Fırıncıoğlu, gezi programı ile yaptığı açıklamada, gelen talepleri anında değerlendirdiklerini belirterek, “Bugün esnaf ziyaretindeyiz. Dostlarımızla selamlaşıyoruz. İmkanlar el verdiği ölçüde, 31 Mart’a kadar görevime devam ettiğimden taleplerini dinliyorum. Yapabileceklerimi 31 Mart’a kadar yapacağım. Yapamadıklarımı da 31 Mart’tan sonra tekrar gözden geçireceğim” dedi.
Sorunları kökünden çözmek istiyor
İttifakın adayı olduğunu hatırlatan Fahri Fırıncıoğlu, tüm sorunları kökünden çözmek için aday olduğunu ve bu sorunların çözümünün ise sadece belediye imkanları ile olmayacağını ifade etti. Yaklaşık 10 aylık görev süresince 22 mahalleye de hizmet vermeye çalıştığını anlatan Fırıncıoğlu, “Ben Cumhur ittifakının adayıyım. Cumhur ittifakının gücüyle Bartın’da yapılamayanları yapmak için, sorunları tümden çözmek için aday oldum. Belediye imkanları ile yapılacakların belli bir yere kadar olduğunu biliyorum. Yaklaşık 10 aydır her ayın 8’inde gelen parayla memurun, ikramiyesini ve maaşını verdikten sonra kalan cüzi bir parayla 22 mahalleye hizmet etmeye çalışıyorum Bu ay, 10, 20 değil tam 50 ay da olsa, yine aynı devam edecekti” ifadelerini kullandı.
Bartın’da Cumhur ittifakı ışığı
Fırıncıoğlu, Bartın’ın birlik ve beraberlik içerisinde en iyi hizmetlerin sunulması için Cumhur ittifakı ışığının gözüktüğünü söyledi. Fırıncıoğlu, “Şuanda Bartın’ın önünde bir ışık gözüktü. Bu ışık da Cumhur ittifakı ışığı. Cumhur ittifakının Bartın Belediye Başkan adayı Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu’na tekrar destek verildiğinde, Cumhur ittifakının sunduğu ve hayata geçireceğimiz projeleri tek tek açıklıyorum. Bu projeleri belediye imkanları ile yapmak mümkün olmadığı gibi hayal bile edilemeyecek kadar büyük ve önemli projeler. Bunu belediye imkanları ile yapacağını söyleyen belediye başkanı, yanlış söylemiyor, mutlaka yalan söylüyordur. Bunu ben de bir belediye başkanı olarak, yapacağımı söylesem kesinlikle inanmayın. Devletin gücünü arkanıza almadan, imkanlarından faydalanmadan, 3 tane taşıt köprüsünü, 3 tane yaya köprüsünü, şehir içerisine giren tırları, Terminal bölgesinden Akçamescit’e, oradan Muratbey’e, buradan da Akgöz üzerinden limana yönlendirilmesi, Safranbolu’dan gelen tırın aynı güzergahtan limana geçmesi, şehre giren araçların tırların limana girmemesi sağlamak hiç kolay değil. Bir belediye başkanın, sadece belediyenin gücüyle yapılabileceği şeyler değil” ifadelerine yer verdi.
CHP’li adaya sert tepki
Başkan Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu, 2 dönem belediye başkanlığı yapan ve 3 dönem milletvekilliği yapan CHP’nin Bartın Belediye Başkan Adayı Muhammed Rıza Yalçınkaya’ya sert tepki gösterdi.
Fırıncıoğlu, belediyenin gücüyle yapılamayacak projeleri vaat edenlerin insanları kandırmaya çalıştığını vurgulayarak, “Ben belediye başkanı adayı olmak için aday olmadım. Belediye başkanlığını 1 sene yapsanız da, 10 sene yapsanız da belediye başkanı diyorlar. Ben 31 Mart’ta herkese teşekkür edip, merdivenlerden aşağıya ineceğimi söyledim. Şartlar değişti. Karşımdaki aday arkadaş, aday olmasaydı Cumhur ittifakı benim dışında başka adaylar çıkarma ihtiyacı duyacaktı. Şu anda hiç kimse vazgeçilmez değildir. Belediye Başkanlığı’nı Rıza Yalçınkaya yapacak diye bir kaide yoktur. Hüseyin Fahri Fırıncıoğlu yapacak diye bir kaide yoktur. Yeter ki Cenab-ı Allah, insanın alnına yazsın. Bunu herkes yapabilir” dedi.
CHP’li aday için jübile iddiası
Fırıncıoğlu, “Yapamadıklarımı yapmak için geliyorum” diyen CHP’li adaya, 31 Mart akşamında Bartınlıların jübile yaptıracağını ifade etti. Bartın’ın 5 senesinin daha çalınmaya tahammülü olmadığını savunan Fahri Fırıncıoğlu, “İnsanlar zamanında bu sözlerle, bir 5 senesini kaybetti. Sonra bir 5 senesini daha kaybetti. Artık bundan sonra lütfen belediye başkanı olmak uğruna, boş laflarla Bartın halkının bir 5 senesini daha çalmasınlar. Diyorlar ki efsane geri döndü. Geri dönen falan bir şey yok. Yapamadıklarımı yapmak için geliyorum dedi. Bu millet seni 2 dönem belediye başkanı, 3 dönem milletvekili yaptı. Daha yapamadığın şeyleri, ‘yapmak için geleceğim’ diyorsan sen buraya sen buraya jübile yapmak için geliyorsun. 31 Mart’ta Balkın halkı sana jübileyi yaptıracak” diye konuştu.
Gezisini sürdüren Başkan Adayı Fırıncıoğlu ile beraberindeki meclis üyesi adayları esnaf ve vatandaşların yoğun ilgisini gördü. – BARTIN
]]>BARTIN’ın Amasra ilçesinde 43 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili 7’si tutuklu, 23 kişinin Bartın Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın 6’ncı duruşması geniş güvenlik önlemleriyle başladı. Duruşma öncesi açıklama yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Hayatını kaybedenler de cinayete kurban gitmiş demektir. Bu bir cinayettir” dedi.
Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’nde 14 Ekim 2022’de 43 işçinin öldüğü, 9 işçinin de yaralandığı patlama sonrası yürütülen soruşturmada, aralarında Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir, Müdür Yardımcısı Salih Atmaca, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekçi, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu, Başmühendis Mehmet Tural, Emniyet Mühendisi Şahan Kahraman, maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş tutuklandı; 15 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılığın hazırladığı 195 sayfalık iddianame Bartın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşması 25 Nisan’da görülen davada, Müdür Yardımcısı Salih Atmaca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
116 müştekinin yer aldığı iddianamede; tutuklu Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu ve Başmühendis Mehmet Tural hakkında yaşamını yitiren her madenci için ‘Olası kast ile öldürme’ suçundan 25 yıla kadar hapis istendi. Yöneticiler hakkında ayrıca ‘Olası kast ile kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde kasten yaralama’ suçundan da ağır yaralanan 4 kişiden her biri için 4 yıla kadar hapis talep edildi. Diğer 19 sanığın ise ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapsi talep edildi. Yargılama aşamasında bugüne kadar 5 duruşma görüldü. Duruşmalarda sanıkların tamamı savunma yaparken, tanıkların da bir kısmı ifade verdi.
Davanın 6’ncı duruşması, bu sabah saatlerinde başladı. Bartın Adliyesi’nin giriş katında oluşturulan duruşma salonu çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Bugünkü duruşmada, olay anında Zonguldak’tan gelen 13 tahlisiye ekibi dinlenecek.
‘BU BİR FACİADIR’
Duruşma öncesi Bartın Adliyesi önünde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, mağdur aileler ve avukatlarla basın açıklaması yaptı. Amasra maden faciası davasına önem verdiklerini söyleyen Karaca, şöyle konuştu:
” Soma’da, Ermenek’te etkin bir soruşturma, etkin bir yargılama yapılsaydı, sorumlular kim olursa olsun, ucu kime kadar uzanırsa uzansın, yargı önüne çıkartılarak o facianın hesabı sormuş olunsaydı, bugün belki de hiçbirimiz burada 43 maden şehidimiz için bir arada bulunmayacaktık. Belki de Amasra faciası yaşanmayacaktı. Eğer önlenebilecek, öngörülmüş bir facia, göz göre göre gelmişse bunun adı kaza değildir. Bu bir faciadır. Hayatını kaybedenler de cinayete kurban gitmiş demektir. Bu bir cinayettir. Bunun altını özetle çizmek istiyoruz. Bilirkişi ön inceleme raporunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin de sorumlu olduğu, kusurlu olduğu, açıkça belirtilmesine rağmen hala onlarla ilgili bir soruşturma izni verilmemiş olması süreci uzatmak, ailelerin, Bartınlıların ama tüm ülkemizde bu davayı takip edenlerin toplumsal hafızasını uyutmak, zamana yaymak olduğunun farkındayız. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Bu davanın bütün ülkede, bütün dünyada duyurulması, sorumlular, halk, tüm sorumlular hakkında bu mahkeme koridorlarında ailelerin kanayan vicdanları, yaralanmış, acı içinde geçirdikleri 16 ay boyunca adalet çığlıklarının gereği yerine gelinceye kadar da burada olacağız” dedi.
]]>BARTIN – Bartın Üniversitesi’nin Avrupa Birliği IPA II Çerçeve Anlaşması çerçevesinde hazırladığı projeyle Bartın’da taşkın ve su kıtlığı risklerinin en aza indirilmesi hedefleniyor.
Bartın Üniversitesinin Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen Avrupa Birliği IPA II Çerçeve Anlaşması kapsamında hazırladığı “İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri: Bartın’da Taşkın ve Su Kıtlığı Risklerinin Azaltılması” Projesinin açılış toplantısı yapıldı. Proje ile iklim değişikliğine bağlı olarak taşkın ve su kıtlığı problemlerini aynı anda yaşayan ve son iki yılda üst üste afet bölgesi ilan edilen Bartın’da, küresel olarak etkisini giderek daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği etkilerinin en aza indirilmesi yönünde çalışmalar yürütülecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde Bartın Valiliği İl Özel İdaresi ve Bartın Belediyesinin de ortakları arasında yer aldığı proje kapsamındaki çalışmalar 18 ay sürecek.
Proje ile insanlar çok daha önceden taşkınlara karşı uyarılabilecek
Projenin açılış toplantısında konuşan Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, iklim değişikliğine bağlı olarak sel ve su kıtlığı problemlerini aynı anda yaşayan Bartın için projenin önemini vurguladı. Su taşkınlarına karşı direnç oluşturacak proje ile insanların çok daha önceden uyarılabileceğini belirten Vali Arslan, “Yaklaşık 2 yıldır Bartın’dayım Özellikle 2 yaz döneminde yağışlardan kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz maalesef. Bu işin şakası olmadığını görüyoruz. Küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğini bilimsel olarak rektör hocam anlattı. Biz de bizzat yaşayarak, bu durumu tecrübe ediyoruz. Tabii ki bu tecrübeler hepimizi derinden üzüyor ama önlem de almamız gerekiyor. Hep birlikte görüyoruz. Bunun için çaba sarf ediyoruz. Taşkın erken uyarı, taşkınların önceden vatandaşlara duyurulması ve önlem alınması noktasında bizlere katkı sağlayacak bir proje. Biz daha çok meteorolojik veriler doğrultusunda uyarıyoruz, gerekli önlemleri almaya çalışıyoruz. Ama bunlar çok kısa vadede gerçekleşen hususlar. Belki bu sistemle çok daha önceden uyarma şansımız olacak. Tabii sistem uyarısının dışında bizim yapmamız gereken bir çok iş var. Biz de üzerimize düşen görevleri yerine getirerek, gerekli faaliyetleri ve yatırımları gerçekleştiriyoruz Özellikle 27 Haziran 2022 selinden sonra da bu faaliyet ve çalışmalarımız daha da hız kazandı” dedi
Susuzluk uyarısı
Arslan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan ve 2 gün süren valiler toplantısında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da su kıtlığı konusuna dikkat çektiğini ifade etti. Su kıtlığı konusunda uyarılarda da bulunan Vali Arslan, Bartın Üniversitesi’nin geliştirdiği projenin dünyaya ve Türkiye’ye örnek olacağını ifade ederek, “İklim değişikliği ve taşkınlar ayrı bir şey ama su kıtlığı da ülkemizi ve hatta tüm dünyayı bekleyen büyük bir tehlike. Bunu bizzat bakanımızdan duymuş olduk. Tabii bu üzücü bir durum. Bizler de, mesela ben de, Bartın’da yaşayan bir insan olarak, çok yağış alıyor, sanki suyumuz çokmuş gibi düşünüyoruz. Ama öyle bir şey söz konusu değil, Sayın bakanımızın da orada söylediği, ‘Su zengini ülkeler var, su stresi altındaki ülkeler var, su kıtlığı yaşayan ülkeler var.’ Eğer biz suyu doğru kullanmazsak, bir süre sonra su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına gireceğiz. Ama su zengini ülke asla değiliz. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımız ciddi çalışmalar yürütüyor. Bizi hem taşkın hem de su kıtlığı anlamında bu proje çok yakından ilgilendiriyor. İnşallah bu proje ve ülkemiz için bir ilk olur. Hem Türkiye’ye, hem de dünyaya örnek bir proje olur” ifadelerini kullandı.
Proje riskleri en aza indirecek
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ise Bartın ili özelinde bölgenin ve ülkenin iklim değişikliği ile mücadele stratejilerine yeni bir soluk getirecek önemli bir projenin açılış toplantısında proje ortaklarıyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Proje ile Bartın’da yaşanan taşkın ve su kıtlığı risklerinin en aza indirilmesini hedeflendiğini hatırlatan Rektör Uzun, “Küresel iklim büyük ölçüde insani faaliyetlerden kaynaklanan sebeplerle giderek bozulmaktadır. Türkiye’de bu iklim değişikliğinden etkilenerek yakın gelecekte daha sıcak, daha kurak ve yağışlar açısından daha belirsiz bir iklim yapısına sahip olacaktır. Biz de bu durumu göz önünde bulundurup üniversite olarak olumsuz etkileri azaltacak çalışmalar yürütüyoruz. Bartın Valiliği İl Özel İdaresi ile Bartın Belediyesinin proje ortağı olarak yer aldığı disiplinlerarası bir konsorsiyumla oluşabilecek doğal afet risklerini en aza indirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Elde edilen kazanımları geleceğe aktarma konusunda kurulan birlikteliğin önemine değinen Rektör Uzun, “İş birliği ve güç birliği yaptığımız çalışmalarımızda kazanımlarımızı yarınlara aktarmak en temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu noktada şehrimizdeki kurum/kuruluşların birlikte hareket etmesiyle çalışmalarımıza yön veriyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde devam eden ‘Sıfır Atık Projesi’ ve ‘Su Verimliliği Seferberliği’ çalışmalarına da uyum içerisinde stratejilerimizi hayata geçiriyoruz” şeklinde konuştu.
Proje sonuçlarının, ülkede bu alanda çok değerli çalışmalar yapan kurumlara da katkı sağlayacağına inandığını da ifade eden Rektör Uzun, projeye destek ve emek veren tüm kurum, kuruluşların temsilcileri ile akademisyenlere teşekkür etti.
Taşkın ve su kıtlığını en aza indirecek çalışmanın yol haritasını anlattı.
BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Ercan Gemici tarafından BİRUS Projesinin sunumu gerçekleştirildi. İklim değişikliğinin özellikle Batı Karadeniz özelinde taşkınlar ve su kıtlığı olarak meydana geldiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Gemici, “Son yıllarda Bartın’da yaz döneminde taşkınlar yaşanırken köylerimizde ise su kıtlığı yaşanıyor. Geliştirdiğimiz projeyle ‘Taşkın Erken Uyarı Sistemi’ kurarak erkenden önlem alma fırsatı sunacağız. Bununla beraber akıllı sistemleri de projemize adapte etmiş olacağız. Gelen veriler anlık olarak ana bilgisayarda işlenebilecektir. Böylece taşkının zararlarını önlerken, suyu geçici olarak depolayabilecek ve gerektiğinde başka alanlarına çevirebileceğimiz çeşitli uygulamaları hayata geçireceğiz. Okullarımız, köylerimiz ve şehir merkezinde düzenleyeceğimiz bilgilendirme toplantılarıyla halkımızı iklim değişikliğinin etkilerine karşı farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Gemici, BARÜ’nün “Akıllı Lojistik ve Bütünleşik Bölge Uygulamaları” ihtisaslaşma alanını da kapsayan haritalama, mobil gözlem platformu, erken uyarı sistemi, yağmur suyu hasadı, yeşil çatı çözümleri gibi uygulamaların hayata geçirileceği projenin 484 bin 832 Euro bütçeye sahip olacağını da sözlerine ekledi.
]]>