
Atlantik Okyanusu’nda 21 gün altı acemi denizci ile hayatta kalma mücadelesi veren Kerkhofs, “İnanılmaz bir deneyim yaşadım. Artık benim için karada yaşam daha güzelleşti” dedi.

Proje için teklif geldiğinde oğlu Ciro ve ailesini düşünen Kerkhofs, yapım ekibine ‘Ölmeyeceğime dair bana söz veriyor musunuz?’ diye bir e-posta gönderdi. Daha sonra ekip, ünlü yıldızı ikna etti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Rusya’nın, Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkede Haziran ayında yapılacak seçimlerde daha fazla Kremlin yanlısı parlamenterin seçilmesini hedeflediğini söyledi.
De Croo, Belçika istihbarat servislerinin, Rusya’nın AP seçimlerine müdahale etmeye çalıştığını doğruladığını belirtti.
Belçika istihbaratına göre Putin yönetimi, AP’de Rusya yanlısı daha fazla üye görmek sağlamak istiyor ve Ukrayna’daki savaşa ilişkin Avrupa’da daha fazla destek bulmayı amaçlıyor.
Belçika Federal Savcılığı’nın soruşturma başlattığını açıklayan De Croo, “İçimizdeki Rus tehdidine tahammül edemeyiz” dedi.
Belçika, Avrupa Birliği Yargı Kurumu’ndan (Eurojust) acil istişare talebinde bulundu.
Başbakan De Croo, soruşturmanın AB üyesi ülkelerin savcılıklarının birlikte çalıştığı Eurojust tarafından tüm Avrupa genelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Brüksel’deki kaynaklara göre soruşturma, AB karşıtı görüşlere sahip aşırı sağ ya da muhafazakar milletvekilleri ile onların birlikte çalıştığı personeli kapsıyor.
Yargı kaynakları soruşturmanın kaç kişiyi kapsadığı ve hangi isimlerin ye aldığı konusunda bilgi vermedi.
AP’nin yeni üyeleri, AB üyesi 27 ülkede 6-9 Haziran tarihinde yapılacak seçimlerle belirlenecek.
Kamuoyu yoklamalarına göre seçimlerde, AB’nin Ukrayna politikasını eleştiren ve Rusya ile daha iyi ilişkileri savunan Avrupa’daki aşırı sağcı partilerin önemli bir kazanım elde etmesi bekleniyor.
Çek Cumhuriyeti: Rusya yanlısı propaganda yapmaları için Avrupalı politikacılara para ödeyen şebekeyi çökerttik
Çek Cumhuriyeti makamları 2 hafta önce, “Avrupa’dan ve dünyadan sansürsüz haberler” sloganıyla yayın yapan sağcı “Avrupa’nın Sesi” adlı haber sitesinin çökertildiğini açıklamıştı.
Çek yetkililere göre, haber sitesi, Rusya yanlısı dezenformasyon kampanyasına öncülük ediyordu.
Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na göre, bazı Avrupa ülkelerindeki Rus yanlısı politikacıların yardımıyla Ukrayna’nın “toprak bütünlüğü, egemenliği ve özgürlüğü” sorgulanmaya çalışıldı.
Çek istihbaratına dayandırılan haberlerde de Almanya, Fransa, Polonya, Belçika, Macaristan ve Hollanda’dan politikacılarla iletişime geçildiği ve bazılarına ödeme yapıldığı belirtildi.
Çek medyasına göre, Rusya yanlısı kampanya, AP seçimlerini etkilemeyi amaçlıyordu.
Çek Cumhuriyeti, “Avrupa’nın Sesi” adlı haber sitesine parasal destek sağladıkları gerekçesiyle bir şirket ile Rusya yanlısı iki Ukrayna vatandaşına yaptırım kararı aldı.
Bu kişilerin, Rusya yanlısı Ukraynalı siyasetçi Viktor Medvedchuk ile Medvedchuk, Ukrayna kökenli İsrail vatandaşı Artem Marchevsky olduğu bildirildi.
Rusya’nın Sadece Avrupa’da değil, ABD’deki seçimleri de etkilemek için propaganda çalışmaları yaptığı belirtiliyor.
ABD makamları, Mart ayı sonunda internet üzerinden yürütülen kampanyalar yoluyla Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteği engellemeye çalışan iki Rus şirketine yaptırım kararı aldı.
Amerikan New York Times gazetesine göre, Rusya, Batı’nın Ukrayna’ya desteğine ilişkin tartışmaları, sadece sosyal medyada sahte hesaplar açarak değil, aynı zamanda yerleşik medyanın normal web sitelerine çok benzeyen web siteleri aracılığıyla gündeme getiriyor.
Hollanda Temsilciler Meclisi, geçen hafta Rusya’nın Avrupalı parlamenterlere müdahalesi konusunda bir genel görüşme yaptı.
Temsilciler Meclisi, Rusya’nın Hollandalı politikacılara rüşvet verip vermediğini ve eğer öyleyse hangi Hollandalı politikacılara ödeme yapıldığının mümkün olan en kısa sürede ortaya çıkarılmasını istiyor.
]]>UEFA Konferans Ligi son 16 turunda Fenerbahçe’yi Kadıköy’de 1 – 0 yenmesine rağmen Avrupa’ya veda eden Union Saint – Gilliose’nin (Union SG) Kadıköy zaferi, Belçika medyası tarafından övgüyle karşılandı.
Belçika medyasına göre, Fenerbahçe’nin Konferans Ligi’nde çeyrek finale yükselmesi zaten beklenen bir sonuçtu.
Ancak hem Belçika futbol kamu oyu hem de medya, İstanbul’da böyle bir başarı beklemiyordu.
Geçen hafta Brüksel’de kendi evinde Fenerbahçe karşısında 3 – 0 kaybeden Union SG, Kadıköy’e çok da umutlu gitmedi.
Teknik Direktör Alexander Blessin, İstanbul’da işlerinin zor olduğunu her fırsatta vurguladı.
Fenerbahçe karşısında ezilmeden bir mücadele ortaya koyma hedefiyle sahaya çıkan Brüksel ekibi, rakibinin performansı nedeniyle şaşkınlık yaşadı.
Union SG karşısında, geçen haftaki karşılaşmadaki etkili futbolundan uzak bir Fenerbahçe buldu.
İlk yarıda başarılı bir oyun ortaya koyamayan Fenerbahçe karşısına ikinci yarı daha atak bir futbolla başlayan Union, 68. dakikada Mathias Rasmussen’in attığı golle 1 – 0 öne geçti.
İlerleyen dakikalarda başka gol olmayınca maç, konuk takımın galibiyetiyle sona erdi.
Fenerbahçe, Avrupa maçlarında bu sezon sahasında ilk yenilgisini almış oldu.
Ancak ilk karşılaşmadaki 3 – 0’lık galibiyetin sağladığı avantajla Fenerbahçe UEFA Konferans Ligi’nde çeyrek finale adını yazdıran taraf oldu.
Belçika medyası, Pro Leauge lideri Union SG’nin umutsuz gittiği İstanbul’da elde ettiği 1 – 0’lık galibiyete geniş yer ayırdı.
Flaman kamu yayıncısı VRT maça ilişkin gelişmeleri, “Güçlü Union, Fenerbahçe galibiyetiyle Avrupa macerasını olumlu bir şekilde sonlandırdı” başlığıyla aktardı.
‘Unutulmaz bir zafer’
VRT’nin yorumunda, “Bir mucize değil ama unutulmaz bir zafer. Union, Avrupa serüvenini F. Bahçe’ye karşı önemli bir galibiyetle noktaladı. Hatta Türkiye’de maça hakim olan Brükselliler biraz daha etkili olabilse daha fazlasını hayal edebilirdi” dendi.
Kamu yayıncısına göre, İstanbul’a bazı önemli oyuncularından yoksun olarak giden Union, Kadıköy’de gerçek değerinin ne olduğunu gösterdi.
Fransızca kamu yayıncısı RTBF de, “Union Saint – Gilloise, Fenerbahce’yi yendi ve Konferans Ligi’nden başı dik ayrıldı” başlığını kullandı.
RTBF’ye göre bazı önemli oyuncularından yoksun olan Union yine de, pek etkili olamayan Fenerbahçe’yi altüst etmeye yetti.
Brüksel ekibinin elde ettiği galibiyetin, Avrupa’da devam etmek için yeterli olmadığını belirten RTBF’nin yorumunda şunlara yer verildi:
“İlk maçta 3 -0 mağlup olan Union, zorlu sahada kazanmak için yiğitçe bir performans sergiledi. Gurur duyulacak ama aynı zamanda pişmanlık duyulacak bir şey…“
Le Soir gazetesinin başlığı da “Konferans Lİgi’nde Union için yolun sonu” oldu.
Gazetenin haberinde “Union Saint-Gilloise Perşembe akşamı İstanbul’da Fenerbahce karşısında aldığı galibiyete rağmen Avrupa Konferans Ligi’nden elendi” dendi.
‘Mucize gerçekleşmedi’
Flamanca yayınlanan HLN gazetesi, “Union Avrupa sahnesinden başı dik ayrıldı: Rasmussen Brüksel ekibine İstanbul’da hak ettiği bir zafer kazandırdı” başlıklı haberinde, Belçika takımının “Fenerbahçe karşısında büyük ve hak edilmiş bir galibiyetle Avrupa’ya veda ettiğini” belirtti.
De Standaard gazetesi de, “Mucize olmadı ama Union Avrupa mücadelesini prestij zaferiyle noktaladı” başlığını kullandı.
Brüksel’in sarı – lacivertli ekibinin, İstanbul’da renktaşı Fenerbahçe karşısına “imkansız bir görev” için çıktığını belirten gazetenin yorumunda şu ifadeler yer aldı:
“Union’ın Avrupa hikayesi bitti. Geçen haftaki 3 – 0’lık mağlubiyetin ardından, Fenerbahçe ile oynanacak ikinci maçın sonucu belli gibiydi. Perşembe günü bir mucize mümkün olmadı. Union çok sayıda pozisyon yarattı ancak sadece bir gol atabildi.”
Gazeteye göre Union, Avrupa’da gurur duyacağı bir sezonu tamamladı. Liverpool ve Eintracht Frankfurt’a karşı galibiyet elde eden Brüksel ekibi, son bir zafer daha elde etti.
Het Nieuwsblad gazetesine göre de “Union SG, Avrupa sahnesinden başı dik ayrıldı”.
Gazete, Belçika ligi liderinin İstanbul’da beklediği mucizenin gerçekleşmediğine işaret ederek, yine de Fenerbahçe’ye karşı prestijli bir zafer kazandığını vurguladı.
Fransızca yayımlanan La Libre gazetesi, Union’ın Fenerbahçe karşısında çok iyi bir performans sergilemesine rağmen turu geçmeye yetecek başarı elde edemediğini vurguladı.
Belçika medyasına göre, Pro League’de Pazar günü Antwerp’le karşılaşacak olan lider Union, bütün enerjisini şampiyonluk ve Belçika Kupası için harcayacak.
]]>UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu ilk maçında Fenerbahçe, yarın TSİ 23.00’te Belçika ekibi Union Saint-Gilloise ile karşı karşıya gelecek. Sarı-lacivertliler maçtan galip ayrılıp, 14 Mart Perşembe günü sahasında oynanacağı rövanş öncesi avantaj elde etmek istiyor. Fenerbahçe, Union SG ile tarihinde ilk kez karşılaşacak.
Fenerbahçe grubu lider tamamladı
Fenerbahçe, bu sezon Avrupa kupalarına UEFA Konferans Ligi elemelerinden başladı. Sarı-lacivertliler 2. turda Zimbru, 3. turda Maribor ve play-off turunda da Twente’yi eleyerek gruplara kaldı. Kanarya; H Grubu’nda Nordsjaelland, Ludogorets ve Spartak Trnava ile mücadele ederken 6 maçta 4 galibiyet, 2 mağlubiyet yaşadı. Rakip filelere 13 gol gönderirken, kalesinde 11 gol gören sarı-lacivertliler, 12 puanla gruptan lider olarak doğrudan son 16 turuna yükselmeyi başardı.
Avrupa kupalarında 267. maç
Fenerbahçe, Avrupa kupalarında bugüne kadar 266 kez boy gösterdi. Bu süreçte 105 galibiyet alan sarı-lacivertliler, 55 müsabakada berabere kalırken, 106 maçta da sahadan yenilgiyle ayrıldı. Geride kalan karşılaşmalarda Kanarya rakip fileleri 360 kez havalandırırken, kalesinde ise 380 gol gördü.
Konferans Ligi’nde 15. maç
Fenerbahçe, Avrupa Konferans Ligi’nde 15. kez mücadele edecek. Kanarya, bu organizasyonda oynadığı 14 müsabakada 10 galibiyet elde ederken, 4 de mağlubiyet aldı. Sarı-lacivertliler söz konusu mücadelelerde 38 gol sevinci yaşarken, kalesinde ise 19 gole engel olamadı.
Belçika takımları ile 9. kez
Union SG ile ilk kez bir resmi maçta karşılaşacak olan Fenerbahçe, bugüne kadar Belçika ekipleriyle 8 müsabakaya çıktı. Anderlecht ile Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, Şampiyonlar Ligi elemeleri ve Avrupa Ligi’nde toplam 6 kez karşı karşıya gelen sarı-lacivertliler, Royal Antwerp ile de 2 kez Avrupa Ligi gruplarında kozlarını paylaştı. Kanarya söz konusu karşılaşmalarda 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.
Union SG, Belçika’da lider
Belçika Ligi’nde 28 maça çıkan Union Saint-Gilloise, 21 galibiyet, 5 beraberlik ve 2 mağlubiyetle topladığı 68 puanla liderlik koltuğunda oturuyor. Ligde son 22 maçta yenilmeyen sarı-lacivertliler, 61 gol atarken, kalesinde de 29 gol gördü.
Belçika ekibi, Avrupa Ligi’nden geldi
Avrupa kupalarında sezona UEFA Avrupa Ligi play-off turundan başlayan Union SG, Lugano’yu eleyerek gruplara kaldı. E Grubu’nda Liverpool, Toulouse ve LASK ile mücadele eden Belçika ekibi, grupta 8 puan toplayarak 3. oldu ve Avrupa Konferans Ligi’ne kaldı. Bu organizasyonda da son 16 play-off turunda Eintracht Frankfurt ile eşleşen Union, ilk maçta 2-2 berabere kaldığı rakibini deplasmanda 2-1 mağlup ederek üst tura yükseldi.
Kadıköy’de son 12 maçta namağlup
Geçtiğimiz sezon UEFA Avrupa Ligi grubunu namağlup tamamlayarak gruptan lider çıkan Fenerbahçe, son 16 turunda Sevilla’ya elenmişti. Sarı-lacivertliler, organizasyonda iç sahada 5 galibiyet, 1 beraberlik elde etti. Bu sezon ise Avrupa Konferans Ligi’nde mücadele eden Fenerbahçe, sahasındaki 6 maçın tamamını kazanmayı başardı. Kanarya, Avrupa’da iç sahada çıktığı son 12 maçta 11 galibiyet, 1 beraberlik aldı.
En golcü isim Michy Batshuayi
Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde bu sezon en golcü ismi 5 golle Belçikalı futbolcu Michy Batshuayi oldu. Takımın tüm kulvarlarda en golcü (22) ismi olan Bosna Hersekli Edin Dzeko, bu organizasyonda 4 gollük katkı sağlarken, Sırp futbolcu Dusan Tadic ve milli futbolcu İrfan Can Kahveci de 4’er gol kaydetti.
Joao Pinheiro düdük çalacak
Union Saint-Gilloise ile Fenerbahçe arasında oynanacak müsabakada Portekiz Futbol Federasyonu’ndan Joao Pinheiro düdük çalacak. Hakem Pinheiro’nun yardımcılıklarını Bruno Jesus ile Luciano Maia yapacak. Maçın 4. hakemi ise Miguel Nogueira olacak. Zorlu mücadelenin Video Yardımcı Hakemi (VAR) Tiago Martins, AVAR’da da Hugo Miguel görev yapacak. – İSTANBUL
]]>Union Saint-Gilloise UEFA Avrupa Ligi’nde Lugano’yu eledikten sonra gruplara kalmış; Liverpool, Toulouse, LASK Linz’in de bulunduğu E Grubu’nu 3. bitirmiş, Konferans Ligi’nde play-off turunda kupanın iddialı takımlarından Almanya temsilcisi Eintracht Frankfurt’u elemişti.
Ülkesinin en köklü kulüplerinden biri olan Union Saint-Gilloise, 48 yıl aradan sonra 2020-2021 sezonunda yeniden Belçika Süper Ligi’ne (ProLeauge) yükseldi.
Brüksel ekibi, o günden bu yana Belçika futbolunda adından en fazla söz ettiren takım oldu.
Halen ProLeauge’de 62 puanla en yakın rakibi Anderlecht’in 8 puan önünde lideri olan Union Saint-Gilloise, şampiyonluğun en güçlü adayı.
Brüksel ekibi, oynadığı son 20 maçta sadece bir yenilgi aldı.
Brüksel’in Sint – Gillis semtinde 1897 yılında kurulan takım, 2. Dünya Savaşı’na kadar Belçika’nın en başarılı kulübüydü ve tam 11 kez Belçika şampiyonu oldu.
Daha sonra istikrarsız bir süreçten geçen Union Saint-Gilloise, sürekli olarak bir alt lige düşüp çıktığı için “asansör takım” olarak anılmaya başlandı.
“Belçika’nın Sarı Lacivertlileri”, 1960’larda zaman zaman adından söz ettirse de, 1973 yılında ProLeague’den düştü.
Tam 48 yıl alt liglerde mücadele eden Union Saint-Gilloise, 2018 yılından itibaren İngiltere Premier Ligi kulüplerinden Brighton’ın patronu Tony Bloom’un “sihirli dokunuşuyla”, eski başarılı günlerine yeniden geri döndü.
Tony Bloom, 2018 yılında Union Saint-Gilloise’yi satın aldı. Ancak geri olanda kalmayı tercih eden İngiliz patron, Union Saint-Gilloise Başkanlığına o zaman 34 yaşında olan Alex Muzio’yu getirdi.
Teknik Direktör Felice Mazzu öncülüğünde genç bir takım oluşturan Brüksel ekibi, 2020-2021 sezonunda 48 yıllık aranın ardından yeniden ProLeague’e yükselmeyi başardı.
Union Saint-Gilloise, aynı sezon Belçika Kupası’nda da yarı final oynadı.
Ertesi sezona da oldukça iyi bir başlangıç yapan Union Saint-Gilloise, Belçika Futbol Şampiyonası play-offlarında Club Brugge’e yenilerek ligi 2. sırada tamamladı ve UEFA Şampiyonalar Ligi elemelerine katıldı.
Ancak genç ve deneyimsiz ekip, İskoçya’nın Glasgow Rangers takımına elenerek Şampiyonlar Ligi’ne kalamadı.
Yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde devam eden Brüksel ekibi, çeyrek finalde Almanya’nın Bayern Leverkusen takımına yenilerek elendi.
Bu sezon da UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele eden Union Saint-Gilloise, E Grubu’nu Liverpool ve Toulouse’un ardından 3. sırada bitirerek, Konferans Ligi’ne kaldı.
Toplam kadro değeri 66,5 milyon euro olan takımın dikkat çeken oyuncuları arasında Mohamed Amoura, Cameroon Puertas, Kroki Machida, Amani, Lapaussin ve Castro Montes gibi isimler yer alıyor.
Bu sezon 20 gol atan Cezayirli forvet Mohamed Amoura, takımın en önemli silahı olarak görülüyor.
Union Saint-Gilloise maçlarını 9 bin 400 kişilik Joseph Marien Stadyumu’nda oynuyor.
Belçika medyası: Union, ‘Kırmızı Şeytan’ Batshuayi’nin takımıyla karşılaşacak
Union Saint-Gilloise, UEFA Konferans Ligi son 16 turunda Fenerbahçe ile eşleşmekten memnun değil.
Belçika medyasına göre de Brüksel ekibi, bir önceki turda elediği Eintracht Frankfurt’tan sonra bir başka zor kura daha çekti.
Bu sezon Fenerbahçe forması ile 17 gol atan Michy Batshuayi, Belçikalı futbolseverlerin ve Union Saint-Gilloise taraftarlarının en fazla çekindiği isim.
Belçika medyasına göre, “Kızıl Şeytan” lakaplı Batshuyai’nin yeniden kendi ülkesinde sahaya çıkacak olması güzel ama Union Saint-Gilloise açısından da olumsuz bir durum.
Belçikalı kamu yayıncısı VRT, Union Saint-Gilloise’nin, Alman ekibi Eintracht Frankfurt’a karşı elde ettiği zaferin ardından bir kez daha büyük bir isimle karşı karşıya geleceğini vurgulayarak, “Union, ‘Kırmızı Şeytan’ Michy Batshuayi’nin takımı Fenerbahçe ile karşılaşacak” dedi.
Belçika spor medyası, Konferans Ligi’nde grubunu lider tamamlayan Sarı – Lacivertlilerin, kupanın en dikkat edilmesi gereken takımlardan bir olduğunu vurguluyor.
]]>Meunier, Yukatel Adana Demirspor maçı hazırlıklarını sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Ziraat Türkiye Kupası’nda Gençlerbirliği, Trendyol Süper Lig’de Atakaş Hatayspor ve Pendikspor maçlarında 3 asist yapan 32 yaşındaki sağ bek, takıma katkı sağladığı için çok mutlu olduğunu belirterek, “Ben her zaman kendimden beklentilerimi yüksek tutup, omzuma bu yükü yüklerim. Direkt olarak gol ya da asist katkısı beklemiyordum ancak her zaman en iyi performansı sergileyip takımıma yardımcı olmayı hayal ediyordum. Bunun gol ve asistlerle sonuçlanması tabii ki ayrıca mutlu ediyor.” dedi.
Meunier, bu başarısında takım arkadaşlarının da payının olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:
“Takımınıza böyle katkılar sunduğunuzda bunun tek sorumlusu ya da tek başarılısı siz olmuyorsunuz, takım arkadaşlarım da bu performansımda çok büyük pay sahibidir. Çok iyi takım arkadaşlarımın olduğunu ve onlardan katkı aldığımı söylemeliyim. Takım arkadaşlarımın nerede ne yapmaları gerektiğini bilip, uyguladığını görüyorsunuz. Onların hakkını vermem gerekiyor. Örneğin Pendikspor maçında attığımız ikinci golde zaten tüm arkadaşlarımızın bütün hareketlenmelerine baktığınızda koşuları ve diğer tüm detayları bilinçli olarak yaptığını görebiliyorsunuz. Burada övülmesi gereken bir şey varsa o da adanmışlık ve disiplindir. Kendi başarımı da takım arkadaşlarımın başarısı olarak görüyorum.”
Futbol hayatında daha önce hücumda görev yaptığını dile getiren Belçikalı oyuncu, “İçten içe içimde bir santrfor oyuncusu var. Ben aslında 24 yaşıma kadar bu şekilde oynamıştım. Hücumda her zaman olan bir oyuncuydum. 24 yaşımda Belçika’da oynarken hocam beni bir anda daha geride kullanmaya karar vermişti. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu şekilde daha iyi katkı sağlayabileceğimi düşünmüşlerdi, o süreçlerde çok istemiyordum ama sonradan bu değişiklik sayesinde hem PSG’de hem Dortmund’da hem de Belçika Milli Takımı’nda oynadım. Şu anda da Trabzonspor’dayım. Mevkimi değiştirdikten sonra yeteneklerimi daha iyi kullanmaya başladım.” diye konuştu.
“Neleri iyi yapabildiğimizin farkındayız. Bunu devam ettirmek istiyoruz”
Meunier, transferinden önce teknik direktör Abdullah Avcı ile bir görüşme yaptığını belirterek, şunları kaydetti:
“Buraya gelmeden önce hocamızla görüşme yaptık. O görüşmeden sonra bu kararı almam 5 dakika bile sürmedi. Takımın neleri başardığını ve başarabileceğini gayet öz güvenli şekilde bana aktardıktan sonra çok düşünmeme gerek kalmadı. Hırsı ve hırslı olan insanları seven biriyim. Hocamızla konuşurken Süper Lig üçüncüsü olacağımızı ve Türkiye Kupası’nı kazanacağımızı konuştuk. ‘Çabalayacağız’ gibi kelimeler kullanmadan hemen ‘Kazanacağız’ dedi ve bu da beni çok etkiledi. Öz güven ve hırs beni çok etkiler. Neleri iyi yapabildiğimizin farkındayız. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Türkiye Ligi’nin gerçekten hak ettiği değeri görmediğini söyleyebilirim. Büyük liglerde de oynadım, o liglerin dışında kalan Türkiye, Yunanistan ve Belçika’nın da ne kadar iyi olduğunu hepimiz görüyoruz. Ne kadar yetenekli oyuncular çıktığını da görebiliyorsunuz.”
Belçikalı oyuncu, takıma adaptasyon süreciyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Takımda yabancı arkadaşlarımız var. Onlarla Fransızca, Almanca, İngilizce ve Felemenkçe dilleriyle konuşup anlaşabiliyoruz. Türk oyuncularımızla da İngilizce sayesinde her konuda anlaşabiliyoruz. Burada herkes iyi hissetmemize odaklanmış durumda. Türkçe de öğrenerek entegrasyonumu hızlandırıp daha iyi adapte olmak istiyorum. Gittiğim her ülkenin dilini öğrenmeye çalışıp, kendimi oranın bir parçasıymış gibi hissetmek isteyen bir insanım. Türkçe dersleri almamın da bu süreci hızlandırdığını söyleyebilirim. Ayrıca buraya geldikten sonra beklentimden çok daha iyi bir şehir ve kulüp gördüğümü ifade edebilirim. Batı şehirleri gibi. Hem modern hem de herkes yardımcı olmaya çalışıyor. Antrenman tesisleri ve genel tesis yapısı başta olmak üzere her şey çok iyi durumda. Böyle şartları bazen Dortmund’da bile görmüyorsunuz. Buraya geldiğimde her şeyin hazır olduğunu gördüm. Bana birisi bu anlamda soru sorsa aynen bu şekilde söylerdim.”
Bayern Münih gibi bir takımın olduğu Bundesliga’da başarılı olmaya çalışan Dortmund kulübünün işinin zor olduğunu ifade eden Meunier, “Dortmund’da başarılı olmak çok kolay değil. Bayern Münih gibi bir takım var. Onların gölgesinde başarılı olmaya çalışıyorsunuz. Bazen istediğiniz gibi gitmiyor. Dortmund ile beraber çok iyi takımlar kursak da işlerin iyi gitmediği zamanlar oldu.” dedi.
Meunier, Dortmund’da geçirdiği yılları “Gayet güzel zamanlardı.” ifadesiyle anlatarak, “Her zaman hatırımda kalacaklar. Bizim mesleğimizde işler bazen beklediğiniz gibi gitmeyebiliyor. Bütün kararları doğru alsanız bile gitmeyeceği zaman gitmez. Aslında Dortmund’da olan da buydu. Yine de tekrardan söylemem gerekirse o günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım.” diye konuştu.
Taraftara davet
Meunier, bordo-mavili takımın taraftarlarının tutkulu olduğuna işaret ederek, sözlerine şöyle tamamladı:
“Buraya geldiğim ilk günden itibaren bana bunu hissettirdiler. Taraftarlarımızın ne kadar tutkulu ve destek verdiklerinde neler yapabildiklerini takım arkadaşlarım da bana anlattı. Durağanı çok seven birisi değilim, bizimle beraber taraftarlarımızın da o anları yaşadığını görebilmek benim adıma çok önemli. Ben de tutkulu bir insanım. Taraftarları da öyle görmek beni mutlu eder. Dolu stadyum en büyük beklentimdir. Umarım pazar günü stadyum dolacaktır. Biz de onları hissederek maçı yaşayıp kazanacağız. Benim futbolcu olma sebeplerimden bir tanesi de budur. Sahada o enerjiyi almak istiyorum. Geriye dönük birçok görüntü ve maçları izledim. Kupa maçlarında, şampiyonluk zamanlarında ve önemli maçlarda taraftarlarımızın inanılmaz bir atmosfer oluşturduğunu biliyorum. Umarım pazar günü de bunlardan biri olur.”
]]>Trabzonspor’un devre arasında kadrosuna kattığı 32 yaşındaki Belçikalı sağ bek Thomas Meunier, bordo-mavili takımın gerçekleştirdiği antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Meunier, takıma gol ve asist katkısı sağladığı için çok mutlu olduğunu belirterek, “Ben her zaman kendimden beklentilerimi yüksek tutup, omzuma bu yükü yüklerim. Direkt olarak gol ya da asist katkısı beklemiyordum ancak her zaman en iyi performansı sergileyip, takımıma yardımcı olmayı hayal ediyordum. Bunun gol ve asistlerle sonuçlanması tabii ki ayrıca mutlu ediyor. Takımınıza böyle katkılar sunduğunuzda bunun tek sorumlusu ya da tek başarılısı siz olmuyorsunuz, takım arkadaşlarım da bu performansımda çok büyük pay sahibidir. Çok iyi takım arkadaşlarımın olduğunu ve onlardan katkı aldığımı söylemeliyim. Takım arkadaşlarımın nerede ne yapmaları gerektiğini bilip uyguladığını görüyorsunuz. Onların hakkını vermem gerekiyor. Örneğin Pendikspor maçında attığımız ikinci golde zaten tüm arkadaşlarımızın bütün hareketlenmelerine baktığınızda koşuları ve diğer tüm detayları bilinçli olarak yaptığını görebiliyorsunuz. Burada övülmesi gereken bir şey varsa o da adanmışlık ve disiplindir. Kendi başarımı da takım arkadaşlarımın başarısı olarak görüyorum. Ben aslında 24 yaşıma kadar hücum oyuncusu olarak oynadım. Hücumda her zaman olan bir oyuncuydum. 24 yaşımda Belçika’da oynarken hocam beni bir anda daha geride kullanmaya karar vermişti. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu şekilde daha iyi katkı sağlayabileceğimi düşünmüşlerdi, o süreçlerde çok istemiyordum ama sonradan bu değişiklik sayesinde hem PSG’de hem Dortmund’da hem de Belçika Milli Takımı’nda oynadım. Şu anda da Trabzonspor’dayım. Mevkimi değiştirdikten sonra yeteneklerimi daha iyi kullanmaya başladım” dedi.
“Trabzonspor’a gelme kararı almam 5 dakika bile sürmedi”
Bordo-mavili kulübe transferinden önce Teknik Direktör Abdullah Avcı ile bir görüşme yaptığını ve 5 dakikada Trabzonspor’a transfer olmak için ikna olduğunun altını çizen deneyimli futbolcu, “Buraya gelmeden önce hocamızla görüşme yaptım. O görüşmeden sonra bu kararı almam 5 dakika bile sürmedi. Takımın neleri başardığını ve başarabileceğini gayet öz güvenli şekilde bana aktardıktan sonra çok düşünmeme gerek kalmadı. Hırsı ve hırslı olan insanları seven biriyim. Hocamızla konuşurken Süper Lig 3.’sü olacağımızı ve Türkiye Kupası’nı kazanacağımızı konuştuk. Çabalayacağız gibi kelimeler kullanmadan ‘Hemen kazanacağız’ dedi ve bu da beni çok etkiledi. Öz güven ve hırs beni çok etkiler. Neleri iyi yapabildiğimizin farkındayız. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Türkiye Ligi’nin gerçekten hak ettiği değeri görmediğini söyleyebilirim. Büyük liglerde de oynadım, o liglerin dışında kalan Türkiye, Yunanistan ve Belçika’nın da ne kadar iyi olduğunu hepimiz görüyoruz. Ne kadar yetenekli oyuncular çıktığını da görebiliyorsunuz. Takımda yabancı arkadaşlarımız var. Onlarla Fransızca, Almanca, İngilizce ve Flemenkçe dilleriyle konuşup anlaşabiliyoruz. Türk oyuncularımızla da İngilizce sayesinde her konuda anlaşabiliyoruz. Burada herkes iyi hissetmemize odaklanmış durumda. Türkçe de öğrenerek entegrasyonumu hızlandırıp daha iyi adapte olmak istiyorum. Gittiğim her ülkenin dilini öğrenmeye çalışıp kendimi oranın bir parçasıymış gibi hissetmek isteyen bir insanım. Türkçe dersleri almamın da bu süreci hızlandırdığını söyleyebilirim. Ayrıca buraya geldikten sonra beklentimden çok daha iyi bir şehir ve kulüp gördüğümü ifade edebilirim. Batı şehirleri gibi. Hem modern hem de herkes yardımcı olmaya çalışıyor. Antrenman tesisleri ve genel tesis yapısı başta olmak üzere her şey çok iyi durumda. Böyle şartları bazen Dortmund’da bile görmüyorsunuz. Buraya geldiğimde her şeyin hazır olduğunu gördüm. Bana birisi bu anlamda soru sorsa aynen bu şekilde söylerdim” diye konuştu.
“Tutkulu bir taraftarımız var”
Trabzonspor taraftarının tutkulu olduğunu dile getiren Meunier, “Tutkulu taraftarlarımız var. Buraya geldiğim ilk günden itibaren bana bunu hissettirdiler. Taraftarlarımızın ne kadar tutkulu ve destek verdiklerinde neler yapabildiklerini takım arkadaşlarım da bana anlattı. Durağanı çok seven birisi değilim, bizimle beraber taraftarlarımızın da o anları yaşadığını görebilmek benim adıma çok önemli. Ben de tutkulu bir insanım. Taraftarları da öyle görmek beni mutlu eder. Dolu stadyum en büyük beklentimdir. Umarım pazar günü stadyum dolacaktır. Biz de onları hissederek maçı yaşayıp kazanacağız. Benim futbolcu olma sebeplerimden bir tanesi de budur. Sahada o enerjiyi almak istiyorum. Geriye dönük birçok görüntü ve maçları izledim. Kupa maçlarında, şampiyonluk zamanlarında ve önemli maçlarda taraftarlarımızın inanılmaz bir atmosfer oluşturduğunu biliyorum. Umarım pazar günü de bunlardan biri olur” açıklamasında bulundu.
“O günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım”
Geçmişte kadrosunda bulunduğu Borussia Dortmund ile ilgili de konuşan Belçikalı futbolcu, “Dortmund’da başarılı olmak çok kolay değil. Bayern Münih gibi bir takım var. Onların gölgesinde başarılı olmaya çalışıyorsunuz. Bazen istediğiniz gibi gitmiyor. Dortmund ile beraber çok iyi takımlar kursak da işlerin iyi gitmediği zamanlar oldu. Ne kadar iyi takımlar kurulsa da işler bazen istenildiği gibi gitmiyor ancak Dortmund’da geçirdiğim yıllar gayet güzel zamanlardı. Her zaman hatırımda kalacaklar. Bizim mesleğimizde işler bazen beklediğiniz gibi gitmeyebiliyor. Bütün kararları doğru alsanız bile gitmeyeceği zaman gitmez. Aslında Dortmund’da olan da buydu. Yine de tekrardan söylemem gerekirse o günleri ve taraftarları her zaman hatırlayacağım” şeklinde konuştu.
Öte yandan Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında 25 Şubat Pazar günü oynayacağı Adana Demirspor karşılaşmasının hazırlıklarını sürdürdü. Hazırlıkların ilk 30 dakikası basın mensuplarına açık şekilde gerçekleştirildi. Geçen hafta oynanan Pendikspor karşılaşmasında arka adalesinde sorun yaşayan ve maça devam edemeyen Fernandez, kas spazmı yaşayan Berat Özdemir ve rehabilitasyon sürecinde olan Orsic aşil tendonunda ağrı bulunmasından ötürü antrenmana katılmadı. – TRABZON
]]>