Belge – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 27 Jul 2024 23:24:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili, Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki Mülakat Skandalını Ortaya Çıkardı https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-emniyet-genel-mudurlugundeki-mulakat-skandalini-ortaya-cikardi/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-emniyet-genel-mudurlugundeki-mulakat-skandalini-ortaya-cikardi/#respond Sat, 27 Jul 2024 23:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27934 MERVE GÜVEN

(ANKARA) – CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) kadrosundaki sivil memurlara yönelik yapılan “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı”nda yaşanan mülakat skandalını belgeleriyle ortaya koydu. Öztürkmen’in ANKA Haber Ajansı ile paylaştığı belgelere göre, 4-5 Kasım 2023’te yapılan yazılı sınavda 98,72 puanla birinci olan adayın mülakatta 64 puan verilerek elendi. Yazılı sınavdan 60,64 gibi düşük puan alan adaylara mülakatta 100 tam puan verilerek görevde yükseltildiğini açıklayan Öztürkmen, “AKP, her kamu kurumuna yerleşmiş tarikat ve cemaat yandaşlarını kayırarak liyakatli vatandaşlarımızı mağdur ediyor. Bunların yatacak yeri yok” dedi.

EGM kadrosundaki sivil memurlara yönelik 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı”nda yaşanan mülakat skandalını ANKA Haber Ajansı ortaya çıkardı.

EGM’deki mülakat skandalının belgelerini CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen ANKA ile paylaştı. Öztürkmen’in paylaştığı belgelere göre, bilgisayar işletmeni bir aday görevde yükselme sınavından 97,44 puan alırken sözlü mülakatta 62 puan, diğer bir aday yazılı sınavdan 96,15 puan alıp mülakatta 64 puan, yine yazılı sınavdan 96,15 puan alan bilgisayar işletmeni kadrosundaki bir başka aday sözlü mülakatta 55 puan verildiği için “başarısız” sayıldı.

Öztürkmen’in paylaştığı belgelere göre, EGM’de yazılı sınavdan 91,92,93,94,95 gibi yüksek puan alan personelin mülakatta düşük puanlar verilerek elendi.

“AKP iktidarında gün geçmiyor ki başka mağduriyet, haksızlık, hukuksuzluk ortaya çıkmasın” diyen Öztürkmen, önceki günlerde ANKA Haber Ajansı aracılığıyla Adalet Bakanlığı’nda yaşanan mülakat skandalını duyurduğu belgeleri anımsatarak, o günden itibaren ülkedeki tüm kamu kurumlarından benzer hukuksuzluklara dair bilgi, belge aldıklarını söyledi.

“98 PUAN ALAN TÜRKİYE BİRİNCİSİ MÜLAKATTA 64 VERİLEREK ELENDİ”

EGM’deki mülakat skandalını gündemine aldığını dile getiren Öztürkmen, görevde yükselme sınavından 98,72 alarak Türkiye birincisi olan personelin mülakatla 64 puan verilerek elendiğini ifade etti. Öztürkmen, “Türkiye ikincisi 98,72 almış mülakatat taban puan olan 6 verilerek başarısız sayılmış elenmiş” dedi. Şu anda en az 120 kişinin belgesi elimizde, bu 120 kişinin tamamına yakını Türkiye’de en yüksek puanları yapan kişiler olmasına rağmen mülakatta elemişler” diye konuştu. Öztürkmen, “mülakatta kazandırılanlar” olduğunu da belgeleriyle açıklayarak, şunları belirtti:

“MÜLAKATTA KAYRILAN KİŞİLER 98 PUAN ALANIN ÜZERİNE AMİR EDİLİYOR”

“R.Ç. denilen birisi bir ilimizde yazılı sınavdan 60,26 yani taban puanın üzerinde binde 26 almış olmasına rağmen mülakatta 100 puan verilmiş. Hiç kusuru yok, hepsini bilmiş 100 tam puan almış… Yine bir başka ilimizde bilgisayar işletmeni yazılı sınavdan 64,10 almasına rağmen yine mülakatta 100 tam puan alarak başarılı sayılıp yükseltilmiş. Şırnak’ta şehit çocuğu 98 puan almış, daha ne alması lazım? Bunlar eğer sakıncalı personelse neden hala istihdam ediliyor ya da meslek içi yükselme sınavına alınıyor? Eğer sakıncalı değillerse almış oldukları 98,72 puana rağmen neden eleniyorlar? Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Bu insanlar hasta çocuklarına bakamamışlar ama sabahlara kadar ders çalışmışlar, uykusuz bir halde mesaiye gelmişler. Buna rağmen hiç işe gelmeyen ya da işe gelmesine rağmen hiç iş yapmayan ama bir takım kişilerin yakını olan kişiler sözlü sınavda 98, 99, 100 verilerek kayırılmış ve yükseltilmişler. 98 puan alanın üzerine amir edilmişler.

“BUNLARIN YATACAK YERİ YOK”

Sizin alnınız secdeye vardığında kendinizi Allah’a teslim etmiş, vicdanınızı aklamış sayıyorsunuz? Türkiye’de hukuk, hak, adalet bırakmadınız. Bir ülkenin devlet memuru o ülkenin Cumhurbaşkanı’nın sözüne güvenmezse neye güvenecek? Bu AKP ‘Aldatma ve Kandırma Partisi’; ülkede aldatmadığı, kandırmadığı vatandaş kalmadı. Kamu kurmlarında, her kamu kurumuna yerleşmiş tarikat ve cemaat yandaşlarını kayırarak liyakatli vatandaşlarımızı mağdur ediyor. Bunların yatacak yeri yok.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-emniyet-genel-mudurlugundeki-mulakat-skandalini-ortaya-cikardi/feed/ 0
İİT’ye bağlı IRCICA, Osmanlı Vesikalarında Gazze üzerine çalışma yapacak https://www.haber28.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/ https://www.haber28.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/#respond Thu, 21 Mar 2024 05:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10852 İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, “Osmanlı Vesikalarında Gazze” başlıklı bir çalışma yapacaklarını söyledi.

Çalışmaya ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Kılıç, İİT’nin 57 İslam ülkesinden meydana geldiğini, IRCICA’nın da İİT’nin alt organlarından biri olarak kültür, sanat, tarih araştırmaları üzerine yoğunlaştığı bilgisini paylaştı.

IRCICA’nın faaliyetlerine değinen Kılıç, “Arkeoloji ve sanat tarihi bölümümüzde, İslam dünyasında ve İslam dünyasının dışında yer alan İslam eserlerinin kaydını tutmaktayız. Halihazırdaki mevcut durumlarının yanında ilk kuruluşlarının kaydını da alıp bir veri bankası oluşturuyoruz. Bu meyanda önemli çalışma faaliyetlerimizden bir tanesi de Filistin ve Kudüs araştırmaları merkezimiz.” dedi.

“Ecdadımız bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur”

Kılıç, İİT’nin Kudüs’te Mescidi Aksa’ya yönelik radikal Yahudilerin gerçekleştirdiği saldırı neticesinde İslam ülkeleri devlet başkanlarının bir araya gelmesiyle kurulduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“İslam İşbirliği Teşkilatı’nın en önemli maddesi Filistin ve Kudüs’tür. Biz İİT’nin kültür organı olarak çeşitli faaliyetler yaptık. Bunlardan bir tanesi ‘Filistin Mühimme Defterleri’dir. Filistin ve Orta Doğu coğrafyasında yaşayan halklar en son Osmanlı Devleti tebaasıydı. Osmanlı Devleti yönetimi, idaresi altındaydılar. Bu manada ecdadımız gerçekten sokak sokak, ev ev hatta bazen hane sahiplerinin adlarına varıncaya kadar kaydetmek suretiyle bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur. Osmanlı arşivleri dediğimiz merkezde binlerce tapu kaydı, fermanlar var, bir hayli vesika bulunmakta. Bu vesikalar tabii ki Osmanlıca. Arap dünyasındaki araştırmacılar ise Osmanlıcayı çok iyi bilmediklerinden, Osmanlıcanın Arapçaya doğrudan bir intikali bu manada zor olabilmekte.”

Prof. Dr. Fazıl Bayat ile bazı gençlerin bu konuda çalışmalar yaptığına işaret eden Kılıç, “Kendisi de aslen Filistinli Temim Bey’in hazırladığı ve Arapça basılmış ilk kitaplarımızdan biri Filistin vakıfları üzerineydi. Şimdi onun gözden geçirilmiş yeni bir baskısını hazırlamaktayız.” diye konuştu.

Mahmut Erol Kılıç, yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Mühimme defterleri, Şer’iyye sicilleri (Kadı defterleri) ve 25 ciltlik mahkeme kayıtları gibi Filistin bölgesine yönelik çok evrak var. Bu çalışmalar meyanında 10 ciltlik bir serimiz oldu, Osmanlı Vesikalarında Arap Beldeleri adında. Bu seriden en son bir kitap neşrettik. Bütün Filistin değil, bütün Kudüs şehri de değil, hususen Kudüs’teki harem bölgesiyle ilgili siyonist rejim tarafından ileri sürülen bazı iddialar vardı. ‘Bu tepenin mülkiyetinin Müslümanların elinde olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ya da belge yoktur.’ gibi iddiada bulundular. Biz bu iddiayı çürütmek üzere yola çıktık ve yaklaşık bir yıllık çalışma neticesinde Osmanlı arşivlerinde, ona dair belgeler bulduk ve o belgeleri bir araya getirdik. O kitabımızı sadece harem bölgesindeki belge ve vesikalarla neşrettik.”

Tarihi vesikaların önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde evrak kaydının ilk dönemlerine göre çok daha fazla olduğunu vurguladı.

Kılıç, yeni bir çalışmaya başlayacaklarının altını çizerek, “Bugünlerde Gazze halkının mağdur olduğu bu feci katliamlar ve zulmü, bir bakıma ilmi manada da telin etmek üzere ‘Osmanlı Vesikalarında Gazze’ başlığında çalışmayı düşünüyoruz. Çünkü 3 bölgesi var Osmanlı’da Filistin idaresinin. Bunlar Hayfa, Kudüs ve Gazze. Osmanlı belgelerinde yer alan Gazze ile ilgili bir çalışma yapacağız. Bu belgeleri Osmanlıcadan Arapçaya çevirmek suretiyle Arap dünyasındaki kardeşlerimize buradaki belgeleri duyurmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor”

IRCICA’nın Arapça, İngilizce ve Fransızca olmak üzere üç resmi dili olduğuna dikkati çeken Kılıç, “Bizim bütün yayınlarımızın öncelikle bu üç dilden biriyle olması tercih sebebidir. Tabii ki Türkçe, Farsça, Kazakça, Urduca gibi bazı dillerle de yayınlar yapabilmekteyiz. Bunlar yan ürün olarak değerlendiriliyor. Üç resmi çalışma dillerinden biriyle olması bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Kılıç, Gazze’ye ilişkin çok sayıda belge olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“İki ciltte toplanabilecek kadar belge var. Tabii ki Osmanlı Döneminde de orada çeşme, köprü, medrese, mescit, hükümet binası gibi yapılan bazı imar çalışmaları var. Buna dair özellikle Yıldız arşivlerinde, İkinci Abdülhamit zamanında gönderilen fotoğrafçılarla bunların hepsi belgelenmeye çalışılmıştır. Bu eserlerin halihazırdaki durumlarını da ayrıca tespit etmek, her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor.”

Gazze ile Anadolu coğrafyasının tarih boyunca yakın ilişkileri olduğuna da değinen Kılıç, Bursa’da önemli alimlerden Gazzizade Abdüllatif Efendi’nin tekkesinin olduğunu, Çanakkale Şehitliği’nde Gazze doğumlu şehitlerin mezar taşlarının bulunduğunu söyledi.

Kılıç, Gazze’de devam eden İsrail zulmüne sadece İslam ülkelerinin değil dünyada pek çok ülkenin tavır aldığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her cumartesi günü Londra’da büyük bir yürüyüş yapılmakta. Benim kızım şu an Londra’ya altı saat mesafede yüksek lisansını yapıyor. Çok enteresan bir olayı nakletti. ‘O yürüyüşe gitmek için bindiğim otobüste, tek Müslüman bendim baba. Otobüsün tamamı Galler bölgesinden insanlardı ve otobüsün bütün ücreti varlıklı bir Gallerli hanımefendi tarafından ödenmişti.’ dedi. Her hafta otobüs altı saat gidiyor ve geri dönüyor. Müslüman da değiller, Arap da değiller. ‘Sadece insanlık onuru için bunu yapıyoruz.’ diyorlarmış. Hanımefendi de sponsorluğunu üstlenmiş. Bu manada Gazze, vicdanı olan, içinde insanlıktan parçalar barındıran insanların ortak bir platformu haline geldi. Biz de IRCICA olarak her ne kadar kültürel mirası esas alıyorsak da insan mirasımız da çok önemli. Aslında buradan çıkarılacak çok ders var. Buradan bazı hayırlar çıkacağı kanaatindeyim. Öyle bir temenni ve niyazda bulunuyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/feed/ 0
Ünlü Fransız dergisi L’Express’in eski editörü 35 yıl boyunca Sovyetler Birliği için ajanlık yapmış https://www.haber28.com.tr/unlu-fransiz-dergisi-lexpressin-eski-editoru-35-yil-boyunca-sovyetler-birligi-icin-ajanlik-yapmis/ https://www.haber28.com.tr/unlu-fransiz-dergisi-lexpressin-eski-editoru-35-yil-boyunca-sovyetler-birligi-icin-ajanlik-yapmis/#respond Sat, 24 Feb 2024 23:48:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7068 Ünlü Fransız dergisi L’Express, eski editörü Philippe Grumbach’ın 35 yıl boyunca Sovyetler Birliği için ajanlık yaptığını açıkladı.

Grumbach onlarca yıl Fransız toplumuyla son derece kuvvetli bağlar geliştiren bir figürdü.

Yakın arkadaşları arasında siyasi liderler, aktörler ve edebiyatın dev isimleri vardı. Fransa’nın en başarılı yayınlarından birinin yönünü belirleyen efsanevi bir figürdü.

2003’te öldüğünde Kültür Bakanı Jean-Jacques Aillagon, Grumbach’ın “Fransız basınında en çok hatırlanan ve saygı duyulan figürlerden biri” olduğunu söylemişti.

Ancak aynı zamanda “Brok” mahlasıyla Sovyetler Birliği’nin istihbarat servisi KGB için çalışıyordu.

Grumbach’ın ikili yaşamına dair kapsamlı kanıtlar, Mitrokhin arşivleri diye bilinen belgelerde yer alıyor. Bu belgeler ismini 1992’de Sovyet arşivlerinden binlerce sayfalık belgeyi kaçırıp İngiltere’ye teslim eden Sovyet binbaşısı Mitrokhin’den alıyor.

Mitrokhin arşivi daha sonra Christopher Andrew ve Vasili Mitrokhin’in kendisi tarafından derlenip bir kitap haline getirildi.

Binlerce sayfalık belge arasında Sovyetler Birliği adına casusluk yapan Batılıların profilleri de yer alıyor.

L’Express’in sosyal işler editörü ve Grumbach ifşasının ortak yazarı Etienne Girard’ın bir arkadaşı, birkaç ay önce, ona Mitrokhin dosyalarını araştıran bir tanıdığının L’Express’ten bahsedildiğini gördüğünü aktardı.

Belgelere göre, “Brok” kod adlı KGB için çalışan bir ajanın biyografik ayrıntıları Grumbach’ınkiyle örtüşüyordu.

Bu durum Girard’ın dikkatini çekti.

Grumbach, 1954’te L’Express’in kurucusu Jean-Jacques Servan-Schreiber tarafından işe alındı.

İşe girişinden hemen sonra Grumbach Fransa’nın 20. yüzyıldaki en önemli figürleriyle yakın ilişkiler geliştirmeye başladı.

1960’da o dönem senatörken kendisine yönelik sahte bir suikast girişimi tertiplemekle suçlanan, geleceğin Cumhurbaşkanı Francois Mitterand’ın itibarının düzeltilmesine yardımcı oldu.

Yakın olduğu isimler arasında eski Cumhurbaşkanı Valéry Giscard d’Estaing ve eski Başbakan Pierre Mendès France de vardı.

Ünlü oyuncular Alain Delon, Isabelle Adjani, 1980’de Grumbach’ın düğününün davetlileri arasındaydı. Yazar Francoise Sagan ve Yves Saint Laurent markasının kurucusu Pierre Berge nikah şahidi olarak düğünde yer almıştı.

Grumbach’ın tüm bu dönemlerde ikili bir hayat yaşadığı, Sovyetler Birliği için ajanlık yaptığı ileri sürülüyor.

Grumbach’ın neden ajanlık yaptığıyla ilgili kesin bir sonuca varmak zor. Mitrokhin, Grumbach’ın KGB ile ilişkisinin kısmen ideolojik nedenlere bağlı olduğunu söylüyor. Öte yandan, Paris’te bir ev satın almak için para kazanmak gibi daha maddi gerekçeler de öne sürülüyor.

Belgeleri sızdıran Mitrokhin’e göre 1976 ile 1978 arasında sadece Grumbach’a bugünün 250 bin euro’su tutarında para verildi. Ayrıca Fransa’da en seçkin 13 Sovyet ajanından birisi olarak değerlendirilen Grumbach ilave bonuslar da kazandı.

Grumbach’ın KGB yararına ne tür faaliyetler yürüttüğü de net değil. Mitrokhin dosyalarında, 1974 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, KGB tarafından Grumbach’a sağcı adaylar arasında gerilim yaratabilecek dosyalar sunulduğu iddia ediliyor.

Paris’taki KGB ajanları 1981’de, Grumbach’ın ‘iki yüzlü’ olduğu ve bilgi toplama ve istihbarat konularındaki yeteneklerini abarttığı görüşüne varıyor ve onunla bağlantıyı kesiyor.

Grumbach’ın bu ikili yaşamının bitmesiyle rahatlayıp rahatlamadığını hiçbir zaman bilemeyeceğiz. KGB’ye hizmeti konusunda neler hissettiği de karanlıkta kalacak.

Grumbach’ın kendi geçmişini ifşa etmesine en çok yaklaştığımız an, 2000 yılında gazeteci Thierry Wolton’un onun ajanlık serüvenini deşmesiyle yaşandı. Grumbach geçmişini kabul etmeye yakındı, ancak sonra geri adım attı ve Wolton’u “kitabı yayınlarsa dava etmekle” tehdit etti.

Wolton projeyi yarıda bıraktı. Ancak Grumbach, geçmişini açıklama konusunda bir adım daha attı.

Nişanlısı Nicole, L’Express dergisine yaptığı açıklamada, Wolton’ın ziyaretinden hemen sonra, kocasının ona gerçekleri anlattığını söyledi.

Nicole, “Evlenmeden önce, KGB için çalıştığını söyledi” dedi. Nişanlısına göre Grumbach, Texas’ta ABD ordusundayken tanık olduğu ırkçılıktan tiksindiğini, Sovyetler Birliği’yle işbirliği yapma fikrine bu şekilde yaklaştığını aktardı. Ek olarak, ajanlık faaliyetini hemen bırakmak istediğini ancak tehdit edildiğini de söyledi.

Grumbach’ın ajan olduğu ortaya çıktığında, Fransa’da basını on yıllarca domine etmiş bir figürün neler yapmış olabileceği herkesin dikkatini çekti.

Kimileri Grumbach’ın yönettiği L’Express’te Sovyetler Birliği yanlısı gizli mesajlar arayıp durdu. Ancak L’Express genellikle ılımlı, liberal ve merkez siyaset rotasındaydı.

L’Express’in de bildirdiği gibi, Grumbach’ın ajan olarak görevi propaganda yaymak değildi.

Etienne Girard, “Dergideki göreviyle, ajanlık faaliyetini ayrı tutmak konusunda dikkatliydi. KGB’nin ondan istediği de buydu ve işe yaradı” diyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/unlu-fransiz-dergisi-lexpressin-eski-editoru-35-yil-boyunca-sovyetler-birligi-icin-ajanlik-yapmis/feed/ 0