Benim – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 28 Jul 2024 21:36:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Beyoğlu Tarlabaşı’nda lüks araç kazası: Meclis üyesi tehdit iddiasıyla suç duyurusunda bulundu https://www.haber28.com.tr/beyoglu-tarlabasinda-luks-arac-kazasi-meclis-uyesi-tehdit-iddiasiyla-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/beyoglu-tarlabasinda-luks-arac-kazasi-meclis-uyesi-tehdit-iddiasiyla-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:36:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28093 İddiaya göre Beyoğlu Tarlabaşı’nda, Bahçelievler Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Barış Ural’a ait Porsche marka lüks araç, sokaktan yola çıkan otomobille hızla çarpıştı. Kazaya karışan her iki araç olay yerinden uzaklaştı. Kazadan yaklaşık 1 ay sonra 400 bin liralık tamirat yaptırdığını öne süren Barış Ural’ın, diğer otomobilin sahibi Deniz Demirtaş’tan ödeme yapmasını istediği iddia edildi. Kaskosu ve sigortası olduğunu söyleyen Demirtaş, 400 bin lira ödeyecek gücünün olmadığını, Ural’ın kendisini tehdit ettiğini ve saat vererek otomobilini getirmesini istediğini öne sürdü. Tehditlerin ardı ve arkasının bitmediğini iddia eden Demirtaş, Barış Ural hakkında suç duyurusunda bulundu. Kaza anı ise kameraya yansıdı.

Olay 31 Mart’ta gece saatlerine Beyoğlu Tarlabaşı’nda meydana geldi. İddiaya göre, Deniz Demirtaş, Peugeot marka otomobilini emanet olarak 2 günlüğüne arkadaşına verdi. Araçla gece saatlerinde Tarlabaşı’nda seyir halinde olan sürücü, sokaktan yola çıkarken hızlı gittiği öne sürülen Porsche marka lüks araçla çarpıştı. Kazanın ardından her iki araç da olay yerinden ayrıldı. Kazadan yaklaşık bir ay sonra, lüks aracın sahibi Bahçelievler Belediyesi’nin CHP’li Meclis üyesi ve Akasya İnşaatın sahibi olduğu iddia edilen Barış Ural ile Deniz Demirtaş telefonda görüştü. Demirtaş hasar gören aracını yaptırmadığını iddia ederken, Barış Ural ise aracını tamir ettirdiğini masrafının 400 bin lira olduğunu öne sürerek parayı istedi. Demirtaş, kaskosunun ve sigortasının olduğunu söyleyerek Ural’a kaza akşamı olay yerinden neden ayrıldığını ve neden polisi aramadığını sordu. 400 bin lira ödeyecek gücü olmadığını söyleyen Demirtaş, iddiaya göre Ural tarafından tehdit edildi. Demirtaş’tan masrafa karşılık aracı istendi. Demirtaş, uzlaşmak istediğini söyledi ancak tehdit telefonları sürdü. Demirtaş’a aracının getirilmesi konusunda saat verildi. Taraflar zaman zaman telefonda görüşmeye devam etti. Barış Ural, bir görüşmede aracı kendisinin kullanmadığını şoförü ayrıca kuzeni olan Çağatay isimli bir şahsın kullandığını öne sürdü. Bu kez Çağatay isimli kişi, aynı tehditleri sürdürerek Demirtaş’a ya aracını getirmesini ya da 600 bin liralık masrafının karşılanmasını söyledi. İddiaya göre tehditlerin ardı arkası kesilmeyince Deniz Demirtaş, avukatıyla görüşecek kendisinden masraflara karşılık aracını isteyen Barış Ural ve Çağatay isimli kişi hakkında suç duyurusunda bulunarak şikayetçi oldu.

Kaza anı kameraya yansıdı

Görüntülerde Deniz Demirtaş’a ait aracın sokaktan çıkarak dönüş yaptığı bu sırada hızla gelen Porsche marka lüks aracın ise otomobille çarpıştığı görülüyor.

“Porsche marka aracın fotoğraflarını gördüm, sadece bir kaç yerinde çizik var”

Otomobilini 2 günlüğüne arkadaşıma verdiğini söyleyen Deniz Demirtaş, “Arkadaşım Taksim Tarlabaşı Bulvarı’nda seyir halindeyken ne olduğunu anlayamıyor. Dönerken oradaki ışıklar yanıp sönüyor. Arkadaşım dönüyor. Sağına soluna bakıyor. Önünde bir tane cip var sağında taksi var. İki şerit de dolu. Solundan devam ediyor. Aynaya aynı zamanda bakıyor. Zaten hız yok arkadaşımda. Dikkatli dönüyor. Porsche marka bir araba hızla geliyor. Süratli geliyor. Zaten Tarlabaşı Bulvarı’nda tabela var. 30-50 hız sınırı var. Bu hız sınırını aşmış zaten gecenin bir saati. Frene basıyor, duramayıp benim aracıma boydan boya çarpıyor. Sürtüp buradan çıkıyor. O anda arkadaşım durmamış. Teybi açık yüksek sesle. Farkına bile varmıyor. Bana sarsıldığını setten geçtiğini zannediyor. Devam ediyor. Ben arabamı yaptırmadım. 1 gün sonra bana geldiğinde ne olduğunu sordum. O da bana farkında olmadığını, masrafı neyse karşılayacağını söyledi. O da çekindi herhalde. ‘Porsche marka araba durmuş. Sözde aks kesmiş. Beyin kendini kilitlemiş. Çekiye koydum Çekiciyle ben götürdüm, tamir ettirdim’ diyor. Porsche marka aracın fotoğraflarını gördüm. Sadece bir kaç yerinde çizik var. Benim aracın oradan gitmiş peki kendisinin neden trafik polisini çağırmadığını sordum. Benim kaskom sigortam var. 25 gündür haber bekliyorum. Kaza haberi gelir diye. Ben aracımı bir aydır yaptırmadım. Gelsin ki tutanak tutarız diye. Bu arkadaş tabi polis çağırmıyor. Trafik polisi çağırmıyor. Arabasını kimin kullandığı belli değil” dedi.

“Bir tefeci gibi beni tehdit ettiler”

Kazanın seçim gecesinde olduğunu söyleyen Demirtaş, “Ben aradım onu. Barış Bey bana Bahçelievler’de Akasya İnşaatın sahibi olduğunu, Bahçelievler’de CHP Belediye Meclis üyesi olduğunu söyledi. ‘Ne gerekirse yapalım’ dedim. İfademi verdiğimi, aracımı yaptırmadığımı, kaskom ve sigortam olduğunu söyledim. Kendisi aracını yaptırdığını, faturasını aldığını söyledi. 400 bin lira hasarı olduğunu, bunu karşılamayacağımı söyledi. Ben ona bu hasarı 400 bin olarak karşılayamayacağımı söyledim. Ona ‘sigortam, kaskom var. Trafik polisi çağırsaydınız. Kameralardan her yerden benim plakamı bulup araç benim üstüme bana bir telefon açsanız. Ben bu arabayı getirirdim. Rapora tutardık. Kaskomdan sigortamdan karşılanırdı. Ben bu parayı kaldıramam’ dedim. Uzlaşmak istediğimi söyledim. Meclis Üyesi dediğimiz kişi Barış Ural, benim bütün bilgilerime ulaştığını söyledi. Beni bu numaralardan arayıp tehdit etti. Beni akşam saat 22.00’de bile aradı. ‘Bu parayı ödemiyorsan. Arabanı alacağız’ dediler. Benim arabam yaklaşık 600 bin lira. Ben arabamın kredi borcu olduğunu söyledim. Arabamı veremeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine araca el koyacaklarını söyledi. ‘Aracını akşam 22.00’ye kadar getireceksin’ dedi. Daha sonra aracı kendisinin kullanmadığını söyledi. ‘Şoförüm aynı zamanda kuzenim olan Çağatay Bey kullanıyor’ dedi. Çağatay Bey de beni aradı. Çağatay Bey aracı kendisinin kullandığını, 600 bin lira harcadığını, faturayı kestiğini, arabanın anahtarını saat 22.00’ye kadar getirmemi söyledi. Getirmezsen evinin adresi bütün bilgilerim onda olduğunu ifade etti. Beni öldürse de benim böyle bir param olmadığını bir kez daha söyledim. ‘Kaskoma dava açarsın, paranı alırsın’ dedim. Bir tefeci gibi beni tehdit ettiler. Suç duyurusunda bulunacağız. Ben sonuna kadar davacıyım. Dağ başında yaşamıyoruz. Önce devletimiz var hukuk var. Ben videoyu izledikten sonra haklı olduğumuzu gördüm. Hızlı geldiğini gördüm. Benim her şeyime bakmışlar” diye konuştu.

“Müvekkilimin can güvenliği yok”

Avukat Ece Canbolat ise, “Müvekkilim arabasını arkadaşına veriyor. Hızla gelip araca vuruyor. Sonra siyasi kimliklerini kullanarak. Bu arabayı bize vereceksin, zararımızı karşılayacaksın diyerek, baskı kuruyorlar ve tehdit ediyorlar. Hem tehdit etme suçu var hem de malını almaya çalışıyorlar. Bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Müvekkilime ait şahsi bilgilerini nasıl ele geçirdiler bilmiyoruz. Bir haftadır tehdit ediliyor. Müvekkilimin can güvenliği yok” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/beyoglu-tarlabasinda-luks-arac-kazasi-meclis-uyesi-tehdit-iddiasiyla-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, tekrar göreve seçildi https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-tekrar-goreve-secildi/ https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-tekrar-goreve-secildi/#respond Tue, 18 Jun 2024 23:12:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21600 Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara seslendi, “5 yıl görev yaptıktan sonra tekrar göreve seçilmek benim için onurdur, şereftir. Bozüyük’e hizmet için önümü açtınız” dedi.

Resmi olmayan sonuçlara göre yeniden Bozüyük Belediye Başkanlığı’na seçilen CHP’li Ekicioğlu, Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara seslendi. Başkan Bakkalcıoğlu, şunları söyledi:

“TEKRAR GÖREVE SEÇİLMEK BENİM İÇİN ONURDUR”

“Öncelikle siz sevgili hemşehrilerime bana verdikleri büyük destek için çok teşekkür ediyorum. İnşallah söz verdiklerimizin hepsini yarından itibaren hiç vakit kaybetmeden yola çıkarak başlangıcını yapacağız. Bu süreç içerisinde benim hem Belediye Başkanı hem aday olarak diğer aday arkadaşlarla ilgili ağzımdan kötü söz çıkmadı, kötü söz söylemedim. Bu benim ahlak görüşüm. Ama ben bunu yaparken başka aday arkadaşlarım söyledikleri kendi ayıplarıdır. Bakın mesela en basitinden ‘Bakkalcıoğlu kibirlidir, belediyenin önünden insan bile geçemez, kabul etmez’ gibi laflar söylemişler. Bakın ben kibirli, yalnız bir insan olsam sizin gibi böyle büyük bir kalabalık burada olmazdı. 5 yıl görev yaptıktan sonra tekrar göreve seçilmek benim için onurdur, şereftir ve Bozüyük’e hizmet için önümü açtınız. Tüm Bozüyük’e  çok teşekkür ediyorum. Ailemin hepsi burada, benim için en kıymetli şey ailem, ama bir de sizlersiniz. Çünkü siz de benim ailemsiniz, benim bu küçük ailemle birlikte Bozüyük’ün tamamı benim ailem artık.

“BOZÜYÜK’ÜN KUZEYİYLE GÜNEYİNİ BİZ BİRLEŞTİRECEĞİZ”

Sevgili hemşehrilerim, benim projelerimin içinden en büyüğü tramvay projesiydi. Şimdi insanlarımız her gün o tramvaylara biniyor. ve o tramvaylarla ucuz bir şekilde şehir içinde toplu taşımacılık yapıyoruz. Şimdi biraz önce şarkımız vardı Atatürk’ümüze, ‘Sarı saçlı mavi gözlüm’ diye işte o tramvaylardan sarı renkli olanın adı Selanik, sarışın liderimizin doğduğu kent olduğu için Selanik. Mavi olan onun gözlerinin rengini taşıyor, ülkemizi kurtarıp bize emanet eden büyük Atatürk’ün gözlerinin rengini taşıyan mavi renkli ‘kurtuluş tramvayı’mız var. Tüm bunları bu düşünce içerisinde Atatürkçü ve Cumhuriyetçi bir insan olarak Atatürk milliyetçisi olarak ve Bozüyük’e vereceğimiz büyük hizmet karşılığı tramvayımıza karşı bu isimleri koyduk, 5 tane tramvayımız hepsi her gün çalışıyor. İnşallah Bozüyüklüler çok istiyor Yeşilkent’e bir yol yaptık, oradan hastaneye kadar biz götüreceğiz tramvayı. Daha yapacaklarımızın çoğunu yapamadık, bu yaptıklarımızı  başkaları  hayal bile edemez. Tramvayı hayal edemiyorlardı, ne dediler? Önce ‘Bu tramvaylar oyuncak tramvay’ dediler, sonra dediler ki ‘Bu tramvaylar ikinci el, bir belediyeden alınmış’ dediler.  Yalan söylediler, tramvaylar gelmeye başladı, çalışmaya başladı trafik felç olur dediler. Ne trafik felç oldu, ne de tramvaylar oyuncak. Her gün dolu dolu çalışıyor tramvaylarımız. Şimdi bu dönemde bir park yapacağız arkadaşlar, üç tane temel projem var; birincisi büyük bir park yapmak, Eskişehir Kentpark gibi Sazova gibi 322 bin dönüm alanda sizlerin kadınlarımızın çocuklarımızın oralara gitme ihtiyacını hissetmeyeceği büyük bir park yapacağız. Bu demiryolu kentimizi ikiye bölüyor, trafiğimiz sıkışıyor, ulaşım zorluğu çekiyoruz. Oraya üst geçidi Devlet Demiryolları’nın yapması gerekiyordu, geçtiğimiz dönemde son noktaya gelince ‘Yapmıyoruz’ dediler, ‘Belediyeler kendi yapsın’ dediler. Zaman kalmamıştı,  şimdi göreve geldiğimiz yarından itibaren o köprüyü yapım çalışmalarına başlayacağız. Bozüyük’ün kuzeyi ile güneyini belediye olarak biz birleştireceğiz arkadaşlar.”

Konuşmasının ardından Başkan Bakkalcıoğlu, İsmet İnönü Caddesi’nde yürüyerek hemşehrilerini selamladı, destekleri için teşekkür etti. Bakkalcıoğlu, 100. Yıl Çarşı Meydanı’nda da vatandaşlara hitap ederek kısa bir teşekkür konuşması yaptı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-belediye-baskani-mehmet-talat-bakkalcioglu-tekrar-goreve-secildi/feed/ 0
Çorum Bağımsız Belediye Başkan Adayı Oylarının Çalındığını İddia Etti https://www.haber28.com.tr/corum-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-oylarinin-calindigini-iddia-etti/ https://www.haber28.com.tr/corum-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-oylarinin-calindigini-iddia-etti/#respond Tue, 18 Jun 2024 01:36:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21454

ERKAN KARACA

Çorum’da Bağımsız Belediye Başkan adayı Burhan Sönmez, kendisine verilen oyların çalındığını iddia etti. İl Seçim Kurulu önünde CHP Milletvekili Mehmet Tahtasız ile birlikte açıklama yapan Sönmez, “Oylarımızda şaibe var. 2 bin küsur oya yakın oyumuz varken, 3 parti harici 4. sıradayken son sıralara geriledik. 170 oya düşürdüler. Oylarımızın peşindeyiz. Sonuna kadar da devam edeceğim” dedi.

Çorum Bağımsız Belediye Başkan adayı Burhan Sönmez, Seçim Kurulu önünde kendisine verilen oyların çalındığını iddia ederek, şunları söyledi:

“Oylarımızda şaibe var. 2 bin küsür oya yakın oyumuz varken, 3 parti harici 4. sıradayken son sıralara geriledik. 170 tane oya düşürdüler. Oylarımızın peşindeyiz. Sonuna kadar da devam edeceğim. Benim bin 900 küsür oyum nereye gitti, bunun hesabını kim verecekse versin. İş yerimizde eşimizle dostumuzla oy takibi yaparken çok güzel 4. sıradayken oylarımız bir anda düştü ve AK Parti’nin oylarına 2 bin küsür benim gitti. 2 bin küsür AK Parti’nin arttı. CHP ile arasında olan oy farkı 2 bin daha açılmış oldu. Buraya geldiğimizde de basın açıklaması yapacağız dediğimizde de; ‘daha seçim bitmedi sakin olun daha 170 oyunuz var. Belki seçim bitmeden 250 oya çıkarsınız’ diye bir cevap aldık. İçeriden yetkilinin birisi söyledi ama tanımıyorum. Ben bana oy veren gönüllüleri saat kulesinde toplasam 3 bin kişi. Ben adıma taahhüt ederim ki benim 20 bin oyum vardır ki ben esnaf gezisi bile yapmadım. Biz CHP’den ıslak imzalı tutanakları isteyeceğiz. Ben bağımsız aday olarak çıktığım için benim her okula kişi yerleştirme gibi bir şansım yok. Benim arkamda bir parti yok. Oylarımın peşine düşeceğim. En son dakikaya kadar bin 756 oyumuz vardı. 4. sıradaydım benim bir arkamda İYİ Parti vardı. Ahmet Ertekin Başkan 350 küsür farkım vardı arada ve git gide de fark açılıyordu. Sosyal medyalardan da paylaşılan sadece 2 saat önce paylaşılan oyum bin 647 bir saat önce her şeyim değişti. Yüzde 3,5’lara kadar oy potansiyeli olarak çıkmıştım şu an da yüzde sıfırlardayım. Benim oylarım neredeyse bulunsun. Yani aşırı emek verdik. Bu emeği de yedirmeyeceğimizi de herkes bilsin. Kim olursa olsun bu oyları yedirmeyeceğim.”

“KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

CHP Milletvekili Mehmet Tahtasız ise şunları söyledi:

“Burhan Sönmez kardeşimizden bir telefon aldığımızda acilen buraya Seçim Kurulu’nun önüne geldik. Yetkili arkadaşlarımıza da oradaki yetkili hakim arkadaşımıza da ben konuyu ilettim. Konunun takipçisi olacağız. Tabi kardeşimin de dediği gibi kendisinin oyları sosyal medyada bin 700 küsürlerdeyken birden 170’lere düşmesinin ardında bir şaibe olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda Çorum halkının hakkını arayacağımızı ve onların hakkını savunacağımızı ben buradan Genel Merkez’imizden de zaten yakın illerdeki milletvekillerimizi çağırdık. Biz ıslak imzalı tutanakları Cumhuriyet Halk Partisi İl Binasında arkadaşlarımız tek tek sayıyor. Diğer siyasi partilerin de bağımsız adayımızın oylarını da biz tek tek hesaplayacağız. Dökümanlarımızdan çıkaracağız ve Çorumun halkının vermiş olduğu hür iradesiyle kullanmış olduğu oylara sahip çıkılacağının bilinmesini isterim. Buradan sandıktaki görevli arkadaşlarımızın hangi partiden olursa olsun ıslak imzalı tutanaklarını hangi siyasi partiye gönül veriyorlarsa o siyasi parti il ilçe başkanlıklarına ulaştırmaları gerekiyor. Buradan kamuoyuna şöyle bir bilgi vereyim; biz yüzde 75’i ulaşan tutanaklarımızda 3 bin 500 oyla Çorum’da Cumhuriyet Halk Partisi adayı birinci sırada ve bunun takipçisi olacağımıza ben inanıyorum. Tüm insanlarımızı bu anlamda halkımızın verdiği oya bakarak kim kazanırsa Çorum’un belediye başkanıdır. Biz önümüzü düğmeler biz belediye başkanımıza gider hayırlı olsun deriz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/corum-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-oylarinin-calindigini-iddia-etti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerin sorularını yanıtladı https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-genclerin-sorularini-yanitladi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-genclerin-sorularini-yanitladi/#respond Sun, 16 Jun 2024 23:36:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21266 Gençlerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’de demokrasi açığının kapatılmasına yönelik önerisinin sorulmasına, “Benim tavsiyem, Pazar günü bunları bir daha dönmemek üzere sandığa gömmek. Şimdi bu salon, hepsi oy kullanacak. Dolayısıyla buradaki genç kardeşlerim bunları bir daha dönmemek üzere eğer sandığa gömerse, zaten Bay Bay Kemal tekrar dönmek istiyor, belki onun yolu da açılır” şeklinde cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik Aşkıyla Yeniden İstanbul programında gençlerle bir araya geldi. Gençlerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’a geldiğinizde özellikle gitmek istediğiniz bir yer var mı” sorusuna, “İstanbul’da eserlerimizle zaten dinleniyoruz. Burada sık sık programlarımız oluyor. Bunlardan biri Kongre Merkezi, bir de Atatürk Kültür Merkezi var. Atatürk Kültür Merkezi için de maalesef bu malum camia solaklar, dediler ki ‘burayı yapamayacaklar.’ Biz Atatürk Kültür Merkezi’ni geçmişinden çok daha iyisini, güzelini yaptık. Orada bütün eserler sergileniyor. Onları izlemek için biz de programlara katılıyoruz. İstanbul’un ayrıca Murat Kurum kardeşimizin bakanlığı döneminde yapmış olduğu eserler var, millet bahçeleri. Şimdi Ekrem efendi bu millet bahçelerini bilmez. Atatürk Havalimanı’nın içinde millet bahçesine başlandı. Onu mahkemeye götürdü. Oranın yapım sürecini durdurdu. Allah’ın izniyle biz orayı seçim sonrası yoluna koyacağız. Bir de Kızkulesi var. Orayı da restore ettik. Orası da hizmete girecek. İstanbul o kadar değişimden geçti ki bütün bu değişim süreci içerisinde yenilenen İstanbul’da bu yenilenme harekatıyla beraber o yenilenen yerlerde oraların son hali nedir buna baktık ve son haliyle oraları gezip gördük. Şimdi üstümüzde bizim Muhsin Ertuğrul var. Muhsin Ertuğrul, ufacık bir yerdi. Burayı yaparken biz orayı da yaptık. Onun için ne gösteriler yaptılar ama biz onların gösterilerine bakmadık, orayı yaptık, bitirdik ve tekrar tiyatro severlerin hizmetine sunduk” şeklinde cevap verdi.

“Bizim bıraktığımız İstanbul aynen durmuyor”

Mevcut İBB yönetimini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayasofya’nın şimdi son halini görmenin mutluluğu içerisindeyiz. Tabii bir taraftan da Sultanahmet bir başka güzel oldu. Süleymaniye öyle, Fatih’imiz öyle. Buraları gezmeden, görmeden olmaz. Dolayısıyla buralarda aynı şekilde gezerek, görerek son durumları nedir bunu da görüyoruz ve İstanbul’da tabii bizim bıraktığımız İstanbul aynen durmuyor. Çünkü bu zat İstanbul’a bir şey katmadı ki, verdiği bir şey yok. Sen bir İstanbullu olarak böyle bir şeyi gördün mü İstanbul’da? Biz CHP’yi çöp, çukur, çamur olarak tanımladık. Şu an yine aynı. Bakıyorsunuz, şöyle bir asfalt dök ya. Yok, her tarafı çukur. İnşallah pazar günü devran değişecek, İstanbullu bir 5 yıl daha bu adama İstanbul’u vermez. Şimdi biz yeniden İstanbul diyoruz ve inşallah İstanbul’u gerçek sahiplerine teslim edeceğiz” dedi.

“Bay Bay Kemal tekrar dönmek istiyor, belki onun yolu da açılır”

“CHP’de demokrasi açığının kapatılmasına yönelik öneriniz var mı” sorusunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle yanıtladı:

“Benim tavsiyem, Pazar günü bunları bir daha dönmemek üzere sandığa gömmek. Şimdi bu salon, hepsi oy kullanacak. Dolayısıyla buradaki genç kardeşlerim bunları bir daha dönmemek üzere eğer sandığa gömerse, zaten Bay Bay Kemal tekrar dönmek istiyor, belki onun yolu da açılır. Vatandaşlarımın benim İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de bunlara bir daha yol vermeyeceğine inanıyorum.”

“Seçim kampanyasında diğer genel başkanların hiçbirisi benim kadar ülkeyi dolaşmadı”

Gençleri çok sevdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben gençleri çok seviyorum, hala gencim ve gençlere olan bu ilgim, alakam, sevdam gençlerle olan aramızdaki muhabbet, bizi güçlü kılıyor. Şu anda şu seçim kampanyasında diğer genel başkanların hiçbirisi benim kadar ülkeyi dolaşmadı. Hepsi yan gelip yatıyor. Biz ise çalışıyoruz. İşimiz var, nedir? Yerel seçimler. İnşallah bu yerel seçimlerden de Türkiye genelinde inşallah en büyük oyu biz toplayacağız. Ama benim derdim, İstanbul, Ankara, İzmir. Bunu halledersek, bunun tadına doyum olmaz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-genclerin-sorularini-yanitladi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Seçimin güvenliği için tedbirler aldık https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-secimin-guvenligi-icin-tedbirler-aldik/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-secimin-guvenligi-icin-tedbirler-aldik/#respond Sun, 09 Jun 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20125 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “31 Mart öncesinde biz İçişleri Bakanlığı olarak seçimin yapıldığı tüm yerlerde seçimin güvenliği, huzuru, sandığa iradenin hakkaniyetli, özgür bir ortamda yansıması için de tedbirlerimizi aldık.” dedi.

Bakan Yerlikaya, Balıkesir’in Gönen ilçesinde esnaf ziyaretinin ardından AK Parti Gönen Belediye Başkan adayı Aydemir Gümüş için kurulan Seçim Koordinasyon Merkezi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.

Burada konuşan Yerlikaya, büyük ve güçlü Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini, İçişleri Bakanlığının 85 milyonunun huzur ve güvenliği için var olduğunu söyledi.

Gece gündüz demeden aziz milletin huzuru ve güvenliği için gayret gösterdiklerini vurgulayan Yerlikaya, şöyle konuştu:

“40 yıldan beri mücadele ettiğimiz ama artık son nefesleri, son çırpınışlarını görüyorsunuz, onu da nefes almaz hale getireceğimiz hain bölücü terör örgütleriyle uğraşıyoruz, mücadele ediyoruz. Sınırımızın içinde ve dışında ayrımı yapmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bize ‘Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmak yok’ diyor. Sınırın içinde İçişleri ailesi olarak biz, sınırın dışında Savunma Bakanlığı, yani kahraman Mehmetçiğimiz. Milli İstihbarat Teşkilatı en az haftada 3-4 kez görüyorsunuz, onlar da nokta atışlarla sözde liderlerini içeride ya da dışarıda fark etmiyor. Nerede görürse onları etkisiz hale getiriyor, elini havaya kaldıran varsa alıp adalete teslim ediyor.”

Yerlikaya, organize suç örgütleriyle mücadele ettiklerini, ülkenin huzuru için zehir tacirlerine de geçit vermemeye kararlı olduklarını dile getirdi.

“Seçimin yapıldığı tüm yerlerde tedbirimizi aldık”

Hanenin direğinin anneler olduğunun altını çizen Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Evlatlarımızın eğitmeni, onları geleceğe hazırlayanlar da sizsiniz. Evet biz babalarız. Benimde ellerinizden öper 4 evladım var ama evdeki eğitim, annenin duası, eğitimi çok bambaşka. Şimdi ‘benim evladım, benim oğlum, benim kızım yapmaz’ demeyin. Çünkü kötülüğün cesareti biliyorsunuz, cep telefonunun içinde, her yerde var ama devlet ve millet olarak biz daha güçlüyüz. Bakın ben sizden şunu istiyorum. Duyduğunuzu, gördüğünüzü, söylenenleri 112’yi arayıp ‘Evladım Bakanımız bize böyle demişti’ de ismini verme. Bunlar yazılsın, çünkü öyle bir yazılım sistemi yaptık ki gelen tüm uyuşturucuyla ilgili ihbarların tamamını eski tabirle esas biliyor ve bunların üzerinde öyle bir yazılımla hareket ediyoruz ki hangi mahallede, hangi sokakta, hangi köşede… Bunlar bizim hız yapmamızı, yani bunları enselerinden tutup yere çökertip savcının karşısına götürme hızımızı arttırıyor da o yüzden istiyorum. Kötülükle mücadeledeki bunun başında uyuşturucu, bunlarla mücadelede biz 85 milyon bir takım ruhuyla çalışmamız lazım. Takım olursak hız yaparız, işinize bereket olur. Sonunda da ‘ben’ değil, ‘biz’ yapmış oluruz.”

Yerlikaya, suç işlenmesini önlemek, eğer işlenmişse onu da bir an önce aydınlatmakla görevli olduklarını belirterek, “Bir suç dahi olsa diyoruz ki ‘keşke bu suç olmadan önce önleyebilseydik.’ Bu hassasiyetle çalışıyoruz. Bu arada her zaman görüyoruz, işitiyoruz, sizin destekleriniz ve hayır dualarınız benim kahraman polisimin, jandarmamın, sahil güvenliğimin, mülki idare amirimin heyecanını çok daha yukarıya çıkarıyor. Her birinizden Allah razı olsun.” diye konuştu.

Yerel seçimlere değinen Yerlikaya, “31 Mart öncesinde biz İçişleri Bakanlığı olarak seçimin yapıldığı tüm yerlerde seçimin güvenliği, huzuru, sandığa iradenin hakkaniyetli, özgür bir ortamda yansıması için de tedbirlerimizi aldık. 600 bin mesai arkadaşımız, o büyük İçişleri ailesiyle, büyük tecrübeyle beraber sandığa hür iradenin yansımasıyla ilgili elimizden gelen her türlü gayreti yapacağız. Bakın bu meydanlarda, Gönen’de her parti kendini anlatabiliyor değil mi? Çok büyük bir nimet. Allah demokrasimizi bu topraklardan hiç eksik etmesin.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-secimin-guvenligi-icin-tedbirler-aldik/feed/ 0
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Hatay’daki gerginlik ve Gökhan Zan’ın adaylıktan çekilmesini değerlendirdi, Zan, iddialara cevap verdi https://www.haber28.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-hataydaki-gerginlik-ve-gokhan-zanin-adayliktan-cekilmesini-degerlendirdi-zan-iddialara-cevap-verdi/ https://www.haber28.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-hataydaki-gerginlik-ve-gokhan-zanin-adayliktan-cekilmesini-degerlendirdi-zan-iddialara-cevap-verdi/#respond Sat, 25 May 2024 00:25:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19012 Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, canlı yayında Hatay’daki gerginlik ve Gökhan Zan’ın adaylıktan çekilmesi sürecini değerlendirdi. Zan’ın aday gösterildiği iddia edilen ses kaydı sonrası yaşananları ilk kez açıkladı. Baş, “Arkadaşlarımız doğrudan kendisine sordu. Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmeliyim’ dedi.” derken, canlı yayına katılan Zan ise, “Ben zaten geleceğimi kurtarmış birisiyim. Benim mevki, para, şöhrete ihtiyacım yok.” sözleriyle yanıt verdi.

“KAZANAMAZSAM GELECEĞİMİ DÜŞÜNMELİYİM”

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterdikleri Gökhan Zan’a ait olduğu iddia edilen ses kaydıyla ilgili konuşan Erkan Baş, “Kayıtlar olduğuna dair söylentiler vardı. Arkadaşlarımız doğrudan kendisine sordu. Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmeliyim’ dedi. Bu yaklaşımla süreci devam ettirmemiz mümkün değildi. Bundan sonrası hukukun konusu. Son görüşmeye Gökhan Zan gelmedi. İlişkisini basın üzerinden yürütmeyi tercih etti” dedi

“BEN ZATEN GELECEĞİNİ KURTARMIŞ BİRİSİYİM”

Gökhan Zan, Erkan Baş’ın sözlerine canlı yayına katılarak yanıt verdi.

“Ben AK Parti’den geçen dönem bakan yardımcılığı pozisyonlarından birisinin bana verileceği söylenmişken bile kabul etmemiş birisiyim. Erkan Baş benimle ilgili ‘Geleceğini kurtarmak için…’ dedi. Ben zaten geleceğimi kurtarmış birisiyim. Benim mevki, para, şöhrete ihtiyacım yok. Ben zaten yorumculuk, teknik adamlık yapan birisiyim. Benim bunu AKP’den, CHP’den, İşçi Partisi’nden isteme gibi bir endişem yok. Öyle bir durum içerisine zaten girmem, işim değil zaten. Benim kendi işim zaten futbol, teknik adamlık.

“DAHA ÖNCEKİ TEKLİFLERİNİ KABUL ETMEDİM”

(Böyle bir şey söylemediniz mi?) Hayır asla. Daha önce seçimlerden önce kendileriyle yürümem için spor projeleri teklif ettiler, ben bunu kabul etmediğimi ifade ettim. Ancak o şahıslardan birisiyle sohbet ederken ‘Siyasetten sonra ne yaparsın kazanmazsan?..’

Ben de dedim ki, yorumculuğa, teknik adamlığa başlayacağım dedim. Sayın Ahmet Şık’a ifade ettim. Cumartesi günü ses kaydı geldiğinde ‘Asla kabul etmiyorum, nöbetçi savcılığa başvurmak istiyorum’ dedim. Bana dediler ki ‘Hayır, lütfen pazartesiyi bekle, acele etmeni istemiyoruz, batıyorsak birlikte batıyoruz, çıkarsak da birlikte çıkarız’ denildi. Ben ‘Hayır, kabul etmiyorum, neden bekliyoruz?’ dedim.

“KURUMSAL OLARAK BANA DESTEK OLMADINIZ”

Bir aydan beri şantaj, kumpas, tehditlere maruz kaldığımı ifade etmiştim. Neden bugün elimize geçer geçmez birlikte gitmedik? Bana destek vereceğinizi söylediniz kurumsal olarak, bunu da yapmanız. Cumartesi gününden sonra bana ‘Yorulduysan çekilebilirsin’ dediler. Ben partimden ‘Birlikteyiz, yargı karar verecek, ey halkım böyle bir dedikodu var ortada, yargıdan çıkacak karara saygı duymakla birlikte adayımız başkan olursa ve bu işin içindeyse geri çekeceğiz’ demelerini beklerdim.

“ERKAN BAŞ TELEFONLARIMA DÖNMEDİ”

Peki Pazar günü ben savcılığa gider gitmez, bir saat içerisinde, yangından mal kaçırır gibi yaptıkları destek çekme açıklamasının nedeni nedir acaba? Soruyorum, bu yaptıkları siyasi etiğe sığar mı? İnsanlar partinin açıklaması üzerinden beni suçluyorlar. Ahmet Şık da oradaydı. Bana dedi ki ‘Pazar günü için seninle konuşmamız lazım’. Benim dört beş tane programım var, ben zaten cumartesi günü onlarla konuşmuştum. Sayın Erkan Baş’ı iki kez aradım. Telefonlarıma dönmedi. Bir daha aradım telefonunu kapattı.

Benim alnım ak, başım dik. Yarın yargıdan çıkacak sonuçta ne yapacaklar? Nasıl bir karar alacaklar? O zaman ben de şunu ifade etmek isterim, özür dilerim ama… Ben bu olaylara girmek istemiyordum. Ben sayın genel başkanımla yüz yüze bunları konuşmak isterdim. Keşke bağlansa ben de birkaç soru sormak istesem, kendisi tüm durumu aydınlatabilse. Ben Samandağ’da, Defne’de, Arzsuz’da… Soruyorum, bir defa neden beni mitinglerine çağırmadılar? Samandağ’da 50’ye yakın miting yapıldı, ben neden orada olmadım?

]]>
https://www.haber28.com.tr/tip-genel-baskani-erkan-bas-hataydaki-gerginlik-ve-gokhan-zanin-adayliktan-cekilmesini-degerlendirdi-zan-iddialara-cevap-verdi/feed/ 0
AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok, mal varlığı tartışmalarını yalanladı https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ankara-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-turgut-altinok-mal-varligi-tartismalarini-yalanladi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ankara-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-turgut-altinok-mal-varligi-tartismalarini-yalanladi/#respond Thu, 16 May 2024 02:24:24 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18278 AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok, CNN Türk canlı yayınında mal varlığıyla ilgili tartışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Antalya’da 600 dairesi olduğu iddialarını sert bir dille yalanlayan Altınok, “600 tane dairem varsa tapusunu çıkarsınlar. Hemen istifa edeceğim. Tapusunu çıkarmazsa namerttir” ifadelerine yer verdi.

Altınok’un açıklamalarından satırbaşları;

“Ben tüccar ailenin çocuğuyum. 4. kuşağım. Çocuklarım 5. kuşak. Mal varlığım açıklandı. Mal varlığım azaldı. Bir teşekkür etmeleri lazım. ‘Bu adam 20 sene belediye başkanlığı yaptı. Mal varlığı artmamış azalmış. Helal olsun’ demeleri lazım. 20 yıldır görev yapıyorum, çoluğum cocuğum benim makam arabama binmemiştir. 20 yıldır görev yapıyorum 1 kuruş harcırah yoktur. Anketleri görenler, kaybedeceklerini görenler yalan iftira çamur kampanyasına başladılar. Benim saklayacak bir şeyim yok. Altınok’un özü birdir sözü birdir.

“İŞLERİ BİRADERE DEVRETTİM”

Belediye başkanı seçilir seçilmez vergi ile ilişiğimi kestim ve kapattım. ‘Benim artık ticaretle işim yok’ dedim. Ne derlerse desinler, hırsız demesinler. Ben işleri biradere devrettim. Belediye başkanı olduğum sürece benim banka hesabım da yoktur. Emekli olduktan sonra bir devlet bankamıza hesap açtırdım. Emekli maaşım oraya yatar. Siyaseti bıraktıktan sonra ticaret yapayım diye bir hırsım yok.

“VİZDANSIZLAR, AHLAKSIZLAR”

Ankara’da ilk kamyonu alan aileyiz. Bu vicdansızlar, ahlaksızlar, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ‘600 tane dairesi var’ diyor. Antalya’da 600 tane dairem varsa ve tapusunu çıkarmazsa namerttir. Ama ben istifa edeceğim. 600 tane tapuyu çıkartmazsa özür dileyip istifa etmesi lazım. Zamanımda aldığım yerler arsaydı. Şehir büyüdü. Benzin istasyonumuzu rahmetli babam BP’den satın aldı. Benim aldığım Eskişehir yolundaki yeri 1991 yılında almışız. Gölbaşı’nda olan arsayı 1987 yılında almışız. 9 parselini de sattım.

“TARLALARI KİM EKER, BİÇER HABERİMİZ YOK”

1987 yılında 25 yaşındaydım. Gerçeğe bakarsan 23 yaşındayım. Siyasette böyle insan varmış, tebrik ediyoruz demeleri lazım. Göreve başladığım zaman müdürleri topluyorum ve ‘Beytül mala el sürerseniz paralı pullu bir işiniz olursa sağ kolum da olsa keser atarım benim sol kolum da olsa keser atarım. Gereken neyse onu yaparım’ diyorum. Abartılar var. Mal varlığımızı açıkladığımızda ada parseline kadar açıkladık. 5 bin dönüm arazi vardı. Benim hisseme düşen 80 dönüm. Balum 115 dönüm arazisi var diyorlar sosyal medyada. Balum’da 4 bin dönüm var babadan kalan. Anneden kalan köyden arazi var. Bu tarlaları kim eker, kim biçer haberimiz bile yok. Kim ekerse eksin biçsin boş kalamasın. Bunların çoğunu vatandaş eker biçer. Bana para ver gibi bir talebimiz de yok.

“LONDRA’DA EVİ KAÇ LİRAYA ALDIĞINI AÇIKLASIN”

Tunalı’da yerimiz var. Belediye başkanı olmadan önce almışım. Tunalı’dan bir binanın 8’den 1’inin 0,50’si şahsıma ait. Tunalı 4 katlı bir bina var diyorlar. Bunların hepsini yazdık. Belediye başkanı Londra’da aldığı evi kaç liraya aldığını açıklasın. Londra’daki evi, babadan kalan tüm arsaları satsak satın alamayız. Bunlara girmeyeceğim. Ahlaki bulmuyorum. Şuan oturduğu evin değeri 25 milyon TL. Ben senin evini çekip yayınlatmam ahlaki değil. Beypazarı belediye başkanlığını bıraktığından oturacak evin yoktu. Bu 25 milyon TL’lik evi nasıl aldın? Annem ve babam 1986’da rahmetli oldu. Turgut Altınok’un adına olan tüm varlığı budur. Bankadaki parayı açıkla diyorlar. Her türlü veri açık. Mal varlığımız çoğalmamış ve azalmış. Bunların hepsi kayıtlı. Siyaset etik gerektiriyor. Ankara’daki seçimin sonucunu görenler telaşa kapıldı. İftira kampanyasıyla karşı karşıyayım. Sütte leke var Altınok’ta leke yok.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ankara-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-turgut-altinok-mal-varligi-tartismalarini-yalanladi/feed/ 0
Özer Aci, Oğlunu Kaybeden Baba, Bülent Cihantimur ile Görüşme Detaylarını Anlattı https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/#respond Sat, 11 May 2024 00:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17558 EYÜPSULTAN’da 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Aci, ABD’ye kaçan T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüşmesinin detaylarını anlattı. Aci, “Farklı bir noktada görüştük. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. Ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel” dedim. Baba Aci kan parası iddialarıyla ilgili olarak, “Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum ” diye konuştu.

Eyüpsultan’da 1 kişinin öldüğü 4 kişinin yaralandığı kazada oğlunu kaybeden baba Özer Aci, aile dostları aracılığıyla T.C.’nin babası Bülent Cihantimur ile görüştüklerini açıkladı. Cihantimur ile bire bir iletişim kurmadığını vurgulayan Aci, görüşmenin kısa sürede sona erdiğini belirterek detayları anlattı. Aci kan prası iddialarına da yanıt verdi.

“DOLAYLI OLARAK İRTİBATA GEÇTİ; 3-5 DAKİKA KONUŞMAMIZ OLDU”

Özer Aci, “Ben hiçbir zaman, ‘İrtibata geçilmedi, konuşmadık, şöyle yapılmadı, böyle olmadı’ demedim. Bülent Bey, 15. gün ifadeye gittiğinde adliyede, bize taziyeye geldiklerini söylemiş. Burası benim evim, bir de çaprazda oğlumun evi var. Benimle irtibata geçmediler demedim, dolaylı olarak irtibata geçti, 3-5 dakika bir konuşmamız oldu. O zaman zarfında kendisinden şu istekte bulundum, ‘Eski eşini ve çocuğunu getir, adalete teslim et. Ondan sonra da buyur taziyeye gel’ dedim. Geçen 19 gün zarfında ne gelen oldu ne giden oldu. Görüşmede ben sadece bir şey istedim, eşinin ve çocuğunun adalete teslim olmasını istedim. Buraya, evime gelmedi. Gelmişse ispat etsin. Farklı bir noktada görüştük. Onda benim evime gelecek cesaret yok, olsa çoktan gelmişti. Kendisi bazı şeyleri farklı yollarla halledeceğini düşündüğü için böyle bir girişimde bulunmadı, bulunacağını da sanmıyorum. 8. gün Kuran okutuyorduk, o gün avukatımla görüşmüş. Taziyeye geleceklerini söylemiş, avukatım gerekli cevabı vermiş. Şöyle demiş, ‘Bugün Kur’an okutuluyor, acılı aile, bizim söylemimiz hala devam ediyor, eşini ve çocuğunuzu getirin. Ertesi gün taziyeye gelebilirsiniz’ demiş. Ben sözümün arkasındayım, eğer bana taziyeye gelecekse, acımı dindirecekse, önce çocuğunu ve eşini adalete teslim etsin, ertesi gün buyursun gelsin” dedi.

“KENDİSİNE SİTEM ETTİM DOĞRU”

Görüşmeye 5-6 kişi geldikleri için kendilerine sitem ettiğini belirten Aci, “Benim aile dostumla, dolaylı olarak birileri vasıtasıyla iletişime geçildi. Aile dostuma maddi ve manevi yanımda olduğunu söylemiş. Ben de onlara şunu söyledim. ‘Maddi kısmı bir kenara bıraksın, gelsin görüşelim’ dedim. 5-6 kişi geldiler, hatta kınadım. ‘Ne yüzle 5-6 kişi geliyorsunuz?’ diye kınadım. Çok kısa bir görüşme oldu. İşte telefon alışverişi olduğunu söylemiş. Bende onun telefonu yok, öyle bir insanla görüşmek istemem ama mecburiyetten görüşeceğim, bu ayrı bir olay. Çok kısa bir görüşmede aile dostumun evinde ona şunu söyledim, “Git çocuğunu, eski eşini al adalete teslim et, ondan sonra taziyeye mi geleceksin buyur gel’ dedim. Kendisi herhangi birşey söylemedi. Net bir ‘Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, acınızı paylaşıyoruz’ gibi şeyler söylemedi. Aile dostumuzun evine gelmesiyle bu taziye kabul oluyorsa, ısmarlamayla hac yapmak gibi birşey olur. Benim evim belli, adresim belli. Ona ben sitem ettim doğru. ‘Ben senin birinci gün kim olduğunu buldum, sen benim kim olduğumu, çocuğunun kimi öldürdüğünü niye bulamadın?’ diye sitem ettim. Zengin ve kolun uzun ya. Burada neden bu özelliklerini kullanmadı. Görüştüğümüz süre o kadar. Hiçbirşey söylemedi.” diye konuştu.

“O İNSANIN BİR LOKMASI BOĞAZIMDAN GEÇMEYECEK”

Kan parası iddiasıyla ilgili konuşan baba Aci, “Bazı televizyon kanalları ne yazık ki, iğrenç kelimeyi kullanıyorlar ben kendimden utanıyorum. Bana şu İstanbul’u bağışlasalar oğlum geri gelmeyecek. O insanın bir lokması benim boğazımdan geçmeyecektir. Bunu açık açık net bir şekilde söylüyorum ” dedi. Aci, Cihantimur ailesinin cenaze yemeği için tekrar aile dostuyla iletişime geçtiklerini anlatarak,” Görüşme yanılmıyorsam Pazartesi ya da Salı 3. veya 4. gün olmuştu. Bundan sonra aile dostumun bana dönmesiyle 9. gün sanırım, yemek söyleneceği söylendi. Ben de, ‘Bir adım atıyorlarsa adım atarım’ diyerek bir noktada buluşuruz diyerek olumlu baktım. Fakat daha sonra aile dostum bana şunu söyledi. ‘Yemeği ben organize edecekmişim, ücretini onlar ödeyecekmiş’ dedi. Aile dostuma bu konu üzerine kendilerine ne dediğini sordum. Kendisi benim adıma reddetmiş. ‘İyi yapmışsın, dedim. Aile dostuma ‘Onlara söyle bu saatten sonra yemek birşey getirirseler, yakında köpek çiftliği var oraya köpeklere yem ederim’ dedim. Geçen yine aynı kanal üzerinden Eylem Tok’un annesi aradı, başsağlığı dilemeye gelecekmiş. Ben de yine aynı söylemimi tekrar ettim. Gitsin annesi önce kızını ve torununu alsın Türkiye’ye getirsin, adalete teslim etsin.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozer-aci-oglunu-kaybeden-baba-bulent-cihantimur-ile-gorusme-detaylarini-anlatti/feed/ 0
Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Malatya’da Bağımsız Belediye Başkan Adayı Mehmet Kızıldaş’a Destek Verdi https://www.haber28.com.tr/atasehir-belediye-baskani-battal-ilgezdi-malatyada-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-mehmet-kizildasa-destek-verdi/ https://www.haber28.com.tr/atasehir-belediye-baskani-battal-ilgezdi-malatyada-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-mehmet-kizildasa-destek-verdi/#respond Thu, 25 Apr 2024 04:24:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15665 İstanbul’un Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, memleketi olan Malatya’nın Arguvan ilçesinde Bağımsız Belediye Başkan Adayı olan Mehmet Kızıldaş’a destek ziyaretinde bulundu. İlgezdi, Mehmet Kızıldaş ile birlikte Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledikleri için cezalandırıldıklarını söyledi.

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Arguvan Bağımsız Belediye Başkan Adayı Mehmet Kızıldaş’a destek vermek üzere geldiği memleketi Arguvan’da Büyük Arguvan Buluşması’na katıldı.

Yaklaşık 2 bin Arguvalının katıldığı mitinge konuşan İlgezdi, Başkan Adayı Mehmet Kızıldaş’la olan dostluk ve arkadaşlık hukukuna vurgu yaparak isim vermeden CHP Malatya Milletvekili ve Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Veli Ağbaba ve CHP yönetimini sert bir dille eleştirdi.

Arguvan’a gideceğini açıklamasından sonra, gelmesinin engellenmesi adına yoğun baskı yapıldığını açıklayan İlgezdi, “İstanbul’dan Arguvanlılar, Malatyalılar benim buraya gelip Mehmet Kızıldaş’a destek vermemi istediler. Benim buraya geleceğimin haberini alan Malatya’daki büyük siyasetçiler, beni telefon bombardımanına tuttular. ‘Senin Arguvan’da ne işin var’ diye? Arguvan benim kendi memleketim. Ben ortaokulu burada okudum, Mehmet Kızıldaş ile aynı evde oturduk, onun bize çok emeği var. Benim de vefa borcum vardı” dedi.

Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı yürütülen operasyonları yapanlara göndermede bulunarak, “Ben siyasetin hiçbir alanında, hiç kimseye ihanet etmedim. Arkadan dolanıp hançer sokmadım” şeklinde konuştu.

Mehmet Kızıldaş ile birlikte kongre de Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledikleri için cezalandırıldıklarını söyleyen Battal İlgezdi, “Mehmet Abi iyi bilir bu partide çok görev yaptım. Ama son dönemde ne hikmetse Mehmet Kızıldaş ile birlikte cezalandırıldık. Suçumuz neydi? Kemal Kılıçdaroğlunu desteklemek. Vallahi buradan bir kez daha söylüyorum. Bugün de olsa yarın da olsa Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemeye devam edeceğim. Ben siyasetin hiçbir alanında, hiç kimseye ihanet etmedim. Arkadan dolanıp hançer sokmadım. Siyaset burada şahısların tekelinde değil” şeklinde konuştu.

CHP’nin Malatya’da kısır bir döngü içinde olduğuna, yıllardır tek bir milletvekiline mahkum edildiğine de dikkat çeken Battal İlgezdi, “Bakınız Malatya’da bir oluyorsunuz bir türlü iki olmuyorsunuz. Mehmet Kızıldaş’dan ne zarar gördünüz? Niye aday yapmadınız. Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vermek suç mu, Kızıldaş, hırsızlık mı yaptı, Arsızlık mı yaptı, Arguvan’a katma değer kattı. Siyaset kimsenin babasının tekelinde değil. Kimsenin malı da değil” dedi.

CHP Malatya Milletvekili ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba’yı isim vermeden eleştiren Battal İlgezdi, “Ama şunu iyi bilin 1 Nisan’da bu düzen değişecek. Bu anlayış değişecek. Kendi marabalarınızı belediye başkan adayı göstereceksiniz ama ahlaklı, ilkeli, dik duran adamları siyasette yok sayacaksınız. Öyle bir şey yok. Ama ben inanıyorum ki Arguvan, Mehmet Kızıldaş’a, kendi adayına sahip çıkacak” ifadelerini kullandı.

Miting alanında Veli Ağbaba’ya yönelik tepki seslerinin yükselmesi üzerine, Battal İlgezdi konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben buranın çocuğuyum, Veli Ağbaba da buranın çocuğu. Benim kimseyle hesabım yok. Benim hesabım burada Mehmet Kızıldaş’a yapılan yanlışı konuşmak. 1 Nisan’da Kızıldaş Mazbatayı alırsa Arguvan Kızıldaş’a sahip çıkmış olacak. Arguvan’a burada çok güzel bir kültür merkezi yaptık. Depremden sonra oranın nasıl insanlara hizmet verdiğini görünce ne kadar büyük bir iş yaptığımızı daha iyi anladım. Emeğin büyüğü tabi ki Mehmet Kızıldaş’ındır. Kızıldaş, Arguvan’a bulgur fabrikası, ambalaj tesisi, doğal ürün kooperatifi, kimya fabrikası, sanayi sitesi, akaryakıt istasyonu yaptı ve sosyal konut başlattı.”

“Battal Başkanımızın desteği bizi onurlandırmıştır”

Arguvan Bağımsız Belediye Başkan Adayı Mehmet Kızıldaş ise Battal İlgezdi’nin İstanbul’dan Arguvan’a gelerek desteğini açıklamasından dolayı büyük onur duyduğunu ifade ederek, “Arguvan’a unutulmaz destekleri ile her daim yanımızda olan Battal İlgezdi’nin büyük baskılara karşın adaylığım için verdiği büyük destek sadece beni değil bütün Arguvan’ı mutlu etmiştir” dedi.

10 yıl süresince hayata geçirdikleri belediyecilik anlayışını ve gelecek 5 yılda yapacaklarını da anlatan Kızıldaş, “Göreve geldikten sonra çalmadık, çaldırmadık, çarçur etmedik size hizmet ettik. Hiçbir şekilde ayrım yapmadan hizmet ettik. Birçok küçük ve büyük belediyeler çalışanlarının maaşını ödemezken biz maaşları düzenli ödedik ve TÜİK istatistiklerine girdik. Bundan sonra da ayrımsız ve adaletli hizmetimize devam edeceğiz. Burada çok farklı partilerden insanlar var, hepsi bize destek vermek için geldiler. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Nisan- Mayıs gibi Anaokulu ve Kreşin temelini atacağız. İlçemizin en önemli sorunu konut sorunu. Birçok ilçe belediyesi arazi satarken biz Arguvan’ın konut ihtiyacını gidermek için 10 dönüm imarlı yer satın aldık. Doğalgazı bu yıl içinde inşallah Bölge Müdürlüğü ile görüştük ve sözünü aldık. İlçeyi en kısa sürede doğalgaza kavuşturacağız” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/atasehir-belediye-baskani-battal-ilgezdi-malatyada-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-mehmet-kizildasa-destek-verdi/feed/ 0
Mert Hakan Yandaş: ‘Yarın aynı iştahla, plana sadık kalarak sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz’ https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-plana-sadik-kalarak-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-plana-sadik-kalarak-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/#respond Tue, 23 Apr 2024 03:12:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15407 – Mert Hakan Yandaş: “Yarın aynı iştahla, plana sadık kalarak sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz”

Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş:

“Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz”

“Şampiyon olacaksak benimde ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyorum”

İSTANBUL – Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, Union SG maçı hakkında yaptığı açıklamada, ilk karşılaşmayı 3-0 kazandıkları için rehavete kapılmak istemediklerini söyleyerek, “Yarın aynı iştahla, plana sadık kalarak, sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz” dedi.

UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu rövanş maçında Fenerbahçe yarın saat 20.45’te sahasında Belçika takımı Union SG ile mücadele edecek. Karşılaşma öncesinde Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe olarak, Türkiye’yi Avrupa kupalarında nisan ayına taşımak istediklerini söyleyerek sözlerine başlayan Mert Hakan Yandaş, “Camia ve takım olarak öncelikli hedefimiz budur. İlk maçımız bizim açımızdan iyi geçmesi güzel bir durum oldu. İyi oyuncuları olan sisteme bağlı sert bir takıma karşı oynadık. 3-0’lık bir sonucu biz de beklemiyorduk. Takım, orada plana sadık kalarak, taktik disiplinle inanılmaz bir mücadele ve özveri gösterdi. 3-0’la buraya gelmek çok büyük avantaj ama bu turun bittiği ve çeyrek finale kaldığımızı göstermez. Yarın aynı iştahla plana sadık kalarak sahaya çıkıp turu geçmek istiyoruz. Bunu başarabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz”

Kasımpaşa ve Pendikspor maçlarında attığı golleri ve hislerini paylaşan Yandaş, “İdmanlarda zaten özel olarak bütün oyuncular idmandan sonra şut çalışması yapıyoruz. Birbirimizle yarışma halinde oluyor. Bu yüzden de ceza sahası dışından atılan gol olarak takımımız öndedir. O özellikli topa iyi vuran birçok oyuncumuz var. 2 haftadır üst üste gol atmam benim için mutluluk verici bir durum. Ama bundan ziyade takımın kazanması benim için daha önemli. Gol atmanın duygusu tabii bambaşka ama 3 puan almadıktan sonra hiçbir önemi ve anlamı olmuyor. İnşallah bu böyle ben ya da başka bir olarak devam eder. Kim atarsa atsın kazanmaya devam ederiz. Gol sevincine gelince, oyuna odaklı kalmak istiyorum. Coşkuyla devam eden, kendi kulübemize kadar devam ettirdiğim ve bundan sonrada aynı şekilde devam ettireceğim bir gol sevinciydi. Kimseyi hedef almadım. Futbolda kalan herkese saygım sonsuz” diye konuştu.

“Şampiyon olacaksak benim de ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyorum”

2 sene önce de İsmail Kartal yönetiminde iyi bir sezon geçirdiğinden bahseden Yandaş, “10-11 asist yapmıştım. Hocamızın oyun planı uyduğumu ve benden istediklerini yerine getirdiğimi düşünüyorum. Bu sezona da çok iyi başladım ama talihsiz bir sakatlık yaşadım ve sonraki süreçler benim için çok yıpratıcı oldu. Malum Kayserispor maçı. Sakatlık ciddi bir şekilde tabanda oluşan ve 2 ay süren döndükten sonra da 3 haftalık çok kötü bir sürecim vardı. O süreçten nasıl çıkacağımı bilmiyordum ve beni çok yıpratmıştı. Ondan sonraki süreçte de ayrılma durumum konuşulmaya başladı. Bende 3,5 sezonun vermiş olduğunu bir emek vardı. Doğru ya da yanlış, iyi kötü zamanlarım oldu. Pes etmek istemedim. Kalmak istedim. O dönemde hocamızın zamanın gelecek ve yeri geldiğinde cevabını vereceksin gibi bir konuşmamız oldu. Buna hep inandım ve buna inanarak çalışmaya devam ettim. İlk Adana maçıyla birlikte başlayan süre alma serüvenim buraya kadar devam etti. Çok çalıştım ve kendimi affettirmek için bir şeyler vermem gerekiyordu. Şampiyonluk yolunda eğer şampiyon olacaksak benim de ismimin bu hikayede geçmesini çok istiyordum. Henüz başlangıç ve şampiyon olursak çok mutlu olurum” diye sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mert-hakan-yandas-yarin-ayni-istahla-plana-sadik-kalarak-sahaya-cikip-turu-gecmek-istiyoruz/feed/ 0
Lütfü Savaş: “Depremde 22 Yıllık Hükümet Sınıfta Kaldı, Rant ve Siyasi Kazanım İçin Üstüme Geldiler” https://www.haber28.com.tr/lutfu-savas-depremde-22-yillik-hukumet-sinifta-kaldi-rant-ve-siyasi-kazanim-icin-ustume-geldiler/ https://www.haber28.com.tr/lutfu-savas-depremde-22-yillik-hukumet-sinifta-kaldi-rant-ve-siyasi-kazanim-icin-ustume-geldiler/#respond Sun, 21 Apr 2024 06:48:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15167 MERVE GÜVEN

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Adayı Lütfü Savaş, AKP’nin depremin faturasını CHP’ye ve kendisine kesmeye çalıştığını belirterek, “Ben sokakta dolaşıyorum, anketler de iyi. Demek ki depremde burada yeteri kadar çalışmışım ama hükümetin belediye başkanlarının birçoğu yoktu ilk on gün. 22 yıllık hükümet sınıfta kaldı. Rant ve siyasi kazanımları için benim üstüme geldiler. Mesele yok, biz yine kazanacağız, Hatay kazanacak.” dedi.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, makamında gazetecilerle bir araya gelerek soruları yanıtladı. Savaş, yeniden başkan adayı olmasına tepkiler, CHP tarafından adaylığının tartışmaya açılması, Hatay’daki güncel anket sonuçları gibi konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Partisinin tanıtım reklamında kendisinin yer almamasıyla ilgili Savaş, “”Çekimler 5 Şubat’taydı. Bizi davet ettiler reklam çekimi için o gün belediyemizin anma törenleri vardı, bir de misafirlerimiz geliyordu. Burada kalmam gerekiyordu ondan dolayı yer almadım. Onun dışında bir art niyet olduğunu düşünmüyorum. Ben gidemedim çekime.” dedi.

“SEÇİMDE FAVORİ ADAY BENİM, BUNDAN HEM İKTİDAR HEM DE İÇİMİZDE GÖRÜNÜP İKTİDARLA İŞ BİRLİĞİ YAPANLAR RAHATSIZ”

Adaylığının tartışmaya açılmasına dair de Savaş, “Burada büyük rant var. iktidarın müteahhitleri gelip inşaat yapıyor. Yıkımları da onların dışardan gönderdiği insanlar yapıyor. Demiri de tek bir kişi sağlıyor. Bir defa burada yıkım var kayıp çok ama rant da var. İkincisi ben sığınmacılara karşı en çok akılcı politikayı Türkiye ile paylaşan insanım. 12 yıl misafirlik olmaz. 550 bin sığınmacıya belediyeler bakıyor burada. Buralarda bizim insanımızın ekonomik gelir makası gittikçe daralıyor. Bununla birlikte demografik yapımız Suriyelilerin lehine gelişiyor. Ben milliyetçi bir insanım ve Atatürk’ün emanetine sahip çıkmak için mücadele veriyoruz burada. Ama Atatürk’ün emanetine sahip çıkarken de devletimizin ve hükumetimizin daha sağlıklı bir politika yapması için uyarıda bulunuyoruz. Uyarı yapmamdan rahatsız olan bir iktidar var. İktidar da benim burada aday olmamı istemiyor. Bu seçimin favori adayı biziz. Favori bir adayın burada olmasından iktidar partisi ve burada içimizde görünüp de içimizde olmayan iktidarla işbirliği yapanlar yanlış bilgiyle genel merkezi donattılar. İşin özü bu” açıklamasını yaptı.

Son anketlerde 7.7 puan önde oldukları mesajını da veren Savaş, 6 Şubat’ın yıldönümünde kendisine yönelik yapılan protestolara ilişkin soruya şöyle cevap verdi:

“205 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜ AFFEDEN HÜKÜMET ZEYTİNYAĞI GİBİ ÜSTE ÇIKMAK İSTİYOR”

“İktidar depremin komplikasyonlarından kurtulmak, kifayetsizliğini kamufle etmek için CHP ve benim üzerimden depremi bize yıkmak istedi. 16 ilde olan bir deprem var. Bu 16 ilde olan depremin hepsini herhalde CHP ve Lütfü Savaş yapamaz. Depremde insanlar, basın medya bir suçlu arama derdine düştü. Bir de herkes haksız, hükümet haklı pozisyonuna gelmek istiyorlar. 205 bin bağımsız bölümü haksız yere affeden hükümetin bu gerçekleri görmeden sanki zeytinyağı gibi üste çıkması çabası var. Depremde bu 205 binin çok büyük bir kısmı yıkıldı çünkü ruhsatsız yapı, çoğunda proje yok. Proje olan da projeye uygun yapmamış.Üç katlı proje var beş kat yapmış.

“DEPREMDE 22 YILLIK HÜKÜMET SINIFTA KALDI, RANT VE SİYASİ KAZANIM İÇİN ÜSTÜME GELDİLER”

Beni yargılayın dedim ama hükümet de yargılansın, hepimiz yargılanalım. Ben topu topu 5 yıl belediye başkanlığı yaptım merkez ilçede. Benim verdiğim ruhsat o kadardı. 10 yıldır ben ruhsat vermiyorum. Yani işyerlerine ve evlere. Ama bütün ciroyu benim üzerimden yapmak istediler. İşin başka bir boyutu var, ben sokakta dolaşıyorum, anketler de iyi. Demek ki ben işimi güzel yapmışım, depremde de burada yeteri kadar çalışmışım. Ama hükümetin belediye başkanlarının birçoğu yoktu ilk on gün falan. AFAD da yoktu ortalıkta. Siz önce kendi işinizi yapacaksınız sonra komşuya soru sorma hakkınız olacak. 22 yıllık hükümet sınıfta kaldı. Rant ve siyasi kazanımları için benim üstüme geldiler. Mesele yok biz yine kazanacağız, Hatay kazanacak.

“YIKILMIŞ BİR ŞEHRİ BIRAKIP GİTMEK KANIMA DOKUNUR”

Buradaki mesele siyaseti çok sevmemiz, bu işi bir daha istememiz değil. Hatay gerçekten de sağlıklı zihinler, sağlıklı insanların elinde olsun. Hem ekonomik anlamda hem de pratik anlamda en cazip yer Hatay, enerjinin kavşak noktası. Bir de bu kadar yıkılmış bir şehri bırakıp gitmek de benim kanıma dokunur. Halk tercihini yapar. Başkası gelirse saygı duyarız ama benim bu kadar yıkılmış bir şehre bu kadar emeğim var.”

“SAMANDAĞ’DA BİR SIKINTIMIZ YOK”

Sokaktaki vatandaşın kendisine yaklaşımının nasıl olduğuyla ilgili de Savaş, Samandağ ziyaretinden bahsederek “Bizim Samandağ’da bir sıkıntımız yok. Bizim kimse ile bir sıkıntımız yok. Yarın seçim sonuçlarında bunu zaten herkes görecek; Samandağı’nın, Hassa’nın, Erzin’in nasıl olduğunu herkes görecek. Yani biz büyükşehir belediye başkanlığında bütün ilçelerimizden kendi partimizin aldığı oydan fazlasını alırız. Siz takip edin bunları” diye konuştu.

“ŞU AN SADECE KAZANMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

Ayrıca Savaş, seçimden sonra partiden ayrılabileceği iddialarına ilişkin soruya “Şu anda sadece kazanayı düşünüyoruz” yanıtını verdi.

Adaylık sürecinin sorgulanmasının haksız bir süreç olduğunu çok üzüldüğünü ve kime yapılsa da üzüleceğini ifade eden Savaş, Özgür Özel’in “Hatay’ı AK Parti’ye vermektense Lütfü Savaş’a emanet etmeyi tercih ederim” açıklamasını da şöyle değerlendirdi:

“SAYGINLIĞIMA YAKIŞIR BİR HİTABETLE KARŞI KARŞIYA KALMAYI TERCİH EDERİM”

“Onlar geçmişte kaldı, bizim tek hedefimiz Hatay’ı almak. Ondan sonra Genel Başkanımızla Hatay’la ilgili oturup konuşuruz tabii ki. Ama tabii ki şu var, bir insan kolay yetişmiyor. Hem tıp alanında hem de siyasi alanda saygınlığım üst seviyede. O nedenle bu saygınlığa yakışır bir hitabetle karşı karşıya kalmayı tercih ederim. Birbirimizin eksikliğini görsek bile gecenin karanlığı gibi örtmek lazım, yeter ki vatana ihanet olmasın.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/lutfu-savas-depremde-22-yillik-hukumet-sinifta-kaldi-rant-ve-siyasi-kazanim-icin-ustume-geldiler/feed/ 0
Halit Refiğ’in doğumunun 90. yılı dolayısıyla panel düzenlendi https://www.haber28.com.tr/halit-refigin-dogumunun-90-yili-dolayisiyla-panel-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/halit-refigin-dogumunun-90-yili-dolayisiyla-panel-duzenlendi/#respond Thu, 04 Apr 2024 01:12:53 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12900 “Gurbet Kuşları”, “Hanım”, “Bir Türk’e Gönül Verdim” ve “Karılar Koğuşu”nun da aralarında bulunduğu çok sayıda filmin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen Halit Refiğ’in doğumunun 90. yılı dolayısıyla Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde panel düzenlendi.

Sinema yazarı Ali Saydam’ın moderatörlüğünü üstlendiği, usta yönetmenin eşi Gülper Refiğ ile usta oyuncu Hülya Koçyiğit’in konuşma yaptığı panel, Refiğ’in en sevilen filmlerinin yer aldığı tanıtım videosunun gösterimiyle başladı.

Panelin açılış konuşmasını yapan Saydam, “Uzun zamandır Halit Refiğ’i anma etkinliklerine katılmıyorum çünkü onun adını hatırladıkça çok duygulanıyorum. Halit Refiğ benim için çok büyük bir kayıptı. Benim duruşumun ve omuriliğimin oluşmasında önemli katkıları olmuştu.” dedi.

Refiğ’i 32 yaşında tanıdığını aktaran Saydam, şöyle devam etti:

“Benim büyüdüğüm yaş, Halit Refiğ ile tanıştığım yaştır. Bana çok iltifatlarda bulundu, beni adam yerine koydu. O dönemde solcu olduğum için milli lafını duyunca tüylerim diken diken oluyordu. Halit Refiğ’in fikirlerine karşıydım. Bir dergi çıkarıyordum o dönemde, dergide birine sinema yazısı yazdırmak istiyordum. Milliyet gazetesindeki arkadaşlarıma sordum, onlar da beni Halit Refiğ’e yönlendirdi. Halit Refiğ’i arayıp teklif gönderdiğimde ‘benim öyle boş vaktim yok’ diyerek telefonu kapattı. İkinciye aradım, yine telefonu yüzüme kapattı. Daha sonra evine ziyarette bulundum, yazı yazması için çok ısrar ettim ve o şekilde kabul etti. Dostluğumuz bu şekilde başladı.”

Saydam, Refiğ sayesinde analitik düşünce ve tarihsel gerçeklik kavramlarıyla tanıştığını söyleyerek, “Halit Refiğ ile sıkça yaptığımız tartışmalardan bir tanesi şuydu; ben kendisine ‘bir münevversin’ diyordum, o da ‘hayır ben sadece bir sinema yönetmeniyim hatta sanatçı bile değilim’ diyordu. Onu her ideolojiye mensup insanlar eleştirdi çünkü Halit Refiğ tutarlı bir adamdı. Şu anki toplumumuzda da ana sorunumuz, tutarsızlık ve sığlık sorunu aslında.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yanlışları hiç çekinmeden eleştiren böylesine güzel bir insandı”

Hülya Koçyiğit ise Refiğ ile aynı filmlerde yer almanın kendisi için büyük şans olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Gençliğimde hep hayal kurardım bir gün Halit Refiğ ile tanışsam, birlikte film yapabilir miyiz diye. Onun filmlerini izleyerek, yazdıklarını okuyarak onu daha yakından tanımaya çalıştım. Bir gün beni aradı ve Kemal Tahir’in bir romanını senaryolaştırdığını söyledi. Bana gönderdi, ‘oku’ dedi. Karılar Koğuşu romanından hazırlanarak oluşturulmuş bir senaryoydu. Bana Töze rolünü uygun gördü. ‘Bu rolü nasıl oynayacağım’ dedim. ‘Sen oynarsın, oyuncusun’ dedi ve bana güvendi. ‘İyi ki de bana güvendi’. Çünkü bu film bana Antalya Altın Portakal Ödülü kazandırdı. Hayatımda rol aldığım en önemli filmlerden biridir diye düşünüyorum. Halit Refiğ her şeyden önce bir insandı. İnsanı, tabiatı, hayvanı seven, ülkesini seven, ülkesinin daha iyi yerlere gelmesi için hep heyecan duyan, yanlışları hiç çekinmeden eleştiren böylesine güzel bir insandı. Onunla tanışmış ve çalışmış olmak benim için büyük bir şanstı. İçimde ve kalbimde onu hep yaşatıyorum.”

Halit Refiğ ile 27 Mayıs askeri darbesini konu alan bir film de yapmak istediklerini aktaran Koçyiğit, dönemin siyasi şartları ve maddi imkansızlık nedeniyle bu filmi gerçekleştiremedikleri bilgisini paylaştı.

“Türkiye’yi az gelişmiş olarak göstermeye çalışanlarla mücadele etti”

Gülper Refiğ ise eşini, “Ben sanatçıları ikiye ayırıyorum. Zanaatkarlar ve sanatçılar. Zanaatkarlar sipariş üzerine iş yapar ama gerçek sanatçıların yaptığı işler ülkeye mal olur. Ben eşimi üçüncü bir kategoriye ayırıyorum çünkü bana sürekli ‘ben sanatçı değilim’ derdi. Düşüncelerini toplumuyla paylaşmak için sinemayı en etkili araç olarak gördüğünü söylerdi. Bunun için sinemacı olmayı seçti.” ifadesini kullandı.

Halit Refiğ’in “Ulusal Sinema” kaygısının 19 yaşında Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu’nu dinledikten sonra başladığını belirten Gülper Refiğ, şöyle devam etti:

“Türkiye’yi üçüncü dünya ülkesi gibi göstermek isteyenlere karşı ‘burası büyük bir medeniyet, burada eşsiz bir tarih ve kültür var’ diyerek Türkiye’yi az gelişmiş olarak göstermeye çalışan güçlerle sinema yoluyla mücadele etmeye koyuldu. Diğer sinemacılar gibi zanaatkarlık yapmadığı için ödüller almadı. Eleştirmenler onun filmlerini hep yerin dibine batırırdı, o da bunlara aldırış etmeden yoluna devam etti. Onun filmlerinin anlattığı bir dert vardı.”

Gülper Refiğ, eşinin filmlerinin gerçekleri anlattığının altını çizerek, Kemal Tahir ile bu yüzden büyük bir dostluğu olduğunu söyledi.

Eşinin “Yorgun Savaşçı” filminin 12 Eylül cuntası tarafından yasaklanarak yakıldığını kaydeden Gülper Refiğ, bu yasağın kendileri için bir şeref olduğunu dile getirdi.

Gülper Refiğ, “Şu an Yeşilçam dönemindeki gibi saygı duyulan, görüldüğünde ayağa kalkılan sinemacılar neden yok? Çünkü Yeşilçam zamanındaki oyuncular, yönetmenler işlerini aşkla yaptı. Benim eşim de işini aşkla yapanlardan biriydi.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/halit-refigin-dogumunun-90-yili-dolayisiyla-panel-duzenlendi/feed/ 0
Mansur Yavaş: İlçe belediye başkanları çok kusurlular https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-ilce-belediye-baskanlari-cok-kusurlular/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-ilce-belediye-baskanlari-cok-kusurlular/#respond Fri, 29 Mar 2024 02:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12063 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: BERKİN GÜLSOY

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve CHP’nin adayı Mansur Yavaş, “Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zül saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekor kırarak geliyoruz” dedi.

Mansur Yavaş, bugün Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile birlikte GİMAT esnafını ziyaret etti. Esnaf ile yaptığı toplantıda konuşan Yavaş şunları söyledi:

“ÇALIŞAN HERKES MESAİ ARKADAŞIMIZDIR DEDİK”

Gelir gelir gelmez biz öncelikli olarak hiçbir işçimizi atmadık. Çalışan herkes mesai arkadaşımızdır dedik. Yine sosyal destekleri biraz sonra anlatacağım ama ilk başlarken meclis toplantımızı açık yaparak başladık. İlk toplantıyı. Herkes görsün diye. Çünkü Ankara halkı büyükşehire belediye başkanı olarak beni seçerken ilçelerin çoğunluğunda da rakiplerimizden seçtiler ve ilk meclis toplantısında dedim ki; böyle bir tablo ortaya çıktı. Seçmenin tercihine saygımız saygı duymamız lazım. Hep el ele verelim beraber çalışalım. Ama maalesef öyle olmadı. Biz 40 kişiydik 148 kişilik Meclis’te. Zaman zaman engellemeler oldu. Hukuka başvurduk ama mümkün olduğu kadar bunu kamuoyu gündemine taşımadan yaptık. Gün geldi sayın Cumhurbaşkanına çıktık. Bakanlarımızla görüştük ama bunların hepsi Ankara halkının menfaatine taleplerimizdi. Kimseyle kavga etmemeye çalışarak çatışmadan hizmet etmeye başladık. İlk yaptığımız işlerden birisi yine tüm ihalelerin canlı yayınlanması. Canlı yayınlanınca zaman zaman belki burada da vardır bilmiyorum, bazı toplantılara gittiğimiz zaman ilk defa müteahhitlerimizle yüz yüze geliyoruz. Artık müteahhitler belediye gelip bir şekilde işte ‘Biz şu ihaleye gideceğiz’ falan diye hiç kimse sormuyor. Şunu gördük, gelmeden önce ülkemizde yaşanan israfı gördüğümüz için bu açık yayınlanan ihaleler nedeniyle eski ve yeniyi kıyasladık. Katılımcı sayısı arttı. Kırım oranları arttı. Örneğin belediyemizde iş yapan bir müteahhit 2015 yılında 80 liraya yaptığı işi bizim yaptığımız açık ihalede 20 liraya aldı. Hatta ‘Niye o adama iş veriyorsun’ dendi. Aradaki farkı 40-50 milyon liraydı. Sırf böyle olacak diye 40 milyon lirayı biz çöpe atamayız dedik ve eşit şartlarda ihaleye girmesini sürdürdük. Daha sonra baktık araba bolluğu var belediyede. Lüks araba bolluğu da var. Eskiden kalma alışkanlık. Tümünü sattım, kiralık araçlara biniyorlar daha ucuz şimdi. Hepsi aynı arabalara biniyorlar. Çünkü ben de örnek oldum. Yıllardır hiçbir konvoy olmadan zaten çakarları gelir gelmez söktürmüşüm ben bütün araçlardan, bir koruma bir şoförle beş yılımızı geçirdik. Beş yıl boyunca genel seçim dahil gelmiş yerde fotoğrafımı görmediniz. Sadece belediyenin icraatlarını astık. Şimdi astığımız pankartların parasını da il başkanlığımız karşılıyor. Belediyenin içinde de resmimizin asılmasını yasakladık.

“SEÇİM SONUCUNU GÖRÜP DERS ALACAKLAR”

Ben yardım yapmak istiyorum. Özellikle yarın Ramazan geliyor. Ne yapacağını bilmiyor insanlar. Bu köprüyü biz kurmuştuk. Yine bu köprüyü biz açık tutacağız. Kırtasiye destekleri sadece kırtasiyeciden alabiliyor. Üç harfli zincir markete ve AVM’de geçmiyor. Yakında kasaplarınkini de kapatacağız AVM’lere. Dolayısıyla esnafın da bir şekilde ayakta kalması lazım. Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zul saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekoru kırarak geliyoruz. İnşallah belediye meclisimizdeki sayı çok olur. Tek sorunumuz o. Ankara’da 55-60 da oy alsam ben belediye meclisinde hala çoğunluğun olmama durumu var. Sebebi de şu; Evren’den iki bin 500 oya iki tane meclis üyesi geliyor, Çankaya’da ve Keçiören’den 70 bin oya bir tane geliyor. Merkezden Ankara Büyükşehir’le beraber Yenimahalle, Çankaya, Keçiören inşallah alıyoruz orayı da, Etimesgut, Gölbaşı, Mamak’ı da alsanız yetmiyor. Onun için ilçelerde oturanlardan da özellikle ayrıca destek istiyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-ilce-belediye-baskanlari-cok-kusurlular/feed/ 0
Emre Belözoğlu: Allah bana 150 yıl ömür verseydi, böyle bir şey yaşayacağımı düşünmezdim https://www.haber28.com.tr/emre-belozoglu-allah-bana-150-yil-omur-verseydi-boyle-bir-sey-yasayacagimi-dusunmezdim/ https://www.haber28.com.tr/emre-belozoglu-allah-bana-150-yil-omur-verseydi-boyle-bir-sey-yasayacagimi-dusunmezdim/#respond Sun, 17 Mar 2024 07:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10250 MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde 3-0 yenerek eledikleri Fenerbahçe’den taraftarların kendisine gösterdiği tepkiyle ilgili, “Allah bana 150 yıl ömür verseydi, böyle bir şey yaşayacağımı düşünmezdim.” dedi.

Karşılaşmadan sonra düzenlenen basın toplantısında konuşan Belözoğlu, Süper Lig’de 5 maçtır kazanamadıklarını hatırlatarak, “Bugün bizim için önemliydi. Ankaragücü’ne geldiğim günden beri bize gösterilen teveccüh mükemmel. Ankara’yı, Ankaragücü’nü ailemle, ekibimle çok sevdik. Kazandığımız için mutluyum. Fenerbahçe maçları her zaman benim için zor olur. Bugün bütün takımımı, arkadaşlarımı, kardeşlerimi tebrik ediyorum. Fenerbahçe gibi güçlü, bu ligin üstünde çok özel bir takıma karşı bu kadar üstün oyunla kazandık. Kupa bizim için değerli. Bunu lige de yansıtmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe taraftarının kendisi aleyhine küfürlü tezahüratta bulunmasıyla ilgili üzüntüsünü dile getiren Belözoğlu, şunları kaydetti:

“Allah bana 150 yıl ömür verseydi, böyle bir şey yaşayacağımı düşünmezdim. Çok üzgünüm. Herkes, benim Fenerbahçe’ye gerçekten kalbimin en güzel yerinde sakladığımı bilir. Bugün yaşanan hak ettiğim bir şey değildi. Her vicdan sahibi insan için bu öyledir. Sokaktaki her Fenerbahçeliden beni ne kadar sevdiğini görüyorum. Hayat bazen çok sevdiğiyle sınar insanı. Bugün bunu yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi. ‘Fenerbahçeli Emre’ olarak anılıyorum ama Fenerbahçe’ye karşı oynarken de ekmeğini yediğim kulübe ihanet etmem. Fenerbahçe’nin aleyhine hiçbir zaman açıklamam olmaz. Fenerbahçeli Emre olmak benim için her zaman ayrıcalık oldu. Bugün çok büyük hayal kırıklığı yaşadım. Beni çok seven Fenerbahçeliler var. Fenerbahçe’den ayrılırken de bu kadar ağır olmasa da benzer şeyler yaşadım. Gel dediler geldim, git dediler gittim. Fenerbahçe iyisiyle kötüsüyle üstü değil altı çizilir benim için. Fenerbahçe’yi gönlümden başka bir yere koymam.”

” Sergen Yalçın’ın kendi fikri”

Emre Belözoğlu, “Tarihin en iyi Galatasaray kadrosu” düşüncesine Antalyaspor Teknik Direktörü Sergen Yalçın’ın katılmamasıyla ilgili fikrinin sorulması üzerine, “Bu Sergen Yalçın’ın kendi fikri. Benim gördüğüm en iyi kadro olduğunu düşünüyorum. En başarılı, en iyi oynayan başka bir şey, en iyi kadro başka. Yaşım 44, en iyi kadrosu olduğunu söyledim. B Galatasaray’ı yüceltmez, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı küçültmez. Ben bunu futbol adamı olarak söylüyorum. Ben işimi yaparım, kimse benim sözlerimi desteklemek zorunda değil. İnanmadığım bir şey söylemem. Derinlik anlamında en iyi kadrosu.” cevabını verdi.

“Başkanla konuşmadan karar alamazdım”

Emre Belözoğlu, Kayserispor yenilgisi sonrası “Başkanımızla konuşup gereğini yapacağım” diyerek istifa sinyali vermesiyle ilgili, “Başkanla konuşmadan karar alamazdım. 19 Mayıs Stadı açıldığında ben olurum ya da olmam Ankaragücü Avrupa’da olmalı. Ne olursa olsun bugün oyuncularımın böyle bir reaksiyon vermeleri, takımlarına sahip çıkmaları önemliydi.” diye konuştu.

MKE Ankaragücü’nün çok kısa sürede kendisi için özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Belözoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Burada kalmam da Ankaragücü’nün hayrına olacaksa kalırım. Gitmem de hayrına olacaksa giderim. Ankara’da insanlar bana Fenerbahçe’deki duyguları yaşatıyor. Sokaklarda gördüğüm bu sevgiyi desteklememiz lazım. Ankaragücü büyük bir camia. Yönetimimiz cefakarca çalışıyor. Bir önceki Sayın Başkanımız Faruk Koca türlü türlü sorunlar yaşadı. Taraftarımızı mutlu etmemiz lazım. Bu gece önemli bir gece olur bizim için.”

MKE Ankaragücü’nün geçen yıl kupada Beşiktaş ve Trabzonspor’u da elediğini hatırlatan Belözoğlu, “Bu sezon bizim için en büyük üzüntü Galatasaray maçında yenilen erken 2 goldü. Takımın içinde öz güvensizlik oldu. Burada yaşadığım en büyük sıkıntılar Antalya maçı ve Galatasaray maçındaki durum. Ligin çok üstündeki Fenerbahçe’ye karşı bu oyunu oynayan takım, her takıma karşı oynar. Bugün bizim için hayırlı bir gün oldu. İnşallah Ankaragücü’ne kupa kazandıran teknik direktör olmak isterim.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/emre-belozoglu-allah-bana-150-yil-omur-verseydi-boyle-bir-sey-yasayacagimi-dusunmezdim/feed/ 0
İzmir’de skuter kazasında çocuğunu kaybeden aile, sürücünün serbest bırakılmasına itiraz etti https://www.haber28.com.tr/izmirde-skuter-kazasinda-cocugunu-kaybeden-aile-surucunun-serbest-birakilmasina-itiraz-etti/ https://www.haber28.com.tr/izmirde-skuter-kazasinda-cocugunu-kaybeden-aile-surucunun-serbest-birakilmasina-itiraz-etti/#respond Tue, 05 Mar 2024 02:00:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8328 İzmir’in Karşıyaka ilçesinde otomobilin çarptığı skuterdeki bir çocuğunu kaybeden, diğer çocuğunun da yoğun bakımda tedavisi süren aile, sürücünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına itiraz etti.

Mavişehir Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı’nda 4 Şubat saat 00.30 sıralarında M.E.Ö’nün (20) idaresindeki otomobilin çarptığı skuterdeki Ahmet Göktuğ Güleç’in (23) İzmir Şehir Hastanesi’ndeki yoğun bakım servisinde tedavisi sürüyor.

Aynı skuterde bulunan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren diğer oğulları Soykan Sönmez’i (16) toprağa veren acılı aile, entübe durumdaki büyük oğulları için dua ediyor.

Anne Müjde Sönmez, İzmir Şehir Hastanesi’nin önünde AA muhabirine, kaza sonrası gözaltına alınan sürücünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılması üzerine savcılığa itirazda bulunduklarını söyledi.

Çocuklarının olay günü Mavişehir’deki bir alışveriş merkezinde konsere gittiklerini, eşiyle çocuklarını beklerken polisin kendilerini araması sonucu kazayı öğrendiklerini anlatan Sönmez, kaza sonrası her iki çocuğunun da beyin travması geçirdiğini, küçük oğlunun hayata tutunamadığını söyledi.

Büyük oğlu Ahmet Göktuğ Güleç’in tedavisinin sürdüğünü anlatan Sönmez, “18 gündür buradayız. Büyük oğlum, hala yoğun bakımda. Yaşam mücadelesi veriyor. Entübe durumda, kendi nefesini kendi alamıyor.” diye konuştu.

Otomobil sürücüsünün serbest bırakılmasına anlam veremediğini dile getiren Sönmez, şöyle konuştu:

“Güya benim büyük oğlumun bilinci gelecek, mahkemeler başlayacak, kendi ifadesini verecek, ondan sonra bu arkadaşla ilgili bir şeyler yapacaklar. E peki ölen, toprakta yatan? Bugün normal bir hayvanı bile gördüğünüzde aracınızın frenine basıyorsunuz. Kendi canınızı düşünmüyorsunuz. O da bir canlı. Toprağa gömdüğünüz bir et parçası değil. 15 yaşında iyi bir çocuk. Benim diğer oğlum hala nefes alamıyor. Biz umudumuzu kaybetmeden burada beklerken kimlere başvuracağız? Bunlarla nasıl ilgileneceğiz?”

Trafik kazası raporunda çocuklarının hatalı bulunduğunu ifade eden anne Sönmez, “Benim çocuklarım yüzde 100 suçlu olsa bile, benim çocuğuma vurma hakkı yok. O, hızını düşürmek zorunda. Benim çocuklarımı iki tane araç görüp yavaşlıyorsa o da yavaşlamak zorunda. Yavaşlayamıyor, bir tane bile fren izi yok.” dedi.

“Ciddi bir hızla çarpmış”

Baba Kenan Güleç ise güvenlik kamerası görüntüsünde iki aracın yavaşladığının görüldüğünü belirterek, “Çocuklarımızda da hata var muhtemelen ama iki araç yavaşlamış. Bizim çocuklarımız da geçiyor, onları geçmişler. Hiç gaz kesmemiş ve ciddi bir hızla çarpmış olması gerekiyor ki çocukları 39 metre uzağa fırlatmış, kendisi de 64 metre sonra durabilmiş. Hiçbir fren izi yok. Bir öğrendik ki dışarıda rahat rahat geziyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Yani ateş düştüğü yeri mi yakıyor yani sadece? Toplum vicdanı denen bir şey yok mu?” dedi.

Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntülerinde skuterdeki kardeşlerin, trafik ışığında bekleyen ve hareket etmek üzere manevra yapan otomobillerin önünden karşıya geçmeye çalıştığı, bu sırada en sağ şeritten gelen otomobilin çarpması sonucu sürüklendikleri görülüyor.

Kaza

Mavişehir Mahallesi Caher Dudayev Bulvarı’nda 4 Şubat saat 00.30 sıralarında M.E.Ö.’nün (20) idaresindeki otomobil, lise öğrencisi Soykan Sönmez’in (16) kullandığı ve arkasında üniversitesi öğrencisi ağabeyi Ahmet Göktuğ Güleç’in (23) de bulunduğu skutere çarpmıştı.

Kazada ağır yaralanan kardeşlerden Soykan Sönmez, tedavi gördüğü İzmir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.

Otomobil sürücüsü M.E.Ö. gözaltına alınmış, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirde-skuter-kazasinda-cocugunu-kaybeden-aile-surucunun-serbest-birakilmasina-itiraz-etti/feed/ 0
Erzincan’da altın madeni faciası: 8 işçi gözaltına alındı https://www.haber28.com.tr/erzincanda-altin-madeni-faciasi-8-isci-gozaltina-alindi/ https://www.haber28.com.tr/erzincanda-altin-madeni-faciasi-8-isci-gozaltina-alindi/#respond Tue, 20 Feb 2024 06:00:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6353 DİLAN KUTLU

Erzincan’ın İliç ilçesindeki Anagold şirketine bağlı altın madeninde 9 işçinin siyanürlü liç yığını altında kaldığı maden faciasının ardından 8 işçi gözaltına alındı. Madenden emekli olan işçiler İliç adliye binası önünde işçilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Emekli işçi Muzaffer Güzer, “Burası Gazze midir? Biz şu anda Gazze ablukasının altındayız. Yazıktır, insanlarımızın hayatı bu kadar ucuz mu? Neden bu kadar ucuz olduk ki biz? Elbet biz madenlerimizin işletilmesini istiyoruz. Ama güvenli bir şekilde işletilmesini istiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

Erzincan’ın İliç ilçesinde 13 Şubat Salı günü saat 14.30 civarında Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde toprak kayması meydana geldi. 9 işçinin siyanürlü liç yığını altında kaldığı maden faciasının ardından 8 işçi gözaltına alındı. Madenden emekli olan işçiler, İliç adliye binası önünde işçilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. ANKA Haber Ajansı’na konuşan emekli işçi Muzaffer Güzer, şunları kaydetti:

MUZAFFER GÜZER: “BİZİM GİBİ BİR ARKADAŞIMIZ, BURADA ÇALIŞMIŞ, ONUN BİR SUÇU YOKTU BENCE”

“Buradaki halkımız çalışacak elbet burada, herkes faydalanacak. Yeraltı kaynaklarından ülkemiz faydalanacak, biz de istiyoruz tabii. Benim kardeşlerim, ben, herkes burada, arkadaşlarımız burada. Çalışıyoruz ve ekmeğimizi kazanıyoruz. Burası daha önce hayvan bölgesiydi, küçükbaş hayvancılıkla uğraşılıyordu. Bu insanlara vaat verilerek burada altı madeninin çok güvenli olduğunu söyleyerek burada bir maden sahası çalışması yapıldı ve 2000’li yıllarda açıldı. Daha sonra 2010 yılında başlatıldı. Çöpler köyünde başlayan maden ayrıştırma ve sahası ile ilgili fabrika yapıldı. Daha sonra peyderpey Sabırlı köyüne kadar taştı. Fakat süreçte her zaman şöyle şeyler yaşandı, ihmalin olduğunu hep gördük.

Yıllar sonra Sabırlı köyü sınırları içinde, köye yaklaşık 500-700 metre yakınlığında bir sülfürik asit barajı yapıldı. İnsanların hayatı bu kadar hiçe alındı. Daha sonra peyderpey Yakuplu köyüne doğru çevrildi. 2 yıldır da ilçe sınırları içerisine taşındı.

Tamam, madenlerimiz çalışsın ama insanların yaşam alanına bu kadar müdahil olunmasın. Biz mahalleden, patlatma olduğu zaman binalarımız patlamış, hastalarımız var, sakatlarımız var, bazen bağırıyorlar. Bu kadar duyarsızlık olabilir mi? Kazım Karabekir Mahallesi’ne hemen 300 metre ilerisine şimdi gidip bakabilirsiniz. Şu tepenin arkası yontuluyor. Bizim hayatımız neden bu kadar ucuz? Biz bunu söylemeye çalışıyoruz.

Örnek veriyorum; Sabırlı köyü, Çöpler köyü çıkartılsın, güvenli bir alana taşınsın elbet çalışılsın. Ama neden bizim hayatımız bu kadar ucuz? Birileri sürekli yukarıdan seyrediyor. Bugün ilçemizde bizim arkadaşlardan biri tutuklanmıştı. Bizim gibi bir arkadaşımız, burada tecrübe edinmiş, burada çalışmış, onun bir suçu yoktu bence. Neden? Bütün denetimler buraya geliyor, 135 tane denetim buraya geliyor, burada çay içmeye gelip gidiyorlar. Nasıl bir denetim yapılmış, bunu bilmiyoruz. Ancak bizim burada çalışan, bizim gibi ekmek sahibi olmak isteyen bir insan bugün tutuklanıyor ama bugün ÇED raporunu yazanlar, ilçe sınırlarının içerisinde patlama olduğu halde, binalarımız sarsılıyor, çatlak olduğu halde bütün yetkililer seyirci kalıyorsa bunun vebali kime işlenecek?

“NEDEN BU KADAR UCUZ OLDUK Kİ BİZ?”

Abdullah Paşa Mahallesi’nde, benim oturduğum evin 100 metre ilerisinde sürekli patlama yapıyorlar. Benim annem yaşlı, sürekli bağırıyor. Hangi yetkiliye söylersek, ‘Sesini etmeyin, susun’. Peki burası Gazze midir? Biz şu anda Gazze ablukasının altındayız. Yazıktır, insanlarımızın hayatı bu kadar ucuz mu? Neden bu kadar ucuz olduk ki biz? Elbet biz madenlerimizin işletilmesini istiyoruz. Ama güvenli bir şekilde işletilmesini istiyoruz.”

Bir diğer emekli işçi Şerif Güler ise şöyle konuştu:

ŞERİF GÜLER: “ONLAR BENİM ÇOCUKLUK ARKADAŞLARIM, BERABER HAYVANCILIK YAPIYORDUK”

“Ülkemizin yeraltı kaynakları ülkemizde kalsın. Ne işi var Kanadalı adamın burada, benim toprağımda? Ben orada canlarım toprağın altında. Bir de haberlerde çıkmış diyorlar ki, ‘Onlar bilirkişilermiş de kontrol amaçlı gitmişler.’ Onlar benim çocukluk arkadaşlarım, beraber hayvancılık yapıyorduk. Onlar ilkokul mezunu adamlar, ne yetkisi varmış?

Beyaz yakalısınız da, bilmem amir yapmışız da. Gönderdiniz şimdi toprağın altında o çocuklar.

Ben güvenlik olarak lojman bölgesinde çalışıyordum. Arkadaşlarımızdan duyuyordum.

Saha içinde çalışan arkadaşlarımın hepsine de belge imzalatmışlar. Mesela, işten çıkarılanların hepsinin ifadesinin alınması lazım. Niye işten çıkarıldın kardeşim sen?”

GÜZER: “BİZİ DE TUTUKLAYIN, SORUMLU BİZİZ. ÇÜNKÜ BİZ ÇALIŞIYORUZ BURADA”

Güzer, işçilerin tutuklanmasına ise “Buradaki bir vatandaşımız tutuklanıyor, sorumlu olarak, o zaman bizi de tutuklayın, sorumlu biziz. Çünkü biz çalışıyoruz burada. Nasıl olacak, ben anlamadım” diyerek tepki gösterdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincanda-altin-madeni-faciasi-8-isci-gozaltina-alindi/feed/ 0
Sakarya’da Erdal Sakız cinayeti davasında karar açıklandı https://www.haber28.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/ https://www.haber28.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/#respond Sun, 18 Feb 2024 04:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5947 Sakarya’nın Karasu ilçesinde kendisinden haber alınmayan ve Hendek ilçesinde ormanlık alanda ölü bulunan Erdal Sakız cinayetine ilişkin aynı aileden 2’si tutuklu 1’i tutuksuz yargılanan sanıklar son kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti tutuklu karı-kocaya ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, tutuksuz yargılanan sanığın ise beraatine karar verdi.

19 Kasım 2022 tarihinde meydana gelen olayda, Karasu’nun Kurudere Mahallesi’ndeki evinden aracıyla ayrılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan evli ve üç çocuk babası Erdal Sakız, ailesinin ihbarı üzerine aranmaya başlanmıştı. Karasu İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince her yerde aranan Erdal Sakız, Kurudere Mahallesi ile Hendek ilçe sınırı arasındaki Çamdağı ormanlık alanda aracının içinde başından tüfekle vurulmuş halde bulundu. Hususa ilişkin başlatılan incelemede Sakız’ın arkadaşı E.K., eşi L.K. ve oğlu S.K. gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Hususa ilişkin açılan davada Cumhuriyet Savcısı mütalaasında sanık E.K. ve eşi L.K. hakkında ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını, suça sürüklenen çocuk S.K. hakkında ise beraat isteminde bulunmuştu.

4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü duruşmasında tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından başlayan duruşmada sanıklar, esas hakkındaki son savunmalarını yaptı.

“Olay suç örgütleri tarafından işlenmiş, benim ailemin üzerine atılmaktadır”

Tutuksuz yargılanan suça sürüklenen çocuk S.K., “Mütalaayı kabul etmiyorum. Duruşmadaki beyanlarım doğrudur. Benim maktul ile sorunum yoktur. Maktulün hasımları eşi, oğlu ve sevgilisidir. İddia edilen olayda, ben evde değildim, bir şey görmedim. Maktulü öldürenler dışarıda gezmektedir. Olay suç örgütleri tarafından işlenmiş, benim ailemin üzerine atılmaktadır. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

“Tehditlerinden dolayı işlemediğimiz bir suçu kabul ettim”

Tutuklu sanık L.K., “Gözaltında kaldığımız 3 gün süre içinde biz derdimizi anlatmaya çalıştık. Bir avukat geldi ve bize vermemiz gereken ifadeleri söyledi. İfadeleri söylemezsek kocam, oğlum ve benim ağırlaştırılmış müebbet alacağımızı bebeğimin ise yetiştirme yurduna verileceğini söyledi. Ben de çocuklarımın başına gelecek olan olaylardan korktuğum için ve Y.D. ile E.S.’nin tehditlerinden dolayı işlemediğimiz bir suçu kabul ettim” dedi.

“Cesedi Hendek ilçesine bırakılmasının sebebi kolluk kuvvetini yanıltmak içindir”

Tutuklu sanık E.K., “Gözaltında imzaladığım ifadeler eşim, çocuğum ve benim ayrı ayrı baskı altında alınmıştır. Ben bunu kabul etmiyorum. Ben detaylı bir ifademin alınarak soruşturmanın başlatılmasını talep ediyorum. Maktulü ben ve ailem öldürmedi, husumetlileri E.S., E.D. ve N.’dir. Erdal Sakız ile kardeş gibi yaşadık. Fındık olayıyla alakalı bir husumet yaşamadık. Delillerin avukatlarıyla beraber karartılıp suçu üzerimize attılar ve mahkemeyi yanıltıyorlar. Cesedi Hendek ilçesine bırakılmasının sebebi kolluk kuvvetini yanıltmak içindir. Karasu’ya bırakılsaydı kolluk kuvveti ilk olarak husumetlilerini gözaltına alacaktı. Kolluk kuvvetini yanıltmak için Hendek ilçesinde ormanlık alana bırakmışlardır. Planlanarak olmuştur Erdal Sakız’ı öldürmedim aksine sahip çıktık. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti ise tutuksuz yargılanan S.K.’nın beraatına, sanık E.K. ile eşi L.K.’nin ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. – SAKARYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/sakaryada-erdal-sakiz-cinayeti-davasinda-karar-aciklandi/feed/ 0
Tekirdağ’da Otomobilin Denize Uçtuğu Kazada Lise Müdürü Hayatını Kaybetti https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/ https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/#respond Sat, 10 Feb 2024 12:00:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4776

TEKİRDAĞ’ın Şarköy ilçesinde, 8 metreden denize uçan otomobilde lise müdürü Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun (46) öldüğü kazada alkollü çıkan ve ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakkında dava açılan sürücü eşi Ahmet Gürkan Erkutlu (40), olay akşamı tartışma yaşadıklarını ancak tatlıya bağladıklarını iddia etti. Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun annesiyle kardeşi ise Esma Deniz’in evliliğinde mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini öne sürdü.

Şarköy Anadolu Lisesi Müdürü Esma Deniz Dellal Erkutlu, eşi Ahmet Gürkan Erkutlu ile 2 Eylül akşamı, Hoşköy Mahallesi’nde restorana yemeğe gitti. Alkol alan Ahmet Gürkan Erkutlu’nun yemek dönüşü kullandığı 09 ANF 396 plakalı otomobil, Hoşkoy-Mürefte mahalleleri arasındaki kara yolunda 8 metre yükseklikten denize uçtu. Denizde ters dönen otomobilde Ahmet Gürkan Erkutlu, kendi imkanlarıyla kurtulurken eşi ise hayatını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan ve 1,49 promil alkollü olduğu belirlenen Ahmet Gürkan Erkutlu, çıkarıldığı Şarköy Sulh Ceza Hakimliği’nde, ‘Şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, şüphelinin tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma hususu devam ediyor olması nedenleri ile şüphelinin taksirle ölüme neden olma’ suçundan tutuklandı. Bir süre cezaevinde kalan Erkutlu, avukatının itirazıyla adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

‘YÜZDE 100 ASLİ KUSURLU’

Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Gürkan Erkutlu hakkında, ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, olayla ilgili bilirkişinin hazırladığı raporda, Erkutlu, ‘asli’ kusurlu bulundu. Raporda, “Soruşturmaya konu ölümlü trafik kazasında, kazalı araç üzerinde yapılan incelemede, aracın teknik olarak herhangi bir eksikliğinin bulunmadığına, aracın gaz, fren ve debriyaj pedallarında herhangi bir takılmanın olmadığına, aracın lastiklerinde, sürücünün fren yapmasından kaynaklı herhangi bir sürtünme izi bulunmadığına, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sürücü Ahmet Gürkan Erkutlu’nun, yüzde 100 oranında asli derecede kusurlu olduğuna dair görüş ve kanaat belirtir rapordur” denildi.

Şarköy’de esnaflık yapan Ahmet Gürkan Erkutlu, ifadesinde, eşiyle 29 Ekim 2022’de evlendiklerini, olay gecesi tanışma yıl dönümü olduğundan yemeğe gittiklerini söyledi. Birlikte alkol aldıklarını belirten Erkutlu, “Yemek yediğimiz sırada aramızda benim işten eve geç gelmem sebebiyle tartışma çıktı ancak fiziksel temas olmadı. Daha sonra aramızdaki konuşmayı tatlıya bağladık, beraber çıkarak araca bindik, 60-70 kilometre hızla gitmekteydim. Karşıma tilki veya köpek benzeri bir hayvan çıktı. Ona çarpmamak için direksiyonu kırdım ancak frene basmadım. Ayağımı gaz pedalından çektim ve arabayı çarpmaktan kurtardım ancak direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride girdim ve uçurumdan denize doğru uçtum. Çarpma anını hatırlamıyorum ancak araç ters döndüğünde içeri su dolmasıyla birlikte ben kendime geldim. Benim emniyet kemerim takılı değildi. Esma Deniz’in emniyet kemerinin takılı olup olmadığını bilmiyorum. Bir miktar su yutmaya başladığımda olayın şokundan çıktım. Elimle yokladığımda camın açık olduğunu gördüm ve camdan dışarı çıktım. Çıktığımda suyun sığ olduğunu gördüm. Ayağım su içerisinde denizdeyken su benim göğüs bölgeme kadar geliyordu. O sırada Esma’dan tepki yoktu, etraf da karanlıktı. Çarpmanın etkisiyle sırtımda ve kollarımda ağrı ve kesi vardı. İçeriye doğru elimle yokladım ancak Esma’ya o karanlıkta denk gelemedim. Bir ara ayağından yakaladım ancak dışarıya çekemedim. Daha sonra yardım çağırmak amacıyla yola çıkmaya çalıştım ancak bulunduğumuz yer çukur olduğu için tepeye yola çıkamadım” dedi.

‘YALNIZ YİYEN YALNIZ ÖLÜR İFADELERİNİ SÜREKLİ SÖYLERİM, ŞAKALAŞMADIR’

Daha sonra geri dönüp eline aldığı taşla aracın camını kırmaya çalıştığını ancak başaramadığını anlatan Erkutlu, “Daha sonra itfaiye gelerek hem beni hem de Esma’yı bulunduğu yerden çıkardı. Olay günü hız yaptığıma dair ihbar doğru değildir. Ben hızlı değildim. Zannediyorum ki yoldan toprak kalktığı için böyle bir ihbar yapılmıştır. Esma Deniz’in annesi Saadet’in ifadeleri doğru değildir. Bizim Esma ile konuşmalarımız yüksek sesle olur ancak aramızda herhangi bir ayrılma kararı yoktur. ‘Yalnız öleceksin’ ifadesi benim ağzımdan hiç çıkmamıştır. Ben ona şaka amaçlı, ‘Yalnız yiyen yalnız ölür’ şeklinde ifadeleri sürekli söylerim, aramızda bir şakalaşmadır. Eşim özel hayatımızı ailesine, akrabasına bahsederdi. Kavgalarımız bu yüzden çıkardı. Ayrılmaya ilişkin bir durum söz konusu değildi. Benim için söylenen, ‘Ayrılırsak kötü olur’ şeklinde cümleleri ben kurmadım. Yaşananlar için pişmanım. Kasti hiçbir davranışım söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

‘AYRILIRSAK BU İŞİN SONU KÖTÜ OLUR’

İddianamede hayatını kaybeden Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun yakınlarının da ifadelerine yer verildi. Erkutlu’nun annesi Saadet Dellal, kızının sürekli evliliğiyle ilgili mutsuz olduğunu ve ayrılmak istediğini, buna karşın Ahmet Gürkan Erkutlu’nun ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklinde ifadelerde bulunduğunu iddia etti. Dellal, “Olaydan yaklaşık üç ay önce eşi olan Ahmet Gürkan’a beni ziyaret ettikleri esnada kızım Esma, ‘Bu böyle gitmez, ayrılalım’ dediğinde bahse konu şahıs ‘Ayrılırsak bu işin sonu kötü olur’ şeklindeki beyanı vardır. Haricen Ahmet Gürkan ile kızım bize geldiğinde benim kızıma karşı argo ve küfürlü konuşurdu. Kızımın mutsuz olduğunu sürekli görüyordum. Trafik kazasında benim kızım Esma Dellal Erkutlu’nun ölmesine sebebiyet veren Ahmet Gürkan Erkutlu’dan şikayetçi ve davacıyım” dedi.

‘ABLAMA KÜFÜR VE HAKARET İÇERİKLİ KONUŞMALARI VARDI’

Esma Deniz Dellal Erkutlu’nun kardeşi Onur Oğuz Dellal de ifadesinde, olay günü yaşananları anlattı. Ablasının kendisine attığı mesajları işaret eden Dellal, “01.09.2023 günü saat 21.00 sularında beni aradı ‘Babamı çok özledim, Gürkan bana yalnız öleceksin’ dedi. Daha sonra Gürkan telefonu aldı bana ‘Ağabey yanlış anlama kardeşin bazen beni eksik düşürüyor, sen merak etme’ dedi telefonu kapattı. Yaklaşık 1-1,5 saat sonra kardeşim Esma Deniz’in ölüm haberini aldım. Ahmet Gürkan müteakip zamanlar benim kardeşimle ilgili küfürlü konuşmalar ve hakaret içerikli konuşmalar yapardı. Ben meydana gelen olayla ilgili kız kardeşimin ölümüne sebep olan Ahmet Gürkan Erkutlu isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım” ifadelerini kullandı.

Şarköy Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşma, hakimin izinli olması nedeniyle 10 Temmuz’a ertelendi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-otomobilin-denize-uctugu-kazada-lise-muduru-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Sumudica: Duruşumuzu bütün Türkiye’ye gösterdik https://www.haber28.com.tr/sumudica-durusumuzu-butun-turkiyeye-gosterdik/ https://www.haber28.com.tr/sumudica-durusumuzu-butun-turkiyeye-gosterdik/#respond Mon, 29 Jan 2024 22:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3837 Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica, Galatasaray maçının ardından yaptığı açıklamada, “Duruşumuzu bütün Türkiye’ye gösterdik” dedi. Sumudica, Türkiye’yi çok sevdiğini bu yüzden Türk pasaportu almak istediğini söyledi.

Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Gaziantep FK, deplasmanda karşılaştığı Galatasaray’a 2-1’lik skorla yenildi. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica, “Bugün gerçekten çok iyi maç çıkardık. Galatasaray bizden daha fazla pozisyona girdi. Bu normaldi. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Çünkü bugün son dakikaya kadar mücadelemizi yaptık. Son 5 dakikaya baktığınızda Galatasaray’ın bazı oyuncuları zaman geçirmeye yönelik işler yapıyordu. Benim gözümde hoca olarak iyi bir şeydi. Bugün duruşumuzu bütün Türkiye’ye gösterdik. Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bazı eleştiriler de oluyor, kulağıma geliyor, sadece Fenerbahçe’ye karşı iyi oynadığımız. Bugün herkese gösterdik, Galatasaray’a karşı iyi mücadele ettik. Benim umurumda değil kimin şampiyon olduğu. Hak eden kazanacaktır. Okan hocayı tebrik ederim. Türkiye’de en iyi teknik direktörlerden biri, sevdiğim biri. Benim için önem olan puanları toplatıp takımı ligde tutmak. Futbolcularımı tebrik etmek istiyorum. Ben Rumen bir hocayım. Bazen Türkiye’de çalışmak kolay değil ama futbolcularımın savaşçı bir mantalite gösterdi” ifadelerini kullandı.

“40-41 puan toplarsak ligde kalacağımızı düşünüyorum”

Şampiyonluk yarışıyla ilgili sorulan soruya Sumudica, “Bizde kelime bir var, sizde de vardır ‘düşman’ kelimesi. Ben düşman kazanmak istemiyorum. Bir Anadolu takımının buraya 4 eksikle gelmesi çok zor. Kadromuza baktığımızda ilk 11’den 4 eksikle geldik. Diğer kulübe ile karşılaştırmak çok zor. Taraftarlara şu mesajı vermek istiyorum. Kayseri ile oynayacağız. Oraya gelip bizi desteklesinler. Şu ana kadar 23 puan topladık. Ligin sonuna kadar 40-41 puan toplarsak ligde kalacağımızı düşünüyorum. Bunu başarırsam bana güvenenlerine teşekkür edeceğim, bana güvendiğiniz diye” şeklinde konuştu.

Attıkları golde yedek kulübesine yaptığı hareketin sorulması üzerine Rumen teknik direktör, “Benim totemimdi. Bazen çok sevindiğiniz zaman Allah sizi cezalandırabiliyor. 21 yıllık kariyerim boyunca bunları yaşadım. Maç bitmiş değildi. Galatasaray’ı da biliyoruz. Bu benim totemimdi diyebilirim. Nasıl sevineceğimi inşallah Kayseri maçında göstereceğim” diye cevap verdi.

“Türk pasaportu almak istiyorum”

‘Rumen hoca olarak Türkiye’de zorlanıyorum’ sözünün hatırlatılması üzerine ise Marius Sumudica, “Son 10 yılda Rumen olarak ben, Lucescu ve Petrescu burada çalıştı. Sonuçla burası zor ve güçlü bir lig. Ben de tanınmış, isim yapmış bir teknik direktörüm. Şampiyonlar Ligi’nde çalıştım. Suudi Arabistan’da çalıştım. Türkiye’de teknik direktörler çok değişiyor, sabır gösterilmiyor. Ben Gaziantep’i çok seviyorum. Türkiye’yi çok seviyorum. Geçen yıl Suudi Arabistan’da çalışırken, burada kazandığım maaşın belki 4-5 katını kazanıyordum ama bu şehir benim kalbimde. Ayrıca Romanya ile Türkiye arasında çok ticaret olduğu için ülkeler birbirlerini tanıyorlar. O yüzden Türk pasaportu da almak istiyorum. Bunu deniyorum” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/sumudica-durusumuzu-butun-turkiyeye-gosterdik/feed/ 0
Lincoln Henrique: “Şükürler olsun ki iyi bir geri dönüş yaptım” https://www.haber28.com.tr/lincoln-henrique-sukurler-olsun-ki-iyi-bir-geri-donus-yaptim/ https://www.haber28.com.tr/lincoln-henrique-sukurler-olsun-ki-iyi-bir-geri-donus-yaptim/#respond Wed, 17 Jan 2024 23:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2894 – Lincoln Henrique: “Şükürler olsun ki iyi bir geri dönüş yaptım”

Fenerbahçeli oyuncu Lincoln Henrique:

“Gol atmış olmam, asist yapmam tabii ki benim için güzel”

“Sakatlık süresince bugünü bekledim”

“Ailem Fenerbahçe’ye aşık”

“İsmail Kartal iyi bir teknik adam”

İSTANBUL – Fenerbahçeli futbolcu Lincoln Henrique, yaşadığı uzun süreli sakatlığın ardından Adanaspor maçında kaydettiği 1 gol ve 1 asistle iyi bir geri dönüş yaptığını söyledi.

Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur müsabakasında Adanaspor’u sahasında 6-0 yenerek son 16 turuna yükseldi. Karşılaşmanın ardından 315 gün sonra sarı-lacivertli formayı giyen ve 1 gol ve 1 asistle sahalara dönen Lincoln Henrique, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yaşadığı sakatlık sonrası uzun süre takımdan ayrı kalan 25 yaşındaki futbolcu, “Çok önemli bir gündü benim için. Uzun süredir bu anı bekliyordum. Bu harika taraftarın önünde oynamak için dört gözle bekliyordum. Evimizde oynamamız, bu galibiyeti almamız bizim için önemliydi. Bu duyguyu özlemiştim. Şükürler olsun ki iyi bir geri dönüş yaptım. En önemlisi maçı kazanmaktı” diye konuştu.

“Gol atmış olmam, asist yapmam tabii ki benim için güzel”

Attığı şık gol hakkında konuşan Lincoln, “Bu tür golleri idmanlarda çok çalışıyorum. Bir ara çok atıyordum. Bizim kalecilerimiz bu tuzağa düşmüyorlar. Maçta da fırsat geldi ve en iyi şekilde değerlendirdim. Benim çok çalıştığım bir şey. Bugün de gole sonuçlandı. Fırsat geldi en iyi şekilde değerlendirdim. Galip geldiğimiz için mutluyum. Şükürler olsun ki tur atladık. Gol atmış olmam, asist yapmam tabii ki benim için güzel. Önümüzdeki lig maçına odaklanacağız” ifadelerini kullandı.

“Sakatlık süresince bugünü bekledim”

Sakatlığı süresince çok sıkı çalıştığının altını çizen Brezilyalı futbolcu, “İşime odaklanmaya çalışıyorum. Fenerbahçe’ye yardım etmek istiyorum. Sakatlık süresince de bugünü bekledim. Takıma yardım etmek istiyordum. Bugün de bunu gösterdiğimi düşünüyorum. Oyuncular arası rekabet takım için iyidir. Büyük bir kulüpte oynuyoruz. Burada oynayan oyuncular mevkisinin en iyi oyuncuları. Burada formayı almak bize bağlı. Karar tabi ki hocamızın” dedi.

“Benim ailem Fenerbahçe’ye aşık”

Fenerbahçe’yi ve İstanbul’u çok sevdiğini aktaran Henrique, “Benim ailem Fenerbahçe’ye aşık. Her zaman benim formamı giyiyorlar bizler burada doğmadık Fenerbahçe’yi izleyerek büyümedik ama Fenerbahçe aşkını sonradan öğrendik. Bu kulübe aşık olduk. Bunu en iyi şekilde hissettiğimi söyleyebilirim. Fenerbahçe’yi ve İstanbul’u çok seviyoruz. Burada çok mutluyuz” şeklinde konuştu.

“İsmail Kartal iyi bir teknik adam”

Teknik Direktör İsmail Kartal hakkında da açıklamalarda bulunan Lincoln Henrique, “İyi bir teknik adam. Yaptıkları bunu gösteriyor. Kendisi de geçmişte burada futbol oynadı. Futbolcuları çok iyi biliyor. Futbolcuların kafasından neler geçtiğini çok iyi biliyor. O da bu yollardan geçti. Bu tarz hocalarla çalışmak bir ayrıcalıktır. Böyle teknik direktörlerle çalışmak her zaman kolaydır. Potansiyelime güvendiğini söyledi. Çok kaliteli olduğumu söyledi, göstermem gerektiğini söyledi. Bu formayı giymek için elimden geleni yapacağım” diyerek sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/lincoln-henrique-sukurler-olsun-ki-iyi-bir-geri-donus-yaptim/feed/ 0
Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcusu Lincoln Henrique: ‘Fırsat geldi en iyi şekilde değerlendirdim’ https://www.haber28.com.tr/fenerbahcenin-brezilyali-futbolcusu-lincoln-henrique-firsat-geldi-en-iyi-sekilde-degerlendirdim/ https://www.haber28.com.tr/fenerbahcenin-brezilyali-futbolcusu-lincoln-henrique-firsat-geldi-en-iyi-sekilde-degerlendirdim/#respond Wed, 17 Jan 2024 22:36:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2882 Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcusu Lincoln Henrique, “Bizim kalecilerimiz bu tuzağa düşmüyorlar. Maçta da fırsat geldi ve en iyi şekilde değerlendirdim. Benim çok çalıştığım bir şey. Bugün de golle sonuçlandı. Fırsat geldi en iyi şekilde değerlendirdim. Galip geldiğimiz için mutluyum” dedi.

Türkiye Kupası 5’inci Turu’nda Fenerbahçe sahasında Adanaspor’u 6-0 mağlup ederek adını bir üst tura yazdırdı. Karşılaşmanın ardından sarı-lacivertli ekibin Brezilyalı oyuncusu Lincoln Henrique, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Sakatlığı nedeniyle yaklaşık 10 aydır formasından uzak kalan Lincoln, “Benim için çok önemli bir gündü. Uzun süredir bu anı bekliyordum. Bu harika taraftarın önünde oynamayı dört gözle bekliyordum. Evimizde oynamamız, bu galibiyeti almamız bizim için önemliydi. Bu duyguyu özlemiştim. Şükürler olsun ki iyi bir geri dönüş yaptım. En önemlisi maçı kazanmaktı” diye konuştu.

“FIRSAT GELDİ EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRDİM”

Adanaspor ağlarına gönderdiği şık golle ilgili de konuşan Brezilyalı futbolcu, antrenmanlarda bu pozisyonlara çok çalıştığını söyledi. Lincoln, “Bu tür golleri idmanlarda çok çalışıyorum. Bir ara çok atıyordum. Bizim kalecilerimiz bu tuzağa düşmüyorlar. Maçta da fırsat geldi ve en iyi şekilde değerlendirdim. Benim çok çalıştığım bir şey. Bugün de golle sonuçlandı. Fırsat geldi en iyi şekilde değerlendirdim. Galip geldiğimiz için mutluyum. Şükürler olsun ki tur atladık. Gol atmış olmam, asist yapmam tabi ki benim için güzel. Önümüzdeki lig maçına odaklanacağız” ifadelerini kullandı.

“HOCAMIZ İÇİN İYİ ANLAMDA BİR BAŞ AĞRISI”

Fenerbahçe forması giyen oyuncuların mevkilerinin en iyi oyuncuları olduğunu bunun da teknik direktör İsmail Kartal’ın iyi anlamda başını ağrıtabileceğini söyleyen Lincoln, “Transfer sezonu başlayınca bu tür haberler her zaman yapılır. İşime odaklanmaya çalışıyorum. Fenerbahçe’ye yardım etmek istiyorum. Sakatlık süresince de bugünü bekledim. Takıma yardım etmek istiyordum. Bugün de bunu gösterdiğimi düşünüyorum. Oyuncular arası rekabet takım için iyidir. Büyük bir kulüpte oynuyoruz. Burada oynayan oyuncular mevkisinin en iyi oyuncuları. Burada formayı almak bize bağlı. Karar tabi ki hocamızın. Hocamız için iyi anlamda bir baş ağrısı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“FENERBAHÇE’Yİ İZLEYEREK BÜYÜMEDİK AMA FENERBAHÇE AŞKINI SONRADAN ÖĞRENDİK”

Ailesinin Fenerbahçe’ye aşık olduğunu dile getiren Lincoln Henrique, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benim ailem Fenerbahçe’ye aşık. Her zaman benim formamı giyiyorlar. Bizler burada doğmadık, Fenerbahçe’yi izleyerek büyümedik ama Fenerbahçe aşkını sonradan öğrendik. Bu kulübe aşık olduk. Bunu en iyi şekilde hissettiğimi söyleyebilirim. Fenerbahçe’yi ve İstanbul’u çok seviyoruz. Burada çok mutluyuz. Zor zamanlarda Tanrı’dan sonra en çok yanımda olan ailemdi onlara minnettarım.”

“BU TARZ HOCALARLA ÇALIŞMAK BİR AYRICALIKTIR”

Teknik direktör İsmail Kartal ile ilgili düşüncelerini de paylaşan Brezilyalı futbolcu sözlerini şöyle noktaladı:

“İyi bir teknik adam. Yaptıkları bunu gösteriyor. Kendisi de geçmişte burada futbol oynadı. Futbolcuları çok iyi biliyor. Futbolcuların kafasından neler geçtiğini çok iyi biliyor. O da bu yollardan geçti. Bu tarz hocalarla çalışmak bir ayrıcalıktır. Böyle teknik direktörlerle çalışmak her zaman kolaydır. Potansiyelime güvendiğini, çok kaliteli olduğumu, kendimi göstermem gerektiğini söyledi. Bu formayı giymek için çok çalışıyorum. Elimden geleni yapacağım.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/fenerbahcenin-brezilyali-futbolcusu-lincoln-henrique-firsat-geldi-en-iyi-sekilde-degerlendirdim/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Seda Gören Bölük, bir bebeğin koruyucu annesi oldu https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-seda-goren-boluk-bir-bebegin-koruyucu-annesi-oldu/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-seda-goren-boluk-bir-bebegin-koruyucu-annesi-oldu/#respond Wed, 17 Jan 2024 20:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2850 AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören Bölük, bir bebeğin koruyucu anneliğini üstlendi. Bölük, “Bu kararı almayı düşünen varsa 1 dakika bile tereddüt etmeyin. Gerçekten hayatınız bambaşka bir noktaya dönüşüyor” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile UNICEF iş birliğinde Ankara’daki bir otelde düzenlenen ‘Türkiye’de Koruyucu Aile Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi 2’nci Koruyucu Aile Temelli Çocuk Koruma Sistemi Çalıştayı’na katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören Bölük, kendisinin de bir bebeğin koruyucu ailesi olduğunu söyledi. Koruyucu aile olma sürecinde yaşadıklarını anlatan Bölük, kaderlerinin zaten koruyucu aile olmak için çizildiğini ve dolayısıyla bunun bir karar alma sürecinin ötesinde olduğunu söyledi.

‘KALPTEN ANNE-BABA OLMAK ÇOK BAŞKA BİR ŞEY’

Koruyucu anne ya da baba olmanın duygusu bakımından biyolojik anne-baba olmaktan farkının olmadığını belirten Bölük, “Kalpten doğurduğunu söylüyorum. Kalpten anne-baba olmak, çok başka bir şey. İşin nihayetinde siz anne-baba oluyorsunuz. O çocuk nereden gelirse gelsin, bu bir mucize. Benim çocuğum da benim eşim için, bütün ailem için bir mucize. 15-16 senedir bunu bekliyorduk aslında. Onu bekliyorduk, o da bizi bekliyormuş. ‘Çocukların hayatına dokunuyorsunuz’ diyorlar. Burada bütün ailelere sesleniyorum; siz onların hayatına dokunmuyorsunuz, onlar sizin hayatınıza dokunuyorlar. Onlar sizi bambaşka insanlar haline getiriyorlar. Bu kararı almayı düşünen varsa 1 dakika bile tereddüt etmeyin” diye konuştu.

‘BENİM GİBİ YÜRÜYOR, BENİM GİBİ UYUYOR’

Koruyucu aile oldukları çocuklar ile aralarındaki ilişkinin normal ebeveynlik ilişkisinden farklı olmadığını kaydeden Bölük, “Sizin çocuğunuzla aranızdaki ilişki nasılsa benim de çocuğumla aramdaki ilişki tam olarak öyle. Çünkü bir süre sonra hareketleri, fiziki görüntüsü size benzemeye başlıyor. Mesela benim çocuğum eşime benziyor. Benim çocuğum benim gibi yürüyor, benim gibi uyuyor. Çünkü kalpten doğurursunuz. Dolayısıyla normal bir ebeveynin yaşadığı ne varsa aynı şeyleri yaşıyoruz. Pek bir farkı yok. Ben de çalışan bir anne ne yaşıyorsa onu yaşıyorum. Bu sabah onu bırakırken sabah saat 05.00’de beni uyandırdı. Çocuğunuzu işe gelirken bırakırken ne hissediyorsanız; ben de aynı şeyleri hissettim” dedi. Ayrıca koruyucu aile hizmetinin Türk medeniyetinin özünde olduğunu söyleyen Bölük, hizmetin kurumsal bir yapıya bürünmesi anlamında son 20 yılda ciddi mesafe katedildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde 2012’de başlatılan ‘Gönül Elçileri’ projesinin koruyucu aile hizmetinin görünürlüğü açısından önemli katkısı olduğunu ifade eden Bölük, bu projenin kendisinin de koruyucu aile olmasında önemli paya sahip olduğunu söyledi.

‘BU HİKAYENİN SONU ÇOK GÜZEL BİTİYOR’

Koruyucu aile olma kararının üzerine düşünülmesi gereken bir karar olduğunu ancak bu düşünme sürecinden sonra her şeyin çorap söküğü gibi geldiğini söyleyen Bölük, “Çocuğumu kurumdan alıp, eve geldiğinde benim ve eşim dışında herkes ağlıyordu. Ağlamıyorduk çünkü senelerce belirli noktalarda çok gözyaşı döktük. O an bizim bayramımızdı. Benim çocuğum, benim kahramanım mesela. Benim hikayemin kahramanı, benim evladım. Herkes bir mucize arıyor, işte o mucize evinize gelecek olan o evlat. Lütfen düşünmeyin, hiç tereddüt etmeyin, endişe etmeyin. Çocuklarınız evinize geldikten sonra çok güzel şeylerle karşılaşıyorsunuz. Gerçekten hayatınız, bambaşka bir noktaya dönüşüyor. Ne yapmanız gerekiyorsa yapın. Evdekilerle konuşun, kendi aranızda konuşun, ailelerinizle konuşun ama bu hikayenin sonu çok güzel bitiyor” diye konuştu. (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-seda-goren-boluk-bir-bebegin-koruyucu-annesi-oldu/feed/ 0
Fatih’te Yılbaşı Gecesi Silahlı Saldırı: 17 Yaşındaki Genç Ağır Yaralandı https://www.haber28.com.tr/fatihte-yilbasi-gecesi-silahli-saldiri-17-yasindaki-genc-agir-yaralandi/ https://www.haber28.com.tr/fatihte-yilbasi-gecesi-silahli-saldiri-17-yasindaki-genc-agir-yaralandi/#respond Wed, 03 Jan 2024 07:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1763 FATİH’te iddiaya göre; Ercan D., yılbaşı gecesi otomobilin içinde, yanındakilere silah doğrultarak, “Seni mi vurayım? Yoksa seni mi?” dediği 17 yaşındaki Melek Nur Özgener’i başından vurarak ağır yaraladı. Ailesinin iddiasına göre, Özgener’i hastanenin önüne bırakan şüpheli, kayıplara karıştı. Baba Bülent Özgener, “İki kız, bir erkek varmış arabada. Erkek, ‘Hanginize sıkayım’ demiş. Benim kızımın kafasında patlıyor” dedi.

Olay, yeni yıla girerken saat 23.30 sıralarında, Fatih’te meydana geldi. Ailenin iddiasına göre; 17 yaşındaki Melek Nur Özgener, yılbaşını kutlamak üzere Nisa A.(17) ve Ercan D.(32) ile buluştu. Otomobilin içinde oturdukları sırada Ercan D., yanındaki silahı çıkararak iki kız arkadaşına doğrultup, “Seni mi vurayım? Yoksa seni mi?” dedi. O sırada Ercan D., tetiğe basarak arka koltukta oturan Özgener’i başından vurarak yaraladı. Ardından korkuya kapılan şüpheli, Özgener’i otomobili ile en yakındaki hastaneye bırakıp kayıplara karıştı. Yaralı Melek Nur Özgener ameliyata alınırken, polis ekipleri 4 yıl önce benzer bir suçtan yargılanıp serbest bırakılan Ercan D.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmalar sırasında gözaltına alınan Nisa A. serbest bırakılırken, ağır yaralanan Melek Nur Özgener ise yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Öte Yandan, Nisa A.’nın sosyal medya hesabından tabanca fotoğrafı paylaştığı görüldü.

“HANGİNİZE SIKAYIM DİYOR, BENİM KIZIMDA PATLIYOR”

Hastane kapısında, kızından gelecek güzel haberi bekleyen baba Bülent Özgener, “Geçtiğimiz yılbaşı günü, ben kızımı çağıracağım sırada memurlar aradı. ‘Acile gelir misiniz’ dediler. Ben sandım ki biri şaka yapıyor. Sonra Melek Özgener’in babası olup olmadığımı sordu. ‘Acil hastaneye gelir misiz’ dedi. Ben de gittim. Memur bey anlatmaya başladı. İki kız, bir erkek varmış arabada. Erkek ‘Hanginize sıkayım’ demiş. Benim kızımın kafasında patlıyor. Eli tetiğe değmiş. Arka taraftan girip ön kulak arkasından çıkıyor. Bu adam daha önce de cinayet işlemiş. Denetimli serbestlikten salmışlar” şeklinde konuştu.

“HASTANENİN ÖNÜNE ATIP KAÇIYOR”

Güçlükle konuşan baba Özgener, “Geldiğimde gördüm ki yoğun bakımda. Kızım şu an ölümle pençeleşiyor. Arabanın içerisinde mermi patladıktan sonra hastaneye getiriyor. Önüne atıp, bırakıp kızımı kaçmaya başlıyor. Memur arkadaş o sırada görüp plakasını alıyor. Araştırıyorlar. Çocuk yurt dışına da kaçabilir. Memur arkadaşlara da söyleyeceğim. Yurt dışına kaçarsa bulamazlar. Böyle kişilere adalet lazım. Hiç salmamaları lazım” dedi.

“UYUŞTURUCU VE SİLAH KAÇAKÇILIĞI VAR”

Baba Özgener, “Bu yanlarındaki Nisa isimli kızla uzun süredir beraberler. Ama kız ailesinden kopuk. Benim kızımla tanıştıktan sonra iş patlıyor. Kız uyuşturucu satıyordu. Benim kızıma da sattırmaya çalışmışlardır. Vuran çocukta uyuşturucu satıcılığı ve silah kaçakçılığı yapıyor. İlk gördüğümde her tarafı şişmişti. Boynunda yaralar vardı. Belki de kızıma başka şeyler de yapacaklardı bunlar” ifadelerini kullandı.

“BENİM KIZIMLA NE İŞİ OLABİLİR”

Fotoğrafları gösterirken isyan eden baba Bülent Özgener, “Benim kızım 17 yaşında. Bu adamın iki tane çocuğu var. Benim kızımla ne işi olabilir? Bu adam zaten uyuşturucu satıyor. Silah kaçakçılığı var. Ne işi olabilir benim kızımla” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/fatihte-yilbasi-gecesi-silahli-saldiri-17-yasindaki-genc-agir-yaralandi/feed/ 0