Beyaz Et – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Tue, 30 Jul 2024 22:48:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem: Beyaz Et İhracatına Getirilen Sınırlamalar Gözden Geçirilmelidir https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-beyaz-et-ihracatina-getirilen-sinirlamalar-gozden-gecirilmelidir/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-beyaz-et-ihracatina-getirilen-sinirlamalar-gozden-gecirilmelidir/#respond Tue, 30 Jul 2024 22:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28528 (ANKARA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Ticaret Bakanlığı’nın beyaz ete getirdiği ihracat kısıtlamasıyla ilgili “Hem iç pazarda hem de dış pazarda söz sahibi olan beyaz et sektörümüz, 2023 yılında yüzde 4’lük bir daralma yaşamıştır. 2024 yılı sonuna kadar getirilen 80 bin ton ihracat sınırlaması ise toplam ihracatımızın ancak 220 bin ton olacağı anlamına gelmektedir. Bu da ihracat hacmimizin yüzde 64’e yakın bir düşüş yaşayacağı anlamına gelmektedir” dedi.

CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Ticaret Bakanlığı’nın 1 Mayıs 2024 – 31 Aralık 2024 tarihleri arasında beyaz et ihracatının aylık en fazla 10 bin ton, yıl sonuna kadar ise toplamda en fazla 80 bin ton olacak şekilde kısıtlanması kararına tepki gösterdi. Adem’in konuya ilişkin yazılı açıklaması şöyle:

“Beyaz et sektörümüz, 2000’li yıllardan bugüne yapılan büyük yatırımlarla yıllık 600 bin ton üretimden, 2022 yılında 2.4 milyon tona çıkmıştır. Hem iç pazarda hem de dış pazarda söz sahibi olan beyaz et sektörümüz, 2023 yılında yüzde 4’lük bir daralma yaşamıştır. Bu daralmanın en önemli sebeplerinden biri, geçtiğimiz Mayıs ayında beyaz etin ‘ihracı kayda bağlı mallar listesinde’ ilan edilmesidir. 2022 yılında 604 bin ton tavuk eti ihracatı gerçekleştiren Türkiye, 2023 Mayıs ayında alınan karar nedeniyle ihracatını yüzde 30 oranında düşürerek 425 bin ton tavuk eti ihracatı yapabilmiştir. 2024 yılı sonuna kadar getirilen 80 bin ton ihracat sınırlaması ise toplam ihracatımızın ancak 220 bin ton olacağı anlamına gelmektedir. Bu da ihracat hacmimizin yüzde 64’e yakın bir düşüş yaşayacağı anlamına gelmektedir.

“BU HAMLE, SEKTÖRÜN DURMASINA SEBEP OLACAKTIR”

Beyaz et ihracat sektörü ekonomik olarak yaklaşık 1 milyar dolarlık bir değere sahiptir ve bu hamle sektörün durmasına sebep olacaktır. Orta Doğu ve dünyada önemli bir yer edinen ve her yıl büyüyen beyaz et sektörümüz, son 2 yıldır devlet tarafından sistematik bir biçimde küçültülmektedir. Sektörde söz sahibi olan firmaların, 25 yıldır edindikleri kazanımı bir çırpıda yok sayarak, faturayı sektöre kesmek doğru bir yaklaşım değildir. Bu durum, üreticilerin, ihracatçıların, binlerce işçinin çalıştığı firmaların, on binlerce emekçinin perakende sektöründe çalışanların ve en önemlisi tüketicilerin haklarının gasp edilmesi anlamına gelmektedir.

Geçmiş yıllarda yaşanan örnekler göstermektedir ki, üretim ve ihracat artışıyla birlikte beyaz et tüketimi de artmaktadır. Beyaz et tüketiminin düşmesinin sebebi ihracat değil, yanlış yönetim ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılardır. Tavuk eti fiyatlarının artması, yem fiyatlarının yükselmesi, nakliye ücretlerinin artışı ve enerji maliyetlerinin yükselmesi gibi birçok faktöre bağlı olarak iç pazardaki tüketim düşmektedir. İhracatçıları sadece suçlamak doğru bir politika değildir. Bu durumun altında başka sebepler araştırılmalıdır.

“SEKTÖRDE İSTİKRARSIZLIK VE GELECEĞE DAİR GÜVENSİZLİK OLUŞABİLİR”

Tavuk eti üreticileri yıllık üretim periyodlarını altı aylık planlarla yönetmektedir. Üreticimizin planlamaları ve yatırımları, ihracat yasağı gibi ani ve sınırlayıcı önlemlerle altüst olmaktadır. Bu durum, sektörde istikrarsızlık yaratacak ve geleceğe dair güvensizlik oluşturacaktır.

“BEYAZ ET SINIRLAMASI GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR”

Ayrıca, beyaz et ihracatındaki bu sınırlama, ülke ekonomisine de olumsuz etki yapacaktır. Beyaz et sektörü, istihdam yaratması, döviz getirisi sağlaması ve tarım sektörümüzün dış ticaret dengesine olumlu katkıda bulunması açısından önemlidir. İhracatın kısıtlanmasıyla birlikte sektördeki işletmelerin zarar görmesi, işçi çıkarmaları ve ekonomik sıkıntılar yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenlerle, beyaz et ihracatına getirilen sınırlamaların gözden geçirilerek yanlıştan dönülmesi gerekmektedir.

Hükümeti, beyaz et ihracatına getirilen sınırlamaların gözden geçirilmesi konusunda acil adımlar atmaya ve sektöre destek olmaya çağırıyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-erhan-adem-beyaz-et-ihracatina-getirilen-sinirlamalar-gozden-gecirilmelidir/feed/ 0
CHP Milletvekili Sarıbal: Gıda Fiyatlarını İhracat Kısıtıyla Önleyemezsiniz https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-saribal-gida-fiyatlarini-ihracat-kisitiyla-onleyemezsiniz/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-saribal-gida-fiyatlarini-ihracat-kisitiyla-onleyemezsiniz/#respond Tue, 30 Jul 2024 06:00:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28437

Zehra Değirmenci/Sibel Kahraman

BURSA – CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Ticaret Bakanlığı’nın tavuk ihracatına getirdiği kısıtlamaları eleştirdi. Sarıbal, “Gıda fiyatlarını ihracat kısıtı getirerek önleyemezsiniz. Halkınızın gerçeklerini görüp o gerçekler üzerinden çözüm üretmek zorundasınız. Yani kısaca, bu iktidar gitmeden bu ülkeye ucuz gıdaya da insanca yaşama da onurlu bir yaşama da ne yazık ki kavuşamayacak. Sorun iktidardır. İktidar giderse her türlü sorun çözülecektir.” dedi.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, tavuk ihracatına getirilen ihracat kısıtlamasına dair CHP Bursa İl Başkanlığı’nda değerlendirmelerde bulundu. Sarıbal, şunları söyledi:

“Gıda enflasyonunun sorununu ihracat kısıtlamasıyla önleyemezsiniz. Ne yazık ki 22 yıllık AKP ve Saray iktidarı tarımda uyguladıkları yanlış politikalar ya da aslında kendileri için doğru politikalar uygulayarak, sermaye transferi yaparak üretimi değil, tüketimi, tüketimi de üretimle destekleyerek değil, ithalatı önceleyerek maalesef geldiğimiz noktada ihracat kısıtlamasına giderek gıda enflasyonunu düşürme çabasındalar.

FİYATLARIN DÜŞMEYECEĞİ KESİN”

Şimdi yeni bir karar aldılar. Aldıkları kararla 1 Mayıs 2024 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında beyaz et yani tavuk eti ihracatını kısıtladılar. Aylık 30 bin ton gibi olan ihracat, 10 tona düşürüldü. Toplam 80 bin ton beyaz et, tavuk eti ihracatı yapılacak. Peki ne kadar yapıyordu? Yıllara göre 500-600 bin ton civarında bir ihracat yapılıyordu. Üretimimiz ne kadar? 2.4 milyon ton civarında. Şimdi böyle baktığımızda yüzde 20 gibi bir ihracat vardı. Bu daha önceki yıllarda yüzde 30’lara kadar çıkmıştı.Peki bu tedbiri alarak beyaz et fiyatlarında, aynen kırmızı ette olduğu gibi, aynen süt ve süt ürünlerinde olduğu gibi fiyatların düşmeyeceği kesin.

SEKTÖRÜ ÇÖKERTİR”

Şimdi bu iki alanda siz hiçbir tedbir almıyorsunuz. Dönüyorsunuz, bu tarafta 200-300 bin ton toplam beyaz et ihracatını kısarak fiyatların düşmesi konusunda bir tutum sergiliyorsunuz. Düşmez. Göreceli düşse bile sektörü çökertir. Bir, eğer kısıtlama uzun süre devam ederse ve piyasada psikolojik bir algı yaratılırsa tavuk üreticileri üretimden çıkarlar. Bunu büyük başta yaşadık. Bunun süt üreticilerinde yaşadık. Şimdi de beyaz ette yaşayacağız. Daha çok fason üretim yapılır bu sektörde. Fason üretimi yapanlar zaten çok az para kazanırlar. Bir şirkete ya da bir kuruma yetiştirirler bunu, kilo başı çok küçük bir ücretle çalışıyorlar. Küçük üreticilerin bu sistemde kalma şansı olmaz. Oysa ne yapmak lazım? Tam tersine üretimi arttırmak lazım. Arttırın. Üretime arttırdığınızda alıcı var mı, o da yok. Biraz önce söylediğiniz paradigma aslında temeli oluşturan iş. Neresinden bakarsanız bakın geliri arttırırsanız, tüketici de tüketirse o zaman bir ihtiyaç olacak. Şimdi bakıyoruz geçen yıldan bu yıla kadar 100 bin ton et üretiminde azalma var. Yani 2022’yle, 2023 arasında beyaz et üretiminde 100 bin ton gibi bir düşüş var.

“İHRACAT PAZARINI KAYBEDECEĞİZ”

Bir başka mesele ihracat pazarını kaybedeceğiz dedik, asıl önemlisi şu, bu ihracatçıların birçoğunun sözleşmeleri, anlaşmaları var. Yapmışlar bu anlaşmaları. Şimdi bütünüyle bu anlaşmalar iptal olacak. Bu ne demektir biliyor musunuz? İhracatta güvenilmeyen ülkeler konumuna gideceğiz. Yani güvensizlik, yeniden o pazarı oluşturabilmek, yeniden o pazara girebilmek gerçekten çok zor ve çok büyük bir emek, maliyet istiyor. Bütünüyle baktığımızda gerçekten aklımızın şaştığı bir karar bu.

“YÜZDE 10 KDV’Yİ KALDIRIN”

Peki ne yapmalı? Çok net söylüyorum. Beyaz et, süt, kırmızı et lüks ürün müdür? Kendinize göre ‘hadi gidelim de şuradan bir kilo beyaz et alalım mı dedik? Nedir, gıda hakkıdır. Temel haktır. Derhal hükümetin yüzde 10 KDV’yi kaldırması lazım. Hesap kitap meydanda, bir bütün tavuğun bugün maliyeti 60-70 lira civarında. Bunun elbette bir nakliyesi var. Elbette satan kurum, kasap, market ona bir maliyeti var. Hatırlarsınız, varlık çadırları kurdular, biz onlara yokluk çadırı diyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri marketleri açtılar. Et, Süt Kurumu var. Söylüyoruz, tam günüdür, Et ve Süt Kurumu, Tarım Kredi Kooperatifi mağazaları, marketleri, hükümet, tarım kredi kooperatifleri milyonlarca lirayı başka şirketlere, başka amacı dışı işlere harcayacağına kamu için gerektiğinde zarar etmeyi de becerebilmeli ama çiftçiye bunu ödetmeden. Derhal Et ve Süt Kurumu mağazaları, Tarım Kredi Kooperatifi mağazaları üretici noktalarında bu ürünleri alıp çok daha uygun fiyata satabilirler. Bu çok önemli bir iş. Ortada bir fiyat var ama bir de tüketicinin tükettiği fiyat var. Üç, denetim. Diyor ki ben 70 liraya satıyorum tavuğu. Ama aynı tavuk başka bir yerde 150-200 liradan bahsediliyor. Oysa üreticinin bundan haberi bile yok. Üreticinin ürettiği üründe bir yüzde 100-200 gibi bir kar yok. Bu aradaki kar mekanizması denetlenmeli. Bu yapılmalı. Siz denetimi yapmayacaksınız, mağazalarınızda özellikle dar gelirli ve yoksul için bir çözüm üretmeyeceksiniz, yarattığınız ekonomik bunalımı her türlü temel gıdanın üzerine koyduğunuz vergi üzerinden ikame edeceksiniz, sonra ‘ben ihracatı kısayım da, buradan acaba iç piyasayı baskılayayım da fiyatları ucuzlatabilir miyim’ diye konuşacaksınız.

“İKTİDAR GİDERSE SORUN ÇÖZÜLÜR”

Yani bütünüyle baktığımızda bütün bunlar iktidarın uyguladığı yanlış tarım politikalarından kaynaklanan bir sorundur. Bu kafayla, bu anlayışla, piyasada fiyatlar düşmeyecektir. Beyaz et fiyatları da, kırmızı et fiyatları da, süt ve süte dayalı ürünler de de fiyatlar düşmeyecektir. Çünkü hep aynı şeyleri yapıp farklı bir sonuç etmeniz mümkün değildir. Derhal iktidarın bu kafadan vazgeçip ciddi anlamda bahsettiğimiz girdi maliyetlerini dengeleyip, düşürüp halkın alım gücünü arttıracak yeni bir ücret politikasını hayata geçirmesi gerekmektedir. Bundan başka bir çözüm yoktur. Gıda fiyatlarını ihracat kısıtı getirerek önleyemezsiniz. Halkınızın gerçeklerini görüp o gerçekler üzerinden çözüm üretmek zorundasınız. Yani kısaca, bu iktidar gitmeden bu ülkeye ucuz gıdaya da insanca yaşama da onurlu bir yaşama da ne yazık ki kavuşamayacak. Sorun iktidardır. İktidar giderse her türlü sorun çözülecektir.”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-saribal-gida-fiyatlarini-ihracat-kisitiyla-onleyemezsiniz/feed/ 0 Uzmanı konuştu: “Tavuk fiyatlarına yüzde 200 zam haberleri asılsız” https://www.haber28.com.tr/uzmani-konustu-tavuk-fiyatlarina-yuzde-200-zam-haberleri-asilsiz/ https://www.haber28.com.tr/uzmani-konustu-tavuk-fiyatlarina-yuzde-200-zam-haberleri-asilsiz/#respond Fri, 26 Jul 2024 01:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27605 HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, tavuk fiyatlarında yıllık artışın yüzde 74,4 olduğunu açıkladı. İhracatın yasaklanmasıyla Türkiye’nin güvenilir ihracatçı olmaktan çıkacağını, bu boşluğun Brezilya gibi ülkeler tarafından doldurulacağını ifade eden Sezer, “Biz üretimi kısmadık, ihtiyacın üzerinde üretim yaptık. Yeteri kadar arzımız var” dedi.

Tavuk ihracatının yıl sonuna kadar kısıtlanması ve son günlerde medyada yer alan tavuk fiyatlarının yüzde 200 arttığına dair haberler üzerine, HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, İHA’ya açıklamalarda bulundu.

Fiyat artışından tavuk ihracatına, kümes sorunundan yumurta piyasasına kadar sektör ile ilgili geniş değerlendirmelerde bulunan Sezer, bir yıl içerisinde de yüzde 74,4 zam geldiğinin altını çizdi. Türkiye’deki yıllık tavuk üretimi, iç piyasa ve ihracata giden ürünler hakkında da konuşan Sezer, Türkiye’de tüketilmeyen birçok ürünün yurt dışına gittiğini, ihracatın durdurulmasının bu açıdan da doğru olmayacağının altını çizdi.

“Fiyatlara yüzde 200 zam haberi yalan”

Türkiye’de her şeyin enflasyon kadar fiyatının yükseldiğini belirten Müjdat Sezer, “Son zamanlarda gündeme gelen beyaz etin neden daha çok yükseldiği, olması gerekenden daha fazla yükseldiği gibi konuşmalar var. 1 Ocak 2023 tarihinde bütün tavuğun fiyatı 36 lira 40 kuruştu. 14 Mart 2024’te tarihindeki fiyatı 70 lira 30 kuruştur. Bunlar bizim marketlere, bayilerimize nakliye dahil teslim ettiğimiz fiyatlardır. Niye bütün tavuk üzerinden gidiyorum. Bunun çıkış noktası bütün tavuktur. Alt kırılım ve lüks ürünlere kadar fiyatlar değişebiliyor. ‘Sene içerisinde yüzde 200 zam yapıldı’ haberleri asılsızdır. Bu rakamlar bizim faturalandırdığımız rakamlar. Kim istiyorsa gelip, her türlü şirketimizde bunu basitçe ispat edebiliriz. 36 lira 40 kuruştan 70 lira 30 kuruşa gelmesinin manası da şu; 15 aylık yüzde 93, bu da yıllık yüzde 74,4 fiyat artışı demektir. Nerede yüzde 200 fiyat artışı? Bu haberler doğru değil, yalan” diye konuştu.

“Kırmızı et alımlarında düşüş yaşandı”

“Neden fiyatlar yükseliyor kısmına gelecek olursak, insanların alım gücünde bir azalma oldu. Enflasyonun yüksek olmasından kaynaklanan bir şey” diyerek sözlerini sürdüren Sezer, “Bunun dışında Türkiye’ye özel bir durum var. Dünyanın her yerinde kırmızı et bu kadar pahalı değil. Kırmızı et alımında düşüşler yaşandı. İnsanlar da hayvansal protein ihtiyacını karşılamak için ya balık ya da tavuk yiyecekler. Kırmızı et fiyatlarıyla karşılaştırdığınız da tavuk fiyatları uygun kaldı ve talep arttı. Biz hiçbir zaman talep arttı diye fiyat artışı yapmadık. Kırmızı etin 600-800 lira olan bir yerde, bizim teslim fiyatımızın 70 lira olan tavuğun market üstüne fiyat koyuyor. Her marketin fiyatları farklı, biz ona karışamıyoruz. Diyelim ki markette bütün tavuk kilosu 80-90 lira oldu, bu bile alım gücü açısından tercih edilen bir ürün haline geldi” ifadelerini kullandı.

“Biz üretimi kısmadık, ihtiyacın üstünde ürettik”

Türkiye’nin 2020 yılında 2 milyon 136 bin 263 ton tavuk eti ürettiğinin altını çizen Sezer, “2021 yılında artarak, 2 milyon 245 ton oldu. 2022’de 2 milyon 400 tona ulaştı. Buraya kadar istikrarlı bir üretim artışımız var. Sektör, olması gereken şekilde insanların talebini sağlamak için gerekli artışını yapmış. Sonra bakıyoruz, 2023 yılında 2 milyon 328 tona düşmüşüz. 100 bin ton düşüş var. Bu da alım gücünün düşmesinden kaynaklanıyor. 2022 yılında üretim fazlaca artınca, sektör o yıl zarar ediyor. Zarar edince, ürettiğiniz malı biraz az üretirsiniz. Ekonomik bir karardır. Gelelim en son duruma, 2023’ün ilk 2 ayında 367 bin 460 ton beyaz et üreten sektör, 2024’ün ilk 2 ayında 404 bin 744 ton üretim yapmış. Biz üretimi kısmamışız. İhtiyacın daha da üstünde üretmişiz. Burada sektörün doğru kararlar aldığı ve tüketiciyi düşünerek işler yaptığını ispat edebiliyoruz” şeklinde konuştu.

“Yeteri kadar arzımız var”

Ürünlere ulaşımla ilgili aksaklıkların yaşandığına dair çıkan söylentileri de yalanlayan Müjdat Sezer, “Ürünlere ulaşım ile ilgili en ufak bir sıkıntı yok. Kırmızı et için kuyruklarda insanlar bekliyor. Siz nereye giderseniz gidin, parasını verirsiniz, beyaz etinizi alır, filenize koyar ve evinize gidersiniz. Ben hiçbir zaman beyaz et konusunda şunu bulamıyorum diyen bir tane tüketici duymadım, görmedim. Yeteri kadar arzımız var” dedi.

“İç piyasaya daha fazla ürün verilmiş”

İhracat konusunun da medyada biraz şişirildiğini dile getiren Sezer, “Olması gerekenin üstünde fiyatlar söylendi. Onların gerçek olmadığını söyledim. Buna bağlı olarak ihracat kapatılır, ya da azaltırsak ne olacağını anlatayım. 2022 yılında Türkiye’nin beyaz et ihracatı 620 bin ton, 2023 yılında 505 bin ton olarak gerçekleşiyor. Zaten düşmüş, yani iç piyasaya daha fazla ürün verilmiş. 2024 şubat ayında 38 bin 793 bin ton, mart ayında da 41 bin 552 ton ihracat yapılmış. İhracata çok gitti de iç piyasada mağduriyet var gibi bir şey de söz konusu değil. Bizim yaklaşık ihracat oranımız son 2 ayda yüzde 20’lere düşmüş. Eskiden yüzde 30 olan oran, iç piyasaya daha fazla mal verdiği için ihracat düşmüş” ifadelerini kullandı.

“İhracatı yasaklamak doğru değil”

Türkiye’de tüketilmeyen tavuk ürünlerinin ihracatının yapıldığını hatırlatan Sezer, “İç piyasada satılamayan tavuk ayağı, tavuk konservesi, kanat ucu, tavuk derisi, yumurtacı tavuğun kesildikten sonra kalan özellikle Afrika’ya giden ürünleri içine alan bir paket daha var. İç piyasada ne yaparsanız yapın, satamayacağınız ürünlerin miktarı bizim ihracatımızın yarısıdır. İhracat yasaklanınca bunlar, atık ürün işlemeye gidecek. Orada büyük bir ekonomik kayıp olacak. Biz 1-2 lira daha iç pazara sattığımız ürünü daha pahalıya mal edeceğiz, bu da tüketici fiyatlarına aks edecek. Türkiye’de göğüs ürünü pahalı ve halkımız pek sevmediği için daha çok yurt dışına gidiyor. Bunun fiyatı daha da pahalı. Dışarıda da göğüs ürünlerine talep daha fazla. İçeride kullanılan ürünle, dışarıda tüketilen ürün farklı oluyor. Bunu da durdurursanız, yine sıkıntı olacak. İhracatta ikincisi durum da finansman. Peşin parayı alırız, malı göndeririz. İhracat durursa, az da olsa finansmanda da sıkıntı çıkacaktır. İhracat yasaklanması doğru bir mantık değil, yasaklanırsa içeriye girecek ürün aylık 20 bin ton, zaten bizim dişimizin kavuğuna bile girmez. Fiyatları da çok etkilemez. Etkilese de bu kadar gürültü çıkartılacak bir konu da değil. Ama ihracatı yasaklarsanız, Türkiye güvenilir ihracatçı olmaktan çıkar. Bir sürü ticari anlaşma yapanlar var. Bugün var, yarın yok. Karşınızda sizin keyfinizle hareket edecek bir müşteri tarzı yok. Brezilya gelir, sizin açığınızı kapatır. Türkiye’ye döviz lazım diyoruz. Karınca kararınca ona da bir desteğimiz var” diye konuştu.

“Canlı hayvan üretimi diğer üretimlere benzemez”

Yumurta konusuna da değinen Sezer, “Bir dönem aynı gürültü yumurta için de çıkarıldı. Canlı hayvandan üretilen ürünlerden söz ediyoruz. Canlı hayvan üretimi, tekstil, otomotiv üretimine benzemez. Hayvan canlı olduğu için yer, içer, yumurtlar. Arkadan eti gelir. Makine değil, dokuma tezgahı değil bu. Düğmeye basalım, kapansın. Yumurtlama, yem yeme, büyüme deme şansı yok. Arz-talep dengesini biraz kurcaladığınızda fiyatlar düşer. Bu tersi için de geçerlidir. Olmazsa da fiyatlar yükselir. Canlı hayvan üretimi, diğer üretimlere benzemez. Uzun vadeli planlamalar yapmak lazım” dedi.

“Dünyada beyaz et tüketimi fiyata bakmadan artıyor”

Sektör olarak ne yaptıklarını bildiklerini ve dünyayı takip ettiklerini anlatan Sezer, sözlerine şöyle devam etti; “Bundan sonra ne yapmalıyız? Buradan bütün yetkililere sesleneyim. Biz sektör olarak işimizi bilen bir sektörüz. Dünyayı da takip ediyoruz. Beyaz et dünyada şöyle; eskiden dünyada en çok domuz yenirdi. Sonra sığır oldu. Beyaz et tüketimi dünyada da ucuzluğuna pahalılığına bakmadan artıyor. 2030 yıllarında beklenen insan başına beyaz et tüketimi dünyada 50 kilogram ön görülüyor. Bunun sebepleri şu; tartışmasız beyaz et daha sağlıklı. Daha kolay bulunabiliyor. Daha çabuk üretim arttırılıp, azaltılabiliyor. Bir diğer konu da karbon salınımı diye bir şey var. Günün birinde dünya kirlendi. Bizim çocuklar, torunlar ne yapacak. Onları da düşünerek bir şeyler yapmamız gerekiyor. Karbon salınımı en az et ve yumurta tavuğunda meydana geliyor. Sığırla karşılaştırdığınızda, sığır üretimde 4 misli diyebiliriz. Süt ineği ile karşılaştırdığınızda 3 katı fark var. Büyük bir oran bu. Siz karbon salınımını yabana atamazsınız. İkincisi su sorunudur. İklim değişimi diyoruz, dolayısıyla suyu az tüketerek üretim yapmamız lazım. Sığır etini üretmek için 20 litre, tavuk etini üretmek için ise 2 litre suya ihtiyacınız var. Türkiye olarak şimdiden tedbirleri almazsak vay halimize”

“Kümes açığı kapatılmalı”

Müjdat Sezer sözlerini şöyle tamamladı; “Tüketim artacak, avantajları var diyoruz. Bizim üretmemiz lazım. Sektör güçlü, kaliteli, bilgili. Fabrikaları var, açık kapasiteleri var. İşçi de biraz zorlanıyoruz ama bir şekilde bulunacak. Gel gelelim kümes yok. Şimdiden biz kümes açığını kapatmamız için makro planlamalar yaparak kararlar vermeliyiz. Avrupa fonları bu tarafa daha çok aktarılabilir. Kümes yatırımı çok büyük. Firmaların tek başına bunu yapması mümkün değil. 1 lira o iş için lazımsa, kümes için 3 lira lazım. Oraya da devletin bir şeyler düşünmesi lazım. Uygun kredilerle desteklenebilir. Bu gün bu tedbirleri almazsak, kırmızı et için ne konuşuyorsak, yarın beyaz et için onları konuşacağız. Şimdiden bildiğim kadarıyla ikaz etmiş olayım” – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/uzmani-konustu-tavuk-fiyatlarina-yuzde-200-zam-haberleri-asilsiz/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürer, kasaplarla bir araya geldi: Et fiyatlarındaki artış mağduriyet yaratıyor https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-kasaplarla-bir-araya-geldi-et-fiyatlarindaki-artis-magduriyet-yaratiyor/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-kasaplarla-bir-araya-geldi-et-fiyatlarindaki-artis-magduriyet-yaratiyor/#respond Wed, 21 Feb 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6538 CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Çiftlik ve Ulukışla ilçelerinde kasaplarla bir araya geldi. Çiftlik ilçesinde kasaplar, yetiştirme giderlerine göre kırmızı etin beyaz etten daha ucuza geldiğini belirtirken; Ulukışla’daki kasaplar, kira ve işçilik maliyetlerindeki artışlar nedeniyle yaşadıkları mağduriyete dikkat çektiler. Kasaplardan biri Gürer’e, “Ya bu deveyi güdeceğiz ya bu diyardan gideceğiz. Bize de gitmek kaldı” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Çiftlik ve Ulukışla ilçelerinde ziyaret ettiği kasaplardan et fiyatlarını öğrendi, sorunlarını dinledi. Gürer, “Yem fiyatlarındaki artış hayvancılıkta maliyeti artırırken, kasap dükkanının giderleri de rafta et fiyatlarına yansıyor” dedi.

“BEYAZ ET BUGÜN İÇİN KIRMIZI ET FİYATLARINA GÖRE DAHA PAHALI”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Çiftlik ilçesinde konuştuğu beyaz et ve kırmızı et satan kasap, “Yetiştirme maliyeti dikkate alındığında beyaz et bugün için kırmızı et fiyatlarına göre daha pahalı. Tavuk 70 günde kesime gidiyor. Büyükbaş bir hayvan doğumundan sonra en az 1,5- 2 yıl bakım gerektiriyor. Ahır gideri, yem gideri, yetişme süreci dikkate alındığında rafta beyaz et kırmızı etten daha pahalı duruma geldi” dedi.

Geçen yıl 50 lira olan yumurtanın kolisinin bu yıl yüzde 100 artarak 100 liraya çıktığını belirten esnaf, “Fiyatlar artıyor, vatandaşın alım gücü düşüyor. Satışlarımız önemli ölçüde azaldı” diye konuştu.

“ET FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN DURMASI İÇİN İTHALAT ÇÖZÜM OLMADI”

Gürer, et fiyatlarındaki artışla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“70 Günde yetişen tavuk, iki yıl beslenen dananın et fiyatında peşine düşmüş durumda. Beyaz etin için butundan kanadına farklı satış fiyatı var. Beyaz etin fiyatı 80 lira ile 140 lira arasında değişiyor. Kırmızı et fiyatları artışını sürdürüyor. Kesilen her hayvan parçası artık değerli. Öyle ki ciğer fiyatı, lop et fiyatını geçti. İşkembesinden kellesine, ayaklardan koyun kuyruğuna kadar malın her bölümü değer buluyor, hatta kemik dahi artık ücretli satılıyor. Bölgeye göre kemik 50 lira ile 80 lira aralığında fiyatlar ile satışa sunuluyor. Et fiyatlarındaki artışın durması için ithalat çözüm olmadı. Ne canlı hayvan ithalatı ne de karkas et ithalatı fiyatları durdurmadı, çünkü maliyet giderleri hayvancılık yapanlar için çok arttı. Başta yem fiyatları durmuyor. Hayvancılıkta bakım masrafının artması sürdürülebilirliği zorluyor. Bu arada kırmızı et gibi beyaz et fiyatları da durmuyor. Raf fiyatlarında beyaz et, kırmızı et alamayanlar için tercih edilse de maliyete bakınca kasapların dediği gibi beyaz et, tavuk yetişme süreci dikkate alındığında kırmızı ete oranla daha pahalı hale geldi.”

“KEMİĞİ BİLE PARAYLA SATMAYA BAŞLADIK”

Esnaf, Gürer’e dükkan giderlerindeki artışlardan da yakındı. Geçen yıl ayda 3 bin lira civarında ödedikleri elektrik faturalarının üç kat arttığını belirten esnaf, “Bir işçi için bugün 20 bin lira ödüyoruz. 3 bin lira olan işçi sigortası primi 6 bin 500- 7 bin liraya çıktı. 2 bin lira olan  dükkan  kiramız 7 bin lira oldu. Biz de kemiği bile parayla satmaya başladık. Yapacak bir şey kalmadı. ya bu deveyi güdeceğiz ya bu diyardan gideceğiz. Bu diyardan gideceğiz Allah’a şükür” dedi.

İktidarın tarım politikalarına dikkat çeken esnaf, “Yurtdışından büyükbaş hayvan ve karkas et ithal ediyorlar. 15 gün fiyatlar baskılanıyor, 4 gün sonra yine et fiyatlarına 20-25 lira zam geliyor” diye konuştu.

“VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise esnafın satış yapamamaktan vatandaşın ise fiyat artışları nedeniyle alışveriş yapamamaktan  şikayetçi olduğunu vurguladı. Gürer, “Hayvancılıkta maliyet artışları çok yüksek. Yem fiyatlarındaki artış, işçilik masrafları, veterinerlik giderleri, kira ve diğer giderler bu alandaki maliyetleri ciddi şekilde artırdı. Vatandaşın alım gücü düştüğü için giderini kısıyor. Üreten maliyetler ile işini sürdürmekten korkar halde tüketen zamlar durmadığı için farklı ürünleri alamaz halde” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-gurer-kasaplarla-bir-araya-geldi-et-fiyatlarindaki-artis-magduriyet-yaratiyor/feed/ 0