Yakuplu Mahallesi Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’nde, kaldırımda el bombası gören vatandaşlar durumu polise bildirdi.

BÖLGEYE ÇOK SAYIDA EKİP SEVK EDİLDİ
Adrese çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Ekipler, güvenlik şeridi çekerek caddeyi araç ve yaya trafiğine kapattı. Bölgeye çağırılan bomba imha uzmanları bir süre inceleme yaptı.
Ekipler tarafından bulunduğu yerden alınan el bombası, incelenmek üzere Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından cadde araç ve yaya trafiğine açıldı.
SÜS OBJESİ OLARAK KULLANILMMIŞ OLABİLİR
Yapılan incelemede el bombasının içindeki patlayıcı kısmın söküldüğü belirlenirken, süs objesi olarak kullanıldığının değerlendirildiği öğrenildi.


Polisin, işlevsiz haldeki el bombasını kaldırıma bırakan kişinin yakalanması için başlattığı çalışma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beylikdüzü ilçesinde bir okulda öğretmenin öğrenciyi demir çubukla darp ettiği ileri sürüldü
İSTANBUL – İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde bir okulda öğretmenin öğrenciyi demir çubukla darp ettiği iddia edildi.
Olay, geçtiğimiz cuma günü Beylikdüzü Kavaklı Mahallesi İbrahim Feridun Tınaztepe İlkokulu yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 2’inci sınıfa giden Emirhan Sevin, derste öğretmenini kitapta bir yer göstermek isteyip yanına çağırdı. İddiaya göre, öğrencinin yanına gelen öğretmen, bilinmeyen bir nedenle elindeki demir sopayla çocuğu darp etti. Çocuğun velisi Özlem Sevin okula çağrılıp durum anlatıldı. Sevin, çocuğunu okuldan alıp hastaneye götürerek darp raporu aldı ve karakola giderek şikayetçi oldu.
“Çocuğumun canını nasıl onlara teslim edeceğim”
Anne Özlem Sevin, gelen telefon üzerine okula gittiğini belirterek, “Öğretmen bana dedi ki ‘Emirhan ağlıyor, okula gelmenizi istiyorum, Emirhan’ın koluna çubukla değdim’. Okulun merdivenlerini çıkarken öğretmeni gördüm, aşağıya iniyordu. Elinde demir çubuk vardı. Emirhan’ı sordum, ‘idari kısımda’ dedi. İdari odada öğretmenler Emirhan’ı sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Oğluma yaklaştım, kolunu gösterdi. ‘Başka yerin acıyor mu’ dedim’, ‘Anne kafam acıyor’ dedi. Kafasındaki saçlar kapatmış alnındaki yararı. Saçını kaldırdığımda şişlik ve ödem vardı” dedi.
Hastaneye gidip rapor aldıklarını anlatan Sevin, “Adli rapor çıkartıldı. Kolunda bir yara, kırbaç gibi vurulmuş. Yanmış ve ödem toplamış, raporda da var. İşlem bittikten sonra karakolda çocuk şubeye gittik. Şikayetimizi yaptık” diye konuştu. Öğretmenin bunu yanlışlıkla yaptığını söylediğini kaydeden anne Sevin, “Bunu yanlışlıkla yapmışsa, oğluma vurmuşsa benim yanımda olması gerekmiyor muydu? Yaptığı hata, çocuğuma vurmuş. Kafasına aldığı darbe birazcık daha şiddetli olsaydı sonuç daha kötü olabilirdi. Bugün hastanedeyiz. Yarın okula gitmek zorunda, orada o öğretmen nasıl olacak? Çocuğumun canını nasıl onlara teslim edeceğim” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, dün akşam saatlerinde Beylikdüzü istikametine giden metrobüsün Güzelyurt mevkiinde meydana geldi. Kimliği bilinmeyen iki yolcu arasında yer verme nedeniyle tartışma çıktı. Büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Taraflar birbirlerine yumruklarla saldırdı.
BİRİNİ İNDİRDİLER
Yumrukların havada uçtuğu kavgayı metrobüsteki diğer yolcular ayırdı. Bunun üzerine metrobüs sürücüsü ve diğer yolcular durakta bir tarafı indirerek kavgayı sonlandırdı. Yaşanan kavga bir yolcunun cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Okul bahçesi ve sokağın çok dar, çevresinde ise inşaatların olmasından şikâyet eden veliler, şu an bile giriş çıkışlarda sorun yaşandığını, iki okulun aynı binada eğitime devam etmesinin çevrede trafik ve güvenlik sorununu artabileceğine dikkati çekti.
Kararın öğrencilerin eğitimini de olumsuz etkileyeceğini dile getiren veliler, bu nedenle ikili eğitim için çevresi ve şartları daha müsait olan okulların tercih edilmesini talep etti.
REKLAM
Grup adına açıklama yapan Turan Aksoylar, okulun fiziki yapısının ilkokul öğrencilerine göre yapıldığını ve geçen yıl eğitim-öğretime açıldığını belirterek, “Bu okulda ortaokul öğrencilerinin okuması mümkün değil çünkü sıralarımız, koridorlarımız, bahçemiz ilkokul öğrencilerine göre yapılmış” dedi.

Sokağın fiziksel imkanının iki okulun birleştirilmesi için uygun olmadığını dile getiren Aksoylar, şunları kaydetti: “Öte yandan okulumuzda anaokulu açılmıştır. Anaokulu öğrencileri 4, 5, 6 yaşında. Ortaokul öğrencileri 13-14 yaşında. İlkokulumuz yerine alternatif olarak Beylikdüzü’nde Azem Yükseloğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi var. Burada ikili değil birleştirilerek bile eğitim görülebilir. Başka okullar da var” ifadelerini kullandı.
Veliler, karardan dönülmesini istedi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü’ndeki halk buluşmasında; İstanbul’un “kötü zihniyet” devrini 2019’da kapattığını dile getirdi, “Şimdi 31 Mart’ta tarihe gömeceğiz. Bizim yaptığımızı onlar yapamazdı. Yapmadı zaten. Onlar israfçı, onlar rantçı. Biz ise icraatçıyız. Biz halkçıyız. Bu şehrin israfçılarla ve rantçılarla kaybedecek bir saniyesi bile yok” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Yaşam Vadisi’ndeki 6 Mayıs Gençliğimiz Var Sahnesi’nde halk buluşması düzenledi. İmamoğlu’na CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Turan Taşkın Özer, milletvekilleri Engin Altay, Zeynel Emre, Parti Meclisi üyeleri Cem Aydın, Berker Esen ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da eşlik etti. Alanda bulunan yurttaşların ellerindeki dövizleri tek tek okuyan İmamoğlu, “Bu meydanda bu birliktelikle, bu güzellikle beraber büyüdük. Bu güzellikleri beraber yeşerttik burada. O ceket burada çıktı” dedi.
“İSTANBUL’UN TAM 21 NOKTASINDA YAŞAM VADİLERİ YEŞERİYOR”
Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nin İstanbul’daki büyük değişimin sembollerinden biri olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Bu vadide hep iyilik için, doğruluk için yürüdük. Güzelliklerimiz ve duygularımız, hep iyilikler için, Cumhuriyete ve laikliğe, milletin egemenliğine ve demokrasiye sahip çıkmak için buluştuk. İstanbul’un ağacına, çiçeğine, havasına, suyuna, toprağına, denizine sahip çıkmak için buluştuk. Sizlerle gurur duyuyorum. Ben, sizin komşunuz olmaktan gurur duyuyorum. Hepinizi çok seviyorum” diye konuştu. İstanbul’da ilk yaşam vadisi fikrinin Beylikdüzü’nde oluştuğunu belirten İmamoğlu, “İşte öyle bir yerdi. Eski fotoğrafı getirmişler. Tam da öyle bir yerdi. Hafriyat doldurulmuş bir alandı. Şimdi ise artık burası örnek alınıyor ve İstanbul’un tam 21 noktasında yaşam vadileri yeşeriyor. İstanbul’daki zihniyet devriminin adıdır yaşam vadisi. Zihniyet devriminin en somut kanıtıdır. İstanbul, dere yataklarını imara açan, yeşil alanlarını ranta dönüştürmek için fırsat kollayan bir anlayıştan çok çekti” ifadelerini kullandı.
“19 MAYIS 2017 TARİHİNİ UNUTMAYIN”
Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nin birinci etabını 19 Mayıs 2017’de açtıklarını hatırlatan İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bu tarihi unutmayın. Zihniyet devriminin başladığı tarihtir. İstanbul’un dere yatakları, vadileri, ormanları İstanbullulara aittir artık. Başkasının olmadı, olmayacak. Hepsini geri alacak İstanbullu. Biz dedik ki, ‘Artık İstanbul’un malı kimseye peşkeş çekilemez. Bir avuç insana peşkeş çekilemez’. Bu mal İstanbul’un, her alanı bu şehrin insanına aittir. Halka ait olanı halka vermenin en doğru, en güzel örneği yaşam vadisi olmuştur. Onun için benim hayatımın en değerli somut kavramlarından birisidir. Aktif ve kaliteli yeşil alan kavramının ete kemiğe büründüğü isimdir. Yaşam vadisi, işte bu kadar koca, büyük bir alanı hep birlikte var ettiğinde insanını mutlu eden ve insanının geleceğe umutla bakmasını sağlayan, çocukların burada cıvıl cıvıl koşarak hayata tutunmalarını, morallenmelerini sağlayan muazzam bir motivasyon alanıdır. Burayı İstanbul’un 21 noktasını ve daha yenilerini o rantçıların elinden kurtardık, asıl sahibine, yani size teslim ettik. Etmeye devam edeceğiz.”
“İSTANBUL, ‘KÖTÜ ZİHNİYET’ DEVRİNİ 2019’DA KAPATTI”
İstanbul’un “kötü zihniyet” devrini 2019’da kapattığını dile getiren İmamoğlu, “Şimdi 31 Mart’ta tarihe gömeceğiz. Bizim yaptığımızı onlar yapamazdı. Yapmadı zaten. Onlar israfçı, onlar rantçı. Biz ise icraatçıyız. Biz halkçıyız. Onlar, kendileri bile itiraf ettiler. Onlar ‘ihanetçiyiz’ demediler mi? Bunların ruhunda ihanet, bizim ruhumuzda merhamet var. Bu şehrin israfçılarla ve rantçılarla kaybedecek bir saniyesi bile yok. Biliyorum; bu şehrin bir daha ihanete uğramasına, zaten bu şehrin güzel insanları, sizler asla izin vermeyeceksiniz. 31 Mart’ta onları böyle uğurlayacaksınız” dedi.
“SEÇİMİ KAZANMAK İÇİN BİNBİR TAKLA ATARLAR”
Vadiye, mazbatasının elinden alındığı 6 Mayıs 2019’da bir kere daha geldiklerini hatırlatan İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstanbulluların demokratik tercihini yok sayan, kendisini milletin üstüne koyan bir anlayışa karşı burada omuz omuzaydık, el eleydik, gönül gönüleydik. İstanbul’un seçimini bunlar, uydurma bahanelerle iptal ettiler. Hatırlıyorsunuz değil mi? Ne dediler utanmadan, ‘Hırsızlar’ dediler. Daha öteye gittiler, ‘çaldılar’ dediler. ‘Sandıklarda terörist var’ dediler. Hatta sayı vererek ‘700 tane terörist tespit ettik’ dediler. Hatırlıyoruz değil mi? Bunları unutmayalım. Niye biliyor musunuz? Onlar için bu kelimeleri söylemek, dünyanın en kolay işi. Yahu, birine durup dururken ‘hırsız’, ‘çaldı’ denir mi? Bu laf edilir mi? Bu lafı eden, bir de kalkıyor seçimden sonra ne diyor? ‘Siyaseten söylemiştik’ diyor. Seçimi kazanmak için bunlar var binbir takla atarlar mı? Dese ki burada bir arkadaşımız, ‘Ya şuradan binbir takla at, sana oy vereceğim’; atarlar, öyle değil mi? İşte o anlayışa son vereceğiz. ‘Seçimi kazanmak için her yol mubahtır’ diyen anlayışa son vereceğiz. Vatandaşımıza zarar veren, o demokratik hakkını yok sayan anlayışa son vereceğiz.”
“BÜYÜK BİR DİRİLİŞTİR BU”
O dönemde yurttaşların, yapılan kötülük karşısında, usta şair Nazım Hikmet’in “Bir şarkı söyler gibi” dizelerindeki gibi direndiğinin altını çizen İmamoğlu, “Milletin gururuna ve haysiyetine sahip çıktınız. Hep birlikte sahip çıktık ve bütün İstanbul’u, bütün Türkiye’yi İstanbul’un bu güzel yaşam vadisinde verdiğimiz ruhla ayağa kaldırdınız. O gece hep birlikte buradaydık. Hep birlikte haykırdık. Ne dedik, hatırlıyor musunuz? ‘Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var. Biz, adalete susamış, demokrasiye inancı tam, Türk gençliğiyiz’ dedik. İşte Beylikdüzü’nün o günden sonra ismiyle ortaya koyduğu ruhla yeni bir anlam kazandı ve kazandırdı. Milli iradeyi gasp etmeye kalkanların 23 Haziran seçimlerinde büyük bir demokrasi şamarı yiyecekleri, o gece burada belli olmuştu. O gece hep birlikte ayağa kalktık. Büyük bir diriliştir bu. O gece, Beylikdüzü Yaşam Vadisi’nden bütün İstanbul’a dalga dalga bir ses yayıldı: ‘Yaşasın Cumhuriyet’ sesi. ‘Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi, yaşasın tam bağımsız Türkiye’ sesi yayıldı. Hep birlikte ayağa kalktık” diye konuştu.
“BAŞIM DİK GEZEBİLMEK İÇİN ÇOK ÇALIŞTIM”
“5 yıl sonra komşunuz, arkadaşınız, kardeşiniz, evladınız, abiniz Ekrem olarak yine sizin yanınızdayım ve karşınızdayım” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“Ben 5 yıl boyunca çok çalıştım, canla başla çalıştım. İstanbul’un bütün sokaklarında, Beylikdüzü’nde olduğu gibi başım dik gezebilmek için çok çalıştım. Çalışırken hep şunu içimde hissettim: ‘Allah’ım beni anneme, babama, eşime, çocuklarıma, akrabalarıma ama daha çok da Beylikdüzülü komşularıma, dostlarıma, güzel insanlarıma mahcup etme. Beni İstanbullulara mahcup etme. Benden razı olsunlar’ diye çok çalıştım. Oy versin vermesin, herkesin gönlünde güzel bir yer edinmek için, insanlarımıza layık olabilmek için bu kadim şehre, dünyanın en güzel şehrine, bize Fatih Sultan Mehmet’ten ve Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet bu güzel şehre layık olmak için çalıştım. Şehrimi, ülkemi, milletimi çok sevdiğim için çalıştım. Ben bu şehrin insanlarını, 16 milyon insanımızı, 86 milyon vatandaşımızı birbiriyle eşit, aynı derecede sevmiyorsam namerdim. Her insanını eşit seviyorum. Her insanını, insan olduğu için, insanı yaratandan ötürü seven ahlakın sahibiyiz biz.
“ONLARI BİLE PİŞMAN EDECEĞİM”
Dört koldan yürütülen saldırıları yaşadım, değil mi? Baskıları yaşadım, değil mi? Engellemeler vesaire ama yıldıramadılar. Bundan sonra da yıldıramayacaklar. Bana yaptıkları kötülükleri ne kadar yaparlarsa yapsınlar, onları bile pişman edeceğim, ‘Niye bu adama bu kadar kötülük yaptık’ diye. Çünkü onlar, bizim gayretimizi kavrayamıyorlar. Bundan sonra da yıldıramayacaklar. Çünkü tahtlarını makamlarında kuranlar, eninde sonunda yıkılır giderler ama milletin gönüllerine taht kurmuşsanız var ya, sizi kimse yıkamaz. İyilik, doğruluk ve güzellik için çıktığımız bu yoldan bizi kimse alıkoyamayacak. İstanbul’un rotasını geri çevirmek isteyen bir avuç insana asla izin vermeyeceğiz. Hep birlikte ‘tam yol ileri’ diyeceğiz. ‘Adalet ve kardeşlik için tam yol ileri’ diyeceğiz. ‘Özgürlük, huzur ve mutluluk için tam yol ileri’ diyeceğiz. Hep birlikte başarmak, hep birlikte kazanmak için ‘tam yol ileri’ diyeceğiz. Buna hazır mıyız?
“KAZANAN MİLLET OLACAK”
Kazanan millet olacak, biliyoruz değil mi? Hiç kimsenin kalbini kırmayacağız. Herkese şunu söyleyeceğiz. Bu seçimi millet kazandı. Bu seçimde kaybeden yok. Bu seçimde 16 milyon kazanan var. 16 milyon için hep birlikte çalışacağız. Size soru sorana şunu söyleyelim. Ben soruyorum, siz cevap verin, onlar duysun: Kanal mı, İstanbul mu? İsrafçılar mı, bereket mi? İhanet edenler mi, halkçılar mı? İşte biz, bu duyguların fertleri olmaya devam edeceğiz. Size layık olacağız. Göreceksiniz; İstanbul’da büyük bir demokrasi zaferi yaşayacağız ve bütün İstanbullular mutlu olacak. Bütün partilerin oylarına talibim. Ben, büyük İstanbul ittifakının oylarına talibim. Ben, hangi parti mensubu olursa olsun, onların oyuna talibim. Çünkü ben, milletine mahcup olmak istemeyen herkese eşit davranan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir kuruşuna sıkıntı getirmeyecek şekilde çalışma yeminine sadık, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Atatürk Cumhuriyetinin has evladıyım. Bunu unutmayın. Hepinizi seviyorum. Beylikdüzü benim enerjim. Lütfen Beylikdüzü’nde Mehmet Çalık Başkanımla birlikte çok güzel başarılara imza atın.”
Konuşmasının sonunda, 6 Mayıs 2019 gecesi yaptığı tarihi konuşmadaki gibi ceketini çıkarıp kollarını sıvayan İmamoğlu, yurttaşların arasına inip hatıra fotoğrafları çektirdi.
]]>İlçeye yeni parklar ve yaşam alanları kazandırmak için çalışmalarını sürdüren Beylikdüzü Belediyesi, “12 Günde 32 Proje” sloganıyla başlatılan açılışlar serisine Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı ve 20 parkın açılışı ile başladı.
Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda gerçekleşen açılış programına Başkan Çalık, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş, Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri ve birim müdürleri ve ilçe protokolü katıldı.
5 yılda toplamda 252 projeyi hayata geçirdiklerini belirten Başkan Çalık, Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nın ise yıllardır atıl ve metruk durumda olduğunun altını çizerek, böyle bir alanı yaşam alanına dönüştürüp ilçeye kazandırmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. İlçe halkının da yoğun katılım gösterdiği açılış öncesi alanda yürüyüş yapan Başkan Çalık vatandaşlarla sohbet etti.
20 gün boyunca Beylikdüzü’nde yeni açılışlar yaparak, ilçeye yeni tesisler kazandırılacağını duyuran Başkan Çalık, şunları kaydetti:
“DÜNYAMIZI VE ÇEVREMİZİ KORUMAK DA BİZLERİN SORUMLULUĞUNDA”
“Buranın bendeki yeri çok başka. O yüzden açılış törenlerine buradan başlamayı özellikle istedim. Dünyamız zaman içerisinde maalesef çok ciddi krizlerle karşı karşıya bırakıldı. Nasıl ki yeni projeler, kültür merkezleri, spor salonları, bilim ve sanat merkezleri, inovasyon merkezleri, kreşler hayata geçiriyorsak, dünyamızı ve çevremizi korumak, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek, biyoçeşitliliği korumak da bizlerin görevi ve sorumluluğunda. Çocuklarımızın ve onların değerli ailelerinin nefes alabilecekleri yeni yeşil alanlar, parklar ve yaşam alanları kazandırmak da bizlerin sorumluluğunda. Ben bu kenti 95 santimden bakarak, yani 3 yaşındaki bir çocuğun boyundan bakarak deneyimliyorum, ona göre tasarlıyorum. Bana göre çocuklar yalnızca geleceğimiz değil, çocuklar geleceğin bugünüdür.”
Gürpınar 100 Yıl Kent Ormanı olarak tasarlanan alanın kendi haline terk edilmiş bir yer olduğunu hatırlatan Başkan Çalık, şöyle devam etti:
“HİÇBİR ZAMAN ‘BU KADAR YEŞİL YETER’ DEMEDİK”
“Eminim eski halini bilenleriniz vardır. Bu ormanlık alan metruk bir vaziyette, kaderine terk edilmiş bir şekilde duruyordu. Şimdi 26 bin metrekarelik bu alanı biz; içerisinde tematik parklar, sosyal tesis, piknik ve oturma alanları, çocuk oyun alanları, açık spor alanları, tenis kortu, seyir terası, sanat merdiveni ve yürüyüş yollarının olduğu yemyeşil bir yaşam alanına dönüştürdük. Biz hiçbir zaman ‘Bu kadar yeşil bize yeter’ demedik. Uygun bulduğumuz her alanı, yeşil alan olarak Beylikdüzü’ne kazandırmak için var gücümüzle çalıştık. Geçtiğimiz 5 yılda tam 1 milyon metrekare yeni yeşil alan kazandırdık. 15 bin 500 yetişkin ağaç diktik. Biz bu yeşil alanları çocuklarımız oynasın, emeklimiz rahatça vakit geçirsin, ailelerimiz evlerine sıkışıp kalmasın diye yapıyoruz. Biz bu yeşil alanları insanlar rahat nefes alsın diye yapıyoruz. Kimse betona, karanlığa, mutsuzluğa mahkum değil. Bu millet şehirlerinde mutlu yaşamayı hak ediyor. Biz bu millete hakkını vermek için mücadele ediyoruz.
“BU KENT İÇİN ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Parkların insanların psikolojisine nasıl iyi geldiğini çok iyi bilen bir kişiyim. Ben hep şunu söyledim ‘Beylikdüzü’nde antidepresan kullananların oranını azaltacağım’ dedim. Her yaptığımız parkla Beylikdüzü’nde antidepresan kullanım oranı azalıyor. Beylikdüzü’ndeki yaptığımız alanları insanlar kullandıkça içerisine huzur dolacak ve o karamsar duygudan çok güzel duygulara geçecekler. Dolayısıyla biz bu kent için çalışmaya, bu kent için üretmeye devam edeceğiz.”
Alanın yapımında emeği olan çalışma arkadaşlarına da teşekkür eden Çalık, konuşmasına şöyle son verdi:
“ATATÜRK’ÜN AÇTIĞI YOLDA, GÖSTERDİĞİ HEDEFE YORULMADAN KOŞACAĞIZ”
“5 yıl daha Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe hep birlikte, durmadan ve yorulmadan koşacağız. Çünkü sizin enerjiniz, gülen yüzünüz, Beylikdüzü’nün aklı, ışığı bu memleketin umudu. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nın ve 20 yeni parkımızın Beylikdüzü’ne ve tüm komşularımıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Başkan Çalık’ın konuşmasının ardından protokolün katılımıyla açılış kurdelesi kesildi. Etkinliğe gelenlere teşekkür eden Çalık, aileleri çocuklar için hazırlanan oyun alanlarında zaman geçirmeye davet etti.
]]>Geçen seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilen Mehmet Murat Çalık, ikinci dönem için çalışmalarına başlayarak parti örgütü ile birlikte hane ziyaretlerinde bulundu. Türkiye’nin en kalabalık mahallesi olarak bilinen Adnan Kahveci Mahallesi’nden saha çalışmalarına başlayan Çalık’a, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Yeşim Yankılıç, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş ve partililer de eşlik etti.
“REKOR BİR OYLA SEÇİLECEĞİZ”
Seçim Koordinasyon Merkezi’nde partililere seslenen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, örgüt çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, “Güçlü bir örgüte sırtımı dayadım, benim içim çok rahat. Örgüt Beylikdüzü’nün her noktasında belediyemizin faaliyetlerini anlatıyor ben bunu görüyorum. Beylikdüzü’nü 10 yılda nasıl dönüştürdüğümüzü herkese anlatıyorlar. Bu seçimde İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte rekor bir oyla seçileceğiz. Ben buna inanıyorum. Pusulamız Beylikdüzü, tam yol ileri diyoruz” dedi. Çalık, Beylikdüzü ve İstanbul’u rekor bir oyla yeniden kazanacaklarını söyledi.
“ÇALIK, ÇITAYI DAHA DA YÜKSELTTİ”
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın çalışmalarına değinen CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “2019’da Mehmet Murat Çalık Başkanımız göreve geldi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’ndan sonra acaba ‘Bu hizmetler nasıl devam edecek, bu kadar yüksekteki bir çıtayı basıl daha yukarıya taşıyacak’ diye bütün İstanbul düşünürken yaptığı çalışmalarla görmüş olduk ki Beylikdüzü Belediyesi 2019’da aldığı çıtayı daha yukarıya taşıdı. Seçime 30 gün var, Çalık başkanımızın yaptığı hizmetleri parkların açılışını her gün yapsak seçime kadar yetiştiremeyiz, hepsini açamayız” diye konuştu.
SANDIĞA DAVET ETTİ
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, seçim güvenliğine vurgu yaparak Beylikdüzü halkını sandığa gitmeye davet etti. Seçim sandık çalışmalarını tamamladıklarını, seçim güvenliği ve sandık görevlisi eğitimlerine devam ettiklerini belirten Çelik, şöyle konuştu:
“Hepinizin bildiği gibi ne kadar iyi kampanya yaparsanız yapın, ne kadar güçlü çalışma yaparsanız yapın seçim, seçim günü kazanılır. İstanbul’da 33 bin 227 sandığımız var. İstanbul’un 39 ilçesinde sandık görevlilerimiz tam anlamıyla hazır durumda. Sandık güvenliği eğitimlerimiz başladı. Avukat örgütlenmesi eğitimlerimiz başladı. Okul, kat, bilişim sorumlusu eğitimlerimiz başladı. İstanbul’da 33 bin 227 sandığı yüz bin kişilik bir orduyla koruyacağız. Buradan İstanbullulara şunu ifade etmek istiyorum: Sandık güvenliği konusunda en ufak bir endişeniz olmasın. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir biçimde bizler sandıklara sahip çıkacağız. Bütün İstanbulluları buradan Beylikdüzü’nden oy kullanmaya davet ediyorum. Demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. 31 Mart’ta İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir başarı elde edeceğiz. İstanbul’u yeniden kazanacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde, yirmi beşle otuz arası ilçe kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. Bütün engellemeleri ortadan kaldıracağız ve tam yol ileriye diyeceğiz. Yolumuz açık olsun. Yolumuz aydınlık olsun.”
]]>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında bugün Beylikdüzü ve Eyüpsultan ilçelerindeki saha çalışmalarına katıldı. Beylikdüzü’ndeki Adnan Kahveci Mahallesi’nde bulunan Seçim Koordinasyon Merkezi’ne uğrayan Çelik’i burada Beylikdüzü Belediye Başkanı ve yeniden adayı Mehmet Murat Çalık, İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Yeşim Yankılıç, Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş ve partililer karşıladı.
“BEYLİKDÜZÜ BELEDİYECİLİĞİ, DÜNYAYA MODEL OLDU”
Çelik, burada yaptığı konuşmada, saha gezisini organize eden ilçe örgütüne ve ilçe başkanına teşekkür etti, şunları söyledi:
“Beylikdüzü belediyeciliği sadece İstanbul’a değil, dünyaya model olmuş bir belediyecilik. Beylikdüzü belediyeciliği, 2014’ten bu yana yaptığı çalışmalarla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı gibi bir belediyecilik anlayışı sergiliyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü’nde 5 yıl boyunca halkçı belediyecilik uygulamaları gerçekleştirdi. Beylikdüzü’nde çocuklar, gençler, kadınlar, emekliler için çok önemli çalışmalar yaptı ve şimdi o çalışmaları 2019’dan itibaren İstanbul’un dört bir yanına ulaştırmış oldu. Buradan Sayın Ekrem İmamoğlu’na büyük bir teşekkür ve başarı dileklerimizi hep birlikte iletelim. 2019’da Mehmet Murat Çalık başkanımız göreve geldi. Ekrem İmamoğlu’ndan sonra acaba Beylikdüzü’nde bu hizmetler nasıl devam edecek, bu kadar yüksekteki bir çıtayı nasıl daha yukarıya taşıyacak diye aslında bütün İstanbul düşünürken yaptığı çalışmalarla şunu görmüş olduk; Beylikdüzü Belediyesi, 2019’da aldığı çıtayı daha yukarıya taşıdı.”
“İSTANBUL’U YENİDEN KAZANACAĞIZ”
Sandık güvenliği konusunda yaptıkları örgütlenmeye ayrıca vurgu yapan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hepinizin bildiği gibi ne kadar iyi kampanya yaparsanız yapın, ne kadar güçlü çalışma yaparsanız yapın; seçim, seçim günü kazanılır. İstanbul’da 33 bin 227 sandığımız var. İstanbul’un 39 ilçesinde sandık görevlilerimiz tam anlamıyla hazır durumda. Sandık güvenliği eğitimlerimiz başladı. Avukat örgütlenmesi eğitimlerimiz başladı. Okul, kat, bilişim sorumlusu eğitimlerimiz başladı. İstanbul’da 33 bin 227 sandığı 100 bin kişilik bir orduyla koruyacağız. Buradan İstanbullulara şunu ifade etmek istiyorum. Sandık güvenliği konusunda en ufak bir endişeniz olmasın. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir biçimde bizler sandıklara sahip çıkacağız. Bütün İstanbulluları buradan, Beylikdüzü’nden oy kullanmaya, demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. 31 Mart’ta İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir başarı elde edeceğiz. İstanbul’u yeniden kazanacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde, 25 ile 30 arası ilçe kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. Bütün engellemeleri ortadan kaldıracağız ve tam yol ileriye diyeceğiz. Yolumuz açık olsun. Yolumuz aydınlık olsun.”
ESNAFIN SORUNLARINI DİNLEDİ
Çelik’in konuşmasının ardından mahalledeki hane ve esnaf ziyaretleri gerçekleştirildi. Günün ikinci saha programında Eyüpsultan’ı ziyaret eden Çelik, Eyüpsultan İlçe Başkanı Doğan Sarıtaş ve Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen ile bir araya geldi. Çelik, Alibeyköy Seçim Koordinasyon Merkezi’nde partililerle bir araya geldikten sonra ilçe başkanı ve Özmen ile birlikte cadde üzerindeki esnafı ziyaret etti. Esnafın sorunlarını dinleyen Çelik, önce 2024 seçimlerini kazanacaklarını ve ardından 2028’de yapılacak genel seçimlerde Türkiye’de yeni bir umudu yeşerteceklerini belirtti.
]]>Afetlerle mücadele kapsamında alınan önlemleri ve yapılan çalışmaları konuk olduğu televizyon programında anlatan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Önümüzdeki döneme dair komşularımıza bir müjde vermek istiyorum. Çok büyük bir kentsel yenilenme projesini hayata geçireceğiz. Proje Beylikdüzü’nün üç mahallesini ve yaklaşık 150 bin nüfusun yaşadığı bir bölgeyi kapsayacak. Üç mahallenin tamamını Avrupai bir kente dönüştüreceğiz” dedi.
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, bir televizyon programının konuğu oldu. Afetlerle mücadele kapsamında, Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından Hatay İskenderun’da belediye tarafından oluşturulan çadır kentte yaptıkları çalışmalar ile olası İstanbul depremine karşı yapılan hazırlıkları ve Beylikdüzü’nde devam eden kentsel dönüşüm sürecini kamuoyuyla paylaşan Çalık, ‘Beslenme Saati’ uygulamasına da değindi.
“FENERBAHÇE VE GALATARASAY KULÜPLERİNİ YÜREKTEN KUTLUYORUM”
Programın başlangıcında Suudi Arabistan’daki Süper Kupa maçında yaşanan olaylara değinen Çalık, “Türkiye Cumhuriyeti’nin iki onurlu takımı sahaya çıkıyor, Atatürk tişörtleriyle ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ diye tüm dünyaya mesaj veriyor. Ancak buna izin vermeyen bir yönetim anlayışı var. Ben Fenerbahçe ve Galatarasay kulüplerini yürekten kutluyorum. Mevzu bahis vatansa, mevzu bahis Gazi Mustafa Kemal Atatürk’se eğer bizim için gerisi teferruattır. Takımlarımız çok onurlu bir duruş sergilediler, hepsine çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“AFETLERE KARŞI HAZIRLIKLARIMIZI YAPIYORUZ”
Programda olası afetlere karşı yapılan çalışmalara da değinen Çalık, “Ben hep şehirlere kafa yordum. Kentler afetlere karşı nasıl daha hazır hale gelir, dirençli kentleri nasıl inşa edebiliriz, nasıl modeller ortaya koyabiliriz diye. Biz ‘Beylikdüzü Aklı’ ile bir afet yönetim modeli ortaya koyduk. Afet yönetim merkezimizi inşa ettik. Afet anında çok ihtiyaç duyduğumuz ‘Beylikdüzü Mutfak’ı inşa ettik. Afet sonrasından da gelen yardımların tasnif edileceği bir yere ve barınma alanına ihtiyacımız var diyerek Pazar İstanbul Afet Sonrası Lojistik Destek Merkezi ve Kapalı Barınma Alanı’nı hayata geçirdik. Yine ülkemizde bir ilki hayata geçirerek, en önemlisi belki birçok belediyeye örnek olacak Afet ve Acil Durum Müdahale Konteyneri ve geçici barınma sorununu çözmek için Modüler Yaşam Evi’ni hayata geçirdik. Bununla birlikte teknoloji tabanlı yönetim sistemi oluşturduk. Bunu sadece deprem zamanı değil diğer tüm afetlerde de kullanıyoruz. Afetlere karşı hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bizler Beylikdüzü’nde yaşamı dayanışmayla iyileştirmeye, kentimizi hazırlıklı ve dayanıklı hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÇOK BÜYÜK BİR KENTSEL YENİLENME PROJESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Konuşmasında, kentsel dönüşüm meselesinin çok önemli olduğuna ifade eden Çalık, “En önemlisi dirençli kent oluşturma meselesidir. Benim arzu ettiğim, Beylikdüzü kenti kendi kendine yetebilen bir kent haline dönüşsün. Her türlü olumsuzluklara karşı dirençli, dayanıklı ve sürdürülebilir bir kent olsun. Birçok yerde kentsel dönüşümü teşvik ediyoruz. KİPTAŞ’la birlikte yürüttüğümüz dönüşüm projelerimiz var. Kentin yenilenmesini çok önemsiyoruz. Bir taraftan da kentin geleceğine dair de emin adımlar atılması lazım. Maalesef kentlerimiz hep birbirine benziyor. Önümüzdeki döneme dair komşularımıza bir müjde vermek istiyorum. Çok büyük bir kentsel yenilenme projesini hayata geçireceğiz. Beylikdüzü ‘nün üç mahallesini ve yaklaşık 150 bin nüfusun yaşadığı bir bölgeyi kapsayacak. Üç mahallenin tamamını Avrupai bir kente dönüştüreceğiz. Benim Avrupa’da örnek aldığım şehirlerden bir tanesi Barselona’dır. Çok güzel şekillenmiş teknik kadroların muazzam bir planlamasıyla ortaya çıkmış. Kentlerimizi yenilerken parsel ve ada bazında değil, mahalle bazında dönüşüm gerçekleştirelim. Beylikdüzü’nde insanların yaşamaktan mutlu olacağı bir kent inşa edeceğiz” diye konuştu.
“HİÇBİR ÇOCUĞUN KADERİ YOKSULLUK VE AÇLIK OLAMAZ”
Onlarca projeyi Beylikdüzü’nde hayata geçirdiklerini de belirten Çalık, “Beslenme Saati projesiyle onur duyduğum kadar hiçbiri ile onur duymadım. Çünkü biz ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına hiçbir yerinde belediyenin reklamını yapmadan, belediye başkanının ismini yazmadan gıda paketleri ulaştırıyoruz. Paketleri Beylikdüzü Mutfak’da hazırlıyoruz. Bugüne kadar toplam 2 bin 815 çocuğumuza her gün bu gıda paketlerini ulaştırdık. Hiçbir çocuğun kaderi yoksulluk ve açlık olamaz. Şayet adil, vicdanlı, adaletli ve hakkaniyetli insanları yönetim mekanizmalarına seçebilirsek, bu ülkenin toprakları bu ülkenin bütün evlatlarını doyurur. Biz, yerel yönetim olarak devletin, hükümetin yapması gereken bir sosyal adalet projesini kendi imkanlarımızla yapıyoruz” dedi.
Program, Çalık’ın “Sözüm olsun mutluluğu Beylikdüzü’nde planlamaya devam edeceğim” ifadeleri ile sona erdi.
]]>