TELEFERİK KAZASINDA BELEDİYE BAŞKANI TUTUKLANMIŞTI
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde 12 Nisan günü meydana gelen, 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 10 kişinin de yaralandığı ve mahsur kalan 174 kişinin ise 23 saatte kurtarıldığı teleferik kazasıyla ilgili aralarında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de olduğu 5 kişi tutuklanmıştı. Kocagöz’ün tutukluluğuna yapılan itiraz ise reddedilmişti. Ret kararının ardından Kocagöz’ün avukatları tutukluluğa tekrar itiraz için savcılığın istediği bilirkişi raporunu bekledi.
BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANDI
İstenen bilirkişi raporu dün akşam dosyaya eklendi. Hazırlanan raporda, şu ifadelere yer verildi: “Olayın meydana geldiği gün boyunca teleferik otomasyon sisteminde çok sayıda düşük tork hatası oluşmasına rağmen hata kodunun nedenlerine dair inceleme yapılıp, gerekli önlemler alınmadan sistemin çalıştırılmaya devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Olaya yakın bir süreçte yolcuların uyarısıyla sistemin durdurulmasının akabinde gerekli kontroller yapılmadan sistemin tekrar çalıştırılması sonucu olay meydana gelmiş ve hemen sonrasında teleferik kontrol/kumanda sistemi elektriksel olarak tüm sistemi durdurmuştur.
KOCAGÖZ ANET’TEKİ GÖREVİNDEN KAZADAN ÖNCE İSTİFA ETMİŞ
ANET Antalya İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.’de Mesut Kocagöz’ün, 28 Kasım 2023 tarihine kadar ANET Genel Müdürü görevi yaptığı ve görevinden istifa ettiği, Mesut Kocagöz’ün kazanın olduğu 12.04.2024 tarihinde genel müdür ya da işveren sıfatı olmaması sebebiyle kazada sorumluluğunun olup olmadığının takdiri Sayın Savcılığınızdadır.”
MÜHENDİS ONAYI ALINMAMIŞ
Ayrıca aynı raporda, üst yapıyı oluşturan boru tipi çelik kolonlar ve bunların birleşim detayları için benzer nitelikte inşaat mühendisi imzalı ve yine idare adına inşaat mühendisi onaylı standart bir uygulama projesine rastlanmadığı, bunun yerine direk kısımlarını gösteren ve eksik bilgili çizimler ve onaylı olmayan hesaplar bulunduğu, çizimlerin üzerinde ise sorumlu inşaat mühendisi imzası ve onayı görülmediği, dış yüklere göre tasarım yapılmadığı ve mevcut bulon sayısının ve çapının yetersiz olduğu belirtildi.
KOCAGÖZ’ÜN AVUKATLARINDAN AÇIKLAMA GELDİ
Raporun dosyaya eklenmesinin ardından Kocagöz’ün avukatları adına Avukat Buğra Özçelik açıklama yaparak, Kocagöz’ün tutukluluğuna yeniden itiraz edeceklerini belirtti. Yapılan açıklamada, şöyle denildi: “Kazanın meydana geldiği teleferik işletmesinin yapımı, kazanın olduğu tarihte bakım ve kullanma sorumluluğu bulunmadığı açık olmasına, soruşturma konusu taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet vermek suçunun CMK 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olmamasına karşın Mesut Kocagöz’ün ‘yüklenen suçun CMK 100 maddesinde sayılan suçlardan olması’ gerekçesiyle tutuklanmasına yönelik uygulama, mesuliyeti gerektirecek vahamette hukuka aykırı olduğu kadar, son derece talihsiz ve vicdanları ciddi surette rahatsız eden ve örseleyen bir uygulamadır.
“HUKUKİ BİR KARAR DEĞİL”
Bu nedenle Sayın Başkanın tutuklanmasına dair karar mevzuatımıza uygun şekilde görevli ve yetkili hakim tarafından verilmiş ise de hukuki bir karar değildir. Açıklanan nedenlerle açık hukuka aykırılıklar nedeniyle Sayın Mesut Kocagöz’ün tutuklanmasına dair kararın ‘bir şekilde tutuklansın da nasıl tutuklanırsa tutuklansın’ düşüncesiyle tesis edildiği kuşkusunu ciddi surette uyandırmaktadır.”
“TELEFERİĞİN DURDURULMAMASI KAZADAKİ EN BÜYÜK ETKEN”
Yapılan açıklamada bilirkişi raporuyla birlikte İl Emniyet Müdürlüğü’nün kamera tespit tutanaklarının da sabit olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: “Ne yazık ki yolcuların uyarıları ve sistemsel hata bildirimlerine rağmen teleferiğin durdurulmaması, durdurulduğunda uyarıların nedenlerinin tespit edilmemesi, gerekli prosedürün ve talimatların uygulanmadan teleferiğin tekrar çalıştırılması kazanın meydana gelmesindeki en büyük etkendir. Müvekkilin tutukluluk haline dair yaptığımız itirazlar, bilirkişi raporunun hazırlanmamış olması gerekçesiyle sürekli olarak reddedilmiştir. Müvekkil 20 gündür tutuklu olup, ailesinden ve nihayet hizmet bekleyen Kepez halkından uzak tutulmaktadır.
AVUKATLARI TUTUKLULUĞA İTİRAZ EDECEK
Sayın Başsavcılık makamından beklentimiz, sadece 12 saatte hazırlanan raporla tutuklanan müvekkilin, 20 günde 5 keşif yapılarak hazırlanan ve elim kazanın müvekkille bağı olmadığını teyit eden bilirkişi raporuyla birlikte artık re’sen harekete geçerek hukuka aykırı tutukluluk sürecini sonlandırmasıdır. Müdafileri olarak aksi halde, maddi ve hukuki nedenlerle dosya kapsamındaki kanıtlara ve konuyla ilgili Türk Ticaret Yasası amir hükümlerine göre, soruşturma konusu olayda hiçbir sorumluluğu bulunmayan tutuklu müvekkilin yeni oluşan delil sebebiyle salıverilme talebini Pazartesi 08.30’da dosyaya sunacak olduğumuzu kamuoyuna bildiririz.”
]]>(ADIYAMAN) – Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İsias davasının ikinci duruşmasındaki ara kararlara ilişkin konuşan Avukat Hasan Esendağlı; “Bugünkü duruşmanın ana eksenini oluşturan Gazi Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporu üzerindeki tartışma ve eleştiriler dikkate alınarak mahkeme dosyanın tekrardan yeni bir üniversiteye, yeni bir bilirkişi raporu düzenlenmek üzere gönderilmesine karar verdi. Bilirkişi raporu hayati önem taşıyan bir delil niteliğindedir” dedi.
Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İsias davasının ikinci duruşmasında Mahkeme Heyeti, ara kararı açıkladı. Tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Ara kararların açıklanmasının ardından aileler ve avukatları Adıyaman Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Avukat Hasan Esendağlı, şunları söyledi:
“KONUNUN TEKRARDAN BİLİRKİŞİYE HAVALE EDİLMESİ BUGÜNÜN EN ÖNEMLİ GELİŞMESİ”
“Mahkeme ara kararlarını okuyup davaya devam edilmek üzere 12 Haziran tarihine erteledi. Ara kararlar genel itibarıyla bugünkü öngörülerimizle uygun bir şekilde çıktı. Öncelikle tutuklu sanıklar Ahmet Bozkurt, Mehmet Fatih Bozkurt ve Erdem Yıldız’ın tutukluluk hallerinin aynen devamına karar verildi. Bozkurt ailesinin SEGBİS yoluyla duruşmaya bağlanması noktasında karar verildi. Bunun yanı sıra Erdem Yıldız’ın da kendisinin de mahkemede hazır bulunma isteğini belirtmesi üzerine gelecek celse mahkemede hazır bulunmasına karar verildi. Başta KKTC olmak üzere, diğer tüzel kişilerin, baroların katılma talepleri reddedildi.
Her şeyden önemlisi bugünkü duruşmanın ana eksenini oluşturan Gazi Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporu üzerindeki tartışma ve eleştiriler dikkate alınarak mahkeme dosyanın tekrardan yeni bir üniversiteye, yeni bir bilirkişi raporu düzenlenmek üzere gönderilmesine karar verildi. Birtakım müzarekelerini, yazışmaların yapılmasına ilişkin usul kararlarını da verdikten sonra davayı 12 Haziran’a erteledi. 12 Haziran tarihi itibarıyla bu bilirkişi raporunun hazır olması olasılığı zayıf, bu beklenmiyor ancak arkası bayram tatili olduğu için mahkeme oraya mevcut diğer işlemlerin devamıyla alakalı bir duruşma yapmak üzere 12 Haziran’ı belirledi. Bilirkişi raporu hayati önem taşıyan bir delil niteliğindedir Türkiye yargılamalarında. Dolayısıyla konunun tekrardan bilirkişiye havale edilmesi bugünün en önemli gelişmesidir.”
“ÇOCUKLARIMIZI, SEVDİKLERİMİZİ ÖLDÜRDÜLER, BUNUN CEZASINI ÇEKECELER”
Adıyaman’daki depremde kızı Selin’i kaybeden Ruşen Yücesoylu Karakaya şöyle konuştu:
“Dava sürecimizin çok uzun ve zorlu olacağını ilk günden beri söylüyoruz ama gördünüz, buradayız. Ara kararlar açıklandı, sürpriz bir karar olmadı fakat biz aileler olarak mücadelemize devam edeceğiz. Sanık avukatlarının elinde hiçbir şey yok, gerçekler ortada. Bizim aldığımız raporlarla bütün gerçekler göz önünde zaten. Ellerinde hiçbir şey kalmadı, son çabalamalarını yapıyorlar. Kazanamayacaklar; çocuklarımızı, sevdiklerimizi öldürdüler, bunun cezasını çekeceler. Raporlarla gerçekler ortadadır. Orada bir cinayet işlendi, bunun cezasını çekecekler. Kıbrıs olarak bu davaya devam edeceğiz. Bu davadan emsal karar çıkaracağız. Mücadelemiz bitmedi, sanık avukatları bittiğini sanıyorlarsa yanılıyorlar. bizi yıldıramazlar.”
]]>