Kesin olmayan sonuçlara göre İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay, 31 Mart yerel seçiminin ardından CHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Tugay, şu anda resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye’de 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazandığını belirterek, “Önümüzde ne zaman olacaksa o genel seçimi bekliyoruz. İktidarı alacağız ve Türkiye’deki o adil insanlarımızın hak ettiği yönetimi, insanlara umut verecek yönetimi gerçekleştireceğiz” dedi. CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise “Bugün 1 Nisan Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüşünün ilk günüdür” diye konuştu.
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, şunları söyledi:
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDARA EMİN ADIMLARLA İLERLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
“Çok güzel bir sabaha uyandık. 14 Mayıs’tan sonra umudunu yitirmiş gençlerimiz bu sabaha büyük bir umutla gözlerini açtılar. Dünden beri gelen tüm telefonlarda vatandaşlarımızdan halkımızdan o kadar güzel duygular bize akıyor ki bu duyguları vatandaşlarımıza yaşatan başta Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, genel başkan yardımcılarımız, parti emekçilerimiz, parti yöneticilerimizin hepsine canı gönülden teşekkür ediyoruz. Bundan sonra iktidar her sabah hangi gün gideceğini düşünerek güne uyanacaktır. Cumhuriyet Halk Partili tüm arkadaşlarımız seçimi bildiğiniz gibi bir seçim biter, öteki seçimin başlangıç günüdür. İktidara, Cumhuriyet Halk Partisi’nin emin adımlarla ilerlediğini düşünüyoruz. Bu dönem boyunca partiye, partinin emekçilerine, partili kimliğine hep üst planda tutan bir adayımız oldu. Onunla gurur duyuyoruz. İlk günden bu yana partiyle birlikte partili arkadaşlarıyla birlikte mücadele etmenin değerini çok iyi bildi. Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi kimliğini tüm vatandaşlarımıza da doyasıya yaşattı. Biz de yoldaşı olmaktan onur, gurur duyduğumuz Cemil Başkanımızı tebrik ediyoruz bir kez daha. İzmir’e çok yakışacaksınız başkanım. Cemil Başkanımız aynı zamanda adaylığı dönemi boyunca çok çalışkandı, basmadık alan bırak bakmadık, toprak bırakmadı. Kiraz’dan Bergama’ya, Kınık’tan Bayındır’a her yerde müthiş bir enerjiyle, müthiş bir coşkuyla örgütlerimizle birlikte çalıştı. Emekleriniz için de çok teşekkür ederiz ve her zaman örgüte verdiği değerle ilk ziyaretini, teşekkür ziyaretini, il başkanlığımıza yaptı. Nazik ziyareti için de kendisine çok teşekkür ederiz. Yolu açık olsun. Yolumuz açık olsun.”
“RESMİ OLMAYAN SONUÇLARA GÖRE TÜRKİYE’DE 420 BELEDİYEYİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ KAZANMIŞ DURUMDA”
Cemil Tugay ise şu anda resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye’de 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazandığını belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş tüm yol arkadaşlarımız, büyük bir mücadeleyi dün çok büyük bir zaferle neticelendirdiler. Dün hem İzmir’de hem Türkiye’nin pek çok yerinde gerçekten hepimize gurur veren ama aynı zamanda umut aşılayan bir sonuç elde ettik. Şu anda resmi olmayan sonuçlara göre 14 tane büyükşehri, 20 tane ili 337 tane ilçeyi ve 48 tane beldeyi kazanmış durumdayız. Toplamda 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’de kazanmış durumda” dedi.
“VATANDAŞ 30 İLÇEDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE EN FAZLA OYU YİNE BANA VERDİ”
Başarılı olmak için çok çalışmaya hazır olduklarını vatandaşlara anlatmak için çok çaba sarfettiklerini vurgulayan Tugay, “Ben İzmir’den her zaman emin oldum. Bunu konuşmalarımın hepsinde anlattım. İzmir’de neyi temsil ettiğimizi biliyoruz. İzmir Cumhuriyet’in kalesi olduğu için, Atatürk ilkelerine bağlı insanların kalesi olduğu için, çağdaş yaşamı, laikliği benimsediği için, kendisine sosyal adaleti istediği için halk, her zaman kendisini temsil etmeye en yakın parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiştir. Bundan vazgeçmeyeceğini biliyorduk. O nedenle ben dünkü sonucu bekliyordum. Emindim. Hayalimiz isteğimiz tüm ilçe kazanmaktı. Sadece 2 tane ilçeyi ne yazık ki küçük farklarla kaybettik. Ama şunu da gördüm. 30 ilçede büyükşehir belediyesine en fazla oyu yine bana verdi. Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım. Bu aynı zamanda bir beklentinin ifadesidir. Büyükşehir belediyesinde benden çok iyi bir hizmet beklediklerinin ifadesidir. Bana inandıklarının ifadesidir. Onun için minnettarım. Bana verdikleri görevin anlamını biliyorum. Bu görevin gereğini yerine getireceğim” şeklinde konuştu.
“HİZMETTE ADALETLİ OLACAĞIZ”
Tugay, “Biz bu görevleri tabii ki tek başımıza yapmıyoruz. Öncelikle belediye çalışanı arkadaşlarımızdan ama arkamızda her zaman dev bir ordu gibi duran parti örgütümüzle bize gönül veren seçmenlerimizle halkımızla beraber yapıyoruz bu görevleri. Bize inanan insanlarla beraber yapıyoruz bu görevleri. Ama hizmette adaletimizin olacağını defalarca dile getirdim. Bugün itibariyle benim için nereden, ne kadar oy aldığımızın hiçbir önemi yok. Önümüzdeki dönem şehrimize vereceğimiz hizmetlerdir esas olan ve bize insanlarımızın verdiği bu sorumluluğun neleri kapsadığını gayet iyi biliyorum. Bu güvenin devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“MUTLULUĞU İNSANLARIMIZIN YÜZÜNDE GÖRDÜK”
1 Nisan sabahı Karşıyaka’da ve Alsancak’ta vatandaşlarla bir araya geldiğini söyleyen Tugay, “Daha önce bir süredir kaybedilmiş olan umudu insanlarımızın yüzünde gördük. Mutluluğu insanlarımızın yüzünde gördük. Bize dokunuşları, bize sarılışları çok farklıydı. Bunların hepsi çok özel şeyler, anlamları çok büyük. Bize yüklediği sorumluluklar da çok büyük. Bunun gereği yerine gelecek. Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke. Milletimiz çok iyi şeyleri hak ediyor. Üzerimize düşen şey çalışmak, ilkelerimizden asla ödün vermemek, dürüstlüğümüze bir gram leke sürdürmemek. Böyle bir belediye hizmeti dönemi görecek İzmir’imizin 30 ilçesi ve Türkiye’mizin dört bir köşesi” dedi.
“BUGÜNDEN SONRA TÜRKİYE UMUTLA DOLU BİR ÜLKEDiR”
Bu süreçte katkı veren tüm parti üyelerini de kutlayan Tugay, “Her birisine çok büyük minnet borçluyuz. Her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde de bize verdikleri bu desteği, bize duydukları bu güveni boşa çıkarmamak, onları mahcup etmemek için ne gerekiyorsa bunu ben ve arkadaşlarım yapacağız. Bunun sözünü veriyorum. Bugünden sonra Türkiye başka bir ülkedir. Bugünden sonra Türkiye umutla dolu bir ülkedir. Özellikle gençlerimizin bu umuda ihtiyacı olduğunun çok farkındayız. O nedenle çok çalışacağız. O nedenle bizden beklenen sorumluluğu yerine getireceğiz. En başta Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne bütün bireylerine, üyelerine dün sandıklarda görev alan tüm değerli arkadaşlarımıza, vatandaşlarımıza bize oy veren tüm seçmenlere ve tabii ki oy vermeyenlere de çok çok teşekkür ediyoruz. Güzel günlerin başlangıcı olsun dedik. 1 Nisan’ın güzel günlerin başlangıcı olduğuna yürekten inanıyorum. Hepimize kutlu olsun diyorum. Tüm Türkiye’ye, tüm dostlara, Türkiye’nin iyiliğini isteyen herkese selam olsun diyorum” diye konuştu.
“İKTİDARI ALACAĞIZ”
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kiraz ilçesindeki oy oranı artışına ilişkin soru üzerine şunları söyledi:
“Önce ilçe adaylarımız gerçekten çok çalıştılar. Yoğun olarak kendi ilçelerinde, beldelerinde, köylerinde çok çaba gösterdiler. Kiraz’da da şu anda orada artık yeni dönem belediye başkanı olacak Sayın Nasuh Coşkun çok büyük emek harcadı. Onun dışında geçen dönemde biliyorsunuz böyle düşük oy alındı diye büyükşehir belediye başkanımız oraya ziyaretlerde bulunmuştu. Onun da etkisi olmuştur. Ama Türkiye’nin genelinde şöyle bir şey var. İki şeyden bahsedebiliriz. Birisi mevcut iktidardan onun yönetim şeklinden çok büyük rahatsızlık var. İnsanlarımız adaletsizliğe uğradıklarını, Türkiye’nin kötüye gittiğini, insanlarımızın refah düzeyinin düştüğünü, yoksullaştıklarını, işsizliğin arttığını görüyorlar, bunu yaşıyorlar. Emeklilerin durumu ortada, çiftçilerin durumu ortada. Emekçilerin durumu ortada. Bunu insanlar yaşıyor ve buradan memnuniyetsizlik var ama diğer taraftan şunu da var olduğunun farkına varmak lazım. Çünkü muhalefet partilerine baktığınız zaman hemen hepsi küçüldüler. Ama Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir oy artışıyla birinci parti oldu. Bu tamamen değişim hareketinden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin sadece kadrosu değil aynı zamanda söylemleriyle de halka ulaştığını gösteriyor. Bunun sadece İzmir’de değil, Kiraz’da dokuzlar köyünde değil, bütün Türkiye’de olduğunu unutmamak lazım. Ama bunun bize yüklediği sorumluluğun da farkındayız. Ülkemizi içinde bulunduğu bu sıkıntılardan açıkçası bu bataklıktan çıkaracağına inanıyorum partimizin. Burada Genel Başkanımızı özel olarak tebrik etmemiz gerektiğini, alkışlamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama tabii ki onun önderliğinde milletvekillerimiz, parti meclisimiz, il örgütlerimiz, ilçe örgütlerimiz, herkes inanarak mücadele etti. Bunu 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra yaşamak bizim için çok değerli. Halkımıza tekrar buluştuk, tekrar kenetlendik. Önümüzdeki seçimi bekliyoruz artık bir taraftan. Ben bundan sonra iyi belediye başkanlığı yapacağım. Benimle beraber çalışan arkadaşlarımız yerel yönetimlerde üzerine düşeni yapacak. Milletvekillerimizle daha çok çalışacak. Parti örgütümüzde daha çok çalışacak. Biz yürekten inanıyoruz. Önümüzde ne zaman olacaksa o genel seçimi bekliyoruz. İktidarı alacağız ve Türkiye’deki o adil insanlarımızın hak ettiği yönetimi insanlara umut verecek yönetimi gerçekleştireceğiz.”
“BUGÜN 1 NİSAN CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDARA YÜRÜYÜŞÜNÜN İLK GÜNÜDÜR”
Aslanoğlu ise “Oylarımızın sadece İzmir’de değil tüm Türkiye’de ciddi bir şekilde arttığını ve vatandaşın Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı yönetiminin bir an önce bitmesini arzuladığını gözlemliyoruz. Bugün 1 Nisan Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüşünün ilk günüdür” dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
1.VİDEO
BASIN AÇIKLAMASI
2.VİDEO
ZİYARETTEN DETAY GÖRÜNTÜ
]]>İzmir’de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde resmileşmeyen sonuçlara göre; CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada önemli açıklamalarda bulunan Cemil Tugay, dünkü gerçekleşen yerel seçimlerde büyük bir zafer kazandıklarını dile getirerek, “Hem İzmir’de hem Türkiye’nin pek çok yerinde şu anda resmi olmayan sonuçlara göre 14 tane büyükşehir, 20 tane il, 337 tane ilçeyi ve 48 tane beldeyi kazanmış durumdayız. Toplamda 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’de kazanmış durumda” diye konuştu.
“İzmir, Cumhuriyet’in kalesi”
Bu görevleri ne kadar istediklerini halka anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Tugay, “Başarılı olmak için çok çalışmaya hazır olduğumuzu, insanlarımıza anlatmak için çok çaba gösterdik. Ama yıllar içerisinde beklemediğimiz sonuçlar ala ala biz de açıkçası acaba beklemediğimiz bir sonuç olur mu diye endişe içerisindeydik. Ben İzmir’den her zaman emin oldum. Bunu konuşmalarımın hepsinde anlattım. İzmir’de neyi temsil ettiğimizi biliyoruz. İzmir, Cumhuriyet’in kalesi olduğu için Atatürk ilkelerine bağlı insanların kalesi olduğu için, çağdaş yaşamı, laikliği benimsediği için, kendisine sosyal adaleti istediği için halk, her zaman kendisini temsil etmeyi en yakın parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiştir. Bundan vazgeçmeyeceğini biliyorduk. O nedenle en dünkü sonucu bekliyordum. Emindim” dedi.
“Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım”
Hayallerinin ve isteklerinin tüm ilçeleri kazanmak olduğunu dile getiren Tugay, “Sadece iki tane ilçeyi ne yazık ki küçük farklarla kaybettik. Ama şunu da gördük, şunu da gördüm. 30 ilçede Büyükşehir Belediyesine en fazla oyu yine bana verdi. Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım. Bu aynı zamanda bir beklentinin ifadesidir. Büyükşehir Belediyesinde benden çok iyi bir hizmet beklediklerinin ifadesidir. Bana inandıklarının ifadesidir. Onun için minnettarım. Bana verdikleri görevin anlamını biliyorum. Bu görevin gereğini yerine getireceğim. Biz bu görevleri tabii ki tek başımıza yapmıyoruz. Öncelikle belediye çalışanı arkadaşlarımızdan ama arkamızda her zaman dev bir ordu gibi duran parti örgütümüze, bize gönül veren seçmenlerimizle, halkımızla beraber yapıyoruz bu görevleri. Bize inanan insanlarla beraber yapıyoruz. Ama hizmette adaletimizin olacağını defalarca dile getirdim. Bugün itibariyle benim için nereden, ne kadar oy aldığımızın hiçbir önem yok. Önümüzdeki dönem şehrimize vereceğimiz hizmetlerdir esas olan. Bize insanlarımızın verdiği bu sorumluluğun neleri kapsadığını gayet iyi biliyorum. Bu güvenin devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke”
Kaybedilmiş olan umudu insanların yüzünde tekrar gördüğünü vurgulayan Tugay, “Bugün mutluluğu insanlarımızın yüzünde gördük. Bize dokunuşları, bize sarılışları çok farklıydı. Bunların hepsi çok özel şeyler, anlamları çok büyük. Bize yüklediği sorumluluklar da çok büyük. Bunun gereği yerine gelecek. Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke milletimiz çok iyi şeyleri hak ediyor. Üzerimize düşen şey çalışmak, çalışmak, çalışmak. İlkelerimizden asla ödün vermemek, dürüstlüğümüze bir gram leke sürdürmemek. Böyle bir belediye hizmeti dönemi görecek İzmir’imiz. İzmir’imizin 30 ilçesi ve Türkiye’mizin dört bir köşesi. Ben bu süreçte her biri ayrı ayrı çok değerli katkılar veren tüm parti üyelerimizi sayın il başkanımızın ve il yönetimimizin nezdinde kutluyorum, her birisine çok büyük minnet borçluyuz. Her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde de bize verdikleri bu desteği, bize duydukları bu güveni boşa çıkarmamak, onları mahcup etmemek için ne gerekiyorsa bunu ben ve arkadaşlarım yapacağız bunun sözünü veriyorum. Bugünden sonra Türkiye başka bir ülkedir. Bugünden sonra Türkiye umutla dolu bir ülkedir. Özellikle gençlerimizin bu umuda ihtiyacı olduğunun çok farkındayız. O nedenle çok çalışacağız” dedi.
“Güzel bir sabaha uyandık”
Çok güzel bir sabaha uyandıklarını ifade getiren CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu “14 Mayıs’tan sonra umudunu yitirmiş gençlerimiz bu sabaha büyük bir umutla gözlerini açtılar. Dünden beri gelen tüm telefonlarda halkımızdan o kadar güzel duygular bize akıyor ki bu duyguları vatandaşlarımıza yaşatan başta Genel Başkanımız Özgür Özel, genel başkan yardımcılarımız, parti emekçilerimiz ve parti yöneticilerimizin hepsine canı gönülden teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – İZMİR
]]>Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’ın Kırıkhan ilçesi Mimarsinan Mahallesi’nde yakalanan Hasan Kurter ve ailesinin yuvası asrın felaketinde ağır hasar aldı. Bir süre sonra yıkılan evinden olan Kurter, bir an önce sıcak bir yuvaya kavuşmak için çözümü çelik konstrüksiyon ev yaptırmakta buldu. Kayseri merkezli bir firmayla anlaşan Kurter; 150 metrekarelik çelik ev için 1 milyon 300 bin TL’lik sözleşme imzaladı. Kurter, sözleşmen ardından firma sahibi olduğunu iddia eden B.T. isimli şahsın söylediği hesaba 450 bin TL para gönderdi. Firma sahibi olduğunu iddia eden şahıs, inşaat alanında yaptığı 2 günlük çalışmanın ardından Kırıkhan ilçesini terk etti ve Kurter’i sürekli oyaladı. Sözleşme bitim tarihi Şubat ayının 10’u olmasına rağmen herhangi bir çalışma yapılmayan inşaat alanı terk edildi. Durum üzerine hareke geçen Kurter, durumu yargıya taşıdı. Ev hayaliyle çıktığı yolda 450 bin TL’sinden olan depremzede vatandaşın elinde firmanın kendisine hediye ettiği; 2 kalem, 1 tişört ve 1 şapka kaldı. Kendisi mağdur olan Kurter, depremzede vatandaşlara dikkatli olun çağrısında bulundu.
“Ön ödeme olarak da 450 bin TL parayı hanımım dediği şahsın hesabına attık”
Yapılan anlaşma sonrası firmanın inşaat alanında 2 günlük bir çalışma karşılığında kendilerinden 450 bin TL aldığını ifade eden Kurter, “Kırıkhan ilçesinde konteynerde yaşıyorum. Asrın felaketinde Kırıkhan ilçesi Mimarsinan Mahallesi’ndeki aile apartmanımızdaki evimizdeydik, yuvamız ağır hasar alınca yıkım oldu. Memleketimizde Kayseri firması olan bir şahısla irtibata geçtik, 150 metrekare çelik ev yapımı için anlaştık. 1 milyon 300 bin TL’lik bir sözleşme imzaladık. Ön ödeme olarak da 450 bin TL parayı hanımım dediği şahsın hesabına attık. Daha sonra da gelip sadece bir kazım yaptı, tahta çaktı” dedi.
“Bu gün bize teslim edeceği tarihin üzerinden 1 buçuk ay geçti”
Firma tarafından kendilerine hediye edilen promosyon ürünlerine tepki gösteren Kurter, “Bizimle alay eder gibide geldiğinde bize 450 bin TL karşılığında bize; 1 adet tişört, 1 şapka ve 2 kalem hediye etti. Bu verdiklerini bize bu para karşılığında satmış gibi oldu. Bunun haricinde geleceğim, gideceğim ve yapacağım deyip durdu. Bu gün bize teslim edeceği tarihin üzerinden 1 buçuk ay geçti. Ama henüz ne bina var, nede bizim verdiğimiz 450 bin TL’nin iadesi var. Aralık ayının 5’inde sözleşme imzalamıştık, 2 gün gelip tahta çaktı” ifadelerini kullandı.
Depremin üzerine ev hayaliyle çıktığı yolda 450 bin TL’sinden olmanın kendilerine ağır geldiğini ifade eden Kurter, “Şuanda konuyu yargıya taşıdık, aşağı yukarı 1 hafta oldu yargıya verdik. Bizim derdimiz verdiğimiz para değil, biz istiyoruz ki başka depremzedelere acılar yaşatmasın. Bizim 6 Şubat’ta çektiğimiz acılar bize zaten yeter. Ama bir de bu şahsın gelip depremzedeleri mağdur etmesi daha da acı veriyor” şeklinde konuştu. – HATAY
]]>İzmir’de Bayburt Grup’a ait Agrobay Seracılık’ta sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 39 işçiden Dudu Güven ve Şehriban Kapaklıkaya Ankara’da Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş ile görüştü. Görüşmeyi anlatan Kapaklıkaya, “Biz bin bir hayal ve ümitle gelmiştik. Bize ‘Neden sigortasız çalıştığınızda şikayet etmediniz?’ dedi. Biz suçlu durumda kaldık. İki dakika bizimle görüştü. ‘Toplantım var, gidiyorum’ dedi. Biz buraya derdimizi anlatmaya geldik. Para, sadaka istemeye gelmedik” diye konuştu.
İzmir’de Bayburt Grup’a ait Agrobay Seracılık’ta sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 39 işçiden Dudu Güven ve Şehriban Kapaklıkaya Ankara’da Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş ile görüştü. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Olgunlar Sokak’taki Madenciler Anıtı önünde yaptığı destek açıklamasına katılan Agrobay işçisi kadınlardan Kapaklıkaya, görüşmede yaşananları anlattı. Kapaklıkaya şöyle konuştu:
“İKİ DAKİKA BİZİMLE GÖRÜŞTÜ. ‘TOPLANTIM VAR, GİDİYORUM’ DEDİ’
“Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş bize randevu vermişti. Biz bin bir hayal ve ümitle gelmiştik. Bize ‘Neden sigortasız çalıştığınızda şikayet etmediniz?’ dedi. Biz suçlu durumda kaldık. İki dakika bizimle görüştü. ‘Toplantım var, gidiyorum’ dedi. Bizi sekreterine yönlendirdi. Tabi ki doluyuz, derdimizi anlatacağız… Biz buraya derdimizi anlatmaya geldik. Para, sadaka istemeye gelmedik. Emeğimizi almaya geldik.
Bize kim sahip çıkacak? dedim. Biz buradan hakkımızı almadan gitmek istemiyoruz. -Bizden taraf olmadığını anlayınca Bize kim destek çıkacak? dedim. Kim bize yardım edecek? ‘Cebimden mi vereyim?’ dedi. Ben buraya senin cebinden para istemeye mi geldim dedim. Ne demek istiyorsun? dediğimde ‘demedim’ dedi. Ben sinirlendim. Sinir krizi geçireceğim. Arkadaşımla konuşmaya başladı. ‘Ben ne yaptığımı biliyor muyum?’ dedi. Nasıl ne yaptığını bilmiyorsun, rahat yerde, sıcak yerde oturuyorsun. Asıl ben bilmiyorum ne yaptığımı. Barakalarda yaşıyorum. Sokaklarda sürünüyorum. Beyefendi ne yaptığını bilmiyormuş. Biz buraya hakkımızı alalım diye geldik.”
“EVE GİTTİĞİMDE BAK YÜRÜDÜM, KAZANDIM DİYECEKTİM”
“Birileri yardım etsin. Birileri uzlaşmaya gelsin. Bize halk yardım ediyor” diyen Kapaklıkaya, işten çıkarıldıktan sonraki ekonomik zorlukları ise şu sözlerle anlattı:
“Ben işten çıktığımdan beri ayağıma çorap alamadım. Benim entübe hastası torunum var. Torunuma bakmak zorundayım. İletişimimi dört gündür kestim. Evdekiler de karşı. ‘Sen sokakta çığlık atmakla ne kazanacaksın?’,’Sokaklarda dolaşmakla ne yapacaksın?’ diyorlar. Komşularım da bunu söylüyor. Ben evden hastaneye randevu aldım, hastaneye gidiyorum diye çıktım. Buraya ümitle gelmiştim. Kazanacağım diye gelmiştim. Eve gittiğimde, bak yürüdüm, kazandım diyecektim. Şimdi ben bu cevabı evdeki aileme nasıl vereyim? Ben şov yapmadım. Kazandığım emeğimi çoluğum çocuğum yesin diye… Torunuma tıbbi malzemeler alınıyor. Dünyanın masrafı. Ben zor yetişiyorum. Ben entübe hastası torunumun babasına nasıl şunu alacağım, bana para ver diyeyim.
Ben bu zamana kadar kendi ekmeğimi yiyen bir insanım. Eşimden dahi beş kuruş para istemedim. Evimi, çoluğumu çocuğumu yönettim. Ramazan geldi. Benim beş tane torunum var. Torunlarıma el öptüklerinde ne vereceğim? Hangi parayı vereceğim? Giyim, kuşam ne alacağım onlara? Bakan bize hakkımızı verecek diye geldik.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Otonomi esnafını ziyaretinde, “Biz seçildikten sonra Mustafa Tuna’ya Çayyolu metrosunu devretmişler. Melih Bey daha önce Ulaştırma Bakanlığı’na devrettiği için Ulaştırma Bakanlığı yapacak parasını belediyeden alacak. Bilet ücreti üzerinden anlaşmışlar. 28 Nisan’da birden bire Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle mevzuat değişti bize devletten gelen payın yüzde 5’ini kesmeye başladılar. ve biz şu ana kadar 5 buçuk milyar para ödedik ve Çayyolu’nun borcunu bitirdik” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün CHP Akyurt Belediye Başkan Adayı Filiz Geygel ile birlikte Ankara Otonomi esnafını ziyaret etti. Otonomi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Ulucan, Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED), Başkent Otomobilciler Derneği (BOD) Başkanı Aydın Erkoç’un sorun ve taleplerini dinleyen Yavaş şöyle konuştu:
“AKYURT FUAR ALANI’NI VERİRLERSE YAPCAĞIZ”
“Ben Fuar A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanıyım. Seçildik. Verilen müteahhit işi bitirmediği gibi aldığı para kadar bir daha bizden ek para istedi. Burada Vali Bey var, ASO, ATO, TOB Başkanı herkes var. Mahkemeleşti, mahkemeyi kazandık. Yeniden ihaleye çıkalım dedik. Rakam 250 milyon. Fakat net söylüyorum bunu hiç kimse inkar etmeyecektir; aslında ortakların birçoğu yapılmasını istemiyorlar, söylüyorlar ağızlarıyla. Cumhurbaşkanı’na da bir iki defa gittiler. Ben de ‘Anlık düşünmeyin, ileriyi düşünün bir üç sene beş sene, 10 sene sonrasını, Akyurt’un her tarafı otel olacaktır, lokanta olacaktır, açıldıktan sonra havaalanının dibi. Eğer siz çalışmadığına inanıyorsanız bana devredin, ben yapayım’ dedim. 250 milyon liraydı o günkü maliyeti. Ona da yanaşmadılar. Dediler ki ‘Yine de bir bakalım. Çünkü paramız yok.’ Para yok demelerinin en büyük sebebi yapılmasını istemiyorlar. Cumhurbaşkanı’nı da kıramıyorlar açıkçası. Sonuç itibarıyla ben birkaç toplantıda istedim. Vermediler. Bir ‘Sağdan soldan para bulalım’ dediler. En son toplantıda bu sefer maliyet 2,5 milyar tuttu. Dedim ki ‘Bakın siz yapmayı istemiyorsunuz. Devlet bankaları bize kredi vermiyor. İller Bankası da bize kredi vermiyor. İller Bankası’nı siz ayarlarsanız dedim Akyurt Belediye Başkanı’na versin krediyi bana devredin ben yapayım’ dedim. ‘Tamam’ dediler ama hiçbir gelişme olmadı. Yapmayı düşünmüyorlar. Şimdi ne düşünürler bilmiyorum. Ama bana kalırsa ben çalışacağını da düşünüyorum. Yanında 80 dönüm arazimiz var bizim. Fuar yapılırken en azından biz fuarın yanında neler olması gerekiyor işte birisini otele verirsin gibi düzenlemeler yapabiliriz diye düşünüyorum. Bakalım bu dönemi inşallah verirler. Verirlerse yapacağız.”
“ESKİ DÖNEMDEN KALAN 5 BUÇUK MİLYAR BORCU ÖDEDİK”
“Metro konusuna gelince metro da biz seçildikten sonra Mustafa Tuna’ya Çayyolu Metrosu’nu devretmişler. Melih Bey daha önce Ulaştırma Bakanlığı’na devrettiği için Ulaştırma Bakanlığı yapacak parasını belediyeden alacak. Bilet ücreti üzerinden anlaşmışlar. 28 Nisan’da birden bire Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle mevzuat değişti bize devletten gelen payın yüzde 5’ini kesmeye başladılar. ve biz şu ana kadar 5 buçuk milyar para ödedik ve Çayyolu’nun borcunu bitirdik. Şimdi Keçiören-Gar bağlantısı üç kilometre orayı kesmeye başladılar. Ben de bunun üzerine ‘Dünyada hiçbir yerde metro, üç yılda, beş yılda ödenmez’ dedim. Biz uzun vadeli kredi alırız. Çünkü Mamak metrosu için uzun vadeli kredi aldık. ‘Bize devredin biz yapalım’ diye yazdım. Bize verdikleri tek metro Mamak metrosuydu. Diğerlerinin projesi yoktu. Keçiören-Havaalanı’nı da kendileri yapıyorlardı. Benim 2019’daki projeme göre zaten Siteler içinden geçip buraya gelecekti. Fakat ‘Biz bunun projesini yapıyoruz’ deyince onun uygulanma imkanı kalmadı. O tarafa ayrı bir hat yapılması lazım. Metro’nun hatta Çubuk’a kadar raylı sistem olarak devam etmesi otonomi, fuar alanı kapsayacak şekilde genişlemesi… Çünkü niye yapmıyor Ulaştırma Bakanlığı? Sadece havaalanından Ankara’ya gelecek yolcu kurtarmıyor, maliyet 2,5 milyar dolar. Ben yazdım ‘Madem öyle nasıl olsa benden bu parayı alacaksınız verin ben yapayım yapmıyorsunuz.’ 2022’den beri yatırım programında. 2023’te yapmadılar. 2024’te de üç bin lira koydular. Yapma yetkisi Ulaştırma Bakanlığı’nda. Ama bu neyi gösteriyor? Yapmayacağız demektir. Metroyla ilgili durum bu.”
]]>
Azerbaycan’da 7 Şubat’ta yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev için Azerbaycan Milli Meclisi’nde yemin töreni düzenlendi. Cumhurbaşkanı Aliyev, bakanlar, milletvekilleri ve üst düzey konukların katıldığı yemin törenin ardından konuşma yaptı.
Azerbaycan’ın kapsamlı kalkınması ve toprak bütünlüğünün korunması için hiçbir çabadan kaçınmayacağını belirten Aliyev, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine bir kez daha büyük güven ve destek gösteren Azerbaycan halkına teşekkür etti.
“Ermenistan 2. Karabağ Savaşı’nın sonuçlarını unutmuş gibiydi”
Azerbaycan’ın 2. Karabağ Savaşı’ndan sonrası dönemde her konuda ilkeli duruş sergilediğini vurgulayan Aliyev, “Ermenistan üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirilmesi gerekir. Ancak zaman geçtikçe bize karşı toprak iddialarında yeniden bulunduklarını gördük ve kirli işlerinden vazgeçmediler. Biz haklı olarak tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesini talep ediyorduk. Ermenistan kendisi bu yükümlülüklere imza attı. Ermenistan bu yükümlülüklerini 3 yıl boyunca yerine getirmedi. Ermenistan 2. Karabağ Savaşı’nın sonuçlarını unutmuş gibiydi. Belki birileri bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi için onlara bazı tavsiyelerde bulunuyordu. Üç yıl boyunca Ermenistan kendi silahlı güçlerini Azerbaycan topraklarından çekmemekle birlikte, bizim topraklarımıza silah ve mayınlar gönderdi. Ermenistan Karabağ’dan silahlı güçlerini çektiğini söyleyerek bütün dünyayı kandırmaya çalışıyordu. Bu yalana inananlar Ermenistan yönetimi ile birlikte bütün sorumluluğu taşıyor. Onun için terörle mücadele operasyonu kaçınılmazdı” dedi.
“Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır”
Hankendi’de sandığa attığı oy pusulasının Ermeni ayrılıkçıların tabutuna çakılan son çivi olduğunu belirten Aliyev, “Ermenistan’ın ne kadar destekçisi olursa olsun bizi kimse durduramaz. Bizim Ermenistan topraklarında hiçbir iddiamız yok ama onların da kendi iddialarını geri çekmeleri gerekiyor. Bize asılsız iddialarla şantaj yapmak onlara pahalıya mal olacaktır ve bunu herkes görmektedir. Ordumuz gücünü eğitimlerde, geçit törenlerinde değil, savaş alanlarında göstermiştir. Ermenistan ve onu askeri olarak destekleyenler şunu bilmelidir ki bizi hiçbir şey durduramaz. Bize yönelik toprak iddialarına son verilmezse, Ermenistan mevzuatını düzeltmesi ise elbette barış anlaşması da olmayacaktır” dedi.
Azerbaycanlıların Karabağ’daki topraklarına geri dönme sürecinin başarıyla devam ettiğini ifade eden Aliyev, “Bu yıl en az 20 yerleşim yerine insanlar geri dönecek. Yılsonuna kadar 5 il ve 15 köyde 20 bin vatandaşımızı işgalden kurtarılan topraklara yerleştirmeyi planlıyoruz. 100’den fazla şehir ve köyün ana planları hazırlanarak onaylandı ve birçok şehir ve köyde inşaat çalışmaları başladı. Karabağ ve Doğu Zengezur ekonomik kalkınmamızın yeni destek noktası olacaktır. O bölgelerde hem tarım hem de yenilenebilir enerji ile ilgili projeler, turizm projeleri gibi petrol dışı sektörlere büyük destek sağlayacaktır” dedi.
Azerbaycan’ın dünyada ulaşım merkezi olarak tanındığını söyleyen Aliyev, “Batıdan, Doğudan, Kuzeyden, Güneyden başvuru alıyoruz. Azerbaycan’da tüm ulaşım altyapısı çalışır durumda. Sadece bazı demiryollarının modernizasyonu gerekiyor, biz de yapıyoruz. Dünyadaki jeopolitik durumun yakın gelecekte değişmesi muhtemelen mümkün değildir. Böyle bir durumda ulaşım altyapımıza olan ihtiyaç artacaktır” dedi.
Aliyev’den Avrupa Konseyi’ne tepki
Bazı ülkelerin veya bir grup ülkenin uluslararası toplumun işlevlerini üstlenmek istediğini ve uluslararası toplum adına konuşmaya çalıştığını belirten Aliyev, “Sözü bitince uluslararası toplumun o ve bu konuyu iyi kabul etmeyeceğini söylüyor. Sınırlı sayıdaki 20-30 ülke uluslararası toplum adına konuşamaz, bir ülke ise hiç konuşamaz. Uluslararası toplum bizim yanımızdadır, İkinci Karabağ Savaşı’nda, terörle mücadele operasyonunda da uluslararası toplum bize destek vermiştir. Bugün Azerbaycan’ın uluslararası itibarı kimseye sır değildir” ifadelerini kullandı.
“Türk Devletleri Teşkilatı bizim ailemizdir”
Uluslararası kuruluşlarla ilgili adımlar atmaya devam edeceklerini vurgulayan Aliyev, “Öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu bizim için bir önceliktir. Bu bizim için temel uluslararası kuruluştur, çünkü o bizim ailemizdir. Başka bir ailemiz yok. Bizim ailemiz Türk dünyasıdır. Türk Devletleri Teşkilatına üye olan tüm ülkelerle kardeşlik ilişkilerimiz mevcut olup, politikamız Türk Devletleri Teşkilatı’nı güçlendirmektir. Geniş bir coğrafya, geniş bir toprak, büyük bir askeri güç, büyük bir ekonomi, doğal kaynaklar, ulaşım yolları, genç bir nüfus, artan bir nüfus ve aynı soydan, kökenden gelen halklar. Bundan daha güçlü bir birlik olabilir mi? Tabii ki hayır. Türk Devletleri Teşkilatı’nın küresel alanda önemli bir aktör ve güç merkezi haline gelmesi için ortak çaba sarf etmeliyiz. Bunu ancak birlikte başarabiliriz” dedi.
“Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinin uluslararası gündemden çıkarılması gerektiğine inanıyorum”
Ermenistan Azerbaycan’a yönelik asılsız iddialarda bulunmaya devam ederse iki ülke arasında barış anlaşmasının imzalanmayacağını belirten Aliyev, “Hakkımızda hala asılsız iddialar ileri sürülürse bu sözleşme imzalanmayacak ama Azerbaycan için hiçbir şey değişmeyecek. Önümüzdeki zorluklara, bize karşı yürütülen çirkin politikalara karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini daha önce söylemiştim. Bu nedenle Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecinin uluslararası gündemden çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü konuyla alakası olmayan kişiler bile bu meseleyle ilgilenmek istiyor, gidin kendi işinizi yapın. Bu yüzden bu konuya çok fazla zaman harcamak istemiyorum çünkü buna değmez. Sorunumuzu çözdük. Bugün Ağdam, Fuzuli, Laçin, Cebrayıl, Zengilan, Gubadlı, Kelbecer, Şuşa, Hadrut, Hocalı, Ağdere, Askeran ve Hankendi’deyiz. Bu yeni dönem başarıyla başlıyor. Başarıyla devam edeceğinden eminim. Hepimize bu yolculukta başarılar, yolumuz açık olsun” ifadelerini kullandı. – BAKÜ
]]>