Bizim – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Wed, 31 Jul 2024 05:12:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Cıstır: “Herkes Anayasayı Konuşurken Bizim Geçim Sıkıntılarımız Var” https://www.haber28.com.tr/izmir-romanlar-dernegi-baskani-abdullah-cistir-herkes-anayasayi-konusurken-bizim-gecim-sikintilarimiz-var/ https://www.haber28.com.tr/izmir-romanlar-dernegi-baskani-abdullah-cistir-herkes-anayasayi-konusurken-bizim-gecim-sikintilarimiz-var/#respond Wed, 31 Jul 2024 05:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28634 HABER: FATİH ÖZKILINÇ – KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR)- İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Cıstır, Kakava gününde Roman vatandaşların sorunlarına dikkat çekerek “Yoksulluk ve yoksunluk konusunda dibine kadar yaşıyoruz. Hatta artık adına ‘derin yoksulluk’ deniyor. Günlük geçinen insanlarımızın bugün ekonominin getirdiği olumsuz etkenlerden en çok bizimkiler olumsuz anlamda etkileniyor. Herkes anayasayı konuşurken bizim geçim sıkıntılarımız var. Gittikçe de sistemden uzaklaşıyoruz. Dünden daha fazla gettolaşıyoruz” dedi.

6 Mayıs, baharın habercisi olarak Anadolu’da Hıdırellez, Romanlarda ise Kakava günü olarak kutlanıyor. İzmir Romanlar Derneği Başkanı Abdullah Cıstır, Kakava gününde Roman vatandaşlarının sorunlarını ve beklentilerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı.

Romanların dezavantajlı ve dünyada kırılgan gruplar olarak tanımlandığını belirten Cıstır, “Bizim eğlenmek için sadece Kakava gününe ihtiyacımız yok. Sadece Hıdırellez’e ihtiyacımız yok. Bugün bu coşku sel oluyor, çağ olup akıyor gidiyor. Birçok farklı toplum disiplini de aslında neredeyse  bize endekslenen bu Hıdırellez Şenliği aslında. Hıdır ile İlyas’ın buluşmasından doğan bir bahar şenliği adı ama biraz daha Romanlara endekslendi. Bizim de kültürel kodlarımızın getirdiği tarihi bir arka planı da var tabii ki Kakava ve Hıdırellez’in” dedi.

“DÜN YOK SAYILIYORDUK, BUGÜN VARLIK TANISI KONULDU”

Romanların sorunları ve beklentilerine yönelik son 20 yıl içinde yapılanları anlatan Cıstır, “2009’da biliyorsunuz Roman açılımı oldu. Arkasından özür geldi. Ardından 2016’da hükümetimizin Roman Eylem Planı açıklandı. 2019’da İnsan Hakları Günü’nde Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar ikinci bir kararnamesi çıktı ve ilgili bakanlıkların ‘azami dikkatine çekiyoruz’ diye. Herkes azami ilgilensin diye. Şimdi azami ne demek? ‘En yüksek düzeyde ilgilenilsin’ demek. Bugün bakanlıklarımızın, Romanlara ilgisi çok düştü. Yani bundan 5-10 sene evvel bir coşkuyla çok daha fazla buluşmalar oluyordu. ‘Sizin için neler yapabiliriz’ ya da ‘Birlikte neler yapabiliriz’ beklentisi ortaya konuluyordu. Konjonktürel süreçte baktığınız zaman Romanlarla ilgili artık bir varlık tanısı var ülkede. Dün yok sayılıyorduk. Bugün galiba varmıştan bir sekiz milyona varan göreceli olarak kullandığım bu rakamlarla ilgili bir varlık tanısı konuldu. Avrupa Birliği ilerleme raporlarında çok olumlu örnekler olmakla beraber Türkiye’de de bu konuda bir adı açılım, bir adı işte eylem planlarıyla ilgili toplumun ihtiyacına cevap verebilecek matbu belgeler ortaya çıktı. Ama sahada işlevselliği var mı? Yok. Göreceli olarak ‘hiçbir şey yapmıyorlar’ demiyoruz. Ama bu konuda hem özrün altı dolmuyor hem de diyaloglar azaldı otoriteyle. Görünürlüğümüz arttı, sorunlarımızın herkese anlatıyoruz. Ama bütçeye, mevzuata takılıyoruz ya da bir otoritenin kişisel inisiyatifiyle yürüyen sürece takılıyoruz. Dolayısıyla yeterli mekanizmalar kurulmadı. Kurulan mekanizmalara da işlevsellik kazandırmamakla ilgili bir çaba var. Bunu da anlamak mümkün değil” dedi.

“MECLİSTE BİR TANE ROMANI SIĞDIRAMADILAR”

“20 yılda aldığımız mesafeyi yadsımamakla beraber aldığımız mesafeyi çok yadırgıyorum” diyerek sözlerini sürdüren Cıstır, şunları kaydetti:

“Bugün itibarıyla dün lütuf olarak görülen iki tane AK Parti ve CHP’de birer tane vekilimiz varken bugün 600 kişilik Meclis’te bir tane Romanı sığdıramadılar. Demografik yapının temsiliyetiyle ilgili ki siyaset insanla yapılıyorsa bunun adı yok saymaktır. Dolayısıyla Romanlarla ilgili süreç geriye düşmüştür. Yani A liginden ikinci, üçüncü lige düştük. Çünkü yukarıdan başlıyor iş. Yerelde de baktığınız zaman özellikle batı coğrafyasında. Siyaset üstü bir üslupta söyleyeceğim; bütün belediyelere baktığınızda Romanlara bir statü kazandırılmıyor. Çöpçü, parkçı, bekçi. İçimizde üniversite mezunları da var. Bir toplumu kalkındırmak kalkınma politikalarıyla beraber sosyal statü vermektir. Bu topluma özrün altı o zaman dolar. Bu sosyal statü toplumu taçlandırır ve ihtiyaca göreceli olarak da olsa cevap verir.

“HALA TOPU TACA ATAN YAKLAŞIMLAR VAR”

Diğer taraftan sorun başlıklarımız belli. Ayrımcılık yaşıyor muyuz? Hala dibine kadar yaşıyoruz. Siyaset mekanizmasında da yaşıyoruz. Bürokrasi mekanizmasında da yaşıyoruz. Toplumumuz kendini ifade etmeye başladı. Yeni liderlerimiz çıkmaya başladı. Fakat hala topu taca atan yaklaşımlar var. Bunu toptancı bir zihniyetle söylemiyorum. Örneğin İzmir Büyükşehir’de iyi bir uygulama varsa ilçe bunu takip etmiyor. Algıda bütünlük yok. ya da genel merkezde Parti Meclisi’nin onay verdiği bir CHP Roman Eylem Planı varken bir bakıyorsunuz aşağıda buna ihtiyaca cevap verebilecek spesifik yaklaşımlar yok. Diğer taraftan sayın Cumhurbaşkanımızın, hükümetin, AK Parti’nin Roman Eylem Planı var iken Sayın Cumhurbaşkanımızın kararnamesini valiler neredeyse yok sayıyor demeyeceğim ama kıyısından geçiyorlar. Dolayısıyla burada matbu belgeler bir kazanım. Biz geçtiğimiz yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle işbirliği protokolü imzaladık. Bu çok değerli yerelde bir işbirliğinin gelişmesi. ‘Sizi tanıyorum, anlıyorum, birlikte çalışalım’ demek. Bunun üzerine koymakla ilgili de bütün coğrafyalarda aslına bakacak olursanız bu tür iş birliği protokollerine ihtiyaç var. Yeniden bir kucaklaşma sürecine ihtiyacımız var. Helalleşme diyelim, kucaklaşma diyelim. ya da birlikte nasıl yol alabiliriz diye otoriteyle tekrar yeniden masada kah müzakereye kah mücadeleye yeniden başlamamız gerekiyor. O yüzden aldığımız mesafeyi yadsımıyorum derken daha da iyi olabilirdik.”

“ARTIK ADINA ‘DERİN YOKSULLUK’ DENİYOR”

Roman vatandaşların yaşadıkları mahallelerdeki tabloyu da aktaran Cıstır, şunları aktardı:

“Hala bir sefer yoksulluk ve yoksunluk konusunda dibine kadar yaşıyoruz. Hatta artık adına ‘derin yoksulluk’ deniyor. Günlük geçinen insanlarımızın bugün ekonominin getirdiği olumsuz etkenlerden en çok bizimkiler olumsuz anlamda etkileniyor. Sebebi orta direk bir iş insanını bile evine ev hizmetçisi, bakıcı alması gerekirken Roman mahallesinde güvenilir ablalarımız varken abla diyor ‘haftada bir gel, 20 günde bir gel.’ Mahalleye hapis oluyor kadınımız. Hala okula devamsızlıklar çok yüksek. Burada tamamlayıcı eğitimlere ihtiyaç var. Hem milli eğitimi hem de sosyal belediyeciliğin tamamlayıcı eğitsel faaliyetlerini Roman mahallelerinde yerindelik ilkesiyle dünden daha fazla görmeye ihtiyacımız var. Çünkü ‘okuyacaksın da ne yapacaksın’ diyor veli. Okuyanlar diyor ‘iş bulamıyor’. ‘Hiç olmazsa babanla hurdaya çık’, diğeri ‘babanla çiçeğe çık’ diyor. Kızlara da ‘annenle iş yerine git’ deniliyor ‘hiç olmazsa büyüyünce ayakta durabilecek bir iş sahan olsun’ diye. Böyle bir devran dönüyor Roman mahallelerinde. Oysa hizmete erişmek için eğitimin ön şart olduğu kesin.

“EŞİT VATANDAŞLAR OLARAK ANAYASADA TABİR EDİLİYOR AMA EŞİT OLMADIĞIMIZI HEPİMİZ BİLİYORUZ”

Malumunuz ama biraz da zor bir dokumuz var. Sosyal devletin tüm  unsurları yeterince bizimle ilgilenmiyor. Roman mahallelerinde istihdam talebi oluştuğu zaman birçok meclis üyemiz ‘Gideceğiz yine iş isteyecekler’ diye de onlardan yüksünme alıyoruz. ya arkadaş bizi 100 yıldır geride bırakan sizsiniz. Dolayısıyla sosyal içerme kavramını dahil etme anlayışını nereye koyacağız? Özrü nereye koyacağız? Eylem planlarını nereye koyacağız? Geride kalan bu toplumla ilgili bu makas arasını kapatmak için ihtiyaca cevap verilecek yaklaşımları nereye koyacağız? Bu yüzden aslında çok fazla sıkıntılar var ama tabii ki Türkiye’nin hem dünyadaki konjonktürel süreçte hem de bölgemiz bir savaş içerisinde ama olmasa da bizim bugün bu sistemde eşit vatandaşlar olarak anayasada tabir ediliyor ama eşit olmadığımızı, hem mahallelerimizdeki coğrafi altyapıdan, hem de insan kaynağını yeterli olmadığından hepimiz biliyoruz.

“OTORİTEYE SESLENİYORUM”

Dolayısıyla biz anayasa uzlaşma komisyonuna katılmıştık. O günkü Meclis Başkanımız Sayın Cemil Çiçek’in resmi davetiyle Türkiye’de katılan tek dernek başkanıyım. Orada eğitim, barınma, yaşam, çalışma hakkımızın koruma altına almasıyla ilgili beklentiler ifade etmiştik. Bugün yeni anayasa hazırlıkları var ya hani fikirsel olarak neyi çıkacak karşımıza bilememekle beraber bugünkü anayasadan aslında hala beklentilerimiz bu. Çalışma, yaşama, barınma, eğitim hakkımızın koruma altına alınması. Bakın bugün hala eğitimle ilgili mevzuatta yer almasına rağmen sosyal devletin babası vali, kaymakam, belediye başkanı nerede? Bu çocukları daha fazla okulda tutmanın tedbir ve teşvik sistematiğini devreye sokmak için yaptırımlar nerede? Bize de kolaycı davranıyoruz tabii ki. Biraz nemelazımcı davranıyoruz. Burada farkındaysanız hem içeri hem de otoriteye sesleniyorum; Bizi dahil edin. Sosyal statüden tutun, siyaset mekanizmalarına, bürokrasiye kadar. Belediyelerde masabaşı işlere kadar.”

“DÜNDEN DAHA FAZLA GETTOLAŞIYORUZ”

“Herkes anayasayı konuşurken bizim geçim sıkıntılarımız var. ve gittikçe de sistemden uzaklaşıyoruz. Dünden daha fazla gettolaşıyoruz” diyen Cıstır, son olarak da şunları söyledi:

“Evime, mutfağıma, gelirime, tıkan yavaşlamış, durmuş işlerime. Hızır’ın eli değsin. Bedenime, sağlığıma, kavuşmanın mutluluğu gelsin. Dünyaya, memleketime, hayatıma barış, huzur, sevgi ve bereket aksın. Bu da bizim romanlarla ilgili aslında barışla iç içe yaşayan hiçbir savaşa müdahil olmamış, hiçbir karışıklığa müdahil olmamış bu toplumun barışsal, simgesel bir bereket duasıdır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-romanlar-dernegi-baskani-abdullah-cistir-herkes-anayasayi-konusurken-bizim-gecim-sikintilarimiz-var/feed/ 0
Türkiye Hazır Giyim Sektörü Dünya Liderliğine Oynayabilir https://www.haber28.com.tr/turkiye-hazir-giyim-sektoru-dunya-liderligine-oynayabilir/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-hazir-giyim-sektoru-dunya-liderligine-oynayabilir/#respond Sun, 14 Jul 2024 02:12:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25268 Türkiye’nin katma değeri yüksek ürünlerle marka olarak dünya liderliğine oynayabilecek durumda olduğunu belirten Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, “Hazır giyim ve tekstilde bizim rakibimiz Orta Doğru veya 3’üncü dünya ülkeleri değil, Avrupa’dır” diye konuştu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan son ihracat verilerine göre hazır giyim ve konfeksiyon sektörü mart ayı ihracatını 1 milyar 618 milyon 456 bin dolarla tamamladı. Ocak-Mart döneminde kaydedilen değer ise, 4 milyar 539 milyon 463 dolar. Sektör, bu rakamla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,5’lik bir düşüş yaşadı. Ancak, Türkiye’den alımları azaltan Avrupalı sektör temsilcilerinin Türkiye’ye yeniden ‘yeşil ışık’ yakması, 2024 rakamları için sektöre umut verdi.

“Türkiye’nin artık ucuz değil, katma değeri yüksek marka üretmemiz gerekiyor”

Hazır giyimdeki ivmenin yükseldiğini yakından takip ettiklerini belirten DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, “Ancak son dönemde, bilhassa tekstildeki spekülasyonlara çok fazla takılmamak gerektiğini düşünüyorum. Bizim derdimiz aslında, 3’üncü dünya ülkeleriyle değil, daha önceden de gündeme getirdiğimiz gibi, bizim acil bir şekilde artık markalaşmamız gerekiyor. Çünkü, Türkiye artık ucuz arazinin, ucuz işçiliğin ve devletin sübvanse ettiği enerji maliyetlerinin ve ham maddenin bulunduğu bir ülke değildir” şeklinde konuştu.

“Rakibimiz Avrupa ülkeleri”

Başkan Çevikel konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Bizim rakibimiz Avrupa ülkeleridir. Dolayısıyla böyle ortamda biz çok üretip çok kazanmak değil, aslında daha yenilikçi, daha teknolojik ve daha nitelikli ürünler üretip katma değeri yüksek ürünlerle marka olarak dünya liderliğine oynayabilecek durumdayız. Bugün tekstilin Mısır, Türkmenistan veya başka ülkelere taşınması konusu 10 sene sonrada konuşulacak. Bu ülkelerin yerini başka ülkeler alacaktır. Çünkü bu ticaretin bir gereğidir. Siz nerede ucuz ürün buluyorsanız, oradan alırsınız. Ancak Türkiye sanayi devrimini tamamlamaya yakın bir ülke olarak hedefi çok daha ileride olmalıdır. Bizim önümüzdeki en önemli süreç markalaşmadır. Hazır giyimde de elbette sektörün yukarı yönlü ivme kazanması çok normal olarak algılıyorum. Çünkü Türk sanayisi hem Avrupa’nın hem de diğer kıtaların gözbebeğidir.”

“Hedefimiz, dünya markalarına ürün üretmek değil, dünya markası olmak”

Bursa’nın kumaş üretiminde öncü olduğunu ifade eden Başkan Çevikel, “Bursa, Türkiye’nin tekstil ve kumaşta kalbi olduğu gibi, dünya içinde önemli bir bölgedir. Çünkü bu bölge, her kalitede ürünü, yenilikçi ve katma değeri yüksek ürünleri üretebiliyor. Bu düşüncede Bursa, hem Türkiye’ye hem de diğer ülkelere örnek olmuştur. Ben önümüzdeki dönemde, yakın zamanda inanıyorum ki, Türkiye’den ciddi markalar çıkacaktır. Ucuz üretim istediği yere kaysın. Doğu veya 3’üncü dünya ülkelerine kaysın. Bizim ilgilendiğimiz nokta, dünyanın en iyi markalarına artık ürün üretmek istemiyoruz. Hedefimiz, dünya markası olmaktır. Dünyadaki üreticilere, bizim ürünleri yaptırmak istiyoruz. Bu çerçevede, Türk tekstil sektörünün şuanda bir dönüm noktasında olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-hazir-giyim-sektoru-dunya-liderligine-oynayabilir/feed/ 0
Konya’da Motosikletli Kişi 4 Yavru Kediyi Çöpe Attı https://www.haber28.com.tr/konyada-motosikletli-kisi-4-yavru-kediyi-cope-atti/ https://www.haber28.com.tr/konyada-motosikletli-kisi-4-yavru-kediyi-cope-atti/#respond Mon, 08 Jul 2024 00:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24119 Konya’da motosiklet ile çöp konteynerinin yanına duran kişi poşet içerisine doldurduğu 4 yavru kediyi çöpe atarak bu kadarına pes dedirtti. O anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansırken, kedilerin sesini duyarak çöp konteynerini kontrol eden anne ve kızı çöpten kedileri alarak sahiplendi.

Olay, geçtiğimiz Cumartesi günü akşam saatlerinde merkez Meram ilçesi Çandır Mahallesi Avgın Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerindeki çöp konteynerinden kedi sesini duyan Burcu Kocaer ve kızı Eylül Kocaer sesin geldiği konteynerin yanına gitti. Çöp konteynerini kontrol eden anne ve kızı çöp içerisinde 4 tane yavru kedi buldu. Konteynerden çıkardıkları kedileri evlerine alan anne ve kızı önce kedileri temizledi ardından karnını doyurdu. Burcu Kocaer ve kızı Eylül Kocaer, yavru kedileri sahiplenerek Latte, Bitter, Oreo ve Bonte ismini verdi. Burcu Kocaer daha sonra kedileri çöp konteynerine bırakan kişiyi tespit etmek için güvenlik kameralarını inceledi. Güvenlik kamerası görüntülerinde, motosikletle gelen bir kişinin poşet içerisindeki yavru kedileri çöp konteyneri içerisine bırakarak sokaktan ayrıldığı görülüyor.

“Böyle bir vicdan, merhamet, yoksunu insanı gördüğümüz için, kamera görüntüsünde de olsa onunla karşılaştığımız için inanılmaz üzgünüz”

Kedileri çöp konteynerinden alarak sahiplenen Burcu Kocaer, “Geçtiğimiz akşam oldu bu olay. Burada evimizin bahçesindeydik. Yavru kedi sesi duyduk. Ses, hemen bizim bahçemizin arka tarafından geliyordu. Yavru kedilerin yardıma ihtiyacı olduğunu anladığımız için çıkıp yardıma ihtiyacı var mı, annesini mi arıyor diye sokağa geçtik. Daha sonra kedinin aslında bir tane değil, 4 tane olduğunu hem de çöp konteynerinin içinde olduğunu fark ettik. Önce kedileri aldık konteynerin içinden. Kedileri aldıktan sonra güvenlik kamerasını kontrol ettik. Hiç görmeseydik ki bir şahıs motosikletiyle yavru kedileri poşete koyarak getirmiş. Poşetten de çöp silkeler gibi konteynerin içine silkeleyip sonra da hiç ardına bakmadan dönüp gidiyor. Yani biz fark etmeseydik o kediler ne halde olacaklardı hiç bilmiyoruz. Yani böyle bir vicdan, merhamet, yoksunu insanı gördüğümüz için kamera görüntüsünde de olsa onunla karşılaştığımız için inanılmaz üzgünüz” dedi.

“Diğer kedilerimizle beraber büyüyecekler, sahiplendirmeyeceğiz”

Kedileri kendilerinin sahiplendiğini söyleyen Burcu Kocaer, “Bunlar dilsiz, bizim korumamıza muhtaç hayvanlar, özellikle yavru olanlar. Bu tür olaylara hep üzülüyorduk ama birebir görüp şahit olunca insan sinirlerine ve duygularına hakim olmakta zorlanıyor insan. Sahiplendirmeyeceğiz, evimiz zaten bahçeli. Halihazırda ev içerisinde bahçede zaten çok kedimiz var. Burada onlar da diğer kedilerimizle bizimle beraber büyüyecekler, sahiplendirmeyeceğiz. Onlar artık bizim ailemizin bireyleri” şeklinde konuştu.

“O kişi ömrü boyunca belki de bunu yapmaya devam edecek”

Yavru kedileri çöpe bırakan kişinin cezasız kalmamasını isteyen Kocaer, “Öncelikle şahsa ulaşılmasını ve kimlik tespiti yapılmasını, sonra da tabii ki diğer örneklerde olduğu gibi maalesef cezasız kalmamasını istiyoruz. Yani bir caydırıcı sebep olsun, kanunlarımız değişsin. Koruma Kanunu kapsamında değişiklikler yapılsın. Yani hangi birine biz vatandaş olarak yetişebiliriz. Bu şekilde devam ettikçe mesela dün biz fark etmeseydik o kişi ömrü boyunca belki de bunu yapmaya devam edecek, daha sonra belki bunu çocuğuna, eşine yapmaya devam edecek diye ya da belki ediyor bilemiyoruz. Yani bunun artık kanunlarda karşılığının olması, bunların ceza alması gerekiyor. Biz sahibi olarak genel bir muayene yaptık. Yarın da veteriner kontrolüne gidecekler, muayene olacaklar. Aşı vakitleri geldiğinde aşıları olacak. Güzel bakılacaklarını ve mutlu büyüyeceklerini umuyoruz bizimle beraber. Biz elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-motosikletli-kisi-4-yavru-kediyi-cope-atti/feed/ 0
Zonguldak Belediyesi’nde devir teslim töreni sonrası arbede https://www.haber28.com.tr/zonguldak-belediyesinde-devir-teslim-toreni-sonrasi-arbede/ https://www.haber28.com.tr/zonguldak-belediyesinde-devir-teslim-toreni-sonrasi-arbede/#respond Sun, 23 Jun 2024 04:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22421 Zonguldak’ta belediye başkanı seçilen Tahsin Erdem’in koltuğu devraldıktan sonra uğurladığı eski Başkan Ömer Selim Alan’a sözlü müdahalede bulunuldu. Yaşananlardan sonra açıklama yapan Erdem, “Bu şekilde muamele bizim örgütümüzün muamelesi değildir. Bizim dışımızda gelişmiştir. Kendisinden özür diledim, burada da sizlerin huzurunda özür diliyorum” dedi.

31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde CHP’den aday olan Tahsin Erdem yüzde 54, Cumhur İttifakı’nın adayı Ömer Selim Alan yüzde 37 oy aldı. 2024-2029 tarihleri arasında Zonguldak Belediye Başkanlığı yapacak olan Erdem, bugün Zonguldak Adliyesi’ne giderek mazbatasını Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Behice Dizdar’dan aldı. Çok sayıda vatandaşın katıldığı mazbata töreni sonrası Erdem ve beraberindekiler Zonguldak Belediyesi’ne hareket etti.

Coşkulu kalabalık tarafından karşılanan Tahsin Erdem’e CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, CHP İl Başkanı Devrim Dural, Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu ve partililer de eşlik etti. Ömer Selim Alan tarafından makamda karşılanan Erdem’e belediyenin mührü verildi. Devir teslim töreninde konuşan Alan, “31 Mart’ta tüm ülkemizde olduğu gibi Zonguldak’ta da vatandaşımız sandığa gitti, iradeyi ortaya koydu. Tahsin Erdem başkanımız seçimi kazanarak yeni belediye başkanımız oldu. Bizler de görevimizi Muharrem Akdemir’den devralmıştık. Bugün de görevi Tahsin Erdem başkanımıza devrediyoruz. Belediyemizin mührünü, belediye başkanlığı makamını devrediyoruz. Kendisine bu yolda üstün başarılar diliyoruz. İşi zor yükü ağır, Zonguldak’ın çok hizmete ihtiyacı var. Ama ekibiyle beraber açıkladığı projelerini yapacağına ve insanımıza hak ettiği hizmetleri vereceğine bütün kalbimizle inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Selim Alan’a yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür eden Erdem, “Şu asla unutulmasın. Bugüne kadar edinmiş olduğu deneyimlerden dolayı kendisinden mutlaka istifade edeceğiz. Her daim amaç Zonguldak’a hizmettir. Bugün biz yarın başkası olacaktır. Kendisine bugüne kadar ki hizmetlerinden dolayı teşekkür ederiz” şeklinde konuştu. Devir teslim töreni sonrasında Tahsin Erdem, Ömer Selim Alan’ı makamdan uğurlamak istedi. Alan’ın makamdan ayrılması sırasında kimliği belirsiz bir kişi tarafından sözlü müdahalede bulunuldu. Kısa süreli arbede çevredekilerin araya girmesiyle son buldu.

Alan’ın belediye binasından ayrılmasının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Başkan Tahsin Erdem, “Az önce önceki dönem belediye başkanımızı uğurlarken yapılan hareketi kesinlikle tasvip etmiyoruz. Bizim halkçı belediyecilik anlayışımızla böyle bir seviyesizlik asla olmaz. Amacını aşan hareketler olmuştur. Kendisinden özür diledim, burada da sizlerin huzurunda özür diliyorum. Hiç şık olmamıştır. Bizim tasvip edeceğimiz bir şey değildir. Her belediye başkanı, önceki belediye başkanları bizim için çok kıymetli, çok değerlidir. Bu şekilde muamele bizim örgütümüzün muamelesi değildir. Bizim dışımızda gelişmiştir. Hiçbir sosyal demokrat, hiçbir halkçı böyle bir şeyi asla yapmaz” dedi.

Tahsin Erdem, CHP rozetini çıkartıp Türk Bayrağı rozetini taktı. Zonguldakspor atkısı ve madenci bareti takan Erdem, makam koltuğuna oturarak görevine başladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/zonguldak-belediyesinde-devir-teslim-toreni-sonrasi-arbede/feed/ 0
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Ömer Selim Alan’a yapılan sözlü müdahaleyi kınadı https://www.haber28.com.tr/zonguldak-belediye-baskani-tahsin-erdem-omer-selim-alana-yapilan-sozlu-mudahaleyi-kinadi/ https://www.haber28.com.tr/zonguldak-belediye-baskani-tahsin-erdem-omer-selim-alana-yapilan-sozlu-mudahaleyi-kinadi/#respond Sun, 23 Jun 2024 01:48:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22380 Zonguldak’ta belediye başkanı seçilen Tahsin Erdem’in koltuğu devraldıktan sonra uğurladığı eski Başkan Ömer Selim Alan’a sözlü müdahalede bulunuldu. Yaşananlardan sonra açıklama yapan Erdem, “Bu şekilde muamele bizim örgütümüzün muamelesi değildir. Bizim dışımızda gelişmiştir. Kendisinden özür diledim, burada da sizlerin huzurunda özür diliyorum” dedi.

31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde CHP’den aday olan Tahsin Erdem yüzde 54, Cumhur İttifakı’nın adayı Ömer Selim Alan yüzde 37 oy aldı. 2024-2029 tarihleri arasında Zonguldak Belediye Başkanlığı yapacak olan Erdem, bugün Zonguldak Adliyesi’ne giderek mazbatasını Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı Behice Dizdar’dan aldı. Çok sayıda vatandaşın katıldığı mazbata töreni sonrası Erdem ve beraberindekiler Zonguldak Belediyesi’ne hareket etti.

Coşkulu kalabalık tarafından karşılanan Tahsin Erdem’e CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, CHP İl Başkanı Devrim Dural, Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu ve partililer de eşlik etti. Ömer Selim Alan tarafından makamda karşılanan Erdem’e belediyenin mührü verildi. Devir teslim töreninde konuşan Alan, “31 Mart’ta tüm ülkemizde olduğu gibi Zonguldak’ta da vatandaşımız sandığa gitti, iradeyi ortaya koydu. Tahsin Erdem başkanımız seçimi kazanarak yeni belediye başkanımız oldu. Bizler de görevimizi Muharrem Akdemir’den devralmıştık. Bugün de görevi Tahsin Erdem başkanımıza devrediyoruz. Belediyemizin mührünü, belediye başkanlığı makamını devrediyoruz. Kendisine bu yolda üstün başarılar diliyoruz. İşi zor yükü ağır, Zonguldak’ın çok hizmete ihtiyacı var. Ama ekibiyle beraber açıkladığı projelerini yapacağına ve insanımıza hak ettiği hizmetleri vereceğine bütün kalbimizle inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Selim Alan’a yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür eden Erdem, “Şu asla unutulmasın. Bugüne kadar edinmiş olduğu deneyimlerden dolayı kendisinden mutlaka istifade edeceğiz. Her daim amaç Zonguldak’a hizmettir. Bugün biz yarın başkası olacaktır. Kendisine bugüne kadar ki hizmetlerinden dolayı teşekkür ederiz” şeklinde konuştu. Devir teslim töreni sonrasında Tahsin Erdem, Ömer Selim Alan’ı makamdan uğurlamak istedi. Alan’ın makamdan ayrılması sırasında kimliği belirsiz bir kişi tarafından sözlü müdahalede bulunuldu. Kısa süreli arbede çevredekilerin araya girmesiyle son buldu.

Alan’ın belediye binasından ayrılmasının ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Başkan Tahsin Erdem, “Az önce önceki dönem belediye başkanımızı uğurlarken yapılan hareketi kesinlikle tasvip etmiyoruz. Bizim halkçı belediyecilik anlayışımızla böyle bir seviyesizlik asla olmaz. Amacını aşan hareketler olmuştur. Kendisinden özür diledim, burada da sizlerin huzurunda özür diliyorum. Hiç şık olmamıştır. Bizim tasvip edeceğimiz bir şey değildir. Her belediye başkanı, önceki belediye başkanları bizim için çok kıymetli, çok değerlidir. Bu şekilde muamele bizim örgütümüzün muamelesi değildir. Bizim dışımızda gelişmiştir. Hiçbir sosyal demokrat, hiçbir halkçı böyle bir şeyi asla yapmaz” dedi.

Tahsin Erdem, CHP rozetini çıkartıp Türk Bayrağı rozetini taktı. Zonguldakspor atkısı ve madenci bareti takan Erdem, makam koltuğuna oturarak görevine başladı. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber28.com.tr/zonguldak-belediye-baskani-tahsin-erdem-omer-selim-alana-yapilan-sozlu-mudahaleyi-kinadi/feed/ 0
GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül: ‘Sadece önümüzdeki maçlara odaklı bir şekilde ilerliyoruz’ https://www.haber28.com.tr/gmg-kastamonuspor-teknik-direktoru-firat-gul-sadece-onumuzdeki-maclara-odakli-bir-sekilde-ilerliyoruz/ https://www.haber28.com.tr/gmg-kastamonuspor-teknik-direktoru-firat-gul-sadece-onumuzdeki-maclara-odakli-bir-sekilde-ilerliyoruz/#respond Thu, 20 Jun 2024 03:36:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21832 GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, sahalarında oynayacakları Uşakspor karşılaşması öncesi yaptığı açıklamada, oyunun savunma yönünü hallettiklerini, şimdi ise hücum yönünü geliştirdiklerini söyleyerek, “Sadece önümüzdeki maçlara odaklı bir şekilde ilerliyoruz” dedi.

TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren ve lider Amedspor’un 1 puan gerisinde yer alan GMG Kastamonuspor, ligde en çok mağlubiyet yaşayan ve 5 puan toplayabilen Uşakspor ile yarın evinde saat 15.00’te karşılaşacak. Teknik Direktör Fırat Gül ile çıktığı son 6 maçta yenilgi yüzü görmeyen ve geçen hafta deplasmanda oynadığı İskenderunspor müsabakasını farklı kazanarak rakiplerine gözdağı veren GMG Kastamonuspor, zirve takibini sürdürmek için Uşakspor mücadelesine mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak. Mücadelede öncesi GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Oyunun savunma kısmını hallettiklerini, şimdi ise hücum yönünü geliştirdiklerinden bahseden Fırat Gül, “Oyunun savunma tarafında çok ciddi bir mesafe kaydettik. Bu maç skorlarına da yansımış durumda. Hücum tarafının geliştirilmesi biraz daha zor, biraz daha organizasyon ve beceri isteyen bir iş ve işin o tarafını da yavaş yavaş geliştiriyoruz. Tabii bunları geliştirirken de aynı zamanda skor almamız gereken bir süreçti. Hem skor alıp hem bunları geliştirmek biraz zordu ama çok çalışma, tekrar ve oyuncuların irade korumasıyla uzun mesafe kat ettik. Tabii ki bu maçlara da yansıdığı için ayrıca mutluluk verici bir durum” cümlelerine yer verdi.

Fırat Gül: “Tek gündemimiz Uşakspor maçı”

Öncelikli olarak Uşakspor karşılaşmasına odaklandıklarını söyleyen Gül, “Çarşamba günü Uşakspor maçı var, Pazar günü ise Derincespor. Derince şu an bizim gündemimizde yok. Şu an tek gündemimiz Uşakspor maçı. Uşakspor, matematiksel anlamda küme düştü gibi görünüyor ama sonuç itibarıyla 11 tane oyuncu ile oynayacağız. Şartlar ne olursa olsun sonuçta kendini göstermeye çalışan genç oyunculardan kurulu bir takım. Bunun bizim açımızdan avantajları ve dezavantajları var. Biz her türlü duruma karşı hazırlıklıyız. Maça iyi hazırlandık, hazırlanmaya da devam ediyoruz. Hiçbir rakibimizi de küçümseme gibi bir lüksümüz olamaz. Çünkü karşımızda bir takım var ve bir şehri temsil ediyor. Onlar da kendilerine göre bir mücadele verecektir” diye konuştu.

“Fikstür avantajı diye bir şeyin olduğunu düşünmüyorum, kazanmamız gereken 6 karşılaşma daha var”

Rehavete kapılmadan ilk hedeflerinin oynayacaklarını bütün müsabakaları kazanmak olduğunu vurgulayan tecrübeli teknik adam, “İlk geldiğim günden beri aynı şeyi söylüyorum. Fikstür avantajı diye bir şeyin olduğunu düşünmüyorum. Sadece önümüzdeki maça odaklı bir şekilde ilerliyoruz. Bizim için şu an tek gerçek Uşak maçı. Bu maçtan 3 puan aldığımız zaman, bizim 6 tane kazandığımız maçın bir anlamı var. Uşak maçında puan sıkıntısı yaşarsak, o zaman 6 tane aldığımız maçın bir anlamı kalmıyor. Biz kesinlikle şu aşamada maç maç gidiyoruz. Bizim için şu an tek gerçek Uşakspor maçını kazanmak” şeklinde konuştu.

Emir Açıkgöz: “Amedspor ile puan farkını kapatıp liderliği geri almak istiyoruz”

Uşakspor’un hafife alınacak bir takım olmadığını ve ellerinden geleni yaparak puan farkını kapatmak istediklerini dile getiren 20 yaşındaki futbolcu Emir Açıkgöz, “Takım olarak çok iyi gidiyoruz şu anda. Yeni hocamız ile çok güzel bir hava yakaladık. Üst üste galibiyetler aldık ve devam ediyoruz. Önümüzde Uşakspor ile oynayacağımız maç var. Uşak, küme hattında diye hafife alınacak bir takım değil. Dinç ve dinamik bir takımlar. Bizde iyi hazırlanıyoruz, rakibimizi hafife almıyoruz. Elimizden geleni yapıp, Amedspor ile olan aradaki bir puanı kapatmak istiyoruz. Bunu yaparak tekrar liderliği de geri almak istiyoruz. Moralimiz çok iyi, abilerim her zaman arkamızda, bizlere çok iyi destek veriyorlar. Takım olarak da iyiyiz. Hocalarımız da bize çok değer veriyorlar. Bizleri el üstünde tutuyorlar. Geçen yıl altyapıdan as takıma çıktım. Şu anda her şey çok iyi, ben de süre aldıkça bu fırsatı değerlendirmek ve daha da iyi olmak istiyorum. Süre almak için de elimizden geleni yapıp, çalışmalarımı sürdürüyorum. Ligin artık sonuna doğru geldik, inşallah şampiyon olacağız” ifadelerini kullandı. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber28.com.tr/gmg-kastamonuspor-teknik-direktoru-firat-gul-sadece-onumuzdeki-maclara-odakli-bir-sekilde-ilerliyoruz/feed/ 0
Ahmet Çolakbayrakdar, Kocasinan Belediye Başkanı olarak yeniden seçildi https://www.haber28.com.tr/ahmet-colakbayrakdar-kocasinan-belediye-baskani-olarak-yeniden-secildi/ https://www.haber28.com.tr/ahmet-colakbayrakdar-kocasinan-belediye-baskani-olarak-yeniden-secildi/#respond Tue, 18 Jun 2024 22:36:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21592 Kocasinan Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Ahmet Çolakbayrakdar, 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde resmi olmayan sonuçlara göre yüzde 35,45 oyla yeniden Belediye Başkanı seçildi. 31 Mart’ta sözün sahibi milletin kararını verdiğine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, “Sandığa giderek oy kullanan ve iradesini yansıtan tüm hemşehrilerime ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Bu sonucun başta ülkemize, Kayseri’ye ve Kocasinan’a hayırlı olmasını diliyorum. Bizim tek davamız, bu şehirde yaşayan 7’den 70’e herkese hizmet edebilmektir” dedi.

Yeniden Kocasinan Belediye Başkanı seçilen Ahmet Çolakbayrakdar, belediye hizmet binasında çalışanlar tarafından coşkuyla karşılandı. Çalışanlarla sohbet eden Başkan Çolakbayrakdar, Kayseri’ye aşık birisi olarak bu şehri çok sevdiklerini ve şehirle bütünleşerek hizmet verdiklerini belirtti.

Geçmişte olduğu gibi gelecek 5 yılda Türkiye’nin gözbebeği Kayseri’yi daha iyi hizmetlerle buluşturacaklarının altını çizen Başkan Çolakbayrakdar, “Öncelikle Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Çünkü bir kez daha bu şehre, Kocasinan’a 5 yıl daha hizmet etme şerefiyle bizleri naim ettiği için. 21 Şubat 2015 tarihinde meclisten gelerek başladığım ve 31 Mart 2019 tarihinde halkın nezdine çıkarak, Rabbim’ e şükürler olsun bir kez daha bu şehre hizmet etme fırsatı doğmuştu. Bugün geldiğimiz noktada geçtiğimiz 5 yılın ardından 31 Mart 2024 tarihinden itibaren de bir 5 yıl daha Allah ömür verirse bu şehre hizmet etme fırsatı doğdu. Bundan dolayı öncelikle Yüce Yaradan’a şükrediyoruz. Çünkü bizim tek bir kaygımız var. Bu şehre hizmet etmektir. Bizim tek bir davamız var. Bu şehirde yaşayan 7’den 70’e herkese hizmet edebilmektir. İnsanlığın en şereflisi insana hizmet edendir. Bundan sonrasında da inşallah bir teyzemiz, amcamız veya büyüğümüz; ‘Acaba benim elimde tutan biri olur mu? Bir kap çorba getiren var mı?’ diye bekliyorsa ve biz buna vesile olacaksak, herhalde bu bizim için en büyük kazanımız bu olacaktır. Gözü yaşlı biri, bir mağdur veya bir aile ‘Acaba bizi görüp de elimden tutar, destek olur mu’ diye biri varsa ve biz ona ulaşabileceksek herhalde bizim için en büyük kazanç bundan sonra bu olacaktır. Bütün davamız bu şekilde geldi ve bundan sonrada devam edecek” diye konuştu.

Daha güçlü bir şekilde geleceğe emin adımlarla ilerleyeceklerini belirten Başkan Çolakbayrakdar, “Bugün çok daha güçlüyüz ve bugün dünden daha da güçlüyüz. Bugün çok daha fazlaca dünden birbirimize kenetlenmiş, birbirimize sarılmış ve geleceğe daha ümitle bakan bir şekildeyiz. Çünkü bu ülkenin ümidi yine biziz. Bu şehrin geleceği Allah nasip ederse yine biziz. İnsanlar diyor ki, ‘Biz size güveniyoruz, biz size inanıyoruz ve yolunuza devam edin ‘diyor. Bugüne kadar yaptıklarımızın arkasından daha fazlasını yapmanın kararlılığı içerisindeyiz. Biz, gücümüzü milletten alıyoruz. Biz, gücümüzü, her zaman milletin vermiş olduğu kararlarla harekete geçiriyoruz. Bugün de millet kararını vermiştir. Herkes bu noktada kararına saygılıdır. Kocasinan ve Kayseri için hep beraberce çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Biz milletin vermiş olduğu yetkiyle millete hizmet etmek için buradayız. Millet bize ne emanet etmişse gönül rahatlığıyla söylüyorum, birini bin etme kaygısıyla çalıştık. Şükür Allah’a milletin emanetini birini bin ettik. Daha da artırmak için kaygısıyla yolumuza devam edeceğiz. Geçmişte olduğu gibi gelecek 5 yılda Türkiye’mizin göz bebeği bu şehrimizi, daha iyi hizmetlerle buluşturacağımıza inancım tamdır. Durmak yok, yola devam ediyoruz. Rabbim, zor işimizi kolaylaştırsın. Bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/ahmet-colakbayrakdar-kocasinan-belediye-baskani-olarak-yeniden-secildi/feed/ 0
Saraçhane’de Konuşan İmamoğlu: “Bir Kişinin Vesayet Dönemi, Bugün İtibariyle Bitmiştir” https://www.haber28.com.tr/sarachanede-konusan-imamoglu-bir-kisinin-vesayet-donemi-bugun-itibariyle-bitmistir/ https://www.haber28.com.tr/sarachanede-konusan-imamoglu-bir-kisinin-vesayet-donemi-bugun-itibariyle-bitmistir/#respond Tue, 18 Jun 2024 03:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21477 Haber : OKTAY YILDIRIM – EDDA SÖNMEZ/ Kamera: MEHMET ÇALPAR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Mart’ı 1 Nisan’a bağlayan saatlerde, Saraçhane’yi hınca hınç dolduran vatandaşlarla buluştu. Ceketini çıkaran ve gömleğinin kollarını sıvayan İmamoğlu, “Millet emir verir, bir kişi emir vermez. Millet emir verir, talimat verir. Bir kişi talimat vermez. Yöneticiler milletten talimat alır. Bir kişinin vesayet dönemi, bugün itibariyle bitmiştir. Cumhuriyet ve demokrasi, bugün itibariyle tam yol ileri demiştir. İstanbul bu akşam demiştir ki, ‘Sayın Cumhurbaşkanı, 18 aydır bir imzayı esirgediğin Sefaköy-Beylikdüzü metro hattını imzala. İstanbul, o hizmeti hemen alsın. Engelleme, işine bak’ demiştir. Öyle değil mi? ‘Bu kentin sağlığını, yeşilini, denizini korumak için yapılacak tesisler için imzayı at, bekletme’ demiştir. İstanbullu daha ne desin” ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda yaptığı ikinci açıklamanın ardından Saraçhane’yi hınca hınç dolduran on binlerce yurttaşla buluştu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte seçim otobüsünün üzerinden coşkulu kalabalığı selamlayan İmamoğlu’na eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, oğulları Selim ve Semih ile kızları Beren İmamoğlu da eşlik etti. Vatandaşların isteği üzerine ceketini çıkarıp, gömleğinin kollarını sıvayan İmamoğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“BİZİM OLDUĞUMUZ YERDE ÖTEKİ YOK”

“Sevgili İstanbullular. Benim güzel hemşehrilerim, benim büyük ailem. Bu akşam buraya çok değerli il başkanım Özgür Çelik’le bir de sevgili ailemle çıktım eşim ve çocuklarımla.  Çünkü ben onlara, ailem, siyasi ailem ama bir de benim kocaman bir İstanbul ailem var. Sizleri tanıştırmaya sizlerle kucaklaşmaya geldim. Merhaba İstanbul. 16 milyon kazandı 16  milyon İstanbullu kazandı kutlu olsun. Bu seçimin kaybedeni yok biliyorsunuz değil mi? Bizim olduğumuz yerde öteki yok. İstanbul’a hayırlı olsun. İstanbul’a bütün insanlarımıza hayırlı olsun.

“BU ŞEHRİN KADİM HER DUYGUSUNA HAYIRLI OLSUN”

Bu şehrin en ön saflarındaki mini minacık çocuklarımıza hayırlı olsun. Bu şehrin, bu şehrin pırlanta gibi geleceğe birlikte umutla koşacağımız gençlerine hayırlı olsun. Bu şehrin kadınlarına, bu şehrin annelerine, bu şehrin beyefendilerine,  emeklilerine hayırlı olsun. Bu şehre değer katan 16 milyon insanına bu şehrin çeşitliliğine bu şehrin bütün insanlarına, bu şehrin inançlarına, bu şehrin kadim kültürüne, bu şehrin kadim dillerine, bu şehrin kadim her duygusuna hayırlı uğurlu olsun. Bu şehrin canım insanlarına, çeşitliliğine bu şehrin milletin her ferdine, her inancına Alevisine Caferisine, Şafisine, bütün mezheplerine, bu şehrin Kürtlerine, bu şehrin Çerkez’ine, bu şehrin her etnik kökenden insanına hayırlı olsun. Bu şehrin inançlarına Hristiyan’ına, Musevi’sine, Ermeni’sine, Süryani’sine hayırlı olsun.

“2019’DAN BU YANA BİR ÇOK KÖTÜLÜĞÜ KENARA İTTİK”

Mübarek Ramazan ayındayız. Bizim inancımızda, bizim geçmişimizde bizim ta Osmanlı’dan Cumhuriyete insan ayırt etmek yok. Bu şehrin bize Fatih Sultan Mehmet’in emaneti ruhu şad olsun. Fatih Sultan Mehmet sadece bir şehir fethetmedi. Fatih Sultan Mehmet bu şehirde yaşayan her insanın gönlünü fethetti. Onun için bir çağ kapatıp bir çağ açtı. Biz de bu seçimle birlikte bu şehre baskısı altına alan 2019’dan bu yana birçok kötülüğü kenara ittik. İsrafı kenara ittik. Bu şehrin parasını çarçur edilmesini, kenara ettik. Bu şehre bütçesine bereket geldi. Bu şehirde yeni bir kültür başladı. Milletin parası artık milletin oldu. Bundan yüz yıl önce bu şehir beş yıl işgal altında kaldıktan sonra tekrar bu şehrin kurtuluşuyla, bu şehir aynı zamanda bize Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir.

“BU BAŞARIYA DEĞER KATAN GENEL BAŞKANIM ÖZGÜR ÖZEL’E TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Bu başarıya bu başarıya hep birlikte beş yıl önce başlayan güçlü demokrasi yolculuğuyla başladık. Hep birlikte güzelliğin, insanlarıyla bir olmanın anlayışını temsil ettik. Ama buradan bazı teşekkürleri etmek istiyorum. Bu başarıya değer katan ve bu yolculuğu en güçlü şekliyle birlikte tasarlayarak İstanbul’da güçlü bir başarı elde etmemize vesile olan Genel Başkanım Sayın Özgür Özel’e teşekkür ediyorum. Onun nezdinde partinin bütün üst yönetimine ve temsilcilerine, milletvekillerine, merkez yürütme kuruluna, aynı zamanda parti meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. İstanbul’da muazzam bir organizasyonla bugün tek bir oyumuza bile zeval gelmemesi adına organize çalışan güçlü parti örgütümüzü koordine eden İl Başkanımız Özgür Çelik’e teşekkür ediyorum. Onun nezdinde partimizin yöneticilerine, ilçe başkanlarına, adaylarımıza teşekkür ediyorum. Aynı zamanda. İstanbul’un on binlerce gönüllülerine teşekkür ediyorum.  Ve emektar, cefakar İstanbul gönüllerinin yanı sıra bu başarıda emek harcayan ve en önde koşan aynı zamanda güçlü bir İstanbul ittifakı var. İstanbul ittifakı toplumun içselleştirdiği bu seçimde halkın ittifakı olduğunu ve bu ittifakı sandıkta kuran burada onu paylaşan 16 milyon İstanbulluya teşekkür ediyorum, yürekten şükranlarımı sunuyorum.

“İSTANBUL’UN BU AKŞAM VERDİĞİ TARİHİ MESAJI NASIL BİZE VERMİŞSE HÜKÜMET YETKİLİLERİNE DE VERDİ”

Bakınız bizler bu seçimi bitirdikten sonra ben şunu düşünüyorum. Halk bize ne mesaj verdi. Halk aynı zamanda seçime giren rakiplerimize, Hükümete Sayın Cumhurbaşkanı’na hangi mesajları verdi? Bütün bunları konuşacağız. Bizler şunu anladık. Siz İstanbullu olarak bize dediniz ki İstanbul’da israf dönemi bitti temelli kapandı. Tasarruf ve bereket dönemi başladı. İstanbul’da milletin parasını, millete verildiği dönem başladı. Partizanlık bitti partizanlık yok liyakat var, adalet var. Dayanışmacı, halkçı, belediyecilik var. Dedi ki seçmen bu anlayış kazanmaya devam edecek kardeşim. Her İstanbulluya eşit ve adil hizmetin ulaştığı dönem devam edecek. İcracı hizmetleriyle, İstanbul’a atılım yapılan yıllarını getiren bizim belediyecilik anlayışımız, milletimiz dedi ki hızını arttır, yola devam et. Hem de onların dediği gibi tam gaz geri değil nasıl? Nasıl? Tam Yol İleri. Kalkınmacı belediyecilik dönemi başlamıştır dedi. İstanbul’un bu akşam verdiği tarihi mesajı nasıl ki bize vermişse Hükümet yetkililerine de verdi. Verdiği talimat şu İstanbul’a İstanbul’a hizmette kardeşim.

“BİR KİŞİNİN VESAYET DÖNEMİ BİTMİŞTİR”

Seçilen, seçilene saygı gösterecek. Seçilen, seçilene zulüm yapamaz dayatmacılık yapamaz, vesayet kuramaz. Doğru mu? Ne dediniz? Kanal yok, İstanbul var, kanal bitti, İstanbul yaşayacak. ve seçilmiş yöneticileri yok saymak değil, onlarla çalışmak var demiştir. Onlarla istişare var demiştir. Kontrolsüz, denetim gücü yok. Mertçe adilce mücadele var demiştir. Belediyeye ait kurumların yapısını değiştirerek çözümleri engelleme yok, UKOME gibi İstanbullunun her sorununda ortak çalışma ortak amaç var demiştir. İstanbul bu akşam demiştir ki Sayın Cumhurbaşkanı, 18 aydır bir imzayı, esirgediği Sefaköy, Beylikdüzü metro hattını imzala İstanbul o hizmeti hemen alsın, engelleme işine bak demiştir öyle değilmi? Bu kentin sağlığını, yeşilini, denizini korumak için yapılacak tesisler için imza at, bekletme demiştir. İstanbullu daha ne desin? Siz her mesajı verdiniz, bakacağız, alacaklar mı almayacaklar mı? Umarım alırlar. Millet bugün ben barıştan yanayım dedi. Ben huzurdan yanayım dedi. Ben demokrasiden yanayım dedi. Ben adaletten yanayım dedim. öyle değil mi? İstanbul mesajını vermiştir. İstanbul bu işi noktalamıştır. Bundan sonrası için artık herkes ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. İşte böyle bir dönem olsun istiyoruz. Vatandaşımızın lehine olsun istiyoruz. Ben temenni ediyorum. Ama Millet diyor ki ben emir veriyorum emir. Millet emir verir bir kişi emir vermez. Öyle değil mi?  Millet talimat vermez. Millet emir verir, talimat verir. Bir kişi talimat vermez. Yöneticiler milletten talimat alır. Bir kişinin vesayet dönemi bugün itibariyle bitmiştir. Cumhuriyet ve demokrasi bugün itibariyle Tam Yol İleri demiştir. Millet her zaman kazanır demiştik. Bugün ne oldu biliyor musunuz? Millet kazandı, kazandı. Millet kazanmaya devam edecek. Çok daha güzel işlere, çok daha güzel günlere koşacak. Yarın sabah hep birlikte yeni bir yelken açıyoruz. Yarın pırıl pırıl, mis gibi bir bahar gününe uyanıyoruz.

14 ilçe belediyemiz vardı biliyorsunuz. Onları söylemeyeceğim. Ama artık Beyoğlu bizimle; Bayrampaşa, Beykoz. Çatalca, Silivri, Çekmeköy, Eyüpsultan, Sancaktepe, Tuzla, Şile, Üsküdar. Şu anda rekabetin devam ettiği ilçelerimiz var. Burada; Fatih’te, Gaziosmanpaşa’da, Pendik’te rekabetin devam ettiği ilçeler var. Biz, İl Başkanımla beraber karargaha, İl Başkanlığı’na gideceğiz ve sabaha kadar takip edeceğiz. Ama şunu söyleyeyim: Biz, yarın sabah, kim seçilirse seçilsin, 39’u da bu kardeşiniz için eşittir, eşit. Biz, bunların yaptığı ayrımcılığı yapmadık, yapmayız. Biz, seçilene saygı duyarız. Sandıktan çıkanı, emir kabul ederiz. Biz, demokrasi aşığıyız. Biz, demokrasiye inancı tam, Türk gençliğiz. Kolları sıvadım. Sizden enerjimi aldım. Size bir şey söyleyeyim mi? Değil atom karınca, bizi bu 5 yıllık yolculukta kimse geçemez.

“ÇİLEMİ ÇEKEN EŞİME, ÇOCUKLARIMA, ANNEME,BABAMA HEPİNİZİN HUZURUNDA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Bu süreçte benim çilemi çeken eşime, çocuklarıma, hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. Burada olmayan anne ve babama, bütün akrabalarıma teşekkür ediyorum. Çünkü onları bu hizmet döneminde çok az görüyordum. Çünkü bizim anlayışımızda siyaset; eş, dost, akraba yeri değil, olmadı, olmayacak. Hepinize söz veriyorum. Hepinizi çok seviyorum. Allah’ım sizi korusun. Ramazan ayında bütün dualarınız, bütün güzel dilekleriniz gerçek olsun. ve inşallah bu bayramdan sonra, Ramazan Bayramı’nda güzel bir bayramda buluşalım. Hep birlikte bu şehrin tüm maneviyatını yaşayalım. Milli bayramlarında yaşayalım. Dini bayramlarında yaşayalım. Bir olalım. Birlikte olalım. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi bozmasın. Son olarak bu seçimin sloganını birlikte yapalım mı? Onlar diyor tam gaz geri, biz de diyoruz, tam yol ileri.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sarachanede-konusan-imamoglu-bir-kisinin-vesayet-donemi-bugun-itibariyle-bitmistir/feed/ 0
Başkan Büyükkılıç, Yeşilhisar’da Coşkulu Miting Gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/baskan-buyukkilic-yesilhisarda-coskulu-miting-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/baskan-buyukkilic-yesilhisarda-coskulu-miting-gerceklestirdi/#respond Fri, 14 Jun 2024 08:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20859 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, miting buluşmalarına Yeşilhisar ilçesi ile devam etti. Yeşilhisarlı vatandaşlarla coşkulu geçen bir mitingde buluşan Başkan Büyükkılıç, “Hizmet bizim işimiz. Belediyecilik bizim işimiz. Biz herkesi kucaklarız, herkesi bağrımıza basarız” dedi.

Yeşilhisar’da gerçekleşen mitinge Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, AK Parti Kayseri Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, Yeşilhisar Belediye Başkanı Halit Taşyapan, MHP Kayseri Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Aytaç Gezici, ilçe başkanları, kadın kolları, gençlik kolları, meclis üyeleri, muhtarlar ve ilçe sakinleri katıldı.

Başkan Büyükkılıç, ilçe sakinleri tarafından ‘Varol Memduh Başkan, Varol Atom Karınca’ diye sloganlar attılar.

Başkan Büyükkılıç, mitingde ilçe sakinlerine hitap ederek, “Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak sizlerin hizmetkarı olmaya, sizlere layık olmaya gayret ettik. Herkes Kayseri belediyeciliği diyor, ‘git de Kayseri’yi gör’ diyor, bizim de göğsümüz kabarıyor” dedi.

Develi Ovası Projesi’nin önemine vurgu yapan Büyükkılıç, “Develi Ovası Projesi, Yeşilhisar’ımız, Yahyalı’mız, İncesu’muz bu havzadaki proje, kuş cennetiyle birlikte olmazsa olmazımızdır. Tam 87 bin 800 dekar, 36 bini Yeşilhisar’ımızda, birinci merhale bitti, ikinci merhalenin ihalesi yapıldı, üçüncü merhalenin 16 Nisan’da ihalesi var. 2,5 milyarlık bir ihale, elhamdülillah. Bizlere sahip çıkan sizlersiniz, bunlar sizlerin eseridir. Bizler sizlere layık olmaya, dürüst, güvenilir, tevazu içerisinde hizmet etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Sanayi sitesi ve yeni belediye hizmet binası gibi projeleri ilçeye kazandıracaklarını söyleyen Başkan Büyükkılıç, Yeşilhisar’a yaptıkları hizmetlerin yanı sıra daha fazlasını yapma gayretinde olduklarını belirterek, hizmete aşık olduklarını ifade etti.

Büyükkılıç, hizmet ve belediyeciliğin AK Parti’nin işi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

“Ben olmazsam olmaz mantığı içerisinde inşallah sandığımıza gideceğiz, oylarımızı vereceğiz. Allah’ın izniyle çifte bayram hep beraber yaşayacağız. Biz herkesi kucaklarız, herkesi bağrımıza basarız. Hep beraber gayret edeceğiz, çalışacağız. Mevla’m mahcup etmesin. Hizmet bizim işimiz. Belediyecilik bizim işimiz. Bu yönden hiç kaygınız olmasın. Bugüne kadar sizlerin yıllarca hizmetini yaptık. Kul hakkını, yetim hakkını, kimsesizlerin kimsesi olma anlayışını, mazlumun hakkını asla göz ardı etmedik. Bu anlayış içerisinde Mevla’m sizlere layık kılsın. Sayın Cumhurbaşkanımız bizlere bu görevi verdi. Tevazu içerisinde sizlerin hizmetkarı olmaya özen göstereceğiz.”

Kürsüdeki konuşması esnasında vatandaşların görüşlerini, zaman zaman alandaki hemşehrilerinin sözlerini dinleyen Başkan Büyükkılıç, “Bizim imkanlarımız sizin. Biz sizlerin canlarıyız. Sizlerin hizmetkarıyız. Kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanıyoruz. Bakın Allah’a şükür tarımda TÜİK verilerine göre Kayseri 11. sıradan iki konuda 6’ncı ve 5’inci sıraya yerleşti en çok üretim yapan Büyükşehirler sıralamasında. 18 tane ürünümüz ilk 10’a girdi Kayseri’de. Bu ne ile oldu Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Tarım Bakanlığı ile yaptığı iş birliği ile” diye konuştu.

Cumhur İttifakı milletvekillerinin Kayseri’nin gururu olduğunu ve Kayseri için gayret verdiklerini sözlerine ekleyen Büyükkılıç, “Her alanda Kayseri’mizi en iyi noktaya taşımaya, huzur şehrinin huzurunu bozmamaya ve tabi ki Kayseri’mizi ticaretle, sanayi ile birlikte tarımla, hayvancılıkla ve turizmle de ön plana çıkartmaya çalışacağız” ifadelerinde bulundu.

AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm ise Cumhur İttifakı’nın Kayseri’de seçimlere mührünü vuracağını dile getirerek, “Yeşilhisarlı hizmeti, istikrarı ve buraya verilen emeği iyi bilir” dedi. Üzüm, konuşmasında kırsala tarihte en çok hizmet veren ve kırsalı kalkındıran Başkan olarak nitelediği Büyükkılıç için “Tarıma, hayvancılığa destek veren belediye başkanımız sağ olsun” ifadelerini kullandı.

“Bizim en büyük destekçimiz, büyükşehir belediye başkanımız”

AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy da en büyük destekçilerinin Başkan Büyükkılıç olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Ekmeği ekmekçiden almak lazım. Bizim Yeşilhisar’ımızda 30 yılını belediyeden hizmet almış bir kardeşimiz var Halit Bey. Biliyorsunuz Büyükşehir Belediyesi’nde 25 yıl hizmet etti. 5 yıl Yeşilhisar’da belediye başkanlığı yaptı. Mahalle yönetiminin ve belediyeciliğin uzmanı Allah’a şükür. Bizim en büyük destekçimiz Büyükşehir Belediye başkanımız. Son 10 yılda Yeşilhisar’a yapılanlar bundan sonraki yapılacakların göstergesi. Hizmetin 3 ayağı var, Ankara, Büyükşehir Belediyesi, Yeşilhisar. Ankara’da hükümetimiz var. Milletvekillerimiz var. Kayseri’de Büyükşehir Belediye Başkanımız var.”

MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy ise Kayseri’yi gittiği yerlerde gördüğünü söyleyerek, Kayseri’de 17-0 ile hizmete devam denileceğini ifade etti. Ersoy, “Milli görüşçüler de milliyetçiler de ülkücüler de buradadır. Pazar günü Halit başkanımızı rekor oy ile seçtirecek miyiz? Büyükşehir’de ağabeyimiz, tecrübenin adı olan, rekorlara doymadı, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve adayımızı rekor oy ile Yeşilhisar’dan destekleyecek miyiz? Allah hepinizden razı olsun” dedi.

Mübarek günlerde çok güzel seçim kampanyası gerçekleştirdiklerini ifade eden AK Parti Yeşilhisar İlçe Başkanı Hasan Bedirhanbeyoğlu, bundan gurur duyarak herkese bahsedeceğini ifade etti.

İlçedeki esnafları da gezen Başkan Büyükkılıç, esnafa hayırlı işler ve bereketli kazançlar dilerken, ilçe sakinleriyle de sohbet etmeyi ihmal etmedi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-buyukkilic-yesilhisarda-coskulu-miting-gerceklestirdi/feed/ 0
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: Terör örgütlerine karşı kararlılıkla çalışıyoruz https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-teror-orgutlerine-karsi-kararlilikla-calisiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-teror-orgutlerine-karsi-kararlilikla-calisiyoruz/#respond Sun, 09 Jun 2024 07:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20170 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “FETÖ, DHKP-C, DEAŞ terör örgütlerinin tamamına, bizim birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize hep birlikte Türkiye olmamıza, kim yan bakıyorsa biz de onlara düz bakacak değiliz.” dedi.

Balıkesir’in Bandırma ilçesinin Çınarlı Mahallesi’nde kurulan platformda mahalle halkına hitap eden Yerlikaya, vatandaşların ramazanını kutladı.

Yerlikaya, göreve başladığı 10 aydan beri suç işlenmesini önlemek ve işlenen bir suç varsa onu aydınlatma noktasında gece gündüz demeden çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bölücü terör örgütünün nefesini kestiklerini vurgulayan Yerlikaya, hem ülke içinde hem de sınırların dışında teröre geçit vermediklerini anlattı.

Yerlikaya, Türkiye Yüzyılı’nın hiçbir terör örgütünün nefes alamadığı, hepsinin bittiği bir yüzyıl olması için çalıştıklarını vurgulayarak, “FETÖ, DHKP-C, DEAŞ terör örgütlerinin tamamına, bizim birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize hep birlikte Türkiye olmamıza, kim yan bakıyorsa biz de onlara düz bakacak değiliz. Onlara, hukuk dairesinde anladığı dilden ülke içerisinde İçişleri Bakanlığı, dışarıda sınır dışında Savunma Bakanlığımız ve Milli İstihbarat Teşkilatı’mızla büyük bir uyum içerisinde kararlılıkla, azimle çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

Vatandaşlardan aldıkları güçle organize suç örgütlerini çökertmeye devam ettiklerini dile getiren Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yavrularımızı, bizim gençlerimizi kim veya kimler, baronun küçüğü büyüğü umurumuzda değil, kim cüret ediyorsa onları alıyoruz, diz çöktürüyoruz, götürüp adalete teslim ediyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, Adalet Bakanlığı olarak bunların hakkından gelmekle ilgili bizim güçle ilgili bir sorunumuz yok. Kararlılıkla ilgili bir sorunumuz yok ama bunu seferberlik ruhuyla yapmamız gerekiyor ve ben sizden bir yardım istiyorum. Bulunduğunuz, gezdiğiniz yerde, duyduğunuz, gördüğünüz, bunlarla ilgili satıcı, kullanıcı ne varsa lütfen 112’yi arayın, bunları bize bildirin. Bunları bize bildirin ki ben 4 ayda yapacağımı 4 günde, 4 günde yapacağımı 1 günde, 1 günde yapacağımı 2 saatte yapabileyim. Kötüyle mücadelede, zahirle mücadelede biz hız yapmak istiyoruz.”

“Sizin duanızla Allah’ın izniyle çalışıyoruz”

Yerlikaya, düzensiz göçle de mücadele ettiklerinin altını çizerek, “Tüm görevlerinizi bir kelimeyle ifade et Sayın Bakan’ derseniz ‘huzur.’ Bizim bakanlığımızın bir kelimeyle görevi huzurdur. O yüzden biz diyoruz ki Allah huzurdan ayırmasın.” diye konuştu.

İçişleri Bakanlığının 600 bin personeliyle ülkenin huzuru için çalıştığını vurgulayan Yerlikaya, şunları kaydetti:

“Huzurumuza kim yan bakıyorsa kim göz dikiyorsa teröristinden, zehir tacirinden, ev hırsızına varıncaya kadar hiçbir ayrım yapmıyoruz. Her gün sabahleyin neler yaptığımızı önemli olanlarını ben sizlerle paylaşıyorum. Takip ediyorsunuz değil mi? Hangi saatte? Saat 08.15’te. Evinize misafir oluyoruz. Şafakta ve gün batarken kim bizim aziz milletimizin huzurunu kaçırıyorsa hangi suç türüyle olursa olsun karşısında kahraman güvenlik güçlerini buluyor ve alıp onu götürüp adalete teslim ediyoruz. Bütün bunları yaparken gücümüz insan hak ve hukuku diyoruz ve sizin desteğinizle sizin duanızla Allah’ın izniyle çalışıyoruz.”

Programa, AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Bandırma Belediye Başkan adayı Cemal Öztaylan da katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-ali-yerlikaya-teror-orgutlerine-karsi-kararlilikla-calisiyoruz/feed/ 0
Özgür Özel: Menemen’de Cumhuriyet’e Pusu Kurdurtmayız https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-menemende-cumhuriyete-pusu-kurdurtmayiz/ https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-menemende-cumhuriyete-pusu-kurdurtmayiz/#respond Tue, 28 May 2024 01:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19195

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Menemen’de; “Kim ki eğer bu seçimde, o sebeple bu sebeple gidip de Cumhur İttifakı’nın adayına, gidip de AK Parti’nin adayına o sebeple bu sebeple eli kayarsa bilsin ki Özgür Özel’i, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Murat Karayalçın’ı, Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i kahreder, üzer kaybeder. Bilsin ki Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in, İsmet İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatır” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında İzmir’in Menemen ilçesinde halk buluşmasında yurttaşlara seslendi.

Özel, konuşmasında 94 yıl önce Menemen’de Cumhuriyet karşıtları tarafından katledilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile bekçi Şevki ve Hasan’ı andı.

“94 YIL GEÇTİ YÜREĞİMİZDEKİ ACI DİNMEDİ”

Özel, şöyle konuştu:

“Her sene 23 Aralık’ta burada oluyoruz. Menemen’in bizim açımızdan bir önemi var, Menemen’in bizim açımızdan bir anlamı var, Menemen’de bizim bir yürek acımız, Menemen’de bizim bir davamız, Menemen’de bizim asla boşlamamız gereken bir gerçekliğimiz var. Burada Asteğmen Kubilay’ı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu genç Cumhuriyet’in düşmanları Kubilay’ın kafasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kafası kabul edilerek, bu Cumhuriyet’in kadına seçme seçilme hakkını veren bu Cumhuriyet’in insanları kul teba olmaktan yurttaş olmaya getiren bu Cumhuriyet’in köle gibi çalışmak yerine onurlu birer yurttaş olarak değer veren bu Cumhuriyet’in, kararları bir tek adamın vermesi yerine milletin seçtiklerinin vermesini sağlayan bu Cumhuriyet’in bütün devrimlerine, bütün kazanımlarına karşı olan caniler Kubilayımızı ve bekçilerimizi katlettiler. Bizim onlarla bir görülmedik bir hesabımız var, bir davamız var. Özellikle o günden bugüne çok zaman geçti 94 yıl geçti yüreğimizdeki acı, ateş dinmedi.

Bugün siyaseten rekabet içinde olduklarımızın önemli isimleri, partide daha geçtiğimiz günlere kadar genel başkanvekili olan Numan Kurtulmuş ‘biz CHP zihniyeti ile 150 yıldır karşıyayız’ diyordu. 150 yıl öncesine biz 1. Meşrutiyet’ten yanaydık, onlar karşıydılar. Biz Jön Türklerdik, onlar Damat Ferit hükümetini savunanlardı. Onlar 33 yıl Meclis’i kapalı tuttular, biz 2. Meşrutiyetçileriz. Kurtuluş Savaşı geldiğinde donanma yanaştı İngiliz zırhlısına birileri kırmızı halı serdi, bizimkisi Kartal İstimbotu’nun ucunda gözleri ufuk çizgisinde yanındaki yaverine ‘korkma evlat, geldikleri gibi gidecekler’ dedi. Karşımızdakiler Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısıyla kaçtılar, bizimki Bandırma Vapuru’na çıktı Samsun’a memleketi kurtarmaya, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaya gitti. Gün geldi öldük, şehit olduk, can verdik. Ama bu ülkeyi o dış güçlere, istilacılara, emperyalistlere teslim etmedik.

ATATÜRK’ÜN KEMİKLERİNİ SIZLATIR”

Bu partinin kurucusu, bayrağı, 6 oklu amblemi, ay yıldızlı al bayrağı, teşkilatı, örgütü belli. Bu partinin adayı da belli. Menemen’de adayımız Deniz Karakurt. Kim ki CHP’lidir, kim ki cumhuriyetçidir, kim ki Atatürkçüdür, kim ki bu vatanı sever, bu partinin onların dediği gibi gayri milli değil gayet milli olduğunu, bu partinin kurucusunun saati olmasaydı Meydan Muhaberesi’nde şehit olacağını, bu partinin evlatlarının gözünü kırpmadan can verdiğini ama asla ve asla Cumhuriyet’ten taviz vermediğini bilen kim ki eğer bu seçimde, o sebeple bu sebeple gidip de Cumhur İttifakı’nın adayına, gidip de AK Parti’nin adayına o sebeple bu sebeple eli kayarsa bilsin ki Özgür Özel’i, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Murat Karayalçın’ı, Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i kahreder, üzer kaybeder. Bilsin ki Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in, İsmet İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatır.”

EMANETİ GERİ ALMAK, KUBİLAY’A SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”

Ama burada başka bir mesele var. Burada emaneti geri almak zorundayız. Burada Atatürk’ün partisine sahip çıkmak zorundayız. Burada rahmetli Kubilay’a sahip çıkmak zorundayız. Bu Menemen’de Recep Tayyip Erdoğan’ın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü’ye ‘iki ayyaş’ diyen adamın, ‘günü gelince Atatürk’ün heykelleri köpek leşi gibi yerde sürüklenecek’ diyen fesli deli Kadir’in, ‘Atatürk’e zerre muhabbet besleyen ne dirime ne ölüme gelsin’ diyen fesli Kadir’in dirisine ziyaretine giden Recep Tayyip Erdoğan. Ölüsüne cenazesine beş bakan yollayan Recep Tayyip Erdoğan, cenazesine çiçek yollayan Recep Tayyip Erdoğan şimdi gelmiş, Menemen’e kayyum yollamış şimdi de ‘oy verin siz seçin’ diyor. Yazıklar olsun.

“MENEMEN’DE CUMHURİYETE PUSU KURDURTMAYIZ, ÇUKUR AÇTIRTMAYIZ”

O yüzden bu mesele başka bir mesele. Anlamayana anlatın, kavramayana kavratın. Gidin şunu anlatın ki öyle başka milletten kalan arsaları parsel parsel satıp, parasıyla ufak tefek birşeyler yapıp, sonra da gidip başka mahallelerden başkalarını satın alıp, gidip de olur olmaz yerin muhtarını, en güvendiğimiz en sevdiğimiz insanların muhtarını, en sevdiğimiz insanlardan bir tanesini ikna edip, burada biz Menemen’de Cumhuriyet’in en simge yerlerinden birinde Cumhuriyet’e pusu kurdurtmayız. Çukur açtırtmayız. Hepimiz bu bilinçle davranacağız. Yarın sabah bu meydandaki herkes yataklarından belediye başkan adayı olarak kalkmaya hazır mı? Bir hafta boyunca kimi tehlikede görüyorsanız, bu sandığa gitmeyebilir dediğiniz kim varsa teker teker yoklamaya, saatleşmeye, randevulaşmaya, her birinden teker teker söz almaya, oyları toplamaya ve bu Menemen’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiyi yeniden iktidar yapmaya hazır mısınız?

“VİCDANLAR SANDIKTA BULUŞACAK”

Bunlara karşı biz sadece sosyal demokratlar değiliz ki. İyi insanlar var. Yakasında gönlünde gözünde güneş açanlar var. İstedikleri kadar yöneticileriyle anlaşamayalım, canları sağolsun. Eski dosttan düşman olmaz. Vicdanlar sandıkta buluşacak, buluşacak, buluşacak… Çalanı çırpanı görüp de haramdan, yalandan bıkanlar, muhafazakar demokratlar var. Onların burada senden benden bir farkı yok. Biz hep beraber doğru işler yapanın arkasında duracağız.

Sizin emeğinizle gayretinizle bir hafta süreyle hep birlikte çalıştığımızda Menemen’de bir tarih yazacağız. Büyük bir başarıyı elde edemezsek, kalan malları da satarlar. Gözümde değil, yolsuzluk yine yaparlar, lanet olsun. Ama burası Menemen burada yağmur da yağsa, dolu da yağsa, şimşek de çaksa 23 Aralık 1930’un anısına gidip de orada gözyaşı dökenlerin seçim akşamı gözyaşı dökmesini istemiyorum, kabullenemiyorum. Partisini seven, ülkesini seven, Cumhuriyet’i seven, Atatürk’ü seven sandığa koşsun.”

]]> https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-menemende-cumhuriyete-pusu-kurdurtmayiz/feed/ 0 Murat Kurum: İstanbul’un son 5 yılda kötü bir durumda olduğunu ve depremin milli güvenlik sorunu olduğunu belirtti https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-istanbulun-son-5-yilda-kotu-bir-durumda-oldugunu-ve-depremin-milli-guvenlik-sorunu-oldugunu-belirtti/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-istanbulun-son-5-yilda-kotu-bir-durumda-oldugunu-ve-depremin-milli-guvenlik-sorunu-oldugunu-belirtti/#respond Mon, 20 May 2024 05:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18749 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın Sütlüce’deki binasında düzenlenen ‘Gençlik Kolları Vefa Sahur’ programında gençlerle bir araya geldi. İstanbul’un son 5 yılda kötü bir durumda olduğunu ve bu fetret devrini bitireceklerini belirten Murat Kurum, deprem konusuna da özellikle değinerek “Deprem bir milli güvenlik sorunudur” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlenen ‘Gençlik Kolları Vefa Sahur’ programına katılarak seçim süreci boyunca yoğun bir çalışma içinde olan gençlik teşkilatlarına teşekkür etti. Tek gündemlerinin İstanbul olduğunu ve şehrin sorunlarını çözmek için büyük bir ekiple yüzlerce proje ürettiklerini dile getiren Kurum, gençlik teşkilatlarının da bu süreçte büyük fedakarlıklar yaptığını belirtti. Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir, gençlik kolları üyeleri ve partililer katıldı.

Programda konuşan Murat Kurum, “Bugün AK Partimizin 22 yıllık yolculuğuna ömrünü adayan teşkilatımızın değerli üyeleriyle bir arada olmaktan ve hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade ediyor ve mübarek Ramazan ayınızı tebrik ediyorum. Allah birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin. Siz değerli kardeşlerimle bir arada olmaktan dolayı Rabbimize ne kadar şükretsem azdır. Rabbim bu mübarek günde tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri, ettiğimiz duaları kabul etsin. Hepiniz bu kutlu davanın zorlu yolculuğunda bu bayrağı şerefle taşıyan arkadaşlarımızsınız. Bizim yolumuz gerçekten uzun ve çetin bir yol. Bu yolda çok büyük badireler atlattık. Çileyi, sefayı, mutluluğu hüznü hep birlikte bu yolda beraber çektik. Bazen yeri geldi üzüldük yeri geldi sevindik. Ama bu birliğimizi beraberliğimizi hiçbir zaman eksik etmedik. Bu davanın mayasında hem Hakkın hem de halkın rızası var. Bu davanın ruhunda milletimizin aydınlık geleceği var. Bu davanın özünde aslında ezelden ebede bir vatan sevdası var. İşte bu kutlu dava 21. yüzyıl sahnesindeki yerini alıncaya kadar da nice yılları aşıp geldi. Bu dava aslında büyük Türkiye davası. Bu davada öyle ağır bir yük var ki kemiği bile sızlatır. İşte bu dava için millete sevdalı dünya liderimizin liderliğinde 22 yıldır hepimiz farklı kademelerde hizmet ediyoruz. Bu manzaraya baktığımızda bu kutlu yolu sahiplenen arkadaşlarımızla beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız var. Ben sizlerle bir arada olmaktan büyük onur duyuyorum. Eğer ülkemiz bugün bu seviyeye geldiyse, şehirlerimize hizmet ettiysek bunu sizin gibi çalışma arkadaşlarımıza borçluyuz. Bu davada nice arkadaşımızı kaybettik, ebediyete uğurladık. Ama bu bizim için hayal ettiğimiz sanki Sultan Fatih’in 21 yaşında fethettiği ve bize emanet edilmiş bu topraklara gözümüz gibi baktık. Hepimiz ailemizden sevdiklerimizden fedakarlıklar yaptık. ve işte bugün dünya 5’ten büyük denebiliyorsa, bu ülke tüm dünyadaki mazlumlara el uzatabiliyorsa bu öncelikle liderimiz, Cumhurbaşkanımız ve ardından giden yol arkadaşlarımızın sayesindedir” şeklinde konuştu.

“İstanbul’umuzun fetret devrini bitireceğiz”

İstanbul’un son 5 yılda girdiği kötü durumun son bulması için çalışacaklarını ve İstanbul’un ve İstanbullunun sorunlarına çare aramak için hep birlikte yol yürüyeceklerini belirten Murat Kurum, “Değerli arkadaşlar biz de kutlu bir yolculuğa çıktık bu şehir için. Nice fedakarlıklar verdiğimiz ve burada birçok arkadaşımızın bugüne kadar emekleriyle ilmek ilmek işlenmiş bu aziz şehir için 82 gündür gece gündüz çalışıyoruz. Ben görev yaptığım her süreçte samimi olmaya çalıştım. İçimden geldiği gibi davrandım rol yapmadım. Başka bir kimliğe bürünme niyetim olmadı. Geriye dönüp baktığımda 2005 yılında şantiyede kontrol mühendisi olarak başladım. Şube müdürü oldum ve 2009’da emlak konut genel müdürü oldum. Orada da bize düşen vazife neyse o vazifeyi yerine getirmek için çabaladım. 2018 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini aldığımda en genç bakanlardan biriydim. Aldığım görevlerde milletimiz bizden ne bekliyorsa onun bilincinde hareket ettim. Ailemizden sevdiklerimizden fedakarlık yaptık. 81 ilde milletimiz bizden ne beklediyse o eserleri yapmanın gayretiyle çalıştık. Yeri geldi depremlerde milletimizle beraber ağladık. Yeri geldi konutların teslimine sevindik. Seller oldu 2 saatte orada olduk ve verdiğimiz sözleri tuttuk. Ardından asrın felaketi olan depremde de çok büyük acılar çektik ama etrafımızda yine dava arkadaşlarımız vardı. Orada da tek yürek olduk ve hizmetlerimizi yürüttük. Girdiğimiz her mücadelede milletimize mahcup olmadık. Şimdi ‘Sadece İstanbul’ diyerek İstanbul’umuzun son 5 yılda girdiği fetret dönemini bitirecek adımları atmak istiyoruz. İnşallah 9 gün sonra İstanbul’umuzun bu kötü gidişatına son vereceğimiz bir seçime gidiyoruz. 1 Nisan itibarıyla görevi devraldığımızda da İstanbullular bize yetkiyi verdikten sonra İstanbul’daki deprem sorununu gidermek, trafik çilesini bitirmek ve İstanbul’un geleceği adına kararlı adımlar atmak üzere arkadaşlarımızla çalışıyoruz. 1 Nisan itibarıyla aldığımız bayrağı en yukarı çıkararak ve samimi, içten olacağız. Elimizden geleni yapacağız çünkü milletimizden beklentimiz bizimle birlikte yol yürümesi. Bizim yapacağımız da bu talepleri gidermek olacak. İstanbul vatandaşımız belediye başkanımızdan sorunların çözülmesi ve çözüm adına iradenin ortaya konulmasını bekler. Biz bakanlıkta böyle çalıştık. Genel müdürlüğümüz sürecinde böyle çalıştık” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin her ilinde vatandaşın derdiyle dertlendiğini ve yapılan her hizmetle alınan duaların çok kıymetli olduğunu dile getiren Kurum, “Gittiğimiz her ilde çok güzel hikayeler kurduk. Antalya’da İbrahim Amcamız bana oğlum diyor, Elazığ’da teyzelerimiz beni evladı gibi bağrına basıyor, Hataylı, Adıyamanlı abilerimiz kardeşlerimiz bizi gördüğünde ‘Allah seni yetiştiren anandan babandan razı olsun’ diyor. Bu bizim için her şeyden kıymetli. Bunları duyabilmek bu devlet için, bu millet için çalışmak ve onların duasını almak bizim için çok kıymetli. İnşallah bu anlayışla İstanbul’a hizmet edeceğiz. 31 Mart’ta İstanbullular da İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a harcayan ve İstanbul için dertlenen insanların arkasından gelecek. Hizmet siyaseti ve gerçek belediyecilik diyecek. Burada gerçek belediyeciliğin neferleri ile beraber yol yürüyecek. 22 yıldır bu hizmetleri yapıyoruz ve 31 Mart’ta alacağımız zafer ile de Türkiye Yüzyılı’nın vizyonunu çizeceğiz. Bu süreçteki fedakarlıklarımızın aslında karşılığını alacağız. İstanbul vefanın şehri. Vefa burada sadece bir semt ismi değil, buradaki her bir kardeşimizin bu kutlu davaya göstereceği samimiyettir. Geleceğimiz adına bu kararları hep birlikte alacağımız ve hep birlikte kazanacağımız ve birlikte çalışacağımız bir sürece 9 gün kaldı” dedi.

“Deprem milli güvenlik meselesidir”

İstanbul’un yalnızca 81 ili değil dünyayı ilgilendirdiğini ve Ahıska Türklerinden Balkanlara, Gazze’ye kadar tüm mazlumların sevineceğini belirten Murat Kurum, “İstanbul sadece 81 ili ilgilendiren bir şehir değil. İstanbul’daki deprem riskinin ortadan kaldırılması bizim milli güvenlik, beka meselemizdir. Biz bu çalışmaları yapmak zorundayız. Bu çalışmaları yaparak aslında çocuklarımıza bu kutlu şehri en güzle haliyle emanet etmek zorundayız. Bizim paylaşamayacağımız hiçbir şey yok. El birliğiyle inşallah bu sevinci yaşayacağız” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-istanbulun-son-5-yilda-kotu-bir-durumda-oldugunu-ve-depremin-milli-guvenlik-sorunu-oldugunu-belirtti/feed/ 0
CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey: Hedefimiz Bursalıların Tamamının Oyunu Almak https://www.haber28.com.tr/chp-bursa-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mustafa-bozbey-hedefimiz-bursalilarin-tamaminin-oyunu-almak/ https://www.haber28.com.tr/chp-bursa-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mustafa-bozbey-hedefimiz-bursalilarin-tamaminin-oyunu-almak/#respond Fri, 10 May 2024 01:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17441

ZEHRA DEĞİRMENCİ/SİBEL KAHRAMAN

CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, “Biz hiç kimseyi ötekileştirmiyoruz. Bizim için Bursalıların her biri kıymetlidir. Her birinin oyuna talibiz çünkü hiç kimseyi ötekileştirmeyen anlayışımızı biz Nilüfer’de 20 yıl boyunca gösterdik ve şimdi Bursa’da göstermek üzere de yola çıktık. Onun için hedefimiz Bursalıların tamamının oyunu almak ve göreceksiniz 31 Mart’ta Bursalılar gülümsemeye başlayacaklar” dedi.

CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey, seçim çalışmaları kapsamında İznik’te düzenlediği program sırasında ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. Geçtiğimiz günlerde Bursa’da yaşayan Balkan göçmeni yurttaşların AKP Bursa İl Başkanlığı telefonundan AKP ve Cumhur İttifakı Adayı Alinur Aktaş’ın seçim çalışmaları kapsamında aranarak Bulgarca ve Yunanca propaganda yapılmasını değerlendiren Bozbey şunları söyledi:

“Tabi iki gün önce olan bir olay, bize de geldi. Gerçekten anlamamız mümkün değil. Üstelik de Bulgarca birilerine destek talebini ileten mesajı duyduk ve bunu bize ilettiler ki ilettikleri kişiler de çocuklarına Türkçe isim verdikleri için, Bulgaristan’da Türkçe konuştukları için Belene kampına atılan, orada işkence gören o insanların ruhuna, o insanlara hakaret olarak görüyoruz. Türkçe o zaman yayınlayın. Yani bunların hepsi Türkçe biliyor. ve bunu kabul etmemiz mümkün değil. İnanıyorum ki Bulgaristan’dan gelen vatandaşlarımız bunu çok iyi anlayacaklardır ve bunu kınıyorum. Bir daha da olmamasını diliyorum. ya da Yunanca yani öyle bir şey yok ki. Türkçe biliyorlar zaten. Anlamak mümkün değil. Gerçekten herkesin bilmesi, herkesin bu konuda bir şeyler söylemesi gerekiyor ama ben iktidar partisini özellikle il başkanlığından yapılan, ki telefon numarası, oranın telefon numarası, yapılan bu hakaret dolu, o insanlara hakaret içeren bu mesajı kınıyorum.”

“BELEDİYENİN BÜTÜN OLANAKLARINI KENDİ SEÇİM ÇALIŞMALARI İÇİN KULLANIYORLAR”

Alinur Aktaş ve AKP Bursa Milletvekili Mustafa Varank’ın 17 Mart’ta gençlerle düzenlediği sahur programı için Bursaray’ın saat 00.00’da biten seferinin özel olarak sabah 05.00’a kadar sürdürülmesi hakkında konuşan Bozbey, şu ifadeleri kullandı:

“Bunlar sadece Bursaray’ı değil her şeyi, belediyenin bütün olanaklarını kendi çıkarları için, kendi seçim çalışmaları için kullanıyorlar. Şu anda da her yerde, yüzlerce, binlerce alanda pankartları var. Bu pankartların tamamının parası Büyükşehir’den çıkıyor. Yani tüyü bitmemiş Bursalı’nın hakkı, süt içemeyen o çocukların, burs alamayan o gençlerin, o annelerin ve pazarda alışveriş yapamayan o insanların, o ihtiyaç sahibi insanların, emekli deseniz zaten perişan durumda, yaşamakta zorluk çeken emeklinin hakkını yiyorlar ve seçim çalışmalarına harcıyorlar. O akşam sadece bir grup insanla bir araya gelmek için sabah saat 4’e kadar o Bursaray’ı çalıştırdılar ama özellikle de bayramlarda ve milli bayramlarda ücretsiz yapmıyorlar. Bizim de taahhüdümüz var, cuma günleri akşam ve cumartesi akşamları belli saate kadar çalışması lazım Bursaray’ın ve çalıştırın. Sadece kendiniz için değil, Bursalılar için bir şey yapın. Bursalılar bunun hesabını 31 Mart’ta fazlasıyla soracaklar.”

“HORTUMU NEREYE BAĞLADILARSA BELGELERİYLE AÇIKLAYACAĞIZ”

Aktaş’ın belediyenin de devletin de kaynaklarını kullanarak seçim çalışması yaptığını dile getiren Bozbey, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Sadece kamuya ait alanları değil seçim kurulunun aslında yasak olduğu alanlarda bu pankartları, billboardları yapıyorlar, asıyorlar. Bizler müracaat ediyoruz ama burada ben kamu idarecilerine özellikle söylemek istiyorum, lütfen bizim başvurularımızı dikkate alın ve bu alanlarda oluşan daha doğrusu suç unsuru taşıyan alanlardaki ve YSK’nın listesinde bulunmayan alanlar dışındaki tüm o pankartları bir an önce toplatın ve Büyükşehir Belediyemiz daha fazla zarar görmesin ve borçlanmasın. İnanıyoruz ki bunların 1 Nisan’dan itibaren hepsinin faturası karşımıza çıkacak. Ama bunları tek tek kamuoyuyla da paylaşacağız çünkü biz tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için geliyoruz. Nereye, ne akıttılarsa, hangi hortumu nereye bağladılarsa bunların tümünü tek tek ortaya çıkarıp kamuoyuyla paylaşacağız. Bunu yapacağız ama bunu belgeli yapacağız.

“31 MART’TA BURSALILAR GÜLÜMSEMEYE BAŞLAYACAK”

Biz hiç kimseyi ötekileştirmiyoruz. Bizim için Bursalıların her biri kıymetlidir. Her birinin oyuna talibiz. Çünkü hiç kimseyi ötekileştirmeyen anlayışımızı biz Nilüfer’de 20 yıl boyunca gösterdik ve şimdi Bursa’da göstermek üzere de yola çıktık. Onun için hedefimiz Bursalıların tamamının oyunu almak ve göreceksiniz 31 Mart’ta Bursalılar gülümsemeye başlayacaklar. Saha çok iyi, kazanıyoruz, inanın kazanıyoruz. Her gittiğimiz yerde müthiş karşılamalar yapıyorlar. ve bu karşılamaların sonucunda ‘hayırlı olsun’ diyor insanlar. Bu iş bitti diyenler çok. Ama biz yine 30 Mart akşamına kadar yoğun biçimde alanlarda olacağız. Kendimizi anlatacağız. Bizim yalanla, iftirayla işimiz yok. Onların yalanla iftirayla işleri var. Ama biz projelerimizi anlatacağız. Yapacaklarımızı anlatıyoruz. İnsanları ötekileştirmemenin ne olduğunu bahsediyoruz. Yoksulların geleceğe güvenle bakması için neler yapacağımızı onlarla paylaşıyoruz. O çocukların süt içmesinin ne anlama geldiğini bildiğimiz için onları anlatıyoruz. Gençlerin burs bulamadığı için okulunu dondurduğunu, üniversiteyi dondurduğunu biliyoruz. Onlara destek olmak üzere, bunları açıklamak üzere sahalardayız. Çiftçimize, hayvancılık yapanımıza destek olmak üzere birçok projemizi insanlarımıza anlatıyoruz ve anlatmaya devam ediyoruz. Emeklimize de destek olacağız. Yine Halk Kart’la hem emeklimize hem de ihtiyaç sahiplerine destek olacağız. Bunun gibi birçok destek projemiz var. Bunlar tamamen belediyenin bütçesinden eşit ve adil biçimde yapılacak. Yani birilerine değil. Eşit ve adil biçimde yapılacak. Bunları anlatıyoruz. Bizim işimiz bunlarla. Bursalılar da bizi çok iyi anlıyorlar. Niye? Nilüfer’de 20 sene boyunca birçok projeyi gerçekleştirdik. Şimdi Bursa’nın her mahallesinde, ilçesinde bunu gerçekleştirmek için yola çıktık ve başaracağız. Kazanıyoruz da. 31 Mart’ta Bursa gülümseyecek.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-bursa-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mustafa-bozbey-hedefimiz-bursalilarin-tamaminin-oyunu-almak/feed/ 0
Erkan Baş: Gökhan Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/ https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/#respond Wed, 08 May 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17176 Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ses kayıtları, 3 milyon dolar pazarlığı derken Hatay’dan adaylığı geri çekilen Gökhan Zan konusunda ilk kez konuştu. Baş, “‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. Bundan sonrası bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek” ifadelerini kullandı.

“TEMİZ SİYASET EN HASSAS OLDUĞUMUZ KONULARDAN BİR TANESİ”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın T24’ten Murat Sabuncu’ya yaptığı açıklamalardan satır başları şu şekilde; “Çeşitli iddialar; ses kayıtları falan konuşulmaya başlanınca Hatay örgütümüz Genel Merkezimize iletti bunları. Biz bunu doğrudan muhatabıyla konuştuk. Arkadaşlarımız orada bir değerlendirme yapmak için bilgi almak istediler. Bir kısmı için ‘montaj’ dendi. Bir kısmı için ‘Ben görüşmeyi yaptım ama içeriği şuydu’ dendi. Açıkçası gerçekten şu aşamada da ‘Şöyle bir suç var’ diyemiyorum fakat bizim açımızdan şeffaflık ve temiz siyaset bütün Türkiye’de en hassas olduğumuz noktalardan bir tanesi. İlkesel bir duruşumuz var ve bizim bilmediğimiz bir ilişkinin kurulmuş olması da bu kararı almamız için yeterli.

“İLKELİ BİR DURUŞ SERGİLEMEK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜK”

O yüzden, bu kadar ‘temiz siyaset, şeffaflık’ derken herhangi bir kirli ilişkinin gölgesinin bile Türkiye İşçi Partisi’nin üstüne düşmesi; hele Hatay gibi halkın hala temiz suya muhtaç olduğu bir yerde böyle bir tartışmanın parçası olması bizim açımızdan kabul edilebilir bir şey değildi. İlkeli bir duruş sergilemek gerektiğini düşündük. Çıktık, durumu açıkça yurttaşlarımızla paylaştık. Bizim açımızdan durum budur. Bundan sonrası gerçekten bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek.

“GÖKHAN ZAN KUMPAS DİYORSA İSPATLAMAK ZORUNDA”

Bundan sonra Gökhan Zan kendisine kumpas kurulduğunu iddia ediyorsa bunu ispatlayacak. Başka bir şey varsa bu açığa çıkacak. Belki başka partiler, başka insanlar için bunlar çok normal şeyler olabilir ama bizim kabul edebileceğimiz şeyler değil. Bunu da yurttaşlarımızla açıklıkla paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük. Şunu yapabilirdik; “görmezlikten, duymazlıktan” gelebilirdik. Belki o şantajlar başarıya ulaşırdı ve örneğin bunlar hiç yayımlanmayabilirdi, konuşulmayabilirdi ama biz bunu kendimize yakıştıramadık.

“DEEP FAKE UYGULAMASIYLA YAPILDIĞINI SÖYLÜYOR”

Parti Meclisi üyelerimiz başından beri oradalar. Arkadaşlarımız yaptığı görüşmelerden edindikleri izlenimi bizimle paylaştılar. Sonunda bir Parti Meclisi toplantısında durumu bütün şeffaflığıyla arkadaşlarımızla paylaştık ve en doğrusunun bu olduğuna kanaat ettik. Teknik ayrıntısına çok vakıf değilim. Bu kriminal inceleme sonucunda ortaya çıkacak ama ‘deep fake’ dedikleri bir uygulamayla yapıldığını söylüyor ama kimi konuşmalarda da “Ben bu seçimi kazanamazsam da kendi geleceğimi düşünmem gerekir” gibi birtakım ifadeleri de bizim arkadaşlarımıza söylüyor.

“BU KİRLİ SİYASET ALANINDA GİZLİ KAPAKLI YÜRÜMEMEK GEREKİR”

Burada birincisi seçimi kazanamamak durumu; bizim açımızdan buna göre bir plan yapılması zaten kabul edilebilir bir şey değil. İkincisi siyasi mücadele sırasında insanlar birtakım fedakarlıklarda bulunabilir, buna cüret ederek siyasete girilir zaten. Bir tavır alıyorsanız bunun hepimiz açısından belli bedelleri var ve bunu göze almak gerekir. Yani yanda bir kişisel ajanda tutmak doğru bir şey değil. Bakın çok açık söyleyeceğim, burada iki taraf açısından da; yani AK Parti açısından da Lütfü Savaş cephesi açısından da her tür müdahalede bulunulabilecek bir dönemde yapabileceğiniz tek şey vardır: Kendi kararlarınızı kendiniz alırsınız. Yurttaşla şeffaf biçimde bunları paylaşarak yol yürürsünüz. Yapılabilecek başka bir şey yok. Bu kirli siyaset alanında gizli kapaklı yürümemek gerekir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/feed/ 0
Bakan Osman Aşkın Bak’tan 31 Mart mesajı: Bize çalışan adam lazım, tatile giden değil https://www.haber28.com.tr/bakan-osman-askin-baktan-31-mart-mesaji-bize-calisan-adam-lazim-tatile-giden-degil/ https://www.haber28.com.tr/bakan-osman-askin-baktan-31-mart-mesaji-bize-calisan-adam-lazim-tatile-giden-degil/#respond Mon, 06 May 2024 02:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16953 Sancaktepe’de yapılan yüzme havuzu ve spor salonu açılışına Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü ve diğer yetkililer katıldı. Açılışta konuşan Bakan Bak, “Bize çalışan adam lazım. Tatile giden adam lazım değil. Bize Murat Kurum lazım” dedi.

Sarıgazi Kemal Ayyıldız Yarı Olimpik Yüzme Havuzu, Sancaktepe’de açıldı. Yüzme havuzuna Sancaktepe Eski Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Ayyıldız’ın adı verildi. Açılışa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, Sancaktepe Kaymakamı Ahmet Karakaya, Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, parti temsilcileri ve vatandaşlar katılım gösterdi. Bakan Bak ve beraberindekiler daha sonra Fatih Mahallesi Fitness ve Spor Merkezi’nin de açılış törenine katıldı. Törenin ardından salonu gezen Bakan Bak, spor aletlerini de denedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, spor alanında yaptıkları yatırımlarla ilgili “Şu ana kadar 7 tane fitness merkezi varmış. Bir tanesini de şimdi açacağız. Diğer 3 tane daha yoldaymış. Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde bir spor devrimi yaşamaktadır. Biraz evvel de ifade edildiği gibi Türkiye’nin dört bir yanında stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları ve halı sahalar başta olmak üzere her tarafta eserler var. Binlerce tesis yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içerisinden gelen birisi. Sporu çok iyi biliyor ve gençlerle olan diyaloğunu çok iyi biliyor. Bizim için bu yatırımlar, spor tesisleri şu nedenle önemli. Bizim Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak en önemli görevimiz bağımlılıkla, uyuşturucuyla, kötü alışkanlıklarla mücadele. ve şöyle söylüyoruz ailelere; ‘çocuklarınızı alıp bu tesislere getirin.’ Spor yapsınlar, basketbol oynasınlar, futbol oynasınlar, voleybol oynasınlar. Dolayısıyla onların bu meşguliyete ihtiyacı var. Bizim de ihtiyacımız var. Bu dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız bunu yerel yönetimlerle bizim çok uyumlu bir şekilde yapmamızı sağladı. Geçtiğimiz dönemde de yine belediyelerimizle ortak projeler yaptık ve onlara destek olduk. Şu anda Türkiye’de olimpik ve yarı olimpik olmak üzere 700 tane havuz var. ve şu anda inşaatı devam eden yaklaşık 100 tane daha var. ve sayılarını artırarak devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Bize tatile giden adam değil çalışan adam lazım”

31 Mart seçimleri ile ilgili konuşan Bakan Bak, “31 Mart’ta çok önemli bir seçimle karşılaşıyoruz. İstanbul ayağa kalkmalı, İstanbul coşmalı. Recep Tayyip Erdoğan’la 94’te ayağa kalkan İstanbul, ayağa kalk, Murat Kurum geliyor. İstanbul ‘muradına’ ersin. Sancaktepe, Şeyma Döğücüyle yola devam. Bu noktada 31 Mart’ta sandıkları patlatmaya hazır mıyız? Recep Tayyip Erdoğan’la beraber yol yürümeye hazır mıyız? Sancaktepe ayağa kalk. İstanbul ayağa kalk. Türkiye ayağa kalk. Recep Tayyip Erdoğan geliyor. AK Parti geliyor. Cumhur İttifakı geliyor. Yolumuz açık olsun. Bize çalışan adam lazım. Tatile giden adam lazım değil. Bize Murat Kurum lazım” dedi.

“Onlar bizim gururumuz”

Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, 18 Mart Çanakkale zaferini kutlayarak “Sarıgazi bölgemizin büyük bir ihtiyacı olan yüzme havuzumuzu bugün açıyoruz. İnşallah akabinde fitness salonlarımızın açılışını yapacağız. Bunların her birine çok emek verdik Sayın Bakanım sağ olun. Allah razı olsun. Bizden desteğinizi hiçbir zaman esirgemediniz. Hep yanımızda oldunuz. ve biz de vatandaşlarımıza böyle hizmet etmenin mutluluğunu yaşamış olduk. Tabii bugün 18 Mart ayrı bir özelliği de var. Ben bu 18 Mart vesilesiyle şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum. Onlar bizim gururumuz” dedi.

“Sancaktepe’de sporu bir yaşam tarzı haline getirmek için elimizden geleni yapıyoruz”

Döğücü Sancaktepe’ye yaptıkları spor yatırımlarından bahsederek, “Sancaktepe’de sporu bir yaşam tarzı haline getirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Spor tesislerimiz gerçekten fazlasıyla mevcut. Bizim daha önceden yüzme havuzlarımız var 3 tane. Eskiden bir tek yüzme havuzu olurdu, İstanbul’da bütün ilçeler oraya giderdi. Şimdi ilçemizde yüzme havuzlarımız var. Vatandaşlarımız diyor ki ‘bize uzak, bir de bize yakın yap’ diyorlar. Sancaktepe’de spor bir alışkanlık olsun istiyoruz. Şehrimizin dinamizmi artsın istiyoruz. Spor okullarımız aracılığıyla da yaklaşık 123 bin üyemize temas ettik. Mesela 5 adet halı sahamızdan haftada bizim 7 bin 600 vatandaşımız yararlanıyor. Bu çok güzel, bizi de mutlu ediyor. Spor merkezlerimizden şimdiye kadar 34 bin 200 vatandaşımız yararlanmış. Yani açıldığı gün başladı dolmaya. En az bir tanesinden günde bin kişi yararlanıyor. ve biz inşallah bunların sayılarını sizlerin desteğiyle artıracağız” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-osman-askin-baktan-31-mart-mesaji-bize-calisan-adam-lazim-tatile-giden-degil/feed/ 0
Hulusi Akar: Şehit ailelerimize ve gazilerimize hiçbir ülkenin yapmadığı kadar destek oluyoruz https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-sehit-ailelerimize-ve-gazilerimize-hicbir-ulkenin-yapmadigi-kadar-destek-oluyoruz/ https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-sehit-ailelerimize-ve-gazilerimize-hicbir-ulkenin-yapmadigi-kadar-destek-oluyoruz/#respond Sat, 04 May 2024 06:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16751 TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, gerçekten şehit ailelerimize ve gazilerimize hiçbir ülkenin, hiçbir ordunun yapmadığı kadar, elimizden geldiğince bütün imkanlarımızı seferber edip onların yanında olmaya çalıştık, çalışacağız.” dedi.

Eyüpsultan Belediyesi organizasyonuyla, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümü dolayısıyla Eyüpsultan Kültür Sanat Merkezi’nde şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya gelen Akar, en yüksek rütbe, şan ve şerefin şehitlik olduğunu söyledi.

Bu topraklarda huzur içinde yaşanmasında en büyük payın şehitlere ait olduğunu belirten Akar, “Çanakkale ruhunu sürdürdüğümüz sürece bizim aşamayacağımız engel, yenemeyeceğimiz güçlük yok.” ifadesini kullandı.

Akar, şehitlere ve gazilere verdikleri öneme vurgu yaparak, şöyle konuştu:

“Şehitlerimiz başımızın tacı. Gazilerimizle birlikte şehitlerimiz, bizim buradaki başarılarımızın birinci kahramanı. Onların anneleri, babaları, eşleri, çocukları da bizim başımızın tacı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, gerçekten şehit ailelerimize ve gazilerimize hiçbir ülkenin, hiçbir ordunun yapmadığı kadar, elimizden geldiğince bütün imkanlarımızı seferber edip onların yanında olmaya çalıştık, çalışacağız. Ne yapsak az. Bunun da farkındayız. Fakat burada her şeyin yapılmakta olduğunu da herkesin bilmesi lazım.”

Terör örgütleriyle, Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde, büyük ve güçlü bir ülke olmasının engellenmek istendiğine dikkati çeken Akar, konuşmasına şöyle devam etti:

“Şuna inanın, Mehmetçik için hiçbir şey değişmiyor. Bizim terörle mücadelemizde kim olursa olsun karşımızda onunla mücadeleye devam edeceğiz. Mehmetçik’in nefesi, teröristlerin ensesinde. Allah’ın izniyle, sizlerin sevgisi, güveni ve duasıyla 40 yıldan beri bu asil milletin başına musallat olan bu beladan milletimizi kurtarmakta kararlıyız. Mehmetçik şu anda bunları ülkemizden süpürdü, Irak’ın, Suriye’nin kuzeyinde de onların tepesine bindi, barınaklarını, sığınaklarını, korunaklarını, sözde karargahlarını başlarına yıktılar, yıkmaya devam ediyorlar. Kazdıkları hendeklere gömdüler, gömmeye devam ediyorlar ve gömecekler inşallah.”

“En önemli konu birlik ve beraberliğimiz”

Terör örgütlerinin arkasında kim olursa olsun milleti bu terör belasından kurtarmakta kararlı olduklarını vurgulayan Akar, bazı kesimlerin içeriden ve dışarıdan fitne-fesatla Türkiye’nin terörle mücadelesine gölge düşürmeye çalıştıklarını ifade etti.

Kimsenin dini, etnik ve mezhepsel kökenli ile ilgilenmediklerini, tek hedeflerinin teröristler olduğunu kaydeden Akar, “Bizim için en önemli konu birlik ve beraberliğimiz. 85 milyon tek yürek, tek yumruk olduğu müddetçe bizim yenemeyeceğimiz hedef, aşamayacağımız güçlük, engel yok. Hiçbir şekilde aramıza fitne sokmayacağız. Bu bir zihniyet meselesi. Siyasi düşünceler ayrı fakat diğer taraftan da devletimize sahip çıkma meselesi.” dedi.

Türkiye’nin önceki dönemlerde dışardan parasını ödediği silahı, mühimmatı, aracı alamadığını hatırlatan Akar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olağanüstü desteği, gayreti ve yol göstermesiyle şu anda Silahlı Kuvvetler’in silah, araç-gereç ihtiyacının yüzde 80’ini yerli ve milli olarak karşılayabilir hale geldiğini belirtti.

Milletin bekası, halkın refahı için çalışmayı borç bildiklerini belirten Akar, “Bu beka konusunda, güvenlik konusunda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ‘Ölürsek şehit, kalırsak gazi.’ anlayışıyla yapmamız gerekenleri yaptık, yapacağız.” diye konuştu.

İsrail eleştirisi

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da değinen Akar, orada bir savaş değil, katliam yaşandığını söyledi.

Akar, “Bunlarda ahlak da bitmiş, hukuk da bitmiş, daha da ötesi insanlık bitmiş. Fakat bunlar bir gün bunun hesabını verecekler. Ne kadar kapatırlarsa kapatsınlar, örterlerse örtsünler, Orta Doğu’da, Avrupa’da, Amerika’da yönetimler ne kadar kör ve sağır olurlarsa olsunlar, bütün insanlar, birazcık vicdanı, aklı, duygusu olan herkes Filistin için ayakta.” değerlendirmesini yaptı.

Programda, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken ve Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara da şehit aileleri ve gazilere selamlama konuşması yaptı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-sehit-ailelerimize-ve-gazilerimize-hicbir-ulkenin-yapmadigi-kadar-destek-oluyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti’nin Van mitinginde konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ak-partinin-van-mitinginde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ak-partinin-van-mitinginde-konustu-aciklamasi/#respond Mon, 29 Apr 2024 00:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16102 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Belediyeler, ideolojik saplantılar içinde olanların ideolojilerine araç yapacakları bir kurum değildir. Halkın huzurunu bozmaya çalışanlara lojistik destek veren kurumlar da değildir. Belediyelerin görevi halka hizmettir.” dedi.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Van’daki Beşyol Meydanı’nda düzenlenen miting öncesinde yaptığı konuşmada, geçmişte bu bölgede yaşananları herkesin çok iyi bildiğini söyledi.

Son 20 yılda bölgeye yapılan yatırımlar ve hizmetlerin hiçbir dönemle kıyas edilmeyecek kadar fazla olduğunu belirten Yılmaz, hiçbir dönemde olmadığı kadar temel hak ve özgürlüklerle demokrasi konusunda adımlar atıldığını, reformlar yapıldığını vurguladı.

Bütün bunların hem bugünün ihtiyaçlarını karşılamak hem de geçmiş yılların ihmallerini gidermek için yapıldığını anlatan Yılmaz, “Bu da rastgele yapılmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. Bu zihniyet Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti’nin zihniyetidir. ‘Batıda ne varsa doğuda da o olacak’ diyen bir anlayışın sonucudur. Bu anlayışladır ki son 20 yılda bölgemize çok şeyler yapıldı. Bunları en iyi bilenlerden biri benim. Çünkü 7 yıldan fazla Kalkınma Bakanlığı yaptım ve en çok bu bölgelere gelip gittim.” diye konuştu.

Van’da 2011’de, geçen yıl da 11 ili, 14 milyon insanı etkileyen depremlerin yaşandığını anımsatan Yılmaz, depremin ne olduğunu en iyi bilen illerden birinin Van olduğunu belirtti.

Van’da on binlerce konut inşa ettiklerini aktaran Yılmaz, “Çok iyi hatırlıyorum 2011 yılının sonunda Sayın Cumhurbaşkanı’mız talimat verdi, “Bütün kalan ödeneği Van’a vereceksiniz. Van’ı yeniden inşa etmemiz lazım’ dedi. Üniversitemizi neredeyse yeniden kurduk. On binlerce konut. Sadece altyapıyla kalmıyor, içme suyuna varıncaya kadar yaptık. Normalde belediyenin göreviydi o dönem belediye de başka bir partideydi ama buna bakmadık, Van’ın ihtiyacıdır dedik ve içme suyunu DSİ aracılığıyla hallettik. Deprem döneminde yaptıklarımızı Vanlılar unutmadılar her zaman karşılığını gösterdiler. Geçen seçimlerde de Sayın Cumhurbaşkanı’mıza, AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“20 yılda Türkiye’nin ekonomisini yılda ortalama 5,6 hızla büyütmüşüz”

“Mayıs ayında siz o tavrı göstermeseydiniz Allah korusun karşı taraf kazanmış olsaydı neler olabileceğini sizlerin takdirine sunuyorum.” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Seçimden sonra gizli bir takım anlaşmalar ortaya çıktı. Bir tarafta bambaşka bir ideolojik parti, diğer tarafta onun tam zıttı bir parti, hepsi oturmuşlar aralarında anlaşma yapmışlar. Nedir amaçları, ülkeyi yönetmek değil, yıkmak. Mevcut hükümeti yıkmak, Recep Tayyip Erdoğan’ı göndermek. Peki ne olacak, siz ne yapacaksınız. Ortada bir şey yok. Ehli insaf bazı muhalefetten kişiler bile seçimden sonra ‘İyi iki kazanmamışız’ dediler. Seçimden sonraki vaziyeti görünce, ‘İyi ki bize bu halk oy vermemiş’ dediler. Aziz milletimizden Allah razı olsun. Türkiye’nin istikrarına sahip çıktınız. Siyasi istikrar yoksa ekonomik istikrar da olmuyor. 20 yılda Türkiye’nin ekonomisini yılda ortalama 5,6 hızla büyütmüşüz. Aynı süreçte dünyadaki büyüme 3,6 olmuş. Dünyadan her yıl 1,8 puan daha yüksek büyümüşüz. Bunu işte bu istikrarla, güçlü liderimizle, ehliyetli kadrolarımızla başardık. Türkiye son 20 yılda içeride ve dışarıda çok daha güçlü bir hale geldiyse, bir taraftan terörün belini kırarken, diğer taraftan dünyada çok daha saygın etkin güç haline geldiyse bunu siyasi istikrarla güvenle başardı.”

Dünyanın zor bir dönemde olduğunu ve ekonomik sıkıntıların yaşandığını dile getiren Yılmaz, “Bir taraftan depremi yaşıyoruz. Bir taraftan kuzeyimizde, güneyimizde savaşlar var. Gazze’de hepimizin içini yakan manzaralar var. Zor bir dönemdeyiz ama buna rağmen güçlü şekilde yolumuza devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mızla, ehliyetli kadrolarımızla Türkiye Yüzyılı’nı adım adım inşa ediyoruz. Van’dan Türkiye Yüzyılı’na büyük bir destek veriyor muyuz? Bunun için kararlı mıyız?” dedi.

“Enflasyonda 2026’ya ulaştığımızda yeniden tek haneye dönmüş olacağız”

Büyümede, ihracatta, turizmde, reel ekonomide, istihdamda başarılı oldukları gibi enflasyonun da belini kıracaklarını belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda önceliğimiz bu. Vatandaşımızın derdi, sıkıntısı neyse o dert bizim de derdimizdir, bizim de sıkıntımızdır. Bu nedenle her zaman önceliğini milletin belirlediği bir parti olarak, enflasyonu öncelikli hale getirmiş durumdayız. Ama takdir edersiniz ki bu mücadele zaman isteyen bir mücadele. Aşama aşama göreceksiniz, enflasyonu düşüreceğiz. Bu yılın ikinci yarısında belirgin bir düşüş olacak. Gelecek yıl bu düşüş hızlanacak. 2026’ya ulaştığımızda ise yeniden tek haneye dönmüş olacağız. Bu süreçte de özellikle çalışanlarımızın, emeklilerimizin, geniş toplumsal kesimlerin hakkını, hukukunu sonuna kadar koruyoruz. Depreme, dünyanın ekonomik şartlarına rağmen bütçemizi sonuna kadar zorlayarak emeklilerimizin, çalışanlarımızın yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde ekonomimiz istikrar içinde büyüdükçe, geliştikçe bunun nimetlerini tüm topluma yayacağız. Bizim adımız Adalet ve Kalkınma Partisi. Adımızın ilk kavramı adalet. Dolayısıyla bir taraftan büyürken bir taraftan da sosyal adaleti en güçlü şekilde hayata geçireceğiz. Bizim arkamızda uluslararası güç odakları, karanlık çevreler, bu bölge için emperyalist planlar yapan bir takım güç odakları yok. Bizim arkamızda siz varsınız, aziz milletimiz var. Sizin destekleriniz olmasa biz bu işleri nasıl yapardık.”

“Belediye, kişilere şan, şöhret kazandırma yeri değildir”

Abdulahat Arvas’ın Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu belirten Yılmaz, Arvas’ın seçilmesi durumunda Van’a bambaşka hizmetlerin geleceğini, merkezi hükümet olarak gönül birliği içinde el birliğiyle Van’a hizmet edeceklerini söyledi.

Her zaman “gerçek belediyecilik” dediklerini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:

“Belediye, kişilere şan şöhret kazandırma yeri değildir. Belediye, belediye başkanlarının reklam kurumu değildir. Belediyeler halka hizmet etmek için vardır. Belediyeler, ideolojik saplantılar içinde olanların ideolojilerine araç yapacakları bir kurum değildir. Halkın huzurunu bozmaya çalışanlara lojistik destek veren kurumlar da değildir. Belediyelerin görevi halka hizmettir. Sağlıklı içme suyuna erişim, parklar, yeşil alanlar, sağlıklı konutlar, dirençli şehirler, belediyeler bunları oluşturmalı. Belediyenin görevi, iyi bir yaşam ortamı oluşturmak, diğer yandan iyi bir yatırım ve iş ortamı oluşturmak. Ben buna ‘ekonomik belediyecilik’ diyorum. Özellikle gençlere sesleniyorum, belediyelerimiz hizmet ederse, altyapılar oluşturursa, iş dünyasıyla güçlü diyalog içinde hizmetlerini yaparsa yerel kalkınma olur. Yerel kalkınma olunca gençler için yeni iş imkanları olur.”

Van’a büyük yatırımlar yaptıklarını, 800 yataklı hastane inşa ettiklerini anlatan Yılmaz, “Sadece bu projemiz 8 milyar tutarında. Hakkari-Van yolunu inşa ediyoruz. Çevre yolunu yapıyoruz. Üniversitemizi geliştiriyoruz. Bunlara devam edeceğiz. Şu anda yatırım programımızda merkezi idare olarak 50 milyar liranın üzerinde bir proje stokunu hayata geçiriyoruz. Okullarıyla, hastaneleriyle, göletleriyle her alanda yatırım yapıyoruz. Bundan sonra da yapacağız. Bizim için bundan sonra istihdam önemli.” diye konuştu.

“Demokrasinin de kalkınmanın da düşmanı terördür”

Terörün en fazla bu bölgeye, bu bölgede yaşayan insanlara zarar verdiğini vurgulayan Yılmaz, terörden dolayı bölgeye turist, yatırımcı ve nitelikli elemanın gelmediğini, parası, sermayesi olan bir takım insanların da başka yerlere göç etmek zorunda kaldığını hatırlattı.

Şu anda bölgede büyük bir huzur ortamının hakim olduğunun altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Huzur ortamından en büyük faydayı bu bölgelerimiz görüyor. Yıkıcı etkiler kısa zaman alıyor, yapıcı etkiler ise zaman istiyor ama bu huzur ortamında bambaşka bir Van oluşacak. Demokrasinin de kalkınmanın da düşmanı terördür. Terörün olduğu yerde ne demokrasi ne de kalkınma olur. Huzur ve güvenin olduğu yerde demokrasi de hak ve hürriyetler de ekonomik kalkınma da istihdam da olur. Bunu savunuyoruz ve bunun arkasında sonuna kadar durmaya devam edeceğiz. Demokratik standartlarımızı yükseltmeye devam edeceğiz. Varsa halkımızın şikayetleri, onlar bizim sorunlarımızdır. Vatandaşlarımızla konuşmak için başka kesimlere ihtiyaç duymuyoruz. Bütün vatandaşlar bizim baş tacımızdır. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her bir vatandaşımız bizim için azizdir, muteberdir, başımızın üstünde yeri vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyük riskleri göze alarak geçmiş vesayetçi yapılarla mücadele ettiğini dile getiren Yılmaz, “Bir taraftan eski vesayetlerle bir taraftan yeni vesayet türleriyle, hepsini tek tek kırarak bugün milli iradeyi hakim hale getirdi. Bu vesayetleri ortadan kaldırdığı için Sayın Cumhurbaşkanı’mıza ve ekibine şükran duyuyoruz. Şimdi yolumuza devam ediyoruz. Yüz yıllık bir Cumhuriyeti’miz var. Yeni dönemde ne diyoruz, Türkiye Yüzyılı diyoruz. Bu yüzyıl daha farklı olacak. Bir takım emperyalist güçlerin Orta Doğu’da, bölgemizde bizi bölmeye, parçalamaya çalışmalarına müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Bu milletin birliğini, beraberliğini kardeşliğini hiç kimse bozmayı başaramadı bundan sonra da başaramayacak. 81 il 85 milyon tek yürek olarak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Kafaları karıştırmaya, insanları birbirine düşürmeye çalışanların olduğunu ama bu oyunlara gelmediklerini, her zamankinden daha güçlü olacaklarını ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Sadece kendi insanlarımıza sahip çıkmak için değil, dünyadaki tüm mazlumlara sahip çıkmak için çok daha güçlü olacağız inşallah. Gelecek bugünden çok daha müreffeh olacak. Bu nedenle 31 Mart önemli. 31 Mart’ta sizlerin vereceği destekle, yerel ve genel el birliğiyle Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz. Sizlerden desteğinizi istiyoruz. Az süremiz kaldı. Bu sürede kapı kapı dolaşacak mıyız? Dokunulmadık gönül bırakmayacağız inşallah. Hem hizmetlerimizi hem zihniyetimizi anlatacağız. Bugün sahilde yapılan çalışmaları, mesire alanlarını gördüm. Açıldığı zaman sahil muazzam bir güzelliğe kavuşacak. Laf üstüne laf değil taş üstüne taş koyanlardan Allah razı olsun. Yeterince ideolojik çatışmalar yaşandı. Bizim bunlara ihtiyacımız yok. Bizim daha çok demokrasiye, ekonomiye, kalkınmaya ihtiyacımız var. Eser ve hizmet siyasetine ihtiyacımız var. İnşallah 31 Mart’ta eser ve hizmet siyasetinde Van’ın damgasını vuracağı bir seçim olacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ak-partinin-van-mitinginde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Suruç’un ismi terörle değil sporla anılmaya başlandı https://www.haber28.com.tr/surucun-ismi-terorle-degil-sporla-anilmaya-baslandi/ https://www.haber28.com.tr/surucun-ismi-terorle-degil-sporla-anilmaya-baslandi/#respond Wed, 24 Apr 2024 05:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15555 Daha önce ismi anıldığında akla ilk terör olayları gelen Suruç ilçesi, kayyumların döneminde spor ve sanatla anılmaya başlandı. İlçede yapılan son hizmetlerle birlikte hem gençler hem de aileler gönül rahatlığıyla düzenlenen etkinliklere katılıyor.

Daha önce ismi sık sık terör olaylarıyla anılan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesi, kayyumlarla büyük değişim yaşadı. Kaymakamlıkla birlikte belediye yönetimini de eline alan kayyumlar, ilçenin sorunlarını büyük oranda çözdü. Yol, su, altyapı, üst yapı gibi birçok sorunu ortadan kaldıran kayyumlar, pek çok sosyal aktiviteye de imza attı. Yeni spor kollarının gelişmesi için alanlar oluşturulurken, vatandaşlar için de sosyal hayat geliştirildi. Birçok gençlik merkezi, park, oyun alanı, kafe açılan Suruç’ta çeşitli konserler ile fuarlar da gerçekleştirildi. İlçede ilk defa 2023 yılında bir kitap fuarı açıldı. Geçen yıl düzenlenen festivallerle de birçok ünlü sanatçı halkla buluşarak konserler verdi. Konser ve fuarlara on binlerce vatandaş katıldı. En son geçen hafta Muay Thai Bölge Şampiyonası’nın düzenlediği ilçede bu yaz ise Hokey Türkiye Şampiyonası’nın düzenlenmesi planlanıyor.

“Önceliğimiz gençlerimizin dağa gitmesini engellemek”

İlçede yaşanan büyük değişime değinen Suruç Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili İbrahim Güneş, Suruç isminin artık terörle değil spor ile sosyal etkinliklerle anıldığını belirtti. İlçede terörün tamamen bittiğini söyleyen Güneş, “Tabi bizim burada önceliğimiz spor. Çünkü bizim temel hedefimiz gençlerimizin dağa gitmesini engellemek. Bunu da büyük oranda başardık. Sporun her dalında faaliyet yürütmeye çalışıyoruz. Hem belediye olarak hem kaymakamlık olarak hem de diğer ilgili kamu kurumları olarak sporu ve sporcuyu, özellikle de gençlerimizi spor faaliyetleri alanında ciddi bir şekilde destekliyoruz. Tabii burada temel hedefimiz şu; gençlerimiz artık sporla, sanatla, bilimle ve eğitimle ilgilensinler. Artık biz buranın terörle anılmasını, gençlerimizin terörize edilmesini, gençlerimiz üzerinden terör faaliyetlerinin yürütülmesini engellemek istiyoruz. Bunu da yüzde 100 başarmış durumdayız diyebilirim. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Biz de hem belediye olarak, hem kaymakamlık olarak gençlerimizin bu faaliyetlerinin artırılmasıyla ilgili çok ciddi yatırımlar yaptık. Tabi Cumhurbaşkanımızın ve bakanlıklarımızın çok büyük katkıları ve destekleriyle bunu başarıyoruz. Şu an Türkiye’de belki de şampiyonaya uygun olan 10 sahadan biri olan çim hokey sahasını bitirdik. Allah nasip ederse haziran ayında da Türkiye Şampiyonası burada yapılacak. Öte yandan bir tane gençlik merkezimiz vardı, şu an sayısını ikiye çıkardık. Aligör diye bahsedilen 11 Nisan Mahallesi’nde bir tane gençlik merkezini daha yaptık yüzde 85-90 seviyesinde. Allah nasip ederse mayıs – haziran ayı gibi onu da hizmete açmış olacağız. Öte yandan futbol takımlarımızla ilgili, gençlerimizin oraya gitmelerini sağlamak için çok ciddi bir çaba içerisindeyiz. Bütün spor faaliyetlerini biz belediye olarak destekliyoruz. Hem nakdi hem ayni olarak her türlü desteği veriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Suruç denince akla huzur, kültür, spor, sanat şehri geliyor”

Suruç’un sosyal ve kültürel yapısını bozmadan yeni alanlar oluşturduklarını vurgulayan Güneş, “Burada artık şöyle bir gerçek var, Suruç denilince akla spor gelir, hokey geliyor, muay thai ya da diğer faaliyetler geliyor. Okullarımızda bununla ilgili öğretmenlerimiz ve Gençlik Spor İlçe Müdürlüğümüz çok yoğun bir tarama yapıyor, yetenekli öğrencilerimizin, çocuklarımızın bulunması ve bunların spora kazandırılmasıyla ilgili. Artık bu işin içine STK’larımızı da dahil ettik. Bizim şu an İngiltere’ye bile giden sporcumuz oldu. Bu bizim için büyük bir mutluluk. Tabii bunu yaparken de buranın sosyal dokusunu da bozmadan, buranın kültürüne, buranın ruhuna uygun hareket etmeye çalışıyoruz. Çok şükür vatandaş da bu konuda bizi destekliyor. Tabii sadece spor faaliyetlerini yürütmek olmaz, sosyal alanları da artırmak lazım. Bu konuda da çok ciddi yatırımlarımız oldu. Onlar da bizim gençlerimizin daha aktif, hayatın içerisinde olan ve zamanlarını verimli kullanan, zararlı yapılara, gruplara, oluşumlara bulaşmadan, böyle huzurlu bir şekilde, huzurlu bir şehirde yaşamalarını temin etmek bizim temel hedefimiz. İnşallah bunu başaracağız. Suruç denince sınırın sıfır noktası ilçe olarak anılıyoruz. Sınırın sıfır noktasında ilk kez 2023 yılında kitap fuarı yaptık. Bu çok ciddiydi. Türkiye genelinden büyük yazarlarımızı, önemli yazarlarımızı getirdik, 8 gün bir faaliyet yaptık. Öte yandan Suruç Atı ve Narı Festivalini yaptık. Üç gün süren festivale 65 bine yakın insan katıldı. Bu çok büyük bir sinerji oluşturdu hem gençlerimizde hem ilçemizde. Şu algı oluştu; Suruç denince artık huzur var, güvenlik var. Herkes gönül rahatlığıyla istediği saatte dışarıda gezebiliyor ya da istediği faaliyete gidebiliyor, faaliyeti yapabiliyor. Bu büyük bir başarı bizim için. Temel hedefimiz bir bütün olarak hem spor, hem sanat, hem kültür, hem eğitim, hem sosyal donatı alanları, yeşil alanlar, hem de üst yapısı ve alt yapısıyla müreffeh bir ilçeyi artık Suruç’ta görmek istiyoruz. Bununla ilgili çok ciddi adımlar attık ve önemli başarılar elde ettik. Artık Suruç denildiğinde bizim, sizlerin ve bütün vatandaşlarımızın aklına huzur şehri, kültür şehri, sanat şehri ve spor şehri gelsin istiyoruz. Bizim bütün gayemiz bu” diye konuştu. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.haber28.com.tr/surucun-ismi-terorle-degil-sporla-anilmaya-baslandi/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Altınöz’den saldırıya tepki https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mehmet-altinozden-saldiriya-tepki/ https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mehmet-altinozden-saldiriya-tepki/#respond Tue, 16 Apr 2024 01:24:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14480 Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Altınöz, İstanbul Arnavutköy’de seçim aracına yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin, “İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve İstanbul Valisi Davut Gül’den faillerin derhal bulunmasını talep ediyoruz” dedi.

Yeniden Refah Partisi’nin seçim otobüsüne gerçekleştirilen silahlı saldırı, dün saat 17.00 sıralarında Arnavutköy’ün Hadımköy Mahallesi’nde meydana geldi. Kimliği belirsiz kişiler tarafından gerçekleştirilen saldırıda silahla araca 3 el ateş edildi. Kurşunlardan biri aracın şoför tarafında bulunan camına isabet ederken, o sırada araçta oturan şoför saldırıdan yara almadan kurtuldu. Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Altınöz, gerçekleştirilen saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Bu saldırılar bizim gücümüzü hiçbir zaman kıramaz”

Bu menfur saldırıyı şiddetle kınadıklarını belirten Altınöz, “Bizim hareketimize, davamıza yapılmış bir saldırıdır. Bu saldırılar bizim gücümüzü hiçbir zaman kıramaz. Bizim yapmış olduğumuz çalışmaları da en ufak bir sekteye uğratamaz, aksine heyecanımızı, azmimizi artırır. ‘Türkiye’yi yönetmeyi, dünyaya değiştirmeye hazırız’ yazısını bu saldırıyı yapanların çok iyi anladığını biliyoruz. Bizden başka Türkiye’yi yönetmeye, dünyayı değiştirmeye hazır olan hiçbir parti, ideoloji ve görüş yoktur. İşte o biziz. Paylaşımda ve yönetimde adaleti sağlamaya geliyoruz. Bu adaleti bizden başka kimse sağlayamaz. Bizim partimizin güçlenmesi, yükselmesi; özellikle de yerel seçimlerde sahada görmüş olduğumuz hava bazılarını rahatsız etti. Kim rahatsız olursa olsun hiçbir zaman davamızdan geri dönmeyeceğiz ve çalışma azmimizi artırarak 31 Mart’a doğru gideceğiz. 31 Mart’ta da sandıklarda Yeniden Refah Partisi’nin oylarını patlatacağız” ifadelerini kullandı.

“İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve İstanbul Valisi Davut Gül’den faillerin derhal bulunmasını talep ediyoruz”

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve İstanbul Valisi Davut Gül’e çağrıda bulunarak saldırıyı gerçekleştiren faillerin derhal bulunmasını talep eden Altınöz, “Teşkilatımızın moralini ve motivasyonunu hiç kimse kıramaz. Biz İstanbul’da 39 ilçemizde ve büyükşehirde seçim çalışmalarımızı hummalı bir şekilde yürütmeye devam ediyoruz. Görmüş olduğumuz teveccüh gerçekten muazzam. Vatandaşımız ‘Refah’ın vakti geldi’ diyor” dedi.

“Bizim en büyük gücümüz teşkilatımız”

Çalışmaların yüksek bir tempoda devam ettiğini ve bu saldırılardan dolayı vitesi biraz daha yükseltmek gerektiğini ifade eden Altınöz, “Biz 7 gün 24 saat değil de 7 gün 20 saat esasında çalışıyorduk çünkü 4 saat uyku bize yetiyor diyorduk. Artık 7 gün 24 saat esasına göre çalışmamız gerekecek. 31 Mart’a 21 gün kaldı. Bu 21 gün içerisinde sıkı bir şekilde çalışacağız. Tüm teşkilatımızla birlikte İstanbul’da ana kadememizden 15 bin kişi ile yan kollarımızda dahil olmak üzere üyelerimizle birlikte 100 bin kişilik bir kadro ile çalışıyoruz. Şu anda en aktif bir şekilde çalışan, en teşkilatlı çalışan parti Yeniden Refah Partisidir. Bazı partiler gibi bizim arkamızda havalı ve paralı güçler yok. Bizim arkamızda medya gücümüz yok. Holding gücümüz yok. Bizim arkamızda dış güçler yok. Bizim arkamızda kim var? İşte o bizim gidip de oy talebinde bulunduğumuz, destek istediğimiz bu ülkenin aziz ve muhterem evlatları var. Aynı zamanda bizim samimi ve ihlaslı teşkilat mensuplarımız var. Bizim en büyük gücümüz teşkilatımız” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Altınöz, gece gündüz çalışarak hem Ankara’yı hem de İstanbul’u kazanacaklarını ifade etti. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/yeniden-refah-partisi-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mehmet-altinozden-saldiriya-tepki/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışılmalı https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulda-kentsel-donusum-icin-gece-gunduz-calisilmali/ https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulda-kentsel-donusum-icin-gece-gunduz-calisilmali/#respond Sun, 14 Apr 2024 07:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14278 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışılması gerektiğini belirterek, “Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor.” dedi.

Özhaseki, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde inşa edilen Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, şehirleri taş ve topraktan yapılar olarak görmediklerini söyledi.

Şehirlerin hayatının insanoğlunun hayatına benzediğini dile getiren Özhaseki, “İnsanoğlu, bakımlı olduğu zaman, sıhhatli olduğunda, kendine çekidüzen verdiğinde, nasıl ki gürbüz bir vaziyette yaşarsa onun da nasıl ki doğarak daha sonra büyüyen ve gelişen bir yapısı varsa şehirler de aynen böyle. Eğer bu bakımı siz ihmal ederseniz o şehirler yavaş yavaş gerilemeye başlar.” diye konuştu.

Özhaseki, herkesin şehirlerine sahip çıkması gerektiğini anlatarak, “Yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı. 30 senedir bu işin içerisinde olan bir kardeşiniz olarak net söylüyorum. Anlamakta güçlük çekiyorum. Koca koca, milyonlarca nüfus olan şehirlerde ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların hiçbirinin biraz önceki anlattığım gibi bir belediyecilik anlayışı ne yazık ki üzülerek söylüyorum yok. Hizmet tarafında yoklar. Temel atmama törenlerinde varlar. Hatta işe takoz olmakta varlar.” değerlendirmesini yaptı.

CHP’li başkanların yönettiği belediyeleri eleştiren Özhaseki, şunları kaydetti:

“Bir taraftan da öğrendikleri yeni bir şey var. Asıl anlamakta güçlük çektiğim de bu: Algı belediyeciliği. Yalanlarla devam eden bir sanal dünyada kendilerini kahraman gibi gösterme yiğitliğini devam ettiriyorlar. İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışmamız lazım değil mi? Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor. Yani muhterem başkanımız diyor ki ‘Ben çok güzel bir adamım. Ben tatile giderim ama siz beni çalışıyor gibi gösterin. Ben hatta buralara sığmam, CHP genel başkanı olmalıyım, o da yetmez bana cumhurbaşkanı olmalıyım. Alın şu parayı, basın bana gazı, devam edeyim, uçayım ben.’ Böyle bir anlayışı gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum.”

“Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var”

Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok sayıda il ve milyonlarca insanın etkilendiğini anımsatan Özhaseki, hasarın 100 milyar doların üzerinde olduğunu ifade etti.

Bakan Özhaseki, AK Parti’li belediye başkanlarının deprem bölgesinde gece gündüz demeden çalıştığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman büyük büyük konuşan belediye başkanları da özel jetlerle o bölgeye geldiler. Yanlarında 10-20 kamera, 10-20 fenomen, sosyal medyacılar, selfieler çekindiler, bırakıp gittiler. Onlara da ‘deprem turisti’ diyoruz. Biraz alınıyorlar ama resmen deprem turistiydi onlar. Allah iyiliklerini versin. Ne diyelim başka? Diyecek başka bir şey yok. Bizim işimiz gücümüz hizmet. Hem genelde hem yerelde taş üstüne taş koymaya çalışıyoruz. Bu ülkeyi büyütmeye çalışıyoruz. Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var. Misyonumuza karşı sorumluluğumuz var.”

Deprem bölgesinde 46 bin konutu hak sahiplerine teslim ettiklerini bildiren Özhaseki, “Bu ayın sonuna kadar 75 bini bulacağız. Mayıs ayından itibaren de her ay 15-20 bin konutu depremzede kardeşlerimize teslim edeceğiz. Ev çıkmadığında hüzünlenen, üzülen kardeşlerimize orada diyorum ki ‘Bakın hiç merak etmeyin. Öbür ay çıkar, olmazsa diğer ay çıkar. Biz gece gündüz buradayız. Sizler, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun deyinceye kadar, sizden Allah razı olsun deyinceye kadar buradayız ve gitmeyeceğiz.’ diye de onlara söz veriyoruz.” ifadesini kullandı.

“Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz”

Özhaseki, iklim değişikliği konusuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu anlamda Türkiye de büyük bir mücadele veriyor. Bir taraftan Paris İklim Anlaşması’na taraf olduk. Bir taraftan 2040 yılına kadar kirletme oranımızı yüzde 41 geriye çekeceğimizle ilgili söz verdik. İklim Kanunu hazırlıyoruz. Uluslararası anlaşmalara tarafız. Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz. Yeşille ilgili de bir taraftan bizim evet hoşumuza giden bir güzellik gibi gözükse de tabiatı temizleyen bir yapı olduğunu, karbonu emen yapı olduğunu bir taraftan da Allah korusun depremlerde orayı bir sığınma alanı olarak kullanacağımızı hiç kimsenin unutmaması lazım. Kur’an-ı Kerim’de ağaçla ilgili 26 yerde, bağ, bahçe gibi yeşilliği tarif eden 100’den fazla ayet var. Cenabıhak bile cenneti tarif ederken, yeşilliklerden, bağlardan, bahçelerden, altından ırmaklar akan güzel yerlerden bahsediyor. Demek ki dünyayı güzelleştirmenin de bir yolu bu.”

Ülke genelinde 500’den fazla millet bahçesi projelerinin olduğunu dile getiren Özhaseki, “Cumhurbaşkanı’mız hedef koydu, bize ‘100 milyon metrekare yeşil alan yapacaksınız’ dedi. Şu anda 80 milyon metrekareye yaklaştık. 234’ünü açtık. 250’den fazlasının inşaatları da devam ediyor. Bursa’da da bizim Bakanlık olarak yapmaya çalıştığımız 2,5 milyon metrekare civarında. 5’ini açtık, 2’si bitti, 3’ünün de inşaatları devam ediyor ya da proje aşamasında.” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde Türkiye’nin “Sıfır Atık Projesi”nde de önemli mesafe katettiğini vurgulayan Özhaseki, “Sıfır atık olur mu? Evet oluyor. Aynen böyle. Bunu dünya kabul etti. Zaten Danışma Kurulu Başkanlığına Emine Erdoğan Hanımefendi seçildi, Birleşmiş Milletler düzeyinde. 31 Mart, Dünya Sıfır Atık Günü ilan edildi. Bizim Türkiye’nin dünyaya kazandırmış olduğu bir marka oldu. Bunu yaparak biz 2023 senesi sonunda Türkiye’deki tüm atıkların, çöplerin yüzde 35’ini geri kazandık. Bundan elde ettiğimiz gelir 96 milyar lira.” açıklamasında bulundu.

“Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak”

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da Bursa’ya konforu artıracak önemli bir eser kazandırıldığını belirtti.

Yeşilin Bursa için önemine işaret eden Varank, şunları kaydetti:

“Bu şehre sağladığımız her bir ilave yeşil alan bizim için de değerli hemşehrilerimiz için de kıymetli ve önemli. Bunun gibi nice parkları şimdiye kadar gerçekleştirdik. Açılışlarını yapıyoruz, yetişebildiklerimize bizzat gidiyoruz ama belediye başkanlarımız önümüzdeki dönemde yapacakları projeleri de bir bir kamuoyuna ilan ediyorlar. Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak. Biz taş üstüne taş nasıl koyabiliriz, bunun derdinde olan bir siyasi hareketiz. Bizim için en büyük rütbe vatandaşlarımızın bize söyleyeceği ‘Allah razı olsun’ cümlesi. Biz bunu da Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan öğrendik. Aynı anlayışla inşallah yolumuza devam etmek istiyoruz.

Alinur Başkan’a rakip olabilecek kimse yok ama Cumhuriyet Halk Partisinin bir belediye başkan adayı var. Bu belediye başkan adayının geçtiğimiz günlerde kendi yaptığı okul inşaatına yine Cumhuriyet Halk Partili Nilüfer Belediye Başkanı 2 kat kaçak yaptığı için ceza kesti. Kendisi kaçak bina yapan bir büyükşehir belediye başkanı, bu şehri yönetebilir mi? Bu şehre katkı sağlayabilir mi? Onun için biz kamuoyunun bunları çok güzel değerlendireceğine inanıyoruz.”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın da katılımcılara hitap etmesinin ardından kurdele kesilerek, Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışı gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-istanbulda-kentsel-donusum-icin-gece-gunduz-calisilmali/feed/ 0
Elitaş: Bizim davamızı terk edenler bizim arkadaşımız değildir https://www.haber28.com.tr/elitas-bizim-davamizi-terk-edenler-bizim-arkadasimiz-degildir/ https://www.haber28.com.tr/elitas-bizim-davamizi-terk-edenler-bizim-arkadasimiz-degildir/#respond Sat, 13 Apr 2024 03:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14124 AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Bir siyasi parti düşünün, Afyonkarahisar’da bir belediye başkan adayı; ‘Ben böyle yapmam, şunları belediyeden içeri sokmam’ diyor. İstanbul’dan diğeri; ‘Nasıl olur böyle bir iş, ben herkesi içeri sokarım’ diyor. PKK’nın temsilcisiyle kol kola girmeyi içine sindiriyor” dedi.

Elitaş, açılışlar için geldiği kentte partisinin seçim koordinasyon merkezinde, seçim ortamının yoğun geçtiğini, mağdur olarak ortada gezenlerin çok fazlalaştığını söyledi.

AK Parti olarak belediye başkanlarını yapay zekalardan değil milletin iradesiyle ve yaptırılan anketlerin ardından belirlediklerini aktaran Elitaş, şöyle konuştu:

“Belediye başkanlığı için müracaat edip de aday gösterilmeyen kişilerin başka başka partilere gitmesi maalesef bugünlerde moda olmaya başladı. Nefsi ile hareket edip aday olduğunda ben davanın adamıyım, aday olmadığı anda başka tarafın adamıyım düşüncesiyle hareket edenlerin bizim yanımızda yeri yok. Bugün bizi terk edenler yarın onları da terk eder. Gidenler söylüyormuş; ‘Biz Cumhur İttifakı olarak ortaya çıktık’ diye. Cumhur İttifakı’nın ana omurgası AK Parti ve MHP olarak 2 siyasi partidir. 3 vilayette BBP ile diğer bir parti aday çıkarmayacaklarını deklare ettiler. Onlar başka vilayetlerde adaylarını çıkarttı. Şimdilerde başka adayların ‘Biz de Cumhur İttifakı’nın adaylarıyız, oylarınızı bize verin. Seçildiğimiz zaman AK Parti’nin belediye başkanı, belediye meclis üyesi veya il genel meclis üyesi olacağız’ diyorlarmış. Açık ve net söylüyorum, AK Partili olanlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tercih ettiği kişilerdir. Diğerleri bizim adayımız değildir. Bizim davamızı terk eden arkadaş bizim arkadaşımız değildir. Bizim yolumuzdan başka yola sapan arkadaş bizim arkadaşımız değildir. ‘Biz bunlara kaybettirmek için varız’ diyen insanlar bizim hiç yoldaşımız değildir.”

Siyasi partilerin hedeflerinin ve amaçlarının bulunması gerektiğini vurgulayan Elitaş, “Vatandaşlarımız bu giden arkadaşlarımızın hissiyatlarını ve ihtiraslarını yakın zamanda görecek ve değerlendirecek. Vatandaşlarımız, 31 Mart’taki seçimlerde engin ferasetiyle sandıkta bizi terk edenlere derslerini verecek ve herkesi hizaya getirecek. Hakla batılın ayrılmasını 31 Mart’ta milletimiz ortaya koyacak.” ifadesini kullandı.

Elitaş, AK Parti davasının bayrağını zirveye taşımak için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini belirtti.

Boş durmadan gece gündüz çalışmak gerektiğinin altını çizen Elitaş, şunları kaydetti:

“İnşallah bu yerel seçimleri en iyi şekilde yapacağız. Bir siyasi parti düşünün, Afyonkarahisar’da bir belediye başkan adayı; ‘Ben böyle yapmam, şunları belediyeden içeri sokmam’ diyor. İstanbul’dan diğeri; ‘Nasıl olur böyle bir iş, ben herkesi içeri sokarım’ diyor. PKK’nın temsilcisiyle kol kola girmeyi içine sindiriyor. Yani herkesle kol kola olmayı içine sindiriyor. Bu ülkenin bölünmesi için gayret gösterenlerle kol kola girmeyi içine sindiriyor. Bizim içerisinde olduğumuz muhafazakar kesim ne uğruna olduğunu anlayamadığımız şekilde bizden ayrılanları baş tacı yapıp bir yerlere aday göstermeye çalışıyor. Herkesin aday olma hakkı vardır. Ona bir şey diyemeyiz. Bizden aday olamayınca başka yerlere gidenleri, alanlar düşünsün.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/elitas-bizim-davamizi-terk-edenler-bizim-arkadasimiz-degildir/feed/ 0
Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz Görev Süresini Tamamladı https://www.haber28.com.tr/toroslar-belediye-baskani-atsiz-afsin-yilmaz-gorev-suresini-tamamladi/ https://www.haber28.com.tr/toroslar-belediye-baskani-atsiz-afsin-yilmaz-gorev-suresini-tamamladi/#respond Sun, 07 Apr 2024 08:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13392 Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, 5 yıllık görev süresinin son meclis toplantısında Belediye Meclis üyelerine ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek, “5 yıllık dönemde heyecanla bu şehrin insanlarına hizmet etmeye, gelişmelere uyum sağlamaya ve hızlı refleks göstermeye çalıştık. Güzel çalışmalar yaptık” dedi.

Mersin’in merkez Toroslar Belediyesi, 2019-2024 döneminin son aylık olağan toplantısını Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleştirdi. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapılan Mart Ayı Olağan Toplantısı’nda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantıda söz alan Belediye Meclis Üyeleri, duygu ve düşüncelerini dile getirdi.

“Çevik belediyecilik anlayışını benimsedik”

Başkan Yılmaz, toplantının sonunda yaptığı konuşmada, acısıyla tatlısıyla 5 yılı geride bıraktıklarını belirti. Herkese güzel temennileri için teşekkür eden Yılmaz, şöyle devam etti: “5 yıllık dönemin son meclis toplantısını yapıyoruz. Benim aklımda bu süreden kalan, iz bırakan bir olay yok. Bu konuda bir husumetimiz ve sıkıntımız yok. Bu açıdan ben de sizlere hakkımı helal ediyorum. Hep beraber kararlar aldık. Her olayda ve konuda heyecanla çalıştık. Bu dönemde pandemi ve deprem yaşadık. Hem deprem bölgesine yardımda bulunduk, hem de deprem bölgesinden gelen misafirlerimizi ağırladık. Belediye olarak her zaman hazır olmaya çalıştık. Türkiye’de ilk olarak ‘çevik belediyecilik’ anlayışını benimseyen belediye olduk. Gelişmeleri hızlı anlayan ve algılayan, buna uygun davranan, doğru adımlar atan, popülist politikalardan sıyrılıp olması gerekeni yapan bir yapı olmaya çalıştık. Bu açıdan tüm çalışma arkadaşlarımı teşekkür ediyorum. Kişisel olarak değerlendirildiğinde benim açımdan geliştirici, öğretici, zorlayıcı bir dönemdi. Zorlanmadan gelişme de olmuyor. Kendi adıma çok istifade ettiğim bir dönem oldu.”

“Milliyetçi Hareket Partisi, bizim Partimiz ve bizim hareketimizdir”

Konuşmasında birlik ve beraberliğe de vurgu yapan Yılmaz, “Bu dönemde aday gösterilmedik. Bu konuyla ilgili spekülasyonlar yapıldı. Milliyetçi Hareket Partisi, 1969 yılında Adana Kongresi’nde kuruldu. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin, Milliyetçi Hareket Partisi’ne dönüşmesinde, o salonda babam Mehmet Nihat Yılmaz, CKMP Mersin Gençlik Kolları Başkanı olarak bulunuyordu. 2019 yılında 50 yıl sonra yine o salonda, Toroslar Belediye Başkanı adayı olarak bulunma ve ondan sonra da bu görevi yapma şerefi bana nail oldu. Milliyetçi Hareket Partisi, bizim partimiz ve bizim hareketimizdir. Konuşmalarımızda, dünyadan bahsedip, daha sonra Türkiye’den ve Türkiye’deki dinamiklerden bahsedip kendi durduğumuz yeri tarif ediyorduk. Kendi pozisyonumuza, çıkarımıza göre bu konumlanmayı ve bu tercihi değiştirmek bizim açımızdan şahsiyet meselesidir. O açıdan Milliyetçi Hareket Partili’yiz. ve hareketimize, milletimize, devletimize farklı şekillerde hizmet etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Önce biriz, beraberiz”

Hizmet açısından 5 yıllık süreçte vatandaşlarımızdan güzel geri dönüşler aldıklarını belirten Yılmaz, destek verenlere teşekkür ederek, “AK Parti’nin düzenli olarak yaptığı anketlerde de görülüyor. İnandığımız şeyleri yapmaya çalıştık. Herkese kendisi olduğu için, insan olduğu için, burada bizimle aynı çatıyı paylaştığı için, aynı havayı soluduğumuz için, aynı bayrak altında yaşadığımız için, aynı geleceğe yürüdüğümüz ve aynı kaderi paylaştığımız için saygı duyduk ve saygı duymaya devam edeceğiz. Bu açıdan dostlar kazandık. Önce biriz ve beraberiz. Bir ve beraber olursak, güçlü olursak, bu şehirde huzur ve güven içinde yaşarız. Toroslar Belediyesi çatısı altında hizmet veren, destek veren, hizmete vesile olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Başkan Yılmaz daha sonra meclis üyeleriyle vedalaşarak, hatıra fotoğrafı çektirdi. – MERSİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/toroslar-belediye-baskani-atsiz-afsin-yilmaz-gorev-suresini-tamamladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörle mücadeleyi sınırlarımızın ötesine taşıdık https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-terorle-mucadeleyi-sinirlarimizin-otesine-tasidik/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-terorle-mucadeleyi-sinirlarimizin-otesine-tasidik/#respond Sat, 06 Apr 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13282 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Nerede bir terörist varsa tepelerine biniyoruz. Uzun yıllar çatışmalarla anılan yerde huzur hakim. Bir dönem teröristlerin cirit attığı yerlerde bugün turistler korkusuzca geziyor. Girilemez denilen ne kadar yer varsa hepsini temizledik. Operasyonlarımız aralıksız devam ediyor. Artık terörle mücadeleyi sınırlarımızın ötesine taşıdık. Birilerinin bölücü örgütünün Suriye’de bir teröristan hayali vardı gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla bunları yıktık. Emperyalistlerin tetikçiliğini yapan kiralık katillerin sürülerini er ya da geç bitireceğiz” dedi.

Seçim çalışmaları çerçevesinde Elazığ Cumhuriyet Meydanında yaklaşık 65 bin kişiye seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Elazığ ve tüm ilçelerini selamladı. Erdoğan, “Gönlü Fırat gibi coşkun Elazığ, toprağını erenlerin, evliyaların, şehitlerin beklediği Elazığ. İnsanıyla, toprağıyla, iklimiyle, adıyla, sanıyla aziz olan Elazığ’ı bugün bir kez daha selamlıyorum. Tüm Gakkoşlara selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Bugün Elazığ yine bir başka. Bambaşka, sordum dedim ki meydanda ne kadar Gakkoş var, 65 bin kişi var dediler. Şimdi soruyorum 65 bin Gakkoş’un olduğu yerde Elazığ seçimini kim kazanır, evvel Allah Gakkoşlar kazanır. 31 Mart akşamı AK Parti sandıkları patlatarak geliyor mu buna hazır mıyız. Durmak yok yola devam. Elazığ’a son olarak geçen sene 1 Nisanda gelmiştim, hem deprem konutlarının temelini atmış hem de önceki afet konutlarının kuralarını çekmiştik. Şimdi gene bir Ramazanı şerifin öncesindeyiz. Bu vesile ile 6 şubat ve diğer depremlerde kaybettiklerimize rahmet diliyorum. 11 ay sonra bir kez daha Elazığ’da bulunmanın bahtiyarlığı içindeyim. Elazığ’ı mayıs seçimlerinde milletvekillerine yüzde 56, cumhurbaşkanlığında ise yüzde 62,7 destek verdi. Bu kardeşinize ve cumhur ittifakına sahip çıktığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Herkese bizden orcik, Özgür’e yok” pankartı dikkat çekti

Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanı dolduran vatandaşların yazdığı pankartlardaki yazıları okudu. Erdoğan, “Şurada bir şey yazıyor herkese bizden orcik, Özgür’e yok. Bunları nereden bulup yazıyorsunuz böyle” ifadelerini kullandı.

“Bu milletin evlatlarına asla ihanet edilmez, edilemez”

Konuşmasında terörle mücadele vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin bu milletin evlatlarına ihanet edemeyeceğini söyledi. Erdoğan, “31 Mart’ta bir kez daha sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Buna hazır mıyız? Elazığ’ın 31 Mart’ta yine tarih yazacağına yürekten inanıyorum. Gakkoşlar bizimle yürüdüğü müddetçe kimse bizim önümüzü kesemez. Sizlerden aldığımız güçle ülke ve vatan düşmanlarının inlerine giriyoruz mağaraları dar ediyoruz. Bu milletin evlatlarına asla ihanet edilmez edilemez. Nerede bir terörist varsa tepelerine biniyoruz. Uzun yıllar çatışmalarla anılan yerde huzur hakim. Bir dönem teröristlerin cirit attığı yerlerde bugün turistler korkusuzca geziyor. Girilemez denilen ne kadar yer varsa hepsini temizledik. Operasyonlarımız aralıksız devam ediyor. Artık terörle mücadeleyi sınırlarımızın ötesine taşıdık. Birilerinin bölücü örgütünün Suriye’de bir teröristan hayali vardı gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla bunları yıktık. Emperyalistlerin tetikçiliğini yapan kiralık katillerin sürülerini er ya da geç bitireceğiz. Elazığ terörle mücadelede en çok şehit veren illerimiz arasında yer alıyor. Elazığlı vatan evlatları canları pahasına yıllarca kahramanca mücadele etti. Rabbim hepsinden razı olsun. Türkiye üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade etmediler. Türkiye terörle mücadele konusunda hiç olmadığı kadar kararlıdır. Söz konusu vatanımızın bekası, devletimizin bütünlüğü milletimizin huzur ve emniyeti ise bizim kimseyi gözümüz görmez” şeklinde konuştu.

“İnşallah 2028 yılında KAAN’ı savaş uçağı filomuza dahil etmeye başlıyoruz”

Türkiye yüzyılını inşa emek için çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye yüzyılını inşa etmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Ekonomide savunma sanayide ihracatta üretimde çevre ve şehircilikte sürekli yeni başarılara imza atıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda beşinci nesil savaş uçağımız KAAN semalarda buluştu mu? Yaparsa biz yaparız. Nerede bu CHP nerede diğerleri, inşallah 2028 yılında KAAN’ı savaş uçağı filomuza dahil etmeye başlıyoruz. 6 Şubat’ta yaşadığımız ve Elazığ’ı da etkileyen depremlere rağmen ekonomimiz büyüyor. Milli gelirimiz ilk defa 1 trilyon barajını aştı. İhracatımız düzenli bir şekilde atmaya başladı. Merkez bankamızın döviz rezervlerine herhangi bir sorun yok. Tüm dünya gibi bizim de en büyük sıkıntımız enflasyonun tetiklediği hayat pahalılığıdır. Bugün Avrupasından Amerikasına kadar herkes enflasyonu dizginlemek için çareler arıyor. Bunu kısa sürede yapmak kolay değil. Türkiye olarak enflasyonu tekrar tek haneli oranlara düşürmeye çalışıyoruz. İnşallah biraz daha sabrederek bu hedefimize ulaşacağız. Tüm bunları söylerken elbette her şey süt liman demiyoruz. Çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadığı sıkıntıların hepsini biliyoruz. Adımlarımızı attık atmaya devam ediyoruz. Devletimizin gelirleri arttıkça inşallah daha fazlasını yapacağız. Biz muhalefet gibi hayal taciri değiliz, biz sırf oy uğruna milletimize yalan söyleyemeyiz. Şimdiye kadar hep dürüst olduk. Vatandaşımızla daima gönül diliyle konuştuk. İnşallah el ele verip sorunlarımızı birlikte çözeceğiz. Yeter ki birliğimizi muhafaza edelim. Gerisi Allah’ın izniyle kolaydır. Cumhur ittifakı ve AK Parti olarak tek gayemiz sizlere hizmettir. Ülkemizi büyütmenin şehirlerimizi geliştirmenin derdindeyiz. 30 yıllık belediye tecrübemiz var. İktidardaki 21 yıllık dönemde ülkemize çok güzel eserler kazandırdık. En büyük kalkınma hamleleri ile ülkemizi tanıştırdık. Rakiplerimiz de sürekli bizim yaptıklarımızı karalamanın derdinde oldular. Deprem başta olmak üzere ülkenin onca derdi varken bölücü örgütün güdümünde pazarlık yapıyorlar. Kendi çıkarları dışında rantı bol belediyeleri kapışmak dışında gündemlerinde başka bir şey yok. Biz artık CHP’nin başını çektiği muhalefetle ilgilenmiyoruz. Bizim gündemimizde sadece hizmet var, depremin yaralarını sarmak var. Bizim gündemimizde bölgedeki katliamlara çözüm bulmak var. Eser ve hizmet siyaseti anlayışıyla son 21 yılda Elazığ’a 137 milyarı aşkın yatırım yaptık. 33 bin 796 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 5 bin 619 konutun yapımına devam ediyoruz. Toplam 30 bin 130 konutun yapımına başladık” dedi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-terorle-mucadeleyi-sinirlarimizin-otesine-tasidik/feed/ 0
İmamoğlu: Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı hattının parasını bizim bütçemizden kesecekler https://www.haber28.com.tr/imamoglu-bakirkoy-bahcelievler-kirazli-hattinin-parasini-bizim-butcemizden-kesecekler/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-bakirkoy-bahcelievler-kirazli-hattinin-parasini-bizim-butcemizden-kesecekler/#respond Thu, 04 Apr 2024 08:01:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12971 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu seçim çalışmaları kapsamında Bahçelievler’de Şehit Yarbay Cesur Parkı’nda düzenlenen ‘Halk Buluşması’na katıldı. Miting sonrasında yaşanan bir olay ise dikkatlerden kaçmadı. Seçim otobüsünden inen İmamoğlu’nun yanına yaklaşan bir şahıs “Denetim amiriyim. Sana yapılan sabotajları var, sabotajları var” diyerek kartını uzattı. Kartı alan İmamoğlu, “Seni arayacağım” yanıtını vererek seçim otobüsüne tekrar bindi.

“HATTIN PARASINI BİZİM BÜTÇEMİZDEN KESECEKLER”

Bahçelievler’de düzenlenen Halk Buluşması’na katılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar, Bakırköy, Maltepe ve Bahçelievler’de aday gösterilen 4 kadın adaya özellikle destek istediğini söyleyerek, “Biliyorsunuz, bunun bir bölüm durakları da Bahçelievler’de. Biliyorsunuz değil mi? Ataköy- İkitelli metro hattımız şimdiden İstanbul’umuza hayırlı ve uğurlu olsun. Çobançeşme’de, Doğu Sanayi’de ve İhlas Yuva istasyonlarında sizlere hizmet edecek. Bir başka metro hattı daha var. Uzun yıllardır süren, ama şükürler olsun bitti. Bunu Bakanlık yapıyor. Zamanında Bakanlığın yapmasına karar verilmişti. Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı hattı. Biliyorsunuz değil mi? Şimdi son aldığımız bilgiye göre, 10 Mart’ta açılışını yapıyorlar. Tabii takdir edersiniz ki, beni davet etmeyecekler. Önemli değil. Davet etmeyecekler ama ne yapacaklar biliyor musunuz? O hattın parasını, bizim bütçemizden kesecekler. Çünkü Bakanlığın yaptığı bu hatların, geçmişten bugüne şehrin içindeki metro hatlarının parasını, Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesinden kesiyorlar. Fakat geçmişte, yani biz göreve gelmeden önce, bu hatların ücretleri, oradaki biletlerden elde edilen gelir üzerinden kesiliyordu. Dolayısıyla 15-20 yıla yakın sürede bunun paraları kesiliyordu” ifadelerini kullandı.

“5 BUÇUK MİLYAR LİRAYI BİZİM BÜTÇEMİZDEN 10 AYDA KESECEKLER”

İmamoğlu, “Biz geldikten sonra yapılan metro hatlarının parasını kesme kuralını değiştirdiler. Sabiha Gökçen hattını açtılar, hatırlar mısınız? 1 buçuk sene oluyor. O hattı açtılar. Tam 5 buçuk milyar lirayı bizim bütçemizden ne kadar zamanda kestiler biliyor musunuz? 10 ayda. 10 ayda, 5 buçuk milyar lira. Şimdi bu Bakırköy-Kirazlı hattının iki olayını size hatırlatayım, vicdanınıza koyun, dursun. Bir; bu hattı açıyorlar, teşekkür ederiz, hayırlı olsun. Şehrimize yapılan her iyi yatırım değerli. Ama bunun da parasını bizden, bütçemize zarar verecek şekilde kesecekler. Sanki İBB Kaf Dağı’nın ardında bir belediye ya da Patagonya’da bir belediye. Bu ne devlet adabına uyar, ne insanlığa sığar. Ama bizi yıldırmaya çalışıyorlar, öyle mi? Yahu biz sizi yıldıracağız, yıldıracağız, bıktıracağız kardeşim” dedi.

“HATTI TESLİM ALDIKTAN SONRA TRENLERİN ALIMINA GEÇECEĞİZ”

Bakırköy-Kirazlı hattında kullanılacak trenlerin yapılan ihale gereği Ulaştırma Bakanlığı tarafından alınması gerektiğini söyleyen İmamoğlu, “Bakın hat bitiyor ve bizim arkadaşlarımız defalarca, ‘O hattın trenlerini sizin almanız gerekiyor, protokol bu şekilde’ dememize rağmen, trenlerini almadılar. Şimdi hattı bitirecekler. Olan trenlerle biraz seyrek seferlere başlayacağız. Ama biz mecburen, hattı teslim aldıktan sonra trenlerin alımına geçeceğiz. Sen bakanlıksın, milletin bütçesiyle iş yapıyorsun. Ben, İstanbul Büyükşehir Belediyesiyim. Ben de milletin bütçesiyle iş yapıyorum. Birbirine hasım gibi davranmak. Böyle bir ahlakı, bizim memleketimiz vallahi görmedi, billahi görmedi. Bunların husumeti var ya, bunların husumeti, bu millete her türlü sıkıntıyı verir. Allah korusun bunların husumetinden. Ama ben size söyleyeyim. Vallahi billahi, vız gelir tırıs gider. Biz neleri aşmadık? Bu sorunları da aşarız” diye konuştu.

“SANA YAPILAN SABOTAJLAR VAR”

Bahçelievler mitinginde konuşmasının ardından seçim otobüsünden inen Ekrem İmamoğlu’nun yanına gelerek denetim amiri olduğunu söyleyen bir kişi, kartvizitini İmamoğlu’na vererek ‘Sana yapılan sabotajları var, sabotajları var’ dedi. Buna karşılık kartviziti gösteren Ekrem İmamoğlu, ‘Seni arayacağım’ diyerek seçim otobüsüne tekrar bindi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-bakirkoy-bahcelievler-kirazli-hattinin-parasini-bizim-butcemizden-kesecekler/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı Beyşehir’de Ziyaretlerde Bulundu https://www.haber28.com.tr/milli-egitim-bakani-beysehirde-ziyaretlerde-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/milli-egitim-bakani-beysehirde-ziyaretlerde-bulundu/#respond Wed, 03 Apr 2024 03:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12789 Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir dizi ziyaretlerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanlığının çok büyük bir aile olduğunu belirterek, öğretmenlerin ve yaklaşık 40 milyona yakın öğrenci ve velilerinin sahadaki en büyük destekçileri olduğunu söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir dizi ziyaretler gerçekleştirdi. İlçedeki Ali Akkanat Anadolu Lisesi ve Kubadabad Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret eden Bakan Tekin, öğrencilerle ve öğretmenlerle bir araya gelerek sohbet etti. Bu ziyaretlerinin ardından Pazar yerini ve çarşı merkezindeki esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Bakan Tekin, daha sonra Beyşehir Öğretmenevi Toplantı Salonunda Sivil Toplum Kuruluşlarının başkan ve temsilcileri ile mahalle muhtarlarıyla buluşma programına katıldı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin yaptığı konuşmada, “Seçimler bizim için birer bahane. Anadolu’yu karış karış dolaşmak için Anadolu’nun problemlerini yerinde tespit etmek için Cumhurbaşkanımızın izlediği yolda sorunları yerinde tespit edip yerinde çözmek mantığıyla biz Haziran ayından itibaren Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz. Bugün kısmetimizde Beyşehir var. Mustafa beyin daveti üzerine bugün Beyşehir’deyiz. Belediye başkanımızla beraber toplantılar yapıyoruz, okul ziyaretleri yapıyoruz, belediyelerin okullarımız için yapacağı şeyleri konuşuyoruz. Bizim bakanlık olarak Beyşehir’de eğitim öğretim ihtiyaçları açısından eksiklikleri tespit ediyoruz. Tespit ettiğimiz eksiklikleri gidermek için nasıl davranmamız gerektiğine dair kararlarımızı alıyoruz ve bu şekilde kararlarımızı yerelle istişareli olarak yerinde görerek ve daha sağlıklı olduğuna inandığımız bir süreçte almış oluyoruz. Bugün de Beyşehir’de sabahtan beri 3 tane okulda öğretmenlerimizle sohbet ettik, öğrencilerimizle sohbet ettik. İl ve ilçe milli eğitim müdürümüzün tespit ettiği sorunlar çerçevesinde okullarda eksikleri yerinde gördük. Kararlarımızı alacağız. Öncelikle şunu söyleyeyim; buraya gelirken bize buradaki eğitim öğretim altyapısı ile ilgili olarak en acil problemin Müftü Mahallesindeki 24 derslikli ortaokul olduğunu söylediler. Orada inşallah bugün itibariyle biz süreci başlatıyoruz. Beyşehir’imize hayırlı uğurlu olsun. Onun dışında da gerek okul ziyaretlerimiz esnasında okul bahçelerinde sohbet ettiğimiz gerekse esnaf ziyareti esnasında sokakta karşılaştığımız Beyşehir mahalle muhtarlarının da taleplerini her birisini not ettik. Onları da biz kendi sistemimizde bir analiz edeceğiz ve inşallah onlarla ilgili elimizden geleni yapacağız. Ben hep şunu söylüyorum; Milli Eğitim Bakanlığı çok büyük bir aile. Sadece 20 milyona yakın öğretmenimiz var. 1 milyon 100 binin üzerinde öğretmenimiz var. Yani şöyle söyleyeyim size; sokakta gördüğümüz her 75 kişiden bir tanesi öğretmen. Bu kadar büyük bir aileyiz. Yani 86 milyonluk nüfusun içerisinde böyle bir yapıyız ve yaklaşık olarak 76 bin değişik lokasyonda değişik yerde bizim kurumumuz var. Dolayısıyla bu problemler bu kadar büyük bir ailenin sorunlarını tek başına Milli Eğitim Bakanlığı çözemeyebilir, yetişemeyebilir. Gücümüz yetmeyebilir, gözümüzden kaçabilir. Bu yönden baktığımızda bizim sahada bizimle beraber olan bize destek olan gözlere ve kulaklara ihtiyacımız var. Bizim sahada desteğe ihtiyacımız var ve sahadaki en büyük destekçilerimiz bir; öğretmenler bizim için çok önemli bir destekçi. Eğer biz onların fikirlerini alıp onların fikirleri doğrultusunda bakanlık politikalarımızı revize etmeye çalışıyoruz. İkinci, 18 milyonun üzerinde yani yaklaşık 20 milyona yakın öğrencimiz var ve bu öğrencilerimizin velileri var. Her birisinin bir anne ve babası olduğunu düşünürsek 40 milyon kişi, bunlar bizim ikinci en büyük destekçilerimiz. Biz velilerimizden de çocuklarımızın bizim dışımızdaki alanlarda bizimle geçirdikleri vakitlerin dışında ki vakitlerde bir öğretmen gibi bir eğitimci gibi davranarak onlarla işbirliği yapmalarını istiyoruz. Bize destek olmalarını istiyoruz” ifadelerine yer verdi. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/milli-egitim-bakani-beysehirde-ziyaretlerde-bulundu/feed/ 0
Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının 60. yılında İngiltere Parlamentosu önünde protesto düzenledi https://www.haber28.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/#respond Mon, 01 Apr 2024 05:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12537 İngiltere Parlamentosu önünde toplanan Kıbrıs Türkleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Kıbrıs’a barış gücü gönderilmesini içeren 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararın 60. yılında protesto düzenledi.

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (BTCA) ile “Ambargolu (Embargoed)” adlı sivil toplum örgütünün öncülüğünde İngiltere Parlamentosu önündeki meydanda bir araya gelen Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 1964’te aldığı kararının 60. yılında söz konusu kararın iptalini talep etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayraklarının yanı sıra “Barış gücü değil, işgalci”, “İngiltere Kıbrıs’ta yanıldı”, “BMGK’nin 60 yıllık kararı yetti artık” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, yüzlerinde de “ambargolu” yazılı maskeler kullandı.

Protestoya katılan İngiltere’deki Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının, KKTC’nin izolasyonuna yol açtığını belirterek, söz konusu kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir”

Protestoya katılan BTCA Başkanı Kenan Yaman, basına yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’a intikal ettiğini hatırlattı.

Yaman, “Bunların maksadı; sözde bizi, Kıbrıs Türkünü korumaktı ancak o günden bugüne bu kararla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir.” dedi.

Rum tarafının, söz konusu BM kararını gerekçe göstererek Kıbrıs Türklerine haklarını elinden aldığını ve KKTC’ye ambargoların uygulandığını belirten Yaman, şunları söyledi:

“Biz bugün bu kararı protesto etmek için buradayız. İngiltere’nin kaleme aldığı bu kararın değiştirilmesini ya da geri çekilmesini istiyoruz çünkü Kıbrıs’ın, buradaki sorunun temel taşı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. Bunu kullanarak şu anda Kıbrıs’ın çıkmaz durumda olduğu açıktır. Biz bunun düzeltilmesini istiyoruz.”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin, Ada’da iki devletli çözümden yana olduğunu dile getirerek, “Artık bizim haklarımızı iade etmeleri şarttır. Başka türlü Kıbrıs meselesi hiçbir şekilde ve durumda halledilemez.” diye konuştu.

-“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin gasbedilen haklarından birinin de KKTC’nin dünyadan izole edilmesi olduğuna dikkati çekerek, bu izolasyona son verilmesi amacıyla KKTC’ye direk uçuşların başlatılması gerektiğini belirtti.

“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyen Yaman, şunları kaydetti:

“Ben buradan, İngiltere’den mektup yazıp direk Kıbrıs’a gönderemem. Bu benim insan haklarımın ihlali değil mi? Direk Türkiye’ye gidecek. Türkiye’de bir adres vereceğim ve oradan Kıbrıs’a gidecek. Bu aylar alır, hatta yolda kaybolur. Bizim buradaki yaşlılarımız, genç çocuklarımız, hamilelerimiz buradan direk Kıbrıs’a uçamaz. İlla ki Türkiye’den gitmesi lazım. Türkiye’de inecek, güvenlikten geçecek ve tekrar uçağa binecek, ondan sonra Kıbrıs’a varacak. Bu bizim haklarımızın ihlali değil mi? Biz istediğimiz zaman memleketimize direk gidemez miyiz? Bu yanlışlık düzeltilmelidir.”

Yaman, ambargo nedeniyle KKTC ile doğrudan ticaret yapılamadığına işaret ederek, “Buradan oraya direk bir şey gönderemiyoruz. İhracat, ithalat yapılmaz. Bütün bunlar 186 sayılı karardan ötürüdür. En temel sorunumuz; bu karardır, bu karara itiraz ediyoruz. 60 sene oldu. Bu karar kalkmalı ve haklarımız bize iade edilmelidir.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kibris-turkleri-bmgknin-186-sayili-kararinin-60-yilinda-ingiltere-parlamentosu-onunde-protesto-duzenledi/feed/ 0
Türkiye’nin Tek Sabit Arenalı Espor Merkezi Açıldı https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/#respond Mon, 01 Apr 2024 02:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12493 Talas Belediyesi tarafından yapılan Türkiye’nin tek sabit arenalı e spor merkezi olan ‘Espor ve İnovasyon Merkezi’ açıldı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Yenilikçi fikirleri çocukların ortaya koyabilecekleri ortamlar oluşturacağız” dedi.

Kiçiköy Mahallesi’nde yapılan açılışa, Talas Kaymakamı Yaşar Dönmez, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, siyasi parti ilçe başkanları, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, “Espor Arena ve İnovasyon Merkezi’ni açarken, biraz daha farklı bir teknolojik olaya şahit olmanın ve onun kıvılcımını çakmanın heyecanı ile buradayız. Bizim çocukluğumuzda ve talebeliğimizde hocalarımız bize vasiyet ederken, ‘büyük balık, küçük balığı yutar’ derlerdi. Şimdi o değişti. ‘Hızlı balık yavaş balığı yutuyor.’ Bilgiye kim daha çabuk gidiyor, bilgiye ne kadar çabuk ulaşılıyor ve o bilgi hayatımızı kolaylaştırmakta ne kadar çabuk kullanılıyorsa o kadar güçlü oluyoruz. Küresel güçlerin üzerimize gelmesiyle savaşlardan ve bazı zorluklardan gözümüzü açamadık. Ancak son yıllarda biliyoruz ki birçok bilim insanımızla ortaya çıktık. Bizim insanımızın dehası ve zekası diğer dünya milletlerinin insanlarının zekasında aşağı değil. Hatta çok fazla. Ancak teknolojiyle birlikte bu gençlerimizi, çocuklarımızı bu sahalarda ya da başka sahalarda değerlendirmek üzere mekanlara ihtiyaç vardı. Elektronik spor, online oyunlar üzerine kurulu bir spor dalı. Ancak sadece spor değil, aynı zamanda bir zekayı geliştirme uğraşısı” şeklinde konuştu.

Çocukların yenilikçi fikirlerini ortaya koyabileceği yerler oluşturacaklarını dile getiren Yalçın, “Dünyanın dört bir yanında insanlar bilgisayarlarının başında oturuyorlar. İnternet aracılığıyla online sistemle birbirleriyle maç yapıyorlar. Şu anda bizim buradaki kurmuş olduğumuz bu mekan içerisinde bizimde Kayseri’de ilk, Türkiye’de de tek kadınlardan ve erkeklerden kurmuş olduğumuz espor takımımız lisanslıdır. Lisanlı 150 tane takım burada oturup, karşılıklı oyunlar oynayıp, dünya çapında müsabakalara katılıyorlar. Biz burada ev sahipliği yapıyoruz. Espor turnuvaları milyonlarca dolarlara varan gelirler elde eden bir spor. Gençlerimiz bunu yaptığı zaman bizde bunu gördükçe daha büyük bir etkinlik olarak Türkiye’de ve dünyadaki etkinlik büyüklüğünü görmüş olacağız. Bizim burada organize edilen resmi ve özel turnuvaların sayısını da her geçen gün artıracağız. Bir sonraki aşamada da kısmet olursa inovasyonumuzu yani yenilikçi fikirleri çocukların ortaya koyabilecekleri ortamlar oluşturacağız. Madde bağımlılığı gibi dijital bağımlılıkta günümüzün bir çıkmazı. Bunun karşısında durmak, çocukların elinden bilgisayar veya tableti almak çözüm değil. Onları o zekasını ve yeteneğini doğru yöne yönlendirmek icap ediyor” ifadelerini kullandı.

Kaymakam Yaşar Dönmez de, “Zaman geçtikçe çağ değişiyor. Teknoloji gelişiyor. Toplum değişiyor ve spor gelişiyor. Bizim de gelişmemiz gerekiyor. Tabi ki gençlerimizin bu gelişime hızlı bir şekilde adapte olmaları ve kendilerini de aynı ölçüde geliştirmeleri gerekiyor ki dünyanın diğer ülkeleriyle diğer toplumlarıyla entegre olalım. Onların gerisinde kalmayalım. Onları geçelim” diye konuştu.

Espor ve İnovasyon Merkezi edilen duanın ardından kurdelenin kesilmesiyle açıldı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-tek-sabit-arenali-espor-merkezi-acildi/feed/ 0
Erkan Baş: “Çankaya Gibi Birçok Yerde de Bir Muhalefet Tembelliği Başladı. https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-cankaya-gibi-bircok-yerde-de-bir-muhalefet-tembelligi-basladi/ https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-cankaya-gibi-bircok-yerde-de-bir-muhalefet-tembelligi-basladi/#respond Sun, 31 Mar 2024 02:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12356

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “31 Mart’tan 1 Nisan’a bir umut taşıyacaksak eğer emekçi mahallelerinde yeni bir alternatifin doğuşuna işaret ediyoruz. Muhalefetin de değişmesi lazım dedik ya, nasıl AKP-MHP ‘Buralar bizim kalemiz’ diye düşünüyorsa, Çankaya gibi birçok yerde de bir muhalefet tembelliği başladı. ‘Buranın onurlu insanları nasılsa bunlara oy vermez, o zaman buraya ceketimizi asar kazanırız’ diye düşünüyorlar. Biz bu seçimde o ceketleri gardıroplara asmaya geldik” dedi.

TİP, Ankara Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda halk buluşması düzenledi. Buluşmaya; TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci katıldı.

TİP’in Çankaya Belediye Başkan Adayı İrfan Değirmenci, şöyle konuştu:

“Bugün 3 Mart. 1924’te halifeliğin kaldırıldığı gün. Laiklik, TİP’in kırmızı çizgisi. Laikliği savunmak üzere, ‘Tek adamın karar verdiği yerde hiçbir şey olmaz, gül bitmez, ağaç dikseniz o yeşermez, tek adam karar vermeyecek, hep birlikte karar vereceğiz’ diye yola çıktık, bundan 100 yıl önce. İktidarı tek adam rejimi üzerinden eleştirirken Çankayalılara 25 aday adayının arasından, başvuruda bulunan aday adaylarından bir tanesini seçmeden ‘Budur işte bizim adayımız’ diyerek bir adayı dayatmak da eleştirdiğin şeye dönüşmek. Kusura bakmasınlar. Seçeneksiz değiliz. Kendimizi yönetmeye talibiz. Çankaya, Türkiye’nin en büyük bütçesine sahip belediyelerinden. Bu bütçeyi nereye harcayacağımızı da kendimiz karar veririz, beş kuruşunun da peşine düşeriz, demek için yola çıktık. Önümüzde 28-29 günümüz var, herkesten çok çalışacağız. Herkese çok güzel bir yanıt vereceğiz.”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş da, şunları söyledi:

“BİZİM BİR TANE GÜZEL MEMLEKETİMİZ VAR”

“Bu seçim, bundan 30 yıl sonra tarihe yazıldığında Türkiye İşçi Partisi’ni çıkartın bu seçimden, bu seçim Türkiye tarihinin en heyecansız seçimi olarak tarihe geçer. 14 Mayıs-28 Mayıs seçimlerinde bir kurtuluş umudu yeşerdi, tabii o büyük heyecan hedefine ulaşmayınca üzüldük, kırıldık, öfkelendik, gücendik, hak etmediğimizi, bu ülkenin bunu hak etmediğini düşündük. Nihayetinde bizim başka gidecek yerimiz yok, bizim bir tane güzel memleketimiz var. Bizleri birleştiren şey, bu memleketi bu yobazlara, bu faşiştlere teslim etmemek konusunda inat edenleriz. Mücadelede kararlı olanlarız.

“BİZ BU SEÇİMLERDE ‘DEĞİŞMEK ŞART’ DİYORUZ”

Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç beklemek bize uygun bir şey değil. Biz bu seçimlerde ‘Değişmek şart’ diyoruz. Herkes karşısındakinin değişmesini bekliyor, biz ise değişimi kendimizden başlatmaya karar verdik. Muhalefetin bir bütün olarak değişmesi lazım dedik. Sadece seçim günü gidip oy kullanarak, bu iktidardan kurtulmayı beklemek hayaldir. Eline devletin tüm olanaklarını geçirmiş, tarikatların desteğini arkasına almış, büyük sermayenin tam boy desteklediği, uluslararası güçlerin de arkasında tam boy durduğu AKP’yi yenmeyi gerçekten istiyorsak, ‘Oyumu atar hiçbir şeye de karışmam’ diyerek bu iktidarı yenmek mümkün değildir. ‘Birisi gelsin de bizi bu iktidardan kurtarsın’ diyen hayal kurar. Bizi bizlerden başka hiç kimse kurtaramaz.

“EKSİK YAPIYORUZ. BİZ DEĞİŞMEDEN, MUHALEFET DEĞİŞMEDEN BU MEMLEKETİN DEĞİŞMESİNİ BEKLİYORUZ”

Öyle kolay yoldan bu kadar yıldır bu ülkenin tepesine çökmüş bir karanlıktan kurtulmak kolay değildir. Bunu Çankaya’da özellikle söyledim çünkü burada AKP’den MHP’den bu Cumhur İttifakı’ndan bu faşist iktidardan kurtulma iradesinin çok güçlü olduğunu biliyorum. Buna rağmen, ‘Neden kurtulamıyoruz’ sorusuna doğru yanıt vermemiz lazım. Eksik yapıyoruz. Birilerinin gelip bizi kurtarmasını bekliyoruz. Biz değişmeden, muhalefetin bütünü değişmeden, bu memleketin değişmesini bekliyoruz.

“BİZİM ALACAĞIMIZ OYLA MUHALEFET KAYBEDECEKSE ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUĞU YERİNE GETİRDİK”

Ülkenin içinde bulunduğu durumun bir numaralı sorumlusu Saray iktidarıdır, Recep Tayyip Erdoğan’dır, AKP’dir, Cumhur İttifakı’dır. Dolayısıyla bir seçime gidiyorsak, önümüzdeki ilk hedef AKP’nin ve MHP’nin geriletilmesidir. Halka ait olan ama kendilerinin gasp ettiği tüm alanlardan sökülüp atılmaları için mücadele edeceğiz. Bizim üzerimize düşen sorumluluğu harfiyen yerine getirdiğimizi söyleyebilirim. Türkiye’de binin üzerinde il, ilçe, beldede seçim yapılacak, biz bunların 200-250 tanesinde belediye başkan adayı göstermedik. Kazanabileceğimize inanmıyorsak, bizim alacağımız oyla muhalefet kaybedecekse, iktidar koltuğunu korumaya devam edecekse, Türkiye İşçi Partisi olarak ‘Önce ülkemizin, önce memleketimizin çıkarları, önce halkımızın çıkarları’ diyerek üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmekten hiçbir yerde tereddüt etmedik.

“EN GÜÇLÜ OLDUKLARI YERDE BİLE İKTİDARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

Biz iktidarın elindeki mevzilerin geri alınması konusunda sorumlu davranıyoruz. Muhalefetin yeni mevziler kazanması konusunda sorumlu davranıyoruz. Ama bu statükoya da teslim olmuyoruz. ‘Burası zaten AKP’nin, burası zaten MHP’nindir’ diye düşünülen her yerde Türkiye İşçi Partisi aday çıkarıyor. Orada emekçileri, yoksulları, halkı, bu AKP-MHP faşizminin eline terk etmemek, o tarikatların, cemaatlerin insafına terk etmemek; halkın kendisini yalnız ve çaresiz hissedip, o tarikatlere, cemaatlere, o faşist partilere boyun eğmesine engel olmak için kazanıp kazanamayacağımızdan bağımsız olarak en güçlü biçimde mücadele ediyoruz. Belki oralarda bu seçimi kazanamayacağız ama emekçilerin gönlünü kazanacağız. Belki orada bu seçimi kazanamayacağız ama o emekçilerin hapsedildiği o duvarlarda çatlaklar yaratacağız ve oralara aydınlığın girmesi için mücadele edeceğiz. Bunu devrimci bir görev olarak görüyoruz. En güçlü oldukları yerlerde bile bu iktidara boyun eğmeyeceğimizi ifade etmek istiyoruz.

“GEBZE BELEDİYE BAŞKANI 5 YIL ÇALIŞMADIĞI KADAR, BU 1 AYDA ÇALIŞACAK”

Gebze’de seçim şöyleydi: Biz aday olana kadar AKP dünyanın en rahat seçimine gidiyordu. AKP’li belediye başkanı daha sokağa çıkmamıştı. Soranlara, ‘O evden çalışıyor’ diyorlardı. Gebze’deki adaylığımız gündem olmadan önce yerel seçimde, işçi sınıfının durumuna ilişkin tek bir laf edilebiliyor muydu? Gebze halkı durumdan çok memnun, belediye başkanı 5 yıl çalışmadığı kadar, bir ayda çalışacak. Yine orayı alamayacaklar ama biraz ter dökmeyi öğrensinler.

“BİZ BU SEÇİMDE O CEKETLERİ GARDIROPLARA ASMAYA GELDİK”

Belki dışarıdan basit gibi gözüküyor ama böylesi bir yerde adaylık iddiası ortaya koymak bile Türkiye siyasetinde dengeleri değiştiriyor. İşçi sınıfının hali, yaşadıkları konuşulmaya başladı. 31 Mart’tan 1 Nisan’a bir umut taşıyacaksak eğer emekçi mahallelerinde yeni bir alternatifin doğuşuna işaret ediyoruz. Muhalefetin de değişmesi lazım dedik ya, nasıl AKP-MHP ‘Buralar bizim kalemiz’ diye düşünüyorsa, Çankaya gibi birçok yerde de bir muhalefet tembelliği başladı. ‘Buranın onurlu insanları nasılsa bunlara oy vermez, o zaman buraya ceketimizi asar kazanırız’ diye düşünüyorlar. Biz bu seçimde o ceketleri gardıroplara asmaya geldik.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erkan-bas-cankaya-gibi-bircok-yerde-de-bir-muhalefet-tembelligi-basladi/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu: “İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-icimizden-sarkili-turkulu-muzikli-secim-kampanyalari-yapmak-gelmiyor/ https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-icimizden-sarkili-turkulu-muzikli-secim-kampanyalari-yapmak-gelmiyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 05:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12238 HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu: “İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor”

ISPARTA – Yerel seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya gelen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze’de yaşanan soykırıma dikkat çekerek, “Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

Hür Dava Partisi Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya geldi. Isparta’da bir işletmede basın mensupları ile bir araya gelen Yapıcıoğlu açıklamalarda bulundu.

“İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor”

Şu anda ülke gündeminin yoğunluğunun seçim çalışmaları çerçevesinde ilerlediğini söyleyen Yapıcıoğlu, konuşmasında 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de yaşanan zulme dikkat çekerek, “Gazze’de çok ciddi bir zulüm yaşanıyor. Bir soykırım yaşanıyor. Maalesef aradan geçen 5 aya rağmen ayağa kalkanlar, buna itiraz edenler, bir şeyler yapmaya çalışan insanlar bu zulmü durduramadı. Uluslararası hukuk devreye girdi. Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla siyonist işgalciler hakkında dava açıldı. Fakat bu da durduramadı onları. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı itibariyle oradan acil insani ateşkes kararı bile çıkarılamıyor. Amerika tek başına bütün karar tasarılarını veto ediyor. Bu nedenle biz böyle coşkulu bir seçim kampanyası yapmadık, yapamadık. Eğer bu zulüm devam ederse bundan sonra da seçim gününe kadar da daha önceki dönemlerde alışıldık bir seçim kampanyası yapmak doğrusu bizim içimizden gelmiyor. Seçim dolayısıyla Türkiye’yi dolaşıyoruz. Adaylarımızı çıkardık. Biz de vatandaşın desteğine talibiz ve önümüzdeki dönem için şehirlerin HÜDAPAR belediyeciliğiyle tanışması için çalışmalarımızı yapıyoruz. Lakin dediğim gibi Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

“2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı”

Konuşmasının devamında Gazze için yapılanların yetersiz olduğunu söyleyen Yapıcıoğlu, “Bu Aksa Tufanı ismiyle başlayan 7 Ekim operasyonundan sonra aslında bazı uluslararası ilişkiler uzmanları hocalarının da dediği gibi gerçekte uluslararası hukuki bir şeyin olmadığı gerçeği de açığa çıktı. ve aynı zamanda Filistin’, Mescid-i Aksa’yı, Gazze’yi kendisine dert edinen insanların zaaflarının ne olduğu da ortaya çıktı. 2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı. Biz şunu söylüyoruz. Diyoruz ki oradaki zulmün durması için bugüne kadar kim ne yapmışsa biz hepsini değerli görüyoruz. Gayemiz kimseyi zor durumda bırakmak ya da kimsenin niyetini sorgulamak değildir. Ama şunun da bilmesi gerektiğini söylüyoruz. Kendimizi de dahil ederek diyoruz ki bugüne kadar oradaki zulmün durması için harekete geçen bir şeyler yapmaya çalışan kim varsa bütün bu yaptıklarının yetersiz olduğunu görüyoruz. Daha fazla bir şeyler yapılması gerektiğini söylüyoruz. Israrla ve tekrarla biz bunu söylemeye devam edeceğiz. Eğer yapılanlar yeterli olsaydı bu durum durmuş olurdu. Yapılanlar yetersiz ki halen devam ediyor. Öyleyse herkes bugüne kadar yaptıklarımız üzerine ne ilave edebilir daha fazla ne yapabilirimi düşünmeli ve belki de bu konuda ortak akıl ile bu zulmü durdurmanın yeni yollarını aramalıyız. Bizim kanaatimize göre oradaki siyonistlerin, oradaki işgalcilerin, bu kadar pervasız, bu kadar vahşi, bu kadar umursamaz bir şekilde dünyanın gözünün içine baka baka kameraların önünde, canlı yayında bu zulümleri yapabilmelerinin asıl sebebi ellerinde bulundurdukları teknolojik ya da ekonomik güç değildir. Süper güçleri arkalarına almaları da değildir. Asıl sebep bizlerin yani İslam dünyasının ya da gayrimüslim de olsa, insanlıktan yana, adaletten yana, tavır koyan insanların yeterince bir araya gelememeleri, bir birlik oluşturamamaları, güçlerini bir şekilde toplayamamalarıdır” dedi. Bu zulüm durmadığı taktirde Türkiye’nin de etkilenebileceğini söyleyen Yapıcıoğlu, “Bizim bu dağınıklığımız bizim saçma sapan ufak tefek sebeplerle enerjimizi ve mesaimizi birbirimizin kullanmamız sebebiyle bütün dünyada bir zulüm almış başını gidiyor. ve eğer bu zulmü durduramazsak bu zulüm Filistin’le sınırlı kalmayacak. Yavaş yavaş genişleyerek belki Allah korusun bizi de içine alacak bir ateş gibi etrafı kasıp kavuracak. Öyleyse bütün insanlığa, insanlıktan istifa etmemiş herkese çağrımızdır. Bu zulmü bir an önce durdurun. Hiçbir şey yapamıyorsanız oradaki kardeşlerinizin acil ihtiyacı olan gıdayı, suyu, ilacı, yakıtı, enerjiyi onlara göndermenin bir yolunu bulunuz” şeklinde konuştu.

“Bu yarışta biz de varız”

Konuşmasında 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere değinen Yapıcıoğlu, “Malumlarınız olduğu 2023 seçimlerinde de Cumhur İttifakı çatısı altında yine milletvekili seçimlerine katıldık ve ilk defa parlamentoda temsil imkanı elde ettik. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde de seksen bir vilayetin tamamında kendi adaylarımızla, kendi parti logomuzla seçimlere katılacağız. Isparta’da da ilk defa seçime giriyoruz. Isparta’da hem il genel meclisi adaylarımız bütün ilçelerimizde merkezde ve ilçelerimizde yine belediye başkan adaylarımız var. Bu yarışta biz de varız. İnşallah biz diyoruz ki bizim meselelere yaklaşımımız insanı merkeze alan ve adaleti inceleyen, adaleti gerçekleştiren hedefi olarak ilan eden bir siyasi anlayışla memleketimize hizmet etmeye çalışıyoruz” dedi.

“Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil”

Seçim çalışmaları çerçevesinde siyasi parti temsilcilerine ve vatandaşlara çağrıda bulunan Zekeriya Yapıcıoğlu siyasi parti temsilcilerini kullandıkları üslup konusunda uyardı. Yapıcıoğlu, “Bu manada seçim çalışmalarına girdikten sonra bazı siyasi partilerin bazı şahsiyetlerin, bazı kişilerin kullanmış oldukları dille ilgili de şu çağrıda bulunuyoruz. Önümüzde bir seçim var. Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil. Diğer bütün siyasi partiler bizim siyasi rakiplerimizdir. Hiçbirisi bizim düşmanımız değil. Siyasi partiler birbirinin düşmanı değildir. Öyleyse herkes kullanacağı dile de dikkat etsin. Milleti, vatandaşı tahrik edici üsluptan herkes imtina etsin. Kendi tabanını konsolide edebilmek için, oyların üç beş artırabilmek için, vatandaşı birbirine karşı tahrik eden ya da bir kısmını diğer bir kısmının düşmanıymış gibi gösterenler memlekete iyilik yapmıyorlar. Vatandaşlara da çağrımız şudur. Bu provokasyonlara gelmeyin. Seçimler bittikten sonra sizler birbirinizin komşusu, birbirinizin akrabası, birbirinizin iş arkadaşı, aynı iş yerinde çalışan kişiler olmaya devam edeceksiniz. Belki şehir içinde aynı toplu taşıma aracını kullanacaksınız. Belki aynı okulda öğrenci olacaksınız, belki aynı iş yerinde iş arkadaşı olarak hayatımıza devam edeceksiniz. Dolayısıyla bu provokasyonlara vatandaşlarımızın gelmemesini, bunun bir seçim olduğunu, daha önce de seçimler yapıldığını seçimden sonra da kim kazanırsa kazansın, hayatının devam edeceğini buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Seçim sonuçlarının şimdiden memleketimize, milletimize hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-zekeriya-yapicioglu-icimizden-sarkili-turkulu-muzikli-secim-kampanyalari-yapmak-gelmiyor/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, İstanbul’da Vatandaşlarla Buluştu https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-vatandaslarla-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-vatandaslarla-bulustu/#respond Sat, 30 Mar 2024 04:12:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12221 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Yarı zamanlı belediyecilik yapan, arada sırada belediyeye uğrayan başkan, dün çıkmış bizim Rabia işaretimiz için bir parmak eksilterek el mi sallanır demiş. Bu yetmezmiş gibi tüm AK Parti’mizin seçmeniyle dalga geçip Allah size akıl fikir versin demiş. Kibre bakar mısınız, bu nasıl bir kibirdir? Kibri aklının önüne geçmiş. Bizim işaretimizle dalga geçiyor” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Eyüpsultan’da düzenlenen Doğu ve Güneydoğu İstişare Toplantısı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Eski Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, AK Parti Eyüpsultan Muhammet Vanlıoğlu, Bitlis Konfederasyonu ve Doğu Güneydoğu Üst Çatı Platformu Başkanı Selim Korkmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Vakfı Başkanı Hüsamettin Korkutata, AK Parti Genel Merkez Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Veysel Ayhan, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program protokol konuşmalarıyla devam etti. Kurum’a konuşması sırasında vatandaşlar alkışlarla eşlik etti. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış, “Belediye başkanları her şeyi vadedebilirler ama samimiyet vadetmek herkesin harcı değil. İBB başkan adayımızın en büyük vaadi samimiyeti ve güzel kalbidir. O daha önceki görevlerinde olduğu gibi şimdi de sahicilikten hiç ödün vermedi” dedi.

“Milletimizle el ele verip Doğu’nun ve Güneydoğu’nun yarınları için çalıştık”

Programda konuşan AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum “Biz İstanbul’a bakınca güçlü bir devletin izlerini, aynı medeniyetin evlatlarının kenetlenmiş ruhunu görürüz. Öyle ki İstanbul’un bir yanı Erzurum’dur, Erzincan’dır. Kars’tır, Van’dır, Bitlis’tir! İstanbul’un diğer yanı Muş’tur, Bingöl’dür, Bitlis’tir, Ağrı’dır, Elazığ’dır, Hakkari’dir, Tunceli’dir. İstanbul’dan bakınca Bitlis’in beş minaresini, Erzurum’un Çifte Minareli Medresesi’ni, Van Gölü’nün eşsiz maviliğini, Muş’un uçsuz bucaksız ovalarını, Bingöl’ün karlı yaylarını görürsünüz. Sizlere bakınca Türkiye’nin özetini görüyorum. Bu tür buluşmalarda milletimizin her ferdiyle, ülkemizin her yöresinden insanımızla muazzam gönül köprüleri kurduğunuzu görüyorum. 81 ilimizde yaptığımız hizmetlerle, kazandırdığımız nice eserlerle milletimizin teveccühüne mazhar olmuşuz. İnanın, milletimizin yüzündeki tebessüm bizim için şereflerin en büyüdüğüdür. 81 ilimize 550’den fazla ziyaret gerçekleştirdim. Doğu’da, Güneydoğu’da ayak basmadık tek bir il, tek bir ilçe, tek bir mahalle bırakmadık. Her zaman en büyük gayemiz sizlere hizmet etmek oldu. Milletimizle el ele verip Doğu’nun ve Güneydoğu’nun yarınları için çalıştık. Gittiğimiz her yerde iz bıraktık. Çünkü biz bu ülkenin her bir karışına sevdalıyız. Bu milletin her bir ferdini kendi kardeşimiz gibi seviyoruz. Bizim gecemiz gündüzümüz hep milletimiz oldu” dedi.

“Bizim işaretimizle dalga geçiyor”

Ekrem İmamoğlu’nun AK Parti’nin Rabia işareti ile dalga geçmesine tepki gösteren Kurum, “Bugün derdiyle dertlendiğimiz bu aziz İstanbul’umuz iş bilmez ellerde, beceriksiz bir yönetim altında çok zaman kaybetmiştir. İstanbul’un 5 yılı ziyan edilmiş, heba edilmiştir. Bu koca 5 yıl sadece reklamla, algıyla ve polemikle geçmiştir. İsrafı bitirdik deyip o boy boy dizdikleri arabaların ili katını hizmet aracı olarak kullandıklarını görüyoruz. İsrafı bitirdik deyip tabelalara 175 milyon reklam bütçesi ayırdıklarını görüyoruz. İsrafı dibine kadar yaptıkları ve 550 milyon harcadıkları o konserleri görüyoruz. Yarı zamanlı belediyecilik yapan, arada sırada belediyeye uğrayan başkan, dün çıkmış bizim Rabia işaretimiz için bir parmak eksilterek el mi sallanır demiş. Bu yetmezmiş gibi tüm AK Parti’mizin seçmeniyle dalga geçip Allah size akıl fikir versin demiş. Kibre bakar mısınız, bu nasıl bir kibirdir? Kibri aklının önüne geçmiş. Bizim işaretimizle dalga geçiyor. Bu işarette tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek vatan var. Bunun neyinden rahatsız oldun? Sen bizim birliğimizden, beraberliğimizden mi rahatsız oldun? Sen git o yabancı büyükelçilerle masada olmaya devam et. Biz sen istesen de istemesen de 22 yıldır olduğu gibi milletimizde el ele kol kola yürümeye devam edeceğiz. Sen git 5 yıldır olduğu gibi yol yürüdüğün genel başkanını, il başkanını arkasından hançerlemeye devam et. Sen yine git o İstanbul’un kaynaklarını İstanbul’a değil kendi emellerin için çarçur et. 31 Mart’ta bu millet senin o eş genel başkanını da seni de süresiz tatile yollayacak” şeklinde konuştu.

“Bunların millete zerre kadar şefkati yok”

Bu seçimin iki zihniyet arasında gerçekleşeceğini belirten Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul’umuzu önümüzdeki yerel seçimde emin ellere teslim etmek yeniden şahlandırmak için çok önemli bir fırsat var. Bu yerel seçimde hizmetler yarışacak. Bu yerel seçimde eserler yarışacak. İşte milletimiz bu farkı görüyor çünkü değerli kardeşlerim her şey ayan beyan ortadadır İşte milletimiz bu farkı görüyor. Çünkü her şey ayan beyan ortadadır. Bugün seçimde iki taraf var. Bir tarafta afet anında tatil beldelerinde gezenler, diğer tarafta Fikirtepe’de, Esenler’de, Bağcılar’da, Kartal’da 75 bin yeni yuvayı inşa etmek için çalışanlar var. Bugün bir tarafta kendi geleceği için İstanbul’u kaderine terk edenler, diğer tarafta Kartal Orhantepe’de, Üsküdar’da, Beykoz’da şantiyelerde çalışanlar var. Bugün bir yanda Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne bile karşı çıkanlar ve Ayasofya müze olsun diyenler, diğer yanda Havalimanı’nı, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni yapanlar var. Bunların millete zerre kadar şefkati yok, sadakati yok. İşte bu seçim iki zihniyet arasında gerçekleşecek. Bu seçimde ya sağlıksız binalarda deprem korkusuyla beklemeyi, ya da kentsel dönüşümle huzur içinde yaşamayı seçeceğiz. Bu seçimde ya 5 yılda 5 bin konut bile dönüştüremeyenleri ya da asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun inşasını başlatanları seçeceğiz. Bu seçimde ya milletin kaynaklarını çarçur edenleri ya da bizim gibi İstanbul’a her alanda 350 milyar yatırım yapanları seçeceğiz. ya İstanbul’un bütçesini kendi için harcayanları, ya da İstanbul’un kaynaklarını İstanbul için harcayanları seçeceğiz. Ben inanıyorum ki İstanbullular 5 yıldır çektikleri çileyi göz önünde bulundurarak, hizmetin ve eserin adresi olan AK Parti’mizi ve Cumhur İttifakı’mızı 31 Mart’ta rekor bir oyla seçecektir.”

“İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirip güzelleştireceğiz”

“Biz hep millet için yapan, millet için üreten tarafta olacağız” diyen İBB Başkan Adayı Kurum, “Bizim bu şehre dair rüyalarımızı, hayallerimizi, hedeflerimizi paylaşıyoruz. Derdi olmayanlar bizi anlayamazlar. Çünkü dert insanı yollara düşürür. İşte biz bu dertle milletimizin zor anında nasıl yanında olduysak 31 Mart’tan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Bizi arayanlar algıda, reklamda bulamayacaklar. Bizi arayanlar milletin yuvalarını yaparken bulacaklar. Bizi arayanlar yerin üstünde konutlarımızı yaparken, yerin altında metro şantiyelerinde çalışırken bulacaklar. Bizi arayanlar İstanbul’un 39 ilçesinde millet bahçeleri yaparken bulacaklar. Biz hiçbir zaman kirli pazarlıkların, iftiraların, dedikodular arkasında bulamayacaklar. Biz hep millet için yapan, millet için üreten tarafta olacağız. Biz hiçbir zaman sözünü yiyenlerin tarafında olmayacağız. Biz hep sözünü tutanların tarafında olacağız. Dün nasıl 81 ilimize ve İstanbul’umuza hizmet ettiysek aynı anlayışla çalışıp 1 Nisan’dan sonra da bu şehre hizmet etmeye devam edeceğiz. İstanbul’umuzu hep birlikte değiştirip güzelleştireceğiz” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: Gazze’deki soykırım devam ederse seçim kampanyası yapmak gelmiyor https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-gazzedeki-soykirim-devam-ederse-secim-kampanyasi-yapmak-gelmiyor/ https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-gazzedeki-soykirim-devam-ederse-secim-kampanyasi-yapmak-gelmiyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 04:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12219 Yerel seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya gelen HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gazze’de yaşanan soykırıma dikkat çekerek, “Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, seçim çalışmaları çerçevesinde Isparta’ya geldi. Isparta’da bir işletmede basın mensupları ile bir araya gelen Yapıcıoğlu açıklamalarda bulundu.

“İçimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor”

Şu anda ülke gündeminin yoğunluğunun seçim çalışmaları çerçevesinde ilerlediğini söyleyen Yapıcıoğlu, konuşmasında 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de yaşanan zulme dikkat çekerek, “Gazze’de çok ciddi bir zulüm yaşanıyor. Bir soykırım yaşanıyor. Maalesef aradan geçen 5 aya rağmen ayağa kalkanlar, buna itiraz edenler, bir şeyler yapmaya çalışan insanlar bu zulmü durduramadı. Uluslararası hukuk devreye girdi. Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla siyonist işgalciler hakkında dava açıldı. Fakat bu da durduramadı onları. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı itibariyle oradan acil insani ateşkes kararı bile çıkarılamıyor. Amerika tek başına bütün karar tasarılarını veto ediyor. Bu nedenle biz böyle coşkulu bir seçim kampanyası yapmadık, yapamadık. Eğer bu zulüm devam ederse bundan sonra da seçim gününe kadar da daha önceki dönemlerde alışıldık bir seçim kampanyası yapmak doğrusu bizim içimizden gelmiyor. Seçim dolayısıyla Türkiye’yi dolaşıyoruz. Adaylarımızı çıkardık. Biz de vatandaşın desteğine talibiz ve önümüzdeki dönem için şehirlerin HÜDAPAR belediyeciliğiyle tanışması için çalışmalarımızı yapıyoruz. Lakin dediğim gibi Gazze’deki soykırım, o vahşet devam ettiği müddetçe bizim içimizden şarkılı, türkülü, müzikli, seçim kampanyaları yapmak gelmiyor” dedi.

“2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı”

Konuşmasının devamında Gazze için yapılanların yetersiz olduğunu söyleyen Yapıcıoğlu, “Bu Aksa Tufanı ismiyle başlayan 7 Ekim operasyonundan sonra aslında bazı uluslararası ilişkiler uzmanları hocalarının da dediği gibi gerçekte uluslararası hukuki bir şeyin olmadığı gerçeği de açığa çıktı. ve aynı zamanda Filistin’, Mescid-i Aksa’yı, Gazze’yi kendisine dert edinen insanların zaaflarının ne olduğu da ortaya çıktı. 2 milyarlık İslam alemi 2 milyonluk Gazze’ye yeterince sahip çıkamadı. Biz şunu söylüyoruz. Diyoruz ki oradaki zulmün durması için bugüne kadar kim ne yapmışsa biz hepsini değerli görüyoruz. Gayemiz kimseyi zor durumda bırakmak ya da kimsenin niyetini sorgulamak değildir. Ama şunun da bilmesi gerektiğini söylüyoruz. Kendimizi de dahil ederek diyoruz ki bugüne kadar oradaki zulmün durması için harekete geçen bir şeyler yapmaya çalışan kim varsa bütün bu yaptıklarının yetersiz olduğunu görüyoruz. Daha fazla bir şeyler yapılması gerektiğini söylüyoruz. Israrla ve tekrarla biz bunu söylemeye devam edeceğiz. Eğer yapılanlar yeterli olsaydı bu durum durmuş olurdu. Yapılanlar yetersiz ki halen devam ediyor. Öyleyse herkes bugüne kadar yaptıklarımız üzerine ne ilave edebilir daha fazla ne yapabilirimi düşünmeli ve belki de bu konuda ortak akıl ile bu zulmü durdurmanın yeni yollarını aramalıyız. Bizim kanaatimize göre oradaki siyonistlerin, oradaki işgalcilerin, bu kadar pervasız, bu kadar vahşi, bu kadar umursamaz bir şekilde dünyanın gözünün içine baka baka kameraların önünde, canlı yayında bu zulümleri yapabilmelerinin asıl sebebi ellerinde bulundurdukları teknolojik ya da ekonomik güç değildir. Süper güçleri arkalarına almaları da değildir. Asıl sebep bizlerin yani İslam dünyasının ya da gayrimüslim de olsa, insanlıktan yana, adaletten yana, tavır koyan insanların yeterince bir araya gelememeleri, bir birlik oluşturamamaları, güçlerini bir şekilde toplayamamalarıdır” dedi. Bu zulüm durmadığı taktirde Türkiye’nin de etkilenebileceğini söyleyen Yapıcıoğlu, “Bizim bu dağınıklığımız bizim saçma sapan ufak tefek sebeplerle enerjimizi ve mesaimizi birbirimizin kullanmamız sebebiyle bütün dünyada bir zulüm almış başını gidiyor. ve eğer bu zulmü durduramazsak bu zulüm Filistin’le sınırlı kalmayacak. Yavaş yavaş genişleyerek belki Allah korusun bizi de içine alacak bir ateş gibi etrafı kasıp kavuracak. Öyleyse bütün insanlığa, insanlıktan istifa etmemiş herkese çağrımızdır. Bu zulmü bir an önce durdurun. Hiçbir şey yapamıyorsanız oradaki kardeşlerinizin acil ihtiyacı olan gıdayı, suyu, ilacı, yakıtı, enerjiyi onlara göndermenin bir yolunu bulunuz” şeklinde konuştu.

“Bu yarışta biz de varız”

Konuşmasında 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere değinen Yapıcıoğlu, “Malumlarınız olduğu 2023 seçimlerinde de Cumhur İttifakı çatısı altında yine milletvekili seçimlerine katıldık ve ilk defa parlamentoda temsil imkanı elde ettik. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde de seksen bir vilayetin tamamında kendi adaylarımızla, kendi parti logomuzla seçimlere katılacağız. Isparta’da da ilk defa seçime giriyoruz. Isparta’da hem il genel meclisi adaylarımız bütün ilçelerimizde merkezde ve ilçelerimizde yine belediye başkan adaylarımız var. Bu yarışta biz de varız. İnşallah biz diyoruz ki bizim meselelere yaklaşımımız insanı merkeze alan ve adaleti inceleyen, adaleti gerçekleştiren hedefi olarak ilan eden bir siyasi anlayışla memleketimize hizmet etmeye çalışıyoruz” dedi.

“Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil”

Seçim çalışmaları çerçevesinde siyasi parti temsilcilerine ve vatandaşlara çağrıda bulunan Zekeriya Yapıcıoğlu siyasi parti temsilcilerini kullandıkları üslup konusunda uyardı. Yapıcıoğlu, “Bu manada seçim çalışmalarına girdikten sonra bazı siyasi partilerin bazı şahsiyetlerin, bazı kişilerin kullanmış oldukları dille ilgili de şu çağrıda bulunuyoruz. Önümüzde bir seçim var. Biz seçime gidiyoruz, savaşa değil. Diğer bütün siyasi partiler bizim siyasi rakiplerimizdir. Hiçbirisi bizim düşmanımız değil. Siyasi partiler birbirinin düşmanı değildir. Öyleyse herkes kullanacağı dile de dikkat etsin. Milleti, vatandaşı tahrik edici üsluptan herkes imtina etsin. Kendi tabanını konsolide edebilmek için, oyların üç beş artırabilmek için, vatandaşı birbirine karşı tahrik eden ya da bir kısmını diğer bir kısmının düşmanıymış gibi gösterenler memlekete iyilik yapmıyorlar. Vatandaşlara da çağrımız şudur. Bu provokasyonlara gelmeyin. Seçimler bittikten sonra sizler birbirinizin komşusu, birbirinizin akrabası, birbirinizin iş arkadaşı, aynı iş yerinde çalışan kişiler olmaya devam edeceksiniz. Belki şehir içinde aynı toplu taşıma aracını kullanacaksınız. Belki aynı okulda öğrenci olacaksınız, belki aynı iş yerinde iş arkadaşı olarak hayatımıza devam edeceksiniz. Dolayısıyla bu provokasyonlara vatandaşlarımızın gelmemesini, bunun bir seçim olduğunu, daha önce de seçimler yapıldığını seçimden sonra da kim kazanırsa kazansın, hayatının devam edeceğini buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Seçim sonuçlarının şimdiden memleketimize, milletimize hayırlar getirmesini diliyorum” dedi. – ISPARTA

]]>
https://www.haber28.com.tr/huda-par-genel-baskani-yapicioglu-gazzedeki-soykirim-devam-ederse-secim-kampanyasi-yapmak-gelmiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehir hastanelerindeki eksiklikleri en kısa sürede gidereceğiz https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehir-hastanelerindeki-eksiklikleri-en-kisa-surede-giderecegiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehir-hastanelerindeki-eksiklikleri-en-kisa-surede-giderecegiz/#respond Thu, 28 Mar 2024 23:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12028 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi’nin açılışında konuştu. Erdoğan, “Hastanelerde rehin kalan vatandaşlarımızı hatırlayın. Sağlam girenin hasta çıktığı köhne düzeni değiştirdik. Şehir hastaneleri, sistem olarak ülkemize mahsus ve yeni bir sağlık hizmetidir. Böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri ve aksaklıkları elbette çıkabilir. Vatandaşlarımızın bu konudaki kimi serzenişlerinin farkındayız. İnşallah bunları da en kısa sürede gidereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Şehir Hastanesi’nin açılışında konuştu. “Eğitim ve sağlık alanlarında 1,2 milyonu bulan personelle vatandaşımıza hizmet veriyoruz” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“EKSİKLİKLER AKSAKLIKLAR ELBETTE ÇIKABİLİR”

“Hastanelerde rehin kalan vatandaşlarımızı hatırlayın. Sağlam girenin hasta çıktığı köhne düzeni değiştirdik. Şehir hastaneleri, sistem olarak ülkemize mahsus ve yeni bir sağlık hizmetidir. Böylesine yeni ve orijinal bir sistemin eksiklikleri ve aksaklıkları elbette çıkabilir. Vatandaşlarımızın bu konudaki kimi serzenişlerinin farkındayız. İnşallah bunları da en kısa sürede gidereceğiz. Şehir hastanelerini eşi benzeri olmayan bir şifa merkezi olarak milletimizin hizmetine sunmaya devam etmekte kararlıyız. Eskiden bizim insanımız yurt dışına teşhis ve tedavi için giderdi. Şimdi ise Türkiye hemen her branşlarda dünyanın önde gelen sağlık merkezlerinden biri haline geldi.

“HERKESİN BAŞKANI ANTALYA’DA NE YAPTI?”

Hamdolsun milletimiz Türkiye’nin nereden nereye geldiğini iyi biliyor ve hayır duasını her fırsatta ifade ediyor. 31 Mart’ta Antalya, ‘artık yeter, yeni bir adım atalım’ diyecek. Birilerinin dediği gibi ‘herkesin başkanı’…’Herkesin başkanı Antalya’da ne yaptı? Hiçbir şey yok. Tabelalarda ‘herkesin başkanı’ ifadesi… Kusura bakmayın bunlar yalan ve çarpık ifadeler. Dürüst olmayan ifadeler. Biz bütün yatırımlar 21 yılda Türkiye’nin bir başından diğer başına nasıl yaptığımızı artık herkes biliyor.

“HAYIRLI PROJELERİ TAKDİR ETMEK KİMSEYİ KÜÇÜLTMEZ”

Antalya bir turizm kenti. Ama bu turizm kentinde doğru dürüst havalimanlarımız, terminallerimiz var mıydı? Yoktu… Bizimle birlikte terminal binalarından tutunuz, pistlerine varıncaya kadar hepsi bir başka oldu. Şimdi hayatlarında ülkeye eser kazandırmamış, millete hizmete etmemiş olanların bu tür yatırımları değersizleştirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Sağlıkta, enerjide, savunmada, turizmde, diğer alanda hayata geçirilen hayırlı projeleri takdir etmek kimseyi küçültmez. Ama bugün Türkiye 60 milyon turiste yürüyorsa, ve sadece turizm gelirleriyle bir patlamayı yaşıyorsa, işte bu atılan adımların neticesidir. Güzel işleri takdir etmek erdem işaretidir.

“BİZİM HASTANELERİMİZ KADAR MODERN ESERLERİ DÜNYADA ZOR BULURSUNUZ”

Bizim hastanelerimiz kadar modern, bizim okullarımız kadar yeni, bizim yollarımız kadar konforlu, bizim havalimanlarımız kadar ferah eserleri dünyada zor bulursunuz. Hastanelerle ilgili rahmetli Savaş Ay’ın programlarını izlemişsinizdir. Bir de buna genç, eğitimli, kabiliyetli, çalışkan, üretken nüfusumuzu eklediğimizde ortaya başka bir tablo çıkıyor. Gelişmiş ülkelerin 50 yıl, 100 yıl, 150 yıl önce tamamladığı altyapıyı biz büyük ölçüde son çeyrek asırda kurarak onlarla rekabet edebilir hale geldik. Küresel krizlere rağmen ülkemizin rekor büyüme oranlarıyla yoluna devam etmesinde bu gerçeğin çok büyük etkisi vardır. Artık amacımız gelişmiş ülkelere yetişmek değil, onların en ön sıralarındaki yerimizi almaktır. Açılışını yaptığımız bu muhteşem şehir hastanemizin bir kez daha, sadece Antalya’nın değil, buraya gümbür gümbür turistler tedaviye gelecektir. Hayırlı olsun diyorum. Emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehir-hastanelerindeki-eksiklikleri-en-kisa-surede-giderecegiz/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Hatay yeniden ayağa kalkacak https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-hatay-yeniden-ayaga-kalkacak/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-hatay-yeniden-ayaga-kalkacak/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:12:43 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12010 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu kadim topraklar; inanıyor, çalışıyor ve çabalıyoruz ki yeniden ayağa kalkacak. Hatay hiçbir zaman sahipsiz kalmadı, kalmayacak.” dedi.

AK Parti Dörtyol İlçe Başkanlığı önünde düzenlenen açık hava toplantısında vatandaşlara hitap eden Yerlikaya, Hatay Büyükşehir Belediyesinin uzun zamandır AK Parti’nin gerçek belediyeciliğinden uzak kaldığını, artık kavuşma vaktinin geldiğini söyledi.

Yerel seçimde kentteki tüm belediyeleri hizmetle buluşturacaklarını belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Artık Dörtyol, Hatay eser ve hizmet belediyeciliğiyle, gerçek belediyecilikle Allah’ın izniyle yeniden tanışacak. Dörtyol ve Hatay’ımızı ayağa kaldıracak, depremin yaralarını saracak, sokaklarımızı, caddelerimizin her bir noktasını değerlerine, tarihine ve dokusuna uygun şekilde bizim güçlü Cumhur İttifakı’mız yapacak.”

Yerlikaya, büyük ve güçlü Türkiye yolunun yerelden geçtiğini vurgulayarak, “Kalkınma, büyüme, gelişme hep önce mahallinde, yerelde, burada, sizlerle başlıyor. Eğer yerelde adımlarımızı sağlam atmazsak, hizmetlerimizi gerçekleştiremezsek hep yarım ve eksik kalırız.” diye konuştu.

Kente hizmet için bayrağı devralacaklarını dile getiren Yerlikaya, eser ve hizmet anlayışıyla Hataylıları daha mutlu ve huzurlu hissettirmek için durmadan, yorulmadan çalışacaklarını belirtti.

“Hataylı kardeşlerimizin her şeyden önce gönlüne talibiz”

Yerlikaya, Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk ve Dörtyol Belediye Başkan adayı Ömer Oğuz Uçar’a hayırlı işler yapmayı dileyerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Her şey gelir geçer. Önemli olan gök kubbede hayırla anılacak seda, gönüllerinizde iz bırakmak. Cumhur İttifakı olarak şehir inşa ederken gönül yıkmayacağız. Bu milletin, Hataylı kardeşlerimizin her şeyden önce gönlüne talibiz. Bu makamlar, görevler, hepsi birer emanet. Bunlar milletimizin, sizlerin bizlere emaneti. Milletimiz kendisine hizmet etmemiz için bizlere bu görevi veriyor, bizler de bu anlayışla hareket ediyoruz. Bu ülke, millet için taş üstüne taş koyan, hizmet ve eser üreten herkesten Allah razı olsun.”

“Hatay, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutmaya Allah’ın izniyle devam edecektir”

Hatay’ın, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden en çok etkilenen kent olduğunu anlatan Yerlikaya, afette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Yerlikaya, depremler nedeniyle büyük acıların yaşandığını belirterek, şöyle konuştu:

“Bu kadim topraklar; inanıyor, çalışıyor ve çabalıyoruz ki yeniden ayağa kalkacak. Hatay hiçbir zaman sahipsiz kalmadı, kalmayacak. Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ diyordu. İşte Hatay da bizim, AK Parti’mizin ve Cumhur İttifakı’mızın şahsi meselesidir. Dünyada caddesi ilk aydınlatılan şehrin, Hatay’ımızın caddesi olduğunu biliyoruz. Hatay’ımızın hiçbir caddesinin, sokağının da karanlıkta kalmasına müsaade etmeyiz, edemeyiz. Hatay bizim yolumuzu aydınlatmaya, Türkiye Yüzyılı’na ışık tutmaya Allah’ın izniyle devam edecektir.”

Bakan Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın kararlı duruşuyla bölücü terör örgütünün bitme noktasına geldiğini söyledi.

Terörle mücadeledeki başarıyı tüm dünyanın gördüğünü aktaran Yerlikaya, “Terörü sınırımızın ötesinde, kaynağında, Mehmetçiğimizin kahramanlığıyla nasıl dize getirdiğimizi herkes görüyor. Ülke içerisinde, İçişleri Bakanlığımız, kahraman güvenlik güçlerimiz ve Milli İstihbaratımızın nokta atışıyla nasıl nefeslerini kestiğimizi, onları pişman ettiğimizi görüyorsunuz.” diye konuştu.

Bu durumun en büyük şahidinin de Hatay, Dörtyol, İskenderun, Belen olduğunu aktaran Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Şimdi değil ki Dörtyol’daki, Osmaniye’deki, bu coğrafyadaki yaylalar şu an Türkiye’mizdeki hiçbir yaylamız, meramız kapalı değil. Hepsi aziz milletimizin emrinde ve istifadesinde Allah’a hamdolsun. Her zaman Sayın Cumhurbaşkanı’mız ne diyorsa gelin bu meydanda yürekten bir kere daha söyleyelim. Son terörist etkisiz hale gelinceye kadar durmayacağız, duraksamayacağız.”

Yerlikaya, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin ve milletin bütün imkanlarını seferber ettiğini ve etmeyi de sürdüreceklerini vurguladı.

“Depremin yaralarını sarmak, bizim boynumuzun borcudur”

“Hataylı kardeşlerim şunu çok iyi bilir ki biz bu millete verdiğimiz sözden dönmedik, dönmeyeceğiz” diyen Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Bizim yolumuz, milletin yoludur. Bizim yolumuz millete ömrünü adayan Recep Tayyip Erdoğan yoludur. Bizim yolumuz yeniden büyük ve güçlü Türkiye yoludur, bu anlayış 22 yıldır AK Parti siyasetinin mihengi olmuştur. Şimdi Dörtyol’un, Hatay’ın gözü pek, yüreği cesur insanları, kıymetli kardeşlerim, depremin yaralarını sarmak, yıkılan şehirlerimizi ayağa kaldırmak bizim boynumuzun borcudur. 22 yıldır ülkemizin dört bir yanında eser ve hizmetler ortaya koyduk. Yapılan her iş, büyüyen ve kalkınan Türkiye’nin temel taşlarını oluşturdu. Sizlere olan aşkımız, sizlere olan sevdamız hamdolsun bizlere hep güç verdi. Sizlerin duası bizi başarılı kıldı, şimdi de sizlerin desteğiyle Dörtyol’umuzu, Hatay’ımızı yeniden ayağa kaldırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”

Kalıcı konutların yapımına da büyük bir hızla devam ettiklerinin altını çizen Yerlikaya, Dörtyol’da 3 bin 105 hak sahibinin bulunduğunu, 2 bin 60 konutun ihalesinin yapıldığını anlattı.

Yerlikaya, 6-20 Şubat arasında 11 ilde hak sahiplerine, biten evlerin kuralarını çektiklerini hatırlatarak, “Her ay kura çekmeye devam ediyoruz. Şimdi 389 bin depremzede hak sahibi vatandaşlarımızın evlerini vermemiz lazım. 75 bini tamam. Yıl sonuna kadar Allah’ın izniyle 200 bin konutun kuralarını çekip anahtarlarını verecek, yine bu yıl boyunca ihalelerini tamamlayıp önümüzdeki yılın sonuna kadar Allah’tan bir mani gelmezse sizlerin duası, bizim durmadan, duraksamadan, gece gündüz çalışarak 389 bin evin anahtarlarını kardeşlerimize teslim edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Ayrım yapmadan hizmetlere devam edeceklerini belirten Yerlikaya, “Allah’ın izniyle hiçbir ilçemizde ayrım yapmaksızın, bağışlayın beni; ‘oy vermiş, vermemiş’ ayrımı yapmadan ki bizim ittifak siyasetimizde bunun yeri yok; Defne de Dörtyol da Hassa da Payas da Belen de Armutlu da bizim, hepsi bizim insanlarımız.” dedi.

Yerlikaya, Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk ve Dörtyol Belediye Başkan adayı Ömer Oğuz Uçar’a destek istedi.

Cumhur İttifakı’nın Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk de kentin altyapısını, ulaşımını, yollarını yeniden ele alacaklarını söyledi.

Yerlikaya, daha sonra Çaylı ve İnönü caddelerinde esnafla bir araya geldi, Dörtyol’daki seçim iletişim merkezinin açılışını yaptı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-hatay-yeniden-ayaga-kalkacak/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’nin tarımsal üretiminde problem yok https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tarimsal-uretiminde-problem-yok/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tarimsal-uretiminde-problem-yok/#respond Sat, 23 Mar 2024 01:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11077 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Bizim ülkemizin tarımsal üretim açısından gıda arz güvenliğini etkileyecek herhangi bir problemi yoktur. Ben bunu söylemekten imtina etmeyeceğim, hep söyleyeceğim. Hem bitkisel üretimde hem hayvansal üretimde bizim gerekli üretimimiz mevcut.” dedi.

Kırşehir’de MALYA Tarım İşletmesi Müdürlüğünü ziyaret ederek, kuzu katımı programına iştirak eden Bakan Yumaklı, gazetecilere açıklamada bulundu.

Kırşehir’deki ziyaretleri kapsamında kendileri için çok önemli olan bu işletmeyi de ziyaret ettiklerini belirten Yumaklı, “Kuzu katımı yaptık. Gerçekten ifade edilmesi zor görüntüler, sadece hissedilebilir. Ben de kendimi şanslı addediyorum bu noktada.” ifadesini kullandı.

Bu yerin 219 bin dönümlük hari bir işletme olduğunu dile getiren Yumaklı, işletmede 12 bine yakın Akkaraman ve Malya cinsi koyun bulunduğunu anlattı.

Pazartesi günü açıkladıkları hayvancılık yol haritasında söyledikleri hususların aslında burada tezahürünü gördüklerini vurgulayan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne demiştik orada biz, büyükbaş hayvancılıkla alakalı verimi arttıracağız. Küçükbaş hayvancılıkta da hem verimi hem kaliteyi arttıracağız. Özellikle hayvan hastalıklarıyla alakalı çok ciddi mücadele planımız ve programımız var. Burada küçükbaş hayvanlar için yapılacak olan hem çiçek aşısı hem de koyun, oğlak vebası ile alakalı aşıları bakanlık olarak bizler karşılayacağız. Yine aile işletmelerimizi destekleyeceğiz. Onlara ilk defa verilecek birçok destek programı belirledik. Çok kısa bir süre içerisinde de detaylarını arkadaşlarımız açıklayacaklar. Özellikle gençlerimizin ve kadın girişimcilerimizin tarımsal üretimin içerisinde hem bitkisel üretim hem de hayvansal üretim yönüyle olmalarını istiyoruz. Onlara da yine bu üretimi yapmaları ve Türkiye’nin üretimine katkıda bulunmaları sebebiyle desteklerimiz olacak. Bir konu daha söylemiştik. O da Türkiye’nin hem büyükbaş hayvancılık hem de küçükbaş hayvancılıkta damızlık ihtiyacını Et ve Süt Kurumu ile TİGEM işbirliğiyle çok daha üst kademeye taşımak ve üreticilerimizin, besicilerimizin o damızlık ihtiyacını, üstün nitelikli damızlık ihtiyacını karşılayacak bir yapıya kavuşturmak. Bunlar zaten yapılıyor idi. Ancak biz bunu bir üst seviyeye taşıyarak, üreticilerimizin ellerindeki halihazırda yapmış oldukları hem besi açısından hem de süt açısından büyükbaş ve küçükbaş hayvanların daha iyileriyle değiştirilerek, onların sürülerinin kabiliyetini, kapasitesini ve verimliliğini arttırmak istiyoruz.”

Bakan Yumaklı, işletmedeki kuzuların her birinin besicilerin, üreticilerin çiftliklerine gideceğini ve ülke üretimine katkıda bulunacağını söyledi.

Geçen yıl burada yüzde 46 olan ikiz kuzulamanın, bu yıl yüzde 51’e çıktığına dikkati çeken Yumaklı, verimlilikle alakalı çıtayı çok daha yukarılara taşıyacak uygulamaları devam ettirdiklerini aktardı.

“Bunun adı fırsatçılıktır”

Son dönemde özellikle et üzerinden devam eden bir tartışma olduğunu kaydeden Yumaklı, şunları söyledi:

“Bizim ülkemizin tarımsal üretim açısından gıda arz güvenliğini etkileyecek herhangi bir problemi yoktur. Ben bunu söylemekten imtina etmeyeceğim, hep söyleyeceğim. Hem bitkisel üretimde hem hayvansal üretimde bizim gerekli üretimimiz mevcut. Peki bu tartışma neden çıkıyor, bu tartışmayı, Rekabet Kurulu bugün açıkladı, sektör paydaşları açıkladı. Bunların herhangi bir maliyet artışıyla ya da üretimin azlığı ya da çokluğuyla açıklanabilir bir yönü yok. Bunun adı fırsatçılıktır. Ramazan öncesi fırsatçılığıdır. Açıkçası bunu da anlamakta güçlük çekiyoruz. Biz, Ticaret Bakanlığımızla birlikte bu fırsatçılara göz açtırmayacağız. Şöyle bir algı var, sanki Türkiye’de tüketilen etin hepsi yurt dışından geliyor, değil. Yani bizim hayvan sayılarımıza baktığımız zaman şu anda piyasa regülasyonu için yapılan ithalatın çok küçük bir oran olduğunu görürüz. Maalesef bu biraz da ‘kuşa bak’ diye bakışların yönünü o tarafa çevirip, fırsatçıların bu taraftan hakikaten tüketicilerin, bu ülke halkının cebinden tabiri caizse hiç hak etmedikleri bir geliri elde etmeleri anlamına gelir. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Biz üreteceğiz, daha fazla üreteceğiz. Bugün bu içinde bulunduğumuz işletme gibi işletmeler bizim üreticilerimizin sürülerinin ya da bizim üreticilerimizin üretim yaptıkları alanların verimli üretim kapasitesini arttırmaya devam edecek. Buna da birebir sizler de şahit oldunuz. Ben şimdiden bütün besicilerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Gerçekten bu üstün nitelikte hem büyükbaşta hem küçükbaşta ırkların, bizim hayvansal üretim kapasitemizi çok daha yukarılara taşıyacağını tekraren ifade etmek istiyorum.”

Yumaklı, hayvancılık yol haritaları açıklandığı andan itibaren sektörden çok güzel dönüşler aldıklarını belirtti.

Ülkenin gıda arz güvenliği açısından herhangi bir problemi olmadığını da vurgulayan Bakan Yumaklı, “Biz üretimimize devam edeceğiz. Hem kendi vatandaşlarımızın hem ülkemize gelen turistlerin ihtiyacını karşılayacağız. 2023 yılı ihracat rakamımız 31 milyar dolardı, bunu 35 milyar dolarlara, 40 milyar dolarlara çıkaracak gerekli üretim artışını yapacağız inşallah, üreticilerimizle birlikte. Bu konuda hem onlar kararlı hem de biz kararlıyız.” diye konuştu.

Bakan Yumaklı, açıklamasının ardından, yaralı halde bulunan ve tedavisi tamamlanan puhuyu doğaya saldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tarimsal-uretiminde-problem-yok/feed/ 0
İstanbul Adliyesi’nde Adalet Nöbeti Haberi https://www.haber28.com.tr/istanbul-adliyesinde-adalet-nobeti-haberi/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-adliyesinde-adalet-nobeti-haberi/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11028 EDDA SÖNMEZ

İstanbul Adliyesi önünde avukatların tuttuğu Adalet Nöbeti’ni haberleştirmek isteyen basın mensupları engellenerek meydana, merdivenlerin yukarısına, demir kapıların arkasına “süpürüldü”

Can Atalay’ın Arkadaşları/Meslektaşları bugün İstanbul Adliyesi’nde, “İliç Madeni’nin kapatılması, iş cinayetlerinin ve çevre katliamlarının son bulması, hukukun uygulanması ve Can Atalay’ın meclisteki yerini alması için”  açıklama yapmak istedi. Adliyenin C Kapı girişi önündeki merdivenlerde açıklama yapmak isteyen avukatlar, polis engeliyle karşılaştı. Adliye meydanında açıklama yapabilecekleri bildirilen avukatlar, bunu kabul etmeyerek C Kapısı önünde açıklama yaptı. Bu sırada avukatların basın açıklamasını görüntülemek isteyen basın mensupları engellendi ve polislerin tabiriyle adliye dışında demir kapıların arkasına “süpürüldü”. Gazeteciler meydana çıkarıldıktan sonra demir kapı kapatıldı, girişleri engellendi. Basın mensupları, demir kapılar ardından görevlerini yapmaya çalıştı. Bir süre demir kapının ardında tutulan basın mensupları, daha sonra adliyeye alındı. Açıklama yapmalarına izin verilmeyen avukatlar da oturma eylemi gerçekleştirdi. Avukatlar, engellemelere karşın açıklamalarını yapmaya devam etti.

“BURADA SOHBET ETMEMİZ YASAKSA KİME ŞİKAYET EDİYORSANIZ EDİN. AÇSIN BAŞSAVCI ODASI GELELİM ORADA SOHBET EDELİM”

Yasağı tanımayan avukatlar, adliyenin işyerleri olduğunu söyleyerek açıklamalarını yapmakta ısrar etti. Oturma eylemi yapan avukatlardan Kemal Aytaç, polis memurların görevlerini yaptıklarını söyleyerek, “Biz de kendi görevimizi yapalım. Onlar da bizim niye burada olduğumuzu biliyorlar. Yıllardır burada basın açıklaması yaptığımızı biliyorlar. Biz zaten burada barışçıl birşekilde oturup sohbet ediyoruz. Basın açıklaması falan da yapmıyoruz. Eğer burada sohbet etmemiz yasaksa kime şikayet ediyorsanız edin. Açsın Başsavcı odası gelelim orada sohbet edelim. Eğer misafir edecekse söyleyin kalkalım orada anlatalım”

“BÜTÜN BUNLAR BİR AVUÇ YABANCI SERMAYE VE TÜRKİYE’DEKİ İŞBİRLİKÇİLERİNİN CEPLERİNİ DOLDURMASI İÇİN”

İliç’te yaşanan maden katliamı için burada olduklarını kaydeden Aytaç, “İliç’te bir cinayet işlendi, bir katliam yaşandı. İşçiler ‘öldü’ demiyorum, işçiler öldürüldü. Çünkü İliç, son 4-5 yıldır bütün çevre örgütleri, bilim insanları tarafından bin defa uyarıldı. Bunlar niye devam etti: Sermaye! Aç gözlü sermaye. Bildiğimiz kadarıyla 9 insanımız orada öldü. Buna rağmen hala siyanürlü maden aramacılığı devam ediyor. Bu vahşi bir yöntem. Bunu yapan Kanadalılar kendi ülkelerinde bu yöntemle altın aramıyor, çıkaramıyor. Topraklarımızın yüzde 10’undan fazlasına ruhsat verilmiş. Dünyada böyle bir ülke yok. Bütün bunlar bir avuç yabancı sermaye ve Türkiye’deki işbirlikçilerinin ceplerini doldurması için. Buna karşı durmayacağız da ne yapacağız” dedi.

Bir başka avukat Muharrem Özay ise şunları söyledi:

“Bugün biz konuşulduğu her yerde olduğu gibi yine hak arayanlar, avukatlar ve emniyet görevlileri olarak. Emniyet görevlileri arkadaşlarımız bizim mesai arkadaşlarımız. Bunlar da bizim gibi mesailerde karakollarda, emniyetteyiz, çay ortağıyız. Aynı çay paylaşıyoruz. Bir polis memurunun yıllar önce söylediği bir şey hala içimde derttir. Demiş ki “Abi dedi çocuk sahibi olamıyoruz. Bağcılar’da oturuyorum. Güneşim yok, havam yok, rüzgarım yok. Çocuğun oynayacağı beş metrekarem yok. Ben nasıl çocuk doğurayım”. Bizim güneşimizin, bizim havamızı, bizim ağaçlarımızı ve bizim sularımızı çalanlar karşımızda. Siz bizim kardeşlerimizsiniz. Bu ülkenin halkı, güneşini, suyunu, taşını, toprağını yitirmekte. Buradaki hukukçular bir şekilde hakkınızı aramakta hepimizin. İliçli ölen 9 kişi sadece 9 kişi değil. Hepimizden 9 kişi.  Altın maden işleticiliği, altın madeni hiçbir ülkenin ekonomisine, geleceğine bir katkı üretmiyor. Bir kumar işi, kumar oynanıyor. Ülkenin tarımını güçlendirmiyor, eğitimini güçlendirmiyor, sanayisini güçlendirmiyor. Erzincan İliçli’yım. Erzincanlı ve İliçli olanlardan hicap duyuyorum, utanıyorum. Anagold firması Erzincan’da öyle büyük bir baskı kurdu ki, öyle büyük lobi yaptı ki, öyle büyük bağlantılar kurdu ki, sosyal medyada arılarım ölüyor diyen benim akrabalarımı, köylü akrabalarımı soruşturmalara konu ettiler. Arılarım ölüyor diyenler sizlerin kollarında buraya adalet hakimlerin önüne getirildi. Bu hepimiz için bir utançtır. Hepimizin geleceğinin karartılmasına ilişkin bir hamledir. O yüzden yeni İliçler olmasın. Çevreyi, doğayı katlederek o doğacak çocuğun güneşini alarak yapılamaz, yapılmamalıdır”

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-adliyesinde-adalet-nobeti-haberi/feed/ 0
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Denizli’de Gençlik Buluşması Programı’na Katıldı https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:24:46 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10746 AK Parti Gençlik Kolları Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Denizli’de partisinin gençlik kolları üyeleriyle bir araya geldi.

Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Gençlik Buluşması Programı’na katılan İnan, Denizli’de partisinin gençlik kollarının her alanda başarılı çalışmalara imza attığını söyledi.

Türkiye yüzyılına yakışır bir coşku, birliktelik ve gençlik heyecanını hep beraber gördüklerini anlatan İnan, bugün AK Parti ve AK Gençlik olarak en büyük vazifelerinin içinde bulundukları hareketin geçmişte ortaya koyduğu mücadeleyi en net şekilde anlayıp, hatırlayarak geleceğe taşımak olduğunu ifade etti.

İnan, AK Parti’nin sıradan bir parti olarak kurulmadığını belirterek, “AK Parti bin yıllık medeniyet iddiasına yaslanır ve bu medeniyet iddiasının en temel değerlerini muhafaza ederek bugünlere gelir. Başörtüsünü, dini değerlerimizi, milli kimliğimizin üzerinde oynanan sömürülmeye, istismar edilmeye çalışılan her değer her kırmızı çizgimiz bizim için olmazsa olmazımızdır. Hareketimizin niteliğini belirler. 28 Şubat ve sonrasında bizim ortaya koyduğumuz demokrasi mücadelesini de Denizli Gençlik Kollarımızın en iyi bir şekilde anlaması ve anlatması gerekmektedir.” diye konuştu.

Türkiye’de darbecilere alkış tutmak diye bir amaç ortaya konduğunda akla CHP’nin geldiğini söyleyen İnan, şunları kaydetti:

“O nedenle bugün çıkmış utanmazın biri, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili, 28 Şubat önemsiz bir gün diyor. O gün yaşananları, o günkü ablalarımızın çekmiş oldukları mağduriyeti, temel hak özgürlükleri nasıl ayaklar altına aldıklarını küçümseyen bir tavırla ortaya çıkıp konuşma yapıyorlar. Biz diyoruz ya darbeci, bunların genetiğinde var. Bunların temel kodu darbeden güç almaktır. O nedenle bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezinde buzdolabında hala 28 Şubat zihniyetinin saklı olduğunu bizler çok iyi biliyoruz. O nedenle AK Parti demokrasinin kalesidir. AK Parti özgürlüklerin kalesidir. 28 Şubat davasının lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

İnan, AK Parti’nin ortaya koyduğu mücadeleden geçinenlere 31 Mart seçimlerinde en güzel cevabı gençlerin vereceğini dile getirdi.

Bugüne kadarki seçimlerde çok önemli zaferler elde edildiğini anımsatan İnan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim için her seçimin çok önemli olduğunu biliyorsunuz değil mi? Her seçim önemli derken biz kazanımlarımıza sahip çıkmak istiyoruz. O nedenle demokrasiyi tehdit eden bir unsur ana muhalefet partisi asla olamaz. O nedenle bizim girmiş olduğumuz seçim her zaman en önemli seçim olur. Karşımızdaki ana muhalefet an geldi terör örgütleriyle ittifak yaptı, an geldi terör örgütlerinin piyonluğunu yaptı, an geldi dışarıdan Türkiye’yi dizayn etmek isteyenlere kendileri araç sağladılar.

O nedenle bizim girmiş olduğumuz her seçim bizim kazanımlarımıza sahip çıkma noktasında, bu ülkeye yapmış olduğunuz yatırımlara sahip çıkma noktasında her zaman çok önemli oldu, çok kritik oldu. Türkiye’deki gençler size öyle bir gol atacak ki on sıfır. AK Partili, AK Gençlik bu maçı geride bırakacak ve Türkiye’nin inşasına Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Gençlerimiz için çalışacağız. Türkiye’nin geleceği için çalışacağız ve bu mücadeleye devam edeceğiz.”

İnan, konuşmasının ardından gençlerin sorularını yanıtladı.

Etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, İl Gençlik Kolları Başkanı Osman Nuri Nazlıer, AK Parti Pamukkale İlçe Başkanı Osman Özpek, AK Parti Pamukkale Belediye Başkan Adayı Halil Pekdemir ve gençler katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/feed/ 0
28 Şubat mağduru Akademisyen Koçakoğlu: “28 Şubat’ı hatırlatmak gibi bir gayemiz yok, gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır” https://www.haber28.com.tr/28-subat-magduru-akademisyen-kocakoglu-28-subati-hatirlatmak-gibi-bir-gayemiz-yok-gayemiz-28-subati-unutturmamaktir/ https://www.haber28.com.tr/28-subat-magduru-akademisyen-kocakoglu-28-subati-hatirlatmak-gibi-bir-gayemiz-yok-gayemiz-28-subati-unutturmamaktir/#respond Tue, 19 Mar 2024 01:48:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10497 Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinde, üniversiteyi başörtüsü çıkarttırılarak okumak zorunda bırakılan Akademisyen Bedia Koçakoğlu, “Bazen ses yükselttiklerini duyuyoruz, ‘Bitmedi ajitasyonunuz, duygu sömürüsü yapmaktan da yılmadınız, 27 sene geçmiş aradan daha neyi anlatıyorsunuz’. Bizim 28 Şubat’ı hatırlatmak gibi bir gayemiz yok. Bizim gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır” dedi. Koçakoğlu, “Biz o dönemden itibaren bir gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu problemi çözeceğine dair hep inancımız var oldu, bu inanç olmasa hiçbirimiz yolumuza devam edemezdik emin olun” ifadelerini kullandı.

Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinde, üniversiteyi başörtüsü çıkarttırılarak okumak zorunda bırakılan Bedia Koçakoğlu, yıllar sonra doçent doktor olarak başörtüsüyle girdiği üniversitede akademisyenliğini sürdürüyor.

Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı olan 44 yaşındaki Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu, Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinde başörtüsü sorununu yaşadı. İlköğretim ve lise hayatını Alanya ilçesinde tamamlayan Koçakoğlu, ardından Konya Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü kazandı. Üniversite birinci sınıftayken 28 Şubat sürecine denk gelen Koçakoğlu’na, derslere başörtülü giremeyeceği belirtildi. Koçakoğlu, okuma hevesini yarıda bırakmak istemeyip derslere başını açarak girmeye devam etti. Üniversiteyi tamamladıktan sonra araştırma görevliliği sınavını başarıyla geçen Koçakoğlu, yüksek lisans ve doktora eğitimini de Konya’da tamamlayıp tekrar memleketi Antalya’ya döndü. Şu anda Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde doçent doktor olarak akademisyenliğini sürdüren Koçakoğlu, bu süreç içerisinde 120’ye yakın yazdı, bu konular üzerine çeşitli konferans ve sunumlar yaptı. Koçakoğlu, o dönemlerde yaşadıkları ve bugün içinde bulunduğu süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır”

Koçakoğlu, bugünden 27 yıl öncesine dönüp baktığında, “Bugün Filistin’e dönüp baktığında gördüğünün insanoğlunun, insanoğlunun cehennemi olduğudur. Bütün insanlık aslında koskocaman bir mezarlık gibi, bu mezarlığın mezar taşı da galiba biz Müslümanlarız. Doğu Türkistan, Filistin, Bosna Hersek, Arakan, Keşmir’e dönüp bakın, 28 Şubat’a dönüp bakın. Biz Müslümanlar bir şekilde eziyet görmeye devam ediyoruz. 28 Şubat için söylüyorum, gencecik bir kız çocuğuydum. Bin bir hayalle üniversiteye gitmişim. Bir ışık görebilme adına başörtüsü açıp kapattığımız o kırık aynalara defalarca bakmışızdır. Bazen ses yükselttiklerini duyuyoruz, ‘Bitmedi ajitasyonunuz, duygu sömürüsü yapmaktan da yılmadınız, 27 sene geçmiş aradan daha neyi anlatıyorsunuz’. Bizim 28 Şubat’ı hatırlatmak gibi bir gayemiz yok. Bizim gayemiz 28 Şubat’ı unutturmamaktır” diye konuştu.

“Sokağın ortasına açtırdılar”

Unutulan hadiselerin tekrar edebileceğinin altını çizen Koçakoğlu, “Modernizm ve postmodernizm üzerine çalışıyorum. Bakıldığı zaman tek tip insan var etme gayesi var. Tüketime endeksli, hazcı, soysuz, kimliksiz, mahrem sınırının olmadığı bir insan tipi hedefliyorlar. Bu tipin karşısında durabilen tek sistem İslam dini bugün. Bu nedenle İslam dini tüm sistemler tarafından hedef olarak gösteriliyor. Müslümanlarda hem fikir hem psikolojik olarak yıpratılıyor. Üniversiteye yazar olacağım hayaliyle başladım. 28 Şubat süreci başladı başımızı açmamızı istediler. Açmanın da bir adabı olur. Konya Selçuk mezunuyum. İnsanı bir şekli olur başörtü açmanın. Bizler; bir sirk hayvanı gibi sokağın orta yerinde insanlar bizi seyrederken, gelip geçenler şöyle bir bakarken sokağın orta yerinde başımız açıp ondan sonra kampüsün duvarlarından içeriye alındık. Bazen otobüse binerdik, otobüs kampüsün içine direkt girerdi çünkü polisler otobüse binerler, bakarlar. Bizler kaçalım diye bazen böyle kafamızı yere falan eğerdik başörtümüz görünmesin diye. ya da otobüsün ortasında açmak zorunda kalırdık. Başörtülü girdiğimiz zaman sınıfta o dönem erkek arkadaşlarımız son derece anlayışlılardı. Bütün ön sıralara hep erkekler otururdu. Biz başörtülü kızlar en arka sıralara otururduk ki kendi çapımızda bir mahremiyet oluşturmuş oluyorduk” ifadelerine yer verdi.

Koçakoğlu, o dönem başörtülü genç kızların hep bir travma içinde kaldığını kaydetti.

“Cumhurbaşkanımıza inancımız tamdı”

Sahada sadece başörtüsü özgürlüğünün sorun olmadığını, pek çok problemin olduğunu dile getiren Koçakoğlu, “Bunların hepsiyle mücadele edebilmeliyiz. Topyekün insanlık adına bir savaş verebilmeliyiz. Öyle düşünüyorum. Cumhurbaşkanı bir şiir okuduğundan dolayı edebiyatçı olduğumuz için bizim sahamıza da girdiğinden dolayı bir şiir okuduğundan dolayı hapse atılmıştı. O dönemde bizler başörtüsü adına mücadele verirken bir taraftan da Cumhurbaşkanının şiirde geçen birkaç dini kelimeden dolayı ki müfredatta yer alan bir şiirdir. O kelimeden dolayı hapse atılması bize birbirimizi tanımasak da, görmesek de günümüzdeki gibi elbette o dönem başbakanlık, Cumhurbaşkanlık gibi bir vazifesi olmadığından dolayı da tanımasak da, bilmesek de bir ruhsal mücadele bağı oluşturdu bize Cumhurbaşkanıyla, o dönemki başörtülü genç kızların verdiği mücadele. Biz o dönemden itibaren bir gün Cumhurbaşkanı’nın bu problemi çözeceğine dair hep inancımız var oldu. Bu inanç olmasa hiçbirimiz yolumuza devam edemezdik emin olun. Kimimiz akademisyen oldu, kimimiz doktor oldu, kimimiz farklı meslekleri seçti. Ama bir gün bu problem bitecek ve biz özgürce, başörtülü bir şekilde vazifelerimizi yapabileceğiz diye devam ettik” diye konuştu.

“Sen neredeydin sorusu”

Akdeniz Üniversitesinde yardımcı doçent olarak göreve başladığında henüz başörtü probleminin çözülmemiş olduğunu hatırlatan Koçakoğlu, “Biz yine başımızı açarak akademisyenlik yapıyorduk. O dönem de çözülmemişti. Dördüncü sınıfta derse girdim. Öğrencilerle biz son sene bir helalleşme konuşması yaparız. İşte çocuk hakkımızı helal edin gibi. Bir öğrencim, ‘Hocam ben size hakkımı helal etmiyorum’ dedi. Neden yavrum dedim, kaldın mı benim dersten? Neden helal etmiyorsun? ‘Hocam’ dedi, ‘Biz dört yıldır burada zulüm görürken siz neredeydiniz’. Öğrenciler de başörtülü alınmıyordu o dönem Akdeniz Üniversitesi’ne. ve çocuk benim inançlı bir bildiği için benden kısmen de olsa bir motivasyon edindiği için o sitemini bana bu şekilde ifade etti. Ben ömrümü bu cümle üzerine kurdum. Biz eziyet görürken siz neredeydiniz? Şunu çok iyi biliyorum. Cumhurbaşkanı da ömrünü bu cümle üzerine kurmuş birisi, bir lider. Bu yüzden Filistin için mücadele ediyor. Bu yüzden dünyadaki bütün eziyet gören Müslüman olsun olmasın fark etmez, insanlar için mücadele ediyor. Biliyor ki Cenabı Allah orada o insanlar eziyet görürken, sen neredeydin sorusunu soracak. Bu yüzden bizim vicdanlı insanlara ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

“Bir daha o karanlık çukurlara bu ülke düşmesin”

“Bizim merhametli liderlere, yöneticilere ihtiyacımız” var diyen Koçakoğlu, “Cumhurbaşkanı başörtü noktasında büyük bir adım attığında yavaş yavaş peyderpey kurumlarda bu problem aşılabildi. 2015 yılında Akdeniz Üniversitesi’nde ilk doçent olduğumda bir gün kararımı verdim ve başörtülü olarak sınıfa gittim. Sınıfta yaklaşık 110 öğrencim vardı. Sınıftan içeriye girdim. Başta tanımadığı öğrenciler. Şaşkın şaşkın baktılar bu kim diye. Ses tonundan tanıyınca hepsi birden ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı. Hiç unutmuyorum. Hayatımda bir o kırık aynadaki başörtüsüz görüntüm, ruhuma yerleşmiştir. Bir de öğrencilerimin beni ayakta alkışladığı o görüntü. Çocuklar, ‘ Niye alkışladınız’ dedim. Hocam özgürlüğü alkışladık dediler. Bakın bu refleksi kolay kolay yüz öğrenci aynı anda bilinçsiz bir şekilde veremez. Neden? Çünkü bu çocuklar bizim ızdırabımızı görüyorlar. İnandığımız bir şey var. Bir değer var. bunun için ömrünüz boyu savaş veriyorsunuz, yaşıyorsunuz. Ama bu inancınızın gereği olan başörtüsünü takamıyorsunuz. Bu zulmü, bu duyguyu ancak yaşayan hisseder, yaşayabilir. O yüzden bugün birilerinin çıkıp birilerinin, ‘vay efendim duygu sömürü yapıyorsunuz, ajitasyon yapıyorsunuz’ demesi bana son derece anlamsız, duygusuz ve merhametsizce geliyor. Bizim bu ülkede yaşanan bazı şeyleri unutturmamaya ihtiyacımız var. Bu son derece kıymetli. Aynı karanlık çukurlara, bu ülke bir daha düşmesin diye bizim tarihteki bazı hadiseleri unutmamamız gerekiyor” dedi.

“Kırık ayna”

“28 Şubat süreci de unutmamamız, unutturulmaması gereken süreçlerden birisidir” diyen Koçakoğlu, “Neden derseniz kırık aynalara aynı görüntüler bir daha düşmesin diye. Kırık ayna ise şöyle, başımızı yapabilmemiz için bir ayna lazım. Bir tane kırık küçük bir aynası vardı ve duvara koymuştu, onun karşısında sıraya geçer orada başörtüsünü kapatır ve açardık. Kırık aynaya yansıyan görüntü bizim inanç dünyamızın yansıması gibiydi” ifadelerine yer verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/28-subat-magduru-akademisyen-kocakoglu-28-subati-hatirlatmak-gibi-bir-gayemiz-yok-gayemiz-28-subati-unutturmamaktir/feed/ 0
İlaç Fiyat Kararnamesi Nedeniyle İlaç Yokluğu Devam Ediyor https://www.haber28.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 06:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10402

ZEHRA DEĞİRMENCİ/SİBEL KAHRAMAN

İlaç Fiyat Kararnamesi ile ilaç fiyatlarında Euro kurunun 17.55 TL’ye sabitlenmesi nedeniyle ilaç yokluğu sorunu devam ediyor. ronik hastalıkların ilaçlarının bulunamadığını, tüp bebek tedavisi için kullanılan ilaçlarda ise alternatif reçete dönemine geçildiğini söyleyen Bursa Eczacı Odası Başkanı Adnan Erakın, “Bizim zaten yakın zamandan beri dile getirdiğimiz konulardan bir tanesi, İlaç Fiyat Kararnamesi’nde köklü çözümlerin getirilmesi. Bu konunun ivedilikle çözülesi taraftarıyız. Bu konuyla ilgili daha önce müjdeli bir haber almıştık. İlaç Fiyat Kararnamesi’nde kalıcı olarak köklü çözümler getirileceğine dair duyumlar almıştık. Bu duyumların kısa bir zaman içerisinde gerçek olmasını bekliyoruz” dedi.

Euro kurundaki dalgalanma nedeniyle eczanelerdeki ilaç yokluğu sorunu 2024 yılında da devam ediyor. Reel Euro kurunun 34 TL’ye kadar ulaşmasına karşın, ilaç fiyatlarında euro kurunun 17.55 euroya sabitlenmesi nedeniyle özellikle çokuluslu şirketler Türkiye’ye ilaç göndermekten geri duruyor.

Türkiye’de ilaç fiyatlarının İlaç Fiyat Kararnamesi ile belirlendiğini hatırlatan Adnan Erakın, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, 2024 yılında başlamış bir uygulama. Tüketici endekslerine göre başlamıştı. 2009 yılından itibaren bu uygulama Euro kuru üzerinden güncellenmekte. Şu an halihazırda en son 2023 Aralık ayında Resmi Gazete’de yayınlanan İlaç Fiyat Kararnamesi ise Euro kuru 17.55 liraya sabitlenmiş durumda. Şu an ilaç fiyatları 1 Euro 17.55 TL kabul edilerek ödemeler yapılmakta. Yine 22 Şubat’ta yayınlanan yeni bir kararnameyle, bu fiyatların 2024 yılı içerisinde aynı şekilde uygulanacağı bilgisini aldık. İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki baz fiyatlarıyla ödemeler yapıldığı için özellikle çokuluslu ilaç firmaları bu konuda bazen gönderdikleri ilaçların maliyetleri çok arttığı için üretiminde ve Türkiye’ye ilaçları getirmekte imtina edebiliyorlar. Yakın zamanda bunun örneğini gördük. Bir ilaç firması bazı ilaçlarını Türkiye’ye getirmeyeceğini deklare etti. Bizim kaygımız, Euro kuru üzerinden fiyatlandırmanın yetersiz kaldığı noktada. İlaç fiyatları düşük olduğu için firmaların ilaçlarını Türkiye’ye getirmelerinden, satma koşullarından vazgeçmelerinden imtina etmelerinden çekince duyuyoruz. Bizim kaygımız bu noktada.

“KRONİK HASTALIKLARIN İLAÇLARI DA YOK

Aralık ayı içerisinde ilaç yoklarımız yüzde 22 civarındaydı. Burada İlaç Fiyat Kararnamesi’nin uygulamaya geçiş tarihi ile yayınlanma tarihi arasındaki 9 günlük boşluk boyunca ciddi bir ilaç krizi yaşandı. Bu dönemde hepimiz bu ilaç krizine çözme yönünde katkı sağladık. Depolarımız ve özellikle Bursa Ecza Kooperatifi ellerinden geldiği kadarıyla elindeki stokları eczanelerimize paylaştırarak bu krizi çözme yönünde katkılarımız oldu. Daha sonra 2024 Ocak ayına baktığımızda bu yokların yüzde 17’lere gerilediğini gördük. 2024 Şubat ayı içerisine baktığımızda bu yokların yüzde 9.2’lere kadar gerilediğini gördük. Şu an 10 ilaçtan 1 tanesi yok ama bu normal bir tablodur. Kronik yoklara baktığımızda yani olması gereken ilaçların olmamasını düşünürsek, ilaç yokları hala devam etmekte.

Şu an eşleri olmayan ilaçlarda KOAH, astım, Alzheimer, beyin hastalıklarında ve parkinsonda kullanılan, göz hastalıklarında kullanılan, hipertansiyon ve diyabette kullanılan ilaçlar var. Bunların bazılarının maalesef eş değerleri yok. Kanser ilaçlarında aynı sıkıntıları yaşıyoruz. Tüp bebek ilaçlarında şu an ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Tüp bebek ilaçlarında hekimlerimiz alternatif reçete dediğimiz, yani bu ilaç olması başka ilaç verelim dediğimiz reçeteler kullanmaya başladılar. Halkımızın ilaca ulaşması noktasında biz her zaman görev alıyoruz. Bizim en çekinceli olduğumuz nokta burası. Halkımız ilacına ulaşabilsin, ilaç firmalarımız ilacının arkasında durabilsin, ilaçlarımız piyasa bulunsun. Biz bu noktada zaten görev alıyoruz. Bu ilaçların yok olmasını istemiyoruz.

“İLAÇ FİYAT KARARNAMESİ’NDE KÖKLÜ ÇÖZÜMLER İSTİYORUZ”

Bir eczacı için en sıkıntılı durum gelen reçeteye yok demek. Biz bunları yaşamak istemiyoruz. Normal veya nöbet mesaimizde bir kişinin annesinin, babasının reçetesini getirdiği zaman yok denmesi bizim için sıkıntılı bir durum. Bizim zaten yakın zamandan beri dile getirdiğimiz konulardan bir tanesi, İlaç Fiyat Kararnamesi’nde köklü çözümlerin getirilmesi. Bu konunun ivedilikle çözülesi taraftarıyız. Bu konuyla ilgili daha önce müjdeli bir haber almıştık. İlaç Fiyat Kararnamesi’nde kalıcı olarak köklü çözümler getirileceğine dair duyumlar almıştık. Bu duyumların kısa bir zaman içerisinde gerçek olmasını bekliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ilac-fiyat-kararnamesi-nedeniyle-ilac-yoklugu-devam-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ”Seçimi kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım” diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyin https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:13:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9747 Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem hattı açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hattın 15 gün boyunca ücretsiz kullanılacağını duyurdu. Erdoğan’ın bugünkü 2. durağı ise AK Parti Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı oldu.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar:

“Biz sadece AK Parti’ye 18 seçimini kazandırmak Cumhur ittifakını bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz. Genel Merkezimizle il, ilçe, belde, mahalle köy teşkilatlarımız da kadın ve gençlik kollarımız da meclis grubumuzda belediye kadrolarımızla davamıza gönül vermiş tüm kardeşlerimizle bu şuur içinde çalışmalarımızı yürütmeli, bu kararlılıkla hedeflerimize yürümeliyiz. Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz.

“DERTLERİ ELDE EDECEKLERİ RANTI KİRLİ İTTİFAK ORTAKLARIYLA BİRLİKYE YAĞMALAMAK”

Sanmayın ki belediye yönetimlerini şehirlere hizmet etmek insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı kirli ittifak ortakları ile birlikte yağmalamaktır. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor.

Hala eski Türkiye hevesinde olanların her seçim döneminde acaba dediklerini biliyoruz. Ama her seçimde hüsranla geri dönüyorlar.

“KİMSE BİZİM KARA KAŞIMIZA KARA GÖZÜMÜZE BAKIP OY VERMEZ”

Bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiç kimse bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak gönüllere girerek sandıkta o oyu alacağız. Bugüne kadar yaptıklarımızla bundan sonraki projelerimizle vatandaşlarımızı şehirlerimizi en iyi bizim yöneteceğimize ikna edeceğiz. Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez.

“MEYDANI BU SİYASET HARAMİLERİNE BIRAKMAYACAĞIZ”

Sizler teşkilatlarımızın seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezleri sorumluları olarak bu konuda birinci derece sorumluluk sahibisiniz. Çünkü kimi yerlerde karşımızda diğer pek çok nakısalarıyla, arızalarıyla beraber ahlaktan da yoksun siyaset haramileri vardır. Meydanı bu siyaset haramilerine bırakmayacağız. Hep birlikte gece gündüz çalışarak 31 Mart günü milli iradenin sandıkta en sağlıklı şekilde tezahürünü temin edeceğiz. Seçim gününe kadar da sahaya damgamızı vuracağız. Medya ve sosyal medya başta olmak üzere modern iletişim yöntemleri elbette önemlidir. Ama yarım asra yaklaşan siyasi tecrübemizle biliyoruz ki sahada yoksanız sandıkta esamesi okunmaz.

“HİÇ KİMSENİN BİZİM ADIMIZA OY İSTEME HAKKI YOKTUR”

‘Ben seçimi kazanırsam, kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım’ diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz. Bunlar sirk cambazı. ‘Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim’ diyen sirk cambazlarına da aldanmayın. Geçmişte AK Parti’de bulunup da hangi sebeple olursa olsun başka partiye gidenler için de aynı durum geçerlidir. Bu durumdaki hiç kimsenin AK Parti veya bizim adımıza konuşma, oy isteme, hatta böyle bir imada bulunma hakkı yoktur. AK Parti şahısların değil, bir davanın bir ülkünün ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisidir. AK Parti milletimizin gönlündeki yerini güçlendirerek yoluna devam ettiği sürece her arkadaşımızın emeğine birikimine enerjisine gayretine zaten ihtiyacımız olacaktır.

“BU PARTİNİN GÖLGESİNDE KORSAN SİYASET YAPMAYA KALKANLARA EYVALLAH DEMEYİZ”

Her kim AK Parti çatısı altında bu kadim davaya hizmet ediyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Ama AK Parti’den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın eyvallah etmeyiz. Geçmişte görev alanların daha sonra aynı konumda, farklı konumda görev almalarının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Hem milletvekilliğinde hem belediye başkanlığında teşkilatlarımızda geçmişte benzer görevi yapan arkadaşlarımıza yeniden sorumluluk tevdi ettiğimiz pek çok örnek vardır.

Milliyetçi Hareket Parti’si Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin nesilden nesile bir efsane gibi anlatılacağına inandığımız Cumhur ittifakının kurulmasındaki ve yürütülmesindeki emeğini bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhur İttifakı’na destek veren diğer partilere ve genel başkanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bilindiği gibi 31 Mart’ta da büyük şehirlerde ve illerimizin bir kısmında Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime gidiyoruz. Bizim adayımızın olduğu her yerde Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarını, Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının adayının olduğu her yerde de AK Parti teşkilatlarının aynı azim heyecan kararlılık ve samimiyetle çalıştığında şüphe duymuyorum.

Seçime neredeyse bir ay kaldı. İnşallah bugünkü toplantımızdan sonra sahadaki çalışmalarımız yeni bir ivme kazanacaktır. 31 Mart akşamı coşkuyla kutlayacağımız seçim zaferimiz konusunda ben sizlere güveniyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/feed/ 0
Sivasspor Basın Sözcüsü: Önümüzdeki hedefimiz Avrupa https://www.haber28.com.tr/sivasspor-basin-sozcusu-onumuzdeki-hedefimiz-avrupa/ https://www.haber28.com.tr/sivasspor-basin-sozcusu-onumuzdeki-hedefimiz-avrupa/#respond Tue, 12 Mar 2024 03:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9486 Sivasspor Basın Sözcüsü Gökhan Karagöl, Pendikspor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki hafta 3 puanla dönersek, bundan sonraki hedefimiz Avrupa olacak. İlerleyen günlerde bunun hesabını yaparak, önümüzdeki sezonun kadrosuna da buna göre ayarlayacağız” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Pendikspor’u konuk eden ve sahadan 4-1 galibiyetle ayrılan Sivasspor’da basın sözcüsü Gökhan Karagöl, karşılaşmanın ardından stadyum çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Karagöl, “4-1’lik bir galibiyet bizim için çok önemliydi. Bundan sonra hedefimiz her zaman olduğu gibi yukarısı. Yeni transferlerimiz bugün çok daha iyi bir performans sergilediler. Önümüzdeki haftalarda çok daha iyi olacağımızı düşünüyoruz. Teknik heyetimize, oyuncularımıza, seyircimize hepsine çok teşekkür ediyoruz. Çok güzel bir maçtı. Çok mutluyuz. Bu sezon 4 gollü bir maçı ilk defa yaşadık. Onun için de bütün oyuncularımızı tebrik ediyorum. Seyircilerimiz de geldiği zaman çok daha güzel işler yapıyoruz. İnşallah bundan sonraki haftalarda da seyircimizi buraya bekliyoruz” diye konuştu.

“Hedefimiz Avrupa olacak”

Ligin 28. haftasında Kasımpaşa ile oynayacakları maçı da değerlendiren Karagöl, “Önümüzdeki hafta Kasımpaşa maçı var. Kasımpaşa üzerimizde 5’inci sırada. Önümüzdeki maç bizim için ve üst sıralar için çok önemli bir maç. İnşallah yarın itibarıyla Kasımpaşa maçının hazırlıklarına başlayacağız. Önümüzdeki haftadaki Kasımpaşa maçıyla ilgili İstanbul’daki Sivaslı hemşehrilerimizi de maça bekliyoruz. Onlar varsa biz daha güçlü oluyoruz. Önümüzdeki hafta 3 puanla dönersek, bundan sonraki hedefimiz Avrupa olacak. İlerleyen günlerde bunun hesabını yaparak, önümüzdeki sezonun kadrosuna da buna göre ayarlayacağız. Tabii ki sonraki haftalarda alacağımız puanlar neticesinde” ifadelerini kullandı.

“Ciddi teklifler var”

Manaj’a tekliflerin geldiğini söyleyen Karagöl, “Rey Manaj hiçbir zaman bizi sıkıntıya sokmadı. Sivas’a geldiği günden beri hep çok uyumlu. Başta da transfer sürecinde beraber hep güzel şeyler yapacağımızı söylemiştik. O sözünü tutuyor, biz de sözümüzü tutuyoruz. Rey’e çok ciddi teklifler var. Gerek Suudi Arabistan’dan, Dubai’den, Rusya’dan, Avrupa’dan bir çok kulüpten teklifler var. Ama bizim şu an için hedefimiz iyi bir yerde bitirmek. Bizim felsefemiz Anadolu’nun en yüksek bonservis bedeliyle oyuncu satmak demiştik. İnşallah bunu da başaracağız. Çünkü bizim bütçemiz kısıtlı bir bütçe. Biz kendi yağında kavrulan bir kulübüz. Sıralamada en aşağıdan ikinci bütçeye sahip olan bir kulübüz. Haliyle gelirlerimiz belli, destekler belli. Kıt kanaat bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Elimizdeki imkanlarla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Oyuncularımızı da bu şekilde motive etmeye çalışıyoruz. Burada bir aile havası ve çok güzel bir uyum yakaladık. İnşallah bundan sonraki haftalarda da bunun üzerine koyarak iyi skorlar akarak ligi çok daha iyi bir yerde bitirmek istiyoruz. Pendikspor’a buradan teşekkür ediyoruz. İyi bir maç oldu, onlara da başarılar diliyoruz” diye konuştu.

Karagöl son olarak Pendikspor maçında sakatlanarak oyundan çıkan Bartuğ Elmaz’ın durumu hakkında ise, “Oyuncumuzun omzuyla ilgili problem var. Doktorlar MR çektiler, neticesini bugün ya da yarın alacağız. Kendisine de acil şifalar diliyoruz. İnşallah en kısa zamanda gelip takımımızdaki yerini alır” dedi. – SİVAS

]]>
https://www.haber28.com.tr/sivasspor-basin-sozcusu-onumuzdeki-hedefimiz-avrupa/feed/ 0
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka: Haklarımız Gasp Ediliyor https://www.haber28.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/ https://www.haber28.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 02:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9006 CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Medeni Kanun hakkındaki tartışmalar ve kadınların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin; “8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Türkiye Barolar Birliği (TBB) ile TBB Kadın Hukuku Komisyonu’nun (TÜBAKKOM) düzenlediği Medeni Kanun Çalıştayı’na katıldı.

Nazlıaka’nın çalıştaydaki açıklamaları şöyle:

“Gerçekten giderek anayasasızlaştırıldığımız, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun kurulmaya çalışıldığı ve adında adalet olan bir partinin iktidarında, adaleti mumla aradığımız bir süreçten geçerken sizlerin düzenlemiş olduğu bu etkinliğin ayrı bir önemi var. Çünkü sizler kadın hukukçular olarak aynı zamanda kendi ekmeğinizin de kavgasını verenlersiniz. Aynı zamanda kadın hukukçular olarak Türkiye’de her geçen gün gasp edilen kadınların haklarını savunanlarsınız. O yüzden zamanlaması ve içeriği itibarıyla da doğru bir etkinlik olmuş.

“HAKLARIN GİDEREK GASP EDİLDİĞİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

8. torba yasa içerisinde bizim bunca yıllık emeğimiz ve bizden önceki kız kardeşlerimizin yüz yıllardır gelen mücadelesiyle elde etmiş oldukları hakların giderek gasp edildiği bir dönemden geçerken iktidar, bizim medeni kanunla olan bütün kazanımlarımızı bir torbaya koyup, ağzını kapatıp çöpe atmak istiyor. Gördük ki son taslakta, 8. yargı paketinin içerisinde yok. Bugün olmamasının nedeni bizlerin birlikte vermiş olduğu verdiği mücadeledir ancak yarın olmayacağının da bir garantisi de yoktur. Yani bugün torba yasanın taslağında gözükmüyor ama yarın öbür gün bunu komisyona getirmeyeceklerinin bir garantisi yok.

“NAFAKA HAKKI ELDE EDEN KADINLARIN, YARISINI BİLE ALAMADIĞI BİR ORTAMDAN BAHSEDİYORUZ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın bir açıklaması oldu, dedi ki ‘Tabii nafaka dediğimiz şey süresiz olmaz, bu konuda mağdur olan erkekler varsa onların açısından da bir değerlendirme yapmak lazım.’ Aslında bu ‘Ben bu işe kadınların açısından değil, erkeklerin açısından bakıyorum’ demek. Sanırsınız ki boşanan kadınların bir eli yağda bir eli balda. Ortalamada asgari ücretin yüzde 10’u bile olmayan bir nafaka bedelinden bahsediyoruz. Nafaka hakkı elde eden kadınların yarısını bile alamadığı bir ortamdan bahsediyoruz. Boşanmaya karar veren bir kadın en güvende olması gereken yerde, evinde de şiddete uğruyor ve yaşamını kaybediyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki boşanmaya karar veren kadın çok ağır psikolojik baskı altına sokuluyor. O yüzden arabulucuk adı altında avukatlık bürosunda bir araya getirilmiş olan kadınla boşanmak istediği erkek arasında o anda yaşanabilecek ortamların kadınları büyük bir risk altına atacağını her yerde çok net bir şekilde anlatmamız gerekiyor.

“‘YAŞAM HAK’ PROJESİYLE TÜM KIZ KARDEŞLERİMİZE ÜCRETSİZ HUKUKİ VE PSİKOLOJİK DESTEK SAĞLIYORUZ”

Şu anda 30 büyükşehirimizin 5’inde kadın adayımız var. Yine il bazında baktığımızda birçok ilde kadın adayımız var. Totalde 19 milyon nüfusu yönetecek kadın adayımız var. Her biri seçimi kazandığı koşulda 19 milyon nüfusu yönetecek ki bu her 4 kişiden birisi anlamına geliyor. Umuyoruz ki daha fazla kadının sosyal demokrat anlayışı, toplumsal cinsiyet eşitliğini anaakımlaştıran anlayışı inşa ettiği bir süreç yaşarız. Bizim genel merkez olarak hayata geçirmiş olduğumuz bir projemiz var, ‘Yaşam Hak’ projesi. 7/24 faaliyet gösteren bir çağrı merkezimiz var ve burayı arayan tüm kız kardeşlerimize ücretsiz hukuki ve psikolojik destek, barınma ihtiyacının karşılanması, kimi yerde ticaret odalarıyla yaptığımız protokoller çerçevesinde istihdam imkanlarının sağlanması gibi birtakım hizmetler sunuyoruz. Deprem bölgesinde, 11 ilde ‘Yaşam Hak’ konteynerleriyle kız kardeşlerimize destek oluyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-kadin-kollari-genel-baskani-aylin-nazliaka-haklarimiz-gasp-ediliyor/feed/ 0
Bakan Yumaklı: Türk Tarımında Devrim Niteliğinde Düzenlemeler Yaptık https://www.haber28.com.tr/bakan-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/ https://www.haber28.com.tr/bakan-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/#respond Thu, 07 Mar 2024 22:48:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8820 Bakan Yumaklı: “Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı:

“Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak”

“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”

KAYSERİ – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri’de sektör paydaşları ile düzenlediği toplantıda, “Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak” dedi.

Bir dizi ziyaret ve programlar kapsamında Kayseri’ye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Büyükkılıç, başkanlık girişinde çiçekle karşıladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Bakan Yumaklı’ya Fuaye Alanı’nda dünya jeoloji tarihine ışık tutan 7,5 milyon yıllık fosillerin ayaklandırma çalışmalarının yer aldığı sergiyi gezdirerek, çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, beraberindeki heyet ile birlikte başkanlık makamına geçti.

Başkan Büyükkılıç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bakan Yumaklı’ya kentteki tarım ve hayvancılık alanında yapılan yatırımlar, hizmetler ve projeler ile ilgili detaylı bilgi verdi.

Bakan Yumaklı ise Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek, tüm Kayseri halkına sevgilerini ve teşekkürlerini iletti.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, günün anısına şeref defterini de imzaladı.

Bakan Yumaklı, sektör temsilcileri ile Büyükşehir’de buluştu

Öte yandan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy ile birlikte sektör paydaşlarının da katıldığı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tarımın hep stratejik bir sektör olduğunu söylüyoruz. Sizlerde zaman zaman duyuyorsunuz ama bunu stratejik hale getiren nedir bir ona bakmak lazım. Olmaz denilen şeyleri artık dünyada yaşıyor olduk. Bu salonlarda bundan birkaç sene evvel ağzımızda maske olmadan yan yana oturmanın imkanı yoktu. Ancak şu anda öyle bir şey yok. İnsan fıtratı gereği hızlı bir şekilde de unutuyoruz. Dolayısıyla salgın hastalıklar gibi ülkeler arasındaki savaşlar gibi doğal afetler gibi ki daha 1 sene oldu, tarihin gördüğü en büyük felaketlerden bir tanesini yaşadık. Hamdolsun ayağa kalktık. İklim değişikliği ve buna benzer hususlar gıdanın neden bir stratejik sektör olduğunu bize anlatıyor. Ülkeler için gıda arz güvenliği konusu birçok konuda olduğu gibi hakikaten ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Bizim bir yandan üretmemiz gerekir, bir yandan da pandemiden beri dünyayı etkisi altına alan enflasyonla alakalı üretimi baskılayan girdi fiyatlarıyla alakalı süreçlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bizim görevimiz; bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak. Bunun içinde gece gündüz uğraşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”

Kayseri’nin işlerle marka değeri oluşturmak için çalışan bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir. Dolayısıyla bizde kendi bakanlığımızla alakalı konuları bu anlamda değerlendiriyoruz. Yaklaşık son 21 yılda Kayseri’ye yapılan bütün yatırımlar ve bütün desteklerin toplam tutarının 60 milyar TL olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle ihracat yapan firmalarımızın karşısına gelecek karbon ayak izi ve yeşil mutabakat konuları artık dünyada konuşulmaya başladı. Bunlar için bizim elimizde bir varlık olarak düşündüğümüz ormanlar ve yine yaklaşık 110 milyon tohum ve fidan Kayseri’de bu süreç içerisinde toprakla buluşturulmuş oldu. Birde Kayseri’de bizim en büyük diğer zenginliğimiz ve varlık sebebimiz olan topraklarımız; 6 ova var koruma altına alınan. 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Bitkisel üretimimizin 2 buçuk kat artırıldığını ve süt üretimi ile alakalı da yine Kayseri’de o ivmeyi görüyoruz. Burada da yaklaşık 3 katlık bir süt üretiminde artış var. Herhangi bir deniz kıyısı olmamasına rağmen balık üretimi var. Kaldı ki bu konuda 2023 yılı sonu itibariyle 1.7 milyar dolarlık bir ihracata ulaştık bundan Kayseri’nin de son derece payı büyük. Bize göre bu rakamlar Kayseri’nin potansiyelinin hepsini yansıtmıyor” diye konuştu.

“Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor”

Türkiye’nin daha fazla, daha verimli ve daha kaliteli üretmesi gerektiğini dile getiren Yumaklı, “Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor. Bizim daha verimli üretmemiz gerekiyor. Bizim daha kaliteli üretmemiz gerekiyor. Kendi vatandaşlarımızın ihtiyacını, ülkemize gelen turistlerin ihtiyaçlarını karşılamamızın yanı sıra ihracatımızı da artırmamız gerekiyor ki 2023 yılı sonundaki tarımsal ürün ihracatımız 31 milyar dolar. Bu konuda da ülkemize döviz kazandırıcı çok ciddi bir potansiyel olduğunu söyleyebilirim. İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik. Suya göre tarım yapmamız gerekir. Çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Biz başta tarım olmak üzere sanayi, kentsel kullanım alanlarında da su kullanımını öncelememiz gerekiyor. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Maalesef bu konuda sözleşmenin koruyucu unsurunu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak, bunu bir bağlayıcılık, kendisini bir kısıtlılık olarak görüyor. Bunun çok daha faydalı, çok daha sürekli üretimi sağlayacak konular olduğunu buradan tekrardan ifade etmek istiyoruz. Planlı üretime geçmeyle alakalı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bizler 4.4 milyar TL tutarında sulama projemizi Kayseri’ye hızlı bir şekilde kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yatırımlar kapsamında Kayseri merkez, Develi ve Yeşilhisar ilçelerindeki toplam 47 bin 800 dekarlık arazinin sulama suyuna kavuşması için gayret sarf ediyoruz. Bu kapsamda 122 kilometre uzaklıktaki Gümüşören Barajı’ndan sulama suyu temini için 1 milyar 140 TL’ye mal olacak, Develi Ovası Sol Sahil Sulamaları İkmali 3. Kısım projesini geçen ay gerçekleştirdik. Kayseri’ye hayırlı uğurlu olsun. Dün gece Resmi Gazete’de yayımlanan 2 hususu da buradan paylaşmak istiyorum. Birisi TAKE projesi. 3 yılda yaklaşık 950 milyon TL tutarında bin 241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl içinde Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1.7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer hususta hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız bilir. Uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden hiçte tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle bir para alışı olmayacak. Kendilerine verilen destek içerisinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”

Bakan Yumaklı’nın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı gerçekleşti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Türk Tarımında Devrim Niteliğinde Düzenlemeler Yaptık https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/#respond Thu, 07 Mar 2024 07:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8770 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri’de sektör paydaşları ile düzenlediği toplantıda, “Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz TAKE Projelerimiz yaklaşık 1,7 milyon dekarlık arazide uygulanacak” dedi.

Bir dizi ziyaret ve programlar kapsamında Kayseri’ye gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Büyükkılıç, başkanlık girişinde çiçekle karşıladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Bakan Yumaklı’ya Fuaye Alanı’nda dünya jeoloji tarihine ışık tutan 7,5 milyon yıllık fosillerin ayaklandırma çalışmalarının yer aldığı sergiyi gezdirerek çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, beraberindeki heyet ile birlikte başkanlık makamına geçti.

Başkan Büyükkılıç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bakan Yumaklı’ya kentteki tarım ve hayvancılık alanında yapılan yatırımlar, hizmetler ve projeler ile ilgili detaylı bilgi verdi.

Bakan Yumaklı ise Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliğinden dolayı teşekkür ederek tüm Kayseri halkına sevgilerini ve teşekkürlerini iletti.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, günün anısına şeref defterini de imzaladı.

Bakan Yumaklı, sektör temsilcileri ile Büyükşehir’de buluştu

Öte yandan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy ile birlikte sektör paydaşlarının da katıldığı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Tarımın hep stratejik bir sektör olduğunu söylüyoruz. Sizler de zaman zaman duyuyorsunuz ama bunu stratejik hale getiren nedir bir ona bakmak lazım. Olmaz denilen şeyleri artık dünyada yaşıyor olduk. Bu salonlarda bundan birkaç sene evvel ağzımızda maske olmadan yan yana oturmanın imkanı yoktu. Ancak şu anda öyle bir şey yok. İnsan fıtratı gereği hızlı bir şekilde de unutuyoruz. Dolayısıyla salgın hastalıklar gibi ülkeler arasındaki savaşlar gibi doğal afetler gibi ki daha 1 sene oldu, tarihin gördüğü en büyük felaketlerden bir tanesini yaşadık. Hamdolsun ayağa kalktık. İklim değişikliği ve buna benzer hususlar gıdanın neden bir stratejik sektör olduğunu bize anlatıyor. Ülkeler için gıda arz güvenliği konusu birçok konuda olduğu gibi hakikaten ülkelerin milli güvenlik meselesidir. Bizim bir yandan üretmemiz gerekir, bir yandan da pandemiden beri dünyayı etkisi altına alan enflasyonla alakalı üretimi baskılayan girdi fiyatlarıyla alakalı süreçlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bizim görevimiz; bu baskıyı azaltacak tedbirleri almak. Bunun içinde gece gündüz uğraşıyoruz” şeklinde konuştu.

“Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir”

Kayseri’nin işlerle marka değeri oluşturmak için çalışan bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, “Kayseri yaptığı işlerde bir marka değeri oluşturmak üzere çalışan bir şehir. Dolayısıyla biz de kendi Bakanlığımızla alakalı konuları bu anlamda değerlendiriyoruz. Yaklaşık son 21 yılda Kayseri’ye yapılan bütün yatırımlar ve bütün desteklerin toplam tutarının 60 milyar TL olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle ihracat yapan firmalarımızın karşısına gelecek karbon ayak izi ve yeşil mutabakat konuları artık dünyada konuşulmaya başladı. Bunlar için bizim elimizde bir varlık olarak düşündüğümüz ormanlar ve yine yaklaşık 110 milyon tohum ve fidan Kayseri’de bu süreç içerisinde toprakla buluşturulmuş oldu. Bir de Kayseri’de bizim en büyük diğer zenginliğimiz ve varlık sebebimiz olan topraklarımız; 6 ova var koruma altına alınan. 28 ürün var, markalaşmış ve coğrafi işaret alınmış. Bitkisel üretimimizin 2 buçuk kat artırıldığını ve süt üretimi ile alakalı da yine Kayseri’de o ivmeyi görüyoruz. Burada da yaklaşık 3 katlık bir süt üretiminde artış var. Herhangi bir deniz kıyısı olmamasına rağmen balık üretimi var. Kaldı ki bu konuda 2023 yılı sonu itibariyle 1,7 milyar dolarlık bir ihracata ulaştık bundan Kayseri’nin de son derece payı büyük. Bize göre bu rakamlar Kayseri’nin potansiyelinin hepsini yansıtmıyor” diye konuştu.

“Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor”

Türkiye’nin daha fazla, daha verimli ve daha kaliteli üretmesi gerektiğini dile getiren Yumaklı, “Bizim daha fazla üretmemiz gerekiyor. Bizim daha verimli üretmemiz gerekiyor. Bizim daha kaliteli üretmemiz gerekiyor. Kendi vatandaşlarımızın ihtiyacını, ülkemize gelen turistlerin ihtiyaçlarını karşılamamızın yanı sıra ihracatımızı da artırmamız gerekiyor ki 2023 yılı sonundaki tarımsal ürün ihracatımız 31 milyar dolar. Bu konuda da ülkemize döviz kazandırıcı çok ciddi bir potansiyel olduğunu söyleyebilirim. İşlenmeyen arazilerin üretime kazandırılmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Son dönemdeki yaptığımız düzenlemeler, Türk tarımında devrim niteliğindedir. Tarımsal üretim alanlarının tamamının kayıt altına alınmasıyla ilgili düzenlemeler yaptık. Suya göre tarım yapılması olgusunu getirdik. Suya göre tarım yapmamız gerekir. Çünkü su kaynaklarımız sonsuz ve sınırsız değil. Biz başta tarım olmak üzere sanayi, kentsel kullanım alanlarında da su kullanımını öncelememiz gerekiyor. Sözleşmeli üretim konusunu özellikle yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Maalesef bu konuda sözleşmenin koruyucu unsurunu ya da süreklilik unsurunu bir kenara bırakarak, bunu bir bağlayıcılık, kendisini bir kısıtlılık olarak görüyor. Bunun çok daha faydalı, çok daha sürekli üretimi sağlayacak konular olduğunu buradan tekrardan ifade etmek istiyoruz. Planlı üretime geçmeyle alakalı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bizler 4,4 milyar TL tutarında sulama projemizi Kayseri’ye hızlı bir şekilde kazandırmak için çalışıyoruz. Bu yatırımlar kapsamında Kayseri merkez, Develi ve Yeşilhisar ilçelerindeki toplam 47 bin 800 dekarlık arazinin sulama suyuna kavuşması için gayret sarf ediyoruz. Bu kapsamda 122 kilometre uzaklıktaki Gümüşören Barajı’ndan sulama suyu temini için 1 milyar 140 TL’ye mal olacak, Develi Ovası Sol Sahil Sulamaları İkmali 3. Kısım projesini geçen ay gerçekleştirdik. Kayseri’ye hayırlı uğurlu olsun. Dün gece Resmi Gazete’de yayımlanan 2 hususu da buradan paylaşmak istiyorum. Birisi TAKE projesi. 3 yılda yaklaşık 950 milyon TL tutarında bin 241 projeye destek sağlamıştık. Bu yıl içinde Türkiye geneli 520 milyon TL’lik bir kaynak tahsis ettik. Bu ödeneği vereceğimiz; TAKE Projelerimiz yaklaşık 1,7 milyon dekarlık arazide uygulanacak. Bir diğer hususta hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız bilir. Uygulanan aşı ve küpe bedellerini elden hiç de tasvip edilmeyen bir uygulamayla yapıyorlardı. Bunlarla alakalı artık böyle bir para alışı olmayacak. Kendilerine verilen destek içerisinden bunlar tahsil edilmiş olacak.”

Bakan Yumaklı’nın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı gerçekleşti. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-turk-tariminda-devrim-niteliginde-duzenlemeler-yaptik/feed/ 0
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Çankaya’ya başarılar diledi https://www.haber28.com.tr/cankaya-belediye-baskani-alper-tasdelen-cankayaya-basarilar-diledi/ https://www.haber28.com.tr/cankaya-belediye-baskani-alper-tasdelen-cankayaya-basarilar-diledi/#respond Fri, 23 Feb 2024 23:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6900 Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Çankaya ümit ediyorum daha da ileriye gidecek. Bizim dönemimizdeki tarihi başarıları yaşamaya devam edecek. Pırıl pırıl, başarılı, örnek bir belediye devrediyoruz. Çankaya Belediyemizin 5 bin çalışanıyla, emekçisi ile geldiği noktanın daha da ilerisine gitmesini canı gönülden diliyorum” dedi. Başkan Taşdelen, CHP’nin Çankaya Belediye Başkanı Adayı Hüseyin Can Güner’e de başarılar diledi.

Alper Taşdelen, Dikmen Karapınar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Uğur Böceği Gündüz Bakımevi’nin açılışını yaptı. Uğur Böceği Kreşi’nin kendi dönemindeki 11’inci, Çankaya’nın da 15’inci kreşi olduğunu söyleyen Başkan Taşdelen, “Öncelikle Karapınar’a, Dikmen’e hayırlı uğurlu olsun. Kreşleri çok önemsedik. Bugün kreşlerimiz de iki bin çocuğumuza çağdaş bir eğitim veriyoruz. Atatürkçü nesiller yetiştiriyoruz. İrfanı hür, vicdani hür nesiller yetiştiriyoruz” diye konuştu.

Taşdelen, Çankaya’ya 10 yıl hizmet ettiğini, göreve başlarken Ali Dinçerlerden, Ahmet İsvanlardan, Vedat Dalokaylardan gelen sosyal demokrat belediyecilik bayrağını dalgalandıracak bir belediye sözü verdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

“MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİL”

“Şükürler olsun verdiğim sözleri tutmuş olmanın gönül rahatlığıyla karşınızdayım. Başımız dik, alnımız ak. Tertemiz pırıl pırıl bir 10 yılı Çankaya’da geçirdik. O nedenle gönlümüz rahat. Siyasetle uğraşanlar siyasette her şeyin olabileceğini göze alarak siyaset yapar. Biz de devam etmek isterdik. Daha çok projelerimiz vardı ama siyasette her zaman hak yerini bulmuyor. Bunlar siyasetin içinde olan konular. Ayrıca mahkeme kadıya mülk değil. Geliyorsunuz hizmet ediyorsunuz. Nasıl geldiğinizden ziyade nasıl gittiğiniz önemli. Biz, başımız dik alnımız ak hizmet ettik ve verdiğimiz sözleri fazlasıyla yerine getirdik. Onun için gönlümüz rahat, yüreğimiz ferah. Bir belediye başkanı için en büyük mutluluk bıraktığı eserlerle yaşamaktır. Bizim dönemimizde açılan 113 park işte orada. Oradaki her bir tabelada Alper Taşdelen yazacak, kreşlerde ismimiz yaşayacak. Çankaya Evleri’nde, havuzlarda, engelli merkezlerinde, sosyal tesislerimizde orada eserlerimiz de Çankaya’da var olmaya devam edeceğiz.

“HİÇ KİMSENİN CHP’YE KÜSME HAKKI YOKTUR”

Bizler bu görevleri yerine getirmişsek, bunu CHP’ye borçluyuz. CHP her şeyden daha kıymetli ve önemlidir. Bizi bu görevlere nasıl partimiz getirdiyse, bundan sonra da partimiz için çalışmaya, CHP’nin altı okunu zirveye en tepeye taşımak için nefer olarak alın teri dökmeye devam edeceğiz. Hiç kimsenin CHP’ye küsmeye hakkı yoktur. Makamlar gelip geçicidir ama CHP nasıl 100 yıldır varsa yüzyıllar boyu da kurucu parti olarak, Atatürk’ün partisi olarak, insanca hakça bir düzen kurmak için var olmaya devam edecektir. Onun için partimizin başarısı, partimizin iktidarı için hem bu seçimlerde hem daha sonraki seçimlerde biz çalışmaya alın teri dökmeye devam edeceğiz. Ben CHP’liyim. Ben Atatürk’ün yoldaşıyım. Cumhuriyet sevdalısıyım. Bu anlamda adayımız Hüseyin Can Güner kardeşime de başarılar diliyorum. Bizim bıraktığımız bayrağı daha da yukarılara taşımasını diliyorum. Kazananın her zaman Çankaya olmasını diliyorum. Biz yüreğimizde sevgiden başka bir şey taşımayız. Çünkü bizim parolamız bellidir. Siyasette de bunlar olabilir bunlar gelir geçer, çünkü bizim parolamız ‘İncinsen de incitmeyeceksin.’ Biz incinsek de incitmeyeceğiz, biz yüreğimizde, ülkemize, partimize, Çankaya’mıza olan sevgimizi her zaman taşırız bize yakışan budur böyle olmaya da devam edecektir.

“PIRIL PIRIL BİR BELEDİYE DEVREDİYORUZ”

Çankaya ümit ediyorum daha da ileriye gidecek. Bizim dönemimizdeki tarihi başarıları yaşamaya devam edecek. Pırıl pırıl, başarılı örnek olan bir belediye devrediyoruz. Çankaya Belediyemizin 5 bin çalışanıyla, emekçisi ile geldiği noktanın daha da ileriye gitmesini canı gönülden diliyorum. Bu vesileyle on yıl boyunca birlikte bu başarıya imza attığım bu başarı hikayesini birlikte yazdığım başkan yardımcılarıma, müdür arkadaşlarıma, müdür yardımcısı arkadaşlarıma, bütün Çankaya Belediyesi personelime ve emekçi kardeşlerime huzurlarınıza yürekten, gönülden teşekkür ediyorum.

“BAŞINIZI ÖNE EĞDİRMEDİM”

Ben on yıl boyunca onların başını öne eğdirmedim eminim ki onlar bizden sonra da hiçbir zaman başımızı öne eğdirmeyecekler. 950 bin Çankayalı komşum on yıl boyunca bizi hiç yalnız bırakmadı, hep yanımızda oldu, hep destek oldu. Bizim çalışmalarımızı gördü. Seçimde bunu rekor oy olarak sandığa yansıttı. Anketler yapıldı, memnuniyet anketlerinde başkan olarak bizi zirveye taşıdı. On yıllık dönemde defalarca yapılan anketlerde Çankayalı komşularımız bizi Türkiye’nin en başarılı ilçe belediye başkanı seçti. Ankara’nın en başarılı ilçe belediye başkanı seçti, hep yanımda oldu hep destek oldu. Biz de onların bize olan güvenini boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. O nedenle 950 bin Çankayalı komşuma da huzurlarınızda destekleri ve takdirleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Tekrar kreşimizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın güzel Çankaya’m, yaşasın ebedi başkomutan, Ebedi Önder Mustafa Kemal Atatürk aydınlığı.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cankaya-belediye-baskani-alper-tasdelen-cankayaya-basarilar-diledi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Korkmayın, 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir’ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-korkmayin-31-mart-bizimdir-yarinlar-bizimdir/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-korkmayin-31-mart-bizimdir-yarinlar-bizimdir/#respond Fri, 23 Feb 2024 03:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6797 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye’ye sesleniyorum, korkmayın 31 Mart’ta iyi, dürüst, çalışkan insanlar birlikte olursak 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir.” dedi.

Özel, Pir Sultan Abdal Cemevi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, CHP olarak bundan sonra “kim ne der” demeden, kimseden çekinmeden kendi doğrularını özgürce savunmaya devam edeceklerini söyledi. Özel, “Anayasal eşit vatandaşlık hakkı talebini dile getirmeyi sanki ifade edilemeyecek bir mesele ya da var olmayan bir eşitsizliğe itiraz olarak küçümseyenlere, küçük ya da yersiz görenlere karşı ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak diyorum ki, anayasal eşit vatandaşlık hakkı tanınana ve sonuna kadar yaşanana kadar bu toplumun yanındayız, omuz omuzayız, kol kolayız.” diye konuştu.

Özel, Meclis’ten çıkacak kanunla, Cumhurbaşkanının onayı ve Resmi gazetede yayınlanmasıyla cemevlerinin yasal bir ibadethane kabul edilmesine kadar bu mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. Özgür Özel, şöyle devam etti:

“Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığı’ adı altında Alevilerin inançlarını bir ibadet değil de bir kültürel faaliyet olarak gören, onların ibadethanesini bir zamanlar dediği gibi ‘Cemevi cümbüş evi’ mantığıyla kültürün, sanatın bir parçası ilan edenlere karşı günün birinde bu ülke Sünnilere hangi imkanları tanıyorsa, Alevilere de o imkanları tanıyana, onların bu haklarını görene kadar sizinle birlikte mücadele edeceğiz.”

CHP’nin aday belirleme sürecinin büyük ölçüde tamamladığını ifade eden Özel, bundan sonra hep beraber sokaklarda, meydanlarda, kahvelerde, evlerde, beldelerde, köylerde büyük bir mücadele başlayacağını kaydetti.

Yerel seçimde iki anlayış, iki ittifakın yarışacağını, bunlardan birinin Cumhur İttifakı olduğunu belirten Özel, “Hedefleri belli. Yapacakları iş ne sosyal donatı alanıdır, ne sosyal yardımdır, ne halkçı belediyeciliktir, ne başka bir şeydir. Ajandalarında şu var, Ankara’ya Ankara’yı parsel parsel satan, peşkeş çeken Melih Gökçek zihniyetini geri getirmek.” ifadesini kullandı.

“Karşısında bir ittifak var mı?” diye soran Özel, şunları söyledi:

“Bunun karşısında ikinci bir ittifak, çok güçlü bir ittifak. Aslında kendine inandığında, güvendiğinde Cumhur İttifakı’nın yanından bile geçemeyeceği bir ittifak var. O ittifakın adı ‘Türkiye İttifakı’dır. Türkiye İttifakı’nda Alevi olsun, Sünni olsun eşitliği savunan herkes var. Türkiye İttifakı’nda Kürt olsun Türk olsun kardeşliğe inanan herkes var. Türkiye İttifakında ‘sağcı olsun, solcu olsun, belediyeler namuslu yönetilsin, israf olmasın, dayanışma olsun, garibe, fukaraya sahip çıkanlar olsun, rantçıların yerine halkçılar olsun’ diyen herkes var. Türkiye İttifakı’nda karşı tarafın despotluğuna karşı demokratlar var. Sosyal demokratlar var, muhafazakar demokratlar var, milliyetçi demokratlar var. Ama Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne inanan bütün demokratlar var. Türk demokratlar olduğu gibi Kürt demokratlar da var. Alevi’si, Sünni’si var, Çerkez’i var, Laz’ı var ama bizim içimizde iyi insanlar, güçlü karakterler, bu ülkeyi seven bütün namuslu insanlar var.

Türkiye’ye sesleniyorum, korkmayın 31 Mart’ta biz birlikte olursak, iyi insanlar birlikte olursak, dürüst insanlar birlikte olursak, çalışkan insanlar birlikte olursak bu ülkede Cumhuriyet’e inanan, Atatürk devrimlerine inanan, Atatürk’le ve Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıyla bir sorunu olmayan, onlara husumet değil, hayranlık duyan bizler birlikte olursak 31 Mart bizimdir, yarınlar bizimdir.”

Özel, bir gazetecinin, “İzmir ve Hatay’da beşinci anketin devam edeceği” yönündeki ifadesini anımsatması üzerine, “Değişen bir şey yok. Henüz genel merkeze gitmedim, gidelim bugün bakarız.” dedi.

Törene, CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da katıldı. Törende, Pir Sultan Abdal Derneği Semah grubunun gösterisinin ardından Mercan Erzincan konser verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-korkmayin-31-mart-bizimdir-yarinlar-bizimdir/feed/ 0
Esenyurt’ta Kemal Deniz Bozkurt’un tekrar aday gösterilmemesi tartışması https://www.haber28.com.tr/esenyurtta-kemal-deniz-bozkurtun-tekrar-aday-gosterilmemesi-tartismasi/ https://www.haber28.com.tr/esenyurtta-kemal-deniz-bozkurtun-tekrar-aday-gosterilmemesi-tartismasi/#respond Fri, 23 Feb 2024 01:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6762 Esenyurt’ta CHP’nin belediye başkan adayı tartışmaları sürerken, Kars-Ardahan- Iğdır dernek temsilcilerinin ve vatandaşların yer yer aldığı Esenyurt bileşenleri basın açıklaması gerçekleştirdi. Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’u tekrar aday görmek istediklerini söyleyen grup sözcüsü Ahmet Kaya, “Kemal Deniz Bozkurt’un aday gösterilmemesi Esenyurt’un geleceğinin tehlikeye atılması demektir” dedi.

Esenyurt’ta yerel seçim öncesinde belediye başkan adayı tartışmaları devam ediyor. İlçede üç dönem sonra yüzde 51,56’lık bir oy oranı ile CHP’li belediye başkanı olarak göreve getirilen ve 4 yıldır Esenyurt’a yeni projeler kazandıran Kemal Deniz Bozkurt’un tekrar aday gösterilmemesi üzerine kentin bileşenleri toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Esenyurt Göle Derneği’nde gerçekleştirilen basın açıklamasında, içerisinde Kars-Ardahan-Iğdır dernek temsilcilerinin ve vatandaşların bulunduğu Esenyurt bileşenleri Kemal Deniz Bozkurt’u tekrar aday görmek istediklerini belirtti. Başkan Bozkurt’un aday gösterilmemesinin CHP’nin adalet anlayışına ters olduğunu söyleyen grup sözcüsü Ahmet Kaya, “Kemal Deniz Bozkurt, birçok olumsuzluğa, tehdide, zorluğa rağmen çok başarılı bir şekilde görevini yürüten, hiçbir ahlaksızlığa bulaşmayan, onurlu ve başarılı bir şekilde görevini yürüten bir başkandır. Henüz birinci dönemi olmasına rağmen tekrar aday gösterilmemesini bizim aklımız almıyor, yüreğimiz de bu durumu kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.

“Tekrar aday gösterilmemesini bizim aklımız almıyor, yüreğimiz de bu durumu kabul etmiyor”

Basın açıklamasına Kemal Deniz Bozkurt’un Belediye Başkanlığı sürecinde nasıl bir ilçe devraldığına ve yaptığı çalışmalara atıfta bulunarak başlayan grup sözcüsü Ahmet Kaya, “Kemal Deniz Bozkurt CHP İlçe Başkanlığı döneminde 2009 yılında 28 ay kira borcu olan, elektriği ve suyu borcundan dolayı kesik olan bir ilçeyi devralıp, mülkiyeti kendisine ait binası olan, kasasıda 40 bin TL parası olan bir ilçe olarak 2014 yılında devretti. İlçe başkanlığı döneminden önce, genel seçimde Esenyurt’ta yüzde 23 olan parti oyunu yüzde 30 oranında oy alan bir ilçeye dönüştürdü. 2019 yılından bugüne kadar Esenyurt’ta alınmış en yüksek oy oranı olan yüzde 51,56 ile belediye başkanı seçilmiştir. CHP gurubunun mecliste azınlıkta olmasına, bütçesinin 4 katı borcu olmasına, aleyhinde 15 bin dava açılmasına, bütün planları mahkeme tarafından iptal edilmesine ve yönetilmesi neredeyse imkansız olmasına rağmen bu belediyeyi alıp Türkiye’nin en iyi yönetilen belediyelerinden biri yapan, vaatlerinin yüzde 90’ına yakın kısmını uygulayan, birçok olumsuzluğa, tehdide, zorluğa rağmen çok başarılı bir şekilde görevini yürüten, hiçbir ahlaksızlığa bulaşmayan, onurlu ve başarılı bir şekilde görevini yürüten bir başkandır. Henüz birinci dönemi olmasına rağmen tekrar aday gösterilmemesini bizim aklımız almıyor, yüreğimiz de bu durumu kabul etmiyor” dedi.

Kemal Deniz Bozkurt’un ilçede yaptığı çalışmalara rağmen aday gösterilmemesini Esenyurt’a yapılan bir haksızlık olarak gördüklerinin altını çizen Ahmet Kaya şöyle devam etti:

“Bu yapılan ne yoldaşlık hukukuna, ne dostluğa ne de ahlaka sığar. Bu durum bizim CHP’nin adalet anlayışına olan inancımızı ve güvenimizi sarsmıştır. Bu yanlışın bir an önce düzeltilmesi Kemal Deniz Bozkurt un tekrar Esenyurt belediye başkanlığına aday gösterilmesi bizim için tartışmaya açık olmayan bir durumdur. Zira başkanın aday gösterilmemesi gençlerin geleceğinin tehlikeye atılması, Esenyurt’ta ki huzurun bozulması, Esenyurt’un geleceğinin tehlikeye atılması demektir. Eğer başkanımızın bizim bilmediğimiz bir kabahati varsa bize bildirilmeli eğer böyle bir şey yoksa ve adaylaştırılmıyorsa bunu bize yapılmış bir hakaret algılayacağımızı bildirmek isteriz. O zaman biz de bizi yok sayanları yok sayar, gereğini yaparız. Bu bir uyarı mesajıdır. Aksi taktirde kentimizin diğer bileşenleri ve ortak aklı ile yarından başlayarak kitlesel bilgilendirmelere başvuracağımızı kamuoyuna saygıyla bildirmek isteriz.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/esenyurtta-kemal-deniz-bozkurtun-tekrar-aday-gosterilmemesi-tartismasi/feed/ 0
Okan Buruk: Hedefimiz bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/#respond Thu, 15 Feb 2024 08:24:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5484

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız” dedi.

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi Son 16 Play-Off Turu ilk maçında sahasında yarın Çek Cumhuriyeti temsilcisi Sparta Prag’ı konuk edecek. Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde saat 20.45’te başlayacak mücadelede İspanyol hakem Alejandro Hernandez düdük çalacak. Karşılaşma öncesi Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında teknik direktör Okan Buruk açıklamalarda bulundu. İyi bir takıma karşı oynayacaklarını ifade eden Buruk, “Avrupa bizim için önemli ve değerli. Avrupa Ligi’ne geçmemiz ve buradaki hedeflerimize ulaşmak için yarın bizim için önemli ve değerli bir karşılaşma. Burada amacımız maç maç düşünmek. Kendi sahamızda da oynuyoruz. Biliyorsunuz eskisi gibi de değil. Gol avantajının ortadan kalktığı, iki sahada da gollerin eşit olduğu bir oyun ortaya çıkacak ve bu da futbolun aslında bu tür maçlardaki önemini ve zevkini biraz daha arttırdı. Kendi sahamızda kazanarak devam etmek istiyoruz. Kendi sahamızda kurduğumuz üstünlük, oyunumuzu taraftarımızla birlikte birleştirdiğimiz zaman neler yapabileceğimizi şu ana kadar gösterdik. Hedefimiz ve amacımız bu maçı kazanarak bir sonraki maçın avantajını yakalamak. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Kendi liginde geçen senenin şampiyonu. Bu sene de ligde lider durumdalar. Uzun bir aradan çıktılar. Bu dezavantaj mı avantaj mı tam bilemiyorum. Bizim de yüksek tempoda ve yoğun fikstürdeki maçlarımız vardı. Bu maç öncesi hem dinlenme hem çalışma fırsatımız oldu. Yüzde 100 olarak bu maça hazırız. Yine elimizden gelenin en fazlasını, yine her zaman olduğu gibi kazanmak için her şeyi yapmak istiyoruz. Umarım ilk maçı kazanarak ikinci maçtaki avantajı da oraya taşıyarak bu maçtan ayrılırız. Ama dediğim gibi iyi bir takım. Zor bir rakip. İyi başlayıp maçın sonuna kadar iyi devam etmek zorundayız. Burada da sabra ihtiyacımız var oyun içerisinde. Galatasaray taraftarına, Galatasaray’a yakışır bir oyun çıkacağından hiçbir şüphem yok. bu anlamda oyuncularıma çok güveniyorum” diye konuştu.

“DÖRT KUPAYI KAZANMAK İÇİN BİR HEDEFTEYİZ”

Amaçlarının Galatasaray’ın başarısı olduğunu ifade eden 50 yaşındaki teknik adam, “Bizim yaptığımız takım oyunu. Takım oyunu içerisindeyiz. Ben başında olsam da herkesle birlikte bir performans sergiliyoruz. İnişler çıkışlar olabiliyor. Ana amacımız Galatasaray’ın başarısı. Özellikle camia olarak bir birliktelik sergiliyoruz. Bu da son 1.5 senede artarak ilerliyor. Bunu ne zaman yakaladığımızı saha içinde de dışarıda da net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bu birliktelik bize galibiyetler ve başarılar getiriyor. Geçen sene bir şampiyonluk getirdi. Bu sene önümüzde daha fazla hedefler var. Birincisi ligdeki hedefimiz, Türkiye Kupası var, Süper Kupa Finali oynayacağız, Avrupa Ligi yine bizim hedeflerimizden biri. Dört kupayı kazanmak için bir hedefteyiz. Bu hedefi gerçekleştirmek için birlikteliğe ihtiyacımız var. Bunu sağladığımızda Galatasaray’ın ne kadar büyük olduğunu ortaya çıkarıyoruz. Ben de oyuncularım ile birlikte sahada mücadeleyi ortaya koyuyorum. Stada gelen herkesin bizim oyunumuza katılmasını istiyoruz. Bu birlikteliği yakalamak için de etkili de bir oyun çıkartmamız gerekiyor. Ben de oyuncularım ile birlikte bu oyunu ortaya çıkartmaya çalışıyorum. Ama dediğim gibi futbolun içerisinde her gün farklı hikayeler var. Farklı maçlar var bazen sabırlı olmak gerekiyor. Bazen de dediğim gibi hep beraber en iyisini yapmak ve kazanmak için çok daha farklı bir şekilde oynamamız gerekiyor. Genel olarak hedefimiz her maçı kazanmak. Bunu Şampiyonlar Ligi’nde gösterdik. Oyun olarak gösterdik. Duruş olarak gösterdik. Şimdi sırada Avrupa Ligi var. Burada da başarılı olmak ve Galatasaray armasını tekrar bir kupayla taçlandırmak istiyoruz. En büyük hedefimiz bu. Kazandıkça rekorlar geliyor ama kazanan her zaman Galatasaray oluyor” ifadelerini kullandı.

“DERRICK’İN TRANSFERİNİ ERKEN BİTİREBİLSEYDİK DAHA FARKLI OLABİLİRDİ”

Yeni transfer Serge Aurier’in takıma bugün katıldığını ifade eden tecrübeli teknik adam, “Transfer dönem zor geçiyor. En önemlisi bu transfer dönemini güzel bir şekilde kapattık. Oyuncularımız bize katılmaya başladı. Sadece Serge kalmıştı. O da bugün geldi. Bizim ile beraber olacak. Kadromuzu yine geliştirmeye çalışıyoruz. Yine başkanımız ve yönetim kurulumuz bu anlamda bizim istediğimiz takviyeleri yaptı. Derrick’in transferini erken bitirebilseydik daha farklı olabilirdi. Şu anda da elimizdeki oyuncularla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çok önemli ve tecrübeli oyuncularımız var. Son iki maçta da bunu net bir şekilde gösterdik. Oynadığımız oyunla ve kazandığımız iki zorlu karşılaşmayı kazandık. Bu kadrolar üzerinden takım olduğumuz sürece hiçbir oyuncunun eksikliğini aramamak istiyoruz. Ama bu takım olgusunu yakalamamız gerekiyor. Son iki maçta bunu yakaladık. Kimin olup olmadığı değil oyun çok önemli. Burada da çok önemli ve geniş bir kadroya sahibiz. Bu kadroyla da 3-4 tarafta da aynı şekilde mücadele edeceğiz. Sacha önemli bir oyuncuydu tabii ki. Ama onun yerine oynayan bütün oyuncularımız en iyisini yapmaya çalışacak. Elimdeki oyunculara güvenerek yarın ki maça çıkacağım. Beklentim yüksek ve performans bekliyorum. Bununla ilgili de son iki maç bizim için biraz daha ölçü oldu” dedi.

“GENEL SAKATLIK ANLAMINDA BİR TEK HAKIM ZIYECH KALDI”

Hakim Ziyech dışında takımda sakat oyuncu olmadığını ifade eden Okan Buruk, “Bazen maç maç, bazen de maç sıklığına göre hareket ediyoruz. Oyuncularımızın durumunu görüp karar vermemiz gerekiyor. Onun yanında doğal rotasyon da var. Sakatlıklar oluyor, cezalılar oluyor, başka şeyler oluyor. Bu doğal akışta da oyuncuların değiştiğini görüyoruz. Burada önemli olan oyun anlayışımızı aynı şekilde tutmak. Kim girerse, kim çıkarsa çıksın… Geniş bir kadromuz var. Dönen oyuncularımız oldu. Abdülkerim ve Sergio takıma döndü. Bir tek Hakim Ziyech dışında… Şu anda ufak tefek sıkıntılar oluyor. Hastalık oluyor. Genel sakatlık anlamında bir tek Hakim Ziyech kaldı. Onun dışında sakatlık sıkıntımız yok. Bu döngü içerisinde bazen biz değiştireceğiz bazen de doğal olarak değişecek. Puan kaybına tahammül olmayan bir ligi yaşıyoruz. Hep kazanmak üzerine her şeyimizi oluşturuyoruz. Avrupa’da da yolumuza devam etmek istiyoruz. Oyuncu kalitemiz çok yüksek. Birçok şeyi burada kullanmaya çalışacağız. Zaten çok yüksek bir maç sayısına ulaştık bu zamana kadar. Burada bütün oyuncularımın hazır olması gerekiyor. Hepsine önemli şanslar gelecek” şeklinde konuştu.

“KOPENHAG’I KİMSE TANIMIYOR AMA HERKES KOLAY TAKIM DİYOR”

Hedeflerinin ilk maçta kazanmak olduğunu ifade eden Buruk, “Kopenhag’ı kimse tanımıyor ama herkes kolay takım diyor. Oynadıktan sonra görüyorsunuz ve insanlar da seyrediyor. Biz ilk maçı oynadığımızda Kopenhag ile 2-2 berabere kaldıktan sonra büyük eleştiri almıştık. Kopenhag’ı nasıl yenemezsiniz diye. Şampiyonlar Ligi’nde kolay takım yok. Prag’ta aynı şekilde. Prag da Kopenhag’a elenerek geldi Avrupa Ligi’ne. İki maçta berabere kaldı ve penaltılarda elenerek geldi. İyi bir takım ve gruptan çıkmış bir takım. Güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Oyun olarak güçlü ve kaliteli oyunculara sahipler. Bu maçı önemsiyoruz, konsantre olduk. Karşımızda da oynayan bir takım var. Onun da altını çiziyorum. Topla oynayan bir takım var. Biz de bu maçları daha iyi oynayacağımızı düşünüyorum. Yarın tabi ki hedefimiz ilk maçta kazanmak” sözlerini sarf etti.

“OLUMSUZ BİR ŞEY OLURSA TFF’NİN HATALARINDAN BİRİ OLACAK”

Eryaman Stadyumu’nda oynanacak Ankaragücü – Galatasaray maçı hakkında yorumlarda bulunan tecrübeli teknik adam, “Eryaman Stadyumu’nda bakım çalışmaları ne kadar oldu bilmiyoruz. Gittiğimizde göreceğiz. TFF’nin sorumluluğunda olan bir şey. Marka değerini koruyacak olan taraf TFF. Demek ki oynanmaya uygun gördüler. Sizde stadyumu gördüğümüzde TFF’nin doğru bir karar verip vermediğini net bir şekilde göreceğiz. Biz kumda da toprakta da oynasak kazanmak için oynayacağız. Hangi saha veya zemin olursa olsun oyuncularımızı ona göre hazırlayıp oynayacağız ama sahanın düzeltileceğini düşünüyorum. 10 günlük bir bakım süresi vardı. Burada bütün sorumluluk TFF’nin. Olumsuz bir şey olursa TFF’nin hatalarından biri olacak” diye konuştu.

Buruk, Abdülkerim Bardakcı’nın iki gündür takımla antrenmanlara çıktığını ve şu an oynayacak durumda olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-hedefimiz-bu-maci-kazanarak-bir-sonraki-macin-avantajini-yakalamak/feed/ 0
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, basın toplantısında konuştu: (2) https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/ https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/#respond Thu, 15 Feb 2024 00:00:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5354 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) ve vize serbestisi konusuna ilişkin, “Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” dedi.

Keçeli, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında gündemi değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in olası Türkiye ziyaretine değinen Keçeli, “resmi tarihin” hiçbir zaman açıklanmadığını hatırlatarak, ziyaretin her zaman gündemde olduğunu söyledi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte yürüttüğü bir süreç olduğunu hatırlatarak, süreç boyunca yaklaşık 33 milyon ton tahılın dünya pazarlarına ihraç edildiğini bildirdi. Girişimin önemli sonuçları olduğuna dikkati çeken Keçeli, bunları “hızla artmakta olan gıda fiyatlarının aşağı çekilmesi, Ukrayna’daki depolarda çürümek üzere olan tahılın tüketime sokulması ve Karadeniz’de belli bir istikrar ve güven ortamının yaratılması” olarak sıraladı.

Rusya’nın “kendisine verilen bazı sözlerin tutulmadığı” gerekçesiyle süreci daha fazla uzatmadığını kaydeden Keçeli, “En önemli ortaya sürdükleri gerekçe de Rusya’nın SWIFT sistemine tekrar dahil edilmemesiydi.” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın alternatif girişimi

Keçeli, Ukrayna’nın, girişime alternatif olarak Romanya ve Bulgaristan kara sularından geçen yeni bir çalışma başlattığını, bunun da Türkiye tarafından desteklendiğini kaydetti.

Türkiye’nin bu girişimi destekleyip desteklemediğinin tekrar sorulması üzerine Keçeli, Ukrayna’nın Bulgaristan ve Romanya karasularından devam ettirdiği tahıl sürecine katkı sunmadıklarını belirterek, Türkiye’nin bunu doğru bulduğu için manen desteklediğini dile getirdi.

Keçeli, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin başka bir şekilde devamı için çalışma ve arayışlarının ilk günden beri durmadığını söyledi.

Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yeniden canlandırılması konusunda Türkiye’nin çabalarının devam ettiğine işaret eden Keçeli, “tarafların kendilerini barışı müzakere etmeye hazır hissettikleri” zaman Türkiye’nin bunu kolaylaştırmaya hazır olduğunu söyledi. Keçeli, “tarafların kendi iradelerinin” bu konuda önemli olduğunu belirterek, dışarıdan bir arabuluculuk girişiminin empoze edilemeyeceğini vurguladı.

Karadeniz’in güvenliğinin Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizen Keçeli, Montrö Anlaşması’nın önemine işaret etti.

Keçeli, Ukrayna’daki savaşın başlamasının hemen ardından da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ilgili maddesinin harekete geçirildiğini ve savaşan tarafların gemilerinin, bağlı bulundukları limana tek seferlik seyahatleri dışında Karadeniz’e girip çıkmalarının engellendiğini ifade etti.

Keçeli, bununla yetinmeyerek bazı ülkelerin de Karadeniz’e gemilerini sokma girişimlerine karşı diplomatik yolları kullandıklarını kaydederek, “Bu yaptığınız yanlış anlaşılabilir, bazı spekülasyonlara yol açabilir, kışkırtma gibi görülebilir şeklinde açıklamalarla engel olduk. Dolayısıyla şu anda aslında bizim girişimlerimiz sonucunda Karadeniz’de oluşan bir fiili durum söz konusu.” ifadelerini kullandı.

Sözcü Keçeli, Türkiye’nin tek temennisinin Rusya-Ukrayna Savaşının tamamen durması olduğunu belirtti.

Gazze’den tahliyeler

Keçeli, Gazze’deki Türk vatandaşlarının sayısına ilişkin bir soruya karşılık, Gazze’deki olağanüstü koşullar nedeniyle sayının tam olarak bilinemediğini söyledi. Tahliye edilmek isteyen Türk vatandaşları ve onların birinci derece yakınlarının, Filistin tarafıyla ilişkileri yürüten Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu’na müracaat ettiğini aktaran Keçeli, sürecin yerel makamlarla koordine edildiğini anlattı.

Gazze’deki koşullar nedeniyle tahliye edilmek isteyen bazı vatandaşların vefat etmiş, bazılarının kendi imkanlarıyla oradan ayrılmış ya da ayrılmaktan vazgeçmiş olabileceğini kaydeden Keçeli, “Bizim orada (Gazze’de) bir diplomatik mevcudiyetimiz yok. Ne yazık ki oradaki iletişim altyapısı İsrail tarafından tamamen yok edildiğinden bu yana bu insanlara erişimimiz de çok azaldı.” dedi.

Keçeli, Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği’ndeki yetkililerin düzenli olarak El-Ariş kentine gittiklerini ve onlarla düzenli görüşmeler yaptıklarını anlatarak, bazen tahliye edilmesi için izin alınan ve temasta olunan kişilerin sınır kapısına ulaşamadığını söylediklerini dile getirdi.

Bu kişilerin kimliklerini de ispat etmeleri gerektiğini, ancak kimlik veya pasaportlarının kaybolmuş ya da yıpranmış olabileceğini vurgulayan Keçeli, İsrail ve Mısır makamlarının bunu teyit etmesi gerektiğini ve Türkiye’nin de bu konuda elinden geleni yaptığını anlattı.

Keçeli, çok sayıda Türk vatandaşının aile yakınlarının Türkiye’ye geldiğini ve ilgili birimlerin bu kişilerle ilgilendiğini aktardı.

“Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma hakkı yok”

AB’yle vize serbestisi konusunda yüzde 92 oranında sürecin tamamlandığını ve yerine getirilmemiş sadece 6 kriter olduğunu belirten Keçeli, bu konuda diğer konularda olduğu gibi Avrupa Birliği’nin ciddi bir siyasi irade ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Keçeli, Türkiye’nin bu konuyu ikili ve çok taraflı platformlarda sürekli dikkate getirdiğini dile getirerek,”Hiçbir ülkenin vizeyi bir şantaj kartı olarak kullanma, vatandaşlarımıza gündelik hayatlarında sıkıntı yaratmaya hakkı yoktur.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İngiltere ve İtalya ile sığınmacı konusunda bir anlaşması olup olmadığına dair söylemlere ilişkin Keçeli, “Bizim hiçbir ülkeyle kendi vatandaşlarımız dışında, kimsenin Türkiye’ye geri dönüşüyle alakalı bir mutabakatımız, anlaşmamız yok. (Türkiye) Burası da bir üçüncü dünya ülkesi değil. Bence bunu kimse ciddi bir şekilde teklif edemez.” diye konuştu.

Türkiye yalnızca BMGK kararıyla uygulanan yaptırımlara dahil

Keçeli, bazı ülkelerin Rusya’ya uyguladıkları yaptırımların hatırlatılması üzerine, “Bizim yaptırımlar konusundaki tutumumuz aslında ABD başta olmak üzere tüm devletler çok iyi biliyorlar. Biz sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla uygulanan yaptırımları hayata geçiriyoruz, mevzuatımıza uyarlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bunun dışındaki tek taraflı yaptırımların, bunları uygulayan ülkeleri ve uluslararası yapılanmaları ilgilendirdiğine işaret eden Keçeli, Türk şirketlerinin ve finans kurumlarının herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmaması için tek taraflı yaptırımlar konusunda onları düzenli olarak bilgilendirdiklerini ifade etti.

Sözcü Keçeli, Rusya’ya uygulanan yaptırımlar çerçevesinde küçük yatırımcıların ve şirketlerin zaman zaman bilgi eksikliğinden, hızlı ve çok kar etme beklentisiyle tek taraflı yaptırımlara konu olacak iş ilişkilerine girebildiklerini, ancak bunun sistematik bir hal almadığını ve Türk ekonomisine ciddi yansımaları olacak bir hale gelmediğini anlattı.

Keçeli, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliğine henüz atama olmamasına ilişkin, bazı yabancı temsilciliklerin kısa süreliğine bazen boş kalabildiğini anımsatarak, Türkiye’nin Lizbon Büyükelçisi olan ve Haziran 2023’te vefat eden Murat Karagöz’ün ardından da henüz bir büyükelçi ataması yapılmadığını, ancak yakında sürecin tamamlanacağını söyledi.

Bazı misyonların başında kısa bir süre misyon şefi olmayabileceğini, ancak günün sonunda bir diplomatın görevlendirildiğini aktaran Keçeli, Washington için de aynı durumun söz konusu olacağını ifade etti.

Şam yönetiminden beklentiler

Keçeli, Suriye rejimi ile ilgili normalleşmeye değinerek, geçen yıl üst düzeyde yapılan 3 toplantıda da aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Dedik ki bizim bu süreçten beklentimiz Şam yönetiminin terörle mücadele konusunda bir ilerleme kaydetmesi, Suriyelilerin güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için gerekli ortamın yaratılması ve BM öncülüğünde devam eden anayasa sürecinin siyasi sürece ciddi bir şekilde, sonuç verici bir şekilde angaje olmasıydı. Tabii, insani yardımın ihtiyaç duyulan bölgelere ulaştırılması da bizim beklentilerimiz arasında.” şeklinde konuştu.

Öte yandan, Suriye rejiminin sürekli bir ön şart sunduğunu söyleyen Keçeli, Türkiye’nin süreçten beklentileri meselesiyle (etraflı) görüşmelere başlanması için bir ön şart konulması hususunun aynı olmadığını vurguladı.

Keçeli, bu konuda Türkiye’nin duruşunun değişmediğinin altını çizerek, “Biz yapıcı ve iyi niyetli bir şekilde Şam yönetimiyle konuşmaya hazırız. Ancak Şam yönetiminin de aynı şekilde yaklaşması lazım. Bakan Fidan’ın ifadesini kullanacağım, (Şam yönetiminin) kendisi olarak konuşması lazım.” dedi.

PKK ile KYB’nin ideolojik yakınlığı

Keçeli, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile PKK arasındaki ideolojik yakınlığın Türkiye için temel sorun olduğuna ve KYB’ye bu konuda gerekli uyarıların yapıldığına vurgu yaparak, “Birincisi, Suriye’den Irak’a terörist geçişi bakımından, birtakım imkan ve kabiliyetlerin nakli bakımından, PKK’nın Süleymaniye’den destek aldığını görüyoruz. Dahası PKK’ya Süleymaniye’de serbestçe faaliyet gösterme hakkı tanındığını görüyoruz. Bir hastanesi olduğuna dair elimizde istihbarat var. Hatta oradaki bazı binaların, PKK’nın iletişim kurması için kullanıldığını da biliyoruz. Bunu biz çok uzun zamandır KYB’nin dikkatine getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin KYB’ye tepkisini ilk etapta hava sahası kapatarak değil, KYB’nin Ankara’daki ofisini ve Türkiye’nin Süleymaniye’deki Konsolosluk Ajanlığını kapatarak gösterdiğini kaydeden Keçeli, Dışişleri Bakanlığı olarak diplomatik tedbirleri almaya devam edeceklerini ve çeşitli kurumların da KYB ile görüşmelerinin devam ettiğini düşündüğünü söyledi.

Keçeli, “Bizim için terörle mücadele, 1 numaralı gündem maddesi. Irak anayasası, Irak’ın kendi topraklarını terör örgütlerine kullandırmayacağı yönünde bir ifade içeriyor. Bizim Irak’taki tüm oluşumlardan, tüm taraflardan beklentimiz, bu anayasanın bu maddesinin gereğinin yapılmasıdır.” diye konuşarak, Irak makamlarıyla Aralık 2023’te Ankara’da yapılan güvenlik zirvesinde, Irak makamlarının ilk kez PKK’yı ortak tehdit olarak yorumladığına ve bunun gereğinin hayata geçirilmesini beklediklerine dikkati çekti.

Irak ve Türkiye’nin sonsuza dek komşu olacağını söyleyen Keçeli, “Aramızda hiçbir sorun kalmazsa, bu ancak iki halkın refahını, güvenliğini ve istikrarını daha da fazla arttırır.” dedi.

“Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz”

Keçeli, Libya’da (doğu-batı) iki tarafla da görüştüklerini ve taraflara istikrarlı biçimde aynı mesajları verdiklerini belirterek, “Biz, burada konu olan isimler, taraflar değiliz. Doğru ilkelerin doğru zamanlamayla hayata geçirilmesi halinde Libya’daki meselelerin çözüleceğini söylüyoruz.” diye konuştu.

Mısır ile normalleşmenin sonuçlarının Libya’da ve Gazze’de görüldüğünü kaydeden Keçeli, bölgenin en önemli ülkelerinden ikisi olan Türkiye ile Mısır’ın işbirliğinden kötü sonuçlar doğmayacağını ve Libya’nın taraflar arasında görüşülen konulardan biri olduğunu aktardı.

“Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi, Çin Halk Cumhuriyeti’dir”

Keçeli, Asya-Pasifik’te herhangi bir gerilim yaşanmamasının Türkiye için çok önemli olduğunun altını çizerek, “Türkiye ticaret yapan bir ülke. Hammadde alıyoruz, üretilmiş malları satıyoruz. Bu yüzden, biz düzenli olarak Asya-Pasifik’teki tüm taraflara itidal çağrısında bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

Tayvan’da 13 Ocak’ta yapılan liderlik ve parlamento seçimlerine ilişkin soruyu yanıtlayan Keçeli, “Bizim açımızdan Çin halkının meşru temsilcisi Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Biz ‘Tek Çin’ politikası uyguluyoruz. Tayvan’daki tüm gelişmeleri de bu perspektiften takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Pakistan halkıyla siyaset üstü ilişkiler

Keçeli, Pakistan halkıyla Türk halkının tarihe dayanan çok özel ilişkileri bulunduğuna, bu ilişkilerin partiler üstü ve siyaset üstü olduğuna vurgu yaparak, önemli olanın Pakistan halkının huzur ve mutluluk içinde yaşaması olduğunu söyledi.

Pakistan’da 8 Şubat’ta yapılan Ulusal Meclis ve Eyalet Meclisi seçimleri hakkında değerlendirme yapan Keçeli, “Seçimlerin büyük oranda suhuletle tamamlandığını gördük. Bu bize memnuniyet verdi. Biz, Türkiye olarak Pakistan’da, Pakistan halkının desteğini almış tüm hükümetlerle bundan önce çalıştığımız gibi bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Gazze’ye yardımlarda İsrail engeli

Keçeli, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) hibe ettiği yardımlar çerçevesinde Mersin Limanı’nda BM yetkililerine teslim edilen 27 bin ton yardımın, İsrail’in Aşdod Limanı’na nakledildiğini belirterek, “Bu 1100 konteynerden yaklaşık 200’ünün Gazze’ye geçtiğini biliyoruz. Ancak kalanı için İsrailli yetkililer mutabakatlarını kaldırmışlar. Biz bu konuda İsrail makamlarıyla temas ettik ve sorununun çözülmesi gerektiğinden bahsettik. Bize verilen BM’nin rakamlarına göre söz konusu miktar, Gazzelilerin 3-4 haftalık un ihtiyacını karşılayacak bir miktar, çok önemli. Üstelik, raf ömrü olan bir ürün. En kısa sürede bu sorunun çözülmesini temenni ediyoruz.” diye konuştu.

1-3 Mart’ta düzenlenecek Antalya Diplomasi Forumu’na İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Temas Grubu’ndan da katılım olacağını aktaran Keçeli, şu an için 59 Dışişleri Bakanı’nın foruma geleceğinin bilindiğini ve bunun BM üyesi her 3 ülkeden 1’ine tekabül ettiğini dile getirdi.

Keçeli, Türkiye’nin birinci önceliğinin Türk halkının çıkarları olduğunu vurgulayarak, müttefiklik ilişkilerinde de bunun göz önünde bulundurulduğunu sözlerine ekledi.

(Bitti)

]]>
https://www.haber28.com.tr/disisleri-bakanligi-sozcusu-keceli-basin-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
Tahran Uluslararası Turizm ve El Sanatları Fuarı’nda Türkiye’ye Yoğun İlgi https://www.haber28.com.tr/tahran-uluslararasi-turizm-ve-el-sanatlari-fuarinda-turkiyeye-yogun-ilgi/ https://www.haber28.com.tr/tahran-uluslararasi-turizm-ve-el-sanatlari-fuarinda-turkiyeye-yogun-ilgi/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:00:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5312 – Tahran 17. Uluslararası Turizm ve El Sanatları Fuarı’nda Türkiye’ye yoğun ilgi

TAHRAN – İran’da çok sayıda ülkeden turizm firmalarının katıldığı 17. Tahran Uluslararası Turizm ve El Sanatları Fuarında Türkiye’ye yoğun ilgi gösterildi.

İran’da kapılarını açan 17. Tahran Uluslararası Turizm ve El Sanatları Fuarı, ziyaretçilerini ağırlıyor. 15 Şubat’a kadar devam edecek olan fuarda Türkiye başta olmak üzere Rusya, Hindistan, Malezya, Endonezya, Tayland, Özbekistan, Vietnam, Tacikistan, Zimbabve, Tanzanya ve Sri Lanka dahil birçok ülkeden katılan turizm firmaları ile yerli ve yabancı ziyaretçiler bir araya geliyor. Türk turizm firmalarının açtığı stantlar yoğun ilgi görürken, stantlarda İstanbul, Konya, Van, Antalya ve Trabzon gibi birçok şehrin tarihi, doğal ve kültürel zenginliklerinin tanıtıldığı broşürler ziyaretçilere dağıtılıyor. Tahran Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen ve toplam 987 standın yer aldığı fuarda İran’ın birçok eyaletine özgü el sanatları ve yemekleri de tanıtılıyor. Ülkenin farklı bölgelerinden Arap, Lor, Kürt, Türk ve Bahtiyari’lerden oluşan göçebeler yer alırken göçebelere özgü yöresel lezzetler fuar alanında ziyaretçilere sunuluyor.

“Türkiye’ye ve Trabzon’a ilgi var”

Trabzon standı adına fuarda bulanan Türkan Adanur, Trabzon’a turizm amaçlı gelecek olan kişilere Trabzon’u tanıttıklarını ve bilgilendirdiklerini belirterek, “Burada bir sıkıntı çekmedik. Benim bir ön yargım yoktu ama herhangi bir olumsuzlukla da karşılaşmadık hatta çok sıcak karşılandık. Kültürlerimiz birbirine çok benziyordu zaten biliyordum ama ben ilk defa geliyorum Tahran’a ve bir kez daha bu kanıtlanmış oldu. Havalimanından itibaren güzel başlayan bir yolculuğumuz oldu, çok mutlu ayrılacağız hatta nasıl ayrılacağız buradan bilmiyorum. Burada da gelenlerin çoğu Türkçe biliyor ya da Türkçe konuşmaya çalışıyor. Bizimle iletişimleri çok güzel. O konuda bir sıkıntı çekmiyoruz ve hepsinin Türkiye’ye ve Trabzon’a ilgisi var. Bu bizim için çok mutluluk verici. Bizim onları merak ettiğimiz kadar onlar da bizi merak ediyor, gelmek istiyor, görmek istiyorlar. Dediğim gibi biz birbirimize tarihi ve komşu olarak yakın iki milletiz, iki kültürüz. O noktada da güzellikle karşılaştık” dedi.

“Bu seneyi biraz daha yoğun görüyoruz”

Türkiyeli bir turizm firması ile ortak çalışan İranlı Ahad Caferpur, “Bu senenin turizm fuarı çok güzel ve yoğun. Sadece Türkiye değil, dünyanın her bir tarafından gelen vardı. Bu seneyi biraz daha yoğun görüyoruz. Nevruzdan sonra turizm daha yoğun olacaktır. Her halükarda güzel gidiyor. Bu seneyi biz çok beğendik. Geçen sene katılmamıştık ama bu senenin ne kadar güzel olacağı belliydi. Yoğun geçiyor ve güzel de karşılandı. Bizim standımızda yoğundu. Sadece Antalya’yı değil, İstanbul’u Van’ı, otelleri ve ülkeyi soranlar var. Hatta Trabzon bile yoğundu. Bize Trabzon’u Antalya’dan daha fazla sordular. İnşallah umarım bu sene hem bizim için hem Türkiye için güzel bir yıl olur” dedi.

“Konya ve Mevlana’ya anormal bir sevgi var”

TÜRSAB Konya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Özdal Karahan ise, “Özellikle İranlılar bizim buraya gelmemizden dolayı mutlular. Özellikle bizim TÜRSAB olarak ulusal bir kimlik altında burada olmamızdan son derece mutlu olmuşlar. Biz bu kurumsal kimlik içerisinde özellikle şu anda burada 5 tane bölge var ve bu 5 tane bölgenin TÜRSAB’a bağlı BTK’ların (bölge temsil kurulları) oluşturduğu bölgelerden gelen başkanlar ve bunlarla birlikte gelen seyahat acenteleri var. Dolayısıyla biz kalabalık bir heyetiz burada. Bizim burada kalabalık heyet olmanızdan kaynaklı olarak bu organizasyonu yapan İran Turizm Bakanlığı bizden son derece memnun kaldılar. Başlangıçta Batı Azerbaycan Urmiye bölgesinden özel davet almıştık. Onlar bizi davet ettiler. Bölge olarak Konyalıyız, ben Konya bölge başkanıyım. Konya ve Mevlana’ya anormal bir sevgi var. Öyle olunca bu resmin altında bu resmi koyduğunuzda herkes önce bu standa geliyor. Herkes bu stantta bir şeyler arıyor, konuşmak istiyor ve burada Mevlana ile ilgili bir şeyler paylaşmak istiyor” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tahran-uluslararasi-turizm-ve-el-sanatlari-fuarinda-turkiyeye-yogun-ilgi/feed/ 0
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar: ‘En Son Teröristi de Etkisiz Hale Getirerek Milletimizi Kurtarmak İstiyoruz’ https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/#respond Mon, 12 Feb 2024 22:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5147 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, “İnşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız.” dedi.

Eskişehir Birlik Vakfı’nda düzenlenen “Türkiye’nin Güvenlik Politikası” konulu konferansta konuşan Akar, bir ülkede en önemli konulardan birinin kültürel değerler sistemi olduğunu belirterek, Eskişehir Birlik Vakfı’nın bu anlamda çok özel yere sahip olduğunu söyledi.

Gazze konusunda kimsenin susmaması gerektiğini belirten Akar, “Gazze konusu başta olmak üzere ‘Nasıl olsa herkes biliyor’ dememeli. Anneler, evladım, kardeşim doğru bildiğiniz ne varsa onu söylemek lazım. Bir çekingenlik var. Siz dirayetli bir şekilde bilgilendirin ve bilinçlendirin. Eğer toplum bilgili ve bilinçli olursa herkesin işi kolaylaşıyor, bunu bilelim.” diye konuştu.

Akar, 85 milyonun belirli konularda bir tutum içinde olması gerektiğine dikkati çekerek, “Duygu ve düşüncelerin bir ve beraber olması lazım. Millet olması lazım. Nasıl ki evlerimiz depreme daha dayanıklı hale gelsin diye tahkim ediyoruz, tedbir alıyoruz. Bizim de önümüzdeki risklere, tehditlere ve tehlikelere karşı milli birlik ve beraberliğimizi tahkim etmemiz lazım. Burada herhangi bir boşluk bırakmamamız lazım. Herhangi bir fitnenin, fesadın girebileceği duruma müsaade etmemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Bir toplumun millet olabilmesi için din, dil, tarih ve hayat tarzının gerekli olduğunu ifade eden Akar, eğitim sisteminin buna göre kurgulanarak gençlere yol gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin coğrafi konum itibariyle adeta bir ateş çemberinin içinde olduğunu ve dünyadaki sıkıntıların kaynağında gıda ve enerjinin bulunduğuna değinen Akar, “Peki bunun için ne yapalım? Korkalım mı? Hayır, geleceğimizi tanzim etmek bakımından yürüyerek değil koşarak çalışalım.” dedi.

“Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var”

Bütün devletlerin beka ve refah olmak üzere iki temel görevi olduğunu dile getiren Akar, şöyle devam etti:

“Biz büyük ve güçlü Türkiye derken buna çalışıyoruz. Bir taraftan bu terör vesaire onlarla hesaplaşıp işi bitirmek. Diğer taraftan da Sayın Bakanımızın gece gündüz aradığı petrolü, doğal gazı bularak refahımıza katkı sağlamak. Çok şükür başaracağız. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı aralıksız sürdürmemiz lazım. Bunlarla ilgili durmak veya duraklamak yok. Bu gelişmelere bağlı olarak bizim etki alanımız 3 kıta oldu. Avrupa, Asya ve Afrika. Şu anda bizim 3 kıtada etkimiz var. Fiili durumlarımız var. Askeri etkimiz var. Bu önemli bir şey. Bunun güçlenmesi lazım. Bütün dünya artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi alanı.”

“Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek”

Terörü bitirmekte kararlı olduklarını vurgulayan Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Öyle veya böyle inşallah en son teröristi de etkisiz hale getirmek suretiyle 40 yıldan beri milletimizin başına musallat olan bu beladan, asil milletimizi kurtarmakta kararlıyız. 85 milyonun sevgisi, güveni ve duasından aldığımız ilhamla, inşallah milli ve manevi değerlerimizi kullanmak suretiyle bunların en sonuncusunu etkisiz hale getirerek ülkemizin bekasını, güvenliğini, rahatlığını ve huzurunu tam ve mutlak imkanla sağlayacağız. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Bu seferki konsept terörü kaynağında yok etmek. Biz başta Irak ve Suriye olmak üzere hiç kimsenin toprak bütünlüğüne karşı değiliz. Onların toprağında asla bir gözümüz yok. Bizim tek derdimiz, sınırlarımızın ve milletimizin güvenliği.

Bu memleket bizim. Bu tarih acısıyla, tatlısıyla bizim. İbret ve ilham alacağız. Bu bayrak bizim. Bu anlayışla 85 milyon tek yumruk, tek yürek olacağız. Çalışmalarımızı buna göre yapacağız. Sultan Alparslan’dan Atatürk’e kadar ve bugüne kadar bu topraklar, insanlar, nüfus, ülke, beka, refah için katkı sağlayan kim varsa herkesi saygıyla şükranla anıyoruz.”

Akar’a konuşmasının ardından hediyelerin takdim edildiği konferansa, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu ve diğer ilgililerle vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-milli-savunma-komisyonu-baskani-hulusi-akar-en-son-teroristi-de-etkisiz-hale-getirerek-milletimizi-kurtarmak-istiyoruz/feed/ 0
Galatasaray, Yılport Samsunspor’u deplasmanda 2-0 yendi https://www.haber28.com.tr/galatasaray-yilport-samsunsporu-deplasmanda-2-0-yendi/ https://www.haber28.com.tr/galatasaray-yilport-samsunsporu-deplasmanda-2-0-yendi/#respond Fri, 02 Feb 2024 22:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4068 Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Yılport Samsunspor’u deplasmanda 2-0 yenen Galatasaray’ın teknik direktörü Okan Buruk, “Önemli bir galibiyet aldık, yürüyüşümüz sürüyor.” dedi.

Buruk, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, Samsunspor’un son haftalarda formu yükselen bir takım olduğunu söyledi.

Zor bir deplasman maçına çıktıklarına işaret eden Buruk, “Samsunspor son 4 maçtır da yanlış hatırlamıyorsam yenilmiyordu. Tabii burada muhteşem bir taraftar desteği var. Maça etkili bir şekilde başladık. Çok erken goller bulduk. Devamında da tabii ki zaman zaman Samsunspor’un da yarattığı tehlikeler oldu. Bizim de yarattığımız tehlikeler oldu. Biraz daha dengeli geçti maç ama günün sonunda kazandığımız bir karşılaşma oldu. Skoru artırabilirdik ama Samsunspor’un da ikinci yarının başında yakaladığı pozisyon vardı. Burada skoru 2 değil, daha farklı maç da olabilirdi. Ben özellikle oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum. Önemli bir galibiyet aldık, yürüyüşümüz sürüyor. Bu sene 24’üncü şampiyonluk için hedef koyduk. Bu şampiyonluk yolunda da çok önemli bir deplasmanı burada geride bıraktık.” ifadelerini kullandı.

Buruk, amaçlarının bundan sonra kupa maçına hazırlanmak olduğunu vurgulayarak, “Avrupa Kupası maçları başlıyor, yoğun bir fikstürden geçeceğiz. Özellikle şubat ayı bizim için çok yoğun. Bu yoğunluk içerisinde de maçları kazanmak bize moral olarak geri dönüyor. Bundan sonraki haftalarda da kazanmak için elimizden geleni yapacağız.” şeklinde konuştu.

Transfer çalışmaları

Transfer sürecine de değinen Buruk, şöyle devam etti:

“Transfer dönemi bizim için zor, takım için zor, başkan için zor, yönetim için zor. Gerçekten üzerimizde büyük baskılar oluşuyor. Bu bizim için de Samsunspor için de aynı şekilde geçerli. Transfer döneminde bazen gitmek isteyen oyuncular oluyor, bazen de göndermek istediğiniz oluyor. Ama gönderemediğiniz oyuncular ve bu kadro yapılanması içerisinde bu maçlara hazırlanmak tabii ki zor bizim için. Şöyle bir avantajımız var, şampiyonluk yolunda geçen sene çok önemli bir yol kat ettik. Kat ettiğimiz yol içerisinde çok tecrübeli oyuncularımız var ve bu oyun aklımız, oyun hafızamız da burada. Oyun içerisinde çok net bir şekilde ortaya çıkartmaya çalışıyoruz. Son idmanımızda oyuncularımızın ne kadar istekli olduğunu aslında gördük. Konsantre olduklarını gördük. Aslında bir gün önceden oyuncunun aşağı yukarı ne durumda olduğunu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Zorluklar içerisinde biz kendi içimizde bazen eksik kalan mevkileri de onarmaya çalıştık.”

Hedeflerinin Avrupa kupalarında başarı olduğunu vurgulayan Buruk, “Bugün Avrupa için son gün biliyorsunuz. Avrupa listemizi oluşturup bundan sonra kalan bir haftada da eğer bize uygun bir oyuncu çıkarsa bunu gerçekleştireceğiz. Yabancı sayımızda bir boşluğumuz var. Bütçe olarak da yine ayırabileceğimiz bir bütçe var. Bu bütçe içerisinde de yine bir transfer olursa yapacağız. İstediğimiz gibi bir oyuncu çıkmazsa transfer yapmayacağız. Ama hedefimiz Galatasaray’ı hem ligde hem Avrupa’da büyük başarılara ulaştırmak.” şeklinde konuştu.

Buruk, bugün 2 transfer yaptıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti.

“Tam olarak istediğimiz oyuncuları tabii ki almaya çalıştık. Özellikle sol bekte elimizde iyi opsiyonlar var. Son maçlarda oynattığımız Barış Alper Yılmaz, Kaan Ayhan yine bugün Berkan var. Yani bu oyuncularla birlikte o bölgede birçok çeşitlilik yakaladık. Orada Türk oyuncu kullanmayı düşünüyorduk. O yüzden daha çok Türk oyuncular üzerinden gitmeye çalıştık. Bugün yaptığımız sağ bek transferi Sacha Boey’in yerine yaptığımız transfer oldu. Bakambu’ya iyi bir teklif gelmişti ve santrfor bölgesine bir transfer yaptık. Burada çok yoğun bir çalışma sergiledik. Özellikle başkanımız Dursun Özbek ve yönetim kurulumuz takıma destek vermek için her zaman bizim yanımızdalar. Devre arası tabii ki transfer yapmak çok daha zor. Seçenek azalıyor. Fırsat transferi önümüzde olabilir. Bu anlamda başkanımıza, yönetimimize teşekkür etmek istiyorum. Bizim istediklerimizi her zaman yerine getirmeye çalışıyorlar.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/galatasaray-yilport-samsunsporu-deplasmanda-2-0-yendi/feed/ 0
Okan Buruk: İstanbulspor maçında daha iyi olmamız gerekiyordu https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/ https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/#respond Thu, 25 Jan 2024 23:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3590 Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Trendyol Süper Lig’de İstanbulspor’u 3-1 yendikleri maçta elde ettikleri galibiyete sevindiklerini ancak bu tip müsabakalarda daha iyi olmaları gerektiğini söyledi.

Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamada bulunan Buruk, böyle maçlara oyuncuları motive etmenin zor olduğunu dile getirerek, “Geçen haftaki 5-1’lik galibiyet, üstüne sahamızda İstanbulspor maçı. Oyuncularımızı motive etmek… Aslında oyun içinde çok fazla ikili mücadeleye girdik. Konsantrasyonumuzun çok kötü olduğunu düşünmüyorum ama rakibin dizilişinden dolayı eşleşmelerde sıkıntı yaşadık. Ana sıkıntımız, bizim daha çok üretmemiz gerekiyordu. Zaman zaman yine top kayıpları, yanlış tercihler vardı. Burada hem öndeki hem de orta sahadaki oyuncularımızın biraz daha hücum bölgesine katkıları gerekiyordu. Savunmadan, özellikle beklerin çıkışlarında doğru tercihleri yapamadık.” diye konuştu.

Okan Buruk, maçın ikinci yarısına bazı değişikliklerle başladıklarını belirterek, “3-1’lik bir galibiyet bizim için sevindirici ama bu tür oyunlara karşı daha iyi olmamız gerekiyor. Kendimizi daha iyi geliştirmemiz gerekiyor. İlk yarı verdiğimiz pozisyonlar vardı ama ikinci yarı pozisyon vermedik. Oyuncularımın bir sonraki maçta daha iyi olacağını düşünüyorum. Gaziantep FK ile oynayacağız. Onların da buna benzer bir dizilişi var. Bu maç, aslında bir sonraki maç için de bir hazırlık oldu. Kazanan bir takımız, kazanmaya devam etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sahalarında gösterdikleri başarılı performansla ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“İç sahada hem bizim performansımız hem de oluşturduğumuz atmosfer çok önemli. Burada taraftarlarımıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bugün de takıma büyük güç verdiler. Bir kupa maçında bile 30 binli sayılara yaklaştık. Galatasaray taraftarı, stadını en çok dolduran taraftar. Takımın ve bizlerin kırdığı rekorlarda onların çok büyük payı var. Bizim kazanmamız gerekiyor. Galatasaray her maça kazanmak için çıkıyor. İç saha performansımız önemli. Bunu devam ettirmek istiyoruz. Bu sene içerde 11 maç üst üste kazandık. Hedefimiz bunu bir sonraki maçta da devam ettirmek. Tekrar camiamıza ve taraftarlarımıza teşekkür etmek istiyorum.”

“Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim”

Okan Buruk, transfer teklifleri alan sağ bekleri Sacha Boey’in ayrılmasından yana olmadığını ama bu konuda yönetimin alacağı karara saygı duyacaklarını dile getirdi.

Savunmanın soluna bir takviye yapmayı planladıklarını aktaran Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sol beke takviye yapmak istiyoruz. Angelino ayrılacak gibi gözüküyor. Teknik adam olarak Sacha Boey’in ayrılmasından yana değilim. Ama oluşacak şartlar, kulübün geleceği için önemli bir rakam gelirse bunu değerlendirecek başkanımız ve yönetim kurulumuz var. Onların kararına saygı duyacağız. Öyle bir konu olursa da biz de bu bölgeye de takviye yapmak isteyeceğiz. Yine Barış ve Kaan’ı kullandık. Oyunun içinde yer değiştirdiğimiz de oldu. İkisi hem sağ hem de sol bek oynayabiliyor. Bu dönemde bizim için önemli alternatifler. Ama orada direkt oynayacak oyuncular da almak istiyoruz. Sacha’nın durumu net değil. Teklif var. Uzun zamandır ilgilenen kulüpler var. Birçok oyuncumuzla ilgilenen kulüpler. Galatasaray değerli bir kadroya sahip. Kurduğumuz değerli kadro da her zaman teklif alacak. Ama bununla ilgili son kararı yönetimimiz verecek.”

Tecrübeli teknik adam, merkez orta sahada çok fazla oyuncuya sahip olduklarını ve bu bölgeye takviye yapmak gibi bir düşüncelerinin bulunmadığını anlatarak, “Transfer dönemi bir fırsat dönemi. Ne tür bir oyuncu önünüze gelecek bilemiyorsunuz. Mali anlamda kulübümüze yük olmayacak farklı bir profil çıkarsa düşünebiliriz. Ancak şu anki düşüncemiz elimizdeki oyuncuları kullanabilmek. Orada önemli bir oyuncu sayısına sahibiz. Şu anda 6 oyuncu var. Bu oyuncularla ilgili herhangi bir şey olursa o bölgede bir şey düşünebiliriz ama ilk düşüncem elimizdeki oyuncularla en iyisini yapabilmek. Geçen sene biliyorsunuz Zaniolo fırsatı olmuştu. O tür bir fırsat olursa buna açık olacağız. İlk düşüncem oynayacağımız maçları kazanmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Hücumda Mauro Icardi ve Wilfried Zaha’yı bir arada oynatma planının olup olmadığı sorulan Buruk, “Zaha ve Icardi olabilir. Zaha ve Kerem kanatlarda, Mertens yine aynı mevkide olabilir. Barış var. Zaman zaman Barış’ı da ikinci forvet gibi kullandık. O da bizim opsiyonlarımızdan biri. Burada maç maç karar vereceğiz. Yoğun bir fikstüre giriyoruz. Bu süreçte oyuncularımızı dinlendirmemiz de gerekecek. Bütün opsiyonlar üzerinde duracağız. O da bizim için bir opsiyon.” ifadelerini kullandı.

Okan Buruk, maçın son bölümünde oyundan aldığı Barış Alper Yılmaz’ın herhangi bir sakatlığının olmadığını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/okan-buruk-istanbulspor-macinda-daha-iyi-olmamiz-gerekiyordu/feed/ 0
TOBB Başkanı: Türkiye, çelik üretiminde Avrupa’nın en büyük üreticisi olmayı hedefliyor https://www.haber28.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/ https://www.haber28.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/#respond Sun, 21 Jan 2024 22:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3242 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, çelik sektörünün 2022’de terk ettiği Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu, 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ettiğini belirterek, “Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak dünyada 6. sıraya yerleşmek olacaktır” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Demir ve Demir Dışı Metaller Meclisi Başkanı Veysel Yayan, Türkiye’nin çelik üretimi ve tüketimindeki farkı, güncel verileri, çelik sektöründeki sorunları ve çözüm önerilerini İHA muhabirine değerlendirdi.

Yayan, Türkiye’nin çelik üretiminin, 2023’ün Kasım ayı itibariyle 30 milyon 500 bin tona ulaştığını belirterek, “Bu rakam 2022 yılına göre 30 milyon 500 bin tonun üzerine 3 milyon ton daha ilave edersek yıl sonu itibariyle 33 milyon 500 bin ton olacak. 33 milyon 500 bin ton 2022 yılının 35,2 milyon tonluk rakamına göre yaklaşık bir buçuk milyon ton, buna karşılık 2021 yılının 40,4 milyon tonluk rakamına göre ise yaklaşık 7 milyon ton civarında daha düşük bir üretim seviyesini ifade ediyor. Bu üretimdeki gerilemede özellikle, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi sonrasında enerji fiyatlarındaki olağanüstü artışların Türk çelik sektörünü uluslararası piyasada rekabet edemez duruma getirmesi etkili oldu” diye konuştu.

“Yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor”

Kahramanmaraş depremlerinin Türk çelik sektörü açısından ciddi olduğunu söylediği kayıplara yol açtığını aktaran Yayan, “Bölgede bulunan çelik üreticilerimiz, belirli bir süre için üretimlerini durdurmak mecburiyetinde kaldı. Yaklaşık bir buçuk milyon ton civarında bir üretim kaybı yaşadık. Ama haziran ayından itibaren bu üretim kayıplarını telafi ettik. Tüm üreticilerimiz tekrar faaliyete geçmeye başladı. 2023 yılının ikinci yarısından itibaren tekrar üretimimiz artmaya başladı ama bu üretim artışları aylık ortalama 2 milyon 900 bin ton civarında bir üretime tekabül ediyor. Oysa biz, 2021 yılında aylık ortalama 3,4 milyon ton civarında bir üretim yapıyorduk. Dolayısıyla son yakalamış olduğumuz ivme, bizim için kabul edilebilir, geçmişte gerçekleştirdiğimiz rakamların üstünde bir rakamı ifade etmiyor” dedi.

Çelik üretimindeki düşüşün sebeplerini ele alan Yayan, “Birincisi yılın başında enerji fiyatları konusundaki şartların belli ölçülerde etkisini sürdürüyor olması. Bir de depremden ortaya çıkan kayıplar. Bugün geldiğimiz noktada birincisi yeni tesislerimizin devreye girmiş olmasının birtakım katkıları var. İkincisi enerji fiyatları makul seviyelere inmiş vaziyette. Buradan dolayı Enerji Bakanlığına müteşekkiriz. Üçüncüsü de Ticaret Bakanlığımızın almış olduğu birtakım tedbirler var. Son olarak Türkiye’deki ithalat eğilimini göz önünde bulundurarak, burada bir zarar oluşma ihtimalini dikkate alarak 176 dolar civarında bir koruma tedbiri uygulanmasına karar verildi. Bunun Türkiye’deki kapasiteleri tam olarak kullanma ve aynı zamanda ölçek ekonomisinden yararlanması sebebiyle sektörün, ihracat şansını da artırma gibi faydaları olacağını düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Uzun vadeli hedefimiz çelik üretiminde dünyada Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek”

Türkiye’nin 9 buçuk milyon tona yakın yassı ürünü ithal ettiğini dile getiren Yayan, “Uzun ürünlerle baktığımızda 14 milyon ton civarı da bir ithalat söz konusu. Bunların büyük ölçüde yurt içinden tedarik edilmesi imkan dahiline girecek. Yalnızca cari işlem dengesi açığının kapatılmasına değil, aynı zamanda Türkiye’de katma değer oluşturulmasına ve ilave istihdam sağlanmasına da katkıda bulunacak. Dolayısıyla 2024 yılında bu yönde ciddi adımlar atılmasını, 2025 yılında daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Böylelikle çelik sektörümüzün daha önce yakaladığı 2022’de terk ettiği tekrar Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi olma pozisyonunu 2024 yılından itibaren tekrar yakalayabileceğini ümit ediyoruz. Uzun vadeli hedefimiz ise Kore’yi de yakalayarak 6. sıraya yerleşmek olacaktır. Bizim beklentimiz bu” değerlendirmesini yaptı.

“Çevre katkı payının kaldırılması gerekiyor”

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat kapsamında yatırım yapmak zorunda olduğunu hatırlatan Yayan, “Milyarlarca dolarlık yatırım yapmak durumundayız. Sadece Erdemir’in 3 gün evvel açıkladığı rakamlar 3,2 milyar dolarlık bir yatırıma işaret ediyor. Sektör açısından Türkiye için Dünya Bankası’nın belirlediği 650 milyar dolarlık yatırımın yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirmek gibi bir durum söz konusu. Bunu yapabilmek için finansman açısından güçlü olmak durumundayız. Ancak üzerimizde bir çevre katkı payı yükü var. Bunun kaldırılması gerekiyor. 70 milyon dolar civarında yıllık bir maliyet getiriyor” dedi.

“2024’ten ümitliyiz”

İlerleyen yıllarda hurda ve kömürden gerçekleştirilen çevre katkı payı kesintilerinin 70 milyon doları aşabileceğini tahmin ettiklerini kaydeden Yayan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu bizim için endişe kaynağı. En son İnşaat Demiri İzleme Sistemi çerçevesinde inşaat demirlerinin etiketlenmesi ve güvenlikli boya ile boyanması konusunda da hiç beklemediğimiz, olağanüstü yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldık. Bizim daha evvel satın almakta olduğumuz benzeri etiketler için ödediğimiz fiyatın 38 misli bir fiyat gündeme geldi. Bu çok rahatsız edici bir durum. Bu çevre katkı payıyla bunları ikisini bir araya getirdiğimizde bizim sektörün rekabet etmesini engelleyecek bir başka faktör gündeme gelmiş oluyor. Bunu mutlaka ve mutlaka gözden geçirmemiz ve bu İzleme Sistemi’nin çalışmasına ağırlık vermemiz lazım. Kamu erkini kullanarak belirli gelirler elde etmeye çalışmak kamu kuruluşlarına yakışmıyor. Dolayısıyla bundan vazgeçilmesi ve çelik sektörünün tekrar ayağa kalkma yönündeki, 2023 yılındaki ciddi kayıplarını telafi etme yönündeki çabalarına destek olma zamanındayız. 2023 yılında bizim ihracatımızda yüzde 43 civarında bir gelir düşüşü söz konusu oldu. Üretimimizde de ciddi bir düşüş söz konusu oldu. Bunlar bir bütün olarak Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyen faktörler. Kapasite kullanım oranlarımız düştü. 2024’ten ümitliyiz. Bunun gerçekleşmesi için üzerimizdeki bütün suni yüklerin kaldırılması ve sektörün üzerinden marjinal birtakım kesintiler yapmak yerine sektörün ekonomiye verdiği katkıya, istihdama katma değer vergisine odaklanılması ve onu yapabilir durumda olmasını sürdürebilecek bir yaklaşım içerisinde bulunulması hayati önem taşıyor.” – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/tobb-baskani-turkiye-celik-uretiminde-avrupanin-en-buyuk-ureticisi-olmayi-hedefliyor/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer: İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak https://www.haber28.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-ikinci-5-yilda-daha-guzel-isler-olacak/ https://www.haber28.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-ikinci-5-yilda-daha-guzel-isler-olacak/#respond Sun, 21 Jan 2024 22:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3239 Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in önemli bir kent olduğunu belirterek, “Biz rahatız. Onun için de ağzımız dolu dolu konuşuyoruz. İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak” dedi.

Seçer. Köselerli ve Atalar mahallelerini ziyaret ederek halkla bir araya geldi. Buradaki konuşmasında Mersin’de her noktaya ve kesime eşit hizmet götürdüklerini söyleyen Seçer, bu hizmetlerin halk nezdinde yüksek memnuniyetle karşılık bulduğunu savundu. Seçer, “Hepimiz insanız. Mersin göçlerle kurulmuş, büyümüş bir kent. Biz, ‘Bu Türkmen bu Alevi, bu Sünni, bu Kürt, bu Türk’ dediğimiz noktada bu işin altından kalkamayız. Bizim önderimiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bizim bayrağımız tek vatanımız tek. Atatürk ‘Vatanını en çok seven vazifesini en iyi yapandır’ demiş. Ben vazifemi en iyi şekilde yapıyorum” diye konuştu.

“Her şey vatandaşlarım için”

Yapılan tüm hizmetlerin vatandaşların daha kaliteli ve kolay bir yaşam sürmesi adına gerçekleştirildiğinin altını çizen Seçer, “Her şey vatandaşlarım için. Bu kimliği taşıyan herkes bizim yurttaşımızdır. Biz ayrımcı değiliz. Biz kardeşiz. Her şeyden önce birbirimizi ayırmayacağız. Bizim başka vatanımız yok. Bizim çocuklarımızın gidip yaşayacağı başka bir Türkiye yok. Biz bu ülkeye aitiz, sonuna kadar da sonsuza kadar da buradayız. Ayrım yapmadan koruyacağız” sözlerine yer verdi.

“Bu Ramazan’da da desteklerimiz devam edecek”

Seçer, Refakatçi Evi Dosthane hizmetini anlatarak, merkeze hastane için gelen ve kalacak yeri olmayan vatandaşların kalabileceğini hatırlattı. Büyükşehir Belediyesi ile ilgili her türlü konuda vatandaşların ‘Alo 185’ten yardım alabileceklerini söyleyen Seçer, Ramazan ayında ihtiyaç sahibi ailelere her yıl olduğu gibi bu yıl da koli desteğinde bulunacaklarını belirtti.

“Ovaya da sahile de hizmet yaptık”

Dağlık bölgelere ve orada yaşayan Yörüklere de hizmet götürdüklerini anımsatan Seçer, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim Projesi’ başta olmak üzere tarımsal alanda verdikleri destekleri anlatarak, “4 yılda toplam 6 bin küçükbaş hayvan dağıttık. Her yıl 100 kilometre sulama borusu dağıttık. Şu ana kadar 300 kilometreye yakın sulama borusu desteği yaptık. Fide, fidan desteği yaptık. Zeytin boylama makinesinden dal parçalama makinesi destekleri gönderdik. Kırsal mahallelerde her isteyen muhtarıma kadınlar için hamur yoğurma makinesi gönderdim. Ovaya da sahile de hizmet yaptık” ifadelerini kullandı.

“Pamukluk için şu anda arıtmanın ihalesine çıkıyoruz”

Bölgede bazı mahallelerin Berdan’dan içme suyu alabildiğini bazılarınınsa alamadığını söyleyen Seçer, su sorununu ortadan kaldırmak için çalışmalar yaptıklarının müjdesini vererek, “Biz Pamukluk’u devreye aldığımız zaman artık tüm Tarsus ovasına Berdan suyunu vereceğiz. Mersin merkezdeki nüfusun su ihtiyacının yüzde 85’ini Tarsus’tan alıyoruz. Şu anda arıtmanın ihalesine çıkıyoruz. 80 milyon Avro. Yani 2.5 milyar TL. Bunun 56 milyon Avrosunu yani 1 milyar 700 milyon TL’lik kısmına hibe bulduk. Avrupa Bankası bize deprem fonundan verdi” dedi.

“İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak”

Mersin’in önemli bir kent olduğuna, Büyükşehir Belediyesinin de önemli bir belediye olduğuna vurgu yapan Seçer, şöyle devam etti; “Zengin, güçlü, aklı yerinde, çalışanları işi biliyor, çalışkan, başkanları da çalışıyor, gecesini, gündüzüne katıyor. Yapmadığımız bir şey var mı, onu da yapalım. Her türlü imkanı kullanıyoruz. Biz rahatız. Onun için de ağzımız dolu dolu konuşuyoruz. İkinci 5 yılda daha güzel işler olacak.” İlk 5 yılda zorluklar yaşadıklarını ve atlattıklarını sözlerine ekleyen Seçer, “Zorlukları aştık. Şimdi kasa düzene girdi. Sorun yok, herkes bizimle iş yapıyor. Bizim sözümüzün sağlam olduğunu yüklenici firmalar biliyor. Güzel bir yönetim sergiledik. İkinci 5 yılda hizmet katlanarak devam edecek” diye konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-ikinci-5-yilda-daha-guzel-isler-olacak/feed/ 0
Diyarbakır OSB, 2023’te 231,5 Milyon Dolarlık İhracat Gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-osb-2023te-2315-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-osb-2023te-2315-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:48:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2392 Diyarbakır’da ihracat ve istihdamın arttırılmasına yönelik yapılan yatırımlar sonucu Organize Sanayi Bölgesi (OSB), 2023 yılında 231,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli depremlere rağmen teşvikli yatırımlarda başarılı bir yılı geride bırakan Diyarbakır OSB, ihracatta da başarılı bir grafik çizdi. Kentten 85 ülkeye ihracat gerçekleştiren Diyarbakır OSB, 2023’ü 231,5 milyon dolarlık ihracatla kapattı. Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, 5. etap için yaklaşık 200 yerli ve yabancı sanayicinin sıra beklediğini söyledi. Son 6 yılda Diyarbakır’da huzurun ve güvenin sağlanmasıyla yatırımların artmaya başladığını ifade eden Fidan, “Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bilindiği üzere 1996 yılında kuruldu. Ama 2018 yılından sonra daha bir atağa geçti. Çünkü son 6 yılda huzurun ve güvenin sağlanmasıyla özellikle Diyarbakır’da yatırımlar gitgide artmaya başladı. Şu an 330 civarında fabrikamız üretim yapmaktadır. 4’üncü etaptaki fabrikalarımız da devreye girerse yaklaşık 450 civarında firmamız oluyor. 19 bin civarında çalışan sayımız mevcut. Yeni etabımızı da inşallah yakın bir zamanda açacağız. 200’ün üzerinde bekleyen yatırımcımız var. Ama artık her yatırımcıya yer vermiyoruz. Böylelikle seçici olmaya başladık. İçinde nitelikli yatırımlara öncelik veriyoruz. İstihdama, ihracata ve Diyarbakır’a katma değer katan yatırımcılara yönelik artık yer vermeye başladık. İhracat rakamlarımıza baktığımızda 2023’ü yaklaşık 231,5 milyon dolar rakamla kapattık. Bu bizim için yüksek bir rakam değil. Bilindiği üzere deprem süreci geçirdik. İnşallah 2024’te ekonomik anlamda iyi olursak ihracat rakamlarını daha da yukarı çıkarmaya çalışacağız” dedi.

“Diyarbakır’dan 85 ülkeye ürün gidiyor”

2023’te elde edilen 231,5 milyon dolarlık ihracatın sadece 111 milyonunun Kuzey Irak’a yapıldığını dile getiren Fidan, “Bizim Diyarbakır’da hedefimiz 1 milyar doları devirmektir. İnşallah bir gün o günleri de göreceğiz. Geçen senenin rakamı olan 231,5 milyon doların 111 milyonu Kuzey Irak bölgesine yapılan ihracat sonucudur. Bunun içinde Çin, Rusya, Amerika gibi 85 ülkeye Diyarbakır’dan ürün gidiyor. İşte bizim amacımız da Diyarbakır’a nitelikli yatırımcı kazandırmaktır. İhracat ve istihdam rakamlarımızı arttıracak yatırımcı lazım. Önümüzdeki yıl 500 milyon gibi rakamları yakalarsak bizim için çok iyi olur, ki inşallah yakalayacağız. Diyarbakır’a yatırım yapanlar huzuru düşünüyor. Şu an Diyarbakır Türkiye’nin en güvenli ve en huzurlu şehirlerinden biridir. Onun için yatırımcılar burayı tercih ediyor” ifadelerini kullandı.

“Tek eksiğimiz otobanın buraya bağlanması ve hızlı trenin hızlı bir şekilde Diyarbakır’a kadar bağlanmasıdır”

“İş potansiyelimiz çok şükür iyidir” diyen Fidan, “1 milyon genç nüfusumuz var. Batıda çalışacak eleman yok. Şu an batıda fabrikalar çalışacak eleman bulamıyor. Ama bizim Diyarbakır’da 1 milyon genç nüfusumuz var. Bizim buradaki tek eksiğimiz otobanın buraya bağlanması ve hızlı trenin hızlı bir şekilde Diyarbakır’a kadar bağlanmasıdır” diye konuştu.

“2024 bizim için yine ihracatı arttıracağımız bir yıl olacak”

OSB’de mukavva sektöründe faaliyet gösteren Yeşil Ambalaj Fabrikasının Genel Müdürü Hasan Yeşil ise şunları kaydetti:

“Başta Irak ve Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Avrupa ve Amerika’ya ihracat yapmaktayız. Ortalama 25 ülke diyebiliriz. 2023’te hem Amerika’nın Chicago eyaletinde bir şubemizi açtık. Avrupa’da ve Ortadoğu’daki ihracat hedeflerimizi büyütmeyi planlıyoruz. 2024 bizim için yine ihracatı arttıracağımız bir yıl olacak.” – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-osb-2023te-2315-milyon-dolarlik-ihracat-gerceklestirdi/feed/ 0
Bodrum FK, Giresunspor maçına sakatlarla çıkacak https://www.haber28.com.tr/bodrum-fk-giresunspor-macina-sakatlarla-cikacak/ https://www.haber28.com.tr/bodrum-fk-giresunspor-macina-sakatlarla-cikacak/#respond Thu, 11 Jan 2024 08:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2375 Bodrum Futbol Kulübü, Trendyol 1. Lig’de ikinci devrenin ilk maçında Giresunspor’u konuk edecek. Karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren yeşil-beyazlı ekipte, 5 oyuncunun sakatlıkları nedeniyle forma giyemeyeceğini belirten Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Kampımız iyi geçti sadece sakatlarımızın biraz fazla olması canımızı sıktı. Bu sene genellikle genç oyuncu arama tarama çalışması yaptık. Çok görüştüğümüz genç oyuncu var, bunlardan 3 ismi aramıza kattık” dedi.

Trendyol 1. Lig’in 18. haftasında Bodrum FK, Giresunspor’u ağırlayacak. Yalıçiftlik İsmail Altındağ Tesisleri’nde karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren yeşil-beyazlı ekipte, devre arasında kadroya katılan Eray Akar, Furkan Apaydın ve Ahmet Aslan takımla birlikte idmana çıktı. Sakatlıkları bulunan Celal, Ali Aytemur, Süleyman Özdamar, Pedro ve Cenk’in ise Giresunspor karşısında forma giyemeyeceği belirtildi. Ligde play-off hattında 29 puanla 5. sırada bulunan Bodrum FK, ikinci yarıya moralli başlamak istiyor.

“Gençlerimizden ümitliyiz”

Takıma yeni dahil olan 3 genç oyuncudan ümitli olduklarını söyleyen Bodrum FK Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Kampımız iyi geçti sadece sakatlarımızın biraz fazla olması canımızı sıktı. İkinci yarıya başlarken 5 oyuncumuzdan yoksun başlayabiliriz. Bu bizim için sıkıntılı ama çalışma anlamında iyi bir ortamımız oldu. Celal, Ali Aytemur, Süleyman Özdamar, Pedro ve Cenk’in ilk hafta belki de 3 hafta olamayacak oluşları bizim için sıkıntı teşkil ediyor. Bu sene genellikle genç oyuncu arama tarama çalışması yaptık. Çok görüştüğümüz genç oyuncu var, bunlardan 3 ismi aramıza kattık. Afyon’dan Eray, Nazilli’den Furkan ve Buca’dan Ahmet’le anlaştık. Genç bulma ve değerlendirme işimiz devam ediyor. Yarını da düşünmek zorundayız, sadece bugünü değil. Bunun dışında herkesin beklediği transfer konusunda da devre arası transfer yapmak çok zor. İyi oyuncusunu kimse bırakmak istemez. Bazen genç diye aldığımız yatırımlık oyuncu nokta transferiniz olabilir. Bazen sadece bir yeri kapatsın diye aldığınız oyuncunuz nokta oyuncu olabilir. Nokta sayılabilecek oyuncu almadık gibi gözüküyor ama biz gençlerimizden çok ümitliyiz. Transferin bitimine daha var ve o zamana kadar bizim için eksik gördüğümüz ya da takviye ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz mevkilerimize de isimler düştükçe değerlendireceğiz. Her maçın ve her oyuncunun hikayesi başka oluyor. Bu sene ilk yarı bazında çok gol pozisyonu kaçırdık ama hep şunu söyledim pozisyona girmek bizim için çok önemli. 1 ya da 2 maçta kaçırdığınız pozisyonları diğer maçlarda telafi etme şansınız olur yeter ki siz o pozisyonlara girmeye devam edin. Biz çok gol atamayan ya da üretemeyen bir takım değiliz, dolayısıyla bizim artılarımız var. Artılarımızı biraz daha geliştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Takımın genç yıldızlarından yeni transfer Furkan Apaydın ise, ” İstediğim bir kulübe geldim, benim için çok iyi oldu. Buradan çıkış yakalayacağımı düşünüyorum. Burada daha çok çalışarak, kulübe daha iyi şeyler kazandırmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Her maç ilk maçım gibi olacak. O heyecanla çıkacağım ve o heyecanla idmanlarımı yapıyorum. Formayı alırsam çok iyi performans vermeyi düşünüyorum” diye konuştu. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/bodrum-fk-giresunspor-macina-sakatlarla-cikacak/feed/ 0