Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla kenttin tarihi ve turistik yerlerinde yoğunluk oluşurken, tatil yörelerine gidemeyen ve bu kalabalıktan uzak durmak isteyenler farklı bir arayışa yöneldi.
Üsküdar Çengelköy sahilinde Boğaz’da kano turu yapıldığını öğrenen vatandaşlar, bu etkinliğe katılarak keyifli ve huzurlu bir bayram günü yaşadı.
Ön eğitim verilen katılımcılar, sabahın ilk saatlerinden itibaren Boğaz’ın serin sularına indirilen ve güvenli olması için birer profesyonel sporcunun bulunduğu rengarenk kanolara bindirildi. Boğaz rotasında hareket eden kanoları, olası problemleri engellemek için küçük bir cankurtaran botu takip etti.
Boğaz’da deniz trafiğine girmeden yalıların yakınından geçen kanolardaki vatandaşlar, bir yandan kürek çekerken bir taraftan da eşsiz manzaranın tadını çıkardı. Martıların da eşlik ettiği kanolardaki keyifli anlarını fotoğraflayan vatandaşlar, turun ardından start alanına indirildi.
Kanolara 120 kilonun altında 12 yaşını doldurmuş kişiler binebiliyor
AA muhabirine bilgi veren kano eğitmeni Ferhat Yılmaz, yaklaşık 1 saat süren etkinlikte kanoların ön kısmına katılımcıların, arkalarına ise tamamen tecrübeli eğitmenlerin oturduğunu söyledi.
Kano kürek sporu yapmanın güvenli olduğunu belirten Yılmaz, “Bilmeyen biriyle yaparsanız oldukça tehlikeli olabilir ama bilen birisiyle yaptığınız ve trafik hattına girmediğimiz için tehlike arz etmiyor. Bu zamana kadar da bir sorun yaşamadık.” dedi.
Yılmaz, kanolara 120 kilonun altında, 12 yaşını doldurmuş kişilerin binebildiğini ifade ederek, “Suda ani hareketler gerçekleştirmemek gerekiyor. Zaten arkada eğitmen olduğu için olası yanlış durumlarda uyarılarda bulunuyor. Güvenliği had safhada tutmak için güvenlik botumuz her zaman kanolarımızı takip ediyor.” diye konuştu.
Bayram dolayısıyla yoğunluk yaşadıklarını kaydeden Yılmaz, “Bugün de oldukça yoğun bir gün, hava da su da çok güzel, bayağı talep var. Genelde gün batımı saatleri daha yoğun oluyor, kanolarımızın tamamı doluyor. Gün doğumunda su, gün batımında güneş çok güzel oluyor. Fotoğraf ve videolar için gün batımı saatinde gelinmesini öneririm.” ifadelerini kullandı.
Kano turu sırasında doğum günü kutlaması ve evlilik teklifi gibi sürprizlerle karşılaştıklarını aktaran Yılmaz, Çengelköy’de Boğaz’ın en güvenli noktalarından birisinde unutulmaz anlar yaşadıklarını ve köprünün altından İstanbul siluetinin çok güzel göründüğünü sözlerine ekledi.
“Unutulmaz anlar yaşıyoruz”
Etkinliğe arkadaşıyla ilk kez katılan Meltem Varol, şunları kaydetti:
“İstanbul’da ne yapabiliriz diye düşündük ve kano yapmayı tercih ettik. Gayet güzel, keyifliydi. Su soğuk olur diye düşündük ama sıcaktı, biraz da ıslandık. Kürek çekmek biraz yorucuydu, kollarım yoruldu ama çok keyifliydi, tavsiye ediyorum herkese. Çok keyifli gerçekten. Birkaç tane dizi, filmlerde kullanılan yalıların önünden geçtik, arkadaşlar hepsini anlattı tek tek.”
Turdan çok keyif aldığını anlatan Mücahit Eroğlu, “Güzeldi, beklediğimden daha az ıslandım, daha az yorucuydu. Tekne turunda ama kendi sürüş deneyimimiz gibi oldu. Arkadaşlar bize yardımcı oldu, tarihi bir gezi havasındaydı. Arkadaşlar çok tecrübeli oldukları için arka tarafta kanonun gerekli güvenlik tedbirlerini aldılar.” diye konuştu.
Boğaz’ın çevresindeki tarihi yapılar ve güzelliğinden çok etkilendiğini kaydeden Eroğlu, “Bayramda İstanbul’un boş olmasını değerlendirerek tarihi yerleri gezme fırsatı bulduk, o boşluktan yararlanarak dışarda vakit geçirdik.” dedi.
“Karadaymışım gibi hissettim”
Katılımcı Abdullah Alabaş ise kano turunu şöyle anlattı:
“Biraz ıslandık ama buna değdi. Bayram için gayet güzel bir etkinlikti. Boş vaktimizde kano yapmak bizim için gayet güzel bir spor oldu. İlk kez geldim. Dün yapmayı düşünüyordum çok trafik vardı gelemedim, bu sabah erkenden geldim. Çok zevkli, tekrar yapmayı düşünüyorum. Seanslar dolu şu an bir dahaki sefere artık. Deniz korkusu vardı biraz bende ama karadaymışım gibi hissettim kendimi. Manzarayla birleşince bütün korkumu yendim. Çok zevkli bir etkinlik, İstanbul’un güzelliğini daha yakından görmüş olduk. Fotoğraflar konusunda arkadaşlar yardımcı oldu, birazdan paylaşımlara başlayacağım.”
]]>Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı Yüzer İskelesi’nde demirli bulunan “TCG Nusret (N-16)”, mayınlarını döktüğü rotada ilerledi.
Gemide protokol üyelerine Nusret’in 109 yıl önceki kahramanlığı video gösterimi ile anlatıldı.
Ardından şehitler anısına Çanakkale Valisi İlhami Aktaş ile Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen tarafından denize çelenk bırakıldı.
Geminin komutanı Üsteğmen Ersin Taşkın, törende, Çanakkale Savaşları’nın ilk aşamasını oluşturan 18 Mart Deniz Zaferi’nin dünya harp tarihine mal olmuş bir kahramanlık destanı olduğunu söyledi.
Bu zaferin kazanılmasında en büyük payın kahraman Nusret Mayın Gemisi’ne ait olduğunu hatırlatan Taşkın, ” Çanakkale Boğazı’nda ilk mayın hattının oluşturulduğu 4 Ağustos 1914 tarihinden 8 Mart 1915 sabahına kadar Boğaz’ı, yabancı savaş gemilerinin geçişine kapatmak maksadıyla Çanakkale Mayın Gurubu Komutanlığına bağlı Selanik, İntibah, Samsun ve Nusret mayın gemileri tarafından 377 mayından oluşan 10 mayın hattı tesis edilmiştir.” dedi.
Üsteğmen Taşkın, Çanakkale Boğazı girişinde bulunan tabyaların bombardıman edildiği 3 Kasım 1914’ten itibaren İtilaf Donanması’nın Boğaz’daki keşif, bombardıman ve mayın tarama faaliyetlerinin personeli denizci olan Baykuş Bataryası’ndan gözlendiğini, bu gözlemler sonucunda düşman donanmasının manevra yapmak için Boğaz’ın en geniş yeri olan Erenköy koyuna yönelerek Boğaz’ı terk ettiğinin belirlendiğini anlattı.
Erenköy koyunda tesis edilecek bir mayın hattının düşman üzerinde sürpriz etkisi yaratacağının düşünüldüğünü aktaran Taşkın, şöyle konuştu:
“11’inci mayın hattının diğer 10 mayın hattından farklı olarak kıyıya paralel, gemilerin manevra hattına dik olarak oluşturulmasına karar verilmiş, bu hat için 26 mayının yeterli olduğu değerlendirilmiştir. Hafif sisli ve yağışlı 8 Mart sabahı saat 05.00’te Yüzbaşı Hakkı Bey’in komutasında Nara’dan avara eden Nusret, Anadolu kıyısını izleyerek seyre başlamış ve Boğaz’ı kapatan mayın hatları arasında emniyetle geçerek şu anda bulunduğumuz noktaya varmıştır.”
Taşkın, Nusret Mayın Gemisi’nin 109 yıl önce bugün, güvertesinde bulunan 26 mayını aynı rota üzerinde, aralarında yüzer metre olacak şekilde deniz seviyesinin 4,5 metre altına döktüğünü bildirdi.
Alınan önlemler sayesinde Nusret’in, hiçbir müttefik karakol gemisi tarafından tespit edilmeden saat 08.00’de Çanakkale önlerine demirlediğini aktaran Taşkın, şöyle devam etti:
“Saat 10.00’a kadar süren sis ve yağmur, geminin Çanakkale Boğazı girişinde bulunan düşman karakol gemileri tarafından görülmesini engellemiştir. Rumeli Mecidiye Tabyası’nda bulunan Seyit Onbaşı’nın tek başına sırtlayarak namluya sürdüğü 215 okkalık mermi, İngilizlerin Ocean Zırhlısı’nın dümenin vurmuş ve bu durum düşman gemilerinin nizamını bozmuştur. Böylece 18 Mart 1915 günü kahraman Türk topçusunun da desteğiyle Nusret’in döşediği 11’inci mayın hattını oluşturan 26 mayına çarpan Bouvet, Irresistible ve Ocean Zırhlıları batarken, Inflexible, Safran ve Galoa ağır yaralanarak savaş dışı kalmıştır. 18 Mart 1915 günü İtilaf Donanması için bir hezimetken, Boğaz’ın kahraman savunucuları için önemli bir deniz zaferi olarak tarihe geçmiştir.”
Anma törenine, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, İl Emniyet Müdürü Selim Arıcı, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman, Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanı Yarbay Ercan Oran, lise ve üniversite öğrencileri ile akademisyenler katıldı.
]]>