BEYPAZARI’NDAN İLK AÇIKLAMA
Konuyla ilgili Beypazarı Soda’dan ilk açıklama geldi. Açıklamada maden suyunda yüksek miktarda bor bulunduğu ve sağlığa zararlı olduğu yalanlandı. Öte yandan farklı ülkeler ve kuruluşların kalite standartlarını belirlerken farklı veriler kullandığı ifade edilirken; firmanın Türkiye’deki yönetmeliğe ve ABD Çevre Koruma Ajansı’nın belirlediği parametrelere uyduğu vurgulandı.
Şirketten yapılan açıklama şu şekilde: “Bir kısım sosyal medya mecralarında İsviçre kaynaklı bir habere dayandırılarak markamız Beypazarı Doğal Maden Suyu hakkında haksız ve gerçek dışı dezenformasyon amaçlı yayınlar yapılarak ürün içeriğindeki bor miktarının yüksek olduğu ve sağlığa zararlı olduğu yönünde asılsız itham ve içerikler paylaşılmıştır.
“ÜRÜNLERİMİZ SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN DA DENETLENEREK DÜZENLİ ANALİZLERİ YAPILMAKTADIR”
Bu tür kötü niyetli ve haksız ithamlar ile ilgili tüketicilerimizi aydınlatmak ve doğru bilgileri aktarmak isteriz. Ülkemizin %100 yerli ve milli değeri olan ‘BEYPAZARI’ markası uluslararası arenada hızla büyümektedir. Firma olarak 30’u geçkin ülkeye ihracat yaparak Türkiye, Avrupa ve Dünya kalite ödülleri almış, ISO 22000; ISO 9001; ISO 14001; ISO 45001; FSSC 22000 ve ESMA kalite sertifikalarına sahip olan ve sektörde saygın bir yere sahip olan bir markayız. Şirketimiz ürünlerinin kalitesini sürekli olarak titizlikle izlemekte, yine ürünlerimiz Sağlık Bakanlığı tarafından da denetlenerek düzenli olarak analizleri yapılmaktadır.

“FARKLI ÜLKELER VE KURULUŞLAR, KALİTE STANDARDI BELİRLERKEN FARKLI VERİLERE DAYANIRLAR”
Farklı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar içme suyuyla ilgili kalite standartlarını belirlerken farklı bilimsel verilere ve politik yaklaşımlara dayanarak değişiklikler yapabilirler. Bu politika ve yaklaşımlar, hangi bilimsel çalışmanın temel alındığı, tüketim alışkanlıkları, vücut ağırlıkları ve diğer faktörlere göre değişiklik arz etmektedir. Başka uluslararası kuruluşlar da içme suyundaki bor miktarı için farklı rehber değerler belirlemişlerdir.
İçme suyundaki bor için sağlık temelli düzenleyici sınırlar Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2,4 mg/L, Avustralya Ulusal Sağlık ve Tıp Araştırmaları Konseyi tarafından 4 mg/L ve Avrupa Birliği tarafından 1 mg/L olarak belirlenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA) ise içme suyundaki Bor minerali için bir düzenleyici sınırlama belirlememiş ancak ömür boyu sağlık danışma değerini 5 mg/L olarak belirlemiştir.

“FİRMAMIZ, TÜRKİYE’DEKİ YÖNETMELİĞİNE UYGUNLUĞUNU AÇIKÇA BEYAN EDER”
Firmamız, Türkiye’deki Doğal Mineralli Sular Yönetmeliği’ne ve uluslararası standartlara uygunluğunu açıkça beyan eder, Dünya Sağlık Örgütü ve Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı tarafından belirlenen parametrelerin tamamında uygun değerler içinde olduğumuzu vurgularız. Haberin İsviçre kaynaklı olmasına rağmen, bu haberin yerel basında “yüksek değer çıktı” şeklinde sunulmasının, bilgiyi yanlış algılamaya yönelik bir çaba olduğunu düşünüyoruz.
“YANLIŞ ALGI OLUŞTURMA ÇABALARI”
Önceki yıllarda İsviçre akredite analiz laboratuvarı EUROFİNS tarafından yapılan bor analiz sonucunu da paylaşarak, şeffaf ve doğru bilgi aktarımını sağlamaya önem verdiğimizi belirtmek isteriz. (analiz sonucu sapma değeri ile birlikte 0,80 mg/lt ye denk gelmektedir) Tüm bu olumsuz haberlere ve yanlış algı oluşturma çabalarına rağmen yanımızda olan, güvenini koruyan, desteğini esirgemeyen değerli ve bilinçli tüketicilerimiz ile doğru haberi paylaşabilmek adına bizlerle iletişime geçen kıymetli basın mensuplarına teşekkürü bir borç biliriz.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Bigadiç ilçesinde halka seslendi. Özel, “Aramızda birçok genç arkadaşımız var. Türkiye’de gençlerin yüzde 40’a yakını işsiz, umutsuz ve maalesef büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Hani beka sorunu diyorlar ya dış güçler, gerçekler Türkiye’yi istila edecekler, beka sorunu olacak. Dış güçlerin, güçlü ülkelerin, dünyanın başka ülkelerinin Türkiye’de hayal kurması beka sorunu değildir. Esas beka sorunu Türkiye’nin gençlerinin dünyanın başka ülkelerinde hayat kurmasıdır. O yüzden buradan bütün gençlere sesleniyorum; umudunuzu kaybetmeyin, enseyi karartmayın, başınızı öne eğmeyin. Zorlukları biliyoruz. Ama özgürlükleri kısıtlayan, yaşam tarzınıza karışan, konserlerinizi, festivallerinizi iptal eden, Türkiye’yi yasaklar ülkesine çeviren bu iktidardan ancak hep beraber ve gücümüzü sandıkta göstererek kurtulabiliriz. O sandık önümüzdeki Pazar günüdür. Bütün gençleri kendi gelecekleri ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaya çağırıyorum. Gençler; benim işim kolay. Çünkü Gazi Mustafa Kemal cumhuriyeti kurdu, cumhuriyet genel başkanlara, benden sonraki genele başkanlara emanettir demedi, milletvekillerine bırakmadı, kendisi askerdi askere bile emanet etmedi. Dedi ki; ‘Cumhuriyeti biz kurduk, onu yüceltecek ve yükseltecek sizlersiniz.’ Ben tüm gençlerimize sesleniyorum çok sevdiğiniz Atatürk’ün emaneti sizedir, emanete sahip çıkın” dedi.
Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gençlerin ayrı ayrı sorunları var. Bir tanesi atanmayan öğretmenler. Eskiden 20 yıl önce atanamayan 80 bin öğretmen vardı madem atamayacak niye okuttunuz diyorlardı şimdi 1 milyon var. Köyler öğretmensiz, okullar boş, öğrenciler sabahın köründe minibüslerle taşımalı eğitime gidiyor. Oysa öğretmenle öğrenciyi birbiriyle buluşturmak, öğretmeni okuluyla buluşturmak cumhuriyetin görevidir. Söz verdikleri halde mülakat yapmaya devam ediyorlar. Öğretmenler mülakatsız atama istiyorlar. Ben bir öğretmen çocuğu olarak ve biz Gazi Mustafa Kemal’in yani başöğretmenin partisi olarak atanmayan öğretmenlerin sonuna kadar arkasındayız. Staj ve çıraklık mağdurları var. Staj yapmış, sigortası başlamış, başlangıç günü kabul edilmiyor, emekli olamayanlar var. Kademeli emeklilik bekleyenler var. 8 Eylül 1999’dan bir gün sonra, üç gün sonra sigortalı olmuş, 17-18 yıl fazladan çalışacak. Bu kademeli emeklilik beklentisini takip ediyoruz, mecliste peşindeyiz, bu haksızlığa mutlaka engel olacağız.”
“Balıkesir önemli”
“Bigadiç Türkiye’nin en önemli bor madenlerinin sahibi bir ilçemizdir” diyen Özel, “Ancak en büyük sıkıntımız Bigadiç bu borun bu ülkeye oluşturduğu katma değerden yararlanamıyor. Türkiye’de zaten borun katma değerinden yeterince yararlanamıyor. Bor burada çıkarılıyor, başka bir tarafa götürülüp işleniyor bu doğru değil. Bin 200 tane işçimiz var, kapasitenin artması lazım. Aksine insanları tehdit ediyorlar bu doğru değil. Zafer Göksel başkanımla Ahmet Akın kardeşim el ele verip hem borla ilgili; borun burada işlenmesi, katma değerinin oluşturacağı istihdamın buraya kalmasıyla ilgili çalışacak. Hem duydum çok üzüldüm sabah erken saatlerde buradan 100’e yakın servis aracı başka yerlere gidiyor. Burada istihdam yok. Buraya istihdam sağlanmasıyla ilgili çalışacaklar. İstanbul’dan daha pahalıya su kullanıyorsunuz, bu konuda önemli çalışmalar var. Ahmet Akın söz veriyor, meydan okuyor Marmara Bölgesinin en ucuz suyunu kullanacaksınız. Ahmet Akın şu anda Türkiye’nin en pahalı suyunu Balıkesir kullanıyor. En ucuz suyunu Balıkesir’e, Bigadiç’e getireceğim ve çeşmeden içilebilir su akıtacağım diyor. Arıtma olsun, su olsun bunun maliyeti elektrik. Elektrik denince gereken uzmanlık enerji, onun uzmanı da eğer iktidar olsaydık bakan yapacaktın, iktidar olamadık bakanlığı ileriye kaldı siz inşallah onu Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı yapacaksınız suyu da ucuzlatacak arıtmayı da Ahmet yapacak. Sütünüzle ilgili CHP’li bütün belediyelerde süt üreticisinin sütünü alan, şişeleyen, ihtiyaç sahiplerine ucuza ulaştıran kooperatifler var, yapılar var. İnşallah Balıkesir Halkçı Belediyecilikle kucaklaşınca sizin sütlerinizi de belediyenin kuracağı yapılar olacak, paralarınız peşin ödenecek, süt üreticisinin çileleri de Ahmet Akın’la birlikte bitecek. Yetersiz desteklemelerin, yüksek maliyetlerin sorunlarını yerelden çözmek için önemli bir mücadele vereceğiz. Ayrıca bu tarımsal sulama konusu yine Ahmet’imizin uzmanlık alanı sayesinde Bigadiç’te 52 bin dönüm sulanabilir arazi var ama 24 bin dönüm kullanılıyor, 28 bin dönüm arazi sulanamaz haldedir. Ahmet Akın Zafer Göksel’le birlikte el ele, omuz omuza sulanamayan 1 metrekare toprak bırakmayacağız diyorlar. ve Ahmet Akın diyor ki; ben tarımsal sulamadan 5 yıl ücret almayacağım, Bigadiç’e nefes aldıracağım diyor” şeklinde konuştu. – BALIKESİR
]]>Niğde’nin ilçe, köy ve kasabalarında yerel seçim çalışmalarına devam eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Birçok vatandaş borçla yaşadığını anlatırken icra daireleri ise sürekli tebliğ gönderir durumda. 21 milyon 500 bini aşan icra dosyaları her hafta yenileri ekleniyor. İcra daireleri fabrika gibi çalışıyor” dedi.
Yerel seçim çalışmaları kapsamında Bor ilçesi Kemerhisar, Bahçeli, Çukurkuyu kasabası ile Kızılca ve Havuzlu köyünü ziyaret eden Gürer, Ulukışla ilçesinde Kılan, Yıldıztepe, Darboğaz, Hasangazi, Tekneçukur, Alihoca, Çiftehan, Emirler, Ovacık, Hüsniye, Eminlik, Beyağıl köylerinde vatandaşlarla buluştu. Gürer, Ulukışla CHP Belediye Başkan Adayı HüseyinToker verdiği iftar yemeğine katıldı.Gürer, aralıksız sürdüğü seçim çalışmalarında Bor ve Niğde’de CHP Belediye Başkan adayları ile esnaf ve pazar ziyaretler de yaptı.
Niğde Merkezde Belediye Başkan Adayı Hulus Özen ile esnaf ve pazarda vatandaşları dinleyen Gürer, Bor’da da CHP adayı Ahmet Yalçınkaya ile ziyaretlerde bulundu. Niğde Merkezde Dündarlı, Edikli, Orhanlı, Yeşilgölcük, Alay, Bağlama Kasabaları ile Hacıbeyli ve Hasaköy köylerini de ziyaret eden Gürer, Aktaş Kasaba Belediye Başkan Adayı Yaşar Çamur ile Yeni mahalle ve Aktaş Kasabasında da vatandaşlara hitap etti. Çiftlik ilçesi Azatlı, Divarlı, Bozköy Kasaba Belediye Başkan adaylarını da ziyaret edip vatandaşlarla buluşan ve başarı dileyen Gürer, yerel seçimin önemine değinerek CHP adaylarına destek istedi.
“GEÇİM SIKINTISI HAD SAFHADA”
Yaptığı ziyaretlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Gürer, şunları söyledi:
“Genel seçime göre bu seçimde öncelikli bir konu ekonomik geçim sıkıntısı çok ön plana çıkmış bulunuyor. Herkesim yaşamın zorlaştığı ve geçim sıkıntı had safhada olduğu bir süreçteyiz. ‘Sandıkta oylarımızla tepkimizi göstereceğiz’ diyorlar. Geçim sıkıntısı artması sorunları katlamış. Emeklilikte adalet arayanlar, staj ve çırak mağdurları, atanamayanlar, taşeronda kalanlar, geçici-mevsimlik işçiler, emekliler gittiğimiz yerde sorunlarını anlatıp çözüm istiyorlar.
Hayvancılık yapan çiftçilik yapan yaptığı işten geçinemez hale geldiklerini anlatıyorlar. Esnaf sattığı ürünü aynı fiyatla geri alamadığını ve önünü göremediğini söylüyor. Yerinde aldığı ürün fiyatlarının yanında artan nakliye maliyetinden dert yanıyorlar. Emekli olabilmek için 9000 gün primin 7200 güne bir an önce düşürülmesini istiyorlar. Emekli dar gelirli çarşı pazarda nasıl alışveriş yapacağını düşünür hale gelmiş. Sürekli artan fiyatlarlar nedeni ile markete gidemez duruma düşmüşler. Her istediğini alamayan vatandaş ihtiyacı ürünü de gramla alışveriş yapar durumda. Çok vatandaş borçla yaşadığını anlatırken icra daireleri ise sürekli tebliğ gönderir durumda. 21 milyon 500 bini aşan icra dosyaları her hafta yenileri ekleniyor. Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 3 trilyona ermiş. Ekonomik krizin etkisi herkesi ve herkesimi etkiliyor. Vatandaşın deyimi ile icra daireleri fabrika gibi çalışıyor. Verilere göre de gerçek işsiz sayısı da son bir ayda 1 milyon 265 bin artmış. İşsizlik artarken, yoksulluk derinleşiyor. Çarşıda, pazarda sokakta dert çok derman olacak iktidar yok. Tüketicilerin bankalara olan borçları 2024 yılı başından bu yana 256,5 milyar lira artış göstermiş,vatandaş borcu borçla kapatarak yaşamaya çalışıyor. Mevcut iktidarla sorunların çözüleceğine inanan vatandaş sayısı da ciddi azalış göstermiş bulunuyor.”
]]>