BİLSEM Sosyal Sosyal Bilgiler Öğretmeni Seray Altunöz’ün danışmanlığında, “Doğala Dönüyoruz, Atıklarımızı Sıfırlıyoruz” başlıklı proje hazırlayan Ay, yaptığı araştırmalar ve aile büyüklerinin yönlendirmeleriyle atıkların çöpe ya da geri dönüşüme gönderilmeden kullanılabileceğini öğrendi.
Öğretmenlerin ve velilerin de desteğini alan Ay, atık yağlardan sabun ve biodizel, paslı çiviler ile soğan atıklarından kumaş boyaları, portakal ve limon kabuklarından oda kokuları ile temizlik ürünleri ve çocuklar için doğal boya üretmeyi başardı.
Projesi, Milli Eğitim Bakanlığının “Sıfır Atık Proje Yarışması”nda önce Bolu, daha sonra da Türkiye’de birincilik kazanan Ay, atıkların yararlı kullanımına sağladığı katkıdan mutluluk duyuyor.
Anket çalışması yapıp ihtiyaçları analiz ettiler
BİLSEM’de eğitim gören 7’nci sınıf öğrencisi Ay, AA muhabirine, projesini çevredeki atıkları azaltarak dünyayı daha yaşanabilir bir yer yapmak için hazırladığını anlattı.
Ay, proje hazırlık çalışmasında 236 kişiyle anket yapıp ihtiyaçları analiz ettiklerini belirterek, “Projeyi yaparken aslında çevremizdeki atıkları azaltarak sıfır atığa dönmeyi amaçladık. Amacımıza ulaştığımızı da düşünüyoruz.” diye konuştu.
Anketin sonucunda insanların çevreye karşı duyarlı ancak uygulama noktasında yeterli olmadığını görerek çalışmalarını şekillendirdiklerini aktaran Ay, paslı çivilerle kumaşları boyadıklarını, Hibiskus çiçeği, soğan ve dallardan doğal kumaş ve resim boyası elde ettiklerini söyledi.
Ay, atık yağlardan sabun ve biodizel ile temizlik ürünleri yaptıklarını da aktararak, “Portakal ve limon kabuklarından oda kokuları ile temizlik ürünleri yaptık. Gerçekten kokusu çok çok güzel oluyor. Doğal temizlik ürünü olarak da kullanılabiliyor. Aslında sıfır atık çok güzel bir şey.” diye konuştu.
İnsanların geri dönüşüme hevesli ancak ne yapacakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarına dikkat çeken Ay, çevredeki atıkların ayrıştırılmadan çöpe atılmasının çevreye çok zarar verdiğini anlattı.
Ay, çöplerin ayrıştırılıp geri dönüşüme kazandırılmasının dünyayı daha yaşanılabilir yer hale getireceğini düşündüğünü dile getirerek, “Sıfır atık için çok istekliyim. Gerçekten önemli ancak çevremizde çok duyarlılık gösterilmediğini düşünüyorum. Projeyi yaparken çevre duyarlılığını artıracağımızı düşünmüştük, amacımıza da ulaştık.” değerlendirmesinde bulundu.
“Projeyle atık malzemelerin sıfır atık olarak değerlendirilebileceğini gösterdik”
Danışman öğretmen Altunöz de projeyle ekolojik duyarlılık sağlamayı amaçladıklarını aktardı.
Yarışma aracılığıyla projeyi tanıtıp insanların daha duyarlı hale gelebileceğini düşündüklerine işaret eden Altunöz, önce il, daha sonra da Türkiye birincisi seçilmelerinin kendilerini çok gururlandırdığını ifade etti.
Altunöz, projeyi hazırlarken önemli bilgiler edindiklerini, çalışmalarda aile büyüklerinden ve literatür taramasında öğrenilen bilgilerle hareket ettiklerini kaydetti.
Atık yağları ve ürünleri bir araya getirdiklerini, kompost çalışmaları yaptıklarını aktaran Altunöz, çiçek, soğan ve dallardan yapılan boyalarla öğrencilerin kıyafetlerini boyadığını anlattı.
Altunöz, çalışmalara diğer öğrencileri de dahil ettiklerini belirterek, “Kompost ve doğal gübre çalışmalarımızı ana okullarında uygulama olarak yaptık. O öğrenciler de öğrenmiş oldular. Velilerimizi de dahil ettik. Atık derilerden de ürünler yaptık. Çocuklar atık deriden çanta, bileklik, kitap kapağı ve kalemlikler yaptı.” ifadesini kullandı.
İnsanların, geri dönüşüme attıkları malzemeleri sıfır atık olarak değerlendirebileceklerini konusunda bilgi sahibi olmadıklarını vurgulayan Altunöz, projeyle bunun nasıl yapılacağını gösterdiklerini sözlerine ekledi.
]]>Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, tedbir türlerine göre hükümlülere yönelik infaz ve iyileştirme çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda ocak ayında düzenlenen kursta işin uzmanlarından teorik olarak haftanın belirli günlerinde boyacılık eğitimi alan ilk etapta 40 hükümlü, ardından öğrendiklerini uygulamayla pekiştiriyor.
Haftada 20 saat olmak üzere 2,5 ay boyunca teorik ve uygulamalı eğitim alan hükümlülere kursun sonunda katılım ve boya ustası belgeleri veriliyor. Bu eğitim sayesinde boya ustası olan hükümlüler, kentte hastane, okul ve kamu kurumlarının binalarını ücretsiz boyuyor.
Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Kamu Hizmet Birimi Sorumlusu Emre Bilinmiş, AA muhabirine, kurumlarında tedbir türüne göre hükümlülerle ilgili infaz ve iyileştirme çalışmaları yürütüldüğünü söyledi.
Hükümlü ile ilgili tedbir türüne göre belirlenen infaz işlemlerinin yanı sıra kişinin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenen iyileştirme faaliyetlerinin sürdüğünü ifade eden Bilinmiş, “Denetimli serbestlik sistemi genel mahiyette hükümlü ile toplumsal yaşam arasında bir ilişki ağı kurarak hükümlünün toplumsal yaşama desteğini sağlarken aynı zamanda kişinin toplumsal adaptasyonu için de çalışma yürütüyor. İnfaz faaliyetlerini destekler mahiyette yürütülen iyileştirme çalışmalarında paydaş kurumlarımızın katkıları önem arz etmektedir.” dedi.
Bilinmiş, hükümlülerin sosyal adaptasyonunun sağlanması, mesleki becerilerinin geliştirilmesi adına farklı kurslar düzenlendiğini dile getirerek, boya badana kursunun amacının hükümlülerin bir meslek sahibi olması, öğrendikleri meslek ile toplum yararına çalışma yürütmeleri olduğunu söyledi.
“Kursumuz süreklilik arz edecek şekilde planlanmakta”
Bu sayede hükümlünün, denetimli serbestlik altında geçireceği sürenin 3’te 1’ini kamu hizmeti yükümlülüğüyle tamamladığını belirten Bilinmiş, 2020’de dünya genelinde etkili olan Kovid-19 salgını sürecinden kaynaklı olarak faaliyetlerin belirli bir aralıkla durdurulduğunu, 2023’te kurumlarında bu doğrultuda çalışmalara yeniden başladıklarını ifade etti.
Bilinmiş, kamu hizmeti yükümlülüğünde bireysel yönlendirmelerin haricinde mobil ekiplerin kurulduğunu, bu yöndeki çalışmaları tüm paydaş kurumlara anlattıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Boya badana kursumuz ve ekibimizle yürüttüğümüz faaliyetlerimiz ilimizde büyük rağbet görmekte. Bu yönde çok ciddi şekilde planlamalar gerçekleştiriyoruz. Gelen talepler doğrultusunda kamu hizmet birimi olarak gerekli planlamaları sağlayıp, kurumlara gerekli desteği sunmaktayız. Mobil boya badana ekiplerimizde şu ana kadar 40 hükümlü, kurslarımıza kaydedilerek hem sertifika almaları sağlandı hem de bu alanda gerekli mesleki beceri sağlama imkanına kavuştu. Kursumuz süreklilik arz edecek şekilde planlanmaktadır. Boya badana kursuyla beraber yürüttüğümüz çalışmayla hükümlülerimiz bir taraftan meslek sahibi olurken, diğer taraftan kamu kurumlarımıza vermiş olduğumuz desteklerden dolayı aldığımız geri dönüşlerdeki mutluluk bizleri sevindiriyor.”
Hükümlülerden M.A, denetimli serbestlik kapsamında boyacılık eğitimi aldığını söyledi.
M.A, “Aldığımız teorik ve uygulamalı eğitimlerle boya ustası oldum. Diyarbakır’daki kamu kurumlarını boyuyoruz. Bu işi öğrenmekle ailemi geçindirebileceğim. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne teşekkürü borç bilirim.” ifadelerini kullandı.
F.İ. ise denetimli serbestlik kapsamında kamu yararına çalıştığını belirtti.
Daha önce inşaatlarda çalıştığını anlatan F.İ, şunları söyledi:
“Boya kursuyla kendimi geliştirerek, usta oldum. Cezamı bitirdikten sonra kazandığım mesleğim sayesinde hayatımı idame ettireceğim. Artık elimde ustalık belgem olduğu için boşta kalmayacağıma inanıyorum ve kendi işimin sahibi olacağım. Bunun için yetkililere teşekkür ediyorum.”
]]>Edirneli boya ustaları tarafından 15’inci yüzyılda elde edildikten sonra 1740’lı yıllarda Fransa’da üretilmeye başlanan ve kentin değeri olmasına rağmen unutulmaya yüz tutan “Rouge d’Adrinople”nın (Edirne kırmızısı) tanıtılması için çalışmalar sürüyor.
Rengin üretildiği topraklarda hak ettiği değeri görmesi için çalışmalara 2018 yılında başlayanTrakya Üniversitesi, Edirne kırmızısı için sempozyumlar, çalıştaylar düzenlendi. Renk için logo tasarladı, “Muhteşem Edirne Kırmızısı – Dünyanın Kaderini Değiştiren Renk” adlı İngilizce kitap, ABD’den getirilerek Trakya Üniversitesi Kütüphanesine eklendi. Rengin üretildiği bitkinin üniversite tarafından ekilmesi sağlandı. Bir tekstil firmasıyla görüşülüp Edirne kırmızısı renginde fular ve atkı üretimi gerçekleştirildi.
Üniversite Edirne Kırmızısı Araştırma Merkezi kurulması çalışmalarını sürdürürken rengin yurt içi ve dışında tanıtılması için de faaliyetleri yürütüyor.
Bu kapsamda Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzik Anasanat Dalı yüksek lisans öğrencisi İbrahim Akın tarafından imal edilen keman ve viyola, Edirne kırmızısı rengine boyandı.
Rektör Yardımcısı ve Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Ahmet Hamdi Zafer tarafından akordu yapılan enstrümanlar, rengin tanıtımına katkı sağlamak amacıyla konserlerde orkestra üyelerince kullanılacak.
-“Edirne kırmızısı kent kimliğine kazandırıldı”
Zafer, AA muhabirine, Edirne kırmızısının, Trakya Üniversitesi öncülüğünde başlatılan ve birçok kurumun sahiplendiği çalışmalar doğrultusunda kent kimliğine kazandırıldığını söyledi.
Edirne Kırmızısı Hasat Şenliği’nde lansmanı yapılmak üzere keman ve viyola hazırlattıklarını belirten Zafer, “Dillere destan Edirne kırmızısı, enstrüman yapımı alanında ilk kez kullanıldı. Edirne kırmızısının bu projede kullanılması hem müzik camiamız için hem ilimizin dünyada tanıtılması açısından gurur ve mutluluk kaynağı oldu.” dedi.
Zafer, üniversitenin laboratuvarlarında “Rubia Tinctorum” isimli bitkinin kökünden elde edilen boya pigmentlerinin, Edirne kırmızısının enstrümanlarla da özdeşleştirilmesi hedefiyle keman ve viyolaya çeşitli cila teknikleriyle uygulandığını dile getirdi.
Projenin hayata geçirilmesinde Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’nun büyük desteğini gördüklerini ifade eden Zafer, “Edirne kırmızısıyla boyanmış keman ve viyolayı yurt içi ve dışında vereceğimiz konserlerde kullanacağız. Rengin tanıtımına önemli katkı sağlayacak enstrümanlar konserlerin dışında Devlet Konservatuvarında sergilenecek.” diye konuştu.
“Edirne kırmızısı” hakkında
Dünya tekstil sanayisinde önemli yere sahip “Edirne kırmızısı”, 15. yüzyılda şehirde kök boya olarak üretildi. Tuğla kırmızısının daha parlağı olarak nitelenen rengi bulan ve adına “Edirne kırmızısı” diyen iki boya ustasının formülü, casusluk yöntemleriyle Edirne’den Avrupa’ya taşındı. Bu nedenle “efsane olarak anılan rengin formülü bir süre sonra Fransa’da üretilerek Avrupa’daki tekstil sanayisinde yaygınlaştı.
Fransa’da 1740’lı yıllarda üretildikten sonra “Rouge d’Adrinople” (Edirne kırmızısı) adıyla sektörde kullanılan renk, özellikle tekstil alanında önemli yer buldu. Edirne’de de tarihi yapıların süslemelerinde ve şehrin geleneksel el sanatlarında tercih edilen renk, aradan geçen süreçte unutulmaya yüz tuttu.
Doğduğu topraklara yeniden getirilen rengin popülerliğini artırmak için kentteki çalışmalar sürüyor.
]]>Yerel seçimlerin yapılacağı 31 Mart’a sayılı günler kala belediye başkan adaylarının yanı sıra muhtar adayları da çalışmalarını hızlandırdı. Adaylar, mahallelerindeki seçmenlerin oyunu alabilmek için kimi zaman dikkat çekici vaatlerde bulunuyor. 2023 verilerine göre 103 bin 944 nüfusa sahip, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinin 131 mahallesinden biri olan kırsal Yamanlı Mahallesi Muhtar Adayı Necati Eren de o adaylardan biri. İlçe merkezine 10 kilometre mesafedeki 250 haneli 420 nüfuslu mahallenin, mevcut muhtarı ile birlikte 3 adayından 1’i olan vücut geliştirme sporcusu ve antrenörü Eren, 387 seçmenin oyunu almak için evlerini boyama sözü verdi. ‘Boyasız ev kalmayacak’ vaadini yerine getirmek için de boyacı tulumu giyip, kolları sıvayıp kendi imkanlarıyla tedarik ettiği boyalarla, mahalledeki evlerin dış cephelerini badana yapmaya başladı.
‘BOŞ VAATLE BAŞLAMAK İSTEMEDİM’
Şu ana kadar 13 ev ile mahalle okulunun dış cephe boyasını tamamlayan Eren, bir süre Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşadığını ve oradaki her evin dış cephesinin aynı renk olmasından esinlendiği için böyle bir vaatle seçmenden oy istediğini belirtti. Kendi başına gerçekleştirebileceği vaatlerle seçmenin karşısına çıkmaya dikkat ettiğini söyleyen Eren, “Seçime daha 2 ay kala, boya işlerine başladık. En çok söz verdiğimiz iş, köyümüzü güzel bir hale getirmek. Köyümüzde boyanmadık ev bırakmamak amacıyla çıktığımız hizmet yarışında köylerimizin evlerini, boyamaya başladık. Seçime kadar, havalar el verdiğince boyayacağız. Sözümüzde duracağız. Muhtar olduktan sonra da bu işe daha sıkı bir şekilde sarılıp, köyde boyanmadık ev bırakmayana kadar boyayacağız. Seçim vaatleri arasında, verdiğimiz vaatlerden ilk yapmak istediğim, kendim Ege’de yaşadığım için, Ege’deki köyleri gördüm. Oradaki güzel köyler haline köyümüzü getirmek istiyorum. Boş vaatle başlamak istemedim. Kendi yapabileceğimiz vaatlerle çalışmalara başladık. Belediye hizmetlerinin dışında, kendimiz ne yaparız diye düşündük. Bunun dışında insanlarımıza ne hizmet veririz, neler verebiliriz, bunları konuştuk. İnsanların isteklerini göz önünde bulundurarak vaatleri sıra sıra yazdık. Yapabileceklerimiz arasında en başta köyümüzü güzelleştirmek, rengarenk bir köy haline getirmek vardı. Bunu, seçime kadar yapabildiğimiz kadar yapacağız. Muhtar olmasak da helali hoş olsun, bizden olsun. Biz sadece hizmet aşkıyla geliyoruz” diye konuştu.
‘DAHA ADAYKEN BU İŞLERİ YAPARSA, MUHTAR OLDUKTAN SONRA NELER YAPAR’
Buradan tüm Yamanlı halkına seslendiğini söyleyen Eren, “31 Mart’ta bize destek vermenizi ve bu destek karşılığında söz verdiklerimizi yerine getirmemiz için bize bir şans vermenizi rica ediyorum” diyerek oy isterken, evinin boyanmasını pencereden izleyen mahalle sakinlerinden İbrahim Koruk (68), “Allah razı olsun muhtarımızdan. Bu işe kendini adadı. Bu işi yapacak bu. Daha adayken bu işleri yaparsa, muhtar olduktan sonra neler yapar bilemeyiz” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.
]]>