Havaların ısınması ile çay üreticileri gübreleme ve budama işlemleri için çay bahçelerine girmeye başladı. ÇAYKUR’a çay satmak için üreticilerin çay tarım arazilerinin 10’da 1’ini budamak zorunda olduğunu hatırlatan Mavi, bu işlemi gerçekleştirmeyen üreticilerin ise her yıl olduğu gibi bu yıl da ÇAYKUR’a çay satamayacağını uyarısında bulundu.
Geçtiğimiz yıl özel sektör çay firmalarının ÇAYKUR’a yakın hatta bazen ondan da yüksek fiyattan çay almasından etkilenen bazı üreticilerin bu yıl budama yapmayarak çaylarını özel sektör çay fabrikalarına satmayı planladığını ve bu durumun önüne geçilmesi gerektiğini savunan ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi, herkesin çaylarını budama yapmasını istedi. Aksi taktirde özel sektörün fiyat ile istediği gibi oynayabileceğini hatırlatan Mavi üreticilerden çay bahçelerine girerek yapmak zorunda oldukları budamaları gerçekleştirmesini tavsiye etti.
Hava şartlarının gidişatının iyi olmasından ötürü çay üreticilerinin rahatlıkla çay öncesinde bahçelerine girdiğini kaydeden Mustafa Mavi, üreticilerin ön hazırlıklara başladığını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl çay toplama yevmiyesinin yüksek olmasından kaynaklı vatandaşın kendi çayını kendisinin topladığını ve bu yılda aynı durumun oluşmasını beklediklerini dile getirerek “Dışarıdaki üreticimiz geldi, bakıldığında hava şartları da tam bir çay sezonuna uygun devam ediyor. İnşallah çok güzel bir sürgün dönemi olacağını bekliyoruz. Geçen sene yevmiyeler çok yüksek olduğu için vatandaş daha çok kendisi kendi çayını toplama yoluna gitti. Aslında bu bir yerde de iyi oldu. Herkes motor alarak işte kendi çayını aile içinde toplayıp paranın kendilerine kalmasını sağladı. Yevmiyelerin yüksek olması bir yerde de yabancı uyruklu işçilerin gelmemesine ve sebep oldu. Bu yıl da o şekilde olacağını düşünüyoruz. Çok fazla bir yabancı uyruklu işçi gelemez. Daha çok işte Giresun, Ordu gibi Karadeniz Bölgesi’nden gelen çay işçileri burada yoğunlukta olur” dedi.
“Çay hasadında hava şartları belirleyici olacak”
Hava şartlarından ötürü çayın her yerde eşit gelmesinin çay alım yerlerinde izdihama neden olabileceğinden korktuklarını ifade eden Mavi “Şu anda hava şartları çok iyi gidiyor. Her yerde çay sürgünü aynı anda geliyor. Bazen üç günde bir yağmur yağıyor. Bizim bir tek korkumuz var, eğer hava şartları böyle giderse Mayıs ayında yüksek kesimlerle alçak kesimlerde çaylar eşit gelirse çay alım yerlerinde bir izdiham olabilir. İnşallah Allahü teala onun da bir kolaylığını verir. Sahil biraz daha erken. Yüksek kesimler biraz daha geç gelirse izdiham olmaz. Böylelikle çayın fiyatı özel sektörde de aşağı düşmez” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıl özel sektör çay firmalarının ÇAYKUR’un verdiği taban fiyata yakın para ödemesinden esinlenilerek bu yıl budama yapmayan veya az budama yapan üreticilere de seslenen Mavi “Bu sene zor bir sene olacak. Mesela faizler yükselince özel sektör bu sene aldığı çayın ücretini vadeli olarak yapacak. Beklenti ve görüntü öyle. Özel sektörler yüksek fiyattan faizli para alıp üreticiden peşin para çay almayacaktır. Bizim buradan üreticilerimize tavsiyemiz herkes budama zorunluluğundaki bütün çaylıklarını budasın ve tamamı ÇAYKUR’a satsınlar. Kotalarını aşsınlar. Eğer budama düşük olursa özel sektöre de koz vererek daha çok muhtaç oluruz. Üreticiden budamalarının tamamını yapmasını istiyoruz. Aksi takdirde özel sektör çok düşük fiyattan satın alma niyetine gidecek. Çünkü faizler çok yükseldi. Bankalar kredi vermiyor. Üretici kendi başının çaresine bakması lazım. Onun için şimdi de ayağımızı denk alalım. Üreticiler budamalarını yapsınlar, çaya erken başlasınlar. Şöyle ki çok bekleyip izdiham olmaktansa mayıs ayında biraz erken toplayarak yüksek fiyattan özel sektöre satabilirler. Daha sonra fiyat düştüğü zaman ÇAYKUR’daki kotalarını rahat rahat doldururlar. Üreticilerimizin bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. – RİZE
]]>Meyvecilikte budamanın önemi ve budama sonrası dikkat edilecek hususlara değinen İbrahim Sağlam, “Budamada dikkat edilecek önemli hususlardan birisi, hangi budama metodu uygulanırsa uygulansın her ağaç ayrı bir birey gibi düşünülerek, ağaçlara farklı seviyelerde budama işlemleri yapılması gerekmektedir. Kış budaması ağaçların kış dinlenmesinden çıkmasını teşvik ettiği için özellikle ilkbahar geç donlarının oluştuğu bölgelerde budama işlemlerinin imkanlar ölçüsünde dinlenme döneminin sonuna yakın zamanlarda yapılması gerekmektedir. Özellikle fidanların dikiminden sonra ilk yıllarda uygulanacak olan şekil budaması ile oluşturulacak düzgün ve kuvvetli bir taç yapısı, meyve ağaçlarının fizyolojik ve ekonomik ömürlerinin devamlılığını sağlayacaktır. Meyve yan dallarının ağaç gövdesiyle açısının 45-60 derece olması gerekmektedir. Meyvelerde doğru bir şekilde oluşturulan taç yapısı, meyve ağaçlarının içerisine yeterli miktarda ışık girmesini sağlayarak meyve kalitesini doğrudan etkiler. Yanlış yapılan uygulamalar sonucunda sık dallı ağaçlarda, ışığın iç kısımlara nüfuz etmemesi, ağaçlarda hastalıkların ortaya çıkmasına ve meyvelerin sadece uç dallarda oluşmasına yol açabilir. Şekil verme işlemleri tamamlandıktan sonra ağaçlar gençlik kısırlığını atlatarak verim çağına geçerler. Bu dönemde yapılan budamalarda her yan dal ayrı ayrı ele alınmalıdır. Hastalık ve zararlı taşıyan, dik gelişen, birbiri üzerine gelen dallar ve ağaçlardaki dip sürgünler çıkarılmalıdır. Ayrıca, ağaçlarda çıplaklaşmaya yönelen bölgelerdeki dallar kısa kesilerek boş kalan yerlerde yeni dalların oluşturulması sağlanmalıdır” dedi.
Budama faaliyetlerini sadece ağaçların dinlenme dönemlerinde yapılan işlemlerden ibaret olmadığını belirten Sağlam, “Budama faaliyetlerinin yaz aylarında da devam etmesi gerekir. Yaz budamasında dik büyüyen sürgünlerin çıkarılması önemlidir. Yaz budaması ile ağaç içlerinin ışıklanması artacağından meyve kalitesini etkileyen renk, büyüklük, aroma gibi faktörler olumlu yönde etkilenmektedir. Budama faaliyetlerinde kullanılan alet ve ekipmanın mutlaka dezenfekte edilerek kullanılması gerekmektedir. Budama sonrası kesilen artık dal parçaları bahçelerden uzaklaştırılmalı, yakılarak yok edilmelidir. Meyve ağaçlarında oluşacak olan çiçek tomurcukları bir önceki yılın yaz aylarında oluşmaya başlamaktadır. Meyveciliğin ekonomik olarak devamlılığın sağlanabilmesi için mutlaka üretim sezonunun tamamında dengeli bir sulama ve bitki besleme yapılmalıdır. Verim çağına gelmiş ağaçlarda yapılacak olan gübre uygulamaları meyve oluşumunu ve gelecek sezon için oluşacak olan meyve tomurcuklarını teşvik etmektedir. Gübreleme faaliyetlerinde mutlaka tam bir toprak analizi yaptırılarak ağaçların ihtiyacı olan bitki besin maddelerin topraktan veya yapraktan uygulamalar ile ağaçlara verilmesi gerekmektedir. Sulama yaparken mümkünse vahşi sulama metotlarından kaçınılmalı ve damla sulama metotları kullanılmalıdır. Damla sulama metotları ile gübre uygulamaları kolayca yapılabilmekte ve verilen suyun bitki köklerine ulaşması kolaylaşmaktadır. Unutulmamalıdır ki günümüzde su kısıtlılığının arttığı bir dönemde, damla sulama yöntemiyle verilen suyun yüzde 90-95’i meyve ağaçlarına ulaşmakta ve büyük bir su tasarrufu sağlamaktadır. Ayrıca, kontrolsüz sulama nedeniyle oluşabilecek sorunları da önlemektedir” diye konuştu.
Tüm yıl boyunca örnek bahçe uygulamaları, halk eğitim merkezleriyle ortaklaşa yapılan budama eğitimleri, entegre mücadele tarla okulları, bahçe kontrolleri ve üretici ziyaretlerinin devam edeceğini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, üreticilerin teknik bilgi ve destek almak için ilçe tarım müdürlüklerine başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi. – SAMSUN
]]>ODTÜ Makine Mühendisliği bölümü mezunu olan ve kurumsal bir firmada çalışan başarılı iş kadını Pınar Ünsal Atıcı, yurt dışında tanıştığı yaban mersini sayesinde kurumsal hayatı bir tarafa bırakarak, çiftçiliğe başlaması sonucu 66 dönüm arazide 28 bin saksı içinde yetiştirdiği yaban mersini, Alaşehir’de başta kadınlar olmak üzere yeni bir iş sahası oluşturdu. Geçen yıl üretilen 55 ton yaban mersininin yarısı ihracat, yarısı yurt içinde zincir marketlere pazarlanırken, bu yıl ki hedefin ise 150 ton ve daha fazla ihracat olduğu öğrenildi. Geçen yıl ilk hasat olarak 55 ton yaban mersini elde edilirken, bunun için geçen yıl 2 bin 500 yevmiye çalıştığını anlatan girişimci iş kadını Atıcı, bu yıl 150 ton hasat yapılacağını ve 5 bin civarında bir yevmiye sağlanacağını belirtti. Girişimci kadın tarafından Alaşehir’de ilk kez yetiştirilen yaban mersini meyvelerinin budamaları da başladı. Yaban mersininin ilçede yeni bir ürün olması nedeniyle önce budama ve toplama eğitimi verildiği ve ardından da eğitim alan kadınların uygulamaya geçtikleri bildirildi.
Kadın girişimci Pınar Ünsal Atıcı, “Alaşehir bölgesi üzümüyle meşhur bir ilçemiz. Yaygın olarak burada üzüm yetiştiriciliği, biraz da zeytin yetiştiriliyor. Ancak yaban mersini hiç yoktu. Burada bu meyvenin yetiştirilmesi ile büyük bir istihdam sağladığımızı düşünüyoruz. Bu bahçe 60 dönüm bir alana yapıldı. Topraksız tarım ve saksıda yetiştiriyoruz. Geçen sene 55 ton hasadı 2 bin 500 yevmiye harcayarak yetiştirebilmiştik. Bu sene fidanlar büyüdüğü için, iki katı bir yevmiye yani 5 bin yevmiye harcayacağımızı düşünüyoruz. Alaşehir’in kadın işçileri bu işi çok beğendi. Kadın da bir dayı başımız var. İlk başlarda biraz çekinmişlerdi, bilmedikleri bir işti bu. Budama işinin erkek işi olduğuna dair yaygın bir anlayış vardı ama kadın işçilerimiz çok da güzel budama yapabiliyorlar. Bilmedikleri bir bitki olduğu için sabah ilk olarak budama eğitimi veriyoruz. Budama işinde kuru dalları çıkarma, meyve gözlerini bırakma olarak anlatıyoruz. Dolu hasarına karşı korunmak için bahçe üzerinde dolu tülü örttük. Tam otomatik bir sulama sistemimiz var. Her saksıya tek tek gübre ve su karışımı gidiyor. Yaban mersini ülkemiz için yeni bir meyve. Ben bunu ilk defa yıllar önce Amerika’da tatmıştım. Ülkemizde yetiştiriciliği çok az fakat yetiştirildiği zaman topluma çok faydalı bir meyve. Hem antioksidan hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kalp damar hastalıklarına karşı koruma özelliği var. Şeker hastalığına iyi geliyor. Çocuklarımızın mutlaka tüketmesi gereken bir meyve. Umarım yetiştirenler çoğaldıkça satış fiyatları daha da aşağıya inecek ve toplumun tüketimi yaygınlaşarak artacaktır. Burada 28 bin adet saksımız ve fidanımız var. Geçen sene 55 ton hasat aldık. Bu sene hedefimiz 150 ton ton hasat elde etmek. Tek tek elle toplandığı için çok fazla bir işçilik gerektiriyor” dedi.
Kadınlara yeni bir sahası açıldı
Alaşehir’de çok yaygın olan üzüm bağlarında budama işini erkekler yaparken, yaban mersini budamasını ise aldıkları eğitim sonrası kadınlar yapmaya başladı. Kadınlar budak yaparken, erkekler de yere dökülen yaprak ve dalları süpürüp topluyor. Kadın Dayıbaşı olan Özgül Tağ, “Alaşehir’de yeni yetiştirilen yaban mersini budaması ve toplamasında ilk işçi olduk. Budama ve toplama eğitimi alarak, bu işe başladık. Erkeklerin budama işinde olmayışının tek sebebi, bayanlara iş imkanı sağlanması ve bayanların da bu işi yapabileceğini göstermek. Bizim için de güzel bir sektör açıldı. Geçtiğimiz yıl 2 bin 500 işçi kapasitesi, bu yıl iki katı olabilir” diye konuştu.
İşçiler budama işini sevdiklerini, kadınlar için yeni bir sektör ve iş sahası olduğunu belirterek, mutlu olduklarını dile getirdi.
Pınar Ünsal Atıcı ayrıca, geçen yıl ürettikleri 55 ton yaban mersini meyvesinin yarısını Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerine ihraç ettiklerini, yarısını da yurt içinde zincir marketlere pazarladıklarını belirterek, bu yıl daha fazla ihracatı hedeflediklerini sözlerine ekledi. – MANİSA
]]>