Bulut, Antalya’nın ev sahipliğinde düzenlenen ve özel sporcuların olimpiyatları niteliğindeki 2. Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları’nda (Trisome Oyunları) çıkacakları ilk karşılaşma öncesinde Antalya Spor Salonu’nda AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Tecrübeli teknik adam, Eylül 2023’te İtalya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nın ardından Antalya 2024 Trisome Oyunları’na çok yoğun bir şekilde hazırlandıklarını belirterek, “Özellikle aralık ayından itibaren her ay bir kamp yaparak çok çalıştık. İlk kampımızı Ankara Üniversitesinin spor salonlarında yaptık. İkinci kampımızı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde, üçüncü kampımızı da Trabzon Sürmene’de hem belediyenin hem hayırseverlerin hem de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün destekleriyle yaptık. Biraz yorucu ama güzel bir kamp süreci oldu.” diye konuştu.
Kamp çalışmalarında yeni oyuncuları da denediklerini dile getiren Bulut, “Düzenli olarak oyuncu takiplerimiz devam ediyor. Takipler neticesinde birisi Diyarbakır’dan birisi de Osmaniye’den olmak üzere iki yeni oyuncu başlattık. Bir oyuncu da Rize’den katacaktık ama maalesef lisanslanma süreci yetişmedi. Onu da önümüzdeki turnuvalarda değerlendirmeyi düşünüyoruz. Antalya’daki dünya oyunlarında maçlarımız yarın başlayacak.” ifadelerini kullandı.
Organizasyondaki rakiplerine ilişkin Bulut, “Finlandiya, Macaristan ve İtalya ile oynayacağız. İtalya çok uzun süredir bu camiada yer alan köklü bir ülke, dolayısıyla sistemi çok daha oturmuş bir ülke ama biz de onlardan hiç geri değiliz. Finaller hep biz ve İtalya arasında oynanıyor. Macaristan ve Finlandiya yeni kurulmuş bir takım. Ama burada olmak çok keyifli çünkü down sendromluların dünyasında nefrete, öfkeye, yalana, kine hiç yer yok, sevgi dolular.” şeklinde görüş belirtti.
“Gittiğimiz 5 şampiyonanın 4’ünden madalyayla döndük”
Olimpiyat niteliğindeki bir yarışmaya ev sahipliği yapmaktan dolayı çok mutlu olduklarını aktaran Bulut, şunları kaydetti:
“Biz şu ana kadar gittiğimiz 5 şampiyonanın 4’ünden madalyayla döndük. Burada üstüne bir de ev sahipliği avantajı eklenince en tarihi derecelerimizden birisini alabilecek potansiyeldeyiz. Tabii ki spor bu, her şey var ama hazırlıklarımızın tamamı daha iyisi olması yönünde. Çocuklarımıza çok inanıyoruz, ellerinden gelen bütün çabayı göstereceklerdir, umarım onun karşılığını da alırlar.”
Final tahminiyle ilgili Bulut, “Finale bizi koyalım, yanımıza da İtalya gelir diye tahmin ediyorum. Tabii yeni takımların da şöyle bir avantajı var, daha genç, daha enerjik, fiziksel olarak daha üstün olabiliyorlar. Sürpriz de çıkabilir, biz karşımızda finalde sürpriz bir takım da görebiliriz ama bizim finale çıkacağımız kesin. Tek eksiğimiz birincilik, bu sefer onu alalım inşallah.” şeklinde konuştu.
Ay-yıldızlı ekibi 2018’de kuruluşundan itibaren çalıştırdığını hatırlatan Bulut, şöyle devam etti:
“Başlarda çocuklar biraz tecrübe edinsin şeklinde kurduk ve hiçbir beklentimiz yoktu. Ama şimdi görüyorsunuz benim dışımda 4 antrenör arkadaşım, 9 sporcuyla beraber çok ciddi bir çalışma yapıyor. Bütün kamplarımız da böyle geçiyor. Profesyonel bir takım gibi günde iki idman yapıyoruz, profesyonel takım gibi besleniyoruz, onlar gibi uyku düzenine geçiyoruz. Bunu hep söylüyorum, sporun özellikle özel çocuklar üzerindeki etkisi çok daha büyük.”
“Özel çocukların toplum hayatının içinde yer alması sağlandı”
Organizasyonun açılış seremonisine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın birlikte katılmalarının özel sporculara devletin verdiği desteğin de bir göstergesi olduğunu ifade eden Bulut, şunları kaydetti:
“Özel sporcular için son 20 yılda çok ciddi atılımlar yapıldı. Ben aynı zamanda bir özel eğitim öğretmeniyim, 20 yıldır bu mesleği yapıyorum. Başladığım günden bu tarafa çok ciddi bir gelişme var. Federasyon başkanımız Birol Aydın da bunu her zaman dile getiriyor; bu çocuklar kapılar arkasındaydı, hiç kimse dışarı çıkarmak istemiyordu. Ama son 20 yılda yapılan ciddi gelişmelerle özel çocukların toplum hayatının içinde yer alması sağlandı. İşte arkamda görüyorsunuz ailelerinden uzakta bizimle beraber yaşayan 18 ile 34 yaş arasında down sendromlu bireyler var. Bu işin geldiği nokta devletimizin bu konuda yaptığı pozitif atılımları net olarak gösteriyor.”
Herkesi özel sporcuların maçına davet eden Bulut, “Antalya Spor Salonu’na herkesi bu masum çocukları desteklemeye bekliyoruz. Dışarıda yapılabilecek iyi aktivitelerden birisi de bu çocukları desteklemek olacaktır. Özellikle 23 Mart Cumartesi günü ve 24 Mart Pazar günü saat 15.00’te oynanacak yarı final ve final müsabakamıza herkesi bekliyoruz.” diye konuştu.
]]>CHP genel başkan yardımcıları Burhanettin Bulut, Gül Çiftçi ve Volkan Demir, parti genel merkezinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Gazetecilerin mahalli idareler seçim sürecine ilişkin sorularını yanıtlayan Bulut, bir aylık çalışma sonucu bir reklam ajansıyla anlaştıklarını, seçim kampanyasına tüm partilerden önce başladıklarını söyledi.
Gergin bir toplum yaratan iktidara karşı bir sığınma limanı oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Bulut, dinamik bir seçim süreci yürüttüklerini, geçmiş dönemlere göre daha fazla anket yaptıklarını, miting ve ziyaretlerin bu anketlere göre şekillendiğini anlattı.
“Bu seçimlerde geçmiş seçimlerle mukayese edildiğinde daha çok belediye alacağımızı görüyoruz. Anket sonuçlarından bu ortaya çıkıyor.” diyen Bulut, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin partileri ittifaka zorladığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğer siz muhalefeti bütünleştiremezsiniz 50+1 bloğu oluşturmuş bir yapıya karşı başarılı olma şansınız yok. O zaman taban harekete geçiyor ve belki de genel seçimlerde oy verdiği partiler dışında, yerel seçimlerde bu bloğa karşı başka bir aday üzerinde uzlaşıyor. Biz isteriz ki uzlaşı CHP üzerinde olsun. Bu konuda üzerimize düşen her türlü çabayı sarf ediyoruz.”
“Önemli olan partinin kendisidir”
Bulut, partisinde aday belirleme sürecinin oldukça sorunsuz geçtiğini belirtti.
Parti içi tartışmalara ilişkin soruyu da yanıtlayan Bulut, kurultay süreçlerinden sonra bu tür tartışmaların olağan olduğunu söyledi.
CHP’nin parti içinde çok sesliliğe her zaman önem verdiğini dile getiren Bulut, şöyle devam etti:
“Belki de bu geleneği, yapısı ve özelliği, bu kadar uzun süredir partiyi ayakta tutan, dinamik tutan olgu oldu. Bugün de benzer şekilde farklı fikirler ifade edenler var. Ama dikkat edin farklı fikirler ifade edenler neredeyse trolleşmiş durumdalar. Şu anda hele hele seçim dönemine girilmiş bir süreçte bazı arkadaşlarımızın yaptığı parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük. CHP’ye değil, aslında memlekete bu kötülüğü yapıyorlar. Yakın zamanda yine böyle birkaç isim sosyal medya üzerinden akla ziyan iftiralar attılar. Bunun iftira olduğu belli olmasına rağmen bunu devam ettirdiler. Bunun kimseye faydası yok. Bunun kendilerine de faydası yok.”
“Gayet uyumlu bir çalışmamız var”
Bulut, “partisinin bölüneceği” iddiasına ilişkin soruya, “Böyle bir şey yok, böyle bir şeyin emaresi de yok. Ekrem İmamoğlu ile ya da diğer belediye başkanlarımız ile gayet uyumlu bir çalışmamız var. Şu güne kadar da bu seçim sathında en küçük bir tartışma, fikir ayrılığı olmadı.” karşılığını verdi.
CHP’den istifa edenlerin büyük çoğunluğunun yaptığı yanlışı 1 Nisan’da fark edeceklerine inancını dile getiren Bulut, “Umarım herhangi bir ilçenin kaybına vesile olmazlar. Ama gördüğümüz, toplum onlara itibar göstermiyor. Bu arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu bulundukları konumları, itibarları bu parti üzerinden almış isimlerdir. Eğer ısrarla aday olmaya devam ederlerse yazık, finalleri kötü olacak.” dedi.
“Sandık görevlilerini doğru tespit etmeye çalıştık”
Gül Çiftçi de sandık güvenliğini sağlamak için yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Toplam 55 bin 998 seçmene hitap eden 483 seçim çevresinde seçmen kütüğüne itiraz ettiklerini belirten Çiftçi, itirazlar sonucu 7 bin 380 seçmenin adres kaydının eski yerine döndüğünü dile getirdi.
Çiftçi, 2023’teki genel seçimlerde İYİ Partinin adayını destekledikleri için seçime katılmadıkları şehirler olduğunu, bu nedenle Seçim Kanunu gereği Aksaray, Bayburt, Bitlis, Çankırı, Gümüşhane, Muş ve Yozgat’ta sandık görevlisi bulunduramayacaklarını kaydederek, “Buralarda müşahit ve avukat örgütlenmesi yoluyla süreci takip edeceğiz.” diye konuştu.
Sivil toplum kuruluşlarından ve yaklaşık 16 bin 500 avukattan sandık güvenliği konusunda destek alacaklarını bildiren Çiftçi, seçime kadar her sandık görevlisinin 2 defa eğitime, 1 defa da teste tabii tutularak belirleneceğini anlattı.
“Herhangi bir seçimde sandık görevlisi yazılıp da görevine gelmeyen kişilerin hepsini kara listeye aldık ve onların atamasına izin vermedik.” diyen Çiftçi, Yüksek Seçim Kurulu verisi, ilçe başkanlığı verisi ve bilişim verisi alınarak 3 yollu bir seçim takip sistemi kullanacaklarını ve seçim güvenliğini çok kapsamlı ele alacaklarını bildirdi.
Çiftçi, “Sandıktan alınan sonuçların kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağı” sorusu üzerine bu konuyu MYK’de karara bağlayacaklarını söyledi.
İtiraz süreçlerine ilişkin de çalışma yaptıklarını anlatan Çiftçi, “Seçim günü CHP için çalışacak avukat meslektaşlarımıza bir örnek itiraz dilekçeleri kitapçığı hazırladık. Sandık başında itiraz edebileceği bütün konulara ilişkin ellerinde birer örnek dilekçe olacak.” bilgisini verdi.
Çiftçi, CHP’nin 2. ve 3. reklam filmlerinde Lütfü Savaş’ın yer almadığını, Hatay’da depremin ardından yaşanan hassasiyet dolayısıyla Savaş’ın coşkulu bir seçim kampanyası yürütmeyeceğini ifade etti.
İsrail ile ticaret
CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir de Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkilerde bir düşüş yaşanıp yaşanmadığına ilişkin soruyu yanıtladı.
Ticaret gemilerine ilişkin verileri takip ettiklerini dile getiren Demir, Ticaret Bakanlığının veri paylaşımında şeffaf davranmadığını öne sürdü.
Demir, Filistin’de çok büyük bir insanlık dramı yaşandığını, Türkiye’nin İsrail’e yönelik bir ambargo yaptığını düşünmediğini kaydetti.
]]>Valilik ve belediyenin desteğiyle Elazığ Turizm Kültür ve Tanıtma Derneği (ETUDER) tarafından Harput Mahallesi’ne kazandırılan müze, açılışının yapıldığı 29 Ekim 2023’ten bu yana ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.
Müzenin açılışında Cumhuriyet’in 100. yılına atfen 2023 fincan sergilendi. Teşhir edilen fincan sayısı zamanla 5 bine ulaştı.
Ayrıca, “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” sözüne uygun olarak, bağışçıların bakır levhalara yazılan isimleri fincanlara iliştiriliyor.
Kahve fincanlarının bulunduğu müzeyi ziyaret edenlerin sayısı 4 ayda yaklaşık 20 bine ulaştı.
“Dünyada böyle bir müzenin olmadığını gördük”
ETUDER Başkanı Ahmet Bulut, AA muhabirine, dernek olarak Harput Mahallesi’nde spesifik müze oluşturmak için Kahve Fincanı Müzesi’ni kurduklarını söyledi.
Anadolu’nun yaklaşık 500 yıllık kahve kültürü geçmişinin olduğunu dile getiren Bulut, “Cumhuriyet’in 100. yılında 2023 fincan” hedefiyle bu yola çıktıklarını belirtti.
Bulut, “Fincan sayısı yaklaşık 5 bini buldu. Bu fincanların çoğu tarihi eser sayabileceğimiz en az 100 ile 150 yıllık. Hatta 300 yıllık bir fincanımız da var. Türkiye’de kahve fincanı adına açılmış tek müze. Hatta dünya çapında da bir araştırma yaptık ve böyle bir müzenin olmadığını gördük.” dedi.
Harput’a böyle müze kazandırdıkları için gurur duyduklarını ifade eden Bulut, kış ayı olmasına rağmen günde 30-40 fincan getirilip, müzeye bağışlandığını belirtti.
Bulut, “Fincan getirenlerin isimlerini bakır levhalara yazıyor ve fincana iliştiriyoruz. Buranın bir anlamda da ‘hatır müzesi’ olmasını istiyoruz. İnsanlar buraya 50 yıl sonra geldiklerinde hem fincanlarını hem isimlerini görsünler istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi hedefliyoruz”
Müzede çok değerli fincanların olduğunu, getirilen fincanları kategorize etmek için bir uzman da davet ettiklerini dile getiren Bulut, ilerleyen süreçte üretildiği yıllara göre fincanların dizayn edileceğini aktardı. Bulut, şunları kaydetti:
“Hediye olarak gelen fincanlardan biri antikacı arkadaşımıza ait ve 150 yıllık. Osmanlı sarayına İngiltere’den gönderilen bir fincanımız var. Bunların yanı sıra en kıymetlisi Cumhuriyet’imizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün 17 Kasım 1937’de Elazığ ziyaretleri sırasında kendisine kahve ikram edilen fincan. Müzemiz çok büyük ilgi gördü. 4 ayda 20 bin insana bu müzeyi gezdirebildik. Kültür turlarına katılan ziyaretçiler de gelmeye başladı. Guinness Rekorlar Kitabı’na da girmeyi hedefliyoruz. Şu an müracaat aşamasındayız. Dünyanın tek Kahve Fincanı Müzesi olarak literatüre girmeye de çalışacağız.”
Şehitlerin hatırası olarak fincan bağışladı
Mardin’den Elazığ’ı ziyarete gelen Gülbahar Mavidemir de kentte Kahve Fincanı Müzesi olduğunu duyunca görmek istediklerini söyledi.
Gezi kapsamında ilk olarak heyecanla bu müzeyi ziyaret ettiklerini anlatan Mavidemir, “Şehit olan iki kaynımın hatırasına buraya 2 fincan bıraktık. Burası inşallah diğer illerimize de örnek olur. Burada dikkatimi en çok çeken Atatürk’ün kahve içtiği fincanının sergilenmesi. Tarihin içinde bir gezinti.” ifadelerini kullandı.
Zübeyde Ateş de çok güzel bulduğu müzeyi herkesin görmesi gerektiğini söyledi.
]]>KAYSERİ’de İpek Bulut (84), yüzde 20 zihinsel engelli olup, zamanla yürüyemez hale gelen kızı Kıymet Bulut’a (57), tek başına bakıyor. 48 yıldır kızının bakımını üstlenen ve yaşı ilerlediği için artık çok zorlandığını belirten anne Bulut, “Çevremdeki insanlar bana, ‘iyi bakıyorsun’ diyor. Evlat, benim evladım” dedi.
Yeşilhisar ilçesi Çadırkaya Mahallesi’nde oturan 10 çocuk annesi İpek Bulut’un kızı Kıymet Bulut, 9 yaşında menenjit hastalığına yakalandı. İpek ve Kemal Bulut çifti, o dönem imkanları olmadığı için Kıymet’in tedavisini yaptıramadı. Beyinde hasar oluşup, yüzde 20 zihinsel engelli kalan Kıymet Bulut, yıllar içinde ayak parmakları da küçülünce yürüyemez hale geldi. 8 yıl önce eşi Kemal’i kaybeden, diğer 9 çocuğunu da evlendiren İpek Bulut, tek başına engelli kızına bakıyor. İlerleyen yaşına rağmen kızının tüm bakımını üstlenen anne Bulut, kızının tedavi görmesi için yetkililerden yardım istiyor.
48 yıldır kızının bakımını üstlendiğini söyleyen İpek Bulut, ilk zamanlarda çocuğunu hiç doktora götürmediğini, yıllar sonra götürebildiğini anlattı. Bulut, “Çocuğum fazla olduğu için maddi imkansızlıklardan dolayı doktora götüremedim. Cahil olmamdan dolayı doktora hiç götürmedim. Şimdiki aklım olsaydı, çocuğumu doktora götürürdüm. Ama iş işten geçti. Ama devletimiz yardım ederse evladım bundan sonra yürüyebilir. Benim de artık yaşım el vermiyor. Zorlanıyorum” dedi. ‘ARTIK AYAKLANAMAZ’
İpek Bulut, “Kızım benimle beraber yaylada gezer, koyun yayardı. Okula gittiğinde baş parmaklarında içeri doğru küçülme başladı. İlk başta hiçbir yere götürmedim. Neden olduğunu sorduğumuzda, çevremizdeki eş, dost bir hastalığı olduğunu söyledi. Sonra hamama, sıcak su kaplıcalarına ve doktora götürdüm. Doktor, ‘zengin hastalığı, bacaklarında ve kollarda bir sorun yok, belinde sorun var. Damarları kurumuş, artık ayaklanamaz’ dedi. Çocuklarımın hepsi başka yerlerde yaşıyor. Kızımı doktora götüremiyorum. Yardım bekliyorum” diye konuştu.
‘ZAMAN ZAMAN BANA KÜSÜYOR’
Kızının evde oturmaktan sıkıldığını belirten Bulut, “Kızım bir yere gidemediği için sinirleniyor, gezmek istiyor. Ama ben de yaşlı olduğum için gezdiremiyorum. Kardeşlerini ziyaret etmek istiyor ama götüremiyorum. Gücüm, kuvvetim yetmediği için sırtıma alamıyorum. Yanıma da onu sırtına alacak birini bulamıyorum. Bundan dolayı da kızım zaman zaman bana küsüyor. Yataktan sırtına alıp, arabaya götürecek birisi lazım. Çevremdeki insanlar bana, ‘iyi bakıyorsun’ diyor. Evlat, benim evladım. Yaşımdan dolayı çok zorlanıyorum. Kızımı banyo yaptırırken epey zorlanıyorum. Belimden 2 kez ameliyat oldum. O yüzden çok zor oluyor, dayanamıyorum” dedi.
KIYMET’İN TEDAVİ İSTEĞİ
İpek Bulut’un torunu Hayrettin Bulut ise “Babaannem 8-9 yaşlarından beri halama bakıyor. Halam, o zamanlar bu kadar kötü durumda değildi. Ayaklarında küçülme olmuş ama maddi durumları olmadığı için ilgilenememişler. Doktor sıcak suya götürmelerini söylemiş. Biraz faydası olmuş. Ama insanlar, bu hastalığa ‘zengin hastalığı’ demiş. Sürekli doktora götürecek durumları olmadığı için böyle demişler. Biz de zaman zaman gelip, ilgilenmeye çalışıyoruz. Babaanneme de halama da üzülüyoruz” diye konuştu. Kıymet Bulut da şunları söyledi:
“48 senedir yürüme engelim var. Bakımımı annem yapıyor. Büyüklerimizden Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımızı da çok seviyorum. Cumhurbaşkanımızın beni tedavi ettirmesini istiyorum” dedi.
]]>