Bunlar – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 28 Jul 2024 07:24:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ‘Lüks makam odası’ iddiasıyla ilgili eski başkandan açıklama https://www.haber28.com.tr/luks-makam-odasi-iddiasiyla-ilgili-eski-baskandan-aciklama/ https://www.haber28.com.tr/luks-makam-odasi-iddiasiyla-ilgili-eski-baskandan-aciklama/#respond Sun, 28 Jul 2024 07:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28057 ‘Lüks makam odası’ iddiasıyla ilgili eski başkandan açıklama

Eski Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, makam odasında kendisine ait olduğunu iddia ettiği mobilya ve eşyalarını almak için yarın belediye binasına kamyon gönderecek

Eski Başkan Mehmet Çerçi:

“Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız”

MANİSA – Eski Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, hakkındaki “lüks makam odası yaptığı” iddialarıyla ilgili, “Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız ve maliyeti de öyle çok yüksek değil. Birçoğunu da bit pazarından almışız. Başkan onurlu bir şekilde ‘Başkanım çok güzel eşyalar, makam odası da güzel olmuş, Yunusemre’ye de yakışıyor. Şahsi eşyalarınız ya bunu da belediyeye hediyeniz olsun’ dese yemin ediyorum hayırlı uğurlu olsun derdim” dedi.

Manisa’da 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerini kaybeden AK Parti’li Mehmet Çerçi, AK Parti Manisa İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı’nın da katıldığı toplantıda eski Başkan Çerçi, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban tarafından “Kendine lüks ve gösterişli makam odası yaptı” şeklindeki iddialara cevap verdi.

Çerçi’nin açıklamalarından önce konuşan AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, “Büyükşehir belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın bir sürü vaatleri vardı. Bu vaatleri önlerine aldıklarında bunlar seçim heyecanıyla kazanma heyecanıyla hesap kitap yapılmadan söylenmiş şeylerdi. Şimdi bunların yapılabilme imkanı olmadığını gördükleri için şimdi ön alıyorlar. Devri sabık oluşturuyorlar. ‘Biz enkaz devraldık’ edebiyatıyla kamuoyunun tepkilerini almaya çalışacaklar” dedi.

Projelerinin yetersiz kaldığı algısına kapıldığını belirten Başkan Çerçi, “Projelerimizi yaptınız ama biz sizden sonra bu insanları seçiyoruz bu insanlardan daha çok proje bekliyoruz’ öyle ya. Bizim projelerimiz yetersiz kaldı. Olabilir. Biz çok proje yaptık ama milletimizin daha çok talebi var. Beklentisi daha yüksek. Bunlara da saygılıyız. ‘Daha çok proje, eser üreteceğine inandığımız bu arkadaşları biz seçiyoruz’ dediler” diye konuştu.

Kendisi hakkında seçimin ardından Amerika’ya kaçtığı yönünde sosyal medyada bir takım iddiaların dolaştığını ancak bel rahatsızlığından dolayı tedavide olduğunu belirten Çerçi, basın mensuplarına pasaportunu göstererek iddialar yalanladı. Çerçi, “Başlamadan önce bu benim pasaportum. Dün bana ‘Çerçi yurt dışına kaçtı’ demişler. Bir tane kendini bilmez, ‘Amerika’dan hoş geldin’ demiş. Ahlaksız, kendini bilmez, çok insan var. Öncelikle şunu söyleyeyim. Buradan ayrılırken bayramın hemen öncesinde yakın arkadaşlar bilir iki bastonla yola çıktık. Bazen tek bastonla eşimin omzuna tutunarak belimdeki zaman zaman nükseden ağrılar çok aşırılaştı. Seçim yorgunluğunda, aşırı efordan dolayı. Öncelikle bir kaplıca tedavisine gittik. Çok istifade ettik. Kaplıca tedavisinden sonra da İstanbul’a gittik” ifadelerini kullandı.

“Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız”

Yunusemre Belediyesinin borcunu açıklayan Başkan Semih Balaban’a cevap veren Çerçi, “1,1, milyar borç diyor ya. Bunun 200 milyonu enerji santraline gitmiştir. ve ödemeleri, taksitleri devam ediyor. Bakın şimdi 4 megavatlık bu 65 dönüm üzerine kurulu güneş enerji santrali yılda 8 milyon saatten ortalama şu anda EPDK birim fiyatları 2,7 TL, 22 milyon lira yıllık getirisi var. Şu anda. Biliyorsunuz dolara endekslidir. EPDK üç ayda bir altı ayda bir bu rakamı sent üzerinden yeniler. 4 milyar 373 milyon TL kayıtlara girsin. Bu yatırımların içinde belediyemizin yaptığı kültür, sanat projeleri, sosyal yardım destekleri, sağlık hizmetleri destekleri, gençlik spor destekleri, deprem ve pandemi dönemi yardımları yer almamaktadır. Yatırım bu. Şimdi şatafat lüks deyince 10 yıllık son hayat döngümü söylüyorum. Ev belediye, vatandaş, cami. 100 seneden öncekilere ancak antika denir. 50-60 senelik öncekileri antika denmez. Bu tür dekorasyon ürünleriyle hepsi ikinci el, üçüncü el malzemelerle yapılan iç mimariye vintage diyorlar. Biz hanımla bu tür işlere merak sardık. Burada şimdi retro denir. Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız ve maliyeti de öyle çok yüksek değil. Birçoğunu da bit pazarından almışız. Şimdi ben bunları istiyorum. Siz bu belediyenin bu makam odasına bir büro mobilyasından, şuradan buradan bunların yenisini yani modern mobilya tarzında mobilya aldığınızda eminim sizin maliyetiniz benim aldığım maliyet daha da üzerine, belki 2-3 katı olacak. Benim evimde böyledir. Evime kaç kişi gelmiştir burada. Yeni bir tane mobilya yoktur. Biz bunları seviyoruz. Bu bizim medeniyetimiz. Şimdi yıllardır biriktirdiğimiz koleksiyonlarımızdan aldığımız kendi eserlerimiz” diye konuştu.

“Zorluk çıkarma. Eşyalara da zarar verdirtme”

Yarın eşyaları geri almak için kamyonla Yunusemre Belediyesine gideceğini belirten Çerçi, “Getirdiğimiz kendi eserlerimiz. Şimdi burada 7 tane memurun imzası var. Belgede yazılanlar ise aynen şöyle: ‘Mehmet Çerçi’nin makam odasındaki ekte fotoğrafları bulunan sayı ve isimleri yazılan eşyalar Mehmet Çerçi’nin şahsi eşyalardır. Görevde bulunduğu süre içerisinde kullanılmak üzere makam odasına yerleştirilmiştir. Kendi isteğiyle talep etmesi durumunda eşyalar kendisi tarafından alınacaktır’ Ben arkadaşlara dedim ki ‘5 sene sonra kim öle kim kala. Ondan sonra da bunları belediyeye hibe ederiz ne olacak. Bizim de belediyemize bir hediyemiz olur. Tutanağı falan boş verin dediğim halde arkadaşlar dediler ki ‘Başkanım önümüzde seçim var, şu var, bu var. Ne olur ne olmaz. Biz bunları tutacağız’ Ne yazdıklarını bile görmedim. Tutanağı tuttular. Şunu deseydi başkan onurlu bir şekilde ‘Başkanım dediniz çok güzel eşyalar, makam odası da güzel olmuş, Manisa’ya, Yunusemre’ye de yakışıyor. Şahsi eşyalarınız ya bunu da belediyeye hediyeniz olsun’ dese yemin ediyorum hayırlı uğurlu olsun demezsem beni bilen bilir. Elimdeki yüzüğü beğenen adama yüzüğümü veririm ben. Bu ahlaki bir şey değil. Bu belediye başkanlığı makamına yakışan bir şey değil. Herkesin bir onuru var. Ben 22 yıldır bu şehirde siyaset yapıyorum. Böyle bir kepazelikle karşılaşmadım. Bunlar başkana yakışıyor mu? Satacağım diyorsun. Hani kaydın yok. Kimin malını satıyorsun sen? Bakın buradan duyuruyorum arkadaşlar. Siz de gelin. Yarın, cuma günü saat 18.00’de. Kamyonu işçileri ayarladım. Siz de buyurun. Kalabalık olmaz. Orada güvenlikçiler var. Sayın başkan talimatı ver. İki tane görevli koy. Sen orada olursun, olmazsın. Lütfen eşyalarıma zarar verme. Bunlar ileride müze yaparsak müzenin de eşyaları olacak. Zorluk çıkarma. Eşyalara da zarar verdirtme. Yoksa mahkemede bunları görüşeceğiz” dedi.

Belediyeye fazladan personel alındığı iddialarına cevap veren Çerçi, “Bakın ben delillerle, belgelerle konuşuyorum. Bu arada aşağıdaki salondaki eşyaları da ben aldım. Onlar zaten salonun güzel dekorasyonu. Onlar da benimdi. Onlar için ‘çocukları salonu falan bırakın. Onları falan kayda almayın’ Onlar da 5 beş kuruş belediye parası yoktur. Masalar hariç. Koltuk var orada 3 takım. Onların hepsini ben şahsımdan ödedim, oraya koydum. 4 milyon dolarlık makam odası diye yazdılar. Bunu yazan basın. 4 milyon dolarlık. Bunların sayılardan haberi yok. Belediye binasını 110 milyon liraya mal ettik. Otoparkı, meydanı, belediye binasını. Bugünkü rakamı 487 milyon. Şimdi bir de bu şeyi söylüyor. Bankamatik memurları ve çok fazla personel almışlar. Bizde bir tane bankamatik personeli yok. Bir tane yok” diye konuştu.

Seçim gecesi belediyede evrakları düzenlediklerini söyleyen Çerçi, “Seçime doğru firmalar telaş ederler. 1 milyonluk mal vermişsiniz, iş yapmışsınız. Endişe ederler. insanlar bir an önce faturasını keserler, verirler. Sizin de bunun karşılığında fatura kesmeniz lazım. Niye kesmeniz lazım? Bu bir kanuni zorunluluk. Bu dosya tekemmül ettirilmiştir. Belediyeye 5 kuruşluk yükü de yoktur, maliyeti de yoktur. İşlem tamamlanmıştır. Çünkü pazartesi yeni belediye başkanı adamlarını gönderecek. Evrakları inceleyecek” dedi.

Gündeme gelen dekoratif sobayı da 2 yıl önce kendi cebinden 55 bin TL’ye aldığını belirten Çerçi, tüm mobilyaların şahsına ait olduğunu ve bazılarının taksitlerinin halen ödemeye devam ettiğini söyledi. Maaşını da açıklayan Çerçi, eşinin 50 bin TL maaş aldığının kendisinin de 100 bin TL maaş aldığını belirterek belediyeden de 150 bin TL ayrıca maaşı olduğunu söyledi.

Basın açıklamasına AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, AK Parti Manisa Tanıtım ve Medya Başkanı Emre Şener, AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/luks-makam-odasi-iddiasiyla-ilgili-eski-baskandan-aciklama/feed/ 0
Eski Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, lüks makam odası iddialarına cevap verdi https://www.haber28.com.tr/eski-yunusemre-belediye-baskani-mehmet-cerci-luks-makam-odasi-iddialarina-cevap-verdi/ https://www.haber28.com.tr/eski-yunusemre-belediye-baskani-mehmet-cerci-luks-makam-odasi-iddialarina-cevap-verdi/#respond Sun, 28 Jul 2024 07:00:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28051 Eski Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, hakkındaki “lüks makam odası yaptığı” iddialarıyla ilgili, “Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız ve maliyeti de öyle çok yüksek değil. Birçoğunu da bit pazarından almışız. Başkan onurlu bir şekilde ‘Başkanım çok güzel eşyalar, makam odası da güzel olmuş, Yunusemre’ye de yakışıyor. Şahsi eşyalarınız ya bunu da belediyeye hediyeniz olsun’ dese yemin ediyorum hayırlı uğurlu olsun derdim” dedi.

Manisa’da 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerini kaybeden AK Parti’li Mehmet Çerçi, AK Parti Manisa İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı’nın da katıldığı toplantıda eski Başkan Çerçi, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban tarafından “Kendine lüks ve gösterişli makam odası yaptı” şeklindeki iddialara cevap verdi.

Çerçi’nin açıklamalarından önce konuşan AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, “Büyükşehir belediye başkanımızın, ilçe belediye başkanlarımızın bir sürü vaatleri vardı. Bu vaatleri önlerine aldıklarında bunlar seçim heyecanıyla kazanma heyecanıyla hesap kitap yapılmadan söylenmiş şeylerdi. Şimdi bunların yapılabilme imkanı olmadığını gördükleri için şimdi ön alıyorlar. Devri sabık oluşturuyorlar. ‘Biz enkaz devraldık’ edebiyatıyla kamuoyunun tepkilerini almaya çalışacaklar” dedi.

Projelerinin yetersiz kaldığı algısına kapıldığını belirten Başkan Çerçi, “Projelerimizi yaptınız ama biz sizden sonra bu insanları seçiyoruz bu insanlardan daha çok proje bekliyoruz’ öyle ya. Bizim projelerimiz yetersiz kaldı. Olabilir. Biz çok proje yaptık ama milletimizin daha çok talebi var. Beklentisi daha yüksek. Bunlara da saygılıyız. ‘Daha çok proje, eser üreteceğine inandığımız bu arkadaşları biz seçiyoruz’ dediler” diye konuştu.

Kendisi hakkında seçimin ardından Amerika’ya kaçtığı yönünde sosyal medyada bir takım iddiaların dolaştığını ancak bel rahatsızlığından dolayı tedavide olduğunu belirten Çerçi, basın mensuplarına pasaportunu göstererek iddialar yalanladı. Çerçi, “Başlamadan önce bu benim pasaportum. Dün bana ‘Çerçi yurt dışına kaçtı’ demişler. Bir tane kendini bilmez, ‘Amerika’dan hoş geldin’ demiş. Ahlaksız, kendini bilmez, çok insan var. Öncelikle şunu söyleyeyim. Buradan ayrılırken bayramın hemen öncesinde yakın arkadaşlar bilir iki bastonla yola çıktık. Bazen tek bastonla eşimin omzuna tutunarak belimdeki zaman zaman nükseden ağrılar çok aşırılaştı. Seçim yorgunluğunda, aşırı efordan dolayı. Öncelikle bir kaplıca tedavisine gittik. Çok istifade ettik. Kaplıca tedavisinden sonra da İstanbul’a gittik” ifadelerini kullandı.

“Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız”

Yunusemre Belediyesinin borcunu açıklayan Başkan Semih Balaban’a cevap veren Çerçi, “1,1, milyar borç diyor ya. Bunun 200 milyonu enerji santraline gitmiştir. ve ödemeleri, taksitleri devam ediyor. Bakın şimdi 4 megavatlık bu 65 dönüm üzerine kurulu güneş enerji santrali yılda 8 milyon saatten ortalama şu anda EPDK birim fiyatları 2,7 TL, 22 milyon lira yıllık getirisi var. Şu anda. Biliyorsunuz dolara endekslidir. EPDK üç ayda bir altı ayda bir bu rakamı sent üzerinden yeniler. 4 milyar 373 milyon TL kayıtlara girsin. Bu yatırımların içinde belediyemizin yaptığı kültür, sanat projeleri, sosyal yardım destekleri, sağlık hizmetleri destekleri, gençlik spor destekleri, deprem ve pandemi dönemi yardımları yer almamaktadır. Yatırım bu. Şimdi şatafat lüks deyince 10 yıllık son hayat döngümü söylüyorum. Ev belediye, vatandaş, cami. 100 seneden öncekilere ancak antika denir. 50-60 senelik öncekileri antika denmez. Bu tür dekorasyon ürünleriyle hepsi ikinci el, üçüncü el malzemelerle yapılan iç mimariye vintage diyorlar. Biz hanımla bu tür işlere merak sardık. Burada şimdi retro denir. Bunların hepsi benim ve eşimin yıllardır biriktirdiğimiz eşyalarımız ve maliyeti de öyle çok yüksek değil. Birçoğunu da bit pazarından almışız. Şimdi ben bunları istiyorum. Siz bu belediyenin bu makam odasına bir büro mobilyasından, şuradan buradan bunların yenisini yani modern mobilya tarzında mobilya aldığınızda eminim sizin maliyetiniz benim aldığım maliyet daha da üzerine, belki 2-3 katı olacak. Benim evimde böyledir. Evime kaç kişi gelmiştir burada. Yeni bir tane mobilya yoktur. Biz bunları seviyoruz. Bu bizim medeniyetimiz. Şimdi yıllardır biriktirdiğimiz koleksiyonlarımızdan aldığımız kendi eserlerimiz” diye konuştu.

“Zorluk çıkarma. Eşyalara da zarar verdirtme”

Yarın eşyaları geri almak için kamyonla Yunusemre Belediyesine gideceğini belirten Çerçi, “Getirdiğimiz kendi eserlerimiz. Şimdi burada 7 tane memurun imzası var. Belgede yazılanlar ise aynen şöyle: ‘Mehmet Çerçi’nin makam odasındaki ekte fotoğrafları bulunan sayı ve isimleri yazılan eşyalar Mehmet Çerçi’nin şahsi eşyalardır. Görevde bulunduğu süre içerisinde kullanılmak üzere makam odasına yerleştirilmiştir. Kendi isteğiyle talep etmesi durumunda eşyalar kendisi tarafından alınacaktır’ Ben arkadaşlara dedim ki ‘5 sene sonra kim öle kim kala. Ondan sonra da bunları belediyeye hibe ederiz ne olacak. Bizim de belediyemize bir hediyemiz olur. Tutanağı falan boş verin dediğim halde arkadaşlar dediler ki ‘Başkanım önümüzde seçim var, şu var, bu var. Ne olur ne olmaz. Biz bunları tutacağız’ Ne yazdıklarını bile görmedim. Tutanağı tuttular. Şunu deseydi başkan onurlu bir şekilde ‘Başkanım dediniz çok güzel eşyalar, makam odası da güzel olmuş, Manisa’ya, Yunusemre’ye de yakışıyor. Şahsi eşyalarınız ya bunu da belediyeye hediyeniz olsun’ dese yemin ediyorum hayırlı uğurlu olsun demezsem beni bilen bilir. Elimdeki yüzüğü beğenen adama yüzüğümü veririm ben. Bu ahlaki bir şey değil. Bu belediye başkanlığı makamına yakışan bir şey değil. Herkesin bir onuru var. Ben 22 yıldır bu şehirde siyaset yapıyorum. Böyle bir kepazelikle karşılaşmadım. Bunlar başkana yakışıyor mu? Satacağım diyorsun. Hani kaydın yok. Kimin malını satıyorsun sen? Bakın buradan duyuruyorum arkadaşlar. Siz de gelin. Yarın, cuma günü saat 18.00’de. Kamyonu işçileri ayarladım. Siz de buyurun. Kalabalık olmaz. Orada güvenlikçiler var. Sayın başkan talimatı ver. İki tane görevli koy. Sen orada olursun, olmazsın. Lütfen eşyalarıma zarar verme. Bunlar ileride müze yaparsak müzenin de eşyaları olacak. Zorluk çıkarma. Eşyalara da zarar verdirtme. Yoksa mahkemede bunları görüşeceğiz” dedi.

Belediyeye fazladan personel alındığı iddialarına cevap veren Çerçi, “Bakın ben delillerle, belgelerle konuşuyorum. Bu arada aşağıdaki salondaki eşyaları da ben aldım. Onlar zaten salonun güzel dekorasyonu. Onlar da benimdi. Onlar için ‘çocukları salonu falan bırakın. Onları falan kayda almayın’ Onlar da 5 beş kuruş belediye parası yoktur. Masalar hariç. Koltuk var orada 3 takım. Onların hepsini ben şahsımdan ödedim, oraya koydum. 4 milyon dolarlık makam odası diye yazdılar. Bunu yazan basın. 4 milyon dolarlık. Bunların sayılardan haberi yok. Belediye binasını 110 milyon liraya mal ettik. Otoparkı, meydanı, belediye binasını. Bugünkü rakamı 487 milyon. Şimdi bir de bu şeyi söylüyor. Bankamatik memurları ve çok fazla personel almışlar. Bizde bir tane bankamatik personeli yok. Bir tane yok” diye konuştu.

Seçim gecesi belediyede evrakları düzenlediklerini söyleyen Çerçi, “Seçime doğru firmalar telaş ederler. 1 milyonluk mal vermişsiniz, iş yapmışsınız. Endişe ederler. insanlar bir an önce faturasını keserler, verirler. Sizin de bunun karşılığında fatura kesmeniz lazım. Niye kesmeniz lazım? Bu bir kanuni zorunluluk. Bu dosya tekemmül ettirilmiştir. Belediyeye 5 kuruşluk yükü de yoktur, maliyeti de yoktur. İşlem tamamlanmıştır. Çünkü pazartesi yeni belediye başkanı adamlarını gönderecek. Evrakları inceleyecek” dedi.

Gündeme gelen dekoratif sobayı da 2 yıl önce kendi cebinden 55 bin TL’ye aldığını belirten Çerçi, tüm mobilyaların şahsına ait olduğunu ve bazılarının taksitlerinin halen ödemeye devam ettiğini söyledi. Maaşını da açıklayan Çerçi, eşinin 50 bin TL maaş aldığının kendisinin de 100 bin TL maaş aldığını belirterek belediyeden de 150 bin TL ayrıca maaşı olduğunu söyledi.

Basın açıklamasına AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, AK Parti Manisa Tanıtım ve Medya Başkanı Emre Şener, AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz katıldı. – MANİSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/eski-yunusemre-belediye-baskani-mehmet-cerci-luks-makam-odasi-iddialarina-cevap-verdi/feed/ 0
Anadolu’da 4 bin yıl önceki meslekler https://www.haber28.com.tr/anadoluda-4-bin-yil-onceki-meslekler/ https://www.haber28.com.tr/anadoluda-4-bin-yil-onceki-meslekler/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27324 İşte Anadolu’da 4 bin yıl önceki meslekler

4 bin yıl önce Anadolu’da; baş asacı, sığır bakıcıları başı, pazarcılar amiri, bahçıvan, sofracı, kapıcı başı, hancı, çamaşırcı

Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu:

“Bugün modern toplumda görebileceğimiz tüm meslek ve bürokratları, 4 bin yıl önceki Kültepe tabletlerinde yakalayabiliyoruz”

KAYSERİ – Kayseri tarihini 6 bin yıl önceye dayandıran arkeolojik bulgu ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı ve ‘Anadolu tarihini başlatan yer’ olarak bilinen Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde bulunan tabletler, dönemin meslekleri hakkında da bilgiler veriyor. Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu; 4 bin yıl önceki mesleklerin günümüzde görülebilecek meslekler olduğunu kaydederek; “Bugün aklınıza gelen her türlü meslekle ilgili sorumlu kişi var. İşçilerin başı, yağ üretiminden sorumlu kişilerin başı, tahıl üretiminden sorumlu insanlar, askerlerin başı, kapıcıların başı, çamaşırcı, marangozu, çömlekçi, aşçı, berber, rahip, dokumacı, kayıkçı, inşaat ustası, rehber, hancı ve müzisyenler de var” dedi.

Kayseri- Sivas karayolu üzerinde bulunan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri’nde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle devam ederken, elde edilen bulgular tarihe ışık tutuyor. 6 bin yıllık köklü geçmişi olan Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde kazı çalışmaları 75 yıldır aralıksız devam ederken, Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu; kazılarda yaklaşık 23 bin 500 civarında tablet ele geçirildiğini söyledi. Kültepe’nin ‘Anadolu tarihini başlatan yer’ olarak bilindiğini ifade eden Prof. Dr. Kulakoğlu; “Kültepe’de çıkan tabletler bildiğiniz gibi daha çok ticari içeriğe sahip belgeler. Bunlar; yapılan her türlü işlemi kayıt altına almışlar, yapılan ödemeler, alınan paralar, verilen mallar gibi aklınıza gelebilecek bugün herhangi bir şirket muhasebesinde bulunabilecek tüm kayıtlar tutulmuş. Bunlar çivi yazısı ile kil tabletlere kaydedilmiş. Gerektiği zaman da bunlar arşivlerde saklanmış. Kazılarda yaklaşık 23 bin 500 civarında tablet ele geçirildi. Bu tabletlerin okunduğu kadarıyla birçoğu tamamen ticari işlevlerle ilgili. Bunların yanında bazı hallerde sosyal konulara ilişkin belgeler de denk gelmekte. Bunlar arasında Kültepe için ‘Anadolu tarihini başlatan yer’ olarak biliyoruz” dedi.

Kazılarda bulunan tabletlerden bazılarının dönemin meslekleri ile ilgili de bilgiler verdiğini söyleyen Kulakoğlu, günümüzde akla gelebilecek mesleklerin 4 bin yıl önce de var olduğunu aktardı. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu; “Gerçekten de bizim buradaki tabletlerle başlayan tarihi kapsam içerisinde uluslararası antlaşmalardan tutun da kral isimlerine kadar birçok belgeyi bu tabletlerde yakalayabiliyoruz. Bunlar arasında Anadolu için ilginç olan konulardan bir tanesi; net bir şekilde bir devlet olmanın, merkezi yönetim olmanın şartlarını gösteren belgeler de var. Bunlar hukuki belgeler, mahkeme kararları ya da sarayda görev yapan bürokratlar. Bürokrasi; devlet olmanın da vazgeçilmez öğesidir. Dolayısıyla Kültepe’de bulunan tabletlerden anlaşıldığı kadarıyla en az 50 civarında bürokrat isimlerinin geçtiği metinler var. Bu metinlerde hem sarayda görevli insanların unvanlarını öğreniyoruz, hem de bu dönemde yapılan mesleklerle ilgili de bilgi sahibi oluyoruz. Bunlar üst düzey bürokrat var, bunun yanında belli alanlardan sorumlu bürokratlar var. Örneğin şehir kapılarından sorumlu bürokrat var, aynı şekilde pazarcılar amiri olarak adlandırabileceğimiz unvana rastlıyoruz. 50’ye yakın unvan metinlerde geçmiş. Bunların yanında büyük bürokrat olarak olmasa da yine belli meslek gruplarının amiri diyebileceğimiz; sığır bakıcıların başı, oduncular ve keresteciler başı, baş asacı, harmanlardan sorumlu memur, depolar amiri, silahçılar başı, meyve bahçelerinden sorumlu memur, tellallar, bahçıvanlar, sofracılar gibi bugün aklınıza gelen her türlü meslekle ilgili sorumlu kişi var. İşçilerin başı, yağ üretiminden sorumlu kişilerin başı, tahıl üretiminden sorumlu insanlar, askerlerin başı, kapıcıların başı, çamaşırcı, marangozu, çömlekçi, aşçı, berber, rahip, dokumacı, kayıkçı, inşaat ustası, rehber, hancı ve müzisyenler de var. Neredeyse bugün modern toplumda görebileceğimiz tüm meslek ve bürokratları 4 bin yıl önceki Kültepe tabletlerinde yakalayabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/anadoluda-4-bin-yil-onceki-meslekler/feed/ 0
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk: Tek derdimiz bu şehri ayağa kaldırmak https://www.haber28.com.tr/hatay-buyuksehir-belediye-baskani-mehmet-onturk-tek-derdimiz-bu-sehri-ayaga-kaldirmak/ https://www.haber28.com.tr/hatay-buyuksehir-belediye-baskani-mehmet-onturk-tek-derdimiz-bu-sehri-ayaga-kaldirmak/#respond Thu, 27 Jun 2024 06:00:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23039 Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı sonrası şehri yeniden ayağa kaldırmak için çalıştıklarını ifade ederek, “Tek derdimiz bu şehri ayağa kaldırmak” dedi.

Hatay’da 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın adayı Mehmet Öntürk sandıktan zaferle çıkmış ve mazbatasını alarak göreve başlamıştı. Süreç sonrası CHP, YSK’ya başvuruda bulunarak seçimlerin yenilenmesine yönelik itirazda bulunmuştu. YSK’nın akşam saatlerinde yaptığı açıklamada CHP’nin başvurusunun reddedildiği belirtilmişti. Karar sonrası Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk açıklamalarda bulundu.

“Sandık başlarında herhangi bir itiraz olmamış”

31 Mart’ta sandıkların kapanması ve ardından yaşanan süreci anlatan Başkan Öntürk, “Evet öncelikle Hatay’ımız kazandı. Hatay’ımızın birlik beraberliğini sağlayarak, tarihimizle, kültürümüzle bu kadim şehri el birliğiyle ayağa kaldıracağız. Tabii seçimi kaybetmenin duygularıyla maalesef duygusal hareket eden CHP yöneticileri, belediye başkanı ve avanesi vardı. 31 Mart akşamı sandıklarda biliyorsunuz seçim kurulunun bir heyeti var. Sandık kurulu başkanları var, başkan yardımcısı var. Orada oy oranına göre ilk dört partinin de temsilcileri var. Ayrıca müşahitler var. Hem temsilcileri olmayanlar için hem de temsilcisi olan partiler için seçime giren, girmeyen herkesin müşahit kartı da var. Şimdi böyle bir ortamda sandıklar sayılıyor, açılıyor. Tutanaklar ıslak imzaya bağlanıyor. Seçim kuralı bu şekildedir. Bunları tutanak altına alırlar ve ilçe seçim hakimliğine gelir bunlar. Bir nüshası oraya gelir. Birer nüshası da oradaki üyelere verilir ve bunlar da partilerine gider. Bizim de partimizde bunları topladık. Oradaki üyelerimizden biz çalışmamızı yaptık. Bunları toplarken ıslak imzalı tutanakları toplarken hatalar olabilir. O düzeltiliyor. Bu tür hatalar her zaman için düzeltilebilir. İlçe seçim kurulları bunları toplar. Daha sonra da il seçim kurullarına getirirler. Seçimin hikayesi bu şekilde olur. Biz bu seçimi üç bin küsur oyla aldık. Daha sonra maddi hatalar olan birkaç ilçede bu tutanakların ıslak imzalı tutanakların toplamında birkaç hata yapılmış. Bunlar da düzeltilmiş ve seçim artık neticeye bindirilmiş. Sandık başlarında herhangi bir itiraz olmamış. Sadece Reyhanlı’da bir sandıkta veya iki sandıkta muhtarlıktan dolayı itiraz olunmuş, sayılmış, bir sorun yok. Belen’de bir sandıkta yine muhtarlıklardan dolayı bir itiraz sayılmış. Herhangi bir sorun yok. Daha sonra bunlar 15 ilçede seçimi kaybettiklerini anlayınca itiraz ediyorlar. Samandağ ilçesinde itiraz kabul olundu gibi bir algı var. Ama burada şöyle bir şey var. Orada hakim ve üyeler reddediyor. ‘Bu usulsüz yaptığınız’ diyor, bizim orada temsilcimiz yok. TİP’in, CHP’nin, DEM’in ve İYİ Parti’nin temsilcileri var. Çünkü bizim yeterli oyumuz Samandağ’da olmadığı için temsilci gönderemiyoruz kanun gereği. Dörde üç bir şekilde karar çıkıyor. Bu karar sandıkların yeniden açılıp sayılması kararı değil, itiraz ediliyor. Biz bunu ile taşıdık, reddetti. YSK’ya taşındı, YSK da bunu reddetti. Buna istinaden de bizim mazbatamız cumartesi günü verildi iş hakimliği tarafından” dedi.

Başkan Öntürk, göreve gelir gelmez şehri ayağa kaldırmak için çalışmalara başladıklarını belirterek, “Biz gelir gelmez şehrimizi ayağa kaldırmak için uğraşıyoruz. İşimizin başındayız. Bugün de YSK zaten hukuki olarak kararını vermiştir ve biz görevimize devam ediyoruz. İşimize bakıyoruz. Tek derdimiz bu şehri ayağa kaldırmak” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber28.com.tr/hatay-buyuksehir-belediye-baskani-mehmet-onturk-tek-derdimiz-bu-sehri-ayaga-kaldirmak/feed/ 0
Mansur Yavaş: Ankara’da fark 20 mi 25 mi olacak tartışılıyor https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-ankarada-fark-20-mi-25-mi-olacak-tartisiliyor/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-ankarada-fark-20-mi-25-mi-olacak-tartisiliyor/#respond Mon, 17 Jun 2024 03:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21316 HABER: İLEYDA ÖZMEN/ KAMERA: ONUR BİNGÖL

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören’de; “Ankara’nın çeşitli yerlerine bizi terörle ilinti yapan afişler asıyorlar. Sahte ve korsan afişler asıyorlar. Bunlardan ümit bağlıyorlar. Geçen seçim bunu yaptınız tutmadı. Bizi teröristle itham ediyorsunuz. Biz İstiklal Marşı’mızdan gurur duyarız. İstiklal Marşı’mızdan, bayrağımızdan hazetmeyenlerle asla yan yana gelmeyiz. Siz çok tecrübelisiniz. Eğer seçim için böyle bir ümidiniz varsa bu akşam televizyonlara bebek katilinin kardeşini çıkarın onun da mektubunu okutun bakalım ne olacak? Alışkın bunlar. Kendileri terör örgütüyle aynı düşünen Hizbullah’ın uzantılarına sesi çıkmaz. Var mı HÜDAPAR’ın Ankara’da adayı? Sayın Altınok’a destek olmak için ağızlarını açmadılar aday çıkartmadılar. Bir tek kelime söylediğini duydunuz mu? Bunlar iki yüzlü” dedi.

ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile birlikte Keçiören’de ‘Büyük Miting’ düzenledi. Yavaş, burada şöyle konuştu:

“ANKARA’DA FARK 20 Mİ 25 Mİ OLACAK BU TARTIŞILIYOR”

“Aşağı yukarı kampanyanın başladığından beri bugüne kadar 44 tane açılış, miting yaptık. İftarları saymıyoruz. Gündeme iki üç iftara gitmek suretiyle epey bir vatandaşımızla hemşehrimizle de yan yana gelme fırsatı bulduk. Sağ olsun gönüllülerimiz, ilçe teşkilatlarımız hepsi çalıştı. Bizler beş yılda yaptıklarımızı meramımızı anlattık. Beş yıldır nasıl bir belediyecilik yaptığımızı anlattık. ve son güne geldik. Anketleri görüyorsunuz. Artık Ankara konuşulmuyor. Fark 20 mi 25 mi olacak bu tartışılıyor. Bunlar eğer bu hale geldiyse bu sizin sayenizde onun için öncelikle emek veren herkese sonsuz minnettarım çok teşekkür ediyorum.

“BİR TANE SAYIN CUMHURBAŞKANI’YLA YAPTIKLARI MİTİNGTEN BAŞKA HERHANGİ BİR ANKARA’NIN İLÇESİNDE MİTİNG YAPABİLDİKLERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? HALKIN KARŞISINA ÇIKACAK YÜZLERİ YOK”

Ankara halkı beş yıllık belediyeciliğimizi onaylayacak. Başından beri şunu yaptı yapmadı, bunu yaptı bunu yapmadı ancak boş boş konuştular. Çünkü onlar gerçek belediyeciliğin ne olduğunu bilmiyorlar. Belediyecilik insanların yaşadığı yerde mutlu olmasıdır. Belediye başkanı da yaptığı hizmetlerle insanların gönlüne giriyorsa başarılıdır. Eğer siz insanların gönlüne giremiyorsanız arkanıza kimi alırsa alsın boş. Biz bugün 45. mitingimizi yapıyoruz. Bir tane Sayın Cumhurbaşkanı’yla yaptıkları mitingden başka herhangi bir Ankara’nın ilçesinde miting yapabildiklerini gördünüz mü? Yapamazlar. Halkın karşınıza çıkacak yüzleri yok. Anlatacakları bir şey yok. Çünkü siz beş yıldır son beş yıldır Keçiören’in Belediye Başkanısınız benim yaptıklarımı taklit edin, şunu yapacağım ben bir fazla yapacağım demenin karşılığı yok. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Keşke bu insanların mağduriyetini görüp Ankara’daya en azından Keçiörenlilere siz de Keçiören Belediyesi olarak destek olsaydınız. Onu da yalan söylemişsiniz. Ben et dağıtmıyorum but dağıtıyorum diyorsunuz. Ocak ayında iki kişi kasım ayında 11 kişiye verdiğini görüyorum. Sizin öyle bir derdiniz yok ki. Yaptığınız betonları eser diye yutturup Ankara halkından aldığınız bu paraları kalkıp betona döküp ondan sonra eser yaptığını düşünüyorsunuz. Eser belediye başkanı halkın gönlüne girdiğinde eserdir. Onun gerisi boştur. İçinde insan olmayan hiçbir şeye bir beş kuruş para yatırmadık. ve şimdi diyor ki iş İstanbul’daki 2 bin 500 lira verecekmiş emeklilere. Ankara’daki beş bin verecekmiş. Bunu niye Cumhurbaşkanı’na anlatmıyorsunuz? Niye Cumhurbaşkanı’na emeklilerin durumu söylemiyorsunuz?

“EĞER SEÇİM İÇİN BÖYLE BİR ÜMİDİNİZ VARSA BU AKŞAM TELEVİZYONLARA BEBEK KATİLİNİN KARDEŞİNİ ÇIKARIN ONUN DA MEKTUBUNU OKUTUN BAKALIM NE OLACAK?”

Peki bu sonuç nereden ortaya çıktı? Bu kadar fark nereden ortaya çıkıyor? Siz şeffaf değilsiniz. Siz halka yalan söylediniz. Mal beyanınızı tam açıklamadınız. Servetinizi tam açıklamadınız. ve dolayısıyla halk inşallah bu yalanlarınızın cevabını sandıkta verecek. Şimdi bunları en iyi yaptığı iş, hangi ilçe belediyesine giderseniz gidin belediye başkanı adayının sözü şöyle başlıyor; hakkımızda şöyle şöyle karalamalar yapılıyor diye. Ben de aldım elime mikrofonu bunlar zaten düzgün siyaset yapamaz ki. İşleri güçleri aynı düzen devam etsin diye karşısındakini karalarlar, takmayın. Artık vatandaşın buna inanacak bir şeyi kalmaz dedim. Öyle mi? İftira siyaseti karalama siyaseti. Artık inşallah bunun da fayda etmediğini görecekler. Bugün Ankara’nın çeşitli yerlerine bizi terörle ilinti yapan afişler asıyorlar. Sahte ve korsan afişler asıyorlar. Bunlardan ümit bağlıyorlar. Beni iyi dinleyin; bunlardan ümit bağlamayın. Geçen seçim bunu yaptınız tutmadı, Ekrem Bey’in seçiminde yaptınız orada tutmadı. Fakat bu işleri yeniliyorsunuz. Bizi teröristle itham ediyorsunuz. 45 mitingimizin hepsi şehitlerimize saygı ve İstiklal Marşı’nı okuyarak başladı. Biz İstiklal Marşı’mızdan gurur duyarız. İstiklal Marşı’mızdan, bayrağımızdan hazzetmeyenlerle asla yan yana gelmeyiz. Bunu söylememize dahi gerek yok. Ama bir şey söyleyeyim. Siz çok tecrübelisiniz. Eğer seçim için böyle bir ümidiniz varsa bu akşam televizyonlara bebek katilinin kardeşini çıkarın onun da mektubunu okutun bakalım ne olacak? Alışkın bunlar.

“VAR MI HÜDAPAR’IN ANKARA’DA ADAYI? SAYIN ALTINOK’A DESTEK OLMAK İÇİN AĞIZLARINI AÇMADILAR ADAY ÇIKARTMADILAR. BUNLAR İKİ YÜZLÜ”

Kendileri terör örgütüyle aynı düşünen Hizbullah’ın uzantılarına sesi çıkmaz. Var mı HÜDAPAR’ın Ankara’da adayı? Sayın Altınok’a destek olmak için ağızlarını açmadılar aday çıkartmadılar. Bir tek kelime söylediğini duydunuz mu? Bunlar iki yüzlü. Çünkü bunlar aynı düzenin devam etmesini istiyorlar. Ama bu düzen devam etmeyecek. Ankara’da servet kaybedecek halk kazanacak. Beton kaybedecek yeşil kazanacak. Çirkinlik bitecek güzellik kazanacak. Ayrımcılık gidecek, kardeşlik kazanacak inşallah.

“BURADAKİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARIMIZ ELİNE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OLMAYAN, İFTİRA ATAN BELEDİYE BAŞKANLARINI SANDIĞA GÖMECEKLER”

Ankara bunların adı proje adı altında yaptıkları ANKAPARK benzeri projelerin proje olmadığını çöp proje olduğunu gördü. Gerçek projeler, bizim projelerimizdi. Yaptığımız asfaltları, kaldırımları belediyecilik saymadık, açılış bile yapmadık. İçinde insana faydası olmayan hiçbir şeye bu halkın tertemiz parasının beş kuruşunu dahi yatırmayız. ve şimdi Ankara’da inşallah 25 beldenin üzerinden yeniden sosyal belediyecilik, yeniden halkçı belediyecilik, yeniden vatandaşı önceleyen belediyecilik anlayışı inşallah hakim olacak. ve inşallah bu seçim dönemi sayesinde artık Mansur Yavaş Belediyeciliği hepsi öğrendiler, hepsi örnek almaya taklit etmeye başladılar ama aslı varken taklidin hiçbirisini önemi yoktur.

Gerçekten buradaki belediye başkan adaylarımız destansı çalışmalar yaptılar. Vatandaşa ulaştılar. Eline, beline, diline sahip olan belediye başkanlarını bir araya getirecekler. Eline, beline, diline sahip olmayan iftira atan belediye başkanlarını da sandığın dibine gömecekler, siyasi hayatlarına son verdirecekler.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-ankarada-fark-20-mi-25-mi-olacak-tartisiliyor/feed/ 0
MHP Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aydın: ‘CHP, terör örgütünün siyasi uzantısına can suyu veriyor’ https://www.haber28.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-kamil-aydin-chp-teror-orgutunun-siyasi-uzantisina-can-suyu-veriyor/ https://www.haber28.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-kamil-aydin-chp-teror-orgutunun-siyasi-uzantisina-can-suyu-veriyor/#respond Wed, 12 Jun 2024 05:48:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20549 MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, “Avrupa’daki saldırılardan anlıyorsunuz. Nerede bir Türk vatandaşı varsa bizim bir soydaşımız varsa onun hanesine, dükkanına, hatta camilere saldırıyorlar. Şimdi böylesine can derdine düşmüş bir terör örgütünün siyasi uzantısına maalesef Cumhuriyet Halk Partisi can suyu veriyor” dedi.

İhlas Haber Ajansı Erzurum Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret eden Milletvekili Aydın, yerel seçimler ve Türkiye gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. İstanbul seçimleri öncesinde DEM ile CHP arasında yaşanan ittifakın gözler önünde yaşandığını ifade eden Aydın, “Aslında yani eski HDP yeni DEM diyelim. Bunlarla ittifakı Sayın İmamoğlu’nun hep vardı. Yani bir önceki yönetim seçim sürecinde bu ittifakı kurdu. Sadece onda değil. Dikkat ederseniz Allah korusun yani Batılıların Türkiye’yi bölme parçalama projelerinin çok önemli iki ayağı var. Bunlardan biri etnik ayrımcılığa gitmek, bir de mezhep ayrımcılığa gitmek. Maalesef buna İstanbul şehri emini de alet olmuştur. Yani geçen iftar yemeği veriyor, İnanın katılanları sayıyor, sayıyor, sayıyor, sayıyor. İçlerinde daha önce de İstanbul kimin diye sorulduğunda işte İstanbul Ermenilerin, Rumların, efendim şunların, bunların diye sıralıyor. Ama asli unsur Anayasamızda Türkiye Cumhuriyetinin asli unsuru olan Türklerin adını hiçbir zaman ağzına almaktan imtina ediyor her zaman” dedi.

“Atatürk’ün mirası yağmalanıyor”

“Avrupa’daki saldırılardan anlıyorsunuz. Nerede bir Türk vatandaşı varsa bizim bir soydaşımız varsa onun hanesine, dükkanına, hatta camilere saldırıyorlar” diyen Aydın, “Şimdi böylesine can derdine düşmüş bir terör örgütünün siyasi uzantısına maalesef Cumhuriyet Halk Partisi can suyu veriyor. Yani Atatürk’ün mirası yağmalanıyor. Yüz yıllık bir mücadele heba ediliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçekten bölücülükle ilgili söylediği çok nefis cümleler var. Bütün bunları yok sayarak sanki efendim daha önceleri genel seçimlerde altılı masa kurulup altında DEM’i tutarken bugün altını masada bir dağınıklık söz konusu. Altında ki DEM masa üstüne çıkarılmış çok önemli bir paydaş haline getirmişler. Peki ortaklaştıkları düşünce ne? Allah korusun meşrep ya da işi tek kökenli merkezli bir ayrımcılığa tabi tutmak. Bir de artık mağarasında, dağında, efendim herhangi bir eylemde varlık bulamayan PKK’ya kravat tak takım elbise giydirip büyükşehirde, İstanbul’da efendim siyasi bir görüntü adı altında şehirlere, metropollere çekmek. Bizim canımız çok yandı. Aziz vatandaşlarımız bunun farkında. Yani bunlardan tekrar yeniden siyasi bir şey çekme projesini düşünenler de aldanıyorlar. Yani yılanla torbaya girilmez. Daha önceki dönemde ağır bedeller ödendi. Çukur eylemlerini hatırlayın. Yani 800, 900 civarında şehidimiz var bizim orada. Dolayısıyla biz artık mümin aynı delikten ikinci kez ısırılmak hükmüne uygun davranmamız lazım. Dolayısıyla Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak açık ve net söylüyoruz. Cumhur İttifakı var. Bütün bu belediyelerin tekrar Cumhur İttifakı’na geçmesi lazım. Artık can çekişen terörün şehirlerde barınmaması lazım. Belediyelerde kendilerine varlık bulmaması lazım. Bunu biz ezbere söylemiyoruz işte. DEM’i meclis üyesi açıkça söylüyor. Diyor ki İstanbul’da şu ittifakları yaptık. Adana’da şu ittifakları yaptık. Mersin’de iki belediyede şu ittifakı yaptık. İzmir’de şu kadar arkadaşımız efendim grup kuracaklar ve meclis üyesi olacaklar. Bütün bunları aleyhine açık söylenirken yani ben inanıyorum ki inşallah o İstanbul tarihi misyonuna bir uygun bir geriye dönüş sergileyecek” dedi.

Atacağınız taşın kimi ne kadar ürküteceğinin hesabını iyi yapmak lazım

Yeniden Refah Partisinin İstanbul’da aday çıkarmasına yönelik de eleştirilende bulunan Aydın, “Aslında yani Cumhur İttifakı içerisinde şimdi bir milli görüş mirası sahibini artık AK Parti’ye geçtiği kanaatim bu, milletimizde hasıl oldu ki bu kadar oraya destek oldular. Şimdi öylesine bir babanın bir evladı işte bugün yola çıktılar. ya İstanbul’da Allah aşkına yani yapacağınız işin, atacağınız taşın kimi ne kadar ürküteceğinin hesabını iyi yapmak lazım. Bu bir vebaldir, sorumluluktur. Bu vebalin altında kalamayacağını söyleyenler istifa edip kitlesel olarak efendim parti değiştiriyor ama nasıl bir üst akıl, böyle bir yönlendirme yaptıysa İstanbul’da aday çıkarmaları çok garip bir şey. Yani herkes oy potansiyelini biliyor. Bunlar amaç üzüm yemek mi? Bağcıyı dövmek mi? Cumhuriyet Halk Partisi de DEM’in buradaki amacı daha önce altının başında bir araya gelenler bunu itiraf ettiler. Biz tek amacımız Tayyip Erdoğan’a alaşağı etmekti. Cumhur İttifakı’nı sekmeye uğratmaktı. Başaramadık dediler. Peki bundan ders çıkaramadınız mı? Şimdi yazık değil mi? Sizin milli duruşunuz var. Böylesine gayri milli bir söylem içerisinde olan Sayın İmamoğlu’na dolaylı bir destek sağlama adına niye aday çıkarıyorsunuz? Bir milletvekilleri işte istifa etti. Yönetim kurullarında korkunç bir göç var. Ben inanıyorum ki gerçekten bu partiyi umut görüp rahmetlinin efendim hatırasına bağlı olarak buna destek vermeyi düşünen birçok insan bu karardan dolayı da desteğini çekecektir diye düşünüyorum.”

“Bu şehirler hizmetsizliği hak etmiyor”

Türkiye’nin genel seçimler üzerinden daha bir yıl geçmeden bir mahalli idareler seçimi arifesinde olduğunu ifade eden Aydın, “İnşallah güvenli ve emniyetli bir şekilde, kardeş hukukuna zarar vermeden seçimlerimizi gerçekleştireceğiz. Cumhur İttifakı olarak sahada her birlikte çalışıyoruz, biz ilkesel bir ittifakız. Millet ve ülke şiarı ile hareket ettiğimizi ortaya koyuyoruz. Büyükşehirlerde on ilde bugüne kadar hizmet noktasında herhangi bir vatandaşa yönelik bir hizmet götürmemiş Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri tekrar Cumhur İttifakına geçmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Özellikle kadim şehrimiz, dünya başkenti dediğimiz İstanbul bu hizmetsizliğe artık bir son verecek ve inşallah muradına erecek. Aynı şekilde Antalya, Mersin, Adana için geçerli, İzmir için de geçerli. İzmir’in hali ortada. Bunlar dünya çapında büyük kentlerimiz. Hak ettikleri hizmetleri almadılar. Elbette ki, Türk siyasetinin genel anlamda yaşadığı sıkıntılar var. Bunun farkındayız. Eksikleri ve sıkıntıları asla sümenaltı etmiyoruz. Türkiye’nin ekonomik sıkıntıları var, istihdam sıkıntıları, büyüme, gelişme, kentsel dönüşüm diye bir sıkıntısı var. Erzurum’da bunun içinde. Allah korusun Türkiye coğrafi olarak dünya ölçeğinde zaten deprem kuşağında olan bir ülke” dedi.

“Erzurum’da uygulama içine sokulmalı”

İstanbul ile birlikte Erzurum’un da deprem riski yaşayan bir şehir olduğunu anlatan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özellikle böyle bir riski taşıyan iki önemli şehrimiz. İstanbul’da sağ olsunlar Sayın Cumhurbaşkanımız dikkatleri çekti. Yarısı sizden yarısı biz de mantığıyla hareket edip yerinde bir şekilde, hızlı bir şekilde eskiyen, risk taşıyan binaların yeniden oturuma, kazandırılması yapılıyor. Geçen sene 6 Şubat depreminde büyük sıkıntılar yaşadık. Bunları yaşamamak adına, testi kırılmadan tedbirini alma noktasında ve bu anlamda Erzurum’un da düşünülmesi lazım. İnşallah Cumhur İttifakı gerekli başarıyı gösterecek. Ama asıl bundan sonra, başarıdan sonra hem gerek siyaset hem de bu bağlamda. Yani artık deprem kuşağı mantığı içerisinde, vatandaşımıza biraz devletimizin merkezi hükümetin katkı sağlayarak diğer illerde olduğu Erzurum’unda bu uygulama içinde sokulması gerekiyor.” – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-kamil-aydin-chp-teror-orgutunun-siyasi-uzantisina-can-suyu-veriyor/feed/ 0
İmamoğlu’ndan İktidar Kanadına: “Sandıktan Sağlam Bir Ses Çıkarsa Bunlar Kendilerine Gelir” https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-iktidar-kanadina-sandiktan-saglam-bir-ses-cikarsa-bunlar-kendilerine-gelir/ https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-iktidar-kanadina-sandiktan-saglam-bir-ses-cikarsa-bunlar-kendilerine-gelir/#respond Sun, 09 Jun 2024 06:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20163 Haber: OKTAY YILDIRIM – Kamera: HAKAN KAYA

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Gaziosmanpaşa halk buluşmasında konuştu. Aralarında, ’17 bakan geldi de İstanbul’a senin gibi bakan gelmedi’ dövizinin de bulunduğu yazıları tek tek okuyan İmamoğlu, siyasete atıldığı günden beri, güzel dil kullanma prensibinden vazgeçmediğinin altını çizdi.  İmamoğlu, “Seçim gelince, bunların bir anda huyları değişiyor. Bunlar, ricada bulunmaya başlıyorlar. Hemen yumuşuyorlar seçimden seçime. Ama seçim bitti mi ne biliyorlarsa, onu yapıyorlar. Geçen sene genel seçimde ne dediler? Dediler ki, ‘Biz artık mülakat sistemini kaldıracağız.’ Kalktı mı? Kaldırmazlar. Ama seçim geçti mi, millete efelik yaparlar. Bunlar neden anlarlar biliyor musunuz? Bu anlayışa, bu sandıkta sağlam bir ders verirseniz, Gaziosmanpaşa’da sağlam bir sandık sesi çıkarsa, İstanbul’da sağlam bir sandık sesi çıkarsa, bunlar kendine gelir” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin ilçe belediye başkan adayları Tonguç Çoban’la Kağıthane’de; Yüksel Yalçın’la Güngören’de; Emine Gülizar Emecan’la Bahçelievler’de, seçim otobüsü içerisinden vatandaşları selamladı. Her üç ilçede de vatandaşlar, İmamoğlu ve adaylara sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu’na olan ilgi, 20’li yaşlarının başında köftecilik yapıp, ikamet ettiği Güngören’de de devam etti. İmamoğlu, seçim otobüsünün önünü kesip, kendisine sevgi gösterilerinde bulunan vatandaşlara, “Bu cadde, benim caddem. Yaklaşık 10-12 yıl buralarda ticaretimle, yaşamımla var oldum. Burada birçok insanı selamladım, kader birliği yaptım. Güngören’i ayrı seviyorum. Yüksel Yalçın Başkanımla, çok güzel bir 5 yıl Güngören’e daha farklı bir hizmet verme arzusundayız. Siz kıymetli dostlarım vasıtasıyla bütün komşularımıza, bütün gün görevli hemşehrilerime sevgilerimi, saygılarımı iletiyorum. İnşallah 1 Nisan’dan sonra İstanbul kazanacak, 16 milyonun iradesi kazanacak. İstanbul’un güçlü, vicdan ittifakı kazanacak” dedi.

“İBB YURDUNDA KALAN ÖĞRENCİLERLE SELAMLAŞTI”

İmamoğlu, günün ilçe turlarını, Gaziosmanpaşa Küçükköy Meydanı’nda, CHP Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Hakan Bahçetepe ile birlikte gerçekleştirdiği halk buluşmasıyla noktaladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve CHP milletvekili Ali Gökçek de halk buluşmasına katılan isimler oldu. Meydanı dolduran vatandaşlara sealenen İmamoğlu, alana komşu İBB Yurdu’nda kalan ve kendisini izleyen öğrencileri selamladı. İmamoğlu, vatandaşların ellerinde yükselen bazı dövizlere şu karşılıkları verdi:

“DÖVİZLERE KAYITSIZ KALMADI: “ESAS UMUT SENSİN”

“Küçük delikanlı diyor ki, ‘Tek umudumuz sensin.’ Şimdi bak; umut ne biliyor musun? Esas umut sensin, sen. Ben sana baktığımda umudu görüyorum, küçük dev adam. ‘Küçükköylü kadınların kalbindesin.’ Eğer size hizmette layık olursak, ne mutlu bize. Allah, bizi bu şehrin bütün hanımefendilerine mahcup etmesin. ‘Hoş geldin metrolar kralı.’ Estağfurullah. Tabii ki metroları yaptık. Bakın söyleyeyim. 122 kilometre diyorlar. 25 yılda yaptıklarının yarısından daha fazlasını, bu kardeşiniz, ekip arkadaşlarıyla 5 yılda yaptı; 65 kilometre. Yani hani adımlasam, nasıl adımlarım bilmiyorum ama; bir gün, bir adımın bir kilometre etmediğini gösterecekler ona ama ne zaman bilmiyorum. ‘Ne sağı, ne solu, tek yol İmamoğlu’ demiş. Bu duyguya layık olmak, benim için dünyanın en güzel şeyi. Nedir biliyor musunuz layık olmak? Şu: Bu toplumun tamamına, görüşleri ne olursa olsun, etnik kökeni, yaşamı, inancı, mezhebi ne olursa olsun, ben, bu şehrin her insanı tarafından eğer rızalık alıyorsam, helallik alıyorsam ne mutlu bana. Dünyanın en mutlu insanı olurum. ’17 bakan geldi de İstanbul’a senin gibi bakan gelmedi.’ Helal olsun hanımefendi, teşekkür ederim. Bakınız tam istediğim afiş bu. ‘Küçükköy’e hoş geldiniz’ diyor, altına da yazıyor; ‘İstanbul’un muhafızları.'”

“BEN BU SEÇİMİ NİYE SEVİYORUM BİLİYOR MUSUNUZ?”

Seçimlere çık kısa bir süre kaldığını hatırlatan İmamoğlu, rakibi Murat Kurum’a, “31 Mart’a kaç gün kaldı? Bunu da adımlayayım mı? 1, 2… Yok, dur; perşembe, cuma, cumartesi. 3 gün. Sonra seçim. Ben bu seçimi niye seviyorum biliyor musunuz? Seçimde herkese eşitleniyor. Milyarderi de eşit, bakkalı da eşit. Köftecisi de eşit, bakanı da eşit” göndermesinde bulundu. Eşitlik durumunun, ülkemize Cumhuriyetin hediyesi olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Bu güzel Türkiye Cumhuriyeti’ne ne kadar minnettar olsak az. Büyük bir minnettarlık borcumuz var. Onu ne yapacağız? Pazar günü, demokrasimizi ve Cumhuriyetimizi korumak için, hepimiz, hep birlikte demokrasi bayramı adına oy kullanmaya gideceğiz” dedi. İmamoğlu, iktidar kanadıyla kendilerinin anlayış farklılığını, “Birisi diyor ki, ‘Ben her şeyi bilirim.’ Her şeyi kendine ait görüyor. Biz de diyoruz ki; şu an konuştuğumuz bütün meseleler, milletimizin meseleleri, milletimize ait olan şeyleri konuşuyoruz. Milletimizin hakkını, milletimize emanet etmek için konuşuyoruz. Yani sizlerin hakkını, kendi hakkı gibi gören anlayışa karşı, bu pazar günü, hepimiz görevimizi yerine getirmekle yükümlüyüz” sözleriyle dile getirdi.

“SEÇİM GELİNCE BUNLARIN BİR ANDA HUYLARI DEĞİŞİYOR”

“Bu millet buyruğu sevmez, emredeni sevmez, talimat vereni sevmez” diyen İmamoğlu, “Bu millet, idareci olanın milletine had bildireni varsa, o idareciyi de sevmez. Öyle değil mi? Zaten güzel Cumhuriyet, bu güzel sistem bize ne şu talimatı vermiş: Cumhuriyetin yöneticileri, vatandaşına karşı had bildiren değil, vatandaşına karşı haddini bilen olmalı” ifadelerini kullandı. Siyasete atıldığı günden beri, güzel dil kullanma prensibinden vazgeçmediğinin altını çizen İmamoğlu, “Seçim gelince bunların bir anda huyları değişiyor. Bunlar, ricada bulunmaya başlıyorlar. Hemen yumuşuyorlar. Öyle mi? Seçimden seçime. Ama seçim bitti mi, ne biliyorlarsa, onu yapıyorlar. Doğru mu? Geçen sene genel seçimde ne dediler? Dediler ki, ‘Biz artık mülakat sistemini kaldıracağız.’ Kalktı mı? Kaldırmazlar. Ama seçim geçti mi, millete efelik yaparlar. Bunlar neden anlarlar biliyor musunuz? Bu anlayışa, bu sandıkta sağlam bir ders verirseniz, Gaziosmanpaşa’da sağlam bir sandık sesi çıkarsa, İstanbul’da sağlam bir sandık sesi çıkarsa, bunlar kendine gelir. ‘Ne yapalım’ diye tutuşurlar” dedi.

Ankara’dan İstanbul’a taşınan bakanlar konusunu bir kez daha gündemine alan İmamoğlu, şunları söyledi:

“ANKARA’DAN KABİNE GELDİ”

Hani güzel bir şarkı vardı, ‘Ankara’da abim geldi’ diye. Ben de severim o şarkıyı. Şimdi bu şarkıyı bu sene değiştirdik; ‘Ankara’dan kabine geldi.’ Doğru mu? Bütün kabine burada. Geziyorlar mı? Ekrem İmamoğlu’na karşı çalışıyorlar mı? Biri Pendik’te, biri Sancaktepe’de, birisi Fatih’te, öbürü Bahçelievler’de dolaşıyorlar mı? Hatta şarkı söyleyip, eğlenenler de var gördünüz mü? Bakıyorsun İçişleri Bakanı; bu seçimin güvenliğinden sorumlu. Adalet Bakanı; bu süreçteki olaylardan sorumlu. Sağlık bakanı; sağlıkla ilgili süreçlerden sorumlu. Bakanlıkları boşaltmışlar, koşa koşa gelmişler ve burada, Ekrem İmamoğlu’nun karşısında birleşmişler. Şimdi bunu birkaç tane anlamı var: Bir; adaylarına güvenmiyorlar demek ki. Doğru mu? E o zaman yazık değil mi arkadaşınıza? Yani bakan arkadaşınızı, mahcup duruma düşürmüyor musunuz? İki; bu kadar önemli işleri var Türkiye Cumhuriyeti devletimizin. Her bakanlığın işlerini sayacak değilim; ekonomi, maliye, her konuda… Git enflasyonla uğraş. Git bu şehrin, bu ülkenin seçim güvenliğiyle uğraş. Git sağlıkla ilgili hastanelerde yaşanan sorunlarla ilgilen. Emeklinin maaşıyla ilgilen.

“BAKANLAR, ALLAH BİLİR, KENDİLERİNE FAZLA MESAİ DE YAZDIRIRLAR”

Ama bunlar, buraya geliyorlar. Hem de raporlu da gelmiyorlar. Allah bilir, kendilerine fazla mesai de yazdırırlar. Bunlar atanmış arkadaşlar, bunlar kendilerine fazla mesai bile yazdırırlar. Ben, kendi ahlakım gereği, normalde bunları bu kadar konuşmam. Niye biliyor musunuz? Belki içlerinde utanma huyu olan vardır da utanırlar diye konuşuyorum. Utanırlar diye. Yoksa bu kadar konuşmam. Ama utansınlar diye konuşuyorum. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bakanı olmak ne demek ya? İşinize baksanıza. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bakanı ağır olacak. Görevini yapacak. Herkesin ona eşit gözle bakmasını sağlayacaksın. Ama geliyorsun burada seçim çalışması yapıyorsun; bir de şarkılarla, türkülerle anons yaparak. Yazıktır, günahtır. Bu millet o zaman senin seçim güvenliğini sağlıklı bir şekilde yürüteceğinden nasıl emin olacak? Güvenebilir misiniz? Güvenemezsiniz. O bakımdan, kendilerine çeki düzen versinler diye, bunları anlatıyorum.

“BAKTIK Kİ BUNLAR ÇİZMEYİ AŞIYORLAR, ‘ASKIDA FATURA’ YI BULDUK”

Kendi dönemlerinde, kurum tarihinde ilk olan uygulamalarının ve önümüzdeki dönemde yapacakları hizmetlerin kısa dökümlerini yapan İmamoğlu, “Hatırlıyor musunuz pandemiyi? Pandemide, insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak üzere topladığımız bağışlara el koydular; hatırlıyor musunuz? Baktık ki bunlar bu kadar çizmeyi aşıyorlar, mucizevi bir şey bulduk. ‘Askıda Fatura’yı bulduk. 600 bin insanın faturası ödendi. Alan el, veren eli görmedi. Öyle bir vicdan köprüsü kurduk ki, dünya bu yaptığımızı alkışladı. Onun için biz bu dönem, şehrimize nefes aldırdık. Biz bu şehre, bereket getirdik. Niye biliyor musunuz bereket geldi? Milletin parasını millete verdik. Onun için bereket geldi. Bir avuç insana değil, milletin parasını millete verdik” diye konuştu.

“OYLARINIZI, GÜÇLERİNİZİ, YÜREKLERİNİZİ,ENERJİNİZİ BİRLEŞTİRMEYE HAZIR MIYIZ?”

Vatandaşları, seçim gününe kadar çalışmaya ve sandıklarda görev almaya davet eden İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu seçimi bir siyasi parti kazanmayacak. Bu seçimi, Küçükköylüler kazanacak. Bu seçimi, Gaziosmanpaşalılar kazanacak. Bu seçimi, bu şehrin çocukları kazanacak, bu şehrin gençleri kazanacak, bu şehrin hanımefendileri kazanacak. Dolayısıyla, millet kazanacak, millet. O nedenle okullarınızdan ayrılmayın. O günü orada, demokrasi şöleni gibi geçirmeye hazır mıyız? Oylarınızı, güçlerinizi, yüreklerinizi, enerjinizi birleştirmeye hazır mıyız? İsrafa, ihanete karşı gelmeye hazır mıyız? Size çok zor bir soru soracağım. Sorayım mı? Kanal mı, İstanbul mu? O zaman pazar günü ne yapıyoruz? Kanal hayali kuranlara diyoruz ki; ‘Güle güle, güle güle. 16 milyon İstanbul muhafızı var.’ Size söz veriyorum. 1 Nisan günü bu kardeşiniz, siz yetki verirseniz, Yaradan nasip ederse, Allah sağlık, sıhhat verirse, sizlere söz veriyorum, ant içiyorum. Hakan Bahçetepe ve bütün arkadaşlarımla ahlaklı, erdemli, halkı için çalışan, kalka hizmetin, Hakk’a hizmet olduğunu bilen ahlaklı bir süreci, daha güçlü bir icraatı sizlere var etmek için -değil atan karınca- gece-gündüz çalışmaya hazır Belediye Başkanınız olacağım. Size söz veriyorum. Size söz veriyorum. Ant içiyorum. Son söz: Onlar ne diyor? ‘Tam gaz geri.’ Biz ne diyoruz? Tam yol ileri.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-iktidar-kanadina-sandiktan-saglam-bir-ses-cikarsa-bunlar-kendilerine-gelir/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Seçimin güvenliği için tedbirler aldık https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-secimin-guvenligi-icin-tedbirler-aldik/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-secimin-guvenligi-icin-tedbirler-aldik/#respond Sun, 09 Jun 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20125 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “31 Mart öncesinde biz İçişleri Bakanlığı olarak seçimin yapıldığı tüm yerlerde seçimin güvenliği, huzuru, sandığa iradenin hakkaniyetli, özgür bir ortamda yansıması için de tedbirlerimizi aldık.” dedi.

Bakan Yerlikaya, Balıkesir’in Gönen ilçesinde esnaf ziyaretinin ardından AK Parti Gönen Belediye Başkan adayı Aydemir Gümüş için kurulan Seçim Koordinasyon Merkezi’nde vatandaşlarla bir araya geldi.

Burada konuşan Yerlikaya, büyük ve güçlü Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini, İçişleri Bakanlığının 85 milyonunun huzur ve güvenliği için var olduğunu söyledi.

Gece gündüz demeden aziz milletin huzuru ve güvenliği için gayret gösterdiklerini vurgulayan Yerlikaya, şöyle konuştu:

“40 yıldan beri mücadele ettiğimiz ama artık son nefesleri, son çırpınışlarını görüyorsunuz, onu da nefes almaz hale getireceğimiz hain bölücü terör örgütleriyle uğraşıyoruz, mücadele ediyoruz. Sınırımızın içinde ve dışında ayrımı yapmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bize ‘Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmak yok’ diyor. Sınırın içinde İçişleri ailesi olarak biz, sınırın dışında Savunma Bakanlığı, yani kahraman Mehmetçiğimiz. Milli İstihbarat Teşkilatı en az haftada 3-4 kez görüyorsunuz, onlar da nokta atışlarla sözde liderlerini içeride ya da dışarıda fark etmiyor. Nerede görürse onları etkisiz hale getiriyor, elini havaya kaldıran varsa alıp adalete teslim ediyor.”

Yerlikaya, organize suç örgütleriyle mücadele ettiklerini, ülkenin huzuru için zehir tacirlerine de geçit vermemeye kararlı olduklarını dile getirdi.

“Seçimin yapıldığı tüm yerlerde tedbirimizi aldık”

Hanenin direğinin anneler olduğunun altını çizen Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Evlatlarımızın eğitmeni, onları geleceğe hazırlayanlar da sizsiniz. Evet biz babalarız. Benimde ellerinizden öper 4 evladım var ama evdeki eğitim, annenin duası, eğitimi çok bambaşka. Şimdi ‘benim evladım, benim oğlum, benim kızım yapmaz’ demeyin. Çünkü kötülüğün cesareti biliyorsunuz, cep telefonunun içinde, her yerde var ama devlet ve millet olarak biz daha güçlüyüz. Bakın ben sizden şunu istiyorum. Duyduğunuzu, gördüğünüzü, söylenenleri 112’yi arayıp ‘Evladım Bakanımız bize böyle demişti’ de ismini verme. Bunlar yazılsın, çünkü öyle bir yazılım sistemi yaptık ki gelen tüm uyuşturucuyla ilgili ihbarların tamamını eski tabirle esas biliyor ve bunların üzerinde öyle bir yazılımla hareket ediyoruz ki hangi mahallede, hangi sokakta, hangi köşede… Bunlar bizim hız yapmamızı, yani bunları enselerinden tutup yere çökertip savcının karşısına götürme hızımızı arttırıyor da o yüzden istiyorum. Kötülükle mücadeledeki bunun başında uyuşturucu, bunlarla mücadelede biz 85 milyon bir takım ruhuyla çalışmamız lazım. Takım olursak hız yaparız, işinize bereket olur. Sonunda da ‘ben’ değil, ‘biz’ yapmış oluruz.”

Yerlikaya, suç işlenmesini önlemek, eğer işlenmişse onu da bir an önce aydınlatmakla görevli olduklarını belirterek, “Bir suç dahi olsa diyoruz ki ‘keşke bu suç olmadan önce önleyebilseydik.’ Bu hassasiyetle çalışıyoruz. Bu arada her zaman görüyoruz, işitiyoruz, sizin destekleriniz ve hayır dualarınız benim kahraman polisimin, jandarmamın, sahil güvenliğimin, mülki idare amirimin heyecanını çok daha yukarıya çıkarıyor. Her birinizden Allah razı olsun.” diye konuştu.

Yerel seçimlere değinen Yerlikaya, “31 Mart öncesinde biz İçişleri Bakanlığı olarak seçimin yapıldığı tüm yerlerde seçimin güvenliği, huzuru, sandığa iradenin hakkaniyetli, özgür bir ortamda yansıması için de tedbirlerimizi aldık. 600 bin mesai arkadaşımız, o büyük İçişleri ailesiyle, büyük tecrübeyle beraber sandığa hür iradenin yansımasıyla ilgili elimizden gelen her türlü gayreti yapacağız. Bakın bu meydanlarda, Gönen’de her parti kendini anlatabiliyor değil mi? Çok büyük bir nimet. Allah demokrasimizi bu topraklardan hiç eksik etmesin.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-secimin-guvenligi-icin-tedbirler-aldik/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cumhur İttifakı devam ederken 6’lı masa yerle bir oldu https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-cumhur-ittifaki-devam-ederken-6li-masa-yerle-bir-oldu/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-cumhur-ittifaki-devam-ederken-6li-masa-yerle-bir-oldu/#respond Sun, 09 Jun 2024 02:12:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20112 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün siyaset arenasına baktığınızda cumhur ittifakı kararlı bir şekilde devam ederken 6’lı masa yerle bir oldu. Şimdi birbirlerine kurdukları kumpasları gördükçe bizde hicap duyuyoruz. Allah Türkiye’nin yüzüne bakmış da bunlar iktidara gelmemiş” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batman Valiliği önündeki Turgut Özal Bulvarı Adalet Caddesi’nde halka hitap etti. Batman ilçeleri ve köylerini selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 ay sonra yeniden Batman’a gelmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Batman’a olan muhabbetlerinin karşılıksız olmadığını söyleyen Erdoğan, “Şu anda Batman’daki katılım bunu gösteriyor. Meydana gelmeden önce sorun dedim katılım ne kadar, 50 bin olduğunu söylediler. Meydanlara sığmayan sevdanız için her birinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Birileri devletimize iftara atsa da yarım asırdır hep mazluma yardım eli uzattık”

Türkiye Cumhuriyeti devletinin Filistin’e sahip çıkmadığını ileri sürüp iktidarı hedefe alanlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör devleti İsrail’in Filistin halkına yönelik katliamları yüreğimizi yakıyor. 173 gündür İsrail Filistin halkının direnişini kıramadı. Yapılan müzakerelar sonucu ateşkes ilan edildi. Filistin halkı tüm dünyaya bu destansı direnişiyle kendini göstermiştir. Gazzeli kardeşlerimizin barışa kavuşması için her türlü çabayı sergileyeceğiz. Varsın birileri devletimize iftira atacak kadar gözünü karartsın. Biz yarım asrı bulan siyasi hayatımızın her döneminde olduğu gibi dün de bugün de yarın da zalimlere boyun eğmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

“Altılı masadan eser kalmadı”

Birilerinin zorla, milleti bilmediği ve istemediği siyasi tercihlere zorladığını dile getiren Erdoğan, 6’lı masanın da böyle yaptığını ancak darmadağın olduğunu söyledi. Erdoğan, “Altılı masa dediler şu anda hiç birisi parlamentoda değil. Masanın altına birilerini soktular ne çıktı hiç. Bugün siyaset arenasına baktığınızda Cumhur İttifakı kararlı bir şekilde devam ederken 6’lı masa yerle bir oldu. Şimdi birbirlerine kurdukları kumpasları gördükçe bizde hicap duyuyoruz. Allah Türkiye’nin yüzüne bakmış da bunlar iktidara gelmemiş. Zaten ne diyor bunlar, iyi ki kazanmamışız diyorlar. Bunları millete pazarlayanlar, bunların içlerinin boş olduğunu çok iyi biliyorlar. Benim Kürt kardeşlerime dahi o masaya oy verdirdiler. Aynı küstahlığı aynı milli irade simsarlığını bu seçimde de sürdürüyorlar. CHP ve DEM’li bir avuç dışında kimse bir şey bilmiyor. Milletimize dayatma yapıyorlar. Batmanlı kardeşlerim inanıyorum ki iradelerine ipotek koydurmayacaklardır. Vatandaşlarımız bunlara artık yeter diyecektir. Karar da tercih de benim diyen insanlarımızı meydanlarda görüyorum. İradesini pazarlık masasında meze etmeyecek Batmanlı kardeşlerimi karşımda görüyorum. İdaresine ve geleceğine sıkı sıkı sahip çıkanlar işte bu meydanlarda var. Sandıkta cumhur ittifakına verilen her oyun çok değerli olduğunu herkese izah edeceğiz, kırılan varsa gönlünü alacağız, bir şekilde her kesin sandığa gitmesini sağlayacağız. Hiçbir projesi olmayan siyasilere oyunu verip boşa gitmelerini engelleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Terör örgütünün yurt içindeki varlığı bitme noktasına geldi”

Açıklamalarında terör örgütlerine vurulan darbelerden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke sınırları içerisinde hiçbir terör örgütünün barınamaz hale geldiğini söyledi. Erdoğan, “Türkiye olarak etrafımız çatışmalar ve savaşlarla çevrili olmasına rağmen hedefimize doğru kararlılıkla ilerliyoruz. Biz oyunlara gelmedik. Türkiye’yi bölgesindeki birçok ülkeyi saran ateşten uzak tuttuk. Bölücü örgütünün topraklarımızdaki varlığı bitme noktasına geldi. Suriye ve Irak’tan ülkemize tehditler bitmek üzere. Bölücü terör örgütünün buradaki varlığı bittikçe bölge ayaklandı turizm arttı, bölgedeki insanlarımızın tamamı kazandı. İnşallah bunu muhafaza edeceğiz. Ağır bedeller ödeme pahasına bundan taviz vermeyeceğiz” dedi.

“Enflasyon rakamları yılın ikinci yarısından sonra düzelme eğilimi gösterecektir”

Dünyayı etkileyen enflasyonun Türkiye’yi de olumsuz etkilediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu yenmek için güçlü bir kadro kurduklarını ve bu kadronun başına da Mehmet Şimşek’i getirdiklerini söyledi. Erdoğan, “Eski karanlık günleri kimse geri getiremeyecek. Bölgemizde bu kritik adımları atarken dünyayı etkileyen ve ülkemizi de etkileyen enflasyon meselesini göz ardı etmiyoruz. Güçlü bir kadro kurduk, bu kadronun başında da Batman’ın evladı Mehmet Şimşek var. Mehmet Şimşek’e tam itimadımız var İnşallah yılın ikinci yarısından sonra göstergeler düzelmeye doğru eğilimde olacaktır. Tüm hanelere sağladığımız 25 metreküplük ücretsiz doğalgaz desteğimiz bu yıl da devam ediyor. Enflasyon düştükçe ve deprem yükümüz düştükçe bunu daha çok programlı olarak halka destek sunacağız. Biz ne kimlik ne istismar siyaseti yapıyoruz sadece millete hizmet etmeye çalışıyoruz bu amaçla son 21 yılda Batman’a 91 milyar lira yatırım yaptık” diye konuştu. – BATMAN

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-cumhur-ittifaki-devam-ederken-6li-masa-yerle-bir-oldu/feed/ 0
İmamoğlu’ndan “’17 Bakan’ Tepkisi: Utanmaları da Yok” https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-17-bakan-tepkisi-utanmalari-da-yok/ https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-17-bakan-tepkisi-utanmalari-da-yok/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:12:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19783 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar halk buluşmasında konuştu. Rakibi Murat Kurum için ‘mitili’ İstanbul’a atan 17 bakanı gündeminden düşürmeyen İmamoğlu, “İçişleri Bakanı’na buradan sesleniyorum: Dönsene Ankara’ya… Pazar günü seçim güvenliğini sağlayacak olan kişi, İçişleri Bakanı. Adalet Bakanı, adaleti sağlayacak, hukuku sağlayacak… Ekrem İmamoğlu üzerinden yaptıkları işlere bak. Kumpas videoları üzerinden savcılık yapıyorlar… Utanmaları da yok. Bu kardeşiniz, bir milim geri adım atmayacak, Niye biliyor musunuz? Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. İşinize bakın” diye konuştu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler ile ilçe turu yaptı. Beykozlular, yaklaşık 24 kilometrelik tur boyunca, İmamoğlu ve Köseler’e sevgi gösterilerinde bulundu. Beykoz’dan Çekmeköy’e geçen İmamoğlu, Madenler Mahallesi’nde, “Kanaat Önderleri Buluşması” gerçekleştirdi. Buluşmada, İmamoğlu ve CHP Çekmeköy Belediye Başkan adayı Orhan Çerkez konuşma yaptı. İmamoğlu ve Çerkez, buluşma sonrasında Çekmeköy caddeleri ve sokaklarında ilçe turu yaptı. Beykoz’da olduğu gibi, Çekmeköy’de de vatandaşların İmamoğlu’na ilgisi yoğun oldu. Çekmeköy’ün ardından Üsküdar Yavuztürk Mahallesi’ne geçen İmamoğlu, CHP Üsküdar Belediye Başkan adayı Sinem Dedetaş ile halk buluşmasına katıldı. CHP Genel Başkan Yardımcıları Sevgi Kılıç, Volkan Demir, Aylin Nazlıaka, Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner, milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Ali Gökçek tüm etkinliklere katılarak, destek verdi. Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da Üsküdar’daki halk buluşmasında eşini yalnız bırakmadı.

Meydanı dolduran coşkulu vatandaşların sevgi gösterileri altında konuşan İmamoğlu, kendisi ve Dedetaş için oy desteği istedi. Görev süreleri boyunca, Üsküdar özeli ve İstanbul genelinde yaptıkları yatırımlar, icraatlar, projeler ve sosyal yardımlardan örnekler veren İmamoğlu, toplumun farklı kesimlerinin, hükümetin yanlış ekonomi politikalarından kaynaklı yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. İmamoğlu konuşmasında şunları söyledi:

“ŞU ANDA EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 25 BİN LİRA OLMALI”

Bunlar, emekliyi, yani başımızın tacı olması gereken büyüklerimize, ne yazık ki tarihin en derin mahrumiyetini yaşattılar. 10 bin lira maaş ne demek? 10 bin lira? 2002 yılında, bunlar iktidar olduğunda, o dönemin asgari ücretine göre hesaplarsak, şu anda en düşük emekli maaşı 25 bin lira olmalı. 25 bin lira nere, 10 bin lira nere? Bunlar ekonomiyi perişan ettiler.

“BİRAZ HAYAT DERSİ ALSIN; SONRA ANKARA’YA YOLLAYACAĞIZ ONU”

Üsküdar’da, 1 sene önce açtığımız Kent Lokantası’ndan 226 bin 950 kişi faydalandı. Bu, Kent Lokantasını küçümseyen, dersine çalışmamış o ithal aday var ya, ithal aday, ah bunu bir anlayabilse. Birkaç gün sonra, mühür size gelecek. Elinizde mühür olacak. Mührü doğru yerde kullanacaksınız. Bu kullanacağınız mühür, sizlerin geleceği. En önemli kararın onayı olacak. İstanbul’da zaten işiniz kolay. Biliyorsunuz; iki tane aday var. O zaten 31 Mart’a kadar çalışsın, biraz hayat dersi alsın; sonra Ankara’ya yollayacağız onu. Öyle değil mi? Tabii şimdi gelirken dersine çalışmadı. Ben bazen çok detaylı anlatıyorum ki, benim anlatımlarımdan İstanbul’u biraz daha tanısın da öyle gitsin Ankara’ya diye. Anlıyorum ki, dinlemeyi de sevmiyor. Halbuki iyi bir belediye başkanı, bir iyi öğrenci olacak. Ben, iyi bir öğrenciyim. Halkımı dinlerim ve öğrenirim. İyi belediye başkanı, iyi öğrenci olacak. İyi öğrenci olması için de dinlemeyi bilecek ama dinlemiyor. Kendisine böyle takılıyorum zannetmeyin. Ben öyle düşünmüyorum sadece. İstanbul’da dersine çalışmadığını kim düşünüyor? 17 tane bakan arkadaşı. Öyle düşünmeseler, Ankara’dan buraya niye gelsinler? 17 bakan arkadaşı, adayın yeterli olmadığını görünce çantayı, bavulu toplayıp, İstanbul’a geldiler. Yetmedi; artı bir Cumhurbaşkanı da geldi. Öyle değil mi? Hepsi burada. Hepsi toplandı geldi. Hoş geldi, sefa geldi. Bunlara misafirperverlik yapacak mıyız? Yapalım, yapalım; 23 Haziran 2019’daki gibi, 806 bin kez misafirperverliğe hazır mıyız?

“5 YILDIR İSTANBUL RAHAT BİR NEFES ALDI, KENDİNE GELDİ”

Sözüm ona İstanbul’u geri almak istiyorlar. Kimden? Milletten. Bir metro açılışında diyor ki Sayın Cumhurbaşkanı, bakana, ‘Sayın Kurum, malımıza sahip çık!’ Yahu kimin malı? Yahu milletin malı. Senin yaptığın metro da milletin malı, bizim yaptığımız metro da milletin malı. Bunu anlayamadılar. Başka bir yere taşıyorlar bizi. Onlar hala bir şeyi çözemediler. Millete ait olan şeylerin, millete ait olduğunu kavrayamadılar. Hala seçildikleri yerleri kendi makamları, kendi malları, mülkleri zannediyorlar. Yahu değil, değil; milletin malı. 5 senedir biz ne yapıyoruz? Ana felsefemiz ne biliyor musunuz? Milletin malını millete veriyoruz. Milletin parasını millete dağıtıyoruz. Bizim yaptığımız bu. Bunlar bir avuç imtiyazlı kişilere binaları, mülkleri, yapıları, kurumlara dağıtmaktan nefes nefese kalmışlardı. İstanbul’u da perişan etmişlerdi. 5 yıldır İstanbul, rahat bir nefes aldı, bir kendine geldi.

“BİZ, MİLLETİN MALININ MUHAFIZLIĞINI YAPMAK İÇİN GÖREVE GELDİK”

Var mıydı 100 bin çocuğa burs dağıtmak? Biz dağıttık. Sadece Üsküdar’da 10 bin gencimiz, üniversite burslarından faydalanıyor. Onlar, halka ait alanları, bir avuç insana dağıttılar mı? Salacak’ta yıkımlar yaptık; gördünüz değil mi? Yıkımı engellemek için, yıkımın önüne benim canım polisimi bile yollamaya kalktılar. Baktılar ki millet tepki gösteriyor, çatır-çutur yıktık. Çünkü biz, milletin malının muhafızlığını yapmak için göreve geldik. Bir milim geri adım atmayız, bir milim. Onların israfçılıkları yüzünden, İstanbul’da 10 metro durdu. Onlar her ne kadar karalasa da biz, bu kardeşiniz, çok değerli yol arkadaşım Sinem Dedetaş gibi çok değerli yol arkadaşlarımla, nitelikli yönetimle, milletin evlatlarıyla, İBB tarihinde ilk kez, 5 yılda 65 kilometre metroyu açtık. Onların 25 yılda yaptığının yarısını, biz 5 yılda yaptık.

“1,5 GÜNDE BİR, BİZE MÜFETTİŞ YOLLADILAR”

Biz hizmet yapıyorduk, karınca gibi koşuyorduk. 160 yerde sel ve su baskınlarını gidermek için, altyapı yatırımları yapıyorduk. Kaçak yapıları yıkıyorduk. İşgalcileri kaldırıyorduk. İstanbul’un birçok sorunlarına koşuyorduk. Ama onlar da boş durmadı. Onlar da çok çalıştı. Ne yaptılar biliyor musunuz? 1,5 günde bir, bize müfettiş yolladılar. Tam 4,5 senede, bin 19 kez, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarına teftiş, soruşturma… Bakın; o saçma sapan ‘ahmak’ vesaire mahkemeleri var ya, onları saymıyorum. Bin 19 kez soruşturma yaptılar. Yapsınlar. Bize ne verdiler biliyor musunuz? Bin 19 kez şeref madalyası verdiler, şeref madalyası. Teftiş edilmekten, denetlenmekten imtina etmeyiz ki. Milletin malını, milletin parasını biz yönetiyoruz. Tabii ki teftiş edilmeliyiz. Tabii ki hesap vermeliyiz. Ama sorun şurada: Peki bizden önceki 5 senede ne yaptılar? 146 kez! Bin 19 nereye, 146 nereye? 146 kez; o da çoğu soruşturma, teftiş değil, sıradan, rutin denetimler. Sözüm ona Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarına leke atacaklar ya da suçlayacaklar. Ne yapabildiler? 5 senede aça aça, bir tane saçma sapan ‘ahmak davası’ açabildiler. Başka bir şey yapabildiler mi? Yapamazlar. Çünkü biz, 5 yıl boyunca arkadaşlarımla ahlaklı, erdemli, şeffaf hesap verebilir, halkçı belediyeciliğin en iyisi olmak için ant içmiştik. Onu da yerine de getirdik. Ne mutlu bize.

“SON ÇARE NE? KUMPAS, İFTİRA, YALAN, MONTAJ…”

Biz bütün bunları yaparken, bütün bu kadar soruşturma geçirirken, seçime 4-5 gün kaldı ya, son çare ne? Kumpas. Son çare ne? İftira. Son çare ne? Yalan. Son çare ne? Montaj. Son çare ne? Video. Şimdi bu şekilde milleti aldatacaklar. Ekrem İmamoğlu’na, sözüm ona leke atacaklar. Onların atmaya çalıştığı lekeye ben ne yapıyorum biliyor musunuz? (Eliyle ceketinin yakasını silkiyor.) Bunlara, Allah akıl versin. Bunları, Allah ıslah etsin. Niye biliyor musunuz? Ramazan’ın birinci gününde, 2019’da, bunlar değil miydi 6 Mayıs’ta ana sütü kadar helal seçimi iptal ettiler. Öyle değil miydi? Bakın; Ramazan’ın birinci günü seçimi iptal edenler, yine kul hakkı yemeye, iftira atmaya devam ediyorlar. Ben, vatandaş Ekrem olarak, bunların yanlışlarını kabullenemiyorum. Hele hele şu Ankara’dan 17 bakan geldi ya… Artı bir Cumhurbaşkanı da geldi ya… Bunu kendime yediremiyorum. Niye?

“BİRAZ UTANMALARI VARSA BAŞLARI ÖNE EĞİK GEZECEKLER”

Ciddi tarafı şu: Devletin makamı, bakanı olmak, şerefli bir görevdir. Devletin bakanı, atanmış kişilersiniz siz. Devletin bakanı olarak görev yapacaksınız. İçinde kim var? Dışişleri Bakanı var. Maliye Bakanı var. Ekonomi Bakanı var. İçişleri Bakanı var, Adalet Bakanı var. Öyle değil mi? Şimdi bunlar; bakkal bakkal, market market gezip, oy istiyorlar. Toplantı yapıyorlar. İçişleri Bakanı’na buradan sesleniyorum: Dönsene Ankara’ya. İşin gücün yok mu senin? Ekrem İmamoğlu, burada aday. Nedir? ‘Ekrem İmamoğlu’ oy vermeyin, Sayın aday Kurum’a verin.’ Başka işiniz yok mu? Devletin bakanısınız. Ben size bir şey diyeyim mi? Başları öne eğik gezecekler, biraz utanmaları varsa. Vatandaş Ekrem olarak utanıyorum. Niye biliyor musunuz? Tekrar söylüyorum. Devletin bakanı bunu yapmaz. Ama bir partinin bakanı ise, bir partinin görevlisi gibiyse; o ayrı. O zaman sen, devletin bakanı olamazsın. Pazar günü seçim güvenliğini sağlayacak olan kişi, İçişleri Bakanı. Adalet Bakanı, adaleti sağlayacak, hukuku sağlayacak Ekrem İmamoğlu üzerinden yaptıkları işlere bak. Kumpas videoları üzerinden savcılık yapıyorlar. Utanmaları da yok. Kararlı bir şey söyleyeyim. Bu kardeşiniz, bu hemşehriniz bu yola çıktı ya, -Allah şahit, siz de şahit olun- bir milim geri adım atmayacak, bir milim. Ben, 4,5 senedir bunlarla mücadele ediyorum Büyükşehir nezdinde. Bir milim geri adım atmayacağım. Niye biliyor musunuz? Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. Doğru yıkılmaz. İşinize bakın.

“ALLAH BİLİR RÜYASINDA DA EKREM’İ GÖRÜYOR”

Bunları ne yapacağız? Allah’ın izniyle, 31 Mart’tan bir gün sonra, onları misafirperverlikle ağırlayıp, sandık tutanaklarını tutup, aradaki farkı yukarıya tırmandırdıktan sonra, ‘Hadi bakayım Ankara’ya. Hadi bakayım Ankara’ya…’ Bu millet, size 10 ay önce oy verdi. Hangi vaadinizi tuttunuz? Hani mülakat kalkacaktı. Kalktı mı? Gidin kaldırın kardeşim. Hani polislerin 3600 ek göstergesi çıkacaktı. Çıktı mı? Emeklinin hakkını verdiniz mi? Enflasyon düştü mü? E gidin işinizi yapın. Millet, işinizi yapın diye size oy verdi. Ama onların işi gücü Ekrem. Sabah kalkıyor Ekrem, akşam yatıyor Ekrem. Allah bilir rüyasında da Ekrem’i görüyor. Kim görüyor anladınız mı? Niye gülüyorsunuz? Anladınız. Peki. Ben onu demek istememiştim ama olsun. 31 Mart’a 4 gün kaldı. Bugünü saymıyoruz. Çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi. Yani şu var ya; 1, 2, 3, 4, 5… 8. Onun gibi bir şey. Ama benimki gerçek. 4 gün. Pazarı da sayarsak 5. Ben onu bir gün bulup, 65 adım attıracağım ona.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-17-bakan-tepkisi-utanmalari-da-yok/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Terör örgütleriyle mücadele son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edecek https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-teror-orgutleriyle-mucadele-son-terorist-etkisiz-hale-getirilinceye-kadar-devam-edecek/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-teror-orgutleriyle-mucadele-son-terorist-etkisiz-hale-getirilinceye-kadar-devam-edecek/#respond Tue, 21 May 2024 08:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18908 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Başta bölücü hain terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütlerinin nefeslerini kesip ya etkisiz hale getiriyoruz ya da götürüp adalete teslim ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bizlere her zaman söylediği bir talimat var; ‘Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmayacaksın’ diyor.” dedi.

Amasya Valiliği’nde düzenlenen Seçim Güvenliği Toplantısı’na katılan Yerlikaya, Kocacık Çarşısı esnafını ziyaret etti.

Ardından AK Parti Amasya Seçim Koordinasyon Merkezi’nde vatandaşlarla bir araya gelen Yerlikaya, ramazanının mübarek olmasını dileyerek, bayrama da huzurla kavuşmayı temenni etti.

Göreve başladığından bu yana vatandaşların huzuru için mücadele ettiğini dile getiren Yerlikaya, “Bakanlığımıza bağlı 600 bini aşkın mesai arkadaşım var. Bu bizim ailemiz, Türkiye’nin huzuru için çalışıyoruz, bizim görevimiz bu. İçişleri Bakanlığının kanununun yazdığı, milletin de kendinden beklediği görevlerin her birini yazsanız sayfalar almaz ama ‘Bir kelimeyle bunu anlatın’ derseniz, ‘Huzur’ derim. Türkiye’nin huzuru için varız ve bunun için çalışıyoruz. Amasya huzurlu olursa, Amasya’nın tüm köyleri, tüm caddeleri, tüm mahalleleri huzurlu olursa ben rahat etmiş ve sorumluluğumu yerine getirmiş olurum.” ifadelerini kullandı.

Terör örgütleriyle mücadelenin son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar devam edeceğini vurgulayan Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Başta bölücü hain terör örgütü olmak üzere tüm terör örgütlerinin nefeslerini kesip ya etkisiz hale getiriyoruz ya da götürüp adalete teslim ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bizlere her zaman söylediği bir talimat var; ‘Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar durmayacaksın’ diyor. Evet dinlenmek yok, devamlı çalışacağız. Çünkü bütün milletimiz onları ülke içinde de ülke dışında da hiçbir şekilde istemiyor. O yüzden ülke içindeyse onların inine gidiyoruz. Ülke dışındaysa, Pençe Kilit operasyonlarıyla onlara göz açtırmıyoruz. Açtırmamakta da Allah’ın izniyle kararlıyız. Sırtını kime dayarsa dayasın terör örgütleri umurumuzda dahi değil ama bir terör örgütü mensubu veya sözde liderleri kim bizim aziz milletimize yan bakmaya cüret ediyorsa, biz de onlara düz bakacak değiliz.”

Bakan Yerlikaya, organize suç örgütlerine yönelik operasyonların da artarak devam ettiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Diğer mücadelemiz ise suç işlemekte kibirlenenlerle, kim bunlar ya? Bunlar Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ifadesiyle ‘şehir eşkıyaları.’ Organize suç örgütleri bunlar, biz onların kibirlerine kibir verip sadaka veriyoruz ama nasıl yapıyoruz bunu. Biz hukuk devletiyiz, biz insan hakları diyoruz. Çünkü bizim devletimizin medeniyet değerlerinde ve tarihinde bunlar var. Devletten, milletten, devlet ve millet iradesinden daha güçlü kim olabilir ki? Kimse olamaz. Olamadığı için göreve ilk başladığımız günden bu yana 81 valimize, emniyet ve jandarmadaki arkadaşlarımıza şu talimatı verdik; ‘Vatandaşlarımızın bildiği bir organize suç örgütüyle ilgili bölgede ne olursa olsun, bunları en kısa zamanda eğer adalete teslim etmezseniz, işte o zaman sizi orada durdurmam’ diyorum. Son 10 ayda 421 organize suç örgütü yakalandı. Götürüp adalete teslim ettik. Kanun hepimizin yürüyeceği istikameti veriyor. Kim kendini kanundan daha güçlü görüyor ve suç işlemeye cesaret ediyorsa, bekleyin ki 3 veya 4 aylık zamanı kaldı, merak etmeyin. Zehir tacirleri, yavrularımızı, gençlerimizi zehirlemeye cüret edenler, bunlara da nefes aldırmıyoruz. Düzensiz göçle mücadele ediyoruz.”

Programlara AK Parti Amasya Milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez, Amasya Belediye Başkan adayı Mehmet Uyanık da katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-teror-orgutleriyle-mucadele-son-terorist-etkisiz-hale-getirilinceye-kadar-devam-edecek/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Darbe ve vesayetçi anlayış geride kaldı https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-darbe-ve-vesayetci-anlayis-geride-kaldi/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-darbe-ve-vesayetci-anlayis-geride-kaldi/#respond Tue, 21 May 2024 08:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18904 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, darbe ve vesayetçi anlayışın geride kaldığını söyleyerek, “Birileri çıkıp, ‘gençler yaparsa başımızın üstünde yeri var darbeyi’ diyenler bile var. Bunlar ne yapıyor? Böyle bir siyaset olabilir mi? Böyle bir demokrasi olabilir mi? Bunlar demokrasiye inanmaz. Bunlar milli iradeye inanmaz. Hep darbelerden, vesayetçi anlayıştan medet umarak iktidara gelmeyi düşünür ama o artık geride kaldı” dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Zonguldak ziyareti çerçevesinde Gökgöl Mağarası mevkisinde Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı, Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ve protokol üyeleri tarafından karşılandı.

Bakan Tunç, karşılamanın ardından Kilimli ilçesine hareket etti. İlçede esnaf gezisi gerçekleştiren Bakan Tunç, vatandaşlarla da görüşerek 31 Mart yerel seçimlerinde Kilimli Belediye Başkanı ve Başkan adayı Kamil Altun için destek istedi.

Merkez Mahallesi Atatürk Caddesi üzerindeki seçim irtibat bürosunda vatandaşlara hitap eden Bakan Tunç, “Gezdiğimiz her yerde pek muhalif kimliğe rastlayamadık. Herkes Kamil başkanla yola devam diyor. Hayırlı uğurlu olsun. Kilimli’den rekor bir oy bekliyoruz. Kilimli’den inşallah bu birinci dönem daha bu ilk dönem. Şimdi ikinci dönem Kilimli daha çok kazanacak, daha çok eser üretilecek. Gerçek belediyecilik demek eser ve hizmet üretmek demek. Gerçek belediyeciliğin mimarı Recep Tayyip Erdoğan’dır. 1994’te İstanbul’da yaşanılmaz hale getiren Cumhuriyet Halk Partisi’nden devraldı belediyeyi; kısa bir süre içerisinde yaşanılır hale getirdi. O başarı onu Başbakanlığa taşıdı. Parti kurmasını sağladı. Milletimiz İstanbul’u kurtardın, Türkiye’yi de kurtarırsın. O 90’lı yıllar boyunca çekilen sıkıntılardan bu ülkeyi sen kurtarırsın dedi. Adeta AK Parti’nin kurulmasını sağladı millet. AK Partili kadrolar belediyecilikten gelir. Dolayısıyla gerçek belediyecilik derken biz bunu icraatımızla, eser siyasetimizle gösterdik. ve 2002 yılından bu yana da tüm ülke genelinde o gerçek belediyecilik eser ve hizmet siyasetine dönüştü, bir marka haline geldi, bir ekol haline geldi. Yerel kalkınmayla, ülke kalkınmasını bir arada getirdik. Şimdi Kilimli’de inşallah Kamil Altun’un yeni projeleri var. Bu ilk dönemi, projeleri, yaptıkları, yapacaklarının teminatı. İkinci dönem projelerine sonuna kadar destek vereceğiz. Hükümet olarak, kabine üyesi olarak, bölgenin bir evladı olarak, sizin kardeşiniz olarak bakandan öte beraberiz zaten sizlerle. ve inşallah el ele, kol kola milletvekillerimizle birlikte uyum içerisinde Kilimli kazanmaya devam edecek. 31 Mart Bayram olsun inşallah, Milli İrade Bayramı olsun” dedi.

“17 sandık kuruldu önünüze ‘AK Parti’ dediniz”

Kilimli ziyaretinin ardından Gelik beldesine hareket eden Bakan Tunç, burada Belediye Başkan adayı Hikmet Bektaş için destek istedi. Bakan Tunç, “İnşallah 31 Mart’ta Hikmet Bektaş belediye başkanı olacak ve gerçek belediyecilik birlikte inşallah Gelik’te sizlerin kararıyla devam edeceğiz. 1994’te gerçek belediyecilik İstanbul’da başladı. Recep Tayyip Erdoğan’la başladı. ve oradaki başarı onu Başbakanlığa taşıdı. AK Parti’nin kurulmasına neden oldu o başarı. ve 2002’den bu yana da Türkiye genelinde Zonguldak’ımız da dahil olmak üzere eser ve hizmet siyasetine dönüştü. ve bu eser ve hizmet siyaseti yirmi 22 ülkemizin 81 vilayetini geliştirdi, kalkındırdı. Sadece Türkiye’nin fiziki kalkınmasını, altyapı problemlerini halletmekle kalmadık. Türkiye’nin demokrasisini de güçlendirdik. Yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmak için çok çalıştık Cumhurbaşkanımızın liderliğinde. Sizler hep destek verdiniz. On yedi sandık kuruldu sizin önünüze. On yedisinde de ‘AK Parti’ dediniz. ‘Recep Tayyip Erdoğan’ dediniz. ‘Cumhur İttifakı’ dediniz” şeklinde konuştu.

“Her partinin başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktı. Neredeler şimdi?”

Son 22 yılda 17 kez sandık kurulduğunu ve 31 Mart’ta 18. kez halkın sandık başına gideceğini ifade eden Bakan Tunç, muhalefete yüklendi. Tunç, “18. sandık gelirken muhalefetin bulunduğu durumu hep beraber görüyoruz değil mi? Nelerle uğraşıyorlar? Birbirlerine sataşmalar. Hani bunlar on ay önce Türkiye’nin yönetimine taliplerdi beraber. Cumhurbaşkanı adayları vardı, Cumhurbaşkanı adaylarını Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığına layık görürken kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. Cumhurbaşkanı yardımcıları vardı. Her partinin başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktı. Neredeler şimdi? Birbirlerine düştüler. Allah korusun bir iktidar olmuş olsalardı bunlar acaba iktidarı nasıl paylaşabilirlerdi? Memleketi kaosa sürüklerlerdi bunlar. İşte millet bunu gördü ve Cumhur İttifakı dedi. Recep Tayyip Erdoğan’la yola devam dedi Şimdi 18. sandık konuluyor milletimizin önüne. Milletimiz inşallah yine en doğru kararı verecek” dedi.

“Farklı farklı sebeplerle, farklı yerlere bu oyları bölmeyelim”

AK Parti’nin ampulünün altında birleşilmesi çağrısında bulunan Bakan Yılmaz Tunç, “Farklı farklı sebeplerle, farklı yerlere bu oyları bölmeyelim. Ne yapalım? AK Parti’nin ampulünün altında birleşelim. Işığın altında birleşelim. Karanlık iyi değildir. Hep aydınlık olsun inşallah. Türkiye’nin geleceği hep aydınlık olsun. Türkiye Yüzyılını yerel kalkınmayla beraber ülke kalkınmasıyla beraber yürüttüğümüz zaman Türkiye vizyonunu çok daha hızlı inşa etme süreci inşallah olacak. Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceği için hep önce insan demeye devam edeceğiz. İnsanımızı güçlendirmeye devam edeceğiz. Eğitimden, sağlığa, kültürden, sosyal politikalara, adalete, güvenliğe varıncaya kadar güçlü insan için çalışıyoruz. 22 yıldan beri insanımızı güçlendirmek için çalıştık. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun. Toplum güçlü olsun istikrarlı kalkınma hamleleriyle 81 bir vilayetimizi yatırımlarla donattık. Ülkemizin altyapı problemlerini çözdük. Altyapı problemlerini çözerken aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerin alanınıza genişlettik. Demokrasimizi güçlendirdik. Türkiye’yi darbeci, vesayetçi anlayıştan kurtardık. Sizler sayesinde bunu gerçekleştirdik. Bundan sonra bu ülkede darbeci, vesayetçi anlayış tarihe karışmıştır. Birileri çıkıp, ‘yok gençler yaparsa başımızın üstünde yeri var darbeyi’ diyenler bile var. Bunlar ne yapıyor? Böyle bir siyaset olabilir mi? Böyle bir demokrasi olabilir mi? Bunlar demokrasiye inanmaz. Bunlar milli iradeye inanmaz. Hep darbelerden vesayetçi anlayıştan medet umarak iktidara gelmeyi düşünür ama o artık geride kaldı. O yaşlı zihniyetine bu ülkede artık hiçbir zaman yer yok. Millet buna müsaade etmez” dedi.

Bakan Tunç’u karşısında görünce şaşkınlık yaşadı

Bakan Tunç, Gelik ziyaretinin ardından Terakki Mahallesi’nde kurulan semt pazarını ziyaret etti. Burada esnaf ve vatandaşlarla görüştü. Bakan Yılmaz Tunç’u karşısında gören bir vatandaş, “Ben bakan olduğunuzu bilmiyordum. Bu kadar halkın içinde geziyorsanız, size helal olsun. Demek ki bizdensiniz. Zonguldak’a hoş geldiniz” dedi.

Ziyaretlerde bir esnaf Bakan Tunç’a poşetle portakal ikram etti. Bakan Tunç ardından Karabük’ün Yenice ilçesine hareket etti. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-darbe-ve-vesayetci-anlayis-geride-kaldi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Buca’da AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ı eleştirdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bucada-akp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-hamza-dagi-elestirdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bucada-akp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-hamza-dagi-elestirdi/#respond Sun, 19 May 2024 23:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18689 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Buca’da; “Birileri çıkmış gelmiş malum rozetlerini çıkarmışlar, genel başkanlarının resimlerini kaldırmışlar ve İzmir’de parti kimliklerini unutturarak İzmirlilerden oy isteyerek İzmir’imizi kandırmaya niyetleniyorlar… Buradan takiyeci adaya diyorum ki; rozeti çıkardın, Tayyip Bey’in resmini indirdin de Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ‘ayyaş’ diyen adamın genel başkan yardımcısı sen değil misin?” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Buca’da halk buluşması programına katıldı. CHP lideri Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada, AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ı hedef aldı.

Özel, “Birileri çıkmış gelmiş malum rozetlerini çıkarmışlar, bıyıkları inceltmişler, genel başkanlarının resimlerini kaldırmışlar ve İzmir’de parti kimliklerini unutturarak, İzmirlilerden oy isteyerek. takiyeleriyle başarılı olup İzmir’imizi kandırmaya niyetleniyorlar… Buradan takiyeci adaya diyorum ki; rozeti çıkardın, Tayyip Bey’in resmini indirdin, logoları kaldırdın da Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ‘iki ayyaş’ diyen adamın genel başkan yardımcısı sen değil misin?” dedi.

“BUNLARIN NE DEDİKLERİNE BAKMAYACAKSIN, BAŞKA ŞEHİRLERDE NE YAPTIKLARINA BAKACAKSIN”

İstanbul Büyükada İskelesi’nin TÜGVA’ya verildiğini hatırlatan Özel, şöyle konuştu: “Oraya İstanbulular giremiyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi giremiyor, zabıtayla gidiyorsunuz karşınıza polis dikiyorlar. Çünkü 30 yıllık protokol yapmışlar. Geçen günlerde Eskişehir’de AKP adayı ağzındaki baklayı çıkardı. ‘Hele şu CHP’deki belediyeyi alalım diyor, CHP’li belediyeleri alalım… Bu belediyelerin kaynaklarını imkanlarını bütün vakıflarımıza açacağız’ diyor. Kime açacakmış? TÜRGEV’e, TÜGVA’ya, Okçuluk Vakfı’na ve Ensar Vakfı’na açacakmış. Bunlar gelemezler, bunlar gelemezler. İzmirliler onlara geçit vermez… Gelseler ilk işleri Karşıyaka İskelesi TÜRGEV’e, Alsancak İskelesi TÜGVA’ya, Paraşüt Kulesi Okçuluk Vakfı’na, Asansör Ensar Vakfı’na verilir, 30 yıllık protokolleri yaparlar. Bunların İzmirle ilgili ne sevgileri, ne ifadeleri, ne vaatleri samimidir. Bunların ne dediklerine bakmayacaksın, başka şehirlerde ne yaptıklarına bakacaksın.”

“31 MART’TA İZMİR MARŞIYLA YOLLAYACAĞIZ”

Özel açıklamasının devamında, “Bunlar şimdi burada İzmirliyi rahatsız etmemek için öyle diyorlar, böyle diyorlar inanılmaz işlere imza atarken AK Parti 4+4+4’te adayları oradaydı, alkol yasağı getirirlerken en katı savunucusu bunlardı, cumhuriyetin değerlerinin tahrip edildiği her yerde bunlar oradaydılar. ‘Yarın cumhuriyetin kalesine AK Parti bayrağını dikmeye gidiyorum’ diyeni 31 Mart’ta İzmir marşıyla yollayacağız” ifadelerine yer verdi.

“İZMİR YASAKCILARA GEÇİT VERMEYECEK”

Özel şöyle konuştu:

“Burası İzmir, burası özgürlüklerin teminatı, burası kimsenin yaşam biçimini bir diğerine dayatmadığı, kimsenin ibadetine karışılmayan, giyimine-kuşamına karışılmayan özgürlükler şehri burası. Şimdi gelmişler başka şehirlerde neler yaptıklarını unutturup, İzmir’e gelip kendilerince özgürlüklere karışmayacaklarının teminatını veriyorlar. Oysaki İzmir özgürlüklerin, cumhuriyetin, demokrasinin, laikliğin, yaşam biçimine saygının kentidir. İzmir baskıcılara, hayat biçimine karışanlara, daha duvara şakadan spreyle yazı yazdı diye 4 tane evladımızı gözaltına aldıranlara, konser yasaklatanlara, festivalleri yasaklatanlara asla geçit vermedi. Bundan sonra da geçit vermeyecek.”

Özel, Buca Belediye Başkan adayı Görkem Duman’a ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’a oy istedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bucada-akp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-hamza-dagi-elestirdi/feed/ 0
Erdoğan: Türk siyasetini bu kadar kirletmeye kimsenin hakkı yok https://www.haber28.com.tr/erdogan-turk-siyasetini-bu-kadar-kirletmeye-kimsenin-hakki-yok/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-turk-siyasetini-bu-kadar-kirletmeye-kimsenin-hakki-yok/#respond Sat, 18 May 2024 05:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18564 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki para sayma görüntülerine değinirken, “Türk siyasetini bu kadar kirletmeye, kendilerine oy verenler başta olmak üzere insanımızı bu kadar utandırmaya kimsenin hakkı yok, olmamalı.” dedi.???????

Erdoğan, partisinin Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Ramazan Bayramı gelmeden, 31 Mart’ı milli irade bayramı olarak kutlayacaklarını söyleyen Erdoğan, seçim dönemlerinin, her kademede yöneticilerin belirlendiği demokrasi şölenleri olmasının ötesinde anlamlara sahip olduğunu söyledi.

Seçimlerin aynı zamanda kimin kiminle yol yürüdüğünü, kimin nerede durduğunu görmeye vesile olan tarihi ve milli bir sınama olduğunu kaydeden Erdoğan, “Cumhur İttifakı olarak biz, ister seçime beraber girelim, ister ayrı adaylarla girelim hep tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, şu karşımdaki tablo gibi kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.” diye konuştu.

Siyasetlerinin milletin birliği, vatanın bütünlüğü, devletin bekası çerçevesinde şeffaf ve erdemli bir tarzda şekillendiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz mayıs ayında karşımızda kurulan ittifakı hatırlıyorsunuz değil mi? Şimdi nerede bunlar? Altılı masa ne oldu? Parlamentoda bunlardan bir kişi yok, hepsi gitti. Tüm suçu bay Kemal’in sırtına yükleyip, hepsi de şimdi kendi keyfine bakıyor. ‘Altılı masa’ dediler, ‘On altılı masa’ dediler, birileri de masanın altına girdi, şimdi bizim Karadeniz’in çayını demliyorlar. Bu ucube ittifaktan geriye kala kala masanın gizli ortağı DEM’le, bir türlü adını koyamadıkları, millete çıkıp ne olduklarını anlatamadıkları tuhaf bir ilişki kaldı. Sorsan ‘ittifak yapmadık’ diyorlar ama pek çok yerde ortak belediye başkan adayı, ortak belediye meclis üyesi listesi çıkartıyorlar, belediye bürokrasisi pazarlığı yapıyorlar. DEM’in hiçbir söz hakkı olmayan tabanının iradesini tek parti faşizminin günümüzdeki temsilcisi CHP’yle pazarlık masasına sürdüler. Bedeli hala bilinmeyen bu kirli pazarlıkların gerisinden hangi pis kokular, hangi menfaat paylaşımları, hangi hain taktikler çıkacak inşallah hep birlikte göreceğiz. Şu anda yargı bunları takip ediyor. Şimdiden bazı emareleri ortaya çıkmaya başladı.”

Erdoğan, ülkenin gündeminin muhalefetin umurunda olmadığını ifade ederek, “Ülkenin gündemi deprem, bunların umurlarında değil. Hatta depremzedelere hakaret ederek gerçek karakterlerini sergiliyorlar. Ülkenin gündemi sınırlarımızın terörden arındırılması ama bunların umurlarında değil. Hatta ortaklarına yaranmak için terör örgütüne militan yazılıp ideolojik eğitime girecekler. Ülkenin gündemi çalışanların refah kaybının telafisi ama bunların umurlarında değil. Hatta istismar kabilinden ettikleri üç, beş lafı saymazsak buradan kendilerine çıkacak siyasi rantı düşünüp el ovuşturuyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türk siyasetini bu kadar kirletmeye kimsenin hakkı yok”

“Şimdi bir de ortaya deste deste, valiz valiz para görüntüleri çıktığını” belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Dolar mı dersin, avro mu dersin şimdi bunlar var. Türk siyasetini bu kadar kirletmeye, kendilerine oy verenler başta olmak üzere insanımızı bu kadar utandırmaya kimsenin hakkı yok, olmamalı. Nereden nerelere geldik hale bakın. Tabii bunun için kızarmasını bilen bir yüz, utanmasını bilen bir yapı lazım. Allah’tan korkuları var mı bilmeyiz ama kuldan utanması olmayanlardan uzak durmak lazım. Bunun adı siyaset değil. Ortada eser ve hizmet namına zaten bir şey yok. İstanbul’da en ufak bir şey var mı? İstanbul’un karışını bilirim. İstanbul’da doğdum, orada büyüdüm, orada belediye başkanlığı yaptım, ondan sonra İstanbullu aldı beni Başbakanlığa gönderdi, sonra da Cumhurbaşkanı oldum. Tam tersi kendilerini hiçbir iş yapmamakla, hiçbir proje sahibi olmamakla övünecek kadar sefil bir duruma düşürmüş haldeler. Hiç değilse kabahatlerini kabul edip bir kenara çekilme erdemini gösterebilseler, maalesef bunlarda o da yok.”

“Demokrasinin güzel tarafı son noktayı milli iradenin koymasıdır”

Milletin her seçimde sandıkta dersini vermesine rağmen muhalefetin ısrarla ve inatla aynı şeyleri yaparak iktidara gelmeyi umut ettiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Birbirlerine öyle gaz veriyorlar ki Türkiye’yi bilmeyen biri baktığında hakikaten ortada bir şey var sanır. Dün ekranlarda ne diyorlardı? ‘Aramızda kalsın kazanıyoruz.’ Bugün yine ‘Aramızda kalsın kazanıyoruz’ diyorlar. Meydan meydan geziyorlar. Aramızda kalacak bir şey yok. Herkes bilsin bu CHP’den, bu DEM’den ve maalesef duruşlarıyla onların değirmenlerine su taşıyanlardan hiçbir şey olmaz. Bunlar daha kendi içlerinde bir insicam sağlayamamışlar ki ülkeye ve millete hayırları dokunsun. Kavga, gürültü, didişme, ayak oyunu hiçbir gün eksik olmuyor. Demokrasinin güzel tarafı medya, sosyal medya, uluslararası medya ne derse dersin son sözü sandığın söylemesi, son noktayı milli iradenin koymasıdır. İnşallah 31 Mart’ta Türkiye belediye başkanlarını seçme yanında muhalefetin suratına bu hakikati bir kez daha çarpacaktır. Ben halkıma inanıyorum.”

Karabük’ün bu milli irade şahlanışında en ön saflarda yer alacağına inandığını dile getiren Erdoğan, miting alanındakilere, “Bunun için sizlerden söz istiyorum. 31 Mart’ta derdi ülkesi, milleti, şehri olmayanları sandığa gömüyor muyuz? 31 Mart’ta milli iradenin gücünü bir kez daha dünya aleme gösteriyor muyuz? 31 Mart’ta Cumhur İttifakı olarak inşa ettiğimiz geleceğe bir ışık daha yakıyor muyuz?” diye sordu.

“Evet” karşılığını alan Erdoğan, “Maşallah, Rabbim hepinizden razı olsun.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-turk-siyasetini-bu-kadar-kirletmeye-kimsenin-hakki-yok/feed/ 0
Kemer Belediye Başkanı Çalış Tepe’deki Ormanlık Alanla İlgili Açıklama Yaptı https://www.haber28.com.tr/kemer-belediye-baskani-calis-tepedeki-ormanlik-alanla-ilgili-aciklama-yapti/ https://www.haber28.com.tr/kemer-belediye-baskani-calis-tepedeki-ormanlik-alanla-ilgili-aciklama-yapti/#respond Wed, 15 May 2024 07:00:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18173 Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, son bir haftadır Türkiye ve Kemer gündeminde yer alan Çalış Tepe’deki ormanlık alanda ağaçların kesilmesi ve dağ keçilerinin toplatılması ile ilgili basın açıklaması düzenledi.

Başkan Topaloğlu, basın açıklamasında yaptığı konuşmasında, sorumlulukları gereği herkes gibi afaki konuşmadıklarını ve yalan yanlış bilgilerle toplumun karşısına çıkmadıklarını söyledi.

27 yıllık öğretmenlik ve 15 yıllık belediye başkanlığı yaptığı dönemlerde her zaman doğruları anlatmaya çalıştığını ifade eden Başkan Topaloğlu, “Birisini eleştirmek istersen elinde resmi belge olması gerekir. İnsanları töhmet altında bırakmamak lazım. Bir hafta önce burada yaşanan ağaç kesimleri ile ilgili konuyu gündeme getiren benim. Basın mensuplarına fotoğrafları gönderen de benim. Bizim aleyhimize açıklama yapanların bu işlerden hiç haberi yoktu. Burada yaşananları görünce basına servis ettik. Basın bunu yazdıktan sonra Türkiye gündemine oturdu. Ancak o zaman haberleri oldu” dedi.

Söz konusu alanın 1969 yılında Kemer’in ilk tahsis edilen yeri olduğuna dikkat çeken Başkan Topaloğlu, “Otel yapılmak için tahsis edilmiştir ve ön onayı verilmiştir. 1971 yılında ön onay resmi onaya çevrilmiştir. 1971 yılına kadar orman olan bu yer 1972’de Milli Park olarak ayrılmıştır. Fransız şirket burayı 49 yıl çalıştırmış, tahsis bitince başka bir şirkete 2023 yılında devretmiş. ve tahsis sınırları 1969’dan 2024’e kadar hiç değişmemiş. Fakat bu devir esnasında orman milli parka, “Sen buradaki çalı çırpı ve bitki örtüsünü temizleyeceksin, kuruyan ve çürüyen odunları buradan alacaksın, geçen sene buraya yıldırım düştü ve çıkan yangın sonrası helikopterle müdahale edildi, bu temizlik sana ait olacak” demiş. Bu temizlik yapılırken hem milli parktan ormancı görevliler hem de Türkiye Ormancılar Derneği’nden bir şef devamlı burada bulunmuştur. Buradaki otlar temizlenmiş. Bunlar resmi bilgilerdir. Çürüyenler doğaya bırakılmıştır. 100 ster kuruyan odun ise Milli Parklar Şefliği’nin kontrolünde Kuzdere Mahallesi’ndeki orman deposuna teslim edilmiştir. Bunların resmi belgeleri vardır. Bunları Türkiye gündemine biz getirdik. Buraya gelip açıklama yapan arkadaşların bunlardan haberleri yoktu. Biz doğacıyız. 27 yıl öğretmenlik döneminde doğayı koruyalım, yeşili sevelim diye çocuklara öğretmişiz. Bu anlattıklarımı bırakıp odun kesip satacağız öyle mi? Bunlara çocuklar güler. Ben zaten muhalefetteyim. Ben kamuda sorumluluğun ne demek olduğunu bilen biriyim. Konuşacaksan elindeki belgelerle konuşacaksın” ifadelerini kullandı.

Başkan Topaloğlu, konuyla ilgili gerekli yerlere resmi yazıları da yazdıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

“İdaremize yönlendirilen suçlamalara istinaden ormanlık alanda izinsiz yapılan ağaç kesimi, yol açılması, makilik alan temizliği, yaban keçilerinin toplatılması işlemleri, izinsiz, kontrolsüz dahilinde olup olmadığı, izniniz var ise kimlerin bu işlemleri yaptığı ayrıca Çalış Tepesi’nde herhangi bir imar planı çalışması yapılıp yapılmadığı hususları hakkında ivedilikle bilgi verilmesi diyor. Buradaki dağ keçilerini toplatan ben değilim. Bunları basınla paylaşan ve eleştiriyi yapan biziz. Resmi belgeleri toplayan biziz ama suçlu yine Necati Hoca. Ne Necati Hocaymış ben de merak ettim. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğü’nün onayladığı plan da burada. Bir şeyi eleştirirken elinde resmi belge olması lazım. Kimseyi kandırmanın anlamı yok. Buradaki dağ keçileri buranın doğallığı ve güzelliğidir. Bu keçileri toplatan varsa eğer yetkililerin bunu bulması lazım. Biz bu işin peşindeyiz ve takipçisi olacağız. Buradaki doğa hiçbir yerde yok. Turistler buraya bu doğayı görmeye geliyor. Kemer’de yazın yangın çıktı. 5 gün hiç uyumadık ve evimize gitmedik. Eleştiren arkadaşların hiçbirini ben yangın yerinde görmedim. Her zaman doğruları söyledim ve söyleme devam edeceğim.” – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/kemer-belediye-baskani-calis-tepedeki-ormanlik-alanla-ilgili-aciklama-yapti/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Kurum: “İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar” https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulda-ne-varsa-hepsini-rant-olarak-goruyorlar/ https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulda-ne-varsa-hepsini-rant-olarak-goruyorlar/#respond Mon, 13 May 2024 05:00:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17883 İBB Başkan Adayı Kurum: “İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar”

“Bayrampaşa’nın her kadınında Nene Hatun’un asaleti var”

İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Bayrampaşa mitinginde vatandaşlara seslendi. Kurum “Bu şehirde yeterli taksi yok. Çünkü bunlar taksiyi hizmet olarak görmüyor, taksiyi rant üretecek bir araç olarak görüyorlar. İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bayrampaşa mitinginde vatandaşlara seslendi. Mitinge Kurum’un yanı sıra Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Bayrampaşa İlçe Başkanı Ersin Saclı, MHP Bayrampaşa İlçe Başkanı Tarık Karataş, Bayrampaşa Belediye Başkan Adayı İlknur Kovaç Bayraktar, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum’a vatandaşlar konuşmaları sırasında alkışlarla eşlik etti. Kurum miting sonunda vatandaşlara karanfil verdi.

“Bayrampaşa’nın her kadının da Nene Hatun’un asaleti var”

Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Atila Başkanım buranın yarınları için, gençlerimiz için bir mücadele ortaya koydu. Atilla Başkan’dan aldığı bayrağı İlknur Başkanım çok daha yukarılara taşıyacak. Biz geçmiş 5 yılda buraya İBB’nin hiçbir hizmetinin yapılmadığı anlayışını 31 Mart’ta sonlandırıyoruz. Ben Bayrampaşa’ya aşığım. Ben Bayrampaşa’ya sevdalıyım. Sizlere bakınca bu sevdanın karşılıksız olmadığını görüyorum. Bayrampaşa’nın her kadınında Nene Hatun’un asaleti var. Karşılaştığımız her gencimizin yüzünde cesareti, yiğitliği, mertliği gördük. Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanımızın yanında yüzde 53 oranıyla dağ gibi durdunuz. Bu desteği 31 Mart’ta da taçlandırmak için gece gündüz mücadele ediyorsunuz” dedi.

“64 kilometre metro yaptık dediler, 17 kilometresini bile güç bela yapabildiler”

İstanbul’un son 5 yıldır fetret dönemi yaşadığını dile getiren Kurum “Kulakları İstanbul’a kapalı, gözleri İstanbul’a bakmayan, dilleri İstanbul’u söylemeyen adamların elinde heba edildi. Görevi 10 gün sonra bu kardeşinize bırakıyorlar ama İstanbul’da adlarıyla yaşayacak tek bir eser bırakmadan gidiyorlar. Yani şu güzel Bayrampaşa’ya, benim güzel İstanbul’uma; trafik çilesinden, dönüşüm derdinden başka bir şey bırakmadılar. Her yere pankartlar astılar, davulla zurnayla duyurdular. 64 kilometre metro yaptık dediler, 17 kilometresini bile güç bela yapabildiler. Bizim dönemimizde başlanan projeleri teker teker iptal ettiler. İstanbul tarihine, metro hattına hafriyat döken yönetim olarak geçtiler. Bırakın hafriyat dökmeyi açtığımız tünellere beton döktüler. Bugün, metrobüs durakları mahşer yeri gibi oldu” şeklinde konuştu.

“İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar”

İstanbul’un ulaşımla ilgili sorunlarından bahseden Murat Kurum, “Metrolar çalışmaz hale geldi. Her gün, İETT otobüsleri yanıyor. Taksi meselesi günden güne kangrene dönüşüyor. Halk otobüslerimize bakım bile yapamıyorlar. Öyle arka odalarda balya balya para saymayı biliyorlar, esnafın üç kuruş alacağını ödemiyorlar. Ben geçen otobüs esnafıyla beraberdim. Esnafın 1-2 milyon alacakları var. Sonra da yolda otobüs arıza yapıyor, yanıyor. Sen esnafın parasını ödemezsen otobüse nasıl bakacak? Sen İstanbul’un kaynaklarını balya balya kule yaparsan bu adam bu otobüsü nasıl çalıştıracak? Bunların İstanbul diye bir dertleri yok. Bu şehirde yeterli taksi yok. Çünkü bunlar taksiyi hizmet olarak görmüyor, taksiyi rant üretecek bir araç olarak görüyorlar. İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar. Kurmuş oldukları makamları mevkileri peşkeş çekmeye, İstanbul’un kaynaklarını kendi gelecekleri için harcamaya çalışıyorlar. İstanbul’un önündeki en büyük engel CHP’li İBB yönetimidir. Bu kardeşiniz, 1 Nisan’dan sonra bu şehrin metro hattını 5 yıl içinde iki katına çıkaracak. Metrobüsü, İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna kadar uzatacak. Yapacağımız 122 km’lik tünellerle, bu şehrin trafiğini yerin altına alacağız. Bu şehrin her yerine 250 bin araçlık otoparklar yapacağım” dedi.

“Deprem günü mecliste İstanbul’un deprem sorunu görüşülürken, bunlar CHP’yi dizayn etmeye çalıştılar”

“Bilim adamlarımız deprem geliyor diye feryat ediyor” diyen Kurum “Her gece milyonlarca İstanbullu annemiz, deprem korkusuyla sabahlıyor. İstanbullular artık, yeni yuvalarına kavuşacağı günü sabırsızlıkla bekliyor. Milletin beklentilerini bunların verdiği vaatlerle gerçekleştirmediğini şu koca 5 yılda gördük. Çünkü Büyükşehir, yapması gereken kentsel dönüşüm projelerini yapmıyor. Biz hatırlatınca da ya inkar ediyorlar, ya da verdiği vaatleri hatırlamıyorlar. Bunlarda bol bol çalıştay var ama kentsel dönüşüm yok. Bunlarda reklam var, algı var ama yeni yuva yapmak yok. Bunlarda, yandaşlarına arka odalarda rant bölüştürme var ama depreme hazırlık yok. Deprem günü mecliste İstanbul’un deprem sorunu görüşülürken, bunlar arka odalarda zoom toplantıları üzerinden CHP’yi dizayn etmeye çalıştılar. Bunların ne yaptığını tüm İstanbul gördü. İstanbul’un her yerinde 173 bin konutu nasıl dönüştürdüysek, 650 bin konutu da dönüştüreceğiz. İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-istanbulda-ne-varsa-hepsini-rant-olarak-goruyorlar/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum: İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-ne-varsa-hepsini-rant-olarak-goruyorlar/ https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-ne-varsa-hepsini-rant-olarak-goruyorlar/#respond Mon, 13 May 2024 03:36:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17867 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Bayrampaşa mitinginde vatandaşlara seslendi. Kurum, “Bu şehirde yeterli taksi yok. Çünkü bunlar taksiyi hizmet olarak görmüyor, taksiyi rant üretecek bir araç olarak görüyorlar. İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Bayrampaşa mitinginde vatandaşlara seslendi. Mitinge Kurum’un yanı sıra Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, AK Parti Bayrampaşa İlçe Başkanı Ersin Saclı, MHP Bayrampaşa İlçe Başkanı Tarık Karataş, Bayrampaşa Belediye Başkan Adayı İlknur Kovaç Bayraktar, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum’a vatandaşlar konuşmaları sırasında alkışlarla eşlik etti. Kurum miting sonunda vatandaşlara karanfil verdi.

“Bayrampaşa’nın her kadının da Nene Hatun’un asaleti var”

Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Atila Başkanım buranın yarınları için, gençlerimiz için bir mücadele ortaya koydu. Atilla Başkan’dan aldığı bayrağı İlknur Başkanım çok daha yukarılara taşıyacak. Biz geçmiş 5 yılda buraya İBB’nin hiçbir hizmetinin yapılmadığı anlayışını 31 Mart’ta sonlandırıyoruz. Ben Bayrampaşa’ya aşığım. Ben Bayrampaşa’ya sevdalıyım. Sizlere bakınca bu sevdanın karşılıksız olmadığını görüyorum. Bayrampaşa’nın her kadınında Nene Hatun’un asaleti var. Karşılaştığımız her gencimizin yüzünde cesareti, yiğitliği, mertliği gördük. Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanımızın yanında yüzde 53 oranıyla dağ gibi durdunuz. Bu desteği 31 Mart’ta da taçlandırmak için gece gündüz mücadele ediyorsunuz” dedi.

“64 kilometre metro yaptık dediler, 17 kilometresini bile güç bela yapabildiler”

İstanbul’un son 5 yıldır fetret dönemi yaşadığını dile getiren Kurum, “Kulakları İstanbul’a kapalı, gözleri İstanbul’a bakmayan, dilleri İstanbul’u söylemeyen adamların elinde heba edildi. Görevi 10 gün sonra bu kardeşinize bırakıyorlar ama İstanbul’da adlarıyla yaşayacak tek bir eser bırakmadan gidiyorlar. Yani şu güzel Bayrampaşa’ya, benim güzel İstanbul’uma; trafik çilesinden, dönüşüm derdinden başka bir şey bırakmadılar. Her yere pankartlar astılar, davulla zurnayla duyurdular. 64 kilometre metro yaptık dediler, 17 kilometresini bile güç bela yapabildiler. Bizim dönemimizde başlanan projeleri teker teker iptal ettiler. İstanbul tarihine, metro hattına hafriyat döken yönetim olarak geçtiler. Bırakın hafriyat dökmeyi açtığımız tünellere beton döktüler. Bugün, metrobüs durakları mahşer yeri gibi oldu” şeklinde konuştu.

“İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar”

İstanbul’un ulaşımla ilgili sorunlarından bahseden Murat Kurum, “Metrolar çalışmaz hale geldi. Her gün, İETT otobüsleri yanıyor. Taksi meselesi günden güne kangrene dönüşüyor. Halk otobüslerimize bakım bile yapamıyorlar. Öyle arka odalarda balya balya para saymayı biliyorlar, esnafın üç kuruş alacağını ödemiyorlar. Ben geçen otobüs esnafıyla beraberdim. Esnafın 1-2 milyon alacakları var. Sonra da yolda otobüs arıza yapıyor, yanıyor. Sen esnafın parasını ödemezsen otobüse nasıl bakacak? Sen İstanbul’un kaynaklarını balya balya kule yaparsan bu adam bu otobüsü nasıl çalıştıracak? Bunların İstanbul diye bir dertleri yok. Bu şehirde yeterli taksi yok. Çünkü bunlar taksiyi hizmet olarak görmüyor, taksiyi rant üretecek bir araç olarak görüyorlar. İstanbul’da ne varsa hepsini rant olarak görüyorlar. Kurmuş oldukları makamları mevkileri peşkeş çekmeye, İstanbul’un kaynaklarını kendi gelecekleri için harcamaya çalışıyorlar. İstanbul’un önündeki en büyük engel CHP’li İBB yönetimidir. Bu kardeşiniz, 1 Nisan’dan sonra bu şehrin metro hattını 5 yıl içinde iki katına çıkaracak. Metrobüsü, İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna kadar uzatacak. Yapacağımız 122 km’lik tünellerle, bu şehrin trafiğini yerin altına alacağız. Bu şehrin her yerine 250 bin araçlık otoparklar yapacağım” dedi.

“Deprem günü mecliste İstanbul’un deprem sorunu görüşülürken, bunlar CHP’yi dizayn etmeye çalıştılar”

“Bilim adamlarımız deprem geliyor diye feryat ediyor” diyen Kurum, “Her gece milyonlarca İstanbullu annemiz, deprem korkusuyla sabahlıyor. İstanbullular artık, yeni yuvalarına kavuşacağı günü sabırsızlıkla bekliyor. Milletin beklentilerini bunların verdiği vaatlerle gerçekleştirmediğini şu koca 5 yılda gördük. Çünkü Büyükşehir, yapması gereken kentsel dönüşüm projelerini yapmıyor. Biz hatırlatınca da ya inkar ediyorlar, ya da verdiği vaatleri hatırlamıyorlar. Bunlarda bol bol çalıştay var ama kentsel dönüşüm yok. Bunlarda reklam var, algı var ama yeni yuva yapmak yok. Bunlarda, yandaşlarına arka odalarda rant bölüştürme var ama depreme hazırlık yok. Deprem günü mecliste İstanbul’un deprem sorunu görüşülürken, bunlar arka odalarda zoom toplantıları üzerinden CHP’yi dizayn etmeye çalıştılar. Bunların ne yaptığını tüm İstanbul gördü. İstanbul’un her yerinde 173 bin konutu nasıl dönüştürdüysek, 650 bin konutu da dönüştüreceğiz. İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-istanbulda-ne-varsa-hepsini-rant-olarak-goruyorlar/feed/ 0
İmamoğlu Pendik’ten İliç’i Anımsattı: İçimiz Yanıyor… Sorumluların Ağzında Tek Cümle Yok… İmza Atan Bakan ve Diğerlerinden Tek Bir Açıklama Yok https://www.haber28.com.tr/imamoglu-pendikten-ilici-animsatti-icimiz-yaniyor-sorumlularin-agzinda-tek-cumle-yok-imza-atan-bakan-ve-digerlerinden-tek-bir-aciklama-yok/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-pendikten-ilici-animsatti-icimiz-yaniyor-sorumlularin-agzinda-tek-cumle-yok-imza-atan-bakan-ve-digerlerinden-tek-bir-aciklama-yok/#respond Wed, 08 May 2024 23:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17286 Haber: OKTAY YILDIRIM – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İBB Başkanı İmamoğlu, Pendik’in AKP’li Belediye Başkanı Ahmet Cin’in, hakkını arayan yurttaşı azarladığı Pendik Ertuğrulgazi Mahallesi’nden vatandaşlara seslendi. “Bunlar seçimi kaybedeceğini anladı ya hemen yalana, dolana, kumpasa başladılar” diyen İmamoğlu, “Yolun kenarında, caddede, parkta, orada, burada, yanan otobüs filmleri çekmek, kumpaslar kurmak, 4,5 sene önceki videodan kendine iş aramak… Savcı gibi her gün açıklama yapıyor Adalet Bakanı. Üzülüyorum onun haline. Bakın; 17 tane bakan. İstanbul’da siyaset yapıyor. Şimdi 17 bakan artı aday; etti 17+1. Ama bir kişi daha var, o da geliyor. Yakındır, gelecek. Bekliyoruz vallahi; gel, bekliyoruz. Buyursun gelsin” dedi. Meydandaki bir dövizi okuyup İliç’te liç yığını altında kalanları anımsatan İmamoğlu, “İçimiz yanıyor. Canımız toprak altında. Doğamız tehdit altında ve bu konudaki sorumluların ağzından tek bir cümle yok. Sanki o dağ kendiliğinden aşağı gelmiş, can almış. ve o doğayı perişan etmiş ama ne devleti yönetenler ne altına imza atan sayın bakan veya diğerleri tek bir açıklama yok. Sanki izinler gökten indi, yanlışlar gökten indi” diye konuştu.

Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, yıllardır imar sorunu çözülemeyen Ertuğrulgazi ve Sülüntepe mahalle sakinleriyle, geçtiğimiz 16 Mart’ta, bir camiye ait dernek binasında bir araya gelmişti. O buluşmada söz alan bir vatandaş, kendi mahallelerinde emsallerin diğer yerlere göre düşük olduğunu, buna karşın belediye kesintilerinin fazla olduğunu söylemiş, Cin, bunun sebebini soran vatandaşa sinirlenerek, azarlamıştı. Cin, vatandaşın, “Beni azarlayamazsınız” çıkışına, “Senin o sahip çıktığın CHP’nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne emsalle ilgili verdiği yazı var” yanıtını vermişti.

BALYALI’DAN CİN’E YANIT: NE PENDİK BELEDİYE MECLİSİ’NDEN NE İBB MECLİSİ’NDEN NE DE İBB BAŞKANI MAKAMINDAN BU ALANA İLİŞKİN TEK BİR SATIR YAZI BİLE GEÇMEDİ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Pendik Belediye Başkan adayı Tarık Balyalı, olayın yaşandığı Ertuğrulgazi Mahallesi’nde halk buluşması gerçekleştirdi.

Mahalle sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği buluşmada ilk sözü alan Balyalı, “Ertuğrulgazi Mahallesi, Veli Baba, Yayalar kısmen Sülüntepe kısmen; daha çok gecekondu alanlarının olduğu bölgeler, 30 seneden beri çile çekiyorlar. ve insanların sabrı taşmış durumda. Ama ne yazık ki, geçen gün gördüm, Belediye Başkanımızın… Ben de gittim daha önce o camiye. Çok da güzel karşılandık. Muhtarımıza ve vatandaşlarımıza tavrını gördüm ve bundan büyük üzüntü duyuyorum” dedi. Balyalı, Cin’in, İBB’nin emsalle ilgili yazı yazdığı iddiasına ise, “Elbette ki buranın rezerv içerisinde olduğunu ve yetkinin bakanlıkta bulunduğunu biliyorum. Ama bütün bu planların hepsini, Pendik Belediyesi yaptı. Pendik Belediyesi’nin yaptığı planları, bakanlık onayladı. Bazen duyuyorum, ‘Büyükşehir öyle söyledi. Büyükşehir şöyle bir yazı yazdı’ falan diye. Bunların hiçbir tanesine inanmayın. Ne Pendik Belediye Meclisi’nden ne Büyükşehir Belediye Meclisi’nden ne Büyükşehir Belediye Başkanı makamından bu alana ilişkin, buranın planlarına ilişkin tek bir satır yazı bile geçmedi. Bu planlarının tamamını yapan Pendik Belediyesi, onaylayan da Çevre Şehircilik Bakanlığı” dedi.

Pendik Belediye Başkan Adayı Tarık Balyalı’nın konuşmasının ardından İmamoğlu konuştu. “Bugüne Pendik’ten başlamak benim için elbette çok değerli” diyerek sözlerine başlayan İmamoğlu, vatandaşların açmış olduğu Erzincan İliç faciası ile ilgili açılan pankart için şunları söyledi:

“İLİÇ HALKI HAKKINI HELAL ETMEYECEK”

“İliç madendeki acını bizde paylaşıyoruz. İçimiz yanıyor. canımız toprak altında. Doğamız tehdit altında ve bu konudaki sorumluların ağzından tek bir cümle yok. Sanki o dağ kendiliğinden aşağı gelmiş, can almış. ve o doğayı perişan etmiş ama ne devleti yönetenler ne altına imza atan sayın bakan veya diğerleri tek bir açıklama yok. Sanki izinler gökten indi, yanlışlar gökten indi. Böyle bir durumdayız. Her işleri böyle. O İliç halkı hakkını helal etmeyecek. O kötü imzaları atıp o milletin canına mal olan bu süreci yaratanlara hakkını helal etmeyecek. Hatırlattığın için. Teşekkür ederim”

Ertuğrulgazi Mahallesi’ne geliş nedenini açıklayan İmamoğlu şunları özetle şunları söyledi:

“30 YIDIR HAYATINIZDA NE DEĞİŞTİ DİYE DÜŞÜNECEKSİNİZ”

“Bugün buraya gelişimiz daha özellikle Tarık başkanımız ve ilçe başkanımızla dolaşırken beni buradan geçirip meselemiz burası dediği ve ne kadar önemsediklerini bildiğim için.. Pendik’e yine geleceğiz, programımız var ama bu bölgeye gelemeyecektik. Dedi ki başkanım bugün sabaha ben oradaki insanlarla hasbihal etme sözü verdim ama sizinle el ele, kol kola bu sözümüzü yerine getirip insanlara teminat vermemiz lazım. Ben bu sabah buraya onun için geldim. Tarık başkanımın size olan bütün vaatlerine ben şahitlik ediyorum. Onunla beraber bu sürecin çözümünde Ertuğrulgazi’deki insanlarımızın yıllardır beklediği sorunların çözümünde tüm gücümüzle yanında olacağımızı, elbette buradan sizlere beyan ediyorum. Tek şartımız var. Bakın 30 yıldır hayatınızda ne değişti diye bir düşüneceksiniz. Biz onların 25 yılda yapamadıklarını İstanbul’da beş yılda yaptık. Onların 30 yılda Pendik’te yapamadıklarını Tarık başkanla birlikte önümüzdeki beş yılda yapacağız, sizleri mutlu edeceğiz. Bunun sözünü veriyoruz.

Bu bölgede Pendik’te özellikle hem Tarık başkanımız olsun, diğer meclis üyesi arkadaşlarımız olsun ilçe başkanlarımız olsun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni burada çok etkin bir şekilde sorunların çözümü noktasında çalıştık. Onlar beğenmiyordu da şimdi şimdi ismini çokça anıyorlar ya mesela biz 32 bine yakın annemizin cebine anne kartı Pendik’te koydu. Sadece Pendik’te 10 bin 200 üzerinde çocuğumuza bir milyon litre süt dağıttık. Tarık başkanım söyledi, 30 yılda bir tane kreş bile yapmadılar dedi biz dört kreş yaptık. Yedi tane kreşimizi planladık. Tarık başkanım beş yılda o da Pendik’in her mahallesine kreş sözü verdi. Bunun anlamı şu. Bakın bu hizmet nedir biliyor musunuz? Düşünsenize bizim yaptıklarımız onun yapabilecekleriyle beraber. Halkçı bir belediyecilik, evinizdeki bebeği düşünen, çocuğu düşünen, kadını düşünen, aileyi, yuvayı düşünen bir belediyecilik, evinizi düşünen, kentsel dönüşümü düşünen bu dönüşümü düşünürken cebini değil bir avuç insanı değil, sizi düşünen bir belediyecilik Pendik’i beş yılda ihya edecek.

“ONLAR OY VERMEYENLERE HASIMLIK YAPAR BİZ OY VERMEYENLERE HİZMET YAPARIZ”

Bu şehrin camilerine hizmet ettik, dokunduk, yaptık, cemevine dokunduk, tesislerine destek olduk. Ders atölyeleri yaptık, kent lokantası açtık, enstitü, kütüphane açtık, yaşam vadisinin birinci etabını bitirdik, daha fazlası geliyor. Pendik’teki İSKİ yatırımlarımız tam 4,5 milyar lira bu dönemde. Ömerli Havzası ve Çevre Projesi’ni bitirdik. İçme suyumuza giden bütün atık suları arındırdık. Yine otopark açtık burada Pendik Meydan’da 945 araç. 15 Temmuz Şehitler Camii önünde 350 araç. Pendik Marina önüne açık otoparkıyla beraber otoparkları açtık. Kavakpınar alt geçidini açarak oradaki büyük trafik yoğunluğunu giderdik. Aynı şekilde köylerine dokunduk. Çiftçinin yanında olduk. Çiftçi, ekemez, biçemez hale geldiğinde pandemide, biz onların yanlarına koştuk. Onların destekçisi olduk, Göçbeyli’de dediler ki burada bizim partimize yüzde 10 bile oy çıkmaz. Dedim önemli değil biz oy değil ki, biz gönülleri kazanmaya gidiyoruz. Hizmet yapmaya gidiyoruz. Oy hesabı yapmadık, yapmayacağız. Gönülleri kazanacağız, duasını isteyeceğiz. Elbette oyunu da isteyeceğiz ama onlar oy vermeyenlere hasımlıkk yapar, biz oy vermeyenlere hizmet yaparız, aramızdaki fark bu.

Önümüzdeki beş yıl Pendik’te yapacağımız çok şey var. Onlar 2016’da ihale yaptılar kazma bile vurmadılar. Hani bunlar temel attık diyorlar ya. Ama biz geldik Pendik-Kaynarca-Tuzla, metrosunu başlattık. Pendik-Kaynarca bölümünü önümüzdeki sene açıyoruz. Bakın. Yine Sabiha Gökçen hattını bakanlık bitirdi. Bizi açılışına bile davet etmedi, açılışını yaptı. Bize teslim etti, işletmesini biz yapıyoruz. Ama beş buçuk milyara yakın parayı bizden 10 ayda tahsil ettiler. Daha önce, 20 senede parasını alırlardı. Bu da milletin parası, bu da milletin parası. Dertleri ne biliyor musunuz? Güya Ekrem İmamoğlu’nu köşeye sıkıştıracaklar. Güya Ekrem İmamoğlu’na diz çöktürecekler. Güya Ekrem İmamoğlu’nu yıldıracaklar. Hadi oradan işine bak ya. Bu millet bu millet hizmet edeni görür. Bu millet var ya bu millet, öyle parti kurdu işi değil. Bu millet millet hakkını verir. Nasıl verdi hakkını biliyor musunuz? 2019’da bunlar, seçimi kazandıktan sonra çaldılar dediler mi? Dediler değil mi? Hırsız dediler mi? Sandık başındakilere terörist dediler mi? Bir bakanı çıktı televizyona sandık başlarında 700  tane terörist tespit ettik dedi. Dediler mi? Peki seçimi iptal ettiler mi? Bu millet ne yapar onlara öyle bir demokrasi tokadı attı ki. Bunları niye söylüyorum biliyor musunuz? Milletimizin vicdanı, milletimiz adaleti büyüktür. Yukarıda Allah var”

“SEÇİMİ KAYBEDECEKLERİNİ ANLADILAR YALANA DOLANA KUMPASA BAŞLADILAR”

Mübarek Ramazan ayındayız. Bunlar o gün yaptıkları kul hakkı yemek değil midir? Kul hakkı yediler. Hesabını verdiler mi? Vermediler. Ama millet hesabını kesti.  Seçimden sonra utanmadan ne dediler hatırlayın. Biz o hırsız mırsız laflarını siyaseten söyledik. Allah’tan kork. Allah korusun ben birine siyaseten hırsız diyeceğim, ağzından çıkamaz. Siyaseten birine terörist diyeceğim. Birine terörist denir mi durduk yere? Hırsız denir mi? Allah bunların gazabından milletimizi korusun. Bakın bunlar, iş yapmıyorlar. Bunlar seçimi kaybedeceğini anladı ya hemen yalana, dolana, kumpasa. Yolun kenarında, caddede, parkta, orada burada yanan otobüs filmleri çekmek, kumpaslar kurmak, dört buçuk sene önceki videodan, kendine iş aramak savcı gibi her gün açıklama yapıyor Adalet Bakanı. Üzülüyorum onun haline. 17 tane bakan İstanbul’da siyaset yapıyor. 17 bakan artı aday etti 17+1 ama bir kişi daha var oda geliyor. Yakındır gelecek. Bekliyoruz vallahi gel bekliyoruz. Buyursun gelsin İstanbul’a bekliyoruz. Misafir bu, İstanbullu misafir ağırlamayı sever mi? 23 Haziran’da 806 bin kere nasıl misafir ettiyse şimdi daha büyük rakamla misafir edecek.

Hiçbir yalanın, hiçbir iftiranın gizleyemeyeceği gerçek şu. Belki rakamlar çok büyük, kafanız karışacak, benim de karışıyor. Ama bizim beş yılda elde ettiğimiz gelir bizden önceki beş yıldan çok daha düşük. Biz bu beş yılda 4.2 milyar dolar, TL’sini söyleyemiyorum, utanıyorum döviz öyle arttı ki çarpınca makine bile göstermiyor. Bunların gazabından bu milleti Allah korusun. 4.2 milyar dolar daha az harcadık. Ama onların 25  yılda yapamadığını biz beş yılda yaptık. Onlar, 25 yılda 122  kilometre metro yaptı. Bu kardeşiniz, ekip arkadaşlarıyla birlikte beş yılda 65 kilometre metro yaptık. 63 kilometresi de yerin altında yapılmaya devam ediyor. Biz 10 yılda 50 yıllık iş yaparız. Bunların o kibirini, bunların kumpaslarını, bunların yalanlarını, bunların rantçılığını, bunların kanal aşkını tarihe gömeceğiz. Onlar şöyle birini arıyorlar İstanbul’a. Ankara’dan birisi işaret etsin, yatsın. İşaret etsin, kalksın. İşaret etsin, imzalasın. İşaret etsin, yapmasın. Bakın Tarık başkanla Ekrem İmamoğlu’nun ilişkisi nasıl biliyor musunuz? Ben onun bilgisine saygı gösteririm, hürmet gösteririm. O benim yöneticiliğime saygı gösterir, hürmet gösterir. Birbirimizin bilgi ve birikiminden faydalanırız. Sizlerle beraber düşünürüz. Ortak akıl masası kurarız. Milletimizle beraber yasaya uygun, hukuka uygun bir kişiyi değil milleti memnun eden kararları alır, gözünün yaşına bakmadan yaparız, gideriz. Bu kadar net.

“BUNLARA AKLI EVVEL DİYORUM. AKLI KIT DİYORUM BUNLARA”

İstanbul’u yönetenler Pendik’i yönetenler sizleri uzun yıllar ihmal etti. Bu şehre rant kapısı olarak baktılar doğru mu? Bakın Kurna Mahallesi’nde planlama yetkisinin belediyemize verildiği sosyal konut yapmak için imar planlarını da yaptığımız -sosyal konut yapacağız sabit taksitle- onlar milletin neyi var neyi yok alıyor. Biz sabit taksitle oraya sosyal konut yapacağız. Onayı için herşeyi hazırladık. Bakanlığa yolladık. Fırsatçılığa bak, fırsatçılığa bak. Sekiz milyon metrekarelik alanı bizim yetkimizde olan alanı, hani bu adilim diyen veya şehre  belediye başkan adayı olan acemi aday var ya, onun imzasıyla o sekiz milyon onun bakanlığının imzasıyla bizden alıyorlar Pendik Belediyesi’ne veriyorlar. Pendik Belediyesi, daha Ertuğrulgazi’nin sorununu çözememiş, gidecek sekiz milyon metrekare de sabit taksitle ev yapacak. Bu kadar yalan, bu kadar iftira, bu kadar kumpasın karşılığında bir de bu kadar partizanlık olmaz. Bunlar sırf partizanlık için bunu yapıyor. Biz bunu da düzelteceğiz. Şimdi orada zaman kaybedildi, orada imar planı sorunu yaşanmaya başlandı. Biz çoktan start verirdik, başlardık, işimize bakardık. Ama bunların derdi, millet fayda görsün değil, bunların derdi benim partilim faydalansın, benim partilim karar versin, benim partilim bir iki müteahhit oraya gitsin. Başka hiçbir dertleri yok bunların. Onun için bunlara bu yetkiyi vermeyeceksiniz, ben eminim. Az önce başkanımız da söyledi Ertuğrulgazi’de, Veli Baba’da, Sülüntepe’de Yaylalar, mahallelerinde imar problemlerini, mülkiyet problemlerini yıllardır görmezden geldiler. İş yapmıyorlar bir de engel oluyorlar. Ertuğrulgazi Mahallesi’nde bakın sizin mahallenizde kreş yapalım dedik işimize başladık. Mülkiyetini sırf kreş yapmayalım diye bu Pendik Belediyesi, bunlara aklı evvel diyorum ben aklı kıt diyorum bunlara. Aldılar elimizden hazineye verdiler. Niye? İBB kreş yapmasın. Allah size akıl versin.

“ERTUĞRULGAZİ’NİN SORUNLARINI ÇÖZMEYE HAZIR BİR EKİBİZ”

“Biz, her şeyden önce ‘vatandaş’ dedik, ‘şehrin ihtiyaçları’ dedik. Pendik için, Tarık başkanımızla el birliği yaptık, iş birliği yaptık. Hep beraber, Ertuğrulgazi’nin sorunlarını çözmeye hazır bir ekibiz. Biz sizden, Pendik’te ‘Tarık Balyalı’ demenizi istiyoruz. Ertuğrulgazi Mahallesi hazır mı? Ertuğrulgazi Mahallesi sahipsiz olmayacak. Birlikte bu işi başaracağız. Ertuğrulgazi Mahallesi’nden, sadece Tarık başkanıma değil, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi meclis listesine de oy istiyoruz; tamam mı? E bir de bana da oy verirsiniz herhalde. Benim güzel hemşehrilerim; Allah’ın izniyle, size söz veriyoruz. İstanbul’un bütün sorunlarına koştuğumuz gibi, Ertuğrulgazi Mahallesi başta olmak üzere, Pendik’in diğer bütün mahallelerindeki mülkiyet, kentsel dönüşüm, sosyal konut süreçlerine de biz koşacağız ve bu sorunları biz çözeceğiz. Bu anlamda hazırız. 40 yıllık çilenize de biz son vereceğiz. Kentsel dönüşümü de biz yapacağız. Barınma, anayasal hakkınızı da biz sağlayacağız. Evinizi mutlaka koruyacağız. Aydos’taki rant arayışını asla müsaade etmeyeceğiz. Hak sahibi olduğunuzu biliyoruz, onu biz koruyacağız. ve adaletli dönüşümü biz yapacağız, biz. Buna hazırız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-pendikten-ilici-animsatti-icimiz-yaniyor-sorumlularin-agzinda-tek-cumle-yok-imza-atan-bakan-ve-digerlerinden-tek-bir-aciklama-yok/feed/ 0
İmamoğlu: Memleketini, Şehrini, Doğasını, Suyunu, Havasını Koruyan En Büyük Milliyetçidir https://www.haber28.com.tr/imamoglu-memleketini-sehrini-dogasini-suyunu-havasini-koruyan-en-buyuk-milliyetcidir/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-memleketini-sehrini-dogasini-suyunu-havasini-koruyan-en-buyuk-milliyetcidir/#respond Mon, 06 May 2024 23:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17045 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı  ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, “Bugün Büyükçekmece Gölü’nün muazzam tabiatının bir bölümünü, 1 milyon 200 bin metrekaresini hizmete açıyoruz. Memleketini, şehrini koruyan en büyük milliyetçidir. Doğasını, suyunu, havasını koruyan en büyük milliyetçidir. Benim Atatürk milliyetçiliğim, memleketinin her insanını eşit gören milliyetçiliktir. Bir de kalkınmayı, icraatçılığı, ekonomik kalkınmayı, güvenlikle birlikte koruyan kavramdır milliyetçilik” dedi.

İBB Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece’de Ulus Mahallesi’nde semt pazarı ziyareti sonrası “Büyükçekmece Tepecik Göl Sahili Açılışı” ve halk buluşmasında vatandaşlara seslendi. İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada sizinle olmak, insan kendi bölgesinde olmak, yakın coğrafyada dostlarıyla, komşularıyla buluşmak bir de buranın havasını solumak elbette insana iyi geliyor. Sizlerle burada çok güzel bir ortamda buluşmaktan dolayı çok mutluyum.  Çok kıymetli misafirlerimiz var. Önceki dönem genel başkanımız Sayın Hikmet Çetin burada milletvekillerimiz var. Adaylarımız var. Parti meclisi üyelerimiz var farklı şehirlerden gelen adaylarımız var.  İnşallah İstanbul’un kaderini belirleyecek bir seçime gidiyoruz hep beraber. Bunlar kendileri bizi İstanbul’a ihanet ettik dediler. Doğru mu? Belki de bunların niyeti kaldıkları yerden devam istiyorlar ihanete. Açık söyleyeyim, onların bildiği iş zaten birazcık da bu. Biraz rant, biraz ihanet falan derken yeşil alanlar, kamu arazileri, bazı noktaları deprem, toplanma alanları, imara açıp birbirlerine de biraz haksız kazanç sağlamak, bunların hayata bakışı. İnanın söylemekten utanıyorum. İstanbul’da askeri alanlar var biliyorsunuz. Bu askeri alanları 2016’da darbe girişimi olunca dediler ki biz bunları şehir dışına alacağız. Ama askeri alanlar boş kalan yerleri de kamu lehine kullanacağız dediler. İşte spor alanları, kültürel alanlar, rekreasyon alanları, yeşil alanlar vesaire dediler. Ne yaptılar biliyor musunuz? 10 bin Futbol sahası büyüklüğündeki  askeri alanları imara açtılar hem de öyle garibana sosyal konut falan değil. Lüks konut olarak satışa çıkardılar. Biraz ihanet dedik ya bunları konuşmak lazım.

“KANAL İSTANBUL’U SİNSİ SİNSİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Kanal İstanbul meselesini biliyorsunuz. Buradaki süreçte Kanal İstanbul meselesinde bütün mücadelemizi verdik. Bu süreç içerisinde adım attırmadık ama sinsi sinsi sürdürmeye çalışıyorlar. Acemi adaya sorsanız gündeminde yokmuş. Hem de nasıl yokmuş, işte efendim vatandaşın gündeminde olmayan, onun gündeminde yokmuş. Yani onun gündeminde olsa ne olur olmazsa ne olur? Bir kişinin gündemi önemli öyle değil mi? Bir de kendisi daha bir yıl önce kameralara çıkıp nasıl tekrarlıyordu? Aynen şöyle millete inat olsun diye…ya-pa-ca-ğız. Şimdi kapıda oy var ya seçim var bu milletin de yüzde 70 -75’i Kanal İstanbul diye bir ihanet projesi istemiyor. Bu sefer değişti. Tabii onu dinleyen yok.  Bakanlık diyor ki ben plana devam edeceğim. Kusura bakma diye raporu açıkladı. Yani bu konuda adayın yetkisi metkisi de yok. Sadece milletine şirin gözükme peşinde. Yetkisi bugüne dair yok derken, dün de yoktu onu söyleyeyim. Bunlardaki yetki nasıl biliyor musunuz. Bir kişi yap derse yaparlar, bir kişi yapma derse yapmazlar. Aramızdaki fark ne biliyor musunuz? Bize ancak siz talimat verirsiniz. Millet talimat verir bize, başka kimse bize emir veremez. Aramızdaki fark bu. Bunlar bakanken bile böyle davranırken belediye başındayken farklı mı davranacaklar? Hayır, asla. Onun için bu konu dersine çalışmamış sevgili acemi aday seni aşar. Zaten bu arkadaşların sözlerine itibar da etmek mümkün değil. Sizi bir o köşe bir bu köşe yaparlar.

“…SONUÇ 50 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI”

Üç dört gün önce Sayın Cumhurbaşkanı ne dedi? Güya seçim yaklaştı ya Demokrat damarları kabarıyor. Dedi ki hakikatleri yüzüme haykırın. Hakikatleri yüzüme haykırın ki gerçeklerle yüzleşelim ey milletim diyor. Tabii bir de diyor ki çekinmeden haykırın. Dün Konya’da ne oldu? Haykırmaya karar veren staj ve çıraklık mağdurları gittiler mitingine yüzlerini dertlerini haykırdı. Sonuç 50 kişiyi gözaltına aldılar. Bunlar Allah ıslah etsin. Milletin hak mücadelesine bile milletin hukuk mücadele bile dinleyecek sabırları yok. Bunlara ben bazen diyorum, sorsam muazzam demokratik insan. Biliyorsunuz tüm bakanlar kurulu İstanbul’a geldi. Hani elini sallasan Bakan’a değer İstanbul’da bu ara. 17 Bakan’da İstanbul’da. Kamp kurmuşlar. Neymiş? Ekrem İmamoğlu’na karşı kampanya yapacaklarmış. Her gün bir mahallede siyasi kampanya yapıyorlar.  Ve dün de mevcut Çevre Bakanı’nı gördüm. Yani bu aday olan değil, mevcuttaki. Bir alanda konuşma yapacak. Kentsel dönüşüm mağdurları da oraya gelmiş. Onlar da derdini haykırmaya gelmiş. Sayın Cumhurbaşkanı dedi ya, yüzüme haykırın diye. Onlar da gelmiş, orada haykıracaklar. Derdini haykırmaya çalıştılar onlara ne oldu? Onlarıda törenden uzaklaştırdılar.

“O SIRÇA KÖŞKLERİNDEN BİRAZ ÇIKTILAR MI KAFALARI KARIŞIYOR”

Bakın bunu derken vatandaş bana da dertleniyor dertlenecek de. Siyasetin çirkin tarafı böyle günde bir iki kişi çıkar çıkmaz. Ama derdiyle gelen insanı ben saatlerce dinlerim. Ne demek dinlemek ya? Dinlemek zorundayım. Ben dinlemeyeceksem o an vaktim yoksa bir yöneticim dinler. Onun için söyleyeyim yani bu bakanlar vesaire bunların hiç böyle bir işe tahammülü yok. Bir de ne bağırmış biliyor musun oradan? Beş yıl, on yıldır mağdursun kardeşim biraz daha bekle demiş bakan. Yani mağdur olan vatandaşa. O bakımdan çözümleri bunların bu. Niye böyle biliyor musunuz? Bunları halden anlamazlar. Kibirleri dağları aşmış. Neyse ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın olduğu yerdeki gibi gözaltına alınmadı da en azından bu birazcık kızdı onlara o kadar. Bu arkadaşlar söyleyeyim insanlar hak arayış ile karşılaşınca çok şaşırıyorlar. Kimse onlara bir şey demeyecek. Her yaptıkları doğru. Çünkü her alanda o kadar yanlışları var ki mağdur ettiği insanlar sayısı o kadar fazla ki yaşadıkları o sırça köşklerinden ya da saraydan biraz çıktılar mı kafaları karışıyor. Şiddetleri büyüyor, hiddetleri büyüyor. Ben hep çarşıda, pazardayım. Buradaki pazarı ziyaret ettim. Bir iki tane hanımefendi çıktı beş yıldır buraya ilk defa geldin. İstanbul’da var neredeyse artık binlerce diyeceğimiz kadar pazar. Ben her pazara gittim demiyorum ama pazarlara gidiyorum. Oraya gitmemiş olabilirim. Oradan bir şey yakalayacak. Neyse sonuçta gene sarılıp barışıyoruz.

“ÜLKEYİ YÖNETENLER MİLLETİ KÜÇÜK GÖRMEYE, MUHATAP ALMAMAYA DEVAM EDİYOR”

Bunlar çarşıya, pazara çıkamazlar, çıkamıyorlar. Dertleri büyük. Medyada ellerinde, onlara göre ne biliyor musunuz Her şey güllük gülistanlık. Bunlar daha yakın zamanda bir bakan vardı. Ne dedi? Gözlerimdeki ışıltıya bakın dedi. Ne bakan kaldı ne ışıltı. Öbürü bir başka bakan, onun maliyeyle de ilgisi yok. O uçacağız dedi. Allah’ım Yarabb’im yokuştan aşağı uçurumdan aşağı uçuyoruz. Bunların bir de şahlanıyoruz var  biliyor musunuz? Sekiz yılda bir şahlanıyoruz. Yani at üzerinde Cumhurbaşkanı resmiyle bunların medyasını böyle şahlanıyoruz diyor.  Altımızdan at da gitti kaldık yaya Sayın Cumhurbaşkanını da göremez olduk. Böyle bir durumdayız. Para pul yok zaten. 14 sene önce 200 lira çıktı en büyük paramızdı, hatırlar mısınız? 130 otuz dolar alıyordu. Şimdi altı dolar alıyor. Bunlar  Cumhuriyet’in 100’üncü yılında güya 2023’te 25 bin dolar kişi başı gelir dediler. Şu anda altı sekiz bin dolar, dokuz bin dolar kişi başı gelirimiz var. Yani biz koydukları hedeflerin çok gerisine düşmüş bizi mağdur etmiş durumdadırlar. Bu sahte mutluluk tablosudur. Gerçekler başka, emeklisinden işçisine atanamayan memurlarından mülakat belasına kadar milyonlarca insanımız çok zor günler geçiriyor. Ülkeyi yönetenler ise milleti küçük görmeye muhatap almamaya devam ediyor. Milletin cebine girecek parayı da yük görmeye başladılar.

“MİLLETİNİ UNUTTU. TEK DERDİ KOLTUK, BU KÖTÜ BİR ŞEY”

Emekli meselesinde emekliye verilecek maaşı ilave bu verilmeli deniyor. O ne diyor? Bütçeye yük diyor.  Bütçeye başka şeyler yük değil emekliye vereceğin yük olmaz bu. Milletini unuttu tek derdi koltuk bu kötü bir şey. Liyakati unuttu işi bilmeyen insanlar, ekonominin başına getirdi. Yedi sekiz senede paramızı pul etti. O bakımdan beğenmedikleri, burada bugün çok kıymetli insanlarla bir aradaydık. Hasan Akgün başkanımız güzel bir meclis binasının birebir aynısını yaptı. Birinci meclis Ankara’da ki. Mutlaka gezmenizi istiyorum çok güzel bir yer. Çok değerli bakanlar vardı orada geçmişte görev yapmış. 80’li yıllar, 90’lı yıllar. En düşük emekli maaşı en düşük asgari ücretin neredeyse bir buçuk katıydı iki binlerin başında. Yani şu anda 10 bin lira olan emekli maaşının ona göre 24 bin lira olması lazım. O bakımdan söyleyeyim bunları niye anlatıyorum? Diyeceksiniz ki Ekrem İmamoğlu sen bize İstanbul’u anlat. Tabii ki İstanbul’u anlatacağım ama bunları şunun için anlatıyorum. 17  bakan toplanıp İstanbul’a geliyorsa yani eli kulağında Sayın Cumhurbaşkanı da gelir şimdi darlanıyordur muhtemelen. Birkaç günü olur burada o da. İlçe ilçe gezecekler. Peki bu sorunları kim çözecek? Emekli maaşıyla kim uğraşacak? Dertleri bu İstanbul’u nasıl kaybettik? Sanki babalarının analarından mülk kalmış. İstanbul dediğin tarihten bize emanet. 86 milyon sahibi var.16  milyon sahibi var.  Benim hissem ne kadarsa  onun hissesi o kadar Cumhurbaşkanının. Şimdi buraya Hakkari’den belediye başkanı adayımız geldi. İstanbul’da hissesi ne kadarsa ablacığım senin de o kadar. ya seksen altı milyonun malı bu. Senin değil ki.

“İSTANBUL’DA FARKI NE KADAR AÇARSAK İŞLERİMİZ O KADAR HIZLANACAK”

Dolayısıyla dolayısıyla 31 Mart çok önemli. 31  Mart’ta onları çok güzel bir sonuç bekliyor. 31 Mart’ta bu milletin Demokrasi dersiyle bunlar kendilerine gelecek mi? Bunları biraz sert bir şekilde uyaracağız mı? Niye biliyor musunuz? Başlarını ellerinin arasına alıp düşünsünler diye. Kara kara düşünecekler. Diyecekler ki bir dakika millete efendilik yapma dönemi değil bu dönem. Bu millet uyandı. Bu milletten sen 2019’da seçimi elinden almaya kalktın ya o gün uyandı O gün bir dakika dedi. Bu başka bir şey zannediyor. O bakımdan milletin derdiyle dertlenmeye, derdini hissetmeye başlamaları için hepimiz sorumluyuz 31 Mart’ta kazanacağız. Millet kazanacak.  O yüzden kıymetli dostlarım çok net ifade edeyim. 31 Mart’ta İstanbul’da… “var ya bir tane diyordu onlarda ‘burası önemli’ diye diye ekonomiyi perişan etti” İstanbul’da farkı ne kadar açarsak işlerimiz o kadar hızlanacak. Şaka değil bu gerçek. Bakın farkı mesela çok aştık, söylemeyeyim nazar değer kafamdakini. Farkı çok aştık imzalanmayan dosyalar bir haftada imzalanacak biraz azalırsa iki hafta. Onun için yapılan engellemeler kalkacak hiç şüpheniz olmasın. Çünkü dört sene sonra seçim var ya, bu sefer kara kara o seçimi düşünmeye başlayacaklar. Ben söyleyeyim, bizim kimseyle ayrımız gayrımız yok. Bakanlık o bakanlık ne kadar onunsa o kadar benim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne kadar bizimse o kadar onun. Bizde öyle bir ayrımcılık yok ki parti devleti yok ki. Allah’ımıza şükür 18 Mart’ta söylüyorum Çanakkale Zaferi’nde söylüyorum. Atatürk bize öyle bir emanet verdi ki, onun sahibi bütün millet.

“BU ŞEHRİ İSRAFTAN, RANTTAN, İHANETTEN KORUYAYIM DİYE BENİ İŞ BAŞINA GETİRDİNİZ”

O düzen o zaman yıkıldı. Onun için koca mecliste yazıyor, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ hiç şüpheniz olmasın. Biz de onlarla iş birliği içinde çalışacağız. Onlar işini yapsın, biz işimizi yapalım. Bir ülkede rantçılık hakim olursa, dar gelirli hayatı her bakımdan zorlaşırsa İstanbul’da bunu uzun yıllar yaşadı. 2019’da işler değişmeye başladı. Rantçı anlayışını ne yaptık? Tarihe gömdük. Bitti o. Ne geldi? Halkçı ve icraatçı bir anlayış işbaşına geldi. Beş yıldır bir tek kamu arazisine yapılaşma iznini İstanbul Büyükşehir Belediyesi vermedi. Eskiden her mecliste dosyalar meclise girer çıkardı. Bir kişinin ayrıcalıklı bir kişinin, imar dosyası meclise girmedi, imarı açmadık. Kişiye özel yapmadık, yaptırmadık. Ama bakın bölge planlarını geçirdik. Şimdi onlar birinin tanıdıklarının imar dosyasını meclisten çıkarmayı bilirler ama mesela Tepecik’teki halkı mağdur eden bölge imarlarını çıkarmazlar. Niye biliyor musun? O işlerine gelmez. Biz halkın lehine olan 90’nın  üzerinde bölge imar planını meclisten çıkardık. Kamuya ait alanların, yapıların, sahillerin göl kıyılarının bir grup rantçı tarafından işgal edilmesine asla göz yummadık. Bizimle uğraştılar yıldırmak istedi geri adım atmadık. Geri adım atmam. Cesaretimi nereden alıyorum biliyor musunuz? Milletten,   sizden alıyorum. Halka ait alanları kendi mülkü gibi kullananlara bir milim eğilmedik, eğilmeyeceğiz. Ne dedik? Halka ait alanları halka veririz. Bir de ne dedik? Milletin parasını millete veririz kardeşim dedik o kadar net. Bizi bunun için seçmediniz mi? Biz de hakkını vereceğiz. İstanbul’da doğal ve tarihi zenginliklere gözümüz gibi bakıyoruz, bakacağız. Çünkü siz İstanbul’un Muhafızı olmamızı, İstanbul’u kötülüklerden koruyup o güzel çocuklara, buraya beni gelip dinleyen sevgili hanımefendilere, sevgili gençlerimize pırlanta gibi, güzel kızlarımıza yakışıklı oğullarımıza bu şehri tahrip olmamış, güçlenmiş ve güzellenmiş bir şekilde bırakmanın mücadelesini veriyoruz. Bu şehri israftan, ranttan, ihanetten koruyayım diye beni işbaşına getirdiniz. Ben sizin yüzünüzü kara çıkarmayacağım. Söz veriyorum size.

“DOĞAL KISIMLARI VAR, ORALARA DOKUNMAYACAĞIZ”

Bugün Büyükçekmece Gölü’nün muazzam tabiatının bir bölümünü, 1 milyon 200 bin metrekaresini hizmete açıyoruz.  Arkadaşlarımla konuştu. Dedim ki; arkadaşlar, milletimize şunu gösterelim. Biz, buraya atık su üreten şu bu koymayacağız? Buraya gözümüz gibi bakacağız. Buraya çöp getirecek, çöp taşıyacak hiçbir işi burada yapmayacağız. Burayı ne yapacağız biliyor musunuz? Birlikte koruyacağız. Tertemiz olacak. Doğal kısımları var. Oralara dokunmayacağız. Oralarda flamingolar, leylekler gelip, konup gidecekler. Bir de geleceğiz burada mis gibi hava alacağız. Temiz spor yapacağız. Vakit geçireceğiz. İçimiz huzur dolacak. Memleketini, şehrini koruyan en büyük milliyetçidir unutmayın. Doğasını, suyunu, havasını koruyan en büyük milliyetçidir. Benim Atatürk milliyetçiliğim, -bunu hep söylüyorum- memleketinin her insanını eşit gören milliyetçiliktir. Her insanın eşit gören, doğasını, vatanını, suyunu, toprağını korumak, en büyük milliyetçiliktir. Bir de kalkınmayı, icraatçılığı, ekonomik kalkınmayı, güvenlikle birlikte koruyan kavramdır milliyetçilik.”

İmamoğlu’nun konuşmasının ardından; CHP’nin eski genel başkanlarından Hikmet Çetin, CHP milletvekilleri Engin Altay, Zeynel Emre, Parti Meclisi üyeleri Cem Aydın, Ozan Işık, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, CHP Çatalca Belediye Başkan adayı Erhan Güzel, CHP İzmir Çeşme Belediye Başkan adayı Lal Denizli ve CHP Hakkari Belediye Başkan adayı Cüneyt Özbek tarafından kesilen kurdele ile Büyükçekmece Tepecik Göl Sahili, resmen vatandaşların kullanımına açıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-memleketini-sehrini-dogasini-suyunu-havasini-koruyan-en-buyuk-milliyetcidir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Erbakan’a yine sert çıktı: Paçamıza yapışmış https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-fatih-erbakana-yine-sert-cikti-pacamiza-yapismis/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-fatih-erbakana-yine-sert-cikti-pacamiza-yapismis/#respond Mon, 06 May 2024 07:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16999 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’nın Keçiören ilçesindeki “Atatürk Cumhuriyet Kulesi Açılış Töreni”nde konuştu. Erdoğan, yerel seçimler üzerinden Yeniden Refah Partisi’ne yüklendi.

Erdoğan, Keçiören ilçesindeki Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çanakkale şehitleri başta olmak üzere bin yıldır ülke topraklarının vatan olmasını sağlamak için hayatlarını feda eden tüm kahramanlara Allah’tan rahmet diledi.

“BİZİM PAÇAMIZDA NE İŞİNİZ VAR?”

Gündemine 31 Mart’taki yerel seçimleri alan Erdoğan, isim vermeden Yeniden Refah Partisi’ne tepki gösterdi. Erdoğan, “Kazanmak değil sadece bize kaybettirmek için paçamıza yapışanlar çıktı. Kimler olduğunu biliyorsunuz değil mi? Ya sizin bizim paçamızda ne işiniz var? Biz kaybedince kazanacak olanlar kim? Tabii ki tek parti faşizmi CHP ve DEM. Allah bunlara da akıl, fikir versin diyor, kendi işimize bakıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TÜM GÜNAHI ESKİ GENEL BAŞKANLARINA YIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Esermiş, hizmetmiş, projeymiş, erdemmiş, onurmuş zerre kadar umurlarında değil. 14-28 Mayıs seçimlerinde ne dediler ‘kazandık geliyoruz’. Kimdi? İstanbul başkanı ile Ankara başkanı. Bunlar 6’lı Masa’da ne diyorlardı? Kazanıyoruz, geliyoruz. Şimdi bunlardan hiçbiri Meclis’e girdi mi? Sandık sonuçları açıklanınca rezil rüsva olmuşlardır. Bilerek söyledikleri bu yalanlardan dolayı daha sonra ne milletten özür dilediler, ne de pişmanlık duydular. Tüm günahı eski genel başkanlarına yıktılar, hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi pişkince yollarına devam ettiler.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Üzerlerinde kayda değer emekleri olmadığı halde sahiplendikleri işleri saymazsak elhak yaptıkları bir iş zaten yok. Normal şartlarda insanın utançtan yüzünün kızarması gerekirken bu tabloyu iftihar vesilesi gibi anlatanların takdirini ben milletimize başkent Ankara’nın halkına bırakıyorum.

“NEREDE CHP BELEDİYESİ VARSA HER TARAF DÖKÜLÜYOR”

Seçimleri kimin kazandığından, kimin kaybettiğinden ziyade bu anlayışın ülkemize musallat olmasından üzüntülüyüz. Ankara, İstanbul, İzmir böyle.Nerede CHP belediyesi varsa her taraf dökülüyor, rezalet. Çünkü Rabbimiz bizlere ancak çalıştığımız kadarının karşılığı alacağını buyuruyor. Bu zihniyeti mutlaka ama mutlaka 31 Mart’ta siyasetten tasfiye etmeliyiz. Bunu en çok da şehirlerimizin geleceği için yapmalıyız. Şehirlerimize kamu bütçesinden tahsis ettiğimiz devasa bütçelerin bunların elinde nereye gittiği meçhul. Son dönemde bu paraların akıbetine dair bazı ipuçları görmedik değil. Desteleri, demetleri, dolarları gördünüz değil mi? Hayırdır yahu ne iş bu?

Bu durum başka bir dönemde başka partinin mensuplarının başına gelse yer gök yıkılırdı. Bir dönem ağızlarını her açtıklarında ne diyorlardı ‘Ben hesap uzmanıyım’. Şimdi hesap uzmanı Ankara’da bir apartman dairesinde emekliye ayrıldı. Bunun da akıbeti aynı, bu da gidecek. Ama belediye başkanı bundan çok daha önce gidecek. Bunların derdi ne Atatürk’tür ne şeffaflık ne dürüst ne de ülkemizin, şehirlerimizin menfaatini savunmaktır. Bunların tek derdi kendi çevrim içi dünyalarındaki sahte düzeni korumaktır. Ülkenin ve milletin aleyhinde her faaliyetin içinde olanlar da onlardan geri kalmıyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-fatih-erbakana-yine-sert-cikti-pacamiza-yapismis/feed/ 0
İmamoğlu, İktidarın Yerine Getirmediği Vaatleri Anımsattı: “10 Ay Geçti, Kaldırın Şu Mülakatı; Bari Bir Yerde Adaletiniz Olsun” https://www.haber28.com.tr/imamoglu-iktidarin-yerine-getirmedigi-vaatleri-animsatti-10-ay-gecti-kaldirin-su-mulakati-bari-bir-yerde-adaletiniz-olsun/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-iktidarin-yerine-getirmedigi-vaatleri-animsatti-10-ay-gecti-kaldirin-su-mulakati-bari-bir-yerde-adaletiniz-olsun/#respond Sat, 04 May 2024 01:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16693 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Maltepe’de katıldığı açılış mitinge dönüştü. İmamoğlu geçen genel seçim döneminde iktidarın vaat edip yerine getirmediklerini anımsattı. Mülakatın kaldırılması çağrısı yapan, “Hani gençlerin başarısı dikkate alınacaktı? 10 ay geçti, kaldırın şu mülakatı. Bari bir yerde adaletiniz olsun. Öyle değil mi sevgili gençler ama diyemiyor. Bunu hatırlatan gazeteci de kalmadı. Bunu ona soracak gazeteci de kalmadı. Bu vaat için metro gibi kredi bulmaya da gerek yok. Bu vaat için yurt dışından bir teknoloji vesaire bulup getirmeye de gerek yok. Bu vaat için alın teri harcanmasını da gerek yok. Bir talimat. ‘Mülakatı kaldırın’ dese, kalkacak. Hatırlayın; bunlar gece yarısı kararname yazmada mahir değiller mi? Bir gecede, kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediler mi?” diye sordu.

İmamoğlu, Kabataş ile Salacak’ın ardından günün üçüncü açılış törenini Maltepe’de yaptı. Maltepe Cumhuriyet Meydanı ve Maltepe Fındıklı Sosyal Yaşam Merkezi açılışı ve halk buluşması öncesinde Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ve CHP Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen ile seçim otobüsüyle ilçe turu yapan İmamoğlu, zaman zaman otobüsün önünü kesen yurttaşlara kısa konuşmalar yaptı. Daha sonra Maltepe Cumhuriyet Meydanı’nda çevresindeki binaların pencerelerini, balkonlarını, çatılarını ve cami avlusunu dolduran coşkulu vatandaşlarla buluşan İmamoğlu, alanda gösterilen dövizleri tek tek okudu.

“91 YAŞINDAKİ DÜRDANE ANNEMİZİ GÖRÜNCE İÇİM PARÇALANDI”

Yanına Kılıç ile Köymen’i davet eden İmamoğlu, “Hep birlikte daha güçlü bir 5 yılı var etmek için buradayız” diyerek özetle şunları söyledi:

“Mesela emekli büyüklerimiz var burada, değil mi? Annelerimiz var, abilerimiz var, ablalarımız var. 2024 yılını emekliler yılı ilan eden Sayın Cumhurbaşkanı, emeklilere neyi hak gördü? 10 bin lira maaşla geçinmeyi. Öyle değil mi? Millet geçinemiyor. Öyle değil mi? Hayat pahalılığı büyük. Emekliler zam isteyince ne dedi? ‘Siz bütçeye yüksünüz, size zam yapamam’ dedi. Eskiden ne diyordu? Hatırlayın; ‘millet millet’ diyen gitti, yerine milleti yük gören bir lider geldi. Haberlerde gördüm. İçim parçalandı. Tam 91 yaşındaki Dürdane annemizi izlediniz mi? 5 lira daha ucuz diye Ramazan pidesi almak için Halk Ekmek kuyruğuna girmiş, uzun süre de beklemiş. Diyor ki, ‘Eskiden de bazen kuyruk vardı ama alacağımızı çuvalla alırdık. Ben böyle pahalılık görmedim’ dedi. Haksız mı Dürdane Abla?

“ORTADA NE METRO VAR NE ÜÇ KATLI TÜNEL”

Bir başka unutkanlık daha anlatayım İstanbul’la ilgili. Bakın; 10 yıl öncesinden milyonlarca lira harcayıp filmler, reklamlar yaptılar. Havalı tanıtım programları ile sizleri aldattılar. Mega proje; Avrupa yakasından Bakırköy, İncirli’den başlayıp Söğütlüçeşme’de sözüm ona bitecek bir sistemi anlattılar. Boğaz’ı üç katlı tünelle geçeceklerdi. Hatırlıyor musunuz filmleri? Orta tünelde metro, alt ve üst tünelde arabalar…. Aradan ne kadar geçti? 10 yıl. Ortada ne metro var ne üç katlı tünel ne de İncirli’den başlayıp Söğütlüçeşme’de biten metro. Tabii ona bu soruları soran ne televizyon kaldı ne gazeteci kaldı. Hatırlatmıyorlar ki, cevabını duyalım. Ne yapıyorlar? Hatırlatmıyorlar. Niçin? Çünkü korkuyorlar.

“HANİ GENÇLERİN BAŞARISI DİKKATE ALINACAKTI?”

Hadi 10 yıl öncesini hatırlamadınız. Fazla zorlamak istemiyorum. 10 ay öncesine gidelim mi? Sadece 10 ay öncesine. Ne yazıyor burada? ‘Doğru adımlarla yola devam. Kamuya işçi alımlarında, görevin getirdiği zorunluluk dışında mülakat kaldırılacak.’ Ne zaman dediler? 10 ay bitti, 10 ay. 11’nci birinci aydan gidiyoruz. Doğru mu. Kaldırdılar mı? Hayır. Bakın; beni yolda çevirip çevirip duruyorlar. ‘Bu mülakatla alımlara bir son versinler’ diyorlar. ‘Bıktık’ diyorlar. Kim diyor, biliyor musunuz? Gençler. Hani gençlerin başarısı dikkate alınacaktı? Hani nerede? Öyle bir şey var mı? Bu vaat için metro gibi kredi bulmaya da gerek yok. Bu vaat için yurt dışından bir teknoloji vesaire bulup getirmeye de gerek yok. Bu vaat için alın teri harcanmasını da gerek yok. Bir talimat… Değil mi? Bir talimat. ‘Mülakatı kaldırın’ dese kalkacak. Hatırlayın; bunlar gece yarısı kararname yazmada mahir değiller mi? Bir gecede kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediler mi? Orman alanlarını bir gecede imara açmadılar mı? Merkez Bankası’ndan bakanlara, atamalara gece yarısı kararnamesiyle karar almadılar mı ama bu vaadi unuttular, öyle değil mi? Esas unutkanlık bunlar. Bunları milletimize hatırlatacağız.

“3600 EK GÖSTERGE ÇIKACAK VAADİ NE OLDU?”

10 ay önce vaatlerinden biri de neydi? 3600 ek gösterge çıkacak vaadiydi. Doğru mu? Nerede? Yok. O da hala yapılmadı. Seçimi kazanırsa onu da asla yapmaz. Zaten kazanamayacak da. Siz ona gereken dersi vereceksiniz. Beni de memleketimin her köşesini de koruyan kahraman polislerimiz var. Polislere de benim sevgim, saygım çok büyük. Bu insanlar, gece-gündüz bu milletin güvenliği için çalışıyorlar. Ayaklarına taş değmesin. Burunları kanamasın. Allah onları korusun. Değil 8 saat, 16-18 saat çalışıyorlar. Peki, 18 saat çalışan polisimize neden tek kuruş dahi fazla mesai vermiyorsunuz? Hafta sonu tatillerinde, iftarda, sahurda, bayramda, seyranda 7/24 koşturuyorlar mı? Diğer bütün devlet memurlarına verdiğiniz fazla mesai ücretini, polisimize neden vermiyorsunuz? Polisler evine, ailesine, eşine, çocuğuna hasret yaşamıyor mu? Bazen bunalıma girip, canına kıyan polislerimiz oluyor. Allah korusun. Fazla mesai ücretini neden polislerimize layık görmüyorsunuz?

“ANKARA’DAN ABİM DEĞİL, BAKANLAR GELDİ”

Ben, buradan sesleniyorum. Hani biliyorsunuz; Ankara’dan toplanıp İstanbul’a geldiler. Değil mi? ‘Ankara’dan abim geldi’ değil; Ankara’dan bakanlar geldi, konuşuyorlar. İstanbul’da mahalle mahalle geziyorlar. Buradan seçim propagandası yapan bakanlara görevlerini hatırlatıyorum, özellikle İçişleri Bakanımıza. Siyaset yapmak yerine neden polislerimizin sosyal haklarıyla ilgili gidip Ankara’da çalışıp, mücadele edip onların haklarını vermiyorsun? Şunu söyleyeyim. Sayın Cumhurbaşkanı abilerimize, ablalarımıza, büyüklerimiz için, emekliler için ne dedi? ‘Bütçemize yük’ dedi, değil mi? Acaba polislerimize verecek olduğu mesai ücretini de ‘Ülkemize yük’ der, eliyle iter mi bunlar? Yapar mı, yapar ama bir şey söyleyeyim mi? Bunlar seçimde dersini alsınlar, bu söylediklerimin hepsini tıpış tıpış yapacaklar; göreceksiniz. Allah bunlara akıl versin ama söyleyeyim. Biz onlar gibi değiliz. Biz, adalet ve kardeşlik için koşuyoruz. Koşmaya devam edeceğiz.

“BUNLARIN İŞ YAPACAK GÜCÜ KALMADI”

Açık söyleyeyim. Bunlar çok yoruldular. Bunların iş yapacak gücü kalmadı. Bakın söyleyeyim; belki yorgundur, erken yatıyordur. İki talimat ver, gece yarısı bir kararname yazsınlar. Ne yapsınlar? Mülakatı kaldırsınlar. Öyle değil mi? 10 ay geçti, kaldırın şu mülakatı. Bari bir yerde adaletiniz olsun. Öyle değil mi sevgili gençler ama diyemiyor. Bunu hatırlatan gazeteci de kalmadı. Bunu ona soracak gazeteci de kalmadı. İki talimatı, iki kelimelik talimatı veremediği için atanamayan öğretmenler her meydanda önümü kesiyor gözyaşlarıyla. Genç hanımefendi öğretmenler, delikanlı öğretmenler acı çekiyorlar. Sizin iki kelimelik talimatınız yüzünden bu ülkede herkesin adalet duygusu yerle bir oluyor. Bu seçim onun için önemli. Bu seçim, vatandaşın yöneticilere had bildirme seçimi. Size bir şey söyleyeyim mi? Allah muhafaza bu seçimden başarılı çıkarsa var ya, bir daha dönüp geriye bile bakmaz. Ne yapacaksınız? 31 Mart’ta gücünüzü sonuna kadar kullanacaksınız. Ne yapacaksınız? Onlara hadlerini bildireceksiniz. Bakın; sonra 4 yıl seçim yok. Bu seçimde haddini bildireceksiniz ki, o verip de unuttukları sözleri tek tek yerine getirsinler.”

İmamoğlu, konuşmasının ardından, protokolle birlikte alanda bulunan küçük çocukları da yanına davet etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ve Maltepe Belediye Başkan adayı Esin Köymen ile birlikte Maltepe Cumhuriyet Meydanı’nı resmi olarak yurttaşların kullanımına açtı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-iktidarin-yerine-getirmedigi-vaatleri-animsatti-10-ay-gecti-kaldirin-su-mulakati-bari-bir-yerde-adaletiniz-olsun/feed/ 0
Cumhur İttifakı Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan: Mersin’in sorunlarını çözeceğiz https://www.haber28.com.tr/cumhur-ittifaki-mersin-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-serdar-soydan-mersinin-sorunlarini-cozecegiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhur-ittifaki-mersin-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-serdar-soydan-mersinin-sorunlarini-cozecegiz/#respond Thu, 02 May 2024 08:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16523 Cumhur İttifakı Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan, “Mersin yeterince zaman kaybetti. Bahanelere sığınmayacağız. Raylı sistemi de alt yapıyı da imar düzenlemelerini de Cumhur İttifakı yapar. Ulaşım sorununu da biz çözeriz. Az kaldı, bahanesiz, liyakatli belediyecilik başlıyor” dedi.

Seçim çalışmaları kapsamında gittiği her yerde, her buluşmada Mersin’in sorunlarına dikkat çeken Soydan, sorunları yerinde tespit ettiklerini anlatarak, “Mersin, bahanelerle çok zaman kaybetti. Olmayan metroya milyonlarca lira harcandı. Artık bunları geride bırakmalıyız ve bu sorunu hızlıca çözmeliyiz. Bunu da biz yaparız. Bu kentin ulaşım sorunu var. Yatırım sorunu var. İstihdam sorunu var. Üreticilerin sorunu var. Esnaflarımızın sorunu var. Bu kentin tüm dinamikleri ile bir araya geldik. Hepsinin görüşlerini ve taleplerini aldık. Bu kentte esnafı, iş insanlarını, ev hanımlarını, gençlerimizi çok önemsiyoruz. Mersin’i onlardan dinliyoruz ve her söylediklerini not ettik” diye konuştu.

“GES kullanımını tüm ilimizde yaygınlaştıracağız.”

Güneş enerjisinin Mersin için vazgeçilmez bir sonsuz kaynak olduğunu kaydeden Soydan, bu konudaki projelerini şöyle açıkladı: “300 günü güneşli Mersin, Güneş Enerji Sistemleri (GES) projesi için ideal bir şehir konumdadır. İşte biz de bu güzelliğimizi belediyemizin enerji ihtiyacını karşılamak için kullanmak adına bu projemizi hayata geçireceğiz. Ayrıca GES kurulumlarında da hemşehrilerimize destekler vereceğiz. GES kullanımını tüm ilimizde yaygınlaştıracağız.”

“Mersin’in sorunlarını çözmek için hangi kapıları çaldınız”

Ramazan dolayısı ile kentteki STK, dernek ile Cumhur İttifakı ilçe belediyelerinin iftar programlarına katılan Soydan, buluşmalardaki kalabalıktan ve sevgiden memnun olduğunu, Mersin halkı ile bir araya gelmenin kendileri açısından da çok önemli olduğunu kaydetti. Soydan, iftar programlarında bir yandan Mersin’e kazandıracakları projeleri anlatırken, bir yandan da sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koydu.

Mersin’e yatırım çekmek için önce o kapıları çalmak gerektiğini söyleyen Soydan, “Mersin’de önemli devlet kurumları var. Siz bu kurumlara kaç defa gittiniz? Tüm bakanlıkların müdürlükleri burada, bunları kaç defa ziyaret ettiniz? Kurumlar arası diyalog bizim için çok önemli. Tüm kurumları tek tek ziyaret ederek Mersin’e neler yapılacağını hep birlikte istişare edeceğiz. Tek yürek Mersin sloganımızı bu şekilde hayata geçireceğiz. Önce biz gideceğiz ki Mersin’in sorunlarını çözebilelim. Mersin yeterince zaman kaybetti” şeklinde konuştu.

“Mersin’in kaybedecek bir 5 yılı daha yok”

Mersin’in kaybedecek bir 5 yılı daha olmadığını vurgulayan Soydan, “Mersin’in sorunlarını çözmek istiyorsak, önce bunlar için bir şeyler yapmanız lazım. Kurumlar arası diyalog bunlardan birisidir. Sürekli istişare ederek tüm kurumlarımızı Mersin için harekete geçirmeliyiz. Tarım, turizm, lojistik, yatırım, yol, ulaşım, sosyal yardım diyoruz ama bunlar için neler yapıyoruz. Yeni yatırım alanları, yeni iş insanları, yeni istihdam kapıları ile kurumlarımızı da bu işin içine sokmalıyız. Bizim önceliğimiz Mersin ve giderek artan sorunlarıdır. Biz bu sorunları çözmek için her kapıyı çalacağız” dedi. – MERSİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhur-ittifaki-mersin-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-serdar-soydan-mersinin-sorunlarini-cozecegiz/feed/ 0
Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, gelecek projelerini açıkladı https://www.haber28.com.tr/tekkekoy-belediye-baskani-hasan-togar-gelecek-projelerini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/tekkekoy-belediye-baskani-hasan-togar-gelecek-projelerini-acikladi/#respond Thu, 18 Apr 2024 06:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14807 Tekkeköy Belediye Başkanı ve Yeniden Refah Partisi (YRP) Başkan Adayı Hasan Togar, 10 bine yakın vatandaşın katılımıyla gerçekleştirdiği mitingde gelecek 5 yıl için planladığı projeleri duyururken, 10 yılda yapılan 312 projenin de açılışını gerçekleştirdi.

Büyük coşkunun yaşandığı mitingde ilk olarak katılımcıları selamlayan Başkan Togar, “Bir mübarek Ramazan’ı karşılarken bayramı karşılar gibi bu meydanı dolduran kalbini yüreğini sevdasını buraya aktaran 10 binler Allah hepinizden razı olsun. 25 yıldır acıyı sevinci, kederi mutluluğu, iyi günü kötü günü birlikte paylaştık. Aynı yağmurda ıslandık, aynı güneşin altında kuruduk sizlerle. 10 yıldır bu kutlu görevi sizlerle birlikte, Türkiye’ye hikaye yazacak şekilde, Samsun’a hikaye yazacak şekilde alnımızın akıyla yerine getirdik. 10 yılda 312 projeye imza atmışız. Dile kolay. Tüm milletvekilleri ‘Hasan açılış yapın’ dedi. ‘Abi fırsat bulamıyoruz’ dedik. Ne bilelim sizin bizi kapıya koyacağınızı. Bugünleri bekliyordum ama size değil bu millete nasipmiş bu açılışları yapmak. Tanıyan tanımayan herkes bu davada bu evlat için uğraşanlara hakkımızı ödemeden Allah canımı almasın inşallah” dedi.

İlçede saymakla bitmeyecek hizmetlere imza atıldığını dile getiren Başkan Togar, “Onlarca parklar halı sahalar yaşam alanları yaptık. Şimdi bunlar, onların yerlerini bulacak, gezecek, bakımını yapacak, ağaçlarını sulayacak. Bu ilçenin bunlar onların yerlerini öğrenene kadar, gezene kadar 10 yıl kayba tahammülü var mı? Yahu hiç bu köyleri gezerken, bu mahalleleri dolaşırken tüm bunları yapanların bu milletin bunları sokakta bırakmayacağını hiç akıl etmediniz? Hiç mi düşünmediniz? Tüm bunların biz sayısını bilmiyoruz bakımını nasıl yaparız diye? Bu ilçeye her şeyin en iyisi layık dedik. 10 yıl hiçbir şeyi hesap etmedik. Ama Allah bir gün mahcup etmedi. Bakın Türkiye’nin her şehrine nasip olmayan Tabiat, Tarih ve Arkeoloji Okulu Yavuzlar’da, Robotik Kodlama Okulu, Aşağıçinik’te yaptık. Bunlar evlatlarımızın bilimi, sanatı, tarihi 365 gün haftanın her günü randevulu olarak eğitim aldığı okullar. 56 yıl boyunca 9 okul yapılmış, 10 yılda 13 okul yaptık. Önümüzdeki 5 yıl da 3’ü hayırseverler marifetiyle 7 okulu daha sizlere söz veriyoruz” diye konuştu.

İlçe devlet hastanesinin 20 yıl önce kurulan bir hayalin ürünü olduğunu söyleyen Togar, “Hatırlarsınız tam 5 yıl önce, bir yanda yeni binalar, bir yanda yıkılmış binalar vardı. Burası yeni Tekkeköy, burası eski Tekkeköy. Şimdi Karadeniz’in en kapsamlı şehircilik ve imar uygulamasını gerçekleştirdik. Bu ilçe Samsun’un en çok göç alan, en hızlı büyüyen en hızlı gelişen ilçesi oldu. Bu imar çalışmaları hiç kimsenin altına imza atamayacağı cesaret gerektiren uygulamalardı. Hiçbir vatandaşımızı kırmadan, üzmeden, onlarla anlaşarak ilçe tarihinin en kapsamlı imar ve şehircilik revizyon planını gerçekleştirdik ve hala 7’den 70’e bütün ilçenin şehirleşmesine aralıksız devam ediyoruz. Bu şehirleşmenin önemli ayaklarından birisi de ilçe devlet hastanemizdi. Efendim bu hastaneyi Hasan Togar getirmemiş. ‘Sağlık bakanının bir gece rüyasına girmiş Tekkeköy ve bunu bunlara armağan edeyim’ demiş. 20 yıl önce hayal kurduk AK Parti’nin adayı. 250 yatak 65 bin metrekare kapalı alanlı Türkiye’nin kapalı alanı en büyük ilçe devlet hastanesini bizler bu ilçeye getirdik. 4 kez bu hastane için Cumhurbaşkanımızın önünü kestik” ifadelerini kullandı.

Togar daha sonra 5 yıl içinde gerçekleştirmeyi planladığı 36 yeni projesini daha vatandaşlara anlattı. Meclis üyelerinin tanıtımı ile de program son buldu. YRP Samsun İl Başkanı İbrahim Yaşar, YRP Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Av. Adem Güney, YRP Tekkeköy İlçe Başkanı Mustafa Durmuş Yıldırım da programa katılarak konuşmalar gerçekleştirdi. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/tekkekoy-belediye-baskani-hasan-togar-gelecek-projelerini-acikladi/feed/ 0
Adalet Bakanı Tunç: “Vesayetçi, darbeci anlayışı tarihe gömdük” https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-tunc-vesayetci-darbeci-anlayisi-tarihe-gomduk/ https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-tunc-vesayetci-darbeci-anlayisi-tarihe-gomduk/#respond Mon, 15 Apr 2024 06:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14400 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Muğla’da Büyükşehir Belediyle Başkan Adayı Aydın Ayaydın’ın proje tanıtım toplantısına katıldı. Bakan Tunç, geçmişte var olan Yüksek Askeri Şura, Milli Güvenlik Mahkemesi, Özel Yetkili Mahkemeler gibi FETÖ terör örgütünün yuvalandığı yapıların tarihe karıştığını, vesayetçi ve darbeci anlayışı tarihe gömdüklerini açıkladı.

Bakan Tunç, 31 Mart yerel seçimlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Belediyelerimiz ile birlikte uyumlu çalışarak Türkiye yüzyılının inşasına İnşallah başlattık ve bu süreçte gençlerimize güveniyoruz. Onların omuzunda çocuklarımızın güvenle terörün her türlüsünden arınmış huzurlu bir Türkiye’yi inşallah ihya etme gayreti içerisindeyiz. Dünyada söz sahibi olan, enerjide bağımsız ekonomide IMF’ye muhtaç olmayan ve savunma sanayiinde yerli ve millik oranını artık yüzde 100’lere yaklaştırmış bir Türkiye olarak inşallah yolumuza deva edeceğiz. Tabii bu 22 yıllık süre içiresinde Türkiye’nin kalkınmasını istemeyen şer şebekeleri de hiç boş durmadı. 367 krizleri, e muhtıralar, MİT tırları krizleri, gezi olayları, 17-25, terörün azdırılması, hendek kazmalar sonrasında 15 Temmuz hain darbe kalkışması ile karşı karşıya kaldık. O karanlık geceyi ülkemize yaşatarak Türkiye’ye yönetimini bir güce devredip, burada uydu yönetim kurmak istediler, bağımsızlığımızı almak istediler. Güneyimizde bir uydu devlet kurmak istediler. Tük bunları milletimizin desteği ile karanlık geceyi milletimizin ve liderimizin kararlı duruşu ile aydınlığa çevirdik ve Cumhur ittifakı olarak bugün yolumuza devam ediyoruz” dedi.

“Vesayetçi, darbeci anlayışı tarihe gömdük”

Adalet Bakanı Tunç, terör örgütlerinin yuvalandığı yapıları yerle bir ederek vesayetçi anlayışı tarihe gömdüklerini belirterek, “22 yıldan bu yana temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. Hukukun üstünlüğünü, adaletin güvenini sağlamanın gayreti içerisinde olduk. Bunu hem mevzuat değişiklikleri ile yaptık, hem de Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz önemli reformlarla sessiz devrim sayılan reformlarla hayata geçirdik. Bütün temel kanunlarımızı saha ihtiyaçlarına uyarladık. Avrupa’nın en çağdaş, en yeni ihtiyacını cevap veren mevzuatı bizde. Anayasa Mahkemesi, Hakimler Savcılar Kurulu, Yüksek Askeri Şura, Milli Güvenlik Kurulu, Devlet Güvenlik Mahkemeleri, Özel Yetkili Mahkemeler, bunların hepsi vesayetçi anlayışın, darbeci anlayışın maalesef çöreklendiği yerlerdi. Bu yapı al dönüşümü sağlayarak vesayetçi, darbeci anlayışı tarihe gömdük. Hak aramaları sonuna kadar açtık. Vatandaşımızın kişisel verilerin korunmasından özel hayatın korunmasına varıncaya kadar. Kamu denetçiliği kurumu, vatandaşlarımızın kamuda iş ve işlem noktasında şikayetini hemen başvurabileceği bir mekanizma, bilgi edinme hakkı bunlar Anayasamızda yoktu. Kadınlara pozitif ayrımcılık, darbe anayasasında bunlar akla gelmemişti. Çocukların korunması. Bunların hepsi son dönemde Anayasamıza giren hususlar. Milletimizin onayı ile gerçekleşen düzenlemeler” dedi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi 15 Demokrasi Şehitleri Salonunda gerçekleşen toplantıda Cumhur İttifakı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın, Muğla’nın 13 ilçesi için 68’i ana proje olmak üzere toplam 75 projesinin tanıtımı yaptı.

Ayaydın, proje tanıtım toplantısında 13 ilçeye yönelik tam 73 proje ile yarışa girdiğini ve hizmet için oy istediğini belirterek rakiplerinin de oy istediği 3 söylemi bulunduğunu, bunlardan birisinin Ayaydın ithal başkan, diğerinin ‘Gelirlerse her şeyi yasaklarlar’, üçüncüsünün de Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyet olduğunu açıkladı. Aydın Ayaydın, sahaya indiği 2 aylık süreçte her ilçeyi karış karış gezerek sorunları dinlediğini ve projelerini anlattığını belirtti.

Ayaydın’ın 13 başlıkta topladığı projeleri arasında, imar ve şehircilik projeleri, ulaşım ve altyapı projeleri, altyapı projeleri, spor tesisleri projeleri, sosyal konut projeleri, deniz ve kıyı projeleri, kültür ve sanat projeleri, tarım ve hayvancılık projeleri, sosyal projeler, çevre projeleri, sosyal destek projeleri, ulaşım projeleri ve diğer projeleri yer alıyor. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/adalet-bakani-tunc-vesayetci-darbeci-anlayisi-tarihe-gomduk/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rusya-ukrayna-savasina-iliskin-baris-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-haziriz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rusya-ukrayna-savasina-iliskin-baris-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-haziriz/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:24:53 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14178 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin, “Başından beri savaşın müzakereler temelinde sonlandırılması için elimizden gelen katkıyı verdik, veriyoruz. Rusya’nın da dahil olacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya da hazırız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Zelenskiy’i geçen sene temmuz ayından sonra yeniden misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çarşamba günü Sayın Zelenskiy ve Sayın Miçotakis’in de bulunduğu bölgeye yakın bir yere düzenlenen füze saldırısı sebebiyle her iki ülkeye de ‘geçmiş olsun’ dileklerimizi iletiyorum. İki yılı geride bırakan savaş nedeniyle hayatlarını kaybeden Ukrayna vatandaşları için de taziyelerimi sunuyorum. Kıymetli dostumla bugünkü görüşmelerimizde savaşla ilgili gelişmeleri ayrıntılı şekilde ele aldık. Kendisine tespitlerimizi bir dost olarak tüm samimiyetimle ifade ettim.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede stratejik ortakları Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına yönelik desteklerini vurguladıklarını belirterek, savaşın başta Ukrayna olmak üzere bölgesel ve küresel plandaki olumsuz yansımalarının giderek arttığını dile getirdi.

Barışın tesisi için Mart 2022’de İstanbul’da kurulan müzakere masasının yanından geçebilecek nitelikte diplomatik bir adım atılamadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Başından beri savaşın müzakereler temelinde sonlandırılması için elimizden gelen katkıyı verdik, veriyoruz. Rusya’nın da dahil olacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya da hazırız. İstişarelerimizde ihraç koridorları ve seyrüsefer emniyeti gibi Karadeniz’in istikrarını ilgilendiren meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulunduk. Biliyorsunuz, Karadeniz girişimi 33 milyon tona yakın tahılın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına imkan vererek küresel bir gıda krizinin önüne geçmişti, o anlaşma da yine bu salonda yapılmıştı. Taraflar arasında yeni bir mutabakat sağlanması için bir niyet ortaya konulduğu takdirde daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde Ukrayna’nın ekonomik açıdan ayakları üzerinde duran ve kalıcı güvenliğini tesis etmiş konuma gelmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Bu çerçevede Ukrayna’nın Avrupa Atlantik Kurumları’yla bütünleşmesi hedefine desteklerinin baki olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bugünkü görüşmelerimizde ikili ilişkilerimizin gündeminde yer alan konuları da etraflıca ele aldık. Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz. 10 milyar dolar hedefimize ulaşmak için gayretlerimizi arttırma noktasında mutabık kaldık. Serbest Ticaret Anlaşması’nın bir an önce yürürlüğe girmesi, kuşkusuz bu ilişkilerimize yeni bir ivme katacaktır. Pek çok firmamız savaşın getirdiği tüm riskleri göğüsleyerek arazideki çalışmalarına devam etti, devam ediyor. Ukrayna’nın yeniden imarı çalışmalarına da güçlü şekilde destek vereceğiz. Bu çerçevede Ukrayna’nın yeniden inşası forumunu da geçtiğimiz ocak ayında İstanbul’da gerçekleştirdik. Firmalarımızın ilerleyen dönemde daha fazla sorumluluk üstlenme noktasında Ukrayna hükümetinin de tercihine mazhar olacaklarından şüphe duymuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırım Tatarları’nın Ukrayna’daki varlığının iki ülke arasındaki dostluğu pekiştiren önemli unsurlardan biri olduğunu, Ukrayna’nın vazgeçilmez bir parçası olan Kırım Tatarları’nın ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden tesisi için de canla başla mücadele ettiklerini söyledi.

Soydaşlarının haklarının garanti altına alınması ve özerklik statülerinin güçlendirilmesindeki emekleri için Zelenskiy’e teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de Kırım Tatar soydaşlarını her zaman desteklediklerini ve desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.

Erdoğan, gelecek dönemde bir yandan Ukrayna ile dayanışmayı sürdürürken, diğer yandan savaşın müzakereler temelinde adil bir barışla sona erdirilmesi için çalışmalara devam edeceklerini belirterek, bugünkü istişarelerin başta Türkiye ve Ukrayna olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

“Rusya’nın Türkiye’nin duruşuna saygı duyacağına inanıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Türkiye’nin barış sürecine ilişkin teklifini hatırlatıp, “Rusya’nın askerlerini Ukrayna topraklarından çıkarmasını kim sağlayabilir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özellikle burada Rus askerlerinin Ukrayna tarafında bulunması, o tarafta bulunurken böyle bir teminat, böyle bir garanti olur olmaz, bütün bunların hepsi barışı bu denli savunan bir Türkiye olarak biz bu savımızda, bu tezimizde Rusya’nın da Türkiye’nin duruşuna ister istemez saygı duyacağına inanıyoruz. Zaten bu olmadığı zaman böyle bir barışı da temin edebilmek ve bunu sağlayabilmek mümkün olmayacaktır. Ama en azından dünya kamuoyunda, uluslararası kamuoyunda Türkiye olarak görevimizi yapmış addedeceğiz kendimizi. Olay budur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ukrayna-Rusya krizinin akıbetini nasıl görüyorsunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Tabii burada üç başlık önemli. Bunlardan bir tanesi gıda güvenliği, bir diğeri esir takası, bir diğeri ise seyrüsefer garantisi. Tüm bunların dışında aslında ramazan ayı sebebiyle bir sükunetin teminini Sayın Başkan’ın istemesi ve limanların güvenliğinin teminini istemesi, bunlar büyük önem arz ediyor. Bunlarla beraber biz de Türkiye’nin duruşu itibarıyla sağlayabileceği bazı imkanlar olduğuna inanıyoruz ki Sayın Başkan’ın gıda güvenliği, esir takası, seyrüsefer garantisi konularında aynı düşüncedeyiz. Bunları sağlamamız lazım. Bu konularda adımlar atmamız lazım. Bu konuda diyoruz ki biz Türkiye olarak, gerek şahsım gerek bakan arkadaşlarım, muhataplarıyla yaptıkları görüşmelerde, buralarda olumlu bazı yaklaşımlar gördüğümüz için bu adımları atıyoruz. Bunlardan da netice alacağımızı ümit ediyoruz. Ümitsiz değiliz çünkü şu salon çok şeylere şahit oldu ve yine bu salonda kaldığımız yerden yola devam edeceğimizi zannederek bu yola çıktık. Sizler de medya olarak yazılı, görsel bu konuda gerekli çalışmayı yaparsanız netice alacağımızı ben ümit ediyorum.”

İşbirliği protokolü imzalandı

Toplantıda, iki ülke arasında ticaret alanında işbirliği protokolü imzalandı.

“Eşya ve Taşıtlar için Elektronik Ön Bilgi Değişimi Sistemi Kurulması”na ilişkin hazırlanan işbirliği protokolüne, Türkiye adına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ukrayna adına da Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov imza attı.

Basın toplantısında, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye’nin Kiev Büyükelçisi Levent Bilgen, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar da yer aldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-rusya-ukrayna-savasina-iliskin-baris-zirvesine-ev-sahipligi-yapmaya-haziriz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Netanyahu yönetimiyle yan yana anılmak bile başlı başına utanılacak bir ayıptır https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-netanyahu-yonetimiyle-yan-yana-anilmak-bile-basli-basina-utanilacak-bir-ayiptir/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-netanyahu-yonetimiyle-yan-yana-anilmak-bile-basli-basina-utanilacak-bir-ayiptir/#respond Sat, 13 Apr 2024 03:13:49 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14118 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜGVA tarafından İstanbul’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen 7. Gençlik Buluşması’na katıldı. Erdoğan, konuşmasında Gazze’ye saldırılarını İsrail hükümeti ve ona destek veren ülkelere tepki gösterdi.

ERDOĞAN: NETANYAHU YÖNETİMİYLE YAN YANA ANILMAK BİLE UTANILACAK BİR AYIPTIR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında şunları söyledi: “Gazze’deki zulüm bırakınız kalple buğzetmeyi, dille değiştirme safhasını geride bırakmıştır. Artık İsrail’in soykırım politikasına karşı insanlığın yekpare eyleme geçmesi gerekiyor. İsrail’e destek ve cesaret veren Amerika ve Avrupa devletleri tarihe geçmişlerdir. Netanyahu yönetimiyle yan yana anılmak bile başlı başına ağır bir cezadır, utanılacak bir ayıptır. Netanyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi katildir. Netanyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi zalimdir.

Olup bitenleri gördüğü halde kafasını çeviren, kalbi taşlaşmış herkes bu zulüm düzenine ortaktır. İsrail yönetimi hırsızdır. Filistin halkının binlerce yıldır sahip olduğu evleri, arazileri, tarlaları, mahsülleri ve ağaçlarıyla gasp etmektedir. Bu gasplar İsrail devletinin, polisinin gözetimi altında yürütülmektedir. Netanyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi yalancıdır. İsrail yönetimi ve yerleşimcisiyle her türlü melaneti işleyen yalancı, kibirli ve kirli bir zihniyetin hakimiyeti altındadır. Netanyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi faşisttir. Dün üstün ırk iddiasıyla yahudiler başta olmak üzere pekçok kesimi yok etmek isteyen Nazi kafası bugün İsrail yönetimdedir.

“İSRAİL YÖNETİMİ KORKAKTIR”

Netanyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi tehdittir. İsrail yönetiminin pervasızca yürüttüğü cinayet, zulüm, hırsızlıkları giderek artmaktadır. Netanyahu’nun başında bulunduğu İsrail yönetimi korkaktır, tüm büyük zalimler gibi. Siyonizm adına çocuk ve kadın katliamı yapan İsrail yönetimi de korkaktır. Güçlü olduğunda ceberrut kesilen, korktuğunda hayvandan aşağı konuma inen bu güruh insanlığın kalbinde kendisi için varolan son merhamet kırıntıları da yok etme yolundadır.

Bu ülkede Hamas’a terör iftirası atan İsrail muhiplerine asla inanmayın. Bunlar kifayetsiz muhterislerdir. Pusulasını emperyalistlere çevirmiş, bunlar da yakında tarihin tozlu raflarında kaybolup gideceklerdir. Şayet Hamas terör örgütü olsaydı emin olun herkesten önce kendileri savunur, işbirliği yapar, muhabbet beslerdi. Hamas bunların dediği gibi bir örgüt olsaydı, milletvekilleri her yıl dönümünde ziyaret ederlerdi. Hamas’ın hamiliğini ve avukatlığını bunlar kimseye bırakmazdı.

“HAMAS BİR TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİLDİR”

Hamas bunların iddia ettiği gibi bir örgüt değildir; bilakis direniş hareketidir. Türkiye olarak hiçbir tehdide baskıya boyun eğmeden Gazze’de yaşanan katliamın, Filistin’de yaşayan zulmün sona ermesi için kalbimizle, dilimizle, elimizle her türlü çabayı gösteriyoruz. Dualarımızda hep Filistinli kardeşlerimizin özgürlüğe kavuşması yakarışı var. Mısır ve Ürdün üzerinden bölgeye yardım ulaştırmak için yoğun gayret gösteriyoruz. Bugüne kadar 37 bin tondan fazla insani yardım malzemesini uçak ve gemilerle bölgeye ulaştırdık. Kızılayımızın sivil yardım gemisi 3 bin tonluk malzemeyle dün yola çıktı. Gazze’nin Refah sınır kapısından her gün Kızılay TIR’ları Gazze’ye giriyor.

Osmanlı bölgeden çekildiğinden beri rahat, huzur, güvenlik yüzü görmeyen Ortadoğu coğrafyasına asla sırtımızı dönmeyecek hep kardeşlerimizin yanında olacağız. Nasıl Asya, Kafkasya, Balkanlar, Afrika’da kardeşliğimizi güçlendiriyorsak bu bölgeye sahip çıkmak insani sorumluluğumuzdur. Türkiye’nin en büyük gücü gerisinde böylesine geniş coğrafyaya yayılan dost ve kardeş dayanışması olmasıdır. İnşallah medeniyet, tarih ve kültür bilinciyle yetişen siz gençlerimiz ülkemiz üzerinde oynanan pekçok oyun gibi bu sinsi projeyi de çiğneyip geçeceksiniz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-netanyahu-yonetimiyle-yan-yana-anilmak-bile-basli-basina-utanilacak-bir-ayiptir/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: Suni olanla koltuk paylaşımı için bir araya gelenlerle yol yürünmez https://www.haber28.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-suni-olanla-koltuk-paylasimi-icin-bir-araya-gelenlerle-yol-yurunmez/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-suni-olanla-koltuk-paylasimi-icin-bir-araya-gelenlerle-yol-yurunmez/#respond Wed, 10 Apr 2024 03:12:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13716 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Birbirlerine düşmanların söyleyemeyeceği sözleri, altılı, yedili masanın müttefikleri şimdi birbirlerine karşı söylüyorlar. Aslında bu hepimize bir mesaj veriyor. Suni olanla sırf koltuk paylaşımı için bir araya gelenlerle asla ve kata yol yürünmez.” dedi.

Çelik, merkez Yüreğir ilçesi Yavuzlar Mahallesi’nde, Cumhur İttifakı’nın Yüreğir Belediye meclis üyesi adaylarının seçim ofisi açılışında yaptığı konuşmada, 31 Mart seçimlerine az bir süre kaldığını hatırlattı.

Her gün taş üstüne taş koyarak yola devam ettiklerini ifade eden Çelik, Yüreğir ilçesinden 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güçlü destek verildiğini anımsattı.

“Bunlar için mesele koltuk paylaşımı meselesiymiş”

14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde karşılarına birtakım masaların çıktığını ancak bunların şimdi 18 parçaya bölündüğünü belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Birbirlerine düşmanların söyleyemeyeceği sözleri, altılı, yedili masanın müttefikleri şimdi birbirlerine karşı söylüyorlar. Aslında bu hepimize bir mesaj veriyor. Suni olanla sırf koltuk paylaşımı için bir araya gelenlerle asla ve kata yol yürünmez. Bunlar 14 ve 28 Mayıs’a giderken, ‘Biz 6-7 kişi hep beraber olacağız. Türkiye’yi beraber yöneteceğiz. Türkiye’ye şöyle şekil vereceğiz, böyle yön vereceğiz’ diyorlardı. Ben de o zaman ‘Yüreğir’in sokaklarında, ‘Altılı, yedili masanın, 6-7’sinin bir araya gelmesiyle bırakın memleket yönetmeyi, çay bile demleyemez’ diyordum. Şimdi geldiğimiz noktada bunların çay bile demleyemeyeceği, birbirlerine en ağır sözleri söylemelerinden, birbirlerine adeta birer düşmanmış gibi muamele etmelerinden çıkıyor. Tabii yarın bir gün bir rant paylaşımı, bir koltuk paylaşımı olsa bütün bu ağır lafları edenlerin yine bir araya geleceğine hiçbir kuşku yok. Demek ki neymiş? Mesele, memleket meselesi değilmiş. Mesele Türkiye meselesi değilmiş. Bunlar için mesele şehirlerimiz meselesi değilmiş. Bunlar için mesele koltuk paylaşımı meselesiymiş.”

Çelik, Cumhur İttifakı’nın Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar’ın gençler, kadınlar, esnaf, çiftçi, köylü ve emekçi için daha iyi bir Yüreğir’in ortaya çıkacağı önemli projeleri bulunduğunun altını çizdi.

Bu projelerin önemli bir kısmının bir yıl içerisinde gerçekleştirileceğini vurgulayan Çelik, çehre değişimi konusunda “Türkiye Yüzyılı”na yakışır şekilde imza atmaya devam edeceklerini belirtti.

Çelik, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Yüreğir Belediye Başkan adayı Nacar’ın 31 Mart’ta seçilmeleri durumunda omuz omuza vererek çok güzel projelere imza atacaklarını dile getirdi.

“Bunlar sadece fitne siyaseti yaparlar”

Muhalefeti eleştiren Çelik, “Aynı fitne, birbirleriyle uğraşma, kavga, çatışma siyaseti aynen devam ediyor. Her gün altılı, yedili masanın bir üyesi, diğerine bir laf söylüyor. Allah aşkına bunlar memlekete ne kazandırmış ki bundan sonra ne kazandırsınlar. Onlardan bir tanesi ev kadınlarımıza hakaret eden bir açıklama yapmış. Bir diğeri, kendi adayının söylediği sözleri yalanlamakla meşgul. Bir başkası kendi parti içindeki hiziplerle meşgul. Bunlar, memlekete herhangi bir eser getirmek, herhangi bir hizmet getirmek konusunda hiçbir iradeye, hiçbir vizyona sahip değiller. Bunlar sadece fitne siyaseti yaparlar. Bunlar sadece kaos siyaseti yaparlar. Bunlar sadece birbirleriyle kavga ederler. Bizse AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak geleceğe güçlü bir şekilde yürüyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-suni-olanla-koltuk-paylasimi-icin-bir-araya-gelenlerle-yol-yurunmez/feed/ 0
Erdoğan: Mersin’i istismar siyasetiyle tıkayanlara tahammül edemeyenler var https://www.haber28.com.tr/erdogan-mersini-istismar-siyasetiyle-tikayanlara-tahammul-edemeyenler-var/ https://www.haber28.com.tr/erdogan-mersini-istismar-siyasetiyle-tikayanlara-tahammul-edemeyenler-var/#respond Tue, 09 Apr 2024 06:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13625 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sadece istismar siyasetiyle Mersin’in önünü tıkayanlara, kendi mensuplarından bile tahammül edemeyenler olduğunu belirterek, “Bunların kirli ittifaklarla kendi yerel iktidarlarını sürdürmek dışında herhangi bir gündemlerine rastlayamazsınız.” dedi.

Erdoğan, Mersin Millet Bahçesi’nde partisince düzenlenen mitingde sözlerine, “Malazgirt’ten hemen sonra vatan toprağı olan birliğimizin, dirliğimizin, sevdamızın, istiklalimizin ve istikbalimizin sönmeyen ocağı Mersin’de sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.” ifadeleriyle başladı.

“Seni seven her insana kucaksın, tam bin yıldır hiç sönmeyen ocaksın, dört mevsim solmayan taze çiçeksin, şirindir, tatlıdır dillerin Mersin” dizelerini okuyan Erdoğan, vatanın bu güzel köşesinde Türkiye’nin her coğrafyasından vatandaşın huzur ve güven içinde yaşadığını söyledi.

Mersin’in Türkiye ve dünyaya da kardeşlik dersi verdiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazi Mustafa Kemal’in dediği gibi, ‘Toros Dağları’ndaki Yörük çadırının dumanı tüttüğü sürece, bu ruhu yaşattığımız müddetçe kimse ülkemizin sırtını yere getiremez.’ Bereketli topraklarıyla ihtişamlı ormanları ve dağlarıyla ticaretimizin kalbi limanıyla en önemlisi güzide insanıyla Mersin daima ülkemizin vitrin şehirlerinden biri oldu. Bin yıldır Akdeniz ufuklarından gözünü ayırmayan, sevdasının ve davasının nöbet yerini terk etmeyen Mersin, Türkiye Yüzyılı’nın da öncülüğünü üstlenecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na cumhurbaşkanlığında yüzde 40, Meclis’te yüzde 38 oy oranıyla destek veren Mersinlilere teşekkür etti.

Miting alanındaki katılıma dikkati çeken Erdoğan, “Bugün Mersin ne kadar burada biliyor musunuz? 85 bin. Maşallah, Mersin bir başkasın bugün. Mersin gümbür gümbür 31 Mart’a gidecek.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanında açılan, “Hayalimsin. Kara Togg’a, hava KAAN’a, dünya da Reis’e hayran”, “Mersin’den yıldızlara, uzayın kahramanı Alper Gezeravcı”, “Okyanuslar ortasında güveneceğim tek kaptanım, Reis’im”, “Vatan sevgisi bedelle ölçülemez Özgür efendi”, “Sayılı gün çabuk geçer, güle güle Vahap Seçer” pankartlarını okudu.

“Mersin’e hiçbir yatırım yapmayanları siz çok iyi biliyorsunuz”

Erdoğan, 21 yıldır Mersin’e sadece eser ve hizmet getirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Peki muhalefet ne getirdi? Çünkü bunların getireceği hiçbir şey yok. Hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla Mersinli kardeşlerimizin hep yanında olduk. Buna karşılık, tarihiyle ayrı coğrafyası ile ayrı insanıyla ayrı güzel Mersin’e hiçbir yatırım yapmayanları siz çok iyi biliyorsunuz. Burada hangi belediye vardı? CHP Belediyesi. CHP Belediyesi Mersin’e ne verdi? Öyleyse, artık bu güzel Mersinimizi bunlara teslim edemeyiz. Akdeniz’de nasıl destan yazdıysak, biz istiyoruz ki Mersin’in tamamında destan yazalım. Buna hazır mıyız? Öyleyse durmak yok.

Sadece istismar siyasetiyle bu şehrin önünü tıkayanlara kendi mensuplarından bile tahammül edemeyenleri görüyoruz. Bunların kirli ittifaklarla kendi yerel iktidarlarını sürdürmek dışında herhangi bir gündemlerine rastlayamazsınız. Bunlarda vizyon, program, proje yok, müktesebat zaten yok. Hayalleri sadece kendi siyasi çıkarlarıyla sınırlı. Hevesleri sadece seçimde elde etmeyi umdukları makamlardan ibaret. Eskiler ‘Otu çek, köküne bak’ derler. Bunlar bu. Bunların genel merkezleri, genel başkanları, milletvekilleri ne ki Mersin’deki adayları, teşkilatları ne olsun? Birbirleriyle uğraşmaktan birbirleriyle kavga etmekten gözleri ne ülkeyi ne şehirlerimizi ne de insanımızı görüyor. Kendi aralarında demlenmekten başka işe vakitleri kalmıyor.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber28.com.tr/erdogan-mersini-istismar-siyasetiyle-tikayanlara-tahammul-edemeyenler-var/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Muhalefetin Planı ve Projeleri Yok https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-muhalefetin-plani-ve-projeleri-yok/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-muhalefetin-plani-ve-projeleri-yok/#respond Tue, 09 Apr 2024 03:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13599 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bunlarda plan, proje hiçbir şeyi yok. Hayalleri sadece kendi siyasi çıkarlarıyla çevrili. Bunların genel merkezleri, genel başkanları ne ki Mersin’deki adayları, teşkilatları ne olsun. Birbirleriyle uğraşmaktan, kavga etmekten başka hiçbir işe kendi aralarında demlenmekten başka hiçbir şeye vakitleri yetmiyor” dedi.

Seçim mesaisine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21’inci mitingini Mersin’de düzenledi. Partisinin Mersin Millet Bahçesi’nde düzenlediği mitingde konuşan Erdoğan, “Vatanın her köşesinde her kardeşimiz huzur ve güven içerisinde yaşıyor. Yörük çadırındaki duman tüttüğü sürece kimse ülkemizin sırtını yere getiremez. Bereketli topraklarıyla, ihtişamlı orman ve dağlarıyla, ticaretin kalbi limanıyla Mersin, ülkemizin vitrin şehirlerinden biri oldu. Bin yıldır Akdeniz ufuklarından gözünü ayırmayan Mersin, Türkiye yüzyılının da öncülüğünü üstlenecektir. Bu vesileyle geçtiğimiz yılın Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığına yüzde 40, mecliste yüzde 38 oy oranından dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Şuanda karşımdaki katılıma bakıyorum da bugün Mersin 85 bin kişiyle burada. Ben inanıyorum ki gümbür gümbür Mersin 31 Mart’a yürüyecek. 31 Mart’ta sandıkları patlatıyoruz” diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

” Genç bir kızımız elinde ‘kara TOGG’a, hava KAAN’a, dünya reise hayran’ pankartıyla gelmiş. Diğer hanım kızımız da Silifkeli olduğu için ‘Mersin’den yıldızlara, uzayın kahramanı Alper Gezeravcı’ pankartıyla gelmiş. Mersinli Türkiye yüzyılına ‘Heye’ diyor. Vatan sevgisi bedelle ölçülemez Özgür efendi. Sayılı gün çabuk geçer, güle güle Vahap Seçer. Maşallah 31 Mart akşamı inşallah İstiklal Marşı’na var mısın Mersin. Mersin bu işi bitirdi. Biz 21 yıldır Mersin’e sadece eser getirdik, hizmet getirdik. Muhalefet ne getirdi. Hiçbir şey. Çünkü bunların getireceği hiçbir şey yok. Hayata geçirdiğimiz hamlelerle Mersinli kardeşlerimizin hep yanında olduk. Mersin’e hiçbir yatırım yapmayanları siz çok iyi biliyorsunuz. Burada hangi belediye vardı. CHP belediyesi vardı. CHP belediyesi Mersin’e ne verdi. Hiçbir şey. Biz bu güzel Mersin’i bunlara teslim edemeyiz. Öyleyse Akdeniz’de nasıl destan yazdıysak Mersin’in tamamında destan yazalım. Buna hazırız. Öyleyse durmak yok, yola devam.”

Erdoğan, muhalefete de seslenerek, “Bunların kendi ittifakla kendi yerel ittifaklarını sürdürmek dışında hiçbir şeye göremezsiniz. Bunlarda plan, proje hiçbir şey yok. Hayalleri sadece kendi siyasi çıkarlarıyla çevrili. Bunların genel merkezleri, genel başkanları ne ki Mersin’deki adayları, teşkilatları ne olsun. Birbirleriyle uğraşmaktan, kavga etmekten başka hiçbir işe kendi aralarında demlenmekten başka hiçbir şeye vakitleri yetmiyor. Mersin’in beklentilerini yapmak için bırakın iradeyi niyet sahibi bile değiller. Dünyada rakipleriyle değil, kendi kendileriyle uğraşarak seçim kazanmaya çalışan muhalefet sadece benim ülkemde var. Siz arada bir atıp tuttuklarına, vaat verdiklerine bakmayın. Hepsi yalan, hepsi hikaye ve hepsi 2 gün sonra unutacakları vaatler. Söyleyin söz verdiklerinden hangisini yaptılar. Dişe dokunur tek bir yatırım yapmadan şehrin yıllarını çalan bunlar değil mi. Şehrin hiçbir derdiyle dertlenmeyen bunlar değil mi. Bakanlıklarımıza yaptıkları yatırımlar dışında tek bir çivi çakmadan sizlerden destek isteyenlere hak ettikleri cevabı verin” şeklinde konuştu. – MERSİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-muhalefetin-plani-ve-projeleri-yok/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum Küçükçekmece’de Miting Düzenledi https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kucukcekmecede-miting-duzenledi/ https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kucukcekmecede-miting-duzenledi/#respond Fri, 29 Mar 2024 01:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12058 İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Küçükçekmece’de düzenlediği mitingde vatandaşlara seslendi. Kurum, “İstanbul’da sokak sokak büyüyen bir değişim dalgası var. 31 Mart’ın ayak seslerini dinlemek isteyen, coşkuyu görmek isteyen bu meydana gelsin. Bu meydan bize, tıpkı 28 Mayıs’ta olduğu gibi 31 Mart zaferimizi müjdeliyor” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, seçim çalışmalarına devam ediyor. Kurum, Küçükçekmece’de düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. Mitinge Murat Kurum’un yanı sıra İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, AK Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Sami Şahin, MHP Küçükçekmece İlçe Başkanı Ekrem Sarısoy, Küçükçekmece İlçe Başkanı Mehmet Cem Özel, AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Aziz Yeniay, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Kurum’a konuşması sırasında vatandaşlar alkışlar ve sloganlarla eşlik etti. Mitingde ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“İstanbul’da akın akın büyüyen bir değişim iradesi var”

Mitingde konuşan İBB Başkan Adayı Kurum, “Bu meydanları görünce muhalefetin aklı karışıyor. Bu coşkuyu, heyecanı, sevgiyi görünce ne yapacaklarını bilmiyorlar. Gelsinler Küçükçekmece’deki bu morali görsünler. Tam 54 gündür İstanbul’umuzun her yerinde milletimizle kucaklaşıyoruz. Gittiğimiz her sokakta, girdiğimiz her dükkanda, her evde şunu net bir şekilde görüyorum; İstanbul’da akın akın büyüyen bir değişim iradesi var. İstanbul’da sokak sokak büyüyen bir değişim dalgası var. 31 Mart’ta Küçükçekmece kararını vermiştir. 31 Mart’ın ayak seslerini dinlemek isteyen, coşkuyu görmek isteyen bu meydana gelsin. Bu meydan bize, tıpkı 28 Mayıs’ta olduğu gibi 31 Mart zaferimizi müjdeliyor. 31 Mart’ta bu coşkuyla önce Küçükçekmece’yi ardından İstanbul’umuzun her bir mahallesini inşa edeceğiz. Biz reklam belediyeciliği değil, gerçek belediyecilik diyoruz. ‘Yeniden İstanbul’, ‘Sadece İstanbul’ diyoruz. 31 Mart’ta Küçükçekmece’miz Cumhur İttifakı’mızı sandıkta rekor oyla destekleyecek. Küçükçekmece sandıkları öyle bir patlatacak ki, İstanbul’da herkes Küçükçekmece’yi konuşacak. Bu millet için biz uykusuz da kalsak, ailemizden de her türlü fedakarlığı yapsak azdır. İstanbul’umuz, kendisine vefası olmayanların elinde çile çekiyor. İstanbul’umuz beceriksiz ellerde dertleniyor. İstanbul’umuz ehliyetsiz ellerde eser görmüyor. Bekle İstanbul hizmet siyaseti geliyor” dedi.

“Kendi geleceklerini için her türlü kirli ittifakın içine girerler”

Mevcut İBB yönetiminin 10 yıl sonra hatırlanacak tek bir projesinin bile olmadığını dile getiren Kurum, “Bu aziz şehir 5 yıl boyunca sevgisizlikten, ilgisizlikten neler çekti neler. Halbuki İstanbul nazlıdır. Bir bebek gibi ilgi ister. Sevgi, sevda, aşk ister. İstanbul’la ilgilenecek belediye başkanı ister. İstanbul, arada bir belediyeye uğrayanların, başka işler peşinde koşanların ilgisizliğinden bıktı. Küçükçekmece’ye gel, insanların çekmiş olduğu sıkıntıya şahit ol. İstanbul için sevgi Murat Kurum’dur. Sevgi polemik değildir. Sevgi zor zamanda bu şehirden kaçmak değildir. Sevgi, İstanbul’a emektir. Sevgi yarınlara eserdir. Sevgi Küçükçekmece’ye hizmettir. Bunlarda bu şehre emek yok. CHP’li büyükşehir belediye yönetiminin 10 yıl sonra hatırlanacak tek bir projesi yok. Bunlar ancak İstanbul’un kaynaklarını kendi emelleri için harcamayı bilirler. Bunlar israfı bitirdik deyip boy boy tabelalara reklam asıp tam 175 milyon harcamayı bilirler. Bunlar yol yürüdükleri dava arkadaşımız dedikleri genel başkanlarını, il başkanlarını arkadan hançerlemeyi bilirler. Bunlar ablam abla dediği Meral Akşener’i görse yolunu değiştirir. Hani ablandı, hani sarılıyordunuz? Bunların derdi kendi gelecekleri. Kendi geleceklerini için her türlü kirli ittifakın içine girerler. Biz Küçükçekmece’yi arkamıza alır omuz omuza dağları deleriz. İstanbul bizim mazimiz, tarihimiz ve kimliğimizdir. İstanbul bize şanlı Türk tarihinin, bin yıllık Anadolu yürüyüşümüzün emanetidir. İstanbul bize ‘Bu şehir daima benimdir’ diyen Sultan Fatih’in emanetidir. İstanbul bize ‘En büyük hayalim İstanbul’u yeniden yükseltmekti’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir” şeklinde konuştu.

“1 Nisan’dan itibaren Küçükçekmece’miz için dev yatırımlarımızı hemen başlatacağız”

Küçükçekmece’ye yönelik projelerini anlatan Kurum, “Küçükçekmece CHP belediyeciliğinin pençesinde inim inim inliyor. Şu 5 yıldır, ne Büyükşehir’in ne Küçükçekmece Belediyesi’nin sizlere en ufak bir hizmeti var mı? Yok. Küçükçekmece’mizi maalesef 20 yıl öncesine geri götürmek istiyorlar. Ben ve Aziz başkanım 5 yılda gerekirse 20 yıllık eser üreteceğiz ama sizi CHP’nin insafına asla teslim etmeyeceğiz. 1 Nisan’dan itibaren Küçükçekmece’miz için dev yatırımlarımızı hemen başlatacağız. Yarımburgaz Mahallemizde evlatlarımızın sağlıklı ve güvenli yarınları için tüm sorunları çözeceğiz. Önce imar planını yapacağız. Yapacağımız imar planıyla kıyı rekreasyon projemizde vatandaşımız dönüşümü istediği gibi gerçekleştirecek. Küçükçekmece Gölü’nü, gençlerimizin, yavrularımızın istifade edeceği muazzam bir Su Sporları Festival Merkezi’ne dönüştüreceğiz. Annelerimizin hem üretime hemde istihdama katkı sağlamaları için projelerimizi yapacağız. Daha konforlu bir alanda alışveriş yapmaları için yeni Pazar alanlarını ve otoparklarımızı süratle hizmetinize sunacağız. Mevcut CHP’li İBB yönetiminin 5 yıl görmezden geldiği Ayamama Deresi’ndeki koku problemini çözmediler. Biz göreve gelir gelmez Ayamam Deresi’ni tamamen ıslah ediyoruz. Etrafına yürüyüş yolları ve dinlenme alanları yapıp Küçükçekmece’mize kazandıracağız. Mahmutbey-Küçükçekmece-Bahçeşehir-Esenyurt, Halkalı-Bahçeşehir-Çatalca, İstanbul Havalimanı-Arnavutköy-Başakşehir-Halkalı raylı sistem hatlarıyla metro hizmetlerini Küçükçekmece’mize getireceğiz. Sefaköy-Halkalı-Başakşehir ve Kirazlı-Halkalı raylı sistem hatlarıyla birlikle Küçükçekmece’nin her yere ulaşımını sağlayacağız. Trafiği rahatlatacak Ayazma-Altınşehir Kavşak problemini hızlı bir şekilde giderecek, Bahçeşehir’e kadar yan yolu inşa edeceğiz. Mahmutbey kavşağını düzenleyeceğiz. Küçükçekmece’ye giriş çıkış eziyet olmayacak. Olimpiyat Tünelini hızla inşa edip daha bir Küçükçekmece için hep birlikte çalışacağız” ifadelerine yer verdi.

“Bunların işi algı ve sosyal medya belediyeciliği”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir televizyon programındaki konuşmasını eleştiren Kurum, “Özgür efendiye televizyonda soru soruyorlar. ‘Siz ittifak kurdunuz mu?’ diyorlar. Bu soru şu an milletin merak ettiği soru değil diyor. Cevap vermemek için kıvırıyor. Lafı çevirmekte ve algıyı yönetmekte bunların eline kimse su dökemez. Bunların işi algı ve sosyal medya belediyeciliği. Bana sordukları soruların hiçbiri İstanbul’la ilgili değil. Hep başka gündemleri pişirip pişirip İstanbulluların önüne getiriyorlar. 31 Mart’tan sonra biri kapı arkası ilişkilerle eş başkanlığı görevini bırakacak, biri de süresiz olarak tatile gidecek” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-kucukcekmecede-miting-duzenledi/feed/ 0
İmamoğlu: “Ülkenin En Büyük Sorunu Ekonomik Kriz. 14 Sene Önce 200 Lira, 130 Dolar Yapıyordu, Şimdi 6,5 Dolar. Nereden Nereye” https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ulkenin-en-buyuk-sorunu-ekonomik-kriz-14-sene-once-200-lira-130-dolar-yapiyordu-simdi-65-dolar-nereden-nereye/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ulkenin-en-buyuk-sorunu-ekonomik-kriz-14-sene-once-200-lira-130-dolar-yapiyordu-simdi-65-dolar-nereden-nereye/#respond Tue, 26 Mar 2024 00:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11607 Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: HAKAN KAYA- UMUT EMRE GÖKBULUT

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler, Beykoz’da halkla buluştu. Ülkenin en büyük sorunlarının başında ekonomik krizin geldiğini belirten İmamoğlu, “En büyük paramız 200 lirayı, 14 sene önce bu hükümet çıkardı. 14 sene önce 200 lira, 130 dolar yapıyordu. Dün akşam arkadaşlarım, raporunu çıkarttılar. Şu anda 6,5 dolar yapıyor. Öğlene doğru arkadaşım beni aradı, ‘Başkanım, belki de bugün 6 dolara düşecek’ dedi. 130 dolar nere, 6 dolar nere? Hani bunu diyordu ya ‘Nereden nereye.’ Nereden nereye!” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Beykoz İlçe Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler ve CHP Ümraniye Belediye Başkan adayı Aykut Erdoğdu ve ile birlikte ilçe turlarına katıldı. Özel ve İmamoğlu, iki ilçe yollarında vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Özel, İmamoğlu ve Köseler, ilçe turunu Paşabahçe Meydanı’nda düzenlenen halk buluşması ile noktaladı.

Beykozlulara seslenen İmamoğlu şunları söyledi:

“BEYKOZ, KİMSENİN TAPULU MÜLKÜ DEĞİL KARDEŞİM: Buluşma öncesinde ekibimden, 4,5 yıl içinde Beykoz’a kaç kez geldiğinin bilgisini benimle paylaşmalarını istedim. Ama hani öylesine, toplantı vesaire değil. Şantiyeye, köylere, denetime, temel atmaya ya da bir sürecin başlangıcını yapmaya ya da açılış yapmaya… Tam 17 kez gelmişim. Diğerlerini saymıyorum. İnanın 17, 20, 25, 30, 49 kez gittiğim ilçe var. Bu ilçeye en az -ki Alaattin Köseler’in atacağı temeli, yapacağı açılış saymıyorum- İBB adına en az 30 kez, 40 kez geleceğim, daha çok çalışacağım. Beykoz gerçek potansiyelini 23 Haziran 2019’da gösterdi. Beykoz, kimsenin tapulu mülkü değil kardeşim. Beykoz, Beykozlunun. Oyalamaca yok. Her hep birlikte Büyükşehirde de Beykoz’da da hep beraber güçlü ittifakımızın karşılığını alacağız. Bizim ittifakımız halk ittifakı, halk. İstanbul ittifakı.

MİLLETE AİT OLAN YERİ MİLLETE VERDİK: Beykoz Sosyal Tesisleri Kır Bahçesini vatandaşlarımızla buluşturduk. Mutlaka kır bahçesini görün. Bakın orası, işgal altında bir yerdi. İşgal altında bir yeri temizledik, boşalttık. Millete ait olan yeri, millete verdik. Biz milletin yerini millete, milletin parasını millete veriyoruz kardeşim. Bizim başka bir yolculuğumuz yok.  İSKİ’nin Beykoz’da 3,5 milyar liralık yatırım yaptı. Çubuklu’daki siloları, akaryakıt tanklarını biliyorsunuz değil mi? Orada muhteşem kütüphaneler geliyor. Muhteşem sosyal tesis geliyor. Müzeler geliyor, çocuk oyun alanları geliyor, konser alanı geliyor. Yıllarca, acaba kim için bekletiyorlardı, bilmiyorum ama biz orayı da millete açıyoruz.

130 DOLAR NERE, 6 DOLAR NERE: Beka meselesi sayılacak çok sorunu var ülkenin. Ekonomik sorunu var; doğru mu? Enflasyon almış başını gidiyor; doğru mu? Emeklilerimiz çok sıkıntıda; doğru mu? ‘Aç’ diyor. Aç, haklı. Biz, Kent Lokantasını bu şehrin her noktasını açacaktık zaten. Devam ediyoruz. Ama artık Kent Lokantası, vallahi billahi insanlarımızın açlığını ya da bir lokantaya gidemeyişini, bir öğle yemeği yiyemeyişini bile karşılaması noktasında önemli bir proje oldu. Beykoz’a da Kent Lokantası geliyor. Hiç merak etmeyin. Bakın; hayat pahalılığı… En büyük paramız 200 lira değil mi? 200 lirayı, 14 sene önce bu hükümet çıkardı. 14 sene önce 200 lira, 130 dolar yapıyordu. Dün akşam arkadaşlarım, raporunu çıkarttılar. Şu anda 6,5 dolar yapıyor. Öğlene doğru arkadaşım beni aradı, ‘Başkanım, belki de bugün 6 dolara düşecek’ dedi. 130 dolar nere, 6 dolar nere? Hani bunu diyordu ya ‘Nereden nereye.’ Nereden nereye!

200 LİRA İLK ÇIKTIĞINDA, 500 EKMEK ALIYORDU: Bakın bir gerçek daha söyleyeyim size. Değer kaybı, yüzde 1200’den fazla. Bakın en güçlü değer kaybını söylüyorum size. 200 lira ilk çıktığında, 500 ekmek alıyordu. Doğru mu? Şu anda 50 ekmek alabiliyor, 50 ekmek. 500 ekmek… 50 ekmek… 200 lira, 41 kilo tavuk alıyordu. Şimdi 1,5 kilo tavuk alamıyor. Belki de 1 kilo. İşte biz bu yüzden, İstanbul’da sosyal yardımları 6 kat arttırdık. Diyorlardı ya, ‘Yardımları bunlar gelince keserler.! Biz 6 katına çıkarttık. Anne Kart’ı biz çıkarttık. Halk Süt’ü biz dağıttık. Anne Kart, tam 650 bin annenin cebinde var. Helali hoş olsun. Onlar annelerimizin hakkı. Kreşlerimizi açtık. Onun için yeni dönemde bu tür yardımlarımızı ve desteklerimizi arttırmaya devam edeceğiz. Bakın 100 bin öğrenciye üniversite bursu verdik. Şimdi bu Eylül ayından itibaren, 100 bin öğrenciye tam 15’er bin lira burs vereceğiz. Yeni dönemde öğrenci yurt sayımızı, tam 15 bin kişi kapasiteye biz çıkaracağız.

TAPU SORUNUNUZU DA BİZ ÇÖZECEĞİZ: Beykoz’un en önemli sorunlarından biri tapu, mülkiyet, kentsel dönüşüm sorunu. El ele, kol kola, Alaattin Köseler Başkanımızın da deneyimiyle, biz çözeceğiz. Göreceksiniz. ve sizlerle konuşarak çözeceğiz. Tapu sorununuzu da biz çözeceğiz sevgili hemşehrilerim. Hepsi bizim işimiz. Bizim işimiz, sizin sorunlarınızı çözmek. Bütün bunları yaparken bir başka sorumluluğumuz daha var: İstanbul’u korumak. İstanbul’un muhafızı olmak. Bunların eline düşerse, Allah bu memleketi, bu şehri korusun. Hani az önce 200 liranın düştüğü durumu söyledim ya. Bunların eline İstanbul düşerse, Allah, İstanbul’u korusun. Bakı, bakın değerli İstanbullular; malumunuz bizde çok ama çok güzel bir söz var: Huylu huyundan vazgeçer mi? Vazgeçmez, vazgeçmez. Hani bunlara mikrofon uzatılıyor. Ne diyorlar? ‘Milletin gündeminde olmayan, bizim gündemimizde olmaz.’ Ne için diyorlar? Kanal İstanbul için diyorlar. Doğru mu? Ama ben size söyleyeyim mi? Bunlar gizli gizli ihale yapıp, bir yandan Kanal İstanbul’da yol yürümeye çalışıyorlar. Biz İstanbul’un hep birlikte muhafızı olacağız, muhafızı. Bunlar gizli kapaklı ihaleler yapmaya devam etsinler. Ama bu millet gizli kapaklı değil, açıkça bunlara demokrasi dersini, İstanbul’un muhafaza olduğunu, İstanbul’u bir kişiye değil, 16 milyona emanet edeceğini, 31 Mart’ta demokrasi şamarı gibi vuracak yüzüne, demokrasi şamarı.

HERKES HAKKI OLANI ALSIN DİYE ÇALIŞIYORUZ: Biz, herkes hakkı olanı alsın diye çalışıyoruz. Liyakat partizanlığı yensin diye çalışıyoruz. Biz, az önce söylediğim Kent Lokantaları, kreşler açarak, belediyeler halkının yanında olsun diye çalışıyoruz. Biz, o Kanal İstanbul gibi bir felaketin bu şehrin başına gelmemesi için çalışıyoruz, bunların insanları aldattığı gibi değil. Hatırlıyor musunuz; genel seçimden önce çıkıp, ‘Faiz düşerse, enflasyon da düşer. Bu ruh, bu tende oldukça faizi düşüreceğiz. Nas var, nas. Sana bana ne oluyor’ dediler mi? Ne yaptılar? Faizi yüzde 8,5’tan aldılar, artık gerçek faiz neredeyse üç haneli rakamlara çıktı. Biz, sizi aldatanlardan asla olmadık, olmayacağız. Bizim milletimiz aldananları sevmez, bir de aldatanları sevmez. Doğru mu? Bir kişinin değil, 16 milyonun dediği olsun diye, bu şehri muhafaza edeceğiz. Allah bu şehri, aldananlardan ve aldatanlardan korusun kardeşim.

İSTANBUL’DA İNSANLARI BİR KEZ BİLE ALDATACAĞIMA, 10 TANE, 100 TANE SEÇİM KAYBEDERİM KARDEŞİM: Kimseyi oy verdi, vermedi diye ayırt etmedim, etmeyeceğim. Hak edenin hakkını vereceğiz. Hakkınızı yedirmeyeceğiz. Ne dedim? ‘Hak yemem, kimsenin hakkını da yedirmem kardeşim.’ Ayrımcılık yapmayacağız. Şunu söyleyeyim; İstanbul’da insanları bir kez bile aldatacağıma, 10 tane, 100 tane seçim kaybederim kardeşim. Ama bunlar insanları bin kere aldatıp, bir kez seçim kazanmak isterler. Her türlü kılığa girerler. Her türlü kötülüğü yapmaya gayret ederler. Yalan, dolanı, iftirayı işin içine katarlar. Ama bu millet, aldanmaz kardeşim. Bu millet aldanmayacak. Hep birlikte 16 milyon İstanbullu ve Beykozlular olarak, 31 Mart’a hazır mıyız? Alaattin Köseler’e oy vermeye Beykoz hazır mı? İstanbul’u kazanmaya hazır mı? Meclisi kazanmaya hazır mı? Ne yapacağız? Çok çalışacağız. El el gezeceğiz. Kapı kapı gezeceğiz. Herkesle konuşacağız. Herkesin elini sıkacağız. Güler yüzlü başkanlar, dürüst başkanlar, ahlaklı yönetimler istiyoruz diyeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-ulkenin-en-buyuk-sorunu-ekonomik-kriz-14-sene-once-200-lira-130-dolar-yapiyordu-simdi-65-dolar-nereden-nereye/feed/ 0
Mansur Yavaş: Belediye Başkanları İstihdam Sağlayacak Projeler Getirsin, Biz Yapalım https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-belediye-baskanlari-istihdam-saglayacak-projeler-getirsin-biz-yapalim/ https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-belediye-baskanlari-istihdam-saglayacak-projeler-getirsin-biz-yapalim/#respond Sat, 23 Mar 2024 07:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11153 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: DURSUN ALKAYA

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, “Belediye başkanlarımız kendi ilçelerinde üretimi arttıracak, istihdam sağlayacak bana bir proje getirirlerse onun gelsin temel beraber atalım. Büyükşehir belediyesi olarak ben yapacağım. Açılışını beraber yapalım. Gerekirse de siz işletin. Yeter ki o ilçelerde biraz kalkınsın. Tık yok. Belediye başkanlarının birçoğu benim odamı görmedi bile. Biz düşman mıyız kardeşim? Ankara halkının seçtiği belediye başkanıyız. Niye gelmiyorsunuz? Niye talep etmiyorsunuz? Anlaşıldı ki ‘Her şey Çubuk için her şey şu ilçe için’ derler ama bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar onu söyleyeyim” dedi.

Mansur Yavaş, Çubuk Belediye Başkan Adayı Can Kaderoğlu ile Çubuk’ta SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:

Kimseyi ayırmadık. Seçildik, söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarıp Ankara’yı ilçe ilçe dolaşıp muhtarlarımızla toplantı yapıp, nerede nereye ihtiyaç var onlarla ilgilendik. 25 yıl benden önce belediye başkanları yönetti. Şimdi o zamandan beri belediye başkanları ancak gele gele seçimden seçime belki de festivale geldi. Bu kardeşiniz muhtarlarla toplantı yaptıktan sonra ayrıca pandemi dönemini fırsat bilip bayram tatilini fırsat bilip köy köy Çubuk’un hemen hemen bütün köylerini dolaştım ve yerinde tespit ettim sorunları. Hiç bakmadım nereden ne kadar oy çıkmış diye. Bir köyde açıktan akan kanalizasyon var ve etrafında çocuklar oynayıp da hasta olma tehlikesi varsa oranın kime oy verdiğinin ne önemi var? Önemli olan oradaki mağduriyeti gidertmektir. Pandemide gezdim, çubuğum birçok yerinde su yoktu. Bayram günü su yoktu tankerleri taşımak zorunda kaldık. Büyükşehire girdikten sonra kaç yıl geçti? Neden yapılmadı bunlar şimdiye kadar? Altyapılar neden yapılmadı? Hiç sormuyor musunuz? Kimden nereye oy çıktığına bakmadan geldik buradaki problemleri çözmeye başladık. Benim belediyecilik anlayışıma göre sizlerden alınan paraları proje yapıyorum diye çöp projelere yatırmak yok. Ankara halkının tümünün öncelikle ihtiyaçları nedir? Asfalt, kanalizasyon, su gibi ihtiyaçlardan başlamak üzere hepsine el attık. Bunlar çok daha acil, bunlar çok daha önemli. Yani bankadan kredi çekip de deniz kenarına gezmeye benzer çöp projeler Ankara halkının gerçek ihtiyaçlarını yapmadan. ve buraya her gelişinde muhtarların birçoğu köylülerin birçoğu gördü. Bir şoför bir de yanında bir arkadaş. Çoğu zaman korumasız. Gelirsem de beş yıldır bir minibüs bir şoför bir korumayla geziyorum. Ne konvoy ne çakarlı araç. Sizlerin parasını böyle konvoylarla falan asla harcamadım.

“ANKARA HALKI MUTLU”

Bakın neler yapmışız Çubuk’ta? Bizden önceki dönem başlayan Çubuk Aile Yaşam Merkezi’ni bitirdik. İçinde e- spor ve kreş açtık. 78 mahallede asbestli su borusunu yeniledik. 74 köy ücretsiz internet verdik. Çubuk soğuk hava deposunun ihalesi inşallah 27 Mart’ta bin 400 ton olacak şekilde açıldı. ve inşallah vişnelerinizi orada saklayıp gelir elde edeceksiniz. Yine 12 tane mahallelinin kanalizasyon sorunlarını çözdük. 5 mahallede çalışmalar devam ediyor. Akkuzulu ve Karataş’ın da kanalizasyonuna önümüzdeki hafta başlanıyor. Yine Çubuk’ta 60 dönümlük bir alanımızı da inşallah gençlerimiz ne isterse onların istediği şekilde spor alanlarını yapacağız.

Çubuk bizim en ay o en az oy aldığımız yerlerden birisiydi değil mi? Eski sistem olsa ne derlerdi? ‘Çubuk’tan bize oy çıkmıyor, boş verin orayı nasıl olsa vermiyor’ derlerdi değil mi? Bu kardeşiniz de vicdan var. Nerede eksik varsa biz oradayız. 460 bin ton asfalt sattık. Şimdi sormayacak mısınız siz? 25 yıldır oy verdiğiniz insanlar bunları neden yapmadı? Belli. Nasıl olsa oy alıyorlar. Korkutuyorlar. ‘Bunlar gelirse şöyle olur, böyle olur’ diyorlar. Ankaralı gördü. Bir değişim yaptı. Ankara halkı mutlu. Hizmetlerimizden memnun. Bizim projelerimizi taklit edip edip gerçek belediyeciliğin ne olduğunu öğreniyorlar. Betonla plastikle bu işler olmaz. Mal varlığımı açıkladım. Bütün belediye başkanlarından bekliyorum. Hepiniz neden açıklamıyorsunuz detaylarıyla? Yetmedi mi artık bu belediyeler üzerine yapışan kötü iftiralar yetmedi mi?

“BU 5 YILI İYİ DEĞERLENDİRİN”

Belediye başkanlarımız kendi ilçelerinde üretimi arttıracak, istihdam sağlayacak bana bir proje getirirlerse onun gelsin temel beraber atalım. Büyükşehir belediyesi olarak ben yapacağım. Açılışını beraber yapalım. Gerekirse de siz işletin. Yeter ki o ilçelerde biraz kalkınsın. Tık yok. Belediye başkanlarının birçoğu benim odamı görmedi bile. Biz düşman mıyız kardeşim? Ankara halkının seçtiği belediye başkanıyız. Niye gelmiyorsunuz? Niye talep etmiyorsunuz? Anlaşıldı ki ‘Her şey Çubuk için her şey şu ilçe için’ derler ama bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar onu söyleyeyim.

Beypazarı’nda ikinci ilk dönem kazandığım akşam ben bir daha aday olmayacağımı söyledim. Şimdi de belli ki anketlere göre rekor oyla seçiliyoruz. ve benim ikinci ve son dönemim olacak. Bu beş yılı iyi değerlendirin. Eğer Çubuk’a hizmet gelmesini istiyorsanız benim elimden tutacak belediye başkanlarına ihtiyacımız var. O da burada. Can Başkanım. Çubuk’un kalkınmasını istiyorsanız, tüm sorunlarını halletmesini istiyorsanız bize yol gösterecek, eksiklerini bildirecek bir belediye başkanına ihtiyacımız var. Küs gibi davranıp, Ankara halkının iradesini hiçe sayıp yok sayıp bizim yanımıza gelmeyen, bir şey talep etmeyenlerle ancak ilçeleri kaybeder.

Hatta şöyle bir gazetede haber yaptılar A Haber’de. Görmüşsünüzdür. ‘Biz köy olarak tümden Mansur Yavaş’a oy verdik ama bizim asfaltımızı hala yapmadı’ diye şikayet edenleri gördünüz. Adaletli davrandık. Ama o kadar oy vermesine rağmen orasını önceliğe almadık. Sıradan gittik ve Allah’ın izniyle hepsini yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mansur-yavas-belediye-baskanlari-istihdam-saglayacak-projeler-getirsin-biz-yapalim/feed/ 0
Yusuf Ziya Yılmaz: Başka siyasi hareketlerin incinmişlikleri kullanması hoş değil https://www.haber28.com.tr/yusuf-ziya-yilmaz-baska-siyasi-hareketlerin-incinmislikleri-kullanmasi-hos-degil/ https://www.haber28.com.tr/yusuf-ziya-yilmaz-baska-siyasi-hareketlerin-incinmislikleri-kullanmasi-hos-degil/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11086 AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, “Saygılı olamayacağım ve hoş göremeyeceğim konu; başka siyasi hareketlerin bu incinmişlikleri kullanarak, bu arkadaşları alıp kendi kadrolarına koyup, kendi kadrolarında bizim karşımıza getirmeleri” dedi.

Birkaç günlük ziyaret ve programlara katılmak için memleketi Samsun’a gelen AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Burada gündeme dair açıklamalarda bulunan Yılmaz, gazetecilerin sorularına da cevap verdi. Yakın zamanda gerçekleştirilen Samsun mitinginde değinen Yusuf Ziya Yılmaz, “İşlerimiz çok güzel gidiyor. Cumhurbaşkanımızın miting ve il programlarına katılmaya çalıştık. Tüm şehirlerimizdeki heyecanı, katkıyı, motivasyonu görmüş olmanın mutluluğu içerisindeyim. Samsun mitingimiz de çok güzel oldu. Miting öncesi teşkilatımızın stres yaşadığını, gerildiğini biliyorum. ‘Havada yağmur yağacak, olumuz hava şartlarında acaba arzu ettiğimiz oranda heyecan ve temaşayı yakalayamayabilir miyiz’ diye bir kaygıyı hep birlikte yaşadık. Allah da müsaade etti, yağmur da olmadı, o gün Samsun’da Cumhurbaşkanımızı güzel ağırladık ve uğurladık” ifadelerini kullandı.

“Kırgınlıkları kullanarak bizim arkadaşlarımızı karşımıza aday göstermeleri hoş değil”

Aday gösterilmeyen partililerin başka partiden AK Partili başkan adaylarına rakip gösterilmesini değerlendiren Yusuf Ziya Yılmaz, “AK Parti 22 yıldır ülkemize hizmet ediyor. 14 milyon üyesi var. Bu dev kadro içerisinde zamanla arzu ettiği yerde olamamış, olmuş ya da daha sonrası kırılmış arkadaşların duygularına saygılı olmak lazım. Asıl saygılı olamayacağım ve hoş göremeyeceğim konu başka siyasi hareketler bu incinmişliklerini kullanarak onları marke edip, bu arkadaşları alıp kendi kadrolarına koyup, kendi kadrolarında bizim karşımıza getirmeleri hoş değil. Siyasi rekabetin gereği bu olmamalı. Onlar da kendi kadrolarını yetiştirmeli. Bunlardan bazıları nefsine mağlup olup, gidip başka siyasi hareketlerin, akıllarını çelen siyasi hareketlere gidip dahil oldular. Onları marke edenlerin davranışları da hoş değil, bizim arkadaşımızın da davamıza inanmışsa bunu yapmaması lazımdı. Bunlar hayatın içinde var ve ilk defa olmuyor. Dava hareketi olarak kabul etmekte zorlandığımız, hoş görmediğimiz durumlar bunlar” diye konuştu.

“İncinmişlik, burukluk aşamaları geride kaldı”

Aday adaylığı süreçlerinin tamamladığını ve artık kırgınlıkların geride kaldığını dile getiren Yılmaz, “İttifak süreci 3 ay sürdü ve son derece hoşgörü ile devlet adamlığı ciddiyeti içinde geçti. Onun ardından aday belirleme süreci başladı. Türkiye’de bin 397 belediye var. Her biri saha, sosyolojik araştırmalar, anket çalışmaları ile belirlendi. AK Parti, insanımızın istekleri doğrultusunda aday belirleme sürecinde uğraşlarımız oldu. Sonrasında meclis üyeleri listesi için de MHP ve BBP ile birlikte çalıştık. İncitmeden ve incinmeden bu süreci geçirdik. Aday belirleme süreci rekabet dolu oldu. Bir işe bir kişi aday oluyor. 1 kişinin belirlenmesi süreci içerisinde nefsi şeyler oluyor ve bunlar gayet doğal. Buna siyasetin rekabet süreci diyoruz. Bu sürecin incinmişlik, burukluk aşamaları geride kaldı. Bizim partimiz dünyanın en büyük siyasi hareketlerinden bir tanesi. Bu hadiseyi en hasarsız atlatma kabiliyeti olan bir siyasi hareketiz. Rekabet süreci geride kaldı. Şimdi içtenlikle, samimiyetle bu rekabetin oluşturduğu incinmişlikleri telafi etme süreci var. Şimdi de nezaket süreci işliyor şu anda. Arkadaşlarımız, birbirlerine olan nezaketi eksiksiz bir şekilde uyguluyorlar. Ondan sonraki süreç 1 Nisan sabahı seçimi kazanmanın coşkusunu hep birlikte paylaşmak. Sonrasındaki süreçte 2029’a hazırlık başlıyor. İçinde incinmişlik olanlara bir ağabey olarak bunları geride bırakmamızı tavsiye ediyorum. Bırakmadığımız takdirde bir yere varamayız. Bunları geride bırakmazsak hem kendimize hem davamıza zarar veririz. Bizim davamız insana hizmet. Biz bir hizmet hareketiyiz. Bu olunca gerisi teferruat oluyor. 1 Nisan günüden itibaren işini bilen bir insanın psikolojisiyle şehirlerimize hizmete başlayacağız” şeklinde konuştu.

“Rakiplerimiz kendine makam derdindeler”

Muhalefetin halka hizmet yerine kendilerine makam bulma derdinde olduğunu vurgulayan Yusuf Ziya Yılmaz, şunları söyledi:

“Rakiplerimizin de Allah işlerini rast getirsin. Onların ne yaptığı bizleri şaşırtıyor. Kimi ‘seçimden sonra büyük kongre yapacağız’ diyor. Genel başkanlarını değiştirmenin programlarını yapıyorlar. Kimi halk gezisi, esnaf gezisi yaparken karşısına çıkan bir insanı azarlıyor. Bunların hepsi öncelikli görevin insana hizmet olduğunun unutmuşluğun belirtileri. Seçime 1 ay kalmış. Ana muhalefet partisi seçimden sonra kongre yapıp genel başkanlarını değiştireceklerse eğer kimi onun yerine getireceklerinin hesabını yapıyor, onlarla uğraşıyorlar. İnsanların hizmetine amade olmak duygusunu bir kenara bırakmışlar. Kendi dertlerindeler, makam derdindeler.”

Toplantıda Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan ve il teşkilatı hazır bulundu. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/yusuf-ziya-yilmaz-baska-siyasi-hareketlerin-incinmislikleri-kullanmasi-hos-degil/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir: ‘Cumhur İttifakı’nın değer birlikteliğinin yanında duracaklar’ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-erkan-kandemir-cumhur-ittifakinin-deger-birlikteliginin-yaninda-duracaklar/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-erkan-kandemir-cumhur-ittifakinin-deger-birlikteliginin-yaninda-duracaklar/#respond Sun, 17 Mar 2024 01:48:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10178 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, “İnanıyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren, memleketini seven, bayrağına aşık Cumhuriyet Halk Partili seçmen de bunların planlarını bozacak, gelecek Cumhur İttifakı’nın değer birlikteliğinin yanında duracak, bize el verecek.” dedi.

Kandemir, Cumhur İttifakı’nın Çorum’daki seçim irtibat ofisinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, üç partinin el ele vererek Cumhur İttifakı’nı oluşturduğunu belirtti.

Çorum’da Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan adayı Halil İbrahim Aşgın için vatandaşlardan destek isteyen Kandemir, seçimlerde Çorum’dan rekor oy alacaklarına inandığını söyledi.

Kandemir, “14 Mayıs öncesinde bir masanın çevresinde oturanlar, birbirlerine milletin dertlerini konuşarak, milletin meselelerini o masaya getirerek bir arada olmadılar, bir arada durmadılar. Onlar ‘acaba hangimiz hangi makamı alacak’ diye bir pazarlığa tutuştular ve 14 Mayıs’ta millet, terörün temsilcileriyle kol kola girenlere ‘dur arkadaş’ dedi. ‘Biz sizin niyetimizi görüyoruz, ne yapmaya çalıştığımızı görüyoruz.’ dedi ve 14 Mayıs’ta Türkiye Büyük Millet Meclisinde, 28 Mayıs’ta cumhurbaşkanlığında işte o masayı bozdu. Planları, hesapları altüst etti ve Türkiye yeni yüzyılına Türkiye Yüzyılı damgasını vuracak kadrolarla girdi.” diye konuştu.

“Bunlar da bir şey değişti mi? Bunlarda bir şey değişmedi.” diyen Kandemir, şunları kaydetti:

“Şehitlerimizin olduğu gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tüm siyasi parti temsilcileri bir araya geldiler, teröre lanet bildirgesinin altına imza attılar. İki parti hariç. Birisi Cumhuriyet Halk Partisi, birisi HDP. Şimdi bunlar el ele, kol kola yine bir araya geldiler, alttan, bazen görünür, bazen görünmez şekilde ‘acaba ne yapabiliriz’in hesaplarını yapıyorlar. İnanıyorum ki başta Çorum’dan olmak üzere tüm Türkiye’de bir kere daha milletin vicdanı ve aklı bunların hesaplarını, planlarını bozacak. İnanıyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren, memleketini seven, bayrağına aşık Cumhuriyet Halk Partili seçmen de bunların planlarını bozacak, gelecek Cumhur İttifakı’nın değer birlikteliğinin yanında duracak, bize el verecek. Şu şehirleri biz imar ederken hangi heyecanla yaklaşıyorsak şehre, insana, onlar da bize destek verecek, yanımızda duracak ve inşallah tüm Türkiye’de Cumhur ittifakı’nın Bayrağı dalgalanacak.”

AK Parti’nin ilhamını, geriye eserler bırakmış ecdadından aldığını vurgulayan Kandemir, “Dersimizi oradan öğreniyoruz. Onun için bu millet bize emaneti verdiğinde durmak, duraklamak olmaz.” ifadelerini kullandı.

Kandemir, Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Halil İbrahim Aşgın ile Çorum’da 31 Mart akşamı tarihi bir oy alacaklarından emin olduğunu sözlerine ekledi.

Belediye Başkan Adayı Halil İbrahim Aşgın ise 2019’daki seçimlerde göreve geldiğini, tevazu, samimiyet ve gayretle çalıştığını, yeni dönemde de çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

AK Parti Çorum Milletvekilleri Yusuf Ahlatcı, Oğuzhan Kaya, AK Parti İl Başkanı Murat Günay, MHP İl Başkanı Mehmet Salih Çıplak ve BBP İl Başkanı Özkan Yandım da konuşmalarında Cumhur İttifakı’nın Çorum Belediye Başkanı adayı Halil İbrahim Aşgın için destek istedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-erkan-kandemir-cumhur-ittifakinin-deger-birlikteliginin-yaninda-duracaklar/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Erdoğan’a: “Bir İki Hafta Sonra İlçe İlçe Gezip Miting Yapmaya Başlayacak. Her Gün İlla Beni Diline Dolayacak” https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-erdogana-bir-iki-hafta-sonra-ilce-ilce-gezip-miting-yapmaya-baslayacak-her-gun-illa-beni-diline-dolayacak/ https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-erdogana-bir-iki-hafta-sonra-ilce-ilce-gezip-miting-yapmaya-baslayacak-her-gun-illa-beni-diline-dolayacak/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:24:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9842 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arnavutköy’de düzenlenen mitingde; isim vermeden Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a yönelik “Bugünden söylüyorum, ‘İmamoğlu demişti’ derseniz. Şu anda bu acemi adayın fotoğrafından daha çok başkasının fotoğrafı var İstanbul’da; biliyorsunuz, değil mi? Onun kim olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Bak, sabredemeyecek. Ben söylüyorum, sabredemeyecek. Bir-iki hafta sonra sokak sokak, semt semt, ilçe ilçe gezip vallahi de billahi de miting yapmaya başlayacak. Her gün illa beni diline dolayacak. Seçildiğim günden beri, bu göreve geldiğim günden beri hep söyledim. İnanın, her gece beni rüyasında görüyor” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Arnavutköy Belediye Başkan adayı Tekin Aras ile birlikte bugün Cumhuriyet Meydanı’nda halk buluşması düzenledi. İmamoğlu konuşmaya başladığı sırada, AKP’nin seçim kampanyası aracı yüksek sesle müzik çalarak alanda tur attı. Olaya tepki gösteren İmamoğlu, “Arada buradan miting olduğunu bile bile müzik çalıp geçen arabalar var, olsun. Şimdi toplumdaki saygıyı, sevgiyi artıracak şey, yöneticilerin tavrıdır. Yöneticilerin tavrı güzel ahlak, güzel bir iyi davranış; ailelere, çocuklara, gençlere huzur verir. Üzüldüğüm ne, biliyor musunuz? Akılları o kadar gitmiş ki, bu hareketi yaparak oy kazanacağını zannediyor. Benim memleketimin vicdanlı insanı var ya, benim memleketimin adaletli insanı, bu yapılanın ahlak dışı olduğunu bilir ve ona oy vermez. Göreceksiniz, vermeyecek. Bizim insanımız ahlaklı, adaletli, vicdanlı insanı sever. Vicdanı, ahlaklı olmayana bu millet evlatlarını emanet etmez, etmeyecek. Onun için Allah onlara akıl versin. Ne diyeyim? Allah onları ıslah etsin” dedi.

“MİLLETİN PARASINI MİLLETE DAĞITIYORUZ, SENİN GİBİ BİR AVUÇ İNSANA DEĞİL”

Yaptıkları hizmetlerle milletin parasını millete dağıttıklarını ve dağıtmaya devam edeceklerini vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı meydandan bana sormuştu. ‘Sen kimin parasını, kime dağıtıyorsun’ demişti. Milletin parasını millete dağıtıyoruz, senin gibi bir avuç insana değil. Biz bu şehirde halkçı belediyeciliğin, vatandaşını düşünen belediyeciliğin en iyi örneklerini vermeye devam ediyoruz. Biz su gibi şeffaf bir İstanbul Belediyesi yönetiyoruz. ‘İstanbul Belediyesi halka aittir’ düşüncesini ilk kez bu topraklara biz yerleştirdik. Bu şehrin belediyesi, her daim yaptığı her işle ilgili vatandaşına hesap verdi, vermeye devam edecek. Her gün bu kardeşiniz çarşıda, pazarda, sokakta, şantiyelerde vatandaşın arasında, onlarla birlikte bu şehri yönetiyor. Her zaman vatandaşıyla dertleşen, dertlenen bir yönetim olduk. Onların ihtiyaçlarını anladık. Ortak akılla torpilli değil; liyakatli, milletin evlatlarıyla belediyeyi yönetiyoruz. Bu şeffaflık, -şunu söyleyeyim- eğer devletin her kurumunda olsaydı şu anda bu memleket, üç haneli enflasyona gömülmezdi. Şu anda bu memleket, dünyanın en yüksek enflasyonuna maruz kalmazdı. Şu anda bu memleketin parası pul olmazdı. Yoksullukla mücadele etmezdi ama bunlar liyakati, toplumun o güzel evlatlarını makamlardan uzaklaştırıp torpilli, eş, dost, akraba, oğlum, kızım, damadım dedikleri için, bir aileden torpilli 10-15 kişiyi makamlara yerleştirdikleri için bugün bu ülke bu durumda. Onun için biz liyakatli, milletin yetenekli evlatlarıyla bu ülkenin kurumlarını yönetmeye, başta İstanbul olmak üzere Tekin kardeşimle Arnavutköy’de de devam edeceğiz. Arnavutköy’de Tekin Başkan tarih yazacak.

“BEYLİKDÜZÜ’NÜ AK PARTİ’DEN ALDIĞIM GÜNDEN BERİ BENİ MİMLEDİLER”

10 yıl önce AK Parti’nin tek kaybettiği ilçe Beylikdüzü’ydü. Seçimi aldım, o günden beri beni mimlediler. Her işimi engellemeye çalıştılar. O günden beri o ilçede başladığım ahlakla büyükşehirde devam ediyorum. İstanbul’un rantını 16 milyon insanımıza dağıtmaya devam ediyorum. O yüzden beni buralardan uzak tutmaya çalışıyorlar. O yüzden istiyorlar ki, Ekrem İmamoğlu 16 milyona bu rantı dağıtmasın, bir avuç insan yararlansın ama biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bu millet uyandı. Bakın, karşılarına duvar gibi dikilince, cesur bir biçimde sürece dair fikirlerimizi söyleyince bunlar türlü oyunlarla güya beni yıldırmaya çalışıyorlar. Ben söyledim. Daha önce de söyledim. Bu kardeşiniz yılmaz, yıldırır. Siz yılacaksınız. En son şu davet meselesini gördünüz, değil mi? ya Allah aşkına, bir insan bu toplumda… Bizim örf adetimizde, kültürümüzde, inancımızda davet etmek makbuldür. Davete icabet etmek adettir, geleneğimizdir, ahlaktır, centilmenliktir. ‘Vay efendim Ekrem İmamoğlu’nu kim davet etti? O mu davet etti, bu mu davet etti?’ Davetiye bir ateş topuna döndü, ellerini yakıyor. Herkes kaçıyor davetiyeden. Yahu siz beni nereye davet ettiğiniz zannediyorsunuz ya da etmediğinizi? Bu millet, bu tarzınızın cevabını size verecek. Bunların aklı gitmiş. Şaka gibiler. Bunlar normal değil. Bunların aklı başında değil. Allah bunların hepsine Allah akıl versin.

“TAM ACEMİ BİR ADAY KOYMUŞLAR”

Bir de İstanbul’a, yani dünyanın en güzel şehrine, dünyanın en tarihi eski kadim kentine acemi bir aday koymuşlar. Bunlar kalkmışlar, ‘Efendim davet aşağı davet yukarı…’ Yahu sen önce git, bir siteyi bile yapamadığın Maltepe’de -daha dün gösteri yapıyorlar- insanlara evini teslim edemedin. 5 yılda bir site büyüklüğündeki yeri bitiremedin. Yok davet verildi, verilmedi. Tam acemi. Niye biliyor musunuz acemi? Bunlar, sadece verilen talimatı yerine getirdiler. Sadece o ne diyor? O diyor ki, ‘buyruğum’ diyor, ’emrettim’ diyor. Onlar ne diyor? ‘Tensipleriyle.’ Allah esirgesin, burada bir yangın çıktı. Bir yetkilisi çıktı televizyonda, ne dedi, hatırlayın. ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle itfaiye yangını söndürmeye gitti’ dedi ya. Bunlara vallahi Allah akıl versin. İtfaiye birinin talimatıyla yangın söndürmeye gider mi? Bir yerde yangın çıkmışsa oraya itfaiye koşa koşa gider. Görevi bu. Bunların aklı, nevri dönmüş. Allah yardımcıları olsun.

“ACEMİ ADAYIN FOTOĞRAFINDAN ÇOK BAŞKASININ FOTOĞRAFI VAR”

Bunlar artık proje anlatacak durumda değiller. Projeleriyle insanlarını mutlu edecek durumda değiller. Onun için varsa yoksa polemik. Bunlar boş işlerin peşinde olsunlar. Biz arada sırada laflarını da duymuyor değiliz. ‘Ekrem İmamoğlu deprem bölgesine koştu’ dedi mi? E vallahi doğru söyledi. ‘Projelerinin yüzde 87’sini yaptı’ dedi mi? E vallahi doğru söyledi. Zaten kampanya döneminde iki doğruyu söyledi, o da bunlar. Hayal kırıklığı. Bugünden söylüyorum, ‘İmamoğlu demişti’ derseniz. Şu anda bu acemi adayın fotoğrafından daha çok başkasının fotoğrafı var İstanbul’da; biliyorsunuz, değil mi? Onun kim olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Bak, sabredemeyecek. Ben söylüyorum, sabredemeyecek. Bir iki hafta sonra sokak sokak, semt semt, ilçe ilçe gezip vallahi de billahi de miting yapmaya başlayacak. Her gün illa beni diline dolayacak. Seçildiğim günden beri, bu göreve geldiğim günden beri hep söyledim. İnanın, her gece beni rüyasında görüyor. Vallahi beni rüyasında görüyor.

“TOPBAŞ’I ‘METAL YORGUNU’ İLAN EDEN SİZ DEĞİL MİSİNİZ”

İnsanları da aldatıyorlar. Bugün demiş ki Sayın Cumhurbaşkanı, benden önce rahmetli Kadir Topbaş İstanbul’a güzel bir çehre kazandırmış, ondan sonra da ben gelmişim, kazandıramamışım. Yahu insan da biraz ar olur. Rahmetli Topbaş’a, 5 imar dosyasına imza atmadı diye onu ‘metal yorgunu’ diye ilan edip, hayatı ona zindan edip mecburen görevi bıraktıran siz değil misiniz? Allah’tan utanın, korkun. Bunu söyleyeceksin, şimdi ‘rahmetli Topbaş’ diye anacaksın. Ben size söyleyeyim mi? Kendi partilileri bile bu söylediklerinden sonra başını öne eğip ne diyordur içinden, biliyor musun? ‘Senin yüzünden görevden gitti.’ Allah rahmet eylesin. Bu şekilde her şeyi kendi lehlerine döndürüp ne yazık ki yanlışla, yalanla konuları evirip çevirip kullanmaya bunlar hazır insanlar. Adamcağız üzüntüden birkaç sene sonra vefat etti. Söyleyeyim. Maşallah bunlar, kurtla yiyip çobanla ağlayan insanlar.

“RAHMETLİ ERBAKAN’A YAPMADIĞINI BIRAKMADI”

Bir şey daha hatırlatacağım. Rahmetli Necmettin Erbakan’a yapmadığını bırakmadı. Ben buna da değineceğim. Niye? Bugüne dair özel bir durum var. Ne demişti onu siyasete kazandıran kişiye, ‘Yaş 70, işi bitmiş’ demişti. Bugün kendisi 70 yaşına girdi. Ben öyle bir şey demeyeceğim. Doğum gününü tebrik ederim. ‘Allah sağlık versin, uzun ömür versin’ derim. Başka bir şey demem ama vatandaşı tehdit etmeyi bırakacaksın. Ne diyor insanlara? Bugün milleti oyla tehdit ediyor. ‘İstanbul’da bize oy vermediniz, ben onu engelledim’ diyor bugün. Engellediğini de itiraf ediyor. Diyor ki, ‘Murat Kurum gelirse işlerde aksama olmayacak’ diyor. Açıkça beni engellediğini itiraf ediyor. Allah aşkına, televizyonlara çıkıp başkanları diyordu ya ‘Engelleme yok.’ Bak, Sayın Cumhurbaşkanı söylüyor engellediğini. Bakalım bundan sonra ne yapacaksınız?

“BU MİLLETİ TEHDİT ETMEYE KALKMA”

Bir şey söyleyeyim. Bu millet tehdide kulak verseydi seçimi iptal ettikten sonra 13 bin 600 oyu, 806 bine çıkarmazdı. İkinci turda 806 bin oy alınca ortadan 3-4 gün kayboldu, hatırlayın. Tehditten sinen bir millet olsaydı bu millet, bir silahlı darbeciye karşı sokağa dökülmezdi. Sen bu milletin ne olduğunu bilmiyorsun. Onun için bu milleti tehdit etmeye kalkma. Bu millet sana cevabını verecek. Bu millet, önümüzdeki seçimde size öyle bir ders verecek ki, size gerçek sorumluluğunuzu hatırlatacak. 1 Nisan’dan sonra eliniz ayağınıza dolanacak. Bir an önce ekonomiyi düzeltmek için gece gündüz çalışmaya başlayacaksınız. Emeklilerin maaşını artırmak için uğraşacaksınız. Zam yapmamak için uğraşacaksınız. Bu millet size işinizin gücünüzün Ekrem İmamoğlu olmadığını; işinizin gücünüzün bu memleketin ekonomisi, emeklinin maaşı, asgari ücretin artması, pahalılığın bitmesi olduğunu 31 Mart’ta hatırlatacak.

“ONLARIN YAPAMADIĞININ İKİ KATINI YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Hazırlığımız tam. Projelerimizi yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Onların yapamadığının iki katını yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Sizlerden elbette destek istiyoruz. Elbette Büyükşehir Belediye Başkanlığı oylarınızı istiyoruz. Özellikle Tekin Başkan’a Arnavutköy’de destek istiyoruz. Tekin Başkan’a Arnavutköy’de oy vermeye hazır mıyız? Arnavutköy’de, Meclis’te bizim listemizi destekleye hazır mıyız? İstanbul Gönüllüleri’ne üye olmaya, birlikte çalışmaya, sandıkta görev almaya, sandıkları güvende tutmaya, hep birlikte çalışmaya, milletçe demokrasi zaferi için uğraşmaya ve milletçe kazanmaya hazır mıyız? Hep beraber bu milletin İstanbul İttifakı’nı kurduğunu, bir vicdan ittifakı oluşturduğunu hak, hukuk mücadelesi verdiğini, hep birlikte tekrar göstereceğiz. Sizleri çok seviyorum. Sizlerle birlikte israfı bitirdiğimiz, hizmeti getirdiğimiz dönemin uzun yıllar bu şehirde var olacağını biliyoruz. Halkçı belediyenin var olacağını biliyoruz. Yeni nesil siyasetin, o güzel dilin Arnavutköy’deki temsilcisini bütün Türkiye’ye siz tanıtacaksınız. Ona destek vereceksiniz. Tekin Başkan’la birlikte Arnavutköy’de, hep birlikte İstanbul’da başarılı olacağız. Hep birlikte var gücümüzle ‘Tam yol ileri’ diyeceğiz. Her şey çok güzel olacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-erdogana-bir-iki-hafta-sonra-ilce-ilce-gezip-miting-yapmaya-baslayacak-her-gun-illa-beni-diline-dolayacak/feed/ 0
Bozüyük CHP İlçe Başkanlığı, belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi adaylarını tanıttı https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-chp-ilce-baskanligi-belediye-meclis-uyesi-ve-il-genel-meclis-uyesi-adaylarini-tanitti/ https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-chp-ilce-baskanligi-belediye-meclis-uyesi-ve-il-genel-meclis-uyesi-adaylarini-tanitti/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9635 Bozüyük CHP İlçe Başkanlığı, belediye meclis üyesi ve il genel meclis üyesi adaylarını tanıttı. Toplantıda, gelecek dönem için üç projesini açıklayan Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, “Park yapmak, yol yapmak, altyapı yapmak, temizlik. Bunlar belediyenin asli görevleridir. Bunlara proje demek yanlıştır. Proje dediğin kalıcı olacak, sürdürülebilir olacak, kente dokunduğunu hissettirecek şeylerdir” dedi.

Bozüyük CHP İlçe Başkanlığı tarafından Belediye Düğün Salonu’nda belediye meclis üyesi adayları ve il genel meclis üyesi adaylarının tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıda, Cumhuriyet’in 100. yılında partiye yeni katılan 100 üyeye parti rozeti takıldı.

Toplantıda ilk olarak CHP Bozüyük İlçe Başkanı İsmail Akçasoy, tüm misafirlerine ‘hoş geldiniz’ diyerek kısa bir konuşma yaptı. İlçe Başkanı Akçasoy, şunları kaydetti:

“Cumhuriyetimizin 100. yılında 2024 yerel seçimlerin Bozüyük ilçemizde startını vermek istiyoruz. İl ve belediye genel meclisi listelerini hazırlarken yönetimle birlikte çok titiz çalışmalar gerçekleştirdik. Belediye meclisinde de Belediye Başkanımız Mehmet Talat Bakkalcıoğlu ile birlikte çok titiz, çok güzel karşılıklı istişarelerle liste hazırladık. Emin olun ki göreceğiniz listede değerli adaylarımızı buraya çağıracağız.  Sanki şampiyonlar ligi. Nereden baksanız mükemmel bir liste hazırlandığına inanıyoruz ve güveniyoruz. ve diyoruz ki iyi ki varız, iyi ki Cumhuriyet Halk Partiliyiz.”

Başkan Bakkalcıoğlu da 2019 yılındaki seçimlerde kullanılan seçim müziğini hatırlatarak, şunları söyledi:

“2019’da göreve geldik, sokaklarda her yerde bu şarkıyı çalarak kadınlarımız gençlerimiz dolaştı ve seçildik. 5 yıl hizmet ettik Bozüyük’e. Bu 5 yılda yaptıklarımızı size biraz önce dağıttığımız bu kitapçıkta özetlemeye çalıştık.  Sevgili yol arkadaşlarım biz kalıcı, geleceğe, gelecek kuşaklara kalacak şeylere proje diyerek çalıştık. Bir düzine 12 tane, 12 dev projemiz vardı. Bu kitapta hepsi var.  Park yapmak, yol yapmak, altyapı yapmak, temizlik. Bunlar belediyenin asli görevleridir. Bunlara proje demek yanlıştır. Proje dediğin kalıcı olacak, sürdürülebilir olacak, kente dokunduğunu hissettirecek şeylerdir. Bu kitapları okumanızı, dağıtmanızı istiyorum. Kadınlarımız, gençlerimiz bizim en kıymetli varlıklarımız. Tabii çocuklarımız, gençlerimiz. ve kadınların bu çalışmalar sırasında binlerce basılı bu kitapçığı her yere dağıtmasını istiyorum. Biz belki birileri gibi şov yaparak bunları anlatamadık, anlatamıyoruz ama bunlardan yararlanan hemşehrilerimizin karşılığını verdiğini ve bunların değerini bildiğini hissediyorum.

Geçen dönem yapma vaadi verdiğimiz bazı projelerimizi de ne yazık ki yapamadık, sebebi yaptırılmadığı için. Bir tanesini biliyorsunuz yayınladım. Bozüyük’e dev bir akciğer yapalım dedik, BOZPARK yapalım dedik, yola çıktık. Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan kamu yararı kararı aldık, Tarım Bakanlığı burası tarım arazisi, o paylaştığım videoda yerini de görüyorsunuz. Bozüyük içinde, eğer oraya biz park yapmazsak gelecek dönemlerde birileri orayı binalarla doldurabilir. İşte bunu bu süreci yaşarken bu kamulaştırılması gereken alanda kamulaştırmaya zaman kalmadı. Tekrar seçilirsek Allah yardımcımız olur Bozüyük halkı bizi seçerse bu BOZPARK’ı yapacağız arkadaşlar. Şimdi diyecekler ki nasıl? Hem yapamadın, gene yaptırmazlar. Öyle değil arkadaşlar, onun yolunu da biz biliyoruz. Gelir gelmez başlayacağız, görevimizin 3 veya 4 yılında BOZPARK’ı kullanmaya başlayacağız.

İkincisi üst geçit sorunu var Bozüyük’ün, üst geçit sorununu da çözelim istedik. Gelir gelmez devlet kurumlarıyla görüştük. Yeşilkent girişine bir köprü yapmışlar, şehrin doğu girişine, batıda mezbahanın oraya da bir tane yapıp Bozüyük’ün içini komple kapatmayı planlıyorlardı.  Dedik ‘Bu böyle olmaz, şehir içindeki trafiğe katkı verecek bir yere yapalım’ neresi? yaya alt geçidinin olduğu yer, üstten kentten girdiğinizde otogara inebileceğiniz. Anlaştık, projelerini yaptık, biz yapamayız dediler, biz yaptırdık belediye olarak, her şeyi tamamladık. 2021 yılı bahar aylarında projeyi sunduk, çok engeller oldu ama sunduk. Beklemeye geçtik, Eylül ayında 2021’in yani bunu bütün kurumlara dağıttık işte DSİ, karayollarına inceleniyor dediler. İyi, Kasım ayı aralık ayı arasıydı bir yazı geldi,  ‘Yapmıyoruz’ dediler arkadaşlar. 2022 yılı dayanmış, yatırım büyük bir yatırım, O da o şekilde kaldı. Tekrar uğraştık ama olmadı, işte tekrar göreve gelirsek belediye bütçesiyle onlara sormadan yapacağız arkadaşlar.

Bugün burada bir üçüncü dev projemizi açıklayacağım. Daha devamında yapacaklarımızı hep paylaşacağım birlikte. Kentin içerisinde kaldı Küçük Sanayi çarşılarımız, Yeni Sanayi Çarşısı da öyle onu  değiştirmek mümkün değil. Eski Küçük Sanayi çarşımızı ilaveler de yaparak en az 200 iş yerinin olduğu, kente bir küçük sanayi ve ticaret merkezi yapacağız arkadaşlar. Şimdi bu hafta içinde kooperatif kuruldu, Sanayici, küçük sanayici arkadaşlarımızla onlarla burada bir toplantı yapacağız. Daha kurucular var, üyeleri yazmadılar not alıyorlar. 400 kadar başvuru varmış. Tabii hepsi gelecekse daha da büyüyebiliriz, burada toplanacağız, ben üç bölgede yer belirledim, bunu bir ben biliyorum, en yakınlarımda bilmiyor. Bu konuları söyleyince rantçılar gidip oraları kapatmaya çalışıyorlar, onun için anlatmıyorum, onlara da söyleyeceğim. Göreve gelince en büyük üçüncü projemiz o olacak kentin içinden bu küçük sanayiyi çıkaracağız.

Biraz sonra Belediye Meclis Üyelerimiz ve İl Genel Meclis Üyelerimizle tanışacağız, çok güzel alt kuşaktan gençten orta kuşağa kadar yüzün üzerinde sayıyı tam bilemiyorum yeni üyemiz var, gönüllü olarak geldi hepsi, buraya çıkacaklar, onlara rozetlerini takacağız. Buraya çıkacak bu üyelerimiz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne gönderilerek üye kayıtları yapıldı arkadaşlar, yapılacak değil yani yapıldı bunu belirtmek isterim. Güzel bir dönemimiz olsun istiyorum, Allah yolumuzu açık etsin, Allah yardımcımız olsun. Seçmenimize her yerden birlikte ulaşacağız, kadınlarımızın, gençlerimizin bu çalışmadaki desteği bizim için çok önemli. Tabii bütün insanlarımızın ki önemli, birlikte hep birlikte başaracağız. Arkadaşlar ben şöyle söyleyeyim böyle sloganlarımız da olacak göreceksiniz ‘Onlar konuşur konuşur yine biz yaparız’ arkadaşlar, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.”

Bakkalcıoğlu’nun konuşmasının ardından Belediye Meclis Üyeleri adayları ve İl Genel Meclis Üyesi adayları tanıtılarak partiye yeni katılan üyelere rozetleri takıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bozuyuk-chp-ilce-baskanligi-belediye-meclis-uyesi-ve-il-genel-meclis-uyesi-adaylarini-tanitti/feed/ 0
İmamoğlu’ndan “Patronu Belli Kumpas” Tepkisi: “Sizin O İftira Kampanyalarınız Bende Toz Zerresi Kadar Leke Bırakmaz. İşinize Bakın” https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-patronu-belli-kumpas-tepkisi-sizin-o-iftira-kampanyalariniz-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/ https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-patronu-belli-kumpas-tepkisi-sizin-o-iftira-kampanyalariniz-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/#respond Tue, 12 Mar 2024 07:48:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9543 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca’da düzenlenen halk buluşmasında; AKP’nin İBB Başkanı adayı Murat Kurum’u işaret ederek “Ne zaman ki rakibim aday, hakkımda iftiralara başladı; aynı anda eş zamanlı sosyal medya üzerinden de aynı kampanya harekete geçti. Milyonlarca reklam vererek bu videoları herkesin görmesini istiyorlar. Siz bu videoları, bir önceki seçimden hatırlıyorsunuz. Bu kumpasın patronu, o zaman canlı yayında, milyonlarca vatandaşın gözüne bakıp ‘Ama montaj ama şu ama bu’ demişti. Sahibi çok belli. Kumpası yapanlara sesleniyorum. Öncelikle kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi bana da yapmayın. Yapmaya devam mı edeceksiniz, yine kaybedeceksiniz. Sizin o kumpaslarınız, iftira kampanyalarınız bende toz zerresi kadar leke bırakmaz. İşinize bakın” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Çatalca Belediye Başkan adayı Erhan Güzel ile birlikte Çatalca Avrupa Yakası Müteferrik 1 İçme Suyu Temel Atma Töreni’ne ve halk buluşmasına katıldı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki kalabalığa seslenen İmamoğlu; AKP’li Çatalca Belediye Başkanı’nın, ilçede yaptıkları hiçbir temel atma törenine veya etkinliğe katılmadığını söyledi. İmamoğlu, şöyle konuştu:

“BU MAKAMIN SAHİBİ, BU ŞEHRİN 16 MİLYON İNSANI”

Ben hayata şöyle bakıyorum. Bu makamlar gelir geçer. Benim şu anda bulunduğum makam, çok kutlu bir makam. Kadim şehrimizin önemli bir makamı. Bu makamın sahibi, bu şehrin 16 milyon insanı. Çatalca’nın belediye başkanlığı makamının da sahibi Çatalcalılar. Bazıları şöyle düşünüyor olabilir. O makam, ona kimin tarafından verildiyse o makamın sahibi de o zannediyor olabilir. Değil sevgili kardeşim. Makam, milletin. Millete ait olan makamın hakkını verirken insanların siyaseti, şusu busu seçimden öncesinde kalır. Seçim biter, sonra hizmet yolculuğu başlar. Bu hükümet atmosferi değiştirdi. Bunlar iklimi, ahlakı değiştirdi ama onların ortaya koyduğu ahlak, iyi ahlak değil. Onun peşinden gidenin hali yaman. Biz, milletin yolunun peşinden gidiyoruz. Bizim yolumuz o.

KANAL İSTANBUL FELAKETİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Çatalca’nın tarım alanlarına, ormanlarına, Çatalca’nın güzelim doğasına, meralarına göz dikmiş birileri de var. Tarıma saygı duymayan birileri de var. Ağızlarına almasalar da Kanal İstanbul denen ihanet projesiyle beraber Silivri’ye, Çatalca’ya uzanan alanları kontrolsüz bir biçimde, dehşet bir sürece taşıma gayretinde olanlar var. Bu, İstanbul’un sonu demek olur. Onlara karşı çok uyanık olmak ve el birliğiyle karşı durmak mecburiyetindeyiz. Bunlar ‘Gündemimizde yok’ diyorlar. Sakın inanmayın. Bunlar, seçimden önce her kılığa girerler. Bunlar, her türlü renge bürünürler. Bunlar, asıl niyetlerini gizlemeye çalışan insanlar ama ilk fırsatta harekete geçirecekler. Zaten ‘Yapmayacağız’ demiyorlar, diyemiyorlar. Öyle çevrelere öyle sözler, öyle vaatler verdiler ki yapmak mecburiyetindeler. Onun için sandıkta ne olacağız? Birlik olacağız. Kanal İstanbul denen büyük doğal felaket kaynağını, milli güvenlik sorununu bu milletin başına açmalarına izin vermeyeceğiz. Bu şehre muhafızlık yapacağız. Onlar talanla, yalanla, iftirayla hayatlarını sürdürsünler. Onlar israfla gündeme geldiler. Biz, icraatla gündeme geldik.

MİLLETİN PARASINI MİLLETE DAHA ÇOK DAĞITACAĞIZ

Onların döneminde hangi parselde kime daha fazla imar verilirdi, öyle konuşuldu. Biz ise 4,5 yıldır Halk Süt’le, Anne Kart’la, kreşlerle, eğitim desteği ve burslarıyla… 100 bin üniversite gencine bu kardeşiniz, ekip arkadaşlarıyla beraber -helali hoş olsun- 7 bin 500 lira burs verdik bu sene. Seneye 100 bin gencimize 15’er bin lira vereceğiz. Bu zor, dar günlerde başımıza yoksulluğu bela etti bu hükümet. Paramızı pul etti. Emeklimizi fakir eyledi. Biz elimizden gelen katkıyı, fedakarlığı yapacağız. Niye, biliyor musunuz? Onların derdi başka ama bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Milletin parasını millete dağıtıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok dağıtacağız. Tek asgari ücretle geçinen evlere, tek emekli maaşıyla geçinen evlere yıllık 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Bu haneler, Halk Ekmek büfelerinden ücretsiz olarak günde bir ekmeğini alacak. Tek asgari ücretle geçinen hanelerdeki bir kişiye tam 10 bin lira da ulaşım desteği vereceğiz. Yeni evli çiftlere, evlenecek çiftlere sağlamakta olduğumuz evlilik desteğini -ki biz başlattık- 30 bin liraya çıkaracağız. Bunu İstanbul genelinde, bu 5 yılda 100 bin çifte çıkaracağız. İhtiyaç sahibi lise ve üniversite öğrencisi gençlere yılda iki defa kıyafet kuponu desteği sağlayacağız.

İSTANBUL’UN YENİDEN İHANETE DÖNMEYE TAHAMMÜLÜ YOK

Sözüm ona bu arkadaşlar, bu kampanyada sadece İstanbul konuşacaklardı. Böyle dediler, hatırlayın. Daha birkaç hafta dayanabildiler, hemen su kaynattılar, hemen kayış attılar. Çünkü görüyorlar, İstanbul başardı. Hep birlikte israfı bitirdik, hizmeti getirdik. Bundan geri dönüş yok. İstanbul’un yeniden ihmale, ihanete, israfa dönmeye tahammülü yok, dönmeyecek. Eşitlik ve adalet yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Birlik ve kardeşlik yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Hazır mıyız? Birlikten, kardeşlikten söz açılmışken şimdi biraz sizlerle dertleşmek istiyorum. Bakın, 5 yıldır konuşmalarımı dinliyorsunuz, tavrımı biliyorsunuz. Soruyorum, Allah aşkına, benim bir gün -hangi siyasi görüşten olursa olsun, hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, fark etmez- bir kişiye ayrımcılık yaptığımı ya da ötekileştirdiğimi gördünüz mü? Bana her gün hakaret eden siyasi rakiplerimin, bir gün bile onların vatanseverliğini ya da onların inancını sorguladığımı işittiniz mi? Kıskanıyorlar, doğru. Çekemiyorlar. Kimse, kendisine karşı böyle bir şey yapılmasını hoş karşılamaz. O zaman kendisine yapılmasını istemediğin şeyi bir başkasına yapmayacaksın.

EŞ ZAMANLI BİR OPERASYON BAŞLADI

Bunları niye söylüyorum? Çok eş zamanlı bir operasyon başladı. Yeni yeni filizlendirmeye çalışıyorlar. Operasyonun sahibini de belli ediyor. Ne zaman ki rakibim aday, hakkımda iftiralara başladı; aynı anda eş zamanlı sosyal medya üzerinden de aynı kampanya harekete geçti. Kampanya, bildiğimiz şey. Tam da şu. Sahte videolar ile kumpas videoları ile neymiş, terör örgütü beni destekliyormuş gibi gösteren videolar. Onlarca hesaptan aynı anda kumpas başladı. Milyonlarca reklam vererek bu videoları herkesin görmesini istiyorlar. Rakibimin açıklamalarıyla eşgüdümlü başladı. Altını çiziyorum bunun. Rastgele değil. Peki, siz bu videoları hatırlıyorsunuz. Nereden hatırlıyorsunuz? Bir önceki seçimde, değil mi? Bu kumpasın patronu, o zaman canlı yayında, milyonlarca vatandaşın gözüne bakıp kumpası nasıl itiraf etmişti? Ne demişti? ‘Ama montaj ama şu ama bu’ demişti. Sahibi çok belli. Kumpası yapanlara sesleniyorum. Öncelikle kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi bana da yapmayın. Yapmaya devam mı edeceksiniz, yine kaybedeceksiniz. Her babayiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Sizin o kumpaslarınız, iftira kampanyalarınız bende toz zerresi kadar leke bırakmaz. İşinize bakın.

ATA’YA HAKARET ETMEK BUNLARIN DÖNEMİNDE SERBESTLEŞTİ

Bunlar, bu milletin milli duygularını, inancını rencide edecek seviyede ne yazık ki her şeyi alet ediyorlar. Bunlara söylüyorum, buradan sesleniyorum. Ben, sizin gibi günübirlik Atatürkçü değilim. Çıkıyor bir meczup; bize, yüzümüze, gözümüzün içine baka baka Atatürk’e hakaret ediyor. O meczup hakaret ediyor ama kimsenin çıtı çıkmıyor. Herkes bir anda lal oluyor. Ağzını açan yok. Ata’ya hakaret etmek, küfretmek ne yazık ki bunların döneminde serbestleşti. Bu meczup gibiler bir de bize Osmanlı dersi vermeye kalkıyor. Sen kim, Osmanlı kim? Sen ne anlarsın Osmanlı’dan? Osmanlı da bizim, sarı saçlı, mavi gözlü lider de bizim liderimiz. Bunu buradan bilin. Bu yeminli Atatürk düşmanlarını bu iktidar, sadece bu tür durumlarda uzaktan izlemiyor. Ne yapıyor, biliyor musunuz? Onlara destek de oluyor hem de öyle az buz destek değil.

KÜFÜRBAZ ATATÜRK DÜŞMANI, ONLARIN SİYASİ YOL ARKADAŞI

Şimdi bilmediğiniz şeyler söyleyeceğim. O küfürbaz Atatürk düşmanı, onların siyasi yol arkadaşı. Doğru mu? Yetmedi. Atatürk’e küfreden o adamın oğlu, hala partilerinin milletvekili. Yetmedi. Damadı Sakarya Çevre İl Müdürü. Yetmedi. Abisini bir şirketin başına kayyum atadınız. Diğer oğlunu da Kocaeli İşkur İl Müdürü yaptınız. Aileye bak. Yetmedi. Abisinin damadı da eski milletvekili. Hani şu ‘Yeliz’ var ya… O işte, o arkadaş. Bakın, işte sizin liyakat anlayışınız. Atatürk’e hakaret edenlerin sülalesine üst düzey kamu görevleri vermek mi sizin Atatürkçülüğünüz? Vatanseverliğiniz bu mu? Siz, bu halkın çocuklarının hak ettikleri makama gelmesini istemeyenlersiniz. Bu anneler, bu hanımefendiler, bu çocuklarını, bu sıraladığım insanlardan katbekat daha iyi yetiştiriyor ama sizin tek derdiniz, bir avuç insan ve onların aileleri. Bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Bizim derdimiz 16 milyonun, milletin evlatları. Onun için siz, partizanlıkla milyonlarca gencin hakkını gasp edenlersiniz. Siz, alın teriyle başarı zincirini kırarak bu toplumun dengesini bozan bir yapısınız. Aileye bakın. Babası bunlardan milletvekili. Oğlu milletvekili. Damadı milletvekili. Diğer oğlu genel müdür. Damadı genel müdür. Abisi kayyum genel müdürü. Ne mübarek aile, değil mi? Bir de bu memleketin başının tacına hakaret edecek, küfredecek… Devletin bir tane kurumu bile harekete geçmedi. Yazıklar olsun size.

EKREM İMAMOĞLU’YLA UĞRAŞMAYI BIRAKACAKLAR

2015 yılında, bunların zamanında Çatalca’da, KİPTAŞ konutlarının 100’den fazlası, bunların partili yandaşlarına dağıtıldı. Kimler yok, kimler… Şimdi milletvekili yaptıkları Kadın Kolu Başkanı var. Belediye başkanlarının oğlu var. Başkan yardımcısının kızı var. Vakıflarının yöneticileri var. Zaten deprem olur, deprem konutunda kurada her nedense o kura milletvekiline çıkar. Bugün de buraya gelirken okudum. TOKİ’nin alt gelir seviyesi için yaptığı ‘İlk evim arsa’ projesinden arsa bilin bakalım kime çıkmış… AK Parti milletvekiline yine. İşte bunların gerçek yüzü bu. Bu saltanatı kim yerle bir edecek, biliyor musunuz? Vicdanlı ve hakkını koruyan milyonlarca genç, yerle bir edecek. Hem de ne zaman, biliyor musunuz? Çok uzak değil. Sadece 35 gün sonra. 31 Mart’ta hep beraber bunlara öyle bir ders vereceğiz ki, milleti tehdit etmeyi bırakacaklar. Onları, milletin hizmetkarı yapacağız. Hep beraber yapacağız. Seçimde öyle bir ders alacaklar ki, kalan zamanlarında enflasyonu düşürmek için uğraşacaklar. Kalan zamanlarında, berbat ettikleri ekonomiyi, maliyet artışlarını, dibe vuran asgari ücreti düzeltme gayretinde olacaklar. Bunlara halkımız, hangi partiden olursa olsun İstanbul İttifakı, milletimizin o güçlü vicdan birliği, öyle bir ders verecek ki, sandıktan bir gün sonra tutuşup hükümet işlerine koşacaklar. Ekrem İmamoğlu’yla uğraşmayı bırakacaklar.

HEP BİRLİKTE KAZANALIM

Sevgili Çatalcalılar; bu şehrin çocuklarına, bu şehrin gençlerine, bu şehrin saygıdeğer annelerine, hanımefendilerine, dar gelirlilerine, emeklilerine sahip çıkanı seçin. Güzel günler için bir kez daha birlik olun. Birlik olun hepimiz için, hep birlikte kazanalım. Haydi İstanbul, tam yol ileri. Ben, bu şehrin Erhan Bey’le gençleşeceğine, enerjisini bulacağına, sokakta, caddede, pazarda onunla birlikte hizmet üreten bir belediye başkanı olacağına, ahlakına, erdemine, iş yapma çalışkanlığına kefilim. Çatalca’da Erhan Güzel’e oy vermek için hazır mıyız? Meclise de oy istiyoruz. İstanbul’a da oy istiyoruz. Her şey çok güzel olacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglundan-patronu-belli-kumpas-tepkisi-sizin-o-iftira-kampanyalariniz-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/feed/ 0
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nden Denizanası Araştırması https://www.haber28.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:36:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8177 İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesindeki bilim insanları tarafından yapılan araştırmada, denizanası popülasyonunun Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde özellikle İstanbul kıyıları ile körfezde yoğun şekilde arttığı tespit edildi.

İÜ Su Bilimleri Fakültesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Marmara Denizi’nde Denizanası Artışları Sebep ve Sonuçları” başlıklı proje kapsamında “R/V Yunus-S” gemisiyle Marmara Denizi’nde araştırma yapıldı.

Dalgıçlar tarafından Marmara Denizi’nde su altı gözlemleri yapılarak, bazı örnekler alındı. Ayrıca farklı derinliklerden denizanası örnekleri alınıp incelendi.

Üniversitenin Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar, AA muhabirine, dünyada olduğu gibi Türkiye’nin denizlerinde de son yıllarda ciddi denizanası artışı yaşandığını söyledi.

Denizanalarının ekosistemdeki olumsuz değişiklikleri faydalarına kullanılabilme kabiliyetleri bulunduğunu ve hayatta kalma konusunda başarılı olduklarını belirten Okyar, “Bunlar 500 milyon yıldır dünya üzerinde yaşamlarını sürdüren, sayılarını ve çeşitliliklerini arttıran canlılar.” dedi

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin farklı nedenlerden kaynaklı yoğun insan baskısı altında olduğunu, bunun denizanası artışına ortam hazırladığını ifade etti.

Denizanalarının kirli bölgelere tahammül gösteren canlılar olduğuna dikkati çeken Okyar, “Sıcaklık artışıyla bunların üreme kapasiteleri artıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak da tüm denizlerde bu sıcaklık artışları mevcut. Marmara Denizi’nde de kış ayı olmasına rağmen su sıcaklığı yaklaşık 20 derece olarak ölçüldü. Sıcaklıktaki bu artış denizanalarının üreme aktivitelerini tetiklemektedir. Son yıllarda tüm Marmara Denizi’ni kapsayacak şekilde ama başta İstanbul kıyıları olmak üzere, Marmara Denizi’nin kıyısal alanlarında ve körfezlerde yoğun denizanası artışı görüyoruz.” diye konuştu.

“Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da yaptık”

Prof. Dr. Okyar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Su Bilimleri Fakültesi tarafından denizanası artışının nedenlerinin belirlenmesi için çalışma başlatıldığını dile getirdi.

Projenin birinci kısmını Doğu Marmara’da uyguladıklarını vurgulayan Okyar, “Denizanaları aşırı çoğaldıklarında belli bir süre sonra öldüklerinden dolayı parçalanmaya başlıyorlar. Bu da su kalitesinin bozulmasına ve ekosistemin işleyişinde değişimlere neden oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Okyar, dron kullandıkları çalışmalarda denizanalarının büyük metrekarelerde yayıldığını tespit ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bunun yanında dalışlar gerçekleştirerek özellikle hangi su kütlesinde toplandıklarını tespit ettik. Özellikle 5 ila 10 metre arasında denizanalarının daha fazla bulunduklarını belirledik. Suyun yüzeyinde tek tük görünen denizanası aslında 5 metre derinliklerde devasa büyüklükte stoklara sahip. Projenin ikinci aşamasında da tüplü dalış yapıp, bunların safhalarını takip edip üremelerinin ekosistemindeki mevsimsel sürecini takip edeceğiz. İklim değişikliğine bağlı olarak Marmara Denizi’ne pek çok yeni istilacı denizanası türü giriyor. Son yıllarda yaptığımız çalışmalarda pek çok yeni tür bulduk. Bunlar bolluklarını arttırmaya başladılar. Yeni türlerin girişiyle denizel ekosistemdeki denizanasına bağlı çözünmüş organik madde yükü artıyor.”

Denizanası ile beslenen canlıların ekosistemdeki çeşitli baskılar sebebiyle azalmasının, bunlar üzerindeki avcı baskısının kalkmasına ve sayılarının artmasına neden olduğuna dikkati çeken Okyar, “Denizanası artışları artık her mevsimde yaşanıyor. Küresel ısınmanın tetiklemesiyle son 20-30 yılda denizanaları aşırı artış gösterdi.” dedi.

Prof. Dr. Okyar, Marmara Denizi’nin akıntı sistemiyle taşınan denizanalarının özellikle İzmit Körfezi’nin doğu havzasında birikip bu bölge için ciddi sorun oluşturduğunu ifade etti.

Deniz ekosistemine zararlı bu canlıların Uzak Doğu’da gıda olarak tüketildiğinden bahseden Okyar, denizanalarından ekonomiye fayda sağlayacak ürünlerin elde edilmesi için çalışma yaptıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-universitesi-su-bilimleri-fakultesinden-denizanasi-arastirmasi/feed/ 0
Hulusi Akar: “Filistin’e yapılan etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır” https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-filistine-yapilan-etnik-temizlige-soykirima-varan-bir-katliamdir/ https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-filistine-yapilan-etnik-temizlige-soykirima-varan-bir-katliamdir/#respond Sun, 03 Mar 2024 23:24:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8119 Hulusi Akar: ” Filistin’e yapılan etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır”

AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar:

“Operasyonlar son terörist derdest edilinceye kadar sürecek”

“Bize NATO’daki toplantılarda biri geldiğinde ‘YPG ayrı demeyin kavga ederiz’ diyoruz”

“PKK ve YPG hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir”

DENİZLİ – EGEKAF’ta “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” konulu söyleşi gerçekleştiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, “Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

Ege Kariyer Fuarı konuklarından Milli Savunma eski Bakanı, AK Parti milletvekili, Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” adlı söyleşi gerçekleştirdi. Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte milletvekili Akar, Irak’ın kuzeyinde gerçekleşen operasyonlarda hudutların ve vatandaşların güvenliğini amaçladıklarını ifade etti. Geçmiş yıllarda teröristlerin toparlandıktan sonra tekrar saldırı girişimlerinde bulunduklarını ifade eden Genelkurmay eski başkanı ve Milli Savunma eski Bakanı Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni konseptinin kaynağında yok etmek olduğunu söyledi. Teröristleri kaynağında yok etmek amacıyla Mehmetçiğin nefesinin teröristlerin ensesinde olduğunu dile getiren Akar, “Nereye kaçarlarsa kaçsınlar barınaklarını, sözde karargahlarını başlarına yıkmakta. Sadece teröristleri oraya gömmekte azimli ve kararlıyız. PKK ve YPG dünya kamuoyunu yanıltmak için her türlü hileyi kullanıyorlar. İsim değişikliği bunlardan biri. PKK ile YPG arasında hiçbir fark yok. Bize NATO’daki toplantılarda biri geldiğinde ‘YPG ayrı demeyin kavga ederiz’ diyoruz. Bu aklımıza hakarettir. Bu kadar istihbarata, görgüye, bilgiyle biz bunları gördükten sonra siz bize ‘Bunlar ayrı’ derseniz aklımıza hakaret olur, kavga ederiz. Siz 10 bin kilometreden kendi menfaat ve çıkarlarınız için geldiğinizi söylüyorsunuz. Bizden de bir şey yapmamızı bekliyorsunuz. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

“PKK ve YPG hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir”

PKK ve YPG’nin Kürt vatandaşların temsilcisi olmadığını vurgulayan milletvekili Akar, “DEAŞ nasıl Müslümanların temsilcisi değilse, PKK ve YPG’de Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil. Kürt kardeşlerimiz de PKK’lı veya YPG’li değil. Bizim operasyonlarımız teröristlere karşı. Kürtler, Türkler, Zazalar, Araplar kim varsa orada hepsi kardeştir. Bunun delili de Çanakkale’de beraber savaştık, Milli mücadeleyi beraber yaptık. Şehitliklerimizde Türk’ü, Kürt’ü, Zaza’sı yan yana yatıyor” ifadelerini kullandı.

“Etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır”

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını da değerlendiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iki devletli çözümü öldürmeye çalıştığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti olarak Doğu Kudüs’ün başkent olacağı, egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu söylediklerini vurgulayan Akar, “Bunun içinde yapılması gereken her şeyi yapacağız. Burada ‘Ben ne yapabilirim’ demek yok. Birisi sizin ayağınıza bassa, çocuğunuza bir tokat atsa, gelip camınızı kırsa ne yaparsınız? Bir şey yapın. Sosyal medyayla, STK’larla ve ya bir şey söyleyerek mutlaka bir şey yapmak zorunda olduğumuzu görelim. Biraz rahatsız olun diye en son rakamları söyleyeceğim. 12 bin çocuk, 8 bin 190 kadın öldürüldü. Ne silahı ne tüfeği ne topu var. Bu bir savaş değil. Asla savaş dememeliyiz. Bazıları bilerek İsrail – Filistin savaşı diyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bir tarafta nükleer silah dahil her türlü silahı var, diğer tarafta sapan taşı var. Bu nedenle savaş olması söz konusu değil, bu bir katliam. Etnik temizliğe varan, soykırıma varan bir katliamdır. Toplam 29 bin 62 Filistinli şehit oldu. ‘Burada Hamas var. Biz onlarla çatışıyoruz. Bunlarda o nedenle öldü’ diyorlar. Batı Şeria’da Hamas yok. 334 kişiyi katlettiler. Bir tarafta 29 bin olduğu için 334 az geliyor. 130 basın mensubu öldürüldü. Kendi ülkemizde yaşıyoruz. Bazı sebeplerden dolayı tutuklanan bir basın mensubu için Amerika, Avrupa ayağa kalkıyor. 337 sağlık görevlisi katledildi. 7 bin 700 kayıp var, kayıp demek ölü demek” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hulusi-akar-filistine-yapilan-etnik-temizlige-soykirima-varan-bir-katliamdir/feed/ 0
EGEKAF’ta Hulusi Akar: Operasyonlar teröristler derdest edilinceye kadar sürecek https://www.haber28.com.tr/egekafta-hulusi-akar-operasyonlar-teroristler-derdest-edilinceye-kadar-surecek/ https://www.haber28.com.tr/egekafta-hulusi-akar-operasyonlar-teroristler-derdest-edilinceye-kadar-surecek/#respond Sun, 03 Mar 2024 03:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8004 EGEKAF’ta “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” konulu söyleşi gerçekleştiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, “Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

Ege Kariyer Fuarı (EGEKAF) konuklarından Milli Savunma eski Bakanı, AK Parti milletvekili, Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar “Millet Olma Bilinci ve Terörle Mücadele” adlı söyleşi gerçekleştirdi. Öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte milletvekili Akar, Irak’ın kuzeyinde gerçekleşen operasyonlarda hudutların ve vatandaşların güvenliğini amaçladıklarını ifade etti. Geçmiş yıllarda teröristlerin toparlandıktan sonra tekrar saldırı girişimlerinde bulunduklarını ifade eden Genelkurmay eski başkanı ve Milli Savunma eski Bakanı Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni konseptinin kaynağında yok etmek olduğunu söyledi. Teröristleri kaynağında yok etmek amacıyla Mehmetçiğin nefesinin teröristlerin ensesinde olduğunu dile getiren Akar, “Nereye kaçarlarsa kaçsınlar barınaklarını, sözde karargahlarını başlarına yıkmakta. Sadece teröristleri oraya gömmekte azimli ve kararlıyız. PKK ve YPG dünya kamuoyunu yanıltmak için her türlü hileyi kullanıyorlar. İsim değişikliği bunlardan biri. PKK ile YPG arasında hiçbir fark yok. Bize NATO’daki toplantılarda biri geldiğinde ‘YPG ayrı demeyin kavga ederiz’ diyoruz. Bu aklımıza hakarettir. Bu kadar istihbarata, görgüye, bilgiyle biz bunları gördükten sonra siz bize ‘Bunlar ayrı’ derseniz aklımıza hakaret olur, kavga ederiz. Siz 10 bin kilometreden kendi menfaat ve çıkarlarınız için geldiğinizi söylüyorsunuz. Bizden de bir şey yapmamızı bekliyorsunuz. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunlar burada durduğu müddetçe bizim operasyonlarımız da durmayacak. Operasyonlar bitmiyor, gece gündüz her an operasyon söz konusu. En son terörist derdest edilinceye kadar sürecek” dedi.

“PKK ve YPG hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir”

PKK ve YPG’nin Kürt vatandaşların temsilcisi olmadığını vurgulayan milletvekili Akar, “DEAŞ nasıl Müslümanların temsilcisi değilse, PKK ve YPG de Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil. Kürt kardeşlerimiz de PKK’lı veya YPG’li değil. Bizim operasyonlarımız teröristlere karşı. Kürtler, Türkler, Zazalar, Araplar kim varsa orada hepsi kardeştir. Bunun delili de Çanakkale’de beraber savaştık, Milli Mücadele’yi beraber yaptık. Şehitliklerimizde Türk’ü, Kürt’ü, Zaza’sı yan yana yatıyor” ifadelerini kullandı.

“Etnik temizliğe, soykırıma varan bir katliamdır”

İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını da değerlendiren Milli Savunma Sanayisi Komisyon Başkanı Hulusi Akar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iki devletli çözümü öldürmeye çalıştığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti olarak Doğu Kudüs’ün başkent olacağı, egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu söylediklerini vurgulayan Akar, “Bunun için de yapılması gereken her şeyi yapacağız. Burada ‘Ben ne yapabilirim’ demek yok. Birisi sizin ayağınıza bassa, çocuğunuza bir tokat atsa, gelip camınızı kırsa ne yaparsınız? Bir şey yapın. Sosyal medyayla, STK’larla veya bir şey söyleyerek mutlaka bir şey yapmak zorunda olduğumuzu görelim. Biraz rahatsız olun diye en son rakamları söyleyeceğim. 12 bin çocuk, 8 bin 190 kadın öldürüldü. Ne silahı ne tüfeği ne topu var. Bu bir savaş değil. Asla savaş dememeliyiz. Bazıları bilerek İsrail-Filistin savaşı diyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bir tarafta nükleer silah dahil her türlü silahı var, diğer tarafta sapan taşı var. Bu nedenle savaş olması söz konusu değil, bu bir katliam. Etnik temizliğe varan, soykırıma varan bir katliamdır. Toplam 29 bin 62 Filistinli şehit oldu. ‘Burada Hamas var. Biz onlarla çatışıyoruz. Bunlarda o nedenle öldü’ diyorlar. Batı Şeria’da Hamas yok. 334 kişiyi katlettiler. Bir tarafta 29 bin olduğu için 334 az geliyor. 130 basın mensubu öldürüldü. Kendi ülkemizde yaşıyoruz. Bazı sebeplerden dolayı tutuklanan bir basın mensubu için Amerika, Avrupa ayağa kalkıyor. 337 sağlık görevlisi katledildi. 7 bin 700 kayıp var, kayıp demek ölü demek” şeklinde konuştu. – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/egekafta-hulusi-akar-operasyonlar-teroristler-derdest-edilinceye-kadar-surecek/feed/ 0
Ömer Çelik: Altılı masanın günahını Bay Kemal’e yıktılar https://www.haber28.com.tr/omer-celik-altili-masanin-gunahini-bay-kemale-yiktilar/ https://www.haber28.com.tr/omer-celik-altili-masanin-gunahini-bay-kemale-yiktilar/#respond Mon, 05 Feb 2024 07:24:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4219 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ‘Altılı masanın günahını Bay Kemal’e yıktılar. Her gün birbirlerinin aleyhine söz söylüyorlar ve bugün siz kardeşlerimiz sayesinde altılı masaya oy veren vatandaşlarımız bile, ‘İyi ki bunlar sandığa gömülmüş’ diyor? dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Seyhan ilçesi Bey Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Buluşmaya, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek, Yüreğir Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir, AK Parti İl Başkanı Ozan Gülaçtı, AK Parti ve MHP parti teşkilatları, yöneticileri ile vatandaşlar katıldı.

31 Mart Yerel Seçimleri’nde Büyükşehir Belediye başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir’e destek isteyen Ömer Çelik, önceki seçimlerden hatırlatmalarda bulundu. Çelik, ‘Anketlerde diyorlardı ki; ‘AK Parti kaybedecek, Cumhur İttifakı kaybedecek.’ Diyorlardı ki; ‘Altılı masa kazanacak.’ Siz ne yaptınız? Altılı masayı, masanın altındakileri, arkasındakileri, masanın etrafındakileri Adana’da sandıklara gömdünüz. Onlar o günlerde ‘Altılı masa olarak bir araya geldik, yedili masa olarak bir araya geldik, Türkiye’yi biz yöneteceğiz ve böylece altımız birden karar vererek önümüze devam edeceğiz’ diyorlardı. Ben de buradaki toplantılarımızda ve diğer mahallelerdeki toplantılarımızda diyordum ki, ‘6 kişiyle bırakın siz Türkiye’yi yönetmeyi, siz çay bile demleyemezsiniz.’ Şimdi Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, tuttular altılı masanın günahını Bay Kemal’e yıktılar. Her gün birbirlerinin aleyhine söz söylüyorlar ve bugün siz kardeşlerimiz sayesinde altılı masaya oy veren vatandaşlarımız bile, ‘İyi ki bunlar sandığa gömülmüş’ diyor. Bunlar Türkiye’ye altılı masa diye bir kötülük projesini dayattılar. Ama siz buna müsaade etmediniz. Gerçekten hani derler ya ‘Verilmiş sadakamız var’ diye. Gerçekten Allah bunlara fırsat vermesin. Şimdi altılı masanın bir tarafı öbür tarafına, öbür tarafı diğer tarafına, başka tarafı hepsine birden karşı. Ama biz AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dün neredeysek bugün de oradayız, yarın da orada olacağız? dedi.

‘BUNLAR EN GÜÇLÜ CEVABI YİNE SİZDEN ALACAKLAR’

‘Türkiye Yüzyılı’na damga vuracak bir yerel seçimin önlerinde olduğunu vurgulayan Ömer Çelik şöyle devam etti:

‘Türkiye istikrarı, Türkiye’nin geleceği, Türkiye yüzyılı için Cumhurbaşkanımızı yeniden cumhurbaşkanı seçtiniz. Ona Adana olarak bir kere daha dediniz ki; ‘Cumhurbaşkanım seni kebaptan ve şalgamdan çok seviyoruz.’ Şimdi önümüzde inşallah ‘Türkiye Yüzyılı’na damga vuracak yerel seçimler var. ‘Türkiye Yüzyılı’nın Adana yüzyılı olması, ‘Türkiye Yüzyılı’nın Yüreğir’in, Seyhan’ın diğer mahallelerimizin yüzyılı olması için, ‘Türkiye Yüzyılı’nın gerçek belediyeciliğin yüzyılı olması için 31 Mart’ta AK Parti ve Cumhur İttifakı diyor muyuz’ Bunlar, aynı 14 Mayıs’a giderken, aynı 28 Mayıs’a giderken aynı bundan önceki seçimlerde olduğu gibi millet iradesiyle kavga ederek, terörizmle yan yana durarak, teröristler karşısında suskun kalarak yollarına devam ettiler. O zaman da söylemiştim. O gün söylediğim şimdi de geçerli. Bunlar terör destekçilerine söyleyemedikleri lafları Türkiye’nin cumhurbaşkanına, devlet başkanına, milletimizin sevgilisi, milletimizin göz bebeği, Recep Tayyip Erdoğan’a söylüyorlar. Bunlar en güçlü cevabı yine sizden alacaklar. Bu sokaklardan alacaklar. Bu mahallemizden alacaklar.? (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/omer-celik-altili-masanin-gunahini-bay-kemale-yiktilar/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: Altılı masanın günahını Bay Kemal’e yıktılar https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-altili-masanin-gunahini-bay-kemale-yiktilar/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-altili-masanin-gunahini-bay-kemale-yiktilar/#respond Mon, 05 Feb 2024 07:00:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4213

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Altılı masanın günahını Bay Kemal’e yıktılar. Her gün birbirlerinin aleyhine söz söylüyorlar ve bugün siz kardeşlerimiz sayesinde altılı masaya oy veren vatandaşlarımız bile, ‘İyi ki bunlar sandığa gömülmüş’ diyor” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Seyhan ilçesi Bey Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Buluşmaya, AK Parti Adana Milletvekili Faruk Aytek, Yüreğir Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir, AK Parti İl Başkanı Ozan Gülaçtı, AK Parti ve MHP parti teşkilatları, yöneticileri ile vatandaşlar katıldı.

31 Mart Yerel Seçimleri’nde Büyükşehir Belediye başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir’e destek isteyen Ömer Çelik, önceki seçimlerden hatırlatmalarda bulundu. Çelik, “Anketlerde diyorlardı ki; ‘AK Parti kaybedecek, Cumhur İttifakı kaybedecek.’ Diyorlardı ki; ‘Altılı masa kazanacak.’ Siz ne yaptınız? Altılı masayı, masanın altındakileri, arkasındakileri, masanın etrafındakileri Adana’da sandıklara gömdünüz. Onlar o günlerde ‘Altılı masa olarak bir araya geldik, yedili masa olarak bir araya geldik, Türkiye’yi biz yöneteceğiz ve böylece altımız birden karar vererek önümüze devam edeceğiz’ diyorlardı. Ben de buradaki toplantılarımızda ve diğer mahallelerdeki toplantılarımızda diyordum ki, ‘6 kişiyle bırakın siz Türkiye’yi yönetmeyi, siz çay bile demleyemezsiniz.’ Şimdi Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, tuttular altılı masanın günahını Bay Kemal’e yıktılar. Her gün birbirlerinin aleyhine söz söylüyorlar ve bugün siz kardeşlerimiz sayesinde altılı masaya oy veren vatandaşlarımız bile, ‘İyi ki bunlar sandığa gömülmüş’ diyor. Bunlar Türkiye’ye altılı masa diye bir kötülük projesini dayattılar. Ama siz buna müsaade etmediniz. Gerçekten hani derler ya ‘Verilmiş sadakamız var’ diye. Gerçekten Allah bunlara fırsat vermesin. Şimdi altılı masanın bir tarafı öbür tarafına, öbür tarafı diğer tarafına, başka tarafı hepsine birden karşı. Ama biz AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dün neredeysek bugün de oradayız, yarın da orada olacağız” dedi.

‘BUNLAR EN GÜÇLÜ CEVABI YİNE SİZDEN ALACAKLAR’

‘Türkiye Yüzyılı’na damga vuracak bir yerel seçimin önlerinde olduğunu vurgulayan Ömer Çelik şöyle devam etti:

“Türkiye istikrarı, Türkiye’nin geleceği, Türkiye yüzyılı için Cumhurbaşkanımızı yeniden cumhurbaşkanı seçtiniz. Ona Adana olarak bir kere daha dediniz ki; ‘Cumhurbaşkanım seni kebaptan ve şalgamdan çok seviyoruz.’ Şimdi önümüzde inşallah ‘Türkiye Yüzyılı’na damga vuracak yerel seçimler var. ‘Türkiye Yüzyılı’nın Adana yüzyılı olması, ‘Türkiye Yüzyılı’nın Yüreğir’in, Seyhan’ın diğer mahallelerimizin yüzyılı olması için, ‘Türkiye Yüzyılı’nın gerçek belediyeciliğin yüzyılı olması için 31 Mart’ta AK Parti ve Cumhur İttifakı diyor muyuz? Bunlar, aynı 14 Mayıs’a giderken, aynı 28 Mayıs’a giderken aynı bundan önceki seçimlerde olduğu gibi millet iradesiyle kavga ederek, terörizmle yan yana durarak, teröristler karşısında suskun kalarak yollarına devam ettiler. O zaman da söylemiştim. O gün söylediğim şimdi de geçerli. Bunlar terör destekçilerine söyleyemedikleri lafları Türkiye’nin cumhurbaşkanına, devlet başkanına, milletimizin sevgilisi, milletimizin göz bebeği, Recep Tayyip Erdoğan’a söylüyorlar. Bunlar en güçlü cevabı yine sizden alacaklar. Bu sokaklardan alacaklar. Bu mahallemizden alacaklar.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-altili-masanin-gunahini-bay-kemale-yiktilar/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Alper Gezeravcı’nın yaptığı işe ‘turistik gezi’ demeleri ayıptır (2) https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-alper-gezeravcinin-yaptigi-ise-turistik-gezi-demeleri-ayiptir-2/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-alper-gezeravcinin-yaptigi-ise-turistik-gezi-demeleri-ayiptir-2/#respond Mon, 29 Jan 2024 22:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3834

‘CHP’NİN YAPISI BU, KARAKTERİ BU, CİBİLLİYETİ BU’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından programa katılan gençlerin sorularına yanıt verdi. Erdoğan, mevcut muhalefet partilerine ilişkin düşüncelerinin sorulması üzerine, “Muhalefet gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor. Zaten şu anda paramparça olmuş durumdalar. İşte örneğin Eskişehir. Eskişehir’de bunların yaptığı ne var? Çünkü yönetim dediğiniz zaman akla altyapı gelir, üstyapı gelir. Peki bunlarda bu var mı? Yok. Şimdi biz inşallah Nebi kardeşimle bir taraftan yerel idareyi alacağız, onunla birlikte Tepebaşı, Odunpazarı, diğer ilçeler bunları toparlayacağız ve merkezi yönetim olarak da biz onların yanında olacak ve Eskişehir’in ne eksiği varsa, buraya gelirken şimdi baktık ki kentsel dönüşüm noktasında atılmış bir adım yok. Yahu ne işe yarıyorsun sen? Bu gecekondular, çarpık yapılaşma, Eskişehir’e bu yakışıyor mu? Yakışmıyor. Öyleyse Eskişehir’i yeniden ayağa farklı bir şekilde kaldırmak için nasıl spor tesislerini Eskişehir’e biz yaptıysak inşallah kentsel dönüşümle de Eskişehir’imizi farklı bir şekilde ayağa kaldıracağız. Biz İstanbul’u aldığımız zaman çöp, çukur, çamur, öyle aldık. İstanbul susuzdu ve tankerlerle İstanbul’da su dağıtıyorlardı, öyle su filan bulamazsın, yok. CHP’nin yapısı bu, karakteri bu, cibilliyeti bu. Şimdi inşallah Nebi kardeşimle biz burayı aldığımızda, burada susuzluğu çözmek bizim işimiz. AK Parti bu işlerin imtihanını başarıyla vermiş. Bundan sonra da nerede böyle bir imkansızlık varsa bu işi biz çözeriz. Bu bizim mesleğimiz hale gelmiş” dedi.

‘BUNLAR YENİLE YENİLE DOYMAZLAR’

Erdoğan, “Sizce bu seçimlerden sonra aynı kurultay tablosu yaşanacak mı? Bir yenilgi ile gönderdiğiniz Kılıçdaroğlu’nu yine bir yenilgi ile geri getirecek gibisiniz” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Sayın Kılıçdaroğlu’nu ben niye geri getireyim? Zaten 18 kez gitmiş. Onu gönderenler onu düşünsün, biz işimize bakalım. Bizim yapacak çok işimiz var. Biz işimize bakacağız. Bunlar yenile yenile doymazlar. Ama biz işimize bakacağız, çok daha fazla neler yaparız, buna bakacağız. Şimdi bu yerel seçimlerde inşallah bizler ciddi manada mevcut büyükşehir belediyelerimizi, il belediyelerimizi kaça çıkartacağız, onun hesabı içerisindeyiz. Cumhur İttifakı olarak bu sayıyı ne kadar yükselteceğiz buna bakacağız ve gümbür gümbür inşallah geleceğiz.”

‘BUNLAR, TURİST GEZİNİN TANIMINI SORSANIZ BİLEMEZLER’

Erdoğan, Türkiye’nin insanlı ilk uzay yolculuğunun bazı kesimlerce ‘turistik gezi’ olarak nitelendirilmesiyle ilgili soruya ise “Bunlar, turistik gezinin tanımını sorsanız bilemezler. Sen uzaya gidiyorsun bunun adını ‘turistik gezi’ koyuyorlar. Bunlar, bunun getirisi nedir, bunu düşünemeyecek kadar zavallı. Biz, inşallah çok daha kısa bir zamanda artık uzaya gidişlerde bütün imkanlarımızı, kendi araçlarımızı yapar hale geleceğiz, savunma sanayisinde yaptıklarımız gibi” yanıtını verdi.

‘2’NCİ UÇAK GEMİMİZİ KENDİ TERSANEMİZDE YAPACAĞIZ’

Erdoğan, Türkiye’nin uçak gemisini ve çeşitli robotları yaptığını belirterek, “Göreve geldiğimizde yüzde 20 olan Türkiye’nin savunma sanayisindeki gücünü yüzde 80’e çıkarttık. Hedef yüzde 100’e ulaşmak. Çünkü bunu yapamadığınız zaman önüne gelen pısırıklar size kafa tutar. Şimdi 2’nci uçak gemisini yapacağız ve bunu da kendi tersanemizde yapacağız” dedi.

‘NETANYAHU KENDİ ÜLKESİNDE LANETLİ HALE GELDİ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’le ilgili kararına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, “Şu anda çıkan bu karar, İsrail’in beklemediği bir karar oldu. Biz, beklediğimiz neticeyi aldık. Ancak bu yeterli değil ve bunu genişletmenin gayreti içerisindeyiz. Onun için de bu davayı açan Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na teşekkür ettim ve bundan sonraki süreçte de yanınızdayız ama bunu devam ettirelim dedik. Bunun yanında başka bazı ülkeler de bu yola başvuracaklar. Hepsinden ötesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda çıkan netice çok önemliydi. 121 ülke, İsrail’in soykırımını kabul ettiler. Amerika, yanında sadece 9-10 ülkeyle kaldı. 40 ülke çekimser kaldı. Onlar da yavaş yavaş bizim yanımıza gelmeye başladılar. Biz bu süreci devam ettireceğiz. Netanyahu kan kaybediyor. Çok daha kan kaybedecek. Şu anda Netanyahu kendi ülkesinde lanetli hale geldi ve lanetlenecek. İnsanlık lanetleyecek onu. O çocukların ahı, kadınların ahı yerde kalmaz. Biz kovalıyoruz o kaçacak. Sonunda zafer hakka inananların olacak” diye yanıt verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-alper-gezeravcinin-yaptigi-ise-turistik-gezi-demeleri-ayiptir-2/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İllerde farklı partilerden adayların olması oyunmuş, tezgahmış https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-illerde-farkli-partilerden-adaylarin-olmasi-oyunmus-tezgahmis/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-illerde-farkli-partilerden-adaylarin-olmasi-oyunmus-tezgahmis/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:24:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3817 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı Metrosu Kağıthane- Gayrettepe Etabı Açılış Töreni’nde konuştu. Yerel seçimlere de değinen Erdoğan, “Neymiş, illerde farklı partilerden adayların olması oyunmuş, tezgahmış. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir beyana rastlayamazsınız.” dedi.

“PAÇALARI TUTUŞMAYA BAŞLADI”

Yerel seçim öncesi maskelerin düştüğünü belirten Erdoğan, “31 Mart seçimleri ile ilgili takvim işlemeye başladıkça maskeler düşüyor. Herkesin gerçek niyeti ortaya çıkıyor. Kimi şehrine aşkla hizmet ettiği, kimin de 5 yıl boyunca 3 dönüm bostan yan gel yat Osman misali vaktini boşa geçirdiği netleşiyor. Sandıkta millete hesap verme günü yaklaştıkça görüyoruz ki birilerinin dizleri titremeye, paçaları tutuşmaya başladı.” dedi.

“NEYMİŞ FARKLI PARTİLERDEN ADAYLARIN OLMASI TEZGAHMIŞ”

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkenin ikinci büyük partisinin acemi genel başkanının birkaç gün önce belediye başkan adayları ile ilgili yaptığı skandal açıklama muhalefette yaşanan panik havasının bir işaretidir. Neymiş, illerde farklı partilerden adayların olması oyunmuş, tezgahmış. Bakınız çok açık ve net söylüyorum. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir beyana rastlayamazsınız. Milli iradeye saygı duyulan hiçbir ülkede muhalefet partisinin çoğulcu demokrasinin gereği olan yarıştan korktuğunu, ürktüğünü, rakiplerinin sayısı karşısında hırçınlaştığını göremezsiniz.

“TAM BİR SİYASİ BASİRETSİZLİK ÖRNEĞİ”

Meselenin çok daha vahim tarafı suçladığı partilerin daha 8 ay öncesine kadar beraber Türkiye’yi yönetmeye talip olduğu siyasi yapılar olması. Bunlar 6’lı masada beraber değiller miydi? Gerekirse 16’lı masa kurarız diyenler bunlar değiller miydi? Ne oldu şimdi olay bu. Birkaç gün öncesine kadar işbirliği görüşmeleri yaptığı partileri daha içtikleri çayın dumanı kalkmadan ihanetle suçlamak, beraber siyaset yaptığı insanları ihanetle itham etmek tam bir siyasi basiretsizlik örneğidir. Üzerinde kurulan vesayetin zincirlerini kırma iradesi göstermek yerine sağa sola sataşarak rüştünü ispat peşinde koşandan kendi partisine de, ülkeye de hayır gelmez.

“HÜKMÜ, MİLLET VERECEK”

Halbuki ortak adayla seçime gitmek nasıl demokratik yöntemse her partinin kendi adayını çıkarması da gayet tabiidir. Biz de Cumhur İttifakı bünyesinde diğer siyasi partilerle ortak belediye başkan adayı belirleme noktasında görüşmeler yürüttük. Halen görüşmelerimizin devam ettiği partiler var. Anlaştığımız illerde beraber yol yürüyor, anlaşamadığımız il ve ilçelerde demokratik bir yarış için hazırlığımızı yapıyoruz. Ama hiçbir şekilde kimseyi ihanetle, oyun bozanlıkla, gafletle, oyuna gelmekle, şuursuzlukla suçlamıyoruz. Çünkü seçime nasıl girilirse girilsin nihayetinde hükmü millet verecek.

“GENEL BAŞKAN DEĞİŞSE DE DEMOKRASİYE TAHAMMÜLSÜZLÜKLERİ DEĞİŞMİYOR”

Onun için ne diyoruz yeniden İstanbul. Millet vaatlere bakacak, bunları gönül ve fikir terazisinde tartacak hangi belediye başkanı tarafından şehrinin yönetilmesini istiyorsa tamamen hür iradesiyle seçimini yapacak. Biz de her zaman olduğu gibi sandıktan çıkan iradeyi baş tacı edeceğiz. Tüm bunlar ortadayken milletin iradesine şimdiden ipotek koymak demokrasinin değil ancak dikta hevesinin bir tezahürü olabilir. Aslında bu ifadeler bunların çarpık zihin dünyalarında nasıl bir Türkiye ve nasıl bir demokrasi hayal ettiklerini de göstermektedir. Bunlar halen açık oy gizli sayımla milletin iradesinin gaspedildiği tek parti faşizminin özlemiyle yaşıyorlar. Maalesef bu partide genel başkan koltuğunda oturanlar değişse de demokrasiye tahammülsüzlükleri değişmiyor. Yıllar gelip geçiyor ama bunların faşizan kodlarında gerileme olmuyor. İnşallah 31 Mart’ta sandıktan çıkacak güçlü irade ile İstanbul başta olmak üzere her yerde demokrasiden ürken, çoğulcu demokrasiden korkan bu kibirli zihniyet hak ettiği dersi alacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-illerde-farkli-partilerden-adaylarin-olmasi-oyunmus-tezgahmis/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yılın Kareleri oylamasına katıldı https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/#respond Fri, 26 Jan 2024 07:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3629 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansının (AA) “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı.

Yılmaz, AA muhabirleri ve foto muhabirlerinin yurt içinde ve dışında 2023 yılı boyunca çektiği fotoğrafları inceleyerek “Haber”, “Çevre-Yaşam”, “Spor”, ” Gazze: Kanıt” ve ” Deprem: Umut” kategorilerindeki fotoğrafları oyladı.

“Haber” kategorisinde Osmancan Gürdoğan’ın Ankara’da düzenlenen TEKNOFEST için havalanan Bayraktar Akıncı İnsansız Hava Aracının (İHA) “Süper Ay” ile birlikte görüntülendiği “Dolunay ve Akıncı” fotoğrafını seçen Yılmaz, “Çevre-Yaşam”da Mostafa Alkharouf’un “İlk kıblede namaz” karesine oy verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Spor” kategorisinde oyunu Dursun Aydemir’in “Dünyanın sultanları” başlıklı fotoğrafı için kullandı.

“Deprem: Umut” kategorisinde, refakatçileri olmayan 16 bebeği, depremlerin yaşandığı Kahramanmaraş’tan Ankara’ya getiren Cumhurbaşkanlığına ait uçakta çekilen, Mehmet Ali Özcan’ın “Depremzede bebekler” fotoğrafına oy veren Yılmaz, “Gazze: Kanıt” kategorisinde Ashraf Amra’nın “Yanımda ol anne” fotoğrafını tercih etti.

“Hiçbir zaman umudumuzu yitirmememiz lazım”

Yılmaz, 2023’ün dünya için zor bir yıl olduğunu belirterek, salgın sonrası dünyanın toparlanmaya çalıştığını, bir taraftan da başta savaşlar ve çatışmalar olmak üzere insanoğlunun oluşturduğu felaketlerin bulunduğunu söyledi.

Suriye ve Gazze’de yaşananlar ile Ukrayna- Rusya çatışmasının bölge şartlarını çok olumsuz etkilediğine dikkati çeken Yılmaz, küresel ısınma, iklim değişikliği gibi uzun vadeli sorunların getirdiği meydan okumalarla da dünyanın karşı karşıya bulunduğunu ifade etti.

Yılmaz, tüm dünyada ekonomik bir sıkıntı sürecinin yaşandığını, 2023’ün ekonomik ve siyasi bakımdan zorlu bir yıl olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:

“2024’te de bu etkilerin devam ettiğini görüyoruz. Ama hiçbir zaman umudumuzu yitirmememiz lazım. Meydan okumalara karşı bizim de insani değerleri, akılcı ve uzun vadeli politikaları ön plana çıkararak duruşumuzu sergilememiz lazım. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ‘Daha adil bir dünya mümkün’ mottosu bugün her zamankinden daha anlamlı hale gelmiş durumda. Hem ekonomik olarak daha adil bir dünya hem siyasi olarak daha adil bir dünya ihtiyacı çok daha belirgin hale gelmiş durumda.”

Dünyanın mevcut kurumsal yapılarıyla gerçekliklerinin örtüşmediğine işaret eden Yılmaz, “Kurumsal yapılar, karşı karşıya kaldığımız meydan okumalara maalesef yeterli cevap vermiyor. Mevcut uluslararası mekanizmalarla, ne savaşları durdurabiliyoruz ne iklim değişikliğiyle mücadele edebiliyoruz ne de ekonomide arzu edilen ölçüde küresel düzeyde işbirliği yapabiliyoruz.” dedi.

Yılmaz, bütün bunlar dikkate alındığında, gelecek dönemin dünyanın nereye gideceğine dair tartışmaların yoğunlaşacağı bir dönem olacağını anlattı.

“Şimdi daha güçlü reformlarla hedeflerimize yürüme zamanı”

Tüm bu olumsuz şartlar içinde Türkiye’nin 2023’ü nispi olarak iyi kapatan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Ekonomik olarak baktığınızda bir ihracat rekorumuz var. Büyüme performansımız Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz seviyelerde gerçekleşiyor. Enflasyonumuz aylık bazda ivme kaybetmiş durumda. İstihdamımız 32 milyonlara gelmiş durumda 2023’te. Turizm gelirlerimiz yine tarihi yüksek seviyelerde. Bütün bunlar ekonomik olarak iyi, olumlu bir şekilde, trendle kapattığımızı gösteriyor bu yılı. Bunun etkilerini 2024’te daha belirgin bir şekilde göreceğiz. Özellikle enflasyonla mücadelemizin etkilerini 2024’ün ortalarından itibaren daha net bir şekilde görmüş olacağız.” ifadelerini kullandı.

Mayıs ayındaki seçimlerin çok rekabetçi bir ortamda yapıldığını, Türkiye’nin bu tarihi seçimleri demokratik olgunluk içinde tamamladığını anımsatan Yılmaz, seçim sonuçlarıyla Türkiye’nin güven ve istikrar iklimini pekiştirdiğini, bunun verdiği güç ve imkanla ekonomi politikalarında güncellemeler yaptıklarını ve yeni şartlara göre yeni politikalar ortaya koyup, bunları etkili bir şekilde hayata geçirdiklerini aktardı.

Yılmaz, Cumhuriyet’in 100. yılının 2023’te tamamlandığını ve Türkiye’nin 100 yıllık bir birikimle yoluna devam ettiğini belirterek, “Şimdi daha güçlü reformlarla, daha güçlü politikalarla hedeflerimize yürüme zamanı. Önümüzde 2053 var, 2071 var. Bu çerçevede 12. Kalkınma Planımızla, Orta Vadeli Programımızla, diğer dokümanlarımızla, yol haritalarımızı her geçen yıl daha detaylı hale getiriyoruz. Bunları da güçlü liderlikle, tecrübeyle, siyasi istikrarla hayata geçiriyoruz. Türkiye, dünyanın, bölgemizin bu zor şartları altında dahi hedeflerine adım adım yürümeye devam ediyor.” diye konuştu.

“Hakikatin peşinde koşan bir anlayış çok çok kıymetli”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2024’ün barışa, huzura, insanlığın daha ileriye gitmesine ve daha adaletli bir dünyaya ulaşılmasına vesile olmasını dileyerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Fotoğraflar gayet iyi. Bu vesileyle, tabii Gazze başta olmak üzere, bu fotoğrafları bize ulaştırmak için gayret sarf eden, yeri geldiğinde hayatını riske atarak hakikatleri topluma, dünyaya, kamuoyuna ulaştıran tüm gazetecilere şükranlarımızı sunuyoruz. Gazze’de hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Hakikatin peşinde koşarken yine fedakarlık yapan tüm gazetecilere, emektarlara şükranlarımızı sunuyoruz.

Kolay değil bu, anlık görüntüler ve bunların her birinin bir hikayesi var. O hikayeyle birlikte resim, topluma çok önemli mesajlar veriyor. Dünyada maalesef bir kültürel hegemonya da var. Bunu da konuşmamız lazım. Dünyada olup biteni, toplumlara kendi pencerelerinden istedikleri gibi aksettirmeye çalışan güç odakları var. Bunların karşısında hakikatin peşinde koşan, dünyaya insani değerleri ön plana çıkararak seslenen bir anlayış çok çok kıymetli. Ben tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-yilin-kareleri-oylamasina-katildi/feed/ 0
Balon balıkları için Nisan ayı uyarısı; Ne hamsi, ne istavrit kalacak https://www.haber28.com.tr/balon-baliklari-icin-nisan-ayi-uyarisi-ne-hamsi-ne-istavrit-kalacak/ https://www.haber28.com.tr/balon-baliklari-icin-nisan-ayi-uyarisi-ne-hamsi-ne-istavrit-kalacak/#respond Wed, 24 Jan 2024 07:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3447

Gökçe KARAKÖSE-Erdi DEMİR/ İSTANBUL, İSTİLACI bir tür olarak denizlerde yer alan ve tüketildiğinde ölüme götüren sonuçlara yol açan balon balığı rotasını Marmara’ya çevirdi. Hidrobiyolog Dr. Erol Kesici, “Bunlar Nisan aylarında, üreme zamanlarında çok tehlikeli olabilmekteler. Yumurtalarının kesinlikle yenilmemesi gerekir. İç organlarının kesinlikle yenilmemesi gerekiyor. Bütün sularımız için tehlikeli çünkü bizim biyogüvenliğimizi tehdit ediyor. Bu türlerle mücadele etmek zorundayız. Yoksa balıklar kalmayacak. Ne hamsi kalacak, ne istavrit kalacak” dedi.

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar deniz suyunun ısınmasına neden oldu. Suların ısınmasıyla birlikte Kızıldeniz’den gelerek Akdeniz’e yerleşen istilacı bir tür olan balon balığı, Ege Denizi’nden sonra rotasını Marmara Denizi’ne çevirdi. Son 30 yılda denizlere giren 500’e yakın istilacı türden biri olan balon balığı biyo çeşitliliği de tehdit ediyor. Bu zehirli türle mücadele etmek gerektiğini vurgulayan Türkiye Tabiatı Koruma Derneği Bilim Danışmanı ve Hidrobiyolog Dr. Erol Kesici, avcılığın da önemine dikkat çekerek “Balon balıkları, kirpi balıkları en tehlikeli olan ve en çok zehre sahip olan balıklar. Biz atıksız bir dünya yaratmak zorundayız. Atıksız bir dünya yaratırsak küresel ısınmayı da önleriz, balon balıklarının böyle istediği yerlere gitmesini de önlemiş oluruz” diye konuştu.

“500’E YAKIN İSTİLACI TÜR VAR”

Kesici, “Son yıllarda bilhassa 2000’den sonra rastladığımız en önemli olaylardan bir tanesi denizlerimizdeki istilacı türler. Bu istilacı türlerin ülkemize giriş nedenlerinin başında elbette suların ısınması geliyor. Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı’nı geçmek suretiyle birçok türler geliyor. Bunun yanı sıra bizim ne yazık ki son 30 yıl içerisinde en az 500’e yakın denizlerimize giren istilacı türler var. Bunlar deniz yosunları, deniz yıldızları, deniz anası ve balık türleri. Bunlar da çok tehlikeli. Bu istilacı balıklar bizim biyolojik sistemlerimizi tehdit eder hale geldi. Son günlerde gündeme gelen balıkların başında balon balıkları var. Dünyanın en zehirli ikinci tür balığı. Ondan sonra sokar balık adını verdiğimiz balıklar var. Bunlar varolan doğal türleri yok ediyorlar ve biyogüvenliğimizi tehdit altına almış oluyorlar” ifadelerini kullandı.

“AKYA TÜRLERİ BU BALIKLARI TÜKETİYORDU”

Dr. Erol Kesici, “Bunların yüzgeçlerinde, derilerinde, bilhassa iç organlarında bulunan tetrodotoksin denilen bir madde var. Bu dünyanın en tehlikeli zehirlerinden bir tanesi eğer siz bu balığın temizlenmesini bilmezseniz, avcılığını bilmezseniz yine aynı şekilde elinizde tutarsanız bu balık insanları zehirleyebiliyor. İyi bir şekilde eğitiminin alınması gerekiyor. Hem avcılıkla hem de yakalanmasıyla ilgili. Güneş balıkları da bu grubun içerisine girmiş oluyor. Akdeniz’de bizim Akya dediğimiz balıklarımız vardı, büyük balıklar. Akya türleri bu balıkları av avcı ilişkisi içerisinde tüketiyorlardı. Deniz kaplumbağalarımız vardı. Deniz kaplumbağalarımız da yine bu güneş balıklarını, sokar balıklarını, balon balıklarını şiddetli şekilde yiyen, hoşlandıkları gıdalarıydı ama bunların türleri azalmaya başladı” şeklinde konuştu.

“NİSAN AYINA DİKKAT; NE HAMSİ, NE İSTAVRİT KALACAK”

Kesici, “Marmara içinde de aynı tehlikeler söz konusu. Bazı ülkelerde vardır, köpek balıklarının sahile doğru gelmesi sonucu plajlara çelik fileler, ağlar örtmek durumundalardır. Balon balığı da aynı tehlike özelliğine sahip. Bugün Akdeniz sahillerinde çok yaygın, Marmara’ya da gelmiş vaziyette. Bunlar Nisan aylarında, üreme zamanlarında çok tehlikeli olabilmekteler. Yumurtalarının kesinlikle yenilmemesi gerekir. İç organlarının kesinlikle yenilmemesi gerekiyor. Bütün sularımız için tehlikeli çünkü bizim biyo güvenliğimizi tehdit ediyor. Bunların girişleri kontrol altına alınabilirdi. Geldikleri yer tek kaynak, Süveyş. Bir nedeni de akvaryumculuk. Akvaryumda bunlar çok güzel görüntü vermekteler, bu balıklar zaman zaman belirli bir süre besleniyor sonra daha sonra sulara bırakıyorlar. İkinci neden de avcılık, avcıların mutlak suretle bu konuda eğitilmesi gerekiyor, bilinçlendirilmesi gerekiyor. Hem kendi sağlıkları için hem de balıkçılığınızın güvence altına alınabilmesi için biz bu türlerle mücadele etmek zorundayız. Yoksa balıklar kalmayacak. Ne hamsi kalacak, ne istavrit kalacak. Ne de diğerleri, zaten yok. Bizim ülkemizde ne yazık ki şu anda satılan balıkların yüzde 70’ine yakını da ithal edilen balıklar” diye konuştu.

“DİP BALIKLARI TEHLİKE ALTINDA”

Kesici, “Koskoca Akdeniz’de, Karadeniz’de, Marmara’da yapabileceğimiz en iyi mücadele yöntemi biyolojik yöntem. Denizlerimizi hem temiz tutmak, hem onları biyolojik çeşitliliğini artırmak, Akya gibi, Akdeniz’de bulunan küçük köpek balıkları onlar bile balon balıklarını iyi bir şekilde yemekteler. Bu tür balıkların sayısının artmasını, biyolojik çeşitliliğin ekosistemin zenginleştirilmesini sağlamamız gerekiyor. Bu balıklar, güneş balıkları dipte daha çok yaşıyorlar. Dipte bulunan bütün dip balıkları tehlike altında. Dil balıkları, balıkların yavruları, istavritin, hamsinin, mezgitin, akla gelen hangi tür varsa bunların hepsi tehlikede. Çünkü bunlar istilacı. Her tarafa yaygın vaziyetteler. Hava sıcaklıklarına bağlı olarak denizin dip tarafında da çok bulunuyorlar, üst taraflara da çıkıyorlar. Alüminyum hatta tenekeyi bile parçalayabilme özelliğinde bu nedenle bütün balıklar tehlikede çünkü bu balıklar her şeyle besleniyorlar” dedi.

“ATIKSIZ BİR DÜNYA YARATMAK ZORUNDAYIZ”

Kesici, “O nedenle biz de Marmara’daki aklımıza gelen bütün balıkların hepsi tehlike altında. Bizim Marmara’daki zenginliğimizi oluşturan hamsi, istavrit, palamut diğer yerlerden göç eden balıklar olsun onların beslenmesiyle ilgili olan diğer küçük balıkları da yiyorlar. Onlar da bu sefer beslenemiyorlar. Bizdeki balık fiyatlarının artışındaki temel nedenlerinden bir tanesi bu. Balon balıkları, kirpi balıkları en tehlikeli olan ve en çok zehre sahip olan balıklar. Biz atıksız bir dünya yaratmak zorundayız. Atıksız bir dünya yaratırsak küresel ısınmayı da önleriz, balon balıklarının böyle istediği yerlere gitmesini de önlemiş oluruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/balon-baliklari-icin-nisan-ayi-uyarisi-ne-hamsi-ne-istavrit-kalacak/feed/ 0
Muhtarlık seçimlerinde sahte ikamet iddiasıyla suç duyurusu https://www.haber28.com.tr/muhtarlik-secimlerinde-sahte-ikamet-iddiasiyla-suc-duyurusu/ https://www.haber28.com.tr/muhtarlik-secimlerinde-sahte-ikamet-iddiasiyla-suc-duyurusu/#respond Sat, 20 Jan 2024 08:24:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3143

KOCAELİ’nin Körfez ilçesi Yeniyalı Mahallesi’nde apartman dairesinde oturan Reşat Özdemir (60), muhtarlık seçimlerinde oy kullanmak amacıyla ikametini kendisine ait, kimsenin oturmadığı aynı ilçede kırsal Sevindikli Mahallesi’ndeki müstakil evine aldırmak için İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne başvurdu. Kayıtlarda, evde 7 kişinin ikamet ettiği ortaya çıktı. Yapılan işlemle evdeki 7 kişinin kaydı silindi. ‘Sahte ikamet gösterimi’ suçlamasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunan Özdemir, “Burada büyük bir sahtecilik var” dedi.

Körfez ilçesi Yeni Yalı Mahallesi’nde oturan Reşat Özdemir, muhtarlık seçimlerinde oy kullanmak için ikametini aynı ilçenin kırsal Sevindikli Mahallesi’ndeki evine taşımak istedi. Özdemir, İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne gidip, ikamet değişikliği başvurusu yaptı. Ancak Özdemir’in kendisine ait ve kimsenin yaşamadığı evde, 7 kişinin ikamet ettiğinin gözüktüğü ortaya çıktı. İkamet kaydı gözüken kişilerin, İstanbul Sultanbeyli’den kayıtlarını Özdemir’in evine aldırdıkları belirlendi. Reşat Özdemir, Nüfus Müdürlüğü ve İlçe Seçim Kurulu’na itiraz dilekçesi verip kayıtları sildirdi. Özdemir’in oğlu Kadir Özdemir, daha sonra Körfez Adliyesi’ne giderek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

‘SENİN EVDE BAŞKALARI GÖRÜNÜYOR DEDİ’

Reşat Özdemir, bir muhtar adayının, oy sayısını artırmak için boş olan evini sahte ikametle doldurtmuş olabileceğini iddia ederek, “Köyde yapmış olduğum eve ikametimi almak için nüfus dairesine gittim. Yanıma yanlışlıkla 2’nci ayın faturasını almışım, nüfus dairesi bu faturayı kabul etmedi. ‘En geç 2 aylık fatura olması lazım’ denildi. Tekrar su idaresine giderek 2’nci faturayı çıkarttırdım. Tekrar gittiğimde görevli kişi, ‘Ağabey, senin evde başkaları görünüyor’ dedi. ‘Nasıl görünüyor, benden fatura istiyorsunuz, bu adamları buraya nasıl kaydettiniz? Bunları buradan düşün’ dedim. O da bana ‘Onları düştüm’ dedi” diye konuştu.

‘SİYASİ PARTİLER İLÇE SEÇİM KURULUNA GÖNDERDİ’

İkametinde görünen kişilerin kayıtlarını düşürmek için yaptıklarını anlatan Özdemir, “Gidip askıdaki listeye baktım. Resimlerini çekip nüfus müdürlüğüne gittim. ‘Müdürüm, bunları düşürdük dediler, düşürmemişsiniz bunlar çoğalmış’ dedim. O da bana ‘Bunları biz yapamayız, ilçe seçim kurulu yapar’ dedi. İlçe seçim kuruluna gittim. Onlar da bana ‘Biz yapamayız, nüfus müdürlüğü yapar’ dediler. Ben de ‘Nüfus müdürlüğü sana gönderiyor, sen de nüfus müdürlüğüne gönderiyorsun’ dedim. Bana, ‘Sen de yapamazsın bu işi’ dediler. Kimin yapacağını sorduğumda ‘Seçime giren siyasi partiler bu işi yapacak’ diye söylendi. Siyasi partilere verdim. Siyasi partiler de bunu ilçe seçim kuruluna gönderdi” dedi.

‘NEREDE SAHTEKAR VARSA CEZASINI ÇEKSİN’

“Eğer bu suçsa, ben nüfus müdürlüğünden şikayetçiyim” diyen Özdemir, “Gereği yapılsın. Ben bunun arkasına düştüm, açığa çıkarttım. Kanunlar da bunu, nüfus kütüklerini araştırsın, nerede sahtekar varsa cezasını çeksin. Bu büyük bir ihtimal muhtarlık seçimleri davası. Herkes aday olabilir. Oranın nüfusuna kayıtlıysan muhtarlığa da aday olabilirsin ama böyle üçkağıtçılıkla olmaz. Burada yazılan insanlar suç makinesi olsa? Türkiye Cumhuriyeti’nde suikast yapan insanlardan olsa, ben burada kendimi nasıl ispatlayacağım? Bunları hiç görmedim de tanımıyorum da. Sadece askıda isimlerini gördüm” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/muhtarlik-secimlerinde-sahte-ikamet-iddiasiyla-suc-duyurusu/feed/ 0