İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bağcılar Mahmutbey Selanikliler Derneği’nde gençlerle buluştu. Murat Kurum,”Aslında uygun bir şekilde proje de hazırlamıştık. Gençlerimiz gördü mü bilmiyorum, bu projeyi yapmak üzere bayağı da güzel bir çalışma ortaya koyduk. Buradaki kültürü, dostluğu kardeşliği, o kardeşlik hukukunu devam ettirecek, başkalarının da ifade ettiği gibi buraya geldiğinizde gerçekten evinize gelmiş gibi hissedeceğiniz çalışma. Annelerimizin kızlarını gelin ettiği, annelerimizin oğlunu askere gönderdiği tüm hatıraların devam ettiği Mahmutbey mahallemizin, yine aslına uygun bir şekilde dönüşümünü istiyoruz. Sevgili gençler burayı özel bir mahalle olarak düşünüyoruz. Buradaki kültürün yaşatılması, burada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği o muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak adımların atılması, bizim için çok kıymetli çok değerli” diyerek sözlerini sürdürdü.
“İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz”
Gençler için hazırladıkları projelerini anlatan Kurum,”Gençlere biz diyoruz ki; aslında geleceğimizin teminatı ama ben biraz daha farklı bakıyorum bu konuya. Gençler geleceğin teminatı olmakla birlikte aslında bugünün de karar vericileri. Sizlerle birlikte karar vereceğiz, sizlerle birlikte uygulayacağız. Bir Meclis Üyesi adayımızı Bağcılar’dan gösterdik. Aslında buradaki amaç Mahmutbey mahallemizin taleplerini, ihtiyaçlarını kıymetli başkanımızın da söylediği gibi birebir takip edebilmek. İhtiyaçları gidermek adına da Bağcılar’da Abdullah Başkan’a İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz de desteklerimizi vereceğiz” dedi.
İş kurmak isteyen gençlere destek vereceklerini söyleyen Kurum, “Bağcılar’da Mahmutbey mahallemizi şöyle istiyoruz, içinde kültür merkezlerinin olduğu, kütüphanesinin olduğu Büyükşehir Belediyemizle yapacağımız sosyal tesislerle birlikte buradaki pırıl pırıl gençlerimiz çok daha güzel bir şekilde yaşasınlar istiyoruz. Amacımız bu, hedefimiz bu. Teknolojiye ilişkin yazılım kurslarından tutun da, her türlü kursları alabileceğiniz, kendinizi her alanda eğitebileceğiniz yerler olsun istiyoruz. Gençlerimize ilişkin projelerimizi açıkladık. İlk işini kuracak gençlerimize 100 bin TL sermaye vereceğiz. Niye veriyoruz, ben Pendik’te bir Teknopark’a gittim. Gencimizin biri bir tane yazılım yapmış, o yazılımla birlikte 15 milyon TL sermaye desteği almış. Böyle onlarca gencimiz var, istiyoruz ki bu dene yap atölyeleriyle buradaki StartUp’lar ile birlikte gençlerimize biz de sermaye desteği verelim kendi işini kurabilsin. İnşaat mühendislerinin bazıları statik proje gibi işler yapar. Hesaplarını yapar, proje kısmıyla alakalı projesi deriz biz onlara. Ben de arkadaşımla birlikte böyle bir ofis kurmak istedim. Babama gittim dedim ki; ‘baba ben iş kuracağım. Arkadaşımla Salihli Kula’da. Bize para lazım. Bize bilgisayar alacak, bir de ofis açacak bir kaynak lazım. Yarısını ben karşılayacağım, yarısını arkadaşım karşılayacak.’ Babam da dedi ki; ‘Ben para veremem. Sen çalış kazan.’ Belki o gün ben projeci olarak başlasaydım, bugün belki farklı bir alandaydım bilemiyorum. Ama sağ olsun babamız her zaman bizim yanımızda oldu. İstiyorum ki gençler kendi işlerini kurabilsinler, ilk ofislerini açabilsinler. O yüzden de mesela paylaşımlı ofisler açacağız. Bağcılar’da da olacak. Bu ofislerde kendi ofisinizi işyerinizi açacaksınız. Biz de size sermaye desteği vereceğiz. Eğitim desteği vereceğiz. Bu manada sizleri her alanda yetiştirecek destekler vereceğiz ki, sizler çok daha farklı alanda kendinizi yetiştirin. Ülkemizin geleceği adına, bütün dünya ülkeleriyle yarışacağız. Her alanda ülkemize yeteneğiniz çok önemli, değerli” şeklinde konuştu.
Kuracakları Gençlik Meclisi hakkında da bilgi veren Murat Kurum, “Her alanda kendine yeten şehir olmak o kadar önemli ki, İstanbul’u biz ülkemizin lokomotif şehri görüyoruz ve İstanbul ülkemizin en önemli değeri.
Kültürel değerinin dışında bir de ekonomik değeri var. Burada teknolojinin merkezi olsun istiyoruz. İstihdamın merkezi olsun, buradaki gençler geleceğe umutla baksınlar, okumak bir külfet olmasın. Kuracağımız Gençlik Meclisi’nde Bağcılar’dan temsilci arkadaşlarla birlikte Gençlik Meclisi ile karar alacağız ve o kararı beraber uygulayacağız. Öncelikle Başkanım da anlattı, İstanbul bir deprem şehri. Bu deprem şehrinde önceliğin deprem olması lazım. Deprem dönüşümü olması lazım. Bağcılar’da bugün 3 tane dönüşüm projesini yapan bir ağabeyiniz, kardeşinizim. Belediye başkanıyla birlikte o dönüşüm projelerini gerçekleştirdik. Kütüphanesi, kıraathanesi, yürüyüş yolları, bisiklet yolları, huzurla vakit geçiriyor. Bağcılar’da bir metrekare yeşil alan yok. Baktığınızda sizin vakit geçireceğiniz bu yeşil alanlar çok daha fazla olsun istiyoruz. Hafta sonları arkadaşlarınızla gidin, vakit geçirin, spor yapın kütüphanelere gidin, orada eğlenin istiyoruz ki yürüme mesafesinde tüm Bağcılar’ın ulaşabileceği bir alana bu millet bahçesini kazandırıyoruz. İstanbul’un her yerinde de bu hizmetleri yapmak bizim hedefimiz. Bunu da gençlerimizle birlikte yapalım istiyoruz. Bu bir gençlik hareketi, bir kadın hareketi olsun istedik” diyerek konuşmasına devam etti.
“Liyakatli ekiplerle kadrolarla çalışırsanız, kaynak bulunur”
Daha önce afet bölgelerinde verdiği sözlerin de ‘kaynağı nasıl bulacaksınız?’ denilerek eleştirildiğini hatırlatan Murat Kurum, verdiği sözleri her zaman tuttuğunu ve yerine getirdiğini söyledi.
Liyakatli kadrolarla ve doğru harcama ile kaynak sorunu olmayacağını vurgulayan Kurum, “Sandığa gideceksiniz. Sandığa giderken de sizlerden şuna bakmanızı istiyorum; bu yerel seçim hizmet seçimi. Hizmet ve eserlerin yapılacağı seçim. Bizim hamdolsun geçmiş 5 yılımızda bakanlık yaptığımız görev boyunca verdiğimiz sözleri tutmaya çalıştık. Afetler oldu, afetlerde biz hep oradaydık. Milletimize söz verdik, o sözleri hep tuttuk. Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’de böyle oldu. Kastamonu’da, Rize’de ve Bartın’daki sellerde böyle oldu. Antalya’da Muğla’da çıkan orman yangınlarında böyle oldu. O zaman bize dediler ki; ‘kaynağı nereden bulacaksın.’ Biz kaynağı bulduk. Kaynağı doğru yönetirseniz, çalışırsanız, liyakatli ekiplerle kadrolarla çalışırsanız, kaynak bulunur. İstanbul gerçekten kendi kendine yeten, hatta kendisinin dışında 81 ilde de izi olan bir şehrimiz. O yüzden biz kaynaklarımızı doğru kullanmaya çalışacağız. Doğru insanlarla, liyakatli kadrolarla çalışarak bu hizmetleri yapmak istiyoruz. Tabii bunu yaparken de sizlerin desteğiyle yapacağız.” dedi.
“Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehrinin İstanbul olmasını istiyoruz.”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, 31 Mart’ta yapılacak seçimin önemine dikkat çekerek, “Biz Mahmutbey mahallemiz için de ihtiyaçlar neyse o ihtiyacı gideren tarafta olacağız. Mahmutbey’in gençliği için buradaki kadınlarımız buradaki yavrularımız için buradaki büyüklerimiz için buradaki değerleri koruyarak medeniyetimizi, kültürümüzü ve inancımızı içinde barındıran İstanbul böyle bir şehir. Biz de bu şehrin bu değerleriyle birlikte Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehri İstanbul olmasını istiyoruz. Bağcılar’ın parlayan mahallesi Mahmutbey olsun istiyoruz. Bu projeleri de sizlerin desteğiyle yapacağız. Ben hep söz verdiğim işleri yapmaya çalıştım. Hamdolsun geçmişimizde bu çerçevede verdiğimiz sözleri tutmakla geçti. Biz göreve geldiğimizde, Mahmutbey mahallesini bu hale getirecek ve sizin burada huzur içerisinde güven içerisinde yaşayacağınız projeyi yapmak istiyoruz. Bu seçim sizin geleceğiniz adına vereceğiniz kararı oylayacağımız seçim. Bu seçim Bağcılar’da Mahmutbey’deki kentsel dönüşümle alakalı gençlerimizin geleceğiyle alakalı o StartUp’ların, dene yap atölyelerinin, kütüphanelerin gençlik merkezinin yapılacağı seçim olacak. Bunların kararının verileceği seçim olacak” konuşmasını sürdürdü.
“Ben hiçbir zaman reklamların peşinde koşmadım”
Hiçbir zaman bahane üretmeden, sadece işini yaptığını ve reklam siyaseti peşinde olmadığını ifade eden Kurum,”El birliği içerisinde bizim tek hedefimiz İstanbul’a İstanbul’un gençliğine hizmet etmek. İstanbul’un 39 ilçesinde hizmet etmekten başka bir amacımız yok. Geçmişte de ben hiçbir zaman reklamların peşinde koşmadım, algı üretmedim, bahane üretmedim. İşim neyse o işimi yapmaya çalıştım. Sizlerden ricam, yaptığımız işlere şöyle bir bakın. Tabii ki siyaset size belki uzak, tabii ki bazen kendi penceremizden bakıyoruz biz de bazen diyoruz ki çocuklarımıza ‘oğlum, kızım babam bir tane basketbol topu almıştı o kadar sevinmiştim ki günlerce onunla uyudum.’ Bizim çocukluğumuz öyleydi. Bir tane spor ayakkabı o zaman pahalıydı. Spor ayakkabı aldı, eskimesin diye günlerce giymedim ayakkabıyı. Sonuçta sizin pencerenizden de bakabilmemiz lazım. O gün öyleydi, bugün daha farklı. Gençlerimiz ayakkabısını da giyiyor, daha güzel şartlarda eğitim de alıyor, daha güzel okullarda de okuyorsunuz. Biz istiyoruz ki bunlar çok daha yukarılara çekilsin. Gençlik Meclisi çok önemli. Sözle değil icraatla bunları gerçekleştireceğiz ve sizlerle birlikte gerçekleştirmek istiyoruz” ifadeleriyle sözlerine devam etti. – İSTANBUL
]]>Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) verilerine göre; 2023 yılında Türkiye’de 111 bin 576 esnaf kepenk kapattı. İzmir genelinde ise bu rakam 7 bin 345 olarak açıklandı. Esnafların yaşadığı sıkıntıları ve rakamları değerlendiren Tarihi Kemeraltı Derneği Başkanı Semih Girgin, yeni yılına ümitli başladıklarını ancak 2024’ün esnaf üzerindeki yükünün çok olduğunu söyledi.
Yaşanan ekonomik krizden en çok etkilenen kesim olan esnaf bir bir kepenk indiriyor. Esnafın yaşadığı sıkıntıları ANKA Haber Ajansına anlatan Tarihi Kemeraltı Derneği Başkanı Semih Girgin, “Bir pandemi yaşadık hatırlıyorsunuz. Ondan önce zaten çarşılarımızda bir savaş ekonomimiz vardı ve bu da esnafı çok vurmuştu. Bir de hiç beklemediğimiz bir pandemi rüzgarıyla bir buçuk yıl kaybettik. Pandemiden sonra toparlama sürecini çok iyi yaşadığımızı söyleyemeyiz. Ben Kemeraltı esnafı adına konuşayım. Esnaf ister istemez pandemi yaralarını pandemideki durağanlığını, borçlarını öteleyerek yeni bir döneme başladı. Biz pandemide vakıf kiralarını faizle ödedik, borçlarımızı ödedik, hiçbir şey ödememezlik yapmadık. Devletin tabi ki sahiplendiği konular oldu ama şu anda geldiğimiz noktada pandeminin ağırlığını hala üzerimizden atamadık” dedi.
“VAKIFLAR ÇOK YÜKSEK KİRALARLA ESNAFIN KARŞISINA ÇIKTI”
Pandemi sonrası 2023 yılının da istedikleri gibi gitmediğini anlatan Başkan Girgin, “2024 yılı yeni bir yıl. Hep umutlarla başladığımız bir yıl ama şu anda bizim elimizde olmayan artışlar maliyet artışları gelirin azalması, insanın cebindeki parasının çoğalmaması, tabandan esnafa yarayan bir girişin olmaması bizim şu andaki en büyük sıkıntımız. Bununla beraber tabii ki kaybettiğimiz şu anda kepenk kapatan esnaflarımız var. Bu kaçınılmaz. Buradaki bizim sıkıntımız maliyetlerin çok yüksek maalesef vakıfların bu dönem çok yüksek kiralarla esnafımızın karşına çıkması indirimlerin çok az olması buna takiben özel mülk sahiplerinin ister istemez kendi mülklerinde de kiraya talep etmeleri bizim şu an tıkandığımız en büyük nokta. 2024’ün bizim üzerimizdeki yükü çok fazla. Çünkü geçmişten daha bizi ağır bir enkazı aldık. Bitiremedik. Rahatlayamadık. Yazı dışarıdan gelen turistler bir şekilde döndürüyoruz ama kışın bu yük bizim üzerimize çok inanılmaz derecede biniyor. Bunun şu anda altına ezilmişliğini yaşıyoruz” diye konuştu.
“ESNAF DEVLETÇİDİR AMA ESNAFA SAHİP ÇIKILMALI”
Başkan Girgin esnafların taleplerini ise şu sözlerle dile getirdi:
“Talep olarak istediğiniz aslında çok bir şey değil. Biz devletçiyiz. Esnaf her zaman devletçidir. Hükümetlerin bir şekilde esnafı rahatlatacak. Mesela en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi stopaj. Biz stopaj ağırlığından yükünden kurtulmak istiyor. Biz tabii ki esnafımız, buradaki çalışanlarımızın sigortasını yapmak zorunda. Bununla ilgili fişne devlet olan sorunu yerine getirmek zorunda. Bu oranlar inanılmaz derecede yüksek. Vergi dilimleri çok yüksek. Biz bu konu da altında kaldığımız bir durum. Artı kiralar. İşyerlerinde bu konu konuşulmadı. Mesela meskenlerde yüzde 25 dendi zamanında. Keşke bu iş yerleri için de bir dilim belirlenseydi. Enflasyon oranında devletin bazı kurumlara enflasyon oranında zam yapıyor. Bazı kurumlara da yüzde 300-400’lerle esnafın karşısına geliyor. Şimdi bunun bir skalası yok. Bunda oturmuşluğu yok. Esnaf iki yıl önce 6 bin lira ödediği kiraya bir yıl sonra 24 bu yıl 60 bin lira ödüyor. Şimdi 60 bin lira geliri yok ki bunun üzerine bunu koyma şansı sıfır. Buradan bir yere de taşınamıyor. İster istemez hayatını burada devam ettirirmiş. Buraya yatırım yapmış. Buraya masraf harcamış. Elemanını müşterisi buraya bağla başka bir semte gitmesi, bir AVM’ye gitmesi imkansız. O zaman bizim buradaki esnafa sahip çıkmamız devletin de burada esnafına sahip çıkmasıyla doğru orantılı. Biz varsak zaten şehirler yaşıyor. Biz buradaki aile yapısını, buradaki şehir ekonomisini biz ayakta tutuyoruz. Burası turizm açısından da o kadar önemli ve geleceği olan bir bölge ki bunun çok farklı bir masaya yatırılması lazım ki İzmir’i yönetenlerin turizm odaklı da İzmir’in bu sorunlarını gündeme alıp bir şekilde önünü açması lazım”
]]>