Büyüme – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Mon, 22 Jul 2024 02:24:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Türkiye ekonomisi zorluklara rağmen büyümeye devam ediyor https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-turkiye-ekonomisi-zorluklara-ragmen-buyumeye-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-turkiye-ekonomisi-zorluklara-ragmen-buyumeye-devam-ediyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 02:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26817 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Türkiye ekonomisi küresel ve bölgesel zorluklara rağmen olumsuzlukların üstesinden gelmiş ve gelmeye devam etmektedir” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) binasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Kazakistan Başbakanı Olzhas Bektenov, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve iş adamlarının katılımıyla Türkiye-Kazakistan İş Forumu düzenlendi. Forumda Türkiye ve Kazakistan arasında geçmişte yapılan ve gelecekte yapılması planlanan iş birlikleri ve ortaklık anlaşmaları ele alındı. Forumda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Türkiye ekonomisi küresel ve bölgesel zorluklara rağmen olumsuzlukların üstesinden gelmiş ve gelmeye devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisinde ilk defa 1 trilyon dolar eşiği aşıldı ve Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tarihte ilk kez 1,1 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Kişi başına düşen gelirimiz ise 13 bin dolar seviyesini geçti. Kazakistan’ın milli geliri ile bizim milli gelirimizi topladığımızda 1,4 trilyon dolarlık bir büyüklükten bahsediyoruz. Bu da hepimizi gururlandırıyor” diye konuştu.

“Türkiye ve Kazakistan’ın gösterdiği büyüme performansı takdire şayan”

Yılmaz, “Önümüzdeki dönem bir taraftan iki kardeş ülke olarak büyümeye devam edeceğiz. Diğer taraftan da aramızdaki ekonomik ilişkileri büyüteceğiz. 2023 yılında Orta Vadeli Programımız çerçevesinde az da olsa hedefimizin üstünde büyüdük. 4,5 oranında bir büyüme kaydettik. Kazakistan’da geçen yıl yanlış hatırlamıyorsam yüzde 5 oranında bir büyüme kaydetti. Dünyanın bu zor şartlarına rağmen Türkiye ve Kazakistan’ın gösterdiği büyüme performansı takdire şayan. Böylece 14 çeyrektir aralıksız büyümeyi sürdürüyoruz. Büyüme performansı açısından ülkemiz 2023 yılında Avrupa Birliği ülkeleri ve OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Dış ticaretimiz de yukarı yönlü ivmesini sürdürmektedir. Geçen yıl ihracatımız 256 miyar dolarla rekor bir seviyeye ulaştı. Bu yılki hedefimiz 267 milyar dolara ulaşmak. 2026 hedefimiz ise 300 milyar doları aşan bir ihracat performansı sergilemek” şeklinde konuştu.

“Türk ve Kazak iş dünyasını tebrik ediyorum”

Ticaret ve ekonomide yakaladıkları pozitif atmosferin dost ve kardeş ülke Kazakistan ile ikili ticaretlerine de olumlu yansıdığını gördüklerini belirten Yılmaz, “Sayın cumhurbaşkanlarımız geçmişte 10 milyar dolar ticaret hedefi koymuşlardı. 2023 yılında bu hedefi aşmış durumdayız. Artık yeni hedefler belirleme zamanı. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 civarında bir atış oldu ticaretimizde. Bu konu da iş dünyamızın, ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın büyük bir katkısı var. Ben sizlerin huzurunda Türk ve Kazak iş dünyasını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise yaptığı konuşmada, “Biz Kazakistan ile ilişkilerimize tek millet iki devlet olarak bakıyoruz. Kazakistan’ın güçlü oluşu, zenginliği ve uluslararası arenadaki saygınlığı bize hep gurur vermiştir” değerlendirmesini yaptı.

“Türkiye ile Kazakistan ikili ve transit taşımacılık geçiş belgesi sayısı ihtiyaca cevap verecek düzeye mutlaka çıkarılmalıdır”

Hisarcıklıoğlu, “Biz TOBB ve Türk iş dünyası olarak ata yurdumuz Kazakistan’a daha fazla yatırım yapmaları için desteğimizi sürdüreceğiz. Rusya-Ukrayna savaşından sonra aslında Kazakistan enerji kaynaklarının daha iyi değerlendirilmesi için ciddi fırsatlar da ortaya çıkmıştır. Türkiye ile Kazakistan ikili ve transit taşımacılık geçiş belgesi sayısı ihtiyaca cevap verecek düzeye mutlaka çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yatırım çekme konusunda Kazak yetkililerin çok iyi çalıştığını belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

“Enerji dışı yatırımlarda Türkiye, Kazakistan’da 5 milyar doları bulan doğrudan yatırım sağladı şu ana kadar. Neredeyse her hafta bir firmamızdan Kazakistan’da yatırım haberleri alıyoruz. Ayrıca kurulan şirketler sıralamasında Kazakistan’da iki numaraya yükseldik. Kazakistan’da 5 bine yakın kurulu şirketimiz var. Kazak firmalarını da ülkemize sanayii üretimi dahil büyük ölçeklerde yatırım yapmaya davet ediyoruz.” – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-turkiye-ekonomisi-zorluklara-ragmen-buyumeye-devam-ediyor/feed/ 0
Dünya Bankası’ndan Türkiye için “enflasyon” tahmini https://www.haber28.com.tr/dunya-bankasindan-turkiye-icin-enflasyon-tahmini/ https://www.haber28.com.tr/dunya-bankasindan-turkiye-icin-enflasyon-tahmini/#respond Fri, 05 Jul 2024 12:36:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23669 Dünya Bankası, zayıflayan küresel ekonomi, sıkı para politikası, Çin’deki yavaşlama ve düşük emtia fiyatlarının bölgenin büyüme görünümü üzerinde baskı yaratması nedeniyle Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin büyüme hızının bu yıl yüzde 2,8 olmasının beklendiğini bildirdi. Türkiye ekonomisine ilişin değerlendirmelerin de yer aldığı raporda, ülke ekonomisinin bu yıl 3 ve gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği belirtildi. Türkiye’deki enflasyona ilişkin olarak ise “Sıkı para politikasının etkisiyle enflasyonun mayısta zirve yaptıktan sonra kademeli olarak gerilemesi bekleniyor.” değerlendirmesi yapıldı.

Banka, Avrupa ve Orta Asya ekonomilerine ilişkin raporunu yayımladı. Raporda, zayıflayan küresel ekonomi, sıkı para politikası, Çin’deki yavaşlama ve düşük emtia fiyatlarının bölgenin büyüme görünümü üzerinde baskı yaratması nedeniyle Avrupa ve Orta Asya bölgesinin yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerinde bu yıl yavaşlama beklendiği aktarıldı.

AVRUPA VE ORTA ASYA EKONOMİSİNİN BÜYÜME HIZI YÜZDE 2,8

Rusya ile savaşın vurduğu Ukrayna’nın ekonomilerinin büyümeye dönmesi ve Orta Asya’daki güçlü toparlanma nedeniyle Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,3 büyüdüğü kaydedilen raporda, bölge ekonomisinin büyüme hızının bu yıl ise yüzde 2,8’e gerilemesinin beklendiği belirtildi. Raporda, Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin gelecek yıl ise yüzde 2,7 büyümesinin tahmin edildiği bildirildi.

Öte yandan Dünya Bankası, ocaktaki tahminlerinde Avrupa ve Orta Asya ekonomisinin bu yıl yüzde 2,4 ve gelecek yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini öngörmüştü.

BÖLGEDE YAŞAM MALİYETİ KRİZİ ETKİLİ OLMAYA DEVAM EDİYOR

Görünüme yönelik “ters rüzgarların” çok olduğuna dikkati çekilen raporda, başta Avro Bölgesi olmak üzere önemli ticaret ortaklarında beklenenden daha yavaş toparlanma, kısıtlayıcı para politikaları ve jeopolitik gelişmelerin kötüleşmesinin bölge genelinde büyümeyi daha da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuldu. Raporda, yavaş büyümenin Rusya’nın Ukrayna’da devam eden savaşı, salgın ve 2022’de başlayan yaşam maliyeti krizi de dahil olmak üzere bölgenin son şoklardan toparlanmasını daha da geciktireceği ifade edildi.

Enflasyonun, Avrupa ve Orta Asya’nın yükselen piyasaları ile gelişmekte olan ekonomilerinde büyük ölçüde küresel enerji ve gıda fiyatlarındaki düşüşlerin etkisiyle beklenenden daha hızlı gerilediği belirtilen raporda, bölgedeki ortalama yıllık enflasyonun 2023 yılı başındaki yüzde 15 seviyesinden şubat ayı itibarıyla yüzde 4,2’ye indiği kaydedildi. Raporda, ancak 2022’deki yaşam maliyeti krizinin geçen yıl reel gelirlerdeki artışa rağmen haneleri etkilemeye devam ettiğine işaret edildi.

RAPORDA TÜRKİYE TAHMİNİ

Türkiye ekonomisine ilişin değerlendirmelerin de yer aldığı raporda, ülke ekonomisinin bu yıl 3 ve gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği belirtildi. Dünya Bankası, ocaktaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1 ve gelecek yıl yüzde 3,9 büyüyeceğini tahmin etmişti. Raporda, makroekonomik konsolidasyon çabalarının yurt içi talebi kısıtlamasının beklendiği aktarıldı.

“ENFLASYON MAYISTA ZİRVE YAPACAK”

Bankanın raporunda, “Sıkı para politikasının etkisiyle enflasyonun mayısta zirve yaptıktan sonra kademeli olarak gerilemesi beklenirken, net ihracatın artan katkısıyla 2024 yılından itibaren cari dengenin iyileşmesi öngörülüyor.” değerlendirmesinde bulunuldu. Görünümün mevcut politika duruşunun devamına bağlı olduğu belirtilen raporda, görünüme yönelik risklerin dengeli olduğu kaydedildi. Raporda, yeni ekonomik yönetiminin artan itibarının daha fazla yatırım girişiyle sonuçlanabileceği, bunun da para biriminin istikrar kazanmasına ve ekonomik düzenlemenin hızlandırılmasına yardımcı olabileceği ifade edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/dunya-bankasindan-turkiye-icin-enflasyon-tahmini/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Enflasyonu düşürmeyi öncelikli konumuz olarak görüyoruz https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-enflasyonu-dusurmeyi-oncelikli-konumuz-olarak-goruyoruz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-enflasyonu-dusurmeyi-oncelikli-konumuz-olarak-goruyoruz/#respond Mon, 10 Jun 2024 00:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20233 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyonu düşürmeyi öncelikli konumuz olarak görüyoruz. Bu konuda da bir taraftan para politikalarıyla, bir taraftan maliye politikalarıyla, diğer taraftan yapısal reformlarla, üç ayaktan oluşan bir programı hayata geçiriyoruz.” dedi.

Yılmaz, Bahçelievler’de bir otelde gerçekleştirilen Asrın İşadamları Derneği (ASRİAD) İftar Programı’nda, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları dolayısıyla ramazanı buruk yaşadıklarını söyledi.

Uluslararası kurum ve kurulların sorun çözme kapasitesinin olmadığının bu vesileyle bir kez daha görüldüğünü belirten Yılmaz, söz konusu kurum ve kurulların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve ramazan tebriklerini salondakilere ileten Yılmaz, iş dünyası ile her fırsatta istişare etmeyi önemsediklerini dile getirdi.

Küresel ortama bakıldığında çok iyi durumda olunmadığını vurgulayan Yılmaz, Kovid-19’un yıkıcı etkilerinin halen devam ettiğini, dünyanın büyümesi ve ticaretinin tarihsel ortalamanın altında olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin temel ihraç pazarı olan Avrupa ülkelerinin durgunluk içerisinde olduğunu aktaran Yılmaz, bütün bunlara rağmen Türkiye’nin yoluna güçlü şekilde devam edebilmesi için gayret ettiklerini ifade etti.

Ekonomide, siyasi ve politika belirsizliklerinin önemli kavramlar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’de geçen yıl mayıs ayında genel seçimlerin yapıldığını, bu seçimle 5 yıl için siyasi belirsizliklerin ortadan kalktığını belirtti.

“Tüketimin aşırısı ekonomik bünyemize zarar veriyor ve ithalatımızı körüklüyor”

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler kapsamında “genel seçim yapılıyormuş gibi” bir hava oluşturulmaya çalışıldığını, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını anlatan Yılmaz, “Genel seçimler oldubitti, ikinci defa yapacak halimiz de yok. Halkımız, aziz milletimiz, seçmenimiz, başkanımıza, Meclisimize gerekli yetkileri verdi. Dolayısıyla ülke düzeyinde, makro düzeyde politikaların yerel seçimle değişmesini beklemek eşyanın tabiatına aykırı. Yerel seçime gidiyoruz, yerel seçim makro politikaları değil, yerel düzeydeki politikaları etkileyen bir seçim. Bu çok açık bir gerçek.” diye konuştu.

Türkiye ekonomisindeki gelişmelere değinen Yılmaz, “Reel tarafta oldukça iyi bir performansımız var. Büyümemiz son 20 yılda 5,4 civarı. Son yılda dünya 3,6 hızla büyürken, Türkiye yıllık ortalama 5,4 ile büyümüş. Dolayısıyla dünyada 1,8 puan daha yüksek bir büyüme performansımız olmuş.” değerlendirmesini yaptı.

İthalatı tahrik edici tüketimi ılımlı hale getirmeye çalıştıklarına işaret eden Yılmaz, “Tüketim demek sosyal refah demek bir taraftan ama bir taraftan her şeyin aşırısı gibi tüketimin aşırısı da ekonomik bünyemize zarar veriyor ve ithalatımızı körüklüyor. Dolayısıyla daha ılımlı bir tüketim, büyümenin kompozisyonunda ise ihracatın, yatırımın daha fazla pay sahibi olduğu bir büyüme stratejimiz var. İşin özü bu.” ifadesini kullandı.

İç talep ile dış talep arasındaki dengelenmeyi arzuladıklarını dile getiren Yılmaz, ihracatın artmaya cari açığın ise gerilemeye devam ettiğini söyledi.

Son dönemlerde döviz üzerinden yapılan spekülasyonların anlamsız olduğundan ve ilerleyen dönemde bunun çok daha net görülebileceğinden bahseden Yılmaz, Türkiye’de siyasi ve ekonomi temellerinin sağlam olduğunu ifade etti.

Sürdürülebilir büyüme ve sosyal dengeler için enflasyonu indirmek durumunda olduklarını kaydeden Yılmaz, “Enflasyonu düşürmediğiniz bir ortamda çeşitli kesimlerin refah koşullarını iyileştirmek için ne yaparsanız yapın bunlar bir süre sonra eriyor ve etkisini kaybediyor. Dolayısıyla enflasyonu düşürdüğünüz zaman kalıcı sosyal refah artışını da sağlamış oluyorsunuz. Bu açıdan da enflasyonu düşürmeyi öncelikli konumuz olarak görüyoruz. Bu konuda da bir taraftan para politikalarıyla, bir taraftan maliye politikalarıyla, diğer taraftan yapısal reformlarla, üç ayaktan oluşan bir programı hayata geçiriyoruz. Detaylarına şimdi inmek istemiyorum ama kararlı bir şekilde bunu uygulamaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önceki dönem kaynaklarının büyük oranda yatırıma ayrıldığını belirten Yılmaz, “Diyelim 100 lira geliri var İBB’nin, bir önceki dönem bunun 55 lirasını yatırıma ayırmış, yatırım yapmış. Geçen dönem bu oran ne olmuş? Yüzde 38’e düşmüş. 17 puan azalmış. Bu hakikaten çok ciddi bir rakam. Bütün büyükşehirler içerisinde en fazla yatırımı azalan İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Kusura bakmayın bunun bir izahı yok. Bu kadar büyük yatırım ihtiyaçları var ve yatırımlar geriye gidiyor. Bunlar rakamsal olarak ortada. Üstelik öz kaynaklarını da düşürmüş.” şeklinde konuştu.

“İstanbul için deniz bitti.” diyen ve İstanbul’un bir dönem daha yatırımsızlığa tahammülünün olmadığını ifade eden Yılmaz, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimler için Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’a destek istedi.

Programda konuşma da yapan ASRİAD Genel Başkanı Cemil Yıldız, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a hediye verdi. Yılmaz, program sonunda bazı iş insanlarına derneğin rozetini taktı, dernek üyeleriyle fotoğraf çektirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-enflasyonu-dusurmeyi-oncelikli-konumuz-olarak-goruyoruz/feed/ 0
ASO Genel Başkanı Seyit Ardıç: Politika yapıcılarının tutarlı davranması önemli https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/ https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/#respond Fri, 07 Jun 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19942 Ankara Sanayi Odası (ASO) Genel Başkanı Seyit Ardıç, “Belirsizlik ortamında politika yapıcılarının hedef tutarsızlık sorunu ile karşı karşıya kalmaması oldukça önemlidir. Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesi açısından olumlu olacaktır” dedi.

Ankara Sanayi Odası’nın mart ayı Meclis toplantısı ASO Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’deki güncel ekonomik gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hafta sonu yerel seçim için sandık başına gidileceğini hatırlatan Ardıç, seçimin ardından da mevcut rasyonel politikaların devam etmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomi yönetiminin daha kapsayıcı tedbirler almasının makroekonomik istikrarın sağlanması açısından önemli olacağına işaret eden Ardıç, “Yerel seçimler sonrasında ülkemizde dört yıl boyunca seçim olmayacak. Başta ekonomi olmak üzere sosyal, eğitim ve hukuk alanında yapısal reformların gerçekleşeceği bir dönemin hepimizin ortak temennisi olduğunu düşüyorum. Ülkemizi kalkınma hedeflerine ulaştıracak, uzun vadede ekonominin istikrara kavuşmasına önemli katkı sağlayacak reformların yapılması gerekiyor” dedi.

Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının enflasyonda başlayan iyileşmeye paralel olarak geçen yılın ikinci yarısından itibaren politika faizi artışlarına ara verdiğini ifade eden Ardıç, ülkelerin merkez bankaları faiz oranlarında değişikliğe gitmediğini belirtti. Ardıç, sıkı para politikasının oluşturduğu baskı ile ekonomik büyümenin özellikle gelişmiş ekonomilerde zayıf kalacağına işaret ederek, mevcut durumda önemli dış pazarlarda süregelen durgunluğun ihracatı baskıladığını kaydetti. Ülkelerin en çok kaçındığı problemlerin başında yüksek enflasyonun geldiğini ifade eden Ardıç, yüksek enflasyonu düşürmenin maliyetinin en çok sanayicileri etkilediğini dile getirdi. Ardıç, yüksek enflasyondan kurtulmak için geçici olacağını düşündükleri maliyete katlanmaya razı olduklarını dile getirdi. Enflasyona müdahalenin gecikmesi durumunda katlanılması gereken maliyetin de yükseleceğini belirten Ardıç, “Toplumun tüm kesimlerince desteklenen kredibilitesi yüksek bir para politikasının enflasyonda düşüş sürecinde önemli bir çıpa etkisi oluşturacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu.

“Sanayi sektörü büyümesi, gayri safi yurtiçi hasıla büyümesinin altında kalmıştır”

Ardıç, 2023 yılının son çeyreğinde yüzde 4, tamamında ise yüzde 4,5 büyüme rakamına ulaştıklarını söyleyerek, sıkılaşma politikaları ve yaşanılan deprem felaketine rağmen pozitif bir büyüme performansı ortaya koyulmasının önemine vurgu yaptı. Ardıç, yıllık ve çeyreklik bazda iç tüketim etkisiyle güçlü bir büyüme

ortaya çıktığını söyleyerek, “Büyümeye sınai üretimin değil, özellikle canlı iç talebin kaynaklık ettiğini görüyoruz. Sanayi sınırlı artarken, özel tüketim yüzde 12,8 arttı. Sanayi sektörü büyümesi, gayri safi yurtiçi hasıla büyümesinin oldukça altında kalmıştır. Oysa ülkemizin istikrarlı ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması için sınai üretime büyük önem verilmesi gerekiyor. Diğer taraftan bir önceki çeyreğe göre gayri safi sabit sermaye oluşumunun milli gelir içindeki payının gerilemiş olması, ekonominin üretim tarafındaki yavaşlamaya işaret ediyor” ifadelerine yer verdi.

“Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesinde olumlu olacak”

Rasyonel beklentiler teorisine göre beklentiler hangi yöndeyse, gerçekleşmenin de o yönde olacağına işaret eden Ardıç, beklentileri ne kadar iyi yönlendirirlerse dengelenme sürecinin de bu oranda hızlanacağını aktardı. Bu çerçevede belirsizlik ortamında politika yapıcılarının hedef tutarsızlık sorunu ile karşı karşıya kalmamasının oldukça önemli olduğunu sözlerine ekleyen Ardıç, “Gelecek ile ilgili tahminlerinde tutarlı davranmaları ekonominin dengelenmesi açısından olumlu olacaktır. Aynı zamanda makroekonomik dengelenmenin sağlanmasında, ekonomi politika yapıcılarının tercih ettiği plan ve programların kamuoyunu ikna etmesi, belirsizliğin ve öngörülebilirliğin ortadan kalkmasına katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

“Yeşil dönüşüm, KOBİ’lerin dönüşüme uyum sağlamasına ve süreci içselleştirmesine bağlı”

Sanayi sektöründe yeşil dönüşümün önemine vurgu yapan Ardıç, yeşil dönüşümü ıskalama şanslarının olmadığını ve yeşil dönüşümün bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getirdi. Türkiye’de işletmelerin büyük bir çoğunluğunu KOBİ’lerin oluşturduğunu da belirten Ardıç, “Yeşil dönüşüm, büyük ölçüde KOBİ’lerin dönüşüme uyum sağlamasına ve süreci içselleştirmesine bağlı. Bu nedenle özellikle KOBİ’lerin yeşil finansmana erişiminin kolaylaştırılması, yeşil üretim koşullarına uyum için tüm süreçlerinde yapacakları yatırımlar ve AR-GE harcamalarının desteklenmesi gereklidir” değerlendirmesinde bulundu.

“KOBİ’lerimizin ikiz dönüşüme uyumlarının artırılması amacıyla teknik destek ve danışmanlık hizmeti vereceğiz”

Ankara Sanayi Odası olarak bu bilinçle sanayiciler için yoğun bir çaba içerisinde olduklarını söyleyen Ardıç, “Başkent sanayiinin ikiz dönüşümüne katkı sağlamak için oda olarak önemli bir adım attık. TÜBİTAK’ın Yeşil İnovasyon Teknoloji Programı’nda çözüm ortağı olarak yer aldık. Çözüm ortağı misyonumuzla KOBİ’lerimizin ikiz dönüşüme uyumlarının artırılması amacıyla teknik destek ve danışmanlık hizmeti vereceğiz. Ayrıca kalkınma ajansı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile büyük işletmelere yönelik ikiz dönüşüme ilişkin bir program da başlattık” şeklinde konuştu.

ASO’ya bağlı sektör temsilcilerinin katıldığı toplantı, Ardıç’ın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aso-genel-baskani-seyit-ardic-politika-yapicilarinin-tutarli-davranmasi-onemli/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Dövize erişimde problemimiz yok, döviz ihtiyacımız da azalmış durumda” https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dovize-erisimde-problemimiz-yok-doviz-ihtiyacimiz-da-azalmis-durumda/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dovize-erisimde-problemimiz-yok-doviz-ihtiyacimiz-da-azalmis-durumda/#respond Sun, 19 May 2024 03:36:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18632 Kocaeli’de iş insanları ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Dövize erişimde problemimiz yok, döviz ihtiyacımız da azalmış durumda. Temellerimiz bu anlamda sağlam. Buna rağmen son dönemde oluşturulmaya çalışılan spekülatif hava var. Bunu kimsenin prim vermemesi gerekiyor. Rakamlar ortada, döviz ihtiyacımız azaldı, dövize erişimimiz arttı ve cari işlemlerde iyi gidiyoruz” dedi.

31 Mart’ta gerçekleştirilecek Mahalli İdareler Seçimine sayılı günler kala Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Kocaeli’de bir dizi ziyaretlerde bulundu. Önce Kocaeli Valiliği ve Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ardından iş insanları ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz toplantıda yaptığı konuşmada, “Dünya, son 3-4 yıl büyüme ve ticaret açısından tarihsel ortalamaların altında. Önce pandemi, sonrasında toparlanma süreçleri bunun yol açtığı enflasyon, enflasyona karşı ülkelerin ortaya sıkı para politikaları, bütün bunlar büyümeyi, ticareti daraltmış durumda. Bir taraftan da dünyada rekabet var. O rekabetin getirdiği yeni korumacılık eğilimleri var. Bunların getirdiği ticareti daraltıcı etkiler söz konusu. Diğer yandan maalesef savaşlar, çatışmalar yaşıyoruz. Ukrayna-Rusya savaşı, bu anlamda bütün dünyayı küresel ekonomiyi, özellikle Avrupa’yı çok etkileyen bir gelişme oldu. Diğer yandan Körfez’de hepimizin içini yakan manzaralar, özellikle Gazze’de yaşananlar. Bunlarda olumsuz gelişmeler olarak karşımızda duruyor” diye konuştu.

“Geçen yıl Türkiye ekonomisi yüzde 4.5 büyüme kaydetti”

6 Şubat depremine değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Geçen yıl tarihimizin en büyük depremini yaşadık. Onun yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Çabuk unutuyoruz maalesef. Üzerinden bir yıl geçti. Acil müdahaleler yapıldı bitti ama henüz depremin yaralarını tam anlamıyla sarmış değiliz. Kalıcı şekilde rehabilitasyonu sağlamak belli zaman alıyor. Bunu da üç başlıkta yapıyoruz. Kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Altyapıyı rehabilite ediyoruz. Diğer taraftan da ekonomik, sosyal hayatı canlandırmaya çalışıyoruz. Bu üç başlık altında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçen yıl ve bu yıl yoğun bir mesai harcıyoruz. Gelecek yıldan itibaren inşallah yükümüz hafifleyerek devam edeceğiz. Bütün bu şartlar altında küresel ekonomide yüzde 3 civarında büyüme varken, geçen yıl Türkiye ekonomisi yüzde 4.5 büyüme kaydetti. İlk defa tarihimizde 1 trilyon dolar seviyesini geçmiş oldu. Milli gelirimiz 1 trilyon 119 milyar dolar oldu. Kişi başına gelirimiz ise 13 bin 110 dolar seviyesinde gerçekleşti. Yaşadığımız şartları dikkate aldığımızda bunlar önemli rakamlar” şeklinde konuştu.

“Geçen yılın son çeyreğinde sabit sermaye yatırımlarımızdaki artış yüzde 10.7 oldu”

Büyümenin kompozisyonunu da dönüştürme çabalarının olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Enflasyonu desteklemeyen, dezenflasyona daha çok destek olan bir büyüme kompozisyonu hedefliyoruz. Bu çerçevede tüketim harcamalarının nispi payının azalmasını, yatırımın ve ihracatın büyümemize daha fazla katkı vermesini arzu ediyoruz. Bu yönde bir politika setimiz var. Bu yönde de gelişmeler olduğunu ifade edebilirim. Geçen yılın son çeyreğinde sabit sermaye yatırımlarımızdaki artış yüzde 10.7 oldu, çeyreklik bazda söylüyorum. Makine teçhizat yatırımlarındaki artış ise yüzde 14 gerçekleşti. Bunlar olumlu rakamlar. Yatırımın büyümemizde, milli gelirimizde daha fazla pay aldığını gösteren rakamlar. Tüketim harcamalarımız da belli bir zaman sürecinden sonra ilk defa tek haneli büyümelere düşmüş oldu. Yine yüksek tüketimimiz var. Ama en azından bir tek haneye düşmüş oldu” ifadelerini kullandı.

“2026’ya geldiğimizde ise tek haneli enflasyonlara yeniden ulaşacağız”

Temel meselenin fiyat istikrarı, enflasyon olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyonla ilgili olarak kararlı şekilde mücadelemizi başlatmış durumdayız. Politikalarımızı güncellemiş durumdayız. Bir taraftan para politikasıyla, diğer yandan maliye politikasıyla ve yapısal reformlarla, 3 sütunlu politikayla enflasyonla mücadele ediyoruz. Ancak şunu açık yüreklilikle söylememiz lazım, tüm dünyada enflasyonla mücadele zaman alır. Bu bize özgü bir şey değil. Belli seviyeye gelmiş olan enflasyonu düşürmek süreç meselesidir. Kararlı şekilde mücadele edilmesi gereken bir hadisedir. Biz de hemen hükümeti kurduktan sonra yani Mayıs seçimlerinden sonra bu mücadeleye başladık. Geldiğimiz noktada aylık bazda etkileri görmeye başladık. Ocak, Şubat ayında sadece bu yılın bir miktar beklentilerimizin üstünde oldu. Nitekim Merkez Bankamız hemen bu konuda pozisyon aldı. Sıkılaştırıcı bir takım tedbirler aldı. Yeniden patikamıza dönülmesi noktasında tedbirleri hemen devreye soktu. Beklentimiz şu; Mayıs ayından sonra Haziran ayı enflasyonunun çıkmasıyla birlikte hep birlikte yıllık bazda düşüşü göreceğiz. Aylık ivme kayıpları daha önceden olacak. Ama yıllık düşüş Haziran-Temmuz gibi gerçekleşmiş olacak. Belirgin bir düşüşü, yılın ikinci yarısında göreceğiz. Dezenflasyon süreci başlayacak. 2025 yılında orta vadeli programımızdaki hedefimiz yüzde 15 civarında enflasyon. 2026’ya geldiğimizde ise tek haneli enflasyonlara yeniden ulaşacağız. Bunu da laf olsun diye söylemiyoruz. Bunun planını, programını, politika setini oluşturmuş durumdayız ve kararlı şekilde de bunu hayata geçiriyoruz. Hep birlikte de sonuçlarını göreceğiz” dedi.

“Dövize erişimde problemimiz yok, döviz ihtiyacımız azalmış durumda”

Geçen yıl cari işlemler açığında ciddi düşüş olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Geçen yıl Mayıs ayında cari açık 60 milyar dolara kadar çıkmıştı. Son dönem ciddi yavaşlamaya girdi, yıl sonunu 45 milyar dolar cari açıkla kapattık. Ocak ayında ihracat dengesinin ve olumlu gelişmeler etkisiyle 37.5 milyar dolara kadar düştü. Şubat ayının rakamları henüz çıkmış değil ama beklentimiz 32-33 milyar dolarlara kadar cari açığımızın gerilemesi. Yani geçen yılın ortalarıyla mukayese ederseniz cari açığımızda neredeyse yarı yarıya düşüş olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla Türkiye’nin döviz ihtiyacı da azalmış durumda. Bir taraftan da yeni şartlar altında dış finansmana erişimde de çok daha kolay bir döneme girdiğimizi ifade edebiliriz. CDS dediğimiz ülke risk birimlerinin düşmesi hem özel sektörün, hem kamu sektörünün döviz kaynaklarına, finans kaynaklarına erişiminde oldukça kolaylaştırılmış durumda. Bankacılık sistemimiz borçlarını çok rahat şekilde yenileyebiliyor. Dolayısıyla dövize erişimde problemimiz yok, döviz ihtiyacımız da azalmış durumda, temellerimiz bu anlamda sağlam. Buna rağmen son dönemde oluşturulmaya çalışılan spekülatif hava var. Bunu kimsenin prim vermemesi gerekiyor. Rakamlar ortada döviz ihtiyacımız azaldı, dövize erişimimiz arttı ve cari işlemlerde iyi gidiyoruz. Geçen yıl hizmet gelirlerimiz de gayet iyi gerçekleşti. 100 milyar dolar civarında hizmet gelirimiz oldu. Bunun için de geçen yıl turizmden 54 milyar doları aşan gelirimiz oldu. Bu da bizim için çok kıymetli. Bu yıl da 60 milyon turist, altmış milyar dolar turizm geliri diyoruz. İnşallah buna da ulaşırız” diye konuştu.

“32 milyon 222 bin kişilik istihdama ulaşmış olduk”

Dış ticarette baktığınızda geçen yıl ihracatımız 256 milyar dolar oldu. Bu yıla da ihracatımız iyi başladı. Ocak-Şubat döneminde Şubat dönemi yıllıklandırılmış 12 aylık ihracatımız 259 milyar dolara yaklaştı. Dolayısıyla ihracatımızda da iyi gidiyoruz. İş gücü piyasalarında, istihdamda da geçen yılı iyi kapattık. TÜİK son ocak rakamlarını açıkladı. 32 milyon 222 bin kişilik istihdama ulaşmış olduk. Bu da tarihimizin en yüksek seviyelerinde, istihdam oranı dediğimiz rakam yani çalışanların çalışma çağındaki nüfusa oranı yüzde 49’a ulaştı. Tarihimizin yine en yüksek istihdam rakamına ulaşmış olduk. Geçen yılın en üst yıllık bazda işsizlik oranı çıkmış değil. Ama aylık bazdaki rakamlardan şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; geçen yılı tek haneli bir işsizlikle kapattık. Bu da sevindirici. Özellikle son dönemlerde kadın istihdamına, genç istihdamında hızlı artışlar görüyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İş Dünyası Buluşması Kapsamında iş insanları ile Kocaeli Kongre Merkezi’nde bir araya geldiği toplantıya Vali Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, milletvekilleri ve çok sayıda iş insanı katıldı. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-dovize-erisimde-problemimiz-yok-doviz-ihtiyacimiz-da-azalmis-durumda/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Döviz ihtiyacımız azaldı, dövize erişimimiz arttı https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-doviz-ihtiyacimiz-azaldi-dovize-erisimimiz-artti/ https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-doviz-ihtiyacimiz-azaldi-dovize-erisimimiz-artti/#respond Sun, 19 May 2024 02:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18624 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Son dönemde oluşturulmaya çalışılan spekülatif bir hava var. Buna da hiç kimsenin prim vermemesi gerekir, rakamlar ortada. Döviz ihtiyacımız azaldı. Dövize erişimimiz arttı. Burada hiçbir tereddüt yok.” dedi.

Temasları kapsamında Kocaeli Valiliğini ziyaret eden Yılmaz, polis mangası tarafından karşılandı. Yılmaz, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Seddar Yavuz’dan kentteki çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Daha sonra Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kocaeli İş Dünyası Buluşması’na katılan Yılmaz, son 3-4 yılda büyüme ve ticaret açısından dünyanın tarihsel ortalamaların altında olduğunu söyledi.

Yılmaz, Kovid-19 salgını ve sonrasında toparlanma süreçlerinin yaşandığını, bunun yol açtığı enflasyona karşı ülkelerin ortaya koyduğu sıkı para politikalarının, büyümeyi ve ticareti daralttığını anlattı.

Ukrayna-Rusya savaşının, bütün dünyayı ve küresel ekonomiyi etkilediğini belirten Yılmaz, “Diğer yandan Körfez’de hepimizin içini yakan manzaralar, özellikle Gazze’de yaşananlar. Bunlar da tabii ki olumsuz gelişmeler olarak karşımızda duruyor.” dedi.

Yılmaz, bunlara ilave olarak Türkiye’de geçen yıl Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığını, afetin yaralarını sarmaya çalıştıklarını kaydetti.

Geçen yıl küresel ekonomide yüzde 3 civarında bir büyüme olduğuna, buna karşın Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 büyüme kaydettiğine değinen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Enflasyonu desteklemeyen, dezenflasyona daha çok destek olan bir büyüme kompozisyonu hedefliyoruz. Bu çerçevede tüketim harcamalarının nispi payının azalmasını, yatırımın ve ihracatın büyümemize daha fazla katkı vermesini arzu ediyoruz. Bu yönde bir politika setimiz var. Bu yönde de gelişmeler olduğunu ifade edebilirim. Geçen yılın son çeyreğinde sabit sermaye yatırımlarımızdaki artış yüzde 10,7 oldu. Makine teçhizat yatırımlarındaki artış ise yüzde 14 gerçekleşti. Bunlar hakikaten olumlu rakamlar. Yatırımın, büyümemizde, milli gelirimizde daha fazla pay aldığını gösteren rakamlar. Tüketici harcamalarımız da belli bir zaman sürecinden sonra ilk defa tek haneli büyümelere düşmüş oldu. Yine yüksek bir tüketimimiz var ama en azından tek haneye düşmüş oldu.”

“Dezenflasyon süreci başlayacak”

Yılmaz, enflasyonla ilgili kararlı şekilde mücadelelerini başlatmış ve politikalarını güncellemiş durumda olduklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak şunu da açık yüreklilikle söylememiz lazım; tüm dünyada enflasyonla mücadele belli bir zaman alıyor. Bu bize özgü bir şey değil. Belli bir düzeye gelmiş enflasyonu düşürmek, bir süreç meselesidir. Hemen hükümeti kurduktan sonra, mayıs seçimlerinden sonra bu mücadeleye başladık. Geldiğimiz noktada aylık bazda etkileri görmeye başladık. Ocak, şubatta sadece bu yılın bir miktar beklentilerimizin üstünde oldu. Nitekim Merkez Bankamız hemen bu konuda pozisyon aldı, sıkılaştırıcı birtakım tedbirler aldı, yeniden patikamıza dönülmesi noktasında tedbirleri hemen devreye soktu.”

Yıllık düşüşün haziran-temmuz gibi gerçekleşeceğini, belirgin düşüşün yılın ikinci yarısında görüleceğini dile getiren Yılmaz, “Dezenflasyon süreci başlayacak. 2025 yılında Orta Vadeli Programımızdaki hedefimiz yüzde 15 civarında bir enflasyon, 2026’ya geldiğimizde ise tek haneli enflasyonlara yeniden ulaşacağız. Bunu da laf olsun diye söylemiyoruz. Bunun planını, programını, politika setini oluşturmuş durumdayız. Kararlı bir şekilde de bunu hayata geçiriyoruz. Hep birlikte de sonuçlarını göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Türkiye’nin temellerinin sağlam olduğunun altını çizerek, “Buna rağmen son dönemde oluşturulmaya çalışılan spekülatif bir hava var. Buna da hiç kimsenin prim vermemesi gerekir, rakamlar ortada. Döviz ihtiyacımız azaldı. Dövize erişimimiz arttı. Burada hiç bir tereddüt yok.” dedi.

Yılmaz, bankacılık sisteminin sağlam, sermaye yapısının da güçlü olduğunu vurguladı. Takipteki alacak oranlarının da düşük olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:

“Bütün bunların etkisiyle kredi risk primi CDS’te bir düşüşü son dönemlerde izliyorsunuz. Kredi derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerinde olumlu yönde gelişmeler ve adımlar var. En son Fitch bir kademe yükseltti ve görünümü de pozitife çevirdi. Bu da gelecekte bu işin devam edeceğini gösteriyor. Bu kredi not artışlarının devam edeceğini gösteriyor. KKM denilen Kur Korumalı Mevduatta da yine ciddi bir azalma sağladık. Geçen yılın ağustos ayında en yüksek seviyesine çıkmıştı. 3,4 trilyon lira civarındaydı, geldiğimiz noktada 2,3 trilyon liraya kadar gerilemiş durumda. Yani 1,1 trilyon aşağı yukarı kur korumalı mevduatta da gerileme, dolayısıyla olumlu yönde bir gelişme söz konusu.”

Depremin etkisine rağmen bütçe açığını oldukça iyi bir seviyede tuttuklarını aktaran Yılmaz, aldıkları tedbirlerle bütçeyi iyi yönettiklerini anlatarak rakamsal verileri paylaştı.

Yılmaz, gelecek dönemde yollarına daha güçlü şekilde devam edeceklerini dile getirerek, “Bazı çevrelerde yerel seçimler gerekçe gösterilerek birtakım hava oluşturulmaya çalışılıyor. Bunlara hiçbir şekilde prim vermemek lazım. Genel seçimleri geçen yıl yaptık. Cumhurbaşkanımızı halkımız seçti, Meclisimizi seçti. Mecliste Cumhur İttifakı çoğunluğa sahip. Cumhurbaşkanımız da 5 yıl yeni görev süresi almış oldu. Dolayısıyla makro politikalar, milli politikalar, genel ekonomik politikalarla ilgili seçim genel seçimlerdir. O seçimler yapıldı ve bitti. Genel seçim yapıyor olsaydık belki bu tartışmalar anlamlı olabilirdi. Genel seçimden sonra politikalar ne olacak diye bir tartışma… Ama şu anda genel seçim yapmıyoruz, yerel seçim yapıyoruz. Yerel seçimler de malum insanımızın mahalli, müşterek hizmetleriyle ilgili seçimlerdir. Şehirlerimizin temel hizmetleriyle ilgili seçimlerdir. Bunun ötesinde bir anlam yüklemek bu seçimlere ve makro politikalara ilişkin tartışmalar yapmak, doğru bir yaklaşık değil. Bunu özellikle belirtmek istiyorum.” diye konuştu.

“İş ve yatırım ortamını geliştiriyoruz”

Yılmaz, yatırımcı ve ihracatçının krediye, finansa erişiminde destekler sağladıklarını belirterek, politika çerçevesini buna göre kurguladıklarını kaydetti.

İhracatçı ve yatırımcılara verdikleri desteklerden bahseden Yılmaz, “Bir yandan dezenflasyonu sağlarken diğer yandan da Sayın Cumhurbaşkanımızın hep altını çizdiği yatırım, istihdam, üretim ve ihracat; bu dördünü hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. İnsanımızın kalıcı sosyal refahı için, istikrar içinde sürdürülebilir bir büyüme için politikalarımızı devam ettiriyoruz. Yatırım ortamını iyileştirmeye dönük Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu eylem planları başta olmak üzere yine çeşitli adımlar atıyoruz. İş ve yatırım ortamını geliştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Kocaeli’de yapılan yatırımları rakamlarla aktararak, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla adım adım ülkeyi çok farklı noktalara taşıyacaklarını, bu yüzyılın öncü illerinden birinin de Kocaeli olacağını dile getirdi.

Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da Kocaeli’nin Türkiye ekonomisine yaptığı katkılar hakkında bilgi verdi.

Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden toplantıda Yılmaz, sanayicilerin sorularını yanıtladı.

Toplantıya Vali Seddar Yavuz, AK Parti Kocaeli milletvekilleri Radiye Sezer Katırcıoğlu, Sami Çakır, Sadettin Hülagü, Mehmet Akif Yılmaz, Cemil Yaman ve Veysal Tipioğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, MHP İl Başkanı Murat Nuri Demirbaş, BBP İl Koordinatörü Metehan Küpçü, AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Yasemin Özdemir, Organize Sanayi Bölgesi başkanları, sanayiciler ve iş insanları katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-doviz-ihtiyacimiz-azaldi-dovize-erisimimiz-artti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 2026’da Tek Haneli Enflasyona Ulaşacağız https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-2026da-tek-haneli-enflasyona-ulasacagiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-2026da-tek-haneli-enflasyona-ulasacagiz/#respond Wed, 15 May 2024 22:12:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18213 Bursa’da iş dünyasıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılında tek haneli enflasyona yeniden ulaşılacağını söyledi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından organize edilen iş dünyası buluşmasına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dünyanın çok iyi bir dönemden geçmediğini söyledi. Yılmaz, “Pandemi sonrası yaşanan olumsuzlar, dünya büyümesi ve ticareti, tarihe ortalamaların altında seyrediyor. Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 büyüdü. Türkiye ekonomisine baktığımızda dünyadaki bu olumsuz konjonktüre rağmen, geçen yıl tarihimizin en büyük afetini, deprem afetini yaşamamıza rağmen, yine kuzeyimizde, güneyimizde ticareti, özellikle enerji fiyatları, başka birtakım ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyen jeopolitik gelişmelere rağmen geçen yılı yüzde 4,5 büyümeyle kapattık. Dünyanın 1,5 puan üzerinde bir büyüme performansı gösterdik. İlk defa ülkemiz trilyon dolarlık ekonomiler ligine girmiş olduk. Geçen yıl 1 trilyon 119 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklükle 2023’ü kapatmış olduk. Kişi başına gelirimiz ise, 13 bin 110 dolar seviyesine ulaştı. Bu da bizim için yine tarihsel, yüksek bir kişi başına nominal dolar bazında gelir düzeyidir. Bu rakamlarla dolar bazında 17., satın alma gücü kalitesine göre 11. büyük ekonomik olduğunuzu belirtmek isterim. Yılın son çeyreğindeki büyüme rakamlarını analiz ettiğimizde sevindirici bazı gelişmeler görüyoruz. Bir defa 2023’ün 4’üncü çeyreğinde sabit sermaye yatırımlarının yüzde 10,7 olması, yatırımların artmış olması olumlu bir göstergedir. Yine makine teçhizat yatırımlarındaki artış yüzde 14 seviyelerindedir. Bu da aslında sanayimizin gücünü ortaya koyan geleceğe dönük potansiyel büyümemizi kuvvetlendiren önemlidir” dedi.

Fiyat istikrarının çok önemli olduğunu belirten Yılmaz, “Enflasyonla mücadele bu dönem temel önceliğimizdir. Büyümemizi belli bir makul düzeyde sürdürürken, enflasyonda düşürmeyi hedefliyoruz. Çeşitli dengeleri esnafı olarak gözetmek durumundayız. Manşet Enflasyonu Geçen yılı yüzde 64,8 kapattık. Giderek aylık bazda ivme kaybı yaşıyoruz. Geçen yılın sonlarına doğru ivme kaybı olmuş. Ocak ve şubatta bir miktar beklentilerin üstünden gerçekleşti. Burada hem Merkez Bankamız ve maliye politikalarımızla tepki verdik. Yıllık hedeflerimizi gerçekleştirmeye dönük olarak kurumlarımız hedeflerini gerçekleştiriyorlar. Dolayısıyla bir taraftan büyümemizi, istihdamımızı devam ettirirken, bir yandan da enflasyonu düşürmek istiyoruz. Çünkü şuna inanıyoruz, kalıcı refah artışı da sürdürülebilir büyüme de fiyat istikrarıyla ilişkilidir. Geçici olarak bazı çelişkiler bu hedefler arasında görülebilir. Sosyal refah, büyüme ve enflasyon arasında geçici süreli bazı tercihler görülebilir. Ama bakıldığında aynı hedefe hizmet eden politikalardır. Bu anlayışla enflasyonla mücadelenin önceliğinden durumdayız. Halkımızın önceliği neyse, bizim önceliğimiz de o diyoruz. Halkımız bugün, enflasyonla mücadeleye öncelik verin diyor. En önemli sorun alanı olarak burada görüyor. Dolayısıyla biz de halkımızın sorunu, bizim sorunumuzdur diyoruz ve buna öncelikle vermiş durumdayız. Enflasyonu da göreceksiniz adım adım düşüneceğiz. Yıllık etkileri, enflasyondaki aylık ivme kaybını önümüzdeki aylarda daha net göreceğiz. Ama yıllık etkiyi, yılın ikinci yarısında göreceğiz. Haziran ayı enflasyon rakamlarıyla başlayarak göreceğiz. Ardından yıl boyunca inşallah belirgin bir düşüşü hep birlikte göreceğiz. 2025 yılında ise enflasyondaki hedefimiz yüzde 15’ler seviyesine gerilemesi, orta vadedeki hedefimiz budur. 2026 yılında ise tek haneli enflasyona yeniden ulaşacağız. Bunda kararlıyız. Bunu sırf laf olsun diye söylemiyoruz. Planımızı, programımızı buna göre yaptık. Adım adım bu hedefe ulaşacağız” şeklinde konuştu.

Tüm dünyada, bütün ülkelerde enflasyonla mücadele belli bir zaman aldığını ifade eden Yılmaz, “Bir süreç ve bunun sonucunda inşallah yeniden fiyat istikrarını kalıcı bir şekilde sağlayacağız. Cari işlemler dengemize baktığımız zaman burada yine çok olumlu bir gelişme görüyoruz. Geçen yılın ortalarında 12 aylık cari açık 60 milyar dolarlara çıkmıştı. Yıllı 45 milyar dolar cari açıkla kapattık. Ocak ayında 37,5 milyar dolara kadar geriledi. Cari açıkta ciddi bir gerileme var. Geçen yıl ihracatımız 256 milyar dolar gerçekleşirken, bu yıl Ocak, Şubat aylarında da yine iyi bir performans gösteriyor. Şubat ayı yıllıklandırılmış ihracat 259 milyar dolara yakın bir seviyede gerçekleşti. Bunu da önümüzdeki dönemde arttıracağız. İthalatta daha geçen yıla göre düşük bir seyir olduğunu söyleyebilirim. İş gücü piyasalarımıza baktığımız zaman yine makro düzeyde ocak ayında işsizlik oranımız yüzde 9,1 oldu. İstihdam oranımız, yüzde 49 gerçekleşti. Türkiye için tarihi bir seviyedir. Kadın istihdamındaki artışın önemli bir rol oynadığını ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.

31 Mart’ta genel seçim yapılmadığının altını çizen Yılmaz, “Genel seçimlerde meclis belirlenir. Hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar tabii ki genel seçimlerden etkilenir. Ama yerel seçimler ulusal politikalarla ilgili seçimler değil. Yerel kuvvetlerle ilgili halkımızın mahalli müşterek hizmetleriyle ilgili seçimler. Yerel seçimlerinden makro politikaların değişeceğine dair söylemler tamamen spekülatiftir. Bizim politikalarımız belli” diye konuştu.

Kur Korumalı Mevduat hesaplarının geçtiğimiz Ağustos ayında 3 trilyon 408 milyara olduğunu belirten Yılmaz, “Geldiğimiz noktada ise, 72 milyar dolar seviyesine kadar geriledi. TL olarak da 1,1 trilyon lira düşüş var. Bu da yine Türkiye’nin risklerini aşağıya çekiyor. Bütçemizin durumu nedir diye bakacak olursak geçen depremden sonra hatırlarsanız ekonomistler tartışmalar yaptılar. Türkiye’nin yüzde 10’u aşacak. Bütçenin işte sürdürülemez hale gelecek gibi tartışmaları ortala attılar. Orta vadeli programımızı yaptık ve burada biz bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 6,4 olarak ortaya koyduk. Gerçekleşme ise bundan da daha iyi oldu. Yüzde 5,2 ile kapattık. Bu 5,2’nin aşağı yukarı 3,7 puanı tamamen deprem harcamasıdır. Tek seferlik yatırım niteliğinde deprem harcaması. Deprem harcamaları çıktığınızda bütçe açığımızın milli gelire oranı 1,6’dır. Deprem harcamalarının tek seferlik olduğu için bütçede yapısal tahribata yol açmazlar. Yatırım niteliğinde oldukları için de ülkemizi geleceğe daha dirençli hazırlayan harcamalardır. Dolayısıyla biz burada bir sorun görmüyoruz. Bu yıl da biraz deprem harcamamızın yükü ağır. 1 trilyonun üzerinde bir ödeneği merkezi yönetim bütçemize deprem harcamaları için koymuştur durumdayız. 2025 yılından itibaren yükümüz hafifliyor. Bu çerçevede, Bursa’ya ve Bursa Belediyesine yaptığı dayanışma için yürekten teşekkür ediyoruz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-2026da-tek-haneli-enflasyona-ulasacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Mayıs ayına kadar yıllık enflasyonda ciddi bir gerileme beklemiyoruz” https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-mayis-ayina-kadar-yillik-enflasyonda-ciddi-bir-gerileme-beklemiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-mayis-ayina-kadar-yillik-enflasyonda-ciddi-bir-gerileme-beklemiyoruz/#respond Tue, 07 May 2024 06:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17111 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Mayıs ayına kadar yıllık enflasyonda ciddi bir gerileme beklemiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) 60’ıncı yıl dönümü nedeniyle Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘ASO 60’ıncı Kuruluş Yılı Ödülleri’ törenine katıldı. Tören, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümü nedeniyle saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda ASO’nun 60. kuruluş yılı nedeniyle bir slayt gösterisi yayınlanırken, Üretimin Ritmi Orkestrası konser verdi.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümü nedeniyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm şehitlere Cenab-ı Allah’tan rahmet diledi. Konuklara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamlarını ileten Yılmaz, “Bir taraftan Gazze’de yaşananlar, Orta Doğu’da gördüğümüz barbarlıkta içimizi yakıyor, yüreklerimizi dağlıyor. Gıda almak için sıra bekleyen masumların dahi katledildiği bu barbarlık karşısında tüm insanlığa barış ve hayırlar getirmesini diliyoruz Ramazan’ın. Bir an önce bir ateşkes sağlanmasını, siyasi bir sürecin başlamasını hem bölgemize, hem tüm insanlık adına beklediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak da Sayın Cumhurbaşkanımız, ilgili bakanlarımız, tüm kurumlarımızla bu yönde çaba sarf etmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Dünya genelinde manşet enflasyonun düşmeye başladığını, çekirdek enflasyonun ise halen nispeten yüksek seyrettiğini görüyoruz”

Covid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşının ardından küresel ekonomide toparlanmanın yavaş ve düzensiz de olsa sürdüğünü belirten Yılmaz, “Küresel büyümedeki zayıf seyir devam ederken, jeopolitik riskler fiyatların oynaklığını ve risklerini arttırıyor. Bununla birlikte dünya genelinde manşet enflasyonun düşmeye başladığını, çekirdek enflasyonun ise halen nispeten yüksek seyrettiğini görüyoruz. Önde gelen Merkez Bankaları enflasyonu düşürmek için sıkı para politikası uygulamayı sürdürüyor. İmalat sanayi özellikle gelişmiş ülkelerde görece zayıf durumdayken, hizmetler sektörünün son dönemde hafif de olsa toparlanma içinde olduğunu görüyoruz. Böyle bir küresel iklimde geçtiğimiz yıldan bu yana ekonomimizde belirsizliği azaltıcı, tüm sektörlerin önünü daha net görebileceği politikaları hayata geçiriyoruz. Ekonominin düşmanı belirsizlik. Belirsizliği ne kadar azaltırsanız, öngörülebilirliği arttırırsanız ekonomiye de o derece güç vermiş olursunuz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası iş adamlarıyla istişare içinde ilgili kesimlerle, işçisi, işvereni tüm taraflarla istişareler içinde hazırlanan Orta Vadeli Program ve Kalkınma Planı ile birlikte politika belirsizliklerinın de ortadan kalktığını vurgulayan Yılmaz, “Gerek para politikası, gerek maliye politikası, gerek yapısal reformlar konusunda oldukça detaylı bir yol haritasını toplumumuzla paylaştık. Bizzat Cumhurbaşkanımız, Orta Vadeli Program’ı paylaştı. Dolayısıyla siyasi belirsizliklerin ve politika belirsizliklerinin minimum düzeye indiği bir ortamda, öngörülebilirliğin sağlandığı bir ortamda politikalarımızı hayata geçiriyoruz. Bunun da üç ayağı var biliyorsunuz; para politikası, maliye politikası ve yapısal reformlar. Her üç sütunu da birbiriyle ilişkilendirerek güçlü bir ekiple ve koordinasyon içinde hayata geçiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yerel seçimler makro politikaların değişme ihtimali olan seçimler değil”

Yerel seçimler vesilesiyle bazı tartışmalar yaşandığını gördüklerini aktaran Yılmaz, “Bunların hiçbir zemine sahip olmadığını bir kez daha buradan ifade etmek isterim. Yerel seçimler makro politikaların değişme ihtimali olan seçimler değil. Yerel seçimler, yerel seçimlerdir. Genel seçimlerle Meclis belirlenir, hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar belirlenir. Yerel seçimler ise ilimizin, şehrimizin yönetimiyle yerel hizmetlerle ilgili seçimlerdir. Dolayısıyla bu yerel seçim vesilesiyle makro politikalarımız konusunda yapılan tartışmaların hiçbir zemine sahip olmadığını, spekülatif birtakım söylemlerden ibaret olduğunu ifade etmek isterim” dedi.

“Enflasyonla mücadelede mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalışıyoruz”

Enflasyonla mücadelede mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalıştıklarını söyleyen Yılmaz, “Eş zamanlı bir şekilde bütün bu alanlarda çaba sarf ediyoruz. Dünya ekonomisi geçtiğimiz yıl 2023’de yüzde 3 civarında büyürken, Türkiye ekonomisi olarak yüzde 4,5 büyümeyi sağladık. Biliyorsunuz dünya ekonomisi tarihsel ortalamalarının altında yüzde 3.6 civarında son 20 yıl ortalaması, dünya büyümesi geçen yıl yüzde 3 civarında gerçekleşti. Dolayısıyla dünya ticareti ve ekonomisi tarihsel ortalamaların altında. Bizim ise son 20 yıl büyüme oranımız, ortalama yıllık büyüme oranımız 5.4. Biz de tarihsel ortalamamızın bir miktarı altında 4.5 olarak gerçekleşti büyümemiz. Ama dünyayla mukayese ettiğimizde yine dünyanın bir buçuk puan daha üstünde bir büyüme hızını hayata geçirmiş olduk. Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz büyümenin de bir miktar üstünde bir büyümeyle 2023 yılını kapatmış olduk” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, sanayi yatırımlarının güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini, büyümenin kompozisyonunda yatırımların önemli bir noktaya doğru hareket ettiğini gösterdiğini kaydetti.

“Enflasyon temel meselemiz. Burada mücadeleyi uzun ve orta vadeli bir perspektifle kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor”

“Enflasyon temel meselemiz. Burada mücadeleyi uzun ve orta vadeli bir perspektifle kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor” diyen Yılmaz, “Dünyada da böyle, bizde de böyle. Bize özgü bir şey değil. Bütün dünyada enflasyonla mücadele belli bir zaman alan bir mücadele. Burada kararlılık göstermemiz, sabırla doğru politika, ısrarla ve sabırla takip etmemiz önemli. Doğrultuyu görmemiz önemli. Gündelik değişimler olabilir. Dünyada bir haber çıkar, bir hadise olur, Türkiye’de konjonktürel, günlük haftalık gelişmeler olabilir. Bunları bir kenara koyarak söylüyorum. Esas mesele politika çerçevemiz ve doğrultunuzdur. Bunun sizi nereye götürdüğü; doğru bir yola girmişseniz er veya geç hedefinize ulaşırsınız. Bir hafta erken olur, üç gün geç olur ama hedefinize ulaşırsınız. Dolayısıyla politika çerçevemiz ve gittiğimiz yolun önemli olduğunu ifade etmek istiyorum” açıklamalarında bulundu.

“Mayıs ayına kadar yıllık enflasyonda ciddi bir gerileme beklemiyoruz”

Enflasyonla mücadelede aylık sonuçlar almaya başladıklarını söyleyen Yılmaz, “Ocak ve şubat biraz beklentilerin üstünde geldi. Çeşitli sebeplerle burada vakit açısından detayına girmek istemiyorum. Ama giderek ivme kaybediyor, kaybedecek. Martla birlikte bunu daha da göreceğiz inşallah. Mayıs ayına kadar yıllık enflasyonda ciddi bir gerileme beklemiyoruz. Mayıstan sonra yaz aylarında haziran enflasyon rakamlarını aldığımızda, ki haziranın rakamı çıkıyor biliyorsunuz. Ama hazirandan başlayarak fiilen yıllık bazda enflasyondaki belirgin düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında bu düşüşleri göreceğiz. 2025yılı için Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz yüzde 15’ler civarında bir enflasyon. 2026 için ise tek haneli enflasyona yeniden dönüşü öngörüyoruz. Buna göre bütün planımızı, programı yapmış durumdayız” dedi.

Yılmaz, cari açıkta bir gerilemenin olduğunu, cari açığın 2023 ortalarında 60 milyar dolarlara kadar çıktığını ifade etti.

“Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri cari açıktır”

Cari açığın yıl sonunda 45 milyara gerilediğini belirten Yılmaz, “Ocak ayında 37,5 milyar dolara kadar cari açığın düştüğünü görüyoruz. Yıllıklandırılmış, geriye doğru 12 aylık cari açıktan bahsediyorum. Şubat ayı verileri de geldi ama daha cari açık hesabı çıkmadı. Şubat ayındaki verilerden ön bir değerlendirme yapacak olursak daha da düşeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Muhtemelen 32, 33 milyar dolarlara falan düşecek cari açığımız. Bu da çok sevindirici. Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri cari açıktır. Sürdürülebilir kalkınma açısından cari açığı belli bir seviyeye çekmek durumundayız. son derece olumlu bir gelişim trendi içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Baktığımızda mayıs ayından ocak ayına 22.6 milyar dolar bir düşüş var cari açıkta. Bu iyileşmenin özellikle son dönemde ihracatçımızı destekleyen, ithalatı azaltıcı politikalarımızın ve dış ticareti dengelemeye dönük politikalarımızın burada etkili olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.

“Kadınların eğitimi arttıkça mesleki eğitimi arttı. Daha fazla kadın istihdamı göreceğiz”

Her gittiği yerde iş dünyasıyla buluştuğunu ve sorunları bildiğini söyleyen Yılmaz, “En önde gelen sorunlardan biri vasıflı ve birçok bölgemizde de vasıflı olmayan iş gücü bulmada zorluklar sanayicimizin dile getirdiği. Bunun üzerine hep birlikte gerçekten kafa yormalıyız, çalışmalıyız. Ekonomi Koordinasyon Kurulunda da bu konuları tartışıyoruz. Bir özel çalışma grubu da oluşturduk. Mesleki eğitim konusunda ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Sizin de önemli işler yaptığınızı biliyorum bu konuda. İş gücü piyasamızla eğitim sistemimiz arasındaki örtüşmeyi arttırmamız gerekiyor. Kadınların eğitimi arttıkça, mesleki eğitimi arttı. Daha fazla kadın istihdamı göreceğiz. Bu iş gücü açığının kapanmasında ve girişimciliğin artmasında önemli bir katkıda bulunacak diye de inanıyorum” diye konuştu.

Sanayi istihdamında gençlerin üretken alanlara, sanayiye ve tarıma daha fazla yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, “Bu alanların prestijini de katkılarını da arttırıcı bir yaklaşım içinde olmamız gerekir. Gençler daha çok başka alanlara yöneliyorlar. Ama sanayiye ve tarıma gençlerin daha fazla ilgisini cezbetmek durumundayız” dedi.

Yılmaz, Türkiye’nin bankacılık sisteminin sağlam bir yapıya sahip olduğunu sözlerine ekleyerek, sermaye yeterlilik oranlarının yasal gerekliliklerin çok üzerinde olduğunu söyledi. Yılmaz, bütçe açığının milli gelire oranının 6,4 olarak öngörüldüğünü ancak 5,2 şeklinde gerçekleştiğini dile getirdi. 5,2 olarak gerçekleşen cari açığın 3,7’sinin depremle bağlantılı harcamalar olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bütçe açığının deprem harcamaları hariç yüzde 1,6 civarında olduğuna dikkati çekti.

Risk primlerinin düştüğünün altını çizen Yılmaz, “İşte cari açığın düşmesi, bütçe açığının beklenenden daha düşük olması, kurdaki olumlu gelişmeler. Bütün bu risk unsurlarındaki olumlu gelişmeler kredi risk primlerimize yansımış durumda. CDS dediğimiz ülke risk primi geçen yılın ortalarında 700 civarındaydı. Bugün geldiğimiz noktada 300’ler civarında seyrediyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının da giderek ülkemizin yatırım notunu yükselttiğini görüyoruz. En FİTCH’in kararı oldu. Programımızı uyguladıkça, sonuçları almaya devam ettikçe bu notların daha da artacağından ve ülkede risk primlerimizin daha da aşağılara geleceğinden hiçbir şüphemiz yok” dedi.

“Trilyon dolarlık ekonomiler ligine girmiş olduk”

Yılmaz, geçen yıl 13 bin 110 doları bulan kişi başına düşen milli geliri 2026’da sonunda 15 bin dolara ulaştırmayı hedeflediklerini belirterek, “İlk defa geçen yıl trilyon dolarlık bir ekonomi olduk. Artık trilyon dolarlık ekonomiler ligine girmiş olduk. Bu 15 bin dolara doğru giden süreçte de yüksek gelirli ülkeler ligine dahil olmuş olacağız. Ekonomide de eşikler önemli. Eşitleri aşmak bazen zordur zaman alır ama o eşiği bir defa aştıktan sonra daha rahat bir şekilde yol alırsınız, mesafe alırsınız. Türkiye bu kritik eşiği kamusuyla, özel sektörüyle bir millet olarak güçlü bir devlet olarak aşacaktır. Bundan da hiçbir şüphemiz yok. Cumhurbaşkanımızın yüksek sahiplenmesiyle öncülük ettiği programımızı sabırla, ısrarla, kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-mayis-ayina-kadar-yillik-enflasyonda-ciddi-bir-gerileme-beklemiyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Ekonomimiz, 1 trilyon 119 milyar dolar bir büyüklüğe ulaştı” https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ekonomimiz-1-trilyon-119-milyar-dolar-bir-buyukluge-ulasti/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ekonomimiz-1-trilyon-119-milyar-dolar-bir-buyukluge-ulasti/#respond Thu, 02 May 2024 04:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16479 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Ekonomimiz, 1 trilyon 119 milyar dolar bir büyüklüğe ulaştı”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ’da “İş Dünyası Buluşması” programına katılarak açıklamalarda bulundu

-” Hizmet gelirlerinde geçen yılı 100 milyar dolarla kapattık”

-” Türkiye ekonomi, ilk defa bir trilyon eşiğini açmış oldu ve trilyon dolarlık ekonomiler ligine Türkiye katılmış oldu”

-” Geçen yılın ilk yarısında cari işlemler açığımız 60 milyar doların üzerindeydi. Yılı, 45,4 milyar dolarla kapatmış olduk”

“Bankamızın brüt rezervleri 8 Mart itibariyle 130,5 milyar dolar seviyesinde”

“1 trilyon 28 milyar lira bütçemize deprem harcamalarıyla ilgili ödenek koymuş durumdayız”

“Terör en büyük zararı bu Doğu ve Güneydoğu bölgelerine verdi, inanıyorum ki, Doğu ve Güneydoğu’nun büyüme hızı Türkiye ortalamasının da üstünde olacak”

ELAZIĞ – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Geçen yılın ilk yarısında cari işlemler açığımız 60 milyar doların üzerindeydi. Yılı, 45,4 milyar dolarla kapatmış olduk. Yani ciddi anlamda bir gerileme oldu ve milli gelire oranı da cariye açığın 4,1 civarında oldu. Bu iyileşme ocak ve şubat aylarında da devam ediyor. Ocak ayı rakamları çıktı. Burada 37,5 milyar dolara düşmüş durumda. Şubat ayında daha da gerilere, 32, 33 milyarlara düşmesini bekliyoruz. Cari açık meselesi, Türkiye’nin uzun dönemi, en önemli meselelerinden biridir. Buradaki iyileşme gerçekten sevindirici. Özellikle hizmet gelirlerinde geçen yılı 100 milyar dolarla kapattık” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, birtakım ziyaretlerde bulunmak üzere Elazığ’a geldi. İlk olarak bir düğün salonunda düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz burada Elazığlılarla bir araya geldi. Ardından bir otelde gerçekleştirilen “İş Dünyası Buluşması” programına katılan Cevdet Yılmaz burada, Elazığlı iş insanlarına hitap etti.

“Cari açık meselesi, Türkiye’nin uzun dönemi, en önemli meselelerinden biridi”

Türkiye’nin özellikle cari işlemleri hakkında rakamsal veriler paylaşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ” Enflasyonda belirgin bir düşüşü göreceğiz. Bu mücadele uzun soluklu, orta vadeli bir mücadele. Dolayısıyla yaptığımız yeni politikalarımızın etkisini belli bir süreç içinde, aşama aşama göreceğiz. 2024 ikinci yarısındaki bu düşüşlerden sonra iki 2025’te orta vadeli programımıza göre yüzde 15 civarında bir hedefimiz var. 2026 yılında ise tek haneli rakamlara yeniden ulaşmayı hedefliyoruz. Yine son dönem sevindirici olan bir gelişme, cari işlemler açığımızda ciddi gerileme söz konusu. Geçen yılın ilk yarısında cari işlemler açığımız 60 milyar doların üzerindeydi. Yılı, 45,4 milyar dolarla kapatmış olduk. Yani ciddi anlamda bir gerileme oldu ve milli gelire oranı da cariye açığın 4,1 civarında oldu. Bu iyileşme ocak ve şubat aylarında da devam ediyor. Ocak ayı rakamları çıktı. Burada 37,5 milyar dolara düşmüş durumda. Şubat ayında daha da gerilere, 32, 33 milyarlara düşmesini bekliyoruz. Cari açık meselesi, Türkiye’nin uzun dönemi, en önemli meselelerinden biridir. Buradaki iyileşme gerçekten sevindirici. Özellikle hizmet gelirlerinde geçen yılı 100 milyar dolarla kapattık. Bu da önemli. Türkiye mal ticaretinde açık veren ama hizmet ticaretinde fazla veren bir ülke. Burada turizm gelirlerimiz de 54,3 milyar doları buldu. Ziyaretçi sayımız 57 milyonu geçti. 2024’te de 60 milyon turist, 60 milyon dolar turizm hedefimiz var. Bu da cari açığımıza önemli katkılar da bulunuyor. Sermaye girişleri de geçen yıl olumlu yönde seyretti. 2022 yılında portföy kaleminde 13,7 milyar dolar çıkış varken 2023’te 8,3 milyar dolar finans girişi gerçekleşti. Bu da finansal akımlar anlamında önemli. Bütün bunlarla birlikte orta vadeli programda 2024 için ön gördüğümüz cari açığın milli gelire oranı anlamında 3.1’lik rakamın rahatlıkla yakalanabileceğini hatta bundan da daha iyi bir performans gösterebileceğimizi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“Trilyon dolarlık ekonomiler ligine Türkiye katılmış oldu”

Geçen yıl itibariyle Türkiye ekonomisinin 1 trilyon 119 milyar dolar bir büyüklüğe ulaştığını belirten Yılmaz, ” Türkiye olarak yine son 21 yıla baktığımızda, ortalama yıllık büyüme hızımız yüzde 5.4 olmuş, dünyadan 1.8 puan daha yüksek büyümüşüz. Bir yıl için belki bu çok büyük bir rakam değil diyebilirsiniz ama bu 21 bir yıllık dönem için birikimli olarak baktığımızda Türkiye’yi dünyada farklı bir yere taşıdığını da ifade etmek isterim. Türkiye ekonomisi iki bin yirmi 2023 yılında büyüme eğilimini devam ettirmiştir. Son çeyrek itibariyle yüzde dört büyümüş. On dört çeyrek kesintisiz büyümesini devam ettirmiştir. Yıl geneli büyüme hızımız ise geçen yıl itibariyle yüzde 4.5 olarak gerçekleşti. Orta vadeli programda biz 4.4 demiştik. Bu rakam programımızın da bir miktar üstünde bir büyümeyle 2023 yılını kapatmış olduk. Türkiye ekonomi, ilk defa bir trilyon eşiğini açmış oldu. Trilyon dolarlık ekonomiler ligine Türkiye katılmış oldu. Kişi başına gelirimiz ise 13 bin 110 seviyesine yükseldi. Bu rakamlarla baktığımızda ekonomimiz dünyanın on yedinci büyük ekonomisi, nominal dolar bazında satın alma gücüyle hesaplandığında ise bu daha da yüksek. On birinci büyük ekonomi konumundayız. Bunlar dünyanın bu zor şartlarında sevindirici rakamlar. Geçen yıl yaşadığımız depremi, bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmeleri, savaşları da dikkate aldığımızda gerçekten Türk ekonomisi gücünü bu dönemde ortaya koydu, diyebiliriz. Yine sevindirici olan 2023 yılının son çeyreğinde sabit sermaye yatırımları yüzde 10,7 bir artış sergiledi ve çift haneli büyüdü. Burada da beş çeyrektir devam eden büyüme trendi var. Yatırımların artması ve büyümemizi, yatırımların olumlu etkilemesi yine sevindirici. Bunun içinde de makine teçhizat yatırımlarının artış oranı çok çarpıcı. Son çeyrekte yüzde 14 makine teçhizat yatırımlarında bir artış var. Burada da 17 çeyrektir devam eden bir büyümemiz söz konusu. Bunlar da sevindirici hadiseler. Büyümenin kompozisyonu açısından, yatırımın büyümeye açısından ve gelecek potansiyel büyümemiz açısından çok önemli rakamlar” diye konuştu.

“Merkez Bankamızın brüt rezervleri 8 Mart itibariyle 130,5 milyar dolar seviyesinde”

Kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch’in, ülke notunu bir kademe yükseltmesi sonucu pozitif etkilerin yaşandığını ifade eden Yılmaz, “İş gücü piyasası, istihdam anlamında da ocak ayında işsizlik oranı yüzde 9.1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdamımız ise 32 milyon 222 bin seviyesine ulaştı. Özellikle burada kadın istihdamının artışının önemli bir kaybın olduğunu ifade etmek isterim. Geçen yıl, 2023’teki işsizlik oranı henüz tam yıllık baza çıkmış değil ama bütün bu gelişmelerle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki geçen yılı tek haneli bir işsizlik rakamıyla kapatmış olduk. Hem ekonomik anlamda hem sosyal anlamda önemli. Merkez Bankamızın brüt rezervleri 8 Mart itibariyle 130,5 milyar dolar seviyesinde. Bir yandan da Türkiye’nin ülke CDS risk biriminde ciddi bir düşüş var. Geçen yılın ortalarında 700 baz puan seviyesine kadar yükselmişti. Geldiğimiz noktada 300 baz puan civarında, bazen altında bazen bir miktar üstünde ve çok ciddi anlamda bir düşüş oldu. Bunun önümüzdeki dönemlerde daha da iyi noktalara gitmesini bekliyoruz. KKM dediğimiz kur korumalı mevzuat, burada da yine geçen yıl Ağustos ayında 3.4 trilyon lira seviyesine kadar yükselen bir rakam söz konusuydu. Geçtiğimiz aylarda önemli bir çözülme oldu. Yaklaşık 1.1 trilyon bir azalmayla 2.3 trilyon civarına düşmüş oldu. Bu da önemli bir husus. Fitch adındaki kredi derecelendirme kuruluşu notumuzu bir kademe yükseltti, görünümünü de pozitife çevirdi. Bu eğilimin de devam edeceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

“Yıl sonunda inşallah 200 bin deprem konutunu teslim etmiş olacağız”

Son olarak geçtiğimiz yıl Türkiye tarihinin en büyük afetini yaşadığını anımsatan Yılmaz bölgede yaraların sarılması adına çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirterek, ” Deprem afeti yaşadık. Bu afetten 11 ilimiz, 14 dört milyon insanımız doğrudan etkilendi. Tüm ülkemiz etkilendi. Burada da ülkemiz için ilk hesaplamalarımıza göre 104 milyar dolarlık bir maliyet oluştu. Bunun da ağırlıklı kısmı 2023 ve 2024 dört yıllarında, 2025 yılında başlayarak azalan şekilde bu harcamalar devam edecek. İnşallah depremin yaralarını saracağız. Türkiye güçlü bir ülke. Bir siyasi istikrarımız var. Bütçemizi iyi yönetiyoruz. Dolayısıyla depremin yaralarını da en etkili şekilde sarıyoruz. Bugüne kadar da depremle ilgili yoğun bir çalışma içinde olduk. Geçen yıl yaptığımız harcama merkezi idareden 960 milyar Türk lirasını buldu. Bu yıl 1 trilyon 28 milyar lira bütçemize deprem harcamalarıyla ilgili ödenek koymuş durumdayız. Bunları da hayata geçiriyoruz. Hak sahiplikleri belirlendi, inşaatlarımız devam ediyor. Şuana kadar 46 bin civarında genel itibariyle konut ve birim edildi. Yıl sonunda inşallah 200 bin konutu teslim etmiş olacağız. Önümüzdeki dönemde inşallah yeni projelerle bir taraftan kamunun yapacağı işlerle bir taraftan da kamunun destekleyeceği, teşvik edeceği yatırımlarla yolumuza devam edeceğiz. Özellikle doğu ve Güneydoğu bu dönemde çok güzel bir huzur ve güven ortamına kavuştu. Yıllar maalesef terörden dolayı bu potansiyeller yeterince harekete geçmemiştir. Şimdi bu huzur ve güven ortamında ben inanıyorum ki, Doğu ve Güneydoğu’nun büyüme hızı Türkiye ortalamasının da üstünde olacak. Çünkü uzun yıllardır kullanılmamış bir potansiyel harekete geçiyor. Terör en büyük zararı bu bölgelere verdi. Terörün bitmesinin en büyük faydalarını da bu bölgelerimiz görecek” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ekonomimiz-1-trilyon-119-milyar-dolar-bir-buyukluge-ulasti/feed/ 0
Boeing Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü: Türkiye’nin Havacılık Ekosistemi Bizim İçin Bir Avantaj https://www.haber28.com.tr/boeing-turkiye-ve-orta-asya-genel-muduru-turkiyenin-havacilik-ekosistemi-bizim-icin-bir-avantaj/ https://www.haber28.com.tr/boeing-turkiye-ve-orta-asya-genel-muduru-turkiyenin-havacilik-ekosistemi-bizim-icin-bir-avantaj/#respond Fri, 19 Apr 2024 03:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14918 Boeing Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Ayşem Sargın, Türkiye’de iyi tedarikçilerinin bulunduğunu ve buradaki sanayi ile son 10 yılda 2,5 milyar dolarlık iş hacmine ulaştıklarını belirterek, “Türkiye’de, önümüzdeki dönemde farklı alanlarda başka işbirliklerine de bakıyoruz. Boeing olarak, Türkiye’nin bu kadar güçlü bir havacılık ekosistemine sahip olması bizim içi bir avantaj.” dedi.

Ayşem Sargın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havacılık sektörüne yönelik uzun vadeli beklentilerin hep olumlu olduğunu kaydederek, Kovid-19’un etkilerinin bitmesinin ardından sektörün 2022 yılından itibaren çok ciddi toparlanmaya başladığını söyledi.

Havacılık sektörünün büyümesinin geçen yıl ivme kazandığını, öngörülenin ötesinde bir büyüme gördüklerini dile getiren Sargın, “Havacılık sektöründe küresel olarak hızlı bir toparlanma, ardından büyümeye geçiş görüldü. Türkiye, hem yolcu trafiğinde en çabuk toparlanan ülkeler hem de uçak ihtiyacını belirleyip aksiyon alan ülkeler arasında öncülerden biri oldu.” diye konuştu.

Sargın, Türkiye’de hava yolu şirketi olarak çok güzel markaların olduğuna ve bu şirketlerin büyüme projeksiyonlarını güncellediğine dikkati çekerek, “Türkiye, havacılıkta ve savunmada güçlü bir sanayiye sahip, küresel tedarik zincirinde önemli bir oyuncu. Küresel talebe bağlı olarak ne kadar çok uçak üretilirse, Türkiye’deki tedarik zincirine iş yapan şirketlerimiz daha çok üretim, daha çok ihracat yapacak anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, havacılık özelinde mükemmel bir konumda”

Ayşem Sargın, Türkiye’de mühendislik kabiliyetinin çok yüksek olduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Havacılık alanında üretim arttıkça, birtakım yeni teknolojiler adapte edildikçe Türk mühendislerine de çok iş düşecek. Onun için bu yüksek katma değerli sektörün büyümesi topyekun Türkiye için çok olumlu bir gelişme. Havacılık sektörü, Türkiye’de bir yandan know how birikimini sağlıyor, diğer yandan da düzenli sermaye girişi açısından şirketleri destekleyerek uzun vadeli yatırım yapmalarını sağlayarak uluslararası rekabetçiliklerini arttırıyor.”

Sargın, İstanbul havalimanının büyümesinin kendileri tarafından beklenen bir durum olduğunu belirterek, “Havacılık özelinde, coğrafi olarak, Türkiye mükemmel bir konumda. Bu nedenle geçtiğimiz 10 yıla bakıldığında Türkiye’deki hava yolu şirketleri öngörülenden çok daha hızlı büyüdü. Türkiye’deki pek çok havacılıkla ilgili alanda çok hızlı büyüme görüyoruz.” açıklamasını yaptı.

“Türkiye’nin bu kadar güçlü bir havacılık ekosistemine sahip olması bizim içi bir avantaj”

Boeing Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Sargın, üretim modellerinde yoğun olarak tedarikçilerle işbirliği yaptıklarını ifade ederek, “Türkiye’de iyi tedarikçilerimiz var. Son 10 yılda Türkiye’deki sanayi ile 2,5 milyar dolarlık iş hacmimiz oldu. Türkiye’de, önümüzdeki dönemde farklı alanlarda başka işbirliklerine de bakıyoruz. Boeing olarak, Türkiye’nin bu kadar güçlü bir havacılık ekosistemine sahip olması bizim içi bir avantaj.” yorumunda bulundu.

Türkiye’nin bugün kendi savaş uçağını yapar durumda olduğunun altını çizen Sargın, “Mühendislik merkezi’ dediğimizde kalifiye mühendis bulabiliyoruz. ‘Türkiye’de sanayi ile çalışalım’ dediğimizde yine dünya ölçeğinde iş yapan çok iyi şirketlerimiz var. Onlarla iş yapabiliyoruz.” şeklinde konuştu.

Orta Asya’nın havacılıkta büyümeye açık bir bölge olduğunu dile getiren Sargın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu bölgede, ticari ve turizm alanında birtakım yeni atılımlar görüyoruz. Orta Asya dünya ile daha iletişim içinde bir hale geldi. Burada, Türkiye tabii çok önemli bir ortak. Orta Asya kültürel, tarihi köklerde bizim çok yakın olduğumuz, iç içe olduğumuz bir coğrafya. Biz de bu sinerjilerden faydalanmayı ümit ediyoruz. Bu ülkelerin önümüzdeki dönemde dünyaya daha fazla açılma gibi bir hedefi de oluştu. Burada, Boeing güzel bir katalizör rolü oynayabilir ve Türkiye kesinlikle burada çok önemli bir köprü.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/boeing-turkiye-ve-orta-asya-genel-muduru-turkiyenin-havacilik-ekosistemi-bizim-icin-bir-avantaj/feed/ 0
İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt, 2024 bütçesini açıkladı https://www.haber28.com.tr/ingiltere-maliye-bakani-jeremy-hunt-2024-butcesini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/ingiltere-maliye-bakani-jeremy-hunt-2024-butcesini-acikladi/#respond Sun, 07 Apr 2024 00:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13297 İngiltere Maliye Bakanı Jeremy Hunt bugün Avam Kamarası’na 2024 bütçesini sundu. İngiltere ekonomisinin büyüme sürecinde “en kötüsünü atlattığını” söyleyen Hunt, maaşlardan kesilen sosyal güvenlik vergisinde düşüşe gidileceğini açıkladı.

Bu, yılın sonuna doğru yapılması beklenen genel seçimlerden önceki son bütçe.

Maliye Bakanı Hunt, modern tarihin en zorlu ekonomik koşullarına rağmen Muhafazakar Parti liderliğinde 2010 yılından bu yana İngiltere’deki ekonomik büyümenin birçok Avrupa ekonomisinin önünde olduğunu söyledi.

Vergileri düşürmenin ekonomik büyümeye katkı sağlayacağını belirten Hunt, bunun kamu hizmetlerine daha fazla harcama yapılmasınaın önünü açacağını ifade etti.

Hunt, İngiltere’de enflasyonun “birkaç ay içinde” yüzde 2 hedefinin altına düşeceği ön görüsünü paylaştı.

Maliye Bakanı Jeremy Hunt’ın sunduğu bütçe ile ilgili söz alan ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Keir Starmer ise Muhafazakar Parti’nin “geçmişe ait, başarısız olan fikirlerine inatla tutunduğunu” ve “çalışanların ihtiyaç duyduğu büyümeyi sağlayamadığını” söyledi.

Starmer, hükümetin başarısızlıkları nedeniyle insanların “giderek daha az hizmeti daha fazla paraya almak zorunda kaldığını” belirtti.

Bütçenin “Muhafazakar Parti’nin çaresiz son çırpınışları” olduğunu söyleyen Starmer, “İngiltere daha iyisini hak ediyor ve İşçi Partisi buna hazır” dedi.

Bütçeden öne çıkan başlıklar ne?

Maliye Bakanı Jeremy Hunt, yaptığı açıklamada İngiltere Bütçe Ofisi verilerine dayanarak ekonominin bu yıl yüzde 0,8; gelecek yıl ise yüzde 1,9 oranında büyümesinin öngörüldüğünü duyurdu.

Bunun yanı sıra enflasyonun “birkaç ay içinde” yüzde 2 hedefinin altına düşmesinin öngörüldüğünü söyledi.

İngiltere Merkez Bankası borcu hariç kamu borcunun bu yıl GSYİH’nin yüzde 91,7’sine, gelecek yıl ise yüzde 92,8’ine yükseleceği tahminini paylaştı.

Maliye Bakanı Hunt, İngiltere’nin G7 ülkeleri arasında en düşük ikinci kamu borcuna sahip olduğunu, bunun Japonya, Fransa ve ABD’den daha düşük olduğunu söyledi.

Bütçeden öne çıkan başlıklar şöyle:

İşçi Partisi nasıl tepki verdi?

Jeremy Hunt’ın ardından söz alan İşçi Partisi’nin lideri Keir Starmer, “İşte başarısız olan bir partinin çaresiz son çırpınışları. İngiltere resesyonda, ulusal kredi kartının limiti doldu” diye konuştu.

Starmer, gıda fiyatlarının iki yıl öncesine kıyasla yüzde 25 oranında yükseldiğine, kiraların ise yüzde 10 arttığına dikkat çekerek, “Ekonominin kontrolünü kaybettiler, faiz oranları onların yüzünden tavan yaptı” dedi.

İşçi Partisi geçtiğimiz günlerde sosyal güvenlik vergisinde yapılması planlanan kesintiye karşı çıkmıştı.

Gölge Maliye Bakanı Rachel Reeeves, Muhafazakar Parti’yi, “14 yıllık ekonomik başarısızlığı” yönetmekle suçladı.

Reeves, “Muhafazakarlar ülkenin çatısını onaracaklarına söz verdiler ama bunun yerine camları kırdılar, kapıyı tekmelediler ve şimdi de evi yakıp yıkıyorlar” dedi ve şöyle devam etti:

“Vergiler artıyor, fiyatlar yükselmeye devam ediyor ve resesyon ile karşı karşıyayız. Maliye Bakanı’nın söylediği veya yaptığı hiçbir şey Muhafazakarların son 10 yıldaki ekonomik yıkımını geri alamaz.”

Hunt’ın 2023 bütçesi başarılı olmuş muydu?

Maliye Bakanı Jeremy Hunt, 2023 yılının Mart ayında açıkladığı bütçede büyüme sözü vermişti.

Ancak o zamandan bu yana büyüme olmadı ve ekonomi yıl sonunda resesyona girdi.

Bunun bir nedeni enflasyonu düşürmeye yönelik tedbirlerdi ve söz verildiği üzere enflasyon yarı yarıya düşürüldü.

Ücretsiz çocuk bakımı da geçen yıl önemli başlıklar arasındaydı. Çalışan ebeveynlere verilen haftada 30 saatlik çocuk bakımı desteğinin, üç yaşın altındaki (9 aylıktan büyük) bütün çocukları da kapsayacak şekilde genişletileceği belirtilmişti.

Bunun ilk aşamasının önümüzdeki ay yürürlüğe gireceği belirtiliyor. Personel eksikliği ve bazı teknik aksaklıklar olduğu yönünde uyarılar yapılsa da Maliye Bakanı sürecin yolunda ilerlediğini söylüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ingiltere-maliye-bakani-jeremy-hunt-2024-butcesini-acikladi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Esnafa finansman desteği 750 bin liraya yükseltildi, kadın kooperatiflerine destek artırıldı https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-esnafa-finansman-destegi-750-bin-liraya-yukseltildi-kadin-kooperatiflerine-destek-artirildi/ https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-esnafa-finansman-destegi-750-bin-liraya-yukseltildi-kadin-kooperatiflerine-destek-artirildi/#respond Mon, 25 Mar 2024 17:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11522 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Yeni bir kaynakla esnaflarımızın kullanabileceği finansman limitini 750 bin liraya yükselttik. Yüzde 25-26’yı geçmeyen maliyetler ile esnaflarımıza bu destek paketi kullanıma açıldı. Kadın kooperatiflerimize makine ekipman ve demirbaş alımları için verdiğimiz desteği 200 bin liradan 400 bin liraya çıkardık” dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İOSB Kooperatif Başkanları ve İş Adamları Buluşması’na katıldı. Bakan Bolat programda yaptığı konuşmada dün açıklanan büyüme rakamlarına dikkat çekerken, esnafa ve kadın kooperatiflerine verilen desteklerin artırıldığını ifade etti. Bakan Bolat, “Kooperatiflerimizin ve esnafların gelişmesi için mücadele veriyoruz. Yeni bir kaynakla esnaflarımızın kullanabileceği finansman limitini 750 bin liraya yükselttik. Yüzde 25-26’yı geçmeyen maliyetler ile esnaflarımıza bu destek paketi kullanıma açıldı. Kadın kooperatiflerimize makine ekipman ve demirbaş alımları için verdiğimiz desteği 200 bin liradan 400 bin liraya çıkardık” dedi.

2002 yılından bu yana Organize Sanayi Bölgesi (OSB), ve Ar-Ge merkezi sayılarının artırıldığını hatırlatan Bolat, “2002 yılından bu yana ülkemizde 190’a yakın organize sanayi bölgesi varken bu sayı bugün 350’ye çıktı. 5 kadar teknopark varken şimdi 96’yı aştık. Ar-Ge merkezi hiç yoktu, 1600’e ulaştık. Kooperatiflerimizin ve esnaflarımızın gelişmesi için mücadele veriyoruz” dedi.

“Esnafa finansman desteği 750 bin liraya yükseltildi”

Bakan Bolat, “2002’den önce esnaflara o yıla kadar kullandırılan toplam finansman desteği 152 milyar liraydı. 2002 yılından bugüne kadar esnafımıza 458 milyar lira tutarında faiz indirimli kredi kullandırdık. Yeni bir kaynakla esnaflarımızın kullanabilecekleri finansman limitini 750 bin liraya yükselttik. Yüzde 25-26’yı geçmeyen maliyetler ile esnaflarımıza bu destek paketi kullanıma açıldı” diye konuştu.

“Kadın kooperatiflerine destek: 200 bin liradan 400 bin liraya çıkarıldı”

Kadın Kooperatifler için verilen desteklerden de bahseden Bakan Bolat, “Bu kapsamda; makine-ekipman ve demirbaş alımları için sağladığımız desteği 200 bin liradan 400 bin liraya, sergi ve fuar desteğimizi ise 30 bin liradan 60 bin liraya çıkararak bu desteklerde yüzde 100’lük bir artış sağlamıştık. Kısa süre önce, kooperatiflerin nitelikli personel istihdam desteklerini ise 1 personel için 204 bin liraya, 2 personel içinse 408 bin liraya yükselterek kooperatiflerimiz için önemli bir avantaj sağladık. Bu sayede 2023 yılı Ocak ayına kıyasla, bu sene vereceğimiz desteklerde yüzde 98 ve yüzde 100’lük artışlar kaydetmiş olduk. Bu çalışmamızın kooperatiflerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Büyüme artış oranında 37 ülke arasında 2’inci sıraya ulaştık”

Türkiye’nin büyüme oranındaki yükselişi de hatırlatan Bakan Bolat, “Dün itibariyle büyüme oranımız da açıklandı. İlk defa 1 trilyon 100 milyar doları aşan milli gelire sahip olduk. Milli gelir kişi başına ise 13 bin 110 dolar olarak açıklandı. Ortalama büyüme oranımız yüzde 4,5 olarak gerçekleşti. 37 gelişmiş ülke arasında 2’inci sıraya ulaştık, büyüme oranı anlamında. Bu güzel haberleri özel sektöre borçluyuz. Doğru politikalar uygulamak, istikrarı sağlamak bizim görevimiz ama imalatı sanayicilerimiz yapıyor. İmalatın, üretimin, yatırımın ve ihracatın yüksek olması ile bu rakamlara ulaşıldı” diye konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-esnafa-finansman-destegi-750-bin-liraya-yukseltildi-kadin-kooperatiflerine-destek-artirildi/feed/ 0
İş Dünyası, Türkiye’nin 2023 GSYH Sonuçlarını Memnuniyetle Karşıladı https://www.haber28.com.tr/is-dunyasi-turkiyenin-2023-gsyh-sonuclarini-memnuniyetle-karsiladi/ https://www.haber28.com.tr/is-dunyasi-turkiyenin-2023-gsyh-sonuclarini-memnuniyetle-karsiladi/#respond Fri, 22 Mar 2024 03:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10972 İş dünyası temsilcileri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023 yılına ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını memnuniyetle karşıladı.

Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 4,5, 2023’ün son çeyreğinde de yüzde 4 büyüme kaydetti. Türkiye, 2023’ün son çeyreğinde, yıllık bazda, ekonomik büyüme verisi açıklanan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OECD) üye ülkeler arasında ikinci, G20 ülkeleri arasında üçüncü ülke oldu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, GSYH sonuçlarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, “İş dünyası olarak, yılın son çeyreğinde büyümenin yüzde 4,0 gerçekleşerek, yılın tamamında Orta Vadeli Program’da öngörülen yüzde 4,4’ün üzerinde, yüzde 4,5 olarak gerçekleşmesini memnuniyetle karşılıyoruz.” dedi.

Olpak, 2023 yılının pek çok açıdan zorlu bir yıl olduğunu ifade ederek, jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisi ve küresel ticaret üzerindeki olumsuz etkileri ile düşük küresel büyüme oranlarının gerçekleştiğini belirtti.

Türkiye’nin 2023 yılı büyüme performansı açısından hedef büyüme oranının aşılması ve büyüme istikrarının korunmasının değerli bir kazanım olduğunu vurgulayan Olpak, “Sektörel olarak değerlendirdiğimizde ise tarım sektöründeki ufak daralma dışında her sektörün büyümeye pozitif katkı verdiğini görüyoruz. Sanayideki büyümenin yüzde 0,8 artmasını da dikkatli okumalıyız. Çünkü sanayimizdeki ivme, ihracatımızın artışıyla da doğrudan etkilidir.” değerlendirmelerinde bulundu.

Olpak, şunları kaydetti:

“Sonuçları yıllık olarak değerlendirdiğimizde, ihracatımızın özellikle 2023’ün ilk yarısında küresel ekonomideki gelişmelere bağlı olarak negatif katkı vermesiyle, yılın ikinci yarısındaki toparlanmaya rağmen yılın tamamında büyümeye negatif katkı veren tek kalem olduğunu görüyoruz. 2024 yılına da yine küresel zorluklarla mücadele ederek başladık. Elbette yurt içinde finansal istikrarı sağlayarak, yatırım, üretim ve ihracatı artırma odaklı politikaların uygulanmasına devam etmek önemli. Özellikle küresel büyümenin yavaş seyrettiği bir ortamda ihracatımızın büyümeye daha fazla katkı sağlaması açısından, sanayi sektöründeki büyümenin bu dönemde daha fazla ön plana çıkması gerektiğini düşünüyoruz.”

“Türkiye üretim ve ihracata dönüşecek yatırımlarla büyüdü”

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de büyümede yaşanan bu istikrarın son derece değerli olduğunu belirtti.

Gültepe, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak gibi büyük bir hedef olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak en büyük hedefimiz, ülkemizin küresel ihracat liginde de ilk 10 ülke arasında yer alması. 2023 yılında büyüme rakamlarının detaylarını iyi okumamız gerekiyor. Büyümenin çok önemli bir bölümü makine ve teçhizat yatırımlarından geldi. Bu yatırımları, yakın gelecekte daha çok üretimin ve daha çok ihracatın müjdecisi olarak değerlendiriyoruz. Diğer yandan ihracatın büyümeye katkısında bir miktar gerileme var. Bu durum da dış talepte daralma ve rekabetçilik kaybına işaret ediyor.

Bu iki rakamı birlikte okuduğumuzda, sanayicinin yatırım iştahının yüksek olduğunu ancak rekabetçilik noktasında yaşanan gerilemenin ihracatı olumsuz etkilediğini görüyoruz. Bu yatırımların artmasında, önceki yıllarda rekabetçilikte kazandığımız güçlü rüzgarın bir etkisi var. 2024 yılında küresel talep noktasında önemli artışlar bekleniyor. İhracat ailesi olarak ülkemizde üretim, yatırım ve istihdamın dinamosu olmaya devam edeceğiz.”

“Büyüme oranları 2024 yılı için çok büyük bir motivasyon kaynağı olacak”

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı da milli ekonominin pozitif büyüme eğilimini üst üste 14’üncü çeyreğe taşıyarak “Türkiye Yüzyılı” iddiasına yaraşır bir başlangıç yaptığını söyledi.

Asrın felaketi olarak nitelenen 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yanı sıra mayıs ayında yapılan iki büyük seçim sürecinin getirdiği belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin göstermiş olduğu bu performansın takdire şayan bir gelişme olduğunu dile getiren Asmalı, şöyle devam etti:

“MÜSİAD olarak, söz konusu büyüme oranlarının 2024 yılı için de çok büyük bir motivasyon kaynağı olacağına inanıyor, ülke ekonomimizin üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme sürecinin devam edeceğine olan inancımızı yineliyoruz. Makro-finansal dengelenme bağlamında Türkiye ekonomisi için oldukça önemli ve başarılı bir dönem olarak geride kalan 2023’ün ardından Türkiye ekonomisi; enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürme, kurda istikrarı sağlama, kamu mali dengeleri ve dış ticarette sürdürülebilirliğe ulaşma hedeflerine adım adım yaklaşmayı sürdürecektir.”

“OVP hedefinin aşılması pozitif bir gelişme”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de büyümenin 14 çeyrektir sürmesi ve 2023’te yüzde 4,5 ile OVP hedefinin aşılmasının pozitif bir gelişme olduğunu ifade ederek, “2023’te tüketimin katkısı öne çıkarken, iş dünyası olarak 2024’ün katma değerli dış taleple fark oluşturacak bir yıl olması için çalışacağız. Öte yandan, yatırımların artması ve tarımsal üretime yeni bir soluk getirmek için de daha çok gayret etmeliyiz.” dedi.

“Ülkemiz hak ettiği not artırımlarına kavuşacaktır”

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın da Türkiye’nin kesintisiz bir şekilde 14 çeyrektir ekonomisini büyütmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade ederek, kamu maliyesindeki tasarrufun etkilerinin son çeyrekte görülmesinin gayet memnuniyet verici olduğunu kaydetti.

Gelişmiş ülkelerde teknik resesyonun konuşulduğunu aktaran Aydın, “Rotamız, OVP hedeflerinden sapmadan üretimle büyüyen kalıcı sürdürebilir bir ekonomik büyümedir. Özellikle son çeyrekte kamu maliyesinde görülen harcamalarda tasarruf tedbirlerine uyulduğunu görmek OVP hedeflerine de uygun gösterilmektedir. Bu aynı zamanda kredi derecelendirme kuruluşlarının da dikkatlerinden kaçmayacak ve ülkemiz hak ettiği not artırımlarına kavuşacaktır.” diye konuştu.

“Gelecek için umut verici”

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da küresel ekonomilerde yön arayışının sürdüğü ve zayıflama beklentisinin olduğu bir süreçte, Türkiye ekonomisinin 2023 yılının tamamında gösterdiği yüzde 4,5’lik büyüme performansının gelecek için umut verici olduğunu ve önemli bir başarıya imza atıldığını söyledi.

Küresel ticarette yaşanan olumsuzluklardan, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan, ABD, Çin ve AB ekonomilerindeki zayıflıklardan bahseden Kopuz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tüm olumsuzluklara rağmen 2024 için Türkiye olarak OVP hedefimiz olan yüzde 4 büyüme hedefimizde bir bozulma olmayacağını düşünüyoruz. 2023 yılında elde edilen bu güçlü büyüme oranı, küresel piyasalarda faizlerin düşeceği ve yatırım iştahının artacağını umduğumuz bir sürece daha güçlü girmemizi sağlayacaktır. Bu noktada fiyat istikrarına karşı uygulanan sıkılaştırıcı politika adımlarını ekonomik aktiviteye ve istihdama halel gelmeyecek şekilde sürdürülmesi önem arz ediyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/is-dunyasi-turkiyenin-2023-gsyh-sonuclarini-memnuniyetle-karsiladi/feed/ 0
Cevdet Yılmaz: Büyüme kompozisyonunu değiştiriyoruz https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-buyume-kompozisyonunu-degistiriyoruz/ https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-buyume-kompozisyonunu-degistiriyoruz/#respond Thu, 07 Mar 2024 02:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8707 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürdüklerine işaret ederek, “Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz.” dedi.

Manisa programı kapsamında Organize Sanayi Bölgesi Toplantı Salonu’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelen Yılmaz, yaptığı konuşmada makroekonomik ölçekte dünya ve Türkiye’de yaşanan son gelişmeler hakkında değerlendirmede bulundu.

Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, büyüme ve küresel ticaretteki yavaşlamanın tarihsel ortalamaların altında kaldığını anlatan Yılmaz, Türkiye’nin geçen yıl meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarını sararken bir yandan da kuzey ve güneyde jeopolitik gerilimler yaşandığını hatırlattı.

Yılmaz, Türkiye’nin böyle bir ortamda bile ekonomik olarak büyümeye ve gelişmeye devam ettiğine dikkati çekerek, Türkiye ekonomisinin dünya ortalamalarının üzerinde büyüme kaydettiğini, 2023’ün ilk 3 çeyreğinde yüzde 4,7 büyümeye ulaşıldığını söyledi.

Son çeyrek verilerinin henüz yayımlanmadığını ancak bu çeyrekteki büyüme oranı yüzde 3,7 olsa dahi Orta Vadeli Program’daki yüzde 4,4 hedefinin yakalanacağını bildiren Yılmaz, kişi başına düşen milli gelirin 13 bin dolara yakın seviyeye çıkmasını beklediklerini aktardı.

Yılmaz, Türkiye’nin reel ekonomide iyi bir performans sergilediğini, resesyona düşmeden enflasyonla mücadelenin temel öncelikleri olduğunu, yılın ilk ayında yükselen enflasyonun sonraki aylarda kademeli, yıl ortasından sonra da belirgin şekilde düşmesini beklediklerini vurguladı.

Para ve maliye politikasındaki yapısal reformlarla enflasyonu kararlı bir şekilde düşüreceklerini dile getiren Yılmaz, “Bunun da özünü şu oluşturuyor; iç tasarruf oranlarımızı arttırmak, tüketimi daha sağlıklı bir seviyede sürdürmek. Tasarruf ederek arttırdığımız kaynakları ise üretken alanlara sevk etmek. Sanayileşme gibi, yatırımlar gibi alanlara bu kaynakları kanalize etmek, büyüme stratejimizin özünü oluşturuyor. Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil, daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz.” diye konuştu.

“Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz”

Cari dengede de iyileştirme çalışmalarının olumlu sonuçlarını aldıklarını ifade eden Yılmaz, 2024’de 60 milyon turist hedefinin gerçekleşeceğine inandığını belirtti.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Sermaye hareketlerinde 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden, 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda, ihracatımızın çoğunu sizler, sanayicilerimiz gerçekleştiriyor. 256 milyar doları yakaladık geçen yıl. Dünyadaki talep koşulları olumsuz olduğu halde, birçok sıkıntılar yaşandığı halde, özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardılar. Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz. Gerçekten çok güzel bir performans. Tarihi bir seviyeyi de yakalamış olduk böylece. Orta Vadeli Programımızın çok az altında kaldı ama bu şartlarda çok önemli bir başarı olduğunu ifade etmek isterim. Bunu inşallah daha yüksek seviyelere taşıyacağız.”

İstihdam cephesinde ise aralık ayında gelen veriyle birlikte Türkiye’nin 2023 yılını tek haneli işsizlik oranıyla kapattığına işaret eden Yılmaz, Merkez Bankasının rezervlerinin güçlendiğini, bütçe disiplini konusunda kararlı bir şekilde yollarına devam ettiklerini anlattı.

Yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı desteklemeye devam ettiklerini hatırlatan Yılmaz, teknolojik içeriği yüksek, cari açığı düşürücü etkisi olan projelere önemli destekler vermeyi sürdürdüklerini, bu projelerin sonuçlanmasıyla Türkiye’nin üst orta gelir grubundan yüksek gelir grubuna yükseleceğini kaydetti.

Yılmaz, Manisa’nın ekonomisiyle Türkiye’ye önemli katkılar sunduğunun altını çizerek, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının Manisa’nın pek çok ilçesinden geçeceğini ve şehrin ekonomisini geliştireceğini, üretime ve yatırıma destek olacağını, kente yeni organize sanayi bölgeleri kazandırmayı, ulaştırma, eğitim ve sağlık altyapı yatırımlarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Toplantıya Vali Enver Ünlü, Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, AK Parti Manisa İl Başkanı Salih Hızlı, MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner ile Manisa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek de katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cevdet-yilmaz-buyume-kompozisyonunu-degistiriyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Açıklaması https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-aciklamasi/#respond Thu, 07 Mar 2024 02:24:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8704 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sermaye hareketlerinde de 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden. 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl. Dünyadaki talep şartları olumsuz olduğu halde birçok sıkıntılar yaşandığı halde özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk, bir hareket olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardılar” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen toplantıda iş dünyasıyla bir araya geldi. Burada Türkiye ekonomisine yönelik son durum hakkında bilgiler paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin ekonomik büyümede Avrupa’nın da önünde olduğunun altını çizdi. Yılmaz, “Dünyada malum zor bir dönem yaşanıyor. Ticaretteki artış hızı tarihi ortalamaların altında. Diğer taraftan tarihimizin en büyük afetlerinden birini yaşadık. En büyük afetini yaşadık aslında geçen yıl. Tekrar Cenabı Allah’tan rahmet diliyoruz bütün kaybettiğimiz canlarımız için. Depremin yaralarını sardığımız bir dönem. Bir yandan da gerek kuzeyimizde gerek güneyimizde çok farklı jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bütün bunlara rağmen büyümemizi, ekonomik gelişmemizi devam ettiriyoruz. Türkiye ekonomisi 2022’de 5,5 büyümüştü. Son 20 ortalamamıza baktığımızda 5,4. Dünya 3,6 büyürken biz yıllık ortalama 5,4 büyümüşüz. Dünyanın 1,8 puan üstündeyiz. İlk üç çeyrek yani ilk 9 ay yüzde 4,7 büyüme kaydetti Türkiye ekonomisi. Dünya yüzde 3 civarında bir ülke. Yine dünya ortalamasının oldukça üzerinde bir büyüme performansımız var. Son çeyrekte yüzde 3,7 dahi büyüsek orta vadeli programımızdaki hedefimiz olan dört nokta dördü yakalayacağımızı düşünüyoruz” dedi.

“1,1 trilyon seviyelerde bir ekonomik büyüklüğe ulaştığımızı tahmin ediyoruz”

Ekonominin 2023 yılında 1 trilyon dolar seviyesini geçtiğini söyleyen Yılmaz, “İlk defa bu geçen 2023’te 1 trilyon dolar seviyesini geçti ekonomimiz. Bunun geçtiğini artık görüyoruz ama tam rakamı yine ay sonunda göreceğiz. 1,1 trilyon seviyelerde bir ekonomik büyüklüğe ulaştığımızı tahmin ediyoruz. Kişi başına gelirimizin de 2022 10 bin 600 dolarlar seviyesinden 13 bin dolara yakın bir seviyeye geleceğini düşünüyoruz. Şu anki tahminlerimiz bu yönde. Ay sonunda bunu daha net bir şekilde görmüş olacağız. Reel ekonomide son derece iyi bir performans sergiliyoruz ama enflasyon dünyada da bizde de temel öncelik, temel mesele. Bir taraftan tabii resesyona düşmeden, büyümeyi tamamen etmeden enflasyonu düşürmek. Ana gündemimiz bu. Fiyat istikrarı enflasyonla mücadele. Vatandaşımızın da önceliği bizim de önceliğimiz. Dolayısıyla son dönemdeki programlarımızı buna odaklamış durumdayız. Geçen yıl yüzde 64,27 gerçekleşti. OVP’de 65 diye tahmin etmiştik. Bir miktar altında gerçekleşti. Bu yıl ocak ayında biraz yükseliş var. Bunu geçici olarak görüyoruz. Ocak ayları genelde yıllık fiyat ayarlamalarının yapıldığı diğer bir takım ücret ve fiyat ayarlamalarından dolayı 6,7 gibi geldi. Bundan sonraki aylarda kademeli bir şekilde düşmesini bekliyoruz. Özellikle yıl ortasından itibaren daha belirgin bir düşüşü göreceğimizi düşünüyoruz. enflasyonda bunun için gerekli planlarımızı, programlarımızı yapmış durumdayız. Bir taraftan para politikalarımız, bir taraftan maliye politikalarımız, yapısal reformlarla enflasyonu kararlı bir şekilde düşürme gayreti içindeyiz. Bunun da özünün şu oluşturuyor. İç tasarruf oranlarımızı arttırmak tüketimi daha sağlıklı bir seviyede sürdürmek. Kaynaklarımızı tasarruf ederek arttırdığımız kaynakları ise üretken alanlara sevk etmek. Sanayileşme gibi yatırımlar gibi alanlara bu kaynakları kanalize etmek, büyüme stratejimizin önünü oluşturuyor. Enflasyonla mücadele ederken büyümeyi de sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Ama büyümenin kompozisyonunu değiştiriyoruz. Tüketim ağırlıklı bir büyüme değil, daha çok yatırım, ihracat, üretim ağırlıklı bir büyüme yapısı inşa ediyoruz. Bir taraftan da cari dengemizi iyileştirme gayreti içindeyiz. Geçen yılın ortalarında 60 milyar dolarlara kadar çıkmıştı cari açık. 2023 yılını 45,2 milyar dolarla kapattık. Yani oldukça önemli bir iyileşme var cari açıkta” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl 60 milyon turist, 60 milyar dolar hedefimiz var”

Hizmet sektöründe Türkiye olarak başarılı bir performans sergilendiğini söyleyen Yılmaz, “Hizmet ticaretinde daha iyiyiz. Hizmetlerde geldiğimiz noktaya baktığımız zaman 100 milyar dolar seviyelerine gelen bir hizmet gelirimiz söz konusu. Bunun için de tabii en ağırlıklı olan turizm gelirleri. Turizm gelirimiz 2023’te 54,3 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu yıl 60 milyon turist, 60 milyar dolar hedefimiz var. İnşallah bunu da gerçekleştireceğiz. Bu rakamı az önce bahsettiğim bütün o olumsuzluklara, jeopolitik gelişmelere rağmen başardık. Kişi başı gecelemelerdeki getirinin de arttığını görüyoruz. Bu da olumlu. Yani sadece turist sayısı artmıyor. Turist başına katma değer de yükseliyor” diye konuştu.

“İhracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl”

Dünyadaki talep şartlarının olumsuzluğuna rağmen ihracatta başarıyı yakaladıklarını söyleyen Yılmaz, “Sermaye hareketlerine baktığımız zaman. Sermaye hareketlerinde de 2022’de 13,7 milyar dolar bir çıkış olmuşken ülkemizden. 2023 yılında nette 8,34 milyar dolar bir sermaye girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Dış ticaretimize, ihracatımıza baktığımızda 256 milyar doları yakaladık geçen yıl. Dünyadaki talep şartları olumsuz olduğu halde birçok sıkıntılar yaşandığı halde özellikle ihraç pazarımız olan Avrupa’da ciddi anlamda bir durgunluk, bir hareket olduğu halde ihracatçılarımız bunu başardılar. Sanayicilerimizi, ihracatçılarımızı tebrik ediyoruz. Gerçekten çok güzel bir performans. Tarihi bir seviyeyi de yakalamış olduk böylece” dedi.

“Dış ticaret dengemizdeki iyileşmenin devam ettiğini söyleyebilirim”

Dış ticaret dengesinde iyileşmenin devam ettiğinin altını çizen Yılmaz, “Ocak ayında da ihracatın yüzde 3,6 arttığını görüyoruz bu yılın ocak ayında. İthalatın ise yüzde 26,2 azaldığını görüyoruz. Dış ticaret dengemizdeki iyileşmenin devam ettiğini söyleyebilirim. Biraz geçen yıl ticaretimizde altın ithalatının fazla olduğunu görüyoruz. Bu cari açıkta da önemli bir paya sahip. Bu yıl burada da bir yavaşlamaya bekliyoruz. İş gücü piyasalarına baktığımızda, istihdama baktığımızda en son aralık verisi açıklandı biliyorsunuz. Yüzde 8,8 aylık bazda. Yıllık veriyi yani hesaplamak biraz zaman alıyor. Henüz belli değil. Ama aralıkta gelen bu rakamla birlikte şunu artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz. 2023 yılını tek haneli bir işsizlikle kapatmış olduk. 32 milyonu ilk defa aştı istihdamımız. İyi bir performans sergiliyoruz yine istihdamda. OVP’de 10,1 olacak demiştik. Burada pozitif bir şey var. Tek haneye düşmüş oldu. Ocak ayında da yine istihdam üretmeye devam ediyor ekonomimiz. Katılım oranı da yükseldi, 53,5’e çıktı. Kadın ve genç işsizliğinde azalma var. Özellikle genç işsizliğinde yıllık bazda 4 puanlık düşüş bizim için son derece sevindirici” diye konuştu.

Merkez bankası rezervlerinin güçlendiğini belirten Yılmaz, “Merkez Bankamızın rezervleri güçlendi. Geçen yılın ortalarında 198,5 milyar dolarlardayken bugün 134 milyar doların üzerinde bunun da daha üzerindeydi. Son dön emde bir miktar bir azalma var ama yine artmaya devam edecek inşallah rezervlerimiz. Bu rezervlerle ilgili KKM dediğimiz kur korumalı mevduatın çözülme süreci de etkili oluyor burada. Ocak ayında biraz daha yüksekti bu çözülme. KKM’de de önemli bir azalış olduğunu ifade etmek isterim. En yükseldiği dönem ağustos 2023 3,4 trilyona yükselmişti. 16 şubat itibariyle 2 trilyon 343 milyara düşmüş durumda yani 1 trilyonu aşan bir azalış söz konusu. Yaklaşık 50 milyar dolar burada bir düşüş söz konusu. Bunu da finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açmadan aşamalı bir şekilde, dikkatli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bir taraf bu çözümler süreci devam ediyor” dedi.

Son 20 yılda en önem verdikleri konunun bütçe disiplini olduğunu belirten Yılmaz, “Bütçe disiplini anlamında da kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Son 20 yılın en önemli özelliklerinden biri nedir derseniz bütçe disiplinine verilen önemdir. Gerçekten bu konuda Cumhurbaşkanımız son derece titiz bir yaklaşım sergiledi. Avrupa’dan birçok ülkeden çok daha iyi bir performans sergiledik son 20 yılda. Geldiğimiz noktada bir miktar bütçe açığımızda artış var. Onun da temel sebebi deprem depreme yaptığımız harca Geçen yıl OVP’de bütçe açığının milli gelire oranını 6,4 diye tahmin etmiştik. Gerçekleşme bundan çok daha iyi oldu doğrusu. 5,4 gerçekleşti. Yani düşündüğümüzden daha düşük bir bütçe açığıyla kapattık. Bu 5,4’ün 3,8 puanı sadece deprem harcamalarından kaynaklanıyor. Geriye kalan sadece 1,6’sı normal diyelim bütçe açığı. Bu da master kriteri denen Avrupa Birliği’nin en fazla yüzde 3 olmalı kriterinin oldukça altında. Dolayısıyla bütçede de disiplinli bir şekilde devam ediyoruz. Bu sene yine depreme önemli bir kaynak ayırmış durumdayız. 1 trilyonun üzerinde bütçemizde gerek deprem yaralarının sarılması, gerekse şehirlerimizin afetlere, depreme daha hazırlıklı hale getirilmesi noktasında yatırımlarımız var. Bunlar bütçe açısından yapısal bozulma oluşturmayan açıklardır. Çünkü belli bir süre bu harcamaları yaparsınız. Sonra devam edersiniz yolunuza. Dolayısıyla bunlar yapısal bozulma oluşturmazlar. Bir de şunun altını çizmek lazım. Deprem harcamaları yatırım niteliğinde harcamalar sonuçta ülkemizi geleceğe daha güvenli daha dirençli şehirlerle hazırlayan harcamalar. Bunlar konusunda gerekli adımları atıyoruz. Depremle ilgili hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Konutları teslim etmeye başladık biliyorsunuz ama sadece konutlardan ibaret değil. Bir taraftan kalıcı konutlar inşa ediyoruz. Diğer yandan altyapıyı tamir ediyoruz. İşte yolu, suyu, doğal gazı, eğitim, sağlık tesisleri. Bunları tamir ediyoruz. Diğer taraftan da ekonomik sosyal hayatı canlandırıcı harcamalar yapıyoruz. Sanayinin, tarımın, istihdamın artması için gayret ediyoruz. Bunu da devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, konuşmasının ardından iş dünyasıyla basına kapalı toplantısına devam etti.

Toplantıya Manisa Valisi Enver Ünlü, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç Arınç, MOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti MKYK Üyesi Doç. Dr. Ayşe Nevin Sert, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün ve Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi katıldı. – MANİSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “17. büyük ekonomi olduk, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomi konumundayız” https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/#respond Fri, 23 Feb 2024 07:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6852 Mersin’de konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “IMF’nin tahminlerine göre 17. büyük ekonomi olduk. Satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomi konumundayız. Daha da iyi noktaları inşallah kamuyla özel sektörde hep birlikte yürüyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Mersin İş Dünyası Buluşması’ programında iş insanlarıyla bir araya geldi. Öncelikle bir küresel ekonomi, makro politikalarla ilgili kısa bir değerlendirme yapacağını belirterek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Daha sonra Mersin’le ilgili, Mersin ekonomisi, yatırımlarıyla ilgili değerlendirmelerim olacak. Gerek makro politikalarımızın oluşturulmasında ve kurgulanması gerekse her gün görevimize ilişkin yaptığımız çalışmalarda ilgili taraflarla bir araya gelmeye istişare etmeye büyük önem veriyoruz. On ikinci planımızda hazırlarken orta vadeli programımızı hazırlarken neredeyse tüm toplumsal kesimlerle katılımcı toplantılar icra ettik ve oradaki fikirler bize gerçekten çok önemli katkılar sunduk. Ortak akılla istişareyle, politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz. Hem planlamaya hem uygulamaya devam edeceğiz. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Küresel ekonomiye baktığımızda maalesef çok olumlu bir dönemden geçmiyoruz. Salgın sonrası dönem hala devam ediyor. Bir takım etkileriyle devam ediyor. Diğer taraftan jeopolitik maalesef birtakım gerginlikler, hadiseler, ekonomiyi de, dünya ekonomisini de etkiliyor. Ukrayna savaşından Orta Doğu’daki yaşanan gelişmelere varıncaya kadar. Bunların büyüme üzerinde, ekonomik aktivite üzerinde de etkileri var. Son 20 yıllık tarihsel ortalamalara baktığımızda dünya ekonomisi son 20 yılda ortalama 3,6 yıllık ortalama üç nokta altı bir büyüme kaydetti. Ancak geçen yıl itibariyle 3 civarına düştü. Önümüzdeki yıllarda da işte 3.1, 3.2 gibi beklentiler var. Dolayısıyla dünya ekonomisinin tarihi ortalamalarının altında bir büyüme seyri içinde olduğunu görmemiz lazım. Bu dünya ticaretini de etkiliyor. Geçmişte dünya ticareti genelde büyümeden daha fazla olurdu. Ancak gerek ekonomik büyümedeki bu ivme kaybı gerekse diğer birtakım faktörler, dünyada artan rekabet, özellikle batıyla uzak doğu arasındaki rekabet, bir takım siyasi gelişmelerle, korumacılığın daha bir arttığını, bölgesel ittifakların biraz daha ön plana çıktığını ve ticaretin eskisi kadar büyüme kaydetmediğini de görmemiz gerekiyor. Bu bu şartlar içindeyiz” şekline konuştu.

“Orta vadeli programdaki hedefimizi rahatlıkla yakalayabileceğimizi düşünüyoruz”

Konuşmasında devam eden Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim açımızdan en önemli hususlardan özellikle ihracatçı illerimiz açısından ihraç pazarlarımızdaki gelişmeler, büyümeler. Bu açıdan da baktığımızda geçen yıl Avrupa bizim tabii en önemli ihraç pazarımız. Avrupa’daki büyüme, dünya büyümesinin de oldukça altında. İşte yüzde 1’ler civarında, bazı ülkelerde sıfır büyüme, eksi büyüme gibi rakamlarla karşılaştık. Önümüzdeki dönemde de ihraç pazarlarımızdaki büyümenin yüzde iki, iki buçuk civarında olmasını bekliyoruz. Geçmişe göre bir miktar daha iyi ama tarihsel ortalamaların yine maalesef altında. Dolayısıyla dünyada zorlu koşulların olduğu, rekabetin arttığı bir dönemdeyiz bunu hep birlikte görmemiz, analiz etmemiz ve buna göre politikalar geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye’deki makro ekonomik politikalara baktığımızda ise kısaca özetlerken büyüme tarafında oldukça iyi bir performansımızdır. Pandeminin etkilerinin yoğun olarak yaşandığı 2020, 2022 döneminde dünya ekonomisi bu 3 yıllık dönemde sadece yüzde 7 büyürken Türkiye ekonomisi yüzde 20 büyümeyi gerçekleştirdi. Tüm milletin olarak önemli bir performans sergiledi. İhracatımıza istihdamız arttı. Geçen yılın büyümesi henüz tam çıkmış değil. 3 çeyreklik büyümeyi biliyoruz ancak 4’üncü çeyrek biliyorsunuz bu ayın sonunda istatistik kurulumuz tarafından ilan edilecek. 2023 yılının büyümesini hep birlikte görmüş olacağız. İlk 3 çeyreklik dönemde Türkiye ekonomisi yüzde 4.7 bir büyüme kaydetti. Son 20 yıllık yine performansımıza baktığımızda yıllık ortalama yüzde 5.4 büyüme kaydetmişiz. Geçen yılki geçen yıl büyümemizin orta vadeli programa göre 4.4 olmasını öngörüyoruz. Son çeyrekte yüzde 3.7 bir büyüme kaybetmemiz bu hedefi gerçekleştirmemize yetecek. Onu hep birlikte göreceğiz. Ama biz orta vadeli programdaki hedefimizi rahatlıkla yakalayabileceğimizi düşünüyoruz. Önce birtakım göstergelerde. Büyümemiz iyi gidiyor. Dünya şartlarını da dikkate aldığımızda yine dünya büyümesinin üzerinde bir büyüme performansı sergiliyoruz. Bu olumlu bir durum.”

“17’nci büyük ekonomi olduk”

Türkiye’nin ekonomik durumu ile ilgili bilgi veren Yılmaz, “IMF’nin tahminlerine göre 17’nci büyük ekonomi olduk. Satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomi konumundayız. Daha da iyi noktaları inşallah kamuyla özel sektörde hep birlikte yürüyeceğiz. Bir taraftan büyümemizi, istihdamımızı sürdürmeye çalışırken diğer taraftan enflasyonla mücadele ediyoruz. Enflasyonu düşürmek için kararlı bir şekilde ilan ettiğimiz politikaları hayata geçiriyoruz. Para politikamızı güncelledik. Maliye politikamızla kara politikalarımızı bir bütünlük içinde hayata geçiriyoruz. Diğer taraftan önümüzdeki dönem yapısal reformlara yoğunlaşacağız. Verimliliği arttırıcı rekabet gücünü arttırıcı, yapısal reformlarla programımızı çok boyutlu değişik unsurlardan oluşan programımızı hayata geçirmeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da bu programa verdiği güçlü siyasi destek son derece önemli. Dünyanın en iyi planlı programını da hazırlasanız arkasında güçlü bir siyasi irade yoksa bir anlam ifade etmez, raflarda bir doküman olarak kalır. Sayın Cumhurbaşkanımız özellikle orta vadeli programı bizzat ilan ederek toplumla paylaşarak çeşitli vesilelerle bunun arkasındaki siyasi desteğini ortaya koyarak bizlere büyük bir güç veriyor. Plan altında enflasyonumuz gerçekleşti. Bu yılın Ocak ayında bir miktar yüksek geldi enflasyon. Bunu da geçici bir durum olarak görüyoruz. Genelde Ocak ayında yıllık fiyat ayarlamaları yapılır malum. Bir takım ücret fiyat ayarlamaları da yapıldığı için bunun bir etkisi var. Önümüzdeki aylarda giderek bunun ivme kaybettiğini aylık fazla göreceğiz. Yıllık etkisini ise 2024’ün ortalarından itibaren daha net bir şekilde görmüş olacağız. Program etkisini, yıldız etkisini yıllık bazda yansımasını net bir şekilde görmüş olacağız. Kararlı bir şekilde mücadelemiz sürüyor. Tabii ki bunu yaparken restorasyona da düşmek istemiyoruz. Dünyanın da problemi bu. 2025’te bunun etkileri çok daha net ortaya çıkacak. Yüzde 15’ler civarında orta vade programımızda öngördüğümüz enflasyon 2026’da ise yeniden tek haneli rakamları yakalayacağız . Bunun planını, programına yol haritasını ortaya koymuş durumdayız. Adım adım hedefimize gideceğiz. Bu bir süreç. Bir günde hemen çok kısa vadede beklememek gerekir. Adım adım bu sonuçları elde edeceğiz ve hep birlikte bunları göreceğiz” ifadelerini kullandı.

“2024 yılına iyi başladık”

Cari işlemlerin temel sorun olduğuna da dikkat çeken Yılmaz, “Aslında cumhuriyet tarihi boyunca baktığımızda kalkınmamız yönündeki en büyük tarzlardan bir cari açıkla çalışır. Malum enerjiye bağımlı bir ülkeye ithal ediyoruz. Ama başka bir takım tedbirlerle hem enerji sektöründeki politikalarımızda hem de genel olarak döviz kazandırdığı faaliyetleri teşvik ederek bu yapısal sorunumuzun da üstesinden gelme gayreti içindeyiz. Orta vadeli programımızı yaparken bunu en temel meselelerden biri olarak ortaya koyduk. Yılın geçen yılın ikinci yarışında bu yönde olumlu sonuçlar almaya başladık. Yıl ortasında 60 milyar dolarlar seviyesinde çıkan cari açığımız yıl sonu itibariyle 45.2 milyar gibi bir rakama geriledi. Bu gerilemenin devam edeceğini düşünüyoruz. Burada tabii ihracatçılarımıza ben tebriklerimi iletmek istiyorum. Şükranlarımı sunmak istiyorum. Bu sonucun elde edilmesinde ihracatçılarımız ve turizmcilerimizin çok ciddi katkısı var. Turizm gelirlerimizde 54. 3 milyarı yakaladık. Bu yıl hedefimiz 60 milyon turist, 60 milyar dolar turizm geliri. Bu da cari açığımıza ciddi katkılar sunacak. Portföy yatırımlarında yine olumlu bir gelişme görüyoruz. 2022’yılında 13,7 milyar dolar çıkış varken 2023’te nette 8,34 milyar dolar değerinde bir giriş gerçekleştiğini görüyoruz. Dünyadaki konjonktüre de baktığımızda özellikle yılın ikinci yarışında gelişmiş ülkelerin para politika değişimle de birlikte gelişmekte olan ülkelere dönük sermaye hareketlerinin artması bekleniyor. Uluslararası kurumlar da bunu bekliyorlar. İnşallah izlediğimiz politikalarla Türkiye bu artan sermaye hareketinden hak ettiği payı alacaktır. Dış ticaretimizden, ihracatımızda baktığımız zaman yine tarihi bir seviyeyi yakaladık. Bu orta vadeli programdaki tahminimizin bir miktar üstünde.2024 yılına da ocak ayında iyi başladık. İhracatımız 3.6 bir artış gösterdi. İthalatımız ise yüzde 22 oranında bir azalış gösterdi. Buda cari işlemler dengemize ticaret kanalıyla önemli bir katkı oluştuğunu gösteriyor. Merkez Bankamızın rezervleri güçleniyor. Yine geçtiğimiz Mayıs ayında 98 milyar dolarlara kadar düşmüştü. 145 milyar dolarlara kadar yükseldi. Son dönemde bir düşüş var. Yine de 135 milyar dolar seviyelerini koruyor. Burada bu konuları mevzuattaki çözülmenin özellikle ocakta yoğun olmasının bir miktar etkisi var. Ama rezervlerimizi biz güçlendirmeye önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz. Kur korumalı mevzuatta ciddi bir çözülme var gerçekten. Rakamlarda da bunu görüyoruz. O günün ihtiyaçlarına göre yapıldı. 9 Şubat’tan itibaren rakamları söyleyebilirim. 2 trilyon 368 milyar TL’ye kadar geriledi” diye kaydetti.

“Mersin’in ihracatta ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz”

Mersin’in ihracat açısından tebrik ve teşekkür ettikleri bir il olduğuna değinen Yılmaz, “Mersin’in ihracatta ciddi bir ivme yakaladığını görüyoruz. Bendeki rakamlara göre 2018 yılında 2.8 milyar dolarken 2023 yılında 7.7 milyar dolara yükselmiş durumda. Çok ciddi bir yükseliş. Hele hele az önce saydım şartların yaşandığı bir ortamda. İhracatımızın öncü illerinden biri sürükleyici illerinden biri olduğunu Mersin rakamlarla ortaya koymuş durumda. Tebrik ediyoruz gerçekten. Önümüzdeki dönemde de inşallah yeni politikalarımızın öncü illerinden biri olmaya merhum devam edecek. Bu bölgemiz Mersin, Adana ekseninde baktığımızda lojistik anlamda da çok ciddi avantajlara sahip bir bölge. Rekabet potansiyeli çok yüksek. Bu bölgeyi bu anlamda önümüzdeki dönemde daha fazla değerlendireceğiz lojistik imkanlarını daha da ileriye taşımak için bir gayret içinde olacağız. Bu da ülkemizin ihracat performansını daha üst noktalara taşınacak diye inanıyoruz. Bu kapsamda yıllardır heyecanla yapımı beklenen Çeşmeli, Erdemli, Lifke, Taşucu, Ortayolu Projesi’ni hayata üzere çalışmalara başladık. Bu otoyol önemli bir farklılık oluşturacak bölgemiz için. Yine en öne çıkan projelerden biri. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren projesi. Bunun hayata geçmesiyle 6 saat 23 dakika olan seyahat süresini 2 saat 15 dakikaya düşürecek. İşte bu projeler bölgemizin kendisini değiştirecek. Yine Doğu Akdeniz bölgesi en stratejik bölgelerden biri. Buranın orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine çıkış kapısı olmasının ve ihracat imkanlarının gelişmesi için yeni liman inşası konusu üzerinde de çalışmalar yapıyoruz. Bir yandan kalkınma yolu dediğimiz Basra körfezine kadar inen Irak’ı boydan boya geçen çok stratejik bir proje üzerinde çalışıyoruz. Bunun da tabii limanlarımıza entegrasyonu bu bölgemiz için de yeni açılımlar ve yeni fırsatlar oluşturacaktır diye inanıyoruz. Hava yolu alanında da nihayet Çukurova Bölgesel Uluslararası Havalimanı’mız tamamlandı diyebiliriz. Artık gün sayıyoruz açılışı için. Bu havalimanımızın devreye girmesinde, havayolu anlamında da bölgemiz farklı bir üstünlük kazanmış olacak. Merkezi idare olarak toplam 98 milyar liralık son 20 yılda yatırım gerçekleştirmişiz. Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz inşallah” diye konuştu.

“Kurla ilgili hükümet olarak ne bir tahminimiz var ne de bir hedefimiz var”

Döviz kurlarıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Yılmaz, “Kurla ilgili şunu ifade etmek isterim. Biz serbest kur rejimi uyguluyoruz. Dolayısıyla kurla ilgili hükümet olarak ne bir tahminimiz var ne de bir hedefimiz var. Serbest piyasa da oluşur diyoruz kur. Sadece Merkez Bankamız kanundan da gelen yetki ve sorumlukla spekülatif hareketliliklere müdahale ediyor. Piyasa bozucu bir takım faaliyetler olduğu zaman bunun önüne geçmek için çaba sarf ediyor elindeki araçlarla. Bunun ötesinde kur piyasa da belirlenir diyoruz. Arz ve taleple belirlenir diyoruz. Ama son dönemlerde hepiniz yaşayarak görüyorsunuz ciddi bir istikrar oluşmuş durumda. Kurdaki hareketliliği değerlendirirken nominal ve reel kuru ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Enflasyonun olduğu bir ortam da nominal kurun belli bir oranda artışı normal karşılanmalı. Real anlamda baktığımız da son dönemde TL’nin bir miktar değer kazandığını görüyoruz. Bunu da tespit etmemiz lazım. Biz şunu düşünüyoruz. İhracatın artışında asıl belirleyici olan dış pazarlardaki talep. Talep geliştikçe, yeni pazarlara girildikçe ihracatçılarımızı farklı desteklerle destekledikçe kurdaki gelişmeler ne olursa olsun ihracatımızı arttıracağımıza inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. – MERSİN

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-17-buyuk-ekonomi-olduk-satin-alma-gucu-paritesine-gore-ise-11-buyuk-ekonomi-konumundayiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Adana İş Dünyası Buluşması’nda konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adana-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adana-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/#respond Thu, 22 Feb 2024 02:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6633 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacim, 10 bin 659 dolar kişi başı gelir olduğuna işaret ederek, “Bu yıl rakamlar yakın bir gelecekte çıkacak ama bizim şu anki tahminlerimize göre, ekonomik büyüklük olarak 1,1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz 1 trilyon dolar seviyesini nominal dolar bazında geçmiş oluyor.” dedi.

Yılmaz, Nezihe Yalvaç Uygulama Oteli’nde düzenlenen Adana İş Dünyası Buluşması’nda, iş dünyasıyla her fırsatta bir araya geldiklerini söyledi.

Dünyanın ekonomik olarak çok parlak bir dönemden geçmediğini, belirten Yılmaz, geçen yıl henüz rakamlar tam çıkmamakla birlikte dünya ekonomisinin yüzde 3 civarında büyüdüğünü dile getirdi.

Son 20 yılda dünya ekonomisinin ortalama yüzde 3,6 büyüdüğünü aktaran Yılmaz, tarihsel ortalamalarının altında giden bir dünya büyümesiyle karşı karşıya olunduğunu, bunun da ticarete de başka alanlara da yansıdığını ifade etti.

Türkiye’nin ihraç pazarı olan ülkelerin büyümesinin daha önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Orada da geçen yıl yüzde 1,5 civarında bir büyüme gerçekleşti. Bu yıl ve önümüzdeki iki yılda yüzde 2-2,5 gibi bir büyüme bekleniyor. Dolayısıyla dünyada ekonomik büyümenin, ekonomik şartların çok parlak olmadığı bir dönemdeyiz. Malum pandemi yaşandı. Ardından birçok jeopolitik gelişmeler oldu. Dünya ekonomisi hala arzu edilen düzeyde değil. Bir taraftan da dünyada sıkı para politikaları, talebi kontrol eden politikalar izleniyor. Enflasyonla mücadele ediliyor. Bunun da büyümeye yansımaları var. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız.” ifadesini kullandı.

“Büyüme açısından Türkiye iyi bir noktada”

Yılmaz, şubat sonunda Türkiye ekonomisine ilişkin rakamların ortaya çıkmasını beklediklerini aktararak, şöyle devam etti:

“İlk 9 aylık veriler itibarıyla Türkiye ekonomisi, geçen yıl itibarıyla dünya yüzde 3 civarında büyürken 4,7 gibi bir büyüme performansı gösterdi. Yıllık bazda da Orta Vadeli Programımızda yüzde 4,4 olarak tahmin etmiştik. Son çeyrek yüzde 3,7 civarında dahi gelse bu hedefimizi yakalayacağız gibi görünüyor. Büyüme açısından Türkiye iyi bir noktada. Son 20 yıllık dönemde de bunu başardı Türkiye. Dünya yüzde 3,6 hızla büyürken, yıllık ortalama büyümeden bahsediyorum 20 yıllık bir dönemde Türkiye yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti, dünyadan aşağı yukarı yılda 1,8 puan pozitif yönde ayrışmış oldu. Bu da Türkiye’yi başka bir noktaya getirdi. 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacmimiz, 10 bin 659 dolar kişi başına gelirimiz vardı. Bu yıl rakamlar yakın bir gelecekte çıkacak ama bizim şu anki tahminlerimize göre, ekonomik büyüklük olarak 1,1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz 1 trilyon dolar seviyesini nominal dolar bazında geçmiş oluyor. Bu artık kesinleşmiş gibi ama seviyesini göreceğiz. Bu rakamla birlikte kişi başına gelirimizin de 13 bin dolara yakın bir seviyelere gelmesini yine nominal dolar bazında bekliyoruz. Bu rakamlarla IMF’nin tahminlerine göre, Türkiye ekonomisi nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisi, satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumunda. Önümüzdeki dönemde inşallah çok daha iyi noktalara kamusuyla özel sektör birlikte yürüyeceğiz.”

Yılmaz, enflasyonla mücadeleye önem verdiklerini, güncellenmiş para politikaları ve yapısal reformlarla bir mücadele yürüttüklerini dile getirdi.

Aşamalı şekilde enflasyonu düşüreceklerini ifade eden Yılmaz, “Aylık bazda politikamızın etkisini görmeye başlamıştık. Ocak ayında geçici olduğunu düşündüğümüz bir yükseliş var. Ocak aylarında hep yükseliş olur doğrusu. Yıllık ayarlamalar yapılır. Dolayısıyla ocak ayları biraz istisnai aylardır. Bundan sonraki dönemde kademeli bir şekilde yine bir düşüş göreceğiz. Yaptığımız tahminlere göre, yılın ortalarından sonra ikinci yarısında enflasyonun düştüğünü daha belirgin şekilde görmüş olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Cari işlemler dengesinin “Türkiye ekonomisinin klasik problemi” olduğunu belirten Yılmaz, “Hükümetimiz, Cumhur İttifakı’mız, Meclis’imiz hep birlikte uyguladığımız politikalarla Türkiye’de yerli, milli üretimi, ihracatımızı, hizmet gelirlerimizi turizm başta olmak üzere artırarak, cari işlemleri artık Türkiye’nin kalkınması önünde bir engel olmaktan çıkarmak istiyoruz.” diye konuştu.

2024’te 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefi

Geçen yıl ilk yarısında 60 milyar dolara kadar yükselen cari açığın alınan tedbirlerle seneyi 45 milyar dolar civarında bitirdiğine dikkati çeken Yılmaz, şunları söyledi:

“Orta Vadeli Programda öngördüğümüz oranın biraz üstünde ama çok fazla değil. Yaşadığımız birtakım jeopolitik gelişmelerin de etkisi oldu ama 4,2 civarında bir milli gelire oranla cari açık bekliyoruz. Bunda tabi altının payı da yüksek. Geçen yıl 30 milyar dolara yakın altın ithalatı oldu. Onu düştüğünüz zaman çok daha düşük düzeylerde cari açığımız. Bunu kalıcı şekilde aşağılara düşürmek istiyoruz. Burada turizm gelirlerimizin önemli, olumlu bir katkısı var. Geçen yıl 50 milyonu aşan turist sayımız var. 54,3 milyar dolar turizm gelirine ulaştık. 2024’te de 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir hedefimizle yolumuza devam ediyoruz.”

“Büyümemizi yatırımla, üretimle, ihracatla sürdürmek istiyoruz”

Yılmaz, ülke ihracatının dünyadaki sıkıntılara, talep daralmalarına, jeopolitik olumsuz gelişmelere rağmen 256 milyar dolarla tarihi seviyesine ulaştığını, bunun her türlü takdiri hak ettiğini belirtti.

İhracat rakamlarını çok daha yüksek seviyelere çıkaracaklarını vurgulayan Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dörtlü bir formülü var. ‘Yatırım, istihdam, üretim, ihracat’. Sıralama da rastgele değil. Yatırımla başlayıp ihracatla biten bir süreç. İşte bizim bütün ekonomik politikalarımızda bu perspektifle hareket ediyoruz. Büyümemizi yatırımla, üretimle, ihracatla sürdürmek istiyoruz. Tüketim tabi ki kıymetli ama aşırı tüketim çok da olumlu değil. İthalatı tetikleyen, cari açığı arttıran bir mesele. Tüketim hızımızı biraz daha normal seviyelere taşıyıp asıl büyümemizi yatırımlar, ihracat üzerinden sürdüren bir anlayışla hareket ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Aralık ayı istihdam rakamlarına da değinen Yılmaz, Türkiye ekonomisinin ilk defa 32 milyonun üzerinde bir istihdam ortaya koyduğunu ve bunun rekor seviye olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, iş gücü piyasalarına girişimci kadınlar ve gençlerin dahil olmasını önemsediklerini vurguladı.

Türkiye’nin kredi risk primi hızlı şekilde düştü

Türkiye’nin kredi risk primine (CDS) değinen Yılmaz, “CDS’ler, ülkemizin risk primi mali piyasalarda aşağıya gelmiş durumda. Bütçe açığını disiplinli şekilde yürüttüğümüz, cari işlemler açığını düşürdüğümüz, riskleri azalttığımız, öngörülebilirliği artırdığımız, siyasi güven ve istikrar iklimini pekiştirdiğimiz için Türkiye’nin ülke risk primi de hızlı şekilde düştü. Geçen yılın mayıs aylarında 700’lere kadar çıkmıştı. Son dönemlerde 300 civarına gelmiş durumda. Daha da düşecek inşallah. Türkiye bu politikaları ısrarla güçlü şekilde devam ettirdikçe ‘CDS’ dediğimiz ülke risk primimizi düşürmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“İstikrarsızlığa yol açmadan Kur Korumalı Mevduat’tan çıkıyoruz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kur Korumalı Mevduat’ın geçici bir düzenleme olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“O dönemin şartları içerisinde bir ihtiyacı karşıladı. Şimdi aşama aşama yine finans piyasalarında bir istikrarsızlığa yol açmadan Kur Korumalı Mevduat’tan çıkıyoruz. En son geçen yıl ağustosta en yüksek rakamına ulaşmıştı, 3 trilyon 408 milyar lira seviyesine gelmişti. 126,4 milyar ediyor dolar bazında. 9 Şubat itibarıyla 2 trilyon 368 milyar liraya düşmüş durumda yani Kur Korumalı Mevduat’ta 1 trilyondan lira fazla gerileme söz konusu. Toplam seviyesi 77,7 milyar dolara inmiş durumda. Aşağı yukarı 49 milyar dolar burada bir çözülme oldu ve bunun da çok büyük kısmı, hemen hemen tamamına yakını, Türk lirasını destekleyici politikalarımızın da etkisiyle Türk lirası mevduatına geçiş yapmış oldu. Burada da herhangi bir istikrarsızlığa yol açmadan aşama aşama farkı bir çerçeveye doğru gidiyoruz.”

Bütçe ve mali disiplinine çok önem verdiklerini vurgulayan Yılmaz, bunun AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın en başarılı alanlarından biri olduğunu anlattı.

Yılmaz, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Bir taraftan da yerel yönetim, merkezi yönetim hep birlikte afete dönük çalışmalarımızı yoğunlaştırmamız, riskleri azaltmamız, kriz yönetmek istemiyorsak risk yönetmemiz lazım. Riskleri iyi tespit edip özellikle kentsel dönüşüm başta olmak üzere yoğun bir çalışmayla bu riskleri azaltmamız lazım. Geleceğimiz için çok daha dirençli şehirler oluşturmamız lazım. Bu konuda Adana’da da yapılması gereken çok şey olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Depremler nedeniyle bütçeden yapılan harcamalara değinen Yılmaz, Türkiye’nin, siyasi istikrarla ve güvenle yönetildiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde sağlam zemin oluşturduğu için büyük afeti “omuzladığını” dile getirdi.

“Deprem harcamaları yapısal bozulmaya yol açmaz”

Yılmaz, deprem harcamalarının kalıcı olmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Orta Vadeli Program’da bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 6,4 olarak tahmin etmiştik. Çok şükür bu konuda olumlu yönde bir sürpriz yaşadık. Bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 5,4 ile kapatmış olduk. Bunun 3,8 puanı deprem harcamasından kaynaklanıyor. Bunu düştüğünüz zaman bütçe açığımızın milli gelire oranı 1,6 civarında aslında. Bütçe süreçlerinde yapısal harcama vardır, bir de tek seferlik harcamalar vardır. Bazı harcamalara bir başlarsanız her yıl devam eder onlar yapısal açık oluştururlar. Deprem harcaması öyle değil. Birkaç yıl süren, daha çok geçici diyebileceğimiz nitelikte harcamalardır, yapısal bozulmaya yol açmazlar. İnşallah bu deprem harcamalarını yaptıktan sonra bütçe açığımız, yine Maastricht Kriterleri dediğimiz Avrupa Birliğinin o kriterinin altında olmaya devam edecek. Orta Vadeli Program’ımızda da bunun çerçevesini çizmiş durumdayız. Bu yıl yüksek bir harcamamız var, 2025-2026 dönemlerinde de kısmen devam edecek ama Türkiye, bu yaraları kamusuyla, özeliyle saracak inşallah.”

Son dönemde yatırım ve istihdam gibi kritik alanlarda destekleyici çalışmalar yaptıklarını belirten Yılmaz, Merkez Bankasının ihracatçıları destekleyecek politikalar takip ettiğini söyledi.

Toplumsal yatırım notu üzerine çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda bu konuyla ilgili gelinen noktayı ele alacaklarını belirtti.

Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programı başlattıklarını anımsatan Yılmaz, teknolojik içeriği yüksek, cari açığı aşağıya çekecek, Türkiye’nin ihracatına kalite katacak projelere düşük faizli ve daha uzun vadeli kredi sağlanacağını ifade etti.

Yılmaz, Adana ve Mersin ile Çukurova Bölgesi’nin stratejik önemine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“İnşallah önümüzdeki süreçlerde hem merkezi hem de yerel idare olarak bu perspektifle bölgemize farklı bir ivme katacağımıza yürekten inanıyorum. İş dünyamızın da burada büyük rolünün olacağına inanıyorum. Diğer taraftan Orta Anadolu-Akdeniz aksı dediğimiz vizyonumuz, perspektifimiz var. Ulaşım hatlarını iyileştirerek Orta Anadolu ile Akdeniz’i daha entegre şekilde planlamamız gerekiyor. Afet risklerine karşı bu bölgelerimizde belli, stratejik sanayilerin gelişmesi önemli. Turizm, hizmet, sanayide Orta Anadolu-Akdeniz entegrasyonunun, Türkiye’ye büyük rekabet gücü katacağına inanıyorum. Bütün bu konularda Adana’mızın, Adana iş dünyamızın çok ciddi katkıları olacaktır.”

Toplantıya Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram, Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, milletvekilleri ile iş insanları katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adana-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan enflasyon ve büyüme mesajı https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/#respond Wed, 21 Feb 2024 22:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6575 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Önümüzdeki döneme çok daha iyi yürüyeceğiz. Aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kentte bir otelde düzenlenen Adana İş Dünyası Buluşması programına katıldı.

“Türkiye, dünya ekonomisine göre daha fazla büyüdü”

Burada konuşan Cevdet Yılmaz, kamu ve özel sektörün bir arada planlama yaptığını söyledi. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dünyadaki ekonomik büyümelere göre daha pozitif yönde büyüdüğünü belirterek, şunları söyledi:

“Kamu ve özel sektör bir arada hem planlama yapıyoruz hem de istişareyi birlikte sürdürüyoruz. Bu çerçevede hareket ediyoruz. Dünyanın ekonomik olarak çok parlak bir dönemden geçtiğini söyleyemeyiz. Dünya ekonomisi yüzde 3 civarında büyüdü. Bu şekilde büyümeye devam edeceği gözüküyor. Son 20 yılda ortalama dünya ekonomisi yüzde 3.6 büyümüş. Bu ticarete de başka alanlara da yansıyor. Özellikle bizim ihraç pazarımız olan ülkelerin büyümesi bizim açımızdan daha önemli. Bu yıl ve önümüzdeki 2 yılda yüzde 2 büyüme bekleniyor. Dünyada ekonomik büyümenin çok parlak olmadığı bir dönemdeyiz. Dünya ekonomisi halen arzu edilen düzende değil. Halen dünyada sıkı para politikaları izleniyor, enflasyonla mücadele ediliyor. Türkiye ekonomisine gelecek olursak ilk 9 aylık verilerde dünya yüzde 3 büyürken ülkemiz 4.7 büyüdü. Orta vadeli programda da büyümemiz yüzde 4.4 hedeflenmişti. Son çeyrek yüzde 3.7 civarında büyüme gelirse bu hedefi yakalayacağız. Dünya, son 20 yılda ortalama yüzde 3.6 hızlı büyürken Türkiye ortalama yıllık 5.4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1.8 puan pozitif yönde ayrışmış oldu. 2022’de 906 milyar dolar ekonomik hacmimiz vardı. Bu yıl rakamlar ay sonu çıkacak ama bizim tahminlerimize göre 1.1 trilyon dolar seviyelerine yaklaşmış durumdayız. İlk defa ekonomimiz trilyon dolar seviyesini geçmiş oluyor. Bu rakamla birlikte kişi başı gelirimizin de 13 bin dolar seviyesine gelmesini bekliyoruz. Türkiye ekonomisi dünyanın 17., satın alma gücüne göre ise 11. ekonomisi konumunda. Önümüzdeki döneme de çok daha iyi yürüyeceğiz.”

“Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek”

Türkiye’nin enflasyonla mücadele ettiğini ve kısa sürede bu etkilerin enflasyon rakamlarına yansıyacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “En önemli uğraştığımız alan enflasyonla mücadele. Enflasyon konusunda son dönemlerde güncellenmiş para politikalarıyla mücadele yürütüyoruz. Ülkeyi durgunluğa düşürmeden enflasyonu düşürmeniz lazım. Bütün bunlar çerçevesinde aşamalı bir şekilde enflasyonu aşağılara indiriyoruz. Aylık bazda etkileri görmeye başlamıştık. Ocak ayında geçici olduğunu beklediğimiz bir yükseliş var. Bundan sonraki dönemde kademeli düşüş göreceğiz. Yılın ortalarından sonra enflasyonun düştüğünü hep birlikte görmüş olacağız. Yıllık bazda enflasyon bir süre daha yüksek seyredecek ama aylık etkilerini düşüşlerini göreceğiz” dedi.

“Birçok olumsuz gelişmeye rağmen bu performans takdiri hak ediyor”

Türkiye’de yerli üretimi arttırıp cari açığı kapatmak için çalışmaların yapıldığını vurgulayan Yılmaz, “Cari işlemler dengemiz bizim tartıştığımız bir konudur ve. Ekonomi tarihinde bu hep böyle olmuştur. Biz hükümetimiz, cumhur ittifakımız ve meclisimiz Türkiye’de yerli üretimi arttırarak cari işlemleri artık Türkiye’nin kalkınması önünde engel olmaktan çıkarmak istiyoruz. Geçen yılın ilk yarısında 60 milyar dolarlara kadar yükselen cari açığın yılı 45 milyar dolarla bitirdiğini görüyoruz. Yaşadığımız gelişmelerin etkisi oldu. 4.2 civarında milli gelire oranla cari açık bekliyoruz. Bunda altının payı da yüksek. 30 milyar dolara yakın altın ithalatı oldu. Bunu kalıcı bir şekilde azaltmak istiyoruz. Turizm gelirlimizin önemli katkısı var. 54.3 milyar dolar turizm gelirine ulaştık. Hizmet gelirlerinde Türkiye iyi bir noktada. İhracatımız önemli bir performans gösteriyor. 256 milyar dolar seviyesiyle geçen yıl tarihin en yüksek rakamı oldu. Birçok olumsuz gelişmelere rağmen bu performans takdiri hak ediyor. İnşallah bu rakamları çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız” dedi.

“İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz”

Türkiye’de istihdam sayısının her geçen gün arttığını aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hep söylediği 4’lü sistem var. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Yatırımla başlayıp ihracatla biten bir süreç bu. Bütün ekonomik politikalarımızda bu perspektifle hareket ediyoruz. Aşırı tüketim çokta olumlu değil. Tüketim hızımızı biraz daha normal seviyelere taşıyıp, asıl büyümemizi ihracat üzerinde yapmaya çalışıyoruz. Bu politikalarımızın yardımıyla istihdam da ciddi bir gelişme var. Türkiye ekonomisi ilk defa 32 milyonun üzerinde istihdam ortaya koydu. Aylık bazda baktığınızda 8.8’e düştü işsizlik oranımız. Yıllık olarak da tek haneli kapattığımız kesinleşti diyebiliriz. Yakın bir tarihte tam çıkmış olur bunun sonucu. 10.1 diye tahmin etmiştik ama bunun altında kapattık. İstihdam dostu politikalar izlemeye devam edeceğiz. İş gücü piyasalarına kadınların, gençlerin girmesi çok önemli. Kadınsız kalkınma da olmaz, demokrasi de olmaz. Bu konuda desteklerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz”

Kur korumalı mevduat sisteminin yavaş yavaş azaldığını aktaran Yılmaz, “Bankacılık sektörümüzün sermaye yapısı güçlü. Takipteki alacaklar oldukça düşük. Ülkemizin risk durumu oldukça aşağılara gelmiş durumda. Riskleri azalttığımız, siyasi güven ve istikrarı yükselttiğimiz için bu seviye de düştü. 700’den 300’e kadar gelmiş durumda. Daha da düşecek inşallah. CDS’i azaltmaya devam edeceğiz. Kur korumalı mevduat ülkenin önemli bir meselesi. Geçici bir düzenlemeydi. O dönemin şartları içinde bir ihtiyacı karşıladı. Kur korumalı mevduattan çıkıyoruz. Ağustos ayında 124 milyar dolar seviyesine gelmişti. 9 Şubat itibariyle rakamlar elimde. 2 trilyon 360 milyon TL’ye gelmiş durumda. 77,7 milyar dolar seviyesinde. Bununda çok büyük bir kısmı TL mevduata geçiş yapmış oldu. Burada da herhangi bir istikrarsızlığa yol açmadan farklı bir çerçeveye gidiyoruz. Mali disiplin çok önemli” şeklinde konuştu.

“Bütçe disiplinine önem veriyoruz”

6 Şubat merkezli depremlerin ülke ekonomisini etkilediğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Deprem yaşadık maalesef. Riskleri azaltmamız lazım. Riskleri çok iyi tespit edip yoğun bir çalışmayla geleceğimizde çok dirençli şehirler oluşturmamız lazım. Bütçe disiplinine önem veriyoruz. Geçen yıl sırf merkezi idareden 900 milyarın üzerinde harcamamız oldu. Bu yıl deprem ödeneklerin payı 1 trilyon liranın üzerinde. 20 yılda bütçemiz iyi yönetilmemiş olsaydı, mali yapımız kötü olsaydı çok zor duruma düşürdük. Ancak Türkiye siyasi olarak iyi yönetildiği için bu büyük afeti omuzlamış durumdayız. Depremin yaralarını sarmış olacağız. En güçlü ekonomileri bile etkileyen deprem bizleri de etkiledi ancak bunun da üstünden geleceğiz. Bütçe açığının milli gelire oranı 5.8 olarak kapattık. İnşallah deprem harcamalarımızı yapınca bütçe açığımız daha da azalacak. Burada sadece konutlardan bahsetmiyoruz, altyapının iyileştirilmesi çok önemli” dedi.

“İhracatçılarımızı desteklemeye devam edeceğiz”

İhracatı ve ihracatçıları destekleyen politikaların sürdüğünden bahseden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Son dönemde kritik bazı alanlarda yatırım yapıyoruz. Özellikle ihracatçılarımızı destekleyecek şekilde merkez bankamız politikalar uyguluyor. Bu politikalara devam edeceğiz. Şuanda toplumsal yatırım notu dediğimiz çalışma var. Yatırıma, ihracata toplumun daha fazlasına katkı sunan bankalara yüksek not vereceğiz. Buna göre de merkez bankası o bankalara belli avantajlar sağlayacak. YİTAK dediğimiz bir program başlattık. Teknolojik içeriği yüksek, Türkiye’nin ihracatına kalite katacak projelere daha düşük faizle kredi sağlıyoruz. Burada bir komite ulaştırdık. Kriterler çok net, ağırlıkları belli. Uygun projeler YİTAK’tan kredi alacaklar. Bütçemizde alan oluştukça burayı desteklemeyi düşünüyoruz. Sanayi bakanlığımız proje tekliflerini almış durumda” diye konuştu.

“Adana ve Mersin çok önemli bir bölge”

Adana ve Mersin’in İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra çok önemli bir konuma sahip olduğunu aktaran Yılmaz, “Çok önemli bir bölgedeyiz. Çukurova bölgesi çok önemli. Doğu Akdeniz’de son derece önemli bir konuma sahip. Diğer taraftan geçmişte biz planlama teşkilatında yapılan çalışmalarda bu bölgenin potansiyelini vurgulardık. İstanbul, Ankara ve İzmir dışında metropol olma potansiyeli olan bölge burası. Ancak şimdiye kadar çok değerlendirdik mi bunu kendimize sormalıyız. Bu bölgemize farklı bir ivme katacağımıza ben yürekten inanıyorum. Orta Anadolu Akdeniz aksı dediğimiz bir ulaşım hattı planlamamız gerekiyor. Afet riskine karşı belli sanayilerin gelişmesi gerekiyor. Deprem döneminde burayı gördük. Buna uygun projeler yapmalıyız” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından program basına kapalı soru-cevap ile devam etti. Programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra oda ve borsaların başkanları ve iş insanları katıldı. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmazdan-enflasyon-ve-buyume-mesaji/feed/ 0
Ticaret Bakanı Bolat: “Mart, nisan aylarında cari açığımız 30 milyar dolara gerileyecek” https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-bolat-mart-nisan-aylarinda-cari-acigimiz-30-milyar-dolara-gerileyecek-2/ https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-bolat-mart-nisan-aylarinda-cari-acigimiz-30-milyar-dolara-gerileyecek-2/#respond Wed, 21 Feb 2024 05:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6506 Ticaret Bakanı Bolat: “Mart, nisan aylarında cari açığımız 30 milyar dolara gerileyecek”

“2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz”

“2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak”

“Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak”

“Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz”

ANTALYA – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz” dedi.

Bakan Bolat, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Bolat, Antalya’nın çok gelişmiş bir kent olduğunun altını çizerek, son 20 yılda ise şehrin bir büyük gelişme gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin milli gelirinin son 20 yılda 4.5 kart arttığını hatırlatan Bolat, Antalya’nın ise bunun iki katından fazla gelişme gösterdiğini bildirdi. Antalya’nın dünyanın turizm başkentlerinden biri olduğunun altını çizen Bakan Bolat, “Avrupa’da, Asya’da Amerika’da bilinen turizm için çok görülmek istenen ir şehrimiz. Ülkemizin milli gelirine ciddi katma değer sağlıyor. Dış ticaretine bakıldığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 134. Gelişme açısından önü çok açık. En önemlisi hizmetler ticareti ve turizmde adeta cağ atladı. Türkiye’nin 100 milyar dolara ulaşan hizmetler ticaret gelirinin 54 milyar doları turizmden geldi. 57 milyon turistin işte 6 milyonu yerlidir. 51 milyonun üçte biride Antalya’ya geldi. 30 milyon yolcuyu Antalya Havalimanı her yıl, geçen yıl itibariyle ağırladı. Buda gösteriyor ki Antalya Türkiye ölçeğinde, büyüdü gelişti. Türkiye’nin beşinci büyük ili haline geldi. 2000’de ilk 15’deydi şimdi ise ilk beşe yükseldi, buda başarıdır” ifadelerine yer verdi.

“Çift kanatlı model”

Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde milli gelirin 4.5 katı arttığını kaydeden Bolat, “230 milyar dolardan, 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. 2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. Çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başı milli gelirde 12 bin 500-12 bin 650 dolar, oradaki son rakamı da 1 Mart’ta alacağız. Büyüme gösteriyoruz. Ali Bahar, ‘İç talep birden bire bastırılmasın, ekonomide daha dengeli bir model uygulansın’ dedi. Doğrudur. Hükümet olarak uyguladığımız model, hem dışa açık büyüme modeli hem de iç talebinde dengeli şekilde büyümeyi destekleyici bir büyüme modeli çift kanatlı, buna devam edeceğiz. 2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak” dedi.

“Dış ticaret açığımız bugün 97 milyar dolar”

Dünya için 2023 yılının zor geçtiğini aktaran Bakan Bolat, “Batı ülkeleri son 40 yılın çok yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek için 20-25 katı faizi oranlarını artırarak yüzde 00.25’den, yüzde 5 ve 5.5’lere çıkararak frene çok sert bastılar. ABD, AB’de olsun Almanya, İngiltere, Fransa hepsinin teknik olarak resesyonda olduklarını gördüm. Bizim için niye önemli, bize en çok turist gönderen, en çok ticaret yaptığımız ülkeler. AB bütününde yüzde 41 ihracatımız söz konusudur. Bu anlamda Avrupa’nın canlanması büyümesi bizim için iyidir. Özellikle mal ve hizmet ihracatımızı arttırarak büyümememizi destekleyeceğiz. Bugün itibariyle günde 1 milyar dolar ihracat yapabilen ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı, 7.5 katı artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık, bugün itibariyle bunun üstüne 1.5 milyar dolar daha ekledik. Yıllıklandırılmış olarak 257.5 milyar dolara ulaştık. Haziran ayından itibaren her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana her ay dış ticaret açığımızda azalış rakamları açıklıyoruz. 110 milyar dolara çıkan 2022 dış ticaret açığını 2023’de 106’ya düşürdük bugün itibariyle 97 milyar dolardayız, yıllık bazda söylüyorum. Bu azalmaya devam edecek. Bunu ihracatımızı biraz daha artırarak zor şartlara rağmen. Dünyada bana malını gönder, bekliyorum diyen talep yok. Küresel ticarette 2023’te gerileme var, küresel büyümede durgunluk söz konusu. Biz dengeli bir büyüme ve makul bir ihracat artışın ile yılı kapadık. 2024’te dış ticarette iddialı hedeflerimiz var. İhracatımızı yüzde 4-5 arası artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek, hizmet ihracatına geldiğimizde ise 2000’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı Antalya’nın turizmden aldığı payı 2023’de 100 milyar dolardı. 2024 hedefimizi 110 milyar dolar. Ali Bahar’ın da söylediği gibi olağanüstü jeopolitik, yada bölgede ciddi bir siyasi askeri bir gerilim olmazsa, salgın nüksetmezse 2024 yılında dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız. Daha iyi rakamalar ulaşacağız. Bunu ihracatı arttırıp, ithalatı azaltarak başaracağız” ifadelerini kullandı.

“Cari açık düşecek”

“Cari işlemler dengesi bizim için her zaman başımızı ağrıtan bir konudur” diyen Bakan Bolat, “Döviz sıkıntısına sebebiyet verir. Döviz kurları açısından sıkıntı oluşturur. O açıdan baktığımızda, mayıs ayını geçen sene şöyleydi. Dış ticaret açığımız yıllıklandırılmış olarak 122 milyar dolardı, bu ay itibariyle 97 milyar dolardayız. Yine mayıs ayı itibariyle cari açığımız 60.1 milyar dolardı tavandı, 45.2 milyar dolarla 2023 cari açığı kapadık. Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz. Hizmetler sektöründe cari fazla veren bir ülkeyiz. 100 milyar dolar ihracat, 49 milyar dolar ithalat, 51 milyar dolar fazlamız var. Bu neye yaradı, dış ticaret açığı 106 milyar dolardı, onu aşağı çekmeye yaradı. Oradan 51’i çıkardık 45 milyar dolarla cari açıkta nispeten ferahladık, ama bu 30 milyar dolarak kadar nisan da geri çekilecek. Turizmin canlandığı diğer aylarda o zaman bir kere dış ödemeler dengesinde sağlam istikrarlı bir yapı kurulmuş olacak. Kredi kuruluşları Türkiye açısından olumlu raporları açıklamaya başlayacaklar. Ekonomimiz yatırım çekme noktasında daha cazip imkanlar sunmaya başlayacak” diye konuştu.

Serbest bölgelere her zaman destek verdiklerini kaydeden Bakan Bolat, bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılara verdiklerini belirtti.

“20 milyon turist hedefi uzak değil”

Antalya’nın 20 milyon turist hedefinin çok uzakta olmadığını dile getiren Ticaret Bakanı Bolat, “Antalya Serbest Bölgesi’nin genişletilmesi için çalışmaya devam edeceğiz. 11 bin metrekarelik alan çıkarıldı, ihtiyaç sahipleri veya talep gösterenler arasında bir rahatlama sağlayacak. Bu çalışmalarla Antalya’nın üretimi, katma değeri daha da artacak. 2023 yılında dünyada doğrudan yatırımlarda yüzde 30 daralma oldu, bizim toplam çektiğimiz yabancı yatırım miktarı 10,6 milyar dolar oldu. Şirket sayısı da 80 bin 500’dü. Sanayide de Antalya gelişme kaydetti. Antalya ölçeğini, ülkemizin yarısını getirebilmiş olursak bugün kişi başı milli gelirimizi 25 bin dolara çıkarmak içten bile değil. Doğru yoldayız” dedi.

“Esnafa destek”

Bakanlık olarak Antalya’da esnaf ve ihracat desteği anlamında destek verdiklerini aktaran Bolat, “Hükümetimiz 20 yılda Antalya’ya ulaşım alanında 93 milyarlık yatırım yaptı. Bugün Antalyalı esnaflarımızla toplantı yaptık. Onlara hükümetimizin Halk Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredisi 100 milyon ilave finansman müjdesi verdik. Yüzde 25.5’luk bir maliyetle alacaklar, pazartesi günü bu rakam gönderilmiş olacak. Birkaç hafta önce 50 milyon daha gönderilmişti böylelikle 150 milyona çıkacak. Sel felaketinde yara alan iş yerleri açısından bu çok önemli. Banka kartlarındaki komisyon oranları 5 Ocak’ta Bankalar Birliği ile toplantı yaptık. 3 kamu bankası, Ziraat Bankası bir karar aldı, banka kartındaki komisyonun oranını yüzde 2.39’a düşürdüler. Akaryakıt istasyonlarında da yüzde 2.25’e düşürdüler. Banka kartlarındaki post makinelerindeki aylık ücretlendirmeyi de yüzde 50 indirim yaptılar. Hayırlı uğurlu olsun. Kadınların kurduğu kooperatiflere de ciddi oranda destek veriyoruz” açıklamasında bulundu.

“Yer sorunu çekiyoruz”

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın katma değerli üretimler yaptığının altını çizerek, “Türkiye’nin büyük hedefine Antalya ciddi katkı sağlamak için çalışıyor. Önün de bir kaç engel var. Kastlar arası bağlantı çok önemlidir. Bu ağları oluşturmak için bize yol, demir yolu, kara yolu ve elbette liman yada limanlar lazım. Bunlar olursa Antalya hızlı şekilde katlayacak potansiyeli var. Müteşebbis, girişimci ve sermaye var. Ekonomik bir güç var, bu güzel iklimi elimizdeki turizm, tarım, sanayiden gelen sermayeyi başka yere kaçırmadan ülkemizin istifadesine sunmak için yapabileceğimiz çok şey var. Yer konusunda sıkıntısı olan şehiriz. Şehrin yarıdan fazlası orman, önemli bir kısmı tarım arazisi kıpırdayacak yerimiz çok azalıyor. Orman vasfını kaybetmiş arazilerimiz var. Mera vasfını kaybetmiş mera yerlerimiz var. Bu alanları değerlendirerek çok ciddi hamle yapabileceğimiz potansiyellerimiz olabilir. Bu noktada desteklerinizi bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

“Türkiye’nin 4. büyük odasıyız”

ATSO Başkanı Ali Bahar ise Antalya’nın 2023 yılında, 16 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi ile şimdiye kadarki en yüksek turist sayısına ulaştığını hatırlattı. Beklenmedik bir gelişme olmaz ise 2024’te de yeni bir rekor kıracaklarının altını çizen Bahar, “Antalya ekonomisinin güçlü kaslarından bir diğeri de, tarımdır. Pek çok üründe ülkemizin ilk tedarikçisiyiz. Yine, pek çok üründe ciddi ihracatımız var. Ne mutlu bize ki, üretimimiz de yıldan yıla artıyor. Odamız, 141 yıldır var olan, yaklaşık 62 bin üyeye sahip, günde 40 yeni kayıt yapan, 49 meslek komitesi ile Türkiye’nin en büyük 4. oda olma özelliğine sahiptir. Türkiye’de kurulan her 20 şirketten biri Antalya’mız da kurulmaktadır. Yine İstanbul’dan sonra, en fazla yabancı şirket kuruluşunun gerçekleştiği, 2. oda konumundayız. İlimizin artan cazibesi, doğal olarak gerek yurtiçinden, gerek yurtdışından göç almamıza neden olmuştur. Son 23 yılda, Antalya nüfusu, yüzde 88 artış ile 1,4 milyondan 2,7 milyona ulaşmış, Yalova ve Tekirdağ’dan sonra nüfusu en çok artan il konumundadır. Hızlı nüfus artışı şehrimizde, çevreden imara, eğitimden sağlığa, lojistikten şehir içi trafiğine ve ticaretin gerek işleyiş, gerek denetimine kadar pek çok alanda istemediğimiz sonuçlar doğuruyor” diye konuştu.

“KDV oranları”

ATSO üyelerimizden gelen en önemli başlığın KDV oranları olduğunu vurgulayan Bahar, “Sektörel farklılık gösteren bu oranların, bir işletmeye girişiyle çıkışı arasında da fark olması, reel sektörü zorlamakta, ticaretimizde büyük bir zarar oluşturmaktadır. Tek oranlı KDV’nin uygulamadaki zorlukları ortadan kaldıracağını düşünüyor, desteklerinizi bekliyoruz. Finansa erişim konusunda geçmişe göre rahatlama görünmekle birlikte, finansmanın, yüksek mali yükünü taşıma noktasında beklenen seviye de değiliz. Kredi kartında kesinlikle taksit sayısında sınırlama olmaması gerektiğini, bunun hem tüketiciyi hem satıcıları çok zor durumda bırakacağını buradan ifade etmek istiyoruz. Bu sınırlama beyaz eşya, hazır giyim, mobilya gibi yerli üretimin yoğun olduğu sektörlerde, üreticiye büyük darbe vurabilir” diye konuştu.

“Toplu iş yeri projesi”

Antalya’da liman sorununun artarak devam etiğine değinen Bahar, bu noktada destek beklediklerini belirtti. İkinci el araç satışı yapan işletmelerin, konut altı dükkanlara mahkum olmuş durumda olduğuna değinen Ali Bahar, “İşletmelerimiz, ilgili yönetmeliğin fiziki gereklerini karşılamadığı için yetki belgesi alamamakta, dolayısıyla kadük duruma düşmektedir. Toplu iş yerleri projemize desteğini bekliyoruz. Antalya’da hiç olmayan, olduğunda da birçok sektörün yarasına merhem, ihtiyacına cevap olacak bir konudur. Antalya’nın kuzey çevre yolu üzerinde bulunan birçok arazi, toplulaştırma için kullanılırsa, apartman altına sıkışmış, şehir içine sıkışmış ticaretin rahatlaması sağlanacağı inancındayız. Yine şehrimiz için son zamanda sık sık dile getirilen başka önemli bir konu Sağlık Turizmidir. Bu konu bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Bu farkındalıkla, sağlık turizmi için “marka olma” yolunda adımlar attık. Geçtiğimiz günlerde yurtdışından aracılar getirerek, ilgili üyelerimizle buluşturduk. Çok büyük ses getirdik” dedi.

“Ulaşım projeleri”

“Şehrimiz tarımda Türkiye’yi doyuran bir üretim üssü konumundadır” diyen Bahar, “Karayolu ve demiryolu ile şehrimizin lojistik ağlara bağlantısı, havayolu kabiliyetimiz ile kıyaslandığında çok geri sıralardadır. 2028 yılı için planlanan hızlı tren projesi, müstesna bir şehir olan Antalya’mızın en doğal hakkıdır. Çok yakında bu projenin öne alınması için bir imza kampanyası başlatıyoruz. Desteğinizi de bekliyoruz. Belediye kreşleri ile özel kreşler arasında haksız rekabet bulunmaktadır. Fiyat, fiziksel koşullar, denetimler noktasında bu rekabet daha çok hissedilmektedir. Özel kreşlerin ticaretinin korunması anlamında haksız rekabet, ortadan kaldırılmalıdır. Nasıl ki fabrikalar, oteller GES projesi yapabiliyorsa, küçük işletmelerin, bir kuyumcunun, bir sıhhi tesisatçının da, enerji kooperatifi aracılığıyla maliyetlerini düşürebileceğine inanıyoruz. Bu konuda sizlerden teşvik ve mevzuat çalışmaları bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bahar, 31 Mart seçimlerinden sonra, bir şehir meselesi haline gelen EXPO 2016 alanının değerlendirilmesini ve kent ticaretine kazandırılmasını gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-bolat-mart-nisan-aylarinda-cari-acigimiz-30-milyar-dolara-gerileyecek-2/feed/ 0
Ticaret Bakanı Bolat: “Mart, nisan aylarında cari açığımız 30 milyar dolara gerileyecek” https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-bolat-mart-nisan-aylarinda-cari-acigimiz-30-milyar-dolara-gerileyecek/ https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-bolat-mart-nisan-aylarinda-cari-acigimiz-30-milyar-dolara-gerileyecek/#respond Wed, 21 Feb 2024 00:48:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6451 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz” dedi.

Bakan Bolat, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı’na katıldı. Bolat, Antalya’nın çok gelişmiş bir kent olduğunun altını çizerek, son 20 yılda ise şehrin bir büyük gelişme gösterdiğini kaydetti. Türkiye’nin milli gelirinin son 20 yılda 4.5 kart arttığını hatırlatan Bolat, Antalya’nın ise bunun iki katından fazla gelişme gösterdiğini bildirdi. Antalya’nın dünyanın turizm başkentlerinden biri olduğunun altını çizen Bakan Bolat, “Avrupa’da, Asya’da Amerika’da bilinen turizm için çok görülmek istenen ir şehrimiz. Ülkemizin milli gelirine ciddi katma değer sağlıyor. Dış ticaretine bakıldığında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 134. Gelişme açısından önü çok açık. En önemlisi hizmetler ticareti ve turizmde adeta cağ atladı. Türkiye’nin 100 milyar dolara ulaşan hizmetler ticaret gelirinin 54 milyar doları turizmden geldi. 57 milyon turistin işte 6 milyonu yerlidir. 51 milyonun üçte biride Antalya’ya geldi. 30 milyon yolcuyu Antalya Havalimanı her yıl, geçen yıl itibariyle ağırladı. Buda gösteriyor ki Antalya Türkiye ölçeğinde, büyüdü gelişti. Türkiye’nin beşinci büyük ili haline geldi. 2000’de ilk 15’deydi şimdi ise ilk beşe yükseldi, buda başarıdır” ifadelerine yer verdi.

“Çift kanatlı model”

Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde milli gelirin 4.5 katı arttığını kaydeden Bolat, “230 milyar dolardan, 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. 2 hafta sonra 1 Mart’ta 4. Çeyrek büyüme rakamları açıklandığında 1 trilyon 100 milyar dolara ulaştığımızı göreceğiz. Kişi başı milli gelirde 12 bin 500-12 bin 650 dolar, oradaki son rakamı da 1 Mart’ta alacağız. Büyüme gösteriyoruz. Ali Bahar, ‘İç talep birden bire bastırılmasın, ekonomide daha dengeli bir model uygulansın’ dedi. Doğrudur. Hükümet olarak uyguladığımız model, hem dışa açık büyüme modeli hem de iç talebinde dengeli şekilde büyümeyi destekleyici bir büyüme modeli çift kanatlı, buna devam edeceğiz. 2023 yılında ilk 9 ayda yüzde 4.7 ortalamayı yakalamıştık, o civarda 4.5, 4.7 oranında bir büyüme ile inşallah kapatmak nasip olacak” dedi.

“Dış ticaret açığımız bugün 97 milyar dolar”

Dünya için 2023 yılının zor geçtiğini aktaran Bakan Bolat, “Batı ülkeleri son 40 yılın çok yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek için 20-25 katı faizi oranlarını artırarak yüzde 00.25’den, yüzde 5 ve 5.5’lere çıkararak frene çok sert bastılar. ABD, AB’de olsun Almanya, İngiltere, Fransa hepsinin teknik olarak resesyonda olduklarını gördüm. Bizim için niye önemli, bize en çok turist gönderen, en çok ticaret yaptığımız ülkeler. AB bütününde yüzde 41 ihracatımız söz konusudur. Bu anlamda Avrupa’nın canlanması büyümesi bizim için iyidir. Özellikle mal ve hizmet ihracatımızı arttırarak büyümememizi destekleyeceğiz. Bugün itibariyle günde 1 milyar dolar ihracat yapabilen ülke konumuna geldik. 2002’deki 36 milyar dolar mal ihracatımızı, 7.5 katı artışla 256 milyar dolara çıkarmıştık, bugün itibariyle bunun üstüne 1.5 milyar dolar daha ekledik. Yıllıklandırılmış olarak 257.5 milyar dolara ulaştık. Haziran ayından itibaren her ay Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana da her ay ithalatımızda azalış rakamlarını açıklıyoruz. Ağustostan bu yana her ay dış ticaret açığımızda azalış rakamları açıklıyoruz. 110 milyar dolara çıkan 2022 dış ticaret açığını 2023’de 106’ya düşürdük bugün itibariyle 97 milyar dolardayız, yıllık bazda söylüyorum. Bu azalmaya devam edecek. Bunu ihracatımızı biraz daha artırarak zor şartlara rağmen. Dünyada bana malını gönder, bekliyorum diyen talep yok. Küresel ticarette 2023’te gerileme var, küresel büyümede durgunluk söz konusu. Biz dengeli bir büyüme ve makul bir ihracat artışın ile yılı kapadık. 2024’te dış ticarette iddialı hedeflerimiz var. İhracatımızı yüzde 4-5 arası artırarak, mal ihracatında 267 milyar dolara yükselmek, hizmet ihracatına geldiğimizde ise 2000’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı Antalya’nın turizmden aldığı payı 2023’de 100 milyar dolardı. 2024 hedefimizi 110 milyar dolar. Ali Bahar’ın da söylediği gibi olağanüstü jeopolitik, yada bölgede ciddi bir siyasi askeri bir gerilim olmazsa, salgın nüksetmezse 2024 yılında dış ticarete dayalı büyümede başarılı olacağız. Daha iyi rakamalar ulaşacağız. Bunu ihracatı arttırıp, ithalatı azaltarak başaracağız” ifadelerini kullandı.

“Cari açık düşecek”

“Cari işlemler dengesi bizim için her zaman başımızı ağrıtan bir konudur” diyen Bakan Bolat, “Döviz sıkıntısına sebebiyet verir. Döviz kurları açısından sıkıntı oluşturur. O açıdan baktığımızda, mayıs ayını geçen sene şöyleydi. Dış ticaret açığımız yıllıklandırılmış olarak 122 milyar dolardı, bu ay itibariyle 97 milyar dolardayız. Yine mayıs ayı itibariyle cari açığımız 60.1 milyar dolardı tavandı, 45.2 milyar dolarla 2023 cari açığı kapadık. Mart, Nisan aylarına geldiğimizde cari açığımız 30 milyar dolara kadar gerilemiş olacak. Hem dış ticaret açığımızı ortalama 6-7 milyar dolarda tutuyoruz, hizmetlerden sağladığımız artıyla cari açığımızı da düşürüyoruz. Hizmetler sektöründe cari fazla veren bir ülkeyiz. 100 milyar dolar ihracat, 49 milyar dolar ithalat, 51 milyar dolar fazlamız var. Bu neye yaradı, dış ticaret açığı 106 milyar dolardı, onu aşağı çekmeye yaradı. Oradan 51’i çıkardık 45 milyar dolarla cari açıkta nispeten ferahladık, ama bu 30 milyar dolarak kadar nisan da geri çekilecek. Turizmin canlandığı diğer aylarda o zaman bir kere dış ödemeler dengesinde sağlam istikrarlı bir yapı kurulmuş olacak. Kredi kuruluşları Türkiye açısından olumlu raporları açıklamaya başlayacaklar. Ekonomimiz yatırım çekme noktasında daha cazip imkanlar sunmaya başlayacak” diye konuştu.

Serbest bölgelere her zaman destek verdiklerini kaydeden Bakan Bolat, bakanlık bütçesinin yüzde 60’ını ihracatçılara verdiklerini belirtti.

“20 milyon turist hedefi uzak değil”

Antalya’nın 20 milyon turist hedefinin çok uzakta olmadığını dile getiren Ticaret Bakanı Bolat, “Antalya Serbest Bölgesi’nin genişletilmesi için çalışmaya devam edeceğiz. 11 bin metrekarelik alan çıkarıldı, ihtiyaç sahipleri veya talep gösterenler arasında bir rahatlama sağlayacak. Bu çalışmalarla Antalya’nın üretimi, katma değeri daha da artacak. 2023 yılında dünyada doğrudan yatırımlarda yüzde 30 daralma oldu, bizim toplam çektiğimiz yabancı yatırım miktarı 10,6 milyar dolar oldu. Şirket sayısı da 80 bin 500’dü. Sanayide de Antalya gelişme kaydetti. Antalya ölçeğini, ülkemizin yarısını getirebilmiş olursak bugün kişi başı milli gelirimizi 25 bin dolara çıkarmak içten bile değil. Doğru yoldayız” dedi.

“Esnafa destek”

Bakanlık olarak Antalya’da esnaf ve ihracat desteği anlamında destek verdiklerini aktaran Bolat, “Hükümetimiz 20 yılda Antalya’ya ulaşım alanında 93 milyarlık yatırım yaptı. Bugün Antalyalı esnaflarımızla toplantı yaptık. Onlara hükümetimizin Halk Bankası üzerinden sübvansiyonlu kredisi 100 milyon ilave finansman müjdesi verdik. Yüzde 25.5’luk bir maliyetle alacaklar, pazartesi günü bu rakam gönderilmiş olacak. Birkaç hafta önce 50 milyon daha gönderilmişti böylelikle 150 milyona çıkacak. Sel felaketinde yara alan iş yerleri açısından bu çok önemli. Banka kartlarındaki komisyon oranları 5 Ocak’ta Bankalar Birliği ile toplantı yaptık. 3 kamu bankası, Ziraat Bankası bir karar aldı, banka kartındaki komisyonun oranını yüzde 2.39’a düşürdüler. Akaryakıt istasyonlarında da yüzde 2.25’e düşürdüler. Banka kartlarındaki post makinelerindeki aylık ücretlendirmeyi de yüzde 50 indirim yaptılar. Hayırlı uğurlu olsun. Kadınların kurduğu kooperatiflere de ciddi oranda destek veriyoruz” açıklamasında bulundu.

“Yer sorunu çekiyoruz”

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın katma değerli üretimler yaptığının altını çizerek, “Türkiye’nin büyük hedefine Antalya ciddi katkı sağlamak için çalışıyor. Önün de bir kaç engel var. Kastlar arası bağlantı çok önemlidir. Bu ağları oluşturmak için bize yol, demir yolu, kara yolu ve elbette liman yada limanlar lazım. Bunlar olursa Antalya hızlı şekilde katlayacak potansiyeli var. Müteşebbis, girişimci ve sermaye var. Ekonomik bir güç var, bu güzel iklimi elimizdeki turizm, tarım, sanayiden gelen sermayeyi başka yere kaçırmadan ülkemizin istifadesine sunmak için yapabileceğimiz çok şey var. Yer konusunda sıkıntısı olan şehiriz. Şehrin yarıdan fazlası orman, önemli bir kısmı tarım arazisi kıpırdayacak yerimiz çok azalıyor. Orman vasfını kaybetmiş arazilerimiz var. Mera vasfını kaybetmiş mera yerlerimiz var. Bu alanları değerlendirerek çok ciddi hamle yapabileceğimiz potansiyellerimiz olabilir. Bu noktada desteklerinizi bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

“Türkiye’nin 4. büyük odasıyız”

ATSO Başkanı Ali Bahar ise Antalya’nın 2023 yılında, 16 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçi ile şimdiye kadarki en yüksek turist sayısına ulaştığını hatırlattı. Beklenmedik bir gelişme olmaz ise 2024’te de yeni bir rekor kıracaklarının altını çizen Bahar, “Antalya ekonomisinin güçlü kaslarından bir diğeri de, tarımdır. Pek çok üründe ülkemizin ilk tedarikçisiyiz. Yine, pek çok üründe ciddi ihracatımız var. Ne mutlu bize ki, üretimimiz de yıldan yıla artıyor. Odamız, 141 yıldır var olan, yaklaşık 62 bin üyeye sahip, günde 40 yeni kayıt yapan, 49 meslek komitesi ile Türkiye’nin en büyük 4. oda olma özelliğine sahiptir. Türkiye’de kurulan her 20 şirketten biri Antalya’mız da kurulmaktadır. Yine İstanbul’dan sonra, en fazla yabancı şirket kuruluşunun gerçekleştiği, 2. oda konumundayız. İlimizin artan cazibesi, doğal olarak gerek yurtiçinden, gerek yurtdışından göç almamıza neden olmuştur. Son 23 yılda, Antalya nüfusu, yüzde 88 artış ile 1,4 milyondan 2,7 milyona ulaşmış, Yalova ve Tekirdağ’dan sonra nüfusu en çok artan il konumundadır. Hızlı nüfus artışı şehrimizde, çevreden imara, eğitimden sağlığa, lojistikten şehir içi trafiğine ve ticaretin gerek işleyiş, gerek denetimine kadar pek çok alanda istemediğimiz sonuçlar doğuruyor” diye konuştu.

“KDV oranları”

ATSO üyelerimizden gelen en önemli başlığın KDV oranları olduğunu vurgulayan Bahar, “Sektörel farklılık gösteren bu oranların, bir işletmeye girişiyle çıkışı arasında da fark olması, reel sektörü zorlamakta, ticaretimizde büyük bir zarar oluşturmaktadır. Tek oranlı KDV’nin uygulamadaki zorlukları ortadan kaldıracağını düşünüyor, desteklerinizi bekliyoruz. Finansa erişim konusunda geçmişe göre rahatlama görünmekle birlikte, finansmanın, yüksek mali yükünü taşıma noktasında beklenen seviye de değiliz. Kredi kartında kesinlikle taksit sayısında sınırlama olmaması gerektiğini, bunun hem tüketiciyi hem satıcıları çok zor durumda bırakacağını buradan ifade etmek istiyoruz. Bu sınırlama beyaz eşya, hazır giyim, mobilya gibi yerli üretimin yoğun olduğu sektörlerde, üreticiye büyük darbe vurabilir” diye konuştu.

“Toplu iş yeri projesi”

Antalya’da liman sorununun artarak devam etiğine değinen Bahar, bu noktada destek beklediklerini belirtti. İkinci el araç satışı yapan işletmelerin, konut altı dükkanlara mahkum olmuş durumda olduğuna değinen Ali Bahar, “İşletmelerimiz, ilgili yönetmeliğin fiziki gereklerini karşılamadığı için yetki belgesi alamamakta, dolayısıyla kadük duruma düşmektedir. Toplu iş yerleri projemize desteğini bekliyoruz. Antalya’da hiç olmayan, olduğunda da birçok sektörün yarasına merhem, ihtiyacına cevap olacak bir konudur. Antalya’nın kuzey çevre yolu üzerinde bulunan birçok arazi, toplulaştırma için kullanılırsa, apartman altına sıkışmış, şehir içine sıkışmış ticaretin rahatlaması sağlanacağı inancındayız. Yine şehrimiz için son zamanda sık sık dile getirilen başka önemli bir konu Sağlık Turizmidir. Bu konu bizim için, şehrimiz için ve ülkemiz için potansiyeli oldukça yüksek bir konudur ve biz bunun farkındayız. Bu farkındalıkla, sağlık turizmi için “marka olma” yolunda adımlar attık. Geçtiğimiz günlerde yurtdışından aracılar getirerek, ilgili üyelerimizle buluşturduk. Çok büyük ses getirdik” dedi.

“Ulaşım projeleri”

“Şehrimiz tarımda Türkiye’yi doyuran bir üretim üssü konumundadır” diyen Bahar, “Karayolu ve demiryolu ile şehrimizin lojistik ağlara bağlantısı, havayolu kabiliyetimiz ile kıyaslandığında çok geri sıralardadır. 2028 yılı için planlanan hızlı tren projesi, müstesna bir şehir olan Antalya’mızın en doğal hakkıdır. Çok yakında bu projenin öne alınması için bir imza kampanyası başlatıyoruz. Desteğinizi de bekliyoruz. Belediye kreşleri ile özel kreşler arasında haksız rekabet bulunmaktadır. Fiyat, fiziksel koşullar, denetimler noktasında bu rekabet daha çok hissedilmektedir. Özel kreşlerin ticaretinin korunması anlamında haksız rekabet, ortadan kaldırılmalıdır. Nasıl ki fabrikalar, oteller GES projesi yapabiliyorsa, küçük işletmelerin, bir kuyumcunun, bir sıhhi tesisatçının da, enerji kooperatifi aracılığıyla maliyetlerini düşürebileceğine inanıyoruz. Bu konuda sizlerden teşvik ve mevzuat çalışmaları bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bahar, 31 Mart seçimlerinden sonra, bir şehir meselesi haline gelen EXPO 2016 alanının değerlendirilmesini ve kent ticaretine kazandırılmasını gerektiğini sözlerine ekledi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-bolat-mart-nisan-aylarinda-cari-acigimiz-30-milyar-dolara-gerileyecek/feed/ 0
Ziraat Katılım’ın Bilanço Büyüklüğü 2023 Sonunda 384,2 Milyar Liraya Ulaştı https://www.haber28.com.tr/ziraat-katilimin-bilanco-buyuklugu-2023-sonunda-3842-milyar-liraya-ulasti/ https://www.haber28.com.tr/ziraat-katilimin-bilanco-buyuklugu-2023-sonunda-3842-milyar-liraya-ulasti/#respond Tue, 20 Feb 2024 02:00:26 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6279 Ziraat Katılım’ın bilanço büyüklüğü 2023 sonu itibarıyla 384,2 milyar liraya ulaştı.

Bankadan 2023 yılı finansal verilere ilişkin yapılan açıklamada, Ziraat Katılım’ın sağlıklı bir mali performansla hızlı büyümesini sürdürerek 2023’ü başarıyla tamamladığı bildirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini en doğru kanaldan ve en uygun çözüm önerilerini sunarak karşıladıklarını belirterek, bölgede ve uluslararası piyasalarda da etkin bir katılım finans kurumu olma vizyonu doğrultusunda çalışmalarına devam ettiklerini vurguladı.

Ziraat Katılım’ın 2023 yıl sonu itibarıyla toplam aktiflerini önceki seneye göre yüzde 80 artırarak 384,2 milyar liralık bilanço büyüklüğüne ulaştığını kaydeden Özdemir, bankanın kullandırdığı nakdi fonların da yüzde 80 yükselişle 261,7 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Özdemir, “Gayri nakdi fonlar ise yüzde 73 büyümeyle 78,3 milyar liraya ulaşmış olup ülkemiz ekonomisine sağlanan destek 340 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Bu süreçte, ekonomimizin can damarı konumundaki KOBİ’ler başta olmak üzere reel sektörün finansmanına yönelik desteğimiz artarak devam etmiştir. 2023 yıl sonu itibarıyla toplanan fonlar ise önceki yıla göre yüzde 76 artarak 304,3 milyar lira büyüklüğe ulaştı.” bilgisini paylaştı.

“2023 yılında kullandırılan fonlar hızlı büyümesini sürdürdü”

Metin Özdemir, Ziraat Katılım olarak, aktif kaliteyi korumayı ve geliştirmeyi öngören bir büyüme stratejisini benimsediklerini bildirdi.

“Bankanın tahsis ve fon kullandırım süreçleri ile erken uyarı ve risk izleme alt yapısı bu doğrultuda sürekli olarak geliştirilmektedir.” ifadesini kullanan Özdemir, sürdürülebilir büyüme ve müşteri odaklı stratejileri doğrultusunda, 2023 yılında kullandırılan fonların hızlı büyümesini sürdürdüğünü anlattı.

Özdemir, “Risk yönetimi politikalarının ödünsüz icra edildiği bu dönemde, takipteki alacaklar rasyosu sektör ortalamasının oldukça altında kalarak yüzde 0,8 seviyesinde, sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 15,10 olarak gerçekleşmiştir.” ifadesini kullandı.

Ziraat Katılım’ın geçen yıl toplamda 17,1 milyar liraya ulaşan 33 adet kira sertifikası ihracını başarıyla tamamladığını kaydeden Özdemir, Bankanın kurulduğu tarihten 2023 yıl sonuna kadar değişik tutarlı tertipler halinde 70,3 milyar liralık ihraç gerçekleştirdiği bilgisini verdi.

“Finansal kiralamada sektör lideriyiz”

Ziraat Katılım Genel Müdürü Özdemir, finansal kiralama işlemlerinde katılım finans sektöründeki liderliklerini sürdürdüklerini ve finansal kiralama ürünlerinde de sektör liderliklerini korumaya devam edeceklerini bildirdi.

Afrika’da 2020 yılında faaliyete başlayan Sudan Şubesi ile Türk bankacılık tarihinde bir ilke imza atan Ziraat Katılım’ın Somali’nin başkenti Mogadişu’da yurt dışındaki ikinci şubesini açtığını anımsatan Özdemir, Cumhuriyetin 100. yıl dönümü olan 29 Ekim 2023’te tarihinde açılışını yaptıkları Someli şubesi ile iki ülke arasındaki dış ticareti gelişimine ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sunacaklarını anlattı.

Özdemir, 2023 yılı içerisinde toplamda 191 şubeye ulaştıklarını ve insan kaynaklarını yeni katılımlarla geliştirdiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Köklü kurumsal kültürümüzün yansıması olan değerlerimiz ve etik ilkelerimiz doğrultusunda, reel ekonomiye katkımızı artırmak üzere özveriyle çalışmaya devam ediyoruz. Katılım bankacılığını yaygınlaştırma misyonumuza sıkıca bağlı kalarak, projelerimize kararlılıkla devam ederken, nihai hedefimiz Türkiye ekonomisine artan oranda değer üretmek ve sürdürülebilir kalkınmayı çok yönlü desteklemektir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ziraat-katilimin-bilanco-buyuklugu-2023-sonunda-3842-milyar-liraya-ulasti/feed/ 0
TAV Havalimanları 2023 Yılında Cirosunu Yüzde 22 Artırdı https://www.haber28.com.tr/tav-havalimanlari-2023-yilinda-cirosunu-yuzde-22-artirdi/ https://www.haber28.com.tr/tav-havalimanlari-2023-yilinda-cirosunu-yuzde-22-artirdi/#respond Wed, 14 Feb 2024 10:24:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5306 TAV Havalimanları 2023 yılının finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, TAV Havalimanları, 2023’te cirosunu yüzde 22 artırarak 1,3 milyar avroya çıkardı. Bu yıl 100 ila 110 milyon yolcuya ulaşmayı bekleyen TAV, 2025 yılına yönelik beklentilerini de yukarı yönlü revize etti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “2023’te 96 milyon yolcuya hizmet sunarak yılı 2022’nin yüzde 22, 2019’un da yüzde 7 üstünde kapadık. Görece daha sıcak geçen kış mevsimi dolayısıyla 2023’ün dördüncü çeyreğinden bu yana trafik artışı görmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kaptan, büyümeyi bileşenlerine ayırdıklarında daha kuvvetli olan dış hat yolcusunun 2023’ü 2019’un yüzde 13 üstünde kapattığını gördüklerini, Rusya ve Ukrayna dışındaki pazarlarının çoğunun da bu ortalamanın çok üstünde büyüdüğünü kaydetti.

2019 yılına kıyasla ana pazarları olan Almanya yolcularının yüzde 24, Birleşik Krallık yolcularının yüzde 58, Polonya yüzde 78 ve BAE’nin yüzde 65 büyüdüğünü aktaran Kaptan, “Türkiye dışı havalimanlarımızdan Türkiye’ye gelen yolcu sayımız da 2019’un yüzde 75 üstüne çıktı. 2023’ün Mayıs ayında sona eren seyahat yasağının akabinde Gürcistan – Rusya arası trafikte aşamalı bir geri dönüş yaşandı.” bilgisini paylaştı.

Kaptan, Kazakistan’dan Türkiye ve Gürcistan’daki havalimanlarına gelen yolcu sayısının 2019’a kıyasla yüzde 116 büyüdüğüne dikkati çekerek, Türkiye ve Kazakistan arasında kuvvetli tarihi bağlar bulunduğunu, 2024’ün Haziran ayında açmaya hazırlandıkları Almatı yeni dış hat terminaliyle bu bağları daha da kuvvetlendirmek istediklerini bildirdi.

“Ankara Esenboğa Havalimanı yatırımımızın 2025 sonunda sonuçlanmasını bekliyoruz”

Yeni terminalle birlikte yolcularına üst düzeyde geniş bir hizmet portföyü sunmaya başlayacaklarını vurgulayan Kaptan, şunları kaydetti:

“Almatı’nın Avrupa ve Çin arasındaki stratejik lokasyonu havalimanını küresel kargo operasyonları için doğal bir merkez haline getiriyor. Dijitalleşme ve e-ticaret trendlerinin odak noktasında bulunan hava kargo trafiğinin önümüzdeki 15 yıl boyunca senede bileşik ortalama yüzde 4,1 oranında büyümesi bekleniyor. Yaklaşık 13 bin dolar büyüklüğünde kişi başı gelirle Kazakistan’ın yurt dışı seyahat talebi de giderek artıyor. Yükselen talebe cevap verebilmek için ülkenin toplam ticari uçak filosunun 2025’e kadar yüzde 45 oranında büyümesi bekleniyor. Bu tarihi dönemeçte Kazakistan’ın gelişimine katkı sunmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Kaptan, Antalya Havalimanı’ndaki yatırım programlarının yüzde 70 seviyesine geldiğini ve yeni terminallerini 2025’in ilk çeyreğinde açmayı planladıklarını aktararak, “Yeni terminalin açılışıyla birlikte havalimanının yıllık kapasitesi 35 milyondan 65 milyon yolcuya çıkacak ve ticari alan büyüklüğü de var olanın üç katına ulaşacak. Yeni terminalimizde sunacağımız hizmetlerin yolcu konforunu artırmasını ve havalimanının ticari gelirlerine olumlu etki yapmasını bekliyoruz. Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yapmakta olduğumuz yatırımların tamamlanma seviyesi de yüzde 34’e ulaştı. Bu havalimanındaki yatırım programımızın 2025 sonunda sonuçlanmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Havacılık sektörünün geleceğine olan güvenimizi gösteriyor”

Kaptan, TAV Havalimanları’nı geleceğe taşımak için 2021’de yoğun yatırım programına başladıklarını ve bu kapsamda 2025’e kadar yeni havalimanı projelerinde 1,2 milyar avroluk altyapı yatırımı yaptıklarını bildirerek, “2021- 2025 arasında Almatı satın alma bedeli, Ankara ve Antalya için ödenen peşin kiralar ve portföyümüzün diğer kısımlarında yaptığımız tüm yatırımları da alt alta koyunca yaklaşık 2,5 milyar avroluk bir toplam yatırım miktarına ulaşıyoruz. Bu muazzam büyüklükteki yatırım programı ana coğrafyamızın ve özellikle de Türkiye’nin havacılık sektörünün geleceğine olan güvenimizi gösteriyor.” açıklamasında bulundu.

2023’te şirketi FAVÖK’ünün yüzde 19 büyüyerek 385 milyon avroya ulaştığına dikkati çeken Kaptan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Net karımız ise 2022’ye kıyasla yüzde 104 büyümeyle 249 milyon oldu. Net karımız Medine hisse satışından elde edilen 83 milyon avroluk bir kerelik kardan ve 59 milyon avrosu yasal kayıtlara uygulanan enflasyon muhasebesi kaynaklı olan toplam 75 milyon avro tutarında ertelenmiş vergi gelirinden olumlu etkilendi. 2024 yılında hizmet verdiğimiz yolcu sayısının 100 ila 110 milyon arasında, ciromuzun 1,50 milyar ila 1,57 milyar avro arasında, FAVÖK’ümüzün ise 430 ila 490 milyon avro arasında gerçekleşmesini bekliyoruz. Ciro büyümesinin yolcu büyümesinin üstünde gerçekleşmesini öngörüyoruz çünkü 2024’ün özel yolcu salonu, bilişim ve yer hizmetleri şirketlerimiz için kuvvetli bir yıl olmasını bekliyoruz. 2022– 2025 yılları arası bileşik büyüme beklentilerimizi de yukarı yönlü revize ediyoruz. Bileşik büyümenin ciroda yüzde 14-18 arasında ve FAVÖK’te de yüzde 14–20 arasında gerçekleşmesini bekliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tav-havalimanlari-2023-yilinda-cirosunu-yuzde-22-artirdi/feed/ 0
Pandemiden sonra dünyada büyük dönüşüm yaşandı, Çin’e karşı batı Hindistan ve Vietnam’ı koz olarak kullanıyor https://www.haber28.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/ https://www.haber28.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/#respond Sat, 06 Jan 2024 07:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2005 Pandemiden sonra dünyada her sektörde büyük dönüşüm yaşandı. Dünya ekonomisinin büyümesine yüzde 40 etki eden Çin’e karşı batı Hindistan ve Vietnam’ı koz olarak kullanıyor. Qlux Ideas Genel Müdürü Burak Onder, yeni yılda birçok belirsizliğin olmasına rağmen ihracatta en kötünün geride kaldığını ve bu yıl bir büyümenin beklendiğini belirterek, “Pandemi sonrası her sektörde büyük dönüşüm yaşandı. İhracatta yol haritaları dönüşüme göre planlandı. Türkiye’nin 2024 ihracatında Avrupa’nın, Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun ve Kuzey Afrika’nın daha belirleyici olacağını düşünüyorum” dedi.

Önder, “Dünyadaki dönüşümü her yerde görüyoruz, e-ticarette pandemi sonrası oran yüzde 20’leri aştı. 3-4 yıl için çok büyük bir büyüme. Bu dönüşümü üretimde de görüyoruz. Daha az elektrik tüketen makineler görmeye başladık” dedi.

Enflasyonun zirveden düşüşe geçtiğini ifade eden Önder, ” Uzak Doğu’nun özellikle Asya Kıtası’nın dünya büyümesinde 2024’te de belirleyici rol oynayacağını küresel raporlardan görüyoruz. Asya çok önemli. Çin şu anda dünya ekonomisinin büyümesine yüzde 40 etki ediyor. Çin, daha önceleri batı için ideolojik rakipti. Sonra ekonomik rakip oldu, sonra teknolojik rakip oldu şimdi de politik rakip oluyor. Çin, ABD’nin daha güçlü olduğu bölgelerde son 2-3 yıldır çok önemli çalışmalar yaptı. Çin’in etkin olmaya başladığı bölgeler ana pazarlarımız olduğu için bizim için de çok önemli. Orta Doğu, Avrupa, Afrika’nın kuzeyi bizim ana pazarlar. ABD’nin çok etkili olduğu Orta Doğu coğrafyasında Çin’in her geçen gün hegemonyasını arttırdığını görüyoruz. Çin, Batı’nın “İnsan hakları, demokrasi” gibi yöntemlerinden farklı olarak ticareti ön plana çıkarıyor. Çin’in bu yöntemi daha olumlu bir etki oluşturduğu için özellikle Orta Doğu’da güçleniyor. Çin, bu yıl Orta Asya’daki 5 devlet başkanıyla beraber bir zirve yaptı ve buradaki boşluğu değerlendirmeye çalışıyor. Yuan’ın son zamanlarda güçlenmesiyle Çin, kendi yerel parasıyla ticaret yaparak dünya ekonomisinde her geçen gün ağırlığını arttırıyor. Batı Hindistan ve Vietnam’ı Çin’e karşı koz olarak kullanıyor. Batı Asya’da denge politikası yapmaya çalışıyor. Hindistan’a destek vermeye çalışıyor. Batı bu süreçte Çin’le uğraştı, Hindistan’ı destekledi, diğer taraftan Ukrayna- Rusya savaşı oldu. Burada Hindistan çok güzel bir denge politikası izledi. Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşından çok etkilendi. Bu işte en zararlı çıkan Almanya bizim için önemli ve iyi takip edilmesi gereken bir ülke. Çünkü bizim her türlü en iyi ticaret ilişkimizin olduğu, en çok vatandaşımızın yaşadığı ülke. Ama Almanya, 2024 içinde gelişmiş ülkelerden negatif büyüyecek tek ülke. Avrupa’nın diğer ülkelerinde az da olsa bir büyüme sağlanacak. Türkiye için ise bu zamanlarda yakın coğrafyayla olan ticari münasebetler uzak pazarlara göre daha önemli bir hal alacak. Yani yakın pazarlar ihracat stratejimizde daha önemli bir hale geliyor. 2024’te de bunu göreceğiz. Bu yıl içinde 70 ülkede seçim olacağının bilgisini paylaşan Önder, “Bizim açımızdan, dünya ihracat açısından önemli bir yıl olacak. Dünyada paradoksal bir durum söz konusu. Bir yandan serbest ticaret anlaşmaları ve bölgesel birlikler, uluslararası koridorlar; diğer yandan korumacılık ve tarife dışı engeller var. Korumacılık artıyor, korumacılık arttıkça zamanla çevre ülkelerle ticaret daha önemli bir hal alıyor. Türkiye’de seçimlerden sonra her ne kadar faizler artsa da ekonomik bir güven ortamı ve pozitif ibareler var. Türkiye’nin önünde bir seçim var onu göreceğiz. Ama sonuç olarak PMI endekslerimiz, ihracat iklim endeksimiz 6 aydır düşüyor. İhracat pazarlarında enflasyon geriledi. Artık batıda enflasyonun tezahürü de farklı oluyor” dedi. değerlendirmesinde bulundu.

Önümüzdeki süreçte dünya ile ilgili bir tahmin yapmanın zor olduğunu belirten Önder, “Büyük belirsizlikler var. Rusya-Ukrayna savaşı ne olacak, İsrail-Hamas gerginliği ne olacak, Uzak Doğu’da Çin-Vietnam gerginliği nasıl bir hal alacak. Özellikle gelişmiş ülkelerin enflasyonunda bir gerileme var. Bu bir şekilde faizi etkileyecektir. Çünkü onlar için de ekonomik büyüme önemli. Bu ülkelerin özellikle Asya’da, Avrupa’da savunma harcamalarını arttırmaya çalıştıkları bir yıl oluyor. Çünkü bu siyasi belirsizliklerden, savaşlardan dolayı Avrupa gayrisafi milli hasılasının (GSMH) yüzde 3’ünü artık savunma sanayisine veriyor. Korumacılık dünyada arttı. Türkiye’nin 2024 ihracatında Avrupa’nın, Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun ve Kuzey Afrika’nın daha belirleyici olacağını düşünüyorum. İhracat 2024 için çok önemli ve bu yıl ihracatta bir büyümenin olacağını düşünüyorum. İhracatın geçen yıldan daha iyi olacağını ve en kötünün geride kaldığını ama birçok belirsizliğin olduğunu söyleyebilirim” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/pandemiden-sonra-dunyada-buyuk-donusum-yasandi-cine-karsi-bati-hindistan-ve-vietnami-koz-olarak-kullaniyor/feed/ 0
E-ticarette en büyük kırılmanın çevrim içi ödeme sistemlerinde olması bekleniyor https://www.haber28.com.tr/e-ticarette-en-buyuk-kirilmanin-cevrim-ici-odeme-sistemlerinde-olmasi-bekleniyor/ https://www.haber28.com.tr/e-ticarette-en-buyuk-kirilmanin-cevrim-ici-odeme-sistemlerinde-olmasi-bekleniyor/#respond Sat, 30 Dec 2023 22:24:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1519 Hepsiburada Üst Yöneticisi (CEO) Nilhan Onal Gökçetekin, “E-ticarette en büyük kırılmayı 2024 yılında online ödeme sistemlerinde bekliyoruz. 2024 yılında Türkiye’de online ödeme sistemlerinin kullanımının artmasını ve online alışverişlerde nakit kullanımını geride bırakmasını bekliyoruz.” dedi.

Gökçetekin, AA muhabirine, e-ticaretin Türkiye’deki ve dünyadaki gelişimi, 2023’teki çalışmaları ve 2024 hedeflerine ilişkin bilgi verdi.

E-ticaret sektörünün Kovid-19’un da etkisiyle dünya genelinde 2020 yılından bu yana hızlı bir büyüme trendi yakaladığını, bu yıl da trendin devam ettiğini belirten Gökçetekin, Euromonitor verilerine göre küresel e-ticaret hacminin 2023’te 4 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Gökçetekin, bu büyümenin 2024 yılında da sürmesi ve küresel e-ticaret hacminin her yıl yüzde 10 civarında büyümesinin beklendiğini dile getirerek şöyle devam etti:

“Aynı zamanda e-ticaretin toplam ticaret içindeki hacminin de önümüzdeki 5 sene içinde yüzde 25’lere ulaşması bekleniyor. Küresel e-ticaret büyümesinin temelinde, teknolojinin gelişmesi, tüketicilerin online alışverişe olan güveninin artması ve pandeminin etkisiyle bu konuya yatkınlığın artmış olması yer alıyor. Online alışveriş yapmak daha kolay ve güvenli hale geldi. Tüketiciler, online alışverişin kendilerine zaman ve para tasarrufu sağladığını gördükçe, bu kanala olan ilgilerini artırıyor. E-ticaret şirketleri de sundukları ek hizmet ve servislerle bu deneyimi müşteriler açısından zenginleştirmeye devam etti. Türkiye e-ticaret sektörü de küresel trendlere paralel olarak hızlı bir büyüme kaydetti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2023 yılı ilk 6 ayında ülkemizde e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 109,7’lik artışla 652,7 milyar lira olarak gerçekleşti. Türkiye’nin e-ticaret ve pazar büyüklüğünün 2023 sonuna kadar yüzde 60 büyümeyle 1,2 trilyona kadar büyümesi bekleniyor.”

“Toplam ticaretin içinde e-ticaretin payının da artmaya devam ettiğini gözlemliyoruz”

Nilhan Onal Gökçetekin, toplam ticaret içinde e-ticaretin payının da artmaya devam ettiğini belirterek, “2022 yılı ilk 6 ayında e-ticaretin genel ticarete oranı yüzde 18,5 iken bu oran 2023 yılı ilk 6 ayında yüzde 19,1 olarak gerçekleşti.” dedi.

Türkiye’nin genç ve mobil penetrasyonu yüksek nüfusuyla e-ticaretin büyümesi için elverişli bir ülke olduğunu dile getiren Gökçetekin, bu nedenle e-ticaretin büyümesi için hala geniş bir alan bulunduğunu, son yıllarda e-ticaretin izlediği büyüme trendinin güçlü şekilde devam edeceğini söyledi.

“Bu sene yürürlüğe giren e-ticaret yasasının etkisiyle küçük ve yerli oyuncuların büyüdüğünü gözlemledik”

Özellikle bu sene yürürlüğe giren e-ticaret yasasının etkisiyle küçük ve yerli oyuncuların büyüdüğünü ifade eden Gökçetekin, “Geçen yılın 8 ayında bu piyasa yüzde 100-102 kadar büyürken bu sene aynı dönemde yüzde 140 büyüdü. Piyasada adil ve sağlıklı rekabet koşulları oldukça sektörün dengeli şekilde ve küçük oyuncular lehine büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.” diye konuştu.

Gökçetekin, 2024 yılında makro koşulların etkisiyle tüketicilerin fiyat hassasiyetlerinin devam edeceğini ve bunun e-ticarete olan ilgiyi sürdüreceğini, bununla birlikte e-ticaret alanında ödeme çözümleri, müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik teslimat çözümlerinde farklı alternatiflerin önem kazanmaya devam edeceğini, teknolojiyi müşteri deneyimini daha da kusursuz ve ileriye götürmek için çalışmaları sürdüreceklerini, yapay zeka ve büyük veri gibi alanlarda araştırma ve geliştirme yapmaya devam edeceklerini anlattı.

“2023’te güçlü performansımızı ve büyümemizi sürdürerek başarılı rakamlara imza attık”

Hepsiburada’nın yıl genelindeki çalışmalarına değinen Gökçetekin, “Güçlü performansımızı ve büyümemizi sürdürerek e-ticaret için stratejik öneme sahip tüm göstergelerde başarılı rakamlara imza attık. Yılın üçüncü çeyreğine yönelik verileri yeni açıkladık. Buna göre Hepsiburada’nın toplam satış hacmi 2023’ün üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 126 artarak 24,3 milyar liraya ulaştı.” ifadesini kullandı.

Gökçetekin, müşterilerin verdiği sipariş adedinin 2022’nin üçüncü çeyreğine göre yüzde 55 artarak 27 milyona yükseldiğini, aktif müşteri sayısının 12 milyon, müşteri başına düşen sipariş sıklığının ise yıllık yüzde 59 artarak 8,6’ya çıktığını belirterek şu bilgileri verdi:

“Hepsiburada’nın platformdaki aktif satıcı sayısı 101,1 bin. Toplam satışlarımız içinde pazaryerinin payı üçüncü çeyrekte yüzde 66 olarak gerçekleşti. Platformumuzda yaklaşık 211 milyon ürünü müşterilerimize sunuyoruz. 2023 yılı ve sonrası için karlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizle uyumlu sonuçlar getiren bu stratejimize 2024 yılında da bağlı kalmayı sürdüreceğiz. E-ticaretin büyümeye devam edeceği 2024 yılında hem müşteri sadakatimizi artıracak hem de işini e-ticaretle büyütmek isteyen iş ortaklarımıza Hepsipay, HepsiAd ve HepsiJET ile çözümler sunacağız.Teknolojik kargo çözümleri sunan HepsiJET ile hizmet ağımızı genişletirken iş ortaklarımızın sayısını artırmaya odaklanacağız.

Hepsipay ile müşterilerimize en iyi ödeme çözümlerini sunmaya devam ederken ödeme geçidi çözümlerimizi sunduğumuz iş ortaklarımızın sayısını artırmaya devam ederek ülkemizin en büyük finteki olma yolunda ilerleyeceğiz. Kabiliyetlerimizle ticareti dijitalleştirmek, sahip olduğumuz bu deneyimi ve teknolojileri perakendecilerle paylaşarak onları büyütmek konusunda iddialıyız. Ayrıca Türkiye’de sahip olduğumuz teknoloji ve altyapı, lojistik ve tedarik zinciri, müşteri deneyimini Hepsiburada Global ile yeni pazarlara taşımak için de çalışacağız.”

“İlk 6 ayda hızlı tüketim malzemeleri alışverişinde de talebin güçlü olduğunu gözlemledik”

Gökçetekin, 2023’te sektörü destekleyen kategorilere değinirken de Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2023 yılının ilk 6 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre e-ticaret hacminin giyim, ayakkabı ve aksesuarda yüzde 145,1, elektronikte yüzde 136, beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde yüzde 129,6, konaklamada yüzde 100,9, gıdada yüzde 69,4, yemekte yüzde 82,1 ve seyahat, taşımacılık ve depolamada yüzde 66,4 artış gösterdiğini, Hepsiburada verilerinin de benzer yönde gerçekleştiğini söyledi.

İlk 6 ayda hızlı tüketim malzemeleri alışverişinde de talebin güçlü olduğunu gözlemlediklerini dile getiren Gökçetekin, şunları kaydetti:

“Bunun dışında moda ve giyim kategorilerinde siparişlerimiz yüksek seyretti. Ayrıca Hepsiburada’nın en güçlü kası olan mobil ve elektronik kategorilerinde de siparişlerimiz yüksek seyretti. En çok satılan ürünler cep telefonu, laptop, LCD televizyon, fritöz ya da robot süpürgeler oldu. Örneğin eylül ayında satışa sunduğumuz iPhone 15’ler rekor taleple karşılandı. 22 Eylül ön sipariş döneminde iPhone15 Pro serinin en çok satın alınan ürünü oldu. iPhone 15 serisi ürün siparişleri, Hepsiburada üzerinden ön siparişe açıldığı 22 Eylül’ün ilk dakikalarından sonra bir hafta içinde geçen yıl gerçekleşen siparişlere göre 10 kat artış gösterdi. Yakın bir veri olarak Efsane Kasım döneminde Hepsiburada kullanıcılarının en fazla talep gösterdiği kategoriler de temel tüketim, giyim, ayakkabı ve çanta, ev-yaşam, kozmetik, aksesuar kategorileri oldu.”

“Son döneme teknoloji alanında damgasını vuran konu yapay zeka oldu”

2023 yılında geçmişe nazaran değişen teknolojiler ve tüketici alışkanlıklarında yaşanan değişime ilişkin Gökçetekin, son döneme teknoloji alanında damgasını vuran konunun yapay zeka olduğunu söyledi.

Gökçetekin, “Yapay zeka, e-ticaretin uzun yıllardır merkezinde olan bir teknoloji. Özellikle pazarlama, ürün ve kampanya önerileri bağlamında kendi yapay zeka teknolojilerimizi geliştiriyoruz. Müşteri verisi, iletişim kanalı, kampanya motoru ve içeriği, organizasyon fonksiyonu ve sonuç analiz veri tabanının tam entegre bir şekilde çalışması için yapay zekadan yararlanıyoruz. Müşteri memnuniyetini artırarak sürdürme hedefimizde yapay zeka ve makine öğrenmesi gibi son teknolojileri daha da etkin kullanarak Türkiye’de e-ticaret deneyiminin standartlarını yükseltmeye devam etmeyi hedefliyoruz.” dedi.

“Türkiye’de online ödeme sistemlerinin kullanımı hızla artıyor”

Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, e-ticarette en büyük kırılmayı 2024 yılında çevrim içi ödeme sistemlerinde beklediklerini belirterek, dünya genelinde çevrim içi ödeme sistemlerinin, e-ticaret hacminin artmasıyla birlikte giderek daha önemli hale geldiğini ifade etti.

Türkiye’de de çevrim içi ödeme sistemlerinin kullanımının hızla arttığını dile getiren Gökçetekin, sözlerini şöyle tamamladı:

“2024 yılında Türkiye’de online ödeme sistemlerinin kullanımının artmasını ve online alışverişlerde nakit kullanımını geride bırakmasını bekliyoruz. Bu kırılma, e-ticaret sektörünün büyümesini ve gelişmesini hızlandıracak. Biz de 2023 yılında Türkiye’de perakende sektörü oyuncularına e-ticaret için çözümler sunma stratejimizin önemli bir parçası olan Hepsipay ödeme geçidi çözümlerimizi iş ortaklarımıza sunmaya başladık. Hepsipay 2023’ün üçüncü çeyreğinin sonu itibarıyla 13,2 milyon kullanıcıya ulaştı. Mayıs 2023’te hizmete giren Hepsipay’in ön ödemeli kart kullanıcı sayısı ise kasım sonu itibarıyla 708 bine ulaştı. Hepsipay ‘en kolay cüzdan’ uygulamasıyla banka işbirlikleri sayesinde müşterilerine kendilerine uygun taksitlendirme çözümleriyle cüzdanlarını doldurup bakiyelerini kullanmaya başlama olanağı sundu. Hepsiburada olarak ticaretin dijitalleşmesine yön veren inovatif teknolojilere yatırım yapmayı da hedefliyoruz. Bu tür fırsatlar çıktığında değerlendireceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/e-ticarette-en-buyuk-kirilmanin-cevrim-ici-odeme-sistemlerinde-olmasi-bekleniyor/feed/ 0