Çağdaş – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sat, 03 Aug 2024 06:00:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Özgür Özel: “Atanamayan Öğretmenleri, Mülakat Mağdurlarını, Çağdaş Eğitim Talep Edenleri 18 Mayıs’ta Saraçhane Meydanı’na Bekliyoruz” https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-atanamayan-ogretmenleri-mulakat-magdurlarini-cagdas-egitim-talep-edenleri-18-mayista-sarachane-meydanina-bekliyoruz/ https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-atanamayan-ogretmenleri-mulakat-magdurlarini-cagdas-egitim-talep-edenleri-18-mayista-sarachane-meydanina-bekliyoruz/#respond Sat, 03 Aug 2024 06:00:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29169 (ANKARA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “CHP olarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’ndan bir gün önce tüm atanmayan öğretmenleri, tüm mülakat mağdurlarını, müfredattan endişe duyanları, laik eğitim isteyenleri, çağdaş Cumhuriyet için, çağdaş eğitim talep edenleri İstanbul’da saat 13.00’te Saraçhane Meydanı’na bekliyoruz. Onların sesini duyuracağız. Onları dinleyeceğiz. Onların sesine ses olacağız. Bir büyük mücadelenin ateşini hep birlikte yakacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesinin 100’üncü yılı kutlama programına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada; atanamayan öğretmenlere, mülakat mağdurlarına, yeni müfredattan endişe duyanlara 18 Mayıs saat 13.00’de İstanbul’da Saraçhane’de olmaları için çağrıda bulundu.

Özel, şöyle konuştu:

“Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet devriminin kalıcı olabilmesi, aydınlanma devriminin sürmesi, 100 yılları geçmesi ve kendi deyimiyle ilelebet payidar kalabilmesi için demokrasinin güvencesi olan özgür basının olması gerektiğini biliyordu. Bu konuda Cumhuriyet gazetesini önemsiyordu. Cumhuriyet gazetesi o günden bugüne kadar kurucusu bir partinin de kurucusu olduğu halde okurları bir partinin sadık seçmenleri olduğu halde, bu gazete hiçbir zaman bir partinin gazetesi olmadı. Bu gazete pek çok çağcıl ve çağdaşlarının aksine iktidar kimde olursa olsun kamunun haber almak hakkını savunmayı, kamunun üstün çıkarını korumayı, esas sorumluluğu önce hakikate sonra da kendisinin okuyanlarına, takipçilerine karşı duyduğunu hiçbir zaman unutmadı.

“BU GAZETE KAMUNUN ÜSTÜN ÇIKARINI KORUMAYI HİÇBİR ZAMAN UNUTMADI”

Her iki Cumhuriyet’i bugüne kadar ayakta tutan Cumhuriyet okurları, hepinizi CHP adına sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Cumhuriyet gazetesinin 100’üncü yılındayız. Geçtiğimiz yıl hem CHP’nin resmi kuruluşunun hem Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını hep birlikte yaşadık. CHP’nin ve Cumhuriyetimizin kurucusu aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinin kuruluşunun azmettiricilerinden bir tanesi, isim babası, onun misyonunu tarif eden, ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başkası değildir. Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyet devriminin kalıcı olabilmesi, aydınlanma devriminin sürmesi, 100 yılları geçmesi ve kendi deyimiyle ilelebet payidar kalabilmesi için özgür basının, demokrasinin güvencesi olan özgür basının olması gerektiğini biliyordu. Bu konuda Cumhuriyet gazetesini önemsiyordu. Cumhuriyet gazetesi o günden bugüne kadar kurucusu bir partinin de kurucusu olduğu halde, okurları bir partinin sadık seçmenleri olduğu halde, bu gazete hiçbir zaman bir partinin gazetesi olmadı. Bu gazete pek çok çağcıl ve çağdaşlarının aksine iktidar kimde olursa olsun kamunun haber alma hakkını savunmayı, kamunun üstün çıkarını korumayı, esas sorumluluğu önce hakikate sonra kendisinin okuyanlarına, takipçilerine karşı duyduğunu hiçbir zaman unutmadı.

“GAZETECİLİK MESLEK AHLAKINDAN SAPMAYANLAR BİR ADIM GERİ ATMADILAR”

Gazetecilik meslek ahlakından bir gram sapmayanlar, ne darbecilerin ne işkencecilerin karşısında bir adım geri atmadılar. Bu gazetenin şehitleri var. Ahmet Taner Kışlalı’dan Uğur Mumcu’ya, Cevat Orhan Tütengil’den Ümit Kaftancıoğlu’na, Muammer Aksoy’dan Bahriye Üçok’a, Onat Kutlar’a kadar bu gazetenin şehitleri var. Bu gazetenin zindanlara atılanları, zindanlarda işkencelerde susmayan İlhan Selçuk’ları, Mustafa Balbay’ları var. Bu gazete Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünlere gelmesinde son 20 yılda yaşadığı tahribatlara, ondan önce uğradığı haksızlıklara, darbelere ve tüm olumsuzluklara rağmen Cumhuriyet değerlerinin bugünlere taşınmasında, bugün Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında bir kez daha Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına husumet duyanların değil minnet duyanların ülkede söz sahibi olmasının, yönetimde olmasının, umudun yeniden artmasına, toplanan verginin yüzde 86’sının, ekonominin yüzde 80’inin, nüfusun yüzde 65’nin Cumhuriyet’in kurucu kadroları ile aynı yollarda yürüyen yerel yöneticilere emanet olmasına en çok katkısı olan kurumlardan bir tanesi Cumhuriyet gazetesidir

“ÇAĞDAŞ EĞİTİM TALEP EDENLERİ SARAÇHANE MEYDANI’NA BEKLİYORUZ”

Kurucusundan bugüne getirenlerine, bugün en yeni göreve gelmiş ve işe girmiş muhabirine kadar bütün Cumhuriyet ailesine CHP adına yürekten minnetlerimizi, saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz. İyi ki varsınız. Bugünlerde bütün Cumhuriyet ailesi ülkede milli eğitimle ilgili, laik ve çağdaş eğitimle ilgili ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı birtakım protokollerle laikliği yok sayan, çağdaşlığı dışlayan, tersine karşı devrim yapılarıyla, protokollerle evlatlarımızın eğitim suretiyle gelecekleri ipotek altına almaya çalışan bir takım çabaları rahatsızlıkla takip ediyorlar. Bunlardan bir tanesi içinde bulunduğumuz müfredat tartışmaları. Yine daha önce rahmetli Bülent Ecevit’in hayata geçirdiği, ilk imzasının sahibi olduğu kanun tasarısının sahibi olduğu, TBMM’nin kanunlaştırdığı, Sayın Ahmet Necdet Sezer’in onaylayarak, artık kamudaki işe alımların tamamen liyakat esasına göre olmasının teminatı olan KPSS sistemi yerine oraya mülakat dayatanların, partizanlık dayatanların, liyakate değil sadakate önem verenlerin, subjektif kriterlerle devlete memur, öğretmen seçenlerin ülkeyi getirdiği nokta ortada. Bugünlerde bir yandan mülakatın kaldırılmasına verilen sözün terk edildiğini, uygulanmayacağını, bir yandan hiçbir kusurları olmadığı halde atanamayan öğretmenler diye adlandırılan atanmayan öğretmenlerin beklediklerinin 4’te biri oranında atama ilan edilmiş olmasının, bir yandan ’10 yıldır çalışıyoruz deyip 7 günde görüş bildirin’ dedikleri müfredatın yarattığı endişeler ortada. Herhalde bunu açıklamak için en doğru kürsü ve en doğru yer burasıdır. CHP olarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’ndan bir gün önce tüm atanmayan öğretmenleri, tüm mülakat mağdurlarını, müfredattan endişe duyanları, laik eğitim isteyenleri, çağdaş Cumhuriyet için çağdaş eğitim talep edenleri İstanbul’da saat 13.00’te Saraçhane Meydanı’na bekliyoruz. Onların sesini duyuracağız. Onları dinleyeceğiz. Onların sesine ses olacağız. Bir büyük mücadelenin ateşini hep birlikte yakacağız. Yaşasın Cumhuriyet’i var eden değerler. Yaşasın Cumhuriyet’in değerini savunanlar. Yaşasın kalemini satmayan özgür gazeteciler. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Cumhuriyet gazetesi.”

“CUMHURİYET GAZETESİ ARTIK ÜLKEMİZİN VE ANKARA’MIZIN TARİHİ KÜLTÜR MİRASI HALİNE GELMİŞTİR”

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş da kutlama programında konuşma yaptı. Yavaş, “Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Genel Başkanım, önceki genel başkanım, çok değerli hazirun hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşuyla yaşıt ve Cumhuriyetimizin kuruluş ilkeleriyle bugüne kadar 100 yıldır devam eden Cumhuriyet gazetemizin 100. yılını kutluyorum. Cumhuriyet gazetesinin bir anlamı daha var. Artık ülkemizin ve Ankara’mızın tarihi kültür mirası haline gelmiştir. 100 yıllık bir çınar. Bizim artık ilelebet korumamız gereken bir kültür mirasıdır. Ben emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. ve nice 100 yıllara diyorum.”

“UĞUR MUMCU’YU, AHMET TANER KIŞLALI’YI, MUAMMER AKSOY’U VE İSMİNİ SAYAMAYACAĞIMIZ CUMHURİYET’E EMEK VERENLERİ ŞÜKRANLA ANIYORUM”

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de şunları söyledi:

“Aydınlanmanın kalesini farklı kılan sadece 100 yıllık köklü bir tarihe sahip olması değil aynı zamanda biraz önce Işık Bey’in de ifade ettiği gibi adını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği çok değerli bir basın yayın organı olması ve aynı zamanda bence bugüne kadar 100 yıllık tarih boyunca hiçbir iktidara diz çökmeden aydınlanma değerlerini savunmadaki bu misyondaki en büyük koruyucusu olan patronu olmayan bir gazete olarak bağımsız, özgün bir gazetecilik örneği göstergesidir diye düşünüyorum. Ben bugüne kadar bu tarih boyunca yeri gelip katledilmeyi göze alan, geri gelip sürgün edilip, yeri gelip işkenceyi göze alan ama asla bu çizgiden vazgeçmeyen öncelikle kaybettiğimiz değerlerimize Uğur Mumcu’yu, Ahmet Taner Kışkalı’yı, Muammer Aksoy’u ve ismini sayamayacağımız bugüne kadar Cumhuriyet’e emek veren gazetemizin yaşaması için emek veren tüm kadrolarına burada şükranla anmak istiyorum. ve aynı zamanda bundan sonra da Çankaya’da Cumhuriyet’ti gençlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu mirasına sadece Cumhuriyet kavramı olarak değil, gazetemiz Cumhuriyet olarak da Cumhuriyet değerleri olarak da benimseyeceğimizin huzurunuzda sözlerini vererek bundan sonra da her alanda yanınızda olacağımızı belirtmek istiyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozgur-ozel-atanamayan-ogretmenleri-mulakat-magdurlarini-cagdas-egitim-talep-edenleri-18-mayista-sarachane-meydanina-bekliyoruz/feed/ 0
Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şubeleri 3 Mart Devrim Yasaları’nın 100. yıldönümünü kutladı https://www.haber28.com.tr/ataturkcu-dusunce-dernegi-ve-cagdas-yasami-destekleme-dernegi-eskisehir-subeleri-3-mart-devrim-yasalarinin-100-yildonumunu-kutladi/ https://www.haber28.com.tr/ataturkcu-dusunce-dernegi-ve-cagdas-yasami-destekleme-dernegi-eskisehir-subeleri-3-mart-devrim-yasalarinin-100-yildonumunu-kutladi/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12290

MELTEM KARAKAŞ

Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şubeleri tarafından 3 Mart Devrim Yasaları’nın kabul edilişinin 100’üncü yıldönümü nedeniyle tören düzenlendi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eskişehir Şubeleri tarafından 3 Mart Devrim Yasaları’nın kabul edilişinin 100’üncü yıldönümü nedeniyle tören düzenlendi. Vilayet Meydanı’nda yapılan tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı ve saygı duruşu ile İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN NİTELİKLERİ ‘LAİK, DEMOKRATİK VE SOSYAL HUKUK DEVLETİ’ OLARAK KESİNLEŞTİRİLMİŞTİR”

Daha sonra basın açıklaması yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“1 Kasım 1922’de Saltanatın Kaldırılması ve 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin İlanı devrimlerinin hemen ardından 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen 3 Temel Devrim Yasası, Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Laik Hukuk Devleti’ niteliğini belirleyen ilk adımdır. Bu 3 yasa; Şeriye, Evkaf ve Erkanı Harbiye Vekaletlerinin kaldırılarak yerlerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı’nı kuran 429 sayılı yasa, çok başlı eğitime son veren 430 sayılı Tevhidi Tedrisat (Eğitim Birliği) Yasası ve halifeliği kaldıran 431 sayılı yasadır. 3 Mart Yasaları ile başlayan aydınlanma devrimi; şeriye mahkemelerini kaldıran, devlet yönetiminde şeriat hükümlerini yasaklayıp evrensel hukuk kurallarını getiren ve çağdaş yargı sistemini kuran 8 Nisan 1924 tarih ve 469 sayılı ‘Mehakimi Şeriyenin İlgasına (Şeriat mahkemelerinin kaldırılmasına) ve Mehakimin Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanun’, Tekke ve Zaviyeleri kapatıp Tarikatları yasaklayan 30 Kasım 1925 tarih ve 677 sayılı kanun, 17 Şubat 1926’da kabul edilen 743 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer Devrim Kanunları ile tamamlanmış, böylece Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri ‘Laik, Demokratik ve Sosyal Hukuk Devleti’ olarak kesinleştirilmiştir.

“BUGÜN DEVRİM YASALARI YOK SAYILMAKTA, LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ TEHDİT ALTINDADIR”

100 yıl sonra geldiğimiz noktada bugün devrim yasaları yok sayılmakta, laik Türkiye Cumhuriyeti tehdit altındadır. Eğitim gericileştirilmiştir. Osmanlı’yı batıran bilim düşmanı kafaların 100 yıl sonra şerit ve hilafet çağrılarıyla ortalığa dökülmesine göz yumulması, anayasal kurumların işlevsizleştirilmesi, cumhuriyet eğitim sisteminin 100 yıl öncenin çağ, akıl ve bilim dışı çıkmazında soluksuz bırakılması ne büyük gaflet ne affedilmez dalalet ne tarifsiz acıdır. Atatürk’ün ‘eğitimdir ki bir milleti ya özgür ya bağımsız, şanlı, yüksek topluluk şeklinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder’ sözleriyle yaşamsal önemine işaret ettiği bilimsel eğitim sistemi yeniden hayat bulmadan aydınlanma devrimleri yeniden devletin temeline yerleştirilmeden cumhuriyet kuruluş ayarlarına dönmeden hiçbir sorunumuzu aşamayacağımız artık anlaşılmalıdır. Siyaset kurumunu, yargı, yasama, yürütme organlarını ve her düzeydeki devlet yöneticilerini uyarıyoruz. Bu gidiş iyi gidiş değildir. Sonu Afganistan olmaktır. Irak, Suriye, Lübnan gibi kana bulanmaktır. Atatürk’ün ‘tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve delaletten gelmiştir’ uyarısını unutmayın. Bindiğiniz dalı kesmeyin. Atatürkçü Düşünce Derneği cumhuriyetin 101’inci ve 3 Mart devrim yasalarının 100. yılında bu felaketli gidişe son vermek için tek çarenin bir an önce Atatürk’ün akıl ve bilim yoluna girmek olduğu inancı ve kemalizmin namus sesini yurdumuz semalarına bir sis çanı gibi asarak milletimizle birlikte yeniden Atatürk cumhuriyetine ulaşmak kararlılığı ile gençliğe hitabeden aldığı görevinin başındadır.”

“DEVRİM YASALARI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN SAĞLAM TEMELLERE OTURTULMASI AÇISINDAN ÖNEMLİDİR”

ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen ise şunları söyledi:

“TBMM’nde kabul edilen yasayla halifelik kaldırıldı, öğrenim birliği yasası kabul edildi, din işleri ve vakıflar bakanlığı kaldırıldı. Bu üç yasanın her biri çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam temellere oturtulması açısından çok önemlidir ve devrim niteliğindedir. Halifeliğin kaldırılması laik demokratik sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlıklar seviyesine yükselme hedefinin önünü açmıştır. Alınan kararların şeriat kurallarına uyun olup olmadığını denetleyen din işleri ve vakıflar bakanlığının kaldırılması, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılarak laik devlet anlayışının hakim kılınması sağlanmıştır. Öğrenim birliği yasası ile eğitimin din kurallarından koparılması ile akıl ve bilimi esas alan çağdaş eğitim modelinin esas alınmasını sağlamıştır. Yapılan düzenleme ile misyoner okulları tek çatı altında toplanmış ulusal laik ve çağdaş eğitim anlayışı benimsenmiştir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ataturkcu-dusunce-dernegi-ve-cagdas-yasami-destekleme-dernegi-eskisehir-subeleri-3-mart-devrim-yasalarinin-100-yildonumunu-kutladi/feed/ 0
ÇGD 46. Kuruluş Yıl Dönümünde Açıklama Yaptı https://www.haber28.com.tr/cgd-46-kurulus-yil-donumunde-aciklama-yapti/ https://www.haber28.com.tr/cgd-46-kurulus-yil-donumunde-aciklama-yapti/#respond Thu, 07 Mar 2024 06:24:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8760 ÇGD Genel Yönetim Kurulu, 46. kuruluş yıl dönümünü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Çağdaş, cezaevleriyle, davalarla, şiddetle, tehditle, sömürüyle her geçen gün daha fazla karşı karşıya bırakılan gazetecilerin emek ve meslek haklarını savunmaktan, demokratik hakların geliştirilmesi için çaba göstermekten, barışa ve bağımsızlığa inanmaktan dün olduğu gibi yarın da vazgeçmeyecektir. Bu düşünceler doğrultusunda bütün meslektaşlarımızı gazeteciliğin ve gazetecilerin savunulması için tek mümkün yol olan örgütlü mücadeleyi daha etkin şekilde sürdürmek için Çağdaş çatısı altında buluşmaya ve bugünlere ulaşan onurlu geçmişi çoğaltarak geleceğe bırakmaya çağırıyoruz” denildi.

ÇGD’nin 46. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yapılan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“ÖRGÜTÜMÜZ 46 YILI GERİDE BIRAKTI”

“Gazetecilerin gerçek bir örgüte olan ihtiyacını karşılamak için yola çıkanların kurduğu, dönemin toplumsal koşulları içinde şekillenen, bugüne gelirken büyük ve onurlu bir mücadele deneyimi biriktiren örgütümüz Çağdaş Gazeteciler Derneği, 46 yılı geride bıraktı.

Kurulduğu günlerde kastlaşmış yapılar haline gelen dernek ve sendikalardan dışlanan fakat alanın gerçek emektarları olan genç gazetecilerin, ‘Rüzgarlı’nın Barbarları’ olarak gösterdikleri irade, 1978 yılında yeni ve gerçek bir gazeteci örgütü ortaya çıkardı. Çağdaş, gazetecilerin emek ve meslek haklarının korunması, toplumsal yaşamın demokratikleştirilmesi ve örgütsel dağınıklığın son bulması için 46 yıl önce bugün harekete geçti.

Yargısız infazların, hak ihlallerinin, milliyetçiliğin, yoksulluğun, faşizmin giderek yükseldiği günlerde ‘laf olsun diye değil, ihtiyaçtan’ kurulan ÇGD’nin amacı tüzüğünde şu şekilde ifade edildi: ‘Demokrasinin en temel kurumu olan, bütün öteki özgürlüklere kaynaklık eden düşünceyi ifade ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam olarak gerçekleşmesi, haber alma hakkının hiçbir baskı ve sınırlama olmaksızın kullanılabilmesi, gazetecilerin mesleki hak ve çıkarlarının korunup geliştirilmesi ve bu yönde sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi için çalışmak; üyelerinin kültürel gelişmesine, ekonomik ve sosyal refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak.’ Bu amaç ve ilkeler doğrultusunda Alaattin Orhan, Mehmet Genç, Osman Z. Yüksel, Mehmet Öztoprak, Necmiye Aba, Alaattin Sevim, Cengiz Kuşçuoğlu tarafından kurulan Çağdaş, kısa sürede oldukça güçlü ve etkili bir meslek örgütü haline geldi.

“ÇAĞDAŞ,  GAZETECİLİK MÜCADELESİNİN EN ÖNÜNDE OLMAYI HEP SÜRDÜRDÜ”

Türkiye’nin en çalkantılı günlerinde kurultaylar düzenleyen, demokratik haklarla ilgili raporlar hazırlayan, geniş bir gazetecilik külliyatı oluşturan ve alanın mesleki-politik perspektifini geliştiren Çağdaş, geride bıraktığı yıllar boyunca binlerce üyesi, yüzlerce yöneticisi ile gazetecilik mücadelesinin en önünde olmayı hep sürdürdü. Çağdaş, 46 yıllık birikimi ve deneyimi ile bugün de kurucu iradesinin belirlediği çizgide, Kuruluş Bildirgesi’nin ışığında gazetecilerin özlük haklarının iyileştirilmesi, ifade özgürlüğünün savunulması, sendikal örgütlenmenin genişletilmesi için çalışmaya devam etmekte; demokratik meslek mücadelesini basın emekçilerinin hakları mücadelesiyle bir tutarak kendi öz-gücüne dayanan bir örgüt olarak varlığını inatla sürdürmektedir. Çağdaş her zaman olduğu gibi bugün de örgütsel yapısını günün koşullarına göre yenileyerek, genç gazetecilerin varlığını önceleyerek, mücadele alanındaki dağınıklığa ve ideolojik savrulmalara karşı tutum alarak yoluna devam etmektedir.

“ÇGD’Yİ BUGÜNLERE ULAŞTIRAN HERKESE SAYGILARIMIZI VE ŞÜKRANLARIMIZI SUNUYORUZ”

Çağdaş, cezaevleriyle, davalarla, şiddetle, tehditle, sömürüyle her geçen gün daha fazla karşı karşıya bırakılan gazetecilerin emek ve meslek haklarını savunmaktan, demokratik hakların geliştirilmesi için çaba göstermekten, barışa ve bağımsızlığa inanmaktan dün olduğu gibi yarın da vazgeçmeyecektir. Bu düşünceler doğrultusunda bütün meslektaşlarımızı gazeteciliğin ve gazetecilerin savunulması için tek mümkün yol olan örgütlü mücadeleyi daha etkin şekilde sürdürmek için Çağdaş çatısı altında buluşmaya ve bugünlere ulaşan onurlu geçmişi çoğaltarak geleceğe bırakmaya çağırıyoruz. Geride bıraktığımız 46 yılda kaybettiğimiz tüm ustalarımızı saygıyla anıyor, ÇGD’yi bugünlere ulaştıran herkese saygılarımızı ve şükranlarımızı sunuyoruz. Gazeteciliğin ve gazetecilerin özgür olacağı nice 46 yıllara. Yaşasın basın özgürlüğü, yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın ÇGD.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cgd-46-kurulus-yil-donumunde-aciklama-yapti/feed/ 0