O zamanlar çorak olan bölgeyi ağaçlandırmak için dikilen badem ağaçları yıllardan beri sezonun ilk meyvesi olarak Gümüşhane dağlarını süslüyor. Çiçek açtığındaki görüntüsüyle eşsiz bir manzara sunan bölgede her yıl bugünlerde çağlalar yenilebilir hale geliyor.
Manavlarda 100 TL, Gümüşhane’de bedava
Tamamen doğal şartlarda ilaç ve gübresiz olarak kendiliğinden büyüyen binlerce ağacın olduğu alanda kimsenin toplamaması nedeniyle çağlalar her yıl dalında çürürken, Çamlıca Mahallesi sakinleri vatandaşları manavlarda kilogramı 100 TL’den satılan badem çağlasını ücretsiz olarak toplamaya davet etti.
Hasat yalnızca 20 gün sürüyor
Bahar mevsiminde yalnızca 20 gün görülebilen ve sezonun ilk meyvesi olan badem çağlası Çamlıca ve Karaer Mahallesi’nin yüksek kesimlerine 1962 yılında dönemin Belediye Başkanı merhum Sebahattin Aytaç’ın girişimleriyle başta askeri birlikler olmak üzere çok sayıda vatandaşın katkısıyla dikilmişti.
Şifa deposu çağla
İçeriğinde bol miktarda fosfor, azot ve potasyum bulunmasının yanında bağışıklık sistemini güçlendiren, yüksek dozda C ve E vitamini ile selenyum içermesi nedeniyle çok sayıda hastalığa karşı koruyucu olduğu biliniyor.
An itibariyle Gümüşhane’deki manavlarda kilogramı 100 TL’den satılan badem çağlasının Bayraktepe ve civarındaki binlerce ağaçta ücretsiz olarak toplanabileceğini kaydeden Çamlıca Mahallesi sakinlerinden Ali Ateş, vatandaşları çağla toplamaya davet etti.
“Dalları bütün Gümüşhane’ye yetecek bir şekilde bademle dolu”
Çamlıca Mahallesi Bayraktepe mevkisinde Kuşakkaya Dağı’nın eteklerinde Gümüşhane’yi ayaklarının altına aldıkları bir manzara eşliğinde badem topladıklarını kaydeden Ateş, “Gümüşhane’de 1962 yılında o günkü belediye başkanı rahmetli Sebahattin Aytaç tarafından dikilen badem ağaçları 60 yılın sonunda bugün bütün Gümüşhane’nin dağlarını sardı. Bu badem ağaçları bu sene de çiçeklerin donmaması sebebiyle dalları bütün Gümüşhane’ye yetecek bir şekilde bademle dolu” dedi.
“Kilosu 100 liradan satılan badem ağacı burada bedava”
Gümüşhane halkını çarşıdan, pazardan alacakları bademler yerine hafta sonlarını da değerlendirerek taze bir şekilde badem toplamak için bölgeye davet eden Ateş, “Gümüşhane’nin üst kesimlerindeki bu bölgeyi taşlık alandan, çoraklıktan kurtarmak için o günkü askeri birliklerin de yardımıyla merhum Sebahattin Aytaç tarafından yönlendirilerek bu bademler dikildi. Şu anda büyük büyük ağaçlar oldular ve üzerleri gerçekten müthiş derecede güzel bademlerle dolu. Onun için Gümüşhane halkını buralardan badem toplamaya davet ediyorum. Gelsinler taze ve güzel bademlerden yesinler. Bulunduğumuz bölge Gümüşhane’nin üst kesimlerinde ve Gümüşhane’yi ayaklarının altına alacak bir şekilde bir ortamda bulunuyoruz. Buraya dikilen badem ağaçları mevsimin ilk ürünleri. Yani bugün tezgahlarda daha birkaç gün önce kilosu 100 liradan satılan badem ağacı şu anda bedava. Onun için hem burada gelsinler pikniklerini yapsınlar hem de gelsin bademlerini toplasınlar. Müsait olan herkesi buraya davet ediyorum” diye konuştu. – GÜMÜŞHANE
]]>İstanbul Tuzla’da yaşayan 37 yaşındaki down sendromlu Çağla Köksal’ın hayatı, Türkiye Down Sendromu Derneğinin istihdam programıyla değişti.
Destekli istihdam projesi kapsamında down sendromlu bireylere yönelik eğitimlere katılan Köksal, Teknopark’ta bir firmada çalışmaya başladı.
Bu firmada 5 yıldır veri giriş sorumlusu olarak görev yapan Köksal, dezavantajlı durumuna rağmen iş hayatındaki özverili çalışmalarıyla kendisini yöneticilerine ve çalışma arkadaşlarına sevdirdi.
Köksal, hem kazandığı parayla kendi ayakları üzerinde durabilmenin hem de kariyer sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor.
“Ekip arkadaşlarımla uyum içinde çalışıyoruz”
Çağla Köksal, başarı hikayesini 21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü’nde AA muhabirine anlattı.
İşini severek yaptığını belirten Köksal, “Ekip arkadaşlarımla uyum içinde çalışıyoruz. Onlar da beni çok seviyor. Benim gibi arkadaşlarımın da iş hayatında daha çok yer almasını ve bir meslek sahibi olmasını istiyorum.” dedi.
Köksal, Türkiye Down Sendromu Derneğinin, sosyalleşmeleri ve kariyer sahibi olmalarına büyük katkı sağladığını ifade etti.
Babasının vefat ettiğini, annesi ve 3 kardeşiyle birlikte yaşadığını aktaran Köksal, şunları dile getirdi:
“Ailem iş sahibi olmamdan çok mutlu. Maaşımı biriktiriyorum ve spor bir araba almak istiyorum. Beşiktaşlıyım, o yüzden arabamın siyah beyaz olmasını istiyorum. Sıkı bir diyet yapıyorum. Bu yüzden her akşam yürüyüş yapıyorum, pilatese gidiyorum. Bir de köpeğim var adı Zeytin. Yürüyüşlerimde bana eşlik ediyor. Ayrıca boyama da yapıyorum.”
-“Çağla ile çok iyi bir iletişim içindeyiz”
Çağla Köksal’ın çalıştığı firmada yöneticisi olan Özlem Akdere, Köksal ile birlikte çalışmanın çok büyük bir deneyim olduğunu söyledi.
Daha önce ekip olarak down sendromlu bir kişiyle çalışma tecrübelerinin olmadığını dile getiren Akdere, şöyle konuştu:
“O yüzden ilk başta endişelendik. Bu anlamda Türkiye Down Sendromu Derneği’nden gelen iş koçları çalışmamızı kolaylaştırdı. Tüm ekibimize Çağla ile nasıl iletişime geçilmesi gerektiği konusunda bir eğitim verildi. 15 gün boyunca iş ortamında iş koçu kendisine eşlik etti. Bu süre zarfında bizleri de bilgilendirdi. Şu an Çağla ile çok iyi bir iletişim içindeyiz. Ekibimizin bir parçası olarak çalışmaya devam ediyoruz.”
“Onun sayesinde azimle engellerin aşılabileceğini gördük”
Akdere, Çağla Köksal’ın veri girişlerinden sorumlu olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gördük ki bilgisayarı çok iyi kullanıyor. Teknolojiye çok yatkın. Yeni teknolojileri bizden bile daha iyi kullandığını söyleyebilirim. Çok hızlı öğreniyor. Her gün ortalama 7-8 eğitim programı düzenlediğimizi ve yaklaşık 200 veri girişi yaptığımızı düşünürsek, Çağla bizim için çok önemli bir işi başarabiliyor diyebiliriz. Arkadaşlarıyla ilişkisi çok güzel. Saygı ve sevgi çerçevesinde ilerliyor. Tüm arkadaşları ona çok yardımcı oluyor. Biz Çağla’ya bir çok şey öğretiyoruz ama o da bize bazı şeyleri öğretiyor. Onun sayesinde engellere rağmen azimle her şeyin nasıl aşılabileceğini görüyoruz.”
“İyi ki aramızda, kendisini çok seviyoruz”
İş arkadaşı Salih Gömürgen ise Çağla Köksal iş yerine ilk geldiğinde “Birlikte çalışabilir miyiz?” gibi endişeleri olduğunu belirterek, “Çağla’nın öz verisi, bizim de ona verdiğimiz destekle iyi bir ekip olduk. Çağla şu an yine imkansız diye gördüğümüz bir şeyi yapıyor ve iki gün evden çalışarak, kendi başına veri girişi yapıyor.” dedi.
Gömürgen, Köksal’ın, sabahları yaptıkları toplantıları yönettiğini, herkese sırayla söz verip, kargaşayı önlediğini ifade ederek, “Ayrıca bizim çok fazla data girişimiz var. Bu girişleri yapıyor. Çağla işinde her zaman başarılı olmayı seven bir insan, rekabetçi bir yapısı var. İyi ki aramızda kendisini çok seviyoruz.” şeklinde konuştu.
“170 down sendromluyu istihdam etik”
Türkiye Down Sendromu Derneği Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ise destekli istihdam projesinin, zihinsel engelli bireylerin iş hayatında yer alması için çok önemli bir metot olduğunu anlattı.
Ekmen, bir down sendromluyu istihdam ettikten sonra da yalnız bırakmadıklarını kaydederek, “Kendi yetenek ve becerilerine göre çok farklı alanlarda çalışıyorlar. Mesela Çağla gibi okuma yazma bilen ve bilgisayar kullanabilen arkadaşlarımız veri girişi yaparken, hiç eğitim olmayan arkadaşlarımız da hizmet sektöründe çalışıyor.” diye konuştu.
Down sendromluların istihdamı konusunda iş yerlerinden çok olumlu geri dönüşler aldıklarının altını çizen Ekmen, “Bir yönetici, ‘down sendromlu elemanların bulunduğu birimlerin yöneticileri daha başarılı olmaya başladı, ciroları daha arttı’ dedi. Çünkü yöneticilerin down sendromlulara gösterdiği empatiyi, diğer elemanlara da yansıtması, hem yöneticilerin insani yönünün gelişmesine vesile oluyor hem de verimi artırıyor.” ifadelerini kullandı.
Fulya Ekmen, down sendromlu bireylerin meslek sahibi olması için 17 ilde 42 firma ile işbirliği yaptıklarını, 170 kişiyi istihdam etiklerini belirterek, yüzde 88 de istihdam sürekliliği sağladıklarını dile getirdi.
]]>İZMİR’de SMA Tip 2 hastası Çağla Tunç’un (7) Dubai’de gen tedavisi alabilmesi için valilik onaylı kampanya başlatıldı. Çağla’nın annesi Sevtap Tunç (46), “14 Şubat için Çağla’ya 200 bin kalp toplama hedefimiz var. Bir kalp 25 lira. Sevgilinize, eşinize alacağınız hediyeleri Çağla’ya bağış olarak verirseniz; sevdikleriniz de Çağla da daha mutlu olacak” dedi.
İzmir’de Sevtap Tunç ve Alpaslan Tunç (48) çiftinin kızları Damla ile Çağla, tüp bebek yöntemi ile dünyaya geldi. Damla zamanla gelişim gösterdi ancak Çağla’nın farklı olduğu görüldü. Bunun üzerine 13 aylık Çağla, hastaneye götürüldü ve bebeğe SMA Tip 2 teşhisi kondu. Bu süreçte Çağla, 6 yıl fizyoterapi desteği aldı, 13 doz ‘Spinraza’ adlı ilacı kullandı. Pandemide Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yerleşip, iş yeri açan aile, Dubai’deki ilaçta kilo sınırın artması ile 7 yaşındaki kızları ilkokul birinci sınıf öğrencisi Çağla’nın tedavi olabilmesi için valilik onaylı kampanya başlattı.
‘BAĞIŞIKLIĞI ÇÖKTÜ’
2 Şubat’ta hesabın aktif olduğunu belirten anne Tunç, “Yurt dışındaki gen tedavisi bulunduğunda Çağla 4,5 yaşındaydı. 13,5 kilo sınırlaması vardı. Bu sınırı çoktan geçmiştik. Dubai, 21 kiloya kadar ilacın etkinliğini onaylayınca harekete geçtik. Dubai’den Çağla için teklif aldık. Geçen yıl Çağla anaokuluna başladı. Akciğer enfeksiyonu nedeniyle farklı aralıklarla 3 ay yoğun bakımda kaldı. Skolyozu yüzde 40’ın üzerinde. Bu durum ciğerlerindeki kas kayıplarıyla birleşti. 6 yaşına kadar hiç hasta olmamıştı. Pandemide İzmir’den Kuşadası’na taşındık. Aile fertleriyle bile sınırlı şekilde açık havada görüşüyorduk. 6 yaşına kadar topluluk içine girmemişti. Ana sınıfına başlayınca tüm mikroplar bir anda geldi. Bağışıklığı çöktü, SMA da bunu tetikledi” dedi.
‘SKOLYOZ YÜZÜNDEN BAĞIMSIZ OTURAMIYOR’
2023’e kadar hiçbir makine kullanmayan Çağla için bipap, oksijen ve öksürtme cihazı kullanmaya başladıklarını anlatan anne Tunç, “3,5 yaşa kadar iyiydi. Arabasının üzerinde oturuyordu. Kucağımda sabit kalabiliyordu. Sonra ayakları ve kollarındaki gücü tamamen kaybetti. Skolyoz yüzünden bağımsız oturamıyor. ya korse kullanıyor ya da destekli oturuyor. 3,5 yaşında Spinraza’ya başladık. Şu an kollarını rahat kullanıyor. Tekerlekli sandalyesiyle hareket edebiliyor. Ayaklarını yerden 1,2 santimetre kaldırabiliyor. Fizyoterapide emekleme çalışmaları yapıyoruz. Kalçadan ayaklarını çekmeye başladı. Sağ ayağı daha rahat geliyor. Vücut korsesini giydirdiğimizde, birkaç dakika bağımsız ayakta kalabiliyor. Bunun yanında kalça çıkıklığı var. Gen tedavisini aldıktan sonra bir operasyonu olabilir belki de kalçası kendiliğinden yerine oturacak. Yine de gen tedavisi lazım. Türkiye’deki ilaçla bu düzeye gelebildi” diye konuştu.
‘SKOLYOZ DAHA HIZLI TETİKLENECEK’
Tunç, tedaviden dönen çocuklardaki iyileşmelerin kendilerini umutlandırdığını belirterek, “Gen tedavisini almazsa, hareketleri negatif yönde ilerleyebilir. Boyu uzadığı için skolyoz daha hızlı tetiklenecek. Büyümeye başladıkça fizyoterapiyi reddedebilir diye korkuyoruz. Şu an çok pozitif yaklaşıyor. Gen tedavisi almış ailelerin videolarını izledikçe mutlu oluyor. Trakeostomiyle yatakta yatan çocuklar bu tedavi sayesinde oturup, katı gıda yiyebilir hale geldi. Bu güzel haberleri aldıkça Çağla’nın da morali yükseliyor” dedi.
EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ İKİZİ DAMLA
Çağla’nın en büyük destekçisinin ikizi Damla olduğunu belirten anne Tunç, “Damla, hep Çağla’ya yardım ediyor. Ayakkabılarını Damla giydiriyor. Bize çok yardımcı oluyor. Ders çalışacakları zaman kitabını defterini getirir, kalemini düşürdüğünde onu alır. Geçen yıl çok uzun hastanede kaldık. Damla evde, Çağla hastanede ağlıyordu. İkizi her zaman onun en büyük yardımcısı. Bazen yemeğine çatalı batıramadığında Damla yardım ediyor” diye konuştu.
‘BİR SEVGİLİ DAHA KAZANACAKSINIZ’
Haftada 2 gün 4 saat fizik tedavi desteği alan Çağla için destek beklediklerini belirten anne Tunç, “14 Şubat Sevgililer Günü haftasını, sevgi haftası olarak değerlendiriyoruz. 14 Şubat için Çağla’ya 200 bin kalp toplama hedefimiz var. Bir kalp 25 lira. Sevgilinize, eşinize alacağınız hediyeleri Çağla’ya bağış olarak verirseniz; sevdikleriniz de Çağla da daha mutlu olacak. Bir sevgili daha kazanacaksınız. Çağla kalpleri gördükçe, bağışları duydukça çok mutlu oluyor. Hızla kampanyasının biteceğini biliyor. Daha çabuk tedavisini alıp, ayağa kalkacağını düşünüyor. Motivasyonu yüksek. 20 Şubat’ta Kuşadası Ticaret Odası’nda Çağla’nın kampanyası için yardım konseri yapılacak. 28 Şubat’ta Balçova Belediyesi ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle bir kermesimiz olacak. Destek vermek isteyenleri bekliyoruz” dedi.
]]>