Çalışma – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Sun, 04 Aug 2024 03:13:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, göreve geldiği günden beri yaptığı projeleri anlattı https://www.haber28.com.tr/uskudar-belediye-baskani-sinem-dedetas-goreve-geldigi-gunden-beri-yaptigi-projeleri-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/uskudar-belediye-baskani-sinem-dedetas-goreve-geldigi-gunden-beri-yaptigi-projeleri-anlatti/#respond Sun, 04 Aug 2024 03:13:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29274 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde İstanbul’daki birçok ilçenin yönetimi AK Parti’den CHP’ye geçti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kısıklı’daki evinin de bulunduğu ilçe, 1994’ten bu yana ilk kez CHP’ye geçti. 30 yıl sonra Üsküdar’da seçimi kazanan CHP’nin adayı eski İBB Şehir Hatları Müdürü Sinem Dedetaş yüzde 49,90 oy aldı. AK Parti’nin adayı Hilmi Türkmen ise yüzde 42,37’de kaldı.

Sinem Dedetaş, mazbatasını alır almaz resmi tatil günleri çıkartıldığında görev süresi olan 18 iş gününde hangi icraatlarını gerçekleştirmeye başladığını Haberler.com’a anlattı.

“KUTLAMAYLA GEÇEN VAKİT HEPİMİZİN VAKTİNDEN ÇALIYOR”

Dedetaş, “Genelde insanlar mutlu ben de mutluyum. Tabi çalışma bekleniyor. Belediyelerin birinci önceliği icra, biz de bunun farkındayız dolayısıyla kutlamaları bile bazı yerlerde başlatmadık. Çünkü kutlamayla geçecek vakit de hepimizin vaktinden ve icradan çalıyor. O yüzden yol üstünde selamlaşarak ve yol üzerinde teşekkür ederek süreci başlattık.

Özellikle Üsküdar Belediyesi için hızlı hareket edilmesi gereken bir yer çünkü öncelikli konularımız var. Vatandaşlarımız bizden bu anlamda bizzat hizmet bekliyor. Tabii biz ayın 4’ünde işe başladık, yani görev teslimi aldık ama ondan sonra bayram tatili 23 Nisan ve 1 Mayıs birlikte aslında 18. iş günümüzdeyiz. Meclisi topladık, komisyonlarımızı gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı.

İLK VAADİ KENTSEL DÖNÜŞÜM OLDU

Sinem Dedetaş, seçim çalışmaları sırasında, Üsküdar’da 1999 öncesi yapı stoğunun yüzde 70 seviyelerinde olduğunu ve seçildiği zaman önceliğinin deprem dirençli bir Üsküdar inşa etmek olduğunu ifade etmişti.

Dedetaş, yaptığı bir açıklamada, “İster belediyemizle, ister İBB ile ister merkezi yönetim ya da müteahhitlerle anlaşmış olsun, hiçbir komşumuzu desteksiz bırakmayacak, komşularımızın hak kaybına uğramaması için hiçbir karşılık beklemeden iştirakimiz KENTAŞ ile müşavirlik hizmeti sunacağız. Yerinde dönüşümü desteklerken komşularımızla iletişimimizi sıkı tutacağız, mobil kentsel dönüşüm iletişim ofislerimiz ile ihtiyaç duyan komşumuzun kapısına çalışma arkadaşlarımızı göndereceğiz. Hiç çekinmeden her türlü sorusuna beraber cevap arayacağız, derdine çözüm olacağız.” ifadelerini kullanmıştı. Başkan Dedetaş, seçimi kazandıktan sonra o vaadini unutmadı.

“KENTAŞ, VATANDAŞLA MÜTEAHHİT ARASINDA SİGORTA OLACAK”

“Kampanyada da kentsel dönüşüm demiştik, şimdi de aynısını söylüyorum. Çünkü hali hazırda dönüşen ve dönüşebilecek alanlar var. Bunların çalışmalarına başladık. KENTAŞ’ın yapısını değiştirmek vaadimiz vardı onun başlangıcını yaptık. KENTAŞ üzerinden bir müşavirlik, vatandaşla müteahhidin arasında duracak bir sigorta gibi onun yapılanmasını vadetmiştik. Bunun sürecini başlattık.

Şu an aslında kentsel dönüşümde mayısın 2. haftasından itibaren komşularımızla buluşup çözümler üretecek noktaya getirdik diyebilirim. Özellikle büyükşehirde ortaklaşa yapacağımız projelerin belirlenmesi, onların planlarının yapılması, bu çalışmalar yapılıyor. Değişim süreçleri önemli. Bir yandan da sosyal Üsküdar çok önemli. Bu yüzden hem afet dirençli hem de sosyal anlamda bir bütün, eksikleri giderilmiş bir Üsküdar çalışmalarına başladık.”

MARMARA BELEDİYELER BİRLİĞİ

6’sı büyükşehir olmak üzere 11 ilde faaliyet gösteren Marmara Belediyeler Birliği, 1975 yılından bu yana belediyelerin ortak sorunlarına çözümler geliştirilmesi, çevre bilinci, sürdürülebilir şehircilik, göç, sosyal uyum, eğitim ve bilimsel çalışmaların desteklenmesi gibi birçok konu başlığında çalışmalar yapıyor. Son yerel seçimde Marmara Bölgesi’ndeki 11 ilden 8’inin CHP’ye geçmesiyle birlikte Marmara Belediyeler Birliği’nde de yönetim değişti.

Başkan Dedetaş, “Bu yapı çok önemli bir yapı. Birlikte olmanın ve aslında birlikte hareket etmenin önemini, ne kadar fark ses olduğumuz önemli değil, hizmet için bir yerde ortaklaşa bilmek çok kritik. Bence bütün Türkiye adına bunu gösteren Marmara Belediyeler Birliği, önemli işler yapmış. Bunları artırarak sürdürmek hepimizin görevidir.” sözleriyle yapının önemini vurguladı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/uskudar-belediye-baskani-sinem-dedetas-goreve-geldigi-gunden-beri-yaptigi-projeleri-anlatti/feed/ 0
Enerji Verimliliği Türkiye Ekonomisi İçin Önemli https://www.haber28.com.tr/enerji-verimliligi-turkiye-ekonomisi-icin-onemli/ https://www.haber28.com.tr/enerji-verimliligi-turkiye-ekonomisi-icin-onemli/#respond Sat, 03 Aug 2024 22:12:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29221 Enerji verimliliğinin önemine işaret eden Bursa AFSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Donmaz, “Eğer ekonomimizde sürdürülebilir bir gelişme istiyorsak, bunun yolu enerji verimliliğinden geçiyor” dedi.

Bursa Afyonkarahisarlı Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (Bursa AFSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Donmaz, enerji verimliliği hakkında önemli bilgiler verdi. Bursa AFSİAD olarak enerji verimliliğinin Bursa ve ülke ekonomisi açısından kaçınılmaz bir gerçek olduğuna inandıklarını belirten Donmaz, bu konuda çalışmalar yürüteceklerini ifade etti. Enerji verimliliğinin sağlanması adına bilgiler veren Donmaz, “Eğer ekonomimizde sürdürülebilir bir gelişme istiyorsak, bunun yolu enerji verimliliğinden geçiyor. Enerji verimliliğinin tanımını yapmak gerekirse, binalarda hayat ve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarını düşürmeden, enerji tüketiminin azaltılmasının sağlanmasıdır. Kabul etmek gerekirse, günümüzde ülke ekonomilerinin gelişebilmesi ve ileriye dönük de bunu sağlayabilmesi için ihtiyaç duyulan enerjinin yeterli miktarda, en düşük maliyetle, güvenli ve çevreye en az zararı verecek şekilde sağlanması büyük önem arz etmektedir. Enerji verimliliğinin, ekonomik büyüme ve sosyal kalkınmaya direk etkisi bulunmaktadır. Ayrıca dünyamızın son dönemdeki en büyük gündem maddesi olan sera gazı salınımlarının azaltılması açısından konuya bakarsak, enerji verimliliği hayati önem taşımaktadır” dedi.

Günümüzde enerjinin en verimli şekilde kullanılması için pek çok çalışmanın yapıldığına dikkat çeken Donmaz, “Enerji tüketiminin verimli bir şekilde gerçekleşmesi için uygulanan çalışmalardan biri enerji etüdüdür. Şayet doğru uygulanırsa, önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlanır. Bu sebeple de, enerji sisteminin düzenli şekilde incelenmesini sağlayan enerji etüdünün avantajlarından pek çok işletme ve kurum faydalanmaktadır. Etkili bir enerji etüdü hem maliyetin düşmesini sağlar, hem de enerjinin en verimli şekilde kullanılmasına imkan tanır. Enerji etüdünden başarılı sonuçlar elde etmek için öncelikle binanın veya tesisin tam kapsamlı incelenmesi ve ardından ortaya çıkan sonucun doğru bir şekilde raporlanması gerekir” ifadelerini kullandı.

Enerji etüdü sonucu çıkan tablonun yol göstermesiyle, verimliliği arttırıcı projeler hazırlanması gerektiğini belirten Donmaz, “Bu tabloya dayanarak hazırlanacak projelerle atık enerjinin geri kazanımı ve yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji üretim potansiyelini arttırma amaçlı çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışma sonucu enerji maliyetleri önemli ölçüde düşecektir. Ayrıca alanında uzman ekiplerin yapacağı çalışmalarla, verimliliği arttıracak seçenekler incelenmelidir. Hazırlanacak raporlardan en uygulanabilir olanlarıyla işe başlanması da zaman ve maliyet açısından önemlidir” dedi.

Etkin enerji yönetiminin kuruluşlar için günümüzde bir gereklilik olduğuna vurgu yapan Donmaz, “Enerji yönetimini sağlamanın en iyi yolu ISO 50001 Belgesi’dir. ISO 50001 standardının doğrudan yararları dikkate alınmalıdır. Bu yararlar; enerji maliyeti tasarrufları, daha az sera gazı emisyonu, değişen enerji fiyatlarından daha az etkilenme daha az karbon ayak iz, ithal yakıtlara bağımlılığın azaltılmasıyla arz güvenliğinin artmasıdır. Diğer taraftan dolaylı yararları arasında da kurumsal imaj, işletme verimliliği ve güvenlik avantajlarını sayabiliriz. Ülkemizde ISO 50001 alma sorumluluğu olan kurumlardan bahsetmek gerekirse; kamu binalarında 10 bin metrekare alana sahip olan ya da 250 TEP enerji tüketimini geçen, ticari hizmet binalarında toplam inşaat alanı 20 bin metrekare ve üzeri veya yıllık enerji tüketimi 500 TEP ve üzeri olan binalar ile yıllık enerji tüketimi 1000 TEP ve üzeri olan endüstriyel işletmelerdir” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/enerji-verimliligi-turkiye-ekonomisi-icin-onemli/feed/ 0
İş Sağlığı ve Güvenliği Denetimleri Sıkılaştırılacak https://www.haber28.com.tr/is-sagligi-ve-guvenligi-denetimleri-sikilastirilacak/ https://www.haber28.com.tr/is-sagligi-ve-guvenligi-denetimleri-sikilastirilacak/#respond Sat, 03 Aug 2024 21:36:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29212 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusunda denetimleri sıkılaştırarak devam ettireceklerini belirterek, “Tüm kesimlere sesleniyorum; iş sağlığı ve güvenliği konusunda gereken önlemleri alın, mevzuatı uygulayın. Mevzuat hükümlerini uygulamayan herkese karşı politikamızdan taviz vermeden gereken tedbirleri almaya devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir yandan iş gücü ve istihdam oranlarını artırmaya çalışırken diğer yandan insan onuruna yaraşır çalışma koşullarını sağlamak için büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.

Çalışanlara sağlıklı ve güvenli iş ortamı sunmanın, en önemli hedefleri arasında yer aldığını vurgulayan Işıkhan, iş sağlığı ve güvenliğinin amacının, çalışma ortamında iş kazası ve meslek hastalığı yaşanma ihtimalini en aza indirmek ve ortaya çıkabilecek kısa ya da uzun vadeli sağlık sorunlarını önlemek olduğunu kaydetti.

İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının, hayatın her anında tüm vatandaşların sağlığının korunmasını ve daha ergonomik bir iş ortamı sağlamayı amaçlayan çalışmaları içerdiğini belirten Işıkhan, şöyle konuştu:

“6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30 Haziran 2012’de hayata geçirildi. 2013-2023 arasında da İSG alanında 36 yönetmelik, 11 tebliğ, 81 İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulama Rehberi ve 37 kontrol listesi hazırlandı. Ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yayınlanmasını takiben 2013 yılından 2022 yılına kadar geçen 9 yıllık süreçte 100 binde ölümlü iş kazası oranında yüzde 36,5 azalma söz konusu oldu.”

“Kişisel koruyucu donanımları denetliyoruz”

Işıkhan, Türkiye’nin İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve alt düzenlemelerini hayata geçirerek, bu alanda önemli bir reforma imza attığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

“Türkiye’de son 21 yılda iş yeri sayısı yüzde 201, çalışan sayısı yüzde 250 artmasına rağmen, 100 bin işçide ölümlü iş kazası oranı yüzde 50 azaldı. Bakanlığımız kişisel koruyucu donanımların piyasa gözetimi ve denetimini aralıksız sürdürüyor. Kişisel koruyucu donanım kapsamında ilk akla gelen baret, toz maskesi, emniyet kemeri, iş ayakkabısı ve eldiveni gibi ürünler dışında, tüketicilere yönelik güneş gözlüğü, can yeleği ve sporcu ekipmanları da Bakanlığımızca denetleniyor.”

“Ruhsat veren belediyenin ciddi ihmali söz konusu”

İstanbul Beşiktaş’ta 29 işçinin yaşamını yitirdiği yangın ile Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği teleferik kazasına da değinen Işıkhan, şunları söyledi:

“Hayatını kaybeden 29 işçimiz ve 1 vatandaşımıza tekrar Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Aileleri ziyaret edip, sorunlarını dinleme fırsatım oldu. Beşiktaş’taki yangında, işverenin sorumluluğu gibi bu işletmeye çalışma ruhsatı veren ilçe belediyesinin ciddi bir ihmali de söz konusu. Gerçekten vatandaşımızın sağlığını ve güvenliğini düşünerek hareket etmemiz, tavır ve duruş almamız lazım. Biz devam eden hukuki sürecin takipçisi olacağız. İş sağlığı ve güvenliği konusunda denetimlerimizi sıkılaştırarak devam ettireceğiz. Tüm belediyelere, kurumlara ve işverenlere sesleniyorum; iş sağlığı ve güvenliği konusunda gereken önlemleri alın, mevzuatı uygulayın. Mevzuat hükümlerini uygulamayan herkese karşı politikamızdan taviz vermeden gereken tedbirleri almaya daha baskılı şekilde devam edeceğiz.”

“Toplam 64 bin 145 iş güvenliği uzmanımız var”

Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında önemli seviyede insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Işıkhan, “İş Sağlığı ve Güvenliği Kayıt, Takip ve Analiz Programına (İSG-KATİP) göre, nisan sonu itibarıyla 13 bin 554 ‘A sınıfı’, 20 bin 417 ‘B sınıfı’, 30 bin 174 ‘C sınıfı’ olmak üzere toplam 64 bin 145 iş güvenliği uzmanı var. Bunun yanında, 28 bin 323 iş yeri hekimi ve 14 bin 389 diğer sağlık personeli de iş sağlığıyla ilgili hizmetler sunuyor. Böylece İş Sağlığı ve Güvenliği alanında uzman insan kaynağımızı nitelik ve nicelik olarak büyütürken, 106 bin 857 kişi de istihdam edilmiştir.” dedi.

“İşsizlik sigorta priminde yüzde 50 indirim sağlıyoruz”

Işıkhan, insan canı söz konusu olduğunda maliyet ya da tasarrufun hiçbir anlam ve öneminin olmadığını dile getirerek, “Kaldı ki iş kazası ve meslek hastalığı sonrasında ödenecek tazminatlar, iş günü kayıpları, imaj kaybı hususları göz önüne alındığında tüm bunların işverene çok daha büyük bir yük getirdiğini düşünmekteyim. O yüzden hep diyoruz, önlemek, ödemekten daima daha ucuzdur.” diye konuştu.

İş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin etkin yürütülebilmesi için işverenlere birçok destek ve teşvik verdiklerini bildiren Işıkhan, şunları kaydetti:

“10’dan az çalışanı bulunan ‘tehlikeli’ ve ‘çok tehlikeli’ iş yerlerine İSG hizmeti ödeme desteği, 3 yıl boyunca ölümlü veya sürekli iş göremezlikle neticelenen iş kazası olmayan işletmelerde işsizlik sigorta priminde yüzde 50 indirim sağlıyoruz. 50’den az çalışanı bulunan ‘az tehlikeli’ sınıftaki iş yeri işverenleri ile işveren vekillerine sağlık hizmetleri hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilme imkanı sağlıyoruz. Desteklerimiz ‘çok tehlikeli’ sınıfta 280 bin iş yeri, 860 bin çalışanı, ‘tehlikeli’ sınıfta ise 490 bin iş yeri, 1 milyon 300 bin çalışanı kapsamaktadır.”

“74 kamu kurum veya kuruluşuyla istişare toplantıları yapıldı”

Işıkhan, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi amacıyla denetimler ve mevzuat çalışmalarının yanı sıra eğitim, çalıştay ve işbirlikleri, ulusal ve uluslararası projeler, paydaşlara yönelik bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerini hayata geçirdiklerini söyledi.

Çalışan ve üreten müreffeh bir Türkiye yolunda insan onuruna yakışır çalışma koşullarının oluşturulması için bu yöndeki çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:

“2002’den bu yana iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi ve saha uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla toplam 87 projeyi hayata geçirdik. 2024 yılında yürüttüğümüz proje sayısı 92’ye ulaşacak. Son dönemde Bakanlığımızca yürütülen en kapsamlı AB projelerinden birisi olan Madencilik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi Projesi (MİSGEP) ile maden sektöründe yer alan tüm paydaşlara ve STK’lere ulaştık. Projeler dışında da ilgili paydaşlarla yaptığımız 82 protokol çerçevesinde birçok faaliyet yürütüyoruz. 37 üniversite ile eğitim, danışmanlık veri paylaşımı gibi alanlarda çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra üniversiteler, belediyeler, KİT’ler ve Bakanlık merkez birimleri gibi farklı birimlerin yer aldığı 74 ayrı kamu kurum veya kuruluşuyla Kamu İSG İstişare Toplantıları gerçekleştirerek, kamu İSG ailemize dahil olmaları ve işbirliği içinde çalışmamız sağlandı. Ulusal alandaki çalışmaların yanı sıra uluslararası arenada da önemli roller üstleniyoruz.”

“İSG Kongresi geleceğe hazırlık için önemli bir buluşma olacak”

Bakanlık olarak 10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’ni 29 Eylül-2 Ekim’de düzenleyeceklerini bildiren Işıkhan, şunları kaydetti:

“Türkiye Yüzyılında İSG’ temalı 10. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi ile ülkemizde yapılan çalışmalar ile İSG alanında dünyadaki iyi uygulama örnekleri paylaşılacak. Eğitim ve çeşitli kurslar ile katılımcılara, iş sağlığı ve güvenliği alanında kendilerini geliştirme fırsatı da sunulacak. Güvenlik kültürü bilincinin, ülkemizde ve dünya genelinde gelişimine katkı sağlanacak. Güncel iş sağlığı ve güvenliği bilgi ve uygulamaları paylaşılacak. Yeni uygulamaların hızla olgunlaşmasına katkı sağlanacak. Özellikle 2024 sonunda ‘az tehlikeli’ sınıfın ve kamu kurumlarının da kanun kapsamına girdiğini düşünürsek bu kongre geleceğe hazırlık açısından da önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/is-sagligi-ve-guvenligi-denetimleri-sikilastirilacak/feed/ 0
Rize’de Günde 1 Ton Petrol Denize Sızıyor https://www.haber28.com.tr/rizede-gunde-1-ton-petrol-denize-siziyor/ https://www.haber28.com.tr/rizede-gunde-1-ton-petrol-denize-siziyor/#respond Fri, 02 Aug 2024 05:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=29015 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Sinop, Trabzon ve Rize’de petrol bulunabilecek alanlarda çalışma yapılması için takvim hazırlandığına dair açıklamalarını değerlendiren Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, “Petrol sızıntısını seçim vaadi olarak görenler yanıldı, Rize’de günde 1 ton petrol denize sızıyor” dedi.

Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Sinop, Trabzon ve Rize açıklarında petrol olduğu düşünülen alanlarda çalışma yapılması için bir takvim oluşturulduğu açıklamalarının ardından değerlendirmelerde bulundu. Bölgede yaptıkları çalışmalarda bu sızıntıları ve bölgenin potansiyel petrol ve doğalgaz rezervlerini ortaya koyduklarını ifade eden Prof. Dr. Maden, bu haberleri seçim vaadi olarak değerlendirenlerin yanıldıklarını söyledi.

Bölgede yapılacak çalışmaları olumlu ama geç kalınmış bir işlem olduğunu ifade eden Prof. Dr. Maden, bölgede 1900’lü yılların başından itibaren çalışmaların yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca Rize’nin Çayeli açıklarındaki petrol sızıntısının günlük 1 tona ulaştığının altını çizen Prof. Dr. Maden, sondaj yapılacak alanlardan petrol çıkacağına inancının tam olduğunu kaydetti.

“Petrol haberlerini herkes seçim yatırımı olarak gördü, seçim bitti ama petrol denize sızmaya devam ediyor”

Prof. Dr. Nafiz Maden, “Geçtiğimiz günlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Karadeniz’de 3 noktada sondaja başlanacağını duyurdu. Biz bunu destekliyoruz ancak geç kalınmış bir adım olarak görüyoruz. Çünkü geçtiğimiz yıllarda Barbaros Hayrettin Paşa Gemisi Trabzon’a gelmişti ve çıkan haberlerde petrol aranacağına dair beyanlarda bulunmuştu. 2024 yılında ise gemi Sinop açıklarında sismik araştırma yapmış ve bu da Rize halkında bir umutsuzluğa neden olmuştu. Ancak kendilerine tavsiyem şudur ki hiç umutsuzluğa kapılmasınlar, TPAO Genel Müdürü Rize Çayeli’ne gelecektir. Ardından bakanımız Rize Çayeli’ne gelecektir hiç endişeniz olmasın. Kendilerinin yaptığı bu çalışmayı çok olumlu buluyorum. Geçtiğimiz yıllarda hem batı hem doğu Karadeniz’de yaptığımız çalışmalarda Karadeniz’in özellikle zengin doğalgaz ve petrol rezervlerinin olduğunu ortaya koymuştuk. Bunu uydu verileriyle ortaya koyduk. Rize Çayeli açıklarındaki petrol sızıntısının günde 1 ton Rize’ye sızdığından bahsetmiştik. Bizim bu söylemimize kimse inanmadı, hatta bazı Rizeliler de bana inanmamıştı, bunun bir seçim yatırımı olarak seçim öncesinde sızdığını söylemişlerdi ancak seçim oldu bitti herkes aldı alacağını şimdi o petrol sızıntısı hala devam ediyor” diye konuştu.

“Karadeniz artık hamsi ve balığın olduğu bir yer değil, petrolün de çıktığı bir deniz olsun”

Bölgede 1900’lü yılların başından bu yana petrol ve doğalgaz ile ilgili çalışmaların yürütüldüğünü dile getiren Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Sadece Rize Çayeli’nde günde 1 ton sızmıyor, ayrıca Ünye açıklarındaki petrol sızıntısı da sızmaya devam ediyor, burada seçimlerle alakalı bir durum yok. Bunlar sadece bizim söylemimiz değil geçmişte de bu tür araştırmaların olduğuna yönelik elimizde gazete arşivleri var. Bu sızıntıların doğal kökenli olduğu biliniyor. Bu nedenle Barbaros Hayrettin Paşa Gemisinin Doğu Karadeniz’e gelerek daha önce yapılan sismik çalışmaların yeni bir anlayışla birlikte değerlendirilerek, petrolün bulunduğu rezervin tespit edilip sondajlarla çıkarılması gerekiyor. Geçmişte yapılan yine bir haber var Ali ve Hüseyin Karahan isimli Rize Çayeli’ndeki vatandaşlarımızın söylediği şöyle bir söylem var. Karadeniz artık hamsi ve balığın olduğu bir yer değil petrolün de çıktığı bir deniz olsun diye söylemleri var biz bu söylemi tekrar ediyoruz. Bakanımıza, TPAO Genel Müdürüne ve Cumhurbaşkanımıza buradan sesleniyoruz. Rize Çayeli’nde petrol sızıntısı var hatta Sürmene’den Hopa’ya kadar olan bölge petrol açısından uygun rezervlere sahip bu bölgelerin araştırılıp uygun alana sondaj yapılırsa petrol çıkacağına gönülden inanıyorum.” – GÜMÜŞHANE

]]>
https://www.haber28.com.tr/rizede-gunde-1-ton-petrol-denize-siziyor/feed/ 0
Kayseri’de lise öğrencilerine yönelik ‘Fikir Atölyesi’ projesi ile iletişim becerileri geliştiriliyor https://www.haber28.com.tr/kayseride-lise-ogrencilerine-yonelik-fikir-atolyesi-projesi-ile-iletisim-becerileri-gelistiriliyor/ https://www.haber28.com.tr/kayseride-lise-ogrencilerine-yonelik-fikir-atolyesi-projesi-ile-iletisim-becerileri-gelistiriliyor/#respond Wed, 31 Jul 2024 08:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28693 Fikirler bu atölyeden çıkacak

Fikir Atölyesi Projesi Sorumlu Öğretmeni İnayet Eroğlu:

“Projede temel amacımız öğrencilerimizin iletişim becerilerini geliştirmek”

KAYSERİ – Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından lise öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen ‘Fikir Atölyesi’ projesiyle, öğrenciler hem fikir üretiyor hem de iletişim becerilerini geliştiriyor.

Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen ‘Fikir Atölyesi’ projesi çerçevesinde farklı okuldan projeye katılan öğrenciler, Melikgazi Belediyesi Gesi Kamp Merkezi’nde çalışmalarını sürdürüyor. Ürettikleri fikirler üzerinde ekip olarak çalışan öğrenciler, çalışmalarını jüri önünde sunarak, iletişim becerilerini de geçiştiriyor. Projeye katılan öğrenciler 30 saat süren ekip çalışması sonucu fikirlerini geliştiriyor.

“Sosyal sorumluluklarını geliştirmelerini hedefliyoruz”

Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE personeli ve Fikir Atölyesi Projesinin Sorumlu Öğretmeni İnayet Eroğlu, projede amaçlarının öğrencilerin ekip çalışmasını öğrenmesi ve iletişimlerini geliştirmeleri olduğunu söyledi. Öğrencilerin sosyal sorumluluklarını geliştirmelerini hedef koyduklarını dile getiren Eroğlu; “Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında fikir atölyesi projesini hayata geçirdik. Bu ikinci fikir maratonumuz. Proje, gençlerin bir araya gelerek, 30 saat gibi kısa bir sürede fikirlerini ilgilendikleri konuları değerlendirerek, bir çalışma yapmalarını sağlıyor. Bu çalışma sonucunda da bir proje ortaya sunuyorlar. Bu projeleri daha sonra jüri önünde sunuyorlar. Bu projede temel amacımız öğrencilerimizin iletişim becerilerini geliştirmek. Yanı sıra onların takım içerisinde hareket etmelerini, sosyal sorumluluklarını geliştirmelerini hedefliyoruz. Öğrenciler bir arada çalışarak, kısa sürede bir ürün ortaya koymaya çalışıyorlar. Hem de sosyalleşiyorlar. Bu açıdan öğrencilerin kişilik gelişimleri için de son derece faydalı bir proje olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Çok yararlı bir proje”

Projenin çok yararlı olduğunu ifade eden öğrencilerden Nisanur Kılınç; “Sadece okul dışında bir etkinliğimiz yoktu. Sadece okul içerisindeki arkadaşlarımız ile konuşuyorduk. Bunun sayesinde tanımadığımız okullardaki insanlarla tanıştık. Onların nasıl bir eğitim aldığını öğrendik. Eğitimlerimizi karşılaştırdık. Hepimizde çok güzel eğitim aldığımızı düşünüyoruz. Buradan da okullarımıza çok teşekkür ediyoruz. Bu proje bana daha sabırlı olmamı öğretti. İnsanlarla nasıl iletişim kuracağımı öğretti. Böyle bir ortamda yeni kurallar içerisinde nasıl davranacağımı daha iyi öğretmiş oldu” şeklinde konuştu.

“Böyle bir şans bizim için çok önemli”

Bir diğer öğrenci İlayda Ünal ise böyle bir projeye katılma şansının kendileri için çok önemli olduğunu söyleyerek, sözlerini şu şekilde sürdürdü;

“Bu proje bizim için çok değerli bir proje. Böyle bir şans bizim için çok önemli. Buraya gelip, kendi fikirlerimizi üretebilmemiz, fikirlerimizi projeye dönüştürebilmemiz ve bu projelerinde devamının gelebilecek olma ihtimali bizim için çok değerli. Bu yüzden kendi takımımızla birlikte her şeyimizi ortaya dökerek, bir proje oluşturmaya çalışıyoruz. Biz arkadaşlarımızla daha önce başka projelerde yer almıştık. Takım ruhumuz vardı. Böyle bir proje ilk defa olmasına rağmen çok kolay bir şekilde organize olabildik. Bu yüzden fikirlerimizi birbirimize çok güzel aktarıp, çok kolay ne istediğimizi biliyoruz. Bu nedenle bizim için hiçte sıkıntılı bir süreç değildi. Çok basit bir şekilde hallettik.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseride-lise-ogrencilerine-yonelik-fikir-atolyesi-projesi-ile-iletisim-becerileri-gelistiriliyor/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı Özer, muhtarlar ile buluştu https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ozer-muhtarlar-ile-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ozer-muhtarlar-ile-bulustu/#respond Tue, 30 Jul 2024 01:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28357 Esenyurt Belediye Başkanı Özer, muhtarlar ile buluştu

İSTANBUL – İlçedeki 43 mahalle muhtarıyla kahvaltı programında bir araya gelen Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, muhtarların talep ve önerilerini dinleyerek, “Birlikte kamusal yararı gözetecek, halkı esas alacak işler yapmalıyız. Çünkü amacımız halka hizmet. Halk olduğu için bizler varız. Bu anlayışla çalışmalıyız” dedi.

Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, 43 mahalle muhtarı ile kahvaltı programında buluştu. Esenyurt Belediyesi Nikah Sarayı’nda gerçekleşen programa CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin, Esenyurt Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Kuzğun ve mahalle muhtarları katıldı. Programda yaptığı konuşmada yönetim anlayışında her zaman muhtarları önemseyeceğini söyleyen Başkan Özer, “Muhtarlar yerel yönetimlerin en küçük birimi olmalarına rağmen demokrasinin temel taşıdır. Sizleri her zaman önemsiyoruz. Birlikte kamusal yararı gözetecek, halkı esas alacak işler yapmalıyız. Çünkü amacımız halka hizmet. Halk olduğu için bizler varız. Hepimiz halkın hizmetkarıyız ve bu anlayışla çalışmalıyız” diye konuştu.

“Muhtarlar benim en yakın çalışma arkadaşlarım”

Muhtarlarla iş birliği içerisinde çalışmanın önemine değinen Başkan Özer şöyle konuştu:

“Daima halkın talepleri bizim kişisel çıkarlarımızın ve taleplerimizin önünde olacak. Her birimiz eşit ve özgür olduğumuz takdirde toplum da eşit ve özgür olur. Hep birlikte bu anlayışı yüreğimize ve beynimize kazımamız, birbirimizi bu anlayışla sevmemiz lazım. Ben muhtarlarımızı bu anlayışla seviyorum. Muhtarlar benim en yakın çalışma arkadaşlarım. Onları önemsiyorum çünkü bu kenti önemsiyorum. Muhtarlarımızla el birliği yapacağız, çalışacağız ve bu anlamda çalışmayanları uyararak yanlışları düzelteceğiz. Onun için muhtarların bu konuda bana yardımcı olmalarını istiyorum.”

“Esenyurtluluk kimliği oluşturmalıyız”

İlçede Esenyurtlu kimliği oluşturmayı hedeflediğini söyleyen Özer, “Sizlerden bir ricam olacak; Görevli olduğunuz mahallelerin demografik yapısı, engelli bireylerin durumu, hasta ve ihtiyaç sahibi bireylerin sayısı gibi konularda bir rapor çıkarabilirsiniz. Böylelikle mahallelerinizi daha yakından tanıma şansımız olur. Çünkü her mahallenin kendine ait bir sosyolojisi, bir ekonomisi, bir kültürel, siyasal ve sosyal yapısı olabilir. Bunları bilmemiz, o mahallelerin ihtiyaçlarını daha kolay giderme hususunda bizlere rehber olacaktır. Bir de mahalleler arasında geçişkenlik sağlayalım. Esenyurt’ta en büyük problemlerimizden biri şu; herkes bir çatıda örgütlenmiş. Halbuki bizim bir Esenyurtlu kimliği oluşturmaya ihtiyacımız var. Bu konuda da nasıl ki siz en küçük yapı birimiyseniz en büyük görevde size düşüyor. Sizin bir kısmınız belki burada doğmamış olabilir. Ama çocuklarınız burada doğdu, onların çocukları da burada doğacak. Artık onlar ben Rizeliyim, Şırnaklıyım demeyecek. Çünkü onlar Esenyurt’ta doğmuşlar ve gözlerini Esenyurt’ta açmışlar. Onlara bir Esenyurtluluk kimliği oluşturmalıyız.”

“Bir barış ve kardeşlik şehri oluşturacağız”

Esenyurt’u bir barış ve kardeşlik şehrine dönüştürmek istediğini vurgulayan Özer şöyle konuştu:

“Bir barış ve kardeşlik şehri oluşturacağız. İhtiyaç sahiplerine el uzatacağız. Bir aşevi projemiz var, onu en kısa sürede hayata geçirerek ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek vereceğiz ve kent lokantaları açacağız. Temel düşüncemiz; yoksul dostu bir barış ve kardeşlik şehri oluşturmak. Bunu başarırsak eminim diğer işlerde arkasından gelir. Zaten Esenyurt’ta çok işimiz var. İş insanlarımıza, ilçemizin zenginlerine Esenyurt’a bir okul, bir kreş, bir imalathane ve bir muhtarlık binası yapın diyeceğiz. Bugüne kadar belediye kendini kapatmış, bu işlerin önünü açamamış. Biz bu işlerin önünü açacağız. Ben ilk yaptığım toplantıda iş insanlarımızdan kente destek sözleri aldım. Üç gün önce Ekrem Başkan ile görüştüm. Burada fabrika sahiplerinin katılacağı bir büyük toplantı yaparak Esenyurt’un sorunlarını masaya yatıracağız. Her birimiz, bu sorunların bir ucundan tutacağız, sorunları aşmayı birlikte başaracağız.

]]>
https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ozer-muhtarlar-ile-bulustu/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı Özer, yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ozer-yerel-basin-mensuplariyla-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ozer-yerel-basin-mensuplariyla-bir-araya-geldi/#respond Sun, 28 Jul 2024 21:12:39 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28087 Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, bölgedeki basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Programda yaptığı konuşmada gazetecilik mesleğinin önemine değinerek basınla ortak çalışmanın gerekliliğine vurgu yapan Başkan Özer, “Demokrasinin işleyebilmesi için gece gündüz demeden halkın bilgi alma hakkını karşılayan basın emekçilerine gereken saygıyı ve ilgiyi göstereceğiz” dedi.

Göreve başladığı günden bu yana kentin tüm bileşenleriyle bir araya gelerek görüşmeler gerçekleştiren Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, İstanbul 3. bölgede görev yapan yerel basın mensupları ile kahvaltı programında buluştu. Esenyurt Belediyesi Havana Park Sosyal Tesisi’nde düzenlenen programda konuşan Özer, kendisinin de hakim olduğu gazetecilik mesleğinin önemine değinerek basın emekçileriyle ortak çalışmanın gerekliliğine vurgu yaptı. Basın mensuplarına nasıl bir belediye devraldığını ve ilk 100 gün içerisinde yapacağı çalışmaları anlatan Başkan Özer, gazetecilerin yönelttiği soruları da yanıtladı. Özer, ayrıca basın mensuplarının 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü de kutladı.

“Biz, sözümüzü hizmet yoluyla söyleyeceğiz”

Yeni dönemde basınla ilişkilerini sıkı tutacağını ve sık sık bir araya geleceğini söyleyen Başkan Özer, işini doğru yapan herkese kapısının açık olduğunu da belirtti. Başkan Özer sözlerine şöyle devam etti:

“Değerli basın mensupları yerel ve ulusal basını önemsediğim için ilk toplantımı sizinle yapıyorum. Çünkü basın, bir toplumun bilgi alma hakkı açısından en kutsal görevi yapan birimdir. Hatta demokratik ülkelerde basın dördüncü kuvvet olarak kabul edilir. Bana göre de basın, dördüncü kuvvet olarak kabul edilmelidir. Ulusal basın gibi yerel basın da son derece önemlidir. Çünkü birlikte çalışacağımız öncelikli basın, Esenyurt basınıdır, sonra İstanbul ve Türkiye basını gelir. Dolayısıyla bu çerçeve içerisinde sizinle fikir alışverişi ve bir aylık süreyle ilgili olarak da bir paylaşım yapmak istedim. Bu bir aylık süreçte her gün seçim sürecindeki tempoyla çalıştım. Tabii ki halkımız sözünü söyleyerek teveccühünü bizden yana kullandı. Şimdi söz sırası bizde. Bizim üslubumuz, iş yapma biçimimiz yeni olacak. Biz sözümüzü hizmet yoluyla söyleyeceğiz. Bu şevkle, bu heyecanla ve bu ruhla doluyuz.”

“Otuz güne doksan günü sığdırmak zorunda kaldım”

Otuz günlük adaylık sürecinde yoğun bir çalışma yürüterek seçimi kazandığını belirten Başkan Özer, “Ben Türkiye’de en geç adaylığı ilan edilen belediye başkan adayı oldum. O nedenle otuz güne doksan günü sığdırmak zorunda kaldım. Türkiye’de benim kadar yoğun çalışan bir başka belediye başkan adayı olduğunu düşünmüyorum. Bizimle ilgili ulusal basında bazı kara propagandalar yapıldı. İktidar basını özellikle Esenyurt’u kazanamamamız için büyük bir çaba sarf etti. Buraya iktidarın bakanları, milletvekilleri geldi. Devlet bakanının sadece iktidar partisinin değil hepimizin bakanı olması lazım. Bir parti için, bir partinin kazanması için gelip çalışmamaları gerekiyordu. Benimsemediğimiz iş ve işlemler oldu ama biz hedefe kilitlendik. Halkımız bizi sevdi, bağrına bastı ve gereken cevabı sandıkta verdi” diye konuştu.

Sorunları olan bir belediyeyi devraldığını belirten Başkan Özer, yakınan bir belediye başkanı olmayacağını söyleyerek şunları ekledi:

“Halkımızın bunları bilmesi gerekiyor. Bu belediye kimsenin babasının malı değil, halkın malıdır. Belediye başkanı da halkın parasıyla halka hizmet eden insandır. O nedenle şeffaf, dürüst, katılımcı ve vesayetten uzak bir anlayışın hayata geçirilmesi lazım. Bazı tasarruflarda bulunduğumda, kimi arkadaşlar; ‘Senden önceki de CHP belediyesiydi.’ diyor. Ben de onları şu şekilde cevapladım, ‘Eğer bir kişi kişisel olarak yanlış yapıyorsa bu partiyi bağlamaz. O partinin mensubu da olsa yanlış yanlıştır. O yanlışın teşhiri gerekiyorsa ben yaparım.’ Bununla ilgili Sayın Genel Başkan’a ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza bilgi verdim; kimin tarafından yapılırsa yapılsın yapılan yanlışların üzerine gideceğimizi söyledim. Personele de kimsenin ekmeğiyle oynamayacağımı sözünü verdim. Hala da o sözümün arkasındayım.”

“Çalışan insanı başıma taç edeceğim”

Esenyurt halkına beklediği hizmeti kısa sürede sunacağını vurgulayan Başkan Özer, “Memurlarımla, işçilerimle birlikte çalışacağım. Çalışan insanı da başıma taç edeceğim. Bunun için de liyakat ve ehliyet, uyum içinde çalışma, halka saygılı olma, disiplinli bir biçimde çalışma ve iş üretme benim hiçbir şartda vazgeçmediğim ilkelerimdir. Belediyemizin içinde bu şekilde çalışan çok sayıda arkadaşımız var. İnşallah onlarla beraber Esenyurt halkının beklediği hizmetleri en kısa sürede kendilerine sunacağım” ifadelerini kullandı.

“Kimse bu halkın sağlığıyla oynayamaz”

Adaylık sürecinde Esenyurt’ta çok büyük bir temizlik sorunuyla karşılaştığını belirten Özer, “Göreve geldikten sonra ilgilileri çağırdım. Çalışanlar ile yapılan sözleşmenin gerekleri yerine getirilmemiş. Kendilerine kenti düzgün temizlemedikleri takdirde sözleşmelerini iptal edeceğimi söyledim. Bir kaç araç getirdiler. Belediye meclis üyesi arkadaşlarımızı görevlendirdim. Şimdi temizlikle ilgili belli bir noktaya gelindi ama yeterli değil. Çünkü en önemsediğim konulardan bir tanesi halkın sağlığı. Kimse bu halkın sağlığıyla oynayamaz. Belediyenin de en temel görevlerinden birisi budur. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

“Yarım kalan projeler kısa sürede tamamlanacak”

Yarım kalan projelerin en kısa sürede tamamlanması için talimat verdiğini ifade eden Özer, “Öncelikli olarak üzerinde durduğum iki konu var. Esenyurt’un barış ve kardeşlik şehri olması. Bununla ilgili adımlar atacağım. Bir de kentimizde çok fazla yoksul insanımız var. Bu sorunu çözmek için sosyal belediyecilik anlayışını hayata geçireceğiz. Bir an önce yarım kalan aşevi projesini hayata geçirerek hem kent lokantası gibi çalışmaları devreye sokacağız hem de halkımıza sıcak yemek dağıtımı gerçekleştireceğiz. Başka yarım kalan projelerimiz de var. Bu projeleri bitirmek için bir irade ortaya koyarak Esenyurt halkının hizmetine sunacağız” dedi.

“Kentin imkanlarını da değerlendireceğiz”

Sadece belediyenin imkanlarını değil kentin imkanlarını da halka hizmet noktasında kullanacaklarına dikkat çeken Başkan Özer, “İş insanlarıyla görüşmeler yaparak belediyeyle iş birliği içerisinde olmalarını istedim. Onlardan kreş talebinde bulundum. Onlar bugüne kadar kimsenin böyle bir şey istemediğini, hatta başkanla irtibat kuramadıklarını söyleyerek seve seve kreş yapacaklarını belirttiler. Bu işleri yapacak insanların var olması da beni ayrıca memnun etti” diye konuştu.

“İBB ile ortak çalışmalar yürüteceğiz”

Esenyurtluların hizmet noktasında hak ettikleri değeri alabilmeleri için İBB ile ortak çalışmalar yapacaklarını vurgulayan Başkan Özer şu ifadeleri kullandı:

“İBB Başkanı ile Esenyurt Belediye Başkanı arasında bugüne kadar iyi bir diyalog kurulamamış. Ama biz bu diyaloğu en verimli şekilde kuracağız. Bu doğrultuda İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile üç tane toplantı yaptık. Büyükşehirden bir takım katkılar alacağız. Kentimizin yeşile ihtiyacı var. Özellikle parklar konusunda burada ortaklaşa çalışmalar yürüteceğiz. Hem Esenyurt halkı bir parka kavuşmuş olacak hem de biz hizmete kavuşmuş olacağız. Ayrıca Esenyurt’ta metro hattı projesi var. Bu projenin de hızlandırılması için elimizden gelen bütün çabayı sarf ederek büyükşehirle uyumlu çalışacağız. Sayın İmamoğlu da Esenyurt’a önem veriyor. Bundan dolayı da huzurunuzda kendisine teşekkür ediyorum.”

“100 günde acil sorunlarımızı çözeceğiz”

İlk 100 gün içerisinde acilen çözülmesi gereken sorunları çözeceklerini belirten Başkan Özer, “Fen işleri, temizlik işleri, park ve bahçeler benim asla tolerans göstermeyeceğim birimler. Bu birimlerle yoğun çalışmalarımız olacak. Şu anda yasaklı olan imar bölgelerimiz var. Onları açmaya çalışacağız. Konut mağdurları var. Onlarla komisyonlar kurarak toplantılar ve ardından çalışmalar yapacağız. Halkımız bize bir sorumluluk verdi, imkanlarımız çerçevesi içerisinde bu sorumluluk bilinciyle çalışacağız. Sizlerle beraber el birliği ve gönül birliğiyle birbirimize katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

“Adil, kapsayıcı ve ulaşılabilir bir yönetim anlayışı tesis edeceğiz”

Uygulayacağı yönetim anlayışından bahseden Başkan Özer, “Bizim niyetimiz halisane. Biz adil, eşit, kapsayıcı ve ulaşılabilir bir yerel yönetim anlayışı tesis edeceğiz. Demokratik, katılımcı, vesayetten uzak, şeffaf bir belediyecilik uygulayacağız. Kardeşlik ve barışın tesis edildiği, daha güvenilir, daha huzurlu bir Esenyurt idealimiz var. Bunun için bütün mülki amirleri dolaştım, kamu kurumlarıyla da görüşüyorum. Onlarla da uyum içinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bağımlılıkla mücadele edeceğiz”

Bağımlılıkla mücadele konusundaki çalışmalara önem verdiğinin altını çizen Prof. Dr. Ahmet Özer, “Uyuşturucuyla ilgili problemimiz var. Biz bu sorunun rehabilitasyonla ilgili kısmını hemen devreye sokacağız. Emniyet Müdürümüzle de görüştüm, o da önleyici tedbirleri alacak. Ama yeterli bulmayarak Kaymakam Bey’le de görüştüm, birlikte farkındalık oluşturacak çalışmalar yapacağız, konferanslar düzenleyeceğiz, liselere, ortaokullara gideceğiz, velilerimizle görüşmeler yapacağız. Ayrıca toplumsal farkındalık için ünlüleri kentimizde ağırlayacağız” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ozer-yerel-basin-mensuplariyla-bir-araya-geldi/feed/ 0
Türkiye, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı davaya müdahil olacak https://www.haber28.com.tr/turkiye-guney-afrikanin-israile-karsi-actigi-davaya-mudahil-olacak/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-guney-afrikanin-israile-karsi-actigi-davaya-mudahil-olacak/#respond Sat, 27 Jul 2024 09:00:48 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27896 (ANKARA) – Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi ile düzenlediği ortak basın toplantısında; “Türkiye olarak Güney Afrika’nın İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davaya müdahil olmaya karar verdik. Bu adımla Uluslararası Adalet Divanı önündeki sürecin doğru yönde ilerlemesini temenni ediyoruz” dedi. Marsudi ise, “Adaleti Filistin için her zaman savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz. Filistin halkını desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Endonezya Dışişleri Bakanı Marsudi ile Bakanlık’ta bir araya geldi. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Güneydoğu Asya’daki stratejik ortakları Endonezya ile köklü tarihi ve kültürel bağları bulunduğunu belirten Fidan, “Türkiye-Endonezya Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi’nin ilk toplantısının hazırlıklarını ele aldık” dedi. Fidan şöyle konuştu:

“Görüşmemizde ekonomik ve ticari ilişkilerimizi, yenilenebilir enerji ve helal gıda dahil çeşitli alanlarda geliştirme hususunda mutabık kaldık. Ticaret hacmimizin liderler tarafından belirlenen 10 milyar dolar hedefine ulaşması için atabileceğimiz adımları istişare ettik. Kapsamlı ekonomik ve ticari iş birliği anlaşmasının müzakereleri devam ediyor. Endonezya’nın yeni başkentinin inşa sürecinde Türk müteahhitlik firmalarının da rol almalarını istiyoruz. Değerli mevkidaşıma savunma sanayi alanındaki iş birliğimizin devam ederek artmasına ve firmalarımızın Endonezya ordusunun modernizasyonunda daha fazla rol almasını arzu ettiğimizi ilettim.

“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KONUSUNDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

FETÖ başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadele konusunda çalışmaya devam edeceğiz. Ayrıca bugün ilişkilerimizin daha da derinleşmesini sağlayacak önemli bir karar daha aldık. İki ülke arasında Savunma Bakanları ve Dışişleri Bakanlarının yer alacağı iki artı iki formatında bir mekanizma kurulması konusunda mutabık kaldık.

Endonezya ile Filistin konusundaki tutum ve hassasiyetlerimizin ortak olduğunu bir kez daha görmekten memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Temas Grubu olarak Gazze’ye yönelik saldırılara ilişkin uluslararası farkındalığı arttırmak için önemli çalışmalarda beraber görev aldık.

“BAZI AVRUPA ÜLKELERİNİN FİLİSTİN’İ TANIMAYA YAKIN OLDUKLARINI SÖYLEMELERİ UMUT VERİCİ”

Bazı Avrupa ülkelerinin Filistin’i tanımaya yakın olduklarını söylemeleri de ayrıca umut vericiydi. Halihazırda 136 civarında ülke Filistin’i tanımakta, fakat ağırlıklı olarak Avrupa ülkeleri ve Amerika tanımadığı için özellikle BM Güvenlik Konseyi’nde Filistin’in statüsü teslim edilmemekte. Şu anda geldiğimiz aşamada bu yaygın tanımanın daha büyük uluslararası meşruiyete dönüşmesi başta Amerika olmak üzere BM Güvenlik Konseyi’ne daha büyük baskı uygulanması konusunda sistemli ve yoğun çalışmalarımızı dostlarımızla beraber devam ediyoruz.

21’nci yüzyılda Gazze’de açlıklar, ölümler yaşanırken İsrail ordusunun çekildiği yerlerde toplu mezarlar ortaya çıkarken, kadın, çocuk, hasta, yaşlı demeden siviller hedef alınırken uluslararası toplum daha neyi beklemekte? Artık zorlayıcı tedbirlerin gündeme gelmesi gerektiği ortadadır. İsrail’in Filistin halkını boyunduruk altına alma ve topraklarından sürme çabasını ne Filistinliler ne Türkiye ne de adalet ve hukuk arayışında olan diğer ülkeler ne de uluslararası toplum vicdanı kabul etmeyecektir. Bir tercihle karşı karşıyayız. ya hukuktan ve insanlıktan yana olacağız ya da zulmün yol açtığı sorunların bedelini hep birlikte ödeyeceğiz.

Güney Afrika’nın başvurusunun hemen ardından 3 Ocak 2024 tarihindeki açıklamamız ile bu başvuruyu memnuniyetle karşıladığımızı kaydetmiştik. Güney Afrika’nın bu başvurusunun ardından Türkiye’nin bu durumdaki müdahalesinin nasıl olması gerektiği konusunda da Cumhurbaşkanımız tarafından verilen bir talimat mevcuttu. Biz ilk günden itibaren bu konuda iki yönlü bir çalışma sürdürdük. Birincisi hukukçularımızla bir araya gelerek Türkiye’nin Güney Afrika’yı destekler şekilde davaya müdahil olması hukuken nasıl ve hangi gerekçelerle mümkün olacak, onu detaylı bir araştırma sürecine girdik. İkincisi de sadece Türkiye değil uluslararası toplumun diğer üyelerinin de bu davaya müdahil olmaları, müdahil olma şartları ve müdahil olmayla ilgili düşünceleri konusunda çok ciddi görüş alışverişinde bulunduk. Bakanlık hukukçularımız, Adalet Bakanlığımız, üniversitedeki hocalarımız, hep beraber çok yoğun bir çalışma yaptılar. Çalışmalarımızı belli bir noktaya getirdik.

“ÇALIŞMAMIZIN HUKUKİ METNİ TAMAMLANDIĞINDA RESMİ MÜRACAATIMIZI YAPACAĞIZ”

Buna paralel olarak ikinci kulvarda da son olarak Riyad’da yaptığım gibi özellikle İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ülkeleri başta olmak üzere Filistin’i devlet olarak tanıyan diğer ülkelerle yaptığımız görüşmelerde de şunu gördük: bazı ülkeler de bu konuda tavır almaya hazır hale gelmiş durumdalar. Şu ana kadar biliyorsunuz sadece iki ülke, Nikaragua ve Kolombiya bu konuda somut bir tutum aldı, başvuruda bulundu. Biz de bugün yaptığımız değerlendirmelerin neticesini sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik ve alınan siyasi karar gereği buradan ilk kez duyurmak istiyorum. Türkiye olarak Güney Afrika’nın İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davaya müdahil olmaya karar verdik. Bu adımla Uluslararası Adalet Divanı önündeki sürecin doğru yönde ilerlemesini temenni ediyoruz. Esasen ifade ettiğim gibi bu başvurumuza yönelik çalışmalarımız çok uzun süredir devam etmekteydi. Biz bundan sonra bu siyasi karar Cumhurbaşkanımız tarafından alındıktan sonra, şu anda bütün dünyaya duyurulduktan sonra hukuki çalışmalarımızı tamamlayacağız. Bütün dost ve müttefik ülkelerle bu konuda daha fazla ne yapabilir, daha fazla hangi ülkeler başvuruda buluna bilir onun çalışması içinde olmaya devam edeceğiz. Çalışmamızın hukuki metni tamamlandığı zaman da alınmış bu siyasi kararı fiiliyata geçirmek için resmi müracaatımızı Uluslararası Adalet Divanı’na yapacağız. Türkiye olarak her durumda Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğiz.”

MARSUDİ: ÖNÜMÜZDEKİ YIL DİPLOMATİK İLİŞKİLERİMİZİN 75’NCİ YILINI KUTLAYACAĞIZ

Endonezya Dışişleri Bakanı Marsudi ise şunları kaydetti:

“Önümüzdeki yıl diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 75’nci yılını kutluyor olacağız. Bu, ikili ilişkilerimizi çok daha üst bir seviyeye getirecektir. İkili görüşmemiz sırasında sayın Bakan ile çok önemli iki konuyu ele aldık. Bunlardan birincisi ikili ilişkilerimizle ilgiliydi, diğeri de küresel hususlarla ilgiliydi.

İkili ilişkilerimizde son derece tatminkar bir seviyeye ulaştık ama aynı zamanda her iki tarafta da bunu daha da derinleştirme iradesi var. Endonezya-Türkiye geniş kapsamlı ekonomik ortaklık anlaşmasını tamamlamaya doğru ilerliyoruz.

Askeri alanda ve savunma sanayindeki iş birliğinde diyalog seviyesini geliştirilmesini önceliyoruz. Aynı zamanda savunma sanayinin geliştirilmesinde stratejik iş birliğinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Ortak üretim yapılabileceğini ve üretilen araçların ortak pazarlamasına katkıda bulunabileceğimize inanıyorum.

Her iki ülke de giderek yükselen bir ekonomik performans içinde ve kapasite geliştirme, ortak proje geliştirilmesi ve küresel Güney projelerine katkıda bulunabileceğimize inanıyoruz. Türkiye için Endonezya Asya-Pasifik bölgesinde en önemli ortaklardan birincisi ve Stratejik İş Birliği Mekanizması’nı kurduğu ilk ülke.

Filistin konusunda Endonezya ve Türkiye ortak konumu paylaşıyor. Endonezya’nın bu konudaki pozisyonu son derece net: biz adaleti Filistin için her zaman savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz. Filistin halkını desteklemeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-guney-afrikanin-israile-karsi-actigi-davaya-mudahil-olacak/feed/ 0
Gazeteci Meslek Örgütleri 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı Kutladı https://www.haber28.com.tr/gazeteci-meslek-orgutleri-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/ https://www.haber28.com.tr/gazeteci-meslek-orgutleri-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/#respond Sat, 27 Jul 2024 07:48:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27872

Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: DURSUN ALKAYA

(ANKARA) – Gazeteci meslek örgütleri de 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlamak için Tandoğan Meydanı’ndaydı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Kıvanç El, “Bizim talebimiz basınının daha özgür bir şekilde Anayasa’ya getirilen sansür düzenlemesinin uygulanmadan, yeniden bir düzenleme yaparak özgür basın sisteminin kurulmasını talep ediyoruz” dedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, “Gazeteciler de işçi ve giderek fakirleşiyorlar. Gazetecinin maaşının en az iki asgari ücret olmasını talep ediyoruz. Haberleri yaptıktan sonra markette alacaklarımızın fiyatını düşünmek istemiyoruz. Bunu düşünmeden haber yapmak istiyoruz” diye konuştu.

Ankara’da 1 Mayıs İşçi Bayramı, binlerce yurttaşın katılımıyla Tandoğan Meydanı’nda kutlandı. Binlerce emekçi AKM’den Tandoğan’a yürüdü. Gazeteci meslek örgütleri de gazetecilerin ve gazeteciliğin haklarını savunmak için alandaydı.

ÇGD Başkanı Kıvanç El, şunları söyledi:

“ÖZGÜR BASIN SISTEMİNİN KURULMASINI TALEP EDİYORUZ”

“Bizim için 1 Mayıs’ın önemi biraz daha farklı. Biz artık basın özgürlüğü konusunda hükümetten, son siyasal iklimin de çerçevesinde bazı adımlar atmasını bekliyoruz. Çünkü bu halk baskı oldukça ceza kesmeyi yerel seçimde gösterdi. Basının önemini de bu süreçte gördük. Onun için de buraya, 1 Mayıs’a  çağrı yaptık sesimizi duyurmak için. Hava şartlarına rağmen yoğun bir katılım var. Bizim talebimiz çok basit. Basınının daha özgür bir şekilde Anayasa’ya getirilen sansür düzenlemesinin uygulanmadan, yeniden bir düzenleme yaparak özgür basın sisteminin kurulmasını talep ediyoruz.

“TAKSİM’E ÇIKANA KADAR BU MÜCADELE ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA DA SÜRECEK”

Taksim tüm emekçiler için bir simge. Bu konuda hükümetin direnişini anlamak mümkün değil. Taksim halkın, emekçilerin meydanı olsun deniyor. Çok basit bir talep. Güvenlik önlemleri alınır ve yapılır. Bunu bir kavga, inatlaşma, -her alanda olduğu gibi, sadece Taksim değil- toplumun taleplerine ‘Aman izin vermeyelim’ yaklaşımıyla davranılıyor. Evet, vazgeçilmiş ne yazık ki. Ama biz üyelerimize de çağrı yaptık, Taksim’e gidilmesi noktasında. Bu süreçte birçok gazeteciye de birçok müdahale olmuş, polis tarafından sert müdahaleler yapılmış. Bunları da ÇGD olarak kınıyoruz. Gazetecilerin orada görevlerini yaptığını bir kez daha hatırlatıyoruz ve Taksim’e çıkana kadar bu mücadele önümüzdeki yıllarda da sürecek. Hükümete de bu inadından vazgeçmesi çağrısını yineliyoruz.”

TGS Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, şöyle konuştu:

“HABERLERİ YAPTIKTAN SONRA MARKETTE ALACAKLARIMIZIN FİYATINI DÜŞÜNMEK İSTEMİYORUZ”

“Alanda olmamızın 3 tane gerekçesi var aslında. Birincisi: Gazeteciler de işçi ve giderek fakirleşiyorlar. Biz aslında temel olarak gazetecinin özgürce ve sağlıklı haber yapabilmesi için birinci şartın maaşının en az iki asgari ücret olmasını talep ediyoruz. İkincisi: Refah seviyemizin yükselmesini istiyoruz çünkü buralarda haberleri yaptıktan sonra markette alacaklarımızın fiyatını düşünmek istemiyoruz. Bunu düşünmeden haber yapmak istiyoruz. Üçüncüsü: 212 sayılı kanun çerçevesinde çalışmak istiyoruz. Bu artık giderek dayatılan bir çalışma koşulu haline getirildi, 212’siz çalışma koşulu. Bir televizyon kanalı çalıştırıyorsanız nasıl kamerasız çalışmayı göze alamıyorsanız, bunu düşünemiyorsanız gazetecinin de 212’siz çalışmasını düşünemezsiniz diyoruz ve tabii ki ifade özgürlüğünün ve basın özgürlüğünün korunmasını istiyoruz. Bu şartlar gerçekleşmeden özgürce haber yapılabileceğini, eleştirel düşüncenin özgüre yayılabileceğini düşünmüyoruz. Bunun için alanlardayız.”

Tartanoğlu, Saraçhane’de yaşanan polis müdahalesine ilişkin şunları söyledi:

“1 MAYIS’IN TAKSİM’DE, TANDOĞAN’DA, SIHHİYE’DE KUTLANMASININ İKTİDAR, BAKANLIK, BÜROKRASİ AÇISINDAN HİÇBİR FARKI YOKTUR”

“Burada sonuçta bütün örgütler bir çağrı yapıyor alanlara ve bir şekilde buradaki insanların da sağlıklarının korunması gerekiyor. Çağrıcı örgütlerden hiçbirisi burada bir kişinin burnunun kanamasını istemez ama eleştirinin yöneltileceği kesim polistir, İçişleri Bakanlığı’dır. Dün Taksim’e çıkmak isteyenleri marjinal olarak gösteren Cumhurbaşkanı’dır. 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasının, Tandoğan’da kutlanmasının, Sıhhiye’de kutlanmasının iktidar, bakanlık, bürokrasi açısından hiçbir farkı yoktur. Burada talep edilenler, atılan sloganlardır önemli olan ve bunlar zararlı içerikler değildir. İnsanlar kendi haklarını savunmak için buradalar. Haklarını nasıl savunduklarını göstermek için bir arada olduklarını göstermek için buradalar. Taksim de işçilerin, emekçilerin alanıdır. Yapılan bu açıklamaların yapıldığı her yer işçilerin alanıdır, çünkü sosyal hayat buralarda yaşanıyor bütün sorunları ve çözümleriyle beraber.”

ÇGD Ankara Şube Başkan Yardımcısı Mustafa Bildircin, şöyle konuştu:

“İKTİDARIN BİR TAKSİM ALERJİSİ OLDUĞU ÇOK AÇIK”

“Gazetecilik belki de mobbingin en görünür olduğu alanlardan biri. 212 sigortası yapılmayan, uzun saatler boyunca çalışmak zorunda kalan ve baskı altın -hem iktidarın hem de kurum içi baskı altında çalışmaya çalışan- gazeteciler bugün alanlarda haklarına sahip çıkıyorlar. ÇGD olarak buradayız; haklarımıza sahip çıkmak, emek ve dayanışma göstermek için. İktidarın bir Taksim alerjisi olduğu çok açık. Bu sene de taksimi yasaklayarak bu alerjisini ortaya çıkarttı ancak emekçiler Taksim’e girmekte direttiler. Meydanlar emekçilerindir, Taksim’in yasaklanması sembolik olarak bir şey ifade ediyor olsa da uzun vadede direnen emekçiler kazanacaktır.”

ÇGD Yönetim Kurulu üyesi Ceren Bayar ise şunları söyledi:

“UMARIM ÖNÜMÜZDEKİ SENE 1 MAYIS’I TAKSİM’DE HEP BİRLİKTE KUTLAYABİLİRİZ”

“Artık çalışma ve yaşama koşullarımız çok zor. Çok düşük ücretlerle çalışıyoruz pek çoğumuz, iş güvenliğimiz yok, pek çok işyerinde mobbinge uğruyoruz. Bunun yanı sıra haber yazma özgürlüğü konusunda da çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Sansürün, sansür yoksa otosansürün olduğunu biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte mücadele ederiz. Birlikte mücadele edersek sonuç alabiliriz. Bu yıl Taksim’e girmek konusunda güçlü bir istek ve inat vardı. Bu bir başlangıç, keşke biraz daha dirençli olup Taksim’e girilebilseydi. Umarım önümüzdeki sene 1 Mayıs’ı Taksim’de hep birlikte kutlayabiliriz.”

]]> https://www.haber28.com.tr/gazeteci-meslek-orgutleri-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/feed/ 0 İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Spor Kulüpleri Birliği Vakfı, İzmir futbolunun gelişimini hızlandırmak için işbirliği yapıyor https://www.haber28.com.tr/izmir-ekonomi-universitesi-ve-izmir-spor-kulupleri-birligi-vakfi-izmir-futbolunun-gelisimini-hizlandirmak-icin-isbirligi-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/izmir-ekonomi-universitesi-ve-izmir-spor-kulupleri-birligi-vakfi-izmir-futbolunun-gelisimini-hizlandirmak-icin-isbirligi-yapiyor/#respond Sat, 27 Jul 2024 00:12:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27780 İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ve İzmir Spor Kulüpleri Birliği Vakfı (İZVAK), futbol kulüplerinin kente sağladığı ekonomik, kültürel ve sosyal katkıyı artırmak için harekete geçti. İzmir futbolunun gelişimini hızlandırmayı, Türkiye’ye örnek olacak projeler üretmeyi hedefleyen iki kurum arasında resmi sözleşme imzalandı.

Profesyonel liglerde 9 takımı bulunan, tam bir futbol kenti olan İzmir’de sağlanan bu güç birliği kapsamında, İEÜ EKOKENT Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde 7 akademisyenden oluşan bir ekip kuruldu. Sosyoloji, iletişim, ekonomi ve şehir planlama gibi farklı uzmanlık alanları bulunan İEÜ’lü akademisyenler, veri analizlerine ve saha çalışmalarına başladı.

8 ayda tamamlanması hedeflenen projede, futbol kulüplerinin İzmir için oluşturduğu katma değer, bilimsel açıdan ilk kez detaylıca analiz edilecek. Ardından da futbol kulüplerinin kentin marka değerine, tanınırlığına ve ekonomisine katkısını artırmak hedefiyle projeler hayata geçirilecek.

Yusuf Hakan Abacıoğlu: “Paydaş olmaktan mutluyuz”

Aralık ayında İEÜ ile İZVAK arasında imzalanan iyi niyet protokolünün ardından resmi sözleşme de İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, İZVAK Başkanı Ali Erten ve Başkan Vekili Talat Papatya tarafından imzalandı. İEÜ Mütevelli Heyet Salonu’nda gerçekleşen imza töreninde konuşan Rektör Abacıoğlu, Süper Lig’e yükselen Göztepe’yi kutlayarak sözlerine başladı. İzmir’in, sporda Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Abacıoğlu, üniversite olarak böylesine önemli bir çalışmanın paydaşı olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi.

Çalışmalar 3 aşamada gerçekleşecek

İzmir Ekonomi Üniversitesi Bölgesel Kalkınma, Kent ve Çevre Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKOKENT) Müdürü Prof. Dr. Burak Doğu ise çalışmaya ilişkin detaylar paylaşarak, “İzmir’deki futbol kulüplerinin yerel kalkınmaya olan etkilerini ekonomik, toplumsal ve mekansal açılardan analiz edeceğiz. İlk olarak, Türkiye ve dünya genelindeki spor kulüplerinin yerel kalkınmaya etkisini konu alan akademik çalışmaları inceleyip iyi uygulama örneklerini tespit edeceğiz. Ardından mevcut veri setleri ile ikincil kaynaklardan elde edeceğimiz bulgular çerçevesinde bir çalışma yürüteceğiz. Son aşamada ise sahada anket çalışmaları ve derinlemesine mülakatlar gerçekleştireceğiz. Bunları bir mekansal haritalama çalışmasında bir araya getireceğiz. Ayrıca, tarihi verilerle geçmişe dönük bir simülasyon çalışması yapacak ve farklı spor kulüplerine uyarlanabilecek bir model geliştireceğiz. Elde edeceğimiz sonuçlar bundan sonra hayata geçecek projeler için de zemin oluşturacak” diye konuştu.

Ali Erten: “Büyük bir hazineye sahibiz”

İZVAK Başkanı Ali Erten, Türkiye profesyonel futbol liglerinde, İstanbul’dan sonra en çok takımı olan şehrin İzmir olduğunu belirtti. Çalışmanın İzmir için büyük önem taşıdığını ve elde edilecek verilerin kent yöneticileriyle, kulüplerle ve sponsorlarla paylaşılacağını dile getiren Erten, “Bir kentteki futbol kulüplerinin; o şehir için ekonomik anlamda ne ifade ettiğini bilimsel açıdan göstermek istedik. Bunun için de en iyi partnerin İzmir Ekonomi Üniversitesi olabileceğini düşündük. Fikrimizi paylaştık ve üniversitemiz de oldukça olumlu karşıladı. İş birliğimizi her gün daha da geliştirerek bu noktaya taşıdığımız için çok mutluyuz. Elde edeceğimiz sonuçlar, birçok açıdan yol gösterici olacak. Futbolda ne kadar büyük bir hazineye sahip olduğumuzu bilimsel olarak tespit edeceğiz. Çalışmamız, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından da heyecanla takip ediliyor. İnanıyorum ki çalışma tamamladığında Türk futbolu için çok değerli sonuçlara ulaşacağız” ifadelerini kullandı.

Talat Papatya: “Tüm kulüplerimiz, İzmir’in değeri ve vazgeçilmezi”

İZVAK Başkan Vekili Talat Papatya da futbol kulüplerinin İzmir’in marka değerine büyük katkı sağladığını söyleyerek, “Göztepe, yeniden Süper Lig’e yükselerek şehrimize sevinç yaşattı. Göztepe’yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini temenni ediyorum. Buna ek olarak şu anda play-off oynamaya hak kazanarak bir üst lige yükselme mücadelesini sürdüren takımlarımız da var. Göztepe’nin ardından yeni başarılar için de hazırız. Takımlarımıza yürekten başarılar diliyorum. Tüm kulüplerimiz, İzmir’imizin değeri ve vazgeçilmezidir. İzmir’de futbolun gelişmesi demek aynı zamanda kentin de gelişmesi, konaklamadan ulaşıma kadar birçok sektörün beslenmesi demektir. Futbol için yapacağımız her proje; İzmir’in geleceği için atılmış önemli bir adımdır. Biz, bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İEÜ ile birlikte başlattığımız projeyi de bu fikirden yola çıkarak hayata geçirdik. Çalışmanın sonuçlarını merakla bekliyoruz” şeklinde konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-ekonomi-universitesi-ve-izmir-spor-kulupleri-birligi-vakfi-izmir-futbolunun-gelisimini-hizlandirmak-icin-isbirligi-yapiyor/feed/ 0
Gümüşhane-Kürtün Karayolu’nda Dağ ve Yamaçlar Çelik Ağlarla Kafese Alınıyor https://www.haber28.com.tr/gumushane-kurtun-karayolunda-dag-ve-yamaclar-celik-aglarla-kafese-aliniyor/ https://www.haber28.com.tr/gumushane-kurtun-karayolunda-dag-ve-yamaclar-celik-aglarla-kafese-aliniyor/#respond Fri, 26 Jul 2024 23:48:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27774 Taş ve kaya düşmesi sonucu ölümlerin de yaşanması nedeniyle özellikle yağışlı günlerde Türkiye’nin en tehlikeli yollarından birisi olarak kabul edilen Gümüşhane- Kürtün karayolunda uzman ekipler tarafından dağ ve yamaçlar çelik ağlarla kafese alınıyor.

Gümüşhane ile Giresun illerini birbirine bağlayan Gümüşhane-Kürtün Karayolu’nda kaya düşme riski bulunan dağlar ve yamaçlar endüstriyel dağcılar tarafından çelik ağlarla örülüyor.

Özellikle ilkbahar dönemlerinde yağışların da etkisiyle sık sık heyelanların, kaya ve taş düşmelerinin meydana geldiği, ölümlü ve yaralanmalı kazalara sebep olan bölgede vatandaşların güven içerisinde seyahat edebilmesi için Karayolları tarafından çalışma başlatıldı.

Geçtiğimiz yıllarda dağcılar tarafından kaya düşürme çalışması yapılan alanda bu kez uzman ekipler tarafından belirlenen kayalar çelik ağlarla kafese alınarak risk minimuma indiriliyor.

İki ay önce başlayan ve şimdiye kadar 3 noktada gerçekleştirilen çalışmalarda her bir yamaç yaklaşık 7 bin metrekare çelik ağla örülürken, Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün Beldesi Karaçukur Mahallesi geçişinde bulunan dağ yamacında çalışmalarını sürdüren 9 kişilik uzman ekip 50 metrelik vinç yardımıyla çelik tel ağ ve halka marifetiyle adeta dağı kafes içine alıyor.

Zorlu çalışmada karayolunda trafik kontrollü olarak tek şeritten sağlanırken özel eğitim almış uzman ekip halatlar yardımıyla kendilerini bağladıkları dağın yamacına kafesi serip 1 metreden fazla deldikleri kayaya bağlıyor.

Çalışmayı yapan ekibin şefi İpli Erişim Uzmanı Tanju Demirel alanında uzman 8 personelle birlikte yürüttükleri çalışmada yerde birleştirdikleri çelik ağları 50 metrelik vinç yardımıyla dağ yamacına sererek yolu güvenli hale getirdiklerini söyledi.

“Bu yol için her zaman bir risk söz konusu”

Bölgede çok az bir yağışta bile taş dökülmelerinin meydana geldiğini aktaran İpli Erişim Uzmanı Tanju Demirel, “Yaptığımız çalışmada karayollarının güvenliğini tehlikeye atan ve taş düşme riskli bulunan alanları güvenli hale getiriyoruz. Bunun iki yöntemi var birisi kayaların temizlenmesi birisi de tel ağlarla örtüleme. Bu riskli alanları Karayolları belirliyor ve biz de bu süreçten sonra gerekli çalışmaları yapıyoruz. Amacımız burada yol ve vatandaşın güvenliğini sağlamak bu noktada Karayolları ve emniyet birimleriyle birlikte çalışıyoruz. Yaklaşık 2 ay önce bu bölgede çalışmaya başladık ve bu çalışmalar 20 gün daha devam edecek. Haziran ve Ağustos ayları içerisinde de Karayolları’nın uygun gördüğü noktalarda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Şu ana kadar 3 noktada çalışma yaptık Kirazlık bölgesi ve Karaçukur bölgesinde. Bu bölgede şu an için başka çalışma görülmüyor Burada yaptığımız çalışmada 7 bin metrekarelik bir alanı örtülüyoruz. Arkadaşlarımız iple erişim sertifikasına sahip, bu uluslararası bir sertifika tüm dünyada geçerli. Belirli bir eğitim sürecinden geçtikten sonra burada çalışabiliyorlar. Şu anda toplamda 9 kişilik bir ekiple çalışıyoruz ve 50 metrelik bir vinç kullanıyoruz. Yamaçtan yola düşebilecek farklı ebatlardaki taşları tutacak kapasite bu teller. Burası riskli bir bölge olduğu için halka ağlar da kullanıldı. Çalışmalar bittiğinde vatandaşlarımız bu alandan güvenli bir şekilde geçebilecekler. Burada en ufak bir yağmurda çok fazla dökülme meydana geliyor bu yol için her zaman bir risk söz konusu” dedi.

“Dağ kafese alınıyor ve taş düşmeleri engelleniyor”

Gümüşhane-Kürtün karayolunu sürekli olarak kullandığını dile getiren sürücü Selçuk Çelik, “Ben diyaliz teknisyeniyim yıllardır bu yolu kullanırım. Tabi ki buradan korkuyorum başımıza sürekli küçük küçük kazalar geliyor, taş düşüyor hele ki yağmurlu havalarda. Kışın daha kötü oluyor. Bu yapılan çalışmada görüldüğü üzere dağ kafese alınıyor ve taş düşmeleri engelleniyor bu da bizim sağlığımızı koruyacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu. – GÜMÜŞHANE

]]>
https://www.haber28.com.tr/gumushane-kurtun-karayolunda-dag-ve-yamaclar-celik-aglarla-kafese-aliniyor/feed/ 0
Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği https://www.haber28.com.tr/emegin-sendikal-orgutlenmenin-ve-istihdamin-gelecegi/ https://www.haber28.com.tr/emegin-sendikal-orgutlenmenin-ve-istihdamin-gelecegi/#respond Fri, 26 Jul 2024 22:48:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27759 “Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği” temasıyla düzenlenen 13. Çalışma Meclisi’nin kapanış toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda yapıldı.

“Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği” temasıyla düzenlenen 13’üncü Çalışma Meclisi, 29-30 Nisan tarihlerinde gerçekleşti. 4 oturumda düzenlenen Çalışma Meclisi’nde “Çalışma Hayatında İnsana Yakışır İş, Yeşil ve Dijital Dönüşümün İşgücü Piyasasına Etkileri ve Adil Geçiş, Sendikal Örgütlenmede Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Toplu Pazarlık Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Yolları” başlıkları ele alındı.

İki gün boyunca devam eden programda, işçi, kamu görevlileri ve işveren sendika konfederasyonlarının başkanları, oda ve borsa birliklerinin başkanları, sivil toplum kuruluşlularının başkanları ile akademisyenlerin katılımıyla çalışma hayatına ilişkin istişarelerde ve çözüm önerilerinde bulunuldu. İkinci gününde de devam eden program, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenen yemekle sona erdi.

Burada konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çalışma hayatında; sosyal diyalog mekanizmalarının etkin bir biçimde işletilmesinin Bakanlık açısından çok önemli ve faydalı gördüklerine vurgu yaparak, “Geçtiğimiz yıl içerisinde çalışma hayatında katılımcı sosyal diyalog anlayışının en önemli temsil mekanizmalarından olan; Üçlü Danışma Kurulu’nu, Kamu Personeli Danışma Kurulu’nu ve Ortak Paylaşım Platformu’nu gerçekleştirdik. Çalışma Meclisi ise bu platformlar arasında, en kapsamlı ve en kritik öneme sahip istişare mekanizmalarından biridir. Bu çerçevede; ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, işçi, işveren, ve kamu görevlileri sendikaları/konfederasyonları, akademisyenler, iş dünyası, uluslararası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan geniş katılımlı yapısı ile; Çalışma Meclisi toplantılarımızı, sosyal diyalogun hayata geçirilmesi vizyonuyla gerçekleştirmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“İşçi, işveren ve kamu ilişkilerinin düzenlenmesi noktasında; ortak çözüm önerilerinin geliştirilmesi, çalışma meclislerinin en önemli hedefleridir”

Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nın ilk Çalışma Meclisi olan bu seneki programın ‘Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği’ temasıyla gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarına dikkati çekerek, “İşçi, işveren ve kamu ilişkilerinin düzenlenmesi noktasında; ortak işbirliği alanının oluşturulması, mevcut durum hakkındaki değerlendirmelerin yapılması, sorunların karşılıklı olarak, tartışılarak, ortak çözüm önerilerinin geliştirilmesi, Çalışma Meclislerinin en önemli hedefleridir. Dün ve bugün gerçekleştirilen toplantı ve panellerimiz ile çalışma hayatına dair güncel konular yanında, geleceğe dair fırsatlar ve zorluklarla ilgili istişarelerde bulunduk. İki gün boyunca gerçekleştirilen panelde; çalışma hayatının geleceği, insana yakışır iş, ikiz dönüşüm ve adil geçiş konuları yanında; sendikal örgütlenmede ve toplu pazarlık süreçlerinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini kapsamlı olarak ele aldık” diye konuştu.

“Temel hedefimiz, refahtan herkesin pay alabildiği, insanı merkeze alarak büyüyen bir Türkiye’dir”

Bakanlıkların, sosyal tarafların, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası kuruluşların temsilcileri ile akademisyenlerin katkıları doğrultusunda etkin ve verimli bir Çalışma Meclisi toplantısını gerçekleştirdiklerini aktaran Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi:

“Temel hedefimiz, sadece üreterek büyüyen ve istihdamı arttıran bir Türkiye değil; aynı zamanda; ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ temel değeriyle; refahtan herkesin pay alabildiği, hakkın ve adaletin korunduğu, insanı merkeze alarak büyüyen bir Türkiye’dir. Bu noktada; Çalışma Meclisi gibi çözüm odaklı platformlar; çalışma hayatının hem yapısal hem de fonksiyonel sorunlarının çözüme kavuşturulabilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu meclisin çıktıları, özellikle; kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ücret, çalışma koşulları, iş sağlığı ve güvenliği gibi çalışma hayatının öncelikli sorun alanlarının kalıcı olarak çözüme kavuşturulması için bizlere, geleceğe ait önemli fırsatlar sunacaktır.”

“Emeğe ve onun müdafaasına verdiğimiz değerin en net kanıtı yarın kutlayacağımız 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’dür”

Işıkhan, Türkiye’nin 21 yılda sosyal güvenlikten sendikal örgütlenmeye kadar çalışma hayatını ilgilendiren her alanda çok büyük mesafeler kat edildiğini belirterek, “Geçmişte; hak ettiği ilgiyi göremeyen sendikacılık ile işçi, memur ve işveren ilişkilerini düzenleyen sosyal diyalog mekanizmaları son 21 yılda etkin bir şekilde işletilmiştir. Özellikle; örgütlü emek mücadelesinin kendine en rahat yaşam alanı bulduğu dönem, hükümetlerimiz, dönemidir. Çünkü; emek ve alın teri bizim hem maddi hem de manevi dünyamızda derin karşılıkları olan kavramlardır. Emeğe ve onun müdafaasına verdiğimiz değerin en net kanıtı yarın kutlayacağımız 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’dür. Daha önce kanlı olaylarla anılan ve toplumda büyük endişelere yol açan 1 Mayıs; Başbakanlığı döneminde; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2009 yılında resmi tatil ilan edilmiştir. 1 Mayıs resmi tatil yapıldıktan sonra hem kutlamalar tüm Türkiye’ye yayılmış; hem de toplumun tüm kesimlerince kutlanmaya başlanmıştır” dedi.

Işıkhan, Türkiye’nin her yerinde 1 Mayıs’ın barışçıl gösterilerle, anlamına uygun olarak kutlandığını söyleyerek, “Daha önce belli başlı marjinal gruplar tarafından sahip çıkılan 1 Mayıs; günümüz itibariyle tüm emekçilerimize bir bayram olarak teslim edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; işçimizin, memurumuzun ve tüm emekçilerimizin hakkının korunması, her zaman öncelikli meselemiz olmaya devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Programda Jandarma Genel Komutanlığı’nda temizlik işçisi olarak çalışan evli ve iki çocuk sahibi Saadet Tom da bir konuşma yaptı. Tom, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayarak, “Bugün burada, 2018 yılında taşeron işçi olarak çalışırken kadroya geçirilmiş bir kardeşiniz olarak bulunuyorum. Hepiniz çok iyi biliyoruz ki Sayın Cumhurbaşkanımız bizlere kadro verdi. Emekçiler olarak istediğimiz hastanelere gidemediğimiz günlerden, SSK hastanelerinde ilaç kuyruklarında beklemekten bugün istediğimiz hastanelerde muayene olacak bir sosyal güvenlik sistemine sayenizde sahip olduk. Çocuklarının ve ailesinin geleceği adına büyük kaygılar içerisinde evine helal lokma götürebilmenin telaşı içerisinde olan biz emekçiler olarak sizlere teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/emegin-sendikal-orgutlenmenin-ve-istihdamin-gelecegi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Sendikal hareketlerin güçlenmeye devam etmesi gerekmektedir https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-sendikal-hareketlerin-guclenmeye-devam-etmesi-gerekmektedir/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-sendikal-hareketlerin-guclenmeye-devam-etmesi-gerekmektedir/#respond Thu, 25 Jul 2024 06:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27483 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Değişen iş yapısı ve çalışma koşulları karşısında, sendikal hareketlerin güçlenmeye devam etmesi gerekmektedir” dedi.

“Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği” başlıklı 13. Çalışma Meclisi Toplantısı Ankara’da düzenlendi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve diğer sendikaların başkanları ile temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Bakan Işıkhan, “1 Mayıs’ın, günün anlam ve önemine uygun olarak, barış içinde ve bayram havasında geçmesini; emekçilerimizin esenliğine de vesile olmasını temenni ediyorum. Meclisimiz, bugün ve yarın; çalışma hayatında insana yakışır iş, yeşil ve dijital dönüşümün iş gücü piyasalarına etkileri ve adil çözüm; c) sendikal örgütlenmede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri; d) Toplu sözleşme sürecinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri olarak dört oturum şeklinde toplanacaktır. Bu toplantılarda bulunmamız, çalışma hayatımızın sadece mevcut durumunu değil, geleceğe dair vizyonumuzu tartışmak ve belirlemek için hepimize bir fırsat sunmaktadır” şeklinde konuştu.

Dünyada, bölgede, jeopolitik gerilimler ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığını belirten Işıkhan, pandemi gibi salgın hastalıklar, doğal afetler, göç hareketleri, savaşlar, su, gıda ve enerji krizlerinin beraberinde yeni riskler ve belirsizlikler getirdiğini vurguladı.

Türkiye olarak belirsizliklerin getireceği her türlü riske karşı alınacak tedbirlere yönelik dikkatli bir şekilde çalıştıklarını kaydeden Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği Türkiye Yüzyılı vizyonu ile daha güçlü, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sosyo-ekonomik kalkınmayı sağlayacak politikaları uygulamaya devam edeceklerini ifade etti.

“Kadın ve genç istihdamında artış sağlayacak özel politikalar geliştiriyoruz”

Nihai hedeflerinin Türkiye Yüzyılını, emeğin, yatırımın, üretimin, istihdamın, büyümenin, kalkınmanın ve refahın yüzyılı yapmak olduğunu söyleyen Işıkhan, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak 12. Kalkınma Planı ile Orta Vadeli Programı da dikkate alarak, genel istihdamın yanı sıra özellikle kadın ve genç istihdamında artış sağlayacak, özel politikalar geliştiriyoruz. Bildiğiniz gibi, günümüzde çalışma hayatı, hızla değişen ekonomik, teknolojik ve sosyal dinamiklerle karşı karşıyadır. Dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon gibi faktörler, çalışma hayatındaki rolleri ve beceri gereksinimlerini yeniden tanımlıyor. Bu anlamda günümüz itibarıyla gerçek bir dönüşümün içindeyiz. Bu dönüşümün, çalışanları nasıl etkilediğini, iş gücü piyasasında hangi alanlarda yeni fırsatlar ve hangi alanlarda tehditler oluşturduğunu anlamak, geleceğe dair stratejiler belirlemede kritik öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında dönüşümün merkezinde her zaman insanın ve emeğin olması gerektiğini dile getiren Işıkhan, insan onurunu koruyarak, adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak bu dönüşümü yönlendirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

“Sendikal hareketlerin güçlenmeye devam etmesi gerekmektedir”

Çalışma hayatındaki sosyal diyaloğun; kurumsal, kapsayıcı ve şeffaf biçimde işlemesinde önemli bir rol üstlenen sendikaları desteklediklerini hatırlatan Işıkhan, “Değişen iş yapısı ve çalışma koşulları karşısında, sendikal hareketlerin de güçlenmeye devam etmesi gerekmektedir. Değişen işgücü piyasalarının ve yeni iş modellerinin; sendikal örgütlenmeye etkilerinin tartışılması ve yeni modellerin geliştirilmesi kaçınılmazdır. Diğer yandan, istihdamın geleceği konusunda ise sadece işsizlik rakamlarına odaklanmak yeterli değildir. İstihdamın niteliği, güvencesi ve insana uygunluğu da göz önünde bulundurulmalıdır. İstihdam oluşturma politikaları, sadece iş ve işçi sayısını artırmakla kalmamalı, aynı zamanda kaliteli ve sürdürülebilir işlerin oluşturulmasını da hedeflemelidir” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-sendikal-hareketlerin-guclenmeye-devam-etmesi-gerekmektedir/feed/ 0
Tarım İşçileri İçin Yayınlanan Genelge Uygulanmıyor https://www.haber28.com.tr/tarim-iscileri-icin-yayinlanan-genelge-uygulanmiyor/ https://www.haber28.com.tr/tarim-iscileri-icin-yayinlanan-genelge-uygulanmiyor/#respond Thu, 25 Jul 2024 02:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27420 (ANKARA) – CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hasat döneminin başlamasıyla beraber tarım işçilerinin çalışmak için illerinden farklı illere göç etmeye başladığını belirtti. Farklı illerden göç eden tarım işçileri için Cumhurbaşkanı tarafından her yıl yayınlanan genelgenin yine yayınladığını belirten Gürer, “Sorunlar bilinip, genelge yayınlanıyor. Ancak alanlara gittiğimizde değişen bir durum yok” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım işçilerinin yaşadıkları sorunlarla ilgili açıklama yaptı. Tüm emekçilerin artan sorunları yanında tarım işçilerinin olumsuz çalışma koşulları ve zor koşullarının sözde çözülür gibi yapılıp çok zor koşullarda yaşayarak çalışmaya devam ettiklerini belirten Gürer, ayrıca, fabrikada, tarlada yaşamın her alanında sömürünün devam ettiğini vurguladı.

Gürer, tarım işçilerinin hasat dönemi ile başlayan göçlerinde yaşam alanlarında olumsuz koşullarının iyileştirilmesi, daha iyi koşullarda konaklama olanakları sağlanmasını şart olduğunu belirtti. Gürer, her yıl tarım işçileri ve tarım araçları ile yaşanan kazaların da önlenmesi için gereken önlemlerin alınmasını, kağıt üzerinde kalmamasını istedi. Gürer, ayrıca tarım işçilerinin karıştığı trafik kazalarına ilişkin verilerin açıklanması ve İçişleri Bakanlığı’nın bu konuda aldığı önlemlerle ilgili soru önergesi verdi.

“TARIM İŞÇİLERİ OLUMSUZ YAŞAM ŞARTLARI ALTINDA ÇALIŞIYORLAR”

Gürer, “Tarımda teknolojinin yeterince kullanılmaması nedeniyle özellikle hasat döneminde tarım işçilerinin göçü başlar. Özellikle Güneydoğu’dan ve doğudan gelen tarım işçileri, farklı bölgelerde yapılacak hasat için yola çıkarlar ve oralarda ikamet ederler. Genellikle üretim yapılan tarla gibi alanların yakınlarında zor koşullarda yaşamlarını sürdürüp işlerine devam ederler. Tarım işçilerinin çocukları da aileleriyle yola çıkar ve bu nedenle eğitimde geri kalırlar. Ancak ailelerinin tarım işçisi olarak çalışması nedeniyle başka seçenekleri yoktur ve çocuklarını yanlarında götürmek zorundadırlar. Her yıl tarım işçileriyle ilgili genelgeler yayımlanır ve daha iyi yaşam koşulları, güvenceli çalışma vb. vaat edilir. Ancak gerçekte, tarım işçileri çoğu zaman derme çatma çadırlarda yaşarlar ve yetersiz tuvalet ve banyo imkanlarıyla çalışmaya devam ederler. Tarım işçilerinin daha iyi yaşam koşullarına erdirilmesi, güvenceli çalışılmasının yolu açılması gibi her yıl söylenip gerçekleşmeyen uygulamalar bu yıl da devam edecek” diye konuştu.

Gürer, “Valilikler, tarım işçileri için daha iyi yaşam alanları oluşturmalı ve çocuklarının eğitimden geri kalmamaları için geçici eğitim imkanları sunmalıdır. Tarım işçiliği güvenceli bir şekilde sürdürülmeli, işçiler hak ettikleri ücreti almalı ve sorunlarının en aza indirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Tarım işçileri, ürünlerin hasat edilip tüketici sofralarına gelmesinde önemli bir rol oynamaktadır” dedi.

“YOLLARDA TARIM ARAÇLARINA DİKKAT EDİLMELİ”

Gürer, tarımsal üretimin yoğun olduğu şehirlerde başta traktör ve biçerdöver sayısında yaşanan ve yaşanacak artışlar için sürücülerin dikkatli olmaları konusunda uyardı. Traktör ve biçerdöverlerin özellikle gece yolculuğunda gerekli ışıklandırmalara dikkat edilmesini istedi. Gürer, “Hasat döneminin başlamasıyla tarım araçlarının sayısı arttı. Traktör, biçerdöver gibi sürücülü araçların yanında ekipmanlar ve taşıma araçları ve eklentileri sayısında artış geçmiş yıllarda trafik kazaları oluşması neden oldu. Aynı sorunların yaşanmaması için sürücülerin dikkatli olması, özellikle işlek otoyollarda güvenlikli ulaşım sağlanabilecek önlemlere dikkat edilmesi şarttır” ifadesine yer verdi.

“TARIM İŞÇİLERİNİ TAŞIYAN ARAÇLARIN KARIŞTIĞI TRAFİK KAZASI SAYISI KAÇTIR?”

Gürer, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde bakanlığın bu bağlamda yaptığı çalışmaları sordu. “Ülkemizde hasat döneminin başlamasıyla tarım işçilerinin göçü başlamıştır. Bu süreçte trafik kazalarının yaşandığı da bir gerçektir” diyen Gürer, Bakan Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

“2023 ve 2024 yılında bugüne kadar tarım işçilerini taşıyan araçların karıştığı trafik kazası sayısı kaçtır? Yaşanan kazalarda can kaybı sayısı nedir? Yaralı sayısı kaçtır? Meydana gelen kazaların araç kusuru ve sürücü kusuruna göre sayısal dağılımı nasıldır? Kazalarda vefat edenlerin çocuk, yetişkin ve cinsiyetlerine göre sayısal dağılımı nasıldır? Kazaların önüne geçilmesi adına yeterli denetim yapılmakta mıdır?”

makta mıdır?”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-iscileri-icin-yayinlanan-genelge-uygulanmiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Enflasyonda tek haneli rakamları 2026 yılında göreceğiz https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-enflasyonda-tek-haneli-rakamlari-2026-yilinda-gorecegiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-enflasyonda-tek-haneli-rakamlari-2026-yilinda-gorecegiz/#respond Thu, 25 Jul 2024 00:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27392 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir canlı yayında ekonomideki gelişmeler, kamuda tasarruf ve Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlaması hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, enflasyonun 2026’da tek haneli rakamlara yeniden döneceğini ifade etti. Yılmaz, Fahiş fiyatlar konusunda ise yaptırımları dahacaydırıcı hale getirerek haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engelleyeceklerini kaydetti.

“2026’DA TEK HANELİ RAKAMLARA TEKRAR DÖNECEK”

Yılmaz, enflasyonla mücadeledeki yol haritasının etkilerinin de görülmeye başlandığına işaret ederek, “Geçen yıl ortalama aylık enflasyonumuz 4,3 civarında gerçekleşmiş. Son olarak mart ayında 3,2 enflasyon gördük. Bunun önümüzdeki aylarda daha çok ivme kaybetmesini bekliyoruz. Aylık bazda enflasyon oranımız giderek düşüş trendini gösterecek. Yıllık bazda etkiler ise biraz zaman alacak, mayıs ayından sonra haziran ayı enflasyonundan başlayarak yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz. Yılın ikinci yarısında özellikle haziran, temmuz, ağustos, eylül, bu dört ayda daha hızlı bir düşüşü yıllık enflasyon bazında göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Enflasyonun düşürülmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Vatandaş şu anda enflasyonu birinci öncelikli konu olarak görüyorsa bu hükümetin de birinci öncelikli konusudur. Gelecek yıl yüzde 20’nin altını hedefliyoruz, 2026’da ise tek haneli rakamlara yeniden dönecek ülkemiz. Bunun planını programını yapmış durumdayız.” dedi.

HAKSIZ FİYAT OLUŞUMUNU ENGELLEMEK İÇİN YASAL DÜZENLEME

Fahiş fiyatların önlenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, “Biz de her zaman serbest piyasa ekonomisinden yana olan bir hükümet olduk ama bütün dünyada şu bir gerçek serbest piyasa kuralsız bir piyasa değil. Aksine kuralların çok daha hakim olduğu, etkin olduğu bir piyasa. Son dönemde rekabet politikalarımız konusunda çok daha kararlı adımlar atılıyor. Önümüzdeki dönem, rekabet hukukun çok daha etkin ve hızlı çalışması için bir gayret içindeyiz, belki bazı düzenlemeler de yapılacak bu çerçevede.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, bununla ilgili bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Amacımız, yaptırımları daha etkili, caydırıcı hale getirmek ve bu şekilde de piyasada tüketicilere haksız fiyat uygulamalarının oluşumunu engellemek. Bu konuda bir yasal düzenleme ihtiyacı görünüyor. Yakın bir zamanda ben Meclisimizin gündemine bu tür tekliflerin geleceğini düşünüyorum. Biz, kesinlikle bu konularda topyekun bir anlayış birliğinden yanayız, bir dayanışma olması gerektiğine inanıyoruz. Birtakım çevrelerin aşırı kar hırsıyla fırsatçılıkla hareket etmelerini hiçbir şekilde maruz göremeyiz ve bu konuda da gerekli adımları kararlı bir şekilde atacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“KAMUDA TASARRUFU DENETLEYECEĞİZ”

Yılmaz, kamuda tasarruf çalışmalarına ilişkin soru üzerine, bu konunun son derece önemli ve sıcak bir başlık olduğunu söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kamuda tasarrufa yönelik açıklamaları bulunduğunu belirten Yılmaz, Erdoğan’ın talimatının ardından ciddi bir çalışma başlatıldığını ifade etti.

“Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı geniş kapsamlı, çok maddeli çalışmalar yapıyor. Çalışma bittiğinde Cumhurbaşkanımıza arz edilecek.” diyen Yılmaz, “Makro politikamız açısından tüketimin daha uygun artış düzeyine gelmesi ve iç tasarrufların artması gerekiyor. Gerek kamuda gerek özel kesimde daha fazla tasarruf ve tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etmek için çalışacağız. Bir taraftan tasarrufu bir taraftan da verimliliği hedefliyoruz. Yeni çalışmamızın şöyle bir boyutu da var. O da izleme ve denetim. Kamuda tasarruf genelgeleri geçmişte de vardı. Yeterince uygulanmadığına dair eleştiri var. Bunu da dikkate alarak, kurumların bu yasal ve idari düzenlemeler sonrasındaki uygulamalarını çok dikkatli bir şekilde izleyen, denetleyen bir mekanizmayı da eş zamanlı olarak devreye almayı planlıyoruz.” sözleriyle alınacak önlemleri anlattı.

“BU YIL 1 TRİLYON 28 MİLYAR DEPREM HARCAMASI ÖDENEĞİ ÖNGÖRDÜK”

Maliye politikalarında yapılacaklara ilişkin de açıklamalarda bulunan Yılmaz, orta vadeli programda enflasyonla mücadeleyi üç ayaklı bir stratejiyle şekillendirdiklerini ve bunlardan birinin de maliye politikası olduğunu aktardı.

Yılmaz, Türkiye’nin tarihinin en büyük felaketlerinden birinin de 6 Şubat’ta yaşanan depremler olduğunu hatırlatarak, “Bunun getirdiği 104 milyar dolarlık bir yükle devletimiz, kamu karşı karşıya kaldı. Bu yıl bütçemizde 1 trilyon 28 milyar deprem harcaması ödeneği öngördük. Buna rağmen bütçe harcamalarını bir seviyede tutuyoruz. Geçen yıl ‘bütçe açıkları yüzde 10’ları aşacak’ söylemlerinde bulunanlar vardı, bunun gerçek olmadığı görüldü.” dedi.

“İSRAİL İLE HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ MALZEME TİCARETİ YAPILMADI”

Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasının bölgede hangi gelişmelere sebep olabileceği sorulan Yılmaz, Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde insanlığın katledildiğini söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin ilk anından bu yana Filistin’in yanında olduğunu vurgulayarak, “İsrail ile askeri malzemeler ve savaş malzemelerin ticareti hiçbir zaman yapılmadı. O coğrafyada 7 milyon Yahudi kökenli nüfus 8 milyondan fazla Müslüman Filistinli nüfus var. Oradaki ticaret aynı zamanda oradaki Filistinlilerle de ticaret. Büyük oranda da özel sektör odaklı yürüyen bir ticaret. Filistinli kardeşlerimize de bir miktar olumsuz etkisi olacağını da bilerek ticaret kısıtlamaları söz konusu oldu. Niye yaptık bunu? İsrail Türkiye’nin havadan yardımına engel oldu. Bizden başka bunu yapan ülke yok. Maalesef bütün bunlara rağmen içeride büyük bir yalan ve iftira kampanyası da yürütüldü. Türkiye olarak kararlı bir şekilde, kim ne derse desin, hangi yalan, iftira kampanyası düzenlenirse düzenlesin Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Beklentimiz, bir an önce kesintisiz ve yeterli insani yardım olsun. Bu kısıtlamaları da ona bağladık. Kesintisiz insani yardım ve ateşkes oluncaya kadar bunu yapacağız.” dedi.

“SEÇİM SONRASI ÜLKEYE YABANCI SERMAYA GİRİŞİ BAŞLADI”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin ne durumda olduğuna ilişkin soru üzerine, yerel seçimlerin ardından ülkeye yabancı sermaye girişinin başladığını dile getirdi. Türkiye’den 2022’de yabancı kaynaklı 13,2 milyar dolar para çıkışı, 2023’te ise ülkeye 8,3 milyar dolar yabancı kaynaklı para girişi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Uygulanan programın ve siyasi güvenin etkisini bu rakamlardan net bir şekilde görüyoruz. Seçim öncesi bir spekülatif hava oluşturuldu seçimden hemen sonra normale döndük. Bu spekülasyonların gerçekten hiçbir temeli yoktu. Türkiye ekonomisine zarar vermeyi öngören birtakım çevrelerin sistematik çalışmaları oldu. 22 Mart’tan sonra 1,2 milyar lira sadece hisse senedi piyasasına girişi görüyoruz. Ocak-Şubat döneminde net portföy girişi 5,5 milyar dolar. Bunun daha da artmasını bekliyoruz. Türkiye izlediği politikalarla ve güven ortamıyla bu dönemden de en güçlü şekilde yararlanan ülkelerden biri olacaktır.” Cevdet Yılmaz, doğrudan yatırım için çok sayıda şirketin Türkiye’deki yatırım fırsatlarını araştırdığını ancak bu yatırımların gerçekleşmesinin zaman alacağını vurguladı.

IRAK İLE KALKINMA YOLU PROJESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Irak’a gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke ticari ilişkilerine yansımasının nasıl olacağı sorulan Yılmaz, Irak ile çok boyutlu bir ilişkiye sahip olduklarını dile getirdi. Güvenlik, terörle mücadele ve enerjinin yanında, iki ülke ticaretinin çok önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ziyaretin en kritik gündeminin Kalkınma Yolu olduğunu ifade etti.

Yılmaz, Kalkınma Yolu’nun işbirliği için önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Çatışmalar, kavgalar, etnik bölünmeler, mezhebi çatışmalar… Bunların hiç kimseye faydası yok. Yapmamız gereken daha fazla işbirliği, hem güvenlikte hem de ekonomide. Bunu yaptığımız zaman bölgesel olarak çok daha farklı bir noktaya gideceğimize inanıyorum. Bugün Gazze, Suriye’de, Irak’ta yaşananlar olumsuz ama ben uzun vadede hiç umutsuz değilim. Türkiye’nin büyük katkısıyla, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, Türkiye Yüzyılı’nın bölgesel etkilerini hep birlikte göreceğimize inanıyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-enflasyonda-tek-haneli-rakamlari-2026-yilinda-gorecegiz/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediyesi Merkez Halk Kütüphanesi’nde 7/24 Hizmet Uygulaması https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-merkez-halk-kutuphanesinde-7-24-hizmet-uygulamasi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-merkez-halk-kutuphanesinde-7-24-hizmet-uygulamasi/#respond Wed, 24 Jul 2024 07:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27297 Kayseri Büyükşehir Belediyesi Merkez Halk Kütüphanesi’nin çalışma saatlerinde yapılan ‘7/24 hizmet’ uygulaması kitapseverlerden tam not aldı. Kütüphaneden ve sunulan imkanlardan istifade eden öğrenciler, hizmetten dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etti.

7 gün, 24 saat açık olacak şekilde çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilen Merkez Halk Kütüphanesi yoğun ilgi görürken yeni uygulama kitap kurtlarından beğeni topladı. Kütüphanelerinde, tüm ziyaretçilere ücretsiz sıcak çorba, çay ve internet hizmeti ile ev sıcaklığında nezih bir ortam sunan Büyükşehir Belediyesi, ulaşım kolaylığı ve kapasitesi açısından Merkez Halk Kütüphanesi’nin çalışma saatini 7/24 çalışma esasına göre güncelledi. Öğrenciler ve gençler başta olmak üzere vatandaşların uğrak noktası olan Büyükşehir kütüphanelerinden Merkez Halk Kütüphanesi, yapılan düzenleme ile 15 Nisan itibariyle 7 gün, 24 saat kesintisiz hizmet vermeye başladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın özel talimatı ile hayata geçen yeni uygulama kütüphane müdavimlerinden tam not aldı. Merkez Halk Kütüphanesi’ni ziyaret eden Nisa Hazal isimli öğrenci, “Derslerim için çok gerekli oluyor. Evde bazen ses oluyor, kütüphane daha sessiz, daha verimli geçiyor benim için. Özellikle sınav haftasında verim alıyorum” dedi. Hazal, 7/24 uygulamasının çok iyi olduğunu belirterek, “İstediğimiz zaman gelebiliriz, çalışabiliriz istediğimiz kadar. Aç gelsek sıcak çorba içebiliriz. İkramlarınızdan dolayı teşekkür ederiz, öğrenci açısından çok iyi oldu. Memduh Büyükkılıç başkanımıza çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu. Derslere daha verimli bir şekilde çalışabilmek için kütüphaneyi ziyaret ettiğini söyleyen Eda Türkmen de 7/24 uygulaması hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi;

“Gayet güzel bir çalışma olmuş. Gece geç saatlerde de çalışabiliyoruz, iş çıkışında gelebiliyoruz, o yüzden güzel oldu. Dr. Memduh Büyükkılıç’a çok teşekkür ederiz bu yapıcı davranışlarından dolayı. Öğrencileri desteklemesi çok güzel bir hareket, umarım daha güzel gelişmeler de görürüz.”

Nur Geleş isimli öğrenci ise 7/24 uygulamasının güzel olduğunu ifade ederek, “Okul çıkışları geliyoruz, erken kapanırsa eve gidince ders çalışamıyoruz. 7/24 olması daha iyi olmuş. Emeği geçenlere teşekkür ederiz” diye konuştu. Kütüphaneden çok memnun olduğunu kaydeden Sena Nur Batan isimli lise öğrencisi de yeni uygulamanın kütüphanede daha fazla çalışmak için daha iyi olacağını söyledi. Batan, Büyükşehir’in sıcak çay ve çorba ikramının da gayet iyi olduğunu belirterek, “İnsanlar molalarında acıktığı zaman dışarı çıkmak yerine kullanabilirler. Emeği geçenler teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı. Meltem isimli öğrenci ise bir genç olarak, öncelikli hedeflerini gerçekleştirmeleri için çok çalışmaları gerektiğini ifade ederek şunları söyledi;

“Bu süreçte de 7/24 açık olan kütüphaneleri tercih ediyoruz. Önceden Büyükşehir Belediyesi’nin bu kütüphanesi açık değildi ama şu an açık olduğu için sabahtan akşama kadar ders çalışıyoruz. Bunun için de Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz. Sabahları çorba hizmetimiz oluyor. İşte çay, kahve ya da su. Sularımız çok ucuz mesela. Ben bunu sonradan öğrendim. 2 liraya su alabiliyoruz. Çayımızı içip, sohbetimizi yapıp, dersimizi de 7/24 çalışabiliyoruz. Bunu için belediye başkanımız Memduh Büyükkılıç’a da çok teşekkür ederiz.”

Merkez Halk Kütüphanesi yeni saat düzenlemesi 15 Nisan Pazartesi uygulamaya konulurken, öğrenciler Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu ücretsiz kütüphane hizmetleri ile tam donanımlı kütüphanelerden daha verimli şekilde istifade ediyor. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediyesi-merkez-halk-kutuphanesinde-7-24-hizmet-uygulamasi/feed/ 0
İBB, Küçükçekmece’deki su birikintisi olayıyla ilgili soruşturma başlattı https://www.haber28.com.tr/ibb-kucukcekmecedeki-su-birikintisi-olayiyla-ilgili-sorusturma-baslatti/ https://www.haber28.com.tr/ibb-kucukcekmecedeki-su-birikintisi-olayiyla-ilgili-sorusturma-baslatti/#respond Wed, 24 Jul 2024 05:12:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27267 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), ekiplerince Küçükçekmece’de yapılan kazı çalışması sonrasında oluşan su birikintisine düşen 5 yaşındaki kız çocuğunun hayatını kaybetmesine ilişkin idari soruşturma başlattı.

Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, dün Fatih Mahallesi’ndeki Menekşe Sahil Parkı’nda yapılan kazı çalışmasında oluşan su birikintisine bir kişinin düşerek boğulduğu ihbarı sonrası olay yerine gitti.

Ekipler, yaptıkları incelemede, parkın bazı bölümlerinin kazı çalışması sonrasında su birikintisiyle dolduğunu ve Eda Nur Gezer isimli kız çocuğunun buraya düştüğünü belirledi.

İlk müdahalesi olay yerinde sağlık ekiplerince yapılan Gezer’in, kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadığı öğrenildi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürerken, kız çocuğunun cenazesinin Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemleri devam ediyor.

Su birikintisinin bulunduğu alanın etrafı kapatıldı

Öte yandan, çocuğun ölümünün ardından İBB Zabıta ekiplerince su birikintisinin bulunduğu alanın etrafı, şerit ve demir bariyerle kapatıldı.

Etrafı çevrilen alanda, yerde serili örtü ve piknik malzemelerinin kalması dikkati çekti. Su birikintisinin yaklaşık 10 metre ilerisindeki parkta ise çocuklar oyun oynamaya, aileler de piknik yapmaya devam etti.

Parktaki seyyar satıcı Ahmet Selim, olayın dün yaşandığını, demir bariyerlerin ise bugün konulduğunu söyledi.

İBB açıklama yaptı

Olaya ilişkin açıklama yapan İBB, kendi bünyelerinde idari soruşturma başlattıklarını duyurdu.

Açıklamada, İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı yönetimindeki parkta yapılan rutin kontrollerde zeminde su sızıntısı olduğunun tespit edildiği belirtilerek, dün saat 11.30 sıralarında iş makineleriyle kazı çalışması başlatıldığı kaydedildi.

Aynı gün saat 16.05’te bir ailenin parkta çalışma yürütülen alana yakın bir noktada, mangal yakıp piknik yaptığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, şöyle devam edildi:

“Parktaki güvenlik görevlileri aileyi uyardı. Uyarıya aldırış etmeyen aile pikniğe devam etti. Güvenlik görevlileri yetersiz kalınca İBB Zabıta ekiplerine haber verildi. Zabıta ekipleri ihbar üzerine parka geldi. Parkta ateş yakmanın yasak olduğunu aileye ileten zabıta, pikniğin sonlandırılmasını istedi. O sırada 5 yaşındaki kız çocuklarının kayıp olduğunu fark eden aile, zabıtadan yardım istedi. Aramalar ailenin piknik yaptığı alana 7-8 metre mesafedeki balçık alanda yoğunlaştırıldı. Gün içerisinde çalışma yapılan alanda oluşan 136 santimetre derinliğindeki su birikintisi kontrol edildi. 5 yaşındaki kayıp kız çocuğunun kazı içerisinde oluşan su birikintisinde olduğu tespit edildi. Sağlık ekiplerine haber verildi. Ambulansta ilk müdahalesi yapılan çocuk, hastaneye kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen bu sabaha karşı yaşamını yitirdi.”

Olayla ilgili polisin ve adli makamların soruşturmasının sürdüğü, çocuğun kesin ölüm sebebinin Adli Tıp Kurumu raporuyla ortaya çıkacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“İBB de olayla ilgili kendi bünyesinde idari soruşturma başlattı. Sorumlulukları olan personelin ifadeleri alındı. Çalışma yapılan alanın etrafında güvenlik tedbiri alınıp alınmadığıyla ilgili soruşturma başlatıldı. Varsa ihmali olan personelle ilgili alınacak idari kararların kamuoyuyla eksiksiz paylaşılacağını, evladımızın ölümünden derin bir üzüntü duyduğumuzu belirtir, başta ailesi olmak üzere tüm İstanbullulara başsağlığı dileriz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-kucukcekmecedeki-su-birikintisi-olayiyla-ilgili-sorusturma-baslatti/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı, Köpeği Yağmurdan Koruyan Çocuğu Ağırladı https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/ https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27178 (İSTANBUL) – Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, ilçede geçen günlerde yaşanan sağanak yağış sırasında yanındaki sokak köpeğini yağmurda ıslanmaması için tahta parçası ile koruyan 10 yaşındaki Ayaz Güney’i ve ailesini makamında ağırladı. Duyarlı davranışından dolayı küçük Ayaz’a teşekkür eden Başkan Özer, “Hayvansever, köpeği yağmurdan koruyan güzel, koca yürekli adam. Tebrik ederim seni. Senin bu davranışının herkese örnek olması lazım” dedi.

Geçen günlerde Esenyurt’ta etkili olan sağanak yağışta,10 yaşındaki Ayaz Güney’in ıslanmaması için bir köpeği tahta parçasıyla koruduğu görüntüler, sosyal medyada geniş yer buldu. Görüntüleri izleyen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, hem küçük Ayaz ile tanışmak hem de duyarlı davranışından dolayı teşekkür etmek için onu ve ailesini makamında misafir etti.

Ayaz ve kardeşleriyle bir araya gelen Başkan Özer, onlara çeşitli hediyeler vererek sokak hayvanlarına gösterdikleri şefkatten dolayı teşekkür etti. Başkan Özer, “İnsanlar ve hayvanlar bir arada yaşamak zorundalar. Bu anlamda hayvanlarında insanlar gibi birtakım hakları var. Doğanın da aslında sürdürülebilir olması için bir hakka hukuka tabi olması gerekiyor. Biz olmasak da doğa ve hayvanlar kendi başlarına yaşamlarını sürdürebilirler ama doğa olmazsa biz yaşamımızı kendi başımıza sürdüremeyiz. Hayvanlar aynı zamanda insanların dostlarıdır. Sosyopsikolojik yapımızın daha kuvvetli olması için bizim bir çeşit yaşam arkadaşımızdır. Onları korumak ve kollamak da bizim insani vazifemizdir” diye konuştu.

“BU GÜZEL DAVRANIŞ HERKESE ÖRNEK OLMALI”

Ayaz’ın küçücük yaşına rağmen herkese insanlık dersi verdiğini ifade eden Başkan Özer, “Hayvanlara karşı işlenen suçların da bir hukuka bağlanması gerekir. Bu işin bir yanı ama diğer yanı bizim hayvanları sevmemiz, korumamız ve kollamamız gerekir. 10 yaşında bir çocuk olarak yürümüş olduğu sokaktaki bir köpeğin yağmurda ıslandığını görünce onun koca yüreği devreye girer ve bulduğu bir tahta parçasıyla o hayvanı yağmurdan korumaya çalışır. Ben de bunu duyduğumda bu farkındalığı büyütmek ve yaratmak adına kendisini tebrik etmek, kucaklamak ve koca yüreğinden öperek ödüllendirmek için buraya davet ettim. Sevgili Ayaz’ın bu güzel davranışının toplumda herkese örnek olmasını ve yolunun aydınlık ve açık olmasını diliyorum” dedi.

SOKAK HAYVANLARI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

Sokak köpekleri için ilçede çeşitli çalışmalar yürüttüklerini anlatan Başkan Özer, şunları ekledi:

“Bizim birinci önceliğimiz, köpeklerimizin kısırlaştırılması ve zararsız hale getirilmesi. Veteriner İşleri Müdürlüğümüz bir çalışma başlattı, bu çalışmayı sürdürüyor ama sokak hayvanları konusu tek başına bir ilçeyle çözülebilecek bir sorun değil. Tüm belediyeler ve İBB ile ortaklaşa bir çalışmayla çözülebilir. Aynı zamanda sokak hayvanlarımız için mama desteğinde bulunuyoruz. Onların da kendi yaşamlarını idame ettirebilmeleri için çalışmalarımız sürüyor.”

“ONU MAHALLEMİZDE BESLİYORUZ”

Kendisini makamında ağırlayan Başkan Özer’e teşekkür eden Ayaz Güney ise şunları söyledi:

“Eve giderken yağmur yağıyordu. Köpek çok titriyordu, ben de üzüldüm ve tahta parçası koydum köpek üşümesin, ıslanmasın diye. Şimdi onu mahallemize aldık, besliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-kopegi-yagmurdan-koruyan-cocugu-agirladi/feed/ 0
Ticaret Bakanı: Fırsatçılara ve stokçulara izin vermeyeceğiz https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-firsatcilara-ve-stokculara-izin-vermeyecegiz/ https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-firsatcilara-ve-stokculara-izin-vermeyecegiz/#respond Mon, 22 Jul 2024 00:48:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26786 Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bakanlık olarak güçlendirilmiş denetim ekipleriyle sürekli sahada çalıştıklarını belirterek, “Fırsatçılara, stokçulara, karaborsa zihniyetine izin vermeyeceğiz. Önümüzdeki yakın günlerde yeni düzenlemelerle bu konuda çok daha sıkı şekilde bir çalışma içinde yola devam edeceğiz.” dedi.

Bolat, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Meslek Kuruluşları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda 81 ilin esnaf birlikleri başkanlarıyla bir araya geldi.

Bakan Bolat, burada yaptığı konuşmada, esnafın toplumun omurgası olduğunu söyledi. Esnafın ülkenin bu noktaya ulaşmasında en önemli toplumsal kesimlerin başında geldiğini vurgulayan Bolat, “Bir esnaf ve sanatkarın evladı olarak, sizin değer dünyanıza ve sıkıntılarınıza aşinayım. Sizin sorunlarınıza vakıfız ve çözme noktasında da hükümetimiz 21 yıldır canla başla mücadele ediyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin 10 ay içinde 2 seçimi geride bıraktığını anımsatan Bolat, bu seçimlerin halkın demokratik olgunluğunu göstermesi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Bolat, ülkenin daha refah içinde, gelişmiş ve kalkınma yarışına devam etmesini sağlayacak seçimsiz 4 yıllık bir dönem bulunduğuna dikkati çekti.

Eylül 2023’te açıklanan orta vadeli 3 yıllık yol haritalarının önlerinde olduğunu ifade eden Bolat, burada birinci hedefin yüksek enflasyonla mücadelenin başarılması olduğunu bildirdi.

Bolat, güven inşa etmek ve istikrarı pekiştirmek için gayretlerini boşa çıkarmaya çalışanların boş durmadığını, bu kişilerin ekonomideki iyi verileri görmediğini söyledi.

“Esnaf ve ticaret aktörlerinin sorunlarını gidermek için çalışıyoruz”

Geleceği doğru şekillendirmekle mükellef olduklarını belirten Bolat, “Esnaflarımızı, sanatkarlarımızı, çiftçilerimizi, girişimci sanayicilerimizi, memurlarımızı, işçilerimizi, tüketicilerimizi ve emeklilerimizi desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Bolat, salgın, felaket ve savaş gibi durumlar ortaya çıktığında ekonomide fırsatçılık ve stokçuluk virüsünün hortladığını dile getirerek, bunlara karşı çok kararlı bir mücadele sergilediklerini söyledi. Bakanlık olarak güçlendirilmiş denetim ekipleriyle sürekli sahada çalıştıklarını ve bu hususta taviz vermeyeceklerini vurgulayan Bolat, “Fırsatçılara, stokçulara, karaborsa zihniyetine izin vermeyeceğiz. Önümüzdeki yakın günlerde yeni düzenlemelerle bu konuda çok daha sıkı şekilde bir çalışma içinde yola devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Her zaman esnaf ve ticaret aktörlerinin sorunlarını giderme konusunda canla başla çalıştıklarını ifade eden Bolat, Bakanlığın görev alanlarındaki her kesimle iletişim halinde olduklarını belirtti.

Türkiye’nin 1923-2002 yıllarında yüzde 4,7 büyüdüğünü anımsatan Bolat, son 21 yıllık dönemde ise yıllık büyümenin yüzde 5,4’ü bulduğunu söyledi. İki büyüme verisi arasındaki 0,7 puanlık farka işaret eden Bolat, “Eğer biz önceki 79 yılda da yıllık reel yüzde 5,4 büyüseydik bugün milli gelirimiz 1,1 trilyon dolar değil, 2 trilyon dolar olurdu. Refah seviyemiz de 2 katı olurdu.” diye konuştu.

Bolat, kişi başına düşen milli gelirin 13 bin doların üzerine çıktığını belirterek, “15 bin dolar rakamını da yakalamamız çok uzak olmayacak. 1-2 sene içinde bu rakamları göreceğiz.” dedi.

Ülkenin ihracatının 2002’den bu yana 7 kat artışla 255,4 milyara ulaştığı ifade eden Bolat, bu dönemde istihdamın da arttığını bildirdi. Bolat, sunumunda 2002-2024 döneminde esnaf ve sanatkarlar için yapılan çalışmaları da anlattı.

Pazarcı esnafı için Hal Kanunu’nda değişikliğe gidilecek

Bu dönemde esnaf ve sanatkarlara aktarılan kaynaklara ilişkin de bilgi veren Bolat, esnaf ve sanatkarların faiz yükünü hafiflettiklerini dile getirdi.

Bolat, esnaf ve sanatkarlar için yeni bir strateji belgesi hazırlamak üzere çalışmaların devam ettiğini belirterek, meslek kuruluşları ve sicil müdürlerine yönelik eğitim çalışmalarının düzenli olarak yapıldığını söyledi.

Kovid-19 salgını döneminde esnaf ve sanatkara gelir kaybı ve kira desteği kapsamında 9 milyar liralık kaynak aktardıklarına dikkati çeken Bolat, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde de “mücbir sebep” uygulamasıyla bölgedeki esnafın mali açıdan rahatlatıldığını bildirdi.

Bolat, pazarcı esnafı için Hal Kanunu’nda değişiklik yapacaklarını ifade ederek, “Kapalı pazar yerlerinde sınırlı ayni hak yöntemiyle kiralamanın kaldırılması ve bu yerlerin tahsis usulüyle işletilmesini sağlayacağız. Bu da pazarcı esnaflarımızın beklenti ve talebiydi.” diye konuştu.

“Ambalaj üzerine etiket” uygulanmasına ilişkin açıklamalar esnafı sevindirdi

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken de Bakan Bolat’ın göreve gelmesinden itibaren enflasyonla mücadele ve gümrüklerle ilgili önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Palandöken, son dönemde esnafın büyük sermaye karşısında cılız kaldığını, haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini dile getirerek, “Kendi işini yapamayan ne kadar yatırımcı varsa gıda sektörüne birikti. Öyle bir rant olmuş ki fiyatları kontrol etmek mümkün değil.” dedi.

Kira stopajının esnaf için yük olduğunu belirten Palandöken, esnafın haksız rekabetle mücadele edemediğini söyledi. Palandöken, esnafın kullandığı POS cihazlarında komisyon oranlarının yüksek olduğuna da dikkati çekti.

Türkiye’de gıda fiyatları ve güvenliği konusunun en önemli mesele haline geldiğini kaydeden Palandöken, bu konudaki denetimlerin gerekliliğini vurguladı.

Fahiş fiyatların önüne geçilmesine yönelik çözüm önerilerine de değinen Palandöken, “ambalaj üzerine etiket” uygulamasına ilişkin açıklamaların kendisini sevindirdiğini belirtti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ticaret-bakani-firsatcilara-ve-stokculara-izin-vermeyecegiz/feed/ 0
DEVA Partili Ekmen’den mevsimlik tarım işçileri için çağrı: Sorunları çözmek adına tedbirlerinizi alın https://www.haber28.com.tr/deva-partili-ekmenden-mevsimlik-tarim-iscileri-icin-cagri-sorunlari-cozmek-adina-tedbirlerinizi-alin/ https://www.haber28.com.tr/deva-partili-ekmenden-mevsimlik-tarim-iscileri-icin-cagri-sorunlari-cozmek-adina-tedbirlerinizi-alin/#respond Sun, 21 Jul 2024 23:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26765 DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, her yıl yaşanan mevsimlik tarım işçileri dramları ve yaşadıkları sorunlar dolayısıyla TBMM’de bir basın toplantısı düzenledi. Ekmen, Tarım ve Orman Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı’na seslenerek önlem almaları için çağrıda bulundu. Ekmen, ” Mevsimlik tarım işçileri göçü başladı lütfen tedbirlerinizi alın!” ifadelerini kullandı.

Günün anlam ve önemine binaen “Kıymetli basın mensupları, toplantıya geçmeden önce demokrasimizin sarsılmaz kalesi ve bağımsızlığımızın simgesi olan Gazi Meclisimizin kuruluş yıl dönümü olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum. Halkımızla birlikte demokrasiyle taçlanmış nice bağımsız ve özgür yarınlar diliyorum.” sözleriyle konuşmasına başlayan Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizde doğru tarımsal verimliliğin en önemli araçlarından biri iş gücü planlamasıdır. Tarımsal işgücü önemli ölçüde mevsimsel işçi hareketleri ile karşılanmaktadır. Her yıl bu günlerde başlayan işçi göçü yıl sonuna kadar sürmekte ve işçilerimiz il il gezerek hasat şenliklerine katılmaktadır. Önceki gün Manisa’nın Salihli ilçesine çalışmaya giden tarım işçilerinin bulunduğu Mustafa A. yönetimindeki 34 FF 6095 plakalı minibüs, Karaisalı ilçesi Gildirli Mahallesi’nde uçuruma yuvarlandıktan sonra alev aldı. Kaza neticesinde 4 vatandaşımız vefat etti, 17 kişi ise yaralandı. Öncelikle yaralılara acil şifalar diler, vefat eden vatandaşlarımıza ise Allah’tan rahmet kederli ailelerine baş sağlığı dilerim.”

Ekmen, acıların her yıl yaşandığına ve tekrarlandığına dikkat çekerek, “Her sene binlerce çoluk çocuk, kadın ve aile hayatını idame etmek için kendi memleketlerinden göç edip zor koşullarda çalışmak için başka memlekete gidiyor. Bu geçici iç göç ise beraberinde birçok olumsuz durumlara yol açıyor. Mevsimlik tarım işçilerinin çalışmak için göç ettiği yeni bir döneme girmek üzereyken yetkili mercilere bazı hatırlatma ve uyarılarda bulunmak istiyorum. Geçen sene temmuz ayında TBMM’de bu konuda bir basın açıklaması yapmış ve devamında da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda muhatap olan bakanlara sorunları dile getirmek için ayrı ayrı sorular yöneltmiştim.” dedi.

İLGİLİ BAKANLARA ÇAĞRI

Mehmet Emin Ekmen, “Gelinen nokta itibariyle bir değişiklik olmadığını üzülerek görüyor ve mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını tekrar hatırlatarak İçişleri Bakanı Sn. Ali YERLİKAYA, Tarım ve Orman Bakanı Sn. İbrahim YUMAKLI, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Vedat IŞIKHAN, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sn. Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ ve Milli Eğitim Bakanı Sn. Yusuf TEKİN’e sorunları çözmek adına çağrıda bulunmak istiyorum. Son olarak yaşanan sorunların üstesinden gelmek için hazırlanan METİP 2 projesinin yetkili kurumlarca hayata geçirilmesini talep ediyorum. Mevsimlik tarım işçileri göçü başladı lütfen tedbirlerinizi alın!” sözleriyle çağrıda bulundu.

Ekmen, Mevsimlik Tarım İşçilerinin sorunlarını tek tek sıraladı

  • 1. Mevsimlik tarım isçilerinin ve ailelerinin bilgileri e-METİP’e aktarılmış mıdır?
  • 2. Her yıl en geç şubat ayında valiliklerce hazırlanarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderilmesi gereken Mevsimlik Tarım İsçileri Eylem Planları hangi valiliklerimizce hazırlanmıştır? Bu yıl için bu bildirimi yapan iller hangileridir?
  • 3. Eylem Planı’nın hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi valiliklerce ne şekilde sağlanacaktır? Bunun için hazırlanmış¸ bir ofis valiliklerde mevcut mudur? Hazırlanmış¸ izleme ve değerlendirme raporları var mıdır?
  • 4. İl bazında mevsimlik tarım isçilerine ilişkin yaş, cinsiyet, eğitim vb. istatistik veriler toplanmakta mıdır?
  • 5. Mevsimlik tarım isçileri ile ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması, yürütülmesi gereken faaliyetlerin izlenmesi, uygulama sırasında doğabilecek sorunlara çözüm üretilmesi için merkezi ve yerel düzeyde nasıl bir yöntem uygulanmaktadır? Bu kapsamda merkezi ve yerel düzeyde hazırlanmış¸ izleme ve değerlendirme raporları mevcut mudur?
  • 6. İşçilerin göç döneminde yolculuklarının güvenli ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için hangi önlemler alınmıştır? Göç alan ve veren yerler arasında trafik denetimleri artırılmış¸ mıdır? Araç ve yol güvenliği konusunda ne tür tedbirler alınmıştır?
  • 7. Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı (2017-2023) Eylem Planına dair bugüne kadar hangi adımlar atılmıştır? Bu tedbirlerden hangileri ne ölçüde tamamlanmıştır? Tamamlanamayanların gerçekleşmememe nedenleri nelerdir? 2023 yılında tamamlanması gereken tedbir ve eylemlerin gerçekleşme oranları nedir?
  • 8. Mevsimlik tarım isçilerinin daimî ikamet ettikleri illere geri döndüklerinde eğitim ihtiyacı olanlar tespit edilerek eğitim ihtiyaçları karşılanması, yetişkinlere okuma-yazma ve/veya meslek edindirme kursları ile sosyal-kültürel faaliyetler düzenlenmesi konusunda ne tür faaliyetler yapılmıştır?
  • 9. Bu faaliyetler için ihtiyaç duyulan mali kaynak nereden ne şekilde sağlanmıştır? Bu kaynağın ilgili kurumlara aktarılması konusunda hazırlanmış¸ bir yöntem belirlenmiş¸ midir?
  • 10. Göç veren illerde isçiler ve tarım aracılarına, göç alan illerde ise işverenlere ve yöre halkına yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmakta mıdır? Medyada sıklıkla yer alan olayların yaşanmaması için hangi tedbirler alınmıştır.
  • 11. 2017/6 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile oluşturulan “Mevsimlik Gezici Tarım İşçileri İzleme Kurulu”, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sonrasında hangi statüye kavuşmuştur? 2017 yılından itibaren genelge mucibince atılan adımlar ve gerçekleştirilen faaliyetler nelerdir?
  • 12. Başbakanlık 2017/6 sayılı genelgede şartları detaylı olarak anlatılan geçici yaşam alanları şu ana kadar kaç ilde oluşturulmuştur? Eğer oluşturulmuşsa, bu alanların sayısı ve kapasitesi nedir?
  • 13. Genelgede bahsedildiği gibi, İl halk sağlığı müdürlüklerince mevsimlik tarım isçilerinin ve ailelerinin kanser taramaları ile bulaşıcı ve salgın hastalıklara karşı düzenli sağlık taramaları, aşılamaları, gebe, bebek ve çocukların izlemleri yaptırılmış mıdır? Bu hizmetlerin ve hizmetlere erişimin kolaylaştırılması amacıyla mobil sağlık ekipleri oluşturulmuş¸ mudur? Eğer oluşturulmuşsa, bu ekiplerin bugüne dek yaptığı sağlık taramaları, aşılamalar ve diğer hizmetler nelerdir?
  • 14. Bu hizmetler Mevsimlik Tarım İşçileri Bilgi Sistemi’ne (e-METİP) aktarılmış mıdır? Bu bilgilerin e- METİP’e sürekli ve eksiksiz şekilde aktarılması için teknik altyapı kurulmuş mudur?
  • 15. Aile ve sosyal politikalar il müdürlüklerince kadın, çocuk, engelli ve yaşlılar için sunulan hizmetlerden faydalanmaları sağlanmış¸ mıdır? Ayrıca, okul çağına gelmemiş¸ çocuklar için çocuk gelişim uzmanlarınca eğitim ve bakım hizmetleri için hazırlıklar yapılmış mıdır? Sunulmuş¸ ise buna dair istatistikler il bazlı ve ülke genelinde tutulmuş¸ mudur?
  • 16. Mevsimlik tarım işçilerinin eğitim yaşındaki çocukları ve özel eğitim ihtiyacı olan çocukları için Millî Eğitim Bakanlığınca yayımlanan 2016/5 sayılı genelge hükümleri ne ölçüde uygulanmıştır? Bu genelge hükümleri gereği bahsedilen tedbirler hangi bölgemizde ne ölçüde alınmıştır? Kaç çocuğumuz eğitim haklarından geri kalmıştır?
  • 17. Mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin inanç ve ibadet ihtiyaçlarının karşılanması için ne tür tedbirler alınmıştır?
  • 18. Çocuk isçiliğinin ve çocuk emeğinin istismarını önleme konusunda ne tür çalışmalar yürütülmüştür? Çocukların çalışma yaşamına katılımını engellemeye yönelik hangi politikalar hayata geçirilmiştir? Ayrıca, işçi ailelerinin ekonomik koşullarını iyileştirmek ve çocuk ücretine ihtiyaç duymalarını önlemek için hangi önlemler alınmıştır?
  • 19. Valilikler, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarına mevsimlik tarım isçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik projelerine maddi destek sağlamakta mıdır? Bugüne kadar hangi üniversite ve sivil toplum kuruluşunun hangi projesine ne miktarda maddi destek sağlanmıştır?
]]>
https://www.haber28.com.tr/deva-partili-ekmenden-mevsimlik-tarim-iscileri-icin-cagri-sorunlari-cozmek-adina-tedbirlerinizi-alin/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi’nde çalışan göçmen işçilerin kötü çalışma koşullarını gündeme taşıdı https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-halkali-kapikule-demir-yolu-projesinde-calisan-gocmen-iscilerin-kotu-calisma-kosullarini-gundeme-tasidi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-halkali-kapikule-demir-yolu-projesinde-calisan-gocmen-iscilerin-kotu-calisma-kosullarini-gundeme-tasidi/#respond Sun, 21 Jul 2024 23:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26759 (ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi’nde çalışan çoğu Afrika kökenli göçmen işçilerin yaşadığı kötü çalışma koşullarını TBMM gündemine taşıdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Karasu, “Bir kamu projesinde ucuz, güvencesiz, sağlıksız ve son derece ağır şartlarda göçmen işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili bakanlığı zaman yitirmeden tüm önlemleri almaya davet ediyorum” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Türkiye’yi Avrupa ülkeleriyle yüksek standartlı demir yolu bağlantısını sağlayacak Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi’nde çok sayıda Senegal, Tanzanya gibi ülkelerden gelen Afrikalı göçmen işçilerin çalıştırıldığı, demiryolu şantiyesini haşerelerin basması nedeniyle sık sık karantinaya alındığı iddialarını Meclis gündemine taşıdı.

İşçilerin son derece ağır şartlarda çalıştırıldığına ilişkin şikayetlerin kendisine ulaştığını belirten Karasu, projenin ilk etabını oluşturan Çerkezköy Kapıkule arasındaki şantiyede Nepal, Tanzanya, Senegal gibi Afrika ülkelerinden gelen çok sayıda işçinin asgari ücretin de altında, günde 10 saati aşkın, mesai saatleri ve hafta sonu tatili olmadan keyfi olarak çalıştırıldığına dair bilgiler geldiğini söyledi. İşçi koğuşlarında tahtakurusu, hamam böceği gibi haşerelerin olduğu ve zaman zaman koğuşların karantinaya alındığına dair görüntülerin kendisine ulaştığını belirten Karasu, işçilerin tüm taleplerine rağmen önlemlerin alınmadığını ve güvencesiz olarak çalışmaya zorlandıklarını belirtti.

“ÖNLEM ALMAYA, DENETİM YAPAMAYA DAVET EDİYORUM”

TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a iddiaları soran Karasu, mevzuata göre geçici koruma sağlanan yabancıların çalışma izni olmaksızın çalışamayacağını da hatırlatarak şunları söyledi:

“Gelen görüntüler işçilerin nasıl bir ortamda çalışmaya zorlandıklarını gösteriyor. Bakanlığı, zaman yitirmeden önlem almaya ve denetim yapmaya davet ediyorum. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir süre önce ‘Türkiye’nin daha fazla göçmen işçiye ihtiyacı var’ demişti. Gayri resmi rakamlara göre ülkemizde göçmen işçi sayısı 10 milyonu buldu. Bir kamu projesinde ucuz, güvencesiz, sağlıksız ve son derece ağır şartlarda göçmen işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili bakanlığı zaman yitirmeden tüm önlemleri almaya davet ediyorum” dedi.

“KAZA VE SORUNLARDAN KİM SORUMLU OLACAK?”

Soru önergesinde, Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi’nde kaç işçi çalıştığını ve bu kişilerden kaçının Türk, kaçı yabancı işçi statüsünde olduğunun açıklanmasını isteyen Karasu’nun Bakan Işıkhan’a yönelttiği sorular şöyle:

“Bu projede çalışanlara yönelik denetim en son ne zaman yapılmıştır? Yapılan denetimin sonuçları nelerdir? Söz konusu projede yaşanabilecek iş kazası veya oluşacak sağlık sorunlarından kim ya da kimler sorumlu olacaktır? Tarafımıza ulaşan bilgiler, bakanlığınıza da iletildiği halde işlem yapılmadığı iddiası doğru mudur? Denetim sonucunda çalışma izni bulunmayan yabancı kişi ya da kişiler tespit edilmiş midir? Edilmiş ise bu kişiler hakkında yapılan işlemler nelerdir? Özelde Halkalı-Kapıkule Projesi gösterilmek üzere, önergenin yanıtlandığı tarih itibariyle ülkemizde kaç yabancı işçi çalışmaktadır? Bu kişilerin ülkelerine göre vatandaşlıkları nelerdir? Ülkemizde son 5 yılda kaçak göçmen işçi çalıştırdığı tespit edilen kaç iş yeri bulunmaktadır ve iş yerlerine hangi yaptırımlar uygulanmıştır?”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-ulas-karasu-halkali-kapikule-demir-yolu-projesinde-calisan-gocmen-iscilerin-kotu-calisma-kosullarini-gundeme-tasidi/feed/ 0
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Nisan Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/erzurum-ticaret-ve-sanayi-odasi-nisan-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/erzurum-ticaret-ve-sanayi-odasi-nisan-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:24:49 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26729 Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi.

ETSO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıda daha sonra ETSO’nun Mart Ayı Mizan ve Bütçe İzleme Raporu görüşülerek onaylandı. Sonrasında, Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, yönetim kurulunun nisan ayı faaliyetleri hakkında Meclis üyelerini bilgilendirdi.

Özakalın konuşmasının başında, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonuçlarının ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu. ETSO Yönetimi olarak seçimlerin ardından Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçe belediyelerine tebrik ziyaretinde bulunduklarını ifade eden Başkan Özakalın şunları söyledi; “Demokratik bir olgunluk içerisinde tamamlanan bu sürecin sonunda halkımızın oylarıyla seçilen; belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi ve muhtarlarımızı tebrik ediyor, görevlerinde başarı diliyorum. Artık seçim sürecini geride bırakıp, iş dünyamızın ve halkımızın öncelikli gündemi olan ekonomiye ve çalışma hayatımıza ilişkin yapısal reformları öncelikli olarak ele alacağımız bir döneme adım atmak mecburiyetindeyiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha güçlü bir Türkiye ve daha müreffeh yarınlar için her zamankinden daha fazla çalışmak ve daha fazla üretmek zorundayız. ETSO olarak, TOBB’un çatısı altında şehrimizin, bölgemizin ve ülkemizin kalkınması ve istikrarı için tüm kurumlarımızla ortak akıl ve istişarenin hakim kılındığı bir ortamda birlik ve beraberlik içerisinde görev yapmayı sürdüreceğiz.”

“İş dünyamızın meselelerini gündeme taşıdık”

Konuşmasında, iş dünyasının sorunlarını ve beklentilerini, 2. Dönem İl Koordinasyon Kurulu ve Ekonomi Toplantısı’nda gündeme getirdiklerini kaydeden Başkan Özakalın, “O toplantıda, şehrimizin ekonomisi, ticareti ve sanayileşmesi anlamında Odamızın yürüttüğü çalışmalarla ilgili bilgiler verip, sahada yaşanan sorunların çözümüne yönelik düşüncelerimizi paylaştık. Yatırımcılarımızın arsa taleplerinin karşılanması için OSB arazilerinin genişletilmesine yönelik girişimlerden de söz ettik, 1. OSB’de DSİ tarafından 1 milyon 300 Bin metrekare alanda yürütülen toplulaştırma çalışmaları ile 2. OSB 3. Etabın genişletilmesiyle ilgili çalışmaların en kısa sürede tamamlanmasının önemini vurguladık. Ayrıca, ilimizin kuzeyindeki Dallıkavak ve Kırık, güneyindeki Çirişli tünellerinin, gerekli ödenekler sağlanıp hızlı bir şekilde tamamlanması gerektiğini belirterek, bu projelerin kentin ve bölgenin ekonomisine, ticaretine doğrudan etki edeceğini hatırlattık” diye konuştu.

Kalkınma Yolu Projesi’nin Önemini Vurguladı

Meclis toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyaretinin iki ülke arasındaki ekonomi ve bölge güvenliği anlamındaki işbirliği ve ilişkileri daha da güçlendireceğini ifade eden Özakalın, dünyanın doğusu ve batısını birbirine bağlayacak en güvenli koridor olacak Kalkınma Yolu Projesi’nin bir an önce hayata geçmesinin bölgenin kalkınmasında büyük rol oynayacağını vurguladı. Özkakalın, “Basra Körfez’inden kara ve demir yollarıyla ülkemize buradan da Avrupa’ya ulaşacak olan Kalkınma Yolu Projesi, bölgesel anlamda Irak ve Türkiye’yi birbirine bağlarken, küresel anlamda da önemli bir ticari koridor oluşturacak. Dolayısıyla bu önemli projenin, şehrimizin ve bölgemizin de ekonomik ve jeopolitik statüsünü daha da güçlendireceğine ve iş dünyamızın ulusal ve uluslararası ticareti ve lojistiği artıracak bu projeden payına düşeni alacağına inanıyoruz” dedi.

Başkan Özakalın konuşmasında daha sonra IPARD 3 destekleriyle ilgili yatırımcıların bilgilendirilmesi, ETSO Vakıf Merkezi inşa edilmesiyle ilgili yürütülen çalışmalar, 3. Erzurum Çalıştayı hazırlıkları ve Oda’nın stratejik planında yapılacak revizyonlar gibi ay boyunca yürütülen diğer faaliyetlerle ilgili Meclis’e bilgi sundu. ETSO Meclisi’nin Nisan ayı toplantısı, Meclis üyelerinin dilek ve temenniler kısmında yaptığı konuşmaların ardından sona erdi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurum-ticaret-ve-sanayi-odasi-nisan-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Rus Ressam Amasra’yı Ebru Sanatıyla Buluşturuyor https://www.haber28.com.tr/rus-ressam-amasrayi-ebru-sanatiyla-bulusturuyor/ https://www.haber28.com.tr/rus-ressam-amasrayi-ebru-sanatiyla-bulusturuyor/#respond Sun, 21 Jul 2024 08:48:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26718 Yeşil doğası, denizi, kumsalları ve tarihiyle ön plana çıkan Bartın’ın turistik kenti Amasra’dan etkilenen Rus ressam Tatiana Kirillova, ebru sanatıyla modern yöntemi birleştirdiği özgün tekniğini geliştirmede ilçeyi ilham kaynağı olarak görüyor.

Moskova Ekonomi Üniversitesi’ndeki eğitiminin ardından çalıştığı şirkette patronunun Türk kültürünü tanıma önerisi üzerine birçok kez İstanbul’u ziyaret eden Kirillova, burada tanıştığı ebru sanatına yönelip ülkesinde açtığı atölyede eğitim vermeye başladı.

Ebru sevgisinin peşinden giden ve 9 yıl önce Rus psikiyatrist eşi İvan ve iki çocuğuyla İstanbul’a yerleşen Kirillova, “Rengi-su” adını verdiği teknikle birleştirdiği ebruyu farklı boyuta taşıdı.

Türkiye’ye yerleştikten sonra şarkılarından tanıdığı, Muğla’nın Bodrum ilçesinde 17 yıl önce geçirdiği trafik kazasında vefat eden müzisyen Akarsu’nun ailesiyle tanışmak için geldiği Amasra’ya hayran kalan Kirillova, ilçeyi sık sık ziyaret ediyor.

Deniz suyuna batırdığı tuvallerine boyaları döken Kirillova, dalga hareketiyle oluşan desenler üzerinden yaratıcılığını kullanıyor. Böylece özgün çalışmalarını ortaya çıkaran Kirillova, eserlerini başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok ilde sergiliyor.

“Amasra hikayesi benim için Barış Akarsu ile başladı”

Sanatını ve Amasra hayranlığını AA muhabirine anlatan Kirillova, küçük yaşlardan itibaren çok sevdiği resmin zamanla hayatının parçası haline geldiğini, kendisinde bulamadığı ressam olma cesaretinin Türkiye’ye yerleşmesiyle oluştuğunu anlattı.

“Amasra hikayesi benim için Barış Akarsu ile başladı.” diyen Kirillova, Akarsu’nun son derece etkili bir sanatçı olduğunu dile getirdi.

Kirillova, Akarsu’nun müziğinden ve enerjisinden sanatı adına istifade ettiğini ve bunun için Amasra’ya gelmek istediğini aktararak, “Amasra’da bir tür enerji olması lazım.’ dedim. Merak ettim. Akarsu’nun ailesiyle de tanıştık. Ondan sonra kendim için kocaman bir güzellik buldum burada. Hem doğanın gücü ortaya çıkıyor hem hava gerçekten büyüleyici. Işık farklı oluyor burada. Özel coğrafyası var. Gerçekten büyüleyici bir yer. Ben de bu doğadan büyük ilham alıyorum.” diye konuştu.

Amasra’da doğayla özel temas kurduğunu düşündüğünü ve ilçenin suyunun, rengarenk toprağı ve tepelerinin, denizinin zenginlik sunduğundan bahseden Kirillova, bu kadar güçlü duygular hissettiği yerde resim yapmamasının mümkün olmadığını vurguladı.

“Amasra’dan çok büyük destek aldım, Amasra aşığı oldum”

Rus sanatçı Kirillova, buradan aldığı enerjiyle uzun süren çalışmalar yapabildiğini, ilçenin doğal güzelliğinden yüksek derecede ilham aldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Resmini yapacağım objeyle bağ kuruyorum. Ona göre renkler seçiyorum. Suya koyduğum tuvalin üzerine boyaları döküyorum. Doğadan, sudan hareket gelmesini bekliyorum. Bu enerjiyi en iyi suyun hareketleri yansıtıyor. Ondan sonra ortaya çıkan dokulara göre fırçayla kendi yorumumu ekliyorum. Böylece doğayla ortak resmimiz oluyor. Hem sudan hem de benim dokunuşlarımla obje oluşturuyorum.”

Yıllarca kendi tekniğini oluşturmaya çalıştığından bahseden Kirillova, “Ressamın tekniği zaten malzeme değil, önemli olan özgün bir algoritma oluşturmasıdır. Her ressamın kendine özgü tarzı vardır. Ben de yıllarca kendi tarzımı keşfetmeye ve yaratmaya çalıştım. Bu sürede Amasra’dan çok büyük destek aldım, Amasra aşığı oldum.”

Amasra ve Barış Akarsu temasını restoran duvarına işledi

Rus ressam Kirillova, sanatını icra ederken ilham aldığı Amasra’ya ve ilçeyle tanışmasını sağlayan müzisyen Barış Akarsu’ya eserlerinde yer vermeyi ihmal etmiyor. Rus sanatçı, özgün tekniğiyle tuvaline yansıttığı bu ikiliyi, bölgedeki bir işletmenin duvarına da resmetti.

İlçede balık restoranı işleten Mete Ayyıldız, tanışmalarının ardından Kirillova’dan işletmesinin duvarları için çalışma yapmasını istediğini söyledi.

Kirillova’nın Amasra’yı ve Akarsu’yu kendine özgü yorumuyla restorana resmettiğini anlatan Ayyıldız, “Yaptığı çalışma neredeyse tüm müşterilerimizin dikkatini çekiyor. Barış Akarsu’yu, Amasra Kemere Köprüsü ve deniziyle birleştirerek yaptığı çalışma işletmemiz için de değer oldu.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/rus-ressam-amasrayi-ebru-sanatiyla-bulusturuyor/feed/ 0
TBMM İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu Başkanı Atay Uslu, Kazayı Araştıracaklarını Bildirdi https://www.haber28.com.tr/tbmm-ilic-maden-kazasi-arastirma-komisyonu-baskani-atay-uslu-kazayi-arastiracaklarini-bildirdi/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-ilic-maden-kazasi-arastirma-komisyonu-baskani-atay-uslu-kazayi-arastiracaklarini-bildirdi/#respond Sun, 21 Jul 2024 05:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26667 TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, hiç kimsenin kafasında soru kalmayacak şekilde araştırmalarını yapacaklarını bildirdi.

Uslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında meydana gelen kazanın herkesi üzdüğünü, toprak altındaki 7 işçiyi arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Maden ocağında meydana gelen kazanın tüm yönleriyle araştırılması ve benzer kazaların önlenmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun ikinci toplantısını gerçekleştirdiğini anlatan Uslu, bu toplantıda çalışma takviminin ve dinlenecek kurumların belirlendiğini dile getirdi.

Uslu, İliç’te meydana gelen kazadaki ihmalleri araştıracaklarını, bundan sonra benzer olayların yaşanmaması için gereken çalışmaları yapacaklarını anlattı.

Kazanın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, adil ve şeffaf çalışma gerçekleştirilmesi için yargıya, idareye her türlü desteği vereceklerini ifade eden Uslu, çalışmaların sonunda ihmali ve kusuru bulunanların tespit edileceğini vurguladı.

“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızdan önümüzdeki hafta geniş bilgi alacağız”

Kazaların meydana gelmemesi; altın madenciliğinin ve madenciliğin güvenilir, sürdürülebilir olması için yapılması gerekenleri tartışacaklarını söyleyen Uslu, şöyle devam etti:

“Yol haritamız şöyle: Öncelikle komisyonumuz, altın madenciliği konusunda, madencilik konusunda bilgi alma gereğini hissetti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızdan önümüzdeki hafta geniş bir bilgi alacağız. Altın madenciliği, arama, ruhsatlandırma, işletme, denetleme süreçleri ve İliç’teki maden ocağındaki olayla ilgili bilgi alacağız. Ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan bilgi alacağız.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından da bilgi alacaklarını bildiren Uslu, İçişleri Bakanlığı ve AFAD yetkililerini de dinleyeceklerini kaydetti.

Atay Uslu, “Kazanın çevreye, suya etkileri ve bu konuda alınan önlemlerle ilgili DSİ dahil olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığımızın su ile ilgili bölümlerinden, ilgili bakanlıklarımızdan bilgi alacağız. Su kirliliği ve su kirliliğinin önlenmesiyle ilgili çalışmalar, bölgede yapılan ölçümler ve alınan önlemlerle ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımızdan bilgiler alacağız.” ifadesini kullandı.

Yaşanan kazaya, benzer kazaların önlenmesi için atılabilecek adımlara ilişkin kamu kurumlarından bilgi aldıktan sonra İliç’te yerinde incelemeler yapacaklarını bildiren Uslu, “Bölgede hem madenci, işçi kardeşlerimizle, teknik heyetle, orayı çalıştıran firmanın yetkilileriyle, sorumlularıyla, kazada hayatını kaybeden kardeşlerimizin yakınlarıyla görüşmeler gerçekleştireceğiz.” bilgisini paylaştı.

Madencilik konusunda birikimi olan sivil toplum kuruluşlarını, üniversiteleri, akademisyenleri de dinleyeceklerini kaydeden Uslu, “Bundan sonraki süreçte sürdürülebilir, çevreye ve insan sağlığına duyarlı bir madencilik politikası, madencilik mimarisi, altın madenciliği mimarisi nasıl oluşturulabilir bu konuya da raporumuzda yer vereceğiz.” dedi.

Uslu, komisyonun raporunda, ihmallerin yanı sıra atılması gereken adımların yer alacağını aktardı.

Kazayla ilgili yargısal sürecin devam ettiğini anımsatan Uslu, ihmaller konusunda bilgi alacaklarını söyledi.

“Şeffaf, tutarlı ve tarafsız çalışmayı ortaya koyacağız”

“(Önce insan, önce çevre, sonra madencilik) şeklinde yeni bir madencilik mimarisinin oluşmasına katkı sunmaya çalışacağız” diyen Uslu, komisyonun çalışma süresinin 3 ay olduğunu, bu sürenin yetersiz kalması halinde TBMM Genel Kurulu’ndan bir aylık daha süre talep edilebildiğini hatırlattı.

Hızlı şekilde çalışacaklarını dile getiren Uslu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İncelememiz gereken alan var, dinlememiz gereken kurumlar, akademik çevre var. Bu konuda siyasi partilerin önerileri var. Bütün önerileri, bütün dinleme taleplerini yerine getirmek istiyoruz. Ne kadar geniş çevreyi dinlersek, ne kadar geniş çalışma yaparsak o kadar olumlu, doğru sonuca ulaşabiliriz diye düşündüğümüz için objektif, şeffaf, tutarlı ve tarafsız çalışmayı ortaya koyacağız. Geniş bir çalışma, araştırma ve inceleme yapacağız. Hiç kimsenin kafasında soru kalmayacak şekilde incelememizi, araştırmamızı, raporlamamızı gerçekleştireceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-ilic-maden-kazasi-arastirma-komisyonu-baskani-atay-uslu-kazayi-arastiracaklarini-bildirdi/feed/ 0
Diyarbakır Orman Fidanlık Müdürlüğü’nde Her Yıl 3 Milyon Fidan Yetiştiriliyor https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-orman-fidanlik-mudurlugunde-her-yil-3-milyon-fidan-yetistiriliyor/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-orman-fidanlik-mudurlugunde-her-yil-3-milyon-fidan-yetistiriliyor/#respond Wed, 17 Jul 2024 09:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25959 Diyarbakır Orman Fidanlık Müdürlüğü AR-GE biriminde görevli orman mühendisleri ve 120 kişilik çalışma ekibince her yıl 50 türde 3 milyon fidan yetiştiriliyor.

Diyarbakır Orman Fidanlık Müdürlüğü, 600 dönümlük alanda bölgeye uyumlu, meşe, badem, zeytin, menengiç, fıstık, iğde, dişbudak, akçaağaç gibi çok sayıda türde fidan ve bitki yetiştiriyor.

Müdürlüğün AR-GE laboratuvarlarında ve seralarında tür koruma ve geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor.

AR-GE biriminde görevli orman mühendisleri ve 120 kişilik çalışma ekibi, “Yeşil Vatan” sloganıyla milyonlarca fidanın yetişmesi ve toprakla buluşması için 7/24 mesai yapıyor.

Dünya genelinde uygulanan bilimsel denemeleri de yakından takip eden orman mühendisleri, yüksek eğim, rüzgar, aşırı kavurucu sıcaklar ve buharlaşma gibi birçok olumsuz etkene karşı türlerin korumasını ve gelişimini takip ediyor.

Diyarbakır Orman Fidanlık Müdürlüğü personelinin yoğun ve titiz çalışmaları sonucu her yıl çok sayıda fidan ve bitki çeliği (kök salması için dikilen dal) toprakla buluşturuluyor.

“Azerbaycan’a fidan gönderiyoruz”

Fidanlık Müdür Yardımcısı Arzu Bilici, AA muhabirine, yetiştirdikleri fidanlarda erozyonu önleme amaçlı kök yapılarının güçlü ve kuraklığa dayanıklı türler olmasına önem verdiklerini söyledi.

Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 7 işletme müdürlüğünün fidan ihtiyacının yanı sıra bölge halkına gelir getirici türlerin de yetiştirilmesi ve geliştirilmesi için çalışma yürüttüklerini belirten Bilici, şöyle konuştu:

“Geçen yıl Musul ve Erbil Üniversitesine fidan gönderdik. Bu sene de Azerbaycan’a fidan gönderiyoruz. Biz 7 gün 24 saat nöbet esasına göre fidanların kurumaması ve toprakla buluşuncaya kadar sağlıklı bir şekilde yetişmeleri için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. Diyarbakır Fidanlık Müdürlüğü olarak her yıl 50 türde 3 milyon fidan yetiştiriyoruz.”

“Bölgede 7 il için fidan üretimi yapıyoruz”

Diyarbakır Orman Fidanlık Müdürlüğü Fidanlık Üretim Şefi orman mühendisi Mehmet Akış da yaptıkları çalışmanın bir ekip işi olduğunu ve tohumdan fidana bir serüvene şahitlik ettiklerini kaydetti.

Akış, “Ekip arkadaşlarımızla ilkbahardan sonbahara kadar yoğun bir tempoyla çalışıyoruz. Geçen yıl çok yüksek sıcakları gördük ve tedbirlerimizi aldık. Her bir fidanın bizim için ne kadar kıymetli olduğu bilinciyle çalışıyoruz. Sulaması, bakımı ve fidanın sahaya gidişine kadar canla başla çalıyoruz. Daha güzel ve yeşil bir vatan oluşturmak amacıyla her bir zerre toprağımızın erozyonla, yağışla, rüzgarla kaybını önlemek, bu fidanları toprakla buluşturmak için çabalıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Orman mühendisi Mehmet Emin Tekin ise müdürlük bünyesindeki seralarda yöreye uygun bitki türlerini çoğaltmaya yönelik AR-GE çalışması yürüttüklerini dile getirdi. Tekin, şunları kaydetti:

“Erozyon toprağın kanseridir. Toprak en kutsal varlığımızdır. Fidanlığımızda AR-GE seralarımızda erozyonu engelleyen hangi türleri üretebiliriz diye çalışıyoruz. Bölgede 7 il için fidan üretimi yapıyoruz. Ürettiğimiz fidanlar özelliği olan fidanlar. Bölgenin ekolojik isteklerine uyum sağlamış ve doğal yetişebilen türleri biz burada yetiştiriyoruz. Amaç toprağı muhafaza etmek. Bitkilerin gelişim sürecini günlük takip ediyoruz, kayıtlarımızı alıyoruz. Her türün kaç günde köklendiğini sürecini izliyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-orman-fidanlik-mudurlugunde-her-yil-3-milyon-fidan-yetistiriliyor/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Kompleksi’nde Kadınların Rolü https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-toptanci-hal-kompleksinde-kadinlarin-rolu/ https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-toptanci-hal-kompleksinde-kadinlarin-rolu/#respond Wed, 17 Jul 2024 06:00:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25914 Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Kompleksi’nde bulunan iş yerlerinin yarısından çoğunda kadınlar çalışıyor. Paketleme işi yapanların çoğu, şehir dışından Antalya’ya göç etmiş kadınlardan oluşuyor. 12 yaşından itibaren halde çalıştığını anlatan Duygu Beyazgül, “Kendimi bildim bileli halin içindeyim. Güneşi görmüyoruz desek yeridir aslında, sabah giriyoruz aşırı yoğunluğumuz oluyor. Eğlenceli, koşturmacalı ve maratonlu bir gün geçiriyoruz” dedi.

Antalya’da ihracatçı firmaların, komisyoncuların yer aldığı Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Kompleksi’nde kadınların rolü büyük. Yıl boyu Antalya’da yetişen ürünlerin ihracatını sağlayan firmaların paketleme ve ambalaj işlerini üstlenen kadınlar, para kazanmaktan ve iş ortamlarından memnun.

“12 yaşından beri halin içindeyim”

21 yıldır halde çalışan ve şu an yönetici pozisyonunda bulunan Duygu Beyazgül, çalışma şartlarına, iyi ve zor yanlarını anlattı.

Duygu Beyazgül, şöyle konuştu:

“Şu an 33 yaşındayım. Halin içine 12 yaşında girdim, 12 yaşından beri çalışıyorum, kendimi bildim bileli halin içindeyim. Burada çalışmak bir yandan çok iyi bir yandan çok zor oluyor. Hepimiz buraya ekmek teknesi olarak bakıyoruz, ekmeğimiz için çocuklarımız için çalışıyoruz. Zorlukları çok, kadın olarak burada çalışmak çok çok zor. Ayakta durabilmek, çevredeki insanların baskıları, işin zorluğu, bazen gecemiz gündüzümüze karışıyor. Evimize gittiğimiz saat belli değil, sabah erken saatte çalışmaya başlıyoruz. Herkes buraya gurbetten geliyor, memleketimizi bırakıp geliyoruz. Günümüz dolu dolu geçiyor, çoğu zaman şirketin dışına bile çıkamıyoruz. Güneşi görmüyoruz desek yeridir aslında, sabah giriyoruz aşırı yoğunluğumuz oluyor. Eğlenceli, koşturmacalı ve maratonlu bir gün geçiriyoruz.”

“Kadınlar kendilerine güvenmeli”

İki çocuk sahibi olduğunu söyleyen Beyazgül, tüm kadınların çalışması gerektiğini kaydetti. Beyazgül, “Bir kadın olarak burada olmak gerçekten zor ama bir yandan da çok güzel. Kendi paranı kazanıyorsun, ayakta durabiliyorsun, hiç kimseye muhtaç olmamak en doğrusu. İki tane çocuğum var. Çok zor oluyor, bazen çocuklarımı göremiyorum, bazen eve gittiğimde yatıyor oluyorlar. Hem okullarıyla ilgilenmek, hem çocukları büyütmek, hem iş yerinde olmak, hem anne olup hem çalışan kadın olmak zor. Tüm kadınlar çalışmalı, hiç kimsenin eline bakmamalı. Anneye babaya abiye hiç kimseye güvenmemeli, buna eş de dahil. Herkes kendi ekmeğini kendi kazanmalı. Kadınlar tek başlarına çok büyük şeyler yapabilirler, çok büyük yerlere gelebilirler, yeter ki kendilerine güvensinler” diye konuştu.

“Çalışmazsan, ayakta duramazsın”

Halde paketleme iş yapan Yıldız Eren ise çalışmanın gerekliliğine değindi. Eren, “Burada çalışalı 4 yıl oldu. Ambalaj paketliyorum. Evliyim, 3 çocuğum var. Aileme destek oluyorum. Yaptığım işi seviyorum, sabah 6’da gelip 17’de çıkıyorum. Hem evde çocuklarla ilgileniyorum, hem de çalışıyorum. Akşama kadar ayaktayız, yoruluyorum. Çalışmazsan ayakta duramazsın, çalışmalıyız” dedi.

“Kimseye muhtaç olmuyorum”

Diyarbakır’dan Antalya’ya yerleşen Kader Kaya da kimseye ihtiyaç duymadan ayakta durmanın güzel yanlarına vurgu yaptı. Kaya, şu ifadelere yer verdi:

“5-6 yıldır burada çalışıyorum, mal işliyoruz, ambalaj yapıyoruz. Diyarbakır’dan geldim. Çalışıyorum, para kazanıyorum, ihtiyaçlarımı karşılayabiliyorum. Kimseye muhtaç olmuyorum. Kendi işimi kendim görüyorum, o açıdan iyi. Sabah geliyoruz, ambalaj işliyoruz, günümüz geçiyor. Hafta sonları izinliyiz, gezebiliyoruz, değişiklik oluyor.”

“Aileme destek oluyorum”

Şırnak’tan Antalya’ya çalışmak için gelen Pınar Eğitmiş ise hem geçimini sağlayıp hem ailesine destek olmaktan duyduğu memnuniyeti aktardı. Eğitmiş, “4 yıldır burada çalışıyorum. Otellere işleme işinde çalışıyorum, ardından burada temizlik yapıyoruz, işimiz bittiğinde ambalajlamaya yardım ediyorum. Aileme destek olmak için çalışıyorum, abilerim evleniyor, onlara destek oluyorum” şeklinde konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-toptanci-hal-kompleksinde-kadinlarin-rolu/feed/ 0
Gökan Zeybek: “Biz Artık 31 Mart Gecesinin Zaferini Değil 2028’e Giden Yolda Seçim Takviminin Başlangıcını Sunduk” https://www.haber28.com.tr/gokan-zeybek-biz-artik-31-mart-gecesinin-zaferini-degil-2028e-giden-yolda-secim-takviminin-baslangicini-sunduk/ https://www.haber28.com.tr/gokan-zeybek-biz-artik-31-mart-gecesinin-zaferini-degil-2028e-giden-yolda-secim-takviminin-baslangicini-sunduk/#respond Tue, 16 Jul 2024 03:24:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25671 Haber: İLEYDA ÖZMEN/ Kamera: BERKİN GÜLSOY

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı” hakkında; “Bugün burada önemli bir çalışmayı gerçekleştirdik.  2028’in çalışmasına başladığımızı herkese duyurduk. Biz artık 31 Mart gecesinin zaferini değil 2028’e giden yolda seçim takviminin başlangıcını sunduk” dedi.

CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı” hakkında ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

“ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMAYI GERÇEKLEŞTİRDİK”

“31 Mart 2024 seçimlerinde CHP’sini yüzde 38 oyla birinci parti yapan milletimize şükranlarımı sunuyorum. Bugün burada önemli bir çalışmayı gerçekleştirdik. Birkere 2028’in çalışmasına başladığımızı herkese duyurduk. Biz artık 31 Mart gecesinin zaferini değil 2028’e giden yolda seçim takviminin başlangıcını sunduk. Görev ve sorumluluklarımızı belediye başkanımızla paylaştık ve onların nasıl bir çalışma sistemi içinde süreci götüreceklerini de konuşuyoruz.

Yarın da devam edecek. Yarın da geçmişte günümüze belediye başkanlarının tecrübeleri üzerinde Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Metin Böcek ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu deneyimlerini aktaracaklar. Sayın Zeydan Karalar Adana’da ‘Portakal çiçeği festivali’ olduğu için erken ayrıldı. Normalde onun da sunumu vardı. Sonrasında bu seçimlerin Türkiye’nin hep merakla beklediği iki belediye başkanı vardı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun nasıl bir performans göstereceği… Onlar da hem geçmiş beş yıllık deneyimlerini bizle paylaşacaklar hem de geleceğe ilişkin vizyon projeleriyle ilgili bir sunum gerçekleştirecekler.

“KATILIM SON DERECE YÜKSEK”

Burada bizim temel amacımız şu;  görevlerine devam eden belediye başkanlarımız ile yeni kazandığımız yaklaşık 300’ün üzerindeki belediyeyi bir araya getirdik ve dedik ki onlara; şimdi bu CHP’nin belediyeciliği, kalkınmacı, üretimi destekleyen, vefa destekleyen halkcı, toplumcu belediyecilikle neler başardığımızı siz bir altlık olarak alın ve bunun üzerine kendi birikimlerinizi koyarak CHP’yi 2028’de iktidara taşıyacak çalışmalar yapın. Çok başarılı geçiyor. Katılım son derece yüksek. Tabii bazı eksiklerimiz oldu. Nedir o? CHP genel merkezinin merdivenleri bu kadar çok belediye başkanını almaya yetmediğini gördük. Salonlarımız bu kadar çok sayıdaki belediye başkanını maalesef işte ayakta izleyenler de oldu. Ama şunu yaptık; Sayın Genel Başkanımızın da görüşleri doğrultusunda CHP’nin ortaya koyduğu ilkeler ışığında biz bunu bir otelde bir kamp tesisinde yapmadık. Doğrudan çalıştayın tamamını CHP Genel Merkezi’nde bu binadaki salonlarda, toplantı odalarında ya da konferans salonlarında gerçekleştirdik. Buradan da bir mesaj verdik yani belediye, il başkanları, parti yönetimi hepimiz tam bir birlik içinde süreci götüreceğiz.

“CHP’NİN ÖNÜNDE TEK BİR HEDEF VARDIR; TEK BAŞINA İKTİDAR YÜZDE 50’NİN ÜZERİNDE OY ALARAK İLK TURDA CUMHURBAŞKANINI SEÇTİRMEK”

Hatırlarsanız Türkiye’de böyle Marmara ve Ege, Akdeniz kıyılarında var olan kırmızıyı önce biz Ege’den İç Anadolu’ya Ankara, Kırıkkale ve Kırşehir’i alarak artık İç Anadolu’da bir kırmızı bölgeye dönüştü. Şimdi artık hedeflerimiz var. Toplum şunu görecek; biz bundan sonraki seçimlerde Trabzon’da, Samsun’da, Ordu’da, Gaziantep’te, Kocaeli’de, Sakarya’da, Malatya’da bu büyükşehirleri de CHPli belediye başkanının yönetmesi için bugünden çalışmaya başladık. Yine çok az oylarla kaybettiğimiz kimi seçim çevrelerinde de orada kaybetme nedenleri üzerinde araştırmalar yaptık. Hemen anket çalışmalarına başladık. Önümüzdeki günlerde sahaya milletvekillerimiz ve parti meclis üyelerimizi göndererek geri bildirimleri alacağız. Eksikliklerimiz var mıdır? Vardır. Bu seçimde yanlışlar yapmış mıyız, hatalarımız olmuş mudur? Mutlaka olmuştur ama bütün bunlardan ders çıkararak önümüzdeki süreçte CHP belediyeciliğini yani 2019-2024 bakın 11 büyükşehir belediyemizden Hatay şaibeli bir biçimiyle seçim kurulları itirazımızı kabul etseydi, orası da CHP’li bir belediye olarak kalacaktı ama o deprem bölgesinin koşullarında  olumsuz bir seçim atmosferinde gerçekleşti ama halkımız CHP’nin 2019-2024 döneminde büyükşehir belediyelerinde ve il belediyelerinde büyük ilçelerde verdiği belediyeciliğe prim verdi. Onu kabul etti. Biz de zaten işimiz gücümüz belediye, işimiz gücümüz, Türkiye, işimiz gücümüz Antalya, işimiz gücümüz İstanbul diyerek yani açık olarak şu mesajı verdik; biz belediyecilikte çalışmayı, halka hizmeti, eşit hizmeti, adaletli davranmayı, kalkınmacı bir belediyecilik anlayışını, toplumun yoksul kesimlerine, onların onurlarını ve itibarlarını zedelemeden yardım etmeyi, gençlere sahip çıkmayı, öğrencilere sahip çıkmayı, onlara karşılıksız burs vermeyi, yeni doğum yapmış olan annelerin çocuklarıyla birlikte özgürce hareket edebilmeleri için ücretsiz ulaşım, yeni doğmuş çocuklarımıza yüz binlerce şişe süt vermek, üreticiden aldığımız sütü doğrudan tüketiciye ulaştıracak bir zinciri oluşturabilmek gibi pek çok konu başlığında işte raylı sistemlerden toplu taşıma ulaştırmadan yeşil alan miktarı arttırılmasına kadar CHP Belediyeciliğinin dün başardıklarının üzerine şimdi yeni yeni proje başlıkları koyarak bunu topluma anlatacağız.

“YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALAR ÖRNEK TEŞKİL EDECEK”

Türk milletinin gerçekten betona dayalı, ranta dayalı, yağmaya dayalı bir belediyecilik anlayışı yerine şimdi kalkınmacı, dayanışmacı ve halkçı bir belediyecilik anlayışını kabul ettiğini gördük. O nedenle bir kez daha milletimize şükranlarımızı sunuyoruz. Kendimizi ifade edemediğimiz için, oy alamadığımız seçmenlere şunu söylüyoruz ki ya da 2028’de seçmen olacak olan gençlere şunu söylüyoruz; sizi anlıyoruz. Kendimizi size daha iyi anlatabilmek için sizin ayağınıza gelmeye devam edeceğiz. Yaptığımız çalışmalar örnek teşkil edecek, gelecekte yapacaklarımızla da ve sizin güveninizi kazanmaya çalışacağız. CHP’nin önünde tek bir hedef vardır; tek başına iktidar yüzde 50’nin üzerinde oy alarak ilk turla cumhurbaşkanını seçtirmek.

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZA ‘BELEDİYELERDE USÜLSÜZLÜZLÜK VARSA GEREKLİ İNCELEMELERİN YAPILMASINI SAĞLAYIN’ DEDİK”

Ranta ve çıkara dayalı belediyecilik anlayışı yaptığınız anda siz bütçe disiplinlerine uymadan gelir gider dengesini dikkate almadan belediyeleri hangi yatırım olduğunu da bilmiyoruz, bunlar gelir getirici yatırımlar mı yoksa keyfe keder, lüks ve şatafat için yapılmış yatırımlar mı? Belediyeler borçlanabilir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de dün borçlandı ama metro yatırımı için borçlanıyor. Yani toplumun rahatı, refahı, ulaştırma hizmetinin rahat olması, insanların gün içinde hareket ettikleri işe giderken harcadıkları zamanın kısalmasıyla ilgili projeler gerçekleştirir. Bugünkü yönetim anlayışı içinde belediyeler eğer yatırıma dönük, üretime dönük, toplumun refahına dönük kimi projeler yapıyor ve bunun için uzun vadeli düşük faizli krediler kullanıyorlarsa bu yönetim yapılanması içinde vardır. Ama görüyoruz ki paraların nereye gittiği belli değil. Yani özellikle de devraldığımız belediyelerde son bir ay içinde kesilen faturalara baktığımız zaman bunların her birisi soruşturmaya tabi tutulacak işlem ve biz bugün belediye başkanlarımıza şunu söyledik; hızlı bir biçimde teftiş kurullarını harekete geçirin bunlar içinde gördüğünüz usulsüzlükler varsa gerekli incelemelerin yapılmasını sağlayın. Çünkü yarın bir gün ben biliyorum ki bu iktidar bu kendi belediye başkanlarının yaptığı yolsuzluk ve usulsüzlüklerden dolayı bile yeni seçilen belediye başkanlığımızla ilgili bir soruşturma açabilir. O geçmişte yapılan bütün harcamalarının hesabını gelip o günlerde görev yapmayan belediye başkanımızdan sorabilir. Bu noktalarla ilgili de bugün hem tecrübeli belediye başkanlarımız hem de biz gerekli uyarıları belediye başkanlarımıza yaptık. Seçmenimiz şuna, yurttaşlarımız şuna inansınlar ki biz borçla aldığımız belediyelerde ağlama yeri değil çözümler üreteceğiz. Bu kadar borç aldık diye hiçbir çekincemiz yok. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi milyarlarca liralık borç almıştı. Hatırlayınız Ankara’da Sayın Mansur Yavaş, Melih Gökçek’in 800 milyon doların üzerinde işte bir lunapark için harcadığı, dinozor heykelleri için ödenen paranın bile borçlarını ödedi. Ama biz toplumun da gerçekleri bilmesini istiyoruz. Toplumun iktidardan uzaklaştırdığı bu yağmacı, bu rantçı, bu kamu kaynaklarını talan etmek üzerine siyaset yapan anlayışın gün yüzüne çıkması için de çaba harcıyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/gokan-zeybek-biz-artik-31-mart-gecesinin-zaferini-degil-2028e-giden-yolda-secim-takviminin-baslangicini-sunduk/feed/ 0
ASKİ, Ankara Çayı’nda Temizlik Çalışması Yürütüyor https://www.haber28.com.tr/aski-ankara-cayinda-temizlik-calismasi-yurutuyor/ https://www.haber28.com.tr/aski-ankara-cayinda-temizlik-calismasi-yurutuyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 07:00:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25537 (ANKARA) – ASKİ Genel Müdürlüğü, çevre kirliliğinin önlenmesi ve düzenli akışın sağlanması amacıyla Ankara Çayı’nda temizlik çalışması yürütüyor. ASKİ ekipleri, 3 aydır sürdürülen çalışmalar kapsamında şu ana kadar 170 bin ton malzeme temizledi.

Çevre dostu çalışmalarına devam eden ASKİ Genel Müdürlüğü, Yenimahalle ilçesi Akköprü mevkiinden başlayarak Etimesgut’un Yeşilova Mahallesi sınırına kadar uzanan 20 kilometrelik hat boyunca Ankara Çayı’nda temizlik çalışması gerçekleştiriyor. 3 aydır yürütülen çalışmalarda kamyonlarla 7 bin 500 sefer yapılarak tabanda biriken 170 bin ton malzeme çaydan uzaklaştırıldı.

ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay,  insan ve çevre sağlığını tehdit etmemesi, ayrıca kötü kokunun giderilmesi için Ankara Çayı’nın düzenli şekilde temizlenmesi amacıyla program yapıldığını belirtti. Akçay, Yenimahalle Akköprü ve Etimesgut Yeşilova arasındaki 20 kilometrelik hattın tamamlanmasının ardından, Ankara Çayı ıslahı boyunca 6 kilometre daha Sincan 1. OSB’ye kadar temizlik yapılacağını, ardından da 10 kilometre dere yatağı genişletme ve düzenleme çalışmasının başlatılacağını bildirdi.

KÖTÜ KOKU ÖNLENECEK

ASKİ olarak toplum sağlığının korunması için Ankara Çayı’ndaki temizlik çalışmasını çok önemsediklerini belirten Akçay, şunları kaydetti:

“Ankara Çayı, Sakarya Nehri’nin 2. büyük kolu ve Başkentin doğusundan başlayıp, Sincan’da Çubuk Çayı ile birleşiyor, Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerinden geçerek Ankara’yı 2’ye bölüyor. 2013 yılında ıslahı tamamlanan çay, Ankara’nın yağmur suyu yükünü de taşıyor. İklim krizi ve küresel ısınma nedeniyle geçmişte karşılaştığımız ani sel ve su baskınlarında, Ankara Çayı’nın tam kapasiteye ulaştığı, zaman zaman ise kapasitesinin üzerine çıktığı durumları yaşadık. Bu tarz sorunların çözümü için kollarını sıvayan ekiplerimiz, 7 gün 24 saat kesintisiz çalışıyor. Sel manzaralarının oluşmaması için Ankara Çayı’nda düzenli akışın sağlanması çok önemli. 3 aylık çalışma sonucunda tabanda biriken 170 bin ton malzemeyi çaydan uzaklaştırdık. Kamyonlarla toplam 7 bin 500 sefer yapılarak sağlanan temizlik, Ankara Çayı’nda kökü koku oluşmasını da önleyecek.

ATIL DURUMDAKİ KÖPRÜ YIKILDI

Ayrıca yapılan temizlik çalışmasında; 2013 yılında gerçekleştirilen ıslah çalışması sırasında yenisi planlanmasına karşın eski köprünün yıkılmadığını fark ettik.  Ekiplerimiz, Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ile iletişime geçerek artık atıl durumdaki köprünün yıkımını da sağladı. Eski köprü, dere yatağı kesitini büyük oranda azaltarak risk oluşturuyordu.”

DERE ISLAH ÇALIŞMASI

Ankara Çayı’nınÇubuk, Hatip, Ova ve İmrahor Çayları ile Ravlı ve Söğütözü Derelerinden beslendiğine dikkati çeken Akçay, ASKİ ekiplerinin bu dereleri de yağışların getirdiği teressübat ve bitkilerden temizlediğini kaydetti.

ATIK SULAR, YAĞMUR SUYU HATTINA AKTARILMIŞTI

ASKİ,  2021 yılında ise Yenimahalle’nin Ergazi ve Turgut Özal Mahallelerinin atık sularının (kanalizasyon)  Ankara Çayı’na karışarak kirlilik yarattığını tespit ederek, atık suların ayrıştırılması için çalışma gerçekleştirmişti.

Aslında kent için çok önemli bir tatlı su kaynağı olmasına rağmen doğal unsurların yanı sıra yıllardır evsel ve endüstriyel atıklar nedeniyle kirlenen Ankara Çayı, 1990’lı yıllardan itibaren kirlilik alarmı veriyor. ASKİ, Ankara Çayı’nı programlı şekilde temizleyerek kötü koku ve çevre kirliliğini önlemek için çaba sarf ediyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aski-ankara-cayinda-temizlik-calismasi-yurutuyor/feed/ 0
Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi https://www.haber28.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/ https://www.haber28.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/#respond Sun, 14 Jul 2024 00:12:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25238 Tokat’ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11’de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Deprem çevre illerden de hissedildi.

AFAD, depreme ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini bildirdi.

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine, ekiplerin sahada olduğunu söyledi.

İlk gelen bilgilere göre can kaybının olmayışının en büyük tesellileri olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, “Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Devlet olarak İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’nın talimatları doğrultusunda tüm vatandaşlarımızın barınma ve iaşe sorununun halledilmesiyle ilgili gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Tüm hemşehrilerimize ve milletimize geçmiş olsun.” dedi.

Vali Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde kurulan kriz masasında düzenlediği basın toplantısında ise devletin imkanlarının teyakkuz durumunda olduğuna işaret etti.

Geniş anlamda devletin imkanlarıyla Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt ilçelerinde teyakkuz halinde olduklarının altını çizen Hatipoğlu, vatandaşlara devletin elini uzatmakla ilgili çaba gösterdiklerini belirtti.

Bölgede çalışmaların sürdüğünü anlatan Hatipoğlu, “Hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. İçişleri Bakanımız ile sürekli görüşerek, gerekli çalışmaları koordine etmeye devam ediyoruz. Civar illerimizden destek gelmeye devam ediyor.” diye konuştu.

Dedikoduların dikkate alınmaması uyarısında bulunan Hatipoğlu, şunları kaydetti:

“Diğer yandan kamuoyunda bazı şayiaların dolaştığı şeklinde haber var. Resmi makamların dışında bu tür dedikodulara yer verilmemesi, dikkate alınmaması, halkımızın esenliği, devletimizin güven içinde hizmette bulunması için önem taşımaktadır. Bu anlamda Tokatlı hemşehrilerimize geçmiş olsun diyoruz. Depremle ilgili her türlü tedbiri almak durumundayız.”

Öte yandan Sulusaray ilçe merkezinde bir caminin minaresinde hasar oluştu.

Deprem, ilçeye bağlı Malum Seyit Tekke köyünde iki cami ile bazı evlerde hasara neden oldu. Bir cami minaresinin ise külah bölümü yıkıldı.

Sulusaray ile sınır olan köylerden Ağmusa, Ahmetdanişmend, Devecikagın, Sağlıca ve Gürardıç köylerindeki eski yapı ve kerpiç evlerde yıkılmalar meydana gelirken, can kaybı yaşanmadı.

Kaymakamlık, özel idare ekipleri, AFAD, UMKE bölgede çalışmalarına devam ederken, vatandaşlar dışarıda bekleyişlerini sürdürüyor.

Zile ilçesinde de hasar gören metruk yapıların tehlikeye neden olmaması amacıyla itfaiye ekiplerince çalışma yürütülüyor.

Yapıların tehlikeye neden olan bölümleri yıkılarak önlem alınıyor.

Artova ilçesinde de vatandaşlar sokağa çıktı. Bazı vatandaşlar ağlarken, fenalaşanlar oldu.

Artova Kaymakamı Erkan Atam ve Belediye Başkanı Ali Güner vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Deprem nedeniyle alınan tedbirler kapsamında kent genelinde yarın eğitime 1 gün ara verildi.

Vali Hatipoğlu, evlerinde kalmak istemeyenlerin Sulusaray ve Yeşilyurt ilçelerindeki spor salonları ve yurtlarda kalabileceğini duyurdu.

Öte yandan Samsun AFAD İl Müdürlüğünden 3 araç ve 20 personelle canlı arama köpeğinin Tokat’a görevlendirildiği belirtildi.

Sulusaray ilçesinde evlerine girmeyen vatandaşlar ilçe meydanında bulunan Cumhuriyet Caddesi ile Alparslan Caddesi’ni birbirine bağlayan açık alanda bekliyor.

Sarsıntı ilçe merkezinde müstakil kerpiç yapılarda hasar meydana getirdi.

“Devletimiz yanımızda”

Sulusaray ilçesinde sokakta bekleyişini sürdüren vatandaşlardan İbrahim Yıldızlı, AA muhabirine, güvenli olduğu için açık alanda beklediklerini belirterek, “Acayip bir sarsıntı ile geldi ilk anda. Fatih Camisi’nin yanındaydık. Minare uçtu, briketler falan düştü. Halk ister istemez panik yaşadı. Sakinleştirmeye çalıştık ortalığı. Diğer mahallelere gittiğimizde ufak tefek sıkıntılar vardı, onlara da yardım ettik. Açık alan olduğu için, güvenli alan olduğu için burada bekliyoruz. Çok şükür can kaybımız yok, bir sıkıntı yok. Devletimiz yanımızda. Valimiz, Belediye Başkanımız, Kaymakamımız elinden geleni yapıyor. Köylerde sıkıntı olmuş herhalde ama gidemedik.” dedi.

Deprem anı Tokat’ta iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntülerde, Zile ilçesindeki bir marketin raflarındaki ürünlerin yere düştüğü, vatandaşların ise hızla dışarı çıkmaya çalıştığı, bir başka güvenlik kamerası görüntüsünde ise Almus ilçesindeki bir restoranda bulunan kişilerin, sarsıntıyı hissettikleri anda restoranın dışına yönelmesi, bir akaryakıt istasyonunda bulunanların uzaklaşmaya çalışması yer alıyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tokatin-sulusaray-ilcesinde-56-buyuklugunde-deprem-meydana-geldi/feed/ 0
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde ‘Kadim Zamanların Ayak İzleri’ konulu çalıştay düzenlendi https://www.haber28.com.tr/karadeniz-teknik-universitesinde-kadim-zamanlarin-ayak-izleri-konulu-calistay-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/karadeniz-teknik-universitesinde-kadim-zamanlarin-ayak-izleri-konulu-calistay-duzenlendi/#respond Sat, 13 Jul 2024 03:12:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25093 Karadeniz Teknik Üniversitesinde, “MÖ 401-400 yılında on binlerin ve 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz’e varış güzergahlarının tespit edilerek modellendirilip coğrafi işaretle belirlenmesi” projesi kapsamında “Kadim Zamanların Ayak İzleri” konulu çalıştay düzenlendi.

Vali Aziz Yıldırım, KTÜ Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştayın açılışında, Trabzon’un tarihte birçok hadiseye şahitlik ettiğini belirterek, “Bu hadiselerin belki de en önemlilerinden biri milattan önce 400 yılında, on binlerin Karadeniz’e ulaşan yolculukları, diğeri cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ın 1461 yılında Trabzon’u fetih yürüyüşüdür.” dedi.

Her iki tarihi hadisenin rotasının ortaya konulmasının şehir tarihi açısından önemli olduğuna işaret eden Yıldırım, bu belirlemelerin turizme katkı sağlayacağını, Trabzon ve çevre illerin turizmden aldığı payı artıracağını söyledi.

Yıldırım, KTÜ, Trabzon Üniversitesi, Gümüşhane Üniversitesi ve Erzurum Atatürk Üniversitesi öğretim üyelerinin oluşturduğu ekibin yürüttüğü ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Proje kapsamında, Bayburt-Trabzon arasındaki saha 2 yıl süreyle taranmış oldu. Bu taramada görevli akademisyen ekip muhtemel seçenekleri inceleyerek gerek on binlerin yürüyüşü gerekse Fatih Sultan Mehmet Han’ın Trabzon’a varış güzergahlarında mümkün olan en yüksek doğrulukta belirleme gayreti içerisinde oldu. Bugünkü çalıştayda söz konusu güzergahın tespiti, çalışma sırasında karşılaşılan zorluklar ve sonuç bulguları paylaşılarak bölgemizin ve siz değerli katılımcıların hizmetine sunulacak. Çalıştaydan çıkacak verilerin Trabzon’un ve güzergahlar üzerindeki diğer şehirlerin turizm perspektifine yeni bir ufuk kazandıracağına inanıyorum. Tespit edilen söz konusu güzergahlar şehrimizin tarihinin yeni bir hikaye ile dünyaya sunulmasına da imkan sağlayacaktır.”

“Turizm potansiyeline katkı sağlayacak”

KTÜ Rektörü Hamdullah Çuvalcı da gerek Trabzon’un gerekse komşu Gümüşhane ve Bayburt’un turizm potansiyeline katkı sağlayacak ve alternatif yeni turistik rotaların altyapısını oluşturacak projenin 2 yıl sürdüğünü ve bugün itibarıyla başarıyla tamamlandığını belirterek, “Sahada elde edilen bulgular literatür ve arşiv kayıtlarıyla karşılaştırılarak rota geçişlerinin örtüşmesi sağlanmış, bütün bu veriler dijital interaktif haritalara aktarılarak araştırma güzergahındaki tarihi köprüler, kaleler, hanlar ve şehitlikler fiziki imkanlar doğrultusunda modellenerek işlenmiştir.” dedi.

Proje yürütücülerinden KTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse, çalışmaların bu zamana kadar yapılmış en kapsamlı bilimsel çalışma olduğunu ifade etti.

Köse, on binlerin Trabzon’a varış güzergahı ve denizi gördükleri nokta olan Tekez Tepesi ile ilgili çok sayıda farklı spekülatif görüş olmasına karşın Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’a varış güzergahıyla ilgili birkaç sınırlı çalışma haricinde çalışma yapılmadığını kaydeden Köse, “Bizden önce on binlerin Trabzon’a varış noktasıyla alakalı gerek yabancı gerekse yerli araştırmacılar tarafından çok fazla çalışma yapıldı. Fakat 2 yıl bütün sahayı tarayan, bilimsel metotla bütün olası ihtimalleri ele alıp eleyen ve yine farklı alanlardan bilim insanlarının oluşturduğu bir ekip, sahayı ilk defa bu kadar farklı ya da TÜBİTAK desteğinde çalıştı.” diye konuştu.

Çalıştayda, Doç. Dr. Osman Emir “On binlerin dönüş güzergahına aday yollar”, Dr. Öğretim Üyesi Miraç Tosun “Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethinde takip ettiği güzergah üzerine bazı gözlemler”, Prof. Dr. Metin Aksoy ise “Alman kaynaklara göre on binlerin alternatif yolları” konulu sunum gerçekleştirdi.

Çalıştay, ikinci oturumun ardından yapılacak değerlendirmeyle sona erecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/karadeniz-teknik-universitesinde-kadim-zamanlarin-ayak-izleri-konulu-calistay-duzenlendi/feed/ 0
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: 3 binden fazla maden ruhsat sahasının denetimi yapıldı https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-3-binden-fazla-maden-ruhsat-sahasinin-denetimi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-3-binden-fazla-maden-ruhsat-sahasinin-denetimi-yapildi/#respond Sat, 13 Jul 2024 01:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25060 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 15 Nisan itibarıyla 3 binden fazla maden ruhsat sahasının denetiminin yapıldığını bildirdi.

Bayraktar, Ankara’da bir otelde düzenlenen Madenlerde Sürdürülebilirlik, İş Sağlığı ve Güvenliği Vizyon Organizasyonu’unda yaptığı konuşmada, maden denetimlerini artırdıklarını söyledi.

Bu kapsamda Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG), 2023’te maden ruhsat sahalarına ilişkin 8 bin 828 denetim yaptığını ifade eden Bayraktar, incelemeler sonucunda 1 milyar 260 milyon liralık idari para cezası uygulandığını ve tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle toplam 2 bin 421 faaliyet durdurma işlemi kararı verdiğini aktardı.

İş öncesi eğitiminden hijyen kurallarına, teknik donanımdan teorik bilgi aktarımına kadar birçok alanda çalışanların kapasitelerini geliştirdiklerini dile getiren Bayraktar, “İş sağlığı ve güvenliğinden hiçbir şekilde taviz vermeden yeraltı kaynaklarımızı ekonomiye kazandırmamız gerekiyor.” dedi.

???????Bayraktar ayrıca maden denetimlerinin kurumlararası ortak bir yapıda takip ve kontrol edilebileceği bir mekanizmanın kurulmasının isabetli olacağını belirterek, daha güvenli madencilik için çalışmalarını bu çerçevede sürdürdüklerini dile getirdi.

“Madenci kardeşlerimizin maaşları asgari ücretin iki katı oldu”

Madencilerin çalışma şartlarının iyileştirildiğini ve yaklaşık 180 bin maden çalışanıyla evrensel standartlara uygun çalışma şartları oluşturduklarını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Madenci kardeşlerimizin maaşlarını asgari ücretin en az iki katı olacak şekilde düzenledik. Haftada 45 saat olan çalışma süresini 37,5 saat ile sınırladık. İşletmelere istihdam ettikleri personel için sigorta poliçesi yaptırma zorunluluğu getirdik. İmkanlarımız elverdiği ölçüde yeni düzenlemeler yaparak alın teriyle ekmeğini kazanan işçilerimizin çalışma şartlarını daha da iyileştirecek adımları atacağız.”

Bayraktar, önce insan, sonra çevre, daha sonra katma değeli madencilik anlayışıyla çalıştıklarının altını çizerek, “Dolayısıyla çalışanlarını öncelemeyen hiçbir işletmeyi bizim desteklememiz söz konusu olamaz.” dedi.

“İhmali, kusuru olan varsa hangi kademede olursa olsun hesabını soracağız”

Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında 13 Şubat’ta gerçekleşen kazaya değinen Bayraktar, olayın ilk anından itibaren ilgili kurumlarla orada bulunduklarını ve çalışmaların da hala devam ettiğini dile getirdi.

Bayraktar, toprak altında kalan 9 işçiden birinin naaşına bayram öncesinde ulaşıldığını anımsatarak, diğer 8 işçiye yönelik arama çalışmalarının sürdüğünü ve kısa sürede netice almayı umduklarını ifade etti.

Yaşanan olaya ilişkin sorumluların cezalandırılacağını aktaran Bayraktar, “İhmali, kusuru olan varsa hangi kademede olursa olsun, bunun da hesabını devlet olarak soracağız. Bundan kimsenin endişesi olmasın.” diye konuştu.

Enerjide bağımsızlık için yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması gerekiyor

Bayraktar, Türkiye’nin enerjisinin 3’te 2’sini ithal ettiğini, bunun da ciddi bir cari açık problemini ortaya çıkardığına işaret ederek, enerjide ve madende Türkiye’yi mutlaka bağımsız kılmak için yerli kaynakların, yeraltı zenginliklerinin ve yenilenebilir kaynakların maksimum düzeyde ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı.

İlerleyen dönemde de sürdürülebilir kalkınma ve net sıfır emisyon hedeflerini gerçekleştirebilmek için madenlere, özellikle stratejik madenlere, nadir toprak elementlerine çok daha fazla ihtiyaç duyulan bir sürece girileceğini dile getiren Bayraktar, “Enerji ile birlikte madenlerde de büyüyen talebi karşılamak bu alanlarda dışa bağımlılığımızı düşürmek en büyük hedefimiz.” ifadelerine yer verdi.

Kömür üretiminin çevre dostu yöntemlerle artırılması hedefleniyor

Bayraktar, dünyanın birçok gelişmiş ekonomisinin çok yoğun bir şekilde kömür kullandığını vurgulayarak, “Dolayısıyla biz diyoruz ki kömürün belli bir süre daha ekonomide mutlaka olmaya devam etmesi lazım.Tabii ki üretiminde ve kullanımında en güvenli ve çevre dostu yöntemleri takip ederek.” ifadelerini kullandı

Türkiye’nin de elektrik üretiminin yüzde 36’sının, birincil enerji arzının ise yüzde 26’sını kömürden sağlandığına dikkati çeken Bayraktar, 2022’de 39 milyon ton, 2023’te 41 milyon ton kömür ithalatı yaptıklarını anımsattı.

Bayraktar, 2022’de 105 milyon ton yerli kömür üretimiyle rekor kırdıklarını ve ithalatı azaltmak için yerli üretimi artırmaları gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’nin yıllık 150 milyon ton kömür üretim hedefine ulaşması bizi çok daha ileri bir noktaya taşıyacaktır.” diye konuştu.

Nihai hedeflerinin Türkiye’yi madende net ihracatçı konuma getirmek olduğunu dile getirerek, GSYH’deki madenciliğin payını 2028’de yüzde 2’ye, ilerleyen dönemde ise yüzde 5’e çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-3-binden-fazla-maden-ruhsat-sahasinin-denetimi-yapildi/feed/ 0
Türk Bilim İnsanları, Beyin Hücrelerinde Mikroplastik Bulunduğunu Ortaya Koydu https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-bulundugunu-ortaya-koydu/ https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-bulundugunu-ortaya-koydu/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:48:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25027 Türk bilim insanlarınca, beyin hücrelerinde “mikroplastik” bulunduğunu ortaya koyan bilimsel çalışma, günlük yaşamda birçok alanda kullanılan bu ürünlerin, gelecekte Alzheimer, MS, inme ve beyin kanaması gibi hastalıklarda etken olup olmadığına ışık tutacak.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Çeltikçi ve Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu tarafından yapılan bilimsel çalışma, Kanada’da hazırlanan belgeselde yer aldı ve The New York Times’da makale olarak yayımlandı.

Çeltikçi, mikroplastiklerin sağlık üzerindeki etkisine ve gerçekleştirilen bilimsel çalışmaya ilişkin, AA muhabirine açıklama yaptı.

Günlük yaşamda kullanılan hemen her şeyin içinde plastik bulunduğuna dikkati çeken Çeltikçi, kumaşlardan araba direksiyonuna, asfalttan su şişesi ve saklama kaplarına, tıbbi uygulamalarda kullanılan damar yolu aparatından ilaç kutularının kapaklarına kadar birçok üründe plastik olduğunu söyledi.

Çeltikçi, yaklaşık 100 yıldır insanların plastiklerle iç içe olduğuna işaret ederek, “Örneğin, plastik bir şişeye su konulduğunda, küçük plastik parçaları ayrılmaya başlıyor ve ayrılan parçaların çoğu nano diye isimlendirilen gözle görülemeyecek kadar küçük parçalardan oluşuyor. Böylece, vücudun herhangi bir yerine engelsiz şekilde geçebiliyor. Bunlar mikroplastik olarak isimlendiriliyor.” diye konuştu.

Mikroplastiklerin sağlığa etkisine ilişkin ilk çalışmaların deniz ürünleri üzerinde başladığını ve balık hücrelerinde plastik tespit edildiğini anımsatan Çeltikçi, daha sonra insan dokularındaki etkilerinin incelendiğini anlattı. Çeltikçi, bu çalışmaların bazılarında mikroplastiklerin kolon kanseri hücrelerinde ve plasentada görüldüğünü ortaya konulduğunu hatırlattı.

Çeltikçi, 2022’de Mikroplastik Çalışma Grubu ile temas kurduğunu ve bu alanda yapılan çalışmaları incelediğini aktararak, dünya literatür taramalarında çevresel faktörlere bağlı beyinde mikroplastiklerin bulunup bulunmadığını gösteren bir çalışmanın olmaması üzerine bu konuya yöneldiğini anlattı.

“Beyin hücrelerinin her yerinde mikroplastiklerin olduğunu belirledik”

Beynin diğer organlardan çok farklı olduğunu dile getiren Çeltikçi, çalışma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Beyinde kan beyin bariyeri var. Kandaki her şey beyne aynen geçmiyor. Örneğin, karaciğerde damarlarla karaciğer arasında bir bariyer yok ama beyinde var. Beyinde kanın iletiminde bile filtreleme var. Çünkü, beyin hücreleri doğrudan kanla temas ettiğinde, yani sağlıklı kan bile ulaştığında beyne zarar veriyor. Dolayısıyla, mikroplastikler beyne geçiyor mu, kan beyin bariyeri bunu engelliyor mu diye bakmak istedik.”

Bu kapsamda Doç. Dr. Sedat Gündoğdu ile çalışma başlattıklarını belirten Çeltikçi, şunları kaydetti:

“Ön çalışmayla, beynin kendi ürettiği tümörlerden 4. evre olanların MR görüntülerini inceledik. Bu tümörler, normalde kan beyin bariyerini bozarak harap eder. Kan beyin bariyerini bozan tümör ile kan bariyerinin bozuk olmadığını gösteren MR görüntülerini belirledik. Ameliyatta, hastanın beynindeki kan beyin bariyerinin bozuk olduğu ve bozuk olmadığı bölgelerden örnekler aldık ve bunların içinde mikroplastik bulunup bulunmadığını inceledik. İncelemeler sonucunda, hasar gören ve hasar görmeyen beyin hücrelerinin her yerinde mikroplastiklerin olduğunu belirledik. Çalışma kapsamında şu anda örnek toplamaya devam ediyoruz ve 50 ayrı örnekte tek tek çalışacağız.”

Çeltikçi, araştırmanın sonuçlarının farklı uzmanlık alanlarında da ayrı ayrı çalışmaları beraberinde getireceğini ifade ederek, “Şu an beyin hücrelerinde mikroplastiklerin bulunduğunu biz gösterdik. Asıl soru, acaba devam edecek çalışmalarla mikroplastikler, demans, MS, Alzheimer gibi hastalıklara neden oluyor mu? Ayrıca beyin kanamaları, inme üzerinde etkisi var mı? Çalışmalar bunlara ışık olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Birçok ülkeden teklif

Çeltikçi, Kanada’da plastiklerin etkileri üzerine belgesel hazırlayan bir grubun, çalışmayı duyarak kendileriyle iletişime geçtiklerini söyledi.

Türkiye’ye gelen ekibin, belgeselde Türk bilim insanlarınca yürütülen bu araştırmaya da yer verdiklerini anlatan Çeltikçi, belgeselin Kanada’da izleyiciyle buluştuğunu belirtti.

Çeltikçi, bu sürecin ardından Türkiye’de yapılan çalışmanın hızla dünyada duyulmaya başladığını ve ABD, Kanada başta olmak birçok ülkeden AR-GE çalışmalarının devamının ülkelerinde yapılması için tekliflerin geldiğini dile getirdi.

Araştırmanın ön sonuçlarının bilimsel makale olarak tamamlandığını ve uluslararası tıp dergisinde yayımlanmak üzere gönderildiğini vurgulayan Çeltikçi, “Çalışmamız daha başında Kanada’da plastiklerin zararına ilişkin farkındalığın artırılması için çekilen ‘Plastic People’ isimli belgeselde yer aldı ve hemen ardından da The New York Times’ta makale olarak yayımlandı. Makalede, plastiklerin artık beynin içine kadar girdiğinin Türkiye’de yapılan çalışmaya ortaya konduğu belirtildi.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-bilim-insanlari-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-bulundugunu-ortaya-koydu/feed/ 0
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar Tebrikleri Kabul Ediyor https://www.haber28.com.tr/suleymanpasa-belediye-baskani-volkan-nallar-tebrikleri-kabul-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/suleymanpasa-belediye-baskani-volkan-nallar-tebrikleri-kabul-ediyor/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:36:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24847 31 Mart Yerel Seçimlerinde Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı görevine seçilen Volkan Nallar, hızlı başladığı başkanlık görevinin gereklerini yerine getirirken bir yandan da tebrikleri kabul ediyor.

Göreve geldiği günden bu yana boş durmayan Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, Ramazan Bayramı’nın ardından hızla çalışmalara başladı. Başkan Nallar, bir yandan da tebrik ziyaretlerini kabul ediyor. Tüm ziyaretçileri memnuniyetle kabul eden Nallar, nezaket ziyaretinde bulunan kurum temsilcileri ve şehrin önde gelen isimlerini Sahil Ek Hizmet Binası ve Tarihi Belediye Binası’nda ağırlıyor.

Kurum ve STK temsilcilerinden hayırlı olsun ziyaretleri

Belediye Başkanı Nallar, Sahil Ek Hizmet Binası’nda geçmiş dönem Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi ve Belediye Başkanvekili Münür Karaevli ve Göksel Karaevli’yi makamında misafir etti. Daha sonra Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün ve Baro üyelerini ağırlayan Nallar, sırasıyla Süleymanpaşa Cem Evi Derneği Başkanı Bilal Yılmaz ve beraberindeki heyet ile Roman Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Fehmi Faytoncu’nun hayırlı olsun temennilerini kabul etti. Ayrıca Tekirdağ Vali Koordinatörü Süleyman Karatepe de ziyarette bulunan isimler arasında yer aldı.

Başkan Nallar tarihi binada misafir etti

Tarihi Belediye Binası’nda gerçekleşen ziyaretlerde TREDAŞ Tekirdağ İl Müdürü Ümit Günay, Tekirdağ Yelken Kulübü Başkanı Eren Cicioğlu ve Yönetim Kurulu, Tekirdağ Van Gölü Çevre İller Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Naim Atsız ve Yönetim Kurulu, Tekirdağ İdman Yurdu Spor Kulübü Başkanı Fatih Esirgen ve Kulüp yöneticileri, CEY-PORT Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı ile Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir Şerafettin Kurt ve meslektaşlarından oluşan heyet, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar’a tebriklerini ileterek yeni görevinde başarılar diledi.

Başkan Nallar, son olarak yeniden Çorlu Belediye Başkanlığı görevine seçilen Ahmet Sarıkurt, yeni dönem Belediye Meclisi Üyeleri ve CHP Çorlu İlçe Yönetimi’ni misafir etti. Tarihi Belediye Binası’nda gerçekleşen nezaket ziyaretinde, Başkan Sarıkurt ve beraberindeki heyet, Belediye Başkanı Nallar’a yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulunarak başarılar dileklerini iletti.

“Şimdi çok çalışma zamanı”

Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar ziyaretlerle ilgili yaptığı açıklamada, tebriklerini iletmek üzere ziyarette bulunan değerli isimlere tek tek teşekkür ederek Süleymanpaşa’yı şehrin tüm kesimleri ile iş birliği içinde yöneteceklerini ifade etti. Nallar, “31 Mart günü halkımızın teveccühü ve büyük desteği ile Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı görevine seçilmiş olmanın gururu ve mutluluğunu yaşıyorum. Biz de Belediye Meclis Üyelerimiz ve çalışma arkadaşlarımla birlikte bu teveccüh ve desteğe layık olabilmek için mesai mefhumu gözetmeden çalışarak şehrimizi bulunduğu noktadan çok daha ileriye taşımak için gayret edeceğiz. Seçimin ardından yoğun bir Ramazan ve bayram mesaisi geçirdik, belediyemizin birimlerinde yerinde incelemelerde bulunarak tespitler yaptık. Bayramın ardından da çalışmalarımıza hızla başladık. Bu hızı kesmeden beş yıl boyunca şehrimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu süreçte şehrimizin çok değerli kurumlarının temsilcileri ve önde gelen ağabeylerimiz, arkadaşlarımız, kardeşlerimiz tebrik ve hayırlı olsun ziyaretlerinde bulundular. Her birine değerli hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyorum. Şimdi çok çalışma zamanı” dedi. – TEKİRDAĞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/suleymanpasa-belediye-baskani-volkan-nallar-tebrikleri-kabul-ediyor/feed/ 0
Tekirdağ’da öğrenciler camilerin depreme direncini tespit ediyor https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-ogrenciler-camilerin-depreme-direncini-tespit-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-ogrenciler-camilerin-depreme-direncini-tespit-ediyor/#respond Thu, 11 Jul 2024 03:12:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24723 Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) öğrencilerinden oluşan 60 kişilik ekip, camilerin olası depreme dirençlerini tespit etmek amacıyla çalışma başlattı.

Üniversite ve Müftülük işbirliğinde yürütülen proje kapsamında Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, NKÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Bal rehberliğinde çalışma yürütüyor.

Öğrenciler gruplar halinde Süleymanpaşa ilçesinde 10 camide teknik çizim yaparak, camilerin taşıyıcı sistemlerinin durumu inceliyor.

Çalışma sonrası olası depremlere karşı direnci yetersiz bulunan camiler için rapor hazırlanacak ve ilgili kurumlara gönderilecek. Bu camiler için güçlendirme çalışması yapılması sağlanacak. Proje ağustos ayında tamamlanacak.

“Bu çalışmayı çok önemsiyoruz”

NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, AA muhabirine depremin Türkiye’nin acı bir gerçeği olduğunu söyledi.

Tekirdağ’ın deprem bölgesinde olduğunu hatırlatan Şahin, “İbadethanelerimizin de depreme dirençli olabilirliğinin ölçülebilmesi önem arz ediyor. Öğrenciler çalışmalarında, camilerin zemin etütleri ve daha sonra da statik açılarıyla alakalı çalışmalar yapacak. Bu bağlamda depreme hazır olabilmemiz açısından bu çalışmayı çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

İl Müftüsü Mustafa Soykök de camilerin şehrin kalbi olduğunu ifade etti.

Camilerin afet anlarında da sığınılacak alanlar olması gerektiğini vurgulayan Soykök, “Camiler toplumumuzun, milletimizin sosyalleşme mekanlarıdır. Depreme dayanıklı olmaları noktasında biz ciddi anlamda bir gayret ve çaba içerisindeyiz. Üniversitemiz bu konuda çok ciddi bir destek veriyor. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. En son deprem felaketi sonrasında depreme dayanıklı camilerimizde vatandaşlarımızın çok güvenli bir şekilde ikamet ettiklerine şahit olduk. Elbette depremde yıkılan camilerimiz de vardı.” dedi.

“Camileri güvenli hale getirmek için çabalayacağız”

Soykök, deprem konusunda toplumda herkese sorumluluk düştüğünü ifade etti.

Projede emeği geçenlere teşekkür eden Soykök, “Hep birlikte camilerimizi, ibadethanelerimizi, şehrin kalbi, toplumun nefes aldığı, huzur bulduğu bu mekanları daha güvenli hale getirmek için gayret göstereceğiz. Bu projede, bu önemli hizmette katkısı olan herkese, kıymetli akademisyen hocalarımıza ve kıymetli öğrencilerimize çok çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Camiler dirençli mi değil mi tespitini yapacağız”

Dr. Ahmet Bal ise kentlerdeki yapıların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi gerektiğinin çok önemli olduğunu belirtti.

Tarihi yapıların toplumun kültürel mirası olduğunu ve sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Bal, “Hem tarihi camilerimizi hem de taşıyıcı sistem açısından yeni olan camilerimizi analiz ediyoruz. Arkasından da bunlar depreme dirençli mi değil mi bunu tespit etmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

“Deprem modellemeleri ile çalışılacak”

Bal, çalışmanın 6 ay süreceğini dile getirdi.

Camilerin rölöve (bir yapının mevcut durumunun çeşitli yöntemlerle belirlenmesi, tüm boyutlarının ölçülerek teknik resim kurallarına uygun olarak plan, kesit ve görünüşlerin çıkarılması) çalışmalarının tamamlandığını belirten Bal, “Bundan sonraki aşamada bilgisayar ortamında analitik modeller yapılacak ve bu modeller üzerinde de değişik deprem senaryoları çalışılacak. Aynı şekilde zeminin, yapının ve taşıyıcıların durumu tespit edilecek ve neticede yapılarımızın deprem güvenlik seviyesi tespit edilecek.” dedi.

Öğrencilerden Pınar Ateş de anlamlı projede yer aldığı için mutlu olduğunu söyledi.

Proje hakkında bilgi veren Ateş, “İlk olarak yapının deprem anında nasıl tepki vereceğini öğrenmek için çeşitli tarama yöntemleri kullanacağız. Ondan sonra depremde yapıyı nasıl bir yük beklediği, yapının zeminin depreme uygun olup olmadığı, değilse nasıl bir yapı olması gerektiğini ortaya koyacağız.” dedi.

Öğrenciler, daha önce de pilot bölge seçilen Çorlu ilçesinde riskli yapılarla ilgili çalışma yürütmüştü.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tekirdagda-ogrenciler-camilerin-depreme-direncini-tespit-ediyor/feed/ 0
Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethederken kara ordusunun kullandığı güzergah belirlendi https://www.haber28.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-trabzonu-fethederken-kara-ordusunun-kullandigi-guzergah-belirlendi/ https://www.haber28.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-trabzonu-fethederken-kara-ordusunun-kullandigi-guzergah-belirlendi/#respond Thu, 11 Jul 2024 00:36:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24684 Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethederken kara ordusunun kullandığı güzergah ile 2 bin 400 yıl önce Pers prensi iki kardeş arasındaki savaşa katılan paralı askerlerin yürüdüğü rota, 2 yıllık çalışmanın ardından belirlendi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Köse yürütücülüğündeki “MÖ 401-400 yılında on binlerin ve 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz’e varış güzergahlarının tespit edilerek modellendirilip coğrafi işaretle belirlenmesi” projesi, AB destekli COST Aksiyonu Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Programı-SEADDA kapsamında KTÜ Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezinin katkısıyla hazırlanarak TÜBİTAK’a sunuldu.

TÜBİTAK’ın desteğiyle 2 yıl önce hayata geçirilen projeyle ?2 bin 400 yıl önce Pers prensi Kyros’un iktidarı ele geçirmek için ağabeyi 2. Artakserkes ile yaptığı Kunaksa Savaşı’nda yardıma çağırdığı 10 bin paralı askerin kullandığı güzergah ile 1461 yılında Trabzon’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in kara ordusunu yürüttüğü güzergahı tespit etmek isteyen bilim insanlarınca çalışma başlatıldı.

Trabzon, Gümüşhane ve Bayburt’taki savaş ile fetih rotaları, KTÜ, Trabzon Üniversitesi, Erzurum’daki Atatürk Üniversitesi ve Gümüşhane Üniversitesinden öğretim üyelerinin yer aldığı ekiple yürütülen saha araştırmaları ve akademik çalışmaların ardından tamamlandı.

Doç. Dr. İsmail Köse, AA muhabirine, on binlerin ve Fatih’in geçtiği yolları ararken saha çalışmalarında birçok şehitlikleri, unutulmuş yapıları da kayıt altına aldıklarını söyledi.

Osmanlı ve klasik çağ akademisyenleriyle 8 kişilik ekip ve bursiyerlerle çalışmalarını tamamladıklarını belirten Köse, “2 yıl boyunca bütün araziyi taradık ve kayda geçirdik. Fotoğrafladık, coğrafi işaretlerle harita üzerine işaretledik. Modellemesi yapılıyor şu anda. Yarınki çalıştayımızda sunulacak.” dedi.

Köse, elde ettikleri bulguları yazılı şekilde, akademik makaleyle yayınlayıp hizmete sunmayı planladıklarını ifade ederek, “Projemiz 2 yıl sürdü. 2 yıl boyunca zorlu coğrafyada, mayıstan kasıma kadar bütün araziyi tarayarak unutulmuş yol güzergahlarını, Fatih Sultan Mehmet’in geçebileceği olası güzergahı ve on binlerin geçebileceği olası güzergahları ki bunlar bazı kısımlarda örtüşüyorlar, bunları incelemeye çalıştık.” diye konuştu.

“Proje, turizmin bölgeye yayılmasına katkı sağlayacak”

Elde ettikleri bilgilerin çok yüksek ihtimalde doğru olduğunu dile getiren Köse, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şunu söylememiz kesinlikle mümkün değil, ‘Yüzde 100 Fatih Sultan Mehmet bu yoldan geçti.’ diyemiyoruz, diyemedik. Neden? Çünkü farklı alternatifler de mümkün ve izler kaybolmuş. Bir kısmı yok edilmiş, bir kısmı da yok olmuş. Aynı durum on binler için de geçerli. ‘Yüzde 100 şu güzergahı kullanarak Karadeniz’e ulaştılar, kesinlikle burası.’ dememiz bilimsel olarak mümkün değil. Zira on binlerin geçişinden sonra topoğrafya değişmiş, yine buluntular, kalıntılar varsa onlar da yok edilmiş. Fakat alternatifler de çok fazla değil. Alternatifler çalıştayda tartışılacak. Literatürü taradığımızda verilen bilgiler, coğrafya bilgilerinin örtüşmesi, bizim arazi çalışmalarında elde ettiğimiz bilgilerin örtüşmesi neticesinde en yüksek olasılıklı alternatifleri belirledik. Haritalandırdık, modellendirilip istifadeye sunulacak.”

Köse, projenin, turizmin bölgeye yayılması ve gelen turistlerin bölgede daha çok zaman geçirmesine katkı sağlayacağını vurgulayarak, şunları aktardı:

“Sümela Manastırı Trabzon’daki turizmin ana çekim merkezidir. Manastırı turistler bir günde ziyaret eder ve dönerler. Turistlerin Trabzon’da kalma, Gümüşhane, Bayburt güney kırsalına doğru yayılacak şekilde bölgede kalma sürecini uzatarak turizmden daha fazla gelir elde etmeyi planlıyoruz. Ayrıca kalkınma planları doğrultusunda turistik aktivitelerin kırsala doğru yayılarak buradaki halkımızın yöresel ürünlerini turistlere satarak ekonomik girdi sağlamasını istiyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/fatih-sultan-mehmetin-trabzonu-fethederken-kara-ordusunun-kullandigi-guzergah-belirlendi/feed/ 0
Eskişehir’de Turizm Haftası Açılış Töreni Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-turizm-haftasi-acilis-toreni-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-turizm-haftasi-acilis-toreni-duzenlendi/#respond Tue, 09 Jul 2024 08:48:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24439 Eskişehir’de düzenlenen Turizm Haftası açılış töreninde turizmin önemi hakkında bilgilendirmeler yapılırken, çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

Eskişehir Valiliği ile Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından, toplumda turizm bilincini geliştirmek amacıyla her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftası çerçevesinde gerçekleştirilen program öncesinde ilk olarak saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Ardından Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy ve İl Kültür Turizm Müdürü Bülent Avnamak konuşmalarını yaparken, Eskişehir Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Personeli Dr. Özlem Çakar Kılıç tarafından “Etno Arkeoloji ve Kırsal Turizm Uygulamaları” konu başlıklı bir sunum gerçekleştirildi. Sonrasında Türk Dünya Halk Dansları Topluluğu Kazakistan Oyunu Kara Corga gösterisi seyredildi. Program, katılımcılara kokteyl ikram edilmesiyle ve toplu fotoğraflar çekilmesiyle sona erdi.

“Dünyada turizmden pay alma bakımından önemli bir yarış var”

Programda konuşma yapan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, turizm sektörünün tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla gelişen bir sektör olduğunu vurgulayarak, “Turizm sektörünün ülke ekonomilerine kattığı önemli payın Türkiye için de geçerli olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Dünyada turizmden pay alma bakımından önemli bir yarış var ve bu yarış içerisinde Türkiye de özellikle son yıllarda yeni bir takım çalışmalar ortaya koyarak dünya turizmden daha fazla pay alabilmek adına önemli çalışmalar gerçekleştiriyor. Eskişehir’de turizm potansiyelleri yüksek, bunları belirli ölçüde harekete geçirmiş ve turizmden belirli miktarda pay alan illerin başında geliyor. Bu turizm potansiyelimizi harekete geçirerek, turizmden daha fazla pay alabilir miyiz konusunda hepinizin yakından bildiği üzere şubat ayında bir turizm çalıştayı gerçekleştirdik. Buradaki temel amacımız mevcut durumumuzu görmek ve önümüzdeki süreçte neler yaparsak turizmden daha fazla pay alabiliriz konusunda sektörün bütün paydaşlarının görüşlerini alarak kendimize bir yol haritası belirlemek. Bu amaçla yaptığınız çalıştay oldukça yararlı ve güzel bir çalışma oldu. Önümüzdeki süreçte çalıştayda dile getirilen konuların bir çalışma programına dönüştürülmesi ve ilgili bütün paydaşlarla birlikte bu çalışmaları hayata geçirmek için bir gayret içerisinde olacağız” dedi.

“İçinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli kalkınma başarılarından birisi turizmdir”

İl Kültür Turizm Müdürü Bülent Avnamak ise, yapmış olduğu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizin turizm önemi konusunda toplumda farkındalık oluşturmak, turizm bilincini geliştirmek, doğal, tarihi ve kültürel varlıklarımızı turizme kazandırmak, iç turizmi canlandırmak halkın turizme hareketinden daha etkin katılım sağlamak amacıyla her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasındaki hafta çeşitli etkinliklerle Turizm Haftası olarak kutlanmaktadır. İçinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli kalkınma başarılarından biri olan turizm, ülkemizin zenginleşmesi, tanıtılması, devletin güçlenmesi, insanımızın refahı içinde mutlu bir şekilde yaşayabilmesi için büyük bir önem sahiptir. Bizler de bu önemli bir kültüre miras sahibi olan ilimizin tanıtımını en iyi şekilde yapmak için çalışmaktayız. Bu noktada ilimizin turizmde hak ettiği seviyeye gelebilmesi bütün kamu kurumlarımızdan esnafımıza, sivil toplum kuruluşlarımızdan, tüm halkımıza ayrı ayrı görevler düşmektedir. Tüm Eskişehirli hemşerilerimizin misafirlerimize gösterecekleri ilgi ve misafirperverlik, ilimizin tanıtımına ve ekonomisine katkı sunacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle ilimizin turizmdeki başarı tablosunda imzası olan başta sektör çalışanları başta olmak üzere tüm turizm camiasının turizm haftasını kutluyor, verimli bir turizm sezonu geçirilmesini diliyorum.”

Gerçekleştirilen programa Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’un yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal, Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Vali Yardımcıları ve diğer protokol mensupları katılım gösterdi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehirde-turizm-haftasi-acilis-toreni-duzenlendi/feed/ 0
Sakarya ilçe belediyeleri yeni dönemin ilk meclis toplantısını gerçekleştirdi https://www.haber28.com.tr/sakarya-ilce-belediyeleri-yeni-donemin-ilk-meclis-toplantisini-gerceklestirdi/ https://www.haber28.com.tr/sakarya-ilce-belediyeleri-yeni-donemin-ilk-meclis-toplantisini-gerceklestirdi/#respond Thu, 27 Jun 2024 06:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23052 Sakarya’nın Adapazarı, Erenler, Ferizli ve Akyazı ilçe belediyeleri, yeni dönemin ilk meclis toplantısını gerçekleştirdi.

Adapazarı Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Orhangazi Kültür Merkezi’nde düzenlenen nisan ayı meclis toplantısı, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde AK Parti’den yeniden belediye başkanı seçilen Mutlu Işıksu başkanlığında yapıldı.

Toplantıda konuşan Işıksu, gelecek nesillere temiz, sağlıklı, güvenli, kültür ve sanata önem veren şehir bırakma hedefiyle planlı şehircilik, kentsel dönüşüm, çevreci şehir ve sosyal belediyecilik gibi ilkeler doğrultusunda çalıştıklarını bildirdi.

İlçede 112 eser ve hizmeti hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını ifade eden Işıksu, şunları kaydetti:

“Bu eser ve hizmetlerin insan ve şehir odaklı olması, mahallelerimizin ihtiyaçlarını giderme noktasında en yüksek katkıları sunması, bizim için memnuniyet verici olmuştur. Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projemiz başta olmak üzere Mahallemi Güzelleştiriyorum ve Çocuk Hakları projelerimiz, müzeler, millet evleri ve sosyal tesisler, cemiyet alanları, parklar ve sahalar ve daha birçok projemiz sahadan en çok olumlu geri dönüş aldığımız projelerimiz olmuştur.

2024-2029 çalışma dönemimize hep birlikte bismillah diyoruz. Tüm meclis üyelerimize, seçilen muhtarlarımıza ve tabii ki çalışma arkadaşlarıma, Adapazarı’mıza en güzel katkıları sağlayacak bir süreç diliyorum. Bizler hep sahada olmaya, Adapazarı’mızda örnek eser ve hizmetleri hayata geçirmeye, her zaman daha iyisi için çok çalışmaya, şehir insanının dostu, esnaf dostu, çocuk dostu, STK dostu belediye başkanı olmaya devam edeceğiz.”

Erenler

Erenler Belediyesi nisan ayı meclis toplantısı, Büyük Birlik Partisi’nden (BBP) belediye başkanı seçilen Şenol Dinç başkanlığında gerçekleştirildi.

Belediye meclis salonunda düzenlenen toplantıda konuşan Dinç, yeni dönemin ilk toplantısının Erenler için hayırlı olmasını temenni etti.

Milletin verdiği emanete sahip çıkarak Erenler’e değer katacak faydalı ve kalıcı yatırımlara imza atacaklarını vurgulayan Dinç, “İlçemizin sorunlarını ve milletimizin beklentilerini çok iyi biliyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımızı hiç zaman kaybetmeden gerçekleştirecek, aynı zamanda milletimize verdiğimiz sözleri hızlı şekilde hayata geçireceğiz. Bizlere inanan kimseyi mahcup etmeyecek, destek veren veya vermeyen her vatandaşımıza hizmet götürmek, 33 mahallemize de hizmet sunmak için çok çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

Ferizli

Ferizli’de İYİ Parti’den belediye başkanı seçilen Mehmet Ata’nın katılımıyla ilk meclis toplantısı yapıldı.

Toplantıda konuşan Ferizli Belediye Başkanı Ata, 31 Mart’ta gerçekleştirilen seçimlerin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.

Ferizli’ye hizmet etmek için büyük azimle göreve başladıklarını anlatan Ata, “Seçimden önce verdiğimiz tüm sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalışacağız. Halkımızla birlikte Ferizli’yi daha güzel geleceğe taşıyacağız.” açıklamasında bulundu.

Toplantıda söz alan meclis üyeleri de Ata’ya yeni görevinde başarı diledi.

Akyazı

Akyazı Belediyesinin ilk meclis toplantısı AK Parti’den yeniden belediye başkanlığına seçilen Bilal Soykan başkanlığında gerçekleştirildi.

Soykan, ilçeyi “Türkiye Yüzyılı”nın parlayan yıldızı haline getirmek için yeniden yola çıktıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“İlk günkü aşkla Akyazı’yı yeni ufuklara, güzel yarınlara taşımak için gece gündüz demeden, durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da doğruluktan ve dürüstlükten şaşmadan, hemşehrilerimizin verdikleri oylara halel getirmeden ilçemiz için mücadelemizi sürdüreceğiz. Rabb’im hayırlı hizmetler etmeyi nasip etsin inşallah.”

Toplantılarda gündem maddeleri görüşüldü.

]]>
https://www.haber28.com.tr/sakarya-ilce-belediyeleri-yeni-donemin-ilk-meclis-toplantisini-gerceklestirdi/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer yönetiminde ilk meclis toplandı https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozer-yonetiminde-ilk-meclis-toplandi/ https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozer-yonetiminde-ilk-meclis-toplandi/#respond Thu, 27 Jun 2024 02:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22989 31 Mart yerel seçimlerinde Esenyurt Belediye Başkanı seçilen Prof. Dr. Ahmet Özer yönetiminde ilk belediye meclisi toplandı. Nisan ayı meclis toplantısı birinci birleşiminde konuşan Prof. Dr. Özer, “Halk son sözünü söyledi, şimdi söz sırası bizde, bizim de sözümüzü söyleme biçimimiz hizmet olacaktır” dedi.

Esenyurt Belediyesi’nin yeni dönemdeki ilk meclis toplantısı gerçekleşti. 31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 49’u geçen oyla CHP’den Esenyurt Belediye Başkanı seçilen Prof. Dr. Ahmet Özer, yönettiği nisan ayı meclis toplantısı birinci birleşiminde konuştu. Açıklamasında tüm Esenyurt’un belediye başkanı olacağını belirten Prof. Dr. Özer, meclis üyelerinin tamamıyla uyumlu bir şekilde çalışmak istediğini söyledi. Meclis toplantısında yapılan gizli oylama ile meclis birinci başkanvekili Av. Oktay Kılıç, ikinci başkanvekili Elvan Uçar Kordu, parti grup başkan vekilleri, encümenler, Marmara Belediyeler Birliği üyeleri seçildi. Katip üyelerinin Aydan Kara ve Cafer Yağcı olarak seçildiği meclis toplantısında hukuk, plan bütçe, imar, şehir ve estetik komisyonu üyeleri de belirlendi.

“Bütün Esenyurt’un belediye başkanı olacağım”

Konuşmasına başlarken seçim atmosferinin şenlik havasında geçtiğini belirten Esenyurt Belediye Başkanı Özer sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk meclisimizin Esenyurtumuza ve ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Bu süreçte halk sözünü söyledi ve tercihini bizden yana kullandı. 40 gün Esenyurt’un bütün mahallelerini, caddelerini, sokaklarını arşınladık. Halkla hemhal olduk, kucaklaştık. Halkımız bizi, biz onları sevdik. Nihayetinde de halkımız tercihini bu şekilde ortaya koydu. Bu zaten demokrasinin en büyük güzelliklerinden biridir. Bizi sevindiren en önemli noktalardan bir tanesi bir şölen içerisinde seçimin gerçekleşmiş olması. Mazbatamı aldıktan sonra, halkla buluştuğum ilk toplantıda ‘Rozetimi çıkarıyorum, bundan sonra hiçbir parti gözetmeksizin bütün Esenyurt’un belediye başkanıyım’ dedim. Bu sözümün de her zaman arkasında olacağım ve buna göre yol yürüyeceğim”.

“Yapılan her yanlış işte irademi ortaya koyacağım”

Mecliste CHP çoğunluğu olmasına rağmen parti gözetmeksizin çalışmalarını yürüteceğini belirten Başkan Özer, “Şeffaf bir anlayışla Esenyurt’u yöneteceğiz. Bizim anlayışımıza göre kamu yararı gözetilerek yapılacak hiçbir işin gizli kapaklı yanı olmaz. Burası kimsenin babasının malı değil, burası halkın belediyesidir. Belediye başkanı halkın parasıyla halka hizmet etmek için vardır. Bundan sonra da yapılacak her türlü yanlış işlemde de bu irademi ortaya koyacağımı bilmenizi istiyorum. Benim üstünde duracağım iki şey var: Liyakat ve ehliyet. 40 yılını halkın hizmetine vermiş, üniversitede bölüm başkanlığından, rektörlüğe kadar her görevi yapmış, Devlet Planlama Teşkilatı’nda, Yerel Yönetimler Özel İhtisas Komisyonu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nda, GAP idaresinde çalışmış biri olarak, yurt dışında ve yurt içinde edindiğim tecrübelerden de yola çıkarak diyebilirim ki bir işin düzgün olmasının temel şartı; liyakat ve ehliyettir” dedi.

“45 meclis üyesi benim çalışma arkadaşımdır”

Sözlerini sürdüren Başkan Özer, “Mevki, makam kimsenin kendi kişisel mevki ve makamı değil, halkındır. Belediye başkanlığını da Esenyurt halkı adına yürütüyorum. Bu makama saygı Esenyurt halkına saygı olacaktır. Davranışlar bu çerçevede değerlendirilecektir. Bu hem meclis üyelerimiz için hem diğer herkes için geçerli olan düsturlardır. Liyakat, ehliyet, uyum içinde çalışmak, disiplinli, sevgi ve saygıyı esas alan bir çalışma modeli ihtiyaç duyduğumuz, Esenyurt’un da beklediği hizmetlerin yerine gelmesi için gerekli olan düsturlardır. Burada 45 meclis üyesi var, bu meclis üyelerinin tamamı benim çalışma arkadaşlarımdır. Kötü bir hizmet yaptığınız takdirde bunun cezasını halkımız çekecek. Benim en temel idealim, hayalim; kardeşçe ve barış içinde yaşayan, huzur ve güvenliğin olduğu, 21’inci yüzyıla yakışan bir şehir oluşturabilmektir. Bunu da hiç kimse tek başına yapamaz. Ancak sizlerle ve halkımızla beraber olursak başarılı olacağıma inanan biriyim. Onun için hepinizden bana yardımcı olmanızı, iş birliği içinde olmamızı, uyum içinde çalışmamızı istiyorum” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozer-yonetiminde-ilk-meclis-toplandi/feed/ 0
Kartal Belediye Meclisi Yeni Döneme Başladı https://www.haber28.com.tr/kartal-belediye-meclisi-yeni-doneme-basladi/ https://www.haber28.com.tr/kartal-belediye-meclisi-yeni-doneme-basladi/#respond Wed, 26 Jun 2024 23:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22938 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçiminin ardından yenilenen Kartal Belediye Meclisi, 2024-2029 döneminin ilk oturumunu Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in başkanlığında gerçekleştirdi. Yapılan ilk toplantıda meclis komisyonları görev dağılımını gerçekleştirdi. Başkan Gökhan Yüksel, meclisin açılış konuşmasında yeni dönemde rehavete kapılmadan daha çok çalışacaklarını kaydederek; “Hem Kartal’da, hem İstanbul’da, hem Türkiye’de aldığımız büyük bir sorumluluk ile bu teveccühe, bu ilgiye, bu desteğe layık olmak için daha fazla çalışacağız” dedi.

Kartal Belediye Başkanlığı Meclis Salonu’nda gerçekleşen oturum, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlar için 1 dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Oturumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Gökhan Yüksel, yeni dönemde rehavete kapılmadan daha çok çalışacaklarını kaydederek, şunları söyledi: “Sevgili komşularım. 9. dönemin ilk belediye meclis toplantısına hepiniz hoş geldiniz. Öncelikle yeni dönem hepimize hayırlı uğurlu olsun. Yeni Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımı şimdiden kutluyorum ve tebrik ediyorum. Hep birlikte inşallah Kartal’ımıza iyi işler ve iyi hizmetler yapacağımız yeni dönemimiz tekrar hayırlı uğurlu olsun. Her birinizin katkısı çok kıymetli olacak” dedi.

“Rehavet yok, aksine daha fazla sorumlulukla çalışmaya devam edeceğiz”

Başkan Yüksel, “İlçemizde sağduyu ve sükünet içerisinde bir yerel yönetim seçim sürecini yaşadık. Dolayısıyla bu seçim sürecinde en alttan en üst düzey göreve kadar bütün çalışma arkadaşlarımıza, çok kıymetli kamu görevlilerine, siyasi parti görevlilerine teşekkür ediyorum. Kartal’daki sükünet ve huzur çok kıymetliydi. Bunu sağlamak için de sağduyu gerekiyordu. Bu sağduyuyu hepimiz sağlamış olduk. Bu anlamda bunu çok önemsiyorum. Biz de bu sağduyu sonucunda, komşularımızın takdiri ve teveccühü ile bir 5 yıl daha görevlendirildik. Bunun vermiş olduğu büyük sorumluluk ile hem Kartal’da, hem İstanbul’da, hem Türkiye’de bu teveccühe, bu ilgiye, bu desteğe layık olmak için daha fazla çalışacağız. Dolayısıyla bir rehavet yok, aksine daha fazla sorumlulukla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Devam eden çalışmalarımızı yeni dönemde hızlandıracak ve tesislerimizi hayata geçireceğiz”

“Geçtiğimiz 5 yıllık süreçte yaptığımız hizmetleri yeni dönemde büyüterek, iyileştirerek, eksik kalan işlerimizi tamamlayıp, daha iyilerini yapma gayretimizi hayata geçirmeye çalışacağız” diyen Başkan Yüksel, “Şu an Ramazan ayı içerisindeyiz. Bu süreçte, mahallelerdeki buluşmalarımızla gerek devlet hastanemizin bahçesinde gerek iftar ve sahur noktalarımızda hizmet etmeye devam ediyoruz. Herkesin Ramazan Bayramını şimdiden kutluyorum. Tüm dünyaya sağlık huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum. Geçtiğimiz dönemden devam eden çalışmalarımızı yeni dönemde hızlandıracak ve tesislerimizi hayata geçirerek hizmet kalitemizi artırmaya devam edeceğiz. Bu çalışmaları değerli belediye meclisi üyesi arkadaşlarımız ile beraber yapacağız.” şeklinde konuştu.

Başkan Gökhan Yüksel’in gerçekleştirdiği açılış konuşmasının ardından Meclis Komisyon Üyeleri, Meclis Başkanvekilleri, Katip ve Encümen Üyeleri’nin seçimi gerçekleştirildi.

Oylamalar sonunda, Meclisin yeni organizasyon şeması oluştu. Meclis 1. Başkan Vekili Özlem Bulut, Meclis Başkan Vekili Faruk Türkmen oldu. Encümen üyeleri, Sadettin Topal, Gülcan Tarakçı, Cemal Küpeli, Katip Asil Üyeler, Merve Emsiz, Gürkan Emre Demirhan, Katip Yedek Üyeler, Gülcan Tarakçı, Umut Can Kıskanç, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Özkan Özdemir, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Muammer Bektaş seçildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/kartal-belediye-meclisi-yeni-doneme-basladi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ: Yerel seçimlerin ardından çalışmalara devam edeceğiz https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hamza-dag-yerel-secimlerin-ardindan-calismalara-devam-edecegiz/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hamza-dag-yerel-secimlerin-ardindan-calismalara-devam-edecegiz/#respond Tue, 25 Jun 2024 08:12:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22814 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, parti olarak yerel seçimlerin ardından çalışmalara devam edeceklerini belirterek “Hiç frene basmak yok. Bırakın onu debriyaja bile basmak yok. Hemen bütün teşkilatımız ve adaylarımız kendi ilçelerinde nasıl adayken çalışma yapmışlar ise aynı çalışmalarını sokaklarda yapmaya devam edecekler.” dedi.

AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından parti binasının önünde düzenlenen Vefa İftarı’nda konuşan Dağ, yerel seçimlerde canla başla mücadele ettiklerini, yaptıkları çalışmaların birçok ilde örnek gösterildiğini anlattı.

Seçim çalışmalarına başlarken “Gayret bizden, tevfik Allah’tandır” dediklerini hatırlatan Dağ, şunları kaydetti:

“Netice bu şekilde gerçekleşti. Duracak mıyız? Hayır durmayacağız. Hiç frene basmak yok. Bırakın onu debriyaja bile basmak yok. Hemen bütün teşkilatımız ve adaylarımız kendi ilçelerinde nasıl adayken çalışma yapmışlar ise aynı çalışmalarını sokaklarda yapmaya devam edecekler. Evlerde yapmaya devam edecekler. Verdiğimiz vaatler var. Onların verdiği vaatler var. Verdiğimiz vaatleri hayata geçirmeleri için onların verdikleri değil sadece. Onlar çünkü çantada keklik gördükleri için çoğu vaatlerini yalandan ortaya koydular. ama biz, bizim vaatlerimizi onların gerçekleştirmeleri noktasında İzmirliye ve her bir ilçeye bu konu da sözümüz var. Hayata geçirmek için zorlama konusunda mecburiyetimiz var.”

Dağ, seçimlerde 1 milyona yakın oy aldıklarını, verdikleri sözlerin mevcut yönetimler tarafından yapılıp yapılmadığını teşkilat üyeleri ve belediye başkanlarının takip etmelerini istedi.

Dört yıl boyunca atacakları adımların net olduğunu belirten Dağ, “Birileri bu neticeler karşısında şımarıkça hareketler yapmış olabilir. Onlar vatandaşımızın buradaki mesajını alamamış ve bu mesajı sadece bir zafermiş gibi görmüş olabilirler. Biz kendi üzerimize olan mesajı aldık. Vatandaşımızın burada ben senden kopmadım ama başka bir yere de gitmiyorum, sorunlarınızı mutlaka çözün dediğini de gayet iyi biliyoruz ama birilerine de bir yük yüklediğini artık bahaneniz yok, artık mazeret yok. Hadi hizmet. İzmir’in hizmete ihtiyacı var. Beş sene boyunca bunu biz de söyleyeceğiz. Öyle nasılsa buradaki oy çantada keklik biz her halükarda bu oyları alırız durumun da olmadıklarını bu seçimde fazlasıyla gördüler.” diye konuştu.

Dağ, genel merkez, kabine ve milletvekilleri olarak atacak adımların olduğunu söyledi.

Teşkilata seslenen Dağ, “Kibir yok kardeşim. Kibir bize yakışmaz. Kibir bize hiçbir zaman yakışmadı. Bugüne kadar kibirlenmedik. Bundan sonra da kibirlenmeyeceğiz. Bunu herkes bilecek. Bunu herkes yazacak. Hayatım boyunca beni burada herkes gayet iyi tanır. Yapmacık değil. Gerçekçi olacağız. Yapmacıktan kimseye gaz vermeyeceğiz. Samimi olacağız, samimiyeti ortaya koyacağız. Samimiyetimizi ortaya koyduğumuzda Allah’ın izniyle milletin gönlüne girmesini gayet iyi biliriz.” dedi.

“Artık İzmir için çalışma vakti”

AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ise yerel seçimlerde İzmir’de arzu etmedikleri sonuçları alamadıklarını söyledi.

İzmirlilerin eleştirilerini, itirazlarını dikkate alacaklarını belirten İnan, “Bu, bizim boynumuzun borcudur. Siyasi namusun gereği olarak, millet ne derse o diyerek yolumuza öyle devam edeceğiz. Artık İzmir için çalışma vakti. Hükümet olarak, parti olarak İzmirli hemşehrilerimize en hızlı hizmetin ulaşması için bize düşen ne varsa elimizden gelen gayreti en üst şekilde göstereceğimizi tüm belediye başkanlarına iletmek istiyorum. Hükümet olarak, İzmir’e kazandıracağımız yatırımları, hizmetleri milletvekilleri olarak iyi takip ederek yolumuza devam edeceğiz.” diye konuştu.

“Takiyecilere hiçbir şekilde meydanı boş bırakmamamız lazım”

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da muhalefetin, İzmir’de artık yattığı yerden oy alamayacağını gördüğünü anlattı.

Türkiye’nin ve İzmir’in AK Parti’ye ihtiyacı olduğunu vurgulayan Çankırı, “Bizim hiç kimseye küsmek gibi bir lüksümüz yok. Beraber bir olacağız. Şu anda karşımızdakiler ne yapıyor? Bizim samimiyetle yaptığımız işleri… Kapı kapı gezmeleri, tutmadıkları orucun sahurunu yapıyorlar, iftarını yapıyorlar. Dualarla belediyeleri açıyorlar. Esas takiyeyi kendileri yapıyorlar. Bizim bu takiyecilere hiçbir şekilde meydanı boş bırakmamamız lazım.” ifadelerini kullandı.

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da tüm teşkilat üyelerinin Ramazan Bayramı’nı kutladı.

İftar programına MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir Milletvekilleri ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hamza-dag-yerel-secimlerin-ardindan-calismalara-devam-edecegiz/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Türkiye’nin tohumları iki gen bankasında koruma altında https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tohumlari-iki-gen-bankasinda-koruma-altinda/ https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tohumlari-iki-gen-bankasinda-koruma-altinda/#respond Tue, 25 Jun 2024 03:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22742 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ankara ve İzmir’deki iki tohum gen bankasında Türkiye’nin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumların tasnif ve analiz edildiğini belirterek, “İki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz.” ifadesini kullandı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Yumaklı, Bakanlığa bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesinde faaliyet gösteren iki tohum gen bankasından Ankara’daki Türkiye Tohum Gen Bankası’nı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Açıklamada tohum gen bankalarının çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerine yer verilen Yumaklı, Türkiye’nin tohumlarının, tohum gen bankalarında muhafaza altında tutulduğunu bildirdi.

Yumaklı, Ankara ve İzmir’deki tohum gen bankalarının yedekli olarak çalıştıklarına işaret ederek şu bilgileri verdi:

“Türkiye Tohum Gen Bankası, kapasite olarak dünyanın üçüncü büyük gen bankası durumunda. Burada hem geçmişimizi hem de geleceğimizi muhafaza altında tutuyoruz. Türkiye’nin hububattan farklı türlerdeki bitki çeşitlerine ve yabani türlere kadar ülkemizin bütün zenginliklerini oluşturan bitki örtüsüne ait tohumlar, bu gen bankasında tasnif ve analiz ediliyor. İzmir ve Ankara’daki iki gen bankamızda 120 bin genetik materyali koruma altında tutuyoruz. Hem yurt içinde hem de yurt dışında her bakımdan referans alınan bir Tohum Gen Bankasına sahibiz.”

Bankanın Türkiye’deki akademik camianın araştırmalarına, inovasyon ve geliştirmelerine de ışık tuttuğunu bildiren Yumaklı, şunları ifade etti:

“Ülkelerin hem konjonktürel hem de farklı durumlarda kendi gıda arz güvenliklerini temin için gıda milliyetçiliği dediğimiz kavramın ortaya çıktığı bir dönemde, bu gen bankasının önemi çok daha iyi anlaşılıyor. Anadolu coğrafyasının zenginliğini de dikkate alacak olursak ve bundan sonraki dönemlerde her türlü olumsuz duruma karşı bu gen bankasının önemi de böylelikle anlaşılmış olacaktır. Türkiye Tohum Gen Bankası’nda çalışan mühendislerimizin ve diğer çalışan arkadaşlarımızın, Türkiye tohumculuğuna katkıda bulunan akademik camianın ve özellikle tohum ıslah çalışmalarına paydaş olan bütün çalışma arkadaşlarımızın bu çalışmalarında başarılar diliyorum. Yapmış oldukları bu önemli çalışmalardan dolayı da kendilerine teşekkür ediyorum.”

Türkiye Tohum Gen Bankası

Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesinde genetik kaynakların toplanması ve muhafazası çalışmalarına 1988 yılında başlandı.

???????Toplanan tüm materyallerle devamlılığı sağlanan tohumların kalıcı muhafazası için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde açılışını yaptığı “Türkiye Tohum Gen Bankası” 2010’da faaliyete geçti.

Enstitüsünün birimi olarak kurulan Türkiye Tohum Gen Bankası, ülkedeki bitki genetik kaynaklarının tespiti, toplanması, muhafazası, karakterizasyonu, ıslah çalışmalarında kullanılacak gen havuzunun oluşturulması ve söz konusu materyalin uluslararası standartlarda uygun miktarda araştırma projelerine verilmesi amaçları doğrultusunda çalışmalar yürütüyor.

Yerel ve yerli tohumların da muhafaza edildiği Bankanın çalışmaları çerçevesinde, biyolojik çeşitliliğin korunması için farkındalık oluşturmak ve elde edilen deneyimleri aktarmak amacıyla ulusal/uluslararası seminerlerle eğitimler de düzenleniyor.

Kurum, 2024 yılı itibarıyla 4 TAGEM projesinin doğrudan yürütücüsü ve diğer bölüm ile enstitülerin projelerine araştırmacı olarak katılım sağlıyor.

Ankara’daki gen bankasında dokümantasyon, tohum temizliği hazırlık ünitesi, kurutma ve paketleme ünitesi, 7 soğuk muhafaza odası, tohum fizyolojisi laboratuvarı, 2 iklim odası, bitki moleküler biyolojisi laboratuvarı ve bir herbaryum bulunuyor.

İzmir Tohum Gen Bankası

Türkiye ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü arasında Güney Batı Asya ülkelerinde tarımı yapılan bitki türlerinin, bu türlerin yabani akrabalarının ve ekonomik potansiyele sahip yabani türlerin sürveyi, toplanması, muhafazası ve değerlendirilmesi amacıyla imzalanan Uluslararası Bölgesel Merkez kurulması anlaşması çerçevesinde, ülkede bitki genetik kaynaklarının korunması çalışmalarına 1964 yılında bugünkü adı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsünde (ETAE) başlandı.

1995 yılından itibaren Tarımsal Araştırma Projesi’nin yürürlüğe girmesiyle “Bitkisel Çeşitlilik ve Genetik Kaynaklar” araştırma fırsat alanının “Bitki Genetik Kaynakları” ve “Bitkisel Çeşitlilik ve Genetik Kaynaklar İçin Veri Tabanı Oluşturma” programları ülkesel olarak yürütülüyor.

ETAE, bu ulusal programların koordinasyon merkezi olarak görev yaparken koordinasyon görevini Biyolojik Çeşitlilik ve Genetik Kaynakları Bölümü üstleniyor.

Bitki genetik kaynakları çalışmaları, sürvey, toplama, sistematik ve taksonomi, muhafaza ve dokümantasyon ana disiplinlerinde tahıllar, yemeklik tane baklagiller, yem bitkileri, endüstri bitkileri, sebzeler, meyve ve bağ ile süs bitkileri, endemik türler, tıbbi ve kokulu bitkiler gruplarınca yürütülüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-turkiyenin-tohumlari-iki-gen-bankasinda-koruma-altinda/feed/ 0
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, TR83 Bölgesi’nde Kalkınmanın Öncüsü Olarak Hizmetlerini Sürdürüyor https://www.haber28.com.tr/orta-karadeniz-kalkinma-ajansi-tr83-bolgesinde-kalkinmanin-oncusu-olarak-hizmetlerini-surduruyor/ https://www.haber28.com.tr/orta-karadeniz-kalkinma-ajansi-tr83-bolgesinde-kalkinmanin-oncusu-olarak-hizmetlerini-surduruyor/#respond Sat, 22 Jun 2024 06:24:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=22263 Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsayan TR83 Bölgesi’nde hayata geçirdiği projeler ve sağladığı desteklerle bölgesel kalkınmaya büyük katkılar sunan Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), bölgede kalkınmanın öncüsü olarak hizmetlerini sürdürüyor.

15 yılda 3,9 milyon TL proje desteği ve 7,2 milyon TL yatırım

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten OKA, 15 yıldır bölgede bin 200 projeye güncel rakamla 3,9 milyon TL destek vererek, 7,2 milyon TL yatırım yapılmasını sağladı. İmalat sanayi, turizm, sosyal kalkınma, çevre, enerji, kentleşme, tarım ve kırsal kalkınma, kurumsal kapasite, yatırım ve tanıtım gibi tematik alanlarda özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları tarafından merkezi ve yerel programlar aracılığıyla uygulanan bu projeler Amasya ve Tokat illerinde turizm sektöründe mekansal bir dönüşüm sağlarken, Çorum ve Samsun illerinde yoğunlukla imalat sanayi alanında dönüşüm sağlayarak üretim kapasitesi ve istihdam olanaklarını artırdı. Ajans, ülke ölçeğinde başarılı uygulama örneği niteliğindeki bu çalışmalarıyla Bölgenin kalkınma sürecine ivme kazandırdı.

En fazla uluslararası kaynağı bölgesine çeken kalkınma ajansı

Ajans, bugüne dek başvuru sahibi, ortak ve iştirakçisi olduğu 15 dış kaynaklı proje ile 54,3 milyon avro AB kaynağını da bölgesine kazandırarak, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından “En Fazla Uluslararası Kaynağı Bölgesine Çeken Kalkınma Ajansı” olarak başarı sertifikasına layık görüldü. 2023 yılında genç istihdamı, turizm, katma değerli üretim ve ihracat, girişimcilik ile bölge planlaması odaklı başarılı çalışmalarını 2024 yılında da devam ettirmeyi hedefleyen OKA, yeni dönemde Bölge potansiyelinin değerlendirilmesine ve geliştirilmesine yönelik etkili hamleleriyle, kapasiteyi güçlendirip öncü ve örnek çalışmalarına devam ediyor.

“Bölgesel Kalkınmanın Yüzyılı olacak bir sürecin başındayız”

Bölgenin, ülkenin kalkınma hedeflerine katkısını devam ettirmek üzere OKA olarak gayretle çalışmaya devam edeceklerini söyleyen OKA Genel Sekreter Vekili Mehlika Dicle, “Cumhuriyetimizin 100. yılında Bölgesel Kalkınmanın Yüzyılı olacak bir sürecin başındayız. Bölgelerimizin potansiyellerinin harekete geçirilmesi, kendilerine özgü imkan ve kabiliyetlerinin yenilik temelinde geliştirilmesi, bölge dirençliliklerinin artırılması ve afet sonrası ekonomik ve sosyal iyileşmenin sağlanması yoluyla ülkemizin dengeli kalkınmasına azami katkının sağlanması ile bölge içi ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması temel amacı ile tüm Ajanslarımız çalışmalarını yürütmeye devam edecektir. Yılın ilk 3 aylık dönemini geride bıraktık. Mart ayının başında ilan ettiğimiz Fizibilite ve Teknik Destek Programları ile yatırım, üretim, istihdam, ihracat temelinde bölgemizin kalkınmasına yönelik proje portföyünü geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bölgemizde sayıları her geçen gün artan organize sanayi bölgelerine yeni özel sektör yatırımlarının kazandırılması kadar yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik altyapı projeleri de önem arz ediyor. Önümüzdeki beş yıl gündemimizde yer alacak ikiz dönüşüm başlıkları yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm ajansımızın da önemli gündem maddeleri arasında yer alacak” dedi.

Kalkınmaya yönelik faaliyetlerini yatırım destek faaliyetleri ile bütünleşik olarak sonuç odaklı programları çerçevesinde yürüttüklerini vurgulayan Dicle, “Ajansımızda uygulamakta olduğumuz 3 sonuç odaklı programımızla bölgemizde mekansal, ekonomik ve toplumsal dönüşüm süreçlerinin öncüsü olduğumuzu söylememiz gerekir. ‘Kültür ve Doğa Turizmi Ekseninde Şehirlerin Markalaşması’, ‘Katma Değerli Üretim ve İhracat’ ve ‘Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi’ sonuç odaklı programları faaliyetleri ile 2024 yılında turizm, ihracat ve girişimcilik alanlarını desteklemeye devam edeceğiz. Ajansımızın etkin hizmet üreten birimleri olan Yatırım Destek Ofislerimizin, Bölgedeki potansiyel yatırım konularında tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık vereceğiz. Ayrıca YDO faaliyetlerinin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Araştırma, analiz çalışmalarının yanı sıra kapasite geliştirme, tanıtım ve iş birliği faaliyetleri uygulayacağız” diye konuştu.

“İş birliği, koordinasyon ve yönlendirme kavramları ön plana çıkacak”

2024-2028 dönemini kapsayan Orta Karadeniz Bölge Planı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Mehlika Dicle, “Ajansımız, bölgenin gelecek 5 yılına yön verecek 2024-2028 yılı TR83 Bölgesi Bölge Planı hazırlık çalışmalarını Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ile koordine şekilde yürütmüş ve belirlenen takvim çerçevesinde tamamlamıştır. 2024 yılındaki çalışmalarımızı da yeni Bölge Planımızın ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde tasarladık. Bu dönemde Ajansımız açısından iş birliği, koordinasyon ve yönlendirme kavramları ön plana çıkacak” şeklinde konuştu.

“Kadın girişimciliğini ve kadın istihdamını destekleyeceğiz”

Genel Sekreter Dicle, kalkınma ajansları için belirlenen 2024 yılı temasına da değinerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğümüzce, kalkınma ajanslarının 2024 yılı çalışma teması ‘Kadın Girişimciliği/Kadın İstihdamı’ olarak belirlendi. Bu kapsamda Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Sonuç Odaklı Program faaliyetlerimizde kadın girişimciliği ve kadın istihdamı odağında çalışmalarımıza başladık. Yeni kadın girişimciler yetiştirecek, kadın istihdamı ve iş yaşamında kadına bakış açısında farkındalık oluşturacak, iş hayatında kadın temsilini güçlendirecek, yeni kadın girişimcilere rol model oluşturacak, imalat sanayi özelinde nitelikli kadın işgücünü artıracak faaliyetlerimiz planlı şekilde ilerliyor. Bu alanda önemli bir kapasite oluşturmayı ve nitelikli sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/orta-karadeniz-kalkinma-ajansi-tr83-bolgesinde-kalkinmanin-oncusu-olarak-hizmetlerini-surduruyor/feed/ 0
Aksaray Belediye Başkanı Evren Dinçer, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde tekrar seçildi https://www.haber28.com.tr/aksaray-belediye-baskani-evren-dincer-31-mart-mahalli-idareler-secimlerinde-tekrar-secildi/ https://www.haber28.com.tr/aksaray-belediye-baskani-evren-dincer-31-mart-mahalli-idareler-secimlerinde-tekrar-secildi/#respond Wed, 19 Jun 2024 03:00:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21656 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde Aksaray, Belediye Başkanı Evren Dinçer ile yola devam dedi. Belediye Başkanı Evren Dinçer, tüm hemşehrilerine, teşkilat mensuplarını teşekkür ederek, “Kazanan Aksaray olmuştur” dedi.

AK Parti İl binasında düzenlediği basın toplantısında seçim sonuçlarını değerlendiren Başkan Dinçer, “Ülkemize, milletimize ve memleketimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Geçen dönem göreve geldiğimizden beridir 5 yıldır aralıksız şekilde mütemadiyen hep söylediğimiz bir şey vardı. Aksaray’a hizmetkarız, Aksaray’a efendi olmaya gelmiyoruz, Aksaray’a hizmet etmek için geliyoruz. Hiçbir parti ayrımı yapmaksızın, hiçbir hemşehrimizi dışlamaksızın, 250 bin vatandaşımızı kucaklayarak bir hizmet anlayışı içerisinde bir 5 yıl geçirdik. Hamdolsun 48 mahallemizin tamamında kendisinden söz ettirecek, uzun yıllar şehrimize hizmet edecek yatırımları, hizmetleri vatandaşlarımıza kavuşturduk. Gece gündüz demeden çalıştık. Hiç durmaksızın gece gündüz bu hizmet kervanında koşuşturduk. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gönül belediyeciliği kavramını sonuna kadar yapmak, gerçekleştirmek için gayret gösterdik. Tüm partilerle, toplumumuzun her kesimiyle, sivil toplum kuruluşlarımızla, odalarımız, derneklerimizle hepsiyle istişare halinde olduk. Şehrimizle ilgili düşüncelerini, fikirlerini, kanaatlerini aldık. ve buna göre hareket ettik. Aldığımız kararlar, yapmış olduğumuz yatırımlar hamdolsun Aksaray’ımıza on yıllarca hizmet edecek nitelikte yatırımlar. İlk 5 yılımızda şehrimize 2-3 dönemlik yatırımlar kazandırmanın mutluluğu, gururu ve sevinci içerisindeyiz” dedi.

“Aksaray’ımızı daha nezih, daha müreffeh bir şehir haline getiririz”

5 yıl daha Aksaray’a en iyi hizmetleri sunacaklarını belirten Başkan Dinçer, “Hamdolsun Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle Aksaray’ımıza bir 5 yıl daha belediye başkanı olmak için partimiz tarafından belediye başkanı adayı olarak gösterildik. ve bu sürece de çok hızlı bir şekilde başladık. Aynı şekilde yaptığımız yatırımları bir taraftan hemşehrilerimize anlatırken diğer taraftan da yeni dönemde yapacağımız yatırımları, Aksaray’ımızla ilgili neler yapmamız gerektiğiyle ilgili hızlı bir çalışma sürecine girdik. Neler yaparsak Aksaray’ın önünü açarız? Aksaray’ımızı daha nezih, daha müreffeh bir şehir haline getiririz, bunun kaygısı mücadelesi içerisine girdik. Hiç kimseyi dışlamadan, hiçbir hemşehrimizi karşımıza almadan herkesin fikrine riayet ederek bu çalışmalar içerisine girdik. Hamdolsun ki yaptığımız yatırımlar da hemşehrilerimiz tarafından karşılık buldu. ve bunun sonucu olarak bugünkü neticeyi elde ettik. Bu süreçte 7’den 70’e yanımızda olan, bize destek olan, hiçbir zaman emeğini esirgemeyen tüm hemşehrilerime, tüm teşkilat arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, hepsinden Allah razı olsun. Seçim süreci boyunca diğer partilerimizin söylediği söylemler üzerinden polemiğe girmedik. Yoksa söylenecek çok şey var ama biz dedik ki Aksaray’da kardeşlik, birlik, beraberlik kültürü hakim olsun. Biz bu şehirde hep birlikte beraber yaşayacağız. İşte bu etik sınırlar içerisinde hareket etmek suretiyle bu süreci geçirdik ve hamdolsun bu neticeyi aldık. Aradan 5 yıl geçmesine rağmen şahsımızla alakalı, yaptığımız çalışmalarla alakalı hiçbir şaibeye yer bırakmaksızın bu neticeyi almış olmak, en yakın partiyle aramızdaki oy farkını 8-9 puana çıkarmış olmak da yaptığımız çalışmaların vatandaş nezdinde bir yansıması olduğunun en açık göstergesidir” şeklinde konuştu.

“Kazanan Aksaray olmuştur”

Seçim sonuçlarımızın Aksaray’a hayırlı olmasını temenni eden başkan Dinçer, “Bundan sonraki yapacağımız şey ise, eksik kalıp yetişemediğimiz hizmetleri tamamlamak. Ardından ortaya koyduğumuz vizyon projelerle ilgili çalışmalar, bunlarla ilgili yatırım süreçlerini takip etmek. Yine Aksaray’ımızı güzel bir şehir haline getirmek için yapacağımız çalışmaları yine toplumumuzun her kesimiyle istişare ederek hayata geçirmek için hızlı bir şekilde çalışmalara koyulacağız. Aynı zamanda bu dönem Allah’tan bir mani çıkmazsa toplumumuzun her kesimiyle daha fazla görüşme gerçekleştirmeye özen göstereceğimizi belirtmek istiyorum. Aksaray’ımızı bir büyük şehir vizyonu içerisinde geleceğe taşımak adına da tüm çalışmalarımızı sürdüreceğimizi tekrar ifade ediyorum. Kazanan Aksaray olmuştur. 250 bin vatandaşımızın hepsi ayrı ayrı kazanmıştır. Kazanan tüm şehir olmuştur” ifadelerini kullandı. – AKSARAY

]]>
https://www.haber28.com.tr/aksaray-belediye-baskani-evren-dincer-31-mart-mahalli-idareler-secimlerinde-tekrar-secildi/feed/ 0
İstanbul Mushafı: Kağıdından mürekkebine kadar hattat Hüseyin Kutlu ve ekibi tarafından hazırlanan 10 ciltlik el yazması Kur’an-ı Kerim https://www.haber28.com.tr/istanbul-mushafi-kagidindan-murekkebine-kadar-hattat-huseyin-kutlu-ve-ekibi-tarafindan-hazirlanan-10-ciltlik-el-yazmasi-kuran-i-kerim/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-mushafi-kagidindan-murekkebine-kadar-hattat-huseyin-kutlu-ve-ekibi-tarafindan-hazirlanan-10-ciltlik-el-yazmasi-kuran-i-kerim/#respond Sun, 16 Jun 2024 05:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=21164 Kağıdından mürekkebine kadar hattat Hüseyin Kutlu ve 66 kişilik ekibi tarafından hazırlanan “İstanbul Mushafı” çalışmalarında sona gelindi.

Asr-ı Saadet’ten bugüne bütün İslam tarihi ve İslam coğrafyasını merkeze alan “İstanbul Mushafı”, Kur’an-ı Kerim’in 10 cilt olarak el ile yazılmasını ihtiva ediyor.

İslam medeniyetinin 15 asırlık seyrine “Mushaf Sanatları Tarihi” yönünden bakmayı amaçlayan çalışma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teklif ve himayeleri ile gerçekleştirildi.

Ebadı 365’e 559 milimetre olan ve tamamı 850 sayfadan oluşan el yazma orijinal altın nüsha eser, ilim adamlarına ve İslam medeniyetlerine verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edilecek.

“Kur’an-ı Kerim etrafında nasıl bir medeniyet örgüsü var, bunu göstermeye çalıştık”

AA muhabirine esere ilişkin açıklamada bulunan Hüseyin Kutlu, projenin aslında 8 yıllık değil, 15 asırlık bir mesele olduğunun altını çizerek, “Biz 15 asrın birikimini ortaya koymuş oluyoruz. Bu 15 asrın birikimini yeni bir anlayışla, 10 ciltte gösterdik. Bizden önceki üstatların kanatlarıyla uçuyoruz.” dedi.

İslam medeniyetinin bugün yok farz edildiğini belirten Kutlu, şöyle devam etti:

“Biz belli bir süre sonra İslam ümmetinden olduğumuzu inkar etmedik ama İslam medeniyetinden olmadığımızı veya böyle bir medeniyetin olmadığını farz ederek, ‘Batı medeniyetindeniz’ dedik. Oysaki İslam medeniyeti fonksiyonunu yitirmiş değil. Bunu göstermek ve buna işaret etmek için İslam ümmetinin ana kaynağı olan Kur’an-ı Kerim etrafında nasıl bir medeniyet örgüsü var, bunu göstermeye çalıştık. Dolayısıyla Asr-ı Saadet’ten, Efendimizin döneminden günümüze kadar ve bütün İslam coğrafyasını içine alan bir bakış açısıyla Kur’an-ı Kerim yazımı, tezhiplenmesi, cildi, rahlesi, muhafazası, mürekkebi, kağıt yapımı ile ‘Mushaf Sanatları Tarihi’ hüviyetini ortaya çıkaran bir eser ortaya koyduk. Bu çalışma ile işaret etmek istediğimiz şey ‘İslam medeniyetinin farkına varınız. Bu hazineyi keşfediniz. Kendinize kendiniz gibi yol çiziniz. Başkalarını taklidi bırakınız.’ hikaye budur.”

Eserin belgeseli yapılacak ve her ciltteki çalışmalar birer kitap olarak kaleme alınacak

Usta sanatkar, projeyi 40 yıldır gönlünde demlediğini dile getirerek, “Bunun kuvveden fiile çıkması Cumhurbaşkanımızın işaretiyle, onun teşvik ve himayeleriyle oldu. Tabii yazmak için kağıda ihtiyaç vardı. Dünyanın her tarafından el yapımı kağıtlar getirttik. Fakat bunlar bizi tatmin etmedi. Çünkü eskitmeye konulduğu zaman bozulmalar gördük. Boyalarda da hakeza aynı şeyleri müşahede ettik. Dolayısıyla biz kağıt yapımına da karar verdik. Nasıl yapıldığını biliyoruz ama tecrübemiz yoktu. Allah’ın yardımıyla bu konuda da çok güzel neticeler aldık ve kendi yaptığımız kağıda Kur’an-ı yazdık.” diye konuştu.

Eserde mürekkepleri de tamamen doğal malzemelerden kendilerinin hazırladığını aktaran Kutlu, şunları kaydetti:

“Baskıyı da burada gerçekleştirdik. Henüz bu baskı tekniği başka bir yerde yok. Bu ofset baskı falan değil. Çok özel bir baskı. Gördüğünüz gibi orijinaliyle tıpkıbasımı arasında çok uzman kişiler farkı anlayabilir. Çünkü aharlı, orijinal el yapımı kağıtlara baskı yapıyoruz. Kısa zamanda bu çalışmaları anlatmak çok zor. Çalışmanın belgeseli yapılacak. Ayrıca belki çalışmanın her sayfasını anlatan bir kitap çıkacak. İnşallah umduğumuz şeylere nail oluruz.”

İslam diyarının önemli şehirlerinden getirilen bitki dalları eserin kağıt hamuruna katıldı

Hüseyin Kutlu, çalışmanın tüm aşamalarını 66 kişilik bir ekiple birlikte Bilim Kültür ve Sanat Derneğinde (BİKSAD) tamamladıklarına işaret ederek, “66 rakamının ebced hesabında rakamsal karşılığı İsmi Celal’in karşılığıdır. Yani Allah lafzı hesaplandığı zaman ebced karşılığı 66 tutar.” dedi.

İstanbul Mushafı’nda kullanılan el yapımı kağıdın hamurunun da çok özel olduğunu vurgulayan Kutlu, şu bilgileri verdi:

“Çalışmaya ayrı bir ruhaniyet katsın diye Mekke’den, Medine’den, Kudüs’ten, Semerkant’tan, Buhara’dan yani İslam diyarının mukaddes bilinen makamlarından dut, gül dalları vesaire getirtildi. Kabukları soyuldu ve dövülerek Mushaf’ın hamuruna karıştırıldı. Bu bir teberrük. Yani bu farklı bitkilerin, ağaç dallarının bir araya gelip Mushaf’a hamur olması gibi, ümmetin de bir araya gelip bir güç oluşturması için fiili bir duadır. Ayrıca zemzem, Eyüp Sultan Hazretleri’nin kuyusundan alınmış su, İbrahim Aleyhisselam’ın doğduğu mağaradan su, Nil nehrinden Peygamber Efendimizin mübarek saçlarını yıkadığı suyun çoğaltılmışından boyalara suların katılmasıyla da bir teberrük yapılmış oldu.”

“Hedefimiz İslam coğrafyasındaki önemli sanat merkezlerini ele almaktı”

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nden Doç. Dr. Şehnaz Biçer ise eserin ortaya çıkmasında multidisipliner bir ekibin çalıştığına dikkati çekerek, “8 yıl boyunca içinde maceralar yaşadığımız, çok zorlandığımız uzun bir yol aldık. Geleneğimizden gelen bazı değerleri de bu projede yeniden canlandırdık diyebilirim. Örneğin el yapımı kağıt ve boyalarımız gibi.” değerlendirmesini yaptı.

Biçer, geçmişte de Kur’an-ı Kerim’in farklı farklı Mushaflar olarak yazıldığını söyleyerek, “Bizim hedefimiz İslam coğrafyasındaki önemli sanat merkezlerini ele almaktı. En doğuda Babür’den en batıdaki Endülüs’e kadar bu geniş coğrafyada üslup geliştirmiş ve kitap sanatlarına önem vermiş sanat merkezlerini ele aldık. Tabii bunları ele alırken dünya müzelerinden dokümanlar topladık. Ayrıca Topkapı Sarayı ve Türk İslam Eserleri Müzesi de bize son derece desteklerini sundular. Oralarda da eserler üzerinde inceleme yapma şansımız oldu.” dedi.

İslam sanat tarihindeki üsluplardan ilham alarak İstanbul Mushafı’na tezhipleri nakşettiklerini ifade eden Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

?”Mushaf’ta ilk cildimiz Kur’an’ın indirildiği tarihten başlıyor. O süreçte İslam coğrafyasında henüz üslup oluşturulmadığından, biz her cildin başında zahriye ve serlevhası da yaptığımız için o dönemi nasıl değerlendirebiliriz diye çok düşündük. Hırka-i Şerif Camisi’ndeki Peygamber Efendimizin hırkası bir fikir olarak düşünüldü ve ilk iki sayfamız o hırkanın desenleri analiz edilerek tasarlandı. Hatta ayetler bittikten sonra konan durak dediğimiz işaretler de o hırkanın düğmelerine ait yapıldı. Böylelikle eseri ilk açtığınızda Peygamber Efendimizin hırkasıyla karşılaşacaksınız ve son ciltte de son sayfa Topkapı Sarayı’ndaki Hırka-i Şerif’in bulunduğu mekanın çinilerinden esinlenilerek yapıldı.”

Böyle bir projede yer almaktan dolayı kendini şanslı hissettiğini dile getiren Biçer, çalışmayı dünya müzelerinde de sergilemeyi arzu ettiklerini sözlerine ekledi.

İstanbul Mushafı hakkında

Mushaf’ın kağıtlarının yapımında 200 tabaka kağıt için toplamda 800 bin organik yumurtanın akı kullanıldı. Yapılan kağıtların aharlanması için de benzeri olmayan bir aharlama makinası icat edildi.

İstanbul Nakkaşhanesi’nde bin adet özel tıpkı basımı da yapılan Mushaf’ın ölçüleri orijinaliyle aynı olarak hazırlandı. Toplam 10 cilt olan eserde, her cildin dış kapak, iç kapak, zahriye ve serlevhası dönem özelliğini taşıyan farklı şekillerde tasarlandı.

Kufi, maşrık kufisi, tezyini kufi, kayrevan kufisi, mağribi, muhakkak, reyhani, sülüs, nesih, ta’lik ve icaze olmak üzere 11 farklı hat çeşidi kullanılan eserde, yine her biri farklı olmak üzere 62 adet sayfa tasarımı yapıldı.

İslam sanatlarına katkı sunmayı amaçlayan eserin 59’a 45 milimetre ebadında aharlı el yapımı kağıtlara aynı baskı tekniğiyle tek cilt halinde de herkesle buluşması adına hazırlanacak.

Çalışma, 1. cilt Asr-ı Saadet’ten başlayarak, Emevi, Abbasi, Büyük Selçuklu, Gazneli, Anadolu Selçuklu, 1. dönem Anadolu Beylikleri ve Eyyubi, 2. cilt Memluk, 3. cilt Endülüs ve Mağrib, 4. cilt İlhanlı, 5. cilt Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmen, 6. cilt Timur dönemi, 7. cilt Delhi Sultanlığı ve Babürlü, 8. cilt Safevi, 9. cilt 2. dönem Anadolu Beylikleri ve 16. yüzyıla kadar Osmanlı, 10. cilt ise 16. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar Osmanlı üslubunu içeriyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-mushafi-kagidindan-murekkebine-kadar-hattat-huseyin-kutlu-ve-ekibi-tarafindan-hazirlanan-10-ciltlik-el-yazmasi-kuran-i-kerim/feed/ 0
AK Parti Konya Milletvekili ve Belediye Başkanlarından Seçim Öncesi Basın Açıklaması https://www.haber28.com.tr/ak-parti-konya-milletvekili-ve-belediye-baskanlarindan-secim-oncesi-basin-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-konya-milletvekili-ve-belediye-baskanlarindan-secim-oncesi-basin-aciklamasi/#respond Fri, 14 Jun 2024 23:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20914 AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı ve 3 merkez ilçe belediye başkanı, 31 Mart Pazar günü yapılacak seçimler öncesi toplu basın açıklaması gerçekleştirdi.

Cuma namazı sonrası Kapu Camii önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, saha çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü ifade ederek, “Artık yarın itibariyle son çalışmalarımızı yapacağız ve Pazar günü de inşallah kıymetli hemşehrilerimizin sandıkta neticelerini belirleyeceği güzel bir seçimi birlikte yaşayacağız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Cumhurbaşkanımız liderliğindeki AK Parti hareketi, yerel belediyecilikte markalaşmış Konya modelinin kıymetli belediye başkanlarımızca şehrimize kazandırdığı bu büyük hizmetleri devam ettireceğine inanıyoruz” dedi.

“Uzun yıllar boyunca Meram’ımıza, şehrimize hizmet edeceğiz”

Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, “Yolculuğumuz yeni bir ‘bismillah’ çekme ümidiyle yavaşça bitiyor artık. Biz bu bitişi yeni bir başlangıç olarak kabul ediyoruz. 5 yıl boyunca vatandaşlarımızın bize duyduğu güveni asla yere düşürmeden seçim çalışmalarına iki ay kala değil, mazbatayı aldığımız günden itibaren Konya’yı ilçeleriyle birlikte en üst seviyeye çıkarmaya çalıştık. Biz aynı güveni şimdi hemşehrilerimizden tekrar isteyeceğiz. Bunu isterken de gönül rahatlığıyla başımız dik istiyoruz. 31 Mart günü de sandıklarda bunu taçlandırdığımız zaman uzun yıllar boyunca Meram’ımıza, şehrimize hizmet edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“31 Mart’ta da sizlerin hizmetkarı olmaya devam edeceğiz”

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, 2019 yılından beri hiç tatil yapmadan çalıştıklarını kaydederek, “Sadece seçim döneminde değil, gece gündüz hizmet üretmeye gayret ettik. İnşallah aynı gayretle, aynı heyecanla çalışmamıza devam edeceğiz. Karatay’ımızda vaatlerimizin tam 3 katı projemizi gerçekleştirdik. Yeşil alanlarıyla, parklarıyla, sosyal donatı alanlarıyla ve birçok hizmetle açılıştan temel atmaya koşturduk. İnşallah aynı hızla, aynı gayretle, samimiyetle çalışmaya devam edeceğiz. Karataylı hemşehrilerimiz vefalıdır. Onlar hizmetin karşılığını verirler. İnşallah 31 Mart’ta da sizlerin hizmetkarı olmaya devam edeceğiz. Başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm belediyelerimizle birlikte AK Parti belediyelerine buradan desteğinizi bekliyorum” şeklinde konuştu.

“Bütün ilçelerimizde en iyi neticeyi elde edeceğimize inanıyoruz”

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Konya’da, Büyükşehir Belediyesi, merkez ilçe belediyeleri, teşkilatlar, milletvekilleri ve tüm kurumlarla hizmet noktasında birlik beraberlik içerisinde 5 yılı hizmetlerle dolu olarak geçirdiklerini vurgulayarak, “Yeni bir dönemin başlangıcındayız. Konya’mızda güzel bir seçim dönemi geçirildi. Huzur içerisinde, sükun içerisinde biz adeta bu seçim kampanyası sürecinde hemşehrimizle yeniden buluştuk. Bütün hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Adeta bizi bağırlarına basıyorlar. Biz inanıyoruz ki 31 Mart akşamında Konya’mızda yine rekor oylarla Cumhur İttifakı adayları başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere bütün ilçelerde en iyi neticeyi de elde edeceğiz” diye konuştu.

Başkan Altay gösterilen teveccühten dolayı Konyalılara teşekkür etti

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da görev süresi boyunca Konya için canla başla çalıştıklarını belirterek, “Bu şehre 6 yıldır hizmet ediyoruz. Konya’nın hayallerini gerçekleştirmek için büyük bir gayret içerisinde olduk. Elhamdülillah çok yoğun ve güzel bir çalışma döneminin sonuna geldik. Özellikle son 2 aydır 31 ilçemizin tamamında çalışmalar yürütüyoruz. Temel atma, açılış törenlerimizi gerçekleştirdik, mitingler yaptık, iftar programları düzenledik ve 31 ilçemizin tamamında Konyalıların büyük sevgi ve muhabbetiyle karşılaştık. Bu vesileyle tüm Konyalılara 42 bin kilometrekarelik alanda bize gösterdikleri sevgi, muhabbet ve ilgiden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Konya’yı sadece Türkiye’nin değil dünyanın en güzel şehirlerinden birisi haline getirmek için çalışıyoruz”

Başkan Altay, 31 Mart Pazar günü sanığa gidileceğini hatırlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Artık seçime gidiyoruz. Pazar günü sandık ve irade milletimizin olacak. Konyalılar sandıkla her buluştuğunda Cumhur İttifakı’na ve Sayın Cumhurbaşkanımıza en yüksek oranda destek verdi. Bu seçimde de Konya’nın ferasetine inanıyoruz. En güzel neticeleri elde etmek için biz elimizden gelen gayreti gösterdik. Hem Büyükşehir’de hem 31 ilçemizin tamamında Cumhur İttifakı’nın adaylarıyla Konya’mıza bir 5 yıl daha hizmet etmek istiyoruz. Aynı duyguyu paylaşan arkadaşlarımızla Konya’nın eksik kalan işlerini tamamlayarak, Konya’yı sadece Türkiye’nin değil dünyanın en güzel şehirlerinden birisi haline getirmek için çaba sarf ediyoruz. Konyalılara tekrar bize gösterdikleri destek, muhabbet ve ilgiden dolayı teşekkür ediyorum. Seçimlerin şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Biz Konyalılara her zaman güvendik, Konyalılar da bizi hiç mahcup etmedi.”

“Belediye başkan adaylarımızın tamamına destek istiyoruz”

AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ise, hizmet sırasının kendilerinde olduğunu ifade ederek, “Konya’ya hizmete devam etmek istiyoruz. Konya hizmetler gördü ama bu dönemde gördüğü disiplinli çalışmayı, eş anlamlı çalışmayı ve hizmette eşik atlamayı önümüzdeki yıllarda sık sık hatırlayacak. Önemli olan hizmetleri iyi noktalara götürmektir. Önemli olan şehir merkezinde kaliteyi artırmaktır.” açıklamalarında bulundu.

Programa Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Akış da katıldı. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-konya-milletvekili-ve-belediye-baskanlarindan-secim-oncesi-basin-aciklamasi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir Esnaf Buluşması’na katıldı https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmir-esnaf-bulusmasina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmir-esnaf-bulusmasina-katildi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:01:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20581 CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) tarafından düzenlenen “Esnaf Buluşması”na katıldı. İzmir’in su ihtiyacı ile ilgili projelerini anlatan Tugay, ” Gördes Barajı’nda şu an su tutulamıyor. Göreve geldiğimizde yakın çevresindeki 2 barajdan su getireceğiz. Yapacağımız çalışmalarla musluktan rahatça içeceğimiz, tadı güzel suyumuz akacak” dedi.

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, İESOB ev sahipliğinde düzenlenen ve esnaf odalarının tümünün yer aldığı “Esnaf Buluşması”na katıldı. CHP’nin Konak Belediye Başkan Adayı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Bornova Belediye Başkan Adayı Ömer Eşki’nin de katıldığı toplantıda, kentte geleceğe yönelik hedefler konuşuldu.

“1 NİSAN’DA YENİ BİR SAYFA AÇILACAK”

Programda yerel seçimlere artık sayılı günler kaldığını hatırlatarak, herkesin oyunu kullanmasını isteyen Cemil Tugay, seçildikten sonra yapacağı çalışmaları anlattı. İzmir’in geleceğini belirlemek adına kararlı şekilde adım atacaklarının altını çizen Tugay, sadece kağıt üzerinde kalan hedeflerden yorulduklarını söyledi. Tugay, ” Türkiye’nin bu kadar savruk olmasından çok rahatsızım. Nasıl bu hale geldiğimizin hesabının sorulmasını da istiyorum. 1 Nisan’dan itibaren bu şehirde yeni bir sayfa açılacak. Yeni birimler kurulacak. Yeni anlayışlar geliştirilecek ve hizmet anlayışı kökünden değişecek. Bu yenilikçi, devrimci bakış açısını tüm kamu kurumlarımıza getirmeliyiz” dedi.

VERİMLİ ÇALIŞMA SİSTEMİNE VURGU YAPTI

Belediyelerin kar etme amacıyla değil, hizmet için çalıştığını, bu nedenle özel sektörden ayrıldığını anlatan Tugay, “Hiçbir işlevinde kar edeyim, biriktireyim, birilerine fayda sağlayayım demez. Amacı sadece hizmet etmektir. Bu açıdan özel sektörden ayrılır. Ama bu onu özel sektörün işletme anlayışının dışına çıkarmaz. Bu mantıkla yönetilebilir. Buradan daha hızlı çalışma, daha verimli işler çıkar. Bunu da gözetmek ve yeni nesil belediyecilik anlayışı çerçevesinde ortaya koymak zorundayız” diye konuştu.

“MUSLUKTAN TADI GÜZEL SU AKACAK”

Esnafın, daha önce indirimli su kullandığını ancak bu indirimin kaldırıldığını belirtmesi üzerine Cemil Tugay, şunları söyledi:

“En pahalı suyu İzmir değil Manisa kullanıyor. Ama isterim ki İzmir en uygun suyu sağlasın. Kayıp kaçakları önleyerek, enerji verimliliğini sağlayarak, personel düzenlemesiyle su maliyeti azalır. En önemlisi suyu yer altından değil yer üstünden sağlamak. Su sağlama konusunda asıl görevli DSİ. Manisa’dan Gördes’ten sağlanacak su kaynaklarıyla İzmir’in su sorunu ortadan kalkacak. Bu bilince sahip olmalıyız. Göreve başlar başlamaz esnafımıza özel bir indirim başlatacağım. Gördes Barajı’nda şu an su tutulamıyor. Biz göreve geldiğimiz zaman yakın çevresindeki 2 barajdan su getireceğiz. İleri süreçte yapacağımız çalışmalarla da musluktan açınca rahatça içeceğimiz, tadı güzel suyumuz olacak”

İESOB Başkanı Yalçın Ata ise esnaf odaları olarak beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu kadar kalabalığı bu salonda ilk kez görüyorum. Yerel yönetimler esnaf teşkilatı için önem taşıyor. Temennimiz bu iş birliğimizin devam etmesidir. Ancak esnaf ve sanatkarı mutlu olan bir İzmir, refah içinde yaşayabilir.”

BUCA ESNAFINI ZİYARET ETTİ

Başkan Cemil Tugay, daha sonra Buca’ya geçti. Burada esnafı dolaşan, yurttaşlarla sohbet eden Tugay, sorunları dinledi. Yapacağı çalışmalar hakkında bilgi veren Tugay, herkesin 31 Mart günü sandığa giderek oy kullanmasını istedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmir-esnaf-bulusmasina-katildi/feed/ 0
Akaryakıt Sızıntısı Sonrası Sapanca Gölü’nden Sevindiren Haber: Su İçilebilir https://www.haber28.com.tr/akaryakit-sizintisi-sonrasi-sapanca-golunden-sevindiren-haber-su-icilebilir/ https://www.haber28.com.tr/akaryakit-sizintisi-sonrasi-sapanca-golunden-sevindiren-haber-su-icilebilir/#respond Tue, 11 Jun 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20463 Akaryakıtın sızdığı Sapanca Gölü’nden sevindiren detaylar: “Su içilebilir”

Sızan akaryakıtın temizlenmesi için ekipler seferber oldu: Alan havadan görüntülendi

SAKARYA – Kocaeli’de yapılan yol çalışması neticesinde delinen Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün petrol boru hattından Sapanca Gölü’ne sızan akaryakıtı temizlemek için ekipler seferber oldu. Büyük çoğunluğu akaryakıttan arındırılan gölden ekipler sürekli numune alarak suyun PH, iletkenlik ve oksijen değerlerini ölçüyor. SASKİ’den yapılan açıklamada ise göldeki suyun içilebilir olduğu ifade edildi.

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde iki gün önce meydana gelen olayda, yol çalışması yapıldığı esnada NATO akaryakıt boru hattının bir kolu delindi. Boru hattından meydana gelen akaryakıt sızıntısının fark edilmesi üzerine durum yetkililere bildirildi. Bölgeye sevk edilen ekipler, iş makinesiyle boru hattının belli bir kısmını açarak hasar tespit çalışması gerçekleştirdi. Kuyuya dolan ve boruda kalan akaryakıt tankere tahliye edildi.

NATO hattında basıncın artması Sapanca Gölü’nü akaryakıta bürüdü

Ekipler boru hattı tamirinde çalışmalarını sürdürürken, gece yarısında NATO hattında basıncın artması neticesinde sızıntı büyüyerek, dere yatağı aracılığıyla milyonların su içtiği Sapanca Gölü’ne sızdı. Gölün yüzeyini bürüyen akaryakıtı gören vatandaşlar, durumu Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi ekiplerine bildirdi. Bölgeye sevk edilen ekipler, yaptıkları çalışma neticesinde su yüzeyine barikat kurarak sızıntının büyümesine engel olmaya çalıştı. Gölün Kocaeli kesiminden başlayan sızıntı için ekipler çalışma alanlarını Sapanca ilçesinin Kurtköy Mahallesine kadar genişletti. Su yüzeyindeki barikatları çoğaltan ekipler, en kısa sürede göle sızan akaryakıtı temizlemeye çalışıyor. Akaryakıtın ise Kocaeli’ndeki petrol rafineri firmasından Eskişehir’de bulunan hava üssündeki uçaklara aktarıldığı öğrenildi.

Göldeki akaryakıtın büyük çoğunluğu temizlendi

Ekiplerin aralıksız çalıştığı gölden akaryakıtın büyük çoğunluğu temizlendi. Göldeki alanı genişleten ekipler yayılımı önlemek için seferber oldu. Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi ekipleri ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi ekipleri ortak bir şekilde çalışarak Kocaeli kesiminde yer alan Maşukiye Deresi’ne vidanjörler ve yakıt emici pedlerle müdahalelerini sürdürüyor.

Akaryakıtın sızdığı bölge havadan görüntülendi, SASKİ göldeki su içi açıklama yaptı

Akaryakıtın gölden tamamen alınıp bertaraf edilmesi için çalışmalarının sürdüren SASKİ ekipleri, göldeki emici ped ve bariyerlerin sayısını artırdı. Büyük çoğunluğu akaryakıttan arındırılan gölden ekipler sürekli numune alarak suyun PH, iletkenlik ve oksijen değerlerini ölçüyor. Gölden alınan numunelerin ise İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’ne sevk edildiği öğrenildi. Havadan da görüntülenen göldeki akaryakıtın bir an önce temizleneceğinin haberini veren SASKİ, göldeki suyun içilebilirliği hakkında da açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Geçtiğimiz gün yaşanan üzücü hadise üzerine bölgeye ulaşan ekiplerimiz 1 milyon vatandaşımız için oluşabilecek tüm tehditlerin önüne geçmiş ve içme suyu kanallarımızın güvenliğini sağlamıştır. Hızlı müdahalenin önemini bir kez daha gördüğümüz bu olayın takibi ilk andan itibaren büyük bir titizlikle yapılmaktadır. Gölümüze karışan yakıt maddesini en kısa süre içinde bertaraf edip çalışmalarımızı sonlandıracağız. Tüm vatandaşlarımız içme suyu konusunda müsterih olsun. Tüm vatandaşlarımız evlerinde çeşme suyu kullanımı konusunda en ufak bir problem yaşamayacaktır” denildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/akaryakit-sizintisi-sonrasi-sapanca-golunden-sevindiren-haber-su-icilebilir/feed/ 0
Bakan Vedat Işıkhan: “Kişi başı milli gelir tarihin en yüksek seviyesine geldi” https://www.haber28.com.tr/bakan-vedat-isikhan-kisi-basi-milli-gelir-tarihin-en-yuksek-seviyesine-geldi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-vedat-isikhan-kisi-basi-milli-gelir-tarihin-en-yuksek-seviyesine-geldi/#respond Sun, 09 Jun 2024 23:24:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20227 Bakan Vedat Işıkhan: “Kişi başı milli gelir tarihin en yüksek seviyesine geldi”

“Türkiye ekonomisi en çok büyüyen ekonomi oldu”

TEKİRDAĞ – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kapaklı’da bir dizi ziyarette bulundu. Gün içerisinde esnaf ve vatandaş ziyaretlerinin ardından Kapaklı Belediyesi’nde iş insanlarıyla bir araya gelen Işıkhan, kişi başı milli gelirde tarihin en yüksek seviyesine geldiklerini ifade etti.

Işıkhan, cadde üzerinde esnaf ve vatandaş ziyaretlerini tamamlamasının ardından Kapaklı Belediyesi’nde iş insanlarıyla ‘Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları’ adlı toplantıya katıldı.

“Her alanda geliştirmeye devam edeceğiz”

Burada bir konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan; “Neredeyse her gün bir başka ilimizde vatandaşlarımızla milletimizle bir araya gelmeye devam ediyoruz. Rabbim güç verdikçe de vatanımızın her karış toprağını adım adım gezmeye; 81 il, 922 ilçemizin tamamını Türkiye Yüzyılı’na hazırlamaya devam edeceğiz. Tekirdağ, gerek tarımı, gerek sanayisi, endüstrisi, ticaretiyle hem ülkemiz hem de dünya için büyük önem taşıyan şehirlerimiz arasında yer alıyor. Binlerce yıldır, medeniyetlere ev sahipliği yapmış, üretimin alın terinin yurdu olmuş bir yer burası. Maşallah Tekirdağ’ın büyük bir potansiyel var, Tekirdağlılarda muazzam bir dinamizm var. Bu noktada sizlerin fikirleri ve önerileri bizler için, şehri yönetenler için yol gösterici olmalıdır. Bizler; Devlet millet el ele yürümenin, ülkemizi ve milletimizi birlikte büyütmenin en güzel örneklerinden birisini Tekirdağ’da ortaya koyalım istiyoruz. Çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar inisiyatif aldığımız her konuda her daim sizlerle istişareyi, iletişimi, diyaloğu ön planda tutmaya devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik ruhuyla, başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’yi küresel anlamda hak ettiği konuma taşıyacak her alanda geliştirmeye devam edeceğiz. Biliyorsunuz 2023 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Dolar bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına Milli Gelir de, 13 bin 110 dolarla, tarihin en yüksek düzeyini gördü. Bu hafta 2023 yılı işgücü verileri açıklandı. 2023 yılında işsizlik oranı bir önceki yıla göre 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine geriledi. İşsiz sayısı 2023 yılında, bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin kişiye geriledi. Toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranı son 10 yılın en düşük seviyesine geldi. Hem kadın, hem genç, hem de toplam istihdam oranı ve işgücüne katılım oranı son 21 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yüzyılı; emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız inşallah. Bunu nasıl gerçekleştireceğiz? Tabi ki sizlerle” dedi.

“Bayram ikramiyelerini yüzde 50 artırdık”

Ramazan Bayramı’nda emeklilere ikramiye uygulamasının ilk kez AK Parti döneminde başlatıldığını ifade eden Işıkhan; “Biliyorsunuz muhalefetin aklına milletimiz seçimden seçime geliyor. Biz ise her daim imkanlarımız ölçüsünde, milletimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı emekli ve ölüm aylığı hak sahiplerine banka promosyonunu 2017’de biz başlattık. Önümüzde Ramazan Bayramı var. Bayramlarda emeklilerimize bayram ikramiyesi uygulamasını da biz başlattık. Bu yıl ikramiyeyi yüzde 50 artırdık. Emeklilerimize bu dönemde Banka Promosyon tutarlarını kamu bankalarında 2 katına çıkardık. Milletimiz pek farkedemeyebiliyor ancak; vatandaşlarımızın dünyanın en ileri seviyesinde sağlık hizmeti almasının arkasında da önemli bir harcama var. AK Parti döneminde, SGK tarafından ödenen ilaç sayısını 3 katına çıkardık. Geçtiğimiz 1 yılda Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından yapılan sağlık ve ilaç harcaması tam tamına 553 milyar lira oldu. Bu çok ciddi bir rakam. Emekli aylıklarına ödediğimiz tutarın yarısına yakınını ayrıca sağlık harcamaları ve sağlık hizmetleri için ödüyoruz. Bunun dışında yine SGK tarafından son 1 yılda 206 Milyar lira, teşvik ve destek ödemesi yaptık. Son 5 yılda yaşadığımız Pandemiyi, bölgemizdeki savaşları ve asrın felaketini dikkate alırsanız, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden hizmetlerimize kesintisiz devam edebildiğimizi, bu güçte bir devlet olduğumuzu görürsünüz. Şurası çok önemli; ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarimizin de o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki; gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-vedat-isikhan-kisi-basi-milli-gelir-tarihin-en-yuksek-seviyesine-geldi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Kişi başı milli gelirde tarihin en yüksek seviyesine geldik https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-kisi-basi-milli-gelirde-tarihin-en-yuksek-seviyesine-geldik/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-kisi-basi-milli-gelirde-tarihin-en-yuksek-seviyesine-geldik/#respond Sun, 09 Jun 2024 08:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20192 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kapaklı Belediyesi’nde iş insanlarıyla bir araya geldi. Işıkhan, kişi başı milli gelirde tarihin en yüksek seviyesine geldiklerini ifade etti.

Bakan Işıkhan, cadde üzerinde esnaf ve vatandaş ziyaretlerini tamamlamasının ardından Kapaklı Belediyesi’nde iş insanlarıyla ‘Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları’ adlı toplantıya katıldı.

“Her alanda geliştirmeye devam edeceğiz”

Burada bir konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Neredeyse her gün bir başka ilimizde vatandaşlarımızla milletimizle bir araya gelmeye devam ediyoruz. Rabbim güç verdikçe de vatanımızın her karış toprağını adım adım gezmeye 81 il, 922 ilçemizin tamamını Türkiye Yüzyılı’na hazırlamaya devam edeceğiz. Tekirdağ, gerek tarımı, gerek sanayisi, endüstrisi, ticaretiyle hem ülkemiz hem de dünya için büyük önem taşıyan şehirlerimiz arasında yer alıyor. Binlerce yıldır, medeniyetlere ev sahipliği yapmış, üretimin alın terinin yurdu olmuş bir yer burası. Maşallah Tekirdağ’ın büyük bir potansiyel var, Tekirdağlılarda muazzam bir dinamizm var. Bu noktada sizlerin fikirleri ve önerileri bizler için, şehri yönetenler için yol gösterici olmalıdır. Bizler; devlet millet el ele yürümenin, ülkemizi ve milletimizi birlikte büyütmenin en güzel örneklerinden birisini Tekirdağ’da ortaya koyalım istiyoruz. Çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar inisiyatif aldığımız her konuda her daim sizlerle istişareyi, iletişimi, diyaloğu ön planda tutmaya devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik ruhuyla, başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’yi küresel anlamda hak ettiği konuma taşıyacak her alanda geliştirmeye devam edeceğiz. Biliyorsunuz 2023 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Dolar bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına Milli Gelir de, 13 bin 110 dolarla, tarihin en yüksek düzeyini gördü. Bu hafta 2023 yılı işgücü verileri açıklandı. 2023 yılında işsizlik oranı bir önceki yıla göre 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine geriledi. İşsiz sayısı 2023 yılında, bir önceki yıla göre 318 bin kişi azalarak 3 milyon 264 bin kişiye geriledi. Toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranı son 10 yılın en düşük seviyesine geldi. Hem kadın, hem genç, hem de toplam istihdam oranı ve işgücüne katılım oranı son 21 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yüzyılı; emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız inşallah. Bunu nasıl gerçekleştireceğiz? Tabi ki sizlerle” dedi.

“Bayram ikramiyelerini yüzde 50 artırdık”

Ramazan Bayramı’nda emeklilere ikramiye uygulamasının ilk kez AK Parti döneminde başlatıldığını ifade eden Işıkhan, “Biliyorsunuz muhalefetin aklına milletimiz seçimden seçime geliyor. Biz ise her daim imkanlarımız ölçüsünde, milletimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı emekli ve ölüm aylığı hak sahiplerine banka promosyonunu 2017’de biz başlattık. Önümüzde Ramazan Bayramı var. Bayramlarda emeklilerimize bayram ikramiyesi uygulamasını da biz başlattık. Bu yıl ikramiyeyi yüzde 50 artırdık. Emeklilerimize bu dönemde Banka Promosyon tutarlarını kamu bankalarında 2 katına çıkardık. Milletimiz pek fark edemeyebiliyor ancak vatandaşlarımızın dünyanın en ileri seviyesinde sağlık hizmeti almasının arkasında da önemli bir harcama var. AK Parti döneminde, SGK tarafından ödenen ilaç sayısını 3 katına çıkardık. Geçtiğimiz 1 yılda Sosyal Güvenlik Kurumumuz tarafından yapılan sağlık ve ilaç harcaması tam tamına 553 milyar lira oldu. Bu çok ciddi bir rakam. Emekli aylıklarına ödediğimiz tutarın yarısına yakınını ayrıca sağlık harcamaları ve sağlık hizmetleri için ödüyoruz. Bunun dışında yine SGK tarafından son 1 yılda 206 Milyar lira, teşvik ve destek ödemesi yaptık. Son 5 yılda yaşadığımız Pandemiyi, bölgemizdeki savaşları ve asrın felaketini dikkate alırsanız, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden hizmetlerimize kesintisiz devam edebildiğimizi, bu güçte bir devlet olduğumuzu görürsünüz. Şurası çok önemli; ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarimizin de o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki; gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar” diye konuştu. – TEKİRDAĞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-kisi-basi-milli-gelirde-tarihin-en-yuksek-seviyesine-geldik/feed/ 0
Bakan Ersoy, “Van Turizm Master Planı Lansmanı”nda konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-van-turizm-master-plani-lansmaninda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-van-turizm-master-plani-lansmaninda-konustu-aciklamasi/#respond Sat, 08 Jun 2024 04:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20016 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Ülkemizin potansiyelini esere, hizmete, faydaya dönüştürmeyi sürdüreceğiz. 12 ay boyunca 81 ilinde turizm hareketi olan bir turizm ülkesi olarak Türkiye’yi lider ülkelerin arasına sokacak ve kalıcı olmasını sağlayacağız.” dedi.

Programlara katılmak üzere Van’a gelen Bakan Ersoy, valiliği ziyaret etti; Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı’dan kentteki yatırım ve çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Daha sonra kentteki bir otelde Van Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Kapadokya Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “Van Turizm Master Planı Lansmanı”na katılan Ersoy, Van’ın kadim geçmişiyle turizm noktasında ciddi bir potansiyeli beraberinde getirdiğini, bunu en doğru şekilde değerlendirerek şehre ve insanlara en yüksek faydayı sunmanın gayreti içinde olduklarını söyledi.

İller söz konusu olduğunda, geniş yetki ve sorumluluk alanlarıyla belediyelerin en önemli paydaşları konumunda olduğunu anlatan Ersoy, bakanlık olarak belediyelerden “İl Turizm Master Planı” hazırlamalarını ısrarla talep ettiklerini belirtti.

En önemli hedeflerinden biri olan turizmi 12 aya ve 81 ile yayma konusunda elde edilecek başarılarda bu çalışmaların temel teşkil edeceğini vurgulayan Ersoy, şöyle konuştu:

“13 Mart’ta Samsun Büyükşehir Belediyemiz ile ilk master plan lansmanımızı yaptık. Van’ın da Samsun’la birlikte bu alanda öncülük ettiğini görmekten büyük bir memnuniyet duydum. İl Turizm Master Planları yoğun bir sürecin sonunda şekilleniyor. Sonuç vermesi için titizlikle yürütülmesi gereken bir çalışma bu. Sürekli bir iletişim ve istişare halinde, ortak aklın tesis edilmesine ve ortaya en doğru ve eksiksiz planın konulmasına çalışılıyor. Bu sürecin alanında uzman, geniş bir akademisyen kadrosunun idaresi altında bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü özellikle belirtmek isterim. Zira hiçbir işimiz günü kurtarmak adına yapılmıyor. Geleceği bugünden şekillendirmenin gayretindeyiz.”

“Şehrimiz için artık detaylı bir turizm rotası çizilmiş durumda”

Başarıya ulaşabilmek için somut veriler ışığında, doğru ve akılcı hedefler belirlemek zorunda olduklarını kaydeden Ersoy, Türkiye Turizm Ana Planı’ndaki stratejik amaç ve hedeflere uyumlu şekilde, Van’ın turizmdeki geleceği için 47 politika, 16 öncelikli alan ve bunlar doğrultusunda hayata geçirilmesi gereken 10 kapsamlı projenin belirlendiğini ifade etti.

Genel çerçeveden bakıldığında sürdürülebilir ve rekabetçi bir büyüme için etkili bir turizm yönetimi, güçlü bir altyapı, cazip ürün ve etkili tanıtım yapılması gerekliliğinin ortaya konulduğunu belirten Ersoy, şöyle devam etti:

“İl sathına yayılmış bir turizm hareketi için Urartulardan Eski Van Şehri’ne ilin tüm kültürel mirasını kullanmak, Mavi Bayrak ödüllü bir plaja da sahip olan Van Gölü’nü eğlence, spor ve macera rekreasyonlarıyla daha büyük bir cazibe merkezi haline getirmek, gastronomiden sağlık ve kış turizmine uzanan bir ürün çeşitliliği sunmak gibi adımlar hazırlanmış. Diyebilirim ki Van Turizm Master Planı ile şehrimiz için artık detaylı bir turizm rotası çizilmiş durumda. 2027 yılı için yerli ve yabancı dahil olmak üzere toplam ziyaretçi sayısı 2 milyon 175 bin, toplam gelir miktarı ise 494 milyon dolar olarak öngörülüyor. İnşallah bu yolda birlikte yürüyecek ve bütün bu hedeflere ulaşacağız.”

Bakanlık olarak bütün şehirler için var olan potansiyeli en iyi şekilde kullanmak, elde edilen kazanımları koruyarak sürdürülebilirlik çerçevesinde hedefleri sürekli daha ileriye taşımak istediklerini söyleyen Ersoy, yerelde bu çalışmaların bütünlük içinde yürütülmesi için kurdukları İl Tanıtım ve Geliştirme Kurullarının valilerin başkanlığında ve illerdeki paydaşların katılımıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü anlattı.

“Van’ı, dünya vitrinine çıkaracağız”

Kurulların tesis ettiği birlikteliğin şehirlerin markalaşma süreçlerine ciddi bir ivme kazandırdığını belirten Ersoy, “Zira hem illerin tanıtımı için ayrılan kurum bütçeleri efektif şekilde kullanılır oldu hem de tek merkezden etkili ve sonuç odaklı tanıtım çalışmaları gerçekleştirilmeye başlandı. Ulusal ve uluslararası alanda ise bakanlık olarak tanıtım, ürün ve pazar çeşitliliği ile nitelikli turist olmak üzere belirlediğimiz üç sac ayağı üzerinden çok kapsamlı çalışmalarla 81 ile ve 12 aya yayılmış Türk turizmi inşa etmenin adımlarını atıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Van’ın Doğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla yabancı turist çeken destinasyonlardan biri olduğunu aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

“Van’ın bu konumunu güçlendirmek ve daha da geliştirmek için TGA çatısı altında uluslararası düzeyde marka iletişim çalışmaları yürütüyor, ağırlama etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. 29 Haziran-7 Temmuz tarihleri arasında Van’da gerçekleştireceğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, özel olarak düzenleyeceğimiz iki etkinlikte 8 basın mensubu ve 8 influencer olmak üzere toplamda 16 kişiyi ağırlamayı planlıyoruz. 2021’de İstanbul’da başlattığımız Türkiye Kültür Yolu Festivali bugün 7 bölgemizdeki 16 farklı şehrimizde düzenlenir duruma gelmiş. Van da artık, Avrupa Festivaller Birliği üyeliğine de kabul edilen bu festivalimize ev sahipliği yapacak şehirlerimizden biridir. Gastronomisinden kültür varlıklarına, doğal güzelliklerinden tarihi mirasına Van’ı, Türkiye’nin en büyük kültür, sanat ve turizm markasının bir parçası olarak dünya vitrinine çıkaracağız.”

Son dönemde dijital platformların ve sosyal medyanın geniş kitlelere ulaşmanın en güçlü araçları olduğunu hatırlatan Ersoy, şu bilgileri verdi:

“Ülkemizdeki ağırlama etkinliklerinin arkasında yatan gerçek bu. Ancak bu alandaki faaliyetlerimiz sadece ağırlamalarla sınırlı değil. Bugün ülkelerin resmi turizm tanıtım platformları arasında lider konumda olan GoTürkiye üzerinden de Van’ın tarihi ve turistik yerlerini, doğasını, müziğini ve otantik atmosferini, gastronomisini ve rotalarını 10 farklı dilde tanıtmaya ve anlatmaya devam ediyoruz. 2023’te GoTürkiye sosyal medya hesaplarından yapılan Van paylaşımları 5,7 milyon gösterime ulaşmıştır. Akdamar Kilisesi, Van Kalesi ile Van Tarihi Kenti ve Höyüğü olmak üzere Van’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki kültür varlıkları hem UNESCO sayfamızda hem de UNESCO rotalarımızda yer almakta ve bunlar da yine 10 dilde tanıtılmakta ve anlatılmaktadır. Yabancı hedef kitlemize yönelik olarak İngilizce hazırlanan GoVan web sitemizin ziyaretçi sayısını artırmak ve ilimizin tanıtımını yapmak amacıyla Google Display Network üzerinden 2023 yılı Ocak-Aralık dönemi içerisinde 47 ülkede reklam çalışması yaptık ve 63 milyon gösterim rakamına ulaştık.”

Van’a yönelik kültür-turizm yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini dile getiren Ersoy, kültür varlıkları noktasında Akdamar Adası bakım onarım işi, Hoşap Kalesi restorasyonu ve Van Kalesi aydınlatma işinin titizlikle sürdürüldüğünü söyledi.

“Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde olduğu gibi Van’ı yine kültür turizm noktasında tarihimizin en önemli projelerinden biri olan ‘Geleceğe Miras’a da dahil ediyoruz” diyen Ersoy, “Geleceğe Miras” ile bu alanda yeni bir dönemin kapısını açtıklarını ve Türk arkeolojisinin altın çağını başlattıklarını vurguladı.

“Türkiye, bugün konaklama tesisleriyle dünyada öncü ve örnek gösterilen bir ülkedir”

Van’ın bu çağın aktörlerinden biri olacağını, Eski Van Şehri’ni arkeolojik kazılar, restorasyon ve çevre düzenleme olmak üzere üç koldan yürütecekleri çalışmalarla ayağa kaldıracaklarını dile getiren Ersoy, şöyle konuştu:

“Bu proje hem Van hem de Türkiye turizmi için büyük bir kazanım olacak ve şehrimize çok ciddi bir katma değer sunacak. Bugün 103 acentenin faaliyet gösterdiği Van’ın turizmde katettiği mesafeyi anlamamız açısından tesis ve yatak kapasitesindeki artış da önemli bir göstergedir. 2002’de işletme belgeli konaklama tesisi sayısı 10, bu tesislerdeki yatak kapasitesi ise 1239’du. 2024 mart ayı itibarıyla işletme belgeli konaklama tesisi sayısı 77’ye, bu tesislerdeki yatak kapasitesi ise 6 bin 122’ye yükseldi. Bu tesislerde konaklayan kişi sayısı da 97 bin seviyesinden 336 bin kişi seviyesine kadar yükselmiştir. Türkiye, bugün konaklama tesisleriyle dünyada öncü ve örnek gösterilen bir ülkedir. Uluslararası olarak onaylanmış Sürdürülebilir Turizm Sertifikasyon Programımızla bu liderliği daha da pekiştiriyoruz. Van, bu noktada da üzerine düşeni yapmaya başlamıştır. 25 Mart itibarıyla Van genelinde 4 tesis 3. Aşama Sertifikası, 63 tesis ise 1. Aşama Belgesi almıştır. Bütün bunlar Van’da yaşanan değişim ve gelişimin sonucu. Bugün sürmekte olan çalışmalar ve Turizm Master Planı ile birlikte hayata geçirilecek projeler Van için yeni bir dönemin kapısını açacaktır.”

Turizm alanında çok önemli çalışmaların yapıldığını, ülkede büyük bir gelişimin yaşandığını vurgulayan Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün Türkiye’ye baktığımızda, 60’tan fazla ürün çeşitliliği sunan, pazar çeşitliliğini sağlamış, lise çağından başlayarak kendi nitelikli personelini yetiştiren, dünyanın en etkili ve yoğun tanıtım çalışmalarını ve yine dünyanın en yoğun arkeolojik faaliyetlerini yürüten, bütün bunlarla birlikte nitelikli turistin tercihi olmaya başlamış bir turizm ülkesi görmekteyiz. Bütün paydaşlarımızla ülkemizi bugünlere taşıdık. O yüzden biliyoruz ki daha fazlasını da yapabiliriz. Ülkemizin potansiyelini esere, hizmete, faydaya dönüştürmeyi sürdüreceğiz. 12 ay boyunca 81 ilinde turizm hareketi olan bir turizm ülkesi olarak Türkiye’yi lider ülkelerin arasına sokacak ve kalıcı olmasını sağlayacağız.”

Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı da “Bugün ilimize yaklaşık 1 milyon turist geliyor. Turizmde güvenlik çok önemli. İlimizde huzur, güven ve esenlik hakim. Gece saatlerine kadar Van sokaklarında misafirlerimizi ve hemşehrilerimizi görebiliriz. Her ne kadar güvenliği polisimiz, jandarmamız sağlasa da asıl başarı Vanlı hemşerilerimizindir.” dedi.

Bakan Ersoy, konuşmaların ardından sektör temsilcileriyle toplantı yaptı.

Programa, AK Parti Van milletvekilleri Burhan Kayatürk, Kayhan Türkmenoğlu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, Emniyet Müdürü Murat Mutlu, AK Parti İl Başkanı Emre Güray, AK Parti Van Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdulahat Arvas, kurum amirleri, sektör temsilcileri ve Turizm Fakültesi öğrencileri katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-van-turizm-master-plani-lansmaninda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı: İmar ve iskan sorunu yaşayan belediyeler okul ihalelerini yapamıyor https://www.haber28.com.tr/milli-egitim-bakani-imar-ve-iskan-sorunu-yasayan-belediyeler-okul-ihalelerini-yapamiyor/ https://www.haber28.com.tr/milli-egitim-bakani-imar-ve-iskan-sorunu-yasayan-belediyeler-okul-ihalelerini-yapamiyor/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:12:45 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19687 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Arsa var, bütçe var ancak imar ve iskan ile ilgili sorun yaşadığımız belediyeler, bu nedenle ihalesini yapamadığımız okullar var. Okuldaki su sarfiyat giderlerini konutların 3-4 katı düzeyinde tahsil etmeye çalışan belediyeler var. Belediyelerimizi, belediye seçimlerini önemsiyoruz” dedi.

Bakan Tekin, bir dizi ziyaret ve toplantı için geldiği Adana’da düzenlenen İl Eğitim Yöneticileri toplantısına katıldı.

“922 ilçede çalışma yaptık”

Burada konuşan Bakan Tekin, “Sabah Adana’ya geldik ve okullarımızı ziyaret ettik. Bize çok güzel bir ev sahipliği yaptılar. Haziran ayından itibaren attığımız her adımı, yürüttüğümüz her çalışmada yereldeki paydaşlarımızı ve meslektaşlarımızı gözeterek attık. Gittiğimiz her ilde notlarımızı aldık ve öğretmenlerimizle konuştuk. Atılması gereken adımları, yapılması gereken düzenlemeleri yaptık. Ben bakan olduktan sonra Adana’ya 4 defa gelmiş oldum. Burayla ilgili ciddi bir şekilde destek olacağımız süreç yaşadık. Her geldiğimizde burada güler yüzle karşılandık. Bakanlıktaki bütün genel müdür arkadaşlar buradalar. Biz, gittiğimiz ile genel müdür arkadaşlarımızla beraber gidiyoruz ve genel müdürler ilçe toplantısı yapıyorlar. Şuanda 922 ilçemizin tamamına en az genel müdür düzeyinde çalışmalarını yapmış durumdalar” ifadelerini kullandı.

“Okuldaki su kullanımını 3-4 katı tahsis eden belediyeler var”

Yerel yönetimler ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın çok fazla mesaisi olduğunu aktaran Bakan Tekin, “Türkiye’de yerel yönetimlerle en yoğun mesaisi olan bakanlık kesinlikle Milli Eğitim Bakanlığı. Bizim yerel yönetimlerle çok yakın çalışmamız gerek. Birlikte aynı masanın etrafında çözüm üretmemiz gerekiyor. Uzun yıllar bütçesi, kaynağı aktarıldığı halde uygun arazi bulamadığımız için yatırım haline dönüştüremediğimiz okullarımız var. Arsa var, bütçe var ancak imar ve iskan ile ilgili sorun yaşadığımız belediyeler, ihalesini yapamadığımız okullar var. Bunların çok örneği var. Yaşadığımız mülkiyet problemleri dolayısıyla okulumuzla ilgili dava açan belediyeler var. Okuldaki su sarfiyat giderlerini konutların 3-4 katı düzeyinde tahsil etmeye çalışan belediyeler var. Belediyelerimizi, belediye seçimlerini önemsiyoruz. Eğitim-öğretim ile ilgili süreçleri merkezlerine alan, çalışma alanının odağına yerleştiren belediye başkanlarının seçilmesini istiyorum” diye konuştu.

“Kayyumdan sonra sorunlar çözüldü”

Kayyum atanan belediyelerin öncesinde imarla ilgili çok sorun yaşadıklarını vurgulayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Bazı belediyeler imarla ilgili çok sorun çıkarttı ancak kayyum atandıktan sonra sorunlar hemen çözüldü. Bu süreç tek bakanlığın yapacağı bir süreç değil. Milli Eğitim Bakanlığı’nın imar hazırlama yetkisi yok. Bizim bunlara dahilimiz yok. Yeni yerleşim yeri oluşturuluyor, birden bire nüfus artıyor. Bunu düzeltecek kişiler belediyeler. Heyecanla yerel seçimleri bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Ebeveynler artık okula randevu ile gelecek”

Dijital bağımlılık ve obezite ile de mücadele ettiklerini açıklayan Bakan Tekin, daha sonra şunları söyledi:

“Eğitim-öğretim sürecinde niteliği arttırıcı çok ciddi adımlar attık. Mevzuat düzenlemesi yaptık. Sahada da bunun öğretmen arkadaşlarımız ve öğrencilerimiz tarafından nasıl karşılandığını bakıyoruz. Bunları yaparken toplumsal problemlere de duyarsız kalmıyoruz. Dijital bağımlılık, obezite ile mücadele etmek için adımlar attık. Özellikle bütün dünyada okul çağındaki öğrencilerin kullanımı yasak olan uygulamalar var. Pedagojik gelişimine zarar veren sosyal medya uygulamaları var. Onların da ülkemizdeki okul çağındaki öğrencilerin kullanımına yasaklamak için çalışmalar yaptık. Okullarda öğrencilerimizin eğitim öğrenim sürecinde bizim en büyük paydaşlarımızdan birisi ebeveynler. Ebeveynlerin okul içlerine gidip okul koridorlarında öğretmenlerimizle diyalog kurmalarının doğru olmadığına pedagojik açıdan karar verdik. Bundan dolayı da velilerimizin okullara randevu ile gelmelerini talep etmiştik. Elektronik randevuyu oluşturduk.”

“4 temel beceri gelişimi daha önemli”

Öğrencilerin test sınavlarındaki başarılarının yanı sıra 4 temel becerilerinin geliştirilmesinin önemli olduğuna dikkat çeken Bakan Tekin, “Bizim yaz aylarında önemsediğimiz ve tedbir aldığımız konulardan bir tanesi anadil eğitimiydi. Bu anlamda anadil becerileri için 2 kritik karar aldık. Türkçe’den ders geçme notunu 70’e yükseltmiştik. Türk dili ve edebiyatı derslerinde çocukların başarı durumlarını ölçerken test sınavlarından ziyade 4 temel becerilerin geliştirilmesi için mekanizma geliştirmiştik. Altyapının kaldırmadığı söylentileri vardı onu da düzeltmek için çalışıyoruz. Çocukların eğitim öğretim sürecinin kitabi bilgiler dışında çocuğumuzun, gencimizin, toplumun temel referans değerlerini bilen bireyler olarak yetişmesini arzu ediyoruz. Bununla ilgili de çocukların sosyal sorumluluk projelerinde bulunmalarını arzu ediyoruz. Karnelerde artık sosyal etkinlik başlığı altında bir başlık daha olacak” dedi.

Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı soru-cevap ile devam etti. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/milli-egitim-bakani-imar-ve-iskan-sorunu-yasayan-belediyeler-okul-ihalelerini-yapamiyor/feed/ 0
İşçilerin Ankara’daki eylemi sona erdi https://www.haber28.com.tr/iscilerin-ankaradaki-eylemi-sona-erdi/ https://www.haber28.com.tr/iscilerin-ankaradaki-eylemi-sona-erdi/#respond Wed, 29 May 2024 04:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=19266 HABER: OGÜN KAYA/ KAMERA: BERKİN GÜLSOY

İzmir’in Bergama ilçesinde Agrobay Seracılık’ta çalışırken Tarım İşçileri Sendikası’na (Tarım-Sen) üye oldukları gerekçesiyle işten atılan ve 23 Ağustos 2023’ten bu yana hakları için mücadele eden işçilerin 18 Mart’ta Ankara’ya başlattıkları yürüyüş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde sona erdi. Bakanlık önünde eylem yapan işçiler “Patronlar bunca kişinin emeğini gasbediyor, koskoca bakanlar duymuyor” tepkisini dile getirdi.

İzmir’in Bergama ilçesindeki Agrobay Seracılık’ta çalışırken Tarım İşçileri Sendikası’na (Tarım-Sen) üye oldukları için işten atılan işçiler, haklarını Ankara’da arıyor. 23 Ağustos 2023’ten bu yana hakları mücadele veren işçilerin, 18 Mart Ankara’ya başlattığı yürüyüş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde tamamlandı. Sabah erken saatlerden itibaren Bakan Vedat Işıkhan ile görüşme talebiyle beklemeye başlayan işçiler,  “Agrobay işçisi köle değildir”, “Sendika haktır engellenemez” ve “Agrobay hakkımızı ver” sloganları attı.

Kadın işçilerden biri, ” Türkiye’nin en zengini bizi 7 aydır kapının önüne koydu. Jandarma, albay kimse kalmadı bize hakaret etmeyen. Arzu Şentürk bizim hakkımızı ver” dedi.

“BİR HAFTADIR YAYA YÜRÜYORUZ”

İşçilerden Naime Tekkahraman da  haklarının verilmesini, tazminatlarının ödenmesini isteyerek, “Hakkımız için geldik. 7 aydır mücadele ediyoruz. Senelik iznimiz, aylıklarımız var, tazminatımız var. Sendikali olduk, arkadaşlarımıza destek olduk. Ertesi gün bizi kapının arkasına koydular. Sadece biz değildik, 300 kişiydik. Sadece bizi seçtiler. Bir haftadır yaya yürüyoruz. Hakkımız için geldik. Arzu hakkımızı versin” diye konuştu.

“ÇÖZÜM ALINCAYA KADAR BURADAN DÖNMÜYORUZ”

14 yıldır Agrobay işçisi olan Şehriban Kapaklıkaya ise Bakanlık önüne çözüm bulabilmek için geldiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Biz buraya kavgaya, dövüşe gelmedik. Hakkımızı almaya geldik. Büyüğümüzdür, devlettir diye geldik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bizi davet edip, çözüm bulsun diye geldik. Çözüm alana kadar buradan dönmüyoruz. Emeğimiz kaldı. 8 aydır direnişteyiz. Kimse sesimizi duymadı. Bizim gibi fakir fukaranın sesini kimse duymaz. Patrona dokunulmasın… Onlar zaten işçinin sırtından geçinirler. O patronlar bunca kişinin emeğini gasp ediyor. Koskoca bakanlar duymuyor. Çözüm yolu bulamıyor. İstese bulurlar. Ölüm var dönmek yok. Sadaka değil bizim istediğimiz, sadece emeğimiz. Aylığımız, mesailerimiz kaldı. Bu patron değil işçi düşmanı. Kimseyle gürültü değil, emek istiyoruz.”

Bekleyiş sürerken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş’ın daveti üzerine Tarım Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz ve temsilen seçilen işçiler görüşme gerçekleştirdi.

“BAKAN YARDIMCISI İLE GÖRÜŞECEĞİZ”

Görüşmenin ardından Tarım Sen Genel Başkanı Kocagöz, şu açıklamada bulundu:

“18 Mart 2024 tarihinde Bergama’dan başladığımız Ankara yürüyüşümüzde şu an Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın önündeyiz. Sendikal sebeple işten atılan arkadaşlarımızın haklarını almak için 7 aydır mücadele yürütüyoruz. Sendikal sebep Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kapsamında olduğu için daha önce bu konuda pozitif gelişme olmadığından, Bakanlığı muhatap olarak gördüğümüz için buradayız. Geçtiğimiz perşembe günü de bir görüşme gerçekleştirmiştik Çalışma Genel Müdürlüğü ile. Bu görüşmede herhangi bir sonuç alamamıştık. Temel yaklaşm; muhatap alınacak kesimin kendileri olmadığı yönünde. Şimdi tekrar bir görüşme yaptık Çalışma Genel Müdürü ile. Kendisi, Çalışma Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik’le bugün saat 16.00’da görüşme yapılacağına dair teyitte bulundu. Biz de heyet olarak saat 16.00’da Bakanlıkta görüşme gerçekleştireceğiz.”

Kocagöz, işçilerin haklarının bir an önce verilmesini ve işten çıkarmaların cezasız kalmamasını istediklerini dile getirerek, “Bakanlığın muhatap olarak karşımıza çıkması olumlu bir gelişme, ancak yeterli değildir. Biz programımıza devam edeceğiz. Buradan sonra AK Parti, İYİ Parti ve CHP Genel Merkezlerinde görüşmeler yapacağız. Akşam da 18.30’da Madenci Anıtı önünde basın açıklamamız olacak.” dedi.

İşçiler daha sonra AKP Genel Merkezine gitmek üzere Bakanlık önünden ayrıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/iscilerin-ankaradaki-eylemi-sona-erdi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Eskişehir Şehircilik ve Belediyecilikte Geride Kalmış Durumda https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-eskisehir-sehircilik-ve-belediyecilikte-geride-kalmis-durumda/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-eskisehir-sehircilik-ve-belediyecilikte-geride-kalmis-durumda/#respond Tue, 21 May 2024 04:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18872 Eskişehir’de sendika temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Her gün farklı şehirlere gidiyoruz. Üzülerek ifade etmeliyim ki Eskişehir şehircilik ve belediyecilik kulvarında çok geride kalmış durumda” dedi.

Bir dizi programa katılmak için Eskişehir’e gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sendika temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile düzenlenen buluşmada açıklamalarda bulundu. Açıklamasında, 2024 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 büyüme ile AB (Avrupa Birliği) ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, milli gelirin tarihte ilk kez 1 trilyon doları aştığını ifade etti. Kişi başına milli gelirin de 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek düzeyini gördüğünü belirten Bakan Işıkhan, Türkiye’nin gücünün büyük ölçüde yerel yönetimlerden geldiğine dikkat çekerek, Eskişehir’in şehircilik ve belediyecilik kulvarında çok geride kaldığını ve bir 5 yılı daha kaybedecek lüksü olmadığını dile getirdi.

“Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu”

Programda konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milli gelir düzeyi hakkında önemli detaylara değinerek, “Maşallah Eskişehir’de büyük bir potansiyel var, Eskişehirlilerde muazzam bir dinamizm var. Bu noktada sizlerin fikirleri ve önerileri bizler için, şehri yönetenler için yol gösterici olmalıdır. Bizler devlet millet el ele yürümenin, ülkemizi ve milletimizi birlikte büyütmenin en güzel örneklerinden birisini Eskişehir’de ortaya koyalım istiyoruz. Çalışma hayatından sosyal güvenliğe kadar inisiyatif aldığımız her konuda her daim sizlerle istişareyi, iletişimi, diyaloğu ön planda tutmaya devam edeceğiz. Birlik ve beraberlik ruhuyla, başta çalışma hayatı olmak üzere Türkiye’yi küresel anlamda hak ettiği konuma taşıyacak her alanda geliştirmeye devam edeceğiz. Biliyorsunuz 2023 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Dolar bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına milli gelir de, 13 bin 110 dolarla, tarihin en yüksek düzeyini gördü. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız inşallah” dedi.

“Eskişehir şehircilik ve belediyecilik kulvarında çok geride kalmış durumda”

Türkiye’nin gücünün büyük ölçüde yerel yönetimlerden geldiğini ve kalkınmanın da yerelden başladığını vurgulayan Bakan Işıkhan, “Nebi Hatipoğlu vekilimiz Eskişehir ile özdeşleşmiş, bu şehre emeğini ortaya koyan çok kıymetli bir yol arkadaşımız! Eskişehir’in bu kez görevi AK belediyecilik vizyonu ile Nebi vekilimize vereceğine inanıyorum. Zira Eskişehir’in bir 5 yılı daha kaybedecek lüksü yok. Dün Konya’yı ziyaret etmiştim. Her gün farklı şehirlere gidiyoruz. Üzülerek ifade etmeliyim ki Eskişehir şehircilik ve belediyecilik kulvarında çok geride kalmış durumda. Nebi başkanımızın projeleri Eskişehir için ve Eskişehirliler için çok önemli projeler. Çocuklara, gençlere, kadın ve yaşlılar ile engelli vatandaşlarımıza yönelik hazırlanan sosyal politika odaklı ve istihdamı geliştirmeyi amaçlayan bu projeleri çok değerli buluyorum. Ayrıca Eskişehir’in sanayisinin ve ekonomisinin dünya ile mücadele edebilecek düzeye gelmesi için yaptığı çalışmaları yakından izliyorum. Artık ezberleri bozup bu durumu sorgulamamız gerekiyor. Büyük bir potansiyeli boşa harcamayalım. Bu şehre çalışan, üreten, geliştiren yönetimler yakışır. Sizlerin de bu noktada gerekeni yapacağınızdan şüphemiz yok” şeklinde konuştu. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-eskisehir-sehircilik-ve-belediyecilikte-geride-kalmis-durumda/feed/ 0
AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er: Algılarla Süreci Yönetiyorlar https://www.haber28.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-algilarla-sureci-yonetiyorlar/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-algilarla-sureci-yonetiyorlar/#respond Tue, 21 May 2024 01:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18842 AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, muhalefetin seçim sürecinde algılarla süreci yönettiğini belirterek, Malatya’da AK Parti’nin anketlerde geride olduğu iddiasını yalanladı. Bir grup tarafından sürekli algı çalışmaları yapıldığını belirten Er, yaptıkları tüm saha çalışmalarında açık ara önde olduklarını söyledi.

Ak Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, 31 Mart seçimleri öncesinde bir taraftan hummalı bir çalışma yürütürken bir taraftan da konuk olduğu televizyon programlarında yapacakları projeler ile ilgili detaylı bilgiler paylaşıyor. Son olarak Malatya Pencere TV’nin Youtube kanalında Şevval Arıkboğa’nın sunduğu programının konuğu olan Sami Er, muhalefetin iddialarına cevap verdi.

AK Parti olarak belli periyotlarla saha çalışması yaptıklarını anlatan Sami Er, “Her yaptığımız saha çalışmasında açık ara öndeyiz. Biz bilimsel konuşuyoruz. Halkın iradesiyle alay edilmez, dalga geçilmez. Bir grup tarafından sürekli algı çalışmaları yapılıyor. Ben bunu yaptığım anketlerde yaptığım çalışmalarda görüyorum. Buna güvenerek söylüyorum. Bunu göreceksiniz Allah’ın izniyle. Açık ara Allah’ın izniyle önde gidiyoruz Malatya’mız için yüreğimizi taşın altına koyduk. Bilgi ve birikimlerimizle, müktesebatımızla bu işin üstesinden geleceğiz” dedi.

“Kayısı üreticilerimiz için maliyeti düşürecek çalışmalar hazırladık”

Malatya’nın hem tarım hem sanayi şehri olduğunu belirten Sami Er, yapımı tamamlanan ve faaliyete başlayan kuru kayısı lisanslı depo sayısını arttıracaklarını vurguladı. Belediye Başkan Adayı Sami Er, kayısı ve kuru gıda destekleme projesi kapsamında, “Bu depo bizim İl Özel İdare döneminde başlayan ve AB hibe fonlarından destek almıştık. Tabi daha sonra o zaman Ahmet Çakır Başkanıma rica bulunmuştuk. Bize halin yanında bir yer vermişti, devam etmiştik daha sonra Selahattin Gürkan Başkan onu tamamladı ve lisanslı depoculuğa dönüştürdü. Aslında orada kayısı entegre tesisi planlamıştık. Orada kayısının ömrünü uzatma ve meyve suyu imal edilecekti orada bunlar yenilenebilir enerjiyle. Tabi bizden sonra proje dönüşmüş. Lisanslı depoculuk olarak tamamlanmış. Bizim bu lisanslı depolarımızın sayısını da arttırmamız lazım. Malatya’nın birkaç noktasına daha yapmamız gerekiyor çünkü ulaşım zorluğu var. Aynı zamanda organik kayısının da ayrıca depolanması gerektiğini düşünüyorum. Yaptığımız görüşmelerde bunu görmüş olduk. Bir taraftan da meyve suyu imalatını yeniden gündemime alacam. Bakın bizim kayısı çiftçimizin en büyük maliyeti işçiliktir. Ben makine mühendisiyim. Bunun ilgili daha önce bazı arkadaşlarımızla çalışmalarımız oldu. Kayısının hem çekirdeğini çıkaran hem de patik yapan makineyi hayata geçireceğiz. Köylümüz yüzde 60 işçilik maliyetinden kurtulacak. Hem işçi bulmakla uğraşmayacaklar hem de hızlı ve pratik bir şekilde patiği yapacaklar. Meyve suyuna giden kayısılarımızı fabrikalar 3 liradan alıyor çekirdeğini bize 40 liraya satıyor. Bu para bundan sonra bizim köylümüzün cebinde kalacak” ifadelerine yer verdi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı olarak yaklaşık 2 aydır sahada olduklarını ifade eden Er, en büyük projelerinin Malatya’yı maddi ve manevi anlamda ayağa kaldırmak olduğunu dile getirdi. Vatandaşların en büyük beklentisinin deprem sonrası hizmet olduğunu sözlerine ekledi. Başkan Adayı Sami Er, “Vatandaşın bir taraftan kalıcı konutu erişmesi diğer taraftan yaşamın normalleşmesi için elektrik, telekomünisyon, ulaşım, altyapı, kanalizasyon, su, sağlık, rehabilitasyon hizmetlerini vatandaşlarımıza ulaştırmak için TAÇ projemiz var. Malatya’nın belirli noktalarına bu iletişim ofislerimizi kuracağız. Bu ofislerin bağlı olduğu bir lojistik merkezi olacak. Vatandaşımız yaşadığı sorunlarla ilgili olarak yetkili kişilere ulaşamıyor. Vatandaşımız sağlık, ulaşım, altyapı, kanalizasyon gibi konularda yaşadığı sıkıntılar için TAÇ Merkezlerimize başvuracak. Buradan başvurular hemen lojistik merkezimize düşecek. Lojistik merkezinde bulunan yetkili kişiler hemen olaya müdahale ederek sorunu çözüme kavuşturacak. Sadece merkezlerde değil kırsallarda, köylerimizde de bu hizmetleri sağlayacağız. Buralarda bize muhtarlarımız yardımcı olacak. Tek Adımda Çözüm Merkezlerinde vatandaşlarımızın öncelikli sorunlarını çözüme kavuşturmak için bu tür merkezler oluşturacağız. Şehrin belirli noktalarında kurulacak olan ofislerde vatandaşlarımızın taleplerine anında cevap vereceğiz, sorunlarını çözüme kavuşturacağız. Büyükşehir Belediyesi ve Valilik birimleri lojistik merkezinde koordinasyon halinde olacak” şeklinde konuştu.

“Yerinde dönüşümün önündeki engeli ilk meclis toplantımızda kaldıracağız”

Malatyalı vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri olan yerinde dönüşüm ile ilgili soruyu yanıtlayan Er, “Herkes kendi yerinde kalmak istiyor bu çok doğal bir şey. Biz tarım arazilerinin imara açılmasını istemiyoruz ama yapılmış maalesef. Şimdi burada da bir yıkım var. Bize düşen bunun önünü açmak. Buradaki dönüşümle ilgili vatandaşlarımızın çok ciddi beklentisi var. Aslında şuanda Malatya’mızda binlerce konutun özel şirketler marifetiyle yükselmesi gerekiyordu. Ama belediyeler arasında iletişimin kopuk oluşu işleri engellemiş. Biz ilçe belediye başkan adaylarımızla görüştük, hazırlarımızı seçim olmadan yapıyoruz. İlçe belediye meclis toplantılarında alınan kararlar seçilecek sonra büyükşehir meclisine gelecek, bizler orada kabul edeceğiz, özel sektörün önünü açmış olacağız” dedi.

“Malatya’da Büyük Dönüşüm Başlıyor” başlığıyla Malatya’yı ayağa kaldıracak projelerini anlatan Er, projeleri arasında Malatya spor ve amatör spor kulüplerine destek vereceğini dile getirdi. Bunlara ek olarak göreve geldiklerinde spor alanlarında da birçok projeyi hayata geçireceklerinden bahseden Sami Er, Battalgazi ve Kale ilçelerinde kano, kürek, yelken, su kayağı etkinliklerinin düzenleneceğini söyledi. Aynı zamanda yürüyüş, dağ bisikleti, yamaç paraşütü, binicilik gibi doğa sporlarını da gerçekleştirileceğini söyledi.

Yeni Malatyaspor’un yönetiminde yer aldığını belirten Sami Er, “Geçen hafta şehrimizi ziyaret eden Gençlik ve Spor Bakanımız çok yakın dostumuz olur aynı zamanda. Malatyaspor başkanımız da buradaydı. Epey bir sıkıntılarımız var. Bunları Bakanımızla da görüştük. O da görüşmelerini yapacak. Biz Malatyaspor’umuzu Süper Lig’de görmek istiyoruz, Allah’ın izniyle. Bunun içinde çaba sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı. – MALATYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-malatya-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-sami-er-algilarla-sureci-yonetiyorlar/feed/ 0
Vahap Seçer Gülnar’da halkla buluştu https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-gulnarda-halkla-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-gulnarda-halkla-bulustu/#respond Sun, 19 May 2024 00:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18603
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer, Gülnar İlçesi’ni ziyaret etti. Başkan Seçer’e CHP Gülnar Belediye Başkan Adayı Bayram Ali Dede de eşlik etti.

Gülnar’da önce merkez pazar yerini ziyaret ederek esnaf ve yurttaşlarla bir araya gelen Başkan Seçer, ardından Zeyne Mahallesi’nde Açık Hava Toplantısı gerçekleştirdi.

İlk olarak merkez pazar yerinde esnafa “Hayırlı işler” dileyen Seçer, yurttaşlarla da bol bol sohbet etti. Seçer, yurttaşlardan gelen talepleri de çalışma arkadaşlarına not aldırdı.

Pazar ziyaretinden sonra Zeyne Mahallesi’ne geçerek Açık Hava Toplantısı gerçekleştiren Başkan Seçer, öncesinde de Zeynel Abidin Türbesi’ni ziyaret ederek, dua etti. Ardından toplantıya geçen Seçer, burada Zeyneli yurttaşlara seslendi.

“SEÇİMLERİ AÇIK ARA FARKLA KAZANARAK GÖREVİMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

Buluşmada konuşan Başkan Seçer, Gülnarlı yurttaşlarla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Soğuk havaların hala devam ettiğini ancak bu yılın mevsimsel olarak kurak geçtiğini söyleyen Seçer, yeterli yağış olamamasına rağmen MESKİ’nin çalışmaları ile Zeyne’de su sıkıntısı yaşanmadığına dikkat çekti. Kırsal bölgelerin yol konusunda yaşadığı sıkıntıları çözmek için Büyükşehir olarak sadece sorumluluk alanlarındaki değil, sorumluluk alanları dışındaki yollarda da çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Seçer, bugüne kadar Zeyne’de yapılan yol çalışmalarının rakamsal verilerini paylaştı. Çalışmaların gelecek dönemde de artarak devam edeceğini kaydeden Seçer, “Mersinlilerin sayesinde 1 Nisan’da yine görevimize devam edeceğiz. Hem de açık ara farklı kazanarak devam edeceğiz” dedi.

Zeyne’de yurttaşlarla buluşturdukları tarımsal destekleri de paylaşan Seçer, tarımı ve üretimi çok önemsediklerini söyledi. Seçer, “Çalışmayan, üretmeyen toplum çürür. Bize Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de vasiyeti budur; çalışacağız. Eğer çalışmadan, yorulmadan, cefa çekmeden, başkasının eline bakarak yaşarsak, sonunda hürriyetimizi kaybederiz, birilerinin boyunduruğu altına gireriz. Çalışacağız, çalışan kazanır” diye konuştu.

“BİZİM 2 KIRMIZI ÇİZGİMİZ VAR; BİRİ AL BAYRAĞIMIZ DİĞERİ DE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR”

CHP’li bir Belediye Başkanı olmaktan dolayı duyduğu övüncü ifade eden Seçer, kendisinin 2 kırmızı çizgisi olduğunu dile getirerek, “Bunlardan biri al bayrağımız diğeri de Mustafa Kemal Atatürk’tür. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi ‘Vatanını en çok seven vazifesini en iyi yapandır’. Biz vazifemizi en iyi şekilde yapıyoruz. Daha iyilerini de yapacağız. İkinci 5 yılımızda çok daha güzel hizmetler yapacağız” ifadelerini kullandı. Parti ayırt ekmeksizin hizmetlerinden memnun olan her yurttaşın ‘Hizmet İttifakı’ çatısı altında oyuna talip olduğunu aktaran Seçer, Gülnar’da Bayram Ali Dede ile birlikte ikinci 5 yılında çok güzel hizmetler yapacaklarını belirtti.

DEDE: “GÜLNAR’A BAYRAMI GETİRECEĞİZ”

CHP Gülnar Belediye Başkan Adayı Bayram Ali Dede, Gülnar ve Zeyne özelinde yapmayı planladığı hizmet ve projeleri paylaştı. Dede, Başkan Seçer başkanlığındaki Mersin Büyükşehir Belediyesi ile uyumlu bir şekilde çalışacaklarını belirterek, “Herkesin Zeyne’yi oy deposu olarak gördüğü, ancak seçimden sonra hem merkezi yönetimin hem de sizlerin oyunu alanların 5 yıl bir daha hiç uğramadığı; ‘Nasıl olsa Zeyne bizden’ diye tulum hesap yaptığı Zeyne halkını Bayram Ali Dede ve Vahap Seçer unutmayacak. Çünkü biz; Vahap Başkanımla 2007’den bu yana abi, kardeş gibi yol arkadaşlığı ve siyaset yapıyoruz. İşte bunun faydasını ve meyvesini emin olun bu dönem Gülnar’a bayramı getirerek, hepimiz göreceğiz” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-gulnarda-halkla-bulustu/feed/ 0
PAÜ’ye tahsis edilen arazide Ar-Ge çalışmaları başladı https://www.haber28.com.tr/pauye-tahsis-edilen-arazide-ar-ge-calismalari-basladi/ https://www.haber28.com.tr/pauye-tahsis-edilen-arazide-ar-ge-calismalari-basladi/#respond Fri, 17 May 2024 07:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18442 Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Ziraat Fakültesine 2 yıllığına verilen Çivril’deki 1970 dekar araziyle ilgili olarak yaşanan tahsis sorunu çözüldü. Arazide bölge ve ülke tarımına uygun araştırma ve geliştirme çalışmalarına başlayan PAÜ, önümüzdeki yıl arazinin tamamında Ar-Ge yapılması hedeflenen projelerini köylülerin eliyle yürütecek.

Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü, Çivril yerleşkesinde kurulan PAÜ Ziraat Fakültesine uygulama alanları oluşturmak adına Tarım ve Orman Bakanlığından bir arazi talebinde bulunuldu. PAÜ’nün talebini değerlendiren Bakanlık, yaklaşık 30 yıldır bölgede üreticileri ve kent dışında yaşayan 2 kişi tarafından kiracı olarak kullanılan 1970 dekar araziyi, 2 yıllığına PAÜ Ziraat Fakültesine tahsis etti. Arazide ekili ürünleri bulunan üreticilerin mağdur olmaması için geçtiğimiz yıl ürünün hasat edilmesine izin veren PAÜ Rektörlüğü, bu yıl için ilk etapta Ar-Ge çalışmalarında kullanmayı planladığı ve kiracıları başka şehirlerde yaşayan 2 parsele ekim yapılmamasını Çivril Kaymakamlığının resmi yazısıyla iletti. Resmi yazışmaya rağmen araziyi eken 2 kiracı, PAÜ’ye yapılan tahsisin iptali için de yargıya başvurdu. Yapılan başvuru İstinaf Mahkemesi tarafından reddedilerek, arazinin PAÜ Ziraat Fakültesine tahsisi onaylandı.

Yaşanan süreç nedeniyle 1,5 yıldır araziden faydalanamayan PAÜ Ziraat Fakültesi Dekanlığı, tahsisin onaylanmasının ardından söz konusu 2 kişi tarafından kullanılan arazilerde Ar-Ge çalışmalarına başladı. Arazinin büyük olması nedeniyle diğer alanlarda bölge çiftçisi tarafından bu yıl da ekime izin verildiği, yapılacak yeni tahsis başvurusunun onaylanması halinde tüm arazide yine bölge üreticilerinden hizmet alımı yapılarak proje çalışmalarının yürütüleceği öğrenildi.

Arazinin PAÜ’ye tahsisi süreci hakkında bilgiler veren Pamukkale Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, “Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü, 8 Temmuz 2022 tarihinde Çivril yerleşkesinde kurulan Ziraat Fakültesine uygulama alanları oluşturmak adına Tarım ve Orman Bakanlığından bir arazi talebinde bulunuldu. 194 ada, 633 parsel numaralı 1970 dekar olan arazi, Üniversitemize 19 Eylül 2022 tarihinde tahsis edildi. Bu arazi gerek Tuğlu, Yuvaköy, Balçıkhisar köyleri, gerekse il dışında ikametgahı bulunan vatandaşlarca 30 yıldır işletilmekte idi. 2 tane vatandaş, Bölge İdare Mahkemesine giderek bu tahsisin durdurulmasını talep etti. Talepleri istinaf mahkemeleri tarafından reddedilerek arazinin Üniversitemize tahsisi onaylandı. Bu kadar büyük bir arazinin tamamını aynı anda değerlendiremeyeceğimiz ve bölge üreticilerinin desteklenmesi için Ar-Ge çalışmalarına ikametgahı il dışında olan 2 kişiye ait alanlardan başlamayı planladı. Durumu kendilerine resmi olarak da ilettiğimiz için bu araziyi sürüp ekiyoruz. Çünkü bizim gerek Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerimizin, gerekse Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyelerimizin ulusal anlamda projeleri var. Bu projeleri burada çalışmaya başladık. Sonuçlarını ülke tarımına katkısı olması amacıyla paylaşacağız” dedi.

“Ar-Ge çalışmalarımızı köylü vatandaşlarımızın eliyle yürüteceğiz”

Personel ve ekipman ihtiyacını karşılamayacakları için Ar-Ge çalışmalarını gene bölge üreticilerinden hizmet alımı yaparak çözmeyi hedeflediklerini kaydeden Prof. Dr. Karadeniz, “Köylülerin kullandığı arazilerle ilgili bir problem yok. Onlar bu sene ektiği ürünleri, Temmuz-Ağustos aylarında hasatlarını gerçekleştirecekler, ürünleri kendilerinin olacak. Ancak bundan sonraki aşamada köylü vatandaşlarımıza, bizim Ar-Ge çalışmalarımızın neler olduğunu onlara söyleyeceğiz, gerekirse tohum gübre planlamaları yapacağız. Bizim Ar-Ge çalışmalarımızı köylü vatandaşlarımızın eliyle yürüteceğiz. Dolayısıyla 1970 dekar arazinin tamamında Ar-Ge faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Söz konusu arazide Tarla Bitkileri ve Bahçe Bitkileri başta olmak üzere PAÜ Ziraat Fakültesinin çalışma alanlarında olmak üzere bölge ve ülke tarımına uygun araştırma ve geliştirme çalışmalarına yönelik proje çalışmalarını yürüteceğiz. Bu projelerin başında tıbbi ve aromatik bitkiler, tahıllar, yağlı tohumlar, endüstri bitkileri, yem bitkileri, ballı bitkiler, farklı sebze türleri, yeni anaç ve meyve türleri, gübreleme, sulama sistemleri gibi çok farklı alanlar yer alıyor” şeklinde konuştu. – DENİZLİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/pauye-tahsis-edilen-arazide-ar-ge-calismalari-basladi/feed/ 0
Yapay Zeka ile Otomobil Sürücülerinin Zihinsel İş Yükü Araştırıldı https://www.haber28.com.tr/yapay-zeka-ile-otomobil-suruculerinin-zihinsel-is-yuku-arastirildi/ https://www.haber28.com.tr/yapay-zeka-ile-otomobil-suruculerinin-zihinsel-is-yuku-arastirildi/#respond Tue, 14 May 2024 05:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18024 Bursa Uludağ Üniversitesinde (BUÜ) görevli bir grup akademisyen ve doktora öğrencisi, yapay zekadan yararlanarak farklı trafik ve yol koşullarının otomobil sürücülerinin zihinsel iş yükleri üzerinde oluşturduğu etkileri araştırdı.

“Otomobil Sürücülerinin Farklı Trafik ve Yol Koşullarındaki Bilişsel Yüklerinin Araştırılması” adlı çalışmada, gerçek yol şartlarında sürücünün beyninden elektromanyetik alıcılar aracılığıyla bazı veriler elde edildi.

BUÜ Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülin Gündüz’ün yürütücülüğünde nörolog ve yapay zeka uzmanı iki akademisyen ile iki doktora öğrencisinin yer aldığı ekibin çalışmasının deneysel bölümü 6 ayda, hazırlık ve değerlendirmesi ise 2 yılda tamamlandı.

Bireylerin günlük hayatta ve çalışma ortamında gerçekleştirdiği zihinsel ve algısal aktivitelerin insan beyninde oluşturduğu etkilerin toplamı olarak tanımlanan “zihinsel iş yükü”nün araştırıldığı çalışmaya 39 sürücü katıldı. Sürücüler, 30 yaş altı ve 30 yaş üstü, otomobil kullanma deneyimlerine göre ise 20 yıl ve daha az deneyimli, 20 yıl ve üzeri diye gruplara ayrıldı.

Hazırlanan parkurda elektroensefalografi (EEG) cihazı bağlanan sürücülerin, araç kullandıkları sırada değişkenlere bağlı olarak bilişsel yükleri araştırıldı.

“Yapay zekadan sürücülerin iş yüklerinin sınıflandırılması kısmında yararlandık”

Prof. Dr. Gündüz, AA muhabirine, İngiltere’deki Birmingham Üniversitesinde başladığı bilişsel ergonomi çalışmalarını Türkiye’ye taşımak için bu projeyi gerçekleştirdiklerini söyledi.

Nöroergonomi alanında otomobil sürücülerinin sürüş esnasındaki zihinsel iş yüklerini araştırdıkları çalışmayla ilgili bilgi veren Gündüz, şöyle devam etti:

“Gerçek sürücülerle, gerçek trafik koşullarında, gerçek yol koşullarında, farklı trafik koşullarında, farklı yol koşullarının insan üzerinde, beyin üzerinde oluşturduğu zihinsel süreçlerini araştırmak üzere bir proje gerçekleştik ve projemizde özellikle yapay zekadan destek aldık çünkü günümüzde artık bizim de hayatımıza girmiş bulunmakta. Hem otonom sürüş için hem de bu tarz yenilikçi çalışmalarda yer alıyor. Yapay zekadan sürücülerin iş yüklerinin sınıflandırılması kısmında yararlandık. Bu konuda akademik literatürden ve tecrübemizden, uzman kişilerin araştırma alanlarındaki tecrübelerinden yararlanarak çalışmamızı gerçekleştirdik.”

Gündüz, çalışmayı EEG cihazıyla gerçekleştirdiklerini, bunu sürücülerin kafalarına yerleştirerek deney rotasına çıkardıklarını dile getirdi.

Beynin farklı bölgelerine ve loblarına yerleştirilen elektrotlarla 14 ölçüm noktasından saniyede 128 veri alacak şekilde 76 parametreyi değerlendirecek bir veri seti oluşturduklarını belirten Gündüz, bunların sınıflandırılmasında yapay zekadan yararlandıklarını anlattı.

Sürücülerin deney parkurunda 30 dakika boyunca yaklaşık 30 kilometre katettiğini bildiren Gündüz, “Bu parkur şehir içi trafiğini, şehir dışı trafiğini, sıkışık yaya trafiğini ya da ortalama bir trafiği kapsayacak şekilde farklı varyasyonları içerdi ve bu kişilerle kendi araçlarıyla, alışkın oldukları araçlarla, alışkın oldukları araç kullanma şekilleriyle, gerçek yol koşullarında deneylerimizi gerçekleştirdik.” dedi.

“30 yaş üstü sürücülerin bilişsel yükleri daha fazla”

Gündüz, araştırma sonucunda sürücülerin beyin fonksiyonlarıyla ilgili bazı önemli verilere ulaştıklarını söyledi. Elde ettikleri verilerin, otonom sürüş için altyapı verisi olabileceğini söyleyen Gündüz, şunları kaydetti:

“Otobanda ya da şehirler arası rahat yollarda rahat otomobil kullanırız diye hissederiz ancak şunu tespit ettik ki otobanda hız arttığı zaman sürücünün zihinsel yükü de artıyor. Bu bize trafik güvenliği açısından çok önemli bir işaret veriyor. ‘Otobanda yüksek hıza çıkınca rahat gideriz’ duygusunun aslında ne kadar yanlış olduğunu bilimsel verilerle tespit etmiş olduk ayrıca 30 yaş altı sürücülerimizin bilişsel yük olarak daha az zorlandığını tespit ettik. 30 yaş üzeri sürücülerin ise belki konsantrasyon ve dikkat, tecrübeyle de ilişkili olarak daha temkinli olmalarından dolayı zihinsel yükleri biraz daha fazla ancak bir diğer ilginç sonuç da şu oldu; 20 yıl ve daha fazla uzun sürede otomobil kullanan kişilerin ise zihinsel yüklerinin biraz daha az olduğunu tespit ettik. Bu da bize otomobil kullanmada tecrübenin ne kadar önemli olduğunu, reflekslerin otomatikleştiğini gösterdi.”

Prof. Dr. Tülin Gündüz, sürüş sırasında insan beyninin ön lobunun daha öne çıktığını, diğer bölümlerinin buna destek olduğunu belirtti.

İnsan beyninin bilim insanları tarafından araştırılmaya devam edileceğini dile getiren Gündüz, “Çok kolay bir sınıflandırma değil. Hekimlerimiz de bu alanda çalışmaya devam ediyor. Biz de mühendisler olarak bu alanda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Elde ettiğimiz sonuç aslında geleceğe yönelik yapay zeka teknikleriyle otonom sürüşün bir altyapısı olabilir. Otonom sürüşte sürücüye yardımcı destek sistemler var. Bu destek sistemlerini daha aktif kullanılabilmesi için bir altyapı oluşturabilir.” diye konuştu.

Gündüz, araştırma projesinin sonuçlarının akademik değeri yüksek uluslararası dergiler “Transportation Research Part F: Traffic Psychology and Behaviour” ile “Cognitive Computation”da yayımlanacağını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/yapay-zeka-ile-otomobil-suruculerinin-zihinsel-is-yuku-arastirildi/feed/ 0
TBMM’de görevli 8 kavas, Türkiye’nin siyasi tarihine yakından tanıklık ediyor https://www.haber28.com.tr/tbmmde-gorevli-8-kavas-turkiyenin-siyasi-tarihine-yakindan-taniklik-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/tbmmde-gorevli-8-kavas-turkiyenin-siyasi-tarihine-yakindan-taniklik-ediyor/#respond Sat, 11 May 2024 02:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17582 TBMM’de görevli 8 kavas, Türkiye’nin siyasi tarihine yakından tanıklık ediyor.

Türk Dil Kurumu sözlüğünde isimlerinin karşılığı olarak “Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli” tanımı da bulunan kavaslar, Genel Kurul’un çalıştığı günlerde yoğun mesai yapıyor.

Genel Kurul’da yer alan kürsüdeki su bardağından, kanun metinlerinin sıralara dağıtılmasına, engelli milletvekillerinin Genel Kurul’daki yasama faaliyetlerine katılmasına kadar birçok görevden sorumlu 2’si kadın 8 kavas, Meclisin sır küpleri olarak da anılıyor.

Daha önceleri kapalı oturumlara işitme engelli kavaslar katılırken şimdi ise bu görevi, yeminli 8 kavas yerine getiriyor. Genel Kurul’un “devlet sırrı” olarak kabul ettiği konuların görüşüldüğü kapalı oturumlara da katılan kavaslar, ettikleri yemine sadık kalarak bu oturumlardaki konuşmaları sır gibi saklıyor.

Genel Kurul’da görev yapan kavaslardan biri de Ersin Kahraman. TBMM’de 28 yıl önce başladığı çalışma hayatına, son 15 yıldır yeminli kavas olarak devam eden Kahraman, AA muhabirine konuştu.

Düzenli bir yasama çalışması için Genel Kurul’da hızlı ve sağlıklı bir şekilde milletvekillerine yardımcı olduklarını belirten Kahraman, Genel Kurul’da yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti.

Göreve yemin ederek başladıklarını ve bu yüzden Genel Kurul’daki kapalı oturumlara da girebildiklerini belirten Kahraman, “Bizden önce işitme engelli kavaslar geliyormuş. Şimdi kapalı oturumlara da biz katılıyoruz.10-15 yıldır işitme engelli kavas kalmadı.” dedi.

Kapalı oturumlarda konuşulan her konunun kendileri tarafından gizli tutulduğunu vurgulayan Kahraman, kapalı oturum tutanaklarının 10 yıl sonra Genel Kurul’un onayıyla kamuoyuna açılabildiğini anımsattı.

Genel Kurul’da en zor görevini 2011 yılında yaptığını belirten Kahraman, “2011 yılında Anayasa çalışmaları vardı. 7 gün eve gidememiştim. Sabah 6 gibi bitiyordu, gündüz 11’de tekrar başlıyordu. 4-5 saatlik bir şeyimiz vardı. 7-8 gün eve gidemediğimiz oldu. O dönem yoğundu, 7 gün eve gidemedim.” diye konuştu.

“Genel Kurul’da değişik olaylarda kullanılan materyalleri saklarım”

Genel Kurul’da yaşadığı en ilginç olayın eski Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın kendisini kürsüye kelepçelemesi olduğunu belirten Kahraman, şöyle konuştu:

“Çok değişik bir gündü. Bende öyle değişik materyalleri saklama alışkanlığı var. Kendisinden istedim. O kelepçe de bende. Benim babam şair. Biraz kaleme düşkünüz. İleride emekli olunca bunları kaleme dökersek o materyaller de bizde bulunsun diye. Genel Kurul’da değişik olaylarda kullanılan materyalleri ben saklarım. Kelepçe var. Bir tane mermi var, kürsüye bırakmışlardı. “

Yeminli 2 kadın kavastan biri olan Lale Işıklar da 14 yıldır kavaslık görevini yürütüyor. Işıklar, görevine ilişkin, “Türkiye’nin seçilmiş insanlarıyla çalışmak gurur verici, bu gururu her gün yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

Sokakta mesleğini sorduklarında “kavas” olarak yanıt verdiğini, ancak bu mesleği çoğu kimsenin bilmediğini belirten Işıklar, “Kavas kelimesini bilmeyen çok insan var. Çoğuna açıklamak zorunda kalıyoruz. Bilenler çok nadir. Yüzde 5 olabilir bilenlerin sayısı. Meclis’ten bir gün yolu geçtiyse o şekilde bilebiliyor. Onun dışındakilere vekillerimizle birlikte çalıştığımızı anlatıyoruz.” dedi.

Genel Kurul’da çalışmaların yorucu olduğunu ifade eden Işıklar, en uzun mesaisinin 46 saat olduğunu söyledi. Işıklar, “Benim eşim de burada çalışıyordu o yüzden ikimiz beraber olunca vakti çok fazla önemsemedim. Evi de buraya göre ayarlıyoruz. Yıllardır çalışma saatlerine de alıştık. Bir zorluluğunu yaşamıyorum.” diye konuştu.

18 yıldır Genel Kurul’da kavas olarak çalıştığını ifade eden Sinan Kayıpoğlu da vekillerin oturduğu sıralardan kürsüye kadar kendilerinin sorumlu olduğunu belirtti. Gün içerisinde bunların kontrolünü yaptıklarını ifade eden Kayıpoğlu, daha sonra görüşülecek kanun metinlerini sıralara dağıttıklarını kaydetti.

Genel Kurul’da giydikleri kıyafetlerin de bir anlamın olduğunu vurgulayan Kayıpoğlu, “Kavasların Genel Kurul’daki kıyafetinde yer alan zincir Türkiye’nin birliğini beraberliğini ve bütünlüğünü temsil ediyor. Bunu görev sırasında takıyoruz, çalışmaktan gurur duyuyorum.” şeklinde konuştu.

Yaptıkları işin stresli olduğunu belirten Kayıpoğlu, Türkiye’nin kalbi olan Genel Kurul’da çalışmaktan keyif aldığını ifade etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmmde-gorevli-8-kavas-turkiyenin-siyasi-tarihine-yakindan-taniklik-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehirlerimizi-depreme-dayanikli-hale-getirmek-icin-seferberlik-ruhuyla-calismayi-surdurecegiz/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehirlerimizi-depreme-dayanikli-hale-getirmek-icin-seferberlik-ruhuyla-calismayi-surdurecegiz/#respond Thu, 09 May 2024 03:36:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17327 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde hem deprem şehirlerimizi hem ülkemizin aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden canlı bağlantıyla katıldı.

Erdoğan, depremin sadece deprem bölgelerinin değil tüm Türkiye’nin gerçeği olarak karşılarında durduğuna işaret ederek, İstanbul’dan İzmir’e, Van’dan Bolu’ya kadar Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşların tarihin bilinen en tehlikeli fay hatlarına yakın yerlerde yaşadığını belirtti.

Türkiye’nin 1999 depreminin ardından bu felakete karşı adımlar attığını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Hükümetlerimiz döneminde hem inşaat kalitesini yükseltmek hem şehirlerimizi dönüştürmek için pek çok projeyi hayata geçirdik. TOKİ’nin öncülüğünde ülkemizin konut stokunun kayda değer bir bölümünü yeniledik. Sadece TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 314 bin depreme dayanıklı, kaliteli, ekonomik konutu vatandaşlarımızın emrine sunduk. Özel sektörümüz ve vatandaşlarımız da bu sürece dahil oldular. Aynı şekilde, depremde ayakta kalmaları hayati önem taşıyan kamu binalarının büyük kısmını da güçlü bir şekilde tekrar inşa ettik. Katettiğimiz mesafe önemli olmakla birlikte hala dönüştürmemiz gereken pek çok bina var.”

“Şehirlerimizi dayanıklı hale getirmek için acele etmeliyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların yüzde 90’ından fazlasının 1999’dan önce yapılanlar olduğunu belirterek, yıkıma uğrayan nispeten az sayıdaki yeni binanın ise teknik eksikler ve sonradan müdahaleler sebebiyle bu akıbete maruz kaldığını dile getirdi.

“Deprem maalesef bizi beklemiyor. Bizim hazırlıklarımızı bitirmemizi hiç beklemiyor.” ifadesini kullanan Erdoğan, dolayısıyla şehirleri depreme dayanıklı hale getirmek için acele etmeleri gerektiğini söyledi.

Erdoğan, “Bilhassa İstanbul gibi yoğun nüfusa sahip yerlerde Allah göstermesin, böyle bir afetin altından kalkmak gerçekten çok zor olacaktır. Şehirlerimizi yeniden inşa etmek için harcayacağımız kaynak, yıkımları telafi etmekten çok daha az maliyetlidir. En önemlisi ise bu şekilde kurtaracağımız canların bedeli olmayacaktır. Devlet ve millet el ele vererek bu tehdide karşı bir an önce gereken dönüşümleri gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz.” dedi.

“Zübük siyasetiyle göz boyamak mümkün olabilir”

Hükümet olarak “Yarısı Bizden Kampanyası” ile dönüşümler için önemli bir adım attıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Deprem bölgesindeki çalışmalarımızın bitmesiyle diğer şehirlerimizin dönüşümüne daha çok kaynak ayırma imkanına kavuşacağız. Her kim deprem tehdidini küçümseyerek buraya harcanması gereken kaynağı başka yere yönlendiriyorsa bu milletin en büyük düşmanıdır. Zübük siyasetiyle başka alanlarda insanların gözlerini boyamak belki mümkün olabilir ama bu anlayışın deprem karşısında zerre kadar önemi yoktur.

Bunun için milletimden, kendi evinden başlayarak mahallesini, ilçesini, şehrini, ülkesini depreme karşı hazırlayacak olanlara destek vermesini istiyorum. En iyi sizler biliyorsunuz. Deprem, siyaset üstü bir konudur. Deprem, ihmale gelmeyecek bir konudur. Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de yaşanan ve Marmara Bölge’mizde de hissedilen şiddetli sarsıntı, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmıştır.”

“Seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem riski ve deprem sonrası yaşayacağı kayıp oranı en yüksek şehir olan İstanbul’da Murat Kurum’u aday gösterdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Ülkemizde son 5 yılda yaşanmış tüm afetler sonrasındaki çalışmaları başarıyla yürüten Murat Kurum kardeşimizin İstanbul’u da depreme en iyi şekilde hazırlayacağından asla şüphe duymuyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde hem deprem şehirlerimizi hem ülkemizin aynı tehditle yüz yüze olan diğer şehirlerini dayanıklı hale getirmek için seferberlik ruhuyla çalışmayı sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kura töreniyle anahtarlarını teslim alacak vatandaşlara hayırlı olmasını diledi.

Notlar

Erdoğan’ın konuşmasının ardından, canlı bağlantıyla Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni gerçekleştirildi.

İlk olarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bulunduğu Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesindeki Ağyar TOKİ evlerinin teslim törenine bağlanan Erdoğan, anahtarların kadınlara teslim edilmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin bulunduğu, 6 Şubat depremlerinde en büyük yıkımın yaşandığı Hatay’a bağlandı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un bulunduğu Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi İkizce Mahallesi’ndeki evlerin teslim törenine de bağlanan Erdoğan, hak sahiplerine konutlarının hayırlı olması temennisinde bulundu. Erdoğan, Malatya Valisi Ersin Yazıcı’dan evlerin çevre ve peyzaj düzenlemesini hızla devam ettirmelerini istedi.

Son bağlantıyı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın bulunduğu Adıyaman’a gerçekleştiren Erdoğan, Adıyaman Valisi Osman Varol’a, evlerin çevre ve peyzaj düzenlemesinin AFAD tarafından hızlıca tamamlanması gerektiğini söyledi.

Törenin ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.

(Bitti)

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-sehirlerimizi-depreme-dayanikli-hale-getirmek-icin-seferberlik-ruhuyla-calismayi-surdurecegiz/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Depremzede konutlarını yeniden inşa ediyoruz https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-depremzede-konutlarini-yeniden-insa-ediyoruz/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-depremzede-konutlarini-yeniden-insa-ediyoruz/#respond Thu, 09 May 2024 01:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17304 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, depremzede konutlarının kura çekimi öncesinde Adıyaman’da yaptığı konuşmada, “Dünyanın birçok ülkesinden daha büyük bir bölgeyi, çok kısa süre içinde yeniden ve sıfırdan inşa ediyoruz, ayağa kaldırıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı olarak katıldığı toplu konut kura çekimi öncesi Adıyaman’da hak sahiplerine konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir yıl gibi kısa sürede depremden etkilenen 11 ilin tamamında yıkılan evlerin, hastanelerin yeniden yapılmaya ve tamamlanmaya başladığını söyledi.

Adıyaman’da Örenli Mahallesi’nde yapılan deprem konutlarının bulunduğu yerde düzenlenen törende konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Bugün, sadece Adıyaman’da 5 bin 418 konutun, 11 ilde de 30 bin 697 konutun kurasını çekerek hak sahiplerine teslim ediyoruz. Bu rakamlar öylesine büyük rakamlar ki; dünyanın birçok ülkesinden daha büyük bir bölgeyi, çok kısa süre içinde yeniden ve sıfırdan inşa ediyoruz, ayağa kaldırıyoruz. Bugün çekilecek kura ile inşallah huzurla ve güvenle oturacağınız yeni evlerinize kavuşmuş olacaksınız. İnşallah hep birlikte el ele verip Adıyaman’ı Türkiye Yüzyılı şehirleri arasında yerini alan öncü şehirlerimizden biri yapacağız. Adıyaman’ın daha güzel, daha huzurlu günlerine yine hep birlikte şahitlik edeceğiz” dedi.

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye çok değişti”

Bakan Vedat Işıkhan konuşmasının devamında “Birileri yapılanların belki farkında değil ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye çok değişti. Çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok Bugün, uzaya astronot gönderen, kendi uçağını, kendi arabasını yapabilen, tam bağımsız milli kalkınma yolunda her türlü imkana sahip güçlü bir irade var.

Bizler bugüne kadar milletimizin ihtiyaçlarını, milletimizden gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmedik. İmkanlarımız ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsedik. Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde değerlendirdik ve ardından icraata dönüştürdük. AK Parti yönetim anlayışının 22 yıllık başarı sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Biz 22 yıldır bu azmi, bu çabayı hiç kaybetmedik hamdolsun. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası var. Sizlerin bizlere duyduğu bu güveni boşa çıkarmadık hamdolsun. İnşallah Adıyaman’ı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle bir yandan şehirlerimizi yeni baştan hızla inşa ederken, çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm Bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla birlikte Adıyamanlı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Adıyamanlı kardeşimizi hiçbir şart ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli hizmetlerde bulunduk. Yaptığımız hamlelerle, Adıyaman’ın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız inşallah” diye konuştu. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-depremzede-konutlarini-yeniden-insa-ediyoruz/feed/ 0
Bakan Işıkhan: Adıyaman’daki sigortalı kişi sayısı deprem sonrası arttı https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-adiyamandaki-sigortali-kisi-sayisi-deprem-sonrasi-artti/ https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-adiyamandaki-sigortali-kisi-sayisi-deprem-sonrasi-artti/#respond Wed, 08 May 2024 08:24:41 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17258 Bakan Işıkhan: “Deprem sonrası 34 bine düşen Adıyaman’daki sigortalı kişi sayısı 82 bine yükseldi”

ADIYAMAN – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adıyaman’da deprem öncesi 73 bin olan sigortalı çalışan sayısının depremde 34 bine düştüğünü, şimdi ise 82 bine yükseldiğini kaydetti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adıyaman Valiliği ziyaretinin ardından iş adamları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleşen toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, depremden en çok etkilenen illerden birisi olan Adıyaman’da yaraların hızla sarıldığını ve kentin ayağa kalktığını vurguladı.

“Adıyaman’ı yeniden ayağa kaldırıyoruz”

Bakan Işıkhan, “Hepimizi derinden sarsan o büyük deprem felaketinin üzerinden 1 yıl gibi kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen, Adıyaman, çalışmaya, üretmeye, devam ediyor. Bakan olarak göreve başladıktan sonra ilk ziyaretimi Adıyaman’a yapmıştım, hatırlarsanız. Adıyaman yaralarını sarıyor, iyileşiyor, ayağa kalkıyor. Bu süreçte biliyorsunuz felaketin daha ilk saatlerinden itibaren Cumhurbaşkanımızın koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşlarımızla bizler de sahadaydık. O günden beri de devlet millet el ele, canla başla çalıştık, çalışıyoruz. Adıyaman başta olmak üzere deprem illerimizin hiçbirinde vatandaşımızı yalnız bırakmadık, kimsesiz hissettirmedik. Şimdi görüyorsunuz, Cumhurbaşkanımızın 1 yıl önce sözünü verdiği gibi depremzede vatandaşlarımızı tek tek yuvalarına kavuşturuyoruz. Yıkılan köy evlerimizi, binalarımızı, iş yerlerimizi, işletmelerimizi bir bir ayağa kaldırıp eskisinden daha verimli, daha aktif bir şekilde çalışma hayatımıza kazandırmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak deprem bölgesi illerimize özel olarak uyguladığımız İstihdama Dönüş Programı başta olmak üzere diğer teşvik ve destekler sayesinde maddi kayıplarımızın telafisini gerçekleştiriyoruz. Bunun en net göstergelerinden birisi de şehrimizin sigortalı sayısındaki değişimlerdir” dedi.

“Depremde 34 bine düşen sigortalı çalışan sayısını 82 bine yükselttik”

Depremden önce Adıyaman’da Sigortalı çalışan sayısı 73 bin idi. Deprem sonrasında bu rakam 34 bine kadar düşmüştü. Çok şükür bugün, çalışan sayısı bakımından deprem öncesi rakamların da üstüne çıktık. Şu anda Adıyaman’daki sigortalı çalışan sayısı 82 bindir. Ayrıca Adıyaman’da deprem sonrası kamu hizmetlerini desteklemek üzere 7 bin 856 TYP kontenjanı tahsis ettik. Adıyaman’ı ayağa kaldırmak için işletmelerimize ve işverenlerimize sağladığımız yardımlar, destekler bu rakamlarda önemli rol oynamıştır. Bu rakamlar önümüzdeki süreçte, yatırımlarımız arttıkça, çalışma hayatı tüm unsurlarıyla tam anlamıyla düzene girdikçe daha da artacaktır. Bildiğiniz gibi bir ayağımız hep burada oldu. Daha önce de sizlerle yine bir araya gelip şehrimizin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda birlikte çalışma sözü vermiştik. Ben buradan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak her zaman yanınızda ve destekçiniz olduğumu bir kez daha vurgulayarak bu sözümü tekrarlamak istiyorum. Adıyaman’ın ekonomisini, çalışma hayatını, ticaretini, üretimini, istihdamını eskisinden çok daha iyi bir hale getirip canlandırmak için hep birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Bakan Vedat Işıkhan’a, Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın eşlik etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-adiyamandaki-sigortali-kisi-sayisi-deprem-sonrasi-artti/feed/ 0
Adıyaman’da sigortalı çalışan sayısı deprem öncesi rakamları aştı https://www.haber28.com.tr/adiyamanda-sigortali-calisan-sayisi-deprem-oncesi-rakamlari-asti/ https://www.haber28.com.tr/adiyamanda-sigortali-calisan-sayisi-deprem-oncesi-rakamlari-asti/#respond Wed, 08 May 2024 07:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17250 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği Adıyaman’da, afet öncesi 73 bin olan sigortalı çalışan sayısının şu anda 82 bine çıktığını belirtti.

Bakan Işıkhan, Adıyaman Valisi Osman Varol’u ziyaret etti, kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Daha sonra OSB Müdürlüğü’ne geçen Işıkhan, burada kentteki sanayici ve iş insanlarıyla bir araya geldi.

Işıkhan, buradaki konuşmasında, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına rağmen Adıyaman’ın çalışmaya ve üretmeye devam ettiğini söyledi.

Işıkhan, Adıyaman’ın yaralarını sardığını, iyileştiğini ve ayağa kalktığını vurgulayarak, felaketin ilk saatlerinden itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşların sahada milletle el ele ve canla başla çalıştığını dile getirdi.

Sigortalı çalışan sayısı deprem öncesini aştı

Depremin etkilediği illerdeki vatandaşları yalnız bırakmadıklarına ve kimsesiz hissettirmediklerine işaret eden Işıkhan, şunları kaydetti:

“Şimdi görüyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 1 yıl önce sözünü verdiği gibi depremzede vatandaşlarımızı tek tek yuvalarına kavuşturuyoruz. Yıkılan köy evlerimizi, binalarımızı, iş yerlerimizi, işletmelerimizi bir bir ayağa kaldırıp eskisinden daha verimli, daha aktif bir şekilde çalışma hayatımıza kazandırmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak deprem bölgesi illerimize özel olarak uyguladığımız İstihdama Dönüş Programı başta olmak üzere diğer teşvik ve destekler sayesinde maddi kayıplarımızın telafisini gerçekleştiriyoruz. Bunun en net göstergelerinden birisi de şehrimizin sigortalı sayısındaki değişimlerdir. Depremden önce Adıyaman’da sigortalı çalışan sayısı 73 bin idi. Deprem sonrasında bu rakam 34 bine kadar düşmüştü. Çok şükür bugün, çalışan sayısı bakımından deprem öncesi rakamların da üstüne çıktık. Şu anda Adıyaman’daki sigortalı çalışan sayısı 82 bindir. Ayrıca Adıyaman’da deprem sonrası kamu hizmetlerini desteklemek üzere 7 bin 856 TYP kontenjanı tahsis ettik. Adıyaman’ı ayağa kaldırmak için işletmelerimize ve işverenlerimize sağladığımız yardımlar, destekler bu rakamlarda önemli rol oynamıştır. Bu rakamlar önümüzdeki süreçte, yatırımlarımız arttıkça, çalışma hayatı tüm unsurlarıyla tam anlamıyla düzene girdikçe daha da artacaktır.”

“Önümüzde yerel hizmetlerimizi şahlandıracak önemli bir eşik var”

Işıkhan, Adıyaman’ın ekonomisini, çalışma hayatını, ticaretini, üretimini, istihdamını eskisinden çok daha iyi bir hale getirip canlandırmak için hep birlikte çalışacaklarını anlattı.

Bu noktada özellikle yerel yöneticilere büyük iş düştüğüne dikkati çeken Işıkhan, şöyle devam etti:

“Çünkü biliyoruz ki kalkınma sürecini başlatan ve sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlayan yerel yönetimlerdir. Biz bu noktada Adıyaman’ın ferasetine, tercihlerine güveniyoruz. 21 yıldır olduğu gibi bundan sonra da, şehrinin geleceği için alın teri döken kadroları iş başında görmek istiyoruz. Adıyaman her zaman milli iradenin, demokrasimizin, vatan millet mücadelemizin sarsılmaz kalelerinden birisi olmuştur. Adıyaman’ın kalkınma mimarları olan siz kıymetli hemşerilerimde bu azim, bu kararlılık, bu sevda oldukça bizim sırtımız yere gelmez Allah’ın izniyle. Bu şehrin has evlatları çalışanı da bilir, lafla, yalanla peynir gemisi yürütme derdinde olanları da çok iyi bilir. Önümüzde yerel hizmetlerimizi şahlandıracak önemli bir eşik var. 31 Mart’ta gerçek belediyeciliğin başkan adayıyla, Ziya Polat ile Adıyaman için yeni bir hizmet dönemi başlayacak. Bu anlamda destek istiyoruz. Adıyaman’a güveniyoruz, inanıyoruz. Ben inanıyorum ki sizlerin de gayretiyle Türkiye Yüzyılı yolunda Adıyaman’ı hep birlikte inşa edeceğiz.”

Konuşmaların ardından program basına kapalı sürdü.

Programa, Vali Osman Varol, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Adıyaman milletvekilleri, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, AK Parti Adıyaman Belediye Başkanı adayı Ziya Polat ve iş insanları katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/adiyamanda-sigortali-calisan-sayisi-deprem-oncesi-rakamlari-asti/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Bursa’da ziyaretlerde bulundu https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-bursada-ziyaretlerde-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-bursada-ziyaretlerde-bulundu/#respond Tue, 07 May 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=17133 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi ziyaret için Bursa’ya geldi. Şehit yakınları ve gazilerle iftar yapan Bakan Göktaş, daha sonra Bursa’daki kadın kooperatifleri temsilcileri ile bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Göktaş, “Çalışma hayatında kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması ile kadın istihdamının arttırılması amacıyla güçlü politikalar hayata geçirdik. Son 22 yılda attığımız adımlarla kadınlarımızın iş gücüne katılım oranlarının yüzde 28’den yüzde 36’ya, kadın istihdamı ise yüzde 25,3’ten yüzde 31,4’e çıkardık” ifadelerini kullandı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bir dizi ziyaret için Bursa’ya geldi. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen şehit yakınları ve gaziler ile birlikte iftar programına katılan Bakan Göktaş, daha sonra Bursa’daki kadın kooperatifleri temsilcileri ile buluştu. Mevcut kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi ve markalaşması için yeni bir çalışma başlattıklarını müjdeleyen Bakan Göktaş, “Mevcut kadın kooperatiflerimizi güçlendirme, markalaşma, satış ve pazarlama süreçlerine yönelik yeni çalışmalar başlatıyoruz. Bunun da müjdesini burada vermek istiyorum. Kadın kooperatiflerinin ürettikleri ürünleri daha geniş pazarlara ulaştırabilmeleri için desteklemeye devam ediyoruz” dedi.

“Son 22 yılda kadın istihdamını yüzde 25,3’ten yüzde 31,4’e çıkardık”

Kadın erkek eşitliği çerçevesinde kadınların iş gücüne katılması ve istihdamı için çalışmalarına devam ettiklerini ifade eden Bakan Göktaş, “Ülkemizin kalkınmasında ve büyümesinde kadınların ekonomik anlamda sağlayacağı katkının çok büyük olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda kadınların her anlamda görünür olmasına, karar mekanizmalarında daha fazla yer almaları için çalışmalarımızı büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadın haklarının korunması ve refahın arttırılmasına yönelik önemli atılımlar gerçekleştirdik. Çalışma hayatında kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması ile kadın istihdamının arttırılması amacıyla güçlü politikalar hayata geçirdik. Son 22 yılda attığımız adımlarla kadınlarımızın iş gücüne katılım oranlarının yüzde 28’den yüzde 36’ya, kadın istihdamı ise yüzde 25,3’den yüzde 31,4’e çıkardık. 12’nci kalkınma planımızda 2028 yılında kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 40,1’e, kadın istihdam oranının ise yüzde 36,2’ye yükseltmeyi hedefliyoruz. Bunun için çok çalışmamız lazım. Dijital ve yeşil dönüşüm ile değişen iş gücü piyasasında kadınların tam, eşit, güvenceli ve etkin katılımlarını arttıracağız. Kadınların beceri ve yeteneklerini geliştirmeleri için özel programlarla girişimcilik, finansal okuryazarlık ve kooperatifçilik gibi alanlarda faaliyetlerimizi arttırarak sürdüreceğiz. Bu hedefimiz doğrultusunda kadınlara yeni iş imkanları sağlamaya ve özellikle kadın girişimciliği desteklemeye devam ediyoruz. Bu çerçevede 0-3 yaş arası çocuklara yönelik mahalle odaklı kreş modeli ile bakım ve eğitim hizmetleri veren kurumların yaygınlaştırılmasını çok önemsiyoruz. Ülke genelinde yaygınlaştıracağımız bu model ile kadınların ev ve iş arasında bir tercih yapmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

“Bin 12 kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk”

Türkiye’nin 81 ilinde gerçekleştirilen çalıştay ve eğitim programları ile bin 12 kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduklarını ifade eden Bakan Göktaş, “Finansal okuryazarlık ve kadınların ekonomik güçlenmesi seminerleri ile kadınların ekonomik destek, teşvik ve başvuru mekanizmalarına kolay ulaşmalarını sağlıyoruz. Bu seminerler ile 2018 yılından bu yana 751 bin kadına destek olduk. Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliği içerisinde kadın kooperatifleri güçlendirme çalışmaları yürütüyoruz. Bu programı geçtiğimiz ekim ayında bir 5 yıl daha uzattık. 81 ilimizde düzenlediğimiz 907 çalıştay ve eğitim programı ile 437 kadın kooperatifi ile 45 bin kişiye ulaştık. Bugün itibariyle 40’ı Bursa’da olmak üzere bin 12 kadın kooperatifinin kurulmasına destek olduk. Bunun yanı sıra her bir bölgemizde şehirlerimizin yöneticileri ile bir araya gelerek kadın kooperatifleri bölgesel buluşmaları gerçekleştirdik. Bu buluşmalar vesilesi ile farklı bölgelerden 3 bin 522 kadın ile bir araya geldik. Bugün 30 ilimizde kadın kooperatifleri kurulması ve yaygınlaştırılması için bir proje yürütüyoruz. Bu çerçevede kooperatif kurma ve kooperatife katılma potansiyeli olan kadınlara iş birliği ve geliştirme çalışmalarına destek oluyoruz. Bu zamana kadar proje kapsamında gerçekleştirilen toplantı eğitim ve faaliyetlerle 10 bin 13 kişiye ulaştık. Mevcut kadın kooperatiflerimizi güçlendirme, markalaşma, satış ve pazarlama süreçlerine yönelik yeni çalışmalar başlatıyoruz. Bunun da müjdesini burada vermek istiyorum. Kadın kooperatiflerinin ürettikleri ürünleri daha geniş pazarlara ulaştırabilmeleri için desteklemeye devam ediyoruz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-bursada-ziyaretlerde-bulundu/feed/ 0
Mersin Liman Yolu’nda Yenileme Çalışmaları Tamamlandı https://www.haber28.com.tr/mersin-liman-yolunda-yenileme-calismalari-tamamlandi/ https://www.haber28.com.tr/mersin-liman-yolunda-yenileme-calismalari-tamamlandi/#respond Mon, 06 May 2024 05:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16985 Mersin Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, kentin girişinde bulunan ve limana giriş-çıkış yapan ağır tonajlı araçların sıklıkla kullandığı yolu yeniledi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentin yüzü olan Liman Yolu’ndaki yenileme çalışmalarını tamamladı. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, kentin doğu girişinde bulunan ve limana giriş-çıkış yapan ağır tonajlı araçlar için önemli olan yolu kullanıma açtı.

İsmet İnönü Bulvarı Liman Yolu güzergahında, Turgut Özal Kavşağı’ndan istasyona dönen yol arası 2 bin 500 metrelik hat üzerinde gerçekleştirilen yol yenileme ve Abide Kavşağı üzerindeki kavşak düzenleme çalışması, sürücülerden tam not aldı. 56 günde tamamlanan çalışma kapsamında, 30 bin 600 ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. ­Ağır tonajlı araçların yoğun kullanımından kaynaklı yoldaki bozulmalardan dolayı konforlu bir sürüş gerçekleştiremeyen sürücüler, artık daha güvenli ve rahat yolculuk yapabilecek.

ABİDE KAVŞAĞI ETRAFINDA ŞERİT SAYISI 3’E ÇIKTI

Yapılan çalışmalar ile Abide Kavşağı etrafında şerit sayısı 3’e çıkarıldı. Yol düzenleme çalışmaları çerçevesinde, Liman B kapısından TIR’ların sadece çıkışı olacak. Liman B kapısından çıkan TIR’ların Turgut Özal Kavşağı’na ulaşımı, yapılan yan yoldan sağlanacak. İsmet İnönü Bulvarı’ndan doğudan gelen trafiğin istasyona dönmesi esnasında, kavşak etrafında trafik yoğunluğunun azaltması için İsmet İnönü Bulvarı’ndan istasyon yoluna da yan yol bağlantısı yapıldı.

Liman Yolu güzergahında, ağır tonajlı araçların yoğun olarak geçiş yapması nedeniyle bitümlü temel, binder ve aşınma olmak üzere 3 kat asfalt imalatı yapılarak, toplamda 30 bin 600 ton sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Ekipler ayrıca 4 bin 600 metre de kaldırım imalatı çalışmasını hayata geçirdi.

AĞIR TONAJLI ARAÇLARA SAAT KISITLAMASI

Liman B kapısı karşısında bulunan ve giriş-çıkış yapılan konteyner alanından çıkan TIR’lar, Turgut Özal Kavşağı’na ulaşabilmek için Abide Kavşağı’nı kullanıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlar ile yapılan UKOME Toplantısı’nda alınan karar doğrultusunda da kavşaktan geçecek ağır tonajlı araçlar için saat sınırlaması getirildi. TIR trafiğinin Abide Kavşağı’ndan dönüşünün can ve mal emniyeti açısından risk teşkil etmesi nedeniyle, ağır tonajlı araçlar 23.00 ila 05.00 saatleri arası kavşaktan geçebilecek.

Yolun yenilenmiş halinin “konforlu olduğunu” kaydeden sürücülerden Vedat Oruç, “Çalışma hepimizi çok rahatlattı, yol da daha güzel oldu. Yolun genişlemesi ve tırların olmaması çok iyi. Yola sürekli zarar vermeleri ayrı, panik hali yaşamamız ayrı bir sıkıntıydı. Bu iki dertten de kurtulduk. Mersin için güzel bir iş oldu” dedi.

Çay-Çilek arasında dolmuş şoförü olarak çalışan ve gün içinde defalarca Liman Yolu’nu kullanan Turgut Bayram ise “Şu yolun güzelliğine, şu çiçeklere baksanıza, şu an her şey çok güzel. Daha önceden arabamızla günde 6 sefer yaptığımızda, sanayiye gidiyorduk. Şu an hiçbir sıkıntı yok. Bu yolu bozanın çoğu TIR’lardı, onlara ayrı bir şerit yapmışlar. Yapanın eline sağlık, çok güzel olmuş” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mersin-liman-yolunda-yenileme-calismalari-tamamlandi/feed/ 0
Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ayaydın, “Fethiye Turizm Sektörü Temsilcileri Buluşması’nda” konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ayaydin-fethiye-turizm-sektoru-temsilcileri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ayaydin-fethiye-turizm-sektoru-temsilcileri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 03 May 2024 07:24:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16637 Cumhur İttifakı’nın Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın, Fethiye Körfezi’nin balçıklardan temizlenmesi için çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılımıyla Fethiye’deki bir restoranda düzenlenen “Fethiye Turizm Sektörü Temsilcileri Buluşması’nda” konuşan Ayaydın, Fethiye ve Muğla’nın sorunlarını çözmek için elini taşın altına koyduğunu ifade etti.

Fethiye’nin turizm açısından çok önemli bir yer olduğunu ve bununla ilgili çok önemli projeler hazırladıklarını belirten Ayaydın, “Büyükşehir Belediyesi ne yazık ki buraya hiç hizmet getirmemiş. Fethiye’de imar planı, altyapı, kanalizasyon yok. En kötüsü de Fethiye Körfezi. Fethiye, dünyanın en önemli turizm merkezleri arasında olmasına rağmen ne yazık ki Fethiye Körfezi’nde 6 milyon ton balçık var. Eğer Büyükşehir Belediyesi geçmiş 10 yıl içerisinde günde bir kova balçığı alıp temizlemiş olsaydı Fethiye Körfezi bugün bu noktada olmazdı.” dedi.

Bölgeye ilk geldiğinde Marmaris ve Fethiye körfezlerini incelediğini, her iki körfezin de son derece kirli olduğunu tespit ettiğini anlatan Ayaydın, körfezlerin temizlenmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek destek istediğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bakanlara verdiği talimat doğrultusunda bölgede temizlik çalışması yapacak gemilerin Marmaris’e geldiğine işaret eden Ayaydın, “Gemiler bölgede incelemeye başladı. Hangi noktada ne kadar kirlilik var şu an onun tespitini yapıyor. Fethiye Körfezi’nde 19 noktada temizlik yapılması için çalışma hazırlandı. En kısa sürede Fethiye Körfezi’nde 2 gemiyle temizlik çalışması başlayacak. Temizlik çalışmalarının nasıl yürütüleceğinin de tespiti yapılıyor. Çalışmalar çevreye duyarlı bir şekilde yapılacak.” diye konuştu.

Fethiye’nin en önemli sorunlarından birinin de her ilçede olduğu gibi altyapı olduğunu vurgulayan Ayaydın, Büyükşehir Belediyesinin turizm merkezi Fethiye’de altyapı ile ilgili hiçbir çalışma yapmadığını, göreve geldiklerinde ilçenin altyapı ve imar planlarını yapacaklarını ifade etti.

İmar planlarının hazırlanmamış olması nedeniyle ilçede özellikle kırsalda yaşayan vatandaşların sorunlar yaşadığını anlatan Ayaydın, bu nedenle kaçak yapıların takibinin de yapılamadığını söyledi.

“Görevimiz, vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmak, sorunlarını çözmek”

Fethiye başta olmak üzere Marmaris, Bodrum ve bazı ilçelerin “kaçak yapı cenneti” haline geldiğini aktaran Ayaydın, şöyle konuştu:

“Biz göreve gelir gelmez en başta Fethiye Körfezi’ni temizleyeceğiz. Daha sonra altyapı ve imar planlarını yapacağız. Yaz aylarında içinden çıkılamayacak derecede trafik çilesi çeken vatandaşların bu sorununu da çözeceğiz. Bununla ilgili otopark alanlarını da belirledik. Süratle Fethiye’nin bu sorunlarını çözeceğiz. Biz Büyükşehir Belediyesinin bütün imkanlarını Fethiye’ye de kullanarak bu şehri güzelleştireceğiz. İmkanlarımızın yetmediği durumlarda bakanlıklarımızın kapısını çalacağız. Görevimiz, vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmak, sorunlarını çözmek ve hayat standardını yükseltmek. Biz koltuk meraklısı değiliz. Koltukta oturmaya gelmedik. Benim zamanımın büyük bir bölümü halkımın ve sivil toplum örgütlerinin arasında geçecek. Fethiye’de çekek yerleri ile ilgili de hazırlıklarımızı yaptık. Bununla ilgili çalışma yürütüyoruz.”

Ayaydın, Fethiye’nin en önemli sorunlarından birinin de kira sorunu olduğuna değinerek, Büyükşehir Belediyesi olarak inşaat şirketi kuracaklarını, geliştirdikleri projeler ile yaptıkları konutların önemli bir bölümünü kamu kurumlarına vereceklerini, bir diğer kısmını da dar gelirli vatandaşlara kar amacı gütmeden vereceklerini dile getirdi.

Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ayaydın, konut sayısının artmasıyla ilçede kira fiyatlarının hızla düşeceğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ayaydin-fethiye-turizm-sektoru-temsilcileri-bulusmasinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Antalya’da Turizm Rekorları Kırıldı https://www.haber28.com.tr/antalyada-turizm-rekorlari-kirildi/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-turizm-rekorlari-kirildi/#respond Wed, 01 May 2024 05:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16379 Turizmde rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy “2024 yılı hedefimiz ise 60 milyon turist ve 6o milyar dolar turizm geliri. Sadece ülkemizin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan gözbebeğimiz Antalya’da rekor kırarak tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştık” dedi.

Olympos Ören Yeri Karşılama Merkezi’nin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy bu başarıların kesinlikle tesadüf olmadığını, bu rekorları kırmanın, Türkiye’yi dünya turizminde parlayan bir yıldız haline getirmek elbette kolay olmadığını söyledi.

Hedefleri belirlerken planlama ortaya koyduklarını söyleyen Ersoy, “Bu süreçte turizmi 12 aya yaymak ve nitelikli turizmi güçlendirme adına attığımız en önemli çalışmalarımızdan biri oldu. Bildiğiniz gibi turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmi ile çok güçlü bir ilişkisi bulunmaktadır. Bu amaçla sahip olduğumuz kültürel mirası gün yüzüne çıkarıp tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir altyapı oluşturmak adına tarihin en yoğun çalışmalarını başlattık. Son 60 yılda Türkiye’de arkeoloji ile ilgili yapılanlara eşdeğer işi önümüzdeki dört yılda tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

Antalya’yı merkeze alan Türk arkeoloji tarihinin altın çağı geleceği miras projemiz çerçevesinde arkeolojik çalışma sayısını yıllık 720’ye yükselttiklerini söyleyen Ersoy, “Bu dünyada rekordur şu anda dünyada en çok bir yıl içinde kazı ve kurtarma çalışması yapılan ülke Türkiye. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye 2026’ya kadar da yıllık 800’e çıkarmayı planlıyoruz. 2028 yılı sonuna kadar Antalya’daki arkeolojik alanlarımıza kazılar, restorasyon ve çevre düzenlemeleri için 5 buçuk milyar ödenek ayırdık. Geçtiğimiz günlerde Antalya Ticaret ve Sanayi odamızdaki toplantıda müjdesini vermiştim, dünyanın önemli koleksiyonlarından birine sahip olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yeniden yapımı ile ilgili proje çalışmalarında başlattık. Bununla birlikte Kemer’e de Su Altı Arkeoloji Müzesi kazandıracağız. Ayrıca üç gün önce geleceği miras projemiz çerçevesinde Aspendos Antik Kenti’ninde lansmanını gerçekleştirdik ve çalışmalarla ilgili olarak detayları sizlerle paylaştık. Bilindiği gibi Aspendos Antik Kenti ile geleceğin miras projemizin yedinci lansmanını yapmış olduk. İnşallah tarihi gün yüzüne çıkaran çalışmaların devamını da getireceğiz” şeklinde konuştu.

Konuşmasının devamında Olimpos Ören Yeri Karşılama Merkezi hakkında bilgiler veren Bakan Ersoy, “2023 yılı Nisan ayında Olimpos Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmaları incelerken burada Olimpos Ören Yeri Karşılama Merkezi ile ilgili olarak ta çalışma yapacağımızın sözünü vermiştim. Antalya’da siz değerli hemşerilerime verdiğim sözü yerine getirerek hemen kısa bir süre içinde proje çalışmaları başlatıp ihalesini gerçekleştirmiştik. Bugün bir sözümüzü daha yerine getirip Olimpos Ören Yeri Karşılama Merkezinin açılışını gerçekleştiriyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Otopark alanını, yürüyüş yollarını düzenledik. Bir kültürel mirasımızı daha ayağa kaldırarak toplam 65 milyona mal olan Olimpos Ören Yeri Karşılama Merkezini Antalya’nın hizmetine sunuyoruz. Antalya’da turizme bağlantılı olarak kıyı şeridi boyunca bir kültürel miras koridoru oluşturmayı hedefliyoruz. Bu hedefimize ulaştığımızda Ören yerlerine olan ilgi çok daha yüksek seviyelere ulaşacaktır. Gazipaşa’dan Kaş’ a kadar tüm Ören yerlerimizde çok detaylı çalışmalara hız verdik. Özellikle Olimpos ve Phaselis üzerinde bu bölgede doğasıyla bütünleşik kültürel miras unsurları ile doğa turizmi öne çıkaran nitelikte bir kültür turizmi destinasyonunun oluşmasını hedefliyoruz. Ayrıca bölgede gastronomi turizmin gelişmesi için de çalışmalar yapacağız. Böylelikle bölgeyi Antalya’nın kültürel miras ve eko turizm destinasyonun olarak tescillemiş oluyoruz. Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak çalışmaların hayata geçirilmesi için hizmet anlamında kaybedecek tek bir dakikası dahi bulunmuyor. Bizim kısır siyasi tartışmalara değil, Antalya’ya değer katacak projeler üzerinde çalışacak birlikteliğe ihtiyacımız var” şeklinde konuştu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-turizm-rekorlari-kirildi/feed/ 0
Antalya’da Arkeolojik Çalışma Sayısı Artıyor https://www.haber28.com.tr/antalyada-arkeolojik-calisma-sayisi-artiyor/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-arkeolojik-calisma-sayisi-artiyor/#respond Tue, 30 Apr 2024 21:00:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16299 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras projesi kapsamında arkeolojik çalışma sayısının, yıllık 720’ye yükselttiklerini belirterek, bu sayıyı 2024’te 750’ye, 2026’ya kadar da yıllık 800’e çıkarmayı planladıklarını söyledi.

Ersoy, Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Ören Yeri Karşılama Merkezi açılışında, turizmde rekorlarla dolu bir yılın geride bırakıldığını ifade ederek, 2024 yılı için 60 milyon turist ve 60 milyar dolar turizm geliri hedeflendiğini kaydetti.

Sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya’nın da geçen yıl tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştığını anımsatan Ersoy, “Bu başarılar kesinlikle tesadüf değil. Bu rekorları kırmak, Türkiye’yi dünya turizminde parlayan bir yıldız haline getirmek elbette kolay olmuyor. Biz hedefleri belirlerken bir strateji bir planlama ortaya koyuyoruz. Bu süreçte turizmi 12 aya yaymak ve nitelikli turizmi güçlendirmek adına attığımız adımlar da en önemli çalışmalarımızdan biri oldu.” diye konuştu.

“Antalya’daki arkeolojik alanlara 5,5 milyar lira ödenek ayırdık”

Turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle çok güçlü bir ilişkisi bulunduğunu belirten Ersoy, bu doğrultuda kültürel mirası gün yüzüne çıkarıp tüm dünyanın ziyaret edebileceği bir altyapı oluşturmak adına tarihin en yoğun çalışmalarını başlattıklarını kaydetti.

Son 60 yılda Türkiye’de arkeolojiyle ilgili yapılanlara eş değer işi, gelecek 4 yılda tamamlamayı hedeflediklerini vurgulayan Ersoy, şunları söyledi:

“Antalya’yı merkeze alan Türk Arkeoloji Tarihinin Altın Çağı – Geleceğe Miras projemiz kapsamında, arkeolojik çalışma sayısını, yıllık 720’ye yükselttik. Bu dünyada rekordur, şu anda dünyada bir yıl içinde en çok kazı ve kurtarma çalışması yapılan ülke Türkiye’dir. Bu sayıyı 2024 yılında 750’ye, 2026’ya kadar da yıllık 800’e çıkarmayı planlıyoruz. 2028 yılı sonuna kadar Antalya’daki arkeolojik alanlarımıza kazılar, restorasyon ve çevre düzenlemeleri için 5,5 milyar lira ödenek ayırdık.”

Bakan Ersoy, dünyanın en önemli koleksiyonlarından birine sahip Antalya Arkeoloji Müzesinin yeniden yapımıyla ilgili proje çalışmalarına başladıklarını ve bununla Kemer’e de bir Sualtı Arkeoloji Müzesi kazandıracaklarını ifade etti.

Geleceğe Miras projesi kapsamında Aspendos Antik Kenti’nin de lansmanını 3 gün önce gerçekleştirdiklerini anımsatan Ersoy, Aspendos Antik Kenti’nde de tarihi gün yüzüne çıkaran çalışmaların hızlı bir şekilde devam edeceğini belirtti.

“Antalya’nın hizmet anlamında kaybedecek tek bir dakikası dahi yok”

Öte yandan Olympos Antik Kenti’nde geçen yıl karşılama merkezi yapılmasıyla ilgili bir söz verdiğini hatırlatan Ersoy, bugün de bu sözü tutmanın gururunu yaşadığını ifade etti.

Olympos’ta otopark alanını, yürüyüş yollarını düzenlediklerini aktaran Ersoy, 65 milyon liraya mal olan Olympos Ören Yeri Karşılama Merkezi’ni de Antalyalıların hizmetine sunduklarını söyledi.

Antalya’da turizmle bağlantılı olarak kıyı şeridi boyunca bir kültürel miras koridoru oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazipaşa’dan Kaş’a kadar tüm ören yerlerinde çok kapsamlı çalışmalara hız verdik. Özellikle Olympos ve Phaselis özelinde bu bölgede doğasıyla bütünleşik, kültüre miras unsurları ile doğa turizmini öne çıkaran, nitelikli bir kültür turizmi destinasyonun oluşmasını hedefliyoruz. Ayrıca bölgede gastronomi turizminin gelişmesi için de çalışmalar yapacağız. Böylelikle bölgeyi Antalya’nın kültürel miras ve eko turizm destinasyonu olarak tescillemiş oluyoruz. Her zaman ifade ediyorum, Antalya’nın dünyanın en önemli turizm şehirlerinin önüne geçmesini sağlayacak çalışmaların hayata geçirilmesi için hizmet anlamında kaybedecek tek bir dakikası dahi bulunmuyor. Bizim kısır siyasi tartışmalara değil Antalya’ya değer katacak projeler üzerinde çalışacak birlikteliğe ihtiyacımız var.”

Antalya Valisi Hulusi Şahin de Bakan Ersoy’un girişimiyle antik kentlerde çok hızlı kazı çalışmaları yürütüldüğünü söyledi.

AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu da kentteki ören yerlerde ciddi değişimler yaşandığını ve bunun turizme önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Bakan Ersoy ve beraberindekiler Olympos Antik Kenti’nde kazı çalışmalarını inceledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-arkeolojik-calisma-sayisi-artiyor/feed/ 0
Bursa’da Öğrenciler Turşu Suyuyla Sıvı Gübre Üretti https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrenciler-tursu-suyuyla-sivi-gubre-uretti/ https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrenciler-tursu-suyuyla-sivi-gubre-uretti/#respond Tue, 30 Apr 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16293 Bursa’da organik gıda atıklarını değerlendirmek için öğretmenlerinin desteğiyle çalışma yürüten meslek lisesi öğrencileri, turşu suyu kullanarak bitkilerin gelişiminde yeterli mikroorganizmaya sahip sıvı gübre üretti.

Faik Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde “sıfır atık” temasıyla kurulan Geri Dönüşüm Kulübü tarafından Japon kültüründe “bokashi” olarak adlandırılan toprağın organik maddelerle iyileştirilmesine yönelik uygulamalar ele alındı.

İthal bir maya yardımıyla yapılan sıvı gübreyi yerli imkanlarla üretmek amacıyla öğretmenlerinin desteğiyle AR-GE çalışması yapan öğrenciler, maya yerine turşu suyu kullandı.

Organik gıda atıklarını 120 litrelik varillerin içinde bir miktar turşu suyuyla karıştıran öğrenciler, 7 ila 15 günlük fermantasyon sürecinin ardından elde ettiği sıvı gübreyi laboratuvar ortamında inceledi. Testleri yapılan sıvı gübrenin içinde bitkilerin gelişimi açısından yeterli oranda mikroorganizma bulunduğu tespit edildi.

Elde edilen sıvı gübre, okulun laboratuvarındaki test aşamalarının ardından çiçek ve marullar üzerinde uygulandı. Saksılardaki çiçekler ve okul bahçesinde iki alana ekilen marulların bir bölümüne su, kalanına ise sıvı gübre verildi. Uygulama sonucunda sıvı gübre ile sulanan çiçek ve marulların, su verilenlere göre daha erken büyüdüğü ve iri olduğu gözlemlendi.

Çalışmada yer alan okulun Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Abdullah Taşçı, AA muhabirine, öğrencilerin okul kafeteryasındaki doğal sebze ve meyve atıklarını kullanarak sıvı gübre elde etmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.

Marul ve bazı çiçekler üzerindeki denemeleri başka bitkilerde de yapacaklarını belirten Taşçı, “Olumlu sonuçlar alıyoruz. Sıvı gübre ve suyla sulanan ürünlerin ölçümlerini düzenli yapıyoruz. Aralarında yüzde 100 fark gözlemliyoruz. Okul olarak patent başvurumuzu yaptık, süreç devam ediyor. Başvurumuzun sonuçlanmasının ardından gerekli izinleri alarak ürünümüzün satışını yapıp okul bütçesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Taşçı, sıvı gübreyi mayaya ihtiyaç duymadan organik gıda atıklarını turşu suyuyla fermente ederek ürettiklerini dile getirdi.

Bu ürünün normalde yurt dışında yüksek fiyatlara satılan mayayla elde edildiğini aktaran Taşçı, “Biz maya olarak atık turşu sularını kullanıyoruz. Herhangi bir masrafımız olmuyor. Tamamen sıfır atık mantığıyla hareket ediyoruz.” dedi.

“Baştan bu zamana kadar dallanma, çiçeklenme, büyüme gözlemledik”

Gıda teknolojileri alanı öğretmeni Ayten İnal, bu çalışmanın AR-GE bölümünde görev aldıklarını bildirdi.

Sıvı gübrenin içindeki mikroorganizmaların yeterliliğini tespit ettikten sonra uygulama aşamasına geçtiklerini anlatan İnal, şöyle devam etti:

“Mikroorganizmaların varlığı normalde istenmez ama biz bunların varlığından mutlu olduk. Daha sonra arkadaşlarımızın yaptığı bu çalışmayı sulandırarak 1/100, 1/150, 1/200 gibi oranlarda seyrelterek çiçeklere ve marullara uyguladık. Çok güzel sonuçlar aldık. Tabii tüm bu işlemleri öğrencilerimiz yaptı. Düzenli olarak her hafta ölçümler aldılar. Düzenli olarak sulama ve gübrelemelerini yaptılar. Gayet güzel çalışma oldu. Verimli bir çalışma olduğunu düşünüyoruz. Baştan bu zamana kadar dallanma, çiçeklenme, büyüme gözlemledik. Öğrencilerimizle bizler de bu çalışmanın birer parçası olduk.”

İnal, sıvı gübrede üreyen mikroorganizmaların insan sağlığı için herhangi bir sorun teşkil etmediğini belirtti.

Gıda teknolojileri alanı 10. sınıf öğrencisi Nermin Ümmet, çalışmadaki görevinin marulların hem gübreli hem gübresiz sulanması olduğunu ifade ederek, “5 litrelik bidonların birine gübre ekleyerek ürünlerin sulamasını gerçekleştiriyoruz. Bunu çizelge haline getirip notlar tutuyoruz. Büyük marulların olduğu kısmın sulamasını sıvı gübreyle yaptık, gübrenin etkisini görmüş olduk. Diğer taraftakiler suyla olduğu için daha az büyüdü.” ifadesini kullandı.

Sıvı gübrenin karıştırma ve oluşum aşamasında görev alan yiyecek ve içecek hizmetleri alanı 11. sınıf öğrencisi İrem Erdin ise şunları kaydetti:

“Çıkan sebze kabuklarını turşu sularıyla marine ettikten sonra varillere yerleştiriyoruz. Varillere havasını almak için baskı uygulayıp kapağını kapatıyoruz. Fermantasyon sürecinden sonra iki ürünümüz çıkıyor: Biri üst katmandaki posa, diğeri de sıvı gübre. Sıvı gübreyi alıp uygun ve güvenli bir depoda tutuyoruz. Sıvı gübreyi arkadaşlarımız çiçekler üzerinde deniyor. Arkadaşlarımız aradaki değişimi çizelge olarak not alıyorlar.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrenciler-tursu-suyuyla-sivi-gubre-uretti/feed/ 0
İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla’da 30 sulak alanda 157 bin 503 su kuşu tespit edildi https://www.haber28.com.tr/izmir-manisa-aydin-ve-muglada-30-sulak-alanda-157-bin-503-su-kusu-tespit-edildi/ https://www.haber28.com.tr/izmir-manisa-aydin-ve-muglada-30-sulak-alanda-157-bin-503-su-kusu-tespit-edildi/#respond Tue, 30 Apr 2024 06:12:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16269 Kuş gözlemcileri, zengin yaşam kaynaklarıyla su kuşlarına ev sahipliği yapan İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla’daki 30 sulak alanda yapılan sayımda bu kış 157 bin 503 su kuşunu kayıt altına aldı.

Kış Ortası Su Kuşu Sayımı kapsamında Doğa Koruma ve Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğü Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürlüğü koordinasyonunda sivil toplum kuruluşu üyeleri ve gönüllü kuş gözlemcilerinin de katılımıyla çalışma yürütüldü.

Gediz, Bakırçay ve Güzelhisar deltaları, İzmir Körfezi, Gölmarmara ve Bafa gölleri, Aydın Büyük Menderes Deltası, Muğla’da Baldırmaz ve Köyceğiz göllerinin de yer aldığı 30 sulak alandaki sayımlarda 81 türden 157 bin 503 kuş tespit edildi.

En çok flamingo görüldü

Buna göre Gediz Deltası 61 türden 55 bin 509, Aydın Büyük Menderes Deltası 49 türden 39 bin 397 ve Aydın-Muğla sınırında yer alan Bafa Gölü 30 türden 25 bin 543 kuş ile en yoğun alanlar olarak öne çıktı.

Söz konusu sayımlarda 38 bin 797 flamingo, 30 bin 898 sakar meke, 13 bin çamurcun, 12 bin 81 gümüşi martı, 8 bin 727 karabatak en fazla görülen kuş türleri oldu.

Sayımlarda tarakdiş, mahmuzlu kız kuşu, Van Gölü martısı ve kuğu gibi bölgede nadir görülen türler de kayıtlara girdi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğü Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürü ve Kış Ortası Su Kuşu Sayım Koordinatörü Hasan Paşalı, AA muhabirine, bu sayımların su kuşu popülasyonlarının ve sulak alan ekosistemlerindeki değişimlerin uzun dönemde izlenebilmesi amacıyla Uluslararası Sulak Alan Kurumu (Wetlands International ) tarafından organize edildiğini söyledi.

Sayımların her yılın ocak-şubat aylarında, su kuşlarının mevsimsel göç hareketlerinin en az olduğu ve sulak alanlarda kümelendikleri zaman gerçekleştirildiğini aktaran Paşalı, Türkiye’de bu yöndeki sayımların ilk kez 1967 yılında gerçekleştirildiğini, bu yıl 40’ıncısını yaptıklarını anlattı.

Paşalı, Bölge Müdürlüğü personeli, üniversiteler, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve çok sayıda gönüllü kuş gözlemcisinden oluşan 10 ekip ve 52 kişi ile sayım çalışmalarını tamamladıklarını kaydetti.

Kuşların küresel ölçekteki takibi yapılıyor

Sayım çalışmalarının adeta bir şenlik havasında gerçekleştiğini ifade eden Paşalı, şöyle konuştu:

“Buradaki amacımız sulak alan ekosistemlerinin izlenmesi ve aynı zamanda su kuşu popülasyonunun takibi. Burada sadece su kuşlarını sayıyoruz. Ötücüler gibi diğer türleri saymıyoruz. Bu çalışmalar Uluslararası Sulak Alan Kurumu’nun sayım çalışmasının bir parçası olarak ülkemizde gerçekleştiriliyor. Bu çalışmanın sonucunda Türkiye raporu hazırlanıyor, küresel diğer raporlarla karşılaştırarak kuş trendlerinin küresel ölçekteki takibi yapılmış oluyor. Bu çalışmalarımızda flamingo en fazla görülen türümüz. Birey sayısı olarak yine Gediz Deltası 61 türle bu alanların içerisindeki en fazla tür çeşidine sahip alanımız oldu. Ondan sonra yine Büyük Menderes Deltası’nda 49 farklı türde birey saydık.”

Geçen yıl yapılan Kış Ortası Su Kuşu Sayımında İzmir, Muğla, Aydın ve Manisa’daki 28 sulak alanda 79 türden 164 bin 666 kuş kayda alınmıştı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-manisa-aydin-ve-muglada-30-sulak-alanda-157-bin-503-su-kusu-tespit-edildi/feed/ 0
AK Parti, kripto varlıklara yönelik yasal düzenleme için çalışıyor https://www.haber28.com.tr/ak-parti-kripto-varliklara-yonelik-yasal-duzenleme-icin-calisiyor/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-kripto-varliklara-yonelik-yasal-duzenleme-icin-calisiyor/#respond Sat, 27 Apr 2024 06:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15927 AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı, Ankara Milletvekili Ömer İleri, ABD’de federal anlamda uygulamaya giren kripto varlıklara ilişkin bir yasal düzenlemenin söz konusu olmadığını, Avrupa Birliği’nde ise “MİCA” adındaki düzenlemenin 2024’ün aralık ayında etkin hale geleceğini belirterek, 31 Mart’taki yerel seçimlerin ardından Meclis Başkanlığı’na sunacakları kanun teklifiyle, Türkiye’nin bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması için çalıştıklarını söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından Meclis’e sunulması beklenen kripto varlıklara yönelik yasal düzenleme taslağına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Blok zincir teknolojilerinin AK Parti’nin öncelikli alanlarından biri olduğunu belirten İleri, Orta Vadeli Program ile 2023 Genel Seçim Beyannamesi’nde bu konuya ayrı bir yer ayırdıklarını hatırlattı.

İleri, kripto varlıklar konusunun önemine işaret ederek, Türkiye’nin bu alanda önünü açmak için bir yasal düzenleme çalışması içerisinde olduklarını söyledi.

Kripto varlıkların Türkiye’de oldukça ilgi gördüğüne dikkati çeken İleri, Türkiye’de şu anda 10 milyon kişinin kripto varlık hesabı olduğunu bildirdi.

Ömer İleri, bu alanda bir düzenlenmenin gerekli olduğunu belirterek, “Bu kullanıcıların önemli bir kısmı, bu alanın bir anlamda devlet denetiminde hayata geçmesi noktasında hem fikir. Burada bir regülasyon ihtiyacı olduğu herkes tarafından dillendiriliyor. Biz de bu istikamette başta bakanlığımız olmak üzere çeşitli çalışmalarda bulunduk. Şu an itibariyle Meclis grubumuzda çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.

Bu düzenlemenin temel amacının bu alana yasal bir çerçeve getirmek olduğunu vurgulayan İleri, “Amacımız, bu alanda bir taraftan Türkiye’nin önünü açmak diğer taraftan da vatandaşımızı, yatırımcımızı korumak. Burada hassas bir denge sağlamaya çalışıyoruz.” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı İleri, şöyle devam etti:

“Blok zincir teknolojileri, AK Parti olarak bizim bir süredir yakından takip ettiğimiz alan. Hatırlarsınız ‘Forum Metaverse’, “Blok Zincir İstanbul’ etkinliklerimiz oldu. Bu etkinliklere Cumhurbaşkanımız teşrif ettiler. Bu etkinlikler, bir devlet liderinin bu alanda katılım gösterdiği ilk etkinlik haline geldi. Türkiye’nin geleceği açısından da önemsediğimiz bir alan. Geldiğimiz süreçte bu alanın öneminin farkında olarak bir taraftan vatandaşımızı korumak ama diğer taraftan da alanın önünü açmak adına önemli bir çalışmayı yürütüyoruz. Gerçekten iyi çalışılmış bir yasa teklifi haline geliyor. Kripto alanında ABD’de federal düzeyde uygulamaya girmiş bir düzenleme mevzu bahis değil, Avrupa Birliği’nde ise ‘MiCA’ adında bir düzenleme var ki o da Konsey ve Parlamento arasında bir uzlaşma aşamasına gelmiş durumda; 2024 aralık itibarıyla etkin hale gelecek. Türkiye’nin bu alanda, dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olması için çalışıyoruz.”

“Esnek bir altyapı oluşturuyoruz”

Düzenlemenin kripto alanıyla ilgili temel tanımları yapacağını ve temel bir çerçeve ortaya koyacağını söyleyen İleri, “Çalışma, bununla birlikte kripto varlık platformlarını, servis sağlayıcılarını, hizmet sağlayıcılarını, hizmet modellerini düzenleyecek çeşitli düzenlemeler getirecek.” dedi.

“Esnek bir altyapı oluşturuyoruz” diyen İleri, bunun temel kavramlar üzerine inşa edilecek bir çalışma olduğunu, detayların ilerleyen süreçlerde gerek görüldükçe ikincil düzenlemelerle hayata geçeceğinin altını çizdi.

İleri, sektördeki paydaşları davet ederek fikirlerini aldıklarını aktararak, “Gerçekten ortaya güzel bir düzenleme çıkmakta olduğunu görüyoruz. Son aşamalara doğru yaklaşıyoruz, seçimin hemen akabinde gündemimize gelecek.” ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin inovatif, sektörün önünü açıcı nitelikte olduğunu dile getiren İleri, “Sektör paydaşlarının mevcut tasarıyı büyük ölçüde desteklediğini görüyoruz.” dedi.

İleri, geçmiş dönemlerde sektörün “anlaşılamadığını düşündüğü” süreçler olduğunu ifade ederek, “Gerek AK Parti Genel Merkezi’nde gerek Meclisimizde gerekse de Bakanlığımızın kurumları vasıtasıyla onları dinledik, onların dilini de konuşuyoruz, ne demek istediklerini de gayet net anlıyoruz ve onların taleplerini de büyük ölçüde teklife yansıtmış durumdayız.” bilgisini verdi.

Ömer İleri, kripto varlık sahiplerinin güvenliğinin nasıl sağlanacağına yönelik, şunları kaydetti:

“Güvenlikten kastımız aslında şu; bir yatırımcı olarak bir platformdan hizmet almaya başladığınız zaman doğru bilgilendirilmeniz, bu platformun uygun altyapıya sahip olması, bu anlamda güvenilir olması, sizin normal şartlarda baş başa kalmak istemediğiniz risklerle, bu platformlar vasıtasıyla baş başa kalmıyor olmanız… Aslında burada çok genel bir güvenlik tanımı var. Hakkaniyet çerçevesinde yatırımcıyı, vatandaşı yanlış yönlendirmeden korumak, onların yatırımlarını korumak, kötü niyetli aktörlerin önünü kapatmak ama bütün bunları yaparken de sektörün önünü açmak, ikisini birden yapmak. Zaten temel problem her zaman budur; bu ikilemi çözmektir. Burada çok yerinde bir denge sağlandığını görüyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-kripto-varliklara-yonelik-yasal-duzenleme-icin-calisiyor/feed/ 0
Çankırı’da Tarihi Mezar Taşları Araştırılıyor https://www.haber28.com.tr/cankirida-tarihi-mezar-taslari-arastiriliyor/ https://www.haber28.com.tr/cankirida-tarihi-mezar-taslari-arastiriliyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 00:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15629 Çankırı’da iki akademisyen, köy köy gezerek inceledikleri tarihi mezar taşlarıyla kentin tarihine ve kültürüne ait izleri kayıt altına alıyor.

Çankırı Karatekin Üniversitesi (ÇAKÜ) Sanat Tasarım Mimarlık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Uğur Demirbağ ile Çerkeş Meslek Yüksekokulu Endüstriyel Cam ve Seramik Programı’nda görevli Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Bozdemir, geçmiş dönemde Çankırı’da yaşmış kişileri, yaşayış biçimlerini, kültürel ve sanatsal değerlerini ortaya çıkarabilmek için araştırma yapmaya başladı.

İl merkezi, ilçeler ve köylerde yaklaşık 5 ayda, birçok mezarlığı ziyaret eden akademisyenler, özellikle Arapça ve Osmanlıca yazılı mezar taşlarını mercek altına alarak okunması ve anlaşılması zor yazı ve figürleri tebeşirle okunaklı hale getirerek fotoğrafladı.

İki akademisyen yaklaşık 50’den fazla mezar taşından elde ettikleri verilerle bölgenin tarihi, kültürü ve yaşayış biçimine ilişkin envanter oluşturuyor.

Uğur Demirbağ, AA muhabirine, yüksek lisans ve doktora tezinde Çankırı’daki dini ve sivil yapıları çalıştığını, yaptığı araştırmalarda köylerdeki mezar taşlarıyla ilgili herhangi bir veriye ulaşamadığını söyledi.

Daha sonra bu verileri ortaya çıkarmak için çalışmaya başladıklarını belirten Demirbağ, “Bazı köylerde hiç mezar taşı bulamadık, bazılarında da iyi verilere ulaştık. Tabii ki müze ile birlikte bunların envanter çalışması yapılacak. Mezar taşlarında genel olarak mimari ve bezeme özelliklerini ve okunmasını sağlıyoruz. Bunun öncelikle bir çizimini yapıyoruz. Kitabelerin okunması için de tebeşir yardımıyla yazıları daha da netleştiriyoruz. Yosun tutmuş, tahrip olanlar var. Aslında tarihi bir eser yok oluyor bazı noktalarda. Çünkü eski mezar taşlarının üzerine mermerden yapılmış mezarlıklara da denk geliyoruz, bazı mezar taşlarının kitabelerini okuyamıyoruz.” dedi.

Yapılan araştırmayı ilerleyen dönemde yayınlara, projelere resmi olarak dökeceklerini dile getiren Demirbağ, “Çankırı’da hiç ortaya çıkmamış bir yayını ortaya çıkarmak, tarihi yapılarının, kültür birikiminin devamlılığının sağlanması, insanlarda tarihi mezar taşlarına karşı bir koruma bilincinin oluşturulmasını önemsedik. Bunun yanında kendi yayınlarımızı da yaparak bunu toplumun bilgisine sunmak istiyoruz.” diye konuştu.

Bu çalışmaya başlamalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde mezar taşı ve kitabelere yönelik bir çalışma yapılacağı haberini aldığını ve kendisinin bu çalışma için Çankırı il Koordinatörü olarak atandığını aktaran Demirbağ, şunları dile getirdi:

“2025 yılında bu resmi olarak başlayacak. Normalde bu çalışma 4 yıllık bir çalışma ama bazı bölgelerde veri az olduğu için 2-3 yıllık denilenler var. Çankırı bölgesi de 2 yıl olarak düşünülüyor. Biz 2 yılda 2025’ten 2026 sonuna kadar Çankırı merkez ve ilçeler, köyler dahil olmak üzere ne kadar mezar taşı, kitabe varsa proje çizimlerini yapacağız. Kitabelerin ilerleyen safhalarda daha çok okumasını yapacağız, mimari ve bezeme özelliklerini çalışarak sanat tarihi, mimarlık tarihi arkeoloji alanına bir katkı sunmaya çalışacağız.”

“Her köyün kendine ait farklı yapıları olduğunu gördük”

Oğuz Bozdemir de kendisinin daha çok mezar yapıları üzerindeki sembolizmi araştırdığını aktardı.

Mezar yapıları üzerinde bölgenin kültürüne dair örnekler olduğunu vurgulayan Bozdemir, şunları kaydetti:

“Çünkü bir toplumu oluşturan yapıların içinde toplumun, kültürü, tarihi, sanatı hepsinin bir arada incelenmesi gerekiyor. Bizler de bunu birlikte inceleyerek yaşatmayı amaçlıyoruz. Bunları kayıt altına almak, anlamlarını irdelemek, bunların yok olmasını önlemek, yaşatmak için belli yollar olabilir. Mesela merkezdeki çoğu köyü gezdik, bitirdik. Her köyün kendine ait farklı yapıları olduğunu gördük. Bazı köylerde Türk damgaları olduğunu gördük. Türklerin damgalarının mezar taşlarına işlendiğini gördük. Bazı köylerdeki mezar taşlarında güneş sembolünün var olduğunu gördük. Bitkisel motiflerin işlendiği mezar taşı gördüm. Hayat ağacına dayandırılabilir. Eski Türk kültüründe hayat ağacının mezar taşlarına yansıtılmış şeklidir. Bazı mezar taşlarında kılıçlar, bayraklar, çeşitli bitkisel figürler hepsini tek tek inceleyip anlamlarını buna göre değerlendirmek gerekiyor.”

Mezar taşlarında kullanılan motiflerin de sanatçı gözüyle değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Bozdemir, mezar taşlarının okunarak kayıt altına alınmasının Anadolu kültürünün yaşatılmasında önemli bir çalışma olacağını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cankirida-tarihi-mezar-taslari-arastiriliyor/feed/ 0
Diyarbakır’da Hükümlüler Kamu Binalarını Boyuyor https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-hukumluler-kamu-binalarini-boyuyor/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-hukumluler-kamu-binalarini-boyuyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 22:48:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15607 Diyarbakır’da boyacılık eğitimi alan hükümlüler, kamu binalarını boyuyor.

Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, tedbir türlerine göre hükümlülere yönelik infaz ve iyileştirme çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda ocak ayında düzenlenen kursta işin uzmanlarından teorik olarak haftanın belirli günlerinde boyacılık eğitimi alan ilk etapta 40 hükümlü, ardından öğrendiklerini uygulamayla pekiştiriyor.

Haftada 20 saat olmak üzere 2,5 ay boyunca teorik ve uygulamalı eğitim alan hükümlülere kursun sonunda katılım ve boya ustası belgeleri veriliyor. Bu eğitim sayesinde boya ustası olan hükümlüler, kentte hastane, okul ve kamu kurumlarının binalarını ücretsiz boyuyor.

Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Kamu Hizmet Birimi Sorumlusu Emre Bilinmiş, AA muhabirine, kurumlarında tedbir türüne göre hükümlülerle ilgili infaz ve iyileştirme çalışmaları yürütüldüğünü söyledi.

Hükümlü ile ilgili tedbir türüne göre belirlenen infaz işlemlerinin yanı sıra kişinin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenen iyileştirme faaliyetlerinin sürdüğünü ifade eden Bilinmiş, “Denetimli serbestlik sistemi genel mahiyette hükümlü ile toplumsal yaşam arasında bir ilişki ağı kurarak hükümlünün toplumsal yaşama desteğini sağlarken aynı zamanda kişinin toplumsal adaptasyonu için de çalışma yürütüyor. İnfaz faaliyetlerini destekler mahiyette yürütülen iyileştirme çalışmalarında paydaş kurumlarımızın katkıları önem arz etmektedir.” dedi.

Bilinmiş, hükümlülerin sosyal adaptasyonunun sağlanması, mesleki becerilerinin geliştirilmesi adına farklı kurslar düzenlendiğini dile getirerek, boya badana kursunun amacının hükümlülerin bir meslek sahibi olması, öğrendikleri meslek ile toplum yararına çalışma yürütmeleri olduğunu söyledi.

“Kursumuz süreklilik arz edecek şekilde planlanmakta”

Bu sayede hükümlünün, denetimli serbestlik altında geçireceği sürenin 3’te 1’ini kamu hizmeti yükümlülüğüyle tamamladığını belirten Bilinmiş, 2020’de dünya genelinde etkili olan Kovid-19 salgını sürecinden kaynaklı olarak faaliyetlerin belirli bir aralıkla durdurulduğunu, 2023’te kurumlarında bu doğrultuda çalışmalara yeniden başladıklarını ifade etti.

Bilinmiş, kamu hizmeti yükümlülüğünde bireysel yönlendirmelerin haricinde mobil ekiplerin kurulduğunu, bu yöndeki çalışmaları tüm paydaş kurumlara anlattıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Boya badana kursumuz ve ekibimizle yürüttüğümüz faaliyetlerimiz ilimizde büyük rağbet görmekte. Bu yönde çok ciddi şekilde planlamalar gerçekleştiriyoruz. Gelen talepler doğrultusunda kamu hizmet birimi olarak gerekli planlamaları sağlayıp, kurumlara gerekli desteği sunmaktayız. Mobil boya badana ekiplerimizde şu ana kadar 40 hükümlü, kurslarımıza kaydedilerek hem sertifika almaları sağlandı hem de bu alanda gerekli mesleki beceri sağlama imkanına kavuştu. Kursumuz süreklilik arz edecek şekilde planlanmaktadır. Boya badana kursuyla beraber yürüttüğümüz çalışmayla hükümlülerimiz bir taraftan meslek sahibi olurken, diğer taraftan kamu kurumlarımıza vermiş olduğumuz desteklerden dolayı aldığımız geri dönüşlerdeki mutluluk bizleri sevindiriyor.”

Hükümlülerden M.A, denetimli serbestlik kapsamında boyacılık eğitimi aldığını söyledi.

M.A, “Aldığımız teorik ve uygulamalı eğitimlerle boya ustası oldum. Diyarbakır’daki kamu kurumlarını boyuyoruz. Bu işi öğrenmekle ailemi geçindirebileceğim. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne teşekkürü borç bilirim.” ifadelerini kullandı.

F.İ. ise denetimli serbestlik kapsamında kamu yararına çalıştığını belirtti.

Daha önce inşaatlarda çalıştığını anlatan F.İ, şunları söyledi:

“Boya kursuyla kendimi geliştirerek, usta oldum. Cezamı bitirdikten sonra kazandığım mesleğim sayesinde hayatımı idame ettireceğim. Artık elimde ustalık belgem olduğu için boşta kalmayacağıma inanıyorum ve kendi işimin sahibi olacağım. Bunun için yetkililere teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-hukumluler-kamu-binalarini-boyuyor/feed/ 0
Sağlık Emekçileri Çalışma Koşullarının Yetersiz Olduğunu İfade Ediyor https://www.haber28.com.tr/saglik-emekcileri-calisma-kosullarinin-yetersiz-oldugunu-ifade-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/saglik-emekcileri-calisma-kosullarinin-yetersiz-oldugunu-ifade-ediyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 06:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15559 MERVE GÜVEN

Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin bu 14 Mart Tıp Bayramı’nda da çalışma koşullarının yetersiz olduğunu ve özlük haklarının gasp edildiğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı’na sağlık emekçilerinin maaşlarına artış ve sağlıkta şiddeti önlemek için etkili yasa çıkarma çağrısı yapan Uğur, “Sağlık çalışanlarının neredeyse tamamı şiddet olayları konusunda alınan önlemleri ve şiddet yönetimini yetersiz görmektedir. Sağlık çalışanları baskı ve mobbing ile yüz yüzedir. Her 10 sağlık çalışanından 8,5’i gündelik yaşamının devamı için borçlanmak durumunda” dedi.

Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, 14 Mart Tıp Bayramı öncesi sağlık emekçilerinin sorunlarını saptamak için üyeleri ile yaptığı alan araştırmasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Araştırmanın sonuçlarını aktaran Uğur, şunları dile getirdi:

HER 10 SAĞLIK ÇALIŞANINDAN 8,5’İ GÜNDELİK YAŞAMININ DEVAMI İÇİN BORÇLANMAK DURUMUNDA”

“Araştırmanın sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının çalışma koşulları elverişsizdir. Çalışma yaşamında fiziksel ve ruhsal sağlığı etkileyen faktörlere maruz kalma durumu ise belirgindir. Araştırmaya katılanların yüzde 91’i sağlıkta şiddetle karşı karşıya kalmıştır. Sağlık çalışanlarının neredeyse tamamı şiddet olayları konusunda alınan önlemleri ve şiddet yönetimini yetersiz görmektedir. Sağlık çalışanları baskı ve mobbing ile yüz yüzedir. Liyakat sorunu hissedilmektedir. Aktılımcılardan 10’unun 7’sinin aylık düzenli iş geliri yoksulluk sınırının altındadır. Her 10 sağlık çalışanından 8,5’i gündelik yaşamının devamı için borçlanmak durumundadır. Yaşamlarınızı emanet ettiğiniz sağlık çalışanlarının geçim derdinde kalması kabul edilemez. Sağlık çalışanlarının yarısından fazlası iş yükünün fazla olması nedeniyle istifa etmeyi düşünmektedir. Araştırma sonuçları sağlık çalışanları açısından Türkiye’nin en büyük ekonomik sorununu gelir dağılımındaki adaletsiz, en önemli siyasal sorununu da hukukun üstünlüğünün sağlanamaması olarak görmektedir.

EN DÜŞÜĞÜ YOKSULLUK SINIRININ ÜZERİNDE OLACAK ŞEKİLDE MAAŞLARDA KADEMELİ ARTIŞ YAPILMASINI TALEP EDİYORUZ”

Genel Sağlık İş, Sağlık Bakanlığı’ndan sağlık emekçilerinin ağır ve kötü çalışma koşullarının acilen düzeltilmesini, sabit, teşvik, taban ek ödemesi gibi sağlık çalışanlarının mağduriyetine sebep olan ve çalışma barışını bozan uygulamalara son verilmesini, en düşüğü yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde kadrolu derecesine göre maaşlarda kademeli artış yapılmasını, tüm sağlık emekçilerini kapsayacak kademeli ek gösterge artışı yapılmasını, sağlıkta şiddette sıfır tolerans gösterilmesini ve sağlıkta şiddeti önleyecek etkili bir şiddet yasasının çıkarılmasını, yeterli sayıda sağlık çalışanının istihdam edilmesini, tüm sağlık emekçilerine yıllık 90 gün yıpranma payı hakkı verilmesini, sağlık emekçilerinin giyim yardımı, nöbet, gece çalışma ücretlerini günün koşullarına uyarlamasını, Atatürk’ün başlattığı ulusal, kamucu ve halkçı sağlık politikalarını tekrar hayata geçirmesini talep etmekteyiz.

ÜCRETSİZ VE NİTELİKLİ, SAĞLIK HİZMETİ SUNMAK İÇİN MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

100 yıl önce yurdumuz toprakları emperyalistler tarafından işgal edildiğinde gitmeyen Tıbbiyeli Hikmet Boran’ın 100 yıl sonraki meslektaşları olarak bizler, karşılaştığımız tüm güçlüklere rağmen, mesleklerimizin onuru ile eşit, ulaşılabilir, ücretsiz ve nitelikli, sağlık hizmeti sunmak için mücadeleyi dün olduğu gibi bundan sonrada sürdüreceğimize söz veriyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/saglik-emekcileri-calisma-kosullarinin-yetersiz-oldugunu-ifade-ediyor/feed/ 0
Hamza Dağ: ‘Hal esnafımızın her zaman yanında olacağız’ https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-hal-esnafimizin-her-zaman-yaninda-olacagiz/ https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-hal-esnafimizin-her-zaman-yaninda-olacagiz/#respond Wed, 24 Apr 2024 04:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15536 Hamza Dağ: “Hal esnafımızın her zaman yanında olacağız”

Hamza Dağ hal esnafıyla sahur yaptı

İZMİR – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Buca’da bulunan Seze ve Meyve Hali’ni ziyaret ederek esnafla buluştu. Gece saatlerinden itibaren mesaiye başlayan esnafın sorunlarını dinleyen Dağ, daha sonra sahurunu da burada yaptı.

31 Mart Yerel Seçimleri öncesi çalışmalarını sürdüren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, gece saatlerinde Buca ilçesinde bulunan Sebze ve Meyve Hali’ni ziyaret etti. Dağ’a, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Adayı Adnan Öztekin ile İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Orhan Doğan eşlik etti. Hal esnafıyla buluşan Hamza Dağ, burada esnafın sorunlarını ve önerilerini dinlerken, kendileriyle sohbet etti.

“Hal esnafımızın her zaman yanında olacağız”

Hal ziyareti esnasında basın mensuplarına açıklamada bulunan Hamza Dağ, hal esnafının daima yanında olacaklarını dile getirdi. Dağ, “Gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz. Buradaki esnafın en çok buranın yoluyla alakalı talebi var. Onunla ilgili lansmanımızda zaten buraya bir otoban çıkışı çalışmamızı yapacağımızı ifade etmiştik; bunun çalışmasını yapacağız. Diğer taraftan tabii ki genel ekonomik noktada üreticiyi destekleme adına bu çalışmayı yapan hem de tüketiciye taze sebze, meyve ulaştırmaya çalışan bu esnafımızın her zaman yanında olacağız. Biz İzmirli 4,5 milyon hemşerimize şunun sözünü çok net bir şekilde veriyoruz. Bizim bu şehrin önemli meselelerini, kronik sorunları çözmek için çok çalışmak mecburiyetimiz var. Gecenin bu saatinde çalışarak da aslında bunu gösteriyoruz. Çok çalışacağız, çok ciddi anlamda mücadele edeceğiz ve inşallah önemli meselelerimizi çözüm noktasına çok kısa sürede ulaştıracağız. Bu anlamda biraz önce dediğim gibi halin ve Buca bölgesinin trafikle alakalı meselesinde hamlelerimizi yapacağız. Diğer taraftan hep söylediğim yeni çevre yolunu İzmir’imize kazandıracağız. Körfez geçişini İzmir’imize kazandıracağız. 16 tane battı çıktı çalışmasını İzmir’de gerçekleştireceğiz. Her gittiğim yerde aldığımız şikayet, yolların bozuk olması… Burada hal esnafımızın da önemli bir meselesi çünkü onlar pazara gidip gelirken de bunu özellikle söylüyorlar. Biz en kötülerinden başlayarak bir sene içinde çok güzel hale getireceğiz Nakliyeciler Sitesi, Buca Hali’nde ve ara sokaklarda temizlikle ilgili sorunlarımız olduğunu görüyoruz. Bu konuda, öyle uzun bir süre değil, bir ay içinde iki ay içinde İzmir’in her sokağının tertemiz olduğunu hep birlikte göreceğiz. Bunu da İzmir’in hemşehrilerimize sözünü, taahhüdünü veriyoruz” açıklamasında bulundu.

“En iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız”

Programda konuşan AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, yerel yöneticiler olarak hal esnafına en iyi hizmeti sunmayı istediklerini söyledi. Bölünmez Çankırı, “Hamza Başkanımız zaten açıkladı. En önemli problemlerimizden bir tanesi, Kaynaklar’ın trafik problemiydi ve buradan bir otoban çıkışının olmamasıydı. Zaten bu hep öncelik verdiğimiz bir şeydi. Buradaki kardeşlerimizin çalışma ve yıpranma payları çok fazla. Biz sıcak yataklarımızda yatarken onlar bize taze meyveyi, sebzeyi ulaştırmak için gecenin bu saatinde dağıtım yapıyorlar. O yüzden biz de yerel yöneticiler olarak onların bu fiziki şartlarına en iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

“Otoban müjdesine çok sevindik

Hamza Dağ’ın Sebze Meyve Hali çıkışına otoyol yapma projesine çok sevindiklerini söyleyen İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği’nin Başkanı Orhan Doğan, “Başkanlarımızın bu gece saatinde bizi ziyaret etmeleri bizleri onurlandırmıştır. Bu ziyaretlerden dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Sayın Başkanımız, halimizin otobanla bağlantı müjdesini verdi. Bunun için çok sevindik. Gerçekten bu bizim için çok önemli. Yani bu acil bir sorun. Bu sorun da kısa bir süre içerisinde başkanlarımızın halledeceğine inanıyoruz” sözlerine yer verdi.

Hamza Dağ ve programa katılanlar, ziyaretin ardından İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği binasında sahur yaptı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-hal-esnafimizin-her-zaman-yaninda-olacagiz/feed/ 0
Hamza Dağ, Buca’da Sebze ve Meyve Hali’ni ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-bucada-sebze-ve-meyve-halini-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-bucada-sebze-ve-meyve-halini-ziyaret-etti/#respond Wed, 24 Apr 2024 03:48:31 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15534 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Buca’da bulunan Seze ve Meyve Hali’ni ziyaret ederek esnafla buluştu. Gece saatlerinden itibaren mesaiye başlayan esnafın sorunlarını dinleyen Dağ, daha sonra sahurunu da burada yaptı.

31 Mart Yerel Seçimleri öncesi çalışmalarını sürdüren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, gece saatlerinde Buca ilçesinde bulunan Sebze ve Meyve Hali’ni ziyaret etti. Dağ’a, AK Parti İzmir Milletvekili ve Cumhur İttifakı Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, Cumhur İttifakı Buca Belediye Başkan Adayı Adnan Öztekin ile İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (İZKOMDER) Başkanı Orhan Doğan eşlik etti. Hal esnafıyla buluşan Hamza Dağ, burada esnafın sorunlarını ve önerilerini dinlerken, kendileriyle sohbet etti.

“Hal esnafımızın her zaman yanında olacağız”

Hal ziyareti esnasında basın mensuplarına açıklamada bulunan Hamza Dağ, hal esnafının daima yanında olacaklarını dile getirdi. Dağ, “Gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz. Buradaki esnafın en çok buranın yoluyla alakalı talebi var. Onunla ilgili lansmanımızda zaten buraya bir otoban çıkışı çalışmamızı yapacağımızı ifade etmiştik; bunun çalışmasını yapacağız. Diğer taraftan tabii ki genel ekonomik noktada üreticiyi destekleme adına bu çalışmayı yapan hem de tüketiciye taze sebze, meyve ulaştırmaya çalışan bu esnafımızın her zaman yanında olacağız. Biz İzmirli 4,5 milyon hemşerimize şunun sözünü çok net bir şekilde veriyoruz. Bizim bu şehrin önemli meselelerini, kronik sorunları çözmek için çok çalışmak mecburiyetimiz var. Gecenin bu saatinde çalışarak da aslında bunu gösteriyoruz. Çok çalışacağız, çok ciddi anlamda mücadele edeceğiz ve inşallah önemli meselelerimizi çözüm noktasına çok kısa sürede ulaştıracağız. Bu anlamda biraz önce dediğim gibi halin ve Buca bölgesinin trafikle alakalı meselesinde hamlelerimizi yapacağız. Diğer taraftan hep söylediğim yeni çevre yolunu İzmir’imize kazandıracağız. Körfez geçişini İzmir’imize kazandıracağız. 16 tane battı çıktı çalışmasını İzmir’de gerçekleştireceğiz. Her gittiğim yerde aldığımız şikayet, yolların bozuk olması… Burada hal esnafımızın da önemli bir meselesi çünkü onlar pazara gidip gelirken de bunu özellikle söylüyorlar. Biz en kötülerinden başlayarak bir sene içinde çok güzel hale getireceğiz Nakliyeciler Sitesi, Buca Hali’nde ve ara sokaklarda temizlikle ilgili sorunlarımız olduğunu görüyoruz. Bu konuda, öyle uzun bir süre değil, bir ay içinde iki ay içinde İzmir’in her sokağının tertemiz olduğunu hep birlikte göreceğiz. Bunu da İzmir’in hemşehrilerimize sözünü, taahhüdünü veriyoruz” açıklamasında bulundu.

“En iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız”

Programda konuşan AK Parti İzmir Milletvekili ve Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, yerel yöneticiler olarak hal esnafına en iyi hizmeti sunmayı istediklerini söyledi. Bölünmez Çankırı, “Hamza Başkanımız zaten açıkladı. En önemli problemlerimizden bir tanesi, Kaynaklar’ın trafik problemiydi ve buradan bir otoban çıkışının olmamasıydı. Zaten bu hep öncelik verdiğimiz bir şeydi. Buradaki kardeşlerimizin çalışma ve yıpranma payları çok fazla. Biz sıcak yataklarımızda yatarken onlar bize taze meyveyi, sebzeyi ulaştırmak için gecenin bu saatinde dağıtım yapıyorlar. O yüzden biz de yerel yöneticiler olarak onların bu fiziki şartlarına en iyi şekilde hizmet etmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

“Otoban müjdesine çok sevindik

Hamza Dağ’ın Sebze Meyve Hali çıkışına otoyol yapma projesine çok sevindiklerini söyleyen İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği’nin (İZKOMDER) Başkanı Orhan Doğan, “Başkanlarımızın bu gece saatinde bizi ziyaret etmeleri bizleri onurlandırmıştır. Bu ziyaretlerden dolayı kendilerine teşekkür ederiz. Sayın Başkanımız, halimizin otobanla bağlantı müjdesini verdi. Bunun için çok sevindik. Gerçekten bu bizim için çok önemli. Yani bu acil bir sorun. Bu sorun da kısa bir süre içerisinde başkanlarımızın halledeceğine inanıyoruz” sözlerine yer verdi.

Hamza Dağ ve programa katılanlar, ziyaretin ardından İzmir Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (İZKOMDER) binasında sahur yaptı. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/hamza-dag-bucada-sebze-ve-meyve-halini-ziyaret-etti/feed/ 0
Söğütlü OSB’de kapasite raporu olmayan firmalara yer verilmeyecek https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbde-kapasite-raporu-olmayan-firmalara-yer-verilmeyecek/ https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbde-kapasite-raporu-olmayan-firmalara-yer-verilmeyecek/#respond Tue, 23 Apr 2024 07:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15451 Kamulaştırma çalışmaları süren Söğütlü Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) kapasite raporu, sanayi sicil belgesi, yeşil OSB taahhütnamesi olmayan firmalara yer verilmeyeceği duyuruldu.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasından (SATSO) yapılan açıklamaya göre, yer seçimi 2019 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanarak Söğütlü Kantar ve Fındıklı mahalleleri sınırları içerisinde 230 hektarlık alanda 2023 yılında tüzel kişilik kazanmış olan Söğütlü OSB’de kamulaştırma çalışmaları devam ediyor.

Aynı zamanda SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Söğütlü OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Tiryaki, karma olarak planlanan Söğütlü OSB ile ilgili hassas çalışma içerisinde olduklarını, müteşebbis heyet çalışmalarının Sakarya Valiliği, SATSO, Büyükşehir Belediyesi ve Söğütlü Belediyesi koordinatörlüğünde yürütüldüğünü belirtti.

Arazi kamulaştırma ve altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından sanayi tesislerinin inşaatına başlanmasının planlandığını aktaran Tiryaki, “Karma niteliğinde olması sebebiyle yatırımcılar tarafından çok fazla talep alan bir OSB’dir. Bu konuda artan sanayici taleplerini fırsata ve ranta çevirmeye çalışan aracı kişi veya kişilere itibar edilmemesini istirham ediyoruz. Bölgede yatırım yapmak isteyen yatırımcıların dikkatli olmalarını önemle tavsiye ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Tiryaki, OSB içerisinde yatırım yapmak isteyen üreticilerin SATSO hizmet binasındaki Söğütlü OSB Müdürlüğüne başvurmaları gerektiğini belirterek, yatırımcılar için yer tahsisi yapma yetkisinin sadece Söğütlü OSB yönetiminde olduğunu kaydetti.

Söğütlü OSB’de şeffaflık esaslı çalıştıklarını vurgulayan Tiryaki, şöyle devam etti:

“Kamulaştırma sürecinde yaptığımız çalışmalarda arazi simsarlarına karşı OSB’yi ve halkımızı korumak adına rantın önüne geçmek için yer talebi amacıyla başvuran firmalardan özellikle kapasite raporu, sanayi sicil belgesi ve yeşil OSB taahhütnamesi talep ediyoruz. Tüm işlemlerimiz şeffaflıkla ilerliyor. Çünkü ulusal kara yolu hatları, demiryolu yük-yolcu hatları ve limanı ile sahip olduğu güçlü ulaşım altyapısının yanı sıra pazara yakınlığı, hammadde ve ara mamul temininde lojistik kolaylığı ile sanayi-teknoloji ağına kolay ulaşım imkanları ile ülkemizin üretim üssü haline gelen ilimizin gerçek anlamda üretim üssü olmasına gayret ediyoruz.”

“OSB’lerin arazi alım satımı üzerinden gelir kaynağı olmasını istemiyoruz”

Tiryaki, OSB’lerin arazi alım satımı üzerinden gelir kaynağı olmasını istemediklerinin altını çizerek, amaçlarının çevresel duyarlılık, tarafsızlık ve hukuka uygunluk ilkeleri içerisinde yatırımcıların ihtiyaç duyduğu tüm altyapı unsurlarını sağlayarak, en uygun sanayi alanlarını oluşturmak, Söğütlü bölgesine nitelikli, yeni nesil teknoloji üreten, yeşil üretim odaklı faaliyet gösteren firmalar kazandırarak bölge ve ülke istihdamına katkı sağlamak olduğunu vurguladı.

Söğütlü’de OSB odaklı rantın söz konusu olamayacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Bölgede kurulacak OSB üzerinden hangi amaçla olursa olsun bir arazi rantına müsaade edilmediğini özellikle belirtmek isterim. Halkımız ve yatırımcılarımızı bu konuda daha önce de uyarmıştık, uyarımızı tekrar ediyoruz. Zaten hukuki olarak gerekli tedbirler de alınmış ve bölge OSB sahası olarak bölgedeki arazi tapularına satış yapılamaz şerhi konmuştur. Arazi simsarlarının haksız kazanç elde etmesine, artan sanayici taleplerini fırsata ve ranta çevirmeye çalışan aracı kişi veya kişilere itibar edilmemesini istirham ediyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/sogutlu-osbde-kapasite-raporu-olmayan-firmalara-yer-verilmeyecek/feed/ 0
Bakan Ersoy: “Turizm gelirimiz yüzde 17 artışla 54,3 milyar TL oldu” https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-turizm-gelirimiz-yuzde-17-artisla-543-milyar-tl-oldu/ https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-turizm-gelirimiz-yuzde-17-artisla-543-milyar-tl-oldu/#respond Mon, 22 Apr 2024 04:00:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15286 SAMSUN (İHA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “2023’ü yine rekorlarla kapattık. Ziyaretçi sayımız 56,7 milyon kişi oldu, yüzde 10’luk artış yakaladık. Turizm gelirimiz 54,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yüzde 17 artış sağlamış olduk. Kişi başı gecelik harcamayı ise 99 dolara yükselttik” dedi.

Samsun Turizm Master Planı Tanıtımı Programı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımı ile yapıldı. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da yapılan tanıtım töreni saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Samsun’un tanıtım filminin gösterimi ile devam etti. Ardından Prof. Dr. Bilgehan Gülcan tarafından Turizm Master Planı’nın sunumu yapıldı. Toplantıda Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan ve Samsun Valisi Orhan Tavlı da kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Protokol konuşmalarının ardından söz alan Bakan Ersoy, Türkiye’nin turizm alanındaki durumu ve Samsun Turizm Master Planı hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“Turizm gelirimiz yüzde 17 artışla 54,3 milyar TL oldu”

2023 yılını turizm alanında rekor kırarak tamamladıklarının altını çizen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Savaşlar, insani krizler, afetler, siyasi gerilimler ve küresel ekonomik dalgalanmalar, öznesi insan olan turizmi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Ancak biz Türk turizmini ileriye taşıma kararlılığımızdan hiçbir zaman ödün vermedik ve neticede 2023’ü yine rekorlarla kapattık. Ziyaretçi sayımız 56,7 milyon kişi oldu, yüzde 10’luk artış yakaladık. Turizm gelirimiz 54,3 milyar dolar olarak gerçekleşti, yüzde 17 artış sağlamış olduk. Kişi başı gecelik harcamayı ise 99 dolara yükselttik. Başarıyı getiren unsurlardan biri şüphesiz TGA. Kurulduğu 2019 yılından bugüne tanıtım, iletişim ve durum yönetimi başlıklarında, kendisinden 60-70 yıl önce kurulmuş uluslararası kurumların arasından sıyrılmış ve muazzam bir iş çıkarmıştır. Bugün de bu performansını devam ettirmektedir. Öyle ki bugün Türkiye dünyanın en yoğun ve etkili tanıtım yapan ülkesi konumuna gelmiştir. Başarı için önemli bir diğer unsur ise ürün ve pazar çeşitliliğidir. Biz, Türk Havayollarının uçtuğu her destinasyonu kendimize pazar olarak gören bir anlayışla çalışmalarımızı planladık ve uyguladık. Ayrıca ülkemizin ana turizm destinasyonlarına doğrudan uçuş sayılarını artırdık. Bunların sonuç vermesi için de farklı turist profillerini cezbedecek ürün çeşitliliği sunmaya başladık. Bugün gastronomiden arkeolojiye, mavi yolculuktan tren yolculuğuna, inanç rotalarından festivallere kadar 60 dan fazla ürün sunan bir Türkiye var” diye konuştu.

“Türkiye Yüzyılı’nda da Türk turizmini dünyadaki zirve yarışının değişmez isimlerinden biri yapmanın kararlılığını taşıyoruz”

Bu yüzyılda da Türk turizmini geliştirmek için çaba sarf edeceklerinin altını çizen Bakan Mehmet Nuri Ersoy, “Turizm gelirlerimizin ulaştığı seviye ve kişi başı gecelik harcamada yakaladığımız ciddi yükseliş ivmesi bunu da başardığımızın rakamsal ispatıdır. Elbette bu üç temel unsurun altında yürütmekte olduğumuz birçok farklı çalışma var. Nitelikli personel için eğitimde çok ciddi bir değişim sağladık. Kazıların 12 Aya Yayılması ve Geleceğe Miras projeleriyle Türk arkeolojisinin altın çağını başlattık. Geleceğin trendlerini bugünden ülkemize kazandırdığımız özgün ve öncü sertifikasyon uygulamaları ile Türkiye’yi dünyanın örnek aldığı ülke konumuna getirdik. 2021’de İstanbul’da başlattığımız ve bu yıl 7 bölgemizdeki 16 şehirde düzenleyeceğimiz Kültür Yolu Festivalleri ile sıfırdan uluslararası bir Türkiye markası bina ettik. Proje ve eserlerimizin listesi uzayıp gidiyor. Kültür-sanat merkezleri, altyapı yatırımları, Mavi Bayrak, Michelin Rehberi, 5 yıldız konforundaki ücretsiz halk plajları, ağırlama etkinlikleri, dünya lideri dijital platformlar derken nihayetinde 12 aya ve 81 ile yayılmış bir Türk turizminin önünü açtık. Bütün bunları yerelden genele her ayrıntıyı düşünerek, hesap ederek; bugünü doğru şekilde analiz edip yarını doğru şekilde öngörerek başardık. Türkiye Yüzyılı’nda da Türk turizmini dünyadaki zirve yarışının değişmez isimlerinden biri yapmanın kararlılığını taşıyoruz. Kazanımlarımızı koruyacak, sürdürülebilirliğin tesis edildiği bir sektörle ve bütün paydaşlarımızla omuz omuza inşallah yeni başarılara ve rekorlara ulaşacağız” diye konuştu.

“Samsun Turizm Master Planı’nda 14 tane proje ortaya konuldu”

Samsun Turizm Master Planı hakkında bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Şöyle sürece bir baktığımızda genel arama konferanslarından tematik çalıştaylara, literatür ve kaynak taramasından geçmiş çalışmaların detaylıca incelenmesine kadar yoğun bir mesai harcandığını görüyoruz. Yaklaşık 3 aylık bu çok yönlü ve geniş katılımlı çalışmalar Samsun için öncelikli politikaların belirlenmesini sağlamıştır. Elbette bu politikalar; ilimizin güçlü ve zayıf yönlerinin, fırsat ve tehdit alanlarının irdelenmesi ve bütün bunların doğrultusunda Samsun’un rekabet potansiyelinin ortaya konulması neticesinde ortaya çıkmıştır. Biliyorsunuz biz Turizm Ana Planı’nda 7 tane stratejik amaç ve hedef belirlemiştik. yerli ve yabancı ziyaretçi sayısını, ortalama kalış süresini, turizm geliri ile rekabetçiliği ve sürdürülebilirliği artırmak; ayrıca turizmi il sathına ve yıl geneline yaymak ve turizmde dijital entegrasyonu sağlamak. İllerin master planları hazırlanırken işte bu 7 ana hedef penceresinden bir değerlendirme yapılması; genel üzerinden özele odaklanılması, ilin sahip olduğu varlıklara, değerlere ve potansiyele en uygun amaç ve hedeflerin belirlenmesi doğru bir yaklaşım olacaktır. Samsun Turizm Master Planı’na baktığımda bu yaklaşımım uygulandığını memnuniyetle görüyorum. Samsun için bu 7 temel başlık çerçevesinde 50 adet politika başlığı ve bunlarla ilgili 14 adet öncelikli alan belirlenmiş ve bunlara uygun olarak da Samsun’un turizmde gelecek kurgusunu oluşturan 14 tane proje ortaya konulmuştur” şeklinde konuştu.

“Samsun, Karadeniz Bölgesi için turizmde ciddi bir hamlenin ve değişimin merkezi olacak”

Bakanlık olarak belediyelerin yanında olduklarının altını çizen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, şunları söyledi:

“Akılcı, gerçekçi ve gelecekle ilgili doğru öngörülerle hazırlanan bu çalışmaya sadık kalınarak yürütülecek yoğun bir mesaiyle Samsun, Karadeniz Bölgesi için turizmde ciddi bir hamlenin ve değişimin merkezi olacaktır. İnşallah bunu hep birlikte tecrübe edeceğiz. Bu çalışmaları sırasıyla belirlediğimiz iller üzerinden ülkemizin geneline yayacak ve Türkiye’de, il merkezli topyekün bir turizm hareketini hayata geçirmiş olacağız. Tabii, burada şunu özellikle vurgulamakta fayda görüyorum. Biz büyükşehir belediyelerimizden master planlarını hazırlamalarını bekliyoruz. Bu onların yerine getirmesi gereken bir görev. Turizmde yerel yönetimlerin her şeyi Bakanlığımızdan beklemesi doğru bir yaklaşım değildir. Diyelim ki bir bölgede turizmi güçlendirmek istiyorsunuz. Bunun gerçekleşmesi için ilgilenilmesi gereken birçok başlık var. Eğer söz konusu bölgenin bütün potansiyelini bir faydaya dönüştürmek istiyorsanız tarım, gastronomi, geleneksel sanatlar gibi yöresel zenginliklerin tanıtılması ve değerlendirilmesinden tutun da kültür varlıklarının korunması, altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları yanında doğru ve sağlıklı yapılaşmanın gerçekleştirilmesi, doğal zenginliklerin koruma kullanma dengesi gözetilerek ekonomiye kazandırılması, doğru ve sürdürülebilir istihdam imkanlarının sağlanması gibi birçok politikanın uygulanması gerekiyor. Hemen hepsi belediyelerimizin yetki ve görev sahası içinde. Elbette bakanlık olarak biz daima belediyelerimizin yanındayız. Bugüne kadar gerek sorumluluklarımız çerçevesinde gerekse bizim görevimiz olmasa da ihtiyaç hasıl olduğunda belediyelerimizden desteğimizi esirgemedik. İnşa edilen eserler, yatırımlar ve ödenekler ortada.”

İllerin tanıtım faaliyetlerine önem verdiklerinin altını çizen Mehmet Nuri Ersoy, “Son dönemde turizm bölgelerimizde büyük sıkıntı haline gelen atık su arıtma tesisi projelerini bakanlık olarak biz üstlendik, tamamladık ve hizmete açtık. Bunu yaparken de bir ayrım gözetmedik. Gözettiğimiz tek şey şehirlerimizin ve turizmimizin değer kaybetmemesi olmuştur. Ben Samsun örneğinden bütün belediyelerimizin ilham almasını temenni ediyorum. Şehrinizin potansiyelini en iyi sizler bilmek durumundasınız. Aynı hassasiyet ve titizlikle sizler de çalışmalarınızı bir an evvel gerçekleştirin ki omuz omuza verip hayata geçirelim; kazanan turizmimiz, şehirlerimiz ve ülkemiz olsun. Göreve geldiğimiz günden itibaren en önemli hedeflerimizden biri Türk turizmini 12 ay boyunca hareketli kılmak ve 81 ilimizi, kendi zenginlikleriyle bu hareketin öznesi yaparak turizmden hak ettikleri payı almalarını sağlamaktı. Tanıtımdan, gastronomi ve arkeolojiye kadar bölgelerimizin ve illerimizi sahip oldukları zenginliklerle ulusal ve uluslararası turizm vitrinine çıkardık ve sürekli üstüne katarak çıkarmaya devam ediyoruz. Biz Bakanlık olarak çalışırken, yerelde de aynı amaçla çalışan paydaşlarımız olduğunun farkındayız. Eğer şehirlerimizi turizmde hak ettikleri seviyeye getireceksek, birlikte ve uyum içinde çalışmamız gerektiğini göz ardı edemeyiz. Bundan dolayı Temmuz 2021’de İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nı oluşturduk. Amacımız yurt içi ve yurt dışında yürütülen tanıtım faaliyetleri ile yerelde yürütülen faaliyetlerde; içeriklerden İletişim diline ve kanallarına kadar bir bütünlük ve koordinasyon sağlamaktı. Bu çalışmayı valilik, il kültür ve turizm müdürlüğü, belediyeler, kalkınma ajansı, sanayi ve ticaret odaları, üniversiteler, turizm sektör kuruluş ve dernekleri gibi paydaşlarımızla birlikte yürütmüş olmamız da başarıyı beraberinde getirmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, 81 ilimizde de İl Tanıtım ve Geliştirme İşbirliği Protokolleri imzalanmıştır. Program kapsamında oluşturulan İl Tanıtım ve Geliştirme Kurullarımız Valilerimizin başkanlığında faaliyet göstermektedir. Kurullarımız sayesinde illerin tanıtımı için ayrılan kurum bütçelerinin efektif kullanımı sağlanmış, ortak akılla belirlenmiş bir bakış açısı ile etkili ve sonuç odaklı tanıtım çalışmaları gerçekleştirilerek şehirlerimizin markalaşma süreçleri güçlendirilmiştir” ifadelerini kullandı.

“GoSamsun 7,7 milyon gösterim elde etti”

Sosyal medyadan elde ettikleri geri dönüşümlerden bahseden Bakan Mehmet Nuri Ersoy, “Yabancı pazara yönelik olarak 254 içerik paylaştığımız ‘GoSamsun’ Instagram hesabı bugün 3,5 milyonun üzerinde erişim ve yaklaşık 7,7 milyon gösterim seviyesine ulaşmıştır. Yurt içine yönelik tanıtımlar için devreye aldığımız ‘Gezsen Samsun’ Instagram hesabında ise 377 içerik paylaşılmış ve yaklaşık 1,7 milyon gösterim elde edilmiştir. GoSamsun web sitesinin ziyaretçi sayısını artırmak ve şehrimizin tanıtımını yapmak amacıyla 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde 61 ülkede gerçekleştirilen dijital kampanyalarla toplam 51 milyon gösterim; 2024 yılı Ocak ayında ise 11 ülkede gerçekleştirilen dijital kampanyalarla toplam 3,7 milyon gösterim gerçekleşmiştir. Aynı dönemde GoTürkiye platformumuzun sosyal medya kanallarından ise Samsun ile ilgili 3 milyon gösterim yapılmıştır. 2024 yılı Ocak-Şubat ayları içerisinde, yine GoTürkiye sosyal medya mecralarında Samsun ili özelinde 3 paylaşım yapılmış olup bunlar da toplam 128 bin gösterim almıştır. Bu çalışmaların yanı sıra 2023 yılında 11 ülkeden basın mensubu ve tur operatörü, toplam 45 kişi Samsun’da ağırlanmıştır. Samsun il filmi için de sosyal medyada Bahreyn, Meksika, Endonezya, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, Fransa, Amerika, Avusturya, Polonya, İsviçre gibi 20 farklı ülkede reklam verilmiştir. Sınırlı sayıdaki bu örnekler bile inanıyorum ki yerelin, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımı için neler yaptığımıza dair güçlü bir fikir vermektedir. Daha da fazlasını yapacak ve güzel sonuçlar almayı sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.

Tanıtım toplantısına ayrıca AK Parti Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Cumhur İttifakı AK Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Halit Doğan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Ahmet Bahadır, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bakçepınar, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar, İl Müftüsü Seyfullah Çakır ve diğer protokol üyeleri katıldı.

Bakan Ersoy’un konuşmasının ardından Başkan Mustafa Demir tarafından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a hediye takdim edildi. Program, fotoğraf çekiminin ardından son buldu. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-turizm-gelirimiz-yuzde-17-artisla-543-milyar-tl-oldu/feed/ 0
Vahap Seçer, TMMOB İkk Üyeleriyle Bir Araya Geldi https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-tmmob-ikk-uyeleriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-tmmob-ikk-uyeleriyle-bir-araya-geldi/#respond Sun, 21 Apr 2024 07:00:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=15170 Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer, TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. 31 Mart seçimlerinden sonra ikinci 5 yılda da Mersin’i yöneteceklerini belirten Seçer, “Seçimlerde Türkiye’nin de en anlamlı sonucu Mersin’den çıkaracak. İkinci 5 yılda da biz yolumuza devam edeceğiz” dedi ve 5 yıl önce verdikleri sözleri de yerine getirdiklerinin altını çizdi.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Vahap Seçer, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mersin İl Koordinasyon Kurulu üyeleriyle bir araya geldi.

Başkan Seçer, 5 yıl boyunca sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldiklerini ifade ederek,  “Mersin’deki yakın uzak tüm siyaset tarihinin belki de böyle bir konseptle çalışan ilk başkanı olma unvanını da taşıyorum. Benden önce hiçbir belediye başkanının, sivil toplumla bu kadar bir araya gelme arzusu içerisinde olduğunu sanmıyorum. Bizi kimse zorlamadı. Bize büyük katkılar sunduğu için bunu istedik. İKK’ya bağlı tüm odaların bu toplantılara yaptığı katkılar yadsınamaz. Eğer 5 yıllık süre içerisinde vatandaşın memnuniyeti varsa, o toplantılardan çıkan sonuçların da büyük bir katkısı var” diyerek, teşekkürlerini iletti.

“İŞİNİ CİDDİ YAPAN ODALARIN İŞ BİRLİĞİ BENİ BİRÇOK KONUDA RAHATLATTI”

5 yıllık süre içerisinde Mersin’e ilişkin hassas konularda sorunların giderilmesinde iş birliği yaptıklarını kaydeden Seçer, “Meclis çalışmalarında sizlerden çok büyük yarar sağladık. Özellikle başta imar gibi netameli konularda aslında siz bize sütre görevi gördünüz. Biz sizin arkanızda yürüdük. Toplum karşısında muteber bir sivil toplum en iyi siyasetçiden çok daha inandırıcıdır. İşini ciddi yaptığı bilinen odaların belediyemle beraber iş birlikleri beni birçok konuda rahatlattı” diye konuştu.

“SEÇİMLERDE TÜRKİYE’NİN EN ANLAMLI SONUCU MERSİN’DEN ÇIKACAK”

31 Mart seçimlerinden sonra ikinci 5 yılda da Mersin’i yöneteceklerini belirten Seçer, “Seçimlerde Türkiye’nin de en anlamlı sonucu Mersin’den çıkaracak” dedi.

Seçer, seçime sayılı gün kalmasına rağmen belediye hizmetlerine devam ettiklerini sözlerine ekleyerek, “Biz sanki seçim yokmuş gibi çalışma yapıyoruz. Bizim proje ve ihale çalışmalarımız, hazırlıklarımız devam ediyor. Tıkır tıkır işleyen bir sistem var. İkinci 5 yılda da biz yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.

“GÖREVE GELMEDEN ÖNCE HANGİ SÖZÜ VERDİYSEK YERİNE GETİRDİK”

Bir belediye başkanı olarak 2 temel unsura oldukça önem verdiğini vurgulayan Seçer, bunlardan ilkinin uygun finansman yaratmak olduğunu dile getirirken 2. unsurun ise liyakatli kadrolar olduğunu belirtti. Seçer, “Kenti de ihya eden, geliştiren, geleceğe hazırlayan en önemli 2 unsurun bunlar olduğunu düşünüyorum. Geri kalan hepsi çözülüyor” dedi. 5 yıllık görev süresi boyunca deprem, afet, siyasi operasyonlar, pandemi gibi pek çok sorunla karşılaştıklarını kaydeden Seçer, ikinci 5 yıllık görev süresince daha süratli, kaliteli ve vizyoner hizmetler yapacaklarını da dile getirdi.

Yaptıkları projelerin hepsinin orijinal olduğunu ve hiçbirinin kes-yapıştır projeler olmadığının altını çizen Seçer, şunları söyledi:

“Ben o projeleri hazırlayana kadar 1,5 yıl uğraştım. Belediye Başkanı adayı olmadan tam 1,5 yıl önce, sanki belediye başkanı adayı olacak ve partimiz kazanacak şeklinde, ‘bu projeleri uygulayacağım’ diyerek çalıştık. Verdiğimiz sözleri de yerine getirdik.  Nasıl yıllık bütçe ve yatırım programımızın gerçekleşme oranı çok yüksek çıkıyorsa ve inanılmayacak rakamlarla her yılı kapatıyorsak gerçekten 5 yıl önce stratejik plana koyduğumuz, yatırım programını aldığımız birçok projeye başladık ve bitirdik.”

“SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINI YANINIZA ALMAZSANIZ NE BİR ÜLKE NE DE BİR MEMLEKET YÖNETEBİLİRSİNİZ”

Bir belediye başkanının sivil toplum, oda, dernek ve vakıf gibi kurum ve kuruluşlarla diyaloglarının iyi olması gerektiğinin altını çizen Seçer, “Sivil toplum kuruluşlarını yanınıza almazsanız ne bir ülke ne de bir memleket yönetebilirsiniz. Her siyasetçiye tavsiyemdir; ‘Her şeyi bırak önce sivil toplumla diyaloğunu iyi kur’. Gerisini hallediyorsunuz. Her zümreye ve her yapıya dokunabiliyorsunuz” dedi.

SEÇER MÜHENDİSLERDEN DESTEK İSTEDİ: “AFETLERE KARŞI BİRLİKTE ÖNLEM ALMALIYIZ”

Mersin’in birçok afete açık bir kent olduğunun altını çizen Seçer, “Mersin; selden tsunamiye, orman yangınından kimyasal patlamalara ve nükleer sızıntıya kadar birçok afetle karşı karşıya kalabilecek bir kent ama başat konu deprem ve buradaki on yıllardır yapı stokunun sıkıntılı olması. Mersin’in baştan aşağı bir MR’ının çekilmesi ve her şeyin kayıt altına alınması gerek. Belki de sosyal konut, kentsel dönüşüm ve dirençli kent projeleriyle iç içe bir çalışma olarak yapacağız. Tabi kii sizlerden destek almak zorundayız” diye konuştu.

Hayata geçirecekleri yatırımları katılımcılarla paylaşan Seçer, bu yatırımlar için de bir kısmı hibe olan 156 milyon Euro’luk finansman ile kanalizasyondan atıksu arıtmaya, derin deniz deşarjından, içme suyu şebeke sistemlerine kadar hayata geçirmeyi planladıkları pek çok çalışma hakkında bilgiler verdi.

“TARIMSAL GES DESTEKLERİNİ BU YIL YAPACAĞIZ”

Üreticilere büyük destekler vermeye devam edeceklerini kaydeden Seçer, özellikle küçük ölçekli üretim yapan kadınları desteklediklerini kaydetti. Bu yıl tarımsal destek projelerine 119 milyon TL bütçe ayırdıklarını kaydeden Seçer, “Elektrik mühendislerini ilgilendiren en büyük desteklerimizden birisi tarımsal güneş enerji santralleri (GES). O da heyecan verici bir vaat bana göre” diyerek, tarımsal GES desteklerini sulama kooperatiflerine bu yıl yapacaklarını vurguladı.

KIŞ: “BAŞKAN SEÇER, KENTİ BİRLİKTE YÖNETME KONUSUNDA ÇALIŞMALAR YAPTI”

TMMOB’un en kalabalık toplantılarından birisi olduğunu kaydeden CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, “Vahap Başkanımız belki de ilk kez Mersin tarihinde bütün oda ve derneklerin, en çok da TMMOB’a bağlı meslek odalarının görüşlerini ve önerilerini dikkate alarak, kenti birlikte yönetme noktasında çok ciddi çalışmalar yaptı” dedi.

Seçer’in de mühendis olduğu için meslek odalarına daha duyarlı davrandığını kaydeden Kış, “Kentin kaderini belirleyecek konularda çözüm önerilerine ortak olduk. Ülke genelindeki meslek sorunlarımızı ve sıkıntılarımız da yakından takip ediyorum. Bunu da Meclis kürsüsünde dile getirerek farkındalık yaratmak için gerekli çabayı ve mücadeleyi gösteriyorum” diye konuştu.

AK: “TMMOB, TÜRKİYE’DE MESLEK ODALARI ARASINDA EN BÜYÜK MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN BİRİDİR”

TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Gülçin Barbaros Ak da, TMMOB’nin Türkiye’de meslek odaları arasında 700 bin üyesi ile birlikte en büyük meslek örgütlerinden birisi olduğunu vurgulayarak, Seçer ve Kış’ın da TMMOB’ye bağlı meslek odalarına kayıtlı üyeler olduğunu belirtti. Ak,  “Hem odamızın içindeler hem de odacılığı biliyorlar. Yıllardır bizlerle birlikte meslek odasında çalışmalar yapmış olduğumuz kişiler” dedi.

TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu’nun 20 bine yakın üyesi olduğundan da söz eden Ak, “Bu üyeler; bilim, teknik ve aydınlık geleceğe yönelik çalışmaları, vizyonel bakış açıları olan, belediye ve kamu ile ilgili yapılacak bütün çalışmalarda bel kemiği olan kişilerden oluşuyor. Bu kişiler aynı zamanda hem özel sektörde çalışıyor hem belediyelerimizde görev alıyor. Büyükşehir Belediyemizde de görev alan birçok meslektaşımız ve meslek odası üyemiz var” diye konuştu.

]]> https://www.haber28.com.tr/vahap-secer-tmmob-ikk-uyeleriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, canlı yayında gündemi değerlendirdi: (2) https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-gundemi-degerlendirdi-2/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-gundemi-degerlendirdi-2/#respond Mon, 15 Apr 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14459 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem bölgesindeki konutlara ilişkin, “440 bin hak sahipliği var. 46 binini bugün itibarıyla teslim etmiş durumdayız. Yani bir yıl gibi bir süre geçti, 46 bin konut teslim edildi.” dedi.

Yılmaz, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Özellikle sanayideki sektör temsilcilerinin ara eleman konusunda arayış içerisinde olduğunu belirte Yılmaz, bunu aşma noktasında kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.

Eleman arayışını ortadan kaldırmak adına eğitim sisteminin kazandırdığı beceriler ile iş gücü piyasasının talep ettiği becerileri örtüştürmek adına mesleki eğitim çalışmalarına ağırlık verildiğine dikkati çeken Yılmaz, bu kapsamda ilgili kurumlarla koordineli çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Yılmaz, kadınların iş gücüne katılımı konusunda Türkiye’nin önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, “İş gücü açığımızın önemli bir kısmının, kadınların özellikle eğitim alarak, mesleki eğitim alarak, girişimci olarak iş gücü piyasasına girmeleri bu sorunumuzu hafifletecektir. Önemli bir katkısı olacaktır. Bu konuda da zaten ciddi bir ilerleme sağlıyoruz. Önümüzdeki dönem ben bunun hızlanarak artacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Yeni çalışma modellerinin sisteme dahil edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Özellikle kadınlar için, gençler için yeni çalışma biçimlerini daha fazla yaygınlaştırmamız lazım.” ifadesini kullandı.

“Pandemi sonrası tüm dünyada gelir dağılımında bozulma oldu”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, büyümenin tabana yayılması ve büyümeden tüm vatandaşların payını alabilmesi için nasıl bir durumun öngörüldüğüne ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

“Bu büyümenin nimetlerini topluma yaymanız lazım ki gerçekten kalkınmış bir ülke haline gelmeniz mümkün olsun. Dolayısıyla büyüme gerekli ama yeterli değil. Buna kesinlikle katılıyorum. Büyümemiz iyi ama bir taraftan da şunu yaşadık. Pandemi ve pandemi sonrası süreçle birlikte maalesef tüm dünyada gelir dağılımında bir bozulma oldu. İlk defa Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Göstergeleri’nde dünya geriye gitti. Bırakın hedeflere doğru ilerlemeyi geriye gitmeye başladı. Dolayısıyla bu konular çok önemli. 2023’te nispi bir düzelme sağladığımızı söyleyebilirim.”

Yılmaz, ekonomideki büyümenin yansıması olarak 2023’te istihdam oranlarında iyileşmelerin kaydedildiğine dikkati çekti. Yılmaz, “2022’de emeğin milli gelirdeki payı 23,6’ymış, 2023’te 29,1’e yükselmiş. Yani 2023’te nispi olarak 5,5 puan civarında emeğin payında bir artış var. Bu da gerçekten çok olumlu bir gelişme. Bunun gelir dağılımına yansımasını henüz istatistiki olarak görmüş değiliz. Bunlar bir yıl sonradan hesaplanan rakamlar.” diye konuştu.

Deprem bölgesine ilişkin çalışmalar

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlere ilişkin çalışmalarda ne aşamaya gelindiğinin sorulması üzerine Yılmaz, afetin 14 milyon insanı ve 11 ili doğrudan etkileyen çok büyük bir yıkım oluşturduğunu hatırlattı.

Deprem bölgesindeki yaraların sarılması için ilk andan itibaren çalışmaya başladıklarını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“İlk dönemler yaptığımız bir hesaba göre 104 milyar dolar gibi bir maliyetle ülkemiz karşı karşıya kaldı bu deprem sonrası. Bunun da en ağırlıklı yükü geçen yıl ve bu yıl. 2025’den itibaren azalan oranlarda devam ediyor. Ama bütçe açısından baktığınızda iyi taraflarından biri şu tek seferlik harcama, deprem harcamaları. Dolayısıyla bütçede yapısal bozulmaya sebep olmuyor. Geçici artışlar getiriyor. Bütçe açığınızı geçici olarak arttırıyor. Bir süre sonra çalışmalar bittikçe bütçe açığınız normal seviyesine tekrar geri dönmüş oluyor.”

Yılmaz, depremden etkilenen illerde inşa edilecek konutların son durumuna ilişkin, “440 bin hak sahipliği var. 46 binini bugün itibarıyla teslim etmiş durumdayız. Yani bir yıl gibi bir süre geçti, 46 bin konut teslim edildi. Artık her ay 15-20 bin konut teslimi yapılacak diye planlıyoruz ve yıl sonunda 200 bini bulmuş olacağız diye tahmin ediyoruz.” bilgisini verdi.

Parasal sıkılaşma konusunda depreme yapılan harcamalardan dolayı mali konuda bir eksiklik olduğuna yönelik eleştiriler olduğunun sorulması üzerine Yılmaz, şunları anlattı:

“Biz deprem konusunda mali disiplin diyemeyiz. Yani o depremin yaralarını sarmak olmazsa olmaz bir şey. Orada zaten tartışamazsınız yani. Sadece şunu söyleyebilirim. Depremdeki harcamalara rağmen açığımızı belli bir oranda tutmayı başardık, bu iyi bir başarı. İlk başladığında yüzde 10’ları aşacak deniyordu. Hatırlayın yani bundan bir süre önce yüzde 10’u aşacak bütçe açığımız diyen ekonomistler vardı, 5,2’de tutabildik. Bu büyük bir başarı bence mali açıdan. Bunu yaparken deprem harcamalarından kesinlikle hiçbir taviz vermiyoruz.”

Asgari ücretlilere ve emeklilere ilişkin adımlar

Asgari ücretli çalışanların ve emeklilerin seçim öncesi bir beklentisinin olduğuna ve bu konuda yeni bir gelişme yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin soru üzerine Yılmaz, “Olabildiğince elimizdeki tüm imkanları kullanarak bu konularda adımlar attık. Önümüzdeki dönemlerde de ekonomimiz büyüdükçe, geliştikçe, istikrarımız meyvelerini vermeye devam ettikçe emeklilerimiz başta olmak üzere bütün kesimlere dönük yine aynı yaklaşımımızı devam ettireceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.” diye konuştu.

Cevdet Yılmaz, bütçenin sonsuz olmadığına ve kısıt olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bizim önceliğimiz emekli oldu, çalışanlar oldu. Kesinlikle bundan hiçbir tereddüt yok. Bütçemizin içindeki payına bakabilirsiniz. Çalışanların payına, emeklilere yaptığımız aktarmaların sosyal güvenlik sistemine. Ama bir taraftan da şu gerçek tabii, emekli sayımız da oldukça yüksek bir rakama geldi, 16 milyon gibi bir rakama ulaştık. Dolayısıyla burada en küçük attığınız adımın büyük bir yansıması oluyor. Bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artış yapıldı değil mi? Bunun mali yansıması 27 buçuk milyar lira. Tek başına bu atılan adımın mali etkisi 27,5 milyar lira.”

Aynı işi yapan insanlardan eşit oranda vergi almak adına çalışmaların yürütüleceğine de dikkati çeken Yılmaz, “Aynı işi yapan, herkesten eşit oranda vergi almak istiyorsunuz. Birisi öderse diğeri ödemezse ne olur? Hem sosyal adaletsizlik olur hem de haksız rekabet olur. Yani aynı konuda çalışan iki işletme var diyelim. Biri vergisini ödüyor düzenli bir şekilde, diğeri ödemiyorsa rekabet güçleri etkilenir ve haksız rekabet olur. Dolayısıyla kayıt dışılığı engellediğiniz zaman rekabet ortamını da güçlendirmiş olursunuz.” dedi.

Yerel seçimlere dair açıklama

Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’nin büyük bir demokratik olgunluk içinde, yüksek bir katılımla gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, 31 Mart’taki yerel seçimlerin de aynı şekilde tamamlanacağına inandığını söyledi.

Yerel seçimlerde, mahalli müşterek hizmetleri en iyi yapacak kişinin seçilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, vatandaşın genel seçimdeki siyasi tercihinin yerel seçimde farklılık gösterebileceğine de değindi.

Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ziyaretlerindeki izlenimlerinin sorulması üzerine şu karşılığı verdi:

“Gerçekten bir huzur iklimi var Doğu Anadolu’da ve Güneydoğu’da. İşte belli bir yaşa gelmiş insanlarız ömrümüz hakikaten bu terörle terörün yol açtığı zararlarla geçti. Özellikle en büyük zararı da Doğu ve Güneydoğu insanı gördü. Orada yaşayan Kürt vatandaşlarımız gördü.

Niye? Terörün olduğu yerde yatırım olmuyor. Terörün olduğu yerde hayvancılık olmuyor, turizm olmuyor. Terörün olduğu yerde nitelikli insan gelip görev yapmıyor. Dolayısıyla toplumsal olarak büyük bir kayıp yaşadı o bölge. Sermaye başka bölgelere göç ediyor. Terörün azaldığı, terörün marjinalize olduğu bir ortamda da en büyük faydayı bence bölgede yaşayan insanlar görüyor.”

Turizme yönelik çalışmalara ilişkin detaylar veren Yılmaz, Antalya’da 60 milyon turist ve 60 milyar dolar gelir hedefi koyduklarını açıkladı.

2023 yılında 57 milyondan fazla turist ve 54 milyar dolardan fazla gelir elde edildiğini belirten Yılmaz, kişi başına gelir ve geceleme gelirinin de arttığını söyledi.

2030’a kadar turizm gelirini 100 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, bunun cari açığın kapatılmasında önemli rol oynayacağına inandıklarını kaydetti.

Sadece deniz kum güneş turizmi değil, kültür turizminden, kış turizmine, sağlık turizmine kadar 12 aya yayılan bir turizm modeli hedeflediklerini de vurgulayan Yılmaz, merkezi hükümet ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun turizmin geliştirilmesinde önemli rol oynayacağına inandığını da sözlerine ekledi.

“Yerel ve merkezi yönetim uyumu önemli”

Yerel yönetimlerle merkezi yönetimin uyumu ve koordinasyonu önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Merkez hükümetin size ayırdığı bir şeyi doğru yönde ve iyi kullanırsanız sorunları çözersiniz. Ama kullanamazsanız bunu bütün toplum ya da o şehirde yaşayan insanlar öderler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu 5 yıl içinde kendisine merkezi hükümetin ayırdığı ya da verdiği kaynakları doğru kullandı mı? Murat Kurum gelirse bu kaynakları nasıl kullanacak? Bakın bunun en güzel cevabını Sayın İmamoğlu kendisi veriyor. Nasıl veriyor? Başarısız olduğunu bir anlamda ilan etmiş oluyor. Çünkü işte ‘Merkezi idare bana yeterince güç vermediği için şunları şunları yapamadım’ diyor.” ifadelerini kullandı.

Murat Kurum’un seçilmesi halinde farklı bir belediyecilik anlayışını ortaya koyacağına inandığını belirten Yılmaz, “Kurum, ‘Sadece İstanbul’ diyor. İstanbul’un problemleri, somut problemleri, hayatında insanların gündelik hayatında yaşadığı şeyler belli. ‘Ben bunlara odaklanacağım’ diyor. Nedir bunlar? Ulaşım. Daha kısa sürede insanlar erişebilecek, ulaşabilecekler. ‘Bunun hazırlıklarını yaptım’ diyor. Somut projelerini ortaya koyuyor. Afet İstanbul’un en temel meselelerinden ki Murat Bey bu konuda Türkiye’nin herhalde parmakla sayılabilecek uzmanlarından biri.” ifadelerini kullandı.

“Yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelişinin yakın zamanda daha fazla olacağını öngörüyoruz”

Ekonomiye ilişkin hem kendisinin hem de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yabancı yatırımcılarla görüşmeleri olduğunu aktaran Yılmaz, “Yabancıların Türkiye’ye gelişinin yakın zamanda daha fazla olacağını öngörüyoruz.” dedi.

Yabancı yatırımcıların en çok, seçimden sonra ekonomi politikalarının devam edip etmeyeceğini sorduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu çok önemli tabii. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Dışarıdan da sermayeyi daha fazla cezbetmemiz lazım ki daha hızlı bir şekilde hedeflerimize ulaşabilelim.” diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye’nin yatırım çekmek için büyük bir potansiyele sahip olduğunu ve doğru politikalarla bu potansiyeli kullanabileceğini dile getirdi.

Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, modernizasyonundaki gelişmelere ilişkin soruya Yılmaz şu yanıtı verdi:

“Vize muafiyetinin iş dünyası için, öğrenciler için, araştırmacılar için bu işlerin kolaylaştırılması gerektiğini söylüyoruz. Bu konularda müzakerelerimiz devam ediyor. Dışişleri Bakanlığımız bir taraftan, Avrupa Birliği biliyorsunuz bakan yardımcımız var ve başkanlığımız var. Avrupa Birliği Başkanlığı. Onlar bu konuları çok yakından takip ediyorlar. Diğer yandan Ticaret Bakanlığı’nın bu gümrük birliği konusunu muhataplarıyla yakından takip ediyor.

Bazı ülkeler siyasi sebeplerle Avrupa Birliği’ni Türkiye’ye karşı bir enstrüman olarak kullanıyorlar. Yani kendi milli diyelim politikalarını Avrupa Birliği üzerinden uygulamaya çalışıyorlar. Bu da aslında hem Avrupa Birliği’ne hem Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine zarar veriyor. Oysa ortak menfaatlerimiz var. Avrupa bizim temel ihraç pazarımız, sermaye hareketlerimizin büyük bir kısmı Avrupa’yla, turizmimizin önemli bir kısmı Avrupa’yla, 5 milyona yakın insanımız var Avrupa’da yaşayan. Dolayısıyla çok yoğun ilişkilerimiz var.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yapılan çalışmalara ilgili de bilgi veren Yılmaz, “Yeni bir mali işbirliği programı hazırlıyoruz. Geçen yıl uygulamaya koyduğumuz 9,5 milyar lira civarında bir büyüklüğe sahipti. Yeni yapacağımız 14 milyar civarında bir büyüklüğe sahip olacak ilk çalışmalarımıza göre. ve çok kritik projeler var önümüzde.” diye konuştu.

(Bitti)

]]> https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-canli-yayinda-gundemi-degerlendirdi-2/feed/ 0 Artvinli öğrencilerin ALS hastaları için geliştirdiği yazılım birinci oldu https://www.haber28.com.tr/artvinli-ogrencilerin-als-hastalari-icin-gelistirdigi-yazilim-birinci-oldu/ https://www.haber28.com.tr/artvinli-ogrencilerin-als-hastalari-icin-gelistirdigi-yazilim-birinci-oldu/#respond Sun, 14 Apr 2024 02:24:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14225 Artvinli öğrencilerin 55. TÜBİTAK Araştırma Projeleri Erzurum Bölge Yarışmaları kapsamında kilitlenme sendromlu ALS hastalıklarının rahatlıkla iletişim kurmalarına olanak sağlamak için hazırladıkları “ALS Eyetracker” yazılımı birinci oldu.

Arhavi ilçesindeki Ertuğrul Kurdoğlu Fen Lisesi 11. sınıf öğrencilerinden Arda Can ve Osman Berke Koç, Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Süleyman Sungur’un danışmanlığında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca düzenlenen yarışmalar için Amyotrofik Lateral Skler (ALS) hastalığının ileri derece versiyonu olarak bilinen “kilitlenme sendromlu”ların gözleriyle iletişim kurmalarını sağlamak için çalışma yaptı.

Can ve Koç, hastaların 30 ila 50 santim uzaklıktan sistemle kurdukları göz bağlantısıyla isteklerini ifade edebilecekleri hazır mesajların yer aldığı ve yine göz hareketleriyle klavye üzerinden mesaj yazabilecekleri sistem tasarladı.

Geliştirdikleri sisteme WhatsApp uygulaması ile televizyon ile radyo dinleme sekmesi ve gözle yazılan metni sese dönüştüren sekme koyan Can ile Koç’un çalışması, hastaların sosyal ağlarla iletişim kurmasına imkan sağlıyor.

Kars, Artvin, Ardahan, Erzincan, Ağrı, Trabzon, Gümüşhane, Rize, Iğdır ve Erzurum’daki ortaokullardan 210 öğrencinin katıldığı yarışmada çalışmalarıyla yazılım alanında tasarlan 119 proje arasından birincilik elde eden Can ve Koç, mayıs ayında Ankara’da düzenlenecek TÜBİTAK 2204 A Lise Öğrencileri Araştırma ve Proje Yarışmaları’na katılma hakkı kazandı.

“Eylemlerin hepsini gözleriyle yapabiliyorlar”

Çalışmanın fikir üreticilerinden Arda Can, AA muhabire, geliştirdikleri sistemin 5 farklı dilde hizmet verdiğini söyledi.

Can, çalışmalarını daha da geliştirmek istediklerini belirterek, “Geliştirdiğimiz program sayesinde hastalar, WhatsApp kullanabilir, televizyon izleyebilir veya radyo dinleyebilir. Bu eylemlerin hepsinin sadece gözlerini kullanarak yapabilirler.” dedi.

Tasarladıkları programla hastaların tüm isteklerini göz hareketleriyle yapabileceğini ifade eden Can, şöyle konuştu:

“Hastanın bilgisayarının durumunu uzaktan kontrol etmek için bir mobil uygulama tasarladık. Hastanın bilgisayarının bağlantı durumunu buradan yapabiliriz, şarj durumunu izleyebiliriz. Hızlı mesaj gönderebiliriz. Normalde bu tür cihazlar var ama sadece konuşma üzerine kurulu. Biz bunu WhatsApp, televizyon, radyo konuları ekleyerek geliştirdik. Buradaki en büyük amacımız, her insan karşı tarafa duygu ve düşüncelerini aktarmak istiyor. Bu hastalar hiç hareket edemedikleri ve konuşamadıkları için bunu yapamazlar. Onlara da bu hakkı tanımak istiyoruz. Sadece kameradan alınan verilerle bazı denklemler yardımıyla gözdeki irisin konumu hesaplanıyor. Bu konumla da farenin sola, sağa, yukarı, aşağı hareketleri hesaplanabiliyor.”

Programın çalışabilmesi için hasta yakınının programı ilk açtığında gerekli ayarlamaları yapması gerektiğini anlatan Can, kullanıcının yüzü tanıtıldıktan sonraki eylemlerde gözünü kırparak tıklama yapabildiğini aktardı.

Projeyi tüm ALS hastalarına ulaştırmayı amaçlıyorlar

Osman Berke Koç da projelerini basit bir web kamerası ve ücretsiz bir program yardımıyla tüm ALS hastalarına ulaştırmayı amaçladıklarını söyledi.

Koordinatör Öğretmen Sungur ise öğrencilerinin ALS hastası İngiliz Fizikçi Stephen William Hawking’den esinlenerek projeyi tasarladığını belirtti.

Sungur, projede sadece danışmalık yaptığını projeyi özgün olarak öğrencilerinin tasarladığını ve yapay zekadan da yararlandıklarını dile getirerek, “Yapay zekanın makine ve derin öğrenme gibi belli başlı alt dalları var. Bu çalışmada da Mediapipe isminde bir makine öğrenimi modeli kullanıldı. Bu Google tarafından geliştirilmiş bir modeldir. Çocuklarımız bu yapay zeka modelini kullanıp bu projeyi geliştirdiler. Sadece makine öğrenimini yok, işin arka planında mobil kısımlar var, onun dışında web tabanı var. Yani geniş bir alanı var.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/artvinli-ogrencilerin-als-hastalari-icin-gelistirdigi-yazilim-birinci-oldu/feed/ 0
Çelikler Holding, Sendikanın Açıklamalarını Yanıtladı https://www.haber28.com.tr/celikler-holding-sendikanin-aciklamalarini-yanitladi/ https://www.haber28.com.tr/celikler-holding-sendikanin-aciklamalarini-yanitladi/#respond Sat, 13 Apr 2024 05:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14144 Çelikler Holding, Tes-İş Sendikasının 7 Mart 2024 tarihli basın açıklamasında Kütahya Seyitömer, Tunçbilek ve Bursa Orhaneli Termik Santrallerinde çalışan üyelerinin sözde insan onuruna yakışmayan ücret ve çalışma şartları karşısında mağdur olduğunu belirtmesi üzerine konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Çelikler Holding’den yapılan açıklamada, şirket bünyesinde faaliyet gösteren Seyitömer, Orhaneli ve Tunçbilek termik santrallerinde son günlerde gerçeği yansıtmayan açıklamalar ve yapılan eylemlerden dolayı bilgi kirliliğini önlemek adına bu açıklamayı yapma zorunluluğunun hasıl olduğuna vurgu yapıldı.

“İş yerlerinin huzurunu bozmaya yönelik bir provokasyondur”

2024 Ocak ayı itibarıyla santrallerde çalışan işçilerin ücretlerine yüzde 50 zam yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Mart ayı itibarıyla Seyitömer termik santralimizde toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlanmış olup, süreç devam etmektedir. Tunçbilek ve Orhaneli termik santrallerimizde ise toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin 2024 Kasım ayı itibarıyla yapılması gerekirken, bu konunun da şimdi gündeme getirilmesi iş yerlerinin huzurunu bozmaya yönelik bir provokasyondur.”

“Söz konusu ifadeler ve suçlamalar hiçbir şekilde gerçekle uyuşmamaktadır”

Söz konusu basın bültenindeki ifadelerin ve suçlamaların hiçbir şekilde gerçekle uyuşmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Sendikanın yaptığı basın açıklamasının ilk paragrafında “insan onuruna yakışır ücret ve çalışma şartları” istenildiği belirtilmiş, ayrıntı verilmemiştir. Sendika ile karşılıklı anlaşma ile yapılan sözleşmede kabul ettiği zam oranı yüzde 6 iken hiçbir çalışma arkadaşımıza ayrım yapmadan yüzde 50 zam uygulanmıştır” denildi.

“Temiz içme suyu, ulaşım, yemek ve iş kıyafeti” ifadesinde bahsedilen konu gerçek dışıdır”

İş yerlerindeki kullanılan içme sularının TS266 standardının sağlandığı ve düzenli olarak İl Sağlık Müdürlükleri tarafından numune alınıp ve denetlendiği belirtilen açıklamada, ” Yemek konusu ile alakalı olarak tüm malzemeler 1. Sınıf olarak alınmakta ve hijyen şartlarına uyularak gıda mühendislerinin kontrolünde pişirilmektedir ve işletme müdür ve yöneticileri de aynı yemeği yemektedir. Ulaşım ile alakalı olarak işçilerimizin iş yerlerine güvenli ve rahat bir şekilde ulaşımını sağlamak amacıyla iş yerlerimizdeki tüm servis araçlarımız 2023 yılında yenilenmiştir. İş kıyafeti konusunda çalışma arkadaşlarımıza yazlık ve kışlık iş kıyafetleri standartlarına uygun olarak temin edilmekte ve düzenli olarak dağıtılmaktadır. Özetle, yaklaşık 11 yıldır beraber çalışmakta olduğumuz onurlu ve vefalı çalışma arkadaşlarımızla yukarıda bahsi geçen asılsız konularla alakalı hiçbir sorun yaşanmamasına rağmen, bu dönemde bu tarz konuların gündeme getirilmesindeki amacın ne olduğunu anlamak mümkün değildir. İşveren tüm sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdiği halde sendika yetkililerinin asılsız suçlama ve taleplerinin gerçek dışı olduğu görülmektedir.”

“Sendikanın yasa ve hukuka aykırı olarak yapmış olduğu bu eylemler sadece provokasyon ve tahriktir”

Açıklamada, “Kanun ve hukuk açıkça belirmiştir ki işyerinde sendika ve işveren arasında karşılıklı anlaşma sağlanmaz ise konu kanunca belirtilen hakem heyetine gider ve heyetin almış olduğu karar iki tarafı da bağlar. Bunun dışında yapılan eylemler işyerini ve iş düzenini bozacağından kanun ve hukukça yasaklanmıştır. Ülkemizdeki faaliyet gösteren bütün sendikalar kanun ve hukuk çerçevesinde hareket ederken Tes-İş Sendikası yöneticilerinin yaptıkları bu kanunsuz eylemlerle ne planladığını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” denildi.

“Sendikanın seçimler nedeniyle seçim fırsatçılığı yapmaktadır”

Açıklamada, “Sendikanın Ülkemizdeki yaklaşan seçimler nedeniyle seçim fırsatçılığı yapıp işletmedeki düzen ve intizamı, iş güvenliği ve ülkemizin enerji arz güvenliğini tehdit etmek isteği ortadadır. İşyerinde kanunen grev yapması yasak olan personellerimizin sendika tarafından bu eylemlere katılmaya zorlanması çalışanlarımızın huzurunu bozup onların lehine bir durum oluşturmamaktadır. Sendika yöneticilerinin yapmış olduğu bu tahrikler, karmaşa çıkartmaktan ve işyerindeki düzeni bozmaktan başka bir şey değildir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur” ifadelerine yer verildi. – KÜTAHYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/celikler-holding-sendikanin-aciklamalarini-yanitladi/feed/ 0
Manisa’da çöken köprü yeniden inşa ediliyor https://www.haber28.com.tr/manisada-coken-kopru-yeniden-insa-ediliyor/ https://www.haber28.com.tr/manisada-coken-kopru-yeniden-insa-ediliyor/#respond Thu, 11 Apr 2024 07:00:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13891 Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde birçok mahalleyi birbirine bağlayan ve geçtiğimiz aylarda şiddetli ve aşırı yağış nedeniyle çöken Sarma Çayı köprüsü, inşaatı Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından başladı. 10 metre genişliğinde, 25 metre uzunluğunda ve aynı anda iki aracın karşılıklı geçişinin sağlanabileceği bir şekilde yapımına başlanan köprü çalışmalarını Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Öztozlu yerinde inceledi.

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde birçok kırsal mahalleyi birbirine bağlayan ve şiddetli yağış nedeniyle çöken Sarma Çayı köprüsü, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden inşa edilmeye başlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Öztozlu da, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Kurtuluş Kuruçay ve Mahalle Muhtarları eşliğinde inşaat çalışmalarını yerinde inceledi. Öztozlu, mahalle muhtarlarına yapılacak olan çalışma hakkında bilgilendirme yaparken proje üzerinde görüş alışverişinde bulundu.

“En kısa sürede hizmete açacağız”

Hummalı bir şekilde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Kurtuluş Kuruçay, “Yunusemre ve Şehzadeler ilçemizde bulunan mahallelerimize ulaşım sağlayan Sarma çayı köprümüz geçtiğimiz aylarda yaşanan yoğun yağışlarda yıkılmıştı. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’ün talimatları doğrultusunda en kısa sürede kendi imkanlarımız ile köprümüzü projelendirerek yapım ihale sürecini tamamladık. Geçtiğimiz haftalar itibari ile çalışmalara başladık. Buradaki yıkılan mevcut köprümüz 16 metre uzunluğunda ve yaklaşık 6 metre genişliğindeydi. Bu köprüyü biz 25 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olacak şekilde projelendirdik. Zemin güçlendirme adına da yaklaşık 16 kazık çakılmasıyla birlikte 25 metrelik hazır kiriş betonarme inşa edip dere geçişlerini de genişleterek en kısa sürede vatandaşlarımızın hizmetine sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

Projelendirme çalışmalarının ardından kısa süre içerisinde yapımına başlanan sarma çayı köprüsünün çok daha güzel olacağını ifade eden Sarma Mahalle Muhtarı Ramazan Şenli, “Selden etkilenen köprümüzde şuan da çalışmalar başladı. Bu kadar hızlı olacağını hiç düşünmemiştik. Şahsım ve mahallelim adına Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e çok teşekkür ediyorum. Allah nasip ederse köprümüz kısa süre içerisinde faaliyete geçecektir” dedi.

Çamköy Mahalle Muhtarı Kadir Çelik de, “Şiddetli yağışlardan etkilenen köprümüz geçtiğimiz aylarda yıkılmıştı. Sağ olsun Büyükşehir Belediyesi hemen müdahalede bulundu ve yeni köprümüzün yapımı için çalışmalara hızlı bir şekilde başladı. Şuan çalışmalar hızla ilerliyor. Bu nedenle de Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e hizmetleri için çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuşurken, Halıtlı Mahalle Muhtarı Mehmet Akbaş, “Selden yıkılan köprümüzün inşaatı hızlı bir şekilde başladı ve çok güzel ilerliyor. Vatandaşlarımızın mağdur olmamaları adına Büyükşehir Belediyemiz çalışmaları çok hızlı bir şekilde yürütüyor. Mahallelim ve şahsım adına Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

Kırançiftlik Mahalle Muhtarı Celali Çınar ise, “Aşırı yağışlarda yıkılan köprünün kısa süre içerisinde yapılacağının sözünü almıştık. Bugünde gördüğümüz gibi çalışmalar başladı. İnşallah kısa süre içerisinde de bitecek. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e hizmetlerinden ötürü çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/manisada-coken-kopru-yeniden-insa-ediliyor/feed/ 0
Gabar’da petrol üretimi artıyor, hedef 40 bin varil https://www.haber28.com.tr/gabarda-petrol-uretimi-artiyor-hedef-40-bin-varil/ https://www.haber28.com.tr/gabarda-petrol-uretimi-artiyor-hedef-40-bin-varil/#respond Wed, 10 Apr 2024 00:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13687 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gabar’da petrol üretiminde artışın devam ettiğini belirterek, “Son gelinen noktada, Gabar’da günlük 37 bin varil petrol üretimini geçmiş durumdayız. Bu ay sonuna kadar 3 yeni kuyu geliyor, dolayısıyla ay sonuna kadar hedefimiz 40 bin varili geçmek.” dedi.

Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen 6. Enerji ve İklim Forumu’nda, Sakarya Gaz Sahası’nda günlük 3,5 milyon metreküplük üretim seviyesine ulaşıldığı belirtti.

Söz konusu sahada ilk aşamada üretim hedefinin 10 milyon metreküp olduğunu anımsatan Bayraktar, Karadeniz’de arama faaliyetlerinin hızla devam ettiğini söyledi.

Bayraktar, karadaki petrol arama faaliyetleri kapsamında Gabar’da da üretimin devam ettiğini belirterek, “Son gelinen noktada, Gabar’da günlük 37 bin varil petrol üretimini geçmiş durumdayız. Bu ay sonuna kadar 3 yeni kuyu geliyor, dolayısıyla ay sonuna kadar hedefimiz 40 bin varili geçmek. Ondan sonra nisanda da 9 yeni kuyuyla, bu kuyularda yaklaşık 1000 varil civarında günlük üretim yapılıyor. Yılın ilk yarısını bulmadan 50 binlere ulaşmış olacağız ama hedef 2024 sonuna kadar günlük 100 bin varil.” diye konuştu.

-“Heyelan tehlikesi belli noktalarda halen devam ediyor”

Bakan Bayraktar, Erzincan’daki maden kazası sahasında tüm imkanların kullanıldığını, drone, radar ve dedektörlerle 9 işçinin olabileceği potansiyel alanlara ilişkin aramaların yoğunlaştığını söyledi.

“Heyelan tehlikesi belli noktalarda halen devam ediyor.” diyen Bayraktar, çalışan personelin daha büyük felaketle karşı karşıya kalmaması adına çok dikkatli bir çalışma yürütüldüğünü ve kendilerinin de çalışmaya eşlik ettiğini kaydetti.

Bayraktar, toprak altında kalan madencilerin aileleri ziyaret ettiklerini ve ailelere sahaya götürerek sahada yapılan çalışmaları anlattıklarını dile getirerek, “Devletin bütün kurumlarıyla, valimiz, oradaki kaymakam arkadaşımız bütün herkes o ailelerle birlikte. Onlar da bizden şunu istiyorlar. ‘Devlet bize burada sahip çıksın. Bizi mağdur etmesin ve yanımızda olsun.’ Bizim de açıkçası bunu onlara hissettirdiğimizi düşünüyoruz.” diye konuştu.

Şu anda iki bakan yardımcısının sahada bulunduğunu aktaran Bayraktar, “Yarın tekrar İliç’e gideceğim, çalışmaları yerinde görmek istiyorum.” dedi.

Soruşturma bütün yönleriyle devam ediyor

Kazanın meydana geldiği madenin Türk-yabancı ortaklığında işletildiğini belirten Bayraktar, “Şirket yurt dışındaki tecrübesini de buraya getirerek çok dikkatli davrandığı düşünülen ve bizim de öyle davrandığını varsaydığımız ve değerlendirdiğimiz bir şirket. Fakat demek ki, bir şeyler gözden kaçmış. Şu anda bu konuyla alakalı soruşturma bütün yönleriyle, adli yönden, idari yönden, teknik yönden devam ettiriliyor. 8’i tutuklu olmak üzere tutuksuz yargılananlar da var süreç içinde. Bu sayı farklılaşabilir. Bu konuda sorumluluğu olan kimse nerede olursa olsun bu konuyla alakalı hesabını verecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Bayraktar, yıl içinde maden sahalarının sürekli denetlendiğini ve sayısal olarak bakıldığında denetlenmeyen maden olmadığını ifade etti.

İliç’teki madenin geçen yıl 2 kez denetlediğini belirten Bayraktar, denetim kalitesiyle alakalı iyileştirilmesi gereken alanlar olduğunu söyledi.

Bayraktar, iyileştirilmesi gereken alanların ötesinde söz konusu maden ocağında ticari faaliyet gerçekleştiren şirketin de kendi üzerine düşen işler olduğunu dile getirerek, “Böyle bir kaza olduğu zaman şirketleri hiçbir yerde göremiyorsunuz, görmediniz de. Ben o gece şirketin Amerika’daki yönetim kurulu başkanına ulaştım. Orada genel müdürlerini acilen Türkiye’ye çağırdım. Yani şirketler de böyle kazalarda kenara çekilip sanki onlar hiç yokmuş gibi davranıyorlar.” dedi.

Düzenli olarak 17 noktadan numune alınıyor

Bayraktar, kazadan sonra gerekli tedbirlerin alındığını aktararak, “Orada siyanürlü toprağın herhangi bir yere ilaveten buluşmaması adına gerekli tedbirleri aldık. DSİ’nin koordinasyonuyla 3 haftada 13 metrelik bir baraj yaptık.” dedi.

Şu an Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda ilerleyen iki aşamalı bir planla çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Oradaki kontamine toprağı alıp geçici bir depolama alanına götüreceğiz. Kalıcı depo alanı tespit edildikten ve hazırlandıktan sonra oraya bu kontamine toprak, bulaşık toprak taşınmış olacak. Böylece çevreye zarar vermeden bu konuyu kontrol altına almış olacağız. Düzenli olarak su numunesi 17 ayrı noktadan alınmaya devam ediliyor. Çok şükür hem suda hem de toprakta herhangi bir şekilde çevreyi, insanımızı rahatsız edecek, onların sağlığına zarar verecek herhangi bir şey söz konusu değil.”

Bayraktar, geçmişte yaşanan kazaları da göz önüne alarak maden alanındaki düzenlemeleri daha yalın hale getirmeyi hedeflediklerini ve yeni bir düzenlemeyi meclis gündemine götürmeyi planladıklarını dile getirdi.

Sinop’taki nükleer santral için Rusya ve Güney Kore ile görüşülüyor

Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ilk reaktörünün bu yıl devreye alınması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, tüm reaktörlerin 2028’de devreye alınacağını söyledi.

Sinop ve Trakya’da dörder reaktörlü nükleer santrale ihtiyaç olduğunu anlatan Bayraktar, Sinop’ta kurulması planlanan santral için Rusya ve Güney Kore ile görüşüldüğünü ifade etti.

Bayraktar, Trakya için de ağırlıklı olarak Çin ile konuştuklarını ve ciddi bir noktaya geldiklerini dile getirerek, “İnşallah bu sene içinde onun adını koymamız gerekiyor. Onun üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

“İlk etapta 2 milyar metreküp Türkmen gazı Türkiye’ye getirilebilir”

Bakan Bayraktar, Türkiye’de kurulacak gaz merkezine ilişkin de “İlk etapta İstanbul Finans Merkezi’nde Gazprom ile birlikte gaz ticaret platformu üzerinde çalışıyoruz. Platformu kısa sürede devreye alabileceğimizi düşünüyoruz.” dedi.

Trakya’da içinde deponun, hatların birbirine bağlı olduğu bir fiziki çalışmayı da yürüttüklerine işaret eden Bayraktar, bu kapsamda Türkiye’nin Bulgaristan ve Yunanistan ile olan bağlantı kapasitesinin artırılması gerektiğini vurguladı.

Bayraktar, Türkiye ile Türkmenistan arasında geçen hafta doğal gaz alanında yapılan mutabakat zaptına ilişkin de “Bu aşamada şartların özellikle Türkmen tarafında çok olgunlaştığını görüyoruz. Bu konuda her zaman ilgimiz vardı. Onların da bu konuda şu anda isteklerini görmek ve bunu anlaşma yoluyla teyit etmek bizim için önemliydi.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkmen gazının gelmesiyle alakalı üç alternatifin bulunduğunu aktaran Bayraktar, şunları söyledi:

“Bu alternatiflerden biri, Türkmen gazının swap yoluyla İran üzerinden Türkiye’ye gelmesi. Bir diğeri, Türkmen gazının İran ve Azerbaycan üzerinden yine swap yoluyla Türkiye’ye gelmesi ve bir diğeri de esasen daha uzun soluklu, daha sürdürülebilir ve daha büyük kapasiteli olan Türkmen gazının Hazar geçişli bir boru hattıyla Türkiye’ye gelmesi. Bunların hepsi masada, bunların hepsi konuştuğumuz konular. Elbette ki bazıları için çok daha ilave zamana ve farklı şartlarında oluşumuna ihtiyaç var. Özellikle Hazar geçişli bir boru hattı için.”

Bayraktar, ilk etapta 2 milyar metreküpe kadar Türkmen gazını Türkiye’ye getirebileceklerini kaydederek, “(Türkmenistan tarafıyla) Şu anda bu görüşmeleri devam ettiriyoruz. Hatla ilgili herhangi bir problemimiz yok. Azerbaycan tarafı hazır. Onlarla bu konuda mutabakatımız var ama diğer alternatifleri düşünürsek İran tarafıyla da bu konuda mutabakat sağlamamız lazım.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/gabarda-petrol-uretimi-artiyor-hedef-40-bin-varil/feed/ 0
Muğla Büyükşehir Belediyesi Bodrum’da Altyapı Yatırımlarını Tamamladı https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-bodrumda-altyapi-yatirimlarini-tamamladi/ https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-bodrumda-altyapi-yatirimlarini-tamamladi/#respond Tue, 09 Apr 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13670 Muğla tarihinin en büyük altyapı yatırımını yapan Büyükşehir Belediyesi Bodrum’da 433,5 Milyon TL maliyetle tamamlanan Gümbet-Gümüşlük Atıksu Arıtma Tesisleri ve Güvercinlik İçme suyu Arıtma Tesisi kapasite artışları yatırımlarının açılış törenini gerçekleştirdi. Açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün yanı sıra siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

Bodrum altyapısına 433.5 milyonluk yatırım daha

Muğla Büyükşehir Belediyesi Gümbet Atıksu Arıtma Tesisi’ni 9 bin 900 metreküp mevcut kapasitesini 29 bin 900 metreküp güne, Gümüşlük Atıksu Arıtma Tesisi kapasitesini de 2 bin 500 metreküpten 9 bin 900 metreküpe çıkararak 200 bin nüfusa hitap eder hale getirdi. 400 Milyon 197 bin yatırımla modernize edilen tesisler ileri teknoloji atıksu arıtma teknolojisine sahip hale geldi. Güvercinlik İçme suyu arıtma tesisi de 33.5 Milyon TL yatırımla 40 bin metreküp kapasiteden 53 bin metreküpe çıkarıldı. Modernizasyon çalışması ile tesis günlük 70 bin kişinin su ihtiyacını karşılar hale getirildi.

Başkan Gürün, “DSİ’ye arızalı hatların borcunu silin tüm sistemi yenileyelim dedik kabul görmedi. HDPE hatların borcunu sildiler burada yaptığımız çalışmalarla patlakları %85 azalttık”

Açılış töreninde konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Bodrum’da yaşanan su sorunları için DSİ’ye arızalı hatların borcunu silmeleri durumunda tüm sistemi yenileme teklifinde bulunduklarını ancak bu teklifin kabul görmediğini söylerken HDPE hatların DSİ tarafından borcunun silindiğini ve bu hatlarda yaptıkları çalışmalarla patlakları %85 azalttıklarını vurguladı. Gürün, “Bodrumumuzun önemli konularından biri de su konusu. Şuan da yeni binalara su durum belgesi vermiyoruz. Bu Türkiye’de bir ilk. Bodrum’da suyumuz yetersiz. Şuan yetkim olsa imarı durdururum. Altyapı ve içme suyu sorunları giderilip yavaş büyüme sağlanması lazım. Bu Bodrum’u geleceğe taşırken riskli bir durum oluşturuyor. Bodrum çok fazla göç alan bir kent haline geldi. DSİ hatları ile ilgili 10 yıldır mücadele veriyoruz. Üniversiteler ve bilimsel kuruluşların raporlarına göre hatların defolu olduğu ortaya kondu. Ancak dava hala devam ediyor. Biz patlayan defolu malın parasını ödemeye devam ediyoruz. Bizim istediğimiz bu defolu maldır borcunu silin ve biz tüm sistemi yenileyelim. Normalde kendileri yapmaları gerekiyor ama biz bundan vazgeçtik. Büyükşehir olarak yapalım diyoruz. Nitekim HDPE denilen boruların borcunu almayacaklarını söylediler ve hemen bunları yenilemeye başladık şimdi oradaki patlakları yüzde 85 oranında azalttık. Yine basınç düzenlemeleri ile ilgili ek ödenek oluşturarak su çıkmayan yerlere su çıkarmaya başladık. Biz bu hatlar için hem borcunu ödeyip hem yenilersek kamu zararı oluştururuz ve bu nedenle cezalandırabilirler. O nedenle borcu silinen yerlerde çalışma yaptık” dedi.

Başkan Gürün konuşmasına şu şekilde devam etti; “Geyik Barajını satın almak için müracaat ettik. Buranın suyu Termik Santrallerde kullanılıyor. İçme suyu niteliğindeki suyun burada kullanılması doğru değil. Hep beraber bu su bizim denmeli. Bizim Barajı satın alacak gücümüz var ve ödemesini yaparız. Mumcular Arıtma tesisimizde arttığımız su, tarımsal sulama için uygun nitelikte. Biz dedik ki tesisten çıkan suyu tarımsal sulamaya verelim Mumcular Barajındaki suyu ise içme suyu olarak Bodrum’a verelim. Ancak maalesef buna da izin verilmedi. Bodrum’da su kesilmesi utanç verici ancak çözüm için tüm paydaşların çalışması gerekiyor” dedi. – MUĞLA

]]>
https://www.haber28.com.tr/mugla-buyuksehir-belediyesi-bodrumda-altyapi-yatirimlarini-tamamladi/feed/ 0
ÇOMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı, Kuzey Kutbu’nda küresel ısınmanın etkilerini görüntülüyor https://www.haber28.com.tr/comu-saglik-bilimleri-fakultesi-dekan-yardimcisi-kuzey-kutbunda-kuresel-isinmanin-etkilerini-goruntuluyor/ https://www.haber28.com.tr/comu-saglik-bilimleri-fakultesi-dekan-yardimcisi-kuzey-kutbunda-kuresel-isinmanin-etkilerini-goruntuluyor/#respond Mon, 08 Apr 2024 02:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13449 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ebru Caymaz, çevre ve iklim değişikliği farkındalığına katkı sağlamak amacıyla 11 yıldır Kuzey Kutbu’nda eriyen buzul bölgelerinde ekstrem faaliyetler ve dalışlar yaparak küresel ısınmanın etkilerini görüntülüyor.

Doç. Dr. Caymaz, Küresel ısınmanın etkisiyle İzlanda, Grönland, İsveç, Norveç ve Sibirya’da eriyen buzulların bulunduğu bölgelerde 2013 yılında araştırma yapmaya karar verdi.

Ekstrem sporlarla ilgili çalışmaları da bulunan Caymaz, buzul bölgelerinde yerel halkın desteğiyle yürüttüğü araştırmalarda bu coğrafyadaki değişimleri fotoğraf ve videolarıyla kayıt altına aldı.

Kutuplara yönelik çalışmalarından dolayı Curtis&Edith Munson Vakfının desteğiyle Okyanus Vakfı (Ocean Foundation) ve Antarktika Bilimsel Araştırma Komitesi (Scientific Committee on Antarctic Research) tarafından hayata geçirilen çok uluslu “Kutup Bilimlerinde 100 Kadın Projesi”nde de yer alan Caymaz, çalışmasının sonuçlarını Uluslararası Kutup Haftası etkinlikleri kapsamında, 15 Mart’ta yapacağı sunumla dünya kamuoyuna duyuracak.

Doç. Dr. Ebru Caymaz, AA muhabirine, Grönland’a aralıklarla yaptığı ziyaretlerin ardından Ada ile ilgili 2020’de kuzeyinden güneyine geniş kapsamlı çalışma başlattığını söyledi.

Dalış ve izlenimlerinde vahim sonuçlarla karşılaştığını belirten Caymaz, “Örneğin güneydeki balıkların kuzeye göçtüğünü öğrendik. Güneyde 2016 yılında çok uygun fiyatlı bulduğumuz balıkların fiyatları 2020’de 3 katına çıkmıştı ve pek bulunamıyordu. Çünkü soğuk iklim balıkları ısınan sularla beraber kuzeye göç ediyordu.” dedi.

İsveç’te de çalışmalar yaptığını dile getiren Caymaz, araştırmalarını bilimsel yayınlara dönüştürmeye başlayınca “Kutup Bilimlerinde 100 Kadın Projesi”ne dahil edildiğini, 2024 yılı itibarıyla Uluslararası Arktik Bilim Komitesine bağlı kurulan Bilimsel İşbirlikleri ve Diplomasi Çalışma Grubunda da yer aldığını ifade etti.

İklim değişikliğini akademik olarak takip ettiği bu süreçte başka ülkelerden bilim insanlarıyla çalıştıklarını bildiren Caymaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birlikte çalıştığımız bilim insanlarının çoğu, buzul bölgelerinde araştırmalar yapıyor. Katılımcıların yüzde 90’ı yaz döneminde icra edilen seferlere katılıyor. Kış dönemindeki verilerimiz çok eksik diye çağrılar yapıldı. 2013 yılından beri her kış dönemi buzullara giden bir bilim insanı olarak verileri kaydettim. Çektiğim görüntüler ilgi gördü. Şu an bir hazırlık yapıyorum. 15 Mart’ta sonuçları dünya kamuoyu ile Uluslararası Kutup Haftası’nda ve hemen akabinde Arktik Bilim Zirvesi’nde paylaşacağım. Çünkü iklim değişikliğinde aslında yaptığımız ölçümler yılın bazı dönemlerinde yani birer yıl arayla yaptığımız ölçümler, aslında çok anlamlı sonuçlar ifade etmiyor. En az beşer, onar yıllık olmalı.”

“Erime bu şekilde devam ederse 100 yıl içinde İzlanda’da buzul kalmayacak”

Caymaz, NASA’nın yaptığı çalışmada 207 buzulun incelendiğini, 179’unda kalıcı hasar olduğunun tespit edildiğini aktardı.

Buzullardaki erimeye araştırmalarından örnek veren Caymaz, “Normalde doğa kendini adapte edebiliyor yeniden donma noktasında ancak o kadar geri çekilmişler ki bizzat gördüm; 4 saatte yürüdüğüm yeri 8,5 saatte yürüdüm. Bunları dron görüntüleriyle kayıt altına aldım.” ifadelerini kullandı.

Caymaz, 1 Ocak günü köpekli kızakla başladıkları faaliyette, zeminin sağlam olmaması nedeniyle en kuzeydeki kasabaya ulaşamadıklarını dile getirdi.

Buzullarda ayrışmaya başlayan derin, devasa çatlaklar gözlemlediğini vurgulayan Caymaz, şöyle konuştu:

“Oxford Üniversitesinin davetiyle Oxford Kutup Forumu ile yapmış olduğumuz bir çalışma var. Şu an nihai haline getiriyoruz. Orada ben insani boyutunu işledim. Dolayısıyla artık bunun halk tabanına da yayılması için mücadele veriyorum, çektiğim görüntülerle de dikkat çekiyorum. Özellikle sıfırın altında 45 derecede yapılmış faaliyetler, Sibirya’da yaptığım ölçümler var. İşte orada insanların iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğine dair birtakım sonuçlar ortaya çıktı. İzlanda’ya üç kez gittim ve 2019 yılında çok acı bir şeyle karşılaştım. Orada bir buzul tamamen yok oldu. Ölen buzul için tüm dünyanın ilgisini çekmek amacıyla cenaze töreni düzenlendi. ‘Iceland’ diyoruz, buzlar diyarı ancak erime bu şekilde devam ederse 100 yıl içinde İzlanda’da buzul kalmayacak. 400’den fazla buzul var şu anda ve buzulların hepsi erimiş olacak. Bunları da 15 Mart’ta paylaşacağım.”

Doç. Dr. Caymaz, buzul erimelerini buz üstü, su altı ve dron çekimleriyle kayıt altına aldığını belirtti.

Bu görüntüleri ve uzaktan algılama sistemleriyle yapılan ölçümleri birleştirdiğinde tehlikenin büyüklüğünün ortaya çıktığını vurgulayan Caymaz, “NASA’nın ocak ayında yayınladığı raporda belirttiği üzere erimenin öngörülenden en az 5’te bir daha hızlı olduğunu gösteriyor ki bu Svalbard’da (Norveç’e bağlı takımada) tüm dünyaya kıyasla 4 kat, İzlanda da ise çok daha hızlı, Arktik bölgesinin genelinde de ortalama 3 kat daha fazla.” bilgisini paylaştı.

Erime bu hızda devam ederse 20-25 yıl sonra “iklim mültecileri” başta olmak üzere bazı sorunlar yaşanabileceğini, Türkiye’de de istilacı balık türlerinin görülmeye başladığını anlatan Caymaz, dünya genelinde etkin bir yönetişim süreciyle farkındalık faaliyetlerinin hızlandırılması, bilimsel araştırmaların çeşitlendirilmesi ve iklim değişikliği konusunda radikal önlemler alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/comu-saglik-bilimleri-fakultesi-dekan-yardimcisi-kuzey-kutbunda-kuresel-isinmanin-etkilerini-goruntuluyor/feed/ 0
HÜ Tıp Fakültesi Uzmanları, Çocuklarda Kronik Böbrek Yetmezliğine Yol Açan Geni İlk Kez Saptadı https://www.haber28.com.tr/hu-tip-fakultesi-uzmanlari-cocuklarda-kronik-bobrek-yetmezligine-yol-acan-geni-ilk-kez-saptadi/ https://www.haber28.com.tr/hu-tip-fakultesi-uzmanlari-cocuklarda-kronik-bobrek-yetmezligine-yol-acan-geni-ilk-kez-saptadi/#respond Sun, 07 Apr 2024 22:36:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13417 Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi öncülüğündeki uzmanlar, çocuklarda kronik böbrek yetmezliğine yol açan önemli faktörlerden birinin FOXD2 isimli gendeki bozukluk olduğunu saptayarak, bu sonucu ilk kez uluslararası tıp literatürüne kazandırdı.

HÜ Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Özaltın, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2021’de başlayan bilimsel çalışmanın, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Pediatrik Nefroloji Bilim Dalı ile Münih Teknik Üniversitesi işbirliğinde yürütüldüğünü aktardı.

Çalışmada, Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde kronik böbrek yetmezliğine yol açan Üriner Sistemin Konjenital Anomalisi (USKA) tanılı iki küçük kardeşin araştırıldığını, çocukların akraba evliliği sonucu dünyaya geldiğini anlatan Özaltın, ailede genetik faktörlerin incelendiğini söyledi.

“Kalıtsal Nadir Böbrek Hastalıklarında Yeni Genlerin Araştırılması” başlıklı proje kapsamında desteklenen araştırmanın genetik çalışmalarının Hacettepe’de yürütüldüğünü belirten Özaltın, “Yaptığımız bilimsel çalışma neticesinde FOXD2 adını verdiğimiz gene ulaştık. Bu genin mutasyona uğraması sonucu USKA anomalisine nasıl yol açtığına yönelik ileri araştırmaları başlattık.” ifadesini kullandı.

“Gen, bebeklerin böbrek gelişiminde hayati bir aşamayı düzenliyor”

Prof. Dr. Özaltın, bu çerçevede uluslararası işbirliğine gidildiğini ve Münih Teknik Üniversitesince takip edilen, aynı gende mutasyona sahip hasta bir ailenin daha belirlendiğini anlatarak, şöyle dedi:

“Yapılan işbirliği ve çalışmamız sonucunda, FOXD2 adını verdiğimiz genin, idrar yolları ve böbreği içine alan üriner sistemin gelişiminde çok kritik bir rol üstlendiğini, anne karnındaki bebeklerde böbreğin gelişiminde hayati bir aşamayı düzenlediğini ortaya koyduk. Bunu birtakım hayvan deneyleriyle de gösterdik. FOXD2 geni susturulmuş hayvanlarda, insandakine benzer böbrek problemlerinin ortaya çıktığını saptadık.”

“Dünyada ilk kez ortaya konuldu”

Çok geniş kapsamlı, detaylı bir çalışma yürütüldüğünü ve ön sonuçlarının yayımlandığını vurgulayan Özaltın, İsrail’den uzmanların da benzer durumda hastalarının olduğunu kendilerine bildirdiğini kaydetti.

Prof. Dr. Fatih Özaltın, şöyle devam etti:

“Dünyada çok nadir bir hastalık için üç farklı aile ve aynı gende üç farklı mutasyon tanımladık. Bu da FOXD2 genindeki bozukluğun USKA anomalisinden sorumlu olacağını ispatlayan en önemli bulgulardan bir tanesi oldu. Daha önce adı bilinen ama hangi durumlara yol açtığı bilinmeyen FOXD2 genindeki bozuklukların USKA anomalisi ile ilişkisi dünyada ilk kez bu çalışmada ortaya konuldu. Literatüre sunulan çalışmamız, nefroloji alanının en prestijli dergilerinden birisi olan Kidney International’da yayımlandı.”

“Doğuştan gelen çok önemli bir sağlık sorunu”

USKA’ya ilişkin bilgileri de paylaşan Özaltın, “Bu anomali, çocuklarda diyaliz ve nakil gerektiren son aşama böbrek yetmezliklerinin en önemli sebebi. Anne karnındaki böbrekle ilgili gelişimsel sorunlar sonucunda ortaya çıkan, doğuştan gelen çok önemli bir sağlık sorunu.” diye konuştu.

Prof. Dr. Özaltın, USKA’nın altında birçok hastalık grubunun yattığını belirterek, “Tanımladığımız FOXD2 geni mutasyonuna sahip aileler, uzun zaman böbrek fonksiyonları nispeten korunmuş olarak yaşamlarını sürdürebildiler ama şu an itibarıyla zaten böbrek yetmezliğini onlar da yaşıyor. Hastalığın bazı ağır formlarında ise bebeklerde doğdukları gün itibarıyla diyaliz ihtiyacı oluşuyor.” ifadesini kullandı.

Özaltın, çalışmanın hastalığın altta yatan mekanizmalarının aydınlatılması ve buna uygun tedavilerin geliştirilmesi açısından önem taşıdığının altını çizdi.

“En önemli risk faktörü akraba evlilikleri”

USKA’nın genetik yönüne işaret eden Özaltın, “Anomalinin en önemli risk faktörü akraba evlilikleri. Sadece bu hastalık değil tüm nadir hastalıklar açısından durum böyle. Nadir hastalık yükünü azaltabilmek için ailelerin bilgilendirilmesi ve akraba evliliklerinden uzak durulması çok önemli.” şeklinde konuştu.

Özaltın, ağır vakalarda gebeliğin erken dönemlerinde USKA’nın tanımlanabildiğini, çocuklarda erken dönemde tedaviye başlanmasının önem taşıdığını dile getirdi.

“Tıp literatürüne kazandırdığımız 9’uncu gen”

Prof. Dr. Fatih Özaltın, çalışmanın heyecan verici olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu gen, laboratuvarımızda tanımlanarak tıp literatürüne kazandırdığımız 9’uncu gen. Üniversitemiz ve ülkemiz adına gurur duyduğumuz, güzel süreçler. Ülkemizde de bu tip bilimsel çalışmaların yapılabileceği, bu potansiyele sahip olduğunu bir kez daha göstermesi açısından da çok önemli. Eminim Türkiye’de her alanda bu şekilde inovatif gelişimler, buluşlar mümkün. Bununla ilgili yetişmiş bir kitlemiz, genç ve dinamik bir nesil var. Bu çalışmalara daha fazla imkanların sunulması, projelerle desteklenmesi önemli.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/hu-tip-fakultesi-uzmanlari-cocuklarda-kronik-bobrek-yetmezligine-yol-acan-geni-ilk-kez-saptadi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: ‘Hiçbir sözden geri dönmedik’ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-hicbir-sozden-geri-donmedik/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-hicbir-sozden-geri-donmedik/#respond Sun, 07 Apr 2024 03:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13331 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Allah’a hamdolsun ki bugüne kadar Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yürüdüğümüz bu yolda vatandaşımıza verdiğimiz hiçbir sözden geri dönmedik, tutamayacağımız sözleri de vermedik.” dedi.

Işıkhan, Adana’da bir otelde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Çalışma Hayatı Buluşmaları” programına katıldı.

Burada yaptığı konuşmada Işıkhan, “Türkiye Yüzyılı” kabinesi olarak görevi devraldıklarından bu yana ülkenin çalışma hayatı için şehrin ihtiyaç ve taleplerini ilk ağızdan duymak amacıyla gezdiklerini belirtti.

“Bizim işimiz de derdimiz de milletimizin geleceğidir”

İstişare, danışma ve dayanışmanın, binlerce yıllık devlet geleneğindeki kavramlar olduğuna dikkati çeken Işıkhan, şöyle devam etti:

“Bugün, aynı anlayışı sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Bizi biz yapan, bizi bir ve diri yapan da tam olarak budur. Devleti, millete bir hizmet aracı olarak gören hükümetimiz 21 yıllık iktidarı boyunca bir an olsun milletinden kopmamıştır. Gerek bugün bizler, gerekse önceki bakanlarımız olmak üzere devletimizin hiçbir kademesi sahayla irtibatını asla koparmamıştır. Çünkü bizim işimiz de derdimiz de milletimizin geleceğidir. Allah’a hamdolsun ki bugüne kadar, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yürüdüğümüz bu yolda vatandaşımıza verdiğimiz hiçbir sözden geri dönmedik, tutamayacağımız sözleri de vermedik.”

Işıkhan, bugün “İş-Pozitif Adana Tanıtım Programı”nı gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Çalışmanın, üretmenin, bereketin, bolluğun şehri Adana’nın “Türkiye Yüzyılı” yolculuğunun öncü merkezlerinden biri olacağını aktaran Işıkhan, hem Adana’ya, hem de Adana’nın kadınlarına güvendiklerini, inandıklarını söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin 11 il ile 85 milyonu derinden sarstığını hatırlatan Işıkhan, depremlerde yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara ve Türk milletine sabır diledi.

Adana’nın da bu yıkımı yaşayan şehirlerden birisi olduğunu hatırlatan Işıkhan, şunları paylaştı:

“Biz daha depremin ilk gününden itibaren ne dedik? ‘Acımız ne kadar büyük olursa olsun, devlet olarak biz bütün vatandaşlarımızın yanında olacağız, yalnız bırakmayacağız’ dedik. ‘Yaralarımızı kendi ellerimizle saracağız, maddi kayıplarımızı bir bir telafi edeceğiz’ dedik. ‘Geri getiremeyeceğimiz can kayıplarımız dışında, vatandaşımızın bütün maddi kayıplarını, hiçbir mağduriyet yaşatmadan temin edeceğiz’ dedik. Dediğimiz gibi de derhal çalışmalara başladık. Bütün bakanlıklarımız seferber oldu. Hamdolsun şu an evlerimizi, binalarımızı, iş yerlerimizi, işletmelerimizi çok kısa bir sürede yeniden ayağa kaldırmaya başladık.”

Vedat Işıkhan, şehirlerin sosyal ve ekonomik yaşamını yeniden canlandıracak en önemli etkenin ticaret ve o kentin çalışma hayatı olduğuna dikkati çekti.

Nakdi Ücret Desteğinden Kısa Çalışma Ödeneğine, Toplum Yararına Programlardan Aktif İşgücü Programlarına kadar her kalemde sundukları hizmetleri depremzede vatandaşlar için özel hale getirdiklerini vurgulayan Işıkhan, “Deprem bölgesi için mücbir sebep halinin 30 Nisan 2024 tarihine kadar uzatılmasıyla işverenlerimizin, sigortalılarımızın ve vatandaşlarımızın çeşitli yükümlülüklerinin süresi içinde yerine getirilmiş olduğunu varsaydık, bazı yükümlülüklerini erteledik ve yapılandırma başvurularını düzenledik.” ifadesini kullandı.

Bakanlık olarak felaketin ilk günlerinden bu yana Adana’nın işgücü piyasasını, istihdamını harekete geçirmek için her türlü imkanı sunmaya devam ettiklerini belirten Işıkhan, Adana’nın Toplum Yararına Programı kontenjanını 1500 olarak belirlediklerini aktardı.

Işıkhan, önümüzdeki süreçte de yine ihtiyaç duyulduğunda bu tür destek ve programları sürdürmeye devam edeceklerini dile getirdi.

“Adana’yı hasret kaldığı gerçek belediyecilikle buluşturacağız”

Bakan Işıkhan, 31 Mart seçimlerine kısa bir süre kaldığını anımsatarak, şunları kaydetti:

“İnşallah 31 Mart akşamı Adana’yı hasret kaldığı gerçek belediyecilikle buluşturacağız. Adana, ‘Türkiye Yüzyılı’ şehirlerimiz arasında öncü olabilecek kapasiteye sahip kıymetli bir şehrimiz. Ancak maalesef Adana, büyükşehir belediyesi nezdinde bugün yaşadığı bu muameleyi, vurdumduymazlığı hak etmiyor. Yerel yönetimlerin önemini geçtiğimiz depremde hep birlikte gördük. Daha kendi şehrine yetemeyen ve sorunlarını çözemeyen belediyelerin, şehirlerimiz için Türkiye çapında, dünya çapında projeler üretmesi beklenemez. Halk kelimesini sadece partisinin isminde tutan ile yüreğinde taşıyan anlayış aynı olabilir mi? Ben Adanalıların bu farkı çok iyi bildiğine ve 31 Mart akşamı da bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Fatih Mehmet Kocaispir başkanım inşallah Adana’yı yeniden gerçek belediyecilikle buluşturarak bu şehrin Fatih’i olacak.”

Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden programa, Vali Yavuz Selim Köşger, AK Parti Adana milletvekilleri Abdullah Doğru, Faruk Aytek, Sunay Karamık, Cumhur İttifakı Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir, oda ve borsa başkanları ile iş insanları katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-hicbir-sozden-geri-donmedik/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adana’da bin 500 kişinin istihdam edileceğini açıkladı https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-adanada-bin-500-kisinin-istihdam-edilecegini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-adanada-bin-500-kisinin-istihdam-edilecegini-acikladi/#respond Sun, 07 Apr 2024 03:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13329 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Adana’da Toplum Yararına Programlar (TYP) çerçevesinde bin 500 kişinin istihdam edileceğini açıkladı.

Bakan Işıkhan, bir otelde düzenlenen ‘Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları’ toplantısına katıldı. Bakan Işıkhan, 81 ili ilçe ilçe gezdiklerini belirterek, “Türkiye yüzyılı kabinesi olarak görevi devraldığımızdan beri ülkemizin çalışma hayatı için iş dünyamızın emektarlarıyla ticaret erbabıyla, çiftçisiyle bir arada olmak, sizleri daha çok dinlemek, şehrimizin ihtiyaç ve taleplerini ilk ağızdan duymak amacıyla il il, ilçe ilçe geziyoruz. Deprem bölgesi illerimiz öncelikli olmak üzere ülkemizin ayak basılmadık hiçbir şehrinin, hiçbir mahallesinin kalmaması için mutlaka her hafta bir bölgemize gitmeye çalışıyoruz. Bu tür buluşmaları, hem Bakanlık faaliyetlerimizi ve projelerimizi sizlere doğrudan aktarma, hem de şehrimizin güncel durumunu yerinde görmek bakımından önemli bir fırsat olarak görüyorum. İstişare, danışma ve dayanışma, zaten bizim binlerce yıllık devlet geleneğimizde var olan yaklaşımlardır. Bugün, aynı anlayışı sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Bizi biz yapan, bizi bir ve diri yapan da tam olarak budur. Devleti, millete bir hizmet aracı olarak gören hükümetimiz 21 yıllık iktidarı boyunca bir an olsun milletinden kopmamıştır” ifadelerini kullandı.

“Kadın işverenlerin bizlere katkı vermesini bekliyoruz”

Adana’nın Türkiye Yüzyılı yolculuğunda öncü merkezlerinden biri olacağını vurgulayan Bakan Işıkhan, “Hem Adana’ya, hem de Adana’nın kadınlarına güveniyoruz, inanıyoruz. Bu projede, kadın istihdamının artırılması noktasında siz çalışma hayatımızın kıymetli temsilcilerinin desteğini, özellikle kadın işverenlerimizin bizlere katkı vermesini bekliyoruz. Diğer yandan, bildiğiniz gibi 6-7 Şubat’ta 11 ilimizle birlikte 85 milyon insanımızı derinden sarsan büyük bir afetle karşı karşıya kaldık. Maalesef Adana da bu yıkımı yaşayan şehirlerimizden birisiydi. Büyük kayıplar yaşadık, yüreklerimiz yandı” dedi.

“Her türlü imkanı sağlıyoruz”

Hiçbir depremzedeyi yalnız bırakmadıklarını kaydeden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Acımız ne kadar büyük olursa olsun, devlet olarak biz bütün vatandaşlarımızın yanında olacağız, yalnız bırakmayacağız dedik. Yaralarımızı kendi ellerimizle saracağız, maddi kayıplarımızı bir bir telafi edeceğiz dedik. Geri getiremeyeceğimiz can kayıplarımız dışında, vatandaşımızın bütün maddi kayıplarını, hiçbir mağduriyet yaşatmadan temin edeceğiz dedik. Dediğimiz gibi de derhal çalışmalara başladık. Bütün bakanlıklarımız seferber oldu. Hamdolsun şu an evlerimizi, binalarımızı, işyerlerimizi, işletmelerimizi çok kısa bir sürede yeniden ayağa kaldırmaya başladık. Bir yıl içerisinde yaşanan değişimin en yakın şahitleri sizlersiniz. Şehirlerimizin sosyal ve ekonomik yaşamını yeniden canlandıracak en önemli etken hiç kuşkusuz ticaret ve çalışma hayatıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak felaketin ilk günlerinden bu yana hem işletmelerimize hem de çalışanlarımıza, Adana’nın işgücü piyasasını, istihdamını harekete geçirmek için her türlü imkanı sunmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

“Şehirlerimizin çalışma hayatı eski verimli günlerine dönüyor”

Deprem bölgesinin desteklerle eski günlerine dönmeye yaklaştığını kaydeden Bakan Işıkhan, “Nakdi ücret desteğinden, kısa çalışma ödeneğine ve prim desteğine Toplum Yararına Programlardan, Aktif İşgücü Programlarına kadar her kalemde sunduğumuz hizmetleri, depremzede vatandaşlarımız için özel hale getirdik. Deprem bölgesi için mücbir sebep halinin 30 Nisan 2024 tarihine kadar uzatılmasıyla işverenlerimizin, sigortalılarımızın ve vatandaşlarımızın çeşitli yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirilmiş saydık, bazı yükümlülüklerini erteledik ve yapılandırma başvurularını düzenledik. Önümüzdeki süreçte de yine ihtiyaç hasıl olduğunda bu tür destek ve programlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. İnşallah başta Adana olmak üzere 11 ilimizin tamamını eskisinden daha iyi bir hale getirene kadar çalışmaya devam edeceğiz. Tabi bu noktada sizlerin desteği çok önemli. Devlet olarak sağladığımız teşvik ve desteklerle, sizin girişim ve üretiminizle bu zor zamanların da üstesinden geleceğiz. Özellikle depremde hasar gören, yıkılan, iyileştirmeye ihtiyaç duyan işyerlerimizi, atölyelerimizi, çalışma alanlarımızı yeniden inşa ediyoruz. İnşallah işyerlerimiz iyileştirildikçe, şehrimizin çalışma hayatı eski verimli günlerine dönüyor” dedi.

Ayrıca Bakan Işıkhan, Toplum Yararına Programlar çerçevesinde Adana’da bin 500 kişinin istihdam edileceğini söyledi.

“Proje üretemeyenler, dünya çapında proje üretemez”

Yerel yönetimin öneminden de bahseden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Yerel yönetimlerin önemini geçtiğimiz depremde hep birlikte gördük. Daha kendi şehrine yetemeyen ve sorunlarını çözemeyen belediyelerin, şehirlerimiz için Türkiye çapında, dünya çapında projeler üretmesi beklenemez. Ben Adanalıların bu farkı çok iyi bildiğine ve 31 Mart akşamı da bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Adana’nın ülkemizi Türkiye Yüzyılı’na taşıyacak olan ekonomik ve sosyal gücümüzün öncüsü olacağına inanıyorum. Adana, önümüzdeki yüzyılda endüstrinin, üretimin, tarımın, hayvancılığın başkenti olacak” diye konuştu.

Konuşmanın ardından program basına kapalı soru-cevap ile devam etti. Programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve iş insanları katıldı. – ADANA

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-adanada-bin-500-kisinin-istihdam-edilecegini-acikladi/feed/ 0
Diyarbakır Valisi: Son 14 ayda 19 terör eylemi engellendi https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-valisi-son-14-ayda-19-teror-eylemi-engellendi/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-valisi-son-14-ayda-19-teror-eylemi-engellendi/#respond Sat, 06 Apr 2024 03:48:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=13211 Diyarbakır Valisi Ali İhsan Su, kentte son 14 ayda yapılan operasyonlara ilişkin, “19 terör eylemi yapılmadan engellenmiştir. Terör örgütlerine yönelik kırsalda 13 bin 349, merkezlerde 512 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda, 44 terörist etkisiz hale getirildi, 1937 şahıs gözaltına alındı, bunlardan 222’si tutuklandı, 372’si hakkında da adli kontrol kararı verildi.” dedi.

Vali Su, Valilikte düzenlenen basın toplantısında, beraberinde İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya ve İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım ile 1 Ocak 2023 ile 29 Şubat 2024 tarihleri arasında kentte terör, asayiş, güvenlik, uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve siber suçlara yönelik gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgi paylaştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve bakanların koordinesinde kamu ve özel sektör olmak üzere ilde her sektörde çok önemli yatırım, çalışma ve hizmetlerin gerçekleştirildiğini belirten Su, ilin huzur ve güvenliği için de önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Su, vatandaşların huzur ve güvenliği için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade ederek, ilin huzuru ve güvenliği için bir taraftan önleyici kolluk hizmetleri yürüttüklerini, diğer taraftan da suçluların yakalanması ve olayların aydınlatılmasına yönelik savcıların talimatları doğrultusunda güvenlik kuvvetlerinin çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

19 terör eylemi engellendi

İlde terör örgütlerine yönelik çok önemli çalışmalar yapıldığını belirten Su, şunları söyledi:

“Önleyici kolluk hizmetleri önemli. Bu konuda da yoğun bir çaba gerçekleştirdik. 19 terör eylemi yapılmadan engellenmiştir. Terör örgütlerine yönelik kırsalda 13 bin 349, merkezlerde 512 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda, 44 terörist etkisiz hale getirildi, 1937 şahıs gözaltına alındı, bunlardan 222’si tutuklandı, 372’si hakkında da adli kontrol kararı verildi. Güvenlik kuvvetleri terörizmin finansmanına yönelik de 2 önemli operasyon gerçekleştirdi ve 34 şüpheli gözaltına alındı. Bu şüphelilerden 9’u tutuklandı.”

Vali Su, organize suç örgütlerine yönelik de ciddi çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirerek, bu kapsamda düzenlenen 111 operasyonda 313 şüphelinin gözaltına alındığını, bu şüphelilerden 102’sinin tutuklandığını, 86’sı hakkında da adli kontrol kararı verildiğini aktardı.

Uyuşturucuyla mücadele

Diyarbakır’da uyuşturucuyla ilgili hem önleyici tedbirler hem de bu işle iştigal edenlerin yakalanmasına yönelik emniyet ve jandarmanın çok önemli çalışmalar yaptığını aktaran Su, şunları kaydetti:

“İlimizde uyuşturucu madde imal edenlere, ticaretini yapanlara, kullananlara, bunlara yardım edenlere yönelik 7 bin 689 operasyon gerçekleştirdik. Şüpheli 8 bin 451 şahsı yakaladık, bunlardan 1271’i tutuklandı, 253’ü hakkında da adli kontrol kararı verildi. 58 ton 748 kilo 562 gram esrar, 103 milyon 19 bin 31 kök skunk ve kenevir bitkisi ele geçirdik. 5 kilo 412 gram eroin, 3 kilo 865 gram kokain, 90 kilo 299 gram metafetamin, 141 bin 308 ecstasy sentetik ecza gibi maddeleri ele geçirdik. Bunların imhasını gerçekleştirdik.”

Kentte asayiş olayları ve mala karşı işlenen suçlar azaldı

Su, 2023’ün ilk iki ayı ile 2024’ün ilk iki ayını karşılaştırdıklarında kişilere karşı işlenen asayiş suçlarında yüzde 1,5’luk, mal varlığına karşı işlenen suçlarda da yüzde 30 azalma olduğunu tespit ettiklerini belirtti.

Göçmen kaçakçılığıyla ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Su, organizatör ve düzensiz göçmenlere yönelik 27 operasyonun yapıldığını söyledi.

Operasyonlarda 78 şüphelinin gözaltına alındığını, bunlardan 45’nin tutuklandığını, 16’sı hakkında da adli kontrol kararı verildiğini ifade eden Su, 1714 düzensiz göçmenin yakalandığını, bunların geri gönderme merkezlerine sevki ve sınır dışı edilme işlemlerinin yapıldığını belirtti.

Siber suçlara yönelik mücadeleye de değinen Su, “Siber suçlarla ilgili 51 operasyon gerçekleştirdik. Şüpheli 239 kişi gözaltına alındı, bunlardan 155’i tutuklandı, 37’si hakkında da adli kontrol kararı verildi.” dedi.

Vali Su, vatandaşların huzuru ve güvenliği için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakir-valisi-son-14-ayda-19-teror-eylemi-engellendi/feed/ 0
Yapay zeka ile meme kanseri teşhisi süresi azaltıldı https://www.haber28.com.tr/yapay-zeka-ile-meme-kanseri-teshisi-suresi-azaltildi/ https://www.haber28.com.tr/yapay-zeka-ile-meme-kanseri-teshisi-suresi-azaltildi/#respond Wed, 03 Apr 2024 23:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12879 Sağlık Bakan Yardımcısı Huzeyfe Yılmaz, yapay zeka destekli çalışmalarla meme kanseri teşhis süresinin azaltıldığını bildirdi.

Programları kapsamında Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Yılmaz, kentteki çalışmalar hakkında oda başkanı Abdullah Alemdar’dan bilgi aldı. Yılmaz, burada kaptığı konuşmada, sağlık alanındaki gelişmelere ve bu yönde yapılan çalışmalara değinerek, meme kanserinin erken teşhisi konusunda devletin tarama programları başlattığını hatırlattı.

Taramaların, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nde (KETEM) yapıldığını anlatan Yılmaz, Türkiye’de günde taramadan geçen 3 bin 500 ila 4 bin kişinin yaklaşık yüzde 1’inin riskli grupta yer aldığını aktardı.

Yılmaz, bu taramaların okunma süresinin hizmet alımı üzerinden yapıldığına işaret ederek, “İhale ediliyor ve süre biraz uzun. 60 günün üzerinde rakamlar var. Biz 6 Şubat’tan beri bunu yapay zekayla okutturuyoruz. Bunu da ilk defa açıklıyorum. Onda bire kadar düşmüş durumda. Yani 6 günde okuyacak duruma gelmiş durumda.” diye konuştu.

İleri tetkik aşamasında da bu çalışmanın devam ettirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Bu taramayı 40-69 yaşındaki bayanlara yapıyoruz. Meme kanserinde tarama 2 ay, 2 ay da ileri tetkik süresiyle yaklaşık 5-6 ayda ancak teşhisini koyabiliyorduk. Hedefimiz bunu 20 ila 25 güne kadar düşürmek. Tüm Türkiye’de böyle bir çalışma yapılıyor.” şeklinde konuştu.

“Yaklaşık yüzde 94 oranında doğruluk yakalandı”

Yılmaz, yapay zeka kullanılmadan önce taramaların radyologdan geçtiğini, sonrasında ondan bağımsız bir gözün okuduğunu, arada fark olması halinde üçüncü bir kişiye müracaat edildiğine işaret ederek, bu döngünün süreci çok uzattığını vurguladı.

Şu anda ise taramaların birinci göz olarak yapay zekaya okutturulduğunu anlatan Yılmaz, “Çok kısa sürede yapay zeka okuyor. Yaklaşık yüzde 94 oranında doğruluk yakalamış durumda. 6 Şubat’tan beri test ediliyor. Tabii bunun biraz daha süresi var. 3-5 ay bunun üzerinde çalışma devam edecek.” ifadesini kullandı.

Yapay zekanın da kendi kendine öğrenme sürecinin bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’de ilk olan çalışmanın ileri seviyelerinde raporu da yapay zekanın yazacağını ve çok daha iyi doğruluk oranlarına ulaşılacağını belirtti.

Yılmaz, şu anda sadece meme kanseriyle ilgili yapay zeka çalışmalarının tamamlandığını, üzerinde çalışılan 7-8 proje daha olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığının üzerinde çalıştığı diğer yapay zeka sistemleri hakkında da bilgi veren Yılmaz, “EKG ham verileri üzerinden kalp krizinin yapay zekayla önlenmesi, önceliklendirilmesi; BT Toraks görüntüleri üzerinden karar destek yapılması, MHRS’de sadakat oranlarının arttırılmasıyla ilgili çalışma var. Çalışan 30 kişiye yakın ekip var. Bunları da kısa sürede devreye alacağız.” ifadesini kullandı.

Yılmaz, Bolu’da 2023’te 30 binin üzerinde taramanın yapıldığını aktararak, kentte KETEM bulunduğunu, ticaret ve sanayi odasının şehre mobil tarama tırı kazandırmalarını da beklediklerini sözlerine ekledi.

Alemdar da tarama tırı konusunda her türlü desteğin verileceğini ifade etti.

Ziyarette, odanın yönetim kurulu ve meclis üyeleri ile Gerede Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ersin Kaşka ve AK Parti Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol da hazır bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/yapay-zeka-ile-meme-kanseri-teshisi-suresi-azaltildi/feed/ 0
TÜBİTAK, Türkiye’yi deprem gerçeğine daha hazırlıklı hale getiriyor https://www.haber28.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/ https://www.haber28.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/#respond Wed, 03 Apr 2024 03:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12791 TÜBİTAK, Türkiye’yi deprem gerçeğine daha hazırlıklı hale getirmek için bu alandaki teknoloji çalışmalarını çok boyutlu sürdürüyor.

TÜBİTAK’tan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda deprem çalışmalarına devam ediyor.

Bu alandaki projelerini TÜBİTAK BİLGEM Afet Yönetimi Programı çatısında toplayan TÜBİTAK, programla deprem, yangın, su baskını gibi afetlerin öncesi ve sonrasında afetzede ile arama-kurtarma ekiplerine yardım amacıyla geliştirilebilecek teknolojilere yönelik çalışma yapıyor.

Programdaki “Akustik Sismik Sensör Tabanlı Enkaz Altında Canlı Tespit Sistemi”yle akustik ve sismik sensörlerle enkaz altında canlı insan olup olmadığını tespit etmekte kullanılabilecek prototip bir ürün ortaya çıkarıldı. Türkiye’de ilk kez geliştirilen bu sistemin yurt dışında ise sadece iki muadili bulunuyor.

“Enkaz Altı Canlı Tespiti Doppler Radarı” da enkaz altında canlı varlığının tespitini yapabilen bir prototip radar sistemi geliştirildi. Bu radar prototipinin çalışma performansı, enkaz ortamlarında yapılan test çalışmalarıyla da doğrulandı. Geliştirilen prototip radar sistemi, enkaz içinde bulunan canlının nefes alıp verme gibi minör hareketleri ile uzuv hareketlerini tespit edilebiliyor. Aynı zamanda canlının konumu hakkında da bilgi ediniliyor.

“Akıllı Telefon Enkaz Arama Sistemi” de enkaz altında kalan afetzedelerin akıllı telefonundaki mobil uygulamayla iletişime geçerek, afetzedelerin durumu ve konumunun belirlenmesini amaçlıyor. Sistem, GSM şebekesi çalışmasa da tespitte bulunmayı öngörüyor.

“Afet Risk İzleme ve Tahmin Sistemi” de deprem, sel, heyelan gibi afetlere ilişkin çeşitli veri kaynaklarının gerçek zamanlı işlenmesini ve yapay zeka teknikleri yardımıyla afet risklerinin tahmin edilmesini sağlıyor.

Sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları

TÜBİTAK, sismik tehlike ve zemin sınıflaması konusunda Yalova, Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Balıkesir belediyeleri ile hem deprem hem de heyelan tehlikesi konusunda projeler yürüttü. Gaziantep Sismik Tehlike Değerlendirme Projesi’nde ise senaryo depremlere göre sismik tehlike ve hasar dağılım tahmini haritaları oluşturuluyor.

Büyük Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları (DEPAR) Projesi kapsamında da büyük depremlerin hemen ardından bölgeye gidilerek depremin merkez üssünü çevreleyen geçici sismolojik gözlem ağlarıyla artçı depremler kayıt altına alınıyor.

136 sismoloji istasyonu kuruldu

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), University of Missouri ve Georgia Tech işbirliğiyle hayata geçirdiği çalışmayla Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Osmaniye, Adana ve Hatay’da 136 sismoloji istasyonu kurdu. Sismolojik ağ ile toplanan veriler, yapay zeka algoritmaları kullanılarak analiz ediliyor ve depremler yüksek hassasiyetle saptanabiliyor. Yapılan çalışmalar, fay mekanizma çözümleri, gerilme dağılımları, sismik boşlukların ve enerji transferlerinin dağılımı gibi önemli bilgilerin ortaya konmasına olanak sağlıyor.

TÜBİTAK MAM ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle havalimanı sahalarında deprem tehlikesinin belirlenmesi ve zemine yönelik parametrelerin izlenmesine yönelik çalışmalar da yapılıyor.

Muğla’da Ula-Akyaka’daki diri fayların tanımlanması ve sismik tehlikenin belirlenmesine yönelik de çalışmalar sürüyor.

Arkeolojik örneklerin Karbon-14 yaş tayinini yapabilen ülkenin ilk ve tek Hızlandırılmış Kütle Spektroskopisi (AMS) Laboratuvarı da tarihsel depremlere ışık tutuyor.

Marmara Bölgesi Deprem Gözlem Ağı kapsamında 25 yıldır sismik hareketlilik izleniyor. Marmara Denizi’ndeki deprem tehlikesine yönelik sismik hareketlerin oluşum mekanizmaları ve diri fayların sismik etkinliğine yönelik bilgiler toplanıyor.

Deprem çalışmaları destekleniyor

Öte yandan, “1001-Deprem Araştırmaları” başlıklı özel bir çağrıya çıkılırken, 2021 yılından bu yana 80 proje desteklendi.

Deprem Bölgesi Üniversiteleri Özel Çağrısı’yla da 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki araştırmacıların AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlandı. Çağrıya 1499 proje başvurusu yapıldı, 245’ine destek verildi.

Türkiye Paleosismoloji Araştırmaları Projesi’yle de diri fayların bulunduğu bölgelerde yerleşim alanlarını etkileyebilecek deprem senaryoları ortaya konacak.

Ulusal Deprem Araştırmaları Programı Ortak Çağrısı’nda da çağrı süreci devam ediyor.

Depremlerden etkilenen lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile doktora sonrası araştırmacıların TÜBİTAK tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma projelerinde yer almalarını sağlamak için de Birlikte Çalışıp Birlikte Başaracağız Programı çağrısı açıldı. Bu kapsamda 1317 lisans, 648 yüksek lisans ve 419 doktora öğrencisi ile 99 doktora sonrası araştırmacısı desteklendi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tubitak-turkiyeyi-deprem-gercegine-daha-hazirlikli-hale-getiriyor/feed/ 0
CHP Edremit Belediye Başkan Adayı Mehmet Ertaş Projelerini Anlattı https://www.haber28.com.tr/chp-edremit-belediye-baskan-adayi-mehmet-ertas-projelerini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/chp-edremit-belediye-baskan-adayi-mehmet-ertas-projelerini-anlatti/#respond Wed, 03 Apr 2024 02:00:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12779 Balıkesir’in Edremit ilçesinde ön seçimde rakiplerini geride bırakarak CHP Edremit Belediye Başkan Adayı seçilen Mehmet Ertaş, projelerini anlattı.

4 Şubat’taki ön seçimde üyelerin demokratik iradesiyle çıktığını hatırlatan Mehmet Ertaş; şöyle devam etti: “İnşallah yine Edremitlilerin demokratik iradesiyle de 31 Mart’taki büyük sandıktan, güçlü örgütümüzle dayanışma içinde en yüksek oyla çıkma inancı ve kararlılığındayız. Bundan asla şüphemiz yoktur. Moral ve motivasyonumuz yüksek ve hazırlıklarımız tamdır. Bütün azmimiz ve olanca heyecanımızla, Edremit Belediye Başkanlığına hazırız. Aranan kan bulunmuştur.”

Hiç kimseyi hiç kesimi ayrıştırmayacağız

Mehmet Ertaş; Belediye başkanlığını en büyük ve gerçek hizmet alanı olarak gördüğü için hiçbir kimseyi, bir kesimi her ne sebeple olursa olsun ayrıştırmanın, dışlamanın, kayırmanın, keyfi davranmanın hem mizacında, insanlık anlayışında, vicdanında ve hem de adalet anlayışında yeri olamayacağının altını çizdi.

Haktan, hukuktan, adaletten yana Cumhuriyet Halk Partili halkçı bir belediye başkanı olma sorumluluğunu omuzlarında taşıdığını dile getiren Ertaş; şöyle devam etti: “Her yönden il olmayı fazlası ile hak etmiş olan Edremitimize yönelik öncelikli hedefimiz, kısa, orta ve uzun vadeli programlarla mali disiplini her birime yayarak, halkçı, toplumcu, sosyal belediyeciliği, yenilenmiş ve etkili yönetim anlayışı ile buluşturmak olacaktır.

Turizm bölgesi özellikli olan kentimizi, turizmin bölgemizde karşılığı bulunan her dalında etkinleştirerek, turizm sezonunu 12 aya yayma çalışmaları başlatılacaktır.

“Raylı Sistem Geliyor”

Ertaş “Narlı Mahallemizden başlayarak Bostancı Mahallesi ve havaalanına kadar hafif raylı sistem ulaşımını gerçekleştirmek için Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte ortak çalışma için derhal girişim ve hazırlık başlatılacaktır.

Kıyı denizciliğinin özendirilmesi için spor kulüpleri işler hale getirilerek, uygun olan çeşitli etkinlikler gerçekleştirilip, çocuklar, gençler ve yetişkinler için deniz sevgisi geliştirilecektir.”dedi.

“Deprem Gerçeğini Unutmayacağız”

Bölge için ciddi ve öncelikli bir tehlike olan deprem gerçeği sorunuyla ilgili mevcut ve yeni yapılar konusunda, hukuksal düzenlemeler ışığında önlemler alınması çalışmalarına başlayacaklarını vurgulayan Ertaş, sözlerini şöyle sürdürdü; “Olası afetlere yönelik acil eylem planlamaları hakkında ilgili bütün resmi ve sivil kurum ve kuruluşlarla etkili işbirliği çalışmaları gerçekleştirilerek kurumsallaştırılacaktır.

Atıl ve sahipsiz durumdaki yapıların yoğunlaştığı noktalarda kentsel dönüşümle ilgili çalışmalar hızla başlatılacaktır. Evsel ve sanayi atıklarının geri dönüşüm işlemleriyle ilgili projeler gerçekleştirilecektir.

Yenilenebilir enerji üretimini teşvik edici çalışmalar hakkında projeler geliştirilerek, uygulanmasının önü açılacaktır. Temiz enerji ve temiz kent yaklaşımını hayata geçirmek için çalışmalar derhal başlatılacaktır. Yeşil bir yaşam ve gelecek oluşturma adına çevreye duyarlılık ve doğal dengeyi önemseyen ve önceleyen bir anlayışı öne çıkarıp, daha yaşanabilir kent ortamının oluşturulması yönünde gerekenler yapılıp, gerekli önlemler alınacaktır.”dedi.

Mehmet Ertaş, “Özellikle Kazdağları’mızı merkeze oturtarak, doğal çevre duyarlılığımız ve korumacılığımız, bütün uygulamalarımızda kırmızıçizgimiz olacaktır. Ekilebilir topraklarımız, zeytinimiz ve denizimizle ilgili keskin duyarlılığımız ödünsüz devam edecektir.”dedi.

Otopark sorununa değinen Ertaş “Özellikle merkez mahallerimizde olmak üzere Edremit’imizin de birikmiş önemli bir sorunu olan otopark konusunda, Büyükşehir Belediyemizle eşgüdüm içinde çözüm üretici çalışmaya derhal başlanacaktır.”dedi

Son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak Edremit’te de zaman zaman yaşana sel ve su baskınları hakkında gerekli olan bütün önlemler önceden alınacağını vurgulayan Ertaş; plan dahilinde yağmur suyu hatları bir an önce yenileneceğinin altını çizdi.

Tarihi ve otantik Edremit evlerinin onarımı ve restorasyon konusunu bir plan ve bütçe dahilinde ele alınarak kentin kültürüne, turizmine ve ekonomisine kazandırma maksatlı uygulama projeleri hayata geçirme çalışmaları yapılacağını söyleyen Ertaş, “Kentimiz ve bölgemiz için önemli bir değer olan Antandros Antik kentin gün yüzüne çıkarılması amaçlı çok yönlü destek sağlanacaktır. Aeneas Yürüyüş Rotası projesin tamamlanıp gerçekleştirilmesi için hız verilecektir.

Emeklilere müjde veren Ertaş “Ketimizde oturup yaşayan emeklilerimiz, ekonomik durumları gereğince, belediyemizin iştiraki olan Ed-Bel’in işletmelerinden indirimli olarak hizmet alabilmeleri için Ed-Bel Emekli Kartı uygulamasına başlanacaktır. Engelli yurttaşlarımız için engelsiz yaşam ve hobi alanları oluşturularak yaşamlarının kolaylaştırılıp, doğrudan sosyal yaşama katılımları sağlanacaktır. Sokakta yaşamlarını sürdüren sevimli can dostlarımız için kısırlaştırma dahil, iyileştirme merkezleri ve sağlıklı yaşam alanları oluşturulacak. Çocuklarımızın sosyal yaşam içinde eğlenerek sosyalleşip kendilerini geliştirmelerine yönelik oyun ve eğlence alanları oluşturulup, var olanlar da yenilenip geliştirilecektir. Yetenekli yurttaşların kendilerini gerçekleştirmek ve yeteneklerini ortaya çıkarmaları ve böylece kentin sosyal, kültürel yaşamına katkı sağlamak için yerel sanatı, yerelde sanatı ve sanatçıyı destekleyici, geliştirici imkanlar sağlanacak.”dedi.

Kooperatifleşmenin önemine değinen Ertaş “Özellikle kırsal mahallelerimizde hem kültürel olarak hem de ekonomik amaçlı olarak yöresel ürünleri, el sanatları ürünlerini öne çıkararak en başta kadın üreticilerimize iş alanı oluşturacak kooperatifleştirmeler, bu yöne birlikleşme ve oluşumlar, desteklenecektir.”dedi. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-edremit-belediye-baskan-adayi-mehmet-ertas-projelerini-anlatti/feed/ 0
Diyarbakır’da depremde görev yapan kadın kahramanlar yaşadıklarını anlattı https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/#respond Tue, 02 Apr 2024 03:36:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12653 Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen Diyarbakır’da sahada görev yapan, yıkılan binaların enkazındaki canlara ulaşmaya çalışan kadın kahramanlar yaşadıklarını anlattı.

Depremlerin etkilediği 11 il arasında yer alan Diyarbakır’da yıkılan binaların enkazında arama kurtarma çalışmalarına katılan AFAD, UMKE, Kızılay, Sağlık Bakanlığı, jandarma ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlarda görevli kadın çalışanlar, günler süren mücadele ile çok sayıda depremzedenin yaşama tutunmasını sağladı.

Arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra ilk yardımdan beslenmeye, psiko-sosyal destekten yaşam alanlarının kurulmasına kadar pek çok alanda görev alan kadınlar, ailelerinden ayrı günler süren mesailerinde yaşadıkları duyguları AA muhabiri ile paylaştı.

“Kurtardığım her insan halen aklımda”

Diyarbakır AFAD’da arama kurtarma teknisyeni olarak görev yapan Gizem Doğan, deprem anında büyük korku ve panik yaşadığını, sarsıntı geçtikten sonra ailesini güvenli bir alana alıp, görevinin başına koştuğunu söyledi.

Depremde çöken Serin-2 Apartmanı’nın enkazında görev yaptığını anlatan Doğan, 12 gün boyunca orada çalışma yürüttüğünü belirtti.

Doğan, “Tek amacımız insanları kurtarmak olduğu için canla başla çalışmaya başladık. Sesleri duydukça insanları kurtarmak için elimden geleni yaptım. Kurtardığım her insan halen aklımda. Aklıma geldikçe duygulanıyorum. Umarım bir daha böyle bir afet yaşamayız.” dedi.

“Orada ‘İyi ki sağlıkçıyım’ dedim”

UMKE ekibinden Sevgi Yıldız ise depreme çocukluk arkadaşıyla yakalandıklarını belirterek, ilk korkuyu atlattıktan sonra çalışmalara katılmak için hazırlığını yapıp kendi imkanlarıyla Serin-2 Apartmanı’nın enkazına ulaştığını anlattı.

Acıyı bir kenara bırakıp, insanları kurtarmak için çaba gösterdiğini dile getiren Yıldız, şunları söyledi:

“O gün orada ‘İyi ki sağlıkçıyım’ dedim. Serin-2 Apartmanı’nın enkazında bir sağlıkçı vardı ve ona ulaştık, damar yolu açtık. Çok dar bir alandı ama hiç canımızı düşünmedik. Kıza ulaştığımızda, elimizi tuttuğunda, ‘Beni bırakmayın’ dedi. Bu çok farklı bir duyguydu. Bir canlıya ulaşabilmek, dokunmak… O eli bırakmadık ve saatlerce o kişiyle temas halindeydik.”

Yıldız, ikinci depremi enkaz başındayken yaşadığını fakat ilk sarsıntı gibi korku ve panik hissetmediğini dile getirerek, kurtarılması gereken canlar olduğunu bilmenin kendilerini motive ettiğini aktardı.

Bir tarafta çocukların diğer tarafta görevin”

Hemşire ve UMKE gönüllüsü 2 çocuk annesi Nalan Uzun ilk depremi atlatıp, eşi ve çocuklarının güvende olduğunu gördükten sonra görevinin başına gitmek istediğini söyledi.

Uzun, o an yaşadığı duyguları şöyle ifade etti:

“Bir bölünmüşlük yaşıyorsun. Bir tarafta eşin ve çocukların diğer tarafta görevin. Ama diğer taraf daha ağır basıyor. İkinci depremi Galeria Sitesinin enkazı başında yaşadık. Diğer binanın yıkılışı, üzerimize doğru gelişinden saniyelerle kurtulduk. Çocuklarınız size bir kahraman gözüyle bakıyor.”

112 Acil Sağlık ekibinde acil tıp teknikeri Demet Zerrin, depremin ilk anından kurtarma çalışmalarının son gününe kadar sahada görev yaptığını anlattı.

Zerrin, depremden 17 saat sonra 10 yaşındaki çocuk ve ardından babasının kurtarıldığını anlatarak, “Çocuk ambulansa alındıktan sonra elimi sımsıkı tuttu ve ‘Elimi bırakma abla yüzümü sil, arkadaşlarım benimle alay eder. Ayaklarım yerinde mi?’ dedi. Yüzünü sildim, ve ayaklarını görmesini sağladım. Ama o elimi hiç bırakmadı.” dedi.

“15 gün boyunca eve gidemedik”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında çalışan Tuba Utli ise depremin ilk anında panikle babasına koştuğunu, sarsıntının durmasının ardından da görevinin başına geçtiğini ifade etti.

Serin-2 Apartmanı’nın enkazında görev yaptığını anlatan Utli, şöyle dedi:

“Enkaza ilk gittiğimde korku, üzüntü hepsi vardı. Ama ilk canlıyı görünce o sevinç çığlıklarıyla sakinleşmeye başladık. Görevimiz gereği de o korkuyu bastırmak zorundaydık. 15 gün boyunca orada çalıştık ve hiçbir şekilde eve gidemedik. Sadece biraz dinlenme ile vardiyalı çalıştık.”

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde psikososyal destek ekibinde görevli psikolog Rüveyda Efe, öncelikli çalışma guruplarının çocuklar olduğunu, depremin izlerini silmenin zor bir iş olduğunu anlattı.

Çocukların gözlerindeki korkuyu anlayabildiklerini dile getiren Efe, deprem geçmesine rağmen yaşanan travmanın etkilerinin sürdüğünü ifade etti.

Efe, konteyner kentte buna yönelik çalışmalar yürüttüklerine işaret ederek, bireysel görüşmelerin halen devam ettiğini belirtti.

“Günlerce çocuklarımı göremedim”

Kızılay Toplumsal Güçlendirme Uzmanı Aysel Yaşar da çocuklarını güvenli bir yere bıraktıktan sonra aşevi koordinasyonunu yürüttüğünü ve deprem çalışmaları süresince binlerce kişiye sıcak yemek sağladıklarını kaydetti.

Yaşar, “Günlerce çocuklarımı görmedim. Çalışmalarımı görünce çok mutlu oluyorlardı. Onlar benim gururum ben de onların gururu oldum. Çok mutlu oluyorlardı. Bir anne ve bir kadın olarak yardım gönüllüsü olmak çok güzel bir duygu.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-depremde-gorev-yapan-kadin-kahramanlar-yasadiklarini-anlatti/feed/ 0
Diyarbakır’ın Eğil ilçesindeki 1900 yıllık kaya kilise turizme kazandırıldı https://www.haber28.com.tr/diyarbakirin-egil-ilcesindeki-1900-yillik-kaya-kilise-turizme-kazandirildi/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirin-egil-ilcesindeki-1900-yillik-kaya-kilise-turizme-kazandirildi/#respond Sun, 31 Mar 2024 23:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12464 Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde yaklaşık 1900 yıllık kaya kilise, yürütülen çalışmalarla turizme kazandırıldı.

Kur’an-ı Kerim’de isimleri geçen Zülkifl ve Elyesa peygamberlerin defnedildiğine inanılan Eğil, Asurlular zamanında yapıldığı tahmin edilen Eğil Kalesi ve Kralkızı Baraj Gölü, sur sarnıçları, tarihi yapılarıyla kültür ve inanç turizmi açısından önemli bir merkez olma özelliğini sürdürüyor.

Kaymakamlık ve belediyenin girişimi, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2 yıl önce tarihi kalede, Dicle Üniversitesi (DÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vecihi Özkaya’nın başkanlığında başlatılan kazı çalışmaları devam ediyor.

Kaledeki 4 antik tünelden 2’sinin restore edilerek turizme kazandırılmasının ardından, kaya kilisede yürütülen çalışmaların da yüzde 80’i tamamlandı.

Duvarlarında çok sayıda haç işaretinin bulunduğu yaklaşık 1900 yıllık kilisede belgeleme, alan düzenleme ve temizlik çalışması yapıldı.

Kilisenin yolu, yerli ve yabancı misafirlerin rahatça ulaşabilmesi için düzenlenirken, bir de merdiven yapıldı.

“Hristiyan dünyası için önemli bir kilise”

Eğil Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Volkan Hülür, AA muhabirine, ilçenin Diyarbakır’ın adeta göz bebeği ve incisi olduğunu söyledi.

Eğil’in birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Hülür, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği ile ilçeyi turizm anlamında canlandırmaya çalıştıklarını ifade etti.

Hülür, üç tarafı derin vadilerle çevrili, bir tarafı ise oyularak yekpare kaya üzerine oturtulan Eğil Kalesi’ni dünyaya tanıtmak istediklerini dile getirerek şunları kaydetti:

“Kilisemizin yaklaşık 1900 yıllık tarihi var. Hristiyan dünyası için önemli bir kilise. Yaptığımız çalışmalarla turizme açmak istiyoruz. Eğil’de yabancı turistleri ağırlamak istiyoruz. Şu anda turist ağırlamada sayımız yıllık 400 bin civarında. Yaklaşık 75 bini yabancı turist olarak kayıtlara geçiyor. Kilisemizi de turizme kazandırarak yapacağımız çalışmalarla yabancı turist sayımızı 300 bine çıkarmaya çalışıyoruz.”

Yapıyı turizme kazandırmak için akademisyenlerle güzel bir çalışma yürüttüklerini anlatan Hülür, “Eskiden kiliseye ulaşmak kolay değildi. Etrafını temizledik ve seyir terası oluşturduk. Misafirler Eğil’e geldiğinde rahat bir şekilde kiliseye çıkabilecek. Çalışmaların yüzde 80’ini tamamladık. Yakın bir süreçte Kültür ve Turizm Bakanı’mızın teşrifleriyle hizmete açacağız.” dedi.

“Avrupa devletleri ile Osmanlı’ya ait sikkeler bulduk”

Prof. Dr. Vecihi Özkaya ise kaya kilisenin tarihinin Hristiyanlığın Anadolu’daki tarihi ile bağlantılı olduğunu vurguladı.

Kilisesinin yaklaşık 1900 yıllık döneme tanıklık ettiğine dikkati çeken Özkaya, “Bölgede yaşayan Hristiyan azınlıkların dini etkinliklerine ait semboller bu kilisede görülüyor. Burada yaptığımız kazılarda 18. ve 19. yüzyıllardan kalma, Avrupa devletleri ile Osmanlı’ya ait sikkeler bulduk. Bu sikkelerin ortaya çıkması, 19. yüzyıla kadar burasının faal bir merkez olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.

“Hristiyanlarca önemsenen kutsal emanetlerin muhafaza edildiği bir kilise”

Özkaya, kilisede dikkati çeken bazı bulgulara ulaştıklarına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada, bilinen örneklerinin olmadığı bir bulgu ele geçirdik. Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan bir canlının fosilini bulduk. Bu fosil ‘Kum Doları’ olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu fosil, Hristiyan dünyasında İsa Mesih inancıyla bağlantılı bir obje olarak değerlendirilmiştir. 5 yıldızdan oluşan kanatları dolayısıyla İsa’nın doğumunu, ölümünü ve göğe yükselişini sembolize etmektedir. Dolayısıyla tüm Hristiyanlarca kutsal kabul edilen bazı değerlerin saklandığı, bölgedeki Hristiyanlarca önemsenen kutsal emanetlerin muhafaza edildiği bir kilise olarak dikkati çekici bir özelliğe sahiptir.”

Kilisenin genel anlamda 2 ayrı kaya mezarın birleştirilmesi sonucu oluştuğu bilgisini veren Özkaya, duvar işçiliğinde farklı dönemleri yansıtması açısından da önem arz ettiğini, bölgede daha önce yaşamış ve yaşamaya devam eden Hristiyan azınlıkları sembolize eden haçların duvarda bulunduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirin-egil-ilcesindeki-1900-yillik-kaya-kilise-turizme-kazandirildi/feed/ 0
Üniversite öğrencisi Öykü Yanık, yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyor https://www.haber28.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/#respond Sun, 31 Mar 2024 09:00:26 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12438 Yurt içi ve dışında çok sayıda orkestranın şefliğini yapan ve geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanı olarak seçilen üniversite öğrencisi Öykü Yanık, “Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum.” dedi.

Maltepe Üniversitesinde Bestecilik ve Orkestra Şefliği bölümü son sınıf öğrencisi Yanık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orkestra şefliği eğitimi süreci, şimdiye kadarki tecrübeleri ve geleceğe yönelik hedeflerini açıkladı.

22 yaşındaki Yanık, yurt içinde ve dışında birçok orkestra ve koroyla çalıştığını söyleyerek. “Hocam Serdar Yalçın’dan çok şey öğrendim. Kendisinin opera şefi olması aslında biraz operaya da yoğunlaşmama, opera ile ilgili çalışmalar yapmama da sebep oldu.” şeklinde konuştu.

“Leipzig, Navigli ve Metz-Grand Est Senfoni Orkestrasını yönettim”

Genç yaşta çok sayıda orkestra ve koroyla çalışma fırsatı bulduğunu belirten Yanık, “Leipzig Senfoni Orkestrası ile çalıştım. Gittiğim yarışmalarda Navigli Senfoni Orkestrasını yönettim. Cemal Reşit Rey konser salonunda Metz-Grand Est Senfoni Orkestrası’nı yönettim. O da Fransız bir orkestraydı ve çok iyiydi. Devlet Çoksesli Korosu ile çalıştık geçen sene ve çok güzel bir tecrübeydi çünkü ben koroyla çok haşır neşir olmadım hiçbir zaman. Koro şefliği kesinlikle çok farklı bir alan.” ifadelerini kullandı.

Öykü Yanık, orkestra şefliğinin diğer müzisyenlik alanlarından farklı olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Bizim bir enstrümanımız yok. Ben aslında keman ve piyano çalabiliyorum ama sahnede bu enstrümanı çalan kişi ben değilim. Bizim yaptığımız iş sahnenin üstünde olmak değil, sahnenin üstüne çıkma yolundaki hazırlığı yapmak diyebilirim. Yani biz aslında orkestra şefliğinin ne olduğunu, nasıl yapıldığını orkestra provalarında görüyoruz. Yani provayı kesip, burası olmadı bir daha yapalım, bunlar birlikte olmadı, oralar birlikte olsun gibi ayrıntılarla uğraşıyoruz.”

Saluzzo Opera Akademisi için maddi destek gerekiyor

Geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanlığı için yaptığı başvurunun kabul edildiğini, ancak akademiye gidebilmek için maddi destek arayışında olduğunu aktaran Yanık, “Giulio Cesare isimli bir operanın asistan şefi olarak görev alacağım eğer gidebilirsem. Biz bu tarz çalışmalara, akademilere ve kurslara gittiğimiz zaman aslında bütün orkestra için bir ödeme yapıyoruz ve bu bizi zorlayabiliyor.” diye konuştu.

Yanık, orkestra şefliği eğitimine yurt dışında yüksek lisans ile devam etmek istediğini vurgulayarak, Avrupa’da iyi bir eğitim alarak Türk operasına daha fazla katkı sağlamayı amaçladığını dile getirdi.

Yurt dışında çok sayıda yetenekli Türk müzisyenin bulunduğuna dikkati çeken genç isim, “Yüksek lisans başvurusu için gittiğim okullarda çok sayıda Türk öğrencinin buralarda eğitim gördüğüne şahitlik ettim. Oradaki konservatörler de buna alışmış anladığım kadarıyla. Çünkü sürekli oradaki okullara geliyor Türk öğrenciler. Hatta keşke fırsatımız olsa da bu öğrencileri bir araya toplayabilsek yurt dışında. Eminim ki birkaç orkestra kurabilecek kadar müzisyenimiz var Avrupa’da.” değerlendirmesinde bulundu.

Geleceğe yönelik hedeflerini de anlatan Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum. Bunun için çalışmalarıma da bir şekilde başlamış oldum. Eğer bu bahsettiğim opera akademisine de gidebilirsem, benim için çok önemli bir adım olacak. Çünkü Saluzzo, festival tarzında bir etkinlik aslında ve bu akademi sürekli devam etmiyor. Belirli zamanlarda kuruluyor ve bu klasik müzikte çok fazla olan bir şey. Böyle belirli festivaller ve akademiler Avrupa’da çok var ve bu festivallerin bazılarının içinde genç müzisyenlerin eğitimiyle ilgili bazı çalışmalar, girişimler de oluyor. Ben de kabul aldığım sürece bu tür etkinliklere katılım sağlamak istiyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer Buca Onat Tüneli çalışmalarını inceledi https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/ https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/#respond Sun, 31 Mar 2024 06:24:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12404 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Yüzde 65’i tamamlanan tünelin 2025’te ulaşıma açılacağını kaydeden Başkan Soyer, “Çok titiz bir çalışma yapılıyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak 2,3 milyar liralık çok önemli bir yatırım hayata geçiriliyor” dedi.

Buca’daki Homeros Bulvarı ile Bornova’daki İzmir Otogarı’nı birbirine bağlayacak İzmir’in en uzun karayolu tünelinin yapımının yüzde 65’i tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca ile Bornova’yı kesintisiz birbirine bağlayacak Buca Onat Tüneli çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Soyer, tünelin sonuna kadar giderek kazı çalışmaları hakkında bilgi aldı. Başkan Soyer’e İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Ozan Yılmaz, Fen İşleri Dairesi Başkanı Hamdi Ziya Aydın ile yüklenici firma yetkilileri ve Büyükşehir Fen İşleri Dairesi çalışanları eşlik etti.

İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım

Tünel kazı çalışmalarında yüzde 65 ilerleme kaydedildiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Manisa çıkışından itibaren Konak’a erişim normal şartlarda 45 dakika iken bunu 10 dakikaya indirecek Buca Viyadüğü ve Tüneli İzmir trafiği için ciddi bir yatırım. İzmir’e ciddi bir nefes aldıracak büyük bir yatırımın 2025 gibi bitmesini hedefliyoruz. Yaklaşık 8,3 kilometrelik bir güzergah. Bunun viyadükler kısmı tamamlanmıştı. En zor kısmı tünel kısmı. Bunun da kazı çalışmalarının yüzde 65’i tamamlandı. Buca tarafından 1120 metre, Altındağ tarafından da 500 metre kazı tamamlandı. Çok titiz bir çalışma yapılıyor. Yüklenici firma da çalışmalarını aksatmadan sürdürüyor. İzmir’in geleceğini kurtaracak çok önemli bir yatırım” dedi.

2,3 milyar liralık yatırım

Buca ile Bornova’yı birbirine bağlayacak Onat Tüneli, Konak Tüneli kavşağından Bornova çevreyoluna kadar uzanıyor ve toplam 8,3 kilometreden oluşuyor. Projenin 1,1 km’lik Homeros Bulvarı önceki yıllarda kentlilerin kullanımına açıldı. Projenin 2,2 km’lik viyadük ayağı ise 500 milyon TL’lik bir yatırımla 2023 yılı Nisan ayında hizmete açıldı. Geri kalan kısmın 2,5 km’si tünel, 2,5 km’lik kısmı da açık saha imalatlarından oluşuyor. Tünel çift gidiş, çift geliş 2,5 km uzunluğunda 2 tüpten oluşuyor.

Tünel kazı çalışmalarında iki tüpte de 1620 metrelik kısım tamamlandı; şu an itibariyle tünel içi kazısının yüzde 65’i bitti. İş kapsamında tünelin Buca ve Bornova çıkışında 1,7 km’lik bağlantı kısımlarında da toprakarme, viyadük, menfez, köprü gibi sanat yapıları imalatları devam ediyor. 2,3 milyar liraya tamamlanması planlanan proje sayesinde Buca ve Bornova ilçeleri arasında direkt bağlantı kurularak havalimanı, Narlıdere, Balçova, Konak ve otogar istikametinde yeni bir güzergah oluşacak.

Şehir merkezine girmeden kesintisiz ulaşım

İzmir’in en uzun tünelini bünyesinde barındıran “Buca-Onat Caddesi ile Şehirlerarası Otobüs Terminali ve Çevre Yolu Arası Bağlantı Yolu Projesi”nin yapım çalışmaları 155 kişilik bir ekiple 7 gün 24 saat devam ediyor. Projenin 2025’in ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. Tünel projesi sayesinde Buca-Bornova rotası başta olmak üzere Yeşildere Caddesi’ne alternatif oluşturulacak şehirdeki trafik yoğunluğu azalacak. Sürücüler, Konak Tüneli’nin ardından Homeros Bulvarı üzerinden tünellere girerek, otogar viyadükleriyle doğrudan çevreyoluna bağlanmış olacak. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-buca-onat-tuneli-calismalarini-inceledi/feed/ 0
Hataylı Kadın, PVC Borularda Yetiştirdiği Ürünlerle Gelir Elde Ediyor https://www.haber28.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/#respond Sun, 31 Mar 2024 04:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12373 HATAY (İHA) – Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan Tuğba Alvanoğlu’nun Tayvanlı öğrencilerden öğrendiği topraksız tarım yöntemiyle PVC borularda yetiştirdiği ürünler gelir kapısı oldu.

Tarım arazilerinin verimliliğinin her geçen gün azaldığı Dünya’da topraksız tarım önem arz etmeye başladı. Öğrenci değişim programı kapsamında Tayvan’dan Türkiye’ye gelen 23 öğrenci, Reyhanlı ilçesinde yaşayan Tuğba Alvanoğlu’nu topraksız tarımla tanıştırdı. Alvanoğlu, PVC boru içerisinde küçük kum taneleriyle ve suyla kurduğu sistemle, topraksız tarım yapmayı başardı. İlk olarak marul yetiştirmeyi başaran kadın, PVC boru içerisinde üretim yaparak gelir elde etmeyi başardı.

İş yerine kurduğu sistemin Tayvan’dan gelen 23 öğrencinin projesi olduğunu söyleyen Alvanoğlu, “Hatay’ın toprak bakımından çok zengin. Çok ciddi anlamda Türkiye’nin belirli ürünlerini de karşılayabiliyor. Ama ona rağmen buradaki gençlere ve en önemlisi depremde zarar gören gençlere bir örnek olmak. İlerleyen dönemlerde biliyorsunuz insanlar çoğalıyor ve toprak kalmayabilir, bunun küçücük bir bilim adamı şeklinde bir projeyle geldiler. Kendileri çok ciddi bir laboratuvar çalışması ile bize bu projeyi hayata geçirdiler. Çok ciddi anlamda da kısa bir süreçte verim aldık. Yapmış oldukları çalışma 3 aylık bir süreçti. 3 aylık süreçte gençlerimiz hem projeyi hayata geçirdiler hem de neler yetiştirilebilir bir de bunun takibini yaptılar. Yani farklı bir coğrafya da farklı bir olay nasıl hayata geçirilebilir, bunun çalışmasına resmen bizde şahit olduk. Çünkü insanların, acaba ‘nasıl yapılıyor, nasıl bir sistemle çalışıyor’ diye gerçekten dikkatini çekiyor. Çocukların ve gençlerin uğrak yeri olduğu için sürekli olarak bizler takip ediyoruz. Umarız ilerleyen dönemler de bu tür projeler hem gençlerimize örnek olur hem de tarım alanın da bu tür projelerle ekonomik yönden de ciddi anlamda bir destek olur” dedi.

Küçük kum tanelerinin su ile birleşiminden oluşan projede marul yetiştirmeyi başardıklarını belirten Alvanoğlu, “Teoride değil de pratikte belirli bir şekilde sizlere sunuyoruz. Sadece sudan ve küçücük kum taneleriyle beraber yapılan bir proje, suyun devir daim yapmasıyla çalışan bir sistem. Burada toprakta olan bütün alacağı maddeler neler varsa bu maddeleri bu sefer suyla beraber kayalarla suyun içine katarak yapıyorsunuz. Toprakta hangi ürün, hangi besleyici neler varsa, onu insan yapısı olarak su ve kumla birleştirerek böyle bir projeyi hayata geçiriyorlar. Şu anda marullarımız var. Dönem dönem mevsimsel olarak ürünler var. Önce ne kadar dayanaklıdır diye çiçeklerle denedik. Şimdi marullarımız var. Çok kısa sürede cevap verdi. Nerdeyse 10 günlük bile değil. Büyüyünce artık yemeye çalışıyoruz. Bu mevsim bittikten sonra daha farklı bir ürünle hayata geçireceğiz. Bu bizim biraz da pilot çalışmamız, bir pilot çalışmasında bunlar yapıldığı zaman, ilerleyen dönemde Reyhanlı’da yetişmeyen bir çilek ya da farklı ürünler olabilir. Bunları yapabiliriz” şeklinde konuştu. – HATAY

]]>
https://www.haber28.com.tr/hatayli-kadin-pvc-borularda-yetistirdigi-urunlerle-gelir-elde-ediyor/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına tepki gösterdi https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/#respond Thu, 28 Mar 2024 23:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=12036

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Şırnak Valisi, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü ve İdil Kaymakamı’nın AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasına tepki gösterdi. Bakan, “İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz” dedi.

CHP İçişleri Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasıyla ilgili açıklama yaptı. Bakan, şunları kaydetti:

PARTİ DEVLETİYLE MÜCADELE EDİYORUZ”

“Basına bir fotoğraf düştü. Fotoğrafta Şırnak’ta İdil İlçesi’nde AKP Belediye Başkan Adayının seçim çalışmasına Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü, İdil Kaymakamı katılıyor, birlikte seçim çalışması yapıyorlar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ne diyor? Hepsi devlet memuru. 7. maddesine göre; ‘Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar.’ Bulundular mı? Bulundular. ‘Görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar’ diyor. Eylemde bulundurlar mı? Bulundular. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum senin bürokratların, senin Valin, –ki o Şırnak Valisi o ilde devletin temsilcisidir, her devlet kurumunun her bakanlığın temsilcisidir, en üst düzeyde devlet görevlileri olarak bir partinin seçim çalışmasına katılıyorlar– İl Emniyet Müdürün, İl Jandarma Komutanın, Kaymakamın bu çalışmalara katılırken sen ne yapıyordun? Onun da ne yaptığını söyleyelim. Balık baştan kokar. Ali Yerlikaya da aynı anlarda Eyüpsultan’da AKP belediye başkan adayının seçim çalışmasında propagandasına katılıyor. Ali Yerlikaya’nın 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevi nedir? Görevi; iç güvenlik kuruluşlarını idare etmektir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü,  yurdun iç güvenliğini, asayişi, kamu düzenini, ahlakı vs. savunmaktır. Bu yaptığının bununla ilgili var mı? Devletin terör örgütleriyle mücadele etmesi gerekirken, bunlarla ilgili çalışma yapması gerekirken, kamu düzenini sağlaması gerekirken, İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Haklarında bir soruşturma açılacağına ve bununla ilgili bir disiplin cezası alabileceklerine dair bir kanaatleri yok. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz. Devlet tamamen liyakat sistemini bırakmış, bir siyasi partiye mensubiyet veya aidiyet üzerinden organize olmuş durumda. Ali Yerlikaya’ya soruyorum; sen devletin, bu ülkenin İçişleri Bakanı mısın? AKP’nin İçişleri Bakanı mısın?

Burada bir kişiye dikkat çekmek gerekiyor. Murat Bulut. Murat Bulut kimdir? Murat Bulut; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkan Yardımcısı ve Başkanıyken Menzil cemaatinin Jandarma Genel Komutanlığı’nda örgütlenmesine öncülü ettiği söylenen, iddia edilen şahıstır. Menzilcileri ve diğer tarikat ve cemaat bağlantısı olan kişilerin mülakatta kayırılarak Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne girmesini sağlayan kişidir. Bunun iddia edildiği kişidir. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne imamı protokole alarak camiye namaza gitmeyen öğrencileri fişlediği iddia edilen kişidir. Adana Bölge Komutanıyken Murat Bulut, korumalarını bırakıp, makam aracıyla ve şoförüyle beraber Adana’dan Adıyaman Menzil’e gittiği iddia edilen kişidir. Tüm bunları düşündüğünüzde; üniformayı giymiş, ülkesi için mücadele etmesi gereken, siyasi parti, ideoloji, felsefi düşünce, inanç ayırmadan hizmet etmesi gereken bir Jandarma Komutanından bahsediyorum. Bunun terfisi, yükselişi de aynı mensubiyet üzerinden devam ediyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum; senden önce cemaatler, tarikatlar aynı şekilde örgütleniyordu kamu bürokrasisinde. Şimdi örgütlenmekle kalmıyorlar açık açık ayan beyan seçim çalışmalarına katılıyorlar. Sen geldin ne değişti?”

“BAKANLIĞINIZIN BİR TALİMATI MI VAR?”

Konuyu ayrıca TBMM gündemine de taşıyan CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

1- Devlet bürokrasisinin en üst kademelerinde görevli olan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in, devlet temsilini ve gücünü kullanarak, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

2- İl valileri, jandarma komutanları ve emniyet müdürleri ile kaymakamlar hangi görev, talimat veya emirle siyasi faaliyetlerde bulunmaktadırlar? Kanuna aykırı olarak siyasi faaliyette bulunan kamu görevlilerinin AKP’nin seçim çalışmalarına destek olmaları kapsamında görevlendirildiklerine dair Bakanlığınızın bir talimatı mı vardır?

3- Eğer böyle bir talimat yoksa, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı davranmaktan idari soruşturma başlatılacak mıdır?

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/feed/ 0 Bakan Işıkhan, Mardin’de “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/ https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/#respond Wed, 27 Mar 2024 02:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11779 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla kentte bulunan Bakan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma, Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Mardin’de bir otelde “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında iş insanlarıyla bir araya geldi.

Bakan Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada, baba ocağı Mardin’i büyüten, geliştiren, sağladıkları katma değerlerle bugünlere getiren hemşerileriyle tekrar bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

Mardin’in bütün sorunlarını çözüme kavuşturmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydeden Işıkhan, o nedenle sık sık Mardin’e gelmeye, sahaya çıkıp, çalışmaları yerinde görmeye gayret ettiğini belirtti.

Kentin çalışma hayatına, ekonomisine ve kalkınmasına katkıda bulunacak istişareleri gerçekleştireceklerini aktaran Işıkhan, “2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir ‘dönüm noktasıdır’ diyebiliriz. Bu yıl, 2023 hedeflerini gerçekleştirerek hem Türkiye Yüzyılı hedefimize yürüdüğümüz hem de kalkınmanın ilk adımı olan yerel yönetimlerde yeni bir döneme gireceğimiz bir yıl olacak.” ifadelerini kullandı.

“Köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok”

Türkiye’nin artık önündeki 5 yılın değil, yüzyılın hesabını yapan bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nın, yollarına engel olabilecek hiçbir meselenin olmadığı, yerel hizmetlerde dünya standartlarının da üzerine çıkmış ve tüm enerjisini kalkınmaya, gelişmeye, küresel anlamda yükselmeye entegre etmiş bir vizyonun adı olduğunu aktardı.

Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bu sebeple bizim hiçbir şehrimizde ve ilçemizde artık yerel yönetimler diye bir sorunumuzun olmaması gerekiyor. Bizim artık kaybedecek vaktimiz yok. Mardin’in de kaybedecek bir dakikası yoktur. Bizim koltuk kavgalarından halka hizmet etmeye zaman bulamayan eski Türkiye kalıntısı köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok Bizim artık, ‘bize engel oluyorlar’ bahaneleriyle, temel atmama şovlarıyla, iş bilememezliklerini mağduriyet masallarıyla örtbas etmeye çalışarak reklam belediyeciliği yürütenlerle kaybedecek vaktimiz yok. Bizim vatandaşının derdini kendi derdi bilen, bulunduğu ilçedeki her haneyi kendi evi gibi bilen, laf değil icraat üreten gerçek belediyeciliğe ihtiyacımız var. Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. İşte bu vizyon farkına siz değerli kardeşlerim her gün bizzat şahit oluyorsunuz. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.”

Bugün istihdamda, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayisinde ve turizmde dünyada örnek gösterilebilecek bir seviyeye geldiklerini bildiren Işıkhan, özellikle istihdam ve işgücünde en iyi verilerin elde edildiği bir dönemden geçtiklerine işaret etti.

“Mart ayında açıklanacak 2023 yılı TÜİK verilerinde, hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını göstermektedir. İnşallah bu güzel gelişmeleri sizlerin desteğiyle daha da yukarı taşıyacağımıza inanıyorum. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik kapsamlı çalışmalarımızı yapmaktayız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, teşvik ve desteklerle, işletmelerin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunduklarını vurguladı.

“Mardin’de aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır”

İstihdama Dönüş Programı kapsamında deprem bölgesindeki illerde düzenlenecek kurs ve programların uygulanmasına yönelik özelleştirilmiş politikaları hayata geçirdiklerini, İŞKUR aracılığıyla işverenler ve işçiler arasında köprü görevi görmeye devam ettiklerini kaydeden Işıkhan, Aktif İşgücü Programları ile işverene, işçisini kendisinin yetiştirdiği bir fırsat tanıdıklarını, bu programların şartlarını esneterek daha fazla vatandaşın yararlanması noktasında çok önemli adımlar attıklarını bildirdi.

Bakan Işıkhan, İş Başı Eğitim Programı ve mesleki eğitim kurslarından Mardin’de bugüne kadar 40 binden fazla vatandaşın yararlandığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Her yıl bir milyondan fazla kişinin işe yerleşmesine aracılık ediyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına destek oluyoruz. Mardin’de 21 yılda, sadece İŞKUR aracılığıyla 44 bin vatandaşımızın işe yerleşmesini sağladık. Bugüne kadar toplam 51 bin kişi Toplum Yararına Programlardan yararlandırılmıştır. Mardin’imize güzel bir müjde vermek isterim. Toplum Yararına Çalışma Programları özellikle kamu hizmetlerinin desteklenmesi noktasında çok önemli bir işleve sahiptir. Mardin için Toplum Yararına Programlar oranımızı 3 bin kişi olarak belirledik. Hayırlı olsun. Mardin’de, 2002 yılında aktif sigortalı kişi sayısı 46 bin 549 iken 2023 yılı sonu itibarıyla 188 bin 948 olmuştur. Aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır. İnşallah bu sayıyı daha da artıracağız. Ayrıca, Kadın İstihdam Projemiz, İş-Pozitif’in duyurusunu yapmıştık. Bu projeyle işverenle iş arayanı çevrimiçi olarak bir araya getirip istihdam ve işe yerleştirme süreçlerini hızlandırdığımız bir sistem kurduk. Özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki hedeflerimize katkı sağlayacak, istihdamı teşvik edecek, hem iş arayanın hem de işverenin işini büyük ölçüde kolaylaştıracağına inandığımız bir projedir. İş Pozitif kapsamında bir istihdam fuarını da inşallah yakın zamanda Mardin’de açacağız. Türkiye Yüzyılı kadın, erkek, genç, yaşlı her kesimin desteğini gerekli kılan uzun vadeli bir vizyon. Şu an İş Kanunu’muzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve işgücü piyasası gidişatına olumlu katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz.”

“1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak”

Her gün yeni bir eser ve projeyle halka hizmet götürdüklerini anlatan Işıkhan, bunu kalkınma, gelişme ve büyüme anlayışını yerel yönetimler tecrübesiyle inşa etmiş bir liderin öncülüğüyle başardıklarını dile getirdi.

Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet aracı olarak gördüğü millet hareketiyle, AK Parti vizyonumuzla başardık. İnşallah 31 Mart akşamı da yine aynı başarıyı başta Mardin olmak üzere tüm illerimizde ve ilçelerimizde kazacağımıza yürekten inanıyoruz. Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Abdullah Erin başkanımızla inşallah, hem Mardin’i hem de 10 ilçemizin tamamını 31 Mart akşamı milletin partisi AK Parti ile buluşturacağız. 1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak.1 Nisan Mardin’in günü olacak inşallah. Şehrimize, bu şehrin aziz insanlarına kazandırdıklarımızı bir gecede yıkıp ilimizi en az 20 yıl geriye götürecek yönetimler eliyle lütfen ziyan etmeyelim. Bu noktada hepimize düşen önemli görevler var. Özellikle çalışma hayatımızın paydaşları olan sizlerin çalışmaları Mardin’in kalkınmasında çok önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple 21 yılda yaşanan değişimi, gelişimi en iyi sizler teşhis edebilirsiniz. Mardin’in geleceğini de yine sizlerin desteğiyle inşa edeceğiz. Mardin’in yeni yatırımlarla, yeni istihdam alanlarıyla ve yeni girişimlerle çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphem yok. Kentin emektarlarına güveniyorum. Öncelikle yerel yönetimleri gerçek belediyecilikle buluşturacağız, ardından da bu şehri yüzyılın şehri yapacağız. Bu güç sizlerde var. Bu yüzyılı, emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız, sözümüzün arkasındayız. İşçisiyle, işvereniyle, girişimcisiyle, yatırımcısıyla, esnafıyla, emeklisiyle, yaşlı genç demeden alnının teriyle çalışan, üreten, ülkemizin kalkınmasına katma değer sağlayan her bir kardeşimizin yanındayız.”

Vali Akkoyun da kentte son yıllarda huzur ikliminin hakim olmasıyla, eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma, kültür turizmden spora, tarımdan sanayiye birçok alanda yeni yatırımların yapıldığını, bu kalkınma hamlesi ve yatırımların devam ettiğini söyledi.

“Huzur ortamı daha fazla yatırım ve istihdam demek. Cumhurbaşkanımız liderliğinde gelişen, büyüyen, gelişmelerden istifade eden bir Mardin için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullanan Akkoyun, Mardin’de bu gelişmeler ışığında üretim ve istihdamda yakaladıkları ivmenin artarak devam edeceğini kaydetti.

AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de konuşma yaptı.

Bakan Işıkhan, daha sonra iş insanların talep ve görüşlerini dinledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-mardinde-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu/feed/ 0
Şanlıurfa’da Hayalet Ağlar Temizleniyor https://www.haber28.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/ https://www.haber28.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11763 Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Bu çalışmayla göldeki canlılar için tehlike arz eden hayalet ağların temizlenmesi ve istilacı balık türlerinden arındırılması amaçlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün 2014 yılında hayata geçirdiği “Hayalet Av Araçları ve İstilacı Türler Farkındalık Projesi” ile Şanlıurfa’da geçmişte balıkçıların suda bıraktığı veya unutulan ağlar, baraj gölünden çıkarılıyor. Balıkçılığın her geçen gün geliştiği Şanlıurfa’da deniz canlılarının yaşam alanlarının iyileştirilmesi için çalışmalar sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığının destekleri ile Tarım İl Müdürlüğüne bağlı ekipler, proje çerçevesinde çalışma başlattı. Çalışmada, teknelerle baraj gölüne açılan ekipler, yüzlerce metre uzunluğundaki balık ağlarını tek tek gölden çekerek kıyı dışına çıkardı. Ekiplerin çalışması bölge balıkçılarının takdirini kazandı.

Projeyle ilgili konuşan Şanlıurfa İl Tarım Müdürü Mehmet Aksoy, “2014 yılından beri Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü üzerinden uyguladığı proje ile iç sularımızda ve denizlerimizdeki hayalet ağların, denizde unutulmuş ağların çevresel ekosisteme, denizdeki ekosisteme zarar vermemesi için biz bu ağları topluyoruz. Halkımızın bu istilacı türleri ve çevreye zarar veren, çevrenin ekosistemini bozan hem ağlar hem de çöplerle ilgili denizlerimizi, göllerimizi, sularımızı kirletmemeleri için farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımızın ayırdığı bir bütçe var. Biz bu bütçeyi de hem halkımızın hem de balıkçılarımızın hizmetine sunuyoruz. Böylelikle hem iç sularımızdaki balıkçılığın sağlıklı ve güvenilir bir şekilde sürdürülebilir bir dönemde devam etmesini sağlıyoruz hem de balıkçılarımızın ekonomik olarak zarar görmemesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ben huzurlarınızda bu ekibe, bu çalışan balıkçı arkadaşlarımıza, iç sularda emekleriyle, alın terleriyle para kazanan balıkçı arkadaşlarımıza verdikleri bu gayret için teşekkür ediyorum. İnşallah bereketli ürünleri olur, bereketli avları olur, bereketli sezonları olur. Biz ne kadar çevremizi korursak, koruma kullanma dengesini sağlarsak, bu denizlerde, bu barajlarda ki balıkların bizim gelecek nesillerimize ulaşmasını, onların da sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamış olacağız” diye konuştu.

Tarım İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Hakan Akgün ise “Tabii 90 yılından bugüne kadar yani 30-35 yıllık bir süreç içerisinde elbette avcılık esnasında baraj gölü içerisinde unutulan veyahut ihmal edilen, sehven bırakılan veyahut akıntının veya dalganın götürmüş olduğu bazı ağlar var. Haliyle bunlar balıkçı tarafından yeri tespit edilemiyor. Bunlar su içerisinde kalıyorlar, baraj gölü içerisinde kalıyorlar. Sentetik madde olması hasebiyle bunların su içerisinde çözünmeleri 500 yıllık bir süreci buluyor. Bundan dolayı bunların su içerisinde bulunmaları balıkların göç yollarını olumsuz etkilerinden dolayı göç esnasında balık ağa takılmakta ve orada telef olmaktadır. Bundan dolayı bu sahipsiz ağların veya unutulmuş olan ağların mutlaka yerinin teslim edip alınması gerekiyor. Bugün Tarım İl Müdürümüz Mehmet Aksoy’un da katılmış olduğu program çerçevesinde suda önceden tespit edilmiş bir balık ağını sudan çıkarmış olduk. Bu manada sürdürülebilir balıkçılığa da aynı zamanda katkı sunulmuş olundu” ifadelerini kullandı.

Proje çerçevesinde çalışmada yer alan balıkçılar, gölün temizliğinde emeği geçenlere teşekkür etti. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.haber28.com.tr/sanliurfada-hayalet-aglar-temizleniyor/feed/ 0
Çin İslam Minyatür Okulu Kurucusu Bursa’da Sanat Etkinliğinde https://www.haber28.com.tr/cin-islam-minyatur-okulu-kurucusu-bursada-sanat-etkinliginde/ https://www.haber28.com.tr/cin-islam-minyatur-okulu-kurucusu-bursada-sanat-etkinliginde/#respond Tue, 26 Mar 2024 07:36:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11693 Çin İslam Minyatür Okulu kurucusu, ressam ve şair Ali Lei Gong ile oğlu Said Chuanyi Lei, Bursa’da düzenlenen “Çin Kaligrafisi ve Minyatür Performansı” etkinliğinde güzel sanatlar öğrencileriyle bir araya geldi.

Bursa Büyükşehir Belediyesinin Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlediği etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen küratör İsmail Erdoğan, Gong’un Çin minyatürü sanatına İslam unsurlarını ekleyen ilk sanatçı olduğunu belirterek, “Bu alanda Ali Lei hocadan öncesi diye bir tanımlama yapamayız. Çünkü binlerce yıllık geçmişe sahip bu sanatı İslam unsurlarıyla birleştirmede ilk o öncü oldu.” dedi.

Erdoğan, Gong ile geçen yıl İstanbul’a yerleştikten sonra tanıştığını dile getirerek, “Kendisi Anadolu’yu, Turkiye’yi ve Türk insanını çok seven, çok yakınlık duyan bir kişi. Bu etkinlikte onun sanatından çok iyi istifade edeceğinizi düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

“İnsanların başarılı olması için çeşitli yöntemler var”

Ardından sanat hayatını anlatan Gong, resim sanatına küçük yaşlarda başladığını söyleyerek, “İnsanların başarılı olmasını sağlayan çeşitli yöntemler var. Bu başarıyı sağlamak için illa üniversiteye gitmek zorunda değilsiniz. Ben mesela 4-5 yaşlarımda evimde, duvarda, sokaklarda resim çiziyordum. O zaman koşullar kötüydü ve ülkede ekonomik bunalım vardı.” açıklamasında bulundu.

Gong, “Geleneksel Çin resim sanatında eskiden hep usta çırak eğitimi vardı. Şu an tabii akademik olarak öğreniliyor bunlar. Ben de bu işte bir mesafe kat ettikten sonra işinde usta bir hocayla çalışmaya başladım ve kendimi ilerlettim.” bilgisini paylaştı.

Sanatında ilerleyebilmek için çok bedeller ödediğini anlatan Gong, şunları kaydetti:

“Gençlik yıllarımda fabrikada çalışıyordum. O dönemdeki komünist uygulamalar gereği bir kişinin birden fazla işte çalışmasına izin verilmiyordu. Ben de sanatı hep gizli olarak yapmak durumunda kaldım. Daha sonra fabrikadan çıkabilmek için bir gece çalışma sırasında bilerek elimi makineye kaptırdım. İki parmağım ucundan kesildi. O olayın ardından zorunlu olarak fabrika işçiliğini bıraktım ve kendimi tamamen sanata adamaya başladım.”

“Gençlerin sanatımıza bu kadar meraklı olduğunu beklemezdik”

Etkinliğe ilişkin AA muhabirine konuşan Said Lei ise bugünkü etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek, “Gençlerin sanatımıza bu kadar meraklı olduğunu beklemezdik. İkinci Zaman Sergisi’nin devamı olarak gerçekleşen atölye ve performanslar aslında sanatçıyı daha ayrıntılı bir şekilde sanatseverlere anlatıyor. Özellikle sergiye gelemeyenler için bu etkinlik canlı bir sergi gibi. Sağ olsun Bursa Belediyesi kültür ve sanata gayet önem ve değer veriyor. Böyle bir atölye, gençlere uluslararası bir vizyon sunabilir.” dedi.

Lei, öğrencileri sanatta yetenekli ve başarılı bulduğu değerlendirmesini yaparak, “Bazılar fırçayı çok iyi kullandı ve anlattığımız teknik ötesi yaklaşımları da uyguladı. Umarım ileride bu gençler Bursa’ya kültür ve sanat alanında daha ilhamlı, renkli katkılar sağlayacaktır.” temennisinde bulundu.

Söyleşinin ardından güzel sanatlar öğrencileri, Gong’un minyatür çalışmalarından oluşan slayt gösterisini izledi. Düzenlenen atölye çalışmasında da Ali Lei Gong ve Said Chunanyi Lei, öğrencilere Çin minyatürü çizim tekniklerini uygulamalı aktardı.

Bursa’da 22 Ocak’ta açılan İkinci Zaman Sergisi’ne katkı sunmuş sanatçılarla düzenlenen söyleşi ve performans etkinlikleri, mart ayının sonuna kadar devam edecek.

]]>
https://www.haber28.com.tr/cin-islam-minyatur-okulu-kurucusu-bursada-sanat-etkinliginde/feed/ 0
TSKB, Türk bankacılık sektörünün ikinci iklim raporunu yayımladı https://www.haber28.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/ https://www.haber28.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/#respond Sun, 24 Mar 2024 23:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11338 Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2021’de İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) tavsiyelerini dikkate alarak hazırladığı Türk bankacılık sektörünün ilk “İklim Riskleri Raporu” sonrasında ikinci iklim raporunu yayımladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin kapsayıcı ve nitelikli kalkınması için kalıcı değer yaratma misyonuyla çalışan TSKB, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye ve bu alanda yenilikçi adımlar atmaya devam ediyor.

Türk bankacılık sektöründe ilk olan ve 2021’de yayımlanan “İklim Riskleri Raporu” ile iklim değişikliğinin etkilerini Task Force on Climate-related Financial Disclosures (TCFD) perspektifinde değerlendiren TSKB, ikinci raporunu “2023 TSKB İklim Raporu” adıyla yayımladı.

Banka, bu kapsamda hazırlanan raporda iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik kararlılığını, güncel çalışmalarını ve gelişim alanlarını ortaya koyarken gelecek perspektifini de paylaşıyor.

“Yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç var”

Açıklamada görüşlerine yer verilen, TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç, Bankanın iklim değişikliğini ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarının ötesinde temel stratejisi ve başarı kriteri olarak ele aldığını, Türkiye’nin düşük karbon ekonomisine dayalı bir sanayiye geçişine katkıda bulunmayı önceliklendirdiklerini belirtti.

Ortak gelecek için yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve iklim finansmanı, emisyon ölçümü ve azaltımı, adaptasyon ve döngüsel ekonomi yatırımları gibi konuları barındıran yeşil dönüşüm alanında ölçeklenebilir çözümlere ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Bilgiç, şu ifadeleri kullandı:

“TSKB olarak iklim risklerini ölçerek kredilendirme süreçlerimize entegre ediyoruz. İklim risklerinin azaltımına yönelik dönüşüm yatırımları, gezegenimizin geleceğinde oldukça önemli bir yer tutuyor. Türkiye’de iklim konusunu gündemine alan ilk kurumlardan biri olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ve ülkemizin kalkınma hedefine doğrudan katkı sağlayan yatırım temalarını önceliklendiriyoruz.”

Kömür finansmanından çıkma hedefi

Murat bilgiç, SKA bağlantılı kredilerinin oranının yüzde 90 olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

“Sadece iklim ve çevre ile ilgili SKA bağlantılı kredi oranı hedefimiz ve 2023 yıl sonu gerçekleşmesi de yüzde 62 seviyesinde. Sürdürülebilir bankacılık anlayışımızın yanı sıra uzun yıllara dayanan danışmanlık tecrübemizden kazandığımız deneyimi, 2011’de kurduğumuz sürdürülebilirlik danışmanlığı alanındaki iştirakimiz Escarus aracılığıyla farklı sektörlerle paylaşarak bu alandaki etkimizi büyütüyoruz. Sunduğumuz akıllı finansman olanakları, çok yönlü danışmanlık kapasitemiz ve iş ortaklarımızla sinerji içinde somut başarılara imza atıyoruz.”

Bilgiç, kömür yakıtlı termik santral ve elektrik üretim amaçlı kömür madenciliği yatırımlarını finanse etmeme taahhütlerinin arkasında durduklarını anımsatarak, bu hedeflerini kapasite artış yatırımlarını da kapsayacak şekilde ve 2035’in sonuna kadar kömür finansmanından tamamen çıkmak üzere güncellediklerini anlattı.

Murat Bilgiç, “2023 TSKB İklim Raporumuz ile iklim değişikliği konusunda bankacılık faaliyetlerimize entegre olarak gerçekleştirdiğimiz çalışmaları sunarken, paydaşlarımıza örnek oluşturmasını amaçladığımız kıymetli bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde de iklim risklerinin en aza indirilmesi ve bu mücadelede başarı kazanılması yönünde nitelikli uzman kadrolarımız ve iş ortaklarımızla hep birlikte kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz”

TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan da, TSKB kredi portföyünün ağırlıklı olarak SKA bağlantılı kredilerden oluştuğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“2021-2030 yılları arasında 10 milyar ABD doları tutarında SKA bağlantılı finansman sağlamayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra 2030 sonuna kadar 4 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlamayı planlıyoruz. Hedeflerimize emin adımlarla ilerlerken eş zamanlı pek çok çalışmaya imza atıyoruz. 2022 yılının ekim ayında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) tarafından kurulan Net-Sıfır Bankacılık Birliği’nin imzacısı olduk. Bu imzayla kredi portföyümüzü 2050 yılına kadar Paris İklim Anlaşması doğrultusunda net sıfır emisyon hedefleriyle uyumlu hale getirmeyi taahhüt ediyoruz. 2023 yılında 2027 ve 2035 yıllarına yönelik yakın dönem bilim temelli hedeflerimizi onaylatarak kamuoyuna duyurduk.”

“Bankamızın emisyon azaltım hedefleri, SBTi tarafından onaylandı”

Meral Murathan, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda önemli yönlendirmeleri bulunan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iklim değişikliği ile mücadele ve adaptasyon kapsamında öne çıkan amaçlarını yakından takip etmeye devam edeceklerini belirtti.

Bankanın Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi: Science Based Targets initiatives) kılavuzlarına uyumlu olarak hesapladığı emisyon azaltım hedeflerinin SBTi tarafından onaylandığını anımsatan Murathan, “Bütün bu çalışmalarımızın yanında yeni bir yapılanmaya giderek, Banka içinde farklı çalışma grupları altında uzun yıllardır devam eden sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi daha da derinleştirmek için kapasite geliştirmemize de fayda sağlayacak şekilde TSKB İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Yönetimi Müdürlüğü’nü kurduk.” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tskb-turk-bankacilik-sektorunun-ikinci-iklim-raporunu-yayimladi/feed/ 0
Konya’da Keçili Kanalı Islah Projesi’nin Temeli Atıldı https://www.haber28.com.tr/konyada-kecili-kanali-islah-projesinin-temeli-atildi/ https://www.haber28.com.tr/konyada-kecili-kanali-islah-projesinin-temeli-atildi/#respond Sun, 24 Mar 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11329 Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından Lale Caddesi, Ankara Yolu, Aslım Caddesi arasında 240 milyon liraya mal olacak Keçili Kanalı Islah Projesi’nin temeli atıldı.

Temel atma programında konuşan KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir, Keçili Kanalı Islah Çalışmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak; proje ile Terziler Sitesi’nden başlayarak Aslım Caddesi’ne kadar uzanan bölgede taşkın riskini azaltacak, su birikintilerini önleyecek ve çevresel koku sorunlarını ortadan kaldıracak çalışmaları gerçekleştireceklerini ifade etti.

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca çalışmanın hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Hakikaten burası çok önemli bir projeydi. Bu ıslah çalışması bittiği zaman tertemiz çevre düzenlemesiyle, yan yollarıyla birlikte tüm sanayilerimizin kalbinde güzel bir aks olacak inşallah. Büyükşehir Belediye Başkanımız başkanlığında tüm ekibine, KOSKİ Genel Müdürümüze ve ekibine teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Tüm AK Partili belediyeler olarak şehrimizin ihtiyacı olan her alanda çalışma yapıyoruz. Hem şehrimizin imarı, düzenli gelişmesi hem de hemşehrilerimizin günlük hayatta rahat bir şekilde yaşantılarını devam ettirebilmeleri için gayret ediyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyorum. Burada yapılacak çalışma neticesinde inşallah Keçili Kanalı’nın çevresi çok daha farklı bir görünüme kavuşacak” ifadelerini kullandı.

“Biz şehrimizin kıymetini biliyoruz”

AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı, “Başta Büyükşehir Belediye Başkanımızdan, KOSKİ Genel Müdürümüzden ve bu şehre hizmet eden kim varsa hepsinden Allah razı olsun. Bugün burada aslında birbirini tamamlayacak diğer alanlarda da bir işi başlatıyoruz. Sadece ıslah etmiyoruz, daha sonra burada oluşacak bant büyük bir ulaşım aksını da rahatlatacak. Kurumlar arasındaki iş birliği belediyelerimiz arasındaki güç birliği bu şehrin insanına hep hizmet olarak dönüyor. Bugün Türkiye’de baktığımız zaman belediyeciliğin bir marka olduğu şehir Konya Modeli bir belediyecilik. Bu şehre hizmet etmenin de ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Islah çalışmamızın şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

“KOSKİ Türkiye’de marka haline geldi”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, KOSKİ’nin yaptığı çalışmalarla artık tüm Türkiye’de bir marka haline geldiğine dikkati çekti. Özellikle depremlerde ortaya koyduğu performansın tüm Türkiye’de takdir edildiğini vurgulayan Başkan Altay, KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Demir’i ve tüm çalışanları tebrik etti. Depremlerin şehirleri dirençli hale getirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Başkan Altay, “Bunun iki ana nedeni var. Birincisi, fay hatları üzerinde olan ülkemizde kentsel dönüşüm ve şehirlerimizi depreme hazırlamamız gerekiyor. İkincisi de iklim değişikliği kapsamında özellikle yağmur suyu drenajlarının hızlıca şehirde yapılması gerekiyor. Çünkü yağış rejimleriyle ilgili ciddi sorunlar yaşıyoruz. KOSKİ’miz bu manada şehrimizde 2029 yılına kadar ciddi bir planlama gerçekleştirdi” dedi.

“Şehrimizin sorun oluşacak bölgelerine müdahaleler yapmaya devam edeceğiz”

Başkan Altay, Keçili Kanalı Islah Çalışması ile birlikte görüntü kirliliği ve kötü kokunun önüne geçileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“1,5 milyarın üzerinde bir kaynakla şehrimizin sorun oluşacak bölgelerine müdahaleler yapmaya devam edeceğiz. Bugün de Keçili Kanalı’nın temelini atıyoruz. İlk etabı Terziler Sitesi, eski Selçuklu Belediyesi’nin bulunduğu alanda; ikinci etap da Ankara Yolu’yla Aslım Caddesi arasında bulunan 3.115 metre uzunluğunda, yaklaşık 240 milyon liraya mal olacak Keçili Kanalı ıslahımız bu bölgedeki yağmur suyunun drene edilmesi için bize önemli bir avantaj sağlayacak. Ayrıca burada ciddi bir görüntü kirliliği, suyun birikmesinden dolayı kötü kokudan büyük bir şikayet vardı. Onu da gidermiş olacağız. Ayrıca BÜSAN yönetimiyle yaptığımız görüşmelerde Milenyum ve Çelik caddelerinin yağmur suyunun Keçili Kanalı’na bağlanmasıyla ilgili KOSKİ ve yönetim birlikte bir çalışma yürütüyorlar. Bu bölge BÜSAN’la başlayan; sonrasında Aslım Caddesi civarında Yeni Sanayi alanlarının oluştuğu Eski Sanayi ve Karatay Sanayi’yi taşıyacağımız alan. O yüzden bölgenin ulaşımı açısından da yapmış olduğumuz bu ıslah çalışması, bize geliş-gidiş iki şeritten oluşan, üzerinde yapacağımız 11 menfezli hem raylı sistemin hem de araçların sanayi içine dağılımını sağlayacak yeni bir ana arter çıkarıyor. İnşallah Aslım Caddesi’nin devamında planlanan yeni çevre yoluna kadar bu caddeyi uzatmayı planlıyoruz. Böylece şehrimiz sanayi bölgelerinin yeni bir ana arter daha kazanmış olacak.”

“Konya Modeli Belediyecilik bir eser bırakmaktır”

“Konya Modeli Belediyecilik bir eser bırakmaktır” diyen Başkan Altay, “Burada da önemli bir işin temelini atıyoruz. Ama KOSKİ bunları yaparken bir taraftan da şehrimizin içme suyu sağlanması konusunda önemli işler yapıyor ve bu işi en ekonomik yapmak için büyük bir gayret içerisinde. Konya’mızda 2019 yılında asgari ücretle 440 metreküp su alınabilirken; bugün 2024 yılında asgari ücretle 826 metreküp su alınabiliyor. Yani neredeyse yarı yarıya ucuz bir şekilde şehrimize su temin etmeye gayret ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Konyamıza hayırlı olsun”

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Betül Altınsoy da “Konya’mıza hayırlı olsun. Daha nice hayırlı hizmetleri Allah bize nasip etsin. Uğur Başkanıma, ilçe belediye başkanlarımın her birine, AK Parti’mize rekor oylarla sevinç yaşatan, zafer yaşatan başkanlarıma da teşekkür ediyorum. Biz küçüklüğümüzde İSKİ skandallarını duyduk. Ama KOSKİ’yi depremden sonra yardımseverliğiyle ve işin tecrübesiyle, ahlakıyla, bilimiyle tanıdık. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için de belediyeciliğin ne olduğu, AK Parti belediyeciliğinin, Türkiye Yüzyılı belediyeciliğinin ne olduğu da gösterdikleri için doğru örnek oldukları için çok teşekkür ediyorum” değerlendirmesini yaptı.

Konuşmaların ardından Lale Caddesi-Ankara Yolu-Aslım Caddesi arasında Keçili Kanalı Islah Projesi’nin temeli atıldı. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-kecili-kanali-islah-projesinin-temeli-atildi/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay: “İzmir’de Yeni Nesil Belediyecilik Olacak” https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmirde-yeni-nesil-belediyecilik-olacak/ https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmirde-yeni-nesil-belediyecilik-olacak/#respond Sun, 24 Mar 2024 01:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11222 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL- KAMERA: KERİM UĞUR

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, Başkan seçilmesi halinde hayata geçireceği projelerini anlattı. Tugay, tanıtım töreninde yaptığı konuşmada; “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam ilk yapacağım şey yeni nesil belediye yönetimi anlayışı çerçevesinde belediyenin yeniden organize edilmesi, yönetim şemasının ona göre düzenlenmesi. Kararlarımızı alırken planlamalarımızı yaparken, çalışmalarımızı yaparken bizim beynimiz olacak, bize yol gösterecek. Bütün o veriyi toplayacak, onun hafızasını alacak, ihtiyacımız olduğunda bize o bilgileri doğru analiz ederek sunacak. Şehrin sürekli gözü kulağı olacak.” dedi

Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü deniz Yücel, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP İzmir milletvekilleri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ile il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda partili katıldı.

Toplantıda konuşan CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay projelerini anlatacağı sunum öncesinde şöyle konuştu:

“Belediyeyi aldık, kurumsal reorganizasyon yaptık, yönetim anlayışımızı tarif ettik ve çalışmaya başladık. İlk 6 ay bizim için acil müdahaleler yapacağımız, hızlı çözülmesi gereken konulara temas edeceğimiz bir dönem olacak. Su fiyatından çokça şikayet ediliyor, sosyo-ekonomik durumu sıkıntılı olan yurttaşlarımız için indirimli su fiyatı tarifeleri belirleyeceğiz. Daha sonra genel için de indirimli su fiyatları belirleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda özverili olacak. Aynı şeyi ulaşım hizmetlerinde de gözeteceğiz. Yollarla ilgili çok şikayet var, ana arterlerden başlayarak sorunları saptayacağız. Çok hızlı hareket edeceğiz. Çok önemli gibi görünmeyen ama yüz binlerce insana sıkıntı veren alt-üst geçitler, yürüyen merdivenler, asansörler, bunları sürekli gözleyen, takip eden, anında müdahale eden ekipler oluşturarak onların bakımını daha hızlı yapacağız. İlaçlama hiçbir zaman aksatılmaması gereken bir şey; ilaçlamanın eksik olmasından kaynaklı çok şikayet oluyor. İlk ayda ilaçlama çalışması düzenini oturtacağız. Yapay Zeka Daire Başkanlığı kuracağız. Kurulamıyorsa eş değer bir birim kuracağız. Bunu kendi altyapımızla, kendi insanlarımızla yapacağız. Türkiye’de ve dünyada bu konuda en öncü olan belediyelerden biri olacağız.

“BİR DAHA BU ŞEHİRDE HİÇBİR YERE SU BASMASINI İSTEMİYORUM”

Bir daha bu şehirde hiçbir yere su basmasını istemiyorum. Yeşil dokunun geliştirilmesi, sosyal amaçla yapılacak uygulamalarda satın almalar yapacağız. Tüketim kooperatifi kuracağız. Belediyeler bugüne kadar kendi şirketlerini buna ortak yapmadılar. Bizim dönemimizde belediyeler ve iştirakleri kooperatiflere ortak olacak ve destekleyecek. Kentsel dönüşüm daire başkanlığını ve planlama dairesini kuracağız. Dezavantajlı okulların kantinlerini talep edeceğiz verilirse biz işleteceğiz ki çocuklarımız okullarda aç kalmasın. İleri yaş yurttaşlarımızı yalnız bırakmayacağım. Karşıyaka’da bu konuya çok dikkat ettik. İleri Yaş Eylem Planı’nı dahil edeceğiz. Gençlerimize ulaşımda aylık abonman kartı vereceğiz. İç körfezde taksi uygulamasını hayata geçirecek ve ‘Deniz taksi’ uygulamasını başlatacağız. Otobanda seferler düzenleyecek, durakların temizliğine daha çok dikkat edeceğiz. Bütçe disiplini ile ilgili her türlü sorunu doğru yöneterek dirençli bir belediye sağlayacağız. Enerji tüketimi konusunda adımlar atacak, belediyeye ait tesislerde enerji verimliliği çalışması yapacağız. Ana arterlerde çalışma yapacak, ara yollarda en geç 20 günde kazılan yerleri kapatacağız. Kazı yapan bütün şirketler için de bu durum geçerli olacak. Yapılan işin kalitesi ve zamanında tüketilmesi gözetilerek UKOME’nin kararları buna uygun yürütülecek. İzmir’de kentsel dönüşümden dolayı çok kazı var, bu sorunun halledilmesi lazım. Bu anlattıklarım ilk 180 gün içinde yapacağım işler.

İzmir’in en önemli sorunu deprem riski… Fay hatlarının yoğun olduğu bir bölgede yaşıyoruz. Depremin bizim için ne kadar risk olduğunu, deprem halinde neler yaşayabileceğimizi, yaşadığımızda kendimizi o ortamdan nasıl kurtarabileceğimizi önden hesaplamış olmamız, hazırlığını yapmamız gerekiyor. Deprem master planı, şehrimizin ihtiyacı olan planlama… Şu an sahip olduğumuz pek çok bilgi var. Genel anlamda bir deprem master planımız yok. Olmak zorunda… Bunu yapacağız. Riskli olduğunu tespit ettiğimiz tüm binalarda kentsel dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. ‘Dua edelim, bir şey olmasın’ şeklinde bir yerel yönetim anlayışı olmaz. Riskli binaların hepsi dönüşmek zorunda… Bunun için yapmamız gereken ne ise yapacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bina yıkımlarını kendi üstleniyor, İzmir de bunu yapar. Dönüşüm boyunca insanlara kira desteği sağlıyor, İzmir bunu da yapar. Hükümetin temsilcilerinin bu konudaki iddialı sözlerini gerçekçi bulmuyorum. Konut ihtiyacı olan bölgelerde yapmaları gerekenler var. Cumhurbaşkanı, talihsiz bir şekilde Karabağlar’ı kötü örnek olarak gösterdi ama muhtemelen doğru bilgilendirilmemiş. Bölge riskli alan ilan edilmiş, yetki bakanlıkta, bakanlığın elini kolunu tutan, engel olan yok. Karabağlar Belediyesi de Büyükşehir Belediyesi de en ufak olumsuz bir tavır göstermemiş, buna rağmen 1 çivi çakılmamış. Bize hikaye anlatıyorlar. Ne çalışma yapılması gereken yerde ne de İzmir’de başarılı bir işleri yok, amaçları rant sağlamak… Ben hiçbir vatandaşımızın enkaz altında kalmasını istemiyorum, en kısa zamanda riski binalar hepsi dönüştürülecek. Bu benim taahhüdümdür. Ege Şehir Planlama Şirketi’ni ada bazında dönüşüm için tekrar yetkili hale getireceğiz, İZBETON sadece yol çalışmaları yapacak.

İzmir’in kentsel ve kamusal alanlarında kamusal tesislerin tasarımı ile ilgili yeni bir sayfa açacağız. Pazaryeri deyince gözünüzün önüne beton atılmış, düzensiz bir zemin, uzay bir çatı geliyor. Çoğu ışık almaz, hava almaz, tuvaletleri her zaman problemlidir. Ancak buna mahkum değiliz. Pazaryerlerinde spor ve kültür tesislerinde daha çağdaş, bize daha fazla keyif verecek, kullanımında fonksiyonel olan tesisler yapabiliriz. Bunun için tasarım rehberlerine ihtiyacımız var. “İzmir’de nasıl pazaryerleri yapabiliriz, tasarım örnekleri çıkarır mısınız?” diyerek yapacağımız çalıştaylarla ortak akıl projeleri çıkacaktır. Bizi güneşten, yağmurdan koruyacak, ekolojik yanları düşünülmüş; enerji açısından kendine yeten tesisler yapabiliriz. İzmir’in kamusal alanları ile ilgili olarak konsept tasarım örnekleri olacak. Bizim rahatsız olduğumuz, konuşmak istemediğimiz diğer konu belediyenin hizmet binasına ihtiyaç olduğu. Görüş ayrılıkları var, İzmir’de bir değerlendirme talep edeceğim. İzmirlilerin istediği olacak. Benim kendi görüşüm Konak Meydanı’nda eski yerinde, eski büyüklüğünde bir bina yapılsın diyorum. Gurur duyacağımız bir binayı burada inşa edebiliriz diye kişisel bir düşüncem var. Bunu da kamuoyunun takdirine sunacağım eğer onaylarsanız eski yerinde herkese keyif verecek bir belediye binamız olacak ve bugün fuarda çalışan tüm arkadaşlarımı oraya davet edeceğim.

“AKILLI KAVŞAKLARLA TRAFİK YÜZDE 10 DAHA RAHATLAYACAK”

Akıllı kavşaklarla trafik yüzde 10 daha rahatlayacak. Trafiğin sıkıştığı noktalarda neden sıkıştığı belli, yapacağımız şey her şeyin önüne koyarak bunu yapmamız. Şirin Payzın Kavşağı’nda, Halkapınar hilal ve Ege Mahallesi’nde yapacağımız çalışmalarla trafik rahatlayacak. Kavşak ve bağlantı noktalarında şerit sayısını artıracağız. Bayraklı Belediyesi’nin altındaki alanda trafiği yer altına alarak o kalan alana da meydan projesi yapacağız. Bayraklı’yı deniz ile bu şekilde buluşturacağız. Mürselpaşa’da bir altgeçit var, yapılması zor değil. En kısa zamanda yapılacak işlerden biri de bu. Alsancak Garı’nın orada trafiğin yer altına alınması zor ama bizim gözümüzü korkutmuyor, en kısa zamanda bunu yapacağız. Yaşayanlar Üst Geçidi, Karabağlar’da yaşanan bir sorun. Üst geçit projesi yapılmış, hazır ve ilk yapacağımız projelerden biri bu. Ben burada kesin ve erken yapılacak projelerden bahsediyorum. Kentimizin master planının güncellenmeye, belki de yeni baştan yapılmaya ihtiyacı var. Mümkün olan en kısa zamanda İzmir’in geneli için bir ulaşım master planı yapılacak. Anadolu Caddesi ve İZBAN hattı üzerinden geçen Mavişehir’i Cumhuriyet Mahallesi’ne bağlayan deniz kenarına inebileceğiniz bir bağlantı yapılacak. Karşıyaka Belediye Başkanlığımda içimde kalmıştı, en kısa sürede yapılacak şeylerden birisi…”

“METROBÜS İZMİR’E GELECEK”

Ulaşım alanında yapacağı projelerden bahsetmeyi sürdüren Tugay, şu ifadeleri kullandı: “Metrobüs uygulamasını İzmir’e bir şekilde getireceğiz. İstersek her şeyi yaparız. Bunu da nasıl yapabildiğimizi göreceksiniz. Karabağlar-Gaziemir Metrosu bakanlıkta onay bekliyor, onaylandığında çalışması başlayacak. Örnekköy tramvay onayı alınmış projelendirmiş bir çalışma, başlanacak ve bitirilecek. İZBAN seferleri sıklaşacak. Şehir Hastanesi için teleferik için proje var, yapılabilir, monoray da düşünüyoruz. Bisiklet köprüleri yapacağız. Deniz taksi çok kolaylıkla devreye sokulacak bir uygulama, ilk 6 ayda başlatacağız. Halkapınar’da aktarma istasyonunda yaşananları görmek gerek, 2050 yılında kaç kişi bu istasyonu kullanacak? Tam 1 milyon kişi… Bu aktarma istasyonlarını düzenleyeceğiz, yaşam alanlarına çevireceğiz dediğimiz zaman yurtdışındaki örnekler göz önüne geliyor. Türkiye’de de İzmir’de de bu konuda eksiğimiz var. Aktarma istasyonlarının hepsinde düzenlemeler yapacağız. İnsanların ihtiyaçlarımızı karşılayan merkezler olacak. Otogar için Büyükşehir Belediyemizin yarışma ile belirlediği projeyi sahipleniyoruz. Otogar bu şekilde olacak. Bunu çözeceğim. Modern, çağdaş bir görünümde olacak. Semt garajı ihtiyacı var, sırasıyla hepsini yapacağız. Otopark projeleri var, uygulanmayı bekleyen… Bunları yapacağız. Kemalpaşa’da, Selçuk’ta, Aliağa’da yapacağız. Karavan otoparkı acilen lazım, bunları en hızlı şekilde yapacağız.

KARŞIYAKA’NIN ONURUYLA DAHA FAZLA OYNAMAYIN

Süreci başından sonuna takip etmiş birisi olarak Karşıyaka Stadı için elinden geleni yapmış ama utanmadan konuşanlara “Karşıyaka’nın onuru ile daha fazla oynamayın ya o stadı yapın ya da bize verin biz yapalım” diyorum”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-izmirde-yeni-nesil-belediyecilik-olacak/feed/ 0
Antalya’da ‘Sanayide Kadın Eli’ Projesi İle İşsizlik Azalıyor https://www.haber28.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 22:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10904 Antalya’da birçok iş kolunda ara eleman sorununa çözüm için geliştirilen ‘Sanayide Kadın Eli’ projesi sonuç vermeye başladı. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde 5 ülkeye ihracat yapan bir fabrika, ev hanımları ve genç kızlara yönelerek eğitim almalarını sağladı, ardından fabrikada kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalıştırmaya başladı. Firmanın yönetim kurulu başkanı, “Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nin (AOSB) ortaklaşa yürüttüğü ‘Sanayide Kadın Eli Projesi’ meyvelerini vermeye başladı. Ev kadını onlarca kadın, farklı alanlardaki fabrikalarda kaynakçı, paketlemeci, montajcı, boyacı ve pres operatörü olarak çalışmaya başladı.

“Eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz”

AOSB’de faaliyet gösteren ve 5 ülkeye ihracat yapan bir firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Erdem, “Fabrikada şu an itibarıyla 300-320 civarında çalışanımız var. Antalya turizm bölgesi, özellikle Nisan ve Mayıs aylarıyla birlikte turizme kayabiliyor. Böyle olunca yetiştirdiğiniz insanları bu sefer kaybediyorsunuz. Çok yoğun bir çalışan firma olmamız nedeniyle insan bulmakta zorluk çekiyoruz. Bir deneme yapalım istedik ve tüm çevre köylerden çalışma niyeti olan genç kızlarımızı ve kadınlarımızı davet ettik. Önce paketleme bölümünde denedik, daha sonra kadınlarımızın çalışmalarındaki performans bizi son derece mutlu etti. Arkasından diğer birimlerde kadınlarımızı çalıştırmaya başladık. Bu süreç öyle bir noktaya geldi ki, artık kadının olduğu her ortamda hem disiplin hem nezaket hem saygı hem de verimliliğin arttığını gördük. Kadınlarımız erkeklerden çok daha gayretli, istekli ve verimli çalışmaya başladı. Kadın sayımızı peyderpey artırmaya başladık. Artık şimdi eleman alırken ilk tercihi kadın olarak seçiyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım”

Bakım evinde çalışırken sanayide çalışma kararı aldığını belirten pres operatörü Enise Örün, “Kadın olarak her işi başarabileceğimizi düşündüğüm için çok korkmadım. Preste çalışıyorum. Zor tarafı var ama insan isteyince her işi yapabiliyor” dedi.

Paketleme personeli olarak işe başlayıp ardından yönetici konumuna yükselen Leyla Özgü Doğruparmak da, “Arkadaşım burada çalışıyordu, o önerdi. İlk başlarda çevremden gelen tepkiler nedeniyle çekinmiştim. Ancak şu an kadının elinin değdiği her şey güzelleşiyor” diye konuştu.

“Kadının yapamayacağı iş yok”

Ev hanımlığından sıkılıp iş hayatına atılan ve şu anda kaynakçılık yapan Belkıs Korkmaz, “Evde boş durmaktan canım sıkıldı. Preste çalışıyordum, şimdi kaynakçıyım. Hiç zorlanmıyorum. Kadının yapamayacağı iş yok” diye konuştu.

Firmada boyacılık yapan Gülten Aslantaş ise, “2 senedir burada çalışıyorum. Her konuda güveniyorum kendime ve işimi severek yapıyorum. Emekli olana kadar çalışacağım” ifadelerini kullandı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-sanayide-kadin-eli-projesi-ile-issizlik-azaliyor/feed/ 0
Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı için seçim çalışmalarına başladı https://www.haber28.com.tr/mehmet-murat-calik-beylikduzu-belediye-baskanligi-icin-secim-calismalarina-basladi/ https://www.haber28.com.tr/mehmet-murat-calik-beylikduzu-belediye-baskanligi-icin-secim-calismalarina-basladi/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:36:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10900 CHP’den yeniden Beylikdüzü Belediye Başkan adayı olan Mehmet Murat Çalık, seçim çalışmalarına Adnan Kahveci Mahallesi’nden başladı.

Geçen seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı seçilen Mehmet Murat Çalık, ikinci dönem için çalışmalarına başlayarak parti örgütü ile birlikte hane ziyaretlerinde bulundu. Türkiye’nin en kalabalık mahallesi olarak bilinen Adnan Kahveci Mahallesi’nden saha çalışmalarına başlayan Çalık’a, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Yeşim Yankılıç, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş ve partililer de eşlik etti.

“REKOR BİR OYLA SEÇİLECEĞİZ”

Seçim Koordinasyon Merkezi’nde partililere seslenen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, örgüt çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, “Güçlü bir örgüte sırtımı dayadım, benim içim çok rahat. Örgüt Beylikdüzü’nün her noktasında belediyemizin faaliyetlerini anlatıyor ben bunu görüyorum. Beylikdüzü’nü 10 yılda nasıl dönüştürdüğümüzü herkese anlatıyorlar. Bu seçimde İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte rekor bir oyla seçileceğiz. Ben buna inanıyorum. Pusulamız Beylikdüzü, tam yol ileri diyoruz” dedi. Çalık, Beylikdüzü ve İstanbul’u rekor bir oyla yeniden kazanacaklarını söyledi.

“ÇALIK, ÇITAYI DAHA DA YÜKSELTTİ”

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın çalışmalarına değinen CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “2019’da Mehmet Murat Çalık Başkanımız göreve geldi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’ndan sonra acaba ‘Bu hizmetler nasıl devam edecek, bu kadar yüksekteki bir çıtayı basıl daha yukarıya taşıyacak’ diye bütün İstanbul düşünürken yaptığı çalışmalarla görmüş olduk ki Beylikdüzü Belediyesi 2019’da aldığı çıtayı daha yukarıya taşıdı. Seçime 30 gün var, Çalık başkanımızın yaptığı hizmetleri parkların açılışını her gün yapsak seçime kadar yetiştiremeyiz, hepsini açamayız” diye konuştu.

SANDIĞA DAVET ETTİ

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, seçim güvenliğine vurgu yaparak Beylikdüzü halkını sandığa gitmeye davet etti. Seçim sandık çalışmalarını tamamladıklarını, seçim güvenliği ve sandık görevlisi eğitimlerine devam ettiklerini belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Hepinizin bildiği gibi ne kadar iyi kampanya yaparsanız yapın, ne kadar güçlü çalışma yaparsanız yapın seçim, seçim günü kazanılır. İstanbul’da 33 bin 227 sandığımız var. İstanbul’un 39 ilçesinde sandık görevlilerimiz tam anlamıyla hazır durumda. Sandık güvenliği eğitimlerimiz başladı. Avukat örgütlenmesi eğitimlerimiz başladı. Okul, kat, bilişim sorumlusu eğitimlerimiz başladı. İstanbul’da 33 bin 227 sandığı yüz bin kişilik bir orduyla koruyacağız. Buradan İstanbullulara şunu ifade etmek istiyorum: Sandık güvenliği konusunda en ufak bir endişeniz olmasın. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir biçimde bizler sandıklara sahip çıkacağız. Bütün İstanbulluları buradan Beylikdüzü’nden oy kullanmaya davet ediyorum. Demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. 31 Mart’ta İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir başarı elde edeceğiz. İstanbul’u yeniden kazanacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde, yirmi beşle otuz arası ilçe kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. Bütün engellemeleri ortadan kaldıracağız ve tam yol ileriye diyeceğiz. Yolumuz açık olsun. Yolumuz aydınlık olsun.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mehmet-murat-calik-beylikduzu-belediye-baskanligi-icin-secim-calismalarina-basladi/feed/ 0
İİT’ye bağlı IRCICA, Osmanlı Vesikalarında Gazze üzerine çalışma yapacak https://www.haber28.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/ https://www.haber28.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/#respond Thu, 21 Mar 2024 05:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10852 İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, “Osmanlı Vesikalarında Gazze” başlıklı bir çalışma yapacaklarını söyledi.

Çalışmaya ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Kılıç, İİT’nin 57 İslam ülkesinden meydana geldiğini, IRCICA’nın da İİT’nin alt organlarından biri olarak kültür, sanat, tarih araştırmaları üzerine yoğunlaştığı bilgisini paylaştı.

IRCICA’nın faaliyetlerine değinen Kılıç, “Arkeoloji ve sanat tarihi bölümümüzde, İslam dünyasında ve İslam dünyasının dışında yer alan İslam eserlerinin kaydını tutmaktayız. Halihazırdaki mevcut durumlarının yanında ilk kuruluşlarının kaydını da alıp bir veri bankası oluşturuyoruz. Bu meyanda önemli çalışma faaliyetlerimizden bir tanesi de Filistin ve Kudüs araştırmaları merkezimiz.” dedi.

“Ecdadımız bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur”

Kılıç, İİT’nin Kudüs’te Mescidi Aksa’ya yönelik radikal Yahudilerin gerçekleştirdiği saldırı neticesinde İslam ülkeleri devlet başkanlarının bir araya gelmesiyle kurulduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“İslam İşbirliği Teşkilatı’nın en önemli maddesi Filistin ve Kudüs’tür. Biz İİT’nin kültür organı olarak çeşitli faaliyetler yaptık. Bunlardan bir tanesi ‘Filistin Mühimme Defterleri’dir. Filistin ve Orta Doğu coğrafyasında yaşayan halklar en son Osmanlı Devleti tebaasıydı. Osmanlı Devleti yönetimi, idaresi altındaydılar. Bu manada ecdadımız gerçekten sokak sokak, ev ev hatta bazen hane sahiplerinin adlarına varıncaya kadar kaydetmek suretiyle bütün Orta Doğu’nun kaydını tutmuştur. Osmanlı arşivleri dediğimiz merkezde binlerce tapu kaydı, fermanlar var, bir hayli vesika bulunmakta. Bu vesikalar tabii ki Osmanlıca. Arap dünyasındaki araştırmacılar ise Osmanlıcayı çok iyi bilmediklerinden, Osmanlıcanın Arapçaya doğrudan bir intikali bu manada zor olabilmekte.”

Prof. Dr. Fazıl Bayat ile bazı gençlerin bu konuda çalışmalar yaptığına işaret eden Kılıç, “Kendisi de aslen Filistinli Temim Bey’in hazırladığı ve Arapça basılmış ilk kitaplarımızdan biri Filistin vakıfları üzerineydi. Şimdi onun gözden geçirilmiş yeni bir baskısını hazırlamaktayız.” diye konuştu.

Mahmut Erol Kılıç, yapılan çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:

“Mühimme defterleri, Şer’iyye sicilleri (Kadı defterleri) ve 25 ciltlik mahkeme kayıtları gibi Filistin bölgesine yönelik çok evrak var. Bu çalışmalar meyanında 10 ciltlik bir serimiz oldu, Osmanlı Vesikalarında Arap Beldeleri adında. Bu seriden en son bir kitap neşrettik. Bütün Filistin değil, bütün Kudüs şehri de değil, hususen Kudüs’teki harem bölgesiyle ilgili siyonist rejim tarafından ileri sürülen bazı iddialar vardı. ‘Bu tepenin mülkiyetinin Müslümanların elinde olduğuna dair hiçbir resmi kayıt ya da belge yoktur.’ gibi iddiada bulundular. Biz bu iddiayı çürütmek üzere yola çıktık ve yaklaşık bir yıllık çalışma neticesinde Osmanlı arşivlerinde, ona dair belgeler bulduk ve o belgeleri bir araya getirdik. O kitabımızı sadece harem bölgesindeki belge ve vesikalarla neşrettik.”

Tarihi vesikaların önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Kılıç, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde evrak kaydının ilk dönemlerine göre çok daha fazla olduğunu vurguladı.

Kılıç, yeni bir çalışmaya başlayacaklarının altını çizerek, “Bugünlerde Gazze halkının mağdur olduğu bu feci katliamlar ve zulmü, bir bakıma ilmi manada da telin etmek üzere ‘Osmanlı Vesikalarında Gazze’ başlığında çalışmayı düşünüyoruz. Çünkü 3 bölgesi var Osmanlı’da Filistin idaresinin. Bunlar Hayfa, Kudüs ve Gazze. Osmanlı belgelerinde yer alan Gazze ile ilgili bir çalışma yapacağız. Bu belgeleri Osmanlıcadan Arapçaya çevirmek suretiyle Arap dünyasındaki kardeşlerimize buradaki belgeleri duyurmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor”

IRCICA’nın Arapça, İngilizce ve Fransızca olmak üzere üç resmi dili olduğuna dikkati çeken Kılıç, “Bizim bütün yayınlarımızın öncelikle bu üç dilden biriyle olması tercih sebebidir. Tabii ki Türkçe, Farsça, Kazakça, Urduca gibi bazı dillerle de yayınlar yapabilmekteyiz. Bunlar yan ürün olarak değerlendiriliyor. Üç resmi çalışma dillerinden biriyle olması bekleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Kılıç, Gazze’ye ilişkin çok sayıda belge olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“İki ciltte toplanabilecek kadar belge var. Tabii ki Osmanlı Döneminde de orada çeşme, köprü, medrese, mescit, hükümet binası gibi yapılan bazı imar çalışmaları var. Buna dair özellikle Yıldız arşivlerinde, İkinci Abdülhamit zamanında gönderilen fotoğrafçılarla bunların hepsi belgelenmeye çalışılmıştır. Bu eserlerin halihazırdaki durumlarını da ayrıca tespit etmek, her türlü mirası kayıt altına almamız gerekiyor.”

Gazze ile Anadolu coğrafyasının tarih boyunca yakın ilişkileri olduğuna da değinen Kılıç, Bursa’da önemli alimlerden Gazzizade Abdüllatif Efendi’nin tekkesinin olduğunu, Çanakkale Şehitliği’nde Gazze doğumlu şehitlerin mezar taşlarının bulunduğunu söyledi.

Kılıç, Gazze’de devam eden İsrail zulmüne sadece İslam ülkelerinin değil dünyada pek çok ülkenin tavır aldığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her cumartesi günü Londra’da büyük bir yürüyüş yapılmakta. Benim kızım şu an Londra’ya altı saat mesafede yüksek lisansını yapıyor. Çok enteresan bir olayı nakletti. ‘O yürüyüşe gitmek için bindiğim otobüste, tek Müslüman bendim baba. Otobüsün tamamı Galler bölgesinden insanlardı ve otobüsün bütün ücreti varlıklı bir Gallerli hanımefendi tarafından ödenmişti.’ dedi. Her hafta otobüs altı saat gidiyor ve geri dönüyor. Müslüman da değiller, Arap da değiller. ‘Sadece insanlık onuru için bunu yapıyoruz.’ diyorlarmış. Hanımefendi de sponsorluğunu üstlenmiş. Bu manada Gazze, vicdanı olan, içinde insanlıktan parçalar barındıran insanların ortak bir platformu haline geldi. Biz de IRCICA olarak her ne kadar kültürel mirası esas alıyorsak da insan mirasımız da çok önemli. Aslında buradan çıkarılacak çok ders var. Buradan bazı hayırlar çıkacağı kanaatindeyim. Öyle bir temenni ve niyazda bulunuyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/iitye-bagli-ircica-osmanli-vesikalarinda-gazze-uzerine-calisma-yapacak/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beylikdüzü ve Eyüpsultan’da saha çalışmalarına katıldı https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-ozgur-celik-beylikduzu-ve-eyupsultanda-saha-calismalarina-katildi/ https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-ozgur-celik-beylikduzu-ve-eyupsultanda-saha-calismalarina-katildi/#respond Wed, 20 Mar 2024 07:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10725 CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beylikdüzü ile Eyüpsultan ilçelerinde partisinin belediye başkan adaylarının saha çalışmalarına katıldı. Çelik, “Ne kadar iyi kampanya yaparsanız yapın, ne kadar güçlü çalışma yaparsanız yapın; seçim, seçim günü kazanılır. İstanbul’un 39 ilçesinde sandık görevlilerimiz tam anlamıyla hazır durumda. Sandık güvenliği eğitimlerimiz başladı. Avukat örgütlenmesi eğitimlerimiz başladı. Okul, kat, bilişim sorumlusu eğitimlerimiz başladı. İstanbul’da 33 bin 227 sandığı 100 bin kişilik bir orduyla koruyacağız. Buradan İstanbullulara şunu ifade etmek istiyorum. Sandık güvenliği konusunda en ufak bir endişeniz olmasın” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 31 Mart yerel seçim çalışmaları kapsamında bugün Beylikdüzü ve Eyüpsultan ilçelerindeki saha çalışmalarına katıldı. Beylikdüzü’ndeki Adnan Kahveci Mahallesi’nde bulunan Seçim Koordinasyon Merkezi’ne uğrayan Çelik’i burada Beylikdüzü Belediye Başkanı ve yeniden adayı Mehmet Murat Çalık, İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Yeşim Yankılıç, Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş ve partililer karşıladı.

“BEYLİKDÜZÜ BELEDİYECİLİĞİ, DÜNYAYA MODEL OLDU”

Çelik, burada yaptığı konuşmada, saha gezisini organize eden ilçe örgütüne ve ilçe başkanına teşekkür etti, şunları söyledi:

“Beylikdüzü belediyeciliği sadece İstanbul’a değil, dünyaya model olmuş bir belediyecilik. Beylikdüzü belediyeciliği, 2014’ten bu yana yaptığı çalışmalarla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı gibi bir belediyecilik anlayışı sergiliyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü’nde 5 yıl boyunca halkçı belediyecilik uygulamaları gerçekleştirdi. Beylikdüzü’nde çocuklar, gençler, kadınlar, emekliler için çok önemli çalışmalar yaptı ve şimdi o çalışmaları 2019’dan itibaren İstanbul’un dört bir yanına ulaştırmış oldu. Buradan Sayın Ekrem İmamoğlu’na büyük bir teşekkür ve başarı dileklerimizi hep birlikte iletelim. 2019’da Mehmet Murat Çalık başkanımız göreve geldi. Ekrem İmamoğlu’ndan sonra acaba Beylikdüzü’nde bu hizmetler nasıl devam edecek, bu kadar yüksekteki bir çıtayı nasıl daha yukarıya taşıyacak diye aslında bütün İstanbul düşünürken yaptığı çalışmalarla şunu görmüş olduk; Beylikdüzü Belediyesi, 2019’da aldığı çıtayı daha yukarıya taşıdı.”

“İSTANBUL’U YENİDEN KAZANACAĞIZ”

Sandık güvenliği konusunda yaptıkları örgütlenmeye ayrıca vurgu yapan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hepinizin bildiği gibi ne kadar iyi kampanya yaparsanız yapın, ne kadar güçlü çalışma yaparsanız yapın; seçim, seçim günü kazanılır. İstanbul’da 33 bin 227 sandığımız var. İstanbul’un 39 ilçesinde sandık görevlilerimiz tam anlamıyla hazır durumda. Sandık güvenliği eğitimlerimiz başladı. Avukat örgütlenmesi eğitimlerimiz başladı. Okul, kat, bilişim sorumlusu eğitimlerimiz başladı. İstanbul’da 33 bin 227 sandığı 100 bin kişilik bir orduyla koruyacağız. Buradan İstanbullulara şunu ifade etmek istiyorum. Sandık güvenliği konusunda en ufak bir endişeniz olmasın. İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir biçimde bizler sandıklara sahip çıkacağız. Bütün İstanbulluları buradan, Beylikdüzü’nden oy kullanmaya, demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. 31 Mart’ta İstanbul’un 39 ilçesinde güçlü bir başarı elde edeceğiz. İstanbul’u yeniden kazanacağız. İstanbul’un 39 ilçesinde, 25 ile 30 arası ilçe kazanacağız. Meclis çoğunluğunu sağlayacağız. Bütün engellemeleri ortadan kaldıracağız ve tam yol ileriye diyeceğiz. Yolumuz açık olsun. Yolumuz aydınlık olsun.”

ESNAFIN SORUNLARINI DİNLEDİ

Çelik’in konuşmasının ardından mahalledeki hane ve esnaf ziyaretleri gerçekleştirildi. Günün ikinci saha programında Eyüpsultan’ı ziyaret eden Çelik, Eyüpsultan İlçe Başkanı Doğan Sarıtaş ve Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen ile bir araya geldi. Çelik, Alibeyköy Seçim Koordinasyon Merkezi’nde partililerle bir araya geldikten sonra ilçe başkanı ve Özmen ile birlikte cadde üzerindeki esnafı ziyaret etti. Esnafın sorunlarını dinleyen Çelik, önce 2024 seçimlerini kazanacaklarını ve ardından 2028’de yapılacak genel seçimlerde Türkiye’de yeni bir umudu yeşerteceklerini belirtti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-istanbul-il-baskani-ozgur-celik-beylikduzu-ve-eyupsultanda-saha-calismalarina-katildi/feed/ 0
Antalya’da Turizm Sektöründe İstihdam Kriteri Sorunu Çözüme Kavuştu https://www.haber28.com.tr/antalyada-turizm-sektorunde-istihdam-kriteri-sorunu-cozume-kavustu/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-turizm-sektorunde-istihdam-kriteri-sorunu-cozume-kavustu/#respond Tue, 19 Mar 2024 01:00:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10487 Antalya ekonomisinin lokomotifi turizmde yaşanan ve kanayan yara haline gelen istihdam kriteri sorununun çözüme ulaşması için sorunu her platformda dile getirdiklerini belirten Başkan Ali Bahar, “İstihdam kriteri uygulanmaksızın yabancı çalışanlara ilişkin çabalarımız sonuç verdi. Gerek bakanlıklarımızın gerek valimizin girişimleriyle sorunun üstesinden geldik. Bu gelişmeyi önemsiyoruz ve takipçisi olacağız” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “2024 Yılında Turizm Sektöründe Uygulanacak İstisnalar” düzenlemesiyle, yurt içinden yapılacak başvurularda iki yabancıya kadar çalışma izni başvurularının istihdam kriteri uygulanmaksızın değerlendirilebilmesine ilişkin düzenleme yayınlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli seyahat acenteleri ile sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren ve Sağlık Bakanlığından yetkilendirilmiş aracı kuruluşları kapsayan düzenleme 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli olacak. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, “Biz ATSO ailesi olarak tüm komitelerimizle, 60 bini aşkın üyemizle bütün sorunların üstesinden birlikte gelebilecek kuvvetteyiz. İstihdam kriteri uygulanmaksızın yabancı çalışanlara ilişkin çabalarımız sonuç verdi. Bu gelişmeyi önemsiyoruz ve takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Yaşanan gelişmeden memnunuz”

Sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda başlattıkları çalışmaların ve istişarelerin olumlu sonuca ulaştığını kaydeden Başkan Ali Bahar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz yıl Nisan ayında meclis toplantımızda turizmde faaliyet gösteren, reklam ve eğlence sektörüne mensup üyelerimizin yabancı istihdamında yaşadıkları sorunları dile getirmiş, bu konunun takipçisi olacağımı dile getirmiştim. Kültür ve Turizm Bakanımızı ziyaretimizde sunduğumuz dosyada da bu konudan kendisine bahsetmiştik, akabinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Antalya Valiliği ve ATSO iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz toplantımızda da bu konuyu irdeledik ve sektör temsilcilerimizle bakanlık temsilcilerimizi bir araya getirdik. Bakanlığımızdan edindiğimiz bilgiye göre yaptığımız toplantıların bir sonucu, çıktısı olarak yaşanan bu gelişmeden çok memnunuz.”

Sektörle gerçekleştirdikleri istişare toplantılarının olumlu neticeleri olduğunu belirten Başkan Bahar, “Uluslararası İşgücü Genel Müdürü Ali Aybey beni arayarak, bizi yakından takip ettiklerini ve yabancı uyruklu personel çalıştırmakla ilgili ülkemizde mevcut sorunlar Antalya’da yaptığımız toplantı ile gündeme alındı ve sonuç açısından çok iyi bir noktaya getirildiğini söyledi. Ayrıca altını çizerek ifade etmek istiyorum; yabancılarda istihdam kriteriyle ilgili yaşanan sorunun çözümü noktasında önünü açan ATSO dedi. Sektörümüzün bir sorununa çözüm bulma noktasında odamız harekete geçmiş, ihtiyacını gidermiştir. İşte ATSO para almaktan başka ne iş yapar sorusunun bir cevabını daha paylaşmak istiyorum. Bundan sonra açıkladıklarımıza çok dikkat etmenizi, sizden gelen talepleri nasıl değerlendirdiğimizi, kanun yapıcıya, devletimize asist yaptığımızı bilmenizi rica ediyorum” dedi.

“Beklentimiz yeni düzenlemeler yapılması”

“Turizm kenti Antalya’mızın yabancı istihdamı konusunda yaşadığı problemin çözümüne katkı koymaktan memnunuz” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Ali Bahar, “Sektörümüzün kanayan yarası haline gelmiş, kalifiye yabancı iş gücü bulunamaması ile başlayan ve işletmelerimizi doğrudan etkileyen bu sorunun olumsuz sonuçlara neden olduğunu her yerde dile getirdik. Şehrimiz için en acil beklentimiz bu konuda yeni düzenlemeler yapılması, çalışma izinleri konusunda kolaylıklar sunulması oldu. Bu konuda daha fazla adım atılması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sezonda yaşanan rahatlama, sektör mensuplarımızı da mutlu edecek bir gelişme oldu” diye konuştu.

Kalifiye yabancı iş gücüne yönelik çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Başkan Bahar, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile daha önce yaptığımız görüşmeler neticesinde sektörümüzde yaşanan sorunları bire bir ifade etme fırsatı bulmuştuk. Gerekli dosyaları Bakan Yardımcımıza ileterek, talep ve önerilerimizi de iletmiştik. Asıl talebimiz ATSO bünyesinde bakanlığa bağlı bir birim kurulması ve hatta Antalya’da gerçekleştirilecek bakanlık denetimlerinde oluşturulacak ekipte odamızın da yer almasını istiyoruz” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-turizm-sektorunde-istihdam-kriteri-sorunu-cozume-kavustu/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Öz Sağlık-İş Sendikası’nın yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-oz-saglik-is-sendikasinin-yeni-hizmet-binasinin-acilis-torenine-katildi/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-oz-saglik-is-sendikasinin-yeni-hizmet-binasinin-acilis-torenine-katildi/#respond Sat, 16 Mar 2024 07:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10107 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Öz Sağlık-İş Sendikası’nın yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı.

Bakan Işıkhan, açılış programındaki konuşmasında, Öz Sağlık-İş Sendikasının 10’uncu kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, sendikanın ciddi bir örgütlenme ve büyüme ile 10 yılda sendikacılıkta kıymetli bir noktaya geldiğini söyledi.

Sağlık sektörünün insanı koruma ve yaşatma görevini üstlendiğini vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Sağlık emekçileri bu kutsal görevi ifa ederken, her türlü zorluğa rağmen fedakarca çalışmaktadır. Gece gündüz demeden, insan sağlığı için var güçleriyle mücadele etmektedirler. Öz Sağlık-İş’in yeni genel merkezi, bu değerli emekçilerin haklarını korumak, onların sesi olmak, çalışma koşullarını geliştirmek adına önemli bir merkez olacaktır. Burası, sağlık çalışanlarının bir araya gelerek sorunlarını dile getirebileceği, çözüm önerileri sunabileceği, birlikte daha güçlü adımlar atabileceği bir merkez olacaktır.”

Işıkhan, sendikanın yeni genel merkez binasının sadece fiziksel bir mekan olmadığını, aynı zamanda emekçilerin birlik ve dayanışma ruhunu yansıttığını da dile getirdi.

Işıkhan, şunları kaydetti:

“Bu ruh, sendikacılığın temel taşıdır ve bizleri geleceğe taşıyacak olan en büyük güçtür. Unutmayalım ki sağlık sektöründe başarı ancak birlikte hareket ederek, ortak amaçlar doğrultusunda ilerleyerek, dayanışma içinde olarak mümkün olacaktır. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve kalitesi, sizin çalışma koşullarınıza bağlıdır. Bu nedenle, sendikamızın güçlenmesi ve sesinizin daha fazla duyulması, sizlerin haklarını korumak ve geliştirmek noktasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak ben de her zaman yanınızda olacağım.”

“Taşeron sistemini çöpe attık”

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yayınlanmasının ardından kamudaki taşeron işçilerin 2018 yılında kadroya alındığını anımsatarak, şunları söyledi:

“Bugün bu sendika, bu devasa hizmet binasına ve 200 binden fazla üyeye sahipse bunun en büyük kahramanlarından biri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ona buradan tekrar teşekkür ediyoruz. Taşeron sistemini çöpe attık ve Türkiye çalışma hayatında yüzde 9 olan sendikalı işçi sayısını yüzde 15’e çıkarttık. Bu yeterli değil ama bu büyük değişim dünyada da ses getirdi ve örnek alındı. Onun için bu kahramanları unutmayacağız. 10 yıl önce kurulan Öz Sağlık-İş, 10 yıl sonra Türkiye’nin üçüncü büyük, iş kolunun ise en büyük işçi sendikası oldu. 10 yılda Türk endüstri ilişkiler sisteminde, Türk çalışma hayatında böyle bir başarı hikayesi yok. Emeği olan herkesi kutluyorum.”

Konuşmaların ardından, Bakan Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert ve protokoldekiler tarafından yeni hizmet binasının açılış kurdelesi kesildi.

Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Turgut Altınok, bazı AK Parti Ankara milletvekilleri ve sendika üyeleri katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-oz-saglik-is-sendikasinin-yeni-hizmet-binasinin-acilis-torenine-katildi/feed/ 0
Turist Rehberlerinin Bakış Açısıyla Gaziantep Turizm Çalıştayı Başladı https://www.haber28.com.tr/turist-rehberlerinin-bakis-acisiyla-gaziantep-turizm-calistayi-basladi/ https://www.haber28.com.tr/turist-rehberlerinin-bakis-acisiyla-gaziantep-turizm-calistayi-basladi/#respond Fri, 15 Mar 2024 23:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10003 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, gerçekleştirilen Turist Rehberlerinin Bakış Açısıyla Gaziantep Turizm Çalıştayı düzenlenen açılış töreniyle başladı.

Gaziantep’in yaşanan süreçler sonrası turizm gelişmesi için yapılacak yatırımlar, sektörde yeni trendler, şehir ve bölgesel anlamda yürütülmesi gereken çalışmalar, kentin turizm potansiyeli ile güçlü olduğu alanlara yönelik turist rehberleri ve akademisyenlerin görüşlerinin belirlenen konularda ele alınacağı çalıştay, özel bir otelde yapılan açılış programıyla başladı. Konunun taraflarını bir araya getiren çalıştayda Müzeler Özelinde Turizm Mekanları, Şehir Gastronomisi, Yeni Nesil Turizm Uygulamaları, Şehir Markalaşması ve Şehrin Hafıza Mekanları başlıkları ele alınacak.

Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Turizm Derneği, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Güneydoğu Anadolu Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (GATOD), Turist Rehberleri Odaları Birliği üye şehirleri ve üniversitelerin katılımıyla yapılan çalıştay bir gün sürecek.

“Olumsuz süreçlerden en çok etkilenen sektörlerden biri turizm oldu”

Açılış programında konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erdem Güzelbey, Gazi şehrin bölgenin vizyoner şehri olarak markalaşma adına projeler üreterek süreçleri ilerlettiğini belirterek, “Zor bir coğrafyadayız. Suriye’de yaşanan iç savaş, pandemi ve deprem süreçlerinden hepimiz etkilendik ama sektör olarak en fazla etkilenenlerden birisi turizm oldu. Bölgenin tekrardan hareketlenmesi, farkındalığın ortaya konulması anlamında bu çalıştayda güzel çıktılar olacağını düşünüyoruz. Planlamalar yapılırken deprem büyük etki etti. Deprem bize hazırlıklı olmayı, risk analizini yapmayı, afetin sonuçlarını azaltmaya yönelik çalışmalar yapmayı öğretti” dedi.

“Yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılında Turizm Master Planı yaptıklarını ve Fırat Havzası ile ilgili çalışma yürüttüklerini belirten Başkan Vekili Güzelbey, “Master planlarıyla biz bölgenin ve şehir olarak analizlerin yapılarak dünyada yeni nesillerin anlayışların nasıl olacağını ön görerek çalışmalar yürütüyoruz. Artık dirençli güvenli şehir değilse bir şehir ziyaret edilmiyor. Bu farkındalıkla adımlar atmaya çalıştık. Yerel yönetimlerin bu konuda bakanlıktan daha önemli olduğu kanaatindeyim. Bunun yanında farkındalık oluşturduk. Turizmin kültürle, bölgenin güvenliği ve rehberlerimizin bizleri anlayarak gösterecekleri yollarla ileri gideceğimizin farkındayız. Programı bundan çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu”

Gaziantep Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Mehmet Severoğlu ise projenin hayata geçmesinde Başkan Fatma Şahin’in büyük destekler verdiğini aktararak, “Bu çalışmayı bizlerle başlatmak istedi. Nasıl katkı sağlanacak, eksiklikler nelerdir gibi konularda özel akademik kadroları belirledik. Bu kapsamda çalıştayın masalarını kurarken akademik kadrolardan yararlandık. Başkan Fatma Şahin ve ekibinin turizme gönül vermiş olması müthiş bir sinerji oluşturdu. İşler bir saat işler gibi tıkır tıkır çalışıyor. Bu ekipler kolay yetişmiyor kurulmuyor” diye konuştu.

Açılışta ayrıca Büyükşehir Belediyesi KUDEB Daire Başkanı Serdar Murat Gürsel yaptığı “Şehrin Hafıza Mekanları” başlıklı sunumda kentte bulunan tarihi yapıları irdeledi. Kültür ve Turizm Daire Başkanı Turizm Tanıtım Şube Müdürü Ayşe Ertürk ise sunumunda Büyükşehir Belediyesi’nin turizme kazandırdığı ve yeni projeler hakkında bilgiler verdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber28.com.tr/turist-rehberlerinin-bakis-acisiyla-gaziantep-turizm-calistayi-basladi/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, Yeni Projelerini Tanıttı https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-ve-adayi-muhittin-bocek-yeni-projelerini-tanitti/ https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-ve-adayi-muhittin-bocek-yeni-projelerini-tanitti/#respond Fri, 15 Mar 2024 22:48:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9996 Yeni projelerinin tanıtımı noktasında basın mensupları ile bir araya gelen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, “Antalya için liyakatli arkadaşlarımla azimle gururla 5 yıl daha çalışmaya devam edeceğiz. Antalya’da Antalya’nın ittifakı kurulmuştur. Kendisini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul eden, ülkemizin değerlerine inanan parti gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızın oyuna talibim. Bütün ittifakın belediye başkanıyım. Herkesin başkanı olmaya devam edeceğiz. Afişlerimize zarar verenleri kınıyorum, Muhittin Böcek gönüllerdedir” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Adayı Muhittin Böcek, yeni projelerini kent merkezinde düzenlenen toplantıda tanıttı. Toplantı öncesinde ilk 5 yılda Antalya’da yapılan ve yapımı devam eden projelerin da tanıtım gösterimi yapıldı. Toplantıya çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantıda Başkan Muhittin Böcek’in kendi sesiyle anlattığı hayat hikayesinin yer aldığı kısa filmi de gösterime sunuldu.

“ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış”

Konuşmasına siyasi hayatını anlatarak başlayan Başkan Böcek, “2014 yılında rekor kırarak Konyaaltı’nda belediye başkanı seçildim. 25 yıllık başarı hikayemiz bizi büyükşehre aday yaptı. Gece gündüz demeden koştuk, oy veren vermeyen herkesin emrinde olacağımızı söyledik. Antalya’mızda kimseyi ötekileştirmeyeceğimizi söyledik. Antalya’mıza bizden önce çivi çakan herkese teşekkür ettik. Biz öncelikle hedeflerimizi belirledik, borçlu bir belediyemiz vardı. ASAT’ın 3 ay sonra elektrikleri kesilecekti, 78 milyon TL faturası yatırılmamış. Hiçbir arkadaşımızı siyasi görüşünden dolayı cezalandırmadık. Bu düşünceyle 28 arkadaşımız disiplin kurulu ile görevden ayrıldı. Onun dışında bütün çalışma arkadaşlarımızla görevimize devam ettik” dedi.

“Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik”

Görevi süresince doğal afetlerin yaşandığına dikkat çeken Başkan Böcek, “Sel ve deprem felaketleri yaşadık. 11 ilinizi sarsan ve resmi kayıtlara göre 50 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği depremle sarsıldık. Gönüllü 8 bin 8 kişi ile birlikte deprem bölgesi için gece gündüz çalıştık. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı, biz de işimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştık. Sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmesini istemedik. Orada yapılanlar vatandaşlarımızın parası ile yapıldı. Deprem bölgesinde bize görev verilen yerlerde çalıştık. 5 yıl içerisinde birçok olumsuzluk yaşarken güzel şeyler de yaşadık. Festival sayısını 8’e çıkardık” dedi.

“2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödedik”

2. Etap raylı sistem için 379 milyon TL para ödediklerini belirten Başkan Böcek, “Bu paralar vatandaşımızın parası. EXPO şimdi sünnet ve düğün törenleri için kullanılıyor. Yeni dönemde orada birçok etkinlik yapmak istiyoruz. Sosyal belediyecilik ile ilgili bütün vatandaşlarımıza dokunmaya çalıştık. Yerelde kalkınma projesi ile bugüne kadar yapılmayanları elimizden geldiğince yaptık. 50 ton suyu 50 TL yaptık. Türkiye’de en ucuz suyu veriyoruz, 5 ton su bir ekmek parası dedik. Sosyal yardım alan vatandaşlarımızın 10 tona kadar suyunu ücretsiz yaptık. Üniversite öğrencilerimize 5 ton suyu bedava yaptık, şimdi 10 tona çıkaracağız” dedi.

“77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık”

3 bin 311 kilometre yer altına yerleştirilen su borusu ile 30 büyükşehir belediyesi arasında birinci sırada yer aldıklarını belirten Başkan Böcek, “514 kilometre kanalizasyon döşedik. 5 yıllık sure içerisinde 77 proje ile yola çıktık 182 projeyle tamamladık. Belediyecilik insanların yaşamını kolaylaştırmaktır. Öğrencilerimize 8 bin TL burs veriyoruz. Antalya’da imar yönetmeliği çıkardık, bütün arkadaşlarımızla belediye farkı gözetmeden çalışmamızı yaptık. 22 Mayıs’ta deprem mastır planını başlattım. Halka hizmet hakka hizmettir. Biz ASAT ile ilgili ek bütçeler yapmak zorunda kaldık. 2022 yılı ekim ayında 35 milyon elektrik faturası gelirken 2023 yılı ekim ayında 184 milyona çıktı. Su satışımız 30 büyükşehir belediyesinde KDV indirimini hemen uygulayan belediye olduk. Biz kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bizim bütün sevdamız Antalya’dır. 913 mahallemizde bir mahallede kaç oy aldık diye bakmadık. Ömrümü bu kente verdim. Antalya için liyakatli arkadaşlarımla azimle gururla 5 yıl daha çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin ittifakı, Antalya’da Antalya’nın ittifakı kurulmuştur. Kendisini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul eden, ülkemizin değerlerine inanan parti gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızın oyuna talibim. Bütün ittifakın belediye başkanıyım. Herkesin başkanı olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

“Yeniden göreve gelince Altın Portakalın 60’ıncısını biz yapacağız”

Toplantının ikinci bölümünde ise önümüzdeki 5 yıl içerisinde yapılacaklar yer aldı. Projelerin tanıtımının ardından Başkan Böcek, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Altın Portakal Festivali hakkında sorulan bir soruya cevap veren Başkan Böcek, “Ben göreve başladığımızda şehirde bir Altın Portakal bir de Piyano Festivalimiz vardı. Biz bunların yanında 8 tane daha festival yaptık. Altın Portakal’ı özüne döndüreceğimizi söyledik, bin kişi ile değil 10 bin kişi ile yapacağımızı söylemiştik. Altın Portakal 4 yıl dolu dolu geçti, 5’inci yılda iptal edildi. 10 bin kişilik salonumuz iptal edildi. Herkesin özgürce yaşadığı bu şehirde Altın Portakal’ı seçime kurban ettiler. Yeniden göreve gelince 60’ıncısını biz yapacağız. Ben bana oy verenleri mahcup etmedim. Antalya’da neyin nerede nasıl yapıldığını hepiniz biliyorsunuz. Biz kendimizi Antalya’mıza ve gençlere adadık” dedi.

“EXPO alanını 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim”

Yıllık 500 milyon TL çamur yakmaya para ayırdıklarını belirten Başkan Böcek, “2016 yılında EXPO açıldı, 49 ülke geldi. EXPO’ya çok üzülüyorum, orası uluslararası hem tarımda hem turizmde özel bir yerdir. Nasip olursa 31 Mart seçimlerinden sonra ben isteyeceğim. Antalya’da gelen turist sayısı ile birlikte 26 milyon kişiye hizmet ediyoruz. Antalya’da biz belki reklam yapamadık ama görülmeyen şeyleri yapmaya çalıştık” ifadelerine yer verdi.

“Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz”

Kentte yaşanan trafik sorununa da değinen Başkan Böcek, “2019 yılında Antalya bizi seçti, o günden bugüne TÜİK açıklamasına göre nüfus 184 bin 549, motorlu taşıt sayısı 387 bin 696 artmış. İki kişiye bir araç düşüyor. Bunun içerisinde otellerdeki servisler yok, deprem bölgesinden gelenler yok. Rus ve Ukrayna’dan gelen yok. 125 akıllı kavşak yaptık, cırnık köprüsünü elinizden alan mı vardı neden yapmadınız? 58 fore kazık çaktık, elimizden geldiğimizde hizmet ettik. Trafik denetleme merkezini yaptık. Şehir içerisinde çalışan otobüs 250 otobüse kadar duştu. Şuanda 569 otobüs çalışıyor. Taşınan sayısı 50 bine kadar duştu. 100 tane otobüs yeniledik. Faytonları ilk kaldıran biz olduk. Ulaşımla ilgili 38 kilometre olan çevreyolunun 18 kilometresi açılmadı. İller bankası kavşağından Uncalı kavşağına kadar karayolları sorumluluğunda olduğuna dair tabela koyduk, kesildi. Ulaşımla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıyoruz. Antalya’da belediye olarak taksicilerin 6 bin 300 TL tutarındaki kamerasını biz takacağız” sözlerine yer verdi.

“Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı”

Yaklaşan seçimlere yönelik bir anket çalışması olup olmadığı yönünde soruya da cevap veren Başkan Böcek, “Benim hiçbir şekilde anket çalışmam olmadı, ben halkıma güveniyorum. Benim halkım ne yapacağını bilir. Diğer siyasi partiler ile ilgili bir eleştirim de olmaz. Ben bu millete hiç yanlış yapmadım, tabanda biz ittifakı sağladık. Ülkemizin değerlerine inanan herkesin oyuna talibim” açıklamasında bulundu.

“Antalya’da 490 bin emeklimiz var”

Antalya’da 490 bin emekli olduğuna dikkat çeken Başkan Böcek, “Şehit yakınları, dul ve yetimler ve gazilerimiz ile ilgili bir çalışmamız var. Emekli kahvelerin sayılarını hızla arttırıyoruz. 19 ilçeye yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” dedi. Muhittin Böcek’in insanların gönlünde olduğunu belirten Böcek, afişlerine zarar verenler olduğunu belirterek zarar verenleri de kınadığını belirtti.

Güneş mahallesinde 1 yılda 545 daireyi tamamladıklarını belirten Başkan Böcek, “Altıntaş bölgesi çok hızlı gelişen bir bölgedir. Yeni dönemde altyapı çalışmalarını en kısa surede tamamlayacağız” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-ve-adayi-muhittin-bocek-yeni-projelerini-tanitti/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi-Kırka yol yapım çalışmalarını inceledi https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-yapim-calismalarini-inceledi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-yapim-calismalarini-inceledi/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9754 AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Bu çalışma kapsamında 3 adet köprümüz, 6,5 milyon metreküp hafriyat ve yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek.” dedi.

Dönmez, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanındaki Seyitgazi- Kırka kara yolu güzergahında, 2 çarpı 2 bölünmüş ve Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) kaplamalı yapılacak yol yapım çalışmalarının başlangıç noktasını ziyaret etti.

Şantiye kurulum çalışmalarının devam ettiği alanda incelemelerde bulunan Dönmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, vatandaşlar için önemli bir projenin hayata geçirileceğini söyledi.

Dönmez, projenin bölge halkının hasretle beklediği projelerden biri olduğunu ifade ederek, “Bu çalışma kapsamında 3 adet köprümüz, 6,5 milyon metreküp hafriyat ve yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Burası maalesef trafiğin ve kazaların yoğun olduğu bölgelerden birisi. Karayollarımız, her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı. Sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada. Şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor.” diye konuştu.

Projenin yaklaşık 1,8 milyar liralık bir bedeli olduğunu dile getiren Dönmez, “Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak. Ben bu çalışmada başta emeği geçen Ulaştırma Bakanımız olmak üzere Karayolları Genel Müdürümüze, Karayolları 4. Bölge Müdürümüze ve Eskişehir İşletmede görev alan tüm mühendis arkadaşlarımıza, çalışanlarımıza bölge halkı ve hemşehrilerim adına en kalbi teşekkürlerimi sunmak istiyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz.” dedi.

“Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok”

Muhalefetin konuyu zaman zaman kötüye kullandığına değinen Dönmez, sözlerine şöyle devam etti:

“Buradan bir davette bulunmak istiyorum. Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız.”

Dönmez, bu etapla birlikte Seyitgazi-Kırka güzergahında önemli kazanımlar elde edileceğine dikkati çekerek, “Hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki zamanımız kısalmış olacak, sürüş zamanımız. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı da bittikten sonra da Afyonkarahisar’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka, Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Lojistik açısından son derece önemli. O lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Dönmez’e ziyarette, MHP Seyitgazi Belediye Başkan adayı Erhan Erden, MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir ve Karayolları 4.Bölge Müdürü Mehmet Fidan ve diğer ilgililer eşlik etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-yapim-calismalarini-inceledi/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi-Kırka yol genişletme çalışmalarını ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-genisletme-calismalarini-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-genisletme-calismalarini-ziyaret-etti/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9749 Eskişehir’in Seyitgazi İlçesi ile Kırka Mahallesi arasında gerçekleştirilen yol genişletme çalışmalarını ziyaret eden AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Muhalefet bunu maalesef zaman zaman kötüye kullanıyor. Ama onlara da buradan bir davette bulunmak istiyorum, gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok” dedi.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Seyitgazi İlçesi ile Kırka Mahallesi arasında gerçekleştirilen yol genişletme çalışmasını yerinde ziyaret etti. Ziyarete Dönmez’in yanı sıra, Karayolları 4. Bölge Müdürü Mehmet Fidan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İsmail Candemir, MHP Seyitgazi İlçe Belediye Başkan Adayı Erhan Erdem ile Eskişehir yüklenici firma yetkilileri katıldı. Ziyarette konuşan Dönmez, projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli olduğunu ve yol konforu ile sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacağını söyledi. Muhalefete de ‘Gelsinler çalışmayı yerinde görsünler’ diyerek seslenen Dönmez, bölge halkı adına çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.

“Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi”

Ziyarette konuşma yapan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, “Bugün Seyitgazi’de Karayolları Bölge Müdürlüğümüzün, Dördüncü Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında olan Seyitgazi-Kırka 2×2 bölünmüş ve BSK kalitesinde yol yapım çalışmalarının ilk başlangıcını, müteahhidimizi, yüklenicilerimizi ziyaret etmek suretiyle sahada burada bulunmuş bulunduk ve bu çalışma çerçevesinde de 3 adet köprümüz, 6 buçuk milyon metreküp hafriyat, yaklaşık 60 bin metreküp beton dökülecek. Uzunca bir süredir bölge halkının hasretle beklediği projelerden birisi. Maalesef yoğun kazaların olduğu ve trafiğin yoğun olduğu bölgelerden birisi. Ama karayollarımız her zaman olduğu gibi yine buraya da çözüm odaklı bakarak, bu projenin hayata geçirilmesi için geçtiğimiz yıl ilk adımı attı, ihalesini yaptı, sözleşmeye bağladı. Artık yüklenicimiz de burada ve şantiye kurulum çalışmaları başladı. Yukarıda göreceksiniz, ilk yol yarma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor. Projenin yaklaşık 1.8 milyar liralık bir bedeli var. Ana güzergah mevcut yol geometrisini takip edecek ama zaman zaman yol konforu ve sürüş güvenliğini arttırabilmek adına güzergah dışında da bazı çalışmalarımız olacak” dedi.

“Muhalefet gelsin çalışmayı yerinde görsün”

Başta Ulaştırma Bakanı olmak üzere, Karayolları Genel Müdürü’ne, Dördüncü Bölge Müdürü’ne ve Eskişehir işletmede görev alan tüm mühendisler ile çalışanlara bölge halkı adına teşekkürlerini ileten Dönmez, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“İnşallah en kısa süre içerisinde bu yol çalışmasını bitireceğiz. Muhalefet bunu maalesef zaman zaman kötüye kullanıyor. Ama onlara da buradan bir davette bulunmak istiyorum, gelsinler çalışmayı yerinde görsünler. Vatandaşımızın, hemşehrilerimizin kafasını karıştırmaya hakları yok. AK Parti hükümetleri, bakanlığımız başladığı hiçbir çalışmayı yarıda bırakmadı. Bunu da inşallah zamanında bitireceğiz ve bölge halkının hizmetine sunmuş olacağız. Bu etapla birlikte Eskişehir- Afyon güzergahında hız artışı söz konusu olacak. Yol konforunda bir artış sağlamış olacağız. Yol güvenliği artmış olacak. Tabii ki sürüş zamanımız kısalmış olacak. Bundan sonra da inşallah bu Kırka etabı bittikten sonra da Afyon’a giden ikinci etabın hazırlıklarına başlamış olacağız. Bu projenin bizim açımızdan bir başka önemli tarafı da biliyorsunuz, Eti Maden’in Kırka Bor Madeni İşletmeleri var. Buradan yıllık 1 milyon ton civarında bir ürünü biz pazarlara naklediyoruz. Tonlarca yük, lojistik açısından çok son derece önemli. Bu, lojistiğimizi de oldukça kolaylaştırmış olacak. Ben bu vesileyle buradaki yüklenici firmaya da şimdiden kolaylıklar diliyorum. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-milletvekili-fatih-donmez-seyitgazi-kirka-yol-genisletme-calismalarini-ziyaret-etti/feed/ 0
AK Parti İskilip Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, İskilip’i her yönüyle geliştirecek projeleri hayata geçirecek https://www.haber28.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:48:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9455 AK Parti İskilip Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, İskilip’i her yönüyle geliştirecek projeleri hayata geçireceklerini belirterek, “Özlenen İskilip’i geri getireceğiz” dedi.

AK Parti Belediye Başkan Adayı İsmail Çizikci, kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. İlçenin devlet yatırımlarından da en iyi şekilde yararlanmasını sağlayacaklarını dile getiren Çizikci, tek derdinin İskilip’e hizmet olduğunu belirtti.

Hedefleri hakkında açıklamada bulunan Çizikci, “Gençler için spor tesisleri, gençlik merkezleri, psikolojik yardım ve danışma merkezleri, meslek edinme kursları açılması, kötü alışkanlıklar ve madde bağımlıklarının önlenmesi için çalışmalar yapılacak. Kadınların, meslek kursları açılarak üretime katkı vermesi sağlanacak. Yaşlılar için güçsüzler yurdu, huzurevi, hobi merkezleri açma ve bakımı, sağlık, giyim, gıda ve yakacak yardımı gibi nakdi ve ayni hizmetlerde bulunacağız. Engellilerin günlük hayatlarını kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması, meslek edindirme veya beceri kursları açılması ayrıca iletişim ve spor gibi imkanların sağlanmasını öngörüyoruz” dedi.

Kriz dönemi hizmetler verilmesi, ilgili kurumlarla görüşülerek çalışmalar yapılacağını kaydeden Çizikci, ayrıca ilçeye yeni bir terminal binası kazandıracaklarını açıkladı. İlçedeki trafik ve park sorununa çözüm üretileceğini anlatan Çizikci, “Hacıkarani ve Kaçak arası Rıhtım Projesi ile yollar tamamlanıp, bisiklet ve yaya yürüyüş yolları yapacağız. Uludere Mahallemizi doğal haliyle restorasyonlar yaparak cazibe merkezi haline getireceğiz. Şehrimize kent müzesi kuracağız. Mezarlıklarımız tanzim edilecek, her türlü bakımları yapılacak. İhtiyaç duyulan gasilhane hemen yapılacak. Yeni cenaze ve itfaiye araçları temin edilecek. Pazarbaşı ve Uludere arası her türlü ıslah çalışması yapılarak cazibe merkezi haline getirilecek. Aşhane geliştirilerek yemek kalitesi artırılacak ve çok kişiye ulaşılması sağlanacak. Şehrimizin misyonuna katkı sağlayan tarihi binalarımız restorasyonları yapılarak daha aktif olarak kullanıma sokulacak. Şehir planlamasında akılcı ve kapsamlı bir uygulamayı, mimaride ise kullanılabilir ve sade bir üslubu benimsenecek. İskilip’in aktif fay hattı üzerinde olmasından dolayı depreme dayanıklı binaların yapılması önceliğimiz olacak. İlçenin tarihi evlerinde restorasyon faaliyetleri sonucunda ev sahipleri harekete geçirerek kullanıma açılması sağlanacak” diye konuştu.

Tarım, hayvancılık, Organize Sanayi Bölgesi ve istihdamla ilgili de açıklamalarda bulunan Çizikci, “Çiftçilerimize tohum ve gübre desteği, tarım danışmanlığı hizmetleri, tarımsal eğitim programları, Tarım arazilerinin ıslahı, endemik bitki ve meyve üretiminin artırılması desteği, çiftçilerin ürünlerinin pazar oluşturulmasını sağlayacağız. Hayvan besiciliği ile ilgili veteriner desteğini sağlayacağız. Mevcut sanayinin alt ve üst yapısının ihtiyaç birimlerine uygun olarak düzenlenmesi gerçekleştirilecek. Sanayi Sitesi’ndeki esnafımızın çalışma ortamını iyileştirerek, ihtiyaç duyulan ilave dükkan yapımında dahil, gerekli çevre düzenlemeleriyle Küçük Sanayi Sitemiz modern bir görünüme kavuşacak, ilçemizin yüz akı olacak. Organize Sanayi Bölgesi’nin hayata geçirilmesi sürecinin hızlandırılması noktasında takipçi olacağız, yatırımcılara belediye olarak her türlü desteği vereceğiz. Organize sanayi bölgesinde ilk etapta açılacak fabrikalarda istihdam oluşturulacak, işsizliğe engel olunacak” şeklinde konuştu.

Turizm alanında yapacakları çalışmalarla ilgili de bilgi veren Çizikci, “Konakların restorasyonu yaparak tarihi dokuyu muhafaza edip butik oteller açarak yöresel ürünlerin, endemik bitki ve meyvelerin pazara sürülmesini sağlayacak alt yapıyı kuracağız. Tüm ürünlerimize standart getirip pazar ağının oluşmasına imkan sağlayacağız. Yayla turizmine önem vereceğiz, yolların ıslahı uygun alanlara doğayı bozmadan uyumlu yapılarla konaklama imkanları sağlayacağız” ifadelerini kullandı. – ÇORUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-iskilip-belediye-baskan-adayi-ismail-cizikci-iskilipi-her-yonuyle-gelistirecek-projeleri-hayata-gecirecek/feed/ 0
Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’da gerçekleştirildi https://www.haber28.com.tr/memur-sen-8inci-buyuk-turkiye-bulusmasi-ankarada-gerceklestirildi/ https://www.haber28.com.tr/memur-sen-8inci-buyuk-turkiye-bulusmasi-ankarada-gerceklestirildi/#respond Sun, 10 Mar 2024 04:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9168 Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından 8’incisi düzenlenen Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’da gerçekleştirildi.

Memur-Sen yönetim kurulu üyelerini, bağlı sendikaların genel başkanlarını ve yönetim kurulu üyelerini, İl temsilcileri ve şube başkanlarını, Genç, Emekli, Kadın ve Engelli Komisyonlarının yöneticilerini bir araya getiren Memur-Sen 8’inci Büyük Türkiye Buluşması Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, Memur-Sen’in çalışma hayatında yaptığı çalışmalar ve geleceği dair hedefleri ele alındı.

“Sendikacılığın kitabını yazdık”

Burada bir açılış konuşması gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, ideolojileri değil, insanları merkeze alarak çalıştıklarını belirterek, “Bu bilinçle 11 Hizmet kolunda yetkili sendikalarımızla önemli mesafeler aldık. Bin 7 kazanım diyerek, yaptıklarımızı kitaplaştırarak, sendikacılığın kitabını yazdık ve kazanım skalasını ortaya koyduk. Çalışan, üreten ve yol açan bir teşkilat olarak gayretimiz devam edecek” diye konuştu.

Adil bir dünyanın emekle kurulacağını belirterek, bu çerçevede Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun dün 1’inci Olağan kongresini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yalçın, 5 kıtada 127 ülkedeki emek örgütleriyle dayanışma ağı geliştirdiklerini aktardı. Yalçın, bu dayanışma zemininde dünyanın içinde bulunduğu küresel krizlere ve sorunlara karşı emek ve insan merkezli çözüm önerileri üreteceklerini de sözlerine ekledi.

Dünyanın büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu söyleyen Yalçın, Ortadoğu ve Avrupa’da halen savaşların devam ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin de etrafında gerçekleşen savaşlardan etkilendiği söyleyen Yalçın, yaşanan enflasyon ve fiyat istikrarsızlığının ise alım gücünü zayıflattığını dikkati çekti.

“8 bin 77 liralık seyyanen zam güncellenerek emeklilerin de gelirlerine yansıtılmalı”

Bu durumun önüne geçmek için mücadele ettiklerini söyleyen Yalçın, “Toplu sözleşmede tekliflerimizi uzun süredir eşel-mobil sistemi üzerinden konuşuyoruz. Enflasyona yenilmemek, aldığımız gelirin 6 ay içerisinde kaybolmaması için ya 6 aylık eşel- mobil ya da 3 aylık sistemler üzerinden olsun diyoruz. Dolaylı vergi azalsın, doğrudan vergi arttırılsın diyoruz. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınsın ve vergide adalet sağlansın istiyoruz. Dar gelirliler, emekliler açlık sınırında ve altında yaşamasın istiyoruz. Uzun süreli çalışmaktan sonra emekli olanlar, meslekten emekli oldular ama hayattan emekli olmadılar. Onun için emeklilerin alım gücü yükselmeli asgari ücretin altında emekli maaşı olmamalı. Kamu görevlileri için ödenen 8 bin 77 liralık seyyanen zam güncellenerek emeklilerin de gelirlerine yansıtılmalı diyoruz” açıklamalarında bulundu.

Yalçın, 7’inci Dönem Toplu Sözleşme’de kayıt altına alınan 4688 Sayılı yasanın tadili noktasında çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, mevcut kanunun sorunları çözmede yetersiz kaldığını ifade etti. Bu konuda 10 rapordan oluşan çalışma hazırladıklarını söyleyen Yalçın, kanunun ILO normlarına göre yeniden ele alındığını belirterek, örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, dayanışma aidatının getirilmesi, grev hakkının gelmesi, hakem heyetinin adil bir kimlik kazanması, toplu sözleşmenin kapsamının genişlemesi gibi hakların kazandırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yalçın, ayrıca 7’inci Dönem Toplu Sözleşme’de kayıt altına alınan, ‘1’inci Dereceye 3600 Ek Gösterge’nin hemen hayata geçirilmeli, gerektiğini de vurguladı. – ANKARA

]]>
https://www.haber28.com.tr/memur-sen-8inci-buyuk-turkiye-bulusmasi-ankarada-gerceklestirildi/feed/ 0
Kütahya’nın ulaşım sorunu bilimsel çalışmayla çözülebilir https://www.haber28.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/ https://www.haber28.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/#respond Sat, 09 Mar 2024 04:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9026 Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Ulaştırma Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Delice, Kütahya’nın ulaşım problemiyle alakalı bilimsel bir çalışma yaptı.

Delice, AK Parti Kütahya Belediye Başkan Adayı Kamil Saraçoğlu’nun talebi üzerine kentin ulaşımını masaya yatırdı ve sorunun planlı bir çalışmayla çözüme kavuşabileceğini belirtti. Delice, Saraçoğlu’na yaptığı çalışmayla ilgili sunum yaptı.

Kütahya’nın ciddi bir otopark sorunu ile de karşı karşıya olduğunu ifade eden Delice, “Kütahya genelinde yapmış olduğumuz inceleme sonrasında en önemli iki caddesi olduğunu görmüş olduk. Bu caddelerden bir tanesi Adnan Menderes Caddesi bir diğeri ise Atatürk Bulvarı. Adnan Menderes Caddesi üzerinde birçok sinyalize kavşağı barındıran bir cadde ve şehrin ana atar damarı diyebileceğimiz önemli bir cadde. Şimdi genel itibarıyla şehir içi özel otomobil ulaşımı Adnan Menderes Caddesi üzerinden sağlanıyor ve bu cadde üzerindeki sinyalize kavşaklardan kaynaklanan bir trafik sıkışıklığı söz konusu. Yalnızca bunu trafik ışıklarına bağlmıyoruz. Cadde üzerindeki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, kavşaklardaki geometrik düzenleme çalışmaları olsun, yolun yatay ve düşey işaretlemeleri olsun, birçok noktada karşılaştığımız eksikliklerden kaynaklanan bir sorun var aslında. Şimdi bu sorun sadece bununla mı kalıyor, tabii ki değil. Bununla birlikte yol üstü otoparklar, bölgedeki otopark ihtiyacı, gerçekten buradaki trafiğin sıkışmasında önemli bir etken oluşturuyor. Burada yapılacak düzenleme çalışmaları ile birlikte gerek otoparkların katlı otoparklara yönlendirmesi, yol üstü otoparkların kaldırılması, gerekse de trafik sirkülasyonu ve geometrik düzenleme çalışmaları yapılması ile burada yaşanan sıkıntılar giderilebilir. Tabii ki bunlar tamamen giderilebilir diyemeyiz. Şöyle bir durum var, Adnan Menderes Caddesi’nin genel itibarıyla bir alternatifi görünmüyor, yani Adnan Menderes Caddesi’nin paralelinde bu ölçekte bir ulaşım aksaması bulunmuyor. Dolayısıyla Adnan Menderes Caddesi’nin yükünü bir şekilde başka akslara aktarmamız çok mümkün görünmüyor. O zaman yapmamız gereken eldeki sistemi en verimli şekilde kullanmak, bunun içinde kent merkezinde geniş kapsamlı bir trafik planlama çalışması yapmak gerekiyor. Bu çalışmayla birlikte kent merkezinde yaşanan trafik sıkışıklığı nispeten azaltılabilir ancak bunun da dışında üst ölçekten eğer Kütahya merkezini incelersek, Kütahya merkezinin aslında güneyinde bulunan dağ ile Tugay arasına şehrin sıkıştığını ve aslında kuzey-güney yönlerinde şehrin büyüdüğünü görmüş oluyoruz. Dolayısıyla doğu tarafında bir Tugay, batı tarafta ise dağlık bir bölge var. Bu ikisi arasına sıkışmış bir şehir ve mecburen kuzey güney istikametinde büyüme gösteriyor ve kuzey güney istikametinde şehir büyüdükçe merkezi alanı baskılamaya devam ediyor. Bunun da giderilmesi için özellikle şehirlerarası karayolunun baypas edilerek bir çevre yolu oluşturulması, şehrin Tugay istikametinde genişlemesi ile aslında radyal bir büyüme sağlanırsa eğer buradaki merkezi alandaki yoğunluğunda nispeten dağılacağını ve şu anki eski kent merkezinde yaşanan yoğunluğunda nispeten giderileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

“Yeni bir çevre yolu şehrin 50 yılını kurtarmış olur”

Kütahya’nın yeni bir çevre yoluna da ihtiyacının olduğunu dile getiren Delice, “Çevre yolu yapıldığında bu şehrin önümüzdeki 50 yılını aslında kurtarmış olacağız diyebiliriz. Dolayısıyla merkezi alanda yaşanan yoğunluğun nispeten çevre yoluna yani doğu istikametine doğru kentin büyümesi ile birlikte nispeten Merkezi alanda yaşanan yoğunluğu bertaraf edebiliriz diye düşünüyoruz. Yani şöyle düşünebiliriz, Adnan Menderes paralelinde herhangi bir bu büyüklükte ulaşım aksaması olmadığı için mevcutta yer alan şehirlerarası karayolunun zaman içerisinde şehrin doğuya doğru büyümesi ile birlikte kent içi yol haline dönüşmesi mümkün olacaktır. Dolayısıyla bu da Adnan Menderes’in zaman içerisinde yükünü alabilecek bir alternatif olarak değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.

Delice, Kütahya’nın ulaşım sorunu ile ilgili yaptığı bilimsel çalışmasını tamamlandığını ve bir rapor halinde Saraçoğlu’na sunduğunu sözlerine ekledi. – KÜTAHYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/kutahyanin-ulasim-sorunu-bilimsel-calismayla-cozulebilir/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “İzmir 40 yıldır aynı” https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni-2/ https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni-2/#respond Fri, 08 Mar 2024 22:36:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8954 Bakan Işıkhan: “İzmir 40 yıldır aynı”

“Cumhur İttifakı İzmir’i bir yıldız gibi parlatacak”

Bakan Işıkhan, İzmir’de iş dünyası temsilcileriyle buluştu

İZMİR – İzmir programı kapsamında kentin iş dünyası temsilcileriyle buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve 40 yıldır hiçbir şey değişmediğini bu yüzden değişime ihtiyaç olduğunun mesajını verdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de, kentin iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletilirken, Bakan Işıkhan da iş dünyasının taleplerini dinleyerek açıklamalarda bulundu.

“İzmir aşığı biri olarak…”

Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.

“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”

Toplantıdaki açıklamasında İŞKUR başvuru ve işe alım sayıları bilgilerini veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık şimdi daha iyisi yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimize götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmirimizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmirimize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.

“Gayretlerimiz sürecek”

Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.

“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”

İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.

Cumhur İttifakı adaylarına övgüler

Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmirimizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmirimizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ile gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.

“İzmir 40 yıldır aynı”

İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüşü ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik ve yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Bakan Işıkhan’dan çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi açıklaması

Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik olarak çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.

Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor

Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.

Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların, işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.

Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”

Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise şu sözlere yer verdi: “Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni-2/feed/ 0
Bakan Işıkhan: “İzmir 40 yıldır aynı” https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni/ https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni/#respond Fri, 08 Mar 2024 07:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8915 İzmir’de iş adamları ile buluşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve şehirde 40 yıldır hiçbir şeyin değişmediğinibelirterek, değişime ihtiyaç olduğunu söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir dizi program için geldiği İzmir’de iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıya ev sahibi İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, iş dünyası ve siyasi parti temsilcileri katıldı. İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının talepleri Bakan Işıkhan’a iletildi.

Çocukluğunun ve gençliğinin İzmir’de geçtiğini ve bakan olarak burada açıklama yaptığı için gurur duyduğunu dile getiren Bakan Işıkhan, “Yaptığınız işler ve ürettiğiniz katma değerden dolayı iş insanlarına teşekkür ediyorum. Sadece bakan olarak değil aynı zamanda 20 yıl boyunca hayatımın en güzel zamanlarını geçirmiş bu sokaklarda koşturmuş ve İzmir aşığı biri olarak ayrı bir onur duyuyorum. Bakanlık olarak ülkemizin dört bir yanında bir araya geliyoruz. Çalışma hayatımızı masaya yatırarak değerlendiriyoruz. ‘Daha iyi ve daha fazla ne yapabiliriz’in cevabını arıyoruz. Sosyal diyaloga inanıyoruz ve tüm paydaşlarımıza değer veriyoruz” diye konuştu.

“114 bin işçiyi iş sahibi yaptık”

İŞKUR başvuruları ve işe alımları hakkında bilgi veren Bakan Işıkhan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ‘yaptık, şimdi daha iyisini yapmak’ için çalışıyoruz. Ülkemizin her bir noktasına hizmetlerimizi götürmeye devam ediyoruz. Derdi olan derman arar. Bizim derdimiz çalışmak. Güzel İzmir’imizin hizmetindeyiz. İşe yerleştirme, aktif iş gücü programları, kısa çalışma ödeneği gibi birçok kalemde İzmir’imize hizmet ediyoruz. İş arayan insanlarımıza sunduğumuz danışmanlık ve kurs ile destek veriyoruz. İŞKUR aracılığıyla birçok işçiye iş verdik. İzmir’de iş verenlerde 143 bin talep oldu 2023’te. 114 bin işçiyi, bu kapsamda iş sahibi yaptık” açıklamasında bulundu.

“Gayretlerimiz sürecek”

Hem işçileri hem de işverenleri İŞKUR’a davet eden Işıkhan, “Çalışan işçi talebi var ve iş arayan bir kesim var. İzmir’de ve tüm şehirlerde bu iki kutbu bir araya getirmek için İŞKUR sistemine dahil olmalarına tavsiye ediyorum. İstihdamda ve işgücünde rekorların kırıldığı dönemden geçiyoruz. Hem genelde hem kadınlarda 2002’den bu yana en yüksek katılım ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Son 22 yılın en düşük işsizlik oranını da görüyoruz. İstihdamın büyümesini görüyoruz. Çalışma hayatında fırsat ve katılım için gayretlerimiz sürecek” sözlerine yer verdi.

“Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor”

İzmir’in ticaret ve kalkınma açısından büyük bir potansiyelinin olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Yürüttüğünüz başarılı çalışmalar ülke ekonomisine güç veriyor. Hükümet olarak iş dünyamız ile ortak hareket etmeye özen gösteriyoruz. İZTO ile de müşterek bir hedefe bir sahibiz. İzmirimizi ticaret ve yatırım açısından çekim merkezi yapmak istiyoruz. Potansiyelini harekete geçirmek zorundayız. İş dünyası ile tam uyumlu bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. İş birliği ile olumsuzluklara rağmen alnımızın akıyla çıktık. Millet olarak sarsılmaz bir yapıya büründüğümüzü gördük” dedi.

Cumhur İttifakı adaylarına övgüler

Bakan Işıkhan, Cumhur İttifakı adaylarının yerel yönetimlerin kalkınma paydaşlarından olduğundan bahsederek, “Bir başka paydaş ise yerel yönetimlerdir. Belediyelerimizin de işbirliği ile çalışma önemlidir. Yerel seçimler bu anlamda önem arz ediyor. Acil ihtiyaçların giderilmesi için vizyoner yerel yönetime ihtiyaç var. Dirençli bir kent olmaya ihtiyacı var. İzmir’imizin temiz ve yeşil bir çevre anlayışına ihtiyacı var. Eşsiz bir pencereden bakan hizmet ve eser belediyeciliğine ihtiyaç var. İzmir’imizin ve ilçelerimizin ihtiyaç duyduğu vizyon Cumhur İttifakı Konak Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’da da vardır, bu vizyon Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’da da vardır. Milletvekili olarak hizmet ettikleri bu kenti en güzel şekilde temsil ettiler. Şehrimizin sorunları ile hemhal oldular. Ellerini taşın altına koydular. Söz konusu İzmir’in menfaati ise gerisi teferruat diye hizmeti öncelediler” diye konuştu.

“İzmir 40 yıldır aynı”

İzmir’in 40 yıldır aynı olduğunu ve değişmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, “Görüş ve tutumunuz her zaman iyilikten yana oldu. Değişime ihtiyaç var bu kentte. 40 yıldır İzmir aynı şekilde. Makam kaygısı ile kaybedilecek yıllar yoktur. Şeffaf ve hesap verebilir yerel yönetim, sosyal belediyecilik, yerel ve kırsal kalkınma hamleleri ile bunu yaşayacaktır. Ulaşım, altyapı gibi sorunlara odaklanmış başkan adayları ile zafere ulaşacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak İzmir vizyonunu anlatmaya ve nasıl hizmet edeceklerini ikna etmeye odaklandılar. 1 Nisan’dan itibaren eşsiz bir beş yılı bekliyoruz. Bir bakan olarak değil bu sokaklarda top koşturmuş, hayatı burada şekillenmiş biri olarak hem Dağ hem de Çankırı başkanlarımıza ve adaylarımıza güveniyorum. Bir yıldız yapacaklarına inanıyorum. Gerçek belediyecilik yolculuğunda başarı ve zafer bekliyorum. Sizler sahanın gözü ve kulağısınız. Gelirini halini hatırını bilenlersiniz. Katma değer oluşturuyorsunuz. Bizler talep ve istekleri geri çevirmedik. İnsan odaklı olduk. Erdoğan liderliğinde sözünü verip yapamadığımız bir şey olmadı. Bu yüzyılı emeğin üretimin yüzyılı yapacağız dedik. Çalışma hayatı başta olmak üzere kronikleşmiş ne kadar sorun varsa çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kimseyi mağdur etmemek için elimizi taşın altına koymaktan çekinmediysek aynı anlayışla devam edeceğiz” sözlerine yer verdi.

Çalışma hayatının haftada 45 saatten 40 saate inmesine yönelik çıkan haberlere değinen Bakan Işıkhan, “Çokça yorum ve haberler çıkıyor çalışma hayatı ile ilgili. Biz istişare kültürüne önem veriyoruz. İş kanununu yeniden ele alalım dedi Erdoğan. Bakanlıklarımız ile toplantılara başladık ve devam ediyor. Biz daima işçi ve işverenlerin kazanılmış haklarını korumayı önceliyoruz. Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir iş kanunu yapacağız. Doğrudan bizden bir açıklama gelmediği sürece dikkate almayın. Tüm paydaşların ortak görüşü ile devam edeceğiz. Her zaman yanınızdayım. Hep birlikte el ele verip projelerimizi anlatacağız” açıklamasında bulundu.

Özgener: “İstihdam teşviki azalıyor

Toplantıda konuşma yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşvikinin azaldığına vurgu yaptı. Özgener, “İzmir olarak kardeş oda ve borsalarımız ile kamu ile işbirliğiyle çalışmayı öncelik olarak görüyoruz. Ortak taleplerimiz yanı sıra önemli bir iletişim köprüsü olacağımıza inanıyoruz bu toplantı ile Asgari ücret artışları doğrudan yansıdığı için reel sektörün rekabet gücünü azaltıyor. Buna bağlı olarak ihracatımızın gelişmesinde büyük bir engel oluyor. bundan sonraki süreçlerde asgari ücret düzenlenmesi hedef enflasyona göre olmalı. İşgücü maliyetleri ücretli çalışanı karşılaması zor oluyor. işveren yükünün makul seviyeye gelmesi önem arz ediyor. Kayıt dışının önüne geçmek için kontrol ve denetim sıklaştırılması gerekiyor. Düzenleme ödeme yapanlara mevcut indirim yapılması, bürokratik süreçlerin azaltılmasının da önemli olduğunu düşünüyoruz. Ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamakları önemli ölçüde açılmalı. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik gidenlerini yükseltiyor ama çalışanların net ücretlerini azaltıyor. SGK ve vergi borçlarında taksitlendirme isteyince 50 bin TL üzerine teminat isteniyor. 2008 yılından hayatta geçirildi. Bu süreç içerisinde şartlara bakınca en az 500 bin TL olarak güncellenmesini rica ediyoruz. Gider maliyetlerinin yükselmesi haftalık çalışma saatlerinin 40 saate indirilmesi konusunda tedirginlik yaşıyoruz. Bu anlamda rahatlamaya ihtiyacımız var. üretim ve ihracatı arttırmak zorundayız, saatleri indirmek üretimi zorlaştıracaktır. 3 vardiyadan 4 vardiyaya çıkmak giderlerimizi arttıracaktır. Gençlerin iş hayatına katılımını teşvik etmek için esnek, uzaktan çalışmaların geliştirilmesini çok önemli buluyoruz. Uzun süreli çalışma saatlerine gençlerimiz uyum sağlamakta zorlanıyor. İmalat ve bilişim sektörünün teşvik süresi sona erdi. Bu teşvikin yeniden uygulanmaya alınmasını diliyoruz. Bu tip uygulamalara son verilmesi iş dünyasının ağırlığını azaltacaktır. Sehven yapılan hatalardan dolayı istihdam teşviki azalıyor. Engelli bireylerin tehlikeli iş yerlerinde çalışılmasını ne iş dünyası ne de kendileri istiyor. Ağır iş şartlarında zorunlu yerine alternatif uygulama getirilmesini diliyoruz” dedi.

Yorgancılar’dan ‘gelir vergisi’ açıklaması

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise, konuşmasında asgari ücrette yaşanan artışların işçilik maliyetlerine doğrudan yansıdığına dikkat çekti. Yorgancılar, “Gelir vergisi dilimlerinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini de fırsat buldukça dile getiriyoruz. Özellikle, ücretlilere uygulanan gelir vergisi basamaklarının önemli ölçüde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Gelir vergisinin birinci basamağı geçmişte brüt asgari ücretin 22 katı iken, mevcut durumda 6 katına geriledi. Uygulanan gelir vergisi oranları işçilik giderlerini yükseltiyor, ancak çalışanlarımızın aldığı net ücreti ise önemli oranda düşürüyor. Bu nedenle, gelir vergisi basamaklarının yeniden düzenlenerek her yıl yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği inancındayız” diye konuştu.

Kestelli: “Tarımsal istihdamla ilgili sorunlarımız var”

Tarımsal istihdamla ilgili önemli sorunların olduğuna vurgu yapan İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de şu sözlere yer verdi:

“Tarım, kayıt dışı istihdamın en yoğun olduğu sektör. Tarımdaki kadın çalışanlarımızla ilgili önemli sorunlar da bulunuyor. Kadın çalışanların toplam çalışanlara oranı inşaat sektöründe yüzde 5, sanayide yüzde 27, hizmetlerde yüzde 36 iken tarımda yüzde 42. Kadın istihdam oranının en yüksek olduğu sektör tarım. Ancak, kadınların çok büyük bir bölümünün sosyal güvenlik sisteminin dışında kalması, ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, birçok sosyal sorunu da beraberinde getiriyor. Tüm bu nedenlerle tarımsal işgücü piyasalarının da izlenebilmesine, iyileştirilmesine imkan sağlayacak kurumsal bir düzenlemeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.” – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-izmir-40-yildir-ayni/feed/ 0
Kreş Fiyatları Kadınları Çalışma Hayatının Dışında Bırakıyor https://www.haber28.com.tr/kres-fiyatlari-kadinlari-calisma-hayatinin-disinda-birakiyor/ https://www.haber28.com.tr/kres-fiyatlari-kadinlari-calisma-hayatinin-disinda-birakiyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 05:00:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8893 CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, “Kreş fiyatları uçmuş durumda. Aylık 15, 20, 30 hatta İstanbul’da 1 milyon liraya kadar çıkıyor. Bakıcı tutsan en az aylık 25 bin lira. Türkiye’de asgari ücret net 17 bin lira. Çalışan her iki kişiden biri asgari ücretli. Yani çalışan bir anne çocuğunu kreşe vermek isterse, ya kazancının tamamını hatta daha fazlasını kreşe verecek ya da çocuğuna bakmak için işini bırakmak zorunda kalacak. Bu sistem kadınları çalışma hayatının dışında kalmaya açıkça zorluyor. AKP ‘üç çocuk yapmanızı istiyorum ama kreş açmıyorum’ diyor. Bugün tek kişinin maaşıyla aile geçindirmek mümkün değil. Çalışmak erkeklerin olduğu gibi kadınların da hakkı. Çalışan erkeğe ya da kadına değil, çalışan insana ihtiyacımız var. Büyük bir reform gerekiyor” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, kreş fiyatlarındaki artışlara dikkat çekerek bunun kadınları çalışma yaşamının dışında bırakmaya zorladığını ifade etti. Salıcı, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda şunları söyledi:

“BU SİSTEM KADINLARI ÇALIŞMA HAYATININ DIŞINDA KALMAYA ZORLUYOR”

“Kreş fiyatları uçmuş durumda. Aylık 15, 20, 30 hatta İstanbul’da 1 milyon liraya kadar çıkıyor. Bakıcı tutsan en az aylık 25 bin lira. Türkiye’de asgari ücret net 17 bin lira. Çalışan her iki kişiden biri asgari ücretli. Yani çalışan bir anne çocuğunu kreşe vermek isterse, ya kazancının tamamını hatta daha fazlasını kreşe verecek ya da çocuğuna bakmak için işini bırakmak zorunda kalacak. Bu sistem açıkça kadınları çalışma hayatının dışında kalmaya zorluyor.

“AKP, ‘ÜÇ ÇOCUK YAPMANIZI İSTİYORUM AMA KREŞ AÇMIYORUM’ DİYOR”

TÜİK’e göre 0-3 yaş arası çocuk sahibi annelerin istihdam oranı, genel kadın istihdam oranından iki puan daha düşük. Bu da yaklaşık 200 bin annenin iş gücü piyasasından çocuğuna bakmak için çekildiğini gösteriyor. Zaten ülkemizde 10 kadından 7’si çalışmıyor. Çalışanlar da işleri ve evleri arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Oysa mevzuata göre 150’den fazla kadın çalışanın olduğu işyerleri annelere kreş hizmeti vermek zorunda. Bankalardan, atölyelere kadar bu böyle. Ama kurala uymayan iş verene uygulanan ceza sadece aylık 18 bin lira. Yani yaptırım, caydırmıyor. Aksine yuva açmamayı teşvik ediyor. AKP ‘üç çocuk yapmanızı istiyorum ama kreş açmıyorum’ diyor.

Bugün tek kişinin maaşıyla aile geçindirmek mümkün değil. Çalışmak erkeklerin olduğu gibi kadınların da hakkı. Çalışan erkeğe ya da kadına değil, çalışan insana ihtiyacımız var. Büyük bir reform gerekiyor. Beş yılda kreş sayısını üç katına çıkaran CHP’li belediyelerin yaptığı gibi bol bol kreş açılması gerekiyor. İşyerlerinde anneler için bakım desteğine, emzirme odalarını sağlamamız gerekiyor. Ücretli doğum izni sürelerini artırılması, babaların da doğum izni alabilmesini, doğum sonrası iş kaybetmeme garantisini konuşmamız gerekiyor. İş mülakatlarında kadınlara hamilelik planlarını sormayı da tarihe gömelim artık. Bu mesele evin geçimidir. Evladın bakımıdır. Geleceğin garantilenmesidir. Kadınlar için Türkiye’nin çağdaşlık sınavıdır, eşitlik davasıdır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kres-fiyatlari-kadinlari-calisma-hayatinin-disinda-birakiyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Aylin Yaman: Sağlık Sistemi Sadece Hekim Sayısına Endekslenmiştir https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-aylin-yaman-saglik-sistemi-sadece-hekim-sayisina-endekslenmistir/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-aylin-yaman-saglik-sistemi-sadece-hekim-sayisina-endekslenmistir/#respond Thu, 07 Mar 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8825

CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, sağlık sistemindeki sorunların sadece uzman hekim sayısını artırarak çözülemeyeceğini belirtti. Yaman, iktidarın sağlık politikasını eleştirdi ve “sözleşmeli çalışma, performansa dayalı çalışma gibi yöntemler hekimi güvencesiz bırakmakta, tüketmekte ve etik değerleri bozmaktadır” dedi.

Yaman yaptığı açıklamad, Türkiye’de hekim sayısının yetersiz olduğunu ve bölgeler arasında sadece hekim sayısının artırımının da eksik olacağını belirterek, “sağlık bir ekip işidir ve tükenmişliğin ve tırmanan şiddetin önüne geçmede en önemli yaklaşım görev tanımı belli, yetkin kadrolarla donanmış bir sağlık ekibidir. Beş dakikada hasta bakmaya zorlanan hekimler için yardımcı sağlık personelinin önemi büyüktür. Sistemi kurarken branşa göre hekim/ hemşire oranları mutlaka gözetilmelidir” ifadesini kullandı.

BÖLGELER ARASINDA DAĞILIM SORUNU MEVCUT”

Çözüm önerileri sunarken esas olanın her zaman sorunun doğru tespiti olduğunun altını çizen Yaman,  şunları kaydetti:

“Bu nedenle, sorunlara bakacak olursak hekim sayısının az olduğu doğrudur. Nitekim, 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 228’dir, bu sayı hala açıklanmamış olan 2022 yılı sağlık istatistiklerinden değil, haber bülteninden temin edilmiştir ve Avrupa Birliği ortalaması olan 397’nin çok altındadır fakat hekim azlığından daha çok dağılım sorunu mevcuttur. Batı Anadolu’da 100 bin kişiye 346 hekim düşerken Güneydoğu Anadolu’da 100 bin nüfusa sadece 151 hekim düşmektedir. Uzman hekim özelinde baktığımızda ise tablo daha vahimdir. Batı Anadolu’da 100 bin kişiye 157 uzman hekim düşerken Güneydoğu Anadolu’da sadece 69 uzman hekim düşmektedir.”

KADRO ARTIRILMASI GEREKLİDİR”

Pratisyen hekimler özelinde durumun daha da vahim olduğunu kaydeden Aylin Yaman, şöyle devam etti:

“Tüm ülkede 100 bin kişiye düşen pratisyen hekim sayısı sadece 63’tür. Üstelik uzman egemenliği olan İstanbul’da pratisyen hekim sayısı ülke ortalamasının çok daha altındadır. Bu durum, hekimleri tüketen temel konulardan biridir. Yapılması gereken açıktır, birinci basamak koruyucu hekimliğin merkeze konulması ve güçlendirilmesidir. Bu nedenle, aile hekimi uzmanı ve pratisyen kadrosunun da artırılması gerekmektedir. Bununla birlikte, kontrollü akışının sağlanması için sevk zincirinin mutlaka konulması gerekmektedir.

Sağlık sistemi maalesef sadece hekim sayısına endekslenmiştir. Sağlık bir ekip işidir ve tükenmişliğin ve tırmanan şiddetin önüne geçmede en önemli yaklaşım görev tanımı belli, yetkin kadrolarla donanmış bir sağlık ekibidir. Beş dakikada hasta bakmaya zorlanan hekimler için yardımcı sağlık personelinin önemi büyüktür. Sistemi kurarken branşa göre hekim/ hemşire oranları mutlaka gözetilmelidir.”

SÖZLEŞMELİ ÇALIŞMA HEKİMİ GÜVENCESİZ BIRAKMAKTADIR”

Kamuda istihdam biçimi sözleşmeli çalışmaya yönlendirilmek üzerine kurgulanmıştır. Bu tür çalışmayla sağlık çalışanı daha yüksek ücret alabilmektedir. Önerimiz, sözleşmeli çalışana verilecek yüksek ücretin temel ücret olarak 657 sayılı yasaya bağlı olarak kadrolu şekilde verilmesidir. Sözleşmeli çalışma, performansa dayalı çalışma gibi yöntemler hekimi güvencesiz bırakmakta, tüketmekte ve etik değerleri bozmaktadır. Bazı uzmanlık dallarını artırırken mutlaka uzun vadeli programlar yapılmalıdır. Örneğin, dahiliye uzmanlık dalı çoğunlukla yan dal geçişi olarak kullanılmaktadır. Genel dahiliye yaklaşımı gereken hastalık grupları için dahiliye uzmanı bulunamamaktadır. Planlama yapılırken sadece sayıya değil, bölüme özel duruma da bakılmalıdır.

Tükenmişlik, hekimin önündeki en büyük engeldir. Tükenmişliğin önüne geçmenin en önemli yolu ise hekime kaybettiği itibarı geri vermektir. İadeiitibar hekimi sözleşmeyle çalıştırarak değil güvence altına alarak gerçekleşebilir. Verdikleri emeğin karşılığını hem maddi hem de manevi olarak sunmak gerekir. Tek sorun maddiyat da değildir; özendirilmiş hasta şikayet hatları, bu kanun teklifiyle konulan disiplin ve para cezaları, sopa gibi her an üstlerinde gezdirilen idari takip mekanizmaları, hekimi yoğun hasta yükünden daha fazla tüketen ve değersiz hissettiren konulardır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-aylin-yaman-saglik-sistemi-sadece-hekim-sayisina-endekslenmistir/feed/ 0
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: Gençlerimizin Yoğun İlgi Gösterdiği Aile ve Gençlik Fonu Tüm Türkiye’ye Yaygınlaştırılacak https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerimizin-yogun-ilgi-gosterdigi-aile-ve-genclik-fonu-tum-turkiyeye-yayginlastirilacak/ https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerimizin-yogun-ilgi-gosterdigi-aile-ve-genclik-fonu-tum-turkiyeye-yayginlastirilacak/#respond Thu, 07 Mar 2024 04:12:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8730 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, başvurularına 15 Şubat’ta deprem bölgesinden başlanan Aile ve Gençlik Fonu’na ilişkin, “Gençlerimizin yoğun bir ilgisi söz konusu. Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye’de yaygınlaştıracağız.” dedi

Göktaş, kentteki bir kafede basın mensupları ile bir araya geldi. Tarihi geçmişi, doğal güzellikleriyle Trakya’nın incisi Tekirdağ’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Göktaş, “Tekirdağ’ın gelini” olduğunu, bundan dolayı memleketinde bulunmanın ayrı mutluluğunu yaşadığını belirtti.

TÜİK’in 2023 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladığını anımsatan Göktaş, buna göre, geçen yıl evlenen ve boşanan çiftlerin sayısının 2022’ye göre biraz düştüğünü söyledi.

Söz konusu verileri “çok önemli” olarak nitelendiren Göktaş, “Bu veriler ışığında sosyal politikalarımızı sürekli güncelliyoruz, yeniliyoruz.” diye konuştu.

Göktaş, Türkiye’deki evlenme ve boşanma ile ilgili son istatistiklerin dünya genelindekine benzer bir seyir izlediğine dikkati çekerek, “Bu, nüfusun yaşlanması ve nüfus artış hızının düşmesiyle ilgili son verilerle beraber değerlendirilmesi gereken bir durum. Pek çok ülkede bu konuyla ilgili çalışmalarda artış olduğunu görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlık olarak verileri hassasiyetle değerlendirdiklerini dile getiren Göktaş, “Aileyle ilgili politikalarımızın stratejik önemde olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. TÜİK’in güncel verileri, aileyi korumaya ve güçlendirmeye yönelik sosyal politikalarımızın ne kadar önemli ve kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.

“Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda”

Bakan Göktaş, başvuruları alınmaya başlanan “Aile ve Gençlik Fonu”na yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, “Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizi evlilik yolunda destekliyoruz. 15 Şubat itibarıyla ilk etapta Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki gençlerimizin başvurularını almaya başladık. Şu ana kadar gençlerimizin yoğun bir ilgisi söz konusu. Bu sabah itibarıyla 2914 çift başvurmuş durumda. İlerleyen süreçte ise programı tüm gençlerimizi kapsayacak şekilde bütün Türkiye’de yaygınlaştıracağız.” dedi.

“Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz”

Erken yaşta ve zorla evlilikler konusuna da değinen Göktaş, şunları söyledi:

“Erken yaşta ve zorla evliliklerle ilgili son 22 yılda yaptığımız çalışmalarla çok önemli mesafe kaydettik. Erken yaşta evlilikle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hem hukuki altyapısı hem meselenin sosyal boyutuna dair önemli çalışmalar yapıyoruz. Sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm paydaşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’de erken yaşta ve zorla evliliklerin yoğun olarak görüldüğü 28 ilde eylem planlarını uygulamaya koyduk.

8 Mart’ta Cumhurbaşkanı’mızın teşrifleriyle açıklayacağımız Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda da erken yaşta zorla evliliklerle mücadeleye yönelik kız çocuklarının eğitim alanında güçlendirilmesi ayrıca yer alacak. Erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele bizim en önemli çalışma alanlarımızdan biri. Burada oldukça proaktif, hızlı ve yerel dinamikleri göz önünde bulunduran çözümler üretmeyi önemsiyoruz.”

“Kimseyi geride bırakmayan bir sosyal hizmet anlayışı”

Seçim dönemlerini “demokrasi şenliği” olarak nitelendiren Göktaş, “Seçim ikliminin demokratik rekabet çerçevesinde, sağlıklı ve huzurlu geçmesini diliyorum.” diye konuştu.

AK Parti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994’te başlattığı hizmet odaklı belediyecilikte 22 yılı geride bıraktıklarını dile getiren Göktaş, şunları kaydetti:

“Hava kirliliği, çöp dağları, bozuk yollar, yetersiz altyapı, musluktan çamur akan şehirler, AK Parti belediyelerinin eser ve hizmet belediyeciliği ile tarihe karıştı. Toplumun her kesiminin ihtiyaçlarına odaklanarak, huzurlu bir sosyal yapı inşa etmek için çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Kimseyi geride bırakmayan bir sosyal hizmet anlayışıyla ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal yardımlarımızı sürdürüyoruz.”

AK Parti belediyelerinde, güçlü bir belediyecilik anlayışıyla, üretken projelerle kadın istihdamını desteklediklerini vurgulayan Göktaş, “Gençlerimize imkanlar sunarken, yaşlılarımızı sosyal hayata daha aktif bir şekilde dahil ediyoruz. Engellilerimizin sosyal hayata uyumunu sağlayacak erişilebilir projeler geliştiriyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız için yeni imkanlar sunuyoruz. Dolayısıyla seçim kampanyamızın sloganı olan ‘Gerçek Belediyecilik’ deyince gerçekten de akla AK Parti belediyeleri geliyor.” ifadesini kullandı.

Bakan Göktaş, sosyal belediyecilik anlayışıyla tüm toplumu daha da güçlendirmeye yönelik adımlar atmaya devam edeceklerinin altını çizerek, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda belediyecilik hizmetlerimizi ilerleteceğiz.” dedi.

Toplantıda AK Parti’nin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cüneyt Yüksel de kente yönelik projelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-genclerimizin-yogun-ilgi-gosterdigi-aile-ve-genclik-fonu-tum-turkiyeye-yayginlastirilacak/feed/ 0
Türkiye, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Danışman Ülke Olmak İçin Hukuki Altyapı Oluşturacak https://www.haber28.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:36:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8639 Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projeyle, Türkiye’nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde “danışman ülke” olması için gereken hukuki altyapının oluşturulmasına katkı sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin Danışman Ülke Olması İçin Uluslararası Kutup Mevzuatı Çerçevesinde Gereken Hukuki Altyapının Araştırılması” adlı çalışma da yer alıyor.

DEHUKAM tarafından hazırlanan projeyle Türkiye’nin Antarktika’da “danışman ülke” statüsünü elde etmesi için adım atılacak. Proje kapsamında ulusal ve uluslararası kutup mevzuatının incelenerek uygun hukuki hazırlığın yapılması planlanıyor. Ayrıca, Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarına yönlendirilmesi, lisansüstü programların yaygınlaştırılması ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

“Danışman devletler bilimsel çalışmalarda söz sahibi oluyor”

DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.

Demir, DEHUKAM’ın amacının, Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının güçlendirilmesi için deniz hukukçularına ihtiyacı bulunuyor. Bu çerçevede merkez, deniz hukukuna ilişkin çok sayıda bilimsel faaliyete imza attı ve birçok proje gerçekleştirdi.” dedi.

“KUTUP-1001” çağrısı kapsamında desteklenen söz konusu projenin de bunlardan biri olduğunu söyleyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Projemizin amacı, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin ‘danışman ülke’ sıfatına sahip olması. Danışman devletler, Antarktika’nın geleceği üzerinde, yürütülecek bilimsel çalışmalarda ve bilgi paylaşımında söz sahibi oluyor. Türkiye, danışman devlet statüsüne sahip olduğunda sadece Antarktika değil, kutuplar üzerinde de çalışmalarını yoğunlaştıracaktır. Antarktika Antlaşmalar Sistemi, Antarktika’nın korunmasını, bilimsel faaliyetlerinin yürütülmesini, Antarktika’nın insanlığın ortak değeri olarak kullanılmasını öngörüyor. Türkiye, aktif şekilde bu çalışmalara katılma arzusunda ve kararındadır. Bu çerçevede hukuku altyapı araştırılacak, özellikle mevzuat bağlamında yapılması gereken düzenlemelerin oluşturulması sağlanacak.”

Eğitim ve çalıştaylar düzenlenecek

DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara da söz konusu projenin, yaklaşık 1 yıllık çalışmayla oluşturulduğunu ve 24 aylık uygulama periyoduna başladıklarını bildirdi.

Başkara, çalışmanın ilgili çağrı kapsamında, Ankara’dan kabul edilen tek sosyal bilimler projesi olduğunu da aktararak, “Daha nitelikli insan kaynağı kapasitemizle bu alanda çalışmalarımızı güçlendirebileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Proje yürütücüsünün Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nil Kula olduğunu dile getiren Başkara, çalışmanın uygulanma aşamasına ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Dünyadaki uygulama örnekleri, halihazırda danışman ülke statüsünü kazanmış ülkelerin mevzuatlarının araştırılması, ülke mevzuatımızı bu çerçevede şekillendirilmesi ve daha nitelikli hale getirilmesi noktasında araştırmalar yapılacak. Öte yandan ülkemizde kutup çalışmaları ve hukuki altyapının oluşturulmasına yönelik ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör temsilcilerinin katılacağı meslek içi eğitim programı düzenlenecek. İlgili kurum ve kuruluşların hukuki altyapılarını kutup mevzuatı ile uyumlaştırılmasının tartışılabileceği bir çalıştay programı da gerçekleştirilecek.”

Başkara, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı himayelerinde farklı bilim programları ile yeni alanlara yelken açtığına işaret ederek, “Bunlardan birine, haklı gururunu yaşadığımız Milli Uzay Programı ile şahitlik ettik. Kutuplarla ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ‘Ulusal Kutup Bilim Programı’ yürütülüyor. Programın bir parçası olarak, her yıl Antarktika Bilim Seferleri organize ediliyor. Programın bileşeni olarak Antarktika’nın korunmasında Türkiye’nin etkin rol alması ve aktif söz sahibi olması hedeflendi. Bu anlamda söz konusu projeyle ülkemiz, altyapısı ve bileşenlerini tamamlayarak Antarktika’da daha çok söz sahibi olacak.” dedi.

İzlenecek yöntemlerle yol haritası hazırlanacak

Proje Araştırmacısı Hasan Burak Yıldız da danışman ülke statüsüne geçebilmek için gerekli olan şartlara dikkat çekerek, “Danışman ülke olmak isteyen taraf ülkenin, bölgede bilimsel araştırmalar yapması, bilimsel ilgisini kanıtlaması, danışman ülkeler toplantısında alınan kararların tamamını onaylayacağına dair bir niyet beyanında bulunması ve tüm faaliyetlerde uluslararası kutup mevzuatına uygun şekilde hareket edeceğini beyan etmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Projede izlenecek yöntem hakkında da bilgi veren Yıldız, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bilimsel seferleri doğrultusunda, ulusal mevzuatını ve yurt içindeki akademik kaynakları araştırıp mevcut pozisyonunu değerlendireceğiz. Sonrasında ülke mevzuatlarını ve 1961 yılından günümüze kadar yapılan danışman ülkeler toplantısında alınan kararları inceleyeceğiz. Bu verilerle Türkiye’nin mevzuatında neler yapılması gerektiğine dair yol haritası hazırlayacağız.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/feed/ 0
Isparta Belediyesi ve Yargı Akademi İş Birliğiyle KPSS Kampı Düzenleniyor https://www.haber28.com.tr/isparta-belediyesi-ve-yargi-akademi-is-birligiyle-kpss-kampi-duzenleniyor/ https://www.haber28.com.tr/isparta-belediyesi-ve-yargi-akademi-is-birligiyle-kpss-kampi-duzenleniyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 08:24:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8424 Isparta Belediyesi ve Yargı Akademi iş birliği ile Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) kampı düzenleniyor. Katılımcılara ücretsiz olarak Isparta Belediyesi Kültür Merkezinde verilen kampa katılan gençler bilgilerini tazeliyor ve sınavlara hazırlanıyor.

Isparta Belediyesinin ücretsiz olarak düzenlendiği hazırlık kampını ziyaret eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, gençlere başarı dileklerini iletti. Başdeğirmen, gençlerle karşılıklı sohbet ederek, istek ve önerilerini dinledi, gençlere yönelik yapılan çalışmalar ve yeni yapılacak projeler hakkında bilgiler verdi. KPSS hazırlık kampına gençlerin ilgisinden dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, bu hazırlık kamplarının geçen yıllarda da yapıldığın söyledi. KPSS hazırlık kamplarının 5’er günlük periyotlarla yapıldığını ve bu kampın 2 defa daha yapılacağını dile getiren Başkan Başdeğirmen, “Bu çalışmalarla siz gençlerimize faydalı olmaya çalışıyoruz. Bu çalışmamızdan 50 kişi de olsa çok daha fazla başarı elde edebiliyorsa bu bizim mutluluğumuz olur. Memleketimize hep birlikte hizmet etmeye çalışıyoruz. Sizlerde devletimizde görev almak, kamu personeli olmak istiyorsunuz, sizlerle de çalışmak bizler için de büyük bir mutluluk olacaktır. İnşallah bu sınavlarda başarılı olduktan sonra da sizlerle memleketimize ülkemize güzel hizmetler edebilmek istiyoruz. Sizlere kolaylıklar ve başarılar diliyorum” dedi.

“Samimiyetle söylüyorum beklediğim soru buydu”

Görüş ve önerileri de dinleyen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ile gençler arasında salonu gülümseten anlar yaşandı. 2022 yılında da kampa katıldığını söyleyen bir genç “Sizlere bu hizmetinizden dolayı teşekkür etmek istiyorum” derken, ‘2022 yılında yemek vermiştiniz’ derken, Başkan Başdeğirmen de, “Samimiyetle söylüyorum, beklediğim soru buydu” diyerek cevap verdi ve gençlerden gelen bu teklifi geri çevirmedi.

Bir gencin mikrofonsuz konuşması karşısında salona ‘Arkadaşımızı sizler de duyabiliyor musunuz?” diye seslenen Başkan Başdeğirmen gençlerden ‘evet’ cevabı alınca “Akustik çok güzel, biliyorsunuz burayı yeni yaptık” derken, IBKM ile ilgili bilgiler verdi ve “Bizden önceki 20 yıl içinde Isparta’ya 30 tane tiyatro gelmiş. Burayı açtıktan sonra 2,5 senede 127 özel ve bir o kadar da devlet tiyatrosu geldi” görüşlerinde bulundu. Gençlerin ders çalışma ortamlarının artırılması yönündeki bir soruya da cevap veren Başkan Başdeğirmen, Vatan, Davraz Gençlik Merkezleri ile Akkent Mahallesi sosyal tesislerinde ders çalışma alanları ve kütüphane oluşturulduğuna değindi ve bu tesislerin bir haftaya kadar hizmete gireceğini aktardı. Başdeğirmen, 0-10 yaş Bebek ve Çocuk Kütüphanesi yapım çalışmalarının devam ettiğini ve 6 ay içinde buranın açılacağını dile getirerek mevcut otogar alanına da bin 500 kişilik Şehir Kütüphanesi ve Öğrenci Etkileşim Merkezi Projesi’nin hazır olduğunu, yeni otogarın faaliyete geçmesiyle bu alanın kütüphane olacağını belirtti. Başdeğirmen, “Göreve geldiğimizde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde bir tek Halil Hamit Paşa Kütüphanesi vardı. Şimdi IBKM de var, 3 tane daha açıyoruz, ayrıca Bebek ve Çocuk Kütüphanesi ile Şehir Kütüphanesi’ni de şehrimize kazandırıyoruz” dedi.

Yargı akademi yetkilileri de KPSS Hazırlık Kampı ile Isparta Belediyesinin Türkiye’ye örnek olduğunu belirterek, “Başkanım 2022 yılında bu projeyi başlattığınızda Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Bu noktada diğer iller Isparta Belediyesini örnek almaya başladı. Öğrencilerimiz ve kurumumuz adına sizlere teşekkür ediyoruz” dedi. – ISPARTA

]]>
https://www.haber28.com.tr/isparta-belediyesi-ve-yargi-akademi-is-birligiyle-kpss-kampi-duzenleniyor/feed/ 0
AK Parti Muş’ta Seçim Koordinasyon Merkezi Açılışı Yapıldı https://www.haber28.com.tr/ak-parti-musta-secim-koordinasyon-merkezi-acilisi-yapildi/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-musta-secim-koordinasyon-merkezi-acilisi-yapildi/#respond Tue, 05 Mar 2024 06:01:50 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8383 AK Parti’nin yerel seçimler için Muş merkezde kullanacağı Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışı düzenlenen tören ile gerçekleştirdi. Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ve Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, Belediye Başkanı ve Adayı Feyat Asya, AK Parti İl Başkanı Melik Emre, MHP İl Başkanı Osman Yüce, ilçe belde belediye başkanları ve adayları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan Belediye Başkan Adayı Feyat Asya; “Bugün bir taziye vesilesi ile ilimize teşrif eden kıymetli büyüğümüz Bursa Milletvekilimiz Muhammed Müfit Aydın ve ilimizin Milletvekili Mehmet Emin Şimşek karargahımızda halkımızla bir çay içmek istediler. Bizde karargahımızın gayrı resmi açılışını yapmıştık. Teberrüken Milletvekillerimizin katıldığı bir açılış yapmak için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Rabbim 31 Mart 2024’te icra edilecek seçimlerin özelde şehrimize ve şehrimiz insanlarına genelde ülkemiz ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum. En nihayetinde gönül coğrafyamızın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın elinin ve dilinin çok daha güçlü olmasına vesile olmasını Cenabı Allah’tan temenni ediyorum” dedi.

“GERÇEK BELEDİYECİLİĞİN İNŞASI İÇİN KOLLARIMIZI SIVADIK”

Asya, gerçek belediyeciliğin inşasını yapacaklarını belirterek; “İlk günkü aşk ve heyecanla çıktığımız kutlu yolda tek gayemiz halkımıza hizmetkarlık yapmaktır. Önümüzdeki dönemde bu şehrin eksik kalmış sosyal, kültür, gönül, sevgi, muhabbet ve edebiyat belediyeciliğini yapmak üzere hep birlikte sahada olacağız. Gönüllere dokunmak, asli işimiz olan gerçek belediyeciliğin inşası için kollarımızı sıvadık. Rabbim her birimizin yardımcısı olsun. İnşallah başta il başta olmak üzere 5 ilçe 17 belde belediyemiz ile birlikte Sayın vekilimiz ve il başkanımızın koordinesinde güçlü bir şekilde Ankara’dan almamız gereken paylara vesile olacak çalışmalara sizler katkı sunacaksınız. Bizler de hizmetkarlığa devam edeceğiz. Bu vesile ile kısa bir süre içinde toplanan siz değerli dostlarımıza şahsım ve ekibim adına şükran ve minnetlerimi arz ediyorum” şeklinde konuştu.

AK Parti İl Başkanı Melik Emre, saha çalışmalarının startını verdiklerini kaydederek; “Değerli Bursa Milletvekilimiz Müfit ağabeyimiz meclisin tatile girmesi ile gelip çalışmalarımıza katkı sundu. Bizleri kırmayıp seçim büromuzu ziyaret edip, coşkumuza ortak olmak isteyen Müfit ağabeyimize hoş geldiniz diyorum. Dün saha çalışmalarımızı başlatmıştık. Hepimizin yolu bahtı açık olsun” şeklinde konuştu.

YÜCE: FEYAT BAŞKANIMIZI 3’ÜNCÜ DÖNEMDE DE BAŞKAN OLARAK KAZANDIRACAĞIZ

MHP İl Başkanı Osman Yüce, birlik beraberlik mesajı vererek; “Biz memleket sevdalısı olan bir siyasi partiyiz. Karşılıksız bir şekilde bu davaya gönül vermiş biri olarak Feyat Başkanımızı 3’üncü dönemde de başkan olarak kazandıracağız. Muş’ta yarım kalan hizmetlerin tamamlanması adına oylarınıza, dualarınıza ve desteklerinize ihtiyacımız var. Hepiniz hoş geldiniz şeref verdiniz” ifadelerini kullandı.

ŞİMŞEK: BİZLER BU YÜREKLERİN SICAKLIĞI İLE BU İNSANLARA HİZMETKARLIK EDİYORUZ

AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, açılış töreninde yaptığı konuşmada, vatandaşlara hizmet etmeye devam edeceklerini ifade ederek; “Değerli büyüğümüz Bursa Milletvekilimiz Müfit ağabey, taziyelere katılmak üzere ilimize geldi. Seçim karargahımızda çay içme teklifimizi kabul ettiği için kendisine çok teşekkür ediyorum. Böyle bir program planımızda yoktu. Kısa bir süre içinde böyle gözleri gülen bir kalabalık hiçbir yerde yoktur. Yaklaşık 22 yıldır bu insanların bakışı değişmedi. Yüzleri ve gözleri hep güldü. Bizler bu yüreklerin sıcaklığı ile bu insanlara hizmetkarlık ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde hep bu millete hizmet etmeyi şiar edindik. Yine yeni bir yoldayız. Allah hayırlara vesile kılsın. İl belediye başkanımız Feyat Asya, 5 ilçe belediye başkanımız, 17 belde belediye başkanlarımız, meclis ve genel meclis üyelerimiz ile birlikte 5 yılda daha bu şehre hizmet etmeyi Cenabı Allah’tan temenni ediyorum. Sizler bundan 6 ay önce parlamentoda 5 yıl daha çalışma vekaleti verdiniz. Hiçbir zaman tembellik yapmadık. Milletimiz ve şehrimiz için çalıştık bundan sonra da çalışmalarımızı devam ettireceğiz” dedi.

AYDIN: BU PARTİNİN SİZLERE HİZMETKAR OLMANIN DIŞINDA BİR DERDİ YOKTUR

Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ise, seçim çalışmalarının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak; “Bizler sizlerle gurur duyuyor ve iftihar ediyoruz. Değerli kardeşlerim çok ciddi bir zenginlik kazandık. Ekonomimiz elhamdülillah iyi durumdadır. Ben Muş’taki bu araçların onda birini gördüğüm günleri hatırlıyorum. Şimdi hemen hemen herkesin evinin önünde arabası var. Onun için şuanda Türkiye dünyada iyi bir isim yapmaya başladı. Osmanlı’nın ruhunu yaşatmaya başladı. Osmanlı’nın 600 yıllık döneminde bizler dünyaya adaleti ve saygıyı yaydık. 80 yıldır bizleri o tarihten uzaklaştırmaya çalıştılar. Osmanlı döneminde Türk’ü, Kürd’ü, Arab’ı ve Çerkez’i hepsi kardeşçe yaşıyordu. Bizim kardeşlik çimentomuz İslam’dır. Türk’ün, Kürd’ün, Arab’ın ve Acem’in de tek bir çimentosu var o da İslam’dır. Eğer sizler İslam’dan uzaklaşırsanız, o zaman ırkçılık dediğimiz melanet ortaya çıkıyor. Allah hepinizden razı olsun. Bu yolda bugüne kadar yapılan hizmetler için Başkanımızı, Milletvekilimizi ve İl Başkanlarımızı tebrik ediyorum. Gerçekten çok ciddi bir mesafe alınmış. Bu fırsatı 31 Mart’ta bunu devam ettireceğiz. Bu partinin sizlere hizmetkar olmanın dışında bir derdi yoktur. Buradaki il başta olmak üzere ilçelerimiz ve beldelerimizde bu hizmetkarlığın devam etmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Allah hayırlı ve uğurlu etsin” şeklinde konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından seçim koordinasyon merkezinin açılışı yapıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-musta-secim-koordinasyon-merkezi-acilisi-yapildi/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, işverenlere yeni teşvik modelleri üzerinde çalıştıklarını açıkladı https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/#respond Tue, 05 Mar 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8302 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, “Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

Özçelik, Öz Orman-İş Sendikasının Kızılcahamam’da bir oteldeki 55. Temsilciler Eğitim Toplantısı’nda, Öz Orman-İş’in kurulduğu 2008’den beri duruşundan ve mücadelesinde taviz vermediğini belirterek, sendikanın 27 bin üyesiyle çalışma hayatının önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm paydaşlarıyla sosyal diyaloğu esas alıp, hareket ettiklerini vurgulayan Özçelik, “Sosyal devleti bir bütün olarak işçi, işveren ve devlet üçlüsünün mutabakatı olarak görüyoruz. Ülkenin refahının ve topyekun yükselişi, bu mutabakatın sağlıklı bir zeminde kurulmasına bağlı. Bu çerçevede sendikalarımız, Bakanlığımızın en fazla önem verdiği paydaşlardır.” ifadelerini kullandı.

Sendikal örgütlenmenin önünde hiçbir engelin bulunmadığını dile getiren Özçelik, sendikalı işçi sayısının yaklaşık 2,5 milyona, sendikalaşma oranın ise yüzde 15 düzeyine yükseldiğini bildirdi.

“İstihdam tüm zamların en yüksek seviyesine ulaştı”

Bazı işverenlerin, sendikaların örgütlenmesine yönelik olumsuz bakış açısını ortadan kaldırmak istediklerini ifade eden Özçelik, şöyle konuştu:

“Büyüyen, kalkınan Türkiye’nin son 20 yılında, istihdamın artırılması en temel ilkemiz, en önemli politika eksenimiz oldu. İş gücümüz bugün 35 milyonu aştı. İstihdam edilenlerin sayısı 2002 yılında bu yana yüzde 50’den fazla artarak tüm zamların en yüksek seviyesi olan 32,5 milyona ulaştı. Dezavantajlı gruplara yönelik uyguladığımız destek, teşvik ve düzenlemelerle kadın, genç ve engellilerin istihdamını önemli ölçüde artırdık. Sosyal örgütlenme imkanlarının geniş, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı ve çalışma ortamını insana yaraşır hale getirmiş olan işverenlerimize yönelik yeni teşvik modelleri üzerinde çalışıyoruz.”

Özçelik, enflasyonun tahribatını emekçilere hissettirmemek için gayretle çalıştıklarını belirterek, Bakanlık olarak, çalışma hayatının tüm taraflarıyla dayanışma içerisinde, üzerlerine düşen tüm görevleri yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.

Özçelik, “Bu kapsamda Sayın Settar Başkan’ın, işçilerimizin hem kamu çerçeve protokolüyle getirilen şartları hem ücretlerdeki basamak sistemiyle ilgili taleplerine, inşallah önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz danışma kurulları toplantılarımızda dile getirip, hep birlikte çözüm arayacağız.” dedi.

“İşçiler arasındaki ücret merdiveni yeniden kurulmalı”

Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan da üyelerinin kadro hakkına kavuşması ve özlük haklarının iyileştirmesi için büyük bir mücadele yürüttüklerini belirterek, son olarak 14 bin geçici orman işçisinin çalışma sürelerini 10 aydan 12 aya yükseltilmesi kazanımını elde ettiklerini söyledi.

Kamu işçinin 2023-2024 dönemindeki mali ve sosyal haklarının belirlendiği Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’nü geçen yıl mayıs ayında imzaladıklarını anımsatan Aslan, bu sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltildiğini, ardından 2023 yılının ilk altı ayında refah payı dahil ücretlere yüzde 45’lik artış yapıldığını vurguladı.

Bu sözleşmenin kazanımlarının enflasyon karşısında zamanla erimesi üzerine TÜHİS ile 29 Ocak’ta ek protokol imzalandığını hatırlatan Aslan, şöyle konuştu:

“Ek protokolle sözleşme başlangıç tarihi 1 Ocak olanların aldığı yüzde 32,57 oranındaki zam, sözleşme başlangıcı 1 Mart ve sonraki aylarda olanlara da uygulandı. Bunda emeği olanlara teşekkür ediyorum. Fakat arkadaşlarımızın hala 49,25 zamda yeknesaklığın sağlanması konusunda beklentileri var. Bu beklentiye yetkililerin duyarlılık göstereceğine inanıyorum. Hükümetimizden, memurlarımıza ve emeklilerimize verilen yüzde 49,25’lik zam oranın kamu işçisine de verilmesini istemiştik, bunu yine talep ediyoruz.”

Aslan, geçen yıl imzalanan sözleşmeyle en düşük kamu işçisi ücretinin önce 15 bin liraya yükseltilmesi ve ardından yapılan yüzde 45’lik artışla kıdemli işçi ile yeni işçi arasındaki ücret makasının daraldığına dikkati çekerek, “Bu durum işyerlerinde rahatsızlığa neden oldu. Bu sorunu TÜHİS ile aşamadık. Önümüzdeki sözleşme döneminde eski işçi ile yeni işçi arasındaki ücret merdiveni sisteminin yeniden kurulmasını istiyoruz.” dedi.

Toplantıya, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yüzer ve sendikanın temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakan-yardimcisi-faruk-ozcelik-isverenlere-yeni-tesvik-modelleri-uzerinde-calistiklarini-acikladi/feed/ 0
Diyarbakır’da Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi 12 kente ve 3 ülkeye yayıldı https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/ https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/#respond Mon, 04 Mar 2024 07:24:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8229 Diyarbakır’da Kayapınar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından su verimliliğine ilişkin hazırlanan “Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi” 12 kente ve 3 ülkeye yayıldı.

Lise öğrencileri, 31 Ocak 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği” kapsamında, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle geçen yıl eylülde projeyi hayata geçirdi.

Projede yer alan gönüllü 55 öğrenci, okulları ziyaret ederek, suyun verimli kullanımı, kuraklık ve iklim değişikliğinin etkileri konusunda akranlarına yönelik bilinçlendirme çalışması yürütüyor. Kentte şimdiye kadar 12 okulu ziyaret eden öğrenciler, 1200 akranına ulaştı. Ardından bu okullar da projeye ilişkin çalışma yürütmeye başladı.

Proje koordinatörü ve tarih öğretmeni Ferda Salık, AA muhabirine, Türkiye’nin su stresi altındaki bölgeler arasında yer aldığını, dünyada küresel ısınma çağının sona erdiğini, “küresel yanma” çağıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi.

Suyun önemine dikkati çekmek ve su kaynaklarının korunması amacıyla öğrencilerle “Su Gönüllüsü Gençler Sahada Projesi”ni hayata geçirdiklerini bildiren Salık, bunun için çeşitli sunumlar hazırladıklarını kaydetti.

Projeye önce kendi okullarında başladıklarını anlatan Salık, sonra Kayapınar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün de desteğiyle projeyi diğer okullarda da hayata geçirdiklerini dile getirdi.

12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrenci de projede yer alıyor

Salık, “Gelecek için bir damla da sen ol” sloganıyla çalışmanın kısa sürede büyüdüğünü bildirdi.

Projeyi sosyal medyadan gören Denizli, Afyonkarahisar, Konya, Kayseri, Zonguldak, Samsun, İzmir, Bitlis, Van, Ankara, Şanlıurfa ve Manisa’daki bazı okulların kendilerine ulaştığını ve çalışmaya dahil olduğunu belirten Salık, Almatı Eğitim Ateşeliğinin desteğiyle Kazakistan’daki öğretmen ile öğrencilerin de projede yer almaya başladığını söyledi.

Yunanistan ve Litvanya’daki okullara ise e-twinning aracılığıyla ulaştıklarını anlatan Salık, projeye dahil olan okullarla internet ortamında görüştüklerini, bu sayede 12 il ve 3 ülkeden 495 gönüllü öğrencinin de çalışmada yer aldığını kaydetti.

Salık, “Onlar da kendi okullarında farkındalık oluşturmaya başladı. Özgün çalışmalar yapmaya başladılar. Onlar da sıfır atık ve su verimliliğiyle alakalı çalışmalar yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin gücüne inandıklarını, onları gelecekte kuraklıkla baş başa bırakmak istemediklerini dile getiren Salık, şöyle devam etti:

“Akran eğitimini kullandığımız zaman daha çok etkili olduğunu, öğrencilerin birbirinden çok etkilendiğini görüyoruz. Eğitim verilen öğrenciler de başka okullarda yapmaya başladı. Bir eğitim seferberliği başladı diyebilirim. Ayrıca Vali Yardımcısı Murat Yıldız’ın koordinatörlüğünde düzenlenen Kurumlar Arası Su Verimliliği Yarışması ile de su kaynaklarının korunması ve su verimliliğiyle ilgili öğrenciler arasında bilinç oluşturulması hedefleniyor.”

Rehber öğretmen Şehla Bulut da projeyle öğrenciler arasında işbirliğinin güçlendiğini, empati duygusunun geliştiğini vurguladı.

Bu tür sosyal sorumluluk projelerinde rekabet değil işbirliğinin ön planda olduğuna dikkati çeken Bulut, projede yer almanın gurur verici olduğunu söyledi.

Suyun verimli kullanımı için okulda da çalışma yapıldı

Okul Müdürü Yıldız Özateş ise öğretmen ve öğrencileriyle “Su Verimliliği Seferberliği”ni desteklediklerini belirtti.

Bu çalışma kapsamında okullarında da çeşitli önlemler aldıklarını bildiren Özateş, “Su musluklarının başlıklarına perlatörler taktık. Vanaları biraz kıstık. Öğretmen ve öğrencilerimiz su verimliliği için sahada. Okulları geziyorlar. Bilgilendirme seminerleri yapıyorlar. Su kaynaklarının korunması, gelecek nesillere aktarılması ve Diyarbakır’da suda sıfır kayıp hedefi için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bence artık söz, geleceğini korumak isteyen gençlerde”

Su gönüllüsü 9. sınıf öğrencisi Nurşin Duman, gittikleri okullarda suyun nasıl ve neden verimli kullanılması gerektiğini anlattıklarını, sıfır atık gibi konularda bilgi verdiklerini dile getirdi.

İklim değişikliği ve su verimliliği konusunda farkındalık oluşturduklarını ifade eden Duman, “Başka şehirlerdeki akranlarımızla da zoom uygulaması üzerinden bir araya geliyoruz. Onlar da çok güzel çalışmalar yapıyor. Bence artık söz, biz geleceğini korumak isteyen gençlerde. Herkesi de bu seferberliği desteklemeye davet ediyorum.” diye konuştu.

9. sınıf öğrencisi Ecrin Irmak Koca da araştırmalarının sonucunda böyle bir projede yer aldığını, önlem alınabilmesi adına çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Koca, “İklim krizi bizi çok endişelendiriyor. Ferda öğretmenimizle de araştırmalar yaptık. Kuraklığın sınırında olduğumuzu öğrendik. Şu anda da okulları geziyoruz ve farkındalığı artırmaya çalışıyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/diyarbakirda-su-gonullusu-gencler-sahada-projesi-12-kente-ve-3-ulkeye-yayildi/feed/ 0
Mardin’deki 5 bin yıllık yer altı şehri turizme açılıyor https://www.haber28.com.tr/mardindeki-5-bin-yillik-yer-alti-sehri-turizme-aciliyor/ https://www.haber28.com.tr/mardindeki-5-bin-yillik-yer-alti-sehri-turizme-aciliyor/#respond Mon, 04 Mar 2024 06:24:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8215 HALİL İBRAHİM SİNCAR/SELAHATTİN EROL – Mardin’in Midyat ilçesinde, içinde ibadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları bulunan, dehlizlerle geçişlerin olduğu 5 bin yıllık yer altı şehrinin 2 etabı bu yıl ziyarete açılacak.

Midyat ilçesinde 4 yıl önce tarihi sokak ve evlerde başlatılan çalışma kapsamında bulunan ve temizlik yapılan mağaranın tek olmadığının, dehlizlerle farklı mekanlara geçiş sağlandığının belirlenmesi üzerine yer altı şehrini ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen kazı çalışmasının 4. sezonu başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Mardin Müzesi ve Midyat Belediyesi işbirliğiyle 4 yıldır Estel bölgesinde bulunan Ulu Cami Mahallesi’ndeki 2 noktada çalışmalar titizlikle yürütülüyor.

Çok geniş bir alana yayıldığı tespit edilen ve buluntulara göre yaklaşık 5 bin yıllık olduğu belirlenen yer altı şehrinin, 1. ve 2. etap temizlik ve kazı çalışmalarında 8 bin 223 metrekarelik alan ve bu alanlarla bağlantılı yaklaşık 120 metrelik tünel ortaya çıkarıldı.

İbadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları, tünel ve dehlizlerin bulunduğu yer altı şehrinde, farklı dönemlere tarihlendirilen, kandiller, ağırşaklar, el değirmeni, taş ve cam boncuklar, taş eserler, bronz sikke ve takılar, pişmiş topraktan araç gereçlerin yanı sıra insan ve farklı hayvanlara ait kemikler bulundu.

Çalışmaların bitme noktasına geldiği 1. ve 2. etapların turizme kazandırılması için hazırlanan restorasyon ile Ziyaretçi Karşılama Merkezi projeleri, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylandı.

Mezopotamya’nın en gözde destinasyon merkezi haline getirilmesi hedeflenen yer altı şehrinin iki etabının bu yıl turizme kazandırılması hedefleniyor.

“Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız”

Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, AA muhabirine, çok kültürlü bir yapıya sahip Midyat’ta yüzyıllardır Türk, Kürt, Arap, Müslüman, Süryani ve Yezidilerin bir arada yaşadığını söyledi.

Tarihi ilçede yer altı şehrini ortaya çıkarmak için başlattıkları kazıların sürdüğünü kaydeden Şahin, bu yıl Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde tespit edilen yeni etaplarda çalışma yapılacağını bildirdi.

İlk iki etap için restorasyon ve Ziyaretçi Karşılama Merkezi projelerinin onaylandığını, projeleri çok kısa sürede bitirip 2 etabı turizme açmayı planladıklarını kaydeden Şahin, şöyle konuştu:

“Bu yıl içinde 1. ve 2. etabı turizme açmayı düşünüyoruz. Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız. 6-7 ay içinde yer altı şehri turizme açılacak. Midyat’taki yer altı şehrinin tamamını turizme açtığımız zaman dünyanın en büyük yer altı şehirlerinden biri olacak. Sene sonuna doğru 1. ve 2. etabı tamamıyla misafirlerimizin hizmetine açacağız. Gelen turistler hizmete açılmadığı halde merak edip, bizlere müracaat ediyorlar. Güvenlik nedeniyle şu anda ziyaretçi kabul edemiyoruz.”

Yılda ortalama 1 milyon turisti ağırladıklarını, bu yıl da 1,5 milyon turist beklediklerini aktaran Şahin, turizm konusunda ilçenin potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.

Turizme açamadıkları destinasyon noktalarının bulunduğunu anlatan Şahin, hedeflerinin 2 milyon turiste yaklaşmak olduğunu sözlerine ekledi.

“5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek”

Kazı başkanı Gani Tarkan da 2020 yılında başlayan kazı çalışmalarında 4. sezona başladıklarını söyledi.

Yamaç yerleşiminin güney kısımlarında çalışmaların devam ettiğini kaydeden Tarkan, şöyle devam etti:

“Bu sezon çalışmalarda bir işlik ve bir mağara alanı tespit edildi. Mağaradan taş alınma suretiyle genişlediğini görüyoruz. Alınan taşlarda mağaranın hemen üzerinde 20. yüzyılın başlarında tarihlenen ev inşa edilmiş. Kazı alanında şu anda üst tabakadayız. Alınmamış dolgu toprağı var. Dolgu toprağının altında da diğer mekanlara bağlantıyı geçişi sağlayacak mekanların da bulunacağını tahmin ediyoruz.”

Yer altı şehrinin yaklaşık 40 hektarlık bir alandan oluştuğunu, şimdiye kadar yüzde 6-7’lik bir kısmının ortaya çıkarıldığını aktaran Tarkan, kazıların yıllarca süreceğini vurguladı.

Şimdiye kadar çok sayıda yapı ve buluntulara ulaştıklarına dikkati çeken Tarkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milattan önce 3. binde yerleşim başlıyor Matiate yer altı şehrinde. Tunç Çağı’nda başlıyor ve kesintisiz şekilde devam ediyor. Roma dönemine ait de çok sayıda buluntu var. Sikkeler, kandiller, su mataraları, cam bilezikler ve günlük kullanım eşyaları gibi yoğun seramik buluntuları bulundu. Bunun yanında çok sayıda daha çok Orta Çağ seramiği bulduk. Tunç dönemine tarihlenen seramiklere de ulaştık, bunlar lokal bölgede. Ancak kazı alanı genelinde Orta Çağ ve Roma dönemine ait buluntularla karşılaşıyoruz. 5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek. Hedefimiz yer altı şehrinin tamamını açığa çıkarmak ve etap etap burayı gelen turistlerin ziyaretine açmak.”

“Matiate diğer yer altı şehirlerinin öncüsü”

Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları sorumlusu ve sanat tarihçisi Mervan Yavuz da arkeolog, sanat tarihçisi ve 10 işçi ile çalışmaları titizlikle yürüttüklerini söyledi.

Çalışmaların 1. ve 2. etabında bitme aşamasına gelindiğini kaydeden Yavuz, şimdiye kadar açığa çıkardıkları alanda önemli buluntulara ulaştıklarını, buluntulara göre yer altı şehri tarihinin Tunç dönemine kadar gittiğini gördüklerini bildirdi.

Dünyanın birçok yerinde yer altı şehirlerinin bulunduğunu, ilçedeki yer altı şehrinin benzerinin Kapadokya bölgesinde olduğunu kaydeden Yavuz, şöyle dedi:

“Matiate yer altı şehrinin önemi, bereketli hilalin tam ortasında bulunmasından kaynaklı. Yayılım buradan gerçekleştiği için Matiate yer altı şehrinin diğer yer altı şehirlerinin öncüsü olduğunu görüyoruz. Diğer yer altı şehirlerinden farkı ise sivil mimarinin yer altı şehrinin üzerinde bulunması. Bu da bize yer altı şehrinden günümüze nasıl ulaşıldığını gösteriyor. Yer altı şehrinden kent yaşamına aşamalar halinde geçişini gözlemleyebiliyoruz. Aynı zamanda Kapadokya gibi bazı yer altı şehirleri, dikey olarak aşağı inmekte. Buradaki ise teras şeklinde yatay seyrediyor ve çok geniş bir alana yayılıyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/mardindeki-5-bin-yillik-yer-alti-sehri-turizme-aciliyor/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’ndaki çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-filyos-limanindaki-calismalara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-filyos-limanindaki-calismalara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/#respond Sun, 03 Mar 2024 05:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8031 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Filyos Limanı’ndaki çalışmalara ilişkin, “2 yıllık periyotta inşallah orayı deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun şekilde kullanacağı hale getireceğiz. Hakeza demir yolu hattımızla ilgili ihale sürecini başlattık. Onu da liman içerisine kadar ulaştırmış olacağız.” dedi.

Karabük programı kapsamında Kemal Güneş Caddesi’nde esnafla görüşen Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde, Karabük Milletvekili Durmuş Ali Keskinkılıç, İl Başkanı Ferhat Salt ve Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya eşliğinde basın toplantısı düzenledi.

KARDEMİR’in artık sadece Türkiye’ye değil dünyaya ürün sattığını belirten Uraloğlu, gerek ray gerek tekerlek gerekse ileriye yönelik boji üretmeyle ilgili çalışmaları bulunan fabrikanın, sadece klasik ürünlerle değil yan sanayisiyle de Türkiye’ye katkı sağlamaya çalıştığını söyledi.

Filyos Limanı’nın hizmete açıldığını anımsatan Uraloğlu, “Allah orada gaz bulmayı nasip etti. Liman da sanki ona hazırlık olarak yapılmış bir liman. Orada lojistik görevi gördü, görmeye de devam ediyor. Bu civardaki illerde esas beklenti buranın ticarete ve deniz taşımacılığına da açılması noktasında.” diye konuştu.

“Karabük’e 18,5 milyar liralık yatırım yaptık”

Uraloğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yerinde tespitler yaptıklarına değinerek, “Bazı deniz taramalarının yapılması gerekiyor. 2 yıllık periyot içerisinde inşallah orayı deniz ticaretine de nakliyeye de özellikle Karabük’ün yükünü vereceği ve yoğun şekilde kullanacağı hale getireceğiz. Hakeza demir yolu hattımızla ilgili ihale sürecini başlattık. Onu da liman içerisine kadar ulaştırmış olacağız.” dedi.

KARDEMİR’in esas büyüme döneminin AK Parti hükümetleri iktidarında olduğunun altını çizen Uraloğlu, Bakanlık olarak kente yaklaşık 18,5 milyar liralık yatırım yaptıklarını, bölünmüş yol uzunluğunu 7 kilometreden 116 kilometreye çıkardıklarını ve şehre hiç bulunmayan 170 kilometre sıcak karışım kaplamalı yolu kazandırdıklarını bildirdi.

Uraloğlu, kentte gerek kara gerek demir yoluyla ilgili taleplere ilişkin bazı çalışmaların yapıldığını, bazılarının ise proje aşamasında olduğunu anlatarak, bunların planlanarak belli süreç içerisinde hayata geçirileceğinden kimsenin şüphesinin bulunmaması gerektiğini dile getirdi.

Karabük’ün daha yaşanılabilir hale getirilmesi kapsamında daha önce inşa edilen gar alanının değerlendirilmesi ve kente kazandırılması için yapılan değerlendirmelerde kentteki bütün yöneticilerle mutabık kaldıklarına değinen Uraloğlu, kısa zamanda bu bölgenin altı otopark, üstü yaşam alanı, park, gerektiği kadar donatı ve daha çok yeşil alanla vatandaşların hizmetine sunulacağını söyledi.

Bakan Uraloğlu, belediye seçimlerinin tüm taraflar için önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Mutlaka demokratik süreç içerisinde yarışın olması gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka da öyle yapmaya gayret ediyoruz. Karabük’e de Türkiye’mize de yakışan budur. İnşallah Özkan (Çetinkaya) kardeşimizle, sizlerin destekleriyle, yoğun çalışmasıyla, diğer ilçe ve belde belediyeleriyle gayret edeceğiz. Görevimiz belli. Biz sefere çıkacağız, zafer Allah’ın takdiridir. İnşallah yolumuza devam edeceğiz. Bütün arkadaşlarımdan bu süreçte emeklerini esirgememelerini rica ediyorum. Yolumuz açık olsun.”

Uraloğlu, kentteki yatırımlara ilişkin soruları yanıtladı

Uraloğlu, bir gazetecinin, “Kentin girişiyle ilgili proje var mı?” sorusu üzerine, ildeki köprülü, alt ve üst geçişli kavşakların nereye yapılacağına doğru karar verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bazı projelerin hem şehircilik hem de ulaşım anlamında bekleneni vermesinden ziyade olumsuzluklara yol açtığına dikkati çeken Uraloğlu, “Burada benzer çalışma vardı. Karayolları olarak geldik, çok uzun çalışmalar sonucunda şehrin bütün dinamikleriyle temas ederek proje ortaya koyduk, simülasyonlarını yaptık ve bunun doğru olduğuna inandık. Hafta sonu karayollarından arkadaşlarımı buraya gönderdim. Dronlarla gerek oradaki bütün sirkülasyonu izlediler, gerekse de sürücü davranışlarına baktılar. Orada ufak tefek bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Bilecik-Bursa-Karaman-Mersin arasındaki hızlı tren çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı sorusuna Uraloğlu, “2025’in sonunda belli bir kısmını, 2026’da da inşallah tamamını.” cevabını verdi.

Uraloğlu, kent merkezinde yapılması planlanan gar projesinin ne zaman hayata geçirileceğine ilişkin soru üzerine, kararı aldıklarını ve garın taşınacağı yerin ön projesini yapıp imzaladıklarını, TCDD’nin detay projesini yaptığını belirterek, “Belediyemiz de nihai projesini yapacak. Öncelikle yatırım programına alarak bu seneye yetiştirebilirsek bu sene, olmadı 2025’in yatırım programına alarak garı taşıyacağız.” dedi.

Trafik kazalarının yaşandığı Karabük-Yenice kara yolunda çalışma yapılıp yapılmayacağına ilişkin Uraloğlu, coğrafyanın zorluğu olduğunu ancak bölgede tırmanma şeritli yol yapılabilmeyle ilgili hemen çalışma başlatacaklarını kaydetti.

Uraloğlu, Safranbolu’da seçim koordinasyon merkezini ziyaret etti

Toplantının ardından Safranbolu ilçesinde geçen Uraloğlu, AK Parti Safranbolu Belediye Başkan adayı Ali Büyüközdemir’in seçim koordinasyon merkezine ziyarette bulundu.

Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, bu merkezlerin kendileri için önemli olduğunu, planlamaların, vatandaş için neler yapılacağının buralarda anlatıldığını ifade etti.

Daha iyi hizmet için il ve bütün ilçe belediyelerine talip olduklarını dile getiren Uraloğlu, “Ekip ruhuyla inşallah hizmet edeceğiz. Karabük’te Özkan kardeşimizle yolumuza devam edelim istiyoruz. Ali Büyüközdemir kardeşimizle inşallah Safranbolu’ya hizmet edeceğiz. Seçime az kaldı. Hep beraber gayret edeceğiz. Biz hazırız, kararlıyız. Allah hayırlı mübarek etsin.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-filyos-limanindaki-calismalara-iliskin-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
Bakan Ersoy: ‘Tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk’ https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/ https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/#respond Sat, 02 Mar 2024 23:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7947 Bakan Ersoy: “Tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk”

Bakan Ersoy Bergama’da sektör temsilcileriyle buluştu

İZMİR – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy İzmir’in Bergama ilçesinde sektör temsilcileriyle buluştu. Pandemi döneminde turizm sektöründe eski rakamlarını yakalayarak geçen tek ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, “Sürdürülebilir programlar ve sertifikasyon programlarında tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy İzmir’in Bergama ilçesinde sektör temsilcileri ve muhtarlarla bir araya gelerek bakanlık olarak yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Bakan Ersoy’a İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu, AK Parti Bergama Belediye Başkan Adayı Dr. Sadık Doğruer, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da eşlik etti.

Bakanlık çalışmalarından bahsetti

Konuşmasına bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları anlatarak başlayan Bakan Ersoy, “Biliyorsunuz 2019 yılında çok önemli bir çalışma başlatmıştık. Kazı süreçlerinin 12 aya yayılması. Yani on iki ay boyunca yıl boyunca çalışması. Çok da başarılı oldu. Şu ana kadar 133 kazı başkanlığı 12 aylık kazı programına geçtiğimiz 4 yıllık dönemde kazandırıldı. 2024 yılında 144 kazı başkanlığı 12 aylık programa dahil edildi. Bir çalışma daha yaptık. Dedik ki bundan sonra daha yoğun kazı yapacağız ve geleceğe miras projesi başladı. ve yine bu projemize ilk olarak Ege’de Efes’te başladık. Biliyorsunuz 1860’lı yıllardan beri kazılan bir kentimiz Efes. 160 yıl boyunca toplamda yüzde 25’lik kısmı kazılmış. Şimdi bu proje kapsamına dahil edildi. İnşallah 2024 sonunda yüzde 35 seviyelerine getireceğiz. 2025 sonunda da yüzde 45’lik seviyelerine kazılmış olacak. Aynı şekilde sizden önce de Afrodisias’a da gittim. Bugün de Bergama’ya geldik. Aynı geleceğe miras programına Bergama’yı da dahil ettik. Sadece kazı alanları da genişleterek yoğun kazı yaparak restorasyon yaparak süreci tamamlamıyoruz. Önemli olan maksimum seviyede ilçenin ve çevre şehirlerin bundan fayda elde etmesi, bütün şehir paydaşlarının turizm gelirlerinden faydalanmasını sağlayacak bir de ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Asıl amaçlarımızdan biri de bu. Burayı da gece konseptine aldık. Gece müzeciliği yazın biliyorsunuz hepiniz buradasınız. Yazın çok sıcak 50 derece sıcakta denizin kenarından, havuzun başından kalkıp şehre inmek istemiyorlar. Program kapsamında şehir merkezlerinde olanlar başta olmak üzere şehir merkezlerine yakın olan ve yoğun ziyaretçisi olan bütün kazı noktalarımızı, ören yerlerimizi aydınlatma sistemleriyle donatıyoruz. Böylelikle gece on ikiye kadar açık hale getiriyoruz. 2024 itibariyle gece müzeciliği başta Ege ve Antalya’daki noktalarımız olmak üzere yoğun ziyaretçi alan, şehir merkezi olan bütün ören yerlerimizde aşamalı bir şekilde başlatıyoruz. Biz Bergama’yı da bu kapsama alıyoruz. Bu yıl itibariyle aşağı noktası öncelikli olarak hayata geçirilecek, önümüzdeki yıl da üst kısımlar gece müzeciliğine dahil edilecek. Hızlı bir restorasyon çalışmasına da burada başlıyoruz. Lansmanını da bugün yaptık, bütçesini de iller seviyesine getirdik.” dedi.

“Yerel seçimler önemli”

Bergama’yı yıllık 1 buçuk milyon turistin ziyaret ettiği bir kent haline getirmek istediklerini kaydeden Bakan Ersoy, “O zaman bütün emekleriniz karşılık bulmuş olacak. Hem yerli ama özellikle yabancı turisti de ilçemize çekmiş olacağız. Bunu tanıtımla destekleyerek özellikle konaklama dışı harcaması yüksek olan nitelikli turisti de bölgeye kazandırarak inşallah hak ettiği yere turizmine getirmek için önemli bir adımı da burada gerçekleştirmiş olacağız. Tabii şimdi biz çok çalışma yapıyoruz. Merkezi hükümet olarak, bakanlık olarak ama Turizmde her şey bunlardan ibaret değil. Sadece bizim yaptığımız çalışmalarla hedefe ulaşabilmek mümkün değil. O yüzden 31 Mart yerel seçimleri çok önemli. Lütfen adayların seçim beyannamelerinde dikkatlice okuyun. Sorular sorun. Turizmle ilgili neler yapıyor? Sizin gibi turizm kentlerinde sizler soracaksınız ki adaylar gündemlerine alsın. Hatta öyle bir duruma geldik ki biz bazı büyükşehirlerde altyapıyı bile yapmak durumunda kaldık.” diye konuştu.

“Örnek gösterilen bir ülke olduk”

Bakan Ersoy konuşmasını şöyle tamamladı: “Dünyada sonradan gelmemize rağmen şu anda örnek gösterilen ülke olduk Türkiye olarak. Yani sürdürülebilir programlar ve sertifikasyon programlarında tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke olduk. Şimdi biz bunları diğer mekanlarımızda da yayarak devam edelim. Altyapıları belediyelerimizle birlikte oluşturup Türkiye genelinde konusunda Avrupa’da dünyada örnek gösterilen bir ülke olacak inşallah.”

Bakan Ersoy konuşmasının ardından sektör temsilcileri ve muhtarların talep ve önerilerini dinledi. Bakan Ersoy programında ardından Bergama’dan ayrıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-ersoy-tum-dunyada-ornek-gosterilen-bir-ulke-olduk/feed/ 0
Kadınlar ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor https://www.haber28.com.tr/kadinlar-urettikleri-urunleri-ihrac-etmeye-basliyor/ https://www.haber28.com.tr/kadinlar-urettikleri-urunleri-ihrac-etmeye-basliyor/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:36:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7876 Kadınlar ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor

NEVŞEHİR – Nevşehir’de bir araya gelerek kooperatif kuran kadınlar, ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor.

Hacıbektaş ilçesinde 4 kadının bir araya gelerek kurduğu ‘Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ üyeleri 2020 yılında 700 lira ile başladıkları sermayesini 1 milyon liraya çıkarttı. Şu an 10 üyesi ve 4 çalışanı olan Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ürettikleri ürünleri yurt dışına ihraç etmeye hazırlanıyor.

‘Hazine arazilerini kiraladılar’

Erişte yaparak işe başlayan kooperatif üyeleri, ürün çeşitliliğini artırarak hem ev ekonomilerine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Haftanın belirli günlerinde bir araya gelen kooperatif üyeleri çalışanları ile birlikte, hamur yoğuruyor, mantı doldurup, yaprak ve dolma yapıyor. Yaptıkları ürünleri satarak gelir elde eden kadınlar, hazine arazilerini kiralayarak nohut ekimi de yapıyor.

“Kadınlar üretime katkı sağlamalı”

Kooperatif ortaklarından Sabriye Polat, “Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ortaklarındanım. Burada çalışmaktan mutlu ve huzurluyum. Arkadaş ortamımız çok güzel. Evde yalnız yaşıyorum. Kooperatif sayesinde kendime güvenim arttı” dedi. Tüm kadınların üretime katkı sağlaması ve çalışması gerektiğini söyleyen Polat, “Tüm kadınlarınız sosyal olmalı ve çalışmalılar. Kadın her zaman üretir ve isterse daha da başarılı olur. Üretmeyen kadınlara da tavsiye ederim” şeklinde konuştu. Ev hanımı iken Hacıbektaş Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin kurucu ortağı olan Hatice Yiğit’ de açıklamasında, “Ev hanımı olarak çiftçi olan eşime yardım ediyordum. İlçemizde açılan kursa katıldıktan sonra kooperatif kurduk. Kooperatif çalışmalarına başlayınca, çalışma azmimiz de arttı. Daha önceden de üretime katkı sağlıyorduk. Buraya gelince daha geniş üretim yapmaya başladık” dedi. Kadınların çalışması gerektiğini de söyleyen Yiğit, “Kadınlar sosyal olarak da, ekonomik olarak da kendi özgürlüklerini ellerinde bulundurmalı ve eşlerine muhtaç olmamalılar” şeklinde konuştu.

‘Fildişi Sahili’ne tarhana, Almanya’ya tablo ihraç edecekler’

İki yıl önce 700 lira sermaye ile kurdukları kooperatiflerini, şu an ürettikleri ürünleri ithal eder duruma getirdiklerini söyleyen Hacıbektaş Kadıncık Ana Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İnci Mine Özkan; “Bu başarı ne kişisel ne de kurumsal. Bu başarıda farklı bir güç oluştu. Kamusal güç, akademik güç ve kadınların emek gücü bir araya geldi. Sonuç olarak bu gün itibariyle ihracatta yer almaya başlayan bir rol oynuyoruz” dedi. Kooperatif üyelerinin ürettiği tarhanayı Fildişi Sahili’ne satmaya hazırlandıklarını söyleyen Özkan; “Kooperatif üyelerimizin ürettikleri ürünleri burada satarak, üyelerimizin ayağa kalmasını gücünü fark etmesini sağlıyoruz. Sıfırdan başlayarak buralara kadar gelmemiz bizi ayrı ayrı besliyor. Ben yerine biz olma duygusunu hep birlikte yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarına erişte üreterek başladıklarını söyleyen Kooperatif Başkanı Özkan; “Çalışmalarımıza erişte ile başladık. Erişte çok hızlı bir şekilde sermayeye dönüşen bir ürün. Biz erişteyi ana ürün değil de, araç ürün alarak kabul ettik. Erişteden kazandığımız parayla hazine arazilerini kiraladık. Kiraladığımız tarlalara nohut ekmeye başladık. Sonrasında da türev ürünler üretmeye başladık. Özellikle glütensiz ürünler ürettik. Fonksiyonel gıdalar ürettik. Yine erişteden kazandığımız paralar ile tablolar ürettik. Önümüzdeki günlerde tablolarımızı da Almanya’ya ihraç etmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Her gün ‘daha fazla ne yapabiliriz’ diye düşündüklerini söyleyen Özkan; “Bugün kooperatifimizde 10 ortak ve 4 çalışanımız var. Elimizden geldiği kadar ulusal ve uluslararası piyasada yerimizi almaya çalışıyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/kadinlar-urettikleri-urunleri-ihrac-etmeye-basliyor/feed/ 0
Nevşehir’de Kadınlar Tarım Kooperatifi Kurarak Ürünlerini İhraç Ediyor https://www.haber28.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7867 Nevşehir’de bir araya gelerek kooperatif kuran kadınlar, ürettikleri ürünleri ihraç etmeye başlıyor.

Hacıbektaş ilçesinde 4 kadının bir araya gelerek kurduğu ‘Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ üyeleri 2020 yılında 700 lira ile başladıkları sermayesini 1 milyon liraya çıkarttı. Şu an 10 üyesi ve 4 çalışanı olan Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ürettikleri ürünleri yurt dışına ihraç etmeye hazırlanıyor.

‘Hazine arazilerini kiraladılar’

Erişte yaparak işe başlayan kooperatif üyeleri, ürün çeşitliliğini artırarak hem ev ekonomilerine hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Haftanın belirli günlerinde bir araya gelen kooperatif üyeleri çalışanları ile birlikte, hamur yoğuruyor, mantı doldurup, yaprak ve dolma yapıyor. Yaptıkları ürünleri satarak gelir elde eden kadınlar, hazine arazilerini kiralayarak nohut ekimi de yapıyor.

“Kadınlar üretime katkı sağlamalı”

Kooperatif ortaklarından Sabriye Polat, “Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ortaklarındanım. Burada çalışmaktan mutlu ve huzurluyum. Arkadaş ortamımız çok güzel. Evde yalnız yaşıyorum. Kooperatif sayesinde kendime güvenim arttı” dedi. Tüm kadınların üretime katkı sağlaması ve çalışması gerektiğini söyleyen Polat, “Tüm kadınlarınız sosyal olmalı ve çalışmalılar. Kadın her zaman üretir ve isterse daha da başarılı olur. Üretmeyen kadınlara da tavsiye ederim” şeklinde konuştu. Ev hanımı iken Hacıbektaş Kadıncık Ana Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin kurucu ortağı olan Hatice Yiğit’ de açıklamasında, “Ev hanımı olarak çiftçi olan eşime yardım ediyordum. İlçemizde açılan kursa katıldıktan sonra kooperatif kurduk. Kooperatif çalışmalarına başlayınca, çalışma azmimiz de arttı. Daha önceden de üretime katkı sağlıyorduk. Buraya gelince daha geniş üretim yapmaya başladık” dedi. Kadınların çalışması gerektiğini de söyleyen Yiğit, “Kadınlar sosyal olarak da, ekonomik olarak da kendi özgürlüklerini ellerinde bulundurmalı ve eşlerine muhtaç olmamalılar” şeklinde konuştu.

‘Fildişi Sahili’ne tarhana, Almanya’ya tablo ihraç edecekler’

İki yıl önce 700 lira sermaye ile kurdukları kooperatiflerini, şu an ürettikleri ürünleri ithal eder duruma getirdiklerini söyleyen Hacıbektaş Kadıncık Ana Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İnci Mine Özkan; “Bu başarı ne kişisel ne de kurumsal. Bu başarıda farklı bir güç oluştu. Kamusal güç, akademik güç ve kadınların emek gücü bir araya geldi. Sonuç olarak bu gün itibariyle ihracatta yer almaya başlayan bir rol oynuyoruz” dedi. Kooperatif üyelerinin ürettiği tarhanayı Fildişi Sahili’ne satmaya hazırlandıklarını söyleyen Özkan; “Kooperatif üyelerimizin ürettikleri ürünleri burada satarak, üyelerimizin ayağa kalmasını gücünü fark etmesini sağlıyoruz. Sıfırdan başlayarak buralara kadar gelmemiz bizi ayrı ayrı besliyor. Ben yerine biz olma duygusunu hep birlikte yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışmalarına erişte üreterek başladıklarını söyleyen Kooperatif Başkanı Özkan; “Çalışmalarımıza erişte ile başladık. Erişte çok hızlı bir şekilde sermayeye dönüşen bir ürün. Biz erişteyi ana ürün değil de, araç ürün alarak kabul ettik. Erişteden kazandığımız parayla hazine arazilerini kiraladık. Kiraladığımız tarlalara nohut ekmeye başladık. Sonrasında da türev ürünler üretmeye başladık. Özellikle glütensiz ürünler ürettik. Fonksiyonel gıdalar ürettik. Yine erişteden kazandığımız paralar ile tablolar ürettik. Önümüzdeki günlerde tablolarımızı da Almanya’ya ihraç etmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

Her gün ‘daha fazla ne yapabiliriz’ diye düşündüklerini söyleyen Özkan; “Bugün kooperatifimizde 10 ortak ve 4 çalışanımız var. Elimizden geldiği kadar ulusal ve uluslararası piyasada yerimizi almaya çalışıyoruz” dedi. – NEVŞEHİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/nevsehirde-kadinlar-tarim-kooperatifi-kurarak-urunlerini-ihrac-ediyor/feed/ 0
Erzincan’da maden faciası: Toprak altında kalan işçilerin aileleri bekliyor https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-toprak-altinda-kalan-iscilerin-aileleri-bekliyor/ https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-toprak-altinda-kalan-iscilerin-aileleri-bekliyor/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:48:40 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7807 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

Erzincan’ın’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik’in işlettiği altın madeninde meydana gelen heyelanda sonrası toprak altında kalan 9 işçinin ailelerinin bekleyişi sürüyor. Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, “Benim çocuğumu biran önce bana versinler. Ben anneyim ve hissediyorum. Benim çocuğum yaşıyor. Ama bu gidişle ve çalışmaya göre benim oğlum açlıktan ölecek. Yeter artık toplantı üstüne toplantı. İlk 2 gün çalışma oldu, bir arpa boyu yol alınamadı” dedi. Baba Ali Ekber Yıldız ise “Bu kadar sahipsizlik olmaz. Bir bakanın, başbakanın çocuğu orada yatsaydı, o çocukları canlı canlı çıkarırlardı. Bir an önce evladımızı bize teslim etsinler. Başka bir şey istemiyoruz” diye isyan etti.

Çalık Holding’in ortağı olduğu Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2010 yılı Aralık ayından beri altın üretimi yaptığı Çöpler Maden Sahası’nda çıkarılıp istiflenen toprak, 13 Şubat saat 14.28’de kaydı. Yaklaşık 10 milyon metreküp toprak, 200 metrelik yamaçtan bir su gibi vadiye doğru aktı. 9 işçi, geniş bir alana yayılan toprağın altında kaldı. Toprak altında kalan işçileri kurtarmak için Erzincan başta olmak üzere, Erzurum, Sivas, Rize, Malatya, Giresin, Diyarbakır, Tokat ve Tunceli’nden gelen AFAD ekipleri de görev aldı. Birçok gönüllü yardım kuruluşu da kurtarma çalışmalarına katılıyor. Bölgede 3 gün önce yaşanan toprak hareketliliği nedeniyle çalışmalar durduruldu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın bölgede oluşturulan kriz merkezinde koordinasyonu ise devam ediyor.

Olayın üzerinden 9 gün geçti. Aileleri ve yakınlarının göçük altında kalan işçilerin çıkarılması için bekleyişi sürüyor. Uğur Yıldız’ın ailesi, ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

“YER ÜSTÜNDE YAŞAYAN VARLIĞI YERALTINA GÖMMÜŞ”

Uğur Yıldız’ın amcasının oğlu Selahattin Yıldız, “İki gündür yayın yok. Hanginiz duydu? Yayına geldi mi kısıyorsunuz. Biz burada bu canı alacağız. Vermek zorunda bu devlet. Yer üstünde yaşayan varlığı, yer altına gömmüş. Bunu vermek zorunda, çıkarmak zorunda. Ben bunun taşını okşamadan, mezarını ziyaret etmeden rahat etmem. Benim inancım, kültürüm bu. Bu kirli toprakları atsınlar. Benim her karışında dedemin burada şehit kanı var. Bu toprakları pisletmeyecekler. Bu toprakları neden kirlettiniz? Benim çocuğumu orada eritiyorsunuz. Onların gözü vadide, insanda değil” diye isyan etti.

“ÇOCUĞUMU ALMADAN BURAYI ASLA TERK ETMEYECEĞİM”

Olayın ardından bölgeye gelen işçilerin ailelerinin ise çocuklarının kurtarılma umudu ile bekleyişleri sürüyor. 1,5 yıl önce Gamze Yıldız ile dünya evine giren ve olay günü toprak altında kalan Uğur Yıldız’ın (33) annesi Sevda Yıldız (52) gözyaşı dökerek, “Söylenecek çok şey var. Benim çocuğumu bir an önce bana versinler. Kimse inanmasa da bir anneyim. Hissediyorum, benim yavrum yaşıyor. Ama bu çalışmaya göre benim çocuğum açlıktan ölecek. Bir an önce bu işi çözsünler. Benim yavrumu versinler. Ben alayım evime götüreyim. Yeter artık, toplantı üstüne toplandı kriz masası şudur. İlk iki gün çalışma oldu, bir arpa boyu yol alınamadı. Benim çocuğumun arkadaşları bana ‘İlk gün AFAD bizi içeri koymadı. AFAD bizi içeri soksaydı, biz 24 saat içinde biz arkadaşımızı kurtarırdık. Burayı bizim kadar kimse bilemez. Biz yıllardır burada çalışıyoruz’ dedi. Bir an önce çocuğumu bize versinler. Onların söylemesine bakarsanız ayları da bulur. O kadar dayanacak gücüm de sabrım da yok. Ben çocuğumu almadan burayı asla terk etmeyeceğim. Çocuğumu almadan gitmeyeceğim. Onların amacı bizi uzaklaştırmak. Ne şekilde üstünü kapatacaklar bilmiyorum. Bir adım gitmeyeceğim. Gerekirse oğlum için canımı feda edeceğim. Ne gerekirse onu yapacağım. Bir evin bir oğluydu, benim yavrumun kimseye zararı yoktu. Benim yavrum iyi niyetliydi” dedi.

“BİR BAKANIN, BAŞBAKANIN ÇOCUĞU ORADA YATSAYDI, O ÇOCUKLARI CANLI CANLI ÇIKARIRLARDI”

Oğlunun ve diğer işçilerin arama kurtarma çalışmalarını takip eden baba Ali Ekber Yıldız (58) ise sadece toplantı yapıldığını belirterek, “Bu kadar sahipsizlik olmaz. Bir bakanın, başbakanın çocuğu orada yatsaydı, o çocukları canlı canlı çıkarırlardı. Artık her şeyi kabullendik. Bir an önce evladımızı bize teslim etsinler. Başka bir şey istemiyoruz. Hayallerimizi aldılar. Kolumuzu, kanadımızı kırdılar. Çocuğumu aldılar benden. Şimdi toplantı üstüne toplantı yapıyorlar. Bilen insanları getirin. Toplantı, toplantı başka bilgi, çalışma yok. Kayma varmış. Kayma benim canımı aldı. Kayma varsa kaydırın gitsin. Orada bir canlı kalmadı ki. Biz her şeyi kabullendik. Lütfen bir an önce evladımı versinler. Olan garibanlara oluyor. Yazıklar olsun” diye konuştu.

]]> https://www.haber28.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-toprak-altinda-kalan-iscilerin-aileleri-bekliyor/feed/ 0 Bakan Işıkhan, Malatya’da “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/#respond Tue, 27 Feb 2024 05:36:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7461 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üreticimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında, bakan olduktan sonra Malatya’ya iki kez geldiğini, kentteki iş insanları ve sivil toplum kuruluşlarını daha çok dinlemek, talep ve ihtiyaçları tespit etmek üzere il il, ilçe ilçe gezmeye devam ettiklerini söyledi.

Özellikle sahadan, halktan gelen talepleri, ilk ağızdan duymak bakımından bu buluşmaları çok önemsediğini aktaran Işıkhan, bugüne kadar milletten gelen talep ve istekleri hiçbir zaman geri çevirmediklerini, imkanlar ölçüsünde her zaman insan odaklı, millet odaklı bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade etti.

İşçilerin, işverenlerin ve esnafın hakkını gözetecek politikalar yürüttüklerini belirten Işıkhan, “Önce dinledik, tüm şartlar çerçevesinde bunları değerlendirdik ve ardından icraata dönüştürdük. Cumhur İttifakı olarak başarımızın sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Hamdolsun biz 21 yıldır bu azmi, bu çabayı hiç kaybetmedik hamdolsun çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak yok, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi, daha ilerisi, daha fazlası var.” diye konuştu.

“Yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz”

Bakan Işıkhan, 6 Şubat’taki depremlerde Malatya ve 10 ilin büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını anımsatarak, şöyle devam etti:

“Hepimizi derinden yaralayan o günün üzerinden 1 yıl geçti ancak acımız ve hüznümüz ilk günkü gibi kalplerimizde yerini koruyor. Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz, gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiç bir ülkenin bu kadar kısa sürede ve kolay kolay atlatamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye devam ediyor. Biz 1 ay gibi çok kısa bir süre içerisinde yıkılan evlerimizi, hastanelerimizi yeniden yapmaya başladık. Geçici barınma alanlarımız konteyner kentlerimizi çok kısa bir sürede kurduk ve düzene koyduk. Bu bizim Cumhur İttifakı ile ne kadar güçlü bir devlet haline geldiğimizi gösteriyor.”

Bakan Işıkhan, geçen günlerde Malatya’da toplam 6 bin 181 konutun kuraları çekilerek hak sahiplerine dağıtıldığını belirterek, “Şu anda ise 18 bin konut yapımı hızla devam ediyor. İnşallah en kısa sürede Malatya’daki 80 bin 221 hak sahibine konutlar dağıtılmış olacak. 11 şehrin tamamında büyük bir konut seferberliği olduğunu görüyorsunuz. Deprem bölgesinde önümüzdeki 2 ay içinde 75 bin, ardından her ay 15-20 bin konut tamamlanıp vatandaşlarımıza teslim edilecek. Bu rakamlar, ne kadar ivedilikle aksiyon alabildiğimizin bir göstergesidir.” dedi.

“Malatya’yı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız”

Malatya’nın milli iradenin kalesi olan bir şehir olduğunu vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti:

“Devletine, milletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. İnşallah Malatya’yı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla Malatyalı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Malatyalı kardeşimizi hiçbir koşul ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.”

“Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75 kişiyi TYP’den faydalandırdık”

Bakan Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik çok önemli çalışmalarda bulunduklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Yaptığımız hamlelerle Malatya’nın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız. Deprem sonrası olağanüstü hal ilan edilen illerde, işçilerimizin işten çıkarılmalarını sınırlandırdık, Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği uygulamasını derhal başlattık. Toplum Yararına Programları derhal hayata geçirdik. Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75, Malatya’da toplam 6 bin 686 vatandaşımızı TYP’den faydalandırdık. Burada Malatya’mıza da TYP konusunda desteklerimizin devam edeceğini ifade etmek isterim. Malatya’da daha önce 500 olan TYP talebini şimdi 750 çıkardığımızın müjdesini sizlerle paylaşmak isterim. Bu kapsamda 13 milyar 749 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Deprem bölgesinde işverenlerimizin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermekle yükümlü oldukları her türlü bilgi, belge ve beyannamelerin son tarihini 30 Nisan 2024’e kadar erteledik. En büyük adımlarımızdan biri olarak deprem bölgesindeki iş insanlarımızdan ve siyasetçilerimizden gelen talep doğrultusunda Aktif İşgücü Programlarımızı deprem bölgesi için çok daha avantajlı hale getirdik. ‘İstihdama Dönüş Programı’ adını verdiğimiz yeni uygulama kapsamında Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde istihdam taahhüt oranını yüzde 30’a düşürdük. İstihdam süresini de fiili kurs veya program gün sayısına indirdik. Ayrıca depremden etkilenen illerde, işverenlerin işbaşı eğitim programı ve mesleki eğitim kurslarındaki yükümlülüklerini yerine getirememeleri durumunda uygulanan yasaklılık yaptırımlarını da kaldırdık. Ayrıca İstihdama Dönüş Programı ile Malatya dahil 4 il ve 2 ilçede, mesleki eğitim kursu ve işbaşı eğitim programı katılımcılarına zaruri gider ödemelerinin yüzde 30 artırarak 850 lira kadar ödenebilmesini sağladık.”

Malatya’da çalışma hayatında çok ciddi sonuçları 1 yıllık süre içinde aldıklarını anlatan Işıkhan, “Depremden önce Malatya’da çalışan sayısı 124 bin 882 idi. Depremin ardından bu sayı yarı yarıya düşmüş 62 bin 685’e kadar inmişti. Verdiğimiz desteklerle ve uyguladığımız programlarla çalışan sayısını 1 yıl içinde 62 binden 109 bine kadar çıkardık. Yani depremden önceki çalışan sayısını neredeyse yakalamış bulunmaktayız. Kısa bir süre içinde çalışan sayısı bakımından inşallah deprem öncesi dönemi yakalayacağız ve hatta üzerine çıkacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kadınların çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz”

Bakan Işıkhan, yakın zamanda İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle “İş Pozitif-Kadın İstihdam” projesinin duyurusun yaptıklarını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni yüzyıla mührünü vuracak Türkiye’nin kadınları adına önemli bir proje olarak, kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamızın mümkün olmadığını biliyoruz. Kadınlarımızın ekonomik ve toplumsal hayata aktif ve üretken katılımını destekleyecek projeler geliştirme gayreti içerisindeyiz. Kadınların yenilikçi bakış açısına, çözüm odaklı fikirlerine güveniyoruz. Proje kapsamında, 10 bakanlığımızın proje ortağı olduğu, tüm kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki istihdam eşleştirme süreçlerini kayıt altına alacak, İş Pozitif adı altında bir sistem kurduk. İş Pozitif, istihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebilecekler. Kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

“Bizim derdimiz millet”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugüne kadar sözünü verip de yapmadıkları hiçbir yatırım, üretim hamlesinin olmadığına vurgu yapan Işıkhan, şöyle konuştu:

“Bizler yola çıkarken bu yüzyılı emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız demiştik. 21 yıldır olduğu gibi bugün de aynı hassasiyetle çalışma hayatı başta olmak üzere her alanda vatandaşıyla, halkıyla iç içe olan, kronikleşmiş ne kadar sorun varsa tek tek çözen bir yönetim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşçimizi, emekçimizi, işverenimizi, yatırımcımızı, üretimcimizi mağdur etmemek için bugüne kadar nasıl elimizi taşın altına koymaktan hiç çekinmediysek, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim derdimiz millet, bizim derdimiz ülkemizi maruz kaldığı tüm zorluklar karşısında refaha ulaştırmaktır. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bu anlamda partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta. Şu an ‘dünya beşten büyüktür’ diyerek sadece Türkiye’nin geleceğini değil aynı zamanda dünyanın geleceğini de inşa etme gayretinde olan partimizin lideri, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 40 yıllık başarı hikayesinin belediyecilikle, yerel yönetimler vizyonuyla başladığını unutmamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır. 21 yıldır, eser denilince akla AK Parti gelmekte, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Oyunu Cumhur İttifakı’na vermeyen muhalif seçmen dahi ‘yaparsa AK Parti yapar’ diyor. Malatya’da da yine yaparsa AK Parti yapar, bunu yediden yetmişe herkes biliyor, herkes farkında.”

Yerel seçim vurgusu

Yerel seçimlerin önemine dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Türkiye artık, yüz yıllık bir zamanı geride bırakmış, ikinci yüz yılında yeni destanlar yazmaya niyetli, önümüzdeki yüzyıla mührünü vurmaya kararlı bir ülkedir. Dolayısıyla 31 Mart seçimleri bu yüzyılın ilk seçimi olması sebebiyle tüm il ve ilçelerimiz için önemli bir dönüm noktası olacak inşallah. Şunu unutmamalıyız ki güçlü Türkiye hedefimize giden yol, her bakımdan güçlü şehirlerden ve güçlü belediyelerden geçiyor.” diye konuştu.

Malatya Valisi Ersin Yazıcı ise Malatya’nın depremlerden en çok etkilenen kentler arasında bulunduğunu belirterek, kentteki çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-malatyada-turkiye-yuzyilinda-calisma-hayati-bulusmalari-toplantisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Başkan Büyüksimitci: “İki eni OSB üzerinde çalışıyoruz” https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/ https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:48:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7369 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayarak, “Yeni OSB’lerle birlikte, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de ilçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın katılımı ile KAYSO meclis salonunda yapıldı. Toplantıya AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, disiplin kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve TOBB Kayseri Genç Girişimciler İcra Kurulu üyeleri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür etti.

Ticari kredi kartlarındaki taksit sınırlandırmasına değinen Özkaya, “Bilindiği üzere günümüzde iş hayatımızda kullandığımız çek ve senetlerin yerini ticari kredi kartları almaya başladı. Şirketlerimizin finansmanında sürdürülebilirliği sağlayan, ödeme zincirlerindeki kaliteyi artıran, ayrıca kayıt dışı ile mücadelede en etkili yol olan kredi kartlarına kısıtlama koymak ve taksit sayısını azaltmak yerine, en azından ticari kredi kartlarının limitleri ve taksit sayıları artırılmalıdır. Kredi kartları, güvenilirlikleri konusunda herhangi bir şüphe oluşturmadığı için herkes tarafından kabul edilen bir ödeme aracıdır. Bu konunun böyle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yoğun programları arasında vakit ayırıp meclis toplantısına katılımlarından dolayı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Sayın Başkanımın Kayserimize sayısız hizmetleri oldu. Her daim sanayicilerimizin sorunları ile ilgilendi. Sanayi Odası olarak yürüttüğümüz projelerde destekleri bize her zaman güç verdi. Özellikle şehrimizin 4. OSB’si olan Erciyes OSB’nin kurulum aşamasında verdiği desteklerden dolayı tüm sanayicilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Kayseri’ye iki yeni OSB daha kazandırmak için çalışma yürüttüklerini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Proje aşamasında olan Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB ve Geri Dönüşüm İhtisas OSB ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bu OSB’lerle beraber, biri İncesu’da olmak üzere şehrimizde 7 adet OSB’miz olacak. İnşallah bundan sonrakileri de İlçelerimizde kurmak için gerekli çalışmaları yapmamız gerektiğini düşünüyorum. İnşallah Sayın Başkanımın da destekleri ile tüm kurumlarımızla el ele vererek, şehrimize değer katan projelerimizi bir bir hayata geçirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız” diye konuştu.

Kayseri havalimanı yeni terminal binasının şehrimize hayırlı olmasını dileyen Büyüksimitci, ayrıca Başkan Büyükkılıç’ın Lojistik Merkezi projesini desteklediklerini, projenin tamamlanması ile birlikte kentin ihracatının çok daha yukarılara taşınacağını söyledi.

Şehrimizde hava kargo gümrükleme sahasının kurulması ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Gerek e-ticarete, gerekse sanayicimizin ithalat ve ihracatına çok büyük destek olacak hava kargo gümrükleme sistemi ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. İnşallah kısa süre içerisinde hayırlı sonuçları alacağımıza inanıyorum. Bu konuda da Sayın Başkanımın destekleri bizler için çok önemli. Biz de her zaman kendisinin yanındayız ve her tülü desteği vermeye hazırız” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Son olarak kürsüye gelen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, başta Valilik olmak üzere tüm kurum, kuruluşlar ve odalarla dayanışmayı çok önemsediklerini belirterek, hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi kucaklayıcı şekilde çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Kayseri’nin önemli bir sanayi ve ticaret şehri olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Böylesine gayretli bir şehre yakışacak projelerimizi hayata geçirecek olmanın da heyecanını yaşıyor ve bu heyecanımızı paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Kayseri’nin belediyecilik bağlamında model bir belediyecilik olarak anıldığını ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Bu bize daha fazla sorumluluk yüklüyor. Hiçbir zaman ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, 1,5 milyon insanı kucaklayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımlar bağlamında hiçbir zaman mazeretlere sığınmadan yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk” diye konuştu.

Büyükkılıç, “Bizim anlatacak çok hikayemiz var, anlatacak çok projemiz var. Dualarınızı bekliyoruz” diyerek, 5 yıl içerisinde kente kazandırdıkları önemli projeleri sanayicilerle paylaştı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-buyuksimitci-iki-eni-osb-uzerinde-calisiyoruz/feed/ 0
Bakan Işıkhan, Elazığ’da iş insanlarıyla bir araya geldi Açıklaması https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Mon, 26 Feb 2024 06:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7309 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.” dedi.

Bakan Işıkhan, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda kentteki iş insanları ile bir araya geldi.

Burada konuşan Işıkhan, ürettikleri katma değer, ticari ve sosyal hayatta ortaya koydukları çalışmalarla kente, bölgeye ve ülkeye her daim güç katan iş insanlarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kalındığını ifade eden Işıkhan, depremlerin 11 ilde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdiğini anımsattı.

Elazığ’ın hem 24 Ocak 2020’de meydana gelen Sivrice merkezli deprem hem de 6 Şubat 2023’teki depremlerle sarsıldığına işaret adan Işıkhan, felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletin tüm organlarının üzerine düşeni yerine getirdiğini, hala da getirmeye devam ettiğini söyledi.

Sivil toplum kuruluşlarının da elini taşın altına koyduğunu anlatan Işıkhan, “Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise ‘asrın felaketi’ni asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Size ayrıca teşekkür etmek istiyorum.” diye konuştu.

Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Işıkhan, ilk günden beri deprem bölgesine destek veren herkese teşekkür etti.

Işıkhan, yürekleri derinden yaralayan ve ömür boyunca hafızalardan ve kalplerden silinmeyecek o karanlık günlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.

“Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini gidermek için tedbirler aldık”

Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde “asrın felaketi”nden etkilenen vatandaşlarla ilgili üzerlerine düşeni yapmak için gayret ettiklerini belirten Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Depremin, çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldık. İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’da da sorumluluktan kaçınmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Programında (TYP) 9 ay olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Elazığ’a talebi olan 500 TYP yerine bu rakamı 750 olarak güncelledik. Elazığ’ımıza hayırlı olsun inşallah.”

Işıkhan, AK Parti olarak iktidara geldikleri ilk günden itibaren Bakanlık olarak tüm birimlerle kentin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduklarını, İŞKUR aracılığıyla 2002’den bu yana Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşı özel sektörde ve kamuda işe yerleştirdiklerini aktararak, bunun yanı sıra aktif işgücü piyasasının ihtiyaçlarını tespit ettiklerini, vatandaşların nitelik kazanması ve daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenlediklerini kaydetti.

“TYP kapsamında vatandaşlarımızın iş gücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu kapsamda kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini kullanan Işıkhan, işsizlik ödeneği, nakdi ücret desteği, ücret garanti fonu, iş kaybı tazminatı ve yarım çalışma ödeneği kalemlerinde verdikleri desteklerle ekonomik anlamda işçi ve işverene katkı sunduklarını belirtti.

“Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz”

Işıkhan, “Şubat ayı içerisinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da 2 gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza, güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun inşallah. Nasıl liderimiz, Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti.’ düşüncesiyle değil, ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız.’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz.” dedi.

Sürekli temas halinde oldukları ve fikir alışverişinde bulundukları iş dünyasının değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanı’na ve hükümete olan güvenini bildiklerini dile getiren Işıkhan, bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalara titizlikle devam ettiklerini ifade etti.

“Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de iş birliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte, üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz.” diyen Işıkhan, bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaşın ise yerel yönetimler olduğunu bildirdi.

Işıkhan, 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerin önemine işaret ederek, “Türkiye Yüzyılı” hedefi doğrultusunda, Cumhurbaşkanı’nın katılımlarıyla “Türkiye Yüzyılı İçin Gerçek Belediyecilik” ana başlığı altında seçim beyannamesini açıkladıklarını belirtti.

AK Parti’nin belediyecilikte rüştünü ispatlayarak, milletin teveccühünü kazanmış bir liderin öncülüğünde 20 yıldır ülkede belediyecilik destanı yazdığını ifade eden Işıkhan, ülkede temel belediyecilik hizmetlerinden dahi mahrum kalmış şehirlerde bu boşluğun, samimiyet ve gayretle çalışan AK Partili belediye başkanları tarafından doldurulduğunu kaydetti.

Işıkhan, AK Parti ve Cumhur İttifakı kadrolarının bugün de ülkenin her bir noktasında gerçek belediyeciliği yaşatmak için hazır ve kararlı olduğuna dikkati çekerek, Elazığ’ın bu noktada 2004 yılından bu yana AK Parti’ye destek verdiğini ve gerçek belediyecilikten ne denli memnun olduğunu her seçimde gösterdiğini söyledi.

Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın 2019’da olduğu gibi bu seçimden de büyük bir teveccühle, alnının akıyla çıkacağına inandığını belirten Işıkhan, “AK Parti olarak hedefimiz, tüm büyükşehirlerimizde ve illerimizde AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşlarımızın teveccühünü kazanmaktır.” ifadesini kullandı.

“AK Parti’nin belediyecilik anlayışı hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir”

Işıkhan, “AK Parti’nin belediyecilik anlayışı vizyoner yerel yönetimi, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir belediyeciliği, dirençli şehirleri, kimlikli, gelişim odaklı, havası, suyu ve toprağı temiz şehirleri ve çevreyi, duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyeciliği, kültürel kalkınma ve kültür belediyeciliğini, hizmet ve eser belediyeciliğini temsil etmektedir.” dedi.

Elazığ’da yapılan çalışmalara değinen Işıkhan, bu çalışmalarda emek veren Belediye Başkanı Şerifoğulları’nı kutladı.

Bu vizyonu rehber edinerek, “Türkiye Yüzyılı” şehirlerini inşa edeceklerini anlatan Işıkhan, şunları kaydetti:

“Sizlerin de destek ve teveccühü ile ‘Türkiye Yüzyılı Şehirleri’ni inşa edeceğiz. Şehirlerimizde, dijitalleşme ve akıllı ekonomi, yeşil kalkınma, yerel ve kırsal kalkınma hamlelerimizi güçlü bir şekilde yapacak, birer yıldız gibi parlayan şehirleriyle dünyaya ışık saçan büyük ve güçlü Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bununla birlikte hükümet olarak sağlık ve eğitim başta olmak üzere her alanda tesis ettiğimiz güçlü sosyal devlet anlayışımızı yerel yönetimlerde de tekrar yaşatabilmemiz en önemli konulardan biri. Duyarlı ve kapsayıcı sosyal belediyecilik hedefi kapsamında iş dünyasının da güçlü desteğiyle, hükümet ve yerel yönetim işbirliğiyle huzurlu toplumsal yapıyı koruyacak ve güçlendireceğiz.”

“Türkiye Yüzyılı Şehirleri” için hazır ve kararlı olduklarını dile getiren Işıkhan, Elazığ’a hizmet yolunda her desteği vereceklerini, kapılarının her zaman açık olduğunu belirtti.

Işıkhan, “1 Nisan sabahından itibaren bu şehrin daha güzel günlere uyanacağı bir icraat döneminin şimdiden hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Elazığ’ımız ve deprem bölgesindeki diğer şehirlerimiz başta olmak üzere ülkemizin her bir noktasında iş dünyasının, iş gücü piyasasının, çalışma hayatının ve milletimizin her bir ferdinin destekçisi olmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Program daha sonra basına kapalı devam etti.

Programa, Elazığ Valisi Ömer Toraman, AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürü Samet Güneş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı İsmail Ertüzün, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ile kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-isikhan-elazigda-is-insanlariyla-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Enerji Bakanı: Maden kazası sahasında ciddi heyelan riski var https://www.haber28.com.tr/enerji-bakani-maden-kazasi-sahasinda-ciddi-heyelan-riski-var/ https://www.haber28.com.tr/enerji-bakani-maden-kazasi-sahasinda-ciddi-heyelan-riski-var/#respond Mon, 26 Feb 2024 06:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7306 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Erzincan’daki maden kazasının yaşandığı sahada ciddi heyelan riski bulunduğunu belirterek, “Bu risklerden dolayı şu anda sahada arama faaliyetlerini durdurmuş durumdayız.” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve yetkililer eşliğinde maden ocağı sahasında basın mensuplarına açıklama yapan Bayraktar, son birkaç gündür sahada çalışma şartlarının çok zorlu hale geldiğini ifade etti.

Dün gece itibarıyla çok ciddi heyelan riskinin tespit edildiğini bildiren Bayraktar, “Dolayısıyla özellikle o yığının kaymamış bölgelerinde şu anda ciddi bir hareketlilik var. Bu çalışmalardan, bu risklerden dolayı şu anda sahada arama faaliyetlerini durdurmuş durumdayız.” diye konuştu.

Bayraktar, heyelan riski nedeniyle atık toprağın taşınmasına ilişkin faaliyetlerin de durduğuna işaret ederek, “Önceliğimiz şu anda heyelan riskini hem arama için hem de bu toprağın taşınmasıyla alakalı yapılacak faaliyetler için ortadan kaldırmaktır. Şu anda temel önceliğimiz, yol haritasını ortaya çıkaracağımız süreç budur.” ifadelerini kullandı.

Kayan toprağın taşınacağı yerle alakalı çalışmaların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda ve onayında yürütüldüğünü aktaran Bayraktar, “Dolayısıyla onların onay vermediği herhangi bir yere, bu heyelanlı toprağın konulması söz konusu değil. Bu konuda endişe edilecek bir şey yok.” dedi.

Bayraktar, çok sayıda akademisyenin yanı sıra ilgili kurumlar ve uzman ekiplerin heyelan riskinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma yürüttüğü bilgisini paylaşarak, “Bu konuda belki yarın sabah, yarın öğlene kadar yapacağımız çalışmalarda daha net bir tablo ve bir yol haritası önümüze koyacağız gibi gözüküyor. Onları da sizlerle inşallah paylaşırız.” değerlendirmesinde bulundu.

Kayan toprağın istifleneceği alanlara yönelik birkaç alternatif üzerinde çalışıldığını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bunlarla ilgili tespit ettiğimiz birkaç lokasyon var. Bununla alakalı orada hangi şartlarda buranın istifleneceğiyle alakalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın koordinasyonunda lokasyon tespiti, o lokasyonların hazırlanmasıyla alakalı faaliyetimiz devam ediyor. Onu da en kısa sürede belirleyip heyelan riski ortadan kalktığı anda bu toprağın oraya aktarılmasıyla alakalı süreci başlatacağız.”

“Toprak ve su numunelerinde bir olumsuzluk söz konusu değil”

Bayraktar, sahada Devlet Su İşleri’nin (DSİ) koordinasyonunda temiz suyun ve kontamine olmuş suyun hızla kontrol altına alınmasıyla ilgili faaliyetlerin sürdüğüne işaret ederek, su ve topraktan ölçümler alınarak kalitenin kontrol edildiğini anlattı.

Bu kapsamda, toprak ve su numunelerinde bir olumsuzluğun söz konusu olmadığını vurgulayan Bayraktar, sahanın baraj tarafındaki çalışmaların da yoğun şekilde devam ettiğini dile getirdi.

Bayraktar ayrıca maden kazasına yönelik idari soruşturmanın da devam ettiğinin altını çizerek, “Bugün bütün ilgili bakanlıklarımızın bakan yardımcısı düzeyinde arkadaşlarımız burada. Tahmin ediyorum yarın bakanlarımızın da buraya gelmesi söz konusu. Yoğun bir şekilde hem adli hem de idari yönden soruşturmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Heyelan 2 şiddetinde deprem etkisi oluşturdu

Heyelanın deprem etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği sorusunu yanıtlayan Bayraktar, sahadaki teknik ekibin ve akademisyenlerin, “heyelandan dolayı yaklaşık 2 şiddetinde deprem etkisi olduğu” değerlendirmesini yaptıklarını aktardı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, liç alanına yönelik senede 2 kez denetleme yaptığını aktaran Bayraktar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da heyelanın yaşandığı liç alanını atık yönetimi kapsamında denetlediğini söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/enerji-bakani-maden-kazasi-sahasinda-ciddi-heyelan-riski-var/feed/ 0
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/ https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/#respond Mon, 26 Feb 2024 05:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7295 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Elazığ’da Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları”nda iş adamlarıyla bir araya geldi. Burada konuşan Bakan Işıkhan, “Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz yıl takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde tarifi imkansız bir felaketle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilimizde yıkıma ve can kaybına sebebiyet verdi. Elazığ da yakın zamanda iki büyük depremle sarsıldı. 24 Ocak 2020’de Sivrice depremi ve ardından biraz önce söz ettiğim 6 Şubat 2023 asrın felaketi. Felaketin yaşandığı ilk andan itibaren devletimizin tüm organları üzerine düşeni yerine getirdi ve getirmeye devam ediyor. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarımız bir an bile düşünmeden elini taşın altına koydu. Sizler, iş dünyasının değerli temsilcileri de şehriniz için fedakarlık yapmaktan kaçınmadınız. Milletimizin her bir ferdinin verdiği destekler ise asrın felaketini asrın birlikteliğine ve asrın dayanışmasına çevirmemizde mihenk taşı oldu. Elazığ milli iradenin kalesi olan bir şehrimiz. Devletine, liderine, davasına her zaman olduğu gibi Türkiye Yüzyılı seçimlerinde de sadakatle bağlı kalmış bir şehir. Biz de sizlerin bizlere duyduğu bu güveni boşa çıkarmadık hamdolsun. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak biz de diğer tüm kurumlarımız gibi liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde asrın felaketinden etkilenen vatandaşlarımızla ilgili üzerimize düşeni yapmak için gayret ediyoruz” diye konuştu.

Depremin çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkisini kaldırmak, istihdam süreçlerinde oluşan problemleri çözmek için ilk andan itibaren önemli tedbirler aldıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, “İŞKUR, SGK ve Sosyal Güvenlik Merkezi personelimizle vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın sorunlarıyla mücadele noktasında diğer illerimizde olduğu gibi Elazığ’ımızda da sorumluluktan kaçmadık. Deprem bölgesi genelinde uyguladığımız politikayla deprem sonrası yarı yarıya düşen istihdam oranını tekrar eski seviyesine yükselttik. OHAL ilan edilen illerimizde Toplum Yararına Program’da 9 olan çalışma sınırını 24 aya yükselttik ve programdan tekrar faydalanamama kuralını kaldırdık. 3 ay olan kısa çalışma ödeneği süresini 6 aya uzattık. Yalnızca depremden bu yana değil, AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren bakanlık olarak tüm birimlerimizle şehrimizin çalışma hayatına ve kalkınmasına katkı sunduk. İŞKUR aracılığıyla 2002 yılından bu yana özel sektörde ve kamuda Elazığ’da 85 bine yakın vatandaşımızı işe yerleştirdik. Bunun yanı sıra aktif işgücü programlarımızla hem işgücü piyasamızın ihtiyaçlarını tespit ediyor hem de vatandaşlarımızın nitelik kazanması, daha kolay iş bulabilmesi için kurs ve programlar düzenliyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımıza iş ve meslek danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Toplum Yararına Program (TYP) çerçevesinde vatandaşlarımızın işgücü piyasasına uyumlarına katkı sunuyor ve geçici gelir desteği sağlıyoruz. Bu çerçevede kamu kurum ve kuruluşlarımızda 40 binin üzerinde Elazığlı kardeşimizi TYP’den faydalandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Devletin tüm organlarının deprem bölgesinde verdikleri sözleri yerine getirmek için gece gündüz çalıştıklarını aktaran Bakan Işıkhan, “Nitekim, şubat ayı içinde 46 bin konutu depremzedelere teslim ediyoruz. Elazığ’ımızda da iki gün evvel 2 bin 555 vatandaşımıza güvenli ve sağlam konutlarını teslim ettik. Bu vesileyle evini teslim alan vatandaşlarımıza evleri, yeni yuvaları hayırlı uğurlu olsun. Nasıl liderimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ‘Yaptık, bitti’ düşüncesiyle değil ‘Milletimiz için her zaman daha iyisini yapmalıyız’ anlayışıyla hareket ediyorsa, bizler de onun yol arkadaşları olarak aynı düsturu kendimize şiar ediniyoruz. Hamdolsun ki AK Parti olarak iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren yaptığımız çalışmalarla milletimizin zihninde ‘Yaparsa AK Parti yapar’ düşüncesi net bir şekilde yerleşmiştir. Asrın felaketinden kısa bir süre sonra gerçekleştirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde de milletimiz cumhurbaşkanımıza, AK Partimize ve Cumhur İttifakı’na duyduğu güveni net şekilde göstermiştir. Aziz milletimiz ‘Doğru adamla yola devam’ diyerek liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a bir dönem daha yetki vermiştir. Sürekli temas halinde olduğumuz ve fikir alışverişinde bulunduğumuz için iş dünyamızın siz değerli fertlerinin de Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize olan güveninizi biliyoruz. Bu güveni boşa çıkarmamak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz. Bundan önce olduğu gibi önümüzdeki süreçte de işbirliğimizi güçlü bir şekilde sürdürerek Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte üretimin ve kalkınmanın yüzyılı yapacağız. Değerli misafirler, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hükümet olarak iş dünyasıyla tam uyumlu şekilde hareket ettik ve etmeye de devam edeceğiz. Bu işbirliğine sunacağı katkıyla güç verecek bir başka paydaş ise hiç kuşkusuz yerel yönetimlerdir. Bu bağlamda belediyelerimizin de hükümet ve iş dünyası ile tam bir uyum içerisinde çalışma zorunluluğu bulunmaktadır” dedi. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber28.com.tr/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-vedat-isikhan-elazigda-85-bine-yakin-vatandasimizi-ise-yerlestirdik/feed/ 0
Başkan Büyükkılıç: “Gayret bizden, çalışmak bizden, insanları kucaklamak bizden” https://www.haber28.com.tr/baskan-buyukkilic-gayret-bizden-calismak-bizden-insanlari-kucaklamak-bizden/ https://www.haber28.com.tr/baskan-buyukkilic-gayret-bizden-calismak-bizden-insanlari-kucaklamak-bizden/#respond Sun, 25 Feb 2024 04:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7129 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, ‘Kayseri Modeli Belediyecilik’ anlayışı ile yaklaşık 5 yıllık sürede kentte yapılan yatırım ve hizmetler ile gelecek dönemde yapılması planlanan önemli projeleri değerlendirdi. Başkan Büyükkılıç, “Gayret bizden, çalışma bizden, insanları kucaklamak bizden, bağrımıza basmak bizden” dedi.

Göreve geldiği 2019 yılından bu yana, pandemi süreci ve asrın felaketi 6 Şubat depremleri gibi dünyayı ve Türkiye’yi derinden etkileyen olayların yaşandığı yaklaşık 5 yıllık dönemde adeta koltuğunda oturmadan Kayserililere hizmet etmeye gayret gösteren Büyükkılıç, 5 yıllık sürece ve yeni dönemde yapılması planlanan projelere dair açıklamalarda bulundu.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Yapamayacağımız şeyleri vadetmeyen ama vadettiklerimizi de hayata geçirmeye çalışan bir yaklaşım içerisinde süreci yönetmeye çalışıyoruz” diyerek halka hizmet için gayretli çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

İnsanlara hizmet etmek için çaba gösterdiklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, “Her şeyden önce bize güvenen, bizi seven, seçen uzun soluklu, hem siyasette hem de yerelde hizmet etmemize vesile olan hemşehrilerime minnetlerimi ve teşekkürlerimi iletmek istiyorum” dedi.

Büyükkılıç açıklamalarında önemli olanın sonuca ulaştıracak altyapının oluşturulması ve gayretin gösterilmesi olduğunu ifade ederek, “Gayret bizden, çalışma bizden, insanları kucaklamak bizden, bağrımıza basmak bizden. Bu güne kadar yaptıklarımızı anlatıp bundan sonraki süreçte inovatif olarak tabi ki teknolojiyi göz ardı etmeden gençlerimizi, büyüklerimizi, çocuklarımızı hizmetlerimizle buluşturarak hemşehrilerimize layık olma yönünde irade gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

“Kimseyi ayrıştırmadım, ötekileştirmedim, insan odaklı, bir hekim anlayışıyla, üzerine titreyerek, gayretlerimle, iyi niyetimle, dostluklarımla, samimiyetimle çalıştım” diyen Başkan Büyükkılıç, deneyimi, birikimi, kapasitesi ve ekibiyle hizmette olduğunu ve olmaya gayret göstereceğini ifade etti.

6 Şubat Kahramanmaraş depremleri hakkında da konuşan Büyükkılıç, deprem afetinin acı ve zorlu bir süreci yaşattığını ancak diğer taraftan da birlik, beraberlik ile dayanışmanın bir bakıma vesilesi olduğunu sözlerine ekledi. Başkan Büyükkılıç, bu noktada dirençli şehir olma yolunda geçmişten bugüne başlattıkları kentsel dönüşüm çalışmaları ve diğer çalışmalar sayesinde yol aldıklarını ve şehrin doğusundan batısına belediyeler ve özel sektör eliyle 100 bine yakın konutun dönüştüğünü paylaştı. Büyükkılıç, ilçelerde de kentsel dönüşüm çalışmaları yaptıklarını söyleyerek, etap etap kentsel dönüşüm projelerini yürüttüklerini ve ilerleyen dönemde de yapacakları çalışmalar olduğunu anlattı. Büyükkılıç, hiç kimseyi mağdur etmeden kentsel dönüşüm çalışmalarını gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

Başkan Büyükkılıç, kentin zemin etüdü ve yapılarıyla ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile proje yapacaklarını dile getirerek, “Dirençli şehirler mantığı içerisinde hareket ederken ayrıca hem kentsel dönüşüm birimimiz var hem de Afet İşleri Daire Başkanlığı’mızı oluşturduk. Şehrimizin bu alandaki eksikliklerini gidermek için kurum ve kuruluşlarımızdan yararlanıyoruz. Melikgazi Belediye Başkanlığı’mız döneminde Erciyes Üniversitemize depremle ilgili laboratuvar yaptırdım. Depremle ilgili onlara çalışma yapıldı. Biz geleceğe hazırlığı yapmış bir şehir olarak anılabiliriz. Daha fazlasını da yapmaya önümüzdeki dönemde dayanışma içerisinde devam edeceğiz” diye konuştu.

12 Ay Sporun Merkezi Erciyes

Erciyes Kayak Merkezi’nden de söz eden Büyükkılıç, şunları söyledi:

“Erciyes Kayak Merkezi’mizde yeterince kar var. Yurt dışından misafirlerimiz var. Yine değişik illerden gelen vatandaşlarımız var. Kayak merkezimiz cıvıl cıvıl doluyor, taşıyor. Hafta sonları yüz binlerce insana ulaşıyor. 19 mekanik tesisimiz, 41 pistimiz, 112 kilometre pist uzunluğu var. Ulusal ve uluslararası standartlarda değişik ödüller almış olan bir Erciyes Kayak Merkezi’nden söz ediyoruz. Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni hayata geçirdik. Hem futbol takımları hem oradaki olimpik yüzme havuzumuz, yine standartlara uygun spor salonumuz ile bisikletle, motorla, jimnastikle, yüzmeyle ilgili, basket takımları, voleybol takımları kamplara geliyor. Kayseri artık 4 ay kayak merkeziyle anılan bir Erciyes Dağı’ndan öte 12 aya yayılmış durumda. Kazan kazan politikasıyla adeta şehrimiz turizm alanında, gastronomi alanında, kültür turizmi düşüncesinde kendisinden söz ettiren bir şehir olmaya devam ediyor. Yıl boyunca 100 milyon Euro bize kazanım sağlıyor. Kayseri’mize kazandırdığımız Havaalanı Terminal binamız yeni bitti hizmete sunuldu. İnsanlar artık keyifli bir şekilde hem uçuşunu sağlıyor hem de oradan da Erciyes Kayak Merkezi’ne ulaşmada sorun yaşamıyor. Fiyatların da uygunluğuyla tercih edilen bir kayak merkezinden ve Erciyes Dağı’ndan söz ediyoruz.”

“30 Büyükşehir İçinde En Çok Yatırıma Pay Ayıran Büyükşehir”

Başkan Büyükkılıç, Kayseri Havalimanı Yeni Terminal Binası resmi açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti ve birliğin, beraberliğin, dayanışmanın bereketini yaşadıklarını söyledi. Büyükkılıç, “Kayseri, büyükşehirlerin konforunu yaşatan, büyükşehirlerin sıkıntısını yaşatmayan yegane büyükşehir. Yatırımdan yatırıma koşan, hiçbir zaman mazerete sığınmayan hem pandemi dönemi, hem deprem dönemini yaşamamıza rağmen yatırımda 30 büyükşehir içinde en çok yatırıma pay ayıran büyükşehir. Anlatılmaz Kayseri yaşanır” dedi.

İçme Suyuna Yüzde 20 İndirim

İçme suyu fiyatlarında yapılan indirimle alakalı değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin her bölgesinde, ilçeler de dahil şebeke suyu içildiğini dile getirerek, “Altyapımız yenilendi. Kanal boyutu, yağmur suyu boyutu, elbette ki günün şartlarına da uygun boyutu, içilen ve kullanılan bir sudan söz ediyoruz. İnsanımızı önemsiyoruz, onların sağlığını önemsiyoruz. Su konusunda 30 büyükşehir içerisinde 15’inci sıradaydık fiyatlar düşüncesinde. Bunun içerisinde atık su bedeli var, KDV var, çevre temizlik vergisi de var, sadece su değil yani. Bütün bunlara rağmen dedik ki suyun fiyatlarını sabitleyelim. Enflasyonla mücadeleye katkı sağlayalım, ekonomiye can suyu olsun dedik, onu sağladık. Biz halk ile iç içeyiz, halkın beklentilerini göz ardı edemeyiz. Su fiyatlarıyla ilgili beklenti biraz daha var. Dedik ki yüzde 20 indirim yapıyoruz. Şuanda bizim su fiyatlarıyla ilgili 30 büyükşehir içerisinde 22’nci sıradayız” şeklinde konuştu.

Büyükkılıç, yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuklarını ifade ederek, “Büyükşehir olarak yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşuyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz ve insanların gönlüne sinecek anlayış içerisinde su fiyatlarını düzenliyoruz ve bu konuda da büyük bir memnuniyet var. 2024 yılı itibariyle sabit. Halk ile birlikte karar veririz, paydaşlarımız halktır. Onları mağdur etmeyecek çalışmalarımızı yaparız” dedi.

Kayseri’nin birlik, beraberlik ve dayanışmasının takdir gördüğüne işaret eden Başkan Büyükkılıç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bizim en çok takdir edilen boyutumuz belediye başkanlarıyla dayanışan bir yaklaşım sergilemek. Büyükşehir Belediye Başkanı önder olur, ağabey olur, diğerlerini de bağrına basar, yoluna devam eder. Biz birlikte büyürüz, birlikte kamuoyunda kabul görürüz. O açıdan Haseki Bakanımın hem deneyimi hem en önemli bakanlığı elinde bulunuyor olması, Allah gücünü arttırsın, depremle ilgili yapacağı çalışmalar sıradan çalışmalar değil. Biz kendisine bu alada her türlü desteğimizi esirgemedik, esirgemeyiz. Kahramanmaraş dahil deprem döneminde Allah’a şükür Kayseri’mizin insanlarının her biri adeta rahmet unsuru olarak yağdı. Sayın Cumhurbaşkanımız, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a teşekkür ediyorum dedi ama bu teşekkür şehrimeydi. Bu teşekkür Kayseri’mizin fedakar hayırsever insanlarınaydı. Bizim şehrimize sevdamızdan, hizmetten başka bir kaygımız yok.”

Kayseri’ye Yeni Atık Su Arıtma Tesisi

Kayseri’ye bir atık su arıtma tesisi daha kazandıracaklarını duyuran Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye desteklerinden dolayı teşekkür ederek, “Arıtma konusunda mevcut bir arıtma tesisimiz var. İlave arıtma tesisimizi yapacağız. Onunla ilgili de bize bir miktar hibe sağladı. Krediler konusunda da yasal çerçevede yine desteklerini esirgemedi. Bakanımız Özhaseki, Kayseri denilince dayanamaz, Kayseri sevdalısı, Kayseri aşığı. Hizmetleriyle her noktasında emeği var” ifadelerini kullandı.

Sağlık Alanında İnsan Odaklı Yatırımlar

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kente kazandırdığı sağlık ve insan odaklı projeleri de anlatan Başkan Büyükkılıç, “Hiçbir konuda bu bizim işimiz değil mantığında yaklaşmayız. Her işin altına elimizi koymaya özen gösteririz. Bir hekim anlayışıyla da sağlık turizmi düşüncesinde yaptığımız USHAŞ ile yaptığımız protokol var. Ayrıca gözle, dişle, kanserle ilgili yapılacak çalışmalarda sağlık müdürlüğümüzle, fakültelerimizle yaptığımız çalışmalarımız var. Her semtte aile sağlığı merkezlerimizi hayata geçirerek insanlarımıza hizmet etme manasında çalışmalar üretiriz. KANKA diye kan kanseri hastalarıyla ilgili bir hastane yapıldı, orada yine hayırseverlerimiz ve belediyelerimizin iş birliği. Bununla ilgili büyük oranda destek verdiğimiz çalışma var. Şuanda tıp fakültesiyle yaptığımız çalışmalar var. Yeşilay ile yaptığımız, uyuşturucuyla ilgili mücadele konusunda vermiş olduğumuz destekler var. En önemlisi sosyal içerikli, HOSPİS diye kamuoyunda bilinen ve ödül aldığımız projemiz var. Kanserle ilgili ağırlıklı olarak tedavi süreci tamamlanmış denildiğinde insanların bakmakta zorlanacağı vakalar var” ifadelerini kullandı.

Gönüllere Dokunan Hasta Yakınları Misafirhaneleri

Büyükkılıç, gönüllere dokunan Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhanelerine de bir parantez açarak, “Ayrıca gerek üniversitemize gerek şehir hastanemize, orada yaptığımız çalışma var. Hasta Yakınları Misafirhanesi adı altında, burada çevre iller dahil hastaları tedavi görürken yakınları da araçların içinde, otoparklarda ya da dışarılarda vakit geçirmeye çalışırken dedik ki insanı yaşat ki devlet yaşasın. Misafirhaneler yapalım, sabah kahvaltısını yapsın, akşam yemeğini yesin, duşunu alsın, pijaması, diş fırçasına kadar sağlayalım dedik. Yakını olmayan imkanı olmayanlara da destek verir bu çalışmaları yapmaya devam ederiz” diye konuştu.

Yeni Dönemde Hayata Geçecek Alzheimer Merkezi Projesi

Başkan Büyükkılıç, yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan Alzheimer Merkezi projesi hakkında da bilgiler vererek, “Alzheimer ile ilgili yeni bir projemiz var. Dijitalizasyondan sonra da Alzheimer vakalarının arttığını ve aynı zamanda da yaş grubu olarak öne çekildiğini gözlemliyoruz. Bu hastalara günü birlik bakma açısından yeni bir projemiz ile onları sabah alacağız akşam evlerine bırakacağız ama onların hobi, tedavi ya da destek uygulamalarımız ile onlara meşguliyet sağlama projelerimizle hizmet vereceğiz” dedi.

Kayseri’nin hayırseverliğine dikkat çeken Büyükkılıç, “Kayseri hayırseverleriyle insanlara hizmet etmeyi sever. Biz bunları projelendiririz, iş birliği halinde gerekli hizmetleri veririz. En önemlilerinden biri Engelsiz Yaşam Merkezi, 3 gün önce orada havuzumuzu açtık. 400 kardeşimize hizmet ediyoruz. Herkes tarafından takdir ediliyor, tercih ediliyor. Bu manada da dualar alıyoruz” şeklinde konuştu.

Başkan Büyükkılıç, gençlere yönelik önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Kayseri, 5 üniversitesi olan, gençlerle bezenmiş olan bir şehir. 75 bin öğrenci var, ayrıca 325 bin ortaöğrenim öğrencisi var. Gençlere diyoruz ki ihtiyacı olan ailelerin bursları bizden, ulaşım desteği bizden, çayınız çorbanız sabahın erken saatinde bizden, çamaşırlarınızı yıkamak bizden. Gençler, internetiniz ücretsiz bizden, kütüphanelerimiz emrinizde. Gençler, siz yeter ki çalışın, üretin, yeter ki geleceğe kendinizi hazırlayın su paralarınızın yarısı bizden, kira yardımı bizden. Kayseri’de aç ve açıkta hiçbir gencimiz kalmaz, onlarla ilgili gerekli çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Emeklilere yönelik gerekli hizmetleri de sunduklarına değinen Büyükkılıç, “Emeklilerimizle ilgili gerekli destekleri sağlıyoruz. İhtiyaç sahibi olanlara yardımcı oluyoruz. Ayrıca semtlerimizde emeklilerimize hizmet verme düşüncesinde emekli kafeteryaları oluşturduk. Onlara imkanlar sağlıyoruz. Sosyal tesislerimizde imkanlar sağlıyoruz. Onlar bizim için emanet, onların gönlünde yer edip dua alma düşüncesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

1 Milyon 260 Bin Metrekare Alana Sahip Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi

Başkan Büyükkılıç, Türkiye’nin en büyük millet bahçelerinden Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin Kayserililerden büyük ilgi gördüğünü paylaşarak şunları kaydetti:

“29 Ekim’de Gastronomi Günleri yaptık, millet bahçemiz hazırdı, halkımız ile buluşturduk. 1 milyon 260 bin metrekare büyüklüğünde adeta şehrin nazar boncuğu oldu Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi. 40 bin metrekare büyüklüğünde biyolojik gölet, yeme içme mekanlarıyla, yürüyüş yollarıyla, bisiklet yollarıyla, BMX parkuruyla, sportif alanlarıyla, mescitleriyle 1 milyon metrekaresi yeşil alan. 60 bin metrekare büyüklüğünde etkinlik alanı var. 20 bin metrekare bir başka etkinlik alanı var. Ayrıca millet kütüphanesi mantığında 6 bin metrekare büyüklüğünde, Kent ve Mimar Sinan Müzesi 6 bin metrekare büyüklüğünde, yine 6 bin metrekare büyüklüğünde Mutfak Sanatları Merkezi yapıyoruz. Artık Kayseri millet bahçesi uğrak yeri oldu. Ayrıca kişi başına yaklaşık 1 metrekare yeşil alan sunan dünya standartlarının üzerinde bir yeşil alan oldu. Değişik etkinliklerle kendinden söz ettiriyor, herkesin takdirini topluyor. Hafta sonları doluyor taşıyor. Kayseri’miz cıvıl cıvıl geleceğe ümitle bakıyor.”

Öte yandan, Kayseri’nin açık hava müzesi konumunda olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, “Kayseri açık hava müzesi, kültürel ve turizm düşüncesinde. Kültepe Kaniş-Karum ticaretin merkezi. Yeni yaptığımı Kayadan Oyma Müze var. Kültepe’yi orada insanlarla buluşturacağız. 4 organize sanayisi, 1 serbest bölgesi var Kayseri böyle bir potansiyel. 4 milyar dolar ihracatı olan bir şehirden söz ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın gözbebeği olan, Cumhur İttifakı’nın da kalesi olan bir Kayseri’den söz ediyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-buyukkilic-gayret-bizden-calismak-bizden-insanlari-kucaklamak-bizden/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediyesi Acil Çözüm Ekipleri Kentte İz Bıraktı https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-acil-cozum-ekipleri-kentte-iz-birakti/ https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-acil-cozum-ekipleri-kentte-iz-birakti/#respond Sun, 25 Feb 2024 02:36:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7104 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in hizmet açısından geri kalmış bölgelerde eksikleri tespit ederek hemen müdahale etmek için oluşturduğu Acil Çözüm Ekipleri, kent tarihine iz bıraktı. Başkan Soyer’in “Sizin patronunuz vatandaş” sözüyle sahaya çıkan ekipler, 23 binin üzerinde yüz yüze görüşme yaptı. Sahadan gelen talepler doğrultusunda harekete geçen ekipler, bugüne kadar 227 noktadaki çalışmaları bitirdi; 58 noktada da çalışmalar sürüyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in mahallelerin sorunlarına hızla çözüm üretmek üzere oluşturduğu Acil Çözüm Ekipleri, 5 yılda birbirinden önemli çalışmalara imza atılmasını sağladı. Kentte özellikle geri kalmış bölgelerde çalınmadık kapı bırakmayan ekipler İzmirlilerin istek, öneri ve şikayetlerini tek tek not ederek sorunları yerinde tespit etti. Başkan Soyer’in “Sizin patronunuz vatandaş” dediği ekipler 11 metropol ilçenin kentsel olanaklara erişimi kısıtlı mahallelerinde sorunların hızla çözüme kavuşmasını sağladı.

SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

Acil Çözüm Ekipleri kurulduğu Kasım 2019’dan bu yana alan taraması kapsamında vatandaşla 23 bin 513 görüşme yaptı. Başkanlık, icraat ile ilgili birimlerin yetkilileri ve mahalle sakinlerinin ortak karar verdiği 335 iş kaleminden 227’si tamamlandı, 58’i devam ediyor. İlaçlama, temizlik, asfalt, kaldırım, sosyal yardım, park ve bahçe, ulaşım, kültürel ve sportif aktiviteler, altyapı çalışmaları, dere bakım onarımı gibi birbirinden farklı pek çok konuda çalışma yapıldı.

YAŞAYAN PARKLAR İLE DOĞA KENTE NÜFUZ ETTİ

Karabağlar’da Peker Parkı, Konak’ta Lale Parkı,  Bornova’da Meriç Yaşayan Parkı bölgeye kazandırıldı. Buca Fırat Mahallesi’nde bulunan Büyükşehir Belediyesi’ne ait 30 bin metrekarelik alandaki Fırat Fidanlığı bölge sakinlerinin de görüşü dikkate alınarak Yaşayan Park’a dönüştürüldü. Kentin dezavantajlı mahallelerinde spor alanları oluşturuldu. “Kötü alışkanlıklar ile değil spor ile büyüyen nesiller” sloganıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü 500’e yakın çocuğa ücretsiz spor eğitimi verdi. Gelir seviyesi düşük ailelerin çocuklarına spor malzemesi desteğinde bulunuldu. Amatör spor kulüplerine destekler sağlandı.

ÖZ KAYNAKLAR İLE OKUL İNŞA EDİLİYOR

Karabağlar Abdi İpekçi Mahallesi’nden okula gitmek için yola çıkan çocukların boş araziden geçerken tehlikeler yaşadığını tespit eden Acil Çözüm Ekipleri, hemen harekete geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde ilk defa belediye öz kaynakları ile ilk ve ortaokul inşa etmek için çalışmalara başladı. 3 katlı, 32 derslikli Orhan Kemal İlkokulu’nun inşaatı sürüyor.

MAHALLE BOSTANLARI KURULDU

Kentin dezavantajlı bölgelerinde mahalle sakinlerini tarım ile tanıştırma ve aile bütçesine katkı sağlaması adına başlatılan mahalle bostanları projesi kapsamında, 5 mahallede bostan alanı oluşturuldu ve 310 kadının tarımsal üretim yapması sağlandı.

ULAŞIM VE ALTYAPI SORUNLARI ÇÖZÜLDÜ

Acil Çözüm Ekibi çalışmaları kapsamında Karabağlar Bahriye Üçok Mahallesi ve Bayraklı Emek Mahallesi’nde İZSU yağmur suyu hattı döşedi. Bayraklı Gümüşpala Mahallesi’ne otobüs hattı konarak ulaşım kolaylaştı. Karabağlar Salih Omurtak Mahallesi otobüs son durağı uzatıldı ve depremde hasar gören Eyüp Ensari Camii güçlendirildi. Mahallede asfalt ve parke taşı uygulamaları yapıldı. Konak Küçükada Mahallesi’nde yer alan Metin Oktay Parkı baştan sona yenilendi. Buca ilçesinde 16 çocuk parkı ve yeşil alan düzenlemeleri yapıldı. Karabağlar Bahriye Üçok Mahallesi’ne meyve bahçesi kazandırıldı ve halı saha yapıldı.

ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Gürçeşme İZBAN istasyonu çalışmaları başladı çok yakında bölgenin ulaşım sorunu giderilecek. Bornova Behçet Uz Rekreasyon Alanı tamamlandı. Karabağlar Limontepe Mahallesi’nde rekreasyon alanı ve mahalle bostanı yapımı sürüyor.  Kadifekale’ye çocuk parkları ve sosyal donatı alanları kazandırılıyor. Karabağlar Abdi İpekçi ve Konak Lale mahallerinde altyapı çalışması yapıldı.

GÖRÜŞMELERİN HEPSİ YÜZ YÜZE MÜLAKAT

Acil Çözüm Ekibi çalışmalarını merkezine toplumsal katılımı alarak sürdürmeye devam ediyor. Yerinde hizmet anlayışı ile çalışan ekipler; mahallelerinde yapılacak her çalışmaya dair mahalle sakinleri ile karar vererek süreci ilerletiyor. Mahalle sakinlerinin görüşleri dikkate alınarak görüşmeler yapılıyor ve hem genel hem de özel sorunlara dair politikalar üretiliyor. Bugüne kadar 45 mahallede çalışma yapılmıştır. Resmi rakamlara göre 45 mahallenin toplam nüfusu 354 bin 121’dir. Toplam 23 bin 513 görüşme sonucunda 78 bin 691 kişiye erişim sağlandı. Saha araştırması yapılan mahallelerde bulunan hanelerin ortalama yüzde 22,22’si ile görüşüldü. Görüşmelerin hepsi yüz yüze mülakat metodu kullanılarak gerçekleşti.

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmir-buyuksehir-belediyesi-acil-cozum-ekipleri-kentte-iz-birakti/feed/ 0
Erzincan’da meydana gelen toprak kaymasıyla ilgili Bakan Bayraktar açıklama yaptı https://www.haber28.com.tr/erzincanda-meydana-gelen-toprak-kaymasiyla-ilgili-bakan-bayraktar-aciklama-yapti/ https://www.haber28.com.tr/erzincanda-meydana-gelen-toprak-kaymasiyla-ilgili-bakan-bayraktar-aciklama-yapti/#respond Sat, 24 Feb 2024 06:12:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6992 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Erzincan’da meydana gelen toprak kaymasına ilişkin, “Buradaki toprak kütlesinin taşınacağı alanın tespiti ve hazır hale getirilmesi önemliydi. Bu bölge tahliye edilmeye başlanmış durumda.” dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve yetkililer eşliğinde maden ocağı sahasında gazetecilere açıklama yapan Bayraktar, kaymanın ardından oluşan kütlenin 3 ayrı noktada; mevcut yerde, dere yatağına ve arka taraftaki manganez ocağına akışı olduğunu gördüklerini belirtti.

Bakan Bayraktar, koordinasyon süreci içerisinde ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde en önemli konunun, toprak kütlesinin taşınacağı alanın tespiti ve oranın hazır hale getirilmesi olduğunu vurgulayarak, “Bu bölge tahliye edilmeye başlanmış durumda. Arama faaliyetiyle ilgili yoğun çaba, büyük fedakarlık ve uyum içerisinde devam ediyor.” diye konuştu.

Bayraktar, arama faaliyetlerinden kısa sürede sonuç alıp hem aileleri hem de tüm milleti neticeye ulaştırmayı temenni ettiklerini dile getirdi.

Sahada çevreyle ilgili alınması gereken ciddi tedbirlerin bulunduğuna da dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bununla alakalı her türlü tedbiri almış durumdayız. Özellikle DSİ, çok yoğun çalışmayla buradaki su hareketini kontrol edip, bu sahaya tekrar suyu sokmadan farklı alanlara yöneltmekle ilgili çok hızlı çalışma yürütüyor. Onlara teşekkür ediyorum. Aşağıda sedde ile ilgili çalışmalarımız büyük oranda tamamlanmış durumda. Yani yeni bir su hareketini kontrol altına almayla alakalı bütün tedbirler alınmış durumda.”

Bayraktar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının sürekli ölçümler yaptığına dikkati çekerek, “Şu anda gözüken, burada halk sağlığına zarar verebilecek herhangi bir şey olmadığı yönünde. Dolayısıyla o noktada da kontrollerimiz eş zamanlı, eş güdümlü şekilde devam ediyor. İnşallah en kısa zamanda arama kurtarma faaliyetiyle ilgili netice almayı ümit ediyoruz.” şeklinde konuştu.

“Toprak taşınmaya başladı”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bayraktar, eski mermer ocağındaki hazırlıkların hangi aşamada olduğu ve toprağın taşınma sürecinin ne kadar süreceği sorusu üzerine, toprağın taşınması hazırlıklarının tamamlandığını bildirdi.

Bakan Bayraktar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili onayı verdiğini aktararak, “Nasıl bu yığın liç alanında yerleşimle alakalı onayları ÇED kapsamında ilgili Bakanlık verdiyse, orayla alakalı ‘Evet buraya şu şartları hazırladığınızda, buraya döküm yapabilirsiniz.’ onayını aldığımız için artık şu anda hem buradan hem de manganez ocağının olduğu yerden toprak taşınmaya başlandı. Sizi bugün oraya götüremiyoruz ama orada şu anda bu faaliyet devam ediyor. Yani yolda gördüğünüz kamyonlar oraya doğru hareket ediyor.” ifadesini kullandı.

Toprak altındaki işçilere dair iz olup olmadığı sorusu üzerine Bayraktar, ekiplerin radar, dedektör ve dronlarla tespit ettikleri lokasyonlara doğru yoğun şekilde çalıştığını söyledi.

“Yakın köylerde kullanılan içme suyuna buradan, atıkların, siyanürün akmamasına yönelik nasıl çalışma yürütülüyor?” sorusunu yanıtlayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Şimdi buraya, bu dereye gelen temiz suyun daha yukarıdan kontrollü şekilde barajın arkasından normal temiz akış kanalına, kuşaklama dediğimiz hadiseyi DSİ çalışmış durumda. Dolayısıyla bununla alakalı herhangi bir risk görmüyoruz. Buradan şu andaki toprağın olduğu suyun, toprağın altından ilerlemesiyle alakalı da ileride biliyorsunuz sedde yapıldı. Orada da herhangi bir şekilde ölçümlerde, gözlem kuyularında aldığımız numunelerin hiçbirisinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın buradaki laboratuvarında, mobil laboratuvarında ve Ankara’ya gönderdiği numunelerde herhangi bir risk şu anda gözükmüyor.

Zaten burası kuru bir dereymiş, bize söylenen bilgi ama şu anda bu toprak kalkana kadar suyu buradan hareket ettiremeyiz. Dolayısıyla bunu mutlaka başka bir yere aktarmamız lazım. Daha sonraki süreçte de DSİ bu toprak kalktıktan sonra yine buradan bir kanalla suyu aşağı doğru gönderecek.”

“Şu anda çevre izin belgesinin verildiği şartlar ortadan kalktı”

Bayraktar, işçilere ulaşılsa dahi toprak kaldırma çalışmalarının devamına yönelik soruya ilişkin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının mevzuatına göre buranın mutlaka kaldırılıp farklı yerde depolanması ve istiflenmesi gerektiğini, dolayısıyla çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Madenin çevre izin belgesinin iptal edildiğini hatırlatan gazetecinin, “Madenin geleceğiyle ilgili başka tasarruf olacak mı?” sorusunu ise Bayraktar, şu şekilde yanıtladı:

“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, çevre izin belgesini iptal ettiler. Dolayısıyla çevre izin belgesi olmayan herhangi bir işletme, maden veya herhangi bir şeyin çalışması söz konusu değil. Dolayısıyla çevre izin belgesi şu anda iptal edilmiş durumdadır. Yani bu madenin çalışması için gerekli izinler, müsaadeler, her kurumun farklı şeyi var ama esas itibarıyla çalışma izni, faaliyet izni, çevre izin belgesi üzerinden olur. Çevre izin belgesi olmayan herhangi bir madenin çalışması söz konusu değildir. O belge olana kadar, yenilenene kadar, şayet yenilenecekse herhangi bir faaliyet söz konusu olamaz. Şu anda o çevre izin belgesinin verildiği şartlar ortadan kalktı. Onun için çevre izin belgesini bakanlığımız iptal etti.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincanda-meydana-gelen-toprak-kaymasiyla-ilgili-bakan-bayraktar-aciklama-yapti/feed/ 0
İçişleri Bakanı Yerlikaya: Maden ocağındaki çalışmalar en kısa zamanda tamamlanacak https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-maden-ocagindaki-calismalar-en-kisa-zamanda-tamamlanacak/ https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-maden-ocagindaki-calismalar-en-kisa-zamanda-tamamlanacak/#respond Sat, 24 Feb 2024 05:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6984 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında meydana gelen toprak kaymasına ilişkin, “Anbean buradaki bilim insanlarımızın yol göstericiliğinde, istişarelerle, işçimizden şoförüne varıncaya kadar hepimizin tek niyeti var. Bu işi olabilecek en kısa zamanda tamamlamak.” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve yetkililer eşliğinde maden ocağı sahasında gazetecilere açıklama yapan Yerlikaya, toprak kaymasının üzerinden 6 gün geçtiğini hatırlattı.

İlk andan itibaren devlet, hükümet olarak tam bir seferberlik ruhuyla durmadan duraksamadan çalıştıklarını ifade eden Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Bu maden ocağı, 940 hektarlık bir arazi. Hemen ardımız görmüş olduğunuz liç alanı dediğimiz yerde yaklaşık 35 milyon metreküplük bir toprak kütlesi var. 14.28’de o vakitte, toprağın kaydığı zamanda, bu ardımızdaki Sabırlı Dere Alanı dediğimiz yere yaklaşık 5 milyon metreküplük bir toprak kaymasıyla yeni bir kütle vadiye doğru geldi. Hemen arkasındaki manganez ocağı dediğimiz yer var ki, oradan geliyoruz. Orada da 1,2 milyon metreküplük bir toprak kaymasıyla yer değiştirmiş vaziyette ve hemen sırt tarafta yani toplam liç alanının olduğu yerde de devamlı karşı tepelerde iki tane konuşlandırılan jeoradarla da duraksamadan yaptığımız arama kurtarmayla ilgili, çalışmalarımızda çalışan arkadaşlarımızın güven ortamında çalışmasıyla ilgili bundan sonra olma ihtimali olan bir kaymayı anlık izliyoruz. Bunun da altını çizmek istiyorum.”

Yerlikaya, arama kurtarmayla ilgili AFAD’ın başından beri 500’ün üzerinde profesyonel ekiple görev yaptığını belirterek, 2 bin 700’ü aşkın kişi, 800 en modern ve güçlü araçla bölgede çalışmaları sürdürdüklerini dile getirdi.

“Sabır, şu anda en fazla ihtiyacımızın olduğu duygu”

Araç ve insan kaynağı olarak hiçbir eksiklerinin bulunmadığını vurgulayan Yerlikaya, “Anbean buradaki bilim insanlarımızın yol göstericiliğinde, istişarelerle, işçimizden şoförüne varıncaya kadar hepimizin tek niyeti var. Bu işi olabilecek en kısa zamanda tamamlamak. Bunun için de eğer ilave araç ve insan kaynağıyla ilgili bir ihtiyacımız doğuyorsa bilin ki olabilecek en kısa sürede bunu biz tamamlıyoruz. Öncelikle 9 canımız şu anda bu toprağın altında. Yakınlarımızın her birini ziyaret ettik, devamlı da ediyoruz. Onlar da buraya zaman zaman geliyorlar. Onların akrabalarından bu maden ocağında çalışan kardeşlerimiz de var. Az önce onlarla tekraren görüştük. Onların sabrı, anlayışı için minnettarız. Tekrar geçmiş olsun dileklerimi paylaşmak istiyorum. Sabır, şu anda en fazla ihtiyacımızın olduğu duygu.” diye konuştu.

Yerlikaya, çalışmalarla ilgili planlarından bahsederek, şöyle devam etti:

“Böyle büyük bir toprak kütlesinin hareket ettiği bir ortamda bizim planımız basitçe şu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan arkadaşlarımız ve bilim insanlarımızla hemen bu ardımızdaki görmüş olduğumuz 5 milyon metreküplük hedef alanda ve arkasındaki manganez alanında toprağı geçici depolama alanı olarak az önce gelmiş olduğumuz ve tamamen Çevre Şehirciliğin bizzat talimatıyla ve yerinde yaparak oluşturmuş olduğu güvenli ortama geçici tahliye ediyoruz. Şu an için 60’a yakın ekskavatör ki en büyük hacimli ekskavatörlerle günlük bin, 1500’e yakın bir kamyon hareketiyle burayı ve hemen arkasındaki manganez ocağı, kamyonun içinde bulunduğu, toprak kaymasının olduğu yere, bu tahliye sürecini AFAD koordinasyonunda yapmaya devam ediyoruz. İklim koşulları ve özellikle jeoradarların devamlı takibiyle güvenli bir ortamla ilgili sıkıntı olmadığı müddetçe, Allah’ın izniyle aziz milletimize, bu kardeşlerimize eriştiğimizin müjdesini verebilmek için canı gönülden çalışıyoruz.”

” Bir ihmal, bir kusur varsa, kesinlikle hak, adalet tecelli edecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çalışmaların her anını yakından takip ettiğini aktaran Yerlikaya, tüm ekiplerin koordineli bir çalışma yürüttüğünün altını çizdi.

Yerlikaya, bir gazetecinin adli soruşturmalardaki gelişmelerle ilgili sorusu üzerine, “Adalet Bakanı’mız sürecin takipçisi ve bağımsız Türk yargısı burada. Bir ihmal, bir kusur varsa, bilin ki kesinlikle ve kesinlikle hak, adalet tecelli edecek. Buna hiç kimsenin şüphesi olmasın. Gerek Yılmaz Bakanımız, gerekse Başsavcılığımız bununla ilgili sizleri de bizleri de aydınlatır ve süreç de benim bildiğim kadarıyla devam edecek.” yanıtın verdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/icisleri-bakani-yerlikaya-maden-ocagindaki-calismalar-en-kisa-zamanda-tamamlanacak/feed/ 0
Başkan Güler: “Bizim davamız pazara kadar değil, mezara kadar” https://www.haber28.com.tr/baskan-guler-bizim-davamiz-pazara-kadar-degil-mezara-kadar/ https://www.haber28.com.tr/baskan-guler-bizim-davamiz-pazara-kadar-degil-mezara-kadar/#respond Mon, 19 Feb 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6231 Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, “Bizim davamız pazara kadar değil, mezara kadar” dedi.

5 yıl önce sevgiyi büyütmek için yola çıktığını, çekişmeden ve kavgadan uzak kaldıklarını belirten Başkan Güler, ‘Düşünen Üreten Yarışan Ordu’ ilkesi ile yoğun bir çalışma sergilediklerini ve özellikle 2 bin 150 km yol ve 1800 km su yatırımlarında Cumhuriyet tarihinin tüm rekorlarını kırdıklarını kaydetti. Başkan Güler, bu başarıya 250 yeni iş makinesi aldıklarını, kendi asfalt plent tesisi ve beton santralleri ile taş ocakları kurarak ulaştıklarını ifade etti. Güler ayrıca yıllardır gündem olan çöp sorununu çözdüklerini hatta çöpten enerji üretecek seviyeye geldiklerini vurguladı.

“Tarımsız kalkınma olmaz”

AK Parti’nin 2024 Yerel Seçim Beyannamesi’ndeki 8 konu başlığının Ordu’da 5 yıldır uygulanan projelerle aynı olduğuna dikkat çeken Başkan Güler, “Biz o 8 maddeyi zaten kendiliğimizden yapmıştık. Bizimki yenilikçi, vizyoner bir belediyecilik. Bizim belediyeciliğimiz 5 yıl önce başlamadı. 1994 yılından beri Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber çalıştık. Yaptığımız şeylerde bazen anlaşılmakta zorluk çekiliyor. Tavuk şu bu deniliyor ama tarımsız kalkınma olmaz. Yaptığımız çalışmalarla en küçük büyükşehir olmamıza rağmen en büyük büyükşehirle mukayese ediliyoruz. Bu hoş bir karşılaştırma” diye konuştu.

Borç tartışmalarına noktayı koydu

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin borcu ile ilgili tartışmalara nokta koyan Başkan Güler, geçtiğimiz günlerde yapılan meclis toplantısında plan bütçe komisyonunun borç miktarlarını açıkladığını ve konunun kapandığını vurguladı. Başkan Güler, “Bakın biz kimseyle yarışmıyoruz, kendimiz ile yarışıyoruz. Biz boş işlerle uğramıyoruz. Yanlış çoktur, doğru birdir. Tek bir doğru varken niye yanlışların doğru olduğunu ispat edelim.700’den fazla iş yaptık. Bütçe meydanda. Ben bu tür iddialara mecbur kaldıkça cevap veriyorum, yoksa onun dışında cevap vermiyorum. Boş işlerle uğraşmanın alemi yok. Tartışmayla vakit geçirecek zamanımız yok. Meclisin hem kendi denetimi var hem de Sayıştay tarafından denetliyoruz. Dolayısıyla her şey açık ortada. Plan bütçe komisyonumuzun başkanı gerek açıklamaları yaptı. Biz borç ödüyoruz, aynı zamanda borçlarımızı azalttık ve varlıklarımızı da ortaya koyduğumuz zaman 1,5 milyarlık kazancımız var” ifadelerini kullandı.

“Belde Evler’i yıkmasaydık emsal oluşturacaktı”

Altınordu Kirazlimanı Mahallesi’nde denizin kara ile birleştiği noktada daha önce yıkımı gerçekleştirilen ve yerine halkın yararlandığı sosyal tesisler inşa edilen Belde Evler alanıyla ilgili açıklamada bulunan Başkan Güler, “Benden önceki dönemi bahsetmek istemiyorum. Belde Evleri yıkmasaydık, 110 km sahili olan Ordu’da buna göz yumsaydım Altınordu’da emsal oluşturulurdu. Bütün sahili yüksek binalarla kapatacaktık. Şimdi Kirazlimanı’nda bütün Ordu’ya örneği olmayan bir tesis kazandırıyoruz” açıklamasında bulundu.

“Maliyetin altında su satışı yapıyoruz”

Su fiyatlarıyla ilgili bilgilendirmede bulunan Başkan Güler, “Su fiyatları konusunda 30 büyükşehir arasında 17. sıradayız. Bir metreküpün maliyeti bize 41 liraya mal olmasına rağmen Ordu il genelinde 772 mahallede 492 yerleşim ünitesine mesken abonelerine yüzde 80 indirimli su satışı yapılıyor. Sahilde bulunan 5 ilçemizdeki mesken abonelerine yüzde 47 indirimli, diğer 14 ilçemizdeki abonelerimize ise yüzde 60 indirimli su satışı yapılıyor. Yani maliyetinin çok altında satıyoruz. Su temel bir sorun. Keşke mümkün olsa da parasız yapsak. Ama maliyeti var. Biz göreve geldiğimizde suyun yüzde 56’sını kaybediyorduk. Biz bunu 35’e düşürdük. Sadece 1800 km su hattı yaptık” şeklinde konuştu.

“Bizim davamız pazara kadar değil, mezara kadar”

AK Parti’den aday gösterilmeyenlerin istifasını da değerlendiren Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, şöyle konuştu:

“Bu bir dava. Davanın dünü bugün makamı, koltuğu asla olmaz. Herhangi bir karşılığı asla olmaz. Hayatın sizi nereye atacağı belli olmaz. Bazen bir duvarın dibine de atabilir bazen de duvarın üstüne çıkartabilir. Biz dava bilinci ile hareket ediyoruz. Biz bu davanın en başından en sonuna kadar yer aldık. Baktığınız zaman herkes bir şey olmaya çalışıyor. Ama doğrusu bir şey yapmaktır. Zaten onu yaptığınız zaman, doğal olarak olmuş oluyorsunuz. Bunun bilincinde olmayanlar sabun köpüğü gibi değişebilir. Dediğiniz olmazsa başka bir yere geçersiniz. Yani dava bilinci çok köklü bir şeydir. Herkes bu bilince sahip olmaz”

“Bizim hedefe kitlendik”

Ordu’da 31 Mart Yerel Seçimlerinde hedefe kitlendiklerinin altını çizen Başkan Hilmi Güler, açıklamasında şunları söyledi:

“Bizim bütün amacımız daima sonuca kitlenmek. Onun için tüm ekip arkadaşlarımız ile hedefe kilitlendik. Yaptığımız çalışmaları inançla, dava ruhu ile gönüllere girerek yapıyoruz. Zaten yapmış olduğumuz bu çalışmaları ve üretilen projeleri vatandaşlarımız gördüğü için dün olduğu gibi bugünde tercihi değişmiyor. Biz eserlerimiz ile gereken cevabı zaten veriyoruz. Onun için halkımız da bunu bildiği için 20 yıldır tercihi değişmedi.”

“Biz hızımızı muhalefetin hızına göre yükseltiyoruz”

31 Mart Yerel Seçimlerinde Ordu’da Cumhur İttifakı olarak sahada çalışmalar yaptıklarının altını da çizen Başkan Güler, “Biz hızımızı muhalefetin hızına göre ayarlıyoruz” dedi.

Başkan Hilmi Güler, açıklamalarında şu bilgilere yer verdi:

“Bir Kızılderili atasözü derki; ‘Tanrım, düşmanımı güçlü kıl ki, zaferlerden şeref duyayım’. Bizim için muhalefet güçlü olursa, ondan memnun oluruz. Çünkü ona göre biz vitesimizi daha da yukarıya çıkartırız. Zaten kendimiz ile yarışıyoruz. Şu ana kadar zaten Ordu’da büyük bir hızla çalışmalarımızı yürütüyoruz. Muhalefetin biraz dişli olması bizim çalışmalarımızın daha heyecanlı olmasını sağlar. Ordu’da biz Cumhur İttifakı olarak gayet verimli ve iş birliği içerisinde çalışmalarımızı yürütüyoruz.”

“Türkiye’de beka sorunu önemli”

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası oluşan Cumhur İttifakı birlikteliği gelecek adına önemli bir birliktelik, olduğunun altını çizen Başkan Güler, şöyle devam etti:

“Türkiye’de beka sorunu önemli. Bakınız 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası ortaya çıkan bu birliktelik ile Türkiye daha güçlü bir yapıya kavuştu. Bu hem ülkemiz için hem de yarınlarımız için çok önemli bir birlikteliktir. Burada seçimin A ya da B’nin kazanması değil, Beka sorunu çok önemlidir. Bunun içinde bizim çok güçlü olmamız gereklidir. Enerji, gıda, teknoloji ve yazılımda hep öne çıkacak hamlelerimiz olması gerekir. Bakınız biz göreve başladıktan sonra kurduğumuz şirketlerle aslında bunun yerel yansımasını yaptık. Bu bakımdan Ordu yerelde aslında çok güçlü bir şehirdir. Baktığınız zaman Ordu aslında Türkiye’nin yerele yansımasıdır. Bizim aslında şuan ki neslimiz Z kuşağı nesli değil. Bizim neslimiz, TEKNOFEST kuşağıdır.”

“Yeni yüzyıl Ordu’nun yüzyılı olacak”

Dolu dolu geçen canlı yayında Fatma Meltem Naz’ın sorularını içtenlikle cevaplayan Başkan Güler, “Yeni yüzyıl Ordu’nun yüzyılı olacak. Daha önce karanlık içerisinde olan ilçeler şimdi aydınlık içerisinde birçok ilçemizde sokaklar karanlık ve kötü durumdaydı. Biz göreve geldikten sonra bu ilçelerimizde çalışmalara başladık. Önce alt sonra da üstyapı çalışmalarını tamamladık. İlçelerimiz ışıl ışıl oldu. Şimdi bu ilçelerimize doğalgazı getireceğiz. Belediyecilik budur. Bunları kendi imkanlarımız ile yapıyoruz. Paramız da var. Çok zengin de bir belediyeyeyiz. Bunlar haricinde yeni kaynaklar da oluşturduk. Yeni arsalar üretiyoruz. Teknolojide üretiyoruz. Önemli çalışmalar yapıyoruz. Ürettiğimiz bu teknolojiyi de il dışına satıyoruz” dedi.

“Ordu’yu bölge bölge ayırdık”

Yeni dönemde Ordu’ya yapılacak çalışmalardan da bahseden Başkan Güler, “Yeni dönemde Ordu adeta üretim noktası olacak. Ordu’nun yüksek ilçelerine organize sanayi bölgeleri kuracağız. Mesudiye ilçemizde Hayvan Organize Sanayi Bölgesi kurulacak. Akkuş ilçemizde Ahşap Organize Sanayi Bölgesi olacak. Aybastı ilçemiz Peynir ve Süt Ürünleri Bölgesi olacak. Alt ilçeler zaten teknoloji ağırlıklı olacak” diye konuştu.

“Altınordu rıhtım uzatılacak”

Altınordu ilçesinde bulunan rıhtımın yeni dönemde uzatılarak kruvaziyer turizmi için hazırlanacağının altını çizen başkan Güler, “Rıhtımda çalışmalarımız tamamlandı. Yeni dönemde burada hızlı bir çalışma yaparak limanı büyütüp kruvaziyer turizmi için gerekli olan tüm çalışmayı yapacağız. Şuan Ünye Limanı’nda bu çalışmaları yaptık. Ordu’daki limanda da bunları yapacağız. Bu hem şehrimiz için hem de gelecek için önemli bir yatırım olacak” şeklinde konuştu.

“Otopark meselesine el atıyoruz”

Yeni dönemde otopark sorununu mutlaka halledeceklerini kaydeden Güler, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Otoparkta rahatlık sağlayacak şekilde özel çalışmalarımız var. Örneğin millet bahçesinin altına 2000 araçlık otopark yapacağız. Daha önceki projede 416 araçlıktı. Bunu durdurarak 2000’e çıkarttık. Burası aynı zamanda sığınak olacak. Diğer taraftan Millet Düzü dediğimiz Çarşamba Pazarı altına yine otopark yapılacak. En önemli sürpriz proje ise Altınordu sahil yoluna battı çıktı yapacağız. Oradaki deniz manzaralı otoparkı Çarşamba Pazarı’nın altına alacağız. O alan müthiş bir meydan olacak. Projesi bitti. Seçimden sonra hemen çalışmalara başlıyoruz.” – ORDU

]]>
https://www.haber28.com.tr/baskan-guler-bizim-davamiz-pazara-kadar-degil-mezara-kadar/feed/ 0
Erzincan’da göçük altında kalan işçilere hala ulaşılamadı https://www.haber28.com.tr/erzincanda-gocuk-altinda-kalan-iscilere-hala-ulasilamadi/ https://www.haber28.com.tr/erzincanda-gocuk-altinda-kalan-iscilere-hala-ulasilamadi/#respond Mon, 19 Feb 2024 01:36:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6094 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

Erzincan İliç’te Çöpler altın madeninde meydana gelen zehirli toprak kaymasında göçük altında kalan işçilere hala ulaşılamadı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ‘kayan toprak kütlesinin kaldırılması için 400 bin kamyonun gerektiğini’ söylerken; aileler, gözleri yaşlı, göçüğün altındaki yakınlarının çıkarılmasını bekliyor. Kamyon şoförü Uğur Yıldız’ın kuzeni Doğukan Yıldız, ANKA’ya, “Biz isterdik ki burada çıkaralım kutlamalarla götürelim ama hala içeride. Saatler geçtikçe bizim de ümidimiz tükeniyor” diye konuştu

Çalık Holding’in ortağı olduğu, Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çalık Çöpler Altın Madeni’nde, 13 Şubat günü saat 14.28’de meydana gelen liç yığını alanındaki kaymayla beraber 9 işçi göçük altında kaldı. Kritik saatler geride kalırken göçük altındaki işçilerden henüz haber alınamadı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dün yaptığı açıklamada, toprağın kaldırılması için 400 bin kamyonun gerektiğini söylerken; aileler, göçüğün altındaki yakınlarının çıkarılmasını bekliyor.

“GEÇİM DERDİ… EŞİNİ BİLE ZOR GÖREBİLİYORDU”

Gözü yaşlı bekleyen ailelerden biri de 35 yaşındaki Uğur Yıldız’ın ailesi ve akrabaları. Erzincan Merkez’de kalan Yıldız 1,5 yıllık evli. Yıldız’ın ‘kardeşim’ dediği kuzeni Doğukan Yıldız da üç gündür İliç’te maden alanında bekliyor. Uğur’un tazminatını hak edip işten ayrılacağını belirten kuzeni, “Ama mecburi geçim derdi. Haftada bir eşini zor görüyordu. Perşembe geliyor. Cuma dönüp gidiyordu. Zor şartlardaydı çıkmak istiyordu” dedi.

Biz olayı televizyondan öğrendik. Komşularımız söyledi. Sonra ulaşamayınca, apar topar buraya geldik. Geceydi buraya geldiğimizde… Yetkililer üstünkörü, ‘Çalışma var, çalışma devam ediyor’ diye konuşuyorlar. Zaten toprağa müdahale edemiyorlar, sadece tarama çalışması var. Şu anda hala yer tespit edilemiyor.

“BİZ İSTERDİK Kİ BURADAN ÇIKARIP KUTLAMALARLA GÖTÜRELİM: Bizim canımız, ciğerimiz gitti. İstanbul’dan, köyden akrabalar geliyorlar hala ama ne fayda… Biz isterdik ki burada çıkaralım kutlamalarla götürelim ama hala içeride. Saatler geçtikçe bizim de ümidimiz tükeniyor. Keşke zamanında müdahale olsa öncesinden önlem alınsa. ‘Dünyanın en önemli aletleri burada’ deniliyor. Çıkaramadıktan sonra istediği kadar iyi olsun.

BİR KISIM ÇALIŞAN ‘GÖÇÜK VAR ÇALIŞMA OLAMAYACAK’ DİYE HABERLEŞİYOR: Bir kısım çalışan kendi arasında haberleşiyor. ‘Göçük var bugün çalışma olmayacak’ diye işe gelmeyenler var. Kuzenimle beraber birkaç kişiye de ‘işe çıkmayın konteynerde bekleyin’ deniliyor. Onlar zaten o ara orada yakalanıyor. Kuzenim de son seferi yapıyormuş zaten tam geri geri giderken iki kamyon geri çekiliyor o da tam arasında kalıyor.

HANGİ PARA GİDEN CANLARI GERİ GETİRİYOR: Buraya iki defa hacminden fazla çalışma izni, depolama izni verilmiş. Niye verdiniz, kim verdi? Bizim canımızı aldınız ya. Belli bir kapasite var. İki katın üzerine çıkınca, felaketlerde gördük yani. 11 ilde gördük biz bunları… Hala neyin peşindesiniz, hangi para giden canları geri getiriyor?

İNSANLARI KURTARMAK YERİNE MALZEMELERİ KURTARMAYA BAKIYORLAR: Öncesinde kapatıldı üç ay gitmediler sonrasında tekrar açıldı. Zaten son zamanlarda yarık olduğu da belirleniyor ama insanları kurtarmak yerine demek ki malzemeleri kurtarmaya bakıyorlar. Bir kısmının haberi var zaten bir kısım işe gelmiyor işe gidenlerde bu şekilde yakalanıyor. Bugün çalışma yok orada bekleyin demişler o şekilde yakalanıyorlar. Benim kuzenimin de son seferi kamyonla içeri giriyor 30 saniyede yakalanıyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincanda-gocuk-altinda-kalan-iscilere-hala-ulasilamadi/feed/ 0
TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu Çalışmalarını Tamamladı https://www.haber28.com.tr/tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonu-calismalarini-tamamladi/ https://www.haber28.com.tr/tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonu-calismalarini-tamamladi/#respond Sat, 17 Feb 2024 06:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5785 TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu Başkanı İsmail Emrah Karayel, komisyonun çalışmalarını tamamladığını belirterek, “Avcılık ve yetiştiricilik başta olmak üzere sektörün önünün açılması anlamında ne yapılması gerekiyorsa komisyon olarak o iradeyi ortaya koyacağız. Temel hususları net bir şekilde ortaya koyup hızlıca çözelim istiyoruz.” dedi.

Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel başkanlığında toplandı.

Balıkçılık ve su ürünleri sektöründe yaşanan sorunların araştırılması ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis araştırma komisyonunun, 4 aylık çalışma döneminde yaptığı faaliyetleri anlatan Karayel, ilk önce sektör paydaşları ve mesleki örgüt temsilcilerini Meclis’e davet ederek sorun ve taleplerini dinledikleri, ardından saha ziyaretleri yaptıklarını hatırlattı.

Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara Denizi ile iç sulardaki avcılık faaliyetleriyle ilgili incelemeler gerçekleştirdiklerini anlatan Karayel, “Komisyon olarak bugüne kadar yaklaşık 190 saatlik çalışma yaptık. Ziyaret ve incelemelerimizde 2 bin sayfa tutanak tutuldu ve 11 bin kilometre yolculuk yaptık. Böylece komisyonumuzun 4 aylık çalışma süresini tamamlamış olduk.” diye konuştu.

Komisyondan en çok talep edilen konuları aktaran Karayel, su ürünleri mühendislerinin çalışma koşulları, sektördeki üreticilere tanınan banka finansmanlarının arttırılması, balık tüketiminin arttırılmasına yönelik bir kampanya yapılması, Türk somonu üretim çiftliklerinin artırılması, balıkçı barınakları konusunda imar düzenlemesi, balıkçıların kullandığı akaryakıta ilişkin ÖTV düzenlemesi ile av sezonu tarihleriyle ilgili değişiklikler gibi konularda yasal düzenleme yapılmasının istendiğini söyledi.

Komisyon raporunun mayıs ya da haziranda bitirilmesini öngördüklerini ifade eden Karayel, raporun hazırlanma sürecinde akademisyenlerden de destek alacaklarını dile getirdi. Raporun, en temel sorunlar başta olmak üzere tali sorunları ve çözüm önerilerini kapsayacağını ifade eden Karayel, şöyle konuştu:

“Sektördeki temel hususlardan bir tanesi balıkçı barınaklarıyla ilgili düzenleme süreci. Burası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Ulaştırma ve Altyapı ile Tarım ve Orman Bakanlıklarını ilgilendiren bir alan. Bunların dışında bazı bakanlıkların alanına giren hususlar da var. Bundan sonra yapılacak barınaklarla önceki barınakların durumlarının birbirlerinden ayrılması konusu önemli. Bazı bölgelerdeki barınaklarda derinleştirme yapılması hususu da var. Bunların hepsini önem sırasına göre değerlendirip çözüme ulaştırılması için çaba göstereceğiz. Tespit ve değerlendirmelerimizin Meclisimiz için bir araştırma komisyonu raporu olmasının yanında icra ve yürütme açısından da bağlayıcılığı var. Bu değerlendirmeler ilgili bakanlıklarla mutlaka görüşülecek.”

Karayel, denizlerde veya iç sularda çevre kirliliği olması durumunda sektörün devamlılığının sürdürülmesinin mümkün olmadığının altını çizerek, bu konuda da tavsiyelerde bulunacaklarını söyledi.

Sektörün büyüklüğüne dikkati çeken Karayel, “Bu sektör 1,7 milyar dolar ihracat yapıyor. Ayrıca Türkiye’de birçok kişiye istihdam sağlayan bir sektör. İşleme tesislerinde ve birçok alanda kadın istihdamının yoğun olduğu bir sektör. Bu nedenle avcılık ve yetiştiricilik başta olmak üzere sektörün önünün açılması anlamında ne yapılması gerekiyorsa komisyon olarak o iradeyi ortaya koyacağız. Temel hususları net bir şekilde ortaya koyup hızlıca çözelim istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/tbmm-balikcilik-ve-su-urunleri-arastirma-komisyonu-calismalarini-tamamladi/feed/ 0
EGİAD Üye Oryantasyon Kampına 100’e Yakın Yeni Üye Katıldı https://www.haber28.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/ https://www.haber28.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/#respond Sat, 17 Feb 2024 00:48:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5700 EGİAD Üye Oryantasyon kampına 100’e yakın yeni üye katılım gösterdi. Son bir yıldır rekor düzeyde üyenin katılım gösterdiği STK’nın oryantasyon kampına da ilgi büyüktü.

Ege Genç İş İnsanları Derneği’ne (EGİAD) yeni üye olanların kurumu tanıması, aidiyet duygusunun güçlenmesi ve üyeler arası kaynaşmanın sağlanması amacıyla 10-11 Şubat’ta İş Geliştirme Komisyonu tarafından organize edilen Üye Oryantasyon Kampı Kuşadası’nda bulunan bir otelde yapıldı. EGİAD Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, EGİAD Geçmiş Dönem Genel Sekreteri ve şu anda İZTO İzmir Ticaret Odasının Genel Sekreterliği görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa Tanyeri de konuk konuşmacı, Utku Nefesoğlu ise eğitmen olarak yer aldı. Derneğe yeni katılan veya dernek hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen üyeleri, dernek projeleri ve kurum kültürü hakkında bilgilendirmek ve derneğe entegrasyonunu kolaylaştırmak üzere düzenlenen EGİAD Üye Oryantasyon kampına 100’e yakın yeni üye katılım gösterdi. Son bir yıldır rekor düzeyde üyenin katılım gösterdiği STK’nın oryantasyon kampına da ilgi büyüktü.

“Ortak sesle hareket eden dev bir takımız”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD’ın kurumsal yapısı, iş birlikleri ve 17. dönemin stratejik çalışma alanları hakkında bilgi vererek gerçekleşen faaliyetleri aktardı. Yelkenbiçer, EGİAD’ın üyeyle bütünleşen, üyenin sesine kulak veren ve akabinde projeleriyle topluma yön veren yapısıyla hem lider yetiştiren hem topluma umut olan bir okul olduğunu belirterek, “Dev bir takım ve gerçek bir sivil toplum örgütü olarak; tek ses, tek yürek olarak hareket ediyoruz. Farklı görüşleri olan arkadaşlarımızı dinliyor, anlıyor, harmanlıyor; EGİAD ve toplum yararına ne gerekiyorsa tek ses olarak onu seslendiriyoruz. 17’nci dönem için çalışmalarımızda büyütme ve bütünleştirmeye önem vererek EGİAD’ın güçlü ve dinamik bir STK olarak misyonunu yerine getirebilmesi hedefiyle üyelerimizden aldığımız güç ile takım olarak çalışıyoruz. Bu nedenle aramıza katılan yeni arkadaşlarımıza da öncelik verecek şekilde, derneğimiz içindeki aidiyet duygusunu en üst seviyede tutarak her gün çalışmaya devam ediyoruz. EGİAD’ı 34 yıl boyunca başarılı ve öncü kılan en önemli faktörlerden biri, nitelikli insan kaynağını bünyesine katabilmesi oldu. Her yıl aramıza birbirinden yeni girişimciler, profesyoneller ve aile şirketine mensup üyeler katılmakta. Son zamanlarda da aramıza katılan değerli yeni üyelerimizin dernek kültürüyle yetişerek bizlerle sahada çalışacaklarını biliyoruz. Buranın bir okul olduğu bilinciyle her üyenin liderlik vasıflarını güçlendirerek önlerini açmanın, onlara bilgi ve beceri kazandıracak çalışma alanları oluşturmanın önemine inanıyor, aynı zamanda bu süreçte onlardan da çok şey öğreneceğimizi biliyoruz” dedi.

“EGİAD sizlerle umut yeşertiyor”

EGİAD’ın toplum yararına ürettiği projeleri ile umut aşıladığını söyleyen Yelkenbiçer, “Bu umudu yeşerten sizlersiniz. Siz üyelerimizin geliştirdiği projeler topluma umut veriyor. Topluma itici güç olacağınıza, umut yeşerteceğinize inancım tamdır” dedi. EGİAD’ın geçmiş dönemlerde Genel Sekreterliğini yapan şu anda İZTO Genel Sekreterlik görevini yürüten Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ise yaptığı konuşmada EGİAD’ın geçmişten bugüne gerçekleştirdiği başarılı etkinliklere, hazırladığı raporlara değinerek EGİAD’ın sadece gündemi takip eden değil, aynı zamanda gündem oluşturan vizyoner yapısına vurgu yaptı.

“EGİAD parmak ısırtan noktada”

Sivil toplumculuğun bir virüs gibi insanın kanına işlediğini vurgulayan Tanyeri, üyelerin entelektüel birikimini, girişimcilik dinamizmini EGİAD tecrübesiyle birleştirip büyük bir sinerji oluşturduklarını belirterek, “EGİAD, 34 yıldır her dönem birbirinin üstüne koyarak birçok başarılı çalışmaya imza attı. Sivil toplumun kurumsallaşması ve özel girişimciliğin yaygınlaşması için çalışmaları bölge açısından çok önemli yer edindi. İzmir’in kalkınmasına dönük çok sayıda inisiyatif geliştirerek, öncülük etti. Bu vesile ile özverili çalışmaları ile topluma ve EGİAD’a hizmet etmiş olan tüm kurucularımızı, derneğimiz yönetim organlarında görev almış arkadaşlarımızı ve bütün üyelerimizi buradan saygıyla anıyorum. Büyük EGİAD ailesi olarak, bölgemizin ve ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunan, öncü projeleriyle topluma yön veren, sanayici ve iş insanlarının sorunlarına sahip çıkan, gündemi takip etmenin ötesinde gündem belirleyen bir dernekte olduğunuzu söylemeliyim. Seçim çalışmalarındaki yoğun rekabetten sonra bile seçim salonundan kol kola çıkabilen başkanların olduğu, aidiyet kültürünün en yüksek seviyede yaşandığı bir STK olarak EGİAD, kurum ve liderlik kültürünü taşıyan en önemli sivil toplum örgütlerinin başında gelmektedir. Bayrak yarışıyla şu an geldiği nokta parmak ısırtan niteliktedir” dedi.

Daha sonra söz alan Eğitim Uzmanı – Yönetim Danışmanı ve Uzman Psikolojik Danışman Utku Nefesoğlu ise üyeler için kısa bir eğitim gerçekleştirdi. Rekabetin yönetilmesi ve bilginin nasıl kullanılması gerektiğini aktaran Nefesoğlu, EGİAD’ın baş harflerinden oluşan; E-Etki’yi arttırma, G-Geri bildirim, güçlü yönler, güven, İ- İnsana yatırım, A- Amaç birliği, D- Değişime uyum sağlamak başlıklarını açarak, “Hepimizin öncelikli olarak iş dünyasında olan rekabet hedefini, derneğin misyonunda yer alan Türkiye’nin rekabet gücünü arttırma doğrultusunda, işin arkasında yatan matematiği de doğru anlayarak yönetmesi çok önemli. Özellikle bu noktada şirketinizde veya profesyonel hayatta insana özelliklede öncülere yatırım yapma başarıya götüren anahtarlardan biridir. Bunun asıl amacı ise “yankı etkisi oluşturmadır” yani ne verirsen onu alırsın. Yöneticilerinizin gelişimine gerekli kaynağı ayırdığınız zaman şirket içerisindeki yönetim şekilleri, yöntemleri, stratejileri dahil olmak üzere aslında zincirleme bir değer önerisi oluşturursunuz” dedi.

Etkinlik; söyleşiler, workshoplar, gala yemeği ve EGİAD’a yeni katılan üyelere plaket takdimi ile son buldu. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/egiad-uye-oryantasyon-kampina-100e-yakin-yeni-uye-katildi/feed/ 0
Melikgazi Belediyesi, İklim Değişikliğiyle Mücadele İçin Dijital Belediye Hizmetlerini Artırma Projesiyle Avrupa Birliği’nden Hibe Aldı https://www.haber28.com.tr/melikgazi-belediyesi-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-dijital-belediye-hizmetlerini-artirma-projesiyle-avrupa-birliginden-hibe-aldi/ https://www.haber28.com.tr/melikgazi-belediyesi-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-dijital-belediye-hizmetlerini-artirma-projesiyle-avrupa-birliginden-hibe-aldi/#respond Fri, 16 Feb 2024 07:12:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5632 Birçok projesiyle Avrupa Birliği’nden hibe alan Melikgazi Belediyesi, Türkiye Ulusal Ajansına sunduğu “İklim Değişikliğiyle Mücadele İçin Dijital Belediye Hizmetlerinin Artırılması-DigiEdu” projesi 98 proje içinden seçilen 6 projeden biri oldu.

Uygulamaya başladıkları projeler ile yerel yönetimlere model olmaya devam ettiklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, “Avrupa Birliği Erasmus + Yetişkin Eğitimi Programı kapsamında finans desteği alan projede Melikgazi Belediyesi ile Litvanya Druskininkai Belediyesi ortak çalışmalar gerçekleştirecek. Projede belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik dijital hizmetlerinin artırılması ve bu hizmetlerin toplum tarafından aktif olarak kullanılmasının sağlanmasına yönelik eğitim modüllerinin geliştirilmesi hedeflendi. Her geçen gün etkilerini daha fazla hissettiğimiz iklim değişikliği, sera etkisinin artmasına ve buna bağlı olarak çevre ve iklim odaklı sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Sera etkisini oluşturan kirletici gazlar, özellikle fosil yakıt kullanan araçlardan atmosfere salınmaktadır. Araç kullanımlarının azaltılması, bisiklet ve toplu taşıma araçlarının daha fazla tercih edilmesi dünya atmosferinin kirletici gazlardan kurtulmasında önemli rol oynamaktadır. Ulaşım için doğa dostu yöntemlerin seçilmesi ile her yıl tüm dünyadan atmosfere salınan 5 milyar ton miktarındaki kirletici gazın önemli bir kısmının önüne geçilebilmektedir” dedi.

İklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayacak projenin, dijital belediye hizmetlerinin sayı ve niteliğinin arttırılması ve bu hizmetlerin kullanım oranının yükseltilmesi ile insan hareketliliğinin ve buna bağlı araç kullanımının azaltılmasını sağlayacağını söyleyen Başkan Palancıoğlu, “Projenin hedeflerine ulaşması adına Melikgazi Belediyesi ve Druskininkai Belediyesi ortaklığında her iki belediye için dijital hizmetlerinin arttırılmasına yönelik çalıştaylar planlandı. İlk Çalıştay, 5-11 Şubat tarihlerinde Litvanya Druskininkai Belediyesi’nde gerçekleştirildi. Melikgazi Belediyesi’nden Çalıştay’a katılan heyet ile Druskininkai Belediyesi heyeti 5 farklı başlıkta sorun analizi ve çözümlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Çalıştay’da belediyelerin hangi hizmetlerinin online olabileceği, bu hizmetlerin insanlara nasıl duyurulabileceği ve özellikle online hizmetlerin kullanımının nasıl yapılacağı münazara edilerek çözüm yolları ortaya kondu. Projenin 2. Çalıştayı ise Melikgazi ilçemizde 3-9 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Litvanya Druskininkai Belediyesi’nden ilçemize gelecek heyet ile birlikte ortak çalışmalar yapılacak. Ayrıca belediyemizden giden heyetimiz Litvanya Büyükelçisi Sayın Görkem Barış Tantekin’i de ziyaret ederek çalışma hakkında da kendilerine bilgiler verdi” diye konuştu.

İklim değişikliği için belediyeler olarak gereken her türlü önlemi almak ve yapılabilecek her türlü çalışmayı başlatmak zorunda olduklarını da ifade eden Başkan Palancıoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:

“Belediye olarak hali hazırda birçok belediyecilik hizmetini vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bu hizmetlerle vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan telefon, bilgisayar gibi araçlarla belediyeye ait işlemlerini uzaktan gerçekleştirebiliyor. Gerçekleştirdiğimiz proje ile daha fazla belediye hizmetini dijital ortama aktararak insan hareketliliğini azaltmayı ve doğaya salınan egzoz gazlarını azaltmayı hedefliyoruz. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında hazırladığımız projenin ilçemize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/melikgazi-belediyesi-iklim-degisikligiyle-mucadele-icin-dijital-belediye-hizmetlerini-artirma-projesiyle-avrupa-birliginden-hibe-aldi/feed/ 0
Antalya’da Sel Felaketinin Yaraları Sarılıyor https://www.haber28.com.tr/antalyada-sel-felaketinin-yaralari-sariliyor/ https://www.haber28.com.tr/antalyada-sel-felaketinin-yaralari-sariliyor/#respond Wed, 14 Feb 2024 23:12:03 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5342 ANTALYA’da dün etkili olan sağanakla birlikte yaşanan 1 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinin yaraları sarılıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, baskın yaşanan ev ve iş yerleri ile alt geçitlerde su tahliyesi için çalışma yapıyor. Sokak sokak temizlik çalışması yürüten ekipler, selin en çok vurduğu mahallelerden Yeşildere’de vatandaşlara sabah çorba, öğle ve akşam 3 çeşit sıcak yemek ikramı gerçekleştiriyor.

Kepez ilçesindeki Gıyaseddin Keyhüsrev Alt Geçidi’nde itfaiye ekiplerinin su ve çamur tahliye çalışmaları sırasında otomobilden cansız bedeni çıkarılan Halil Yıldız’ın (47) Antalya Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemleri tamamlandı. Yıldız’ın cenazesini teslim alan oğulları Akın ve Umut ile yakınları ve mesai arkadaşları üzüntü yaşadı. Akaryakıt istasyonunda teknik personel olarak çalışan Yıldız’ın mesai arkadaşlarından Mehmet Irmak, 23 yıllık arkadaşını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi. Evli ve 2 çocuk babası Yıldız’ın cenazesi, ikindi namazının ardından Varsak Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, 12 saatte metrekareye 330 kilogram yağışın düştüğü bölgede 24 saattir aralıksız çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek koordinasyonundaki Büyükşehir Afet Koordinasyon Merkezi, 1450 personel, 290 araç ve iş makinesiyle selin etkili olduğu Kepez, Muratpaşa, Konyaaltı, Aksu ve Döşemealtı’nda olumsuzluklara müdahale ediyor. Büyükşehir ekipleri, gece boyunca sel sonrasında araç trafiğine kapanan alt geçitleri açmak için yoğun çaba sarf etti. Diğer kurumlarla koordineli yürütülen çalışmalarda motopomplarla alt geçitlerdeki su tahliyesi gerçekleştirildi. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam eden çalışmalar sonrası Gıyasettin Keyhüsrev, Tonguç, Otogar ve Falez alt geçitleri trafiğe açıldı.

İTFAİYE EKİPLERİNDEN ANINDA MÜDAHALE

ASAT Genel Müdürlüğü ekipleri, suyla dolan Çallı ve TEDAŞ alt geçitlerindeki suyun tahliyesine devam ediyor. Temizlik çalışmalarının ardından alt geçitler gün içinde trafiğe açılacak. Antalya Büyükşehir Belediye İtfaiyesi, 1678 vakaya müdahale ederken, 636 vatandaşı mahsur kaldığı evlerinden tahliye etti. İtfaiye ekiplerinin, su basan ev, okul, kamu kurumu ve iş yerlerinde su tahliye işlemleri devam ediyor. Fen İşleri ekipleri de bozulan yollarda ve kaldırımlarda onarım yapıyor.

TEMİZLİK VE İLAÇLAMA ÇALIŞMASI

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler ekipleri, sokak sokak temizlik yaparak ve selin biriktirdiği atıkları kaldırarak, selin izlerini silmeye çalışıyor. Çevre Sağlığı ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri de sel bölgesinde hastalıklara neden olabilecek, sinek, haşere ve kemirgen üremesine karşı ilaçlama çalışması gerçekleştiriyor. Temizlik ekipleri ayrıca su basan evlerin temizliğine de vatandaşlara yardımcı oluyor.

GIDA VE KIYAFET DESTEĞİ

Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, selin en çok vurduğu mahallelerden Yeşildere’de vatandaşlara sabah çorba, öğle ve akşam 3 çeşit sıcak yemek ikramı gerçekleştiriyor. Afetzedelere su ve ekmek yardımı da yapılıyor. Suyun çekilmesinin ardandan sosyal hizmet uzmanları evlerde hasar tespiti yaparak, eşya, kıyafet, gıda desteğinde bulunacak. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri de Aksu Yurtpınar ve Kepez Altınova ve Gaziler mahallelerinde hasar gören seralarda hasar tespiti yapacak. (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalyada-sel-felaketinin-yaralari-sariliyor/feed/ 0
KTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı: Samsun-Sarp Demiryolu Bölgedeki İstihdamı Artıracak https://www.haber28.com.tr/ktu-ulastirma-anabilim-dali-baskani-samsun-sarp-demiryolu-bolgedeki-istihdami-artiracak/ https://www.haber28.com.tr/ktu-ulastirma-anabilim-dali-baskani-samsun-sarp-demiryolu-bolgedeki-istihdami-artiracak/#respond Mon, 12 Feb 2024 22:00:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5138 Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şeref Oruç, Samsun-Sarp arasında yapılması planlanan demiryolu hattının yolcu taşımacılığının yanı sıra yük taşımacılığı ile bölgedeki istihdamın da artacağını söyledi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından Samsun, Sarp’ın ve Trabzon’un da içinde bulunduğu demiryolu proje çalışmalarının bu sene başlatılacağının açıklaması bölgede heyecan uyandırdı. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin yıllardır beklediği proje olan demiryolu hattı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şeref Oruç, demiryolu projesinin düşünüldüğü gibi büyük maliyetlere sahip olmadığını söyledi.

“20 yıldır bu proje üzerine çalışıyoruz”

Yaklaşık 20 yıldır demiryolu konusunda çalışmalar yaparak teknik detayları ortaya koyduklarını kaydeden Oruç, “Demiryolunda sadece boyuna eğim binde olarak ifade edilir. Binde 25’den yani yüzde 2,5’tan fazla olmaması gerekiyor. Demiryolu konusu gündeme gelince herkes yolculuk olarak ifade ediyor. Oysa biz bunu özellikle yük taşımacılığı anlamında çok büyük fayda getireceği kanaatini taşımaktayız. Bölgedeki istihdamın artacağı bölgedeki buna bağlı sektörlerin gelişeceği ve büyük bir yatırım olan İyidere Lojistik Merkezi’nin ve o limanın beklenen faydayı sağlayabilmesi adına bunun yapılmasını ifade ediyoruz. Bu konuda da bu kadar zamandır çokça çalışma yaptık. Master çalışması dahil bitirme tezleri yaptırdık ve bu beklenen faydanın nasıl sağlanacağı konusundaki değerlendirmelerimizi tespitlerimizi paylaştık” dedi.

“Çok kısa sürede kendini amorti edecek ve bölgenin ekonomik potansiyelini hayata geçirecek”

Yapılan çalışmalarda birkaç farklı güzergah üzerine çalıştıklarını dile getiren Oruç, “Erzincan’ın Erbaş’a bağlanan Of, Hayrat’tan başlayıp Erzincan’a bağlanan hattı tutun diğer taraftan Araklı üzerinden bağlanan başka bir hat o zaman İyidere Lojistik Merkez söz konusu değildi. En son DLH’nin yapmış olduğu güzergah olarak İyidere’yi Bayburt üzerinden Erzurum’a Aşkale’ye bağlayan bir güzergah ortaya konmuş. Dolayısıyla o zamanki hesaplarımıza göre yaklaşık maliyeti bu demiryolunun yani Doğu Karadeniz’in güneyinden geçen demiryoluna bağlanması için yapılacak demiryolunun maliyeti yaklaşık bir buçuk milyar dolar civarında. Ama bunun sağlayacağı katkıyla kendisini amorti edebileceği süre çok kısa. Çok kısa sürede kendini amorti edecek ve bölgenin ekonomik potansiyelini hayata geçirecek ve diğer bütün bu bölgelerle Kafkaslardan Ortadoğu’ya kadar bütün bu bölgeyi birbiriyle entegre edebilecek hayati derecede önemli. Yani bizim limanlarımızı buraya bağlayacak bölge insanımızı buraya bağlayacak ve bundan büyük fayda görecek bir proje olarak görüyoruz. Dolayısıyla bu konuda da ciddi adımların atılması yani 2053 yılı hedef gösterilmiş yapılması için ama ben beklenen faydanın sağlanabilmesi adına ülke imkanları da dikkate alınarak bunun çok daha erkene öne alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda da bütün kamu kurumlarının siyasi iradenin kanaat önderlerinin sivil toplum örgütlerinin meslek odalarının güç birliği hedef birliği yapıp bunun bir an önce hayata geçirilmesi noktasında bu iradeyi göstermeleri gerektiği kanaatini taşımaktayım” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/ktu-ulastirma-anabilim-dali-baskani-samsun-sarp-demiryolu-bolgedeki-istihdami-artiracak/feed/ 0
Türkiye’de Elektronik Seçim Sistemi İçin Çalışmalar Başladı https://www.haber28.com.tr/turkiyede-elektronik-secim-sistemi-icin-calismalar-basladi/ https://www.haber28.com.tr/turkiyede-elektronik-secim-sistemi-icin-calismalar-basladi/#respond Mon, 12 Feb 2024 21:36:17 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5132 Türkiye’de, elektronik seçim sistemine geçilebilmesi için Yüksek Seçim Kurulundan (YSK) uzmanların da yer aldığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından oluşturulan çalışma grubu, teknik çalışmalara başladı.

Türkiye’de elektronik oylama, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun gereği, sadece yurt dışındaki seçmenler için kullanılabiliyor. Yasada bu konuda düzenleme var ancak bugüne kadar elektronik oylama yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler için henüz uygulanmadı.

Bunun dışında, yurt içinde, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimleri için elektronik oylama ile oy kullanmaya imkan veren bir yasal düzenleme bulunmuyor.

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener’in, Türkiye’de de elektronik oylamaya yönelik çalışma yapılabileceği yönündeki açıklamalarının ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler, Hukuk ve Mühendislik Fakülteleri ile YSK’den uzmanlardan oluşan çalışma grubu oluşturuldu.

Grup şu anda, yurt dışındaki elektronik oylama örneklerini inceleyerek, bilgisayar ve yazılım altyapısına ilişkin hazırlıkları yapıyor.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından ağırlık verilecek çalışma sonucu oluşturulacak sistemin, ilk olarak meslek örgütleri, kooperatifler, üniversitelerdeki öğrenci temsilcisi seçimlerinde kullanılması planlanıyor.

Projenin tamamlanması ve eksiklerin giderilmesinin ardından sistemin, milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerine de entegre edilmesi hedefleniyor.

-” YSK Başkanı’na çalışma yapabileceğimizi aktardım”

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, AA muhabirine, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ardından YSK Başkanı Ahmet Yener’in, seçimlerin elektronik ortamlarda yapılabilmesi için çağrıda bulunduğunu, bunun üzerine kendisinin Yener ile görüşme yaptığını söyledi.

YSK Başkanı Yener’e, üniversite olarak bir çalışma başlatabileceklerini aktardığını belirten Ünüvar, ardından oluşturulan çalışma grubu tarafından hazırlıkların başladığını, sürecin yürütücüsünün YSK olduğunu anlattı.

Necdet Ünüvar, “Biz kendimizi, onlara gereken bilimsel ve teknik destek veren kurum niteliğinde görüyoruz. Ön çalışma başlatıldı. seçimlerin güvenilirliği, yazılım ve hukuk konuları çok önemli, bu 3 alanda görüşmeler devam ediyor.” dedi.

Seçim sistemleri, seçim matematiği üzerinde çalışılıyor

Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Çelik de teknik çalışmalara ilişkin AA muhabirine bilgi verdi.

Çalışma grubunun 3 boyuttan oluştuğunu, bunlardan birinin, seçim sistemleri ve seçim matematiği üzerine çalışan teknik kısım olduğunu aktaran Çelik, şöyle konuştu:

“Bu grup içinde Siyasal Bilgiler Fakültesinden ve YSK’den uzmanlar yer alıyor. İkinci çalışma grubumuz hukuk konusunda çalışmalar yürütüyor, elektronik ortamda seçim uygulayan ülkelerdeki mevzuatı tarıyor, Türkiye’deki mevzuatla karşılaştırıyoruz. Mevzuat bakımından yasal düzenlemeler olsun, diğer mevzuat düzenlemeleri bakımından neler yapılabileceği, hangi süreçte yapılabileceği konusunda çalışma yapılıyor. Üçüncü çalışma grubumuz da yazılım boyutu, bilgisayar ve yazılım altyapısının oluşturulmasına yönelik çalışma grubu. Bu üç farklı komite hedefe ulaşmak için çalışıyor.”

“Üniversitelerdeki seçimlerde bu sisteme hemen başlayabileceğimiz aşamayız”

Çelik, çalışmaların seçimden sonra daha da yoğunlaşacağını, çalışma grubunun birtakım raporlamalar yaptığı ve dokümanlar üretmeye başladığını dile getirdi.

Türkiye’deki milletvekili, cumhurbaşkanlığı ve mahalli idareleri seçimlerinin elektronik ortama taşınması hedefiyle çalışmaya başladıklarını aktaran Çelik, “Ama bu hedef ulaşılacak en son nokta. Ondan önce her seviyede meslek örgütlerinin, kooperatiflerin seçimlerinde kademeli olarak bu hedefe ulaşmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Bu kademelendirme sayesinde sistemin test edilebileceğini, eksikliklerinin giderileceğini ifade eden Orhan Çelik, projenin tamamlanması, eksiklerinin giderilmesi bakımından sürecin uzun süreceğini ama üniversitelerdeki öğrenci temsilcileri seçimlerinde bu sisteme hemen başlayabilecekleri aşamada olduklarını bildirdi.

Prof. Dr. Orhan Çelik, elektronik seçimin, zaman maliyeti, güvenlik altyapısı, sonuçlara hemen ulaşmak, seçimin her aşamasının kontrol edilmesi ve güvenilir kılınması bakımından önemli avantajlar sağlayacağını söyledi.

Eş zamanlı olarak hukuki altyapının da hazırlanması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Hukuksal yapının nasıl oluşturulacağı konusunda da YSK’nin veya TBMM’nin adım atması gerekecek.” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyede-elektronik-secim-sistemi-icin-calismalar-basladi/feed/ 0
İBB Başkan adayı Kurum, Eğitim-Bir-Sen üyeleriyle bir araya geldi Açıklaması https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-egitim-bir-sen-uyeleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-egitim-bir-sen-uyeleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Sun, 11 Feb 2024 13:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4994 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Büyükşehir Belediyesi promosyon da verse, tutamayacağı vaatleri de verse Eğitim-Bir-Sen’li kardeşlerim, bizim çalışan yol arkadaşlarımız öyle davasını bir promosyona değişmez. Olaya bir bütün bakar, olaya büyük bir Türkiye davası yolunda bakar.” dedi.

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) 12. Bölge 7. Dönem 1. Teşkilat Eğitim Programı’na katılan Kurum, dün AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay’ın seçim çalışması sırasında gerçekleştirilen silahlı saldırıyı şiddetle kınadı.

Kurum, “Bu menfur saldırıda yaralanan kardeşimize Rabb’imden acil şifalar diliyorum. Kendisinin güzel haberlerini teşkilatımızla birlikte bekliyoruz, Cenab-ı Allah’a dua ediyoruz. Biz, ne suretle olursa olsun seçim çalışmalarımıza kasteden bu saldırı karşısında birliğimizi, beraberliğimizi, kararlılığımızı koruyacağız. Hiç kimsenin bu süreci baltalama çalışmalarına, gölgelemesine asla ve asla müsaade etmeyeceğiz.” diye konuştu.

Trafik kazasında dün hayatını kaybeden AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya da Allah’tan rahmet dileyen Kurum, şöyle devam etti:

“Hakikaten tarifsiz bir acı yaşıyoruz. Kardeşimiz şehit oldu. Çünkü kendisi, bu davaya, büyük Türkiye davasına yüreğiyle, kalbiyle, çalışmalarıyla sonuna kadar hizmet etti. Her şehidin bir mesajı vardır, bize emanetleri vardır. Emanetleri, yakınlarıdır, sevdikleridir. Onun yakınları bizim ailemizdir, kardeşimizdir. Şehidimizin mesajı ise hepimizin üzerimize yüklediği sorumluluktur. Bu sorumluluk ülkemizin, milletimizin yarınları için her zamankinden çok daha fazla çalışmaktır. Ben merhume kardeşimizin değerli eşi, yol arkadaşımız Muharrem Baltacı kardeşimize başsağlığı diliyorum. Tüm dava arkadaşlarımızın ve teşkilatımızın başı sağ olsun.”

Murat Kurum, konuşması sırasında salondaki katılımcılardan Baltacı için Fatiha suresini okumalarını istedi.

Kurum, bugün Eğitim-Bir-Sen’in Türkiye’de en etkin sivil toplum kuruluşlarından birisi olduğunu belirterek, “Hamdolsun ki bugün Türkiye’nin yüzünü ağartan başarılara imza atan bir Eğitim-Bir-Sen var. Kurulduğunuz günden bu yana kararlılıkla, sabırla ve samimiyetle sürdürdüğünüz mücadeleler için sizlere canıgönülden teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Verdiğiniz sözleri tutamadınız”

Kendilerinin daima memurun hak arama mücadelesine destek verdiklerine dikkati çeken Kurum, ilerledikleri tüm sarp yollarda yerli, milli ve onurlu bir duruşu öğretmenlerle birlikte gösterdiklerini, onların 15 Temmuz’da alanlara en ön safta koşmasını asla ve asla unutamadığını kaydetti.

Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şu an bir telaş içerisinde olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“Ne yapacağını, nasıl davranacağını, ne söyleyeceğini açıkçası tam bilmiyor. Bu kaos ve karmaşa içerisinde biz belediye çalışanlarımızın ücretlerini, çalışma şartlarını iyileştireceğimizi ifade ettiğimizde onlar da alelacele bir promosyon verdiler. Kardeşlerimize, ‘Bu sizin 31 Mart’taki görüşünüzü, fikrinizi değiştirir mi?’ diye sorduğumuzda arkadaşlarımız şu cevabı verdiler, ‘Biz kurumumuzu seviyoruz ve kurumsal düşünüyoruz.’ dediler. O yüzden Büyükşehir Belediyesi promosyon da verse, tutamayacağı vaatleri de verse Eğitim-Bir-Sen’li kardeşlerim, bizim çalışan yol arkadaşlarımız öyle davasını bir promosyona değişmez. Olaya bir bütün bakar, olaya büyük bir Türkiye davası yolunda bakar. O yüzden siz ne yaparsanız yapın nafile, verdiğiniz sözleri tutamadınız.”

Göreve geldiklerinde İstanbul’da düzenlenecek özel eğitim programlarına tam destek vereceklerine dikkati çeken Kurum, “Sizler eğitim faaliyetlerinizi sürdürürken türlü sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz. Aranızda okul müdürlerimiz var. Bugün okullarımızda, yaşanan en büyük sorunlardan birisi olan hijyen, güvenlik ve temizlik problemiyle uğraşan müdürlerimiz var. Size söz veriyorum, biz göreve geldiğimizde artık böyle bir sorununuz kalmayacak. Okullarımızın temizlik, güvenlik ve bakımında sizlerin yanında olacağız. Biz, bu yükü omuzlarınızdan alacağız ki siz geleceğimizin teminatı çocuklarımıza çok daha nitelikli faaliyetler yapabilesiniz.” dedi.

Murat Kurum, Turgut Cansever’in “Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder.” sözünü hatırlatarak, Bu bakımdan hem şehri hem de nesli ihya edeceklerini vurguladı. Kurum, “Neslimizin imarı konusunda sizlerle el ele çalışacağız. İstanbul’umuzun memurları için burada yaşamayı külfet olmaktan çıkaracağız ve yaşanabilir bir şehir olması için de özel bir gayreti ortaya koyacağımızı bilmenizi isterim.” diye konuştu.

Kurum, memurların, işçilerin ve emekçilerin kuracağı kooperatiflere KİPTAŞ eliyle proje ve yapım gibi teknik destekler vereceklerinin altını çizerek, İBB’den haksız yere çıkartılanları tekrar işe alacaklarını, kendi yönetimlerinde hiç kimsenin haksızlığa uğramayacağını kaydetti.

Kendilerinin bir kardeşler topluluğu olduğuna işaret eden Kurum, “Sadece Türkiye’de değil en son Gazze’mizde olmak üzere, dünyanın neresinde bir mazlum sesini duysak hemen yanı başında sizin ellerinizi gördük. Gündemimiz ne olursa olsun Gazze’yi, Gazze’nin masum çocuklarını, zulme uğrayan annelerini, babalarını unutmayacağız, unutturmayacağız.” şeklinde konuştu.

“Bahar değil kara kış yaşadık”

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise 31 Mart 2019 seçimlerinin hafızalarında olumlu tablolar bırakmadığını dile getirdi.

Yalçın, “Geçen dönem yerel yönetim seçimlerinden sonra ‘Emek mücadelesini kucaklayacağız.’ diyenler, üzülerek ifade edeyim ki emek mücadelesini kundakladılar.” dedi.

Emekçilerin hukukunun korunmasının ve iş güvencesinin sağlanmasının gerekliliğinden bahseden Yalçın, şunları ifade etti:

“Yerel yönetim seçimlerinden sonra HDP’li, CHP’li, İYİ Partili birçok belediyede yaşadığımız bu travmatik durumları bir daha yaşamak istemiyoruz. Bize ‘Martın sonu bahar.’ demişlerdi ama bahar değil kara kış yaşadık. Biz belediyelerde sürgünler yaşadık, 1500 kilometre öteye sürgünler yaşandı. Bunların hepsinin mücadelesini örgütlü gücümüzle verdik ve bu anlamda önemli bir aşamayla, Cumhurbaşkanı’mızın sözleşmelileri kadroya almasıyla birlikte kaydetmiş olduk ve geçmişteki o kaygıları, kuşkuları geride bıraktık.”

Yalçın, Murat Kurum’un geçmiş dönem çalışmalarını hatırlatarak, çıktığı yolculukta ona başarı diledi.

Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve çok sayıda sendika üyesi katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-baskan-adayi-kurum-egitim-bir-sen-uyeleriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ataköy Atıksu Tüneli’nin inşaatını inceledi https://www.haber28.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-atakoy-atiksu-tunelinin-insaatini-inceledi/ https://www.haber28.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-atakoy-atiksu-tunelinin-insaatini-inceledi/#respond Sat, 10 Feb 2024 16:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4842 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kentten Marmara Denizi’ne atık su akışını sona erdirecek, “Ataköy Atıksu Tüneli”nin Yeşilköy Mahallesi’ndeki şantiyesinde incelemelerde bulundu. Tünel kazma işini gerçekleştiren TBM (Tunnel Boring Machine) cihazının Yeşilköy şantiyesine ulaşmasına tanıklık eden İmamoğlu, İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa tarafından, projenin geldiği aşama ve sonrasındaki süreçle ilgili bilgilendirildi.

Projenin tanıtım filmini izleyen İmamoğlu, şunları söyledi:

“İSTANBUL’UMUZUN ALTYAPISIYLA İLGİLİ ATTIĞIMIZ ADIMLARIN, GÖRÜNMEZ AMA, ÇOK GÜÇLÜ BIR HATTI: Bu, çok önemli bir hizmet. Aslında yer altında yapılan bu tünel çalışması, İstanbul’umuzun altyapısıyla ilgili attığımız adımların, görünmez ama, çok güçlü bir hattı. Küçükçekmece Gölü’nün doğu yakasındaki, özellikle atık su noktasında alanların toplandığı ve ön arıtmayla beraber denize deşarj edilen Küçükçekmece’deki arıtma tesisinin tümden devre dışı bırakılarak, bir sistemin kurulmasının adımları bunlar. Yani Küçükçekmece’deki ön arıtmanın yerine, Ataköy’deki ileri biyolojik arıtmamız ve Haramidere’deki ileri biyolojik arıtmamızın devreye alınması meselesi.

ÖZENSİZ DAVRANDIĞIMIZ HER AŞAMA, MARMARA DENİZİ’NİN ÖLÜMÜNÜ HIZLANDIRIYOR: Projenin tüm aşamaları tamamlanmasından sonra, şehrin atık sularının tamamının, ileri biyolojik arıtmadan geçirilecek Ataköy’den Marmara Denizi’ne deşarj edilecek. Bu, şu anlama geliyor: Yaklaşık 3 yıl önce başlattığımız bu çalışmaların tümü, yine bu kadarlık bir zaman dilimiyle beraber, ileri biyolojik arıtma yapılmadan, bir damla atık suyun bile Marmara’ya aktarılmadığı bir sistemin hayata geçmesini sağlamış olacağız. Marmara Denizi, çok yakın zamanda oluşmuş bir iç deniz. Dolayısıyla çok özel ama bir o kadar da narin, yani korunması gereken bir alan. Bundan sonraki sürece dönük, bilim insanlarının ifadesiyle, özensiz davrandığımız her aşama, Marmara Denizi’nin ölümünü hızlandırıyor. Biz, yaptığımız her konuyu, doğayı nasıl koruyacağımız üzerinden inşa etmeye çalışıyoruz. Burada yaptığımız bu yatırımın evet planlaması, projelendirilmesi, imalatı biraz zaman alıyor. Ama keşke bu işler, bu şehrin gündeminde yıllar yıllar önce tamamlanmış ve toparlanmış olsaydı. Biz, İstanbul’un atık suyun Marmara Denizi’ne, hatta Karadeniz’e, o canım Boğaz’a, Haliç’e bırakılan halini tümden ortadan kaldıran bir çalışmayı yönetiyoruz. Bu haliyle Marmara Denizi’ne olan büyük kötülüğü de ortadan kaldırmış olacağız.

KANAL İSTANBUL’U BİR KELİME BİLE ANAMIYORLAR. NİYE: Böyle hassas bir kent, böyle hassas bir ilçe ve yaşayanların hassas olduğu bir ortamda ifade edeyim ki; en önemli ihaneti de Kanal İstanbul ihanetini de hep birlikte öteledik. Bugüne kadar ertelettirdik. Yaptırmadık. Şimdi de onlara konuşturtmuyoruz farkındaysanız. Bir kelime bile anamıyorlar. Niye? Oy hesabı için. Bu çok kurnazca bir aldatma yolculuğu. Bu aldatma meselesi çok önemli. Hani daha önce kendilerinin ‘aldatıldık’ diye tarifledikleri psikolojiyi, aslında görüyoruz ki ‘aldatma’ ve ‘aldatılma’ bunların anlayışlarında ve ruh hallerinde var. Bu açıdan biz ne onların aldatmalarına ne de aldatılmalarına bundan sonra müsaade edeceğiz. Kanal İstanbul’un ne büyük tehdit olduğunu, üstüne basa basa milletimize anlatacağız. Az önce anlattığım Marmara Denizi’nin yok olması noktasında, tabiri caizse kötülükle ilgili gaza basan ve kötüleştiren, denizi bitiren bir çalışma. Bunu bütün bilim insanları, ortaya koydukları tezlerle ispat etmiş durumdalar. Bu şekilde bunu dile getirmemeleri… ‘Efendim toplumun gündeminde olmayan, bizim de gündemimizde olmaz’ cümleleriyle bu milleti uyutamazlar. Milletimizi diri tutacağız, uyanık tutacağız. ve onların aldatmalarına müsaade etmeyeceğiz. Aldatılmalarını da müsaade etmeyeceğiz. Nasıl? Bir daha bu bir avuç insanın İstanbul’da iktidar yüzü görmemelerini sağlayarak. Onlar bir daha burada iktidar olamayacaklar. Ne aldatacaklar ne de aldatılacaklar.

BİLİMİN VE AKLIN IŞIĞINDA, ÇOK ÖZENLİ BİR SÜRECİ İSTANBUL’UMUZDA VAR ETTİĞİMİZ GİBİ: İnşallah bilimin ışığında, aklın ışığında, çok özenli bir süreci İstanbul’umuzda var ettiğimiz gibi, Bakırköy’de de İstanbul’un her ilçesinde de o bilim ve akıl önümüzde duracak ve o ışıkla beraber geleceğe hep beraber yürüyeceğiz. Bu yatırımımızın da İSKİ kurumumuzun, o kadim kurumumuzun… Dün de konuşmamda söyledim. Onun da -şaşırmayın ki- bizlere 90 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün hediyesi ve emaneti olduğunu, İSKİ’nin onun talimatıyla kurulduğunu da unutmayın. Bu da çok özel bir durum. O bakımdan, Cumhuriyetin bize emaneti İSKİ kurumumuzun bu özenli, çevreci ve dünyanın en nitelikli altyapı çalışmalarını yapan kurumu olması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Genel müdürümüze, bütün yönetici ekibine, bütün çalışma arkadaşlarına ve aynı zamanda burada süreci yürüten yüklenici firmamıza, sahiplerine, çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Hızlıca inşallah Allah tamamına erdirsin. Bir an önce bu süreci sonlandıralım ve tertemiz Marmara’yı hep birlikte elde edelim”

MARMARA DENİZİ’NE KİRLİ SU AKIŞI ÖNLENECEK

İSKİ tarafından projelendirilen “Ataköy Atıksu Tüneli”, Marmara Denizi’nde yakın zamanda ve afet niteliğinde yaşanan müsilaj tehdidinden korunmak için yürütülen çalışmaların önemli bir aşaması. Mevcut durumda; Küçükçekmece Gölü’nün sol havzasından toplanan atık sular, Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nde ön arıtmadan geçerek, Marmara Denizi’ne karışmakta. Ataköy Atıksu Tüneli ile bölgenin atık suları Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne yönlendirilerek, ön arıtma yerine, ileri biyolojik olarak arıtılacak. Böylece atık suda bulunan askıda katı madde, karbon, azot ve fosfor gibi kirletici maddeler giderilerek, Marmara Denizi çevre ve halk sağlığı açısından korunmuş olacak. Proje ile mevcutta yetersiz kapasitede olan kuşaklama kolektörlerinin de yükünü azaltarak, atık su kaynaklı su baskınları da önlenecek.

YATIRIM MALİYETİ 940 MİLYON

Ataköy Atıksu Tüneli; Küçükçekmece Ön Arıtma Tesisi’nden başlayıp, Küçükçekmece ve Bakırköy ilçelerinden geçerek, Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne ulaşacak. Ø3600mm çaplı 8620 metre uzunluğundaki tünel, 6 adet tünel şaftı ve 635 metre Ø1200/1800 mm “branşman” tünelinden oluşmakta. Projenin 3895 metrelik kısmı ve 4 adet şaftı tamamlanarak, S4 numaralı şafta (İmamoğlu’nun TBM cihazının geçişine tanıklık ettiği nokta) ulaştı. Ataköy Atıksu Tüneli’nin yatırım maliyeti, yaklaşık olarak 940 milyon TL olarak ön görülüyor.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-atakoy-atiksu-tunelinin-insaatini-inceledi/feed/ 0
Samsun’da 6 Şubat depreminin yıl dönümü anıldı https://www.haber28.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/ https://www.haber28.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:48:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4344 Samsun’da 6 şubat depreminin yıl dönümünde, hayatını kaybedenler saat 04.17’de düzenlenen İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda anıldı. Toplantıda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Buradan da yapacağımız çalışmalarla ders alarak deprem öldürmez, oradaki binalar öldürür. Bunu görüyoruz. Önleyici çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Milletimiz asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdü” dedi.

Samsun’da İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında protokol üyelerinin katılımıyla Samsun AFAD İl Müdürlüğü binasında yapıldı. Toplantıda ilk olarak saatler 04.17’yi gösterdiğinde asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen ve 11 ilde etkili olan deprem felaketinde hayatını kaybedenler anısına saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Akabinde Samsun AFAD İl Müdür Vekili Nihat Seçgin 6 şubat depreminde Samsun’da yürütülen faaliyet hakkında bilgi verdi.

“Samsun 29 bin 114 afetzedeye kapılarını açtı”

Bilgiler veren Nihat Seçgin, “Afet haberinin alınmasına müteakip Valiliğimiz koordinasyonunda arama kurtarma faaliyetlerinde görev almak üzere; Osmaniye iline 5 ekip 40 arama kurtarma personeli, Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesine 2 ekip 10 arama kurtarma personeli görevlendirildi. Görevlendirilen personellerimiz Osmaniye, Kahramanmaraş merkez ve Elbistan ilçesi ile Hatay ilinde arama kurtarma faaliyetlerini yürüttü. İlimizden, afetten etkilenen illerdeki çalışmalara destek vermek üzere 6 Şubat 2023 ile 6 Ağustos 2023 tarihleri arasında toplam 8 bin 204 kamu personeli görevlendirildi. Valiliğimiz koordinasyonunda ilimizden afet bölgesine; 508 adet hizmet aracı, 358 adet iş makinesi, ekskavatör, vinç, kamyon, kamyonet, su tankeri, itfaiye aracı loder vb. görevlendirildi. Afet bölgesinden ilimize 29 bin 114 afetzede vatandaşımız geldi. İlimize gelen afetzedelere hizmet götürmek, ihtiyaçlarını tespit etmek ve karşılamak üzere; Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce 9 bin 372 ailede 21 bin 277 afetzede vatandaşımız otel, misafirhane, KYK ve konutlarda ziyaret edildi. İlimize gelen afetzedelerin, iş ve meslek edindirme ihtiyaçlarını tespit etmek ve karşılamak üzere; İŞKUR İl Müdürlüğünce 5 bin 785 afetzede ile görüşülmüş olup, 320 afetzedenin istihdamı sağlandı. İlimiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca; 12 bin 29 afetzedeye 11 milyon 829 bin 972 TL nakdi, bin 221 afetzedeye 1 milyon 14 bin 306 TL ayni yardım olmak üzere, toplam 13 bin 250 afetzedeye 12 milyon 844 bin 278 TL yardım yapıldı.

Valiliğimiz himayesinde; ilimizden afet bölgesine yapılan ayni ve nakdi yardım tutarı 115 milyon 826 bin 695,89 TL, ilimizde misafir edilen afetzedelerin temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi (gıda, temizlik, hijyen malzemesi, iaşe vb.) amacıyla 1 milyon 395 bin 899,27 TL, ilimizden afet bölgesine dönüş yapan 2 bin 126 afetzede aileye 2 milyon 315 bin 480,4 TL yol masraf ödemesi olmak üzere toplam 119 milyon 538 bin 75,20 TL harcandı.

Hak sahipliği başvurusu için afet bölgesine gidemeyen 89 afetzede vatandaşımızın hak sahipliği ile ilgili talep ve taahhütname işlemleri ilimizde tamamlandı” dedi.

“Milletimiz asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdü”

Toplantıda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Çok acı bir tecrübeydi. Çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Bir taraftan asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürmeyi aziz Türk milleti başardı. Baştan beri yapılan çalışmalardan, konutların yapılmasına kadar hem devletimizin hem milletimiz depremzedelerimizin yanında oldu. Sonrasında kamu misafirhanelerimiz, otellerimiz, vatandaşlarımızın evleri depremzede vatandaşlarımıza açıldı. Yaraları sarmaya çalışıyoruz. Buradan da yapacağımız çalışmalarla ders alarak deprem öldürmez, oradaki binalar öldürür. Bunu görüyoruz. Yapacağımız çalışmalarla önleyici çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Yapı stokunun çok sağlam olması, arama kurtarma görevlilerin çok önemli olduğunu ve hep birlikte yapılan bu çalışmalarla AFAD Başkanlığı’nın koordinesinde bütün kurum ve kuruluşlarının imkanlarının sahaya sürmesi, yapılacak çalışmaların sonrasında da en az hasarla depremin zararların azaltılması için çalışma yapılması önem arz etmektedir. Vatandaşlarımızın depremi duyduğu andan itibaren bölgeye akın akın gitti. Bütün kamu kuruluşlarımız Türkiye Afet Planı çerçevesinde görev yaparken, aziz Türk milletin çok kıymetli mensupları hiçbir talimat olmadan, beklenti olmadan, aracıyla gereciyle bölge halkının yanında oldu” diye konuştu.

Toplantıya Samsun bulunan kurumların müdürleri katıldı. Toplantı AFAD Başkanlık tarafından hazırlanan 6 Şubat kısa film gösteri ile son buldu. – SAMSUN

]]>
https://www.haber28.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/feed/ 0
Kahramanmaraş Depremlerinde Süper Hızlı Yırtılma Tespit Edildi https://www.haber28.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-super-hizli-yirtilma-tespit-edildi/ https://www.haber28.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-super-hizli-yirtilma-tespit-edildi/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:12:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4252

İSTANBUL Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Prof. Dr. Tuncay Taymaz’ın liderliğinde bir araya gelen Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serkan Irmak, İTÜ’den Arş. Gör. Ceyhun Erman ve Çinli bilim insanlarından oluşan ekip, Kahramanmaraş merkezli 2 depremin fay hatlarında ‘süper hızlı yırtılma’ya neden olduğunu ve normalde etkilenmesi gereken alandan 35 bin 100 kilometrekare daha fazla bir alanı etkilediğini ortaya çıkardı. Doç. Dr. Irmak, “Normal koşullarda depremlerdeki yırtılma hızı saniyede 3,2 kilometre ile temsil edilirken; bu depremlerde yırtılma hızının yer yer saniyede 5 kilometre civarına çıktığını görmekteyiz” dedi.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelip, ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan depremlere ilişkin çalışma yapan İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tuncay Taymaz’ın liderliğindeki Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Serkan Irmak, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Arş. Gör. Ceyhun Erman ve Çinli bilim insanlarından oluşan ekip, meydana gelen 2 depremin fay hatlarında ‘süper hızlı yırtılma’ya neden olduğunu ve normalde etkilenmesi gereken alandan 35 bin 100 kilometrekare daha fazla bir alanı etkilediğini ortaya çıkardı.

3 İLİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ İLE EŞDEĞER ALAN

Ekibin yaptığı simülasyonlarda; her 2 depremin de fay hatlarındaki kırılma hızının saniyede 5 kilometrenin üzerine çıkan ‘süper hızlı yırtılma’ya neden olduğu ve etkilenen alanın yüzde 23 oranında büyüdüğü belirlendi. Tespit edilen 35 bin 100 kilometrelik alanın büyüklüğü, yaklaşık olarak Diyarbakır, Şanlıurfa ve Adıyaman illerinin toplam büyüklüğü ile eşdeğer bir mesafeye denk geldiği görüldü. Ayrıca ekibin çalışmalarında, 1893 yılında 7.1 büyüklüğünde deprem oluşturduğu bilinen ve Kahramanmaraş merkezli depremlerde kırılarak büyük hasara neden olan Erkenek fayının da kayıtlardaki 1893 depremini gerçekleştirmemiş olabileceği ortaya çıktı.

‘SON 125 YIL İÇERİSİNDEKİ KITASAL ÖLÇEKTEKİ EN BÜYÜK 2 DEPREM’

Çalışmalarla depremin yırtılma özelliklerinin simülasyonlarını çıkardıklarını belirten Doç. Dr. Serkan Irmak, “Kahramanmaraş depremlerinin oluşundan bugüne neredeyse 1 yıllık bir süre geçti. Acılarımız halen taze. Ancak bu 1 yıllık süre içerisinde bilim insanları olarak birçok dersler çıkarttık. Yaptığımız çalışmalarda birçok farklı ve ilginç sonuçlara ulaştık. Dolayısıyla bu çıkartmış olduğumuz sonuçlardan mutlaka dersler almamız lazım. Bu 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri ile ilgili yapmış olduğumuz son çalışma, dünyanın en saygın dergilerinden birisi olan Science dergisinde yayınlandı. Bu çalışmadaki ilginç özelliklerden bahsetmek gerekirse, bu son 125 yıl içerisinde meydana gelen kıtasal ölçekteki en büyük 2 depremden bahsediyoruz. Depremin yırtılma özellikleri çok ilginç. Normal koşullarda depremlerdeki yırtılma hızı saniyede 3,2 kilometre ile temsil edilirken; bu depremlerde yırtılma hızının yer yer saniyede 5 kilometre civarına çıktığını görmekteyiz. Tabii bu hız değişimi oluşan kuvvetli yer hareketi parametrelerini ve etki alanını da arttırmakta. Örneğin, bu yırtılma hızının değişimi olması gerekenden 35 bin 100 kilometrekarelik bir alanın daha fazla etkilenmesine yol açtı” dedi.

‘SÜPER HIZLI YIRTILMA OLMASAYDI; YÜZDE 23 DAHA AZ ALAN ETKİLENECEKTİ’

Kahramanmaraş depremlerinde 2 farklı yırtılma hızı tespit ettiklerini belirten Doç. Dr. Irmak, “Depremin yırtılma özelliklerinde 2 farklı yırtılma hızından bahsettik. Bunlardan birisi normal, geleneksel depremlerin çoğunda görmüş olduğumuz, ‘normal hızlı yırtılma’ dediğimiz saniyede ortalama 3 kilometre ve bunun altındaki yırtılma hızlarıdır. Bir de büyük hızlar var. ‘Süper hızlı yırtılma’ adını verdiğimiz, yırtılma hızının saniyede 4 kilometreden daha büyük veya saniyede 5 kilometre civarında ölçüldüğü hızlar var. Her 2 yırtılma hızının oluşan kuvvetleri ile hareket simülasyonunu yaptık. Elimizde bu depremlerden elde ettiğimiz gerçek kuvvetli yer hareketi kayıtları var. Bu kayıtlar ile ‘normal hızda yırtılma olsaydı?’ veya ‘süper hızlı yırtılma olmasaydı; nasıl bir kuvvetli yer hareketi parametreleri elde edecektik?’ sorularının cevabını aradık. Bunların modellemesini yaptığımızda şu sonuca vardık; süper hızlı yırtılma olan bölge veya depremin süper hızlı yırtılmaya sebep olması, etkilenen alanın her 2 deprem için hem birinci deprem hem ikinci deprem için toplamda etkilenen alanın yüzde 23 daha fazla olduğunu bize gösteriyor. Bu da yaklaşık 35 bin 100 kilometrekarelik bir alana karşılık geliyor. Eğer bu depremde bir ‘süper hızlı yırtılma’ görmeseydik 35 bin 100 kilometrekarelik bir alan toplam alandan düşülecekti, daha az etkilenecekti” diye konuştu.

‘ERKENEK FAYI 1893’TE KIRILMAMIŞ OLABİLİR’

“Bunun yanı sıra 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde, birinci depremde özellikle kırılan 2 tane fay segmenti var” diyen Doç. Dr. Irmak, şöyle devam etti:

“Bunlardan bir tanesi, Malatya’ya doğru olan Erkenek fay segmenti. Bu segmentin 1893 yılında 7.1 büyüklüğündeki bir depremle kırıldığı kayıtlarda bulunmakta. Fakat yapmış olduğumuz gerilme modellemelerinde, bu denli bir kırılmanın olabilmesi için Erkenek fayının kırılmamış olabileceği sonucuna vardık. Bu da tabii önemli. Çünkü sismik tehlike çalışmalarında faylardaki kırılmalar, depremlerin oluş zamanları, depremlerin tekrarlama periyotları gibi parametreler de kullanılmakta. Bu açıdan bu bulunan sonuçlar oldukça değerli. Bundan sonraki süreçte yapılması gereken, bu üst düzey dergilerde yayınlanan makalelerdeki sonuçların il afet risk azaltma planlarına ve sismik tehlike çalışmalarına mutlaka entegre edilmesi. Bunların belki de yeni baştan düzenlenmesi ve yeniden sismik tehlike çalışmalarına başlanması olarak söylenebilir. Erkenek fayının 1893 yılında 7.1 büyüklüğünde bir depremle kırıldığı kayıtlarda var ama gerilme modellemesine baktığımız zaman; bu kadar büyük bir kırılmanın olabilmesi için o depremin olmamış olabileceği görünüyor. Dolayısıyla 1893’te Erkenek fayının, Erkenek segmentinin kırılmadığı veya kırılmamış olabileceği sonucu önemli. Sizin aslında kırılmış olduğunu düşündüğümüz bir segment kırılmadıysa; orada hala birikmiş bir enerji vardır. O segmentin büyüklüğü ve uzunluğu da önemli. Fakat o segment potansiyel bir deprem tehlikesi içermektedir. Siz aslında tehlikenin çok az olduğunu düşündüğünüz bir yerde aslında tehlike sizin tahmin ettiğinizden çok daha fazla olabilir.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kahramanmaras-depremlerinde-super-hizli-yirtilma-tespit-edildi/feed/ 0
Trabzon’da Kanuni Bulvarı çalışmaları devam ediyor https://www.haber28.com.tr/trabzonda-kanuni-bulvari-calismalari-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/trabzonda-kanuni-bulvari-calismalari-devam-ediyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:00:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4169 Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından Kanuni Bulvarı’nda sona doğru

Trabzon’daki toplam uzunluğu 28 km olan şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak olan Kanuni Bulvarında son 7-8 kilometrelik kısmında çalışmalar sürüyor

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç:

“İnşallah şehrimiz için hem ulaşım açısından, hem şehircilik açısından güzel bir proje hayata geçmiş olacak”

TRABZON – Trabzon’da yapımı devam eden ve Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından olarak gösterilen Kanuni Bulvarı Yolu’nun tamamlanan bölümleri kısım kısım trafiğe açılırken, toplam uzunluğu 28 km olan şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak yolun son 7-8 kilometrelik kısmında çalışmalar sürüyor.

Trabzon’da devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Kanuni Bulvarı Yolu çalışmalar hız kesmiyor. Şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak olan Çukurçayır 1 Tüneli geçtiğimiz yıl hizmete açılırken, son etap Çukurçayır, Akoluk arasındaki 7-8 kilometrelik alanda çalışmalar sürüyor.

Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yolları arasında gösterilen Trabzon’daki toplam 28 km’lik Kanuni Bulvarı’nın proje güzergahının büyük bir bölümü tamamlandı. Kanuni Bulvarı, Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki Yıldızlı Kavşağı’ndan başlayıp Akyazı, Beşirli, Karşıyaka, Aydınlıkevler, Erdoğdu, Bahçecik, Yenicuma, Esentepe, Boztepe, Çukurçayır, Akoluk’u birleştirecek.

Yol inşaatları arasında yer alan projede, anayol üzerinde, 22 adet köprülü kavşak ve imar ile bağlantılı yollar üzerinde 6 hemzemin kavşak, toplam uzunluğu 6,4 kilometre olan 8 adet çift tüp ve 441 metre uzunluğunda 1 adet tek tüp olmak üzere 17 adet tünel ve ana yolda toplam uzunluğu 6,24 kilometre olan 31 adet çift köprü ile kavşak kolları imar yolu bağlantılarında toplam uzunluğu 2,69 kilometre olan 24 adet tek köprü bulunuyor.

Ortahisar Belediye Başkanı ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç, Kanuni Bulvarının hem ulaşım açısından hem de şehircilik açısından güzel bir proje olduğunu hatırlattı. Genç “Kanuni bulvarımız epeyce bir zamandır hükümetimizin desteği ile şehrimizin gündeminde olan bir alanımız. Özellikle hem bir bulvar yolu, şehir içi trafiğine hem de transit geçişlere de hizmet etmesini arzu ettiğimiz bir yolumuzdu. Çok şükür şu ana kadar Akyazı’dan başlayıp Çukurçayır yani nüfusun yoğun olduğu merkezimize kadar tamamlandı. Çukurçayır tünellerimizle birlikte artık o bölgemize hizmet eder hale geldi. Şu andaki arzumuz devam eden çalışmamız Çukurçayır’dan Değirmendere’ye yani bizim dilimizle Hayali garajı diye tanımladığımız alanda sahil trafiğine Kanuni Bulvarımızı tamamlamak. O bağlantı çalışması yapılıyor. İnşallah bittikten sonra da kendi güzergahında olan Akoluk bölgemize doğru olan yani diğer devlet karayoluyla birleşeceği alana doğru çalışma devam edecek. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere şehrimizin evlatları Ulaştırma ve Altyapı Bakanlarımız en son Abdulkadir Uraloğlu bakanımız bütün emek veren bakanlarımıza çok çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şehrimiz için hem ulaşım açısından hem şehircilik açısından güzel bir proje hayata geçmiş olacak. Şu anda Çukurçayır, Akoluk arasında 7- 8 kilometrelik bir alanımız var. Çukurcayırdan sonra Gölçayır kısmında da tünellerimiz tamamlandı. Orada imarla ilgili yeni bir düzenleme yapıldıktan sonra proje devam edecek ancak birinci önceliğimiz şu anda Çukurçayır’ı Değirmendere ile sahil trafiğine bağlamak” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonda-kanuni-bulvari-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Trabzon’da Kanuni Bulvarı Yolu’nun tamamlanan bölümleri trafiğe açılıyor https://www.haber28.com.tr/trabzonda-kanuni-bulvari-yolunun-tamamlanan-bolumleri-trafige-aciliyor/ https://www.haber28.com.tr/trabzonda-kanuni-bulvari-yolunun-tamamlanan-bolumleri-trafige-aciliyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 06:48:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=4151 Trabzon’da yapımı devam eden ve Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından olarak gösterilen Kanuni Bulvarı Yolu’nun tamamlanan bölümleri kısım kısım trafiğe açılırken, toplam uzunluğu 28 km olan şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak yolun son 7-8 kilometrelik kısmında çalışmalar sürüyor.

Trabzon’da devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Kanuni Bulvarı Yolu çalışmalar hız kesmiyor. Şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak olan Çukurçayır 1 Tüneli geçtiğimiz yıl hizmete açılırken, son etap Çukurçayır, Akoluk arasındaki 7-8 kilometrelik alanda çalışmalar sürüyor.

Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yolları arasında gösterilen Trabzon’daki toplam 28 km’lik Kanuni Bulvarı’nın proje güzergahının büyük bir bölümü tamamlandı. Kanuni Bulvarı, Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki Yıldızlı Kavşağı’ndan başlayıp Akyazı, Beşirli, Karşıyaka, Aydınlıkevler, Erdoğdu, Bahçecik, Yenicuma, Esentepe, Boztepe, Çukurçayır, Akoluk’u birleştirecek.

Yol inşaatları arasında yer alan projede, anayol üzerinde, 22 adet köprülü kavşak ve imar ile bağlantılı yollar üzerinde 6 hemzemin kavşak, toplam uzunluğu 6,4 kilometre olan 8 adet çift tüp ve 441 metre uzunluğunda 1 adet tek tüp olmak üzere 17 adet tünel ve ana yolda toplam uzunluğu 6,24 kilometre olan 31 adet çift köprü ile kavşak kolları imar yolu bağlantılarında toplam uzunluğu 2,69 kilometre olan 24 adet tek köprü bulunuyor.

Ortahisar Belediye Başkanı ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç, Kanuni Bulvarının hem ulaşım açısından hem de şehircilik açısından güzel bir proje olduğunu hatırlattı. Genç “Kanuni bulvarımız epeyce bir zamandır hükümetimizin desteği ile şehrimizin gündeminde olan bir alanımız. Özellikle hem bir bulvar yolu, şehir içi trafiğine hem de transit geçişlere de hizmet etmesini arzu ettiğimiz bir yolumuzdu. Çok şükür şu ana kadar Akyazı’dan başlayıp Çukurçayır yani nüfusun yoğun olduğu merkezimize kadar tamamlandı. Çukurçayır tünellerimizle birlikte artık o bölgemize hizmet eder hale geldi. Şu andaki arzumuz devam eden çalışmamız Çukurçayır’dan Değirmendere’ye yani bizim dilimizle Hayali garajı diye tanımladığımız alanda sahil trafiğine Kanuni Bulvarımızı tamamlamak. O bağlantı çalışması yapılıyor. İnşallah bittikten sonra da kendi güzergahında olan Akoluk bölgemize doğru olan yani diğer devlet karayoluyla birleşeceği alana doğru çalışma devam edecek. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere şehrimizin evlatları Ulaştırma ve Altyapı Bakanlarımız en son Abdulkadir Uraloğlu bakanımız bütün emek veren bakanlarımıza çok çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şehrimiz için hem ulaşım açısından hem şehircilik açısından güzel bir proje hayata geçmiş olacak. Şu anda Çukurçayır, Akoluk arasında 7- 8 kilometrelik bir alanımız var. Çukurcayırdan sonra Gölçayır kısmında da tünellerimiz tamamlandı. Orada imarla ilgili yeni bir düzenleme yapıldıktan sonra proje devam edecek ancak birinci önceliğimiz şu anda Çukurçayır’ı Değirmendere ile sahil trafiğine bağlamak” dedi. – TRABZON

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonda-kanuni-bulvari-yolunun-tamamlanan-bolumleri-trafige-aciliyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi başladı https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskanligi-himayesinde-gerceklestirilen-8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-basladi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskanligi-himayesinde-gerceklestirilen-8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-basladi/#respond Sun, 28 Jan 2024 22:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3794 Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonundaki “8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi”ni gerçekleştirecek heyet, İstanbul’dan yola çıktı.

İstanbul Havalimanı’ndan THY uçağıyla önce Brezilya’nın Sao Paulo kentine gidecek 20 kişilik bilim heyeti ve 3 lise öğrencisinden uluşan ekip, uzun bir yolculuğun ardından Antarktika’nın King George Adası’na ulaşacak.

TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, havalimanından hareket öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekipçe sefere hazır olduklarını söyledi.

Özsoy, bilimsel araştırmalar yapmak üzere farklı kurumlarda görevli kişilerin ekipte yer aldığını belirterek, “Geçen sene TEKNOFEST’te TÜBİTAK BİDEB tarafından açılan Kutup Araştırmaları Projeleri Yarışması çağrısı kapsamında 3 liseli birincimiz, 20 kişilik ekibimize ek olarak bu sene Antarktika ekibimize dahil oldu. Ekibimizi uzun bir yolculuk bekliyor. Hava müsaade ederse 2-3 gün sonra Antarktika’ya varmayı planlıyoruz.” dedi.

“Bu teknolojilerin orada denenmesi, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde çok önemli”

Antarktika’ya vardıktan sonra bilimsel çalışmalara başlayacaklarını dile getiren Özsoy, şöyle konuştu:

“Sefer süremiz normalde 30-35 gün. Planladığımız 22 ayrı bilim projesi mevcut. Bu projeler çok çeşitlilik gösteriyor. Antarktika’daki hava koşulları bu projelerin hayata geçmesi için çok önemli. Havanın müsaade ettiği tüm koşullarda bu çalışmaları yürüteceğiz. Birbirinden farklı, çok kıymetli bilimsel çalışmalarımız var. Antarktika’da geçici yerleşkemizin bulunduğu 68 güney enlemi Horseshoe Adası’ndaki buzul çekilmelerinden denizdeki gelgite, atmosferik koşullardan mikroplastik ölçümlerine kadar jeolojik yapılarla ilgili çalışmalarımız mevcut. Aynı zamanda geliştirilmiş teknolojilerimiz mevcut. Özellikle bu teknolojilerin orada denenmesi, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde çok önem arz ediyor.”

Özsoy, geçen yıllarda oluşturulmuş GNSS istasyonunda milli imkanlarla geliştirilmiş, yurt dışından getirilmeyen ve çok daha ucuza maliyetle Antarktika için geliştirdikleri cihazla ölçümler yapabildiklerini, yine bu konuyla ilgili geliştirilmiş, orada denenecek ekipmanları bulunduğunu kaydetti.

Milli imkanlarla geliştirilen enerji depolama sistemini de orada deneyeceklerini ifade eden Özsoy, ekstrem koşullarda denenmiş ve dünyaya entegre edilmiş bu sistemin önemli hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.

“Giyilebilir teknolojinin çok önem arz ettiği bir döneme girdik”

Prof. Dr. Özsoy, ekipte yer alan 3 lise öğrencisi tarafından bir kıyafet geliştirildiğini kaydederek, “Onlar bir mont tasarladı. Bu kıyafetle TEKNOFEST yarışmasında birinci olmuşlardı. Bu kıyafeti Antarktika koşullarında deneyecekler. Vücudun ısısını, kalp ritmini, insana ait tüm detayları ölçebilen sensörler yerleştirdiler bu monta. Hem Antarktika olsun hem Arktik koşullarda olsun hem de uzay koşullarında olsun giyilebilir teknolojinin çok önem arz ettiği bir döneme girdik.” diye konuştu.

Bu sene yapacakları çalışmalardan birinin de canlı bilimleriyle ilgili mikroplastikler konusunda olacağını belirten Özsoy, “Aynı zamanda Arktik bölgesinden alınan örneklerin Antarktika bölgesinden alınacak örneklerle karşılaştırılması gibi kuzey ve güney karşılaştırmasında bilimsel çalışmalara yer vereceğiz.” dedi.

Özsoy, ekibe, İspanya’dan 2, ABD ve Bulgaristan’dan da birer kişi olmak üzere 4 uluslararası araştırmacının da dahil olacağını ve Türkiye Cumhuriyeti Santiago Büyükelçisi’nin seferin başlangıcında Türk bilim ekibiyle diplomatik ziyaretler yapacağını kaydetti.

Ekipte, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığından (BİTO) bir katılımcının da yer aldığına dikkati çeken Özsoy, “Antarktika gibi ekstrem koşullarda yapılan çalışmalarımızın toplumla buluşması bizler için çok önemli. BİTO’dan katılan araştırmacımız topluma bu yaptığımız çalışmaları aktaracak.” diye konuştu.

“Antarktika’da hava çok değişken”

Ekibin lideri Prof. Dr. Ersan Başer de Türkiye’den Antarktika’ya 2017’den bu yana bilimsel araştırma amaçlı seferlerin düzenlendiğini hatırlattı.

Seferden 1 yıl önce bu amaçla projeler alındığını belirten Başer, “Projeler, TÜBİTAK tarafından değerlendiriliyor ve uygun görülen projelerin yürütücüleri Antarktika’ya giderek bu bilimsel çalışmalarda yer alıyor. Projeler hem ülkemiz hem de dünya için çok önemli. Orada aldığımız verileri Türkiye’ye getiriyor ve laboratuvarlarda değerlendiriyoruz. Bilimsel yayınlar ile bilim dünyasına katkı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başer, Antarktika’da çalışma yürütmenin zorluklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Kutup bölgesinde çalışmak oldukça zorlu. Rüzgar, fırtına, hava koşulları oldukça zorluyor bizi. Bunun için gitmeden önce tüm katılımcılara yönelik teorik çalışmalar yapıyoruz. Ardından 3 gün süren uygulama eğitimi yapıyoruz. Karda, buzda yürüyüş teknikleri, karda hayatı idame, karda numunelerin alınması ve acil hallerde nasıl müdahale yapılması gerektiği hakkında eğitimler veriyoruz. Bu eğitimler verildikten sonra sahada çalışma yapılıyor. Sahada çalışmalar yapılırken tüm katılımcıları takip ediyoruz. Çünkü Antarktika’da hava çok değişken. Aniden fırtına, sis çıkabiliyor. Emniyet en önemli kuralımız.”

“Kutuplarda yapılan çalışmayla uzaydaki çalışmalar çok önemli”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, bilim heyetiyle sefer öncesi internet üzerinden görüntülü toplantı gerçekleştirdi.

Kutuplardaki ve uzaydaki çalışmaları birlikte değerlendirdiğini belirten Mandal, buralarda söz sahibi olmanın önemine değindi.

Mandal, “Hem kendi bilim misyonumuz açısından, ülkemizin ihtiyaçları, menfaatleri ve görünürlüğü açısından, aynı zamanda da insanlık için çözüm oluşturma açısından bakıldığında kutuplarda yapılan çalışmayla uzaydaki çalışmalar çok önemli.” dedi.

“Sefere katılan 24 bilim insanı 22 farklı proje üzerinde çalışacak”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bilim insanlarımız yeniden Antarktika yolunda. 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılmak üzere bilim insanları ve araştırmacılarımız İstanbul’dan yola çıktı. 20’si Türk, 4’ü yabancı olmak üzere sefere katılan 24 bilim insanı 22 farklı proje üzerinde çalışacak.” ifadelerini kullandı.

TEKNOFEST kapsamında TÜBİTAK tarafından düzenlenen “Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması”nda birinci olan öğrencilerin de sefere katılarak projelerini test etme imkanına kavuşacağını vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:

“2017’den itibaren gerçekleştirdiğimiz ulusal kutup seferleriyle bilim insanlarımıza büyük bir imkan sağladık. Antarktika ve Arktik’e 10 bilim seferi düzenledik ve 116 Türk bilim insanının bu bölgelerde araştırma yapmasına imkan tanıdık, 252 bilimsel çıktı elde ettik. Antarktika’da kurulacak Türk Bilim Araştırma Üssü için ise çalışmalarımız devam ediyor. Hedefimiz Türkiye’yi Antarktika Antlaşmalar Sistemi içinde asli üye olarak konumlandırmak. Ülkemiz uzay, uydu sistemleri, milli otomobil, savunma sanayisi, Antarktika çalışmaları ve Milli Teknoloji Hamlesi’nin diğer önemli projeleri ile her alanda güçlü ve tam bağımsız ülke olma hedefine hızla yol almaya devam ediyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskanligi-himayesinde-gerceklestirilen-8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-basladi/feed/ 0
Uzmanlar, yarıyıl tatilinin sınav başarısını artıracağını söylüyor https://www.haber28.com.tr/uzmanlar-yariyil-tatilinin-sinav-basarisini-artiracagini-soyluyor/ https://www.haber28.com.tr/uzmanlar-yariyil-tatilinin-sinav-basarisini-artiracagini-soyluyor/#respond Tue, 23 Jan 2024 08:00:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=3332

BAHÇEŞEHİR Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Direktörü Sibel Durak, sömestirin derslerdeki konu eksiklerini kapatabilmek için fırsat olduğunu söyledi. Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt da öğrencilerin dönemin yorgunluğunu atmak ve gelecek döneme zihni açık bir şekilde başlamak için dinlenip tatil yapması gerektiğini ancak eğitimin sarmal olduğunun da unutulması gerektiğini kaydetti.

Yarıyıl tatili, LGS ve YKS adaylarına önemli bir fırsat sunuyor. Doğru planlanmış bir tatille sınav başarısının artacağını söyleyen uzmanlar, öğrencilere iyi bir yarıyıl tatilinin ipuçlarını verdi. Türkiye’de milyonlarca öğrenci yarıyıl tatilini farklı şekilde değerlendirirken, LGS ve YKS’ye girecek adayların sınava hazırlık heyecanı devam ediyor. Uzmanlar ise dinlenmenin de ihmal edilmediği kişiye özel, doğru planlanmış bir tatilin sınav başarısını artıracağına dikkat çekti.

Yoğun bir eğitim-öğretim döneminden sonra öğrencilerin dinlenmesi ve öğrendiği bilgileri pekiştirmesi için yarıyıl tatilinin güzel bir fırsat sağladığını belirten Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, “Elbette öğrencilerimiz dönemin yorgunluğunu atmak ve gelecek döneme zihni açık bir şekilde başlamak için dinlenip tatil yapmalı, ancak eğitimin sarmal olduğu da unutulmamalıdır” dedi.

Öğrencilerin öncelikle tatili kapsayan günler için bir plan yapması ve bu plana uymak için kararlı olması gerektiğine dikkat çeken Kurt, şu önerilerde bulundu:

“Hedefe odaklı bir tatil planı, sınava hazırlanan öğrencilerin zamanlarını daha etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı olur. Hedef odaklı tatil planlarını oluştururken, öğrencilerin ihtiyaçları belirlenerek öncelikle günlük hedefler oluşturulmalı, çalışma ve mola süreleri de plana eklenmelidir. Ayrıca tatil planlarında sadece sınava hazırlanmaya değil, dinlenirken eğlenecekleri spor, sanat, müzik gibi sevdikleri alanlara da yer vermeleri zihinlerini ve bedenlerini zinde tutmaları, motivasyonlarını desteklemeleri için de faydalı olacaktır. Öğrencilerin öğrenme süreçleri kişisel özelliklerine göre farklıdır. Bu sebeple ders çalışma ve aktiviteleri için sürelerini planlarken öğrenme stillerini güçlü ve zayıf yönlerini de objektif olarak değerlendirmeleri gerekir. Sınava hazırlık için dengeli bir yaklaşım benimsemek öğrencilerin hem dinlenme hem de çalışmasına yardımcı olacaktır. İyi bir planlama ve disiplinli çalışma, başarıya ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Ancak her öğrencinin tatil planını kendi ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre ayarlaması gerektiği unutulmamalıdır.”

PLANINIZ GERÇEKÇİ OLSUN

Bahçeşehir Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Direktörü Sibel Durak ise sömestirin derslerdeki konu eksiklerini kapatabilmek için fırsat olduğunu vurguladı. 14 günlük arayı hem çalışarak hem de kendine vakit ayıracak şekilde planlayan adayların ikinci döneme avantajlı şekilde başlayacağını söyleyen Durak, “Plan yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli husus, öğrencinin uygulayabileceğine inandığı, gerçekçi bir plan olmasıdır. Çünkü her insan ancak inandığı bir planı uygulamak için motive olur ve gayret sarf eder” dedi.

Durak, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:

“Diğer dikkat edilecekler ise ders çalışmak, kitap okumak, dinlenmek, eğlenmek için ayrılacak vaktin önem derecesine göre dengeli olmasıdır. Hangi derse, hangi konulara çalışılacağını doğru belirlemek de netleri yükseltmenin en önemli adımıdır. Her öğrencinin kendi öz değerlendirmesini yapması gerekir. Bunun için de önce sınav konularının listesini edinin ve bu liste üzerinde öz değerlendirmenizi yapın. Öz değerlendirme için aşağıdaki soruları kendine sorabilirsin. Bu sorulara vereceğin cevaplar, hangi derse ve hangi konulara öncelik vermen gerektiğini belirleyebilir.

Hemen her yıl sınavda soru çıkan konular hangileri? Okulda işlenmiş ama henüz çalışmadığın konular hangileri? Çalıştığın halde deneme sınavlarında ya da konu testlerinde yüzde 70’ten düşük performans gösterdiğin konular hangileri? Çalışmana rağmen çabuk unuttuğunu fark ettiğin konular hangileri? Çalışmana rağmen anlamadığın konular hangileri?”

MEZUNA KALMA KARARI İÇİN ACELE ETMEYİN

PDR Direktörü Sibel Durak, 12. sınıf öğrencilerinin bazılarının özellikle aralık ve ocak aylarında sınav sonrası tercih yapmayıp mezuna kalmaya karar verdiklerini belirtip, bu konuda acele edilmemesi gerektiğini söyledi. Durak, “Elbette ilk yıl yerleşmek zorunda değilsiniz. Sonuçta üniversiteye giriş sınavlarına sonsuz kere katılma hakkınız var. Fakat bu karar şimdi değil, sınav bitip sonuçlar açıklandıktan sonra verilmelidir. Seneye hazırlanmaya karar verilse bile yapılması gereken en doğru şey, o sene de var gücünüzle sınava çalışmak olacaktır. Çünkü sınava seneye de girecek olsanız bile bu sene çalışmanızın size zararı değil faydası olacaktır. YKS’ye başvuran aday (rakip) sayısı her yıl arttığından, sınava girilen ilk yıl yeterli ve düzenli çalışmak her durumda avantaj getirecektir” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/uzmanlar-yariyil-tatilinin-sinav-basarisini-artiracagini-soyluyor/feed/ 0
Tunceli’de Temizlik İşçisinin Düşmesi Olayında İhmal İddiası https://www.haber28.com.tr/tuncelide-temizlik-iscisinin-dusmesi-olayinda-ihmal-iddiasi/ https://www.haber28.com.tr/tuncelide-temizlik-iscisinin-dusmesi-olayinda-ihmal-iddiasi/#respond Wed, 17 Jan 2024 20:48:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2856 TUNCELİ’de tutunduğu çöp kamyonunun arkasından dengesini kaybedip, düşerek beyin kanaması geçiren ve hayati tehlikesi devam eden temizlik işçisi Zülfü Çelikdemir’in (39) ablası Zülfiye Çelikdemir, olayda ihmal olduğunu öne sürdü. Çelikdemir, Kardeşim bilmediğimiz bir nedenle düşüyor ve saat 08.00 sıralarında okula giden öğretmenler tarafından bulunuyor. Kardeşim Zülfü’nün 30-40 dakika boyunca araçta olmamasını fark etmemeleri nasıl açıklanabilir Kardeşimin araçtan düşüp hastaneye kaldırıldığını başka çalışma arkadaşları tarafından öğrenmeleri, yaşanılan olayda büyük bir ihmal olduğunun göstergesidir dedi.

Kaza, 12 Ocak’ta Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Temizlik işçisi Zülfü Çelikdemir, tutunduğu hareket halindeki belediyeye ait çöp kamyonunun arkasından dengesini kaybedip, yola düştü. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Çelikdemir, Tunceli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Beyin kanaması geçirdiği belirtilen Çelikdemir’in yoğun bakım ünitesindeki tedavisi devam ediyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma sürerken, Tunceli Belediyesi de konu ile ilgili idari soruşturma başlattı. Zülfü Çelikdemir’in ailesi ve yakınları olayda ‘ihmal’ olduğunu iddia ederek Tunceli Devlet Hastanesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya bazı siyasi parti ve sendikaların temsilcileri de katıldı.

‘7 YILDA SADECE 13 GÜN İZİN KULLANABİLMİŞTİR’

Çelikdemir’in ablası Zülfiye Çelikdemir, kardeşinin yaşadığı olayda ihmal olduğunu ayrıca kardeşinin kayyım döneminde işe alındığı için sürekli mobbinge uğradığını iddia ederek, 2017 yılından beri Tunceli Belediyesi temizlik işleri biriminde çalışan kardeşim Zülfü Çelikdemir’in Çölyak hastalığı nedeniyle yüzde 51 engelli raporu bulunmaktadır. Sağlık koşulları, çalıştığı ortama uygun olmadığı için 2020 yılından itibaren Tunceli Belediyesi üst yönetimine ve birim amirlerine sağlık raporlarıyla birlikte defalarca kez yazılı şekilde yer değişikliği talebinde bulunmuştur. Bu talepler personel yetersizliği gerekçesiyle reddedilmiştir. Elazığ Fırat Üniversitesi tarafından verilen heyet raporu, durum bildirir raporu, yine Tunceli Devlet Hastanesi’nden alınan sağlık raporlarında hekimler tarafından, hijyenik olmayan ortamlarda çalışamaz ibaresi olmasına rağmen, kardeşimin bu durumu sorumlu kurum amirleri tarafından ‘Bu raporlar sahte raporlar’ denilerek kabul edilmemiştir. Kardeşim 7 yıllık çalışma süresi içinde sadece 13 gün izin kullanabilmiştir. 156 günlük izni varken, 25.12.2023 tarihinde tekrar izin talebinde bulunmuş, gün içerisinde ret cevabı almıştır. Gerekçe daha önce olduğu gibi personel yetersizliği olmuştur diye konuştu.

‘ÖĞRETMENLER TARAFINDAN BULUNUYOR’

Kardeşinin 12 Ocak’ta saat 06.00’da evden çıkıp işe gittiğini söyleyen Çelikdemir, Kardeşim çöp arabasının arkasında yağmurlu ve sisli havada, yanında çalışması gereken diğer temizlik personeli şoför mahallinde oturmuş iken, neden arkada tek başına bırakıldı Arkada yalnız başına bırakılan kardeşim olimpik yüzme havuzu yolu üzerinde bilmediğimiz bir nedenle düşüyor ve saat 08.00 sıralarında okula giden öğretmenler tarafından bulunuyor. Bu esnada şoför ve çalışma arkadaşı, Diyap Ağa İlkokulu’na hiç durmadan gittiklerini beyan ettiler. Kardeşim Zülfü’nün 30-40 dakika boyunca araçta olmamasını fark etmemeleri nasıl açıklanabilir Kardeşimin araçtan düşüp hastaneye kaldırıldığını başka çalışma arkadaşları tarafından öğrenmeleri, yaşanılan olayda büyük bir ihmal olduğunun göstergesidir. Kardeşimin telefonunun üstünde değil de şoför mahallinde olması ayrıca bir soru işaretidir. Bize şoför tarafından verilen cevaplar akla ve mantığa sığmayan cevaplardır. Bu süre zarfında yerde yağmur altında yaşam mücadelesi vermiş, okula giden öğretmenler tarafından bulunmuş ve ambulansa haber verilmiştir. Kardeşim orada ne kadar bekledi bundan haberimiz yok, ne kadar vakit kaybetti bilmiyoruz. Beyin kanaması geçiren kardeşim için saniyeler bile önemliyken kardeşim orada kimsesiz bırakıldı, düştüğünün bile farkına varılmadı. Belediye yönetimi ve çalışma arkadaşlarının ihmalkarlığı yüzünden kardeşim yaşam savaşı veriyor. Çöp arabasında çalışan temizlik işçileri için belediye neden önlem almadı Bizler ailesi olarak Belediye üst yönetiminden alt yönetimine kadar ve o gün yanında olan şoför ile çalışma arkadaşlarının ihmalkarlığının karşılıksız kalmamasını ve sorumluların hesap vermelerini istiyoruz diye konuştu. Aile açıklamanın ardından adliyeye giderek, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA

Belediye tarafından yapılan yazılı açıklamada ise şu ifadelere yer verildi Öncelikle, 12.01.2024 tarihinde belediyemize ait çöp aracından düşerek ağır yaralanan Zülfü Çelikdemir’e acil şifa dileklerimizi iletiyor ve bir an evvel sağlığına kavuşarak aramıza dönmesini bekliyoruz. Yaşanan kaza olayı ile ilgili olarak adli ve idari soruşturma süreçleri başlatılmış olup, titizlikle takip edilmektedir. Bazı basın yayın organlarında yazılan haberlere dair çalışma arkadaşımızın sağlık durumu ve ciddiyeti nedeniyle açıklama yapmayı etik bulmadığımızı belirtmek isteriz. Çalışma arkadaşımızın sağlığına kavuşması ile birlikte gerekli açıklama yapılacaktır. Yaşanan bu kaza olayının nasıl ve neden olduğu konusunda adli makamlarca soruşturma başlatılmıştır. Belediyemizce de aynı gün idari tahkikat başlatılmış olup, incelemeler devam etmektedir. Bizler belediye olarak acılı aileyi anlıyoruz. Bizim için elzem olan çalışma arkadaşımızın hayata tutunmasıdır. Belediye olarak her daim çalışma arkadaşımızın ve ailesinin yanında olacağımızı belirtmek istiyoruz. (DHA)

]]>
https://www.haber28.com.tr/tuncelide-temizlik-iscisinin-dusmesi-olayinda-ihmal-iddiasi/feed/ 0
Konak Belediyesi, İzmir’deki ısı adalarını belirlemek için harekete geçti https://www.haber28.com.tr/konak-belediyesi-izmirdeki-isi-adalarini-belirlemek-icin-harekete-gecti/ https://www.haber28.com.tr/konak-belediyesi-izmirdeki-isi-adalarini-belirlemek-icin-harekete-gecti/#respond Wed, 17 Jan 2024 18:36:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2824 Konak Belediyesi, şehirleşme ve iklim değişikliğinin etkisiyle ilçede oluşan ısı adalarını belirlemek için düğmeye bastı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’yle işbirliğine giden Konak Belediyesi, ilçedeki ortalama sıcaklıktan daha yüksek ya da daha düşük sıcaklıklara sahip alanları ortaya çıkaracak. Sorunlu yerleri tespit ederek, önlemlerin alınması için hızla harekete geçeceklerini söyleyen Konak Belediye Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Abdül Batur, “Küresel ısınma ve mevsimlerdeki anormal değişiklikler dünyamızın en büyük sorunu. Bu sorunu önlemek için gerekli tüm çalışmaları yapmaya ve şehrimizdeki yaşam kalitesini artırmaya kararlıyız” dedi.

Konak Belediyesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’yle işbirliğiyle ilçenin şehrin ortalama sıcaklığından daha yüksek ya da daha düşük sıcaklıklara sahip alanlarını belirleyerek, ısı adaları haritasını çıkarmak için harekete geçti. Küresel ısınmanın dünya çapındaki etkilerinin artık günlük hayatta daha yoğun hissedildiğine dikkat çeken Konak Belediye Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Abdül Batur, ilçedeki sıkıntılı bölgelerin tespit edileceği ısı adaları haritasına göre hızla önlem alarak gerekli çalışmaları yapacaklarını kaydetti. Konak Belediyesi ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi işbirliğiyle yapılacak çalışmada şehrin ortalama sıcaklığından daha yüksek ya da daha düşük sıcaklıklara sahip alanlar belirlenecek. Çalışma kapsamında son 5 yıla ait, farklı mevsimlerden elde edilen Landsat uydu görüntüleri kullanılacak, İHA uçuşlarıyla yersel ölçümler yapılacak. Detaylı yüzey sıcaklık verisi elde edilerek, yüzey sıcaklığı haritaları hazırlanacak. Elde edilecek verilerle kentin ısı adaları haritası oluşturulurken, alanlardaki ısınma ya da soğuma nedenleri etmenleriyle birlikte ortaya konulacak. Çalışma, yapılması gereken stratejik planlamalar ve yatırımlar ile geliştirilebilecek projeleri kapsayan alternatif çözüm önerilerini de içerecek. Çalışma kapsamında yenilikçi teknolojiler, çok disiplinli yaklaşımlar ve gelişmiş modelleme tekniklerinin kullanılması ve böylece mevcut uygulamaların ötesinde, önemli bir ilerleme kaydedilmesi hedefleniyor.

BATUR: GEREKLİ TÜM ÇALIŞMALARI YAPACAĞIZ

Birçok medeniyete ev sahipliği yaparak eşsiz bir tarihe sahip olan Konak’ın bugün kentin en canlı bölgelerinden biri olduğuna dikkat çeken Konak Belediye Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Abdül Batur, “Bu çalışmanın şehrimizin merkezi olan Konak’ta yapılmasının çök önemli olduğuna inanıyoruz. İklim değişikliğinin tüm dünyadaki etkilerini hepimiz yaşıyoruz, günlük hayatımızda yakinen hissediyoruz. Mevsimlerin değiştiğine, hiç şahit olmadığımız kadar şiddetli yağışların afetler yarattığına tanık oluyoruz. Ne yağmurlar normal yağıyor ne sıcaklıklar normal derecelerde. İklim değişikliği ve bilinçsiz şehirleşme en önemli sosyo-ekolojik sorunlardan biri ve yaşam kalitesini de ne yazık ki olumsuz etkiliyor. Kentsel ısı adaları da yarattığı sonuçlardan biri. Şehirlerde ısı adalarını oluşturan en önemli etmenlerden biri yüksek, yoğun binalar, binalarda kullanılan malzemeler ve tabii ki bacalardan, araba egzozlarından yayılan karbon salınımı. Bu çalışmada biz sorunlu yerleri tespit ederek, önlemlerin alınması için hızla harekete geçeceğiz. Çalışma kentimizin durumunu daha net olarak gördüğümüz bir harita sağlarken, neler yapabileceğimize, hangi önlemleri alabileceğimize yönelik bir önlemler paketi de kazandıracak” diye konuştu. Çalışmanın sonuçlarını ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla paylaşacaklarını belirten Batur, “Küresel ısınma ve mevsimlerdeki anormal değişiklikler dünyamızın en büyük sorunu. Hemen harekete geçilmesi çok önemliydi ve biz bu adımı attık. Gerekli tüm çalışmaları yapmaya ve şehrimizdeki yaşam kalitesini artırmaya karalıyız” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/konak-belediyesi-izmirdeki-isi-adalarini-belirlemek-icin-harekete-gecti/feed/ 0
Şimşek: Fenomenler başta olmak üzere sosyal medyadan gelir elde edip beyan etmeyenler tespit edildi https://www.haber28.com.tr/simsek-fenomenler-basta-olmak-uzere-sosyal-medyadan-gelir-elde-edip-beyan-etmeyenler-tespit-edildi/ https://www.haber28.com.tr/simsek-fenomenler-basta-olmak-uzere-sosyal-medyadan-gelir-elde-edip-beyan-etmeyenler-tespit-edildi/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:48:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2470 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amacıyla yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Fenomenler başta olmak üzere Instagram, Twitch, TikTok ve Facebook gibi sosyal medya uygulamalarından gelir elde edip gelirlerini beyan etmeyenler hakkında çalışma başlatıldığını belirten Bakan Şimşek, “Sosyal medya uygulamaları üzerinden gerek içerik sağlayıcı olarak gerekse mal veya hizmet satışı gerçekleştirerek gelir elde eden çok sayıda kişi tespit edildi. e-Ticaret ve sosyal medya uygulamalarına yönelik yapılan analiz çalışmaları sırasında gelir elde ettiği halde hiç vergi mükellefiyeti bulunmayanlar tespit edilerek gerekli işlemler başlatıldı” ifadelerini kullandı.

“KREDİ KARTI ÜZERİNDEN YAPILAN ELEKTRONİK ÖDEMELERİ YAKIN TAKİBE ALDIK”

Küresel ölçekte payı hızla artan e-ticaretin kullanım oranının Kovid-19 salgınıyla Türkiye’de de yükseldiğine işaret eden Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, e-ticaretin artmasının elektronik ödemelerde de yüksek artışları beraberinde getirdiğini söyledi. Şimşek, yüksek ticaret hacminin vergi yükümlülüklerine yansıması için Bakanlık olarak kapsamlı analizler yaptıklarını ifade ederek, vergi kayıp ve kaçağını önlemek için banka kartı, kredi kartı ve sanal kart üzerinden yapılan elektronik ödemeleri yakın takibe aldıklarını bildirdi. Gelir İdaresi Başkanlığının elektronik ödemelere ilişkin verileri, aracı hizmet sağlayıcıları, bankalar ile ödeme ve elektronik para kuruluşlarından aldığını dile getiren Şimşek, “Elektronik ödemelere ilişkin veriler üzerinden elektronik ortamda mal ve hizmet alım satımı yapan firmalar hakkında detaylı çalışma başlattık ve bu kapsamda ödeme kayıtlarından hareketle yaklaşık riskli 250 bin mükellefi analize tabi tuttuk.” diye konuştu.

“GELİRİNİ BEYAN ETMEYEN FENOMENLERİ TESPİT ETTİK”

Yürütülen çalışmalar kapsamında sosyal medya uygulamalarından gelir elde edenleri de izlemeye aldıklarını vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti; “Başta fenomenler olmak üzere, Instagram, Twitch, TikTok ve Facebook gibi sosyal medya uygulamalarından gelir elde edip, bu gelirleri beyan etmeyenler hakkında çalışma başlatıldı. Bu kişilerin tahsilat yöntemi olarak genellikle elektronik ödeme kuruluşlarını tercih ettikleri dikkate alınarak, analizin kapsamı sosyal medya uygulamalarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Bu kapsamda sosyal medya uygulamaları üzerinden gerek içerik sağlayıcı olarak gerekse mal veya hizmet satışı gerçekleştirerek gelir elde eden çok sayıda kişi tespit edildi. e-Ticaret ve sosyal medya uygulamalarına yönelik yapılan analiz çalışmaları sırasında gelir elde ettiği halde hiç vergi mükellefiyeti bulunmayanlar tespit edilerek gerekli işlemler başlatıldı.”

“VERGİ KAYBININ ÖNÜNE GEÇİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR DEVAM EDECEK”

Şimşek, bunun yanında, elde ettiği kazancı beyanlarına hiç yansıtmayan, eksik yansıtan mükelleflere de rastlanıldığına dikkati çekerek, bunlar hakkında gönüllü uyum ve izaha davet uygulamaları dahil tüm işlemlerin devreye alındığını dile getirdi. Vergi kayıp ve kaçağının önüne geçilmesi için yapılan çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Şimşek, mükelleflerin uyumsuzluklarının giderilmesi için bilgilendirme ve rehberlik çalışmalarının da yapıldığını anlattı.

“ŞİKAYETLER ÜZERİNE KDV ORAN DENETİMLERİNE AĞIRLIK VERİLDİ”

Bakan Şimşek, usulsüz KDV uygulamalarına yönelik şikayetler üzerine KDV oran denetimlerine ağırlık verdiklerini belirterek şunları kaydetti; “Saha denetimleri hız kesmeden devam ediyor. Restoran ve kafelerde yüzde 1 KDV oranıyla gerçekleştirilen satışları yoğun olarak denetleyen Gelir İdaresi Başkanlığı’mız, denetimlerine büfe ve benzeri yerleri de ekledi. Perakende satışında KDV oranı ‘sıfır’ olan ürünleri satan büfe gibi yerlerde, KDV’ye tabi diğer ürünlerin satışlarının sigara satışı gibi gösterilerek KDV’siz satıldığını tespit eden Başkanlık, bu yolla KDV’de meydana gelen kaybı dikkate alarak gerekli vergi ve ceza uygulamalarına başladı.”

“39 BİN MÜKELLEF DENETLENDİ”

Restoran ve kafelerde yüzde 1 KDV oranıyla gerçekleştirilen satışlar dikkate alınarak, yaklaşık 6 bin 200 mükellefin analiz edildiğini ve gerekli işlemlerin başlatıldığını dile getiren Şimşek, “Şahsıma sosyal medya üzerinden gelen ihbar üzerine, restoran ve kafelerde yüzde 1 KDV oranıyla gerçekleştirilen satışlar nedeniyle 39 bin mükellef denetlenirken 2 milyar lira KDV matrah farkı tespit edildi ve gerekli işlemler yapıldı.” ifadesini kullandı.

“VERGİ ÖDEMEYENLERİN ÜZERİNE GİDİYORUZ”

Şimşek, yürütülen bu çalışmaların, vergi adaletinin iyileştirilmesine yönelik sürecin önemli başlangıcı olacağına dikkati çekerek şu değerlendirmede bulundu; “Bakanlık olarak vergi kayıp ve kaçağını önlemek için pek çok sektör ve alanı yakın izlemeye aldık. Hem saha denetimleri hem de elektronik uygulamalar yoluyla diğer denetimlerimizi yoğunlaştırdık. Denetimlerimizde ciddi vergi kayıplarını tespit ettik, bunların önüne geçmemiz büyük önem taşıyor. Denetim ekiplerimiz hem sahada hem de diğer uygulamalar yoluyla vergi kayıp ve kaçağına göz açtırmayacak. Vergi ödemeyenlerin üzerine gidiyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/simsek-fenomenler-basta-olmak-uzere-sosyal-medyadan-gelir-elde-edip-beyan-etmeyenler-tespit-edildi/feed/ 0
Erzurum Kent Konseyi Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Mehmet Sekmen’i ziyaret etti https://www.haber28.com.tr/erzurum-kent-konseyi-baskani-ve-yonetim-kurulu-uyeleri-mehmet-sekmeni-ziyaret-etti/ https://www.haber28.com.tr/erzurum-kent-konseyi-baskani-ve-yonetim-kurulu-uyeleri-mehmet-sekmeni-ziyaret-etti/#respond Wed, 10 Jan 2024 22:48:30 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2313 Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer ve Yönetim Kurulu Üyeleri, üçüncü kez Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Mehmet Sekmen’i makamında ziyaret etti.

AK Parti’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz Pazar günü düzenlenen törenle Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na mevcut başkan Mehmet Sekmen’i üçüncü kez aday göstermişti. Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte Başkan Sekmen’e hayırlı olsun ziyaretinde bulunarak Erzurum’un kültürel mirasının açığa çıkarılması noktasında önemli çalışmalara imza attığını ifade ederek Başkan Mehmet Sekmen’e çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Meclis Salonunda oldukça verimli ve samimi bir şekilde geçen görüşmede, kentin yönetimine sunulabilecek katkılar ve öneriler ele alındı.

Kent Konseyinin ziyaretinden memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Sekmen, “Kadim şehir Erzurum’da çok güzel çalışmalar yaptık, üçüncü dönemimizde de yapmak istiyoruz. Bizim her şeyimiz var. Bizim kötümüz yok. Biz iyi insanlarız. Bir amaç doğrultusunda bir araya gelmemiz lazım. Bize Allah büyük özellikler vermiş. Muhteşem bir liderimiz var, dünya liderimiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile belediyecilikte hizmet anlayışı çerçevesinde yürüttüğümüz çalışma şevki ve kararlılığı ile hizmetlerimize, yatımlarımıza devam ediyoruz. Şehrin kimliğinden, ekonomisine, gençlik hizmetlerinden esnafların beklentilerine kadar birçok konuda projelerimizi, şehre dair vizyonumuzu içeren plan ve projelerimizi sivil toplum kuruluşlarımızla paylaşıyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak kent merkezlerinden köylerdeki yaşam alanlarına kadar her detayı çalıştık. Şehrin markasına STK’larımızın katkılarıyla değer katmaya devam ediyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak kalite hizmetine yenisini ekleyen gecesini gündüzüne katan fedakar personelimize teşekkür ediyorum. Bu yolda bizlerin en büyük destekçisi kentimizin dinamikleri olacak. Mütevazı, ortak aklı geliştiren, katılımcı, şeffaf, proje bazlı işleyen, vatandaş memnuniyetine odaklı bir yaklaşımla kentimizi yönetmek öncelikle olarak sarsılmaz ilkemizdir” dedi.

‘Erzurum’da değişimin farkındayız’

Doğduğumuz yer kadar doyduğumuz yere de sahip çıkmak gerektiğini ifade eden Başkan Tanfer, “Farklı kültürler bizim zenginliğimiz. Gelecek nesillere daha iyi kadim şehir Erzurum’u bırakmanın derdi içerisinde olacağız. Doğal afetlere karşı gerekli tedbirlerin alınması için çalışacağız. Erzurum’u ilgilendiren tüm önemli konuları konuşacağız. İlgili kurumlarla iletişim kuracağız. Çevremize daha iyi bakmalıyız. Çevre bilincini de önemsiyoruz. Gerçek kimliğimize dönmek için mücadele etmeliyiz. Bir olup beraber olursak kimse çevreye zarar vermeye cesaret edemez.’ dedi.

Erzurum’a yapılan yatırım ve hizmetleri yakından takip ettiklerini belirten Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, ‘Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Erzurum’a olan sevgisini ve hassasiyetini biliyoruz. Cumhurbaşkanımızın teveccühü ile yeniden aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’in başarılı proje ve özellikle de kentsel dönüşümde başarı grafiğini artırarak üçüncü kez yeniden memleketimize aday gösterilmesi, üstün gayret ve azimli kararlılığı ile Erzurum’da değişimin farkındayız ve Kent Konseyi olarak bundan sonra yapılacak hizmetlerin değişime katkı sağlayacağına inanıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’de sosyal çalışmalara büyük önem veriyor. Erzurum Kent Konseyi’ni her anlamda destekliyor. Bizler de aldığımız bu güçle şehri ve topluma faydalı işlere imza atıyoruz. Bu işlerimizi gönüllülük esasıyla yürütüyoruz. Mehmet Sekmen Başkanımıza Erzurum’da üçüncü döneminde çalışma hayatında üstün başarılar diliyoruz” dedi.

Meclis Üyeleri daha sonra, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Köksal Yavuz’u ziyaret etti. – ERZURUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzurum-kent-konseyi-baskani-ve-yonetim-kurulu-uyeleri-mehmet-sekmeni-ziyaret-etti/feed/ 0
TOBB Bursa İl Kadın Girişimciler Kurulu Yeni Dönem Yol Haritasını Belirledi https://www.haber28.com.tr/tobb-bursa-il-kadin-girisimciler-kurulu-yeni-donem-yol-haritasini-belirledi/ https://www.haber28.com.tr/tobb-bursa-il-kadin-girisimciler-kurulu-yeni-donem-yol-haritasini-belirledi/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:36:42 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2078 Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini sürdüren TOBB Bursa İl Kadın Girişimciler Kurulu, yeni dönem yol haritası belirledi.

Bursa Ticaret Borsası bünyesinde çalışmalarını yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa İl Kadın Girişimciler Kurulu, ilk toplantısını Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde düzenledi. Toplantıya Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Onur, il-ilçe Kadın Girişimci Kurullarının temsilcileri, sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve kadın girişimciler katıldı.

“Kadın girişimcilerimizin ekonomiye katkısı göz kamaştırıcı”

Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen, Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 30 ile ortalamanın altında olduğunu, Bursa’nın bu konuda yüzde 33,5 ile ülke ortalamasının üzerinde olsa da yeterli olmadığını belirtti. Girişimcilik ile ekonomik kalkınmanın önemine vurgu yapan Şen, “Girişimcilik, ekonomik kalkınmanın ve toplumsal ilerlemenin anahtarıdır. Türkiye ve dünya genelindeki verilere göre, kadın ve genç girişimcilerin ekonomiye katkıları göz kamaştırıcıdır. Bizler de TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu olarak, Bursa’nın ve Türkiye’nin kalkınmasının yanında adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“Eğitim ve inovasyonla yeni nesil girişimciler yetiştireceğiz”

Yeni dönemde hayata geçirilecek projeler ile kadınların ve gençlerin girişimcilik alanında daha fazla temsil edilmesini sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Sabriye Şen, “Eğitim ve mentorluk programları, özellikle üniversitelerimiz olmak üzere ortaya koyacağımız yeni iş birlikleri ve yenilikçi projelerle, bu potansiyeli hep birlikte harekete geçireceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Türk kadınının gücüne, becerisine, zekasına yakışır bir şekilde çalışmak, üretmek ve ülkemizin kalkınma hamlesine destek olmak adına, Bursa Kadın Girişimciler Kurulu olarak daha fazla üretecek ve ülkemize genç ve dinamik kadın girişimciler kazandıracağız” diye konuştu.

“Kadınlarımızın güçlenmesi ekonomik hedeflerimizin anahtarı”

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu üyeleri ile bir arada olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye’nin hedeflerine ulaşabilmesinin yolunun kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesinden geçtiğini ifade eden Başkan Burkay, “Güçlü, sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı kalkınma için; kadının çalışma hayatında hak ettiği yeri alması, işgücüne aktif bir biçimde katılması ve üretimde söz sahibi olması anahtar bir role sahip” dedi.

“Kadın girişimcilerimizin her zaman yanındayız”

Türkiye’nin kadın erkek tüm bireylerin enerjisine, üretkenliğine ve deneyimine ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Başkan Burkay, şu değerlendirmede bulundu:

“Ancak bugün yüzde 14 kadın girişimci oranı, yüzde 30 işgücüne katılım oranı, mevcut eğitim ve verimlilik düzeyi ile hedeflerimize ulaşmamız mümkün değil. 85 milyonluk bir ülkede 20 milyondan fazla kadınımızı evde oturtarak bir başarı hikayesi yazamayız. Refah seviyemizi yükseltmek ve güçlü bir geleceğe ulaşmak istiyorsak, girişimci ruhu yüksek ve cesur kadınlarımızın ekonomiye katkısını artırmak zorundayız. BTSO olarak kadınların ekonomideki yerlerinin güçlendirilmesi ve kadın girişimcilerimizin teşvik edilmesi öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Yeni dönemde Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdürecek TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulumuzun tüm projelerine destek vermeyi sürdüreceğiz. Kurulumuza çalışmalarında başarılar diliyorum.”

Bursa TB Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Onur da iş kadınlarının Bursa’nın ekonomik başarılarındaki kritik rolüne vurgu yaptı. Onur, “Bursa Ticaret Borsası olarak, Türkiye ekonomisinin göz bebeği Bursa’nın, bugüne kadarki başarılarında hiç şüphesiz ki iş kadınlarımızın payı büyüktür. Borsa olarak bizler de bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmalarda girişimciliği ve kadınlarımızı odağına alan çok sayıda projeyi, başarılı bir şekilde hayata geçirdik. İnanıyorum ki, Kadın Girişimciler Kurulu olarak yeni dönemde Bursa’ya yeni kadın girişimciler kazandırmak adına yoğun çaba sarf edeceksiniz” diye konuştu.

“Bursa TB olarak kadınlarımıza desteğimiz sürecek”

Girişimciliğin ruhunda yenilik ve üretimin yattığını ifade eden Gökhan Onur, iş dünyasında hızlı değişimlere ayak uydurmanın, sürekli öğrenmenin gelişmenin önemine dikkat çekti. Girişimciliğin sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimi, tutku ve keşif yolculuğu olduğunu dile getiren Bursa TB Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Onur, “Bursa Ticaret Borsası olarak, iş kadınlarımızın her yanlarında olduğumuzu ve gerçekleştireceğiniz projelerde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek sağlamaktan memnuniyet duyacağız. Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen nezdinde, iş hayatında en büyük farkını; pes etmeden, sabırla, istikrarla, titizlikle yürüttüğü tüm çalışmalara yansıtan siz değerli iş kadınlarımıza yeni dönemde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Yeni dönem yol haritası belirlendi

Açılış konuşmalarının ardından TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu üyeleri yeni dönem projelerine ilişkin fikir alışverişinde bulunarak, izleyecekleri yol haritasını belirledi. Kadın ve sürdürülebilirlik odaklı projelere ilişkin yapılan detaylı sunumların ardından çalışma grupları belirlenirken, ortak akıl toplantılarının devam edilmesine karar verildi. – BURSA

]]>
https://www.haber28.com.tr/tobb-bursa-il-kadin-girisimciler-kurulu-yeni-donem-yol-haritasini-belirledi/feed/ 0
Ulaştırma Bakanı: Kalkınma Yolu Koridoru’nu Irak’la hayata geçireceğiz https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-kalkinma-yolu-koridorunu-irakla-hayata-gecirecegiz/ https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-kalkinma-yolu-koridorunu-irakla-hayata-gecirecegiz/#respond Sun, 07 Jan 2024 08:48:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2068 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Zengezur Koridoru’yla ilgili bu yıl çalışmalara başlanacağını belirterek, “Kalkınma Yolu Koridoru’nu, Irak’la beraber hayata geçireceğiz inşallah. Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın da bu sürece dahil olacağı gözüküyor.” dedi.

Uraloğlu, AA muhabirine, ulaştırma sektöründe geçen yıl yaşanan gelişmeler ve 2024 yılı beklentilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerden sonra bölgede yoğun bir çalışma yapıldığına işaret eden Uraloğlu, Bakanlık olarak bölgede neye ihtiyaç varsa karşılanması için uğraştıklarını söyledi.

Uraloğlu, geçen yıl birçok projenin açılışını yaptıklarına dikkati çekerek, “Mayısta Avrupa’nın en uzun tüneli Zigana Tüneli’ni açtık. Yıl içerisinde yine metro, kara yolu ve havacılıkla ilgili de birçok açılışımız oldu. En son Sabiha Gökçen Havalimanı’nın ikincinin pistinin açılışıyla yılı kapattık.” diye konuştu.

Bu yıl da Bakanlık olarak yatırımlara devam ettiklerini anlatan Uraloğlu, yılın ilk günlerinde yerli ve milli sürücüsüz metroyu teslim aldıklarını dile getirdi.

“Kalkınma Yolu Koridoru’nu, Irak’la beraber hayata geçireceğiz”

Uraloğlu, Türkiye’nin doğusunda ve batısında ticaret hareketinin yoğun olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Burada üç ana koridor var. Kuzey Koridoru, Güney Koridoru ve Orta Koridor. Türkiye, Orta Koridor üzerinde yer alıyor. Orta Koridor’u, Hazar Denizi geçişi hariç, Pekin’e kadar demir yoluyla tamamlayabiliyoruz. Pekin’den Londra’ya kadar bir yükü çok rahatlıkla ulaştırabiliyoruz. Burada, ayrıca, İran üzerinden Rusya’dan geçen Kuzey-Güney Koridoru hayata geçirilmeye çalışılıyor.”

Türkiye’nin doğu-batı koridorlarını besleyecek Kalkınma Yolu’nu kuracağını bildiren Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kalkınma Yolu Koridoru’nu, Irak’la beraber hayata geçireceğiz inşallah. Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın da bu sürece dahil olacağı gözüküyor. Buradan deniz yoluyla gelen yükleri demir yoluna aktardığımızda artık Avrupa’nın her köşesine demir yoluyla gidebileceğiz ya da Türkiye’nin herhangi bir limanından tekrar denize aktarabileceğiz. Bu koridorun böyle bir faydası olacak. Bu, aynı zamanda, Orta Koridoru da destekleyici bir koridor olacak. Yani bu bölgedeki enerjinin hem batıya hem de gerektiğinde doğuya, Çin’e kadar gitmesine imkan sağlamış olacak.”

Zengezur Koridoru

Uraloğlu, Zengezur Koridoru ile ilgili Türkiye, Azerbaycan ve İran’ın çalışmalar yürüttüğüne işaret etti.

Ermenistan’ın da söz konusu koridordaki 43 kilometrelik kesime müsaade edeceğini anlatan Uraloğlu, ifadeleri kullandı:

“Çünkü o da bu işten faydalanacak. En son aldığımız bilgiler bu yönde. Zengezur Koridoru’nda Azerbaycan kendi tarafını yapıyor. Ermenistan tarafının nasıl yapılacağıyla ilgili netleşme yok. Zengezur Koridoru’nda, bizim tarafa geldiğimizde Dilucu, Iğdır tarafıyla ilgili ihalemizi yaptık. Bu yıl mevsimle beraber çalışmalara başlayacağız.”

Kalkınma Yolu’nun çok büyük bir proje olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, “Proje bitme aşamasında. Kalkınma Yolu’nda enerji ve ulaştırma sistemlerini düşündüğümüz zaman 15 milyar dolarlar civarında bir yatırım olacağını söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Marmaray’dan, gece saatlerinde, Avrupa’ya giden yük trenlerinin geçtiğini dile getiren Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde de demir yolu yapıldığını ve bu yolun bağlantıları için çalışmalar yürütüldüğünü sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ulastirma-bakani-kalkinma-yolu-koridorunu-irakla-hayata-gecirecegiz/feed/ 0
Çanakkale Savaşları’nda şehit sayısıyla ilgili yeni veriler ortaya çıktı https://www.haber28.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/ https://www.haber28.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/#respond Sun, 07 Jan 2024 08:00:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2056 ÇANAKKALE Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karataş, “Şefik Hüsnü Deymer’in Çanakkale Cephesi’nde, Merkez Hastane’de doktorluk yaparken tuttuğu istatistiksel bir rapora denk geldik. Bu çalışmada Şefik Hüsnü Bey, 15 sayfa boyunca şehitlerin tek tek isimlerini yazmış. Ben de 1998’de Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ kitabında 1916 yılında Şefik Hüsnü Bey’in yaptığı bu istatistiksel raporla karşılaştırdım. Karşılaştırınca ‘Şehitlerimiz’ kitabında Şevki Hüsnü Bey’in hazırladığı rapor arasında yüzde 80’lik bir benzerlik olduğunu gördüm. Yüzde 80 oranında şehit künyeleri uyumluydu ancak yüzde 20’lik bir kayıp vardı” dedi.

Çanakkale Savaşları’nın üzerinden 108 yıl geçmesine rağmen döneme dair yeni bilgiler ortaya çıkıyor. ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Karataş, Çanakkale Cephesi’nde doktor olarak görev yapan Şefik Hüsnü Deymer’e ait resmi raporları inceleyerek yaptığı çalışmada, Çanakkale Cephesi’nde şehit olan asker sayısına ilişkin yeni veriler elde etti. Çanakkale Savaşları’nda resmi rakam olarak 56-57 bin civarında şehit kaydı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Bunları 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı tarafından 5 cilt olarak yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ isimli eserden öğreniyoruz. Bu eserdeki kayıtlara göre 57 bin civarında Çanakkale Cephesi’nde şehit olduğu yazılı ve kayıtlı” dedi.

‘DAHA DOĞRU VERİLERİ BARINDIRIYOR’

Prof. Dr. Karataş, “1998’den bu yana da ‘Şehitlerimiz’ eseri temel alınarak birçok çalışma yapıldı. Çanakkale Savaşları’nda şehit olan Bursalılar, Konyalılar, Çanakkale Cephesi’nde Anafartalar’da şehit olanlar ya da Seddülbahir’de, Kumkale’de şehit olanlar gibi. ‘Şehitlerimiz’ eseri, resmi bir eser olduğu için önemli ve ana kaynak olarak kullandığımız çalışma. Fakat 1915 yılındaki askeri evraklar ve harp ceridelerine baktığımızda yeni veriler ortaya çıkmaya başladı. Çanakkale Cephesi’nde çeşitli yerlerde 1915 yılında doktor olarak görev yapan kimi subayların çeşitli notları var. 1915 yılına ait olan bu evraklar aslında şehit künyelerini tam kaydeden raporlar. Bu raporlar, olayın hemen arkasından yazıldığı ve hastane kayıtlarına dayalı olduğu için daha doğru verileri barındırıyor. Bunlar, Osmanlı askerinin not ettiği resmi evraklar” diye konuştu.

‘İSTATİSTİKSEL BİR SONUCA ULAŞMAK İSTENMİŞ’

Bu evraklardan en önemlilerinden bir tanesinin Şefik Hüsnü Deymer’in tuttuğu raporlar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Çanakkale Savaşları Enstitüsü içerisinde yaptığımız çalışmalarda Şefik Hüsnü Deymer’in Çanakkale Cephesi’nde, Merkez Hastane’de doktorluk yaparken tuttuğu istatistiksel bir rapora denk geldik. Bu raporda Şefik Hüsnü Deymer, ‘Avrupa’da öğrendiğim istatistik bilimine göre burada çalışma yapmak istiyorum’ diyor. Bu çalışma aslında kendi isteğiyle yaptığı bir çalışma. Anadolu Yakası’ndaki merkez hastane dahil, birliklere bağlı ya da seyyar hastaneler dahil buraları 1916 yılının şubat ayında dolaşarak hastanelerin tuttuğu şehit ve yaralı defterlerini inceliyor ve bir rapor hazırlıyor. Bu yaklaşık 16 sayfalık bir rapor. Raporda da Çanakkale Cephesi’nde vefat edenler genelde başından mı bacağından mı vuruluyor ya da nefessiz kalarak mı şehit oluyor. Buna dair istatistiksel bir sonuca ulaşmak istenmiş” dedi.

‘HER 10 ŞEHİTTEN EN AZ 2’SİNİN KAYDI YAPILMAMIŞ’

Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş ama 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın kitabına kaydedilmemiş şehit isimleri olduğunu anlatan Prof. Dr. Karataş, “Bu çalışmada Şefik Hüsnü Bey, 15 sayfa boyunca şehitlerin tek tek isimlerini yazmış. Baba adını, anne adını, doğum yerini, nerede şehit olduğunu, hangi tarihte şehit olduğunu, nasıl şehit olduğunu tek tek yazmış. Ben de 1998’de Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Şehitlerimiz’ kitabında 1916 yılında Şefik Hüsnü Bey’in yaptığı bu istatistiksel raporla karşılaştırdım. Karşılaştırınca ‘Şehitlerimiz’ kitabında Şevki Hüsnü Bey’in hazırladığı rapor arasında yüzde 80’lik bir benzerlik olduğunu gördüm. Yüzde 80 oranında şehit künyeleri uyumluydu ancak yüzde 20’lik bir kayıp vardı. Çanakkale Cephesi’nde şehit olmuş ama 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın kitabına kaydedilmemiş şehitlerimizin isimleri ortaya çıktı. Çanakkale Cephesi’nde her 10 şehitten en az 2 tanesinin kaydının yapılmadığı gibi bir genelleme yapabiliyoruz” diye konuştu.

‘YÜZDE 80’LİK BENZERLİKTE DE YÜZDE 50’LİK BİR HATA VAR’

Çanakkale Savaşları ile ilgilenen akademisyenlerin Çanakkale Cephesi’ndeki 57 bin resmi şehit sayısını önceden beri az bulduklarını söyleyen Prof. Dr. Karataş, “Önceden de bu tarz değerlendirmeler yapıyorduk ama bunu resmi, bilimsel olarak kanıtlayamıyorduk. Bu çalışma ile akademisyenlerin öngörüsü bilimsel olarak kanıtlamış oldu. Şehit künyelerinde kaydedilmemiş yüzde 20’lik bir kayıp var. Bu çok büyük bir oran. Ayrıca yüzde 80’lik benzerlikte de yüzde 50’lilik bir hata var. Bu hatalar kimi yerde memleket kimi yerde baba adı kimi yerde şehadet tarihi kimi yerde şehadet yerinin yanlış kaydedilmesinden kaynaklanıyor. Örneğin Şefik Hüsnü Bey’in aldığı notta Çanakkale Cephesi’nde Çanakkaleli Halimoğlu Yusuf, 4 Mart 1915 tarihinde şehit olmuş görünüyor ama ‘Şehitlerimiz’ kitabında Bilecik’e kaydedilmiş. Bugün Bilecikliler, Çanakkaleli olan bu şehidi Bilecikli zannediyor. Örneğin, ‘4 Mart 1915 Arıburnu Cephesi’nde şehit olmuş’ diyor, 4 Mart 1915’te Arıburnu cephesi daha açılmadı. Burada şehit olma ihtimali yok. Çok daha çarpıcı bir örnek var; 19 Haziran 1915 tarihinde şehit olan Bursalı Ahmet oğlu Ahmet’in şehadet yeri olarak Çiğiltepe yazılmış. Çanakkale’de Çiğiltepe diye bir yer yok” açıklamalarında bulundu.

‘NET ŞEHİT SAYISINI ORTAYA ÇIKARABİLİRİZ’

Bu sorunun çözülmesi için askeri evrakların yeniden okunması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Karataş, “Ana kaynak olarak kullandığımız, Milli Savunma Bakanlığı’nın yayınladığı 1998’de yapılan çalışma Çanakkale Savaşları’ndaki şehit sayılarını yüzde 20 oranında eksik veriyor. Şehitlerin künye bilgileri Osmanlıca olarak hatalı yazılmış ya da kaydedilmiş olabilir. Osmanlıcadan okunanlar hatalı okunmuş ya da hatalı şekilde baskıya girmiş olabilir. Ancak Çanakkale Cephesi’nde yüzde 20’lik şehit künye kaydı eksikliği söz konusu. Osmanlı askerinin o gün tuttuğu notlar, akademisyenler tarafından son 10-15 yıldır yeni yeni okunuyor. Bu askeri evraklar yeniden okunmak zorunda. Aradan 100 yıldan fazla süre geçti, birliklere ait zayiat cetvelleri ve hastane kayıtları okunduğu zaman ancak Çanakkale Cephesi’ndeki net şehit sayısını ortaya çıkarabiliriz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/canakkale-savaslarinda-sehit-sayisiyla-ilgili-yeni-veriler-ortaya-cikti/feed/ 0
Konya’da Geyik Dağları’nda 2,5 milyon yıl öncesine dayanan sirk buzulu bulundu https://www.haber28.com.tr/konyada-geyik-daglarinda-25-milyon-yil-oncesine-dayanan-sirk-buzulu-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/konyada-geyik-daglarinda-25-milyon-yil-oncesine-dayanan-sirk-buzulu-bulundu/#respond Thu, 04 Jan 2024 08:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1853

KONYA’da Geyik Dağları’nın 2 bin 600 rakımında doğa gezgini Hasan Hüseyin Kahriman’ın bulup, DHA’nın da duyurduğu varlığı 2,5 milyon yıl öncesine dayanan ‘sirk buzulu’ (Çanak buzu, dağların yamaçlarında oluşur) varlığı bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. 4 farklı üniversiteden akademisyenlerin hazırladığı makalede, “Geyik Dağı’na yapılan arazi çalışması ile güncel buzulların varlıkları doğrulanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda bilimsel olarak Geyik Dağı’nda güncel bir buzulun varlığını tanımlayan ve doğrulayan ilk çalışmadır. 2010 yılından 2023 yılına kadar yani 13 yıllık sürede ise buzulların yüzde 82’sinin eridiği görülmüştür. Küresel sıcaklıkların giderek arttığı bu dönemde önümüzdeki yıllarda buzulların tamamen ortadan kalkacağı da ifade edilebilir” denildi.

Doğa gezgini Hasan Hüseyin Kahriman, Orta Toros Dağları’nda, Taşeli Platosu’nda kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Konya, Karaman ve Antalya’nın sınırlarını oluşturan 2 bin 877 rakımlı Geyik Dağları’na gezintiye çıktı. Kahriman, gezinti sırasında dağın 2 bin 600 rakımında buzul yatağı olduğunu tespit etti. DHA’nın görüntülediği buzul yatağını inceleyen Necmettin Erbakan Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Pınar, bunun sirk buzulu olduğunu söyledi.

‘BUZULLAR 5 YIL İÇİNDE ORTADAN KALKACAK’

Sirk buzulunun kamuoyunda duyulmasının ardından Ardahan Üniversitesi’nden Dr. Ferhat Keserci, İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Cihan Bayrakdar, Dr. Gülan Güngör, Dr. Mahsum Bozdoğan, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nden Dr. Ergin Canpolat, Munzur Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zeynel Çılğın, buzulla ilgili bilimsel çalışmalara başladı. Akademisyenler araştırmalar sonucunda ‘Geyik Dağı Güncel Buzulları ve Morfometrik Özellikleri’ isimli makaleyi hazırladı. Makalede, “Geyik Dağları, Geç Kuvaterner boyunca yoğun ve tekrarlanan buzullaşmalara maruz kalmıştır. Güncel bir buzulun varlığı bölgede yapılan daha önceki çalışmalarda doğrulanmamış veya tespit edilememiştir. Bölgede yerel gezgin olan Hasan Hüseyin Kahriman’nın 27 Ekim 2023’te buzul varlığını sosyal medya aracılığıyla aktarması üzerine buzulları tanımlamak ve yerlerini belirlemek için uzaktan algılama yöntemleri kullanılmış ve Geyik Dağı’na yapılan arazi çalışması ile güncel buzulların varlıkları doğrulanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda bilimsel olarak Geyik Dağı’nda güncel bir buzulun varlığını tanımlayan ve doğrulayan ilk çalışmadır. Buzul modellemesi neticesinde Geyik Orta Buzulu’nun toplam 6 bin metrekare, Doğu Buzulu’nun 2 bin 30 metrekare, toplamda ise Geyik Dağı’ndaki buzulların 8 bin 30 metrekare alana sahip olduğu tespit edilmiştir. Buzulların ortalama olarak uzunlukları 98 metre, buzulların rakımı ise 2 bin 619 metre olarak hesaplanmıştır. Buzulların 12-30 derece eğim değerleri arasında ve tamamen kuzey bakılı alanlarda bulundukları tespit edilmiştir. Buzullar ve sirklerin morfolojik özellikleri, yüksek rakım, bakı özellikleri ve yüksek kar birikimi Geyik Dağı’ndaki buzulların bu kesimlerde korunmasına pozitif olarak etki etmiştir. Buzullar üzerinde yapılan karşılaştırmalı uydu görüntülerinde 06.09.2010 tarihinden günümüze kadar buzulların alansal olarak yüzde 50’sinden fazlasının eridiği ve önümüzdeki yıllarda etkisini giderek arttıran küresel ısınma ile beraber 5 yıl içerisinde tamamen ortadan kalkacağı tahmin edilmektedir” denildi.

’13 KİLOMETREKARELİK BUZULDAN GÜNÜMÜZE 8 BİN 30 METREKARE KALDI’

Son Buzul Çağı’ndan günümüze kadar varlığını sürdüren buzulların 13 yıllık süreçte yüzde 82’sinin eridiği belirtildi. Makalede şu görüşlere yer verildi:

“Bu çalışmanın iki temel odak noktası bulunmaktadır: Birincisi, Geyik Dağı buzullarının morfometrik (buzul ve sirk) özelliklerini belirlemektir. İkincisi ise Türkiye’nin en sıcak bölgelerinden biri olan Batı Toroslar’da, uygulanan yöntemler çerçevesinde iklimsel ve jeomorfolojik perspektifte güncel buzulların varlığını sürdürmesini neden sonuç ilişkisi içerisinde irdelemektir. Bu çalışma aynı zamanda bilimsel olarak Geyik Dağı’nda güncel bir buzulun varlığını tanımlayan ve doğrulayan bu türde bir ilk çalışmadır. SBM (Son Buzul Çağı) buzul yayılışı sırasında 13 kilometrekare, 2010 yılındaki uydu görüntülerine göre belirlenen buzul yüzey alanının ise 44 bin 500 metrekare olduğu hesaplanmıştır. Bu bağlamda Son Buzul Çağı dönemindeki toplam buzul alanının yalnızca 0,06’sı günümüze kadar kalabilmiştir. 2010 yılından 2023 yılına kadar yani 13 yıllık sürede ise buzulların yüzde 82’sinin eridiği görülmüştür. Yapılan analizler neticesinde Geyik Dağı’nda yer alan buzulların yakın tarihler içerisinde eridiği tespit edilmiş olup günümüzde etkisini giderek attıran küresel ısınma nedeniyle önümüzdeki uzak olmayan yıllarda bu buzulların da tamamen ortadan kalkacağı ifade edilmelidir.”

‘5 YIL İÇERİSİNDE TAMAMEN ORTADAN KALKACAK’

Buzul tabakasının 21 bin yıl önce gerçekleşen son buzul çağından kalma olduğunu ifade eden makalenin baş yazarı Dr. Ferhat Keserci, “Yazılı ve görsel medyada çıkan haberler üzerine halihazırda TÜBİTAK tarafından desteklenen projemizle Geyik Dağları’nda arama çalışması gerçekleştirdik. Termal kamera ve uzaktan algılama yöntemleriyle bölgede güncel buzulun varlığını tespit edip bilimsel bir yayına dönüştürdük. Yaptığımız analizler neticesinde 21 bin yıl önce gerçekleşen Son Buzul Maksimum da Geyik Dağı’nın kuzeyinde Eğri Gölü de içerecek şekilde büyümüş olan 13 kilometrekarelik büyük buzullaşma alanından kalan kalıntı bir buzul alanı olduğunu tespit etmiş olduk. Bu buzul alanı yaklaşık 2 bin 600 metre seviyelerinde ve 6 bin metrekarelik bir yüzey alanına sahip. Yaptığımız hesaplamalara göre son 13 yıllık sürede giderek hızlanan bir erimeye maruz kaldığını, şartların bu şekilde devam etmesi halinde ise bu buzulun 5 ile 7 yıl içerisinde tamamen ortadan kalkacağı yönünde tespitlerde bulunmuş olduk” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-geyik-daglarinda-25-milyon-yil-oncesine-dayanan-sirk-buzulu-bulundu/feed/ 0
Konya’da İnşaat Sektöründe Eleman Sıkıntısı Yaşanıyor https://www.haber28.com.tr/konyada-insaat-sektorunde-eleman-sikintisi-yasaniyor/ https://www.haber28.com.tr/konyada-insaat-sektorunde-eleman-sikintisi-yasaniyor/#respond Wed, 03 Jan 2024 08:24:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1781 Konya’da inşaatçılar, çalıştıracak usta ve işçi bulmakta zorlanıyor. İnşaatlarda çalışan en genç yaş grubunun 35’lere kadar yükseldiğini belirten inşaatçılar, gelecek dönemler için eleman yönünde çözüm arıyor.

Konya’da birçok sektörde işçi ihtiyacı bulunurken, inşaat sektörü de aynı sorunu yaşıyor. Kolay iş bulmanın mümkün olduğu ama pek tercih edilmeyen mesleklerin arasında ise inşaat işçiliği geliyor. Gençler inşaatta çalışmaya ağır iş olması nedeniyle yönelmezken, inşaatçılar da iyi ücretlere çalıştıracak usta bulamıyor.

“Çalıştığımız grup ortalama 30 ile 35 yaş arası”

İnşaatta çalışacak eleman sıkıntısı olduğuna dikkat çeken ustabaşı demirci Selahattin Bacaklı, “Alttan gelen hiç eleman yok. Şu anda çalıştığımız grup ortalama 30 ile 35 yaş arası, gençler gelmiyor. İnşaat deyince sanki korku gibi bakıyorlar bu işe. Alnımızın teri ile kazanıyoruz ama dışarıda herhangi birine sorsan inşaata zor iş olarak baktığı için sıcak bakmıyor. Halbuki inşaat olmazsa, nereye oturacak. Gelen kişinin kendini yetiştirme kabiliyetine bakar. Ama öğrenme isteği varsa 3 ay içinde öğrenir, 3 ay içinde bir şeyler yapar. 3 ay sonra bir 6 ay arasında ise inşaata çıkar normal çalışır. Altta ezilecek herhangi bir zor şey yok. Burada sigortası yapılıyor. Eskisi gibi değil, sigortasız inşaata giremez. Gençler gelsinler çalışsınlar. Konya’da çok şantiye var, gezsinler bir baksınlar. Çalışmalarını tavsiye ederim” dedi.

“Gençlere demir deyince biraz işçilik olarak ağır olur zannedip gelmiyorlar”

Çocukluğundan beri inşaatlarda çalışarak geçimini sağlayan İsa Sıvacıoğlu da, “Yeni nesil zaten yok bizde. Eskiden çoğu resmi kurumlardakiler dahi bizim yanımıza gelir çalışacağız diye panik yaparlardı. İşte bizi çalıştırın biz pazar paramızı, elektrik paramızı çıkartalım diye. Ama şimdi yeni nesilde hiç kimse yok. Çalışacak kişi bulamıyoruz. Şu anda eleman sıkıntımız var. Biz alıştığımız ve çekirdekten yetiştiğimiz için bize göre zor gelmiyor. Yaşımıza göre zor, ağır ama çalışmak zorundayız. Hem sağlık açısından hem maddi açıdan, evimizde çorba kaynıyor. Kimseye muhtaç olmuyoruz. Bana göre zor gelmiyor. Ama gençlere demir deyince biraz işçilik olarak ağır olur zannedip gelmiyorlar. Aslında ağır değil, yani bize göre değil. Gelip çalışmalarını tavsiye ederim” şeklinde konuştu.

“18 ile 25 yaştaki nesil tercih etmiyor”

İnşaat firma yetkilisi İhsan Türközü ise genelde işin ağır olduğundan şikayet edildiğini ifade ederek, “İnsanlar biraz daha sebat edip çalışmakta eskisi gibi değiller. Çalışmıyorlar. Masa başı işte daha fazla iştigal etmek istiyorlar. Hafta sonu tatil düşünceleri var ama bizim işlerimiz 8 ay olduğu için kısa bir sürede kısıtlı olduğu için bizim aktif bir işimiz var. Yani 30 gün çalışmamız gerekirse 30 gün çalışabiliriz. İlla ki bununla alakalı ekstra yevmiyeler veriliyor. Karşılık görmüyor bu tabii insanlarda. Şu anda genç nesilde özellikle karşılık bulmuyor. Demirci ekibimizin şu anda en küçüğü dediğimiz yani içinde çalıştığı grup 35 yaşında. Çırak ve usta olarak çalışan kişiler 35 yaşında. Bu da demek oluyor ki, geriden gelen 18 ile 25 yaştaki nesil tercih etmiyor bu mesleği. İnşaat sektöründe önceden el emeğiyle çalışma daha fazlaydı ama şimdi biraz daha malzeme, ekipman, vinç, asansör kullanımı biraz daha artmaya başladı. Bununla birlikte bizim iş gücümüz de hızlanmaya başladı. Zaten çok büyük binaların hızlı şekilde yapılması bundan kaynaklı. Makineleşme biraz da olsa taşıma noktasında girmiş oldu bizim işimize. Şimdiki gençler para kazanmak istiyorsa yani sabit gelirden ziyade kendini belli bir yerlere getirmek istiyorsa bu sektöre bir ağırlık verip incelemelerini isterim” diye konuştu. – KONYA

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-insaat-sektorunde-eleman-sikintisi-yasaniyor/feed/ 0
Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, belediye emekçileriyle bir araya geldi https://www.haber28.com.tr/selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-belediye-emekcileriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-belediye-emekcileriyle-bir-araya-geldi/#respond Sat, 30 Dec 2023 08:48:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1489 Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel yeni yıl öncesi belediye emekçileriyle bir araya geldi. Beş yıl boyunca yapılan çalışmaları, atılan adımları değerlendiren Başkan Sengel, “Mücadele dediğimiz şey size sunulmuş olan opsiyonlardan yararlanmaktansa hep daha fazlasını isteyip diretmekle oluyor. Biz sizler için hep daha fazlasını isteyip direttik” dedi.

Ahmet Taner Kışlalı Salonu’nda belediye emekçileri ile bir araya gelen Sengel, yılbaşı öncesi çalışanların kartlarına yatırılacak tutar ile Mehmetçikle dayanışma ağını büyüten kent esnafına teşekkür etti.

“Her seferinde çözüm üreterek”

Belediye çalışmaları hakkında değerlendirme yapan Başkan Sengel, “Aradan beş yıl geçti. Geriye baktığımızda pandemi, krizler, depremler derken aslında geçen süre zarfının çok yoğun ve zor geçtiği bir gerçek. Ama hiç yılmadan, yıkılmadan, yüksünmeden, dimdik ayakta mücadele ederek ve her seferinde çözüm üreterek, her seferinde önümüze konan sorunları bir şekilde çözme yeteneğimizi kullanarak, geldiğimiz zaman borç batağında olan Efes Selçuk Belediyesi’ni ölüyü topraktan çıkarıp nefes almasını sağlayıp büyütüp delikanlı yapabilecek bir pozisyona getirerek geçti beş yılımız. Beş yılımız; pandemi nedeniyle emekçiler işten çıkarılırken bizde tam aksine çalışma arkadaşlarımızın devamlılığını sağlamak ve kısmi çalışma ödeneğinden yararlanmayı reddetme ve tıkır tıkır maaşları ödemeyle geçti. Pandemi ve 2019’da geldiğimizde bütçedeki o kriz çok iyi bir sebep olabilirdi çalışanların; ‘kusura bakmayın artık sizinle çalışmıyoruz’ diyerek işten çıkarılması için. Bunun haricinde dönüp baktığımızda; ‘bizim borcumuz var o yüzden kusura bakmayın ödeyemiyoruz’ diyeceğimiz gibi çok fazla sebebimiz olabilirdi. Ama bunların hepsini elimizin tersiyle ittiğimiz için hiç mütevazı olmadan kendimle, çalışma arkadaşlarımla, benimle aynı fikri paylaşan başkan yardımcılarım ve yakın ekip dahilinde Mali Hizmetler Müdürümüzle gurur duyuyorum. Bence siz de gurur duymalısınız” şeklinde konuştu.

“Derdimiz ekmeğimizi büyütmek”

Belediye emekçilerine özverili çalışmaları nedeniyle teşekkür eden Filiz Ceritoğlu Sengel, “Biz hep ekmeği büyütme derdindeydik. 2019’da burada mikrofonu elime aldığımda dedim ki; ‘ben koşacağım, benimle birlikte koşmak isteyen buyursun.’ Çok çalıştınız, çok yoruldunuz ama biz hep birlikte ekmeğimizi büyütüyorduk o sırada. O yüzden yeni işletmeler açtık. Bi’tek Efes olmasaydı, şayet biz Pamucak’taki büfemizi açmasaydık, yeni bir çalışma alanları olmayacağı gibi para sirkülasyonun sağlanacağı alanlar da olmayacaktı. Pamucak Restoran’ı geçen dönem gibi işletiyor olsaydık sağlanan mevcut para döngüsü olmayacaktı. Ferahlı Kafe’yi açmasaydık kışın bu belediye para kazanamayacaktı. Biz ekmeğimizi büyütmek gibi bir derdin peşindeyiz” ifadelerine yer verdi.

“Eşit, adaletli bir memleket”

Belediye emekçilerini her zaman siyasetin üstünde tuttuklarını belirten Sengel, “Yeni yılda sağlıkla, sıhhatle, huzurla, evlatlarımızla barış içerisinde, kardeşçe bir yıl diliyorum. Her şeyden önce hakkına sahip çıkan, eşit, adaletli ve gerçekten bu memlekette “biz de varız” demeyi bilenlerle birlikte ve bu memleket bizim diyerek kendinden öte bu memleketi düşünenlerle birlikte hareket edebileceğiniz yıllarınız olsun. Hepinizin yeni yılı kutlu olsun” dedi. – İZMİR

]]>
https://www.haber28.com.tr/selcuk-belediye-baskani-filiz-ceritoglu-sengel-belediye-emekcileriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, inşaat mühendisleriyle bir araya geldi https://www.haber28.com.tr/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-tahir-buyukakin-insaat-muhendisleriyle-bir-araya-geldi/ https://www.haber28.com.tr/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-tahir-buyukakin-insaat-muhendisleriyle-bir-araya-geldi/#respond Fri, 29 Dec 2023 08:48:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=1421 İnşaat mühendisleriyle bir araya gelen Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Kentsel dönüşüm fırsatını, kentin topyekün yenilenme fırsatına dönüştürmeliyiz” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi üyeleri, İzmit Antikkapı’da düzenlenen “Geleneksel İMO Kocaeli Büyük Üye Buluşması” programında bir araya geldi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da programa katılarak, inşaat mühendisleri ve aileleriyle buluştu. İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi tarafından düzenlenen geleneksel buluşma programına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün, İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Ali Akgün, odanın eski başkanları, inşaat mühendisleri ve aileleri katıldı.

“Ölçmediğiniz bir şeyi iyileştiremezsiniz”

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli İnşaat Mühendisleri Odası arasında yapılan protokol ile hayata geçirilen ve kısa süre içerisinde tamamlanması planlanan yapı envanter çalışmalarında görev yapan mühendislere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Başkan Büyükakın, “‘Bina öldürüyor deprem öldürmüyor’ diye sürekli konuşuyoruz. O konu ile ilgili çalışması gerekenler sizlersiniz. Sonuçta biz hangi kaynakları ayırırsak ayıralım, öncelikli olanları belirleyelim, sonuçta bu konuya çalışacak olanlar teknik arkadaşlardır. İki tane üniversitemiz ve ilgili bölümlerden ilgili uzmanlar çağırdık. Alt çalışma grupları oluşturduk. Hem zeminle hem de diğer alanlarla ilgili çalışmalar yapıldı. Ardından İnşaat Mühendisleri Odası ile hızlı tarama yöntemi esas alınarak riskli yapıların taranmasına yönelik karar verildi. Çünkü ölçmediğiniz bir şeyi iyileştiremezsiniz. Bir taraftan taramalar yapılırken diğer taraftan alt çalışma gruplarındaki çalışmalar raporlanırken ben de bir başka ekibimizle dönüşümle ilgili çalışmaların ana taşlarını döşemeye çalışıyorum” diye konuştu.

“Parsel bazlı değil ada bazlı kentsel dönüşüm”

Konuşmasını sürdüren Başkan Büyükakın, “Parsel bazlı düzenleme hakkını verirsek bugün şehre deniz kıyısından tepeye doğru baktığımızda gördüğümüz görüntünün aynısıyla karşı karşıya kalırız. Ulaşımla ilgili bize sıkıntı oluşturan yolların birbiri ile üst seviyeli yollardan alt seviyeli yollara kadar bir hiyerarşi içerisinde olmamasından kaynaklanan problemleri, otopark problemini ve sosyal donatı problemini çözemeyiz. Dolayısıyla bizim bu kentsel yenilenme fırsatını, kentin topyekün yenilenme fırsatına döndürmemiz gerekir. Burada yaptığımız çalışmayı aslında dirençli şehirler dediğimizde anladığımız başlığın altına giren her şeyi içerecek bir fırsata döndürmemiz gerekir. Bir taraftan imar düzenlemeleri ile yeni binaların yapımına imkan tanırken bunların parsel bazlı olmamasını, büyük adalar bazında dönüşüm imkanının sağlanmasını ama bunu yaparken de aynı zamanda ulaşım merkezli dönüşüm mantığını da harekete geçirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Türkiye’ye örnek olduk”

6 Şubat depremlerinde tüm şehrin bölge için seferber olduğunu söyleyen İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Ali Akgün, “Arama kurtarma, hasar tespit ve insani yardımlarda bulunduk. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz yapı envanter çalışmasında bu kentteki 1999 Gölcük Depremi öncesi yapılan tüm binaları incelemek üzere protokol imzaladık. Aynı zamanda Kocaeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden teknik işbirliği protokolü ile yardım aldık. Proje kapsamında eğitim verilen 110 inşaat mühendisi meslek taşımızla deprem öncesi inşa edilen yapıları incelemek üzere sahaya inerek temmuz ayında çalışmalara başladık ve aralık ayı sonu itibari ile çalışmaları bitirmiş bulunmaktayız. Bu projeyle Türkiye’ye örnek olduk. Ayrıca Kocaeli’deki yapı envanteri protokolü kapsamında bize, mesleğimize ve şehrimize en büyük desteği veren Başkan Büyükakın’a da teşekkürlerimi sunuyorum” açıklamasını yaptı.

Programda şube başkanı Akgün, Başkan Büyükakın’a plaket ve baret takdim etti. Başkan Büyükakın, Kocaeli yapı envanter çalışmasında görev alan mühendislerle hatıra fotoğrafı çektirmesiyle program sona erdi. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-tahir-buyukakin-insaat-muhendisleriyle-bir-araya-geldi/feed/ 0