Vali Akkoyun, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu ile Valilikte düzenlenen “Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı”na katıldı.
Akkoyun, burada yaptığı konuşmada, emniyet ve jandarma teşkilatını özverili çalışmalarından dolayı tebrik etti.
Asayiş ve güvenlik verilerini gözden geçirerek, suç oranlarını azaltmayı ve huzur ortamını sağlayarak halkın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Akkoyun, Mardin’i vatanın en huzurlu şehirlerinden biri yapmakta kararlı olduklarını belirtti.
Akkoyun, bu amaçla can ve mal güvenliğini tehdit eden her türlü suç ve suç örgütü ile mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini, milletin birlik ve beraberliğine kasteden bölücü terör örgütlerine karşı kararlı mücadelenin sürdüğünü dile getirdi.
Bir ayda 189 terör operasyonu
“Mardin’de bu yıl şubat ayında PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik 4’ü büyük çapta 189 operasyon düzenlenmiş, 1’i silah deposu olmak üzere 6 sığınak tespit edilerek imha edilmiştir.” diyen Akkoyun, bu silah deposu ve sığınaklarda yapılan detaylı aramada, tanksavar füzesi, 4 keskin nişancı tüfeği, lav silahı, 90 kilogram el yapımı patlayıcı, çok miktarda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirildiğini ifade etti.
Akkoyun, düzensiz göçle etkin mücadele için oluşturulan “Mobil Göç” noktalarının, İçişleri Bakanlığının yaptığı planlama çerçevesinde gerekli altyapı hazırlıklarının da tamamlanarak 30 büyükşehirde uygulanmaya başladığını belirterek, Artuklu ilçesindeki 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı mevkisinde kurulan “Mobil Göç” noktasındaki aracın düzensiz göçle mücadele faaliyetlerine devam ettiğini söyledi.
“Narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde 150 operasyon düzenlendi”
Mardin’de bağımlılıkla mücadele konusunda yapılan operasyonlarla ilgili de bilgi veren Akkoyun, bir taraftan kolluk kuvvetlerinin ile uyuşturucu madde girişini engellediğini, diğer taraftan da uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi için vatandaşlara yönelik bilinçlendirme faaliyetlerine devam edildiğini dile getirdi.
Akkoyun, “Narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde ilde geçen ay toplam 150 operasyon düzenlenmiştir. Operasyonlar çerçevesinde 21 kişi gözaltına alınmış, 10 kişi tutuklanmıştır. Kaçakçılıkla mücadele çerçevesinde şubat ayı içinde 86 operasyon düzenlenmiş olup yakalanan şahıslar hakkında adli işlem gerçekleştirilmiştir. Huzur ve güven ortamı uygulamaları çerçevesinde 567 kişi yakalanmıştır.” diye konuştu.
Trafik denetimlerinin de sürdüğüne işaret eden Akkoyun, geçen ay 1460’ı okul servis aracı olmak üzere toplam 168 bin 468 aracın denetlendiğini bildirdi.
Akkoyun, şunları kaydetti:
“Bu yılın şubat ayında geçen yılın şubat ayına göre kentte trafik kazalarında maalesef kısmı bir artış görülmektedir. Hep birlikte trafik kurallarına uyarak bu artışı azaltıp daha güvenli bir trafik seyri sağlamak durumundayız. İçişleri Bakanlığı’mızın talimatlarıyla şehirlerarası otobüslerin karışmış olduğu kazalardaki can kayıplarını azaltmak için yolcuların emniyet kemeri kullanımını artırmaya yönelik 7 Şubat 2024 tarihinde ülke genelinde bilgilendirme faaliyetleri yürütülmüştür. Bizler de bu konuda toplantımızı gerçekleştirdik. Bu konudaki uyarı ve hassasiyetlerimizi tüm paydaşlarımıza ilettik. Emniyetimiz, jandarmamız ve trafik birimlerimiz şehirlerarası otobüs terminalinin yanı sıra yol kontrol noktalarında bilgilendirme çalışmalarını aralıksız sürdürmekte. Şehirlerarası ulaşımda görev yapan sürücülerimizden de araç bakımlarını ve kontrollerini düzenli yapmaları, emniyet kemeri konusunda belirlenen kurallara uymaları ve vatandaşlarımıza güvenli seyahat sunmaları konusunda hassasiyet göstermelerini bir kez daha istiyoruz.”
]]>Mardin Valiliğinde aylık asayiş ve güvenlik değerlendirme toplantısında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Vali Tuncay Akkoyun, düzensiz göçle mücadele çerçevesinde etkin mücadele edilmesi amacıyla oluşturulan mobil göç noktalarının İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı planlama çerçevesinde gerekli alt yapı hazırlıkları da tamamlanarak 30 büyükşehirde uygulanmaya başlandığını söyledi.
Mardin’de de Artuklu Karayolları Parkı mevkiinde kurulan mobil göç noktası aracının düzensiz göçle mücadele faaliyetlerine devam etmekte olduğunu belirten Vali Akkoyun, ülkede güven ve huzur ortamının devamı için düzensiz göçle mücadele kararlılığının devam etmekte olduğunu, bu kararlı çalışmalar neticesinde ülkede ve bölgemizde düzensiz göçmen sayısı çok hızlı bir şekilde azalmakta ve bu durum düzensiz göçmen ve kayıt dışının oluşturabileceği riskleri de en aza indirmekte olduğunu ifade etti.
“Suriye sınır hattında yer alan ilimizde, ülkemize yasa dışı yollarla girmeye çalışan şahıslara yönelik gerekli tedbirler alınmakta ve gerekli çalışmalar yürütülmektedir” diyen Vali Akkoyun, şöyle konuştu:
“Şubat ayı içerisinde Suriye’den ülkemize yasa dışı yollarla geçmeye teşebbüs eden 177 şahıs hudut görevlilerimiz tarafından hudut hattı ötesinde engellenmiştir. Bağımlılıkla mücadelemiz hassasiyetle devam etmektedir. Narkotik suçlarla mücadele çerçevesinde ilimizde şubat ayı içerisinde toplam 150 operasyon düzenlemiştir. Operasyonlar çerçevesinde 21 kişi gözaltına alınmış 10 kişi tutuklanmıştır. Kaçakçılıkla mücadele çerçevesinde şubat ayı içerisinde 86 operasyon düzenlenmiş olup yakalanan şahıslar hakkında adli işlem gerçekleştirilmiştir. Huzur ve güven ortamı uygulamaları çerçevesinde 567 kişi yakalanmıştır.”
“Mardin’imizde trafik kazalarında maalesef kısmı bir artış görülmektedir”
Trafik denetimleri çerçevesinde çalışmaya devam edeceklerini aktaran Vali Akkoyun, şubat ayında bin 460’ı okul servis aracı olmak üzere toplam 168 bin 468 araç denetlendiğini, tüm bu çalışmalar ışığında 2024 Şubat ayında geçen yıl şubat ayına göre kentte trafik kazalarında kısmı bir artış görülmekte olduğunu dile getirdi.
İçişleri Bakanlığı’nın talimatlarıyla şehirlerarası otobüslerin karışmış olduğu kazalardaki can kayıplarını azaltmak için yolcuların emniyet kemeri kullanımını artırmaya yönelik 7 Şubat 2024 tarihinde ülke genelinde bilgilendirme faaliyetleri yürütüldüğünü hatırlatan Vali Akkoyun, “Bizler denetim kolluk birimlerimiz, otobüs firma yöneticilerimiz, sürücüler ve ilgili tüm paydaşlarına toplantımızı gerçekleştirdik. Bu konudaki uyarı ve hassasiyetlerimizi tüm paydaşlarımıza ilettik. Emniyetimiz, jandarmamız ve trafik birimlerimiz şehirlerarası otobüs terminali yanı sıra, yol kontrol noktalarında bilgilendirme çalışmalarını aralıksız devam ettirmektedir. Şehirler arası ulaşımda görev yapan sürücülerimizin de düzeni araç bakımlarını ve kontrollerini sağlamaları, emniyet kemeri konusunda belirlenen kurallara uymaları ve vatandaşlarımıza güvenli bir seyahat sunmaları konusunda hassasiyet göstermelerini bir kez daha istiyoruz” dedi.
Toplantıya Vali Akkoyun’un yanı sıra İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday da katıldı. – MARDİN
]]>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, seçim işleri başkanlığının seçim sürecinin başlamasından itibaren yaptığı çalışmaları, bundan sonraki takvimi değerlendiren kapsamlı bir sunum yaptığını söyledi. Çelik, yapılan çalışmalarının takvime uygun olarak sürecin değerlendirilmesi ve süreç çerçevesinde seçimlerle ilgili çalışmaları seçim işleri başkanlığı olmak üzere diğer kurullar tarafından titizle takip edileceğini ifade etti. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü AK Parti’nin bütün yetkili kurulları adına kutladı. Çelik, Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’te yaşanan olaylarda kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.
Seçim sürecinde çalışmaların devam ettiğini ve Türkiye’nin güvenliğinin korunması bakımında terörle mücadele kararlıkla sürdürdüğünü vurgulayan Çelik, “Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristten diyenlere, hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir. Eğer bu Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı gibi hareketler çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen bir takım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında bir takım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz. Aynı zamanda bu bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye Birleşmiş Milletler şartının kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır” diye konuştu.
“Terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular”
Irak’a üst üste ziyaret gerçekleştirildiğinin altını çizen Çelik, “Burada hem bu terör örgütlerinin ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız kalkınma yolu projesinin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınır özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim. Aynı şekilde FETÖ gibi DEAŞ gibi örgütler aynı şekilde organize suç örgütleri milletimizi ve demokrasimizi tehdit eden her türlü unsurla demokrasimizi koruma çerçevesinde milletimizin medeni yaşam hakkını koruma çerçevesinde gerekli mücadele kararlılıkla sürdürülecek” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin 1. yıl dönümünde deprem bölgesini ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaların kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizi ifadesidir. Cumhurbaşkanımızın hak ettiği 5 ilde hak sahiplerine 31 bini aşkın konut ve köy evi teslim edildi. Bundan sonrasında da aynı takvim çerçevesinde vatandaşlarımızın tüm yaralarına sarıldığı, evlerini kaybedenlere evlerinin bu çalışmalar çerçevesinde teslim edildiği süreçleri hep beraber göreceğiz. Bir kere daha deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza sevgilerimizi, saygılarımızı sunuyoruz” açıklamalarında bulundu.
“Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”
“Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle yürüyen ekonomik program Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesi ve güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen program meyvelerini vermeye devam ediyor” ifadelerini kullanan Çelik, “Tabii ki enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, aynı şekilde kadın istihdam oranının artması, genç işsizlik oran azalması gibi pek çok alanda güçlü neticeler görülmeye başlandı. Bunların 2023 yılı son çeyreğinde ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik ve finansal göstergelere bunlar net bir şekilde yansımaya başladı tüm bu alanlarda. Enflasyonla ilgili olarak ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı ülkemize giren yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bu bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz” diye konuştu.
“Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz”
Gazze’de Netanyahu hükümetinin soykırım faaliyetleri maalesef devam ettiğini vurgulayan Çelik, “Burada Doğu Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria’da gerçekleştirdikleri saldırılarda hayatına kaybeden Filistinlilerin sayısı giderek artıyor. Hiçbir çağrı hiçbir girişim Netanyahu hükümetini bu soykırım faaliyetinden geriye döndürmedi. Maalesef açlıkla mücadele konusunda yepyeni bir imtihanla karşı karşıya kaldılar Gazze’deki kardeşlerimiz. ve açık kaynakların söylediği maalesef öylesine büyük bir gıda problemi var ki insanlar hayvan yemi yemek durumunda kalıyorlar. ve yine Birleşmiş Milletler Çocukların Yardım Fonu’nun raporlarına göre 6 çocuktan bir tanesi Gazze’de şiddetli bir kıtlık karşı karşıya. Burada güvenlik çerçevesinde İsrail’in güvenliği çerçevesinde faaliyet yürüttüğünü söyleyen İsrail Güvenlik Güçleri’nin aslında İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil tamamen Gazze’deki insanları öldürmek, yok etmek gibi bir soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiği defalarca görüldü” ifadelerini kullandı.
“İsrail’i durduracak her türlü girişimin veto edilmesi ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek”
Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 1948 soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin soykırım sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini ihlal ettiği için İsrail’e karşı uluslara adalet divanına başvurması önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Çelik, “Burada Güney Afrika’yı bu eylemlerinden dolayı eleştirenlerin aslında bu soykırım suçuna ortak oldukları ve bu soykırım faaliyetlerini desteklediklerini ifade etmek isterim. Yani Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak oldukları anlamına gelir. Tabii burada divan İsrail’in divanın hükümleri yani ihlalleri divanı tespit etti. Biz de bu gelinen noktada son derece bunun doğru olduğunu ifade ettik. Ama netice itibariyle bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkes hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İşte divanın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek ama İsrail bu safhalardan defalarca geçmiştir. ve her seferinde de uluslararası hukukun kurallarını ihlal ederek uluslararası hukukun kurallarını yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir. Şimdi Gazze’de ortaya çıkan tabloysa topyekun uluslararası sistemin etkisizleşmesi, işlevsizleşmesi, işe yaramaz hale gelmesi gibi bir neticeye gelmiş, dayanmıştır. Eğer uluslararası sistem, uluslararası hukuk ve uluslararası kurumlar bunu durduramıyorlarsa o zaman hiçbir işe yaramıyorlar demektir. O zaman bu kurumlara ve bu ilkelere ihtiyaç yok demektir. Böylesine bir çifte standart her aşamada görülüyor ama Gazze’de resmen soykırıma destek veren bir noktaya ve konuma gelmiştir. O sebeple burada soykırımı yapan hükümetinin ahlaken ve siyaseten iflasının bir nefret eyleminin sembolü haline gelmesinin ötesinde uluslararası kuralların uluslararası mekanizmaların tamamen etkisizleşmesi gibi bir tabloyla karşı karşıyadır” dedi.
Çelik, “Her türlü İsrail’i durduracak girişimin ABD tarafından veto edilmesi ise ABD açısından utanç verici kara leke olarak tarihine geçecek adımdır. Öncelikli olan ateşkesin sağlanmasıdır” dedi.
“İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutum doğru olan tutumdur”
Gazze konusunda İspanya ve Belçika’nın ortaya koyduğu tutumun doğru olduğunu belirten Çelik, “Bunun AB açısından da kabul görmesi lazımdır. Avrupa halklarının isyanı, soylu eylem yapmalarının neticesinde daha çok ses çıkmaya başladı. Esas problem Filistin devletinin kurulması için ateşkesin ortaya çıkması ve sürecin başlaması lazım. Başkenti Doğu Kudüs olan coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devletinden bahsediyoruz. İsrail’in Gazze ile ilgili planları coğrafi bütünlüğü tamamen yok edecek, her türlü devlet niteliğinden yoksun kağıt üstünde devlet durumuna Filistin’i getirecek bir noktaya doğru olmaya gidiyor. Coğrafi bütünlüğüne sahip Filistin devletinin ortaya çıkmasının uzaklaştığı her durum, bu bölgede güvenlik risklerinin artmasına ve İsrail’in katliamı daha da şiddetlendirmesine yol açacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi atağının, Gazze için yapılan en güçlü diplomatik girişim olduğunu ifade ettiğini, bundan sonra da Gazze’nin gündemde olmaya devam edeceğini söyledi.
“Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ediyoruz”
Karabağ savaşı sonrası ortaya çıkan tabloyu hassasiyetle takip ettiklerini aktaran Çelik, “Bu süreci sabote etmeye çalışan yeni girişimleri görüyoruz. Ermenistan’da bu saldırganlıklardan vazgeçme, refahı çerçevesinde normalleşmeyi yürütme konusunda irade çıktığını görüyoruz. Bunu bazı Batılı ülkelerin ve diasporanın sabote etmek istediğini net bir şekilde görüyoruz. Buradaki barışçıl diplomasiyi güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettirmektedir”
Türkiye teknoloji alanındaki ilerlemesini aynen devam ettiğini belirten Çelik, “Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde milli savunma hamlesi güçlü bir şekilde devam ediyor. Türkiye yeni astronotları da uzaya gönderecektir. Türk mühendisi ve işçisinin emeğiyle bu ürünlerin çeşitli ülkelerde güvenliği sağlayan İHA ve SİHA’larımız gibi tüm dünyaya barış mesajı vermeye devam edeceğini ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.
“CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var”
6’lı 7’li destek veren genel başkanların vatandaşlara özür borcunun olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
“Şimdi gördük ki gizli protokoller çıktı ortaya. Her birinin bugün yerel seçim için oy istemeden önce o süreçte ortaya koydukları tutumla ilgili olarak milletten özür dilemesi gerekir. Bütün bunlar olmamış gibisinden ‘Ben iyiydim onlar kötüydü’ diyerek oy istemek siyaset açısından geçer not almaz. CHP’de neredeyse siyasi aklın rafa kaldırıldığı, onun yerine yapay zeka ile karar verilmeye çalışıldığı, hizip savaşların devam ettiği bir tablo var. Bütün bunlar siyasetsizliğin neticesidir. En son sığındıkları şey, bütün bu saçmalığı izah etmek için bir yapay zeka hikayesi oldu. Gelinen nokta şudur; 6’lı 7’li masada bulunanların vatandaşa özür beyanında bulunmasıdır.”
CHP’nin Mamak ilçesi belediye başkan adayının Irak Türkmen çocuklarına söyledikleri hakkında Çelik, “Seçim sürecinde son derece üzücü bir olaya Ankara Mamak’ta şahit olduk. CHP başkan adayı Iraklı Türkmen çocuklarının gözünün içine bakarak nefret söyleminde bulundu. ‘Bunlar Türkiye için sorun olur’ dedi. Bu aslında milletimizin faydasına olmaz, milletimizin değerleriyle uyumlu olmaz. Bunların hangi provokasyonlar gözetilerek yapıldığını net bir şekilde görmeliyiz. Bir topluluğun içerisinde böylesine faşizan bir üslupla konuşulmasını şiddetle lanetlediğimizi ve kınadığımızı ifade etmek isterim. Göç konusunda göçmen konusunda farklı bir siyasetiniz olabilir ama bu nefret söylemine, suçuna dönüşüyorsa, demokrasiyi zehirleyecek şekilde faşist bir üslupla ifade ediliyorsa bunun karşısında olacağımızı ifade etmek isterim. Siyasi partilerin üstüne düşen sandık güvenliğini sağlamak milletin iradesinin tecelli etmesine yardımcı olmaktır. Devlet kurumlarının aldığı tedbirler var bunun yanı sıra siyasi parti temsilcilerinin olayı takip etmekle ilgili vazifeleri var. Herkes sahada özgürce siyaset yapabilsin. Nefret siyasetine savrulmadan, meşruiyet çerçevesinde siyasi faaliyet yapabilsin. Siyasetçinin notunu verecek olan yegane merci vatandaşımızın iradesidir. Seçim güvenliği güvenlik güçlerimiz tarafından zaten yerine getirilmektedir. YSK gerektiği zaman gerekli açıklamayı yapmaktadır. Sandığa gidildi ve oy kullanıldı. O sandıktan vatandaşımızın iradesinin net çıkması önemlidir. Sandık başlarında nöbet tutan bütün siyasi partilere mensup vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. AK Parti olarak çok deneyimliyiz. Bugün de Cumhurbaşkanımızın katıldığı seçim işleri başkanlarımızın olduğu toplantı gerçekleştirdik. En küçük beldeye kadar temsilci arkadaşlarımız var. Onun görevi sandığın net bir şekilde ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Sabah 05.00’te arkadaşlarımızın sandık başında hazır olurlar. Bütün vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Türk demokrasisinin korunması, geliştirilmesi bakımından büyük fedakarlıkla çalışan teşkilatlarımıza ve Cumhur İttifakı teşkilatlarına teşekkür ediyorum.
Bir gazetecinin seçim güvenliği hakkındaki sorusu üzerine Çelik, “Türkiye güvenli şekilde seçim yapan güvenli ülkedir. İçişleri, Milli Savunma Bakanlığımız bütün gücüyle sandıkların güvenliği sağlayacak şekilde yüksek konsantrasyonla çalışmaktadır. Geçen seçimde sayın Kılıçdaroğlu, ‘Şu saatten sonra sokağa çıkmayın provokasyon olur’ demişti. Ben de karşılık olarak ‘vatandaşlarımız tabii ki sokaklara çıkacak demokrasi şölenini kutlayacaktır’ dedim. Türkiye bunu defalarca yaptı. Bütün dünyanın gözünü kamaştıran demokratik olgunlukla bunu yaptı. Vatandaşlarımızın dini değerlerini incitecek şekilde birtakım açıklamalar olduğunda AK Parti olarak karşısında dururuz. Bunlara karşı duruşumuzu, siyasi mücadelemizi net şekilde ortaya koyarız. Vatandaşlarımızın sahip olduğu değerleri incitmeye hukuken de ahlaken de kimsenin hakkı yoktur. Benzer şekilde devletimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili her türlü kötü, çirkin sözün karşısında oluruz. Tarihçiler tartışır, konuşur, demokrasilerde haktır. Ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı kötü sözün meşrulaştırılmasını asla kabul etmeyiz” dedi.
“F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz”
ABD ile F-16’larla gelinen durumla ilgili soru üzerine Çelik, “F-16’larla ilgili bu noktaya gelinmesinden memnuniyet duyuyoruz. Türkiye kendi güvenliğini, egemenlik haklarını koruyacak ülkedir. NATO müttefiki ülkelerden parası karşılığında silah sistemi almaya kalktığında kısıtlamanın çıkarılması siyasi akılla bağdaşmaz. Çünkü bu ortak NATO güvenliğine katkı yapacaktır. Siyasi anlaşmazlıkların müttefik ülkeler arasındaki güvenlik pazarlığına dönüşmemesi gerekmektedir. Türkiye’nin güvenlik konusu hiçbir zaman pazarlık konusu değildir. Hiç kimse bize gelip de ‘Şunların karşısında Suriye’de operasyon yapmayın, terörle mücadele etmeyin’ diyemez. Türkiye her aşamada aldığı kararları uygular. F-35’lerde Türkiye bir güvenlik aracı elde etmişse, güvenlik kapasitesinden belli bir şekilde vazgeçerek başka bir şekilde kavuşmasını istemek doğru olmaz. NATO üyesi olmasa da batılı ülkelerin çok yakın ilişki geliştirdiği Hindistan’da var. Burada bakılması gereken şey kazan kazan anlayışıyla bakılmasıdır. Böyle olduğunda Türkiye her zaman pozitif ilişkisi içerisinde olacaktır” diye cevap verdi.
Öte yandan AK Parti MYK toplantısı 1 saat 20 dakika sürdü. – ANKARA
]]>Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın geçmiş yıllarda olduğu gibi 2023 yılında da faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden DAKA Genel Sekreteri Halil İbrahim Güray, “TRB2 Bölgesi’nde yer alan ve genç nüfusun yeni nesil girişimcilik, yazılım ve kültür ve sanat faaliyetlerine yönlendirilebilmesi için yoğun çaba sarf eden Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı, özellikle gençlere yönelik, yeni nesil girişimcilik, sosyal girişimcilik, girişim ve finansal okuryazarlık, medya ve teknoloji okuryazarlığı, işbirliği ve ekip çalışması, dijital araçlar ve inovasyon, liderlik ve inisiyatif alma, ağ oluşturma, hibe ve fon kaynaklarına erişim, tasarım odaklı düşünme, satış pazarlama, persona oluşturma, şirket kurma süreçleri, etkili sunum teknikleri & pitching, proje döngüsü yönetimi ve fonlara erişim konularında eğitimler düzenledik. 2023 yılındaki bu eğitimlerimize katılan yaklaşık 300 gencimizin çeşitli alanlarda istihdam edilmelerine yönelik ayrıca çaba göstermekteyiz. Bunun yanında, TRB2 Bölgesi’ndeki gençlerin yazılım ve inovasyona ilgisini artırmak amacıyla, birçok faaliyet yürüttük. 2023 yılında, TEKNOFEST 2023 etkinliğine katılımı artırmak amacıyla Bitlis, Hakkari, Muş ve Van’daki üniversiteler, milli eğitim müdürlükleri ve gençlik ve spor il müdürlükleri işbirliğinde bilgilendirme çalışmaları yürüttük ve etkinliğe katılma başarısı gösteren projelerin ihtiyaçlarını karşıladık” dedi.
Yeni nesil girişimcilik, yazılım konularının yanı sıra gençlerin kültür ve sanatla buluşmalarına katkı sağladıklarını belirten Güray, “Gençlerimizin kültür ve sanat alanında gelişimlerini sağlamak amacıyla Van İl Halk Kütüphanesi ve bölge üniversiteleri iş birliği ile ‘Gençler İçin İlham Veren Konferanslar’ çerçevesinde bugüne kadar 80’nin üzerinde konferans gerçekleştirdik. Bu konferanslar çerçevesinde bölgemizdeki gençlerin vizyonuna katkı sağlamak amacıyla ülkemizin önde gelen akademisyen, girişimci, yazılımcı, sanatçı, yazar gibi şahsiyetlerin katılım sağladıkları konferans, söyleşi ve imza günü gibi etkinlikler düzenledik. Ayrıca, İpekyolu Belediyesi’nin destek yararlanıcısı olduğu ve 2022 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında yürütülen İpekyolu İlçe Kütüphanesi ve Yaşam Merkezi Projesi ile Van İpekyolu İlçesi Bostaniçi Mahallesi’nde atıl durumda bulunan bir bina restore edilerek ilçede yaşayan gençlerin hizmetine sunacağız” ifadelerini kullandı.
Bitlis, Hakkari, Muş ve Van illerinde faaliyet gösteren KOBİ’lere ve girişimcilere yönelik düzenlenen ‘Amazon ile E-İhracat Eğitimi’nin Van’da gerçekleştirildiğini dile getiren Güray, eğitim sonunda 19 kişinin sertifika almaya hak kazandığını söyledi. Bölgenin sanayi altyapısının iyileştirilmesi için çalışmalara hız kesmeden devam edildiğini belirten Güray, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın yürüttüğü 2021 Yılı Sanayi Altyapısının Güçlendirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı (KÖAP) çerçevesinde 2023 yılında ‘Bahçesaray Belediyesi Küçük Sanayi İşletme Tesisi Projesi’ ile Bahçesaray ilçesinde her biri 72 metrekare alana sahip 14 adet atölyeden oluşan küçük sanayi sitesinin inşa edildiğini vurguladı. ‘2022 Yılı Emek Yoğun Sektörler İçin Finansman Desteği Programı’ çerçevesinde toplam 42,5 milyon TL tutarında yatırım gerçekleşmesi öngörülen 14 projeye finansman desteği sağlandığına dikkat çeken Güray, “2022 Yılı Sanayi Altyapısının Güçlendirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı (KÖAP06) çerçevesinde 8 adet projeye toplam 28,6 milyon TL destek sağlandı. Yine KÖAP06 programı çerçevesinde; Van Organize Sanayi Bölgesinde, 1. 2. ve 3. Etap Ara Yol Altyapısının Güçlendirilmesi ve Sıcak Asfalt ile Yenilenmesi Projesi, Ahlat Küçük Sanayi Sitelerinin Altyapı Onarım Projesi, Bitlis Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Tesisi Projesi, Gevaş Küçük Sanayi Projesi, Sungu Tekstilkent Sitesi Altyapının Geliştirilmesi Projesi, Malazgirt Küçük Sanayi Projesi ve Erciş Organize Sanayi Bölgesi Su Deposu Yenileme ve Atık Su Arıtma Tesisi Yapımı projeleri destekleniyor ve bu projeler devam ediyor. Bununla birlikte desteklenen Yüksekova Küçük Sanayi Sitesi Altyapı İyileştirme Projesi ise tamamlandı” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Çalışan ve Üreten Gençler Programı (CUGEP) çerçevesinde 13 projede toplam 89 bin metrekare kapalı alana sahip 24 adet tekstil atölyesi binasının inşa edildiğine dikkat çeken Güray, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Program kapsamında toplam 8 bin 370 kişinin istihdam edilmesini hedefliyoruz. Ovakışla Belediyesi’nin ‘Ahlat Tekstil Evi Projesi’, Bitlis Belediyesi’nin ‘Bitlis Belediyesi Tekstil Kent Projesi”, Malazgirt Belediyesi’nin ‘1071 Malazgirt Tekstilkent Projesi’, Günkırı Belediyesi’nin ‘Günkırı Beldesi Tekstilkent Projesi’, Gevaş Belediyesi’nin ‘Gevaş Tekstil Kent Projesi’ ve Muş Valiliği Merkez Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin ‘Tekstile Yatırım, Gençlere İstihdam Projesi’, Bitlis İl Özel İdaresi’nin ‘Bitlis OSB Tekstilkent Genişliyor Projesi’, Kavakbaşı Belediyesi’nin ‘Kavakbaşı Beldesi Tekstilkent Projesi’ bitirilen projeler arasında yer aldı. CUGEP kapsamındaki projelerde şimdiye kadar gerçekleşen istihdam sayısı 3 bin 213’tür. Yine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bünyesinde gerçekleştirilen Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı çerçevesinde, Van Büyükşehir Belediyesi ve Van Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) işbirliği ile ‘Erciş Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB (TDİSOSB) Jeotermal Kaynak Sondajlı Fizibilite’ projesi gerçekleştirildi. Proje kapsamında 2 milyon 950 bin TL destek sağlandı. 2022 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı çerçevesinde desteklenen, Özalp Kaymakamlığı, Özalp Belediyesi, S.S. Özalp Halk Pazarı Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi ve Van Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yürütülen projede ise Özalp ilçe merkezinde yaşanan yangın felaketinde yanan dükkanların yerine 99 adet yeni dükkan inşa edildi ve kullanılamaz durumda olan 24 adet park altı dükkanın tadilatı yapılarak ekonomiye yeniden kazandırılması sağlandı. Toplam bütçesi 30 milyon TL olan projede ajans destek tutarı ise 16 milyon 650 bin TL olup 80 esnafımıza yeniden iş imkanı sağlanmıştır. 2020 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı çerçevesinde desteklenen, Van Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü (OSB) ve Van Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile yürütülen projede kadın istihdamının artırılmasına ve sosyal ihtiyaçların giderilmesine yönelik olarak bin 100 metrekare kreş yapımı ve banka, kargo vb. hizmetler için toplam bin metrekare alana sahip 7 adet atölye yapımı gerçekleştirilmektedir. Toplam proje bütçesi 5 milyon 333 bin 334 TL olup ajans destek tutarı 4 milyon 800 bin TL’dir.”
“Esendere’de bin 700 metrekare kapalı alana sahip bir sosyal tesis binası inşa edildi”
Esendere Belediyesi tarafından yürütülen proje çerçevesinde, sınırdan giriş ve çıkış yapan İranlı turistlerin Esendere Beldesi’nde vakit geçirmelerinin ve alışveriş yapmalarının amaçlandığını ifade eden Güray, “Beldenin sınır turizminden elde edeceği faydanın artırılması ve beldeye bir sosyal tesisin kazandırılması amacıyla toplam bin 700 metrekare kapalı alana sahip bir sosyal tesis binası inşa edilmiş; inşa edilen sosyal tesiste, İranlı turistlerin yoğun talep ettiği Türk menşeli eşyaların ve yöresel ürünlerin satışının yapılabileceği dükkanlar, gelen turist ve bölge halkının sosyalleşebileceği kafe-lokanta ve bir adet çok amaçlı salon yer almaktadır. Mescit, tuvalet vb. imkanların da bulunduğu sosyal tesiste özellikle dezavantajlı grupta yer alan işsiz kadın ve gençlerden oluşan 30 kişinin istihdam edilmesi öngörülmektedir. Toplam bütçesi 2 milyon 664 bin TL olan projenin ajans destek tutarı 2 milyon 280 bin TL’dir” dedi.
“Van şehrinin minyatürünün yapımına başlandı”
Birçok medeniyete sahiplik yapan Van ve çevresinin turizm potansiyelinin DAKA faaliyetlerinde de yer aldığına vurgu yapan Güray, “Van’ın simgelerinden biri olan Van Kalesi’nin minyatürünün yapılması için Van Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü işbirliğiyle Van Kalesi, Hüsrev Paşa Cami, Hüsrev Paşa Hanı, Ulu Cami ve Kızıl Minareli Cami gibi önemli eserler başta olmak üzere tüm şehrin minyatürü yapımına başlandı. Yapımına 2023 yılında başlanan minyatürün 2024 yılının ortalarında bitmesi planlanıyor. Yine DAKA ve Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı arasında yapılan protokol ile gerçekleştirilen işbirliği faaliyeti çerçevesinde 55 okulda 5 bin 823 öğrencinin katıldığı suda boğulma vakalarının azaltılması ve Van Gölü’nün temiz tutulması için bilinçlendirme seminerleri düzenledik. Yine turizm çeşitleri arasında önemli yeri olan dalış turizminin geliştirilmesi ve binlerce yılda oluşan mikrobiyalitlerin korunması amacıyla Van Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği protokolü imzalayarak, Van Gölünde belirlenen 4 dalış alanında (Edremit, Akdamar, Reşadiye ve Altınsaç) işaretlendirme çalışması yapıldı” şeklinde konuştu.
2021 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) çerçevesinde yürütülen ve Van Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın (YİKOB) destek yararlanıcı olduğu Eski Van Şehrinin Canlandırılması Projesi çerçevesinde, proje alanında kazı, temizlik ve kazı alanının korunması çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Güray, “Proje alanında yer alan Hüsrev Paşa Hanı’nın yapımı için ihaleye çıkıldı ve mevsim şartları uygun hale geldiğinde faaliyete devam edilecek. Projenin başlamasıyla birlikte diğer kurumların da eski Van şehrine olan ilgisinde bir artış meydana geldi. Projenin ortaya çıkardığı hareketlilik neticesinde eski Van şehrinde bulunan diğer eserlerin korunması ve ayağa kaldırılmasına ilişkin çalışmalar hızlandırdığı görüldü. Bu duruma Van Valiliği YİKOB ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Ulu Cami ve Kızıl Minareli Cami’nin restorasyon faaliyeti örnek olarak söylenebilir. 2022 yılı CMDP kapsamında Tuşba Belediye Başkanlığı tarafından yürütülen proje çerçevesinde, Tuşba ilçesi İstasyon Mahallesi’nde inşa edilen 2 katlı, avlulu, 2 bin 685 metrekare alana sahip olan Tuşba Bedesten Çarşısı’nda geleneksel el sanatları ve yöresel ürünler için 14 adet dükkan, geleneksel Van Sofrası ve Van Kahvaltısı için 2 adet dükkan ve 5 adet atölye inşaatı geçtiğimiz günlerde tamamlandı. İnşa edilen çarşı ile Van’ı ziyaret eden turistler için alternatif bir ziyaret noktası oluşturularak kaybolmaya yüz tutmuş el sanatları ürünlerinin üretim, sergi ve satış süreçlerinin gerçekleştirileceği, Van kültürüne ait özellikle Van kahvaltısı ve yöresel lezzetlerin deneyimlenebileceği bir cazibe merkezi oluşturulması planlandı” dedi.
“Bahçesaray ceviz ve bal paketleme tesisine kavuşuyor”
2021 yılı Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı (CMDP) çerçevesinde desteklenen Van Bedesten Çarşısı Projesi ile Van iline ait el sanatlarının ve yöresel ürünlerin satışının yapılabileceği bir bedesten çarşısı kurularak ildeki turizm gelirlerinin ve destinasyon çeşitliliğinin artırılması, ilin kültürel zenginliklerinin sürdürülebilir kılınmasının amaçlandığını da sözlerine ekleyen Güray, “Bedesten çarşısı proje alanı İpekyolu ilçesindeki Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alan tekel binasının arka bölgesidir. Proje kapsamında toplam 2 bin 606 metrekare inşaat alanında, bin 400 metrekare kapalı alan ve 12 atölye kurulacak olup söz konusu inşaat işlerinin yüzde 90’ı tamamlanmıştır. Projenin tamamlanması ile 12 işletmede 46 kişinin sürekli istihdam edilmesi, çarşıyı yılda 1 milyon turistin ziyaret etmesi beklenmektedir. 2022 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenen ve Bahçesaray Kaymakamlığı tarafından yürütülen ‘Bahçesaray Ceviz ve Bal Paketleme Tesisine Kavuşuyor’ projesi ile yıllık 250 ton bal ve 500 ton ceviz üretilen Bahçesaray ilçesinde bal paketleme ve ceviz işleme tesisi kurulmuştur. İlçedeki bu ürünler markalaşma ve kooperatifleşme olmadığından piyasa değerinin altında işlem görmekte ve dağınık halde bulunmaktaydı. Gerçekleştirilen proje ile söz konusu ürünlerde kalite standardizasyonun sağlanması, ürün katma değerinin yükseltilmesi, ürünlerin markalaştırılması ve hedef pazarların genişletilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, Bahçesaray ilçe merkezi başta olmak üzere 14 mahalleden tedarik edilecek ürünlerle yapılacak paketleme ile ilçedeki üreticilerin gelir seviyelerinin artırılması ve dezavantajlı grupların işgücüne katılımı amaçlanmaktadır. Proje kapsamında 8 istihdam gerçekleştirilmiş olup üretimin artması ve işletmenin tam kapasite ile üretime geçmesiyle istihdamın 15 kişiye çıkması beklenmektedir” şeklinde konuştu.
“Organik Arı Ürünleri Paketlenmesi İşlenmesi Projesi ile balın marka değeri arttırılacak”
2023 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı çerçevesinde desteklenen, Gevaş İlçe Tarım Müdürlüğünün destek yararlanıcısı olduğu, toplam bütçesi 3 milyon 953 bin 110 TL olan ve 3 milyon 557 bin 799 TL tutarının hibe desteği olduğu projede bölge balının markalaşma çalışmaları yapılarak arıcılık ürünlerinin katma değerinin yükseltilmesi, organik arıcılıkla uğraşan üreticilerin üretim kapasitelerinin geliştirilmesi, kırsalda kadınların istihdama katılımının artırılması ve dolayısıyla sosyo-ekonomik kalkınmanın hızlandırılmasını hedeflediklerini aktaran Güray, “Proje uygulama yeri olarak belirlenen Gevaş İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne ait eski Hükümet Konağı, arı ürünleri işleme ve paketleme işlemleri için tadilat yapılmış ve atölye hazırlanmıştır. Kurulan atölyede gerekli eğitimler verilerek ürünler paketlenecek, üretilen ürünler Türk Akreditasyon Kurumu tarafından kontrollerden geçirilerek uygun olan ürünler sertifikalandırılacaktır. Tesis faaliyete geçtikten sonra paketlenen ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması için belirli noktalarda satış ofisleri kurulacaktır. Projenin hayata geçirilmesiyle ilçede ve civar bölgelerde üretilen balın karakterizasyonu ve sertifikasyonu yapılarak marka değeri artırılacak, üretilecek arı ürünleri için organik sertifikası alınacak, markalaşma ve pazarlama çalışmaları yapılacaktır” ifadelerine yer verdi. – VAN
]]>