Çeşit – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Fri, 19 Apr 2024 21:36:49 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye, Patates Tohumu Üretiminde Dünyada Söz Sahibi Olmak İstiyor https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:36:49 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=14935 Nevşehir’de 2000 yılında kurduğu laboratuvarda 23 çeşit yerli patates tohumu üreten 62 yaşındaki Yakup Karahan, Türkiye’nin patates tohumu konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden biri olması için çabalıyor.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü’nden 1986 yılında mezun olduktan sonra bir süre Nevşehir’de ilaç mümessilli olarak çalışan Karahan, daha sonra iş hayatına patates üretimi yapan firmalarda devam etti.

Sektörde beş yılda edindiği deneyimle kendi firmasını kurarak patates üretimine yönelen Karahan, 1990’lı yıllarda patates tohumundaki dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için çalışma başlattı.

Karahan, 2000 yılında borçla kurduğu Doğa Tohumculuk Doku Kültür Laboratuvarı’nda 15 kişilik ekibiyle bugüne kadar “Zirve”, “Doruk”, “Kutup”, “Bahar”, “Kaya”, “Volkan”, “Ayaz”, “Yediveren”, “Yaprak”, “Yankı”, “Yaldız”, “Maden”, “Kafkas”, “Altay”, “Aydos”, “Petek”, “İlkmor”, “Bulut”, “Ses”, “Turaç”, Taş”, “Yakut” ve “Deniz” adlı 23 yerli tohum çeşidini Türk tarımına kazandırdı.

“Başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu”

Karahan, AA muhabirine, patates üretimine başladığı dönemde yurt dışından getirilen tohumların arazilerde hastalık oluşturduğunu, Avrupa firmalarının Türkiye’ye kaliteli tohum göndermemek için çaba gösterdiğine şahit olduğunu söyledi.

Yerli ve dayanıklı tohum çeşitleriyle ilgili çalışmasına Hollanda’daki bir tohum firması yetkilisiyle aralarında geçen konuşmanın ardından başladığını anlatan Karahan, şöyle konuştu:

“Patates üretim maliyetinin yüzde 35’lik kısmını tohum oluşturuyor. O dönem tohum yurt dışından geliyordu ve kalitesi çok düşüktü. Hastalıklı tohum geliyordu. Nevşehir ve Niğde’deki arazilerde patates siğili hastalıkları o dönem yurt dışından tohumla birlikte geldi. Distribütörü olduğum yabancı firmaya, ‘Biz size çok büyük para ödüyoruz fakat bize çok kötü tohum gönderiyorsunuz. Biz daha iyi para verelim, iyi tohum gönderin’ dedim. O da bana ‘iyi tohumu git Mars’tan al’ dedi. 2000 yılında yaşanan bu görüşme bizi ateşledi. İlk laboratuvarı kurduk. Yaklaşık 5 yıl mesafe alamadık. Doku kültüründe bitki çoğaltıyoruz ama yüzde 80’e kadar küflenme oluyor, çürüyordu. Daha sonra yurt dışından uzman getirdik. Onlarla devam ettik. Sil baştan laboratuvarı değiştirdik. Sonuçta başarıya ulaşmamız 22 yılı buldu.”

Karahan, patatesin ülkeler için buğday kadar stratejik bir bitki olduğunu, yurt dışından gelen niteliksiz tohumlar nedeniyle Türkiye’deki bazı arazilerde uzun yıllar sürecek hastalıklar oluştuğunu söyledi.

Virüslere karşı dayanıklı tohum üretmek için uzun yıllar büyük uğraşlar verdiklerini dile getiren Karahan, “Ürettiğimiz çeşitlerin yüzde 90’ı virüse dayanıklıdır. Bu bölgedeki (Nevşehir) araziler patates siğili nedeniyle 39 yıl karantinaya alınmış. Buraya merhem olalım, uygun bir çeşit geliştirelim dedik. Bu hastalığın ilaçlı tedavisi yok, tek çare dayanıklı çeşit yapmak. ‘Kafkas’ adlı çeşit yaptık. Dünyanın en verimli ve yüzde 100 dayanıklı bir tohum türü oldu.” dedi.

Karahan, tohum geliştirme çalışmasına başladığında yeterli maddi imkana sahip olmadığını, süreç boyunca birçok kez iflasla karşı karşıya kaldığını ancak yılmadığını kaydetti.

Azim ve kararlılıkla sürdürdükleri laboratuvar çalışmalarının meyvelerini birkaç yıldır topladığını, Türkiye’nin patates tohumu üretiminde önemli ülkelerden biri konumuna yükseldiğini belirten Karahan, şunları kaydetti:

“Ben bu işe 2000 dolarla başladım. Nevşehir’de 28 banka vardı hepsiyle çalışıyordum. Faiz ne kadar diye hiç sormuyordum. Yeter ki kredi versin. Bu çeşitleri geliştirmek beni 4-5 kez iflas noktasına getirdi ama yine de bırakmadık. Çok sıkıntı çektik ve gelinen noktada muazzam bir ekip oluştu. 2030 yılında üretimimiz 100 bin tona çıkacak. Yapacağım tek şey, seralarımızı genişleteceğiz. Patates tohumu üreten dünyadaki 5 ülkeden biri olduk, 100 bin tonu aştığımızda söz sahibi iyi bir oyuncu olacağız.”

AB’den tescil alınan çeşitler var

Laboratuvarın genel müdürü Mete Kaan Bülbül de uzun yıllar verdikleri mücadele sonunda ilk yerli tohum tescillerinin 2018’de gerçekleştirildiğini anlattı.

Şu an 20 tescilli tohum çeşidinin bulunduğunu, 3’ünün de tescil sürecinin devam ettiğini belirten Bülbül, “Asıl hedefimiz Avrupa’ya tohum satmak. Elimizdeki en iyi çeşitler olan Kafkas, Bahar, Yankı ve Yaprak türleri Avrupa’da da tescillendi. Yıllık yaklaşık 40 bin ton üretimiz bulunmaktadır. Geçen yıl Avrupa’ya 4 bin ton tohum satışımız oldu, bu yıl da 10 bin ton hedeflemekteyiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiye-patates-tohumu-uretiminde-dunyada-soz-sahibi-olmak-istiyor/feed/ 0
Evde çeşit çeşit meyvelerden sirke yapıyor https://www.haber28.com.tr/evde-cesit-cesit-meyvelerden-sirke-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/evde-cesit-cesit-meyvelerden-sirke-yapiyor/#respond Fri, 22 Mar 2024 03:00:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10962 Evinde çeşit çeşit meyvelerden sirke yapıyor

Evde ekşi mayalı antik ekmek üreten Kavak, tarhana, erişte, marmelat, simit, cevizli sucuk, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı ve gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisi üretiyor

ÇORUM – Çorum’un Osmancık ilçesinde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı ve organik olarak temin ettiği meyvelerden çeşit çeşit sirke yapıyor.

Osmancık İlçesi Koyun Baba Mahallesi’nde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı alıç başta olmak üzere, organik olarak temin ettiği elma, ayva, armut, nar, mandalina ve birçok meyvenin sirkesini yapıyor.

İsmail Kavak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcında virüse karşı önlem almak için ailesiyle birlikte gıda tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek fermente ve ekşi mayalı ürünler hakkında araştırmalar yaptığını söyledi.

Ağırlıklı olarak annesinin tariflerini kullanan Kavak, sağlıklı beslenmek için doğanın nimetlerinden de faydalandığını belirterek; “Ekşi maya ekmek ve fermente ürünler hakkında araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Bilimsel olarak sirke nasıl yapılır bunların araştırmasına girdim. İlk yaptığım alıç sirkesiydi. Sonra sirkelerin en zoru olan hünnap ve vişne sirkesi yaptım. Bu sezon ise fermente olarak yapımına başladığım sirkeler, ayva, elma, armut, nar ve mandalina. Steril ve hijyen gibi kurallara uyulması gereken değerle sirkelerdir.

Her gün sirkeleri kontrol etmek gerekiyor. Parafensin, tanıdığımız üreticiden ilaçsız olarak yetişen meyvelerden sirkeler yapmamız gerekiyor. Bir numara diyebileceğimiz nar sirkesidir. Doktorlar ve bu işin doğal gıda uzmanları nar sirkesini özellikle ön plana çıkarmaktalar. Tansiyon ve şeker hastalıklarında tedavide etken olduğu ispat edilmiştir. Bu ürünleri kullanırken de doktorumuza danışmalıyız. Sirke oluşumu 8 ila 12 hafta arasında gerçekleşir. Temiz şişelerde karanlık serin bir ortamda durması gerekiyor. “dedi.

‘Antik ekmek yapıyor’

32 yıl kamuda görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Kavak, ekşi mayalı antik ekmek yaptığını da belirterek; “Eski medeniyetler özellikle Hititliler ekmek konusunda çok ilerideydi. Ekmek yapımı da kutsallık arz ediyordu.

10 çeşit atalık buğdayda yaklaşık 70 tane mineral ve protein var. Buda vücudumuzun daha aktif ve bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Antik ekmekte 10 çeşit atalık taş değirmen buğdayı var. Bunlar ilaç ve kimyasal gübre katılmamış, bin rakımlı dağlık alanlarda yetiştirilip taş değirmene götürülen buğdaylarımız.

Ekmek yapımında kullandığım unlar Osmancık Sarılan Köyünde yetişen çavdar, üveyik ve siyez, Karakılçık, Kars Kavılca, Kızılbuğday. Dünyada genetiği değişmemiş en eski 3 çeşit buğdaydan birisi Kızılbuğday, siyez ve kavılca. Bu buğdaylar yüksek rakımlı yerlerde yetişir, kalın kabuk yapısı ve yoğun lif dokusu vardır. Mineral ve protein açısından da çok değerli bir hale gelmiştir. Köse buğday, Sunter, Bezosta da atalık buğdaylar. Sunter ve Bezosta Rus atalık buğdayladır. Antik ekmekler, Asur, Babil, Mısır gibi bin, iki bin yıl öncesinde eski uygarlıkların tükettiği ekmeklerdir.

Deneme yanılma yolu ile tükettiği gıdaları üretmeye başlayan İsmail Kavak bugüne kadar, tarhana, erişte, alıç sirkesi ve marmeladı, elma, nar, armut, ayva, mandalina gibi çeşitli meyvelerden sirke, zerdeçallı, yumurtalı, sebzeli makarna, cevizli sucuk, ekşi maya ekmek, gresini, simit, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı, gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisinin yaptığını ve ailecek tükettiklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/evde-cesit-cesit-meyvelerden-sirke-yapiyor/feed/ 0
Çorum’da İsmail Kavak doğadan topladığı meyvelerle sirke yapıyor https://www.haber28.com.tr/corumda-ismail-kavak-dogadan-topladigi-meyvelerle-sirke-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/corumda-ismail-kavak-dogadan-topladigi-meyvelerle-sirke-yapiyor/#respond Fri, 22 Mar 2024 01:00:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10937 Çorum’un Osmancık ilçesinde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı ve organik olarak temin ettiği meyvelerden çeşit çeşit sirke yapıyor.

Osmancık ilçesi Koyun Baba Mahallesi’nde yaşayan İsmail Kavak, doğadan topladığı alıç başta olmak üzere, organik olarak temin ettiği elma, ayva, armut, nar, mandalina ve birçok meyvenin sirkesini yapıyor.

İsmail Kavak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlangıcında virüse karşı önlem almak için ailesiyle birlikte gıda tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek fermente ve ekşi mayalı ürünler hakkında araştırmalar yaptığını söyledi.

Ağırlıklı olarak annesinin tariflerini kullanan Kavak, sağlıklı beslenmek için doğanın nimetlerinden de faydalandığını belirterek; “Ekşi maya ekmek ve fermente ürünler hakkında araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Bilimsel olarak sirke nasıl yapılır bunların araştırmasına girdim. İlk yaptığım alıç sirkesiydi. Sonra sirkelerin en zoru olan hünnap ve vişne sirkesi yaptım. Bu sezon ise fermente olarak yapımına başladığım sirkeler, ayva, elma, armut, nar ve mandalina. Steril ve hijyen gibi kurallara uyulması gereken değerle sirkelerdir.

Her gün sirkeleri kontrol etmek gerekiyor. Parafensin, tanıdığımız üreticiden ilaçsız olarak yetişen meyvelerden sirkeler yapmamız gerekiyor. Bir numara diyebileceğimiz nar sirkesidir. Doktorlar ve bu işin doğal gıda uzmanları nar sirkesini özellikle ön plana çıkarmaktalar. Tansiyon ve şeker hastalıklarında tedavide etken olduğu ispat edilmiştir. Bu ürünleri kullanırken de doktorumuza danışmalıyız. Sirke oluşumu 8 ila 12 hafta arasında gerçekleşir. Temiz şişelerde karanlık serin bir ortamda durması gerekiyor. “dedi.

‘Antik ekmek yapıyor’

32 yıl kamuda görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Kavak, ekşi mayalı antik ekmek yaptığını da belirterek; “Eski medeniyetler özellikle Hititliler ekmek konusunda çok ilerideydi. Ekmek yapımı da kutsallık arz ediyordu.

10 çeşit atalık buğdayda yaklaşık 70 tane mineral ve protein var. Buda vücudumuzun daha aktif ve bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Antik ekmekte 10 çeşit atalık taş değirmen buğdayı var. Bunlar ilaç ve kimyasal gübre katılmamış, bin rakımlı dağlık alanlarda yetiştirilip taş değirmene götürülen buğdaylarımız.

Ekmek yapımında kullandığım unlar Osmancık Sarılan köyünde yetişen çavdar, üveyik ve siyez, Karakılçık, Kars Kavılca, Kızılbuğday. Dünyada genetiği değişmemiş en eski 3 çeşit buğdaydan birisi Kızılbuğday, siyez ve kavılca. Bu buğdaylar yüksek rakımlı yerlerde yetişir, kalın kabuk yapısı ve yoğun lif dokusu vardır. Mineral ve protein açısından da çok değerli bir hale gelmiştir. Köse buğday, Sunter, Bezosta da atalık buğdaylar. Sunter ve Bezosta Rus atalık buğdayladır. Antik ekmekler, Asur, Babil, Mısır gibi bin, iki bin yıl öncesinde eski uygarlıkların tükettiği ekmeklerdir.

Deneme yanılma yolu ile tükettiği gıdaları üretmeye başlayan İsmail Kavak bugüne kadar, tarhana, erişte, alıç sirkesi ve marmeladı, elma, nar, armut, ayva, mandalina gibi çeşitli meyvelerden sirke, zerdeçallı, yumurtalı, sebzeli makarna, cevizli sucuk, ekşi maya ekmek, gresini, simit, menengiç kahvesi, kuşburnu marmeladı, gülhatmi reçeli gibi birçok gıdayı kendisinin yaptığını ve ailecek tükettiklerini sözlerine ekledi. – ÇORUM

]]>
https://www.haber28.com.tr/corumda-ismail-kavak-dogadan-topladigi-meyvelerle-sirke-yapiyor/feed/ 0