Çevre – Haber 28 – Giresun Haber https://www.haber28.com.tr Thu, 08 May 2025 12:14:48 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Maltepe Sahilinde Müsilaj Alarmı https://www.haber28.com.tr/maltepe-sahilinde-musilaj-alarmi/ https://www.haber28.com.tr/maltepe-sahilinde-musilaj-alarmi/#respond Thu, 08 May 2025 12:14:48 +0000 https://www.haber28.com.tr/maltepe-sahilinde-musilaj-alarmi/ İstanbul’un Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde müsilaj (deniz salyası) görüldü. Kıyıya yakın bölgelerde yoğunlaşan beyazımsı tabaka dron ile görüntülendi.

Marmara Denizi’nde daha önce 2007-2008 ve 2021 yıllarında gözlemlenen müsilaj oluşumu, deniz ekosistemini bu yıl da tehdit ediyor. Deniz salyası olarak bilinen müsilaj, Anadolu Yakası’nda bulunan Maltepe sahil şeridinde yeniden görüldü. Denizin yüzeyinde tabaka halinde yayılan ve kıyıya yakın bölgelerde etkili olan müsilaj oluşumu havadan görüntülendi.

“Bu sorunun temeli, duyarsızlık ve eğitim eksikliği”

Ercan Kumru isimli bir vatandaş, “Akıntının yoğun olduğu yerlerde deniz bir şekilde kendini temizleyebiliyor. Ama akıntının olmadığı, insanların teknelerini bağladığı ve vakit geçirdiği yerlerde kirlenme daha hızlı oluyor. Denizlerdeki yararlı bakteriler azalıyor, ekosistem bozuluyor. Bu, kendi kendini hasta eden bir deniz demek. Üzücü olan, bu hastalığın sebebinin biz insanlar olması” dedi. Çevre bilincinin toplumda yeterince oluşmadığına dikkat çeken Kumru, “Bu sorunun temeli insanlarımızın duyarsızlığı ve eğitim eksikliği. Bizde çevre eğitimi yeterince önemsenmiyor” diye konuştu. – İSTANBUL

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/maltepe-sahilinde-musilaj-alarmi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu Açıklaması https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 17 Jan 2025 15:14:36 +0000 https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/ Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki KonyaÇevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.

Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.

Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.

Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”

“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”

Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.

Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.

“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”

Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.

Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

Notlar

Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-konya-cevre-yolu-2-kesimi-acilis-toreninde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Bursa’da Öğrencilere Vektörle Mücadele Eğitimi https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrencilere-vektorle-mucadele-egitimi/ https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrencilere-vektorle-mucadele-egitimi/#respond Thu, 26 Dec 2024 10:53:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrencilere-vektorle-mucadele-egitimi/ Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kentteki sağlıklı yaşamın korunması ve geleceğe aktarılması amacıyla ilköğretim öğrencilerine ‘vektörle mücadele eğitimi’ verildi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından ilköğretim 4. sınıf öğrencilerine, vektörle mücadele eğitimi verildi. Bursa Hayvanat Bahçesi Eğitim Salonu’nda düzenlenen programda, çocuklara vektörle mücadele yöntemlerinin doğaya zarar vermeden, çevre dostu ve sürdürülebilir bir şekilde nasıl gerçekleştirileceği konusunda bilgiler verildi. Çocuklar, sağlıklı yaşamın korunması ve ekosistemin bozulmaması hususlarında aydınlatıldı.

Programın sonunda konuşan Veteriner Hizmetleri Şube Müdürü Özlem Kartal, vektörel mücadelenin kimyasal, kültürel, fiziksel ve biyolojik unsurlarla yapıldığını söyledi. Bu eğitimlerin kültürel mücadele için önemli olduğunu belirten Kartal, “Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak doğaya zarar vermemek amacıyla kimyasal uygulamaları azaltmayı hedefliyoruz. Bu yüzden öğrencilere verilen eğitimleri önemsiyoruz. Çocukları bilinçlendirip onlara vektörle mücadele yöntemleri öğretiyoruz. Sivrisinek ve karasinek üreme kaynaklarını elimine etmelerini, bu yolla da doğamızı ve geleceğimizi korumalarını anlatıyoruz” dedi. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursada-ogrencilere-vektorle-mucadele-egitimi/feed/ 0
Karabük Üniversitesi’nden Ostim Raporu https://www.haber28.com.tr/karabuk-universitesinden-ostim-raporu/ https://www.haber28.com.tr/karabuk-universitesinden-ostim-raporu/#respond Thu, 26 Dec 2024 10:53:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/karabuk-universitesinden-ostim-raporu/ Karabük Üniversitesi, Ostim Teknik Üniversitesinin 2023 yılına ait Karbon Ayak İzi Raporunu başarıyla tamamladı.

Karabük Üniversitesinin uzman akademisyenleri tarafından yürütülen kapsamlı çalışma, Ostim Teknik Üniversitesinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasını destekleyen önemli stratejik çıktılar sundu.

Çalışma bünyesinde, Ostim Teknik Üniversitesinin 2023 yılı emisyon envanteri detaylı bir şekilde analiz edilerek mevcut emisyon kaynakları belirlendi. Ayrıca, emisyonların azaltılmasına yönelik stratejik öneriler geliştirildi. Bu rapor, Ostim Teknik Üniversitesinin çevresel sorumluluklarını yerine getirme çabalarına önemli bir katkı sunarken, sürdürülebilirlik politikalarının uygulanmasında da rehber niteliği taşıyor.

Karabük Üniversitesi Demir Çelik Enstitüsünde görevli öğretim üyeleri tarafından hazırlanan rapor, Ostim Teknik Üniversitesinin çevresel sorumluluklarını yerine getirme çabalarına önemli bir katkı sunmayı hedefliyor. Raporda, enerji tasarrufundan yenilenebilir enerji kullanımına, atık yönetiminden çevre bilincini artırıcı eğitim programlarına kadar birçok öneri yer almaktadır.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Karabük Üniversitesi olarak, Ostim Teknik Üniversitesi ile birlikte yürütülen bu başarılı çalışmanın, ileride gerçekleştirilecek benzer iş birlikleri için örnek teşkil edeceğini ümit ediyorum. Karabük Üniversitesi, uzmanlık alanlarında gerçekleştirdiği projelerle çevre, enerji ve sürdürülebilirlik alanlarında liderliğini sürdürmeye devam edecektir.” şeklinde konuştu. – KARABÜK

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/karabuk-universitesinden-ostim-raporu/feed/ 0
Türk Telekom Sivas’ta GES Kuruyor https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-sivasta-ges-kuruyor/ https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-sivasta-ges-kuruyor/#respond Tue, 24 Dec 2024 15:03:58 +0000 https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-sivasta-ges-kuruyor/ Türk Telekom, Sivas ZaraGüneş Enerjisi Santrali’nin (GES) kurulumu için Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) ile bağlantı anlaşması imzaladığını duyurdu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, sürdürülebilir bir gelecek için teknoloji alanındaki birikimini hayatın tüm alanlarına yansıtan Türk Telekom, çevresel ve sosyal alanlarda öncü adımlar atıyor. Stratejik yatırım planları ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda şirket, karbon ayak izini azaltma, iklim riski yönetimine katkı sağlama ve finansal değer yaratma amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ediyor.

Bu kapsamda, Sivas Zara GES kurulumu için TEİAŞ ile elektrik iletim bağlantı anlaşması imzalayan Türk Telekom, buranın temelini 2025’in ilk aylarında atmaya hazırlanıyor. Yenilikçi teknoloji ve çevre dostu yaklaşımıyla öne çıkan bu GES yatırımı, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli lisanssız tesislerinden biri olacak.

2025 içerisinde tamamlanması beklenen Sivas Zara GES, yıllık 200 milyon kilowatt saate yakın enerji üretimi ile Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak öne çıkacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarına, hayatın her alanında ve memleketin dört bir yanında devam ettiklerini belirtti.

Yarının dünyasını tasarlayan teknolojilere odaklanırken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerinin merkezine yerleştirdiklerine işaret eden Önal, birçok kentte sundukları dijital dönüşüm çözümleriyle ulaşım, enerji, çevre, yaşam, sağlık ve güvenlik gibi alanlarda, trafikten kamu güvenliğine, sulamadan aydınlatmaya kadar geniş bir çerçevede enerji tasarrufu sağlanmasına destek olduklarını aktardı.

Yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz”

Önal, “5G, yapay zeka ve IoT teknolojileriyle akıllı yaşama dair sunduğumuz çözümler sayesinde kaynakların verimli kullanılmasına olanak sağlarken, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek, yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

GES yatırımlarıyla karbon ayak izini azaltmayı ve iklim değişiminin sebep olduğu risklerin yönetimine katkıda bulunmayı amaçladıklarına değinen Önal, bu doğrultuda, şirketleri için tahsis edilen toplam 405,8 megawatt elektrik (MWe) GES kurulum kapasitesinin 96 MWe’lik bölümünü kapsayan ölçekte bir tesisi, Sivas Zara’da hayata geçirmeye hazırlandıklarını vurguladı.

Türk Telekom’un mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip bu projenin, karbon ayak izini azaltarak çevresel sorumluluğa katkı sağlayacağını aktaran Önal, şunları kaydetti:

“Tarafımıza tahsis edilen 405,8 MWe’lik GES kurulum kapasitesinin kalan bölümünü ise önümüzdeki dönemde iki farklı şehirde yapacağımız yatırımlarla tamamlamayı planlıyoruz. Farklı şehirlerde gerçekleştireceğimiz GES yatırımlarımız, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-sivasta-ges-kuruyor/feed/ 0
Türk Telekom, Zara’da Güneş Enerjisi Santrali Kuracak https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-zarada-gunes-enerjisi-santrali-kuracak/ https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-zarada-gunes-enerjisi-santrali-kuracak/#respond Tue, 24 Dec 2024 15:03:45 +0000 https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-zarada-gunes-enerjisi-santrali-kuracak/

TÜRK Telekom, Sivas’ın Zara ilçesinde Güneş Enerjisi Santrali’nin (GES) kurulumu için Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) ile bağlantı anlaşması imzaladığını duyurdu. Türk Telekom Grubu’nun mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip GES’in temelleri 2025’in ilk aylarında atılacak.

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarımıza devam ederken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Ülkemizin birçok noktasında akıllı yaşama dair sunduğumuz dijital dönüşüm çözümleriyle enerji tasarrufuna katkı sağlarken, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması yönünde öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Türk Telekom Grubu’nun mevcut yıllık elektrik tüketiminin yüzde 15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip GES projemiz ile yeşil dönüşüme liderlik etmekten gurur duyuyoruz. Farklı şehirlerde hayata geçireceğimiz GES projelerimiz, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi.

‘GES YATIRIMLARIMIZ ÜLKEMİZİN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK ADINA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR2

Önal, “Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren yatırımlarımıza hayatın her alanında ve memleketin dört bir yanında devam ediyoruz. Yarının dünyasını tasarlayan teknolojilere odaklanırken, sürdürülebilirlik ilkelerini stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Birçok kentte sunduğumuz dijital dönüşüm çözümleriyle; ulaşım, enerji, çevre, yaşam, sağlık ve güvenlik gibi alanlarda, trafikten kamu güvenliğine, sulamadan aydınlatmaya kadar geniş bir çerçevede enerji tasarrufu sağlanmasına destek oluyoruz. 5G, yapay zeka ve IoT teknolojileriyle akıllı yaşama dair sunduğumuz çözümler sayesinde kaynakların verimli kullanılmasına olanak sağlarken, yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. GES yatırımlarımız ile karbon ayak izini azaltmayı ve iklim değişiminin sebep olduğu risklerin yönetimine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda; şirketimiz için tahsis edilen toplam 405,8 megawattlık (MW) GES kurulum kapasitesinin 96 MWe’lık bölümünü kapsayan ölçekte bir tesisi Sivas Zara’da hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Yeni yılın ilk ayında temelini atacağımız santralin kurulumunu yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Şirketimizin mevcut yıllık elektrik tüketiminin %15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip projemiz aynı zamanda karbon ayak izini azaltarak çevresel sorumluluğumuza katkı sağlayacak. Tarafımıza tahsis edilen 405,8 MWe’lık GES kurulum kapasitesinin kalan bölümünü ise önümüzdeki dönemde iki farklı şehirde yapacağımız yatırımlarla tamamlamayı planlıyoruz. Farklı şehirlerde gerçekleştireceğimiz GES yatırımlarımız, ülkemizin enerji bağımsızlığı ve sürdürülebilir bir gelecek yolunda büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için, geleceği iyileştiren teknoloji anlayışıyla, ülkemizin yarınlarına yatırım yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

2025’in ilk aylarında temelleri atılarak yıl içerisinde tamamlanması beklenen GES, yıllık 200 milyon Kilowatt saate (kWh) yakın enerji üretimi ile Türkiye’nin yenilenebilir enerji tesislerinden biri olacak.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turk-telekom-zarada-gunes-enerjisi-santrali-kuracak/feed/ 0
Konya’da Mantardan Zehirlenme Vakası https://www.haber28.com.tr/konyada-mantardan-zehirlenme-vakasi/ https://www.haber28.com.tr/konyada-mantardan-zehirlenme-vakasi/#respond Sun, 15 Dec 2024 19:43:57 +0000 https://www.haber28.com.tr/konyada-mantardan-zehirlenme-vakasi/ Konya’nın Beyşehir ilçesinde yedikleri mantardan zehirlendikleri şüphesi ile 5 kişi hastaneye kaldırıldı.

Edinilen bilgiye göre, Şamlar Mahallesi’nde dağlık alanda ava giden M.O.K., yediği mantardan zehirlendiği şüphesiyle Beyşehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Beytepe Mahallesi’nde de aynı aileden 4 kişinin yedikleri gıdadan rahatsızlandığı ihbarı üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. Yedikleri mantardan zehirlendikleri şüphesiyle Y.Ö., A.Ö., N.Ö. ve B.G.Ö., Beyşehir Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. – KONYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/konyada-mantardan-zehirlenme-vakasi/feed/ 0
Milyonlarca yıllık peribacası böyle çöktü https://www.haber28.com.tr/milyonlarca-yillik-peribacasi-boyle-coktu/ https://www.haber28.com.tr/milyonlarca-yillik-peribacasi-boyle-coktu/#respond Thu, 05 Dec 2024 20:11:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/milyonlarca-yillik-peribacasi-boyle-coktu/ Nevşehir’in Uçhisar beldesindeki bir peribacasının çökme anı, güvenlik kamerasına yansıdı.

Milyonlarca yıllık peribacası böyle çöktü

PERİBACASI ÇÖKTÜ

Nevşehir’in Uçhisar beldesi Tekeli Mahallesi’ndeki bir peribacasında gece saatlerinde çökme yaşandı. Geçen hafta etkili olan yağışta karla kaplanan ve tüf kayadan oluşan peribacasının bir bölümü karların erimeye başlamasıyla çöktü. Peribacasından kopan kaya parçaları çevreye savrulurken, olayda can ve mal kaybı yaşanmadı.

Milyonlarca yıllık peribacası böyle çöktü

GÜVENLİK KAMERASI KAYDETTİ

Beldedeki bir otelin yakınında yer alan peribacasında yaşanan çökme, çevredeki güvenlik kamerasınca kaydedildi. Uçhisar Belediyesi ekipleri, kopan kaya parçalarını iş makinesi yardımıyla kaldırarak alanda temizlik çalışması yaptı.

Milyonlarca yıllık peribacası böyle çöktü

Milyonlarca yıllık peribacası böyle çöktü

Güvenlik KamerasıYerel HaberlerHava DurumuUçhisarSağlıkGüncelÇevreYaşam

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/milyonlarca-yillik-peribacasi-boyle-coktu/feed/ 0
Salihli’ye 91 Milyon TL’lik Su Yatırımı https://www.haber28.com.tr/salihliye-91-milyon-tllik-su-yatirimi/ https://www.haber28.com.tr/salihliye-91-milyon-tllik-su-yatirimi/#respond Tue, 03 Dec 2024 09:03:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/salihliye-91-milyon-tllik-su-yatirimi/ MASKİ Genel Müdürlüğü, 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde yaşanan su kesintilerine son vermek için 7 kilometre çelik içme suyu isale hattı ve hidroelektrik santralli yeni içme suyu deposunun inşasına başladı. Dev yatırım ile hem su kesintileri son bulacak hem de eski asbestli borular tarihe karışacak.

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, 1000 ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.

“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”

Yürütülen çalışmalar ile ilgili bilgiler aktaran MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahallemizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.

Enerjiden tasarruf edilecek

MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise, “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.

“Sağlıklı suya kavuşacağız”

Mahalle sakinlerden Gönül Başbuğ, “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkanımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” derken, bir diğer mahalle sakini Meriç Semerci ise şunları söyledi: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkanımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.” – MANİSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/salihliye-91-milyon-tllik-su-yatirimi/feed/ 0
Edremit’e Sağlıklı Su: BASKİ Koçero Deresi’nde Yenileyici Çalışmalar Yaptı https://www.haber28.com.tr/edremite-saglikli-su-baski-kocero-deresinde-yenileyici-calismalar-yapti/ https://www.haber28.com.tr/edremite-saglikli-su-baski-kocero-deresinde-yenileyici-calismalar-yapti/#respond Tue, 03 Dec 2024 09:02:54 +0000 https://www.haber28.com.tr/edremite-saglikli-su-baski-kocero-deresinde-yenileyici-calismalar-yapti/ (BALIKESİR)-Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ), Edremit’e bağlı merkez mahallelerinin içme suyu ihtiyacını karşılayan Koçero Deresi’nde yıllardır ihmal edilen kaptajı yeniledi. BASKİ, yağışlar nedeniyle yaşanan tıkanmalara ve su kesintilerine neden olan sorunları çözerek, bölge halkını sağlıklı suyla buluşturdu.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, körfez genelindeki altyapı çalışmalarına öncelik verileceğini duyurmuştu. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürlüğü, Edremit’in 20 yıllık su sorununu çözdü. Merkez mahallelere içme suyu sağlayan Koçero Deresi’nde yıllardır ihmal edilen kaptajı yenileyen BASKİ ekipleri, yağışlar nedeniyle yaşanan tıkanmalara ve su kesintilerine neden olan isale hattında meydana gelen sorunları giderdi. Yapılan çalışmalar sonucunda, 300 litre/sn suyun dağdan gelmesi sağlanarak hem içme suyunda tasarruf sağlandı hem de daha kaliteli, içilebilir su Edremit halkına kazandırıldı.

“Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk”

Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, il genelinde sondajdan öte doğal su kaynaklarını bulup depolara yönlendirmek adına birçok çalışma yaptıklarını söyledi. Bu kapsamda Edremit’te bulunan Koçero Deresi’ndeki çalışmalarla ilgili bilgi veren Öztürk, “Edremit’teki Koçero Deresi’nde yıllardır boşa akan inanılmaz kaliteli bir su kaynağıydı. Bizler bu su kaynağını Edremit geneline hizmet eden, öncelikle Darsofa-1, Darsofa-2 ve Ülkü Tepe depolarımıza yönlendirmek adına kaptaj çalışmamızı yaptık dere üzerinde ve bu suyu depolarımıza ulaştırabildik. Bunun bize faydası ne oldu? Öncelikle ciddi bir enerji tasarrufunda bulunduk. Daha önce suların iletilmesi için kullanılan 8 adet pompa sayımız şu an 2’ye düştü ve 15-20 yıla yetecek. Direkt halkımızın hizmetine sunduk” dedi.

Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor

Yapılan çalışma ile Edremit’teki bin 400 metreküp ve 2 bin metreküp kapasiteli Merkez Ülkü Tepe su depoları, 500 metreküp kapasiteli Darsofa Mahallesi deposu ve 400 metreküp kapasiteli TOKİ deposunun su ihtiyacı karşılandı. Toplamda 31 bin aboneye hizmet veren bu depolar, tamamen dağ suyuyla doluyor. Koçero Deresi’nin yıllardır kullanılmayan potansiyelini açığa çıkaran bu proje, bölgeye ekonomik fayda sağlamasının yanı sıra Edremit halkını daha sağlıklı ve içilebilir suyla buluşturuyor. Çalışmalar kapsamında yenilenen kaptaj ve isale hattı, uzun vadede sürdürülebilir bir su yönetimi hedeflenerek tasarlandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/edremite-saglikli-su-baski-kocero-deresinde-yenileyici-calismalar-yapti/feed/ 0
Salihli’de Su Kesintilerine Son Verecek Yatırım Başlatıldı https://www.haber28.com.tr/salihlide-su-kesintilerine-son-verecek-yatirim-baslatildi/ https://www.haber28.com.tr/salihlide-su-kesintilerine-son-verecek-yatirim-baslatildi/#respond Tue, 03 Dec 2024 09:02:52 +0000 https://www.haber28.com.tr/salihlide-su-kesintilerine-son-verecek-yatirim-baslatildi/ (MANİSA)-Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde yaşanan su kesintilerine son vermek için 7 kilometre çelik içme suyu isale hattı ve hidroelektrik santralli yeni içme suyu deposunun inşasına başladı. Yatırım ile hem su kesintileri son bulacak hem de eski asbestli borular yenilenecek.

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, altyapı seferberliği kapsamında 17 ilçedeki yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, 91 milyon TL yatırımla Salihli ilçe merkezinde su kesintilerine son verecek altyapı yatırımına başlandı. Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında eski asbestli isale hattı 7 kilometrelik çelik hat ile yenilenecek. Proje kapsamında, bin ton ve 500 ton içme suyu deposu inşa edilecek. Ayrıca bin tonluk içme suyu deposunun üzerine hidroelektrik santrali kurularak enerji tasarrufu elde edilecek.

“Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz”

Yürütülen çalışmalara ilişkin MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Başkanlığı Kontrol Mühendisi Mehmet Çelik, “Salihli ilçemize su temin eden ve 1960’lı yıllarda yapılan ve sağlıksız olan mevcut içme suyu hattımız, zamanla deformasyona uğrayarak sürekli arızalar oluşturuyordu. Yaşanan olumsuzluklardan ötürü de Salihli ilçe merkezinde vatandaşlarımız içme suyu sıkıntısı yaşıyordu. Bu nedenle MASKİ Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız proje ile Salihli ilçesi Bahçecik Mahalle’mizin sınırları içinde bulunan doğal kaynak sularını yenilikçi bir yaklaşım ile 7 kilometrelik çelik hat ile Seyrantepe depomuza aktarımını sağlayarak, Salihli ilçemizin içme suyu sorununa son vereceğiz. Şuan çalışmalarımızın yüzde 30’unu tamamlamış bulunmaktayız” dedi.

Enerjiden tasarruf edilecek

MASKİ Yatırım İnşaat Dairesi Elektrik Mühendisi Zekiye Berber ise “Yapımı devam eden içme suyu ishale hattı çalışmalarımızın yanında içme suyu depomuzun üzerine kurulacak olan hidroelektrik santrali ile yılda 3.57 gigawatt saat elektrik üretimi yapılacaktır. Büyükşehir Belediyesi olarak bu HES tesisi ile birlikte elektrik faturalarımızdan da tasarruf edeceğiz” diye konuştu.

Vatandaşlar ise projeye ilişkin şunları söyledi:

Gönül Başbuğ: “İlçe merkezimizde ciddi oranda su kesintileriyle karşılaşıyorduk. Bunun akabinde musluktan akan sularımız içilemez halde olarak ciddi oranda çamurlu ve sarı renkte oluyordu. Hayırlısıyla Ferdi Başkan’ımızın sayesinde sağlıksız içme suyu borularından kurtularak yeni çelik hat ile sağlıklı suya kavuşarak musluklarımızdan sağlıklı su içebileceğiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum”.

Meriç Semerci: “Salihli’mizde ciddi oranda su sıkıntısı yaşıyorduk. Özellikle yaz aylarında sürekli kesintiler oluyordu. Suların aktığı zamanlarda da musluktan çamur akıyordu. Ferdi Başkan’ımızın desteğiyle Salihli ilçe merkezimize yeni hat ile sağlıklı içme suyu getirilecek. Şahsım olarak emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/salihlide-su-kesintilerine-son-verecek-yatirim-baslatildi/feed/ 0
Türkiye’nin İlk Süperkapasitör Depolama Sistemi Tanıtıldı https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-ilk-superkapasitor-depolama-sistemi-tanitildi/ https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-ilk-superkapasitor-depolama-sistemi-tanitildi/#respond Mon, 02 Dec 2024 08:11:50 +0000 https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-ilk-superkapasitor-depolama-sistemi-tanitildi/ Yenilenebilir enerji kaynaklarındaki enerjinin depolanması için yerli ve milli süperkapasitör geliştirme hedefi bulunan Supracap Enerji, İzmir’in Aliağa ilçesinde test amaçlı kurduğu Türkiye’nin şebeke ölçeğindeki ilk süperkapasitör depolama sistemini tanıttı.

Dünyanın önde gelen süperkapasitör teknolojisi şirketlerinden Enercap Energy ile iş ortaklığı yapan Supracap Enerji, enerjinin daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde depolanması için süperkapasitör depolama sistemini Türkiye’ye getirdi.

Bu kapsamda Supracap Enerji, 23 Eylül’de Aliağa ilçesi Yalı Mahallesi’nde bir firmaya ait rüzgar enerji santraline 2 megavatlık süperkapasitör enerji depolama sistemini kurdu.

Supracap Enerji, süperkapasitör enerji depolama sistemini ve testlerdeki performansını düzenlediği toplantıyla kamuoyuyla paylaştı.

Supracap Enerji Kurucu Ortağı Bihter Koçum, toplantıdaki konuşmasında, enerji depolama alanında Türkiye’de olmayan süperkapasitör teknolojisini geliştirip üretme hedefiyle yola çıktıklarını söyledi.

Depolama teknolojilerinin geliştirilmesinin rekabetçi piyasa oluşturulması açısından kritik rolü bulunduğunu belirten Koçum, “Ülkemizin küresel enerji merkezi olma misyonunda biz de varız. Enerji depolamada Türkiye’de daha önce olmayan süperkapasitör teknolojisini ülkemize getirdik, Aliağa’da deniyoruz. Ülkemiz bu alanda güçlü bir potansiyele sahip. Biz de Supracap Enerji olarak bu güçlü potansiyele önemli katkıda bulunmak istiyoruz.” dedi.

Yerli süperkapasitör teknolojisine 90 milyon dolar yatırım

Koçum, Türkiye’nin ilk süperkapasitör batarya tesisinin inşasına, gelecek yılın sonlarında ise hücre üretimi dahil 1500 megavat kapasite hedefiyle seri üretime başlayacaklarını dile getirdi.

Sektördeki fırsatları değerlendirerek 3 yıla kadar 5 bin megavat üretim kapasitesine ulaşmaya çalışacaklarını anlatan Koçum, şunları kaydetti:

“2028 yılına kadar 90 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz. İlk olarak yenilenebilir enerji kaynaklarında şebeke ölçekli enerji depolama bataryaları üretimine başlayacağız. Sadece bir üretim tesisi kurmakla yetinmeyeceğiz. AR-GE merkezi de kurarak mevcut teknolojilerin geliştirilmesine ve yeni ürünlerin araştırılmasına ağırlık vereceğiz. Ülkemizde başarılı olmak ve kendimizi ispat etmek istiyoruz. 2027 yılında ‘Made in Türkiye’ etiketli süperkapasitör bataryalarımızı ihraç etmeyi hedefliyoruz.”

“Sınırları olmayan batarya”

Supracap Enerji Kurucu Ortağı Hikmet İp ise Türkiye’de enerji ekosistemine sunacakları süperkapasitör bataryaları “sınırları olmayan batarya” olarak nitelendirdiklerini belirtti.

Süperkapasitör bataryalarda ömür, sıcaklık ve hız sınırının ortadan kalktığını aktaran İp, şu bilgileri paylaştı:

“Süperkapasitör bataryalar kimyasal reaksiyon içermedikleri için sınırsız ömre sahip. Bu bataryaların hız sınırı neredeyse yok. Elektriği hızlıca depolayarak şebekeye verebiliyor. Bunu yaparken kapasite kaybı yaşamıyor, ısınma ve soğuma oluşmadığından enerji kaybı yaşanmıyor. Aşırı ısınma, yanma veya patlama riski taşımıyor. Yüksek ve düşük sıcaklıklarda sorunsuz çalışabiliyor. Aliağa’daki rüzgar enerjisi santraline entegre ettiğimiz sistemle batarya teknolojisini iki ay boyunca test ettik. Süperkapasitör batarya sistemimiz tesiste kusursuz çalıştı.”

Enercap Energy Pazarlama Direktörü Bilal Sheikh de Supracap Enerji ile inovasyon odaklı ortaklığı ileriye taşıyarak batarya ekosisteminin geleceğini birlikte şekillendirmeye kararlı olduklarını kaydetti.

Bakan Yardımcısı Tancan da katıldı

Toplantıya katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da RES ve GES’lerde koşullara bağlı üretim dengesizliği bulunduğunu, bunun şebekede olumsuzluklara neden olabildiğini söyledi.

Depolama sistemlerinin şebekedeki dengesizliği azalttığına değinen Tancan, “Depolamayla ilgili birçok teknoloji var. Süperkapasitör teknolojisiyle ilgili bir şirketin depolama kabiliyetine yönelik sunumlarını dinledik. Önümüzdeki yıllarda değişik teknolojilere sahip depolama tesislerinin hızla artmasını bekliyoruz ve bunun gerekli olduğunu belirtmek istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/turkiyenin-ilk-superkapasitor-depolama-sistemi-tanitildi/feed/ 0
CRISPR Teknolojisiyle Mutant Karadeniz Alabalığı Üretildi https://www.haber28.com.tr/crispr-teknolojisiyle-mutant-karadeniz-alabaligi-uretildi/ https://www.haber28.com.tr/crispr-teknolojisiyle-mutant-karadeniz-alabaligi-uretildi/#respond Sun, 01 Dec 2024 09:02:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/crispr-teknolojisiyle-mutant-karadeniz-alabaligi-uretildi/

ERZURUM Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulkadir Bayır ve ekibi tarafından Karadeniz alabalığının mutantı üretildi. 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen ‘DNA üzerinde ekleme, çıkarma yapmalarına ya da DNA dizilimini değiştirmelerine olanak tanıyan özgün bir teknoloji’ olarak bilinen ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle üretilen mutant balıklar, normal balıklara göre daha hızlı büyüyüp gelişiyor. Prof. Dr. Bayır, üretilen mutant balıkları gıda güvenliği açısından da ayrıntı olarak inceleyeceklerini söylerdi.

Önemli bir gen kaynağı olmasının yanı sıra 26 kilograma kadar büyüme özelliği bulunan Karadeniz alabalığının kısa sürede büyüyüp pazara sunulur hale getirilmesi amacıyla Prof. Dr. Abdulkadir Bayır liderliğinde TÜBİTAK destekli çalışma başlatıldı. Karadeniz’den getirilen alabalık yumurtaları laboratuvar ortamında mikroenjeksiyona tabi tutuldu. 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü verilen ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle laboratuvarda mutant Karadeniz balığı üretildi. Bu teknikle, büyümeyi olumsuz olarak etkileyen myostatin geninin susturulmasıyla balıkların büyüme ve gelişmesi hızlandırıldı. Laboratuvar ortamına alınan normal balıklarla birlikte takibe alınan mutant balıkların 10,5 aylık sürede yüzde 82 daha hızlı büyüdükleri belirlendi.

Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, ‘CRISPR/Cas9’ tekniğiyle bakterilerin kendilerini virüslerin zararlı etkilerinden korumak için geliştirdiği doğal bir savunma mekanizmasını laboratuvar ortamında kullandıklarını belirtti. Bayır, kontrol grubu balıkların 10,5 ayda 45 gram ağırlığına ulaşırken mutant balıklarınsa yaklaşık 84 gram ağırlığa ulaştıklarını bildirdi. Su ürünleri yetiştiriciliğinde toplam maliyetin yaklaşık yüzde 70’ni yemin oluşturduğunu belirten Abdulkadir Bayır, myostatin geni susturulan balıkların kardeşlerine nazaran çok daha hızlı büyümeleri sebebiyle balık çiftliklerine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.

‘GIDA ÜRETİMİNDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK İÇİN ÖNEMLİ’

Uzun vadeli hedeflerinin myostatin geni susturulmuş bir Karadeniz alabalığı damızlık stoku oluşturmak olduğunu ifade eden Bayır, “Mutant balıkların bu aşamada pazarlanması yasal olarak mümkün değil. Ancak artan dünya nüfusu, küresel iklim değişikliği, pandemiler ve Rusya- Ukrayna savaşı gibi coğrafi riskler nedeniyle ülkelerin gıda üretiminde dışa bağımlılıklarını azaltmaları son derece önemli. Ülkelerin gıda üretiminde bu riskleri en aza indirmek için önümüzdeki yüzyılda genetik mühendisliği gibi bilimlere çokça başvurmak durumunda kalacağı ve bu nedenle bilim adamlarının önceden aksiyon alarak bu tür tekniklerde uzmanlaşmasının ülkelerin bağımsızlığı için son derece önemlidir” dedi.

‘3 YILDIR YOĞUN OLARAK ÇALIŞIYORUZ’

‘CRISPR/Cas9’ tekniğinin genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO) karıştırılmaması gerektiğini, bu teknikle doğada zaten var olan mutasyonların insan eliyle oluşturulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Abdulkadir Bayır, “Hiçbir teknik mükemmel değildir. Biz bu tekniği hayata geçirebilmek için yaklaşık 3 yıldır yoğun olarak çalışıyoruz. Hedeflerimizden birisi ürettiğimiz mutant balıkları gıda güvenliği açısından da ayrıntı olarak incelemek. ‘CRISPR/Cas9’ tekniğini uygulama konusunda önümüzdeki tüm engelleri aştık. Bu aşamadan sonra ilk olarak ülkemizin en önemli kültür türü olan gökkuşağı alabalığında CRISPR/Cas9 tekniğini kullanarak üreticilerin karşılaştıkları hastalıklar, pigmentasyon, düşük yem değerlendirme oranı gibi problemlerin çözümünü arayacağız. Üretilen mutant balıkları gıda güvenliği açısından inceleyerek çalışmamızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/crispr-teknolojisiyle-mutant-karadeniz-alabaligi-uretildi/feed/ 0
Kartepe’de Kimyasal Madde Kazası https://www.haber28.com.tr/kartepede-kimyasal-madde-kazasi/ https://www.haber28.com.tr/kartepede-kimyasal-madde-kazasi/#respond Fri, 29 Nov 2024 17:21:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/kartepede-kimyasal-madde-kazasi/ Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bir fabrikada yere dökülen kimyasal madde nedeniyle 2 işçi hastaneye kaldırıldı.

Sarımeşe Mahallesi Suadiye Caddesi üzerindeki bir fabrikada zemine dökülen kimyasal madde 2 işçiyi hastanelik etti. Bir işçi madde nedeniyle kaygan zeminde düşerek yaralanırken diğeri de kimyasal tepkimeden etkilendi. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese sağlık, UMKE, AFAD ve polis ekipleri sevk edildi. 2 işçi ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yere dökülen madde ise temizlendi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı. – KOCAELİ

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kartepede-kimyasal-madde-kazasi/feed/ 0
Erozyonla Mücadele Haftası’nda ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ https://www.haber28.com.tr/erozyonla-mucadele-haftasinda-topraga-saygi-yuruyusu/ https://www.haber28.com.tr/erozyonla-mucadele-haftasinda-topraga-saygi-yuruyusu/#respond Wed, 27 Nov 2024 08:06:38 +0000 https://www.haber28.com.tr/erozyonla-mucadele-haftasinda-topraga-saygi-yuruyusu/

EROZYONLA Mücadele Haftası kapsamında TEMA Manavgat İlçe Temsilciliği tarafından ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştirildi.

Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında Manavgat TEMA İlçe Temsilciliği üyeleri, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrencilerin katılımıyla ‘Toprağa Saygı Yürüyüşü’ yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nden bando eşliğinde hareket eden grup yürüyüşünü Cumhuriyet Meydanı Atatürk Anıtı önünde tamamladı. Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan törende konuşan Manavgat TEMA Temsilcisi Şenay Malbora, bu yıl ‘Sağlıklı Toprak Sağlıklı Yaşam’ sloganı ile hareket ederek yürüyüş gerçekleştirdiklerini söyledi.

Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprağın erozyona uğradığını vurgulayan Malbora, “Topraklarımızın sağlığını korumak tercih değil, hepimizin sorumluluğu. Tükettiğimiz gıdanın yüzde 95’ini topraktan sağlıyoruz. Ne yazık ki erozyon ormansızlaşma, yanlış arazi kullanımı, kirlilik gibi faktörlerle toprak sağlığını tehdit ederek verimliğini ve yetiştirilen tarım ürünlerinin besin değerini azaltıyor. Her yıl yaklaşık 12 milyon hektar tarım toprağı bozuma uğrayarak sağlığını ve üretkenliğini kaybediyor” diye konuştu.

Haber-Kamera: Ömer KARÇA/MANAVGAT,

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erozyonla-mucadele-haftasinda-topraga-saygi-yuruyusu/feed/ 0
Trabzon’un Beşirli ve Akyazı Mahallelerinde Heyelan Tehlikesi https://www.haber28.com.tr/trabzonun-besirli-ve-akyazi-mahallelerinde-heyelan-tehlikesi/ https://www.haber28.com.tr/trabzonun-besirli-ve-akyazi-mahallelerinde-heyelan-tehlikesi/#respond Wed, 27 Nov 2024 08:06:26 +0000 https://www.haber28.com.tr/trabzonun-besirli-ve-akyazi-mahallelerinde-heyelan-tehlikesi/ Trabzon’un iki mahallesinde heyelan tehlikesi

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş:

“Bugün Trabzon’daki heyelan sahalarında çok katlı binalar var”

TRABZON – Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bulunan nüfusun yoğun olduğu Beşirli ve Akyazı mahallerinin heyelan sahaları nedeniyle tehlikeli olduğunu söyledi.

Trabzon’da bir dönem tütün tarlası olarak kullanılan arazilere yapılan yüksek katlı binalar tehlikeye de beraberinde getirdi. Yaklaşık 50 yıl önce Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmanın ardından heyelan sahası olması nedeniyle yapılaşmaya kapatılan Beşirli ve Akyazı mahalleri günümüzde en yoğun yapılaşmanın ve nüfusun olduğu mahalleler arasında yer aldı.

3 riskli fay ortasında bulunan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde uzmanlar özellikle dolgu ve heyelanlı alanlara yapılan yüksek katlı binalara karşı uyarılarda bulundu. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un kuzeye bakan yamaçlarının çok faylı, kırıklı bloklar halinde ve heyelanlı bir saha olduğunu söyledi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün 1970’li yıllarda Beşirli ve Akyazı mahallerinde metropol adı altında bir haritalama yaptığını kaydeden Bektaş, “Gelecekteki şehirleşmeye ışık tutabilmek için bu amaçlanmıştı. Orada heyelan sahaları tespit edildi. 50 yıl önce o heyelan sahalarında risk sıfırdı. Oralar tamamen tütün tarlasıydı. Ama bugün o heyelan sahalarında çok katlı binalar var. O heyelan sahalarının önünde artı olarak Akyazı, Beşirli gibi dolgu alanları oluşturduk. Şehir Hastanesi ve stat var. Bu iki stratejik yapı dolgu alanı üzerinde duruyor. Burada iki tehlikenin olduğunu bilmemiz gerekiyor. Orası Akyazı heyelan sahasının ön cephesinde yer alıyor. Kuzeyde olabilecek bir kitle hareketi doğrudan dolguyu etkileyecek. Beşirli’de de aynı sorun var. Bunlar için uydudan kitle hareketlerini incelememiz lazım. Bunun masrafı yok. Pahalı bir şey değil. Üniversitedeki harita bölümü bunu rahatlıkla yapabilir. Ancak ilk önce tehlikenin bilincine varmamız lazım. Biz bilimi kullanmazsak bu doğal olaylar afete dönüşmeye devam edecektir” dedi.

“Uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım”

Tehlikeye rağmen Beşirli ve Akyazı mahallelerindeki şehirleşmenin büyüdüğünü dile getiren Bektaş, “Doğal afetin olmasının en büyük nedeni bizleriz. Bilimi kullanmıyoruz. Bütün dünya kitle hareketlerini uydudan takip edebilir. Milimetre cinsinden hareketini takip ediyor. Beşirli ve Akyazı’daki yerleşim yerlerinden hala nüfus büyüyor. Şehirleşme artıyor. Bu insanların can ve mal güvenliği için oraların belediyece şehirleşme açısından ivedilikle uydudan sürekli olarak gözlemlenmesi lazım. Yerden yapılan jeolojik etütlerle bu tehlike bertaraf edilemez. Beşirli eskiden beri kayıyor. Daha önce Beşirli heyelan sahası olduğu için imara kapanmıştı. Ama daha sonra siyasi kararlarla Beşirli ve Akyazı’yı imara açtılar. Hatta bazı binalar kaydığı için yapılaşmayı durdurdular. Politik kararlar bilimin önüne geçerek her taraf yerleşime açıldı. Ancak Beşirli ve Akyazı heyelan sahası basamaklar halindedir. Bu basamaklar üzerinde yerleşim alanları, çok katlı binalar sürekli gelişiyor. Akçaabat ilçesindeki Yıldızlı mahallesinde de aynı şekilde tehlike var. Ama bu tehlikeleri uydudan sürekli gözleyip olabilecek yer hareketlerini anında tespit etmemiz lazım. Yer deformasyonu olduktan sonra binaya yansıyorsa çok geç kalmış oluyoruz. Binada deformasyon olduğu zaman bina zaten çökmüş demektir” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/trabzonun-besirli-ve-akyazi-mahallelerinde-heyelan-tehlikesi/feed/ 0
Prof. Dr. Doğan Yaşar’dan Sert Kış Uyarısı: 50-60 Yılın En Soğuk Zamanları Geliyor https://www.haber28.com.tr/prof-dr-dogan-yasardan-sert-kis-uyarisi-50-60-yilin-en-soguk-zamanlari-geliyor/ https://www.haber28.com.tr/prof-dr-dogan-yasardan-sert-kis-uyarisi-50-60-yilin-en-soguk-zamanlari-geliyor/#respond Wed, 27 Nov 2024 08:05:53 +0000 https://www.haber28.com.tr/prof-dr-dogan-yasardan-sert-kis-uyarisi-50-60-yilin-en-soguk-zamanlari-geliyor/

TÜRKİYE Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, La Nina dönemine girildiğini belirtip, sert bir kış yaşanacağını söyledi. Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor” dedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hava sıcaklıklarının cumartesi gününden itibaren batı kesimlerden başlayarak yurt genelinde 10 ila 15 derece, Karadeniz Bölgesi’nde yer yer 18 derece azalarak mevsim normalleri altına ineceğini duyurdu. Beklenen soğuk hava dalgası, hafta boyunca etkili oldu. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

‘İNANILMAZ BİR SOĞUK VAR’

Bu sene sert kışın erken geldiğini belirten Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Kış bu yıl oldukça erken geldi. Özellikle İzmir’de bugün itibarıyla havalar oldukça soğuk. İzmir’in kasım ayı sıcaklığı ortalama 14 derece. Bugünlerde 7,5- 8 derecelere kadar düştü. İnanılmaz bir soğuk var. Bütün Türkiye çok soğuk. Tüm Türkiye’ye kar çok erken geldi. Ankara ve Van gibi çok erken kar yağdı. Bu sürpriz değil. Bu yıl kışın sert geçeceğini ABD’nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) açıkladı. 2024 yılının başından itibaren mayıs dışındaki bütün aylar, ortalamanın üzerine geçti” dedi.

‘DOĞA, MUTLAKA KENDİNİ DENGELER’

Prof. Dr. Yaşar, “Doğa kendini dengeliyor. Eğer çok sıcak bir dönemden geçtiysek, onun arkasından soğuk bir dönem gelir ya da tam tersi. Doğa, mutlaka kendini dengeler. Sıcaklık veya soğuk hava alıp başını gidemez. 2020’den sonra 2021 ve 2022’de çok nadir görülen bir olay oldu. 3 yıl boyunca çok kurak geçti. 2020’de yüzde 12, 2021’de yüzde 9 ve 2022’de yüzde 12 eksik yağış yağdı. Bütün barajlarımız boşaldı. Barajlarımız halen daha dolmadı. Ardından Süper El Nino patladı. Doğa, o 3 yıllık açığı Süper El Nino ile kapatmaya çalıştı. Dubai’de, Sahra’da, Brezilya’da, Avrupa’da seller oldu” diye konuştu.

‘YAĞIŞLI BİR YIL GEÇİRECEĞİMİZE İNANIYORUM’

La Nina’yla soğukların etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, “Son 50-60 yılın son soğuk zamanlarından biri olacağını düşünüyorum. Verilere göre öyle gözüküyor. Öte yandan barajlarımız çok boşaldı. Bugün Tahtalı Barajı yüzde 11’lere düştü. Ciddi bir düşüş. Bu soğumanın ardından şubattan sonra tekrar yağışların normale döneceğine inanıyorum. Sonrasında şahane yağışlı bir yıl geçireceğimize inanıyorum. Şu an kar yağışı var. Bu da çok güzel. Bizi rahatsız ediyor ama en azından yer altındaki suyu besleyecek” dedi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/prof-dr-dogan-yasardan-sert-kis-uyarisi-50-60-yilin-en-soguk-zamanlari-geliyor/feed/ 0
Bilecik AVM Projesi İçin Bakan Yardımcısı ile Görüşme https://www.haber28.com.tr/bilecik-avm-projesi-icin-bakan-yardimcisi-ile-gorusme/ https://www.haber28.com.tr/bilecik-avm-projesi-icin-bakan-yardimcisi-ile-gorusme/#respond Fri, 22 Nov 2024 09:20:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/bilecik-avm-projesi-icin-bakan-yardimcisi-ile-gorusme/ Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, kent merkezinde satışı yılan hikayesine dönen “AVM Projesi” hakkında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ile fikir alışverişi yaptı.

Bilecik Belediyesi’ne ait olan alanda yer alan Seven Pasajı’nın yerine 2017 yapımına başlanan ve yıllardır bitmeyen “AVM Projesi” rüşvet olayı ile gündeme gelmiş, dönemin CHP’li Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin görevden alınmış, danışmanı iste tutuklanmıştı. Satış süreci adeta yılan hikayesine dönen AVM, 2 kere ihaleye çıkmış, bir sonuç alınamamıştı.

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen ‘Zirve Toplantısı’nda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ile bir araya geldi. Bilecik için yaptığı çalışmaları, projeleri detaylı bir şekilde anlatan Başkan Subaşı, Bakan Yardımcısı Varank’a AVM konusu anlattı. Subaşı Bilecik için önemli olan bu proje hakkında ikili fikir alışverişi yaparak, burada izlenilmesi yol hakkında Bakan Yardımcısı Varank’tan çözüm istedi. – BİLECİK

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bilecik-avm-projesi-icin-bakan-yardimcisi-ile-gorusme/feed/ 0
Bolu’da Çöp Kamyonunda Yangın https://www.haber28.com.tr/boluda-cop-kamyonunda-yangin/ https://www.haber28.com.tr/boluda-cop-kamyonunda-yangin/#respond Thu, 21 Nov 2024 20:56:07 +0000 https://www.haber28.com.tr/boluda-cop-kamyonunda-yangin/ Bolu’da çöp kamyonunda çıkan yangın söndürüldü.

Bolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğüne bağlı çöp kamyonunun haznesinde, Tabaklar Mahallesi Anadolu Sokağı’nda çöp toplama esnasında meydana gelen küçük çaplı patlama sonrasında yangın çıktı.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

Temizlik işçilerinin kendi imkanlarıyla söndürdüğü yangında, itfaiye ekipleri soğutma çalışması yaptı.

Kamyondan sokağa dökülen çöplerde yapılan incelemede, çok sayıda potasyum nitrat, potasyum bromür, bakır nitrat ve çinko nitrat yazılı plastik şişeler bulundu.

Patlama ve yangının, çöp kamyonunda sıkışan şişelerden birinin patlaması sonucu meydana geldiği belirlendi.

Sokağa dökülen çöpler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin incelemesinin ardından iş makinesiyle farklı bir kamyona yüklenerek çöp toplama alanına götürüldü.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/boluda-cop-kamyonunda-yangin/feed/ 0
Köy Kanunu Teklifi Komisyonu’ndan Geçti https://www.haber28.com.tr/koy-kanunu-teklifi-komisyonundan-gecti/ https://www.haber28.com.tr/koy-kanunu-teklifi-komisyonundan-gecti/#respond Thu, 21 Nov 2024 20:55:32 +0000 https://www.haber28.com.tr/koy-kanunu-teklifi-komisyonundan-gecti/ (TBMM) – Köy Kanunu kapsamında evini yapamayan ya da taksitlerini ödeyemeyenlere ek süre verilmesi, alternatif enerji kaynaklarının teşvik edilmesi, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın tahsis ettiği arsaların KDV dışına alınması ve imar hakkının aktarılması gibi düzenlemeleri de içeren 26 maddelik Köy Kanunu ve Bazı Kanunlarda Düzenlemeler Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edildi.

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, AK PartiKahramanmaraşMilletvekili Vahit Kirişçi başkanlığında toplandı. Köy Kanunu ve Bazı Kanunlarda Düzenlemeler Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi, yaklaşık 6 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildi.

Teklifle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine Gecekondu Kanunu’nun 18’inci maddesinde yapılan düzenleme ile yıkım kararının hangi makamlar tarafından alınacağı, hangi sürede ve nasıl ilgililere tebliğ edileceği, yıkım işleminin tebliğden ne kadar süre sonra ve nasıl tesis edileceği düzenleniyor. Böylece idari işleme karşı yargı yoluna başvuru imkanı sağlanacak.

Teklifle imar hakkı aktarımı uygulamalarına yasal bir zemin oluşturulmak amaçlanıyor

Mevcut mülkiyet problemlerinin daha hızlı çözüme kavuşturulmasını sağlamak ve dönüşüm uygulamalarına hız kazandırmak amacıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimlerinin katma değer vergisinden muaf tutulması öngörülüyor.

Teklifle,  “İmar Hakkı Aktarımı” tanımı getiriliyor. Bu çerçevede idareler tarafından plan hükümlerine istinaden yapılan imar hakkı aktarımı uygulamalarına yasal bir zemin oluşturulması amaçlanıyor.

Kişilerin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazların imar hakkı aktarımının yapılarak kamu mülkiyetine geçirilmesi öngörülüyor.

Değer artış payı oranı yeniden düzenlenecek

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, değer artış payı oranı ile ilgili düzenleme yapılan teklifte, bu payın dağıtımı, indirimler ve değer artış payından muaf olacak hususlar hüküm altına alınıyor.

Komisyon görüşmelerinde doğal yaşam ve insan sağlığına zarar verebileceği eleştirilerine neden olan teklifin 11’inci maddesiyle güneş ve rüzgar enerji santrallerinin yatırımcılara teşvik edilmesi amacıyla yapı denetiminin dışında bırakılıyor. Bu imalatlara ilişkin inşa sürecinin hızlandırılması ve söz konusu yapıların bu alanda uzmanlaşmış kişiler eliyle denetlenmesine imkan sağlanması için denetim kanun kapsamı dışına çıkarılıyor.

Yapı denetim kuruluşlarının seçim müteahhitlerin inisiyatifine bırakılıyor

12, 13 ve 14. maddelerle yapı denetim kuruluşlarının görevlendirme ve çalışmaları düzenlenirken, yapı denetim kuruluşlarının seçimini müteahhitlerin inisiyatifine bırakılmasının önü açılıyor.

Teklifte, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın görev ve yetkileri ile TürkiyeÇevre Ajansı’nın faaliyetlerine, organ ve birimlerine, personelin istihdamı, statüsü ve mali haklarına ilişkin düzenlemeler yer alıyor.

Komisyonda kabul edilen teklifin, 25 Kasım Pazartesi gününe kadar verilecek olan muhalefet şerhlerinin eklenmesinin ardından önümüzdeki hafta Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/koy-kanunu-teklifi-komisyonundan-gecti/feed/ 0
KBRN Kongresi Ankara’da Başladı https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/ https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/#respond Thu, 21 Nov 2024 11:17:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/ Üçüncü Uluslararası KBRN Kongresi başladı

ANKARA – Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer alanlarda çalışan paydaşları bir araya getirerek güncel tehditlere karşı yeni yaklaşımların tartışılması amacıyla düzenlenen Üçüncü Uluslararası KBRN Kongresi başladı.

KBRN alanındaki tehdit ve tehlikelerin yanı sıra güncel teknolojik gelişmeler ve bilimsel çalışmalar hakkında oturumların yer aldığı kongrede; akademik çalışmalara da yer verildi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, yaptığı konuşmasında, kongrenin gelişen KBRN tehditlerine karşı sürekli ilerleme ve yenilikçi çözümler mottosu çerçevesinde bilgi paylaşımı ve iş birliğinin güçlendirmesini temenni ettiğini söyledi.

KBRN tehditlerine Karşı AFAD bünyesinde bütüncül ve yenilikçi yaklaşımla çalışmaların sürdüğünü dile getiren Karaloğlu, “Bu yıl Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz kongremiz, geçmişte elde ettiğimiz tecrübeler üzerine yenilerini eklemek ve ülkemizin bu alandaki kapasitesini daha da ileriye taşıma açısından büyük bir önem arz etmektedir. KBRN tehditlerinin sürekli değişen ve gelişen doğası karşısında ulusal sınırları aşan iş birliği hayatı önem taşımaktadır. Bu kongre, dünya genelinde artan KBRN risklerine karşı ortak bir bakış açısı geliştirmemize olanak sağlayacaktır” dedi.

AFAD Başkanı Okay Memiş ise KBRN alanlarında çalışan paydaşları kongre sayesinde bir araya getirdiklerini kaydederek, “Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer alanlarda çalışan paydaşları bir araya getiriyor. Organizasyonumuz güncel tehditlere karşı yeni yaklaşımların tartışılması için bir platform işlemi görecek. KBRN tehditlerine ilişkin yeni yaklaşımların önemini dünyamızın güncel durumuna baktığımızda görebiliyoruz. Yaşanan güncel, siyasi ve askeri gelişmeler KBRN yayılım önlemlerinin ve müdahale kapasitesinin kıymetini bir kez daha hatırlatıyor. Güncel dönem dışına çıkıp dünyanın son 100 yılına baktığımızda KBRN olaylarının birçok kez gerçekleştiğini görüyoruz. Öyle ki son 100 yılda insanlığa en büyük acıları yaşatan olaylar arasında KBRN önemli bir yer tutuyor” ifadelerini kullandı.

Programa, BM, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü gibi uluslararası örgütler, uzmanlar, akademisyenler ve özel sektör temsilcileri katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kbrn-kongresi-ankarada-basladi/feed/ 0
Avcılar’da Çürük Bina Kontrollü Yıkıldı https://www.haber28.com.tr/avcilarda-curuk-bina-kontrollu-yikildi/ https://www.haber28.com.tr/avcilarda-curuk-bina-kontrollu-yikildi/#respond Tue, 19 Nov 2024 14:21:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/avcilarda-curuk-bina-kontrollu-yikildi/

AVCILAR’da bir süre önce kentsel dönüşüm için boşaltılan binanın geçtiğimiz günlerde balkonu çöktü. Güvenlik amacıyla ön tarafına bariyerler çekilen bina bugün ekipler tarafından kontrollü şekilde yıkıldı. Yıkım müteahhidi Erdem Kahveci, “Bu tarz binaların yıkılması, normalde bir günü buluyor. Ama şu anda gördüğünüz gibi binanın ön tarafını yarım saat içerisinde neredeyse tamamen bitirmiş durumdayız. Binanın hiçbir darbeye dayanıklılığı yok” dedi.

Denizköşkler Mahallesi’nde bulunan 6 katlı 30 yıllık binada oturanlar, bir süre önce yapının çürük olduğu gerekçesiyle kentsel dönüşüm kapsamına alınması amacıyla yasal süreci başlattı. Yapılan incelemeler sonucunda binadaki beton ve demir kalitesinin çok düşük olduğu belirlendi. Bunun üzerine bina sakinleri evlerini boşaltarak geçici olarak başka yerlere yerleşti. İddiaya göre boşaltılan binada evsizler ve madde bağımlıları barınmaya başladı. Mahalleli, zaman zaman içeride ateş yakıldığını söyleyerek durumdan şikayetçi oldu.

Kısa süre önce ise binanın yan taraftaki balkonlarından biri kendiliğinden çöktü. Şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. İhbar üzerine Avcılar Belediye ekipleri olay yerine gelerek inceleme yaptı. Ekipler, binanın ön tarafına güvenlik amacıyla bariyerler yerleştirdi. Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü devreye girerek binanın yıkılmasına karar verdi. Bugün saat 10.00 sıralarında cadde bariyerlerle kapatıldı ve binanın yıkımına başlandı. Bina ortalama 5 saat içinde tamamen yıkıldı.

‘BİNANIN HİÇBİR DARBEYE DAYANIKLILIĞI YOK’

Yıkım Müteahhidi Erdem Kahveci, “Bu tarz binaların yıkılması normalde bir günü buluyor. Ama şu anda gördüğünüz gibi binanın ön tarafını yarım saat içerisinde neredeyse tamamen bitirmiş durumdayız. Bina normalde olması gerekenden çok daha fazla darbeye dayanıksız halde. Yani hiçbir darbeye dayanıklılığı yok. Demir durumu zaten metre kare ortalamasına göre bayağı düşük kalıyor. İstenilen demir oranlarını tutturamıyoruz. Güvenlik ve tedbir amaçlı yıkıyoruz. Balkon, demirinin ve betonunun çürük olmasından dolayı kendiliğinden çökmüş durumdaydı” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/avcilarda-curuk-bina-kontrollu-yikildi/feed/ 0
ÇOMÜ’den Tarihi Batığa 400 Istakoz Yavrusu Salımı https://www.haber28.com.tr/comuden-tarihi-batiga-400-istakoz-yavrusu-salimi/ https://www.haber28.com.tr/comuden-tarihi-batiga-400-istakoz-yavrusu-salimi/#respond Mon, 18 Nov 2024 14:36:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/comuden-tarihi-batiga-400-istakoz-yavrusu-salimi/ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinde yetiştirilen 400 ıstakoz yavrusu, 109 yıl önce Çanakkale Savaşı’nda batan İngiliz amiral gemisi “HMS Majestic”in enkazına bırakıldı.

Ekonomik değeri nedeniyle avcılık baskısına maruz kalan “Homarus gammarus” türü ıstakozların doğadaki popülasyonunu artırmak ve azalan balıkçılık kaynaklarına dikkati çekmek amacıyla 4 yıl önce ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinde başlatılan ıstakoz stoklarını destekleme programı devam ediyor.

ÇOMÜ, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, üniversitenin Dardanos’taki Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinde 1 yıl bakılıp büyütülen ıstakoz yavrularının denizle buluşturulması amacıyla dalgıçlar, Seddülbahir’deki Mehmetçik Feneri’nden Bilim-1 teknesiyle açıldı.

Her biri ayrı tüpler ve kutular içinde bulunan 400 ıstakoz, 20 metre derinlikteki “HMS Majestic” batığına dalgıçlar tarafından bırakıldı.

“Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız”

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Gelibolu Sualtı Parkı’nda dünyanın en önemli batıklarının yer aldığını söyledi.

Burada aynı zamanda çok önemli bir biyoçeşitliliğin bulunduğunu ve canlı varlığını artırmak için çalışma içine girdiklerini ifade eden Kaşdemir, “Atık Gelibolu Sualtı Parkı’na gelen dalgıçlar sadece zaman tünelinde tarihi bir yolculuk yapmayacaklar, altta savaştan kalma izleri görmeyecekler. Bununla birlikte ıstakozları, rengarenk balıkları ve suyun altındaki envaiçeşit canlıları görme imkanı bulacaklar. Bu da Gelibolu Sualtı Parkı’na olan ilgiyi artıracak. İnşallah yavru ıstakozlar zaman içinde buradaki HMS Majestic batığı etrafında yuvalarını bulacaklar, çoğalacaklar. Dalış yaptığımızda ıstakozları görme imkanına sahip olacağız.” diye konuştu.

ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu da Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezinin 4 yıldır ıstakoz yetiştirme noktasında yürüttüğü faaliyetlerin 6’ncı demonstrasyonunu (göstererek öğretme) yaptıklarını belirtti.

Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında, denizel ekosistemin korunması ve sonraki nesillere aktarılması amacıyla 400 ıstakozu suya saldıklarını anlatan Erenoğlu, şöyle devam etti:

“İnsan eliyle yapılan faaliyetler, sanayi faaliyetleri, kontrolsüz avcılık sonucunda ıstakozun nesli tükenme riskinde. Üniversite olarak hocalarımızın çalışmalarını destekliyoruz. Bugünkü faaliyetin, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının ev sahipliğinde dünya savaş tarihinde önemli bir yeri olan HMS Majestic batığında olması çalışmalarımızın hem ulusal hem de uluslararası ölçekte duyurulabilmesi ve sonraki çalışmalara ev sahipliği yapabilmesi açısından önemli. Bu çalışmayı diğer batıklara da aktarmayı düşünüyoruz. Istakozlar 40-50 yıl yaşayabilen canlılar. Burada 3-5 sene sonra dalış yapan doğaseverlere denizel bir ekosistem sunup, ıstakoz gözlemciliği alanında katma değer oluşturmayı düşünüyoruz.”

Tarım ve Orman İl Müdürü Nazan Türkarslan da Çanakkale’nin Muğla’dan sonra en büyük kıyı şeridine sahip il olduğunu hatırlatarak, hayvansal ve bitkisel üretimin yanı sıra su ürünlerinde de üretim planlaması ve destekleme modeli ile kota uygulamasının yürütüldüğünü kaydetti.

Bu tür projelerle deniz ürünlerinin artışı için de çalışmaların devam ettiğini aktaran Türkarslan, “Istakoz Veriminin Artırılması Projesi’ni ÇOMÜ ile birlikte yapmaktayız. 2021 yılından bu yana 2 bin adet ıstakozun, 2024 yılında da 1000 adet ıstakoz yavrusunun denize salımını gerçekleştirmekteyiz. Ağustosta 600 adet bırakılan yavrularını, bugün 400 adet yavruyla beraber tamamlama çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.

Etkinliğe ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yiğit, Su Ürünleri Yetiştiriciliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umur Önal, Su Ürünleri Temel Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Büyükateş, ÇOMÜ ile Çanakkale Balıkadamlar Dalış ve Eğitim Merkezinin dalgıçları katıldı.

Çanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiDenizcilikBalıkçılıkTeknolojiSağlıkÇevreYaşamTarım

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/comuden-tarihi-batiga-400-istakoz-yavrusu-salimi/feed/ 0
GROWTECH.ANTALYA Fuarı Başlıyor https://www.haber28.com.tr/growtech-antalya-fuari-basliyor/ https://www.haber28.com.tr/growtech-antalya-fuari-basliyor/#respond Thu, 14 Nov 2024 09:01:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/growtech-antalya-fuari-basliyor/ GROWTECH.ANTALYA, 20-23 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor. Yerli ve yabancı birçok katılımcının yer alacağı fuarda, tarım sektörüne dair yenilikler ve teknolojiler yer alacak.

Tarım sektörünün en büyük buluşma noktalarından biri olan GROWTECH.ANTALYA, 20-23 Kasım tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Her yıl on binlerce sektör profesyoneli ve ziyaretçisini ağırlayan fuar, küresel ağıyla sektörün gelişimine ve iş birliğine katkı sağlamayı hedefliyor.

Yaklaşık 24 yıldır devam eden GROWTECH.ANTALYA’ya uluslararası katılımcı ve ziyaretçi ilgisinin katlanarak devam ettiğini belirten GROWTECH.ANTALYA Fuar Direktörü Engin Er, “Sektörünün en etkili iş birliği platformu olan GROWTECH.ANTALYA olarak, katılımcılarımıza benzersiz iş birliği, yeni iş olanakları, ortaklıklar oluşturarak tarım sektörünün büyümesine katkıda bulunuyoruz. Bu yıl toplam katılımcı firma sayımız 684, uluslararası katılımcı sayımız ise 285. Toplam katılımcı sayımızın yüzde 40’ı yurtdışından. Ayrıca, 161 ülkeden de ziyaretçi bekliyoruz. Her yıl olduğu gibi, Almanya, Hollanda, İspanya ve Kore gibi tarımda öncü ülkeler, pavilyonlarıyla fuarda yer alarak, global tarım teknolojileri ve yeniliklerini tanıtacak. Çin, bu yıl en yüksek katılımıyla, 97 firmasıyla fuarda bulunacak. Hindistan Pavilyonu ise bu yıl ilk kez katılım sağlayacak. İş hacmi hedeflerimizi her geçen yıl daha da güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

Sektöre değer katan etkinlikler fuarda

Er, “Bu sene oldukça verimli ve yol gösterici bir etkinlik programı hazırladık. Farklı disiplinlerdeki sektör liderleri, deneyimlerini paylaşarak yeni fırsatlar ve sektörün geleceği hakkında bilgiler verecek. Sektörümüzde yenilikçi, çözüm odaklı ve verimli sonuçlar elde edilmesi için bu alandaki yaklaşımları sahnemizde sunmayı hedefliyoruz” dedi.

Yapılan açıklamaya göre, 3 gün boyunca birbirinden zengin temalarla ziyaretçilerine bilgi vermeye hazırlanan fuarın etkinlik programı, 20 Kasım Çarşamba günü, ‘Türk Devletlerinde Tarım Ticareti ve Fırsatlar’ başlıklı konferansla, TV programcısı Taner Öztürk’ün moderatörlüğünde, Türk Dünyası Tarım Birliği Başkanı Doğan Başaran, Özbekistan ve Azerbaycan Tarım Bakanlığı temsilcilerinin katılımıyla başlayacak. Program, Sera-Bir Danışma Kurulu Üyesi Mesut Nar’ın moderatörlüğünde, Sera-Bir Yönetim Kurulu Başkanı Onur Girdap, Başkan Yardımcısı C. Cenk Özgür, Rusya Ulusal Meyve ve Sebze Üreticileri Birliği Hukuk Direktörü Elena Samoshchenko ve Rusya Ulusal Meyve ve Sebze Üreticileri Birliği Başkanı Danışmanı Alexander Kalyagin katılımıyla, ‘Türkiye ve Rusya’da Seracılık’ başlıklı oturumla devam edecek. Programın hemen ardından iki ülkenin bu alandaki potansiyel fırsatlarına ışık tutacak olan ‘Seracılıkta Rusya & Türkiye İş Birliği’ başlıklı oturumda ise SERKONDER Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Öztürk’ün moderatörlüğünde, SERKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yaylalı ve RUSTEPLICA – Rusya Sera Birliği Genel Müdür Yardımcısı Tatyana Kulik ağırlanacak.

Fuar üç gün boyunca, 30’u aşkın fikir önderini tematik konferanslarda bir araya getirerek, sektöre dair yeni eğilimler, sürdürülebilir çözümler, teknolojik gelişmeler ve geleceğe dair yol gösterici vizyonları sahneye taşımaya devam edecek.

21 Kasım Perşembe günü, ‘Tarım Muhabirliği’, ‘Tarımda Kadın Eli ve Sürdürülebilirlik’, ‘Gen Düzenleme ile Toplumsal Devrim’ oturumlarıyla, alanında öncü isimler, tarım sektöründe farklı disiplinleri ve yaklaşımları ele alarak, toplumsal etkileri tartışacak. ‘GROWTECH.ANTALYA Tarım Sohbetleri’ ise 22 Kasım Cuma Günü, Tarım Yazarı Mine Ataman iş birliğiyle ‘Sürdürülebilir Yaşam Hakkı için Tarım’ temasıyla düzenlenecek. Konferanslarda, ‘Yaşamı Onaran Tarım Bilimi’, ‘Sürdürülebilir Yaşam Hakkı İçin Tarım’, ‘Yeşil İletişim’, ‘Tarım Diplomasisi’ ve ‘Gıda İçin Bilim’ başlıkları altında, alanında uzman isimler konuşmacı olacak.

ATSO GROWTECH.ANTALYA Tarım İnovasyon Ödülleri

Fuar 21 Kasım’da, en önemli etkinlikleri arasında yer alan “ATSO GROWTECH Tarım İnovasyon Ödülleri” ile sektördeki yenilikçi firmaların Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarını ödüllendirecek. Bu sene düzenlenecek törende ödülleri, ünlü sanatçı Tuğba Özay takdim edecek. Bu alandaki çalışmalarıyla kadının tarım sektöründe güçlendirilmesi konusunda da farkındalık üstlenen Özay ayrıca, 21 Kasım’da gerçekleşecek konferans programında ‘Tarımda Kadın Eli ve Sürdürülebilirlik’ oturumunun moderatörlüğünü de üstlenecek.

Her adımda sürdürülebilir çözümler

Uluslararası konferanslarla tarımda sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekecek olan fuar, faaliyetlerinin her adımında sorumlu bir rol üstleniyor. Fuar kapsamında bir dizi yaklaşımı hayata geçirdiklerini belirten Engin Er, “Katılımcılarımızın stantlarının çevre dostu ve tekrar kullanılabilir tasarımlarda olmasına önem veriyoruz. Ayrıca, enerji tasarruflu aydınlatma seçeneklerine ve elektrikli ürünlerin kullanımında sorumlu yaklaşımlara da teşvik ediyoruz. Kağıt broşürlerin kullanımını azaltmak amacıyla da dijital platformlarda varlığımızı güçlendirdik. Baskı gerektiğinde ise geri dönüşümlü ve sürdürülebilir sertifikalı kağıtlar kullanılmasını öneriyor; promosyon ürünlerinde ise çevre dostu, uzun ömürlü ve yerel tedarikçilerden temin edilen ürünleri tercih etmeleri için katılımcıları teşvik ediyoruz” diye konuştu.

‘Paylaşalım Birlik Büyüyelim’ kampanyasını da duyuran Er, “Bu yıl sosyal sorumluluk projelerimize bir yenisini daha ekledik. Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) ve Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü (Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü) ile yaptığımız iş birliği kapsamında kıymetli bir bağış programına imza attık. Katılımcılarımızın fuar sonunda bağışlayabileceği çeşitli malzemeleri bağış odamızda toplayacak hem geri dönüşüme katkı sunacak hem de çocuklarımıza ulaştıracağız” dedi. – ANTALYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/growtech-antalya-fuari-basliyor/feed/ 0
Arnavutköy’de Balıkçı Teknesi Kurtarıldı https://www.haber28.com.tr/arnavutkoyde-balikci-teknesi-kurtarildi/ https://www.haber28.com.tr/arnavutkoyde-balikci-teknesi-kurtarildi/#respond Tue, 12 Nov 2024 17:46:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/arnavutkoyde-balikci-teknesi-kurtarildi/ Arnavutköy’de biriken kum nedeniyle karaya oturan balıkçı teknesi, diğer teknelerin müdahalesiyle kurtarıldı.

Karaburun Mahallesi’ndeki limandan dün gece saatlerinde balığa çıkmak için ayrılan tekne, kıyı şeridinde seyrederken biriken kum dolayısıyla karaya oturdu.

Kaptan bir süre kendi imkanlarıyla kurtarmaya çalıştığı tekne, dalgaların etkisiyle kıyıya doğru sürüklendi.

Bu durumu gören diğer balıkçı tekneleri yardıma koştu. Balıkçılar, bağladıkları halatlarla tekneyi çekmeye başladı.

Uzun uğraşlar sonucu kurtarılan tekne, hasar gördüğü için yeniden limana çekildi.

Balıkçı teknelerinin kurtarma çalışmaları cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/arnavutkoyde-balikci-teknesi-kurtarildi/feed/ 0
1071 Fidan Toprakla Buluştu https://www.haber28.com.tr/1071-fidan-toprakla-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/1071-fidan-toprakla-bulustu/#respond Tue, 12 Nov 2024 07:02:28 +0000 https://www.haber28.com.tr/1071-fidan-toprakla-bulustu/ İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa tarafından, Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında “Geleceğe Nefes” temasıyla düzenlenen etkinlikte, 1071 fidan 7 farklı yerleşkede toprakla buluştu.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, etkinlik kapsamında, üniversitenin Avcılar, Bahçeköy, Büyükçekmece, Cerrahpaşa, Sultangazi, Şişli ve Yeşilköy yerleşkelerinde Orman Fakültesi öğretim üyelerinin belirlediği alanlarda 1071 fidan dikildi.

Eş zamanlı olarak üniversitenin 7 yerleşkesinde gerçekleştirilen etkinlik, katılımcılar arasında doğa sevgisini pekiştirirken, kampüslerde sürdürülebilir yeşil alanların oluşturulması adına da önemli bir adım oldu.

Kapsamlı ağaçlandırma etkinliğiyle İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, çevreye duyarlılığı teşvik ederek, kampüsleri daha yeşil ve yaşanabilir kılarken, doğaya ve çevre sağlığına uzun vadeli katkı da sağladı.

Etkinliğe, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Bilgin ve Prof. Dr. Erol İnce, Genel Sekreter Prof. Dr. Hülya Aşkın Balcı’nın yanı sıra öğrenciler katıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/1071-fidan-toprakla-bulustu/feed/ 0
Çorum’daki Doğal Gaz Patlamasında 1 Ölü, 33 Yaralı https://www.haber28.com.tr/corumdaki-dogal-gaz-patlamasinda-1-olu-33-yarali/ https://www.haber28.com.tr/corumdaki-dogal-gaz-patlamasinda-1-olu-33-yarali/#respond Mon, 04 Nov 2024 08:22:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/corumdaki-dogal-gaz-patlamasinda-1-olu-33-yarali/ Çorum’da yaşanan doğal gaz patlaması ile ilgili açıklamada bulunan Vali Ali Çalgan, yaralıların hepsinin taburcu edildiğini ve olaydan 15 binanın hasar aldığını belirterek, “Dolayısıyla bu binanın bu güçlendirmeyle ayakta durması zor görülüyor. Yarın bunun kararını vereceğiz” dedi.

Çorum Valisi Ali Çalgan ve Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, doğal gaz patlamasının yaşandığı binada ve sokakta incelemelerde bulundu. 1 kişinin öldüğü, 33 kişinin yaralandığı patlamadan etkilenen vatandaşlarla sohbet eden Vali Çalgan, yaralarının sarılacağını söyledi. Patlama ile ilgili açıklamada bulunan Vali Çalgan, 5 binada hasar oluştuğunu söyledi.

“15 binada hasar mevcut”

Hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirten Çalgan, “Bugün itibari ile sizler de gördünüz. Çok ciddi bir patlama. Büyük hasar var. 15 binada, birçok bağımsız ünitede hasar söz konusu. Bunu tespit etme ile meşgulüz. Bina hasarlarını Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğümüz tarafından oluşturulan bir ekip tespit edecek. Binalar içerisindeki esnafımızın zararını da Defterdarlık başkanlığında oluşturulan bir ekip tespit edecek. Bu raporlar elimize geçtikten sonra, bu zararın giderilmesi için gerekeni yapacağız” dedi.

“Büyük ihtimalle ağır hasarlı raporu düzenlenecek”

Binanın durumu ile ilgili de bilgi veren Çalgan, “Büyük ihtimalle ağır hasarlı raporu düzenlenecek. İçerideki göremediğimiz yerlere giden arkadaşlar içeride patlayan kolonlar olduğunu söylediler. Dolayısıyla bu binanın bu güçlendirmeyle ayakta durması zor görülüyor. Yarın bunun kararını vereceğiz” diye konuştu.

Yaralıların durumu ile ilgili de bilgi veren Vali, “Yaralıların tamamı taburcu oldu. Sağlık durumlarında bir sorun yok” şeklinde konuştu.

“Emniyetimizin yaptığı tespitlere göre olay doğal gaz kaynaklı bir patlama”

Soruşturmanın devam ettiğini kaydeden Vali Çalgan, “Adli makamlarda yürüyen süreci çok bilmiyoruz ama emniyetimizin yaptığı tespitlere göre olay doğal gaz kaynaklı bir patlama. Başka bir boyutu gözükmüyor. Bu enkazı emniyet tedbirlerini alarak belediyemiz kaldıracak. Allah korusun yıkılma riski var, belli bir alana kadar yaklaşmayı engelleyeceğiz. Tüm tedbirleri almış durumdayız. 15 binanın tamamındaki vatandaşlarımızın tamamı tahliye edildi” ifadelerini kullandı. – ÇORUM

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/corumdaki-dogal-gaz-patlamasinda-1-olu-33-yarali/feed/ 0
Tunceli’de Yaban Keçileri Görüntülendi https://www.haber28.com.tr/tuncelide-yaban-kecileri-goruntulendi/ https://www.haber28.com.tr/tuncelide-yaban-kecileri-goruntulendi/#respond Sun, 03 Nov 2024 16:04:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/tuncelide-yaban-kecileri-goruntulendi/ Tunceli’de koruma altındaki yaban keçileri, Munzur Vadisi Milli Parkı’nda beslenirken görüntülendi.

Yaklaşık 42 bin hektar alandan oluşan Munzur Vadisi Milli Parkı, el değmemiş doğasıyla birçok yaban hayvanına ev sahipliği yapıyor.

Koruma altında ve avlanması yasak olan yaban keçileri de yılın her döneminde milli parkın belirli noktalarını mesken tutuyor.

Mevsime bağlı zirvelerden alçak kesimlere inen keçiler, milli parkın Venk Köprüsü mevkisindeki meşe ormanlarında görüntülendi.

Bir süre bazı bitkileri yiyerek beslenen keçiler, izlenildiklerini fark edince kayalıklara doğru tırmandı.

Yaban keçileri, DünyaDoğa Koruma Birliğinin yayımladığı Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’nde bulunuyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tuncelide-yaban-kecileri-goruntulendi/feed/ 0
Ankara’da NASA Space Apps Challenge 2024 Etkinliği Gerçekleşti https://www.haber28.com.tr/ankarada-nasa-space-apps-challenge-2024-etkinligi-gerceklesti/ https://www.haber28.com.tr/ankarada-nasa-space-apps-challenge-2024-etkinligi-gerceklesti/#respond Tue, 08 Oct 2024 09:05:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/ankarada-nasa-space-apps-challenge-2024-etkinligi-gerceklesti/ (ANKARA)-Ankara Büyükşehir Belediyesi, ODTÜ İnovasyon Öğrenci Topluluğu iş birliği ile bu yıl 13’üncüsü düzenlenen “NASA Space Apps Challenge” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Genç Akademi Kafe Sıhhiye’de gerçekleştirilen etkinlikte gençler, Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından belirlenen 30 farklı çevre, dünya ve uzayla ilgili konularda yeni fikirler ve uygulamalar üretilmesi için 36 saat mücadele etti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı, ODTÜ İnovasyon Öğrenci Topluluğu iş birliği ile “NASA Space Apps Challenge” etkinliğine ev sahipliği yaptı. Genç Akademi Kafe Sıhhiye’de gerçekleştirilen “NASA Space Apps Challenge” 2024 Ankara’da, yaratıcılığı yetenekle birleştiren gençler Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından belirlenen 30 farklı problemden birine çözüm bulmak için bir araya geldi.

NASA’nın 13’üncü kez düzenlediği küresel yarışmada, 2 ya da 6 kişi arasında oluşan takımlar seçtikleri konu üzerinde 36 saat boyunca, dünyada çevre problemlerinin çözülmesi, insanlığın geliştirilmesi için yeni fikirler, uygulamalar ile platformlar üretip çözümler geliştirerek jüriye sundu. Etkinlikte dereceye giren takımlar küresel finalde yarışmaya hak kazanırken projeleri NASA tarafından incelemeye alınacak.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Serkan Yorgancılar, yoğun katılımdan memnuniyet duyduğunu belirterek, “Bu tabloyu görünce çok mutlu oldum. Hepinizin emeklerine sağlık. Yaptıklarınız çok önemli ve çok ciddi. Ülkemiz ve geleceğimiz adına mutluluk duymamızı sağlıyorsunuz, bize ümit veriyorsunuz. Geleceğimiz adına güzel şeyler üretiyorsunuz. Yolunuz açık olsun, bahtınız açık olsun. Bizler 7/24 sizlerin ihtiyacı için buradayız. Dilediğiniz zaman bizlere ulaşabilirsiniz” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediyesinin etkinliğe verdiği destek için teşekkür eden ODTÜ Yönetim ve İnovasyon Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karataş ise “Bu sene dünyanın en büyük etkinliği olan ‘NASA Space Apps Challange’ Avrupa rekorunun tekrardan 3 sene ardı ardına kırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bizlere bu yolda destek olan Ankara Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ederiz. Bizlerin bütün Ankara’ya sözü dünyanın en büyük etkinliğinde seneye dünya rekorunun kırmaktır” diye konuştu.

“Gelecekte insanlar dışarıda tarım yapamadığı zaman evde çok kolay bir şekilde tarım yapabilecek”

36 saat süren mücadeleye katılan yarışmacılar ise düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:

-Mert Kamarlı: “Güzel bir projemiz var. Dünyanın 3 boyutlu modelini koyarak kıtaların ve okyanusların geçmişteki ve bugünkü durumlarını göstermeyi amaçladığımız bir web sitesi hazırlayacağız. O şekilde tur çeşitliliğine, küresel ısınmanın etkilerini daha görsel bir şekilde insanlara göstermekle farklılık sağlamak istiyoruz.”

-Koray Çalap: ” Akdeniz Üniversitesi’nde makina mühendisliği bölümü okuyorum. Yarışmaya ileride uzay alanında çalışmalar yapmak istediğim ve bunun için de tecrübe edinmek için katıldım. Amacımız güzel bir derece elde etmek.”

-Azra İnal: “Yarışmaya bu sene ilk kez katılıyorum. Astronotlar için yerçekimsiz ortamda bir oyun tasarlıyoruz. Ülkemizi temsil etmek istiyorum o yüzden çok heyecanlıyım.”

-İrem Ünoğlu: “Astronotlara yerçekimsiz ortamda oyun oynatarak hem fiziksel hem de refah anlamında yaşam kalitelerini artırmayı planlıyoruz. Ortam çok güzel, insanların çalışmasını görmek ve böyle toplulukta yarışmak çok güzel.”

-Kürşat Efe Oruçöz: “Bu yarışmaya katıldığım için çok mutluyum. Projemiz normal bir serayı ev tipi haline getirip içine bir akıllı sistem koyacağız. Bu sistemde otomatik sulama sistemi ve toprağın nemini de görebiliyoruz. Bu sayede sera mantığını eve de taşımış oluyoruz. Gelecekte insanlar dışarıda tarım yapamadığı zaman evde çok kolay bir şekilde tarım yapabilecek.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/ankarada-nasa-space-apps-challenge-2024-etkinligi-gerceklesti/feed/ 0
Safranbolu’da ‘Cittaslow Sunday’ Etkinlikleri Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/safranboluda-cittaslow-sunday-etkinlikleri-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/safranboluda-cittaslow-sunday-etkinlikleri-duzenlendi/#respond Mon, 07 Oct 2024 09:25:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/safranboluda-cittaslow-sunday-etkinlikleri-duzenlendi/ (KARABÜK)-Safranbolu Belediyesi, “Cittaslow Sunday” etkinlikleri kapsamında bisiklet turu ve doğa yürüyüşü düzenledi. Belediye Başkanı Elif Köse, ilçenin Cittaslow felsefesiyle uyumlu bir şekilde gelişmeye ve büyümeye devam edeceğini belirterek, bu adımın sürdürülebilir yaşam ve yerel kültürün korunması için büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.

Safranbolu Belediyesi, ilçenin 2024 Mart ayında Cittaslow ağına katılımının ardından “Cittaslow Sunday” etkinlikleri düzenledi. Etkinlikler sabah saatlerinde Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’nda, yaklaşık 200 kişi ve Leyla Dizdar Kültür Merkezi önünde yaklaşık 100 bisikletlinin katılımıyla başladı. Katılımcılar, Tarihi Çarşı Han Arkası mevkisine kadar uzanan ve yaklaşık 5 kilometre süren parkurda yürüyerek ve bisikletlerini sürerek şehrin tarihi dokusunu keşfetme fırsatı buldu.

Yürüyüşe, Belediye Başkanı Elif Köse de katıldı. Başkan Köse, Kültürel Miras Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, doğa tutkunu ve fotoğraf sanatçısı Cemil Belder’in rehberliğinde vatandaşlarla birlikte parkuru tamamladı.

Leyla Dizdar Kültür Merkezi önünde buluşan yaklaşık 100 kişilik bisikletli grup, sokaklarda pedal çevirdi. Karabük Bisiklet Derneği’nin rehberlik ettiği tur, şehrin sokaklarını bisikletle keşfetmek isteyen katılımcılara farklı bir deneyim sundu. Bisiklet turu da yürüyüş etkinliği gibi Han Arkası mevkisinde son buldu.

Belediye tarafından Han Arkası bölgesinde kurulan Yöresel Ürünler Pazarı ile yerel esnafın kalkınması, yerel lezzetlerin korunması ve tanıtılması amaçlandı.

Etkinlikler sonunda, Belediye’nin Yazıköy Uygulama ve Üretim Merkezi’nde yetiştirilen organik maniye tohumları katılımcılara hediye edildi.

Ayrıca Belediye Başkanı Elif Köse, etkinliğe katılanlara ve destek verenlere teşekkür etti. Köse, ilçenin Cittaslow felsefesiyle uyumlu bir şekilde gelişmeye ve büyümeye devam edeceğini belirterek, bu önemli adımın sürdürülebilir yaşam ve yerel kültürün korunması adına büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/safranboluda-cittaslow-sunday-etkinlikleri-duzenlendi/feed/ 0
Bursa’da Yangın, Yaralı Tavşan Kurtarıldı https://www.haber28.com.tr/bursada-yangin-yarali-tavsan-kurtarildi/ https://www.haber28.com.tr/bursada-yangin-yarali-tavsan-kurtarildi/#respond Sun, 06 Oct 2024 07:10:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/bursada-yangin-yarali-tavsan-kurtarildi/ Bursa’da palet fabrikasında çıkan yangın, 4 saat süren müdahale sonrası kontrol altına alındı. Yangına müdahale eden ekipler, fabrikanın yönetim kısmında yaralı bir tavşan bularak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekipleri yaralı tavşana müdahale ederek Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesine teslim etti.

Yangın, Karacabey ilçesi Harmanlı Mahallesi Bursa- Balıkesir Yolu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, palet fabrikasında çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Alevlerin geceyi aydınlattığı yangına çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri 4 saatin ardından yangını kontrol altına aldı. Öte yandan, yangına müdahale sırasında 2 itfaiye eri dumandan etkilendi.

Yaralı tavşana sağlık ekipleri müdahale etti

Palet fabrikasının yönetim kısmında bakıldığı öğrenilen tavşan, ölmek üzereyken yangına müdahale eden ekipler tarafından fark edilerek kurtarıldı. Dumandan etkilenen ve panikten bayılan tavşana sağlık ekipleri oksijen ve su vererek müdahale etti. Kısa sürede kendine gelen tavşanı kurtaran sağlık ekipleri, hemen tavşanı Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesinene teslim etti. Yaralı tavşan, tedavi altına alındı. – BURSA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bursada-yangin-yarali-tavsan-kurtarildi/feed/ 0
Hayvan Hakları İçin İzmir’de Miting https://www.haber28.com.tr/hayvan-haklari-icin-izmirde-miting/ https://www.haber28.com.tr/hayvan-haklari-icin-izmirde-miting/#respond Sun, 29 Sep 2024 16:50:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/hayvan-haklari-icin-izmirde-miting/ (İZMİR) – İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair yasaya karşı miting gerçekleştirdi. Anayasa Mahkemesi’ne kararın iptali için çağrıda bulunulan açıklamada, “Anayasa Mahkemesi hukukun gereğini yerine getirmeli ve katliama dur demelidir. Her şeyin bittiğini söyleyenlere ufak bir mesajımız var; biz daha yolun başındayız ve biz bitti demeden bitmez” denildi.

Geçtiğimiz ay TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair yasaya karşı tepkiler devam ediyor. Kanun teklifinin yasalaşmasıyla birlikte hayvanlara yönelik şiddet, işkence ve katliamlarda artış medyana gelmesinin ardından yasaya karşı yurdun birçok noktasında eş zamanlı mitingler düzenlenirken İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları büyük miting gerçekleştirdi.

Konak Cumhuriyet Meydanı’ndan yürüyüşle başlayan miting, Gündoğdu Meydanı’na konuşmalarla devam etti.

Mitingde, yaşam hakkı savunucuları adına basın metnini İzmir Yaşam Hakkı Savunucularından Pınar Alpasil ve veteriner hekim Kaan Gencer okudu. Alpaslan ve Gencer, yasanın geri çekilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne çağrıda bulundu.

Gencer: “Hayvanlara yönelik sistematik öldürme, işkence ve tecavüz cezasız kaldı”

İktidarın yıllardır süre gelen politikalarla hayvan hakları konusunda toplumu kutuplaştırdığını belirten Gencer, şunları söyledi:

“İktidar ve ortakları, toplumu kutuplaştırmak üzere yeni türden kirli bir siyasete girişmiş durumda. 5199 nolu yasa tartışmaya açıldığı günden beri, toplumdaki bölünme daha fazla keskinleşmiş ve iktidar yanlılarının tüm ‘ötekilere’ yönelik saldırıları artan oranda çoğalmıştır.  Sokakta yaşayan köpekler yerel seçimlerden önce AKP, MHP, YRP ve BBP gibi gerici partilerin seçim propagandası haline getirilerek hedef gösterildi. AKP ve ittifakı yerel yönetim seçimlerinin yenilgisiyle köpekler için ‘başıboş, saldırgan, hastalıklı’ gibi saçmalıklar savurarak, hayvanlara ve hayvanseverlere karşı tamamen etik dışı, vicdan ve bilim karşıtı bir tutum aldılar. Şüphesiz bu yaşam hakkına yönelik yeni bir saldırı değildi. AKP’nin 23 yıllık iktidarı boyunca, ‘hayvana karşı şiddet’ sadece kabahat olarak sayıldı. Hak savunucuları tarafından suç olarak görülen hayvanlara yönelik sistematik öldürme, işkence ve tecavüz cezasız kaldı. AKP’nin cezasızlandırma anlayışı, ister bireysel isterse sözde kamu kuruluşu olan belediyelerle net bir şekilde artış gösterdi. Biz sokaktaki bir canı beslemek, ona nispeten sağlıklı yaşam koşulu yaratmak ve uygun yuva bulabilmek için çabalarken, iktidarın yaratmış olduğu yaşam düşmanı siyasi atmosfer binlercesini caniyane bir şekilde katletti. ve şimdi, Katliam Yasası ile sokakta yaşayan canlarımızı bizden almak istiyorlar! Bugün buradan bir kez daha tüm öfkemizle haykırıyoruz… Yasa iptal edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz!”

“Çocukların üzerinden kendi kanlı yasalarınızı temellendirmenize asla izin vermeyeceğiz!”

Yasaya ilişkin komisyon görüşmelerinde iktidar tarafından öne sürülen ‘sokak köpekleri çocuklara saldırıyor’ savına da yaşanan çocuk cinayetleri ve tecavüzler üzerinden değinen Gencer, şunları kaydetti:

“Bize ‘önce çocukların yaşamı’ diye yalan laflar söyleyen iktidara soruyoruz. Önlenebilir hastalıklardan yılda 10 bin çocuğun ölmesinin sebebi kimdir? Her üç çocuğumuzdan birinin yatağına aç gitmesine neden olan sizin açtığınız sefalet değil midir? Okulda olması gereken 671 çocuğumuz son 11 yılda neden iş cinayetlerine kurban gitti? Neden 2017 yılından bu yana 132 çocuğumuz mayın patlamalarıyla,  katledildi ve bir kişi dahi ceza almadı? 6 yaşındaki çocuklarımızı ‘rızası vardı’ diyerek, tarikatların istismarına maruz bırakan kim? Kutsal aile diyerek çocuk yaşta evlilliklerin önünü açan kız çocuklarını şiddete ve istismara karşı korumasız bırakan kim? Neden sizlerin öve öve bitiremediğiniz tarikat ellerinde aslında sürekli, ama size göre ‘münferit’ olarak çocuk tecavüzleri yaşanıyor? Rabia Naz, Narin gibi katledilen çocukların failleri  neden iktidar vekilleri tarafından korunuyor? Çocukların üzerinden kendi kanlı yasalarınızı temellendirmenize asla izin vermeyeceğiz!”

Alpaslan: “Hayvanların yaşadığı sorunun nedeni bizmişiz gibi gösteriyor”

Açıklamada konunsan Pınar Alpaslan ise hayvan hakları savunucularının ötekileştirildiğini belirterek şunları söyledi:

“Bugün buradayız, çünkü onlar kötülük tohumlarını topluma serperek vahşet üzerine vahşet üretecek bir yasayı, halkın ezici çoğunluğuna rağmen canice uygulamak istiyor. İktidar bizi ‘elitist’ diye yaftalıyor, marjinalize etmek istiyor ve ‘çok istiyorsanız köpekleri evlerinize alın’ diyerek saldırıya geçiyor. Sanki bugün hayvanların yaşadığı sorunun nedeni bizmişiz gibi gösteriyor. Hayır biz elitist değiliz, bizler  korumalı lüks sitelerde yaşamıyoruz! Biz toplumun çeşitli katmanlarından insanlarız, bu katliam yasasına karşı çıkan milyonlarız, halkız! Bizden aldığınız vergilerle aslında sizin bakmakla yükümlü olduğunuz hayvanlara kendi imkanlarıyla bakan, hayvanları ölüm kampı barınaklara göndermemek için cebindeki son kuruşu harcayan gönüllüleriz, hayvan savunucularıyız! Aylardır tek bir ağızdan ‘onlar bir avuç, biz milyonlarız’ diye, duymak istemeyen tüm kulaklara haykırdık. Yasanın kulis bilgileri geldiği ilk günden beri, 23 Mayıs’tan bu yana gitgide artarak, yüzbinlere ulaşarak sokağa indik. ve bugün burada yalnız değiliz. Bizler bu yasayı durdurabiliriz!”

“Belediyelerle karşı karşıya gelecek ve böylece toplumsal bir huzursuzluk yaratılmış olacak”

İktidarın yasayla birlikte yerel yönetimleri de kıskaca almak istediğini ifade eden Alpaslan şöyle konuştu:

“Bu yasanın iktidar ve ortakları tarafından en cazip tarafı 31 Mart seçimlerinden sonra yerel yönetimlerin çoğunun ‘muhalefet’ belediyelerine dönüşmesidir. Belediyeler, katliam yasasına uymadıkları takdirde kayyum da dahil olmak üzere bir dizi yaptırım devreye giriyor. Şayet belediyeler katliam yasasını şu ya da bu oranda uygularsa ezici çoğunluğu yasa karşıtı olan halk, belediyelerle karşı karşıya gelecek ve böylece toplumsal bir huzursuzluk yaratılmış olacak. İktidarın bayrağını sallamaya hevesli, hayvanlara tecridi ve ölümü reva gören iktidar ya da muhalif  bu belediyeler halkın öfkesinden payına düşeni alacaktır!”

“Bu kanun derhal iptal edilmelidir”

Alpasian, Anayasa Mahkemesi’ne yasaya ilişkin son karar noktasında seslenerek şunları kaydetti:

“Dostlarımızı sizin vahşetinize teslim etmeyeceğiz! Biz yaşamdan yana olanlar; kana susamış bu iktidara, sahte haberlerle toplumu manipüle eden trol ordusuna, sosyal medyada tonlarca para döktüğünüz sahte bot hesaplara, kendisine gazeteci deyip meslek etiğini yok sayarak hayvanların yaşam hakkını anketler açarak bir avuç takipçisiyle tartışmaya açanlara, her gün bilimden uzak, yeni nefret söylemleri ile toplumu kutuplaştıranlara, halkın meclisine halkı almayanlara, protesto hakkını engelleyenlere, gözaltına alanlara karşı hayvanları, sokakta yaşayan köpekleri, dostlarımızı savunuyoruz! Savunmaktan vazgeçmeyeceğiz! Buradayız! Bir yere gitmiyoruz! Yasanın ağustos ayında meclisten geçirilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi’ne 16 maddenin iptali için açılan dava yakın zamanda görülecek. Hayvanları Koruma Kanunu denilmesine rağmen kanunun adına, amacına, koruduğu değerlere açıkça aykırı olan bu kanun derhal iptal edilmelidir.

Anayasa Mahkemesi hukukun gereğini yerine getirmeli ve katliama dur demelidir. Her şeyin bittiğini söyleyenlere ufak bir mesajımız var; biz daha yolun başındayız ve biz bitti demeden bitmez! Sokakta yaşayan hayvanları bizden koparmak isteyen yasaya karşı, öfkemizi ve bilincimizi daha gür ve daha güçlü örgütlemeye devam edeceğiz”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/hayvan-haklari-icin-izmirde-miting/feed/ 0
Uşak’ta Orman Yangınına Mücadele https://www.haber28.com.tr/usakta-orman-yanginina-mucadele/ https://www.haber28.com.tr/usakta-orman-yanginina-mucadele/#respond Sun, 29 Sep 2024 16:50:23 +0000 https://www.haber28.com.tr/usakta-orman-yanginina-mucadele/ Uşak’ın Banaz ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

Karaköse köyü Hamzabey mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı arazözler ve helikopterler ile itfaiye ekipleri sevk edildi.

Rüzgarın etkisiyle yayılan yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor.

Uşak Valisi Naci Aktaş, yangın bölgesine gelerek incelemelerde bulundu.

Aktaş, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Fahri Semiz, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Kolcu ve AFAD İl Müdürü Burak Edin’den yangınla ilgili bilgi aldı.

Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Aktaş, yangının 14.30 sıralarında çıktığını, ekiplerin hızla yangına müdahale ettiğini söyledi.

Yangının devam ettiğini aktaran Aktaş, şu bilgileri paylaştı:

“81 araç, 244 personelle söndürme mücadelesi devam ediyor. 3’ü orman teşkilatına, 2’si jandarmamıza ait 5 helikopterle havadan müdahale ediliyor. Şu an itibariyle çok şükür herhangi bir can kaybımız yok. Yakında olan bir Karaköse köyümüz var, onun da şu an bir tehdit riski şu an itibariyle gözükmemektedir. Yangın söndürme çalışmamız devam etmektedir.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/usakta-orman-yanginina-mucadele/feed/ 0
Kurum ve İmamoğlu’ndan İstanbul İçin Görüşme https://www.haber28.com.tr/kurum-ve-imamoglundan-istanbul-icin-gorusme/ https://www.haber28.com.tr/kurum-ve-imamoglundan-istanbul-icin-gorusme/#respond Tue, 10 Sep 2024 22:36:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/kurum-ve-imamoglundan-istanbul-icin-gorusme/

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu kabul etti. İmamoğlu’nun talebi üzerine gerçekleşen görüşme yaklaşık 1,5 saat sürdü.

Bakanlıkta gerçekleşen kabul sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Kurum, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu bakanlığımızda kabul ettik. Bakanlık olarak çok önemsediğimiz İstanbul’umuzun depreme hazırlığı kapsamında kentsel dönüşüm ile İstanbul ve Boğaz’ın doğal zenginliğinin korunması konularında görüş alışverişinde bulunduk. Yerel yönetimlerle istişarelerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/kurum-ve-imamoglundan-istanbul-icin-gorusme/feed/ 0
Bakan Kurum: “Balıklarımız oksijensiz kaldıkları için ölmüştür” https://www.haber28.com.tr/bakan-kurum-baliklarimiz-oksijensiz-kaldiklari-icin-olmustur/ https://www.haber28.com.tr/bakan-kurum-baliklarimiz-oksijensiz-kaldiklari-icin-olmustur/#respond Thu, 05 Sep 2024 11:00:50 +0000 https://www.haber28.com.tr/bakan-kurum-baliklarimiz-oksijensiz-kaldiklari-icin-olmustur/ Balık ölümleri üzerine İzmir Körfezi’nde incelemede bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Körfezin farklı noktalarında deniz suyu numuneleri aldık. Üzülerek söylüyorum, denizdeki atıksu kaynaklı amonyak miktarı, olması gerekenden tam 50 kat daha fazladır. Yani evsel ve endüstriyel atıklar suya arıtılmadan karıştırılıyor” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, toplu balık ölümlerinin ardından bilim insanları ile TUBİTAK Marmara Gemisi’nde Körfez’i inceledi. İncelemelerde, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir MilletvekiliCeyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ve bilim insanları katıldı. İncelemenin ardından basın açıklamasında bulunan Bakan Kurum, “İzmir Körfezi’nin, dünyanın göz bebeği olan bir tabiat harikası olduğunu söyleyen Bakan Kurum, “Burası; birbirinden güzel adalarıyla, tuzlaları, dalyanlarıyla; kuş cenneti ve lagünleriyle, tam bir cennet parçasıdır. Maalesef bugün; sıraladığım tüm bu güzellikler tehlike altındadır, adeta can çekişmektedir. İzmir Körfezimiz, karadan gelen kirlilik nedeniyle artık nefes alamamaktadır. Balıklarımız toplu ölümler yaşamaktadır. Bakanlık olarak geçtiğimiz günlerde bu acı durumun sebeplerini incelemek için harekete geçtik. Körfezin farklı noktalarında deniz suyu,numuneleri aldık. Üzülerek söylüyorum, denizdeki, atıksu kaynaklı amonyak miktarı, olması gerekenden tam 50 kat daha fazladır” diye konuştu.

“İzmir körfezindeki oksijen seviyesi, yer yer 0’a kadar düştü”

Bu durumun evsel ve endüstriyel atıkların, suya arıtılmadan karıştırıldığı anlamına geldiğini belirten Bakan Kurum, “Bu da beraberinde koku problemini getirmekte, insan sağlığını tehdit etmektedir. Denizdeki oksijene baktığımızda da benzer bir manzarayla karşılaşıyoruz. İzmir Körfezindeki oksijen seviyesi 6 miligram/litre olması gerekirken, bu seviye 1,8’e, yer yer 0’a kadar düşmüştür. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan İzleme sonuçlarında da kirlilik parametrelerinin, özellikle 2020 yılından sonra ciddi artış gösterdiği görülmüştür. Şu anda İç Körfez’de, toplam fosfor, Klorofil-a ve Amonyum azotu gibi zararlı maddeler; sınır değerlerinden tam 2 kat daha fazladır. Maalesef İç Körfezimizde; denizdeki su hareketliliği ve sirkülasyonu artık durma noktasına gelmiştir. Şu anda Körfezimizin bazı bölgelerinde yaşam kalmamıştır. Balıklarımız oksijensiz kaldıkları için ölmüştür. Körfezimize dökülen 7 derenin durumuna baktığımız da sonucun içler acısı olduğunu görüyoruz. Bugün derelerdeki su, ‘organik kirlilik’ açısından tarihin en kötü durumundadır” ifadelerine yer verdi.

“İzmir Büyükşehir Belediyesini defalarca uyardık”

İki önemli noktanın altını çizmek istediğini söyleyen Bakan Kurum, “İzmir Körfezi’ni temizlemek için Büyük Kanal Projesi yapılmıştı. Bu projede; yağmur suyu ve kanalizasyon şebekesinin birleştirilmiş olması nedeniyle; tam 5,5 kat daha fazla kirli ve katı madde denize akmaktadır. Bu denizimiz için hakikaten hayati bir sorundur. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin verimli işletilememesi de ayrı bir problemdir. Bakanlık olarak; Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi düzgün işletilmediği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni defalarca uyardık. Son 5 senede 6 milyon liradan fazla tutarda, 13 ayrı ceza uyguladık. Bu cezaların sebebi, tesisin düzgün çalıştırılmaması; İzmir Körfezi’ni her gün önceki günden daha fazla kirletmesidir” cümlelerini aktardı.

“Çok yüksek miktarda katı atık, orta körfeze arıtılmadan doğrudan dökülüyor”

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisinden 23 Ağustos’ta numune alındığını ifade eden Kurum, analiz sonucunun kendilerini tekrar üzdüğünü söyledi. Sözlerime devam eden Kurum, şunları kaydetti:

“Çünkü tesisteki katı madde değeri olması gereken limitin tam 4 katına çıkmıştır. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisinin kurulu kapasitesi, günde yaklaşık 605 bin metreküptür. Ama tesise gelen atıksu miktarı günlük 700 bin metreküpü aşmaktadır. Tesise gelen fazla atıksu tesiste arıtılmıyor; çok yüksek miktarda katı atık; orta körfeze arıtılmadan doğrudan dökülüyor. İzmir Körfezi’mizin dibine birikiyor, dip çamurunu arttırıyor, canlı yaşamını derinden etkiliyor.”

Körfez’de yaşanan durumun büyük bir çevre felaketi olduğuna işaret eden Kurum, İzmir Körfezi’nin ekosisteminin artık tamamen çökme noktasına geldiğini ve İzmir Körfezi’nin ölmekte olduğuna değindi.

“Denizin bu hale gelmesinin sorumluları, seçim meydanlarında “İzmir Körfezi’nde yüzeceğiz” diyen ama görevdeyken körfez için tek bir adım atmayanlardır” diyen Kurum, şöyle devam etti:

“Sorumlular; şimdi suçlarını gizlemek için, “bu balıklar bize ait değil, bunlar gemilerle getirildi” diyerek kendini gülünç duruma düşürenlerdir. Bu kirliliğin sorumlusu; yağmursuyu ve kanalizasyon kanallarını bile birbirinden ayıramayan, kurulu atıksu tesislerini bile çalıştıramayan, derelerini dahi ıslah etmekten aciz olan belediyelerdir.”

“Yönetim zafiyeti söz konusuysa uyaracağız”

Bakanlık olarak, İzmir için sorumluları izleme ve denetim görevini yapmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Kurum, bilim kurulunun da oluşturulduğunu aktardı. Sözlerini sürdüren Kurum, “İnşallah kurulumuz, bundan böyle, yerel yönetimlere yol gösterecek. Bilim insanlarımız, İzmir’deki yerel yöneticiler için kirlilikle mücadeleye dair yol haritaları çıkaracak, ev ödevleri verecek. Biz de Bakanlık olarak; belediyeler ev ödevlerini yapıyor mu yapmıyor mu, anlık olarak takip edeceğiz. Eksiklikleri varsa söyleyeceğiz. Yönetim zafiyeti söz konusuysa uyaracağız. Atılması gereken adımlar atılmıyorsa harekete geçmeleri için zorlayacağız” açıklamalarında bulundu.

“Körfezde yapılan çalışmaların takipçisi olacağız”

“İzmir Körfezi, bugün yapıldığı gibi, kendi haline terk edilemez, görmezden gelinemez, yok sayılamaz” diyen Kurum, kendilerinin de bu duruma izin vermeyeceklerini ve İzmir Körfezi’nde yapılan çalışmaların takipçisi olacaklarını belirtti.

Bakan Kurum, kendisine yöneltilen ‘İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu toplantısına katılmayacağı’ yönündeki soruya ise “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı toplantıya katılsın, fikirlerini önerilerini paylaşsın. Kendisini davet ettik ama maalesef yurt dışında olmayı tercih etmiş. Demek ki İzmir’den daha önemli işleri var” yanıtını verdi. – İZMİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakan-kurum-baliklarimiz-oksijensiz-kaldiklari-icin-olmustur/feed/ 0
Zemin Sıvılaşmasından Dolayı Gölbaşı İlçesine Özel İmar Uygulaması https://www.haber28.com.tr/zemin-sivilasmasindan-dolayi-golbasi-ilcesine-ozel-imar-uygulamasi/ https://www.haber28.com.tr/zemin-sivilasmasindan-dolayi-golbasi-ilcesine-ozel-imar-uygulamasi/#respond Wed, 04 Sep 2024 19:29:58 +0000 https://www.haber28.com.tr/zemin-sivilasmasindan-dolayi-golbasi-ilcesine-ozel-imar-uygulamasi/ Zemin sıvılaşmasından dolayı Gölbaşı ilçesine özel imar uygulaması

ADIYAMAN – Zemin sıvılaşmasından dolayı 6 Şubat depremlerden en fazla etkilenen ilçelerden birisi olan Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı özel bir imar uygulamasını hayata geçiriyor.

Gölbaşı Gölü etrafında yerleşik olan Gölbaşı ilçesi 6 Şubat depremlerinden yapı stoku ve can kaybı olarak en çok etkilenen ilçelerden birisi oldu. Depremin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ilçenin 3’te 2’sini imara kapadı.

Ancak daha sonra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yapılan itirazları değerlendirerek, bilim adamlarından oluşun bir heyet tarafından 120 farklı noktasında sondaj yaptırarak zemin etüdü yapıldı. Bakanlık, ayrıca sokak sokak mikro imar çalış yürütüyor.

Yapılan etüt sonrasında bakanlık daha sonra, Atatürk Bulvarının batısında (Göl tarafı) bodrum şartlı, zemin+2, bulvarın doğu tarafında ise bodrum şartlı zemin+3 olarak karar kılındı. Önümüzdeki günlerde alınan bu kararın Belediyeye gönderilmesi ve ruhsat izni verilmeye başlanacak. Gölbaşı ilçesinde 7 metrelik kırık fayın geçtiği alanın sağında ve solunda 20’şer metre olmak üzere toplam 47 metrelik alanda fay boyunca yapılaşmaya izin verilmeyecek. Deprem sonrası yapılan kalıcı konutlar ilçe merkezine 7 kilometre uzaklıkta ki sağlam zemine yapılıyor.

Gölbaşı Kaymakamı Tarık Buğra Seyhan, “Depremden sonra ciddi bir zemin sıvılaşması olduğu bilimsel verilerle ortaya konulmuştu ilçemizde ve 3’te 2’si imara kapatılmıştı. Fakat akabinde bilimsel bir kurul tarafından, profesörlerden oluşan heyet tarafından ilçemizin 120 yerine sondaj yapılarak ilçemizin genel zemin çalışması yapıldı. Bakanlıkta son gelinen durumda asfaltın altı diye tabir ettiğimiz kısımda zemin artı iki bodrum şartlı, asfaltın üstü diye tabir ettiğimiz alanda da zemin artı üç bodrum şartlı olarak imarda karar kılındı. Şuan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından mikro çalışma yapılıyor imara dair. Bu çalışmaları neticelendikten sonra belediyemize intikal edecek ve belediye ruhsatlandırma işlemlerine başlayacak. Kentimizde şöyle fayın geçtiği alanlarda 7 metre bir fay kırığımız var. 7 metre fay kırığıyla beraber 20’şer metre sağlı sollu şeklinde de bir kapanma olacak. Yani burayı tampon bölge diye tabir ediyoruz. Buralarda yapılaşmaya izin verilmeyecek. Toplam 47 metre yapılaşmaya müsaade edilmeyecek” diye konuştu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/zemin-sivilasmasindan-dolayi-golbasi-ilcesine-ozel-imar-uygulamasi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halkın Sorunlarına Odaklanmak İstiyor https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-halkin-sorunlarina-odaklanmak-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-halkin-sorunlarina-odaklanmak-istiyor/#respond Wed, 28 Aug 2024 03:20:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-halkin-sorunlarina-odaklanmak-istiyor/ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz sadece bu halkın gerçek sorunlarına odaklanmak istiyoruz. Yokluğa, yoksulluğa, açlığa, sefalete rağmen inadına oylar kullanmak, kutuplaşan toplumdan medet umanlara karşı bizim hedefimiz herkese birden sahip çıkmaktır.” dedi.

Partisinin Edremit İlçe Başkanlığının ardından Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’ı makamında ziyaret eden Özel, belediye binasının bahçesine zeytin fidanı dikti.

Belediye önünde kendisini bekleyenlere hitap eden Özel, yerel seçimlerde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Edremit Belediyesini kazanmalarını sağlayan seçmenlere teşekkür etti.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’a seçimlerden bu yana özverili çalışmaları için teşekkür eden ve her daim destekçileri olduklarını anlatan Özel, “Biz sadece bu halkın gerçek sorunlarına odaklanmak istiyoruz. Yokluğa, yoksulluğa, açlığa, sefalete rağmen inadına oylar kullanmak, kutuplaşan toplumdan medet umanlara karşı bizim hedefimiz herkese birden sahip çıkmaktır. AK Parti’linin de yoksulu, MHP’linin de işsizi, Büyük Birlik Partilinin de güvencesinin teminatı biziz. Biziz, biriz, Türkiye’yiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz.” ifadesini kullandı.

“Hep birlikte kazanacak, hep birlikte bölüşeceğiz”

Türkiye’de yaşayan gençlerin gelecekten endişe duyduğu görüşünü savunan Özel, şunları kaydetti:

“Gençlerimizin geleceği, emeklimizin maaşı, çalışanımızın alnının terinin karşılığı için kavgayı burada vereceğiz, meydanlarda, mitinglerde vereceğiz ancak oyuna gelmeyeceğiz. ‘Ezanı susturacak’ dedikleri müezzinlerin imamların özlük haklarını savunuyor, ‘Bayrağı indirecek’ dedikleri ay yıldızlı al bayrağın renklerinden Türkiye ittifakı kuruyor, bütün Türkiye’nin demokratlarını kucaklıyor, ‘Vatanı böldürecekler’ dedikleri 7 bölgede 81 ilde 1000’e yakın ilçede verdiği mücadeleyle Türkiye’nin bütün demokratlarını, sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları yeter ki Türkiye’yi sevsin, yeter ki hepimizin ortak geleceği için mücadele etsin bütün demokratları kucaklıyoruz. Biz hep birlikte bu saltanatı yıkacağız. Biz hep birlikte halkın iktidarını kuracağız. Hep birlikte üretecek, hep birlikte kazanacak, hep birlikte bölüşeceğiz.”

Özgür Özel, 6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremleri hatırlatarak, bu konuda alınması gereken önlemlere değindi.

Türkiye bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Özel, şöyle devam etti:

“Edremit 20 fay hattının üstündeki bir ilçemiz ve burada kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Balıkesir’de kentsel dönüşüme ihtiyaç var. Partizanlık yaparak, imzalar atmayarak, onay vermeyerek el kol bağlayıp siyaset yapıyorsunuz ama depremin siyaseti olmaz. İnsan hayatının siyaseti olmaz. Enkaz altında kalmış bebeklerin, çocukların siyaseti olmaz. Kentsel dönüşüm için gereğini yapın, önümüzü açın. Gerekli katkıları sağlayın. Vebal altında kalmayın. Samimiyetle çağrıda bulunuyor, tarih önünde sizi bir kez daha uyarıyorum.”

“Türkiye’yi yönetmeye hazırlanıyoruz”

Özel, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 100 yıl önce büyük bir karamsarlık içinde, işgaller ve salgın hastalıklara karşı kurulduğunu ve demokrasiye inanmış genç, cesur kadroların bu toprakların alın yazısını değiştirdiğini anlattı.

Yerel seçimlerde yaşadıkları başarıyı parti olarak ilerleteceklerini kaydeden Özel, şöyle konuştu:

“Cumhuriyet Halk Partisi yapacağı büyük değişim kurultayıyla önce tüzüğünü demokratikleştirerek Türkiye’ye vadettiği demokrasiyi kendi yaşamaya başlıyor. Ardından yapacağı büyük program kurultayının başlangıcıyla bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu nasıl bitireceğini, gelir adaletsizliğini nasıl ortadan kaldıracağını, kendi kendine yeten bir tarım ülkesinden ithalata muhtaç bir ülke haline gelmekten nasıl kurtulacağını, hayvancılığından arıcılığa kadar tüm sektörleri yeniden nasıl ayağa kaldıracağını çalışacağı bir program hazırlıyor, hazırlanıyor. Müjdeler olsun ki Cumhuriyet Halk Partisi 100 yıl sonra yeniden Türkiye’yi yönetmeye, ayağa kaldırmaya hazırlanıyor.”

CHP olarak büyük bir seferberlik içinde olduklarını vurgulayan Özel, üzerlerine düşen fedakarlığı yapmaktan geri durmadıklarını belirtti.

Özel, 31 Mart gecesi partisini destekleyenlere verdiği ilk sözü tuttuğunu dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Herkesin insan olma onurunu yüreğinde hissedeceği o günler yakındır. Hiçbir mezhebin ötekileştirilmediği, cemevlerinin de ibadethane kabul edildiği, tüm inançlara saygılı, tüm inançlara eşit hizmet eden, kimseyi ikinci sınıf vatandaş görmeyen, anayasada ne yazıyorsa uygulayan eksik olanını da anayasasına koyan genç cumhuriyetin ikinci yüzyılında hep birlikte yürüyecek yolumuz var.

Dedim ki ‘1970’lerde Ecevit dünyayı doğru okudu, Türkiye siyasetini doğru okudu. Rüzgarı ve zorlukları doğru tespit etti ve onun liderliğinde girilen ikisi yerel, ikisi genel 4 seçimde de Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti çıktı.’ Ben yerel seçimlerle ilgili ortaya koyduğum iddiayı ve verdiğim sözü tuttum. Aynı Edremitlilerin bana verdiği sözü tuttukları gibi. Şimdi sözün büyüğünü tutmakta. Şimdi sıra mutluluğun büyüğünü yaşamakta. Emin olun ki inanın ki ant içerim ki yapılacak ilk genel seçimlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi birinci parti olacak, iktidar olacak.”

Programda Özel’e, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve ilçe belediye başkanları ile partililer eşlik etti.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-halkin-sorunlarina-odaklanmak-istiyor/feed/ 0
Bakanlık görüntüleri paylaştı! Pis suları denize döken Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne 464 bin lira ceza https://www.haber28.com.tr/bakanlik-goruntuleri-paylasti-pis-sulari-denize-doken-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-lira-ceza/ https://www.haber28.com.tr/bakanlik-goruntuleri-paylasti-pis-sulari-denize-doken-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-lira-ceza/#respond Tue, 20 Aug 2024 15:35:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/bakanlik-goruntuleri-paylasti-pis-sulari-denize-doken-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-lira-ceza/ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin atıksu arıtma tesisinin denize kabul edilebilir değerlerin üzerinde atıksu deşarjı yaptığını gösteren görüntüleri paylaştı. Belediyeye 464 bin 585 TL idari para cezası uygulanarak, konuya ilişkin adli süreç başlatıldığı açıklandı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından işletilen atık su arıtma tesisine ait deniz deşarjı hattında, Sahil Güvenlik Komutanlığı dalış ekibince sualtı incelemesi yapıldı. Yapılan incelemelerde hattın çıkış noktasında koyu renkli ve kirletici özellikte atık su çıkışı olduğu tespit edildi. Ayrıca aynı gün Damlataş Plajı Mevkisi’nde yağmur suyu kanalına ait deşarj noktasında da benzer görüntüler kaydedildi.

STANDARLARA AYKIRI SU DEŞARJI YAPTILAR

Bakanlığa gelen ihbarın ardından Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü denetim ekipleri, bölgeye sevk edildi. Tesisin, standartlara aykırı atık su deşarjı yaptığı belirlendi ve akış durduruldu. Damlataş Plajı Mevkisi’ndeki yağmur suyu hattına kaçak bağlantılar yapıldığı tespit edildi ve bu bağlantıların kesilmesi amacıyla çalışma başlatıldı.

img

Canlı yayında üç kuruş için yaptığı şov, TikTok fenomeninin sonu oldu

img

Hayatlarının en mutlu günü felaketle sonuçlandı: 4 ölü, 1 yaralı

img

Görüntü Türkiye’den! Raylarda ölüm böyle geldi

SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSU

Söz konusu kirlilik sebebiyle Bakanlık, Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira idari para cezası uyguladı ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/bakanlik-goruntuleri-paylasti-pis-sulari-denize-doken-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-lira-ceza/feed/ 0
Çankırı’da Orman Yangını Kontrol Altına Alınmaya Çalışılıyor https://www.haber28.com.tr/cankirida-orman-yangini-kontrol-altina-alinmaya-calisiliyor/ https://www.haber28.com.tr/cankirida-orman-yangini-kontrol-altina-alinmaya-calisiliyor/#respond Tue, 20 Aug 2024 06:15:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/cankirida-orman-yangini-kontrol-altina-alinmaya-calisiliyor/ Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde dün çıkan orman yangını söndürülmeye çalışılıyor.

Yukarımeydan köyündeki ormanlık alanda çıkan ve tedbir amaçlı Yukarımeydan, Aşağımeydan, Aşağıdere ve Yukarıdere köylerindeki evlerin tahliye edildiği yangına Çankırı ve çevre illerden gelen Orman İşletme Müdürlüğü arazözleri ile itfaiye ekiplerince müdahale ediliyor.

Rüzgarın etkisini yitirmesiyle ilerlemesi duran yangını kontrol altına almak için ekiplerin çalışmaları sürüyor. Etkisini büyük ölçüde kaybeden yangına günün ağarmasıyla birlikte ekiplerin müdahalesi arttı.

Yangında 44 hektar ormanlık alanın zarar gördüğü tespit edildi.

Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının dün 17.30 sularında başladığını söyledi.

Yangının çıkış nedeninin henüz belirlenemediğini ifade eden Taşolar, “Yangın dört cepheden devam etti. Şu an itibarıyla 3 cephede kontrol altına aldık. Fakat bir cephede çalışmalarımız ciddi bir şekilde devam ediyor. Ama onda da umutluyuz. Çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Şu an itibarıyla 2 helikopter, 102 araç ve 267 personelle, orman bölge müdürlüğüne bağlı ekipler, çevre belediyelerimizin itfaiye ekipleri, AFAD, Kızılay, jandarma, tabiri caizse bütün kamu kurum ve kuruluşları olarak müdahalemize devam ediyoruz.” dedi.

Köylerle ilgili herhangi bir sıkıntının yaşanmadığını anlatan Taşolar, şunları kaydetti:

“4 köyü tedbiren boşalttık. Burada herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Zaten bize teselli veren husus da şu ana kadar herhangi bir can ve mal kaybının olmaması. Ancak biz tedbiren rüzgarlı havadan dolayı bu köyleri boşalttık. Burada 4 köyümüzde 125 vatandaşımız için zaten kaymakamlığımız ve belediyemiz tarafından gerekli tedbirler alındı ve yerleştirme yapıldı. Bunlarla ilgili bir sıkıntı da yok. Çalışmalarımız devam ediyor. Şu an çıkış nedenine dair herhangi bir net bir şey söylemem yanıltıcı olabilir. Ama bununla ilgili olarak araştırmalar ve idari ve adli anlamda soruşturmalar yapılacaktır.”

Ilgaz Belediye Başkanı Mehmed Öztürk ise devletin tüm birimlerinin Ilgaz’da olduğunu, durumun her geçen saat iyiye gittiğini ifade etti.

Büyük bir alanın yandığını belirten Öztürk, şöyle devam etti:

“Neden çıktığı ile ilgili kesin bir bilgi yok. Ama jandarma ekiplerimiz araştırıyor. Elektrik direklerinin şase yaptığı söyleniyor. Başka bilgiler de var ama yarın hepsi belli olur. Vatandaşlarımızı otellere yerleştirdik. Her türlü ihtiyaçları karşılandı. Hayvanları güvenli noktalara alındı. Şu anda her şey yolunda, çalışmalar devam ediyor. Kastamonu Bölge Müdürlüğü, Ankara Bölge Müdürlüğünden, Ankara Büyükşehir itfaiye ekiplerine kadar Çankırı’nın tüm ekipleri ile müdahale ediliyor. Karayolları ekiplerimiz dozerleriyle, İl Özel İdaresine ait iş makineleri ile herkes Ilgaz’da. Şu anda yangın baskılandı ama tamamen kontrol altına alındı diyemiyoruz. Ama şu anda iyiye doğru gidiş var. ‘Dua edelim ki rüzgar devam etmesin’ demiştim. Allah’a şükür rüzgar kesildi. Toparlanmaya başladı.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/cankirida-orman-yangini-kontrol-altina-alinmaya-calisiliyor/feed/ 0
Yerli ve Milli ‘Nefes T-70’ Helikopteri Muğla’daki Orman Yangınında Görev Yapıyor https://www.haber28.com.tr/yerli-ve-milli-nefes-t-70-helikopteri-mugladaki-orman-yangininda-gorev-yapiyor/ https://www.haber28.com.tr/yerli-ve-milli-nefes-t-70-helikopteri-mugladaki-orman-yangininda-gorev-yapiyor/#respond Sun, 18 Aug 2024 17:16:53 +0000 https://www.haber28.com.tr/yerli-ve-milli-nefes-t-70-helikopteri-mugladaki-orman-yangininda-gorev-yapiyor/ Muğla’nın Ula ilçesinde çıkan orman yangınına müdahalede bulunan yerli ve milli ‘Nefes T-70’ yangın söndürme helikopteri, alevlerle mücadelede etkili rol oynuyor.

Ula ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde öğle saatlerinde başlayan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle hızla büyüyerek geniş bir alana yayıldı. Yangına havadan ve karadan yoğun bir şekilde müdahale ediliyor. Bölgeye sevk edilen yangın söndürme helikopterleri ve uçakları, hızla büyüyen alevleri kontrol altına alabilmek için aralıksız çalışıyor. Geçtiğimiz yıl Orman Genel Müdürlüğü (OGM) envanterine dahil olan ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TUSAŞ) ile Skorsky tarafından ortak üretilen ve OGM envanterinde yer alan ilk yangın söndürme helikopteri olma özelliği taşıyan yerli ve milli ‘Nefes T-70’ yangın söndürme helikopteri de Ula yangınında görev yapıyor. Yangın alanında yoğun bir hava trafiği yaşanırken, ‘Nefes T-70’ helikopterinin su kaynağından su alma anları kameralara yansıdı. OGM’ye geçtiğimiz yıl teslim edilen helikopter yangınlarla mücadelede önemli bir rol üstlenirken, yangına yapılan müdahalede gösterdiği performans yerli ve milli üretimlerin orman yangınlarıyla mücadelede ne denli etkili olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Hem karadan hem de havadan yapılan müdahalelerle yangının kontrol altına alınması için çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. – MUĞLA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/yerli-ve-milli-nefes-t-70-helikopteri-mugladaki-orman-yangininda-gorev-yapiyor/feed/ 0
İzmir’de Yamanlar Dağı’nda Orman Yangını Devam Ediyor https://www.haber28.com.tr/izmirde-yamanlar-daginda-orman-yangini-devam-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/izmirde-yamanlar-daginda-orman-yangini-devam-ediyor/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:31:21 +0000 https://www.haber28.com.tr/izmirde-yamanlar-daginda-orman-yangini-devam-ediyor/ (İZMİR) –İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Yamanlar Dağı’nda başlayıp rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılan orman yangını devam ediyor. Havanın kararmasıyla sadece karadan yer ekiplerinin müdahale ettiği yangına, günün aydınlanmasıyla havadan da müdahale edilmesi bekleniyor.

Gece saatlerinde yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı yaptığı açıklamada yangının çıkış nedeninin 3 kişinin piknik amaçlı yakmış olduğu ateşten kaynaklandığını açıkladı.

Yamanlar mevkisinde yangının konut alanına yakın olması nediyle 17 ev yandı, 105 ev boşaltıldı, 44 iş yeri de tahliye edildi. Bir binanın çatısına isabet eden bir ateş parçası ile başlayan yangın ise İzmir Büyükşehir Belediyesiİtfaiye Ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.

Öte yandan Sağlık Bakanlığı’ndan İzmir’de meydana gelen orman yangınına ilişkin yapılan açıklamada, yangından 78 kişinin etkilendiği, 29 kişinin tedavisinin hatanelerde devam ettiği bildirildi.

Yangına karşı ekiplerin müdahalesi devam ediyor.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirde-yamanlar-daginda-orman-yangini-devam-ediyor/feed/ 0
İzmir’deki orman yangınına havadan müdahale başladı https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-orman-yanginina-havadan-mudahale-basladi/ https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-orman-yanginina-havadan-mudahale-basladi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:31:16 +0000 https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-orman-yanginina-havadan-mudahale-basladi/ İzmir’deki orman yangınına sabahın ilk ışıklarıyla havadan tekrar müdahale başladı

İZMİR – İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki Yamanlar Dağı’nda iki gün önce başlayan ve yerleşim yerlerine sıçrayan orman yangını devam ederken, günün ilk ışıklarıyla havadan tekrar müdahale başladı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-orman-yanginina-havadan-mudahale-basladi/feed/ 0
İzmir’deki yangın piknik ateşinden çıktı https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-yangin-piknik-atesinden-cikti/ https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-yangin-piknik-atesinden-cikti/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:31:01 +0000 https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-yangin-piknik-atesinden-cikti/ İzmir’deki yangında yerleşim yerlerini tehdit edecek bir unsurun bulunmadığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Yangını çıkaranlar aranıyor” dedi.

İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde geçtiğimiz gün saat 21.10 sıralarında çıkan yangına müdahale sürüyor. İncelemelerde bulunmak üzere yangın bölgesine gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yaşanan yangınlara ilişkin basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Yumaklı, “Bugün itibariyle ülkemizde 72 yangın çıktı. Bunların 45’i kontrol altında, 27’sine müdahale sürüyor. Sabah itibariyle sadece Bolu ve Manisa’daki, onların da enerjileri düşürülmüştü ancak çok yoğun bir şekilde şiddetli rüzgarın olması, tekraren buraları alevlendirdi. Farklı yerlerde de yangınlar çıkmaya başladı. Bolu’da 12.41’de anızdan kaynaklı bir yangın çıktı. Yaklaşık 80 kilometreye varan hızla bir rüzgar sebebiyle çok hızlı yayıldı. Bu yangını başlatanlar gözaltında. Yangına 13 helikopter 160 kara aracı, 822 personel sevk ettik. Ayvatlar, Yeniköy, Seferler ve Umurlar Mahallesi tahliye edilmişti. Naldoğan- Göynük yolu trafiğe kapatılmıştı. Enerjisi düşürülmüş vaziyette” diye konuştu.

“3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı”

İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiindeki yangına dair de bilgiler aktaran Bakan Yumaklı, “Biz dün gece sabaha kadar bununla ilgili müdahaleleri yapıp artık tamamladık derken bugün saat 10.14’te tamamladık dediğimiz yangına yakın bir yerde bir yangın daha çıktı. Her 2 yangın da ormanlık alanında başladı. Yangın 3 kişinin piknik amaçlı yakmış oldukları ateşten çıktı. Birbirine yakın devam eden bu yangınlara, 4 uçak, 14 helikopter, 70 kara aracı ve 445 beş personel sevk ettik. Özellikle Yamanlar mevkiinde konut alanına yakın olması hasebiyle 17 ev yandı. 105 ev boşaltıldı. 44 iş yeri de tahliye edildi. 1 evin de çatısına yangın sirayet etti. Rüzgarın şiddetine göre zaman zaman baskılanıyor. Zaman da alevlenebiliyor. Arkadaşlarımız gerekli tedbirlerini aldılar. Şu an için yerleşim yerlerini tehdit edecek herhangi bir unsur yok” cümlelerini aktardı.

Otluk alanda sigara içerken çıkarmışlar

Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun otluk alanda sigara içerken çıkarmış olduklarını söyleyen Bakan Yumaklı, şunları kaydetti:

“Bunlar da gözaltına alındı. Kararsız bir rüzgar var. Zaman zaman müdahale eden arkadaşlarımızın hayati tehlike atlatmasına sebep olan durumlar olabiliyor. Herhangi bir can kaybı yok. Ekosistemdeki canlılar için üzgünüm. Bu yangına da 3 uçak, 1 helikopter, 10 kara aracı, 63 personel sevk etmiştik. Bunun da enerjisi şu an için düşürülmüş vaziyette.”

Manisa’nın Gördes ilçesindeki yangının kırsal alanda başladığını ve ormana sirayet ettiğini ifade eden Bakan Yumaklı, yangının çıkış sebebiyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığının altını çizdi. Sözlerini sürdüren Yumaklı, “Yangına 2 helikopter, 2 uçak, 99 kara aracı ve 512 personel sevk etmiştik. İlk başta enerjisini oldukça düşürmüştük ancak yeniden çıkan şiddetli rüzgar maalesef büyümesine sebep oldu” şeklinde konuştu.

Aydın ve Didim’deki yangınların enerjisi düşürüldü

Aydın ve Didim’deki yangının da çıkış sebebini bilmediklerini vurgulayan Yumaklı, buraya da 3 uçak, 5 helikopter, 27 kara aracı ve 155 personeli sevk ettiklerini, enerjisinin düşürüldüğünü belirtti.

Diğer yangınların da enerjileri düşürüldü

En çok endişeye sevk eden yangının Aydın Bozdoğan’daki yangın olduğunu anlatan Yumaklı, “Yangın kırsal alanda çıktı ve ormana sirayet etti. 2 uçak, 3 helikopter, 30 kara aracı, 168 personel sevk ettik. Muğla, Milas, Karabük, Safranbolu ve Ovacık. Bunların da enerjileri düşürüldü” diye açıkladı.

Hava araçları açıklaması

“Hava araçları 24 saat havada kalamaz” diyen Bakan Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti:

“Bunların ikmal yapması gerekir. Belli bir rüzgar şiddetinin üzerinde olduğu zaman bu araçlar istese bile kalkamaz. Kalksalar bile su alamaz. İstedikleri yere atamaz. Ben sosyal medyadan paylaşımların hepsine kulaklarımı kapadım.”

Vatandaşlara uyarı

Vatandaşlara kapalı alanların dışında bir ateş yakılmaması konusunda uyarılarda bulunan Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerinin, iş yerlerinin dışında bir ateş ve çakmak yakmamasını belirtti.

“İzmir’de 3 kişi aranıyor”

İzmir’de 3 kişinin arandığını söyleyen Bakan Yumaklı, “2 kişi Ödemiş’te gözaltına alınmış vaziyette. Bolu’da da 4 kişi gözaltına alındı. Çiğli yangını ise Yamanlar mevkii ile birleşti” diyerek sözlerini tamamladı. – İZMİR

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/izmirdeki-yangin-piknik-atesinden-cikti/feed/ 0
Tunceli’de Orman Yangını Kontrol Altına Alındı https://www.haber28.com.tr/tuncelide-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/ https://www.haber28.com.tr/tuncelide-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/#respond Sat, 17 Aug 2024 05:30:57 +0000 https://www.haber28.com.tr/tuncelide-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/

TUNCELİ merkeze bağlı Kocakoç köyü Boylu mezrasında çıkan orman yangını, TOMA’ların ve köylülerin de desteği ile yerleşim yerlerine sıçramadan 3 saatte kontrol altına alındı.

Tunceli merkeze bağlı Kocakoç köyü Boylu mezrası yakınlarında saat 23.00 sıralarında henüz bilinmeyen nedenle orman yangını çıktı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, Orman İşletme Müdürlüğü, Munzur Arama Kurtarma Derneği (MUDAK) ile polis ve jandarmaya ait TOMA’lar sevk edildi. Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangın, köylülerin de desteğiyle yerleşim yerine sıçramadan 3 saatlik çalışmayla kontrol altına alındı.

Bölgede soğutma çalışmaları sürerken, yangınla ilgili inceleme başlatıldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tuncelide-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/feed/ 0
Deprem Bölgesinde 200 Bin Konutun Teslimi İçin 4 Ay Süre Verildi https://www.haber28.com.tr/deprem-bolgesinde-200-bin-konutun-teslimi-icin-4-ay-sure-verildi/ https://www.haber28.com.tr/deprem-bolgesinde-200-bin-konutun-teslimi-icin-4-ay-sure-verildi/#respond Fri, 16 Aug 2024 22:35:19 +0000 https://www.haber28.com.tr/deprem-bolgesinde-200-bin-konutun-teslimi-icin-4-ay-sure-verildi/ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde en geç 4 ay içinde 200 bin konutu teslim edeceklerini söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, akşam saatlerinde Malatya’ya geldi. Büyükşehir belediyesinde kurumlar ile istişare toplantısına katılan Bakan Kurum, yetkililerden devam eden çalışmalar hakkında bilgiler aldı.

Basına kapalı olarak gerçekleşen toplantı ile ilgil Sosyal medya hesabından bilgi veren Bakan Kurum, “Malatya’mızda afet konutlarının inşasında son durumu değerlendiriyoruz. 7 bin 881 depremzede ailemizi yeni evlerine kavuşturduk. 79 bin 133 ev ve iş yerinin inşasına devam ediyoruz. 11 ilimizde ise; 292 bin yuvamızın inşasını sürdürüyoruz. En geç 4 ay içinde 200 bin konutu teslim edeceğiz. 2025 bittiğinde depremin tüm izlerini hep birlikte silmiş olacağız” ifadelerine yer verdi.

Geceyi Malatya’da geçirecek olan Balan Kurum yarın AK Parti Malatya İl Danışma Meclisine katılacak. Daha sonra rezerv alanları ve TOKİ konutları inşaatlarını inceleyecek olan Bakan Kurum akşam ise Hatay’ın İskenderun ilçesine geçecek. – MALATYA

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/deprem-bolgesinde-200-bin-konutun-teslimi-icin-4-ay-sure-verildi/feed/ 0
İstanbul ve Ankara itfaiyeleri İzmir’deki yangına müdahale için yola çıktı https://www.haber28.com.tr/istanbul-ve-ankara-itfaiyeleri-izmirdeki-yangina-mudahale-icin-yola-cikti/ https://www.haber28.com.tr/istanbul-ve-ankara-itfaiyeleri-izmirdeki-yangina-mudahale-icin-yola-cikti/#respond Fri, 16 Aug 2024 22:35:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/istanbul-ve-ankara-itfaiyeleri-izmirdeki-yangina-mudahale-icin-yola-cikti/ (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve Ankara Büyükşehir Belediyemiz itfaiyeleri İzmir’deki yangına müdahale etmek için yoldalar” dedi.

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Yamanlar Dağı’nda başlayan ve ormanlık alana yakın yerleşim yerlerine sıçrayan yangına ilişkin açıklama yapan CHP Genel başaknı Özgür Özel, “İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve Ankara Büyükşehir Belediyemiz itfaiyeleri İzmir’deki yangına müdahale etmek için yoldalar” ifadelerine yer verdi.

Özel’in X hesabından yaptığı açıklama şöye:

“İstanbul Büyükşehir Belediyemiz ve Ankara Büyükşehir Belediyemiz itfaiyeleri İzmir’deki yangına müdahale etmek için yoldalar. Sn. Cemil Tugay ile sürekli iletişim halindeyiz. Sn. Ekrem İmamoğlu ve Sn. Mansur Yavaş ile birlikte süreci yakından takip ediyoruz.”

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/istanbul-ve-ankara-itfaiyeleri-izmirdeki-yangina-mudahale-icin-yola-cikti/feed/ 0
Çöpler Altın Madeni’nde denetleme görevi kabul edilmedi https://www.haber28.com.tr/copler-altin-madeninde-denetleme-gorevi-kabul-edilmedi/ https://www.haber28.com.tr/copler-altin-madeninde-denetleme-gorevi-kabul-edilmedi/#respond Sun, 28 Jul 2024 07:36:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=28060 DİLAN KUTLU

(ANKARA) – Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı kayan liç yığının kapasitesinin aşıldığının denetleme görevini iki Bakanlık da kabul etmedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yönetim Genel Müdürü Recep Akdeniz’e “kayan liç yığınının yüksekliğinin kaç metre” olduğunun sorulması üzerine, “Bizim liç sahasının yüksekliğiyle ilgili bir görevimiz yok” yanıtını verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da 30 Nisan’da komisyonda yaptığı açıklamada, “Liç alanı tamamen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mevzuatı kapsamında onlar tarafından onaylanan, onlar tarafından takip edilen bir konu” diyerek kendi Bakanlığının sorumlu olmadığını söylemişti.

Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu Başkan Atay Uslu’nun başkanlığında toplandı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerini dinliyor. ÇED İzin Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, komisyona sunum yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank da komisyon toplantısına katıldı.

“LİÇ ALANI TAMAMEN ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİĞE AİT”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, 30 Nisan’da komisyonda yaptığı konuşmada, MAPEG ‘in liç alanıyla alakalı herhangi bir projeye onay verdiği bir süreç söz konusu olmadığını belirterek, “Liç alanı tamamen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mevzuatı kapsamında onlar tarafından onaylanan, onlar tarafından takip edilen bir konu” diyerek diğer bakanlığın sorumlu olduğunu belirtmişti.

“10 MİLYON TON KAPASİTE ARTIRIMINI DENETLEDİNİ Mİ?”

Komisyonun bugünkü toplantısında aynı soru Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na soruldu. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Recep Akdeniz’e, “10 milyon ton fazla kapasite yüklenmesi yapılmış. Üretim zorlaması olmuş. Nihai ÇED raporunda belirtilen kapasitenin aşılıp aşılmadığını Çevre Bakanlığı olarak izleme ve denetleme görevinizi yerine getiriyor musunuz, getirmiyor musunuz? Burada yığın liç kapasitesinin üzerinde bir yükleme yapıldığını denetlediniz mi denetlemediniz mi” diye sordu.

“BİZİM MEVZUATLARIMIZDA ‘YETKİLİSİNİZ’ DİYE BİR HÜKÜM YOK”

Akdeniz, “Bizim liç sahasının yüksekliğiyle ilgili bir görevimiz yok. Bizim mevzuatlarımızda işletme prosesleriyle ilgili ‘burada yetkilisiniz, görevlisiniz’ diye bir hüküm yok” diyerek takibi sağlayan kurumun kendi bakanlıkları olmadığını söyledi.

KOMİSYONDA TARTIŞMA

Görüşmeler sırasında, CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer ile Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin bölgeye geç gittiğini söylemeleri üzerine AK Parti milletvekilleri Şengül Karslı, Resul Kurt ve MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük ile CHP’li milletvekilleri arasında kısa süreli tartışma yaşandı.

MHP’li Küçük, ” Beşiktaş’ta 29 kişi öldü, belediye başkanınız bile gitmedi. Onun hesabını verin. Oradaki insanlar yanarak öldü” dedi.

CHP milletvekilleri Taşçıer ile Yavuzyılmaz da olaya ilişkin soru önergesi verilebileceğini, İliç’te de halen 7 işçinin toprak altında olduğunu hatırlattı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/copler-altin-madeninde-denetleme-gorevi-kabul-edilmedi/feed/ 0
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Maden sahalarında 18 milyondan fazla ağaç dikildi https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-maden-sahalarinda-18-milyondan-fazla-agac-dikildi/ https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-maden-sahalarinda-18-milyondan-fazla-agac-dikildi/#respond Fri, 26 Jul 2024 08:36:08 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=27715 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, maden sahalarında bugüne kadar 6 bin 600 hektarlık alanın rehabilite edildiğini ve bu alanlara 18 milyondan fazla ağacın tekrar dikildiğini belirtti.

Bakan Bayraktar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) sosyal tesislerinde gerçekleştirilen Türkiye Madencilik Meclisi Toplantısı’nda, madenciliğin çevre karşıtı değil, çevreyle beraber bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Madencilik sektörünün mevcut durumu, sektörün içinde bulunduğu ve yaşadığı sıkıntılar ve potansiyel çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantıda Bayraktar, madencilik sektörünün ulusal ve uluslararası arenada önemli bir ilgi odağı haline geldiğini kaydetti.

Bayraktar, milli enerji ve maden politikası çerçevesinde madenlerden yüksek katma değer sağlamak amacıyla ara ve uç ürün üretiminin hedeflendiğini aktardı.

Sektörün son 15 yılda ortalama 136 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını ifade eden Bayraktar, “Bu kadar kaynak zengini bir ülkenin çok daha ileri gidebilmesi söz konusudur. Bu anlamda da istihdam katkısını çok daha ileri götürebiliriz.” dedi.

Bayraktar, Türkiye’de son 10 yılda yıllık ortalama 758 milyon ton maden üretimi yapıldığını belirterek, “Önceliğimiz sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenleri mümkün olan en üst seviyede kendi imkanlarımızla, yerli kaynaklarımızla karşılamak, öz kaynaklarımızı çıkarmak, ekonomiye bunları kazandırmak.” diye konuştu.

“Nadir toprak elementleri stratejik açıdan büyük öneme sahip”

Bayraktar, maden sektörüne olan yatımların artarak devam edeceğini ifade ederek, çevreci madencilik anlayışının uluslararası boyutları olan bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

Sorumlu madencilik anlayışıyla üretim planlamaları yapıldığına işaret eden Bayraktar, “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) yürütmüş olduğu bir Türkiye geneli rehabilite edilmiş maden sahaları ile madencilik, sosyal sorumluluk çalışmalarının tespiti projesi var. Bu anlamda bugüne kadar yapılan üretim faaliyetlerinde 6 bin 600 hektarlık alanın yeniden rehabilite edildiğini ve bu alanlara 18 milyondan fazla ağacın tekrar dikildiğini tespit etmiş durumdayız.” diye konuştu.

Madencilik sektöründe temel sıkıntılar arasında çevresel etki değerlendirme, orman izinleri ve orman izinlerinde ödenen bedeller olduğunu anlatan Bayraktar, “Bu alanda önce insan sonra çevre, sonra katma değerli madencilik prensibinden vazgeçmeden bu süreçleri iyileştirmeyle alakalı çalışmalarımızı yapıyoruz.” dedi.

Madencilik alanında nadir toprak elementlerinin de ekonomik, iktisadi değerden ziyade stratejik açıdan büyük öneme sahip olduğunu belirten Bayraktar, “Ülkemizi dünya liginde çok üst yere taşıyacak bu alanda çok hızlı bir şekilde bu yatırımları gerçekleştirebilmemiz lazım.” ifadesini kullandı.

“Yeni bir madencilik stratejisine ihtiyaç var”

TOBB Madencilik Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan da ülkede kalkınmanın sağlanması için sürdürülebilir madencilik faaliyetlerinin planlanmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Madenciliğimizin büyümesi için yeni bir anlayışa ve yatırımcı dostu ortamların oluşturulmasına imkan tanıyacak yeni bir madencilik stratejisine ihtiyacı bulunmaktadır.” dedi.

Kırşan, madencilik sektörünün en önemli sorunlarının orman mevzuatı uygulamalarından kaynaklandığını ifade ederek, Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde madencilik girişimlerinin olumlu sonuçlandırılmasının en büyük beklentileri olduğunu dile getirdi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-maden-sahalarinda-18-milyondan-fazla-agac-dikildi/feed/ 0
Yalova Valisi Hastane Yolunun Acilen Tamamlanmasını İstiyor https://www.haber28.com.tr/yalova-valisi-hastane-yolunun-acilen-tamamlanmasini-istiyor/ https://www.haber28.com.tr/yalova-valisi-hastane-yolunun-acilen-tamamlanmasini-istiyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 06:48:09 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=26291 Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin çöken yoluyla ilgili, “Hastane yolunda istiyoruz ki yaz ayları tamamen başlamadan bitirilsin. Normal şartlara göre yaz aylarında çok daha yoğun vatandaş giriş-çıkışı oluyor. Şu an bir noktadan giriş, bir noktadan da çıkış verdik ama inanılmaz bir trafik oluyor” dedi.

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir toplantıda konuşan Vali Kaya, hastane yolunda yaşanan çökmeyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kaya, “Projeyi hazırlarken orada dolmuş durağı yok. Orada taksilerin durabileceği bir yer yok. Ben de gittim inceledim. En azından bu yol yapılırken onlara da cepler yaparsak hem dolmuşların durabileceği hem de vatandaşların durabileceği indi-bindi yapılabileceği güvenli bir yol ortamı oluşturmak gerekiyor. Biraz hastanenin duvarını da içeriye almak lazım. Orada 2 metre daha içeriye girilse orası vatandaşın trafiğini yönetme adına güzel olacak. Şu haliyle biz oradaki trafiği yönetemiyoruz. Proje çizilirken yanlış çizilmiş. Bunların hepsinin düşünülmesi lazımdı. Bunlar düşünülmemiş. Madem yol kaydı bu da bir fırsat oldu. Yaparken en azından orayı düzgün yapalım. Böyle bir planlama gerçekten olmaz. Taksi nereden girecek nereden çıkacak o düzenlenmemiş. Orada bir maalesef keşmekeşlik var” ifadelerine yer verdi.

Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü’ne teşekkür eden Vali Kaya, “Proje ihalesi yapılırken de mutlaka haberimiz olsun biz de planlamasını yapalım. En azından yap-boz meselesine yeniden dönmesin. Müdürlüğü de anlayışınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Burası Karayolları ağında değildi. Daha öncesinde hastane açılırken kolaylık olsun diye bu yol yapılmış. Ama bu yol kaydı. Burada da bir mağduriyet oluştu. Biz buna duyarsız kalamayız dediler ve bu işe el attılar. Yereldeki imkanlar ile Karayolları standardına uygun yol yapmak mümkün değil. Belediyenin imkanı da yoktu. Çok ciddi bir bütçe karşımıza çıkıyordu. Bakanımız talimatı verdi ve müdürlüğümüz hızlı bir şekilde çalışmaya başladı. Ben müdürlüğünüze hassasiyetinizden dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel de hastanenin arkasında bulunan duvarın da sıkıntılı olduğunu hatırlatarak, “Bunu hızlandırmamız gerekiyor. Hastane çevresiyle alakalı daha önce siyaseten de dile getirdim. Hastanenin ön tarafında sorun olduğu gibi arka tarafında da problem bulunuyor. Hastanenin arkasındaki istinat duvarının altı boş. Toprak altından kayıyor. Oraya da bakmak lazım. Bu hastane çevresindeki projelendirmelerin bir an önce bitmesi gerekiyor. Orası kentin tamamını ilgilendiren bir bölge. Kentin merkezinde de ulaşım problemini çözebilecek bir aks. Kentin merkezindeki ulaşım probleminin çözüm önerilerini de vatandaş ile paylaştığım için hastane önündeki yolun ve kavşağın bir an önce bitirilmesi gerekiyor. Çevre Yolu’nun ne zaman biteceğini bilmem gerekiyor. Ona göre şehir merkezinde bir planlama yapacağız” dedi.

Karayolları 14. Bölge Müdür Yardımcısı Alican Birincioğlu da açıklamalarında şu sözlere yer verdi: “Güney Çevre yolunda ihale süreci devam ediyor. Güney Çevre yolunun bitişi muhtemel 2026 yılı. Hastane yoluyla alakalı da belediyemizin bir proje çalışması olmuş ama Karayolları standartlarına tam uygun kriter olmadığı için projesini Karayollarına göre yapıyoruz. Proje bittikten sonra da akabinde imalatını tamamlayacağız. Hastane yolu ve Güney Çevre Yolu’nun oluşturduğu sıkıntının farkındayız. Zemin yapısından kaynaklı problemler var. Çözüme kavuşturacağız.” – YALOVA

]]>
https://www.haber28.com.tr/yalova-valisi-hastane-yolunun-acilen-tamamlanmasini-istiyor/feed/ 0
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Samandağ’daki Hazır Beton Üretim Santrali’ne Karşı Çevre Tehditlerini Gündeme Getirdi https://www.haber28.com.tr/chp-hatay-milletvekili-nermin-yildirim-kara-samandagdaki-hazir-beton-uretim-santraline-karsi-cevre-tehditlerini-gundeme-getirdi/ https://www.haber28.com.tr/chp-hatay-milletvekili-nermin-yildirim-kara-samandagdaki-hazir-beton-uretim-santraline-karsi-cevre-tehditlerini-gundeme-getirdi/#respond Wed, 17 Jul 2024 08:24:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25950 (ANKARA) –CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’ın Samandağ ilçesinde bulunan Atatürk Mahallesi’ndeki Hazır Beton Üretim Santrali’nin bölgedeki yurttaşlara ve çevreye zarar verdiğini belirterek, “Bu santrallerde kullanılan kimyasallar ve ağır metaller ekosistemi de uzun vadede oldukça tahrip edecektir; özellikle Asi Nehri eski yatağının çok yakınına kurulan bu tesisler yöreye has endemik bitki ve canlı türlerinin yaşam alanına da bir tehdittir” dedi.

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara; Hatay’ın Samandağ ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan Hazır Beton Üretim Santrali’yle ilgili yazılı açıklama yaptı. Santralin yurttaşların sağlığını olumsuz etkileyecek yakınlıkta olduğuna ve planlanan kapasite artışı ile çevresel ve yaşamsal tehlikelerinin artacağına dikkat çeken Yıldırım Kara, şunları kaydetti:

“Deprem sonrasında Hatay halen aldığı ağır hasarlar dolayısıyla artan çevre sorunlarıyla mücadele içindedir. Bahsi geçen Hazır Beton Üretim Santrali proje alanı itibariyle yol ve ulaşım güzergahlarına, okullara, narenciye ve seracılık üretiminin yapıldığı tarım alanlarına, bankalara ve semt pazarları gibi vatandaşımızın günlük hayatında önemli rol oynayan birçok mekana tehlike arz edecek yakınlıktadır. Anayasanın 56. Maddesi’nin hükmü gereğince ‘Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.’ Samandağ halkının bu hakkına sahip çıkmak ve yaşanabilir çevre koşulları sağlamak zorundayız. Üretim sürecinde ortaya çıkacak büyük miktarda toz, kullanılan aktif yakıtlar sonucu açığa çıkan gaz, santral bacalarından salınan ve havayı kirleten küçük partiküller kronik sağlık problemlerine yol açabilmekte ve ölümlere neden olabilmektedir.

Ayrıca bu santrallerde kullanılan kimyasallar ve ağır metaller ekosistemi de uzun vadede oldukça tahrip edecektir; özellikle Asi Nehri eski yatağının çok yakınına kurulan bu tesisler yöreye has endemik bitki ve canlı türlerinin yaşam alanına da bir tehdittir. Bu santral yakın çevreyi uzun vadede zehirleyecek buna ek olarak santralin tüketeceği su bölgeyi nihayetinde çölleştirecektir. Rüzgarı da hesaba kattığımızda santralden çıkacak olan baca tozları ise yakın çevresinde bulunan, semt pazarına, Çarşı denilen ilçe merkezine, Cumhuriyet, Sutaşı, Çöğürlü, Kuşalanı, Tekebaşı mahallelerine, Yeni Mahalle’de Akdeniz’e kadar Samandağ ilçemizin büyük bir bölümüne yayılacaktır ve buralarda hem ekosisteme hem de insan sağlığına ciddi bir tehdit oluşacaktır.”

“DAYANIŞMAMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Kara, Hazır Beton Üretim Tesisi’nde kapasite artışına ilişkin ÇED raporuna dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Proje alanının Samandağ ilçe merkezine 520 metre mesafede yer aldığı raporda açıkça belirtiliyor. En yakın yerleşim birimi 640 metre ile Yeşilada Mahallesi iken, en yakın konut ise sadece 170 metre mesafede yer alan Atatürk Mahallesi’ne bağlıdır. Fakat bu yakınlık raporda bize şöyle anlatılıyor: ‘Yol ve ulas¸ım gu¨zergahlarına yakın olması, faaliyet ic¸in sec¸ilen yerin, u¨retim yo¨nteminin uygunluk ac¸ısından bo¨lgenin sosyo-ekonomik durumu proje yerinin sec¸ilmesinin etkin sebeplerdir ve başka bir mekan alternatifi bulunmamaktadır.’ Bu, bölgenin sosyo-ekonomik durumunun sebepler arasında gösterilmesi ve bir istihdam kapısı yaratacağı şeklinde olumlu bir algı yaratılmakta, yurttaşlarımıza ve doğaya verilecek zararın bu yolla üstü kapatılmaya çalışılmaktadır. Bu süreci takip edecek ve Samandağ halkının yatırım uğruna, sermaye uğruna yaşanabilir bir çevreden sağlıklı bir gelecekten mahrum olmaması adına bu taleplerinin ehemmiyetini her fırsatta dile getireceğiz. Hatay, kirlilik yükü bakımından maalesef Türkiye’nin en üst sıralarda yer alan kenti olmuştur. Depremi yaşamış yurttaşlarımız zaten halihazırdaki bu kirlilik yüküyle büyük risk altındadır. Her gün yeni bir kapasite artışı ya da çevreye büyük ölçüde zararlı tesislerin açılması yurttaşlarımızı deprem dışındaki başka felaketlerle de karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır. Ne Samandağ ne de Hatay’ın herhangi bir bölgesinde yaşayan yurttaşlarımız yeni bir felaketi yaşayabilecek güçtedir. Dolayısıyla kendi yaşam alanına ve doğaya sahip çıkan her Hataylı ile dayanışmamızı sürdüreceğiz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-hatay-milletvekili-nermin-yildirim-kara-samandagdaki-hazir-beton-uretim-santraline-karsi-cevre-tehditlerini-gundeme-getirdi/feed/ 0
CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya getirilen İtalyan donanmasına ait gemileri TBMM gündemine taşıdı https://www.haber28.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-izmir-aliagaya-getirilen-italyan-donanmasina-ait-gemileri-tbmm-gundemine-tasidi/ https://www.haber28.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-izmir-aliagaya-getirilen-italyan-donanmasina-ait-gemileri-tbmm-gundemine-tasidi/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:12:10 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=25018

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya söküm işlemleri için getirilen İtalyan donanmasına ait üç deniz altı ve dört askeri gemiyi soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye “Gemilerin tehlikeli madde envanter raporu ve ‘gas free’ belgeleri var mıdır? Asbest ve tehlikeli atık analizleri yapılmış mıdır” diye soran Yücel, “Dünyanın mülteci kampı olduğumuz yetmedi, çöp konteyneri olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk” dedi.

CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya söküm işlemleri için getirilen İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ve dört askeri gemiyle ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı yönelik soru önergesi verdi. Yücel, soru önergesinde şunları kaydetti:

“YEREL SEÇİMLERDE UMDUĞUNU BULAMAYAN İKTİDAR İZMİR’E ACIMAMIŞ”

“Aliağa’da Gemi Söküm Yönetmeliği’ni uygulamak yerine, işçi sağlığını hiçe sayan, bölgeyi çevre felaketine sürükleyen bir anlayışın hakim olmasının nedeni nedir? Dünya kamuoyu bu donanma gemilerine ölüm gemileri diyor. Biz ise güzel İzmir’i ve halk sağlığını tehlikeye atıp bu işe, ev sahipliği yapıyoruz. Anlaşılan, yerel seçimlerde umduğunu bulamayan iktidar İzmir’e acımamış. Dünyanın mülteci kampı olduğumuz yetmedi, çöp konteynırı olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk. İktidarın gözünde insan hayatının hiç mi değeri yok? Radyasyon tehlikesi var mı yok mu bakılmadan, bunun ölçümü yapılmadan, çevreye verilen zararı hesaba katmadan, işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini düşünmeden, böylesine tehlikeli bir karara nasıl imza atarlar?

“İZMİR’DE ‘BEN YAPTIM OLDU’ ANLAYIŞINA GEÇİT YOK”

İzmir’de ‘ben yaptım oldu’ anlayışına geçit yok. Belediyelerin aynı zamanda, çevre ve insan sağlığını etkileyen olumsuz durumlarda denetim yapmak gibi bir görevi de vardır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay da üzerine düşen görevi yerine getirmiş, gereken açıklamayı yapmıştır. Elbette ki bu konuda çevre ve insan sağlığını gözeten müdahaleleri olacaktır.

İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ile dört askeri gemi, sökümü yapılmak üzere Aliağa tersanelerine getirilmiştir. Maalesef bu gemilerle ilgili olarak da tam bir belirsizlik vardır. Söküm için getirilen gemilerle ilgili yönetmelikte yer alan tedbirlerin tersanedeki şirketler tarafından uygulanıp uygulanmadığı, tehlikeli atık envanter raporlarının gerçeğe uygun şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı belli değildir. Bakanlığınız tarafından da şimdiye kadar konuyla ilgili bir açıklama yapılmamıştır.

Gemi sökümünde kullanılan basınçlı kaplar, kaldırma araç, gereç ve teçhizatlarının kontrollerinin de bu kapsamda titizlikle yapılması gerekmektedir. Aliağa’daki bu kontrolsüz ve denetimsiz işleyiş, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından büyük riskleri beraberinde getirmekte, çevre kirliliği açısından da Aliağa bir felakete doğru sürüklenmektedir. Dünya Denizcilik Örgütü tarafından ‘yeşil endüstri’ olarak kabul edilen gemi söküm işleri ülkemizde ilgili yönetmeliklerin uygulanmaması, yeterli ve etkin denetimlerin yapılmaması nedeniyle ‘çevre katliamına’ dönüşmüş durumdadır.”

Yücel, Bakan Özhaseki’ye şu soruları yöneltti:

“İzmir Aliağa İlçesi’nde bulunan gemi söküm bölgesinde kaç firma faaliyet göstermektedir?

Bu firmaların denetimleri ne sıklıkla ve hangi esaslar çerçevesinde yapılmaktadır? Bu firmalarda toplam kaç işçi çalışmaktadır?

Bu firmaların en son denetimleri hangi tarihte yapılmıştır? Bu denetimler sonucunda tespit edilen eksiklikler nelerdir?

Bu firmalara uygulanan teftişler sonucunda son 5 yılda hangi idari ve cezai yaptırımlar uygulanmıştır?

Bakanlığınızca İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ile dört askeri gemisinin Aliağa’da söküm işleminin yapılmasına ne zaman izin verilmiştir?

İtalya’dan Aliağa’ya getirilen gemilerin, tehlikeli madde envanter raporu ve ‘gas free’ belgeleri var mıdır?

İtalya’dan Aliağa’ya getirilen gemilerin asbest ve tehlikeli atık analizleri yapılmış mıdır?

Aliağa’da ‘Gemi Söküm Yönetmeliği’ni uygulamak yerine, işçi sağlığını hiçe sayan, bölgeyi çevre felaketine sürükleyen bir anlayışın hakim olmasının nedeni nedir?”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-izmir-aliagaya-getirilen-italyan-donanmasina-ait-gemileri-tbmm-gundemine-tasidi/feed/ 0 Kayseri Sanayi Odası’nda Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Toplantısı Düzenlendi https://www.haber28.com.tr/kayseri-sanayi-odasinda-yesil-donusum-ve-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-sanayi-odasinda-yesil-donusum-ve-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-toplantisi-duzenlendi/#respond Thu, 11 Jul 2024 05:24:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24756 Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) ve İklim Değişikliği Başkanlığı koordinasyonunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A. Ş. Genel Müdürlüğü yetkililerinin katılımıyla “Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması” Bilgilendirme ve İstişare Toplantısı düzenlendi. KAYSO’da düzenlenen toplantıya sanayiciler yoğun ilgi gösterdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Baloğlu, Yeşil Dönüşüm sürecinin 01 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayacağını hatırlatarak, sanayicilerin bu süreci iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa’daki bazı firmalar üçer aylık dönemler halinde karbon salınımı ile alakalı bazı belgeleri talep etmeye başladıklarını ifade eden Baloğlu, “Aslında önümüzdeki iki yıllık süre bu sürece alışma dönemi olacak. İhracatın yolu yeşil dönüşümden geçiyor. Sanayi devrimini kaçırmış bir ülke olarak hem ülkemiz hem de işletmelerimiz açısından bu fırsatı iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ben bu potansiyelin sanayicilerimizde olduğuna inanıyorum. Önümüzde çok fazla süre kalmadı. Sanayi Odası olarak bu süreçte tüm üyelerimizin yanında olmaya ve elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

Daha sonra kürsüye gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak, iklim değişikliğinin küresel bir sorun haline geldiğini belirterek, “Ülke olarak iklim değişikliğinin en fazla hissedildiği Akdeniz kuşağında yer alıyoruz. Buna bağlı olarak yaşanan afetlerde çevresel, ekonomik ve sosyal kayıplarla karşı karşıya kalıyoruz. Yeşil dönüşüm iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi adına tüm sektörlerde kapsamlı bir değişim ve dönüşümü beraberinde getiriyor. Sanayi sektörü bu süreçte kritik bir role sahip. Bu sürecin bilincinde olarak ülke olarak önemli politik adımlar atarak yeşil sönüşüm sürecini başlattık” dedi.

Solak, daha sonra İklim Değişikliği Başkanlığı olarak yürüttükleri çalışmalar hakkında katılımcılara bilgiler verdi.

Toplantının ilerleyen bölümlerinde, İklim Değişikliği Başkanlığı Sera Gazı Emisyonlarının İzlenmesi Dairesi Başkanı Volkan Polat tarafından “Ülkemiz Sera Gazı Emisyonları İzleme, Raporlama ve Doğrulama Sistemi”, Ticaret Bakanlığı çalışanı Ticaret Uzmanı Özge Öktem tarafından “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Genel Bilgilendirme”, İklim Değişikliği Başkanlığı Karbon Fiyatlandırma Dairesi Başkanlığı çalışanı İklim Değişikliği Uzmanı Mustafa Kemal Arsunar tarafından “ETS ve SKDM İlişkisi” Türk Standartları Enstitüsü Çevresel Gözetim ve Doğrulama Müdürü Mehmet Ergün tarafından “Karbon Ayak İzi Hesaplama Standartları” konularında bilgilendirme sunumları yaptı.

Toplantının ikinci bölümünde ise İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak moderatörlüğünde Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A. Ş. Genel Müdür Yardımcısı Seçil Yıldız, ÇŞİDB Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü çalışanı Kimya Mühendisi Meryem Arslan, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanlığı çalışanı Uzman Hakan Acar’ın panelist olarak katılım yaptığı “Yeşil Dönüşüm ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Paneli” gerçekleştirildi.

Panel esnasında ve sonrasında ise katılımcılardan gelen sorular uzmanlar ve panelistler tarafından cevaplandırılarak bilgilendirme ve istişare toplantısı sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-sanayi-odasinda-yesil-donusum-ve-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Balcılar Barajı Projesine Karşı İtirazlar Artıyor https://www.haber28.com.tr/balcilar-baraji-projesine-karsi-itirazlar-artiyor/ https://www.haber28.com.tr/balcilar-baraji-projesine-karsi-itirazlar-artiyor/#respond Mon, 08 Jul 2024 22:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=24273

ESMA TURAN

Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Boğa Deresi üzerinde Devlet Su İşleri tarafından sulama ve enerji amaçlı yapılması planlanan ‘Balcılar Barajı, Hidroelektrik Santralleri ve Sulama Projesi’ne, ekosistem ve yaşam düzeninin bozulacağı gerekçesiyle karşı çıkan bölge halkı ve çevre dernekleri, yaklaşık 300 itiraz dilekçesini Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim etti.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, 21. Bölge (Aydın) Müdürlüğü tarafından Muğla’nın Köyceğiz ilçesi sınırları içerisinde Boğa Deresi üzerinde sulama ve enerji amaçlı ‘Balcılar Barajı ve Sulaması, Hidroelektrik Santralleri, Malzeme Ocakları, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Beton Santrali’ yapılması planlanıyor. Proje ile ilgili olarak hazırlanan ÇED raporuna, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından incelenerek son şekli verildi. Söz konusu rapor halkın görüş ve önerilerini almak üzere ÇED Yönetmeliği’nin 14.Maddesi (1) no’lu bendi kapsamında Bakanlık’ta ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde 10 takvim günü görüşe açıldı.

Ekosistem ve yaşam düzeninin bozulacağını kaydeden bölge halkı, projenin olumsuz etkileri hakkında açıklama yaparak bugün projeye karşı yaklaşık 300 dilekçeyi Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne verdi.

“BİNLERCE SIĞLA AĞACI KESİLECEK, ARICILIK BİTECEK”

Baraj projesinin bölgeye çok ciddi zararlar vereceğini kaydeden eski CHP Muğla Milletvekili Avukat Burak Erbay şöyle konuştu:

“Köyceğiz ilçesi Balcılar Mahallesi sınırları içerisinde yapılmak istenen baraj projesine karşı Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önündeyiz. Aldığımız bilgiye göre Balcılar Mahallesi’nde Boğa Deresi üzerine bir baraj yapılmak isteniyor. Bu baraj yapılırken Namnam Çayı’ndan su alınacak. Oluşturulacak olan baraj yapılırken çok fazla ağaç kesilecek, taş kırma tesisleri yapılacak, dinamit patlatılacak. Orada 5 yıl sürecek bir inşaattan bahsediliyor bunun sonucunda da bölge fazlasıyla zarar görecek. Balcılar mahallesi arıcılık ile geçinen bir bölge. Buradaki baraj faaliyeti yapıldıktan sonra arıcılık faaliyeti ölecek. Bundan da öte Balcılar Mahallesi’nden aşağıdaki bölgede Hamitköy, Zaferler ve Döğüşbelen, binlerce dönüm arazide üreticiler narenciye ve meyve sebze üretimi ile uğraşmakta. Burada su toplandığı takdirde olduğu gibi ovanın kuruma riskiyle karşı karşıyayız. Bu bölge deprem bölgesi. Ciddi hayati tehlikelerin olması ihtimali söz konusu. Yine bölgemiz dünyaca ünlü koruma altında olan sığla ağaçlarının olduğu bir bölge, binlerce sığla ağacı kesilecek.

“300’E YAKIN İTİRAZ DİLEKÇESİ VERİLDİ”

Bayram tatilinden birkaç gün önce bir nihai ÇED kararı açıklandı. Bu ÇED’e karşı çevre örgütlerince bir imza kampanyası ve 300’e yakın itiraz dilekçemizi Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne vereceğiz. Bunun dışında CİMER’den yapılan itirazlar. Hukuki olarak takipçisi olacağız. Ula, Köyceğiz ve Büyükşehir Belediyemizinde bu konuda itirazları vardır. Barajın bu bölgede yapılmasının uygun olmadığını düşünüyoruz. Oradaki doğa, hayat devam etmeli diyoruz.”

“SIĞLA ORMANLARINA ZARAR VERECEK”

Balcılar Barajı Projesi’nin iptalini ve ÇED sürecinin sonlandırılması talep eden Balcılar Muhtarı Kadir Topsakal müdürlük binası önünde, “Mahallemizde yapılacak olan baraja karşı çevre dernekleriyle, belediyeler ile mücadele veriyoruz. Mahallemize çok büyük zararları olacağını düşünüyoruz. Sığla ormanlarına ve ekolojiye zararları olacağını düşündüğümüz için bugün burada itiraz dilekçemizi vereceğiz” açıklamasını yaptı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/balcilar-baraji-projesine-karsi-itirazlar-artiyor/feed/ 0
Tepebaşı Belediyesi 2023 Yılında 6 Milyon 395 Bin 694 Kg Atık Topladı https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-2023-yilinda-6-milyon-395-bin-694-kg-atik-topladi/ https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-2023-yilinda-6-milyon-395-bin-694-kg-atik-topladi/#respond Sat, 06 Jul 2024 00:00:14 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23738 Tepebaşı Belediyesi, 2023 yılında 6 milyon 395 bin 694 kg atık toplayarak geri dönüştürdü. Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Çalışmalarımız ile 2023 yılında tonlarca atığı dönüştürdük. Çevreyi önceleyen atık yönetim sistemimiz sayesinde şehrimizi korurken, ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz” dedi.

Tepebaşı Belediyesi, her yıl binlerce ton atığın geri dönüşümü ile ekonomik kazanım sağlarken çevreyi de koruyor.

Tepebaşı Belediyesi geri kazanım çalışmaları kapsamında 2023 yılında; 6 milyon 181 bin 110 kg ambalaj atığı, 74 bin 767 kg bitkisel atık yağ, 3 bin 301 kg atık pil, 120 bin 16 kg tekstil atığı, 3 bin 553 kg atık ilaç, 9 bin 140 kg ömrünü tamamlamış lastik, bin 215 kg madeni yağ ve 2 bin 592 kg elektronik eşya atığı olmak üzere toplam 6 milyon 395 bin 694 kg atık toplamayı başardı.

2009 yılından bu yana ilçede geri dönüştürülebilir atıkları toplayan Tepebaşı Belediyesi, 2020 yılında Sıfır Atık Yönetim Planı oluşturup Sıfır Atık Belgesi aldı. Ayrıca 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi ile 13 farklı kategorideki atığı ayrıştırarak geri dönüştürmeye başladı. Elektrikli ve elektronik eşya atıkları, atık lastikler, atık ilaçlar, atık pillerin de aralarında bulunduğu atıklar, vatandaşların talepleri doğrultusunda Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü tarafından evlerden alınması sağlandı.

TOPLAYICILAR, GESİKOOP İLE GÜVENLE ÇALIŞIYOR

Tepebaşı Belediyesi, zorlu şartlar altında ve kayıt dışı olarak çalışan sokak toplayıcılarına statü kazandırmak, toplanan atıkları ise kayıt altına almak amacı ile Türkiye’de bir ilke daha öncülük etti.

Tepebaşı Belediyesi’nin teşvikleri ile 15 Ocak 2020’de kurulan ve sosyal işletme kooperatifi olması ile fark yaratan GESİKOOP (Tepebaşı Geri Dönüştürülebilir Atık Toplayıcıları Sosyal İşletme Kooperatifi) 23 Haziran 2020’de Tepebaşı Belediyesi, GESİKOOP ve lisanslı geri dönüşüm firması arasında imzalanan 3’lü protokol ile hayata geçirilmişti. Kooperatif bünyesindeki toplayıcılar, artık yasal olarak ve kayıt altında çalışarak hem ekmek paralarını kazanıyor hem de geri dönüşüme katkı sağlıyor.

Tepebaşı Belediyesi’nin öncülüğünde kurulan kooperatif ile herhangi bir statüsü olmayan, disiplin altına alınamamış sokak toplayıcıları,  başta ambalaj atık toplama sistemi olmak üzere belediyenin kapıdan atık toplama sistemine de entegre edilmiş oldu.

BAŞKAN ATAÇ: “ÜLKE EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYORUZ”

Geri dönüşüm çalışmalarının önemine değinen Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, şunları kaydetti:

“Çalışmalarımız ile 2023 yılında tonlarca atığı dönüştürdük. Bu sayede çevreyi korurken ülke ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Atık toplama sisteminin düzenli işleyişi, toplama miktarları açısından verimli bir yılı geride bıraktık. 2009 yılında Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü kurmamız ile birlikte Tepebaşı’nda atıkların kaynağında ayrı toplanması için kapıdan kapıya bilgilendirme çalışmaları yapılırken, 2012 yılı itibariyle bütün mahallelerden ambalaj atıkları ve bitkisel atık yağların toplanmasına yönelik sistem kuruldu ve Türkiye’deki en yaygın toplama ağlarından birini oluşturduk. Mahallelerde, okullarda, iş yerlerinde yapılan bilgilendirme çalışmaları ile Tepebaşı halkının duyarlılığı birleşince, atık toplama rakamlarında her yıl artış sağladık. 2020 yılında 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’ni faaliyete geçirdik ve belediye hizmet binamız da Sıfır Atık Belgesi alan Eskişehir’in ilk belediyesi olmayı başardı. Ayrıca Doğal Yaşam Merkezi, Çocuk Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Su Sporları Merkezi, Alzheimer Konukevi ile Fen İşleri Şantiyesi de Tepebaşı Belediyesi’nin Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanan merkezleri arasında. Ambalaj atıklarını toplamak için mahallelerin yapısına uygun şekilde ambalaj atık toplama aparatları; kutu, sepet, kumbara, kafes, pet şişe ve cam şişe toplama aparatları konumlandırdık. Bitkisel atık yağların toplanması için ise okullar, siteler, muhtarlıklar, Belde Evleri’ne bitkisel atık yağ bidonları yerleştirdik. Böylelikle yaklaşık 300’e yakın toplama noktası oluşturduk. Hem ekonomiye hem de çevrenin korunmasına karşı duyarlılık örneği sergileyen Eskişehir kent halkına ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tepebasi-belediyesi-2023-yilinda-6-milyon-395-bin-694-kg-atik-topladi/feed/ 0
Bolu’da 7’nci sınıf öğrencisi geri dönüşüm projesiyle Türkiye şampiyonu oldu https://www.haber28.com.tr/boluda-7nci-sinif-ogrencisi-geri-donusum-projesiyle-turkiye-sampiyonu-oldu/ https://www.haber28.com.tr/boluda-7nci-sinif-ogrencisi-geri-donusum-projesiyle-turkiye-sampiyonu-oldu/#respond Fri, 05 Jul 2024 05:48:18 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=23562 Bolu’da 7’nci sınıf öğrencisi Betül Ay, çöpe atılan malzemelerin geri dönüşümünü amaçlayan Türkiye şampiyonluğu kazandığı projesiyle evsel atıklardan çeşitli alanlarda kullanılabilir ürünler elde etmeyi başardı.

BİLSEM Sosyal Sosyal Bilgiler Öğretmeni Seray Altunöz’ün danışmanlığında, “Doğala Dönüyoruz, Atıklarımızı Sıfırlıyoruz” başlıklı proje hazırlayan Ay, yaptığı araştırmalar ve aile büyüklerinin yönlendirmeleriyle atıkların çöpe ya da geri dönüşüme gönderilmeden kullanılabileceğini öğrendi.

Öğretmenlerin ve velilerin de desteğini alan Ay, atık yağlardan sabun ve biodizel, paslı çiviler ile soğan atıklarından kumaş boyaları, portakal ve limon kabuklarından oda kokuları ile temizlik ürünleri ve çocuklar için doğal boya üretmeyi başardı.

Projesi, Milli Eğitim Bakanlığının “Sıfır Atık Proje Yarışması”nda önce Bolu, daha sonra da Türkiye’de birincilik kazanan Ay, atıkların yararlı kullanımına sağladığı katkıdan mutluluk duyuyor.

Anket çalışması yapıp ihtiyaçları analiz ettiler

BİLSEM’de eğitim gören 7’nci sınıf öğrencisi Ay, AA muhabirine, projesini çevredeki atıkları azaltarak dünyayı daha yaşanabilir bir yer yapmak için hazırladığını anlattı.

Ay, proje hazırlık çalışmasında 236 kişiyle anket yapıp ihtiyaçları analiz ettiklerini belirterek, “Projeyi yaparken aslında çevremizdeki atıkları azaltarak sıfır atığa dönmeyi amaçladık. Amacımıza ulaştığımızı da düşünüyoruz.” diye konuştu.

Anketin sonucunda insanların çevreye karşı duyarlı ancak uygulama noktasında yeterli olmadığını görerek çalışmalarını şekillendirdiklerini aktaran Ay, paslı çivilerle kumaşları boyadıklarını, Hibiskus çiçeği, soğan ve dallardan doğal kumaş ve resim boyası elde ettiklerini söyledi.

Ay, atık yağlardan sabun ve biodizel ile temizlik ürünleri yaptıklarını da aktararak, “Portakal ve limon kabuklarından oda kokuları ile temizlik ürünleri yaptık. Gerçekten kokusu çok çok güzel oluyor. Doğal temizlik ürünü olarak da kullanılabiliyor. Aslında sıfır atık çok güzel bir şey.” diye konuştu.

İnsanların geri dönüşüme hevesli ancak ne yapacakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarına dikkat çeken Ay, çevredeki atıkların ayrıştırılmadan çöpe atılmasının çevreye çok zarar verdiğini anlattı.

Ay, çöplerin ayrıştırılıp geri dönüşüme kazandırılmasının dünyayı daha yaşanılabilir yer hale getireceğini düşündüğünü dile getirerek, “Sıfır atık için çok istekliyim. Gerçekten önemli ancak çevremizde çok duyarlılık gösterilmediğini düşünüyorum. Projeyi yaparken çevre duyarlılığını artıracağımızı düşünmüştük, amacımıza da ulaştık.” değerlendirmesinde bulundu.

“Projeyle atık malzemelerin sıfır atık olarak değerlendirilebileceğini gösterdik”

Danışman öğretmen Altunöz de projeyle ekolojik duyarlılık sağlamayı amaçladıklarını aktardı.

Yarışma aracılığıyla projeyi tanıtıp insanların daha duyarlı hale gelebileceğini düşündüklerine işaret eden Altunöz, önce il, daha sonra da Türkiye birincisi seçilmelerinin kendilerini çok gururlandırdığını ifade etti.

Altunöz, projeyi hazırlarken önemli bilgiler edindiklerini, çalışmalarda aile büyüklerinden ve literatür taramasında öğrenilen bilgilerle hareket ettiklerini kaydetti.

Atık yağları ve ürünleri bir araya getirdiklerini, kompost çalışmaları yaptıklarını aktaran Altunöz, çiçek, soğan ve dallardan yapılan boyalarla öğrencilerin kıyafetlerini boyadığını anlattı.

Altunöz, çalışmalara diğer öğrencileri de dahil ettiklerini belirterek, “Kompost ve doğal gübre çalışmalarımızı ana okullarında uygulama olarak yaptık. O öğrenciler de öğrenmiş oldular. Velilerimizi de dahil ettik. Atık derilerden de ürünler yaptık. Çocuklar atık deriden çanta, bileklik, kitap kapağı ve kalemlikler yaptı.” ifadesini kullandı.

İnsanların, geri dönüşüme attıkları malzemeleri sıfır atık olarak değerlendirebileceklerini konusunda bilgi sahibi olmadıklarını vurgulayan Altunöz, projeyle bunun nasıl yapılacağını gösterdiklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/boluda-7nci-sinif-ogrencisi-geri-donusum-projesiyle-turkiye-sampiyonu-oldu/feed/ 0
Erciyes Üniversitesi’nde ’30 Mart Sıfır Atık Günü’ etkinliği düzenlendi https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/#respond Mon, 10 Jun 2024 04:24:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20277 Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Çevre Sorunları ve Temiz Üretim Araştırma ve Uygulama Merkezi (ERÇEVREM) ile Çevre ve Sıfır Atık Kulübü tarafından düzenlenen ’30 Mart Sıfır Atık Günü’ adlı etkinlik, Sabancı Kültür Sitesi’nde gerçekleşti.

Etkinlik, “Ben Anadolu’yum” adlı kısa film gösterimi ile başladı. Dünyada kaynakların sınırsız olmadığına işaret eden Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, bu kaynakların ekonomik kullanımının ve israf edilmemesinin esas olduğunu belirterek, “Bu programlar vesilesiyle çocuklarda sıfır atık bilincinin oluşturulması çok önemli. Çünkü çocuklarımızın bundan sonraki süreçlerde maruz kalacağı şartları hafifletebilmemiz için bu bilinç içerisinde yetişmeleri, bu süreçlerin tanımlanması açısından çok kıymetli olacaktır” dedi.

Programın oluşturulmasında emeği geçenlere teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Altun, “Ülkemizde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ortaya koymuş olduğu bu konudaki etkin projeler bu alana çok ciddi dikkati çekmektedir. Biz Erciyes Üniversitesi olarak özellikle GreenMetric değerlendirmesinde gerek dünyada gerekse Ülkemizde ciddi seviyelerde yer alıyoruz. Bu alanda dünyada 85. sırada ve Ülkemizde 3. sırada olmamız, bunun önemli bir göstergesi. Sürdürülebilir olmak, yeşil olmak, atıkların değerlendirilerek yeniden kullanıma kazandırılması bence çok kıymetli detaylardır. Ben bu süreçte dikkat çekici programların daha da artırılmasından yanayım” şeklinde konuştu.

Program, plastik atıklarla ilgili hazırlanan kısa film gösterimi ile devam etti.

Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sibel Livdumlu, 2017 yılında Emine Erdoğan himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan bu anlamlı günün Ülkemizin doğasına ve ekonomisine önemli katkı sağladığına dikkati çekerek, sıfır atığın; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesini veya minimize edilmesini, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim felsefesi olarak tanımlandığını ifade etti.

ERÇEVREM Müdürü Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, Dünya Sıfır Atık Günü etkinliğine katılımları için misafirlere teşekkür ederek, Erciyes Üniversitesi olarak sıfır atık yolculuğuna 2018 yılında Prof. Dr. Oktay Özkan ile başladıklarını ve bu kapsamda ciddi çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Yolculuğa başladıktan sonra bunun meyvelerini şimdilerde almaya başladıklarını belirten Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, “Kendimizi bu yolda sürekli geliştiriyoruz. Kaynakların etkin kullanımı ve israfın önüne geçilmesi açısından sıfır atık felsefesi oldukça önemli. Dünya Sıfır Atık Günü’nün bu yıl 2.’sinin kutlanmasının en büyük etkenlerinden biri de Ülkemizin Birleşmiş Milletler ile yaptığı yoğun faaliyetler sonucudur. 30 Mart Sıfır Atık Günü’nün ilan edilmesinde Ülkemizin çok büyük katkıları var. Bu düşüncede bizim için daha kıymetli bir gün” dedi.

Daha sonra Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Ülker “Mutfakta Sıfır Atık”, Mimarlık Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Selman Sevindik “Mimarlıkta Döngüsel Ekonomisi”, ERÇEVREM Öğr. Gör. Berna Akın ise “Üniversitemizin Sıfır Atık Yolculuğu” konulu sunum yaptı.

Kadriye San Çocuk Eğitim Merkezi öğrencilerinin atık malzemelerden hazırladığı defile ise katılımcılardan büyük alkış aldı.

Etkinlik; Rektör Prof. Dr. Altun ve Rektör Yardımcısı Oktay Özkan’ın davetlilerle birlikte atıklardan geri dönüşüm temalı sergiyi gezmesinin ardından sona erdi. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/erciyes-universitesinde-30-mart-sifir-atik-gunu-etkinligi-duzenlendi/feed/ 0
BM Cenevre Ofisi’nde Uluslararası Sıfır Atık Günü paneli düzenlendi https://www.haber28.com.tr/bm-cenevre-ofisinde-uluslararasi-sifir-atik-gunu-paneli-duzenlendi/ https://www.haber28.com.tr/bm-cenevre-ofisinde-uluslararasi-sifir-atik-gunu-paneli-duzenlendi/#respond Sun, 09 Jun 2024 06:36:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=20165 Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilciliği, BM Çevre Programı (UNEP) ve BM İnsan Yerleşimleri Programı (BM-Habitat), Cenevre Çevre Ağı ile diğer kurum ve kuruşların ortaklığıyla BM Cenevre Ofisi’nde “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” başlıklı bir panel düzenlendi.

İsviçre’de BM Cenevre Ofisi’nde yapılan panele, AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç Dora, Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Güven Begeç, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Alpaslan Acarsoy, Türkiye’nin BM Cenevre Ofisi Medeniyetler İttifakı Özel Temsilcisi Hakan Kıvanç, Cenevre Başkonsolosu İpek Zeytinoğlu Özkan, BM-Habitat Cenevre Ofisi Direktörü Graham Alabaster, UNEP Avrupa Direktörü Arnold Kreilhuber, yabancı misyon temsilcileri, BM yetkilileri, Türkiye’nin Bern İletişim Müşaviri Bayram Altuğ ile çok sayıda kurumdan davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, çok sayıda çevrim içi katılımcının da bulunduğu panele video mesaj gönderdi.

Toplantının moderatörlüğünü de yapan Alabaster, burada yaptığı konuşmada, “Bu çok önemli bir an çünkü Aralık 2022’de Türkiye hükümetinin girişimi ve diğer üye ülkenin katılımıyla BM Genel Kurulu 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan eden bir kararı kabul etti.” dedi.

Alabaster, Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün Cenevre ve dünya genelinde ikinci kez kutlandığını belirtti.

Atıkların hem hava kirliliği, hastalıklar yoluyla insan sağlığına ve çevreye birçok tehdit oluşturduğunu söyleyen Alabaster, “Atıklar aynı zamanda küresel ekonomiye yılda yüz milyarlarca dolara mal oluyor. Atık yönetimini geliştirmek ve özellikle yerel düzeyde daha etkili hale getirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.” diye konuştu.

Alabaster, çevre kirliliği sorununu kısmen çözmek için “Sıfır Atık” yaklaşımının önemine işaret ederek, kurum olarak ortaklarıyla bu konuda adımlar attıklarını ifade etti.

“Geri dönüşüm yoluyla ülke ekonomisine 6 milyar dolar kazandırıldı”

Büyükelçi Begeç, etkinliğe katılan tüm davetlilerin yanı sıra UNEP, BM-Habitat ve Cenevre Çevre Ağı’na teşekkürlerini iletti.

Türkiye’nin Sıfır Atık deneyiminin Emine Erdoğan’ın şahsi kararlılığıyla başladığını belirten Begeç, “Sıfır Atık projesi, artık Emine Erdoğan’ın öncülüğünde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal ve küresel bir politika haline geldi. Hedefi 2017’de yüzde 13 ve 2023’te yüzde 35 olan geri dönüştürülebilir atıkların geri kazanım oranının 2035’te yüzde 60’a çıkarılmasıdır. Sıfır Atık projemizin başlangıcından bu yana yaklaşık 500 milyon ağaç, 2,6 milyar kilovat enerji ve 820 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı. Ayrıca bu sayede 6 milyon ton sera gazı emisyonunu önlendi, geri dönüşüm yoluyla ülke ekonomisine 6 milyar dolar kazandırıldı, 60 milyon ton geri dönüştürülebilir atık işlendi ve yaklaşık 21 milyon kişiye eğitim verildi.” dedi.

Begeç, Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık konusunda şahsi kararlılığının küresel bir kampanyaya dönüştüğünü vurgulayarak, 2022’de BM Genel Kurulu “Sıfır Atık Kararını” kabul ettiğini, aynı yıl bu kapsamda Emine Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in katılımıyla seçkin kişilerden oluşan bir Danışma Kurulu oluşturulduğunu hatırlattı.

Büyükelçi Begeç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2023’te 78. BM Genel Kurulu sırasında BM Genel Sekreteri ile işbirliği içinde, “Ortak Evimiz Dünya İçin Sıfır Atık İçin Küresel Taahhüt” başlığıyla Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladığını da söyledi.

UNEP Avrupa Direktörü Kreilhuber ise atık kirliliğinin sağlığı tehdit ettiğini ve ekonomik refahı engellediğini söyledi.

Cenevre’nin tehlikeli atıkların küresel yönetimi için önemli merkez olduğunu belirten Kreilhuber, atık kirliliğini sonlandırmak atık oluşumunu önemli ölçüde azaltırken atık yönetiminin de güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tüketim ve üretim kalıplarında değişikliğe gidilmesi gerektiğinin altını çizen Kreilhuber, atık kirliliğini azaltmak için yeni bir yaşam biçiminin gerekli olduğunu dile getirdi.

Kreilhuber, “‘Sıfır Atık’ hareketinin öncülerinden biri olan Türkiye’yi takdir ediyorum. Özellikle Sıfır Atık Danışma Kuruluna da başkanlık yapan Emine Erdoğan’ın öncülüğünde, Türkiye’nin sağladığı güçlü destekten çok memnunuz.” şeklinde konuştu.

Panelde söz alan diğer katılımcılar, Sıfır Atık politikasının önemine ve Türkiye’nin bu konudaki öncü rolüne işaret etti.

Sıfır Atık Projesi

Emine Erdoğan’ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2017’de başlatılan Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına alma, gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye ile yaşanabilir dünya bırakma amacı taşıyor.

Sıfır Atık Projesi kapsamında sıfır atık yönetim sisteminin kurulmasına ilişkin genel ilkelerin ve uygulama esaslarının belirlenmesini sağlayarak sıfır atık yaklaşımının ülke genelinde benimsenmesi, uygulanması ve yaygınlaştırılması amacıyla hazırlanan Sıfır Atık Yönetmeliği 12 Temmuz 2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Türkiye 2018’den bu yana çevre ve sürdürülebilirlik alanlarında ulusal ve uluslararası uzman isimlerin, kurum ile kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektör temsilcileri ile bireylerin aynı platformda buluştuğu Sıfır Atık Zirveleri gerçekleştirildi.

BM Genel Kurulunda kabul edilen “sıfır atık” kararı

Eylül 2022’de BM 77. Genel Kurulu görüşmeleri sırasında New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya gelen Emine Erdoğan, ikili iklim kriziyle mücadele kapsamında “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzaladı.

BM Genel Kurulu, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunucusu, 105 ülkenin ise ortak sunucu olduğu “sıfır atık” kararını oydaşmayla kabul etti.

Genel Kurulun bu kararla 30 Mart’ı Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan etmesinin yanı sıra BM Genel Sekreteri Guterres’ten, yerel ve ulusal sıfır atık girişimlerini teşvik etmek için bilgi, deneyim ve uzmanlığa dayalı, cinsiyet dengesi ve adil coğrafi temsil dikkate alınarak gönüllü ve seçkin kişilerden oluşan 3 yıl görev yapacak bir danışma kurulu kurması istendi.

Sıfır atık girişimleri, çevreye duyarlı atık yönetimi, sürdürülebilir tüketim ve üretim konularının BM bünyesinde ele alınmasına devam edilmesi gerektiği vurgulanan kararla, üye devletler, BM ile diğer uluslararası ve bölgesel örgütler, sıfır atık girişimlerini uygulamaya teşvik edildi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/bm-cenevre-ofisinde-uluslararasi-sifir-atik-gunu-paneli-duzenlendi/feed/ 0
CHP ve çevre örgütleri Ergene Nehri’ndeki kirliliğe dikkat çekti https://www.haber28.com.tr/chp-ve-cevre-orgutleri-ergene-nehrindeki-kirlilige-dikkat-cekti/ https://www.haber28.com.tr/chp-ve-cevre-orgutleri-ergene-nehrindeki-kirlilige-dikkat-cekti/#respond Sat, 18 May 2024 02:00:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=18522

CHP milletvekilleri ve belediye başkan adayları ile çevre örgütleri, Ergene Nehri kenarında kirlililiğe dikkat çekmek için açıklama yaptı. CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Baran Bozoğlu, “Kimi zaman bir maden kazasında kimi zaman bir termik santral kazasında, kimi zaman nehirlerimizin kirletilmesiyle beraber büyük bir çevre felaketi yaşıyoruz. 22 yıldır iktidarda olan AKP iktidarı bu sorunları çözmediği gibi daha da büyük bir hale dönüştürmektedir. Bugün Ergene Havzasında yaşanan kirlilik hala çözülememiştir” dedi.

Çevre örgütleri ve CHP’liler, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Sağlık Mahallesi’nde Ergene Nehri kenarında açıklama yaparak, kirliliğe dikkat çekti. Açıklamaya, CHP PM üyeleri Baran Bozoğlu ve Berker Esen, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, CHP Tekirdağ İl Başkanı Şenol Özgür Taşmerdivenli, CHP Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Candan Yüceer, Ergene Belediye Başkan Adayı Rasim Yüksel, Çorlu Belediye Başkanı Adayı Ahmet Sarıkurt, CHP üyeleri ve çevre dernekleri katıldı. Baran Bozoğlu, şöyle konuştu:

“BÜYÜK BİR ÇEVRE FELAKETİ YAŞIYORUZ”

“CHP olarak kentlerimizde çevre sorunlarıyla ilgili adaylarımızla birlikte basın toplantıları düzenliyoruz. Bugün de Türkiye’nin en önemli çevre problemi olan Ergene Havzası’ndaki kirliliğe dair basın açıklaması yapıyoruz. AKP iktidarı 22 yıldır Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetiyor. Bakanlıkları kurumları yönetiyor, ancak ne yazık ki Türkiye’nin her köşesinde çok ciddi çevre problemleri yaşıyoruz. Kimi zaman bir maden kazasında kimi zaman bir termik santral kazasında, kimi zaman nehirlerimizin kirletilmesiyle beraber büyük bir çevre felaketi yaşıyoruz. 22 yıldır iktidarda olan AKP iktidarı bu sorunları çözmediği gibi daha da büyük bir hale dönüştürmektedir. Bugün Ergene Havzasında yaşanan kirlilik hala çözülememiştir. Binlerce dönümlük arazinin sulandığı vatandaşların yaşam alanlarından geçen toprağımıza yeraltı sularımıza değen, denizlere ulaşan Ergene Nehri ne yazık ki hala kirletilmeye devam ediyor.

“ERGENE NEHRİ MAĞDUR”

2011 yılında dönemin bakanlarına baktığımız zaman bir Ergene Eylem Planı hazırlamışlardı, 2011 yılından bu yana bu planların uygulanmasıyla beraber dönemin Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, 5 yıl içerisinde Ergene Nehri’nin tertemiz akacağını ve bu nehirlerin temiz akmasıyla beraber tarlaların bu nehirle beraber sulanmaya devam edeceğini bu çevre problemlerini çözeceğinin sözünü vermişti. O günden bugüne 13 yıl geçti. 13 yıldır 8 tane tarım bakanı değişti, 5 tane çevre bakanı değişti ve hiç birisi bu soruna somut olarak bir çözüm üretmediler. Yaptıkları tek şey Ergene Havzası’na kirlilik veren çeşitli sanayi kuruluşlarının atıklarını bir kanalın içerisine koyup onu da Marmara Denizi’ne iletmek oldu. 10 milyar liradan fazla para harcandı gelinen noktada Ergene Nehri’ne pislik akıyor, atık akıyor, ağır metal akıyor, siyanür akıyor. ve topraklarımızı, doğamızı kirletmeye devam ediyor. 10 milyar lirayı çöp ettiler. Ben şimdi sizinle birkaç belge paylaşacağım. 2011 yılında bir genelge yayınlandı. Altında dönemin Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın imzası var. Atık suların daha iyi arıtılacağının sözünü verdiler, 2014 yılına kadar süre tanıdılar sanayi tesislerine. Ardından yıl 2014 oldu, yeni bir genelge yayınladılar ve dediler ki biz bu işi yapamadık, çözemedik, beceremedik tekrar bir genelge yayınlıyoruz ve 2016 yılına kadar tesislerin kirletmesine izin veriyoruz. Altında dönemin Çevre Bakanı İdris Güllüce’nin imzası var. Yıl 2016’ya geldiğimizde süre doldu ve yine bir genelge yayınladılar ve dediler ki biz yine beceremedik, yine bu tesisleri kontrol altına alamadık, yapamadık o yüzden tekrar erteleme yapıyoruz, kirletme hakkına 2018 yılına kadar izin veriyoruz dediler. Altında dönemin Çevre Bakanı Fatma Gül Demet Sarı’nın imzası var. Yıl 2018 olduğunda yine bir genelge yayınladılar. 2019’a kadar uzattılar. Altında şimdiki Çevre Bakanı Mehmet Özhaseki’nin imzası var. Yıl 2019 oldu, hiç utanmadan İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan, bütün çevre sorunlarının altında imzası olan en uzun çevre bakanlığı yapmış olan sayın Murat Kurum 2020 yılına kadar kirletme uzatıldı. Yıl 2024 yerel seçimlerin öncesindeyiz ve ortada hiçbir çözüm yok. 10 milyon liradan fazla para çarçur edilmiş ve algı operasyonuyla insanlar kandırılmış ve Ergene hala zehir akmaya devam ediyor. Biz buradan özellikle vurguluyoruz Trakya bölgesinde yaşayan yurttaşlarımıza, Trakya bölgesinde AKP’ye, İYİ Parti’ye, CHP’ye ve diğer partilere oy veren yurttaşlarımıza sesleniyoruz. Bu ‘Algı ve Kandırmaca Partisi7ne, AKP’ye artık inanmayın. ‘Algı ve Kandırmaca Partisi’, hepimizi kandırıyor, sizleri kandırıyor. Topraklarımızın kirlenmesine, doğamızın yok olmasına çanak tutmaya devam ediyorlar. Burada doğa mağdur, Ergene Nehri mağdur, işçiler emekçiler mağdur, bu bölgede yaşayan insanlar mağdur, yatırımcılar, sanayiciler mağdur, Marmara Denizi mağdur, tarım alanları mağdur ne yazık ki tüm Türkiye mağdur.

AKP iktidarı uyguladığı bu yanlış politikalarla çevre sorunlarını göz ardı ederek ne yazık ki herkesi mağdur etmiştir. Trakya’yı bu algı operasyonuna, bizlerin vergilerini çarçur eden, doğayı yok eden siyasi iradeye bırakmayın. Adaylarımıza, CHP’nin doğayı, insanı, emeği, yatırımcıyı önemseyen bakış açısına destek verin.”

CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar da”Sadece burada Tekirdağ halkının kanser risklerinin ne kadar arttığını bir defa daha söyleyebiliriz. Hastaneler hınca hınç dolu, her ailede muhakkak bir kişi kanserle mücadele ediyor. Bakın daha da geç olmadan hükümetin buraya el atması gerekiyor. Hep beraber bu mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

“ERGENE’MİZ KANSER SAÇIYOR, ZEHİR SAÇIYOR”

CHP Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Candan Yüceer, “Doğduğu yerde, Istrancalar’da pırıl pırıl akan, bir zamanlar bize can veren yaşam veren Ergene’miz kanser saçıyor, zehir saçıyor, saçmaya da devam ediyor. Tüm Trakya’mızı boydan boya kat ediyor. Çevremizi kirletiyor, toprağımıza tarımımıza sağlımıza zarar veriyor. Biz sağlıklı yaşamak istiyoruz. Kanser vakalarının çok yükseldiğini, yapılan araştırmaların açıklanmadığını biliyoruz. Ergene’miz kapkara akmaya devam ediyor. 2011’de bakan gelip bu iş bizim çocuk oyuncağı, Haliç’i temizledik biz, dedi. 22 canlı balık yaşayacak, yüzeceğiz burada dedi. Her gelen bakan vaat verdi ama o günden bugüne 13 yıl geçti elde var sıfır. Üstelik 10 milyar lira para gitti. Keşke bu para bu sanayilerin arıtmasına harcansaydı. Her seçim öncesi bolca vaat verenler, beceriksizliklerini gizlemek isteyenler hedeflerine belediyelerimizi alıyorlar. Oysa ki bizler de biliyoruz ki Ergene Nehri’nde her türlü kirlilik var. Ergene’nin içinde yüzde 65’i sanayi yüzde 35’i evsel atık bu süreçte belediyelerimiz canhıraş şekilde arıtma noktasında kendi üstüne düşeni yaptı. Ama maalesef denetimsizlik, derin deşarj süreci yaşandı. Bizim bu vaatlere karnımız tok. 13 yıldır aynı vaatleri dinliyoruz. 1 Nisan’da belediye başkanı olduğumda Ankara’da çalmadığım kapı bırakmayacağım. Büyükşehir Belediyesi’nin bana verdiği yetkileri sonuna kadar kullanıp Ergene Nehri’nin temizliği doğa talanını durdurulması çevre kirliliğinin önlenmesi ve iklim kriziyle mücadele konusunda tüm yetkilerimi kullanacağım. Gerekirse Ankara’da yatacak kalkacağım. Bunun sözünü veriyorum. Bizim milliyetçilik anlayışımız, bizim yurtseverlik anlayışımız, bizim doğaseverlik anlayışımız; vatanımızın doğasına, suyuna, toprağına, insan sağlığına sahip çıkmaktır. Bu anlayışla belediyemizi yönetecek, hizmet edeceğiz” dedi.

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-ve-cevre-orgutleri-ergene-nehrindeki-kirlilige-dikkat-cekti/feed/ 0 CHP Parti Meclis Üyesi Bozoğlu “Akbelen’deki Kamulaştırma Kararı ve Ardından Vazgeçilmesi Akbelenlilerin Yıllardır Verdiği Mücadelenin Sonucu” https://www.haber28.com.tr/chp-parti-meclis-uyesi-bozoglu-akbelendeki-kamulastirma-karari-ve-ardindan-vazgecilmesi-akbelenlilerin-yillardir-verdigi-mucadelenin-sonucu/ https://www.haber28.com.tr/chp-parti-meclis-uyesi-bozoglu-akbelendeki-kamulastirma-karari-ve-ardindan-vazgecilmesi-akbelenlilerin-yillardir-verdigi-mucadelenin-sonucu/#respond Sat, 04 May 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=16782 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nı korumak için 5 yıldır mücadele eden İkizköylüler ve yaşam savunucularının ağaçların kesilmesine ve her gün gerçekleştirilen dinamit patlatmalarına karşı düzenlediği “Akbelen’de Büyük Buluşma”ya katılan CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Baran Bozoğlu, “Akbelen’deki bu kamulaştırma kararı ve ardından vazgeçilmesi Akbelenlilerin yıllardır verdiği mücadelenin sonucu” dedi.

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nda, Limak Holding ve IC Holding’in iştiraki YK Enerji tarafından işletilen Yeniköy-Kemerköy Termik Santrali’nin kömür sahasını genişletmek için Temmuz 2023’te ağaç kesimine karşı başlatılan direniş devam ediyor. 740 dönüm ağaç kesilen Akbelen Ormanı’nda İkizköylüler ve yaşam savunucuları, ağaçların katledilmesine ve her gün gerçekleştirilen dinamit patlatmalarına karşı dün Akbelen’de gerçekleştirilen Büyük Buluşma’da tekrar bir araya geldi. İkizköylüler ve yaşam savunucuları buluşma sonrasında, maden alanı olan ilk nöbet alanına giderek incelemede bulundu.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR VATANDAŞ AK PARTİ’NİN ÇEVRE UYGULAMALARINA GÜVENMİYOR”

Büyük Buluşma’ya katılan CHP Parti Meclisi üyesi Baran Bozoğlu, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Akbelen’de verilen mücadelenin Türkiye’deki çevre problemlerine karşı verilen mücadelenin bir toplamı olarak gördüklerini ifade eden Bozoğlu, “Türkiye’de özellikle AK Parti döneminde yirmi iki yıldır büyük bir çevre talanı yaşandığını biliyoruz. Dolayısıyla aslında Akdelen’deki mücadele Türkiye’de yıllardır  AK Parti’nin uyguladığı çevre politikalarına karşı verilen bir somut tepkidir. Artık Türkiye’de hiçbir vatandaş AK Parti’nin çevre konusundaki uygulamalarına, madencilik konusundaki uygulamalarına güvenmemektedir. Erzincan İliç’te yaşanan olay da aslında bunun bir somut göstergesidir. AK Parti şu anda  Türkiye’nin çevresini, havasını, toprağını savunmayan ve bu kapsamda uyguladığımız mevzu, kanunları, yönetmelikleri de hiçe sayan bir bakış açısıyla ciddi şekilde problemler oluşturmuştur” dedi.

“YAPMAMIZ GEREKEN BÜTÜN DOĞAL ALANLARIMIZA DAHA FAZLA SAHİP ÇIKMAK”

Dünyanın en büyük probleminin iklim krizi olduğunu vurgulayan Bozoğlu, Türkiye’nin Akdeniz havzasında iklim krizinden en fazla etkilenecek ülkelerin başında geldiğini söyledi. Bozoğlu, şöyle konuştu:

“Özellikle Ege Bölgesi’nin Muğla başta olmak üzere yapılan araştırmalarda iklim krizi kaynaklı sel felaketleri, deniz suyu yükselmesi gibi meselelerde en çok etkilenecek kentlerin başında geliyor. Dolayısıyla burada yapılacak olan bütün çalışmaları, bütün politikaları, bir iklim krizine karşı mücadele ve toplumumuzun, ülkemizin, insanların, doğanın zarar görmeyeceği çalışmalara odaklamamız gerekiyor. Bunun temel yolu doğaya sahip çıkmaktır, doğanın korunmasıdır. Dolayısıyla bugün Muğla başta olmak üzere farklı bölgelerde ormanlık alanların yok edilmesine yönelik yapılan her tür proje bizim geleceğimizi, bugünümüzü riske atmaktadır. Çocuklarımızın geleceğini riske atmaktadır. Öte yandan yapılan çalışmalar, verilen kararlar ben yaptım oldu hukuku, toplumu, yereldeki insanlığın ihtiyaçlarını göz ardı ederek uygulanmaktadır. Zaten ay sonu yapılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bunu somut bir şekilde gördük. Vatandaşların buradaki tepkileri göz ardı edilerek, toplum kuruluşlarının, bilim insanlarının verdiği bilgi ve bilgi birikimi göz ardı edilerek yirmi birinci yüzyıl dünyasına uygun olmayan bir yaklaşımla acele kamulaşma kararı ortaya konuluyor. ve savaş dönemlerinde alınması gereken acil durumlarda alınması gereken bu karar mevzuata göre ne yazık ki bütün enerji yatırımlarına, madencilik yatırımlarına uygulanmaya başladı. Bu toplumu yok sayan bir bakış açısıdır. Bu doğayı yok sayan bir bakış açısıdır. Bizim şu anda yapmamız gereken şey bütün doğal alanlarımızda çok daha fazla sahip çıkmak vatandaşlarımızın yanında yer almak ve tarımın geliştirilmesi ve bunun yanında da yerel kalkınmanın gelişmesine odaklanmamız gerekiyor.”

“MEVZUAT KARALAMA DEFTERİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

Kamulaştırma kararının iptal edilmesinin Akbelen’de verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade eden Bozoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün Muğla’da açık konuşmak gerekirse doğaya toplu saldırının olduğunu görüyoruz. Belediye başkan adaylarımızla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi olarak dik bir duruş, kararlı bir duruş sergiliyoruz. Doğanın, insanın yanında olduğumuzu bir kez daha buradan Akbelenlilerle beraber yer alıyoruz. Biz Akbelen’in yanında değil, biz Akbelenli’nin içindeyiz. Ne yazık ki ülkemizin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin  mevzuatı bir karalama defteri dönüştürülmüş durumda. Bir gün karar veriliyor. İki gün sonra bu karardan vazgeçiliyor. Plansızlık, programsızlık, insanların geleceğini düşünmeyen bir bakış açısına sahip olmadığını bir kere net bir şekilde göremiyoruz. Devletin liyakatli kadroları ne yazık ki kalmamış durumda. Kamu kurumlarının liyakatli kadroları savrulmuş durumda ve siyasallaştırılmış durumda. Akbelen’deki bu kamulaştırma kararı ve ardından vazgeçilmesi aslında bunun somut bir göstergesidir. Öte yandan Akbelenlerin yıllardır verdiği bir mücadelenin sonucu olduğunu unutmamak gerekir. Bir rica üzerine bu işlerin olması mümkün değil, işte buradan siyasi rant elde edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Ancak biz bunun samimiyetsiz olduğunun çok iyi farkındayız. 1 Nisan’dan sonra, seçimden sonra Cumhuriyet Halk Partisi kadroları, belediye başkanlarıyla birlikte bu meseleyi takip etmeye devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman buradaydı. Burada olmaya devam edecek.”

“MÜCADELE YAPMAK GEREKİYORSA LİDERLİK YAPMAYA HAZIRIM”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olması durumunda Akbelen ve Muğla ormanlarının korunmasına karşı yol haritasını ANKA Haber Ajansı’na açıklayan Bodrum Belediye Başkanı ve CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Muğla’da yapılacak yatırımlar hakkında ilgili inisiyatiflerle, mimarlar odasıyla, TMMOB’la, kent konseyleriyle, köylülerle konuşacaklarını söyledi. Aras, “Muğla’nın aslında yüzde 68’i ormandı. Bu son 2021 yangınlarında yüzde 8’i yandı maalesef. O yüzden  şu anda ormanlarla ilgili yapılan bütün müdahalelere karşı hukuki her türlü  yolu deneyeceğiz. Yargı yolunu, gerektiğinde de işte bu şekilde hep beraber olup birlikte olup bu işe karşı çıkacağız. Turizm tahsisleri oluyor ormanlarda veya maden tahsisleri oluyor. Maden de çıkarılabilir, turizm de tahsis edilebilir ama bu yöntemler doğru yöntemler değil. Yani bunların yapılacak yöntemleri de var. Doğaya, çevreye zarar vermeden yapılacak yatırımlar da tabii ki olacak. Ama bu şekilde değil. Ormanları yok ederek, tarım arazilerini yok ederek, zeytinlikleri yok ederek bunlar yapılmamalı. Bizim itirazımız buna. O yüzden maden çalışmalarıyla ilgili oturacağız. İlgili inisiyatiflerle, mimarlar odasıyla, TMMOB’la, kent konseylerimizle, köylülerimizle, oturup bunları konuşacağız ve nerede, ne mücadele yapmak gerekiyorsa buna ben liderlik yapmaya her zaman hazırım” dedi.

“YÜZ YILLIK BİRİKİMLERİMİZİ SATA SATA BİTİREMEDİLER”

Muğla’da yaşam hakkını savunacağını ve koruyacağını ifade eden Aras, şöyle konuştu:

“Doğru yerde, doğru noktada her zaman olacağım. ve bu tür müdahalelere karşı da akademik çevrelerle, üniversitelerle çalışıp bu bölgenin doğal yapısını, binlerce yıllık kültürünü, endemik türlerini, tarım potansiyelini sonra doğal hayatını, biyoçeşitliliğini, eko sistemini bilimsel raporlarla ortaya koyacağız. İlk önce altlık oluşturacağız. Sonra da yine hukuki mücadeleyle buralara yapılan, yapılmaya çalışılan bu müdahaleyi engelleyeceğiz. Ama emekçinin de hakkını koruyacağız. Ülkenin menfaatlerini de düşüneceğiz. Buradaki halkın yaşam hakkını da savunacağız. Yani bunların hepsi korunarak hepsine belli hassasiyetlerle yaklaşarak da bu tür işler yapılabilir. Ama öyle bir şey var ki bu kamulaştırmalar daha doğrusu özelleştirmelerden sonra yani biliyorsunuz Cumhuriyet’in kazanımlarını yüz yıllık birikimlerimizi sata sata bitiremediler. Şimdi işte normalde enerjinin, eğitimin, sağlığın özellikle, kamusal hizmetlerin devlet eliyle yapılması gerekiyor. Ama bunların hepsini özelleştiriyorlar. Sağlığı özelleştiriyorlar, eğitimi özelleştiriyorlar, Enerjiyi özelleştiriyorlar. Şimdi tabii özelleşince karlılık ön plana çıktığı için böylece bu şirketler ister istemez korumacı davranmıyorlar veya onların tek amacı kar etmek, para kazanmak oluyor. Yani herhangi bir hassasiyet gözetilmiyor. O yüzden tekrar bu termik santrallerin öncelikle kamulaştırılmasını, sonra da Paris İklim Antlaşması’nın imzacısı bir ülke olarak fosil yakıtlardan çıkılmasını biz aslına bakarsanız burada teklif ediyoruz, öneriyoruz ve savunuyoruz. Bizim niyetimiz bu. Tamamen bu. Bunun dışında ne emekçinin işiyle, ne enerji ihtiyacının varlığıyla hiç kimseyle bir problemimiz yok bizim.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/chp-parti-meclis-uyesi-bozoglu-akbelendeki-kamulastirma-karari-ve-ardindan-vazgecilmesi-akbelenlilerin-yillardir-verdigi-mucadelenin-sonucu/feed/ 0
Paris’teki Olimpiyat Köyü Çevrecilerin Eleştirilerine Maruz Kalıyor https://www.haber28.com.tr/paristeki-olimpiyat-koyu-cevrecilerin-elestirilerine-maruz-kaliyor/ https://www.haber28.com.tr/paristeki-olimpiyat-koyu-cevrecilerin-elestirilerine-maruz-kaliyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 06:48:35 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=11979 Bu yaz Fransa’nın başkenti Paris’te 33’üncüsü düzenlenecek Olimpiyat Oyunları için tasarlanan olimpiyat köyü, bu zamana kadar yapılmış en sürdürülebilir ve çevre dostu tesislerden biri olarak duyurulsa da çevrecilerin eleştirileri de sürüyor.

Ahşap malzemeyle yapılan Olimpiyat Köyü klima yerine rüzgarla serinletilecek. Sporcuların idrarı geri dönüştürülerek gübre olarak kullanılacak.

Ancak olimpiyat köyünün sürdürülebilirlik iddiasına rağmen, çevreciler birkaç farklı açıdan Olimpiyat Komitesi’ni eleştiriyor.

Seine Nehri’nin kirliliği: Macron’da yüzme sözü

Olimpiyatların suyla ilgili bazı yarışlarının çoğu zaman kirli olan Seine Nehri’nde gerçekleştirilecek olması eleştiri konularından birisi.

Geçen Ağustos ayındaki birçok su sporu, nehir suyunun çok kirli olması nedeniyle iptal edilmişti.

Özellikle ciddi bir dışkı kirliliğiyle karşı karşıya olan nehrin sularının, sporcular açısından ciddi sağlık sorunları yaratacağı öne sürülüyor.

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, çevrecilerin tepkisine karşılık, olimpiyatlar başlamadan Seine Nehri’nin yüzülebilir hale getirileceğini savunuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da 29 Şubat’ta Olimpiyat köyünün açılışında yaptığı açıklamada, Seine Nehri’nin nasıl temizlendiğinin bir ispatı olarak nehirde yüzeceği yönünde bir söz verdi.

AFP’nin aktardığına göre Macron, “Yüzeceğim ama şimdiden bir tarih vermiyorum” dedi.

Hidalgo da Oyunlar öncesinde nehre girme sözü verdi. Belediye, Olimpiyatlardan sonra Seine’de üç halka açık yüzme alanı oluşturmayı ve 1923’te yasaklanmasından bu yana ilk kez nehirde yüzmeyi yasal hale getirmeyi planlıyor.

Tahiti eleştirileri

Fransa’nın denizaşırı bölgelerini Olimpiyat Oyunları’na dahil etmek amacıyla Paris’ten 15 bin kilometre uzaklıktaki Pasifik adası Tahiti’yi tarihteki ikinci olimpiyat sörf yarışması için seçmesi çevrecilerin tepkisine neden oldu.

Özellikle sörf yarışmaları için tasarlanan alüminyum hakem kulesi yoğun bir şekilde tartışılıyor..

İşlevsiz olduğu için ahşap kulenin alüminyumla değiştirilmesine yönelik protestolar düzenlendi.

Yeni kule ve ek tesis inşaatı nedeniyle bölgedeki mercanların zarar görmesi nedeniyle çevreciler ve yerel halk tepki gösterdi.

Tahiti’deki Teahupo’o plajındaki kule çalışmaları, işçiler tarafından kullanılan bir dubanın bölgedeki mercanlara zarar vermesi üzerine Aralık ayında askıya alınmıştı.

Yaklaşık 200 bin kişi inşaatın durdurulması için bir imza kampanyası da düzenlemişti. Ancak projeye 11 Mart’ta kulenin inşasıyla yeniden başlanacak.

Çalışmaya karşı çıkan derneklerden biri olan Vai Ara o Teahupoo’nun başkanı Cindy Otcenasek, AFP’ye yaptığı açıklamada, “yasanın sınırları dahilinde mümkün olan her şeyi” yaptıklarını söyleyerek “Artık havlu attık” dedi.

Olimpik sörf etkinliğinin 27-30 Temmuz tarihleri arasında yapılması, dalgaların gecikmesi halinde 5 Ağustos’a kadar uzatılması planlanıyor.

Mimarına göre, Olimpiyat Köyü’nün sporcuların kalacağı alanlar en sürdürülebilir ve çevre dostu olarak tanımlanıyor.

Paris’te Belçikalı mimar ve şehir plancısı Anne Mie Depuydt liderliğindeki beş mimarlık şirketi tarafından tasarlanan 6 bin evin bulunduğu olimpiyat köyü 2,5 yılda tamamlandı.

Anne Mie Depuydt, Perşembe günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından açılışı yapılan ve sürdürülebilir olarak tasarlanan tesisin özelliklerini Belçikalı kamu yayıncısı VRT’ye anlattı.

Depuydt’un verdiği bilgiye göre, 14 bin olimpik ve 9 bin paralimpik sporcuya ve onların çevresindekilere ev sahipliği yapacak olan köy, 52 hektarlık eski bir sanayi tesisi üzerinde inşa edildi.

Olimpiyatlar sonrası paralimpik oyunlar içinde kullanılması için binalar, engelli sporculara uygun olacak biçimde tasarlandı. Örneğin tüm koridorlar normalden daha geniş yapıldı, banyolar özel yüzeylerle kaplandı.

Toplam 6 bin binanın bulunduğu olimpiyat köyündeki evlerin tamamı ahşap malzemeyle inşa edildi.

Yaz dönemi Paris’te havanın sıcak olmasına rağmen, olimpiyat köyündeki hiçbir tesiste klima bulunmuyor.

Sürdürülebilirlik amacıyla klima yerine Seine Nehri’nden esen rüzgar kullanılacak. Doğal havalandırma sağlamak için rüzgarın yönü hesaplanarak, bütün binalar Seine Nehri’ne dik olarak inşa edildi.

Özellikle klima bulunmaması nedeniyle eleştirildiklerini belirten Belçikalı mimar, “Ama böylesi daha iyi” diyor.

Sporcuların kalacağı binalar ile ofis bölümleri jeotermal enerji ile ısıtılacak.

Paris’teki sıcaklık artışının 2050 yılına kadar aşırı artacağı yönündeki tahminler dikkate alınarak, binalar buna uygun düzenlendi. Her binada, güneşlikler ve ısıyı önleyici sistemler bulunuyor.

Olimpiyat köyünde, sporcuların idrarı gübreye dönüştürülecek. Köyde, gübre yapmak için idrarın geri kazanıldığı bir tesis oluşturuldu.

Sürdürülebilirlik açısından en önemli çalışmalardan biri de su yönetimi oldu.

Tesisteki yükseklik farkları nedeniyle suyu yerçekimine göre emmesi gereken 220 ağaçtan oluşan bir orman oluşturuldu.

Olimpiyat köyündeki binaların çatıları kuş göçüne uygun şekilde uyarlandı. Kuşlar için yuvalar yapıldı ve evlerin cephesine kondu.

Olimpiyat köyünün, bölge sakinlerine yönelik bir proje olduğunu belirten Debuydt, etkinlik alanından yerleşim alanına dönüşüm projesi olarak inşa edilen tesisin, olimpiyatlardan sonra da hizmet vereceğini söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/paristeki-olimpiyat-koyu-cevrecilerin-elestirilerine-maruz-kaliyor/feed/ 0
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ANSTOP ile Buluştu https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-anstop-ile-bulustu/ https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-anstop-ile-bulustu/#respond Tue, 19 Mar 2024 02:36:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=10508 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Antalya Sivil Toplum Platformu (ANSTOP) yönetimi ve üyeleriyle buluştu. Hizmet ve projeleriyle ilgili katılımcıları aydınlatan Başkan Böcek, “Gazipaşa’dan Kaş’a kadar yarım kalan projeleri tamamladık. Ranta dönük değil halka dönük olan bütün projelerimizi bitirdik. Benim en büyük rakibim, kendim” dedi.

Başkan Böcek, ANSTOP yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi. ANSTOP Kurucu Üyesi ve Sözcüsü Reşat Güney, Kurucu Üyeler Ekonomi İş Geliştirme Derneği Başkanı İzzet Ünlü, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Okan Hançer, Peyzaj Mimarları Odası Antalya Şube Başkanı Gülsüm Kıldan, Antalya Şehir Plancıları Odası Şube Başkanı Funda Yörük, Türkiye Spor Yazarları Derneği Antalya Şube Başkanı Şifa Çiçek, Seyahat Acenteleri Yöneticileri Derneği Başkanı Mehmet Gem’in katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda, Antalya’nın sorunları konuşuldu, talep ve öneriler dile getirildi.

Ulaşımdan altyapıya, turizmden kültür ve çevreye pek çok konunun görüşüldüğü toplantıda, yapılacak projeler ile ilgili birlik ve beraberlik içinde hareket edileceği vurgusu yapıldı. Böcek toplantıda hizmet ve projeleri, şöyle anlattı:

“GAZİPAŞA’DAN KAŞ’A KADAR YARIM KALAN PROJELERİ TAMAMLADIK”

“Gazipaşa’dan Kaş’a kadar yarım kalan projeleri tamamladık. Ranta dönük değil halka dönük olan bütün projelerimizi bitirdik. Benim en büyük rakibim, kendim. Sen ben yok, biz birlikte yaparız anlayışı içerisinde borç edebiyatı yapmadık. Bütçesine göre en borçlu belediyeyi aldık ve yürüdük. 30 Büyükşehir Belediyesi içerisinde çalışanlara en yüksek zammı yaptık. Hiçbir kurum kuruluşa günü geçmiş borcumuz yoktur. Antalya turizm kenti yerli nüfusu ile birlikte sayı 26 milyonu buluyor ve tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte 26 milyona ev sahipliği yapıyoruz. Bize 2 milyon 686 bin nüfusa göre para geliyor. Ama buna rağmen hizmet ediyoruz.

“DEPREM MASTER PLANI’NI BAŞLATTIK”

İmar yönetmeliğini değiştirdik. Deprem Master Planı’nı 22 Mayıs 2022 başlattık. Türkiye’de 30 büyükşehir içerisinde en ucuz suyu Antalya’da yaptık. Sur Yapı’da 3 bin 500 daireyi sahiplerine teslim ettik. 570’i de hazır olmak üzere. Güneş Mahallesi’nde kentsel dönüşüm gerçekleştirdik. 545 dairenin kura çekimini yaptık yakında teslim edeceğiz. Oraya cami de yapıyoruz. Korkuteli’nde 110 milyon liraya mal olan kurutma tesisi tamamlandı. Şimdi 250 kişiyi istihdam edeceğiz. Yazları bu sayı 500’e çıkacak.

“ÇEVRECİ ALTYAPI PROJELERİNDE KULLANMAK ÜZERE FİNANSMAN ANLAŞMASI İMZALADIK”

Fransız Kalkınma Ajansı ile Antalya’nın geleceğini kurtaracak çevreci altyapı projelerinde kullanılmak üzere ortak finansman anlaşması imzaladık. Hazine garantisiz 59 milyon 850 bin euro bütçeli krediyle öncelikli olarak Hurma’da atıksu arıtma çamuru yakma ve enerji geri kazanma tesisini yapacağız. Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne konu geldiğinde AK Parti grubu ret verdi. ASAT tarafından yıllık 500 milyon lira çamur bertarafına gidiyor. Şimdi çamur yapma tesisini kuruyoruz. Lara arıtmasının kapasitesine de iki kat artıracağız.”

Böcek, kentteki nüfus artışının yanı sıra araç sayısında da ciddi artış yaşandığını kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“‘ALTIN ÇAĞ’ DİYORLAR, İNSANLAR KURU SOĞANA MUHTAÇ OLDU”

“Pandemi öncesi toplu taşımada 386 bin kişiyi taşıyordu pandemi sonrası 40 bine düştü. Ulaşımla ilgili 2019 yılından itibaren merkezde 186 bin nüfus artışı oldu. 381 bin araç trafiğe girdi. Rus-Ukrayna Savaşı’ndan gelenler, depremden gelen vatandaşlarımız var bunları saymıyorum. 127 tane akıllı kavşak yaptık. Cırnık Köprüsü’nü 4-5 şerite çıkardık yollar genişledi. Batı Çevre Yolu’yla ilgili 5.2 kilometre sorunu çözen bir kardeşinizim. Batı Çevre Yolu’nun mimarı biziz. İktidar olalı 22 yıl olacak, çevre yollarını yapmadığınız sürece trafiği çözemezsiniz.  Alanya’ya gittim 71 trafik lambasından geçtim. Altın çağ diyorlar, insanlar kuru soğana muhtaç oldu. Bu altın çağları biz çok gördük.”

BÖCEK’E TEŞEKKÜR

ANSTOP Kurucu Üyesi ve Sözcüsü Reşat Güney, düzenlenen toplantı dolayısıyla Muhittin Böcek’e teşekkür ederek, “Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antstop olarak projeler üretmek ve çözümün bir parçası olma yolunda da görev almak isteriz. Kentin turizminden, şehir planından, iş hayatından, engelli gençlerimizden oluşan ciddi bir kompakt bir sivil toplum yapısı olarak kentimizde sorunları çözüme kavuşturmak istiyoruz”  diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/antalya-buyuksehir-belediye-baskani-muhittin-bocek-anstop-ile-bulustu/feed/ 0
Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde jeotermal santrale karşı köylüler mücadele ediyor https://www.haber28.com.tr/aydinin-bozdogan-ilcesinde-jeotermal-santrale-karsi-koyluler-mucadele-ediyor/ https://www.haber28.com.tr/aydinin-bozdogan-ilcesinde-jeotermal-santrale-karsi-koyluler-mucadele-ediyor/#respond Mon, 11 Mar 2024 07:12:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=9381 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL – KAMERA: KERİM UĞUR

Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde kurulması planlanan jeotermal elektrik santraline Alamut Köylüleri karşı çıkıyor. Tarım arazileri ile incir bahçelerinin yanı başında inşa edilmesi hedeflenen santrale karşı köylüler mücadele etme kararı aldı.

Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde tarım arazileri yakınına Zorlu Holding tarafından jeotermal elektrik santrali kurulması (JES) planlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Zorlu Holding bünyesinde yer alan Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi Şirketi’nin Nazilli Diracık (50 MWm/50 MWe) JES Projesi ile ilgili ‘çevresel etki değerlendirme’ süreci başlattığını duyurdu.?Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre; şirket 948 milyonluk yatırımla yılda 160 milyon kWh elektrik üretmeyi planlıyor.  Proje kapsamında Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarındaki 148 Ada 14- 15-16 nolu parseller ve 149 Ada 4-5 nolu parsellerde, 10 adeti üretim, 9 adet reenjeksiyon kuyusu ve 1 adet alternatif olmak üzere 20 adet kuyu açılması planlanıyor.

Zeytinlikler, incir bahçeleri ve tarımsal üretime zarar verdiği gerekçesiyle Alamut Köylüleri kurulması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı çıkıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED süreci başlatılan proje için endişelenen köylüler projeye karşı mücadele başlatıyor.?

“MENDERES OVASININ RİSKE ATILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ”

jeotermal Enerji Santralinin çevreye ve topraklarına zarar vereceğini ifade eden Aydın Yenipazar Belediye Başkanı Mehmet Yüsran Erden,

“Türkiye’nin enerji tüketiminde yüzde bir payı olmayan bir enerji yatırımı için bu koca büyük menderes ovasın riske atılmasını doğru bulmuyoruz. Dağımızın üstü dağın altından daha değerli diyoruz. Onun için bu mücadeleyi başından beri omuz veriyorum, destek veriyorum. Sonuna kadar da bu konuda mücadele etmeye gayret edeceğiz. Yani biz aynı zamanda yerel yöneticiler, hane halkı gelirlerinin artmasına ve zenginleşmeye de sebep olmak zorundayız. Dolayısıyla belediye yasaları aynı zamanda bize bulunduğumuz bölgede ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi için görevler de yüklemiş. Ama eğer ekilebilir arazideki bitkilerimiz, ekinlerimiz, ağaçlarımız yok olacak olursa, zarar görecek olursa zenginleşme değil, fakirleşme olgusu öne çıkacak. O yüzden bu jeotermal yatırımlarının fakirleşmeye sebep olacağını ve topraklarımızı kirleteceğini ifade ediyorum” dedi.

KÖYLÜLERDEN JES’E TEPKİ

Çevre köylerle birlik olup mücadeleyi yükselttiklerini belirten Alamut Köyü sakini Birtan Kulakoğlu “Burada yaşamak istiyoruz ama yaşamamıza müsaade edecekler mi? Edecekler, ettireceğiz biz buna kararlıyız. Geçmiş tecrübelerden yola çıkarsak bunlar çok güzel, çok şaşalı böyle projeler hazırlıyorlar. Bizimki de bunlardan birisi. Sanki çevreye bu kadar duyarlı, bu kadar önem veren bir proje gibi çalışıyorlar. Biz bunların daha önceki projelerinden, Akbelen’den, Kaz Dağları’ndan, Kastamonu’dan, Giresun’dan, Cerattepe’den ve en son da Erzincan İliç’ten çevreye ne kadar zarar verdiğini gördük, biliyoruz. Bunun için bizim buradaki jeotermale müsaade etmeyeceğiz. Çevre köylerimizle beraber birlik olduk. Mücadeleyi yükseltiyoruz” dedi.

Bozdoğan’a yapılacak Jeotermal Elektrik Santralinin insan yaşamına zarar vereceğine dikkat çeken Alamut Köylüsü “Bizim ölmemizi mi istiyorlar? Köy dediğimiz zaman bizim aklımıza doğal yaşamak gelirdi. Nedir bu JES? Nedir bu kıyım? Nedir bu insanlara yapılan zulüm. İşkencedir bu. Yavaş yavaş ölümdür bu. Biz buna karşıyız istemiyoruz değil mi? Evet JES’e hayır diyoruz” dedi.

Jeotermal Elektrik Santralinin Alamut Köyü’ne zarar vereceğini söyleyen Ayşe Türkmen, “Köyümüzde yaşamak istiyoruz. Köyümüzü vermek istemiyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz var, torunlarımız var. Kimseyi köyümüze sokmak istemiyoruz. Köyümüze zarar verecek şeyi istemiyoruz” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

“Çocuklarımıza ileride güzel bir yeşil alan bırakmak için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullanan Alamut Köyü sakini Derman Süslüoğlu, “Doğayı, canlıları, insanlarımızı, çocuklarımızı her şeyi seven köy. Bizim köyümüz, çocuklarımızın sağlığı, geleceği için mücadele edecek. Bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz. JES’e hayır diyoruz. Bizim köyümüz çiftçilikle, zeytinlerle, darıyla, buğdayla, ekmeğini kazanan köydür” dedi.

66 Yaşındaki Meryem Er ise “Torunlarımız var. Köyümüzün temiz havasından memnunuz biz. Biz bu jeotermali istemiyoruz. Zehirlenmek istemiyoruz. Biz incirimiz, zeytinimizi, yoncamızı, mısırımızı temiz, zehirsiz istiyoruz. Hayvanlarımız, yoncamızı yiyor, mısırı yiyor. Buğdayımız, arpamız temiz olsun istiyoruz. Biz jeotermale karşıyız” ifadelerini kullandı.

“BU OVAYA BUNU YAPMAK VATANA İHANETTİR”

Zorlu Holding’in Bozdoğan Jeotermal Elektrik Santrali projesinin yalnızca Alamut Köyünü etkilemeyeceğini dile getiren 23 yaşındaki Mehmet Melih Pehlivan “Türkiye’nin en verimli topraklarından birinde yaşıyoruz. Yani jeotermal demek buranın bitmesi demek, tarımın bitmesi demek. Bütün Türkiye’yi besleyecek bir ovamız var, Menderes Ovası olarak. Bu ovaya bunu yapmak vatana ihanettir. Bu ovanın dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor. Yani sadece bizim köyü etkileyen bir şey değil bu. Tüm tarımı bitirecek. Asit yağmurları olarak bütün çevremize zarar verecek” diye konuştu.

“BEN BURADA YAŞAMI GÖRDÜM”

Azerbaycan’dan gelen Aydın’da yaşamını sürdüren Gönül yürek “Ben Azerbaycan’dan geldim, dağları aşıp geldim. Ben böyle bir ne toprak, ne temiz hava, ne yaşam görmedim. Ben burada yaşam gördüm. Temiz havayı gördüm ben buraya zehir bırakmamalarını, zeytinliğimize, ağaçlarımıza, tabiatımıza, ormanımıza, sağlığımıza, sahibiz hala evimizde elimizden almalarını istemiyoruz. Ben çocuklarımın zehir yutmasını istemiyorum” dedi.

Geçimini tarlalarından sürdürdüklerini ifade eden iki çocuk annesi Aysel Uyar “Bizim bir tek tarlamız var. O da elimizden giderse biz ne yiyeceğiz? Biz bu jeotermali istemiyoruz. Bizim köyümüz kendi arazisiyle, karnını doyurmaya uğraşıyor. Herkes çabalıyor. Bizim köye değmesinler, bizim köy hiçbir şey istemiyor kimseden. Biz burada hep birlikte mutlu geçiniyoruz. Herkesin üçer beşer tarlası var. Onunla geçim kaynağı yapıyoruz. Biz onlarla doyuyoruz. Bizim bu elimizden giderse benim iki tane çocuğum var. Ben bu bir tarlam da elimden giderse ben çocuklara neyi emanet vereceğim” diye konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/aydinin-bozdogan-ilcesinde-jeotermal-santrale-karsi-koyluler-mucadele-ediyor/feed/ 0
Gazze’de İsrail saldırıları sonucu biriken çöp ve atıklar sağlık tehdidi oluşturuyor https://www.haber28.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/ https://www.haber28.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 23:12:06 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8471 İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana yoğun saldırı altında tuttuğu Gazze’de imkansızlıklardan ötürü biriken çöp ve atıklar, zor şartlarda hayatta kalmaya çalışan Filistinlilerin sağlığını tehdit ediyor.

Yıllardır İsrail ablukası altında olan ve 4 ayı aşkın süredir de hava, kara ve denizden saldırılara sahne olan Gazze’de, açlık krizi derinleşirken, belediye hizmetlerinin sağlanamaması sonucu çevrede çöp ve çeşitli atıkların neden olduğu kirlilik de artıyor.

Gazze Şehri’nin batısında Filistinli mültecilerin kaldığı Sahil Kampı’nda yaşayan gençlerden Bilal Abdullatif, AA muhabirine yaptığı açıklamada karşılaştıkları sorunları anlattı.

“Acımasız saldırıların devam etmesi belediyenin çalışmalarını sekteye uğrattı ve sokaklarda ve mahallelerde dayanılmaz atık birikmesine neden oldu.” diyen Abdullatif, Gazze şehrinin merkezindeki el-Vahde Caddesi’ndeki geçici Yermuk çöplüğünün yanından olabildiğince çabuk geçmek için aceleyle yürüdüğünü dile getirdi.

Çöp depolama alanının yanından geçerken, büyük miktarlarda katı atığın birikmesi sonucu çevreye yayılan kötü kokular sebebiyle baş ağrısı ve dönmesi hissettiğini aktaran Abdullatif, “Atık her yere yayıldı ve kokusu havaya yayılıyor. Sadece bu da değil, böceklerin, kemirgenlerin ve bulaşıcı hastalıkların da yayılmasına neden oldu.” dedi.

Abdullatif, Gazze Şehri’ndeki çevre ve sağlık felaketinin genişlemesiyle birlikte insani koşulların ve yaşam koşullarının daha da kötüleşmesinden endişe ettiğini vurguladı.

Atıklar Filistinlilerin sağlığını tehdit ediyor

Gazze’nin doğusundaki eş- Şucaiyye Mahallesinde yerinden edilen 45 yaşındaki Siham el-Kıta, yaşananların büyük bir sağlık ve çevre felaketinin habercisi olduğunu ifade ederek, “Saldırılardan önce toplanan, taşınan ve ayrıştırılan atıklar, şimdi Filistinliler arasında birikerek çeşitli hastalıklarla sağlıklarını tehdit ediyor. Atıklar, fiziksel ve psikolojik sağlık sorunlarına ve birçok hastalığa neden oluyor.” diye konuştu.

Gazze’de ilaç yokluğu ve okulların çevresinde atıkların birikmesi nedeniyle küçük çocukların birçok bağırsak ve cilt hastalığına yakalandığına dikkati çeken Kıta, yaşanan atık krizine acil bir çözüm bulunması çağrısında bulundu.

“80 bin ton çöp ve atık birikti”

Gazze Belediyesi Sözcüsü Hüsni Muhenna, belediye ekiplerinin katı atıkları, Cuhr ed-Dik depolama sahasına aktaramaması nedeniyle Yermuk depolama sahası ve çevresinin artık herhangi bir ilave katı atık miktarını alamayacağını belirtti.

Gazze kentindeki koşulları “felaket” olarak niteleyen Muhenna, İsrail saldırılarının başlangıcından bu yana şehrin doğu sınırında bulunan ana atık depolama alanına taşıma işleminin durdurulması nedeniyle yaklaşık 80 bin ton çöp ve atık biriktiğini kaydetti.

Bölgedeki atık krizinin, İsrail’in yoğun saldırıları sebebiyle güvenlik koşulları, atıkları toplamak için kullanılan araç ve kamyonlar için gereken yakıtın tükenmesi ve bu araçların saldırılarda yok edilmesinden kaynaklandığı vurgulayan Muhenna, yıkıcı İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana İsrail ordusunun, Gazze belediyesine ait çeşitli sektörlerde hizmet veren 90 aracı imha ettiğini aktararak, bu durumun temel hizmetlerin neredeyse tamamen aksamasına neden olduğunu vurguladı.

Belediye yetkilisi Muhenna, İsrail’in yıkıcı saldırılarını durdurarak, vatandaşlara temel hizmetleri sunmaya devam etmek için makine, teçhizat ve yakıt sağlanması için uluslararası kurum ve kuruluşlara, acil müdahale çağrısında bulundu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/gazzede-israil-saldirilari-sonucu-biriken-cop-ve-atiklar-saglik-tehdidi-olusturuyor/feed/ 0
CHP Milletvekili Kayıhan Pala, Bakan Özhaseki’ye Ekolojik Risk Değerlendirmesi ve Siyanürle Altın Çıkartılan Madenler Hakkında Sorular Yöneltti https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-kayihan-pala-bakan-ozhasekiye-ekolojik-risk-degerlendirmesi-ve-siyanurle-altin-cikartilan-madenler-hakkinda-sorular-yoneltti/ https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-kayihan-pala-bakan-ozhasekiye-ekolojik-risk-degerlendirmesi-ve-siyanurle-altin-cikartilan-madenler-hakkinda-sorular-yoneltti/#respond Mon, 04 Mar 2024 23:12:05 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8286

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye, “Bakanlığınız tarafından ülkemizde hangi su havzalarında ‘Ekolojik Risk Değerlendirmesi’ yapılmıştır? Eğer yapıldıysa Ekolojik Risk Değerlendirme raporları nerede yayınlanmıştır? Erzincan İliç’teki altın madeni faciası sonrasında yer üstü ve yer altı suları ile toprak ve çökeltilerdeki kirliliği izlemek için bölgede hangi tarihlerde, hangi noktalardan hangi analizler yapılmıştır? Analiz hangi laboratuvarlarda yapılmış, analiz raporları nerede yayınlanmıştır? Bakanlığınızın siyanürle altın çıkartılan madencilik faaliyetlerinin çalışan sağlığına, halk sağlığına, çevreye ve ekolojik sisteme etkilerini izlemek için yürürlüğe koymaya karar vermiş olduğu herhangi bir eylem planı var mıdır” diye sordu.

CHP Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Profesörü Dr. Kayıhan Pala, Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nde yaşanan toprak kaymasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’a soru önergesi verdi. Kaya, akarsu sistemlerindeki kimyasalların ekolojik risk değerlendirmesinin çevrenin korunması açısından hayati öneme sahip olduğunu belirttiği önergesinde Bakan Özhaseki’ye şu soruları yöneltti:

“BAKANLIĞINIZ TARAFINDAN ÜLKEMİZDE HANGİ SU HAVZALARINDA ‘EKOLOJİK RİSK DEĞERLENDİRMESİ’ YAPILMIŞTIR”

“Bakanlığınız tarafından ülkemizde hangi su havzalarında ‘Ekolojik Risk Değerlendirmesi’ yapılmıştır? Eğer yapıldıysa Ekolojik Risk Değerlendirme raporları nerede yayınlanmıştır? Bakanlığınız tarafından ‘Olasılıksal Ekolojik Risk Değerlendirmesi’ yapılan herhangi bir su havzası ve/veya akarsu sistemi var mıdır? Ülkemizdeki su havzaları için herhangi bir ‘Maruziyet Değerlendirmesi’ yapılmış mıdır? Ülkemizdeki su havzaları için herhangi bir ‘Etki Değerlendirmesi’ yapılmış mıdır? Ülkemizdeki su havzaları için herhangi bir ‘Risk Değerlendirmesi’ yapılmış mıdır’Bakanlığınız tarafından su havzaları ve akarsulara ilişkin, kirlenme olasılığı bulunan su sistemi üzerinde yaşayan türlerin potansiyel olarak etkilenen kısım açısından riskini değerlendirmek amacıyla hem maruz kalma hem de etki bilgilerini analiz etmek ve entegre etmek için kullanılan herhangi bir karar destek sistemi var mıdır?

“ÜLKEMİZDEKİ SİYANÜRLE ALTIN ÇIKARTILAN 20 MADENİN ETKİLEDİĞİ SU KAYNAKLARINDA ÇEVRESEL SİYANÜR KONSANTRASYONLARI ÖLÇÜLMEKTE MİDİR”

Ülkemizdeki mevcut siyanürle altın çıkartılan 20 madenin etkilediği su kaynaklarında çevresel siyanür konsantrasyonları ölçülmekte midir? Eğer ölçülüyorsa, söz konusu madenlerin faaliyete geçtiği tarihten itibaren siyanür konsantrasyonları ölçüm sonuçları aylara ve yıllara göre nedir? Söz konusu 20 altın madeninin çevresindeki yer üstü ve yer altı sularının, toprağın veya çökeltilerin kirliliğini izlemek amacıyla ve arzu edilen çevresel kalite hedeflerine ulaşmak için kullanılan herhangi bir ekotoksikolojik izleme/değerlendirme prosedürü var mıdır? Erzincan İliç’teki altın madeni faciası sonrasında yer üstü ve yer altı suları ile toprak ve çökeltilerdeki kirliliği izlemek için bölgede hangi tarihlerde, hangi noktalardan hangi analizler yapılmıştır? Analiz hangi laboratuvarlarda yapılmış, analiz raporları nerede yayınlanmıştır? Bakanlığınızın siyanürle altın çıkartılan madencilik faaliyetlerinin çalışan sağlığına, halk sağlığına, çevreye ve ekolojik sisteme etkilerini izlemek için yürürlüğe koymaya karar vermiş olduğu herhangi bir eylem planı var mıdır?”

]]> https://www.haber28.com.tr/chp-milletvekili-kayihan-pala-bakan-ozhasekiye-ekolojik-risk-degerlendirmesi-ve-siyanurle-altin-cikartilan-madenler-hakkinda-sorular-yoneltti/feed/ 0 İmamoğlu: Milletçe Bütün Kurumlarda Partizanlığı Bırakmak, Partizanlıktan Arınmak Gerekir https://www.haber28.com.tr/imamoglu-milletce-butun-kurumlarda-partizanligi-birakmak-partizanliktan-arinmak-gerekir/ https://www.haber28.com.tr/imamoglu-milletce-butun-kurumlarda-partizanligi-birakmak-partizanliktan-arinmak-gerekir/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:36:45 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8266 OKTAY YILDIRIM

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sultangazi Cebeci Yatırımları tanıtımı ve halk buluşmasında konuştu. İmamoğlu: “Hükümet, belediye, şu, bu fark etmez yeter ki sorunları hızlı çözmek adına aklın, kanunun, yasanın öngördüğü ne varsa işbirliği içerisinde, hızlı ve çözümleri birlikte tasarlayalım. Ama bunun için illa herkes aynı partiden olacak, herkes şu olacak, herkes bu olacak diye bir kaide yok. Bu memleketin, bu milletin gündemine böyle lüzumsuz işleri taşıyanlar gerçekten bu milletin kalitesinin farkında değil. Milletimiz 86 milyon insanımız 16 milyon hemşerimiz bu süreçleri en nizami şekliyle anlayıp işlerin yapılma biçimine bakıp yeter ki hizmet alalım bakışıyla hareket ettiğinin hepimiz farkındayız. Ne gerekir açıkçası milletçe bütün kurumlarda partizanlığı bırakmak, partizanlıktan arınmak ve herkesin işine odaklanması gerekir” dedi.

İmamoğlu, Sultangazi Cebeci Yatırımları tanıtımı ve halk buluşmasında konuştu. Cebeci köyünde gerçekleştirilen yatırımlar hakkında vatandaşlara bilgi veren İmamoğlu şunları söyledi:

“İSTANBUL’UN DÖRT BİR YANINDA ÇOK ÖZENLİ İŞLER YAPTIK: Bugün havayı güzel görünce bizim arkadaşlarımız bizi otobüsün üstüne çıkartmaya karar vermiş. Tabi esas olan bu güzel çevrede, bu güzel ortamda tarihi Cebeci Köyü’nde güzel köyümüzün güzel insanlarıyla ve Sultangazi’nin kıymetli bireyleriyle birlikte elbette sizleri selamlamak ve gerçekten buraya yapılan güçlü yatırımları sizinle paylaşmak. İstanbul’un dört bir yanında çok özenli işler yaptık. Bu özenli işlerden bir tanesi de burada. Ama bu işe inanın kelimeler yetmez. Burada yaptığımız işin parayla ölçülecek tarafı yok. Yani bu sadece Cebeci Köyü meselesi değil. Cebeci’deki bu büyük taş ocaklarının çevresinin, ortamının, köylerinin düzeltilmesi meselesi. Burada insanca yaşamı sağlarken bir yandan da burada oluşan çevre kirliliği, çevreyle ilgili sıkıntılar, derenin ıslahından tutun, atık sudan, temiz suya varıncaya kadar, doğal gaz yatırımlarından tutun, birçok konuya varıncaya kadar bu sürecin derlenip, toparlanıp insanca yaşam koşullarının buraya sağlanması meselesi. O bakımdan buradaki buluşmayı çok ama çok önemsiyorum. Ben buraya bu yaklaşık dört buçuk yıl içerisinde en az 20-25 kez geldim. Bu köye iki üç defa geldim ama çevreyi 20 – 25 kez dolaştım. Neredeyse İstanbul’un her yönünde temeller atıyoruz veya çalışmalar yapıyoruz ama burayı da ayrı önemsiyoruz.

HİÇBİR AYRIM YAPMADAN HERKESİN SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ: Bu manada her gün yeni bir temel atmanın, yeni bir açılış yapmanın gururunu yaşıyorum elbette ve hiçbir ayrım yapmadan herkesin sorununu çözmek için çalışıyoruz. Burada bu konuda özellikle az önce bahsettiğim sorunlarla boğuşan bu alanda maden bölgesindeki plansızlık, denetimsizlik yüzünden 40 yılı aşkındır, çözümsüz hale gelmiş sorunlar olduğunu tespit ettik. Tabi bu madenin çalışmaları belli sebeplerle bakanlık tarafından durdurulmuştu. Ama çözüm içinde bir yolculuk net olarak tariflenmemişti. İki şeyi aynı anda yapmamız gerekiyordu. Hem bu madenin çevreyi olumsuz etkilerini gidermek hem de bu madenden çıkartılan kaliteli kalker madenini de İstanbul’a sağlıklı bir şekilde eriştirmek. Biz bunu başardık. Buradaki ocaklardan çıkarılacak kalker madenini İstanbul için de önemini biliyorduk. Bu manada kalker, metro tünelleri, otoyol tünelleri, köprüler, kamu binaları gibi çok kritik yerlerde kullanılan kaliteli beton üretimi için olmazsa olmaz bir maden. ve bu kalitede buradaki ocağın dışında çıktığı bir başka yerde yok. İstanbul için konuşuyorum. Bu manada ulaşımdan depreme hazırlık kadar pek çok açıdan hayati bir ham madde olduğunun farkındaydık. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi doğaya saygılı, çevreye uyumlu bir madencilik faaliyetini sağlamak üzere arkadaşlarımla harekete geçtik. Çevre ve Altyapı Projesi kapsamında otoyol ile maden bölgesi bağlantısı. Sağlayan bin 800 metre uzunluğundaki kavşak bölgesi bağlantı yolunu tamamladık. Sultangazi ilçesindeki kamyon trafiğini de ortadan kaldırmak açısından ilçeye ulaşımı rahatlatarak bu trafik ulaşımını tümden iç ulaşım yollarından arındırdık. A-1 bağlantı yolunu yani Habipler Mezarlık yolunda bitirerek Habipler Mahallesi trafiğinin yoğunluğunu da rahatlatmış olduk. Cebeci Köyü ve Gazi Mahallesi’ni birleştiren yolu tamamlayıp mahallenin yolu ile maden sahası yolunu tümden birbirinden ayırmış olduk. Böylece maden yolu trafiğini, mahallenin dışına taşıyarak insanlarımızın sağlığını, can güvenliğini ve mal güvenliğini sağlamış olduk.

40 HEKTARLIK ALANA PEYZAJ ÇALIŞMASI YAPTIK: Bölgede yolları yaparken sadece yolları, altyapısını dere ıslahını ve diğer hususları tamamlamakla yetinmedik yeşillendirmeyi de ihmal etmedik. Yolların çevresine 14 bin 500 adet ağaç ve fidan diktik. Ayrıca 40 hektarlık bir peyzaj çalışması yaptık. Aynı zamanda mahallenin ve diğer köylerin yağmur suyu ve atık su sorunlarını da İSKİ marifetiyle çözüme kavuşturduk. Mahallenin içinden geçen derenin ıslahını tamamlayarak burada oluşabilecek taşkın riskini de bertaraf ettik. Köyün içindeki bir kısım metruk yapıları yıkarak mahalle içerisindeki yeşil alanlar ve parklar ile mahallemizi hak ettiği yere taşıdık. Bu bölgede ve yakın çevresinde az önce ifade ettiği gibi 17 yıldır doğalgaz olmasına rağmen bu mahallemizde doğalgaz hattı yoktu. Tam beş bin 600 metre doğal gaz boru hattı çekerek mahalleyi 17 yıl sonra doğalgaza kavuşturduk. Şu an mahallede 160 hane doğalgaz kullanıyor. Bundan sonrasında maden sahasıyla ilgili süreçleri elbette bırakmıyoruz. Hem düzgün işletilmesi hem nitelikli işletilmesi hem de şeffaflığıyla birlikte kurumumuzun burayla ilişkili kurumlarının da sürecin içerisinde en güçlü şekilde var olduğu bir şekiliyle bu bölgeyi nizami bir biçimde sürdürülebilir bir maden işletmesine dönüştürmenin de gururunu yaşayacağız.

BU BÖLGEDE YAŞAYAN YURTTAŞLARIMIZI MUTLU EDECEK ÇÖZÜMÜ HEP BİRLİKTE HAYATA GEÇİRECEĞİZ: Bu anlamda  maden sahası içerisinde entegre tesisler oluşturarak özellikle şehir içine dağılmış beton santrallerini, asfalt, plent üreticilerini bu entegre tesislerinde çevreci yatırımlarla aynı bölgede buluşturup toplu halde kamyonların şehir içerisinde taş ocaklarından taşları taşıyacak bir biçimde çevre kirliliğini ve özellikle yolların bozulmasını insanların can güvenliğini tehdit edecek bir süreci ortadan kaldıracağız. Ayrıca buradaki işletmeler denetimli maden alanının içerisinde çevreye uyumlu şekliyle çalışacaklar. Böylece hem işletmecileri hem de bu bölgede yaşayan yurttaşlarımızı mutlu edecek çözümü hep birlikte hayata geçireceğiz. Burada üretilecek kaliteli kalkerle de İstanbul’un kentsel dönüşümünü daha da güvenli bir biçimde gerçekleştirebileceğiz. Bir sorun nasıl topyekün ele alınır, nasıl herkesin katkısı ve işbirliği ile kalıcı biçimde çözülür burada inanın bu işin en güzel örneklerinden birisini hep birlikte sergiledik. Bu önemli projeye destekleri olan ve katkıları olan, emeği geçen bakın tüm kamu kurumları ve kuruluşları Sultangazi’den belediyesinden bakanlığa, valilikten diğer kurum kuruluşlara da hepinizin huzurunda yetki, belge, izin vesaire hususlarında birlikte çalıştığımız emniyet güçleri dahil herkese yürekten teşekkür ediyorum.

NE GEREKİR, AÇIKÇASI MİLLETÇE BÜTÜN KURUMLARDA PARTİZANLIĞI BIRAKMAK: Bu örnek şunu gösteriyor. Hükümet, belediye, şu, bu fark etmez yeter ki sorunları hızlı çözmek adına aklın, kanunun, yasanın öngördüğü ne varsa iş birliği içerisinde, hızlı ve çözümleri birlikte tasarlayalım. Ama bunun için illa herkes aynı partiden olacak, herkes şu olacak, herkes bu olacak diye bir kaide yok. Bu memleketin, bu milletin gündemine böyle lüzumsuz işleri taşıyanlar gerçekten bu milletin kalitesinin farkında değil. Milletimiz 86  milyon insanımız 16 milyon hemşerimiz bu süreçleri en nizami şekliyle anlayıp işlerin yapılma biçimine bakıp yeter ki hizmet alalım bakışıyla hareket ettiğinin hepimiz farkındayız. Ne gerekir açıkçası milletçe bütün kurumlarda partizanlığı bırakmak, partizanlıktan arınmak ve herkesin işine odaklanması gerekir. Bu anlamda tam da bu bahsettiğim işim prensipleri ve biz yaklaşık beş yıldır sadece çözüme, icraate, hizmete odaklanmış bir belediyecilik yapıyoruz. Bu sayede yıllarca ihmal edilmiş içinden çıkılmaz hale gelmiş sorunları çözüyoruz. Bundan sonra da yolumuza aynı şekliyle devam edeceğiz. Halkımızdan alacağımız destekle sizlerin oylarıyla daha da hızlanarak daha da güçlü işleri bütün şehrimizde harekete geçireceğiz. İstanbul’umuzun dört bir yanına hizmet ve yatırım götürmeye devam edeceğiz.

GÜÇLÜ BİR MİLLET İTTİFAKINI KURACAĞIMIZDAN KİMSENİN KUŞKUSU OLMASIN: Sultangazi’de, Cebeci’de yaptığımız birçok çalışma altyapıdan üstyapıya, kreşten sosyal yardımlara, sosyal tesisler hizmetlerinden parklara ve burada yaptığımız bütün işlerin daha iyilerini yapmak için yolculuğumuza en güçlü şekliyle devam etmek istiyoruz. Bu kapsamda özellikle yola çıktığım değerli yol arkadaşım Ferhat Epözdemir Belediye Başkan adayımıza da hem Sultangazi’de hem de bütün İstanbul yolculuğundaki bütün belediye başkan adayı arkadaşlarıma yürekten başarılar diliyorum. Tabi bu iş örgütlü mücadele hem ilçe başkanımla beraber buradaki Cumhuriyet Halk Partililer ama daha da ötesi biz milletin ittifakını temsil eden, milletiyle birlikte düşünen, konuşan insanlar olarak bu şehirde bulunan herkesin bizimle bu yönetimde var olduğunu, birlikte düşündüğümüzü, birlikte yol yürüdüğümüzü hissettiği güçlü bir millet ittifakını kuracağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Biz bu şehirde yaşayan herkesle konuştuk bizim sözümüz, bizim yüreğimiz, bizim gözümüz, bizim yüzümüz inanın iyiliğin dışında güzel duygunun dışında milletimizin çıkarının dışında hiçbir konuyu muhatap almayacak. Bizim tek yolumuz var milletimize hizmet. Milletimize hizmet o bağlamda yolumuz açık olsun. Hepinize katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.

]]>
https://www.haber28.com.tr/imamoglu-milletce-butun-kurumlarda-partizanligi-birakmak-partizanliktan-arinmak-gerekir/feed/ 0
Murat Kurum: ‘ÇED raporuyla toprak kaymasının ne alakası var?’ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-ced-raporuyla-toprak-kaymasinin-ne-alakasi-var/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-ced-raporuyla-toprak-kaymasinin-ne-alakasi-var/#respond Mon, 04 Mar 2024 05:12:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=8199 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olduğu dönemde Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold firmasına ait Çöpler Altın Madeni’ne Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu raporu verilmesiyle ilgili eleştirilere, “Faaliyet iznini biz vermiyoruz. ÇED raporuyla, toprak kaymasının ne alakası var?” yanıtını verdi.

“135 KEZ DENETLEMİŞİZ VE BU İLETMEYİ DE KAPATMIŞIZ”

Murat Kurum, Neler Oluyor Hayatta programında açıklamalarda bulundu. İliç’teki maden faciası sonrası kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt veren Kurum, şunları söyledi; “İliç’teki kaza sonrasında dönemin çevre bakanı ÇED raporu verdi, bundan oldu diyorlar. Çevre bakanlığı çevre faaliyetini, çevreye olan etkisi var mı yok mu buna bakar. Her şey kuralına göre olur bozan varsa da gereği yapılır. Bakanlık bu işletmenin sorunu var mı yok mu buna bakar. Faaliyet izni veremez. 135 kez denetlemişiz, ve bu iletmeyi de kapatmışız 3 ay.

“HALKALI’DA SEL BASTI, SEN ÖLDÜRDÜN MÜ DİYECEĞİZ?”

2008’den beri ÇED’i var buranın. Birim artırmak istiyorum demiş, sorun olup olmadığının bildirilmesini istemiş. 21 kuruldan görüş aldık ve şu tedbirleri alırsanız çevresel açıdan sorunu yoktur demişiz. İlgili bakanlıktan da faaliyet izni almış. Şimdi oraya siz ÇED verdiğiniz için burası kaydı diyorlar ÇED raporu ile toprak kaymasının ne ilgisi var? Metrobüsler bozuluyor, otobüsler yanıyor neden görevinizi yapmıyorsunuz diye sormak lazım o zaman. Halkalı’da sel bastı, Başakşehir’de sel oldu. Sen öldürdün mü diyeceğiz, böyle bir şey olabilir mi?”

“TAKSİ SORUNUNDA BİR İRADE ORTAYA KONULMUŞ DEĞİL”

İstanbul’daki taksi sorunu ile ilgili de konuşan Kurum, “Bir irade ortaya konulmuş değil” dedi. Göreve gelmesi durumunda bazı düzenlemeler hayata geçireceklerini söyleyen Kurum, şu ifadeleri kullandı; “Taksi sorununda da bir irade ortaya konulmuş değil. Merkezi taksi sistemini hayata geçirelim istiyoruz. Durakların bile uygulaması var. Tek çatı altında toplamalıyız. Hangi taksiyi istediğimiz, arabanın durumuna kadar dijitalden bunu çağırabileceksiniz. İstanbul taksisi marka haline gelecek. Yurt dışına gittiğinizde şehrin turizm elçileridir taksiler. Önce merkezi taksi uygulamasında hepsini birleştireceğiz. Bilimsel verilerle nerede nasıl ihtiyaç var taksi plakası ihalesine çıkacağız. Plaka sayısını artıracağız. Vatandaşın beklentisi hizmet. Taksicinin de güvenliği söz konusu.

“MEVCUT YÖNETİM KENDİSİ TAKSİCİLİK YAPMAK İSTİYOR”

İnsanları karşı karşıya getirmeye gerek yok. Sonuçta masanın etrafında doğruyu ortaya koyacağız. Mevcut yönetim kendisi taksicilik yapmak istiyor. Kanun diyor ki yönetim taksicilik yapamaz diyor. 8+1’ler de rahatsız şimdi. Tek bir doğruyu uygulayacak süreci işleteceğiz. Önüne gelen de taksici olamayacak. Taksi durakları İstanbul ruhuna uygun yenilenecek. Havalimanına 18 milyon turist geliyor, bu kişiler taksiye biniyor. Taksici ile iletişim kursa, 1 gün daha fazla kalsa şehrin istihdamı ve ekonomisi hareketlenir. Denetim ve ödül yöntemi getireceğiz. Yanlış bir şey olduğunda hemen yazacak vatandaş. Trafikten mene kadar ceza olacak. Taksicilerimizin can güvenliği için taleplerine yönelik adımları atacağız.”

“650 BİN KONUTUN DÖNÜŞÜMÜNÜ HEDEFLİYORUZ”

Kurum, ayrıca 10 başlıkta projeler hazırladıklarını söyledi. Olası İstanbul depremi ile ilgili de konuşan Kurum, 650 bin konutun dönüşümünü hedeflediklerini söyledi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-ced-raporuyla-toprak-kaymasinin-ne-alakasi-var/feed/ 0
Özhaseki: Tehlike oluşturacak zehirli atığa rastlanmadı https://www.haber28.com.tr/ozhaseki-tehlike-olusturacak-zehirli-atiga-rastlanmadi/ https://www.haber28.com.tr/ozhaseki-tehlike-olusturacak-zehirli-atiga-rastlanmadi/#respond Sat, 02 Mar 2024 03:24:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7885 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazasının yaşandığı sahada şu ana kadar tehlike oluşturacak zehirli bir atığa rastlanmadığını bildirdi.

Özhaseki, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile maden ocağı sahasında açıklamalarda bulundu.

Olayın olduğu andan itibaren bakanlığın ilgili birimlerinin, 10 bilim insanı ve bakanlık uzmanlarının donanımlı mobil cihazlarla bölgeye gittiğini bildiren Özhaseki, olayları yakından takip ettiklerini vurguladı.

Bölgeye geldikten sonra heyelan alanında uçan, biriken toprağın nehir ile buluşmasını kesmek için menfez kapaklarının kapatıldığını aktaran Özhaseki, sonrasında bu toprağın güvenli bir yere nakli için gerekli arama çalışmaların yapıldığını söyledi.

Özhaseki, şöyle devam etti:

“Bu toprağın herhangi bir şekilde insan sağlığına çevreye zararı var mı, havada, suda, toprakta tehlikeli atıklar oluştu mu gibi bir soruya cevap bulabilmek amacıyla da arkadaşlarımız her gün 9 noktadan numune alıyorlar. Sonra bunu gerek kendi mobil cihazımızda gerekse üç ayrı dışarıdaki yetkin laboratuvarlarda incelettiriyorlar. Şu ana kadar çok şükür tehlike oluşturacak bir zehirli atığa rastlanmadı. Bundan sonra da bu titizliği devam ettireceğiz, sonuna kadar sürdüreceğiz. Herhangi bir tehlikenin oluşmaması için elimizde ne geliyorsa onu yapacağız.”

Özhaseki, toprağın taşınması aşamasında taşınabilecek yerlerin tespiti dahil üzerlerine düşeni yapacaklarını vurgulayarak, “Çok şükür burada bir tehlikenin oluşmaması bizim için son derece önemliydi, bundan sonra da inşallah olmaz diye ümit ediyorum. Ama bu hiçbir zaman bizim yapacağımız çalışmalara mani değil, burada biz bu çalışmaları titizlikle sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Her gün topraktan numune alınıp, havadaki ölçümleri yapacaklarını bildiren Özahseki, “Ayrıca yer altındaki suların nehre ulaşma konusundaki tehdidini de göz önünde bulundurarak, ne yapılması icap ediyorsa bilim adamlarımızın tavsiyeleriyle, uzmanlarımızın bu konudaki görüşleriyle istişareyle bakanlıklar arasındaki bir koordinasyonla üzerimize düşen de yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Gelememe nedenim sadece özel sağlık nedenleri”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özhaseki, bölgeye geç gitmesine yönelik tepkiler olduğunun belirtilmesi üzerine, “Özellikle kendi özelimle ilgili bir şey söylemek istemezdim ancak bir ay kadar önce 8 saat süren bir operasyon geçirdim ve buradaki hadisenin vuku bulduğu gün de devamında 2 saatlik bir operasyon daha geçirdim. Hastanede kalıp doktorların nezaretinde uzunca bir süre tedavi oldum.” dedi.

Olayın olduğu ilk andan itibaren narkozun etkisinden kurtulmasıyla, çevreden sorumlu Bakan Yardımcısı, ÇED Genel Müdürü, Çevre Yönetimi Genel Müdürü ve bilim insanlarından oluşan ekipten anbean olayları takip ettiğini anlatan Özhaseki, “Buradaki olayların hepsinden de sonuna kadar tabii ki haberim var. Gelememe nedenim sadece özel sağlık nedenleri, o yüzden eğer özür dilemem gerekiyorsa bütün kamuoyundan özür dilerim.” ifadelerini kullandı.

“Bugüne kadar tutanaklara yansıyan tam 135 denetim yapılmış”

Özhaseki, bölgedeki denetimlere ilişkin soruyu yanıtlarken, ÇED raporlarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alındığını anımsattı.

Kirleticilik vasfı bulunan herhangi bir işletmeyi açacak olan her kim varsa Bakanlığa müracaat ettiğini anlatan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Kirleticilik vasfı yüksekse Bakanlık yetkilidir bu konuda, değilse biraz düşük oranda ise onda valiliklerimiz, çevre il müdürlükleri yetkili. Buradaki hadise ÇED çıkmadan önce başlamış ama 2008’de ilk raporu alınmış. Yani neredeyse tam 16 sene kadar önce bu rapor alınmış, aradan geçen zaman ve süre içerisinde 2-3 bazen 4 yıl gibi aralıklarla ya genişletme ya alandaki değişik proseslerin uygulanması ile ilgili de bir takım ÇED raporundaki yenilenmeler söz konusu olmuş, arkadaşlarımız titizlikle tabii bu işi takip ediyorlar.”

Özhaseki, bir ÇED raporu için müracaat edildiğinde 2 yılı bulabilen uzun bir süreç yaşandığını belirterek, oradaki birçok bakanlık, kamu kuruluşu, yereldeki idarelerle yazışmalar yapıldığını bildirdi.

Rapor verildikten sonra belli aralıklarla tüm bakanlıkların kendi alanına düşen denetimleri yaptığını aktaran Özhaseki, “Arkadaşlarımız bugüne kadar burayla ilgili tutanaklara yansıyan tam 135 tane denetim yapmışlar. En çok denetim 2022 yılı ortalarında meydana gelen bir borunun patlaması üzerine olmuş. Burada kapatma kararı vermişler, en ağır para cezasını vermişler, ayrıca da savcılığa suç duyurusunda bulunmuşlar. Daha sonra ilgili firma bunları giderdiğini ispat ederek, yeniden müracaat ettiğinde de tabii ki çalışmasına izin vermişler.” diye konuştu.

Özhaseki, denetimlerin büyük çoğunluğunun 2022 ortasından itibaren başladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Burada çevreye bir zarar veriliyor mu, verilmiyor mu? Nihayetinde oradaki madende üretim şartlarından dolayı tabii olarak bir tehlike oluştuğu için bunun çevreye etkisi noktasında arkadaşlarımız ölçümler yapmaya da devam etmişler. Şu ana kadar bizim raporlarımızda söylüyorum bu konuda tehlike oluşturacak bir şey olmadığı hususunda da bilgiler var. Yığının ne kadar olduğu, kaç metre yükseklikte olduğu, bunların ÇED raporlarına nasıl yansıdığı, sınırların aşılıp aşılmadığı bunların hepsi hem idari hem adli hem de hukuki boyutlarıyla inceleniyor.”

Bütün bakanlıkların kendi müfettişlerini gönderip, kendi bakanlıkları açısından ilgili genel müdürlüklerin bir kusuru olup olmadığını incelediklerini dile getiren Özhaseki, “Bizim de baş müfettişlerimiz buradalar, ilgili birimlerimize düşen tarafta bir kusur var mı yok mu, biz de onu inceliyoruz. Varsa zaten gereğini yaparız. Öbür taraftan da adli olarak da savcılarımız burada serbestçe çalışıyorlar. Nihayetinde kusur kimde niye böyle bir olay meydana geldi, bu da ortaya çıkacaktır, diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ozhaseki-tehlike-olusturacak-zehirli-atiga-rastlanmadi/feed/ 0
Şile’de Arıtma Sızıntı Suyu Tesisi Açılışında Konuşan İmamoğlu: “İnsana, Doğaya Değer Vermeyen Yöneticiler, Geleceğimizi Yok Ediyorlar” https://www.haber28.com.tr/silede-aritma-sizinti-suyu-tesisi-acilisinda-konusan-imamoglu-insana-dogaya-deger-vermeyen-yoneticiler-gelecegimizi-yok-ediyorlar/ https://www.haber28.com.tr/silede-aritma-sizinti-suyu-tesisi-acilisinda-konusan-imamoglu-insana-dogaya-deger-vermeyen-yoneticiler-gelecegimizi-yok-ediyorlar/#respond Tue, 27 Feb 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7518 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İSTAÇ, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük kapasiteli bir arıtma sızıntı suyu tesisini, 11 ay gibi rekor bir sürede tamamladı. Şile Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İnsana, doğaya değer vermeyen, uzmanların uyarılarını dikkate almayan yönetim anlayışı ölüm getiriyor, felaket getiriyor. Doğayı, sadece kendilerine ait bir kazanç kapısı gibi görenler, sadece gösterişli projelerle, özellikle de rant getiren projelerle ilgileniyorlar. Sadece seçim sonrası süreçleri hesaba katıyorlar. ‘Seçimi kazanalım. Seçimi kazandıktan sonra biz işimize bakalım’ diyenler ne yapıyorlar? Aslında geleceğimizi yok ediyorlar” dedi.

İSTAÇ, kapasite fazlası çöp sızıntı suyunun, yaklaşık 25 yıldır kara tankerleri ile Şile’deki tesisten diğer arıtma tesislerine taşınması uygulamasına son verdi. Şile Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi’nin kapasitesi, 2.000 m3/günden 4.000 m3/güne çıkarıldı. 11 ay gibi rekor bir sürede tamamlanan Şile Karakiraz Mahallesi’ndeki Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi’nin açılışı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Şile Belediye Başkan adayı Özgür Kabadayı’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Açılış töreninde, İmamoğlu ve İSTAÇ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay birer konuşma yaptı. Konuşmasında, tesisin yapılış sürecinin detaylarını paylaşan İmamoğlu, şunları söyledi:

“ASLINDA GÖREVİ İHMAL ANLAŞIYIDIR: Buradaki çöp sızıntı suyu meselesi, önemli bir mesele. Etkisi sadece burada değil, buranın yakın çevresinde değil, -ne ilgisi var, diyeceksiniz- ta Tuzla’ya kadar uzayan bir çevre etkisi söz konusu. ve bu çöp sızıntı suyu meselesinin hem Silivri’de hem burada çözüme kavuşmasında, bizim dönemde atılan adımlarla sonuçlanması, gerçekten düşünmeye değer bir konudur. Yani bu kadar önemli bir çevre etkisi olan çöp sızıntı suyu meselesini düşünmeyen ya da buna dönük hızlı bir adım atmayan yönetim anlayışı, aslında görevini ihmal anlayışıdır.

ÇEVRE FACİALARINDAN SONRA YÖNETİCİ BULAMADIĞIMIZI GÖRÜYORUZ: Çevre duyarlılığını yitirmiş yönetimlerin nesiller boyu sürecek çok acı kayıplara yol açıyor. Bu vesileyle, bunu ülkemizin dört bir yanında gördüğümüzü ve çevre facialarından sonra ne yazık ki, mercekle arasak, sorumlu yönetici bulamadığımızı da görüyoruz. Çok acı bir durum. Özellikle insana, doğaya değer vermeyen, uzmanların uyarılarını dikkate almayan yönetim anlayışı ölüm getiriyor, felaket getiriyor. Doğayı, sadece kendilerine ait bir kazanç kapısı gibi görenler, sadece gösterişli projelerle, özellikle de rant getiren projelerle ilgileniyorlar. Sadece seçim sonrası süreçleri hesaba katıyorlar. ‘Seçimi kazanalım. Seçimi kazandıktan sonra biz işimize bakalım’ diyenler ne yapıyorlar? Aslında geleceğimizi yok ediyorlar. Ben, son günlerde sahada gözü yaşlı insanların, Erzincan İliç’teki meseleyi benimle paylaşmalarının duygusallığı içerisindeyim. Bizim insanımız o kadar değerli ki; bazen tahmin edemeyeceğiniz noktada, tahmin edemeyeceğiniz duyarlılıkta insanlarla karşılaşıyorsunuz. Örneğin; dün Esenler’de, semt pazarında 4-5 teyzemizin gözü nemli nemli İliç’i sormasından bunu anlıyorum. ya da birkaç gün önce Bağcılar’da ya da Beykoz’da, farklı coğrafyaların insanları.

HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANANLAR VE BUNUN SORUMLULUĞUNU ÜSTLENMEYENLER: Geleceğin sıkıntısını, korkusunu, endişesini ilk hissedenler; kadınlar, anneler. Onların o gözü yaşlı halleriyle bunu dile getirmeleri, benim içimi bir yönetici olarak, çok derinden burkmuştur. Hiçbir şey olmamış gibi davrananlar ve bunun sorumluluğunu üstlenmeyenler, bu sürece dair açık ve net konuşmayıp ortadan kaybolanlar, sadece seçim sürecine dair seçmeni tehdit edenler, o gözü yaşlı, gözü nemli annelerimizin hakkı, hukuku adına, bu sandıkta milletimizden hak ettiği cevabı alacak, dersi alacaktır diye düşünüyorum. 31 Mart’ı, milletimizin bu anlamda iple çektiğini düşünüyorum. Buradan şunu ifade etmek isterim: Biz, asla onlardan olmadık, onlardan değiliz ve olmayacağız. İstanbul, 2019’dan bu yana, çok yüksek bir çevreci hassasiyetle yönetiliyor. Çevre yatırımlarına, tam 945 milyon dolar bütçe ayırarak, İstanbul’u çevre felaketlerine karşı güçlendirdik; güçlendirmeye devam ediyoruz. Avrupa’nın en büyük atık yakma ve enerji üretim tesisini açtık. ve özellikle yeni açtığımız 4 tesisle birlikte, İstanbul’un çöpten elektrik üretim kapasitesini tam 3 katına çıkardık sadece 4,5 yılda.

BİZİ DİNLEYEN VATANDAŞLARIMIZIN ŞAŞIRMAYACAĞI GİBİ: Avrupa yakasında açmış olduğumuz atık yakma tesisinin aynı kapasitede olanını ve yine yılda 1 milyon ton çöp yakacak olan, 85 megavat elektrik üretecek kapasiteye sahip, 1,5 milyon ton karbon emisyonu azaltımı olacak olan böylesi faydalı bir tesisin her aşamasını bitirdik. Özellikle bizi dinleyen vatandaşlarımızın şaşırmayacağı gibi, ülkemizin yatırım planına alınmasını bekleyen bu projemiz, 2024 yatırım planına alınmadı. Yani İstanbul’da çöp yığını oluşmasını değil, çöpten enerji üretme tesisini hızlıca başlatıp bitirme hedefinde olduğumuz, kredisini hazırladığımız, ihaleye hazır olan bir tesisin yatırım planına alınmaması, yine görüyorsunuz ki, az önce çevre felaketi oluştuğunda ortadan kayboldukları gibi, Ekrem İmamoğlu’ndan ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminden faydalı bir iş geldiğinde, yine ortadan kayboluyorlar. Az önce o söylediğim sandık dersi, onları öyle bir silkeleyip kendine getirecek ki, milleti için takır tukur bunları imzalamak zorunda kalacaklar. Hem tehdidin karşılığındaki cevabı alacaklar hem de kalan sürelerinde millet ve memleket lehine, hükümet olarak yapması gerekenleri yapmak zorunda kalacaklar. Onun için herkesin oyu çok değerli.

BAZILARI ÇOKÇA SORUYOR, ‘İMAMOĞLU NE YAPTI Kİ’ DİYE: Bu dönemde kazandırdığımız birkaç çevre projesini sizlere hatırlatmak isterim. Seymen Çöp Suyu Arıtma Tesisi. Haliç’teki Dip Çamuru Tarama ve Susuzlaştırma Tesisi. Kaynağında ayrı toplanan organik atıklardan enerji ve kompost üreten Biyometanizasyon Tesisi. Yenikapı Biyolojik Arıtma Tesisi. Beykoz Riva İleri Biyolojik Arıtma Su Arıtma Tesisi. Baltalimanı Biyolojik Arıtma Tesisi. Başakşehir Katı Atık Aktarma İstasyonu. Eyüpsultan Hasdal Katı Atık Aktarma İstasyonu. ve bugün de Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi’nin sizlerle birlikte açılışını yapıyoruz. Hani bazıları çokça soruyor, ‘İmamoğlu ne yaptı ki’ diye. Yaptıklarımızı yok saymaya kalkıyorlar. Onlara tavsiyem; sadece hayata geçirdiğimiz projelerimizi bile oturup saysalar, göreceksiniz kendileri bile, -eğer vicdanları var ise- bu tarz iddiaları ortaya koyanların kendileri bile üzülecekler söylediklerine. Bunlara baksınlar, öyle çıksınlar karşımıza. Biz, İstanbul’un tarihinde hiç görülmediği kadar, bu kadar kısa zamanda, çok büyük işler yaptık. Bizim özellikle 5 yıla yakın zaman dilimi içinde yaptıklarımızı, geçtiğimiz 20-25 yıllarıyla kıyaslamalarını da açıkçası önemli bir veri olarak kabul ediyorum.

ÇEVREYE ZARAR VERECEK HİÇBİR YATIRIMI YAPMADIK: Tabi bizim yaptığımız kadar, yapmadıklarımızın da önemli olduğunu ifade etmek isterim. Çünkü biz, 5 yıla yakın bu sürede, çevreye zarar verecek hiçbir yatırımı yapmadık. Bilim insanlarının, uzmanların, halkın onay vermediği hiçbir işe imza atmadık. Bizim çevreyi korumak için yaptıklarımız, gerçekten saymakla bitmez. Aramızdaki fark; insana, doğaya, şehre, vatanına değer verenle, paradan başka hiçbir şeye değer tanımayanlar arasındaki farktır. Bizim icraat hızımızla yarışamayacaklarını anlayanlar, yaptıklarımızı küçültmek için, ‘İmamoğlu bizim başlattığımız projeleri tamamlıyor’ diyerek, sözüm ona projelerimizi küçük görmeye gayret ediyorlar. Tabii ki tamamladığımız projeler vardır. Tamamlayacağız da. Bunda hiçbir tuhaflık yok. Ama acaba başlattıkları projeleri, biz ne safhada aldık? veya nasıl o projeleri bitirdik? Hangi aşamada, projeler niçin durdu? İşin bu boyutuyla ilgili hiç sesleri çıkmıyor. Örneğin; geçen sene açılışını yaptığımız Silivri Seymen Çöp Sızıntı Arıtma Suyu Tesisi projesi, bizden önceki dönemde başlatılmış bir projeydi. Sözleşmeye göre, 32 ay içerisinde bitirilmesi gereken bir projeydi. Fakat biz göreve geldiğimizde, sözleşme süresinin yarısı bitmiş olmasına rağmen, ne kadar yapılmıştı işin biliyor musunuz? Yüzde 1’i yapılmıştı.

HIZLI HIZLI, SORGUSUZ, SUALSİZ, BAZEN USULSÜZ, BAZEN EKSİKLERİYLE, BOLCA İHALE YAPTILAR: İktidar kanadının “Biz başlattık” dediği birçok projeyi, çok düşük ilerleme yüzdeleriyle aldık. ‘Yüzde 3’ü, 4’ü ben yaptım’ demek, oraya bir konteyner koymak ya da şantiyeyi kurmak anlamına geliyor. Evet, şunu yaptılar: Hızlı hızlı, sorgusuz, sualsiz, bazen usulsüz, bazen eksikleriyle, bolca ihale yaptılar. Bu doğru. Ama biz öyle yapmadık. Biz bu süreçte ihaleleri de öyle yapmıyoruz. Sadece sürenin yüzde 50’si geçmiş, yüzde 1’i yapılmış bir işin, bizden önceki devraldığımız dönemden bize bırakılan projelerde tamamıyla gördüğümüz bir durum olduğunu ifade etmek isterim. İnanın metroda da böyle, altyapı yatırımlarında da böyle. Niye biliyor musunuz? Çünkü onlar için projenin uzaması, iyidir. Uzadıkça, birilerine yeni ve bir kısım kazançlar sağlanır. Bunlar, işlerine böyle bakıyorlar. ve ne yazık ki her işe bu şekilde baktıkları için, biraz daha ranta, paraya duyarlı bir halleri var. Bizim ise, insanımıza ve çevreye duyarlı bir halimiz var. Aramızdaki fark bu. Onlar sadece bir kişiye saygı duymakla her şeyi yeterli görüyorlar; biz ise, kocaman milletimize saygı duyma konusunda duyarlı davranıyoruz. Bugün hizmete açtığımız Şile Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi, insana ve çevreye duyarlılığımızın değerli bir sonucudur.

NE O BİR KİŞİ NE DE DİĞERLERİ, PAZARLARA GİDEMEZLER, AMA BİZ, PAZARDAN ÇIKMAYIZ: Seçime kısa bir süre kala hem şantiye ziyaretleri hem açılışlar gerçekleştiriyoruz ve vatandaşlarımızla buluşuyoruz. Ne o bir kişi ne de diğerleri, pazarlara gidemezler, ama biz, pazardan çıkmayız. Vatandaşımızla buluşur, hesap da veririz. Önerilerini de dinleriz. Şeffaflığımızın gösterisi olarak, onlarla yürekli buluşmalarımızı yaparız. Ama en güzeli ne biliyor musunuz? Her gün şantiyeleri ziyaret ediyorum. Görünen, görünmeyen birkaç şantiyeyi gururla geziyorum. Hemen hemen her gün de bir açılış yapıyoruz; katıldığım ya da katılamadığım. ve seçime doğru giderken. Bu, müthiş bir şey. ve biz, daha dün, bu şehrin 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık, 5 yıllık bütçesini konuştuk. Bütçesi üzerinden tasarımlarımızı, yatırımlarımızı konuştuk. Biz ise, 2019 seçimlerinde, 23 Haziran seçimlerine giderken, 15 gün öncesinde hesaba parayı yatırıp, o ay sonu gelmesi gereken parayı, 15 gün önce hesaba yatırıp, seçimi kaybedeceğiz korkusundan ‘Parayı istediklerimize bir an önce dağıtalım’ endişesine düşen bir yönetimden süreci devraldık. Biz, kamu kurumuyuz. Kamucuyuz, halkçı belediyeyiz. Halkını düşünen ve halkının kurumunu yönettiğini bilen kişileriz. Bu ahlaktan da asla vazgeçmeyeceğiz.

EKİP ARKADAŞLARINA, ‘BUYRUĞUMU YERİNE GETİRİN’ DİYEN DEĞİL: Her günümüz seçim heyecanıyla geçmeli. Her arkadaşımdan, bizi seven her insanımızdan, sürece en doğruyu, en iyiyi, en dürüstü, en şeffafı, en başarılıyı, en becerikliyi, en çalışkanı, ekibiyle birlikte seçmelerini tavsiye ediyorum. Milletine had bildiren değil, milletine talimat veren değil, ekip arkadaşlarına, ‘Buyruğumu yerine getirin’ diyen değil… Ekip arkadaşlarıyla, ortak akılla bir arada çalışmayı bilen kişileri seçin. Bir kişiye değil, milletine sorumlu olduğunu bilen insanları seçmenizi çok önemli bulduğumu ifade etmek isterim. Bu bağlamda biz, İstanbul İttifakı’nın, bu şehirde yaşayan her insanın temsilcisi olarak, göreve talibiz. ve bu manada, sadece siyasi parti olarak, partimin bireylerini, fertlerini göreve çağırmıyorum. Onlarla elbette koşacağız. Ama ben, bütün İstanbul halkını bu sürecin bir gönüllüsü olmaya, birlikte iş üretmeye, birlikte çalışmaya davet ediyorum. Hep birlikte başaracağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Çünkü biz, bu şehrin çocuklarını, gençlerini, kadınlarını, geleceğini düşünüyoruz. Biz, bu şehrin çevresini, doğasını, denizini, havasını, suyunu düşünüyoruz. Biz, bu şehrin tarihini, mirasını geleceğe emanet edilmesi gereken değerlerini; biz bu şehrin maneviyatını; biz bu şehrin inançlarını; biz bu şehrin her insanını, her etnik kökenini düşünüyoruz. Bu bakımdan güçlü bir yolculuk yürüdüğümüzü bilmenizi isterim. Elbette ki, halkımızın da takdiriyle, İstanbul’u güzel ve mutlu bir geleceğe daha hızlı ve daha güçlü adımlarla taşıyacağız. Hedefleri büyüterek, hepimiz için, hep birlikte yürüyeceğiz. Birliğimizi bozmadan, ‘Tam yol ileri’ diyerek yürüyeceğiz. Yolumuz açık olsun.

TOGAY: “TÜRKİYE’NİN VE AVRUPA’NIN EN BÜYÜK KAPASİTELİ, DÜNYANIN İSE İKİNCİ BÜYÜK KAPASİTELİ  BİR ARITMA SIZINTI SUYU TESİSİNİ, 11 AY GİBİ REKOR BİR SÜREDE TAMAMLAMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ”

İSTAÇ Genel Müdürü Togay da özetle şu bilgileri paylaştı:

“Bugün burada, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük kapasiteli, dünyanın ise ikinci büyük kapasiteli bir arıtma sızıntı suyu tesisini, 11 ay gibi rekor bir sürede tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Atık bertarafından oluşan çöp sızıntı suyu, normal evsel atık suya oranla, 55 kat daha zehirli bir içerik arz ediyor. O yüzden, bu suyun zamanında ve yerinde çevreye zarar vermeden arıtılması, çok büyük önem taşıyor. 2019 yılında, İstanbul’un fiili çöp sızıntı suyu arıtma kapasitesi, 4.000 bin metreküptü. Bugün hizmete aldığımız tesisimizle beraber, bu rakam 3 katına çıkarak, 12 bin metre küpe ulaşıyor. Bu kapasite, İstanbul’un 2050 yılına kadar bu konudaki ihtiyacını karşılayacaktır. Bugün İstanbul’da, günde 18 bin ton evsel atık ortaya çıkıyor. ve bunun 5.500 tonunu, katma değeri yüksek teknolojilerle geri dönüştürüyoruz ve elektriğe, enerjiye dönüştürüyoruz. Geri kalan kısmını ise, Avrupa ve Asya’da bulunan iki depolama alanımızda, çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf ediyoruz.” Konuşmaların ardından kesilen kurdele ile tesis resmen İstanbul’un hizmetine girmiş oldu. İmamoğlu ve beraberindeki heyet, açılış sonrasında tesiste incelemelerde bulundu.

“TUZLA’NIN KOKU SORUNUNU ŞİLE GİDERECEK”

İBB iştiraki İSTAÇ A.Ş., Şile Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi’nin temelini 29 Mart 2023’te attı. Tuzla’da kronik hale gelen koku sorununu da ortadan kaldıracak 31 metrekarelik alan üzerine kurulu tesis, 11 ayda tamamlandı. Membran Biyo Reaktör (MBR) + Nano Filtrasyon (NF) prosesi ile çalışan tesis; evsel atıkların depolanması sonucu oluşan, kirlilik yükü oldukça yüksek çöp sızıntı suyunu arıtacak. İstanbul’da, 7 bini Anadolu yakasında, 12 bin tonu da Avrupa yakasında olmak üzere, günde toplam 18 bin ton evsel atık oluştuğu hesaplandı. Mevcut arıtma tesisi, 2009 yılında 1.200 m3/gün kapasite ile devreye alınmıştı. 2012 ve 2019 yılında kapasite artışı yapılarak, tesis kapasitesi 1.700 ve 2.000 m3/güne çıkarılmıştı. 11 ay gibi rekor bir sürede devreye alınan yeni tesis ile birlikte, günlük arıtma kapasitesi, 4.000 m3/güne çıkarılmış oldu.

“KAPASİTE FAZLASI ÇÖP SIZINTI SUYU, 25 YILDIR KARA TANKERLERİ İLE DİĞER TESİSLERE TAŞINIYORDU”

Tesiste, “İleri Seviye Membran Teknolojisi” kullanılarak, “Alıcı Ortam” deşarj standartlarına uygun arıtım yapılacak. Kömürcüoda Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi, Silivri’deki Seymen Sızıntısuyu Arıtma Tesisi ile birlikte, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük çöp sızıntı suyu arıtma tesisi olarak hizmet verecek. Mevcut durumda, sahada oluşan kapasite fazlası sızıntı suyu, herhangi bir çevresel riske sebebiyet vermemesi adına, yaklaşık 25 yıldır kara tankerleri ile diğer arıtma tesislerine taşınmaktaydı. Bu tesis ile ekonomik tasarruf yanında, yerinde çözüm de sağlanmış olacak.

]]>
https://www.haber28.com.tr/silede-aritma-sizinti-suyu-tesisi-acilisinda-konusan-imamoglu-insana-dogaya-deger-vermeyen-yoneticiler-gelecegimizi-yok-ediyorlar/feed/ 0
Muğla’da Vatandaşlar Beton Santraline Karşı Eylem Yaptı https://www.haber28.com.tr/muglada-vatandaslar-beton-santraline-karsi-eylem-yapti/ https://www.haber28.com.tr/muglada-vatandaslar-beton-santraline-karsi-eylem-yapti/#respond Sat, 24 Feb 2024 08:36:37 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=7024

ESMA TURAN

Muğla’nın Ula ilçesinde yaşayan vatandaşlar, beton santraline karşı eylem yaptı. Eyleme destek veren Ulalı Yönetmen Yüksel Aksu, “Ben bir yönetmen olarak Dondurmam Gaymak’tan İftarlık Gazoz’a kadar, buralarda beton santrali, kireç santrali yapsınlar diye değil, burada kültür turizminin, belde turizminin altyapısını nasıl oluşturabilirim, diye uğraşırken 10 kişilik istihdam için bu görsellik reva mıdır” dedi. AKP’li Ula Belediye Başkanı Özay Türkler ise “Burada bizim sıkıntımız, bu tesis yeni olmamasına karşın yıllardan beri bizim de içinde olduğumuz bir mücadelenin karşısında belediye tarafından mühürlü olmasına rağmen Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından ruhsat verilmesinde saklıdır” dedi.

Ula ilçesine bağlı Demirtaş Mahallesi Bakla Gediği mevkisinde Ayfa Beton’a ait beton santraline karşı çıkan vatandaşlar, geçen günlerde “Ula’da beton santrali istemiyoruz” başlıklı imza kampanyası başlattı. Dün ise bölgede AKP’li Ula Belediye Başkanı Özay Türkler, Ula Bağımsız Belediye Başkan Adayı Yunusemre Arapoğlu, yönetmen Yüksel Aksu, eski AKP Muğla Milletvekili Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu, çevre dernekleri ve bölge sakinleri beton santraline karşı eylem yaptı.

“ULA’YI VE ULALIYI KANSER EDECEK”

Kampanyaya ilişkin yapılan açıklamada, “Bu santralin faaliyete geçmesi halinde, Ula Ovası’nın tarım ürünleri, özellikle de coğrafi işaretli olan Ula sarımsağı, Ula kirazı ve Memecik zeytinleri gibi yerel ürünler büyük zarar görecektir. Ayrıca, biliyoruz ki santralin çevreye zarar vermesi ve sağlık sorunlarına yol açması aşikar. Suyumuza, havamıza zehir salacak, tarımı imkansız kılacak, ormanı ve dağı içindeki on binlerce can ile beraber yok edecek bu girişim, Ula’yı ve Ulalıyı kanser edecek. Toprağımızı değersizleştirecek, çocuklarımızı içinde yaşadığımız cennetten mahrum bırakacaktır” ifadeleri kullanıldı.

“TOPRAĞINI SAVUNMAYAN, HİÇBİR ŞEYİNİ SAVUNAMAZ”

İnşaat bölgesi karşısında çiftlik evi bulunan Yönetmen Yüksel Aksu, şunları söyledi:

“Bu bir su, toprak, yurt, oksijen savunması. Topraktan kutsal ne var ki bu hayatta? Ben bir yönetmen olarak Dondurmam Gaymak’tan İftarlık Gazoz’a kadar, buralarda beton santrali, kireç santrali yapsınlar diye değil, burada kültür turizmini, belde turizmini nasıl alt yapısını oluşturabilirim, nasıl beldemi Türkiye ve dünyada tanıtırım diye uğraşırken 10 kişilik istihdam için bu görsellik reva mıdır? Arkadaki bina benim, tarla da benim. Bütün sektörüm Bodrum’da, yazlıklarda yaşarken, eğlence sektörlerinde biriktirdiğim parayla bir çiftlik evi yaptım ve çiftçilik yapmak için hayal kurdum. Bir yaz geldik eşimle karşımda bir beton santrali. Sen, benim uyanıp sabah kalktığım yere şu ucubeyi yap, ondan sonrada ‘Yüksel Aksu’nun orada kaçak inşaatı var.’ Yok kaçak inşaatı, plaza o. Ali Ağaoğlu’yla ortak girdik, bu havzada büyük bir site düşünüyorduk, kısmet olmadı betona döndü. Hamasete ve acitasyona ihtiyaç duymuyorum ama sinirleniyorum. Toprağını savunmayan, hiçbir şeyini savunamaz.”

“MÜHÜRLÜ OLMASINA RAĞMEN RUHSAT VERİLMİŞ”

AK Partili Ula Belediye Başkanı Özay Türkler ise, “Burada bizim sıkıntımız, bu tesis yeni olmamasına karşın yıllardan beri bizim de içinde olduğumuz bir mücadelenin karşısında belediye tarafından mühürlü olmasına rağmen Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından ruhsat verilmesinde saklıdır. Bu konuda giden Orhan Valimiz, bu tesisin açılması ile ilgili söz vermese de Valimizin bilgisi dahilinde ya da haricinde buna ruhsat verildiğini görmekteyiz. Vali yerine de Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş, Vali Vekili olarak imza atmış bulunmakta. Bilmiyorum bunun sonucunda valilik bu ruhsatı geri alabilir mi? Ama biz mutlaka takipçisiyiz” ifadelerini kullandı.

“HALKIN SAĞLIĞINI CİDDİ ANLAMDA TEHDİT ETMEKTEDİR”

Ula Bağımsız Belediye Başkan Adayı Yunusemre Arapoğlu ise tesisin yerinin yanlış olduğunu söyledi. Arapoğlu, “Burada bizim karşı durduğumuz beton santrali yapılması değil burada yapılması meselesidir. Burası hem tarım arazisinde zeytinliklerin, ormanın ortasında. Ula merkeze çok yakın mesafede bulunmasından dolayı, halkın sağlığını ciddi anlamda tehdit etmektedir. Sadece tarımı, endemik hayvanları ve bitkileri değil aynı zamanda da suyu, havayı ne kadar kirleteceği, kanser riskini ne kadar artıracağı bağımsız akademik çalışmalar ile belgelenmiştir. Bunun yanı sıra da beton santrali buraya geldikten sonra da Ula’ya emlak endeksinde çok ciddi zararlar olacaktır. Hiç kimsenin ne turistik olarak ne yatırım olarak, ne ev olarak bir daha beton santralinin dibini değerlendirmeyeceği için Ula halkına hiçbir faydası olmayacak. Bir kuruşu geçmeyecek bir iştir. Burada yapılmasının asıl sebebi anladığımız kadarıyla tepenin arka yamacında Kızılağaç’ta taş ocağı var. Santralin burada olması sahibi beyefendiye lojistik karlılık dışında hiçbir fayda da sağlamıyor” diye konuştu.

“ÇEVREDE BİZ EMANETÇİYİZ”

Eski AKP Muğla Milletvekili Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu da “Çevrede biz emanetçiyiz, 100 yıl 1000 yıl sonrasını düşünmek mecburiyetindeyiz. Sonra çocuklarımız, biz onlara temiz çevre bırakmazsak onlar bize ihanet ettiklerimizi hatırlatır ve beddua okurlar” dedi.

Ulalı emekli öğretmen “Buradaki topluluğa ve görevlilere bir şey soracağım, bu kadar devletin bakanların, milletvekilleri, valileri, kaymakamları bunun çevreye zararını bilmiyorlar mı? Bilmiyorlarsa ayrı bir şey. Bilerek yapıyorlarsa yine ayrı bir şey” diye konuştu.

“BURASI TAMAMEN KANUNİ AMA MAALESEF ETİK DEĞİL”

Emekli öğretmenin konuşması üzerine söz alan Belediye Başkanı Özay Türkler, “Her kanuni şey etik olmayabilir. Burası tamamen kanuni ama maalesef etik değil. Yani yeri burası değil. Gerekirse valiyi buraya çağırıp, attığı imzanın neresi olduğunu gösterip başka bir yere taşımasını sağlayacağız. Ben belediye başkanı olarak söz veriyorum, neye mal olursa olsun. Bu tesis burada işlemeyecek” dedi.

]]> https://www.haber28.com.tr/muglada-vatandaslar-beton-santraline-karsi-eylem-yapti/feed/ 0 Erzincan’daki zehirli liç kayması sonrası Türk Toraks Derneği’nden uyarı https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-zehirli-lic-kaymasi-sonrasi-turk-toraks-derneginden-uyari/ https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-zehirli-lic-kaymasi-sonrasi-turk-toraks-derneginden-uyari/#respond Tue, 20 Feb 2024 07:12:04 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6371 Türk Toraks Derneği (TTD), 13 Şubat’ta Erzincan İliç’te meydana gelen ve 9 işçini altında kaldığı zehirli liç kaymasına ilişkin, “Bölgede akut siyanür zehirlenmesine karşı uyarılarda bulunulması gerekmektedir. Bölgede hava, su ve toprakta siyanür ölçümlerine ek olarak kurşun, bakır, civa gibi diğer ağır metallerle ilgili gerekli ölçümler de yapılmalı ve halka bilgi verilmelidir. Siyanürün uzun etkileri için bölgeden örnekler alınmalı düzey belirlenmeli tüm canlıların maruziyeti için eylem planı oluşturulmalı ve önlem alınmalıdır. Ayrıca siyanür yarılanma ömrü 1-3 yıla kadar uzayabildiği için uzun dönem ölçümleri ve sağlık kontrolleri de yapılmalıdır” açıklamasını yaptı. Açıklamada hidrojen siyanürün solunum yoluyla da zehirleyebileceğine dikkat çekildi.

TTD, 13 Şubat’ta Erzincan İliç’te Anagol Madencilik’e ait Çöpler Maden Ocağı’nda meydana gelen zehirli liç kayması sonucu yaşanan faciaya ilişkin bugün yazılı açıklama yaptı. TTD Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Aykaç ve TTD Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Sebahat Genç’in ortak yaptığı çıklamada şunlar ifade edildi:

OLUŞAN GÖÇÜK NEDENİYLE SİYANÜR VE KURŞUN, CİVA GİBİ SAĞLIĞA ZARARLI AĞIR METALLER İÇEREN ATIKLARIN NEHRE ULAŞMA TEHLİKESİ VAR”

“3 Şubat 2024 Salı günü öğleden sonra yine bir facia haberiyle sarsıldık. Haziran 2022’de Fırat Nehri’ne sızıntı nedeniyle gündeme gelen Anagold Madenciliğe ait Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni yine acı bir olayla gündemde. Madende siyanür ve ağır metallerin bulunduğu toprağın istiflendiği yığında göçük olduğunu, 9 madencinin göçük altında kaldığını üzülerek öğrendik. Maalesef felaket yine geliyorum dedi. Şirketin olması gerekenden daha fazla yığın yapmasının göçük oluşmasına zemin hazırladığı haberler arasında yer alıyor. Türkiye’nin ikinci büyük madeni olan Çöpler Madeni, Fırat Nehri’ne 350 metre mesafede ve fay hattı üzerindedir. Uzmanların uyarılarına, açtıkları davalara rağmen maden yıllardır çalışmaya, kapasite artırmaya devam ediyor. Oluşan göçük nedeniyle siyanür ve kurşun, bakır, çinko, civa ve kadmiyum gibi sağlığa zararlı ağır metaller içeren atıkların (liç) nehre ulaşma tehlikesi vardır. Nehre ulaşmasa bile yağmurlarla havaya, toprağa-yeraltı sularına karışabilir ve tüm canlıların sağlığına zarar verebilir.

MADENDE KULLANILACAK KİMYASALLARIN HEMEN HEPSİ İNSAN SAĞLIĞI VE ÇEVRE İÇİN ZARARLI”

2017’de Çöpler Kompleks Madeni Kapasite Artışı Projesi Nihai ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) Raporu ile ilgili olarak, raporda yer alan kimyasallar ve olası sağlık etkileri konusunda derneğimize yapılan başvuruya istinaden hazırlanan görüş raporunda, madende kullanılacak kimyasalların (başta sülfürik asit ve siyanür olmak üzere) hemen hepsinin insan sağlığı ve ekoloji için zararlı olduğu konusunda uyarı yapılmış ve kaza/afet durumunda oluşabilecek olumsuz etkilerin, nehir havzasındaki tüm coğrafyayı ve ekosistemi etkileyebileceği belirtilmiştir.

Madencilikte açığa çıkabilecek atıkların kontrolünü sağlamak üzere 15.07.2015 tarihli Resmi Gazete’de ‘Maden Atıkları Yönetmeliği’ yayınlanmış, Madde-5 Genel Hükümler başlığı altında, maden atıklarının tanımı, miktarı, bertaraf yöntemleri ve gerekli bütün hükümler açıkça belirtilmiştir. Kullanılan siyanürün ve işlemler sırasında açığa çıkan ağır metallerin bu işletmelerdeki patlatma, deprem, yağmur ve diğer etkilerle sızma veya taşma yoluyla etrafa dağılması doğal ortam için ciddi bir potansiyel tehdittir. 2000 yılında Romanya’da meydana gelen maden kazası sonucunda nehirlere karışan baraj atıkları su canlılarının ölümüne neden olmuş, Çernobil nükleer kazasından sonraki en yıkıcı endüstriyel kazalardan biri olarak kayıtlara geçmiştir. Ülkemizde de daha önce Kütahya (2011) ve Giresun Şebinkarahisar’da (2021) benzer kazalar yaşanmıştır.

ATIK SUYUNUN EVAPORATÖRLERLE HAVAYA VERİLMESİ DE HAVADAKİ HİDROJEN SİYANÜR MİKTARINI ARTIRARAK SOLUNUM YOLUYLA ZEHİRLENMELERE YOL AÇABİLİR”

Daha önce toprak yapısının geçirgenliği, gerekli kontrollerin eksikliğiyle atık barajları çevresinde çeşitli sızıntılar yaşanmıştır. Ayrıca açık havuzlardaki siyanürün hidrojen siyanür olarak havaya salınımı da belirli derişimlerde ciddi tehdit oluşturarak hem işletmede çalışanlar hem de atık barajlarına yakın yaşayan her canlı için ciddi bir tehdit oluşturmasına rağmen, baraj etrafında ve belirli yerleşim yerlerinde serbest hidrojen siyanürü izleyen herhangi bir ölçüm ve değerlendirme yönteminin olmayışı, bu etkinin göz ardı edildiğini göstermektedir. Atık suyunun evaporatörlerle havaya verilmesi de havadaki hidrojen siyanür miktarını artırarak solunum yoluyla zehirlenmelere yol açabilir.

BÖLGEDE AKUT SİYANÜR ZEHİRLENMESİNE KARŞI UYARILARDA BULUNULMASI GEREKMEKTEDİR”

Bölgede akut siyanür zehirlenmesine karşı uyarılarda bulunulması gerekmektedir. Siyanür solunum ya da ağız yoluyla vücuda girer ve belli değerlerin üzerinde zehirlenme etkileri ortaya çıkar. Akut zehirlenmede solunum zorluğu, hızlı ve derin solunum, sara nöbetleri, bilinç kaybı, öksürük, burunda tıkanıklık, kanama, deride hassasiyet, ağrı, çarpıntı, bulantı-kusma, koma ve ölüm görülebilirken, uzun süreli maruziyete bağlı tiroid hormon bozuklukları, yorgunluk, baş dönmesi, baş ağrısı, kulak çınlaması, davranış bozuklukları, hafıza kaybı, görme bozuklukları, bayılma, kollarda-bacaklarda uyuşma gibi şikayetler ortaya çıkabilir.

SİYANÜRÜN UZUN ETKİLERİ İÇİN BÖLGEDEN ÖRNEKLER ALINARAK DÜZEY BELİRLENMELİ, TÜM CANLILARIN MARUZİYETİ İÇİN EYLEM PLANI OLUŞTURULMALI”

Bölgede hava, su ve toprakta siyanür ölçümlerine ek olarak kurşun, bakır, civa gibi diğer ağır metallerle ilgili gerekli ölçümler de yapılmalı ve halka bilgi verilmelidir. Siyanürün uzun etkileri için bölgeden örnekler alınmalı düzey belirlenmeli tüm canlıların maruziyeti için eylem planı oluşturulmalı ve önlem alınmalıdır. Ayrıca siyanür yarılanma ömrü 1-3 yıla kadar uzayabildiği için uzun dönem ölçümleri ve sağlık kontrolleri de yapılmalıdır.

ÜLKEMİZDE BİLİMSEL, HALKI, EKOLOJİYİ VE ÇEVREYİ ÖNCELEYEN ÇED RAPORLARI HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Eski Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un onayladığı ÇED raporunda, proje alanında toprak kayması riski bulunmadığı belirtilmiş olması ve ardından bu felaketin ortaya çıkması dikkat çekicidir. Bu durum ÇED raporlarının bilimsel ve kamu yararına alınmadığının bir göstergesi olduğunu düşündürmektedir. Ülkemizde bilimsel, halkı, ekolojiyi ve çevreyi önceleyen ÇED raporları hayata geçirilmeli ve ÇED yanında Sağlık Etki Değerlendirme (SED) mutlaka yürürlüğe konulmalıdır.

Türk Toraks Derneği, sürdürebilir gelecek ve yaşamı temel hedefe koymaktadır. Kalkınma öncelikli ve çevreyi, doğayı, ekosistemi öncelemeyen yatırımların karşısındadır. Göçük altında kalan işçilerimizden iyi haberler almak yüreğimizi biraz olsun ferahlatacaktır. İnsan hayatına rağmen bir ekonomik faaliyet yapılamaz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-zehirli-lic-kaymasi-sonrasi-turk-toraks-derneginden-uyari/feed/ 0
Prof. Dr. Erdem: ‘Verilere baktığımızda siyanür açısından şu anki değerlerin risk teşkil etmediğini gördük’ https://www.haber28.com.tr/prof-dr-erdem-verilere-baktigimizda-siyanur-acisindan-su-anki-degerlerin-risk-teskil-etmedigini-gorduk/ https://www.haber28.com.tr/prof-dr-erdem-verilere-baktigimizda-siyanur-acisindan-su-anki-degerlerin-risk-teskil-etmedigini-gorduk/#respond Sun, 18 Feb 2024 08:48:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=6007 Prof. Dr. Erdem: “Verilere baktığımızda siyanür açısından şu anki değerlerin risk teşkil etmediğini gördük”

ERZİNCAN – Erzincan’ın İliç ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen toprak kayması olayının ardından bölgede sağlıkçılar incelemede bulundu. Prof. Dr. Onur Erdem, “Verilere baktığımızda siyanür açısından şu anki değerlerin risk teşkil etmediğini gördük” dedi.

Olayın yaşandığı sahada incelemelerde bulunduktan sonra Doç. Dr. Sermet Sezigen ile birlikte gazetecilere açıklamada bulunan Prof. Dr. Onur Erdem, “Bilim alanımız anlamında bizim kendi alanımıza baktığınızda ve insanların şu anda en çok sorusunu ya da cevabını merak ettiği siyanürle ilgili tartışmaları tabii burada yerinde görme imkanımız oldu. Araziye gittik bugün. Oraya da 2 sefer çıktık. Siyanürle ilgili yoğunlaşan tartışmalar elbette ki normal. Ancak şu anda sahada gerek Çevre Bakanlığımız gerekse diğer bakanlıkların ölçüm cihazları AFAD’ın özellikle yaptığı sahada ölçümler var. ve biz bunları tek tek kontrol ettik. Daha da devam ediyor. Şu anda da sürüyor bu ölçümler. Bu ölçümlerden aldığımız verilere baktığımızda aslında siyanür açısından şu anki değerlerin çok da risk teşkil etmediğini gördük. Tabii ki bu burada kalmayacak. Ölçümler devam noktasal ve bölgesel anlamda farklı yerlerde tabii koruyucu tedbirler gerekiyor. Buradaki sağlık personeli ve arama kurtarma ekipleri açısından. Onları da biraz gözlemledik. Aynı zamanda bu konudaki bilgi gerekliliklerini tamamlamaya çalıştık. Malzeme eksiği yok şu anda. Onu da gördük. İşin insan ve çevre sağlığı boyutuna bakarsanız özetle tabii çok büyük bir olay. Bu konudaki önerilerimizi de devletimizin yetkililerine sunduk. Zaten bu konuda bizi buraya çağırma nedenleri de budur. Gerekli desteği de vermeye devam edeceğiz, biraz sabırlı olmak lazım. Şu anda çevre sağlığı açısından da, insan sağlığı açısından da benim gördüğüm tablo verilere bakarak şu an çok acil bir risk oluşturmadı. Ama tabii izlemeye devam etmekte fayda var. Bunu da zaten yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Doç. Dr. Sermet Sezigen ise, “Bizim önceliğimiz olayın sağlık boyutu açısından bir ilk müdahalecinin güvenliğini korumak. İkincisi de yakın çevrede halkın sağlığını koruyacak tedbir almak. Bu noktada öncelikle mevcut gönül noktasında bir risk olup olmadığını tespit etmek için AFAD’ın bölgede müdahale görevli personelinin detektörleri var. Bunun dışında kurumda görev yapan şirket personeli kendi taşıdıkları kişisel ölçüm cihazları var. Çevre Bakanlığı’nın düzenli olarak her gün periyodik olarak su ve toprak örneklerinde ölçüm yapıyor. Bir de ilave olarak bu şirketin baştan beri Çevre Bakanlığına bildirdiği bir istasyonu var. Yerleşim yerine yakın. O da diğer kilitçilerle birlikte ölçüm yapıyor. AFAD’daki arkadaşlarımızın da sabit olarak bölgedeki belirli noktalardan günlük olarak yaptıkları dedektörlerle yaptıkları ölçümlerde olağan dışı bir değer tespit edilmedi. Bununla birlikte hani şu an için biz burada değeri tespit etmemekle birlikte müdahalecilerimizin olası bir arzu ettiğinde sıkıntı yaşamaması için kişisel koruyucu, donanım, solunum cihazları da dahil olmak üzere görevlerine devam ediyorlar. Bunun dışında il sağlık müdürlüğümüzle olası bir marufiyet olursa diye buradan Erzincan’daki referans saatine kadar her türlü tanı tedavi ve tahliye tedbirlerini aldı. Bununla birlikte olası bir maruziyeti olursa da tıbbi olarak buna müdahale etmek için gerekli ekipmanlar ve personel burada mevcut. Burada pek çok farklı deistinden bilim insanı bir arada çalışıyor. Yaşam sağlık bilimleri olmak üzere. Bu noktada amacımız bu olayın en iyi şekilde müdahale edilerek sonlandırılması. İlk müdahaleciler başta olmak üzere hiçbirimizin burnu kanamadan bu olayın yönetilmesi” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber28.com.tr/prof-dr-erdem-verilere-baktigimizda-siyanur-acisindan-su-anki-degerlerin-risk-teskil-etmedigini-gorduk/feed/ 0
Erzincan’daki maden ocağındaki siyanür ölçümleri açıklandı https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-ocagindaki-siyanur-olcumleri-aciklandi/ https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-ocagindaki-siyanur-olcumleri-aciklandi/#respond Sun, 18 Feb 2024 07:12:11 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5983

Erzincan’ın İliç ilçesine bağlı Çöpler köyünde liç yığını kayması meydana gelen maden ocağı sahasında incelemelerde bulunan bilim insanları, siyanür ölçümleriyle ilgili açıklama yaptı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Üniversitesi Farmasötik Toksiloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Erdem, “Çok büyük bir kütle hareketi var. Farklı farklı riskler de var. Sadece siyanür değil. Fakat bu risklerin hem siyanür hem de ağır metaller düzeyinde çevre ve insan sağlığı boyuntunda hem toprak hem hava hem suda bir takım analizlerle izlendiğini gördük” dedi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Üniversitesi Farmasötik Toksiloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Erdem, şunları söyledi:

“İnsanların şu anda en çok cevabını merak etiği siyanürle ilgili tartışmaları yerinde görme imkanımız oldu. Araziye de gittik bugün iki sefer çıktık. Siyanürle ilgili yoğunlaşan tartışmalar normal elbette ki. Şu an sahada AFAD’ın, Sağlık Bakanlığı’nın ölçüm cihazları var. Şu anda da sürüyor bu ölçümler. Bu ölçümlerden aldığımız verilere baktığımızda aslında siyanür açısından şu an değerlerin çok da risk teşkil etmediğini gördük. Bu ölçümler işin insan sağlığı ve çevre boyutuna bakarsanız çok büyük bir olay. Çok büyük bir kütle hareketi var. Farklı farklı riskler de var. Sadece siyanür değil. Fakat bu risklerin hem siyanür hem de ağır metaller düzeyinde çevre ve insan sağlığı boyuntunda hem toprak hem hava hem suda bir takım analizlerle izlendiğini gördük. Bu konudaki önerilerimizi de devletimizin yetkilerine sunduk zaten. Bu konuda bizi buraya çağırma nedenleri de budur. Şu anda çevre ve insan sağlığı açısından da benim gördüğüm verilere bakaraz şu an çok acil bir risk oluşturmadığı…”

Bölgedeki zehirli gazlara ilişkin maske takmayı gerektiren bir durum olmadığını söyleyen Erdem, “Aldığımız veriler uluslararası limitlerin oldukça altında. Şu anda öyle bir risk görülmüyor. Şu anda kütlenin hareketlerinden hava değerleri gayet iyi gidiyor hava ölçümleri anlamında” dedi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eczacılık Fakültesi Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer Tehditler (KBRN) Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sermet Sezigen ise “İnsan sağlığını tehdit edecek bir siyanür miktarı ölçülmedi” dedi.

Sahada çalışan personelin olası siyanüre maruz kalmamaları için gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayan Sezigen, şunları kaydetti:

“Siyanür noktasında bir risk olup olmadığını tespit etmek için AFAD’ın bölgede görevli personelinin dedektörleri var. Bunun dışında, kurumda görev yapan şirket personelinin kendi taşıdıkları kişisel ölçüm cihazları var. Sonrasında, Çevre Bakanlığı düzenli olarak her gün, su ve toprak örneklerinde ölçüm yapıyor. Bir de ilave olarak, bu şirketin baştan beri Çevre Bakanlığı’na bildirdiği bir istasyonu var yerleşim yerine yakın. Şu ana kadar, Çevre Bakanlığı’na kurduğumuz koordinasyon neticesinde, insan sağlık edilecek düzeyde bir siyoner tespit edilmedi. AFAD’taki arkadaşlarımızın da sabit olarak bölgedeki belirli noktalardan günlük olarak yaptıkları, dedektörlerle yaptıkları ölçümlerde olağan dışı bir değer tespit edilmedi. Bununla birlikte, şu an için biz burada bir değeri tespit etmemekle birlikte, ilk müdahalecilerimizin olası bir siyanür maruziyetinde sıkıntı yaşamaması için, kişisel koruyucu, donanım, solunum cihazları dahil olmak üzere görevlerine devam ediyorlar.

“BİZ DE MASKE OLMADAN GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ”

“Ama şu aşamada özellikle siz de görüyorsunuz biz de kişisel koruyucu donanımı maskesi olmadan görevimizi yapıyoruz. Ama sahadaki arkadaşlarımız kesinlikle kişisel koruyucu donanımı kullanarak işlerini yapıyorlar. Olay sahasındaki arkadaşlarımızda tüm koruyucu donanımlar mevcut. Onlar zaten öyle çalışıyorlar. Çünkü risk var. Biz de bugün sahanın yakınında bulunduk. Onlarda her türlü donanım var zaten. Fakat orada da aslında siyanur düzeyi anlamında korkutucu bir seviyenin olmadığını biliyoruz ama… Onların takması gerekiyor.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/erzincandaki-maden-ocagindaki-siyanur-olcumleri-aciklandi/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki Maden Faciası Hakkında Konuştu https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-3/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-3/#respond Fri, 16 Feb 2024 02:12:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5567 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sarıyer’de katıldığı programda Erzincan’da yaşanan maden faciası hakkında konuştu. Kurum, ’21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi ve 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Sarıyer’de bulunan Karadeniz Vakfı’nı ziyaret etti. Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan toprak kayması ile ilgili konuştu. Kurum, ‘Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu Vermiyor mu Buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi. 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı diye konuştu.

‘ÇEVRE BAKANLIĞI İŞLETME ÇEVREYE, DOĞAYA ZARAR VERİYOR MU VERMİYOR MU BUNA BAKAR

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, ‘Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki; Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin buradaki kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır ifadelerini kullandı.

‘HANGİ VİCDANLA, HANGİ DUYGUYLA BU KONUYU İSTANBUL’A VE İSTANBUL SEÇİMLERİNE GETİRDİNİZ

Kurum, ‘İşte bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola her yere servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi de tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlara soruyoruz. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz. Siz hangi vicdanla Hangi duyguyla Bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz. Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur şeklinde konuştu.

BU MİLLET AFFETMEYECEKTİR

Kurum, ‘İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-3/feed/ 0
Murat Kurum: Erzincan’daki maden ocağı kazası siyasi istismara dönüştürüldü https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-erzincandaki-maden-ocagi-kazasi-siyasi-istismara-donusturuldu/ https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-erzincandaki-maden-ocagi-kazasi-siyasi-istismara-donusturuldu/#respond Fri, 16 Feb 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5541 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, Erzincan’da maden ocağındaki toprak kaymasıyla ilgili algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldığını, milleti yasa boğan hadisede konunun siyasi istismara dönüştürüldüğünü söyledi.

Kurum, Sarıyer’deki Karadeniz Vakfı’nı ziyaretinde yaptığı konuşmada, dün Erzincan İliç’teki maden ocağında toprak kayması yaşandığını, devletin olayın ilk dakikalarından itibaren seferber olduğunu ve kurtarma faaliyetlerinin sürdüğünü anlattı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yaptığı dönemde söz konusu işletmeye verilen ÇED raporunun dile getirildiğini belirten Kurum, “Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme, çevreye, doğaya zarar veriyor mu, vermiyor mu buna bakar. Bakanlığımız döneminde bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle 3 ay kapısına mühür vuruldu.” diye konuştu.

Kurum, bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun altını çizerek, “Biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı. Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz.” ifadelerini kullandı.

ÇED raporlarına ilişkin kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakıldığını vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:

“İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır. Bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola, her yere servis edildi.

Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlarımıza vicdan sahibi herkese soruyoruz? Siz hangi vicdanla, hangi duyguyla bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz? Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada, bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur? İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını her zaman olduğu gibi yine boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanlarıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var, o da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır.”

“‘Biz 85 milyonu kucaklıyoruz’ deyip Alevi, Kürt kardeşlerimizi ötekileştirdiler”

İstanbul’un CHP’li Büyükşehir Belediyesi tarafından kaderine terk edildiğini kaydeden Kurum, söz verilen 10 projeden 9’unun yerine getirilmediğini söyledi.

“İstanbul’u bir basamak olarak görüp, İstanbul üzerinden ikbal peşinde koştular, hala koşmaya devam ediyorlar” diyen Kurum, “Bugün baktığınızda birbirlerine düşmüş durumdalar. Bir taraftan Sarıyer’de problemleri, sıkıntıları görüyorsunuz. Burada hizmet etmiş, ‘başarılı’ diye addettikleri kendi adlarına belediye başkanlarını şimdi saf dışı bıraktılar. Öbür tarafta yıllardır yol yürüdükleri ‘mesai arkadaşımız’ dedikleri arkadaşlarını kapı dışarı bıraktılar. ‘Biz 85 milyonu kucaklıyoruz.’ deyip Alevi, Kürt kardeşlerimizi ötekileştirdiler. Bunların anlayışı net bir şekilde ortaya düştü. Şimdi tutuştular. Ne yapacaklarını bilmeyerek sağa sola saldırıyorlar. Bunların hizmet diye bir anlayışı yok.” değerlendirmesinde bulundu.

“Asrın Felaketi”nde kendilerinin gece gündüz milletle el ele, gönül gönüle koştuklarını vurgulayan Kurum, şunları kaydetti:

“3 ayda 180 bin konutun inşaatını başlattık. Ey Büyükşehir Belediyesi, sen İstanbul gibi büyük, kadim bir şehrin belediyesisin. Ne olurdu sen de gidip Maraş’a, Adıyaman’a, Hatay’a, Gaziantep’e, Kilis’e, Osmaniye’ye, Adana’ya depremzede kardeşlerimiz için bin konut yapsaydın. Hani seçim zamanı ağzınız dolu dolu konuşuyordunuz ya, bir sürü vaatler verdiniz. Niye gerçekleştirmediniz, elinizden tutan mı vardı? Sorsanız, ‘Engellediler, yaptırmadılar…'”

“Çayırbaşı-Ayazağa-Levazım-Dolmabahçe etabını yine biz başlatacağız”

Sarıyer’de hiçbir şekilde imar ve mülkiyet problemi kalmayacağının altını çizen Kurum, göreve geldiklerinde Sarıyer’in her mahallesinde, İBB mülkiyetindeki her bir vatandaşın mülkiyet sorununu, tapu sorununu tamamen çözeceklerini aktardı.

Kurum, Maslak Ayazağa Hadımkoru kavşak projesiyle sıkışan trafiğe nefes aldıracaklarını belirterek, “Beşiktaş-Sarıyer ve İstinye-İTÜ-Ayazağa arasındaki raylı sistem hattını 2,5 yılda tamamlayıp armağan edeceğiz. Yine yapmadıkları, bir tarafta hafriyat doldurdukları, bir tarafta inşaatını durdurdukları işlerden bir tanesi olan Çayırbaşı-Ayazağa-Levazım-Dolmabahçe etabını yine biz başlatacağız ve hem Büyükdere Caddesi hem de Boğaz Sahil Yolu trafiğini azaltmış olacağız.” şeklinde konuştu.

Toplantıya, Vakıf Genel Başkanı Yusuf Cevahir ve çok sayıda kişi katıldı.

]]>
https://www.haber28.com.tr/murat-kurum-erzincandaki-maden-ocagi-kazasi-siyasi-istismara-donusturuldu/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki Maden Faciası Hakkında Konuştu https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-2/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-2/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:36:27 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5506 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sarıyer’de katıldığı programda Erzincan’da yaşanan maden faciası hakkında konuştu. Kurum,  “21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi ve 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Sarıyer’de bulunan Karadeniz Vakfı’nı ziyaret etti. Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan toprak kayması ile ilgili konuştu. Kurum, “Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu? Vermiyor mu? Buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi. 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” diye konuştu.

“ÇEVRE BAKANLIĞI İŞLETME ÇEVREYE, DOĞAYA ZARAR VERİYOR MU? VERMİYOR MU? BUNA BAKAR”

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, “Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki; Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin buradaki kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır” ifadelerini kullandı.

“HANGİ VİCDANLA, HANGİ DUYGUYLA BU KONUYU İSTANBUL’A VE İSTANBUL SEÇİMLERİNE GETİRDİNİZ?”

Kurum, “İşte bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola her yere servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi de tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlara soruyoruz. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz. Siz hangi vicdanla? Hangi duyguyla? Bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz.  Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur?” şeklinde konuştu.

“BU MİLLET AFFETMEYECEKTİR”

Kurum, “İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu-2/feed/ 0
AK Parti İBB Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki maden sahasıyla ilgili açıklamalarda bulundu https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-sahasiyla-ilgili-aciklamalarda-bulundu/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-sahasiyla-ilgili-aciklamalarda-bulundu/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:12:15 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5500 AK Parti İBB Adayı Murat Kurum, Erzincan İliç’teki maden sahasındaki toprak kaymasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı döneminde işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığının 135 kez denetlendiğini belirten Kurum, “İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Karadeniz Vakfı’na ziyarette bulundu. İliç’te maden sahasında yaşanan toprak kaymasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Kurum, “Milletçe derin bir hüzün içerisindeyiz. Erzincan İliç’teki maden ocağında bir toprak kayması yaşadık. İşçilerimiz şu anda göçük altında. Devletimiz, olayın ilk dakikalarından itibaren bir seferberlik ruhuyla çalışıyor. Kardeşlerimizin kurtarılması için arkadaşlarımız, canla başla arama kurtarma faaliyeti yürütüyor. En büyük temennimiz hiçbir can kaybının olmaması. İnşallah buradan gelecek güzel haberleri bekliyoruz. Ben ailelerimize, Can Erzincan’ımıza, aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

“İşletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi”

Madene verilen ÇED raporu ile ilgili eleştirilere cevap veren Kurum, “Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu, vermiyor mu buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi” dedi.

“İşletmenin 3 ay kapısına mühür vuruldu, çevreyi kirletmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu”

21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildiğinin altını çizen Kurum, “İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” ifadelerini kullandı.

“Çevre Bakanlığı işletme çevreye, doğaya zarar veriyor mu, vermiyor mu buna bakar”

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, “Bize iftira atanlar şunu da bilir ki Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır” dedi.

“Hangi vicdanla, hangi duyguyla bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz?”

Dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propagandanın başlatıldığını belirten Kurum, “Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadise, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi tanıyor. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz? Siz hangi vicdanla, hangi duyguyla bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz? Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada; bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlık, insafsızlık değil de nedir? Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur?” ifadelerini kullandı.

“İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir”

Kurum, “İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-sahasiyla-ilgili-aciklamalarda-bulundu/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Erzincan’daki Maden Faciası Hakkında Konuştu https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu/ https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:00:13 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5497 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum Sarıyer’de katıldığı programda Erzincan’da yaşanan maden faciası hakkında konuştu. Kurum,  “21 Haziran 2022’de işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi ve 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp; işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Sarıyer’de bulunan Karadeniz Vakfı’nı ziyaret etti. Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan maden ocağında yaşanan toprak kayması ile ilgili konuştu. Kurum, “Şunların altını çizerek söylemek istiyorum. Bakanlığım döneminde, söz konusu bu işletmeye verilen ÇED raporunu dile getiriyorlar. Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. İşletme; çevreye, doğaya zarar veriyor mu? Vermiyor mu? Buna bakar. Bakanlığımız döneminde, bu işletmenin çevresel etki denetimleri çok sıkı bir şekilde yapıldı. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı, tam 135 kez denetlendi. 21 Haziran 2022’de, işletmeye Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan idari para cezası verildi. İşletmenin faaliyetinde çevre mevzuatı kapsamında görülen eksiklikler nedeniyle; işletme men edildi. 3 ay kapısına mühür vuruldu. Bununla da kalınmayıp, işletmenin çevreyi kirletmesi nedeniyle; Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Özet olarak; biz, kanunda öngörülen bütün cezai süreçleri hiçbir müsamaha göstermeksizin kararlılıkla uyguladık. İşletmenin, tüm tedbirleri aldığı bilirkişi raporlarıyla tespit edilince faaliyetine tekrar başladı” diye konuştu.

“ÇEVRE BAKANLIĞI İŞLETME ÇEVREYE, DOĞAYA ZARAR VERİYOR MU? VERMİYOR MU? BUNA BAKAR”

İşletmenin kapasite artırmasına yönelik kararın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınmasının mümkün olmadığını belirten Kurum, “Bir de bizi işletmenin kapasitesini artırmakla suçluyorlar. Bize iftira atanlar şunu da bilir ki; Çevre Bakanlığı işletmenin kapasite artışı kararını vermez, veremez, çünkü böyle bir yetkisi yoktur. Sadece ve sadece kapasite artışının çevreye etkisini ölçer, onaylar ya da onaylamaz. Yine, ÇED raporlarına ilişkin buradaki kararlarda birçok farklı kurum ve kuruluşun bilimsel görüş ve raporlarına bakılır. İşte bugün dillerine doladıkları ÇED kararı da; 21 kurum ve kuruluştan oluşan komisyon üyeleri tarafından onaylıdır” ifadelerini kullandı.

“HANGİ VİCDANLA, HANGİ DUYGUYLA BU KONUYU İSTANBUL’A VE İSTANBUL SEÇİMLERİNE GETİRDİNİZ?”

Kurum, “İşte bu gerçekler tüm açıklığıyla ortadayken dün geceden itibaren tek merkezden yönetilen, nereden geldiği hepimizce bilinen, sistematik ve bilinçli bir algı operasyonu ve kara propaganda başlatıldı. Milletimizi yasa boğan böylesi bir hadisede bu konu, siyasi bir istismara dönüştürüldü. Masa başında üretilmiş pek çok yalan haber ve tezvirat sağa sola her yere servis edildi. Milletimiz bu kötü niyeti çok iyi biliyor, çok iyi de tanıyor. Bu kötü niyetli arkadaşlara soruyoruz. Biz vicdan sahibi herkese soruyoruz. Siz hangi vicdanla? Hangi duyguyla? Bu konuyu İstanbul’a ve İstanbul seçimlerine getirdiniz.  Vatandaşlarımızın daha toprağın altında olduğu bir yerde, 85 milyonun gözünün, aklının, kalbinin burada olduğu bir aşamada bu olayı siyasete alet etmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır. Hangi insani duyguya, hangi insani erdeme uygundur?” şeklinde konuştu.

“BU MİLLET AFFETMEYECEKTİR”

Kurum, “İnsanımızın canları üzerinden siyasi ikbal peşine düşenleri, milletimizi aldatmaya çalışanları bu millet affetmeyecektir. Bu millet, bu siyaset simsarlarını, bu algı operasyonlarını boşa çıkaracak, unutmayacak, onları derin vicdanıyla ve ferasetiyle cezalandıracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şu anda bizim tek bir gayemiz var. O da canlarımızın bir an önce kurtulmasıdır. Ben tekrar ailelerimize, Erzincan’ımıza, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

]]> https://www.haber28.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-murat-kurum-erzincandaki-maden-faciasi-hakkinda-konustu/feed/ 0 Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği: ‘Kaymaz’da da aynı katliam yaşanacak’ https://www.haber28.com.tr/eskisehir-cevre-koruma-ve-gelistirme-dernegi-kaymazda-da-ayni-katliam-yasanacak/ https://www.haber28.com.tr/eskisehir-cevre-koruma-ve-gelistirme-dernegi-kaymazda-da-ayni-katliam-yasanacak/#respond Thu, 15 Feb 2024 06:36:33 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5452

MELTEM KARAKAŞ

Erzincan’da meydana gelen maden faciası ile ilgili açıklama yapan Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Fatma Özkoç, “Kaymaz’da yapılmaya çalışılan 3’üncü atık barajında da aynı katliam er geç yaşanacaktır” dedi.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER) tarafından Erzincan İliç’teki altın madeninde yaşanan facia ile ilgili basın açıklaması yapıldı. Eskişehir’in Sarıcakaya-Mihalgazi ilçelerine yapılmak istenen altın gümüş maden ocağını örnek gösteren Filiz Fatma Özkoç, “Erzincan İliç’te yaşanan olay; Kaymaz ve Atalan’da yaşanmayacağını kim garanti edecek?” dedi.

“EYLÜL 2022’DE TEKRAR ÜRETİM İZNİ ALDI”

ESÇEVDER Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Fatma Özkoç, açıklamasında şunları söyledi:

“Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği olarak Erzincan İliç Çöpler Altın Madeninde yaşanan siyanürlü pasa dağında çökme meydana geldiğini, işçilerin toprak altında kaldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Siyanürlü toprağın altında kalanların bir an önce kurtarılmasını umuyoruz. Aynı işletmede 21 Haziran 2022 yılında siyanür çözeltisi taşıyan boru patlamış ve 210 metreküp siyanür çözeltisi toprağa karışmıştı. Daha sonra eylül 2022’de tekrar üretim izni aldı. Çevre Aktivisti Sedat Cezayirlioğlu uluslararası ceza mahkemesine (UCM) başvurmuş idi. Ayrıca Türk Mimar Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) biri kapasite arttırımı ile ikincisi ÇED gerekli değildir ile ilgili olarak 06 Aralık 2023’te iki adet dava açılmıştı. Ayrıca Anayasa Mahkemesine işletilen altın madeninin özel yaşamı ve sağlığı tehdit ettiği iddiası ile yapılan başvuruda yurttaşı haklı bularak ihlal ve yeniden yargılanması kararı vermişti.

“İLİÇ’TE OLAN BİR KAZA DEĞİL ÇEVRE VE YAŞAM KATLİAMIDIR”

Çöpler Altın Maden İşletmesi Anagold ve Çalık Holdingin ortaklarından olup, Anagold’un 7,2 milyon dolar vergi borcunun silindiği hafızalardadır. Son yıllarda Türkiye’nin hemen her yerinde olduğu gibi, Eskişehir’imiz de kar etmek dışında hiçbir amacı olmayan madencilik şirketlerinin hedefindedir. Bu şirketler, bitmek bilmez kar hırslarıyla milyonlarca insanımızın yaşam alanını, suyunu, toprağını, doğasını ve nihayet yaşamlarını hiçe saymaktadırlar. İliç’te olan bir kaza değil çevre ve yaşam katliamıdır.

“ATALAN, ALPAGUT, TEKECİLER’DE AYNI KATLİAM ER YA DA GEÇ YAŞANACAKTIR”

Kaymaz’da yapılmaya çalışılan 3’üncü atık barajında da aynı katliam er geç yaşanacaktır. Yine Cengiz Holding tarafından 713 hektarlık yani 941 futbol sahası büyüklüğünde, 180 milyon ton kazı yaparak, patlatmalı ve açık alan işletmeciliği, siyanürlü yığın liç yöntemi ile altın-gümüş çıkartacak olan Atalan, Alpagut, Tekeciler’de aynı katliam er ya da geç yaşanacaktır. Kaldı ki siyanürlü pasa, dik yamaçlı araziye sahip olan Sarıcakaya ve çevresi ile Sakarya Nehrini siyanürlü toprak ile er ya da geç zehirleyecektir. Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği özel kişilerin karlarına tahsis edilmediği ve kamusal ihtiyaçlar dışında bir amaca hizmet etmediği müddetçe maden çıkartılmasına karşı olmayıp, maden sahalarının ülkemize ve şehrimize vereceği zararlar göz önüne alınırsa bir avuç kişinin çıkarlarının ülke çıkarlarının önüne geçmemesi için mücadelemize devam edeceğimizi kamuoyuna gururla açıklıyoruz.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/eskisehir-cevre-koruma-ve-gelistirme-dernegi-kaymazda-da-ayni-katliam-yasanacak/feed/ 0
TMMOB, Çöpler Kompleks Maden İşletmesi’ndeki toprak kayması üzerine basın açıklaması yaptı https://www.haber28.com.tr/tmmob-copler-kompleks-maden-isletmesindeki-toprak-kaymasi-uzerine-basin-aciklamasi-yapti/ https://www.haber28.com.tr/tmmob-copler-kompleks-maden-isletmesindeki-toprak-kaymasi-uzerine-basin-aciklamasi-yapti/#respond Wed, 14 Feb 2024 08:00:20 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=5278 Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu, 13 Şubat 2024 tarihinde Erzincan İliç’te bulunan Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen Çöpler Kompleks Maden İşletmesi’nde meydana gelen toprak kayması üzerine basın açıklaması gerçekleştirdi. İşletmenin kapatılmasını isteyen TMMOB’un açıklamasında ” Her dilekçemizde, her açıklamamızda liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın; ne Bakanlık ne yerel idare ne de Mahkemece uyarılarımız dikkate alınmamış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır” denildi.

“SÖMÜRGE MADENCİLİĞİ İLE YALNIZCA DOĞAMIZ VE KAYNAKLARIMIZ DEĞİL, YAŞAMLARIMIZ DA KATLEDİLİYOR

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu’nun açıklaması şu şekilde;

“Faaliyete girdiği 2008 yılından itibaren birbiri ardına ortaya çıkan çevresel felaketlerle sıklıkla gündeme gelen, Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen Çöpler Kompleks Maden İşletmesinde gerçekleştirilen sömürge madenciliği ile yalnızca doğamız ve kaynaklarımız değil, yaşamlarımız da katlediliyor. Faaliyete girdiği yıldan bugüne, mevzuat dolanılarak parça parça hazırlanan projelerle devasa nitelik kazanan Çöpler Kompleks Maden İşletmesinin yarattığı tahribat ve oluşturduğu tehlike Birliğimiz tarafından daha önce de pek çok kez kamuoyuna açıklanmış, açtığımız davalarda sunulan teknik raporlarla da ortaya konmuştur.

“MAHKEMECE UYARILARIMIZ DİKKATE ALINMAMIŞ, GÖZ ARDI EDİLMİŞ, BUGÜN YAŞANAN FELAKETE YOL AÇILMIŞTIR

Her dilekçemizde, her açıklamamızda liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın; ne Bakanlık ne yerel idare ne de Mahkemece uyarılarımız dikkate alınmamış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır.

2021 yılında “Çöpler Kompleks Madeni”nde kapasite artışı ve ek tesisler yapılmasına yönelik projeye verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle açtığımız davada; projenin çevre üzerinde yarattığı ve yaratacağı tahribat ifade edilmiş; siyanürlü altın madenciliği yönteminin barındırdığı riskler itibariyle vazgeçilmesi gereken bir yöntem olduğu, bölgenin depremsellik ve heyelan açısından tehlikeleri de ayrıntıları ile vurgulanmıştır. Tüm bunlara karşın üstelik yargılama sürerken tam da dilekçelerimizde belirtilen riskler gerçekleşmiş ve 2022 yılında siyanürlü solüsyon taşıyan borularda yırtılma neticesinde siyanürlü solüsyon SIZDIRMAZLIK ALANI DIŞINA taşarak çevresel tahribata neden olmuş olmasına rağmen, mahkemece bilirkişi heyetine ve raporuna sunulan itirazlarımız, hukuka aykırılık iddialarımız karşılanmadan, yalnızca ÇED raporundan alıntılarla davanın reddine karar verilmiştir.

“DOSYA HALEN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ AŞAMASINDADIR

Karara yönelik temyiz istemi neticesinde ise Danıştay 6. Dairece “Nihai ÇED Raporunda veya proje tanıtım dosyasında yer alan kurum görüşlerine yer vermekten ziyade, taahhütlerin çevreye olabilecek etkilerinin teknik olarak incelendiği, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir.” gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Akabinde Mahkemece yeniden bir bilirkişi heyeti belirlenerek 6 Aralık tarihinde keşif gerçekleştirilmiş olup, dosya halen bilirkişi incelemesi aşamasındadır.

Kapasite artışına ilişkin ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davanın yargılaması sürerken 21 Haziran 2022 tarihinde siyanür içerikli solüsyon taşıyan boru hattında oluşan yırtılma nedeniyle siyanürlü solüsyonun çevreye yayıldığı bölgede yaşayan halk tarafından fark edilmiş akabinde TMMOB tarafından da suç duyurusunda bulunulmuştur.

“ŞİRKET FAALİYETLERİNE DEVAM ETMİŞTİR

Madende yaşanan suça konu olayların ülke genelinde yaygın tepkilere yol açmasının ardından yetkililer tarafından ancak olaydan günler sonra bir açıklama yapılabilmiş; yaşanan felaketin üzerinden geçen 5 günün ardından ancak şirket hakkında para cezası uygulanmış “analiz sonuçlarına göre ise lüzum görülen alanlarda çevresel iyileştirme çalışmalarına devam edileceği” beyan edilmiştir. ve yine ancak kamuoyunda tepkilerin büyümesi ve sürmesi ile yaşanan felaketin üzerinden geçen 6 günün ardından şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilmiştir. Akabinde ise hiçbir şey olmamış gibi durdurma kararı kaldırılmış ve şirket faaliyetlerine devam etmiştir.

Savcılık tarafından ise yalnızca Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve yöneticileri hakkında “çevrenin taksirle kirletilmesi sonucu toprakta, suda, havada kalıcı etki bırakması” suçundan soruşturma yürütülmüş ve neticesinde taksirle işlenen suç bakımından gerekli ödeme yapıldığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Sürece ilişkin yetki ve sorumlulukları dolayısıyla Maden sahasını denetimle görevli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri ve çalışanları ile projeye ilişkin ÇED Olumlu kararı, izin, ruhsat veren kurumlar ile yetkilileri hakkındaki şikayetlerimiz hakkında ise herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve karar oluşturulmamıştır.

2023 YILINDA ÇÖPLER KOMPLEKS MADENİ AÇIK OCAK GENİŞLEME PROJESİNE İLİŞKİN OLARAK ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI VERİLMİŞTİR

Yaratılan tahribat ortada olmasına ve Birliğimizde defaatle uyarıda bulunulmasına rağmen faaliyetlerin durması bir yana; 2023 yılında Çöpler Kompleks Madeni Açık Ocak Genişleme projesine ilişkin olarak ÇED Gerekli Değildir kararı verilmiştir. Bu karar karşı da Birliğimiz tarafından dava açılmıştır. Dava dilekçesinde bir kez daha altın madenciliğinde, liç işleminde kullanılan siyanür ve ortaya çıkacak diğer ağır metallerin çevre ve insan sağlığı için olumsuz etkiler yaratacak olası bir risk ve tehdit unsuru oluşturduğu; özellikle çok kuvvetli bir zehir olan siyanürün toprağa, suya ve havaya karıştığı zaman her türlü canlı açısından zararlı olduğu; dolayısıyla proses gereği atık barajlarına pompalanan siyanürlü atıkların, geçirimsiz olarak planlanan bu atık barajlarından oluşabilecek sızıntılar nedeniyle su kaynaklarına ve diğer kullanım alanlarına ulaşma olasılığı bulunduğu ve siyanürlü altın madeni işletilmesinde risk unsurunun ön plana çıktığı, ayrıca aynı risk sebebiyle bu bölgelerdeki flora ve faunanın da bozulma tehditi altında kaldığı bugüne değin yapılan çalışmalar, yargı kararları ve akademik raporlar ve esasında yaşanan çevre felaketleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıkça ortaya konduğu; yöntemin niteliği dolayısıyla; siyanür liçi yöntemi ile altın madeni işletilmesinde işletmeciye yahut denetim/izleme faaliyetlerine bağlı olarak risk olasılığının azalacağından söz etmenin olanaklı olmadığı ifade edilmiştir.

“ISRARLA DİKKAT ÇEKMEYE ÇALIŞTIĞIMIZ TEHLİKE GERÇEKLEŞMİŞTİR

Dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler ve henüz 2022 yılında yaşananlar ortada olmasına karşın mahkemece yürütmenin durdurulması hakkında dahi bir karar verilmemiş keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasına bırakılmıştır. Dosyada son olarak 6 Aralık tarihinde keşif gerçekleştirilmiş olup bilirkişi incelemesi aşamasındadır. Her iki dosyada da gerek dilekçelerde gerekse de keşif esnasında bilirkişi heyetine sunulan teknik beyanlarda İliç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle tarafımızca dile getirilmiştir. Fakat ne yetkili idarece ne de Mahkeme heyetinde ısrarla dikkate alınmamış faaliyetin devamına imkan sağlanmıştır. Neticesinde ise ne yazık ki ısrarla dikkat çekmeye çalıştığımız tehlike gerçekleşmiştir.

FELAKETİN SORUMLULARI YARGI KARŞISINDA HESAP VERMELİ, TÜM ÇED KARARLARI İPTAL EDİLMELİ VE İŞLETME DERHAL KAPATILMALIDIR

Bu yaşananların sorumlusu, faaliyeti yürütenler kadar yürümesine olanak sağlayan, izin verenler, ülkemiz kaynaklarının, doğamızın bir grup yabancı sermayenin çıkarları uğruna yağmalanmasına göz yumanlardır. İvedilikle sonuçlandırılması yasa ile zorunlu tutulan davaları sürüncemede bırakan, uzamasına neden olan, üzerinden yıllar geçmesine karşın halen yürütmenin durdurulması talebini dahi karara bağlayamayanlardır. Bir kez daha sesleniyoruz; madenlerimiz ulusal ve uluslararası sermaye gruplarının yağma alanı olmaktan çıkarılmalı, İliç’te yaşanan felaketin tüm sorumluları yargı karşısında hesap vermeli, tüm ÇED kararları kararı iptal edilmeli ve işletme derhal kapatılmadır.”

]]>
https://www.haber28.com.tr/tmmob-copler-kompleks-maden-isletmesindeki-toprak-kaymasi-uzerine-basin-aciklamasi-yapti/feed/ 0
Kayseri Devlet Hastanesi çevresindeki hizmetler yenilendi https://www.haber28.com.tr/kayseri-devlet-hastanesi-cevresindeki-hizmetler-yenilendi/ https://www.haber28.com.tr/kayseri-devlet-hastanesi-cevresindeki-hizmetler-yenilendi/#respond Sun, 07 Jan 2024 22:48:12 +0000 https://www.haber28.com.tr/?p=2095 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Devlet Hastanesi bölgesinde 12 milyon 750 bin TL’lik maliyetle yenileme çalışmaları tamamlanan hizmetleri yerinde inceledi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı, günde binlerce hastaya hizmet veren Devlet Hastanesi bölgesinde 12 milyon 750 bin TL’lik maliyetle yürüyüş yollarını, otopark alanlarını, hasta indirme bindirme peronlarını, engelli erişim yollarını, taşıt yollarını, oturma alanlarını ve yeşil alanları yeniledi. Büyükşehir belediyesi, Devlet Hastanesi’nde geçtiğimiz yıl yaptığı çevre düzenleme çalışmalarına bu yıl yapılan ilave alanlar ekleyerek toplam yaklaşık 50 bin metrekare alanda çalışmalarını tamamladı. Ekipler, sadece bu yıl yapılan çalışmalarda poliklinikler bölgesinde 3 bin 500 metrekare yaya yolu döşeme, 200 araçlık otopark, engelli rampaları ve çıkış merdivenleri tamiratı ile asfalt kaplama yollar yapılarak hastane çevresi ferah ve kullanışlı bir yapıya kavuşturuldu. Son yapılan bölüm ile birlikte hastane çevresinde yaklaşık 3 bin ton sıcak asfalt kullanıldı. Bu çerçevede, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, yenileme çalışmaları tamamlanan hizmetleri yerinde inceledi. Başkan Büyükkılıç’a gezi esnasında AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İsmail Altıntop ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Hasdal da eşlik etti. Kayseri Devlet Hastanesi çevresindeki esnafları da ziyaret eden Büyükkılıç, sabırla bu hizmetin tamamlanmasını bekleyen vatandaşlara ve esnafa teşekkürlerini iletti. Sağlık personelleri, esnaflar ve vatandaşlar da Başkan Büyükkılıç ve ekibine teşekkür ederek, “Gerçekten çok güzel oldu. Allah razı olsun, şahane oldu” dedi. Kayseri Devlet Hastanesi çevre düzenleme çalışmaları incelemesi sırasında açıklamalarda bulunan Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’nin kamu kurumlarıyla, yerel yönetimler arasındaki dayanışmasının en güzel örneklerini sergiliyoruz” dedi. Büyükkılıç, hastane içerisi ve çevresinde düzenleme çalışması yaptıklarını kaydederek, şunları söyledi;

“İsmail hocamız bizim için kıymetli, ekibine teşekkür ediyorum. Duyarlı insanlar. Talepleri makul olunca Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak biz de bu taleplere sıcak baktık. Hem hastanenin içerisindeki yerleri hem çevresini düzenledik ve şehrimize yakışır hale getirdik. Emeği geçen ekibimize teşekkür ediyorum. Esnaflarımızı da gezdik, memnuniyetlerini onlar da belirttiler. Yapılan işler biraz zahmetli oluyor ama sonra rahmete dönüşüyor ve Kayseri’mize yakışıyor. Hayırlı, uğurlu olsun. Mevla’m hastalarımıza acil şifalar, sağlık ekibimize de meslektaşlarıma da hayırlı uzun ömürler versin.”

Kayseri Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İsmail Altıntop da Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ederek, “Büyükşehir belediye başkanımız, uzman doktor, ağabeyimiz aynı zamanda onun nezdinde Büyükşehir’imize ve buraya emeği geçen tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Kayseri’de merkezdeki devlet hastanemiz 13 farklı bloktan oluşuyordu, biz bunların yüzde 75’ini şuan aktif kullanıyoruz. 210 hekimimiz var. Bu bloklar arasında vatandaşlarımız gidip gelirken zorluk yaşayabiliyorlardı onun için onlara özel yürüyüş alanları, yürüyüş yolları ve tartan pistler yapıyoruz. İnşallah bu ay projede son aşamaya geldik. Bugün de Memduh Başkanımız ile beraber gezdik, baktık. Kendisine Kayserililer nezdinde çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu. Hastaneden hizmet alan vatandaşlardan, hastane çalışanlarından ve çevre esnafından da olumlu dönüşler aldıklarını aktaran Altıntop, “Özellikle hastalarımızdan bize dönüşler çok olumlu. Bölgedeki esnafımızdan çalışanlarımıza kadar herkes çok teşekkür ediyorlar” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber28.com.tr/kayseri-devlet-hastanesi-cevresindeki-hizmetler-yenilendi/feed/ 0