Ziyaret kapsamında, DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, sendikanın işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı Nuran Gülenç ile birlikte ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmet Hassan’la görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede, ILO’ya sendikanın MESEM projesiyle ilgili hazırladığı rapor da sunuldu.
Söz konusu raporda, son bir yılda yaşları 14 ile 17 arasında değişen MESEM öğrencisi 8 çocuğun, “staj” adı altında çalıştırıldıkları fabrikalarda iş cinayetleri sonucu yaşamlarını yitirdiklerine işaret edildi. Bu çocuklardan Arda Tonbul’un henüz 14 yaşında bir metal fabrikasında, başının sac büküm makinesine sıkışması sonucu can verdiği hatırlatılarak, devlet teşvikiyle cazip kılınan MESEM projesinin bir mesleki eğitim projesi değil, çocuk emeği sömürüsü olduğu vurgulandı. Raporda ayrıca, MESEM uygulamasının bu haliyle ulusal mevzuata, BM Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesi’ne ve Türkiye’nin 1990’lı yıllarda onayladığı ILO 59 No’lu Asgari Yaş Sözleşmesi ile ILO 138 sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi’ne aykırı olduğunun altı çizildi.
“OKULLAR ÇOCUK İŞÇİ BULMA KURUMUNA DÖNDÜ”
Ziyarette konuşan Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, “MESEM’le birlikte mesleki ve teknik liseler, ‘çocuk işçi bulma kurumuna dönmüş durumda. Mesleki eğitim adı altında uluslararası standartlara uygun olmayan bir çocuk çalıştırma biçimi norm haline getiriliyor” dedi.
Bu proje ve projenin uygulanış biçiminin çocukların sağlığına, hatta hayatına mal olduğunu belirten Atar, “Normal koşullarda fabrikalardan adım bile atmaması gereken ufacık çocuklar bizzat devlet eliyle, kamu kaynaklarıyla fabrikalara sokuluyor ve çocuk işçiliği, çocuk emeği sömürüsü meşrulaştırılıyor. Mesleki eğitim vermesi gereken okullar, çocuk emeğinin ticaretini yapan kurumlar haline dönüştürülüyor” diye konuştu.
“MESEM PROJESİNDEN DERHAL VAZGEÇİLMELİ”
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, MESEM uygulaması ile çocukların mesleki eğitimi ve staj koşullarına yönelik öneri ve taleplerini ise şöyle sıraladı:
“MESEM projesinden derhal vazgeçilmelidir. Kamu kaynakları sermayenin çıkarı doğrultusunda çocuk işçiliğine yasal kılıf sağlayan MESEM’ler için değil, gerçek ve nitelikli bir mesleki eğitim için meslek liselerinin güçlendirilmesi amacıyla kullanılmalıdır. Staj yapacak öğrenciler için yaş sınırı getirilmelidir. Staj alanları çocukların fiziksel, ruhsal ve akademik gelişimleri için uygun olmalı, sistematik olarak denetimi ve takibi yapılmalıdır. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çocuğun üstün yararı gözetilerek ek önlemler alınmalı, koruyucu düzenlemeler yapılmalıdır. Meslek liseleri bünyesindeki okul atölyelerine, işliklere yatırım yapılmalı; çocuklar ilk pratik eğitimlerini bu atölye ve işliklerde yapmalıdır. Öğrenciler temel mesleki dersleriyle altyapıları oluştuktan sonra, son sınıfta, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı, denetim ve takibin sağlandığı koşullarda sınırlı sürelerle fabrika ortamına sokulmalıdır. Öğrencilerin staj yapacağı işyerlerinin seçimi için kriterler net şekilde belirlenmeli, bu kriterleri yerine getirmeyen işyerlerine öğrenci gönderilmemelidir. İşletmelere kurallara uymamaları ve yasa dışı işlem yapmaları durumunda etkin yaptırımlar uygulanmalıdır. Stajyer öğrencilere uygun kişisel koruyucu donanım sağlanmalıdır.”
“ÜÇLÜ YAPI BİLEŞENLERİNE DESTEK VERMEYE HAZIRIZ”
ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmet Hassan ise mesleki eğitim ve çıraklık programlarının özellikle önemli olduğunu ve istihdamı, istihdam edilebilirliği, beceri gelişimini ve insana yakışır işlerin yaratılmasını desteklemek için birer araç olarak tanındığını belirtti. Haziran 2023’te Uluslararası Çalışma Konferansı tarafından kabul edilen 208 Sayılı Tavsiye Kararı’na atıfta bulunan Hassan; çıraklığın iyi düzenlenmiş, yeterince finanse edilmiş, kapsayıcı ve ayrımcılıktan uzak olması gerektiğini ifade etti.
Hassan ayrıca, ILO üye devletlerinin çıraklık sistemlerini ve uluslararası çalışma standartlarını, çocuk işçiliğiyle ilgili iki ILO Sözleşmesi olan 138 Nolu “Asgari Yaş Sözleşmesi” ile 182 No’lu “En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi”ni gözetecek şekilde oluşturmaları gerektiğini kaydetti. Çıraklık konusunda hükümetlerin, işçi ve işveren örgütlerine danışarak, temel çalışma ilkeleri ve haklarına saygı göstermesi ve bu hakları teşvik etmesi için önlemler alması gerektiğini vurgulayan ILO Türkiye Direktörü Yasser Hassan, Türkiye’nin üçlü yapı bileşenlerine bu bağlamda destek vermeye hazır olduğu konusunda güvence verdi.
]]>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013-2023 yılları arasını kapsayan ‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporunu yayımladı. Son 10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçinin hayatını kaybettiği belirtilen raporda en çok ölümün yüzde 28’lik oran ile trafik servis kazalarında yaşandığı belirtildi. Ocak 2024 iş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği açıklandı.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013-2023 yılları arasını kapsayan ‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporu ve Ocak 2024 iş cinayetleri raporu olmak üzere iki rapor yayımladı.
SON 10 YILDA 671 ÇOCUK İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporuna göre son10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçi hayatını kaybetti.
ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİNİN EN ÇOK YAŞANDIĞI İŞ KOLU, TARIM-ORMAN
İş kollarına göre ölümler en çok yüzde 57’lik oranla Tarım, orman iş kolunda yaşanırken, çocuk işçi ölümlerinin işkollarına göre dağılımı şu şekilde açıklandı:
Tarım, Orman işkolunda 380 çocuk (250 işçi ve 130 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 71 çocuk; Metal işkolunda 46 çocuk; Konaklama, Eğlence işkolunda 45 çocuk; Gıda işkolunda 23 çocuk; Ticaret işkolunda 21 çocuk; Genel İşler işkolunda 20 çocuk; Tekstil, Deri işkolunda 17 çocuk; Taşımacılık işkolunda 14 çocuk; Ağaç, Kağıt işkolunda 11 çocuk; Kimya, Lastik işkolunda 7 çocuk; Enerji işkolunda 4 çocuk; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 çocuk; Madencilik işkolunda 1 çocuk; İletişim işkolunda 1 çocuk; Sağlık işkolunda 1 çocuk; eldeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirlenemeyen 6 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.
TRAFİK, SERVİS KAZALARINDA 186 ÇOCUK İŞÇİ ÖLDÜ
Rapora göre 2013-2023 yıllarında çocuk işçi ölümlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 186 çocuk; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 112 çocuk; Ezilme, Göçük nedeniyle 92 çocuk; Yüksekten Düşme nedeniyle 61 çocuk; Şiddet nedeniyle 56 çocuk; Elektrik Çarpması nedeniyle 44 çocuk; Yıldırım Düşmesi nedeniyle 41 çocuk; Patlama, Yanma nedeniyle 25 çocuk; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 14 çocuk; Kesilme, Kopma nedeniyle 13 çocuk; İntihar nedeniyle 9 çocuk; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 8 çocuk; Diğer nedenlerden dolayı 10 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.
EN ÇOK ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMÜ ŞANLIURFA’DA YAŞANDI
Son 10 yılda Türkiye’nin 77 şehrinde çocuk işçi ölümlerinin gerçekleştiğinin belirtildiği raporda en çok ölüm yaşanan ilk 5 şehir ise şu şekilde: Şanlıurfa 49 ölüm, Gaziantep 40 ölüm, Adana ve İstanbul’da 33’er ölüm, Konya’da ise 25 ölüm.
OCAK AYINDA 158 İŞÇİ İŞ KAZALARINDA HAYATINI KAYBETTİ
Ocak 2024 İş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi.
Rapora göre ölümlerin yüzde 18’i ezilme ve göçük, yüzde 17’si trafik servis kazaları, yüzde 16’sı yüksekten düşme olduğu belirtildi.
İş kollarına göre ölümlerin, yüzde 28’i inşaat/yol, yüzde 14’ü taşımacılık, yüzde 10’u tarım/orman, yüzde 7’si ticaret/büro, yüzde 6’sı metal iş kollarında gerçekleşti.
Raporda iş cinayetlerinde ölen 158 kişiden 5’inin kadın, 153’ünün ise erkek olduğu belirtildi.
EN ÇOK ÖLÜM İSTANBUL’DA
Ocak ayında en çok ölümlerin yaşandığı 6 şehir ise şöyle:
İstanbul 24 kişi, İzmir 17 kişi, Şanlıurfa 11 kişi, Gaziantep 10 kişi, Konya 8 kişi, Mersin 7 kişi
]]>