Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu, saat 14.00’te Komisyon Başkanı Atay Uslu’nun başkanlığında toplandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Lütfihak Alpkan ve Bakanlıktan yetkililer dinlendi. Sunumun ardından milletvekilleri, bakanlık yetkililerine soru sordu.
CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, “Bakanlık müfettişleri kapasite artırımı sonrasında sahada gerekli denetimleri yaptı mı” sorusunu yöneltti.
DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, “İşçilerin sağlık kontrollerinin hangi periyotlarda yapıldığı” ve “işçilerde görülen hastalıkların ne olduğunu” sordu.
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, “Çalışma Bakanlığı bu denetimlerde belki yasa olarak yok ama, çalışma güvenliğinin sağlanması açısından, iş cinayetlerinin ortadan kaldırılması açısından Çalışma Bakanlığı üzerine düşeni yeteri kadar yapıyor mu?” diye sordu.
“BAKANLIKLAR TOPU BİRBİRİNE ATIYOR”
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, daha önce komisyona katılan iki Bakanlığın da yığın liç sahasının sorumluluğunu üstlenmediğini belirterek, “Bugün siz geldiniz, Çalışma Bakanlığı olarak diyorsunuz ki, ‘Yığın liç sahasıyla ilgili konular bizim sorumluluk alanımıza girmiyor.’ Peki, hangi Bakanlığın sorumluluk alanına giriyor? Ben sayayım, Dışişleri Bakanlığı olabilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı olabilir mi? Maalesef bu anlamda Bakanlıkların kesişim alanında bulunması gereken bu önemli yığın liç sahası konusu Bakanlıkların arasında topu birbirlerine atmalarıyla havada kalıyor” diye konuştu. Yavuzyılmaz, Çalışma Bakanlığı’nın “göçüğe ilişkin hangi saatte haberdar olduğunu ve patlatmanın hangi bölgelerde yapıldığını” sordu.
SAADET PARTİ’Lİ DOĞAN: “HİÇBİR BAKANLIK LİÇİ KABUL ETMİYOR”
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan, Bakanlığı eleştirerek şöyle konuştu:
“Yani şimdi dört gündür Bakanlıklarımızı dinliyoruz; liçe, ölüme gelen hiçbir bakanlığımız yok. Kimsenin sorumluluğu yok. Kimsenin suçu yok, kimsenin kusuru yok ama sonuçta büyük bir felaket yaşadık ve bu felaketin neticesinde 9 insanımızı kaybettik. İnanın, üç Bakanlığımızı dinledikten sonra mevzuatta tehlikeli boşluklar gördük hep beraber. Bunun yanında, kurumlar arasında senkronize eksikliğine şahit olduk. Bunun yanında, uygulamada çok büyük ciddiyetsizliklere şahit olduk. Bunun yanında, denetimlerde büyük bir eksiklik olduğunu hep beraber hem gördük hem dinlemiş olduk.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Lütfihak Alpkan, milletvekillerin sorularını yanıtladı. Alpkan, facianın ön inceleme raporuna göre bilgi edindiklerini belirterek, “Ben de oraya gittiğimde iş sağlığı güvenliği uzmanları ve yöneticileriyle görüştüğümüzde benzer tespitleri paylaştılar ama solüsyon miktarı, proje detayları gibi konular zaten bizim uzmanlık alanımıza girmediği için biz net bir bulgu vardır burada diyemiyoruz. Ama bu daha çok uzman görüşlerinin bize aktarılmasıyla ortaya çıkmış ve ayrıca da fotoğraflar ve videolarda da orada gördük, sahada da gördük, bir kaymanın nedeninin ne olduğuna dair biz uzman olmasak da bir fikir oluştu” dedi.
ALPKAN: LİÇ YIĞINI DENETİM ALANIMIZ DEĞİL
Alpkan, “facia olmadan önce tespitiniz var mı” sorusuna, “Olay olmadan önce, Aralık ayında oraya şikayet üzerine gidiliyor yığın liçi alanıyla ilgili bir denetimimiz yok orada zaten faaliyet alanımız değil” ifadesini kullandı.
“ÇATLAKLAR VAR, FAALİYET DEVAM EDİYOR”
İş sağlığı güvenliği uzmanlarının “sahada sıkıntı olduğunu tespit ettiklerini ve oradaki çalışanların çıkartılmasını ve solüsyonun durdurulmasını talep etiklerini” belirterek “fakat böyle bir kaza daha oluşmadığı için bir bilgilendirme yok yani AFAD’a, kaymakamlığına veya dışarıya, emniyete bir bilgilendirme yok, bize de yok. Bir müddet sonra, öğleye doğru solüsyon durduruluyor. Oradaki görüşmelerden aldığımız kadarıyla fakat çatlaklar var. Oradaki işi de durduruyorlar, konteynere doğru çekiyorlar fakat yine uzmanlar, görevliler durum nedir diye tespit etmek için tekrar oraya gidiyorlar. Ayrıca, Çiftay firmasının madenle ilgili faaliyetleri devam ediyor ki zaten o gün için aralarındaki koordinasyonun, iletişimin eksik olduğuyla ilgili de bir tespit var” dedi.
“BİR İŞÇİNİN CİMER ŞİKAYETİ VAR”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Bekir Aktürk ise “işçilerin kişisel koruyucu donanımların kullandırılmadığıyla ilgili, CİMER’den bir işçinin “hijyen şartlarının oluşmadığı, denetim yapılması” talebinin olduğunu kaydetti.
Aktürk, olayın yaşandığı gün işçilere çöken liç yığınına dönme talimatını kimin verdiğine ilişkin soruyu, “konuyla alakalı çoğu sorumlu şu an tutuklu olduğu için onlara bunu yöneltemedik” diye cevaplandırdı.
“O SAHADA İŞÇİ ÇALIŞMIYOR MU?”
Aktürk’ün, yığın liçiyle ilgili bakanlığının denetimleri olmadığını söylemesi üzerine CHP’li Yavuzyılmaz’ın, “O liç sahasında işçi çalışmıyor mu? İşçi sağlığı konusunda çalışan, özel sektördeki, oradaki şirket çalışanları da doğrudan işçi sağlığı bakımından sizin sorumluluk denetim alanınızda değil mi?” diye sorması üzerine AKP İstanbul Milletvekili Şengül Karslı arasında “süreyle ilgili” bir tartışma yaşandı.
DEM PARTİ’Lİ HÜLAKÜ: DÖRT GÜNDÜR HİÇBİR SORUMUZA CEVAP ALAMADIK
Milletvekilleri Bakanlık yetkililerinin sorulara yeterli cevap vermediğini eleştirdi. DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, “Ben dört gündür burada sadece dinliyorum, hiç soru bile sormadım çünkü hiçbir sorumuza cevap alamadık. Sunumlarının içinde olduğu sorulara yalnızca cevap verdiler” dedi.
Yavuzyılmaz, “Yığın liç sahasını Enerji Bakanlığı denetlemiyorsa, Çevre Bakanlığı denetlemiyorsa, Çalışma Bakanlığı denetlemiyorsa buradaki üretilen altının denetimi nasıl yapılıyor? Ne kadar altın üretildiğini kim denetliyor? Burada kayıt dışı bir kazancın şüphesinin çok yüksek olduğu da açıkça görülüyor” diye konuştu.
ALODALI: “TOPLAMDA 1837 İŞÇİ ÇALIŞIYOR”
İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Muhammet Fatih Bilal Alodalı, kaza tarihinde madende taşeron işyerlerinin çalışanları dahil olmak üzere 1.837 işçi çalıştığını, “Anagold madenciliğin 599 çalışanı, Çiftay şirketinin 1181 çalışanı, Asil Çöpler şirketinin 16 çalışanı, Keklikler şirketinin 6 çalışanı, Kar-Sa şirketinin 35 çalışanı ” olduğunu söyledi.
]]>(ANKARA) – Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı kayan liç yığınına ilişkin TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu’nda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yetkililer dinlendi. ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, altın madeninde liç kaymasının Türkiye’de ilk olduğunu belirtirken, “Bu tip bir kaza ülkemizde ilk defa meydana geliyor. İlk olduğu için oradaki denetim boşluğunu biz de yeni fark ettik” itirafı geldi. Tatar, jeoradarlara ilişkin “Bakanlığımın yetki ve sorumlulukları arasında jeoradarların takibi yok” dedi.
Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu Başkan Atay Uslu’nun başkanlığında toplandı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerini dinlendi. ÇED İzin Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, komisyona sunum yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank da komisyon toplantısına katıldı. Komisyonun muhalefet milletvekilleri, Bakanlığın sunumu ve milletvekillerin sorulara verilen yanıtların tatmin olmadığını diel getirdiler.
“YENİ FARKETTİK”
ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, yığın liç göçünün ilk defa meydana geldiğini belirterek, “Bu tip bir kaza ülkemizde ilk defa meydana geliyor. İlk olduğu için oradaki denetim boşluğunu biz de yeni fark ettik” derken jeoradarlara ilişkin “bakanlığımın yetki ve sorumlulukları arasında jeoradarların takibi yok” dedi.
“16 MİLYON 441 BİN TL PARA CEZASI”
ÇED İzin Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, Erzincan İliç’te bulunan altın madeninde 2022 yılında katı atık havuzunda meydana gelen sızıntıdan dolayı 16 milyon 441 bin TL idari para cezası uygulandığı, 2015 yılından günümüze kadar 187 çevre denetimi yapıldığını bu denetimlerin üçünde 133 Milyon TL idari para cezası uygulandığı ve iki defa da işletmenin faaliyeti durdurulduğunun söyledi.
20 KURUM “ÇED OLUMLU GÖRÜŞÜ” BİLDİRDİ
2021 yılında ikinci kapasite artışı kapsamında ÇED’in kurum görüşleri kapsamında dört Bakanlık ve 20 kurum “olumlu görüş” bildirdi.
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, komisyonda ÇED olumlu raporlarını hatırlatarak, “İlk verilen ÇED raporlarında veya alan genişletmelerde bakın, Orman Su işleri Bakanlığı olumlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü olumlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü olumlu, Mekansal Planlama, DSİ, Erzincan mahalli, Gıda Tarım Hayvancılık; hepsi olumlu. Yani bu kadar olumsuzluğun yaşandığı bir madende ÇED sırasında hiçbir tane olumsuz görüş bildiren yok mu” diye sordu.
“LİÇ YIĞININ ALTINA SERİLEN MEMBRAN KİRLİLİĞİ ÖNLEYEBİLECEK VASIFLARA SAHİP”
Liç yığının altına serilen membranın kullanım ömrünün kaç yıl olduğu sorusuna, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Recep Akdeniz, “50 yıl ortalama. Yani dünyada uygulanan standart bu, Avrupa Birliği’nde de uygulanan bu. 50 santimetrelik kil tabakası var. Sıkıştırılmış, 10 üzeri 9 sızdırmazlık özelliğine sahip yani bu zaten tek başına bile o kirliliği önleyebilecek vasıflara da sahip bir kil tabakası” dedi.
“YERALTI SULARINDA KİRLİLİĞE RASTLANILMADI”
Sunumda, Çöpler Maden alanına bulunan yeraltı suyu izleme noktalarında bugüne kadar yapılan izleme raporları kapsamında faaliyetten kaynaklı herhangi bir kirliliğe rastlanılmadığı açıklandı.
2022 YILINDA 400 LİÇ SAHASINDA KAYMA OLDU
Recep Akdeniz, daha önce liç yığınında kayma olduğunu altını çizerek, “Yığın liçi tesisinin 2022 yılında kaymasıyla ilgili bir durum vardı. O zaman deprem olayından sonra bu denetlemeleri yaptırıyorduk ve burada da 1292 kodu ile 1346 kodları
arasında 4’üncü fazda 400 metreküplük bir kayma olayı meydana gelmiş” diyerek görevlendirilen özel firmanın “hasar gören jeomembranı tamir ettiğini kalite kontrollerinin yapıldığını” söyledi.
“YETKİMİZ YOK”
Ardından, Bakanlık yetkilileri milletvekillerin sorularını cevaplandırdı.
CHP’li Yavuzyılmaz maden sahasındaki denetimlerin özel bir şirkete devredildiğini, maden kazalarında da aynı firmaya denetim yaptırıldığını söyledi. Yavuzyılmaz, “Acil durum eylem planı var mı? Bu plan varsa Çevre Bakanlığı’nda var mı? Siz bu acil durum eylem planını inceliyor musunuz? Çevre Bakanlığı’ndan acil durum eylem planını talep ediyorum. Çevre Bakanlığı’nın denetimlerini siz mi yapıyorsunuz? Yoksa bu denetimin bütünün veya bir bölümünü özel bir şirkete devrettiniz mi? Siyanür ve siyanür atık depolama havuzlarının kapasitesi nedir” diye sordu.
ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, “Hiçbir tesisin üretimine yönelik, işletmesine yönelik herhangi bir denetimiz yok. Sadece işletme ve üretimden oluşan çevresel etkilerini denetlememiz mevcuttur” diye cevap verdi.
“KİMSE BİNDİĞİ DALI KESMEZ, İŞLETMENİN KENDİSİNİN DENETLEMESİ LAZIM”
İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, “Size göre yığın liçiyle ilgili denetleme hangi bakanlığın olmalı” diye sordu. Tatar bunun üzerine, “İşletme prosesi olduğu için işletmenin görev ve sorumluluğunda… Bana göre kimse bindiği dalı kesmez. Kurumlardan ziyade işletmenin kendi kendisini denetlemesi lazım” dedi.
MHP’Lİ KÜÇÜK: “ŞİRKET BUNU SUİSTİMAL EDER”
İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz “Yabancı şirket geliyor biz onu denetleyemiyoruz. Şirket kendi kendini denetlesin mi diyoruz” diye sorarken MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük ise, “Siz bu işi tamamen işletmeye bırakırsanız işletmede ‘üç lira daha fazla kazanayım’ diye bunu suistimal eder. Mutlaka Bakanlığın denetlemesi lazım” diye konuştu.
“DENETİM BOŞLUĞUNU YENİ FARK ETTİK”
ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, “Bu tip bir kaza ülkemizde ilk defa meydana geliyor. İlk olduğu için oradaki denetim boşluğunu biz de yeni fark ettik” dedi. Tatar, jeoradarlara ilişkin “Bakanlığımın yetki ve sorumlulukları arasında jeoradarların takibi yok” ifadesini kullandı.
]]>BAKANLIĞA BAĞLI EKİPLER 5 İLDE HAREKETE GEÇTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri sonrası harekete geçen Ticaret Bakanlığı ekipleri, 5 ilde restoran ve kafelerde, tarife ve fiyat listelerinin görünür şekilde işletmenin önüne ve masaların üzerine konulması uygulamasına ilişkin denetim yaptı. Bakanlık ekipleri, İstanbul, Samsun, Antalya, Gaziantep ve Çanakkale’de gerçekleştirdikleri denetimlerde, fiyat tarifelerinin, söz konusu iş yerlerinin giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üzerine tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulup konulmadığı incelendi.
ÜSKÜDAR’DA DENETLEME GERÇEKLEŞTİRİLDİ
İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ve beraberindeki ekip, Üsküdar’da yiyecek ve içecek hizmeti sunan iş yerlerinin yanı sıra marketleri denetledi. Menteşe, denetimler sırasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe işaret ederek, “Bu değişiklikle restoran, lokanta ve kafe gibi yemek ve içecek servisi sunan işletmelerde kapı önünde ve hizmet sunumu şekline göre masa üstlerinde veya sipariş verilen yerlerde fiyat etiketlerinin asılı bulunması zorunluluğu oluştu.” dedi.
İlk aşamada hem sektör temsilcilerini hem de esnafı ziyaret ederek bilgilendirme yaptıklarını dile getiren Menteşe, “Peşinden denetimlerimize başladık. Ocaktan bugüne 3 bin 101 civarında işletmemizi denetledik. Buradan kaynaklı yaklaşık 6 bin 700 aykırılık tespit ettik. İdari yaptırımlar uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz.” diye konuştu. Menteşe, bütün illerde olduğu gibi İstanbul’da da marketlerdeki temel gıda ürünleri başta olmak üzere bütün ürünlerin etiketlerini kontrol ettiklerini, vatandaşlardan kendilerine gelen şikayetleri de değerlendiklerini söyledi. İsmail Menteşe, yıl başından bugüne kadar İstanbul’da fiyat etiketi uygulamasındaki eksiklikler dahil olmak üzere karşılaştıkları aykırılıklar dolayısıyla 22-23 milyon lira civarında idari para cezası uygulandığını ifade etti.
BİR DENETLEME DE ÇANAKKALE’DE
Çanakkale’de de zincir marketlerde fiyat etiketleri incelendi. Çanakkale Ticaret İl Müdürü Hakan Tuncerli, 6502 sayılı kanun kapsamında ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği çerçevesinde satışa arz edilen mallar üzerinde fiyat etiketi bulundurma zorunluluğu bulunduğunu söyledi. Bu etiketin ambalajların, kutuların üzerinde olabileceğini dile getiren Tuncerli, şunları ifade etti; “Ama bunların bulundurulması zorunlu. Bunlar için asgari bilgilerin olması yeterli. Bizim için asgari bilgiler nelerdir? Ürünün satışa sunulan fiyatı, birim fiyatı gibi bilgilerin olması gerekiyor. Yerli üretim olup olmadığı, Bakanlıkça belirlenmiş logo gibi unsurları içermesi gerekiyor. Bunun haricinde son dönemlerde sıklıkla lokanta, kafe ve restoranlarda da denetimlerimiz devam ediyor. Bu denetimlerde de fiyat tarifesi ve listelerini kontrol ediyoruz. Son yapılan değişiklikle fiyat tarifelerinin lokanta, restoran, kafe ve benzeri işletmelerin giriş kısmında müşterilerin rahatlıkla görebileceği ve okuyabileceği bir yerde bulundurulması zorunlu.”
SAMSUN’DA TÜKETİCİ MAĞDURİYETLERİNİN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATILDI
Samsun’da da Ticaret Bakanlığı ekipleri, İlkadım ilçesinde kafe, restoran, pastane ve benzeri işletmelerde denetim yaptı. Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını, etiket ile kasa arasında fiyat farkı olup olmadığını kontrol ettiklerini belirterek, aldatıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalıştıklarını söyledi. İşletmelerde fahiş fiyat artışı olup olmadığını ve ürünlere ait raflarda fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını incelediklerini dile getiren Turpçu, fiyat listelerinin iş yerlerinin girişinde ve hizmet sunulan masaların üstünde tüketiciler tarafından kolaylıkla görünebilir ve okunabilir şekilde listelenmiş olmasının önemli olduğunu vurguladı. Turpçu, “servis ücreti” adı altında ücret alınıp alınmadığını da kontrol ettiklerini bildirdi.
“FİYAT LİSTELERİNİN OLUP OLMADIĞINI KONTROL ETTİK”
Gaziantep’te de Ticaret İl Müdürlüğüne bağlı ekipler, Kemal Köker Caddesi’nde faaliyet gösteren restoranları denetledi. Gaziantep Ticaret İl Müdürü İsmail İncesoy, denetimlerin Bakanlık koordinasyonunda eş zamanlı olarak 5 ilde yapıldığını söyledi. Denetimlerin devam edeceğini belirten İncesoy, “Özellikle fiyat listelerin olup olmadığını kontrol ettik. Bu uygulama 1 Ocak’ta başlamıştı. O zamandan beri yapılan denetimlerde bunu önemsiyoruz. Halkın mutlaka görebileceği yerde ve okunur olması lazım etiketlerin. Bakanlığımız bu konu üzerinde hassasiyetle duruyor.” diye konuştu. Vatandaşlardan Barış Çakmak da bu denetimler sayesinde daha güvenli gıdalar yediklerini dile getirdi. Denetimlerin daha sık yapılmasını isteyen Çakmak, “Bu denetimlere gerçekten ihtiyacımız var. Zaten devletimiz gereğini yapıyor. İnşallah daha iyi olacak. Herkes kafasına göre fiyat yazıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Devletimize güveniyoruz.” ifadesini kullandı.
ÇALIŞMALAR TİTİZLİKLE SÜRDÜRÜLÜYOR
Antalya’da Konyaaltı ilçesinde Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan’ın da katıldığı denetimlerde, sahil bölgesindeki restoran ve kafelerin giriş kapısı önünde ve masalarda menü olup olmadığı incelendi. Ekipler, restoran ve kafelerde menü fiyatlarındaki tutarlılık ile servis ücretleri gibi uygulamalara yönelik denetlemelerde bulundu. Özşahan, il genelinde çok sayıda ekiple denetim yaptıklarını belirterek, incelemelerin tüketicinin ekonomik menfaatlerinin korunması açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Özşahan, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü kaydetti.
]]>Bakanlık ekipleri, ülke genelinde restoran, lokanta, kafe, pastane gibi yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde denetim gerçekleştirdi.
Denetimlerde, fiyat tarifelerinin, söz konusu iş yerlerinin giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulup konulmadığı incelendi.
Bu kapsamda Ankara Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan ve beraberindeki ekip, Çankaya ilçesinde yiyecek ve içecek hizmeti sunan iş yerlerini denetledi.
Tan, denetimlerin ardından AA muhabirine yaptığı değerlendirme, “Lokantaların giriş kapısının önünde her bir ürünün fiyatının belirtilip belirtilmediğini kontrol edip, her bir masaya fiyat listesi var mı diye bakıyoruz. Lokanta ve restoranlarda servis ücreti veya başka bir isim altında herhangi bir ücret alınıyorsa bunun fiyat listesinde ya da menülerde belirtilip belirtilmediği hususunu da kontrol ettik.” ifadelerini kullandı.
Bursa’da da il müdürlüğü ekipleri, lokanta ve kafelerde incelemelerde bulundu. Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, konuya ilişkin değerlendirmesinde, AVM’lerde farklı işletmelerin ortak alanda faaliyet göstermesi nedeniyle giriş kapısı olmadığına işaret etti. Aslanlar, “Sipariş verilen ve ödeme yapılan noktalarda tarife ve fiyat listelerinin yer alıp almadığına bakıyoruz.” dedi.
Masaya servis hizmeti sunulan işletmelerde, tüketiciler sipariş verinceye kadar fiyat listelerinin masanın üstüne konulması gerektiğini anlatan Aslanlar, otel, hastane ve mağaza gibi ana faaliyetin yanı sıra kantin, kafeterya gibi yiyecek-içecek hizmeti sunulan işletmelerde de aynı kriterleri aradıklarını vurguladı.
Arslanlar, masaların üzerinde yer alan QR kodlu menülerin tek başına yeterli olmadığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hizmet sunulan masaya menü getirilmesi esastır. Ek bir hizmet olarak QR kodu kullanılmasında bir sakınca görülmemektedir. Denetim esnasında tarife ve fiyat listelerine rastlanılmaması veya liste fiyatı ile kasa fiyatı arasında uyumsuzluk olması halinde her bir aykırılık için 2 bin 172 lira idari para cezası uygulanmaktadır. Girdi fiyatlarında bir artış olmamasına rağmen satış fiyatlarında artış söz konusuysa, bunları da tespit ederek Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda değerlendirilmek ve gereği yapılmak üzere Bakanlığımıza gönderiyoruz. Aykırılık olması halinde bunlara da Bakanlığımızca idari para cezası uygulanmaktadır. Kent genelinde bu yıl 1207 işletmede 300 bin 40 ürün denetlendi, 1 milyon 776 bin 682 lira idari para cezası uygulandı.”
“Amaç işletmeleri zora sokmak değil”
Kocaeli Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Başiskele ilçesinde de fiyat etiketi denetiminde bulundu. Kocaeli Ticaret İl Müdürü Veysi Uzunkaya, kafe, restoran, pastane ve benzeri işletmelere yönelik denetimlerin etkin şekilde yapıldığını söyledi.
Temel amacın tüketicinin ekonomik çıkarlarını korumak, haksız ve fahiş fiyat hususlarının önüne geçmek olduğunu belirten Uzunkaya, işletmelerin, bütün ürünlere ilişkin fiyat listelerini tüketicinin kolaylıkla görebileceği şekilde mekan girişine asmak zorunda olduğunu anımsattı.
Uzunkaya, işletme girişlerinde belirtilen fiyat listeleri ile masada yer alan fiyat listelerinin aynı olması gerektiğini dile getirerek, kasada ne kadar ücret ödeyeceğini bilerek masadan kalkmasının tüketicinin en doğal hakkı olduğunu kaydetti.
Kocaeli’de 15 ekiple denetim yaptıklarını bildiren Uzunkaya, “Sadece kafe, restoran ve pastane gibi işletmelere yönelik denetimlerde 2024’ün başından bugüne kadar 1537 firma denetlendi. 331 firmada aykırılık tespit edildi. 331 firmaya uygulanan idari para cezası yaklaşık 720 bin lira oldu.” diye konuştu.
Uzunkaya, bugün denetledikleri işletmelerin mevzuata uygun faaliyette bulunduğunu ifade ederek, denetimlerde amaçlarının işletmeleri zora sokmak değil, tüketicinin haklarını korumak olduğunu söyledi.
Adana’da da Ticaret İl Müdür Vekili Hüseyin Gödelek ve beraberindeki ekip, Turgut Özal Bulvarı’nda fiyat etiketi denetimi yaptı. Ekipler, iş yeri sahiplerine işletme girişlerine fiyat listesi konulması uygulamasına yönelik bilgi de verdi.
Gödelek, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren düzenlemeyle keyfi fiyat artışı yapılmasının önüne geçildiğini hatırlatarak, hizmete sunulmayan herhangi bir ürünün menüde bulunmaması gerektiğini bildirdi. Gödelek, denetimlerdeki ilk hedefin tüketicinin mağdur edilmemesi olduğuna işaret etti.
“İşletmelerimizi uyardık”
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde faaliyet gösteren kafe ve restoranlara yönelik de denetim yapıldı. Ticaret İl Müdürü Kasım Tiryaki, fiyat listelerinin yanı sıra “servis ücreti” adı altında herhangi bir ücret talep edilip edilmediğini incelediklerini söyledi.
Menü ve kasa fiyatı uyumunu da kontrol ettiklerini vurgulayan Tiryaki, şu değerlendirmede bulundu:
“Denetimlerimiz devam edecek. Burada amacımız, vatandaşlarımızın restorana veya kafeye girmeden önce alacağı hizmeti ve buna mukabil ödeyeceği ücreti görmesi ve bu doğrultuda bir tercihte bulunabilmesi. Tüketicinin bilgilendirilmesini, ekonomik çıkarlarının korunmasını ve olabilecek mağduriyetlerin engellenmesini hedefliyoruz.”
Diyarbakır Ticaret İl Müdürü Zafer Atik de restoran, kafe ve benzeri işletmelerde Fiyat Etiketi Yönetmeliği kapsamında denetim yaptıklarını söyledi.
Fiyat listeleri ile servis ücreti uygulamasına yönelik inceleme gerçekleştirdiklerini belirten Atik, şunları kaydetti:
“Denetimlerde amacımız, tüketicilerin yiyecek ve içecek hizmeti sunulan yerlerde işletmelere girmeden kapı girişlerindeki tarife ve ücret listelerini görerek ve fiyat karşılaştırması yaparak tercihte bulunabilmelerini sağlamak. Yönetmeliğimiz yürürlüğe girmeden önce Bakanlığımızın rehberlik görevi kapsamında sektör temsilcilerimizi ve işletmelerimizi bu konularda uyardık. İşletmelerimizin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalması açısından belirtilen hususlara dikkat etmeleri faydalı olacaktır.”
]]>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’da bir otelde Türkiye Kömür Üreticileri Derneği’nin (KÖMÜRDER) tarafından düzenlenen ‘Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Vizyon Organizasyonu’ programına katıldı. Programda konuşan Bakan Bayraktar; pandemi, deprem, tedarik zinciri problemleri ve devam eden savaşlara rağmen Türkiye ekonomisinin son 3,5 yıldır kesintisiz olarak büyüdüğünü söyledi. Gelişen ekonomi, üretim ve ihracatın büyümesiyle Türkiye’nin maden ihracatının her geçen gün arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, sürdürülebilir kalkınma ve net sıfır emisyon hedeflerini gerçekleştirilebilmesi için gelecekte madenlere daha fazla ihtiyaç duyulacağını kaydetti.
“Ülkemizi enerjide ve madende bağımsız kılmamız gerekiyor”
Kullanılan enerjinin 3’te 2’sinin ithal edildiğini dile getiren Bakan Bayraktar, “Doğal gazın neredeyse tamamını dışarıdan alıyoruz. Petrolün yüzde 92’si, kömürün yüzde 40’ını ithal kaynaklardan karşılıyoruz. Bu da ciddi bir cari açık problemini ortaya çıkarıyor. Bu nedenle ülkemizi enerjide ve madende mutlak suretle bağımsız kılmamız gerekiyor. Bunu yapabilmek için de elbette yerli kaynaklarımızı yeraltı zenginliklerimizi ve yenilenebilir kaynaklarımızı maksimum düzeyde ekonomimize kazandırmamız gerekiyor. Bu amaç doğrultusunda 2017 yılında hayata geçirdiğimiz ‘Milli Enerji ve Maden Politikamızı’ kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Bu politika çerçevesinde ülkemizin kaynaklarını, yüksek teknoloji ve uluslararası standartlarda geliştirerek gelecek nesiller için kullanmakta kararlıyız. Yerli kömürden altına, nadir toprak elementlerinden bor madenine kadar her alanda yatırımı, üretimi, istihdam ve ihracatı sürekli artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin, elektrik üretiminin yüzde 36’sını, birincil enerji arzının ise yüzde 26’sını kömürden sağlandığını sözlerine ekleyen Bakan Alparslan Bayraktar, 2022 yılında 39 milyon ton, 2023 yılında ise 41 milyon ton kömür ithalatı yapıldığını ifade etti. Dünyanın birçok gelişmiş ekonomisinin yoğun olarak kömür kullanmaya devam ettiğini kaydeden Bakan Bayraktar, ‘Kömürden çıkıyoruz’ diyen Avrupa’daki birçok ülkenin kömür tüketimlerinin arttığına şahit olduklarını söyledi.
“2022 yılında 6,5 milyar dolarlık ihracat yaparak madencilik sektörümüz Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı”
Türkiye’nin yıllık 150 milyon ton kömür üretim hedefine ulaşmasının sektörü daha ileri bir noktaya taşıyacağı değerlendirmesini yapan Bakan Bayraktar, “2022 yılında 6,5 milyar dolarlık ihracat yaparak madencilik sektörümüz Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Geçtiğimiz yıl bir miktar düşüş olsa da bu yıl maden ihracatımız yeniden artış trendine girdiğini gösteriyor. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 civarında bir büyüme sağladık. Nihai hedefimiz, madende de ülkemizi net ihracatçı konuma getirmek” ifadelerini kullandı.
“3 bin 225 maden ruhsat sahasının denetimi gerçekleştirildi”
Bakan Bayraktar, madenlere yönelik yapılan denetimleri arttırdıklarına vurgu yaparak sözlerini şu şekilde devam etti:
“MAPEG, 2023’te maden ruhsat sahalarına ilişkin 8 bin 828 denetim yaptı. İncelemeler sonucunda 1 milyar 260 milyon liralık idari para cezası uygulandı. Tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle toplam 2 bin 421 faaliyet durdurma işlemi kararı verdi. Bu yıl ise 15 Nisan itibariyle 3 bin 225 maden ruhsat sahasının denetimi gerçekleştirildi.” – ANKARA
]]>Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, servis aracı şoförü tutuklu sanık Mehmet Ö, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Tutuksuz sanıkların katılmadığı duruşmada, müştekiler, yakınları ve taraf avukatları ile öğrencilerin eğitim gördüğü lisede servis denetimi için oluşturulan kuruldan sorumlu 2 öğretmen hazır bulundu.
Tanık öğretmen Şenol B. eğitim yılı öncesinde öğretmenlerle yapılan toplantıda alınan kararla 3 öğretmenin servis denetiminden sorumlu kurula dahil olduğunu ve kazadan önce ekim ayında ilk denetimlerini gerçekleştirdiklerini söyledi.
Kendilerine denetim için form verildiğini, 11 servis aracını aralarında paylaşarak denetlediklerini aktaran Şenol B, denetimin ardından formları okul müdürüne verdiklerini, kendilerinin işlem yapabilme hükümlülüklerinin olmadığını anlattı.
Kazadan önce okuldaki denetim komisyonunda bulunan tanık müdür yardımcısı İbrahim Ali Ç. ise kendilerine denetimlerle ilgili herhangi bir yetkilinin veya kurumun eğitim vermediğini, denetleme ekibi olarak sorumlu oldukları kişinin okul müdürü olduğunu dile getirdi.
İbrahim Ali Ç. kendilerine olay günü başka bir sürücünün araçta çalıştığı bilgisinin verilmediğini belirten İbrahim Ali Ç. “Okul müdürü benden servis araçlarının plakalarını, şoförlerini ve kimlik bilgilerini öğrenmemi ardından da astsubaya göndermemi istedi. Ben de servis firmasının okuldaki temsilcisi Seyfettin beyden listeleri aldım. Astsubaya gönderdim. Ancak gönderdikten sonra jandarmanın herhangi bir denetim yaptığını görmedim.” diye konuştu.
Olay tarihinde 2 yıldır idarecilik yaptığını, denetimlerle ilgili fazla bilgisinin olmadığını söyleyen İbrahim Ali Ç, “Denetimleri 1 ay arayla yapmayı planlamıştık. İlk denetimin ardından kaza oldu. Şu anda okulda müdür yardımcısı değilim, ayrıldım.” dedi.
Öğrenci ve ailelerinin avukatları da denetimlerin düzenli yapılmadığını savunarak, olayla ilgili bütün sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Öğrencilerin aileleri de sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Sanık Mehmet Ö’nün avukatı Beste Aslan ise suçun sadece müvekkilinde olmadığını savunarak, suçlular kimse onların da yargılanmasını talep etti.
Aslan, müvekkilinin etkisinde olduğu uyuşturucunun kazaya sebebiyet vermediğini, aracın fren sisteminin bozulduğunu, kazada uyuşturucunun etkisinde olmayan birinin bile aracı durduramayacağını iddia ederek, bir bacağını kaybettiği için sağlık sorunları yaşadığını belirttiği müvekkili için tahliye ya da ev hapsi talebinde bulundu.
Sanık Mehmet Ö. de ağlayarak çocuklar için üzgün olduğunu, pişmanlık duyduğunu söyleyerek, avukatının söylediklerine katıldığını beyan etti.
Mahkeme heyeti, gerekli bilgilerin mesaj atılarak iletildiği astsubayın tanık sıfatıyla dinlenilmesi için ilgili makamlara yazı yazılmasına, eksikliklerin giderilmesine, İlçe Milli Eğitim Müdürünün duruşmaya getirilmesiyle ilgili talebin değerlendirmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Olay
Gebze ilçesinde 9 Kasım 2021’de meydana gelen kazada, Mehmet Ö. idaresindeki 41 P 0860 plakalı servis midibüsü, Beylikbağı Ankara ve Fikri Altıokka caddelerinin kesiştiği mevkide yoldan geçen kadına çarptıktan sonra bağlantı köprüsünden dere yatağına devrilmişti.
Kazada, midibüsün çarptığı Birsen Giriş ile öğrenci Mert Efe Akıllı (13) hayatını kaybetmiş, servis sürücüsü Mehmet Ö. ile araçtaki 19 öğrenci yaralanmıştı.
Öğrencilerden Esma Nur Avcı (14), Rabia Üst (14) ve Ege Yılmaz (15) kaldırıldıkları hastanede yaşamını yitirmişti.
Servis aracı şoförü Mehmet Ö. ile araç sahiplerinden İ.A. ve C.A, okul servis firması sahiplerinden C.Ö. ve H.Ö. ile firmanın servis sorumlusu S.D. ve okul müdürü Z.A.Y. hakkında dava açılmıştı.
]]>HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: BERKİN GÜLSOY
Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, kamu personelinin yargılanması için Ankara Ulus Meydanı’nda açıklama yaptı. Platform adına açıklama yapan Zeliha Ağırbaş, “Felaket olan deprem değil, sorumluluklarını yerine getirmeyenlerdir. Tüm sorumlular özellikle sorumlu kamu personeli yani denetimi yapmayan bakanlık çalışanlarından belediye çalışanlarına, düzgün ruhsatlandırma yapmayanlara, arama kurtarmaya gelmeyen AFAD yetkililerine, TSK’ya gerekli emri ve izni vermeyenlere kadar herkes olası kast ile adam öldürmeden yargılansın ve cezalandırılsın. Tekrar tekrar ölmek istemiyoruz! Sevdiklerimiz için ve aynı felaketler tekrar yaşanmasın diye adalet istiyoruz” dedi.
Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Ankara Ulus Meydanı’nda 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri davalarında kusurlu bulunan kamu personelinin yargılanması için açıklama yaptı. TKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ali Ufuk Arıkan, TKP Mamak Belediye Başkan adayı Asuman Alkoyak, TKP Altındağ Belediye Başkan adayı Hasan Rıza Çağdaş ve TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci de depremzedelerin açıklamasına katılarak destek verdi.
Açıklamada, “Katiller taksirle değil olası kastla yargılansın”, “Sorumlu kamu görevlileri yargılansın”, “Lütfü Savaş yargılansın”, “Unutmadık, unutmayacağız” yazılı dövizler taşındı.
“ADALET NÖBETİ TUTUYORUZ”
Platform adına açıklamayı Malatya Kırçuval Otel’de milli voleybolcu oğlunu kaybeden Zeliha Ağırbaş yaptı. Ağırbaş, şunları söyledi:
“”Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adıyaman Isias Otel’de ve 11 ilde vefat edenlerin yakınları olarak buradayız. Bugün buraya gelerek bizleri yalnız bırakmayan siz değerli yurttaşlarımıza çok teşekkür ederiz. Bir yıldır beklediğimiz adalet sağlanmadığı için Ocak ayından beri adalet nöbeti tutuyoruz. 18 ilde eş zamanlı başladığımız nöbetin ikincisini Şubat ayı içerisinde deprem bölgelerinde gerçekleştirdik. Bugün de burada üçüncü nöbetimizi gerçekleştiriyoruz.
Türkiye’nin büyük bir kısmının deprem riski taşıdığı bilinen bir gerçektir. Bu haliyle depremin öngörülemez olduğundan bahsedilmeyecektir. Jeoloji ve deprem alanında yapılan araştırmalarda elde edilen veriler doğrultusunda idare deprem olacağı bilgisine sahiptir. Bilinmeyen tek şey depremin zamanıdır. Buna rağmen 6 Şubat ve 20 Şubat 2023 tarihlerinde peş peşe meydana gelen depremler büyük bir felakete dönüştü. Depremden önce alınmayan önlemler, yapılmayan denetimler sebebiyle büyük bir yıkım yaşandı. Yaşanan yıkımın ardından basiretsizlik ve özensizlik devam etti ve binaların altında kalan sevdiklerimizi arama ve kurtarma konusunda da yapayalnız kaldık.
“SEVDİKLERİMİZ ÖLÜME TERK EDİLDİ”
Bu süreçte 50 binden fazla canımız yaşamını yitirdi, yüz binlerce vatandaşımız yaralandı ve engelli hale geldi, milyonlarca kişi evsiz kaldı. 1 yıldan uzun süre geçti ama bu yönetememe hali hala devam ediyor. Hala depremde kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin kayıp olduğu bile bilinmiyor. Yargılanmaların çoğu hala soruşturma aşamasında. Soruşturmalar toplumun öfkesini azaltmak amacıyla birkaç müteahhit ve yapı denetim sorumluları üzerinden yürütülüyor.
Elbette yıkılan binaları yapan, sevdiklerimizin ölümüne sebep olan müteahhitler ve yapı denetim sorumluları yargılansın. Ancak mevzuatlarımız açık binaların yapım aşamasında denetiminden, ruhsatlandırmadan sorumlu olan idaredir. Yine afet durumlarında arama-kurtarma çalışmalarını yürütmesi gereken idaredir. ve maalesef ülkemiz idaresi, yaşanan afette hiçbir sorumluluğunu yerine getirmedi. Yeterince denetim yapmadığı, uygun ruhsatlandırmalar yapmadığı için yıkılan binalarda sevdiklerimiz ölüme terk edildi.
“FELEKAT OLAN DEPREM DEĞİL…”
Tüm süreçten sorumlu olan idare ve idareye bağlı çalışan kamu personelleri iken tek bir kamu personeli bile yargılanmıyor. Soruşturma aşamasındaki dosyalar için hala İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni çıkmasını bekleniyoruz. Bu sırada yapılan haberlerde ‘asrın felaketi’ vurguları yapılarak depremde yaşanan kayıplar kadermiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bizler biliyoruz ki sevdiklerimizi, bunca insanı öldüren deprem değildi. Öyle olsaydı aynı deprem Kırgızistan ve Japonya’da da öldürürdü.
Felaket olan deprem değil, sorumluluklarını yerine getirmeyenlerdir. Tüm sorumlular özellikle kamu personelleri yani, denetimi yapmayan bakanlık çalışanlarından belediye çalışanlarına, düzgün ruhsatlandırma yapmayanlara, arama kurtarmaya gelmeyen AFAD yetkililerine, TSK’ya gerekli emri ve izni vermeyenlere kadar herkes olası kast ile adam öldürmeden yargılansın ve cezalandırılsın. Tekrar tekrar ölmek istemiyoruz! Sevdiklerimiz için ve aynı felaketler tekrar yaşanmasın diye adalet istiyoruz.”
“KATİLLER BU HALKA HESAP VERECEK”
TİP Çankaya Belediye Başkan adayı İrfan Değirmenci de şöyle konuştu:
“Hayatını kaybeden on binlerce canın yakınlarının acısını paylaşıyor ve onların hak arayışında bu kararlı tutumlarının önünde saygıyla eğiliyorum. Yerel yönetimlere talip olmuş onlarca isimden biri olarak onların huzurunda söz veriyorum imar değişiklikleri için oynatılacak her kalemde rantı değil, kent halkını, canları düşüneceğiz. Kent suçlularını, deprem suçlularını yeniden belediye başkan adayı diye halkın önüne getirenlere karşı da şunu söylemek istiyoruz; gerçekten gün gelecek devran dönecek ve katiller bu halka hesap verecek.”
]]>Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde değişiklik yapan Bakanlık, tarife ve fiyat listelerine ilişkin belgelerin lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulması şartını getirmişti.
Söz konusu uygulama, 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girerken, gıda işletmelerinin bu düzenlemeye uyumu da Bakanlık tarafından yakın takibe alındı.
Bakanlık ekipleri, 17 ilde restoran, lokanta, kafe, pastane, yiyecek ve içecek hizmeti sunulan bazı iş yerlerinde fiyat listelerine ilişkin denetim yaptı. Bu denetimler, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Manisa, Aydın, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Balıkesir, Tekirdağ, Samsun, Kayseri, Konya, Adana, Mersin ve Van’da gerçekleştirildi.
“Vatandaş fiyat listesini karşılaştırsın”
Bu kapsamda İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Kadıköy’deki bazı restoranlarda fiyat etiketi denetiminde bulundu.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe, ocak ve şubat aylarına göre işletmelerin fiyat listesi konma uygulamasına daha fazla uyum gösterdiğini belirterek,”Çünkü biz o tarihten bu yana denetimlerimizi devam ettiriyoruz. Son zamanlarda uygunsuzluk oranımız düşmeye başladı. Yaklaşık 108 arkadaşımızla 27 ayrı lokasyonda denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz.” dedi.
Vatandaşın ekonomik olarak zarara uğramaması için işletmelere geldiğinde kapıda fiyat listesi olup olmadığını kontrol etmesi gerektiğini bildiren Menteşe, “Tıpkı marketlerde raf ve kasa fiyat uyumluluğu gibi oradaki fiyatla menüdekinin karşılaştırılması uygun olacaktır. Bizim haksız fiyat değerlendirme sistemimiz var. Ocak ayından bugüne kadar yaklaşık 1383 firmayı denetledik, bu denetimlerde 2 bin 80 aykırılık tespit edildi. Bunlara da 4,5 milyon lira civarında idari yaptırım uyguladık.” diye konuştu.
Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri de Çukurambar semtindeki restoranlara yönelik denetim yaptı.
Ankara Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan, lokanta ve restoranların giriş kapısı önünde ve hizmet sunulan masaların üzerinde bulunması gereken fiyat listeleriyle ilgili denetim gerçekleştirdiklerini aktararak, “Ayrıca tüketiciye sunulan yiyecek ve içeceklerin menü fiyatları ile kasa fiyatı uyumunu kontrol ettik.” değerlendirmesinde bulundu.
İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan denetimde de fiyat listelerinin görünür olup olmadığı, perakende satılan ürünlerin raf ve kasa fiyatı uyumu ile tüketicinin alacağı ürün konusunda hızlı bilgi elde edip edemediği gibi konularda kontroller gerçekleştirildi.
“Tüketicinin ekonomik menfaati için denetim yapıyoruz”
Antalya Ticaret Müdürü Halil Özşahan, söz konusu denetimlerin tüketicinin ekonomik menfaatinin korunması amacıyla önemli olduğunu söyledi. Özşahan, ekiplerce il genelinde yaygın ve yoğun şekilde denetimlerin yapılmakta olduğunu bildirdi.
Manisa Ticaret İl Müdürü Serkan Karabacak da gerçekleştirdikleri denetimlerin ardından yaptığı değerlendirmede, mevcut yönetmeliğe aykırı olarak fiyat listesini iş yeri önüne asmayan işletmelere menüde bulunan ve sattıkları her bir ürün için 2 bin 172 lira ceza uygulandığını aktardı. Karabacak, “İşletmeler buradan çok ciddi cezalar alabilirler. O yüzden vatandaşımızın hayatını kolaylaştırmak amacıyla yürürlüğe konulan Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nin daha sağlıklı işlemesi için hem işletmelerimizi uyarıyoruz hem de denetimlerimizi sürdürüyoruz.” diye konuştu.
Aydın Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri de vatandaşlar tarafından görülebilir bir yerde bulunması gereken fiyat tarifeleri ile masalardaki menü listelerini kontrol etti. Ekiplerin denetlediği işletmelerin büyük bölümünün düzenlemeye uyduğu tespit edildi.
“Dijital ve elektronik pano da olabilir”
Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar da yazılı veya basılı materyaller, dijital veya elektronik pano ya da levha şeklinde olabilen tarife ve fiyat listelerinin işletmelerin giriş kapısında bulundurulması gerektiğini anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Denetim esnasında tarife ve fiyat listelerine rastlanılmaması halinde, her bir aykırılık için 2 bin 172 lira ayrı ayrı idari para cezası uygulanıyor. Denetim sonucu herhangi bir aykırılığa rastlanılmaması halinde ise işletme yetkilisine teşekkür ederek denetimi sonlandırıyoruz. Piyasada herhangi bir aykırılığa, düzensizliğe, dalgalanmaya ve haksızlığa mahal vermemek adına, yasal ticareti de zorlaştırmadan ve engellemeden geniş kapsamlı piyasa denetimlerimiz il genelinde devam ediyor.”
“Karekodlu menü yeterli değil”
Kocaeli Ticaret İl Müdürü Veysi Uzunkaya da her gün aralıksız ve etkin şekilde gıda hizmeti sunan iş yerlerine yönelik denetimlerinin devam ettiğini söyledi. Denetimlerin hem tüketicinin hem de dürüst tacirlerin haklarının korunması için önemli olduğuna işaret eden Uzunkaya, “İçinde bulunduğumuz kutsal ramazan ayında tüketicilerimizin haklarının korunması noktasında bütün esnaf ve tacirimizin dikkatli ve hassas olmasını özellikle rica ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Sakarya Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca da denetimlerde teknolojinin getirdiği yenilikler doğrultusunda bazı işletmelerin sadece karekodlu menüleri kullandıklarını gördüklerini ancak bu uygulamanın yönetmeliğe uyum için tek başına yeterli olmadığını bildirdi.
Atmaca, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren söz konusu düzenleme ile tüketicilerin bilgilendirilmesi, ekonomik çıkarlarının en üst seviyede korunması ve olabilecek mağduriyetlerin engellenmesinin hedeflendiğini, ekiplerin, rutin denetimlerini sürdürdüğünü söyledi.
Balıkesir Ticaret İl Müdürü İlhan Pehlivan da işletmelerin, kapı girişleri ve masaların üzerine fiyat tarifesi konulması uygulamasını denetlediklerini belirterek, “İşletmelerin bunu yapması gerekiyor. Amaç, tüketicinin en doğru şekilde bilgilendirilmesidir, yemeğini yemeden önce ne kadar ödeyeceğini bilmesidir. Marketlerin yanı sıra lokanta denetimlerimizi de her gün sürdürüyoruz.” ifadesini kullandı.
Tekirdağ Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri de menülerde, satışa sunulan ürünlerin tümünün bulunup bulunmadığını kontrol ederek, kasa ve menü fiyatlarını karşılaştırdı. Tekirdağ Ticaret İl Müdürü Mehmet Furtına, “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda çalıştıklarını belirtti.
Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu da fiyat listelerinin düzenlemeye uygun duyurulması halinde karekodlu menü kullanılmasında sakınca bulunmadığını bildirerek, “Tüketici açıkça kendi rızasıyla fiziksel basılı menü istemediğini belirtmezse, hizmet sunulan masaya menü tarife ve liste getirilmesi gerekir.” dedi.
“Vatandaşa menü versinler”
Kayseri Ticaret İl Müdür Vekili Gazi Dinçaslan da ilde esnafın söz konusu uygulamaya dikkat ettiğine işaret ederek, “Uymayanlara da burada duyurmuş olalım. Herhangi bir idari yaptırıma maruz kalmamak için mutlaka kapılarında fiyat etiketlerini bulundursunlar ve vatandaşa menü versinler.” diye konuştu.
Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan da ramazan ayında denetimleri daha da artırdıklarına dikkati çekti. Tüketicilerin mağdur olmaması için çalıştıklarını aktaran Çağlayan, “Yılbaşından bu yana fiyat listesi ve etiket denetimlerimiz devam ediyor. Vatandaşlarımızın fiyatlarla alakalı sorun yaşaması durumunda anında müdahale ediyoruz ve gerekli yasal işlemleri yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Adana Ticaret İl Müdür Vekili Hüseyin Gödelek de denetimlerdeki ilk hedefin tüketicinin mağdur edilmemesi olduğunu belirterek, düzenlemeye uyulmadığı taktirde her bir ürün için 2 bin 172 lira idari para cezası uygulandığını anımsattı.
Mersin İl Ticaret Müdürlüğü ekipleri de Adnan Menderes Bulvarı’nda sahil kenarında bulunan işletmelerde fiyat listelerini kontrol etti. Mersin Ticaret İl Müdürü Ferhat Sümer, kent genelindeki denetimlerin aralıksız sürdüğünü aktardı.
Van Ticaret İl Müdür Vekili Derya Ayaydın da başta alışveriş merkezleri olmak üzere tüm lokanta, restoran, kafe, pastane gibi yiyecek ve içecek hizmetinin sunulduğu işletmelerde rutin denetimlerin yapıldığını kaydetti.
]]>Tarım ve Orman Bakanlığı Türkiye genelinde Ramazan öncesi yaptığı denetimlerini sürdürüyor. İstanbul’daki denetime İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, Eyüpsultan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Fatih İke katıldı. Fırın, cafe, restoran, marketler iş yeri, ürün ve çalışan hijyeni, fiyat, son kullanma tarihi, kızartma yağı başta olmak üzere çok sayıda başlıkta denetlendi. Denetlenen işletmelerde eksikleri tespit eden ekipler gerekli müeyyideleri uygularken, söz konusu işletmelere eksiklerin giderilmesi için süre verildi.
42 milyon 201 bin 969 Türk Lirası idari para cezası uygulandı
Verilen bilgiye göre, İstanbul ilinde toplam 131 bin 667 gıda işletmesi bulunuyor. 2023 yılında gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretim, satış ve toplu tüketim yerlerinde toplam 228 bin 595 resmi kontrol gerçekleştirildi. Yapılan resmi kontrollerde uygunsuzluk tespit edilen 6 bin 716 işletmeye yasal işlem uygulandı, 62 işletme hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Yapılan resmi kontrollerde et ve et ürünleri, süt ürünleri, zeytinyağı vb. taklit ve tağşişe açık ürünler başta olmak üzere toplam 9 bin 40 numune alınmış ve olumsuzluk tespit edilen 822 adedi hakkında yasal işlem uygulandı. İl ve İlçe Müdürlükleri gıda kontrol ekiplerince 1 Ocak tarihinden bugüne kadar 4 bin 938 adet ekmek, pide, unlu mamuller, şerbetli tatlılar, üreten ve satan işyeri, 747 adet şekerleme, çikolata, helva üretim ve satış yapan işyeri, 11 bin 992 adet manav, pazar, şarküteri, market, kuruyemişçi, toptancı halleri, 612 adet hazır yemek üretimi yapan işyeri, 20 bin 420 adet lokanta, restoran gibi toplu tüketim yerleri, bin 205 adet kasap başta olmak üzere toplam 46 bin 810 işyeri resmi kontrole tabi tutuldu. 2024 yılı içerisinde gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretim, satış ve toplu tüketim yerlerinde gerçekleşen resmi kontrollerde uygunsuzluk tespit edilen bin 13 işletmeye toplam 42 milyon 201 bin 969 lira idari para cezası uygulanırken, 7 işletme hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Toplam bin 660 numune alındı ve uygunsuzluk tespit edilen 59 numune hakkında işlem başlatıldı.
“Denetimlerimiz 7 gün 24 saat esasına göre yapılıyor”
Gazetecilere açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca Karaca, “Denetimlerimiz 7 gün 24 saat esasına göre yapılıyor, sürekli gıda denetimlerimizi yapıyoruz ancak ramazan ayı, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, yılbaşı öncesi gibi dönemlerde belli alanlarda biraz daha sıkılaştırıyoruz. Bugün de girdiğimiz bir işletmede hijyen yönünden ciddi noksanlıklar var, idari para cezası uygulanacak. Fırın ile ilgili de hijyen sorunu var, orası ile ilgili de gerekli işlemler yapılacak. Bu sene yapılan denetimlerimiz yoğun şekilde devam ediyor, biraz zeytinyağı konusunda sıkıntılıyız. Et, bal, zeytinyağı gibi ürünler biraz daha taklit ve tağşişe konu olabilen, taklit ve tağşişle daha çok karşılaştığımız ürünler” dedi.
“Piyasa fiyatının çok altında buldukları üründen şüphelensinler”
Zeytinyağı ile ilgili fiyatların düşük olmasının sebebini açıklayan İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca Karaca, “Zeytinyağı ile ilgili problemlerimiz oldu bu sene. En iyi denetçi tüketicinin kendisi. İşletmelerde, alışveriş yaptıkları yerlerde bir eksiklik gördüklerinde mutlaka bir noksanlık varsa bize iletsinler. Gıda okuryazarlığı çok önemli, aldıkları ürünlerin üstlerine mutlaka baksınlar. Piyasa fiyatının çok altında buldukları üründen şüphelensinler. Bu tür ürünleri de bize ihbar etsinler. İstanbul’da 39 ilçede 730 denetçimizle denetimlerimize devam ediyoruz. Yaklaşık 132 bin işletmemiz var, bu sene ilk 2 ayda 50 bin civarında denetim yaptık” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Bakanlığa bağlı ekipler, özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik etiketleri inceledi.
Denetimlerde, ürünlerin fiyatlarının fahiş düzeyde olup olmadığına, ürünün etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ile önceki fiyatına bakıldı.
Meyve, sebze reyonlarında da ürünlerin menşei ve geliş fiyat bilgisi Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden kontrol edildi.
İstanbul
İstanbul Ticaret Müdürü İsmail Menteşe ve beraberindeki ekip, Üsküdar’daki bazı marketlerde denetim gerçekleştirdi.
Yaklaşık 50’nin üzerinde ürünü denetlediklerini belirten Menteşe, “Malum ramazan ayımız geliyor. Özellikle ramazan ayında yoğun tüketilecek ürünlere bakıyoruz.” dedi.
Menteşe; etiket fiyatları, etiketlerdeki uygunluk ve alım fiyatlarını incelediklerini dile getirerek, “Güzel örnekler de var. İstanbul’umuzda yerel market zincirlerimizin bir kısmı ramazan ayı sonuna kadar ücretlerini dondurdular. Yani, en azından ramazan ayı boyunca ücret artışı olmayacağı, fiyat artışı olmayacağı konusunda bir karar aldılar. Bu güzel bir gelişme. Biz 39 ilçede de faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.” dedi.
Marketlerdeki indirimli satışlarda indirimden bir önceki fiyatın da vatandaş tarafından görünür olması gerektiğine işaret eden Menteşe, “Bazı zincir marketlerde manav ürünleri reyonlarında müşteriyi bilgilendirmek adına genel gider tablosu bulunmaktadır. Tüketiciler bu tabloya bakarak ürün fiyatlandırması hakkında bilgi sahibi olabilirler.” diye konuştu.
Ankara
Ankara Ticaret Müdür Vekili Elif Tan da ramazan ayı öncesi fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı denetimlerinin devam ettiğini belirterek, “Denetimlerde fiyat etiketlerinde olması gereken ürünün satış, birim fiyatı, nerede üretildiği ve logo gibi unsurlarına dikkat ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Temel gıda ürünlerinde reyon fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını denetlediklerinin altını çizen Tan, ramazan ayı boyunca da denetimlerin yaygın olarak sürdürüleceğini bildirdi.
İzmir
İzmir Ticaret Müdürü Murtaza Çağrı Ergün de ramazan ayı öncesinde denetimlere yoğun bir şekilde devam ettiklerine işaret ederek, “İlimizde her gün en az 8 farklı ilçede olmak üzere 6 farklı ekibimizle sürekli denetim gerçekleştirilmektedir. Denetimlerde binlerce ürün haksız fiyat, etiket ve ürün künyeleri yönünden incelenmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Antalya
Antalya’da Ticaret Müdürlüğü ekipleri, bazı zincir market şubelerinde etiket ve haksız fiyat artışına ilişkin denetimler yapıldı.
Ekipler; sebze, meyve, bakliyat, makarna, şarküteri, sıvı yağ, temizlik malzemesi gibi temel gıda ve ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını inceledi.
İl Ticaret Müdürlüğünde görevli Şube Müdürü Sebahat Akdoğan, ramazan ayı öncesinde özellikle temel gıda ürünlerinde denetimlerini sıklaştırdıklarını belirtti.
Her gün kentte 10 ekiple denetim yaptıklarını anlatan Akdoğan, denetimlerde etiket fiyatlarının değişim tarihine, üretim yerlerine dikkat ettiklerini kaydetti.
Kayseri
Kayseri Ticaret Müdür Vekili Gazi Dinçaslan da Bakanlıkça fahiş fiyat artışı, fiyat etiketi ve marketlerdeki kasa reyon fiyat farkına yönelik denetimlerin aralıksız sürdüğünü söyledi.
Denetimlerin ardından gerekli tutanakların tutulduğunu anlatan Dinçaslan, “Marketlerde özellikle etiketlerin uygun olup olmadığı, kasa reyon fiyat farklarının çıkıp çıkmadığını kontrol ediyoruz. Manav reyonlarında meyve ve sebzede hal kayıt sistemiyle kontrollerimizi yapıyoruz. Künye bulundurmadıysa belediyeye bildirim yapıyoruz.” dedi.
Mersin
Mersin Ticaret Müdürü Ferhat Sümer de kent genelindeki marketlerde denetimlerin aralıksız sürdüğünü kaydetti.
Denetim sonuçlarının tutanakla kayıt altına alındığını dile getiren Sümer, “Bu denetimlerimiz sadece tüketicimizin değil esnaf ve
tacirlerimizin de haklarını korumaya yöneliktir. Bu nedenle fiyat etiketlerinde yer verilen göstermelik, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetiyle mücadelemize devam ediyoruz.” diye konuştu.
Adana
Adana Ticaret Müdür Vekili Hüseyin Gödelek de uyumsuzluk olduğu taktirde her bir ürün için 2 bin 172 lira idari para cezası uygulandığına işaret etti.
Kocaeli
Kocaeli Ticaret Müdürlüğü ekipleri de marketlerde denetim gerçekleştirdi.
Vali Yardımcısı Abdul Rauf Ulusoy, bu yıl ilde denetim yapılan firma sayısının 1850’ye ulaştığını belirterek, bu süreçte 4 bin ürünün fiyat, etiket ve fahiş fiyat yönünden denetlendiğine işaret etti.
Ulusoy, denetimlerle fahiş fiyat artışlarının önüne geçmeyi, hem tüketicinin hem de esnafın korunmasının amaçlandığını bildirdi.
Ulusoy, sadece ramazan ayı öncesi değil, 12 ay denetimler gerçekleştirildiğini anlatarak, “Ramazan ayında market sahibi arkadaşlarımıza şunu tavsiye ediyorum: Bu ay ne kadar çok verirseniz, fakiri fukarayı doyurursanız, fiyat artışı da yapmazsanız, o kadar çok bereketiniz artacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Kocaeli Ticaret Müdürü Veysi Uzunkaya da fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden vatandaşları korunmak için sürekli denetim yaptıklarını ifade etti.
Konya
Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan da etiket ve kasa fiyatlarını karşılaştırdıklarını belirterek, “Ramazan öncesi tüketicilerimizi mağdur etmemek adına denetimlerimizi sıklaştırdık. Denetmen arkadaşlarımızla sahadayız. Tüketicilerimiz, 175’i ya da İl Müdürlüğünü arayarak şikayetlerini iletebilirler. Biz anında müdahale edip denetimlerimizi yapıyoruz.” dedi.
Bursa
Bursa Ticaret Müdürü İsmail Aslanlar da ramazan ayı öncesi fırsatçılığı önlemek için market ve toptancılarda başta temel gıda ve ihtiyaç maddeleri olmak üzere tüm ürünlerde denetim yaptıklarını söyledi.
Denetimlerde, ürünlerdeki fiyat etiketlerine, raf fiyatı ile kasa arasındaki uyumsuzluğa, etiketlerdeki ürünün fiyatının son değişim tarihi gibi unsurlara dikkat ettiklerini belirten Aslanlar, şunları kaydetti:
“Denetim konusu ürünlerin son üç aylık alış faturaları ve satış fiyatlarını inceledikten sonra girdi maliyetlerinde haklı bir gerekçeye dayanmaksızın yani girdi fiyatlarında bir artış olmamasına rağmen satış fiyatlarında bir artış söz konusuysa bunları da tespit ederek Bakanlığımızca oluşturulmuş olan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda değerlendirilmek ve gereği yapılmak üzere Bakanlığımıza gönderilmektedir. Aykırılık olması halinde bunlara da Bakanlığımızca idari para cezası uygulanmaktadır.”
]]>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, düzenli olarak yaptığı market denetimlerini ramazan ayının yaklaşması nedeniyle sıklaştırdı. Bu kapsamda Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Tekirdağ, Sakarya, Samsun, Manisa, Aydın ve Van’daki marketlerde eş zamanlı fahiş fiyat ve etiket denetimi yapıldı.
Ekipler, özellikle temel gıda ve temel ihtiyaç ürünlerine yönelik etiketleri inceledi. Denetimlerde, ürünlerin fiyatlarının fahiş olup olmadığına, ürünün etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ile önceki fiyatına bakıldı.
Meyve, sebze reyonlarında da ürünlerin menşei ve geliş fiyat bilgisi Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden kontrol edildi.
İstanbul
İstanbul’da Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ve beraberindeki ekip, Ataşehir ve Ümraniye’deki bazı marketlerde inceleme yaptı.
Menteşe, 12 ay boyunca denetimlere devam ettiklerini belirterek, “Bugün yine onlardan birisindeyiz. Yaklaşmakta olan ramazan ayı öncesi fiyatlarda bir yükselme olup olmadığını kontrol etmek için geldik. Bugün de perakende de bir işletmemizdeyiz. Arkadaşlarımızla onları denetliyoruz.” dedi.
Temel gıda maddeleri başta olmak üzere yaklaşık 50 ürünü incelediklerini dile getiren Menteşe, “Ürünün etiketinin olup olmadığına bakıyoruz, etiketi varsa usule uygun olup olmadığını, ayırt edici özelliğinin olup olmadığını, fiyat değişim tarihinin olup olmadığını, satış fiyatıyla ilgili para birimimizin ambleminin olup olmadığını kontrol ediyoruz. Raftaki fiyat ile kasa fiyatını karşılaştırıyoruz. Bunlarda bir yanlışlık varsa tutanakla idari yaptırma uyguluyoruz.” diye konuştu.
Menteşe, raf ve kasa fiyatı uyuşmazlıklarında her bir ürün için 2 bin 172 lira idari yaptırım uyguladıklarına dikkati çekerek şunları ifade etti:
“Dolayısıyla belediye zabıtalarımız da denetimlerine devam ediyorlar. Burada, özellikle sebze, meyve reyonunda ürünün kimlik bilgisi dediğimiz künyesinin olup olmadığını kontrol ediyoruz. Künye bilgisi dediğimiz, Bakanlığımızın ücretsiz uygulaması olan HKS var. Vatandaşlarımız cep telefonlarına indirip barkodları okuturlarsa ürünün ilk üreticisinden son tüketiciye kadarki genel aşamalarını görebiliyorlar.”
Ankara
Ankara Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan, ramazan ayı öncesi fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı denetimlerinin devam ettiğini söyledi. Ramazan ayı boyunca da denetimleri yoğun şekilde sürdüreceklerini belirten Tan, başkentin her yerinde denetimlerin devam ettiğini bildirdi.
Günde 12 bölgede denetim yapıldığını söyleyen Tan, daha çok zincir marketlerin denetlendiğini dile getirdi.
İzmir
İzmir’de İl Ticaret Müdürlüğü ekipleri, Konak ilçesindeki marketlerde yaptıkları denetimlerde ürünlerin etiket ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, evrak kontrolü yaptı.
Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağrı Ergünen, denetim ekibi sayısının artırıldığını, ramazan ayı öncesi il genelindeki denetim yoğunluğunu artırdıklarını ifade etti.
Balıkesir
Balıkesir Ticaret İl Müdürü İlhan Pehlivan ve beraberindeki ekip, Kuvayi Milliye Mahallesi’ndeki bazı marketlerde denetim yaptı.
Pehlivan, Bakanlık olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi.
Denetimleri tüketici mağduriyetlerini önlemek için yaptıklarını belirten Pehlivan, şöyle dedi:
“Denetimlerimizi kanunumuza göre yapıyoruz. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için denetimlerimizi sürekli gerçekleştiriyoruz. Vatandaşlarımız mağduriyet yaşadıkları zaman bunu bize bildiriyorlar. Bizler de şikayetler neticesinde yaptığımız denetimleri onlara geri dönüş yaparak bildiriyoruz. Ekiplerimiz her şekilde sahada, Balıkesir’de gidilmedik yer bırakmadık. Vatandaşlarımızdan denetimlerimize ilişkin olumlu geri dönüş alıyoruz. Denetlediğimiz de bizim esnafımız, biz burada orta yolu bularak adaleti sağlıyoruz. Esnafımızın yönetmelik ve mevzuata uygun hareket etmesini sağlıyoruz, bir taraftan da vatandaşımızın güven duygusunu artırıyoruz.”
Tekirdağ
Tekirdağ Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri de zincir marketlerde fahiş fiyat ve etiket denetimlerini sürdürdü.
Denetimlere katılan Tekirdağ Ticaret İl Müdürü Mehmet Furtına, “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda çalıştıklarını söyledi.
Furtına, fahiş fiyat artışı yaptıkları tespit edilen üretici, tedarikçi veya perakende işletmelere idari para cezası uygulandığını dile getirdi.
Sakarya
Sakarya’da da ramazan ayı öncesi yerel ve zincir marketler mercek altına alındı.
Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca, fiyat etiketi, haksız fiyat artışı, kasa ve raf fiyatı arasındaki farkların denetlenmesine yönelik çalışmaların aralıksız süreceğini belirtti.
Denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilmesi durumunda işletmelere idari para cezası uygulanacağına işaret eden Atmaca, fiyat etiketi, kasa ve raf fiyatı arasındaki farkların denetlenmesinde Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye zabıta birimlerinin kendilerine destek olduklarını söyledi.
Atmaca, gıda toptancıları ve marketlere yönelik denetimlerin yoğun şekilde devam edeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Yaklaşık bir aydır ilimizdeki gıda toptancılarını denetliyoruz. Temel gıda maddeleri başta olmak üzere ramazan ayında yoğun tüketilecek ürünlerin denetimine özellikle ağırlık veriliyor. Denetimlerimiz sadece tüketicimizin korunmasına yönelik değil, dürüst, basiretli tacirlerimizin de haklarını korumaya yöneliktir. Bu anlamda haksız fiyat artışlarına ya da fahiş fiyata yeltenecek tacirimize ve esnafımıza asla geçit verilmeyecektir.”
Samsun
Samsun’da da Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, denetimlerde etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını incelediklerini dile getirdi.
Turpçu, şöyle konuştu:
“Denetimlerimizde bir taraftan 6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında haksız fiyat artışları olup olmadığını, diğer taraftan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Fiyat Etiket Yönetmeliği kapsamında ürünlerin üzerinde mevzuata uygun bir şekilde fiyat etiketlerinin bulunup bulunmadığını, etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını kontrol ederek, göstermelik, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmeye çalışıyoruz.”
Manisa
Manisa’da başta zincir marketler olmak üzere temel gıda ürünlerinin satışının yapıldığı iş yerlerinde denetim yapan ekipler, indirim etiketli ürünlerden alışveriş sepeti oluşturdu, sepetteki ürünlerin etiket ve kasa fiyatını karşılaştırdı.
İl Ticaret Müdürü Serkan Karabacak, ramazan ayı öncesi vatandaşları fahiş fiyat artışından korumak, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu mağduriyetlerin önüne geçmek için denetimleri sürdürdüklerini söyledi.
Karabacak, “Şubat ayı içinde Bakanlığımızca atanan 14 yeni personel ve tahsis edilen yeni bir araçla haksız fiyat artışı ve fiyat etiketi denetimlerimizin artarak devam edeceğini kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum.” dedi.
Aydın
Aydın Ticaret İl Müdürü Arif Aksu da fiyat etiketleri ve haksız fiyat artışlarına yönelik denetimlerin sürdüğünü belirterek, “Fiyat etiketlerindeki uygunsuzlukları tutanakla İl Müdürlüğümüz yapacak. Haksız fiyat artışıyla ilgili tespitleri de Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna iletilmek üzere Bakanlığımıza göndereceğiz.” diye konuştu.
Van
Van’da da Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Tuşba’daki marketlerde fiyat ve etiket denetimi yaptı.
Ticaret İl Müdür Vekili Derya Ayaydın, kentte düzenli olarak denetim yapıldığını belirterek şunları söyledi:
“Özellikle temel gıda ve temel ihtiyaç ürünlerine yönelik yapılan denetimlerde, ürünlerin üretim yeri, ayırıcı özelliği, tüm vergiler dahil satış fiyatı, birim fiyatı, satış fiyatı ve birim fiyatının uygulanmaya başlandığı tarih, üretim yeri Türkiye olan mallar için Bakanlıkça tespit ve ilan edilen şekil, logo veya işaret, ambalajlı malın satış fiyatından ayrı olarak ambalajın teslimine ve iadesine ilişkin depozito bedeli var ise söz konusu bedelin tutarı kontrol edilmektedir. Ayrıca, malın satış fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığına bakılarak, aykırılık tespit edilen durumlar tutanak altına alınarak idari yaptırım uygulanmaktadır.”
Ayaydın, indirimli satışa konu mal veya hizmetin indirimli satış fiyatı, indirimden önceki fiyatı, tarife ve fiyat listelerinin de incelendiğini ve aykırılıklarda gerekli işlemlerin yapıldığını dile getirdi.
Haksız fiyat artışıyla ilgili denetimlerin de yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü ifade eden Ayaydın, büyük gıda toptancılarına yönelik denetimler de yapıldığını bildirdi.
Düzenli olarak yapılan denetimlerin ramazan ayının yaklaşmasıyla sıklaştırıldığını belirten Ayaydın, şunları kaydetti:
“Sayın Cumhurbaşkanı’mızın gösterdiği Türkiye Yüzyılı hedefinin temel taşlarından olan ‘Ticaretin Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda Ticaret Bakanlığı olarak bir taraftan fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden vatandaşlarımızı korumak için haksız fiyat artışları, diğer taraftan da fiyat etiketlerinde yer verilen göstermelik aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin sebep olduğu tüketici mağduriyetleri ile hem masada hem de sahada ramazan ayı öncesi gerçekleştirdiğimiz yaygın ve yoğun denetimlerimizle, etkin mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.”
]]>Kural ihlali yapmayan otobüs şoförüne teşekkür
NEVŞEHİR – Nevşehir’de şehirlerarası otobüslerde sivil denetim yapan trafik polisi, yolculuk boyunca kural ihlali yapmayan sürücüye teşekkür edince, yolcular da alkışlarla karşılık verdi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı’nın talimatları ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin sürekli olarak denetlenmesi ve araç sürücüleri üzerinde ‘Algılanan Yakalanma Riski Duygusunun yoğun şekilde hissettirilmesi’ amacıyla; 2023 yılı içerisinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nce farklı illere 45 adet sivil trafik polisi görevlendirilerek otobüs denetimi planladı. 2023 yılında planlanan denetimlerin tamamı yapılırken, denetimlerde kusuru görülen 44 otobüs sürücüsüne de cezai işlem uygulandı.
Denetimler artarak devam edecek
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin uygulanması 2024 yılında da devam ediyor. Bu tedbirler çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs şoförlerinin, seyahat boyunca trafik güvenliğine ilişkin davranışları, kural ihlali yapıp yapmadığının, varsa ihlallerinin tespit edilmesi için sivil trafik denetim personeli görevlendirdi. Görev çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, önce Nevşehir’den Ankara’ya, daha sonra da Ankara’dan Nevşehir’e gelecek özel bir firmaya ait otobüste denetim yapmak üzere sivil trafik polisi görevlendirdi.
Sürücüye teşekkür etti
Görevli trafik polisi Mehmet Koçak, seyahat süresince otobüs şoförünün kural ihlali yapıp yapmadığını denetledi. Görevli trafik polisi Koçak, otobüs Nevşehir otogarına girince kendisini tanıttı ve Ankara’dan Nevşehir Otogarı’na kadar geçen seyahat süresince hiçbir kural ihlali yapmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe’ye teşekkür etti. Otobüs içerisinde bilgilendirme yapan Sivil Trafik Polisi Mehmet Koçak; “Ben Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’nde trafik polisi olarak görev yapmaktayım. Ben de sizlerle birlikte seyahat ettim. Bu seyahatimden otobüs firmasının ve şoförün bilgisi yok. Amacım seyahat esnasında otobüs şoförünün, trafik kural ihlali yapıp yapmadığını, şoförün ve yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıklarını tespit etmekti” dedi.
“Kendi güvenliğiniz için 112’ye ihbarda bulunun”
Otobüslerin karışmış oldukları trafik kazalarında emniyet kemeri takılmadığından araçtan savrulmaların ve araçların altında kalmak suretiyle yaralanma ve ölümler olduğunu söyleyen Trafik Polisi Mehmet Koçak; “Seyahatimiz başladığı andan itibaren seyahatimiz bitene kadar, emniyet kemeri takmak zarurettir ve zorunludur. Bu seyahatimizde şoför arkadaşımızın kural ihlali yaptığına rastlamadım. Bu nedenle sizlerin adına kendisine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki seyahatlerinizde de otobüs şoförlerinin kural ihlali yaptığı zaman 112 çağrı merkezini arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Bu şekilde kendi güvenliğinizi sağlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Seyahat süresince denetlendiğinin farkında olmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe de yapılan denetimden çok memnun olduğunu söyledi. Yeşiltepe; “Kontrol ve denetim çok güzel bir şey. Her zaman yapılsa daha güzel olur. Bu uygulama hem bizler için, hem de yolcular için çok iyi. En azından bu denetlemeler sayesinde trafik kazaları hat safhada olmaz” şeklinde konuştu.
]]>AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, düzenli olarak market denetimlerini sürdüren Bakanlık, yaklaşan ramazan ayı dolayısıyla bu denetimlerini sıklaştırdı.
Bu kapsamda Bakanlık ekiplerince Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Bursa, Antalya, Konya, İzmir, Kocaeli ve Kayseri’deki marketlerde eş zamanlı fahiş fiyat ve etiket denetimi yapıldı.
Ekipler, özellikle temel gıda ve temel ihtiyaç ürünlerine yönelik etiketleri inceledi. Denetimlerde, ürünlerde fahiş fiyat olup olmadığına, ürünün etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığına, etiketlerdeki ürün fiyatının son değişim tarihi ile önceki fiyatı gibi bilgilere bakıldı.
Meyve ve sebze reyonunda da ürünlerin menşei ve geliş fiyat bilgisi Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden kontrol edildi.
Ankara Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan, Ankara’da bir markette gerçekleştirilen denetimin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında fiyat etiketi ve haksız fiyat artışlarıyla ilgili denetim yaptıklarını söyledi.
Marketlerde özellikle fiyat etiketlerini incelediklerini aktaran Tan, “Etiketlerde, malın birim fiyatı, satış fiyatı ve üretildiği yer gibi unsurların olup olmadığına, ayrıca ürünün raf ve kasa fiyatının uyumuna bakıyoruz. Ayrıca fahiş fiyat artışları ile ilgili denetimlerimiz de var.” dedi.
Tan, resen ve şikayet üzerine denetim yaptıklarını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanımızın gösterdiği ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefinin temel taşlarından ‘Ticaret Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda Ticaret Bakanlığı olarak ramazan ayı öncesinde fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden tüketicileri korumak ve fiyat etiketlerinde yer verilen yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetinin önüne geçebilmek için yaygın ve yoğun denetimlere devam ediyoruz.”
Büyük gıda toptancıları da denetlendi
İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ve beraberindeki ekip de Kağıthane’de bulunan bazı marketlerde denetim gerçekleştirdi.
Ramazan ayı öncesinde ürün fiyatlarını kontrol ettiklerini ifade eden Menteşe, “Yaklaşık üç haftadır İstanbul’daki büyük gıda toptancılarını denetliyoruz. Oradaki ürünleri inceledik. Perakendede de temel gıda maddeleri başta olmak üzere ramazan ayında yoğun tüketilecek ürünlere yönelik hem etiket hem fahiş fiyat denetimi yapıyoruz.” dedi.
Menteşe, kontroller esnasında ürünün fiyat değişim tarihi ile şu an ki satış fiyatına da dikkat ettiklerine işaret ederek, “Son 2-3 ay içerisindeki fiyat hareketleri ve bugünkü fiyat hareketlerini karşılaştırıp, burada bir anormallik gördüğümüzde Bakanlığımızdaki Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna gönderiyoruz. Orada da bu firmaya farklı tutarlarda idari para cezaları uygulanıyor. Şu anda 150 yeni denetmen arkadaşımız İstanbul’a geldi. Ramazana kadar eğitimleri devam edecek. Ramazan ayı öncesinde başlattığımız bu denetimlere, ramazan ayı boyunca da yoğun şekilde devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşların alışveriş yaparken etiket üzerindeki fiyat değişim tarihine bakmasını tavsiye eden Menteşe, herhangi bir olumsuz durumla karşılaşanların e-Devlet ve “Alo 175 Tüketici Danışma Hattı” üzerinden kendilerine şikayette bulunabileceklerini bildirdi.
Denetimler aralıksız sürüyor
Mersin Ticaret İl Müdürü Ferhat Sümer de kent genelinde market denetimlerinin aralıksız sürdüğünü söyledi. Tespit ve inceleme sonuçlarının tutanakla kayıt altına alındığını aktaran Sümer, “Fiyat etiketlerinde yer verilen göstermelik, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetiyle mücadelemize devam ediyoruz. Hem masada hem de sahada, yaklaşan ramazan ayı öncesi gerçekleştirdiğimiz yoğun denetimlerimiz sürüyor.” ifadelerini kullandı.
Adana Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek de denetimlerin ardından yaptığı açıklamada, “Bakanlığımızın 81 ilde eş zamanlı başlatmış olduğu haksız fiyat artışı ve fiyat etiketi denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu amaçla raflarda fiyat etiketi bulunup bulunmadığı, ürünün raftaki ve kasadaki fiyatında herhangi bir uyumsuzluk olup olmadığı konusunda incelemelerde bulunuyoruz.” dedi.
Kayseri Ticaret İl Müdür Vekili Gazi Dinçaslan, gerçekleştirdikleri denetime ilişkin değerlendirmede bulunarak, “Bir taraftan haksız fiyat artışları diğer taraftan da fiyat etiketlerinde yer verilen yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetleriyle etkin mücadelemize devam ediyoruz.” diye konuştu.
Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar, ramazan ayı öncesi denetimlerin sıklaştırıldığını belirterek, “Cumhurbaşkanımızın gösterdiği ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefinin temel taşlarından ‘Ticaretin Yüzyılı’ hedefleri doğrultusunda fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden vatandaşlarımızı korunmak için etkin mücadelemizi sürdürüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan ve il müdürlüğü ekipleri de Konya’nın Selçuklu ilçesindeki marketlerde denetimde bulundu. Çağlayan, yaklaşan ramazan ayı öncesinde denetimleri yoğunlaştırdıklarını, tüm kentte denetim çalışmaları yaptıklarını söyledi.
Antalya Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan da fahiş fiyat artışlarının olumsuz etkilerinden vatandaşları korumak için çaba gösterdiklerini dile getirerek, marketlerdeki reyonları tek tek gezerek fiyatları incelediklerini aktardı. Özşahan, denetimlerde bir usulsüzlük tespit edilmesi halinde ceza uyguladıklarını kaydetti.
“Asla geçit verilmeyecek”
Kocaeli Ticaret İl Müdürü Veysi Uzunkaya, tüketicilerin, tacirin ve esnafın korunması maksadıyla ülke genelinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat, il genelinde de Vali Seddar Yavuz’un talimatları doğrultusunda fiyat etiketi, haksız fiyat artışı, kasa ve raf fiyatı arasındaki farkların denetlenmesine yönelik çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
Denetimlerin devam edeceğini ifade eden Uzunkaya, “Özellikle yaklaşan ramazan ayında hem gıda toptancıları hem marketler üzerinde yoğun denetimimiz devam edecektir. Bu denetimlerimiz sadece tüketicimizin korunmasına yönelik değil, dürüst, basiretli tacirlerimizin de haklarını korumaya yönelik olacaktır. Denetimler kimseye zarar vermek için değil, tam tersine tacirimiz, esnafımız ve tüketicimizin haklarını belli ölçülerde korumaya yöneliktir. Bu anlamda haksız fiyat artışlarına ya da fahiş fiyata yeltenecek tacirimize ve esnafımıza asla geçit verilmeyeceğini buradan ilan etmek istiyoruz.” diye konuştu.
İzmir’de de Alsancak semtindeki bir zincir marketin şubesini denetleyen ekipler, fahiş fiyat, satıştan kaçınma, etiket ve kasa arasında fiyat farkı olup olmadığına yönelik incelemelerde bulundu. İzmir Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri, günde en az 5 ekiple kent genelinde 50-60 işletmede denetim yaptıklarına işaret etti. Denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilmesi durumunda işletmelere idari para cezası uygulandığı bildirildi.
]]>